Aufrufe
vor 10 Monaten

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA APRIL2017

www.europa-journal.net

NİSAN 2017

NİSAN 2017 HABER AVRUPA AVUSTURYA - 4 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Amin! diyebilmek için en içten Dua'lar ve en samimi duygularla, Dorukta heyecan, tertemiz bir niyet ve tam bir teslimiyetle, Heybesinde getirdiği, özlem ve aşk, bir yığın pişmanlık ve ümitle… Duygu seli, gözyaşına karışarak ilerleyen mahşeri kalabalık! Ömrünce aynı yöne secde etmiş binlerce insan, yollarda… Bir akşam vakti giriyoruz Mekke`ye; İlk hedefimiz Mescid-i Haram, Kabe-i Muazzama!!! İlk mabede, af mekânına, yüce dergaha doğru ilerliyoruz. Sığınılacak en güvenli limana demir atmışcasına, güvende hissediyoruz. Ruhumuzu alıp, çok uzaklara gelmiş gibiyiz. “Lebbeyk“ nidaları karışıyor insan seline, melekler yanı başımızda tanıklık edercesine. „Sen davet ettin, biz icabet ettik, tüm benliğimizle geldik huzuruna, Yüce Rabbimiz!“ diyerek ilerliyor, kimseye söyleyemediklerimizi O`na söylüyor, itiraf üstüne itiraf ediyoruz. Günahlarla kirlenmiş onca beden ve ruhla, Rahman ve Rahim'in merhametine sığınıyoruz. Beklenen an gelmiş, zaman durmuş, mekân bambaşka bir güzellikte. Bir ses duyuluyor: „Kapan gözlerinizi! Hazır mısınız Kâbe'yi görmeye? Unutmayın! Kâbe'yi ilk görenlerin Dua'sı kabul olur“ diyor kafile başkanı… Bir heyecan kaplıyor kalpleri, sır A VRUP HABER A Ö S EUROPA T E R JOURNAL Gazete Kurucusu (Gründerin) Katrin VORHAUSER İmtiyaz Sahibi (Herausgeber und Inhaber) Mehmet İNAK Genel Yayın Yönetmeni (Chefredaktion) Hasan KESKİN Türkiye Temsilcisi Mag. Ahmet ZUBİ 27.04.2017 - 15.05.2017 SAYI: 65 NiSAN 2017 - APRIL 2017 AUSGABE: 65 ANSCHRIFT - ADRES HABER AVRUPA - EUROPA JOURNAL Roßbachstr. 10 - 6020 Innsbruck Baskı-Druck: Medien-Druck Salzburg GmbH Yayımlanan köşe yazıları ve reklamların içeriğinden gazetemiz sorumlu değildir. www.europa-journal.net - info@europa-journal.net R I E Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland, popülist hareketlerin, iktidarda oldukları bazı ülkelerde “anayasal kurallara açıkça karşı çıktıklarını ve ülkenin uluslararası yükümlülüklerine aykırı davrandıklarını” belirterek, kimi ülkelerde ise “elitleri suçlayan vegöç konusuyla alakalı vatandaşların korkularını sömüren milliyetçi ve yabancı düşmanı partilerin sayısındaki artışa” dikkat çekti. Jagland, "zemin kaybetme korkusundaki geleneksel siyasi partiler de bu fenomeneiltica vekamusal düzenle ilgili konularda tutumlarını sertleştirerek yanıt vermekteler” ifadelerini kullandı. En çok Müslümanlar zarar görüyor Bu durumu, geniş kitlelerin desteğini kazan- C H perdeleri birer birer aralanıyor, nefesler tutulmuş, diller Dua'da, eller semada ve KÂBE, o muhteşem görünümüyle tam karşımızda… Bilmem ki, ne demeli... Tarifi mümkün olmayan haldeyiz… Onu bir kez gören göz, her zaman görmek istermiş ya, biz de öyleyiz… Karşısında durup saate bakmaksızın, öylece seyre dalmak ve sırlarına vakıf olmak istiyoruz. Ve işte ilk tavaf: Hacerül Esved’i selamlıyor, adım adım ilerliyor, korku ve ümitle Dua ediyor, af diliyor, sonra kalabalığa karışıyoruz. Mahşer provası yapılıyor sanki burada, kimsenin gözü bir başkasını görmüyor. Anlamını yitiriyor herşey bir anda ve herkes kendi günahına ağlıyor. Tüm yaşantımız bir perdelik tiyatro sahnesi gibi geçiyor aklımızdan. Doğrularımız ve yanlışlarımız, teker teker, sanki yeni yaşanmış gibi hatırımızda. Hesaba çekiliyor vicdanlar, sessizce ağlayanı mı, bildiği Dua'ları dillerine dolayanı mı, kimi ararsan orada. Dünyanın her yerinden gelmiş binlerce insan, kefene sarılmış gibi bembeyaz ihramla. Ardından Safa ve Merve’ye yöneliyor, Sa'y yapmaya niyetleniyoruz. Belki çölde su aramıyor ama tüm manevi dertlerimize çareler arıyor, oradan oraya koşuyoruz. Hacer validemiz geliyor aklımıza, tek başına, küçücük bebekle, kimbilir kaç gün AVRUPA’YA SERT UYARI Avrupa Konseyi’nden yükselişte olan popülizme karşı devletlere uyarı mak için “uçuruma doğru bir yarış” olarak tanımlayan Jagland, en fazla zarar gören topluluğun Müslümanlar olduğunu vurguladı. Jagland, popülistlerin bir diğer ortak yanının “milliyetçi duyguları okşamak amacıyla uluslararası kurumları eleştirme” olduğunu, bu kapsamda, “uluslararası kurum, yargı ve antlaşmaların ‘halkın egemenliğini çalmakla’ suçlandığını” ifadeetti. Tüm bunların “demokrasi için bariz risk oluşturduğunu” söyleyen Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Jagland, “Avrupa’da popülizmin hoşgörülür halegeldiği vebayağılaştığı bu gidişata karşı aktif biçimde direnmeliyiz” uyarısında bulundu. En etkin silah... Artan popülizmekarşı Avrupa’daki en etkin silahın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) olduğunu savunan Jagland, tüm Avrupalı siyasi yöneticilerden bu sözleşmeye bağımlılıklarını tekrar göstermelerini istedi. Popülist tezler yayılıyor Avrupa genelinde gerçekleştirilen araştırmalar, sağ vesol popülizmin kıta genelinde yayıldığını gösteriyor. IPSOS kurumu tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, popülist tezlerin Avrupa’nın 5 büyük ülkesinde(Almanya, Fransa, İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya) “çoğunluğu” etkilediğini gösteriyor. Araştırmaya göre, popülist partiler arasında farklar olsa da, bu hareketlerin yükselişleri “tükenme duygusu”, “geleneksel siyasi parti ve uluslararası kurumlara olan güvenin azalması” ve “güçlü lider talebi” gibi faktörlere dayanıyor. kaç gece çöllerde bir parça ekmek ve bir damla su aradı? Takadı tükendi ama ümidi hiç tükenmedi… İşte zemzem suyu, her köşede ziyaretçilerini bekler. Her Sa'y yapışımızda, her Tavaf sonrası kana kana içtiğimiz, şifa niyetiyle sevdiklerimize ikram ettiğimiz. Bak işte orada, Kâbe'nin tam karşısında iki katlı bir ev. Son Peygamberin dünyaya gözlerini açtığı, öksüzlüğü, yetimliği tattığı hane. Ah şu duvarların dili olsaydı da, anlatsaydı. Kim bilir nasıl dayandı, henüz daha altı yaşındayken annesinin yokluğuna? Burada öksüzlüğü tattı, belki şu köşede ağladı ve şu topraklara bastı. Mekke rüzgarları sert eser sabah ve akşamları buralarda. Bir seher vakti, soğuk Mekke rüzgarları eşliğinde kafilemiz yolda. Bu sefer istikâmet çok başka: „Vahyin kalbine„ Nur dağına, Hira mağarasına, salat ve selamlarla… Dünyanın kaderini değiştirmiş mağaraya doğru tırmanıyoruz, genci ve yaşlısıyla. O sarp yokuşlardan ağır ağır çıkarken, düşüncelere dalıyor, 14 asır öncesine yol alıyoruz. En sevgilinin en çok tefekküre daldığı yere adım adım yaklaşıyoruz. Yaklaştıkça heyecan kaplıyor içimizi. Bir gece karanlığında, Cebrail'in gelişi geliyor aklımıza: „Oku! Yaradan Rabbinin adıyla oku!“ deyişini duyar gibi oluyoruz. Sanki Tekbir nidaları yükseliyor göklerden. İşte tam zirvedeyiz, vahyin kalbinde, Hira Tükenme duygusu İtalya’da halkın % 73’ü ülkenin “tükenmekte olduğunu” düşünüyor. Bu oran İspanya’da % 69, Fransa’da % 67, İngiltere’de ise % 57. Bu duygunun Avrupa’da baskın olmadığı tek önemli ülke% 47 ileAlmanya. Hükümetlere güvensizlik Avrupa’da halklar hükümetlerine güvenmiyor. İspanyolların yüzde89’u, İtalyanların yüzde80’i, Fransızların yüzde77’si, Almanların yüzde70’i, İngilizlerin iseyüzde66’sı “hükümetime güvenmiyorum ya da az güveniyorum” diyor. AB gibi uluslararası kurumlara güvenmeyen İspanyolların oranı yüzde77. Bu oran Fransa’da yüzde 65, İtalya’da iseyüzde64. Güçlü lider arayışı Araştırmaya görebu tükenmişlik vegüvensizlik duygusu Avrupa halklarını ciddi bir şekilde “güçlü lider” arayışına da sürüklemekte. Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, İspanya, Almanya veAvusturya gibi ülkehalkları “oyunun kurallarını değiştirecek bir lider için oy vermeye hazır olduğunu” söylüyor. Foto: PID / Ismail Gökmen YASEMİN KARAGÖZ yasemin-ka@hotmail.com VAHYİN KALBİNE YOLCULUK (2. Bölüm) Mağarası’nın önündeyiz. Bir başka güzel görünüyor Mekke şehri buradan. Mağara ve insan: Kimi vakit bir tehlikeden kaçmak için sığınak; (Ashab-ı Kehf'in kıssasında olduğu gibi), kimi vakit karanlıkları aydınlatmaya vesile olacak kutlu bir mekân. „İşte ondört asır önce tam burada„ diye başlar kıssalar, Hira'yı anlatırken. Peygamber efendimizin çoğu vakit yalnız kalıp, dünyanın karmaşasından uzak, Dua'lar ettiği, ilahi mesajın dünyaya ilk gönderildiği yerdeyiz. Birlikte safa durup sabah namazını eda etmenin hazzını yaşıyoruz. Söylenebilicek tüm sözcükleri biraraya getirip Dua'ya dönüştürüyor, geldiğimiz yoldan tekrar geri dönüyoruz. Bir başka gün, ve bir başka mağaranın, Sevr mağarasının önündeyiz. Hicret esnasında, Peygamberimizi ve en yakın arkadaşını misafir etmiş, korumuş mağara. Bugün orada ne güvercine, ne de örümcek ağına rastlarsınız. Saklanacak değerli birşey kalmamıştır dünyada da işte ondan. Çöl ve güneş. Bir sıcak yakar kavurur her yanı. Bizim de Hicret vaktimiz gelmiş, geriye dönüşün hüznü, ayaklarımızı değil de adeta yüreğimizi yakıyor. Hayatımızın kalan bölümüne, kendimizi sıfırlayıp devam etmeyi diliyor ve kim bilir belki bir daha nasip olur diye ümit ederek yola koyuluyoruz. (rk) Yeni Avusturyalılar Basın Servisi kayıtlarına göre Avusturya’da sığınmacı başvurularının %38’ini kadınlar oluşturuyor. Kadınların göç nedenleri erkeklere göre daha farklı. Göçleri esnasında özellikle şiddeti tanıyor, bu yüzden travmatik tecrübeler ediniyorlar. Viyana il meclisi entegrasyon sorumlusu Jürgen Czernohorszky göçmen kadınlara özgü bu tecrübelerin anlaşılması ve buna dikkat çekilmesi gerektiğini, bu sebeple de Viyana il yönetiminin konuya bilinçli olarak ağırlık verdiğini vurguluyor. Kadın, sığınmacı ve entegrasyon alanında çalışan dernek, kurum ve sosyal kuruluşların temsilcileri özellikle cinsel şiddet ve travmatizasyon nedeniyle göçmen kadınların kötü tecrübeler yaşamasıyla karşılaşıyorlar. Bu bağlamda Hemayat Derneği ile birlikte MA 17 konuyla ilgili ilk kez “Entegrasyon ve Farklılık” adlı bir sunum hazırladı. Avusturya vatandaşlığı artık tercih edilmiyor Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan 2015 verilerine göre, sadece 8144 kişi Avusturya vatandaşlığına geçti ve bu sayı her geçen sene giderek azalıyor. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri sıralamasında sondan 5. olan Avusturya’da her 1000 kişiden 7’si vatandaşlığa geçiyor. AB genelinde ise yaklaşık 840 bin kişi, Avrupa Birliği üyesi ülke vatandaşlığına geçti. Bu rakam, 2014`de 890 bin, 2013`de ise 980 bin düzeyindeydi. 2015`te, AB’de bir ülke vatandaşlığına sahip olan en büyük grup Fas vatandaşlarıydı (86 bin 100 kişinin %88 İtalyan, İspanyol ya da Fransız vatandaşı oldu). Bunu, Arnavutlar (48 bin 400, %96 Yunan), Türkler (35 bin, %56`sı Alman), Hindistanlılar (yaklaşık 31 bin, %60 Britanya), Romenler (28 bin 400, %50 İtalyan) ve Cezayirliler (22 bin 500, %75 Fransız vatandaşı) izledi. Jürgen Czernohorszky: "Toplumumuz kadın göçmenlerin kendilerine özgü tecrübeleri hakkında bilinçlendirilmeli" Kadınlar ve Kaçış Frauen und Flucht Göç sırasında şiddet Psikoterapist Sonja Brauner kadın göç nedenlerinin çok çeşitli olduğunu söylüyor: “Kadın ve kızlar savaştan, takipten, işkenceden, dışlanmaktan, yapısal ayrımcılıktan ve sömürülmekten kaçıyor. Bunlardan birçoğu kaçtığı şeylerden birçoğunu kaçış sırasında tekrar yaşıyor. Bunun sonucu ise uzun süreli travma. Travmatik durum tamamen yok olmuyor, sadece iyileştirme sağlanabiliyor.” Brauner travmayı yenmenin imkânları üzerinde diğer ortaklarla birlikte çalışıyor, anlatımlarla ‘Şiddet ve ölüm korkusuyla başa çıkmanın yollarını gösteren yetkin bir yardımcı nasıl olur’ ile ilgili tavsiyeler veriyor. Diğer Sunumlar Başka bir sunum ‘‘Göç tecrübesi olan Arap kadınlarının özgür iradesi’’ çalışması 24 Mayıs’ta ve başvurular sunumdan 3 gün öncesine kadar internetten (west@ma17.wien.gv.at) yapılabilir.

5 - AVUSTURYA HABER AVRUPA NİSAN 2017 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Her 6 gençten biri okuma zorluğu çekiyor 73 bin 8. sınıf öğrencisini kapsayan eğitim standardı testinin sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Testte, eğitim düzeyleri düşük ebeveynli ve göçmen kökenli yeni tip ortaokul öğrencileri özellikle başarısız oldu. Test 2016 baharında 73 bin yeni tip ortaokul, ortaokul ve lise alt basamak 4. sınıf öğrencisine iki saat boyunca okuma, yazma, dil bilinci ve dinleme (örnekleme için 2800 öğrenciyle) alanlarında yapıldı. İlk kez Almancada 8. sınıfta bu testte standart yükseldi. En önemli kategori olan okumada öğrenciler 2009’daki 500 puan değerinden 537’ye yükseldi. Genel toplamda 2016’da, test öğrencilerinin yarısı okuma kategorisinde eğitim standardına ulaştı, %7 ise mükemmel sonuç elde etti. Federal Eğitim Araştırma Enstitüsü tarafından uygulanan bu testle, daha sonra öğretmen yetiştirme ve eğitme, ders programları ve kitaplarda yapılacak değişiklerle düzeltilebilecek eksiklerin tespit edilmesi hedeflendi. Öğrencilerinin büyük kısmının öğrenme hedeflerine ulaşamadığı okullar, sonbahar döneminden itibaren okul teftiş ve eğitim yüksekokulu uzmanları tarafından yeni bir programda desteklenecek. 1450 Sağlık Danışma Hattı pilot uygulaması Viyana, Aşağı Avusturya ve Vorarlberg’de başladı.1450 ile sağlık problemleriyle ilgili destek alabilirsiniz... Sağlıkla İlgili Sorunlarınızı 1450’ye Danışın! "Wenn’s weh tut! 1450" - Startschuss für die neue telefonische Gesundheitsberatung (BMFG)- Sağlık Bakanlığı’nın yeni hizmeti 1450 Sağlık Danışma Hattı pilot uygulaması geçtiğimiz günlerde Aşağı Avusturya, Vorarlberg ve Viyana eyaletlerinde başladı. Bu eyaletlerde 1450’yi arayanlar 7 gün 24 saat sağlık problemleri ile ilgili bu hizmetten yararlanabilecek. Yeni Sağlık Bakanı Pamela Rendi-Wagner konuyla ilgili şöyle konuştu: ‘’Telefonla sağlık danışmanlığı hedefe yönelik danışmanlık ve bununla şüpheleri, tecrübe ve bilgi eksikliklerini tamamlayacağı için sağlık yetimize ve sağlıkta fırsat eşitliğine önemli katkı sağlayacak.’’ 1450 numaralı hat sağlıkla ilgili sorularda ve akut belirtilerde ilk danışılan yer olacak. Özel eğitilmiş diplomalı sağlık personeli uzmanlar tarafından geliştirilmiş tıbbi ve bilimsel, uluslararası korunan bir sorgulama sistemi ile arayanı belirleyecek, sorunun acilliğine dikkat edilecek daha sonra davranış önerileri verilecek. Bunlar yapılırken arayanın ikâmet adresi dikkate alınarak yakınında bulunan doktorların çalışma saatleri ile ilişkilendirilecek. Böylelikle hizmet akut belirtilerde hızlı yardım sunmakla kalmayacak, sağlık alanında yönlendirme de yapmış olacak. Pilot eyaletlerin seçimi Telefonla sağlık danışmanlığı Haziran 2015’de Federal Hedefleme Komisyonunun aldığı bir karara dayanıyor. Pilot uygulama faslı iki yıldan az bir süre içinde başladı ve 2018 sonuna kadar sürmesi planlandı. Hizmetin Avusturya’da nasıl karşılanacağı hakkında fikir sahibi olmak için farklı yapılardaki 3 eyalet pilot alan olarak seçildi; Viyana güçlü alt yapısıyla yoğun bölge olarak, Aşağı Avusturya geniş alanlı ve çeşitliliği olan bir eyalet olması nedeniyle, Vorarlberg merkezi konumu ve coğrafi özelliği sebebiyle seçildiler. Her pilot eyalet için sağlık hizmetlerinin profesyonelce uygulanmasını yüklenecek bir ortak belirlendi; Viyana için Viyana Sosyal Fonu, Aşağı Avusturya için Aşağı Avusturya Acil Çağrı Limited ve Vorarlberg’de Kızıl Haç Eyalet Temsilciliği. Federal Devlet başkenti Viyana, sağlık sisteminde 1450 hizmetiyle yeni bir destek kazandı ve bu hizmette var olanlarla en iyi şekilde birleştirildi. Viyana il meclisi sağlık işleri sorumlusu Sandra Frauenberger bu yeni hizmetin oluşturulmasından dolayı gurur duyduğunu ifade etti. Viyana Sağlık Sigortası Kurumu Başkanı Ingrid Reischl’e göre hastalar 1450 hizmetiyle sağlık sisteminde en iyi şekilde yönlendirilecek. Endişeleri ve sıkıntıları olan 1450 kullanıcıları yılın 365 günü 24 saat sorularının cevabını alabilecek, böylece gereksiz yapacakları tüm şeylerden kurtulacaklar. 1450 telefonla sağlık danışma hattı kalite güvenliği ve protokolle korunmuş sorgulama sistemi ile destekleniyor. ‘Soru ağacı’ adı verilen sistemle aciliyete göre arayana lüzumsuz yolların ve beklemelerin önüne geçebilmesi için öneriler de veriliyor. Daha detaylı bilgi için: www.1450.at Foto: BMGF / Thomas Jantzen Entgeltliche Einschaltung

Europa - Fluter
Zukunft Europa
Europa und die Türkei
EUROPA SERVICE NEWSLETTER