Tekstil Teknik October 2020

istmagmagazin
  • No tags were found...

Tekstil Teknik October 2020

ISSN 2148-9254

EKİM OCTOBER 2020

www.tekstilteknik.com.tr

Vacuum PET recycling line

With decades of experience in extrusion and filtration

technology for spinning and biax film lines we now complete the

cycle: VacuFil is our recycling line for your post-production and

post-consumer waste with direct feed to your spinning line or

pelletizer. Optionally equipped with the Visco+ unit VacuFil

provides the melt quality you need.

For over 20 years, BB Engineering GmbH has been an innovative supplier

of extrusion, filtration and additive mixing for producing filament

yarns and films.

Founded as a joint venture between Oerlikon and Brückner Group

we have decades expertise of two world market leaders available.

www.bbeng.de · sales@bbeng.de · +49 2191 9510




İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR (SORUMLU)

General Manager (Responsible)

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ KOORDİNATÖRÜ

News Editor

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

Prof. Dr. Cevza Candan

YAYIN KURULU

Editorial Board

Prof. Dr. Bülent Özipek

Prof. Dr. H. Rıfat Alpay

Prof. Dr. Yalçın Bozkurt

Prof. Dr. E. Tekin Altınbaş

Prof. Dr. W. Oxenham

Prof. Dr. Emel Önder

Prof. Dr. Yusuf Ulcay

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Doç. Dr. Yusuf A. Uskaner

REKLAM DANIŞMANI

Advertisement Consultant

Mehmet TATLI

mehmet.tatli@img.com.tr

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Yusuf OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

TEKNİK MÜDÜR

Technical Manager

Tayfun AYDIN

tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM

Graphics & Design

Hakan SÖZTUTAN

hakan.soztutan@img.com.tr

DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ

Digital Assets Manager

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

WEB DEVELOPER

Amine Nur YILMAZ

amine.yilmaz@img.com.tr

ABONE VE DAĞITIM

S u b s cr i pt io n a n d C i rc ul at io n

Ma na ger

İsmail ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi No: 11

Medya Blok Kat: 1 P.K. 34197

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22 Fax: +90 212 454 22 93

www.tekstilteknik.com.tr

e-ma il: img@img.com.tr

BASKI | Printed By | İH LAS Ga ze te ci lik A.Ş.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi

29 Ekim Caddesi No: 11 A/41

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 30 00

B Ö LG E T E MS İ LC İL İ KL ER İ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

Tel: +90 224 211 44 50 Fax: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

Tel: +90 332 238 10 71 Fax: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

KOREA | Jes Media Int.

Mr. Young Seoah Chinn

Tel: 8224813411 Fax: 8224813414

jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Tekstil& Teknik Dergisi’nde yer alan

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların

sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

Tekstil & Teknik is published monthly.

A dv e rt is em e n t s r e sp o ns ib il it ie s p u bl i sh e d

in our ma ga zi ne per ta in to ad ver tisers.

REKLAM İNDEKSİ

ADVERTISEMENT

ARMUTLU TATİL KÖYÜ...........................45

ASTEKS.................................................A.K

ATAÇ...................................................... 31

BBENGINEERING................................Ö.K

CANLAR MEKATRONİK..............Ö.K.İ – 1

EFFE ERDÜSTRİ....................................... 11

EGE TMF............................................A.K.İ

EKOTEKS.........................................33 – 65

EPSON.....................................................3

ERHARDT-LEIMER.................................23

GROZ-BECKERT......................................5

HIGHTEX 2021.......................................75

ITM 2021.................................................47

ITMA ASIA..............................................43

İHLAS MATBAACILIK............................59

İHLAS YAPI.............................................73

KIRAY MAKİNA.....................................19

KUZULUK KAPLICALARI........................55

LÖSEV....................................................63

OERLIKON...........................................Ö.K

PETNİZ ISI............................................... 41

PİMMS...............................................14-15

SANKO...................................................27

SPGPrints.................................................9

ŞANAL PLASTİK............................... 50-51

TÜRKİYE HASTANESİ..............................69

TÜYAP (İPLİK FUARI)..............................77


Excellence

in digital

textile printing

Created by Epson alongside F.lli Robustelli and For.Tex,

Total Solution is the integrated digital textile printing system.

Harnessing expertise across technology, inks and engineering,

the Monna Lisa Evo Tre series meets the demands of the

industrial market - through quality, productivity and flexibility.

www.monnalisadtp.eu


4

Tekstil makinaları ihracatındaki

gelişmeler sevindirici

Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşıyan tekstil sektörünün geleceğini ve

gelişimini etkileyen temel faktörlerin başında ülkenin tekstil makineleri üretimi geliyor.

Yıllar içinde gelişim gösteren Türk tekstil makineleri sektörü, tekstil imalatçısının elinin

güçlendirilmesinde önemli roller üstleniyor. Türkiye ekonomisi açısından hayati önem

taşıyan tekstil sektörünün geleceğini ve gelişimini etkileyen temel faktör ise tekstil makineleri

üretimidir. Türkiye’nin ihracatında lokomotif sektörleri arasında yer alan tekstil

sanayisi makine alanında da önemli atılımlar yaptı. Özellikle son dönemde ‘yerli ve

milli’ sloganıyla üretimde cari fazla verme yolunda ilerleyen tekstil makineleri sektörü

her geçen gün ithalatla ihracat arasındaki makası kapatıyor. Türkiye ekonomisinin en

büyük bileşenlerinden olan sektör, ülke ihracatının ana kalemleri arasındadır.

Ali ERDEM

Yazı İşleri Müdürü

News Editor

Günümüzde, Türk tekstil makineleri sektörü Ortadoğu’dan Avrupa ve Uzakdoğu’ya

kadar yaklaşık 150 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Sektörün gelişen yapısına

rağmen ithalat, halen en önemli sorunların başında geliyor. Uzmanlara göre yerli

imalatçıların iç pazara hakim olamaması nedeniyle ülkemiz ihracatının çok üzerinde

ithalat gerçekleştiriyor. Bu durum da kazanılan artı değerin ve ülkemize giren

dövizin dışarı çıkmasına sebep oluyor. Günümüz insanı için giyinme, tıpkı beslenme

gibi vazgeçilmesi mümkün olmayan temel bir ihtiyaç. Bu zorunluluk tekstil sektörünün

hem üretim hem de istihdam açısından büyük kapasitelerle çalışmasına neden

oluyor. Firmaların sektörde sürdürülebilir bir ivme yakalaması için kalite, fiyat,

rekabet ve teknoloji gibi konuları yakından takip etmesi lazım.

EDİTÖR

The developments in exports

of textile machinery are pleasing

The leading one of the main factors, influencing the future and development of the

textile sector that is big important according Turkish economy, is the production of

textile machines of the country. The Turkish textile machinery sector, which advanced

over the years, plays an important role in strengthening the hand of the textile

manufacturer. The main factor, affecting the future and development of textile sector

which is vital importance according to Turkish economy is the textile machinery

manufacturing. The textile industry, taking place among the locomotive sectors in

the export of Turkey, made important investments in the machinery field. The textile

machinery sector, which has been improving on the way of making current surplus in

production with the slogan of “domestic and national” especially, recently, is closing

the gap between imports and exports each passing day. Sector, one of the largest

components of Turkey’s economy, is among the main export items of the country.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Today, the Turkish textile machinery sector exports to about 150 countries from the

Middle East to Europe and the Far East. The import, despite the developing structure

of the sector, is still one of the most important problems. According to experts, it

makes importation more than exportation of our country because of the inability of

domestic manufacturers to dominate the domestic market. This also causes the earned

surplus value foreign currency input to go out country. Dressing is a primary indispensable

need such as nutrition for the people of today. This necessity causes the

textile industry to work with large capacities in terms of both production and employment.

In order for companies to achieve a sustainable momentum in the sector, they

should closely follow issues such as quality, price, competition and technology.


Hem kökleri merkezinin bulunduğu bölgede çok sağlam hem de bütün dünyada

kendini evinde hissediyor. Groz-Beckert’i farklı yapan özellik bu. Endüstriyel makine

iğnelerinin, hassas makine parçalarının ve sistemlerin dünyada lider üreticisi olarak,

ürünlerimizin ve servislerimizin kalite ve hassasiyet standartlarını mümkün olan en

yüksek seviyede tutuyoruz. Yaklaşık 9.000 çalışanımız ve örme, dokuma, keçe, tafting,

tarak ve dikiş alanlarında kullanılan yaklaşık 70.000 adet ürün çeşidimiz ile tekstil

endüstrisine en ideal desteği sunuyoruz. Ve 1852’den beri bu şekilde sizi hedeflerinize

ulaştırıyoruz.

Ücretsiz myGrozBeckert Uygulaması

Groz Beckert Turkey Tekstil Makine Parç.Tic.Ltd.Şti.

Gen.Ali Rıza Gürcan Cad.

Alparslan İş Merkezi No: 29 / 1-2-3

34169, Merter, İstanbul, Türkiye

T: 0212-9246868 | F: 0212-9246869

info.turkey@groz-beckert.com www.groz-beckert.com


6

PANORAMA

Covid-19, sanayide

dijitalleşmeye

zemin hazırladı:

Dijitalleşen

KOBİ’lere

1 milyonluk

destek sözü

Covid-19 formed

a basis to digitalize

in industry:

Promise to

support with

1 million to

digitalized SMEs

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

KOBİGEL – KOBİ Gelişim Destek Programı, sanayinin

dijital dönüşümü konusunda temel destek

mekanizması olarak belirlendi. KOSGEB Başkanı

Cevahir Uzkurt ile yaptığımız röportajda dijitalleşme

desteğinin süreç ve detayları ilgili birçok

soruya yanıt bulduk.

KOSGEB’den dijitalleşen işletmelere sunulan 1

milyon liraya yakın dijitalleşme desteği büyük

ilgi gördü. Dijitalleşmenin işletmeler üzerindeki

etkisiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Endüstri 4.0 olarak bilinen yeni sanayi konseptinin,

üretimi teknolojiye sahip olan ülke ve

KOBİGEL – SME Development Support Program

was determined as a basis support mechanism

in digital change of industry. At the interview

we did with KOSGEB President Cevahir Uzkurt,

we found answers of questions about digitalization

and support process and details.

1 million liras digitalization support, given to

the digitalized enterprises by KOSGEB got

attention. What do you think about influence of

digitalization on the enterprises?

We anticipate that the Industry 4.0, the new industrial

concept, will take production to count-


PANORAMA 7

KOSGEB’den dijitalleşen işletmelere sunulan 1 milyon liraya yakın

dijitalleşme desteği büyük ilgi gördü. Sanayi sektöründeki KOBİ’lerin

kendilerini dijital teknolojilere adapte etmelerinin, sanayi ve sanayideki

iş gücünün katma değerli üretim odaklı dönüşümü için önemli olduğu

söyleyen KOSGEB Başkanı Cevahir Uzkurt, Covid-19 salgınının sanayide akıllı

dijital teknolojilerin kullanımı için tetikleyici etki oluşturduğunu söylüyor.

1 Million Liras to support the digitalized enterprises, offered by KOSGEB

(Small and Medium Industry Development Organization), attracted

great attention. KOSGEB President Cevahir Uzkurt who said that SMEs

in the industrial sector adapt themselves to digital technologies is

important for the value-added production-oriented transformation of the

industry’s workforce and industry, declared that Covid-19 outbreak has a

triggering effect for the use of smart digital technologies in the industry.

ries and continents, having technology. Production

will not be done in cheap places or some

places, having location advantage, but it will

take place in the places, where smart production

systems are used. If developing countries do

not realize the structural transformation based

on digital technologies in the manufacturing

industry and workforce, they will soon see that

the cheapness of production and geographic

location will no longer be an advantage. In

terms of our SMEs in the industry sector, due to

digital technologies, it is necessary to know that

results and gains that directly affect competi-

kıtalara çekeceğini öngörmekteyiz. Üretim artık

işgücünün ucuz olduğu veya konum avantajının

bulunduğu yerlerde değil, akıllı üretim sistemlerinin

kullanıldığı yerlerde yapılacak. Gelişmekte

olan ülkeler imalat sanayinde ve iş gücünde

dijital teknolojilere dayalı yapısal dönüşümü

gerçekleştirmedikleri takdirde, kısa bir süre sonra

üretimde iş gücü ucuzluğunun ve coğrafi konumun

avantaj olmaktan çıkacağını görecekler.

Sanayi sektöründeki KOBİ’lerimiz açısından

bakıldığında ise; dijital teknolojiler sayesinde

verimliliğin artması, fire ve maliyetlerin düşmesi,

insan gücü ve becerisine bağımlılığın asgariye

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


8

PANORAMA

“Covid-19 salgını, sanayide akıllı

dijital teknolojilerin kullanımı için

tetikleyici etki oluşturdu”

“Covid-19 outbreak formed

an influence to use the digital

technologies in industry”

inmesi, pazara sunum hızının artması, standartlara

tam uyumlu ve kaliteli ürün üretilebilmesi gibi

rekabet gücüne doğrudan etkileyen sonuçlar

ve kazanımlar elde edileceğini bilmek gerekir.

11. Kalkınma Planında sanayi sektörünün dijital

dönüşümüne verilen önem doğrultusunda 2019

yılından itibaren “imalat sanayinde dijitalleşme”

konusunu KOSGEB’in öncelikli temaları

arasına aldık. Tematik alanlara göre özelleştirilebilen

ve yarışma usulü ile proje seçimi yaptığımız

KOBİGEL – KOBİ Gelişim Destek Programımızı,

sanayinin dijital dönüşümü konusunda temel

destek mekanizmamız olarak belirledik. Sanayi

sektöründeki KOBİ’lerimizin kendilerini dijital

teknolojilere adapte etmeleri, hem sanayimitiveness

will be achieved, such as increasing

productivity, decreasing waste and costs,

decreasing dependency on manpower and

skills, increasing the speed of introduction to the

market, and producing quality products that

are fully compliant with standards.

According to the importance given to the

digital transformation of the industrial sector in

the 11th Development Plan, we have included

the issue of “digitalization in the manufacturing

industry” among the priority themes of KOSGEB

since 2019. We have determined our KOBIGEL

- SME Development Support Program, customized

according to thematic areas and where

we select projects with a competitive method,

as our main support mechanism for the digital

transformation of the industry. The adaptation

of our SMEs in the industrial sector to digital

technologies is important for the value-added

production-oriented transformation of both our

industry and our workforce in the industry.

Covid-19, affected the whole world, made it

necessary for many companies to continue

their business with digital means. In this context,

can we say that the pandemic process has an

impact on your support program?

The Covid-19 outbreak triggered the use of

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

KOSGEB President

Cevahir Uzkurt



10

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

zin hem de sanayideki iş gücümüzün katma

değerli üretim odaklı dönüşümü için önemlidir.

Bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19,

birçok şirketin dijital yollar ile işlerini

sürdürmesini zorunlu kıldı. Bu bağlamda,

pandemi sürecinin destek programınızda

etkisi olduğunu söyleyebilir miyiz?

Covid-19 salgını, sanayide akıllı dijital teknolojilerin

kullanımı için tetikleyici etki oluşturdu.

Fabrikalardaki entegre ve otomatik akıllı sistemler,

yüksek hacimli işgücü ihtiyacını azaltır.

Makine-makine ve makine-insan etkileşimini

sağlayan akıllı dijital teknolojiler, tesis ve işletme

yönetimindeki yakın temas gereksinimlerini en

aza indirir. Covid-19’dan sonra dijital dönüşüm

gereksinimi çok anlaşılır hale geldi. Artık fabrikaların

dijital üretim ve karar verme teknolojileri

ile donatılmış olması gerektiği açıktır.

KOBİ Gelişim Destek Programı’na başvuru şartları

nelerdir? Proje bütün sektörleri kapsıyor mu?

Sanayide dijital dönüşümün yerli imkânlar

odaklı olarak sağlanması için; akıllı dijital

teknolojilerin hem teknoloji tedarikçisi, hem

teknoloji kullanıcısı tarafında bulunan KOBİ’ler

KOSGEB tarafından desteklenmeye başlandı.

2019 yılında 258 proje için 71,5 Milyon TL’lik destek

onaylandı.

Programın 2020 yılı uygulamaları kapsamında

22 Temmuz 2020 tarihinde “İmalat Sanayinde

Dijitalleşme” temalı aşağıdaki iki proje teklif

çağrısı ilan edildi:

2020 – 01 Proje Teklif Çağrısı: “İmalat sanayi

sektöründe dijitalleşme sürecine katkı sağlayabilecek

yerli teknoloji geliştiricisi KOBİ’lerin

desteklenmesi”

Bu çağrıya; imalat sanayinde uygulanabilirliği

olan akıllı dijital teknolojileri geliştiren elektronik,

bilişim, makine imalat sektörlerindeki teknoloji

geliştiricisi KOBİ’ler, mevcut ürünlerinde katma

değer artırıcı iyileştirmeler yapmak ve ürünlerini

ticarileştirmek için proje sunabilmektedir.

2020 – 02 Proje Teklif Çağrısı: “İmalat sanayi

sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lerin üretim

ve ilişkili iş süreçlerinde dijital teknolojilerden

yararlanma düzeyinin arttırılması”

Bu çağrıya; 2019 yılında en az 500 Bin TL net

satış hasılatı olan ve bilanço usulüne göre

defter tutan imalat sanayi sektöründeki KO-

Bİ’ler, akıllı dijital teknolojileri üretim ve ilişkili

iş süreçlerine adapte etmek için proje sunabilmektedir.

İmalatçı KOBİ’lerin edinecekleri

teknolojilerin yerli firmalardan karşılanma

smart digital technologies in the industry.

Integrated and automated smart systems in

factories reduce the need for high volume

workforce. Intelligent digital technologies

that enable machine-machine and machine-human

interaction minimize the need for

close contact in facility and business management.

After Covid-19, the need for digital

transformation has become very understandable.

It is now clear that factories must

be equipped with digital production and

decision-making technologies.

What are the application conditions for the

SME Development Support Program? Does the

project cover all sectors?

In order to ensure digital transformation in the

industry with a focus on domestic opportunities,

SMEs which are both technology suppliers

and technology users of smart digital

technologies started to be supported by

KOSGEB. In 2019, 71.5 million TL of support was

approved for 258 projects.

Within the scope of the 2020 applications of

the program, the following two invitations for

proposals with the theme “Digitalization in

the Manufacturing Industry” were announced

on 22 July 2020:

2020 – 01 Project Request for Proposal: “Supporting

domestic technology developer SMEs

that can contribute to the digitalization process

in the manufacturing industry sector”

To this request SMEs, technology developers

in electronics, informatics, machinery manufacturing

sectors that develop smart digital

technologies which are applicable in the manufacturing

industry, can offer projects to make

value-added improvements in their existing

products and to commercialize their products.

2020 – 02 Project Request for Proposal: “Increasing

the level of utilization of digital technologies

in production and related business processes of

SMEs operating in the manufacturing industry”

To this request, SMEs in the manufacturing

industry, having 500 thousand TL net sales

revenue in 2019 and keep books according

to the balance sheet method, can submit

projects to adapt smart digital technologies

to production and related business processes.

If the rate of meeting the technologies

of the manufacturer SMEs from domestic

companies is high, this situation is taken into

consideration in a positive way in the evaluation

of project applications.


DISCOVER ITS Differences

FARKLARINI KEŞFEDİN

PASHA

FOR THOSE WHO PREFER THE BEST

EN İYİYİ TERCİH EDENLER İÇİN

GOOD TO BEST

We have gathered all essential specifications that a stenter machine must have, on It. 20 years

of knowledge, experienced personnel, user friendly solutions and efficient working conditions

come together and new trend is set.

İYİDEN MÜKEMMELE

Bir ram makinesinde olması gerektiğini düşündüğümüz her şeyi O’nda topladık. 20 yıllık

tecrübe, deneyimli kadro, kullanıcı dostu çözümler, verimli çalışma koşulları bir araya geldi

ve yeni trend 3. nesil makinede toplandı.

www.stentermachine.com

www.stenterframe.com

www.rammakinesi.com

info@effeendustri.com

www.effeendustri.com

+90 212 886 5533

+90 212 671 8520


12

PANORAMA

oranının yüksek olması durumunda, proje

başvurularının değerlendirilmesinde bu durum

olumlu yönde dikkate alınmaktadır.

KOBİGEL Programı 2020 yılı Proje Teklif

Çağrılarının kapsamına 8 akıllı dijital teknoloji

konusu alındı:

1 Büyük Verinin Analitik Yöntemlerle İşlenmesi

ve İmalat Sanayinde Kullanımı

8 smart digital technology subjects were taken

in the concept of KOBİGEL Program 2020 year

Project Request for Proposal:

1 Processing Big Data with Analytical Methods

and Its Use in Manufacturing Industry

2 Internet of Things in the Manufacturing

Industry

3 Industrial Robot Technologies in Manufacturing

Industry

“Desteğin %30’u geri ödemesiz,

%70’i teminat karşılığı geri

ödemeli olacak”

“30% of the support will be nonrefundable,

70% will be refunded

against a guarantee.”

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


PANORAMA 13

4 Smart Sensor Technologies in Manufacturing

Industry

5 yber-Physical Smart Factory System and Components

Based on Artificial Intelligence

6 Cyber Security in Manufacturing Industry

7 Smart and Flexible Automation Systems in the

Manufacturing Industry

8 Virtual Reality / Augmented Reality in Manufacturing

Industry

Could you give brief information about

the project support rate and project

duration? What is the deadline for the

project application and what course should

companies want to apply??

Within the scope of the 2020-01 and 2020-02

Project Request for Proposal, up to 300,000 TL

non-refundable per business and up to 700,000

TL refundable, a total of 1,000,000 TL support

can be provided.

The support rate is 60% (excluding personnel

support). 30% of the support to be calculated

at this rate will be non-refundable and 70%

will be paid as a refund support. For personnel

expenses, non-refundable support will be

provided in an amount determined according

to the education level coefficient (without

applying the rate).

The support will be paid for the procurement

of personnel, machinery - equipment, service

and software required for the realization of the

project. The amount of 50% to be calculated

over the reimbursed support amount approved

by KOSGEB can be paid before spending

under the name of “early payment” in return

for guarantee upon the request of the enterprises

that started the project.

The duration of the projects to be submitted can

be at least 8 months and at most 20 months.

Enterprises registered in the KOSGEB Database

and meeting the application requirements

can make their applications with the e-government

password of the business official from

the “E-services” menu at the same address

after reviewing the Project Proposal Calls at

www.kosgeb.gov.tr.

In order to increase the accessibility of digital

technologies through domestic and competent

technology suppliers, we will continue to

support the cooperation between technology

developing SMEs and industrial SMEs who will

adapt digital technologies to business processes,

with new calls in the coming years within

the scope of our budget possibilities.

2 İmalat Sanayinde Nesnelerin İnterneti

3 İmalat Sanayinde Endüstriyel Robot Teknolojileri

4 İmalat Sanayinde Akıllı Sensör Teknolojileri

5 Yapay Zekaya Dayalı Siber Fiziksel Akıllı

Fabrika Sistem ve Bileşenleri

6 İmalat Sanayinde Siber Güvenlik

7 İmalat Sanayinde Akıllı ve Esnek Otomasyon

Sistemleri

8 İmalat Sanayinde Sanal Gerçeklik / Artırılmış

Gerçeklik

Proje destek oranı ve proje süresiyle ilgili

kısaca bilgi verir misiniz? Projeye son başvuru

tarihi nedir ve başvuru yapmak isteyen

şirketler nasıl bir yol izlemeli?

2020-01 ve 2020-02 Proje Teklif Çağrıları

kapsamında işletme başına 300.000 TL’ye

kadar geri ödemesiz, 700.000 TL’ye kadar geri

ödemeli olmak üzere toplam 1.000.000 TL’ye

kadar destek verilebilecektir.

Destek oranı %60’tır (personel desteği

hariç). Bu oran üzerinden hesaplanacak

desteğin %30’u geri ödemesiz, %70’i teminat

karşılığı geri ödemeli destek olarak

ödenecektir. Personel giderleri için ise,

öğrenim durumu katsayısına göre belirlenen

tutarda (oran uygulanmadan) geri

ödemesiz destek verilecektir.

Destek, projenin gerçekleştirilmesi için

gerekli olan personel, makine – teçhizat,

hizmet ve yazılım alımı giderleri için ödenecektir.

KOSGEB tarafından uygun görülen

geri ödemeli destek tutarı üzerinden hesaplanacak

%50’lik tutar, projesini başlatan

işletmelerin talebi üzerine teminat karşılığında

“erken ödeme” adı altında harcama

yapılmadan önce ödenebilecektir.

Sunulacak projelerin süresi en az 8 ay, en

fazla 20 ay olabilecektir.

KOSGEB Veri Tabanına kayıtlı ve başvuru şartlarını

karşılayan işletmeler, www.kosgeb.gov.

tr adresinden Proje Teklif Çağrılarını inceledikten

sonra aynı adresteki “E-hizmetler” menüsünden

işletme yetkilisinin e-devlet şifresiyle

başvurularını oluşturabilmektedir.

Dijital teknolojilere yerli ve yetkin teknoloji

tedarikçileri üzerinden erişilebilirliğinin

arttırılması amacıyla, teknoloji geliştiren

KOBİ’ler ile dijital teknolojileri iş süreçlerine

adapte edecek sanayici KOBİ’lerin işbirliklerinin

desteklenmesine, bütçe imkânlarımız

dâhilinde önümüzdeki yıllarda da yeni

çağrılar ile devam edilecektir.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020



‘’Ev Tekstili, Döşeme

ve Giyim için

Profesyonel Baskı

Makineleri’’

1803 Black Diamond

HM 1800P

HM 1800R/Pro

HM 3200R/Pro


16

PANORAMA

TEMSAD Gaziantep ve

Kahramanmaraş ziyaretleri

Türkiye’nin enerjiden sonra en büyük ikinci ithalat

kalemi olan makinelere her yıl oldukça fazla para

harcaması gerçeğinden hareket eden TEMSAD,

ülkemizi bu bağımlılıktan kurtarmak için de yoğun

faaliyetler göstermektedir. Hemen her fırsatta ve

platformda, Türkiye’de yerli makinelerin kullanılması

yönündeki bilincin artırılması çalışmaları

gerçekleştiren dernek, her platformda gösterdikleri

yoğun gayretlerle sektörel faaliyetlere hız

kesmeden devam ediyor. Gerek tekstil üretim

merkezlerine üyeler ile teknik ziyaretler gerçekleştirmek,

gerekse de tekstil makine üreticilerinin

üretim tesislerinde tekstilcileri ağırlamak gibi ikili

etkileşimler; sektörün bir bütün olarak gelişmesinde

önemli katkılar sağlamaktadır. Bu doğrultuda

TEMSAD, tekstil sektörünün Türkiye’deki en önemli

merkezlerinden biri olan Kahramanmaraş’ta

düzenlenen KTM Fuarı’na katılarak hem fuardaki

dernek üyelerini, hem de Gaziantep’te bulunan

firmalara ziyaret gerçekleştirdi.

KMTSO (KAHRAMANMARAŞ TİCARET VE SANAYİ ODASI)

Yönetim Kurulu Başkanı / Şahin BALCIOĞLU

GAZİANTEP ZİYARETİ

TEMSAD Genel Sekreteri Hayri Etçi, Gaziantep

ve Kahramanmaraş ziyaretleri ile şu bilgileri

verdi. “Kahramanmaraş KTM 2020 Fuarı’na geç-

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

KİPAŞ HOLDİNG A.Ş.

Yönetim Kurulu Başkanı / Hanefi ÖKSÜZ

KASİAD

(KAHRAMANMARAŞ SANAYİCİ VE İŞ ADAMLARI DERNEĞİ)

Yönetim Kurulu Başkanı / Ali ARPASATAN



18

PANORAMA

ladığı fuarda, 2 günlük resmi

ziyaretlerimiz haricinde, firma

stantlarında üyelerimizle görüşme

imkanlarımız olmuştur.

ARSAN TEKSTİL / Kemal ARIKAN ve Hasan GEMCİ

İSKUR GROUP YÖNETİM KURULU BAŞKANI A. Kadir KURTUL

KTM 2020 Katılımcısı Üyelerimiz:

İdes Makine, Pro-Smh, Cedit

Makine, Hisarmak Makine, Dalgakıran,

Ser Mekatronik, Yıldız

Makine, Temsan, Beneks, Kıray

Makine, Effe Endüstri, Proses

Mekatronik, Elips, Redman, Asil

Makine, Elteksmak, Serteks. Resmi

ziyaretlerimiz, aynı zamanda

fuar katılımcısı olan, TEMSAD Yönetim

Kurulu Başkan Yardımcımız

Hüseyin Birben nezaretinde

gerçekleştirilmiştir. İlgili kurum

ve sanayicilerimize, TEMSAD

adına hazırlamış olduğumuz

ve Başkanımız Adil Nalbant’ ın

imzalarını taşıyan mektuplarımız

ile birlikte ilgili sanayicilerimizin

ve kurum başkanlarının göstermiş

oldukları ilgiden ve desteklerinden

dolayı da yine TEMSAD

üyelerimiz adına teşekkür

plaketlerimiz arz edilmiştir.

KMTSO (KAHRAMANMARAŞ

TİCARET VE SANAYİ ODASI)

Yönetim Kurulu Başkanı /

Şahin BALCIOĞLU

KİPAŞ HOLDİNG A.Ş. Yönetim

Kurulu Başkanı / Hanefi ÖKSÜZ

KASİAD (KAHRAMANMARAŞ

SANAYİCİ VE İŞ ADAMLARI DER-

NEĞİ) Yönetim Kurulu Başkanı /

Ali ARPASATAN

ARSAN TEKSTİL

Kemal ARIKAN ve Hasan GEMCİ

Mennan Makina / Ali Aksoy

İSKUR GROUP YÖNETİM KURULU

BAŞKANI A. Kadir KURTUL

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

meden önce, Gaziantep’teki

üyelerimiz ziyaret edilmiştir. Öncelikle

Mennan ustanın firması

olan Mennan Makine’ye uğranarak,

Mennan ustanın oğlu Ali

Aksoy ile görüşülmüştür. Henüz

TEMSAD üyesi olmamaları sebebiyle,

TEMSAD Üyeliği hakkında

bilgi verilmiştir. Akabinde aynı

gün sırası ile; Hemaks Makine

(Kenan Helvacıkara), Örnek

Makine (Mehmet Dabanıyastı)

ve Uslan Arge (Yusuf Uskaner)

ziyaret edilmiştir.”

KAHRAMANMARAŞ ZİYARETİ

“KTM 2020 Fuarı ziyaret edilerek,

fuara katılan üyelerimiz

stantlarında ziyaret edilmiştir. 17

TEMSAD üyemizin katılım sağ-

ERDEM TEKSTİL ve ALTEKS TEKSTİL

Ziyaretlerimizde, Erdem Tekstil’in

yoğunluğu sebebiyle fiziki olarak

ziyaret yapılamamış olup,

hazırlamış olduğumuz mektubumuz

Şakir Büyükerzurumlu adına

kendilerine ulaştırılmıştır. Ayrıca

Alteks Tekstil ile Duran Alkap

adına Fabrika Müdürü Mihriban

Alkap ile görüşme sağlanmıştır.”



20

PANORAMA

Şekil 1 Remscheid Almanya’daki

VacuFil test hattı

Figure 1 VacuFil test plant

in Remscheid/Germany

Tüketici sonrası ve üretim sonrası atıklar için

polyester geri dönüşüm hattı

VacuFil ile polyester geri dönüşümü

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Polyester recycling line for post-consumer and

post-production waste

Polyester recycling with VacuFil

Matthias Schmitz M.Sc.

Geri Dönüşüm Sistemleri Ürün Müdürü

BB Engineering GmbH, Remscheid/Almanya

Matthias Schmitz M.Sc.

Product Manager Recycling Systems

BB Engineering GmbH, Remscheid/Germany


PANORAMA 21

Polyester and its applications are omnipresent

in our everyday lives. Whether as beverage

bottles, film packaging, high-tech sports shirts or

safety belts, polyester impresses with its excellent

mechanical properties and efficient production.

BB Engineering (BBE), joint venture of the Oerlikon

Barmag and Brückner Group, has launched an

interesting product on the market with VacuFil,

which is intended to provide a solution for an

almost waste-free polyester spinning process.

However, the constantly rising demand for

polyester and its various applications require

responsible handling of global resources. All

textile producers are under pressure to find sustainable

solutions for the future. For this reason,

it is not only ‘virgin polyester’ generated from

crude oil that is exclusively the raw material

for manufacturing, so too is polyester recycled

from post-consumer and post-production

waste. Processing production waste also helps

cutting raw material, disposal and transport

costs, hence increasing efficiency. As a side

effect, CO 2

emissions decrease significantly.

Decades of experience

Additionally to the already existing rPET spinning

line VarioFil R+, which processes post-consumer

bottle flakes into fibers, BB Engineering

and Oerlikon Barmag introduced an innovative

solution for the recycling of post-production

polyester fiber waste, called VacuFil, at last

Polyester ve uygulamaları günlük hayatımızda

her yerde mevcuttur. İster içecek şişeleri, film

ambalajları, ister ileri teknoloji spor gömlekleri

veya emniyet kemerleri olsun, polyester

mükemmel mekanik özellikleri ve verimli üretimi

ile etkileyicidir. Oerlikon Barmag ve Brückner

Group’un ortak girişimi olan BB Engineering

(BBE), neredeyse atıksız bir polyester eğirme

işlemi için bir çözüm sağlamayı amaçlayan VacuFil

ile pazarda ilginç bir ürün piyasaya sürdü.

Bununla birlikte, polyester için sürekli artan talep

ve çeşitli uygulamaları, küresel kaynakların sorumlu

bir şekilde kullanılmasını gerektirir. Tüm tekstil

üreticileri, gelecek için sürdürülebilir çözümler

bulma baskısı altındadır. Bu durum yalnızca

üretim için hammadde olan ham petrolden üretilen

“işlenmemiş polyester” değil, aynı zamanda

tüketici sonrası ve üretim sonrası atıklardan geri

dönüştürülen polyester için de geçerlidir. Üretim

atığının işlenmesi aynı zamanda hammadde,

bertaraf ve nakliye maliyetlerinin azaltılmasına

yardımcı olarak verimliliği artırır. Bir yan etki olarak,

CO 2

emisyonları önemli ölçüde azalır.

Onlarca yılllık deneyim

BB Engineering ve Oerlikon Barmag, geçtiğimiz

yılki ITMA Barselona’da sunmuş olduğu tüketici

sonrası şişe parçalarını elyaflara dönüştürdüğü

halihazırda mevcut rPET eğirme hattı VarioFil

R+‘ya ek olarak, üretim sonrası polyester elyaf

atıklarının geri dönüşümü için VacuFil adı veri-

Şekil 2: 3DD karıştırıcı ile VacuFil Visco+ prosesi ve takip eden eğirme işlemi

Figure 2: VacuFil Visco+ process with 3DD-mixer and downstream spinning

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


22

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

len yenilikçi bir çözüm sundu. Ekstrüzyon, filtreleme

ve eğirme sistemleri alanlarında onlarca

yıllık deneyim, yeni ve yenilikçi bir ana bileşen

olan vakumlu filtre Visco + ile bir araya getirildi.

Tutarlı mükemmel eriyik kalitesi için hassas büyük

ölçekli filtrelemeyi ve hızlı bir içsel viskozite

oluşumunu birleştirir. 1-30 mbar’a otomatik

olarak ayarlanmış bağlı vakum, uçucu kontaminasyonunu

ortadan kaldırır, kontrollü bir içsel

viskozite artışı sağlar ve ayrıca sonraki eğirme

performansı için hayati önem taşıyan ideal

bir eriyik homojenliği sağlar. Vakum sistemi ile

bağlantılı bir iç vizkozite ölçüm ünitesini kapsayan

sistem ile içsel viskozite sürekli ve güvenilir

bir şekilde ayarlanabilir. Böylelikle üreticiler,

uygulamaları için ihtiyaç duydukları belirli türde

geri dönüştürülmüş polyesteri üretebilmektedirler.

Mükemmel gaz giderme performansı

ayrıca enerji yoğun ön kurutmayı da azaltır.

Modüler yapı sayısız ihtimal sağlar

VacuFil serisinin modüler yapısı, atık içeriğini

işlemek için çok sayıda imkân sağlar. Şişe

parçaları, yığılmış halde elyaf atıkları veya

her ikisinin birleşimi, birinci-sınıf PET-granülleri

üretmek veya bir sonraki doğrudan eğirme

pozisyonlarını bir hat içi değişken olarak beslemek

için kullanılabilir.

Şekil 1, üretim atığını geri dönüştüren ve sürekli

polikondensasyondan gelen PET ana eriyik

akışına geri besleyen tipik VacuFil Visco +

işlemini göstermektedir. Hassas bir eriyik işlemi

için birçok işlemin ilk adımını, PET atığının,

çalışan 17.000’nin üzerindeki BBE ekstrüderinin

vida tasarımında uzmanlık ile geliştirilen

dayanıklı tek vidalı gaz alıcı ekstrüder (1) ile

yoğrulması oluşturmaktadır.

İleri geri dönüşüm, vakum filtresinin (5) içinde ve

çevresinde akıllıca birleştirilen çoklu gaz giderme

ve filtreleme adımlarıyla yapılır. Kaba parçacıklar

için yaygın olarak kullanılan elek değiştiricilerin

(3) yanı sıra, ince filtreleme için BBE’nin onlarca

yıldır temel yetkinliği olan ve müşterinin eğirme

performansı için gerçekten bir fark oluşturan son

teknoloji ürünü geniş alanlı mum tipi filtreler (6)

devreye girmektedir. ( Şekil 2 )

BB Engineering tarafından piyasada kanıtlanmış

bir karıştırma teknolojisi olan 3DD-karıştırıcı

(7) ile, üreticiler eriyiğe sadece sofistike katkı

maddeleri eklemekle kalmaz, aynı zamanda

yasal standartlara uygunluk sağlamak için

ana eriyik akışında rPET oranlarını% 5’ten%

50’ye kolayca değiştirebilir. Çeşitli sistem

konfigürasyonları ve 300 ile 3000 kg arasında

değişen saatlik iş hacmi ile müşteri gereksinimleri

en iyi şekilde karşılanabilmektedir.

year’s ITMA Barcelona. Decades of experience

in the areas of extrusion, filtration and spinning

systems have been bundled into a new, innovative

core component – the vacuum filter Visco+.

It unites gentle large-scale filtration and a

swift intrinsic-viscosity build-up for consistently

outstanding melt quality. The attached vacuum,

which is regulated automatically from

1-30 mbar, removes volatile contamination,

ensures a controlled IV-increase and furthermore

achieves an ideal melt homogeneity,

which is vital for the downstream spinning performance.

Comprising an inline viscosity-measuring

unit connected with the vacuum

system, the IV can be adjusted continuously

and reliably. Hence, producers are able to generate

that specific kind of recycled polyester

they need for their application. The excellent

degasification performance additionally relieves

energy-intensive pre-drying.

Modular structure opens numerous possibilities

The modular structure of the VacuFil range

opens up numerous possibilities to process waste

content. Bottle-flakes, agglomerated fiber-waste

or a mixture of both can be used to produce

first-class PET-granules or to feed downstream

direct spinning positions as inline variant.

Figure 1 shows the typical VacuFil Visco+

process to upcycle production waste and feed

it back into the PET main melt stream, coming

from the continuous polycondensation. The

PET waste is plasticized by a robust single screw

degassing extruder (1), which is the first step

among many for a gentle melt treatment,

thanks to the expertise in screw design of more

than 17.000 BBE extruders in operation.

The upcycling is done by multiple degassing

and filtration steps, cleverly combined in and

around the vacuum filter (5). Besides commonly

used screen changers (3) for rough particles,

state-of-the-art large area candle type filters

(6) for fine filtration come into action, which

are BBE’s core competence for decades

now and will really make a difference for the

customer’s spinning performance – bobbin for

bobbin for bobbin. (Figure 2 )

With the 3DD-mixer (7), a market-proven mixing

technology by BB Engineering, producers can

not only add sophisticated additives to the

melt, but also change rPET-ratios from 5 to 50

% easily in the main melt stream in order to

match legal standards. Customer requirements

can be optimally catered for with various

system configurations and hourly throughput

ranging between 300 and 3000 kg.


PANORAMA 23

Type

Throughput range [kg/h]

VacuFil 300 150-300

VacuFil 500 250-500

VacuFil 1000 500-1000

VacuFil 2000 1000-2000

VacuFil 3000 2000-3000

For higher throughputs, please consult with our sales team.

Type

Üretim çıktı oranı [kg/h]

VacuFil 300 150-300

VacuFil 500 250-500

VacuFil 1000 500-1000

VacuFil 2000 1000-2000

VacuFil 3000 2000-3000

Daha verimli çıktı miktarları için lütfen satış takımına danışın

The whole process is controlled and monitored

by Oerlikon Barmag’s GUIDE system to guarantee

the accustomed reliability.

Since ITMA Barcelona, VacuFil has awakened

huge interest in manufacturers of manmade

fibers worldwide. Since then, numerous customers’

trials have been carried out in Remscheid

on the fully developed pilot plant, with the effect

that reliable results are now available which

should allow the company to conquer the market.

Customers have challenged the VacuFil technology

with their own, authentic waste material.

POY and FDY yarn has been spun successfully

from 100% rPET-pellets. In times of the Corona

Pandemic, BB Engineering offers digital video

conferencing to continue providing access to

this technology to a worldwide customer base.

Tüm süreç, alışılmış güvenilirliği garanti etmek

için Oerlikon Barmag’ın GUIDE sistemi tarafından

kontrol edilir ve izlenir.

ITMA Barcelona’dan bu yana, VacuFil dünya

çapında yapay elyaf üreticilerinde büyük bir

ilgi uyandırdı. O zamandan beri, Remscheid’de

tam gelişmiş pilot tesiste çok sayıda müşteri

denemesi gerçekleştirildi ve bu çalışmaların

etkisiyle şirketin pazarı fethetmesine imkân sağlayan

güvenilir sonuçlar elde edildi. Müşteriler,

VacuFil teknolojisine kendi özgün atık malzemeleriyle

meydan okudu. POY ve FDY ipliği,

%100 rPET peletlerinden başarıyla eğrilmiştir.

BB Engineering Corona Salgını zamanlarında,

dünya çapındaki bir müşteri tabanına bu teknolojiye

erişim sağlamaya devam etmek için

dijital video konferans sunmaktadır.

Automation and Vision Systems

ELCUT

Tube slitter BTA 2535

• Slitting device for opening

tubular webs

• Precise drop stitch detection

• Minimized longitudinal tension

ELCUT

Edge cutting system BTA 80

• Reliable shear cutting

• Minimum waste

• Automatic blade follow-up

Erhardt+Leimer GmbH · Albert-Leimer-Platz 1 · 86391 Stadtbergen · Germany · Phone: +49 (0)821 2435-0

www.erhardt-leimer.com


24

PANORAMA

Yeni normalin ilk fuarı: KTM

The first fair of the new normal: KTM

Tekstil sektörünün Türkiye’deki en önemli merkezlerinden biri olan Kahramanmaraş, altıncı

kez KTM Fuarı’na ev sahipliği yapıyor. Tekstil sektörünün en önemli buluşma platformlarından

biri haline gelen KTM Fuarı, yeni tekstil teknolojilerini Türkiye’deki tekstil sanayicileri ve

temsilcileriyle buluşturmaya devam ediyor.

One of the most important centers of the textile sector in Turkey, Kahramanmaras,

hosted KTM Fair for the sixth time. Since 2014, it has become one of the most important

meeting platform for the textile sector as a whole Kahramanmaras International Textile

Machinery Exhibition (KTM), it continues to introduce new textile technologies to the textile

industrialists and representatives in Turkey.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Tekstil sektörünün Türkiye’deki en önemli

merkezlerinden biri olan Kahramanmaraş,

bu yıl uluslararası 108 firmanın katılımı

ile altıncı kez gerçekleşen Uluslararası

Kahramanmaraş Tekstil Makineleri Fuarı

bir kez daha tekstil teknoloji üreticilerine

ve yeni teknolojilere ev sahipliği yaptı.

ECR Fuarcılık Genel Müdürü Ümit Vural

“Tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de

mücadele ettiği Covid-19 döneminde

tüm sağlık tedbirlerini alarak düzenlediğimiz

Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı

KTM2020’ye ilgi gösteren katılımcılarımıza

The organizer of KTM fairs, ECR Fuarcılık General

Manager Ümit Vural said, “We would like to thank our

participants who showed interest in the International

Textile Machinery Fair KTM2020, in which we organized

on September 24-26, by taking all necessary health

and safety measures during the Covidien-19 period, at

the time of struggle as the whole world experiencing.

International KTM fairs have now become traditional.

The importance of the organization, which we have

been organizing steadily since 2014, has once again

emerged in this period in which we called as the new

normal. The fairs, which now have tens of thousands of

visitors from every country with the thousands of parti-


PANORAMA 25

cipants, have substituted by the regional compact fair

organizations.” As one of the most prominent industry

centers of the textiles, Kahramanmaraş has once again

welcomed textile technology manufacturers and

the state of the art technologies with its sixth edition

with the participation of 108 global companies. With

3,480 professionals from neighboring cities and proximity

areas to Kahramanmaraş, such as from Gaziantep,

Adana, Bursa, Denizli, Istanbul, Kayseri, Şanlıurfa,

Malatya and Osmaniye successfully visited KTM 2020.

“Regional and compact fairs will have more importance”

Ümit Vural, General Manager of ECR Fuarcılık, made

a statement for the KTM 2020 Fair, “The International

Kahramanmaraş Textile Machinery Fair (KTM),

organized for the sixth time this year, will create great

opportunities for our industry. With its successful organization

since 2014, this fair has become traditional.

I would like to thank the textile exporters associations

ITHIB and ATHIB, especially the Kahramanmaraş

Metropolitan Municipality and the Kahramanmaraş

Chamber of Commerce and Industry, and the stakeholders

who has supported the fair and who has

contributed to the organization of the fair.’’

The first fair of the new normal

The new fairs that enter our lives with Covid-19 will most

likely be national fairs all over the world. All of the Global

fairs planned to be held in the world in 2020 have been

canceled or postponed. “As of 2021, fairs with thousands

of participants will lose their importance, and regional

compact fairs such as KTM will come to the fore.” Mentioning

about the significance of the fair, Vural emphasized

the following point, ‘’ After the new normal followed

by the recovery of Covidien-19, in Europe and in Turkey,

Kahramanmaraş has given primary importance once

again with its regard as the center of the textile industry,

a fair hosting the first textile machinery fair, after the

new normal era. We have achieved an organization,

followed with interest lodged by all technology manufacturers

and sector representatives around the world, by

taking all essential health and safety measures.”

teşekkür ediyoruz. Uluslararası KTM fuarları

artık geleneksel hale geldi. 2014 yılından

günümüze kadar istikrarlı bir şekilde

düzenlediğimiz organizasyonun önemi bu

dönemde bir kez daha ortaya çıktı. Artık

binlerce katılımcının olduğu her ülkeden

on binlerce ziyaretçinin bulunduğu fuarlar

yerlerini bölgesel kompakt fuar organizasyonlarına

bırakmaya başladı ’’dedi.

‘’BÖLGESEL VE KOMPAKT FUARLAR ÖN

PLANA ÇIKACAK’’

ECR Fuarcılık Genel Müdürü Ümit Vural,

KTM 2020 Fuarı için yaptığı açıklamada

“Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi

ve KMSTO (Kahramanmaraş Ticaret ve

Sanayi Odası ) işbirliği ile bu yıl altıncı kez

düzenlenen Uluslararası Kahramanmaraş

Tekstil Makineleri Fuarı, sektörümüze

büyük fırsatlar sunmakta. 2014 yılından

günümüze kadar istikrarlı bir şekilde düzenlenen

bu fuar geleneksel hale geldi.

Tekstil ihracatçı birlikleri ITHIB ve ATHIB

başta olmak üzere fuara destek olan ve

organizasyonda emeği geçen desteğini

esirgemeyen paydaşlara çalışmaları için

teşekkür ediyorum’’ dedi.

YENİ NORMALİN İLK FUARI

Covid-19 ile hayatımıza giren yeni

normalde büyük olasılıkla tüm Dünya’da

fuarlar ulusal nitelikli olacak. 2020

yılında Dünyada yapılması planlanan

Global fuarların tamamı iptal edildi ya

da ertelendi. 2021 yılı itibarı ile binlerce

katılımcının yer aldığı fuarlar önemini

kaybedecek, KTM gibi bölgesel kompakt

fuarlar daha ön plana çıkacak.

KTM fuarının önemine değinen Vural ‘’

Covid-19 sonrası yeni normal döneminde

Avrupa’da ve Türkiye’de Tekstil makinelerinin

sergileneceği ilk fuarı düzenleyen

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


26

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

şehir olan Kahramanmaraş Tekstil Üretiminin

merkezi konumu ile bir kez daha

ön plana çıktı. Dünya’daki tüm teknoloji

üreticileri ve sektör temsilcilerinin ilgiyle

takip ettiği bu fuarı tüm sağlık önlemlerini

alarak güvenle tamamladık’’ dedi.

“DEĞİŞİMDE ÖNCÜ OLMAK GEREKLİ”

ECR Fuarcılık Genel Müdürü Ümit Vural,

günümüzü ‘değişim çağı’ olarak niteleyerek;

“Bu değişime direnenlerin tarih

sahnesinden silindiği, değişim hızına ayak

uyduramayanların yaşam hakkını kaybettiği

bir çağdayız. Öyle ki, bu yeni dönemde,

değişimi takip etmek bile yeterli değil,

bizzat değişimde öncü olmak gereklidir.

KTM 2020 Fuarı’nda bu değişime ayak

uyduran firmaları göreceğiz” sözlerine yer

verdi. Günümüzde 1 milyar doların üzerinde

ihracat rakamına ulaşan Kahramanmaraş’ın

dış ticaret hacmi ile üretim ve

ihracatta dikkat çeken şehirlerimizin başında

geldiğini belirten Ümit Vural, Kahramanmaraş’ın

ihracatının yüzde 61’ini

tekstil ürünlerinin oluşturduğunu söyledi.

Tekstil sektörünün şehirde binlerce kişiye

istihdam kapısı oluşturduğunu vurgulayan

Vural, “Türk tekstil sektörü, ekonominin

lider alanlarından biridir. Kahramanmaraş

ise Türk tekstil sektöründe binlerce kişiye

sağladığı istihdam ile Türkiye’nin bu alandaki

önderlerindendir” dedi.

“It is necessary to be a pioneer in change”

Ümit Vural, General Manager of ECR Fuarcılık, describes

current period as an “age of change”; “We are

in an age in which those who resist this change are

erased from the stage of history and those who cannot

keep up with the pace of change lose their right to

live. In this new era, even following the change is not

satisfactory, it is necessary to be a pioneer in the change

itself. We could see companies that keep up with

this change at the KTM 2020 Fair. In this new normal,

industry has found a new way of success that is underlined

by the Vural who said the following,” Compared

to the KTM fair visitors last year, there was a 50% decrease

in visitor figures, but the overall rate has increased

in terms of exhibitor satisfaction. In this new normal,

only professionals who wish to do business visited the

fair. KTM2020 Fair has also reached an important trade

volume. No one visited the fair with the intention of

buying a promotional Swiss army knife or collecting

catalog brochures. It was only visited by those interested

and concerned. This has increased the satisfaction

of participant firms. In Turkey, where the fair held, due

to its location advantage and due to its proximity to

the adjacent cities with just an hour distance and with

its positioning at the middle of the circulating textile

investments, KTM Fairs have become an attraction

center. It is gratifying that textile companies planning

new investments at the KTM 2020 fair have negotiated

and have made purchasing decisions with success.’’

Ümit Vural stated that Kahramanmaraş, which has reached

an export figure of more than $ 1 billion today, is

one of our cities that draw attention in terms of foreign

trade volume in production and export disciplines and

that 61% of Kahramanmaraş’s exports are made up of

textile products. Emphasizing that the textile industry

creates employment for thousands of people in the

city, Vural said; “The Turkish textile industry is one of the

leading fields of the economy. Kahramanmaras Turkish

textile sector provides employment to thousands of

people in Turkey and is one of the leaders in this field.”



28

PANORAMA

Lenzing, sıfır karbon

TENCEL markalı elyafları

piyasaya sürdü

Lenzing’in tekstil sektöründeki amiral markası TENCEL,

tekstil endüstrisinde de karbonizasyonu başlatmak için

ürünün karbon ayak izini azaltmaya, endüstri ortaklarını katılmaya ve

engellenemeyen emisyonları dengelemeye yardımcı olan

“azalt-katıl-dengele” yaklaşımı ile karbon nötr olma yolunda ilerliyor.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Lenzing Grubu, sürdürülebilir bir dünya inancıyla

iklim değişikliğiyle mücadele etmek için 2019’da

duyurduğu kapsamlı kurumsal taahhütlerin

ardından, Lenzing’in tekstil sektöründeki amiral

markası TENCEL, ilk sıfır karbon TENCEL markalı

lyocell ve modal elyafları pazara sürdüğü

açıkladı. Karbon nötrlüğünün kurumsal çerçevesini

belirleyen CarbonNeutral protokolünün katı

kurallarına uygun olarak tasarlanan sıfır karbon

TENCEL markalı elyaflar, tekstil endüstrisi için

CarbonNeutral® ürünler olarak sertifikalandırıldı.

Bu sertifika, elyaf üretiminden ve dağıtımından

kaynaklanan emisyonların hesaplanması ve

azaltılması anlamına geliyor. TENCEL, “gerçek

sıfır karbon” kampanyası ile Lenzing’in Bilimsel

Dayanıklı Hedefler (SBT) girişimine ve Birleşmiş Milletler

Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine katkıda

bulunmaya devam ediyor.


PANORAMA 29

YENİ ELYAFLARLA SIFIR KARBONA DOĞRU YOLCULUK

Doğada çözünebilen ve botanik kökenli sıfır

karbon TENCEL elyaflar içeren kumaşlar, üçüncü

parti tarafınca onaylanmış etiketleriyle Lenzing’in

müşterileri, markaları ve tüketicilerine yeni bir

sürdürülebilir şeffaflık seviyesi sunacak. Çevresel

değerlerinin daha yüksek olmasının yanı sıra bu

elyaflar ciltte nazik dokunuş, daha kalıcı yumuşaklık,

ipeksi pürüzsüzlük, nefes alabilirliğe katkı ve

daha kalıcı renkler gibi standart TENCEL elyafların

özelliklerini taşıyacak.Yeni sıfır karbon TENCEL

elyafların piyasaya çıkışı, tekstil ürünlerine kullanılan

ham maddelerin şeffaflığını artırmada önemli

bir kilometre taşı olarak nitelendiriliyor.

“AZALT”, “KATIL” VE “DENGELE”

KAMPANYASINA DESTEK

2019 yılının sonlarında Lenzing, 2030 yılına kadar

belirli karbon emisyonlarını yüzde 50 oranında

azaltmayı ve 2050 yılında sıfır karbona ulaşmayı

taahhüt etmişti. Bu taahhüdünün ardından,

Lenzing’in TENCEL markası, aktif olarak ürünün

karbon ayak izini azaltan, endüstri ortaklarını teşvik

eden ve engellenemeyen emisyonları dengeleyen

“Azalt”, “Katıl” ve “Dengele” sütunları doğrultusunda

harekete geçtiğini açıkladı. Tedarik zincirinin

tamamında daha verimli üretim yöntemleri ile

yenilenebilir enerji kaynaklarını ve yeni teknolojileri

kullanarak karbon emisyonlarını sürekli olarak

azaltma önceliği ile Lenzing, CarbonNeutral® ürün

sertifikasını almak için karbon nötrlüğü ve iklim finansı

konularının lider uzmanı olan Natural Capital

Partners ile işbirliği yapıyor. Konu özelinde açıklamada

bulunan Natural Capital Partners, İklim

Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Kıdemli Müdürü Tom

Popple,”Lenzing, iki TENCELTM elyaf için Carbon-

Neutral® ürün sertifikası alarak, şirket ve ürün emisyonlarını

azaltma yolunda uzun vadeli yolculuğunda

önemli bir adım attı. Sadece bu sebepten

değil, Lenzing’in birçok moda perakendecisinin

tedarik zincirindeki konumu nedeniyle, bu sertifika

tekstil endüstrisi için iklim eylemine bağlılık mesajı

gönderiyor. Bu nedenle biz Lenzing ile çalışmaktan

mutluluk duyuyoruz ve şirketi gelecekteki iklim

taahhütlerini gerçekleştirmesi için desteklemeyi

dört gözle bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

Lenzing Tekstil Global İş Yönetimi Başkan Yardımcısı

Florian Heubrandner, “Şirket ve marka olarak ayak

izimizi azaltmak için girişimlerde bulunmaktayız,

ancak tüm emisyonlara engel olmak mümkün

değil. Bu durum bizi global seviyede hareket

etmeye yöneltti. Bu noktada, CO2 emisyonlarının

tüm dünyada engellenmesine destek ve yardımcı

olmak için fırsatlar yarattık. Dengeleme yoluyla

karbonların telafisi, onaylı iklim finans projeleriyle

karbonların azaltılmasına katkıda bulunmaya

yardımcı oluyor. Böylesine bir iklim krizinde, Lenzing

her şirketin kendi etki alanında harekete geçmesi

gerektiğine inanmaktadır. TENCEL markası altında

CarbonNeutral® ürün seçeneklerini içeren bu

yeni girişimden son derece heyecan duymaktayız.

Bu, Lenzing’in genel kurumsal hedefine doğru yeni

bir adımdır. Aynı zamanda tedarik zinciri ortaklarına

yardımcı olmamızı ve tekstil markalarını üretim

hatlarındaki karbon emisyonlarını yeniden değerlendirmeye

yöneltmemizi sağlıyor. İleriye baktığımızda,

yeşil yıkamadan kaçınmaya yardımcı olan

ve tüketicileri karbon nötr tartışmasına dahil eden

katı iç yönergeleri izleyerek ürün portföyümüzü

zenginleştirmeye devam edeceğiz” dedi.

KARBON EMİSYONLARINI AZALTMAK İÇİN

FAALİYETLERDE KÖKLÜ DEĞİŞİKLİKLER

Lenzing sıfır karbon yolculuğuna sorunsuz geçişini

kolaylaştırmak için bilime dayalı hedefleri baz alan,

karbon salınımını azaltmak için enerji verimliliğini,

fosil yakıt kullanımının azaltılmasını, kağıt hamuru ve

elyaf üretim tesislerinin entegrasyonunu ve yeni teknolojilere

yatırımları öngören dört temel kaldıraçtan

faydalanacak. Nihai hedeflerinin tüm TENCEL

elyaf seçenekleri ve tekstil tedarik zincirinin tamamında

karbon nötr faydalar sunmak olduğunun

belirten Lenzing Grubu Ticari Direktörü Robert van

de Kerkhof, “Sıfır karbon TENCEL elyaflarımızın

piyasaya sürülmesi, iklim değişikliğine karşı devam

eden bir savaşın sadece başlangıcıdır. Üretim

süreçlerimizi ve elyaf seçeneklerimizi yenilemeye

devam ederken, ağaç bazlı elyaf iş modelinin

doğal iklim avantajı konusunda kayıtsız kalmanın

ötesine bakacağız. Buna paralel olarak, karbon

nötrlüğü ortak hedefine ulaşmaya çalışan daha

etkili bir ekosistem oluşturmak için markalar ve

tasarımcılardan STK’lara kadar farklı ortaklarla çalışmaya

devam edeceğiz. Ortaklarımızı karbon nötr

hedefine doğru desteklemeye devam ederken,

herkesi ‘gerçek sıfır karbon’ hareketimize katılmaya

davet ediyoruz. Zaman hiç durmadan ilerliyor, gelin

iklim değişikliğine karşı bir araya gelelim!” dedi.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


30

PANORAMA

Temsad-MİTTO arasında

işbirliği protokolü

Marmara Üniversitesi İnovasyon

ve Teknoloji Transfer Uygulama

ve Araştırma Merkezi (MİTTO)

ile TEMSAD arasında yeni bir

işbirliği protokolü imzalandı.

“Üniversite - Sanayi İşbirliği’ nin tesisi için sektörümüz

adına önemli ve somut bir adım atıldı. MİTTO

Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahu UNCUOĞLU,

MİTTO Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmail USTA,

Marmara Üniversitesi Tekstil Mühendisliği’nden

Dr. Öğr. Üyesi Erkan İŞGÖREN ve Üniversite Sanayi

İşbirliği Uzmanı Öğr. Gör. Burak ELEMAN ile birlikte;

TEMSAD Yönetim Kurulu ve Eğitim Komitesi Üyesi İrfan

YOLCULAR ve Nit Örme Ar-Ge Direktörü Songül

BAYRAKTAR’ın ev sahipliğinde, NİT ÖRME AR-GE

Merkezinde, TEMSAD Başkanı Adil NALBANT’ın nezaretlerinde

işbirliğinin somut projeler üzerinde inşa

edilmesi üzerine görüşmeler gerçekleştirildi.

MİTTO ve TEMSAD arasında gerçekleştirilen bu

protokol neticesinde, TEMSAD üyeleri ile Üniversite

araştırma birimi ve akademisyenlerin karşılıklı

olarak projelerde yer alabilmesinin yanı sıra, KOS-

GEB-TUBİTAK gibi kurumların desteği ile projelerin

geliştirilmesi ve Ar-Ge faaliyetleri ile ilgili her türlü

desteğin sağlanması konularında oldukça somut

sonuçlar elde edilebilecekler. MİTTO ile TEMSAD

arasında yeni iş birliğinin sektörümüze hayırlar ve

başarılar getirmesini temenni ediyoruz.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020



32

PANORAMA

1 Milyon dolarlık

sürdürülebilir enerji yatırımı

Avrupa Yakası’nın en büyük GES (Güneş Enerji Santrali Sistemi) projesi,

Mars Logis-tics’in yaklaşık 1 milyon dolarlık yatırımı ile hayata geçiyor.

Proje ile Hadımköy Lojistik Merkezi’nin 12.098 metrekarelik çatı alanı

güneş panelleri ile kaplanacak.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Mars Logistics, yaklaşık 1 milyon dolarlık yatırım

yaparak Avrupa Yakası’nın en büyük GES (Güneş

Enerji Santrali Sistemi) projesini hayata geçiriyor. Hadımköy

Lojistik Merkezi’nin 12.098 metrekarelik çatı

alanının güneş panelleri ile kaplanacağı projede

4914 adet fotovoltaik güneş paneli kullanılacak.

Çatı Üstü Güneş Enerji Santralinin kurulu gücü ise 2

MW olacak ve yıl boyunca 2,5 MWh/yıl elektrik üretebilecek.

Avrupa Yakası’nın en büyük GES projesi

ile üretilecek elektrik enerjisinin tesis genelinde kullanılması

planlanıyor. Doğaya saygılı iş yapma anlayışı

ile sürdürülebilir projeler üretmek hedefleri ile

yapılan araştırmalar neticesinde başlanan projenin

1 Ekim 2020 tarihinde bitmesi ve kullanıma hazır hale

gelmesi bekleniyor. Mars Logistics Yönetim Kurulu

Başkanı Garip Sahillioğlu, projenin birden çok amaca

hizmet edeceğini belirterek, “Hadımköy Lojistik

Merkezi Çatı Üstü Güneş Enerji Santrali, Hadımköy

Lojistik Merkezi’nin inşaatından itibaren gündemde

olan ve 2019 yılı itibariyle stratejik eylem-lerimize

dahil ederek hayata geçirdiğimiz, aynı zamanda

küresel sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden de

birden çok amaca hizmete edecek tesis, küresel

kalkınma hedefleri, sürdürülebilirlik projelerimiz ve

yaşam döngüsü bakış açımızla şekillendi.” dedi.

YILDA 94.469 ADET AĞAÇ KURTARILACAK

Projenin, doğadaki olumlu etkilerini kısa vadede


göstereceğine dikkat çeken Garip Sahillioğlu,

“Projeyi, yenilenebilir enerjinin genel avantajlarının

yanı sıra, çevreyi fosil enerji teknolojilerine

göre çok daha az etkileyen temiz enerji kaynağı

olması, sonsuz enerji kaynağı üretmesi, sera etkisi

ve küresel ısınmaya pozitif etkileri nedeniyle

tercih ettik. Proje kapsamında üretilecek elektriğin

karşılığı olarak yıllık 1.133,63 ton karbondioksit

kurtarılacak ve yıllık 94.469 adet, 25 yıl sonunda

ise 2.361.725 adet ağaca karşılık emisyon azaltımı

olacak.” ifadelerini kullandı.

PROJE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA

AMAÇLARINA HİZMET EDECEK

Hayata geçirecekleri proje ile Birleşmiş Milletler’in

belirlemiş olduğu 17 hedeften oluşan

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan toplam

7 amaca hizmet etmiş olacaklarını belirten Sahillioğlu,

“Bu proje ile Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir

Kalkınma Amaçlarından direkt olarak

“Erişilebilir ve Temiz Enerji” ile “İklim Eylemleri”

amaçları ve dolaylı olarak ise “İnsana Yakışır İş

ve Ekonomik Büyüme”, “Sanayi, Yeni-likçilik ve

Altyapı”, “Sürdürülebilir Şehir ve Yaşam Alanları”,

“Sorumlu Üretim ve Tüketim” ve “İşbirlikleri-ni

Geliştirme” amaçları ile birlikte toplam 7 amaca

hizmet etmiş olacağız.” dedi.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YATIRIMLARI DEVAM EDECEK

“Kaynakları sürdürülebilir kullanarak ekolojik

dengeyi korumak ve karbon emisyonlarının

azaltılması için faaliyetlerinde en uygun teknoloji

ve süreçleri kullanmak Mars Logistics’in

uyguladığı çevre politika-larındandır” diyen

Sahillioğlu, bu anlayışı Mars Logistics’in tüm faaliyetlerine

dahil ettiklerini belirterek, “2019 yılında

gerçekleştirilen tüm taşımalarda çevre dostu

taşımacılık yöntemi olan Intermodal kul-lanımı

neticesinde, 18.7 milyar kilogram karbondioksit

salınımı önledik ve 1 milyon 560 bin adet ağacın

kurtarılmasını sağladık. Kağıt atıklarımızın geri

kazanımıyla sadece 2016-2020 yılları arasında

9.168 adet ağacın kesilmesini önledik. 2006

yılından beri ÇEKÜL, TEMA ve Ege Orman Vakfı

iş birliği ile Çatalca, Manisa ve Çanakkale’de

5.200 fidan dikerek Mars Ormanları oluşturduk.

Yaptığımız sosyal sorumluluk projemizle atık yağların

geri kazanılmasıyla milyonlarca litre temiz

suyun kirlenmesini önle-dik. Hadımköy Lojistik

Merkezi’nde yağmur suyu toplama projemiz

sayesinde yağmur sularının ayrı toplanmasını

sağlayarak çevresel peyzaj başta olmak üzere

kampüsün çeşitli su ihtiyacı (yangın suyu vb.)

buradan karşılamaktayız. Lojistik depolarımızda

ise klasik tahta palet yerine geri kazanılmış

kağıttan üretilmiş kağıt paletler kullanmaktayız.”

dedi ve sürdürülebilirlik anlayışı ile faaliyetler ve

yatırımlara devam edeceklerini ifade ederek

yeni projeler için çalışmaların sürdüğünü söyledi.


34 İNCELEME

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Ön terbiye

işlemlerinde

yaştan yaşa

emdirme

prensipleri

(Bölüm 1)

(ml/kg Kullanılan Emprenye Sistemleri)

Wet-in-wet

impregnating

in the

pretreatment

(Part 1)

Main Impregnating Systems Using ml/kg

Leonardus Janssen

Pulcra Kimya A.Ş. Danışmanı

Consultant of Pulcra Kimya A.Ş.

Erdem Genç

Pulcra Kimya A.Ş. Ön Terbiye Sorumlusu

Pretreatment Technical Manager of Pulcra Kimya A.Ş.

Erkan Döner

Pulcra Kimya A.Ş. Ege Bölge Sorumlusu

Regional Manager of Ege-Pulcra Kimya A.Ş.

80’li yılların sonları ve 90’ların başlarında,

“Maksimum Çözelti Yükleme” teknolojisi , tekstil

materyalinin kasar ve alkali pişirme uygulamalarında

kullanılan emdirme sistemlerinde

oldukça öne çıkmaya başlar. Sözkonusu yıllarda

tekstil makine üreticileri tarafından bir çok

farklı emdirme ve dozajlama sistemleri önerilmeye

başlanmıştı. Bu ünitelerin tipik özelliği,

düşük hacimli emprenye üniteleriyle kombine

edilerek emdirme işlemi sonunda %100’den

daha yüksek oranda çözelti yükleme esasına

dayanıyordu. Bütün bu üniteler (ml/kg) esasına

göre dozajlama yapıyordu fakat kumaş üzerinde

istenen miktardaki kimyasalı uygulamak için

farklı sistemler kullanıyordu.

Bu tür emdirme ünitelerinin bazıları Şekil-1’ de

görülebilir. Söz konusu örnekler tüm mevcut

uygulamaları kapsamaktan çok bazı çalışma

prensiplerini gösterme amaçlı olarak verilmiştir.

(Şekil 1)

Söz konusu değişik emdirme ünitelerinin

çalışma prensiplerini ve bunların işlem sonrası

kumaş üzerindeki etkisini anlamak için 2

parametreye odaklanmak gerek; bunlardan

birincisi ünitenin mekanik kurulumu, diğeri de

emdirme teknesi için kullanılan dozajlama metodudur.

Her 2 parametre de tamamıyla ayrıdır

ve birbiri ile karıştırılmaması gerekir. Mekanik

kurulum, emdirme teknesinin kimyasal konsantrasyonlar

açısından dengeye kavuşmasında

tüm degişkenlerden sorumluyken, dozajlama

metodu daha çok güvenirlik, doğru ve kolay

kullanım açısından değerlendirilmelidir.

Mekanik Kurulum ve Emdirme Teknesi

Bir emdirme teknesi sistemi (emprenye sistemi);

Şekil 2’deki gibi sistemde neler olduğuna dair

her şeyi tanımlayan 4 parametrenin gösterildiği

basit bir çizime indirgenebilir. Tekneye

giriş sıkması (Q1) ve emprenye ünitesinin yapısı

ile birlikte kumaşın özellikleri (tanımlanmış bir

hızda, sıcaklıkta ve reçetede), çalışılan kumaş

üzerindeki flote yer değişimini belirler.

Tekneden çıkış sıkması olan kimyasal sıkma

silindiri(Q2) ise kumaş üzerindeki flote miktarını

belirleyecektir. (Şekil 2)

İlgili parametrenin ölçülmesi (Bölüm 3) ve bu

makalede verilen formüllere uygulanması, bir

emprenye sisteminde fiziksel olarak neler olup

bittiğinin ayrıntılı bir görünümünü verecektir.

Burada kullanılan kısaltmaların çoğu şunlardır:

m in [kg/min] Dakikada Geçen Kumaş

Miktarı (Hız x Kilogram/Metre Tül)

t in [min] Zaman (dk)

R in [ml/kg] Reçete (H2O2)

Q1 in [l/kg] Emprenye Sistemine Girmeden

Önce Kumaş Üzerindeki Su Miktarı

Q2 in [l/kg] Emprenye Sisteminden Çıkan


İNCELEME

35

Şekil 1: Fig. 1:

In the late 80’s and beginning 90’s, the maximum

add-on in textile impregnating systems

for bleaching and scouring starts one´s triumph.

A variety of different systems were offered

by the textile manufactures. Typical of those

units was a high add-on off more than 100%

combined with a low volume of the impregnating

unit. All these units were dosing in [ml/

kg] but using different systems for applying the

wanted chemicals on the fabric.

An example of some of those units is visible

in Fig. 1. Please note that the depictured

sketches are not at all copies of existing units,

they are just imitating some working principles.

(Fig. 1)

To understand the working principles and the

impact on the processed fabric we have to

focus on 2 items, the mechanical set-up of

the unit and the dosing method used for the

impregnating unit.

Both points are completely separated and do

not intermingle. The mechanical set-up will

be responsible for all parameters once a unit

is in equilibrium, whereas the dosing should

be evaluated more in view of reliability and a

correct and easy handling.

The mechanical set-up of an impregnating unit

Strictly considered we can reduce an impregnating

system in a simple drawing as shown

in fig 2 where 4 parameters are defining

everything what is happening in an impregnating

system. The properties of the fabric (at

a defined speed, temperature and recipe)

together with the water squeezer (Q1) and

the construction of the impregnating part will

define the exchange. The chemical squeezer

(Q2) will define the amount of liquid on the

fabric. (Fig 2)

Measuring the parameter involved (chapter 3)

and applying them in the formulas given in this

paper will give a detailed view of what is physically

happening in an impregnating system.

Most of the abbreviations used in here are the

following:

m in [kg/min] amount of fabric

passing per minute (speed*weight)

t in [min] time

Şekil 2: Fig. 2:

Kumaş Üzerindeki Flote Miktarı

∆Q in [l/kg] Uygulama Farkı (Q2-Q1)

f

Değişim faktörü, 0,0 ile 1,0 arasında

sayısal bir değer olarak emprenye sırasında

emprenye flotesi tarafından değiştirilen su

miktarı

V in [l] Emprenye ünitesinin hacmi, karıştırma

kabı ve borular dahil toplam flote miktarı.

Epu in [l/kg] Efektif Pick-Up (Epu =Q1*f+∆Q ->

∆Q=Q2-Q1)

Ct in [ml/l] Bir t zamanında emprenye ünitesindeki

konsantrasyon

C∞ in [ml/l] Kimyasal Dengede Emprenye

Ünitesindeki Konsantrasyon (Zaman t=∞)

C0 in [ml/l] Yeni bir üretime başlanması

veya kumaş değişimi gibi t=0 başlangıç anında

Emprenyedeki Konsantrasyon

CF in [ml/l] Besleme Flotesinin Konsantrasyonu.

(CF, emprenye ünitesine giden su ve

kimyasalların toplamının konsantrasyonudur.

Besleme Flotesinin miktarıyla karıştırmamalı

çünkü Besleme Flotesi Miktarı kumaş üzerine

verilen ilave flote (add-on) ile aynı anlamdadır.

Sıkma değerleri, sırasıyla flotenin kumaş üzerine

uygulama miktarlarını [l/kg] birimiyle ifade

ederler. Sıkma değeri için kullanılan ortak terim

%’dir, ancak bu makalede kullanılan formüllerde

olası yanlış anlamaların önüne geçmek

için [l/kg] birimini de kullanmamız gerekecektir.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


36 İNCELEME

Sıkma davranışı ve flote değişimi açısından

her kumaşın kendine has özellikleri vardır.

Kumaş cinsi, makine hızı, uygulanan reçete

ve emprenye ünitesi gibi tüm faktörlerin

biraraya gelmesi, emdirme teknesi içinde

belirli bir “tepki süresi” içinde “kimyasal

denge” ile sonuçlanacaktır. Bu tanımda

Kimyasal Denge; kumaş cinsi, sıkma oranları,

makine hızı vb. diğer tüm parametreler

sabit kalmak koşulu ile, bir emprenye sisteminin

emprenye flotesinde nihai ve sabit

bir konsantrasyona ulaştığı durum olarak

adlandırılır. Tabii ki konsantrasyonda küçük

değişiklikler olacaktır, ancak bu değişimler

ihmal edilebilir ve normaldir. Yalnızca

önemli değişiklikler olduğunda, örn. sıkmada

basınç kaybı, kumaş değişimi, dozaj

pompası arızası gibi durumlarda emprenye

konsantrasyonunda değişiklik gözlenebilir.

Tepki süresi ise, dengede olmayan bir emprenye

ünitesinin (makinenin yeni çalışmaya

başlaması, su/kimyasal sıkma oranlarında

değişim, çalışılan kumaş cinsinin değişmesi

gibi anlarda) kimyasal dengeye ulaşması

için gereken süre olarak tanımlanır.

Kimyasal Denge

Bir emprenye ünitesindeki konsantrasyon,

R in [ml/kg] the recipe (of H2O2)

Q1 in [l/kg] the amount of water on the fabric

before entering the impregnating system

Q2 in [l/kg] the amount of liquid on the fabric

leaving the impregnating system

∆Q in [l/kg] the application difference (Q2-

Q1)

f

the exchange factor, the

amount of water exchanged by the impregnating

liquid during impregnating as a numeric value

between 0,0 and 1,0

V in [l] the volume of the impregnating

unit: total amount of liquid, including mixing vessel

and piping.

Epu in [l/kg] effective pick-up (Epu =Q1*f+∆Q

where ∆Q=Q2-Q1)

Ct in [ml/l] the concentration in the impregnating

unit at a time t

C∞ in [ml/l] the concentration in the impregnating

unit at equilibrium (time t=∞)

C0 in [ml/l] the concentration in the impregnating

when applying new parameter (start of a

new production, change of fabric etc..) for t = 0

CF in [ml/l] the concentration of the feeding

liquid. (CF is the concentration of the sum of water

and chemicals leading to the impregnating unit.

Not to confuse with the amount of the feeding

liquid (which is identical to the add-on).

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

zamana bağlı olarak, formül ile ifade edilebilir.

Ct emdirme flotesinin (t) zamanındaki konsantrasyonu

ve

C0 emdirme flotesinin (0) zamanındaki

konsantrasyonu

(t) birimi [dk] olacaktır.

Efektif pick-up (Epu), istenen reçete (R) ve

hacim (V) parametreleri üretim sırasında

sabit ve değişmeden kalır.

Emrenye ünitesindeki kimyasal konsantrasyon

dengeye kesinlikle t = ∞ ‘da ulaşılır. Bu

bu kısım aşağıdaki gösterildiği gibi sıfıra eşittir

The squeezing values, respectively application

amounts of the liquid on the fabric will have the

unit [l/kg]. It is known that the common term for

squeezing values is % and very often this nomination

will still be used for simple explanations but to

avoid mistakes in the formulas used in this paper

we will have to use the correct unit in [l/kg].

Every fabric will have its own characteristics in

view of squeezing behaviour and exchange. The

combined action of fabric, speed, applied recipe

and impregnating unit will result in a specific

“equilibrium” and “responding time”.

The equilibrium is called the situation where an impregnating

system is reaching a final and steady

concentration in the impregnating liquid whereas

all other parameter as fabric, squeezing, speed

etc. remains unchanged.

Of course there will be minor variations in the

concentration, but these variations are negligible

and normal. Only when substantial changes are

happening, as e.g. pressure loss in the squeezing,

different fabrics in view of exchange of fabric,

dosing pump failure etc… variation in the impregnating

concentration can be observed.

The responding time is defined as the time needed

for an impregnating unit to find again to an

equilibrium in case of a not adapted concentration

in the impregnating bath, as e.g. the start

of a unit, changes in the water and/or chemical


İNCELEME

37

squeezer or a drastically change in fabric quality.

The equilibrium

The concentration in an impregnating unit, depending

on the time, can be expressed by the

formula

Where Ct is the concentration of the impregnating

liquid at a time = t and C0 is the concentration

of the impregnating liquid at a time = 0. t will

have the unit [min].

The concentration of an impregnating unit in equilibrium

is definitely reached for t = ∞ . The above

formula for t=∞ becomes:

Bu da demektir ki, (ml/kg) bazında dozajlanan

bir emprenye sisteminde kimyasal

denge her zaman için reçete değerlerinin

efektif pick-up değerine bölünmesiyle ulaşılan

değerdir. Örneğin,

Reçete : 30 [ml/kg] H2O2, Q1 = 70%, Q2 =

95% ve f = 0,7

Epu = 0,7*0,7+(0,95 - 0,70) = 0,74 [l/kg]

R = 30 [ml/kg]

C∞ = 30/0.74 = 40,5 [ml/l] H2O2

Reçete 30 [ml/kg] H2O2, Q1 = 70%, Q2 =

110% ve f = 0,6

Epu = 0,7*0,6+(1,10 - 0,70) = 0,82 (l/kg)

R = 30 [ml/kg]

C∞ = 30/0.82 = 36.6 [ml/l] H2O2

An impregnating with a dosing in [ml/kg] will

always find its equilibrium at a concentration

defined by the recipe divided by the value of the

effective pick-up. Example:

Recipe with 30 [ml/kg] H2O2, Q1 with 70%, Q2 with

95% and f is 0,7

Epu = 0,7*0,7+(0,95 - 0,70) = 0,74 [l/kg]

R = 30 [ml/kg]

C∞ = 30/0.74 = 40,5 [ml/l] H2O2

Recipe with 30 [ml/kg] H2O2, Q1 with 70%,, Q2 with

110% and F is 0,6

Epu = 0,7*0,6+(1,10 - 0,70) = 0,82 (l/kg)

R = 30 [ml/kg]

C∞ = 30/0.82 = 36.6 [ml/l] H2O2

Hence, the lower the Epu the higher the difference

will be between the value in [ml/kg] of

the recipe and the value of the concentration in

equilibrium in [ml/l].

The responding time

The responding time and the time to reach a

“safe” concentration

Every change of parameter will have an impact

on the change of concentration in the impregnating

unit. As a consequence, after the change

of one or more parameters, the impregnating

unit will be on the search for a new equilibrium.

Bu sonuçlardan da görüleceği üzere, Epu

ne kadar düşük olursa, [ml/kg] bazındaki

reçete değeri ile [ml/l] bazındaki kimyasal

denge konsantrasyonu arasındaki fark o

kadar yüksek olacaktır.

Tepki Süresi ve Güvenli Konsantrasyona

Ulaşma Süresi

Bir veya daha fazla parametrede yapılan

her bir değişikliğin , emprenye ünitesindeki

konsantrasyon üzerinde bir etkisi olacaktır.

Sonuçta, bir veya daha fazla parametrenin

değiştirilmesinden sonra, emprenye ünitesi

yeni bir denge arayışında olacaktır. Yeni bir

dengeye ulaşmak için gereken süreye Tepki

Süresi denir ve (t)=∞’a dek uzanır. Yukarıdaki

sözkonusu formülasyonda, C∞ konsantrasyonuna

ulaşmak için t=∞ süresini beklemek

veya hesaplamak pratikte mümkün değildir

ve bu sebeple de sadece yukarıdaki

formüllerde kullanılır. Emprenye banyosunun

konsantrasyonunda her zaman

bazı dalgalanmalar olabileceğini dikkate

alarak, ulaşılacak kimyasal dengeyi belli bir

aralık içinde hareket eden bir bant genişliği

olarak ifade edeceğiz. Böylece, emprenye

ünitesinde “güvenli” bir konsantrasyona

ulaşmak için daha gerçekçi bir zaman

hesaplayabiliriz.

Kısım 1.2’de gösterildiği gibi kimyasal denge

formülü;

Her Ct değeri için tanımlanmış bir t değerine

sahip olmanın yanında, her t zamanı

bir Ct konsantrasyonu ile ilişkilendirilmiş

olacaktır.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


38 İNCELEME

Sözkonusu t zamanı ile Ct konsantrasyonu

arasındaki ilişki aşağıdaki formülde verilmiştir:

t= C0’dan Ct’ye geçen zaman

C0=Başlangıç Konsantrasyonu

Ct = t zamanında konsantrasyon

C∞ = Beklenen Denge Konsantrasyonu (R/Epu)

V = Tekne hacmi

Epu = Efektif pick-up (Q1*f+∆Q)

m = Dakikada geçen kumaş ağırlığı (kumaş/dk)

Bu makalenin ilerleyen bölümlerinde, belirli

bir kumaş ile çalışırken önemli işlem parametrelerinin

çoğunun nasıl ele alınacağını

açıklayacağız. Bu parametreleri bildikten

sonra, emprenye sisteminin tanımlanmış

bir konsantrasyona ulaşması için gereken

zamanı hesaplayabiliyor olacağız...

Bu noktada, beklenen kimyasal denge konsantrasyonunun

±% 5 veya ±% 10’luk bir hassasiyetle

eşlenecek şekilde emprenye ünitesinin

“tepki süresi”ni hesaplamak artık kolaydır.

The time necessary to reach a new equilibrium

is called the responding time and is based on a

time t=∞.

Waiting or calculating the time t=∞ for reaching

the concentration C∞ is not possible and only

used in the above formulas. Knowing that we

always will have some fluctuations in the concentration

of the impregnating bath we will use a

bandwidth above and below the equilibrium. As

such we can calculate with a more realistic time

for reaching a “safe” concentration in the impregnating

unit.

The responding time can be calculated by the

above formula of the equilibrium

Ct is defining the concentration of the impregnating

liquid depending on the time t.

For every value of Ct we will have a defined value

for t and of course inverse, every time t is related

to a concentration Ct.

The relation between t and Ct is given in following

formula:

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

C5 = C∞ * 0,95 Başlangıç konsantrasyonu beklenen

denge konsantrasyonundan düşükse

C5 = C∞ * 1,05 Başlangıç konsantrasyonu

beklenen denge konsantrasyonundan

yüksekse

(C10 için sırasıyla 0,90 ve 1,10)

Şekil 3’teki diyagram , aşağıda verilen örnekteki

değerleri kullanarak , farklı kumaşlarla

bir üretim çalışmasını simüle ederek ,

tepki süreleri hakkında bir fikir vermektedir.

Örnek:

Bir üretim önce A kumaşı ile başliyor, 200

dakika sonra B kumaşına geçiliyor ve 400

dakika sonra da tekrar A kumaşı olarak

devam ediyor.

Her 2 kumaş için 35 ml/kg’lık bir reçete olsun

Proses Hızı : 80 m/dak

Emprenye ünitesinin flote miktarı : 250 lt (Şekil 3)

Kumaş A’nın parametreleri

Gramaj: 275 [g/m] or 0,275 [kg/m]

Q1: 70% veya 0,70 [l/kg]

Q2: 110% veya 1,10 [l/kg]

f: 0,55

Kumaş B’nin parametreleri:

Gramaj : 250 [g/m] or 0,250 [kg/m]

Q1: 65% veya 0,65 [l/kg]

Q2: 100% veya 1,00 [l/kg]

f: 0,45

where

t = time from C0 to Ct

C0 = concentration at the start

Ct = concentration at the time t

C∞ = expected equilibrium (R/Epu)

V = volume of the compartment

Epu = effective pick-up (Q1*f+∆Q)

m = weight of fabric/min

Further in this paper we will explain how to get

hold of most of the important parameters when

processing a certain fabric. Once we know these

parameters, we will be able to calculate the time

which is necessary for the impregnating system to

strive for a defined concentration.

At this point it is easy to calculate the “responding

time” of the unit to match with a safe concentration

± 5 or ± 10 % of the expected equilibrium.

C5 = C∞ * 0,95 if the starting concentration is lower

than the expected equilibrium

C5 = C∞ * 1,05 if the starting concentration is higher

than the expected equilibrium

(for C10 respectively 0,90 and 1,10)


İNCELEME

39

Example:

A production is starting with fabric A, after 200

minutes this production is interrupted for another

fabric B and after 400 minutes the production is

again on fabric A.

Both fabrics will have a recipe of 35 [ml/kg]

Processing speed: 80 m/min

The liquid content of the impregnating unit is measured

with 250 liter. (Fig 3)

The parameters of fabric A:

Weight: 275 [g/m] or 0,275 [kg/m]

Q1: 70% or 0,70 [l/kg]

Q2: 110% or 1,10 [l/kg]

f: 0,55

The parameter of fabric B:

Weight: 250 [g/m] or 0,250 [kg/m]

Q1: 65% or 0,65 [l/kg]

Q2: 100% or 1,00 [l/kg]

f: 0,45

Şekil 3:

Tepki Süresi

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Fig. 3:

Responding

time


40

PANORAMA

Aksa Akrilik’ten Yalova’ya

bir eğitim yatırımı daha

Akkök Holding şirketlerinden Aksa Akrilik, Yalova’da eğitime sunduğu

desteklere bir yenisini daha eklemeye hazırlanıyor. Çiftlikköy’de inşa

edilecek yeni teknik lisenin protokolü imzalandı.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Dünyanın lider akrilik elyaf üreticisi Aksa Akrilik,

Yalova’ya katkı sağlamaya devam ediyor. Faaliyete

geçtiği 1971 yılından bu yana, Yalova’da

birçok yatırım ve sosyal sorumluluk projesine imza

atan Aksa, Yalova’ya yeni bir teknik lise kazandıracak.

Çiftlikköy ilçesinde inşası başlayacak

yeni okul yatırımının protokol töreni, Yalova Valisi

Muammer Erol, Yalova İl Milli Eğitim Müdürü Dr.

Abdülaziz Yeniyol ve Aksa Akrilik Genel Müdürü

Cengiz Taş’ın katılımıyla gerçekleştirildi. İmza töreninde

konuşan Cengiz Taş, Aksa’nın Yalova’nın

bölgesel gelişimi adına özellikle eğitim alanında

birçok yatırım yaptığını belirterek, yeni teknik lise

projesinin de Yalova’ya önemli bir katkı sunacağını

ifade etti. Konuşmasında meslek liselerinin

eğitim alanında ayrı bir yere sahip olduğuna dikkat

çekerek, bu alandaki çalışmaları çok değerli

bulduklarını söyleyen Taş, yeni teknik lisenin Yalova

halkına hayırlı olmasını dilediğini ifade ederek

Yalova’ya desteğin süreceğini dile getirdi.

EN SON YENİLİKLERE UYGUN TASARLANDI

Aksa Akrilik tarafından yapımı üstlenilen yeni teknik

lise, üç yıl içinde tamamlanarak, Yalovalıların hizmetine

sunulacak. Mesleki eğitimin tüm gereksinimleri

göz önünde bulundurularak tasarlanan lisede,

çağın getirdiği en son yeniliklere de yer verilecek. 5

bin 270 metrekare alan üzerine inşa edilecek lise, 24

derslik, 2 laboratuvar, 1 kütüphane ve 942 metrekarelik

kapalı spor salonuna ev sahipliği yapacak. Lise,

inşaatın tamamlanmasının ardından anahtar teslimi

yapılarak Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilecek.



42

PANORAMA

The Wooolmark

Company’den

“Woolmark

Öğrenim Merkezi”

The Woolmark Company tarafından

tekstil tedarik zincirinde bilgi şeffaflığını

sağlamak amacıyla yaratılan ve

sektör uzmanları tarafından geliştirilen

program sektör genelinde ilk eğitim

platformu olma özelliğini taşıyor. Moda

ve tekstil mühendisliği okuyan öğrenciler,

tasarımcılar, markalar ve perakendeciler,

iplik, tekstil ve giysi üreticileri için tasarlanan

merkez, ücretsiz olarak hizmet veriyor.

Tekstil tedarik zinciri hakkında derinlemesine bilgi

barındıran platform, sezgisel bir dijital çözüm olarak

hem temel hem de yüksek lisans düzeyinde eğitimi

kolaylaştıracak şekilde yapılandırılmış. Endüstri

uzmanları tarafından geliştirilen platform; çiftlikte

öğrenilenleri ve yün elyaf bilimini, erken aşama işlemeden

tekstil ve hazır giyim üretimine kadar üretim

tedarik zincirini, tekstildeki yenilikleri ve derinlemesine

tasarım konularını kapsıyor. Küresel değişime

yanıt olarak geliştirilen platform ile, küresel tekstil

tedarik zincirini birleştirmek için çalışılacak.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

The Woolmark Company, kapsamlı bir eğitim programının

yanı sıra endüstri liderlerinden oluşan geniş

uzman ağını kullanarak da platformun gelişmesini

sağlıyor. Bu bağlamda “Insight Series” adı altında

önde gelen moda tasarımcıları Roland Mouret

ve Edward Crutchley’nin lansmanlarını, Michael

ve Nicole Colovos ikilisinin ikonik moda yazarı ve

küratör Colin McDowell ile birlikte gerçekleştirdiği

McDowell’ın daha önce hiçbir yerde paylaşmadığı

ilhamları, eğitimleri ve geleceğe dönük işleri hakkında

derinlemesine sohbetlerini video formatında

yayınladı. Eğitim ve öğretimde teknolojinin devrim

yarattığını belirten The Woolmark Company Eğitim

ve İnovasyon Genel Müdürü Julie Davies; “araştırmalar

ücretsiz ve uzmanlar tarafından digital

olarak verilen online öğrenimin %25-%60 oranında

arttığını gösteriyor. Woolmark Öğrenim Merkezi, küresel

tekstil tedarik zincirindeki bu boşluğu dolduracak

bir köprü olacaktır” diye açıklama yaptı. Eğitim

platformunun tüm çalışmaları, uluslararası kabul

görmüş bir düzenleyici olan Credly tarafından bağımsız

olarak akredite edilmiş. Credly güvencesi

ile kullanıcılar platforma akreditasyon kazandıktan

sonra kurs kimliklerini dijital ortamda, dijital portföylerde

güvenle ve kolaylıkla paylaşabiliyor.



44

PANORAMA

KOBİ’leri

büyütecek

7 öneri

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Son verilere göre Türkiye’deki işletmelerin yüzde

99,8’ini, istihdamın yüzde 73’ünü, ihracatın ise yüzde

55’ini KOBİ’ler oluşturuyor. Yönetim süreçleri ve

pazarlama ile ilgili sorunlar, ekonomiye ve istihdama

sundukları katkılar ile ekonominin lokomotifi görevini

üstlenen KOBİ’lerin büyümelerini ve sürdürülebilirliklerini

doğrudan etkiliyor. 150 yılı aşkın köklü geçmişiyle

Türkiye’nin ilk sigorta şirketi olma unvanına sahip

Generali Sigorta, KOBİ’lerin yönetim ve pazarlama

alanında önünü açacak tavsiyeler sundu.

İŞ YAPIŞ SÜREÇLERİNİ STANDARTLAŞTIRIN

KOBİ’lerin iş yapış şeklindeki tutarlılık, başarıyı

doğrudan etkilemektedir. İşletmenin iş yapış şekli,

standart olmalı; departmana, çalışana veya

müşteriye göre değişiklik göstermemelidir. Süreçleri

standartlaştırmak için dijital dönüşümün sunduğu

uygulama ve yazılımlardan yararlanılmalı, kontrol

edilebilir ve güncellenebilir bir yapı oluşturulmalıdır.

İŞBİRLİKLERİNE AĞIRLIK VERİN

KOBİ’ler iş alanlarını büyütmek için işbirliklerine

açık olmalıdır. Farklı sektördeki diğer işletmelerle

yapılacak işbirlikleri, hem işletmeye gelir sağlayacak

hem de mevcut ve potansiyel müşteriler

nezdinde iletişime katkı sunacaktır.

İŞLETMENİN DİJİTAL KİMLİĞİNE ÖNEM VERİN

Günümüzde arama motorları, işletmelerle ilgili bilgilere

ulaşma konusunda kullanıcılarına tüm kolaylıkları

sunuyorlar. Arama motorlarında KOBİ ile ilgili araştırma

yapıldığında kullanıcı karşısına çıkan bilgilerin,

görsellerin ve yorumların kalitesi, işletme hakkında ilk

izlenimi oluşturuyor. Dijital kimlik olarak tanımlanan işletmeler

ile ilgili bu bilgilerin doğruluğu, görsel kalitesi

ve yorumların olumluluğu gibi konular KOBİ’ler için

her zamankinden daha fazla önem taşıyor.

SOSYAL MEDYADA AKTİF OLUN

Türkiye’de toplamda 60 milyondan fazla internet kullanıcısı

bulunuyor. Öte yandan ülke nüfusunun hemen

hemen %70’i ise sosyal medya kullanıcısı. Dolayısıyla

KOBİ’ler başta sosyal mecralar olmak üzere, iş,

ürün ve hizmetleriyle ile uyumlu tüm platformlarda

yer almalıdır. KOBİ’lerin sosyal medya mecralarında

düşük maliyetlerle düzenli reklamlar vererek

ve hedef kitlelerin bulunduğu alanlarda görünür

olarak, ürün ve hizmetlerini bu mecralar üzerinden

de hedef kitleler ile buluşturmaları mümkündür.

EĞİTİMLERİ ASLA ERTELEMEYİN

KOBİ’ler personel eğitimlerini ve personele yapılacak

diğer harcamaları gider olarak değil, yatırım

olarak görmelidir. İşletmenin faaliyet gösterdiği

alandaki yeniliklerle ilgili eğitimlerin yanı sıra

yönetim, pazarlama, müşteri ilişkileri, dış ticaret,

e-ticaret gibi alanlarda mevcut personelin düzenli

olarak eğitimler alması, işletmenin sektöründe bir

adım önde olmasını beraberinde getirmektedir.

MOBİLİ İHMAL ETMEYİN

Dünya ve Türkiye nüfusunun neredeyse tamamı

olarak tanımlanabilecek büyük bir kitle gününü

mobil cihazlarda geçiriyor. Mobil internet trafiği ise

her geçen gün hızla artış gösteriyor. KOBİ’ler web

sitelerini bu bilinçle tasarlamalı, sitenin mobil cihazlara

uyumlu bir tasarıma sahip olmasını ve mobil

versiyonunun bulunmasını öncelik olarak görmelidir.

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİNİ MERKEZE KOYUN

Günümüzde özellikle dijital alanın da getirdiği

olanaklar dolayısıyla KOBİ’ler için müşteri

ilişkilerinin yönetimi her zamankinden daha zor

durumda. Her memnun müşterinin işletmeye

yeni müşteriler kazandırabileceği gibi, memnun

olmayan her müşterinin de potansiyel müşterileri

kaybettireceği unutulmamalıdır. KOBİ’ler müşteri

ilişkileri yönetiminde de mümkünse online çözümlerden

yararlanmalı, müşteri ile ilişki yönetimi

süreçlerini de dijitalleştirmelidirler.



46

PANORAMA

Türk tekstil sektöründe yeni dönem

“It is time to say new things

for the Turkish textile sector”

Bordo Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fahri Şahin, “Tekstilde

tüketici davranışları değişiyor. Yeni jenerasyonun talepleri farklılaşıyor.

Tekstil sektöründe döngüsel ekonomi trendleri başkalaşıyor. Giyimde

sürdürülebilirlik daha fazla önem kazanıyor. Türk tekstil sektörü için

artık yeni şeyler söyleme vakti geldi.”

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Bordo Group Vice Chairman Fahri Şahin explained that, “The consumer

behaviours are changing in the textile sector. The demands of the

new generation are different than the previous generations. The

circular economy trends in the textile sector are metamorphosing.

Sustainability in the clothing sector is becoming more important than

ever. It is time to say new things for the Turkish textile sector.”

İş insanı Fahri Şahin, koronavirüs pandemisinin

ardından hazır giyim ve tekstil sektöründeki

yeni trendler hakkında açıklamalarda bulundu.

Pandemi ile birlikte her sektörde olduğu gibi

tekstilde de bir dönüşüm yaşandığına vurgu

Businessperson Fahri Şahin made a statement

about the new trends in the ready-made

clothing and textile sector after coronavirus

(Covid-19) pandemic. Şahin emphasised that

the textile sector experienced a transformation



48

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

yapan Şahin, “Bu dönemde tekstil sektöründe

en çok dijitalleşme konuşuldu ve konuşulmaya

devam ediyor. Yapay zeka ve dijital dönüşüm

eksenli tekstil uygulamaları rekabette kritik

öneme sahip oldu. Dijital dönüşüme mesafeli

olan tekstil işletmeleri rekabette geri kalmaya

başladı,” dedi. “Salgının ardından tekstilde

yeni bir düzen bizi bekliyor,” diyen Şahin, şöyle

devam etti; “Endüstri 4.0’a uyumlu altyapısı

olan, üretim süreçlerinde dijitalleşmeyi önemseyen,

uzaktan çalışma iş modeline adapte

olan ve tüm bu süreçleri verimli bir şekilde

yöneten tekstil firmaları riskleri minimize ederek

sektörde bir adım önde olacaktır.”

“PLM ÇÖZÜMLERİ PANDEMİDE DİJİTAL STRATEJİ

SAĞLIYOR”

Tekstilde Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) çözümünün

yeni nesil bir uygulama olduğunu hatırlatan

Fahri Şahin, “PLM çözümleri; moda, ayakkabı,

spor giyim, lüks giyim ve ev tekstili gibi alanlarda

faaliyet gösteren firmalara stratejik çözümler sunuyor.

Operasyonel dijital dönüşüm hedeflerine

daha kısa sürede ulaşmalarını sağlıyor. Yenilikçi

bir işletme çözümü olan PLM ile firmalar tedarik

zincirini daha verimli koordine edebiliyor. Pandemi

gibi beklenmedik durumlara karşı da dijital

bir strateji sunması açısından PLM, tekstil trendleri

arasında önemli bir yer tutuyor,” dedi.

“SEKTÖRDE GÜNEŞ ENERJİSİ DAHA ETKİN

KULLANILMALI”

Deneyimli tekstilci Fahri Şahin, yenilenebilir

enerji kullanımının önemine de işaret etti. “Yenilenebilir

enerji, doğa dostudur ve ekolojik bir

sistemdir. Bunların arasında en önemlisi güneş

enerjisi olarak karşımıza çıkıyor. Ekonomik hayatın

lokomotiflerinden biri olan tekstil sektöründe

çok fazla enerjiye ihtiyaç duyuluyor. Bu sebeple

geleneksel enerji kaynakları yerine alternatif

olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek

zorundayız. Ülkemiz, yenilenebilir enerji

kaynakları potansiyeli açısından zengin bir

ülke. Tekstil sanayisinde üretim ve iklimlendirme

aşamalarında yenilenebilir enerji kaynaklarının

daha fazla kullanılması sağlanmalıdır. Böylece

tekstilde ekonomi ve çevre açısından sürdürülebilir

bir enerji stratejisi uygulayabiliriz.”

“GELENEKSEL TEDARİK ZİNCİRİ YÖNTEMLERİ

YETERSİZ KALDI”

Fahri Şahin, pandemi sürecinde tedarik

zincirlerindeki dijitalleşmeye de dikkat çekti.

Beklenmeyen bu kriz ortamında geleneksel

tedarik zinciri yönetimlerinin yetersiz kaldığını

vurgulayan Şahin, “Tedarik zincirinde geleneksel

yöntemler güncel iş süreçlerini karşılamakta

yetersiz kaldı. Tekstil sektöründe de bunun

olumsuz yansımaları oldu. Kısa ve orta vadede

like other sectors during the pandemic process

and stated that, “In this period, digitalisation is

the most popular topic in the textile sector and

digitalisation continues to be the most popular

topic. AI and digital transformation-based

textile applications are critically important.

The textile businesses that kept their distances

with digital transformation begin to fall behind

the competition.” He further stated that “A

new order in textile is waiting for us after the

pandemic” and added, “Textile firms that

have infrastructure that matches Industry 4.0,

those that care digitalisation in the production

process, adapt to the remote-working business

model and effectively manage these processes

will minimise the risks and be one step

ahead in the sector.”

“PLM solutions provide digital strategy in the

pandemic”

Fahri Şahin reminded that Product Lifecycle

Management (LM) solution in the textile sector

is a new generation application and stated

that, “PLM solutions are offered as strategic

solutions to firms that are active in fashion,

shoe, sportswear, luxury wear and home textile

fields. These solutions enable the firms to achieve

their operational digital transformation

solutions in a shorter time. PLM which is an innovative

business solution can coordinate the

supply chain of these firms easier. PLM has an

important position among textile trends as this

solution offers a digital strategy in unexpected

situations such as a pandemic.

“Solar energy must be used more effectively in

ready-wear”

Experienced textile businessman Fahri Şahin

remarked the importance of using renewable

energy. He expressed using solar energy in ready-wear

more effectively and continued, “Renewable

energy is an environmentally-friendly

and ecologic system. The most important resource

among these is solar energy. The textile

sector which is one of the locomotive sectors

in economic life requires a high amount of

energy. Therefore, we must be oriented towards

the renewable energy resources as alternatives

to traditional energy resources. Our country is

rich in terms of renewable energy resources.

We must make sure to use renewable energy

resources more in production and climatization

stages of the textile industry. Thus, we can

follow a sustainable energy strategy in textile in

terms of economy and environment.”

“Traditional supply chain methods fell short”

Fahri Şahin remarked the key role of digitalisation

in the supply chain during the pande-


PANORAMA 49

“KIYAFETLERİN YÜZDE 90’I ATIK OLARAK İMHA

EDİLİYOR”

Pandemi sürecinde tekstilde sürdürülebilir

moda anlayışının daha fazla konuşulmaya başladığını

ifade eden Şahin, “Sürdürülebilir moda,

tekstil endüstrisine tam anlamıyla yerleşmiş durumda.

Biz de Bordo Group olarak sürdürülebilir

modaya büyük önem veriyoruz. Ürün bandımızda

sürdürülebilir ve organik koton kumaşlar da

var. Sürdürülebilir moda sadece üretimle ilgili

bir süreç değil. Üretilen organik ürünler sezonu

geçse bile tekrar kullanılabiliyor. Üretim süreçlerini

yenilikçi, sürdürülebilir moda stratejisi ile

organize eden tekstil işletmeleri, birçok bakımmic.

Şahin emphasised that the traditional

supply chain fell short in this unexpected crisis

environment and expressed, “The traditional

methods in the supply chain fell short for

current business processes. This had negative

reflections in the textile sector. We will need

sustainable, flexible and dynamic supply chains

that are not impacted from short- or medium-term

extraordinary changes. Therefore,

textile firms are directed to an effective supply

chain in their operations. The supply chain

management methods that minimise the risks

under conjunctural circumstances will gain

ground in the sector. The firms must determine

alternative supply chain and sales channels

and sub-branches of the supply chain must be

adapted for the new normal.”

“90% of the clothes are destroyed as waste”

Şahin stated that sustainable fashion approach

was mentioned more during the pandemic

period and said, “Sustainable fashion is

completely embedded in the textile industry.

As Bordo Group, we greatly care for sustainable

fashion. Our production line has susta-

olağanüstü değişimlerden etkilenmeyen, sürdürülebilir,

esnek ve dinamik tedarik zincirlerine

daha fazla ihtiyaç olacak. Bu sebeple tekstil

firmaları, operasyonlarında efektif tedarik

zincirlerine yöneliyor. Konjonktürel durumların

risklerini minimize eden tedarik zinciri yöntemleri

sektörde daha fazla yer edinecektir. Firmalar,

alternatif tedarik ve satış kanallarını belirlemeli;

tedarik zincirlerinin alt fonksiyonlarını da yeni

normal döneme göre uyarlamalıdır.”

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


50

PANORAMA

dan avantaj sağlayacaktır” diye konuştu.

Fahri Şahin, bu konuda şu değerlendirmeyi

yaptı; “Modada sürdürülebilir pazarlama

ve satış stratejileri, yeni normalleşme döneminde

tekstil sektörünün gündeminde.

Tekstil endüstrisinin nasıl daha sürdürülebilir

olabileceği konusundaki çeşitli dinamikler

yer alıyor. Bir araştırmaya göre her yıl 50 tondan

fazla kıyafet üretiliyor. Bunların yaklaşık

yüzde 90’ı atık olarak imha ediliyor. Bu çok

önemli bir rakam. Bunların geri kazandırılabildiğini

düşündüğümüzde ekonomi ve çevre

açısından ne kadar büyük kazanımlar elde

edeceğimiz aşikâr. Organik koton ve dönüştürülebilir

ürünlere yönelim var. Bu sebeple

sürdürülebilir moda anlayışını sektördeki her

aktörün ciddi olarak ele alması gerekiyor.”

“TEKSTİLDE YENİ ŞEYLER SÖYLEME VAKTİ

GELDİ”

Yeni tekstil ekonomisinde dikkat çeken konuları

da değerlendiren Şahin, şu ifadeleri

kullandı; “Zararlı maddelerin salınımını azaltmak

ya da durdurmak gerekiyor. Kıyafet

inable and organic cotton textiles. Sustainable

fashion is not only about the production process.

We re-use the produced organic products when

the season ends. Textile businesses that can

organise their production processes with innovative,

sustainable and fashion strategy will gain

advantages in various ways.”

Fahri Şahin assessed this topic as follows, “The

sustainable marketing and sales techniques in

the fashion are in the agenda of the textile sector

during new normalisation period. There are various

dynamics in how the textile industry can become

more sustainable. According to studies, more than

50 tons of cloths are manufactured every year. Approximately

90% of these clothes are destroyed as

waste. This is a huge number. When we think about

re-using these clothes, it is clear that we will achieve

greater gains for the economy and environment.

Therefore, every actor in the fashion sector must

seriously consider sustainable fashion approach.”

“It is time to say new things in the textile sector”

Şahin also talked about the popular topics in the

new textile economy and said, “We need to dec-


PANORAMA 51

rease or prevent the harmful material emission. To

increase the number cloth re-use in the clothing

design, we need to focus on high-quality clothes.

We need to provide an effective process for

textile product recycling. This way, we can save

billions of dollars every year. Additionally, we need

to ensure effective resource use and focus on

renewable processes in textile. We may decrease

the raw material input need in the textile sector

with recyclable textile products.”

Fahri Şahin further emphasised that there is a high

demand in the medical textile products during

the pandemic. Şahin stated that medical textile

export should be facilitated and concluded that,

“The demands of the new generation are different

than the previous generations. The circular

economy trends in the textile sector are metamorphosing.

Sustainability in the clothing sector is

becoming more important than ever. The demand

for anti-bacterial products around the world is increasing.

The environmentally conscious production

is becoming the undeniable truth. When we add

these things up, we can say it is time to say new

things about the Turkish textile sector.”

tasarımlarında giyilme sayılarını artırmak

için yüksek kaliteli kıyafetlere odaklanmak

zorundayız. Tekstil ürünlerinde geri dönüşümde

efektif bir süreç sağlamalıyız. Böylece

her yıl milyarlarca dolarlık tasarruf sağlanabilir.

Ayrıca, kaynakların etkin kullanımını

sağlayarak, tekstilde yenilenebilir süreçlere

odaklanmalıyız. Geri dönüştürülebilir tekstil

ürünleri ile tekstil ekonomisinin hammadde

girdilerine ihtiyacını azaltabiliriz.”

Fahri Şahin, medikal tekstil ürünlerine pandemi

ile birlikte büyük bir talep olduğunu da

vurguladı. Medikal tekstil ihracatının kolaylaştırılması

gerektiğini ifade ederek, sözlerini

şöyle tamamladı; “Tekstilde tüketici davranışları

değişiyor. Yeni jenerasyonun talepleri

farklılaşıyor. Tekstil sektöründe döngüsel ekonomi

trendleri başkalaşıyor. Giyimde sürdürülebilirlik

daha fazla önem kazanıyor. Dünyada

antibakteriyel ürünlere talepler artıyor.

Çevreye duyarlı üretim süreçleri yadsınamaz

bir hal alıyor. Tüm bunları üst üste koyduğumuzda

Türk tekstil sektörü için artık yeni şeyler

söyleme vaktinin geldiğini söyleyebiliriz.”


52

PANORAMA

TEKNOFEST 2020’de

ödüller sahiplerini buldu

Bu yıl Gaziantep’te düzenlenen TEKNOFEST’in ana paydaşlarından

SANKO Holding’in yürütücülüğünü üstlendiği ‘Çevre ve Enerji Teknolojileri

Yarışması’nda ‘Lise’ ve ‘Üniversite ve Üstü’ kategorilerinde birinci olan

takımlar ödüllerini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun elinden aldı.

Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST

2020 final ödül töreni İçişleri Bakanı Süleyman

Soylu’nun katılımıyla Ortadoğu Fuar Merkezi’nde

(OFM) gerçekleştirildi. TEKNOFEST 2020’nin ana

paydaşlarından SANKO Holding’in sponsorluğunda

düzenlenen ‘Çevre ve Enerji Teknolojileri

Yarışması’nın ‘Lise Kategorisi’ ile ‘Üniversite ve Üstü

Kategorisi’nde birinci olan takımlara ödüllerini İçişleri

Bakanı Süleyman Soylu, Gaziantep Valisi Davut

Gül, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


PANORAMA 53

Fatih Kacır, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma

Şahin, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk

Bayraktar ve SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.

Güner Dağlı birlikte verdiler.

DENİZ KİRLİLİĞİNE ÇÖZÜM OLACAK PROJE

Sakarya Bilim ve Sanat Merkezi 12’nci sınıf öğrencileri

Ceren İlayda Ekici ve Aleyna Akın’dan oluşan

‘Hidrotem Takımı’ Danışman Öğretmenleri Zeliyha

Çelik rehberliğinde geliştirdikleri ‘Süper Hidrofobik

Petrol Emici’ projesiyle ‘Çevre ve Enerji Teknolojileri

Yarışması’ Lise Kategorisinde birinci oldular.

Projeyle denize dökülen petrolü çok kısa sürede ve

tamamen organik çevreye zarar vermeden toplayacak

ürün geliştirildi. Ürün kendi ağırlığının 35 katı

petrol döküntüsünü yayılmadan saniyeler içerisinde

toplayarak denizi temizliyor. Ürün sadece petrol

temizlemiyor aynı zamanda fabrikalardaki yağ

atıklarını da yüzde yüz verimle temizliyor. Proje Danışmanı

Zeliyha Çelik, öğrencilerinin böylesi önemli

bir organizasyonda özellikle birincilik kazanmasından

memnuniyet duyduğunu belirterek, “Ürün

Türkiye’de dört mevsim yetişen ve bol bulunan bir

bitkiden elde edildi. Herhangi bir sanayi ürünü ola-

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


54

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

rak kullanılmayan bir ürünü ülke ekonomisine katkı

sağlayacak projeye dönüştürdüğümüz için ayrıca

mutluyuz. Projemizin bir sonraki aşamasında yerli

ve milli atık filtresi üretmeyi hedefliyoruz” ifadelerini

kullandı. Çelik, “Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışmasının

yürütücülüğünü üstlenen SANKO’ya hem

öğrencilerimizin bilim üretmelerine verdikleri destek

için hem de çevreye duyarlılıkları ve yerli üretime

katkılarından dolayı teşekkür ederiz” diye konuştu.

KONUTLARDAKİ EVSEL GRİ SUYUN GERİ KAZANIMI

SAĞLANIYOR

Düzce Üniversitesi Kimya Bölümü Doktora Öğrencisi

Kübra Gökmen ile Çevre Mühendisliği Bölümü

Yüksek Lisans Öğrencisi Hakkı Erdoğan’dan oluşan

‘Dü-Çevre’ Takımı, Dr. Öğr. Üyesi Pınar Sevim Elibol’un

danışmanlığında geliştirdikleri ‘Güneş Enerjisi

ile Çalışan Elektroflotokaagülayon Presi ile Toplu

Konutlarda Kaynaklanan Evsel Gri Suyun Arıtımı ve

Geri kazanımı’ projesiyle kategorilerindeki 26 takım

arasından birinci oldular. Hakkı Erdoğan, toplu

konutlardan kaynaklanan geri dönüştürülebilme

potansiyeli yüksek olan evsel geri suyun hiçbir

kimyasal madde kullanmadan sıfır atık mantığı ile

elektro kimyasal yöntemleri kullanarak arıtımını ve

geri kazanımını sağladıklarını kaydederek, projeyle

ilgili şu bilgileri aktardı: “Sistem için gerekli olan

enerji ihtiyacını ise yenilenebilir enerji kaynaklarından

karşılıyoruz. Sistemde arıtılan su rezervuar

sistemlerinde bahçe sulamada, yangın söndürme

sistemlerinde v.b çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.

Sistemde minimum yüzde 99.5 oranında yüzey

aktif madde giderimi sağlanmaktadır.”

Erdoğan, TEKNOFEST 2020’de elde ettikleri birincilikten

dolayı mutlu olduklarını dile getirerek festivale

katkı sunanlara teşekkür etti. ‘Lise Kategorisi’ ve

‘Üniversite ve Üstü Kategorisi’nde ikincilik ve üçüncülük

elde eden yarışmacılara ödüllerini Sanayi ve

Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, T3

Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile

SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı birlikte

takdim ettiler. Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması

‘Lise Kategorisi’nde Enerjik Takımı ikinci olurken,

Enerji Yuha Takımı ise üçüncü oldu. ‘Üniversite ve

Üstü Kategorisi’nde ise MPGK Takımı ikinci, Sen-1919

Takımı üçüncülük elde etti. En iyi sunum ödülleri ise

‘Lise Kategorisi’nde Gazi İletişim Takımı’na verilirken,

‘Üniversite ve Üstü’ kategorisinde ise ‘Silverriver

Takımı’ ödüle layık görüldü. En iyi sunum ödülüne

değer görülen takımlara ödüllerini SANKO Holding

Kurumsal İletişim Direktörü Pınar Ulutaş takdim etti.



56

PANORAMA

Alçak gerilim

panolarında

elektriksel

süreklilik ve

esnekliğin

sağlanması

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Eaton Elektrik Türkiye Ülke Müdürü Yılmaz Özcan

Üretim sektörünün karşı karşıya olduğu başlıca

zorluklardan birisi, faaliyeti ne olursa olsun, enerjinin

sürekli olmasını sağlamaktır. Özellikle dijitalleşmenin

artması, herhangi bir şirketin her zaman ve

her yerde erişilebilir olması anlamına geliyor. Enerji

beslemesinde kesintiye yol açacak tüm riskler

değerlendirilip hesaba katılmazsa, işin başlatılması

için mevcut tüm kaynaklara yatırım yapmanın bir

anlamı kalmıyor. Bu nedenle günümüz beklentileri

doğrultusunda enerjinin sürekliliğini sağlamak, aynı

zamanda teknik personel için koruma sağlamak

amacıyla tüm sisteme (pano ve diğer bileşenler)

yüksek düzeyde emniyet ve güvenlik arttırıcı her

türlü teknoloji ve çözüm geliştirmek önemli hale

geliyor. Herhangi bir altyapının ana güç kaynağı

olan elektrik panellerine, elektrik beslemesinin giriş

noktasına odaklanıldığında, herhangi bir anormalliğin

ve/veya tasarlanmamış değişkenlerin tesisin

geri kalanı için ölümcül olabileceğini görüyoruz.

Bu ekipmanda aşırı tüketim ve kısa devre, gibi

kablolarda ve/veya yükte meydana gelen arıza

nedeniyle oluşabilecek herhangi bir olay, genellikle

elektrik panellerinde, insana zarar verebilecek,

hem de elektrik koruma sistemlerinin tamamen

devre dışı bırakarak enerjide uzun süreli kesintiye

neden olabilecek, patlama şeklinde meydana gelen

bir iç ark hatası oluşmasına neden olabiliyor.

En yıkıcı olaylardan birisi, birkaç iletkenin

birbiriyle temas ettiği ve akımda

çok ani bir artışa neden olan

hava direncinin kısmen

veya tamamen yok

olduğu kısa devrelerin

oluşmasıdır. İki iletken arasında oluşan elektrik

arkları, bu kısa devrenin gelişimiyle çok ilgilidir. Bu

nedenle panolarda oluşabilecek arkın etkisiz hale

getirilmesi sayesinde birçok sorunu ortadan kaldırmış

oluruz. İç ark olarak da adlandırılan elektrik

arkı, iki iletken arasındaki temasın, bu iletkenlerin

etrafındaki hava yoluyla ortaya çıkan, potansiyel

bir gerilim farkına maruz kalan iki iletken arasında

meydana gelen elektriksel olaydır. Bu ark, elektrik

devresinde dolaşan akımın düşük dirençli bir yol

bulmasına neden olur. Böylece milisaniyeler içerisinde

akımda bir tepe noktası meydana gelir ve

bu da yakındaki ekipmanı tahrip edebilir.

Bu tür tehditleri ortadan kaldırmak için farklı

yöntemler vardır. Uygulamaya veya pano tipine

göre elektrik panoları için çeşitli güvenlik seviyelerinin

belirlenmesi gerekmektedir. Aşağıda, birkaç

teknoloji gözden geçirilerek, güvenlik koruma

seviyeleri 3 ana kategoriye ayrılmıştır:

Güvenlik Düzeyi 1 - Pasif Koruma

İlk aşamada, elektrik panoları, kısa devre veya

elektrik arkını ortadan kaldırmamasına rağmen,

arkın etkilerini hafifletebilecek, başta teknik ve

bakım personelinin uğrayabileceği zararları

azaltmak amacıyla uygulanan yöntemlerdir. Pasif

veya kişisel koruma önlemleri olarak adlandırılan

bu tür önlemler, herhangi bir elektrikli

ekipman için uygulaması şimdilik zorunlu

olmasa da önemlidir. Her halükarda,

elektrik panoları bu güvenlik

unsurlarını içeriyorsa, teknik personelin

maruz kaldığı zararların birçoğu

(yanıklar, travma ve bazen ölümcül

yaralanmalar) önlenebileceği için

bu güvenlik unsurları tavsiye edilir.


PANORAMA 57

Güvenlik seviyesi 2 - İzleme ve uyarı

Bir elektrik panosundaki herhangi bir şeyin iyi

çalışmadığının göstergelerinden biri, ana bağlantılardaki

ve pano içerisindeki ortam sıcaklığıdır. İzin

verilen aralıkların dışındaki termal yayılım, panoda

aşırı tüketim veya aşırı akım sorununa işaret eder.

Hem elektriksel korumaların hem de tesisat iletkeni

veya kablosunun maruz kalabileceği mekanik

stresler, yangına yol açabilir; insan ve işletme güvenliği

ve enerji tedariğinin sürekliliğini riske atabilir.

Bu sorunu çözmek amacıyla, hem elektrik panosunun

ortam sıcaklığının, hem bara ve bağlantılar

arasındaki yüzey sıcaklığının hem de şalterlerin

sıcaklıklarının, pano boyunca sıcaklık sensörleri

ile donatılması şiddetle tavsiye edilir. Bu sayede

tesisat devrelerinde yeni başlayan bir aşırı akıma

karşı bizi uyarabilir, ayrıca kabin içerisindeki ortalama

sıcaklığın izin verilen sınırlarda olup olmadığı

anlaşılabilir. Böylece devrelerden herhangi

birinde bir sorunla karşılaşıp karşılaşmadığımızı,

tüm panoda veya tesisatta genel olarak bir sorun

olup olmadığını önceden fark edebilir. Bu sensör,

verilerini radyo frekansı ile iletir ve merkezi bir alıcı

tarafından toplanır. Tesisatta onarılamaz bir hasar

oluşmadan önce teknik personelin değerlendirmesi

ile harekete geçilmesine izin veren uyarılar

tanımlanabilir. Böylelikle hasarın oluşmasını önüne

geçilmek amacıyla önleyici bakım yapılabilir.

Güvenlik seviyesi 3 – Aktif Koruma

Elektrik arklarına karşı maksimum güvenlik seviyesi

olarak daha yüksek bir korumada, arkın ışımasını

algılayabilen ve kısa devrenin çok erken bir

aşamasında onu söndürmek için hareket edebilen

sistemleri içerecektir. Bu cihazlar, ışığa duyarlı

sensörler aracılığıyla, elektrik panosunun ana

baraları boyunca yerleştirilir ve ışığın ilk fotonlarını

algıladıkları anda merkezi yönetim birimine bir

uyarı sinyali gönderir. O anda ana şalteri tetikleyen

yaylar devreye girerek bu ilk enerjiyi absorbe

eden sönümleme üniteleri ile baralardaki arkı ve

kısa devreyi durdurmayı başararak hem panoya

hem de pano yakınında bakım çalışmaları

yapan teknik personeli güvende tutar. Kısacası

teknik personel için güvenlik, enerji kaynağının

sürekliliği ve elektrik panolarının dayanıklılığı,

bu üstün performanslı teknolojilerin kullanıldığı

tesislere sağlanan büyük faydalardır. Giderek

artan bir şekilde, bankacılık, e-ticaret veya veri

merkezleri gibi kritik işletmeler veya endüstrilerin

yürüttüğü üretimler nedeniyle, beklenmedik bir

duruşun büyük maddi kayıplara neden olacağı

bilinmektedir. Kısa devre veya dahili patlama

nedeniyle hasar gören Ana Dağıtım Panosunun

tekrar kurulup çalıştırılmadan önce değiştirilmesi

birkaç hafta sürebilir. Bu sistemler sayesinde hem

teknik personelin güvenliği hem de enerjinin

sürekliliği her zaman garanti altındadır.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


58

PANORAMA

Nylstar introduces Meryl ® Skinlife

Nylstar has developed Meryl ®

Skinlife Force with a permanent

viroblock technology, using the

silver-ion active principle. The

Meryl ® Skinlife Force hi-tech

fabric combines the silverion

technology with specific

microfibre continuous filament

with high tenacity.

blocking of viral proteins. Silver-ion technology inhibits

the growth and proliferation of the bacteria

and viruses in the fabrics. Nylstar has developed

Meryl ® Skinlife Force with a permanent viroblock

technology, using the silver-ion active principle

from the Swiss laboratory HeiQ. This technological

innovation also allows an even longer durability

of the garments, which is in line with Nylstar’s

continuous efforts to help the fabric and clothing

industry move forward sustainable and full circular

economy. Meryl ® Skinlife Force hi-tech fabrics may

be used for the development of garments, masks,

gowns and buffs that may be reused over 100 times

after being washed at a temperature of 60ºC,

which guarantees total elimination of viruses, while

maintaining their permanent viroblock effect.

Thanks to the microfibre technology of the Meryl ®

Skinlife Force, the facemasks and garments have

supremely soft touch and protects the skin from

redness and allergic reactions.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Facemasks became a part of everyday life as a

problem with COVID-19 still remains in our communities.

The majority of the facemasks are made

with the fabrics that are not inhibiting the growth

of bacteria and viruses inside the fabric and

these are spread to the air and our environment

through the microfiber release.

The Meryl ® Skinlife Force hi-tech fabric combines

the silver-ion technology with specific microfibre

continuous filament with high tenacity. It doesn’t

shred any microfibres, ensuring that the viruses are

trapped and inhibited even more effectively into

the fabrics and garments. Silver micro particles

are potent antimicrobial agents due to its unique

chemical and physical properties. Silver interacts

with sulphur-bearing moieties of viruses leading to

inhibition of post-entry stages of infection through

Sustainablility and circularity of Meryl ® fabrics

Meryl ® Skinlife Force fabrics as well as all other

Meryl ® hi-tech fabrics are designed to avoid microfibre

pollution. Meryl ® hi-tech fabrics bring the textile

industry the necessary quality and touch without

polluting air and water by spinning its high quality

continuous filament with extraordinary tenacity. No

use of silicones or softeners are needed to enhance

the touch of the Meryl ® hi-tech fabrics. High

performance is an inherent part of Meryl ® hi-tech

fabrics and hence do not need special finishing

or any other chemical treatments. Meryl ® Skinlife

Force as well as all other Meryl ® hi-tech fabrics from

Nylstar are completely and infinitely recyclable

without suffering any loss of performance, which

allows a full sustainable and circular economy.

Certifications

Meryl ® Skinlife Force hi -tech fabric is certified by

STANDARD 100 Oekotex assuring the consumer

that the product is free of harmful substances. The

silver active principle of Meryl Skinlife Force has

been registered by the United States Environmental

Protection Agency (US EPA 85249-1).

Nylstar and the Spanish laboratory Leitat conducted

a study of the microfiber release into the air and

water. All Meryl ® fabrics and its fibres are certified as

100% free microfibre release into the air and water.

Microfibre pollution is a big concern nowadays, as

there is a huge liberation of these particles from the

textiles made with staple and low quality fibres. The

combination of permanent viroblock and 100% free

microfibre release is a guarantee of a safer world.


“İşi profesyonellerine bırakın”

WEB OFSET DÜZ OFSET CİLT AMBALAJ

‘nin matbaası

“İhlas Matbaacılık güvencesiyle”

Termal Kalıp

Yüksek tirajlı baskılara uygun, geniş

gelişim töleransına sahip, net ve kaliteli

baskı sağlayan özel bir kalıptır.

Baskı Adedi: 100.000 - 200.000 (Normal Mürekkep)

80.000 – 100.000 (UV Mürekkep)

Detaylar İçin:

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A / 41 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 31 95 • www.afarkplates.com

Konvansiyonel Kalıp (Ctcp-LX)

UV-CTP kalıp kullanan üst düzey müşteriler

için geliştirilmiştir. Yüksek hassasiyete sahip,

yüksek tirajlı baskılara uygun,

Baskı Adedi: 100.000 - 200.000 (Normal Mürekkep)

50.000 – 100.000 (UV Mürekkep)

Merkez Mahalasi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A / 41 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 30 00 www.ihlasmatbaacilik.com

Detaylar İçin:


60

PANORAMA

Yağsız vidalı

kompresör

teknolojisi

Erman Tezulaş

Atlas Copco Yağsız Hava Bölüm Müdürü

Yağ enjeksiyonlu kompresörler ile %100 yağsız

havaya ulaşmak kesinlikle imkânsızdır. Yağsız Vidalı

Hava kompresörleri ise sıkıştırma kademesine (vida

grubuna) yağ enjekte edilmeden çalışır. Bu sayede,

üretilen hava da tamamen yağsız (oil-free) olmaktadır.

Yağsız hava kompresörleri; yağ filtrasyonu

gerektirmemesi ile düşük enerji ve bakım maliyeti

oluşturur, filtrede oluşacak tıkanma/bozulma risklerini

bertaraf eder; kondens içinde yağ oluşturmadığı

için çevreye duyarlı ve dolaylı operasyon maliyeti

düşüktür. Endüstride mevcut genel kanı, yağsız

havanın ilaç, gıda, içecek, kozmetik veya elektronik

gibi sektörlerde kullanılması gerektiği yönündedir.

Ancak yağsız hava, bütün üretim yapan tesislerde

yüksek hava kalitesi ile avantaj sağlayarak katma

değer sağlamaya devam ederek; güvenlik ve

ürün kalitesini yükseltmektedir. Atlas Copco, Class 0

sertifikalı yeni ZR 75-160VSD+ kompresörleri ile oyunun

standartlarını değiştirmektedir. ZR serisi ile ISO 8573-1

CLASS 0 (2010) sertifikasyonuna uygun olarak; %100

yağsız, saf ve temiz hava sağlanmaktadır. Geçtiğimiz

60 yılda, Atlas Copco yağsız hava teknolojisine

öncülük ederek; %100 saflıkta basınçlı hava üreten

çeşitli kompresörler ve blowerlar geliştirmiştir. Rutin

araştırmalar ve geliştirmeler ile Atlas Copco; saf hava

standartlarını belirleyen ISO 8573-1 CLASS-0 ve ISO

22000 sertifikasyonunu alan ilk üretici firma olmuştur.

ISO 22000; besleme tesisleri de dahil olmak üzere,

gıda işleme ve üretim tesislerinde kalite ve şeffaflık

sağlama konusunda çok önemli bir rol oynar. Gıda

ve içecek üretiminde ISO 22000’in ilişkili olduğu üç

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


PANORAMA 61

temel güvenlik tehlikesi vardır: biyolojik, kimyasal ve

fiziksel. ISO 22000 sertifikasyonundaki temel öğeler,

bu tehlikeleri tespit etmeyi ve gidermeyi amaçlar.

Atlas Copco’nun ZR tipi kompresörleri; üstün yağsız

vida teknolojisi ve düşük enerji tüketimi ile optimum

kombinasyonda yüksek debili basınçlı hava sağlamaktadır.

Yüksek kapasiteli eşanjörler minumum

basınç kaybı sağlamakta, son teknolojiye sahip sürücülerimiz

de verimliliğimizi arttırmaktadır. Verimliliğimize

ulaşan en kısa yol, doğru hava kalitesini kesintisiz

sağlarken; operasyonel maliyetlerimizi de minimize

etmektir. Atlas Copco ZR kompresör serileri; yüksek

enerji verimliliği ile kesintisiz basınçlı hava üretimini,

düşük bakım maliyeti ve uzun bakım aralıklarıyla en

ekonomik maliyetle ömür boyunca garanti eder.

Bir kompresörün kullanım ömrü boyunca oluşturduğu

maliyetlerin %80’i, tükettiği enerjiden kaynaklanır.

Dahası; basınçlı hava maliyeti, bir fabrikanın

toplam elektrik faturasının %40’ından fazlasını

oluşturabilir. Enerji maliyetlerini azaltmak için Atlas

Copco, basınçlı hava sektöründe değişken hızlı

sürücü teknolojisi ile öncülük etmiştir. VSD, yüksek

enerji tasarrufu sağlarken; aynı zamanda gelecek

nesiller için çevreyi de korur. Bu teknolojiye yapılan

sürekli yatırımlar sayesinde, Atlas Copco pazarda

geniş yelpazede entegre VSD kompresörler sunmaktadır.

Atlas Copco’nun VSD teknolojisi; motor

hızını otomatik olarak ayarlayarak hava ihtiyacını

yakından takip eder. Bu sayede %35’e kadar enerji

tasarrufu sağlanır. Kullanım ömrü, maliyeti ortalama

%22 indirilebilir. Bunlara ek olarak; VSD ile düşürülmüş

sistem basıncı, üretim boyunca kullanılan

enerjiyi belirgin şekilde minimize eder.

Çift motor sürücüsü tasarımı, Atlas Copco’nun en

sofistike değişken hızlı teknolojisi ile birleşerek; düşük

enerji tüketimi, düşük operasyonel maliyet ve

en az çevresel etkiyi sunar. Sürekli optimize edilen

motor hızı, her basınçta ve debide optimum performans

sağlar. Yeni ZR 75-160 VSD+ serisi kompresör

ailesinde öne çıkan özellikleri; • Yüksek verimli

IP66 sınıfı permanent magnet tipi motorlar • %15 ile

%100 debi aralığında, değişken devirde çalışma

ile geniş regülasyon • Gelişmiş ve kullanıcı dostu

dokunmatik ekranlı kontrol sistemi (Elektronikon) ile

son derece hassas basınç optimizasyonu • Sınıfının

en yüksek verime sahip, entegre kurutucu sistemi

(Opsiyonel) • Son derece kompakt (tak-kullan) ve

servis dostu tasarım • Paslanmaz çelik soğutucu

eşanjörler şeklinde sıralayabiliriz. Enerji verimliliği

tarafında, yeni ZR 75 -160 VSD+ serisi kompresörler;

opsiyonel olan enerji geri kazanım üniteleri ile birlikte

basınçlı havadan ve yağ sisteminden kaynaklı

sıcaklığı absorbe eder. Bu sayede; yeni ZR 75-160

VSD+ serisi kompresörler ile toplam elektrik enerjisi;

saha çevresel şartlarına ve kompresör basıncına

bağlı olarak, enerji dönüşümünde %80-105 oranında

sıcak su geri kazanımı sağlamaktadır. Birçok

sektörde bu enerji dönüşümü, %95’i bulmaktadır.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


62

‘COVID ÇAĞI’

Değerli okuyucular, dünya 2020 Ocak ayından itibaren ciddi bir pandemi ve bunun

getirdiği krizlerle boğuşuyor. Bu krizler hem küresel, hem de yerel boyutlarıyla

insanları, toplumları ve işyerlerini etkiliyor. Hemen hemen bütün uzmanlar, bu virüsün

etkisini yitirdikten sonra bile, toplum hayatının eskisi gibi olamayacağını ve artık yeni

bir “normal” yaşamın bizi beklediğini söylüyorlar. Hatta bazıları belki biraz abartarak

bundan sonraki döneme “COVID ÇAĞI” bile diyorlar.

ŞİMDİKİ DURUM

Virüsün yayılmasını engellemek için çeşitli uygulamalar yapılıyor. Ancak bu arada

ulusal ve uluslararası alanda ekonomik hareketlilikler azalmış durumda. Böylelikle

işletmelerin satışları da düşmüş bulunuyor. Birçok işletme zarar etmenin dışında, ondan

çok daha önemli olarak nakit akışlarındaki olası bozukluklarla karşı karşıyalar. Bu

şirketlerin borçlarını ödeme güçlüğüne düşme ihtimalleri var.

Virüsün çok etkili olduğu dönemde her ne kadar beyaz yakalı çalışanlar “home

office” çalışarak işlerine devam ettilerse de mavi yakalıların çalışması pek mümkün

olamadı. Üretimde ve tedarik süreçlerinde aksamalar oldu. Üretim yapılamayınca

çalışanlar da zorunlu olarak işe gidemez oldular.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Dr. Ahmet Temiroğlu

Özen Mensucat

Yönetim Kurulu Başkanı

temiroglu@ozenmensucat.com

atemiroglu@gmail.com

YÖNETMEK

Buna rağmen, ülkemizde işe ara veren birçok işletme Haziran ayı başından itibaren

yeniden üretime başlamış durumda. Ancak önlerini pek görememekteler. Çünkü

bu virüs bütün dünyada tedarik zincirlerine olumsuz etkiler yaptı. Şirketler, kapanmış

olmamak, çalışanlarını zor duruma düşürmemek, ellerinde kalan müşterilerini de

kaybetmemek için kar-zarar düşünmeden işlerine başlamış durumdalar.

Global boyutta başlayan bir sağlık krizinin, yine global boyutta bir mali krize dönüşme

riski çok yüksek. Öte yandan önümüzdeki kış mevsiminde neler olacağı da

çok belli değil. Virüse karşı aşı ya da tedavi edici ilaçların bulunması çok önemli bir

umut kaynağı olarak beklenmektedir.

NELER OLACAK?

Bu virüsün önü kesilse bile, kalıcı birçok etkisi olacak. Öncelikle bu kısa zaman aralığında

insanların tüketim tercihlerinde ve alışkanlıklarında, satın alma usullerinde önemli değişiklikler

meydana geldi. Daha öncesinde online alışveriş yapmamış insanlar bile pandemi

sırasında internetten çok sık satın alma yaptılar. Birçok perakendeci, mağazalarını

kapatmalarına rağmen e-ticaret şeklinde satışlarını sürdürdü. Bu durumda e-ticaret ve

dijital pazarlama gibi kavramlar önümüzdeki dönemde çok daha önem kazanacak.

İnsanların tatil planları, temizlik alışkanlıkları, arkadaşlık ilişkileri, sanat ve kültür faaliyetlerini

izleme yöntemleri, iş yapma şekilleri, seyahat etme süreçleri hep değişti.

Bütün bu süreçlerin çoğu önümüzdeki zamanlarda online işlemler ile yönetilmeye

çalışılacak. Bütün bu değişimler bazı iş alanlarını zayıflatırken bazı iş alanlarının da

gelişmesine neden olacak. Hatta yeni yeni iş alanları ortaya çıkacak. İşletmeler de

müşterilerinin bu yeni beklenti ve ihtiyaçlarını doğru tespit edip ona göre kendilerini

yeniden yapılandırmak zorunda kalacaklar.

Yaşanan bu birkaç aylık süreçte, uzaktan çalışmanın da pekâlâ uygulanabilir olduğu

görüldü. Her gün işyerine gelerek zamanın önemli bir kısmını çalışma dışı bazı uğraşlarla

harcayan kimse için evde çalışmak belki de daha verimli çalışmak anlamına gelecek.

Yapılan bazı araştırmalar, beyaz yakalıların yarısından fazlasının uzaktan çalışma

arzusunda olduklarını gösteriyor. Hatta evden çalışarak, birden fazla işyerine hizmet

vermeyi düşünenler bile var. Ancak evden çalışmanın, çalışanlar tarafından çok arzu

edilmesine rağmen birçok sakıncaları da bulunmaktadır. Yüz yüze görüşmelerden

uzak olmak, iş arkadaşları ve amirleriyle daha az ilişki içinde olmak, bilgi paylaşımının

yeterli düzeyde yapılamaması gibi faktörler motivasyon düşüklüğüne yol açabilecek.

Bu bakımdan şirketler, bunun teknik ve kültürel alt yapısını doğru yapılandırmak

zorundalar. Örneğin, kişisel performans yönetiminden fazla süreç performans yönetimlerine

odaklanmak gibi.

Bu kriz, şirketlere, dijital yeteneğin çok önemli olduğunu tekrar hatırlattı. Otomasyon

sistemleri, verilerin analiz edilerek, süreç performanslarının ölçülmesi ve raporlar üretilmesi

( ERP sistemleri), bazı iş süreçlerinin uzaktan çalışmaya uygun hale getirilmesi

gibi dijital uygulamalar artık bütün kuruluşlar için kaçınılmaz hale geldi.

Öte yandan işletmeler Zoom, Skype, Teams gibi sistemleri kullanarak, online toplantıların,

online eğitimlerin yararlarını ve kolaylığını da yeniden keşfettiler. Bütün bu

gelişmeler, işletmelerin bu virüsten önceki döneme göre çok daha hızlı bir şekilde

“Dijital Dönüşüm” arayışı içinde olmalarını gerektiriyor.



64

PANORAMA

Dolka,

maske üretim makinelerini

Almanya’ya ihraç ediyor

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Teknopark İstanbul’un Kuluçka Merkezi Cube

Incubation’dan mezun olduktan sonra Ar-Ge

firması olarak faaliyet gösteren Dolka ürettiği

maske makinelerini Almanya’ya ihraç ediyor.

Teknopark İstanbul’da sıvı dolum ve kapak

kapama makinelerinde inovatif yaklaşımlarla

yeni ürünler geliştiren Dolka; medikal, kimya,

gıda, kozmetik gibi birçok alanda hizmet veriyor.

Pandemi sürecinde müşterilerden gelen yoğun

talep üzerine maske üretim makineleri imalatına

başlayan şirket piyasadaki muadillerine göre

daha yüksek üretim kapasitesine sahip makinelerinin

ilk ihracatını Almanya’ya yaparak ülke

ekonomimize katma değer sunuyor. Üretim kapasitesi

standart maske makinelerine göre yüksek

olan bu maske makinesiyle saatte 120 adet

maske üretimi yapılabiliyor. Ülkemizin Covid-19’la

mücadelesi sürerken yerli ve milli şirketler de geliştirdikleri

ürün ve ortaya koydukları çözümlerle

dikkat çekiyor. Özellikle teknoparklarda üzerinde

çalışılan projeler bu mücadeleye büyük bir katkı

sunuyor. Maske üretimi de şirketlerin üzerinde

ısrarla durdukları bir konu zira pek çok ilimizde

maske kullanımı zorunlu hale geldi. Bu nedenle

maskeye olan ihtiyaç artıyor. Tecrübelerinden

yola çıkarak yeni makineler üzerinde çalışan

Teknopark İstanbul şirketi Dolka da pandemi

sürecinde geliştirdiği maske üretim makineleriyle

ön plana çıkıyor. Şirket yurtiçinde 20 şirkete bu

makinelerden sattı ve geçtiğimiz günlerde ilk

ihracatını Almanya’ya gerçekleştirdi.

MASKE ÜRETIM MAKINESININ BIR ÇOK

ÜSTÜNLÜĞÜ BULUNUYOR

Dolka’nın maske üretim makinesinin piyasadaki

rakiplerine göre bir çok üstünlüğü bulunuyor.


Maskenin gövde kısmının imalatının yapıldığı

aksamın 3 ayrı servo motor ile kontrol ediliyor

olması farklılaştığı ilk nokta olarak öne çıkıyor.

Bu sayede makine çalışırken maskenin kesme

yeri, desen tamburunun konumu ve burun

telinin kesim yeri tek tek ayarlanabiliyor. Bu

ayarların hepsi dokunmatik ekrandan kolayca

yapılabiliyor. Şirketin yaptığı araştırmalara

göre bu özellik dünyada bir ilk. Maske

lastikleme istasyonunun kolay ayarlanabilir

şekilde tasarlanması ise makinenin rakiplerinden

farklılaştığı bir diğer nokta. Lastikleme

kısmında 15 adet servo motor kullanılıyor. Bu

sayede hareketler çok daha hızlı ve stabil

yapılabiliyor. Lastik bir yere sıkıştığında ya da

lastiksiz ürün imal edildiğinde makine alarm

vererek imalatı durduruyor. Bu sayede hatalı

ürün çıkma riski minimuma indirilmiş oluyor.

Ayrıca bütün makineler uzaktan bağlantı

ile çalışabiliyor ve web kamerası ile görüntü

alabiliyor. Bu sayede imalat esnasında olası

bir problemde otomasyon ekibi uzaktan makineye

bağlanıp problem tespiti ve çözümü

yapabiliyor. Ayrlanması çok zor olan maske

makinelerinde bu problemi de servo motor ile

çözen şirket bu çözümle bütün ayarlamaların

dokunmatik ekrandan yapılmasına imkan

sağlıyor. Ayrıca makine piyasadaki makinelere

göre çok daha stabil çalışarak üretim

verimliliğini arttırıyor.

“10 GÜN İÇERİSİNDE MAKİNE TESLİM

EDEBİLİYORUZ”

Tamamen Türk mühendislerden oluşan ekipleriyle

geliştirdikleri ürünleri ülke ekonomimize

katkı sunacak şekilde tasarladıklarını ifade

eden Dolka Kurucusu Hakan Baştan: “Dolka

olarak hedefimiz Avrupa standartlarında

makine üretmek olduğu için maske makineleri

üzerinde çalışarak yurt içi ve yurt dışı

firmaların ürettiği makinelerin gelişmiş versiyonlarını

üretmeyi hayal ettik ve başardık.

Bu geliştirdiğimiz yeni makinemizin teknolojik

özellikleri Avrupalı şirketlere cazip geliyor.

Aynı zamanda Avrupa’nın her yerinde kurulum

yapabilecek montaj ekibimizin olması en

büyük avantajlarımızdan biri. Çünkü makine

siparişinin ardından ortaya çıkan en büyük

problemlerden biri imalat ve devreye alma

süresi. Biz bu konuda uzman personelimizle

standart üretim hattı kurduk ve sipariş onayından

sonra 10 gün içerisinde makine teslim

edebiliyoruz. Makinelerimizi ilk önce fabrikamızda

testlerini yapıyoruz. Müşterimizin teknik

personeline bu test aşamasında eğitimlerimizi

veriyoruz. Bu sayede birçok müşterimize

kuruluma dahi gitmemize gerek kalmadan

uzaktan birkaç yönlendirme ile makine kurulumu

yapabiliyoruz” diyor.


66 MAKALE

Some properties

of hybrid

knitted fabrics

composed of

PLA/Lyocell

and PLA/Cotton

mixtures

Abstract

It is clearly seen that sustainable production is the

key factor in textile industry along with other industries.

Fibers which are produced by renewable

sources have significant role in textile industry. A

new generic class of synthetic fiber, PLA (Polylactic

acid) is increasingly important raw material in

recent years in terms of environmental responsibility

for production processes and is with obtained

renewable resources [1]. Various properties of PLA

and its mixtures in terms of fiber characteristics

may make them attractive in commercial sectors.

This article mainly aims to investigate and present

some specifications of mixtures of PLA fibre with

commomly using fibers (Lyocell and Cotton) in

Textile Industry since PLA is offered new generation

sustainable synthetic fiber instead of PES fiber.

Hydrophilicity, water retention power, antibacterial

activity, whiteness and yellowness degree

of PLA fibers and their blends with Cotton and

Lyocell fibers were investigated. In addition, ATR-

FTIR (Fourier Transform Infrared Spectroscopy-Attenuated

Total Reflectance) spectra of PLA, Lyocell

and Cotton fibers were examined to understand

studied fibre specifications well in this study.

Key Words: PLA Fiber, Antibacterial Activity, Hydrophilicity,

ATR-FTIR, Whiteness and Yellowness degree.

Corresponding Author: Emel Alaybeyoğlu.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Dr. Emel Alaybeyoğlu

Ege University,

The Faculty of Textile Engineering,

Bornova, Izmir, Turkey

Prof.Dr. Ayşegül Körlü

Ege University,

The Faculty of Textile Engineering,

Bornova, Izmir, Turkey

Prof.Dr.Kerim Duran

Ege University,

The Faculty of Textile Engineering,

Bornova, Izmir, Turkey

1.Introduction

It becomes inevitable that new textile provisions

play a supportive role in world’s developing

conditions. Increasing environmental pollution,

decreasing oil and water reserves, thus increasing

prices of oil sourced fibers as well as rising temperatures

due to global warming are evidences of

the need for new generation fibers and expanding

their areas of use. Lyocell is a new generation

cellulosic fiber which was first produced in 1980s. It

was environmentally responsible for a process and

utilized renewable resources as its raw materials.

PLA fiber which was developed in recent years is a

new generic class of synthetic fibers and is becoming

increasingly attractive due to the need for

protection of the environment thanks to its ability

to be manufactured from sustainable resources

[2, 3]. Lyocell is a cellulosic fiber derived from

wood pulp made by a solvent spinning process.

The wood pulp is dissolved in a solution of ‘amine

oxide’ (usually N-methylmorpholine-N-oxide). The

solution is spun into fibers and passed through a

washing process. More than 99.5% of the solvent

was recovered in manufacturing process. The

solvent is non-toxic and all residues are non-hazardous.

It is directly dissolved in an organic solvent

that is differentiated lyocell from other regenerated

cellulosic fibers such as viscose. Lyocell is biodegradable

and absorbent. It has high values in


MAKALE

1

67

both wet and dry strength in contrast to viscose fibers.

Lyocell has propensity to fibrillate when fiber

is exposed to friction in wet conditions. Fibrillation

behavior of fiber makes it attractive in producing

fabrics which have excellent hand feeling and

aesthetic characteristics [2] .

PLA (Polylactic acid) is linear aliphatic thermoplastic

polyester derived from 100% renewable

resources such as corn, sugar beet and etc. PLA

fiber is 100% compostable at the end of its life

and its life cycle potentially decreases Earth’s

carbon dioxide level. PLA fibers are called the

new generic class of synthetic fibers. The new

approach is becoming increasingly important for

protecting the environment and manufacturing

products from sustainable resources. Carbon

dioxide and water found in the atmosphere are

converted into starch through photosynthesis of

plant cells. Starch is extracted from plants and

converted to a fermentable sugar by enzymatic

hydrolysis. Fermentable sugars are converted

to lactic acid through fermentation. Polymer is

formed in two ways; by condensation of lactic

acid or through a ring opening process. PLA fiber

is produced by melt-spinning process [3]. Antibacterial

products are leading textile products

through protection of health, personal hygiene

and comfort. Use of these products is important

especially in hospital garments [4, 5]. Working

conditions provide suitable atmosphere for fast

reproduction of microorganisms. Microorganisms

are in human body, in air, on soil and everywhere.

When suitable conditions are provided,

they reproduce rapidly. Microorganisms lead to

deterioration of products, generating stains and

undesirable odors; spread of microorganisms in

crowded environments can also cause allergic

reactions which can result in infections in human

body [4, 5]. It should keep nonpathogenic microorganisms

under control not only for undesirable

odor and appearance, but also for their dangerous

effects on human health through inhibition

of reproduced pathogenic microorganisms [6].

Knitted fabrics composed of mixtures of polylactic

acid with Lyocell and Cotton fibers were examined

in this study. Fabrics which are generated

from different mixtures of these fibers were tested

for their some properties. Antibacterial activity,

hydrophilicity and water retention power were

evaluated with their fabric weights. Also, whiteness

and yellowness values of fabrics were examined.

Furthermore, Attenuated Total Reflectance-

Fourier Transform Infrared Spectroscopy (ATR-FT-IR)

was used for analyzing material structure. By this

technique, a lot of information was obtained on

molecular regions which are expected to identify

the chemical environment of fabrics.

Table1. Fiber Specifications

Fineness

Length

PLA 1.4 dtex 38.1mm

LYOCELL 1.3 dtex 38mm

COTTON 1.8 dtex 38mm

Table 2. Fabric Constructions

Fabric

COTTON PLA LYOCELL

construction

1 Single jersey 100

2 Single jersey 40 60

3 Single jersey 60 40

2. Material Table 3.Water

and Retention

Method

Power

2.1 Material

Water

Fabric

Fabric Density

Fibers whose characteristics are given below were

Holding

Weight

(Course

and

used in this study. Table1

Capacity

(gr/m2)

wale count per

(%)

cm )

2.2 Method

1 350 138 12*17

Yarns were spun as 30/1 Ne (twist coefficient value

2 369 115 12*17

is oc e

= 3,8)on a laboratory-type rotor spinning

3 383 118 13*15

machine(MTDA 3, QuickSpin) under standard

atmos¬pheric conditions (20±2°C heat and 65±2%

relative humidity). Single jersey fabrics were

knitted Table using 4.Determination these yarns of Hydrophilic by laboratory Characteristic circular

of Fibers

knitting machine “Lab Knitter” with 202 needles.

Knitted Hydrophilicity fabrics consisted 10s of 30s pure fibers 60s and 90s mixtu-

5min

10min

re of PLA, Lyocell and (cm) cotton (cm) fibers. (cm) Fabric (cm) const-

(cm)

(cm)

ructions 1 are given in 1.2333 table 2 2.2333 below. 3.1333 Table 3.7000 2

5.3000 6.9000

2 0.0000 0.0000 0.0000 0.0000 0.0000 0.0000

100%Lyocell 3 and 100%Cotton 1.9667 2.7333 knitted 3.4667 fabrics

4.0667 5.6000 7.0000

having thickness of 30/1 were also used only to

compare with ATR-FTIR diagrams. Antibacterial

properties of fabrics were tested according to

AATCC-100. The AATCC-100 test method is a quantitative

analysis for the evaluation of antibacterial

activity. Test bacteria Staphylococcus aureus

(Gram positive organism) was used in this study for

evaluation of antibacterial efficiency [7]. Hydrophilic

degree of fibers was determined through the

test standard DIN 53924. A 3 cm wide and 25 cm

long strip fabric was suspended vertically. Lower

end of it was immersed in a beaker which contained

potassium chromate solution by 1%. Solution

height on the fabric was measured at 10, 30,

60, 90 seconds, 5 and 10 minutes [8]. Measuring

method of water retention power of samples was

explained below. Dry weight (0.50 mg) of fabrics

was compared to their wet weight. First, test fabrics

were kept for 30 minutes in a beaker which fully

contained distilled water. Second, they were put

in funnels for 30 minutes. Third, test fabrics were

squeezed on laboratory type centrifuge for 5000

cycles and 15 minutes. Finally, fabric pieces were

weighed by precision balance and the difference

between dry and wet weight was calculated [9,

10]. Whiteness and yellowness values of fabrics

were measured by using spectrophotometer

(UltrascanPro) according to WI CIE (D65/10) and YI

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


construction

Single jersey 100

1 Single jersey 100

Single jersey 40 60

2 Single jersey 40 60

Single jersey 60 40

3 68Single MAKALE jersey 60 40

Table 3.Water Retention Power

Table 3.Water Retention Power

Water

Fabric Fabric Density

Water

Fabric Fabric Density

Holding Weight (Course and

Holding Weight (Course and

Capacity (gr/m2) wale count per

Capacity (gr/m2) wale count per

(%)

cm (%)

cm )

350 138 12*17

1 350 138 12*17

369 115 12*17

2 369 115 12*17

383 118 13*15

3 383 118 13*15

Table 4.Determination of Hydrophilic Characteristic of Fibers

Table 4.Determination of Hydrophilic Characteristic of Fibers

Hydrophilicity 10s 30s 60s 90s 5min 10min

Hydrophilicity 10s 30s 60s 90s 5min 10min

(cm) (cm) (cm) (cm) (cm) (cm)

(cm) (cm) (cm) (cm) (cm) (cm)

1.2333 2.2333 3.1333 2

3.7000 5.3000 6.9000

1 1.2333 2.2333 3.1333 3.7000 5.3000 6.9000

0.0000 0.0000 0.0000 0.0000 0.0000 0.0000

2 0.0000 0.0000 0.0000 0.0000 0.0000 0.0000

1.9667 2.7333 3.4667 4.0667 5.6000 7.0000

3 1.9667 2.7333 3.4667 4.0667 5.6000 7.0000

Table5. Antibacterial Activity Values

Staphylococcus

aureus

COTTON PLA LYOCELL

(% reduction)

1 100 88

2 40 60 5.97

3 60 40 43.28

Hydrophilic specifications of designed fabrics were

tested and it was found out that fabric type mixed

with cotton was not hydrophilic due to layer of

fat and wax on raw cotton fiber. Pre-treatments

processes were not applied to tested fabrics for

removing the layer. This characteristic was obstructed

by hydrophilicity. Hydrophilic value of 100%PLA

fabric was 3.7 cm in 90s. Hydrophilic characteristic

of 60%PLA 40% lyocell knitted fabric was measured

as 4.06 cm in 90s. It was seen that Lyocell fiber was

more hydrophilic than PLA fiber. Sorption properties

(hydrophilicity, water retention power and etc.) of fibers

are determined according to size and orientation

of amorphous regions, void fracture (diameter,

volume, and specific inner surface) and their surface

interaction properties. The primary-wall of cotton

fibers is composed of cellulose, fats, waxes, pectic

and proteic substances. Pure cellulose is located in

the secondary wall. Crystalline and amorphous regions

in cellulose macromolecules alternate along

fibrils. During pretreatment procedures, e.g. alkaline

treatments, natural cellulose (cellulose I) converts

into cellulose II; this is also characteristic for regenerated

cellulose fibers such as lyocell. Owing to fats,

Table 6. Whiteness and yellowness values of test fabrics

WI CIE

YI E313 [D65/10]

[D65/10]

1 65.39 6.76

2 27.25 20.22

3 66.42 7.46

E313(D65/10), respectively. ATR-FTIR of knitted fabrics

was carried out with Perkin Elmer Spectrum 100.

Scanning range of the spectrophotometer was

between 4000 and 650 cm -1 .

Figure 1. ATR-FTIR Diagram of 100% PLA

Figure 1. ATR-FTIR Diagram of 100% PLA

Figure 1. ATR-FTIR Diagram of 100% PLA

All tests were repeated for 3 times for each of the

methods mentioned above.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

3.Result and Discussions

Water retention power of fabrics is shown in table

3 below. Weights and densities of fabrics are also

indicated at the same table. Table 3

While water retention power of 100% PLA knitted

fabric was 350%, it was 369% on fabric composed

of 60 PLA% 40% cotton, and 383% on 60PLA% 40%

lyocell. It appears that 40% Lyocell fiber ratio in

fabric construction increased water holding capacity

although it has lower fabric weight. Lyocell

fiber was more efficient than cotton fiber in this

respect. Test results of hydrophilic characteristics

of fabrics in 10-30-60-90 seconds, and 5 and 10

minutes are given in table 4 below. Table 4

Figure2.ATR-FTIR Diagram of 100% Lyocell

Figure2.ATR-FTIR Diagram of 100% Lyocell

Figure2.ATR-FTIR Diagram of 100% Lyocell

Figure3.ATR-FTIR Diagram of 100% Cotton

Figure3.ATR-FTIR Diagram of 100% Cotton

Figure3.ATR-FTIR Diagram of 100% Cotton



70 MAKALE

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

Table 7. ATR-FTIR results of 100% Cotton, 100% PLA, and

100% Lyocell knitted fabrics [16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, and 24].

Fabric Type Frequency (cm -1 ) Assignment

100% PLA 2997 Stretching vibration

of CH 2 bonds (17)

1749 -C=O stretching (16,

17,19)

1453 CH 3 asymmetry (18)

1383 CH deformation (18)

1357 CH symmetric and

asymmetric

deformational

vibrations in CH 3

(19)

1181 C-O-C asymmetric

stretching (16, 17,

18)

1129 CH 3 in-plane bending

(18)

1085 C-O-C symmetric,

(18)

-C-O-stretching (16)

869 C-COO stretching

(18)

100% Cotton 3337 H bonded -OH

Stretch (21)

2921 CH stretching

(20,21)

2853 CH 2 symmetric

stretching (21)

1627 Absorbed Water,

asymmetric

carboxylate stretch

(21) 4

1455 CH wagging (21)

1371 C-H bending

(deformation stretch)

(21)

1314 C-H wagging (21)

1203 OH in-plane bending

(21)

1160 C-O-C antisymmetric

bridge stretching in

cellulose (21,22)

1104 Asymmetric bridge

C-O-C (21)

1053 Asymmetric in-plane

ring stretch (21)

1030 C-O stretch (21)

100% Lyocell 1753 C=O stretching(23)

1453 OH group in plane

bending (23)

1358 CH 2 wagging(24)

1179 Cellulose-amorphous

cellulose (23)

C-O-C antisymmetric

bridge stretching (24)

1128 -C-O stretching (23)

1083 -C-O stretching (23)

1042 -C-O stretching (23)

waxes and others in primary-wall, raw cotton fibers

have rather hydrophobic characteristics. As expected,

lyocell fiber has better sorption properties. In

fact, chemical structure of Lyocell is similar to cotton

apart from the length of cellulose molecules. While

degree of polymerization of cotton fiber is 2000,

Lyocell is around 600–800. In both fibers, cellulose

molecules consist of crystalline and amorphous

regions. The crystallinity rate of cotton is about 80%

and the rate of Lyocell is 60%. The chain orientation

is very high in cotton, while rather lower in Lyocell.

This information explained why Lyocell sorption

properties were found to be better than others [11,

12, 14]. Crystallization behavior of PLA depends on

molecular weight and chemical structure. Chemical

structure of PLA is controlled by the polymerization

with D-lactide, L-lactide, D, and L-lactide or

meso lactide. Extent of crystallinity greatly depends

on polymerization conditions and amount of meso-,

D-lactide, or L-lactide. Polymers with high L-lactide

units produce crystalline polymers while polymers

consist of the higher D-lactide units (>15%) are more

amorphous. It is possible to obtain a wide range of

molecular weights and a great variety of D-lactic

units in polymer chemical structure. Thus, fiber properties

can be changed by amorphous area ratio.

These changes affect melting behavior, thermal

properties, barrier properties, and ductility of fibers.

Sorption properties of PLA were found to be better

than raw cotton fiber because of the amorphous

region in its structure, while PLA sorption behavior

was lower than lyocell fiber [2, 3, 13]. Antibacterial

activity of pure PLA control fabric was compared

to Cotton and Lyocell blended fabrics’s activities.

Antibacterial activity performance of 100% PLA

fabric according to AATCC147 was found negative

for both gram-positive S.auresus and gram-negative

K.pneumoniae bacterias in Ph.D. thesis.

by Emel Alay15. On the other hand, although it

was not achieved high performance on S.auresus

bacteria by only pure fibre, it showed supportive

role in mixtures of worked in terms of antibacterial

activity. Antibacterial activity of 100%PLA against

Escherichia coli (gram-negative bacteria) was

found to be low (35% reduction) in Phd study by

Emel Alay as well 15.Consequently, it has seen that

PLA fibre effected to reproducing of gram positive

bacterias. Therefore the study was carried out only

on gram-positive S.aureus bacteria.

The results are given concerning Staphylococcus

aureus according to the AATCC-100 test standard

in table 5. Table5

Antibacterial activity of 100% PLA knitted fabric was

measured as reduction of bacterial growth by 88%.

When fabric was designed as 40% Cotton 60%PLA,

antibacterial activity dropped to 5.97%. When it comes

to mixed PLA fiber with lyocell fiber, the fabric,


5

MAKALE

71

Table 8. Analysis of variance

which was composed of 60PLA% 40%Lyocell, had

an antibacterial activity of 43.28%. This indicates

that lyocell ratio of designed fabric caused reduction

in antibacterial efficiency, but not as much as

cotton fiber. PLA fibers do not have antibacterial

activity intrinsically. However, they do not provide

an environment for bacterial growth by their nature

as mentioned in the literature 3. This is supported

by decrease of antibacterial activity by 88% on

100%PLA fabric. The inherent properties of textile

fibers provide suitable environment for growth of

micro-organisms. Structures and chemical processes

induce growth of microbes. Some important

characteristics such as hydrophilicity of fabrics, fiber

content and composition of fabric affect adherence.

Large numbers of bacterial species deteriorate

different types of textile materials by feeding on

them or by easily hydrolyzing certain bonds in them.

Natural fabrics like cotton having cellulose as key

ingredient are affected by several kinds of bacteria.

They are prone to microbial decomposition as

these fibers have chemical bonds which can be

readily hydrolyzed by microorganisms contrary to

synthetic fibers. Products such as starch, protein

derivatives, fats and oils used in finishing of textiles

can also support microbial growth in natural

textile materials. While synthetic fiber by itself does

not promote microbial growth, compounds such

as lubricant and spinning oils used in finishing of

textiles provide sufficient nutrient for mild surface

growth of microorganisms. As it was seen from the

results of antibacterial activity of tested fabrics,

antibacterial efficiencies of all fabrics were not

found at excellent level. In addition, Lyocell fibers

consist of hydrophilic nanofibrous structure, and

this structure ensures excellent absorption and

releases moisture more than cotton fiber. Lyocell

fibers do not keep any water on fiber surface like

cotton fiber. So, they do not take charge in bacterial

growth as cotton fiber [2, 3, 16, 17] .

Due to chemical characteristic of fiber, bacteria

multiplied easily on fabric. The rate of cotton fiber

in fabric provided a suitable environment for bacterial

growth as can be seen in table 5.

Whiteness and yellowness values measured by spectrophotometer

of fabrics are listed in table 6. Table 6

Fabric construction having the highest whiteness

value was 60% PLA 40% Lyocell knitted fabric. There

was a small difference compared to 100% PLA

fabric. But 60% PLA 40% Cotton knitted fabric has

the lowest ratio and yellow nuance. The reason

for this is the cotton fiber which was used in the

construction because of natural fiber color.

ATR-FTIR of knitted fabrics was carried out with

Perkin Elmer Spectrum 100.

Sum of

Squares

ANOVA

ATR-FTIR diagrams of 100% PLA, 100% Cotton, and

100% Lyocell are shown in fig1, fig2 and fig3.

Figure 1 shows ATR-FTIR spectra of 100% PLA. The

peak band wavenumbers relate to hydrogen

bonding of PLA. It is already known that PLA has

a strong carbonyl stretching absorption at about

1749cm -1 . It was indicated that the peaks are at

about 1181, 1085cm -1 for (–C–O–C) PLA. The peak

assignments and corresponding positions of 100%

PLA are given in table 7 [18, 19, 20, 21]. Figure 1

ATR-FTIR spectrum of 100% Cotton knitted fabric

shown in Fig.3 revealed peaks attributed to

Cellulose I. The wide peak at 3337 cm-1 described

Df

Mean

Square

Water

Between Groups 1680.889 2 840.4444 0.384193 0.696624

retention

Within Groups 13125.33 6 2187.556

Total 14806.22 8

Weight Between Groups 824 2 412 412 0.000

Within Groups 6 6 1

Total 830 8

Hydrophilicity Between Groups 30.36222 2 15.18111 440.7419 0.000

Within Groups 0.206667 6 0.034444

Total 30.56889 8

Antibacterial Between Groups 9869.335 2 4934.668 4934.668 0.000

activity

Within Groups 6 6 1

6

Total 9875.335 8

Whiteness Between Groups 2975.169 2 1487.584 12215.57 0.000

Within Groups 0.730667 6 0.121778

Total 2975.899 8

Table 9. Correlations (Pearson correlation)

Water

retention

Weight

Water

retention

Weight Hydrophilicity Antibacterial

activity

F

Sig.

Whiteness

Pearson

1 -,258 -,009 -,209 -,017

Correlation

Sig.

,502 ,982 ,589 ,965

(2tailed)

N 9 9 9 9 9

Pearson

-,258 1 ,570 ,948 ** ,616

Correlation

Sig.

,502 ,109 ,000 ,078

(2tailed)

N 9 9 9 9 9

Pearson -,009 ,570 1 ,794* ,994**

Correlation

Sig.

,982 ,109 ,011 ,000

(2tailed)

N 9 9 9 9 9

Pearson -,209 ,948** ,794* 1 ,825**

Correlation

Sig.

,589 ,000 ,011 ,006

(2tailed)

N 9 9 9 9 9

Pearson -,017 ,616 ,994** ,825** 1

Correlation

Sig.

,965 ,078 ,000 ,006

(2tailed)

N 9 9 9 9 9

**. Correlation is significant at 0.01 level (2-tailed).

*. Correlation is significant at 0.05 level (2-tailed).

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020


72 MAKALE

the stretching motion of intra-molecular hydrogen

bonds which is related to cellulose I. The intensity

observed at the peak of 1627 cm -1 is related to the

adsorbed moisture (H2O). Important features of

the spectra are shown in table 7 [21, 22, 23, 24].

Figure 2 shows that 100% Lyocell knitted fabric as

confirmed by ATR-FTIR spectra is around the wave

number of 1100 cm -1 . Other frequency bands and

peaks of great intensity for lyocell are also listed in

table 7 [25, 26]. Figure2 Figure3

Infrared spectra of all fabrics indicate that there

were distinguishable peaks. Deterministic peaks of

designed fabrics are listed in table 7 below. Table 7

Statistical analysis of results was performed in

SPSS by applying analysis of variance (Table 8). In

addition, in order to check the effects of parameters

on each other, Pearson correlation tests were

performed (Table 9). Table 8

Effect of fabric type on antibacterial activity, whiteness

and hydrophilicity was significant, but it was

unremarkable on water retention power. Table 9

A correlation between hydrophilicity and antibacterial

activity is seen in statistical analysis. Accordingly,

effect of hydrophilic characteristic was

significant on antibacterial activity (oc =0.05).

Water retention power was not efficient on antibacterial

activity since all fabrics were immersed into

water, kept in funnels and squeezed with water

for water retention power test. Water was almost

forced into fabric owing to test pattern, and this

test had longer processing time compared to

hydrophilicity test standard. Therefore, while results

of hydrophilicity were different, results of water

retention power were almost similar in the study.

4. Conclusions

Different from many previous researches, antibacterial

characteristics of PLA fibers and its blends

with Lyocell and Cotton fibers were investigated

in this study without use of any additives such as

silver, chitosan, etc. Besides, It is seen that PLA

reinforced composites are subjected to many

articles on academic and commercial areas

[27]. But there are limited investigations on characterization

of PLA mixtures knitted fabrics. This

article present some properties of hybrid knitted

fabrics. ATR-FTIR was used for analyzing chemical

structure of fibers in order to clarify some of the

characteristics of designed fabrics which were

investigated in this study. Chemical bonds and

molecular regions of fibers were checked and linked

with other properties through ATR FTIR analysis.

Finally, it was seen that while there was more

antibacterial efficiency since bacteria couldn’t

destroy strong carbonyl stretching bonds in PLA,

they could grow easily in Cotton and Lyocell

fabrics owing to weak hydrogen bonds. Similar

effect of chemical structure in terms of hydrophilicity

and water retention power should be taken

into consideration. It was found out that knitted

fabrics composed of PLA and its mixtures with

Lyocell and Cotton fibers had insufficient level of

antibacterial activity. Hydrophilic characteristics

of PLA/Lyocell fabric was confirmed to show high

value. In addition, water retention power of the

fabric was sufficient to take into account other

raw materials. Furthermore, when their whiteness

values were checked, it was seen that they had

enough level of whiteness. These results support

optimization of textile finishing processes of PLA

mixtures fabrics for future studies. As well as

many advantages of PLA fiber in term of environmentally

friendly new generation fiber, it is a

hydrophobic fibre and has many disadvantages

especially at pre-treatment processes in textile finishing.

The results of this study shows Lyocell and

Cotton mixtures how much increase or decrease

of pure PLA fiber specifications.

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

References: 1.Shanmugasundaram O. Lakshmanan and Guruprasad Raghavendran, Regenerated Sustainable Fibres, Sustainable

Innovationsin Textile Fibres, Textile Science and Clothing Technology,Hong Kong,31,(2018) 2. White P., Hayhurst M., Taylor J. & Slater A.,

Biodeg. and Sust. Fibres, Edited by Richard Blackburn, University of Leeds, Woodhead Publising Limited,Cambrigde England, Chapter 5,

157, (2005) 3. Farington D.W., Lunt J., Davies S. & Blackburn R. S., Biodeg. and Sust. Fibres, Edited by Richard Blackburn, University of Leeds,

Woodhead Publising Limited,Cambrigde England, Chapter 6,191, (2005) 4. Dattilo P.P.Jr., King M.W., Cassil N.L. & Leung J.C.,J. of Text. and

Apparel, Tech. and Manag., 2(2),1, (2002) 5.Gao Y. & Cranston R, Text. Res. J., 78(1), 60, (2008) 6.Supuren G., Kanat Z.E., Cay A. &Tarakcıoglu

I.,Teks. ve Konf.,16(2), 80, (2006) 7. AATCC Test Method 100-2004’’ , Antibacterial finishes on textile materials: Assessment of. AATCC

Technical Manual’’, American Ass. of Text. Chem. and Colorists, Research Triangle Park, NC, (2005) 8. DIN 53924, Testing of textiles-Velocity

of soaking water of textile fabrics (method by determining the rising height), Standard by Deutsches Institut Fur Normung E.V.(German

National Standard),( 1997) 9. DIN 53814, Testing of textiles; determination of water retention power of fibres and yarn cuttings, Standard

by Deutsches Institut Fur Normung E.V.(German National Standard), (1974) 10. Can C.,’’Zeolit Mineralinin Tekstil Terbiyesinde Kullanım

Olanaklarının Araştırılması’’ Ege Universitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 53, (2012) 11. Kreze T., Stana-Kleinschek K. & Ribitsch V., Lenzinger

Berichte, 80, 28, (2001) 12.Strnad S., Sauperl O. & Fras-Zemljic L., Biopolym., Edited by Magdy Elnashar, 181, (2010) 13.Garlotta D., J.

of Polym. and the Environment, 9( 2), 63,(2002) 14. Mak C. M., Yuen C. W. M., Ku S. K. A. &Kan C. W.,The J. of The Text. Inst., 97(6), 533, (2006)

15. Alay, E., Improved of Biodegradable, Antibacterial, Odor Resistant Knitted Fabrics, Doctor of Philosophy, Ege University, Graduate

School of Natural and Applied Sciences, Textile Technologies, (2016) 16. Bajpai V., Bajpai S., Jha1 M.K., Dey A., & Ghosh S., J.Environ, Res.

Edu., 5( 3), 669, (2011) 17. Boryo D.E.A., The Int. J. of Eng. And Sci. (IJES), 2 (8),9, (2013) 18. X.W. Yuan, D. Liu, A.J. Easteal, D. Bhattacharyya &

J. Li, Proceedings, iccmcentral, Biomedical Aplications,,(2010) 19. Baig G.A, Indian J. of Fibre &Text. Res.,38, 22, (2013) 20. Hossain K.M.Z,

Parsons A.J., Rudd C.D., Ahmed I., &Thieleman W., European Polym. J., 53 ,270, (2014) 21. Pamula E.,Blazewicz M.,Paluszkiewicz C., &Dobrzynski

P.,J. of Moleculer Struc., 596 ,69, (2001) 22. Garside P. & Wyeth P., Studies in Conservation, 48(4), 269, (2003) 23.Dave H., Ledwani L.,

Chandwani N., Chauhan N., & Nema S.K., The J. of The Text. Inst., 105( 6), 586, (2014) 24. Liu Y., Materials, 6, 299, (2013) 25. Kaimouz A.W.,

An Investigation of the Printing Process for Lyocell and Cotton Fibers Using Inkjet Technology, Doctor of Philosophy,Heriot-Watt University,The

School of Textile and Design, 177, (2010) 26.Ozturk H.B., Ehrhardt A., Vu-Manh H., Oksanen T., Siroká B., Suurnakki A., & Bechtold T.,

Fibres & Text. in Eastern Europe, 19( 4) , 87, (2011) 27.Behnaz Baghaei, Mikael Skrifvars, Characterisation of polylactic acid biocomposites

made from prepregs composed of woven polylactic acid/hemp–Lyocell hybrid yarn fabrics, Composites: Part A, 81, 139, (2016)


Hayallerinizi ertelemeyin!

875 22 75 444 18 27 405 10 00

/

marmaraevleri4.combizimevler.com.tr

/

/ MarmaraEvleri 4 / BizimEvler


74

PANORAMA

Pamuk Pazarı Esasları ve

Fiyatlara Genel Bakış

Cotton Market Fundamentals &

Price Outlook

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

SON FİYAT HAREKETLERİ

Geçtiğimiz ayda bütün uluslararası referans

fiyatlar yükseldi.

• NY Aralık vadeli kontratlar 64’ten 67 cent/

lb’ye tırmandı.

• Cotlook A Endeksi 70’ten 73 cent/lb’ye çıktı.

• Çin Pamuk Endeksi (CC Endeks 3128B) uluslararası

birimlerde nispeten dengede kalarak 85

cent/lb yakınlarında tutundu. Yerel birimlerde

değerler 12.600’den 12.900 RMB/ton’a biraz

arttı. Geçtiğimiz ay RMB

dolar karşısında değer kazanarak kur 6,84’ten

6,81 RMB/USD seviyesine geriledi.

• Hindistan pamuk fiyatları (Shankar-6 kalitesi)

uluslararası birimlerde 63’ten 66 cent/lb’ye

yükseldi. Yerel birimlerde değerler 36.300’den

37.900 INR/candy’ye çıktı. Hint rupisi ABD doları

karşısında 73 INR/USD civarında dengede kaldı.

• Pakistan fiyatları uluslararası birimlerde 63’ten

69 cent/lb’ye arttı. Yerel birimlerde fiyatlar

8.700’den 9.300 PKR/maund’a tırmandı. Pakistan

rupisi dolar karşısında biraz değer kazanarak

kur 166’dan 164 PKR/USD seviyesine çekildi.

ARZ, TALEP VE TİCARET

Son ABD Tarım Bakanlığı raporu dünya pamuk

üretiminde düşüşe (-934.000 balya ile 116,3 milyona)

ve dünya işletme tüketiminde artışa (+1,5milyon

balya ile 114,2 milyona) yer verdi. 2020/21

başlangıç stoklarına bir dizi tarihsel düzeltme

sebebi ile küçük bir düşüş yapıldı (-232.000 balya

ile 99,2 milyona). Stoklardaki bu düşüş, küçülen

hasat ve artan tüketim ile birleşince 2020/21

kapanış stokları tahmininde 2,7 milyon balyalık

daralmaya yol açtı (101,1 milyon balyaya). Bu

düşüşe rağmen, güncel kapanış stok rakamı

kayıtlardaki en yüksek ikinci seviyeye ulaşmayı

öngörmekte (sadece 2014/15’te 106,8 milyon

balya ile daha yüksek olmuştu). Ülke bazında

üretim tahminlerine en büyük değişiklik yapılanlar

arasında Mali (-500.000 balya ile 450.000’e),

Pakistan (-400.000 ile 5,8 milyona) ve Yunanistan

(-150.000 ile 1,3 milyona) yer aldı. Pakistan için

yapılan güncel tahmin 1985/86’dan beri görülen

en düşük seviyeye işaret etmekte. Geçtiğimiz

ayda görülen tropikal fırtınalara rağmen ABD

üretim rakamı sadece 19.000 balya düşerek

esasen 17,0 milyon’daki seviyesini korudu. İşletme

kullanımında ülke bazında en büyük değişiklikler

Çin (+1,0 milyon balya ile 37,5 milyona) ve

Hindistan (+500.000 ile 23,0 milyona) için yapıldı.

Global ticaret tahmini 478.000 balya artarak 42,2

RECENT PRICE MOVEMENT

All international benchmark prices increased

over the past month.

• The NY December futures contract climbed

from 64 to 67 cents/lb.

• Cotlook’s A Index rose from 70 to 73 cents/lb.

• The China Cotton Index (CC Index 3128B)

was comparatively stable in international

terms, holding near 85 cents/lb. In domestic

terms, values increased slightly, from 12,600 to

12,900 RMB/ton. The RMB

strengthened against the dollar over the past

month, from 6.84 to 6.81 RMB/USD.

• Indian cotton prices (Shankar-6 quality) rose

from 63 to 66 cents/lb in international terms. In

domestic terms, values increased from 36,300

to 37,900 INR/candy. The Indian rupee was

steady against the USD near 73 INR/USD.

• In international terms, Pakistani prices increased

from 63 to 69 cents/lb. In domestic terms,

prices climbed from 8,700 to 9,300 PKR/maund.

The Pakistani rupee strengthened slightly against

the dollar, from 166 to 164 PKR/USD.

Supply, demand & trade

The latest USDA report featured a decrease in

global cotton production (-934,000 bales to

116.3 million) and an increase in global mill-use

(+1.5 million bales to 114.2 million). There was

a slight decrease in 2020/21 beginning stocks

due to a series of small historical revisions

(-232,000 bales to 99.2 million). That decrease

in stocks, along with the combination of a

smaller harvest and greater consumption, led

to a 2.7 million bale reduction to the forecast

for 2020/21 ending stocks (to 101.1 million

bales). Even with the reduction, the figure for

ending stocks predicts the secondhighest level

on record (only the 106.8 million bales from

2014/15 was higher). At the country-level, the

largest changes to production estimates included

those for Mali (-500,000 bales to 450,000),

Pakistan (-400,000 to 5.8 million), and Greece

(-150,000 to 1.3 million). The current forecast

for Pakistan calls for the smallest crop since

1985/86. Even with tropical storms over the past

month, the U.S. production figure dropped only

19,000 bales, essentially holding steady at 17.0

million. For mill-use, the largest country-level

revisions were for China (+1.0 million bales to

37.5 million) and India (+500,000 to 23.0 million).

The global trade estimate increased 478,000


22-26 JUNE / HAZİRAN

TÜYAP FAIR CONVENTION AND CONGRESS CENTER

BEYLİKDÜZÜ / İSTANBUL

Jeo Tekstiller

www.hightex2021.com

Official Airline / Resmi Havayolu


76

PANORAMA

milyona yükseldi. İthalat bazında 100.000 balya

üzerindeki tek değişiklik Çin için yapıldı (+500.000

balya ile 9,5 milyona). İhracat bazında en büyük

değişiklikler ise Brezilya (+500.000 ile 9,7 milyona),

Özbekistan (+100.000 ile 200.000’e) ve Mali

(-200.000 ile 800.000’e) için yapıldı.

FIYATLARA BAKIŞ

NY vadeli işlemler, Nisan ayı başında COVID sebebi

ile gördüğü dip seviyelerden nispeten doğrusal

bir artış trendi izledi. Artışlar yakın zamanda

değerleri bir yıl önceki seviyenin üzerine çıkardı

(Ekim 2019 başında 62 cent/lb civarındaydı). Son

zamanlardaki artış hareketine katkıda bulunan

unsurlardan biri ABD’nde bu yıl hava şartları

ile ilgili belirsizlikler oldu. Şu anda Orta Güney

yetiştirme bölgesinden kuzeye doğru ilerleyen

Delta kasırgası ABD pamuk kuşağını etkileyen

önemli tropik fırtınalardan sonuncusu. Kasırganın

öngörülen yolu üzerindeki eyaletlerde kozalar

büyük oranda açılmış olup rüzgâr ve yağmurdan

etkilenebilir. Bu fırtınaların ötesinde, Batı Teksas’ta

bu yıl sıcak ve kurak hava şartları ağırlıktaydı.

Batı Teksas ABD pamuğunun yoğunlaştığı bir

bölge olup kuraklığın hem mahsul terklerine hem

bales to 42.2 million. For imports, China had

the only revision over 100,000 bales (+500,000

bales to 9.5 million). For exports, the largest

changes included those for Brazil (+500,000 to

9.7 million), Uzbekistan (+100,000 to 200,000),

and Mali (-200,000 to 800,000).

Prıce outlook

NY futures have followed a relatively steady

linear upward trend since posting COVID-driven

lows in early April. Gains recently pulled

values above levels from one year ago (were

near 62 cents/lb in early October 2019). A factor

contributing to recent upward movement in

prices has been the series of weather-related

challenges in the U.S. this year. Hurricane Delta,

which is currently making its way north through

the Mid-South growing region, is the latest in

a series of major tropical storms to hit the U.S.

cotton belt. States in the projected path have

a high proportion of bolls open and exposed to

wind and rain. Beyond these storms, hot and dry

conditions dominated West Texas this year. West

Texas is the most concentrated region for U.S.

cotton, and drought is expected to lead to both

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020



78

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | EKİM | OCTOBER | 2020

de düşük verime yol açması beklenmekte. Bir

yıl önce fiyatlara baskı yapan etkenlerden biri

ABD ve Çin arasındaki ticari gerginliğin artışıydı.

O zamanlarda (Eylül 2019) ABD, aralarında hazır

giyim ve ev tekstili de yer alan, geniş yelpazedeki

Çin menşeli tüketici ürünlerine ek gümrük

vergisi uygulamaya başladı. Yakın zamanda

Xinjiang’taki bazı firmalara uygulanan yaptırımlar

ve Xinjiang’ta üretilen pamuktan imal edilecek

ürünlere gelmesi muhtemel yasaklar gerilimin

azalmadığına işaret etmekte. Ancak, tarife artışlarının

uygulandığı son büyük raund ile günümüz

arasında Birinci Aşama anlaşması imzalandı. Anlaşmanın

uygulamaya konduğu 14 Şubat 2020

tarihinden beri net yeni ABD pamuğu satışları

(mevcut ve gelecek hasat yılı teslimatlı) 480 lb’lik

3,6 milyon balyaya ulaştı. Gerilimin tırmandığı ve

herhangi bir anlaşmanın gündemde olmadığı

2019 yılındaki aynı zaman diliminde Çin alımları

bir milyon balyanın altındaydı. Birinci Aşama anlaşmasında

pamuk ile ilgili detaylar henüz halka

açıklanmadı, ancak emtialar arasında tarımsal

hedefler bildirilmişti. Bu hedeflere göre Çin 2017

yılına göre 2020’de 12,5 milyar dolarlık daha fazla

ABD tarımsal ürün satın alacaktı. 2017 yılında Çin

ABD’den 24,1 milyar dolarlık tarımsal ürün satın

almıştı. Bu da 36,6 milyar dolarlık hedef anlamına

gelmekte. Ağustos itibarıyla Çin’in ithal ettiği

ABD menşeli tarımsal ürünlerin değeri hedefi

yakalamak için gerekli seviyenin yarısından daha

azdı. Hedefi yakalamak üzere Çin’in alımlarını

hızlandırması olasılık dahilinde. Ancak, 2020

sonuna sadece birkaç ay kaldığından bu pek

mümkün görünmüyor. Diğer ihtimal Çin’in ithalat

hedefini yakalamamasıdır. COVID’e bağlı tavizlerin

verilmesi muhtemeldir ancak uyulmayan

anlaşmanın sonuçları da net değil. Bu belirsizlik

özellikle yaklaşan ABS seçimleri ile de durumunu

korumakta. ABD yakın zamanda Vietnam ticari

uygulamalarına da soruşturma başlattı. Soruşturma

için belirtilen gerekçeler arasında yasal

olmayan kereste ithalatları ve kur manipülasyonu

yer alıyor. Vietnam, ABD pamuğu ihracatları için

2015/16’dan beri en büyük alıcı konumunda. Aynı

zamanda ABD pamuğu içeriğinden zengin hazır

giyim ithalatların da ikinci en büyük kaynağıdır

(son 12 ayda %17 paya sahip iken, aynı dönemde

Çin’in payı %22 idi). Amerikalı perakendeciler

Çin menşeli hazır giyime uygulanan ek vergilerden

ve COVID’ten zarar görmüştü. Vietnam’a

karşı bir eyleme geçilmesi durumunda, bu

karlılıklarına vurulan başka bir darbe olacaktır.

Bu aşamada Vietnam soruşturmasının nasıl bir

seyir izleyeceği bilinmiyor. ABD’nin Çin ticaret

uygulamaları soruşturması yedi ay sürmüştü ve

ek vergilerin yürürlüğe konması da birkaç ay

daha almıştı. Ticari gerilimlerin ötesinde, COVID

piyasaların üzerine gölge yapmaya devam ediyor.

Günlük yeni vaka sayıları dünya genelinde

artmaya devam ediyor. Avrupa’daki ve birkaç

ABD eyaletindeki keskin artışlar tüketici etkinliğinde

yeniden kısıtlamalara yol açabilir. Her

şeye rağmen, global işletme kullanım tahminleri

artmaya devam ediyor. Uluslararası Tekstil Üreticileri

Federasyonu (ITMF) tarafından yapılan son

tekstil üreticileri anketine göre, katılanların %70’i

işlerinin COVID öncesi seviyelere 2021 yılının

ikince çeyreğinde döneceğine inanıyor.

abandonment and yield loss. A factor depressing

prices one year ago was the escalation

in trade tensions between the U.S. and China.

Around that time (in September 2019), the U.S.

implemented tariff increases on a wide range

of Chinesemade consumer goods, including

apparel and home textiles. Recent U.S. sanctions

against certain companies in Xinjiang and

the possibility of a ban on products containing

cotton produced in Xinjiang are an indication

that tensions have not eased. However, between

the last major round of tariff implementation

and the present, the Phase One agreement was

signed. Since the agreement went into effect on

February 14, 2020, net new sales of U.S. cotton

(for delivery in the current and upcoming crop

years) were 3.6 480lb million bales. Over the

same period in 2019, when trade tensions were

rising and no agreement was in place, Chinese

purchases were less than one million bales. Cotton-specific

details associated with the Phase

One agreement have not been made public,

but targets for agriculture across commodities

were released. Those targets indicated that

China would purchase $12.5 billion more of U.S.

agricultural production in 2020 than in 2017. In

2017, China purchased $24.1 billion in agriculture

from the U.S. This implied a target of $36.6 billion.

Through August, the value of Chinese imports of

U.S. agricultural goods was less than half of the

amount required to be on pace to meet that

target. It is possible is that China may accelerate

its purchases to meet the goal. With only

a few months left in 2020, this appears unlikely.

Another possibility is that China will not meet

import targets. COVID-related concessions may

be made, but the consequences of an unfulfilled

agreement are not clear. This is especially

true with the upcoming U.S. election. The U.S. recently

opened an investigation into Vietnamese

trade practices. Cited motivations for the investigation

are imports of illegal timber and currency

manipulation. Vietnam has been the largest

export destination for U.S. cotton since 2015/16 .

It is the second-largest source of U.S. cotton-dominant

apparel imports (17% share over the past

12 months, during the same period China had

a 22% share). U.S. retailers have suffered from

supplemental tariffs on Chinese-made apparel

and from COVID. If actions are taken against

Vietnam, it would be yet another blow to their

profitability. It is unknown what the course will be

for the Vietnamese investigation. It took seven

months for the U.S. to complete its investigation

into Chinese trade practices and another

couple months beyond that before tariffs were

announced. Beyond trade tensions, COVID

continues to cast a shadow over the market.

Rates for new daily cases continue to rise globally.

Sharp increases in Europe and several U.S.

states and may lead to renewed restrictions on

consumer activity. Nonetheless, estimates for

global milluse have been increasing. A recent

survey of textile manufacturers conducted by

the International Textile Manufacturers’ Federation

(ITMF) found that 70% of respondents believe

that their business will return to pre-COVID

levels by the second quarter of 2021.


Her an

ONLINE olun!

Bütün dünya sizi görsün!

www.tekstilteknik.com.tr


SUBSCRIPTION FORM ABONE FORMU

Name / İsim : ........................................................................................................................................................................................... Surname / Soyadı : .........................................................................................................................................................................

Company / Firma : ....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Mailing adress / Posta Adresi : ............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Tel : ......................................................................................................................................................................................................................... Fax : ........................................................................................................................................................................................................................

Vergi dairesi : ....................................................................................................................................................................................... Vergi no : .......................................................................................................................................................................................................

Business Type / Faaliyet Alanınız : ..................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Subscription starts in / Abone Başlangıç : .................. / 20 .................. Subscription ends in / Abone Bitiş : .................. / 20 ..................

One year EURO 100

Yıllık abone ücreti ( Türkiye için ) 240 TL.

PAYMENT FORM ÖDEME ŞEKLİ

Check is enclosed / Çek ektedir.

Payment was transferred to your bank account. The receipt is enclosed.

Ödeme banka hesabınıza yatırılmıştır. Makbuz ektedir.

Debit my credit card / Kredi kartımı borçlandırınız.

Credit card no / Kredi kartı no :

Security number / Güvenlik numarası :

Name of the card holder

Kart sahibinin adı-soyadı

: .............................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Expiry date / Geçerlilik süresi : .................... / .................... / ....................

Type of the card / Kartın cinsi : Visa Master / Eurocard

Date / Tarih : .................... / .................... / .................... Stamp & Signature / İmza : .................................................................................................................................................................................................................

YURTİÇİ BANKA

HESAP NUMARALARIMIZ ( TL )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

GARANTİ BANKASI

GÜNEŞLİ ŞUBESİ

ŞUBE KODU: 295

HESAP NO: 6293152

IBAN NO:

TR02 0006 2000 2950 0006 2931 52

BANK ACCOUNT NO ( EURO )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073622

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR74 0006 2000 2950 0009 0736 22

BANK ACCOUNT NO ( USD )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073623

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR47 0006 2000 2950 0009 0736 23

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1 P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22 Fax: +90 212 454 22 93 web: www.tekstilteknik.com.tr e-mail: img@img.com.tr



Yeni Nesil Cer Manşonları Zorlu Çalışmaların

Üstesinden Geliyor

Geç kirlenme özelliğine sahip bu manşonlar, elyafların daha iyi kontrol ve sevkini

sağlayarak, sonraki proseslerde kalite ve verimliliği güvence altına almaktadırlar.

Son yıllarda artan makine hızları

ve artan elyaf çeşitliliği yenilikçi

ve fonksiyonel ürünlere ihtiyaç

göstermektedir. “Eğirme prosesinde

elyaf kontrolünün sağlanması ve

bunun arttırılması hem iplik kalitesi

hem de maliyet yönetimi açısından

yüksek önem taşımaktadır. “Yeni

Nesil Cer Manşonları” iplikçilere

bu konuda aradıkları çözümleri

sunmaktadır.

Yeni Nesil Cer Manşonları Tablosu

Pamuklu çalışma 2.pasaj cer manşonu

HG-650 cer manşonu rektefiye

periyodu karşılaştırması;

Cer şerit Uster değerleri karşılaştırması;

60

45

30

15

0

ASTEKS

Yöre pamukarı ile çalışama da

cer manşonu temizleme sıklılığı

karşılaştırması;

Penye şerit Uster değerleri karşılaştırması;

ASTEKS HG-650

www.asteks.com

More magazines by this user
Similar magazines