Aufrufe
vor 1 Jahr

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA MÄRZ2017

www.europa-journal.net

MART 2017

MART 2017 HABER AVRUPA AVUSTURYA - 14 Amerikan Psikoloji Derneği'nin araştırmasına göre gençlerin üçte ikisi hayatında strese bağlı performans düşüklüğü yaşıyor Gençlerin çoğu büyük stres altında yaşıyor Yeni nesli gençler, önceki jenerasyonlara göre daha fazla strese maruz kalıyor. Ayrıca bu gençler stresle başedebilme konusunda da öncekilere göre daha fazla zorluk yaşıyor. Amerikan Psikoloji Derneği tarafından yapılan araştırmaya göre gençlerin yüzde 12'sine anksiyete tanısı konulmuş durumda. Bu oran kendilerinden önceki jenerasyonlardan iki kat daha fazla. Gençler arasında stresin en fazla olduğu grup ise üniversite öğrencileri. Yoğun akademik programlar, gelecek kaygısı, gittikçe pahalılaşan eğitim masrafları (özellikle Amerika'da üniversite mezunları hayata binlerce dolar eğitim kredisi borcuyla başlıyor) öğrencilerin aşırı stres ve aksiyeteye varan ruh hali içerisine girmesine neden oluyor. Eğitimlerinden sonrada stres yaşayan gençlerin üçte ikisinde ise büyük bir performans kaybı yaşanıyor. Gelişen enformasyon teknolojisiyle birlikte büyüyen bu jenerasyonun yaşam alışkanlıkları da öncekilere göre farklı. Yapılan araştırmalar gençlerde düzensiz uyku probleminin yüksek derecede olduğunu gösteriyor. STRESE NEDEN OLAN 8 FAKTÖR Anksiyeteyi sadece düzenli uykuyla açıklamak tek başına yeterli olmuyor. Kötü uyku alışkanlıklarının yanı sıra yemek öğünlerine gereken önemi vermemek, aşırı kahve tüketimi, sürekli oturmak, telefon kullanımının fazlalaşması, mesai saatlerinin belirsizleşmesi, sürekli evde vakit geçirmek ve anksiyete problemi olan insanlarla dışarı çıkmak gibi başlıklar da stresi arttıran faktörlerden. YARDIM ALINMALI Stresle başa çıkmakda zorlanan gençler ve ailelerine mutlaka uzman desteği almaları öneriliyor. Gençler arasında en fazla stresi üniversiteye giden öğrenciler yaşıyor... Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Sigarayı Nasıl Bıraktım? Bundan yaklaşık 7 yıl önce başladım sigaraya. İlk zamanlarda benim için zordu sigara içicisiyim demek. Gizli içmeler kendini bir zaman sonra arkadaş çevresinde içmeye, daha sonra aile içinde de artık rahatlıkla içmeye kadar vardı. Her zaman karşı olduğum ve içenleri anlamadığımdan dolayı sonraları söylemekte zorlanmıştım. Aslında çok fazla geçmişim yok bir zamanlar severek dudaklarımın arasından düşürmediğim ince çubukla. Yıllarca çok severek, her yemekten sonra, gece gezmelerimde, özellikle arabada seyahat ederken sol elimde tutarak camı hafif açıp, o küçük aralıktan külü rüzgarın da yardımıyla yok etmek benim için zevkten de öteydi. Kışın içimi ısıtması, metabolizmamı gereğinden fazla hızlandırması, güzel bir yemeğin üzerine çektiğim o ilk dumanın mutluluğunu size anlatamam. Paketlerin üzerlerindeki yazılar, dişleri dökülmüş, ciğerleri çürümüş insanlar hiçbiri umurumda değildi. Nasıl olsa sağlıklıydım ve hasta olmadan bir an önce bırakabilirdim. Fakat bir zaman sonra kendimdeki değişiklikleri fark etmeye başladım. Geçmek bilmeyen bir öksürüğüm vardı artık ve kendimi halsiz, uykusuz ve yorgun hissediyordum. Baş dönmeleri, mide bulantıları, koku ve tat alamama, içmediğimdeki huzursuzluklar… Bunlardan bahsetmiyorum bile. Ve sonra bir an geldi artık bırakmak istediğimi fark ettim. Nasıl olsa uzun yıllar Facebook veya Twitter’e göz atmak, Whatsapp ya da Viber'den kısa bir mesaj yazmak, e- postaları kontrol etmek, daima ve her yerde erişilebilir olmak bunlar uzun süredir günlük yaşantımızın bir parçası oldu. Akıllı telefonumuzu her durumda kontrol eder olduk. Kısa, anlık bir dikkatsizliğin ne kadar kötü sonuçlar doğurabileceğini düşünmüyoruz. Bu felaketler yalnız trafikte değil, oyun alanlarında da kendini gösteriyor. 2008’den 2015’e oyun alanlarındaki 10 yaş altı çocuk kaza sayısı iki kat, 5 yaş altı çocukların ise üç kat artmış bulunuyor. Bu sonuçlar trafik güvenliği danışma meclisinin son araştırmalarından birinin sonuçları. Bu birim; Kärnten, Aşağı Avusturya, Vorarlberg, Salzburg ve Viyana’daki oyun alanlarında ‘çocuğu denetleyen ve çocuk ikilisini’ izledi ve 10 denetmenden 9’unun dikkatinin çocuğun yerine başka şeyler üzerinde olduğunu saptadı. Dikkati çocuklardan dağıtan ilk şey (%42) mobil telefonda yazı yazma ve internette dolaşma; ikincisi ise diğer kişilerle koyu sohbet ve telefonlaşma. Yine araştırmaya göre 2016’da da oyun alanlarındaki çocuk kazaları artmaya devam etti. Ocak-Eylül arası 9 ayda kaza geçiren çocuk sayısı 2015’te kaza geçiren toplam çocuk sayısından 800 kişi daha fazla oldu. Birkaç saniye bile belirleyici Trafik güvenliği danışma meclisinin (KFV) araştırmasında ulaştığı sonuç, denetmenlerin dikkatini dağıtan en büyük 'suçlu' akıllı telefonların kullanımı. Olan kazaların en belirgin ortak özelliği ise aniden ve ön uyarısız gerçekleşmesi. Çocuğun birkaç saniyelik bile olsa gözden kaçırılması çocuğun salıncaktan düşmesine, parmaklarının tahterevallide sıkışmasına neden olabiliyor. Anne-Babaların bilinçli olması gerekir Akıllı telefonları her yerde ve her an kullanmanın ne kadar dikkat dağıtıcı olabileceğinin ve bunun sonucunda da istenmeyen tehlikeli sonuçlar doğabileceğinin her ebeveyn farkında değildir. KFV’nin bir anketinde akıllı telefon sahibi olan her 5 ebeveynden sadece biri telefondan dolayı ciddi dikkat dağınıklığı yaşadığını hissettiğini söylüyor. 1/3 ise bunu bazen hissediyor. Çocuklarını gözetim sırasında da ebeveynlerin 1/3’i akıllı telefon Ömer Erkan omererkan92@hotmail.com içmeyen birisi olduğumdan bunun kolay olacağını sanmıştım. Kaç kere başlayıp bıraktığımı sayamadım, inanın. Belki 10 belki 100. Her defasında başarısız oldum. Daha sonrasında Allen Carr yöntemiyle tanıştım. Bu bir reklam değil, yanlış anlamayın. Zaten reklama da ihtiyaçları yok. Youtube’da Allen Carr yöntemiyle sigaradan vazgeçen insanların hikayelerini izlemeye başladım öncelikle. 1 saatlik sigara bıraktırma videosunu izledikten sonra artık kararımı vererek hayatımdan tamamen çıkartmak için kendime bir tarih belirledim. Öncelikle ‘‘bu işi kafanda bitirmelisin’’ sözünü asla hafife almayın. Çünkü sigara gerçekten siz istemedikten sonra bağımlılık yapmayan bir madde. Gerçekten kafanızda bitirmediğiniz sürece bu ‘‘illetten’’ vazgeçmeniz zor. İstediğiniz kadar nikotin hapları, sakızları, çayları artık neler var ise tüketin, başarılı olamazsınız. Akupunktur da buna dahil. Beyniniz de bitirmediğiniz sürece! Ve o gün geldiğinde tarihi ve saati not alın. Akıllı telefonunuz var ise aplikasyon indirin. Kaç saattir sigara içmediğinizi ve vücudunuzda nelerin iyileştiğini görün. Sakın sigaranın yerine başka bir şey koymayın. Atıştırmalık, çerez aramayın. Bunların hiçbirine ihtiyacınız olmayacak. Boool bol su için ve yürüyüş yapın. İnternette sigarayı bırakmış kişilerin bloglarını ziyaret edin. Bu konuda yazılan Artan kazalarda en büyük 'suçlu' akıllı telefonların kullanımı... yazıları okuyun. Ve sadece 3 gün dayanın. Vücudunuzdan 3 günün sonunda nikotin tamamen çıkmış olacak ve siz artık özgür olacaksınız. Kafanızı uzun bir süre bununla yorun ve artık ne kadar temiz bir insan olduğunuzu kendinize inandırın. Çıkın yürüyün, hatta koşun, mutlu olun. Artık özgürüm deyin herkese. Herkese bundan bahsedin. Sigarayı bıraktığınızı ve kaç gündür içmediğinizi anlatın. Ve o an geldiğinde canınız istediğinde sadece 2 dakika dayanın. Yakmayın o sigarayı. Bakın 2 dakika sonra aklınızdan nasıl tamamen çıktığını göreceksiniz. İlk günlerde canınız defalarca isteyecek ama bu günler geçtikçe azalacak ve artık aklınıza dahi gelmeyecek. Sigara içen arkadaşlarınızdan uzaklaşın ve kendinize hobi edinin. Yürüyüşlere çıkın, kitap okuyun, film seyredin. İnanın dünyanın sonunun gelmediğini göreceksiniz. İlk günler çok zorlandığımda sokaklara çıkıp ağladığımı bile biliyorum. Ki ben en çok sevdiğim insandan ayrılmışçasına kopamamıştım sigaradan. Şu an kokusuna bile tahammül edemiyorum. Kafanızda iyice bitirin. Onu bir düşman olarak görün ve kendinize inanın, yapabilirsiniz! Oyun alanlarındaki çocuk kaza sayıları yükseliyor kullanımının dikkatlerini dağıttığını itiraf ediyor. KFV yöneticisi Othmar Thann: "Çocuklar tehlikeyi sıklıkla doğru değerlendiremiyor ve yetişkinlerden farklı düşünüyor. Bundan da önemlisi ebeveyn ya da denetmen sorumluluğu üstlenmeli ve küçükleri tehlikeli durumlardan koruyabilmeli ve bunları da tüm dikkatleriyle yapmalı."

15 - AVUSTURYA HABER AVRUPA MART 2017 Medyanın yönlendirmesi ile Avusturyalılar tatil için başka ülkeleri tercih ediyor... Türkiye rezervasyonlarında çok büyük düşüş... Avrupa’da bazı ülkelerle Türkiye arasındaki siyasi gerilim ve medyanın yaptığı bilinçli karalama kampanyaları Avusturya’da gayrimenkul satışlarında rekor Bir emlak şirketinin verilerine göre 2016, Avusturya’da gayrimenkul satışlarının tavan yaptığı bir yıl olarak kayıtlara geçti. En pahalı gayrimenkul Viyana’daki bir otel kompleksi (169 milyon euro) ve en yüksek cironun yapıldığı belde ise Kitzbühel oldu. Düşük faizli zamanlarda evler ve arsalar popüler bir yatırım seçeneğidir. Geçen yıl 27 milyar euro değerinde gayrimenkul satıldı. En yüksek cirolu emlak satışı sözleşmeleri Viyana’da yapıldı. Yapılan 19.490 sözleşmenin toplam tutarı 8.22 milyar euro oldu. Viyana’dan sonraki sıralama ise şöyle: Graz (4.877 obje, 1.14 milyar euro), Salzburg (2.519 mülkiyet kaydı, 940 milyon euro), İnnsbruck (2.145 obje, 577 milyon euro), Linz (2.111 mülk, 622 milyon euro), Klagenfurt (1.802 gayrimenkul, 351 milyon euro) En pahalı gayrimenkuller Viyana’da 169 milyon euroya bir otel kompleksi, 80 milyon euroya bir ev, 58 milyon euroya bir EKZ hissesi yine 58 milyon euroya bir bina arsası, 48 milyon euroya bir Avusturyalıların tatil rezervasyonlarında artarak olumsuz etkisini gösteriyor. Terör korkusu ve Türkiye'de 15 2016 yılında 27 milyar euroluk gayrimenkul satıldı ev ve Salzburg’ta 42.5 milyon euroluk bir ev oldu. Tirol‘de emlak satışları Avusturya’daki genel eğilimin biraz üstünde gerçekleşti. 2016’da 11.129 gayrimenkul satışının toplam tutarı 2.9 milyar euro oldu. Tirol eyaletinin en çok gayrimenkul satılan ilçeleri ve miktarları sırasıyla şöyle: İnnsbruck çevresi 2528 mülk, İnnsbruck şehir merkezi 2.145, Kufstein 1.373, Kitzbühel 1.211, Schwaz 1.032, Landeck 954, İmst 812, Lienz Doğu Tirol 611 ve Reutte 460. Emlak satış bedelleri tutarlarının en yüksek olduğu ilçeler: Kitzbühel 717 milyon euro, İnnsbruck şehir 596 milyon, İnnsbruck çevresi 577 milyon, Schwaz 239 milyon, Landeck 142 milyon, İmst 125 milyon, Lienz 100 milyon ve Reutte 65 milyon. 2016’da Tirol’de kayıt edilen mülkiyet satışlarının en pahalı altı tanesi Kitzbühel’de yedincisi de Kitzbühel yakınındaki Reith’da yer alıyor. Bunların hepsi de değerleri 10 ile 24 milyon euro değişen lüks müstakil evler. Temmuz'da yaşanan kalkışma, Türkiye turizminde önemli bir düşüşü beraberinde getirdi. Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Günlük 12 saat çalışmak sağlık yönünden sakıncalı Günlük çalışma saatlerinin ne kadar olması gerektiği tartışması her zaman olduğundan daha güncel. Konuyla ilgili Halk Sağlığı Merkezi çevre hijyen bölümü ve çevre hekimliğinden Gerhard Blasche ve Daniela Haluza’nın yaptığı bir araştırma yayımlandı. 12 saatlik bir iş gününden sonra insandaki bitkinlik ciddi bir günlük yorgunluğa sebebiyet veriyor. Günlük yorgunluğun gün içindeki boş vakitlerle normal yollarla giderilmesi oldukça zor. Diğer yandan bu yorgunluğun içinde hastalık riski, kaza tehlikesi ve hata sıklığı gizli. Bunun için Aşağı ve Yukarı Avusturya’daki yaşlılar evlerinde çalışan yaşlı bakıcılarının günlük 12 saat çalışması sırasında ne kadar yük altında oldukları da araştırıldı. Sonuç; Günlük 12 saat çalışmada yorgunluk artışı boş bir gününkinden 3.5 kat daha fazla. Bunun dışında art arda günde 12 saat çalışma yorgunluğu önemli ölçüde arttırıyor. Araştırmaya göre art arda günlük 12 saat çalışmadan sonra tamamen dinlenebilmek için 3 günlük izin almak gerekiyor. Genelde her insanda günde 10 saat İNANILMAZ GERİLEME Avusturya Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Josef Peterleither’in açıklamasına göre geçen yıl da Türkiye rezervasyonları zaten yaklaşık %40 düşmüştü. Bu yıl daha da artarak yine yarı yarıya düşebileceği öngörülüyor. 2014 yılında 250 bin Avusturyalı Türkiye’de tatil yaparken bu rakamın 2017 yılında 30 bine gerileyeceği öngörülüyor. AVUSTURYA BASINI’NDA KARA KAMPANYA Peterleither, Türkiye ile ilgili rezervasyonlardaki inanılmaz düşüşün aslında korku durumundan çok, Avusturya basınında devamlı çıkan olumsuz haberlerle ilgili olduğunu belirterek medyayı eleştiriyor ve ''Türkiye hakkında ne zaman olumlu bir şey duyduk ya da yazıldı? Yapılan olumsuz haberler seyahat edeceklerin kararını doğrudan etkiliyor.'' SON DAKİKA REZERVAS- YONLARI ARTABİLİR Peterleither ayrıca ''Avusturyalılar daha çok İtalya, Yunanistan ve İspanya’da rezervasyonlarını yapıyorlar. Türkiye ya da Uzak Doğu son dakikada rezervasyon yapanlar için son bir seçenek olabilir. Kısa süreli rezervasyonlar öngörülüyor. Avusturyalılar beklemede ve durumun nasıl gelişeceğine bakıyorlar. Fiyat indirimleri ve en önemlisi diğer ülkelerde kapasite azalması olması durumunda Türkiye rezervasyonlarında hareketlenme olabilir.’’ HALKIN TERCİHİNİ ‘GÜVENLİK’ ETKİLİYOR Avusturyalılar prensipte her geçen gün seyahatlerinde emniyete daha çok önem veriyorlar. Bu nedenle seyahat acentelerinde, uzun gemi turları ve herşeyin dahil olduğu tatil seçeneklerinde bir artış var. ALMANLAR DA TÜRKİYE’Yİ TERCİH ETMİYOR Alman kamuoyu araştırma şirketi GFK’nın yaptığı analize göre de, Almanların da tatil için Türkiye tercihlerinde önemli oranda gerileme görüldü ve Almanların Türkiye rezervasyonları bir önceki yıla göre yüzde 58 düşüş gösterdi. 2017 yılında Türkiye’yi tercih eden Almanların sayısı ciddi oranda azalacak. çalışmanın ardından performans düşmesi görülüyor. İşte ya da trafikteki yüksek kaza riski de buna dahil. Araştırmadan çıkan başka bir sonuç ise kural olarak çalışma saatinin 8 saatten fazla olmaması. Blasche: "Günlük 8 saat çalışma düzenlemesi sağlıklı bir temel olarak görünüyor. Kim senelerce haftada 50 saat ve üzeri çalışırsa, onun için kalp ve damar hastalıkları riski ya da ruhsal hastalıkların artışı yüksek olur ve bu özellikle kadınlar için geçerli. Bu onların çalışmalarına ilaveten çocuk bakımı yükü nedeniyle de olabilir." Uzun iş günleri ya da arasız işler de mantıklı değildir. İlerlemiş yorgunluk nedeniyle bir verim alabilmek için orantısız daha büyük bir çaba gerekir. Üstelik bastırılmış bir yorgunluk boş vaktin keyfini de çıkarmaya engel olur. Genelde kişi performans odaklı toplumda ‘kendini harcamaya’ yönelir, bu nedenle işletmeler çalışanlar için molalar koymalı ve onların bu molalardan gerçek anlamda yararlanmalarını teşvik etmelidir.