Aufrufe
vor 4 Jahren

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA APRIL 2014

www.europa-journal.net

NİSAN

NİSAN 2014 HABER AVRUPA AVUSTURYA - 4 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H AV R UPA’DAN GERÇEK BAŞARI H İK ÂYE L E R İ ... Ailesinin büyük desteği ile öğretmenlik bölümünü bitiren Hediye Kozan: ‘‘Karşılaşılan sorunların en temel çözüm kaynağı EĞİTİM’dir’’ Avusturya Tirol Eyaleti’nde ikâmet eden 33 yaşındaki Ordulu Salih Bülbül, 1991 yılında Avusturya’ya geldi ve eğitiminin ilk yıllarında, aşçılık üzerine 3 ay eğitim aldı. Daha sonra inşaat sektörüne yönelen ve çatı üzerine çıraklık eğitimi alan Salih Bülbül, öğrencilik dönemi sonrasında bir firmada çalışmaya başladı. Bu firmada özellikle çok büyük projelerde sorumluluk alarak kendini geliştirdi ve devamında Ustalık Sınavı’nı yapmaya karar verdi. ‘‘Ustalık Sınavı(Spenglermeisterprüfung) Avusturya’nın birçok bölgesinde yapılabiliyordu ve bazı bölgelerde sınavı geçmenin daha kolay olduğunu biliyordum. Ancak ben işimi en iyi şekilde yapabilme adına kolay olanı değil zor olanı tercih ettim ve sınavı geçmenin belki en zor olduğu yer olan İnnsbruck şehrinde sınava girmeye karar verdim. Disiplinli bir şekilde sınava hazırlandım ve ilk sınavda başarılı oldum. Beni ayrıca sevindiren bir olay ise, sınava katıldığım sınıfta toplam 3 kişi başarabildi. Benimle beraber, bir Avusturyalı ve yine bir Türkiye kökenli insanımızın bu sınavı Hediye Kozan’ın kaleminden hayat hikâyesi: ‘‘Ben, Hediye Kozan, 1988’de Almanya’nın Herne şehrinde doğdum. Sekiz çocuklu bir ailenin kızıyım. Emekli maden işçisi babam ve ev hanımı annem 1975‘de iş sebebiyle Almanya‘ya göç etmişler. İlköğretimi bitirdikten sonra Lise eğitimimi de (Gymnasium) başarılı bir mezuniyet (Abitur) ile tamamladım. 2013 yılında Essen Üniversitesi’nde Matematik ve Sosyal Bilgiler Öğretmenligi Bölümü’nü başarıyla (1 ile) tamamladım. Bu süreçte farklı okullarda mesleğimle alakalı eğitim vererek tecrübe edindim. 2014 Mayıs ayında yeni görevime başlamayı heyecanla bekliyorum. Eğitim hayatımda karşılaştığım en büyük zorluk ilk okuldan sonra geleceğimi etkileyebilecek olan en önemli kararlardan birinde ilkokul öğretmenimin yanlış tutumu oldu. Öğretmenim beni yeterince başarılı bulmayıp Lise gibi zor ama aynı zamanda üniversiteye kapı açacak olan bir liseye gitmeme karşı çıktı ve ısrarla aileme bu karardan vazgeçmelerini belirtti. Öğretmenimin bu tutumu beni o yaşlarda çok üzmüştü. Fakat anne ve babam öğretmenimin önerisinin ve ısrarlarının aksine beni liseye gönderdiler ve çok şükür onların bu sonsuz destek ve güveni sayesinde liseyi başarıyla bitirdim ve ardından üniversitede okuyup öğretmenlik gibi güzel ve önemli bir meslek edindim. Bence bu öncelikle onların sonsuz desteği, güveni ve eğitime verdikleri önemin neticesiydi. Anne ve babam tüm çocuklarına herzaman eğitimin önemini vurgulayarak hepimizin okumasını sağladı. Bu yüzden aileler gerekli bilgi ve eğitime sahip olmasalar bile bu konuda daha bilinçli olup çocuklarını küçük yaştan itibaren eğitime yönlendirmelerini öneriyorum. Hele ki üç-sınıflı ve eleyici bir Alman eğitim sisteminde çocuklarımızın daha çok desteğe ve teşviğe ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Bence eğitim özellikle Avrupa’da yaşayan göçmen kökenli vatandaşların karşılaşabileceği çoğu sorunların en temel çözüm kaynağıdır. Bu yüzden gençlere ve özellikle bayanlara verebileceğim tavsiye her ne zorlukla veya başta başarısızlıklarla karşılaşsalar bile ümitsizliğe kapılmadan üniversiteye kapı açacak liselerde okuyup bir meslek edinmeleridir.’’ İnşaat sektöründe Ustalık Sınavı’nı başaran ve kendi firmasını kuran Salih Bülbül: ‘‘Başkaları başardıysa, çaba sarfeden herkes başarabilir’’ başarması çok anlamlıydı.’’ Evli ve 4 çocuk sahibi olan Bülbül, eşinin kendisine verdiğini olağanüstü destek sayesinde sınavlara hazırlandığını belirterek; ‘‘Şimdi geçmişe dönüp baktığımda eşimin bana verdiği desteğin ne kadar büyük olduğunu daha net olarak görebiliyorum. Katıldığım sınavlara sakin bir ortamda hazırlanabilmem için eşim her türlü fedakârlığı yaptı ve bana herzaman destek oldu.’’ Salih Bülbül ayrıca: ‘‘Benim hayatımda yönümü bulmamda özellikle, ‘Başkaları başardıysa ve dünyada böyle birşey varsa çaba sarfeden herkes başarabilir, yani ulaşılmaz birşey yoktur’ sözü çok etkili oldu. Bizler Avrupa’da yaşıyoruz ve aynı zamanda Türkiyemizi temsil ediyoruz, lütfen herkes yılmadan mücadele etsin ve hedeflerini belirleyerek bu yolda çaba harcasın. Başarı mutlaka gelecektir.’’ Ustalık belgesini aldıktan sonra, 2013 yılının Ağustos ayında kendi firmasını kuran Bülbül, başarılı bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. www.spenglerei-buelbuel.at AVRUPA GÖNÜL BAHÇESİ ŞİİR VE Gözümün Nuru Sana şiir yazmak imkânsız gülüm Anlasana beni gözümün nuru Denedim bak şimdi Titriyor dilim Anlasana beni gözümün nuru Aşkını anlatmak haddimi aşar İçim sen fışkırır mutluluk taşar Şu dünyada gönlüm gönlünü yaşar Anlasana beni gözümün nuru Leyla ile mecnun Ferhat ve şirin Bambaşkadır yarim bendeki yerin Kevserim şarabım en güzel hurim Anlasana beni gözümün nuru Huzuru saadeti kalbinde buldum Yüzünden baharın tadını aldım Şenlendim Seninle bahtiyar oldum Anlasana beni gözümün nuru Sen bülbülüm bense sonsuz kafesin Kokladığım miski amber nefesin Şelale misali huzurlu sesin Anlasana beni gözümün nuru Kadınım sultanım sarayım hanım Hayatım anlamım damarım kanım Kazancım değerim Şöhretim şanım Anlasana beni gözümün nuru Sefa Avcı (ALMANYA) EDEBİYAT KÖŞESİ İnkâr Etmenin Kime Ne Faydası Var Görsem o gözlerin, olsa mihman bana Gönlümü çeviririm ben senden yana Seviyorum, ahuzar edemem sana İnkâr etmenin kime ne faydası var .... Hapsetsen Kalbimi Kuytu Zindanlarda Soldursan Da Sevdamı Uslanmaz Asla Affım Dudağında Mühürlü Olsa Da İnkâr etmenin kime ne faydası var .... Sırattan çetindir sana gelen yollar Öldürse gözlerindeki uçurumlar Gözüm kapalı gelirim sana Ey Yar İnkâr etmenin kime ne faydası var .... Bitsin artık bu bekleyişin mühleti Dolsun çilem, kederi bitsin mihneti Sensin bu yüreğin toprağı ülkesi İnkâr etmenin kime ne faydası var .... Aşkın suçtan bir hırka olsa giyerim Yasak dinlemez gönlüm, bendim çiğnerim Dilim lal olsa gözlerimle söylerim İnkâr etmenin kime ne faydası var .... Melek Kaya (ALMANYA) Neues kostenloses Online-Portal nur für Lehrstellensuchende www.lehrstellen.at Çıraklık eğitimi ile kariyer şansı! Eğitim Yerleri Arayanlar İçin Ücretsiz Online-Portal Hizmeti Leibnitz (OTS) – Avusturya’da gençler 2014 yılının başından itibaren tüm ülke genelinde kendilerine uygun olan eğitim yerleri bulmak için www.lehrstellen.at internet sayfasında buluşuyor. Eğitim yeri arayan gençler için özel bir hizmet sunan online-portaldan ücretsiz olarak yararlanmak mümkün. Ocak 2014’de genç bir girişimci tarafından kurulan bu platformun hedefi gençlere doğru eğitim yerini bulmada destek olmaktır. Bu hedefe iki yoldan ulaşabilmek amaçlanmış; 1. İşletmeye ücretsiz ilan verme fırsatı verilecek, 2. Gençler burada çok sayıda eğitim yeri yanında değerli bilgiler ve tüyolar bulacaklar. Başvuru dilekçelerinin ve CV’lerin yazılmasına dair pratik bilgiler, bilgilendirme toplantıları ve eğitim fuarları hakkında güncel haberler de bunlardan bazıları. Kendisi için doğru olan mesleğin hangisi olduğunda kararsız olan kişiye, içinde 200’den fazla çalışma alanı içeren meslek ansiklopedisi, karar vermesinde yardımcı oluyor. Web sitesi, Hedef grubun davranış alışkanlıklarına uygun olarak, cep telefonu ve tabletler için de uyarlanmış. Böylelikle herkes, Avusturya’daki tüm boş eğitim yerlerine her an ulaşabiliyor. Bu yeni ücretsiz online-platform geniş hizmetiyle çok beğenilmiş ve başlangıcından bu yana binlerce genç siteyi ziyaret etmiş. lehrstellen.at hakkında: www.lehrstellen.at, Ocak 2014’te genç bir girişimci tarafından kurulan yeni ücretsiz Online-portal’dır. Gençler bu portalda çok sayıda eğitim yeri bulmalarının yanında değerli bilgilere ve tüyolara da ulaşacaklardır. Firmalar da ücretsiz ilan verme imkânına sahip olacaktır.

5 - AVUSTURYA HABER AVRUPA NİSAN 2014 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Alev Korun Abgeordnete zum Nationalrat, Sprecherin für Menschenrechte, Migration und Integration alev.korun@gruene.at Statement: Stefan Taibl Spitzenkandidat der AUGE/UG NIEDERÖSTERREICH: Die AK vertritt die Interessen ALLER ArbeitnehmerInnen - ohne Berücksichtigung von Herkunft, Religion oder Parteizugehörigkeit. Die AUGE/UG ist DIE sozial-ökologische Kraft in der AK! Foto: Johanna Folkmann Deshalb 6.-19.Mai 2014: Liste 4, AUGE/UG Jubiläumsjahr 2014: 50 Jahre Arbeitsmigration aus der Türkei nach Österreich In leisen Tönen und auch relativ pragmatisch ging sie los, die Anwerbung von Arbeitskräften aus der Türkei. Genau vor 50 Jahren (im Jahr 1964) wurde das türkisch-österreichische Anwerbeabkommen unterschrieben. Das trafsich gut: Österreich hatte mit Abwanderung zu kämpfen und viele Arbeitsstellen blieben leer. In der Türkei hatten viele Menschen mit Arbeitslosigkeit zu kämpfen. Also wollte man vorübergehend Arbeitskräfte aus dem Ausland, darunter auch aus der Türkei und dem damaligen Jugoslawien, in Österreich beschäftigen, "bis sich die Situation am Arbeitsmarkt wieder ändern würde". Es sollte jedoch ganz anders kommen: Die Betriebe wehrten sich gegen das geplante "Rotationsmodell": bereits angelernte Arbeitskräfte wollten sie nicht mehr wegschicken, damit neue kamen, die man wieder anlernen musste. Die "Gastarbeiter", die mit dem Vorhaben gekommen waren, ein paar Jahre hart zu arbeiten, Geld zu sparen und dann wieder zurückzugehen, wurden vom Arbeitsmarkt weiter gebraucht und verschoben die Rückkehr Jahr um Jahr. 50 Jahre später leben die Nachkommen dieser Arbeitskräfte in dritter oder sogar vierter Generation in Österreich und sind trotz aller Unkenrufe und teilweise auch Etablierungsprobleme Teil der österreichischen Gesellschaft. Sie verfolgen unterschiedliche Laufbahnen, arbeiten in unterschiedlichsten Branchen bzw. Jobs, sind oft mehrsprachig und, vor allem in der jungen Generation, oft die interkulturellen Mittler zwischen den zwei Ländern – Türkei und Österreich. Auch Österreich hat sich ich diesen 50 Jahren stark verändert. Auch dank der damaligen ArbeitsmigrantInnen ist es eine vielfältige Gesellschaft geworden, in der die ehemalige Trennlinie „AusländerInnen“ (von denen man stets annahm sie würden wieder weggehen) und österreichischer Bevölkerung (zu der mittlerweile viele Kinder der zweiten bis vierten Generation gehören) zusehends an Bedeutung verliert. Alte Versäumnisse der Regierungen - wie die Untätigkeit bei gesellschaftlicher Inklusion durch Sprachkurse, Antidiskriminierungs- und Weiterbildungsmaßnahmen - sind jedoch heute noch spürbar. Zu glauben, dass Menschen selbst nach jahrzehntelangem Leben und Arbeiten in Österreich einfach wieder zurück in ihre Herkunftsländer gehen, war naiv und realitätsfern. Deshalb fehlten auch gezielte Angebote und Maßnahmen im Bereich Wohnen, Soziales, Freizeit und Sprachkurse. In vielen dieser Bereiche hat sich mittlerweile etwas getan, wieder bei anderen Bereichen gibt es immer noch einen blinden Fleck, den es aufzuarbeiten gilt. Aus "Wir" und "Sie" ist ein neues GEMEINSAMES WIR entstanden. Und dieses neue Wir ist dabei, sich weiter zu entwickeln. Es ist an der Zeit, dass sich dies auch in den Behörden, Ämtern, Gerichten und Medien abbildet. Wir haben einen großen Schatz an vielsprachigen Kindern und Menschen mit unterschiedlichsten kulturellen Erfahrungen, den es zu heben gilt. Dadurch, dass diese Mehrsprachigkeit – egal welche Sprache sie betrifft - als Chance begriffen und gefördert wird. Dadurch, dass Chancengleichheit und -gerechtigkeit im Bildungssystem und am Arbeitsmarkt hergestellt werden. Das heißt vor allem auch: gegenseitiger Respekt und Anerkennung. Nicht woher jemand kommt, sondern wer jemand ist sollte über dessen Zukunft entscheiden. Denn gleiche Pflichten, denen ja alle in Österreich Lebenden unterliegen, brauchen auch gleiche Rechte. Aus dem Grund setzen die Grünen sich seit Jahren für das Recht hier geborener und aufgewachsener Kinder aufdie österreichische Staatsbürgerschaft ein. Wir halten nichts von einer Politik, die aus hier lebenden Menschen "Fremde" macht und sie "fremd" zu halten versucht. Auch sie sollen im Land, in dem sie leben, Verantwortung übernehmen, mitbestimmen und -gestalten. Denn erst durch den Dialog miteinander, der entsteht, wenn jeder sich zugehörig und daher auch verantwortlich fühlt, erkennen wir, dass wir schon längst gemeinsam die Zukunft gestalten. Alles Gute zum 50-Jahre-Jubiläum und aufeine gemeinsame, solidarische Zukunft! © Parlamentsdirektion / PHOTO SIMONIS AŞAĞI AVUSTURYA (NIEDERÖSTERREICH) İŞÇİ ODASI (AK) SEÇİMLERİ 6.-19.5.2014 LİSTE 4, AUGE/UG - AK’daki en güçlü kuvvet! Bütün çalışanlar kökenine ve uyruğuna bakılmaksızın aynı vergi ve harçları ödüyor. Bundan dolayı aynı haklara sahip olmalılar. AUGE/UG bunun için mücadele ediyor. AUGE/UG göçmenler için çok şeyler yaptı! Oy hakkı: AUGE/UG Avusturya vatandaşı olmayan çalışanların da İşçi Odası (AK) ve İşçi Temsilciliği Seçimleri’nde seçmesi ve seçilebilmesi için Avrupa Adalet Divanı’nda büyük uğraş verdi. DEĞİŞMESİ GEREKENLERİ, DEĞİŞTİRELİM: AUGE/UG’YA VERECEĞİNİZ OYLARINIZLA! * Toplu taşımayı güçlendirelim! * Hakkımız olanı alalım! * Yaşamak için daha çok zaman! * İşletmede birlikte karar verelim! Aile yükünün dengelenmesi: Her çalışan aile yükü dengeleme fonuna ödeme yapıyor fakat yurt dışında yaşayan çocuklar için aile yardımı ödenmiyor. AUGE/UG anayasa mahkemesi yoluyla yurtdışında yaşayan aile üyesi ve çocuklar için (seyahat, kiralar, para desteği) artan giderlerin vergiden düşürülmesini sağladı. Daha çok şey istiyoruz: Eşit sorumluluklarda eşit haklar! Daha çok istihdam: Hemen hiçbir göçmenin istihdam edilmediği kamu sektöründe (belediyelerde, resmi mercilerde, hastanelerde, işçi bulma kurumlarında, vergi dairelerinde) göçmen kökenli kişilerin daha çok istihdam edilmesi, Teşvikler ve Yardımlar: Beldelerin ve eyaletin destek ve yardımları (konut desteği, kira yardımı, yakacak yardımı vb.) vatandaşlığa bakılmaksızın garanti edilmeli. Vergi ödeyen, desteğe layık görülmeli, Belediye evleri: Belediye evlerine giriş Avusturya vatandaşlığından bağımsız olmalı, Vatandaşlığa geçiş kolaylaştırılmalı ve Çifte vatandaşlık tanınmalı. Avusturya’da doğan çocukların Avusturya vatandaşı da olma hakkı olmalı, Seçme ve Seçilme Hakkı: Beş seneden beri Avusturya’da oturan kişilere yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkının tanınması, Dini Bayramların Tanınması: Kurban ve Ramazan Bayramları’nın Avusturya’da resmi tatil günleri olarak tanınması (Protestanların Reform Bayramı gibi) Dikkat Karıştırma tehlikesi! ‘‘Grünen GewerkschafterInnen NÖ’’ ‘nün ismi dışında ‘‘Grün’’ le hiçbir ilgisi yoktur. Sakın kanmayın! ‘‘Yeşillerin’’ değerlerini AK’da AUGE/UG Liste 4 temsil eder.

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA MAI 2014
EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA FEBRUAR2016
EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA SEPTEMBER 2014