Pharma Turkey May 2019

istmagmagazin

Pharma Turkey May 2019

y

a

May - June 2019

y

1

4

M

a

y

a

H

D

p

c

p

y

a

m

r

a

h

P

The Rise of Continuous

Pharmaceutical Manufacturing

İlaç Endüstrisinde Sürekli Üretimin Yükselişi

Groundbreaking Collaboration in

Biotechnological Product Development

Biyoteknolojik ürün geliştirmede dev işbirliği

World Leader in the Pharmaceutical

Industry Innovation Index

İlaç Sektörü İnovasyon Endeksi’nde dünya lideri


İnsan için değer yaratma yolunda

birlikte yürüdüğümüz tüm eczacılarımızın

Eczacılar Günü'nü kutluyoruz.

İnsan için değer


Publisher

Ferruh IŞIK

on behalf of

İSTMAG Magazin Gazetecilik

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.

General Manager

Mehmet SÖZTUTAN

(Responsible)

mehmet.soztutan@img.com.tr

Editors

Pınar ÖZKAN

pinar.ozkan@img.com.tr

Recep ARSLANTAŞ

recep.arslantas@img.com.tr

Graphic & Design

Tayfun AYDIN

tayfun.aydin@img.com.tr

Advertising Coordinator

Recep ARSLANTAŞ

recep.arslantas@img.com.tr

Foreign Relations Manager

YUSUF OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

Foreign Relations Manager

İsmail ÇAKIR

ismail.cakir@img.com.tr

IT Manager

İMG Bilgi Teknolojileri

web@img.com.tr

Finance Manager

Mustafa AKTAŞ

mustafa.aktas@img.com.tr

Subscription

İsmail ÖZÇELİK

ismail.özcelik@img.com.tr

Head Office

Evren Mah. Bahar Cad. Polat İş

Merkezi

B Blok No:1 Kat:4 /

Güneşli-Bağcılar / İstanbul

Tel: +90 212 604 51 00

Faks: +90 212 604 50 51

Printing

İhlas Gazetecilik A.Ş

Merkez Mahallesi 29 Ekim Cad.

İhlas Plaza NO: 11/A 41

Yenibosna / İstanbul / TURKEY

Tel: 0 212 454 30 00

İçindekiler

8

Nobel won “Export of Pharmaceutical Products” award

“Eczacılık Ürünleri İhracatı”nın Yıldızı Nobel Oldu

10

Dedicated to health for 20 years with science being the leading force

20 yıldır bilimin öncü gücüyle sağlığın hizmetinde

12

Alke veterinary pharma to become Taxim Capital’s latest investment

Taxim Capital’in yeni yatırımı alke sağlık ürünleri san. tic. a.ş.

28

Stars of exports in chemistry were awarded

Kimyada ihracatın yıldızları ödüllendirildi

34

Lilly proves its success once more!

Lilly, başarısını bir kez daha tescilledi!

38

Abdi İbrahim Otsuka, AIMS to become the first company coming to mind in

psychiatric drugs

46

New assignments at Berko pharmaceuticals marketing department

Berko ilaç pazarlama departmanında yeni atamalar

50

Global appointments continue at Bristol-Myers Squibb Turkey

Bristol-Myers Squibb Türkiye global görevlendirmelere devam ediyor


MAY - JUNE 2019

Pınar Özkan

pinar.ozkan@img.com.tr

EDITOR’S NOTE

Smiley rising shines!

Consume consciously,

be healthy!

It is known that using wrong and

unnecessary medicines in our country

as in the world is the main problem

affecting our health. While chronic

diseases are becoming more common

for many reasons, we are saddened

to see that a new microbial disease

has been added to infectious diseases

every day.

In spite of various campaigns, the use

of antibiotics, stomach and depression

drugs are consumed too much in

our country as in the world. Experts

warns that these complications in the

coming years will be presented as

more serious problems in the coming

years, the importance of concentrating

on the studies is increasing every

day. Among the recommendations of

experts to “Not to take any medication

for every pain, not to take antibiotics

unconsciously and not to take any

medication that the doctor does not

recommend.” And the medical world

is doing serious work on rational drug

use.

Do not forget! Your health is in your

hands. Each individual is responsible

for his or her body. Hope to see you

next issue; Stay in good health!

Bilinçli tüket, sağlıklı ol!

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de

yanlış ve gereksiz ilaç kullanmanın

sağlığımızı etkileyen başlıca

sorunlardan olduğu biliniyor. Birçok

sebepten dolayı kronik hastalıklar

giderek yaygınlaşırken, enfeksiyon

hastalıklarına da her geçen gün yeni bir

mikrobik hastalığın eklendiğini üzülerek

takip ediyoruz.

Çeşitli kampanyalara rağmen

antibiyotik kullanımı başı çekmekle

beraber; mide ve depresyon ilaçları

yine bütün dünya ile birlikte ülkemizde

çok fazla tüketiliyor. Uzmanlar, bu

komplikasyonların önümüzdeki yıllarda

katlanarak daha ciddi sorunlar olarak

önümüze geleceği uyarısını yaparken,

çalışmalara yoğunluk verilmesinin

önemi her geçen gün artıyor. “Her ağrı

için ilaca başvurmamak, bilinçsizce

antibiyotik kullanmamak ve doktorun

önermediği hiçbir ilacı almamak”

uzmanların tavsiyeleri arasında… Ve tıp

dünyası, akılcı ilaç kullanımı konusunda

ciddi çalışmalar yapıyor.

Unutmayın! Sağlığınız sizin elinizde.

Her birey kendi bedeninden

sorumludur. Bir sonraki sayımızda

görüşmek dileğiyle; Sağlıkla, esenle

kalın!


May 14 Pharmacy Day

14 Mayıs Eczacılık Günü

National Pharmacy Day are celebrated every year on

14th of May by pharmacy professional organizations

and faculties. The proposal of meeting once a year on

the aforementioned day, in order to discuss, examine,

propose and announce the problems of the profession

together was made by Pharmacist Remzi Koçoer in

1949, referring to the date of 14th of May, 1839, when

the first pharmacist class was opened in imperial

ottoman medical school.

We congratulate 14 May Pharmacy

Day of all our pharmacists serving

the country’s health by taking

responsibility for every phase of the

drug from its production to delivery

to the patient. As Pharma Turkey

magazine team, we will continue

to address the problems of

our pharmacists, who are

one of the most important

actors of the treatment

process and have an

indispensable place in our

health system.

Eczacılık meslek örgütleri ve fakülteler tarafından

her yıl 14 Mayıs’ta “Eczacılık Günü” kutlamaları

yapılır. Söz konusu günde, meslek sorunlarını birlikte

görüşmek, incelemek, çözüm yolları önermek ve

duyurmak amacıyla, yılda bir defa toplanma önerisi

ilk kez mekteb-i tıbbiye-i şahane’de ilk eczacı sınıfının

açıldığı 14 Mayıs 1839 tarihi esas alınarak, Eczacı

Remzi Koçoer tarafından 1949 yılında yapıldı.

İlacın, üretiminden hastaya ulaştırılmasına

kadar her safhasında sorumluluk alarak ülke

sağlığına hizmet eden bütün eczacılarımızın

14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlarız. Pharma

Turkey dergisi ekibi olarak, tedavi sürecinin

en önemli aktörlerinden olan ve

sağlık sistemimizde vazgeçilemez

yere sahip olan eczacılarımızın

hizmetlerini anlatırken,

sorunlarını da dile getirmeye

devam ediyor olacağız.

See you July-August 2019

issue of Pharma Turkey, good

bye.

6 Pharma

Recep Aslantas

Coordinator

Pharma Turkey dergisi

Temmuz-Ağustos 2019

sayısında görüşünceye kadar

esen kalın.


Organizer

Concurrent Events

o2o ( 365 Days Online Matchmaking ) + B2B + Trade Fair

for Cosmetics, Beauty, Hair, Private Label, Packaging, Ingredients

October 2 - 3 - 4, 2019

ICC - Congress Center, Taksim - Istanbul

www.beauty-istanbul.com

Tel: +90 212 2229060 |

+90 533 4843030 | info@beauty-istanbul.com

The

first &

All-in-One Event

only

in the

World

Official Airline


Nobel won “Export

of Pharmaceutical

Products” award

84 companies were awarded

in the top 3 of 28 categories in

2018 IKMIB Exports Stars Award

Ceremony. The chemical industry

exported 17.4 billion dollars in

2018.

“Eczacılık Ürünleri

İhracatı”nın Yıldızı Nobel

Oldu

2018 İKMİB İhracatın Yıldızları

Ödül Töreni’nde 28 kategoride

ilk 3’e giren toplam 84 firma

ödüllendirildi. Kimya sektörü,

2018 yılında 17.4 milyar dolar

ihracat gerçekleştirdi.

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri

İhracatçıları Birliği’nin (İKMİB), her yıl kimya

sektöründeki üye firmalarını ihracattaki

başarılarından dolayı onurlandırmak ve teşvik

etmek amacıyla düzenlediği geleneksel İKMİB

İhracatın Yıldızları Ödül Töreni İstanbul’da

gerçekleştirildi.

Nobel İlaç, 2018 yılında gerçekleştirdiği 65.6

milyon USD ihracat ile “Eczacılık Ürünleri

İhracatı” kategorisinde birincilik ödülüne layık

görüldü. Düzenlenen ödül törenine Nobel İlaç

Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Numan Balki, Nobel İlaç

Kurumsal İlişkiler Direktörü Dr. Sami Türkoğlu ve

Nobel İlaç Dış Ticaret Direktörü Dr. Kemal Erkal

katıldı.

The traditional IKMIB Exports Stars Award

Ceremony, organized by the Istanbul Chemical

Products and Products Exporters’ Association

(IKMIB) in order to honor and encourage member

companies in the chemical industry every year for

their export success, was held in Istanbul.

Nobel İlaç received the first prize in the “Export

of Pharmaceutical Products category in 2018 with

an export of 65.6 million USD. Dr. Numan Balki,

Member of the Board, Managing Director / Chief

Executive, Dr. Sami Turkoglu, Corporate Affairs

Director and dr. Kemal Erkal, Foreign Trade

Director of Nobel İlaç attended the award ceremony.

“We owe our success to 3,000 employees”

Declaring that the award was given to Nobel İlaç on

behalf of the Board of Directors Dr. Numan Balki

said, “I found the following assessment with regard

to the company’s success. One hundred percent

domestic capital as an international pharmaceutical

“Başarımızı 3.000 çalışanımıza borçluyuz”

Nobel İlaç adına ödülü alan Yönetim Kurulu

Üyesi Dr. Numan Balki, firmanın başarısıyla ilgili

olarak şu değerlendirmede bulundu: “Yüzde

yüz yerli sermayeli uluslararası bir ilaç firması

olarak her yıl önemli ihracat rakamlarına imza

atıyoruz. Türkiye ilaç sektöründe ciddi bir dış

ticaret açığı verirken biz hammadde ve ürün

ithalatımızın iki katı kadar ihracat yapıyoruz.

Ülkemizin ihracat gelirine kaynak oluşturmaktan

ötürü gurur duyuyoruz. Bu başarımızı, yarıya

yakını yurt dışında olmak üzere bizimle birlikte

çalışan yaklaşık 3.000 çalışanımıza borçluyuz.

İhracatımızın büyük kısmının kendi markalarımızla

yapılıyor olmasının değerini ayrıca vurgulamak

gerekir. Bir ilacımız Türkiye’nin ilk ve halen

tek uluslararası ilaç markası olarak ülkemizde

üretilip 25 ülkede aynı marka ismi ile pazarda

yer alıyor. Öte yandan çok önem verdiğimiz

biyoteknoloji yatırımlarımız devam ediyor. Hücre

üretiminden itibaren bütün aşamaların yerli olarak

8 Pharma


company, we are embarking on significant

exports every year. A serious foreign trade deficit

pharmaceutical sector in Turkey while we are doing

export twice as much as our raw material and product

imports. Our country we are proud being a source of

export income. this is our success, working with us

as well as abroad Almost half owe our nearly 3,000

works. the value of being done with our own brand of

large part of our exports should also be stressed. Our

one medicine is produced as Turkey’s first and still

the only international drug branded in our country,

we are in the market with the same brand name in 25

countries and on the other hand, we continue to invest

in biotechnology. With this project, we will take a very

meaningful step towards reducing the dependence on

foreign drug in this project. With this project, where

all stages from cell production will be completed

locally, we will take a very meaningful step towards

the goal of reducing dependence on foreign drug

in the drug. Within the scope of the program titled

“Development and Production of Biosimilar Drugs in

the Indigenous Development” of 1007 coded under the

leadership of TÜBİTAK, 28 projects and 23 companies

are the only ones that have received approval.

We hope presenting in the local and international

markets with high added value drugs will be produced

by Nobel İlaç, will also support the closure of the

foreign trade deficit in the pharmaceutical sector in

Turkey.”

Value for health

Nobel, a global player with over half a century of

experience, was founded in 1964 as a wholly domestic

company. Being one of the 100 companies with the

highest growth rate in recent years, Nobel İlaç is the

only pharmaceutical company in Turkey that is not on

a foreign trade deficit owing to its successful export

activities to 50 countries in the pharmaceutical sector

where there is high rate of imports. Nobel aims to

increase the quality of life through its efficient and

high-end products manufactured in compliance with

international standards. Conducting its business

operations in more than 20 countries via its own

established agencies and affiliates, Nobel provides

global services as a large family with approximately

3000 employees having personal and professional

experience in domestic and foreign settings while it

continues its strategic efforts in a way to maintain its

development in new markets.

Nobel İlaç, which makes a difference by working

with passion for or “Value for Health”, contributes

to the national economy as the only domestic

pharmaceutical company without foreign trade deficit.

tamamlanacağı bu proje ile ilaçta dışa bağımlılığın

azaltılması hedefine yönelik çok anlamlı bir adım

daha atmış olacağız. TÜBİTAK öncülüğünde açılan

1007 kodlu ‘Biyobenzer İlaçların Yerli olarak

Geliştirilmesi ve Üretilmesi’ programında 28

proje ve 23 şirket içerisinden, onay alan tek dosya

Nobel’inkidir. Nobel İlaç olarak üreteceğimiz

yüksek katma değerli ilaçların yerel ve

uluslararası pazarlarda sunulmasının, Türkiye’de

ilaç sektöründeki dış ticaret açığının kapanmasına

da destek olacağını umut ediyoruz.”

Sağlık için değer

Yarım asrı aşkın tecrübesiyle küresel bir

oyuncu olan Nobel, 1964 yılında tamamen yerli

sermayeli bir şirket olarak kuruldu. Firma, “İnsan

sağlığı için dünyanın her köşesinde güvenilir

ve erişilebilir ürünler sunma” vizyonuyla yıllar

içinde uluslararası platformda değerli bir konuma

erişti. Bugün Nobel; Türkiye’de üç, Kazakistan ve

Özbekistan’da da birer tane olmak üzere toplam

beş üretim tesisiyle faaliyet gösteriyor. Yaklaşık

3.000 kişilik uzman kadrosu bulunan Nobel,

uluslararası standartlara göre ürettiği nitelikli

ürünlerini yaklaşık 50 ülkeye ihraç ediyor, 20

ülkede kendi organizasyonları ile tanıtım ve satış

faaliyetlerini yürütüyor.

“Sağlık için değer” inancı ile tutkuyla çalışarak

fark oluşturan Nobel İlaç, dış ticaret açığı olmayan

tek yerli ilaç firması olarak milli ekonomiye katkı

sağlıyor.

Pharma 9


Dedicated to health for

20 years with science

being the leading force

Sweden-based Astra and UK-based

Zeneca, both of which have a deep-rooted

history, joined their forces for health 20

years ago and created AstraZeneca, one

of the most important pharmaceutical

companies in the world. AstraZeneca is in

service since then, pushing the boundaries

of science with the “patient first” principle

and adding value to life.

20 yıldır bilimin öncü

gücüyle sağlığın

hizmetinde

İkisi de köklü birer geçmişe sahip olan

İsveç merkezli Astra ve İngiltere merkezli

Zeneca, bundan tam 20 yıl önce güçlerini

sağlık için birleştirdi ve dünyanın en

önemli ilaç şirketlerinden biri olan

AstraZeneca’yı oluşturdu. AstraZeneca o

günden beri bilimin sınırlarını zorlayarak

“önce hasta’’ ilkesiyle faaliyet gösteriyor,

yaşama değer katmak için çalışıyor.

AstraZeneca carries out revolutionary medical

advances for patients worldwide in the field of

respiration-autoimmunity, cardiovascular-renal &

metabolic diseases and oncology with 65 thousand

employees and 29 manufacturing facilities. Founded

by the merger of Sweden-based Astra and UKbased

Zeneca in 6th April, 1999, AstraZeneca has

invested 20% of its total endorsement to Research

and Development, and has been operating in 17

countries and has more than 400 employees in

Turkey as of today. At the 20th year of its merger,

the company continues to operate with the aim

of dedicating the innovative medicines that would

create a meaningful difference in the lives of

patients to health.

The company succeeded to be listed in “Corporate

Knights Global 100” for the second time

AstraZeneca aims to be an example with its

sustainability culture, while serving Turkish

medicine with great excitement and energy.

AstraZeneca, which is a member of Dow Jones

Sustainability Index since 2001, continues to be

Bugün 65 bin çalışanı ve 29 üretim tesisiyle,

solunum-otoimmünite, kardiyovasküler-renal &

metabolik hastalıklar ve onkoloji alanında, tüm

dünyadaki hastalar için devrim niteliğinde tıbbi

gelişmelere imza atan AstraZeneca, 6 Nisan 1999’da

İsveç merkezli Astra ve İngiltere merkezli Zeneca’nın

birleşmesiyle kuruldu. Birleşmesinin yirminci yılında

bugün toplam cirosunun yaklaşık yüzde 20’sini Ar-

Ge’ye yatıran, 17 ülkede üretim yapan ve Türkiye’de

de 400’den fazla çalışanı bulunan AstraZeneca,

hastaların hayatlarında anlamlı bir fark oluşturacak

yenilikçi ilaçları sağlığın hizmetine sunma hedefiyle

faaliyetine devam ediyor.

“Corporate Knights Global 100” listesine de ikinci

kez girmeyi başardı

AstraZeneca Türk tıbbına büyük bir heyecan

ve enerjiyle hizmet ederken, sahip olduğu

sürdürülebilirlik kültürüyle de örnek olmayı

hedefliyor. 2001 yılından beri Dow Jones

Sürdürülebilirlik Endeksi’nin bir üyesi olan

AstraZeneca 2018 yılında 17’inci kez Dow

Jones Endeksi’nde yer alarak, ilaç sektörünün

sürdürülebilirlik liderlerinden biri olmayı sürdürdü.

10 Pharma


one of the sustainability leaders of pharmaceutical

industry, taking part for the 17th times in Dow Jones

Index in 2018. AstraZeneca, which succeeded to

enter the list of “Corporate Knights Global 100”

that includes the most sustainable companies of

the world for the second time, become prominent

with its practices devoted to gender equality.

AstraZeneca Turkey also took part in Turkey’s

Best Employers list, which was announced by

Great Places to Work Institute in 2018 in 250-

500 employees category. The company proves to

be taking firm steps forward in accordance with

its strategies to be “A Good Workplace”, with its

innovative and equalitarian practices that values

people above anything else. AstraZeneca works

with a desire to add value to society while pushing

the limits of science to discover medicines that

add value to life. The company aims to support to

enhance the health of society with projects derived

from the need and desire to generate added value

for human and society. Young Health Programme,

accomplished worldwide, has the characteristics of

an umbrella organization that combines the actions

particularly aimed at affecting the health of the

young positively. Young Health Programme, which

touched the lives of 1.6 million young people in 21

countries, including Turkey, was awarded with The

Ethical Corporation Responsible Business Awards

and was voted Community Investment of the Year.

As part of Young Health Programme, AstraZeneca

Turkey supported two important projects, “Hey

Youth! Take Action!” and “I am a Teenager”,

and carried out collaborations with Ministry of

Education, TOÇEV (The Foundation for Educating

Children) and Turkish Diabetes Association.

AstraZeneca Turkey Chairman Pharmacist Serkan

Barış commented on the 20th year of the merger of

Astra and Zeneca:

” We have a history of 20 years devoted to creating

a meaningful difference for the lives of patients

and we will continue to focus on a future that we

put the patients in center and under the guidance

of science. We put groundbreaking treatments into

service of health as a result of efforts and courage

of all of our employees. We do not content with only

being one of the pioneers in the scientific sense

but we continue to contribute tirelessly to societies

and nature that we operate in. We will carry out

many more achievements with our commitment

to our corporate values, sustainability, dedicating

innovative treatments to service of health, to be

a good workplace and the development of our

employees, and continue to add value to life as

always.”

2018 yılında, dünyanın en sürdürülebilir şirketlerinin

yer aldığı “Corporate Knights Global 100” listesine de

ikinci kez girmeyi başaran AstraZeneca, toplumsal

cinsiyet eşitliğine yönelik uygulamaları ile öne çıktı.

Ayrıca AstraZeneca Türkiye, Great Place to Work

Enstitüsü’nün 2018 yılında açıkladığı Türkiye’nin

En İyi İşverenleri listesinde 250-500 çalışan

kategorisinde yer aldı. AstraZeneca böylece, her

şeyden önce insana değer veren yenilikçi ve eşitlikçi

uygulamalarıyla, “İyi Bir İşyeri” olma stratejisi

doğrultusunda emin adımlarla ilerlediğini bir kez

daha gözler önüne serdi.

AstraZeneca 20 yıldır, yaşama değer katan ilaçları

keşfetmek için bilimin sınırlarını zorlarken topluma

değer katma arzusuyla çalışıyor. Buradan hareketle

insan ve toplum için artı değer üretme isteği ve

ihtiyacından yola çıkarak geliştirdiği projelerle

toplum sağlığının geliştirilmesine destek vermeyi

hedefliyor. Dünya genelinde hayata geçirilen Genç

Sağlığı Programı (Young Health Programme) ise,

özellikle gençlerin sağlığını olumlu etkilemeye

yönelik çalışmaları birleştiren bir şemsiye program

niteliği taşıyor. Şimdiye kadar 5 kıtada ve Türkiye

dahil 21 ülkede 1,6 milyon gencin hayatına dokunan

Genç Sağlığı Programı 2018’de The Ethical

Corporation Responsible Business Awards’a layık

görüldü ve Yılın En Başarılı Toplumsal Yatırımı

seçildi. AstraZeneca Türkiye bugüne kadar Genç

Sağlığı Programı kapsamında Türkiye’de de “Hey

Genç! Harekete Geç!” ve “Ben Ergenim” gibi iki

önemli projeye destek oldu ve bu doğrultuda T.C.

Milli Eğitim Bakanlığı, TOÇEV ve Türkiye Diyabet

Vakfı ile iş birliklerine imza attı.

AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Ecz. Serkan

Barış, Astra ve Zeneca’nın birleşmesinin yirminci

yılı konusundaki düşüncelerini şöyle özetledi:

“Hastaların hayatlarında anlamlı bir fark oluşturmak

için çalışarak geçen 20 yılımıza bakarken,

bilimin öncülüğünde ve hastaları merkeze alarak

çalışacağımız bir geleceğe odaklanmaya devam

edeceğiz. Bugüne kadar AstraZeneca’da emeği

geçen tüm çalışanlarımızın çaba ve cesaretlerinin

sonucu olarak çığır açan tedavileri sağlığın hizmetine

sunuyoruz. Sadece bilimsel anlamda öncülerden biri

olmakla da yetinmiyor içinde faaliyet gösterdiğimiz

toplumlara ve doğaya katkı sağlamaya yorulmadan

devam ediyoruz. Kurumsal değerlerimize,

sürdürülebilirliğe, yenilikçi tedavileri sağlığın

hizmetine sunmaya, iyi bir işyeri olmaya ve çalışan

gelişimine olan bağlılığımızla daha nice başarılara

birlikte imza atacağız ve her zaman olduğu gibi

yaşama daha fazla değer katmak için çalışmaya

devam edeceğiz.”

Pharma 11


Alke veterinary

pharma to become

Taxim Capital’s latest

investment

Taxim Capital Private Equity reached

an agreement to invest in ALKE Sağlık

Ürünleri San. Tic. A.Ş. (“Alke”), through

its special purpose vehicle Besifarma

A.Ş., and parties submitted their

application to the Turkish Competition

Authority to receive the necessary

approvals.

Established by Gülçin and Sinan Keskin in 1995,

ALKE is a fast growing and successful company

in the Turkish animal pharmaceuticals industry.

Company’s manufacturing facility, located in

Tokat, Turkey, is equipped with the most advanced

technology and quality systems. ALKE is recognized

as a high quality domestic brand in Turkey, and

was granted the most comprehensive GMP quality

license in the country in 2014. In addition, the

Company was granted the Euro-GMP license, a

very rare achievement for the Turkish companies,

and has succeeded in exporting its products to

competitive international markets such as Australia,

New Zealand, Russia and Saudi Arabia. As a result

of Taxim Capital’s investment and with the support

of Keskin Family and Taxim Capital, ALKE aims

to expand its product range, increase the number

of its export markets, strengthen its professional

management and further improve its quality

perception in the market.

Taxim Capital’in yeni

yatırımı alke sağlık

ürünleri san. tic. a.ş.

Taxim Capital Özel Sermaye Yatırım

Fonu, kontrolündeki Besifarma A.Ş.

vasıtasıyla ALKE Sağlık Ürünleri San.

Tic. A.Ş.’ne (“Alke”) yatırım yapma

kararı almış ve taraflar gerekli izinlerin

alınması için Rekabet Kurumu’na

başvuruda bulunmuşlardır.

Gülçin ve Sinan Keskin çifti tarafından temelleri

1995 yılında atılan ALKE Sağlık Ürünleri San. Tic.

A.Ş. günümüz itibariyle veteriner ilaçları sektörünün

hızlı büyüyen başarılı bir şirketidir. Tokat’ta bulunan

üretim tesisleri en ileri teknoloji ve kalite sistemleri

ile donatılmıştır. Kendi sektöründe ülkemizde verilen

en geniş kapsamlı GMP kalite lisansını 2014 senesinde

almaya hak kazanmış ve ülkemizin yerli ve kaliteli

bir markası olarak tanınmıştır. Ayrıca ülkemizde

ender rastlanan örnek bir başarı ile Euro-GMP olarak

anılan kalite lisansını da almış ve Avustralya, Yeni

Zelanda, Rusya ve Suudi Arabistan gibi girilmesi zor

pazarlara ürünlerini ihraç etme başarısını göstermiştir.

Taxim Capital’in yatırımı sonucunda, Keskin Ailesi ve

Taxim Capital’in desteğiyle ALKE, ürün yelpazesini

genişletmeyi, ihraç pazarlarını arttırmayı, profesyonel

ekibini güçlendirmeyi ve piyasasındaki kalite algısını

daha da ileri seviyelere taşımayı hedeflemektedir.

12 Pharma


Taxim capital is making new investments

Taxim Capital, whose investors include EBRD, IFC,

EIF, DEG, FMO and TTGV, is a private equity fund that

invests in the successful Turkish companies with further

growth potential and establishes partnerships with their

visionary founders. Taxim Capital aims to contribute to

the growth of Turkish companies and thus to support

the development of Turkey’s economy. Previously Taxim

Capital has completed investments in BigChefs Café

Brasserie, Netcad Software and Suwen Lingerie and, will

complete its next investment in ALKE Sağlık Ürünleri

San. Tic. A.Ş., if the necessary regulatory approvals

are obtained. With its new investments, Taxim Capital

continues its efforts to generate returns for its investors

and contribute to the future of Turkey.

Yeni yatırım

Bünyesinde EBRD, IFC, EIF, DEG, FMO ve TTGV gibi

önemli kurumsal yatırımcıları barındıran Taxim Capital,

ülkemizin başarılı ve potansiyel sahibi şirketlerine

yatırım yapan ve onların vizyon sahibi kurucuları ile

ortaklıklar kuran bir özel sermaye fonudur. Hedefi söz

konusu şirketlerin başarılı bir şekilde büyümelerine

katkı yapmak ve böylece ülkemiz ekonomisinin

gelişimine destek olmaktır. Yakın geçmişte BigChefs

Café Brasserie, Netcad Yazılım ve Suwen İç Giyim

şirketlerine yatırımlarını tamamlamıştır ve gerekli

onaylar alındığı takdirde yeni yatırımını ALKE Sağlık

Ürünleri San. Tic. A.Ş.’ye yapmış olacaktır. Taxim Capital

yeni yatırımlarıyla hem yatırımcılarına kazanç sağlamak

hem de ülkemizin geleceğine katkı yapmak üzere

çalışmalarına devam etmektedir.

Pharma 13


Yılın Ürünlerini Türk tüketicileri seçti

44 ülkede 4.5 milyar tüketiciye ulaşan ve Türkiye’de bu yıl

4. kez gerçekleştirilen “Yılın Seçilmiş Ürünü” programı kapsamında Türk

tüketicilerin oylarıyla seçilen ürünler, İstanbul’da düzenlenen ödül töreniyle

açıklandı.

1987’den günümüze kadar kazanan

ürünlerin tüketicilerin oylarıyla

belirlendiği ve Türkiye’de 4. kez

gerçekleştirilen “Yılın Seçilmiş Ürünü”

programı kapsamındaki Tüketici

İnovasyon Ödülü 2019’un kazananları

İstanbul’da düzenlenen ödül töreniyle

açıklandı. Araştırma şirketi Nielsen’in

4.035 tüketiciyle yüz yüze görüşerek

yaptığı anketler sonucunda kazanan

ürünlerin belirlendiği program kapsamında;

Unilever Türkiye üç ürünüyle,

Şenpiliç Gıda, P&G Türkiye, Sanofi

Sağlık Ürünleri, Generali Sigorta,

Anadolu Sigorta ve Michelin Lastikleri

ise birer ürünüyle Türk tüketicileri

tarafından ödüle layık görüldü. Son 24

ayda pazara çıkan ürünlerin katıldığı

ve tüketicilerin ürünleri albenisi, inovatif

özelliği ve performansına göre

değerlendirdiği program kapsamında

ödül alan ürünler, Türk tüketicilerinin

referansı olan ‘Yılın seçilmiş Ürünü’

(YSÜ) logosunu 1 yıl boyunca tüm

reklamlarında, ürün paketlerinde ve

iletişim çalışmalarında kullanabilecek.

“CarrefourSA, ‘Yılın Seçilmiş Ürünü’

Ödülleri’nin perakende ortağı olmaktan

büyük mutluluk duyuyor”

Yılın Seçilmiş Ürünü programının

ödül töreninde konuşan Carrefour-

SA CRM ve Pazarlama Genel Müdür

Yardımcısı Öner Çelebi: “Dünyada 30

yılı aşkın süredir 44 ülkede 4,5 milyar

tüketiciye ulaşan ve ülkemizde bu yıl

dördüncüsü düzenlenen “Yılın Seçilmiş

Ürünü” Ödülleri’nin perakende

ortağı olmaktan büyük mutluluk

duyuyoruz. Yılın Seçilmiş Ürünü Programı,

başta Fransa, İtalya ve İspanya

gibi Avrupa Birliği ülkeleri olmak

üzere Fransız ortağımız Carrefour’un

faaliyet gösterdiği ülkelerde uzun yıllardır

uygulanıyor. Türkiye perakende

sektörünün öncü markası Carrefour-

SA olarak Türkiye’nin 53 şehrinde

toplam 596 marketimizle her gün 500

binden fazla müşteriye gıdadan elektroniğe,

tekstilden zücaciyeye kadar

yüz binlerce ürün ulaştırıyoruz. Sahip

olduğumuz müşteri verisini, teknolojinin

yardımıyla alışveriş alışkanlıklarına

göre analiz edip kim, ne zaman

hangi ürünü tercih ediyor biliyoruz.

Böylece müşterilerimize özel kampanyalarla

markaların satış hacmine

katkı sağlıyoruz. Dolayısıyla süregelen

CRM analiz çalışmalarımızla Yılın

Seçilmiş Ürünü Programı’na katılan

ürünlerin, doğru hedef kitlelere ulaştırılmasında

köprü vazifesi görüyoruz.

Son yıllarda önemi giderek artan

inovasyon konusunda çalışmalara

imza atarak, bu programa başvuruda

bulunan markalara, yenilikçi bakış

açılarından ötürü teşekkür ediyoruz.”

dedi.

“Yılın Seçilmiş Ürünü” programı

kapsamındaki Tüketici İnovasyon

Ödülü 2019’da;

Mobil Sigortacılık Uygulamaları kategorisinde

Anadolu Sigorta Sigortam

Cepte, Öksürük Şurubu kategorisinde

Bisolnatur Öksürük Şurubu, Ketçap

kategorisinde Calve Organik Ketçap,

Elde Bulaşık Yıkama Deterjanı

kategorisinde Fairy Saf & Temiz Sıvı

Bulaşık Deterjanı, Kasko kategorisinde

Generali Sigorta Benim Kaskom,

Et Sosları kategorisinde Knorr Acısso

Acı Soslar Serisi, Çay kategorisinde

Lipton Extra Dem, Lastik kategorisinde

Michelin CrossClimate+, Tavuk

Ürünleri kategorisinde Şenpiliç

Marinasyonlu Ürün Serisi Türk tüketicileri

tarafından seçilerek ödüle layık

görülen ürünler oldu.

14 Pharma


Sabancı University Nanotechnology

Research and Application Center

(SUNUM) and Merck presents

Groundbreaking

Collaboration in

Biotechnological

Product Development

Sabancı University Nanotechnology

Research and Application Center

(SUNUM) and Merck present a historic

R&D and Application Unit in the field of

biotechnological product development

in Turkey. “SUNUM&MERCK Life

Science Research” is now in service.

Through this collaboration, Turkey resumed a new

biotechnology R&D unit and modern laboratory

infrastructure and equipment. The studies to be

carried out here will contribute to Turkey’s vision of

becoming one of the countries that has important

pharmaceutical R&D centers and production hubs.

Established through the collaboration of SUNUM

and Merck, one of the oldest pharmaceutical and

chemical companies of the world incorporated 351

years ago and still is one of the most advanced in

science and technology, the Merck & SUNUM Life

Sciences Application Unit was brought into service

with a special ceremony at the Sabancı University

on April 11, 2019. Along with Yusuf Leblebici, the

Sabancı University President; Şehram Zayer, Merck

Turkey Chairman and General Manager;

Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji

Araştırma ve Uygulama Merkezi

(SUNUM) ile Merck’ten

Biyoteknolojik ürün

geliştirmede dev

işbirliği

Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji

Araştırma ve Uygulama Merkezi

(SUNUM) ile Merck, biyoteknolojik

ürün geliştirme alanında ülkemize

önemli bir Ar-Ge ve uygulama birimini

kazandırıyor. “SUNUM&MERCK Yaşam

Bilimleri Uygulama Birimi” hayata

geçiyor.

Bu işbirliği ile Türkiye, modern laboratuvar altyapısına

ve donanımına sahip yeni bir biyoteknoloji Ar-Ge

ve uygulama birimine kavuştu. Burada yapılacak

çalışmalar, Türkiye’nin ilaç araştırma geliştirme

alanında önemli merkezleri, üretim tesisleri olan

bir ülke konumuna gelmesine katkı sağlayacaktır.

Dünyanın en eski ilaç ve kimya şirketi olarak 351 sene

önce kurulan ve bugün önde gelen bilim ve teknoloji

şirketleri arasında yer alan Merck tarafından SUNUM

işbirliğinde kurulan Merck & SUNUM Yaşam Bilimleri

Uygulama Birimi’nin açılışı 11 Nisan 2019 tarihinde

özel bir törenle Sabancı Üniversitesi’nde gerçekleşti.

Açılış törenine TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, Türkiye

İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkan Yardımcısı Harun

Kızılay, Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici,

Merck Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü

Şehram Zayer, SUNUM Yönetim Kurulu Başkanı Alpagut

Kara, Sabancı Holding Sanayi Grubu Başkanı Cenk Alper,

Merck Proses Çözümleri Avrupa Bölge Grup Başkanı

Ron Bunschoten’in yanı sıra SUNUM Direktörü Fazilet

Vardar Sukan ve Sabancı Üniversitesi akademisyenleri,

Merck üst düzey yöneticileri, kamu ve endüstrinin

önemli kurum ve kuruluşları ile sektörden birçok isim

katıldı.

“SUNUM&MERCK Yaşam Bilimleri Uygulama Birimi

ile Türkiye, biyoteknolojik ürün proses geliştirme

konusunda modern bir laboratuvar altyapısına

kavuşuyor.”

16 Pharma


Merck Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve

Genel Müdürü Şehram Zayer

Alpagut Kara, SUNUM Chairman; Ron Bunschoten,

Merck Head of Sales Central, East and South Europe

- Process Solutions; Fazilet Vardar Sukan, Director

of SUNUM and Sabancı University academics,

and top executives of Merck, representatives of

outstanding public and private sector institutions

and organizations and many prominent figures of

the sector attended the opening ceremony.

With SUNUM&MERCK Life Sciences Application

Unit, Turkey is getting a modern infrastructure for

biotechnological product process development. The

aim is to contribute to biotechnological product R&D

and the formation of academic based workforce.

Biotechnological products are generated thanks to

the “recombinant DNA technology”, transplanting

the gene of a living cell to another. This technology

enables the production of the proteins and

hormones naturally secreted by the body in the lab

environment by the cell cultures. The human body

friendly molecules produced this way are called

biotechnological products.

The long-established pharmaceutical and life

sciences company of the world with a history dating

back 351 years, Merck provides innovative solutions

in these sectors with its science-focused R&D

intensive investments. Discovering new molecules

with the biotechnological product development

studies, it discovers new molecules and presents

them to the service of the patients and the field of

medicine.

Within the scope of Turkey’s 2023 vision, the aim

is to create a value worth 23.3 billion dollars by

using innovative and advanced technologies in

healthcare. The road map stipulates increasing

R&D investments, comprising high-caliber

work force and multiplying the number of

biotechnological production centers. Thanks to

this project, through the know-how transfer of

Merck, our vision to become a country that boasts

important pharmaceuticals and active ingredients

R&D centers, production premises and qualified

academicians are supported.

Bu sayede, ülkemizde biyoteknolojik ürünlerin araştırma

ve geliştirmesine katkı sağlanıyor ve akademik tabanlı

iş gücünün oluşturulması hedefleniyor. Biyoteknolojik

ürünler, bir canlı hücresine ait genin, diğer bir canlı

hücresine naklini mümkün kılan “rekombinant DNA

teknolojisi” sayesinde üretiliyor. Bu teknoloji, vücudun

kendi ürettiği doğal protein ve hormonların laboratuvar

ortamında hücre kültürleri tarafından üretilmesini

sağlıyor. Bu şekilde üretilen insan vücuduna uyumlu

moleküller biyoteknolojik ürünler olarak adlandırılıyor.

351 yıllık tarihiyle ilaç ve yaşam bilimleri sektörlerinde

dünyanın en köklü şirketi olan Merck, bilimi odağına

alarak, araştırma ve geliştirme yoğun yatırımları ile bu

sektörlerde yenilikçi çözümler sunuyor. Biyoteknolojik

ürün geliştirme konusunda yaptığı çalışmalarla yeni

moleküller keşfederek hastaların ve tıbbın hizmetine

sunuyor. Türkiye’nin 2023 vizyonu kapsamında sağlık

alanında yenilikçi ve ileri teknolojiyi kullanarak 23.3

milyar dolarlık bir değer yaratmak hedefleniyor.

Yol haritasında araştırma geliştirme yatırımlarının

arttırılması, yetişmiş insan kaynağının oluşturulması

ve biyoteknolojik üretim merkezlerinin sayılarının

arttırılması yer alıyor. Bu proje sayesinde Türkiye’ye

Merck’in sağladığı bilgi transferi ile ilaç ve etken madde

araştırma geliştirme alanında önemli merkezleri, üretim

tesisleri ve yetişmiş akademisyenleri bulunan bir ülke

olma vizyonumuz destekleniyor. Türk bilim insanlarının

ve ülkemizdeki ilaç şirketlerinin biyoteknolojik ilaç

keşfi için çalışmalarda bulunabilecekleri bir merkez

oluşturuluyor.

Doktora öğrencilerine burs

SUNUM&MERCK arasında yapılan işbirliği kapsamında,

iki kurum tarafından ortak bir çalışma grubu

oluşturuluyor ve Sabancı Üniversitesi Moleküler Biyoloji,

Genetik ve Biyomühendislik Programı’ndan belirlenecek

doktora öğrencilerine burs imkânı sağlanıyor.

Misyonumuz “Birlikte Yaratmak ve Geliştirmek”

SUNUM&MERCK Yaşam Bilimleri Uygulama Birimi açılış

töreninde konuşan Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf

Leblebici,

Pharma 17


SUNUM Yönetim Kurulu Başkanı

Alpagut Kara

Sabancı Üniversitesi Rektörü

Yusuf Leblebici

A center is being brought into service where

the Turkish scientists and the pharmaceutical

companies in our country can invent new

biotechnological pharmaceuticals.

Scholarships for the Doctorate Students

Within the scope of the collaboration between

SUNUM&MERCK, a joint working group was formed

by the two institutions and scholarships are given

to Sabancı University Molecular Biology, Genetics

and Bioengineering Programs’ Doctorate Students.

Support is given to the formation of the qualified

work force that Turkey will require in the near

future.

Our Mission is “To Co-create and Codevelop”

Speaking in the opening ceremony of

SUNUM&MERCK Life Sciences and Application

Unit, Yusuf Leblebici, the President of Sabancı

University said, “The existence of these centers

in Sabancı University, the studies conducted and

the collaborations with our faculties have always

been prioritized. Aiming to provide sustainable

contribution to advancement of information

and technology, our university becomes

stronger through the national and international

collaborations it makes with the industry within the

scope of its “Co-create and Codevelop” mission.

Making it to the top among the universities enlisted

under the “Industry, Innovation and Infrastructure”

category of The Times Higher Education 2019 World

University Rankings announced this month, is a

significant indicator of the importance we give to

collaborating with the industry. Today, we are once

again contended to see these types of international

collaborations coming to fruition. The trust invested

by Merck, one of the long established companies of

the world, in the infrastructure and work force of

Sabancı University makes us proud.

“Sabancı Üniversitesi’nde merkezlerimizin varlığı,

yürütülen çalışmalar ve fakültelerimiz ile olan

işbirlikleri, daima öncelikli konularımız arasında yer aldı.

Bilginin ve teknolojinin geliştirilmesine sürdürülebilir

katkı sağlamayı hedefleyen üniversitemiz, “Birlikte

Yaratmak ve Geliştirmek” misyonu çerçevesinde, sanayi

ile yaptığı yerel ve uluslararası işbirlikleriyle gücüne

güç katıyor. Bu ay açıklanan Times Higher Education

2019 Dünya Üniversiteler Etki Sıralaması “Sanayi,

Yenilikçilik ve Altyapı” kategorisinde Türkiye’den

sıralamaya giren üniversiteler arasında birinci olmamız

sanayi işbirliklerine verdiğimiz önemin bir göstergesi.

Bugün yine bu işbirliklerinin uluslararası boyutlarda

devam etmesinin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünyanın

en köklü şirketleri arasında yer alan Merck’in Sabancı

Üniversitesi’nin altyapı ve insan gücüne olan güveni

bizlere gurur veriyor. Mühendislik alanındaki AR-

GE gücümüzü Merck ile birleştirerek, sağlık ve tıp

alanındaki bilimsel iş birliklerimize bir yenisini daha

ekliyoruz.” dedi.

Leblebici, SUNUM&MERCK Yaşam Bilimleri Uygulama

Birimi’nin Türkiye’de yerleşik ilaç ve etken madde

üreticilerinin, eğitim ve geliştirme çalışmaları

yapabilmeleri, ihtiyaç olan gelişmiş ve akademik

tabanlı iş gücünün oluşturulmasına yönelik faaliyetlerin

koordine edilebileceği bir birim olacağının altını

çizerken, bu birimin sağlık ve tıp alanında öncü fikir ve

buluşların kaynağı olacağına inandıklarını dile getirdi.

Sözlerine “Bu işbirliğinin bir başka önemli çıktısı

da Moleküler Biyoloji, Genetik ve Biyomühendislik

Programı’ndan belirlenecek doktora öğrencilerine

burs imkânı verilmesi olacak. Öğretim üyelerimiz ve

araştırmacılarımızın interdisipliner bir yaklaşımla

sürdürdüğü çalışmalar ile Sabancı Üniversitesi

merkezleri ve fakülteleriyle bir mükemmeliyet ve cazibe

merkezi olmaya devam edecek” şeklinde devam etti.

Türkiye’de biyoteknolojik ilaç araştırma ve

geliştirilmesine katkı

2019 yılında Türkiye’de 21. resmi kuruluş yılını kutlayan

Merck’in ürünleri ile ülkemizin tanışması 1900’lü yılların

18 Pharma


Combining our R&D power in engineering with

Merck, we are adding a brand new one to our

scientific collaborations in healthcare and

medicine.”

Underlining that SUNUM&MERCK Life Sciences

Application Unit will be a unit where pharmaceutical

and active ingredients producers stationed in Turkey

can carry out training and development sessions

endeavoring to raise the required high-caliber and

academic work force, he also expressed that they

were of the firm belief that this unit will be the

source of groundbreaking ideas and inventions in

healthcare and medicine. He continued, “One other

output of this collaboration is giving scholarship to

some of the doctorate students of the Molecular

Biology, Genetics and Bioengineering Program.

Through the studies conducted by our academics

and researchers with an interdisciplinary approach,

Sabancı University and its faculties will continue to

be a center of excellence and attraction.”

Contributing to the development of

biotechnological pharmaceuticals in Turkey

Celebrating its 21th Anniversary of establishment

in Turkey, Merck’s products were first introduced

to our country at the beginning of 1900s. Drawing

attention to how they are focused on creating

projects that can add value to our country, Merck

Turkey Chairman and General Manager Şehram

Zayer said, “We are very proud to perform the

opening ceremony of this center that will contribute

to Biotechnological pharmaceuticals R&D

endeavors, in collaboration with Sabancı University,

one of the respectable and leading universities of

our country and Sabancı University Nanotechnology

Research and Application Center (SUNUM). Turkey’s

2023 vision quite clearly aims focusing on R&D

in healthcare and the forming of an ecosystem to

create value through domestic and international

investments. As Merck Turkey, we are quite glad to

contribute to the achievement of this aim”. Cutting

a swathe to the importance of qualified academics

to carry out these studies Zayer said, “This project

will contribute to our country in many fields. In

this center, researchers will be able to work on

biotechnological product process development and

sanitization. GMP (Good Manufacturing Practice)

Certification of the biotechnological product

research centers will be supported by the knowhow

transfer Merck will provide. We are foreseeing

an increase in the number of the biotechnological

pharmaceutical production in Turkey. One of the

most important contributions of the project, is

cultivating the young scientists to take part in these

başına kadar uzanıyor. Ülkemize değer katan projeler

yaratmaya odaklandıklarına dikkat çeken Merck Türkiye

Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şehram

Zayer , “Biyoteknolojik ilaç araştırma ve geliştirme

çalışmalarına katkı sağlayacak bu merkezin, ülkemizin

saygın ve öncü üniversitelerinden Sabancı Üniversitesi

ve SÜ Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi

(SUNUM) ile işbirliği içinde açılışını gerçekleştirmekten

büyük gurur duyuyoruz. Türkiye’nin 2023 vizyonu oldukça

net bir şekilde sağlık alanında araştırma ve geliştirmeye

odaklanmayı, yerli ve yabancı yatırımın katkılarıyla değer

yaratan bir ekosistemin oluşmasını hedefliyor. Bu amaca

ulaşmak için katkıda bulunmaktan Merck Türkiye olarak

çok mutluyuz” dedi. Bu çalışmaları gerçekleştirecek

yetişmiş akademisyenlerin önemine dikkat çeken

Zayer “Bu projenin ülkemize pek çok alanda katkıları

olacak. Bu merkezde araştırmacılar biyoteknolojik

ürün proses geliştirme, üretim ve saflaştırma üzerinde

çalışabilecek. Ülkemizdeki biyoteknolojik ürün

araştırma merkezlerinin, GMP (İyi üretim uygulamaları)

sertifikası alması Merck’in sağlayacağı bilgi transferi

sayesinde desteklenecek. Bunun sonucunda Türkiye’de

biyoteknolojik ilaç üretimi yapan merkezlerin

sayısının artacağını ön görüyoruz. Projenin en önemli

katkılarından birisi de bu alanda hali hazırda çalışmalar

yapmakta olan çok değerli akademisyenler ile birlikte,

araştırma ve geliştirme çalışmalarında yer alacak genç

bilim insanlarının yetişmesine katkıda bulunmaktır.”

şeklinde sözlerine devam etti.

Gelişmiş ve akademik tabanlı iş gücü

SUNUM Yönetim Kurulu Başkanı Alpagut Kara törende

yapmış olduğu konuşmasında SUNUM’un “Araştırma

Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun” kapsamında

Türkiye’de yeterlik kararı verilen 4 merkezden biri

olduğunun ve kuruluşundan bu yana olan birikimini

öncelikli olarak nano malzemeler, yaşam bilimleri, gıda,

tarım, su, çevre ve enerji konularına yoğunlaştırdıklarını

vurguladı. SUNUM’un araştırma, eğitim ve inovasyon

faaliyetlerinin merkezinde yer aldığını belirten Kara,

ulusal ve uluslararası boyutta nitelikli araştırmacı

Pharma 19


R&D works alongside our esteemed academics who

are currently working in this field.”

High-caliber and academic work force

In the speech he gave during the opening ceremony,

SUNUM Chairman Alpagut Kara emphasized that

SUNUM is one of the 4 centers granted a certificate

of competency pursuant to “Law on Supporting

Research and Development Activities” and that they

focused its funds primarily on nano materials, life

sciences, food, agriculture, water, environmental

and energy technologies since the day it was

establishment. Expressing that SUNUM is right at

the heart of the research, training and innovation

activities, Kara underlined that they are an exemplar

center among thematic research centers operating

within high education institutions with their national

and international qualified research staff, bridging

the university and the industry. Kara went on to add:

“We signed this agreement feeling the support of

MERCK, one of the leading suppliers of the Global

Healthcare Services and Life Sciences sector,

and the long established power and the close ties

of SABANCI UNIVERSITY, our home institution.

Under the roof of “SUNUM&MERCK Life Sciences

Application Center”, not only biotechnological

pharmaceuticals and active ingredients R&D

studies but also training sessions will be carried

out and scholarships will also be granted to

doctorate students. Moreover, thanks to this unit

the sector will focus its attention on SUNUM and

a significant contribution will be made to the

high-caliber and academic work force our country

requires.” The opening ceremony was completed

with an orientation tour of the SUNUM&MERCK Life

Sciences Application Unit that ensued the signature

ceremony held after the speeches.

kadrosu ve üniversite-sanayi arasındaki köprü vazifesi

ile yükseköğretim kurumlarında faaliyet gösteren

tematik araştırma merkezleri arasında örnek bir merkez

olduklarının altını çizdi.

Kara konuşmasına şu şekilde devam etti: “Global

Sağlık Hizmetleri ve Yaşam Bilimleri sektörünün öncü

tedarikçilerinden biri olan MERCK’ten aldığımız destek

ve ev sahibi kuruluş olan Sabancı Üniversitesi’nin de

geçmişten gelen gücünü ve yakın işbirliğini yanımızda

hissederek anlaşmamızı imzaladık. “SUNUM&MERCK

Yaşam Bilimleri Uygulama Birimi” bünyesinde

sadece Türkiye’de biyoteknolojik ilaç ve etken madde

araştırma ve geliştirme faaliyetleri yapılmayacak, eğitim

faaliyetleri de gerçekleştirilerek doktora öğrencilerine

burs verilecektir. Ayrıca, bu birim sayesinde sektörün

dikkati SUNUM üzerine yoğunlaşacak ve ülkemizin

ihtiyacı olan gelişmiş ve akademik tabanlı iş gücüne de

ciddi bir katkı sağlanacaktır.”

20 Pharma


Latin Amerika ve Afrika: BEAUTYISTANBUL 2019

Fuarının Hedef Ziyaretçi Bölgeleri

22

Pharma

Uluslararası kozmetik, güzellik,

kuaför, private label, ambalaj ve

hammadde fuarı BEAUTYISTANBUL

2019, kozmetik ve güzellik sektörü

profesyonellerini 2-3-4 Ekim 2019

tarihlerinde İstanbul’da ağırlayacak.

Fuar 40 ülkeden 400’ün üzerinde

katılımcı ile 120’den fazla ülkeden

3000’den fazlası yabancı olmak üzere

8000 civarında profesyonel alıcı ve

ziyaretçiyi bir araya getirecek.

Latin Amerika ve Afrika 2018’den bu

yana BEAUTYISTANBUL tanıtımları

için hedef bölgeleri olmakla birlikte

Brezilya, Kosta Rika, Meksika,

Panama, Şili’den Fas, Güney Afrika,

Kenya, Mısır, Nijerya ve Sudan’a

çeşitli fuarlara doğrudan ziyaretler

gerçekleştirdi. BEAUTYISTANBUL

sadece bu bölgelerdeki firmalarla

değil, aynı zamanda devlet

kuruluşları ve ticari birliklerle de iş

birliği yaparak kozmetik ve sektör

uzmanlarını İstanbul’a davet etti.

BEAUTYISTANBUL ekibi, Latin

Amerika’daki önemli alıcılara

ulaşmak için yoğun çaba

harcamaktadır. 2018 yılın ilk

ziyaretleri Ekvator ve Kosta

Rika’ya gerçekleştirmiş, bölgedeki

önemli iş insanlarıyla toplantılar

gerçekleştirmiştir. Ardından Panama

fuarında BEAUTYISTANBUL tüm

ziyaretçilere ve katılımcılara, güzellik

fuarları arasındaki farkını ortaya


koydu. Daha sonrasında Brezilya’daki

ve Meksika’daki fuarlarda ekip

çalışmalarını sürdürdü. Eylül ayında

Bolivya’da başka bir etkinlikte

fuar tanıtım çalışmaları oldukça

ilgi toplayan bir önemli bir başka

etkinlikti. BEAUTYISTANBUL,

bölgedeki üreticilerle alıcılarla

ilişkilerini pekiştirmek için

Brezilya’ya bir ziyaret daha

gerçekleştirdi. Profesyonel

ziyaretçilere ulaşmak için Kolombiya

çok kritik bir ziyaret noktasıydı.

Küba, Havana’daki uluslararası fuarı

ve Şili’deki güzellik fuarı, birbirini

takip eden ve ekibin çeşitli sektör

uzmanlarıyla görüştüğü etkinliklerdi.

BEAUTYISTANBUL Latin Amerika

pazarına ve gelebilecek yüksek düzey

ziyaretçi profiline gösterdiği önemini,

2018 yılında olduğu gibi 2019

yılında da Panama fuarında stant

alarak hedeflediği kitleye ulaştı.

Kıta boyunca yer alan acenteler,

alıcılar, distribütörler ve profesyonel

ziyaretçiler; BEAUTYISTANBUL’un

üreticilere yeni ürünlerini piyasa

sürüp yeni iş birlikleri kurmalarını

sağlayan kazançlı iş fırsatlarından

tekrar haberdar oldu. Stant,

katılımcı ve önemli alıcılardan büyük

dikkat çekti ve BEAUTYISTANBUL

2019 hakkında daha fazla bilgi

edinebilmek için ekip ile etkileşim

halindeydiler.

BEAUTYISTANBUL ekibin Afrika

yolculuğu 2017 yılın sonunda Çad,

Senegal, Sudan ve Tunus’tan

önemli iş insanları ile görüşmeler

düzenleyerek başladı. 2018

senesinin ilk ziyareti Mali’deki

uluslararası fuara yapıldı. Hemen

sonrasında Sudan, Hartum’daki

uluslararası fuara gidildi. Güney

Afrika’daki güzellik fuarına yapılan

ziyaret ile Sahra-Altı Afrika’daki

sektör profesyonellere ulaşma

hedefini gerçekleştirdi. Kenya’daki

güzellik fuarı BEAUTYISTANBUL

ekibin tekrar bölgenin sektör

uzmanlarıyla görüştüğü bir başka

etkinlikti. Gelişmekte olan ve

çeşitli iş imkanlara açık olan Fil

Dişi Sahilleri pazarına da ulaşmak

için uluslararası fuar ziyaret edildi.

Sonrasında Güney Afrika’daki

uluslararası fuara tekrar bir ziyaret

yapıldı. BEAUTYISTANBUL tanıtım

çalışmaları Benin ve Tanzanya’daki

fuarlarda tüm hızıyla devam etti.

Ardından Nijerya’da önemli iş

insanlarıyla görüşmeler yapıldı.

Mozambik uluslararası fuarı, Sahra-

Altı Afrika’da yer alan şirketlerden

ilgi toplamak için bir başka büyük

fırsattı. BEAUTYISTANBUL ekibi

Fas, Mısır ve Nijerya gibi ülkelerdeki

etkinliklerde stant almaya devam

etti. 2019 yılında Kenya’daki güzellik

fuarındaki stant çalışmalarıyla

BEAUTYISTANBUL Afrika pazarına,

özellikle Sahra-Altı Afrika’ya ve

oluşturabileceği iş fırsatlarına verdiği

değeri tekrar gösterdi. Tanıtım

çalışmaları her ziyarette büyük ilgi

topladı ve bölgede BEAUTYISTANBUL

sektörün en dikkat çekici etkinliği

olacağı bilinmekte. Stantlar ve çeşitli

ziyaretler BEAUTYISTANBUL 2019’u

tüm acenteler, alıcılar, distribütörler,

bölgedeki profesyonel ziyaretçiler ve

üreticiler için vazgeçilmez bir ziyaret

noktası haline getirdi.

BEAUTYISTANBUL, aynı zamanda

tüm dünyadan yoğun çalışmalar

sonucunda özenle seçilmiş 1000

seçkin alıcıyı fuara getirebilmek

amacıyla özel olarak oluşturduğu

hosted buyer programına yatırım

yapmaya devam ediyor. Bu sene

özellikle seçilmiş iki hedef bölgesi

bulunmakta: Latin Amerika ve

Afrika. Gelişmekte olan bölgelerden

sektördeki önemli alıcıları dünyanın

buluşma noktası olan İstanbul’a

getirmek ve özellikle Latin Amerika

ve Afrika’dan gelen ziyaretçileri

bölgedeki firmalara yepyeni ziyaretçi

profilleri ve pazarlar sunmak

önemli amaçları arasındadır.

BEAUTYISTANBUL 2019 katılımcıları

en ayrıcalıklı alıcılarla buluşturmak

için tüm dünyadan önemli alıcılara

konaklama ve hatta ulaşım desteği

de sağlamaktadır.

BEAUTYISTANBUL, hosted

buyer programına ek olarak

11.000’den fazla alıcının, 900’ü

Latin Amerika’dan ve 2.000’i Afrika

kıtasından, BEAUTYISTANBUL

2019’a katılacağını bildirdi. Bu

onaylar sistemimize yapılan kayıtlar,

çağrı merkezden yapılan aramalar

ve fuarlardan verilen onaylardan

oluşmaktadır. BEAUTYISTANBUL

potansiyel ziyaretçilerle iletişime

geçip 2019 etkinliğine ve İstanbul’a

davet etmek için anadili Arapça,

Fransızca, İngilizce, İspanyolca ve

Rusça olan bir çağrı merkezi kurdu.

150.000’den fazla sektör uzmanıyla

fuarlarda, geleneksel medya

yöntemleri; dijital medya, e-posta,

sosyal medya ve programlı medya

kampanyaları gibi çeşitli yollarla

görüşmüştür.

Sizleri de 2-3-4 Ekim 2019

tarihlerinde dünyanın en

güzel şehirlerinden biri olan

İstanbul’da, İKM-İstanbul Kongre

Merkezi’nde, sektörün yeni gözdesi

BEAUTYISTANBUL’da görmeyi

umuyoruz.

www.beauty-istanbul.com – T.

0212.222.90.60

Pharma 23


The Rise of Continuous

Pharmaceutical

Manufacturing

Now gaining momentum in the

pharmaceutical industry, continuous

manufacturing (CM) presents a new

approach to oral solid dosage (OSD)

form production and meets the

industry’s demands for faster product

development, reduced costs and

increased manufacturing flexibility

İlaç Endüstrisinde

Sürekli Üretimin

Yükselişi

İlaç endüstrisinde ivme kazanmaya devam

eden Sürekli Üretim, oral katı dozaj form

üretimine yeni bir yaklaşım getirmekte

ve endüstrinin daha hızlı ürün geliştirme,

daha düşük maliyet ve artan üretim

esnekliği taleplerini karşılamaktadır.

For decades, the batch production of blockbuster

solid dosage forms dominated the industry.

Profitability was such that companies were not

incentivized to innovate or risk developing new

manufacturing technology. In the post-blockbuster

era, however, it is increasingly recognized that

material costs during drug development are

significant, new drug products are likely to be

manufactured in much smaller quantities and

that, for novel treatments, the development of a

bespoke commercial manufacturing process is not

guaranteed.

Such pressures have put the costs, risks and

timelines associated with traditional batch-based

development and manufacturing under scrutiny.

Plus, regulators are increasingly supportive of

CM and manufacturers are realizing that current

quality assurance costs are disproportionately

large compared with other industries, wherein

the production, detection and removal of out-ofspecification

product is vanishingly small.

Providing higher yields, lower utility consumption

and reduced waste, CM is enabling drug makers

to move away from stepwise and time-consuming

batch processing to a fully integrated and closely

controlled process that gives excellent product

consistency by intrinsic design.

Shifting the Paradigm

Yet, despite agency support and the mounting

body of evidence in favor of CM, doubts remain.

Questions are frequently asked about CM’s ability

to handle anything but large volumes of lowcost

drugs, the finances involved in purchasing

and installing appropriate equipment, whether

regulators can keep up with the technical

developments in continuous processing and,

perhaps most poignantly, whether the conservative

Yıllardır dünya çapında yüksek miktarda satılan katı

dozaj formlarının parti üretimi endüstriye hâkim

olmuştur. Şirketler yüksek kârlılıkları nedeniyle üretim

teknolojilerini geliştirmek için yenilik yapma veya risk

alma konusunda teşvik edilmiyorlardı. Ancak yüksek

miktarda satış yapılan bu dönem sonrasında, ilaç

geliştirme sırasında malzeme maliyetlerinin önemli

olduğu, yeni ilaç ürünlerinin giderek daha az miktarlarda

üretileceği ve özgün tedaviler için özelleştirilmiş ticari

üretim işleminin geliştirilmesinin garanti edilmediği

daha fazla kabul görmektedir.

Bu gelişmeler, geleneksel parti bazlı ürün geliştirme

ve üretim ile ilgili maliyetlerin, risklerin ve zaman

çizelgelerinin dikkatlice incelenmesi gereğini ortaya

koymuştur. Ayrıca, otoriteler Sürekli Üretim’i gittikçe

daha fazla desteklemektedir ve üreticiler mevcut

kalite güvence maliyetlerinin diğer endüstrilere

24 Pharma


pharmaceutical manufacturing industry will grasp

the nettle and appreciate the full benefits of “going

conti.”

Many companies talk about CM, but few speak with

the experience of actually implementing a continuous

process line. GEA’s Richard Steiner, Business

Development Manager, ConsiGma ® , explains why. He

believes that the “large-volume, low-cost” argument

is somewhat dated. “What we’re seeing now is the

exact opposite,” he says, adding: “If you look at

market approvals and new launches, for example,

it’s quite clear that some of the larger ethical drug

manufacturers are now the front runners: they’re

testing and challenging the CM business case with

their legacy products and subsequently using these

CM platforms to develop pipeline products and file

for new drug applications (NDAs).”

Regarding costs, the initial investment in any CM

solution is going to be a financial challenge; but, as

with the implementation of any disruptive technology,

the early stages are time-, effort- and cost-intensive,

including the associated organizational changes.

“When, and only when we establish economies

of scale will the financial burden decline as CM

equipment becomes a commodity … as opposed to a

tailor-made and engineered-for-purpose solution,”

adds Richard Steiner.

And, in terms of regulation, Lawrence Yu, FDA’s

Deputy Director for the Office of Pharmaceutical

Quality, noted: “If drug makers paid more attention

to high quality manufacturing, it would prevent the

regulatory problems that lead to plant closures

and costly fixes. Continuous processing also allows

manufacturers to respond much quicker to changes

in demand, potentially contributing to the prevention

of drug shortages.”

kıyasla orantısız derecede yüksek olmasıyla beraber,

spesifikasyon dışı ürünün üretiminin, tespitinin ve

uzaklaştırılmasının yok denecek kadar az olduğunun

farkına varmaktadır.

Daha yüksek verim, daha düşük tüketim ve daha az atık

sağlayan Sürekli Üretim, ilaç üreticilerinin aşamalı ve

zaman alan parti üretim süreçlerinden uzaklaşarak

özgün tasarımı ile mükemmel ürün tutarlılığı sağlayan

tam entegre ve dikkatle kontrol edilen bir sürece

geçmelerini sağlıyor.

Paradigmayı değiştirmek

Yine de, kurum desteğine ve Sürekli Üretim lehine

sağlam kanıtların olmasına rağmen, kararsızlıklar

devam edebilir. Sürekli Üretim’in büyük miktarlarda

ve düşük maliyetli ilaçların dışında herhangi bir ürünle

başa çıkma kabiliyeti, uygun ekipmanların satın alınması

ve kurulmasında gerekli mali kaynaklar, düzenleyicilerin

sürekli işlemdeki teknik gelişmelere ayak uydurup

uyduramayacakları ve belki de en önemlisi, konservatif

ilaç üretim endüstrisinin zor bir probleme çözüm

yolu bulup “sürekli”nin tüm faydalarını takdir edip

etmeyeceği ile ilgili sorular sıkça sorulur. Birçok firma

Sürekli Üretim’den söz eder, ancak çok azı sürekli

bir işletme hattını uygulama deneyiminden bahseder.

GEA’nın ConsiGma ® İş Geliştirme Müdürü Richard

Steiner, “Yüksek hacimli, düşük maliyetli” görüşünün

geçmişte kaldığını ve şu anda gördüklerimizin tam

tersi olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Pazar onaylarına

ve yeni lansmanlara bakıldığında, büyük çaplı reçeteli

ilaç üreticilerinden bazılarının şu anda yarışta önde

olduğu oldukça açık. Sürekli Üretim’i mevcut ürünleri

ile test ediyorlar ve ardından yeni ilaç uygulamalarında

Pharma 25


(NDA) sıradaki ürünleri geliştirmek için bu Sürekli Üretim

platformunu kullanıyorlar.” Herhangi bir Sürekli Üretim

çözümüne yapılan ilk yatırım maliyeti zorlayıcı olacaktır,

ancak her yeni teknolojinin uygulanmasında olduğu gibi,

ilk aşamalar organizasyonel değişiklikler de dâhil olmak

üzere zaman, emek ve maliyet gerektirir. Richard Steiner’a

göre: “Tasarlanmış ve ihtiyaca özel üretimlerden farklı

olarak, Sürekli Üretim ticari üretim seviyesinde üretime

başlandıktan sonra finansal bir yük olmaktan çıkacaktır.”

Düzenleme açısından, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin

(FDA) İlaç Kalitesi Ofisi Direktör Yardımcısı Lawrence Yu

şunları söylüyor: “İlaç üreticileri yüksek kaliteli üretime

daha fazla dikkat ederlerse, tesislerin kapanmasına ve

maliyetli düzeltmelere yol açan sorunlar önlenecektir.

Sürekli işleme, aynı zamanda üreticilerin talepteki

değişikliklere daha hızlı yanıt vermelerini ve potansiyel

olarak ilaç üretimindeki yetersizliklerin önlenmesine

katkıda bulunmalarını sağlıyor.” FDA’nın temel öğesi 21.

Yüzyıl İçin İlaç Kalitesi: Risk Tabanlı Yaklaşım girişimi, ilaç

üreticilerinin parti üretiminden sürekli üretime geçişinin

kolay olmamakla birlikte, önemli kazanımlar sağladığını

vurgulamaktadır.

A key element of the US Food and Drug

Administration’s Pharmaceutical Quality for the

21st Century: A Risk-Based Approach initiative,

the agency understands that, although it’s not

easy for drug manufacturers to transition from

batch to continuous manufacturing, there are

significant rewards.

Real-World Proof

Additionally, as the continuous processing of

pharmaceuticals has moved out of the laboratory

and into production environments, questions

regarding the capability of the equipment to

reliably and compliantly produce high quality

product for long periods of time have been raised.

Wishing to investigate, GEA, in collaboration

with MSD, a tradename of Merck & Co., Inc.

(Kenilworth, NJ, USA), recently conducted a

successful robustness run on GEA’s ConsiGma ®

CDC 50 Continuous Direct Compression system

for a period of 120 hours. The trial run was

monitored using a suite of tools, including the

high-frequency measurement of more than 100

process and environmental parameters, such as

spectroscopic analysis of the powder blend and

physical testing of finished product; soft sensors

were used to predict critical quality attributes

(CQAs). By the end of the 120-hour trial, more

than 15 million tablets had been made using

Gerçek işletme tecrübesi

İlaçların sürekli işlenmesi laboratuvardan üretim

ortamlarına geçmesiyle beraber, ekipmanın uzun süre

güvenilir ve uyumlu bir şekilde yüksek kalitede ürün üretme

kabiliyeti ile ilgili sorular ortaya atılmıştır.

Bununla ilgili olarak GEA, Merck & Co., Inc.’in (Kenilworth,

NJ, ABD) ticari markası olan MSD ile birlikte GEA’nın

ConsiGma ® CDC 50 Sürekli Direkt Baskı Sistemi ile 120

saat boyunca başarılı bir üretim yapmıştır. Deneme

çalışması; yüksek-frekans ölçümü, toz karışımının

spektroskopik analizi ve bitmiş ürünün fiziksel testi gibi

100’den fazla proses ve çevresel parametreler göz önünde

bulundurularak izlenmiş; kritik kalite özelliklerini (CQA)

öngörmek için soft sensörler kullanılmıştır.

120 saatlik denemenin sonunda, tek bir üretim alanında

yaklaşık 6200 kg hammadde kullanılarak 15 milyondan fazla

tablet basılmıştır. Son analizler, çalışma süresinin daha

da arttırılabileceğini ve daha uzun süre çalışabileceğini

göstermektedir. Tipik bir parti işlemi ile kıyaslama

yaparsak, aynı miktarda tablet üretmek için, 10 ayrı çalışma

ve 5-7 gün boyunca 3 üretim alanında paralel olarak çalışan

bir operatör ekibine ihtiyaç olacaktır.

Özet istatistikler, üretimin% 99,5’inden fazlasının CQA

spesifikasyonlarını karşıladığını veya aştığını ve tabletlerin

%0.5’inden daha azının spesifikasyon dışı olduğunu ortaya

çıkarmıştır. Ayrıca, daha uzun süreli ve daha karmaşık parti

üretim süreçlerine kıyasla, bu teknolojinin çalışmaların

verimli bir şekilde tamamlanması için uygun olduğuna dair

sağlam kanıtlar elde edilmiştir.

Farmasötik Sürekli Üretim’in gerçekliği

Richard Steiner, işletme giderleri maliyet tasarrufunun,

26 Pharma


approximately 6200 kg of raw material in a single

production area. Importantly, final analysis

indicated that the campaign length could be

increased even further and run for longer.

Benchmarking against a typical batch process,

producing the same quantity of tablets would

have required 10 separate campaigns and taken

a team of operators working in parallel in three

production areas for 5–7 days.

Summary statistics revealed that greater than

99.5% of the production met or exceeded CQAs

specifications, and less than 0.5% of the tablets

were out-of-specification, providing a solid body

of proof that the technology is eminently suitable

for the efficient completion of campaigns that

formerly involved longer and more complex

batch processes.

The Reality of Pharmaceutical CM

Richard Steiner appreciates that operational

expenditure cost savings are not actually key

focus points when it comes to CM benefits.

“There’s much more interest within the

pharmaceutical sector in faster product

development, expedited market launch and

greater supply chain agility. What’s currently

underestimated is the positive effect of CM on

quality — in terms of both time and cost. It’s

all about the OEE, which influences the ROI.

It’s important at this stage to highlight certain

country specific differences; the arguments in

favor of CM in high-cost geographies may not be

valid in pharmerging economies. Nonetheless,

we are seeing a great deal of interest in every

major pharma market, worldwide,” he says.

Environmentally friendly with a much smaller

footprint, CM is helping the pharmaceutical

industry to produce higher quality products,

enhance drug safety and reduce its industrial

footprint, which provides significant advantages

to governments, companies and patients alike.

The GEA Advantage

With 14 years of inspiration, GEA has firmly

established its longevity in the continuous

manufacturing market. And having completed

more than 70 projects involving a variety of filed

and authorized products, including the first ever

FDA-approved breakthrough therapy developed

and manufactured using the ConsiGma ®

platform, no other company has as much

experience and done more to pioneer continuous

manufacturing for the pharmaceutical industry.

For more information

sales.turkey@gea.com

GEA ConsiGma ®

gea.com/pharma

Sürekli Üretim faydaları söz konusu olduğunda aslında en

önemli nokta olmadığını düşünüyor. “İlaç sektöründe, daha

hızlı ürün geliştirme, ürünü hızlı bir şekilde piyasaya sürme

ve tedarik zinciri çevikliğine daha fazla ilgi var. Şu anda

önemi azımsanan, hem zaman hem de maliyet açısından,

Sürekli Üretim’in kalite üzerindeki olumlu etkisidir. Her şey

yatırım getirisini etkileyen toplam ekipman etkinliği ile ilgili.

Bu aşamada, belirli ülkelere özgü farklılıkları vurgulamak

önemlidir; yüksek maliyetli coğrafyalarda Sürekli Üretim

lehine olan argümanlar, ilaç sanayinin gelişmekte olduğu

ekonomilerde geçerli olmayabilir. Bununla birlikte, dünyadaki

her büyük ilaç pazarından büyük ilgi görüyoruz ”diyor.

Çok daha az yer kaplayan çevre dostu Sürekli Üretim,

ilaç endüstrisinin yüksek kaliteli ürünler üretmesine, ilaç

güvenliğinin artırmasına ve hükümetlere, şirketlere ve

hastalara önemli avantajlar sağlamasına yardımcı oluyor.

GEA Avantajı

14 yıllık deneyimi ile GEA, sürekli üretim alanındaki

kalıcılığını kesin olarak ispat etmiştir. ConsiGma ® platformu

kullanılarak geliştirilen ve üretilen ilk FDA onaylı çığır açan

tedavi de dâhil olmak üzere, çeşitli dosyalanmış ve ruhsatlı

ürünleri içeren 70’den fazla projeyi tamamlamış olup, başka

hiçbir firma, ilaç endüstrisinde sürekli üretimde öncü olmak

için daha fazlasını yapmamış ve deneyime sahip olmamıştır.

Daha fazla bilgi için

sales.turkey@gea.com

GEA ConsiGma ®

gea.com/pharma

Pharma 27


Stars of exports in

chemistry were awarded

Organized by the Istanbul Chemicals and Chemical

Products Exporters’ Association (IKMIB) every

year to honor and encourage its member firms in

the chemical industry for their export success, the

fourth edition of the IKMIB Export Stars Award

Ceremony was held in Istanbul. 84 companies

were awarded in the top 3 of 28 categories in 2018

IKMIB Exports Stars Award Ceremony.

Kimyada ihracatın

yıldızları ödüllendirildi

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri

İhracatçıları Birliği (İKMİB)’in, her yıl kimya

sektöründeki üye firmalarını ihracattaki

başarılarından dolayı onurlandırmak ve teşvik

etmek amacıyla düzenlediği geleneksel “İKMİB

İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”nin dördüncüsü

İstanbul’da gerçekleştirildi. 2018 İKMİB İhracatın

Yıldızları Ödül Töreni’nde 28 kategoride ilk 3’e

giren toplam 84 firma ödüllendirildi.

IKMIB Chairman Adil Pelister

TIM Chairman İsmail GÜLLE

Last year, the chemical sector, which had a large

share in the breaking of the export record of the

Republic’s history with 168.1 billion dollars, realized

17.4 billion dollars export in 2018.

IKMIB, Turkey’s based chemical industry is one of

the important players in the export growth strategy,

industry representatives were rewarded with the

highest amount of exports in 2018. In 2018 IKMIB

Exports Stars Award Ceremony, which was organized

for the fourth time this year, the companies won

84 awards in 28 categories in the sub-sectors and

product groups of chemistry.

Hosted by IKMIB Chairman Adil Pelister at Raffles

Istanbul Zorlu Center; Ismail Gulle, Chairman of

Turkish Exporters Assembly, S. Armagan Vurdu,

General Secretary of the Istanbul Minerals and

Metals, CSO and President of the Association,

representatives of IKMIB Board members and

the sector joined award ceremony.Providing an

important input to Turkey’s locomotive industries,

chemical industry stands out with 16 sub-sectors.

IKMIB, representing approximately 7 thousand export

companies in different sub-sectors of chemistry from

plastic to cosmetics, from medicine to rubber, from

medical to dye, has rewarded successful companies.

In March 2019, 1 billion 830 million dollars increased

by 17.4 percent compared to March last year. The

chemical industry, which has been exporting, has

reached the highest level of exports ever on a

monthly basis. The chemical industry increased its

exports by 19.6 percent in the three months of this

year compared to the previous year, reaching about 5

billion dollars.

Geçtiğimiz yıl 168,1 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin

ihracat rekorunun kırılmasında büyük pay sahibi olan

kimya sektörü, 2018 yılında 17,4 milyar dolar ihracat

gerçekleştirdi.

İKMİB, Türkiye’nin ihracata dayalı büyüme stratejisinin

önemli aktörlerinden biri olan kimya sektöründe,

2018 yılında en fazla ihracat gerçekleştiren sektör

temsilcilerini ödüllendirdi. Bu yıl dördüncüsü

düzenlenen 2018 İKMİB İhracatın Yıldızları Ödül

Töreni’nde, kimyanın alt sektör ve ürün gruplarında

toplam 28 kategoride 84 ödül sahibini buldu.

İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister’in ev

sahipliğinde Raffles İstanbul Zorlu Center’da düzenlenen

ödül törenine; Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı

İsmail Gülle, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı

Birlikleri (İMMİB) Genel Sekreteri S. Armağan Vurdu,

STK ve Dernek Başkanları, İKMİB Yönetim Kurulu

Üyeleri ve sektör firmalarının temsilcileri katıldı.

Kimya sanayi, Türkiye’nin lokomotif sanayi alanlarına

önemli girdiler sağlayan 16 alt sektörü ile öne çıkıyor.

Plastikten kozmetiğe, ilaçtan kauçuğa, medikalden

boyaya kadar kimyanın farklı alt sektörlerindeki yaklaşık

7 bin ihracatçı firmayı temsil eden İKMİB, başarılı

firmaları ödüllendirdi. 2019 yılı Mart ayında geçen yıl

Mart ayına göre yüzde 17,4 artışla 1 milyar 830 milyon

dolar ihracat gerçekleştiren kimya sektörü, şimdiye

kadar aylık bazdaki en fazla ihracata ulaştı. Kimya

sanayi bu yılın üç aylık döneminde ise geçen yıla kıyasla

ihracatını yüzde 19,6 artırarak yaklaşık 5 milyar dolar

ihracata ulaştı.

28 Pharma


2018 IKMIB export stars, pharmaceutical companies in the award winning firms

2018 İKMİB ihracatın yıldızları, ilaç sektöründe ödül alan firmalar

1. NOBEL İLAÇ

Nobel, a global player with over half a century of experience, was

founded in 1964 as a wholly domestic company. With its vision of

“delivering reliable and accessible products in every corner of the

world for human health”, the company has gained a valuable position

on the international platform over the years. Today the Nobel operates

a total of five production facilities, three of them in Turkey, including

one each in Kazakhstan and Uzbekistan. With a staff of approximately

3,000 people, Nobel İlaç exports its qualified products according to

international standards to approximately 50 countries and conducts its

promotion and sales activities in 20 countries with its own organizations.

Nobel İlaç, which makes a difference by working with passion with its

motto “Health is Worth it”, contributes to the national economy as the

only domestic pharmaceutical company with no foreign trade deficit.

1. NOBEL İLAÇ

Yarım asrı aşkın tecrübesiyle küresel bir oyuncu olan Nobel, 1964 yılında

tamamen yerli sermayeli bir şirket olarak kuruldu. Firma, “İnsan sağlığı

için dünyanın her köşesinde güvenilir ve erişilebilir ürünler sunma”

vizyonuyla yıllar içinde uluslararası platformda değerli bir konuma

erişti. Bugün Nobel; Türkiye’de üç, Kazakistan ve Özbekistan’da da

birer tane olmak üzere toplam beş üretim tesisiyle faaliyet gösteriyor.

Yaklaşık 3.000 kişilik uzman kadrosu bulunan Nobel, uluslararası

standartlara göre ürettiği nitelikli ürünlerini yaklaşık 50 ülkeye ihraç

ediyor, 20 ülkede kendi organizasyonları ile tanıtım ve satış faaliyetlerini

yürütüyor. “Sağlık için değer” inancı ile tutkuyla çalışarak fark yaratan

Nobel İlaç, dış ticaret açığı olmayan tek yerli ilaç firması olarak milli

ekonomiye katkı sağlıyor.

2. SANDOZ PHARMACEUTICALS

We are dedicated to being the equivalent pioneer in facilitating access to

medicines on himself and we are a global leader in the world biosimilar

drugs. We are leading the way for new approaches to help people access

quality medicines in Sandoz. We have a long history of innovation to

increase the access of high-quality, affordable medicines to millions of

patients worldwide.

2. SANDOZ İLAÇ

Bizler kendini dünya üzerinde ilaçlara erişimi kolaylaştırma konusunda

öncü olmaya adamış olan eşdeğer ve biyobenzer ilaçlarda global bir

lideriz. Bizler Sandoz’da insanların kaliteli ilaçlara erişebilmesine

yardımcı olabilmek için yeni yaklaşımlara öncülük ediyoruz. Dünyadaki

milyonlarca hastanın yüksek kaliteli, ekonomik ilaçlara erişimini

arttırmak için oldukça uzun bir yenilikçilik geçmişine sahibiz.

3. WORLD MEDICINE İLAÇ

World Medicine Company began its activities in 1998 . World Medicine,

whose head office is in London today with the same name and Great

Britain, Greece, Bulgaria, the company is a group of companies located

in Turkey and other countries. World Medicine Group deals with the

development, production and sale of pharmaceutical products and

offers to more than 35 countries. Total number of employees more than

2500 . Annual turnover exceeds 200 a million euros.

3. WORLD MEDICINE İLAÇ

World Medicine Şirketi faaliyetine 1998’de başladı. World Medicine,

bugün merkez ofisi Londra’da olan ve aynı isimle İngiltere, Yunanistan,

Bulgaristan, Türkiye ve diğer ülkelerde şirketleri bulunan bir şirketler

grubudur. World Medicine Şirketler Grubu farmakolojik ürünlerin

geliştirilmesi, üretimi ve satışıyla ilgilenir ve bu ürünleri dünya çapında

35’ten fazla ülkeye sunar. Toplam çalışan sayısı 2500’ün üzerindedir.

Yıllık cirosu 200 milyon euro’yu aşmaktadır.

Pharma 29


2018 İKMİB Stars of Export, Companies Awarded in Medical Sector

2018 İKMİB ihracatın yıldızları, medikal sektöründe ödül alan firmalar

1-VSY Biotechnology

VSY Biotechnology founded in 1997. Focusing on imports in the first year of establishment, by the representative of the

world’s leading companies in the field of eye health, VSY has introduced the product with top-level technology to Turkey.

Company brought the world’s leading ophthalmology brands such as Schwind, Haag-Streit, Ziemer, Optikon, e.Janach

to Turkey.

1-VSY Biyoteknoloji

VSY Biotechnology; 1997 yılında kuruldu. Kuruluşunun ilk yıllarında ithalata ağırlık veren şirket, dünyanın göz sağlığı

alanında önde gelen firmalarının temsilciliklerini alarak, Türkiye’yi üst düzey teknolojiye sahip ürünlerle tanıştırdı. Şirket

Schwind, Haag-Streit, Ziemer, Optikon, e.Janach gibi dünyanın önde gelen oftalmoloji markalarını Türkiye’ye getirdi.

2- Turkuaz Medical Cosmetics

Turkuaz Health was founded in 2000 to produce medical chemicals

used in hospitals. Firstly, it started with the production of ultrasound

and ECG gel. With the investments made in R & D and certification, it

reinforced its position and started to export in 2004. Today, 70% of the

medical products it produces are exported to 128 countries. With some

of its products, it managed to be among the top three companies in the

world. Turkuaz decided to invest in OTC which is a growing sector since

2010, dermocosmetic and personal care products. With the completion

of R&D and market studies, it entered the market Konicare –Joydrops

and Biodrops brands in 2012. In this product group where it exports with

a ratio of 90%, Turkuaz carries out a special brand production to many

companies with brand value in the domestic market.

2-Turkuaz Medikal Kozmetik

Turkuaz Sağlık, 2000 yılında hastanelerin kullandığı medikal

kimyasalların üretimini yapmak üzere kuruldu. Öncelikle ultrason ve

EKG jeli üretimiyle başladığı bu yolculukta sektörünün öncüsü olmayı

ve ilkleri gerçekleştirmeyi başardı. Ar-Ge’ye ve belgelendirmeye yaptığı

yatırımlarla bu konumunu pekiştirdi, 2004 yılından itibaren ihracata

başladı. Bugün ürettiği medikal ürünlerin %70’ni 128 ülkeye ihraç

ediyor. Ürettiği bazı ürünler ile de dünyada ilk 3 firma arasına girmeyi

başardı. 2010 yılından itibaren her geçen gün büyüyen bir sektör olan

OTC, dermokozmetik ve kişisel bakım ürünleri konusunda yatırım kararı

aldı, Ar-Ge ve pazar çalışmalarının da tamamlanmasıyla 2012 yılında

Konicare –Joydrops ve Biodrops markaları ile pazara girdi. %90’lık bir

oranla ihracat yaptığı bu ürün grubunda, iç piyasada ise marka değeri

olan birçok firmaya da özel marka üretim gerçekleştiriyor.

3-Prodental

Prodental, one of the leading companies in dental health industry, was established by Ahmet Kurtulmuş and Doğan

Kurtulmuş in Cigli, Izmir in 1992. On an area of 1500 square meters, Prodental uses the state-of-the-art technology

devices and systems. Prodental offered services for dental prosthesis only to foreign markets particularly to Germany

in early years of its establishment; however it has initiated operations for Turkish market since 1996 upon demands of

domestic dentists.

3-Özel Prodental Diş Laboratuvarı

Diş sağlığı sektörünün önde gelen firmalarından Prodental, 1992 yılında Ahmet Kurtulmuş ve Doğan Kurtulmuş tarafından

İzmir / Çiğli’de kuruldu. 1500 metrekare kapalı alanda, son teknoloji cihaz ve sistemler ile çalışan, kuruluşunun ilk

yıllarında sadece yurtdışına, özellikle de Almanya’ya diş protez hizmetleri veren Prodental, 1996 yılından itibaren yurt içi

hekimlerimizden gelen talepler üzerine, Türkiye pazarına yönelik çalışmalar da başlattı.

30 Pharma


Roche reports a strong

start in 2019

Roche’tan 2019’a güçlü

bir başlangıç

Roche has announced that in the first three months

of 2019, In the first three months of 2019, Roche

Group sales rose 8% to CHF 14.8 billion. Sales in

the Pharmaceuticals Division increased 10% to CHF

11.9 billion. Diagnostics Division sales increased 1%

to CHF 2.9 billion.

A strong performance in the first three months

Commenting on the Group’s sales, Roche CEO

Severin Schwan said: “We have started the year

with strong sales growth, driven by the newly

launched products in our Pharmaceuticals Division.

Demand for our new medicines remains high.

Health authorities granted a number of important

approvals for our medicines in the first quarter.

These include the first cancer immunotherapies for

triple-negative breast cancer and small cell lung

cancer, two diseases with high unmet patient need.

Based on our performance in the first quarter, we

raise the outlook for the full-year.”

Sales are now expected to grow in the mid-single

digit range, at constant exchange rates. Core

earnings per share are targeted to grow broadly in

line with sales, at constant exchange rates.

2019’un ilk üç ayında satışlarını %8 oranında artırarak,

14.8 milyar İsviçre Frangı seviyesine çıkaran Roche,

seneye başarılı bir performansla başladı.

Bilim ve inovasyon temelindeki çalışmalarıyla ilaç ve

tanı araçları alanlarında dünyanın öncü şirketlerinden

biri olan Roche, 2019 yılının ilk çeyreğinde de başarılı

finansal çizgisini sürdürdü. Grup satışları sabit kur

cinsinden bir önceki seneye göre %8 artarak 14.8

milyar seviyesine ulaştı. İlaç Bölümü’nün satışları %10

oranındaki artışla 11.9 milyar İsviçre Frangı seviyesine

çıkarken, Diagnostik Bölümü’nün satışları ise %1

yükselerek 2.9 milyar İsviçre Frangı olarak gerçekleşti.

İlk üç ayda güçlü bir performans

İlk çeyrek sonuçlarını yorumlayan Roche Grup CEO’su

Severin Schwan, “2019 yılına grup olarak güçlü bir

satış büyümesiyle adım attık. Özellikle ilaç birimimizde

tanıttığımız yeni tedavilere yönelik talebin yüksek

olması ve sağlık otoritelerinden kanser immünoterapisi

çerçevesinde aldığımız önemli onayların yanında

diagnostik birimimizin moleküler diagnostik alanındaki

gelişimi, performansımızı ileriye taşıdı. İlk üç ayda

elde ettiğimiz bu sonuçlar, 2019’un tamamı için

öngörülerimizde de iyileşme anlamına gelecek,” dedi.

2019’da satışlarda orta tek haneli büyüme ve satışlara

paralel olarak hisse başına yüksek kazanç artışı

bekleyen Roche, ayrıca temettü oranında daha da yüksek

artış gerçekleştirmeyi hedefliyor.

32 Pharma


Lilly proves its success

once more!

For the second time, Lilly Turkey is

presented with “Top Employers Türkiye

2019” certification granted by Top

Employers Insitute, one of the most

prestigious global institutions.

Lilly, başarısını bir kez

daha tescilledi!

Lilly İlaç, dünyanın en saygın kuruluşları

arasında yer alan Top Employers

Institute’un her yıl gerçekleştirdiği Top

Employers araştırmasında, ikinci kez

Türkiye’nin en iyi işverenlerinden biri

olarak “Top Employers Türkiye 2019

sertifikasını almaya hak kazandı.

Jose Daniel Lucas- Lilly İlaç Genel Müdürü

Having been identified as one of the best employers

of Turkey last year, Lilly Turkey is again certified

with “Top Employers Turkey 2019” as a result of the

assesment by Top Employers Institute, a leading

international independent research company.

Recognizing its employees as the most valuable

asset and continously thriving to enhance employee

satisfaction and loyalty, Lilly Turkey’s achievement

in this sense is reaffirmed.

In HR Best practice survey conducted by Top

Employers Institute, companies were evaluated

according to 10 distinctive criteria which are talent

strategy, workforce planning, talent acquisition,

onboarding programs, training and development,

performance management, leadership development,

career management, compensation, benefits and

company culture. As a result of the comprehensive

survey, Lilly Turkey is recognized as “Top Employer”

thanks to its HR practices and the facilities provided

to the employees.

Uluslararası bağımsız araştırma şirketi Top Employers

Institute tarafından gerçekleştirilen değerlendirme

sonucu, geçen yıl Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında

gösterilen Lilly İlaç, bu yıl da “Top Employers Türkiye

2019” sertifikasını almaya hak kazandı. Çalışanlarını

en önemli varlığı olarak gören, çalışan mutluluğu ve

bağlığını sürekli geliştirmek için çaba gösteren Lilly’nin

bu alandaki başarısı bir kez daha tescillendi.

Top Employers Institute’un gerçekleştirdiği En İyi

İK Uygulamaları Araştırması’nda şirketler, yetenek

stratejisi, iş gücü planlama, yetenek kazanımı,

oryantasyon programları, eğitim ve geliştirme,

performans yönetimi, liderlik gelişimi, kariyer yönetimi,

ücretlendirme, yan haklar ve şirket kültürü olmak

üzere 10 ayrı kriter üzerinden değerlendirildi. Yapılan

geniş kapsamlı araştırma sonucunda, insan kaynakları

uygulamaları ve çalışanlarına sağladığı olanaklarla Lilly

İlaç, Top Employers Türkiye 2019 unvanını almaya hak

kazandı.

34 Pharma


“The best employer”

“Lilly Turkey is the epitome of best employers with

its working conditions and practices supporting the

talent development at all levels”, said Jose Daniel

Lucas, Managing Director at Lilly Turkey. Lucas

continued, “Being cerfied with Top Employers Turkey

2019 by such a respected instituion as Top Employers

Institute reaffirms the success of Lilly Turkey’s HR

practices shaped around its principles of ‘honesty,

excellence and respect for people’. As Lilly Turkey

being identified as ‘Best Employer’, we will continue

working by taking firm and steady steps”.

We are progressing on the right path with confident

steps

Stating that companies obtain this important

certification after research, monitor and assesment

processes of their HR practices, Hande Akartuna,

Director of Training and Development at Lilly Turkey

said, “As Lilly Turkey, we are so proud to maintain

this success. Lilly is a company regarding the

employee development and talent management as a

dynamic and continiously changing process. Besides,

we build a great part of our targets on diversity and

inclusion while we develop our HR strategy every

year”. Akartuna continued, “The fact that our HR

strategy and policies in line with it were identified as

our strengths is an important indicator that we are

on the right path. We deem being identified among

“Top Employers” in Turkey as the reaffirmation of

our success and the sustainability of our practices

and we continue working to enhance our practices

focused on employee satisfaction by taking the voice

of our employees as the guide.”

“En iyi işveren”

Lilly’nin bu prestijli unvana bir kez daha layık

görülmesiyle ilgili olarak, Lilly İlaç Genel Müdürü

Jose Daniel Lucas şunları söyledi: “Lilly, çalışanlarına

sağladığı çalışma koşulları ve şirketin tüm

kademelerinde yetenek gelişimini destekleyen

uygulamalarıyla örnek işverenlerden biri. Top Employers

Institute gibi saygın bir kurumun yaptığı araştırma

sonucu Top Employers Türkiye 2019 sertifikasını

almaya hak kazanmak, Lilly’nin temel değerleri olan

‘dürüstlük, mükemmellik ve insana saygı’ çerçevesinde

şekillendirdiği insan kaynakları uygulamalarının

başarısını bir kez daha tescillemiş oldu. Lilly Türkiye

olarak, “En İyi İşveren” unvanımızla istikrarlı ve emin

adımlarla çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Doğru yolda emin adımlarla yürüyoruz

Lilly İlaç İnsan Kaynakları, Eğitim ve Geliştirme

Direktörü Hande Akartuna da şirketlerin çalışanlarına

yönelik İK uygulamalarının araştırma, denetim ve

değerlendirme sürecinin ardından bu önemli sertifikayı

almaya hak kazandığını belirterek, “Lilly İlaç olarak, bu

başarı devam ettirdiğimiz için son derece gururluyuz.

Lilly, çalışan gelişimi ve yetenek yönetimini dinamik ve

sürekli değişen bir süreç olarak gören bir şirket. Bunun

yanı sıra, her yıl insan kaynakları stratejimizi belirlerken

hedeflerimizin önemli bir kısmını çeşitlilik ve dahil etme

üzerine kuruyoruz. Araştırmada, uyguladığımız güçlü İK

stratejimizin ve stratejimizle uyumlu politikalarımızın

güçlü yönlerimiz olarak öne çıkması ise, bizler için

doğru yolda olduğumuzun önemli bir göstergesi.

Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında gösterilerek “Top

Employers Türkiye 2019” unvanını almamızı, başarımızın

ve uygulamalarımızın sürdürülebilirliğinin teyidi

olarak görüyor, çalışanlarımızın sesini rehber kabul

ederek çalışan memnuniyeti odaklı uygulamalarımızı

geliştirmek için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

Hande Akartuna – Lilly İlaç İnsan Kaynakları, Eğitim Ve Geliştirme Direktörü

Pharma 35


GEA

İlaç Seminerini

İstanbul Four Seasons

Hotel’de 16 Nisan

2019 tarihinde

gerçekleştirildi.

GEA, İlaç Sanayinin Önde Gelen

Firmalarını Bir Araya Getirdi

GEA Türkiye yeni yapılanması, ilaç ve diğer endüstrilerdeki

teknolojileri ve ürünleri hakkında bilgi vermek ve karşılıklı bilgi

alışverişinde bulunmak amacıyla ilaç sanayinin önde gelen firmalarını

İstanbul’da GEA İlaç Seminerinde bir araya getirdi.

36 Pharma

Alanlarında uzman konuşmacıların

bir araya geldiği ve GEA’nın

Katı İlaç Uygulamaları, Sıvı İlaç

Uygulamaları, Liyofilizasyon,

Separasyon, Homojenizasyon ve

Servis Organizasyonu hakkında

genel bilgilerin paylaşıldığı

seminerde, tablet baskı teknolojisi

ve değer odaklı parti granülasyonu,

bioteknoloji üretim temel prensipleri

ve teknik çözümleri, dondurarak

kurutma teknolojisi, farmasötik

bioteknolojide separasyon çözümleri

ve hücre parçalamada yüksek

basınçlı enerji uygulamaları ile ilgili

de son gelişmeler paylaşıldı.

“70 kişilik uzman ekip”

Gıda, İlaç, Kimya ve diğer endüstri

sektörlerine proses teknolojileri ve

sistemleri sağlayan ve bu sektörlerde

en büyük tedarikçilerden biri olan

GEA‘nın Türkiye’deki organizasyonu

olan GEA Türkiye, 5 Ocak 1999

yılında İzmir’de kurulmuş olup 2019

yılında ülkemizdeki faaliyetlerinin

20. yılını kutlamaktadır. GEA Türkiye

Istanbul ve İzmir yerleşkelerinde

70 kişilik uzman ekibi ile satış

(tesis ve ekipman) , yedek parka

tedariği, teknik servis, mühendislik

ve otomasyon konularında hizmet

vermektedir.

2015 yılında GEA nın global

yapılanma startejisi kapsamında GEA

Türkiye olarak Türkiye içinde var

olan tüm operasyonlarını tek bir yapı

altında toplamıştır. Global olarak

örgütlenen ve 2018 yılı sonu itibariyle

18.642 çalışanı ve 4.828 milyon

EUR satışı olan GEA, müşterilerinin

geçtiğimiz yıllarda vazgeçilmez

iş ortağı olmuştur ve bu ortaklığı

geliştirmeyi hedeflemektedir.

“Doğrudan hizmet”

İlaç endüstrisinin öncü ve büyük

tedarikçilerinden biri olan GEA

Türkiye, 2019 yılı itibarı ile kendi

bünyesinde ilaç endüstrisine

doğrudan hizmet verecek olan

ilaç uygulamaları iş birimini

oluşturmuştur. GEA Türkiye’nin

hedefi, Türkiye’nin en önemli ve

büyüyen değeri olan ilaç ve sağlık

endüstrisine daha iyi destek vermek

ve katkıda bulunmaktır. GEA Türkiye,

İlaç endüstrisinde sıvı dozaj ve

biyokimya uygulamalarında çözüm

ortağı olan Likkon Limited Şirketi ile

beraber hizmet vermektedir.


İlacın Geleceğine

Yatırım Yapmak

Mayıs 2017 tarihinde açılan GEA Katı İlaç Merkezimiz (GEA Pharma

Solid Center-GPSC), ilaç endüstrisinin geleceği konusundaki

sorumluluğumuzu ve süregelen desteğimizi temsil ediyor.

Toplamda 1100 m 2 alana sahip olan GPSC, oral katı dozaj (OSD)

formunun test, geliştirme ve optimizasyonu için en son teknoloji

uygulamalarını ve çeşitli parti bazlı ve sürekli üretim teknolojilerini

sunar. Test ve kiralık makine seçenekleri dahil ürün geliştirme

ve proses iyileştirmesinden gerçek zamanlı simülasyonlara

kadar üretim verimliliğini arttırmak ve pazara sürüm sürecini

hızlandırmak için tasarlanmış kapsamlı hizmetler sağlar.

Daha detaylı bilgi için sales.turkey@gea.com

adresinden iletişime geçebilirsiniz.

GPSC’nin sundukları;

• parti bazlı veya sürekli üretim ekipmanlarımızda

müşteri demonstrasyonları ve denemeler,

• eğitim programları ve kursları,

• aktif katılımlı laboratuvar deneyimleri,

• farmasötik ürün geliştirme desteği,

• CQA değerlendirmesi,

• yeni konseptlerin test edilmesi (ekipman ve gelişmiş kontroller),

• laboratuvar ölçeğinden üretim ölçeğine yükseltme,

• GEA ekipmanı bilgi ve etkinliğini arttırmak

için proses geliştirme / iyileştirme.


Abdi İbrahim Otsuka, AIMS to become the first

company coming to mind in psychiatric drugs

Abdi İbrahim Otsuka, founded in the year 2012 as a product of the successful

business partnership between Abdi İbrahim, the leader of the Turkish

pharmaceuticals industry, on one side, and Otsuka, one of the leading corporations

of the world, on the other side, is continuing to take steps aimed at adding value of

lives of patients with its products registered and approved both in Turkey and in the

global markets, with its mission of healing lives by introducing new and effective

treatment alternatives to Turkey”.

38 Pharma

By introducing new and innovative

therapies, developed and produced

by Otsuka R&D Department and

positioned as the first and single on

the world, to Turkey with a view to

further improving and regenerating

life, Abdi İbrahim Otsuka is not

only transferring technology from

Japan to Turkey, but also making

contribution to the local production

herein. Abdi İbrahim Otsuka,

planning to penetrate into new

therapeutic fields in the coming

years, is getting prepared for

launching a great many of new and

innovative drugs in such areas of

schizophrenia, depression, migraine,

attention-deficit and hyperactivity

disorder, bipolar, post-traumatic

stress disorder and Alzheimer in the

next 5 years. Scheduling to further

enlarge its export-oriented attempts,

Abdi İbrahim Otsuka targets a total

turnover of 100 million TL, 55 percent

thereof being from psychiatric drugs,

in the year 2019.

Abdi İbrahim Otsuka, with its

technology transfers and product

launches since its very beginning

of foundation, has so far brought to

the healthcare sector a great many

of new therapies being the first and

single on the world.

Abdi İbrahim Otsuka, founded in

the year 2012 as a product of the

successful business partnership of

long years between Abdi İbrahim, the

deep-rooted leader of the Turkish

pharmaceuticals industry, on one

side, and Otsuka, one of the leading

corporations of Japan, on the other

side, has so far put its signature

under many important projects by

exhibiting a stable growth in its fields

of specialization. With the intention

of making contributions to local

production, besides its continuing

technology transfer, Abdi İbrahim

Otsuka has also started to produce

in Turkey the existing products of

Otsuka. Abdi İbrahim Otsuka is not

only introducing these products to

the Turkish pharmaceuticals market,

but also exporting to such countries

as Singapore, Tunisia and Algeria.

After reminding the successful

growth graph recorded so far by


Abdi İbrahim Otsuka, being the sole

and single company founded in the

Turkish pharmaceuticals industry

with Japan partnership, “Though we

are a very young company of 7 years,

we are continuing our growth journey

in Turkey with a great dynamism

and passion. With our discovery

and recovery mission, till date, we

have taken our place in the market

with 7 brands, 7 therapeutic areas,

9 indications and 13 presentation

forms; at the same time, we have

transferred to Turkey the most

advanced technology of Otsuka. We

have so far brought to the healthcare

sector in Turkey a great many of

therapies being the single and first

on the world. At the same, we have

started to produce in Turkey the

products of Otsuka as well. In Abdi

İbrahim manufacturing plants, we

are currently transferring technology

of the products originally discovered

by Otsuka R&D Department, and

ensuring that these products are

manufactured in Abdi İbrahim plants

at high quality standards”, says Elif

Elkin, Managing Director.

“We are supporting the

endenization efforts of Turkey in the

pharmaceutical products.”

Saying that Abdi İbrahim Otsuka is

making sustainable contributions

to our national economy and

industry with its pioneer products

by also exporting the products

manufactured in Turkey, Elkin

added that their goal is to become

the first company coming to mind

in psychiatric and nephrological

drugs. “We are also supporting the

endenization efforts of Turkey in the

pharmaceutical products. Through

technology transfer, we are not only

producing added value products in

our country, but also providing a

positive contribution to the current

deficit by exporting our products. We

are continuing to take forward steps

in order to achieve our objective of

starting exports to new countries,”

says Elkin.

“We are now bringing to Turkey

ABILIFY MYCITE, the first digital

drug system of the world used for

digital monitorization and follow-up

of drugs inside the human body.”

Besides its already strong product

range and portfolio in psychiatry

field, Abdi İbrahim Otsuka is

presently showing great efforts

in order to bring new treatment

alternatives into Turkey and to

introduce the same to the service

of healthcare professionals and

patients. Thereafter, Elkin continued

to give the following information

thereon:

“Accordingly, we, as Abdi İbrahim

Otsuka, which has till now put its

signature under a lot of firsts in

Managing Director Elif Erkin

its fields of business, are getting

prepared to bring into Turkey

ABILIFY MYCITE, the first digital

drug system of the world developed

by Otsuka and approved by FDA

and used for digital monitorization

and follow-up of drugs inside the

human body. This system, a groundbreaking

innovation in its area on

the world, comprised of wearable

MYCITE®Patch sensor, MYCITE

APP smart phone application, and

some online portals developed

for healthcare professionals, is

being used in treatment of adult

schizophrenia, type 1 bipolar

disorder or major depression

patients. ABILIFY MYCITE records

the data regarding intake of drug,

and reports the same to patient

and healthcare professional, and

gathers information about mobility

of the patient. Relaxation level and

psychological mood data reported

by the patient is also shared with

healthcare professional, family

members and care team with a

prior consent of the patient. The

system, characterized as the first

FDA-approved digital drug, intends

to reinforce the cooperation with

healthcare professionals treating

the patients with severe mental

disorders by providing objective

data and information about intake

of drugs by time. As known, in

these types of diseases, regular

Pharma 39


40 Pharma

drug intake of patient is the biggest

barrier and handicap of treatment.

For this reason, this system will have

performed a material and important

function in treatment.”

A new hope in treatment of polycystic

kidney disease

“In addition, we have also strong

products also in treatment of

polycystic kidney disease”, says

Elkin and continues: “We have

developed ‘Jinarc’ the first and

single drug in the world used in

treatment of polycystic kidney

disease. We are promising a new

hope to patients in this field. Thanks

to this agent, approved also in

Turkey, for treatment of polycystic

kidney disease, being one of the most

common life-threatening hereditary

diseases, not only the enlargement

of cysts and the process towards

renal deficiency can be slowed down,

but also the need for dialysis and

renal transplantation can be reduced

in general.”

Reminding their mission to increase

the awareness of community about

polycystic kidney disease, Elkin

added:

“We are trying to stand beside

our patients by organizing various

different activities with a view to

creating awareness about this

disease and protecting the renal

health. Our activities aimed at

increasing awareness in polycystic

kidney disease are conducted

especially in May 10th Polycystic

Kidney Disease Day announced by

the Turkish Nephrology Association.

As the clinic picture of polycystic

kidney disease proceeds very slowly,

unfortunately a great majority of

the patients apply to physicians only

at the end-stage renal failure. This

treatment option, which has already

been approved and registered in

the United States, Japan, Canada

and member states of the European

Union and proven to evidently slow

down the rate of progress of renal

failure and reduce the rate of growth

of cysts by 50 percent, is going to be

introduced for use by patients also

in Turkey by us, as Abdi İbrahim

Otsuka, in a very close time.”

“We are planning to penetrate into

new therapeutic fields.”

Stating that they are planning to

penetrate into new therapeutic fields

in the coming period, Elif Elkin gave

the following information about the

future plans of the Company:

“It is known that there are 450 to

600 thousands of schizophrenia

patients in Turkey, while autism

is increasing its prevalence since

2006 and is seen is 1 in every 59

children in our day. In our country,

more than 3 thousand people are

committing suicide per annum

due to psychological disorders and

diseases, especially depression.

Furthermore, polycystic kidney

disease is observed in 1 in every 7-10

patients in need of dialysis. For this

reason, we are under an important

responsibility for treatment of a

great many of diseases in these

fields. The pipeline of Otsuka in the

Central Nervous System is very

strong. In the coming 5 years, we are

getting prepared to launch a great

many of products in such areas as

schizophrenia, depression, migraine,

attention-deficit and hyperactivity

disorder, bipolar, post-traumatic

stress disorder and Alzheimer. And

in the forthcoming years, we are

intending to be effective and active

also in central nervous system,

oncology, cardiovascular surgery,

gastroenterology, respiratory

system, infectious diseases,

dermatology and nephrology areas.

Through new product launches,

we are willing to heal the lives

of millions of patients and their

families and relatives. We are also

endeavoring to increase our overall

exports. Our goal of turnover for

the year 2019 is determined as 100

million TL, and we are expecting 55

percent thereof from the psychiatry

field.”

“We are intending to increase

awareness of community about

diseases.”

“Abdi İbrahim Otsuka has so

far put its signature under very

effective initiatives for increasing

awareness in the community about

diseases through its strong social

responsibility projects, and reached

millions of people with these

projects”, says Elif Elkin:


“Besides producing and creating

solutions for recovery from diseases

by our products, we are also wishing

to add value to the lives of patients

and their families and relatives

through our awareness initiatives.”

Elkin continued to give the

following information about their

social responsibility activities and

initiatives:

“We, as Abdi İbrahim Otsuka,

have drawn attention to the issue

of stigmatization in

the community on

October 10th the World

Mental Health Day.

Stigmatization is caused

by an individual’s adopting

for himself the negative

stereotypes of community

and insulating himself

from the community

under the effects of

such negative feelings,

because stigmatization in

the community leads the

individual off the social

life. This in turn paves

the way for a negative

picture reaching out

to the deepening and

intensification of diseases

and refusal of treatments.

That is why getting support

from different parts of

the community is very

important for elimination

of such stigmatization

and inclusion of patients

into social life. We, as

Abdi İbrahim Otsuka,

are getting prepared to implement

a very important initiative again

on October 10th this year as well.

We are going to continue without

pausing our efforts and initiatives

aimed at creating awareness against

stigmatization in the community in

general. Furthermore, we have also

started our “We Should Not Shut

Our Eyes” project with a view to

increasing awareness in community

about schizophrenia. In 2014, at the

World Mental Health Day, we have

welcome and hosted in Turkey Trina

Merry, a body painting artist, as a

part of “We Should Not Shut Our

Eyes” project departing from the

“Life With Schizophrenia” theme.

Trina Merry has, by concealing in

Istanbul silhouette some models

with painted bodies, drawn attention

to the facts ignored and overlooked

by the community. In the year 2015,

with “We Should Not Shut Our Eyes

– Journey of Schizophrenia From

Prehistorian Ages to the Present”

exhibition organized as a part of

our campaign, we have drawn

attention to the blind eyes turned

to schizophrenia patients once

more. Our “We Should Not Shut

Our Eyes – Journey of Schizophrenia

From Prehistorian Ages to the

Present” exhibition organized with

the support of the Federation of

Schizophrenia Associations met the

visitors in Yenikapı Metro Station

in the year 2018. Our exhibition is

presented to exhibition-viewers of 2

million in total in Istanbul, Ankara,

İzmir and Kocaeli till date. We have

received very positive feedbacks.

We are intending to reach larger

populations and increase awareness

about schizophrenia by carrying

our exhibition to other provinces of

Turkey as well.”

“We Should Not Shut Our Eyes”

project is deemed worth of many

awards

“We Should Not Shut Our Eyes”

website is deemed

worthy of the “Favorite

of People” award in the

community branch of Social

Communication category and

in the Non-governmental

Organizations branch of Social

Responsibility category in

Gold Spider Web Prizes in the

year 2014. Triona Merry Body

Painting activity conducted

for launch of the project is

granted the achievement

award in Product Launch

Relaunch category in Felis

prizes in the year 2015. The

“Journey of Schizophrenia

From Prehistorian Ages to the

Present” exhibition organized

as the second step of the “We

Should Not Shut Our Eyes”

project is selected as the best

corporate social responsibility

project activity in A.C.E. of

MICE organized in the same

year. It is further placed in the

third rank in the consumer

training awareness category

by Global Awards and among

the special projects by DPID.

The “We Should Not Shut Our Eyes

– Journey of Schizophrenia From

Prehistorian Ages to the Present”

exhibition, granted 3 awards all at

once in Felis in the year 2016, is

also deemed worthy for the best

corporate social responsibility

project and the best WOM awards.

In addition, our exhibition is also

granted Felis Achievement Award

in the healthcare communication

category in 2018 Felis Prizes.

Pharma 41


“Let Us Do a Favor to Others”

volunteers are earnestly seeking

good

Besides, stating that they are

using the “Let Us Do a Favor

to Others” brand name for

all of their volunteering and

social responsibility projects

implemented with the motto “We

are Volunteering to Heal”, Elkin

says: “Under the “Let Us Do a Favor

to Others” roof, we are endeavoring

to heal lives we can touch every

year, and are developing parallel

projects with our values defined

and listed as courage, passion,

responsibility and innovation. Our

“Courage Group” made a support

of book and preschool stationery

supplies to Günlüce Elementary

School in Mardin for 2018-2019

academic year. Our Courage Group,

taking the road with “Information

is courage, information is power”

motto successfully delivered all

aid materials to the school. Our

Responsibility Group organized a

“Clean Clothing Aid” campaign for

patients in mental health hospitals

in the year 2017. The clothing items

collected in the project participated

by pharmacists, physicians and

Abdi İbrahim Otsuka employees are

delivered to the relevant hospital

departments for distribution to

patients. The aid materials will also

be distributed to patients under this

project in the coming years. In our

projects which are entirely based on

volunteering, with our “information

is courage” philosophy, we are

organizing a book campaign for a

school in the Eastern Anatolia every

year. Recently, we realized this

project in Mardin.”

42 Pharma


A revolutionary

innovation from Bayer

Bayer’den devrim

oluşturan bir yenilik

Bayer has developed the 4 Season

mobile application for manufacturers

by transfering its know-how in the field

of Crop Science to the digital platform.

Through this app, Bayer shares pesticides

recommendations against the risks of

diseases, pests or weeds that can be

encountered at all stages of cultivation.

Bayer, Tarım Ürünleri alanındaki bilgi

birikimini dijital platforma taşıyarak

üreticiler için 4 Mevsim mobil uygulmasını

geliştirdi. Bayer, 4 Mevsim uygulamasıyla

ekimden hasada tüm aşamalarda

yetiştirilen ürünün karşılaşabileceği

hastalık, zararlı ya da yabancı ot risklerine

karşı Bayer ilaçlama tavsiyelerini

paylaşıyor.

New app 4 Seasons by Bayer enables users to get

required information in their pocket!

Bayer developed 4 Seasons mobile application

for all manufacturers. Through the application,

producers will be able to receive instant

notifications and warnings from harvest to

crop, at all stages of growing their

products. Producers will also reach

out to Bayer experts in in their

districts, also will be informed

about agricultural news and

agricultural stock exchange

through 4 Seasons

application.

In order to use 4 Seasons

Agricultural application,

it is enought to download

the application to the

phone, create a new

account and register the

land information and the

plant protection product

preference in the system.

Accordingly, the application

begins to transfer all the

information that needs to be known in

the Detailed Analysis section and provides

the producer with solution recommendations

about the product that may encounter weed, disease

and harmful risks during certain developmental

periods. In addition, current status and agricultural

stock market prices can be followed with the

application as well as up-to-date information on

agriculture sector under ‘News’ section and ‘Videos’

where user experience is described.

Bayer’in geliştirdiği 4 Mevsim mobil uygulaması

ile üreticilerin gerek duyduğu tüm bilgiler artık

ceplerinde!

Bayer, tüm üreticiler için 4 Mevsim mobil

uygulamasını geliştirdi. Uygulama sayesinde

üreticiler, ekimden hasada ürün

yetiştirirken tüm aşamalarda

anlık bildirim ve uyarılarla

destek alabilecek. Tarımsal

haberler, hal/borsa

fiyatları hakkında bilgi

sahibi olabilecek,

bölgelerindeki

Bayer yetkililerine

uygulama üzerinden

ulaşabilecek.

4 Mevsim Tarım

uygulamasını

kullanmak için

uygulamayı telefona

indirerek yeni bir

hesap oluşturmak ve

tarla, arazi bilgilerini,

bitki koruma ürünü

tercihini sisteme kaydetmek

yeterli oluyor. Bu doğrultuda

uygulama, bilinmesi gerekli olan

tüm bilgileri detaylı incele bölümünde

aktarmaya başlıyor ve belli gelişim dönemlerinde

karşılaşabilecek yabancı ot, hastalık, zararlı risklere

karşı ürünle ilgili çözüm önerilerini üreticiyle

paylaşıyor. Ayrıca uygulamayla güncel hal ve tarım

borsa fiyatları takip edilebiliyor ve tarım sektörüyle

ilgili güncel bilgilerin yer aldığı Haberler, kullanıcı

deneyimlerinin anlatıldığı Videolar izlenebiliyor.

Pharma 43


World Leader in the Pharmaceutical Industry

Innovation Index

Gilead Sciences is on the first rank this year, in the ninth annual Pharmaceutical

Industry Innovation Index, which released by IDEA Pharma, the reliable and

reputable organization in the international pharmaceutical industry.

İlaç Sektörü İnovasyon

Endeksi’nde dünya lideri

Gilead Sciences, uluslararası ilaç

sektörünün saygın organizasyonu IDEA

Pharma tarafından bu yıl 9’uncusu

yayınlanan “İlaç Sektörü İnovasyon

Endeksi’nde” ilk sırada yer aldı.

Gilead Sciences is on the first rank this year in the

ninth annual Pharmaceutical Industry Innovation

Index. Pharmaceutical Industry Innovation Index is

defined as an international assessment index that

assesses companies’ ability to deliver innovation to

patients from Phase I/II, by objectively evaluating

performance based on rolling five year period (2013-

2018).

Gilead Sciences is on the First Rank

Gilead Sciences, a science company that focuses on

developing innovative therapies for life-threating diseases,

is ranked as the first this year since its first

participation in this index by improving their ranking

since 2016. In the success of Gilead Sciences, HIV

and CAR-T therapies which have been approved in

2018 come to the forefront. According to the data

of “Innovation Index” which is also defined as the

ratio of revenues from the treatments provided for

the last 5 years to total income, 60 percent of the

income of Gilead Sciences is comprised new drugs.

This ratio corresponds to 6 times the average of the

first 30 pharmaceutical companies.

Mike Rea, CEO of IDEA Pharma, said the following

about the Index;

“Success in the Pharmaceutical Industry Innovation

Index is achieved by discovering and developing

new drugs and delivering them to the patients. The

success achieved by Gilead Sciences in this field

re-determines some definitions for the pharmaceutical

industry. Gilead Sciences attracts attention with

its new and original treatments which are delivered

to the patients.”

Gilead Sciences bu yıl dokuzuncusu yayınlanan İlaç Sektörü

İnovasyon Endeksi’nde birinci sırada yer aldı. İlaç

Sektörü İnovasyon Endeksi, şirketlerin, beş yıllık bir döneme

(2013-2018) dayanan performansını objektif olarak

değerlendirerek hastalara en yenilikçi tedavileri sağlama

yeteneğini, Faz I/II aşamasından lansman ve hastalara

ulaştırma yetkinliklerini değerlendiren uluslararası bir

değerlendirme endeksi olarak tanımlanıyor.

Gilead Sciences 1’inci sırada

Yaşamı tehdit eden hastalıklara yönelik yenilikçi tedaviler

geliştirmeye odaklanan bir bilim şirketi olan Gilead

Sciences, bu endekse ilk katıldığı 2016’dan bu yana her

yıl bir sıra yükselerek bu yıl birinciliğe ulaştı. Gilead

Sciences’ın bu başarısında 2018 yılında onaylanan HIV

ve CAR-T tedavileri ön plana çıkıyor. Son 5 yılda kullanıma

sunduğu tedavilerden sağlanan gelirlerin toplam

gelirlere oranı olarak da ifade edilen “Yenilik Endeksi”

verilerine göre de Gilead Sciences’ın gelirlerinin yüzde

60’ı yeni ilaçlardan oluşuyor. Bu oran ilk 30 ilaç firması

ortalamasının 6 katına karşılık geliyor.

IDEA Pharma CEO’su Mike Rea, endeksle ilgili olarak

şunları söyledi:

“İlaç Sektörü İnovasyon Endeksi’nde başarı, yeni ilaçlar

keşfedip geliştirerek ve bu ilaçları hastalara ulaştırarak

elde ediliyor. Gilead Sciences’ın bu alanda ulaştığı başarı

ise ilaç endüstrisi için

bazı tanımları yeniden

belirleyecek boyutta.

Gilead Sciences

hastalara ulaştırdığı

tedavilerin yeni ve

özgün oluşuyla dikkat

çekiyor.”

44 Pharma


A marketing summit that

inspires success stories

Başarı hikâyelerine ilham

veren pazarlama zirvesi

The StoryTelling session, which was held on the first

day of the event, attended by all marketing and sales

center managers of Nobel İlaç, Farma Directorate,

marked the event. In the session in which Tijen

Mergen and Ferah Lök who gave lectures and

conferences in Bahçeşehir University in sales

and marketing, the attention to the importance of

storytelling in sales and marketing, messages were

given on topics such as storyteller and good story

collector. They shared their experiences on how to

communicate short and efficient stories that could

be used in dialogue with stakeholders.

Can’t move in the moment will remain behind

On the second day of the Farma Marketing Summit,

it was emphasized that it is inevitable that the new

world will become speed-resistant in rather than

time. Guest speaker Levent Erden made a very

enjoyable presentation at the summit. According to

Erden, “devop” developing in operating is one of the

sine qua non of ‘speed resistance’. The concept of

time has now begun to flow so fast for all of us, who

cannot take action the moment will remain behind.

Levent Erden underlined that with the developing

technology, the most important human feeling is

‘Unable to Miss Fear’. The veteran name inspired

the marketing and sales team to create and write

new success stories in his session.

Nobel İlaç, Farma Direktörlüğü çatısı altındaki tüm

pazarlama ve satış merkez yöneticilerinin katıldığı

etkinliğin ilk gününde düzenlenen ‘StoryTelling’

oturumu, etkinliğe damgasını vurdu. Bahçeşehir

Üniversitesi’nde satış-pazarlama alanında eğitim ve

konferanslar veren Tijen Mergen ve Ferah Lök’ün

konuşmacı olarak katıldıkları ‘StoryTelling’ oturumunda;

satış ve pazarlamada hikayeleştirmenin önemine

dikkat çekilirken, nasıl bir hikaye anlatıcısı ve iyi bir

hikaye koleksiyoneri olunur gibi başlıklarda mesajlar

verildi. İkili, paydaşlarla diyaloglarda kullanılabilecek

hikayelerin nasıl daha kısa ve etkin olarak

iletebileceğine dair tecrübelerini paylaştı.

An’da hareket edemeyen geride kalacak

Farma Pazarlama Zirvesi’nin ikinci gününde ise hızla

değişen yeni dünyada insanın artık zamana değil ‘hıza

dayanıklı’ hale gelmesinin kaçınılmaz olduğu vurgulandı.

Konuk konuşmacı Levent Erden, zirvede çok keyifli bir

sunum gerçekleştirdi. Erden’e göre, ‘hıza dayanıklılığın’

olmazsa olmazlarından biri de ‘devop’ yani ‘developing

in operating’. Zaman kavramı artık hepimiz için o kadar

hızla akmaya başladı ki, ‘an’da harekete geçemeyen

geride kalacak. Levent Erden, gelişen teknolojiyle

birlikte en önemli insan duygusunun da ‘YIK’ yani

‘Yetişemeyip Iskalama Korkusu’ olduğunun altını çizdi.

Zirvedeki oturumu ile duayen isim, yeni başarı hikayeleri

oluşturmak ve yazmak için pazarlama ve satış ekibine

ilham verdi.

Yeni yol haritası belirlendi

Zirvenin son bölümünde düzenlenen açık kürsü

oturumunda ise, Nobel olarak hızla gelişen bu teknoloji

dünyasında yapılabilecekler, mevcut şirket içi iş

süreçlerini daha efektif ve hızlı hale getirebilmenin

yolları değerlendirildi ve yeni yol haritası belirlendi.

Bu yol haritasının odağında ise İNSAN ve BİZ temaları

yer aldığından, Farma Pazarlama Zirvesi III’ün ana

temasıydı: SEN OLMAZSAN OLMAZ…

New road map was set

In the open podium session held in the last part of

the summit, Nobel developed the world of rapidly

developing technology, ways to make existing

internal business processes more effective and

faster, and evaluated and the new road map was set.

Since HUMAN and WE themes were included in the

focus of this road map, the main theme of Farma

Marketing Summit III was: NEVER WITHOUT YOU.

Pharma 45


New assignments at

Berko pharmaceuticals

marketing department

Berko Pharmaceuticals, the fastest

growing career company in recent

years with its innovative perspective,

more than 700 employees and its

production facility of 21,000 square

meters consisting of 3 phases in world

standards, has new assignments

in its marketing department.

Berko Pharmaceuticals marketing

department, attracting attention with

its innovative marketing practices,

continues its activities in three groups.

Berko ilaç pazarlama

departmanında yeni

atamalar

Yenilikçi bakış açısı, 700’ü geçen

çalışanı ve dünya standartlarında 3

fazdan oluşan 21 bin metrekarelik

üretim tesisiyle son yılların en hızlı

büyüyen kariyer firması olan Berko

İlaç, pazarlama departmanında

yeni atamalar gerçekleştirdi.

Yenilikçi pazarlama uygulamalarıyla

dikkat çeken Berko İlaç pazarlama

departmanı, üç grup olarak

çalışmalarını sürdürmektedir.

Savaş Duman

Savaş Duman has been appointed as the Marketing

Manager of Berko Pharmaceuticals. Having

received his bachelor’s degree from the Faculty

of Economics, Department of Economics at

Anadolu University, Duman completed his MBA at

Bahçeşehir University, Department of Strategic

Marketing and Brand Management. Beginning

his career in the pharmaceutical industry in Abdi

İbrahim İlaç sales department in 2006, Savaş

Duman later assumed the duties of sales training

manager and OTC group product manager. Having

joined Berko Pharmaceuticals in December 2014 as

product manager, Savaş Duman has been appointed

as the Marketing Manager as of January 2019.

Savaş Duman, Berko İlaç Pazarlama Müdürü olarak

atandı. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat

bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Duman,

Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Pazarlama

ve Marka Yönetimi bölümünde MBA yaptı. İlaç

sektöründeki kariyerine 2006 yılında Abdi İbrahim

İlaç satış departmanında başlayan Savaş Duman,

sonrasında satış eğitim yöneticiliği ve OTC grubu

ürün müdürlüğü görevlerinde bulundu. Aralık

2014’te Berko İlaç’a ürün müdürü olarak geçiş

yapan Duman, Ocak 2019 itibarıyla Pazarlama

Müdürü olarak atanmıştır.

46 Pharma


Azer Kandemir

Azer Kandemir, has been assigned as the Product Manager

responsible for Berko Pharmaceuticals Pediatrics and ENT fields.

Having graduated from Istanbul University Faculty of Engineering,

Department of Geophysical Engineering in 2005, Kandemir gave a

start to his professional career in the finance department of Reuters

Turkey in 2004. He afterwards assumed duties as a product specialist

at Drogsan Pharmaceuticals and as a senior product specialist

at Pfizer Pharmaceuticals. After six years of sales experience in

the pharmaceutical industry career, Azer Kandemir respectively

continued his professional activities as Avon cosmetics area

manager, Deroyal Turkey product manager and he served as the

product manager responsible for the respiratory, cardiovascular

and pediatrics fields at the company Neutec İlaç ve Drogsan İlaçları.

Kandemir has been carrying out his duties at Berko Pharmaceuticals

as the Product Manager responsible for Pediatrics and ENT fields

since June 2018.

Azer Kandemir, Berko İlaç Pediatri ve KBB alanlarından sorumlu

Ürün Müdürü olarak atanmıştır. İstanbul Üniversitesi Mühendislik

Fakültesi Jeofizik Mühendisliği bölümünden 2005 yılında mezun olan

Kandemir, profesyonel iş hayatına 2004 yılında Reuters Türkiye’de

finans departmanında başladı. Daha sonra Drogsan İlaçları’nda

ürün uzmanı ve Pfizer İlaçları’nda kıdemli ürün uzmanı olarak görev

aldı. Azer Kandemir, ilaç sektöründeki altı yıllık satış tecrübesinin

ardından kariyerine sırası ile Avon Kozmetik’te bölge müdürü,

DeRoyal Türkiye’de ürün müdürü, Neutec İlaç ve Drogsan İlaçları’nda

solunum, kardiyovasküler ve pediatri alanlarından sorumlu ürün

müdürü olarak devam etti. Kandemir, Haziran 2018 tarihinden bu

yana Berko İlaç’ta Pediatri ve KBB alanlarından sorumlu Ürün

Müdürü olarak görev yapmaktadır.

Ebru Gürkan

Ebru Gürkan has been assigned as the Product Manager responsible

for Berko Pharmaceuticals Dermatology and Pediatrics fields. Gürkan

graduated from İstanbul University, Faculty of Economics, English

Department of Economics in 2006. Starting her professional career at Dem

İlaç in 2007 as a product manager, Ebru Gürkan assumed duties respectively

at Biofarma İlaç and Ali Raif İlaç in the field of central nervous system and at

Adeka İlaç in the fields of pediatrics and central nervous system and as the

product manager in the field of rare diseases at Centurion Pharma. Gürkan

has been carrying out his duties at Berko Pharmaceuticals as the Product

Manager responsible for Dermatology and Pediatrics fields since July 2018.

Ebru Gürkan, Berko İlaç Dermatoloji ve Pediatri alanlarından sorumlu

Ürün Müdürü olarak atandı. Gürkan, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi

İngilizce İktisat bölümünden 2006 yılında mezun oldu. Profesyonel iş

hayatına 2007 yılında Dem İlaç’ta ürün müdürü olarak başlayan Ebru

Gürkan, sırasıyla Biofarma İlaç ve Ali Raif İlaç’ta merkezi sinir sistemi

alanında, Adeka İlaç’ta pediatri ve merkezi sinir sistemi alanlarında,

Centurion Pharma’da nadir hastalıklar alanında ürün müdürü olarak görev

yaptı. Gürkan, Temmuz 2018 tarihinden bu yana Berko İlaç’ta Dermatoloji ve

Pediatri alanlarından sorumlu Ürün Müdürü olarak görev yapmaktadır.

Pharma 47


Filiz Kozcağız has

become the human

resources director of

Amgen Turkey

Filiz Kozcağız who has an experience

depending on many years in human

resources field, was appointed as the

human resources director of Amgen

Turkey,

Amgen Türkiye’nin insan

kaynakları direktörü

Filiz Kozcağız oldu

Amgen Türkiye’nin insan kaynakları

direktörü görevine insan kaynakları

alanında uzun yıllara dayanan

tecrübeye sahip olan Filiz Kozcağız

getirildi.

Filiz Kozcağız has become the Director of Human

Resources of Biotechnology Company Amgen

Turkey. Kozcağız who was graduated from Anadolu

University Department of Business Administration,

started her Human Resources career at SmithKline

Beecham Pharmaceuticals. Then worked in

Boehringer Ingelheim for 18 years in different areas

of Human Resources. During this period, she has

gained experience in establishing and managing the

pricing strategies of the META region as the Director

of Pricing and Expat for a period of time. Filiz

Kozcağız who has participated Amgen Family after

18 years of experience in Boehringer Ingelheim,

will be responsible for Amgen Turkey and Mustafa

Nevzat Turkey, as the Director of Human Resources.

Biyoteknoloji şirketi Amgen’ın Türkiye İnsan Kaynakları

Direktörü Filiz Kozcağız oldu. Anadolu Üniversitesi

İşletme bölümünden mezun olan Kozcağız SmithKline

Beecham İlaç’da İnsan Kaynakları kariyerine başladı.

Ardından Boehringer Ingelheim’da 18 yıl boyunca İnsan

Kaynakları’nın farklı alanlarında görev yapmış, bu süre

içinde bir dönem META Bölgesi Ücretlendirme ve Expat

Müdürü olarak bölgenin ücretlendirme stratejilerinin

oluşturulması ve yönetilmesinde tecrübe kazanmıştır.

Boehringer Ingelheim’deki 18 yıllık tecrübesinin

ardından Amgen Ailesi’ne katılan Filiz Kozcağız, Amgen

Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü olarak Türkiye

Amgen ve Mustafa Nevzat Türkiye’den sorumlu olacak.

48 Pharma


Uğur Günaydın has become the sales and marketing

director of Amgen

As of 1 February, Uğur Günaydın, director of the business unit of oncology &

haematology, was appointed as sales and marketing director of Amgen

Amgen satış ve

pazarlama direktörü

Uğur Günaydın Oldu

Yönetim yapısını değiştiren Amgen’da,

onkoloji & hematoloji iş birimi

direktörü Uğur Günaydın, 1 Şubat

itibariyle Amgen satış ve pazarlama

direktörü olarak atandı.

Amgen Turkey has entered the New Year

stronger with the new assignments carried

out within its personnel cadre. In order to

strengthen the company’s competitive structure,

business units were united under a single

management. Under the name of Amgen

Commercial Operations Unit, three different

business units were established: Oncology &

Hematology, Immunology and Nephrology. With

this merger, Uğur Günaydın, Director of Oncology

& Hematology Business Unit, became Sales and

Marketing Director of Amgen.

Günaydın who is a graduate of Boğaziçi

University, has over 16 years of experience in the

pharmaceutical industry. Previously worked in

Bristol Myers Squibb as Turkey Finance Director,

and in US as of the Global Commercialization

Finance Director. Günaydın has joined Amgen

in 2016, as the Strategic Operations Director,

in charge of Turkey, Middle East and Africa

Regions. Uğur Günaydın, who recently served as

Director of Oncology & Haematology Business

Unit, started his new position as Sales and

Marketing Director of Amgen on February 1,

2019.

Amgen Türkiye

yönetim

kadrosunda

gerçekleştirdiği

atamalarla yeni yıla

güçlü girdi. Şirketin

rekabetçi yapısını

güçlendirmesi

amacıyla iş

birimleri tek bir

yönetim altında

birleştirildi.

Amgen Ticari

Operasyonlar Birimi

adı altında Onkoloji

& Hematoloji,

İmmünoloji ve

Nefroloji olarak

üç ayrı iş birimi

oluşturuldu.

Bu birleşme ile

birlikte Onkoloji &

Hematoloji İş Birimi

Direktörü Uğur

Günaydın, Amgen

Satış ve Pazarlama

Direktörü oldu.

Boğaziçi

Üniversitesi

ekonomi bölümü

mezunu olan

Günaydın, ilaç

sektöründe 16 yıllı

aşkın deneyime

sahip. Daha önce

Bristol Myers

Squibb’de Türkiye

Finans Direktörlüğü

ve ABD’de Global

Ticarileştirme

Finans Direktörlüğü

görevlerinde

bulundu. Günaydın,

2016’da Türkiye,

Ortadoğu, Afrika

Bölgesinden

Sorumlu Stratejik

Operasyonlar

Direktörü olarak

Amgen’a katıldı.

Son olarak Onkoloji

& Hematoji İş

Birimi Direktörü

olarak görev yapan

Uğur Günaydın,

1 Şubat 2019

itibariyle Amgen

Satış ve Pazarama

Direktörü olarak

yeni görevine

başladı.

Pharma 49


Global appointments

continue at

Bristol-Myers Squibb

Turkey

With over 130 years of history and

25 thousand employees worldwide,

Bristol-Myers Squibb’s Turkey

operation continues to assign senior

level executives to international

positions.

Mine Uzun

Mine Uzun, who respectively served as HR Manager

and HR Lead at BMS Turkey since 2013, has been

appointed HR Lead, India and Middle East while

Ayşegül Karzan Bilgiç, BMS Oncology Unit Director,

will be the Strategy & Operations Lead for Central

Europe and Middle East on an interim assignment.

With this appointment, Bilgiç will also become a

member of the Central Europe and Middle East

leadership team.

Bristol-Myers Squibb (BMS), whose mission is to

discover, develop and deliver innovative medicines,

and a pioneer in bringing immune-oncological

treatments to Turkey, offers its employees career

development opportunities through international

assignments. The foreign assignments at BMS that

started with HR Lead Mine Uzun in 2019 continues

with Business Unit Director Ayşegül Karzan Bilgiç.

Bristol-Myers Squibb

Türkiye global

görevlendirmelere

devam ediyor

130 yılı aşan geçmişi ve 24 binden

fazla çalışanıyla Bristol-Myers Squibb

Türkiye, üst düzey atamalara devam

ediyor.

2013’ten bu yana BMS Türkiye’de sırasıyla İK Müdürlüğü

ve İK Liderliği görevlerini yürüten Mine Uzun, Hindistan

ve Orta Doğu Bölgesi İK Lideri pozisyonuna atanırken

BMS Onkoloji Birimi Direktörü Ayşegül Karzan Bilgiç

ise dönemsel bir görevlendirme ile Orta Avrupa ve Orta

Doğu Bölgesi Strateji & Operasyon Lideri olacak. Bu

görevle Bilgiç, Orta Avrupa ve Orta Doğu Bölgesi liderlik

ekibinin de bir üyesi olacak.

İmmüno-onkolojik tedavilerin ülkemize

kazandırılmasında öncü bir rol üstlenen, yenilikçi

ilaçları keşfetmeyi, geliştirmeyi ve sunmayı misyon

edinen Bristol-Myers Squibb (BMS), yurtdışı transfer

görevlendirmeleriyle çalışanlarına kendilerini geliştirme

fırsatı sunuyor. 2019 yılında yurtdışı transferine İK Lideri

Mine Uzun ile başlayan BMS, İş Birimi Direktörü Ayşegül

Karzan Bilgiç ile devam ediyor.

Mine Uzun

İstanbul Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri

İlişkileri Bölümü mezunu olduktan sonra Boğaziçi

Üniversitesi İnsan Kaynakları Yönetimi Programı’nı ve

CTI Co-Active Koçluk Programı’nı tamamlayan Mine

Uzun, BMS Türkiye İnsan Kaynakları ekibine 2002 yılında

katıldı. Sırasıyla; Ücretlendirme ve Yan Haklar Uzmanı,

İnsan Kaynakları Yetkilisi ve İnsan Kaynakları Müdürü

pozisyonlarında başarılı bir şekilde çalıştı. 2013 yılından

itibaren İK Müdürü pozisyonunun yanı sıra Avrupa

Pazarları’nda yer alan Polonya, Portekiz, Yunanistan ve

Türkiye’nin Ücretlendirme ve Yan Haklar süreçlerinin

yönetilmesinde kritik rol oynayan Uzun, 2014 yılından

itibaren BMS Türkiye İK Departmanı’na liderlik ediyor.

Mart ayından itibaren Orta Doğu Bölgesi İK Lideri olarak

BMS’te çalışma hayatına devam edecek.

BMS Türkiye’nin biyofarma modeline geçişinde

önemli rol oynayan Mine Uzun, yetenek geliştirme,

organizasyonel tasarım, stratejik işgücü ve kültür

gelişimi konularına odaklanarak farklı değişim

projelerinin liderliğini üstlendi.

50 Pharma


Mine Uzun

After graduating from the Labor Economics

and Industrial Relations Department at Istanbul

University, Mine Uzun completed the Human

Resources Management Program at Boğaziçi

University and CTI Co-Active Coaching Program, and

joined the Human Resources team at BMS Turkey

in 2002. She served as Compensation and Benefits

Specialist, Human Resources Generalist and Human

Resources Manager, respectively. In addition to

this position, Uzun also played a critical role in

managing the Compensation and Benefits processes

in a number of European Markets, including Poland,

Portugal, Greece and Turkey from 2013 onward

and was appointed HR Lead at BMS Turkey in 2014.

Since March 2019, Uzun continues her career at

BMS as the Middle East HR Lead.

Mine Uzun, who played a key role in BMS Turkey’s

transition to the bio-pharma model, led a

number of change projects by focusing on talent

development, organizational design, strategic

workforce and culture development. In addition to

being responsible for running business processes,

implementation of Immuno-Oncology strategy,

talent development and transforming human

resources, Uzun also supported the BMS Turkey

team as a critical member of management.

Ayşegül Karzan Bilgiç

Ayşegül Karzan Bilgiç holds a bachelor’s degree

in Economics from Uludağ University, an MBA

from Yeditepe University and a master’s degree

in Marketing from Birkbeck College in London.

Bilgiç started her professional career at Lundbeck,

where she worked in various sales and marketing

roles, and in 2007 served as International Product

and Project Manager at Lundbeck’s Copenhagen,

Denmark office for a year. On her return to Turkey,

she joined GSK as Business Unit Manager in the

field of various diseases and later continued at

Novartis Turkey as Oncology Department Director.

Serving as Oncology Unit Director at BMS Turkey

since 2016, Bilgiç will be the Strategy & Operations

Lead for Central Europe and Middle East on a

limited-time assignment.

Ayşegül Karzan Bilgiç, who played a critical role

in the transition of BMS Turkey’s commercial

operations to the bio-pharma model, has also been

a key member of the management team with her

work on determining and implementing immuneoncology

strategies, creating lean oncology business

model, managing the product range in alternative

channels, introducing innovative applications and

launching the first immune-oncology agent.

Ayşegül Karzan Bilgiç

Uzun, iş süreçlerinin yürütülmesi, İmmüno-Onkoloji

stratejisinin uygulanması, yetenek geliştirme ve insan

kaynaklarının transformasyonundan sorumlu olmakla

birlikte, yönetim ekibinin de kritik bir üyesi olarak BMS

Türkiye ekibine destek verdi.

Ayşegül Karzan Bilgiç

Uludağ Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun

olan Ayşegül Karzan Bilgiç eğitimine; Yeditepe

Üniversitesi’nde İşletme yüksek lisansı ve Londra’da

Birkbeck College’da Pazarlama alanında yüksek lisans

yaparak devam etti. Çalışma hayatına Lundbeck’te

başlayan Bilgiç, satış ve pazarlama alanlarında

çeşitli görevler aldıktan sonra 2007 yılında 1 yıl

süreyle Danimarka’nın Kopenhag şehrinde Lundbeck

Uluslararası Ürün ve Proje Müdürü olarak çalıştı.

Türkiye’ye döndükten sonra çalışma hayatına GSK’da

çeşitli hastalık alanlarında İş Birimi Müdürü olarak

başlayan Bilgiç, daha sonra Novartis Türkiye’ye geçerek

Onkoloji Bölüm Direktörü olarak görevine devam etti.

2016 yılından itibaren BMS Onkoloji Birim Direktörü

olarak çalışan Bilgiç, dönemsel bir görevlendirme ile

Orta Avrupa ve Orta Doğu Bölgesi Strateji & Operasyon

Lideri olarak çalışmaya devam edecek.

BMS Türkiye’nin ticari operasyonlarının biyafarma

çalışma modeline geçişinde önemli rol oynayan

Ayşegül Karzan Bilgiç, İmmünoonkoloji stratejilerinin

belirlenmesi ve uygulanması, yalın onkoloji iş modelinin

oluşturulması, ürün portföyünün alternatif kanallarla

yönetilmesi, yenilikçi uygulamaların hayata geçirilmesi

ve ilk immünoonkoloji ajanının pazara sunulması gibi

alanlarda yönetim ekibinin de kritik bir üyesi olarak

çalışmalarını sürdürdü.

Pharma 51


Dr. Egemen Ozbilgili has been appointed as

the new Medical Director, Pfizer Turkey

Joined the Pfizer family as a medical manager in 2012, Dr. Egemen Ozbilgili was

assigned as Medical Director of Pfizer Turkey & Internal Medical Specialties

country the leader. Before this new task, Ozbilgili served as country Medical

Leader, Pfizer Turkey Oncology

Dr. Egemen Özbilgili

52 Pharma

In 2006, he graduated from Ankara

University Faculty of Medicine. In

November 2011, Dr. Egemen Ozbilgili

completed his general surgery

specialization at Taksim Training

and Research Hospital. In January

2012, he joined the Pfizer family

as a medical manager and in 2013

became responsible for the vaccine.

In 2016 he was appointed as Senior

Medical Manager responsible for the

same field. From September 1, 2016

Turkey and Israel responsible for

Vaccine Business Unit, he served as

Senior Medical Director. Serving as

Medical Leader since August 1, 2017,

Dr. Ozbilgili has been appointed

as Country Leader Pfizer Oncology

Country Turkey of March 2019 as

Medical Director of Pfizer Turkey &

Internal Medical Specialist.

Pfizer Inc.: Working together for a

healthier World ®

At Pfizer, we apply science and our

global resources to improve health

and well-being at every stage of

life. We strive to set the standard

for quality, safety and value in

the discovery, development and

manufacturing of medicines for

people and animals. Our diversified

global health care portfolio includes

human and animal biologic and small

molecule medicines and vaccines,

as well as nutritional products and

many of the world’s best-known

consumer products. Every day, Pfizer

colleagues work across developed

and emerging markets to advance

wellness, prevention, treatments and

cures that challenge the most feared

diseases of our time. Consistent

with our responsibility as the world’s

leading biopharmaceutical company,

we also collaborate with health

care providers, governments and

local communities to support and

expand access to reliable, affordable

health care around the world. For

more than 150 years, Pfizer has

worked to make a difference for all

who rely on us. For over 160 years,

Pfizer has been working to create

a difference for all who trust us.

Pfizer operates in our country since

1957. Turkey, the Turkish medicine

to produce products that offer the

service of our country and by 78

percent exported to Europe and Far

East countries also contribute to the

national economy. Pfizer Turkey,

in 2013 he implemented “You too

live” in individuals as project healthy

and happy life and to improve the

aging consciousness and disease

awareness, correct lifestyle choices,

preventive measures like so much

about the people better, full and they

need to live healthy aims to present

information. www.pfizer.com.tr


Oğuz Akandil was appointed as Commercial

Directorship of Mustafa Nevzat

Oğuz Akandil was appointed as the Commercial Directorship of Mustafa Nevzat in

the company where the internal markets and foreign markets business units were

merged in order to operate more focused operations of Musrafa Nevzat.

Mustaf Nevzat’s Internal Markets and Foreign

Markets units were merged under the same roof

in order to continue the portfolio of Mustafa Nevzat

in domestic markets as well as in foreign markets

and to further strengthen its competitiveness. All

commercial operations in the new structure started

to be managed by Mustafa Nevzat commercial directorate.

Oğuz Akandil, director of internal markets

director of unit of work of Mustafa Nevzat, was

appointed as commercial director of Mustafa Nevzat

in charge of domestic and foreign markets in this

new structure.

Who is Oğuz Akandil?

Oğuz Akandil graduated from Boğaziçi University,

Department of Business and served for 18 years in

Pfizer, in various departments, including the country

chief financial officer in Pfizer and Pfizer Ukraine

General Directorate. In May 2017, Oğuz Akandil joined

Amgen as Strategic Planning Director responsible

for Turkey’s Middle East and Africa region and

was appointed as the director of Mustafa Nevzat

internal markets business unit in September of the

same year. Akandil, who has been working in this

position for 1,5 years, started his new position as the

Commercial Director of Mustafa Nevzat in February.

Mustafa Nevzat Ticari Direktörlüğün

Mustafa Nevzat Ticari

Direktörlüğüne Oğuz

Akandil atandı

Mustafa Nevzat operasyonlarının

daha odaklı çalışabilmesi adına iç

pazarlar ve dış pazarlar iş birimlerinin

birleştirildiği şirkette Mustafa Nevzat

Ticari Direktörlüğü görevine Oğuz Akandil

getirildi.

Mustafa Nevzat operasyonlarının daha odaklı çalışabil

pazarlar ve dış pazarlar iş birimlerinin birleştirildiği şir

Nevzat Ticari Direktörlüğü görevine Oğuz Akandil

Mustafa Nevzat portföyünün Mustafa iç Nevzat pazarlarda portföyünün iç pazarlarda olduğu olduğu kadar kadar dış paza

dış pazarlarda da gelişerek sürdürülmesi ve rekabetçi-

sürdürülmesi ve rekabetçiliğini daha güçlendirmesi da güçlendirmesi amacıyla Mustafa amacıyla Nevzat Mustaf

İç Pazarlar ve Dış Pazarlar birimleri aynı çatı altında

ve Dış Pazarlar birimleri aynı birleştirildi. çatı Yeni altında yapıda tüm birleştirildi. ticari operasyonlar Yeni Mus-yapıdtafa Nevzat Ticari Direktörlüğü tarafından yönetilmeye

tüm

Mustafa Nevzat Ticari Direktörlüğü başladı. Mustafa Nevzat tarafından İç Pazarlar yönetilmeye İş Birimi Direktörü başladı.

Oğuz Akandil bu yeni yapıda hem iç hem dış pazarlardan

Pazarlar İş Birimi Direktörü sorumlu Oğuz olarak Akandil Mustafa Nevzat bu Ticari yeni Direktörü yapıda olarak hem iç

atandı.

sorumlu olarak Mustafa Nevzat Ticari Direktörü olarak atandı.

Oğuz Akandil kimdir?

Oğuz Akandil kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan

Oğuz Akandil, Pfizer’de Ülke Finans Direktörlüğü ve Pfizer

Ukrayna Genel Müdürlüğü başta olmak üzere, çeşitli

birimlerde 18 yıl görev yaptı. Mayıs 2017’de, Türkiye Ortadoğu

ve Afrika Bölgesinden sorumlu Stratejik Planlama

Direktörü olarak Amgen’a katılan Oğuz Akandil, aynı

yılın Eylül ayında Mustafa Nevzat İç Pazarlar İş Birimi

Direktörlüğü pozisyonuna getirildi. 1.5 yıldır bu pozisyonda

görev yapan Akandil, Şubat itibariyle Mustafa Nevzat

Ticari Direktörü olarak yeni görevine başladı.

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan Oğuz Akandil, P

Direktörlüğü ve Pfizer Ukrayna Genel Müdürlüğü başta olmak üzere, çe

görev yaptı. Mayıs 2017’de, Türkiye Ortadoğu ve Afrika Bölgesinde

Planlama Direktörü olarak Amgen’a katılan Oğuz Akandil, aynı yılın E

Pharma 53

Nevzat İç Pazarlar İş Birimi Direktörlüğü pozisyonuna getirildi. 1.5 y


Public affairs and corporate communication tasks in Abdi İbrahim are

entrusted to Dr. M. Oğuzcan Bülbül

A new director to Abdi İbrahim

In Abdi İbrahim, leader of the Turkish pharmaceuticals industry, Dr. M. Oğuzcan

Bülbül is appointed as the Public Affairs and Corporate Communications Director.

Abdi İbrahim’de kamu ilişkileri ve

kurumsal iletişim

Dr. M. Oğuzcan Bülbül’e emanet

Abdi İbrahim’e yeni

direktör

Türk ilaç sektörünün lideri Abdi

İbrahim’de kamu ilişkileri ve kurumsal

iletişim direktörlüğü görevine Dr. M.

Oğuzcan Bülbül getirildi.

Dr. M. Oğuzcan Bülbül

Abdi İbrahim, the non-stop leader of the

pharmaceuticals industry since 17 years, is continuing to

reinforce its staff by adding experienced names thereto.

In Abdi İbrahim working with the mission of healing lives

since 107 years, Dr. M. Oğuzcan Bülbül, an experienced

name in public affairs, competition, sustainability and

communication fields, is assigned and appointed as the

Public Affairs and Corporate Communications Director.

Dr. M. Oğuzcan Bülbül’s educational life

Starting his job as of 15.04.2019, Dr. Oğuzcan Bülbül is

graduated from Ankara University, Political Sciences

Faculty, Business Administration Department, and

holds a postgraduate master’s degree from Columbia

University, International and Public Affairs Faculty,

Public Administration Department, as well as a

doctorate PhD degree from Hacettepe University,

Economic and Administrative Sciences Faculty, Finance

Department.

Bülbül has started his career as a Competition Expert in

the Turkish Competition Agency, and before becoming a

member of Abdi İbrahim family, served as Competition

Compliance Group Manager in Anadolu Efes and later as

Corporate Affairs and Competition Compliance Director.

İlaç sektörünün 17 yıldır kesintisiz lideri olan

Abdi İbrahim, kadrolarını deneyimli isimlerle

güçlendirmeye devam ediyor. 107 yıldır hayatı

iyileştirmek misyonuyla faaliyet gösteren Abdi

İbrahim’de Kamu İlişkileri ve Kurumsal İletişim

Direktörlüğü görevi kamu ilişkileri, rekabet,

sürdürülebilirlik ve iletişim alanlarında deneyim

sahibi bir isim olan Dr. M. Oğuzcan Bülbül’e verildi.

Dr. M. Oğuzcan Bülbül’ün eğitimleri

15.04.2019 tarihi itibariyle görevine başlayan Dr.

Oğuzcan Bülbül, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi

Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü’nde;

Yüksek Lisans eğitimini Columbia Üniversitesi

Uluslararası İlişkiler ve Kamu İlişkileri Fakültesi

Kamu Yönetimi’nde; Doktora eğitimini ise Hacettepe

Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,

Finans Bölümü’nde tamamladı.

Kariyerine Türkiye Rekabet Kurumu’nda Rekabet

Uzmanı olarak başlayan Bülbül, Abdi İbrahim

ailesine katılmadan önce Anadolu Efes’te Rekabet

Uyum Grup Müdürü ve daha sonrasında Kurumsal

İlişkiler ve Rekabet Uyum Direktörü olarak görev

yapmıştır.

54 Pharma


Beauty where

the continents meet!

Kıtaların buluştuğu yerde

güzellik ile buluşalım!

20-22 June / Haziran 2019

YESILKOY / Istanbul

HALL 9 - 10 - 11

Follow us / Bizi takip edin

/beautyeurasia

/beauty_eurasia

/beautyeurasia

/beautyeurasia.com/Linkedin

Organiser / Organizatör


Sağlık için kenetlendik

Yaşama değer katmak için çalışıyoruz

AstraZeneca olarak 20 yıldır yaşama değer katmak

amacıyla faaliyet gösteriyoruz. Bilimin sınırlarını

zorlayarak hastaların hayatında anlamlı bir fark

yaratmak için her zaman ilk günkü heyecanımızla

çalışmaya devam edeceğiz.

www.astrazeneca.com.tr

Görseldeki fotoğraflar, bilimin öncü gücüyle yaşamlara değer katmak için çalışan AstraZeneca Türkiye çalışanları ve ailelerine aittir.

AZT-BB-K-11-2019

More magazines by this user
Similar magazines