Pharma Turkey March / April 2019
Pharma Turkey March / April 2019
Pharma Turkey March / April 2019
Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!
Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.
<strong>March</strong> <strong>April</strong> <strong>2019</strong><br />
The pharmaceutical sector invests<br />
165 billion euros in R & D worldwide<br />
İlaç sektörü dünya genelinde Ar-Ge’ye<br />
165 milyar avro yatırım yapıyor<br />
Merck to prevent forgery with its<br />
new patent<br />
Merck yeni patent ile sahteciliği önleyecek!<br />
Epilepsy affects differently to all<br />
patients<br />
Epilepsi her hastada farklı etki gösteriyor
AZT-BB-K-1-<strong>2019</strong>
Publisher<br />
Ferruh IŞIK<br />
on behalf of<br />
İSTMAG Magazin Gazetecilik<br />
İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.<br />
General Manager<br />
Mehmet SÖZTUTAN<br />
mehmet.soztutan@img.com.tr<br />
Editors<br />
Pınar ÖZKAN<br />
pinar.ozkan@img.com.tr<br />
Recep ARSLANTAŞ<br />
recep.arslantas@img.com.tr<br />
Graphic & Design<br />
Mine ALGÜL<br />
mine.algul@img.com.tr<br />
Advertising Coordinator<br />
Recep ARSLANTAŞ<br />
recep.arslantas@img.com.tr<br />
Responsible Manager<br />
YUSUF OKÇU<br />
yusuf.okcu@img.com.tr<br />
Foreign Relations Manager<br />
İsmail ÇAKIR<br />
ismail.cakir@img.com.tr<br />
IT Manager<br />
İMG Bilgi Teknolojileri<br />
web@img.com.tr<br />
Corporate Communication<br />
Manager<br />
ebru.pekel@img.com.tr<br />
Finance Manager<br />
Mustafa AKTAŞ<br />
mustafa.aktas@img.com.tr<br />
Subscription<br />
İsmail ÖZÇELİK<br />
ismail.özcelik@img.com.tr<br />
Head Office<br />
Evren Mah. Bahar Cad. Polat İş<br />
Merkezi<br />
B Blok No:1 Kat:4 / Güneşli-Bağcılar<br />
/ İstanbul<br />
Tel: +90 212 604 51 00 Faks: +90<br />
212 604 50 51<br />
İçindekiler<br />
8<br />
The pharmaceutical sector invests 165 billion euros in R & D worldwide<br />
İlaç sektörü dünya genelinde Ar-Ge’ye 165 milyar avro yatırım yapıyor<br />
10<br />
New-term applications open for Gilead Sciences project “Ideas springing to life”<br />
Gilead Sciences “Hayat bulan fikirler” projesinin yeni dönem başvuruları başlıyor<br />
22<br />
GSK and 23andMe contract to develop new drugs<br />
Yeni ilaçlar geliştirmek için GSK ve 23andMe anlaşma imzaladı<br />
24<br />
Wee Baby develops flexible and soft-tip thermometer that dosen’t<br />
disturb babies<br />
Wee Baby’den bebeği rahatsız etmeyen, esnek ve yumuşak uçlu termometre<br />
26<br />
The future of the pharmaceutical industry of <strong>Turkey</strong>, discussed at MUSIAD<br />
Türkiye ilaç sanayinin geleceği MÜSİAD’da ele alındı<br />
36<br />
Not only 3 days, 365 days cosmetics & beauty exhibition!<br />
Sadece 3 gün değil, 365 gün kozmetik ve güzellik fuarı!<br />
42<br />
A great success of Sandoz!<br />
Sandoz’dan büyük başarı<br />
50<br />
“Nadir hastalıkların %80’i genetik kökenli”<br />
Printing<br />
İhlas Gazetecilik A.Ş<br />
Merkez Mahallesi 29 Ekim Cad.<br />
İhlas Plaza NO: 11/A 41<br />
Yenibosna / İstanbul / TURKEY<br />
Tel: 0 212 454 30 00
Do not let the medicine<br />
becomes a poison!<br />
İlaç zehir olmasın!<br />
The medicine consists of two main parts: the first is to maintain health, the second to<br />
treat diseases. Undoubtedly, health protection comes before the other, because if we<br />
maintain our health, there is no need for treatment. But no matter how much we protect<br />
ourselves and our dependents, we are not without ill. Human life is a process that<br />
involves many diseases along with health.<br />
You might have heard that one the most important factor after the doctors and diagnostic<br />
systems for protecting our health which is our most significant priority in life and treating<br />
our diseases is introduction of counterfeit drugs in the pharmaceutical industry recently.<br />
The fact that all kinds of fraud is made easier in the days when online sales are<br />
popular, compels each of us to be more careful. Taking drugs from a place other<br />
than pharmacies is very risky. We wish you to see our content that is sensitive to<br />
this issue.<br />
We have done many researches for you, we have got information and tried to<br />
present it as medicine. Our team is working with the excitement of presenting<br />
many new topics and presenting them to you. Get ready for our surprises. Good<br />
bye, take care of yourself!<br />
Tıp iki ana bölümden oluşuyor: Birincisi sağlığı korumak, ikincisi hastalıkları<br />
tedavi etmek. Şüphesiz sağlığı korumak diğerinden önce gelmektedir zira<br />
sağlığımızı korursak tedaviye gerek kalmaz. Ama kendimizi ve bakmakla<br />
yükümlü olduklarımızı ne kadar korusak da hasta olmadan olmuyor. İnsan<br />
hayatı sağlıkla birlikte birçok hastalıkları da kapsayan bir süreç.<br />
Hayattaki en önemli önceliğimiz olan sağlığımızı korumada ya da<br />
hastalıklarımızı tedavi etmede doktor ve tanı sistemlerinden sonra en önemli<br />
olan ilaç sanayisinde son zamanlarda yaşanan sahte ilaçların piyasaya<br />
sürüldüğünü işitmişsinizdir. Online satışların revaçta olduğu günümüzde her<br />
türlü sahteciliğin daha da kolaylaşmış olması, her birimizi daha dikkatli<br />
olmaya mecbur bırakıyor. Eczaneler dışında bir yerden ilaç almanın riski<br />
meydanda. İşte bu konuya duyarlılık sağlayan içeriğimizi görmenizi dileriz.<br />
Sizler için birçok araştırma yapıp, bilgiler edindik ve ilaç gibi sunmaya çalıştık.<br />
Ekibimiz daha nice yeni konular hazırlayıp, sizlere sunmanın heyecanıyla<br />
çalışıyor. Sürprizlerimize hazır olun. Esen kalın, sağlıkla kalın!
DRUG ACCESS IN RARE DISEASES<br />
NADİR HASTALIKLARDA İLAÇ ERİŞİMİ<br />
6 <strong>Pharma</strong><br />
According to researches, the diagnosis of a rare disease<br />
may vary between 1-8 years. The lucky patient who can<br />
get a diagnosis faces a more difficult process to reach<br />
treatment due to some reasons. Although the disease<br />
is rare, the results are profoundly painful for both the<br />
patient and the family. As stated by the Association of<br />
Research-Based <strong>Pharma</strong>ceutical Companies (AIFD), the<br />
first step to provide a better quality of life to patients<br />
and their relatives who struggle with rare diseases is to<br />
provide an accurate diagnosis and that all stakeholders<br />
cooperate in this challenging area. As <strong>Pharma</strong> <strong>Turkey</strong><br />
team, we support the suggestion of AIFD, granting<br />
of “Orphan Drug Status” for drugs developed for the<br />
treatment of rare diseases in order to encourage<br />
Araştırmalara göre, nadir bir hastalığa sahip bireyin<br />
tanıya ulaşması 1-8 yıl arasında değişebiliyor. Tanı<br />
alabilen şanslı hastanın, bazı sebeplerden dolayı<br />
tedaviye ulaşması ise daha zorlu bir süreç. Hastalık<br />
nadir olsa da ortaya çıkan sonuçlar, hem hasta olan<br />
birey, hem ailesi hem de toplum açısından derin<br />
acılar oluşturmakta. Araştırmacı İlaç Firmaları<br />
Derneği’nin de (AIFD) belirttiği gibi nadir hastalıklarla<br />
mücadele eden hastalar ve yakınlarına daha kaliteli<br />
bir hayat sağlamak için ilk atılması gereken adımın,<br />
doğru bir tanı sunmak ve bütün paydaşların bu<br />
zorlu alanda iş birliği içerisinde olmasıdır. AIFD’nin<br />
önerisine yani ilaç şirketlerinin nadir hastalıklara<br />
yönelik araştırma yapmaya ve ilaç geliştirmeye teşvik<br />
etmek amacıyla nadir hastalıkların tedavisi için<br />
pharmaceutical companies to research and develop<br />
geliştirilen ilaçlara “Yetim İlaç Statüsü” verilmesine,<br />
drugs for rare diseases<br />
<strong>Pharma</strong> <strong>Turkey</strong> ekibi olarak biz de katılarak, destek<br />
With our <strong>March</strong>-<strong>April</strong> <strong>2019</strong> issue of<br />
veriyoruz.<br />
<strong>Pharma</strong> <strong>Turkey</strong> magazine, we will<br />
participate in the 7th Drug Chemistry<br />
Conference which will be organized<br />
in collaboration with the Turkish<br />
Chemists Society in Antalya on 14-<br />
17 <strong>March</strong> <strong>2019</strong>. We will also<br />
take part in the MESMAP<br />
congress which will be<br />
organized on 24-26 <strong>April</strong><br />
<strong>2019</strong>.<br />
As <strong>Pharma</strong> <strong>Turkey</strong><br />
magazine, we celebrate 14<br />
<strong>March</strong> medical holiday. See<br />
you May-June <strong>2019</strong> issue, good<br />
bye.<br />
Recep Aslantas<br />
Coordinator<br />
<strong>Pharma</strong> <strong>Turkey</strong> dergisi Mart-Nisan <strong>2019</strong><br />
sayısıyla kimyagerler derneğinin 7. defa<br />
düzenlediği, 14-17 Mart <strong>2019</strong> tarihlerinde<br />
Antalya’da organize edeceği uluslararası ilaç<br />
kimyası kongresine katılacağız. Ayrıca, 24-<br />
26 Nisan <strong>2019</strong> tarihlerinde organize<br />
edilecek olan MESMAP kongresine<br />
de katılacağımızın haberini sizlere<br />
bildiriyoruz.<br />
<strong>Pharma</strong> <strong>Turkey</strong> dergisi<br />
ekibi olarak, bütün sağlık<br />
paydaşlarımızın 14 Mart<br />
Tıp bayramınızı kutluyoruz.<br />
Mayıs-Haziran <strong>2019</strong> sayımızda<br />
görüşünceye kadar esen kalın.
Organizer<br />
Concurrent Events<br />
o2o ( 365 Days Online Matchmaking ) + B2B + Trade Fair<br />
for Cosmetics, Beauty, Hair, Private Label, Packaging, Ingredients<br />
October 2 - 3 - 4, <strong>2019</strong><br />
ICC - Congress Center, Taksim - Istanbul<br />
www.beauty-istanbul.com<br />
Tel: +90 212 2229060 |<br />
+90 533 4843030 | info@beauty-istanbul.com<br />
The<br />
All-in-One Event<br />
first &<br />
only<br />
in the World<br />
<strong>Pharma</strong><br />
7
The pharmaceutical<br />
sector invests 165<br />
billion euros in R & D<br />
worldwide<br />
AstraZeneca Vice President in<br />
charge of Global Clinical Research,<br />
Alberto Fernandez, was in <strong>Turkey</strong><br />
in the past days. Alberto Fernandez<br />
emphasized that the diseases that<br />
cause the most deaths in the world<br />
today are<br />
cardiovascular<br />
diseases and<br />
gave important<br />
information<br />
about the<br />
developments<br />
in R & D in the<br />
medical world.<br />
İlaç sektörü dünya<br />
genelinde Ar-Ge’ye<br />
165 milyar avro yatırım<br />
yapıyor<br />
AstraZeneca Klinik<br />
Araştırmalardan Sorumlu<br />
Global Başkan Yardımcısı<br />
Alberto Fernandez, geçtiğimiz<br />
günlerde Türkiye’deydi. Alberto<br />
Fernandez, bugün dünyada en çok<br />
ölüme neden olan hastalıkların,<br />
kardiyovasküler<br />
hastalıklar<br />
olduğunu<br />
vurguladı ve<br />
tıp dünyasında<br />
Ar-Ge alanında<br />
kaydedilen<br />
gelişmelere dair<br />
önemli bilgiler<br />
verdi.<br />
Alberto Fernandez stated that the disease that causes<br />
the most death in the world is cardiovascular diseases,<br />
not cancer, in contrast to general belief. And gave the<br />
following information. Today, 26.7% of deaths worldwide<br />
occur due to ischemic heart disease and stroke. Second<br />
place (5% of all deaths) have respiratory diseases such<br />
as COPD and asthma. These diseases constitute a major<br />
problem for world health. Diseases such as lung cancer<br />
are responsible for 2% to 3% of all deaths. When we<br />
examine the current global epidemiological data, we can<br />
say that we do not expect that the diseases that cause<br />
the most deaths will change too much. So in the coming<br />
years there will be problems arising from cardiovascular<br />
and metabolic diseases, respiratory diseases and cancer<br />
and will probably increase rapidly. For example, in 2016,<br />
1.6 million people died because of diabetes, and in just<br />
one year this figure increased by 1 million. Therefore, I<br />
think diabetes will continue to be an important disease”<br />
he said.<br />
Dünyada en çok ölüme neden olan hastalığın, genel<br />
kanının aksine kanser değil, kardiyovasküler hastalıklar<br />
olduğunu belirten Alberto Fernandez şu bilgileri verdi:<br />
“Bugün dünya genelindeki ölümlerin %26,7’si iskemik<br />
kalp hastalığı ve inme nedeniyle meydana geliyor. İkinci<br />
sırada (tüm ölümlerin %5’i) KOAH ve astım gibi solunum<br />
hastalıkları var. Bu hastalıklar dünya sağlığı için önemli<br />
bir sorun teşkil ediyor. Akciğer kanseri gibi hastalıklar<br />
ise tüm ölümlerin %2 ila %3’ünden sorumlu. Elimizdeki<br />
güncel küresel epidemiyolojik verileri incelediğimizde, en<br />
çok ölüme neden olan hastalıkların çok fazla değişmesini<br />
beklemediğimizi söyleyebiliriz. Yani önümüzdeki yıllarda<br />
da kardiyovasküler ve metabolik hastalıklar, solunum<br />
hastalıkları ve kanser kaynaklı sorunlar var olmaya<br />
devam edecektir ve muhtemelen hızla artacaktır. Örneğin<br />
2016 yılında 1,6 milyon kişi diyabet yüzünden hayatını<br />
kaybetti ve sadece bir yıl içinde bu rakam 1 milyon daha<br />
arttı. Bu sebeple diyabetin, mücadele etmemiz gereken<br />
önemli bir hastalık olmayı sürdüreceğini düşünüyorum.”<br />
8 <strong>Pharma</strong>
Unless we offer remedy for all diseases, we can’t say<br />
“enough” for the clinical trials.<br />
Stating that the pharmaceutical industry and the<br />
pharmaceutical industry are taking power from<br />
science, research and development, Alberto Fernandez<br />
continued: “We need clinical trials to demonstrate<br />
the safety and efficacy of our medicines. The R & D<br />
investment of the pharmaceutical sector is increasing<br />
day by day. This investment is now more than 165 billion<br />
euros globally. The budget allocated to R & D in the<br />
European pharmaceutical sector is around 35 billion<br />
euros and more than 100,000 people work in clinical<br />
research and R & D. However, we cannot say that there<br />
is enough investment in clinical research, unless we<br />
can solve the problems of all patients worldwide. We<br />
need to continue to invest in scientific research in the<br />
pharmaceutical industry and the intense of the clinical<br />
researches at all” he said.<br />
AstraZeneca invests 5.8 billion euros in R & D every<br />
year<br />
Stating that AstraZeneca invested 5.8 billion euros in<br />
R & D every year, Alberto Fernandez said: “This is a<br />
very high figure in terms of the ratio between sales and<br />
investment figures. As AstraZeneca, we are working to<br />
discover drugs that add value to life, and this is possible<br />
with science. Because science itself is to explore. We<br />
have been working in AstraZeneca since the first years<br />
with this point of view. For each new drug, we look at<br />
the first indication and then the other areas where it can<br />
generate benefits.”<br />
Every new drug found means new hopes<br />
Alberto Fernandez who has emphasized that the<br />
pharmaceutical sector and the pharmaceutical<br />
industry are taking power from science, research and<br />
development, continued as follows. “We have been<br />
working in AstraZeneca since the first years with<br />
this point of view. For each new drug, we look at the<br />
first indication and then the other areas where it can<br />
generate benefits. We also work in the same direction<br />
in the field of immune oncology. Scientists who have<br />
demonstrated the mechanism of immuno oncology have<br />
received a Nobel Prize in medicine in recent months.<br />
Immunooncology is an important area. Therefore, we<br />
believe that important scientific developments are<br />
waiting for us in this field. I cannot give a working name<br />
to change the paradigm of the pharmaceutical industry<br />
and the medical world; because when we start a clinical<br />
trial, we don’t know what the outcome will be. If we get<br />
positive results in the process, the picture in front of us<br />
is changing. However, we cannot make any predictions<br />
until these results arise” he said.<br />
Tüm hastalıklara çare sunmadıkça, klinik araştırmalar<br />
yeterli seviyede diyemeyiz<br />
İlaç sektörü ve ilaç endüstrisinin bilimden, araştırma ve<br />
geliştirmeden güç aldığını belirten Alberto Fernandez<br />
sözlerine şöyle devam etti: “İlaçlarımızın güvenlilik<br />
ve etkililiklerini ortaya koymak için klinik çalışmalara<br />
ihtiyacımız var. İlaç sektörünün Ar-Ge yatırımı her<br />
geçen gün artıyor. Bu yatırım, şu anda küresel çapta<br />
165 milyar avrodan daha fazla. Avrupa ilaç sektöründe<br />
Ar-Ge’ye ayırılan bütçe yaklaşık 35 milyar avro ve 100<br />
binden fazla kişi klinik araştırma ve Ar-Ge faaliyetlerinde<br />
çalışıyor. Ancak, dünya genelindeki tüm hastaların<br />
sorunlarını çözecek seviyeye gelinmediği sürece, klinik<br />
araştırmalara yeterince yatırım yapıldığını söyleyemeyiz.<br />
İlaç sektöründeki bilimsel çalışmalara yapılan<br />
yatırımları ve klinik araştırmalara verilen ağırlığı devam<br />
ettirmeliyiz.”<br />
AstraZeneca, Ar-Ge’ye her yıl 5,8 milyar avroluk<br />
yatırım yapıyor<br />
AstraZeneca’nın, Ar-Ge’ye her yıl 5,8 milyar avroluk<br />
yatırım yaptığını belirten Alberto Fernandez şunları<br />
söyledi: “Satış ve yatırım rakamları arasındaki oran<br />
açısından bu oldukça yüksek bir rakam. AstraZeneca<br />
olarak yaşama değer katan ilaçları keşfetmek için<br />
çalışıyoruz ve bu da bilimle mümkündür. Çünkü bilimin<br />
kendisi keşfetmektir. Biz AstraZeneca’da kurulduğumuz<br />
ilk yıllardan bu yana bu bakış açısı ile çalışmalarımızı<br />
sürdürüyoruz. Her yeni ilaç için önce ilk endikasyona,<br />
sonrasında ise fayda yaratabileceği diğer alanlara<br />
bakıyoruz.<br />
Bulunan her yeni ilaç, yeni umutlar demek<br />
İlaç sektörü ve ilaç endüstrisinin bilimden, araştırma ve<br />
geliştirmeden güç aldığını vurgulayan Alberto Fernandez<br />
şöyle devam etti: “Biz AstraZeneca’da kurulduğumuz<br />
ilk yıllardan bu yana bu bakış açısı ile çalışmalarımızı<br />
sürdürüyoruz. Her yeni ilaç için önce ilk endikasyona,<br />
sonrasındaysa hastalar için fayda sağlayabileceği<br />
diğer alanlara bakıyoruz. İmmünoonkoloji alanında da<br />
aynı doğrultuda çalışmalarımız var. İmmünoonkoloji<br />
mekanizmasını ortaya koyan bilim insanları geçtiğimiz<br />
aylarda tıp alanında Nobel ödülüne layık görüldü.<br />
İmmünoonkoloji önemli alanlardan biri. Bu nedenle bu<br />
alanda önemli bilimsel gelişmelerin bizi beklediğine<br />
inanıyoruz. Şu anda ilaç sektörünün ve tıp dünyasının<br />
paradigmasını değiştirecek bir çalışma adı veremem;<br />
çünkü bir klinik araştırmaya başladığımızda sonucun<br />
ne olacağını bilemiyoruz. Süreç içinde olumlu sonuçlar<br />
alırsak karşımızdaki resim değişmeye başlıyor. Ancak<br />
bu sonuçlar ortaya çıkana kadar herhangi bir tahminde<br />
bulunamıyoruz.”<br />
<strong>Pharma</strong> 9
New-term applications<br />
open for<br />
Gilead<br />
Sciences<br />
project<br />
“Ideas springing to life”<br />
Gilead Sciences “Hayat<br />
bulan<br />
fikirler”<br />
projesinin<br />
yeni dönem<br />
başvuruları başlıyor<br />
“Ideas Springing to<br />
Life with Gilead,”<br />
a program for<br />
supporting projects,<br />
launched in 2013<br />
by Gilead Sciences<br />
<strong>Turkey</strong> will be<br />
organized for the<br />
seventh time this year.<br />
Gilead Sciences<br />
Türkiye’nin 2013<br />
yılında başlattığı proje<br />
destek programı<br />
“Gilead ile hayat<br />
bulan fikirler” bu yıl<br />
7’nci kez yapılacak.<br />
“Ideas Springing to Life,” a support<br />
program that Gilead Sciences <strong>Turkey</strong><br />
has been running for six years, will<br />
again provide an opportunity for new<br />
projects to come to life, seventh<br />
time this year. Operating on the<br />
motto “Every good idea supported<br />
will change lives,” the program will<br />
accept entries until the application<br />
deadline of May 31, <strong>2019</strong>. Grants up to USD 100,000 will<br />
be provided under the project in year <strong>2019</strong>. Entries will<br />
be accepted online via the program website at www.<br />
hayatbulanfikirler.com. Projects will be evaluated by<br />
independent judges, each an expert in their respective<br />
fields, and the winners will be announced during the<br />
award ceremony.<br />
Since 2013, more than 300 entries were made in the<br />
program Ideas Springing to Life with Gilead. Gilead<br />
Sciences <strong>Turkey</strong> has so far supported a total of 46<br />
projects, 35 of the scientific and11 social projects, in<br />
disease areas ranging from HIV and Hepatitis C to<br />
hematology, oncology and systemic fungal infections.<br />
Total value of grants has reached USD 700,000.<br />
Gilead Sciences Türkiye’nin<br />
6 yıldır sürdürdüğü destek<br />
programı, “Hayat Bulan<br />
Fikirler” 7’nci kez yeni<br />
projelerin hayata geçirilmesini<br />
sağlayacak. “Desteklenen<br />
her iyi fikir, hayatı değiştirir”<br />
diyerek yürütülen programa son<br />
başvuru tarihi 31 Mayıs <strong>2019</strong>.<br />
<strong>2019</strong> yılında proje kapsamında yaklaşık 100 bin dolar<br />
katkı sağlanacak. Başvurular programın internet<br />
sitesi www.hayatbulanfikirler.com aracılığıyla online<br />
olarak kabul edilecek. Projeler kendi alanında<br />
deneyimli ve bağımsız jüri üyeleri tarafından<br />
değerlendirilecek ve kazananlar düzenlenen ödül ile<br />
açıklanacak.<br />
Gilead ile Hayat Bulan Fikirler Programı’na 2013<br />
yılından bu yana 300’ün üzerinde başvuru yapıldı.<br />
Gilead Sciences Türkiye bugüne kadar HIV, Hepatit<br />
B, Hepatit C, hematoloji, onkoloji ve sistemik mantar<br />
enfeksiyonları gibi hastalık alanlarında 35’i bilimsel,<br />
11’i sosyal toplam 46 projeye destek verdi. Bugüne<br />
kadar verilen destek miktarı ise 700 bin dolar.<br />
10 <strong>Pharma</strong>
Disease Awareness Saves Lives<br />
“We are dedicated to offering the best solutions<br />
to patients,” Dr. Tahsin Gökçem Özçağlı, Medical<br />
Director at Gilead Sciences <strong>Turkey</strong>, said and added:<br />
“At Gilead Sciences, our mission is to meet needs in<br />
our therapy areas based on science.<br />
Over the past six years, we supported 46 projects<br />
after completely independent evaluations.<br />
We are changing lives around the world by not only<br />
our research but also the additional support we<br />
provide for scientific and social projects.<br />
The program in <strong>Turkey</strong>, Ideas Springing to Life, sets<br />
an example for other countries and is important in<br />
that sense. At Gilead Sciences, we are proud with<br />
our program ‘Ideas Springing to Life with Gilead,’<br />
which we believe will benefit many by a ripple<br />
effect.”<br />
Hastalık farkındalığı hayat kurtarır<br />
Hastalara en iyi çözümleri sunmak için adanmışlıkla<br />
çalıştıklarını belirten Gilead Sciences Türkiye Medikal<br />
Direktörü Dr. Tahsin Gökçem Özçağlı, şu bilgileri<br />
paylaştı;<br />
“Gilead Sciences olarak bilimin ışığında tedavi<br />
alanlarımızdaki ihtiyaçları karşılamayı misyon<br />
edinen bir şirketiz. Geçtiğimiz 6 yıl süresince Gilead<br />
Sciences Türkiye olarak tamamen bağımsız şekilde<br />
değerlendirilen 46 projeye destek olduk. Tüm dünyada<br />
araştırmalarımıza ek olarak bilimsel ve sosyal<br />
projelere de verdiğimiz destek ile hastaların hayatlarını<br />
değiştiriyoruz. Türkiye’deki Hayat Bulan Fikirler<br />
Programı bu anlamda diğer ülkelere de örnek olan<br />
önemli projelerden biri. Gilead Sciences olarak, etkisinin<br />
dalga dalga yayılarak birçok kişiye fayda sağlayacağına<br />
inandığımız “Gilead ile Hayat Bulan Fikirler” programını<br />
yürütmekten gurur duyuyoruz.”<br />
<strong>Pharma</strong> 11
Novartis<br />
<strong>Pharma</strong>ceuticals <strong>Turkey</strong><br />
won “Top employer”<br />
award for the second<br />
time<br />
Novartis <strong>Pharma</strong>ceuticals <strong>Turkey</strong><br />
was awarded by “Top Employers<br />
Institute” with “Top Employer”<br />
awards both in Europe and <strong>Turkey</strong><br />
for the second<br />
time with their<br />
successful human<br />
resources practices.<br />
Novartis İlaç Türkiye’ye<br />
ikinci kez Avrupa “En iyi<br />
işveren” ödülü<br />
Novartis İlaç Türkiye “Top Employers<br />
Institute” (en iyi işverenler<br />
enstitüsü) tarafından başarılı İK<br />
uygulamalarıyla Avrupa’da ve<br />
Türkiye’de “En İyi İşveren” ödülüne<br />
bu yıl da layık görüldü.<br />
Istanbul, 25 February <strong>2019</strong><br />
- Novartis <strong>Pharma</strong>ceuticals<br />
<strong>Turkey</strong> was awarded with “Top<br />
Employer” award in Europe and <strong>Turkey</strong> for the second<br />
time, with their success in human resources by world’s<br />
respected organization, Top Employers Institute.<br />
Novartis <strong>Pharma</strong>ceuticals proved their leadership in<br />
human resources field once again by meeting “talent<br />
strategy, talent acquisition, workforce planning, onboarding,<br />
learning and development, performance<br />
management, leadership development, career and<br />
succession management, compensation and benefits,<br />
culture” criteria.<br />
Novartis <strong>Pharma</strong>ceuticals <strong>Turkey</strong> offers continuous<br />
development opportunities<br />
Novartis <strong>Pharma</strong>ceuticals <strong>Turkey</strong> Human Resources<br />
Director Dr. Senay Kızılkaya, stated how proud they are<br />
with this award, and added; “Employee happiness is<br />
our focus. Our employees are our greatest value and<br />
priority. Employee opinions and feedbacks are valuable<br />
to us on the way of becoming a better company. We<br />
constantly give opportunity in terms of strengthen<br />
employee loyalty. We support our employees with<br />
structured programs on their career journeys. We<br />
are trying to create a corporate culture which allows<br />
people to improve themselves personally. Additionally,<br />
we are implementing various practices in areas such<br />
İstanbul, 22 Şubat <strong>2019</strong> – Novartis İlaç Türkiye, insan<br />
kaynakları alanındaki başarılarıyla dünyanın saygın<br />
kuruluşlarından Top Employers Institute tarafından<br />
ikinci kez Avrupa ve Türkiye’nin “En İyi İşveren”<br />
ödülünün sahibi oldu. “Yetenek stratejileri, yetenek<br />
kazanımı, iş gücü planlaması, işe yeni başlayanların<br />
eğitim ve adaptasyonu, performans yönetimi, yönetici<br />
ve çalışan gelişimi, kariyer ve başarı yönetimi, çalışan<br />
ödüllendirme, ek fayda sağlama ve şirket kültürü”<br />
kriterlerinde başarılı performans sergileyen Novartis<br />
İlaç, insan kaynakları alanında lider konumda<br />
olduğunu bir kez daha ortaya koydu.<br />
Novartis İlaç Türkiye, çalışanlarına sürekli gelişim<br />
fırsatları sunuyor<br />
Novartis Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Dr.<br />
Senay Kızılkaya, Novartis İlaç olarak kazanılan bu<br />
ödülle ilgili gurur duyduklarını belirterek, “Çalışan<br />
mutluluğu en önemli odağımız. Çalışanlarımız<br />
bizim en büyük değerimiz ve önceliğimiz. Daha iyi<br />
bir şirket olma yolunda çalışanlarımızın görüşleri<br />
ve geri bildirimleri bizim için çok kıymetli. Çalışan<br />
bağlılığını güçlendirmek için çalışanlarımıza sürekli<br />
gelişim fırsatları sunuyoruz. Kariyer yolculuklarında<br />
yapılandırılmış programlarla onları destekliyoruz.<br />
Bireysel olarak kendilerini geliştirebilecekleri bir<br />
kurum kültürü oluşturmaya çalışıyoruz.<br />
12 <strong>Pharma</strong>
as flexible working modules,<br />
strong two-way communication and<br />
appreciation culture. These awards<br />
show that we are on the right way<br />
and motivate us to do better.”<br />
Novartis <strong>Pharma</strong>ceuticals <strong>Turkey</strong><br />
General Manager Dr. Avinash<br />
Potnis states; “We owe our success<br />
in the human resources field to<br />
the persistence of our culture<br />
and each employee’s ownership<br />
on this culture. Our corporate<br />
culture which consist of curious,<br />
inspiring and competent employees<br />
is the fundamental element of our<br />
success in <strong>Turkey</strong>. We care a lot<br />
about the corporate culture and<br />
employee loyalty and we give great<br />
importance to the value of each<br />
employees. This award given by<br />
“Top Employer Institute” is the<br />
most important indicator that we are on the right way.”<br />
Ayrıca esnek çalışma modelleri,<br />
güçlü bir çift yönlü iletişim ve<br />
takdir kültürü gibi alanlarda çeşitli<br />
uygulamalar hayata geçiriyoruz.<br />
Aldığımız ödüller de hem doğru<br />
yolda olduğumuzu gösteriyor hem<br />
de bizi daha iyi şeyler yapmak için<br />
motive ediyor.” dedi.<br />
Novartis İlaç Türkiye Genel Müdürü<br />
Dr. Avinash Potnis; “Novartis<br />
olarak İK alanındaki başarımızı,<br />
oluşturmuş olduğumuz kültürün<br />
sürekliliğine ve her çalışanımızın<br />
bu kültürü sahiplenmesine<br />
borçluyuz. Merak eden, ilham<br />
veren ve yetkin çalışanların<br />
oluşturduğu kurum kültürümüz<br />
Türkiye’deki başarımızın temel<br />
unsurudur. Kurum kültürünü ve<br />
çalışan bağlılığını çok önemsiyor,<br />
her bir çalışanımızın şirketimize<br />
kattığı değeri çok önemsiyoruz.<br />
En İyi İşverenler Enstitüsü<br />
tarafından verilen bu ödül doğru<br />
yolda olduğumuzun en önemli<br />
göstergesidir.” dedi.<br />
<strong>Pharma</strong> 13
Merck to prevent forgery<br />
with its new patent<br />
Patented technology provides a<br />
solution for the secure integration<br />
of physical products into the<br />
digital World. Technology can<br />
protect integrity of supply chains<br />
and avoid counterfeit<br />
Darmstadt, Germany, January 30, <strong>2019</strong> – Merck,<br />
a leading science and technology company, today<br />
announced that it has been granted Patent No. US<br />
10,193,695 by the United States Patent and Trademark<br />
Office (USPTO). The patent relates to the formation<br />
of ‘crypto-objects’, a novel security procedure linking<br />
Artificial Intelligence (AI) and blockchain technology.<br />
“This new patent continues to build on momentum<br />
gained through earlier patents. Our heritage in the<br />
security materials business makes our company an<br />
expert in the sector. Merck is now spearheading the<br />
development of blockchain technologies that focus on<br />
a combination of physical objects and digital security.<br />
This will have implications for all industries that<br />
depend on reliable product authenticity, such as safetycritical<br />
supply chains in the pharma and food sector,”<br />
said Isabel De Paoli, Chief Strategy Officer at Merck.<br />
The new technology uses machine learning to link<br />
physical objects to a blockchain through their own<br />
unique identifiers or ‘fingerprints‘. Any unique feature<br />
can be used as a fingerprint, such as a chemical<br />
signature, DNA, or image patterns. The patented<br />
technology paves the way for established identification<br />
processes (for example barcode scanners or mass<br />
spectrometry) to be combined with blockchain and<br />
machine-learning technologies to provide a novel,<br />
integrated security approach and thus certainty and<br />
defense to businesses.<br />
To date, Machine-to-Machine readability has been<br />
the standard approach to connecting objects to digital<br />
supply chain workflows. Now, the new concept covered<br />
by Patent No. US 10,193,695 makes Machine-to-Object<br />
readability possible by linking AI and blockchain<br />
technology. This latest patent follows Patent Nos.<br />
US 10,002,362 and US 10,002,277, which include the<br />
integration of physical materials into the digital world,<br />
the protection of the corresponding hardware and most<br />
notably, the enhancement of existing security functions.<br />
Merck yeni patent ile<br />
sahteciliği önleyecek!<br />
İlaç sektörünün devlerinden<br />
Merck, blockchain teknolojisi ile<br />
saptanabilen bir gerçeklik ispatı<br />
sistemi için patent aldı. Fiziksel<br />
ürünlerin dijital dünyaya güvenli<br />
şekilde entegre edilmesi için çözüm<br />
sunan bu yeni teknoloji, bir yandan<br />
tedarik zincirinin bütünlüğünü<br />
korurken bir yandan da sahtecilikle<br />
mücadelede önemli rol oynayacak.<br />
Dünyanın lider bilim ve teknoloji şirketi Merck, yapay<br />
zeka ve blockchain teknolojilerinin yardımı ile bazı<br />
fiziksel objelerin benzersizliğini ve gerçekliğini test<br />
edecek sistem ile Amerikan Patent ve Marka Ofisi’nden<br />
onay aldı. Merck’in yeni patenti yapay zeka ve blockchain<br />
teknolojisinden yararlanarak yeni bir güvenlik prosedürü<br />
oluşturuyor ve “kripto objelerin” oluşumunu düzenliyor.<br />
14 <strong>Pharma</strong>
50% of the drugs sold at illegal sites are fake<br />
The need for enhanced supply chain<br />
integrity through new technologies<br />
has become increasingly important, as<br />
highlighted by a recent report issued by<br />
PricewaterhouseCoopers.1 The World Health<br />
Organization estimates that over 50% of<br />
medicines purchased on illegal websites are<br />
fake.2 Not only healthcare, but also other<br />
industries face similar challenges from the<br />
growing counterfeit trade. For example,<br />
nearly one in five mobile phones shipped<br />
internationally is fake.3<br />
The new technology to determine ‘digital<br />
finger-prints’<br />
“This novel technology of combining physical<br />
products with blockchain will support the<br />
security interests of businesses and their<br />
products by offering them new methods of<br />
tracking their supply chain through blockchain,<br />
Internet of Things and connected workflow<br />
environments. It is also likely to eliminate<br />
inefficiencies in their existing systems,” De<br />
Paoli said.<br />
The patented technology is being developed by<br />
an innovation project in the Merck Innovation<br />
Center, which aims to grow ideas into viable<br />
new businesses beyond the current scope<br />
of the company’s activities. In accordance<br />
with a company builder approach, it provides<br />
dedicated support, clear governance and<br />
decision making in a protected start-uplike<br />
environment to efficiently grow and<br />
scale innovation projects. By offering such a<br />
protected innovation ecosystem, the Innovation<br />
Center builds the bridge between the agility of<br />
a start-up and the more complex processes of<br />
an established corporate group.<br />
“Yasa dışı sitelerde satılan ilaçların yüzde 50’si sahte”<br />
Özellikle ilaç sektöründe karlılık ve kötü niyetli emeller<br />
birleşince, son dönemde sahte ilaç sektörünün pazar payı çok<br />
artmış durumda. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre,<br />
şu anda yasa dışı sitelerde satılan ilaçların yüzde 50’si sahte.<br />
Benzer şekilde uluslararası nakledilen her 5 cep telefonundan<br />
biri de sahte. Bu nedenle geliştirilen yeni patent, tedarik<br />
zinciri üzerindeki kontrolü artırarak sahtecilikle mücadelede<br />
büyük avantaj sağlayacak. Firmalar blok zinciri üzerinden<br />
Nesnelerin İnterneti (IoT) ve bağlantılı iş akışı ortamları<br />
sayesinde tedarik zincirlerini kontrol altına alabilecekler.<br />
Yeni teknoloji ‘dijital parmak izlerini’ saptayacak<br />
Konu ile ilgili açıklama yapan Merck Strateji Grubu Başkanı<br />
Isabel De Paoli, “Bu yeni patent, önceki patentlerden<br />
kazanılan momentum üzerine inşa etmeye devam ediyor.<br />
Bu yeni teknoloji, yapay zeka kullanarak, fiziksel objelerin,<br />
blockchain aracılığı ile oluşturulmuş ‘dijital parmak izlerini’<br />
saptayacak. Güvenlik materyalleri üzerindeki deneyimimiz<br />
bizi sektörde uzmanlaştırıyor. Merck şimdi de fiziksel objeler<br />
ile dijital güvenlik kombinasyonuna odaklanan blockchain<br />
teknolojilerinin gelişimine öncülük ediyor. Bu çalışmaların<br />
özellikle de ilaç ve gıda gibi güvenilirliğin kritik olduğu tedarik<br />
zincirlerinde ve güvenilir orijinal ürüne ihtiyacı olan tüm<br />
endüstrilerde uygulamaları olacak.”<br />
Merck, kimyasal imzalar, DNA veya görüntü paternleri<br />
gibi herhangi bir özelliği dijital parmak izleri olarak<br />
kullanabilecek. Merck İnovasyon Merkezi’nde geliştiren bu<br />
patentli teknoloji, barkod okuyucu veya kütle spektrometresi<br />
gibi mevcut tanımlama süreçlerini blok zinciri ve yapay zeka<br />
teknolojileriyle birleştirerek yeni ve entegre bir güvenlik<br />
yaklaşımı sunuyor.<br />
1 PricewaterhouseCoopers. Fighting<br />
counterfeit pharmaceuticals: New defenses for<br />
an underestimated – and growing – menace.<br />
Available at: https://www.strategyand.pwc.<br />
com/report/counterfeitpharmaceuticals Last<br />
accessed November 2018. 2 World Health<br />
Organization. Growing threat from counterfeit<br />
medicines. Available at: https://www.who.int/<br />
bulletin/volumes/88/4/10-020410/en/ Last<br />
accessed November 2018. 3 OECD. One in<br />
five mobile phones shipped abroad is fake.<br />
Available at: http://www.oecd.org/trade/onein-five-mobile-phones-shipped-abroad-isfake.htm<br />
Last accessed November 2018.<br />
<strong>Pharma</strong> 15
Alvimedica team is in<br />
Italy for technology<br />
transfer training<br />
Alvimedica team is ready for the<br />
new factory in Çatalca with their<br />
technology transfer trainings at<br />
Alvimedica facilities in Italy<br />
Alvimedica ekibi<br />
teknoloji transferi<br />
eğitimleri için İtalya’da<br />
İtalya Alvimedica tesislerinde<br />
aldıkları teknoloji transferi<br />
eğitimleri ile Alvimedica ekibi,<br />
Çatalca’daki yeni fabrika için hazır.<br />
Developing high value added products in the field<br />
of health technologies, Alvimedica strengthens its<br />
employees who will take part in new factory investments<br />
with value-based medical devices through advanced<br />
technology trainings as well.<br />
Four-week training is being taken with “new<br />
generation medicated stent production” project<br />
Employees who will work in the new factory in Istanbul<br />
Çatalca, which the company has built to increase the<br />
capacity in production, receive advanced technologybased<br />
training in Alvimedica’s production facilities<br />
in Italy in groups. Çatalca Factory Manager Ahmet<br />
Kozluca stated that the majority of the group consisted<br />
of women. 8 of them engineers, 11 of them blue collar<br />
of the first team of a total of 19 people completed<br />
their training, he said. After the completion of the<br />
Sağlık teknolojileri alanında katma değeri yüksek<br />
ürünler geliştiren Alvimedica, yeni fabrika yatırımında<br />
görev alacak çalışanlarını, katma değerli tıbbi<br />
cihazlarda ileri teknolojiye dayalı eğitimlerle<br />
güçlendiriyor.<br />
“Yeni nesil ilaçlı stent üretimi” projesi ile dört haftalık<br />
eğitim alınıyor<br />
Şirketin üretimde kapasite arttırmak amacıyla inşa<br />
ettiği İstanbul Çatalca’daki yeni fabrikasında görev<br />
alacak çalışanlar, gruplar halinde Alvimedica’nın<br />
İtalya’daki üretim tesislerinde ileri teknolojiye dayalı<br />
eğitimler alıyor. Şirketin Çatalca Fabrika Müdürü Ahmet<br />
Kozluca, çoğunluğu kadınlardan oluşan, 8’i mühendis<br />
11’i mavi yakalı 19 kişilik ilk ekibin teknoloji transferi<br />
eğitimlerinin şubat ayında tamamlanmasının ardından,<br />
yeni ekiplerin de yıl boyunca benzer eğitimler alacağını<br />
16 <strong>Pharma</strong>
technology transfer trainings in February, new teams<br />
will receive similar trainings throughout the year.<br />
Kozluca stated that the employees who will work in the<br />
new factory supported within the scope of the projectbased<br />
investment incentive system have come together<br />
for training with experts in Italy as part of the New<br />
generation medicated stent production project. During<br />
the four weeks of training, the team will have the chance<br />
to reinforce their knowledge of the drug production<br />
technology with practical applications.<br />
<strong>Turkey</strong> is becoming the base of high value-added<br />
production of high-tech products<br />
The trainees expressed that this training, which<br />
was carried out by experts in Italy, increased their<br />
experience. Trainees in Alvimedica Italy say that on-site<br />
training also contributes to the motivation for fast and<br />
efficient work. Kozluca has indicated that they have<br />
begun to increase their investments in order to make<br />
<strong>Turkey</strong> a base of high value-added production centre<br />
for high-tech products. He also indicated that education<br />
and information sharing is one of the most important<br />
elements of technology transfer.<br />
80% of the factory in Çatalca consists of female staff<br />
Approximately 350 thousand stents are being used n the<br />
medical devices market in <strong>Turkey</strong> in a year. And most<br />
of them are<br />
being imported.<br />
Alvimedicailes<br />
new factory in<br />
Çatalca with<br />
full capacity<br />
production of<br />
900 thousand<br />
stents per<br />
year can be<br />
produced. The<br />
company’s<br />
potential<br />
contribution<br />
to the current<br />
account deficit<br />
in medicated<br />
stents will be<br />
between 200<br />
and 300 million<br />
dollars per<br />
year. In the<br />
current factory<br />
of Çatalca, the<br />
company employs 250 people, 80 percent of whom are<br />
women. With the new factory being put into production<br />
with full capacity, 1,000 qualified personnel will be<br />
employed.<br />
ifade ediyor. Kozluca, proje bazlı yatırım teşvik sistemi<br />
kapsamında desteklenen yeni fabrikada görev alacak<br />
çalışanların “Yeni nesil ilaçlı stent üretimi” projesi<br />
kapsamında İtalya’daki uzmanlarla eğitim için bir araya<br />
geldiklerini belirterek, dört haftalık eğitim süresince<br />
ekibin, ilaçlı stent üretim teknolojisine yönelik bilgilerini<br />
pratik uygulamalarla pekiştirme şansı bulacaklarına<br />
dikkat çekiyor.<br />
Türkiye katma değeri yüksek teknolojik ürünlerin<br />
üretim üssü haline geliyor<br />
Eğitime katılanlar İtalya’da uzmanların eşliğinde<br />
uygulamalı bu eğitimin, deneyimlerini arttırdığını ifade<br />
ederken, Alvimedica İtalya’daki eğitmenler ise yerinde<br />
eğitimin hızlı ve verimli çalışma motivasyonuna katkı<br />
sağladığını dile getiriyor. Yatırımlarını güçlendirerek,<br />
Türkiye’yi katma değeri yüksek teknolojik ürünlerin<br />
üretim üssü haline getirme yolunda ilerleme<br />
kaydettiklerini dile getiren Kozluca, eğitim ve<br />
bilgi paylaşımının teknoloji transferinin en önemli<br />
unsurlarından olduğunu vurguluyor.<br />
Çatalca’daki fabrikanın %80’i kadın personelden<br />
oluşuyor<br />
Türkiye’de tıbbi cihazlar pazarında bir yılda yaklaşık<br />
350 bin adet stent kullanılıyor ve tamamına yakını<br />
ithal ediliyor.<br />
Alvimedica’nın<br />
Çatalca’da yeni<br />
fabrikasının<br />
tam kapasite<br />
ile üretime<br />
geçmesiyle<br />
birlikte yıllık<br />
900 bin<br />
adet stent<br />
üretilebilecek.<br />
Şirketin sadece<br />
ilaçlı stentteki<br />
cari açığa<br />
potansiyel<br />
katkısı yılda<br />
200 ila 300<br />
milyon dolar<br />
seviyelerinde<br />
olacak. Şirketin<br />
Çatalca’daki<br />
mevcut<br />
fabrikasında<br />
yüzde sekseni<br />
kadın olan 250 personel istihdam ediliyor. Yeni<br />
fabrikanın tam kapasite ile üretime geçmesiyle 1.000<br />
nitelikli personel istihdam edilecek.<br />
<strong>Pharma</strong> 17
AstraZeneca listed this<br />
year as well<br />
AstraZeneca has also taken<br />
part in the Corporate Knights<br />
Global 100 list, which includes<br />
the world’s most sustainable<br />
companies.<br />
The Index of Corporate Knights Global 100 which<br />
includes the world’s most sustainable companies and<br />
also updated every year was announced at the World<br />
Economic Forum in Davos. AstraZeneca was also<br />
included in the list this year due to its commitment to<br />
sustainability. The company was selected by Corporate<br />
Knights, a Toronto-based media and investment<br />
consultancy company, as one of the world’s most<br />
sustainable 100 companies for the second consecutive<br />
year under the Corporate Knights Global 100 Index,<br />
which was announced for the 15th time this year.<br />
”We are very proud of it”<br />
<strong>Turkey</strong> Country President of AstraZeneca, <strong>Pharma</strong>cist<br />
Serkan Barış said the followings: “2018 was an<br />
important year for sustainability in AstraZeneca. We<br />
are proud of our efforts on the issues of increasing<br />
access to health, environmental protection, ethics and<br />
transparency as well. AstraZeneca’s sustainability<br />
approach puts health at the centre of all work. Access<br />
to health, environment and ethics; it reflects our<br />
commitment to public health and the health of our<br />
employees as well as the environment as well. We<br />
support all of this with a healthy business culture<br />
centred on honesty, respect and transparency. We aim to<br />
do even better for our society, environment and business<br />
in our journey of sustainability. We are proud of being<br />
awarded this year by Corporate Knights” he said.<br />
AstraZeneca bu yıl da<br />
listede yer aldı<br />
AstraZeneca, dünyanın en<br />
sürdürülebilir şirketlerinin yer<br />
aldığı “Corporate Knights Global<br />
100” listesinde bu yıl da yer aldı.<br />
Dünyanın en sürdürülebilir şirketlerinin yer aldığı ve her<br />
yıl güncellenen Corporate Knights Global 100 Endeksi,<br />
Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda açıklandı.<br />
AstraZeneca, sürdürülebilirliğe olan bağlılığı sayesinde<br />
bu yıl da listede yer aldı. Şirket, Toronto merkezli<br />
medya ve yatırım danışmanlığı şirketi Corporate Knights<br />
tarafından, bu yıl 15’incisi açıklanan Corporate Knights<br />
Global 100 Endeksi kapsamında iki yıl üst üste dünyanın<br />
en sürdürülebilir 100 şirketinden biri olarak seçildi<br />
ve özellikle yönetim kademelerinde cinsiyet eşitliğine<br />
yönelik uygulamaları ile öne çıktı.<br />
“Gururluyuz”<br />
AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış<br />
şunları söyledi: “2018, AstraZeneca’da sürdürülebilirlik<br />
için önemli bir yıldı. Sağlığa erişimin artırılması, çevre<br />
koruma, etik ve şeffaflık konusundaki çabalarımızın bu<br />
yıl da takdir edilmesi bize gurur veriyor. AstraZeneca’nın<br />
sürdürülebilirlik yaklaşımı, sağlığı tüm çalışmaların<br />
merkezine koyuyor. Sürdürülebilirlik stratejimizin<br />
üçayağı olan sağlığa erişim, çevre ve etik; toplum<br />
sağlığına ve çalışanlarımızın sağlığına hem de çevreye<br />
olan bağlılığımızı yansıtıyor. Bütün bunları dürüstlük,<br />
saygı ve şeffaflık merkezli, sağlıklı bir iş kültürü ile<br />
destekliyoruz. Sürdürülebilirlik yolculuğumuzda toplum,<br />
çevre ve işimiz için daha da iyisini yapmayı hedefliyoruz.<br />
Corporate Knights tarafından bu yıl da ödüle layık<br />
görüldüğümüz için gururluyuz.”<br />
18 <strong>Pharma</strong>
YERLİ<br />
ÜRETİM<br />
<br />
<strong>Pharma</strong> 7
Early diagnosis is<br />
essential for cancer<br />
treatment!<br />
Unhealthy nutrition, smoking, obesity and sedentary<br />
life cause cancer to increase rapidly in the world. Early<br />
diagnosis can save lives in possible types of cancer. Pierre<br />
Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals, which attracted attention with<br />
his researches in the field of bladder and skin cancer,<br />
<strong>Turkey</strong> General Manager Dr Hande Demirdere made the<br />
following statement because of the Cancer Struggle Week.<br />
“Nowadays, one of the most common types of cancer,<br />
bladder cancer, especially is being seen in those aged 65<br />
years and older men, with a high genetic predisposition and<br />
the smoking ones. The first signs of bladder cancer are pain<br />
and bleeding when urinating. People with such complaints<br />
should immediately consult with experts. In addition, the<br />
risk of malignant melanoma, which is an important skin<br />
cancer, should be considered and controlled as well” she<br />
said.<br />
Early diagnosis saves lives<br />
Demirdere emphasizing the importance of early diagnosis<br />
in cancer treatment, continued as follows “As in other<br />
cancers, early diagnosis saves lives in bladder and skin<br />
cancer for sure. Patients in the risk group should have<br />
the necessary tests and examinations at regular intervals,<br />
and get the necessary controls accordingly as well. These<br />
provide benefits in terms of early detection of these<br />
diseases. Correct treatment can save lives after diagnosis<br />
at an early stage” she said.<br />
Cancer, it is the disease of the Future<br />
Dr Hande Demirdere, <strong>Turkey</strong> General Manager of Pierre<br />
Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals who has expressed that the<br />
primary causes of cancer are unhealthy diet, tobacco use<br />
and obesity, continued her words as follows. “The way of<br />
working that brings the sedentary life style, the continuous<br />
use of computers, is not only dangerous for today, but<br />
also for future generations as well. According to the World<br />
Cancer Report, it is predicted that the first death cause<br />
will be cancer in 2030 and the increase in cancer cases will<br />
reach to 50% and 15 million people will catch cancer every<br />
year” she said.<br />
We have new drugs in our target<br />
Dr Hande Demirdere, <strong>Turkey</strong> General Manager of Pierre<br />
Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals who has expressed that as a<br />
pharmaceutical company that serves human health, their<br />
main tasks are to contribute to the relief and recovery of<br />
the challenging disease and treatment process by offering<br />
treatment options to the cancer patients, continued as<br />
follows. “We are aiming to add new medicines to treatment<br />
areas by strengthening with global agreements in order<br />
to better respond to the needs of patients in <strong>Turkey</strong> with<br />
our patient-centred approach and our experience over the<br />
years” she said.<br />
Kanser tedavisi için<br />
erken teşhis şart!<br />
Sağlıksız beslenme, sigara,<br />
obezite ve hareketsiz yaşam<br />
dünyada kanserin hızla<br />
artmasına neden oluyor.<br />
Tedavisi mümkün kanser<br />
türlerinde ise erken teşhis<br />
hayat kurtarıyor. Mesane<br />
ve cilt kanseri alanında<br />
yaptığı araştırmalarla dikkat<br />
çeken Pierre Fabre İlaç’ın<br />
Dr. Hande Demirdere<br />
Türkiye Genel Müdürü Dr.<br />
Hande Demirdere, Kanserle<br />
Savaş Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada günümüzde en<br />
sık görülen kanser türünden biri olan mesane kanserinin,<br />
özellikle 65 yaş ve üzeri, sigara kullanımı olan ve genetik<br />
yatkınlığı yüksek erkeklerde tespit edildiğini belirterek,<br />
“Mesane kanserinin ilk belirtileri, idrar yaparken ağrı<br />
ve kanamadır. Bu tarz şikâyetleri olan kişiler, vakit<br />
kaybetmeden uzmanlara başvurmalıdır. Ayrıca önemli bir<br />
cilt kanseri olan Malign Melanom riski açısından vücuttaki<br />
benlere dikkat edilmeli ve kontrol ettirilmelidir.” dedi.<br />
Erken tanı hayat kurtarır<br />
Kanser tedavisinde erken teşhisin önemini vurgulayan<br />
Demirdere, “Diğer kanser türlerinde olduğu gibi mesane<br />
ve cilt kanserinde de erken tanı hayat kurtarmaktadır. Risk<br />
grubundaki hastaların belirli aralıklarla gerekli tahlil ve<br />
tetkikleri yaptırarak kontrol ettirmeleri, bu hastalıkların<br />
erken teşhis edilmesi açısından fayda sağlamaktadır.<br />
Erken evrede konulan tanının ardından doğru tedavi, hayat<br />
kurtarabilmektedir.” dedi.<br />
Geleceğin hastalığı kanser<br />
Kanserin temel nedenlerinin; sağlıksız beslenme, tütün<br />
kullanımı ve obezite olduğuna dikkat çeken Pierre<br />
Fabre İlaç Türkiye Genel Müdürü Dr. Hande Demirdere,<br />
“Hareketsiz yaşam tarzını getiren çalışma biçimi, devamlı<br />
bilgisayar kullanımı, yalnız günümüz için değil, gelecek<br />
nesiller için de tehlike arz etmektedir. Dünya Kanser<br />
Raporu’na göre, 2030 yılında kanserin birinci ölüm nedeni<br />
olacağı ve kanser vakalarındaki artışın ise yüzde 50’yi<br />
bularak, her yıl 15 milyon kişinin kansere yakalanacağı<br />
öngörülmektedir “ dedi.<br />
Hedefimizde yeni ilaçlar var<br />
İnsan sağlığına hizmet eden bir ilaç firması olarak başlıca<br />
görevlerinin, kanser hastalarına tedavi seçeneği sunarak,<br />
zorlu olan hastalık ve tedavi sürecini rahatlatmaya<br />
ve iyileşmelerine katkıda bulunmak olduğunu ifade<br />
eden Pierre Fabre İlaç Türkiye Genel Müdürü Dr.<br />
Hande Demirdere, “Hasta odaklı yaklaşımımızla yıllar<br />
içinde edindiğimiz tecrübemizi, Türkiye’deki hastaların<br />
ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilmek amacıyla global<br />
anlaşmalarla güçlendirerek tedavi alanlarına yeni ilaçlar<br />
eklemeyi hedeflemekteyiz.” dedi.<br />
20 <strong>Pharma</strong>
GSK and 23andMe<br />
contract to develop new<br />
drugs<br />
The four-year collaboration is<br />
aimed at developing a variety of R<br />
& D activities, including genetic and<br />
phenotypic data, as well as better<br />
recognition of disease groups, as<br />
well as the discovery of safer and<br />
more effective, sensitive drugs as<br />
well.<br />
GSK and 23andMe have announced a four-year private<br />
partnership focusing on the research and<br />
development of innovative drugs and<br />
new potential therapies based on<br />
human genetics. In this context,<br />
23andMe will combine largescale<br />
genetic resources and<br />
advanced data science skills<br />
with GSK’s scientific and<br />
medical knowledge expertise.<br />
The collaboration of GSK with<br />
300 million dollars to 23andMe<br />
is aimed at controlling the<br />
progress of diseases, developing<br />
therapies for unmet medical needs and<br />
discovering new drugs. Dr Hal Barron,<br />
Head of Science and R & D of the GSK has<br />
said that “Our cooperation with 23andMe, which tries<br />
to understand how genes affect health with their vision<br />
and capabilities, will increase the impact that GSK will<br />
provide to patients” he said.<br />
The approval for researches is being received from<br />
80% of patients<br />
Anne Wojcicki, CEO and Founding Partner of 23andMe<br />
said the following. “We believe that the genetic and<br />
phenotypic information provided by the approval of<br />
the patients, together with the expertise and R & D<br />
resources of the GSK, will enable the treatment and<br />
recovery processes of the diseases more quickly.” More<br />
than 80 percent of 23andMe patients who work with<br />
the approach that genetic data will provide a better<br />
understanding of disease processes and mechanisms<br />
have approved to participate in research. Thus, it is<br />
hoped that the data collected from different groups<br />
of people will be helpful in determining the groups of<br />
patients who are likely to respond to treatments.<br />
Yeni ilaçlar geliştirmek<br />
için GSK ve 23andMe<br />
anlaşma imzaladı<br />
Dört yıl sürecek iş birliğinde genetik<br />
ve fenotipik veriler sayesinde<br />
hastalık gruplarının daha iyi<br />
tanınması, buna bağlı olarak daha<br />
güvenli ve daha etkili “hassas”<br />
ilaçların keşfedilmesi gibi çeşitli<br />
Ar-Ge faaliyetlerinin geliştirilmesi<br />
hedefleniyor.<br />
GSK ve 23andMe, insan genetiğini esas alarak<br />
yenilikçi ilaçların ve yeni potansiyel<br />
tedavilerin araştırılmasına ve<br />
geliştirilmesine odaklanan dört<br />
yıllık özel iş birliği yaptığını<br />
açıkladı. Bu kapsamda<br />
23andMe, geniş ölçekli<br />
genetik kaynaklarını ve<br />
gelişmiş veri bilimi becerilerini,<br />
GSK’nın bilimsel ve tıbbi bilgi<br />
uzmanlığıyla birleştirecek.<br />
GSK’nın 23and Me’ye 300 milyon<br />
dolar yatırım yaptığı iş birliğinin<br />
amacını hastalıkların ilerleyişini<br />
kontrol altına almak, karşılanmamış<br />
tıbbi ihtiyaçlara yönelik terapiler geliştirmek<br />
ve yeni ilaçlar keşfetmek oluşturuyor. Konuyla<br />
ilgili bilgi veren GSK Bilim ve Ar-Ge Başkanı Dr. Hal<br />
Barron ”Vizyonu ve yetenekleri ile genlerin sağlığı nasıl<br />
etkilediğini anlamaya çalışan 23andMe ile iş birliğimiz<br />
GSK’nın hastalara sağlayacağı etkiyi artıracaktır” dedi.<br />
Araştırmalar için hastaların %80’inden onay alındı<br />
23andMe CEO’su ve Kurucu Ortağı Anne Wojcicki de,<br />
“ Hastaların onayıyla sağlanan genetik ve fenotipik<br />
bilgilerin, GSK’nın uzmanlığı ve Ar-Ge kaynaklarıyla<br />
bir araya gelmesiyle hastalıkları tedavi etmenin<br />
ve iyileşme süreçlerinin daha hızlı bir şekilde<br />
gerçekleştirilebileceğine inanıyoruz” dedi. Genetik<br />
verilerin hastalık süreç ve mekanizmalarının daha iyi<br />
anlaşılmasını sağlayacağı yaklaşımıyla çalışan 23andMe<br />
hastalarının yüzde 80’inden fazlası araştırmalara<br />
katılmak için onay verdi. Böylece farklı insan<br />
gruplarından toplanan verilerin, tedavilere cevap verme<br />
olasılığı yüksek olan hasta gruplarının belirlenmesinde<br />
yardımcı olması umuluyor.<br />
22 <strong>Pharma</strong>
TTO Thermal UX Cream
Wee Baby develops<br />
flexible and soft-tip<br />
thermometer that<br />
dosen’t disturb babies<br />
Wee Baby’s cute animal figured<br />
fever meters distracts baby’s<br />
attention with its different looks.<br />
Its soft and flexible tip makes it<br />
easy to measure fever<br />
Babies can face high fever for different reasons<br />
during certain periods of their growth. Since high<br />
fever will seriously threaten the health of infants,<br />
it is of utmost importance that it is under constant<br />
control. Digital thermometers are small and<br />
practical and are often preferred by many. The<br />
most important challenge here is that babies are<br />
disturbed by the hard tips of the thermometers.<br />
Wee Baby’s flexible and soft-tip thermometers can<br />
be preferred to eliminate this problem. Because<br />
these thermometers are designed with cute animal<br />
figures, they also allow babies to perceive fever<br />
measurement just like a game.<br />
Cute designs attract babies’ attention and provide<br />
comfortable measurement<br />
Wee Baby’s cute animal figured fever meters<br />
which are designed for the practical measurement<br />
of babies’ fever, provide mothers with ease of use<br />
in these difficult times. Thanks to its flexible tip,<br />
the thermometer with a measurement accuracy of<br />
+/- 0.1 ° C does not disturb babies and measures<br />
between 32 ° C and 42 ° C. Along with the timing<br />
of the measurement and as a result of the<br />
warning; In case of a high fever, an alarm sounds.<br />
Thermometers have digital display, easy to use<br />
with the measurement memory. Thermometers<br />
have the options of figures with cows, frogs and<br />
bears.<br />
Wee Baby’den bebeği<br />
rahatsız etmeyen,<br />
esnek ve yumuşak uçlu<br />
termometre<br />
Wee Baby’nin sevimli<br />
hayvan figürlü ateş ölçerleri,<br />
görünümüyle bebeklerin<br />
dikkatini dağıtırken, yumuşak<br />
ve esnek ucu ile ateşin kolay<br />
ölçülebilmesini sağlıyor.<br />
Bebekler büyüme evrelerinin belirli dönemlerinde<br />
çeşitli sebeplerle yüksek ateşle karşı karşıya<br />
kalabiliyor. Yüksek ateş bebeklerin sağlığını ciddi<br />
şekilde tehdit edeceğinden, sürekli kontrol altında<br />
olması büyük önem taşıyor. Dijital termometreler<br />
küçük ve pratik oldukları için birçok kişi tarafından<br />
sıklıkla tercih ediliyor. Burada karşılaşılan en önemli<br />
zorluk ise bebeklerin termometrelerin sert ucundan<br />
rahatsız olması. Bu sorunu ortadan kaldırmak için<br />
Wee Baby esnek ve yumuşak uçlu termometreleri<br />
tercih edilebilir. Bu termometreler sevimli hayvan<br />
figürleri ile tasarlandıkları için de bebeklerin ateş<br />
ölçümünü oyunlaştırılmasını sağlıyor.<br />
Sevimli tasarımlarıyla bebeklerin ilgisini çekerek,<br />
rahat ölçüm sağlıyor<br />
Wee Baby’nin bebeklerin ateşinin pratik ölçülmesi<br />
için tasarlanan sevimli hayvan figürlü ateş ölçerleri,<br />
annelere bu zor dönemlerde kullanım kolaylığı<br />
sağlıyor. Esnek ucu sayesinde bebeklere rahatsızlık<br />
vermeyen ve +/- 0.1°C ölçüm doğruluğa sahip<br />
termometre, 32°C - 42°C arasında ölçüm yapıyor.<br />
Ölçüm zamanlaması ve sonucunda sesli ikazının<br />
yanı sıra; yüksek ateş görülmesi durumunda alarm<br />
sesiyle uyarıda bulunuyor. Dijital ekranı, ölçüm<br />
hafızasıyla kolay kullanım sağlayan termometrelerin;<br />
inek, kurbağa ve ayı figürlerinde seçenekleri<br />
bulunuyor.<br />
24 <strong>Pharma</strong>
The future of the<br />
pharmaceutical industry<br />
of <strong>Turkey</strong>, discussed at<br />
MUSIAD<br />
In “<strong>Turkey</strong> <strong>Pharma</strong>ceutical<br />
Industry Strategy” Meeting which<br />
is organized by Health Sector<br />
Committee of Independent<br />
Industrialists’ and Businessmen’s<br />
Association (MUSIAD) at MUSIAD<br />
Headquarters, problems of the<br />
sector were discussed.<br />
Türkiye ilaç sanayinin<br />
geleceği MÜSİAD’da ele<br />
alındı<br />
Müstakil Sanayici ve İşadamları<br />
Derneği (MÜSİAD) Sağlık Sektör<br />
Kurulu tarafından MÜSİAD Genel<br />
Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye<br />
İlaç Sanayi Stratejisi” toplantısında<br />
sektörün sorunları ele alındı.<br />
In “<strong>Turkey</strong> <strong>Pharma</strong>ceutical Industry Strategy” Meeting<br />
which is organized by Health Sector Committee<br />
of Independent Industrialists’ and Businessmen’s<br />
Association (MUSIAD) at MUSIAD Headquarters,<br />
problems of the sector were discussed.<br />
In the meeting held with the participation of MUSIAD<br />
President Mr Abdurrahman Kaan, MUSIAD, Chairman<br />
of Health Sector Board, Mr Levent Can, <strong>Turkey</strong><br />
<strong>Pharma</strong>ceuticals and Medical Devices Agency (TİTCK)<br />
President Dr. Prof. Dr. Hakkı Gürsöz, Dean, Faculty<br />
of <strong>Pharma</strong>cy, Istanbul University Dr. Erdal Cevher,<br />
<strong>Pharma</strong>ceutical Industry Employers’ Union Board<br />
Member Öztürk Oran, Biotechnology Industrialists<br />
Association (BİYOSAD) Chairman of the Board of<br />
Directors.<br />
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD)<br />
Sağlık Sektör Kurulu tarafından MÜSİAD Genel<br />
Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye İlaç Sanayi Stratejisi”<br />
toplantısında sektörün sorunları ele alındı.<br />
MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan’ın katılımıyla<br />
yapılan toplantıda, MÜSİAD Sağlık Sektör Kurulu<br />
Başkanı Levent Can, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu<br />
(TİTCK) Başkanı Dr. Hakkı Gürsöz, İstanbul Üniversitesi<br />
Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Cevher,<br />
İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Yönetim Kurulu<br />
Üyesi Öztürk Oran, Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği<br />
(BİYOSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş<br />
ve Centurion İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Erfa<br />
konuşmacı olarak yer aldı.<br />
26 <strong>Pharma</strong>
Ercan Varlıbaş and Centurion <strong>Pharma</strong>ceuticals<br />
Chairman Ersin Erfa took part as a speaker.<br />
Turkish pharmaceutical market, ranks 17th in the<br />
world<br />
In his opening speech, Chairman Abdurrahman Kaan<br />
stated that the pharmaceutical industry has a huge<br />
industrial structure as one of the fastest growing sectors<br />
in the world. And continued as follows: “One of the<br />
indicators of the sector, which we define as a developing<br />
giant worldwide, evolves without losing speed is the<br />
current figures of the sector. World pharmaceutical<br />
market reached $ 1.10 trillion, according to 2017<br />
figures” he said. Kaan who has said that <strong>Turkey</strong>’s<br />
pharmaceutical market was at the levels of 13 billion TL<br />
in 2010, and in 2017 it has raised to the levels of 24.26<br />
billion TL, indicated that Turkish pharmaceutical market<br />
is ranked 17th in the world.<br />
Türk ilaç pazarı dünyada 17. sıraya yerleşti<br />
Programın açılış konuşmasını yapan Genel Başkan<br />
Abdurrahman Kaan, ilaç sektörünün dünyada en hızlı<br />
gelişen sektörlerden biri olarak dev bir endüstriyel<br />
yapıya sahip olduğunu belirtti. Kaan, “Dünya çapında<br />
gelişen bir dev olarak tanımladığımız sektörün, hız<br />
kesmeden geliştiğinin göstergelerinden biri, sektöre<br />
ait güncel rakamlar oluyor. Dünya ilaç pazarı, 2017 yılı<br />
rakamlarına göre 1,10 trilyon dolar düzeyine ulaşmış<br />
durumda” diye konuştu. Türkiye ilaç pazarının 2010<br />
yılında 13 milyar lira büyüklüğündeyken, 2017 yılında<br />
24,26 milyar lira hacme ulaştığını aktaran Kaan, Türk<br />
ilaç pazarının dünyada 17’nci sıraya yerleştiğini söyledi.<br />
“Facilitating production conditions of domestic<br />
producers should be prioritized”<br />
Considering the increase in the pharmaceutical needs<br />
of the sector, it is not possible to accept the point<br />
where the Turkish pharmaceutical industry is located<br />
in domestic production, Kaan said, and continued;<br />
“There is an import drug dominance in the sector. As<br />
<strong>Turkey</strong>, now we have to break this dominance. It is<br />
actually gratifying to see that the political will is strong.<br />
Therefore, policy makers, private sector, universities<br />
and NGOs should come together and produce the<br />
domestic drug production to a level that will save the<br />
sector from the necessity of importing it as soon as<br />
possible. Supporting local producers and facilitating<br />
production conditions should be prioritized by incentive<br />
mechanisms. When we look at medicine sales, we<br />
see that oncology drugs come first. It is foreseen that<br />
”Yerli üreticilerin üretim koşullarının kolaylaştırılması<br />
öncelenmeli”<br />
Sektörün ilaç ihtiyacının artışı göz önünde<br />
bulundurulduğunda, Türk ilaç sanayisinin yerli üretimde<br />
bulunduğu noktayı kabul etmenin mümkün olmadığını<br />
dile getiren Kaan, şunları kaydetti: “Sektörde bir ithal<br />
ilaç hâkimiyeti yaşanıyor. Türkiye olarak artık bunu<br />
kırmamız lazım. Bu konuda siyasi iradenin güçlü<br />
olduğunu görmek, memnuniyet verici. Dolayısıyla<br />
politika yapıcılar, özel sektör, üniversiteler ve STK’lar<br />
olarak bir araya gelerek yerli ilaç üretimini, bir an<br />
önce, sektörü ithal mecburiyetinden kurtaracak düzeye<br />
taşımamız gerekiyor. Teşvik mekanizmaları kurularak,<br />
yerli üreticilerin desteklenmesi ve üretim koşullarının<br />
kolaylaştırılması öncelenmeli. İlaç satışlarına<br />
baktığımızda, ilk sırada onkoloji ilaçlarının geldiğini<br />
görüyoruz. Satışlarında her yıl artışın yaşandığı onkoloji<br />
ilaçlarının, 2022 yılına gelindiğinde dünya pazar payının<br />
yüzde 17,5’e ulaşması öngörülüyor ve bu çok ciddi<br />
bir oran”. Panelde konuşan İlaç Endüstrisi İşverenler<br />
Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Öztürk Oran dünyanın<br />
28 <strong>Pharma</strong>
oncology medicines, which increase every year in sales,<br />
will reach 17.5 percent of the world market share by<br />
2022 and this is a very serious rate” he said. Mr Ozturk<br />
Oran, <strong>Pharma</strong>ceutical Industry Employers’ Association<br />
Board Member who has made a speech at the panel,<br />
reminded that 10 largest pharmaceutical companies of<br />
the world are realizing their productions in <strong>Turkey</strong>. And<br />
also noted that this is a pleasing situation for the future<br />
of the Turkish pharmaceutical industry.<br />
Today you cannot struggle with India and China<br />
Oran who has told that young people should focus<br />
more on the pharmaceutical sector, attracted attention<br />
to the profitable and sustainable structure of the<br />
pharmaceutical industry in the medium and long term.<br />
Oran said the following about medicine prices in <strong>Turkey</strong>:<br />
“<br />
We need to increase our R & D efforts. Unfortunately,<br />
we don’t have a molecule in this country today. We<br />
don’t have any medicine to praise. There are prominent<br />
en büyük 10 ilaç firmasının Türkiye’de üretim yaptığını<br />
hatırlatarak, bunun Türk ilaç sanayisinin geleceği adına<br />
sevindirici bir durum olduğunu kaydetti.<br />
”Bugün Hindistan ile Çin’le mücadele edemiyorsunuz”<br />
Gençlerin ilaç sektörüne daha fazla yönelmesi<br />
gerektiğini anlatan Oran, ilaç sanayisinin orta ve uzun<br />
vadede karlı ve sürdürülebilir yapısına dikkati çekti.<br />
Oran Türkiye’de ilaç fiyatlarına ilişkin şunları kaydetti:<br />
“Ar-Ge çalışmalarımızı artırmamız lazım. Maalesef<br />
bizim bugün bu ülkede bir molekülümüz yok.<br />
Övünebileceğimiz bir ilacımız yok. Bizim sektörlerden<br />
her konuda öne çıkan işler var ama buraya gelince<br />
nedense biz bir molekül üretemiyoruz. Acaba ilaç<br />
ham maddesi ürettiğimizde de karlı mıyız, zararlı<br />
mıyız, satabileceğimiz ülke var mı? O da tartışılır.<br />
Neden? Çünkü bugün Hindistan ile Çin’le mücadele<br />
edemiyorsunuz. Şu anda Çin 450 tane orta ölçekte ilaç<br />
ham maddesi üreten firmasını kapattı. O yüzden de ilaç<br />
studies in various issues from our sectors, but for some<br />
reason we cannot produce a molecule. Are we profitable<br />
when we produce pharmaceutical raw materials, or not?<br />
Are there any countries which we can sell to? Actually it<br />
is also open to the questions. Why is that? Because today<br />
you cannot struggle with India and China. Currently,<br />
China has closed 450 medium-sized pharmaceutical<br />
raw materials producing companies. That’s why drug<br />
fiyatları ham madde açısından Türkiye’de artış gösterdi.<br />
Biz bu dertlerimizi anlata anlata yüzde 26,4 zammı böyle<br />
aldık. Burada herkes elini taşın altına koyarak yaklaştı<br />
konuya.” İlaç israfının ülkenin kaynaklarını yok etmek<br />
anlamına geldiğini anlatan Oran, tasarrufun önemine<br />
dikkati çekti.<br />
<strong>Pharma</strong> 29
prices because of the raw materials has increased in<br />
<strong>Turkey</strong>. We have taken this 26.5% price increase with<br />
our warnings. Everyone here approached to the subject<br />
by putting his hand under the stone” he said. Oran who<br />
has said that the waste of drugs means to destroy the<br />
resources of the country, attracted the attention to the<br />
importance of saving.<br />
In the field of biotechnology in the world, <strong>Turkey</strong> ranks<br />
47st<br />
Biotechnology Industrialists Association (BİYOSAD)<br />
Chairman of the Board Ercan Varlıbaş stated that the<br />
Turkish economy is oriented towards the production<br />
constructions that can compete with the world and<br />
added that high added value exports are vital for<br />
developing the economy. Varlıbaş who has explained<br />
that <strong>Turkey</strong>’s export average price per kilogram of a<br />
little over $ 1.28, continued his words as follows; “The<br />
average kilogram price of exports in developed countries<br />
is over 5 dollars. However, as the country we have a<br />
product today; kilogram of it is being exported to 675<br />
thousand dollars. This product is a product developed<br />
and produced by VSY Biotechnology” he said.<br />
Varlıbaş who has said that <strong>Turkey</strong> is # 47 in the field<br />
of biotechnology in the world, and also told that<br />
Singapore’s success story tells a lot to <strong>Turkey</strong>.<br />
Varlıbaş told as follows; “Singapore 15 years ago said<br />
‘We must move forward’ he said, and currently they<br />
are in the 2nd in the world in the field of biotechnology.<br />
We’re at the rank of 47. We can make nice things from<br />
now on. If you do 20% standard R & D studies in any<br />
country, any industry, the industry’s development will<br />
increase 62% within 5 years. So if we work a little,<br />
we’re going to close this gap. As the information density<br />
increases, the costs are falling, the added value is<br />
increasing” he said.<br />
“In the next 10 years we will come to the place we<br />
deserve in biotechnology”<br />
He said that as BİYOSAD they are aiming to establish a<br />
high-tech organized industrial zone in Tuzla, İstanbul<br />
and stated that they aim to have 160 factories from<br />
the sectors such as pharmaceuticals, agriculture and<br />
livestock.<br />
Varlıbaş gave the following information as well; “In<br />
the 3 million square meters production area we plan<br />
to build in Tuzla, import substitution will be made. In<br />
the first five years after the establishment, 1 billion<br />
dollar import substitution, is foreseen at the moment.<br />
There will be twenty thousand employees. 2 thousand<br />
of them will be at the undergraduate level. We are also<br />
planning to increase the trained human resources. This<br />
will be on top of the model in Singapore. The investment<br />
amount will be 10 billion TL, may be higher. In five<br />
years, our exports will be 1.2 billion dollars. It will be a<br />
Türkiye biyoteknoloji alanında dünyada 47. sırada<br />
Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) Yönetim<br />
Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş, Türk ekonomisinin<br />
dünyayla rekabet edebilecek üretim kurgularına<br />
yöneldiğini ifade ederek, ekonomiyi kalkındırmak için<br />
katma değeri yüksek ihracatın hayati önemde olduğunu<br />
söyledi.<br />
Türkiye’nin ihracat kilogram fiyat ortalamasının 1,28<br />
doların biraz üzerinde olduğunu anlatan Varlıbaş,<br />
“Gelişmiş ülkelerde ihracat ortalama kilogram fiyatı<br />
5 doların üzerinde. Ancak ülke olarak bizim şöyle bir<br />
ürünümüz de var bugün; kilogramı 675 bin dolara ihraç<br />
ediliyor. Bu ürün VSY Biotechnology’nin tasarladığı,<br />
geliştirdiği ve ürettiği bir ürün.” dedi.<br />
Türkiye’nin biyoteknoloji alanında dünyada 47. sırada<br />
olduğunu aktaran Varlıbaş, Singapur’un başarı<br />
hikâyesinin Türkiye’ye çok şey anlattığını söyledi.<br />
Varlıbaş, şöyle konuştu: “Singapur 15 sene önce ‘Biz<br />
ilerlemeliyiz’ dedi ve şu anda biyoteknoloji alanında<br />
dünyada 2. sırada. Biz 47. sıradayız. Biz bundan güzel<br />
şeyler çıkartabiliriz.Herhangi bir ülke, herhangi bir<br />
endüstride yüzde 20 standart Ar-Ge yaparsanız o<br />
sektörün, endüstrinin gelişimi 5 sene içinde yüzde 62<br />
artar. Yani biz biraz çalışırsak bu açığı kapatırız. Bilgi<br />
yoğunluğu arttıkça maliyetler düşüyor, katma değer<br />
artıyor.”<br />
”Önümüzdeki 10 sene içinde biyoteknoloji konusunda<br />
hak ettiğimiz yere geleceğiz”<br />
BİYOSAD olarak İstanbul Tuzla’da yüksek teknolojili bir<br />
organize sanayi bölgesi oluşturulmasını hedeflediklerini<br />
belirten Varlıbaş, burada ilaç, tarım ve hayvancılık gibi<br />
sektörlerde 160 fabrikanın bulunmasını hedeflediklerini<br />
kaydetti.<br />
Varlıbaş şu bilgileri verdi: “Tuzla’da kurmayı<br />
planladığımız 3 milyon metrekarelik üretim alanında<br />
ithal ikamesi yapılacak. Kurulduktan sonra ilk 5 sene<br />
içinde 1 milyar dolarlık ithal ikamesi düşünülüyor. Yirmi<br />
bin çalışan olacak. Bunun 2 bini lisans düzeyinde eğitimli<br />
olacak. Eğitimli insan kaynağını da böylelikle artırmayı<br />
planlıyoruz. Bu Singapur’daki modelin üstünde olacak<br />
versiyonu. Yatırım miktarı 10 milyar TL olacak, daha üstü<br />
de olabilir. Beş yılda ihracatımız 1,2 milyar dolar olacak.<br />
Orası yabancıların da içinde olduğu bir yapı olacak,<br />
Singapur’da olduğu gibi. Önümüzdeki 10 sene içinde<br />
biyoteknoloji konusunda hak ettiğimiz yere geleceğiz ve<br />
sonraki 5 senede de daha ileri noktalara gideceğiz.”<br />
”İlacı bir sanayi politika aracı olarak görmemiz gerekli”<br />
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkanı Dr.<br />
Hakkı Gürsöz de, ilaç sanayisinin mali politika aracı<br />
olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek,<br />
30 <strong>Pharma</strong>
uilding that includes foreigners, as in Singapore. In the<br />
next 10 years we will come to the place we deserve in<br />
biotechnology and we will go further in the next 5 years”<br />
he said.<br />
”We need to see medicine as an industrial policy tool”<br />
<strong>Turkey</strong> <strong>Pharma</strong>ceuticals and Medical Devices Agency<br />
(TİTCK) President Dr. Hakkı Gürsöz stated that the<br />
pharmaceutical industry should not be seen as<br />
a financial policy tool. “Now we have to get rid of<br />
this vicious circle and see the drug as an industrial<br />
policy tool” he said. Gürsöz who has described<br />
the decentralization study in medicine is of great<br />
importance for <strong>Turkey</strong>’s pharmaceutical industry, said<br />
the followings: “As a result of localization studies in<br />
production, capacity utilization rates have increased<br />
and productivity has increased.” Gürsöz explained that<br />
a vaccine platform was planned in the near future. He<br />
said that they need support from all walks of life and<br />
qualified manpower. Thus, he added that with these kind<br />
of studies <strong>Turkey</strong> is going to get rid of imports and will<br />
be a country with pharmaceutical exports as well.<br />
In <strong>Turkey</strong>, the conventional drugs reached<br />
approximately 5.5 billion dollars turnover<br />
Centurion <strong>Pharma</strong>ceuticals Chairman Ersin Erfa, gave<br />
information about biotechnological drug development<br />
process. He also said that biological drugs quickly<br />
began to replace conventional drugs. And he continued<br />
as follows. “ In 2017, conventional pharmaceuticals<br />
accounted for 75 percent of the world pharmaceutical<br />
market. The value has reached a size of $ 280 billion.<br />
conventional medicines in <strong>Turkey</strong> have reached about<br />
$ 5.5 billion in revenue according to state figures in<br />
September 2018. Biotechnological drugs have reached<br />
a value of $ 220 billion in the world. It is, 25 percent<br />
of the market. This was around 10 percent, 10 years<br />
ago. From here we can see how fast it has raised. In<br />
<strong>Turkey</strong>’s pharmaceutical market, it values about 1.1<br />
billion dollars. Needless to say R & D, innovation and<br />
investment required for the development of this” he<br />
said.<br />
Dean of Istanbul University Faculty of <strong>Pharma</strong>cy Prof.<br />
Dr. Erdal Cevher said that not only the public effort<br />
is enough to reach the domestic drug, but also all<br />
the stakeholders should come together to form an<br />
innovative ecosystem for the R & D processes. However,<br />
Cevher stated that an ecosystem that determines<br />
innovation as a priority can increase the level of Turkish<br />
pharmaceutical industry to developed countries.<br />
“Innovation-related requirements must be met” he said.<br />
“Artık bu kısır döngüden kurtulmamız ve ilacı bir sanayi<br />
politika aracı olarak görmemiz gerekli.” dedi.<br />
İlaçta yerelleşme çalışmalarının Türkiye ilaç sanayisi<br />
için hayırlara vesile olduğunu anlatan Gürsöz, “Üretimde<br />
yerelleşme çalışmalarının neticesinde kapasite kullanım<br />
oranları arttı, verimlilik arttı. İlaç sanayisinde sırada<br />
yerlileşme, millileşme ve globalleşme aşamaları var.”<br />
dedi. Yakın gelecekte bir aşı platformunun kurulmasının<br />
planlandığını anlatan Gürsöz, istendiğinden bunun içinde<br />
her kesimden desteğe ve nitelikli insan gücüne ihtiyacın<br />
olduğunu söyledi. Bu sayede ithalattan kurtulup ilaç<br />
ihracatı olan bir ülke olacağını da ekledi.<br />
”Türkiye’de konvansiyonel ilaçlar yaklaşık 5,5 milyar<br />
dolarlık ciro yakalamış durumda”<br />
Centurion İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Erfa,<br />
biyoteknolojik ilaç geliştirme süreçleri hakkında bilgiler<br />
verdi. Biyoteknolojik ilaçların hızla konvansiyonel<br />
ilaçların yerini almaya başladığını anlatan Erfa, şöyle<br />
konuştu: “Konvansiyonel ilaçta 2017 yılında dünya ilaç<br />
pazarının yüzde 75’ini oluşturuyor. Değer olarak ise<br />
280 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmış durumda.<br />
Türkiye’de konvansiyonel ilaçlar yaklaşık 5,5 milyar<br />
dolarlık ciro yakalamış durumda 2018 Eylül rakamlarına<br />
göre. Biyoteknolojik ilaçlarsa dünyada 220 milyar<br />
dolarlık bir değere ulaşmış durumda. Pazarın yüzde<br />
25’ine gelmiş durumda. Bu 10 yıl önce yüzde 10’lar<br />
seviyesindeydi. Ne kadar hızlı yol aldığını buradan<br />
görebiliriz. Türkiye ilaç pazarındaki değeri de yaklaşık<br />
1,1 milyar dolar seviyesinde. Tabii ki bunun geliştirilmesi<br />
için Ar-Ge, inovasyon ve yatırım gerekli...”<br />
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof.<br />
Dr. Erdal Cevher de, yerli ilaca ulaşmak için sadece<br />
kamunun gayretinin yeterli olmadığını, Ar-Ge süreçleri<br />
için tüm paydaşların bir araya gelerek yenilikçi bir<br />
ekosistem oluşturması gerektiğini söyledi. Ancak<br />
inovasyonu öncelik olarak belirleyen bir ekosistemin<br />
Türk ilaç sanayisini gelişmiş ülkeler seviyesine<br />
çıkarabileceğini anlatan Cevher, “İnovasyonla ilgili<br />
gerekliliklerin yerine getirilmesi lazım.” dedi.<br />
<strong>Pharma</strong> 31
İlaç Sektoru<br />
Global Etkinlikler<br />
cphinorthamerica.com<br />
30 Nisan - 2 Mayıs <strong>2019</strong><br />
Chicago, Illinois, ABD<br />
medteclive.com<br />
21 - 23 Mayıs <strong>2019</strong><br />
Nürnberg, Almanya<br />
cphi.com/china<br />
18 - 20 Haziran <strong>2019</strong><br />
Şangay, Çin<br />
cphi.com/korea<br />
21 - 23 Ağustos <strong>2019</strong><br />
Seul, Güney Kore<br />
cphi.com/mea<br />
16 - 18 Eylül <strong>2019</strong><br />
Abu Dabi, BAE<br />
cphi.com/europe<br />
5 - 7 Kasım <strong>2019</strong><br />
Frankfurt, Almanya<br />
cphi.com/india<br />
26 - 28 Kasım <strong>2019</strong><br />
Delhi NCR, Hindistan<br />
pharmapackeurope.com<br />
5 - 6 Şubat 2020<br />
Paris, Fransa<br />
cphi.com/sea<br />
Mart 2020<br />
Bangkok, Tayland<br />
cphi.com/japan<br />
16 - 18 Mart 2020<br />
Tokyo, Japonya<br />
Daha fazla bilgi ve rezervasyon için lütfen iletişime geçiniz:<br />
Çigdem Çelen E: Cigdem.Celen@ubm.com M: +90 (549) 784 59 40<br />
Düzenleyen:
16 - 18 Eylül <strong>2019</strong> | ADNEC, Abu Dhabi, BAE<br />
Standınızı ayırtınız!<br />
4,900+<br />
ziyaretçi<br />
97<br />
ülke<br />
1<br />
alanda<br />
5<br />
etkinlik<br />
3<br />
iş gününde, öğrenme<br />
ve iş ağı kurma<br />
fırsatları<br />
CPhI Orta Doğu ve Afrika, bölgenin en<br />
kapsamlı ilaç fuarı olacak<br />
CPhl Middle East & Africa ve aynı alanda yapılacak olan ICSE, P-MEC, InnoPack ve FDF,<br />
bölgesel ilaç imalatçılarını ve dünya çapında iş yapan hammadde, makine, ambalaj<br />
çözümleri, kontrat hizmetleri ve bitmiş doz profesyonellerini bir araya getirecek.<br />
Katılımcı broşürünü indirin: gotocphi.com/m23<br />
Daha fazla bilgi için:<br />
Çiğdem Çelen<br />
E: Cigdem.Celen@ubm.com M: +90 (549) 784 59 40<br />
Düzenleyen:
Ziyaretçi Analizi 2018<br />
Ziyaretçi / İlk 10 Ülke:<br />
1<br />
2<br />
3<br />
4<br />
5<br />
BAE<br />
Hindistan<br />
Pakistan<br />
Suudi Arabistan<br />
Irak<br />
6<br />
7<br />
8<br />
9<br />
10<br />
Çin<br />
Ürdün<br />
İran<br />
Mısır<br />
Birleşik Krallık<br />
% 38<br />
% 62<br />
% 62<br />
Orta Doğu ve Afrika<br />
bölgesi<br />
% 38<br />
Diğer<br />
İş profili dağılımı<br />
% 44<br />
% 42<br />
% 14<br />
CEO , Başkan , Başkan Yardımcısı , Direktör<br />
Yönetim<br />
Diğer<br />
Ziyaretçilerin<br />
% 74’ü<br />
yüksek<br />
satın alma<br />
gücüne sahip<br />
Ziyaret Amacı<br />
% 28<br />
% 13<br />
% 13<br />
% 10<br />
% 7<br />
Yeni satıcılarla/tedarikçilerle temas kurmak<br />
Yeni ürün arama<br />
Yeni pazar segmentleriyle tanışmak<br />
Kendi ürün ve hizmetlerini tanıtmak<br />
Pazar ve pazar hareketleri hakkında genel bir bilgi edinmek<br />
34 <strong>Pharma</strong><br />
Daha fazla bilgi için:<br />
Çigdem Çelen<br />
E: Cigdem.Celen@ubm.com M: +90 (549) 784 59 40<br />
gotocphi.com/m23
<strong>Pharma</strong><br />
Global Events<br />
cphinorthamerica.com<br />
30 <strong>April</strong> - 2 May <strong>2019</strong><br />
Chicago, Illinois, USA<br />
medteclive.com<br />
21 - 23 May <strong>2019</strong><br />
Nuremberg, Germany<br />
cphi.com/china<br />
18 - 20 June <strong>2019</strong><br />
SNIEC, Shanghai, China<br />
cphi.com/korea<br />
21 - 23 August <strong>2019</strong><br />
Hall D, COEX, Seoul, South Korea<br />
cphi.com/mea<br />
16 - 18 September <strong>2019</strong><br />
ADNEC, Abu Dhabi, UAE<br />
cphi.com/europe<br />
5 - 7 November <strong>2019</strong><br />
Messe Frankfurt, Germany<br />
cphi.com/india<br />
26 - 28 November <strong>2019</strong><br />
Greater Noida, Delhi NCR, India<br />
pharmapackeurope.com<br />
5 - 6 February 2020<br />
Paris, France<br />
cphi.com/sea<br />
<strong>March</strong> 2020<br />
Bangkok, Thailand<br />
cphi.com/japan<br />
16 - 18 <strong>March</strong> 2020<br />
Tokyo, Japan<br />
For more information and stand bookings, please contact:<br />
Çigdem Çelen E: Cigdem.Celen@ubm.com M: +90 (549) 784 59 40<br />
Organised by:<br />
<strong>Pharma</strong> 35
Merck employees in<br />
<strong>Turkey</strong> drew attention to<br />
the fight against cancer!<br />
Merck Türkiye<br />
çalışanları ile kanserle<br />
mücadeleye dikkat çekti!<br />
<strong>Turkey</strong> Merck employees who<br />
came together within the scope<br />
of the World Cancer Day, talked<br />
about the domino effect of cancer<br />
in the life and social relations of<br />
the individual with an interactive<br />
activity<br />
Dünya Kanser Günü kapsamında<br />
bir araya gelen Merck Türkiye<br />
çalışanları, kanserin bireyin<br />
yaşamına ve sosyal ilişkilerine<br />
olan “domino” etkisini interaktif bir<br />
etkinlikle anlattı.<br />
On 4 February World Cancer Day, various campaigns are<br />
organized around the world to raise social awareness<br />
and awareness against this disease, which has killed<br />
millions of people every year and many of which are<br />
preventable.<br />
4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde, her yıl milyonlarca<br />
kişinin ölümüne yol açan ve pek çoğu önlenebilir olan<br />
bu hastalığa karşı toplumsal bilinci ve farkındalığı<br />
artırmak amacıyla dünya çapında çeşitli kampanyalar<br />
düzenlenmektedir.<br />
36 <strong>Pharma</strong>
According to the 2018 data of the International Agency<br />
for Research on Cancer, which is affiliated to the World<br />
Health Organization, the following is explained. In<br />
<strong>Turkey</strong>, the most common of both sexes and of different<br />
kinds of cancer found among all ages, is the lung<br />
cancer with the rate of 16.5 percent. On the other hand,<br />
according to the gender is the most common breast<br />
cancer among women and lung cancer in men. Merck,<br />
which carries out research and development studies in<br />
the field of oncology and immuno-oncology and focuses<br />
on introducing new products for unmet patient needs, in<br />
order to draw attention to this special day, the Company<br />
organized an event with its employees. Merck <strong>Turkey</strong><br />
General Manager, Şehra Zayer, the company gave a<br />
variety of information on the work carried out in this<br />
area.<br />
75% of R & D activities are in the area of oncology<br />
Merck <strong>Turkey</strong> General Manager Şehram Zayer has said<br />
the followings “As Merck Oncology, we do have products<br />
in <strong>Turkey</strong> that are being currently used in the treatment<br />
of metastatic colorectal cancer and head and neck<br />
squamous cell cancer of the licensed product. Merck<br />
is investing heavily in R & D efforts in oncology and<br />
immuno-oncology globally. 75% of the R & D activities<br />
we are conducting at this time are in these areas.<br />
Recently, our oncology product is expected to receive<br />
FDA and EMA approval in biliary cancers, one of the<br />
more rare cancer areas. We will continue to focus on the<br />
unmet treatment needs of patients who are struggling<br />
with cancer, and do our best” he said.<br />
They have explained the Domino Effect<br />
<strong>Turkey</strong> Merck employees have showed interest in the<br />
program of this valuable issue. An interactive event<br />
with the Domino Effect theme, in which the effects of<br />
cancer on one’s life, environment and relationships<br />
were emphasized was being organized. This event was<br />
aired live from Merck social media accounts. Globally,<br />
all Merck employees become the part of “I am and I will”<br />
campaign. And shared their speech bubbles, which they<br />
expressed what they could do to combat cancer in their<br />
personal and corporate social media accounts. Support<br />
also came from <strong>Turkey</strong> Merck employees to this event as<br />
well. “I ... I will ...” the slogan of the campaign translated<br />
into our language. Merck employees in <strong>Turkey</strong> after<br />
the event, they pose speech bubbles filled with their<br />
thoughts and drew attention to the fight against cancer.<br />
Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser<br />
Araştırmaları Ajansı’nın 2018 yılı verilerine göre<br />
Türkiye’de her iki cinsiyet ve bütün yaşlar arasında<br />
görülen kanser çeşitlerinden en sık rastlanılanı<br />
yüzde 16,5 oranı ile akciğer kanseridir. Cinsiyete göre<br />
bakıldığında ise kadınlar arasında en sık görülen meme<br />
kanseri iken erkeklerde ise akciğer kanseridir. Onkoloji<br />
ve immuno-onkoloji alanında araştırma-geliştirme<br />
çalışmaları yürüten ve henüz karşılanmamış hasta<br />
ihtiyaçlarına yönelik yeni ürünleri kullanıma sunmaya<br />
odaklanan Merck, bu özel güne dikkat çekmek amacıyla<br />
şirket çalışanlarıyla birlikte bir etkinlik düzenledi. Merck<br />
Türkiye Genel Müdürü Şehram Zayer, şirketin bu alanda<br />
yürüttüğü çalışmalara ilişkin çeşitli bilgiler verdi.<br />
AR-GE faaliyetlerinin %75’i onkoloji alanında<br />
Merck Türkiye Genel Müdürü Şehram Zayer, “Merck<br />
Onkoloji olarak Türkiye’de şu anda metastatik kolorektal<br />
kanser ve skuamöz hücreli baş boyun kanserlerinin<br />
tedavisinde kullanılan ruhsatlı ürünümüz var. Merck,<br />
globalde onkoloji ve immuno-onkoloji alanlarında<br />
AR-GE çalışmalarına ciddi bir yatırım yapıyor. Şu anda<br />
yürüttüğümüz AR-GE faaliyetlerinin %75’i bu alanlarda.<br />
Yakın zamanda bir onkoloji ürünümüzün daha nadir<br />
kanser alanlarından biri olan safra yolları kanserlerinde<br />
FDA ve EMA onayı alması bekleniyor. Kanser ile<br />
mücadele eden hastaların henüz karşılanmamış tedavi<br />
ihtiyaçlarına odaklanmaya ve bu konuda elimizden<br />
gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz” dedi.<br />
Domino etkisini anlattılar<br />
Merck Türkiye çalışanlarının ilgi gösterdiği programda<br />
kanserin kişinin hayatına, çevresine ve ilişkilerine<br />
olan etkilerini vurguladıkları “Domino Etkisi” temalı<br />
interaktif bir etkinlik gerçekleştirildi. Bu etkinlik Merck<br />
sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlandı.<br />
Global olarak tüm Merck çalışanları ise “I am and<br />
I will” kampanyasının bir parçası oldular ve gerek<br />
şahsi gerekse şirkete ait sosyal medya hesaplarında<br />
kanserle mücadele için ne yapabileceklerini ifade<br />
ettikleri konuşma baloncukları paylaştılar. Bu etkinliğe<br />
Merck Türkiye çalışanlarından da destek geldi. “Ben...<br />
yapacağım...” sloganıyla dilimize çevrilen kampanyada<br />
Merck Türkiye çalışanları etkinliği takiben, konuşma<br />
baloncuklarını düşünceleriyle doldurup objektiflere poz<br />
verdiler ve kanserle mücadeleye dikkat çektiler.<br />
<strong>Pharma</strong> 37
o2o ( 365 Days Online Matchmaking ) + B2B + Trade Fair<br />
For Cosmetics, Beauty, Hair, Private Label, Packaging, Ingredients<br />
The<br />
first &<br />
only<br />
in the World<br />
All-in-One Event<br />
October 2 - 3 - 4, <strong>2019</strong> www.beauty-istanbul.com<br />
Not only ICC - Congress Center, Taksim days, - Istanbul 365 days<br />
cosmetics & beauty exhibition!<br />
October 2 - 3 - 4, <strong>2019</strong><br />
ICC - Congress Center, Taksim - Istanbul<br />
B2B<br />
Face-to-face connection with<br />
1000 Selective Hosted Buyers<br />
Onsite Matchmaking<br />
Exclusive to Exhibitors<br />
BEAUTYISTANBUL All-in-One Event, the first and only<br />
in the world: o2o (365 days online matchmaking) + B2B<br />
Meetings + Trade Fair. October 2-3-4, <strong>2019</strong>.<br />
BEAUTYISTANBUL introduces its<br />
innovative approach in the events<br />
industry with the All-in-One event<br />
concept. In addition to the classic<br />
trade fair, the unique “o2o Platform”<br />
enables its exhibitors to conduct<br />
business with buyers prior to<br />
the exhibition date, commencing<br />
immediately upon registration. The<br />
exhibitors of BEAUTYISTANBUL <strong>2019</strong><br />
have already started trading with<br />
over 2,000 buyers registered from<br />
145 countries and there is still 7<br />
months to go for the event. Waiting<br />
until the exhibition to make deals is<br />
over!<br />
The “o2o Platform” serves as a 365<br />
days online matchmaking tool for the<br />
participants of BEAUTYISTANBUL<br />
<strong>2019</strong>. Visitors gain access to<br />
the platform immediately upon<br />
completing the free online<br />
registration on www.beauty-istanbul.<br />
о2о Platform<br />
Access List of Buyers from 150 countries<br />
Connect with Buyers Before the Exhibition<br />
Pre-Arrange Your Meetings<br />
Exclusive to Exhibitors<br />
All-in-One Event<br />
The<br />
first &<br />
only<br />
in the World<br />
All-in-One Event<br />
www.beauty-istanbul.com<br />
o2o ( 365 Days Online Matchmaking )<br />
B2B & Trade Fair<br />
for Cosmetics, Beauty, Hair<br />
Private Label, Packaging, Ingredients<br />
Trade Fair<br />
Convert Your Online Connections to Deals<br />
Perfect Event to Launch, Showcase<br />
Your Products<br />
Meet Top Buyers From<br />
120 Countries<br />
com to view exhibitor profiles,<br />
browse over 1000 products, send<br />
product enquiries, pre-arrange<br />
on site meetings and directly<br />
communicate through messages<br />
with exhibitors. Official exhibitors of<br />
BEAUTYISTANBUL are able to utilize<br />
“o2o platform” to browse registered<br />
buyer list and buyer profiles, display<br />
their products, pre-arrange on site<br />
meetings and communicate directly<br />
with buyers.<br />
BEAUTYISTANBUL also invests in a<br />
special hosted buyer program that<br />
will bring around 1,000 delicately<br />
selected buyers to the event from<br />
all over the world to conduct B2B<br />
meetings. To ensure the quality of<br />
the buyers, BEAUTYISTANBUL team<br />
connects with over 180 countries via<br />
phone calls, e-mails and face-to-face<br />
meetings onsite at over 300 events to<br />
invite the top importers, purchasers,<br />
decision-makers, professionals<br />
and managers with high purchasing<br />
power from beauty & cosmetics<br />
industry. The most selective buyers<br />
from various parts of the world, with<br />
a special focus on South and Central<br />
America, Sub-Saharan Africa and<br />
Southeast Asia, will be provided with<br />
travel incentives to be present at<br />
BEAUTYISTANBUL <strong>2019</strong>.<br />
BEAUTYISTANBUL <strong>2019</strong>, the<br />
international exhibition for<br />
cosmetics, beauty, hair, private<br />
label, packaging and ingredients will<br />
welcome its professional guests on<br />
October 2-3-4, <strong>2019</strong> in Istanbul. The<br />
trade fair will feature 400 exhibitors<br />
38 <strong>Pharma</strong>
from 40 countries and over 8000<br />
professional visitors from more than<br />
140 countries and aims to be not only<br />
regional but a global cosmetics &<br />
beauty event. In addition to cosmetics<br />
and beauty, the exhibition covers<br />
packaging, ingredients, private label,<br />
hair, machinery, nail care, home care<br />
and baby care sectors as well with<br />
a special focus on bringing buyers<br />
from Africa, South America and<br />
South East Asia in addition to the<br />
local market and regional markets<br />
such as Europe, Balkans, CIS, Middle<br />
East, Central Asia and North Africa.<br />
We proudly declare that throughout<br />
2018, the BEAUTYISTANBUL team<br />
showed exceptional performance<br />
and was promoted in 97 countries,<br />
117 cities and 308 events like no<br />
other exhibition in the world! Proven<br />
by 20 years of experience, IPEKYOLU<br />
International Exhibitions team swiftly<br />
continues its work all around the<br />
globe to assemble the cosmetics &<br />
beauty industry in Istanbul.<br />
Since January 2018, IPEKYOLU<br />
International Exhibitions team, the<br />
organizer of BEAUTYISTANBUL<br />
exhibition, has been striving to<br />
attract buyers and visitors from all<br />
around the world, showing presence<br />
in almost all professional events<br />
organized on the national and the<br />
international level to build business<br />
relationships and collaborations.<br />
BEAUTYISTANBUL team which is<br />
consisted of 25 permanent and 181<br />
temporary staff from 51 different<br />
nationalities contacted more than<br />
134,000 industry professionals<br />
face-to-face in 2018, inviting them<br />
to the <strong>2019</strong> exhibition to benefit<br />
from the business opportunities that<br />
BEAUTYISTANBUL <strong>2019</strong> will provide.<br />
As impossible as it sounds, with<br />
the passion and dedication of 206<br />
collaborators, BEAUTYISTANBUL<br />
conducted an unmatched promotion<br />
performance even before the new<br />
year began.<br />
Visited locations included emerging<br />
markets for cosmetics and beauty<br />
industry such as Brazil, Panama,<br />
Cuba, Mexico, Bolivia, Ecuador, Chile,<br />
Colombia and Costa Rica in South<br />
America; Benin, Chad, Djibouti,<br />
Ivory Coast, Kenya, Madagascar,<br />
Mali, Senegal, Nigeria, Tanzania<br />
and Togo in Africa; Cambodia,<br />
Indonesia, Malaysia, Philippines,<br />
Singapore and Thailand in South<br />
East Asia. In addition to these special<br />
focus regions, BEAUTYISTANBUL<br />
conducted on site activities in<br />
regional markets such as Bulgaria,<br />
Croatia, Latvia, Lithuania, Moldova,<br />
Macedonia, Romania, Poland, Russia,<br />
Ukraine and Belarus in Eastern<br />
Europe; Uzbekistan, Kazakhstan,<br />
Tajikistan, Azerbaijan, Turkmenistan<br />
in Central Asia; Egypt, Iran, Saudi<br />
Arabia, United Arab Emirates,<br />
Lebanon and Kuwait in Middle East<br />
on top of Arabic speaking countries<br />
such as Morocco, Algeria and Libya<br />
and many more cities in Europe and<br />
Asia.<br />
Promotion activities resume at full<br />
pace going into <strong>2019</strong>, featuring the<br />
BEAUTYISTANBUL at several events<br />
in Tokyo, Nairobi, Paris and Dubai<br />
simultaneously during January.<br />
BEAUTYISTANBUL will continue<br />
to be present at sectoral events<br />
all around the world in <strong>2019</strong> from<br />
Havana to Jakarta, Düsseldorf to<br />
Cairo, New York to Mumbai, Moscow<br />
to Casablanca and in many more<br />
destinations in every continent.<br />
Hope to see you at<br />
BEAUTYISTANBUL on October 2 – 3 –<br />
4 <strong>2019</strong> in Istanbul, one of the world’s<br />
most attractive cities!<br />
www.beauty-istanbul.com – T. +90-<br />
212.222.90.60<br />
<strong>Pharma</strong> 39
o2o ( 365 Days Online Matchmaking ) + B2B + Trade Fair<br />
For Cosmetics, Beauty, Hair, Private Label, Packaging, Ingredients<br />
The<br />
first &<br />
only<br />
in the World<br />
All-in-One Event<br />
October 2 - 3 - 4, <strong>2019</strong> www.beauty-istanbul.com<br />
Sadece ICC - Congress 3 Center, gün Taksim - Istanbuldeğil, 365 gün<br />
kozmetik ve güzellik fuarı!<br />
October 2 - 3 - 4, <strong>2019</strong><br />
ICC - Congress Center, Taksim - Istanbul<br />
B2B<br />
Face-to-face connection with<br />
1000 Selective Hosted Buyers<br />
Onsite Matchmaking<br />
Exclusive to Exhibitors<br />
BEAUTYISTANBUL, dünyada ilk ve tek 3’ü 1 arada<br />
etkinlik: o2o (365 gün online matchmaking) +B2B<br />
Görüşmeler + İhtisas Fuarı. 2-3-4 Ekim <strong>2019</strong>, İstanbul.<br />
BEAUTYISTANBUL, yenilikçi<br />
anlayışıyla fuar sektörüne 3’ü 1<br />
arada etkinlik konseptini tanıtıyor.<br />
Konvansiyonel ihtisas fuarına ek<br />
olarak, benzersiz “o2o platformu”<br />
ile kullanıcılarına kayıt oldukları<br />
andan itibaren alıcılarla iş yapma<br />
imkânı sunuyor. BEAUTYISTANBUL<br />
katılımcıları fuar tarihine henüz 8<br />
ay olmasına rağmen 141 ülkeden<br />
2000’den fazla kayıtlı alıcı ile iş<br />
ilişkileri kurmaya başladı. Ticarete<br />
başlamak için fuar gününü bekleme<br />
devri BEAUTYISTANBUL ile sona<br />
eriyor.<br />
“o2o platformu” kullanıcılarına<br />
365 gün online matchmaking<br />
yapabilecekleri bir araç sunuyor.<br />
Ziyaretçiler www.beauty-istanbul.com<br />
internet sitesinde bulunan ücretsiz<br />
online kayıt formunu doldurdukları<br />
andan itibaren katılımcı profillerine<br />
erişebilme, 1000’lerce ürünü<br />
о2о Platform<br />
Access List of Buyers from 150 countries<br />
Connect with Buyers Before the Exhibition<br />
Pre-Arrange Your Meetings<br />
Exclusive to Exhibitors<br />
All-in-One Event<br />
The<br />
first &<br />
only<br />
in the World<br />
All-in-One Event<br />
www.beauty-istanbul.com<br />
o2o ( 365 Days Online Matchmaking )<br />
B2B & Trade Fair<br />
for Cosmetics, Beauty, Hair<br />
Private Label, Packaging, Ingredients<br />
Trade Fair<br />
Convert Your Online Connections to Deals<br />
Perfect Event to Launch, Showcase<br />
Your Products<br />
Meet Top Buyers From<br />
120 Countries<br />
görüntüleme, ürünler hakkında<br />
sorular sorma, katılımcılarla<br />
önceden toplantı düzenleme ve<br />
katılımcılarla mesaj aracılığı ile<br />
iletişime geçme erişimi sağlıyor.<br />
Resmi katılımcılar ise, kayıtlı<br />
alıcı listelerini ve profillerini<br />
inceleyebilme, sisteme ürünleri<br />
yükleyebilme ve tanıtabilme,<br />
fuar günü için toplantı ayarlama<br />
ve doğrudan alıcılar ile iletişime<br />
geçebilme olanaklarından<br />
yararlanabiliyor.<br />
BEAUTYISTANBUL, aynı<br />
zamanda tüm dünyadan yoğun<br />
çalışmalar sonucunda özenle<br />
seçilmiş 1000 seçkin alıcıyı<br />
fuara getirebilmek amacıyla<br />
özel olarak oluşturduğu<br />
hosted buyer programına<br />
yatırım yapıyor. Alıcıların<br />
kalitesini belirleyebilmek için<br />
BEAUTYISTANBUL ekibimiz<br />
180’den fazla ülkeden kozmetik<br />
ve güzellik sektörlerinde faaliyet<br />
gösteren ve yüksek alım gücü olan<br />
ithalatçılara, alıcılara, profesyonellere<br />
ve yöneticilere ulaşabilmek ve onları<br />
fuara davet edebilmek amacıyla<br />
telefon görüşmeleri, mailleşmeler ve<br />
yüz yüze görüşmeler gerçekleştiriyor.<br />
Özellikle Güney Afrika, Sahra Altı<br />
Afrika ve Güney Doğu Asya’ya<br />
odaklanarak dünyanın çeşitli<br />
yerlerinden en özel alıcıların uçuşları<br />
ve konaklamaları karşılanarak<br />
fuara yeni iş fırsatları getirmeleri<br />
sağlanacak.<br />
BEAUTYISTANBUL <strong>2019</strong>, uluslararası<br />
kozmetik, güzellik, saç, private<br />
label, ambalaj ve ham madde fuarı<br />
profesyonel ziyaretçilerine 2-3-4 Ekim<br />
<strong>2019</strong> tarihinde İstanbul, Türkiye’de ev<br />
sahipliği yapacak. BEAUTYISTANBUL,<br />
40 ülkeden 400 katılımcı ve 140’tan<br />
fazla ülkeden 8000’in üzerinde<br />
40 <strong>Pharma</strong>
profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak<br />
sadece bölgesel değil, tam anlamıyla<br />
uluslararası bir kozmetik ve güzellik<br />
fuarı olmayı hedefliyor.<br />
Kozmetik ve güzellik sektörlerine<br />
ek olarak fuar; ambalaj, hammadde,<br />
private label, saç, makine, tırnak<br />
bakımı, ev ve bebek bakım<br />
sektörlerine ve özellikle Avrupa,<br />
Balkanlar, Orta Doğu, Orta Asya ve<br />
Kuzey Afrika gibi bölgelere ek olarak,<br />
Güney Amerika ve Güney Asya’ya<br />
odaklanacak.<br />
BEAUTYISTANBUL ekibi daha önce<br />
hiçbir organizatörün göstermediği bir<br />
özveri ile olağanüstü bir performans<br />
sergiliyor. 2018 yılı boyunca ekibimiz<br />
97 ülkede, 117 şehirde 308 etkinlikte<br />
tanıtım faaliyetlerinde bulundu.20<br />
yıllık deneyimi ile İPEKYOLU<br />
Uluslararası Fuarcılık ekibinin<br />
kozmetik ve güzellik sektörünü<br />
İstanbul’da bir araya getirmek<br />
amacıyla çalışmalarına hızla devam<br />
ettiğini bildirmekten gurur duyuyoruz.<br />
BEAUTYISTANBUL fuarını organize<br />
eden İPEKYOLU Fuarcılık ekibi, 2018<br />
Ocak ayından bu yana tüm dünyadan<br />
alıcı ve ziyaretçilerin dikkatini<br />
BEAUTYISTANBUL fuarına çekmek<br />
için uluslararası fuar ve etkinliklerin<br />
tamamına yakınına iştirak ederek<br />
büyük bir özveri ve çabayla çalışıyor.<br />
51 farklı milletten 25 daimî<br />
ve 181 geçici personele sahip<br />
BEAUTYISTANBUL ekibi, 2018 yılında<br />
130.000 sektör profesyoneli ile yüz<br />
yüze görüşerek <strong>2019</strong>’da düzenlenecek<br />
olan BEAUTYISTANBUL’a katılmanın<br />
sunacağı fırsatları aktarıp fuara davet<br />
ettiler. İmkânsız gibi görünse de,<br />
kararlılık ve özveri ile toplamda 206<br />
kişiden oluşan BEAUTYISTANBUL<br />
ekibi henüz <strong>2019</strong> yılına girmeden<br />
dahi benzeri olmayan bir tanıtım<br />
performansı sergiledi.<br />
Ziyaret edilen yerler arasında<br />
kozmetik ve güzellik sektörü için<br />
gelişmekte olan pazarlar yer alıyor.<br />
Güney Amerika’da Brezilya, Panama,<br />
Küba, Meksika, Bolivya, Ekvador, Şili,<br />
Kolombiya ve Kosta Rika; Afrika’da<br />
ise Benin, Çad, Cibuti, Fildişi Sahili,<br />
Kenya, Madagaskar, Mali, Senegal,<br />
Nijerya, Tanzanya ve<br />
Togo; Güney Doğu Asya’da<br />
Kamboçya, Endonezya, Malezya,<br />
Filipinler, Singapur ve Tayland ve<br />
bu özel odak bölgelerine ek olarak,<br />
BEAUTYISTANBUL Doğu Avrupa’daki<br />
Bulgaristan, Hırvatistan, Letonya,<br />
Litvanya, Moldovya, Makedonya,<br />
Romanya, Polonya, Rusya, Ukrayna<br />
ve Belarus gibi geleneksel pazarlarda<br />
da saha etkinlikleri gerçekleştiriyor.<br />
Orta Asya’da Özbekistan,<br />
Kazakistan, Tacikistan, Azerbaycan,<br />
Türkmenistan; Fas, Cezayir ve Libya<br />
gibi Arapça konuşan ülkelerin yanı<br />
sıra, Avrupa ve Asya’daki daha birçok<br />
şehirde Orta Doğuda Mısır, İran, Suudi<br />
Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri,<br />
Lübnan ve Kuveyt’te de tanıtım<br />
faaliyetlerine devam ediliyor.<br />
BEAUTYISTANBUL ekibi, tanıtım<br />
çalışmalarına <strong>2019</strong> yılında da<br />
durmaksızın devam ediyor. Ocak ayı<br />
boyunca ekibimiz Tokyo, Nairobi,<br />
Paris ve Dubai‘de düzenlenen<br />
birçok etkinliğe katıldı. <strong>2019</strong> yılı<br />
boyunca da Havana’dan Jakarta’ya,<br />
Düsseldorf’tan Kahire’ye, New<br />
York’tan Mumbai’ye, Moskova’dan<br />
Kazablanka’ya tüm dünyada<br />
gerçekleşen birçok sektörel etkinlikte<br />
yer almaya devam edecek.<br />
Sizleri de 2-3-4 Ekim <strong>2019</strong><br />
tarihlerinde dünyanın en<br />
güzel şehirlerinden biri olan<br />
İstanbul’da, İKM-İstanbul Kongre<br />
Merkezi’nde, sektörün yeni gözdesi<br />
BEAUTYISTANBUL’da görmeyi<br />
umuyoruz.<br />
www.beauty-istanbul.com<br />
T. 0212.222.90.60<br />
<strong>Pharma</strong> 41
A great success of<br />
Sandoz!<br />
Sandoz <strong>Turkey</strong> was awarded the<br />
“Best employer” award in <strong>Turkey</strong><br />
and Europe.<br />
Sandoz <strong>Turkey</strong> has become one of<br />
the winners of the Top Employers<br />
Institute Awards <strong>2019</strong> which are<br />
awarded each year as a result of<br />
international assessments. Top<br />
Employers Institute Award which<br />
is recognized as an international<br />
authority regarding activities<br />
related to Human Resources<br />
management draws attention<br />
to the determination of Sandoz<br />
<strong>Turkey</strong> to create a stable working<br />
environment.<br />
Dr. Altan Demirdere, President<br />
of Novartis Group <strong>Turkey</strong> and<br />
Directorate General of Sandoz<br />
<strong>Turkey</strong>, stated the following: “I<br />
consider the most important<br />
criterion of winning the “Best<br />
Employer” award is being<br />
compatible with the cultural<br />
dynamics of the countries where<br />
Sandoz operates a business and<br />
establishing a global corporate<br />
culture that is proven as valid<br />
throughout the world. I’m very proud of Sandoz awarded<br />
the “Best Employer” award in 28 different countries<br />
including <strong>Turkey</strong> to a global extent. This award is proof<br />
of the efficient and happy working environment of our<br />
company. Being among “Top Employers” also provides<br />
us with valuable insights on how we should compare<br />
ourselves with our competitors in healthcare and<br />
other sectors, and encourages us to have innovative<br />
approaches to our goal of increasing people’s access to<br />
medicine.”<br />
Özge Benel, Human Resources Director of Sandoz<br />
<strong>Turkey</strong>, stated: “Top Employers Institute is an<br />
independent organization evaluating the opportunities<br />
that employers worldwide provide to their employees<br />
by comparing them with international criteria. We are<br />
proud to be honored by the Top Employer Institute for<br />
our efforts to improve the experiences of our employees<br />
worldwide. So, this represents our determination to<br />
become a preferred employer and to contribute to the<br />
improvement of our employees.”<br />
Sandoz’dan büyük başarı<br />
Sandoz Türkiye, Avrupa’da<br />
ve Türkiye’de “En iyi işveren”<br />
ödülüne layık görüldü.<br />
Her yıl uluslararası çapta<br />
düzenlenen değerlendirmeler<br />
sonucunda verilen Top<br />
Employers Institute Ödülü’nün<br />
<strong>2019</strong> yılı sahiplerinden biri<br />
Sandoz Türkiye oldu. İnsan<br />
Kaynakları yönetimine ilişkin<br />
faaliyetlerde dünya çapında<br />
bir otorite olarak kabul gören<br />
Top Employers Institute Ödülü,<br />
Sandoz Türkiye’nin istikrarlı<br />
bir çalışma ortamı oluşturma<br />
azmine dikkat çekiyor.<br />
Novartis Grup Türkiye Başkanı<br />
ve Sandoz Türkiye Genel<br />
Müdürü Dr. Altan Demirdere,<br />
global çapta “En İyi İşveren”<br />
ödülüne sahip olmanın en<br />
önemli kriterini, faaliyet<br />
gösterdiği ülkelerin kültürel<br />
dinamiklerine uyumlu olması<br />
ve tüm dünyada geçerliği<br />
ıspatlanmış global kurum<br />
kültürü oluşturulması olarak<br />
görüyorum. Türkiye de dahil<br />
olmak üzere toplam 28 ülkedeki Sandoz şirketlerinin<br />
bu ödülü alması ile Sandoz’un global olarak “En İyi<br />
İşveren” ödülüne layık görülmesinden dolayı çok<br />
gururluyum. Bu ödül, şirketimizin verimli ve mutlu<br />
çalışma ortamının kanıtıdır. “Top Employers” olmak<br />
bize aynı zamanda, sağlık ve diğer sektörlerdeki<br />
rakiplerimizle kendimizi nasıl kıyaslamamız gerektiği<br />
konusunda değerli öngörüler vererek, bizleri insanların<br />
ilaca erişimini artırma amacımızda yenilikçi yaklaşımlar<br />
sergilemek için yüreklendiriyor” şeklinde konuştu.<br />
Sandoz Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Özge Benel<br />
ise, “Top Employers Institute, dünya çapında işverenlerin<br />
çalışanlarına sağladıkları imkânları uluslararası<br />
kriterlerle karşılaştırarak değerlendiren bağımsız bir<br />
kuruluş. Dünya çapında, çalışanlarımızın deneyimlerini<br />
iyileştirme konusunda gösterdiğimiz çabaların Top<br />
Employer Institute tarafından ödüllendirilmesi bizleri<br />
gururlandırıyor. Bu da bizim tercih edilen bir işveren<br />
olma ve çalışanlarımızın gelişimlerine katkıda bulunma<br />
azmimizi ortaya koyuyor” dedi.<br />
44 <strong>Pharma</strong>
Sandoz is certificated in 28 countries including <strong>Turkey</strong><br />
David Plink, CEO of the Top Employers Institute,<br />
made a statement about Sandoz’s success and said:<br />
“The certification of Sandoz as “Top Employers” is an<br />
indication of how determined they are to enrich their<br />
working life with human-oriented practices.” In order<br />
for a company to obtain the “Best Employer” certificate<br />
worldwide, it must have received local certificates from<br />
20 countries on its company network. Sandoz has been<br />
certificated in 28 countries in total including Argentina,<br />
Australia, Austria, Belgium, Brazil, Canada, China,<br />
Colombia, Costa Rica, Denmark, Ecuador, Egypt, France,<br />
Germany, Italy, Japan, Mexico, Netherlands, Pakistan,<br />
Poland, Russia, Spain, South Africa, Switzerland,<br />
Thailand, <strong>Turkey</strong>, United Kingdom and United States<br />
of America. Each Sandoz enterprise was evaluated<br />
by the Top Employers Institute on a country basis.<br />
Top Employers Institute analyzes the company’s HR<br />
practices and processes in terms of ‘Talent Strategy,<br />
Workforce Planning, Talent Scout, Recruitment,<br />
Learning and Development, Performance Management,<br />
Leadership Development, Career and Backup<br />
Management, Culture, Wages and Benefits’.<br />
Türkiye dahil 28 Sandoz ülkesi belgelendirildi<br />
Top Employers Institute CEO’su David Plink, Sandoz’un<br />
başarısı ile ilgili yaptığı açıklamada; “Sandoz’un “Top<br />
Employers” olarak belgelendirilmesi, insan odaklı<br />
uygulamalarıyla çalışma hayatını zenginleştirmeye<br />
ne kadar kararlı olduklarının bir göstergesidir” dedi.<br />
Bir şirketin dünya çapında “En İyi İşveren” belgesini<br />
alabilmesi için şirket ağındaki 20 ülkenin yerel<br />
belgelerini almış olması gerekiyor. Sandoz; Arjantin,<br />
Avusturalya, Avusturya, Belçika, Brezilya, Kanada, Çin,<br />
Kolombiya, Kosta Rica, Danimarka, Ekvator, Mısır,<br />
Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Meksika, Hollanda,<br />
Pakistan, Polonya, Rusya, İspanya, Güney Afrika,<br />
İsviçre, Tayland, Türkiye, İngiltere ve Birleşik Amerikan<br />
Devletleri de dâhil olmak üzere toplam 28 ülkede<br />
belgelendirildi. Her bir Sandoz teşebbüsü Top Employers<br />
Institute tarafından ülke bazında değerlendirildi.<br />
Top Employers Institute, şirket İK uygulamaları ve<br />
süreçlerini ‘Yetenek Stratejisi, İşgücü Planlama, Yetenek<br />
Bulma, İşe Alım, Öğrenme ve Gelişim, Performans<br />
Yönetimi, Liderlik Geliştirme, Kariyer ve Yedekleme<br />
Yönetimi, Kültür, Ücret ve Haklar’ alanlarında analiz<br />
etmektedir.<br />
<strong>Pharma</strong> 45
New board chairman of<br />
AIFD is appointed<br />
The 16th<br />
Ordinary General<br />
Meeting of the<br />
Association of<br />
Research-Based<br />
<strong>Pharma</strong>ceutical<br />
Companies<br />
(AIFD) was held<br />
on 15 February.<br />
In the General<br />
Assembly,<br />
AIFD’s new<br />
executive board<br />
of directors and<br />
supervisory board<br />
members were determined. AbbVie<br />
<strong>Turkey</strong> General Manager Dr Mete<br />
Hüsemoğlu was elected as the<br />
Chairman of the Board of AIFD<br />
AIFD’nin yeni yönetim<br />
kurulu başkanı<br />
belirlendi<br />
Araştırmacı<br />
İlaç Firmaları<br />
Derneği’nin<br />
(AIFD) 16’ıncı<br />
Olağan Genel<br />
Kurul toplantısı<br />
15 Şubat’ta<br />
gerçekleştirildi.<br />
Genel Kurul’da<br />
AIFD’nin yeni<br />
dönem yönetim<br />
ve denetim kurulu<br />
asil ve yedek<br />
üyeleri belirlendi.<br />
AbbVie Türkiye<br />
Genel Müdürü Dr. Mete Hüsemoğlu<br />
AIFD Yönetim Kurulu Başkanı<br />
seçildi.<br />
The 16th Ordinary General Assembly of the Association<br />
of Research-Based <strong>Pharma</strong>ceutical Companies (AIFD)<br />
was held in Istanbul on 15 February 2018, Friday. In the<br />
General Assembly, members of the new term board<br />
of directors and supervisory board were elected. As<br />
a result of the distribution of tasks made at the first<br />
meeting of the new board of directors, Mete Hüsemoğlu<br />
was elected as the Chairman of the Board of Directors.<br />
New persons selected in new era<br />
In the new term, Ali Cem Öztürk (Sanofi), Avinash Potnis<br />
(Novartis), Burak Cem (Novo Nordisk), Jose Daniel<br />
Lucas Guerrero (Lilly), Maria Fernanda de Almeida<br />
Prado (Johnson & Johnson) & Lomb, Mustafa Cem Açık<br />
(Pfizer), Renan Özyerli (MSD), Selim Giray (GSK), Uğur<br />
Bingöl (İ.E Menarini) was elected. The AIFD Supervisory<br />
Board consists of Güldem Berkman (Amgen), Serkan<br />
Barış (AstraZeneca) and Şehram Zayer (Merck).<br />
Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği’nin (AIFD) 16’ıncı<br />
Olağan Genel Kurulu, 15 Şubat 2018, Cuma günü<br />
İstanbul’da gerçekleştirildi. Genel Kurul’da, derneğin<br />
yeni dönem yönetim kurulu ve denetleme kurulu üyeleri<br />
seçildi. Yeni yönetim kurulunun ilk toplantısında yapılan<br />
görev dağılımı sonucunda, Dr. Mete Hüsemoğlu Yönetim<br />
Kurulu Başkanı seçildi.<br />
Yeni dönemde yeni kişiler seçildi<br />
Yeni dönemde AIFD Yönetim Kurulu üyeleri olarak Ali<br />
Cem Öztürk (Sanofi), Avinash Potnis (Novartis), Burak<br />
Cem (Novo Nordisk), Jose Daniel Lucas Guerrero (Lilly),<br />
Maria Fernanda de Almeida Prado (Johnson & Johnson),<br />
Muhittin Bilgütay (Baush & Lomb), Mustafa Cem Açık<br />
(Pfizer), Renan Özyerli (MSD), Selim Giray (GSK), Uğur<br />
Bingöl (İ.E Menarini) seçildi. AIFD Denetleme Kurulu ise<br />
Güldem Berkman (Amgen), Serkan Barış (AstraZeneca),<br />
Şehram Zayer (Merck) isimlerinden oluşuyor.<br />
46 <strong>Pharma</strong>
Dr. Mete Hüsemoğlu has made the opening speech of<br />
the General Assembly<br />
In the AIFD General Assembly, the 2018 activities of<br />
the association were evaluated and priorities for <strong>2019</strong><br />
were discussed. In his opening speech of the General<br />
Assembly, Mete Hüsemoğlu stated that it would be<br />
important to focus on what will be done in <strong>2019</strong> and in<br />
the coming years as well. The new chairman also stated<br />
that patient’s rapid access to innovative medicines and<br />
the need to protect innovation in <strong>Turkey</strong>, he said. He<br />
emphasized that the AIFD stakeholders should be kept<br />
on the agenda with their valuable contributions as well.<br />
Hüsemoğlu also drew attention to the importance of<br />
acting in cooperation with a wider stakeholder group in<br />
all efforts to find effective solutions to health problems<br />
in our country. Hüsemoğlu continued his speech as<br />
follows: “We have to work harder than ever before to<br />
inform our stakeholders about the contribution of our<br />
member companies to our country from production<br />
to clinical studies, from employment to innovation.<br />
Taking into account the new institutional structure and<br />
stakeholders in our country, we need to set our goals<br />
and the added value we will provide to the country. This<br />
year’s exchange rate update rate, with a reduction of 70<br />
percent to 60 percent of the coefficient was determined<br />
as 26.4 percent. In this way, the exchange unit price<br />
which is going to be used for medicine was found to be<br />
3.40 from 2.69 euros. Ensuring a sustainable system for<br />
the price of innovative medicines more quickly to come<br />
to <strong>Turkey</strong>, it has become a necessity. This is one of our<br />
priorities for the coming period” he said. Hüsemoğlu<br />
ended his speech and congratulated the new board<br />
members and expressed his belief that in <strong>2019</strong>, AIFD will<br />
continue to contribute to <strong>Turkey</strong>’s health and economy in<br />
an increasing manner.<br />
Genel kurulun açılış konuşmasını Dr. Mete Hüsemoğlu<br />
yaptı.<br />
AIFD Genel Kurulu’nda ayrıca, derneğin 2018<br />
faaliyetleri değerlendirilerek, <strong>2019</strong> yılına dair öncelikler<br />
görüşüldü. Genel kurulun açılış konuşmasını yapan<br />
Dr. Mete Hüsemoğlu, <strong>2019</strong> ve önümüzdeki yıllarda<br />
yapılacaklara odaklanmanın önemli olacağına ve<br />
Türkiye’deki hastaların yenilikçi ilaçlara hızlı erişimi<br />
ve yenilikçiliğin korunması ana konularının yıl boyunca<br />
AIFD paydaşlarının da değerli katkılarıyla sürekli<br />
gündemde tutulması gerektiğine vurgu yaptı. Hüsemoğlu<br />
ayrıca, ülkemizde sağlık sorunlarına etkin çözümler<br />
bulunması için gerçekleştirilecek tüm çalışmalarda,<br />
mevcuttan daha geniş bir paydaş topluluğuyla birlikte<br />
hareket edilmesinin önemine dikkat çekti. Hüsemoğlu<br />
konuşmasına şöyle devam etti, “Üye firmalarımızın<br />
ülkemize üretimden klinik çalışmalara, istihdamdan<br />
inovasyona kadar pek çok alanda yaptıkları katkıyı,<br />
paydaşlarımıza anlatmamız için her zamankinden daha<br />
çok çalışmamız lazım. Ülkemizde oluşan yeni kurumsal<br />
yapıyı ve paydaşlarımızı gözeterek, hedeflerimizi ve<br />
ülkeye sağlayacağımız katma değeri ortaya koymamız<br />
gerekiyor. Bu yılki kur güncellenmesi oranı yüzde<br />
70 olan katsayının yüzde 60’a düşürülmesiyle yüzde<br />
26,4 olarak belirlendi, bu şekilde ilaç fiyatlamasında<br />
kullanılan 2,69 avro kuru 3,40 olarak tespit edildi.<br />
Yenilikçi ilaçların daha hızlı Türkiye’ye gelmesi için<br />
sürdürülebilir bir fiyat sisteminin sağlanması bir<br />
zorunluluk haline geldi. Bunu gerçekleştirmek de<br />
gelecek dönem için önceliklerimiz arasında yer alıyor.”<br />
Hüsemoğlu konuşmasına son verirken, yeni yönetim<br />
kurulu üyelerini tebrik etti ve <strong>2019</strong> yılında da AIFD’nin,<br />
ülkemizin sağlık ve ekonomisine artan şekilde katkıda<br />
bulunmaya devam edeceğine inancının sonsuz olduğunu<br />
ifade etti.<br />
<strong>Pharma</strong> 47
Pierre Fabre<br />
<strong>Pharma</strong>ceuticals’ <strong>Turkey</strong><br />
Term meeting held in<br />
Mardin<br />
A team of 80 people who met the<br />
highest growth trend of the region<br />
came together in Pierre Fabre<br />
<strong>Pharma</strong>ceuticals’ <strong>Turkey</strong> term<br />
meeting.<br />
One of <strong>Turkey</strong>’s leading pharmaceutical company Pierre<br />
Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals (PFI) <strong>Turkey</strong> Team realized<br />
its term meeting in Mardin between 14-17 of January.<br />
Pierre Fabre staff of 80 people came together in the<br />
meeting which focused on leaving a trace of health and<br />
beauty. They developed strategies for the new period by<br />
evaluating past performance and market trends.<br />
+Basic message of the meeting: Humanistic Approach+<br />
Dr. Hande Demirdere, Pierre Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals<br />
<strong>Turkey</strong>’s General Manager who has made their<br />
annual meeting opening in a 1600 year-old mansion’<br />
inspirational atmosphere, congratulated the team that<br />
caught the highest growth trend of the region. She also<br />
drew attention to the values that make up Pierre Fabre’s<br />
nature and the symbols that reflect them. She explained<br />
the basic message of this first term meeting of <strong>2019</strong> as<br />
Humanistic Approach. Pierre Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals,<br />
founded by French pharmacist Pierre Fabre in 1951,<br />
extends almost all of his income to the good of mankind.<br />
And extends its helping hand all over the world. In<br />
the context of this term meeting, which took its value<br />
from the Humanistic Approach, it met the needs of the<br />
Pierre Fabre İlaç<br />
Türkiye dönem<br />
toplantısını Mardin’de<br />
gerçekleştirdi<br />
Pierre Fabre İlaç Türkiye dönem<br />
toplantısında bölgenin en yüksek<br />
büyüme trendini yakalayan 80<br />
kişilik kadrosuyla bir araya geldi.<br />
Türkiye’nin önde gelen ilaç firmalarından Pierre Fabre<br />
İlaç (PFİ) Türkiye ekibi, dönem toplantısını 14-17 Ocak<br />
tarihleri arasında Mardin’de gerçekleştirdi. Sağlıktan<br />
güzelliğe iz bırakmak odağıyla gerçekleşen toplantıda 80<br />
kişilik Pierre Fabre kadrosu bir araya gelerek, geçmiş<br />
performansını ve pazar trendlerini değerlendirerek yeni<br />
döneme dair stratejiler geliştirdi.<br />
+Toplantının temel mesajı: İnsancıl Yaklaşım+<br />
Toplantı açılışını 1600 yıllık bir konağın ilham verici<br />
atmosferi eşliğinde yapan Pierre Fabre İlaç Türkiye’nin<br />
Genel Müdürü Dr. Hande Demirdere, bölgenin en<br />
yüksek büyüme trendini yakalayan ekibini kutladı.<br />
Demirdere, aynı zamanda Pierre Fabre doğasını<br />
oluşturan değerlere ve onları yansıtan sembollere dikkat<br />
çekerek, <strong>2019</strong> yılının bu ilk dönem toplantısının temel<br />
mesajını “İnsancıl Yaklaşım” olarak açıkladı. Fransız<br />
eczacı Pierre Fabre tarafından 1951’de kurulan ve<br />
hemen hemen tüm gelirini insanlığın iyiliği için harcayıp<br />
dünyanın her yerine yardım eli uzatan Pierre Fabre İlaç,<br />
temelini “İnsancıl Yaklaşım” değerinden alan bu dönem<br />
toplantısı kapsamında, bölgede yer alan çocuk yetiştirme<br />
yurdunun ihtiyaçlarını karşıladı ve çocuklara kıyafetler<br />
hediye etti.<br />
Ödüller sahiplerini buldu<br />
Pierre Fabre İlaç ekibi, Mardin’de Mor Gabriel Manastırı,<br />
Deyrulzaferan Manastırı gibi tarihi mekânları ziyaret etti,<br />
bölgenin dillere destan mutfağından çeşitli yemekler<br />
tadarken yeni çalışma yılı için enerji depoladı. Ekiplerin<br />
müzikal performansları eşliğinde gerçekleşen ödül<br />
gecesinde ise bu sene tanıtılan “Değerlerimize Değer<br />
Katanlar” ve “Birliktelik” ödülleri sahiplerini buldu.<br />
Çiçekten kanser tedavisi için ilaç geliştiriliyor<br />
Pierre Fabre, “Sağlıktan Güzelliğe” anlayışıyla, 130<br />
ülkede 13.000’in üzerinde çalışanı bulunan, ilaç, ağız<br />
sağlığı ve dermokozmetik alanlarında doğal ürünler<br />
48 <strong>Pharma</strong>
children’s reformatory in the region and<br />
gave them clothes as a gift.<br />
Awards found their owners<br />
Pierre Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals team<br />
visited historical places such as Mor<br />
Gabriel Monastery, Deyrulzaferan<br />
Monastery in Mardin, while they were<br />
tasting various dishes from the region’s<br />
legendary cuisine, and stored energy<br />
for the new working year. In the award<br />
night accompanied by the musical<br />
performances of the teams, “The ones<br />
who has added value to our values”<br />
and “Togetherness” awards found their<br />
owners.<br />
The drug is being developed from flower<br />
to treat cancer.<br />
Pierre Fabre is a healthcare company<br />
that offers natural products in the<br />
fields of medicine, oral health and<br />
dermocosmetic, with more than 13,000 employees in<br />
130 countries, with the understanding of “From Health<br />
to Beauty”. It brings innovative solutions by allocating<br />
high budgets for R & D and clinical trials. For example,<br />
a flower of fragile appearance, such as Algerian Violet,<br />
provides medication opportunities for aggressive cancer<br />
types. Since 2013, <strong>Turkey</strong> Pierre Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals<br />
has been providing services in basic products, oncology<br />
and consumer health.<br />
sunan bir sağlık şirketidir. AR-GE ve klinik çalışmalar<br />
için yüksek bütçeler ayırarak yenilikçi çözümler<br />
getiriyor. Örneğin Cezayir Menekşesi gibi kırılgan<br />
görünümlü bir çiçekten, agresif kanser türleri için ilaç<br />
geliştirerek tedavi imkanı sağlıyor. Pierre Fabre Türkiye<br />
İlaç, 2013’ten bu yana temel ürünler, onkoloji ve tüketici<br />
sağlığı alanlarında hizmet veriyor.<br />
<strong>Pharma</strong> 49
Abdi Ibrahim realized<br />
the “3 rd global trends in<br />
parkinson” meeting<br />
Abdi Ibrahim which is one of the<br />
most rooted companies in the<br />
pharmaceutical sector with its<br />
107 years of history in <strong>Turkey</strong>,<br />
realized the third Meeting of the<br />
Global Trends in Parkinson’s,<br />
where the latest developments<br />
in Parkinson’s disease were<br />
discussed. It took place in CVK<br />
Park Bosporus Hotel<br />
The third annual meeting of Global Trends in<br />
Parkinson’s, which was organized by Abdi İbrahim, held<br />
on January 10th at CVK Park Bosphorus. The conference<br />
included the latest developments in Parkinson’s disease,<br />
which was published live in 15 different cities apart from<br />
Istanbul and explained in the International Movement<br />
Disorders Congress. Professor Dr Murat Emre,<br />
Professor Dr Raif Çakmur, Professor Dr Bülent Elibol,<br />
Professor Dr Ayşe Bora Tokçaer, Professor Dr Dilek İnce<br />
Günal, Dr Haşmet Hanağası, Professor Dr Okan Doğu<br />
and Prof Dr Cenk Akbostanci have participated to the<br />
meeting as a speaker.<br />
Abdi İbrahim, 3.<br />
parkinsonda global<br />
trendler toplantısını<br />
gerçekleştirdi<br />
107 yıllık geçmişiyle Türkiye’de ilaç<br />
sektörünün en köklü şirketi Abdi<br />
İbrahim’in, Parkinson hastalığındaki<br />
son gelişmelerin konuşulduğu<br />
“Parkinsonda Global Trendler”<br />
toplantısının üçüncüsü, CVK Park<br />
Bosphorus’ta gerçekleşti.<br />
Abdi İbrahim tarafından her yıl düzenlenen “Parkinsonda<br />
Global Trendler” toplantısının üçüncüsü 10 Ocak<br />
tarihinde CVK Park Bosphorus’da gerçekleştirildi.<br />
İstanbul dışında 15 farklı ilde canlı olarak yayınlanan<br />
ve Uluslararası Hareket Bozuklukları Kongresi’nde<br />
açıklanan Parkinson hastalığındaki son gelişmelerin<br />
ele alındığı toplantıya Prof. Dr. Murat Emre, Prof. Dr.<br />
Raif Çakmur, Prof. Dr. Bülent Elibol, Prof. Dr. Ayşe<br />
Bora Tokçaer, Prof. Dr. Dilek İnce Günal, Prof. Dr.<br />
Haşmet Hanağası, Prof. Dr. Okan Doğu ve Prof. Dr. Cenk<br />
Akbostancı konuşmacı olarak katıldı.<br />
50 <strong>Pharma</strong>
The meeting of Parkinson’s disease was carried<br />
out with the subtitles of pathophysiology, genetics,<br />
treatment, surgery and Non-Parkinson’s by the<br />
neurology physicians coming from 16 cities including<br />
Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Sakarya, Malatya, Edirne,<br />
Kayseri, Erzurum, Tokat, and Mersin. There were also<br />
physicians participating from the other cities of <strong>Turkey</strong><br />
who were connected alive. In the meeting where recent<br />
developments on Parkinson’s disease are discussed by<br />
neurologists, 702 neurologists exchanged views.<br />
There are 100-130 thousand patients who struggle with<br />
Parkinson’s disease in <strong>Turkey</strong><br />
With the most known symptoms of “the slowing in<br />
movements, and trembling” the number of people who<br />
are struggling with Parkinson’s disease, is estimated to<br />
be 10 million worldwide. In <strong>Turkey</strong> this figure is between<br />
100-130 thousand. However, this figure is increasing<br />
rapidly. Each year 10 thousand people are being<br />
diagnosed with Parkinson’s in <strong>Turkey</strong>, the number of<br />
patients is expected to double in 2030. Despite this rapid<br />
increase, only about half of patients receive treatment.<br />
Parkinson hastalığının, patofizyoloji, genetik, tedavi,<br />
cerrahi ve Non-Parkinson başlıklarıyla ele alındığı<br />
toplantı, başta Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Sakarya,<br />
Malatya, Edirne, Kayseri, Erzurum, Tokat ve Mersin<br />
olmak üzere toplam 16 ilden gelen nöroloji hekimleri ve<br />
Türkiye’nin farklı illerinden canlı bağlanan hekimlerle<br />
gerçekleştirildi. Nöroloji uzmanları tarafından Parkinson<br />
hastalığı ile ilgili son gelişmelerin konuşulduğu<br />
toplantıda 702 nöroloji uzmanı görüş alışverişinde<br />
bulundu.<br />
Türkiye’de Parkinson hastalığı ile mücadele eden 100-<br />
130 bin hasta var<br />
En bilinen belirtileri “hareketlerin yavaşlaması ve<br />
titreme” olan Parkinson hastalığıyla mücadele eden<br />
insan sayısı tüm dünyada 10 milyon olarak tahmin<br />
ediliyor. Türkiye’de ise bu rakam 100-130 bin arasında.<br />
Ancak bu rakam hızla artıyor. Her yıl 10 bin kişiye<br />
Parkinson teşhisi konulan Türkiye’de, 2030 yılında hasta<br />
sayısının iki katına çıkması bekleniyor. Bu hızlı artışa<br />
karşın, hastaların sadece yaklaşık yarısı tedavi görüyor.<br />
<strong>Pharma</strong> 51
Doğru tedaviye zamanında erişim için iş birliğine ihtiyacımız var!<br />
“Nadir hastalıkların %80’i genetik kökenli”<br />
Nadir hastalıklar, genellikle diyabet veya kalp hastalığı gibi daha genel<br />
durumlara kıyasla çok daha az sayıda insanda görülen<br />
çok çeşitli hastalıklar grubudur.<br />
Dr. Ümit Dereli<br />
Nadir hastalıklar ağır, kronik olma eğiliminde ve birçok<br />
durumda ilerleyici, yıkıcı ve hayatı tehdit edicidir.<br />
Nadir hastalığı olan bir kişinin doğru tanıyı alması<br />
ortalama 8 yıl, hatta daha fazla sürebilirken bu tanıyı<br />
almak için birden fazla doktora görünmesi gerekiyor. 1<br />
28 Şubat Nadir Hastalıklar Günü dolayısıyla açıklama<br />
yapan Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD), nadir<br />
hastalıklarla mücadele eden hastalar ve yakınlarına<br />
daha kaliteli bir hayat sağlamak için ilk atılması gereken<br />
adımın öncelikle doğru bir tanı sunmak olduğunu<br />
vurgulayarak tüm paydaşların bu zorlu alanda iş<br />
birliğine ihtiyacı olduğunu belirtti.<br />
Dünya genelinde bugüne kadar tanımlanan yaklaşık<br />
7 bin nadir hastalık bulunuyor. 1 Nadir hastalıkların<br />
%80’i genetik kökenli, geri kalanı ise viral, bakteriyel<br />
enfeksiyon, alerji ya da diğer çevresel faktörler sonucu<br />
ortaya çıkıyor. 2, 3, 4 Avrupa Birliği nadir hastalıkları,<br />
her 10 bin kişi arasından en fazla 5 kişide görülen<br />
hastalıklar olarak tanımlıyor. 5 Dünyada her yıl Şubat<br />
ayının son günü nadir hastalıklara dikkat çekmek üzere<br />
gerçekleştirilen Nadir Hastalıklar Günü nedeniyle,<br />
Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD), Türkiye’de<br />
hem yasal düzenlemelerin ve politikaların geliştirilmesi<br />
hem de bu konudaki bilincin artırılması gerektiğine<br />
yönelik çağrı yaptı.<br />
Öncelikle doğru tanı için gereken adımlar atılmalı<br />
Nadir hastalıklar alanında farkındalığın ve etkilenen<br />
hasta sayısının düşük olması nedeniyle doğru tanıda<br />
gecikmeler yaşanmaktadır. Tanıdaki bu gecikmeler<br />
birçok hasta için önemli olabilir ve hastanın durumunun<br />
2, 3, 5, 6<br />
geri dönüşümsüz ilerlemesine yol açabilir.<br />
Örneğin, İngiltere ve ABD’de, nadir görülen hastalıklar<br />
için doğru bir tanı alma süresi ortalama 5-7 yıl olarak<br />
ölçülmüştür ve bu süre içinde belirli bir nadir hastalığın<br />
doğru tanısına kadar 2-3 yanlış tanı konulduğu<br />
gözlemlenmiştir. 7 Yanlış ve geç tanı konmasının bir<br />
sonucu olarak gereksiz testler ve tedaviler sağlık<br />
sistemi için önemli bir maddi yük anlamına gelmektedir. 8<br />
Hastalar bu süreçte çoğu zaman endişeli hissederler<br />
ve sağlık sistemine güvenlerini kaybedebilirler. 2 Ancak,<br />
erken tanı, uygun tedavi ve tıbbi bakım uygulandığı<br />
takdirde bu hastaların yaşam kalitesi artırılabilir ve<br />
beklenen yaşam süreleri uzatılabilir.<br />
Nadir hastalıklarda uzmanlık bu hastalıkların nadir<br />
olması nedeniyle kısıtlıdır<br />
Nadir hastalıklara yönelik en iyi kalitede sağlık<br />
hizmetinin sağlanması için bu alanlarda yeterli deneyime<br />
sahip sağlık hizmetleri uzmanlarının bulunması<br />
genellikle zordur. Az sayıdaki hasta nedeniyle nadir<br />
hastalıklarda sağlık uzmanlarının yeterli tecrübe<br />
kazanması da zor olabilir. 2 Diğer yandan, tedavi bu<br />
alandaki uzmanlar tarafından yönetilmezse, bu durum<br />
yanlış tanı, uygunsuz tedavi ve daha kötü sağlık çıktıları<br />
9, 10, 11<br />
ile sonuçlanabilir.<br />
Nadir hastalıklar Birleşmiş Milletlerin de gündeminde<br />
Uluslararası işbirliklerinin nadir hastalıklar konusunda<br />
oluşturacağı katma değerin çok yüksek olduğunu<br />
belirten AIFD Genel Sekreteri Dr. Ümit Dereli şunları<br />
söyledi: “BM 2030 Gündemi, Sürdürülebilir Kalkınma<br />
Hedefleri (SKH) ve Evrensel Sağlık Kapsamı Hedefi gibi<br />
küresel politika gündeminde yer alan bir dizi önemli<br />
etkinlik; Nadir Hastalıklar Sivil Toplum Kuruluşları (STK)<br />
Komitesinin yakın bir tarihte kurulması, nadir hastalıklar<br />
konusunun ivme kazanmasına yardımcı olmuştur. 12<br />
Hasta sayısının azlığı ve uzman sayısının yetersizliği<br />
dikkate alındığında bu işbirlikleri çok daha büyük bir<br />
önem taşır.”<br />
52 <strong>Pharma</strong>
Ülkemizin genç nüfusu düşünüldüğünde konunun<br />
önemi toplumumuz için artıyor<br />
Akraba evliliği nedeniyle dünyada birkaç kişide<br />
görülebilen çok nadir hastalıkların toplumumuzda<br />
daha sık görülebildiğini belirten Dr. Ümit Dereli şunları<br />
söyledi: “Hasta yakınlarının tedavi sürecinde hastalık<br />
konusunda bilgilenmeleri hem kendi hayatlarını<br />
kolaylaştırmak hem de nadir hastalığı olan kişinin<br />
hayatını kolaylaştırmak adına önemli bir sorumluluktur.<br />
Bu süreçte doktorlarıyla etkili ve güvenli iletişim<br />
kurmaları gerekir. Ülkemizde nadir hastalıkların tanısı<br />
ve tedavisi konusunda alınacak çok yolumuz olduğunu<br />
biliyoruz, ancak AIFD olarak bu hastalıklara karşı iş<br />
birliğinin artmasıyla çok önemli yollar kat edeceğimize<br />
inancımız tam.”<br />
Nadir hastalıklar alanındaki yasal düzenlemeler büyük<br />
önem taşıyor<br />
İlaç şirketlerini nadir hastalıklara yönelik araştırma<br />
yapmaya ve ilaç geliştirmeye teşvik etmek amacıyla<br />
nadir hastalıkların tedavisi için geliştirilen ilaçlara<br />
“Yetim İlaç Statüsü” verilmesine olanak sağlayan yasal<br />
düzenlemeler büyük önem taşımaktadır. 13<br />
Yetim ilaç mevzuatı, yürürlüğe girdiği ülkelerde nadir<br />
hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlara erişimde<br />
önemli bir fark oluşturmuştur. Örneğin, Avrupa<br />
Birliği’nde Yetim İlaçlar Yönetmeliği yürürlüğe girmeden<br />
önce nadir hastalıklar için sadece 8 tedavinin ruhsat<br />
onayı varken, mevzuatın yürürlüğe girmesinden bu yana<br />
125’ten fazla ürüne ruhsat onayı verilmiştir. 14<br />
Nadir hastalıklara yönelik geliştirilen yasal<br />
düzenlemelerin ülkemiz için de bir politika önceliği<br />
olması gerektiğini belirten Dr. Ümit Dereli, bu alandaki<br />
gelişmelere dair şunları söyledi: “Türkiye İlaç Sektörü<br />
Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2015 – 2018) kapsamında<br />
da yer alan, nadir hastalıkların tedavisinde kullanılan<br />
ilaçların daha hızlı bir şekilde hastalara ulaştırılması<br />
hedefi çok değerli bir adımdır. Bundan sonraki süreçte<br />
bu adımın desteklenmesi için hedef, gerekli mevzuat<br />
çalışmalarının hayata geçirilmesi olmalıdır. Aynı şekilde,<br />
Amyotrofik lateral skleroz (ALS), spinal müsküler atrofi<br />
(SMA), multipl skleroz (MS) ve Duchenne musküler<br />
distrofi (DMD) ile kesin tedavisi bilinmeyen diğer hastalık<br />
türlerine ilişkin mevcut durumun tespit edilip, tedavi<br />
ve bakım yöntemlerinin belirlenmesi, hastaların ve<br />
yakınlarının problemlerine ilişkin çözüm yöntemlerinin<br />
geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu<br />
kurulmasına ilişkin 09.02.<strong>2019</strong> tarihli Resmi Gazete’de<br />
yayımlanmış TBMM kararı, bizler için sevindirici bir<br />
gelişmedir. Bizler de AIFD olarak, nadir hastalıkları olan<br />
hastalarımızın doğru tedaviye zamanında erişebilmeleri<br />
için tüm gücümüzle çalışmaya ve bu amaçla tüm<br />
paydaşlarla birlikte iş birliği yaparak elimizden gelen<br />
katkıyı sunmaya devam edeceğiz.”<br />
REFERANSLAR<br />
1- https://globalgenes.org/rare-facts/<br />
2- EURORDIS: European Organisation for Rare Diseases. Rare Diseases: understanding this Public Health Priority, 2005.<br />
3- EURORDIS: European Organisation for Rare Diseases. What is a Rare Disease?, 2007.<br />
4- Melnikova I. Rare diseases and orphan drugs. Nature reviews Drug discovery 2012;11(4):267-8.<br />
5- European Commission. Communication from the Commission to the European Parliament, the Council and the European Economic and Social Committee<br />
and the Committee of the Regions on Rare Diseases: Europe’s Challenge, 2008.<br />
6- Anderson M, Elliott EJ, Zurynski YA. Australian families living with rare disease: experiences of diagnosis, health services use and needs for psychosocial<br />
support. Orphanet journal of rare diseases 2013; 8:22.<br />
7- Shire Human Genetic Technologies. Rare Disease Impact Report: Insights from patients and the medical community, 2013.<br />
8- EURORDIS: European Organisation for Rare Diseases. The Voice of 12,000 Patients - Experiences and Expectations of Rare Disease Patients on Diagnosis<br />
and Care in Europe, 2013.<br />
9- Shafie AA, Chaiyakunapruk N, Supian A, et al. State of rare disease management in Southeast Asia. Orphanet journal of rare diseases 2016; 11:107.<br />
10- Ross IL. Exploring Rare Diseases in South Africa, a Personal Journey: Time for Electronic Record-keeping. Annals of medical and health sciences<br />
research 2016;6(1):1-3.<br />
11- Interfarma. Rare Diseases: Contributions for a National Policy. Special Health Editions - Volume V, 2013.<br />
12- https://www.ngocommitteerarediseases.org/news/<br />
13- EuropaBio-EFPIA Joint Task Force. Development process of Orphan Medicines, 2015.<br />
14- European Commission. Medicinal products for human use: Orphan medicinal products. 2016. Available from: http://ec.europa.eu/health/human-use/<br />
orphan-medicines/index_en.htm.<br />
<strong>Pharma</strong> 53
Epilepsy affects<br />
differently to all patients<br />
Abdi İbrahim Medical Directorate:<br />
“KNOWING THE CAUSES FOR<br />
EPILEPSY PROVIDES A GREAT<br />
ADVANTAGE FOR KEEPING<br />
SEIZURES UNDER CONTROL”<br />
Abdi İbrahim Medical Directorate<br />
states that epilepsy, which is<br />
one of the neurological diseases<br />
affecting mood, sleep and even<br />
relationships, can start at any<br />
age. On the International Epilepsy<br />
Day, the Directorate sheds light<br />
on the unknown facts about the<br />
disease, possible precautions and<br />
treatment methods.<br />
“Epilepsy is just like a war... It can lead to unforeseen<br />
consequences.” These words belong to an epilepsy<br />
patient. Living with epilepsy, one of the diseases that<br />
affect people’s mood, sleep, and even relationships, is<br />
not as easy as it might seem.<br />
Providing valuable insights about the disease every<br />
year on the International Epilepsy Day, on which<br />
various events are organized to raise awareness about<br />
the disease, Abdi İbrahim Medical Directorate draws<br />
attention to the fact that epilepsy can cause different<br />
types of seizures in each patient. Categorized as one of<br />
the neurological diseases that can affect all age groups,<br />
epilepsy can start at any age.<br />
The Most Common Symptom of Epilepsy: Tendency to<br />
Have Seizures That Start in the Brain<br />
Drawing attention to the variety of the causes of<br />
epilepsy, Abdi İbrahim Medical Directorate underlines<br />
that knowing what causes seizures provides a significant<br />
advantage in taking precautions. In addition, the seizure<br />
type of each epilepsy patient may be different. Some<br />
patients live with epilepsy all their lives, while others can<br />
Epilepsi her hastada<br />
farklı etki gösteriyor<br />
Abdi İbrahim Medikal<br />
Direktörlüğü Bildiriyor;<br />
“Epilepsiye neyin sebep olduğunu<br />
bilmek nöbetleri kontrol<br />
edebilmek adına büyük avantaj<br />
sağlıyor”<br />
Abdi İbrahim Medikal<br />
Direktörlüğü, duygu<br />
durumunu, uykuyu ve hatta<br />
kişisel ilişkileri etkileyebilen<br />
nörolojik hastalıklardan biri<br />
olan epilepsi hastalığının<br />
her yaşta görülebileceğini<br />
belirtiyor. Direktörlük, Dünya<br />
Epilepsi Günü’nde hastalığa<br />
dair bilinmeyenler, nedenleri,<br />
alınabilecek önlemler ve tedavi<br />
yöntemlerine ilişkin bilgiler verdi.<br />
“Epilepsi tıpkı bir savaş gibi… Tahmin edemediğim ve<br />
öngöremediğim sonuçlara neden olabiliyor,” bu sözler<br />
bir epilepsi hastasına ait. Kişilerin duygu durumunu,<br />
uykusunu ve hatta kişisel ilişkilerini etkileyen<br />
hastalıklardan biri olan epilepsi ile yaşamak sanıldığı<br />
kadar kolay değil.<br />
Her yıl hastalık hakkında toplumda farkındalık<br />
oluşturmak üzere etkinliklerin düzenlendiği 13 Şubat<br />
Dünya Epilepsi Günü kapsamında hastalıkla ilgili<br />
bilgilendirmelerde bulunan Abdi İbrahim Medikal<br />
Direktörlüğü, epilepsinin her hastada farklı tipteki<br />
nöbetlerle anlaşılabileceğine dikkat çekiyor. Tüm<br />
yaş gruplarını etkileyebilen nörolojik hastalıklardan<br />
biri olarak tanımlanan epilepsi hastalığı her yaşta<br />
görülebiliyor.<br />
Epilepside çoğunlukla tek ortak belirti; beyinde<br />
başlayan nöbet oluşma eğilimi<br />
Epilepsiye neden olan sebeplerin çeşitliliğine dikkat<br />
çeken Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü, nöbete neyin<br />
sebep olabileceğini bilmenin önlem alabilmek adına<br />
önemli bir avantaj olduğunun altını çiziyor. Bunun<br />
54 <strong>Pharma</strong>
only experience these seizures during a certain period in<br />
their lives. The most common symptom for all epilepsy<br />
patients is the tendency to have seizures that start in<br />
the brain. According to the facts and statistics published<br />
by the Epilepsy Society in the UK, most seizures happen<br />
suddenly without warning, last a short time (a few<br />
seconds or minutes) and stop by themselves. The report<br />
states that seizures can be different for each person and<br />
that some people have seizures when they are awake<br />
and some experience them while they are still asleep.<br />
Noting that injuries can also happen during seizures, it<br />
says that many people do not hurt themselves and do<br />
not need to go to a hospital or see a doctor. Seizures<br />
can cause sudden interruptions in the way the brain<br />
normally works. After the seizure, the brain continues to<br />
function normally.<br />
Using the Correct Medicine is Key<br />
Some epilepsy patients may experience sudden loss of<br />
consciousness during their seizures. Especially in such<br />
cases, it can be really useful to have a description of<br />
what happened from someone who saw their seizure<br />
to help with diagnosis. Antiepileptic drugs (AEDs) used<br />
in the treatment of seizures do stop seizures from<br />
happening, but does not cure epilepsy. With the right<br />
AEDs, up to 70% of seizures can be controlled. For<br />
people who do not have their seizures controlled with<br />
AEDs, surgery may be an option.<br />
Parents Play a Major Role in the Fight against Epilepsy<br />
Abdi İbrahim Medical Directorate emphasizes the<br />
special role family members play in the fight against<br />
epilepsy. It is important to provide correct information to<br />
the people the patient communicates with.<br />
Physicians who devise the treatment should take into<br />
consideration that it is important to adopt a disciplined<br />
approach to prevent the negative effects of the disease<br />
on both the patients and their family members,<br />
eliminating epileptic seizures at all stages.<br />
Children with Epilepsy Should be Informed about Their<br />
Condition<br />
If the epilepsy patient is a child, it is advised that he/she<br />
should be provided with detailed information about the<br />
disease in order to keep him/her safe as well as let him/<br />
her live a healthy childhood and develop independence.<br />
References:<br />
1) https://www.epilepsy.com/learn/about-epilepsybasics/what-epilepsy<br />
2) https://www.epilepsysociety.org.uk/facts-andstatistics#.XFKq_k1f3wo<br />
3) https://www.epilepsy.com/learn/seizures-youth/<br />
parents<br />
4) Saada ve ark.; Epilepsy & Behavior 50, 2015, 10-13<br />
yanında her bir epilepsi hastasının nöbet tipi de farklı<br />
olabiliyor. Kimi hastalar tüm hayatları süresince<br />
epilepsiyle yaşarken bir kısmı sadece yaşamlarının<br />
belli bir kesiminde bu nöbetleri geçirebiliyor. Tüm<br />
epilepsi hastalarında çoğunlukla ortak olan tek şey,<br />
beyinde başlayan nöbet oluşma eğilimi. İngiltere<br />
Epilepsi Derneği’nin yayınladığı istatistiklerde,<br />
nöbetlerin çoğunun ani olarak herhangi bir belirti<br />
vermeden saniyeler veya dakikalar içinde yaşandığı<br />
ve kendiliğinden sonlandığı belirtiliyor. Her hasta için<br />
nöbetlerin farklı olduğu açıklanırken, bazı epilepsi<br />
hastalarının nöbetleri uyanıkken geçirdiği bazılarının ise<br />
nöbetlere uykuda yakalandığı görülüyor.<br />
Nöbetler sırasında yaralanmaların da yaşandığını<br />
belirten raporda, çoğu kişi yaralanmadan hastane<br />
veya doktora gitmeye ihtiyaç duymuyor. Nöbetler<br />
beynin normal çalışmasında ani kesintilere neden<br />
olabiliyor. Nöbet geçtikten sonra ise beyin yine normal<br />
fonksiyonuna devam ediyor.<br />
Doğru ilaç kullanımı önemli<br />
Bazı epilepsi hastaları nöbetleri sırasında ani bilinç<br />
kayıpları yaşayabiliyor. Özellikle bu tip durumlarda<br />
çevrede nöbete tanıklık eden bir kişi tarafından nöbetin<br />
tanımlanması oldukça önem kazanıyor. Tedavide<br />
kullanılan anti-epileptik ilaçlar nöbetleri durduruyor.<br />
Fakat epilepsiyi tedavi etmiyor. Doğru bir anti-epileptik<br />
ilaç kullanımı ile nöbetlerin yaklaşık yüzde 70’i kontrol<br />
altına alınabiliyor. Nöbet kontrolü sağlanamayan<br />
hastalarda ise cerrahi girişimlere başvurulabiliyor.<br />
Epilepsi ile savaşta ailelere büyük görev düşüyor<br />
Abdi İbrahim Medikal Direktörlüğü, epilepsi ile<br />
mücadelede aile bireylerine büyük görev düştüğüne<br />
dikkat çekiyor. Hastanın iletişimde bulunduğu kişilere<br />
doğru bilgiyi vermek önem taşıyor. Epilepsi hastaları<br />
kadar aile fertlerinin de hastalıkla ilgili olumsuz<br />
etkilenmelerini önlemek ve disiplinli bir yaklaşımla<br />
tüm aşamalarda epilepsi nöbetlerini önlemek tedaviyi<br />
düzenleyen hekimlerin dikkat etmesi gereken önemli<br />
konular arasında yer alıyor. Epilepsi hastası çocukları<br />
bilinçlendirmek şart Eğer epilepsi hastası bir çocuksa,<br />
güvende olmasını sağlamakla kalmayıp, çocukluğunu<br />
yaşaması ve bağımsızlığını kazanması konusunda da<br />
belli bir denge sağlamak için hastalığı hakkında detaylı<br />
bilgiler paylaşılması öneriliyor.<br />
<strong>Pharma</strong> 55
Two important<br />
appointments were made<br />
to Pierre Fabre!<br />
Pierre Fabre’ ye iki<br />
önemli atama yapıldı!<br />
For more than 65 years<br />
with the “From Health<br />
to Beauty” mission<br />
operates as the leading<br />
brand of France Pierre<br />
Fabre has made two<br />
assignments in its<br />
<strong>Turkey</strong> team.<br />
‘Sağlıktan Güzelliğe’<br />
misyonuyla 65 yılı<br />
aşkın süredir faaliyet<br />
gösteren Fransa’nın<br />
öncü markası Pierre<br />
Fabre Türkiye ekibinde<br />
iki atama yapıldı.<br />
Pierre Fabre that has been<br />
operating under the headings of<br />
<strong>Pharma</strong>ceuticals, dermocosmetics<br />
Birim Gümrah<br />
and consumer health in two<br />
complementary areas in <strong>Turkey</strong>,<br />
made two appointments in its <strong>Turkey</strong> team. Birim<br />
Gümrah who has been serving as marketing director of<br />
basic products and consumer products business units,<br />
appointed as director of Pierre Fabre Dermocosmetics<br />
Business Unit. İlker Yılmaz who has been serving as<br />
Pierre Fabre commercial director, appointed as the<br />
director of Pierre Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals Basic Products’<br />
Business unit.<br />
Who is Birim Gümrah?<br />
Birim Gümrah who as director of the cosmetics business<br />
unit of Pierre Fabre; will be responsible for sales, medical<br />
promotion, marketing, education, commercial marketing<br />
and visual organization groups. After her graduation<br />
from Bogazici University political science & international<br />
relations and Oxford Brookes University Management<br />
and Marketing master’s degree, began her career as<br />
Novartis medical delegate in <strong>Turkey</strong>. Birim Gümrah who<br />
has realized the duties of product manager and group<br />
product manager in Novartis <strong>Turkey</strong>, managed new<br />
product launches, pre-marketing activities management<br />
and multi-channel promotion campaign project processes<br />
in different therapeutic areas. In 2008, Birim Gümrah<br />
joined the Abbott Laboratories and worked respectively<br />
as the leader of the metabolism team and the director<br />
of business of basic pharmaceutical products. Within<br />
Abbott, she has worked on different areas such as antiobesity,<br />
cardiovascular, pain, product portfolio and their<br />
İlaç, dermokozmetik ve tüketici sağlığı başlıkları altında<br />
birbirini tamamlayıcı alanlarda faaliyet gösteren Pierre<br />
Fabre Türkiye’de iki atama gerçekleşti. Pierre Fabre İlaç<br />
temel ürünler ve tüketici ürünleri iş birimleri pazarlama<br />
direktörü olarak görev yapan Birim Gümrah, Pierre<br />
Fabre dermokozmetik iş birimi direktörü olarak atandı.<br />
Pierre Fabre İlaç ticari direktörlüğü görevini yürütmekte<br />
olan İlker Yılmaz ise Pierre Fabre İlaç temel ürünler iş<br />
birimi direktörü oldu.<br />
Birim Gümrah kimdir?<br />
Pierre Fabre dermokozmetik iş birimi direktörü<br />
olarak; satış, medikal tanıtım, pazarlama, eğitim, ticari<br />
pazarlama ve görsel düzenleme gruplarından sorumlu<br />
olacak olan Birim Gümrah, Boğaziçi Üniversitesi siyasal<br />
bilimler & uluslararası ilişkiler ile Oxford Brookes<br />
Üniversitesi işletme - pazarlama master eğitiminin<br />
ardından kariyerine Novartis Türkiye’de medikal delege<br />
olarak başladı. Novartis Türkiye’de ürün müdürlüğü ve<br />
grup ürün müdürlüğü görevlerini yapan Birim Gümrah,<br />
farklı terapötik alanlarda yeni ürün lansmanları,<br />
pazarlama öncesi aktivitelerin yönetimi ve çoklu kanal<br />
tanıtım kampanya proje süreçlerini yönetti. 2008 yılında<br />
Abbott Laboratuarları’nda görev alan Birim Gümrah<br />
sırasıyla, metabolizma takım lideri ve temel farma<br />
ürünleri iş birimi direktörlüğü görevlerini üstlendi.<br />
56 <strong>Pharma</strong>
BÜYÜYEN TÜRKİYE İLE<br />
SİZ DE BÜYÜYÜN<br />
www.turkbarter.com
İlker Yılmaz<br />
marketing strategy designs, the management of mergers /<br />
acquisitions processes and crisis management. In 2017,<br />
Birim Gümrah started to work in Pierre Fabre<br />
<strong>Pharma</strong>ceuticals as director of marketing of basic business<br />
units and consumer products business units. She led<br />
product launching, reconstruction of product portfolio<br />
strategy in the field of oral and dental health and business<br />
development.<br />
Who is İlker Yılmaz?<br />
As the director of Pierre Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals’ basic<br />
products business unit, İlker Yılmaz will be authorized in<br />
the field promotion and marketing operations of related<br />
business units. Graduated from Ondokuz Mayıs University,<br />
Agricultural Engineering. İlker Yılmaz who has completed<br />
his master’s degree in marketing at Bilgi University,<br />
began his career as medical delegate in Servier <strong>Turkey</strong>.<br />
In Servier <strong>Turkey</strong>, he has done studies in the fields of<br />
internal medicine, cardiology, psychiatry, diabetes and<br />
rheumatology. In parallel with the company’s strategies,<br />
Mr. İlker Yılmaz has experience in strategic management<br />
such as field management strategy design, sales efficiency<br />
analysis, business development, new product launch<br />
process management, new team building and management<br />
of large teams in different regions. In 2017, he started<br />
to work in Pierre Fabre <strong>Pharma</strong>ceuticals as commercial<br />
director. As the commercial director, Yılmaz took part in<br />
product launching studies, product development, team<br />
building and sales efficiency system development processes.<br />
Abbott bünyesinde; anti-obezite, kardiyovasküler,<br />
ağrı gibi farklı alanlarda ürün portföyü ile pazarlama<br />
stratejisinin kurgulanması, şirket birleşme/satın alma<br />
süreç yönetimi, kriz yönetimi konularında çalıştı. 2017<br />
yılında Pierre Fabre İlaç temel ürünler ve tüketici<br />
ürünleri iş birimleri pazarlama direktörü olarak göreve<br />
başlayan Birim Gümrah; ürün lansman çalışmaları, ağız<br />
ve diş sağlığı alanında ürün portföy stratejisinin yeniden<br />
kurgulanması ve iş geliştirme süreçlerine liderlik etti.<br />
İlker Yılmaz kimdir?<br />
Pierre Fabre İlaç temel ürünler iş birimi direktörü<br />
olarak ilgili iş birimlerinin saha tanıtım ve pazarlama<br />
operasyonlarında yetkili olacak olan İlker Yılmaz,<br />
Ondokuz Mayıs Üniversitesi ziraat mühendisliğinden<br />
mezun oldu. Bilgi Üniversitesi’nde işletme bölümünde<br />
pazarlama alanında yüksek lisansını tamamlayan İlker<br />
Yılmaz, kariyerine Servier Türkiye’de medikal delege<br />
olarak başladı. Servier Türkiye’de dahiliye, kardiyoloji,<br />
psikiyatri, diyabet ve romatoloji alanında şirket<br />
stratejilerine paralel olarak saha yönetim stratejisi<br />
kurgulama, satış verimliliği analizi, iş geliştirme, yeni<br />
ürün lansman süreç yönetimi, yeni ekip oluşturma<br />
ve farklı bölgelerde büyük ekiplerin yönetimi gibi<br />
stratejik konularda tecrübe sahibi olan İlker Yılmaz,<br />
2017 yılında Pierre Fabre İlaç ticari direktörü oldu.<br />
Yılmaz, ticari direktör olarak ürün lansman çalışmaları,<br />
ekip oluşturma, satış etkinliği sistemi oluşturma ve<br />
geliştirme süreçlerinde görev aldı.<br />
58 <strong>Pharma</strong>
<strong>Pharma</strong> 59
Two departments were<br />
added to İbrahim Etem<br />
- Menarini Sales and<br />
Commercial Affairs<br />
Directorate<br />
İbrahim Etem - Menarini, which<br />
serves with a vision of “value for<br />
people”, continues its structuring<br />
process.<br />
İbrahim Etem - Menarini which is one of the rooted,<br />
and first pharmaceutical companies of <strong>Turkey</strong>’s, takes<br />
strong steps by realizing new configurations in the<br />
career field. İbrahim Etem - Menarini, who structured<br />
the units of the department, expanded the scope of the<br />
Sales and Commercial Affairs Directorate and attributed<br />
the Animal Unit and Export Unit to the same directorate.<br />
Cenk Balcı became the leader of both units as part of his<br />
new assignment.<br />
Cenk Balcı who has concluded his bachelor’s degree<br />
in Business Administration at Marmara University,<br />
received his master’s degree in Business Administration<br />
from Indiana University of Pennsylvania. Starting<br />
his career as a senior product manager at Roche<br />
<strong>Pharma</strong>ceuticals, he worked in many different<br />
companies in the pharmaceutical industry. Balcı who<br />
has been working in Ibrahim Etem Menarini since 2014,<br />
leading the sales and commercial affairs teams in line<br />
with the determined targets.<br />
İbrahim Etem – Menarini<br />
Satış ve Ticari İşler<br />
Direktörlüğü’ne iki<br />
departman eklendi<br />
“İnsan için değer” vizyonuyla hizmet<br />
veren İbrahim Etem – Menarini’de<br />
yapılanma süreci devam ediyor.<br />
Türkiye’nin köklü ve ilk ilaç firmalarından<br />
İbrahim Etem -Menarini, kariyer alanında yeni<br />
yapılandırmalar gerçekleştirerek güçlü adımlar<br />
atıyor. Departman birimlerini yapılandıran<br />
İbrahim Etem – Menarini, Satış ve Ticari İşler<br />
Direktörlüğü’nün görev kapsamını genişleterek<br />
Hayvan Birimi ve İhracat Birimi’ni de aynı<br />
direktörlüğe bağladı. Cenk Balcı, yeni görevi<br />
kapsamında her iki birimin lideri oldu.<br />
Marmara Üniversitesi işletme bölümünde lisans<br />
eğitimini tamamlayan Cenk Balcı, Indiana University<br />
of Pennsylvania’da İşletme alanında yüksek lisans<br />
yaptı. Kariyerine Roche İlaç’ta kıdemli ürün müdürü<br />
olarak başlayan Balcı, ilaç sektöründe farklı birçok<br />
firmada görev aldı. 2014 yılından beri İbrahim<br />
Etem–Menarini’de çalışan Balcı, belirlenen hedefler<br />
doğrultusunda satış ve ticari işler ekiplerine yol<br />
gösteriyor.<br />
60 <strong>Pharma</strong>
Beauty where<br />
the continents meet!<br />
Kıtaların buluştuğu yerde<br />
güzellik ile buluşalım!<br />
20-22 June / Haziran <strong>2019</strong><br />
YESILKOY / Istanbul<br />
HALL 9 - 10 - 11<br />
Follow us / Bizi takip edin<br />
/beautyeurasia<br />
/beauty_eurasia<br />
/beautyeurasia<br />
/beautyeurasia.com/Linkedin<br />
Organiser / Organizatör
Cold weather with<br />
Apitera Zen is no longer<br />
a big deal<br />
Apitera Zen,<br />
the innovative product of<br />
Balparmak, offers healthy lifestyle<br />
enthusiasts with propolis, ginger,<br />
cinnamon, cloves, black pepper,<br />
lemon and honey. He says the<br />
power of nature is with<br />
us at all.<br />
Balparmak brings together the<br />
natural herbs and the natural<br />
medicinal herbs in Apitera Zen<br />
for healthy lifestyle enthusiasts<br />
who prefer natural products. In<br />
addition to propolis and honey, as<br />
well as ginger, cinnamon, cloves,<br />
black pepper and lemon, Apitera<br />
Zen offers a practical solution<br />
to those who want to feel the<br />
power of nature in cold weather.<br />
Apitera Zen,<br />
preferred by<br />
those who care<br />
about healthy<br />
life and need<br />
natural food<br />
supplements<br />
in their daily<br />
life, thanks to<br />
its 7-packs of<br />
7 grams each,<br />
it can be easily<br />
consumed at any<br />
time of the day<br />
and everywhere.<br />
Apitera Zen ile<br />
soğuk havalar<br />
vız gelir<br />
Balparmak’ın yenilikçi ürünü<br />
Apitera Zen, içeriğindeki propolis,<br />
zencefil, tarçın, karanfil, karabiber,<br />
limon ve balla sağlıklı yaşam<br />
tutkunlarına,<br />
“Doğanın gücü yanında” diyor.<br />
Balparmak, doğal<br />
ürünleri tercih<br />
eden sağlıklı yaşam<br />
tutkunları için bal<br />
ve arıların salgısı<br />
propolis ile doğal<br />
şifalı bitkileri Apitera<br />
Zen’de buluşturuyor.<br />
İçeriğinde propolis<br />
ve balın yanı sıra<br />
zencefil, tarçın,<br />
karanfil, karabiber ve<br />
limon bulunan Apitera<br />
Zen, soğuk havalarda<br />
doğanın gücünü<br />
yanında hissetmek<br />
isteyenlere pratik<br />
bir çözüm sunuyor.<br />
Sağlıklı yaşamı<br />
önemseyen ve günlük<br />
hayatında doğal gıda<br />
takviyelerine ihtiyaç<br />
duyanların tercih ettiği<br />
Apitera Zen, her biri 7<br />
gramlık 7’li ambalajları<br />
sayesinde, günün her<br />
saatinde ve her yerde<br />
kolayca tüketilebiliyor.<br />
62 <strong>Pharma</strong>
In early diagnosis, cervical cancer results in<br />
100% success in the treatment<br />
Roche Diagnostic <strong>Turkey</strong>, emphasizes that more than 500,001 women<br />
were diagnosed with cervix (cervical) cancer every year all around the<br />
world. Roche has also indicated that it is a preventable disease, and<br />
in order to get rid of it one of the most important elements is the early<br />
diagnosis 2<br />
Istanbul, 28 January <strong>2019</strong> - Roche<br />
Diagnostics <strong>Turkey</strong>, is indicating<br />
that the cervix (cervical) cancer is<br />
the third most common cancer after<br />
breast and colon cancers in women,<br />
in the world. While it is noteworthy<br />
that it is the only type of cancer 2 that<br />
can be prevented, the Roche again<br />
underlines the importance of early<br />
diagnosis within the scope of the<br />
Month of Cervical Cancer Awareness<br />
determined by the Ministry of Health,<br />
Department of Cancer.<br />
For the early diagnosis of cervix<br />
(cervical) cancer which can be<br />
treatable with the percentage %100,<br />
screenings are being performed<br />
free of charge for women 2 between<br />
the ages of 30-65 by Cancer Early<br />
Diagnosis, Screening and Training<br />
Centres [KETEM]. These national<br />
community based screenings<br />
are being coordinated also by<br />
Family Health Centres (ASM) and<br />
Community Health Centres (TSM) as<br />
well.<br />
Early diagnosis by Pap-smear and<br />
HPV DNA testing<br />
Pap-smear test is one of the most<br />
important screening methods in<br />
cervical cancer which causes death<br />
of 266 thousand women every year.<br />
The Pap-smear test for the detection<br />
of abnormal cells by examination of<br />
cells in the cervix has helped reduce<br />
the number of women affected or<br />
died in the last 70 years by at least<br />
80%. 3 Although this is the case, the<br />
test of every one of 3 patients with<br />
cervical cancer is being resulted<br />
as normal1. The HPV test, another<br />
screening method, determines<br />
whether there is any high-risk HPV<br />
type in the cervix. With HPV testing,<br />
women with a risk of cervical cancer<br />
can be identified many years before<br />
cancer develops, and cancer is<br />
prevented accordingly. 4 Women<br />
who have a negative HPV test are<br />
unlikely to have cervical cancer in<br />
the following five years. There are<br />
also vaccines that provide protection<br />
against some types of HPV for 9-13<br />
year olds. 2<br />
64 <strong>Pharma</strong><br />
1<br />
https://www.hpv16and18.com/patients/No-women-should-die-from-cervical-cancer.html<br />
2<br />
https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/kanser-haber/403-ocak-ay%C4%B1-rahim-a%C4%9Fz%C4%B1-serviks-kanseri-fark%C4%B1ndal%C4%B1kay%C4%B1.html<br />
3<br />
https://www.roche.com/research_and_development/what_we_are_working_on/oncology/protecting-patients-from-cervical-cancer.htm<br />
4<br />
https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/kanser-tarama-standartlari/listesi/483-serviks-kanseri-tarama-program%C4%B1-ulusal-standartlar%C4%B1.<br />
html
<strong>Pharma</strong> 57
1<br />
8<br />
EXPOMED FUARI<br />
28-30 Mart <strong>2019</strong><br />
İstanbul / Türkiye<br />
Alım Heyeti<br />
2<br />
MEDICA FUARI<br />
18-21 Kasım <strong>2019</strong><br />
Düsseldorf / Almanya<br />
Milli Katılım<br />
IDEX FUARI<br />
11-14 Nisan <strong>2019</strong><br />
İstanbul / Türkiye<br />
Alım Heyeti<br />
7<br />
CHINA INTERNATIONAL<br />
IMPORT EXPO FUARI<br />
5-10 Kasım <strong>2019</strong><br />
Şangay / Çin<br />
Milli Katılım<br />
VİETNAM<br />
(Medi-Pharm Fuarı<br />
ile Eş Zamanlı)<br />
5-10 Mayıs <strong>2019</strong><br />
Hanoi / Vietnam<br />
Sektörel Ticaret<br />
Heyeti<br />
3<br />
A.B.D.<br />
(Bio Fuarı ile Eş Zamanlı)<br />
2-6 Haziran <strong>2019</strong><br />
Philadelphia / A.B.D.<br />
Sektörel Ticaret<br />
Heyeti<br />
6<br />
GÜNEY AFRİKA<br />
(Africa Health Fuarı<br />
ile Eş Zamanlı)<br />
26-31 Mayıs <strong>2019</strong><br />
Johannesburg / G.Afrika<br />
Sektörel Ticaret<br />
Heyeti<br />
5<br />
BREZİLYA<br />
(Hospitalar Fuarı<br />
ile Eş Zamanlı)<br />
19-23 Mayıs <strong>2019</strong><br />
Sao Paulo / Brezilya<br />
Sektörel Ticaret<br />
Heyeti<br />
4<br />
+90 212 454 00 01