NEWS - Dedeman Otelleri

dedeman.com

NEWS - Dedeman Otelleri

DQ

D E D E M A N Q U A R T E R L Y

S A Y I - I S S U E 1 3 K I Ş - W I N T E R 2 0 1 1

Renkli Bir Kış Masalı

A Colorful Winter Tale

Kış aylarının vazgeçilmez lezzeti: Çorbalar

The essential flavor of winter months: Soups

Dedeman İstanbul Genel Müdürü

Bora Göymen ile söyleşi

Interview with Bora Göymen General Manager

of Dedeman Istanbul


DQ

ÖNSÖZ-FOREWORD

Değerli Dedeman Okurları,

1

2011 yılını geride bırakmaya hazırlandığımız şu günlerde yeni bir yılın güzel umutları ve

beklentileri içimizi sardı. Bu heyecanlı bekleyişte bizler de sizler için yepyeni konularla dolu kış

sayımızı hazırladık.

Kış aylarının soğuk havasına aldırmayanlar için seyahat sayfalarımızda “Türkiye’den kış

manzaraları” başlıklı konuyu mercek altına aldık. İstanbul’dan Ankara’ya, Erzurum’dan

Kapadokya’ya kadar birçok şehirde kış aylarında neler yapılır merak ediyorsanız bu sayfalara

mutlaka göz atmanızı tavsiye ederim.

Yemek bölümümüzde ise Dedeman Otelleri’nin şeflerinden aldığımız çok özel çorba tariflerini de

sizlerle buluşturuyoruz. Yöresel çorba tariflerinden derlediğimiz bu sayfalarda hem sofralarınızı

şenlendirecek hem de içinizi ısıtacak çok özel tarifler bulmanız mümkün.

Yakın komşu Filibe’ye yolculuk, hayatınızı kolaylaştıracak i-phone uygulamaları, İstanbul’un

kalbinde yer alan Dedeman İstanbul’un Genel Müdürü Bora Göymen ile röportaj ve çok daha

fazlası bu sayımızda yer alıyor. Ayrıca, moda konusunda yeni yılı bir yenilik ile karşılamak istedik

ve minik dostlarımızla derlediğimiz moda sayfalarımızı sizlerin beğenisine sunmaya karar verdik.

Hepinize şimdiden sağlık, başarı ve huzur dolu bir yeni yıl dilerim.

Dear friends of Dedeman,

As we’re getting ready to leave behind 2011 these days, we’re filled with the beautiful hopes and

expectations of a new year. During this exciting time, we prepared our winter issue for you full of

brand new topics.

For those who don’t mind the cold weather during winter months, we focused on ‘Winter

landscapes from Turkey’ in our travel pages. If you’re wondering what there is to do in many cities

from Istanbul and Ankara to Erzurum and Cappadocia, I recommend you definitely take a look at

these pages.

In our food section, we’re sharing with you the very special soup recipes we’ve received from chefs

at Dedeman Hotels. We put together these pages with regional soup recipes; it’s possible you’ll

find very special recipes here to spice up your tables and warm you up.

You’ll find a trip to the close by neighbor Plovdiv, iPhone applications to make your life easier,

an interview with Bora Göymen, the General Manager of Dedeman Istanbul and much more in this

issue. We also wanted to greet the New Year with a novelty in terms of fashion and decided to offer

our fashion pages, which we prepared with our young friends, for your pleasure.

Wish you all a healthy, successful and peaceful year.

Tamer Yürükoğlu

CEO

Dedeman Hotels & Resorts International


18

38

DQ ‹Ç‹NDEK‹LER-CONTENTS

10

26

31

54

ajanda-zoom

04 Türkiye’de ve dünyada olup bitenler

The news from Turkey and the world

trend

10 Kayak bavulunuzda neler olmalı

What should be in your skiing suitcase

seyahat-travel

18 Renkli bir kış masalı

A Colorful Winter Tale

röportaj-interview

26 Özgün yazar Berrak Yurdakul ile söyleşi

Interview with an original author Berrak Yurdakul

yemek-food

31 Kış aylarının vazgeçilmez lezzeti: Çorbalar

The essential flavor of winter months: Soups

kent-city

38 Yakın Komşu Filibe’ye yolculuk

A Journey to Close Neighbor Plovdiv

moda-fashion

54 Yeni bir yıla yepyeni başlangıçlar ile girin!

Enter the new year with new beginnings!

röportaj-interview

48 Dedeman İstanbul Genel Müdürü

Bora Göymen ile söyleşi

Interview with Bora Göymen General Manager of

Dedeman Istanbul

hobi - hobby

42 Hayatınızı kolaylaştıracak uygulamalar

Things to make your life easier

kültür&sanat

64 Yıllara damgasını vurmuş sinema uyarlamaları

Movie adaptations that have left a mark on years

haberler-news

72 Dedeman dünyas›ndan haberler

News from Dedeman Hotels

öykü-story

78 Begüm Ahu Ağlaç’dan keyifli bir hikâye

A cosy tale from Begüm Ahu Ağlaç

DQ

DEDEMAN QUARTERLY

‹MT‹YAZ SAHİBİ - CHAIRMAN

Dedeman Hotel&Resorts International ad›na

Tamer Yürükoğlu

YÖNET‹M YER‹ - EXECUTIVE CONTACT

Dedeman Hotel&Resorts International

Y›ld›z Posta Caddesi No.52 34340

Esentepe- ‹stanbul

Tel: 0212 337 39 00

www.dedeman.com

YAPIM - PRODUCTION

AJANS MEDYA

GENEL YAYIN YÖNETMEN‹

EDITOR-IN-CHIEF

Arzu Karacadağ

YAZI ‹ŞLER‹ MÜDÜRÜ (Sorumlu)

MANAGING EDITOR

Duygu Uz Koronel

‹NG‹L‹ZCE BÖLÜM ED‹TÖRÜ

ENGLISH SECTION EDITOR

Gizem Ünsalan

KATKIDA BULUNANLAR - CONTRIBUTORS

Esin Müftüoğlu, Eda Yeşim, Sera Gillow,

Müge Şenel Esatoğlu,

Deniz Tarı, Zeynep Bayraktar,

Gökçe Bezirgan Parlakyıldız, Murat Tekin

REKLAM GRUP BAŞKANI

ADVERTISING GROUP CHAIRMAN

Gonca Alyanak Savc›

REKLAM KOORD‹NATÖRÜ

ADVERTISING COORDINATOR

Tolgay Gülten

REKLAM MÜDÜRLERİ

ADVERTISING MANAGERS

Gözde Çokgezen, Özgür Çokgezen

AJANS MEDYA

Kuruçeşme Caddesi, No: 3

Kuruçeşme 34345 ‹stanbul

Tel: 0212 287 19 90

BASKI VE C‹LT / PRINTING PRESS

Apa Uniprint Bas›m San. ve Tic. A.Ş.

Had›mköy ‹stanbul Asfalt›,

Ömerliköy Mevkii 34555 Had›mköy,

Çatalca- ‹stanbul

Tel: 0212 798 28 42

Yay›n Türü 3 ayl›k, süreli, yerel

Bas›m Yeri ve Tarihi ‹stanbul, Aralık 2011

Dedeman Hotel&Resorts International’›n

ücretsiz yay›n›d›r.

Complimentary copy of Dedeman Hotels&Resorts

International.

Dergide yay›mlanan yaz›, fotoğraf ve illüstrasyonlar›n

her hakk› sakl›d›r. Kaynak gösterilmeden al›nt›

yap›lamaz. Yaz›lar›n sorumluluğu yazarlara,

yay›nlanan ilanlar›n sorumluluğu ise sahiplerine aittir.

All rights are reserved that pertain to the written

materials, photographs and illustrations published in

the magazine. Nothing in this magazine may be

borrowed or reproduced without full credit being

given to the source.


4

AJANDA

DQ

THE 12 TH

INTERNATIONAL

ANTALYA PIANO

FESTIVAL BEGINS

The 12 th International Antalya Piano Festival,

hosted by Antalya Metropolitan Municipality, is

getting ready to greet fans with a rich program

this year, as well. With Fazıl Say as its artistic

director, the festival is set to take place in

Antalya between November 25 and December

17. The festival brings together worldrenowned

artists and groups; in its 12th year,

it will host an unforgettable classical music

feast for fans of art. The festival will not be

limited to concerts on stage; artists will meet

with students via workshops held in schools.

Just like last year, people who don’t have

the chance to attend concerts will get to be

introduced to classical music via public concerts

held in far reaches of the city.

12. ULUSLARARASI

ANTALYA PİYANO

FESTİVALİ BAŞLIYOR

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 12. Uluslararası

Antalya Piyano Festivali, zengin içeriği ile bu yıl da

meraklılarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Sanat yönetmenliğini

Fazıl Say’ın yaptığı festival, 25 Kasım - 17 Aralık tarihleri

arasında Antalya’da gerçekleşecek. Dünyaca ünlü sanatçıları

ve grupları Antalya’da buluşturan festival, 12. yılında da

sanatseverlere unutulmaz bir klasik müzik şöleni yaşatacak.

Sadece sahnedeki konserler ile sınırlı kalmayacak olan

festivalde sanatçılar, okullarda düzenlenecek workshop’larla

öğrencilerle buluşacak. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da,

şehrin uzak bölgelerinde düzenlenecek halk konserleri ile

konserlere gelme şansı olmayanlar klasik müzik ile tanışma

fırsatı yakalayacak.


THE HEART

OF DANCE

BEATS FOR

NATURE!

One of the most well known

social responsibility projects

of the State Opera and Ballet,

“ŞehirOrman” meets with

viewers. This dance-drama that

Art Director Beyhan Murphy

stages with her own stage

direction and choreography

is inspired by Rudyard

Kipling’s work, “Jungle Book.”

“ŞehirOrman” is directed more

towards youths ages 10-18

but can appeal to anyone

from age 7 to 70. This

education and communication

project comes to life with the

20-person MDTistanbul crew.

“ŞehirOrman” has been able

to adhere to the goals it’s

set; in the axis of sociological

problems that threaten the

future of developing nations like

Turkey, it successfully questions

issues like “environmental and

natural contamination,” “lack of

education in society,” “animals

facing extinction,” “the dangers

that green spaces face” and

“kids who live and work on

the streets and degenerating

culture” within the world of

young people. “ŞehirOrman”

welcomes audiences to Fulya

Sanat Sahnesi at 16:00 on

December 18, 2011 and on

December 20 and

21 at 20:00.

DANSIN KALBİ DOĞA İÇİN ATIYOR!

Devlet Opera ve Balesi’nin en tanınmış sosyal sorumluluk projelerinden olan ‘ŞehirOrman’

izleyiciyle buluşuyor. Sanat Yönetmeni Beyhan Murphy’nin kendi reji ve koreografisiyle

sahnelediği dans drama da’, Rudyard Kipling’in ‘Jungle Book’adlı kitabından yola çıkılıyor.

Daha çok 10-18 yaş arası gençlere yönelik ancak “ 7’den 70’e bir seyirci kitlesine hitap eden

‘ŞehirOrman’ 20 kişilik MDTistanbul ekibiyle canlanıyor. Bir eğitim ve iletişim projesi olarak

hazırlanan ‘ŞehirOrman’, saptadığı hedefi tutturmuş, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin

geleceğini tehdit eden sosyolojik sorunların ekseninde; ‘Çevre ve doğa kirliliği’, ‘toplumdaki

eğitim yetersizliği’, ‘nesli tükenmekte olan hayvanlar’, ‘yeşil alanların içinde bulunduğu

tehlikeler’, ‘sokakta yaşayan, çalışan çocuklar ve yozlaşan kültür’ gibi gündemleri, gençlerin

dünyası içinde başarıyla irdeliyor. ŞehirOrman 18 Aralık 2011 tarihinde saat 16:00’da, 20 – 21

Aralık tarihleri arasında Saat 20:00 Fulya Sanat Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor.

5


AJANDA

6 DQ

JANE BİRKİN SAHNEDE!

Antonioni’nin kült filmi “Blow Up”ta 1966 yılında sahne alan ve başarılı kariyerine bu

yolla başlangıç yapan Jane Birkin, İstanbullularla buluşmaya hazırlanıyor. 60’ların Swinging

London akımının unutulmaz kadın figürü, Serge Gainsbourg’un tek aşkı ve ilham perisi,

müzisyen, aktris ve model, canlı performansı ile dikkatleri çekeceğe benziyor. Bryan Ferry,

Brian Molko, Franz Ferdinand, Manu Chao, Brett Anderson, Françoise Hardy, Beck ve Beth

Gibbons gibi çok önemli müzisyenlerle birlikte çalışan sanatçı, şimdiye kadar 14 tane stüdyo

albümü ve 6 tane canlı konser albümüne sahip. Dinleyenleri etkileyici performansı ve tavırları

ile büyüleyen Jane Birkin, bu sene içerisinde Tsunami dolayısıyla büyük zarar gören Japonya

için Serge Gainsbourg’a ait hitlerini 18 – 19 Ocak’ta Babylon sahnesinde seslendirecek.

JANE BIRKIN ON THE STAGE

Jane Birkin began her successful career by

starring in Antonioni’s cult 1966 film, “Blow

Up.” This unforgettable woman figure of the ‘60s

“Swinging London” trend is getting ready to

meet Istanbulites. Birkin, the musician, actress

and model - as well as the one love and muse

of Serge Gainsbourg - is sure to put on a live

performance that audiences will love. The artist

has released 14 studio albums and 6 live concert

albums to date as well as working with important

musicians such as Bryan Ferry, Brian Molko,

Franz Ferdinand, Manu Chao, Brett Anderson,

Françoise Hardy, Beck and Beth Gibbons. Jane

Birkin mesmerizes audiences with her impressive

performance and manners. She’ll perform her hits

belonging to Serge Gainsbourg for Japan, which

suffered great losses this year due to the tsunami, on

the Babylon stage on January 18-19.


YENİ YILA

MACERAPEREST BİR

Eğer maceracı bir yapıdaysanız, ıssız buzlar

ülkesi Antartika, size aradığınızdan çok

daha fazlasını sunuyor. Bu bembeyaz ülke,

herkesin, her sene aynı şekilde kutladığı yeni

yılı renklendirmeye çoktan hazır. Maceracı

ruhunu işe dönüştürmeyi başarabilmiş İngiliz

kaşif Patrick Woodhead, “White Desert” yani

Beyaz Çöl safari turuyla kendisi gibi farklılık

peşinden olanları maceraya ortak ediyor.

Donmuş denize karşı konumlanmış, 9 ileri

teknoloji ürünü çadırlardan oluşan kamp

alanı koloniyal bir şekilde dekore ediliyor.

Kamp alanında ihtiyaç duyulan tüm enerji

tamamen doğal olarak güneş ve rüzgârdan

sağlanıyor. Çevre dostu enerji üretim

yöntemleri sayesinde atmosfere karbon

salınımını engelleyen tur ekolojik sorumluluk

ruhu taşıyor. 10 gün süren bu safaride

penguenleri gözlemleyebilir, kite – ski ve

buz tırmanışı yapabilir, sevgilinizle gittiğiniz

takdirde karlara adınızı yazıp doğanın

kucağında romantik anlar yakalayabilirsiniz.

www.white – desert.com

KEŞİF!

7

AN ADVENTUROUS

DISCOVERY FOR THE

NEW YEAR!

If you’re the adventurous type, Antarctica, the

deserted land of ice, offers you much more than

you’re searching for. This all-white country is

already prepared to lend color to its usual New

Year celebrations. The British discoverer Patrick

Woodhead, who’s managed to transform his

adventurous spirit into a profession, partners up

with others who are also searching for something

different through his “White Desert” safari tours.

The camp area, situated across from a frozen sea

and consisting of 9 high-tech tents, is decorated in

a colonial style. All the energy used in the camping

grounds is completely natural and comes from

the sun or the wind. The tour bears the spirit of

ecological responsibility thanks to environmentally

friendly energy production methods that prevent

carbon emissions into the atmosphere. During this

10-day safari, you’ll get to observe penguins, do

kite skiing or ice-climbing or, if you’re there with

your significant other, write your name in snow and

experience romantic moments in the lap of nature.

www.white – desert.com


AJANDA

8 DQ

YENİ YIL ARİFESİNDE KLASİK MÜZİK ZİYAFETİ

1999’da Gürer Aykal yönetiminde oluşturulan BİFO’nun geleneksel “Yeni Yıl Konserleri” bu yıl da heyecanla

bekleniyor. Bu sene, dinleyicilerini ünlü koloratur soprano Elena Fink ile karşılayacak olan konser sayesinde

yeni yılın ilk günlerini keyifle geçirmek istiyorsanız bu müzik şölenini kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

Yüzyıllardır Viyana sokaklarını notaları ile süsleyen Strauss ailesi üyelerinin en güzel yapıtlarından seçilmiş

aryalarla BİFO ve Elena Fink, klasik müzik tutkunlarına büyülü bir deneyim yaşatmaya hazırlanıyor. 12 Ocak

tarihinde düzenlenecek olan konser Lürfi Kırdar Kongre Salonu’nda ziyaretçilerle buluşacak.

CLASSICAL MUSIC FEAST

ON NEW YEAR’S EVE

Excitement is high for this year’s edition of BIFO’s traditional “New Year’s Concerts,” which started in

1999 under the directorship of Gürer Aykal. This year, the concert greets listeners with famous coloratura

soprano Elena Fink; if you want to experience pleasure on the first few days of the New Year, we suggest

not to miss this musical feast. BIFO and Elena Fink are getting ready to host a magical experience for

classic music fans through arias selected from the most beautiful masterpieces by members of the Strauss

family, who’ve been decking out the streets of Vienna with their notes for hundreds of years. This concert,

held on January 12, will meet visitors at Lütfi Kırdar Convention and Exhibition Centre.


RUSSIA’S MOST WELL

ROOTED ORCHESTRA,

CONDUCTED BY VALERY

GERGIEV, IS AT İŞ SANAT!

With a history of nearly 200 years, the

Mariinsky Theater Symphony Orchestra is one

of Russia’s most well rooted orchestras. The

orchestra is led by one of the world’s most

sought-after and respected conductors, Valery

Gergiev, and it meets with classical music

fans at İş Sanat. The orchestra expanded

its rich opera and ballet repertoire in 1996,

when Valery Gergiev took over the position

of director. The collective incorporated a

rich symphonic and philharmonic spectrum

into its repertoire, including all of Prokofiev,

Shostakovich, Mahler and Beethoven’s

symphonies as well as Mozart, Verdi and

Tishenko’s requiems. Today, the orchestra

is considered to be among the world’s top

twenty orchestras. Gergiev, on the other hand,

is considered to be one of the hundred most

impressive people in the world. He will give

fans an incredible classical music feast during

this concert through his charisma, high energy

and passion for music. This unique concert

will take place on January 3, 2012

at 20:00 at İş Sanat.

VALERY GERGIEV ŞEFLİĞİNDE

RUSYA’NIN EN KÖKLÜ

ORKESTRASI İŞ SANAT’TA!

Yaklaşık 200 yıllık tarihi ile Rusya’nın en köklü orkestralarından biri

olan Mariinsky Tiyatrosu Senfoni Orkestrası dünyanın en saygın ve

aranan şeflerinden Valery Gergiev yönetiminde klasik müzikseverlerle,

İş Sanat’ta buluşuyor. Valery Gergiev’in 1996’da genel direktörlüğüne

getirilmesiyle zengin opera ve bale repertuarı daha da genişleyen

ve bunun yanında repertuarına Prokofyev, Şostakoviç, Mahler ve

Beethoven’ın tüm senfonileri ve Mozart, Verdi ile Tişhenko’nun

requemleri (ağıtları) gibi geniş bir senfonik ve filarmonik yelpaze

ekleyen topluluk, bugün dünyanın en iyi yirmi orkestrası arasında

gösteriliyor. En etkileyici yüz insandan biri olarak gösterilen Gergiev,

karizması, yüksek enerjisi ve müzik tutkusuyla bu konserde de

meraklılara muhteşem bir klasik müzik ziyafeti yaşatacak. Bu benzersiz

konser 3 Ocak 2012 saat 20:00’de İş Sanat’ta gerçekleşecek.

9

SUALTINDA SANAT KEYFİ

Atlantik okyanusunun gizemli suları, sualtı tutkunların ve

sanatseverlerin kalbini tam on ikiden vuracak bir sualtı

sergisine ev sahipliği yapıyor. “The Vandanberg, Life

Below the Surface” adlı sergi Avusturyalı fotoğrafçı Franke

Andreas’ın sihirli dokunuşuyla yeni bir hayat yaratıyor.

Batık, askeri bir gemi olan Vanderberg’i sanat galerisine

çeviren Franke Andreas sizleri unutulmaz bir deneyime

davet ediyor.

THE PLEASURE OF ART BELOW WATER

The mysterious waters of the Atlantic Ocean host an underwater

exhibition that will strike the right note with underwater and art fans. “The

Vandenberg, Life Below the Surface” exhibition brings new life with the

magical touch of Austrian photographer Franke Andreas. Franke Andreas,

who turned the sunken military ship of Vandenberg into an art gallery,

invites you for an unforgettable experience.


DQ

10 T R E N D - T R E N D

Kayak bavulunuzda

neler olmalı

What should be in

your skiing

suitcase


Y A Z I - B Y E G E E R İ M

Kış kapıda, kayak sevdalıları için geri sayım

başladı.Peki ama kayak tatili bavulunuzu

hazırlarken nelere dikkat etmeniz gerektiğini

biliyor musunuz Önerilerimizi okuyun, hem

şık hem rahat olun!

Biletler hazır, peki ya bavullar

Bütün gün pistlerde süzülseniz bile bu tatilin akşamı var,

gecesi var, şarap keyfi, dansı, eğlencesi var. Modadan

ödün vermeden, her ortama uygun kıyafetlerle gitmek

için eksiklerinizi tatilden en az bir hafta önce belirleyin

ve bir ihtiyaç listesi yapın. Başınızdan başlasın ve

ayağınıza kadar uzansın bu liste. Rüzgâra ve soğuğa

karşı başınızı ve kulaklarınızı örten bir şapka veya bere

şart. Gözlerinizi kış güneşinden ve soğuktan korumak

üzere, yanlardan rüzgar almayacak şekilde tasarlanmış

metal güneş gözlüğünü de unutmamak gerek. Kış güneşi

de en az yaz güneşi kadar yakıcı. Cildiniz için güneş

koruyucusu, nemlendirici krem, dudak kremi, diğer

kişisel bakım ürünleri ve kadınlar için elbette makyaj

malzemeleri listenin başında yer alıyor!

11

Winter’s at our door and the countdown has

started for skiing fans. But do you know what

to pay attention to while packing your suitcase

for a ski trip Read our recommendations to

be both chic and comfortable!

The tickets are ready, but what

about the suitcases

Even if you ski around on the course all day, there are

also evenings, nights, wine-drinking sessions, dances and

entertainment to this trip. To ensure you have the right

outfit for every occasion without sacrificing your sense of

fashion, figure out what you’re missing at least a week

before the vacation and make a needs list. This list should

start at the head and go all the way down to your feet.

A hat or beret that protects your head and ears from the

wind and cold is a must. You also shouldn’t forget the

metal sunglasses designed to protect your eyes from the

winter sun and cold and block wind from the sides. The

winter sun is just as biting as the summer sun. Sun block,

moisturizing cream, lip moisturizer, other personal care

products and of course make-up tools for women should be

at the top of your list!


12

Kayak yaparken size sıcak tutmanın yanı sıra rahat

ve güvenli hareket edebilmenize imkan veren giysi

ve aksesuarları tercih etmenizde fayda var. Sizi

soğuktan koruyacak kıyafetler özel olarak kayak

sporu için üretilen kayak giysileri, pantalon, mont

ve polarlar… Tabi soğuğa karşı ellerinizi korurken

hareketlerinizi kısıtlamayacak türden, poliüretan ya

da sentetik kumaştan yapılmış özel eldivenleri de

unutmamak gerek. Öte yandan 3-5 günlük tatile bütün

gardırobunuzu taşımamak için, kayak amaçlı olanlar

dışındaki giysilerinizi birbirine uyacak tarzda seçin. Fazla

kırışmayacak, ütü gerektirmeyecek giysiler size kolaylık

sağlar. Giysilerinizin geneliyle uyum sağlayacak birkaç

çift ayakkabı belirlemek ise bavulda epey yer kazandırır.

Bavulunuzda mutlaka termal iç çamaşırlarına da yer açın.

Böylece kat kat kazaklarla gezmek yerine, şehirdeki

şıklığınızı yansıtan giysilerinizi rahatça kullanabilirsiniz.

Kayak sonrası yenilen güzel yemeklere ve eğlenceli

gecelere özel kıyafetleri de unutmamalı… Kışı

çağrıştıran kürkleri hem kıyafetlerinizde hem de

aksesuarlarınızda bolca kullanabilirsiniz. Kürklü yelek ve

mini etekler, dikkat çekmeyi sevenlerin mutlaka yanına

alması gereken parçalar. Daha klasik bir görüntüden

yanaysanız, dökümlü kaşmir hırkalar, siyah sigaret

pantolon veya yünlü kumaştan evaze elbiseleri tercih

edebilirsiniz.

It helps to choose clothes and accessories that keep you

warm while allowing you to move around comfortably

and safely as you’re skiing. Clothes that’ll protect you

from the cold include ski outfits, pants, coats and polar

fleece made especially for the sport... You also can’t

forget the special gloves made out of polyurethane or

synthetic fabrics that protect your hands while allowing

you full movement. At the same time, to avoid bringing

your entire wardrobe for a 3-5 day trip, select your

non-skiing clothes so that their styles complement one

another. Clothes that won’t wrinkle or require ironing

will make your life easier. Selecting a couple of pairs

of shoes that will suit the majority of your clothes will

save you a lot of room in your suitcase. You should

also definitely make room for thermal underwear in

your suitcase. This way, you can comfortably use

the clothes that reflect your urban elegance without

walking around in layers and layers of sweaters.

You also can’t forget clothes specifically for the nice

post-skiing dinners and fun nights... You can use furs

that recall the winter abundantly in both your clothes

and accessories. Fur vests and miniskirts are pieces that

people who want to attract attention should definitely

take with them. If you’re in favor of a more classic

look, you can opt for flowing cashmere cardigans, black

cigarette pants or wool flared dresses.


13

Kayak giysileri alırken dikkat!

Giysinizin üst kısmının hafif ve bol olmasında yarar var.

Hava şartlarının kötüleşmesi ihtimaline karşı yanınızda

yedek giysi götürmenizi tavsiye ederiz.

Kayak ayakkabınızı ise mutlaka işin uzmanlarıyla

birlikte seçin. Ayağınıza kesinlikle bol gelmeyen,

ancak çok da sıkmayan, ayağınızı ve bileğinizi sağlam

bir şekilde kavrayan bir ayakkabıya ihtiyacınız var.

Topuğunuz yukarı doğru oynamasın ve ayak ucunda

boşluk kalmasın. Soğuk havalarda en çok başımızdan

ve ellerimizden ısı kaybediyoruz. Bu nedenle, iyi bir

eldiven ve iyi bir başlık seçmek önemli. Ayrıca önlem

olarak her kayakçının cebinde burun ve yanaklarını

kapatan bir maske bulundurması gerekiyor. Seçeceğiniz

gözlük ise, gözü ve göz çevresini tam olarak kapatan ve

kavrayan cinsten olmalı. Buharlaşmayı önleyen camlar

tercih edilmeli.

Kar modasında son trendler

Kayak tulumlarının içinde şıklığınızdan ödün

vereceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz! Chanel,

Armani, Prada, Castelbajac, Ralph Lauren, TopShop,

Esprit… Moda dünyasının pek çok tanınmış markası

uzun zamandır kayak mevsimine özel tasarımlar

hazırlıyor. Ancak son dönemin eğilimleri, kayak

modasını sokak modasıyla örtüştürmek yönünde. Bütün

kayak markaları daha güncel, eğlenceli ve sıra dışı bir

görünüm yakalamak için çalışıyor. Geçtiğimiz dönemin

tasarımları pop-art etkiler, çarpıcı renkler ve retro

desenlerle sıkıcı spor kıyafeti kalıplarının oldukça dışına

çıkıyordu. Ancak yeni sezonun tasarımları daha çok

koyu renkleri, sade ve dar kalıplarıyla dikkat çekiyor.

Üstelik çoğu model sadece kayak esnasında değil şehir

içinde de kullanılacak kadar zarif ve albenili.

Be careful when buying skiing

clothes!

It helps if the top part of your clothing is light and

loose. We recommend you bring extra clothes in case

weather conditions worsen. You should definitely pick

your snow shoes together with experts in the business.

You need a shoe that’s certainly not loose on your foot

nor too tight, one that firmly covers your foot and ankle.

Your heel shouldn’t move upwards, and there shouldn’t

be a gap at the front of your foot. We lose most of the

heat through our head and our hand when it’s cold.

That’s why it’s important to pick a good pair of gloves

and a hood for your head. As precaution, every skier

should also carry a mask in his or her pocket that covers

the nose and cheeks. The glasses you choose should cover

and grasp the eye and eye area completely. You should

prefer glasses that prevent fogging.

The latest trends in snow fashion

If you think that you’ll sacrifice elegance in your

skiing overalls, you’re wrong! Chanel, Armani, Prada,

Castelbajac, Ralph Lauren, TopShop and Esprit...

Many well known brands in the fashion world have been

designing clothes specifically for the ski season for a

long time. Yet the trends of the latest season are in favor

of matching ski fashion up with street fashion. All ski

brands are working to achieve a more current, fun and

unique look. Last season’s designs were quite different

than typical, boring athletic clothes thanks to their popart

effects, striking colors and retro designs. But the new

season’s designs stand out more with their dark colors,

plain and narrow lines. Plus, most models are elegant

and charming enough to be worn not only while skiing

but also around town.


Aspen’de düzenlenen kayak modası

koleksiyonlarında bu sezonun öne çıkan

trendlerini sizin için derledik!

14

• Dünyadaki yeni trend gittikçe darlaşan kalıplardan yana

olsa da snowboard’cuların bol kesim ve canlı renk modası

devam ediyor. Ama sizin tercihiniz kayaktan yanaysa bol

tulumunuzla bir an önce vedalaşın! Bu sezon ceket ve

pantolon, iki parçadan oluşan kıyafetler moda.

• Bele oturan ceketler erkeklere fit bir görünüm sunuyor.

Dizin biraz üstünde biten ve vücuda oturan kayak

montları ise kadınları soğuktan korumanın yanı sıra ince

siluetleriyle kadınsı hatları da ortaya koyuyor. Mutlaka

bir göz atın.

• Erkekler klasik parçalardan kadınlar ise estetikten

vazgeçmiyor. Tüylü çizmeler, renkli gözlükler, fosforlu

aksesuarlar… Kadınlara özel, sınırlı sayıda üretilen

Swarovski taşlı, motifli kayak setleri ise en çabuk

tükenen tasarımlar arasında. Merakınız varsa elinizi çabuk

tutun!

• Hafif ama sıcak tutan, su geçirmeyen, terletmeyen

ve adeta nefes alıp veren, son teknoloji ürünü kayak

giysilerini, gündelik giyimden seçtiğiniz, kaşmir, alpaga

veya tavşan tüyünden şık parçalarla, birleştirin.

• Kürk aksesuarlar geri döndü. Boyna takılan kürkler ve

dikkati anında bacaklarınıza çeken kürklü tozluklarla,

lüksü karlı dağlara taşıyın. Kürklü şapka, bere veya

kulaklıklarınızı ise taşlı kar maskeleri ile birleştirin.

• Tasarımlarda bu sezon neondan ziyade daha oturaklı,

temel renkler öne çıkıyor, iddialı renkler ise detaylara ve

aksesuarlara kayıyor. Erkek giysilerinde mavi, lacivert,

siyah ve gri gibi koyu renkleri, kadın giysilerinde sarı,

bordo, pembe ve kırmızıyı tercih edin.

• Önden yarım fermuarlı, klasik yün süveterler, high-tec

kayak kıyafetlerinin altında retro bir doku yaratmak

için sıkça kullanılıyor. Kışa özgü desenlerle sunulan

modellerle, kayak molalarındaki şıklığınızı garantileyin!

• Kayak ayakkabısı yerine kar ayakkabısı, kask yerine bere

tercih edin. Şimdi trend, günden geceye kullanılabilen

kayak kıyafetleri!

• Dağcıları örnek alarak kat kat giyinmek de yine son

dönemde ortaya çıkan bir eğilim. En üstte su ve rüzgâr

geçirmeyen, soluk alabilen dış katman, onun altında

polar ara katman ve yine soluk alabilen bir iç katmandan

oluşan giyinme biçimi gitgide artıyor. Siz de bir şans

verin!

• Kıyafetlere yeni yeni eklenmeye başlayan GPS,

teknolojinin kayakçılara en büyük armağanı! Kayak

giysilerinizi seçerken, kaybolma durumunda bulunmanıza

yarayan bu cihazı da sormayı unutmayın.


We put together this season’s top

trends as they appeared in the ski

fashion collections shown in Aspen!

16

• Even though ever-narrowing frames are the newest

trend around the world, the wide-cut, vivid color trend

is still going strong for snowboarders. But if you’re in

favor of skiing, say goodbye to your loose overalls! This

season, two-piece outfits that consist of jackets and

pants are in vogue.

• Jackets that sit at the waist give men a more “fit” look.

On the other hand, snow coats that sit on the body and

end right above the knee protect women from the cold

and put forth womanly lines with their slim silhouettes.

Be sure to check them out.

• Men don’t give up on classic pieces, as women don’t

give up on aesthetics. Furry boots, colorful glasses,

phosphorescent accessories... The ski sets with Swarovski

stones and motifs, designed in limited quantity

especially for women, are among the best selling

designs. If you’re interested, hurry up!

• Mix the latest technology snow gear that’s waterproof

and light but keeps warm and doesn’t make you sweat

– in other words, the clothes that breathe – with chic

pieces from your daily life made with cashmere, alpaca

and rabbit fur.

• Fur accessories are back. Bring luxury to snowy

mountains with furs worn around the neck and furry

leggings that immediately draw attention to your legs.

Mix your furry hats, berets or earmuffs with snow masks

with gems.

• This season, instead of neons, you’ll find more mature,

basic colors, while vibrant colors mostly appear in

details or on accessories. Go for dark colors like

blue, navy, black and grey in menswear and yellow,

burgundy, pink or red in womenswear.

• Classic wool sweaters with half zippers on the front

are used to create a retro texture beneath high-tech ski

clothes. Guarantee your elegance during ski breaks with

models that offer wintry motifs!

• Instead of ski shoes, opt for snow shoes and instead of

helmets, berets. The trend now is to pick ski clothes

that make it from daywear to eveningwear!

• Taking mountain climbers as examples, wearing layers

of clothes is another trend that’s popular lately. The

growing tendency is to wear a top layer that breathes

and is wind- and waterproof, then a polar fleece middle

layer and an inner layer that also breathes. Give it a

try!

• The GPS that’s just now being added to clothing is the

biggest gift technology gives to skiers! When choosing

your skiwear, don’t forget to ask for this device that

helps people find you in case you get lost.


DQ

18 S E Y A H A T - T R A V E L

Renkli Bir

Kış Masalı

YAZI-BY M Ü G E Ş E N E L E S A T O Ğ L U

K

ış gelince sıcak havanın verdiği coşku ve enerjiden mahrum kalıyor

olsak da kış aylarının da kendine has güzelliğini yadsıyamayız. Soğuk

havada eve kapanmak yerine kendinizi çok daha iyi hissedeceğiniz

seyahatlere çıkmaya ne dersiniz Üstelik ülkemiz bu açıdan o kadar zengin ve

çeşitli ki, keyifli bir kış tatili için sizlere birçok çeşit sunuyor… İşte bu yüzden

biz de ülkemizin güzelliklerini keşfetmeniz açısından sizlere ülkemizden kış

manzaralarını sunmak istedik… Yazması bizden seçim sizden!

A Colorful

Winter Tale

E

ven if we’re deprived of the joy and energy of warm weather upon

winter’s arrival, we can’t deny that these cold-weather months have a

beauty all to themselves. Instead of locking yourself indoors when it’s

cold out, how would you feel about going on vacations where you’ll feel much

better Besides, our country is so rich in places to go that it offers a great variety

of options for a nice winter vacation... That’s why we wanted to give you winter

views from our country so you can discover our country’s beauties... We did the

writing, now it’s your turn to do the choosing!


19

İstanbul >

Geçmişinde pek çok medeniyete başkentlik yapmış olan

İstanbul’da kış bir başkadır. Şehrin sokakları ve caddeleri

yaz aylarının boşluğunu ve sakinliğini bir kenara atmış,

cıvıl cıvıl ve kalabalık bir ortamla yaşayanlarını karşılıyor.

Geç saatlerde bile canlı bir şehir görmek istiyorsanız

doğru adrestesiniz. Şehir hayatının her uzantısını

içinde barındıran İstanbul’da eskiden daha düzenli

bir kış mevsimi yaşanırmış. Belli aylarda kar yağması

bekleniyorsa mutlaka birkaç gün bembeyaz örtünün

çerçevelediği bir şehir ortaya çıkarmış. Ancak şimdilerde

durum daha farklı. Son yıllarda çok fazla kayda değer bir

kar yağışı görülmüyor.

Ancak İstanbul’la ilgili en bilindik şey, havasının

hiçbir zaman belli olmayacağı. Bu yüzden her zaman

tedbirli olunmasında fayda var. Hava açık da görünse

siz yanınızda mutlaka bere, atkı hatta şemsiye

bulundurun. İstanbul’un havasının sağı solu belli olmaz.

Bir an güneşliyken akşamüzerinde kar yağışına tanık

olabilirsiniz.

Puslu havasıyla bohem bir çehreye bürünen İstanbul’da

kışın neler yapılır neler… Kış deyince aklımıza gelen

ve içimizi ısıtan bozanın ayrı bir yeri vardır. 130 yıllık

geçmişiyle şöhretini sürdüren Vefa Bozacısı’nı mutlaka

ziyaret edin. Hem kışın soğuğunu alan hem de nostaljik

konumuyla misafirlerini ağırlayan bu mekan damak

zevkinizi karşılayan bir yapıda.

Ve eğlence… Kışın İstanbullular eğlenceye doymuyor.

İstanbul’un en hareketli semti Beyoğlu’na yolculuk

yapabilirsiniz. Örneğin Kafika (Kaçırdığınız Filmler

Winter is unique in Istanbul, a city that’s been the capital

to many civilizations in the past. The city’s streets and

avenues have put aside the emptiness and calm of summer

months to greet locals with a lively, crowded atmosphere.

If you want to see a city that’s alive, even during late

hours, then you’re in the right place. Istanbul bears every

extension of urban living, and the city was once home to

a more regular winter season. In some months, if snowfall

was expected, the city would certainly be coated with a

white cover for a couple of days. Yet now the conditions

have changed; in the past several years, Istanbul hasn’t

experienced any heavy snowfall worth mentioning.

Yet the best known fact about Istanbul is that the

weather’s never predictable. That’s why it pays to always

be cautious. Even if the skies look clear, you should

definitely keep a beret, a scarf and even an umbrella.

Istanbul weather is fickle. It could be sunny one minute

and come afternoon, you might witness snowfall.


20

Kahvesi) soğuk kış gecelerinde iyi bir tercih olabilir.

Felekten bir gece çalmak için popüler adresler

ise Çiçek Pasajı, Nevizade, Asmalımescit ya da

Kumkapı’daki meyhaneler ve balık lokantalarıdır.

İstanbul maalesef kış sporları için pek elverişli değil.

Ancak şehirde bulunanlar için günübirlik gidilebilecek

bir seçenek var: Kocaeli’deki Kartepe Kış Sporları

Merkezi. İstanbul’a yaklaşık 100 kilometre mesafede

bulunan; deniz ve göl manzaralı kayak yapabileceğiniz

merkezde Kasım ortalarında başlayan kar, nisan sonuna

kadar ortalama 1,5-3 metreyi buluyor. Zirvesi deniz

seviyesinden 1608 metre yükseklikte olan tesis, 42

kilometrelik pist alanıyla da Türkiye’nin sayılı kayak

merkezlerinden.

In misty weather, Istanbul takes on a bohemian feel, and

if it’s winter, there’s so much to do... Boza, the first

warm thing we remember whenever someone says “winter,”

holds a candle to none. The must-visit Vefa Bozacısı is

ever-popular, with a history that dates back 130 years.

It takes away the winter cold and greets customers in a

nostalgic setting while appealing to your appetite.

And fun... In the winter, Istanbul’s full of entertainment.

You can travel to Istanbul’s most bustling neighborhood,

Beyoğlu. Kafika (Kaçırdığınız Filmler Kahvesi) can be

a good choice on cold winter nights. To experience a

night to remember, the most popular addresses are the

meyhane and fish restaurants in Çiçek Pasajı, Nevizade,

Asmalımescit or Kumkapı.

Unfortunately, Istanbul isn’t very suitable for winter

sports. Yet there’s a daily option for those who are in the

city: The Kartepe Winter Sports Center in Kocaeli. The

center is located about 100 kilometers from Istanbul; here,

you can ski alongside a sea-and-lake view. Snow begins

to fall in mid-November, reaching an average of 1.5-3

meters by the end of April. The facilities’ peak is 1608

meters above sea level, and its 42-kilometer course makes

it one of Turkey’s select ski centers.

Ankara >


21

Dışarıdan kasvetli bulunsa ve gri renkle tanımlansa

da aslında Ankara pek çok rengi içinde barındırıyor.

Türkiye’nin başkenti, kültür ve sanatta ülkenin öncü

şehirlerinden. İç Anadolu’nın diğer şehirleri gibi

Ankara’da da kışlar oldukça soğuk ve genellikle yağışlı.

Hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesi alışıla gelmiş bir

durum.

Uzun ve çetin kış mevsimi, insanları kapalı mekânlarda

zaman geçirmeye yönlendiriyor. Bu nedenle de

başkentin kültür sanat hayatı gelişmiş durumda.

Konserler, opera, bale, sinema ve tiyatro şehir

hayatının özellikle kışın vazgeçilmezleri arasında.

Özellikle Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve

Bilkent Senfoni Orkestrası’nın şehrin kültür hayatına

katkısı oldukça yüksek.

Lezzetli bir yemek isterseniz Çankaya’da çeşitli

seçenekler var: Akdeniz mutfağının örneklerini sunan

“Akdeniz Akdeniz”, Karadeniz yemeklerinden oluşan

menüsüyle “Lazoli”, Kebap ve Güneydoğu Anadolu

mutfağı için ise “Hacı Arif Bey”.

Kış sporları yapmak için şehir merkezine 18 kilometre

uzaklıkta Elmadağ Kayak Merkezi’ne gidebilirsiniz.

Kent merkezine yakınlığı sayesinde özellikle hafta

sonu çalışanlar ve öğrenciler tarafından ziyaret

edilen merkezde kayak sezonu Ocak-Mart arasında

ve kar kalınlığı 30-60 santimetre. 1500-1850 metre

yüksekliğindeki merkezdeki pistler kolay ve orta

zorluk derecelerinde.

Even though it appears gloomy from the outside and

is considered to be gray, Ankara actually incorporates

a multitude of colors. Turkey’s capital is one of the

country’s leading cities in terms of culture and arts.

Like other cities in middle Anatolia, Ankara experiences

winters that are extremely cold and generally rainy/

snowy. It’s common for the temperature to drop below

zero.

The long and arduous winter season forces people to

spend time indoors. This leads the capital to have a

developed cultural and artistic life. The wintertime

essentials of city life include concerts, the opera, the

ballet, the cinema and theater. Two institutions that

lend the biggest contribution to the city’s cultural

life are the Presidential Symphony Orchestra and the

Bilkent Symphony Orchestra.

If you want a flavorful meal, Çankaya has a variety of

options. Akdeniz Akdeniz offers tastes of Mediterranean

cuisine, while Lazoli is ideal for a menu of Black Sea

flavors and Hacı Arif Bey, for kebap and Southeastern

Anatolian cuisine.

To get your fill of winter sports, visit the Elmadağ

Ski Center, located 18 kilometers away from the city

center. The center is most popular during the weekends

with students and people who work during the week.

The ski season lasts from January until March with a

snow thickness of 30-60 centimeters. The courses in the

center whose heights range from 1500 to 1850 meters

are at beginners and medium difficulty levels.


22

Erzurum >

Erzurum, kış hakimiyetiyle tanımlanan bir şehir olma

özelliğine sahip. Denize uzaklığından ötürü iklimi çok

sert. Uzun ve bol kar yağışlı kış mevsiminde genellikle

geceleri -30°C’yi bulan sıcaklık, gündüzse -15 °C

civarında.

Şehrin yüksekliği, soğuk ve kar yağışı bir araya gelince

kış turizmi oldukça gelişmiş. Şehir merkezine 5 km

uzaklıktaki Erzurum Palandöken Kış Sporları Merkezi,

Palandöken Dağı’nın kuzey yamaçları üzerinde yer

alıyor. 12 kilometrelik pistiyle Türkiye’nin en uzun

kayak pistine sahip. 2150-3000 metre yükseklikte

kurulu kayak alanı normal kış koşullarında 2-3 metre

kar yağışı alıyor. Aralık ve Mayıs ayları arasındaki

kayak mevsimi yaklaşık 150 gün sürüyor. Kayak,

snowboard gibi yaygın olarak yapılan aktivitelerin yanı

sıra buzda satranç olarak da bilinen körling sporunu

deneyebilirsiniz.

Erzurum’un zengin mutfağını tatmak isterseniz Gel-

Gör’de Çağ Kebabı yiyebilir, Dönerci Hacı Baba’ya

gidebilir üstüne de bölgenin ünlü kadayıf dolmasını

Kadayıfçı Muammer Usta’da deneyebilirsiniz.

Erzurum is a city that’s known for harsh winters,

thanks to its distant location away from the sea. The

winters are long and experience heavy snowfall, with

nighttime temperature generally around -30°C and

daytime temperature, -15°C.

The city’s height, cold and snowfall all make for an

advanced winter tourism industry here. The Erzurum

Palandöken Winter Sports Center, located 5 km away

from the city center, sits on the northern slopes of the

Palandöken Mountain. Its 12-kilometer ski course is

the longest in Turkey. The ski area sits at a height

of 2150-3000 meters and receives 2-3 meters of

snowfall in regular winter conditions. The ski season

between December and May lasts approximately 150

days. In addition to frequent activities like skiing and

snowboarding, you can also try the sport of curling aka

chess on ice.

If you want to experience Erzurum’s rich kebap culture,

you can eat Çağ Kebabı at Gel-Gör, visit Dönerci

Hacı Baba and top it all off with the region’s famous

kadayıf dolma at Kadayıfçı Muammer Usta.


Güneydoğu Anadolu’nun büyük şehirlerinden olan

Gaziantep’te kışın ortalama sıcaklık 0-9°C arasında.

Çok sık olmamakla birlikte kimi zaman sıfırın altına

düştüğü de görülüyor.

Zengin mutfağıyla tanınan şehirde kışın kendinize tam

bir ziyafet şöleni yaşatabilirsiniz.

Çeşit çeşit kebaplar, içli köfte, çiğköfte ve diğer

yöresel yemekleri mutlaka denemelisiniz. Ünü tüm

Türkiye’ye yayılan İmam Çağdaş’ta mükellef bir

yemeğin üstüne baklava yiyerek lezzet şöleninizi

noktalayabilirsiniz. Ama Gaziantep’e gelmişken

fıstık yemeden de olmaz. Şehrin pek çok yerinde

hem taze hem de kavrulmuş Antep fıstığının tadına

doyabilirsiniz.

Alışveriş yapmak istiyorsanız Bakırcılar, Baharatçılar

ve Yemeniciler Çarşısı’nda dolaşıp birbirinden ilginç

ürünlerden satın alabilirsiniz.

Gaziantep’te gezilebilecek pek çok müze var.

Dünyanın en büyük mozaik müzesi olan Zeugma

Müzesi’ni gezerek başta dünyaca ünlü “Çingene Kızı”

olmak üzere pek çok mozaiği görüp geçmişte bir

yolculuğa çıkabilirsiniz. Arkeoloji Müzesi, Hasan Süzer

Etnoğrafya Müzesi ve Yesemek Açık Hava Heykel

Müzesi de görülmesi gereken yerler arasında.

One of the largest cities in southeast Anatolia,

Gaziantep experiences winters with an average

temperature of 0-9°C. It’s also been known to fall

below zero, though this situation is not common.

The city’s known for its rich cuisine and, during

winter, you can experience a full feast of flavor. Some

of the must-try dishes include various kebap, içli

köfte, çiğ köfte and other local foods. You can enjoy

baklava to top your perfect meal at İmam Çağdaş,

whose fame has spread all over Turkey. But you can’t

come to Gaziantep and not eat pistachios. In many

parts of the city, you can get your fill of both fresh

and roasted Antep pistachios.

If you want to do some shopping, you can tour

around Bakırcılar, Baharatçılar and Yemeniciler

Çarşısı and purchase products, each more interesting

than the next.

There are many museums to visit in Gaziantep. You

can tour the world’s largest mosaics museum, Zeugma

Museum, to take a trip back in time via many

mosaics, including the world-renowned “Gypsy Girl.”

Other must-see destinations include the Archeology

Museum, Hasan Süzer Ethnography Museum and

Yesemek Open-Air Sculpture Museum.

23

Gaziantep >


24

Kapadokya >

Eşsiz jeolojik, tarihi ve kültürel özellikleri sayesinde

yılın her döneminde ziyaretçi alan Kapadokya’da

kışın hava koşulları, diğer mevsimlere kıyasla daha

zorlu. Ortalama sıcaklık 4°C ve -3°C arasında. Kar

yağışı sıklıkla görülüyor. Ama kışın Kapadokya’da

bulunmanın bazı avantajları da yok değil. Turist

yoğunluğu azaldığından çevredeki müze, kilise ve diğer

tarihi alanları sıra beklemeden ve aceleye getirilmeden

gönlünüzce gezebilirsiniz. Ayrıca hava çok soğuk

olsa da güneş açtığında masmavi gökyüzü ve masalsı

manzarayı izleyebilir ve çok güzel fotoğraflar çekme

şansını yakalayabilirsiniz.Tek yapmanız gereken sıkı

giyinmek!

Pers dilinde Güzel Atlar Ülkesi anlamına gelen

Kapadokya’daki peribacalarını mutlaka görmelisiniz.

Coğrafi olayların peribacalarını oluşturduğu süreçte,

insanlar da peribacalarının içlerine ev ve kiliseler

yaparak ve bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık

medeniyetlerin izlerini günümüze taşımış.

Kapadokya gezinizi keşiflerin yanı sıra eğlence ile

süslemek de isterseniz Türk gecelerine katılabilirsiniz.

Sema gösterisi, halk dansları, canlı müzik, oryantal

gösterisi ve yöresel lezzetler sunan ve bölgenin

vazgeçilmezlerinden olan Türk geceleri özellikle

yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Cappadocia hosts visitors throughout the year thanks to

its unique geological, historic and cultural qualities. The

weather conditions here are harsher in the winter than during

other seasons, with the average temperature varying from 4°C

to -3°C. Snowfall is also common. Yet being in Cappadocia

in the winter also has its advantages. Since there are fewer

tourists, you’ll be able to visit the surrounding museums,

churches and other historic sites without waiting in lines or

hurrying through them. And even if the weather’s very cold,

you can take in the blue sky and story-like view when the sun

comes out, which also gives you the chance to take beautiful

photographs. All you have to do is dress accordingly!

Cappadocia means “the land of beautiful horses” in Persian,

and the area is best known for the must-see fairy chimneys.

During the time that geographic events formed these fairy

chimneys, people also made homes and churches inside these

formations and decorated them with frescoes, carrying the

traces of thousands of years of civilizations to our current

day.

If you want to spice up your Cappadocia trip with

entertainment in addition to discovery, you can take part in

the Turkish nights. These essential regional events offer sema

shows, folklore dances, live music, a belly dancer show and

local flavors, and they’re particularly popular with foreign

guests.


Çayın başkenti olarak da bilinen Rize’de gittiğiniz

her yerde, her mevsimde güzelce demlenmiş lezzetli

bir çay içeceğinizden emin olabilirsiniz. Şehirde kış

mevsiminde ortalama sıcaklık en düşük 4°C, en yüksek

11°C civarında. Bolca yağmur yağışı görülüyor ama

sıcaklık sıfırın altına nadiren düşüyor. Bu yüzden

Rizeliler kışı çok da sert geçirmiyor.

Etnoğrafya Müzesi, Rize Kalesi ve Zil Kale gezilip

görülmesi gereken yerler arasında. Mıhlama, pide,

kara lahana, hamsi gibi yöreye özgü yemekleri pek çok

yerde bulabilirsiniz. Şehrin lezzetiyle ünlü restoranları

Bekiroğlu’nda döner ve üstüne fırın sütlaç, Hüsrev’de

ise kurufasulye yiyebilirsiniz. Yemekten sonra Rize’ye

tepeden bakıp çay keyfi yapmak isterseniz Botanik

Çay Bahçesi’ne gidebilirsiniz. Yeşilin her tonunun

bulunduğu parkta temiz havayı ciğerlerinize çekerek

demli bir Rize çayı içebilirsiniz.

Doğal güzelliklerin tadını çıkarmak isterseniz Fırtına

Deresi ile Ayder ve Anzer yaylalarını görmelisiniz.

Rize, Türkiye’de başlıca doğa yürüyüşü merkezlerinden

biri. 3900 metre yüksekliğe varan Kaçkar Dağları’nda

çeşitli bitki ve hayvan türlerinin, dağların, bulutların

ve yağmurun bir araya gelmesinden oluşan manzaraları

fotoğraflayabilirsiniz.

Kış sporları yapmak isteyenler için yeni bir alternatif

sunuluyor: Heliski yani Helikopterle Kayak. 2004

yılında ülkemizde ilk kez Kaçkar Dağları’nda yapılmaya

başlanan spor sayesinde Ayder Yaylası’nın kış aylarında

kapalı bulunan yolları açılmış. Heliski her yıl Ocak-

Nisan ayları arasında yapılıyor. Helikopterle dağın

zirvelerine çıkarılıp, eteklerine doğru serbest stilde iniş

gerçekleştirebilirsiniz.

Also known as the capital of tea, Rize is one place where

you’re sure to drink a cup of beautifully brewed, flavorful

tea wherever you go, during whatever season. The average

temperature in the winter is 4°C at its lowest and 11°C

at its highest. The area receives a great deal of rainfall,

but the temperature rarely falls below zero, which means

Rize locals don’t experience harsh winters.

Some of the must-see destinations include the

Ethnography Museum, Rize Fortress and Zil Fortress.

You’ll find regional dishes such as mıhlama, pide, collard

greens and hamsi in many places. You can eat döner

followed by fırın sütlaç at Bekiroğlu and kurufasulye

at Hüsrev, two of the city’s restaurants famous for their

tasty dishes. After your meal, if you want to enjoy a glass

of tea while overlooking Rize, you can visit the Botanical

Tea Garden. You can breathe fresh air into your lungs

in the park that bears all shades of green as you drink a

glass of brewed Rize tea.

If you want to enjoy natural beauty, you have to see

the Fırtına River and Ayder and Anzer plateaus. Rize

is one of the top nature hiking centers in Turkey. You

can photograph views of various plants and animals,

mountains, clouds and sea in Kaçkar Mountains, which

reach a height of 3900 meters.

There’s a new alternative for those who want to take part

in winter sports: Heliski, or skiing with a helicopter. This

sport was established in our country for the first time in

2004 in Kaçkar Mountains; thanks to heliski, the roads

in Ayder Plateau that were closed during winter were

opened. Heliski is done between the months of January

and April. After being taken to the peak of the mountain

via helicopter, you can float freely to its slopes.

25

Rize >


DQ

26 R Ö P O R T A J - I N T E R V I E W

Yaşam her

şeyiyle var


RÖPORTAJ-INTERVIEW D U Y G U U Z K O R O N E L

Antik zamanlarda ve günümüzde süre gelen, bir duygu fırtınasının kalıntılarını ve yaşam

değerlerini iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir roman… “Altıncı Irk” aslında bir yok oluş

hikâyesini anlatıyor olsa da var olmanın izleri de kitabın her bir satırında gizli. Okuyucuyu

akıcı ve lirik anlatımıyla romanın içine sürükleyen yazar Berrak Yurdakul ile yeni romanı

üzerine derin ve keyifli bir sohbet ettik.

Eserlerinizde hep bir dünya var ediyorsunuz. Dünya ve kahramanları. Mitolojik türde

yazmak nereden aklınıza geldi

Mitolojide insanın kim olduğuna dair çeşitli semboller gizli. Hikâyelerin içinde bir bilgelik

var. Dünya mitolojisine baktığınız zaman birbiriyle örtüşen semboller ve hikâyeler

görüyorsunuz. Bunun bir tesadüf olmadığını düşünüyorum. İnsanoğlunun, tüm bilgelik

birikimin bu hikâyelerde saklandığını düşünüyorum. Çok basit gözüküyorlar ama derinde

bir yerde var oluşumuzla ilgili gizli mesajlar yer alıyor. O yüzden tüm kültürlerin

mitolojileri ilgimi çekiyor diyebilirim. Bu da beni kitaplarımda yen dünyalar yaratmaya ve

mitolojiye itiyor.

27

Altıncı Irk adlı kitabınızda karakterleri nasıl belirlediniz Bunları oluştururken nelere

dikkat ediyorsunuz

Bu kitabın çıkış noktası Uranüs’ün hadım edilişiydi. Evrenin içine kötülük sızan ilk

günah olarak yorumladığım bir eylemdir bu. Homer ve Hesiod başlıca kaynaklarımdı.

Özellikle Hesiod’un 5. Irkın yok edilişine dair kehaneti ilgimi çekiyordu. İnsan ırkının

yaratılışına dair Hesiod’un aktardığı hikâye romanımın omurgasının önemli bir bölümünü

oluşturuyor.

“Life exists in all forms”

A novel that’s made it to our day from ancient times, one that’ll let you experience the

remnants of an emotional storm and the values of life down to your bones... Even though “The

Sixth Race” actually tells the story of eradication, traces of existence are hidden in every line

of the book. We had a deep, lovely chat with Berrak Yurdakul, an author who pulls the reader

into the novel via her flowing, lyrical narration, about her new novel.

In your work, you always create a world. A world and its heroes. How did you get the

idea to write in this mythological style

In mythology, there are certain hidden symbols pertaining to what mankind is. There’s a

wisdom to stories. When you look at world mythology, you’ll see symbols and stories that

overlap. I think this is no coincidence. I think that the whole wealth of human wisdom is

hidden in these stories. They seem very simple, but somewhere deep within them, there are

hidden messages about our existence. That’s why I could say that I’m interested in all cultures’

mythologies. This draws me to mythology and compels me to create new worlds in my books.

How did you create the characters in your book, “The Sixth Race” What do you pay

attention to while creating them

The emergence point for this book was the castration of Uranus. This is an act that I interpret

as the original sin, something that allowed evil to seep into the universe. Homer and Hesiod

were my main sources. I was especially interested in Hesiod’s prediction about the eradication

of the 5th race. The story that Hesiod tells about mankind’s creation forms an important part

of my novel’s backbone.


28

As I was thinking of explaining both these subjects in one

story, I came across “Ananke,” the goddess of necessity

and obligation. I was also curious about how Olympic

12 ended. Here, there’s a story that’s been cut with a

knife. A story about eradication. And I was curious about

this. When all of these came together, I decided to tell

the story of how an imperfect form in the universe was

eradicated and how a better-developed consciousness level

emerged.

Bu iki konuyu birden tek bir hikâyede anlatmayı

düşünürken “Ananke’ye” gereklilik ve zorunluluk

tanrıçasına rastladım. Bir de Olimpik 12’nin nasıl sona

erdiği merak ediyordum. Burada bıçakla kesilmiş bir

hikaye var.Bir yok oluş hikayesi. Ben de bunu merak

ediyordum. Tüm bunlar birleşince evrende kusurlu bir

formun yok edilip daha gelişmiş bir bilinç seviyesinin

geliş hikâyesini anlatmaya karar verdim.

Romanın çıkış noktası olarak belirttiğiniz “evrene

kötülüğün sızması” ne gibi sonuçlar doğuruyor

Ananke önemli bir Tanrıça ve “Bir şey olması

gerekiyorsa oluyor” diyor. Bu durumda kötülüğün

olması mı gerekiyor

Bu benim kurgum oldu aslında. Ananke, evrendeki

düzeni muhafaza eden bir güç. Sistemde hata payı var

ve düzeltmeler yapılması gerekiyor. Aslında bu sorunun

cevabı Sokrates’li olan bölümde gizli. Sokrates’in

yaşamını ve felsefesini çeşitli kaynaklardan inceledim.

Sokrates diyor ki (ki gerçekten kitabından bir alıntı bu)

bir yaratıcı güç var. Bir süre dümene geçiyor ve idare

ediyor. Sonra insanları kendi haline bırakıyor. O süre

içinde herkesin ve her şeyin serbest iradesi var. Ama

dümenden çıkılırsa tekrar gelip müdahale edip rotayı

değiştiriyor diye anlatıyor Sokrates. Bu benim kafama

yatan bir model oldu. Her halükarda evrende birtakım

müdahaleler olacak. Bu yüzden bu tarz bir kurgu yaptım.

Bu romanı ne kadar sürede yazdınız

Antik Yunan’da günlük yaşama dair çok sayıda kitap

okudum ve araştırma yaptım. Yaklaşık 1.5 yıl araştırma

yaptım. Altı ayda da kitabımı yazdım.

İki eseriniz var. Bu iki eserde herhangi bir bağlantı

var mı

Evet. Her iki romanda da insanoğlunun kusurlarına

dikkat çeken, hepimizin bir değişim geçirmesini ima

eden bir kurgu var.

What kinds of results does “evil seeping into the

universe,” which you define as the emergence

point of the novel, lead to Ananke is an important

goddess who says, “If something needs to happen, it

does.” In this context, does evil need to happen

This actually turned out to be my set up. Ananke is a

force that protects the order in the universe. The system

has a margin of error, and adjustments need to be

made. Actually, the answer to this question is hidden

in the section with Socrates. I examined Socrates’ life

and philosophy in various sources. Socrates says (and

this is truly an excerpt from his book) that there is a

creative force. This force is at the helm for some time and

manages things. Then, it leaves people as they are. At

that point, everyone and everything has free will. But if

the order is disrupted, Socrates explains, the force comes

back to interfere and changes the course. This is a model

that makes sense to me. In any case, there will be some

interference in the world. That’s why I set up a fiction

like this.

How long did it take you to write this novel

I read many books about daily life in Ancient Greece and

did research. I did research for about a year and a half.

And I wrote my book in six months.

You have two works. Is there any connection between

these two works

Yes. In both novels, there is a set up that emphasizes

mankind’s flaws and suggests that we all undergo change.

What do you want to make the reader think in your

books

Personally, this is what I’m trying to explain: sometimes,

things that seem bad to us can have meaning later on.

Most of the time, we miss the big plan. We overlook the

fact that this big plan is a force that knows what’s better

for us and that, most of the time, we need to adapt to the

flow of life.

In my works, I’m trying to emphasize that we need to

value life. It’s important to accept something as a whole,

not as good or bad.


Kitaplarınızda okuyucuya ne düşündürmek

istersiniz

Kendi adıma şunu anlatmaya çalışıyorum. Bazen

bizim için kötü görünen şeyler sonrasında anlam

kazanabilir. Büyük planı çoğu zaman ıskalıyoruz.

Bu büyük planın bizim için daha doğruyu bilen bir

güç olduğunu çoğu zaman da hayatın akışına uyum

göstermek gerektiğini es geçeriz. Ben eselerimde,

hayata değer verilmesi gerektiğini vurgulamaya

çalışıyorum. Herhangi bir şeyi iyi veya kötü diye

değil bütünüyle kabul etmek önemli.

Hayatı anlatan eserleriniz olduğu için

soruyorum, sizin hayat deyince aklınıza ne

geliyor Bir İnsanda olması gereken

Bizi tasarlayan zekânın büyüklüğünü kabul edip

bilge bir şekilde tüm karşımıza çıkan olayları

kabullenmemiz gerektiğine inanıyorum. Hayattaki

etkileri tepkileri kendi perspektifimizden

baktığımızda göremeyebiliriz. Ama yaşama saygı

göstermeliyiz çünkü yaşam her şeyiyle var.

Okuyucu kitlenizden son kitabınızla ilgili

aldığınız tepkiler nasıl İlginç bir tepkiyle

karşılaştınız mı

Gayet olumlu. Bu kitabın ne kadarını mitolojiden

alıp ne kadarını kendim kurguladığım merak edildi.

Çoğunu ben kurguladım. Ananke’nin ismini aldım

ama detaylandıran ben oldum. Mitolojik unsurlar

içinde anlattığım 12 Tanrı’nın görevlerinin

hepsi doğru. Onun dışındakilerin hepsini ben

kurguladım.

Altıncı Irk’ın devamı niteliğinde bir roman

olabilir mi

Neden olmasın Aslında kafamda yazdım bile

(gülüyor).

Veya bir üçleme

Üçleme yazmayı istiyorum. Belki bir mitoloji

yaratırım.

Kitap yazmak dışında projeleriniz var mı

Aslında isterim. Senaryo yazmak isterim.

Son olarak okuyuculara ne mesaj vermek

istersiniz

Daha çok kitap okumalarını tavsiye ederim. Her

kitap bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bu

farklı dünyalara yolculuk sınırsız bir şekilde oluyor.

Bu yüzden bu zevkten mahrum kalmamalarını

dilerim.

I’m asking because you have works that explain

life. What comes to your mind when I say “life”

Something that a human needs to have

I believe that we need to accept the grandness of the

intelligence that designs us and all the events that happen

to us in a wise manner. We may not see the causes and

effects in life when we look through our own perspective.

But we have to respect life because life exists in all forms.

How are the reactions from your readership

regarding your latest book Have you received any

interesting feedback

They’re quite positive. People wondered how much of

this book I derived from mythology and how much I set

up myself. I fictionalized most of it. I took Ananke’s

name, but I was the one who gave her details. In the

mythological aspects, the duties of the 12 Gods I

described are all true. Other than that, I fictionalized

everything.

Could there be a sequel to “The Sixth Race”

Why not I’ve actually already written it in my head

(laughs).

Or a trilogy

Maybe I’ll create a mythology. I actually like writing

trilogies.

Do you have any other projects besides writing

books

Really, I’d like to. I’d like to write a screenplay.

Lastly, what message would you like to give the

readers

I would recommend that they read more books. Every book

opens the door to a completely different world. Journeys

to these different worlds are boundless. That’s why I

would hope that they are not deprived of this joy.

Üçleme yazmayı istiyorum.

Belki bir mitoloji yaratırım.

Maybe I’ll create a

mythology. I actually like

writing trilogies.

29


DQ

30 Y E M E K - F O O D

Kış aylarının vazgeçilmez lezzeti:

Çorbalar

H

em en güzel besin kaynağı hem de içimizi ısıtan sıcacık lezzetiyle

sofralarımızı şenlendiren çorbalar artık sadece bir başlangıç yemeği

olma özelliğinden çoktan çıktı! Kış aylarının vazgeçilmez lezzeti, Türk

mutfağının incisi; “çorbaların” yemek kültürümüz üzerinde ayrı bir yeri var. Çok

eski tarihlerden beri farklı kültürlerin yaptığı çeşit çeşit çorbaların her birinin

ayrı bir hikâyesi vardır. Ancak çorba kültürünün Anadolu’dan çıktığını ispatlayan

önemli bulguların olduğunu da göz ardı etmezsek, bu yemek alışkanlığının

kültürümüz üzerinde çok önemli bir yere sahip olduğunu görürüz. Beslenme

kültürümüzün en temel taşlarından biri olan çorbalar günümüzde birçok çeşidi

ile birçoğumuzu adeta sofraya kilitliyor. İçinizi ısıtacak, kış aylarında sofralarınızı

şenlendirecek en güzel ve farklı çorba tariflerini Dedeman Otelleri şeflerinden

aldık. Tarifi bizden lezzeti sizden!

Soups:

the essential flavor of winter months

S

oups are both the best source of nutrition and ways to spice up our tables

with their warm flavor. They’ve stopped being just an appetizer a long

time ago! The essential flavor of winter months, the pearl of Turkish

cuisine, soups have a unique place in our gastronomic culture. Of all the soup

varieties made since antiquity by different cultures, each one has a different story.

Yet if we keep in mind that there are important sources dating the emergence

of soup culture back to Anatolia, we’ll see that this culinary habit has a very

important place in our culture. Soups are one of the staples of our eating culture,

almost locking us to the table with their extensive variety.

We asked Dedeman Hotels’ Chefs for the best and most unique soup recipes to

keep you warm and spice up your tables during winter months.

We give the recipe so you can give it flavor!


32

Bamya Çorbası

Malzemeler 80 gr. çiçek bamya, 75 gr. kuru soğan, 40 gr.

margarin, 50 gr. tereyağı, 100 gr. domates salçası, 60 diş kuzu eti

az yağlı , 15 gr. un, 3 gr. sirke , 5 gr. limon, 8 gr. tuz

Hazırlanışı Kuru bamya için bir tencereye su koyup kaynatın.

Kaynayan suya sirke ve yarım adet limonu koyduktan sonra

bamyaları ilave edin. 5- 6 dakika kaynattıktan sonra bamyaları

sudan çıkarıp soğumaya bırakın. Soğutulan bamyaları iplerinden

temizleyin.

Yeterli büyüklükteki tencereyi ateşli ocağa koyarak tereyağı ve

margarini eritin. Ardından ince doğranmış kuru soğanı ekleyin.

Soğanlar kavrulunca tavla zarı şeklinde doğranmış kuzu etlerini

tencereye ilave edin. Etler sulanıp tekrar suyunu çekene kadar

kavurmaya devam edin. Tenceredeki yağ berraklaşmaya

başlayınca domates salçasını 3-4 dakika kavurup üzerine un ilave

edin. Ardından 600 gr soğuk su 500 gr sıcak su ekleyin.

Kaynamaya başlayınca üzerindeki köpüğü alın. Etler pişmeye

yakınken bamyaları üzerine ekleyin. Bamyalar ağızda dağılacak

şekle gelene kadar kısık ateşte yaklaşık 30 dakika kaynatın.

Çorbanın tuzunu atıp ekşisi için bir miktar limon suyu ilave ederek

ocaktan alın.

Okra Soup

Ingredients 80 gr. flower okra, 75 gr. yellow onions , 40 gr.

margarine , 50 gr. butter, 100 gr. tomato paste, 60 cloves lean

lamb’s meat, 15 gr. flour, 3 gr. vinegar, 5 gr. lemons,

8 gr. salt

Preparation For the dry okra, place water in a pot and bring to

a boil. Add vinegar and half lemon to the boiling water and add

the okra. Boil for 5-6 minutes. Remove the okra from water and

leave to cool. Clean the string off the cooled okra.

Place the sizeable pan over stove fire to melt the butter and

margarine. Then add the finely chopped yellow onion. When

the onions are roasted, add the lamb’s meat, diced to look

like die, to the pan. Keep roasting until the meat gets juicy

and soaks up its own liquid again. Once the butter in the pan

begins to turn clear, roast the tomato paste for 3-4 minutes

and add flour. Then add 600 gr cold water and 500 gr hot

water. Once it begins to boil, remove the layer of foam. When

the meats nearly cooked, add the okra on top. Boil for about

30 minutes on low heat, until the okra are soft enough to fall

apart in your mouth. Add salt and lemon juice to lend it tang,

then remove from heat.

Konya yöresi / Konya region

Dedeman Konya Executive Chef

Ali Murat Dikmen


33

Ege yöresi / Ege region

Dedeman İstanbul Executive Chef

Zeki Kalaycı

Patatesli Rezene Çorbası

Malzemeler 2 diş sarımsak, 100 gr. kuru soğan, 150 gr. patates,

300 gr. rezene, 50 gr. zeytinyağı, 30 gr. tereyağı, yeteri miktarda

tuz ve biber

Hazırlanışı Tencereyi ocağa koyun ve içine zeytinyağı ile tereyağını

ekleyin. Tencere kızdıktan sonra sarımsak, soğan ve patatesleri

yaklaşık 3 dakika soteleyin. Daha sonra ince doğranmış rezeneleri

ilave edin ve 7 dakika soteleyin. 250 ml kadar su koyun ve yaklaşık

15 dakika kısık ateşte kaynatın. Ardından blender ile malzemeleri

ezin ve tel süzgeçte süzün. Bu aşamalar gerçekleştikten sonra

çorbanız servise hazır.

Potato Fennel Soup

Ingredients 2 cloves garlic, 100 gr. yellow onions, 150 gr.

potatoes, 300 gr. fennel, 50 gr. olive oil, 30 gr. butter,

salt and pepper to taste

Preparation Place the pan over heat and add in the olive oil

and butter. Once the pan’s searing, add in the garlic, onions

and potatoes and sauté for about 3 minutes. Then add in the

chopped up fennel and sauté for 7 minutes. Add in about

250 ml of water and bring to a boil over low heat for about

15 minutes. Then mix the ingredients in a blender and strain

through a wire strainer. Your soup’s ready to be served.


34

Mehir Çorbası

Malzemeler 1 kg. koyun yoğurdu, 4 dal yarpuz, 150 gr. köy

buğdayı, 20 gr. tuz, 500 gr. su

Hazırlanışı Köy buğdayını bir gün öncesinden ıslatın. İkinci gün

ıslatılan köy buğdayını haşlayın. Ayrı bir tencerede su ve koyun

yoğurdunu ocağa bırakın. Sürekli karıştırarak kaynamasına yakın

olan yoğurt sosunun içerisine haşlanmış buğdayı ilave edin.

Buğday ile birlikte 20-25 dakika kaynatılan çorbaya tuzu ve

yarpuzu ilave edin ve soğumaya bırakın.

Not : Mehir çorbasının özelliği soğuk olarak servis edilmesidir.

Mehir Soup

Ingredients 1 kg. sheep’s yogurt, 4 sprigs pennyroyal, 150 gr.

rustic wheat, 20 gr. salt, 500 gr. water

Preparation Soak the rustic wheat a day in advance. The next

day, boil the soaked rustic wheat. In a separate pan, leave the

water and sheep’s yogurt on heat. Stir continuously until the

yogurt sauce has nearly boiled. Add in the boiled wheat. Boil

the soup for 20-25 minutes together with the wheat. Add salt

and pennyroyal and leave to cool.

Note: What makes Mehir soup special is that it’s served cold.

Diyarbakır yöresi / Diyarbakır region

Dedeman Diyarbakır Executive Chef

Necdet Çömlekçi


35

Ankara yöresi / Ankara region

Dedeman Ankara Executive Sous

Chef Soner Yavuz

Kızılcıklı Tarhana Çorbası

Malzemeler 30 gr. kızılcıklı tarhana, 25 gr. kuru soğan,

25 gr. tereyağı, 5 gr. pul biber, 5 gr. sirke,

2 difl sarımsak, 3 gr. karabiber, 5 gr. toz kırmızı biber,

10 gr. biber salçası, 3 gr. tuz

Etsuyu Hazırlanışı Tarhanayı, yumuşaması için az su ile

ıslatın, tencerede tereyağını eritin ve doğranmış soğanı

ilave edip iyice kavurun. Biber salçasını ilave edin ve sıcak

et suyu ile açın. Islanmış tarhana ve sirkeyi ekleyin, tuz ve

biber ile tatlandırın, çorba kıvamına gelinceye kadar pişirin.

Tereyağını tavada eritip doğranmış sarımsağı, tavada

soteleyin. Toz biber ile pul biberi ekleyin. Çorbaya ilave

ederek servise hazır hale getirin.

Cranberry Soup

Ingredients 30 gr. cranberry tarhana, 25 gr. yellow onions,

25 gr butter, 5 gr. red pepper flakes, 5 gr. vinegar, 2 cloves

garlic, 3 gr. black pepper, 5 gr. powdered red pepper,

10 gr. pepper paste, 3 gr. salt

Beef broth Preparation Moisten the tarhana with little water

to soften it. Melt the butter in a pan, then add the diced onions

and roast well. Add in the pepper paste and dilute with hot

beef broth. Add in the moist tarhana and vinegar, then flavor

with salt and pepper and cook until it reaches the consistency

of soup. Melt the butter in a pan to sauté the chopped garlic.

Add the powdered pepper and red pepper flakes. Mix into the

soup and serve.


36

Rize yöresi/ Rize region

Dedeman Rize Executive Chef

Gürcan Turçer

Mısır Çorbası

Malzemeler 1 kg. mısır çorbalığı (yöreye has sarı mısır), 300 gr.

barbunya fasulye, 1.5 lt. su, 1 yemek kaşığı tuz

Hazırlanışı Mısır ve fasulyeleri akşamdan süt veya su içersinde

bekletin. Ateşe koymadan önce bunları, temiz sudan geçirin ve

uygun tencerede 1 saat kadar pişirin (düdüklü tencerede yarım

saat). Servis esnasında tercihe göre yoğurt veya sütle servis edin.

Corn Soup

Ingredients 1 kg. corn for soup (local yellow corn), 300 gr. red

kidney beans, 1.5 liters water, 1 tablespoon salt

Preparation Leave the corn and beans to soak in water or milk

overnight. Rinse clean before cooking and cook for 1 hour in

a sizeable pan (half an hour in a pressure cooker). Serve with

yoghurt or milk, depending on your preference.


DQ

38 K E N T - C I T Y

Dönemin ruhunu

iliklerinizde hissedeceğiniz

Osmanlı Evleri, Roma

İmparatorluğu’ndan

kalma Antik tiyatrosu,

farklı kültürlere ve etnik

yapıları ağırlamış sokakları

ile Plovdiv keşfedilmeyi

bekliyor!

Yakın komşu

Filibe’ye

yolculuk


B

ulgaristan’ın güneyinde, yedi tepe üzerine

kurulmuş bir şehir Filibe. Ortasında Meriç

nehri çağlayan cıvıl cıvıl bir kent. Eski Anadolu

kentlerini anımsatan dokusuyla dikkat çeken kent, tarihi

mirasıyla Rumeli kentlerinin klasik yapısını gözler önüne

seriyor. Zamanın ve onlarca tahribatın güçlü yıkımına

karşın Osmanlı’nın bıraktığı izler hâlâ aşikar bir şekilde

okunuyor. Sokaklarında yürürken zaman ve mekân

kavramını kaybetmek an meselesi haline geliyor.

Plovdiv oldukça eski ve köklü bir tarihe ev sahipliği

yapıyor. Yapılan araştırmalar 5000 senelik bir geçmişin

izlerine ışık tutuyor. Şehrin adı bu binlerce yıl içerisinde

sürekli değişmiş. Başlangıçta, zamanında kimi taş ocağı

olarak kullanılmış yedi tepe üzerine kurulmuş olan

kent, Romalılar tarafından ele geçirilince “üç tepeler”

anlamına gelen “Trimontium” adını almış. Romalılardan

sonra şehrin sahibi defalarca değişmiş. Ve her seferinde

yeni sahibiyle, yeni bir ad ile yeniden doğmuş şehir.

Traklar şehri kurduklarında “Eumolpias” adını vermişler.

Daha sonraları Makedonyalı Philip şehri ele geçirmiş,

gücü ve iktidarı ile birlikte kendi adını da bu şehirle

yaşatmaya karar vermiş. Bunun üzerine “Philippoupolis”

haline gelen şehir daha sonraları Bizanslılarca yönetilmiş.

İlk Bulgarlar “Plavdin” demişler. Türkler ise Lala Şahin

Paşa’nın ele geçirdiği şehri 1364 ila 1878 arasında

yönetmiş ve kente Filibe adını vermişler.

Bugün kiminin Filibe, kiminin Plovdiv diye seslendiği

şehir, Evliya Çelebi’nin ifadesiyle de “Dokuz adet,

yamru yumru boz kayalık tepeler üzerine, dereler

arasına kurulmuş.” 17. yüzyıl döneminde 53 cami, 70

okul, 9 medrese, 7 daru - ülkurra, 11 tekke, 8 hamam,

9 han, kervansaraya ev sahipliği yapmış. Ve bunlardan

ne yazık ki sadece bazıları günümüze kadar gelebilmiş.

Osmanlı evleri, Bizans yapıları ve yeşil dokusuyla tarih

ve doğa meraklıları için üzerinden pek çok kültürün izler

bıraktığı şehri keşfetmeye hazır mısınız

A Journey to

Close Neighbor

Plovdiv

The Ottoman homes where

you’ll feel the spirit of the era in

your bones, the Ancient theater

left over from the Roman Empire

and the streets that hosted

different cultures and ethnic

structures are all waiting to be

discovered in Plovdiv!

P

lovdiv is a city to the south of Bulgaria,

situated on seven hills. It’s a lively town

where the Maritsa River flows in the middle.

Plovdiv is known for its texture that recalls old

Anatolian cities, while its historic heritage displays

the classic structure of Rumelian towns. In spite of

time and tens of destructive forces, Ottoman traces

are still palpable. It’s a matter of time before you

lose sense of time and place as you’re walking in its

streets.

Plovdiv is home to a very old and well-rooted history.

Research sheds light on a 5,000-year-old history.

Throughout these thousands of years, the city’s name

continuously changed. The city was first constructed

over seven hills, some of which were once used as

stone pits; later, when the Romans conquered it,

it was given the name “Trimontium,” which means

“three hills.” The owner of the city changed many

times after the Romans. And each time, the city was

reborn with a new owner and a new name. When the

Thracians set up the city, they called it “Eumolpias.”

Later, Macedonian Philip took control of the city,

deciding to keep his name as well as his strength and

power alive with this city. The city thus turned into

“Philippoupolis,” later to be ruled by the Byzantine.

The first Bulgarians called it “Plavdin.” Then, the

Turks ruled the city, conquered by Lala Şahin Paşa,

from 1364 to 1878, and they gave it the name

“Filibe.” Today, some call it Filibe and others,

Plovdiv, and Evliya Çelebi says it is “set up between

rivers on top of nine bumpy, rocky hills.” During the

17th century, it was home to 53 mosques, 70 schools,

9 medreses, 7 daru – ülkurras, 11 tekkes, 8 hamams,

9 inns and a caravanserai. Unfortunately, only some

of these made it to our day. Are you ready to discover

the city that bears traces from many cultures, with

Ottoman homes, Byzantine structures and a green

texture, perfect for history and nature buffs

39


40

Bulgaristan’da bulunan

Roma kalıntıları arasında

en önemli olan tiyatroda

Yunan dilinde yazılmış

yazıtlar ve steller göze

çarpıyor.

In this theater, one of

the most important

Roman remnants found

in Bulgaria, you’ll find

stellae and tablets with

Greek writing.”

Eski Filibe ve Antik Tiyatro

Filibe Antik tiyatrosu şehrin tam merkezinde bulunuyor. Genellikle amfi

tiyatro olarak anılsa da aslında geleneksel bir Roma Tiyatrosu. Dzhambaz ve

Taksim tepeleri arasındaki doğal düzlüğün güney batı yamacına ikinci yüzyılın

başlarında Roma İmparator’u Trajan tarafından, bugün eski şehir diye anılan

bölgeye kurulmuş.

Bulgaristan’da bulunan Roma kalıntıları arasında en önemli olan tiyatroda

Yunan dilinde yazılmış yazıtlar ve steller göze çarpıyor. İlk inşa edildiği

dönemde 7000’e yakın koltukla inşa edilen tiyatro da her koltuğun üzerine

halkın adı kazınmış. Böylece tiyatroya gelenler nereye oturacaklarını, hangi

koltuğun kendine ait olduğunu bilmişler.

Zaman ilerleyip beşinci yüzyıla gelindiğinde tiyatro Atilla Han tarafından

zarar görmüş. 1970’lerde gerçekleşen deprem nedeniyle bir kısmı toprak

altında kalmış ve bu bölgede çok bunun üzerine büyük bir arkeolojik kazı

gerçekleştirilmiş. 1968 – 1984 yılları arasında ise tamamen restore edilmiş.

Şehrin geçmişine doğru yolculuğa çıkaran Antik tiyatroyu keşfetmek

isterseniz buraya doğru giden yolda bulunan İvan Vazov bulvarında mutlaka

yürümelisiniz. Yol boyunca sağlı sollu, göğe doğru yükselen çınarlar size

eşlik ediyor. 1900’lü yılların ilk çeyreğinde inşa edilmiş olan Art Nouveau

mimarisinin izlerini taşıyan binalar, zarif süslemeleri ve kıvrımlarıyla

misafirlerine görsel bir şölen sunuyor. Ayrıca bu cadde üzerinde bazı önemli

kamu binaları, ayakkabıcılar, butikler bulunuyor.


41

Old Plovdiv and Ancient Theater

The Plovdiv Ancient Theater is located right in the center of the city. Even though

it’s generally called an amphitheater, it’s actually a traditional Roman theater.

It was ordered built by the Roman Emperor Trajan at the beginning of the second

century, at the southwestern edge of the natural plain between the Dzhambaz and

Taksim hills, in an area that’s referred to as “the old city” today.

In this theater, one of the most important Roman remnants found in Bulgaria,

you’ll find stellae and tablets with Greek writing. The populace’s names were

carved on every seat in the theater, constructed with close to 7,000 seats when it

was first built. That way, people who came to theater knew where they would sit

and which seat belonged to them.

When time passed and the fifth century came, the theater was damaged by Atilla

the Hun. Part of it got buried underground due to an earthquake that happened

in the 1970s, and a large archeological excavation also took place here. It was

completely restored between 1968 and 1984.

If you want to check out the Ancient Theater that takes you on a journey to the

city’s past, you definitely should walk on the Ivan Vazov Boulevard located on the

road that leads here. The plane trees rising from the right and the left accompany

you along the road. Buildings that bear traces of Art Nouveau architecture,

constructed in the first quarter of the 1900s, offer a visual feast for guests with

their elegant decorations and curves. There are also various important public

buildings, shoe stores and boutiques along this avenue.


42

Eski Filibe Evleri

Nebet, Taksim ve Dzhambaz tepelerinin üzeri, ne çiçekler ne de karlarla

süslü. Bu üç tepe tam bir müze kent. Eski Filibe evleri, eşsiz mimarisiyle

bugün hala ilk haliyle ayakta duruyor. Geleneksel evler mimaride hem

Türk hem de Bulgar yapı işçiliğinin tatlarını, kusursuz bir uyumla gözler

önüne seriyor. Evler görkemini sade stilinden alıyor. Ve bugün bu

mimari biçim ‘Filibe Barok Tarzı’ olarak adlandırılıyor. Her ev kendi

karakteristik özelliğini taşıyor Her biri müze, galeri, atölye, lokanta gibi

işlevler görüyor. Her odaya güneşin girebileceği şekilde konumlandırılmış

pencereleriyle öne çıkan ahşap tavanlı yapılar, oymacılık sanatının en

güzel örneklerini bünyesinde barındırıyor. Yapıldığı dönemin havasını tüm

ruhunuzla hissedebileceğiniz bu evler gelecek nesillere bırakılmak üzere

restore edilmiş. Ve bugün tam bir müze görümünde olan bölgede evlerin

sayısı 150’yi geçiyor. Meşhur Balaban Evi de bu bölgede bulunuyor.

Baçkovo Manastırı

Bizans İmparatoru Grigor Bakuriani’nin askerleri tarafından 1083’te

yapılan, dini bir kompleks olarak inşa edilen Baçkovo Manastırı

Bulgaristan’ın ikinci en büyük manastırı. Tıpkı şehrin karakteri gibi Bizans

ve Bulgar kültürlerinin karma yapısına sahip olan manastırın içindeki

mozaikler özellikle dikkat çekiyor. Yeşillikler içindeki taş mimarisiyle

Baçkovo Manastırı insanı dinlendiriyor, mistik bir huzur veriyor.

Old Plovdiv Homes

The Nebet, Taksim and Dzhambaz hills are covered in neither flowers nor

snow. These three hills are a perfect museum town. Old Plovdiv homes with a

unique architecture stand in their original form to this day. Traditional homes

reflect the flavors and perfect harmony of Turkish and Bulgarian architectural

styles. These homes derive their magnificence from their simple style. And

today, this architectural style is called “Plovdiv Baroque Style.” Every house

bears its own characteristic quality. Each serves as a museum, gallery,

workshop or restaurant. The structures with wood ceilings, renowned for their

windows that let light into every room, bear the most beautiful examples of the

art of engraving.

These homes let you feel the air of the era in which they were founded with all

of your soul, and they were restored to be left to future generations. Over 150

of these houses make up the region that looks exactly like a museum today.

The famous Balaban House is also located here.

Bachkovo Monastery

Constructed in 1083 by Byzantine Emperor Grigor Bakuriani’s soldiers as

a religious complex, the Bachkovo Monastery is Bulgaria’s second largest

monastery. Just like the city itself, the structure houses a blend of Byzantine

and Bulgarian cultures. It’s especially renowned for the mosaics inside. A

stone structure shrouded in greenery, the Bachkovo Monastery relaxes people

and gives a mystical peace.


43

Nerede Kal›n›r

Dedeman Trimontium Princess Plovdiv Kapitan Raicho 2 Plovdiv 4000 Bulgaristan

Tel: +359 33 605 000

Dedeman Trimontium Princess Plovdiv, şehrin misafirlerini “Geleneksel Dedeman

Misafirperverliği” ile ağırlıyor. Tarihi kalıntılara, alışveriş ve iş merkezlerine sadece yürüme

mesafesinde bulunan Dedeman Trimontium Princess Plovdiv, zamandan tasarruf etme avantajı

sunuyor. Otel, Sofya Havaalanı’na 150 km, Plovdiv Charter Havaalanı’na 15 km, otogara 500

metre uzaklıkta bulunuyor. Hem iş hem de tatil amaçlı seyahatlerinizde konforlu bir konaklama

ayrıcalığı istiyorsanız Dedeman Trimontium Princess Plovdiv doğru adres.

Where to stay...

Dedeman Trimontium Princess Plovdiv Kapitan Raicho 2 Plovdiv 4000 Bulgaria

Tel: +359 33 605 000

Dedeman Trimontium Princess Plovdiv greets the city’s guests with the “Traditional Dedeman

Hospitality.” Located within walking distance of historic sites, shopping and business centers,

Dedeman Trimontium Princess Plovdiv has the advantage of enabling you to save time. The hotel

is located 150 km from the Sofia Airport, 15 km from the Plovdiv Charter Airport and 500 meters

away from the bus station. If you want to experience the privilege of comfy accommodations on

trips for both business and pleasure, Dedeman Trimontium Princess Plovdiv is the right address.


DQ

44 R Ö P O R T A J - I N T E R V I E W

İstanbul’un kalbinde konumlanmış bir otel:

Dedeman

İstanbul


Bu sayımızda; yenilenen yüzü

ve yıllardır misafirperverliğinden

ödün vermeyen yaklaşımıyla

Dedeman Otelleri’nin İstanbul

ayağındayız. Dedeman İstanbul

Genel Müdürü Bora Göymen

ile yaptığımız keyifli söyleşide,

otelde yapılan yeniliklerden,

misafirlerin beklentisinden

ve daha birçok konudan

bahsettik.

RÖPORTAJ-INTERVIEW D U Y G U U Z K O R O N E L

Dedeman otellerinin en gözde destinasyonlarından biri

olan İstanbul’u diğer otellerinizden ayıran en belirgin

özellik sizce nedir

İstanbul, coğrafyası sebebiyle eşsiz bir şehir. Bu yüzden

şu anda dünya üzerinde yer alan en popüler tatil, iş ve

büyük kongrelere ev sahipliği yapan önemli bir destinasyon

olma özelliğine sahip. 2011 yılında İstanbul, dünyanın en

önemli yedinci kongre şehri seçildi. Önümüzdeki yıllarda

yeni açılacak otellerle 20.000 yatak kapasitesi şehrimize

eklenecek. Bunları doldurmak içinde oteller ve acenteler

daha çok pazarlama yapacak.

Dedeman İstanbul; fark yaratan, detaylara önem veren ve

tecrübeli çalışanlarıyla birçok otelin arasından sivriliyor.

Türkiye’de en iyi 10 iş oteli arasına girerek bu tezimizi de

somutlaştırdık.

Bizi diğer otellerimizden ayıran en büyük özellik ise bu

popüler şehrin tam kalbinin attığı noktada bulunmak ve

tecrübeli çalışanlarımızın kaliteli hizmet anlayışıdır.

45

In this issue, we’re at

Dedeman Hotels’ Istanbul leg,

which has a renewed face and

a hospitable approach that

hasn’t wavered in years. In our

delightful chat with Dedeman

Istanbul General Manager Bora

Göymen, we talked about the

renovations done at the hotel,

the guests’ expectations and

many other topics.

A hotel situated in the heart of Istanbul:

Dedeman Istanbul

What’s the most significant aspect of Istanbul, one of

the most popular Dedeman hotel destinations, that

distinguishes it from your other hotels, in your opinion

Istanbul’s geography makes it a unique city. That’s

why it’s currently one of the most popular vacation and

business destinations and an important city that hosts large

conferences. In 2011, Istanbul was chosen the seventh most

important conference city in the world. In upcoming years,

newly opened hotels will add a capacity of 20,000 beds to

our city. In order to fill these, hotels and agencies will do

more marketing.

Dedeman Istanbul distinguishes itself among many hotels

thanks to its experienced and detail-oriented staff, which

makes a big difference. We’ve solidified this thesis by being

selected one of Turkey’s top 10 business hotels.

The biggest qualities that distinguish us from our other

hotels are our experienced staff’s approach to quality service

and the fact that we’re located right at the point where this

popular city’s heart beats.


46

Otelin şehrin en merkezi lokasyonlarından birinde

yer almasının ne gibi avantajlarını yaşıyorsunuz

Şehrin iki yakasını birbirine bağlayan tam orta noktada

bulunmamızın avantajlarını yaşıyoruz.

Bu yüzden hem is dünyasının misafirlerini, hem tatil

amaçlı gelen misafirlerimizi, hem de toplantı ve

kongre gruplarının tercih ettiği bir otel konumundayız.

Misafirlerimiz her noktaya çok kolay ulaşım

sağlayabiliyorlar. Metro’ya yürüme mesafesinde

bulunmamız sayesinde trafik sorunu bizim konumumuz

itibari ile avantaja dönüşüyor.

Birçok alışveriş merkezlerine (Kanyon, Metro

City, Astoria, Cevahir) çok yakın konumdayız.

Misafirlerimiz için de bu durum önem teşkil ediyor.

Ayrıca, Boğaza, tarihi yarımadaya, ve şehrin göbeğine

de yakın bir mevkide yer alıyoruz.

Otel misafirlerinize baktığımızda genel profilden

bahseder misiniz (İş adamları mı, tatil için gelenler

mi, yurtdışı misafirleri mi ağırlıkta)

Otelimiz yenilenen yüzü ile iş adamlarına ve toplantı

organizasyonlarına, Ulusal ve uluslar arası kongre

katılımcılarına ev sahipliği yapıyor. Bunun dışında yurt

dışından gelen münferit misafirlerimizi de ağırlıyoruz.

What kinds of advantages does being in one of the

city’s most central locations as a hotel bring

We experience the benefits of being right at the central

point that connects the city’s two coasts to one another.

That’s why we’re a hotel preferred by both guests of the

business world and guests who come here for vacation as

well as meeting and conference groups.

Our guests can commute to every point very easily.

Thanks to our location within walking distance of the

metro, the traffic problem turns into an advantage for

us.

We’re very close to many shopping centers (Kanyon,

Metro City, Astoria, Cevahir). This proximity is

important for our guests, too. We’re also close to the

Bosphorus, the historic peninsula and the heart of the

city.

Could you tell us about the general profile of your

hotel’s guests (Are most visitors businessmen,

people on vacation or foreign guests)

With its renewed facade, our hotel hosts business people

and meeting events both national and international

conference delegates. Additionally, we host individual

guests who come here from abroad.


48

Otelinizde konaklayan misafirlerinize

şehirde neler yapmayı önerirsiniz

Yaz kış her daim güzel olan, kendine has doğası ve

huzurlu ortamıyla adaları mutlaka öneriyoruz.

Eminönü, Mısır Çarşısı, Kapalıçarşı civarında gezip

buralardaki sokakları keşfetmelerini öneriyoruz.

Ayrıca; Arkeoloji müzesi, Topkapı, Dolmabahçe

Sarayı, Santral İstanbul ve İstanbul Modern gibi

yerleri de tarih ve sanat meraklılarına tavsiye

ediyoruz. Bebek sahilinden Beşiktaş’a kadar

yürümelerini oradan motor ile Anadolu kavağına

geçip balık yemelerini Cihangir’in, Beyoğlu’nun

ara sokaklarında dolanmalarını, Tophane’de kalan

salaş çay bahçelerinde çay içip İstanbul manzarasına

doymalarını, Kuruçeşme Arena ve Harbiye

Açık Hava’da konser kaçırmamalarını da

öneriyoruz.

Dedeman İstanbul’un misafirlerine sunduğu

hizmetlerden bahseder misiniz

Misafirlerimize yenilenmiş odalarımızın ve toplantı

salonlarımızın konforunu yüzde yüz misafir

memnuniyetini esas alarak sunuyoruz. Her türlü

teknolojik donanıma sahip farklı ebatlarda 17

toplantı odası, 470 m 2 kolonsuz balo salonu, 264

Standart, 51 Executive, 7 Suite ve 1 Kral dairesi,

2 Engellilere özel oda olmak üzere toplam 325

yenilenmiş odamızla misafirlerimizi “Geleneksel

Dedeman Misafirperverliği” ile ağırlıyoruz.

What would you recommend that guests staying

in your hotel do in the city

We definitely recommend the Princes’ Islands, which

are beautiful in all seasons, whether summer or winter,

and which have a nature and peace unto their own.

We recommend they tour around Eminönü, the Spice

Bazaar and the Grand Bazaar and discover the streets

around here. Additionally, we recommend places like

the Archaeology Museum, Topkapı, Dolmabahçe

Palace, Santral Istanbul and Istanbul Modern to

history and art buffs. We also recommend that they

walk from the Bebek shore to Beşiktaş, then take the

motor to the Anatolian Castle and eat fish, tour in

the back streets of Cihangir and Beyoğlu, drink tea

and take in the view of Istanbul in the shed-like tea

gardens of Tophane and attend can’t-miss concerts in

Kuruçeşme Arena and Harbiye Open-Air.

Could you tell us about the services that

Dedeman Istanbul offers its guests

We offer our guests the comfort of our renewed rooms

and meeting rooms by taking one hundred percent

guest satisfaction as our basis. We host our guests

in 17 meeting rooms of different sizes, all of which

have every kind of technological equipment, a 470

m 2 ballroom without columns, a total of 325 renewed

rooms, 264 of them Standard, 51 Executive, 7 Suites

and 1 King room, plus 2 Handicap-accessible rooms,

and the “Traditional Dedeman Hospitality.”


Kışa yönelik promosyonlar özel fırsatlar var mı

(Yılbaşı paketleri veya sevgililer günü olabilir. )

Bu yıl, geleneksel yılbaşı programlarımızda yine

Türk pop müziğinin çok güçlü ve önemli bir ismini

misafirlerimiz ile buluşturacağız.

Sevgililer günü de bizim için çok önemli çünkü

Roof Bar’ımızın eşsiz Boğaz ve İstanbul manzarası

misafirlerimizi büyülüyor ve özellikle bu günde çok

tercih ediliyor.

Verilen davetlerde en çok ilgi gören mekânınız

neresi, neden Katılımcılardan nasıl geri dönüşler

alıyorsunuz

Balo salonumuz sütunsuz bir salon olup kapasitesi

itibari ile 500 kişiye kadar hizmet veriyor.

Bu nedenle düğün, gala yemeği, kongreler ve

toplantı organizasyonlarında bu salonumuz

misafirlerimiz tarafından çok tercih ediliyor. Ayrıca

20 kişiden 40 kişiye kadar hizmet veren , gün

ışığı alan ve tüm teknolojik donanıma sahip küçük

ölçekli toplantı salonlarımız da bulunuyor. Bunlar

da çeşitli şirketler tarafından çok tercih ediliyor

diyebilirim.

49

Büyülü bir manzaraya hakim Roof Bar’ınızda

programlarınız oluyor mu

Roof Bar’ımızda Pazar günleri hariç her akşam canlı

müziğimiz bulunuyor.

Önümüzdeki dönem hedefleriniz neler

Dedeman İstanbul’u uluslararası arenada daha çok

tanıtmayı hedefliyoruz.

Dedeman İstanbul; fark

yaratan, detaylara önem veren

ve tecrübeli çalışanlarıyla birçok

otelin arasından sivriliyor.

Dedeman Istanbul distinguishes

itself among many hotels thanks

to its experienced and detailoriented

staff, which makes a

big difference.

Are there winter promotions or special deals (Could be

New Year’s packages or Valentine’s Day)

This year, we’ll once again introduce our guests to a very

strong and important figure of Turkish pop music in our

traditional New Year’s Eve programs.

Valentine’s Day is also very important for us because the

unique Bosphorus and Istanbul view from our Roof Bar

mesmerizes our guests, which makes the space widely preferred

especially on this day.

What’s the venue that draws the most interest for

events and why What kind of feedback do you receive

from participants

Our ballroom is without columns and has the capacity to

serve 500 people. This is why this room is widely preferred

by our guests for weddings, gala dinners, conferences and

meeting events. We also have smaller-scale meeting rooms

that serve between 20 and 40 people, receive sunlight and

have all kinds of technological equipment. I could also say

that these are greatly preferred by various companies.

Do you have programs in your Roof Bar which has a

magical view

We have live music at our Roof Bar every evening except on

Sundays.

What are your goals for the upcoming season

We aim to promote Dedeman Istanbul more in the

international arena.


DQ

50 H O B İ - H O B B Y

Hayatınızı

Kolaylaştıracak

Uygulamalar!

M

odern hayatın vazgeçilmezleri haline gelen akıllı telefon

ve tabletler artık hepimizin elinin altında! Gün geçtikçe

yepyeni teknolojilerle karşımıza çıkan bu gereçler hayatımızı

kolaylaştıracak birçok uygulama ile adeta kendilerini vazgeçilmez

kılıyor. İlginizi çekebilecek iPhone ve iPad uygulamalarıyla trafik

yoğunluğunu öğrenmek, yakınınızdaki restoranları, arkadaşlarınızın

konumunu, arabanızı park ettiğiniz yeri bulmak ve yediklerinizin

kalori hesabını tutmak artık çok kolay…

Applications

to Make Your

Life Easier!

T

he necessities of modern living such as smart phones

and tablets can now be accessed by everyone! Such

progressive technological gadgets render themselves nearly

indispensable by making our lives easier. You can now follow

traffic, find nearby restaurants, locate your friends or where you

parked your car and even keep track of your calorie consumption

through iPhone and iPad apps...

YAZI-BY M Ü G E Ş E N E L E S A T O Ğ L U


Acrossair Augmented Reality Browser

Locating the nearest cinema, cafe or bar has never been so

easy! Acrossair helps you navigate your way to anywhere

you want. Moreover, the application provides you with

information about interesting venues in your vicinity.

Acrossair locates all of the restaurants, cafes and even

pharmacies from whichever direction you point your

phone towards. You can also notify your friends of your

whereabouts via email and remember where you parked

your car by saving it in your locations. This way, you

find your car in crowded parking garages.

51

Acrossair Augmented Reality Browser

En yakınınızdaki sinema, cafe ya da bara ulaşmak

hiç bu kadar kolay olmamaıştı! Acrossair, seçtiğiniz

yere ulaşmanız için navigasyon görevi yapan bir

uygulama. Ayrıca etrafınızda bulunan ilgi çekici

mekânları da bulmanıza yardımcı olacak pek

çok ek bilgiyi içinde barındırıyor. Uygulamayla

telefonunuzu hangi yöne tutarsanız orada bulunan

tüm restoran, cafe hatta eczaneleri bile görmeniz

mümkün. E-posta aracılığıyla bulunduğunuz

lokasyonu arkadaşlarınızla da paylaşabiliyorsunuz.

Arabanızı park ettiğiniz yeri belirleyip

lokasyonlarınızda saklayabiliyorsunuz. Bu uygulama

ile alışveriş merkezlerinde araba arama derdinden

de kurtulacaksınız.

Find My Friends

Find My Friends helps you find your friends at a crowded

concert, or your family’s location during a ski trip, or

even out of town guests who may get lost on the way to

your house. Your friends’ locations are displayed on a

map, so you can know what they are doing and where. If

you’re headed to a surprise birthday party, you can find

shortcuts to the party without ruining the surprise.

Find My Friends

Find My Friends, kalabalık bir konserde

arkadaşlarınızla kolayca buluşmanızı, kayağa

gittiğinizde aile bireylerinizin tam olarak nerede

olduğunu ya da şehir dışından gelen misafirinizin

kaybolup kaybolmadığını takip edebilmenizi

sağlıyor. Bulunduğu yeri sizinle paylaşan

arkadaşlarınızın yeri harita üzerinde görünüyor;

böylece nerede olduklarını ve ne yaptıklarını

kolayca öğrenebiliyorsunuz. Sürpriz bir doğum

günü partisine gidiyorsanız da doğum günü sahibine

rastlamadan gidebileceğiniz kestirme yolları

belirleyebilmenize de yardımcı oluyor.


52

İBB Trafik

This application is very handy for those who want to get

out of traffic. With İBB Trafik, you can continuously

track Istanbul traffic and find out the average speed of the

roads, get instant visuals from over 100 locations in the

city and locate gas stations as well as İSPARK and İDO

locations on a map. Furthermore, you can save frequently

used cameras so you can easily access traffic information.

Taksimetre

With the Taksimetre application, you can determine the

cost of your taxi ride beforehand and search for the nearest

taxi stand. By specifying your location and destination

on the map and entering the addresses or choosing from

previous favorite locations, you are able to determine the

route, estimated distance, duration and cost of your trip.

Moreover, you have the option of choosing the city you’re

in from a city list and locating the telephone numbers of

nearby taxi stands.

İBB Trafik

İBB Trafik, yoğun trafiği nasıl atlatabilirim diye

düşünenlere iyi bir kılavuz olacak bir uygulama.

İBB Trafik uygulamasıyla İstanbul’da, trafiğin

anlık yoğunluk bilgisine, yollardaki ortalama

hıza ulaşabiliyor; 100’den fazla farklı noktadaki

kameralardan anında görüntü alabiliyor, petrol

istasyonları, İSPARK ve İDO Noktalarınının

konumlarını harita üzerinde görebiliyorsunuz. Sık

kullandığınız kameraları favorilerinize kaydederek

istediğiniz yol bilgilerine kolayca ulaşmanız da

mümkün.

Havaalanı

Havaalanı gives you access to up-to-date flight

information from all Turkish airports. In addition to this,

you are able to receive up-to-the-minute visuals from key

flight areas, search within flight information, find out

exactly where you can claim your baggage and see latest

flight statuses. This is why Havaalanı is sure to be a must

for frequent travelers.

Taksimetre

Taksimetre uygulaması ile Türkiye’nin birçok

ilinde yapacağınız taksi seyahatlerinin tutarlarını

önceden öğrenebiliyor ve bulunduğunuz konuma

en yakın taksi durağını bir tuşla arayabiliyorsunuz.

Kalkış ve varış konumunuzu adres girerek, harita

üzerinde işaretleyerek, rehberinizden ya da

önceden tanımladığınız favorilerinizden seçerek

belirleyebildiğiniz uygulama sayesinde iki nokta

arasındaki rotayı, tahmini mesafe, yolculuk süresi

ve ödeyeceğiniz tutarı görebiliyorsunuz. Ayrıca şehir

listesinden bulunduğunuz şehri seçebiliyorsunuz. Ana

ekranda yer alan ‘Taksi Çağır’ ve hesaplama ekranında

yer alan telefon butonunu kullanarak yakınınızdaki

taksi duraklarının listesine ulaşabiliyor ve dilediğiniz

durağı arayabiliyorsunuz.


SesliSozluk

SesliSozluk is there for you when you’re traveling

abroad or having trouble communicating with a

foreigner. The online multi-language dictionary

has been developed for the iPhone with many

languages such as English, Turkish, Ottoman

Turkish, Dutch, Italian, French, Greek and

Spanish. In addition to providing a written search

engine, the dictionary also enables you hear how

the words are pronounced.

53

Havaalanı

Havaalanı Türkiye’deki havaalanlarındaki uçuş bilgilerini

anlık olarak telefonunuza taşıyor. Türkiye’nin belli başlı

uçuş noktalarındaki son durumu görüntüleyebiliyor,

uçuş bilgileri içinde arama yapabiliyor, bagajınızı hangi

banttan alacağınızı öğrenebiliyor ve uçuşlar hakkındaki

güncel durumları ekranınızda görebiliyorsunuz. Bu

özellikleri sayesinde Havaalanı uygulaması özellikle

çok seyahat edenlerin vazgeçemeyeceği uygulamalar

arasında yer alıyor.

KaloriMatik

KaloriMatik is a detailed-yet-simple app that

allows users to track the calories and foods they

have consumed throughout the day. With this

application, you can monitor daily eating habits

that have become perfunctory. In addition to

calculating the amount of calories you should

consume according to your height, weight, age and

daily exertion, KaloriMatik also provides you with

information to help you get rid of those pesky extra

pounds.

SesliSozluk

Yurtdışında bulunduğunuzda ya da bir yabancıyla

iletişim kurmaya çalıştığınızda SesliSozluk yardımınıza

yetişiyor. İnternet üzerinden hizmet veren çok dilli

online sözlüğün iPhone için geliştirilmiş uygulamasında

İngilizce ve Türkçe yanında Osmanlıca, Almanca,

İtalyanca, Fransızca, Yunanca ve İspanyolca da sözcük

çevirisi yapılabilecek diller arasında yer alıyor. Yazılı

olarak kelime aramanın yanı sıra kelimelerin okunuşunu

da sesli olarak dinleyebiliyorsunuz.

KaloriMatik

KaloriMatik kullanıcılarının gün içi tükettikleri

yiyecekler ve aldıkları kalori miktarının takibini

yapabilmesi için hazırlanmış, ayrıntılı ama kullanımı

kolay bir uygulama. Bu uygulamayla gün içinde fark

etmediğiniz ve alışkanlık haline getirdiğiniz yeme içme

alışkanlıklarınızı görebiliyosunuz. KaloriMatik ayrıca

sizin boy, kilo, yaş ve hareket yoğunluğunuza bağlı

olarak günlük kaç kalori almanız gerektiğini söylerken,

kilo vermek için günlük geçmemeniz gereken ideal

kalori değeri gibi bilgiler vererek de sizi yönlendiriyor.


54

DEDEMAN İSTANBUL ROOF BAR’DA GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ ÇEKİMDE; YENİ YIL COŞKUSUNU TERTEMİZ UMUTLARLA

KARŞILAMAYI BEKLEYEN ÇOCUKLAR, HAYATIN RENKLİ YÖNLERİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİLER…

yeni yıla

yepyeni başlangıçlar ile girin!

IN THE PHOTO SHOOT WE HELD AT DEDEMAN ISTANBUL ROOF BAR, KIDS WAITING TO GREET THE JOY OF NEW

YEAR WITH INNOCENT HOPES GAVE US A GLIMPSE INTO THE COLORFUL SIDE OF LIFE…

Enter the

new year

with new beginnings!

FOTO⁄RAF-PHOTOGRAPHY: EMEL ERNALBANT STYLING DUYGU UZ KORONEL MEKAN-LOCATION: DEDEMAN ISTANBUL


YELEK WAISTCOAT

JACADI 195 TL, GÖMLEK

SHIRT JACADI 125 TL,

CEKETJACKET

JACADI 510 TL,

PANTOLON PANTS

JACADI 220 TL.

55


56

HIRKA JACKET

JACADI 195 TL,

TULUM JUMP SUIT

JACADI 235 TL,

BATTANİYE BLANKET

JACADI 425 TL.


TÜM KIYAFETLER

ALL CLOTHES JACADI

SOLDAN SAĞA

LEFT TO RIGHT

KAZAK SWEATER 180 TL,

GÖMLEK SHIRT 145TL,

PANTOLON PANTS 145 TL,

AYAKKABI SHOES 150 TL,

ŞORT SHORTS 220 TL,

HIRKA JACKET 145 TL,

GÖMLEK SHIRT 145 TL,

GÖMLEK SHIRT 180 TL,

SWEAT SHIRT 100 TL,

SWEAT SHIRT 180 TL,

PANTOLON PANTS 180 TL,

SWEAT SHIRT 195 TL,

ETEK SKIRT 255 TL,

HIRKAJACKET 220 TL,

BLUZ T-SHIRT 270 TL,

ANA KUCAGI BABY CARRIER

JACADI 390 TL.

57


58

ERKEK BLUZ MEN’S

SWEATSHIRT JACADI 195 TL,

ERKEK PANTOLON MEN’S

PANTS JACADI 180 TL,

BAYAN BLUZ WOMEN’S

T-SHIRT JACADI 270 TL,

ETEK SKIRT JACADI 255 TL.


Bebek tulum

baby’s jump

JACADI 195 TL,

hırka suit-jacket

JACADI 235 TL,

Erkek bluz

men’s t-shirt

JACADI 180 TL.

59


60

PEMBE ELBİSE PINK

DRESS JACADI 470 TL,

PEMBE HIRKA PINK JACKET

JACADI 95 TL, KIRMIZI ETEK

RED SKIRT JACADI 120 TL,

SİYAH BLUZ BLACK T-SHIRT

JACADI 255 TL.


HIRKA JACKET

OKAIDI 74.95 TL,

BLUZ SHIRT OKAIDI 49.95 TL.

61


62

ELBİSE DRESS

JACADI 315 TL,

ÇİZME BOOT

JACADI 495 TL, ERKEK BLUZ

MEN’S SWEATSHIRT

JACADI 180 TL,

KOT PANTOLON JEANS

JACADI 180 TL.


HIRKA SWEATER JACADI 195 TL,

ELBİSE DRESS JACADI 300 TL,

AYAKKABI SHOES JACADI 270 TL.

63


64

ERKEK BLUZ KAZAK MEN’S

T-SHIRT OKAIDI 59.95 TL,

BAYAN BLUZ WOMEN’S

T-SHIRT OKAIDI 64.95 TL,

ETEK Skırt OKAIDI 59.95 TL,

ERKEK HIRKA MEN’S JACKET

OKAIDI 104.95 TL, KOT JEANS

OKAIDI 99.95 TL,

LACİVERT TRİKO DARK BLUE

KNITWEAR OKAIDI 69.95 TL.


*

* Turkish Coffee

(in Germany too...)

Kurukahveci Mehmet Efendi s ntroducng the world

to the ncomparable flavor of Turksh coffee.

Turksh coffee lovers are able to enjoy

ths exceptonal pleasure around the world.

The world’s name for Turksh coffee.

www.mehmetefendi.com

TİPOGRAF


DQ

66 K Ü L T Ü R & S A N A T - C U L T U R E & A R T

Yıllara damgasını

vurmuş sinema

uyarlamaları

Movie adaptations

that have left

a mark on years

YAZI-BY G Ö K Ç E B E Z İ R G A N P A R L A K Y I L D I Z

YAZI-BY G Ö K Ç E B E Z İ R G A N P A R L A K Y I L D I Z

O

kuduğumuz romanlardaki karakterleri ve

ortamı kendi hayal dünyamızda yarattığımız

için karşımıza çıkan bir prodüksiyonda her

detay bizleri tatmin etmeyebiliyor. İşte bu durum

da aslında bu uyarlamaların ne denli öznel ve de

riskli olduklarını gözler önüne seriyor. Okuduğumuz

eser, yönetmen ve senaristin zihninde adeta yeniden

yazılıyor. Edebiyat ve sinemanın farklı anlatım

teknikleri de işin içine dâhil olduğunda bazen hayran

olunan romanların uyarlamaları hayal kırıklığı

yaratırken, bazen de filmin yarattığı dünya romanın

bile önüne geçebiliyor. İşte 1960’lı yıllardan

günümüze gelen en iddialı uyarlamalardan sizin için

seçtiklerimiz…

S

ince we create the characters and

atmosphere we read in books in our

own minds, every detail in a production

we encounter may not satisfy us. This condition

shows us that these adaptations are actually very

subjective and risky enterprises. The work we

read gets rewritten in the head of the director

and screenwriter. When you add in the different

narration techniques of literature and movies,

sometimes adaptations of beloved novels lead to

disappointment, while at other times, the world

the film creates can surpass even the novel. Here

are our selections of the best adaptations from the

1960s to our day...


67

1960’lı yıllar

Psycho / Sapık: Yazar Robert Bloch’un

Wisconsinli katil Ed Gein’nin suçlarından

esinlenerek yazdığı aynı adlı romanın sinemaya

uyarlaması olan film, 1960 yılında Alfred Hitchcock

tarafından çekildi. Hitchcock romanın telif haklarını

Bloch’tan gizlice ve adını vermeden sadece 9.000

dolara satın alır ve mümkün olduğu kadar fazla

sayıda kitap kopyasını piyasadan satın alarak

sürprizli sonunun öğrenilmemesini sağlar. Sinema

tarihine adını ünlü “duş sahnesiyle” kazıyan, korkugerilim

türünün en önemli örneklerinden Sapık,

Alfred Hitchcock’un başyapıtlarından biri olarak

kabul ediliyor. Film 1 milyon doların altında bir

maliyetle, 40 milyon dolar hasılat yaparak ABD’de

“kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli” filmler

arasına seçildi. Bu uyarlama ile Sapık artık bir

roman olarak değil, Hitchcock’un ünlü filmi

şeklinde hafızalara kazındı.

1970’li yıllar

The Godfather / Baba: Mario Puzo’nun yazdığı

aynı adlı roman, 1972 yılında sinemaya uyarlandı.

Francis Ford Coppola’nın yönettiği filmin

başrollerini Marlon Brando ve Al Pacino paylaştı.

New York’ta yaşayan güçlü bir İtalyan mafya

ailesinin hikâyesini anlatan film, II. Dünya Savaşı’nın

bittiği yıl olan 1945’te başlıyor ve 10 yıllık bir

dönemi kapsıyor. En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu

ve En İyi Uyarlama Senaryo dallarında Oscar

kazanan film, sinema otoriteleri tarafından dünya

sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi filmi olarak

kabul ediliyor. Film gerek müziği, gerek dillerden

düşmeyen replikleri ile bir başyapıt haline geldi.

Beyazperdeye yansıyan en iyi uyarlamalardan olan

filmin romandan en büyük farkı ise romanın sinema

filmine göre daha mutlu şekilde sonlanması idi.

1960s

Psycho: This 1960 film is a cinematic adaptation

by Alfred Hitchcock of a novel bearing the same

name, written by author Robert Bloch and inspired

by the crimes of murderer Ed Gein from Wisconsin.

Hitchcock buys the rights to the novel anonymously

and secretly from Bloch for only 9,000 dollars,

then buys as many copies of the book off the

market as possible to prevent people from finding

out the surprising ending. “Psycho” is one of the

best examples of the horror-thriller genre, and it’s

solidified its place in cinematic history with the

famous “shower scene.” It’s also considered to be

one of Alfred Hitchcock’s masterpieces. The film

cost under 1 million dollars to make and brought

in a revenue of 40 million dollars, earning it a

place among America’s “culturally, historically and

aesthetically important” films. With this adaptation,

“Psycho” became known as Hitchcock’s most famous

film instead of a novel.

1970s

The Godfather: Mario Puzo’s novel bearing the

same name was adapted to film in 1972. Directed

by Francis Ford Coppola, this film featured Marlon

Brando and Al Pacino in the leading roles. “The

Godfather” tells the story of a strong Italian mafia

family living in New York; it starts in 1945, the

year World War II ended, and spans over a period

lasting a decade. The film received Oscar awards

in Best Film, Best Male Actor and Best Adapted

Screenplay categories, and it’s considered by cinema

authorities to be the best film in all of cinematic

history. The film’s become a masterpiece thanks to

its music and the oft-quoted lines from it. One of

the best adaptations to the silver screen, the film’s

biggest deviation from the novel is that the novel had

a happier ending than the film.


68

The Exorcist / Şeytan: Korku sinemasının

başyapıtlarından olan The Exorcist, William

Peter Blatty’ın aynı adlı romanından 1973 yılında

beyazperdeye uyarlandı. Yönetmenliğini William

Friedkin’in yaptığı film, “En İyi Ses” ve “En İyi

Uyarlama Senaryo” Oscar ödüllerinin sahibi oldu.

“En İyi Film” başta olmak üzere 5 dalda Altın Küre

Ödülü kazanan filmin çekim süreci ise ilginç bir

şekilde sancılı geçti. Çekimler sırasında iki kere set

yandı, ışıkçı ve görüntü asistanı öldü, üç figüran kalp

krizi geçirdi ve başrol oyuncusu Regan’ı canlandıran

Linda Blair yataktan düşerek kolunu kırdı.

Ünlü şeytan çıkarma sahneleri ile hafızalarda

yer eden filmin, “çıkarılmış sahnelerinden biri,

Blatty’nin romanında ve senaryoda yer almasına

karşın filmin son halinde asla yer almamış olan

korkunç “Örümcek yürüyüşü” sahnesidir. Filmin

montajı sırasında bu sahne, seyirciye çok ağır

geleceği düşüncesiyle filmden çıkarıldı. Ancak 2001

yılında yeniden kurgulanan filmde bu sahne geri

konuldu.

Jaws: Korku-gerilim sinemasının en iyi

örneklerinden olan Jaws, yazar Peter Benchley’in

aynı adlı çok satan romanından 1975 yılında Steven

Spielberg tarafından sinemaya uyarlandı. Film

yayınlandığı dönemde Steven Spielberg’e gerçek ünü

ve 3 Oscar Ödülü’nü kazandırdı. Bir sahil kasabasını

kana boyayan dev bir köpekbalığını anlatan filmden

sonra tüm köpekbalıklarının adı “Jaws” oldu. Bir

hayli emekle geçen filmin çekimlerinde en gerçeğe

benzeyen dev köpek balığı muhteşem bir teknoloji

ile yaratıldı. John Williams’ın ürpertici müziği ise

unutulmazlar arasındaki yerini hala koruyor.

The Exorcist: “The Exorcist” is one of the

masterpieces of horror movies, and it was adapted to

the silver screen in 1972 from William Peter Blatty’s

novel bearing the same name. Directed by William

Friedkin, the film has won Oscars in Best Sound and

Best Adapted Screenplay categories. The film also

received Golden Globe Awards in five categories,

including Best Film. The filming process for “The

Exorcist” was also interestingly difficult. The set

burned twice during shooting; the electrician and

picture assistant died; three extras suffered heart

attacks and lead actress Linda Blair, who played the

role of Regan, broke her arm falling out of a bed.

The film’s most recognized for its famous exorcism

scenes, with one of the deleted scenes being the “Spider

walk” scene, which appeared in both Blatty’s novel

and the screenplay but never in the last version of the

film. During montage, this scene was taken out with

the worry that it might be too heavy for the audience.

Yet in the 2001 remastered version of the film, this

scene was put back in.

Jaws: One of the best examples of horror-thriller

movies, “Jaws” was adapted to film by Steven Spielberg

in 1975 from author Peter Benchley’s best-selling

novel with the same name. When it was broadcast,

the film brought Steven Spielberg true fame and three

Oscars. After this film that tells the story of a shark

who paints a small coastal town in blood, all sharks

came to be called “Jaws.” The shooting for the film

was especially grueling, with the most realistic giant

shark created through incredible technology. John

Williams’ terrifying music still holds a place among

unforgettable soundtracks.


1980’li yıllar

The Shining / Cinnet : Stephen King’in aynı adlı

romanından 1980 yılında Stanley Kubrick tarafından

sinemaya uyarlanan film, bir korku-gerilim filmi

klasiği olmaktan öte sinema tarihinin en önemli filmleri

arasında yer alıyor. Kubrick, Stephen King’in kitabını

ilk eline aldığı zaman fikri çok beğenir ve kitap ile

ilgilendiğini King’e söyler. King hemen işe koyulur ve

bir senaryo yazar. Kubrick senaryoyu hiç okumadan

geri postalar. Böylece unutulmaz Shining filmi,

Kubrick’in elinde şekillenir. Stephen King’in kitabının

temelinde gizemli otel varken, Kubrick filminde ise

bir adamın delilik ile akıl arasında ki o ince çizgideki

durumu anlatılıyor. Filmi hiç kuşkusuz asıl unutulmaz

kılan Jack Nicholson’un efsanevi oyunculuğu. Jack

Nicholson “Here’s Johnny!” repliği ve banyo kapısını

bir baltayla parçaladığı o meşhur sahnesiyle sinema

tarihinin en korkutucu anlarından birine imza attı.

King, Kubrick’in elinde çıkma Shining filmi için

motoru olmayan büyük güzel bir Cadillac benzetmesi

yapsa da, film gerçek bir başyapıt oldu.

1990’lı yıllar

1990 ve sonrasında yapımcı ve yönetmenlerin

uyarlamalara olan ilgisi artar ve birbirinden başarılı

uyarlamalar beyazperdeye aktarılır. Aralarından seçim

yapmakta zorlandığımız için liste bu yıllarda genişliyor.

Dances with Wolves / Kurtlarla Dans: 1990 yılında

yazar Michael Blake’ın aynı adı taşıyan romanından

Kevin Costner tarafından sinemaya uyarlanan film, en

iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi uyarlama senaryo

ödülü ile birlikte 7 dalda Oscar’a layık görüldü. Kevin

Costner’ın hem yönettiği hem de başrolünü oynadığı

film, gösterildiği dönemde büyük bir gişe başarısı

elde etti. Film, Amerikan iç savaşından sonra Güney

Dakota’daki bir sınır karakoluna atanan teğmenin

kızılderililerin barışcıl yanlarını yakından tanıyarak

politik fikirlerinin değişmesini konu alıyor.

The Silence of the Lambs / Kuzuların Sessizliği:

Yazar Thomas Harris’in romanından beyazperdeye

aktarılan, yönetmenliğini Jonathan Demme’nin

yaptığı, 1991 yapımı “Kuzuların Sessizliği”, en iyi

film Oscar ödülünü alan tek korku filmi. Hannibal

Lecter rolü ile Anthony Hopkins sadece 16 dakikalık

performansı göstererek en iyi erkek oyuncu Oscar’ına

layık görüldü. Film ayrıca Judie Foster’a en iyi aktris

ödülünü kazandırırken, en iyi film, en iyi yönetmen,

en iyi uyarlama senaryo dallarında da ödüle layık

görüldü. Kuzuların Sessizliği, yamyam Hannibal Lecter

karakteri ile romandan sinemaya uyarlanan unutulmaz

filmler arasında yerini alıyor.

1980s

The Shining: This 1980 adaptation by Stanley

Kubrick from Steven King’s novel bearing the same name

is not only a horror-thriller classic but also one of the

most important films in cinematic history.When Kubrick

first picks up Stephen King’s book, he grows to love the

idea and tells King he’s interested in the book. King

immediately gets to work and writes a screenplay. Kubrick

sends the screenplay back without even reading it. Thus

the unforgettable film, “The Shining,” takes shape in

Kubrick’s hands.

While the mysterious hotel formed the basis of Stephen

King’s book, Kubrick’s film tells the story of a man

who’s treading the thin line between sanity and insanity.

Undoubtedly, what makes the film unforgettable is Jack

Nicholson’s legendary acting. Jack Nicholson’s “Here’s

Johnny!” line and that famous scene where he tore up

the bathroom door with an axe marked one of the scariest

moments in film history. Even though King referred to

Kubrick’s version of “The Shining” as a beautiful Cadillac

without a motor, the film became a true masterpiece.

1990s

In 1990 and later, producers and directors grew more

interested in adaptations, with the result being silver

screen adaptations that are each more successful than the

next. Since it’s difficult to pick favorites among them, the

list grows longer during these years.

Dances with Wolves: This film was adapted to the

silver screen by Kevin Costner in 1990 from author Michael

Blake’s novel with the same title. It’s been nominated for

seven Oscars, including for Best Film, Best Director and Best

Adapted Screenplay. Kevin Costner both directed and starred

in the film, which became a blockbuster at the time it was

shown. The film tells the story of a lieutenant who’s assigned

to a border outpost in South Dakota after the American Civil

War. By studying Native Americans’ peaceful ways, the

lieutenant also changes his political views.

The Silence of the Lambs: Adapted to the silver

screen from author Thomas Harris’ novel and directed by

Jonathan Demme, this 1991 film is the only horror movie

that’s ever received the Oscar for Best Film. Anthony Hopkins,

who plays the role of Hannibal Lecter, was nominated for the

Oscar in the Best Male Actor category with a performance

of only 16 minutes. The film also brought Judie Foster

the award for Best Actress in addition to being nominated

for awards in Best Film, Best Director and Best Adapted

Screenplay categories. Thanks to Hannibal Lecter, “The

Silence of the Lambs” is among unforgettable films that are

adapted from novels to the silver screen.

69


70

Schindler’s List / Schindler’in Listesi: Thomas

Keneally’in aynı adlı romanından Steven Spielberg

tarafından 1993 yılında sinemaya uyarlanan film,

en iyi uyarlama senaryo ödülü ile birlikte 7 dalda

Oscar kazandı. Film, Oskar Schindler adlı bir Alman

işadamının 2. Dünya Savaşı sırasında Polonya’da

kurduğu fabrikada Yahudi işçileri çalıştırmaya

başlaması ve sonrasında 1100 Yahudi’nin hayatını

kurtarmasını konu alıyor. Film, tüm zamanların en iyi

filmleri listesinde 9. sırada yer alıyor.

Forrest Gump: 1994 yılında Winston Groom’un

aynı adlı romanından yönetmen Robert Zemeckis

tarafından sinemaya uyarlanan film, zeka seviyesi

75 olan bir erkeğin hayatını ele alıyor. Başrollerini

Tom Hanks, Robin Wright ve Gary Sinise’ın

paylaştığı film, yayınlandığı dönemde kısa süre içinde

fenomen haline geldi. En iyi film, en iyi aktör, en iyi

yönetmen ve uyarlama ödülleri ile birlikte toplam 6

dalda Oscar sahibi oldu. “Koş Forrest Koş”, “Sadece

aptallık yapanlar aptaldır”, “Hayat bir kutu çikolata

gibidir, asla ne alacağını bilemezsin... “ gibi dillerden

düşmeyen repliklere sahip filmin kült oluşunda Tom

Hanks’in üstün başarısı yadsınamaz. Filmin başarısının

ardından ABD’de Forrest Gump temalı restoran bile

açıldı.

Fight Club / Dövüş Klubü: Chuck Palahniuk’ın

aynı adlı romanından 1999 yılında sinemaya

uyarlanan filmin yönetmenliğini David Fincher yaptı.

Başrollerinde Brad Pitt, Edward Norton ve Helena

Bonham Carter gibi ünlü oyuncuların yer aldığı film,

şiddet unsurunu bolca içeren sahneleri ve anarşizmi

özendirdiği gerekçesiyle büyük tepkiler aldı. Paraya

ve güce dayalı sistemin sorunlarını sorgulayan film

geniş kitlelere ulaştı ve kült bir film haline geldi.

“Dövüş kulübünün ilk kuralı, dövüş kulübü hakkında

konuşmamaktır. Dövüş kulübünün ikinci kuralı da,

kulüp hakkında konuşmamaktır...”

2000’li yıllar

A Beautiful Mind / Akıl Oyunları: Sylvia Nasar’ın,

John Nash’ın gerçek yaşam öyküsünü anlattığı aynı

adlı romanının uyarlaması olan Akıl Oyunları, 2001

yılında yönetmen Ron Howard tarafından sinemaya

uyarlandı. Başrollerini Russell Crowe, Ed Harris ve

Jennifer Connelly’nin paylaştığı film, en iyi film ve

en iyi uyarlama dahil 4 dalda Oscar kazandı. John

Nash (Russell Crowe) adında bir şizofreni hastası

matematikçinin hayatını anlatan film, romanda

anlatılan Nash’ın biyogfasi ile farklılıklar içerdiği

gerekçesi eleştirildi.

Schindler’s List: Adapted from Thomas Keneally’s

novel with the same title to the cinema in 1993 by Steven

Spielberg, this film has received Oscars in seven categories

in addition to the award for Best Adapted Screenplay.

The film focuses on a German businessman named Oskar

Schindler, who begins to employ Jewish workers in the

factory he sets up in Poland during World War II and

ends up saving the lives of 1,100 Jews. The film ranks in

at number 9 on the list of the best movies of all time.

Forrest Gump: Adapted to the silver screen in 1994

from Winston Groom’s novel bearing the same title by

director Robert Zemeckis, the film tells the story

of a man who has an IQ of 75. Starring Tom Hanks,

Robin Wright and Gary Sinise, the film became a

phenomenon within a short amount of time whenever

it was first shown. It received Oscars in a total of six

categories, including Best Film, Best Actor, Best Director

and Best Adaptation awards. The film also offers

unforgettable lines such as “Run Forrest Run,” “Stupid

is as stupid does,” and “Life is like a box of chocolates;

you never know what you’re going to get...” Tom Hanks’

excellent performance undoubtedly plays a part in the

film’s cult status. A “Forrest Gump”-themed restaurant

was even established in the United States following the

film’s success.

Fight Club: This film was adapted to film in 1999

from Chuck Palahniuk’s novel bearing the same name.

Directed by David Fincher, “Fight Club” stars famous

actors such as Brad Pitt, Edward Norton and Helena

Bonham Carter in the lead roles. It received a lot of

negative attention due to its grossly violent scenes and the

claim that it encouraged anarchism. The film questions

the problems of a system that’s based on money and

power; it reached a vast audience and grew to be a cult

film. “The first rule of fight club is: you do not talk

about fight club. The second rule of fight club is: you do

not talk about the club...”

2000s

A Beautiful Mind: “A Beautiful Mind” is the film

adaptation of Sylvia Nasar’s novel bearing the same name

that tells the true story of John Nash’s life. Adapted to

the cinema in 2001 by director Ron Howard, the film

stars Russell Crowe, Ed Harris and Jennifer Connelly

in the lead roles. It received Oscars in four categories,

including those for Best Film and Best Screenplay

Adaptation. The film is about the life of a schizophrenic

mathematician named John Nash (Russell Crowe); it

received criticism on the grounds that it bore differences

to Nash’s biography as it was told in the novel.


71

The Lord of the Rings / Yüzüklerin Efendisi: J.R.R

Tolkien’in, “The Lord of the Rings” fantastik edebiyat

serisinden sinemaya uyarlanan filmlerin yönetmenliğini

Peter Jackson yaptı. Yüzük Kardeşliği (2001), İki Kule

(2002), Kralın Dönüşü (2003) olmak üzere eşzamanlı

olarak Yeni Zelanda’da çekilen filmin geniş oyuncu

kadrosunda, Elijah Wood, Ian McKellen, Orlando

Bloom, Viggo Mortensen, Sean Bean, Cate Blanchett,

Liv Tyler yer aldı. İlk film 4, ikinci film 2, üçücü film

ise en iyi film ve uyarlama ödülleri dahil olmak üzere

toplam 11 dalda Oscar kazandı. Romanın hali hazırda

olan hayranları sinemaları doldururken, kitapta çok

sevilen Tom Bombadil karakterinin Yüzük Kardeşliği

filmine aktarılmayışı Yüzüklerin Efendisi hayranlarını

üzdü.

Slumdog Millionaire / Milyoner: Hintli yazar ve

diplomat Vikas Swarup’un Boeke Ödülü sahibi, “Q

and A” adlı kitabından 2008 yılında uyarlanan filmin

yönetmenliğini Danny Boyle yaptı. Hindistan’ın

fakir bir mahallesinden genç bir adamın bir yarışma

programına katılması ve sonrasında yaşanan olayların

anlatıldığı film, en iyi film ve uyarlama dahil 8 dalda

Oscar’ın sahibi oldu.

The Lord of the Rings: The director for the films

adapted from J.R.R. Tolkien’s literary fantasy series

was Peter Jackson. The film was shot simultaneously

in New Zealand in three parts: “The Fellowship of the

Ring” (2001), “Two Towers” (2002) and “The King’s

Return” (2003). The extensive cast includes Elijah

Wood, Ian McKellen, Orlando Bloom, Viggo Mortensen,

Sean Bean, Cate Blanchett and Liv Tyler. The films

received Oscars in a total of 11 categories, with the first

winning four, the second two and the third in Best Film

and Best Screenplay Adaptation categories. Fans of the

novel filled in movie theaters, while the omission of the

beloved Tom Bombadil character from the first film,

“The Fellowship of the Ring,” disappointed “The Lord of

the Rings” fans.

Slumdog Millionaire: Adapted to the silver screen in

2008 from Indian author and diplomat Vikas Swarup’s

Boeke Award-winning book, “Q and A,” this film’s

director was Danny Boyle. “Slumdog Millionaire” tells

the story of a young man from a poor neighborhood

in India who goes on a game show and the events that

follow. It received Oscars in eight categories, including

those for Best Film and Best Screenplay Adaptation.

Köstebek: John Le Carre’nin aynı adlı ünlü casusluk

romanın uyarlaması olan Tinker Tailor Soldier Spy’ın

yönetmenliğini Tomas Alfredson’ın yaptı. Soğuk savaş

sonrası İngiliz istihbarat örgütü içinde yaşanan bir

köstebek avını konu alan filmin başrollerinde ise Gary

Oldman, Colin Firth ve Tom Hardy yer alıyor. Bir

bölümü İstanbul’da çekilen film, ülkemizde 9 Aralık

tarihinde gösterime girecek.

Tinker Tailor Soldier Spy: Tomas Alfredson

directed “Tinker Tailor Soldier Spy,” a film adaptation

of John Le Carre’s famous mystery novel bearing the

same name. The film tells the story of a snitch hunt that

took place within the post-Cold War British intelligence

service. Gary Oldman, Colin Firth and Tom Hardy play

the lead in this film, part of which was shot in Istanbul.

It’s set to hit theaters in Turkey on December 9.


NEWS

DQ HABERLER NEWS

72

DEDEMAN V1 PARTİSİ

YARIŞSEVERLERİ

BULUŞTURDU!

Türkiye’nin ilk uluslararası oteller zinciri ve Türkiye’nin ilk yerli

yarış otomobili aynı partide buluştu. Motorsporları dünyasının

başarılı ve sevilen ismi Volkan Işık’ın kendi tasarladığı yarış

otomobili VOLKICAR ile Türkiye’nin çeşitli illerinde devam eden V1

Challenge kapsamında, Dedeman İstanbul Roof Bar’da muhteşem

bir parti gerçekleşti.

Dedeman İstanbul’un ev sahipliğinde, Dedeman Holding Yönetim

Kurulu Üyesi Özben Önal Yüksel’in organize ettiği Dedeman V1

Party’e, iş ve cemiyet hayatından Özlem Önal, Çağdaş Yüksel,

Selim-Selen Özgörkey, Kerim Kuyumcuyan, Daniel Stork, Semih

Saygıner, Korcan Karar gibi önemli isimler katıldı. V1 Challenge

2011’in İstanbul ayağı öncesinde pilotlar ve sponsor kuruluşların

üst düzey yöneticileri, Dedeman İstanbul Roof Bar’da bir araya

gelerek Oben Budak’ın DJ performansı eşliğinde başarıyla devam

eden sezonu coşkuyla kutladılar. Volkan Işık’a organizasyonun

başından itibaren destek veren Dedeman Hotels & Resorts

International, Roof Bar’da gerçekleştirdiği Dedeman V1 Party ile

verdiği desteği sürdürmeye devam etti.

MOTORSPORTS FANS

GET TOGETHER AT THE

DEDEMAN V1 PARTY!

Turkey’s first international hotel chain and Turkey’s

first domestic race car got together at the same party.

A magnificent party was organized at Dedeman Istanbul

Roof Bar for the V1 Challenge, which continues in various

provinces across Turkey. Volkan Işık, a popular name

in the motorsports scene, participated in the event with

VOLKICAR, a race car he designed himself. Popular society

members and businessmen such as Özlem Önal, Çağdaş

Yüksel, Selim-Selen Özgörkey, Kerim Kuyumcuyan, Daniel

Stork, Semih Saygıner, Korcan Karar attended the Dedeman

V1 Party. Prior to the Istanbul leg of the race, the pilots

and sponsors of the V1 Challenge celebrated the successful

season at the Dedeman V1 Party organized at Dedeman

Istanbul Roof Bar and enjoyed the night even more thanks to

Oben Budak’s DJ performance. Dedeman Hotels & Resorts

International, supporting Volkan Işık since the beginning of

the V1 Challenge organization, maintained its support with

the Dedeman V1 Party organized at the Roof Bar.


DEDEMAN HOTELS

& RESORTS

INTERNATIONAL

KURUMSAL ŞEFİ

HÜSEYİN BÖLÜK’E

ÖDÜL

DEDEMAN HOTELS

& RESORTS

INTERNATIONAL

CORPORATE CHEF

HÜSEYİN BÖLÜK

RECEIVES AN AWARD

Dedeman Hotels & Resorts International’ın Kurumsal Şefliği

görevini yürüten Hüseyin Bölük, Moskova’da 26-30 Eylül

tarihleri arasında yapılan Kremlin Culinary Cup’ta Türk Aşçı

Milli Takımı’na kaptanlık yaptı. Türk Aşçı Milli Takımı,

Rusya’da gerçekleşen organizasyonu, toplamda 5 gümüş, 3

bronz madalya ve 4 diploma ile başarıyla tamamladı.

Dedeman Hotels & Resorts International Kurumsal Şefi

Hüseyin Bölük, Moskova’da 26-30 Eylül tarihlerinde

gerçekleştirilen Kremlin Culinary Cup’ta, “Restaurant Meat

Main Course” kategorisinde bronz madalya ve “Restaurant

Fish Main Course” kategorisinde ise diploma (4.lük) kazandı.

Toplamda 5 gümüş, 3 bronz madalya ve 4 diploma kazanan

Türk Aşçı Milli Takımı, organizasyonu başarıyla tamamladı.

Kremlin Culinary Cup’da birden çok ödül kazanan Hüseyin

Bölük düşüncelerini “2012’de Almanya Erfurt’ta yapılacak

olan ve 4 yılda bir düzenlenen Olimpiyatlar öncesi bu

organizasyon büyük bir tecrübe oldu. Türk Aşçı Milli Takımı

olarak 2012 Almanya Olimpiyatlarında çok daha büyük

başarılara imza atacağız. ” şeklinde ifade etti.

Hüseyin Bölük, the Corporate Chef of Dedeman Hotels

& Resorts International, was the captain of the Turkish

National Culinary Team that competed at Kremlin

Culinary Cup held in Moscow on September 26-30. Turkish

National Culinary Team successfully completed the event

held in Russia with 5 silver and 3 bronze medals as well as

4 diplomas.

Hüseyin Bölük, Corporate Chef of Dedeman Hotels &

Resorts International, won bronze medal in the “Restaurant

Meat Main Course” category and a diploma (fourth

place) in the “Restaurant Fish Main Course” category at

the Kremlin Culinary Cup that took place in Moscow on

September 26-30. Winning a total of 5 silver and 3 bronze

medals in addition to 4 diplomas, the Turkish National

Culinary team completed the event successfully. Hüseyin

Bölük, the winner of multiple awards at Kremlin Culinary

Cup, expressed his feelings by stating; “This event has been

an important experience prior to the Olympic Games which

is organized every four years and will be held in Erfurt,

Germany in 2012. We, as the Turkish National Culinary

Team, are certain that we will achieve much better results

at the 2012 Olympics in Germany.”

73


DQ HABERLERNEWS

74

DEDEMAN KONYA

HOTEL & CONVENTION

CENTER “TÜRKİYE’NİN

EN İYİ İŞ OTELLERİ”

LİSTESİNDE

Türkiye’nin en önemli iş dergilerinden Cnbc-e Business’ın

düzenlediği Türkiye’nin En İyi İş Otelleri araştırmasında

Dedeman Konya Hotel & Convention Center 8. sırada yer

aldı. Derginin yaptığı araştımada son 3 yıldır yerini alan

Dedeman Konya, Ekim ayında da Turizm Dünyası dergisi

tarafından Türkiye’nin en iyi iş otelleri arasında gösterilmişti.

“Geleneksel Dedeman Misafirperverliği” ve dünya

standartlarında servis kalitesiyle misafirlerini ağırlayan

Dedeman Hotels & Resorts International otelcilik sektöründe

yarattığı farkı bir kez daha ortaya koymuştur. Bu gururu

bizlere yaşattıklarından dolayı tüm Dedeman Konya

çalışanlarını kutluyor, bu başarılarının gelecekte de devam

edeceğine gönülden inanıyoruz.

DEDEMAN KONYA HOTEL

& CONVENTION CENTER

IS IN THE ‘BEST BUSINESS

HOTELS OF TURKEY’

LISTING

Dedeman Konya Hotel & Convention Center has been taken

the 8th place on the “The Best Business Hotels” research

conducted by Cnbc-e Business Magazine, one of the best

business magazines of Turkey. Dedeman Konya which has

been taking place in this research for 3 years was also selected

as one of the best business hotels in Turkey by Turizm

Dünyası magazine in October 2011 issue.

Dedeman Hotels & Resorts International has once more proved

that it is well ahead in the hotel sector, with its “Traditional

Dedeman Hospitality” and world class service standards. We

would like to congratulate Dedeman Konya Hotel & Convention

Center team and truly believe that they will continue their

success in the future as well.


DEDEMAN OTELLERİ, PALANDÖKEN’DE

KIŞ SEZONUNU AÇIYOR

Dedeman Otelleri, kış tatilcilerinin gözde kayak merkezi Palandöken’deki iki otelinde 1 Aralık 2011 tarihi itibariyle kayak sezonunu açıyor.

Birbirinden farklı ayrıcalıkları misafirlerinin hizmetine sunan Dedeman Palandöken ve Dedeman Palandöken Ski Lodge, Sun Express ile

işbirliğine giderek Aralık ayında 2 kişilik konaklamalarda uçak bileti dahil kişi başı 79 Euro’dan başlayan fiyatlar ile tatil imkanı sunuyor.

Yılbaşı tatilini Palandöken’de geçirmek isteyen misafirler ise, 2 kişilik konaklamalarda ulaşım dahil kişi başı 129 Euro’dan başlayan fiyatlar

ile Dedeman Otelleri’nin ayrıcalıklarından yararlanabilecekler. Dedeman Palandöken ve Dedeman Palandöken Ski Lodge’da kış sezonunun

tüm ayrıcalıklarını yaşamak isteyen misafirleri bekleyen sürprizler bununla da kalmıyor. Sezonun açılmasıyla birlikte konuklarına kayak

keyfinin yanı sıra açık büfe kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri, Beş Çayı, yemekler esnasında limitsiz meşrubat, bira ve şarap, kayak

tesislerinin ücretsiz ve limitsiz kullanımı, fitness, Sauna ve havaalanı – otel - havaalanı transferi gibi imkanlar sunuyor. ‘Farklı fırsatlar ve

paketlerden haberdar olmak için www.dedeman.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

DEDEMAN HOTELS OPENS WINTER

SEASON IN PALANDOKEN

Dedeman Hotels are opening the winter season with its 2 outstanding ski resort hotels in Palandöken as of 1st December 2011.

Dedeman Palandöken and Dedeman Palandoken Ski Lodge, having different privileges to their guests, offer a special campaign in

collaboration with Sun Express, with prices starting from 79 Euro for 2 people accommodations including the flight tickets. Meanwhile,

the ones who want to spend a privileged New Year’s Eve Dedeman Hotels in Palandöken, will be offered prices starting from 129 Euro

for 2 people accommodations including the flight tickets. There are even more surprises for the guests looking to experience all the

privileges of the winter season at Dedeman Palandöken and Dedeman Palandöken Ski Lodge. With the opening season, as well as the

joy of skiing, Dedeman Hotels offer the opportunities of buffet breakfast, lunch and dinner, five o’clock tea, unlimited soft drinks during

meals, beer and wine, free and unlimited use of ski facilities, fitness center, sauna and airport – hotel transfers.

You can visit www.dedeman.com, in order to be informed about different opportunities and packages.


DQ HABERLERNEWS

76

DEDEMAN’DAN

11.11.11 SÜRPRİZİ!

Türkiye’nin en yaygın oteller zinciri Dedeman Hotels & Resorts

International, 11.11.2011 tarihinde doğan bebekler için özel bir

sosyal sorumluluk projesine imza attı. Dedeman Hotels & Resorts

International’ın otellerinin bulunduğu 11 farklı ilin belirlenen devlet

hastanelerinde, saat 11: 00’de dünyaya gözlerini açan bebekler özel

imkanlara sahip oldu. 11.11.2011 tarihinde, saat 11.11’de Rize 82.

Yıl Devlet Hastanesi’nde Esmanur bebek, Ankara Zekai Tahir Burak

Hastanesi’nde Ahmet Arda bebek, Antalya Akdeniz Üniversitesi

Hastanesinde Hasan bebek, Mete bebek ve Görkem bebek,

Zonguldak Karaelmas Tıp Fakultesi’nde Aybars bebek, Konya

Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde henüz ismi

konulmayan kız bebek, İstanbul Şişli Etfal Hastanesi’nde Evin

bebek, Şanlıurfa Doğum Hastanesi’nde 3 bebek, Dr. Nevşehir

İ. Şevki Atasagun Devlet Hastanesi’nde Rabia bebek, Gaziantep

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde Hilal Ece bebek ve Diyarbakır

Dicle Üniversitesi Doğum Hastanesi’nde Taha bebek dünyaya

geldi. Ayrıca Şam, Halep ve Taşkent’te de saat 11:00’da doğan

bebekler de, ilgili otellerin Genel Müdürleri tarafından ziyaret

edildi. Bu şehirlerde yer alan Dedeman Otelleri’nin genel müdürleri

bebeklerin anne ve babalarına 1.100’er TL hediye ile anne ve

bebeklere özel çeşitli armağanlar sundular. Van depremi nedeniyle

Van’da sağlam hastane kalmadığından doğum için Diyarbakır’a

gelen depremzede çiftin yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen

sağlıklı bir şekilde doğan Taha bebekle yüzleri güldü. Dedeman

Otelleri, bu özel tarihte dünyaya gelmiş bebekleri 11 yaşına

gelinceye kadar da yalnız bırakmayarak onları her yıl doğum

günlerinde aileleriyle birlikte gerçekleştirecekleri özel kutlamalarla

ağırlayacak.

11.11.11 SURPRISE

FROM DEDEMAN!

Turkey’s most extensive hotels chain, Dedeman Hotels & Resorts

International, is undertaking a special social responsibility

project for babies born on 11.11.2011. Babies born at 11:00 in

public hospitals throughout the 11 provinces where Dedeman

Hotels & Resorts International’s hotels are located received very

special opportunities.

Babies born on 11.11.2011 at 11:11 including baby Esmanur

at Rize Public Hospital, baby Ahmet Arda at Ankara Zekai Tahir

Burak Hospital, baby Hasan, baby Mete and baby Görkem at

Antalya Akdeniz University Hospital, baby Aybars at Zonguldak

Karaelmas Faculty of Medicine, a baby girl who hasn’t been

named yet at Konya Dr. Faruk Sükan Maternity and Child

Hospital, baby Evin at Istanbul Şişli Etfal Hospital, three babies

at Şanlıurfa Maternity Hospital, baby Rabia at Dr. Nevşehir İ.

Şevki Atasagun Public Hospital, baby Hilal Ece at Gaziantep

Sani Konukoglu Hospital and baby Taha at Diyarbakır Dicle

University Maternity Hospital. Besides, the babies who were

born in Aleppo and Taskent are visited by general managers of

Dedeman Damascus, Dedeman Aleppo and Dedeman Silk Road

Tashkent. The general managers of the Dedeman Hotels located

in these cities gave the parents of each child a 1,100 TL gift

certificate as well as various presents to the mothers and babies.

Since there were no hospitals left intact in Van as a result of the

Van earthquake, the couple who came to Diyarbakır in order to

give birth was happy when baby Taha was born in spite of all the

negative experiences they underwent.

Dedeman Hotels will continue to stand by babies born on this

special date until they are 11 by hosting them and their families

every year on their birthday with special celebrations.


77

DEDEMAN İSTANBUL’DA

IŞIN KARACA İLE YENİ

YIL COŞKUSU

İstanbul’un en gözde ve köklü otelleri arasında yer alan

Dedeman İstanbul, misafirlerine her yıl olduğu gibi bu yıl da

unutulmaz bir yılbaşı eğlencesi sunuyor.

Müzik dünyasının güçlü seslerinden Işın Karaca’nın doyumsuz

bir müzik ziyafeti sunacağı gecede sanatçının yeni ve yıllardır

dinlenen şarkıları eşliğinde misafirler eğlencenin tadına varacak.

Limitsiz yerli içki dâhil özel lezzetlerle hazırlanmış yılbaşı

menüsü kişi başı KDV dahil 109 Euro’dan başlayan fiyatlarla

misafirlere sunuluyor. Yılbaşı gecesinde yaşanacak muhteşem

eğlencenin ardından geceyi İstanbul’un köklü otellerinden

biri olan Dedeman İstanbul’da konaklayarak geçirmek isteyen

misafirler için ise ayrı bir paket hazırlandı. Paket kapsamında

yılbaşı gecesi Dedeman İstanbul’da konaklamak isteyen misafirler

için KDV dahil 149 Euro’dan başlayan fiyatlar belirlendi.

2012’nin ilk anlarını görkemli bir eğlence ile karşılamak

istiyorsanız bu muhteşem yılbaşı kutlamasını kaçırmayın!

THE JOY OF NEW YEAR WITH IŞIN

KARACA AT DEDEMAN ISTANBUL

Dedeman Istanbul, one of the most popular and wellrooted

hotels in the city, offers guests an unforgettable

New Year’s Eve this year, as it does every year.

Işın Karaca, one of the most powerful vocalists in the

Turkish music scene, will offer guests an insatiable

melodious feast. Guests will experience pure

entertainment through the artist’s new and long-lasting

hits. The New Year’s Eve menu prepared with special

flavors is priced starting at 109 Euros per person,

including VAT and unlimited domestic drinks. After this

incredibly entertaining New Year’s Eve, guests who want

to stay at Dedeman Istanbul, one of the city’s oldest

hotels, will be able to take advantage of a separate

package. This package includes one night’s stay at

Dedeman Istanbul on New Year’s Eve, with prices starting

at 149 Euros, including VAT. If you want to greet the first

moments of 2012 with magnificent entertainment, don’t

miss this spectacular New Year’s Eve celebration!


DQ

78 Ö Y K Ü - S T O R Y

Hediye

Gift


Y A Z I - W O R D S : B E G Ü M A H U A Ğ L A Ç

Yataktan kalktığımda gözüme ilk takılan, salona dolmuş

güneş ışığı oldu. Uzun zamandır yağmura yenik düşmüş

Aralık ayı bugün kemiklerini ısıtmaya karar vermiş

diye düşündüm içimden ya da belki yeni seneye güzel

bir görev teslim yapmayı istemişti. Sabahın erken

saatlerinde genelde hissetmeye alışkın olmadığım güçlü

bir enerjiyle, salona koştum. Perdelerin ardından içeri

süzülen ışık huzmelerine hak ettikleri özgürlüğü vererek,

koltuğa attım kendimi. Bu güneş güzel bir kutlamayı hak

ediyordu. Disk çalara başucumdan ayırmadığım Leonard

Cohen’in ‘Live in London’ albümünü yerleştirdim. Ve

‘Halleluyah’ …

Bu albümü her dinlediğimde içimde ilahi bir güç

hissederim. 37 senedir kendimle yaşadığım halde bir

türlü Cohen’in üzerimdeki etkisini çözemediğimi itiraf

etmeliyim. Eşim bu takıntımı değerli bulmuş olsa

gerek geçen sene tam da bugün bana bu albümü yılbaşı

hediyesi olarak almıştı. Hiç kuşkusuz olgun ve güzel bir

hareketti. Bir an kafam bu yılın hediyesine takıldı; Acaba

bir şey alacak mıydı Büyük bir şey miydi yoksa küçük ve

sembolik bir şey mi Elle tutulur muydu Ya da sadece

bir öpücük müydü

Özel günlerde alınan ve verilen hediyelere

çocukluğumdan beri çok önem vermişimdir. Annem

bazen bu huyumu gereksiz ve müsrif bulsa da ben

bendim işte. Sürprizlerle beslenen bir ruh. Hatta bir

keresinde hediye olayına takıntımı internet ortamına

yatırıp, kendimi haklı çıkarmak için bir araştırma

yapmışlığım bile vardır. Özellikle yılbaşı hediyesi

geleneği üzerine araştırma yapan antropolojistler ve

sosyolojistler bu konunun toplumsal yaşamda oldukça

faydalı bir iletişim kaynağı olduğunu tespit etmişler.

Hatta sosyalleşmek için en ideal yollardan biri olduğunu

da kanıtlamışlardı.

“Hediye almak bir sanattır” diye sesli bir cümle ağzımdan

salonun parkesine düşüverdi. Bugüne kadar aldığım

en değerli hediyeleri düşündüm sonra. Tabii, bir süre

sonra depoya atılan ya da kapı görevlisine verilenleri de.

Bugüne kadar benimle gelenler sahiplerini de hayatımda

beraberinde taşımışlardı. Diğerleri ise yavaş yavaş silinip

gitmişlerdi. Düşünsenize ilişkiler bile bu küçük parlak

The first thing that caught my eye when I got out of bed

was the sunlight that filled the living room. I thought

to myself that the month of December, long surrendered

to the rain, decided to warm its bones today, or maybe

it wanted to hand over the job to a beautiful new year.

I ran to the living room with an energy that I’m not

used to feeling in the early hours of the morning. I gave

the light beaming through from behind the curtains

the freedom it deserved and threw myself on the couch.

This sun deserved a nice celebration. I placed my bedside

staple, Leonard Cohen’s “Live in London” album, into my

disc player. And “Hallelujah...”

Each time I listen to this album, I feel a divine force

inside me. Even though I’ve lived with myself for 37

years, I have to confess that I can’t figure out the effect

that Cohen has on me. My husband must have found my

obsession endearing because last year on this same day,

he bought me this album as a New Year’s gift. This was

undoubtedly a mature and nice gesture. For a second,

I began to wonder about this year’s gift. Would he get

something Would it be something big or a small and

symbolic gift Would it be tangible Or was it just a kiss

Since I was a kid, I’ve placed great importance in the

gifts that people give and receive on special days. Even

if my mom found this habit to be unnecessary and

extravagant, that’s just how I was. A soul that feeds on

surprises. In fact, once

I even did some research to confirm that I was right

by testing my obsession with gifts out on the Internet.

Anthropologists and sociologists who specifically studied

the tradition of giving New Year’s gifts determined that

this is a really beneficial source of communication in

societal life. They even proved that it was one of the most

ideal ways of socializing.

“Receiving a gift is an art.” This vocal sentence fell

out of my mouth and onto the hardwood floor of the

living room. Then I thought of the most valuable gifts I

received to this day.

79


80 kağıtların içine sarmalanmış şeylerin doğruluğuyla,

sınava tabii tutulur. Seni gerçekten tanıyıp, tanımadığını,

değer verip vermediğini, hayatına ve zevklerine saygı

duyup duymadığını kurdelenin altındakine bakarak

anlayabilirsin bir erkeğin ya da kadının.

Güneş yavaş yavaş etkisini yitirirken ben de hazırlanmaya

başladım. İki sırt çantasına kalınca birer kazak, rahat

bir pantolon ve spor ayakkabılarımızı yerleştirdim.

Mustafa’nın eve gelmesine daha 2 saat vardı. Bu

gece için bir plan yapmamıştık. En azından Mustafa

planımızdan haberdar değildi. Normalde yılbaşı

gecelerini sokakta geçiren bir çift hiç olmadık. Ailecek

yenilen bir yemek sonrası ya bir arkadaşın evine gider,

ya da evde televizyonun karşısında şarabımızı içerken

mayışır kalırdık. Kapı açıldığında ben her şeyi arabaya

indirmiştim bile. Mustafa beni çıkmak üzere görünce

şaşırarak, “Hayatım nereye “

“ Hoş geldin canım, evden almak istediğin bir şey varsa

hemen al çıkmamız lazım”

“Unuttuğum bir planımız mı vardı Nereye gidiyoruz”

“Hiçbir şey sorma lütfen bu bir sürpriz”

Mustafa istediği cevapları alamamanın verdiği

huzursuzlukla arabaya bindi. İstanbul dışına doğru 2 saat

süren bir yol sonrası, ağaçlar tarafından gizli korumaya

alınmış mekânın kapısına arabayı park ettim. Mustafa

hala olup bitene bir anlam veremiyordu. “Burası neresi,

Kimin evi, Ben tanıyor muyum” gibi sorularını ard

arda sıralayarak gerginliğini savuşturmaya çalışıyordu.

Büyük bahçe kapısı görevli tarafından hafifçe aralandı

ve dar bir yol karşıladı bizi. Küçük ışıklarla yerden

aydınlatılmış taş yol, büyük bir bahçeye açılıyordu.

Tam ortasında yer alan kış bahçesi tam da istediğim

gibi hazırlanmıştı. Mum ışıkları, şömineden taşan

aydınlığa karışıyor, masanın üzerindeki bardaklar bütün

yansımalara vücut geriyordu. 30 metrekarelik bu alanda,

nefis bir antika masa, şömine, duvarlarda 1900’lü

yıllardan kalma siyah- beyaz fotoğraflar ve 2 adet yine

antika berjer koltuk vardı. Sofra, küçük küçük tabaklara

bölünmüş lezzetlerle süslenmişti.

Yemek, kahkaha, müzik ve biz vardık o odada.

Saat 12.00’i vurduğunda tarihi ve doğayı taçlandıran

bu özel anda biz de kendi tarihimizi yarattık. Fonda

çalan ‘My Funny Valentine’ parçasının sözlerini içimize

çekerek, en büyük hediyenin ‘biz’ olduğunu anladık. Biz

burada, bu anda, eski yılla yeni yıl arasına sıkışmış birkaç

dakikanın arasında, birbirine sunulan kocaman iki hediye

paketiydik. Hiç unutulmayacak…

I also thought of those that got tossed in storage or given

to the doorman. The ones that made it to today carry

along the people who gave them into my life. The others

were slowly erased and forgotten. Think about it, even

relationships get tested with the accuracy of these things

wrapped in this small, shiny paper. You can understand

whether a woman or a man really knows you, cares

about you or respects your lifestyle or your tastes by

peeking underneath the bow. We were never a couple who

regularly spent New Year’s Eve on the streets. After eating

dinner as a family, we either went to a friend’s home or

stretched out in front of the television at home, drinking

our wine. When the door opened, I had already carried

everything down to the car. Surprised to see me about to

leave, Mustafa asked, “Where to, honey”

“Welcome sweetheart, if there’s anything you want to grab

from home, do it now. We have to leave.”

“Did we have a plan I forgot about Where are we going”

“Please don’t ask anything; it’s a surprise.”

Mustafa got in the car, uneasy because he couldn’t get the

answers he wanted. After a two-hours trip out of Istanbul,

I parked at the door of a place surrounded in secrecy by

trees. Mustafa still couldn’t figure out what was going on.

He kept trying to fend off his tension with back-to-back

questions like “Where is this place” “Whose house is it”

“Do I know them”

The large door to the garden was cracked open by an

attendant, and we were met with a narrow road. This

rocky road was lit from the ground with tiny lights, and

it opened into a wide garden. The winter garden located

right in the middle was prepared just as I wanted. The

candlelight mixed into the light from the fireplace,

flickering on the glasses on the table. In this 30-square

meter space, there was a beautiful antique table, a

fireplace, black-and-white photographs from the 1900s

on the walls and two antique armchairs. The table was

topped with small, flavorful plates.

Food, laughter, music and we were all in that room.

When the clock struck 12:00, we created our

own history in this special moment crowning history and

nature. We drank up the lyrics of “My Funny Valentine”

as it played in the background and understood that “we”

were the best gift. We were two large

wrapped gifts presented to one another right here, in this

moment, within the couple of moments squeezed

between the old year and the New Year. Never to be

forgotten...

More magazines by this user
Similar magazines