Aufrufe
vor 5 Monaten

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA SEPTEMBER2017

www.europa-journal.net

EYLÜL 2017

EYLÜL 2017 HABER AVRUPA AVUSTURYA - 4 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Çocukların dini eğitimi konusunda yazılmış binlerce kitap ve tavsiyeler vardır. Bu işin bir formülü yoktur ama herkesin kafasında kalıplaşmış, ezberlenmiş, birçok fikir ve inanış mevcuttur. Acizane bu makalemde, ben de çocuklarda „Din Eğitimi„ konusunu ele almayı hedefledim. Zira ebeveynlerin zihnini en çok meşgul eden konulardan biri olduğunu biliyorum. Her anne-baba çocuğunun dindar olmasını, doğru bilgiyi almasını, inandığı değerlere sahip, hem kendine hem çevresine faydalı olmasını ister. Çocuklarda din eğitimi nedir? Nasıl olmalıdır veya nelere dikkat edilmelidir? Dini sorumluluklar çocukların yaşlarına uygun olarak nasıl verilebilir? Sorularına cevap bulmaya çalışalım. „Bir konudan sorumluysanız, o konu hakkında bilgi edinmek zorundasınız“ der Peygamber Efendimiz bir hadisinde. Sorumlu olduğumuz konuya hakim değilsek, işimiz çok zordur. Yani biz dini konularda yetersiz isek veya inandıklarımızı uygulamada sorun yaşıyorsak, çocuğumuza da faydalı olamayız. Din demek ahlak demektir. Güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilmiş bir Peygamberin ümmeti SEVGİ Mİ KORKU MU? olan bizler, güzel ahlakı öğrenmek kadar, uygulamak konusunda da mükellefiz. Dini vecibelerini yerine getiren bir çocuğa verilen ödül, ne kadar yanlış ise, onu yapmayan çocuğa verilen ceza da bir o kadar yanlıştır. Neden mi? İleriki hayatında onun yanlış „Din algısına„ sebebiyet verebilir de ondan. Konuyu biraz daha açacak olursak; çocukken tuttuğu bir günlük oruç için alınan hediye, kısa vadede çocuğu teşvik etme babında işe yarasa da, uzun vadede kalıcı olmaz. Çünkü çocuk yaptığı işlevin karşılığını alacağını düşünür ve onu gerçek manada Allah rızası için değil de ödülü alabilmek için yapar. Tersini düşünecek olursak; oruç veya namaz gibi bir ibadeti yapmayan çocuğa verilen ceza, onu dinden soğutmaya veya uzaklaştırmaya itebilir. Oysa Allah Rahman sıfatıyla sonsuz sevgiyi, Rahim sıfatıyla da sonsuz bağışlayıcı olduğunu bize bildirir. Allah ve peygamber sevgisi verilmeden, din eğitimi verilmiş olmaz. Çocuklar ergenlik çağına kadar yaptıklarından henüz sorumlu değildir. Çünkü bu dönemde çocuğun doğru ve yanlış algılaması henüz gelişmemiştir. Akıl melekeleri gelişmediği için duygularıyla hayatına şekil verir. Yaramazlık Avusturya Gençliği Avrupa Birliği’ne Güveniyor Avusturya Avrupa Siyaseti Topluluğu’nun (ÖGfE) yeni bir araştırması yayınlandı. Bu araştırmaya göre katılımcı Avusturya gençliğinin 2/3’ü AB’nin tarafında yer alıyor, %7 ise karşısında saflaşmış durumda. Avusturya’nın AB üyeliğini %26 ne iyi ne de kötü olarak değerlendiriyor. Araştırmaya katılan gençlerin yaptığında „Allah seni yakar, cezalandırır“, „Sen nasıl müslümansın?“ gibi sorgulayıcı ve korkutucu kelimlerle çocuğun bilinçaltında, ceza veren bir yaratıcı imajı verilmiş olur. Çocuğun doğal reflekslerine yapılan bu müdahale, onun kendini suçlu hissetmesine, yargılamasına ve psikolojik yıpranmasına sebep olabilir. Anne-baba sürekli kontrol eden, yargılayan, suçlayan olursa çocuk duygusal bağ kuramaz ve yanlış davranışlar sergiler. Mahrem duygusu gelişmemiş küçük bir kıza başörtüsü takma dayatması veya zorla camiye gönderilmesi gibi. „Kolaylaştırın!, zorlaştırmayın, sevdirin! nefret ettirmeyin„ Hadisine ters düşer mahiyette. Bu ve benzeri zorlamalar, korkudan yapılan bir hareket olacağından, çocukta bir anlam ifade etmez. Bir anlamı olmayan, hissedilmeyen şeyler sadece taklidi olduğundan uzun ömürlü olmaz. Neyi neden yapması gerektiği yaşanarak anlatılmaya çalışılmadıkça, sevdirilmedikçe bir anlam ifade etmez. Sonuç olarak ihlaslı bir din anlayışının önüne set çekilmiş olur. Oysa İslam inancı çocuğa çok farklı bakar. „Allah insanı fıtrat üzerine yaratmış ve insanların çoğu bunu YASEMİN KARAGÖZ yasemin-ka@hotmail.com bilmezler...“ (Rum suresi 30.) Ayetinden yola çıkacak olursak dünyaya gelen her çocuğun İslam fıtratı üzerine yaratıldığı sonucuna ulaşırız. (Ahsen-i Takvim ) Yani, Allah inancı çocuğun genlerinde zaten vardır. Çocuğu bir tohuma benzetirsek, anne babanın görevi o tohumun karakter yapısını değiştirmek değil, tohumun açıp yeşermesi için, ona iklim şartlarını sunmaktır. Gerekli ışığı ve ısıyı alan tohumun yeşermesi gibi, ihtiyacı olan sevgi, şefkat ve güven ortamında büyüyen çocuk, içinde zaten var olan inancı, zamanı geldiğinde soracak, sorgulayacak, doğru cevabı alırsa hissedecek ve doğal olarak hayatına uygulayacaktır. Yeter ki anne-baba kendi hal, hareket, ibadet ve davranışlarıyla örnek teşkil etsin. Sabır ve dua ile, emek verip çocukla olan bağını geliştirsin. Çocuk sevdiği ve güven duyduğu kişiyi taklit eder. Taklit yoluyla hayata adım attığını da hesaba katarsak bu işi daha da kolaylaştıracaktır. İşin temel felsefesi, dini doğru anlamak, yaşamak ve yaşayarak örnek olmaktır. Sınırları aşıp, hayatta başarıya ulaşamayışımızın tek sebebi, inandığımız değerleri uygulamadığımızdan değil midir? yaşları küçüldükçe, AB’ye pozitif bakışları o derece artıyor. AHS öğrencileri BHS öğrencilerine göre AB üyeliğine daha pozitif bakıyor (Genel lise 'AHS' %78 ; Yüksek dereceli mesleki eğitim okulu 'BHS' %67). Mesleki ve teknik okul öğrencilerinin ise %52’si AB üyeliğinin iyi bir şey olduğunu söylüyor. Katılımcıların %71’i birliğin karmaşık bir yapısı olduğunu savunuyor. %83 kendini AB’li hissediyor Genel olarak %83 her halükârda kendini AB vatandaşı olarak hissediyor ancak AB’de gelişen siyasi olaylar yalnızca %57’nin ilgisini çekiyor. İç politika konu olunca durum değişiyor. Araştırmaya göre Avusturya'da Kiralar Artmaya Devam Ediyor Avusturya'da 2017 yılının ilk yarısında kiralar yine yükseldi. Tirol eyaletinin başkenti Innsbruck'da metrekare fiyatı 16 Euro'yu gördü. Bu rakamlarla Innsbruck, kira fiyatlarında Avusturya'nın en pahalı şehri olmaya devam ediyor. İkinci sırada 14,90 Euro ile Viyana ve 14,40 Euro ile Salzburg üçüncü sırada yer aldı. Avusturya'nın en hesaplı şehri 9,30 Euro ile Eisenstadt olarak tespit edildi. Orta sıralarda ise Linz (11,20 Euro), Graz (11,10 Euro) ve Bregenz (10,90 Euro) yer aldı. EN UCUZ ve EN PAHALI EYALETLER Avusturya'nın batısı ve Viyana kiralarda en yüksek yerler olurken, Aşağı ve Yukarı Avusturya, Burgenland ve Kärnten daha hesaplı eyaletler olarak ön plana çıktı. katılımcı gençlerin %80’i Avusturya’da gelişen iç siyasi olaylarla ''çok'' ya da ''oldukça'' ilgililer. Gençlerin %20’si ise çoğunlukla ya da hiç ilgilenmiyor. Araştırma 2016/17 öğretim yılında 2.510 AHS, BHS, mesleki ve teknik okul öğrencisinin katılımıyla gerçekleşti. A VRUP HABER A Ö S EUROPA Gazete Kurucusu (Gründerin) Katrin VORHAUSER T E R JOURNAL İmtiyaz Sahibi (Herausgeber und Inhaber) Mehmet İNAK Genel Yayın Yönetmeni (Chefredaktion) Hasan KESKİN Türkiye Temsilcisi Mag. Ahmet ZUBİ 14.09.2017 - 02.10.2017 SAYI: 68 EYLÜL 2017 - SEPTEMBER 2017 AUSGABE: 68 ANSCHRIFT - ADRES HABER AVRUPA - EUROPA JOURNAL Roßbachstr. 10 - 6020 Innsbruck Baskı-Druck: Medien-Druck Salzburg GmbH Yayımlanan köşe yazıları ve reklamların içeriğinden gazetemiz sorumlu değildir. Web: www.europa-journal.net E-Mail: info@europa-journal.net Gelecek sayımız 6 Ekim 2017 tarihinde Unsere nächste Ausgabe erscheint am 06.10.2017 R I E C H AVUSTURYA GENELİNDE OKULLAR AÇILDI... GÖÇMEN ÖĞRENCİLERİN SAYISI KAÇ? Geçen yıl Avusturya’daki okullardaki yabancı uyruklu öğrenci oranı %13’e yükseldi ve 2014/15 öğretim yılına göre artış %1.1 oldu. 18 bin mülteci çocuk dersliklerde yerini aldı. Mülteci öğrencilerdeki artış ise %28.8 oldu. Öğrencilerin %10’unun Avusturya pasaportu yok Avusturya pasaportu olmayan öğrencilerin oranı geçtiğimiz yıllarda devamlı arttı. Oran 90’lı yılların ortalarından itibaren sabit kalırken (%9 civarında) 2011/12 öğretim yılında ilk kez %10’a ulaştı. Avusturya İstatistik Kurumunun verilerine göre 2014/15 öğretim yılında oran %11.9 oldu. Açık farkla en çok yabancı uyruklu öğrenci Viyana eyaletindeki okullarda yer alıyor (%24.2). Avusturya ortalamasının üstünde olan diğer eyalet ise Salzburg (%13.7). Viyana’dan (55.757 yabancı uyruklu öğrenci) sonra en çok yabancı öğrenciyi okullarında barındıran eyalet Yukarı Avusturya (20.784 yabancı öğrenci). En düşük yabancı öğrenci oranı Burgenland (%9.1) ve Aşağı Avusturya’da (%8.4). Yabancı uyruklu öğrencilerin gittikleri okulların türleri ise şöyle: Her 5 yabancı öğrenciden 1’isi politeknik okula, %19.3’ü 'özel' eğitim okuluna, yeni tip ortaokullara %15.8, halk eğitim okullarına %15.3 ve genel liselere %10. Sayıca en fazla grubu Türkiye’den (15.463) ve Almanya’dan (14.693) gelen öğrenciler oluşturuyor. Onları 13.887 ile Sırbistan ve Karadağ’dan, 10.752 ile Bosna Hersek’ten ve 8.997 ile Hırvatistan’dan gelen yabancı öğrenciler izliyor. Doğum oranlarındaki düşüş nedeniyle azalan öğrenci sayısı geçen yıldan itibaren tekrar yükseliş trendine girdi. Avusturya İstatistik Kurumu tahminlerine göre 2017/18 öğretim yılında yaklaşık 1.118.000 öğrenci okul sıralarını doldurmuş durumda, bu da geçen yıla göre %0.72'lik bir artış demek.

5 - AVUSTURYA HABER AVRUPA EYLÜL 2017 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H 'Nazi Gelini'ne Ömür Boyu Hapis Almanya'da 8'i Türk 10 kişinin ölümünden sorumlu NSU örgütü davasında Başsavcı, davanın baş sanığı Beate Zschäpe için ömür boyu hapis cezası talep etti... Almanya'da 2000 ile 2007 yılları arasında 8'i Türk 10 kişiyi öldürmekten sorumlu tutulan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütüyle ilgili davada karar yakında çıkacak. Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde devam eden davada Başsavcı Herbert Diemer, başsanık Beate Zschäpe'nin ömür boyu hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Başsavcı Diemer, davanın başsanığı ‘Nazi Gelini’ Beate Zschäpe Zschäpe'nin işlenen 10 cinayet için ömür boyu hapis cezası, ayrıca her cinayet için de ayrı ayrı ömür boyu hapis cezası almasını talep etti. Başsavcı mütalaasında Zschäpe'nin aşırı sağcı örgütün tüm eylemlerindeki suç ortaklığının sabit bulunduğu belirtti. Savcının hakkında ömür boyu hapis cezası istediği "Nazi Gelini" Beate Zschäpe hakkındaki kararın birkaç ay içinde çıkması bekleniyor. KATİLLER ‘İNTİHAR’ ETTİ NSU üyelerinden Uwe Böhnhard ve Uwe Mundlos 4 Kasım 2011'de bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, terör örgütü üyelerinin intihar ettiği öne sürülmüştü. Davada, NSU terör örgütünün hayattaki tek üyesi Zschäpe ile örgüte yardım ve yataklık yapan 4 kişi daha yargılanıyor. Dava süresince şimdiye kadar 815 tanık ve 42 uzman kişi dinlendi, 373 duruşma görüldü. Davadaki her bir duruşmanın ortalama 150 bin euroya mal olduğu tahmin ediliyor. foto: screenshot Bis zu zwei Jahre Haft bei Angriffen auf Zug- und Buspersonal Tren ve otobüs personeline saldırıya iki yıla kadar hapis (OTS)- 1 Eylül’den itibaren yürürlüğe giren ceza kanunundaki değişiklikle toplu taşım araçları personeli, şiddet ve saldırılara karşı daha iyi korunacak. Failleri, şimdiye kadar bir sene olan hapis cezası yerine iki yıla kadar ceza bekliyor. Ulaştırma Bakanı Jörg Leichtfried bu yeni düzenlemeyle toplu taşım araçlarında şiddete karşı açık bir dur sinyali koyduklarını, saldırıda bulunanların trafikten men edileceklerini, yaralamalarda failin 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacağını, etkili saldırılarda 6 aya kadar ya da 360 gün oranı cezasının uygulanacağını ifade etti. Bakanın beklentisi kanun değişikliğinin açık bir caydırıcı etkisinin olması. Vida adlı sendika başkanı Roman Hebenstreit ise kanun değişikliğiyle ilgili şöyle konuştu: "Toplu taşıma araçlarında son yılarda ne yazık ki oldukça sık personele saldırılar oldu. Çalışanlarımızın sağlığı çok önemlidir. Değişiklik Ulaştırma Bakanı Leichtfried ve Adalet Bakanı Brandstätter’in katkılarıyla gerçekleşti. Bundan sonra metro ve otobüslerde daha çok güvenlik olacak." Yeni düzenleme için ceza kanunun iki yerinde eklemeler yapıldı. Etkili saldırılar örneğin, tekme, bilinçli sert çarpma ve fırlatma gibi. Saldırıya uğrayanda yaralanma olup olmadığına bakılmadan ceza verilecek. Yeni paragraflarla toplu taşıma araçları personeli bu konuda emniyet ve adalet bakanlığı memurları ile eşit düzeye getirildi. Roman Hebenstreit devamla: "Tedbirlerin nasıl işlediğini tam olarak gözlemleyeceğiz, gerekirse daha da sertleştirilmesini talep edeceğiz. Diğer alanlarda da genişleme düşünülmesi gerekiyor. Saldırılar yalnız taşıtlarda değil, hizmet sektöründe, gardiyanlara ve turizmde de gündemde. Burada sendika olarak şiddete başvuranlara karşı duracağız ve rahatsız edici olacağız. Çalışanlarımızın hakları için en güçlü şekilde mücadele edeceğiz." Verkehrsminister Jörg Leichtfried © Bundespressedienst / Andy Wenzel Avusturya’da Sosyal Yardım Alan Türklere Kötü Haber Yaşadıkları ülkelerde sosyal yardım alan gurbetçilerin Türkiye’de bulunan mal varlıkları mercek altına alınacak Terörizmle mücadele ve kara para aklamayla mücadele eden Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), kişilerin farklı ülkelerdeki mali kayıtlarının devletler arasında paylaşımını kolaylaştırmak için yeni bir çalışmayı hayata geçiriyor. Özellikle Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) üye ülkelerde yaşanan vergi kaçakçılığını ve kara para aklamayı engellemek için ülkeler arasında “Otomatik Bilgi Değişimi” (AEOI) adı altında bir sistemi kuruldu. Türkiye’nin de üyesi olduğu OECD bünyesindeki 35 ülke ile 22 farklı ülkenin de katıldığı bu sistem uyarınca ülkeler kişi ve kuruluşların gelir, banka hesabı, vergi ödemesi ve mal varlığı bilgilerini birbirleriyle ortak paylaşıma açacak. AVRUPALI TÜRKLER MAĞDUR OLABİLİR “Otomatik Bilgi Değişimi” sistemi hayata geçince, AGİT üyesi ülkeler arasında bilgi paylaşımı başlayacak ve özellikle Avrupa’da sosyal yardım alan Türk Vatandaşları bu durumdan etkilenecek. Çünkü yaşadıkları ülkelerde sosyal yardım alan gurbetçilerin Türkiye’de bulunan mal varlıkları, uluslararası anlaşma kapsamında mercek altına alınabilecek. BİRÇOK GURBETÇİ YARDIM ALAMAYACAK AGİT üye ülkeleri arasındaki “Otomatik Bilgi Değişimi” anlaşmasına göre üye bir ülke kendisinden istenmesi koşulunda vatandaşlarının banka bilgilerini diğer üye ülkelere verecek. Bu gelişme doğrultusunda, yaşadığı yabancı ülkede sosyal yardım almakta olup, Türkiye’de mal varlığı olan, bankada parası ve faiz geliri olanların haksız yere yardım aldıkları sonucuna varılabilecek ve haklarında kanuni takip ve işlemler yapılabilecek. GEÇMİŞE DÖNÜK HESAPLAMA “Otomatik Bilgi Değişimi” anlaşması 1 Ocak 2018’den itibaren AGİT ülkeleri arasında yürürlüğe girecek. Amaç öncelikle vergi kaçakçılığının önüne geçmek. Bu anlaşma çerçevesinde Avrupa ülkelerinde yaşayan Türklerin, sosyal yardımlaşma parası aldıkları gerekçesi ile 10 yıl geçmişe dönük olarak hesaplarının incelenebileceği uzmanlar tarafından ifade ediliyor. İNGİLTERE’DE BAŞLIYOR İmzalanan anlaşma çerçevesinde ülkeler arasında vatandaşların banka bilgileri dahil olmak üzere mal varlıklarının ne durumda olduğunun bilgisine ulaşılabilecek. Bu çerçevede yıllardır biriktirdikleri parayla Türkiye’de yatırım yapan gurbetçiler önceki yıllarda almış oldukları sosyal yardımlaşma paralarından dolayı işleme maruz kalabilecekler. Bu anlaşma İngiltere’de 15 Ekim 2017 tarihinden itibaren uygulamaya giriyor. Toplam 57 ülke arasında imzalanan “Otomatik Bilgi Değişimi” anlaşması nedeniyle sıkı denetimden geçecek olan gurbetçilerin birçoğunun sosyal yardımının kesileceği belirtiliyor. UZMAN DESTEĞİ ALINMALI Uzmanlar özellikle nakit para ve faiz gelirlerinin inceleneceğini, miras ya da sonradan edinilen mallarında bu kapsama girebileceğini ve “Otomatik Bilgi Değişimi” anlaşmasından olumsuz etkilenmemeleri için insanların özellikle mali müşavirlerden ve konuya hakim avukatlardan bilgi almasını tavsiye ediyolar. 1 Ocak 2018’de başlayacak uygulama, maddi imkânları olmasına rağmen bulunduğu ülkeden sosyal yardım alanları hedef alsa da, bu anlaşmanın uygulamaya koyulmasıyla bir çok mağduriyete yol açabileceği tahmin ediliyor. Dava açma ve itiraz yollarının sınırlı ve uzun uğraşlar gerektiğini belirten uzmanlar, henüz örneği bulunmadığı için emsal dava bulunmadığını fakat haklı ya da haksız bir çok insanı etkilemesinin beklendiği konusunda uyarıyorlar.

Aus den Landesverbänden - Europa-Union Deutschland e.V.
Arrangements 2013 - Europa Hotel Kühlungsborn
Präsidenten, Professoren, Profile, Publikationen (pdf - Europa ...
Wir alle sind Europa - AESAEC
Broschüre Veranstaltungsreihe "Einwanderungsland Europa"
Wiener Festwochen - Österreich Journal
INFOFLYER - Junge Europäer Bayern
+ Therme europa - Gour-med
europa ist tot – es lebe europa »Durch die Linse ... - Politikorange.de
01/2013 - Scoach Europa AG
Einfach Europa?! - Fürst Donnersmarck Stiftung
Frohe Weihnachten und Prosit 2012! - Österreich Journal
100 Jahre Nationalparks in Europa - EUROPARC Deutschland eV
NATO Geheimarmeen in Europa. Inszenierter Terror und ... - EN-PAZ
Jahresrückblick 2009 - Schwarzkopf-Stiftung Junges Europa
:: Herausforderung Europa :: Schulen lernen ... - Robert Bosch Stiftung
Unterwegs mit Christoph Europa 5 - DRF Luftrettung
Quo Vadis Journal Nr.11 - Quo Vadis Salzburg
M obilität in Europa - Nationales Forum Beratung in Bildung, Beruf ...
Download - Regionalverband Pongau