Aufrufe
vor 7 Monaten

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA DEZEMBER 2017

www.europa-journal.net

ARALIK

ARALIK 2017 HABER AVRUPA AVUSTURYA - 4 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Dünyaya geldiğinde ağladı, işittiği sesin kendinden geldiğini anlayınca sustu. Daha önce hiç işitmediği ve bir anlam veremediği sesler arasında buldu kendini. Ama suskunluğu uzun sürmedi. İhtiyaç hissettiği her an, gece gündüz demeden yine ağladı. Zamanla ağlama sesleri, kendini kelimelere bıraktı. Artık duyduğu sesleri taklit ederek konuşmaya, hazinesinde kelimeler biriktirmeye başlamıştı. Önceleri ağzından çıkan her sözle, çevresindekileri cezbetmeyi başardı ve kendini sevdirdi. Yıllar yılları kovaladı, duyduğu her sözü kaydetti, iyi kötü demeden biriktirdi. Kelime hazinesi çoğaldıkça çoğaldı. Şimdilerdeyse, ağzına geleni aklına sormadan konuşuyor, kimi zaman gönülleri fethediyor, kimi zaman isteyerek bazen de istemeyerek kalp kırmaya devam ediyor... İnsanlığın ilk iletişim aracıdır sözler. İnsan hayatı bir sözle başladı ve yine bir sözle son bulacak. Dua edelim o söz, bize cennetin kapılarını aralayacak nitelikte olsun. Yüce Allah ilk insanı yarattığında ona her nesnesin adını öğretti. O ki insana, sayısız nimetleri bahşeden, bilmediğini öğreten, konuşacak dil, anlayacak akıl verendir. İnsan bildiğini konuştu, bilmediğinde sustu. Merakı onu öğrenmeye götürdü. Bir söz ile başladı vahiy ve sonra binlerce kelimelere dönüştü, sayısızca insanın gönlüne girdi, hayatına yön verdi. Böylece “Kelamullah” Allah`ın sözleri meydana geldi. Sözler, insan hayatında ne kadar da çok önemlidir. Bazen ağzımızdan çıkan bir kelime ok etkisi yapıp karşımızdakini yaralarken yine bir başka söz en acılı anında onu mutlu edip, tekrar hayata bağlayabiliyor. Bir kahvenin kırk yıl hatırı olsa da, bir sözün bir ömür etkisi olur, düşüncesindeyim. Ne kadar garip değil mi? Duyulan her sözün beyinde yankılanıp hayata etki etmesi. Bazen söyleyemediklerimizin verdiği ezikliği yaşarken, bazen de söyledikten sonra pişman olduklarımızın esiri oluyoruz. Ne güzel olurdu, yerinde ve dozajinda ifadeler kullanabilsek. Sözlerimiz güzel, bir o kadar da kısa ve kolay anlaşılır olsa. İyilikten güzellikten yana ne varsa ona ilham olsa. Tıpkı Şems-i Tebrizi’nin ifade ettiği gibi: “Öyle bir söz söyle ki, cümlelerin dosta düşmana gül olsun.” Nihayetinde savaşları başlatan da bitiren de, gönülleri kıran da yapan da yine bir sözdür: Ünlü halk ozanımız Yunus Emre`nin mısralarında olduğu gibi: Söz ola kese savaşı, Söz ola kestire başı, Söz ola ağulu aşı, Bal ile yağ ede bir söz… YASEMİN KARAGÖZ yasemin-ka@hotmail.com SÖZLERİN ESRARI Hatta bu konuyla ilgili atasözlerimiz de vardır: Tatlı dil yılanı deliğinden, acı dil akıllıyı çileden çıkarır. En keskin ve tehlikeli silah dildir. Silah bir kere, dil bin kere öldürür. Thomas Edison birgün okuldan geldiğinde annesine bir kağıt uzatır ve: “Bu kağıdı öğretmenim verdi ve sadece sana vermemi tembih etti” der. Annesi kağıdı alır, şöyle bir göz gezdirdikten sonra, gözyaşları içinde sesli olarak oğluna okur: “Oğlunuz bir dahi. Bu okul onun için küçük ve onu eğitecek yeterlilikte bir öğretmenimiz yok. Lütfen onu kendiniz eğitin!” Aradan uzun yıllar geçer, o artık bir dahi ve yüzyılın en büyük bilim adamlarından biridir. Edison annesinin vefatından sonra birgün, eski aile eşyalarını karıştırırken birden bire çekmecenin köşesinde katlı halde bir kağıt parçası bulur ve okumaya başlar. Kağıtta aynen şöyle yazılıdır: “Oğlunuz şaşkın (akıl hastası) bir çocuk. Artık kendisinin okulumuza gelmesine izin vermiyoruz.” Edison saatlerce ağladıkdan sonra günlüğüne şu satırları yazar: “Thomas Alva Edison, kahraman bir anne tarafından, yüzyılın dahisi haline getirilmiş, şaşkın bir çocuktu…” Sanırım bu anlamlı hikâyaden sonra söylenecek bir söz kalmadı. Şimdi sözün bittiği yerdeyiz. Viyana (OTS)- Viyana Mesleki Geliştirme Enstitüsü (BFI Wien) anketine göre BFI Viyana’nın çıraklık öğrencileri, ortalama üstü bir mezuniyet kotasına sahip. Buna göre kızların ve erkeklerin %90’a yakını çıraklık sınavını başarıyor. Viyana BFI işletmecisi Franz-Josef Lackinger: ‘‘Sonuçlar çıraklık eğitimi alan gençlerin durumunun oldukça iyi olduğunu gösteriyor ve buna en güzel kanıt ise BFI Viyana’daki çıraklık öğrencilerinin şirket çıraklarından çok daha iyi olan bitirme kotaları.’’ 2016’nın Haziran ayından bu yana 182 genç, çıraklık bitirme sınavına girdi. 163 (%89.5) kişi, 64’ü (%39) iyi ve pekiyi olmak üzere, sınavı başarıyla sonuçlandırdı. Lackinger’e göre bu özellikle çok dikkate değer bir sonuç, çünkü Ticaret Odası’nın Okullarda Psikolojik Taciz’e (Mobbing) karşı çocuklarınıza dikkat edin! Okullardaki mobbingi ortaya çıkarmada ilginç bir yöntem Okullarda sıklıkla karşılaşılan psikolojik taciz, baskı ve yıldırma (Mobbing) sorunu her geçen yıl sınıflarda artarak devam ediyor ve araştırmacılar bu sorunu giderecek projeler üstünde çalışmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Şili ülkesinden gelen araştırmacılar sınıflarda mobbing yayılmadan sınıftaki öğrencilerin sosyal yapılarını aydınlatacak Firmalar için en başarılı çıraklar BFI Viyana Enstitüsü’nde yetişiyor ve öğretmenleri destekleyecek bir bilgisayar oyununun tanıtımını Graz’daki Karl Franzens Üniversitesi’nde yaptılar. Oyun, Şili’de binden fazla öğrenci tarafından oynandı. Sınıfta herkes birbirine karşı mücadele etti. Oyunda esnasında ortaklarına para vererek ya da parayı kendilerinde tutarak oynadıkları bu oyunda davranışlarına göre araştırmacılar çocukların uyumlu mu, işbirlikçi mi yoksa saldırgan davranış eğiliminde olduklarını belirlediler. Oyunda parayı eşlerine veren çocuklar işbirlikçi ve pozitif tipler olarak, para aldıkları halde para vermeyenler ise paylaşımcı olmayan ve agresiv tip olarak nitelendirildiler. Araştırmacılar oyundan önce öğretmenlere sınıftaki çocukların sosyal durumlarını soruyor, oyundan sonra sonuçlar, sosyal çalışanlar ve öğretmenler tarafından yeniden değerlendiriliyor. Böylece öğretmenler de davranışlarını öğrencilerin durumuna göre ayarlayabiliyor. Bilgisayar oyunun tanıtımını yapan Şili Santiago Desarollo Üniversitesi’nden araştırmacılar bir sonraki adımın programın İngilizce ve İspanyolca olarak öğretmenlerin erişimini sağlamak için bir web sitesi olacağını söyledi. Ayrıca Almanca ile ilgili de çalışmaların yapılabileceği duyuruldu. Steiermark İşçi Odasının bir araştırmasına göre ankete katılan Steyrli öğrencilerin %60’dan fazlası mobbingin günlük okul hayatının bir parçası olduğunu beyan etti. Mobbing’e en yüksek oranda küçük sınıflarda rastlanıyor. Oyunun tanıtımını yapan Şili Santiago Desarollo Üniversitesi’nden Carlos Rodriguez Sickert, değişik okullardan veriler toplandıktan sonra hangi durumlarda internetten zarar görüleceğini ve ağlarda nerelerde mobbingçilerin bulunabileceğini ortaya çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti. Mobbing ne anlama gelir? Mobbing, bir grup insanın, bir kimseye veya başka bir gruba sosyal kabadayılık yapması. Latince kökenli sözcük; psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı vermek anlamlarına gelir. En iyi ifade eden anlamıyla yıldırma veya iş yerinde psikolojik terör anlamlarıdır. Özellikle hiyerarşik yapılanmış gruplarda ve kontrolün zayıf olduğu örgütlerde, gücü elinde bulunduran kişinin ya da grubun, diğerlerine psikolojik yollardan, uzun süreli sistematik baskı uygulamasıdır. Son dönemde sosyoloji ve hukuk başta olmak üzere çeşitli alanlarda disiplinler arası çalışılan bir konu haline gelmiştir. Kaynak: wikipedia BFI Wien: 9 von 10 Lehrlingen schaffen den Abschluss (Wirtschaftskammer) kısa bir süre önce yayınladığı istatistik, çıraklık öğrencilerinin %80’inin bitirme sınavında başarılı olacağını, hatta başarı kotasının şirketler arası eğitim alanlarda sadece %70.5 olacağını söylüyordu. Lackinger’e göre Viyana BFI çıraklık öğrencilerinin başarı sırrı hem öğrencilerin, hem de eğitimcilerin sadece eğitimin içeriğine odaklanmaları, eğitimle ilgisi olmayan küçük bir faaliyette olsa bununla ilgilenmemeleri. Yoğun bir şekilde çıraklık öğrencileriyle ilgilenmenin olumlu sonuçları yarışmalarda da kendini gösteriyor. İnşaat akademisi dahilinde yapılan en son yarışmada 1. ve 3.’lüğü 73 katılımcı arasında Viyana BFI’nin öğrencileri elde etti. Yarışmaya 16 çıraklık öğrencisiyle katılan BFI Viyana’dan 7 kişi ilk ona girmeyi başardı. Siber Saldırıların Avusturya’ya Zararı Yıllık 1.6 Milyar Euro Avusturya siber saldırılardan büyük zarar görüyor. Özellikle şirketler bilgisayar korsanlarının (Hacker) hedefinde. Açıklanan rakamlara göre Avusturya genelinde siber saldırılardan küçük, orta ve büyük ölçekli şirketler her yıl ortalama 1.6 milyar euro zarar görüyor. A VRUP HABER A Ö S EUROPA T E R JOURNAL Gazete Kurucusu (Gründerin) Katrin VORHAUSER İmtiyaz Sahibi (Herausgeber und Inhaber) Mehmet İNAK Genel Yayın Yönetmeni (Chefredaktion) Hasan KESKİN Türkiye Temsilcisi Mag. Ahmet ZUBİ 14.12.2017 - 15.01.2018 SAYI: 71 ARALIK 2017 - DEZEMBER 2017 AUSGABE: 71 ANSCHRIFT - ADRES HABER AVRUPA - EUROPA JOURNAL Roßbachstr. 10 - 6020 Innsbruck Baskı-Druck: Medien-Druck Salzburg GmbH Yayımlanan köşe yazıları ve reklamların içeriğinden gazetemiz sorumlu değildir. www.europa-journal.net - info@europa-journal.net R I E C H

5 - ALMANYA / RÖPORTAJ HABER AVRUPA ARALIK 2017 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Almanya’da Bıçaklı Saldırıya Uğrayan Belediye Başkanı ile Özel Röportaj... ÖZEL RÖPORTAJ 27 Kasım’da bıçaklı saldırıya uğradınız. Nasılsınız, Sayın Hollstein? Bedenen iyiyim. Şükürler olsun yaralanma sadece derin bir sıyrık. Bunu da Abdullah ve Ahmet Demir ile bıçağı büyük ölçüde uzak tutmaya borçluyum. Benim ve ailem için olayın psikolojik sonuçlarını görmezlikten gelemem. Normal hayatıma geri dönmek için çalışsam da artık şehirde saldırı öncesinden farklı bir şekilde yürüyorum. Okuyucularımıza olayı biraz daha ayrıntılı açıklar mısınız? Bir dönercide döner ısmarlarken diğer bir müşteri bana ''Belediye Başkanı mısınız ?'' diye sordu. Ben de her zamanki gibi ''Evet, niçin?'' dedim. Bunun üzerine, onu ‘susuz bırakacağım’ ve Altena’ya 200 yabancı getireceğim için beni öldürmek istediğini söyledi. Bir mutfak bıçağı çıkardı ve boğazıma dayadı. İşyeri sahipleriyle saldırganı, daha sonra da bıçağını atmak zorunda kalacağı bir pozisyona getirdik. İşyeri sahibinin eşi 100 metre ilerde bulunan polisi olay yerine çağırdı. Genelde Altena’da durum nasıl? Mülteciler, işsizlik, göçle gelenler ve göç edenler... İşsizlik yaklaşık %6.5. Sosyal Yardım alan mülteci yaklaşık 130. Şehirde Almanya Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Altena Belediye Başkanı Andreas Hollstein “Nefret ve şiddete karşı mücadeleye devam edeceğim” © Alexandra Kromus / PID mülteci geçmişi olan 450 kişi bulunuyor. Toplam nüfus 17.300. Şehirdeki genel havayı nasıl buluyorsunuz? Siyasetinize çok eleştiri var mı? Birlikte yaşam barışçıl ve sakin bir şekilde devam ediyor. Mülteciler nedeniyle suç istatistiğinde bir artış tespit etmiş değiliz. 2015’de çok kuvvetli eleştiri vardı. İstenilenden fazla insanı kabul etmek bütün siyasi güçlerin ortak kararıydı. Aldığımız mülteciler ağırlıklı olarak aile ve çocuklardı. Şu sıralar eleştiri yok gibi, gerçi sağ popülist Almanya için Alternatif Partisi (AfD) eyalet ve genel seçimlerde Altena’da da ortalamayı yakaladı. Olayın hemen ardından gelen tepkiler nasıldı? Tamamen olumluydu. Birçok vatandaş sözlü ya da yazılı olarak izlediğimiz yolu doğru bulduğunu ve bizi desteklediklerini belirttiler. Bunu, saldırıdan sonra Salı günü 350 vatandaşımızın birkaç saat geçmeden kendiliğinden ve bireysel organize ettikleri bir fener alayından da çıkarabiliriz. Şahsınıza yapılan saldırı basın tarafından nasıl algılandı ve (ya) hangi nedenle takip edildi? Viyana (OTS)- Viyana Belediye Başkanı Michael Häupl 100 bininci hukuk davasını kazanan AK Viyana Başkanı Rudi Kaske ve davacı Roswitha Stelzer’i kutlamak için makamında kabul etti. Kabulde Kaske ve Häupl yasal korumanın Viyana’daki çalışanlar için ne kadar önemli olduğunu vurguladılar. Häupl’ın kutladığı 100 bininci Eş zamanlı olarak Köln’de yazar Navid Kermani’ye devlet nişanı verme töreni vardı. Törende Kuzey Ren – Vestfalya Eyaleti’nin (NRW) Başbakanı Armin Laschet Altena’dan, Navid Kermani de Köln Büyükşehir Belediye Başkanı Henriette Reker ve bugünkü Federal Meclis Başkanı Wolfgang Schäuble’a yapılan saldırılardan bahsederek böyle şeylerin bir daha olmaması gerektiğini vurguladı. Sonra Başbakan tüm Alman Basınına bana da bir saldırı olduğunu söyleyince, haberin basında ne kadar hızlı yayıldığını tasavvur edebilirsiniz. Ben bu fırsatı makam sahipleri, gönüllüler (itfaiye), sağlıkçılara yönelik nefret ve tehditlere işaret etmek için değerlendirdim. Bunu Alman Şehirler ve Belediyeler Birliği, „Kommunal“ 2017 gazetesinde bir ankette yayınladı. Saksonya’da bir mahkeme siyasilerin darağacına asılan resimleriyle yapılan kara mizahı sanat özgürlüğünün bir ifadesi olarak değerlendirirse, meslektaşlar nefret ve tehdit nedeniyle istifa ederse, bunlara karşı durmak ve toplumsal problem olarak adlandırmak gereklidir. Mülteci siyaseti nedeniyle saldırıya uğrayan ve Türk bir döner işletmecisi sahibinin yardımıyla hukuk davasının aktörü Roswitha Stelzer, paketleme sanayiinde bir firmada 15 yıl çalışan ve akabinde 55 yaşında işten atılan bir kişidir. AK, Stelzer’e adaletsizlik yapıldığı gerekçesiyle karara itiraz eder ve mahkemeye başvurur. Bir yıllık maaş tutarında çıkış tazminatı, ilaveten tatil parası, yılbaşı ikramiyesi, 235 saatlik mesai ve 89 günlük ödenmeyen tatil günü ücretlerini de talep eder ve sonuçta bu AK’nın 100 bininci kazandığı dava olur. AK Viyana’nın gurur verici yasal koruma dava bilançosu: Son 25 yılda yalnız Viyana’da 100 bin kazanılmış hukuk davası; bu da AK’nın iş hayatında endişe ve problemleri olan çalışanların güvenilir bir ortağı olduğunu gösteriyor. AK Viyana sadece 2016’da 3.600’den fazla dava açtı. 3.800 işlemi sonuçlandırdı. kurtulan bir Alman Belediye Başkanı. Durum eğer tersine olsaydı, daha çok ses getirir miydi? Avusturya basınında örneğin olayın detayları fazla yer almadı. Basının etkisinin orda da olduğuna inanıyorum ve uluslararası basında (Yunanistan, İtalya, NY Times, Guardian, Le Monde ) haber yaptı. Basının nasıl haber yaptığı, 'başka türlü olsaydı' spekülasyonlarına taraf olmak istemiyorum. Saldırı sizin için bir şeyleri değiştirecek mi? Şahsi ya da siyasi ? Siyasi olarak küçük şehrim için, gelecek için önemli şeyler ve tüm insan grupları için mücadeleye devam edeceğim. Bölgeler üstü, modern ve işleyen bir göç için, nefret ve şiddete karşı mücadeleye devam edeceğim. Saldırının bende neler değiştirdiğini henüz tam olarak açıklamam mümkün değil. Bunu bir yıl sonra sorabilirsiniz. Geçmiş olsun diliyor ve bu ilginç röportaj için teşekkür ediyoruz. Ben de size teşekkür ederim. Arbeiterkammer hat 100.000sten Rechtsschutzfall durchgefochten “Avusturya İşçi Odası 100 Bininci Hukuk Davasını Kazandı” Häupl und Kaske empfingen AK-Mitglied Roswitha Stelzer Die 55-jährige Angestellte Roswitha Stelzer wurde von Bürgermeister Michael Häupl und AK Präsident Rudi Kaske im Wiener Rathaus empfangen. Stelzers Fall war der 100.000ste Rechtsschutzfall, den die AK erfolgreich durchgekämpft hat. v.li.n.re. Bgm. Michael Häupl, Hans Trenner – Bereichsl. Rechtsschutz Arbeitsrecht, Roswitha Stelzer -AK Mitglied, AK Präs. Rudi Kaske Bıçaklı Saldırı Olayı Nasıl Yaşanmıştı? Almanya’nın Altena şehri Belediye Başkanı 54 yaşındaki Andreas Hollstein’a bıçaklı bir saldırı düzenlendi. Saldırganın kimliği 56 yaşındaki Werner S. olarak açıklandı. Saldırı, bir Türk kebapçısında gerçekleşti ve restoran sahibinin ve oğlunun yardımıyla saldırgan etkisiz hale getirildi. Saldırgan daha sonra polis tarafından gözaltına alındı. Alman savcılığından yapılan açıklamaya göre, saldırgan belediye başkanına 34 santimetre uzunluğunda bir mutfak bıçağıyla saldırdı ve başkanın boynunun sol kenarında 15 santimetre uzunluğunda bir kesik meydana geldi. Başkan Andreas Hollstein, hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi. Başkana yardım eden ve hayatına kurtaran restoran sahibi Ahmet Demir ve babası Abdullah Demir ile saldırgan arasından yaşanan boğuşmada, saldırgan Abdullah Demir’i de hafif şekilde yaralandı. Belediye Başkanı da taburcu olduktan sonra saldırının yaşandığı döner restoranına giderek kendisine yardım eden Demir ailesine teşekkür etti. Saldırının ardından Almanya Şansölyesi Angela Merkel, olayı kınnadı ve başkana yardım edenlere teşekkür etti. Bundan daha çok sayıdaki durumlarda mahkemeye gerek kalmaksızın problemleri ortadan kaldırdı. Bunları kendi çözüm yollarını üreterek ya da doğrudan işverenle görüşerek sağladı. Mahkemede, makamlardan ve doğrudan işverenden üyeleri için AK’lar (İşçi Odaları) ülke genelinde 532 milyon euroyu geri aldılar: 220 milyon sosyal mahkemelerde, 189 milyon iflas hukukunda, 73 milyon iş hukukunda, 40 milyon vergiler, 10 milyon tüketicinin korunmasından. AK Viyana daima üyelerinin yakınında: Prinz Eugen caddesindeki AK’da 9 yıl önce yeni bir danışma merkezi kuruldu. Tüm 4 dış merkez iş hukuku danışmanlığı ve hukukun uygulanması işine adandı. Kaske: "Ne zaman ihtiyaç olursa, AK her zaman yakınızda. Üyelerinin yanında olmak bizim açık hedefimiz." AK’nın yasal koruması, kendilerine avukat edinemeyenlerin de haklarına ulaşabilmesi için uğraşıyor. AK, Viyana iş ve sosyal mahkemelerindeki davaların 2/3’sinde çalışanları temsil ediyor. Avusturya’da çalışanlar iş yerinde her şeyi kabullenmek zorunda değiller. Kafalarında daima zorda kalırsam AK’ya giderim fikri var. Bütün çalışanların -işte henüz çatışma yaşamamışlar da dahil- bu fikre sahip olmalarını sağlayan güç AK’nın yasal koruma hizmetidir. AK’nın en önemli gücü; Avusturya genelinde 3 milyonun üstünde, Viyana’da yaklaşık 1 milyon üyesinin sayesindedir. Başkan Kaske: "Kim yasal üyelik ve diğer meseleleri karıştırırsa, sadece çalışanların gücünü azaltmış olur." © www.fotos-braun.de

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA FEBRUAR2016
EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA MAI 2014