Aufrufe
vor 1 Jahr

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA APRIL2017

www.europa-journal.net

NİSAN 2017

NİSAN 2017 HABER AVRUPA AVUSTURYA - 2 AKADEMİSYEN GÖRÜŞÜ Avusturya’ya yaptığım iş gezilerinde vatandaşlarımızla beraber oluyor; onların dertleriyle dertleniyor; ufak mutlulukları ile mutlu olmaya çalışıyoruz. Bu arada Türkiye kökenli gençlerin kimi zaman, ezilmişliklerine kimi zaman da yürek burkan fukaralıkları ile gönüllerinin sınır tanımayan engin zenginliğine tanıklık ediyoruz. Onlarla yaşadığımız anın bize sunduğu duygudaşlığı paylaşıyoruz. Bu ufak ziyaretler benim için paha biçilmez gözlem ve deneyimlere vesile oluyor. Bu yazımda bunlardan bir kesit sunacağım. Yaşadıkları türlü sıkıntılara rağmen kimliklerini kaybetmemeye çalışan gençlerin adeta “Bütün savaşlar önce kültür cephesinde kazanılır; bu savaşı kaybeden her şeyini ve geleceğini kaybeder” sözünü doğrularcasına ettikleri cenge tanıklık ediyoruz. Öyle bir çetin yolda ilerliyorlar ki içlerinden çıkan ama bir türlü özüne dönemeyen ruhsuz, omurgasız, günübirlik menfaatlerin tutsağı olmuş mankurtların önlerine çıkardığı türlü engellere rağmen doğru bildikleri yoldan sapmıyorlar. Bu süreçte kendi kültür hamurları ile yoğrulmuş, Çin İmparatoru Qin Shi Huang'ın MÖ 210 yılından bu yana ilk günkü canlılığını koruyan taş ordusu Terracotta askerleri gibi zamanın seyrine kafa tutacak, zaman geçse de güncelliğini kaybetmeyen adsız kahramanlarını, liderlerini arıyorlar. Bu kahramanlara öyle bir görev düşüyor ki adeta Ortaçağ Almanya’sının Hameln köyüne gelen kavalcı misali, bütün kötülükleri peşi sıra sürükleyip, Avrupa Türklerini refaha erdirecek masal kahramanı Rattenfänger von Hameln (Fareli köyün kavalcısı) olsun. Haksız da sayılmazlar. Hayatın en zor dönemlerinde ortaya çıkan bu kahramanlar toplum içinde rol model olarak benimsenir; bazen de Türkiye’den ithal edilir. Bunlara insan üstü güçler vehmedilir. Bu liderler, özellikle ihmal edilmiş; toplum içinde ötekileştirilmiş olanları fareli köyün kavalcısı gibi ardından sürükler. Ancak nereye gittiğini, hangi amaca hizmet ettiğini bilmeyen yığınlar, bu rol modellerin peşine takılıp giderken, kendinden sonraki kuşakların da felaketine neden olabilir. Bu gibi durumlarda duyguların esiri olmak yerine, aklın efendisi olmak gerekir. Akıl, ara sıra sürünün içinde kaale alınmayan kör, sağır ve topal olanlara da kulak verilmesini, yerele dayalı çözümler aramanın bazı durumlarda istendik sonuçları daha kolay üreteceğini söyler. Benzetmek yerinde olacaksa, bugünün Avrupalı Türkleri adeta Hıristiyan bir coğrafyanın içine girerek varlığını uzun süre devam ettirmeye çalışan Altın Orda Devletinin Hanı Toktamış Beygibi tarih sahnesinde var olmak ile yok olup gitmek gibi bir mücadele veriyorlar. Bir kulakları “yaşadığın topluma uyum sağla”, öbür kulakları “asimile olma” sesleri Ö S EUROPA T E R R JOURNAL ile uğulduyor; bölünmüş kimliklerle yaşamaya, var olmaya çalışıyorlar. 60’lı yılların başında gelen ve türlü çeşit ağır işler yaparak rızkını kazanmaya çalışan elleri öpülesi ceddimiz Türkiye’ye dönünce bir yerlerde alacağı küçük bir arsanın veya bu arsanın üzerine kuracağı bir gecekondunun hesabını yaparken, bugünün gençleri daha farklı bir anlayışın temsilcisi. Yeni ufuklar peşinde koşuyor, her geçen gün hedeflerini büyütüyorlar; hemen her biri ayrı bir başarı öyküsü ile destanlaşıyor. Bununla birlikte içlerinden bir kısmı adeta Karagöz oyunundaki şımarık, kötü zengin tiplemesini canlandırıyor gibi bir haller içinde geziyor. Bazen ağzından kaçan bir sözle evin büyüğünü mahcup eden anlayış yerini etraftakileri de rahatsız eden, ulu orta yerde ağzı bozuk, küfürbaz, sorunlarını kaba kuvvetle çözmeyi marifet sayan, toplum dışına itilmiş eğitimsiz tiplere dönüşüyor. Bunlarda yobazlık, küfürbazlık meşru bir hale dönüyor. Dünün tasvip edilmeyen davranışları, pek çoğumuzu rahatsız etse de bugünün sıradan davranış modaları halinde, marifetmiş gibi sergileniyor. Kendi halinde yaşayan sade vatandaşlarımız bu durumdan mustarip; kendi isyanlarına, çözüm arayışlarına, kimi zaman ezilmişliklerine ve hatta fukaralıklarına yine kendi emekleri ile oluşturdukları sivil toplum kuruluşlarında camilerde, I E C H Prof. Dr. Mustafa ÇAKIR Anadolu Üniversitesi Yurtdışı Türkler Araştırma Merkezi Müdürü – Eskişehir mcakir@anadolu.edu.tr Hayat dünde durmaz derneklerde ortak bularak, birbirlerine yoldaş olarak, hasbihal ederek rahatlıyor, hafifliyorlar; böylece hayatı anlamlandırma, daha yaşanılır kılma adına evlerine mutlu bir şekilde dönüyorlar. Avusturyalılara da haliyle bu “sıra dışı tiplerle” komşuluk yapmak ister misiniz diye sorunca, pek de istekli, heveskâr olmadıkları görülüyor. Yabancılar fabrikada çalışsın, yardımcı işlerimizi görsün, ama hayatımıza girmesin diyorlar. Onlara Karagöz-Hacivat misali bir perde oyunu, hayal olarak görünenler, aslında Avrupalı Türklerin yaşadığı gerçekler, hayatın ta kendisi. Yerli halk temaşa ettiklerinden, kimi zaman keyif alır, mesut mutlu yaşarken, zamanın değişimine ayak uyduramayan sistem içindeki “öteki” olarak görülen hayali figürlerin canlanmasıyla birlikte, çoğunluk olarak yaşayanlardan bir dizi taleplerde de bulunmaya başlıyorlar. Yani yaşananlar hayal olmaktan çıkıyor, gerçeğin kendisine dönüveriyor; demir gibi ağır bir yüke dönüşüyor. Görüp yaşananlara katlanmak Avusturyalılar için kızgın bir patates misali, yutsa midesini yakıyor, tükürse masadakilere ayıp oluyor. Çözümsüzlük adeta bir çözüm gibi duruyor. Oysa çözümün sırrı belli: Avrupalı Türkleri toplumsal bir gerçek olarak kabul etmek ve benimsemek. Çokça sözü edilen “uyumun anahtarı” da “Yahu bu Türklere n’oluyor?” sorusunun cevabı da burada gizli. Bitirirken Avrupalı Türklere şunu belirtmekte yarar var. Evlatlarınızın, ama önce kendinizin aydınlık geleceğine giden yol eğitimden geçiyor. İhmal etmeyin. Eğitim, bireyin hayatında ona yaşantıları yoluyla istenen, arzu edilen olumlu davranışları kazandırma etkinliğidir. Eğitim ailelerde verildiği gibi okullarda da etkili bir şekilde veriliyor. Okulda başarılı olmak için Almanca öğrenin. Geçmişle bağlarınızı korumak istiyorsanız, evlatlarınızı gönderdiğiniz okullarda verilen anadili Türkçe derslerini takip edin. Hayatı günün türlü gaileleriyle yorgun argın geçirseniz de, çocuklarınızın hangi sınıfa gittiğinden bihaber olmak yerine, onların geleceği için bir adım atın ve gelecek yıl açılacak Türkçe dersi için okula gidin ve çocuğunuzun öğretmeniyle irtibata geçip, kaydını yaptırın. Toplumsal değişim kuralları da doğa kuralları ile benzeşir; etrafa bakıp örnek alın. Biz istemesek de içinde yaşadığımız şartlar değişir. İnsanların varlıklarını sürdürebilmeleri için bu değişimi anlamaya, anlamlandırmaya çalışması ve kendilerini de yeni şartlara uydurmaya çalışması gerekir. Hayat ileriye yürür, dünde durmaz; değişime direnen canlılar yok olur. 6€ Hızlı Havale* Havalenizi DenizBank ile yapın, Türkiye’nin 81 şehrinde 4.200 noktaya anında ulaşın! • DenizBank A.Ş.’nin 700’ü aşkın şubesine göndereceğiniz havaleleri bir saat içinde Türkiye’de hiçbir ek masraf kesilmeden memlekete gönderiyoruz. • Havalelerinizi ister Avusturya genelindeki 27 şubemizden, ister internet şubemiz üzerinden online yapın, paranızı hesaplı, güvenli ve hızlı bir şekilde memlekete ulaştıralım! Haftaiçi uzun çalışma saatlerimizle hizmetinizdeyiz. Ayrıca Viyana şubelerimiz Cumartesi günleri de açık! * Bireysel müşterilerin DenizBank A.Ş., İş Bankası ve Halk Bankası’na yaptıkları 200 Euro’ya kadar olan havaleleri için bir sonraki değişikliğe kadar geçerli ücret. Müşteri Hizmetleri 0800 88 66 00, www.denizbank.at DenizBank bir Sberbank grubu kuruluşudur. Entgeltliche Einschaltung

3 - AVUSTURYA HABER AVRUPA NİSAN 2017 © BMI / Michael Dietrich Innenminister Wolfgang Sobotka: Geldstrafen für illegale Doppelstaatsbürgerschaft İçişleri Bakanı Wolfgang Sobotka: ‘İllegal şekilde çifte vatandaşlığa geçişleri durdurmak için 5 bin euroya kadar idari para cezaları uygulanmalı...’ Avusturya hükümet ortağı Halk Partisi (ÖVP) çifte vatandaş Türklere karşı önlemleri sertleştirmek istiyor. Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ise bu duruma daha sakin yaklaşılması yönünde görüş belirtiyor. Özellikle Türkiye'de tamamlanan anayasa değişikliği referandumunun hemen ardından illegal şekilde çifte vatandaş olan Türkleri hedefe alan ÖVP’nin tavrı Avusturyalı Türkleri tedirgin ediyor. 5 BİN EURO PARA CEZASI Avusturya İçişleri Bakanı Wolfgang Sobotka (ÖVP), Avusturya vatandaşlığını aldıktan sonra yasadışı yollarla yeniden Türk vatandaşı olanlara 5 bin euroya kadar para cezası verilmesini ve hemen Avusturya vatandaşlıklarının iptal edilmesini istiyor. Konu hakkında açıklama yapan Sobotka, yasadışı olarak yeniden Türk vatandaşlığını alanların Avusturya vatandaşlığının iptalinin yanı sıra, gelecekte 5 bin euro da para cezası vermelerini sağlayacak yasal bir düzenleme yapmak istediklerini söylerken, hükümetin diğer ortağı SPÖ ise öncelikle konunun tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini ve ortaya çıkacak sonuca göre kaç çifte vatandaş Türkün olduğunun tespiti ile sağlıklı bir değerlendirme yapılabileceğini açıkladı. Çifte Vatandaş Türklere Karşı Sert Önlemler: 5 BİN EURO CEZA ÖNCE UYARI İlk adım olarak İçişleri Bakanlığı Avusturya vatandaşlığına geçen Türklere mektup gönderecek ve ülke vatandaşlığını alanlara yeniden Türk vatandaşlığına geçmeleri durumunda bunu bildirmekle yükümlü oldukları konusunda uyarı yazısı gönderecek. TÜRK SEÇMEN LİSTELERİ ‘SIZDIRILIYOR’ Geçtiğimiz günlerde devlet televizyonu ORF’nin Yukarı Avusturya birimi, Türkiye’de yapılan referandumda oy kullanan seçmen listesinin bir kısmını elde ederek ilgili makamlara ilettiklerini belirtmişti. Son olarak da aşırı sağcı Özgürlük Partisi (FPÖ) başkanı Heinz-Christian Strache ellerinde 46 bin kişilik bir liste olduğunu ve yetkili makamlara vereceklerini açıkladı. Yeni listelerin de belli odaklar tarafından ‘sızdırılmaya’ devam edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. TEK HEDEF TÜRKLER Avusturya’da çifte vatandaşlık yasak olsa da Türkler dahil, Bosnalılar, Sırplar ve farklı ülkelerden insanlar ‘Gizli Çifte Vatandaşlar’ olarak biliniyor. Buna rağmen sadece Avusturyalı Türklerin üzerine gidilmesi ve ÖVP’nin sert tutumu tek hedefin Türkler olduğunun somut kanıtı olarak gözüküyor. Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H "Ehre npre is des Ö ste rre ichisc hen Buchhand els " an Elif Shafak Avusturya’dan Elif Şafak‘a ödül Avusturya Yayıncılar Birliği yaptığı açıklamada, bu yılki "Düşünce ve Eylemde Hoşgörü İçin Onur Ödülü“n Türk yazar Elif Şafak’a verilmesinin kararlaştırıldığını bildirdi. 10 bin euro tutarındaki ödülün Londra’da yaşayan Elif Şafak’a yakın tarihte takdim edilmesi bekleniyor. Şafak’ın eserleri 40 dile çevrildi Türkiye’nin en çok okunan yazarları arasında bulunan Elif Şafak’ın eserleri kırk dile çevrildi ve romanları da dünyanın en önemli yayınevleri tarafından yayımlanıyor. Şafak’ın son olarak Aşk, İskender, Ustam ve Ben, Cennet Kokusu adlı kitapları okurlarıyla buluşmuştu. Türkçe ve İngilizce dillerinde kitaplar yazan Elif Şafak, ilk romanı Pinhan ile 1998 Mevlânâ Büyük Ödülü'nü 1999 yılında Şehrin Aynaları ve 2000 yılında Mahrem adlı romanıyla Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü'nü almıştı. Çok sayıda ödülü bulunan Şafak ayrıca 2010 yılında Fransa'nın en prestijli ödüllerinden Sanat ve Edebiyat Şövalyesi nişanına layık görülmüştü. Elif Şafak’ın Almanca Diline Çevrilen Kitaplarından Bazıları: „Die vierzig Geheimnisse der Liebe“, „Der Architekt des Sultans“ „Ehre“, ve „Der Geruch des Paradieses“ foto: elifsafak.com.tr Jetzt bewerben: www.praktikaboerse.com 1.500 bezahlte Praktikumsplätze in Naturwissenschaft und Technik. Für Schülerinnen und Schüler ab 15 Jahren. Design: message.at • Foto: Johannes Zinner Entgeltliche Einschaltung Bundesministerium für Verkehr, Innovation und Technologie

das Europa-Spiel - Europe Direct
Einfach Europa?! - Fürst Donnersmarck Stiftung
europa im grossen und kleinen, in geschichte und träumen - Schule.at
dbjr-jupo_1_juli2014-europa
Doppelstädte an europäischen Grenzen - Europa im Fluss
Erdgestalten - Hagia Chora Journal
+THERME EUROPA - Gour-med
roma in europa - FRIEDRICH EBERT STIFTUNG Office in Skopje
Artikel hier downloaden - Europa-Kutsche
Gehen wir das Lebenslange Lernen an - Jugendpolitik in Europa
NEUES ERSCHEINUNGSBILD DE - ECB - Europa
01/2012 - Scoach Europa AG
Europa kinderleicht - Landeszentrale für politische Bildung ...
ungerman oder hitlers kind - JUGEND für Europa
Wiener Festwochen - Österreich Journal
Festung Europa - ein Friedensprojekt?
Zeitenwende - Scoach Europa AG
3100 km zu Fuß durch Europa - ohne Geld von ... - Balster, Jan
Welche Erinnerungen braucht Europa? - Robert Bosch Stiftung
Jahresrückblick 2010 - Schwarzkopf-Stiftung Junges Europa
Einfach Europa?! - Fürst Donnersmarck Stiftung
12 europa gemeinsam leben 2. - Kassel gewinnt
Europa l Literatur Europa liest – Literatur in Europa Euro Lite - ifa
Anam Cara - Connemara Blues am Zürichsee - Irland Journal
Wir 23 für ein starkes, gerechtes, soziales Europa - Jens Geier