"Alp Esintisi"

neslihandurgutlu
  • No tags were found...

mySKI LIFE ISSUE:3 - JULY/AUGUST 2015

Merhaba,

Dergimizin üçüncü sayısında sizlerle

birlikte olmanın heyecanını ve mutluluğunu

yaşıyoruz. Yine dopdolu bir içerikle

karşınızdayız. Sadece kayak sporunun değil

aynı zamanda doğa sporları ve dağcılığın da

sesi olmaya çalışıyoruz.

SAYI:3 / TEMMUZ-AĞUSTOS 2015 ISSUE:3 / JULY-AUGUST 2015

Hello,

We feel the excitement and the

happiness of being with you in the third

issue of our magazine with a broad range

of subject matter. We do our best to be the

voice of nature sports and mountaineering

as well as skiing.

İmtiyaz Sahibi / Publisher:

Nurdan Tol Silivri

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü:

Managing Editor:

Hüseyin Murat Tol

Genel Yayın Yönetmeni / Chief Editor:

Neslihan Durgutlu

Editör / Editor + Çeviri / Translation:

Gülistan Yıldız Menteş

Muhabir / Correspondent:

Adnan Aras

Hukuk Danışmanı / Legal Advisor:

Dede Hukuk Bürosu

Dede Law Office

Görsel Yönetmen / Visual Director:

Bengi Cabacı

Yayına Hazırlık / Editing:

Tolgrup A.Ş.

Katkıda Bulunanlar / Contributors:

Türkiye Dağcılık Federasyonu

Türkiye Kayak Federasyonu

Kocaeli / Kartepe Belediyesi

Kocaeli İl Kültür ve Turizm

Müdürlüğü

Isparta Gençlik Hiz. ve Spor İl

Müdürlüğü

Isparta İl Kültür ve Turizm

Müdürlüğü

Turizm Derneği Paznaun Ischgl

Özellikle ülkemizde çok fazla bilinmeyen,

biraz geri planda kalmış kayak ve doğa

sporları bölgelerini öne çıkarmayı ve

bu alanların birer cazibe merkezi haline

getirilmesine katkıda bulunmak istiyoruz.

Bu nedenle bu merkezlerle ilgili yetkililerle

ve o yörelerin ileri gelenleriyle röportajlar

gerçekleştirdik.

mySKI LIFE Türkiye’deki kayak ve doğa

sporlarının sadece ulusal değil aynı zamanda

uluslararası alanda da tanınmasını görev

edinmiş bir dergidir. Her çıkan sayımızla

daha da tecrübe kazanıyoruz.

Sizlere en iyiyi ve en yeniyi sunmak için

çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Dünyadaki

ve ülkemizdeki kayak ve doğa sporları ilgili

tüm haberleri en güzel ve nitelikli görsellerle

sizlere ulaştırmaya devam edeceğiz.

En derin selamlarımla,

We particularly aim to bring some ski and

nature sports regions to the forefront of

the attention which are unnoticed and not

widely-known in our country so we hope

these areas to be the centres of attraction

with our contribution. Therefore, we have

had interviews with the authorities and the

notables of these regions.

It is mySKI LIFE’s mission to make skiing

and other nature sports in Turkey widely

known both nationally and internationally.

We gain more experience with each

published issue of our magazine.

We will continue our works to present

you the best and the newest. We will also

continue giving you all the news about

skiing and nature sports in Turkey and in

the world with the most beautiful and top

quality pictures.

With kindest regards,

Nurdan Tol Silivri

Turkey Mountaineering Fed.

Turkey Ski Fed.

Kocaeli / Kartepe municipality

Istanbul Provincial Culture and

Tourism Directorate

Isparta Provincial Directorate of

Youth Services and Sports

Isparta Provincial Culture and

Tourism Directorate

Tourism Assoc. Paznaun Ischgl

Baskı / Edition:

Şan Ofset Matbaacılık

San. ve Tic. Ltd. Şti.

Hamidiye Mah.

Anadolu Cad. No.50 Kağıthane/

İSTANBUL

T: +90 212 289 24 24

Yayın Türü / Broadcast As:

Süreli Yayındır.

Periodical Publication

İki Ayda Bir Yayınlanır.

Published Once in Two Months

Reklam ve Abonelik:

Advertising and Subscription:

+90 212 222 50 90

mail: info@myski.com.tr

myskilife@myski.at

web: www.myski.com.tr


İçindekiler

Contents

4 Dağcılık

Mountaineering

A Real Passion for Mountaineering

56

Ogan Tüzel Röportajı

Interview With

Ogan Tüzel

46

56

Rüya Şehir Isparta

A Dream City Isparta

Davraz Dağı Kış Sporları

Turizm Merkezi

Mount Davraz Winter Sports Tourism Centre

Cenk Demiroğlu Köşe Yazısı

Column by Cenk Demiroglu

68

14 Gerçek Bir Dağcılık Tutkusu 20

Kartepe

ALPLERİN METROPOL

YAŞAM TARZI

THE LIFESTYLE METROPOLIS OF THE ALPS

98

Bunları Biliyor Muydunuz?

Did You Know?

82


DAĞCILIK

Mountaineering

Dağcılık, dağlarda yürüyüş ve kamp

kurmanın yanı sıra tırmanma sporunu

da kapsayan bir doğa sporudur. 18.-19.

yüzyıllarda Avrupalı (İngiliz ve Fransızlar

başta olmak üzere) zenginlerin boş

zamanlarını değerlendirme ve hayatlarının

rutinlerini yeni maceralarla süsleme arayışı

neticesinde bir spor sayılmaya başlanan

dağcılık, 20.yüzyılın başında diğer ulusların

da ilgisini çekmeyi başarmıştır. Uluslararası

bir spor haline gelmesi ise, 1931’de merkezi

Cenevre’de olan Uluslararası Dağcılar Birliği

(UIAA)’nin kurulmasıyla mümkün olmuştur.

İzleyen yıllarda, belirli teknik ve emniyet

yöntemlerinin geliştirilmesine paralel olarak

kendine özgü disiplini ve ilkeleri olan bir

spor haline dönüşen dağcılık, birçok doğa

sporunun da önünü açmıştır. Günümüzde

en çok rağbet gören doğa sporlarından

biri olsa da, bu spora eklenebilecek

yeniliklerin azalması, yeni neslin yeni doğa

sporlarına daha fazla ilgi duyması nedeniyle,

20. yüzyılın başındaki popülaritesini

kaybetmeye başlamıştır. Türkiye’deyse

dağcılık, üniversite kulüpleri ve Türkiye

Dağcılık Federasyonu (TDF) bünyesinde

devamlılığını korumaktadır.

Mountaineering is a nature sport which

includes sport climbing alongside hiking

and setting up a camp in mountains. This

activity began as a pastime activity by

European’s wealthy people to fill the routines

of their lives with new adventures in the 18th

and 19th centuries (especially English and

French people). As a result, this activity was

seen as a sport and it began to draw the

other nations’ attention at the beginning of

the 20th century. It became an international

sport with the establishment of International

Climbing and Mountaineering Federation

(UIAA) in Geneva, in 1931. In parallel with

the development of specific techniques and

security methods; it transformed into a sport

with idiosyncratic disciplines and principles

which paved the way for many other nature

sports. It still may be one of the nature

sports in great demand but with the decline

of innovations to add to this sport and the

new generation’s interest in new nature

sports; mountaineering began to lose its

popularity as it had at the beginning of the

20th century. Mountaineering maintains its

continuity under Turkish Mountaineering

Federation (TDF) and university clubs in

Turkey.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

8 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

9


Dağcılık Stilleri

Mountaineering Styles

Alpin Stil: Dağcılar için kayalar ve

buzlar üzerinde yapılır. Bu hafifliğin ve hızın

ön plana çıktığı ve aynı zamanda teknik

tırmanış içeren dağcılık sporunun esas

ruhunu temsil eden tırmanış sitilidir.’Temiz

Tırmanış’ diye tabir edilen ve tırmanış

sonrası rotayı değiştirmeyen ‘doğal’

yöntemler kullanılır. Yapay yöntemlerden

tamamen uzak olan bu tırmanış stilinde

tırmanıcılar bütün zorluklar ve risklerle

kendi başlarına başa çıkarlar. Temelindeki

bu yöntemlerden dolayı ‘macera ruhu’ ile

beslenir.

Dağ Yürüyüşü: Sabah başlayıp akşam

bitirilen günü birlik dağ yürüyüşüdür.

Kampli Etkinlik: Kamp kurularak

ve dağda konaklayarak yapılan dağ

yürüyüşleridir.

Keşif Gezisi: Uzun süreli ve çok amaçlı

içinde zirve tırmanışları olan, araştırma

gezileri ve tırmanışları ile kamplı konaklama

gibi faaliyetleri kapsayan etkinliklerdir.

Ferrata: Kayaya sabitlenmiş metal

merdivenleri kullanarak yapılan tırmanma

stilidir.

Sportif Tırmanış: Genellikle kayalar ya da

yapay duvarlar üzerinde yapılan tırmanma

stilidir. Kendi içinde dört ana kısma ayrılır.

Bouldering: Yerden fazla yükselmeden,

kaya tırmanma tekniklerini kullanarak

yapılan antrenmandır.

Alpine Style: Mountaineers carry out

this style on rocks and ice. In this style,

lightness and speed come forward and it

contains technical climbing and represents

the real soul of mountaineering at the same

time. It is interpreted as ‘Clean Climbing’

and after the climb the route does not

change as ‘natural’ methods are used.

In this style, artificial methods are not

acceptable and climbers have to cope

with all difficulties and risks on their own.

With all these methods it is fed with the

‘spirit of the adventure’’.

Hiking: It is a one-day walk in mountains,

beginning in the morning and ending in

the evening.

Trekking: These walks include camping

and lodging in mountains.

Expedition: It is a style of long duration

and multipurpose, covering activities like

summit climbs, research trips and camping

accommodation.

Ferrata: It is a climbing style in which

metal ladders are attached to rocks.

Sport Climing: It is a climbing style that

generally carried out on rocks or artificial

walls. It is branched into four parts.

Bouldering: In this practice, the climb

is carried out by using rock climbing

techniques and without climbing up too

much from ground.

Kaya Tırmanışı: Önceleri dağcılığın

bir kolu olarak tanınan kaya tırmanışı, uzun

süredir kendini ispatlamış ve bağımsız bir spor

dalı haline gelmiştir. Bu spora, doğayla baş

başa, fit ve sağlıklı kalmak, biraz da adrenalini

damarlarında hissetmek için başlarlar fakat

tırmanma kısa süre sonra bir tutku haline

dönüşür.Doğayla iç içe olmaktan, dağ

yürüyüşü gibi sporlardan hoşlanıyorsanız,

kendinizi biraz zorlamaya ne dersiniz?

Kaya tırmanışı iyi bir seçenek olabilir. Her

ne kadar uç bir spor olarak kabul edilse de

gözünüz korkmasın. Kaya tırmanışı, heyecan

duygusu veriyor ve stratejik karar verme

yeteneğinizi geliştiriyor. Denge, estetik,

esneklik ve gücü bir araya getiren bu sporda

doğaya rağmen değil, ona uyum sağlayarak

ilerleniyor. Fiziksel güç ve zekâyı aynı anda

kullanmak gerekiyor. Bir nevi insan kendi

kendine meydan okuyor! Kaya tırmanışında,

kol ve bacak kasları başta olmak üzere,

vücudun hemen hemen bütün kasları çalışıyor.

Kayaya yaklaşılan pozisyonlar ise karın

kaslarına fayda sağlıyor. Doğa ile iç içe olmak

ve temiz hava, tabii ki beden ve ruh sağlığımızı

olumlu yönde etkiliyor. Kaya tırmanışı, Sportif

Tırmanış ve Uzun Duvar Tırmanışı olarak ikiye

ayrılıyor. Yeni başlayanlara sportif tırmanış

tavsiye ediliyor.

KAÇ KATEGORİ VAR?

HOW MANY CATEGORIES?

Kaya tırmanışının birçok çeşidi var. Her

bir tırmanışın kendine özgü tekniği ve

zorluğu var. Birçok şeyi aynı anda düşünmek

zorundasınız. Denge, esneklik, güç,

doğayla uyum, dikkat edileceklerin başında

geliyor. Farklı kategorilerin içinden kişinin

kendine uygun olanını seçmesi gerekiyor.

Rock Climbing: Rock climbing was

a branch of mountaineering before but it

proved itself to be an independent sport.

At first, people do this sport to stay close

to nature, to be fit and healthy and also to

feel the adrenaline rush in their vessels but

the climb becomes a passion after a short

while. If you like to be close to nature and

if you like sports like trekking how about

forcing yourself a bit?

Rock climbing can be a good choice. It

may be recognised as an extreme sport

but do not be scared. It increases the

sense of excitement and enables you to

make strategic decisions. This sport brings

balance, aesthetics, flexibility and power

together and you move forward in harmony

with nature not against it. It is necessary

to use physical power and intelligence in

the same time. It is a kind of challenging

yourself! In rock climbing, almost the all

muscles of the body work; especially

arm and leg muscles. The positions

taken to approach rocks are beneficial

for abdominal muscles. Moreover, being

close to nature and fresh air has a positive

effect on our mental health. Rock climbing

is divided into two parts as Sport Climbing

and Long Wall Climbing. For complete

beginners Sport climbing is suggested.

Uzun Duvar Tırmanışı: Kaya tırmanma

tekniklerini ve emniyet malzemelerini

kullanarak kaya üzerinde yapılan tırmanış

şeklidir.

Long Wall Climbing: Rock climbing

techniques and safety equipment are used

in this climbing style which carried out on

a rock.

Bouldering: Özelikle kaya tırmanışına yeni

başlayanlar için çok faydalı bir antrenman.

Teknik, kuvvet ve dayanıklılık gibi becerilerin

geliştirilmesine katkı sağlıyor. Kaya tırmanışı

ayakkabısı ve toz torbası kullanılıyor. Tecrübeli

tırmanışçılar da uyguluyor.

Yapay Duvar Tırmanışı: Genellikle kapalı

alanlarda (bazen açık havada) kimyasal

malzemeler kullanılarak yapılan sabit veya

ayarlanabilen duvar sistemleri üzerinde

yapılan tırmanma etkinliğidir. Duvarlar

genellikle yarışmalara yönelik olarak

yapılır ve farklı boyutlardadırlar. Yapay

duvarlar, farklı biçimlerde ve aralıklarda

basamak ve tutamakları içerir. Yapay duvar

tırmanışlarında, dağcılıkta kullanılan “top

rope” (üstten emniyetli ip) tekniği de

kullanılmaktadır.

Indoor Climbing: It is a climbing activity

which is usually done indoors (sometimes

outdoors) by using chemical materials to

immobilise or adjust wall systems. Walls

are usually made for competitions and

they are in different sizes. Artificial walls

contain steps and handles in different

shapes and gaps. In indoor climbing,

top-rope technique is also used as şit is in

mountaineering.

Rock climbing has many varieties. Every

climbing has a unique technique and

difficulty. You have to think many things at

once. Balance, flexibility, strength, harmony

with nature are very significant to take notice

of. The person has to choose one among

the categories which is suitable for him/her.

Bouldering: It is especially a very beneficial

practice for beginners. It contributes to develop

skills like technique, strength and endurance.

Rock climbing shoes and chalk bags are used.

Experienced climbers apply this as well.

©Paznaun-Ischgl

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

10 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

11


Top-rope Tırmanış: Tırmanış ipi,

rotanın tepesindeki istasyondan geçerek

tırmanışçıya gidiyor. İpin diğer ucu da

emniyet alan kişide bulunuyor. Tırmanışçı

tırmandıkça, ipte oluşan boşluğu emniyetçi

alıyor. İpli tırmanışlar içinde en güvenlisi

Top-rope.

Serbest Stil: En çok kullanılan tırmanış

türüdür. Bu tırmanışta, yükselmek için

yapay tekniklere kesinlikle başvurulmuyor.

İp ise tırmanan kişiyi, düşüş ihtimaline karşı,

tehlikeden korumak için kullanılıyor.

Serbest-solo Tırmanışı: Hiçbir emniyet

aleti kullanılmadan, kaya tırmanış ayakkabısı

ve toz torbasıyla yapılıyor. Serbest-solo

tırmanışı fazlasıyla deneyim gerektiriyor.

Zaten bu türde tırmanan sayısı oldukça az.

Bu stilde tırmanmak için fiziksel olduğu

kadar psikolojik olarak da hazır olmak

gerekiyor. Çünkü yapılan hata çoğunlukla

ölümle sonuçlanıyor. Çıplak ayakla da

tırmananlar var.

Yapay Tırmanış: Yükselmek için çeşitli

aletlerden faydalanılarak yapılan tırmanış

türü. Yapay tırmanışta, sikke, jumar, hook,

ip, merdiven gibi aletler kullanılıyor.

Kaya Tırmanışı Eğitimi

Kaya tırmanışı eğitimi veren birçok doğa sporu

merkezi var. Eğitimin ilk aşamasınds teorik

dersler verilmektedir. Öncelikle, tırmanış

teknikleri, stilleri, tırmanış ve iniş istasyonlarının

kurulması, top- rope (tırmanış ipi) ve malzemeler

hakkında ayrıntılı teorik eğitim alınıyor. Bir sonraki

aşamada uygulamaya geçiliyor. Malzeme takıp

çıkartmak, yerden birkaç metre yükselerek

yapılan egzersizlerle ip inişi ve top rope tırmanış

uygulaması yapılıyor. En son aşamada lider

tırmanışın temel bilgileri alınıyor ve tecrübeli

bir kaya tırmanışçısıyla beraber uzun rotalarda

tırmanışlara başlanıyor.

Tırmanma Tekniği

Yokuşta yürürken yorulmamak için ‘’S’’ çizerek

çıkılmalıdır. Çok dik yerlerden inerken ağırlıklarını

topuklarına vermelidirler. Çok yorulmamaya ve

terlememeye dikkat edilmelidir. Az su içilmelidir.

Dik kayalara tırmanırken ayaklarla iyi basılmalı

ve sağlam tutunmalıdır. Gücünü ve iradesini

zamanında ve yerinde kullanmalıdır. Çıkışlarda

az mola verilmeli çünkü yuvarlanacak kaya ve çığ

tehlikesi daima göz önünde bulundurulmalıdır.

Dağcılık Malzemeleri

Rüzgâr geçirmeyen elbise, yün iç çamaşır, özel

ayakkabı, kalın çorap, başlık, kar gözlüğü, buz

baltası, delikli çivi, tırmanma ipi, pusula, izci

çakısı, piton, buz tırnağı, halka, uyku tulumu,

burgu, takoz, barometre ve çok yükseklere

çıkıldığında oksijen tüpü kullanılır.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

12 JULY/AUGUST 2015

Top-rope climbing: The climber

has a climbing rope, passing through the

station of the top route. The person who

is in charge of safety has the other end of

the rope. When the climber climbs, the

rope becomes loose so the safety person

collects the loose parts of the rope. Toprope

is the most secure one among the

other rope climbing styles.

Free climbing: This is the most common

climbing style. In this climbing, artificial

techniques are certainly not applied to go

up. A rope is used to protect the person

against the possibility of a fall.

Free-solo climbing: It is carried out

with rock climbing shoes and chalk bags

without using any safety equipment. It

requires o lot of experience. As a matter

of fact the number of climbers is quite low.

To climb in this style, it is necessary to be

ready physically and psychologically. It is

because it mostly results in death with a

single mistake. Some people climb with

barefoot.

Indoor climbing: In this style, various

tools are used to climb up. In indoor

climbing tools like coins, jumars, hooks,

ropes, ladders are used.

Rock Climbing Training

There are many sports centres giving rock

climbing training. Theoretical sessions are

given in the first stage of the training. First of

all, detailed theoretical training is received on

climbing techniques, styles, setting up climbing

up and climbing down stations, top-rope and

equipment. Then practice takes place in the

next stage. Mounting the tools and taking

them off, climbing up one metre from ground,

climbing down with rope by doing exercises

and the practice of top-rope climbing. In the last

stage, the fundamental knowledge of the leader

climbing is gained and long routes climbs began

with an experienced rock climber.

Climbing Technique

Climb by drawing an‘’S’’ to avoid tiredness. Load

the weight on ankles when climbing down from

very steep places. It is important not to get too

tired and sweaty. Little water should be drunk.

When climbing steep rocks, the feet should be

placed on the ground properly and you need

to grab securely. Power and will should be used

on time and cleverly. The breaks taken should

not be long when climbing up because rocks

and avalanche risks should always be taken into

consideration.

Mountaineering Equipment

Windproof outfits, wool underwear, special

shoes, thick socks, helmets, snow goggles, ice

axes, nails, climbing ropes, compasses, pitons,

scout pocketknives, ice nails, hoops, sleeping

bags, gimlets chocks, barometers and oxygen

tubes when climbing up high are used.

TÜRKİYE’DE DAĞCILIK SPORU

Mountaineering in Turkey

Ülkemizde spor olarak dağcılık çalışmaları 1920’lerde başladı. Türkiye’de ilk dağa tırmanış William John Hamilton ismindeki bir İngiliz’in

Erciyes Dağına yaptığı tırmanıştır. I. Dünya Savaşı’ndan sonra, dağcılık daha çok askeri bir hareket olarak kendini gösterdi. 1924’te Albay

Cemil Cahit Bey, subay ve erlerden meydana gelen bir grupla Erciyes’in doruğuna çıktı. 1926’da “Dağcılık Talimgâhı” adı altında ilk

dağcılık okulu kuruldu. Dağcılık sporundaki önemli gelişmeler 1930’lu yıllarda kendini gösterdi. İlk dağcılık kulübü 1933’te o dönemin

İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ tarafından “Türk Yürüyücülük, Dağcılık ve Kış Sporları Kulübü” adıyla kuruldu. Aynı yılda Bursa’da Bursa

Dağcılık ve Kış Sporları Kulübü kuruldu. Bu gelişmelerden sonra dağcılık sporu tarihinde ilk federasyon, 1938 yılında “Dağcılık ve Kış

Sporları Federasyonu” olarak kuruldu. 1939’da aynı federasyon “Türkiye Dağcılık ve Kayak Federasyonu” şeklini aldı. Başkanlığına Latif

Osman Çıkıgilve ekibi getirildi. 1966 yılında ise yalnız dağcılıkla ilgili “Türkiye Dağcılık Federasyonu’’ kuruldu. Başkanlığına yine Latif

Osman Çıkıgil getirildi. Bu çalışmalardan sonra dağcılık sporuna ilgi arttı. 1969’da ilk defa Avusturya ve Alman dağcıları ile Türk dağcıları

Cilo ve Ağrı Dağları’na tırmandılar. Bundan bir yıl sonra Türk dağcıları da İtalya, Almanya ve Avusturya’da o ülkenin dağcılarıyla tırmanmaya

başladılar. 1977 yılında Dünya Dağcılar Birliği (UIAA)’ne üye olundu. Bu tarihlerden sonra üniversiteler de dağcılık sporuyla ilgilenmeye

başladılar. Türkiye’de hemen her mevsim tırmanmaya elverişli dağlar bulunmaktadır. Umumiyetle bu spor ülkemizde üniversite gençleri

tarafından yapılmaktadır. Yurdumuzda yeni tanınan bu spor gün geçtikçe gelişmektedir.

As a sport mountaineering activities began in 1920s in our country. An Englishman called William John Hamilton carried out the first

climb in Turkey by climbing Mount Erciyes. Mountaineering made its appearance as a military activity after World War I. In 1924, Colonel

Cemil Cahit climbed the summit of Mount Erciyes with a group of soldiers and officers. The first mountaineering school was established

under the name of ‘Mountaineering Training Centre’ in 1926. The significant development in mountaineering showed its face in 1930s.

The first mountaineering club was established by the Governor of Istanbul, Muhittin Üstündağ under the name of ‘’Turkish Hiking,

Mountaineering and Winter Sports Club’’ in 1933. In the same year, Bursa Mountaineering and Winter Sports Club was established in

Bursa. After these developments, the first federation in mountaineering sport history was established in 1938 as ‘’Mountaineering and

Winter Sports Federation’’. In 1939, the same federation was formed as ‘’Turkey Mountaineering and Ski Federation’’. Latif Osman

Çıkıgil became the President with his team. ‘’Turkey Mountaineering Federation’’ was established in 1966 which was only relevant to

mountaineering. Again Latif Osman Çıkıgil was elected as the President. After those works, the interest in mountaineering sport increased.

In 1969, for the first time Turkish mountaineers climbed Mount Cilo and Mount Ararat with Austrian and German mountaineers. A year

later, Turkish mountaineers began to climb in Italy, Germany and Austria with those countries’ mountaineers. Turkey became a member

of International Climbing and Mountaineering Federation (UIAA) in 1977. After those dates, university students became interested in

mountaineering. There are convenient mountains for climbing in almost every season in Turkey. Largely, this sport is carried out by

university students. This sport is developing day by day which is very new in our country.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

JULY/AUGUST 2015

13


öportaj

reportage

Dünyanın Zirvesine Tırmanış

“ Yaklaşık 25 yıldır hayatımda dağlar var.’’

Öncelikle, bize biraz kendinizden

bahseder misiniz?

Merhaba, 1970 doğumluyum, yani 45

yaşındayım. ODTÜ Kıbrıs kampüsünde

öğretim görevlisiyim. Serhan Poçan ile

evliyim. Son yıllarda Kıbrıs ve Ankara

arasında gidip gelen bir hayatım var

Dağcılık sporu ile ne zaman ne şekilde

tanıştınız? İlgilendiğiniz başka spor

dalları var mı?

Dağcılık ile üniversitenin(ODTÜ) ilk

senesinde yani 1989’da tanıştım. Yaklaşık

25 yıldır hayatımda dağlar var. Lise

yıllarında voleybol oynuyordum sonra

ODTÜ’ye gelince önce kayağa sonra

dağcılığa başladım. Kayak ve dağcılık

dalları aynı topluluk (DKSK) içerisinde

yapılıyor ODTÜ’de, antrenmanlar ve ortak

eğitimler ayrı ilerliyor. Ben Alp disiplini

kayağı ile başladım, kısa süre sonra da

tümden dağcılığa geçtim, kayak sadece

dağ kayağı olarak kaldı. ODTÜ-DKSK’nın

çok sıkı bir ekolü var dağcılıkta, neredeyse

üniversite hayatı kadar süren aşamalı ve ön

koşullu bir eğitimi tamamlamanız gerekiyor.

Bu eğitimlerin yanı sıra genel kondisyon,

kaya tırmanışı ve koşu antrenmanlarınız

oluyor. Eğitim aşamaları arasında da

seviyenize uygun tırmanışlar için dağlara

gidiyorsunuz. ODTÜ’den mezun olduktan

sonra dağcılığımızı kurduğumuz dernekte

(ORDOS) sürdürdük. ORDOS’un dağcılıkta

uzmanlaştığı alan ağırlıkla yüksek irtifa

dağcılığı oldu, yani 5000 metre üzeri

irtifalardaki dağlara tırmanış. Bu tırmanışlara

hazırlık için de hem Türkiye’de hem de

Alplerde tırmanışlar yaptık. ORDOS’un

yüksek irtifa tırmanışları, 2000’li yıllarda

aşamalı olarak yükseklik kazandı. 5000-

6000 metre arası Ağrı, Kazbek ve

Damavand dağları; 7000-8000 metre arası

Tien Shan’da Han Tengri tımanışları; 8000

metre üzeri Himalayalalarda Gasherbrum

II tırmanışı ve nihayet 2006 yılında Everest

tırmanışı. Everest’ten sonra da yoğunluğu

azalsa da tırmanışlarımız devam etti.

Takımımızdan arkadaşlarımız (Bora ve

Eylem

Elif Maviş) önemli kaya ve buz duvarları

tırmanışları gerçekleştirdiler. Son dönemde

ise Everest takımının büyük kısmı ve

ORDOS olarak, dağcılığa çok da uzak

olmayan “sky- running” (yüksek patika

koşuları) koşularına katılıyoruz.

Everest Dağı’na tırmanan ilk Türk kadın

dağcı oldunuz. Dünyanın zirvesine

çıkıp geldiniz. Bu tırmanışa nasıl

karar verdiniz? Tırmanış esnasındaki

duygularınızdan ve izlenimlerinizden

bize bahseder misiniz?

Öncelikle Everest tırmanışımızla ilgili bilgileri

vereyim. 2006 yılında biz 12 kişilik bir

ekiple Türkiye Everest Takımı olarak bir sefer

gerçekleştirdik. Ekibimizde, bir belgesel

sorumlumuz (Mustafa Temiztaş), bir kamp

müdürümüz (Hakan Kocakulak) ve 10

sporcu vardı. Bu 10 sporcunun 4’ü kadındı.

Burçak Özoğlu Poçan

Dağcı ve Akademisyen

Yaklaşık 3 ay süren ekspedisyonun sonunda,

tüm sporcularımız Everest zirvesine ulaştı.

Böylece hem ilk Türkiye ulusal takım başarısını

hem de, Türkiye’den ilk kez kadın sporcuların

Everest tırmanışını gerçekleştirmiş olduk.

Türkiye’den Everest’in zirvesine ulaşan kadın

sporcular: Eylem Elif Maviş, Meltem Çolak,

Suna Küçükçınar ve ben olduk. Ekibimizin

diğer sporcuları da: Serhan Poçan, Bora

Maviş, Mustafa Cihan, Soner Büyükatalay,

Haldun Ülkenli ve Serkan Girgin’dir.

Everest tırmanışımızla ilgili ayrıntılı bilgi ve

fotoğraflara www.2006everest.org sitesinden

erişebilirsiniz. Tırmanışımızın ayrıca “Hazır mısın

Everest?” isimli kitabı ve belgesel filmi yayınlandı.

Climbing Through

the Summit of the World

“Mountains have been in my life for

nearly twenty five years.’’

Firstly, could you tell us about

yourself?

Hello, I was born in 1970; I mean I’m 40 years

old. I’m a lecturer at Middle East Technical

University (ODTÜ) in Cyprus Campus. I’m

married to Serhan Poçan. I have had a life

of shuttling between Cyprus and Ankara in

recent years.

How did you become acquainted with

mountaineering sport? Are there any

other sports that you are interested in?

I became acquainted with mountaineering

in the first year at university (ODTÜ), I

mean in 1989. Mountains have been in

my life for nearly twenty five years. I was

playing volleyball in high school and then

when I went to ODTÜ I started skiing first,

then mountaineering. At ODTÜ, ski and

mountaineering are done in the same

community (DKSK). Trainings and joint

education proceed separately. I began

with Alpine skiing, and after a short while

I completely turned to mountaineering.

Skiing only remained as mountain skiing,

ODTÜ-DKSK has a very strict principle in

mountaineering. You have to complete a

progressive education with preconditions

which continues through your university

life. Despite these trainings, we have

general condition, rock climbing and

running trainings. You go to mountains for

climbing which are suitable for your level

during the training stages. After I graduated

from ODTÜ, I continued mountaineering

at the association (ORDOS) which we

established. ORDOS generally specialized

in high altitude mountaineering; in other

words, climbing above 5000 m. With

the preparations of these climbs we went

climbing in Turkey and in the Alps. ORDOS’

high altitude climbs gradually went up in

2000. In Mount Ararat, Mount Kazbek and

Mount Damavand the altitude was between

5000 and 6000 m; in Tien Shan Han Tengri

the altitude of the climbs was between

7000-8000 meters, Gasherbrum II climb in

Himalayas was 8000 meters and above and

at last the Everest climb came true in

2006. We went climbs infrequently after

Everest but we did not completely give up

on mountaineering. Some of our teammates

(Bora and Eylem Elif Maviş) carried out

important rock and ice climbs in our team.

Recently most of our Everest teammates and

ORDOS have joined sky-running which is

not far from mountaineering.

You became the first Turkish female

mountaineer to climb Everest. You

climbed the summit of the world and

came back. How did you decide that

climb?

Could you tell us about your feelings and

views during the climb?

Firstly, I will give information about our

Everest climb. We carried out an expedition

in 2006 with 12 people in Turkey Everest

Team. There were 10 athletes with another

two teammates; one was in charge of the

Burçak Özoğlu Poçan

Mountaineer and Academician

documentary (Mustafa Temiztaş) and the

other one was the camp manager (Hakan

Kocakulak). Four of those athletes were

women. After three months, towards the

end of the expedition, all our athletes

reached the summit of Everest. Thereby,

our Everest climb was Turkey’s first national

team success and also female athletes

climbed Everest for the first time. Eylem

Elif Maviş, Meltem Çolak, Suna Küçükçınar

and I were the female athletes who climbed

the summit of Everest. Serhan Poçan, Bora

Maviş, Mustafa Cihan, Soner Büyükatalay,

Haldun Ülkenli and Serkan Girgin were

the other athletes in our team. You can

access to the detailed information and

photographs about our Everest climb on

www.2006everts.org website. Moreover,

a book called ‘Are You Ready Everest?’

was published and a documentary film was

televised about our climb.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

14 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

15


“We carried out an expedition

in 2006 with 12 people in our

Turkey Everest Team.’’

What are your thoughts about the

development of mountaineering sport

in Turkey?

In Turkey, the interest in nature sports has

been increased as well as mountaineering.

This is very pleasing. Nature walks, rock

climbing, trekking, hiking, sky-running,

mountain biking, tour and mountain ski

are assumed to be the close relatives of

mountaineering. In all these branches

activities have been organised in recent

years.

Besides, the interest in branches like

Alpinism, wall climbs, ice and mixed

climbs, high altitude mountaineering has

increased. In my opinion, these are positive

developments.

It is necessary to support this interest with

essential technical informing, scientific

trainings, suitable organisation and

institutionalization. As ODTÜ, in other

words DKSK and ORDOS we do our best to

contribute to the process.

“It is necessary to support

this interest with essential

technical informing,

scientific trainings,

suitable organisation and

institutionalization.’’

Thank you for having an interview with

us. What’s your advice to the people

who are interested in mountaineering

sport?

It is a nice thing to be in nature and do it with

a discipline of sport. It is also a field that is

suitable for all ages. My advice is; whichever

mountaineering branch they choose,

they should do it with necessary training,

preparation and knowledge. In this way, the

safety will be provided and the pleasure of

this sport will be multiplied. I wish to thank

you on my behalf and on my teammates’

behalf at ODTÜ Mountaineering Ecole for

this interview.

“2006 yılında biz 12 kişilik

bir ekiple Türkiye Everest

Takımı olarak bir sefer

gerçekleştirdik.’’

Türkiye’deki dağcılık sporunun

gelişimi ile ilgili düşünceleriniz

nelerdir?

Türkiye’de son yıllarda sadece dağcılık

değil, diğer doğa sporlarına da ilgi artmış

durumda, bu sevindirici bir şey. Doğa

yürüyüşü, kaya tırmanışı, dağ ve patika

koşuları, yüksek patika koşulları, dağ

bisikleti, tur ve dağ kayağı dalları dağcılığın

yakın akrabası sayılır. Bunların tümünde

Türkiye’de son yıllarda artan oranda

etkinlikler düzenleniyor. Türkiye’de ayrıca

dağcılığın Alpinizm, duvar

tırmanışları, buzul ve karma tırmanışlar,

yüksek irtifa dağcılığı gibi ana dallarına da

ilgi artıyor. Bunlar bence olumlu gelişmeler.

Bu ilgi artışını gerekli teknik bilgilenme,

bilimsel eğitimler ile uygun örgütlenme ve

kurumsallaşmayla desteklemek gerek. Biz

ODTÜ ekolü olarak yani DKSK ve ORDOS

ile bu sürece katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

“Dağcılık sporuna olan

ilgi artışını gerekli teknik

bilgilenme, bilimsel eğitimler

ile uygun örgütlenme

ve kurumsallaşmayla

desteklemek gerek.’’

Bizimle röportaj yaptığınız için

teşekkür ederiz. Dağcılık sporuna ilgi

duyanlar için tavsiyeleriniz nelerdir?

Doğada olmak, üstelik bunu bir spor

disiplini ile yapmak güzel bir şey. Her

yaş için de uygun bir alan ayrıca. Benim

önereceğim, dağcılığın hangi dalı seçilirse

seçilsin bunu gerekli eğitim, hazırlık ve

bilgilendirme ile yapmalarıdır. Bu hem

güvenliği sağlayacak hem de bu spordan

duyulacak hazzı kat kat artıracaktır. Ben

de bu röportaj için, hem kendi adıma

hem de ODTÜ Dağcılık Ekolü’ndeki takım

arkadaşlarım adına teşekkür ederim.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

16 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

17


öportaj

reportage

Gerçek Bir Dağcılık Tutkusu

Alaattin Karaca

Türkiye Dağcılık Federasyonu

A Real Passion for Mountaineering

Alaattin Karaca

The President of Turkey Mountaineering Federation

Sayın Karaca öncelikle bize biraz

kendinizden bahseder misiniz?

1949 yılında Sarıkamış’ta doğdum. 1969

yılında dağcılık sporuna başladım. Yaptığım

başarılı tırmanışlar nedeniyle dönemin

Dağcılık Federasyonu’nca ödüllendirildim.

1973 yılında Türkiye Dağcılık Federasyonu

kurullarında görev aldım. Dağcılık

Federasyonu’nun açmış olduğu çok

sayıda eğitim faaliyetinde, tırmanışlarda

sporcu, eğitmen, kamp müdürü ve

teknik direktör olarak görev yaptım.

1982–1983 sezonunda yılın Dağcısı

seçildim ve dönemin Beden Terbiyesi

Genel Müdürlüğü’nden takdirnameler

aldım. Bir dönem Dağcılık Federasyonu

Asbaşkanlığı görevini de yürüttüm;

İkamet ettiğim Erzurum’da 10 yıl boyunca

amatör bir kulüpte başkanlık görevini

yürüttüm. Ülkemizdeki dağcılık sporunu

tanıtmaya ve gelişmesine katkı sağlamaya

çalıştım. Değişik birimlerde yöneticilikler

yaptım. Atatürk Üniversitesinde dağcılık

dersleri verdim. Bölgemde kurulan Doğu

Anadolu Dağcılık Kulübü’nün kurucu

üyeliğini ve başkanlığını yaptım. Dört yıl

Türkiye Üniversiteler Koordinasyon Kurulu

üyeliğine seçildim. Uzun yıllar Ağrı Dağı

ve ülkemizin diğer dağlarında dağcılık

rehberliği görevlerini sürdürdüm. Erzurum

Atatürk Üniversitesi’nde uzun yıllar Spor

Müdürü olarak görev yaptım. 2014 yılı

Mayıs ayına kadar, bu üniversitenin Beden

Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda öğretim

görevlisi olarak çalıştım. 17 Ağustos

1994 tarihinde Dağcılık milli takımına

girerek ülkemizi temsilen Kırgızistan

Tanrı Dağları’ndaki faaliyetlere katıldım.

997’de yapılan federasyon başkanlığı

seçiminde aday oldum ve federasyon

başkanlığına seçildim. Ardından ikinci,

üçüncü, dördüncü ve beşinci dönem

de aynı göreve tekrar seçilerek halen

Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanıyım.

Federasyon Başkanlığı sürecinde de

aktif sporculuğu devam ettirerek şimdiye

kadar Ağrı Dağı’nın 5137 metrelik

doruğuna 92 tırmanış gerçekleştirdim.

Federasyon Başkanlığı’nın yanı sıra dağcılık

faaliyetlerinde öğrencilerimle bilgi, beceri

ve tecrübelerimi paylaşmaktayım.

2007’de Türkiye Dağcılık Federasyonu

tarafından organize edilen Lenin (7135

m.), 2008’de yapılan Korjenevskaya (7105

m.) Dağları’nın zirvelerine sporcularla

tırmanışlar yaptım. Federasyon Başkanlığı

görevine seçildikten bu yana federasyonda

gerçekleştirilenlerin istatistiksel verileri;

11997’de 25 olan aktif il sayısı 79, 23 olan

aktif kulüp sayısı 960, 919 olan lisanslı

sporcu sayısı 38.600 olmuştur. Aynı yılda

tek branşta faaliyet gösteren federasyonda

tırmanma ve dağ kayağı branşları da faaliyet

göstermeye başlamıştır. Federasyon

tarihinde ilk kez Eğitim, Eğitmen ve

Dağcılık Mihmandarlığı Yönetmelikleri

hazırlanarak çıkarıldı ve yürürlüğe konuldu.

Yaptığım çalışmalar sonucunda Türkiye

Dağcılık Federasyonu 2006’da özerkliğe

kavuşmuştur. Ayrıca Balkan ülkeleri Dağcılık

Federasyonları Birliği yönetim kurulu

üyesiyim. Evli ve beş çocuk babasıyım.

“Dağlara sevgimiz vardı,

doğayı seviyorduk. Köylü çocuğu

olmamız sebebiyle hayvanların

arkasından gider ve onları

güderdik. Yağmuru, karı,

dağları, dereleri, tepeleri çok iyi

biliyorduk.’’

First of all, could you please tell us

about yourself?

I was born in 1949 in Sarıkamış. I began

mountaineering in 1969. I was rewarded

by Mountaineering Federation due to

my successful climbs. I took charge of

Mountaineering Federation regulations in

1973. I took part in many training activities

opened by Mountaineering Federation; I

performed my duty as an athlete in climbs,

an instructor, a camp manager and a

coach. I was selected as the mountaineer

of the year in 1982-1983 season and

received tributes from the Physical Training

General Directorate. I performed my duty

as a president in an amateur club for 10

years in Erzurum. . I tried to contribute

to the promotion and development of

mountaineering in our country. I worked

as an executive in different departments.

I gave mountaineering lectures at Ataturk

University. I carried out my duty as the

charter member and the President of

East Anatolia Mountaineering Club in my

region. I was elected as a member of Turkey

Universities Coordination Council for four

years. I carried on the same duty for many

years in Mount Ararat and other mounts in

our country. I worked as a Sport Director at

Erzurum Ataturk University for many years. I

worked as a lecturer at Physical Training and

Sports Academy at the same university until

May 2014. I attended the activities on Tien

Shan Mountains in Kirghizstan to represent

our country, as I joined the national team on

August 17th, 1994. I became a candidate in

the federation’s presidency election in1997

and I was elected as the president of the

federation. Later I was elected again for

the same duty in the second, third, fourth

and fifth periods. I am still the President of

Turkey Mountaineering Federation. I have

been an active athlete and I carried out 92

climbs in Mount Ararat’s summit at altitude

of 5137 m during my presidency. I also share

my knowledge, skills and experiences with

my students at mountaineering activities

apart from my role as the president of the

federation. I carried out climbs organized by

Turkey Mountaineering Federation in 2007

with athletes in the summits of Mount Lenin

(7135 m) and Mount Korjenevskaya (7105)

in 2008. Since I was elected as the President

of the Federation; according to the statistical

data; 25 active cities became 79 cities, the

number of active clubs went up from 23 to

960 and the number of certified athletes

went up from 919 to 38.600 in 1997. In the

same year climbing and skiing branches

were put into practice as there was only

one active branch in the federation before.

Training, Trainer and Mountaineering

Hosting Regulations were prepared for the

first time in the history of the federation and

they were brought into force. Turkey

Mountaineering Federation became

autonomy in 2006 as a result of the works

that I undertook. Furthermore, I am a board

member of Balkan States Mountaineering

Federations Union. I am married and I have

five children.

“We had love for mountains

and we loved nature. We chased

animals and shepherded them

because we were villagers. We

knew rain, snow, mountains,

brooks and hills well.’’

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

18 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

19


Dağcılık Sporu ile nasıl tanıştınız? Bu

spor hayatınıza nasıl girdi?

Yukarıda da belirttiğim gibi aslen

Sarıkamışlıyım. Çok genç yaşlarda Erzurum’a

geldik. Yıllar önce Türk dağcılığında büyük

yeri olan Sn. Gazi Kadogen ile tanıştık ve

gençlik yıllarımızda arkadaş olduk. Dağlara

sevgimiz vardı, doğayı seviyorduk. Köylü

çocuğu olmamız sebebiyle hayvanların

arkasından gider ve onları güderdik.

Yağmuru, karı, dağları, dereleri, tepeleri

çok iyi biliyorduk. O zamanlar Ağrı Dağı

çok revaçtaydı bugün olduğu gibi. Gazi

Kadogen o dönemler Ağrı Dağı’na

defalarca çıkmış, çok iyi bir performansı

olan, kendisi mukavemet kayakta koşan,

kayak milli takım antrenörlüğü yapan

değerli bir arkadaşımızdı. Aramızda Ağrı

Dağı sohbeti oldu. Ağrı Dağı’na gidelim

dedik. Sağdan soldan derme çatma

malzemeler topladık. Tabi tırmanış teknik

malzemelerinden pek haberimiz yoktu, tek

bildiğimiz uyku tulumu, soğuğa dayanıklı

giyecekler, sağlam bir çift ayakkabı ve

krampon kazmanın mutlaka gerekli

olduğu. O zaman bugünkü gibi kaliteli

malzeme bulmak zordu. Yani malzeme,

kalite marka seçme gibi bir şansımız da

yoktu. O zamanlar iyi kalite askeri parkalar

bulunabiliyordu veya bir arkadaşınızdan

varsa montunu ödünç alıyordunuz. Zor

şartlar altında malzemeleri temin ettik.

Yumurta, ekmek, konserve, patates, soğan

gibi gıdalar yiyorduk. Ekibimizin içinde

Gazi Kadogen, Ertuğrul Öğün, Hikmet

Öztürk, ben ve bir arkadaşımız daha vardı

o zaman, İspirli, Erzurum’da postanede

görevliydi. İsmini şu anda çıkaramıyorum.

Bir karar verdik ve 1968 yılında Ağrı Dağı’na

hareket ettik. Dediğim gibi Gazi Kadogen

yani rehberimiz çok iyi bir performansa

sahipti. Biz de kendimize göre sporcuyduk

ama şartlar farklıydı. Bugünkü teknik

bilgimle değerlendiriyorum şu anda,

çok komik geliyor yaptıklarımız veya

çok zor bir iş yaptığımızı düşünüyorum.

Otobüslerle Doğubayazıt’a ulaştık. O

zamanlar Doğubayazıt’tan Ağrı Dağı’na

yaklaşılıyordu. Doğubayazıt’ta Gazi

arkadaşın tanıdıkları vardı onları buldu.

Onlar bir cip buldular. Eli Köyü’ne yakın

bir bölgede çayırlar, otlak alanlar vardı.

Arabamız daha yukarıya çıkamadı, burada

araçtan indik ve tırmanış hazırlığına

başladık. O günün şartları ile şehirden

aldığımız malzemeleri ve yiyecekleri

paylaştırarak çantaları sırtladık ve yürüyüşe

başladık, tabi çantalar bugünkü gibi

ergonomik değildi. Çantaları sırtlayıp bizi

oraya kadar araçla götüren arkadaşlarla

vedalaşarak, gece tırmanışa başladık. Eli

Köyü’ne uğramadan sağından solundan

geçtik, durmadan sabaha kadar tırmandık.

O tarihten sonra yaklaşık 92’e yakın zirve

tırmanışım oldu. Şimdi anlıyorum biz

gerçek rotadan değil tamamen kayalık ve

engebeli başka bir rotadan tırmanmışız.

Kayalar arasında tırmanma bizi ciddi şekilde

yordu. Rehberimiz Sayın Gazi Kadogen

yorulmadan önde gidiyordu biz ona

yetişmeye çalışıyorduk. Modern anlamda

dağcılık yapmaya başladığımda öğrendim

ki dağcılıkta sadece fiziksel olarak güçlü

olmak yetmiyor. Bu sporu yapabilmek için

en azından yürüyüş tekniği, beslenme,

malzeme kullanımı, harita, pusula, akut dağ

hastalığı, hastalık halinde bilgi sahibi olmak

gerekirmiş. 1973 yılında Türkiye Dağcılık

Federasyonu’nun Erciyes’te Temel.

Eğitimikampı vardı. O zamanlar merhum

Dr. Bozkurt Ergör Federasyon Başkanıydı.

Bu eğitimde modern olarak dağcılıkla

tanıştım Basamak, tutamak, tırmanma

teknikleri, yürüyüş kolu, ekip başı, ekip

sonu, nasıl davranılmalı, nasıl hareket

edilmeli, kayada tırmanırken vücut ağırlık

merkezini nasıl aktarmalı, kamp nedir

gibi bilgileri bu eğitimde öğrendim. İşte

dağcılık sporu hayatıma böyle girdi.

“Halen aktif olarak dağcılık

yapmaktayım.’’

Türkiye Dağcılık Federasyonu

Başkanlığı görevinizin yanı sıra

aktif olarak dağcılık sporu ile

ilgileniyor musunuz? Yakın tarihte

gerçekleştirdiğiniz bir tırmanış var

mı?

Eğer çalışmalarımda bir başarı varsa bunu

da dağcılık sporunun içerisinden gelmiş

olmama borçluyum. Halen sporcularımla

bilgimi ve enerjimi paylaşmaktayım.

Federasyonumuzun her faaliyetine

katılmaya özen göstermekteyim.

Kulüplerimizin, İl Temsilciliklerimizin, İl

yönetimlerinin tertiplemiş olduğu şenlik,

şölen ve yarışmalarda onların yanında

olmaya gayret etmekteyim. Son yıllarda

İran’da Demavend, Yunanistan’da

Olympos, ülkemizde Ağrı, Kaçkar, Erciyes,

Hasandağı, Süphan, Aladağların muhtelif

doruklarına tırmanışlar yaptım ve halen aktif

olarak dağcılık yapmaktayım.

How did you become acquainted with

mountaineering? How did this sport

come into your life ?

As I have mentioned before I’m form

Sarıkamış. We moved to Erzurum when I was

very young. I met Gazi Kadogen who had an

important place in Turkish mountaineering

and we became friends in our youth. We

had love for mountains and we loved nature.

We chased animals and shepherded them

because we were villagers. We knew rain,

snow, mountains, brooks and hills well.

Mount Ararat was very popular those days.

Gazi Kadogen was a very precious friend of

us as he had many climbs in Mount Ararat

with a high performance. He was a runner

at strength skiing who became the coach of

the national team later. We had a chat about

Mount Ararat. Then we decided to go there.

We gathered some sleazy materials here

and there. Of course we were not aware

of the technical equipment of climbing;

we only knew about sleeping bags, cold

resistant clothes, a pair of sturdy shoes and

a pickaxe. It was difficult to find good quality

equipment like today. In other words, we

did not have a chance to choose quality

did not have a chance to choose quality

equipment and brands. Good quality

military parkas could be found those days

and you also could borrow the coat of a

friend. We supplied the equipment under

difficult conditions. We ate eggs, bread,

canned oods, potatoes and onions. Gazi

Kadogen, Ertuğrul Öğün, Hikmet Öztürk,

another friend and I were in the team. He

was from İspir and he worked in the post

office in Erzurum but I do not remember his

name right now. We agreed and advanced

towards Mount Ararat in 1968. As I have

indicated before, Gazi Kadogen had a very

high performance as our guide. We were

athletes but conditions were very different

at that time. I find it very funny when I assess

the situation with my present knowledge

and I think we undertook a very difficult task.

We reached Doğubeyazıt by bus. Those

days, people went close to Mount Ararat

from Doğubeyazıt. Gazi Kadogen had

friends in Doğubeyazıt and he found them.

They provided a jeep for us. There were

meadows and grasslands near Eli Village.

Our vehicle could not go any further. We

got out of the jeep and got prepared for the

“I am still an active

mountaineer.’’

Are you actively interested in

mountaineering apart from being the

President of the Federation? Have you

carried out a climb recently?

If I have successful works, I owe it to

mountaineering as an active part of my life.

I still share my knowledge and energy with

my athletes. I do my best to join every activity

of our federation. I try to accompany our

clubs, Province Representatives and Province

Authorities at festivals, celebrations and

competitions that they organize. Lately, I have

carried out climbs in Mount Demavend in Iran,

Mount Olympus in Greece, Mount Ararat,

Mount Kaçkar, Mount Erciyes, Hasandağı,

Mount Süphan and Aladağlar in our country.

I am still an active mountaineer.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

20 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

21


‘’Ülkemizin her ilinden hak eden

sporcularla Yüksek İrtifa Takımı

oluşturarak, federasyonumuz tarihinde

ayrı bir ilke imza atmıştır. Takıma

seçilen sporcular yurtdışında ülkemizi

layıkıyla temsil etmişlerdir. Onlarla

beraber olmak, aynı düşünceleri,

zorlukları, sevinci, gururu ve onuru

taşıyor olmak, benim için ayrı bir

mutluluk olmuştur.’’

Türkiye’deki dağcılık sporunun

gelişimi ile ilgili federasyon olarak

çalışmalarınız nelerdir?

Türkiye dağcılığına uzun yıllar kalıcı

damgalar vurduğumuzu düşünüyorum.

Arkadaşlarımla ve ekibimizle birlikte pek

çok ilki başardık. Bu nedenle yeri gelmişken

birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarımı ve

dağcılık camiasını kıvançla, gururla, onurla

ve her gün artan heyecanımla saygı ile

selamlıyorum. Göreve başladığımız ilk

yıldan şimdiye kadar sporumuzu tanıtmak

ve yaygınlaştırmak adına projeler uyguladık.

Dağcılık her yaştan, her meslek gurubundan,

lisansı olan herkesin sporu olmuş ve

saygınlık kazanmıştır. Dağcılık kulüplerinin

çoğaltılması sağlanmıştır. Çağdaş dağcılık

ekol ve anlayışı yurdumuzda da etkin

kılınmıştır. Dönemimizde oluşturulan

spor tırmanma ve dağ kayağı branşları ile

federasyonumuz üç branşta faaliyet

göstermeye başlamış ve yeni oluşturulan iki

branşın da teknik eleman ve diğer alt yapı

eksiklikleri tamamlanmıştır. Yıllar önce hiç

olmayan dağcılık antrenör sayımız bugün

217, Spor tırmanma antrenör sayımız 29,

spor tırmanma rota yapımcısı sayımız

14, Spor tırmanma hakem sayımız 75’e

ulaşmıştır. Ülkemizin her ilinden hak eden

sporcularla Yüksek İrtifa Takımı oluşturarak,

federasyonumuz tarihinde ayrı bir ilke imza

atmıştır. Takıma seçilen sporcular yurtdışında

ülkemizi layıkıyla temsil etmişlerdir.

Onlarla beraber olmak, aynı düşünceleri,

zorlukları, sevinci, gururu ve onuru

taşıyor olmak, benim için ayrı bir mutluluk

olmuştur. Döneminizde sporcularımızın

konaklayabileceği dağ evlerinin yapımında

önemli aşamalar kaydettik. Erciyes Dağı

Sütdonduran Yaylası’nda iş adamlarımızdan

Sayın Hacı BOYDAK’ın katkılarıyla Hacı

Boydak Sütdonduran Dağ Evi, Ağrı Dağı

Iğdır rotasının 3200 m. yüksekliğinde Iğdır

Valiliği imkânlarıyla yaptırılan dağ evleri

ülkemiz ve dünya dağcılarının hizmetine

sunuldu. Üçüncü dağ evinin Süphan

Dağı’nda, dördüncü dağ evinin ise Erzincan

Ergan Dağı’nda yapılması konusunda

yetkililerle görüşmelerimiz devam

etmektedir. Isparta Çandır Kamp Eğitim

Merkezi ile Erzincan Kemaliye’de merhum

Recep Yazıcıoğlu Kamp Eğitim

merkezlerinin dönemimizde yapıldığını

da belirtmek isterim. Yeni yapılanmaya

başlayan

Balkan Dağcılık Birliği’nin toplantılarına

katkılarımızı koyarak, bazı toplantıların

ülkemizde yapılması sorumluluğunu

üstlendik. Bu birliğin bünyesinde görev

alan arkadaşlarımız oldu. Ülkemizde

yapılan BMU toplantılarında, birliğin

yapılanması yönünde kararlar üretildi.

Balkan ülkelerinden sporcuların katılımı ile

önderliğimizde yurtdışı faaliyetleri yapıldı.

Azerbaycan Dağcılık Federasyonu’nun

isteği üzerine Azerbaycanlı dağcılara

federasyonumuz tarafından eğitim

verildi. Dönemimizde UIAA Dağcılık

Komisyonunun Bodrumda ve Antalya

Olimpos’ta, ISMF Dağ kayağı Yönetim

Kurulu’nun İzmir de, UIAA Çevre ve

Dağlara giriş komisyonunun Kayseri

Erciyes’te toplantılarına ev sahipliği yaparak

dünya dağcılarıyla yeni bağlar kurduk.

2013 yılında Uluslararası Dağ kayağı

yarışmalarının bir ayağının Erzincan’da

yapılmasını sağladık. Ülkemizde meydana

gelen arzu edilmeyen dağ kazalarında ve

afetlerde federasyonumuz şimdiye kadar

üzerine düşen insanlık görevini yapmıştır

ve yapmaya devam edecektir. Aramakurtarmayı

çok önemsiyoruz. Bunun için

de federasyon eğitim programlarında yer

verdiğimiz, Arama Kurtarma Eğitimleri

daha da artırılarak halkımızın arama

kurtarma konusunda bilgilendirilmesine

özen gösterilmiştir. Hazırlamış olduğumuz

“ Dağ Kazalarında ve Doğal Afetlerde

Arama Kurtarma” projesi Spor Genel

Müdürlüğümüzce desteklenmiştir.

Temennimiz önümüzdeki dönemde yeni

bir yapılanma ile ülkemizin hizmetinde

olmaktır. Eğitimlerimiz, tırmanışlarımız

ve diğer çalışmalardaki duyarlılığımız ilk

gün göreve geldiğimiz şekliyle bundan

sonrada devam edecektir. Hiç yılmadan,

yeterli bulmadan daima daha iyiyi, daha

güzeli yakalamanın çabası içinde olmaya

çalışıyoruz. Daha çok çalışmayı ve daha

verimli etkinliklerle daha üst hedefleri

yakalamaya çalışıyoruz. Bu zor, ve meşakkatli

kol kola yürüyenlere, bir arkadaş olarak,

bir dağcı olarak bilgi birikimini; kederini,

birlikte paylaşanlara kapımızı sonuna

kadar açık tuttuk. Bilindiği gibi ülkemizde

tırmanılması izne tabi dağlara tırmanmak

isteyen dağcılara protokol gereği Türkiye

Dağcılık Federasyonu’nun görevlendirdiği

belgeli mihmandarlar rehberlik etmektedir.

Çeşitli zorluklar altında özverili görevlerini

sürdüren mihmandarlarımıza yönelik

haksız, yersiz eleştirilere karşı yönetimimiz,

bu arkadaşlarımızın verdikleri hizmetleri

hep savundu savunmaya devam edecek.

Dağcılık Sporuna salt beden eğitimi

gözüyle bakmıyoruz. Ona toplumsal,

sosyal, ekonomik boyutları ile bakıp

değerlendirdik. Geleneksel değerlerinin

bilincine varmış; kendine güvenli, ruhsal ve

moral ölçütleri ile çağın kargaşalarına karşı

çıkabilecek, yarınlarına güven ve mutlulukla

bakabilen gençlik kitlelerini yetiştirmek,

federasyonumuzun ilkeleri arasında

öncelikle gelmektedir. Doğru bildiğimiz,

hakça olduğunu onayladığımız yolumuzda

dağcılık camiası ile birlikte koşmaya devam

edeceğiz. Uzun yıllar yönetimimize kanat

germiş, sınırsız özverilerde bulunmuş

çalışma arkadaşlarımın emeklerine

içtenlikle teşekkür ediyorum.

Bizimle röportaj yaptığınız için

teşekkür ederiz. Dağcılık sporuna

ilgi duyan ve yeni başlayacaklar için

tavsiyeleriniz neler olabilir?

Ben de sizlere teşekkür ediyorum. Öncelikle

dağcılığı bir spor olarak kabullenmelerini,

diğer spor dallarında olduğu gibi tırmanışlar

öncesi hazırlık yapmalarını, dağcılık

sporunun teknik bilgilerini yetkili ve yeterli

kurumlardan öğrenmelerini ve sabırlı

olmalarını öneririm. Trol bildirgesine sadık

kalarak dağcılık yapmalarını öneriyorum.

Spor sağlık için yapıldığına göre sağlıklarına

zarar verecek kötü alışkanlıklardan ve

davranışlardan uzak kalmalarını, yaptıkları

tüm faaliyetler neticesinde alçak gönüllük ve

hoşgörüden uzaklaşmamayı tavsiye ederim.

Herkese saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

“We have formed a High Altitude

Team with merited athletes from

every city so our federation blazed

a trail in mountaineering. The

athletes chosen for the team have

represented our country deservedly. It

is a privileged happiness for me to be

with them, share the same thoughts,

hardship, joy, pride and honour.’’

As the federation, what are your plans

to develop mountaineering sport in

Turkey?

I believe that we have had permanent imprints

in mountaineering for many years. I broke

many new grounds with my friends and team.

Therefore, I would like to take the opportunity

to greet all of workmates and mountaineering

community with respect, proud and honour

in company with my increasing excitement.

We have carried out projects since we began

our duty in order to promote and spread

our sport. Mountaineering has become the

sport of certified people at every age and

job which has gained prestige. During our

term, climbing and skiing branches were

established and our federation had three

active branches. We have created two new

branches with the completion of technical

staff and infrastructure. Years ago we did not

have any mountaineering coaches but now

we have 217, the number of sport climbing

coaches is 29, the number of sport climbing

route producers is 14, and the number of

sport climbing referees has reached 75.

We have formed a High Altitude Team

with merited athletes from every city so our

federation blazed a trail in mountaineering.

The athletes chosen for the team have

represented our country deservedly. It is a

privileged happiness for me to be with them,

share the same thoughts, hardship, joy,

pride and honour. We have made significant

progress about the constructions of chalets

for the lodging of our athletes during our

period. We put Hacı Boydak Sütdonduran

Chalet into service in Sütdonduran Tableland

in Mount Erciyes with the contribution of

one of our businessmen, Hacı Boydak and

we also put chalets into service at Mount

Ararat Iğdır route at a 3200 m altitude, built

with the potential of Iğdır Governorship for

national and international mountaineers.

Our negotiations are still proceeding with

the authorities to build the third chalet in

Mount Süphan and the fourth one in Mount

Ergan in Erzincan. I also would like to indicate

that Isparta Çandır Training Camp Centre

and the deceased Recep Yazıcıoğlu Camp

Training Centre in Erzincan Kemaliye were

established during our period. We gave

our contributions to Balkan Mountaineering

Union which has newly structured and we

took charge of holding some of the meetings

in our country. We had some friends working

within the body of the union. The decisions

were produced for the structuring of the

union at BMU (Balkan Mountaineering Union)

meetings held in our country. International

activities took place under our leadership with

the participation of the athletes from Balkan

States. Upon Azerbaijan Mountaineering

Federation’s request, our federation trained

Azerbaijani athletes. We hosted meetings

of UIAA Mountaineering Commission in

Bodrum and Olimpos in Antalya; ISMF Skiing

Board of Directors in İzmir, UIAA Environment

and Mountains entry commission in Kayseri

Erciyes to establish new bonds with world

mountaineers. In 2013 we administrated some

of the International Skiing Competitions to be

held in Erzincan. In our federation we have

performed our humanity duties in unwanted

mountain accidents and disasters up to

today and we will carry on the same duties.

We attach importance to search andrescue.

Therefore, we have increased Search and

Rescue Trainings in our federation’s training

schedules and in this way we have made a

point of informing our citizens about search

and rescue. Our ‘’Search and Rescue in

Mountain Accidents and Natural Disasters’’

project was supported by our General

Directorate of Sports. Our wish is to be in

our country’s employ with a new structuring

in the next period. Our climbs and our

sensibility for other activities will continue

with the same willingness that we had

when we started our duty. We try to catch

better and more beautiful things fearlessly,

not finding our progress enough. We

keep our aim high by working harder with

more productive activities. In this difficult

and toilsome path we have kept our doors

wide open to the people who walk arm

in arm; as friends, as mountaineers who

share their fund of knowledge and sorrow

with others. As it is known, in our country,

certified hosts guide the mountaineers who

wish to climb permit-required mountains

as a part of protocol. Our management

has always defended these hosts against

unfair and irrelevant criticism and will

continue to defend their services. We do

not only see mountaineering as physical

education. We have evaluated it in terms

of communal, social and economic angles.

Our federation’s main principles to educate

youths who comprehend their traditional

values, who are confident, who object

to the disturbance of the existing period

with their mental and moral criterions and

who look to the future with confidence. I

would like to thank profoundly to my fellow

workers who have taken our management

under their protection and have devoted

with their efforts.

Thank you for having an interview with

us. Do you have any advice for people

who are interested in mountaineering

and for total beginners?

I should also thank you. First of all they need

to accept mountaineering as a sport, make

preparations before climbs like the other

sports, gain mountaineering technical

knowledge from authorized and sufficient

establishments and be patient. I suggest

that they do mountaineering by remaining

faithful to the Troll declaration. As sport is

for health; they should abandon the bad

habits and attitudes that are harmful to their

health and I advise them not to move away

from modesty and tolerance during all

activities they perform. I send respect and

love to everybody.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

22 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

23


KARTEPE

Keşfetmek için Gerçek Bir Düşler Ülkesi

A Real Dream Land to Explore

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

24 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

25


Kartepe ilçesi, İzmit Samanlı Dağları’nın

ve Kocaeli Platosu yüksekliklerinin arasında

kalır. Kartepe ilçesinin bulunduğu coğrafya,

tarih boyunca Asya ile Avrupa arasında

göç yollarının, ticaret yollarının, İpek

yolu, askeri ve hac yollarının üzerinde çok

önemli bir geçit yeri olarak kullanılmıştır.

İlçe, coğrafi konumu itibariyle Kocaeli ilinin

doğu kısmında İzmit ilçesi ile Sapanca Gölü

arasında bulunmaktadır.

Yaz aylarında kongre ve seminer merkezi

konumunda oluşu, ayrıca golf, kampçılık,

binicilik, bisiklet, su kayağı ve dağ yürüyüşü

gibi sporların yapılabilir olması ile burası

daha da cazip hale gelmektedir.

Kartepe district stands between the

highness of İzmit Samanlı Mounts and

Kocaeli Plateau. Kartape district territory

was used as a very significant passage

throughout the history for migrations

routes between Asia and Europe, trade

routes, Silk route, military and hajj routes.

In terms of its geographical position, the

district is set up between İzmit District

in the east of the city of Kocaeli and Lake

Sapanca.

This place becomes more attractive

because it is in a convention and seminar

position in summer and also due to its

practicability for golf, camping, horseriding,

cycling, water-ski and trekking

sports.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

26 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

27


Kış aylarında ise şehrin gürültüsünden

kaçmak isteyenler ve kayak tutkunları için

çok önemli bir adrestir. Kayak sezonunu

Aralık ayı sonunda açan Kartepe, İstanbul’a

yaklaşık bir saatlik yakınlığıyla da kayağa

gönül verenler için en yakın adrestir.

Kocaeli sınırları içerisinde, Maşukiye’ye

16 kilometre mesafede bulunan Kartepe

ilçesi, 347 hektarlık (yaklaşık 3.5 milyon

metre kare) bir kış turizmi ve doğa yürüyüşü

alanıdır. Asırlık ağaçlarla bezenmiş bu

doğa harikasında, kulağınıza gelen su

sesleriyle etrafınızdaki şelale ve dereleri

keşfedebilirsiniz. Bir anda kendinizi beyazın

ya da yeşilin içine saklanmış bulabilirsiniz.

Samanlı Dağı eteklerindeki yayla ve uygun

doğal ortamlarda, başta izciler olmak üzere

çeşitli dernek ve kuruluşlar yaz kampları

düzenlenmektedir. Ayrıca konaklama

tesisi bünyesinde bulunan 4 adet futbol

sahası, çeşitli spor kulüplerinin lig

maçlarına Kartepe’de oksijen depolayarak

hazırlanmalarına imkân sağlamaktadır.

Maşukiye’den başlayan, 17 kilometre

uzunluğundaki orman yolunu takip

ederek yapılacak yolculuk misafirleri bu

düşler ülkesine taşıyacaktır. Kıvrımlı bir

orman yolu içinde tabelaların her an geyik

çıkabileceğini hatırlatması da, bu düş

âleminin bir işaretidir. Bariyerlerle çevrili,

ışıklandırılmış ve genişletilmiş asfalt yoldan

geçildikten sonra doğanın o muhteşem

güzelliği içinde kaybolmaya gelir sıra...

Ucu bucağı olmayan bir beyazlığın içinde

kaybolup, bulutların üzerine çıkmak,

bembeyaz bir düşü gerçekten yaşamak

istiyorsanız buyurun Kartepe’ye... Marmara

Bölgesi’nin en çok ziyaretçi çeken kış

turizm merkezlerinden biri olan Kartepe

ilçesi, kış turizminin yanı sıra çevresindeki

yaylaları, kanyonları ve Maşukiye’deki şifalı

suyu ile adeta bir cenneti andırmaktadır.

Aynı zamanda Maşukiye’de orman

içerisinden doğan derelerin oluşturduğu

çağlayanların çevresinde piknik alanları ve

alabalık restoranları bulunmaktadır.

It is a very important destination for

people who want to escape from the noise

of the city and for ski lovers. Kartepe opens

its ski season at the end of December

which is the closest address for devoted

skiers because it is only one hour from

Istanbul. Kartepe district is within the

borders of Kocaeli, 16 km from Maşukiye

and it is a 347 hectare (about 3.5 million

square metres) area for winter tourism and

trekking. You can explore surrounding

waterfalls and streams accompanied by

the sounds of water whispering into your

ears in the wonder of nature, beautified

by centenary trees. Suddenly, you can find

yourself hidden in the white and green.

Various associations and establishments,

particularly scouts organise summer

camps on the tablelands and suitable

natural environments on the foothills of

Mount Samanlı. Furthermore, there are

4 football pitches in the accommodation

facility which provides an opportunity for

various sports clubs to prepare league

matches in Kartepe by storing oxygen.

If guests follow the 17 km forest road,

beginning from Maşukiye, this journey will

take them to a dream land. In the curled

forest road you can come cross with ‘’Deer

Can Appear Any Moment’’ signboards

which prove that it is a real land of dream.

Then it is time to be lost in the spectacular

beauty of the nature after passing through

the lighted up asphalt road, encircled by

barriers... Come to Kartepe if you want to

be lost in the whiteness, to step on clouds

and to experience a snow-white dream.

Kartepe district is one of the winter tourism

centres attracting the most attention from

tourists in the Marmara Region, except

winter tourism it looks like a paradise with

its tablelands, canyons and healing water

in Maşukiye. Besides, there are picnic

areas and restaurants around the waterfalls

formed by the streams, arising from the

forest in Maşukiye. Snowboard bende daha

çok özgürlük hissi yaratıyor. Üzerindeyken

kendimi uçan halının üzerindeymişim gibi

hissediyorum.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

28 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

29


TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

30 TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

JULY/AUGUST 2015

JULY/AUGUST 2015

31


öportaj

reportage

‘’Kocaeli Belediye Başkan’ı

İbrahim Karaosmanoğlu ile

Keyifli Bir Röportaj Gerçekleştirdir.’’

‘’Kayak oldukça eğlenceli ve insana bambaşka duygular yaşatan

güzel bir spor dalıdır.’’

Sayın Karaosmanoğlu öncelikle sizi

biraz tanıyabilir miyiz?

1952 yılında Kocaeli Yuvacık´ta doğdum.

1977’de Marmara Üniversitesi İlahiyat

Fakültesi’nden mezun oldum. 1978–

1989 yılları arasında Kırıkkale Lisesi,

İzmit Endüstri Meslek Lisesi ve İzmit

Ortaokulu’nda öğretmen ve yönetici olarak

görev yaptım. Evliyim ve beş çocuğum

var. 1989–99 yılları arasında Kocaeli’nin

Yuvacık beldesinde 10 yıl Yuvacık Belediye

Başkanlığı yaptım. AK Parti’nin kuruluşunda

şu an Cumhurbaşkanımız olan Sayın Recep

Tayyip Erdoğan ile birlikte aktif olarak görev

aldım. Kocaeli ve bölgesinde partinin

teşkilâtlanmasında çalıştım. AK Parti Kocaeli

Teşkilatında İl Başkanlığı görevini yürüttüm.

Daha sonra Başbakanımızın Danışmanı

olarak Ankara´da bir süre görev yaptım ve

Mart 2004 seçimlerinden beri de halkımızın

teveccühü ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi

Başkanlığı görevini yürütüyorum. Aynı

zamanda Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nin

de başkanıyım.

Kayak sporu ile ilgileniyor musunuz?

İlgilendiğiniz başka spor dalları var

mı?

Amatör spor dallarının hepsine ilgi duyarım.

Zaman buldukça, imkânlar dâhilinde de

spor yapmaya çalışırım. Kayağın da oldukça

eğlenceli ve insana bambaşka duygular

yaşatan güzel bir spor dalı olduğunu

tahmin ediyorum. Fırsat buldukça doğa

yürüyüşlerine (trekking) çıkıyorum. Ama

daha ziyade Cumartesi ve Pazar günleri

buna müsait oluyoruz. Hemşerilerimiz

de bu yürüyüşlere iştirak ediyorlar. Bazen

1000 kişiyle yürüyüş yaptığımız oluyor.

Halkımızın ilgisi bu konuda çok yoğundur.

Zaten bu yürüyüşlerde biraz da amacımız

hemşerilerimizin doğaya ve spora ilgisini

artırmak. Gelişen teknoloji ve buna paralel

olarak değişen yaşam şartları insanları

doğadan ve spordan uzaklaştırıyor. İşte

bizim yaptığımız insanla doğayı yeniden

buluşturmak. Bu amaçla toplam 1000

km. uzunluğunda 102 farklı doğa yürüyüş

parkuru hazırladık. Bunlarla ilgili uydu GPRS

kodlarını da belirten Türkçe ve İngilizce

tanıtıcı kitaplar bastık, yön tabelalarını

hazırladık. Hemşerilerimizle yürüyüşlerimiz

devam edecek. Bunun yanı sıra neredeye

her mahallemize kurduğumuz spor aletleri

seti, ilçelerimize inşa ettiğimiz spor salonları,

yüzme havuzları ve alanı müsait okullara

yaptığımız kapalı spor salonları ve çok

amaçlı basketbol sahalarıyla gençlerimizi

başta olmak üzere bütün hemşerilerimizi

spora teşvik ediyoruz.

Kartepe Kayak Merkezi’nin 2014-2015

sezonunu nasıl değerlendirirsiniz?

Kayak merkezinin turizm açısından

bölgeye etkisi hakkındaki fikirleriniz

nelerdir?

Kartepe Kayak Merkezi 2014 – 2015

sezonunu oldukça iyi geçirdi. Geçen sene

kış sezonunun uzun sürmesi ve bol kar yağışı

alınması Kartepe’nin cazibesini bir kat daha

artırdığı kanaatindeyim. Kartepe Uludağ ile

birlikte Marmara Bölge’mizin en önemli 2

kış sporları merkezinden birisidir. Bu açıdan

İstanbul’a yakınlığı, bakir doğası ve rahat

ulaşım imkânlarıyla geleceği oldukça parlak

olan bir turizm yeri olarak dikkat çekiyor.

Biz de Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak

kentimizin tanıtımı ve turizm gelirinden aldığı

payın artması gayesiyle bütün imkânlarımızla

destek oluyoruz. Ayrıca kayak turizminin

gelişmesinin yanı sıra Kartepe’mizin çok

güzel yaylaları da var. Yayla Turizminin ve

doğa yürüyüşlerinin ve gezilerin yapılması

konusunda da desteğimiz sürüyor.

Kocaeli’nin yaz- kış ilgi çekici olan bir turizm

potansiyeli olduğunu görüyoruz.

Kayak sporu ile ilgileniyor musunuz?

İlgilendiğiniz başka spor dalları var

mı?

Amatör spor dallarının hepsine ilgi duyarım.

Zaman buldukça, imkânlar dâhilinde de

spor yapmaya çalışırım. Kayağın da oldukça

eğlenceli ve insana bambaşka duygular

yaşatan güzel bir spor dalı olduğunu

tahmin ediyorum. Fırsat buldukça doğa

yürüyüşlerine (trekking) çıkıyorum. Ama

daha ziyade Cumartesi ve Pazar günleri

buna müsait oluyoruz. Hemşerilerimiz de bu

yürüyüşlere iştirak ediyorlar. Bazen 1000

kişiyle yürüyüş yaptığımız oluyor. Halkımızın

ilgisi bu konuda çok yoğundur. Zaten

bu yürüyüşlerde biraz da amacımız

hemşerilerimizin doğaya ve spora ilgisini

artırmak.

Kartepe Kayak Merkezi’ni kış

turizminde yukarılara taşıyacak yeni

projeler var mı?

Kartepe’deki tesislere Kocaeli Büyükşehir

Belediyesi olarak doğalgaz getirdik.

Dünyada sıfırdan 1600 metre yüksekliğe

doğalgaz götüren ilk ve tek belediyeyiz.

Bu sayede oradaki tesislerin maliyetini

önemli ölçüde düşürdük. Diğer yandan

kanalizasyon ve içme suyu konusunda

da hatlar döşeyerek bölgeye hizmet

götürmeye devam ettik hem de atık suların

yer altı sularına karışmasını önlemiş olduk.

Türkiye’nin güzel dağ yollarından birini

yaptık. Otoyol kalitesindeki bu yol sayesinde

kışın ne kadar kar yağarsa yağsın kış turizmine

gelen misafirlerimizi mahsur bırakmıyoruz.

Kışın yollarımız 7 gün / 24 saat açıktır. Yap –

İşlet devret modeliyle bir teleferik projesini

hazırlıyoruz.

Kocaeli için yaptığınız ve gelecekte

yapmayı düşündüğünüz çalışmalar

hakkında bilgi verir misiz?

Kocaeli, bir yıldız gibi parlayan, her geçen

gün ışığı artan ve etrafını da aydınlatan

Türkiye’nin en önemli kentlerinden birisidir.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hayata

geçirdiği projeleri ve bu kente kazandırdığı

hizmetleri alt alta sıralarsak koca bir hizmet

destanı ortaya çıkar.

Bizimle röportaj yaptığınız için

teşekkür ederiz. Son olarak eklemek

istediğiniz başka bir şey var mı?

Bu güzel röportaj nedeniyle ben de teşekkür

ederim. Model ve modern Kocaeli hedefine

doğru emin adımlarla ilerliyoruz, çok yol

aldık. Sizin aracılığınızla hemşerilerime

seslenmek istiyorum: “Bize güvenin ve

verdiğiniz desteği sürdürün”. Sözlerime

son verirken, bu röportaj vesilesi ile Myski

Dergisi’ne ve bütün hemşerilerime teşekkür

ediyorum.

“We Had a Nice Interview With

Kocaeli Mayor İbrahim Karaosmanoğlu ’’

‘’Ski is quite fun which is a nice sport branch to make people get

different feelings.’’

First of all, could you tell us about

yourself?

I was born in 1972 in Yuvacık, Kocaeli. I

graduated from Marmara University Faculty

of Theology in 1977. I worked as a teacher

and principal at Kırıkkale High School,

Izmit Industrial Vocational High School

and Izmit Secondary School between

1978 and 1989. I am married and I have

five children. Between 1989 and 1999 I

performed my duty as Yuvacık Mayor in

Yuvacık Town for ten years. I had an active

role in the foundation of AK Party with our

current President Recep Tayyip Erdoğan. In

Kocaeli and in its region, I worked for the

party’s organization. I performed a duty as

a Provincial Chairman at Ak Party Kocaeli

Organization. Later, I preformed my duty as

the advisor of our Prime Minister for a while

in Ankara and I have been performing my

duty as the Metropolitan Mayor of Kocaeli

since the March, 2004 elections with

the courtesy of our public. At the same

time, I am the Chairman of Turkish World

Municipalities Union.

Are you interested in ski sport? Are

there any other sports branches that

you take an interest in?

I am interested in all kinds of amateur sports

branches. When I have time, I try to do

sports. I guess that ski is quite fun which

is a nice sport branch to make people

get different feelings. When I have an

opportunity I go trekking but we are usually

available on Saturdays and Sundays for

this activity. Our fellow citizens take part

in trekking as well. We sometimes do this

with the attendance of 1000 people. Our

public’s interest in this subject is very high.

In fact, it is our aim to increase the interests

of our fellow citizens in nature and sports.

The advanced technology and changing

life conditions in parallel have moved

people away from nature and sports. To

bring people and nature together is the

thing we do. To serve this purpose, we

have prepared 102 different nature

walking-tracks; 1000 km long. We

published introductory books in Turkish

and English about this with indication of

GPRS codes and prepared direction signs.

Our walks with our fellow citizens will

continue. Apart from this, we encourage

all of our fellow citizens, especially our

youth to do sports with sports equipment

sets that we have established in almost

every neighbourhood, sports centres and

swimming pools that we have built in our

districts, indoor sports halls and multipurpose

basketball courts that we have

built in schools.

‘’Kartepe draws attention as a tourism

destination because it is very close to

Istanbul with its untouched nature

and easy transportation facilities.’’

How do you evaluate Kartepe Ski

Centre’s season between 2014 and

2015? What are your views about the

ski centre’s influence on the region in

terms of tourism?

Kartepe Ski Centre had a quite good season

between 2014 and 2015. I consider that

Kartepe increased its charm in the last winter

season because of the winter lasting long

and plenty of snow snowfall. Kartepe is one

of the 2 winter sports centres with Uludağ

in Marmara Region. In this respect, it draws

attention as a tourism destination because it

is very close to Istanbul with its untouched

nature and easy transportation facilities. As

Kocaeli Metropolitan Municipality we give

our full support to promote our city and

to increase its share of tourism revenues.

Except the development of ski tourism,

Kartepe also has beautiful highlands. Our

support continues about highland tourism,

trekking and trips. We see that Kocaeli has a

summer-winter attracted tourism potential.

Are there any new projects to raise

Kartepe Ski centre up in winter

tourism?

As Kocaeli Metropolitan Municipality we

brought natural gas to the facilities in

Kartepe. We are the first and only

municipality to bring natural gas to a place

at a1600 m altitude. By this means, we kept

down the cost of these facilities. On the

other hand, we installed sewer and drinking

water pipes to continue our services. By

doing this, we prevented waste water to

mix with underground water. We built one

of the beautiful mountain roads of Turkey.

This road is at highway quality so it does

not matter how much it snows, we do not

isolate our winter tourism guests. Our roads

are open 7/24 hours. We are preparing a

cableway project at build operate transfer

model.

‘’We completed our master plan,

logistic plan, transportation plan

and all the other plans of the city.’’

Could you give us information about

the works you have done and the

works you are thinking to do in the

future for Kocaeli?

Kocaeli is one of the most important cities of

Turkey like a shining star shedding light on its

surroundings and increasing its day by day.

There will be a huge epic of services if we

talk about the projects we have already put

into practice and the services we presented

to this city as Kocaeli Metropolitan

Municipality. The moment I started my duty

we said planning. We completed our master

plan, logistic plan, transportation plan and

all the other plans of the city. We signed

projects to be shown as examples in Turkey

during our infrastructure and superstructure

works. We have planted 6.5 million

trees. We have become one of the two

municipalities to build a dam with its own

means. We have put our country’s biggest

industrial transformation project Sekapark

into practice. We have established Science

Centre. Our works about Informatics Valley

Project continue in Gebze as the first silicon

valley of Turkey. Certainly, we have some

planned projects ahead to carry out in the

next periods. I hope w will put them into

practice when the right time comes just like

the other projects.

Thank you for having an interview

with us. Lastly, would you like to add

anything?

Thank you for this nice interview. We are

advancing towards our goal for model

and modern Kocaeli; we have already

advanced a lot.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

32 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

33


tanıtım

presentation

Kafe Kartepe: Kapalı Alan; 40 misafir

kapasiteli, hava şartlarına bağlı olarak,

saat: 10:00 / 17:00 arası, menüde yer alan

içecek ve Fast food yiyecek hizmeti veren

kayakçıların mola yeri olarak da adlandırılan

dağ kafesidir.Ulaşım sadece Telesiyej ile

yapılmakta olup yaya kullanımına kapalıdır.

Bu birimde verilen hizmetler ücretlidir.

Café Kartepe:Indoor Space; 40

guest capacity, depending on weather

conditions, opening hours: 10:00 / 17:00,

it services drinks and Fast food indicated on

the menu, it is a mountain café often called

the stopover of skiers.The transportation

is only possible by chairlift, it is closed

to pedestrians. Services in this unit are

chargeable.

Körfez Bar: 80 misafir kapasiteli,

haftasonu saat 21:00 / 00:00 saatleri

arasında canlı müziğimiz ile hizmet

vermekteyiz. Tüm içecekler ve şaraplar ile

birlikte özel menüsünde yer alan içkilerin

servis yapılmasında tam anlamı ile Vip servis

anlayışı uygulanmaktayız

Körfez Bar: 80 guest capacity, weekend

opening hours: 21.00 / 00.00, serving

with live music. The perception of VIP

service is performed for servicing the all

drinks and wines on the special menu.

Lobby / Snack Bar: 240 misafir kapasiteli,

haftanın 7 günü açık 24 saat boyunca

menü dahilinde snack restoran hizmeti

vermektedir. Bu birimde verilen hizmetler

ücretlidir.

Lobby / Snack Bar: 240 guest capacity,

open seven days a week 24 hours a day, it is

a snack restaurant, servicing inclusive of the

menu. Services in this unit are chargeable.

The Green Park Kartepe Resort & Spa

Otel Adı

: The Green Park Hotels & Resort Kartepe The Name of the Hotel: The Green Park Hotels & Resort Kartepe

Adresi

: Kartepe Beldesi Kartepe /Kocaeli

Address

: Kartepe Beldesi Kartepe /Kocaeli

Telefon : 0 262 315 47 00 Fax :0 262 315 47 01

Telephone : 0 262 315 47 00 Fax :0 262 315 47 01

Mail Adresi

: info@thegreenpark.com

E-mail

: info@thegreenpark.com

Web sayfası : www.thegreenpark.com.tr

Webside

: www.thegreenpark.com.tr

Kategori : 4 Yıldız ( 4*)

Category : 4 Star ( 4*)

Konsept

: Yarım Pansiyon

Concept

: Half-board

Açık Olduğu Dönem: 12 ay

Opening Periods : 12 months

Alan

: 3.500.000 m2

Area

: 3.500.000 m2

Mimari Tarzı : Piramit Tema

Architecture Style : Pyramid Theme

En Yakın İlçe : Kartepe

The Nearest District : Kartepe

Uzaklık

: 18 km

Distance

: 18 km

En yakın İl

: Kocaeli (38 km)

The Nearest City : Kocaeli (38 km)

En Yakın Havaalanı : İstanbul Sabiha Gökçen (80 km)

The Nearest Airport : Istanbul Sabiha Gökçen (80 km)

Şimşek / Yıldız / Osmanlı Restoran:

550 misafir kapasiteli, haftanın 7 günü

Sabah Kahvaltısı ve Akşam Yemeği

servislerinin Açık Büfe olarak sunumunun

yapıldığı Ana Restoran’dır.

Sabah Kahvaltısı: 07:30 / 10:00

Akşam Yemeği : 19:00 / 21:30

Gece Çorbası (Kışın Bulunmaktadır.) :

00:00 / 01:00

Konsept içerinde yer alan tüm içecekler

kuralına uygun şekilde servis edilecek,

şarap menüsü extra olarak sunulmaktadır.

The Green Park Cafe: Muhteşem Kayak

Pisti manzaralı, saat: 10:00 / 00:00 arası

hizmet veriyoruz. Tüm sıcak ve soğuk

içecekler ücretlidir.

Şimşek / Yıldız / Osmanlı Restaurant:

550 guest capacity, it is a main restaurant

with open buffet breakfast and dinner

services for 7 days.

Breakfast: 07:30 / 10:00

Dinner: 19:00 / 21:30

Night soup (only in winter): 00:00 / 01:00

All drinks in the concept will be served

according to the rule, wine menu is served

extra.

The Green Park Café:With the

spectacular view of the Ski Track, we

service between 10:00 / 00:00. All hot

and cold beverages are chargeable.

Konum: İzmit’in güneydoğusunda Samanlı dağları silsilesinin

en yüksek noktası 1699 m. yüksekliğindedir ve en rahat ulaşım

Maşukiye Beldesinden sağlanır.

Toplam Oda /Yatak Sayısı: 250 oda – 50 Dağ Evi – 5 Elit Villa

Evcil Hayvan Kabulu:Tesise evcil hayvan kabul edilmemektedir.

Personelin Konuştuğu Diller: Türkçe, İngilizce, Almanca

Location: It is in the southeast of İzmit, on the highest point of Samanlı

Mountains Range, at an altitude of 1699 m, the easiest access is

provided from Maşukiye Town.

Total Rooms /Number of Beds: 250 beds – 50 Chalets – 5 Elite Villa

Admission of Pets: Pets are not allowed in the facility.

The Languages Staff Speak: Turkish, English, German

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

34 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

35


Aktiviteler / Hizmetler

Mini Club Oyun Odası: 0– 6 yaş

grubuna hizmet vermektedir. Özel oyun

alanları bulunmaktadır. Ücretli bebek

bakıcılığı hizmeti mevcuttur.

Standart Konaklama Hizmeti: 24 saat

oda servisi (ücretli). Tüm odalarda minibar

hizmeti (ücretli)

Vip Konaklama Hizmeti:

• Express c-in / c-out

• Butler servisi

• Günlük meyve sepeti şarap ve çerez ikramı

• Özel ihtiyaçlar için concierge

hizmeti(uçak bileti, özel transferler v.b)

• Bütün aktivitelerden öncelikli olarak

yararlanma hizmeti.

Otel İçi Hizmetler: 24 Saat Oda Servisi,

Uyandırma Servisi, Wi-fi Kablosuz İnternet

Servisi, Laundry ve Ütü Servisi, Sağlık

Kulübü (Kapalı Yüzme Havuzu, Türk

Hamamı, Fin Hamamı, Sauna, Fitness

Center, Uzak Doğu Masajları, Vitamin Bar),

Kuaför, Gazete, Butik, Döviz Bozdurma,

Oto/Yat/Helikopter Kiralama, Bebek

Bakıcılığı, Çocuk Oyun Odası, Çocuk

Sineması, Mescid, Kayak Odası, Bilardo,

Masa Tenisi, Concierge.

Otel Dışı Hizmetler: ATV safari, Buggy

Safari, Paintball, Paraşüt, Canlı Langırt,

Trekking, Binicilik Kulubü, Dağ Bisikleti,

Futbol, Basketbol, Kayak, Snowboard,

Snowbike, Atlı Kızak, Kar Motorsikleti.

Spa & Güzellik: Spor merkezimizde 365

gün yararlanabileceğiniz Isıtmalı Kapalı

Yüzme Havuzu mevcuttur Tesis Kullanım

Saatleri: 09:00 – 22:00

Spa Keyfi: Spa kullanımında; hamam,

sauna, buhar odası, jakuzi, şok duşlar, uzak

doğu masajları, dinlenme odaları, soyunma

odaları bay bayan ayrı bulunmaktadır.

Spor Keyfi: Aerobik ve Aqua Gym gibi

grup dersleriyle eğlenerek zinde kalın.

Cross trainer, stepper, yatay bisiklet ve

LCD ekranlı koşu bantları ile donatılmış,

son teknolojinin takip edildiği fitness

salonlarında uzman eğitmenler eşliğinde

size özel programlarla her yaşta genç kalın.

Kayak Kiralama Odası: Türkiye’nin

en büyük Avrupa’nın da 3. büyük kayak

kiralama merkezi olan tesisimiz 1000 m2

alana kurulu kayak kiralama odasında en

son teknoloji kullanılmaktadır. Smart kart

sahibi olan misafirlerimiz sıra beklemeden

kayak, snowboard, kayak kıyafetleri

kiralayabilmektedir. Bilgisayar ağı ile

yönetilen odada, tüm işlemler tek bir

merkezden izlenip kontrol edilmektedir.

Kayak Pistleri: Uzunluğu 450 m ile 3200

m arasında değişen, zorluk derecelerine

göre kolay, zor ve çok zor olarak ayrılan

toplan 17 pistimiz bulunmaktadır.

3 adet telesiyej ve 2 adet teleski hizmet

vermektedir

Kayak Okulu: Deneyimli 15 kayak ve

snowboard hocası ile hizmet vermektedir.

Activities/Services

Mini Club Play Room: It provides

service for 0– 6 age group. There are

special playgrounds. Chargeable babysitting

service is available.

Standard Accommodation Service: 24

hour room service (chargeable)

Mini-bar service in all rooms (chargeable)

VIP Accommodation Service:

• Express c-in / c-out

• Butler service

• Daily fruit basket, wine and appetizers

services

• Concierge service for special needs

(plane ticket, special transfers etc.)

• Benefit from all activities with priority.

Indoor Hotel Services: 24 Hour Room

Service, Wake Up Call Service, Wi-fi

Wireless Internet Service, Laundry and

Ironing Service, Health Club (Indoor

Swimming Pool, Turkish Bath, Sauna,

Fitness Centre, far East Massages, Vitamin

Bar), Hairdresser, Newspaper, Boutique,

foreign currency exchange, Car/Yacht/

Helicopter Rental, Baby-sitting, Kids Play

Room, Kids Cinema, prayer room, Ski

Room, Billiards, table Tennis, Concierge.

Outdoor Services: ATV safari, Buggy

Safari, Paintball, Parachute, Live Foosball,

Trekking, Horse-riding Club, Mountain

Bike, Football, Basketball, Ski, Snowboard,

Snow bike, Sleigh, Snow Motorbike

Spa & Beauty: There is a Heated Indoor

Swimming Pool in our sport centre that you

can benefit for 365 days. Hours: 09:00 –

22:00

Spa Pleasure: When you use the Spa,

Turkish bath, sauna, steam bath, Jacuzzi,

shock showers, Far East massages,

relaxation rooms, locker rooms are

separated for ladies and gentlemen.

Sports Pleasure: Stay fit with

Aerobics and Aqua Gym group lessons

entertainingly. Stay young in every age in

company with our specialist trainers and

individual programs in our High-Tec fitness

sport halls which are equipped with cross

trainer, stepper, recumbent bicycles and

LCD screen treadmills.

Skis Rental Room: It is the biggest rental

centre in Turkey and the third biggest in

Europe. It is established on a 1000 m2 area

and the latest technology is used in this ski

rental room. Our guests who have a Smart

Card can hire skis, snowboards and other

ski items without waiting in a queue. The

room is administrated with a computer

network and all operations are monitored

and controlled from a single centre.

Ski Tracks: There are 17 tracks changing

between 450 m and 3200 m, they are

separated according to the degrees of

difficulty as easy, difficult and very difficult.

There are 3 chairlifts and 2 ski lifts.

Ski school: It provides service with

15 experienced ski and snowboard

instructors.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

36 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

37


Kocaeli

Tarihini Derinliklerinden Gelen Bir Kent

A City From The Depths Of History

3

000

y ı l l ı k ta r i h i

v e ba t ını n

Anadolu’ya açılan

kapısı konumunda olan

Kocaeli,. Karadeniz ve

Marmara Denizi’ne olan

kıyıları, kültürel tarihi ve

turistik değerleri ile apayrı

güzellikler sunar.

W

ith

3000 years

of history,

Kocaeli has coastlines

on the Black Sea and on the

Sea of Marmara, presenting

unique beauties with its

cultural history and touristic

values which is the gateway

of the West opening to Anatolia.

Tarihçe

Dünya’nın önemli yollarının kavşak

noktası durumunda olan İzmit ve civarında

yaklaşık olarak M.Ö.3000’den itibaren

insanların yaşamakta olduğu yapılan

araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.

Günümüze kadar devamlı iskân edilmiş

olan İzmit’e ait, ilk deliller M.Ö.12.yy’a kadar

dayanmaktadır. Bu tarihlerde Frigler bölgeyi

ellerinde tutmuş, ardından Yunanistan’ın

Megara şehrinden kendilerine yeni bir

yer aramak için çıkan göçmen bir grup

şimdiki Başiskele mevkiinde ASTAKOZ

adını verdikleri bir şehir kurmuşlardır. Trakia

kralı Lysimakhos’un ASTAKOZ’u tahrip

ettirmesiyle bugünkü İzmit’in üzerinde

bulunduğu yamaçlara NİKOMEDİA adında

yeni bir şehir kurulur. M.Ö.262 yılında şehri

inşa ettiren Büyük İskender’in Anadolu’yu

zaptetmekle görevli kralı Nikomedes, şehre

eşinin ismini vermiştir. Giderek yükselen

Bitinya Krallığı’nın merkezi Nikomedia

büyük bir Helenistik şehir olur ve M.Ö.91-

94 yıllarında Romalılara bağışlanır.

M.S.284 yılında imparator Diokletionus,

Nikomedia’yı yeniden başkent yapar. Onun

zamanında Nikomedia; Roma, Antakya,

İskenderiye’den sonra dünyanın dördüncü

büyük şehridir.

11.yy.’ın son çeyreğinde Nikomedia

Selçuklular tarafından fethedilir. I.Haçlı

Seferi’nde geri alınan Nikomedia bir süre

Latinlerin işgalinde kaldıktan sonra tekrar

Selçuklular’a geçer. Orhan Gazi zamanında,

Adapazarı ve Hendek yörelerinin Valisi

Akçakoca, kenti alınca şehir Osmanlı

Devleti’nin egemenliğine girer. Başlangıçta

İznik’in yan komşusu anlamında İznikmid

olan bu şehrin adı, zamanla İzmit’e

dönüşmüştür. 1888 yılına kadar İstanbul’a

bağlı kalan İzmit bu tarihten sonra ayrı bir

kent olur. İstiklal Harbi öncesi İngiliz ve

Yunanlı kuvvetlerin işgalinde kalan şehir 28

Haziran 1921’de kurtarılır ve Cumhuriyetin

ilanından sonra da Kocaeli vilayetinin

merkezi olur. Cumhuriyet döneminde

bölgeye yapılan sanayi yatırımları ile sanayi

alt yapısı tamamıyla şekillenir. Bu vesileyle

hem devlet hem de özel girişimler artar.

History

Research has shown that people from

eras beyond history have lived in and around

Izmit, which has been the junction of the

world’s most important roads since 3000

B.C. The first evidence of İzmit, in which

people have continued to dwell to this day,

can be traced back to the XII. century B.C. At

this time the Phrygians ruled over the region

after which a group migrating from Greece’s

city of Megara to find themselves a new

place to dwell, forming a city in the Başiskele

location and calling it ASTAKOZ. Later,

the King Lysimakhos of Thrace destroyed

the city of ASTAKOZ and a new city called

NICOMEDIA was built on the hills on which

the present İzmit is located. The city was

built in 262 B.C. by King Nicomedes who

was appointed by Alexander the Great to

take over Anatolia and was named after the

king’s wife. Nicomedia was the centre of

the rising Bithinia Kingdom which became

a great Hellenistic city. It was granted to

the Romans in 91-94 B.C. In 284 A.D. The

Emperor Diocletionus made Nicomedia

the capital again. In his era Nicomedia was

the world’s fourth largest city after Rome,

Antioch and Alexandria. In the last quarter of

the XI. century Nicomedia was conquered

by the Seljuks. Nicomedia was retaken in

the 1st Crusade and after remaining under

the occupation of the Latins for a while.

Then it was returned to the Seljuks. In the

era of Orhan Gazi the city was taken by

Akçakoca, the governor of Adapazarı and

Hendek regions, and brought under the

rule of the Ottoman State. At first the city’s

name was İznikmid, meaning “neighbour

of İznik”, and later became İzmit. İzmit

was a part of İstanbul until 1888 when it

became a separate city. Prior to the War

of Independence, the city was freed from

English and Greek armed occupation on

June 28, 1921. After the Republic was

declared, İzmit became the centre of the

Kocaeli province. During the Republic

Period by industrial investments made in

the region, the industrial foundation was

set. On this wise, both state and private

ventures have increased.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

38 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

39


Saat Kulesi

Saat Kulesi İzmit Mutasarrıfı Musa Kazım

Bey tarafından, Sultan II. Abdülhamit’in

tahta çıkışının 25.yıldönümü nedeniyle

1902 yılında Neoklasik üslupta Hereke ve

Tavşancıl’dan getirilen traverten taşlardan

yaptırılmıştır.

Kasr-ı Hümayun -

Saray Müze

İlk kez IV. Murat döneminde ahşap

temeller üzerinde inşa edilmiştir. Günümüze

ulaşan yapı Sultan Abdülaziz döneminde

(1861-1876) yapılan saraydır. Neo-Klasik

üslupta, Avrupa Barok stilinde, 2 katlı

olup cephesi mermer kaplıdır. Mermer

işçiliği, tavan süslemeleri bol sütunlu oluşu

Dolmabahçe Sarayının küçük bir örneğini

hatırlatmaktadır. En önemli özelliği İstanbul

dışında yapılan tek saray yapısı olmasıdır.

Çoban Mustafa Paşa

Külliyesi

Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan

Süleyman’ın vezirlerinden Mustafa Paşa

tarafından Gebze’de yaptırılmıştır. 16.yy.da

Mimar Sinan ve Mimar Acem Ali tarafından

bir menzil külliyesi olarak inşa edilmiştir.

Cami, han, tabhane, paşa odaları, imaret,

medrese, kütüphane, hamam ve türbeden

meydana gelen bir yapı topluluğudur.

The Clock Tower

The characteristic Clock Tower of the

city was built by Musa Kazım, the Governor

of İzmit, in Neo-Classical style with

travertine stones that were brought from

Hereke and Tavşancıl in the year 1902 due

to the 25th anniversary of ascending the

throne by Sultan Abdülhamit II.

Sultanate Palace -

Palace Museum

It was originally built by Sultan Murad

IV on wooden groundings. The extant

building was built by Sultan Abdülaziz (1861-

1876) as a palace. It is a two-storey building

in neo-classical baroque style, covered

by marble in front. It is a smaller version of

Dolmabahçe Palace with its marble work,

ceiling decorations and many columns. It is

distinguished as being the only palace built

outside of Istanbul.

Kocaeli Arkeoloji ve

Etnoğrafya Müzesi

Eski Gar Binası, Kocaeli Kültür ve

Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu

olarak hizmet vermektedir. Arkeoloji ve

Etnoğrafya Müzesi olarak hizmet veren alan

içinde bir tamir atölyesi, bir su deposu ve

bir lojman binası yer almaktadır. İki adet

Tekel Deposu birleştirilerek (Arkeolojik

ve Etnografik eserler için) teşhir salonları

oluşturulmuştur. Arkeoloji ve Etnoğrafya

Müzesinde Paleolitik, Helenistik, Roma,

Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait eserler

sergilenmektedir.

Atatürk ve Redif Müzesi

İzmit’in son dönem Osmanlı’da

Redif Subayları için yapılmış askeri

yapılarından olan Redif Dairesinin iç

mekân tavanları 19. yüzyıl kalemişi

bezemeleri ile süslenmiştir. 17

Ağustos 1999 depreminden önce

Askeri Mahkeme olarak kullanılan

bina depremde hasar görmüş ve içi

boşaltılmıştır. Kocaeli Valiliği İl Özel

İdaresi tarafından yenileme çalışmaları

tamamlanarak Atatürk ve Redif Müzesi

olarak ziyarete açılmıştır.

Pertev Paşa Külliyesi

Külliye 16.yy.’da Mimar Sinan tarafından

yapılmıştır. Bugün Yeni Cuma Camii

adıyla anılmaktadır. Cami çeşme, hamam,

medrese, kervansaray ve aşhaneden

meydana gelmiştir.

Archeology and Etnography

Museum of Kocaeli

Historical Railway Station building

provides service as the Protection of Cultural

Properties District Office of Kocaeli. The

space that furnishes service as Museum of

Archeology-Etnography which encloses

a repair shop, a water tank and lodging

building. The two Monopoly buildings were

joined together in order to form show rooms

for the archeological and ethnographical

heritage. Artworks of Paleolithic, Hellenistic,

Roman, Byzantine and Ottoman periods are

displayed in the Museum of Archeology-

Etnography.

Atatürk and Redif Museum

The building that is belong to Late

Ottoman Period was constructed in the

second Empire style as being semi masonry

barracks type. Indoor ceilings of the Reserve

Army Office, which was built for the reserve

officers in the last Ottoman period, are

decorated with hand-drawn ornaments.

The building was used as a Martial Court

before the earthquake of 17th August

1999. It was damaged in the earthquake

and evacuated. It was opened to visit as

Atatürk and Redif (Reserve Army Office)

Museum after having been reconstructed

by Kocaeli Governorship Special Provincial

Administration.

The Pertev Pasha Complex

The complex was built by the Architect

Sinan in the XVI. century. Today it is called

“Yeni Cuma Camii” (The New Friday

Mosque).The complex was comprised of

a mosque, a fountain, baths, a school, a

caravansary and a soup kitchen.

The Coban Mustafa

Pasha Complex

The complex was built in Gebze by

Mustafa Pasha who was one of the viziers

of Sultan Selim I and Sultan Suleyman the

Magnificent. It was constructed as a halting

palace complex in the XVI. century by the

Architect Sinan and the Architect Persian

Ali. It is a group of structures comprising of

a mosque, an inn, pasha rooms, a soupkitchen,

a school, a library, a bath and a

tomb.

Hannibal’ın Anıtı-

Gebze

Hannibal, Roma yenilgisinden sonra

Kartaca’yı terk ederek Bitinya Kralı Prussias’ın

yanına sığınmış, Libyssa (Gebze)’de intihar

ederek yaşamına son vermiştir. Gebze’de

Hannibal’in mezarı olarak bilinen bu yerde

bir anıt yapılması ilk kez 1934 yılında Atatürk

tarafından emredilmiştir. Bu emir 1981 yılında

Kültür Bakanlığınca gerçekleştirilmiştir.

Hannibal’s Memorial-

Gebze

Hannibal left Kartaca (Carthagia) after

the Roman’s defeat and took refuge with

the Bithinian King, Prussias. He commited

suicide in Libyssa (Gebze) and claimed

his life. A memorial was first ordered to be

built by Atatürk’s in 1934 in Gebze which

is believed to be Hannibal’s resting place,

however that order was only fullfilled in

1981 by the Ministry of Culture.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

40 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

41


İzmit Surları

İzmit Surları iç surlar ve dış surlar olarak

iki bölüme ayrılır. Surlar Roma Döneminde

yapılmış olup Bizans ve Osmanlı Dönemi’nde

de kullanılmıştır.

Izmit City Walls

İzmit City Walls are divided into two

groups as interior walls and exterior walls.

The City walls were built in Roman Period

and were used also in Byzantine and

Ottoman Periods.

Mimar Sinan Köprüsü

Hereke Halısı ve İpekli

Dokumaları

1891 yılında Sultan II. Abdülhamid’in

girişimleriyle kumaş dokumanın yanı sıra halı

üretimine başlayan Hereke Fabrikası seçkin

ürünleriyle kendine bugün de süren haklı bir

ün edinmiştir. Hereke Halıları ve kumaşları

dünyaca tanınan ilk Türk markası olmuştur.

1995 yılında Milli Saraylar bünyesine

bağlanan Hereke Halı ve İpekli Dokuma

Fabrikası Müze-Fabrika statüsünde ipekli

dokuma ve halı üretimi açısından geleneksel

sanatlarımızın en önemli temsilcisi

durumundadır.

Hereke Carpets and

Silky Fabrics

In the year 1891, with the attempts

of Sultan Abdülhamid II, Hereke Factory

started carpet weaving besides weaving

fabric and gained a justified fame which has

continued up till today with its distinguished

products. Hereke Carpets and fabrics were

the first Turkish brands being recognized

worldwide. In the year 1995, Hereke

Carpet and Silk Weaving Factory under

the Organization of National Palaces

is in the position of the most important

representative of our traditional arts in

Museum-Factory statute, regarding silk

weaving and carpet production.

Dilovası İlçesi Dil Deresi üzerindedir.

16.yy.tarihli yapı Mimar Sinan eseridir.

The Architect Sinan

Bridge

It is located in the Dil Stream at Dilovası

District. It was built in the XVI. century by the

Architect Sinan.

Süleyman Paşa Hamamı

İzmit’te günümüze kadar ayakta kalabilen

en erken tarihli olan Osmanlı Dönemi yapısı

14.yy.’da yaptırılmıştır.

The Suleyman Pasha Bath

Izmit’s earliest Ottoman era structure was

built in the XIV. century which has stayed

standing up to the present day.

Kandıra Bezi

Yörenin adıyla anılan kandıra bezi

yaklaşık otuz yıl öncesine kadar köy

evlerindeki tezgâhlarda dokunarak

üretilmekteydi. Karadeniz kıyılarının nemli

ikliminde yetiştirilen keten bitkisinden

üretilen bu bezlerden yapılmış olan giysiler

çağlar boyunca bölgede bulunan diğer

yerleşim yerlerinde de kullanılan bir giyim

malzemesi olmuştur. İç giyim eşyası olarak

kullanılmış olan bu keten bezinin vücudun

nemden etkilenmesini önleme özelliğinden

dolayı, bu bölgenin nemli havasına uygun

bir giysi olduğu bilinmektedir. Eski Türk

motiflerinin de işlendiği kandıra bezi (keten

bezi) ile çay takımı, peçete, gömlek, gecelik,

masa örtüsü, köşe yastığı, ceket, pantolon,

döpiyes, yatak çarşafları eski Türk motifleri ile

işlenerek yapılmaktadır.

Kandıra Cloth

Kandıra cloth is well known with the name

of the region which was produced by being

woven in the looms at the village houses till

almost 30 years ago. The clothing made

of these cloths produced from the linen

plant raised in the humid climate of Black

Sea coasts, have been the wearing material

used in the region and also in the other

settlement places for centuries long. This

linen cloth also used for underwear is known

to be a cloth compliant with the humid

climate of the region due to its characteristic

of preventing the body to be effected

from humidity. With the old Turkish motifs

embroidered on it, tea sets, napkins, shirts,

nightgowns, tablecloth, corner pillows,

jackets, pants, suits and bed linens are made

of this Kandıra cloth (linen cloth).

Karamürsel Sepeti

Karamürsel Sepeti; Kestane (fındık ağacı

da olabilir) ağacının çubuğundan örülen,

kendisine özgü özelliği ile gayet pratik ve

kullanışlıdır. Yarım koniyi andıran sepet, iyi

kesilmiş ve kurutulmuş kestane çıtalarından

örüldüğünden, iç hacmi, dış görünüşünün

aksine geniştir. En önemli özelliklerinden biri

de budur.

Karamürsel Basket

Karamürsel Basket is very handy and

useful with its exclusive characteristic woven

from canes of trees such as chestnut (and

hazelnut). This basket that reminds a half

cone, since woven from well cut and dried

chestnut canes, its interior volume is wider

contrary to its exterior appearance. This is

one of its most important properties.

Pişmaniye

Pişmaniye kente özgü bir tatlı türü olarak

ün kazanmıştır. Kutular içinde ak pamuk

görünümü veren bu tatlı ilin simgesi gibidir.

Kavrulmuş una kaynamış şekerin yedirilmesi

ilk bakışta kolay gibi görünmektedir. Ancak

küçük bir yanlışlıkla tüm emek ve harcamalar

boşa gidebilir. Çevrede “pişmaniye” adının

buradan kaynaklandığı öne sürülür.”Yapan

bin pişman, yapmayan bir pişman.”

Pismaniye

Pismaniye is famous for being an

exclusive kind of dessert. This dessert is like

a symbol of the city with its appearance like

white cotton placed in boxes. At the first

glance, it seems easy to make it with boiled

sugar into roasted flour. However, with only

a tiny mistake, all the effort and cost might

be wasted. It is assumed that the name

“pismaniye” (regret) comes from this fact.

“The one who makes it is regretful for only

once, but who doesn’t make it is regretful

for thousand times.”

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

42 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

43


öportaj

reportage

Marka Değerleriyle

Ön Plana Çıkan

Bir Kent ve Kartepe

Kayak Merkezi

Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ile röportaj

A Significant City

with Its Brand

Values and Kartepe

Ski Resort

An interview with Kocaeli Governor Hasan Basri Güzeloğlu

Mersin Governorship. I have been

performing my duty as Kocaeli Governor

since October 2, 2014. In 1987, I was sent

to England by the Ministry of the Interior

for an internship program and a vocational

research for a year. I have many Certificates

of Merit at Ministry and Governorship status.

Besides, I received ‘The Administrator of

the Year Service Award’ in 1962 and ‘The

Administrator of the Year Service Award’ by

Turkish Administrator Association in 2002,

in İzmir. I had ‘The Governor of the Year’

award and ‘The Most Successful Governor’

awards from many national press organs

and magazines. I am married and I have

two children.

Sayın Güzeloğlu, okurlarımıza

biraz kendinizden bahseder misiniz?

1964 Ankara doğumluyum. A.Ü.

Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi

Bölümünden 1985’te mezun oldum. Aynı

yılda açılan İçişleri Bakanlığı Kaymakam

Adaylığı sınavını da birincilikle kazanarak

Mülki İdare Amirliği mesleğine girdim.

Kahramanmaraş Türkoğlu, Elazığ İli

Baskil, Bitlis Güroymak, Niğde Ulukışla

İlçelerinde Kaymakam olarak görev yaptım.

10 Eylül 1997 tarihinde İçişleri Bakanlığı

tarafından başarısı doğrultusunda sınıf

yükseltilerek İzmir İli Menderes İlçesi

Kaymakamlığı görevine atandım. Daha

sonra Gümüşhane, Karaman, Samsun

Valiliğine ve Mersin Valiliklerine atandım.

01 Ekim 2014 tarihinden itibaren Kocaeli

Valiliği görevini yürütmekteyim. 1987

yılında İçişleri Bakanlığı tarafından 1 yıllık

süre için İngiltere’ ye mesleki inceleme ve

staj programı için gönderildim. Bakanlık

ve Valilik düzeyinde çok sayıda Takdir ve

Teşekkür belgelerinin yanı sıra 1962’de

Türkiye’de ‘’Yılın İdarecisi Hizmet Ödülü’’’

ile 2002 yılında Türk İdareciler Derneği’nin

İzmir’de ‘‘Yılın İdarecisi Hizmet Ödüllerini

aldım. Ulusal düzeyde yayımlanan birçok

basın organı ve dergi tarafından ‘Yılın

Valisi’ ödüllerini ve yılın ‘En Başarılı Valisi’

ödüllerini aldım. Evliyim ve iki çocuk

babasıyım.

“Kocaeli’nin turizm potansiyeli

çok yüksektir.”

Tarihi yerleri, sanayisi ve özel

lezzetleri ile meşhur Kocaeli, sizin

gözünüzde nasıl bir kent?

Günümüzde, Kocaeli, birçok farklı

zenginliği içerisinde barındırır ve daha çok

“Sanayii Kenti” özelliği ile anılmaktadır.

Kocaeli’nin sanayide ülkemizin belkemiği

konumundadır ve önde gelen üretim ve

lojistik üslerinden biridir. Kocaeli, eşsiz

tarihi ve kültürel mekânlara, büyüleyici

doğal alanlara ve özel lezzetlere ev

sahipliği yapmaktadır. Tüm bu değerler

göz önünde bulundurulduğunda, ilin

turizm potansiyelinin çok yüksek olduğunu

belirtmekte fayda görüyorum. Kocaeli’de

2010 yılı sonrasında yapılan turizm yatırımları

ile konaklama kapasitesi ve nitelikli tesis

sayısında önemli ölçüde artış yaşanmıştır.

Bu artış ile orantılı olarak hizmet sektörü

kalitesinin artması ile sektörü besleyen

tarihi ve kültürel mekânların, doğal ve

yöresel özel lezzetlerin bulunması da

avantaj sağlamaktadır. Benim için Kocaeli,

“Hereke Halısı”, “Karamürsel Sepeti”,

“Kandıra Yoğurdu-Hindisi-Peyniri”,”İzmit

Pişmaniyesi” gibi marka değerleri olan bir

şehir. Ayrıca, çam ormanları, zengin balık

çeşitleri, denizi, kumsalı ile sakinleri ve

konuklarına dinlenme fırsatı sunmaktadır.

Kaptanı Derya Karamürsel Bey Anıtı,

Kocaeli Fatih’i Akçakoca Bey’in Anıtı,

Karamürsel Tarihi Müzesi, Kocaeli Arkeoloji

ve Etnoğrafya Müzesi (İzmit) ile tarihte

yolculuk yapmamızı sağlayan eşsiz bir

kent. İstanbul dışında yapılan tek saray ve

dönemin mimarisinin önemli örneği olan

Kasr-ı Humayun buradadır. Kartepe’de kışdoğa

turizmi, doğal mağara ve şelaleleri

ile, Başiskele’de “Beşkayalar Tabiat Parkı”,

Gebze’de Ballıkayalar Parkı, yaylaları,

trekking, piknik alanları ile doyasıya zaman

geçirmemizi sağlayan, Eskihisar Kalesi, Sırrı

Paşa Konağı ve daha sayamadığımız onlarca

tarihi, kültürel mekanları ile keşfedilmesi

gereken önemli bir kentimizdir.

Amatör Spor Kulüplerine verdiğiniz

önemi biliyoruz. Hayatınızda hiç

kayak sporu ile ilgilendiniz mi?

Evet, amatörce kayak sporuyla ilgilendim.

Samsun Valiliği yaptığım dönemde Lâdik

ilçe merkezine 7 kilometre mesafede, 1.400

rakımda başlayıp 1.800 rakımda biten,

1.675 metrelik pist uzunluğu özelliğine

sahip Ladik Akdağ Kayak Merkezi’nin

kuruluşunu gerçekleştirdik ve yaptığımız

yoğun çalışmalar sonucunda; Kültür ve

Turizm Bakanlığı tarafından ‘’Kış Sporları

ve Turizm Merkezi’’ olarak ilan edilmesini

sağladığımız tesis, yaz mevsiminde de yayla

şenlikleri ve çim kayağı gibi etkinliklere

uygun olarak vatandaşlarımıza hizmet

sunmaktadır.

Could you tell our readers about

yourself?

I was born in 1964, in Ankara. I graduated

from Public Administration Department

at Faculty of Political Sciences, Ankara

University in 1985. In the same year, the

Ministry of the Interior held and examination

for District Governor Candidacy; I passed

the examination successfully and began to

work as Local Authority. I preformed my duty

as a District Governor in Kahramanmaraş

Türkoğlu, Elazığ Baskil, Bitlis Güroymak

and Niğde Ulukışla. I had a promotion in

accordance with my achievements on I was

born in 1964, in Ankara. I graduated

from Public Administration Department

at Faculty of Political Sciences, Ankara

University in 1985. In the same year,

the Ministry of the Interior held and

examination for District Governor

Candidacy; I passed the examination

successfully and began to work as Local

Authority. I preformed my duty as a District

Governor in Kahramanmaraş Türkoğlu,

Elazığ Baskil, Bitlis Güroymak and Niğde

Ulukışla. I had a promotion in accordance

with my achievements on September 10,

1997 and I was appointed as Menderes

District Governor in İzmir. Later, I was

appointed to Gümüşhane Karaman District

Governorship, Samsun Governorship and

“The tourism potential of

Kocaeli is very high.’’

How do you see the City of Kocaeli

which is famous for its historical sites,

industry and special tastes?

Today, Kocaeli accommodates many

different values and it is mostly called ‘’the

City of Industry’’. Kocaeli the backbone of

our country in industry and it is also one of

the prominent places for production and

as a logistic base. Kocaeli hosts unique

historical and cultural places, magical

natural areas and special tastes. It is useful

to point out that the tourism potential of

the city is quite high when we take all these

values into consideration. In Kocaeli, the

numbers of the quality facilities and the

capacity of accommodation have been

increased significantly after 2010 with

the tourism investments. In parallel with

this increase, the quality of service sector

has scaled up; historical and cultural

places, natural and local tastes provide

advantages which feed the tourism

sector. In my opinion, Kocaeli has brand

values like ‘’Hereke Rugs’’, ‘’Karamürsel

Basket’’, ‘’Kandıra Yogurt-Turkey-Cheese’’

and ‘Izmit Fairy Floss’’. Besides, this city

provides an opportunity for its residents

and guests to relax with its pinewoods,

variety of fish, the sea and sandy beaches.

Kasr-ı Humayun is the only palace built

outside of Istanbul is in Kocaeli which was

the significant example of architecture of

its period. Kocaeli is an important city to

be explored with winter-nature tourism,

natural caves and waterfalls in Kartepe,

‘Beşkayalar Natural Park’’ in Başiskele,

‘Ballıkayalar Park’, tablelands, trekking and

picnic areas in Gebze to make the most of

it; Eskihisar Castle, Sırrı Pasha Mansion and

many others that is impossible to count.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

44 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

45


‘’Kartepe Sabiha Gökçen

Uluslar arası Havaalanı’na

sadece 80 km uzaktadır.’’

Kocaeli Kartepe Kayak Merkezi

hakkında neler düşünüyorsunuz?

KARTEPE’nin sunmuş olduğu etkileyici

güzelliği, Samanlı dağlarının zirvesinde

bulunan Kış Sporları Merkezi bir yandan

Sapanca Gölü-diğer yandan Marmara

Denizine bakan panoramik manzarasıyla,

alternatif turizm faaliyetlerinin yapıldığı

KARTEPE ülkemizin Kocaeli’nden dünyaya

açılan penceresidir. Kartepe Kayak Merkezi,

ülkenin yeni kayak merkezlerinden biri

olmasına rağmen büyüleyici orman ve göl

manzarası ile erişilebilir konumu burayı

ayrıcalıklı kılmaktadır. İlçe sınırları dâhilinde

bulunan Cengiz Topel Havalimanı,

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na

80 kilometre, Kocaeli il merkezine 25,

İstanbul’a 100, Bursa’ya 135, Ankara’ya 335

mesafede bulunması, ayrıca İstanbul’dan

her gün farklı noktalardan kesin kalkışlı

servis olanağı kayak merkezinin cazibesini

arttırmaktadır. Karatepe’deki farklı aktivite

ve tesis tipi düşünüldüğünde bu cazibe

daha da artmaktadır.

Kocaeli Valiliği’nin kayak sporuna ve

Kartepe Kayak Merkezi’ne yönelik

projeleri var mı?

Kartepe Bölgesinin cazibe merkezi olması

yönünde Valiliğimizce tüm imkânlarımız

seferber edilmektedir. Gerek ulusal

gerekse uluslararası fuarlarda, Kocaeli

Broşürü, harita, CD gibi materyallerle yazılı

ve görsel basında, bilgi gezileri, panayır

gibi faaliyetlerle tanıtımına önem vererek,

bölgemiz ve ülke turizmine katkısının

artırılması için çaba gösterilmektedir.

Bakanlığımız ve Valiliğimiz himayelerinde

hazırlanan Kocaeli turizmini geliştirme adına

yapılan ortak çalışmalarda KARTEPE’nin

önemi her fırsatta vurgulanarak, bu amaca

yönelik projeler geliştirilmektedir. Derbent-

Kartepe arasında yapılması planlanan

Kartepe Belediyesi Teleferik Projesi ile ilgili

çalışmalar yürütülmektedir. Ayrıca, Kartepe

Belediyesi tarafından hazırlanacak olan

Kartepe Master Planı için Kültür ve Turizm

Bakanlığımızdan ödenek tahsis edilmiştir.

da artmaktadır.

“Geleneksel turizmin yanında

alternatif turizm aktiviteleri”

Kocaeli Valiliği’nin turizm faaliyetleri

nelerdir?

Turizm, ulusal ve uluslararası düzeyde

yatırımları ve iş hacmini geliştiren, gelir

oluşturan, döviz sağlayan, istihdam alanları

açan, sosyal ve kültürel hayatı etkileyen

önemli toplumsal bir nitelik kazanmıştır.

Eşsiz doğal güzelliklere, zengin kültürel ve

tarihi mirasa sahip ülkemiz deniz, kum,

güneş gibi geleneksel turizmin yanında,

alternatif turizm aktivitelerine imkân sunan

turizm potansiyelleri ile dünyanın önemli

çekim merkezlerindendir. 3000 yıllık

tarihi ile Kocaeli İli, Karadeniz ve Marmara

Denizi’ne olan kıyıları, İstanbul’a olan

yakınlığı, kültürel, tarihi, turistik değerleri,

doğal güzellikleri, plajları, yaylaları,

trekking alanları, nitelikli turizm tesisleri ile

ticaret, sanayi, bilim, kültür, turizm ve sanat

açısından ülkemizde turizm çeşitliliğinin

olduğu ender şehirlerden biridir. Kocaeli’de

yürütülen birçok proje ile turizmin altyapısı

güçlendirilmektedir. Kartepe Kayak Merkezi

eko- turizmine elverişli ilçelerimiz, ‘mavi

bayraklı’ plajlarımız, Gölcük Belediyesi

Yazlık Ilıcası, SEKA Parkı gibi yerlerle Kültür

ve Turizm Bakanlığı, Kocaeli Valiliği, Kocaeli

Büyükşehir Belediyesi gibi kuruluşların

katkıları, yatırımlarla ve gerçekleştirilen

atılımlarla KOCAELİ turizmdeki önemini

giderek arttırmaktadır. Sahip olduğu

kültürel ve turizm değerleri ile her yıl daha

fazla ziyaretçi ağırlamaktadır.

Dergimizle röportaj yaptığınız için

teşekkür ederiz. Son olarak eklemek

istediğiniz bir şey var mı?

Ülkemizde kış sporlarının yapıldığı illerin

tanıtımı noktasında yaptığınız katkılardan

dolayı mySKI LIFE dergi çalışanlarını

kutluyor, başarılarınızın ve güzel

hizmetlerinizin devamını diliyorum.

We know that you attach

importance to Amateur Sports Clubs.

Have you ever been interested in

skiing?

Yes, I was interested in skiing

unprofessionally. When I was the Governor

in Samsun, we established Ladik Akdağ

Ski Centre which is 7 km from Ladik district

centre, beginning from 1.400 m and

ending in 1.800 m. It has a 1.675 m long

track. After some intensive works; it was

declared as a ‘’Winter Sports and Tourism

Centre’’ by the Ministry of Culture and

Tourism, this also provides service in the

summer months to our citizens with various

activities like tableland festivals and grass

skiing.

“Sabiha Gökçen International

Airport is only 80 km from

Kartepe.’’

What do you think about Kocaeli

Kartepe Ski Resort?

Kartepe is a Winter Sports Centre on top of

Samanlı Mounts, overlooking Lake Sapanca

and The Marmara Sea with a panoramic

view. It is like a window opening from

Kocaeli to the world with the impressive

beauty that it presents where alternative

tourism activities are carried out. Having a

magical view of the forest and the lake with

easy transportation facilities it becomes

a privileged place in spite of being one

of new ski resorts in the country. Cengiz

Topel Airport is in Kartepe District; Sabiha

Gökçen International Airport is only 80

km from Kartepe, 25 km from Kocaeli City,

100 km from Istanbul, 135 from Bursa and

335 km from Ankara. Besides, there are

regular shuttles from different points of

Istanbul to the ski centre which increases

the attraction.

allocated by our Ministry of Culture and

Tourism for Kartepe Master Plan which will

be prepared by Municipality of Kartepe.

the attraction.

“Alternative tourism activities

as well as traditional tourism”

What are the tourism activities of

Kocaeli Governorship?

Tourism has become very important in terms

of developing national and international

investments, expanding business

volumes, providing income and foreign

currency, opening areas of employment

and affecting social and cultural life. Our

country is one of the important centres

of attractions of the world with its unique

natural beauties, rich cultural and historic

heritage which provides opportunities

for alternative tourism activities as well as

traditional tourism- sea, sand and sun-.

Kocaeli has 3000 years of history and it has

a coast in the Black Sea and in the Marmara

Sea which is near Istanbul. It is one of the

unique cities in Turkey in terms of trade,

industry, science, culture, tourism and art;

having tourism varieties with its cultural,

historical, touristic values, natural beauties,

tablelands, trekking areas, eligible tourism

facilities. The infrastructure of tourism is

being reinforced with many projects that

have been conducted. With Kartepe Ski

Resort, our other suitable districts for

eco-tourism, our ‘blue flagged’ beaches,

Gölcük Municipality Yazlık Spa and SEKA

Park; Kocaeli increases its importance

gradually by the contributions of

establishments like the Ministry of Culture

and Tourism, Kocaeli Governorship and

Kocaeli Metropolitan Municipality. It

welcomes more visitors every year with its

cultural and touristic values.

Thank you for having an interview in

our magazine. Lastly, would you like

to add anything?

I would like to thank to the employees of

mySKI LIFE magazine for their contribution

to promote our cities where winter sport

are carried out. I wish you every success in

the future and continuity with your valuable

services.

Does Kocaeli Governorship has any

projects for ski sport and Kartepe Ski

Resort?

Our Governorship works very hard to make

Kartepe Region the centre of attraction.

We pay attention to promote Kartepe via

printed and visual media materials like

Kocaeli Brochure, maps, CDs, information

trips and fairs to contribute to tourism in our

region and country. With the collaborative

work of our Ministry and Governorship

the point of the development of tourism

in Kartepe is always highlighted and goaloriented

projects are being developed.

The Cableway Project planned to be

between Derbent-Kartepe is still being

worked on. Moreover, fund has been

allocated by our Ministry of Culture and

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

46 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

47


haber

news

ALP DİSİPLİNİ U12-U14 ve U16 milli takımların kayaklı çalışma kampı

ALPINE SKIING U12-U14 and U16 national teams’ ski training camp

Moltaller- AVUSTURYA

buzullarında başladı.

ALP DİSiPLİNİ U12-U14 ve U16 milli

takımların kayaklı çalışma kampı Moltaller-

AVUSTURYA buzullarında başladı. Baş

antrenör Erkan YEŞILOVA antrenörler

Muhammet AYAZ ve Fahriye Esra BAŞYİĞİT

nezaretinde çalışan sporcularımız sabah

kayaklı çalışma öğleden sonra kondisyon

çalışması yapmaktadırlar. teknik ekibimize

ve sporcularımıza başarılı bir kamp

geçirmelerini dileriz.

Moltaller- started in

AUSTRIAN’S glaciers.

Our athletes carry out ski training in

the morning and condition practice in the

afternoon in company with head coach

Erkan YEŞILOVA and coaches Muhammet

AYAZ and Fahriye Esra BAŞYİĞİT. We wish

our technical team and athletes a successful

camp.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

48 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

49


öportaj

reportage

Ogan Tüzel

Fotoğraf / Photograph

Fethi Karaduman

‘’Snowboard bende daha çok

özgürlük hissi yaratıyor. Üzerindeyken

kendimi uçan halının üzerindeymişim

gibi hissediyorum.’’

“Snowboard gives me a sense of freedom. I feel like I

am on a flying carpet when I am on a snowboard.’’

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

50 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

51


First of all, can we get to know you?

Can you talk about yourself?

Sure. I was born in 1972 in Ankara. After I

completed my studies at TED Ankara College

I graduated from Bilkent University where I

studied Tourism and Hotel Management

for two years. Afterwards I continued my

education at Hawaii Pacific University at

the Tourism Management Department and

I did my masters on marketing at the same

university.

We know that you do snowboard

professionally. How did your path

crossed with snowboard?

From 1985 I used to do windsurfing in Çeşme

in summers. I saw a piece of snowboard

equipment in a windsurf magazine in 1987

and immediately ordered one from abroad.

I have been doing this sport since 1988 in

our country. I was a skier before but with

snowboard I can say that I have found myself.

Vancouver 2010, London 2012, Sochi 2014

and also in Singapore in.

Not as yet. Of course I will think about it if I

get an offer from the Federation.

What does snowboard mean to you?

How do you feel when you snowboard?

Snowboard gives me a sense of freedom. I

feel like I am on a flying carpet when I am on

a snowboard.

You have snowboarded in many

parts of the world and Turkey. As a

sportsperson how do you assess the

ski tracks in Turkey? Are the carried

out works efficient when we asses this

within world standards?

We have beautiful mountains in Turkey but

accommodation facilities are established on

top of the mountains not at the foothills of the

mountains. This means to ruin the ski tracks.

The length of the ski tracks can be extended

by establishing the accommodation facilities

at low altitude. I also think that descending

strips can be supported by artificial snow

cannons.

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir

miyiz? Bize biraz kendinizden

bahseder misiniz?

Tabi, 1972’de Ankara’da doğdum. Ted

Ankara Kolejinden bitirdikten sonra Bilkent

Üniversitesi 2 senelik Turizm ve Otelcilik

bölümünden mezun oldum. Daha sonra

eğitimimi Havai Pasifik Üniversitesi’nde

Turizm İşletme bölümü ve son olarak aynı

üniversitede pazarlama mastırı yaparak

sürdürdüm.

Profesyonel olarak ‘’snowboard’’

yaptığınızı biliyoruz. Snowboard ile

yolunuz nasıl kesişti?

1985 yılından itibaren yazları Çeşme’de

rüzgâr sörfü yapmaktaydım. 1987 yılında

bir rüzgâr sörfü dergisinde snowboard

aletini gördüm ve hemen yurt dışından

sipariş verdim. 1988 yılından itibaren bu

sporu ülkemizde yapmaktayım. Daha

önce kayak yarışçısıydım fakat snowboard

ile kendimi buldum diyebilirim.

Snowboard dışında aktif olarak

ilgilendiğiniz diğer spor dalları

hangileri?

Yazın uçurtma sörfü sporu yapıyorum. İki

board sporu da birbirini destekleyici

antrenman imkânları sunmaktadır.

Profesyonel bir sporcu olarak

eğitmenlik de yapıyorsunuz. Bu

konu ile ilgili olarak ileriye dönük

projeleriniz var mı?

Henüz yok, Federasyon’dan bir teklif

gelirse tabi ki değerlendirmek isterim.

Snowboard sizin için ne ifade ediyor?

Snowboard yaparken kendinizi nasıl

hissediyorsunuz?

Snowboard bende daha çok özgürlük

hissi yaratıyor. Üzerindeyken kendimi uçan

halının üzerindeymişim gibi hissediyorum.

Dünyanın ve Türkiye’nin birçok

yerinde snowboard yapmış bir

sporcu olarak Türkiye’deki pistleri

nasıl değerlendiriyorsunuz? Yapılan

çalışmalar dünya standartları içerisinde

değerlendirildiğinde yeterli midir?

Türkiye’de çok güzel dağlarımız var fakat

konaklama tesisleri dağın eteklerine değil

de tepesine yapılıyor, bu da birçok pistin

heba olması anlamına geliyor. Tesisler

biraz daha düşük irtifada yapılarak pist

uzunlukları arttırılabilir ve yapay kar

makineleri ile iniş pistleri desteklenebilir

diye düşünüyorum.

Son olarak eklemek istedikleriniz

nelerdir?

Bildiğiniz gibi ‘’Freestyle Snowboard’’

dünyada çok popüler. Hatta Kış

Olimpiyatları’nın dünya çapında reyting

rekortmenidir. Türkiye’de geçen sene

yapılan Serbest Disiplin Snowboard Teşvik

Şampiyonası çok güzel bir girişimdi. Bunun

önümüzdeki sezon il birincilikleri yapılarak

resmi olarak tamamlanmasını diliyorum.

Apart from snowboard, are you

actively interested in any other sports

branches?

I do kite-boarding in summer. The both

board sports give me an opportunity to do

supportive training.

You also work as an instructor as well

as a professional sportsperson. Do you

have any prospective projects?

Lastly, would you like to add anything?

As you know ‘’Freestyle Snowboard’’

is very popular in the world. Even it is a

worldwide rating record holder in Winter

Olympics. Last year Free Discipline

Snowboard Incentive Championship was

held in Turkey which was nice attempt. I

wish this to be completed by selecting the

provincial champions.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

52 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

53


Davraz Dağı Kış

Sporları

Turizm Merkezi

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

54 TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

JULY/AUGUST 2015

JULY/AUGUST 2015

55


Mount Davraz Winter Sports

Tourism Centre is a new and charming

destination for ski and mountaineering

sport lovers. The altitude of the summit

of Mount Davraz is 2635 m, which is

one of the mountain ranges in Lakes

Region in Mediterranean Region, rising

between Eğridir and Kovada Lakes and

surrounding Isparta Plain.

Mechanic Facilities

The ski centre has a 1211 m long chairlift,

carrying 1000 people per hour; two

936 m long chairlifts, carrying 800

people per hour and three 850 m long

chairlifts, carrying 800 people per hour.

Besides, there are a 624 m long tele-ski

(T-bar) and two 300 m long baby-lifts.

Davraz Dağı Kış Sporları Turizm

Merkezi, kayak ve dağcılık sporuna

gönül verenlerin yeni gözde mekânıdır.

Davraz Dağı, 2635 m zirve yüksekliği

ile, Akdeniz Bölgesi’nin Göller

Yöresi’nde, Eğirdir ve Kovada Gölleri

arasında yükselen ve Isparta Ovası’nı

kuşatan dağ kütlelerinden biridir.

Mekanik Tesisler

Kayak merkezinde saatte 1000 kişiyi

taşıyabilen 1211 m uzunluğunda 1.

telesiyej, saatte 800 kişiyi taşıyabilen

936 m uzunluğunda 2. Telesiyej ve

saatte 800 kişiyi taşıyabilen 850 m

uzunluğunda 3. telesiyej olmak üzere

toplam 3 adet telesiyej bulunmaktadır.

Ayrıca saatte 800 kişiyi taşıyabilen 624

m uzunluğunda bir adet teleski (T-Bar)

ile 300’er metrelik 2 adet babylift

bulunmaktadır.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

56 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

57


Pistler

Kayak Merkezinde Eğirdir Gölü’nün

harika manzarası eşliğinde kayak

yapılabilmektedir. Doğal dokunun

yumuşaklığı ve mükemmel kar kalitesi

ile amatör kayakçılara tehlikesiz

rotalar, profesyonel kayakçılara ise

gönüllerince kayabilecekleri 8-10

km.ye ulaşan benzersiz parkurlar

sunmaktadır. Kayak pistlerinin rakımı,

mevcut mekanik tesislerle ulaşılabilen

1650 m ile 2344 m arasında

değişmektedir. Ayrıca çığ ve kaybolma

tehlikesi olmaması kayakçılar için büyük

bir avantajdır. Davraz’ın pistleri, amatör

veya profesyonel tüm kayakçılara Kuzey

disiplini, Alp disiplini, tur kayağı ve

snowboard yapma imkânı sunmaktadır.

Konaklama

Kayak merkezinde, 4 yıldızlı ve 280

yataklı bir otel, Süleyman Demirel

Üniversitesi’ne ait 84 yataklı bir Eğitim

ve Uygulama Oteli ve 55 yataklı bir

oberj otel yer almaktadır.

Kayak Sezonu

Kayak sezonu Aralık ayında başlayıp,

Nisan ayına kadar devam etmektedir.

Kar kalınlığı ortalama 50 ila 250 cm

arasında değişmektedir. Davraz Kayak

Merkezi en çok Ocak-Şubat aylarında

rağbet görmektedir. Yazın ise Haziran-

Temmuz-Ağustos aylarında futbol

takımlarının kamp merkezi olarak tercih

edilmektedir

Alternatif Turizm/Spor

İmkanları

Davraz Dağı’nda, yazın futbol, dağcılık,

dağ bisikleti, trekking, yamaç paraşütü,

jeep safari gibi spor dallarında

kamp ve turizm amaçlı faaliyetler

yapılabilmektedir. Davraz, Türkiye’nin

profesyonel ve amatör futbol kulüpleri

tarafından kamp merkezi olarak tercih

edilmektedir. Uygun iklim ve coğrafi

avantajlarıyla Davraz, yakın gelecekte

diğer Avrupa futbol takımlarını da misafir

etmeye hazırlanmaktadır.

Ski Tracks

Skiers can ski with the wonderful

view of Lake Eğridir in the ski centre.

It presents unique danger-free routes

to its amateur skiers and ski-runs from

8 to 10 km to its professional skiers

to ski on with the softness of natural

touch and wonderful quality of snow.

The altitudes of the ski-runs change

between 1650 m and 2344 m which

are reached by available mechanic

facilities. Moreover, there is not a risk

of an avalanche or missing so it is a

big advantage for skiers. The tracks

of Davraz give an opportunity to all of

its amateur and professional skiers to

do cross-country skiing, Alpine skiing,

touring ski and snowboard.

Accommodation

There is a four-star hotel at the ski

centre with 280 beds, there is also an

Education and Practice Hotel belonged

to Suleyman Demirel University with 84

beds and an auberge hotel with 55

beds.

Ski Season

Ski season begins in December and

continues until April. The snow depth

varies between 50 cm and 250 cm.

Davraz Ski Centre is more popular in

January and February. It is chosen as a

camp centre of football teams in June,

July and August.

Alternative Tourism/

Sports Opportunities

On Mount Davraz camping for sports

branches and tourism based activities are

common like football, mountaineering,

mountain biking, trekking, paragliding

and jeep safari. Davraz is preferred

as a camp centre by professional and

amateur football clubs of Turkey. With

its suitable climate and geographical

advantages Davraz is preparing to host

other European football teams in the

near future.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

58 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

59


öportaj

reportage

Rüya Şehir Isparta

Isparta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü

Murat Gevrek röportajı

A Dream City Isparta

An interview with Director of Youth and Sports

Murat Gevrek

Sayın Gevrek, okurlarımıza biraz

kendinizden bahseder misiniz?

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden

Eğitimi ve Spor Bölümü mezunuyum. Evli

ve iki çocuk sahibiyim. İşimi en iyi yapmaya

çalışmak ana prensibimdir. Büyük önder

Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözü olan “

Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz.”

İlkesi benim için önemlidir.

“Keşfedilmeyen doğal

güzellikleriyle rüya gibi bir

şehir…”

Tarihi yerleri, el dokuma halısı ve gülü

ile meşhur Isparta, sizin gözünüzde

nasıl bir kent?

Kendimi şanslı hissediyorum çünkü

Isparta’da doğdum ve lise mezuniyetime

kadar memleketimde yaşadım. Sonra

2011 yılına kadar Ankara’da ikamet ettim.

Isparta ülke genelinde pek fazla bilinmeyen

ama ülkemizin keşfedilmemiş doğal

güzelliklerine sahip ender kentlerden bir

tanesidir. Gül bahçeleri, lavanta bahçeleri

ve meyve bahçeleriyle birlikte Eğirdir Gölü,

Gölcük Krater Gölü, Kovada Gölü Milli Parkı,

Yazılı Kanyon’u ile adeta rüya şehri diyebiliriz.

Kayak sporu ile ilgileniyor musunuz?

Var ise deneyimlerinizi bizimle paylaşır

mısınız?

İtiraf etmek gerekirse, insan idareci olunca

kendine vakit ayıramıyor.

“Davraz Dağı Türkiye’nin

en güzel pistlerine sahip

kayak ve kış sporları

merkezlerindendir.’’

Isparta Davraz Kayak Merkezi

hakkında neler düşünüyorsunuz?

Davraz Dağı, Toros Dağları’na bağlı

2637 m yüksekliğinde kayak turizmine

açık bir dağdır. Yılın büyük bölümünde

kayak turizmine elverişli olduğu için son

yıllarda bu konuda çalışmalar yapılmış ve

2200 metrede kurulan tesislerle adı kayak

turizminde sıkça anılır hale gelmiştir.

Davraz Dağı aynı zamanda Türkiye’nin

en güzel pistlerine sahip kayak ve kış

sporları merkezlerindendir. Davraz’da

kayak, snowboard, tur kayağı, dağcılık,

motosnow, yamaç paraşütü gibi sporlar

yapılabilmektedir.

Davraz Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi;

dağcılık sporuna gönül verenlerin, zirve

yüksekliği 2637 m olan Davraz Dağı’ndaki

yeni gözde mekânını teşkil etmektedir.

Doğal dokunun yumuşaklığı ve mükemmel

kar kalitesi ile yeni öğrenenlere ve amatör

kayakçılara tehlikesiz rotalar, profesyonel

kayakçılara ise gönüllerince kayabilecekleri

6 km’ye ulaşan benzersiz parkurlar

sunmaktadır. Kayak merkezinde saatte

1000 kişiyi taşıyabilen 1211 m ve saatte

800 kişiyi taşıyabilen 936 m uzunluğunda

2 adet telesiyej, ayrıca saatte 800 kişiyi

taşıyabilen 624 m uzunluğunda bir adet

teleski (T-Bar)-ile300’er-metrelik-2adetbabylift-vardır.

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün kayak

sporuna ve Davraz Kayak Merkezi’ne

yönelik projeleri var mı?

Valiliğimiz Davraz Kayak Merkezi’nin

bilinirliliğinin artması için her yıl çeşitli

etkinliklerle yoğun çalışmalar yapmaktadır.

Özellikle son iki yıldır iklim değişikliklerinden

etkilenen ülkemizde daha çok profesyonel

kayakçılarımızın rağbet göstereceği bir kayak

merkezi olması yönünde beklentilerimiz var.

Davraz Kayak Merkezi kar kalınlığı bakımından

çok iyi noktadadır. Kayseri’de yapılması

planlanan Balkan Kayak Şampiyonası’nın

kar kalınlığının yetersiz olması nedeni ile

organizasyon gerçekleştirilemediği dönemde

biz okullar arası Türkiye Kayak Şampiyonası’nı

Davraz Kayak Merkezi’nde gerçekleştirdik.

Bir ikincisi de iki yıldır gerçekleştirdiğimiz

motosnov yarışları ile Isparta Davraz Kayak

Merkezi’nin adını ülkemizde duyurmaya

çalışıyoruz.

Dergimizle röportaj yaptığınız için

teşekkür ederiz. Son olarak eklemek

istediğiniz bir şey var mı?

Isparta’nın ve Davraz Kayak Merkezi’nin

tanıtılmasında bize yardımcı olduğunuz için

mySKI LIFE dergisine teşekkürlerimizi sunarız.

Could you tell our readers about

yourself? with us. Please, tell us about

yourself!

I graduated from Faculty of Education,

Department of Physical Education and

Sports at University of Gazi. I am married and

I have two children. It is the main principle

for me to do my best in my job. The Great

Leader Mustafa Kemal Ataturk’s Principle

‘’No any excuse can save success’ place,’’ is

important to me.

“A dream city with

unexplored natural

beauties...”

How do you see Isparta which is

famous for its historical sites, handmade

rugs and roses?

I feel lucky because I was born in Isparta and

lived in my hometown until I graduated from

high school. Later, I resided in Ankara until

2011. Isparta is not known well throughout

the country but it is one of the unique cities

of our country in terms of having unexplored

natural beauties. It is absolutely a dream city

with Lake Eğirdir, Gölcük Crater Lake, Lake

Kovada National Park, and Yazılı Canyon as

well as its rose gardens, lavender gardens

and fruit gardens.

Are you interested in ski? If you have

any experiences, can you share them

with us?

I must admit that when you are an

administrator, you do not have much time

for yourself.

“Davraz is one of the ski

and winter sports centres

of Turkey with the most

beautiful ski tracks.’’

What do you think about Davraz Ski

Resort?

Mount Davraz belongs to Toros Mountains

with a 2637 altitude and it is open to ski

tourism. Some works have been performed

in recent years because it is a suitable

place for ski tourism throughout a big part

of the year. Its name has been frequently

mentioned in ski tourism for the facilities

built at a 2200 m altitude. Davraz is also one

of the ski and winter sports centres of Turkey

the most beautiful ski tracks.

In Davraz sports like ski, snowboard, tour

ski, mountaineering, motor-snow and

paragliding are carried out. Mount Davraz

Winter Sports Tourism Centre is the new

favourite place of those who are devoted to

mountaineering sports which is 2637 m in

Mount Davraz.

It has risk-free routes for beginners and

amateur skiers and presents 6 km unique

tracks for professional skiers to ski freely

with the softness of its natural pattern and

perfect snow quality. In the ski resort, there

are two chairlifts; one is 1211 m, carrying

1000 persons per hour; the other one is

936 m, carrying 800 persons per hour; and

also there is a 624 m téléski, carrying 800

persons per hour and there are two 300 m

ski-lifts.

Does Provincial Directorate of Youth

and Sports have any projects devoted

to Davraz Ski resort?

Our Governorship organises various

activities every year and works hard to

increase the recognition of Davraz Ski

Resort. Our country has been affected by

the climate change for the last two years

so in this direction we expect that it will be

filled with our professional skiers. Davraz Ski

resort is at a very good level in terms of snow

depth. In Kayseri, Balkan Ski Championship

Organisation could not be carried out

due to insufficiency of the snow depth;

at that time we had the interscholastic

Turkey Ski Championship in Davraz Ski

Resort. Secondly, we have had motor-snow

competitions in our centre for two years; on

this wise we try to make a name for Davraz

Ski Resort.

Thank you for having an interview for

our magazine. Lastly, would you like to

add anything?

We wish to thank to mySki LIFE magazine for

contributing to the publicity of Isparta and

Davraz Ski Resort.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

60 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

61


Isparta

Türkiye’nin

Gül Bahçesi

The Rose Garden Of Turkey

C

oğrafyasi

üzerinde

birçok

turizm potansiyeli ile dünya

genelinde söz sahibi olan

ülkemizin bir turizm cenneti

olarak dikkat çekmektedir.

O

ur city draws

attention

as a tourism

paradise of our country

which is recognised worldwide

for its high tourism

potential on its geography.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

62 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

63


Tarihi Bir Bakış

“Türkiye’nin Gül Bahçesi” olarak

tanınan ve binlerce yıllık tarihe sahip olan

Isparta; kültürüyle, ekonomisiyle, turistik

ve doğal güzellikleriyle ülkemizin ve

Göller Bölgesi’nin en gözde illerinden

biridir. Antalya’ya 128 km, İstanbul’a

601 km, İzmir’e 382 km, Denizli’ye 167

km, Muğla’ya 300 km, Ankara’ya 422

km, Konya’ya 264 km, Afyonkarahisar’a

168 km ve Burdur’a 51 km uzaklıkta olan

Isparta, bir tarih, kültür ve turizm şehridir.

Isparta’da Lidyalılar, Frigler, Persler,

Helenler, Romalılar, Bizanslılar,

Selçuklular, Hamidoğulları ve

Osmanlılar hüküm sürmüşlerdir. Isparta,

1204 yılında III. Kılıç Arslan Dönemi’nde

Türklerin eline geçmiştir. 1923 yılında

bağımsız olan il, 1926 yılında “Isparta”

adını almıştır. Bölgeye ilk yerleşimlerin

tarihi, Üst Paleolitik (MÖ 35.000-

10.000) ve Mezolitik (MÖ 10.000-

8.000) dönemlere inmektedir. Hitit

Dönemi’nde (MÖ 1800-1200), bölgenin

adı “Pitaşşa” olarak geçmektedir.

Tarihi kaynaklarda Pisidia adına ilk kez

Perslerin Döneminde, MÖ 5. yüzyıl

sonunda rastlanır. MÖ 334 yılında,

Büyük İskender’in egemenliğine geçen

bölge, Büyük İskender’in ölümünden

sonra MÖ 281 yılında yapılan savaşla

Seleukoslar’ın eline geçmiştir.

Bu dönemde Pisidya bölgesinde

Seleukoslar tarafından Seleukeia-Sidera

(Atabey-Bayat), Apollonia (Uluborlu) ve

Antiokheia (Yalvaç) kentleri kurulmuştur.

A View of Its History

Isparta is known as ‘the Rose

Garden of Turkey’ and Lakes Region

and it has thousand years of history

which is one of charming cities of our

country with its culture, economy,

tourism and natural beauties. Isparta is

a history, culture and tourism city which

is 128 km far from Antalya, 601 km from

Istanbul, 382 km from Izmir, 167 km

from Denizli, 300 km from Muğla, 422

km from Ankara, 264 km from Konya,

168 km from Afyonkarahisar and 51 km

from Burdur.

Lydian, Phrygians, Persians, Helens,

Romans, Byzantines, Seljuk,

Hamidoğulları and Ottomans ruled

over Isparta. Turks had Isparta in 1204

during Kılıç Arslan III Period. The city

became independent in 1923 and

got the name ‘Isparta’ in 1926. The

history of first settlements in the region

traces back to Upper Palaeolithic Era

(35.00-10.00 BC) and Mesolithic Era

(10.00-8000 BC). The name of the

region was Pitassa during Hittites Era

(1800-1200 BC). In history resources,

the name of Pisidia discovered during

Persians period for the first time, at the

end of 5. Century BC. The region came

under the domination of Alexander the

Great in 334 BC and after Alexander

the Great’s death Seleucus captured

the region in a war in 281 BC. In this

period, in Pisidia region Seleukeia-

Sidera, Apollonia and Antiokheia cities

were established by Seleucus.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

64 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

65


Isparta became a part of Roman

Empire after Roman Empire went

into division in 395 AD. During Kılıç

Arslan II Period (1156-1192) the battles

between Byzantine Empire and the

Seljuk Turks became much intensified.

Myriokephalon Battle in 1176 occurred

on the land of Isparta which was the

most important war between Byzantine

Empire and the Seljuk Turks. The whole

territory of Isparta was captured in

1204 during Kılıç Arslan II Period. At

the beginning of 13th Century, a little

while before Anatolia Seljuk State

ended; Hamidoğulları Principality

was established in the region (1301).

The founder of the Principality Dündar

Bey, first made Uluborlu the centre

and later he made Eğridir the centre

of the Principality. Isparta territory was

first entered under Ottoman Empire’s

rule in 1374; later the whole region

fell under the hegemony of Ottoman

Empire. After the proclamation of the

republic, Ataturk visited Isparta on

March 6th, 1930.

Isparta, Roma İmparatorluğu’nun

MS 395 yılında ikiye ayrılmasından

sonra Bizans İmparatorluğu’na

bağlanmıştır. II. Kılıç Arslan zamanında

(1156-1192) yoğunlaşan Bizans-

Selçuklu savaşlarının en önemlisi olan

Miryokefalon Savaşı, 1176 yılında

Isparta topraklarında olmuştur. Isparta

yöresi bütünüyle, 1204’te III. Kılıç

Arslan döneminde ele geçirilmiştir. XIII.

yüzyıl başlarında, Anadolu Selçuklu

Devleti’nin sona ermesinden kısa bir

süre önce, bu yörede Hamidoğulları

Beyliği kurulmuştur (1301). Beyliğin

kurucusu Feleküddin Dündar Bey, önce

Uluborlu’yu, daha sonra da Eğridir’i

Beyliğin merkezi yapmıştır. Isparta

yöresi, ilk olarak 1374’te, daha sonra

1390’da bütünüyle Osmanlı yönetimine

girmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra,

6 Mart 1930’da Atatürk, Isparta’yı ziyaret

etmiştir.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

66 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

67


Culture and Tourism

There are many national and

natural parks in Isparta which

presents wonderful beauties with

its extraordinary mountains, forests,

highlands and lakes. Isparta is like

some treasure waiting to be explored.

Isparta is ‘the Rose garden’ of Turkey

so it is the most important industrial

centre in the world for cultivating

roses and producing rose oil. Isparta

roses turn into perfume, cream, Turkish

delight, jam and many other products

and these roses are every corner of

the city. Isparta meets the vast part of

apple production in Turkey which is the

apple and fruit garden of Turkey. Isparta

is also famous for its traditional culture

and Isparta hand-made rugs. Rugs are

made with portraits or artistic figures

on them so these modern hand-made

rugs are bought as souvenirs.

Kültür ve Turizm

Coğrafyası üzerinde birçok milli

ve tabiat parkı bulunan Isparta’nın

olağanüstü dağları, ormanları, yaylaları

ve gölleri muhteşem güzellikler sunar.

Isparta keşfedilmeyi bekleyen bir hazine

gibidir.

Türkiye’nin ‘Gül Bahçesi’ olan Isparta,

gül yetiştiriciliği ve gül yağı üretiminde

dünyanın en önemli endüstri merkezidir.

Parfümden kreme, lokumdan reçele

kadar onlarca ürüne dönüşen Isparta

gülü, kentin her köşesinde kendisini

göstermektedir. Türkiye’nin elma

üretiminin büyük bir bölümünü karşılayan

Isparta, aynı zamanda Türkiye’nin elma

ve meyve bahçesidir. Geleneksel kültür

ve el emeği ile dokunan Isparta halıları

da haklı bir üne sahiptir. Portre ya da

sanatsal figürlerle dokunmuş modern el

halıları Isparta’dan alınabilecek hediyelik

ürünler arasında yer almaktadır.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

68 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

69


Ülkemize gelen turistler yazın

güneş, kum ve deniz için Antalya’yı

tercih etmektedir. Antalya’nın terası

olan Isparta’da ise, ilkbahar, kış ve

sonbaharda kültür, doğa ve sağlık

turizmi öne çıkmaktadır. Isparta’ya gelen

ziyaretçiler muhteşem doğal güzellikleri

görüp fotoğraflarken, unutamayacakları

lezzetleri tatmakla birlikte, mis kokulu saf

gül ürünlerini almadan gitmezler. Isparta

her ilçesiyle, tüm ziyaretçilerine hitap

edecek doğal ve kültürel zenginlikler

sunmaktadır. Merkezde bulunan Davraz

Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi,

camiler, kiliseler, kaleler, Gökçay

Mesireliği; Aksu İlçesi’nde bulunan

Zindan Mağarası; Atabey İlçesi’nde

bulunan Gazi Ertokuş Medresesi ile

İslamköy Süleyman Demirel Demokrasi

ve Kalkınma Müzesi; Eğirdir İlçesi’nde

bulunan Dündarbey Medresesi,

Hızırbey Camii, Altınkum Plajı,

Kovada Gölü ve Akpınar Seyir Terası;

Gelendost İlçesi’nde bulunan Ertokuş

Kervansarayı; Gönen ve Keçiborlu

İlçeleri’nde bulunan gül bahçeleri,

Senirkent İlçesi’nde bulunan Veli Baba

Türbesi; Sütçüler İlçesi’nde bulunan

Yazılı Kanyon Tabiat Parkı ile Adada Antik

Kenti; Şarkikaraağaç İlçesi’nde bulunan

Kızıldağ Milli Parkı; Uluborlu İlçesi’nde

bulunan Apollonia Ören Yeri; Yalvaç

İlçesi’nde bulunan Pisidia Antiokheia

Antik Kenti, Devlethan Camii ve Yalvaç

Müzesi ve Yenişarbademli İlçesi’nde

bulunan Pınargözü Mağarası ile Melikler

Yaylası Isparta’ya gelmişken görülmesi

gereken değerlerdir.

Moreover, handicrafts products like

socks, saddles, mats, saddlers, leather,

miniature carriages, embroideries etc.

are cultural and economic values. The

region has a rich and traditional cuisine

so tourists will have irreplaceable tastes

there. Oven kebab, banak, keşkek,

stuffed carps, kabune and güllaç are

the famous dishes of the region.

Tourists, who come to our country,

choose Antalya for the sun, sand and

sea. Isparta is Antalya’s terrace where

culture, nature and health tourism come

to the forefront. Visitors who come to

Isparta take pictures of the spectacular

natural beauties, taste unforgettable

dishes and they do not leave without

buying fragrant pure rose products.

Isparta presents natural and cultural

values to its visitors with every county.

Mount Davraz in the Centre - Winter

Sports Tourism Centre, mosques,

churches, Gökçay Mesireliği, Zindan

Cave in Aksu County, Gazi Ertokuş

Medresa in Atabey County, Islamköy

Sülyman Demirel Democracy and

Development Museum, Dündarbey

Medresa in Eğirdir County, Hızırbey

Mosque, Altınkum Beach, Lake Kovada

and Akpınar Observation Terrace,

Ertokuş Caravansary in Gelendost

County, rose gardens in Gönen and

Keçiborlu counties, Veli baba Shrine

in Senirkent County, Yazılı Canyon

Natural Park and Adada Antique City

in Sütçüler County, Kızıldağ National

Park in Şarkikaraağaç, Appolonia

Ruins in Uluborlu County, Pisidia

Antiokheia Antique City in Yalvaç

County, Devlethan Mosque and Yalvaç

Museum, Pınargözü Cave and Melikler

Highland in Yenişarbademli County are

the places to visit in Isparta.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

70 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

71


köşe yazısı

column

Dr. O. Cenk Demiroğlu

Mercator-İPM Araştırmacısı

Dr. O. Cenk Demiroğlu

Mercator-IPC Researcher

Önce Güvenlik

Kayak Alanı Güvenliği

Safety First

Ski Area Safety

Güvenlik, tüm turizm tesisleri için

öncelikli bir konu. Ancak iş kayak

merkezlerine gelince kar sporlarının riskli

doğasından dolayı bu öncelik birkaç adım

daha öne çıkıyor. Türkiye, kayak alanı

güvenliği açısından günümüzde çok iyi bir

örnek değil. Dolayısıyla; pistler, mekanik

tesisler ve kayak merkezlerinin diğer ilgili

alanlarında güvenliğe dair neler yapılmalı

sorusunun yanıtını öncelikle bu konuda

gelişmiş istikametlerde aradım. Senede

yaklaşık 50-60 milyon kayak ziyaretinin

gerçekleştiği A.B.D.’de Ulusal Kayak

Merkezleri Birliği’nin (NSAA) geliştirdiği

güvenlik uygulamaları, çeşitliliği ile dikkat

çekiyor. İşte bu önlemlerden bazıları.

Sorumluluk İlkeleri: NSAA tarafından

derlenen bu ilkeler, sporcuların sağduyu ve

farkındalık ile dikkat etmeleri gereken yedi

risk faktörünün altını çizmektedir.

1.Her zaman kontrollü olun ve her an

durabilecek ve diğer kişi veya nesneleri

hesaba katacak şekilde kayın.

2.Önünüzdeki kişilerin geçiş hakkı

vardır. Onları dikkate almak sizin

sorumluluğunuzdadır.

3.Arkadan gelenlerin göremeyeceği veya

pistte bir engel oluşturduğunuz durumlarda

durmamalısınız.

4.İniş veya bir piste bağlantı öncesi

yukarıdan gelenlere uyum sağlamalısınız.

5.Kötü ekipmana maruz kalmamak için

doğru aletler kullanın.

6.Tüm işaret ve uyarıları dikkate alın. Kapalı

pist ve alanlardan uzak durun.

7.Bir mekanik tesisi kullanmadan önce

güvenli bir binme-inme bilgisine sahip

olduğunuzdan emin olun.

Ulusal Güvenlik Ayı: NSAA, her sene

Ocak ayını “Ulusal Güvenlik Ayı” ilan ederek

kayak merkezlerini güvenlik farkındalığını

arttırmaya teşvik etmiş. Bu bağlamda, “toptan

güvenlik”, “sosyal medya kullanımı”, “park

güvenliği”, “çığ eğitimi”, “kask kullanımı”,

“çalışan katılımı”, “çalışan eğitimi”, “kamuoyu

aydınlatma”, “mekanik tesisler” ve “yaratıcı

güvenlik girişimi” alanlarında en iyi kayak

merkezlerinin seçimi yanında halka açık

güvenlik temalı fotoğraf ve poster yarışmaları

da hayata geçirilmiş.

Akıllı Stil Park Güvenliği: NSAA ve Burton

girişiminin kayak ve snowboard hocaları ile

işbirliğinde gerçekleştirdiği bu kampanya,

sporculara özetle “küçükten başlama”, “planlı

hareket etme”, “gözü açık olma”, “saygılı

olma” ve “sınırları kabullenme”yi öğütlüyor.

Çocuklara Başlık: NSAA’nın 2002’de

başlattığı kampanya, günümüze dek iki

milyon hit alarak, (doğru) kask kullanımının

yaygınlaştırılmasında önemli bir rol oynamış.

Nesneler Göründüklerinden Daha

Yakındır: NSAA 2008 yılında başlattığı

bu kampanya ile Sorumluluk İlkeleri’nin ilk

maddesine yönelik daha ciddi bir farkındalık

yaratmayı amaçlamış.

Ağaç Kuyusu ve Bol Kar Güvenliği:

Ezilmiş pistlerin dışında bol karda spor

keyfi son senelerde özellikle popülerlik

kazandığı için NSAA da bu programı

geliştirme ihtiyacı hissetmiş. Bu amaçla

www.deepsnowsafety.org adresinde

özel bir site kurulmuş ve ayrıca kayak

merkezlerinin bilgilendirme yapmalarını

sağlamak için sanal, görsel ve basılı

malzemeler oluşturulmuş.

Pistlerde Güneşlenme Güvenliği:

NSAA’nın Huntsman Kanser Enstitüsü ile

düzenlediği bu kampanya ise, özellikle

yüksek rakımlarda yapılan kar sporları

esnasında güçlü güneş ışınlarına maruz

kalan cilt ve gözlerimizin zarar görmesini

önleyecek bir dizi eylemi yaymayı amaçlıyor.

Kayak merkezlerinde güvenliği sağlamak için

sadece tüketicileri bilinçlendirmek yetmiyor.

Bu bilincin uygulamaya yansıdığından emin

olabilmek için denetlemek de gerekiyor.

Örneğin, A.B.D.’de denetim için 650

noktada 28.000 kişinin hizmet verdiği kayak

devriyeleri kurulmuş.2 Ancak güvenlikte

ilk iş, tüketiciler ve denetimcilerden ziyade

işletmecilere düşüyor. Türkiye’deki duruma

baktığımızda pek istenen yerde olmadığımızı

görüyoruz. Türkiye Kayak Federasyonu’nun

2012 yılında taslağını sunduğu “Kayak Pistleri

ve Mekanik Tesislerinin İdaresi Hakkında

Yönetmelik” hayata geçemedi. Geçse de

işletmeler tarafından ne derece dikkate

alınabileceği ve denetlenebilineceği de

soru işareti. Günümüzde güvenliğin önemini

kavramış işletme sayısı bir elin parmaklarını

geçmiyor. Ama bu az sayıdaki işletme de bu

özenlerinin karşılığını bir nebze de olsa alıyor.

Ayrıca, 22 Mayıs 2015 tarihinde Sabancı

Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nde

gerçekleştirdiğimiz Türkiye Kayak Turizmi

Forumu’na3 katılan sektör temsilcileri,

mekanik tesislerin işletilmesiyle ilgili sıkıntılara

özellikle parmak bastılar. Tesislerin işletilmesi

ve bakımından sorumlu personelin eğitiminin

çok daha kapsamlı olması ve de tesislerin

denetiminin sürekli aralıklarla bağımsız

kuruluşlar tarafından gerçekleştirilmesinin

gereğine dikkat çektiler.

Kayak merkezlerinde tüketicilerinden önce

işletmecilerin dikkate almaları gereken,

A.B.D.’deki NSAA gibi Türkiye’de de yetkili

bir merci tarafından bir denetim mekanizması

altında sektöre iletilmesi gereken güvenlik

standartları ile yazımızı bitirelim. Bu noktada

İngiltere Sağlık ve Güvenlik İdaresi’nin Kayak

Pisti İşletmecileri Birliği ile işbirliğinde ilgili

yasalar ve kılavuzlardan derleyerek 2014

yılında yayınladığı kitapçık4 iyi bir yol gösterici

olacaktır. “Kayak Pistlerinin Güvenli İşletimi”

başlıklı bu belgenin ana hatları ise şöyle:

Safety is a weighty matter for all tourism

facilities. However, when it comes to ski

resorts; the priority of safety becomes

more important because of the risky nature

of snow sports. Turkey is not a very good

example in terms of ski area safety. What

must be done regarding the safety of ski

tracks, mechanic facilities and other related

areas of ski resorts? Primarily, I have looked

for an answer to this question at developed

destinations. In the U.S.A., 50-60 millions

of ski visits take place every year. The safety

implementations developed by the National

Ski Areas Association (NSAA) draw the

attention with their variety. Here are some of

these precautions.

1.Be in control at all times and ski by taking

other people and objects into considertion.

2.The person in front of you has the right of

way. It is your responsibility to take notice of

them.

3.You must not stand in a position at the

blindspot of following people or where you

pose an obstacle for the ski track.

4.You must comply with people before a

downhill runorat an intersection point.

5.Use the right tools to avoid bad

equipment.

6.Make sure your equipment is always in

good condition.Take notice of all signs and

warnings. Keep away from a closed track and

area.

7.Make sure that you have the knowledge fora

safe ridebefore you take a lift.

National Safety Month: NSAA has

declared ‘National Safety Month’ to be

held every year in January to encourage and

increase safety awareness at ski areas. In this

context, the best ski resorts are selected,

focusing on the subjects of commonsafety,

use of social media, park safety, avalanche

training, use of helmet, staff training,

public outreach, mechanical facilities, and

innovativesafety initiatives. Besides, public

contests on safety themed photograpy and

poster making have been put into practice.

Smart Style Park Safety: This campaign

has been transferred into practice by the

initiative of the NSAA and Burton, with

the co-operation of ski and snowboard

instructors, which in brief gives some

advice to athletes on “starting small”,

“making a plan”, “always looking”, “being

respectful and “taking it easy”.

Lidson Kids: The NSAA started the

campaign in 2002, which got two million

hits since thenandplayed an important

role on spreading the use of helmets in the

correct way.

Objects are Closer than They Appear:

The campaign, started by the NSAA in

2008, aimsat creatinga more serious

awareness regarding the first article of the

Responsibility Principles.

Sun Safe on the Slopes: This campaign

arranged by the NSAA with the Huntsman

Cancer Institute, is aiming at a range of

actions to prevent our sun-exposed skin

and eyes from the harmful

solarradiationespecially at high altitudes.

It is not enoughto only raise awareness

of consumers at ski resorts. Inspection

is also necessary toto make sure that

this awareness has been put into

practice. For instance, in the U.S.A:, ski

patrols have been established at 650

points with 28,000 staff.2However,

businessoperators alsohave prime the

responsibilities regarding safety. When

we asses the situationin Turkey, we notice

its place not to be at where it needsto be.

Turkish Ski Federation had submitted a

drafton theregulations forski slopes and

$mechanical lifts operationsin 2012 but

those regulations were not carried into

effect. Even if they they were put into

practice, it would have been be a matter of

question whether the regulationswouldbe

inspected or businesseswould take any

notice of them. Today, there are only a few

businesseswho understand the importance

of safety. However, to some extent, these

few businessesget their return for putting

safety matters first intoaction. Moreover,

on May 22, 2015, at the SabancıUniversity

Istanbul Policy Center we held the Turkish

Ski Tourism Forum3 with the attendance

of sector representatives. They particularly

drew attention to the problems about the

management of mechanical facilities. They

also pointed out a well-rounded training of

personnel who are in charge of maintaining

facilities as well as maintenance and the

inspection of the facilities to be carried out

by independent bodies at regular intervals.

In Turkey, businessesmust take notice of

safety at ski resortsbefore consumers do,

and the need of an inspection mechanism

under a competent authority like the NSAA

is inevitable to pass on the necessary safety

standards to the sector. Let’s finish our

article with this highlight. At this point, a

compilation of a booklet4 published in

2014 will be a guiding light, prepared

by theHealth and Safety Executivewith

the co-operation of Ski Slopes Operators

Union, based on related regulations and

guidelines. The outlines of this document,

entitled “The Safe Operation of Ski Slopes”,

are as follows:

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

72 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

73


• İşletmenin Sağlık ve Güvenlik Politikasını

net bir şekilde ortaya koymak

•Çalışanlar ve tedarikçilerle işbirliğinde bir risk

değerlendirmesi yapmak

•Çalışanları eğitime tabi tutmak

•Kiralık spor ekipmanlarının bakımını

sağlamak, kiralama esnasında müşterinin

fiziksel özellikleri ve kayak seviyesini dikkate

almak

•Çalışan koşullarının sağlık ve güvenlik

gereksinimlerini dikkate almak

•Tesise erişim üzerinde kontrol sağlamak

•Pist inşası, denetimi ve bakımı için uzmanlara

başvurmak

•Mekanik tesis inşası, işletimi ve bakımı için

tedarikçiler ve yeterlik sahibi personelle

çalışmak

•Uyarı tabelaları kullanmak ve devriye ekipleri

oluşturmak

•Ağ ve yastık gibi malzemelerle sporcuları

riskli yerlerde darbelerden korumak

•Pist ezme makineleri mümkün olduğunca

kayak faaliyeti olmayan zamanlarda yeterlik

sahibi kişilerce kullanmak

•İlk yardım ve acil durum için hazır ekip ve

tesisler bulundurmak

•Bakım personeli için de güvenlik tedbirleri

almak

•Pist ve çevresinde asayiş sağlamak

•Kazaları raporlamak ve araştırmak

Snowboard ve Kayak Pistleri Ayrılmalı

mı?

Son bir söz olarak, ayrı bir parantez açıp

özellikle 1990’lı yıllardaki – bence son

derece gereksiz – kayakçı/snowboard’cu

çekişmesi ve bunun bir “güvenlik meselesi”

haline getirilmesine değinmek istiyorum.

Türkiye’de de bu tür uygulamalar ara sıra

gündeme gelebiliyor, hatta bazı “resmi”

pistlerimizde gerçekleştiriliyor bile.

Dünyada ise artık bu uygulama gözden

düştü, hatta A.B.D.’de hala bu konuda ısrar

eden bazı merkezlere davalar açıldı. Davalar

da yetmedi, snowboard’cular “poaching”

denilen “yasak” protesto kayışlarına

başvurdu. Türkiye’de büyük bir kar sporları

forumunda yaptığımız sorgulamada, bu tür

bir uygulamaya karşı ciddi bir direniş çıktı.

Zira bu uygulama kayakçı ve snowboard’cu

stillerinin birbirlerinin güvenliğini tehdit

ettiği mantığına yaslanıyor. Ancak gerçekte

olan, pistlerin ayrılmasından ziyade

snowboardcu’ların piste alınmaması

yönünde. Yani abesle iştigalin son perdesi

(not: kayakçıyım).

• to maintain sports equipment, take

customer’s physical features and ski level

into account during hiring

• to take notice of employees’ health and

safety needs

• to maintain control over access to the

facility

• to consult experts on a ski track’s

construction, inspection and maintenance

• to work with suppliers and competent

personnel for the construction of a mechanic

facility, its management and maintenance

• to use warning signboards andform patrol

teams

• to protect athletes against crashesat risky

areas with nets and cushions

• to use ski tracks groomingmachines by

competent persons when there are no ski

activities as far as possible

• to have a team and facility available forfirst

aid and emergency situations

• to take precautions for maintenance

personnel

• to maintain the order and safety around

the track

• to report and investigate accidents

Should Snowboard and Ski Tracks Be

Separated? Lastly, I would like to mention

the skier vs snowboarder debate- which

I believe isabsolutely unnecessary – in

1990s which became a ‘safety matter’. In

Turkey, such an implementation is at the

top of agenda from time to time, yet in

our some“official” tracks it is carried out.

However, this implementation hasfallen

into disfavourin the world. Moreover, in

the U.S.A.some resortswere sued who

insisted on the matter. This case was not

sufficient so snowboarders applied to

‘illegal’ protest belts called ‘poaching’.

In Turkey, our investigation showed that

there was a serious resistance against such

an implementation, at onlinewinter sports

forum. In fact, such an implementation

leans on the reason that the styles of

skiers and snowboarders threaten one

another. However, the truth is apart from

separating tracks and is about not having

snowboarders on tracks. This is the final

curtain of the concern(note:I’m a skier).

Translation: Gülistan Yıldız Menteş

1 National Ski Areas Association. Safety Programs,

www.nsaa.org/safety-programs

2 National Ski Patrol. About NSP, www.nsp.org/

about/about.aspx

3 Demiroğlu, O. C. (2015). Kayak Turizmi

Forumu’ndan Kayak Turizmi Politikasına Notlar. İPM-

Mercator Politika Notu, İstanbul Politikalar Merkezi.

4Health Safety Executive (Ekim, 2014). The Safe

Operation of Ski Slopes,

TOL GRUP A.Ş. Gürsel Mah. Kağıthane Cad. Tol Plaza No:36

34400 Kağıthane/İSTANBUL/TÜRKİYE

Tel:+90 212 222 50 90 Fax:+90 212 320 48 58 Mail:info@tolgrup.com

www.tolgrup.com

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

74 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

75


öportaj

reportage

Güvenlik Ve Sağlik Önce Gelir

Kayak Yaralanmaları

Opr.Dr. Kadir Yavaşoğlu

Safety And Health Come First

Ski Injuries

Opr.Dr. Kadir Yavaşoğlu

Spor yaralanması denince aklımıza

sporu profesyonelce yapanların yaralanması

gelmektedir. Hâlbuki spor büyük

kitlelerce eğlence, sağlık ve vücudu zinde

tutmak amacıyla da yapılmaktadır. Böyle

düşünüldüğünde spor yaralanmalarına

sporu eğlence amaçlı olarak yapanlar

açısından da bir yaklaşım getirmek

gerekir. Çünkü yarışma amaçlı yapılan

yaralanmalarında profesyoneller (hekim,

antrenör gibi ) olduğundan yaralanan

sporculara genelde uygun şekilde ilk yardım

yapılıp sonraki tedavileri için uygun yerlere

ulaştırılmaktadır. Fakat eğlence amaçlı

yapılan sporlar, ülkemizde hiçbir ön hazırlık

yapılmadan, düzensiz bir şekilde ve gerekli

tedbirler alınmadan da yapılmaktadır. Bu

nedenle yaralanmalar daha fazla olmakta

ve ilk yardım ile sonraki tedavilerinde

sorunlar yaşanmaktadır. Kış sporları büyük

bir oranda eğlence ve vücudu zinde tutmak

için yapılmaktadır. Fakat genelde yılın belirli

zamanlarında yapılan bu sporda kişiler yeterli

ön hazırlık yapmadan pistlere çıktığından

sporcu ve sağlık kuralının değişmez şartı

olan spordan önce on hazırlık yani vücudun

yeterli fiziksel uygunluğa getirilmesi

şartı genelde göz ardı edilmekte ve kişi

yaralanmalara büyük oranda açık olmaktadır.

Bu nedenle her sporda olduğu gibi kayak

sporunda da sakatlık oranını azaltmak için

spora hazırlık dönemine kesinlikle özen

gösterilmelidir. Böyle bir sporu yaparken

aklımıza gelecek soruları kısaca hatırlamakta

yarar bulunur.

Spor yaralanmalarının nedenleri

nelerdir?

Genel olarak spor yaralanmalarının

oluşumuna neden olan faktörleri iki başlık

altında toplayabiliriz. Bunlar kişiye ait ve

çevresel faktörlerdir.

Kişisel faktörler: Fiziksel eksiklikler,

yorgunluk ve aşırı yüklenme, anatomik

sorunlar, psikolojik faktörler (riski

kabullenme, aşırı istek), geçirilmiş tam

tedavi edilmemiş yaralanmalar, yaş ve

cinsiyet gibi.

Çevresel faktörler: Kötü ve yetersiz

spor tekniği, yetersiz ve kötü antrenman,

kötü malzeme kullanımı, çevre, zemin ve

kurallara uymamak gibi.

Kayak yaralanmalarında ciddiyet

nedir?

Bir spor yaralanmasının ciddiyet

derecesini anlayabilmek için altı temel

olguyu değerlendirmek gerekir. Bu

olgular; yaralanmanın oluş biçimi, tedavi

şekli ve süresi, spordan uzak kalınan süre,

kaybedilen işgünü, kalıcı hasar ve maddi

maliyetidir. İşte, bir spor sakatlığının

ciddiyeti bu olguların tek tek ele alınıp,

değerlendirilmesi sonucu anlaşılır. Örneğin;

1-7 gün spordan uzak kalamaya neden olmuş

ise HAFİF, 8-21 gün spordan uzak kalamaya

neden olmuş ise ORTA, 21 günden fazla

spordan uzak kalamaya neden olmuş ise

AĞIR bir yaralanmadan bahsedilebilir.

Kas yorgunluğu nedir?

Egzersiz sırasında oluşan artık ürünlerin

birikmesi ve enerji depolarının

zayıflaması ile ortaya çıkan bir durumdur.

Sıklıkla fiziksel kapasite ile ilişkilidir.

Genelde egzersizi takip eden 1-2 saat

içinde artık ürünlerin uzaklaştırılması ve

depoların doldurulması ile sonlanır.

Kas ağrısı nedir?

Ağır veya alışılmadık düzeyde

aktivitelerden sonra saatler, günler

boyunca devam eden kas ağrılarına

verilen isimdir. Söz konusu kaslar ağrılı,

bazen şiş ve serttir. Sporcular arasında

“hamlık” olarak adlandırılır. Zaman

içinde kendiliğinden geçer. Egzersize

ara vermeyi gerektirmez.

Kas ağrısı nedir?

Ağır veya alışılmadık düzeyde

aktivitelerden sonra saatler, günler

boyunca devam eden kas ağrılarına

verilen isimdir. Söz konusu kaslar ağrılı,

bazen şiş ve serttir. Sporcular arasında

“hamlık” olarak adlandırılır. Zaman

içinde kendiliğinden geçer. Egzersize

ara vermeyi gerektirmez.

Kas zorlanması nedir?

Kasın uzayabilme kapasitesi üstünde

gerilmesidir. Bu sınır aşıldığında kas

zorlanmasından söz edilir. Birkaç kas

lifi anatomik olarak zarar görür. Hasar

bölgesinde hareket ve germelerle ağrı

olmasına karşın büyük bir kuvvet kaybı

ve belirgin bir kanama yoktur. Kas

bütünlüğü korunur.

Kas yırtılması nedir?

Kas yırtılması birdenbire olur ve buna

ilgili kas gruplarında şiddetli ağrı eşlik

eder. Kas bütünlüğü bozulmuş, ileri

derecede kanama, hematom, ağrı,

kuvvet ve hareket kaybı mevcuttur.

When it comes to sports injuries we

think of the injuries of people who do

sports professionally. However, sport is

done by a large number of people as a

recreational entertainment and a healthy

activity to keep the body fit. By thinking

this way, it is necessary to bring a different

approach for sports injuries in terms of

people who do sports for pleasure. It is

because in competition based injuries,

there are professionals (doctors, coaches

etc.) to give the appropriate first-aid to

injured athletes and to take them to the

relevant health centers for further treatment.

Unfortunately, recreational sports are

carried out spasmodically without any

preliminary preparations and precautions.

Therefore, injuries are more common and

problems occur during the first-aid and

later treatments. Most of winter sports

are recreational and are carried out to

keep the body fit. However, these sports

are generally done at certain times of the

year so people step on tracks without

preliminary preparations. In this way they

do not take notice of the constant condition

of athletes’’ and health’s rule; preparation

before sport; in other words, bringing the

body to sufficient physical suitability. When

this rule is disobeyed more injuries become

possible. Therefore, it is absolutely essential

to have preliminary preparations for skiing

as in other sports to reduce the number of

injuries. When we carry out such a sport it

is useful if we remember some questions

briefly that spring to mind.

What are the causes of sports injuries?

In general, we can collect the factors causing

sports injuries under two headings. These are

individual and environmental based factors.

Individual Factors: Physical

imperfections, fatigue, over loading,

anatomical complications, psychological

factors (accepting risks, passionate desire),

experiencing injuries with uncompleted

treatments, age, gender etc.

Environmental Factors: Bad and

insufficient sport technique, insufficient

and bad training, use of poor quality

equipment, environment, ground,

disobeying the rules etc.

What is the severity of ski injuries?

We need to take six basic facts into

consideration to understand the severity

level of sports injuries. These facts are:

the occurrence of the injury, type of the

treatment and the period of the treatment,

the length of time being away from sport,

missing working days, permanent damage

and financial expenditures. In this way,

by taking these facts into account one by

one, the severity of a sport injury will be

understood. For example, if the injury

causes someone to stay away from sport

between 1-7 days, it means MINOR; 8-21

means SECONDARY; above 21 days means

SEVERE.

What does muscle fatigue mean?

It is a complication that occurs when the

accumulation of waste products in the

body increases during an exercise, and

sources of energy become weak. It is often

linked to the physical capacity. It often

comes to an end by sending the waste

products away 1-2 hours after the exercise

and refilling the sources of energy.

What do muscle aches mean?

These are the muscle aches that

continue hours and days after heavy and

unaccustomed activities. These muscles

are painful, sometimes swollen and stiff. It

is called ‘inexperience’’ among athletes. It

disappears in the course of time. There is

no need to discontinue the exercise.

What does a muscle strain mean?

It occurs when a muscle strains above

its stretching capacity. When this limit is

exceeded a muscle strain becomes the

case. A couple of tissues are anatomically

damaged. Despite there is pain in the

damaged area with a movement and

stretching; there is not a big loss of strength

and visible bleeding.

What does a muscle tear mean?

A muscle tear occurs suddenly and a pain

accompanies this in the relevant muscle

groups. In such a case, the integrity of the

muscle is collapsed and severe bleeding,

hematoma, pain and dysmotolity occur.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

76 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

77


sağlık

health

Kayak yaparken en sık yaralanma

sebepleri nelerdir?

1. Bağlamaların sıkı olması ve iyi

ayarlanmaması

2. Acemilik ve eğitimsizlik

3. Kayak uygunsuzluğu

4. Yorgunluk-Bitkinlik

5. Ayakkabı uygunsuzluğu

6. Stoper, kayak ve kenar çeliği

yaralanması

7. Pistin dikliği

8. Pist dışına çıkma

9. Sürat

10. Pistteki çukurlar tümsekler ve pisti

tanımama

11. Pistin kar yapısı

12. Hatalı yavaşlama ve hatalı duruş

13. Çok sıkı kıyafet ve üzerinde sert

cisim olması

Spor yaralanmalarında profesyonel yardım

gelene kadar yapılacakların başında altın

kural olan sakatlanan kişiye öncelikle

zararımızın dokunmamasını sağlamaktır. Bu

konudaki bilincimiz geliştikçe hastaya olan

faydamız artacaktır. Spor yaralanmalarının

diğer önemli kuralı ise sakatlanan bölgenin

sabitlenmesidir. Bunların dışındakileri

kısaca sıralarsak:

Soğuk tedavisi ne zaman yapılmalıdır?

Soğuk tedavisi, sportif yaralanmaların

akut tedavisinde kullanılan ana tedavi

yöntemlerinden biridir. Amaç kanamayı

ve enflamasyonu kontrol altında

tutmaktır. Soğuk tedavisine yaralanmayı

takiben başlanıp sonraki ilk 48-72 saat

devam edilmelidir.

Soğuk tedavisinin yararı nedir?

Soğuk uygulama ile yaralanan bölgede

kan akımı azalır. Dolayısıyla kanama

ve ağrıyı/hasarı artıracak maddelerin

yaralanmış bölgeye göçü azalır. Tüm

spor yaralanmalarından sonra şişlik ve

kanamaya ait işaretler kaybolana kadar

soğuk tedavisi yapılmalıdır.

Soğuk tedavisi nasıl yapılmalıdır?

Soğuk uygulaması 2 saatte bir, 20

dakikayı geçmemek kaydıyla buz

torbaları ile uygulanabilir. Bir günde

toplam uygulama süresi 2 saati (6 kere

20 dakika) geçmemelidir. Eğer soğuk

tedavisi derin dondurulmuş jellerle

yapılıyorsa, 20 dakika yerine 15 dakika

yeterlidir. Soğuk uygulanan alanda deri

direkt temastan korunmalıdır.

Kas yırtığında ne yapılmalı?

Aktivite durdurulmalı. Kanama ve hasarı

artıracak ilgili dokuyu zorlayacak hareketler,

zorlayıcı masaj, sıcak benzeri uygulamalardan

kaçınılmalı en yakın sağlık kuruluşu veya

doktora başvurana kadar soğuk uygulanmalı,

koruyucu bandaj veya atel yapılmalıdır.

Bandajlamanın önemi nedir?

Yaralanmış bölgede akut dönemde dolaşımın

dolayısı ile kanamanın/hasarın az olmasına

katkı sağlar. Yaralanmanın geç döneminde

ise bandaj; yaralanmış bölgeyi sporcuya

bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde hatırlatarak

kişinin dokuyu korumasına katkı sağlar.

Bandaj tek başına bir doku veya eklemi

olası bir travmadan korumaz. Bu ve bunun

gibi herkesin yapabileceği temel tedavi

yöntemleri aslında çok basit görülse de

profesyonel tedavi protokolünün temel yapı

taşını oluşturur. Bu sebeple her bilinçli bireyin

bilmesi ve gerektiğinde uygulanması büyük

önem taşır.

Bu bilgilerden yola çıkarak, kayak

yaparken dikkat edilmesi gereken

altın kurallar şunlardır:

- Ekipmanlar kayak yaparken çok önemlidir,

mümkünse kendinize ait malzemeler

kullanılması yerinde olur.

- Kiralamak zorunda kalırsanız malzemenin

kendinize uygun olup olmadığını kontrol

edin. Kayak yaralanmaları sonrasında en

sık rastlanılan travmalar düşme esnasında

kayakların ayakkabıdan çıkmadığı durumlar

sonucu gelişmektedir. Kiralık malzeme

kullanıyorsanız en ufak bir rahatsızlık ve

güvensizlik halinde kiraladığınız yere gidip

değiştirmekten üşenmeyin. Küçük ya da

büyük ayakkabı size o anda önemsiz gibi

gözükebilir ancak tatilinizi zehir edecek kadar

önemli sonuçlara yol açabilir.

- Vücut ağırlığı ve tecrübe durumunuza göre

kayak ekipmanı seçilmeli ve ayarlamalar kişiye

özel yapılmalıdır.

- Soğuktan korurken hareketinize engel

olmayan elbiseler seçiniz.

- Gözlerinizi güneşten korurken görüşünüzü

etkilemeyen gözlük ve maskeler seçiniz.

- Kalabalık pistlerde dikkatli olmak gerekir zira

kaza ihtimali daha fazladır.

- Gereksiz ve erkenden kendine fazla güven

özellikle acemilerde sık sakatlanmalara sebep

olur.- Kaymaya başladığınız ilk bir saat daha az

riskli yollar ve manevralar seçin. Bu süre içinde

hem vücut ısınacak hem de kısa bir alıştırma

dönemi sonrasında kayak aktiviteniz daha iyi

olacaktır.

- Snowboard yapanların özel koruyucu

bileklikler takmaları önerilir.

- Alkollü olarak kayak yapmak kaza ve

sakatlanma riskini arttıracaktır.

- Yorulduğunuzda mutlaka ara verin, kayağın

verdiği zevk her zaman sizi biraz daha kaymaya

zorlayacaktır.

- Birisini geçerken, tahmin edilmeyen

hareketlere karşı yeterli mesafe bırakın.

- Her türlü uyarı levhasını dikkate alın.

Unutmayın, bu uyarılar uzun süren tecrübeler

sonucu ortaya çıkmıştır.

- Dizlerinizi bükük pozisyonda tutmaya çalışın,

düşme esnasında dizleri açmaya çalışmayın.

- Düştükten sonra, kurtulmak için çaba

göstermeyin, durana kadar yerde kalın.

Herhangi bir yaralanma meydana geldiği

zaman bu yaralanmanın derecesinin

belirlenmesi önemlidir. Hemen kaymayı

bırakın ve yardım gelmesini bekleyin.

Yaralanan bölgenin istirahat alınması,

buz uygulanması, yukarıya kaldırılması ve

kompresyon ilk yardımın temelini oluşturur.

Yaralanmaların değerlendirilmesi ve tedavinin

düzenlenmesi mutlaka uzman hekimler

tarafından yapılmalıdır.

What are the most frequent causes of

injuries when skiing?

1. Lose fastening and wrong adjustment

2. Inexperience and lack of education

3. Unsuitability of the ski

4. Fatigue and exhaustion

5. Unsuitability of the shoes

6. Stopper, ski and edge steel injury

7. The steepness of the track.

8. Going out of the track

9. Speed

10. Pits and bulges on the track and not

knowing the track

11. The snow structure of the track

12. Wrong approach and wrong

stop.

13. Very tight outfits and not having a

hard object over them

In sports injuries, it is a golden rule not to

do any harm to the injured person until

the professional help arrives. The more we

become aware of this the more we become

useful for the patient. Another golden rule

of sports injuries is to immobilize the injured

part. Apart from these, the other important

points are:

When should cold therapy be

carried out?

Cold therapy is one of the main

treatments to be used for acute treatment

in sports injuries. The purpose is to keep

the bleeding and inflammation under

control. Cold therapy should be started

straight after the injury and be continued

the following 48-72 hours.

What is the benefit of cold therapy?

With cold application the blood stream

in the injured area decreases. Thereby,

the immigration of bleeding, pain and

damage substances to the injured

area tails off. In all sports injuries, cold

therapy should continue until the scars

-belonged to swelling and bleedingdisappear.

How should cold therapy be applied?

Cold therapy can be applied with ice bags

every two hours for 20 minutes. The total

amount of application time a day should

not be more than 2 hours (6 times, 20

minutes). If cold therapy is done with

deep-freezing gels, 15 minutes is enough

instead of 20 minutes. The skin should be

protected from direct contact during the

application on the area.

What should be done for a muscle

tear?

The activity must be stopped. Forcible

movements to increase bleeding and

damage in the relevant tissue; forcible

massage, applications like hot must

be avoided and cold must be applied,

protective bandages or splint must be

used until consulting the nearest health

center or a doctor.

What is the importance of bandaging?

It contributes to decrease the bleeding/

damage in the injured area at acute stage.

At the late stage of the injury, bandaging

contributes to protect the tissue of the

injured person and the patient should

be voluntarily or involuntarily reminded

of this fact. In this way the injured person

will protect the tissue. Bandaging alone

does not protect a tissue or joint against

a possible trauma. This and similar basic

treatments methods can be applied by

everybody and they seem to be very

simple. However, it forms the fundamental

structure of the professional treatment

protocol. Therefore, it is very important

that a conscious person know it and apply

it when it is necessary.

In the light of this information, the

following are the golden rules that

should be taken into consideration:

- Equipment is very important when skiing,

if it is possible you can use the equipment

that belongs to you. If you have to hire the

equipment, make sure that is suitable for you.

When ski shoes do not come off the most

frequent traumas after ski injuries develop as

a result of this. Do not be lazy to exchange the

hired equipment if you feel uncomfortable

and insecure. You may not attach importance

to tight shoes or big shoes but it can cause

serious problems to ruin your vacation. - Ski

equipment should be chosen according to

your weight and experience. And adjustment

should be made personal.

- To protect from cold, choose outfits that do

not prevent your movements.

- When you protect your eyes from the sun,

choose the glasses and masks that do not

affect your standpoint.

- It is necessary to be careful on crowded track

because the possibility of an injury is higher.

- Unnecessary and early confidence in

amateurs causes frequent injuries.

- Choose less risky places and maneuvers

when you start to ski in the first hour. In the

meantime, the body will warm up and after a

short period of adjustment your ski activity will

be better.

- People who do snowboard are advised to

wear special protective wristbands.

- The risk of an accident and injury will increase

when a person skies alcoholic.

- When you get tired, definitely take a break,

the pleasure you take from skiing will force

you to ski more.

- When you pass someone, leave enough

distance for unexpected movements.

- Take notice of every warning sign. Bear in

mind, these warnings have showed up in

consequence of experiences.

- Try to keep your knees in a bent position; do

not try to open your knees during a fall.

- Do not make an effort to escape after a fall,

stay on the ground until you stop. When any

injury occurs, determination of the level of

the injury is important. Leave ski immediately

and wait for help. Taking the injured area

into the rest, application of ice, lifting up and

compression are the fundamentals of the

first-aid. The evaluation of the injuries and the

arrangement of the treatment must definitely

be carried out by specialist physicians.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

78 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

79


TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

80 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

81


öportaj

reportage

“Tüm Spor Severleri

Beyaz Dünyaya Bekliyoruz”

1973 Erzurum doğumluyum. Kayak sporuna 6 yaşında başladım. Uzun yıllar kayak

sporunda başarılara imza attım. 71 kez Milli formayı giyip Türkiye de en çok milli

olan sporcu ünvanını halen sürdürmekteyim. Uzun yıllar Türkiye şampiyonluklarım

oldu. Uluslararası Palandöken Kupası’nda madalyalar kazandım. En son 1998

Yılında Japonya’da yapılan 18. Kış Olimpiyat Oyunlarında Türkiye’yi tek sporcu

olarak temsil ettim. Ay yıldızlı bayrağı 1998 yılında ben taşıdım. 2002 Amerika

Salt Lake City’de yapılan 19. Kış Olimpiyat oyunlarına küçük kardeşim Atakan ‘a

ay yıldızlı bayrağı teslim ettim.

Arif Alaftargil

Milli Kayakçı

Kış Sporlarına yönelik ülkemizde

önemli gelişmeler var mı?

2011 yılında Erzurum yapılan Üniversite

Kış oyunlarından sonra ülkemizde kış

sporlarında büyük reformlar oldu. Kayak,

kayak atlama, snowboard, serbest stil

kayak ve buz sporlarında yüksek kaliteli

ve FIS standartlarına uygun yarışmalar

gerçekleştirdik. Tabi ki bunun yanı sıra

turizm kayak sektörü de olumlu yönde

ilerleme kaydetti. 2011 yılından önce sayısı

yaklaşık 8-10 arasında olan kayak merkezi

bugün baktığımızda 30 civarındadır. Bu

da ülkemizde kış sporlarına olan ilgiyi ve

halkın kış tatilini de ne kadar önemsediğini

göstermektedir. Ayrıca Ankara’da yapılan

Simpaş 12 ay kayak yapma imkânı olan

yapay pist; eğitim ve üst düzey kayakçılara

hitap eden bir noktadır. Bunun da yine

kayak sporuna büyük katkı sağlayacağından

şüphem yoktur.

Nasıl kıyafetler tercih edilmelidir?

Kayak sporu kış şartlarına uygun kıyafetlerle

yapılmalıdır. Öncelikle son yıllarda artık

dikkat edilen en önemli husus kask

mecburiyetidir. Geçmiş yıllarda kayak

merkezlerinin pistleri genellikle doğal kar

ile hizmet veriyordu. Fakat günümüzde

yapay kar devreye girince pist koşulları biraz

daha zor oluyor. Ayrıca artık teknolojinin de

sporseverlerin daha spor aktivasyonlarını

emniyetli yapmaları için malzemenin daha

doğru tercih edilmesi ve onun her koşula

uygun olması gerekmektedir.

Kayak seçiminde nelere dikkat

edilmelidir?

Özellikle kayak merkezlerinde kiralanan

kayakların doğru tercih edilmesini tavsiye

ediyorum. Fiyatı uygun olan malzemeler

tercih edilmemeli. Fiyatı uygun olan

malzemeler tercih edilmemeli. Kayak zevk

için, spor için yapılıyor fakat ömrü biten

ürünler zevki eziyet haline getirmektedir.

Bunun yanı sıra sakatlanmalara sebep

olmaktadır. Kayak sporu sakatlık oranı

az olan bir spor dalıdır fakat yukarıda

belirttiğim gibi eğer doğru malzeme tercih

edilmez ise sakatlanmak kaçınılmaz olur.

Kayak alınacak malzemeler için doğru

mağaza seçimi çok önemli. Bu konuda

uzman olan mağazalar tercih edilmelidir.

Ayarıca son yıllarda artık kayak malzemesi

geçmiş yıllarda olduğu gibi yüksek fiyatlara

satılmamaktadır. Her ekonomiye uygun

fiyat alternatifleri mevcut bu nedenle kayak

malzemesi kendinin olursa bu spordan

daha çok zevk alınacaktır.

olması gerekmektedir.

“We Invite All Sports

Lovers to the White World”

I was born in 1973 in Erzurum. I began skiing when I was 6 years old. I had

many achievements in skiing. I worn our national uniform for 71 times and

received the most titles as a national athlete and I still carry my title. I had Turkey

championships for many years. I won medals in International Palandöken Cup.

Finally, in 1998, I represented Turkey as the only athlete in the 18th Winter

Olympic Games held in Japan. I carried our flag in 1998. I handed over our flag

to my brother Atakan in the 19th Winter Olympic Games in 2002, in Salt Lake

City, in America.

Arif Alaftargil

National Skier

Are there any developments in

winter sports in our country?

In 2011, after University Winter Games there

were significant improvements in winter

sports. We carried out competitions at high

quality and FIS (Federation Internationale

De Ski) standards in skiing, ski jumping,

snowboard, freestyle skiing and in ice

sports. Except this, tourism ski sector also

made progress significantly. Before 2011

there were only 8-10 ski resorts, but today

there are about 30 ski resorts. As a result,

the interest is growing in winter sports in our

country and it also shows that our citizens

have a high opinion of winter holidays.

Besides, Simpaş was built in Ankara as an

artificial track where it is possible to ski for

12 months which appeals to training and

senior skiers. I have no doubts that it will

make a big contribution to skiing.

What points should people consider

who want to lodge at a ski resort?

First of all, it is important that the ski resort we

choose have an accommodation facility and

easy transportation. In addition to this, we

need to make sure that the snow quality is at

international standards, the tracks are safe,

and the information points are correct and

practical such as the guidance at ski tracks.

Moreover, there should be correct and

educated ski instructors at ski resorts and

people should take lessons from qualified

instructors at international standards who

wish to learn skiing. Choosing the right

equipment is one of the most important

factors. If you do not choose outfits suitable

for winter conditions you will turn the

pleasure into suffering.

What kinds of ski items should be

chosen?

Ski has to be done with the items that

appropriate for winter conditions. Firstly, the

most important point has been the necessity

of helmets in recent years. In the past years,

the tracks of the ski resorts provided service

with natural snow. However, when the

artificial snow stepped in, the condition of

the tracks became more difficult. With the

advanced technology, sports lovers need

to choose the right items that are suitable

for every condition to carry out their sports

activities safely.

What points are important when

choosing skis?

I suggest that when people rent skis in ski

resorts, the right skis should be chosen. The

affordable materials should not be chosen.

Ski is done for pleasure and as a sport,

but expired products turn the pleasure

into suffering. Apart from that, they cause

injuries. Skiing is a sports branch with fewer

injuries but as I have mentioned above,

if the right items are not chosen, injuries

become unavoidable. Choosing the right

store to buy ski items is very important.

Competent stores should be preferred.

Besides, ski items have not been priced out

of the market in recent years comparing to

the past years. There are price alternatives

suitable for every budget and in this context

if you have your own ski items the pleasure

taken in this sport will increase.

Kayak merkezinde konaklamak

isteyenler nelere dikkat etmelidirler?

Öncelikle seçeceğimiz kayak merkezin

konaklama ve ulaşım kolaylığının olması

gerekir. Bununla birlikte kayak merkezindeki

kar kalitesinin uluslararası standartlara

uygunluğu, pistlerin güvenliği, pistlerdeki

yönlendirmeler gibi bilgilendirme

noktalarının doğru ve kullanışlı

olmasına dikkat etmeliyiz. Ayrıca kayak

merkezlerinde doğru ve eğitimli kayak

eğitmenlerinin olması ve kayak öğrenmek

isteyenlerin uluslararası standartlarda,

diplomalı eğitmenlerden ders almaları

gerekir. Doğru malzeme seçimi en önemli

faktörlerden birisidir. Kış koşullarına uygun

kıyafetler tercih edilmediği takdirde keyif

yerini eziyete çevirmektedir.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

82 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

83


gezi

trip

ISCHGL

ALPLERİN METROPOL YAŞAM TARZI

THE LIFESTYLE METROPOLIS OF THE ALPS

TVB Paznaun – ISCHGL

Tirolean Paznaun’de Ischgl sadece birinci sınıf kar eğlencesini

sunmuyor, aynı zamanda burası her yıl yüksek kalite eğlence programıyla

rotayı belirliyor. Ischgl uluslararası kış sporları arenası Alplerin en

büyük bitişik kayak bölgelerinden biridir ki burası kayak yamaçlarıyla,

birçok serbest kayak alanıyla ve çok büyük eğence parklarıyla gelenleri

etkilemektedir.

Ischgl in Tirolean Paznaun offers not only first-class snow enjoyment, but

also sets the course with its high-carat entertainment-programme every year.

The transnational winter sports arena of Ischgl is one of the largest contiguous

skiing areas in the Alps, impressing with its perfectly groomed slopes, numerous

freeride areas and giant funparks.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

84 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

85


Konumu

Kayak Alanı

The Location

Ischgl 1,600 nüfustan oluşan bir

kasabadır, burası Tirol’ün batısında

Paznaun’da kış sporları bölgesi olarak en ünlü

konumdadır. Burası 1,377 metre yükseklikte

Silvretta ve Verwall Alpleri arasında güneşte

bronzlaşan yüksek bir vadide kurulmuştur.

Çevre halklar Galtur, Kappl ve See’leri

içermektedir.

Sayısızca ve en uygun şekilde hazırlanmış

kilometrelerce kayak pistleriyle, güvenilir

kar koşullarıyla ve Avrupa’nın en büyük

serbest kayak parklarından biriyle, Silvretta

Arena’da 26 Kasım 2015’ten 1 Mayıs

2016’ya kadar eşsiz kış sporları deneyimi

garanti edilmektedir. 45 konforlu kayak

asansörü ve teleferik misafirleri direk olarak

merkezden uluslararası kış sporları alanına

taşımaktadırlar, yol boyunca bu yamaçlar

Swiss Samnaun’ya ulaşırlar. İki Eğlence

Parkı ayrıca Silvretta Arena’nın Avusturya

ve İsveç bölümlerine dört bir yandan

dağılmaktadırlar. Ischgl Kar Parkı snowbord

yapanlar ve serbest kayakçılar için, tek başına

Alplerin Serbest Kayak- Cenneti’dir; burası

üç bölüme ayrılmıştır: Kingsize, Public ve

Begginers Parkları, bunlar sayısızca Manevra

Alanı, Ray ve Snowboard Tümsekleri

sağlamaktadır. Kayak alanı için günlük geçiş

mevcut olup 51 Avro’dur. 8 yaşına kadar

olan çocuklar – eğer bir ebeveyn tarafından

eşlik ediliyorlarsa- Silvretta Arena’yı ücretsiz

kullanabilirler, 16 yaşına kadar olan gençler

çocuk indiriminden faydalanırlar. Kayak geçiş

oranları ve indirimler için aha fazla detaylar

http://www.ischgl.com/en/skipassprices-tyrol-austria

sitesinde mevcuttur.

JULY/AUGUST 2015

84

Ischgl, a town of some 1,600

inhabitants, is the most famous location in

the Paznaun winter sports region in the west

of Tirol. It is located at 1,377 metres altitude

in a sun-kissed high valley between the

Silvretta and Verwall Alps. Neighbouring

communities include Galtur, Kappl and See.

The Skiing Area

Countless optimally groomed kilometres

of slopes in a location with reliable snow

conditions and one of the largest contiguous

Freestyle-Parks in Europe guarantee a oneof-a-kind

winter sports experience in the

Silvretta Arena from 26 November 2015 to

1 May 2016. 45 comfortable lifts and cable

cars carry guests directly from the centre to

the transnational winter sports arena, the

slopes of which reach all the way to Swiss

Samnaun. The two Funparks also spread

across the Austrian and Swiss parts of the

Silvretta Arena. The Ischgl Snowpark for

boarders and freeskiers is the Freestyle-

Dorado of the Alps per se, and divided into

three areas: Kingsize, Public- and Beginners

Park provide numerous Kickers, Rails and

Quarterpipes. The day-pass for the ski area

is available from 51 Euro. Children up to 8

years of age can use the Silvretta Arena – if

accompanied by a parent – for free, youth

up to 16 years receive a children’s discount.

More details on the ski pass rates and

discounts available on http://www.ischgl.

com/en/skipass-prices-tyrol-austria

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

86 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

87


TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

88 JULY/AUGUST 2015

JULY/AUGUST 2015

89


Kendi kalitesinde eğlence

Spor noktalarından uzak, bu kayak

alanı yüksek kalite Aktiviteleri için intizamlı

bir yer olarak hizmet verir. Böylelikle,

uluslararası müziğin seçkinleri düzenli

olarak efsanevi ‘’Dağ Başı Konserleri’’

için buluşurlar – şehir merkezinde kış

sezonunun başlaması, Paskalya için ve

sezonun bittiğini göstermek için 2,300

metre yükseklikte, hemen kayak alanının

kalbinde, ünlü Idalp etabında bu konserler

düzenlenir. Ocak ayında, Silvretta Arena

daha sonra dev bir açık hava galerisine

dönüşür. On tane uluslararası heykeltıraş

çifti kar heykeli ‘Beyazlar İçinde Şekiller’’

yarışması için buluşurlar ve sadece beş

gün içerisinde havaya metrelerce uzanan

heykeller yaratırlar. Güvenilir kar koşulları

sayesinde, kış sporları hayranları bu

muhteşem eserlere bütün kayak sezonu

boyunca hayretle bakma şansını yakalarlar.

Nisan ayında gerçek bir Maraton

Müsabakası misafirleri beklemektedir:

‘Dağ Başı Paskalya Konseri’nin’ yanı sıra

Kayak WC Gastronomi ve ‘Şeflerin Kupası’

da ayrıca programda yer almaktadır. Ischgl

sadece Metropol Yaşam tarzı değil, aynı

zamanda Alplerin aşçılık kalesidir. Dörtten

daha az olmayan restorantları, toplam

dokuz aşçı şapkasıyla popular kış

sporlarının varış noktası olan Tyrolean

Paznaun’da bulmak mümkündür.

Kayak günü sona erdikten sonra, pistin

dışında bir şeyler daha hareketlenir.

Kayaktan sonra yapılan sosyal etkinliklerin

hiçbiri Ischgl’daki kadar nefes kesici

değildir. Çeşitli gösteri yerlerinin farklı

türleri Alp Dağları’na hastır. Aynısı kulüp

sahnesi için de geçerlidir ki bu gece

eğlencesini sevenlere dans etme ve sabah

saatlerine kadar eğlenme olanağını tanır.

Daha çok sessizlik tercih edenler otelin

geniş sağlık tesislerinde ya da Silvretta

Center’da rahatlayabilirler.

Çok fazla alış-veriş seçenekleriyle katkısız

lüks bulunabilir. Küçük dizaynır butikleri ile

birleşmiş espresso-bar veya modern alışveriş

merkezleri var.

Ischgl’da gece ışıklandırması yedi

kilometre uzun ışıklar kar kızağı akışında

olup, Silvretta teleferiğinin üst terminalinde

başlar. Aralık ortalarından Nisan ortalarına

kadar, eğer hava izin verirse, her Pazartesi

ve Perşembe açıktır – bu hız arayan

idealistler için harika bir ipucudur.

Entertainment in a class of its own

Away from the sports highlights, the

skiing area also serves as a regular venue

for high-carat Events. Thus the elite of the

international music scene regularly meets

up for the legendary “Top of the Mountain

Concerts” – in the town centre to mark

the start of the winter season, for Easter

and the end-of-season at 2,300 metres

altitude, right in the centre of the skiing

area on the famous Idalp stage. In January,

the Silvretta Arena is then transformed into

a giant open-air gallery. Ten international

artist couples meet up for the snow

sculpture contest “Shapes in White”, and

within just five days create snow sculptures

rising metres up into the air. Thanks to the

reliable snow conditions, winter sports

fans have the chance to marvel at these

masterpieces from up close all through

the skiing season.

A true Event-Marathon expects guests

in April: Apart from the “Top of the

Mountain Easter Concert”, the Ski-WC of

Gastronomy and the “Star Cup of Chefs”

are also on the programme. Ischgl is not

only the Lifestyle-Metropolis, but also the

culinary stronghold of the Alps. No less

than four restaurants with a total of nine

toques can be found in the popular winter

sports destination in Tyrolean Paznaun.

When the day’s skiing comes to an end,

things heat up once more off the slopes.

Nowhere is après-ski more thrilling than in

Ischgl. The variety of venues of the most

different kinds is unique to the alpine

region. The same goes for the club scene,

which allows night owls to dance and flirt

until the small hours. Those who prefer

a more quiet approach can relax in the

spacious wellness facilities of the hotels or

in the Silvretta Center.

Unadulterated luxury can also be found

with the many shopping options. Be it

small designer boutiques with integrated

espresso-bar or modern shopping

centres.

The nightly highlight in Ischgl is the

seven kilometre-long floodlit toboggan

run, starting at the upper terminus of the

Silvretta cable car. From mid-December

to mid-April, if the weather permits, it is

open every Monday and Thursday – the

perfect tip for speed-seeking stargazers.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

90 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

91


tanıtım

presentation

Nefes Kesici

Kış Tatili

Ischgl’de Alp disiplini yaşam tarzının keyfini çıkarın

Thrilling winter holiday – enjoy the Alpine lifestyle in Ischgl

Ischgl’de Fliana Otel’de kışı

seveceksiniz. Ischgl’de bir kayak tatili

gerçek bir zevktir - profesyonel kayakçılar,

snowboard yapanlar, yeni başlayanlar-

Ischgl Silvretta Arena kayak bölgesinden

herkes memnun kalır. Mükemmel kar

için hazırlanmış olanaklarımız sayesinde

ilkbahar sonuna kadar snowboard zevki

garantilidir.

İster kayak yaptıktan sonra sosyal

bir etkinlik, ister kızak turu, ister kar

ayakkabılarıyla yürüyüş, ister kuzey disiplini

kayağı, ister atla çekilen kızak olsun- Ischgl

sizlere çok çeşit sunmaktadır.

Hiçbir şeyi düşünmeyin, rahatlayın ve eşsiz

dağ manzarasının tadını çıkarın…

Yeniden enerji depolayın ve Tyrol’de bütün

duyularınızla macera dolu kış tatilinin

keyfini yaşayın. Dağlarda geçirdiğiniz uzun

ve yorucu bir günün ardında kendinizi

ödüllendirmek için kurum içinde olan

kaplıca tedavimizden yararlanın.

You are going to love the winter at

the Fliana Hotel in Ischgl. A skiing holiday

in Ischgl is a real pleasure - be it extreme

carvers, snowboarders or beginners –

everybody finds fulfilment in the Ischgl

Silvretta Arena skiing region. Thanks to

the excellent snow-making facilities, ski

and snowboard enjoyment is guaranteed

until late spring.

Whether it is après ski, sledding outings,

snowshoe hiking, cross-country skiing,

horse-drawn sled rides – Ischgl offers a lot

of variety.

Tune out, relax and enjoy the one-of-akind

mountain scenery...

Refuel energy and enjoy your adventerous

winter holiday in Tyrol with all your

senses. Take advantage of our in-house

spatreatments to reward yourself after a

long and streneous day in the mountains.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

92 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

93


En İyisi

Fliana Otel’i Fimba ve Pardatschgrat

kayak asansörlerinin arasında kurulmuştur.

Çıkmak istediğiniz dağ için binmek

istediğiniz teleferiği seçebilirsiniz ve son

çalışmanız direk olarak Fliana Otel’de son

bulmaktadır!

Dünya Rekoru: 1.251 m ile yeni

Pardatschgrat kayak asansörü herhangi

bir teleferiğin sahip olamadığı en büyük

yükseklik farkına sahip olacaktır. Mevcut

olan; iki bölümden oluşan ve bir orta

istasyonu olan 4 koltuklu tek kablolu

ray (1990’da yapıldı) artık Ischgl/Idalp

kayak tesisinin ulaşım merkezi olarak

yeterli değildir. Bu nedenle mevcut olan

Pardatschgrat teleferik rayı çıkarılacak ve

rüzgâra karşı dayanıklı şehir merkezinin

doğusundan başlayan ve orta istasyon

olmadan direk olarak Pardatschgrat’

a giden bir kayak teleferiği gondolu

yerleştirilecek. Mevcut olan vasıtanın

üst bölümü kalacak. Bunun neticesinde,

sabah saatlerinde ilgi çeken yamaçlara

Pardatschgrat’dan orta istasyonuna

ve Velill’de ulaşım mümkün olacaktır,

çünkü bu gondollar çoğunlukla aşırı

dolu olmasından ve kuyruklarda uzun

beklemelerden dolayı mümkün olmadı.

Biz heyecanlıyız: Bu demek oluyor ki

bu kış başlıyoruz. Otel Fliana Avrupa’nın

gelecekteki en modern teleferik

raylarından olacak, ki bundan dolayı

misafirlerimiz Alplerin en iyi kayak

merkezlerinden birine hızlı ve kolay bir

şekilde ulaşacaktır.

Fliana’da Kendini

Iyi Hisset Atmosferi

Şık tasarım, düzgün ve basit şekil, doğal

renklerin unsurlarıyla birleşmektedir.

Bu sizi Ischgl’de Design Flina Otel’de

bekleyen şeydir. Ischgl’de tatil boyunca

memnun edici atmosferin keyfini çıkarın

ve gerçek Tyrolean misafirperverliğinin

sıcaklığını tecrübe edin. Yeniden

enerji depolamanız için ve gerçekten

zevkinki çıkarabileceğiniz bu mükemmel

konaklama yeri Tyrolean Alplerdedir.

The Best

The Fliana Hotel is located between

the Fimba and Pardatschgrat lifts. You can

select which cable car you wish to climb

the mountain on and your last run ends

directly at the Fliana Hotel!

World record: With 1,251 m, the new

Pardatschgratbahn lift will have the largest

altitude difference of any tri-cable car. The

existing 4-seat mono-cable railway (built

in 1990) with two sections and a middle

station, is no longer adequate to be the

main transportation hub of the Ischgl/

Idalp ski resort. The lower section of the

existing Pardatschgrat cable railway will

therefore be dismantled and replaced by

a wind-resistant tri-cable gondola starting

at the eastern part of the town center,

going directly to the Pardatschgrat with no

middle station. The upper section of the

existing facility will remain. As a result the

attractive slopes from the Pardatschgrat

to the mid station and in Velill will also

be accessible during the morning hours,

something that was often impossible

before due to over-full gondolas and long

waiting lines.

We are excited:This means that starting

this winter, Hotel Fliana will be next to one

of Europe’s most modern cable railways,

and that our guests will have fast and easy

access to one of the best skiing resorts in

the Alps.

Fliana Feel

Good Atmosphere

Stylish design, straight and simple forms,

combined with elements of natural colors.

This is what awaits you at the Design

Hotel Fliana in Ischgl. Enjoy the pleasant

atmosphere and experience the warmth

of true Tyrolean hospitality during your

holiday in Ischgl. This accommodation in

the Tyrolean Alps is the perfect place to

recharge your batteries and really enjoy

yourself. his means that starting this winter,

Hotel Fliana will be next to one of Europe’s

most modern cable railways, and that our

guests will have fast and easy access to

one of the best skiing resorts in the Alps.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

94 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

95


Avusturyalı

Yöneticilerin Gözünden

Türkiye Kayak Merkezleri

Turkey Ski Resorts in Austrian Executives’ Eyes

2 Mart - 6 Mart 2015 tarihleri arasında

Skidata ve Tolgrup A.Ş.‘nin düzenlemiş

olduğu eğitim gezisinde Avusturya Ischgl

Kayak Merkezi’nden Hannes Parth ve

Gerold Huber katılımcılar arasındaydılar.

Yapmış olduğumuz gezi esnasında Uludağ

Kayak Merkezi’ni ve Erzurum’da bulunan

Palandöken ve Konaklı Kayak Merkezleri’ni

ziyaret edebilme fırsatı bulduk. Her iki kayak

merkezinin en büyük avantajı şehre olan yakın

mesafeleridir. Erzurum’un kendi havaalanı

bile var ve kayak merkezine ulaşım araçla

sadece on dakika. Kayak merkezlerinin

rakımı ve soğukluk derecesi Alplerdeki kayak

merkezleriyle eşit değerdedir. Türkiye’de

önemli olan ve yapılması gereken halkı

kayak sporuna teşvik etmektir. Çocuklara ve

gençlere kayak eğitimi verilmeli ve bunun için

okulların kayak eğitimi sunmaları gerekiyor.

Kayak merkezlerinin en büyük dezavantajı ise

ortak Ski-pass kullanmamalarıdır. Uludağ‘da

örneğin birçok otelin iki kayak asansörü ve pisti

bulunuyor. Her işletmeci kendi Ski-pass’ını

kullanıyor. Bize göre bir kendi Ski-pass’ını

kullanıyor. Bize göre bir kayak merkezinde

ortak Ski-pass olmak zorundadır. Müşteri

açısından baktığınızda bütün kayak merkezini

kullanmak istediğinizde birçok Ski-pass

almakzorunda kalıyorsunuz. Bu konuda hiç

bir müşteriden anlayış bekleyemezsiniz.

Uludağ’ın çok modern bir teleferik sistemi var.

Sizi şehir merkezinden alıp kayak merkezine

götürüyor. Fakat kayak merkezinde bulunan

teleferiklerin ileriki zamanlarda bakıma

ihtiyaçları olacaktır. Uludağ’ın en büyük

avantajı ise şehir merkezine olan yakınlığı ve

ulaşım kolaylığıdır. İnsanlar burada kolayca

kayak yapmayı öğrenebilir, daha sonra

Palandöken – Konaklı gibi daha iddialı pistlere

geçiş yapabilirler. Ama burada Palandöken

ve Konaklı’nın birleşmesi çok önemli, çünkü

gelecek büyük kayak merkezlerindedir.

Uludağ’da hava koşulları pek uygun değildi,

kayak merkezini bu sebepten ötürü tam

gezemedik. Erzurum’da ise her iki kayak

merkezini bir kayak hocası eşliğinde görebilme

şansımız oldu ve pistlerin kalitesinden çok

etkilendik. Her iki şehrin otelleri çok iyi

standartlardaydı ve personelleri bizimle çok iyi

ilgilendi. Uludağ’da Haluk ve Burak Beceren

bize Uludağ Kayak Merkezi’nin kuruluşundan

bahsetti. Erzurum’da ise bilgileri belediye

başkanından bizzat aldık. Erzurum’da

planlanan birçok proje var ve ve iki kayak

merkezini birleştirmek istiyorlar. Bu bizim

için çok mantıklı bir düşünce. Gezimizin

sonunda İstanbul’u keşfetme fırsatı bulduk.

Bize Boğaz’da tekne turu yaptırdılar sonra

eşsiz bir manzarada akşam yemeği yedik.

Skidata’dan Franz Holzer ve Franz Padinger’e

çok teşekkür ediyoruz. Tolgrup’tan Neslihan

Durgutlu ve Mustafa Tol’e gezimizi bu kadar

iyi organize ettikleri için ayrıca teşekkür

ederiz. Her iki şirketin misafirperverliği ve

yapmış oldukları hazırlıklar bize Türkiye‘deki

kayak merkezlerini ve Türk kültürünü daha

yakından tanıma imkanı sağladı.

Between March 2, 2015 and March 6,

2015 Hannes Parth and Gerold Huber from

Ischgl Ski Resort were among the participants

in a field trip organised by Skidata and

Tolgrup INC. We had an opportunity to visit

Uludağ Ski Resort, Palandöken and Konaklı

Ski Resorts in Erzurum during our field trip.

The advantage of both resorts was being

very close to the city centre. Erzurum also

has an airport and the access to the resort is

only ten minutes by car. The altitude and the

level of coldness are equal to the ski resorts in

the Alps. The important and necessary thing

to do is to encourage citizens to do skiing in

Turkey. Children and young people should be

trained and schools should present ski

training. The biggest disadvantage of the

ski centres is they do not use a common Skipass.

For instance, in Uludağ most hotels have

two ski lifts and tracks. Each management

uses their own Ski-pass. In our opinion, it is

necessary to have a common Ski-pass in a ski

resort. If you look from customers’ angle, they

have to buy many Ski-passes if they wish to

use the whole ski resort. You cannot expect

any understanding from customers about

that. Uludağ has a very modern ski lift system.

It takes you from the city centre to the ski

resort. However, the ski lifts in the ski resort will

need maintenance in the future. The biggest

advantage of Uludağ is being close to the city

centre and the accessibility. People can easily

learn skiing there, and later they can go to

the more challenging tracks like Palandöken

and Konaklı. Yet the union of Palandöken

and Konaklı is very important because these

are next two big ski centres. The weather

condition was not very appropriate because

of that we could not look around properly

in Uludağ in Erzurum we had a chance to

see the two ski resorts in company with a

ski instructor. We were impressed by the

quality of the tracks. The standards of the two

hotels were very good and their personnel

took very good care of us. Haluk and Burak

Beceren gave us some information about the

establishment of Uludağ Ski Resort in Uludağ.

We got information from the Mayor in person

in Erzurum. They have many planned projects

and they want to combine the two ski resorts.

It is a logical idea for us. After our field trip, we

had an opportunity to explore Istanbul. We

had a boat excursion in Bosporus and then

we had dinner in a matchless view. We wish

to thank to Franz Holzer and Franz Padinger

from Skidata dearly. We also would like to

thank to Neslihan Durgutlu and Mustafa Tol

from Tolgrup INC. for organising our trip in

such a pleasing way. The hospitality of both

companies and their preparations gave us an

opportunity to get to know the ski centres in

Turkey and Turkish Culture.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

96 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

97


haber

news

2022 Kış Olimpiyatları Pekin’de

2022 Winter Olympics Are In Peijing!

Biathlon Milli Takım Sporcularımızın Balkan Şampiyonasında Başarıları İle Gururlan

We Have Been Proud Of Our Biathlon National Team Athlets For Their

Achivements In Balkan Championship.

Balkan şampiyonasından 13 madalya ve 4 kupa ile döndüle

They returned with 13 medals and 4 cups in balkan championship…

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), 2022 Kış Olimpiyat

Oyunları’nın Çin’in başkenti Pekin’de düzenleneceğini açıkladı.

IOC’nin resmi sitesinden yapılan açıklamaya göre, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da yapılan toplantının ardından 2022 Kış Olimpiyat

Oyunları’na ev sahipliği yapacak ülke belirlendi.

Kazakistan’ın Almatı kentiyle yarışan Çin’in başkenti Pekin, 2022 Kış Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapma hakkını elde etti. Böylece

Pekin, hem yaz hem de kış olimpiyatlarını düzenleyen ilk kent olacak.

SIRBİSTAN / SJENİCA’DA düzenlenen

IBU Balkan Kupasında I. gün (08.08.2015)

yapılan Sprint Yarışmalarında (10 km, 7,5

km, 6 km) Biathlon Milli Takımımız 3 Altın,

1 Gümüş ve 2 Bronz olmak üzere toplam

6 madalya elde etmiştir. Yarışmanın 2.

gününde ise (09.08.2015) Biathlon Milli

Takımımız 4 birincilik, 1 ikincilik ve 2 tane

üçüncülük olmak üzere toplam 7 madalya

daha kazanmıştır. Bu durumda Biathlon

Milli Takımımız 2 günün toplamında 13

madalya ve 4 kupa elde ederek yarışmada

en başarılı ülke olmuştur. Müsabakaya 4

ülkeden, 6 kategoride sporcular katılmıştır.

Her kategorinin birincisine kupa verilmiştir.

Milli takımımız 6 kupanın 4’ünü elde ederek

kombinede de büyük bir başarı elde etmiştir.

Bu da Ülkemiz ve Federasyonuz adına gurur

verici bir durum. Bize bu yolda desteklerini

esirgemeyen

Federasyonumuza,

emeklerinden dolayı antrenörlerimize (YURİ

MİTEV, SAMET OĞLAGO, KENAN ÖREN,

M. MUSTAFA İLÇİN) ve sporcularımıza çok

teşekkür ederiz. Madalyalarımız Türkiye ve

Türkiye Kayak Federasyonuna hayırlı olsun.

IBU Balkan Cup was held in SERBIA

/ SJENİCA. Sprint Competitions (10 km,

7.5 km, 6 km) were organized in the first

day (08.08.2015). Our Biathlon National

Team won 3 gold, 1 silver and 2 bronze

medals, 6 medals in total. In the second

day of the competition (09.08.2015) Our

Biathlon National Team won 7 medals in

total, 4 in the first place, 1 in the second

place and 2 in the third place. In the

circumstances, our Biathlon National Team

has won total 13 medals and 4 cups in two

days, being the most successful country in

the competitions. 4 Countries joined the

competitions and athletes at 6 categories.

A cup was given to the each category’s

winner. Our national team had 4 cups out of

6 and gained great success at combination.

It is proud honorary in the name of our

country and federation. We would like to

thank to our Federation for supporting

us in our journey, we also would like to

thank to our coaches (YURİ MİTEV, SAMET

OĞLAGO, KENAN ÖREN, M. MUSTAFA

İLÇİN) and our athletes. I hope our medals

will be auspicious for Turkey and Turkey Ski

Federation.

Madalya kazanan sporcularımız:

Our Athletes Who Have Won Medals:

1. Ahmet ÜSTÜNTAŞ - 2 Altın / 2 Gold

2. Büşra GÜNEŞ – 2 Altın / 2 Gold

3. Zilan ÖZTUNÇ – 2 Altın / 2 Gold

4. Zana ÖZTUNÇ – 1 Altın, 1 Bronz / 1 Gold, 1 Bronze

5. H. İbrahim YILMAZ – 1 Bronz / 1 Bronze

6. Aykut TAŞÇI – 1 Gümüş, 1 Bronz / 1 Silver, 1 Bronze

7. Ömer TİLKİ – 1 Gümüş, 1 Bronz / 1 Silver, 1 Bronze

International Olympic Committee (IOC) declared that,

2022 Winter Olympic Games will be held in Beijing, the capital city of China.

According to IOC’s official website, after a meeting in Malaysia’s capital city Kuala Lumpur, the country who would host 2022 Winter

Olympic Games was determined.

Beijing, the capital city of China competed against Kazakhstan’s capital city Almaty which has been qualified to host 2022 Winter

Olympic Games. Thereby, Beijing will be the first city to organize both summer and winter Olympics.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

98 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

99


Dergimize; myskilife@myski.com.tr adresine e-posta göndererek

abone olabilirsiniz.

You can subscribe our magazine by sending an e-mail to myskilife@myski.at

AĞUSTOS

ZAFER

BAYRAMIMIZ

KUTLU OLSUN

HAPPY AUGUST 30 VICTORY DAY

Ailesi

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

100 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

MAYIS/HAZİRAN 2015

MAY/JUNE 2015

101

97


•Kar donmuş bir yağmur değildir.

Yağmur, sulu sepken gibi bir yağış türüdür.

•Kar oluşumu, su buharının buz kristallerinin

üzerinde donmasıyla başlar.

•Kar kristalinin büyüklüğü kaç tane buz

kristalinin bir araya geldiğine bağlıdır.

•Her bir kar kristalinde yaklaşık 200 buz

kristali vardır.

•Bir kar kristalinde ortalama olarak 180

milyar su molekülü vardır.

•Bütün kar kristallerinin altı kenarı vardır ama

her zaman simetrik bir yapıda değildir.

•En büyük kar kristali 1887’de Amerika’nın,

Montana Eyaleti’nde 38 santim boyunda ve

20 santim kalınlığında görüldü.

•Şiddetli kar yağışına “kar fırtınası” fakat

kuvvetli rüzgârla beraber görülene ise tipi

denir.

•Kar fırtınasına tipi diyebilmek için mutlaka

görüş en fazla 400 metre ve rüzgâr en az 56

km/saat olmalı ve en az üç saat sürmeli.

•Kar yağışının şiddeti görüş mesafesinde

neden olduğu azalmayla ölçülür.

•Bir günde kaydedilen en çok kar yağışı

1921’de Amerika’nın Colorado Eyaleti’nde

193 santim olarak kaydedildi.

•Dünyadaki tatlı suyun yüzde 80’i buz veya

kardan oluşur ve dünyadaki karaların yüzde

12’sini kaplarlar.

•Eskimoların kar için 100’ün üzerinde farklı

kelime kullandığı iddiası doğru değildir.

•400 bin kar kristalinin resmi incelendiğinde

hiçbir kar kristalinin diğerine benzemediği

görüldü ama hâlâ kesinlikle “Hiçbir kar

kristali diğerine benzemez” denilemiyor.

•İngiltere’de çocukların birbirine kartopu

atması anti-sosyal bir davranış olarak

görüldüğü için yasaktır. Tutuklanma ve ceza

söz konusudur.

Did You Know?

•Snow is not frozen rain. It is a kind of

sleet downfall.

•The formation of snow begins with water

vapours being frozen over ice crystals.

•The size of a snow crystal depends on

how many ice crystals have gathered.

•There are about 200 ice crystals in every

snow crystal.

•There are approximately 180 million water

molecules in a snow crystal.

•All snow crystals have six sides but they

are not always in a symmetric structure.

•The biggest snow crystal was seen in

Montana in 1887 in America at 38 cm

length and 20 cm thick.

•A severe snowfall is called a ‘’blizzard’’

but a snowfall with strong winds called a

‘blowing snow.

•To call a ‘snowstorm’ a blowing snow; the

view has to be maximum 400 metres and

the wind has to be at least 56 km per hour

and it has to continue at least three hours.

•The intensity of snowfall is measured by

the reason of decrease at visibility distance.

•The most snowfall in a day was recorded

in 1921 in the Colorado State in America as

193 cm.

•The %80 of freshwater in the world

consists of ice and snow and these cover

%12 of the snow in the world.

•The claim of Eskimos using over a 100

different words for snow is not true.

•400.000 pictures of snow crystals were

analyzed that ‘none of these snow crystals

were alike but it still definitely cannot be

said that ‘all snow crystals are different.’

•* A snow-ball is considered to be an

anti-social behaviour in England so it is

prohibited. An arrest and a punishment can

be the points in question.

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

102 TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

JULY/AUGUST 2015

JULY/AUGUST 2015

103


Sudoku

1

2

8

6 7

9

7

6

7

4

2 5

1

9

8

2 6

8

2

6

1 7

4

4

1 6 7

5

5

8 3

1

3

8

3

4

6

5

8

6

8

9

5

7

4

4

1

5

9

1

9

2

3

4

3 6 1

7

2 8

7 2

3 1

4

2 8

9 6

5

8

4

5

6 5 1

7

1 5

6

9 8

3

1

8

7

7 3

9

5

1

3

5

9

1

5 6

2

6

2

9

6

4

1

2

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

104 JULY/AUGUST 2015 JULY/AUGUST 2015

105


TEMMUZ/AĞUSTOS 2015

106 JULY/AUGUST 2015

More magazines by this user
Similar magazines