Aufrufe
vor 6 Monaten

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA APRIL 2018

www.europa-journal.net

NİSAN

NİSAN 2018 HABER AVRUPA AVUSTURYA - 6 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H © Parlamentsdirektion / PHOTO SIMONIS Die "UmweltfighterInnen", also Grüne, wurden bei der letzten Tiroler Landtagswahl erneut mit großem Vertrauen der WählerInnen ausgestattet. Und gestalten nun für eine zweite Amtszeit von fünf Jahren die Zukunft Tirols mit in der Landesregierung. Das Ziel des Regierungsprogramms für Tirol 2018 – 2023 ist es, die Modernisierung voranzutreiben, Vollbeschäftigung mit möglichst qualitativ hochwertigen Jobs zu erreichen, die Herausforderungen im Bereich Verkehr und leistbares Wohnen anzupacken, die Chancengerechtigkeit zwischen den Regionen, Generationen und Bevölkerungsgruppen zu fördern, das soziale Netz beizubehalten, umsichtig mit unseren natürlichen Lebensgrundlagen umzugehen und den Wirtschafts-, Industrie- und Tourismusstandort Tirol weiterzuentwickeln. Die Grünen möchten den nachfolgenden Generationen ein Land Alev Korun Bundesvorstandsmitglied der Grünen, Naonalratsabgeordnete a.D. alev.korun@gruene.at Grüne regiert in Tirol weitere fünf Jahre Chancengerechtigkeit, leistbares Wohnen & Naturschutz für die Zukunft Tirols! übergeben, das ihnen alle Möglichkeiten bietet. Aber wer Gutes bewahren will, muss auch vieles verändern. Um Tirol als lebenswertes Land zu erhalten, wird sich die Tiroler Landesregierung in der kommenden Legislaturperiode besonders den Herausforderungen Verkehr und Wohnen widmen, bei denen mutige, neue Ansätze anstehen. Beim Transit wird es das oberste Ziel sein, die LKW-Fahrten schrittweise bis nach der Fertigstellung des Brenner-Basistunnels 2027 auf unter 1 Million Fahrten zu reduzieren. Beim Wohnen werden die Tiroler Grünen gemeinsam mit dem Koalitionspartner in der Landesregierung die Vertragsraumordnung ausweiten, über 12.000 Wohnungen bauen und die Spekulation bekämpfen. Das Ziel der Grünen ist, dass sich ALLE TirolerInnen Wohnen leisten können. Denn Wohnen ist Grundrecht und kein Luxus! Avusturya'da yaşayan 20 bine yakın Türk göçmen için zor süreç devam ediyor. Hükümet bu kişilerden "Türk vatandaşı olmadıklarını" kanıtlamalarını istiyor. Türk vatandaşı olmadığını kanıtlayamayanlar Avusturya pasaportunu ve bu ülkedeki haklarını kaybetme riski ile karşı karşıya. SÜREÇ NASIL BAŞLADI? Avusturya devletinin Türk göçmenlerin üzerine gitme süreci, geçen yıl Türkiye’de yapılan anayasa değişikliği referandumundan kısa bir süre sonra başladı. LİSTE SIZDIRILDI O dönemde muhalefette bulunan şimdi ise hükümet ortağı olan aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi’ne (FPÖ) ‘kimliği belirsiz kişilerce’ Avusturya'da oy kullanan 95 bin Türk seçmenin isimlerinin yer aldığı bir liste sızdırıldı. FPÖ, listede aynı zamanda Avusturya vatandaşı da olan seçmenlerin bulunup bulunmadığını öğrenmek için listeyi Göçmenlik Bürosu'na verdi. Özel durumlar dışında çifte vatandaşlığın yasak olduğu Avusturya'da, yapılan araştırma sonucunda Türkiye’deki referandum da oy kullananlar arasında 20 bine yakın Avusturya pasaportu taşıyan Türk bireyin olduğu belirlendi. HÜKÜMETİN ÇİFTE VATANDAŞ TÜRK AVI DEVAM EDİYOR... 20 bin 'Avusturyalı Türk'ü zor günler bekliyor... VATANDAŞ OLMADIĞINIZI KANITLAYIN! Avusturya makamları oy kullananların muhtemelen çifte vatandaş olduğundan yola çıkarak, Avusturya pasaportuna sahip 20 bine yakın kişiden "Türk vatandaşı olmadıklarını" kanıtlamalarını istiyor. Türk vatandaşı olmadığını resmi olarak kanıtlayamayanlar ülke vatandaşlığını ve sahip oldukları birçok hakkı kaybedecek. Avusturya yasalarına göre ülke vatandaşı olmak için başvuran her birey önceki vatandaşlığından çıkmak zorunda. Avusturya vatandaşlığına geçen Türklerin birçoğu ise Türkiye’deki yasaların vatandaşlıktan çıkan kişilerin bir süre sonra yeniden Türk vatandaşlığına başvurmasına izin vermesinden dolayı yeniden Türk vatandaşlığına geçiyor. SINIR DIŞI EDİLME ENDİŞESİ... Türk vatandaşı olmadığını kanıtlayamayanların en büyük endişesi sınır dışı edilmek. Ama bu kısa vadede mümkün gözükmüyor. Bunun uzun bir hukuki süreç gerektireceğini belirten uzmanlar, Türk kökenlilerin Avusturya vatandaşlığı ellerinden alınsa da ülkeden gönderilmelerine ihtimal vermiyor. Ancak birçok hakkı ellerinden alınacak bireylerin ciddi mağduriyet yaşaması kaçınılmaz görünüyor. Toplum Barometresi Anketinden Tehlikeli Bir Sonuç Çıktı... Her 4 Avusturyalı’dan Biri ‘Güçlü’ Lider İstiyor Geçtiğimiz günlerde Volkshilfe Derneği’nin ‘Avusturya’nın Nazi Almanyasına bağlanmasının 80. Yılı’ dolayısıyla toplumun nabzını ölçen bir çalışması yayınlandı. Bu ‘Toplum Barometresi’ sonuçlarında öne çıkan maddeler her 4 Avusturyalıdan 1’inin güçlü bir lider arzuladığı (%26), ağırlıklı çoğunluğun (%80) gösteri hakkının önemli olduğunu belirtmeleri oldu. Ankette yer alan ''Meclis ve seçimlerden endişe duymayacak güçlü bir lider olmalı'' ifadesi için %8 çok, %18 oldukça doğru dedi. Yani toplam %26’lık kesim güçlü bir lider arzuluyor. %25 az da olsa olabilir derken, %43 ise bunu hiç onaylamıyor. Volkshilfe işletme müdürü Erich Fenninger sonucu oldukça tehlikeli görüyor ve siyasetin buna tepki vermesini istiyor. Fenninger bununla beraber, SORA Enstitüsü’nün seçimlerle ilgili bir anketine atıf yaparak %94 gibi ezici bir çoğunluğun demokrasinin en iyi yönetim şekli olduğunda karar kıldığını ve bunun iyi bir sonuç olduğunu belirtiyor. Gösteri hakkı: Çoğunluk kısıtlamalara karşı Güçlü bir lider arzulasına rağmen Avusturyalılar gösteri hakkının yanında yer alıyor. Tam olarak her 10 kişiden 8’i gösteri hakkını demokrasinin önemli bir unsuru olarak görüyor. Sadece %15’lik bir kesim bunun aksi görüşünde. Hakların kısıtlanması %70 için demokrasiye saldırı anlamına gelirken, %24 bu düşüncede değil. Fenninger’e göre demokrasi bilincinin gelişmesini sağlayan bir başka araç ise gönüllü çalışma, ankette de bu ortaya çıkıyor. %72 bu yargıyı desteklerken, ankete katılanların %30’u kendilerinin bizzat inisiyatif ya da derneklerde faal olduklarını söylüyor. Fenninger doğrudan demokrasinin, siyaset tarafından güçlendirilmesine farklı bakıyor, bu konunun yalnız seçim sürecinde değil, öncesinden de ele alınması gerektiğini söylüyor. Eurostat verilerine göre Avusturya vatandaşlığı artık ‘yabancılara’ cazip gelmiyor Vatandaşlığa Geçişlerde Avusturya AB’de Son Sırada 2016 yılında Avusturya, 28 Avrupa Birliği (AB) üye ülkesinde en düşük vatandaşlığa geçişin yaşandığı ülke oldu. Her 100 ‘yerli’ yabancıdan sadece %0.68’i ülke vatandaşlığına geçti ve bu oranla Avusturya, Letonya ile birlikte son sırada yer aldı. Avrupa İstatistik Kurumu'na (Eurostat) ait son verilere göre ilk sırada, 100 yabancıdan %9.71’ine vatandaşlık veren Hırvatistan bulunuyor. Hırvatistan'ın arkasında İsveç (7.93), Portekiz (6.46), Romanya (4.22), Yunanistan (4.16) ve Finlandiya (4.11) sıralandı. Öte yandan, Avusturya ve Letonya'ya ek olarak, Slovakya (0.74), Estonya (0.90), Litvanya (0.94) ve Çek Cumhuriyeti (0.96) en alt sıralarda yer aldı. 2016 yılında toplamda 995.000 kişi bir AB ülkesinden vatandaşlık hakkını elde etti. 2015 yılında bu rakam sadece 841.000 olmuştu. 2016 yılında AB vatandaşlığı alan en büyük grup, yine Fas'tan (101.300 kişi), ardından Arnavutluk (67.500), Hindistan (41.700), Pakistan (32.900) ve Türkiye (32.800) oldu.

7 - AVUSTURYA HABER AVRUPA NİSAN 2018 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Göçmen öğrencilerin Avusturya okullarında durumu nasıl? Avusturya okullarındaki göçmen öğrencilerin verimi düşük, motivasyon eksikliği var Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) araştırmasına göre Avusturya’daki okullarda eğitim gören göçmen çocukların performans zayıflığı ve motivasyonu OECD ortalamasının altında, ancak öğrenciler kendilerini sosyal olarak uyumlu hissediyor. Dünya genelinde 72 ülkede yarım milyondan fazla 15-16 yaş grubu öğrencinin okuma, matematik ve fen bilimleri gibi disiplinlerde test edildiği PISA araştırmasında Avusturya’dan 8000 öğrenci yer aldı. Öğrenciler ayrıca öğrenme motivasyonu ve sosyal faktörler gibi konularda da soruları cevapladılar. OECD, özel değerlendirme yapılabilmesi için öncelikle göçmenlerle ilgili verileri karşılaştırdı. Bu sonuçlara göre yabancı kökenlilerin 3 disiplinde temel bilgilere (2. seviye) sahip olma oranı %47 (OECD ortalaması %54, AB ortalaması %55) ve bu oran hem OECD hem de AB ortalamasının altında. Daha çok karşılaştırma yaparsak: Kanada’da %82, İsviçre ve ABD’de %58, Almanya’da %57. Verim motivasyonu da zayıf OECD karşılaştırmasında Avusturya’daki göçmen öğrencilerin verim motivasyonu zayıf çıktı. Avusturya’da kendini motive hissedenlerin oranı %57 iken, OECD ortalaması %70, AB ortalaması %66. Anglo- Amerika bölgesindeki ülkelerde göçmen öğrencilerin motivasyon oranı ise bir hayli yüksek çıktı (%80 üzeri). Avusturyalı öğrencilerin motivasyon oranı ise göçmen kökenlilerden daha düşük (%43). Sosyal uyum ve hayattan memnunluk konusunda sonuçlar sevindirici Avusturya’da göçmen öğrencilerin %67’si okula kendini ait hissediyor (OECD ortalaması %60, AB ortalaması %58). Avusturya’daki yabancı kökenli öğrencilerin %70’i hayat memnunluğunu 0’dan 10’a kadar olan not skalasında en az 7 olarak notlandırıyor (OECD: %67, AB: %69). Bunun dışında bu öğrencilerin okulda başarısız olma korku oranı OECD ortalamasının daha altında. Araştırmaya göre Avusturya’da göçmenlerin oranı %31. Bu oran hem AB ortalamasının (%22) hem de OECD ortalamasının (%23) üstünde. Diğer bazı ülkelerin göçmen oranları ise şöyle: Almanya %28, İngiltere %29, İsveç %31, ABD %32, Belçika %33 ve İrlanda %34. AB genelinde en yüksek göçmen oranı %70 ile Lüksemburg, İsviçre %52, Avustralya %44 ve Kanada (%41). Çocukların ¼’ü yurt dışında doğan ve ilk kuşağın çocukları Avusturya için araştırmada göze çarpan diğer sonuçta göçmen kökenli çocukların ¼’ünün yurt dışında doğan ilk kuşağın çocukları olması. %41 ikinci kuşağın, %6 geri dönenlerin ve %29 farklı köklerden gelen Avusturyalıların çocukları. Migrantenkinder an österreichischen Schulen sind im OECD-Vergleich eher leistungsschwach und weniger motiviert, fühlen sich aber sozial gut integriert. Das zeigt eine PISA-Studie. 2003-2015 yılları arasında göçmen kökenli öğrencilerin oranındaki artış %12 Avusturya’da 2003-2015 arasında okullardaki göçmen öğrencilerin oranı %12 artarken, OECD ortalaması %6, Almanya’daki artış oranı ise %7 oldu. Bunun dışında Avusturya, yerli ve göçmen arasındaki sosyo-ekonomik statü farkının OECD ortalamasından oldukça yüksek olduğu ülkeler grubuna ait. Viyana (OTS) - Avusturya işgücü piyasası 2017’den bu yana hissedilir bir canlanma yaşıyor. İşsiz sayısında azalma devam ediyor. Olumlu gelişmelere rağmen yüksek kaliteli eleman talebi ile iş arayanların mevcut eğitim seviyesi arasındaki aksaklık sürüyor. Örneğin boş iş alanlarının sadece %35’inde zorunlu eğitimi bitirenler aranırken, işsizliğe yazılanların %45’i zorunlu eğitimi bitirmiş durumda. Daha büyük bir aksaklık ise çıraklık eğitimi almış kişilerin istihdam edilmesi gereken işlerde var. © Sozialministerium / Johannes Zinner Uzman Eğitimi ve Uzun Süreli İşsizler İçin Daha Fazla Teşvik Hükümetten Eğitim Atağı Bireysel Danışmanlık ve Yeterlik İçin Kişi Başına 414€ Artış İş Piyasası Kurumu’nda (AMS) kayıtlı istihdamı bekleyen yerlerin yaklaşık %50’si, çıraklık eğitimi almış kişiler tarafından doldurulması gerekiyor, oysa AMS’de iş arıyor olarak kayıtlı olanların ancak %32’si çıraklık eğitimi görmüş. Bu aksaklık gelecekte yaşanacak uzun süreli işsizliğin ana nedenlerinden biri olarak görülüyor. Hükümet yeni eğitim atağı ‘JobAktiv’ ile buna karşı durmaya çalışıyor. Eğitim tedbirlerinde 18 yaşına kadar olan gençler 12 milyon euro, 25 yaşına kadar olanlar 37 Sozialministerin Beate Hartinger-Klein milyon euro ile desteklenecek. ‘JobAktiv’ Uzun süreli işsizliğe karşı tedbir ‘JobAktiv’ ile iş arayanlar sürekli olarak bir işe sokulacak. AMS yönetimi, fonların kullanımında daha çok özgür olacak. Bakan Beate Hartinger-Klein: ''İş bulmakta zorlanan her iş arayanı ve özellikle gençleri en iyi şekilde desteklememizi sağlayacak teşvik tedbirlerini ‘JobAktiv’ ile gerçekleştirebilecek olmamızdan mutlu ve gururluyum. Bu yıl bu alana 79 milyon Euro yatırım yapacağız. Bunun anlamı işsizlik düşerken destekleme bütçesinin kişi başına 414 euro arttırılmasıdır.'' Bununla birlikte 2018’de uzun süreli işsizlikle mücadele için AMS’nin bütçesi %13 arttırılıyor. Hükümetin bir ana meselesi de Avusturya’nın rekabet gücünü kuvvetlendireceği ve işsizliği düşüreceğinden uygun kalifiye işgücü talebinin karşılanması. Bakan Hartinger-Klein sözlerini şöyle tamamladı: ''Etkili, verimli bir işgücü piyasası politikası için kullanabilecek kaynakların hazır edilmesi de önem taşıyor. Bu nedenle mantıklı tedbirler getirmek ve bu yılın bütçesini buna uygun olarak düzenlemek istiyoruz.'' Eğitim Bakanı Faßmann Derinleştirilen PISA Raporu Hakkında Konuştu... ‘Doğru Yoldayız’ Eğitim Bakanı Faßmann: "OECD’nin ortaya koyduğu sayılar eğitim politikasında izlediğimiz yeni yöntemle doğru yolda olduğumuzu gösterdi. OECD raporu göçmen kökenli ve (ya) ilk dili Almanca olmayan öğrencilerin PISA sonuçlarının ilk dili Almanca olan öğrencilerden daha zayıf olduğunu gösterdi. Bunu ortadan kaldırmak için önerilen tedbirler, bizim gelecek yıllarda uygulamayı düşündüğümüz eğitim politikamızla örtüşüyor. Dili ne kadar bildiklerini erkenden değerlendirme tavsiyesi ve yeni oluşturulan Almanca destek sınıflarıyla hedeflenmiş dil desteği zaten 2018 sonbahar döneminde uygulanacak. Şimdikinden daha yoğun dil desteği, yeni öğrenme planı, standart test yöntemi ve her dönemde geçiş hakkı olması sayesinde öğrenciler gelecekte daha isabetli bir şekilde desteklenecek. Bunun dışında dil desteği temel pedagojide ağırlıklı bir konudur ve bu mesele, gelecekte daha güçlü bir şekilde ele alınmalıdır. Eğitim reformuyla sosyo-ekonomik faktörlerin de kaynak dağıtmada hesaba katılması imkânı doğdu. Böylece birçok sorunla karşılaşan okullar ihtiyaçlarına göre desteklenebilecek. Öğrencilerin ders zamanlarından sonra da en iyi şekilde bakımları için tam gün okulların yaygınlaştırılmasıyla okul dışı aktiviteler hizmeti de zorlanmalıdır. Velilerin de bu sürece sıkı bir şekilde dahil edilmesinin önemi, hükümet programında vurgulandı. Çocuklarının eğitim başarısını aktif olarak desteklemeleri için ebeveynlerin de eğitim alanındaki katılımlarını kuvvetlendirmeleri gereklidir. Yayınlanan rapor göçmen kökenli öğrencilerin yüksek performans motivasyonu da gösterdiğini kanıtlamıştır. Bu motivasyondan yararlanılmalı ve hedef odaklı teşvikle desteklenmelidir."

EVENT JOURNAL April-Mai 2018
April 2018
EVENT JOURNAL - SOMMER 2018
Regio-Journal 01/2018
Nolte Journal 2018
meditronic-journal 2-2018
LiNoh Journal - Frühjahr 2018
Journal Altdorf April 2016
2018-Europa-und-Orient Katalog
Journal Stans April 2016
Regio-Journal 03/2018
Lifestyle April 2018
SIEBEN: April 2018
Emmendingen Magazin (April 2018)