08.09.2022 Views

Medikal Teknik Eylül 2022

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

Publisher

H. Ferruh IŞIK

on behalf of

İstmag Magazin Gazetecilik

İç ve Diş Tic. Ltd. Şti.

Managing Editor

(Responsible)

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

Advertising Coordinator

Recep ARSLANTAŞ

recep.arslantas@img.com.tr

+90 537 441 97 68

Editors

Dilara CİCA

dilara.cica@img.com.tr

Recep ARSLANTAŞ

recep.arslantas@img.com.tr

Didem IŞIK

didem.isik@img.com.tr

Correspondent

Serhan IŞIK

serhan.isik@img.com.tr

Foreign Relations Manager

Ayça SARIOGLU

ayca.sarioglu@img.com.tr

Accounting Manager

Cuma KARAMAN

cuma.karaman@img.com.tr

Finance Manager

Yusuf DEMİRKAZIK

yusuf.demirkazik@img.com.tr

Digital Assets Manager

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

Graphic & Design

Sami AKTAŞ

sami.aktas@img.com.tr

Subscription

İsmail ÖZÇELIK

ismail.ozcelik@img.com.tr

Bursa Represantation

Ömer Faruk GÖRÜN

omer.gorun@img.com.tr

Buttim Plaza D Blok Kat: 4 No:1267 BURSA

Tel:+90 224 211 44 50 / Fax: 224 211 4481

Printing

CTP • BASKI

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mah. 29 Ekim Cad.

İhlas Plaza No: 11 A/41

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL

+90.212 454 30 00

Head Office

İstanbul Magazin Grubu

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi

No:11 Medya Blok Kat:1

34197 Yenibosna / İstanbul / Turkey

Tel: 0212 454 22 22 Faks: 0212 454 22 93

www.medikalteknik.com.tr

e-mail: info@medikalteknik.com.tr

İMG - Medikal Teknik dergisinde

yer alan makalelerdeki fikirler

yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu

reklam verene aittir.

İMG - Medikal Teknik dergisinin

bütün yayın hakları İstmag Magazin Gazetecilik

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne aittir.

Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

1

4

2

2

4

4

5

2

4

2

The cutting-edge technology

Teknolojide son nokta

Dikkat! Romatoid Artrit olabilirsiniz…

Dikkat! Romatoid Artrit olabilirsiniz…

Turkish scientists developed a PCR

Diagnostic Kit for Monkey Pox Virus

Türk bilim insanları Maymun Çiçeği için

PCR Tanı Kiti geliştirdi

World’s first Global Hygiene

Summit to take place in

Singapore in 2023

Dünyanın ilk Küresel Hijyen Zirvesi

2023’te Singapur’da yapılacak

Tooth sensitivity in summer drinks

Yaz içeceklerinde diş hassasiyeti

medikalteknik

Recep Arslantaş


Kalp gibi hassas dişler

Yazın istediği gibi yiyip içmeyi, düzgün dişlerle inci görünümü sergilemeyi kim

istemez ki? Birçoğumuz hassas dişlere sahiptir ve istediği gibi yiyip içemez. Hatta

bu hassaslık ağrıyla birleştiği andan itibaren tüm günü mahvetmeye yeterlidir.

Dişlerimiz, kalbimiz gibi hassas olabilir. Nasıl ki, duygusal açıdan her şeye bir tepki

verebiliyorsak; dişlerimiz de bize yiyip içtiklerimizle “dikkat et” mesajı verebilir.

Hassaslığı halletsek de, bazılarımız dişindeki bozukluktan dolayı tel takmak

zorunda kalır ve o telin çıkacağı an için gün saymaya başlar. Çünkü, görüntü

açısından teller hoş gelmeyebilir. Peki, “Hassas dişlerden korunmanın ve tel

gözükmeden düzgün dişlere sahip olmanın bir yolu yok mu?” Diye düşünüyorsanız

karalar bağlamayın, çarpık dişler kaderiniz olmayacak…

- Hassasiyetiniz normal bir ağrı şeklinde size eşlik ediyorsa, yumuşak kıl yapısına

sahip bir diş fırçası, hassasiyet giderici diş macunu, hassas korumaya sahip ağız

bakım suyu derdinize derman olabilir. Eğer ağrı giderek artıyorsa ve çürük tespit

ettiyseniz, direkt diş hekimine koşun...

- Dişlerinizdeki çarpıklık sizi rahatsız ediyorsa ve aynalara küskün haldeyseniz,

diş hekiminizin uygulayacağı görünmez yapıya sahip olan şeffaf plak tedavisi

sayesinde, dişlerinizle dikkat çekici görünüme ulaşacaksınız.

Bu ay dergimizde teknolojinin medikal çıktılarıyla birlikte, dişlerimize yönelik

birbirinden önemli konular işledik. Umarım, özenle yazdığımız her bir yazıyı faydalı

bir şekilde aktarabilmişizdir. Eylül sayımızda görüşmek üzere! Sevgiyle kalın…

Dilara Cica

From

the

editor

Sensitive teeth like a heart

Who wouldn’t want to eat and drink as they please in the summer, and to display

a pearly look with straight teeth? Many of us have sensitive teeth and cannot eat

and drink as we please. In fact, once this sensitivity is combined with pain, it is

enough to ruin the whole day. Our teeth can be sensitive, just like our hearts. Just

as we can react to everything emotionally; our teeth can also give us a “be careful”

message with what we eat and drink. Even though we manage the sensitivity, some

of us have to wear braces due to the defect in their teeth and start counting the

days for the moment that wire will come out. Because, in terms of look, the braces

may not be pleasant. Well, “Isn’t there a way to protect from sensitive teeth and

have straight teeth without the appearance of braces?” If you think, don’t make a

decision, crooked teeth will not be your destiny...

- If your sensitivity accompanies you in the form of normal pain, a toothbrush with

soft bristles, anti-sensitization toothpaste, mouthwash with sensitive protection

can cure your problem. If the pain is increasing and you have detected cavities, run

directly to the dentist...

- If the crookedness of your teeth bothers you and you are resentful of mirrors, you

will achieve a remarkable look with your teeth thanks to the transparent plaque

treatment with an invisible structure that your dentist will apply.

This month, we covered important issues related to our teeth, together with the

medical outputs of technology. I hope that we have been able to convey successfully

each and every article we have carefully typed in a useful way. See you in our

September issue! Stay with love…


6

BLOOCELL ® is popular as always

BLOOCELL ® yine göz önünde

President Recep Tayyip Erdoğan held the opening

ceremony of the Science, Technology and

Research Building in Boğaziçi University Kandilli

Campus and visited BLOOCELL ® .

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi

Üniversitesi Kandilli Yerleşkesinde bulunan Bilim,

Teknoloji ve Araştırma Binası’nın açılış törenini

gerçekleştirerek, BLOOCELL ® firmasını ziyaret etti.

Eylül - September 2022


7

After the opening speech of the Science, Technology and

Research Building in Boğaziçi University Kandilli Campus,

the President visited BLOOCELL ® , which carries out its work

in the deep technology base. The CEO of the company,

Mustafa Cüneyt Çıkman, informed President Recep Tayyip

Erdoğan about BLOOCELL ® technology and products.

“Artificial Bone Technology”

BLOOCELL ® is the first “ARTIFICIAL BONE TECHNOLOGY”

in the world that can be produced in complementary,

therapeutic and personalized anatomical forms developed

in the field of tissue engineering used in the treatment

of bone deficiency. The company, which was founded on

the basis of long-term academic work to provide a new

generation and advanced health services, was deemed

worthy of 4 different awards, jointly conducted by Turkish

engineers and doctors at John Hopkins University, whose

preclinical studies are located in the USA.

BLOOCELL ® , which was brought to life by establishing a

mass production line at Boğaziçi University Life Sciences

Institute in 2018-2019, stands out with the products

used in the fields of orthopedics, dental, plastic surgery,

neurosurgery and craniofacial surgery, whose in vitro

and in vivo studies have been successful, to the service of

humanity.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Yerleşkesinde bulunan Bilim,

Teknoloji ve Araştırma Binası’nın açılış konuşmasından

sonra Sayın Cumhurbaşkanı, derin teknoloji üssünde

çalışmalarını gerçekleştiren BLOOCELL ® ’i ziyaret etti.

Firmanın CEO’su Mustafa Cüneyt Çıkman, Cumhurbaşkanı

Recep Tayyip Erdoğan’ı BLOOCELL ® teknolojisi ve ürünleri

ile ilgili bilgilendirdi.

“Yapay Kemik Teknolojisi”

BLOOCELL ® , kemik eksikliği tedavisinde kullanılan doku

mühendisliği alanında geliştirilmiş tamamlayıcı, tedavi

edici ve kişiye özel anatomik formlarda üretilebilen

dünyada ilk ‘’YAPAY KEMİK TEKNOLOJİSİ’’ olarak

karşımıza çıkıyor. Yeni jenerasyon ve gelişmiş sağlık

hizmetleri sunmak için uzun süreli akademik çalışmayı

temel alarak kurulan firma, Preklinik çalışmaları

Amerika’da bulunan John Hopkins Üniversitesi’ndeki Türk

mühendislerin ve doktorların birlikte yürüttüğü 4 farklı

ödüle de layık görüldü.

2018-2019 yıllarında Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri

Enstitüsü’nde seri üretim hattı kurularak hayata geçirilen

BLOOCELL ® , In vitro ve In vivo çalışmaları başarı ile

sonuçlanan ortopedi, dental, plastik cerrahi, beyin cerrahi

ve kraniyofasiyal cerrahi alanlarında kullanılan ürünleri,

insanlığın hizmetine sunmasıyla ön plana çıkıyor.

Eylül - September 2022


8

8

Health Tourism in Türkiye

Türkiye’de Sağlık Turizmi

It is very pleasing that the number of tourists coming

to our country for treatment is increasing day by day.

The fact that many hospitals, especially our public

hospitals, provide services with the latest technology,

is among the reasons why we are preferred with

the quality of service and price. In addition, it is very

important to provide the necessary services in legal

matters, as well as translation services in many

languages.

As a result of the breakthroughs made in the

health sector in our country in recent years,

the increase in quality and productivity also

plays a leading role in the development of

health tourism. For the citizens of northern

countries, where rheumatic diseases are

common, our country, which is rich in

spas, stand out in terms of both

transportation and price. With the

increase in the number of modern

hotels providing thermal spa

services, health tourism is also

growing and diversifying. Increasing

brand awareness of our healthcare

organizations by explaining their

services at international congresses

and fairs will contribute to the further

growth of this tourism.

Stay well until we meet in the

September 2022 issue of our

magazine.

Ülkemize, tedavi amaçlı gelen turist sayısının her

geçen gün artış göstermesi oldukça sevindirici. Başta

kamu hastanelerimiz olmak üzere birçok hastanenin

son teknolojiyle hizmet veriyor olması, verilen hizmet

kalitesi ve fiyatıyla da tercih edilmemizin sebepleri

arasında geliyor. Ayrıca birçok dilde tercümanlık

hizmetiyle birlikte, hukuki konularda da gerekli

hizmetlerin sağlanması oldukça önem arz ediyor.

Ülkemizde son yıllarda sağlık sektöründe yapılan

atılımlar sonucunda, kalite ve verimliliğin artması

da sağlık turizminin gelişmesi konusunda öncü

rol oynuyor. Romatizmalı hastalıkların çok

görüldüğü kuzey ülkelerin vatandaşları için

kaplıca zengini ülkemiz hem ulaşım hem de

fiyat konusunda ön plana çıkıyor. Termal kaplıca

hizmeti veren modern otel sayımızın

gün geçtikçe artış göstermesiyle,

sağlık turizmi de çeşitlenerek

büyüyor. Sağlık kuruluşlarımızın

uluslararası kongre ve fuarlarda

hizmetlerini anlatarak marka

bilinirliğini artırması, bu

turizmin daha da büyümesine

katkı sağlayacak.

Dergimizin Eylül 2022 sayısında

görüşünceye kadar esen kalın.

Recep ARSLANTAŞ

Koordinatör

Ağustos - August 2022


10

“Don’t waste your time for undiagnosed diseases”

“Tanısı konulamayan hastalıklar için vakit kaybetmeyin”

Hastalığınız için sürekli farklı polikliniklere

ve doktorlara gitme ihtiyacı hissediyorsanız

nadir bir hastalığınız olabilir. Bu hastalıkların

araştırılması için en doğru adres Genetik Tanı

Merkezleridir. “Nadir Hastalıklar”ın her 10 kişiden

birini etkilediğini ve Dünya çapında 700 milyon,

ülkemizde ise 7 milyondan fazla nadir hastalıklı

birey olduğunu ifade eden İntergen Genetik

ve Nadir Hastalıklar Tanı Araştıma Merkezi

Doktoru ve Nadir Hastalık Gönüllüleri Derneği

kurucularından Prof. Dr. Serdar Ceylaner konuyla

ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Serdar Ceylaner M.D. – Intergen

Genetics and Rare Diseases Diagnosis Research

& Application Center, Founder of Rare Disease

Volunteers Association

If you constantly feel the need to go to different

polyclinics and doctors for your disease, you

may have a rare disease. The best address for

researching these diseases is Genetic Diseases

Diagnosis Center. Stating that “Rare Diseases”

affect 1 out of every 10 people and that there

are 700 million individuals with rare diseases

worldwide and more than 7 million in our

country, Prof. Dr. Serdar Ceylaner M.D. – Intergen

Genetics and Rare Diseases Diagnosis Research

& Application Center, Founder of Rare Disease

Volunteers Association delivered important

statements on the subject.

Diseases seen in 10% of the population, or in other words,

in 1 person out of 10, are called “Rare Diseases”. This rate

can reach 20% in outpatient clinics due to the repetitive

applications of these patients due to the difficulty of

reaching the result. Patients whose disease cannot be

diagnosed or whose treatment does not produce any

results are constantly seeking solutions to their diseases

by going to different polyclinics and doctors. Among the

reasons that may suggest that a disease is a Rare Disease,

there are factors such as the patient being followed by

more than one physician, cancer diagnosed at an early age,

having a chronic, that is, a persistent disease, having a few

people in the family suffering from a similar disease, and

treatment failure.

Toplumun %10’unda ya da bir başka deyişle 10 kişiden

1 kişide görülen hastalıklara “Nadir Hastalık” deniliyor.

Bu oran bu hastaların sonuca ulaşma güçlüğüne bağlı

tekrarlayan başvuruları nedeniyle polikliniklerde %20

’leri bulabiliyor. Hastalığına tanı konulamayan ya da

tedavisi sonuç vermeyen hastalar sürekli farklı poliklinik

ve doktorlara giderek hastalıklarına çözüm arıyor. Bir

hastalığın Nadir Hastalık olduğunu düşündürecek sebepler

arasında hastanın birden çok hekim tarafından takip

ediliyor olması, erken yaşta tanısı konulan kanser, kronik

yani süreklilik gösteren bir hastalığının olması, ailede

birkaç kişinin benzer hastalıktan mustarip olması, tedavi

başarısızlığı gibi etmenler yer alıyor.

Maddi ve manevi olarak en ekonomik çözümü

genetik bölümleri sunuyor

“Bazen ailede birden fazla kişi birbirinden çok farklı

hastalıklarla uğraşıyor olabilir. Bu durum genetik olarak

araştırıldığında aynı nedenle ortaya çıkmış olduğu da

bulunabiliyor. Bir örnek vermek gerekirse mitokondriyal

hastalıklar ailede bir kişide işitme kaybı diğer bir kişide

diyabet ve diğer bir kişide de görme bozukluğu şeklinde

seyredebiliyor. Ailede herkes önemli bazı hastalıklarla

uğraşıyorsa, o zaman görünürde bunlar aynı hastalık

olmasa bile aslında aynı sebeple olduğu saptanabiliyor.

Bunları düşünerek lütfen eğer böyle bir durumunuz varsa

nadir hastalıklarla ilgili bir değerlendirme için bir Genetik

Merkezine başvurmanız sizin için önemli olacaktır”

Tıpta hem maddi hem de manevi olarak en maliyetli

tedavinin tanısı konulamamış hastaların tedavisi olduğunu

söyleyen Prof. Dr. Ceylaner “Genetik hastalıkların

hepsinden değilse de önemli bir kısmında tanı konulduktan

sonra bazı çözümler üretmek mümkündür, bahsettiğim

durumlar sizde ya da aile bireylerinizde varsa bir genetik

merkezine başvurmanız halinde sizi uzun vadede birçok

maddi ve manevi sıkıntıdan koruyabilir” diye ekliyor.

Eylül - September 2022


11

Genetic departments offer the most economical

solution, both financially and morally

“Sometimes, more than one person in the family may be

dealing with very different diseases. When this condition

is investigated genetically, it can also be found to occur

for the same reason. To give an example, mitochondrial

diseases may progress in the form of hearing loss in one

person in the family, diabetes in another person and

visual impairment in another person. If everyone in the

family is dealing with some important diseases, then

it can be determined that these are actually the same

cause, even if they are not apparently the same disease.

Considering these, please, if you have such a situation, it

will be important for you to apply to a Genetic Diseases

Diagnosis Center for an evaluation on rare diseases.”

Stating that the most costly treatment in medicine, both

financially and morally, is the treatment of undiagnosed

patients, Prof. Dr. Ceylaner adds, “Although not all genetic

diseases but in a significant part of them, it is possible

to produce some solutions after diagnosis. If you or your

family members have the conditions I mentioned, if

you apply to a Genetic Diseases Diagnosis Center, it can

protect you from many financial and moral problems in

the long run.”

Genetic screening before marriage or pregnancy

is very important

Among the most important causes of genetic diseases in

scientific research, consanguineous marriages still rank at

the top. Reminding that the protection measures taken

with genetic screening before marriage or pregnancy are

very important, Prof. Dr. Ceylaner said, “In the analyzes of

couples who come for screening due to consanguineous

marriage, we rarely come across families who do not

carry any disease. Genetic diseases can occur with many

consequences such as inability to have children in families,

recurrent pregnancy loss, sudden death at an early age,

and some brain diseases in advanced ages. If you are

worried about consanguineous marriage or diseases

that are common in the family or society, various genetic

screenings before marriage or pregnancy are very useful

in order to take precautions. In some foreign countries

where consanguineous marriages are not as common as

in our country, screening for 2000 diseases has started

in all couples who are preparing to get married or have

children. We should do more extensive research, because

rare diseases are actually more common in our country

than in many other countries. In addition, this practice

will greatly reduce the health costs of our country

and people, and most importantly, it will reduce the

difficulties of living a life with the disease.”

In conclusion Prof. Dr. Ceylaner said, “Prevention without

diseases, that is, preventive medicine, is the wisest,

cheapest and least burdensome approach accepted by

all medicine. Those who live with a chronic illness or have

sick children will understand by heart what I am talking

about.”

Evlilik veya gebelik öncesi genetik taramalar

çok önemli

Bilimsel araştırmalarda genetik hastalıkların en önemli

nedenleri arasında akraba evlilikleri halen en üst sıralarda

yer alıyor. Evlilik öncesi veya gebelik öncesi genetik

taramalarla alınan korunma tedbirlerinin çok önemli

olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ceylaner; “Bugüne kadar

akraba evliliği nedeniyle tarama yaptırmak için gelen

çiftlerin analizlerinde herhangi bir hastalık taşıyıcılığı

olmayan aileye nadiren rastlıyoruz. Genetik nedenli

hastalıklar; ailelerde çocuk sahibi olamama, tekrarlayan

gebelik kaybı, erken yaşta ani ölüm, ileri yaşlarda bazı beyin

hastalıkları gibi birçok sonuçla karşımıza çıkabiliyor. Gerek

akraba evliliği gerekse ailede ya da toplumda sıkça görülen

hastalıklarla ilgili endişe taşıyorsanız evlilik veya gebelik

öncesi yapılan çeşitli genetik taramalar önlemler alabilmek

adına çok faydalı oluyor. Ülkemizdeki kadar akraba evliliği

olmayan bazı yabancı ülkelerde 2000 hastalık için tüm

evlenmeye hazırlanan ya da çocuk sahibi olan çiftlerde

tarama başladı. Biz daha geniş taramalar yapmalıyız çünkü

nadir hastalıklar aslında ülkemizde birçok ülkeden çok daha

fazla gözleniyor. Ayrıca bu uygulama ülkemizin ve kişilerin

sağlık giderlerini çok azaltacak ve en önemlisi hastalıkla

geçen bir ömür yaşamanın güçlüklerini azaltacak” dedi.

Prof. Dr. Ceylaner son olarak; “Hastalıklar olmadan

engellemek yani koruyucu hekimlik, tüm tıbbın kabul ettiği

en akıllıca, en ucuz ve insana yükü en az olan yaklaşımdır.

Kronik bir hastalıkla yaşayan ya da hasta çocuğu olanlar ne

dediğimi gönülden anlayacaklardır” diye ekledi.

Eylül - September 2022


14

Prof. Burak Turna, M.D., Robotic Surgery Director at Özel Sağlık Hospital

The cutting-edge technology

Teknolojide son nokta

Prof. Burak Turna, M.D., Robotic Surgery Director

at Özel Sağlık Hospital said that Robotic surgery,

which is applied in our country as well as in

developed countries all over the world, provides

many advantages to both patients and physicians.

Expressing that robotic surgery is a subtle treatment

method that positively affects the success of the surgery,

Prof. Turna stated that they are working for public health

with a team whose experience in this field is over a

thousand cases.

Informing about the advantages of robotic surgery, Prof.

Turna said, “Robotic surgery or robot-assisted surgery is

the process of performing some operations by entering

through small incisions. In robotic surgery, which has

advantages for both the patient and the surgeon, surgical

intervention is performed with the help of arms modeled

on the wrist, accompanied by high-resolution threedimensional

images. It allows complex surgeries to be

performed by overcoming the limitations of traditional

open and closed surgery technologies. This method is

usually performed with small incisions and the intervention

of robot arms to the body. This technology, which provides

more precision, flexibility and control than traditional

Özel Sağlık Hastanesi Robotik Cerrahi Direktörü

Prof. Dr. Burak Turna, tüm dünyada gelişmiş

ülkelerle birlikte ülkemizde de uygulanan Robotik

cerrahinin hem hastalara hem de hekimlere birçok

avantaj sağladığını söyledi.

Robotik cerrahinin incelikli ve ameliyat başarısını da olumlu

etkileyen bir tedavi yöntemi olduğunu dile getiren Prof. Dr.

Turna, bu konudaki deneyimi bin vakanın üstünde olan bir

ekiple birlikte toplum sağlığı için çalıştıklarını dile getirdi.

Robotik cerrahinin avantajları hakkında bilgi veren Prof. Dr.

Turna: “Robotik cerrahi ya da robot yardımlı cerrahi, küçük

kesilerden girilerek bazı ameliyatların gerçekleştirilmesi

işlemidir. Hem hasta hem de cerrah için avantajları olan

robotik cerrahide, el bileğini model almış kollar yardımıyla

yüksek çözünürlüklü üç boyutlu görüntülerin eşliğinde

cerrahi müdahale yapılmaktadır. Geleneksel açık ve

kapalı ameliyat teknolojilerinin kısıtlamaları aşılarak

karmaşık ameliyatların yapılmasını sağlamaktadır. Bu

yöntem genellikle küçük kesilerle robot kolların vücuda

müdahalesiyle gerçekleştirilir. Geleneksel yöntemlere

göre daha fazla hassasiyet, esneklik ve kontrol sağlayan

bu teknoloji hekim hatasını en aza indirir. Küçük kesi ile

gerçekleştirilen operasyon hastanın vücudundaki travma ve

Eylül - September 2022


15

methods, minimizes physician error. The operation

performed with a small incision also minimizes trauma and

bleeding in the patient’s body. Thus, the patient’s recovery

and return to normal life time is shortened. It provides

an advantage for the patient and their relatives after the

operation.”

Stating that they aim for the Özel Sağlık Hospital to be one

of the leading health institutions in Turkey with its high

technology and experienced team, Prof. Burak Turna said,

“We have raised the bar even higher in health. We are also

aware of our responsibility. From here, we present a claim

that shows the development of our country in the field

of health, all over Turkey and the world. With the use of

technology, the Özel Sağlık Hospital has the equipment

and capacity to perform all surgeries with a high degree

of difficulty that only a few institutions in the world

can perform, as well as other diagnosis and treatment

services.”

Experience over a thousand cases

Noting that robotic surgery provides a technological

advantage, Turna said, “Technological equipment alone

is not enough. The experience of the physician using the

technology is also very important. We will provide the

best service to our patients by bringing together very

experienced surgeons and team in Private Health Hospital.

For this reason, we have established a team with more

than 1000 cases in robotic surgery in our hospital. And this

experience stands out as one of the most important series

in Turkey. According to the literature, experience is always

a determining factor in achieving successful results. We

will be among the top 20 centers in the world for prostate

treatment.”

kanamayı da en aza indirger. Böylelikle hastanın iyileşme

ve normal yaşamına dönme süresi de kısalır. Ameliyat

sonrasında hasta ve hasta yakınları açısından avantaj

sağlar” diye konuştu.

Özel Sağlık Hastanesi’nin, yüksek teknolojisi ve

deneyimli ekibiyle Türkiye’de örnek gösterilen sağlık

kuruluşlarından birisi olmasını hedeflediklerini belirten

Prof. Dr. Burak Turna, “Sağlıkta çıtamızı daha da

yükselttik. Sorumluluğumuzun da farkındayız. Buradan

tüm Türkiye ve dünyada, ülkemizin sağlık alanındaki

gelişimini gösteren bir iddiayı ortaya koyuyoruz. Özel

Sağlık Hastanesi, teknoloji kullanımıyla dünyada az

sayıda kurumun gerçekleştirebileceği zorluk derecesi

yüksek tüm ameliyatlarla, diğer tanı ve tedavi hizmetlerini

gerçekleştirecek bir donanım ve kapasiteye sahip” diye

konuştu.

Bin vakanın üzerinde deneyim

Robotik cerrahinin teknolojik açıdan avantaj sağladığını

fakat önemli olanın doktorun ve ekibinin deneyimleri

olduğunu kaydeden Turna, “Sadece teknolojik donanım

yeterli değil. Teknolojiyi kullanan hekimin bu konudaki

deneyimi de çok önemlidir.

Biz Özel Sağlık Hastanesinde çok deneyimli cerrahları

ve ekibi bir araya getirerek hastalarımıza en iyi hizmeti

vereceğiz. Bu nedenle hastanemizde robotik cerrahi

konusunda deneyimi 1000 vakanın üstünde olan bir ekip

kurduk. Ve bu deneyim Türkiye’deki en önemli serilerden

biri olarak ön plana çıkmaktadır. Literatüre göre deneyim

her zaman başarılı sonuç alma konusunda belirleyici bir

etkendir. Prostat tedavisinde dünyada ilk 20 merkez arasına

gireceğiz” dedi.

Eylül - September 2022


16

Lead-free X-ray Shielding

Radyasyona karşı kurşunsuz koruma

With the development of technology and the

increase in electronic devices, the environments

in which we are exposed to radiation in daily

life have increased tremendously. In addition to

x-ray rooms and mammography units, television

studios, datacenters and places where many

electronic products, although harmless on their

own, coexist have become potential radioactive

environments. Although it does not contain

lead, Knauf protects from radiation with Gypsum

Board ® Safeboard®, which is as strong as 4

millimeter-thick lead sheets, and transforms

spaces into healthy environments that do not

pose a threat to health.

Offering high performance products in fire resistance,

sound insulation, heat insulation, seismic design, surface

quality and facade finishing solutions as well as security

solutions, Knauf provides protection against radiation

with Gypsum Board Safeboard ® . The product, developed

by Knauf R&D engineers, generates a protection shield

for the X-ray rooms and mammography units of health

institutions, which are directly affected by X-Ray rays, as

well as for structures where many radioactive radiation

emitting devices such as television studios and datacenters

are located together.

Lead-free protection as strong as lead sheet

Although gypsum board ® Safeboard ® does not contain

lead, it is as strong and effective as lead in 4 millimeters

Teknolojinin gelişmesi, elektronik cihazların

artmasıyla gündelik yaşamda maruz kaldığımız

ortamlar fazlasıyla arttı. Röntgen odaları ile

mamografi ünitelerinin yanı sıra televizyon

stüdyoları, datacenter’lar ve tek başına zararsız

olsalar da çok sayıda elektronik ürünün bir

arada bulunduğu mekânlar potansiyel radyoaktif

ortamlar haline geldi. Knauf, kurşun içermemesine

karşın 4 milimetre kalınlığındaki kurşun levhalar

kadar güçlü olan Alçıpan ® Safeboard® ile

radyasyondan koruyor, mekânları sağlığa tehdit

oluşturmayan sağlıklı ortamlara dönüştürüyor.

Yangın dayanımı, ses yalıtımı, ısı yalıtımı, sismik tasarım,

yüzey kalitesi ve cephe sonlama çözümlerinin yanı sıra

güvenlik çözümlerinde de üstün performanslı ürünler

sunan Knauf, Alçıpan ® Safeboard ® ile radyasyona karşı

koruyuculuk sağlıyor. Knauf Ar-Ge mühendisleri tarafından

geliştirilen ürün, X-Ray ışınlarının birebir etkilediği sağlık

kuruluşlarının röntgen odaları ile mamografi ünitelerinin

yanı sıra televizyon stüdyoları ve datacenter’lar gibi

çok sayıda radyoaktif ışınım salan cihazların bir arada

bulunduğu yapılar için de koruma kalkanı oluşturuyor.

Kurşun levha kadar güçlü kurşunsuz koruma

Alçıpan ® Safeboard ® kurşun içermemesine karşın 4

milimetre kalınlıktaki kurşun kadar güçlü ve etkin bir

ürün. Mekânda bulunan cihazın ya da cihazların tüp voltaj

değerlerine göre radyasyondan koruyor, üstelik mamografi

üniteleri gibi düşük radyasyonlu (35 kV) mekânlarda

Eylül - September 2022


17

thickness. It protects the device or

devices from radiation according to

the tube voltage values of the device

or devices in the space, moreover,

it can be applied in a single layer

in places with low radiation (35

kV) such as mammography units.

Safeboard ® , which is preferred in

partition wall and wall cladding

applications, can be used in

suspended ceilings as it is lighter

than lead plate walls. In addition, it

prevents the spread of fire thanks

to its fire reaction class “A2-s1, d0”,

and provides 6-10 dB more sound

insulation than standard plates with

its high density.

Full protection with Special

Safeboard ® Grouting

The product, which is easy to process

and offers the possibility of folding

and bending with its flexible design, can be mounted with

the same ease as other Gypsum Board types. It provides full

efficiency when applied with Safeboard ® Joint Filler, which

has the properties of holding X-ray rays, flexibility and high

adherence.

Knauf Safeboard ® has additional radiation protection in

type DF according to EN 520 and type GKF according to

DIN 18180. Knauf Safeboard ® , which also offers a solution

against radiation in areas with high-tech devices such

as news centers, does not harm the environment at the

disposal stage, as it does not contain lead.

tek kat uygulanabiliyor.

Bölme duvar ve duvar

giydirme uygulamalarında

tercih edilen Safeboard ®

kurşun levhalı duvarlara

göre daha hafif olduğu

için asma tavanlarda da

kullanılabiliyor. Yanı sıra

yangına tepki sınıfı “A2-

s1, d0” olması sayesinde

yangının yayılmasını önlüyor,

yüksek yoğunluğu ile

standart plakalara göre 6-10

dB daha fazla ses yalıtımı

sağlayabiliyor.

Özel Safeboard® Derz

Dolgusu ile tam koruma

Kolay işlenebilen, esnek

tasarımıyla katlama ve

bükme olanağı sunan ürün

diğer Alçıpan ® çeşitleri ile

aynı kolaylıkta monte edilebiliyor. X-ray ışınlarını tutma,

esneklik ve yüksek aderans özelliklerine sahip olan

Safeboard® Derz Dolgusu ile uygulandığında tam verim

sağlıyor.

Knauf Safeboard ® , EN 520’ye göre DF tipinde ve DIN

18180’e göre GKF tipinde radyasyondan korunma ek

özelliğine sahip. Haber merkezleri gibi yüksek teknoloji

ürünü cihazların bulunduğu alanlardaki radyasyona karşı

da çözüm sunan Knauf Safeboard ® , kurşun içermediği için

imha aşamasında çevreye zarar vermiyor.

Eylül - September 2022


20

Crooked tooth treatment with transparent plaques

Şeffaf plaklarla çarpık diş tedavisi

Informing about the transparent plaques used

in the treatment of crooked teeth, Orthodontist

Nisa Ildız Çelebioğlu, Acıbadem Ankara Hospital

said, “In addition to the method known as braces

among the people, the same treatment can be

performed with transparent plaques.”

Noting the features of transparent aligners as an

alternative to metal brackets and wires in conventional

braces treatments, Dr. Çelebioğlu said, “In classical wire

treatments, instead of the metal or porcelain brackets

that are attached to the teeth in order to improve the

teeth, there are attachments called attachments that are

the same color as the patient’s teeth. Transparent plaque

treatment is an orthodontic treatment method performed

with a series of plaques prepared in accordance with the

patient’s own teeth and jaw structure. The movement of

the teeth is ensured by applying pressure to the teeth in

the desired direction with the plates gradually.”

Can be performed at any age

Stating that orthodontic treatment with a transparent

aligner can be applied to individuals of all age groups with

Çarpık diş tedavisinde kullanılan şeffaf plaklar ile

ilgili bilgiler veren Acıbadem Ankara Hastanesi

Ortodonti Uzmanı Doktor Nisa Ildız Çelebioğlu,”

Halk arasında tel olarak bilinen yöntemin yanı sıra

aynı tedavi şeffaf plaklarla da yapılabiliyor” dedi.

Şeffaf plakların klasik diş teli tedavilerindeki metal braket

ve tellerin bir alternatifi olduğunu belirterek özelliklerini

anlatan Dr. Çelebioğlu, “Klasik tel tedavilerinde dişlerin

düzelebilmesi için dişlerin üzerine yapıştırılan metal veya

porselen braketlerin yerine, hastanın dişleri ile aynı renkte

olan ve ataçman adı verilen eklentiler bulunur. Şeffaf plak

tedavisi, hastanın kendi dişlerine ve çene yapısına uygun

olarak hazırlanmış bir dizi plak serisi ile gerçekleştirilen

bir ortodontik tedavi yöntemidir. Kademeli olarak plaklar ile

dişlere istenen yönde basınç uygulanarak dişlerin hareketi

sağlanır” dedi.

Her yaşta yapılabiliyor

Şeffaf plak ile ortodontik tedavinin diş ve çevre dokularının

sağlıklı olduğu her yaş grubundan bireye uygulanabilmekte

olduğunu ifade eden Acıbadem Ankara Hastanesi Ortodonti

Eylül - September 2022


21

healthy teeth and surrounding tissues, Orthodontist Nisa

Ildız Çelebioğlu, Acıbadem Ankara Hospital told in which

cases orthodontic treatment can be applied with clear

aligner, “It can be applied in cases where there are gaps,

crowding, deep bite, open bite or crossbite in your teeth.

In addition, in cases where there are congenitally missing

teeth or teeth that have been lost for various reasons,

it is possible to rehabilitate the edentulous area with

transparent aligners.”

Talking about eating and drinking restrictions during

treatment, Dr. Çelebioğlu said, “Eating nuts, hard foods

or consuming acidic beverages can be a problem in

classical orthodontic treatments with brackets. Because

the brackets are fixed and cannot be removed. In the

transparent aligner application, the patient can easily

remove their aligners, eat whatever they want and brush

their teeth.”

It is difficult to notice with its invisible structure

Delivering the other features of orthodontic treatment

with transparent plaque, Orthodontist Nisa Ildız Çelebioğlu,

Acıbadem Ankara Hospital said, “The primary reason why

there is a higher demand for clear aligners today compared

to classical braces treatments is that they are an aesthetic

alternative. Even when the records are in the mouth, it

is very difficult to be noticed by the social environment.”

Underlining that the absence of metal appearance

during the treatment process is not the only feature of

transparent plaques, Dr. Çelebioğlu said, “Unlike brackets,

transparent aligners are removable, allowing individuals to

maintain oral hygiene, brush their teeth comfortably and

use dental floss. This situation minimizes the risks such as

white spot lesions and dental caries that may occur after

treatment with brackets.”

Uzmanı Dr. Nisa Ildız Çelebioğlu, şeffaf plak ile ortodontik

tedavinin hangi durumlarda uygulanabileceğini,

“Dişlerinizde boşluklar, çapraşıklıklar, derin kapanış, açık

kapanış veya çapraz kapanış gibi kapanış bozuklukları

olan durumlarda uygulanabilmektedir. Ayrıca dişlerinizde

doğuştan eksik veya çeşitli sebeplerle sonradan

kaybedilmiş dişlerin bulunması durumlarında da şeffaf

plaklarla dişsiz bölgenin rehabilitasyonu mümkündür”

sözleriyle dile getirdi. Tedavi sırasında yeme-içme

kısıtlamaları hakkında konuşan Dr. Çelebioğlu, “Braketler

ile yapılan klasik ortodontik tedavilerde kuruyemiş, sert

yiyeceklerin yenilmesi ya da asitli içeceklerin tüketilmesi

sorun olabiliyor. Zira braketler sabit ve çıkarılamıyor.

Şeffaf plak uygulamasında ise hasta plaklarını

rahatlıkla çıkarıp, istediği yemeği yiyebiliyor ve dişlerini

fırçalayabiliyor” dedi.

Görünmez yapısı ile fark edilmesi güç

Şeffaf plak ile ortodontik tedavinin diğer özelliklerini

anlatan Acıbadem Ankara Hastanesi Ortodonti Uzmanı Dr.

Nisa Ildız Çelebioğlu, “Günümüzde şeffaf plaklara klasik

tel tedavilerine kıyasla daha yoğun talep olmasının birincil

nedeni estetik bir alternatif olmasıdır. Plaklar ağızdayken

bile sosyal çevre tarafından fark edilmesi oldukça güçtür”

dedi. Tedavi sürecinde metal görüntüsünün olmayışının,

şeffaf plakların tek özelliği olmadığının altını çizen Dr.

Çelebioğlu, “Braketlerin aksine şeffaf plaklar çıkarılabilir

olduğu için bireylerin ağız hijyenlerini sağlayabilmeleri,

dişlerini rahatça fırçalamalarına ve diş ipi kullanmalarına

olanak sağlamaktadır. Bu durum da braketlerle tedavi

sonrasında oluşabilen beyaz nokta lezyonları ve diş

çürüğü gibi riskleri en aza indirmektedir” açıklamasında

bulundu.

Eylül - September 2022


22

Attention! You may have Rheumatoid Arthritis…

Dikkat! Romatoid Artrit olabilirsiniz…

Eklemlerinizde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlığı

var mı? Sabahları eklemlerinizde bir saati bulan

katılık sorunuyla baş etmek zorunda kalıyor

musunuz? Bu sorunlar size tanıdık geliyorsa,

nedeni, halk arasında iltihaplı romatizma olarak

bilinen ‘romatoid artrit’ olabilir! Acıbadem

Üniversitesi Atakent Hastanesi Romatoloji

Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak, romatoid artrit

konusunda ‘doğru’ sanılan ‘hatalı’ bilgileri anlattı;

önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Dr. Esra Dilşat Bayrak, M.D. Rheumatology, Atakent Hospital,

Acıbadem University

Do you have pain, swelling and limitation of

movement in your joints? Do you have to deal with

stiffness in your joints for an hour in the morning?

If these problems sound familiar to you, the cause

may be ‘rheumatoid arthritis’, popularly known as

inflammatory rheumatism! Dr. Esra Dilşat Bayrak,

M.D. Rheumatology, Atakent Hospital, Acıbadem

University talked about ‘false’ information about

rheumatoid arthritis that was thought to be ‘fact’;

made important recommendations and warnings.

Although rheumatoid arthritis, which affects 1 out of every

hundred people in our country, usually affects the small

joints of the hands and feet, large joints such as knees,

shoulders and hips are often added to the disease table.

When rheumatoid arthritis, which is a chronic disease,

is not treated, loss of shape and function in the joints

can develop. Therefore, early diagnosis and appropriate

treatment are extremely important in rheumatoid arthritis.

Contrary to the common belief in the society, thanks to the

medical developments experienced today, very successful

results are obtained when early diagnosis and treatment

are applied and the disease can be controlled. However,

there are some erroneous information about rheumatoid

arthritis in the society, which can prevent effective results

from treatment.

Rheumatoid arthritis occurs only in advanced age. FALSE!

Ülkemizde her yüz kişiden 1’ini etkisi altına alan romatoid

artrit genellikle el ve ayaklardaki küçük eklemleri tutsa da

diz, omuz ve kalça gibi büyük eklemler de sıklıkla hastalık

tablosuna ekleniyor. Kronik bir hastalık olan romatoid artrit

tedavi edilmediğinde eklemlerde şekil ve fonksiyon kaybı

gelişebiliyor. Bu nedenle erken dönemde tanı konulması ve

uygun tedavisi romatoid artrit hastalığında son derece önem

taşıyor. Toplumdaki yaygın inanışın aksine, günümüzde

yaşanan tıbbi gelişmeler sayesinde erken tanı ile tedavi

uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor

ve hastalık kontrol altına alınabiliyor. Ancak toplumda

romatoid artrit hakkında doğru bilinen bazı hatalı bilgiler

var ki tedaviden etkin sonuç alınmasını önleyebiliyor.

Romatoid artrit sadece ileri yaşta görülür. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumdaki yaygın inanışın aksine, romatoid

artrit sadece ileri yaşta görülmüyor. En sık 30-50 yaş

aralığında gelişmekle birlikte çocukluk dönemi de dahil

olmak üzere her yaş grubunu etkileyebiliyor.

Eklemlerde mutlaka şekil bozukluğu gelişir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoloji Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak,

tedaviye erken başlandığında ve hastanın tedavisini düzenli

alması durumunda romatoid artrit hastalığında eklemlerde

şekil ve fonksiyon kaybı görülmediğini belirterek, “Ancak

özellikle tedavisi gecikmiş hastalarda kalıcı şekil ve

fonksiyon kayıpları oluşabiliyor” diyor.

Romatoid artrit kalıtsaldır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artritte bazı genetik değişimler

hastalığa yatkınlık oluşturuyor. Ancak aile içinde hastalık

görülme oranı artsa da, romatoid artrit hastadan çocuğuna

doğrudan geçmiyor.

Özel diyetler ve takviyelerle düzelir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artrit sadece bazı özel diyetlerle

düzelen bir hastalık değil. Ancak tedavilerin yanında

hastaların klinik durumu ve ek hastalıkları göz önüne

alınarak diyette yapılan bazı düzenlemeler ve takviyeler

semptomların hafiflemesinde fayda sağlıyor.

Eylül - September 2022


23

FACT: Contrary to popular belief, rheumatoid arthritis

is not only seen in old age. Although it most commonly

develops in the 30-50 age range, it can affect any age

group, including childhood.

Deformity develops in the joints. FALSE!

FACT: Rheumatologist Dr. Esra Dilşat Bayrak states that if

the treatment is started early and the patient receives the

treatment regularly, there is no loss of shape and function

in the joints in rheumatoid arthritis, “However, permanent

loss of shape and function may occur, especially in patients

whose treatment is delayed.”

Rheumatoid arthritis is inherited. FALSE!

FACT: Some genetic changes in rheumatoid arthritis

predispose to the disease. However, although the incidence

of the disease in the family increases, rheumatoid arthritis

does not pass directly from the patient to the child.

It improves with special diets and supplements. FALSE!

FACT: Rheumatoid arthritis is not a disease that can only

be cured by some special diets. However, in addition to the

treatments, some dietary adjustments and supplements,

taking into account the clinical condition and additional

diseases of the patients, are beneficial in alleviating the

symptoms.

It is enough just to use medicine. FALSE!

FACT: Warning that “Medical treatment should be started

as soon as rheumatoid arthritis is diagnosed,” Dr. Esra

Dilşat Bayrak said, “In addition to drug treatment, attention

should also be paid to factors that will trigger the disease

and adversely affect the treatment. Smoking must be

Sadece ilaç kullanmak yeterlidir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: “Romatoid artritte tanı konulduğu anda medikal

tedavi başlanmalıdır” uyarısında bulunan Dr. Esra Dilşat

Bayrak, “İlaç tedavisinin yanı sıra hastalığı tetikleyecek

ve tedaviyi olumsuz etkileyecek faktörlere de dikkat

edilmelidir. Sigara mutlaka bırakılmalı, uygun diyet ve

egzersize başlanmalıdır.” diyor.

Romatoid artrite kaplıca tedavisi iyi gelir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sanılanın aksine, romatoid artrit gibi iltihaplı

eklem hastalıklarında kaplıca ve sıcak uygulamalar

önerilmiyor. Bunun nedeni ise sıcak uygulamaların

eklemdeki ödem ve iltihabı artırarak hastalığın

alevlenmesine neden olması. Osteoartrit, yani kireçlenme

hastaları ise bu tedavilerden fayda görebiliyorlar.

Romatoid artrit sadece eklemleri etkiler. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artrit en sık el ile ayağın eklemlerinde

ağrı ve şişlikle başlasa da, bu sorunların yanında göz

(özellikle göz kuruluğu), akciğer (akciğer zarında sıvı

birikmesi, akciğer yapısında bozulma), kalp damar

hastalıkları, kan sayımı bozuklukları, cilt döküntüsü ve

böbrek tutulumu gibi birçok sistemik bulgu da görülebiliyor.

Egzersiz yapmak hastalığı kötü etkiler. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artrit hastalığında özellikle

aerobik ve direnç egzersizleri yapılması ağrıyı azaltıyor

ve eklem fonksiyonunun korunmasında fayda sağlıyor.

Romatoloji Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak, düzenli yapılan

sporun ayrıca uzun dönemde gelişebilecek olan eklem

kısıtlanmalarını da önlediğine işaret ederek, “Bu nedenle

hastalar, eklem tutulum bölgeleri ve ek hastalıkları da göz

Eylül - September 2022


24

stopped, appropriate diet and exercise must be started.”

Spa treatment is good for rheumatoid arthritis. FALSE!

FACT: Contrary to popular belief, spa and hot treatments

are not recommended for inflammatory joint diseases

such as rheumatoid arthritis. The reason for this is that

hot applications increase edema and inflammation in

the joint, causing the disease to flare up. Patients with

osteoarthritis, that is, osteoarthritis, can benefit from

these treatments.

Rheumatoid arthritis only affects the joints. FALSE!

FACT: Although rheumatoid arthritis most commonly

begins with pain and swelling in the joints of the hands

and feet, these problems include eye (especially dry

eye), lung (fluid accumulation in the lung membrane,

deterioration in lung structure), cardiovascular diseases,

blood count disorders, skin rash and kidney disease.

Many systemic findings such as involvement can also be

seen.

Exercising affects the disease badly. FALSE!

FACT: In rheumatoid arthritis, especially aerobic and

resistance exercises reduce pain and help protect joint

function. Underlining that regular sports also prevent

joint limitations that may develop in the long term,

Rheumatologist Dr. Esra Dilşat Bayrak, said, “For this

reason, patients should exercise as recommended by

their doctors, taking into account the joint involvement

areas and additional diseases.”

There is no cure for rheumatoid arthritis. FALSE!

FACT: In the treatment of rheumatoid arthritis, drugs

that stop the disease have been used for many years

and very successful results are obtained. Emphasizing

that in cases where there is no adequate response to

the first-line treatment, they are switched to biological

treatments with newer technology. Dr. Esra Dilşat Bayrak

draws attention to the fact that today there are a wide

variety of treatment options for both mild and severe

disease groups.

The side effects of drugs used in treatment are many

and risky. FALSE!

FACT: Rheumatologist Dr. Esra Dilşat Bayrak said, “All

the drugs used in the treatment of rheumatoid arthritis

are drugs that we have experienced for years, and safety

studies have been done,” and added further, “However,

as with any drug, side effects need to be monitored.

After starting the drugs, the patients are checked first

in the 1st month and then every 3 months with blood

checks and examination. These periods are further

extended in patients who have been using drugs for a

long time and have no side effects.”

önüne alınarak doktorlarının önereceği şekilde egzersiz

yapmalıdırlar” diyor.

Romatoid artritin tedavisi yoktur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artrit tedavisinde çok uzun yıllardır

hastalığı durduran ilaçlar kullanılıyor ve çok başarılı

sonuçlar elde ediliyor. İlk basamak tedaviye yeterli yanıt

alınamadığı durumlarda ise daha yeni teknolojiye sahip

biyolojik tedavilere geçildiğini vurgulayan Dr. Esra Dilşat

Bayrak, günümüzde hem hafif hem ağır hastalık grubu için

çok çeşitli tedavi seçenekleri bulunduğuna dikkat çekiyor.

Tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri çoktur ve risklidir.

YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoloji Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak,

“Romatoid artrit tedavisinde kullanılan tüm ilaçlar yıllardır

tecrübe ettiğimiz, güvenlik çalışmaları yapılmış olan

ilaçlardır” diyerek, şöyle devam ediyor, “Ancak tabi ki her

ilaçta olduğu gibi yan etkilerin izlenmesi gerekiyor. Hastalar

ilaçlara başladıktan sonra önce 1. ay daha sonra da 3 ayda

bir kan kontrolleri ve muayene ile kontrol ediliyorlar. Uzun

süredir ilaç kullanan ve yan etki görülmeyen hastalarda bu

süreler daha da uzatılıyor.”

Eylül - September 2022


26

Early diagnosis is important in the treatment of lumbar canal stenosis

Belde kanal darlığı tedavisindeerken teşhis önemli

Omurgada yer alan boşlukların daralması ile

meydana gelen ve yaşam kalitesini olumsuz

etkileyen belde kanal darlığı (Lomber spinal

stenoz) hastalığında erken teşhis, tedavide

önemli rol oynuyor.

Neurosurgeon Dr. Serkan Zengin

Early diagnosis plays an important role in the

treatment of lumbar spinal stenosis (Lumbar

spinal stenosis), which is caused by the narrowing

of the cavities in the spine and negatively affects

the quality of life.

Neurosurgeon Dr. Serkan Zengin, Özel Sağlık Hospital said

that the symptoms of lumbar canal stenosis can occur with

low back pain due to long-distance walking or standing.

Özel Sağlık Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

Op. Dr. Serkan Zengin, belde kanal darlığı hastalığının

belirtilerinin uzun mesafe yürüme veya ayakta kalma gibi

nedenlerle belde ağrı ile ortaya çıkabildiğini söyledi.

Hastalık hakkında bilgi veren Op. Dr. Zengin, “Belde

kanal darlığı (Lomber spinal stenoz) hastalığı, disklerin

yaş ilerledikçe sıvı miktarını kaybetmesi omurlara olan

taşıma desteğini azalttığı gibi yer değiştirerek omurilik

ve sinirlerin geçtiği kanallara doğru yaptığı bası sonucu

kanal daralmasına sebebiyet verebilir. Bir diğer sebep

ise omurganın yapısındaki eklemlerin büyümesi sonucu

omurilik ve sinirlerin geçtiği kanalda darlık oluşmasıdır. Her

hastada belirti ve bulgu göstermeyeceği gibi ilerlemiş bel

kanal darlığında bel ve sırt ağrısı bacaklarda ağrı uyuşukluk

ve kramp çok nadiren bağırsak ve mesane rahatsızlıklarına

da sebebiyet verebilir” diye konuştu.

İlaç tedavisi başarılı sonuçlar veriyor

Erken teşhiste tedavinin daha başarılı sonuçlar verdiğini

kaydeden Op. Dr. Serkan Zengin, “Uzun mesafe yürüme

Eylül - September 2022


27

Informing on the disease, Neurosurgeon Zengin said,

“Lumbar spinal stenosis disease, the loss of fluid amount

of the discs as age progresses, decreases the support

support to the vertebrae, and can cause canal narrowing

as a result of the pressure exerted on the canals through

which the spinal cord and nerves pass. Another reason

is the enlargement of the joints in the structure of the

spine, resulting in narrowing in the canal through which

the spinal cord and nerves pass. Not every patient will

show signs and symptoms, and in advanced lumbar

canal stenosis, low back and back pain, pain in the legs,

numbness and cramps may very rarely cause intestinal

and bladder disorders.”

Medication gives successful results

Noting that the treatment gives more successful results

in early diagnosis, Neurosurgeon Dr. Serkan Zengin

said, “Similar symptoms such as low back pain or leg

pain numbness may occur with long-distance walking

or standing. The patient in this condition may find

temporary relief by sitting, bending, or squatting. The

diagnosis of lumbar canal stenosis can be made by the

physician’s patient history, physical examination, and

radiological imaging methods such as x-ray tomography

or MRI. In treatment, the chance of recovery of the

disease is quite high with medication and follow-up

methods. Medical and physical therapy methods give

successful results in nearly 80% of the patients. Here,

early diagnosis significantly increases the success of

treatment. In the early stage, muscle pain, low back,

neck and spine diseases can be treated to a large extent

without the need for surgical intervention. In patients

with advanced stenosis and severe pain, surgical

treatment can be applied when there is no response to

medical treatment for 3-6 months.”

Surgical treatment method

He pointed out that surgery in lumbar spinal stenosis

should be performed by specialist and experienced

physicians.

Giving information about the operation, Neurosurgeon

Dr. Serkan Zengin said, “In surgical treatment, an

operation is planned according to the disease level of

the person. If there is compression and bone narrowing

at different levels, the growing bone tissue is reduced,

the spinal canal diameter is widened, reducing the

pressure on the compressed nerves and the spine is

fixed with screws. Platinum screws fuse with the bone

within 6 weeks after surgery. Thus, the spine carrier

can continue its operation. After surgery, the patient is

usually discharged within 2 days. After the operation,

the patient should protect himself from forceful

movements, heavy lifting and blows.

Declaring that screws can be inserted through

navigation using high technology during the operation,

Zengin said, “Our control mechanism is completed in

the operating room by taking tomography during the

operation. With this high technology and experienced

hands, the risk of complications can be reduced to a

level close to zero.”

veya ayakta kalma ile bel ağrısı veya bacak ağrısı uyuşması gibi

benzer belirtiler ortaya çıkabilir. Bu durumdaki hasta oturma,

eğilme veya çömelme ile geçici bir rahatlama sağlayabilir.

Belde kanal daralması tanısı hekimin alacağı hasta öyküsü

fizik muayene ve röntgen tomografi veya mrg gibi radyolojik

görüntüleme yöntemleri ile konulabilir. Tedavide ilaç ve takip

yöntemleriyle hastalığın düzelme şansı oldukça yüksektir.

Hastaların %80’ine yakınında medikal ve fizik tedavi yöntemleri

başarılı sonuç vermektedir. Burada erken teşhis, tedavi

başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Erken evrede kas ağrısı,

bel, boyun ve omurga hastalıklarında cerrahi müdahaleye gerek

kalmadan büyük oranda tedavi edilebilmektedir. İleri düzeyde

darlık ve şiddetli ağrısı olan hastalarda 3-6 aylık medikal

tedaviye yanıt alınamadığı zaman cerrahi tedavi yöntemi

uygulanabilir” ifadesini kullandı.

Ameliyatla tedavi yöntemi

Belde kanal darlığı (Lomber spinal stenoz) hastalığında

ameliyatın bu konuda uzman ve deneyimli hekimler tarafından

gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Operasyon hakkında bilgi veren Op. Dr. Serkan Zengin,

“Cerrahi tedavide kişinin hastalık seviyesine göre bir operasyon

planlanmaktadır. Farklı seviyelerde sıkışma ve kemik daralması

varsa büyüyen kemik dokusu küçültülür, omurga kanal çapı

genişletilerek sıkışan sinirlerin üzerindeki baskı azaltılır ve

vidalarla omurga sabitlenir. Platin vidalar ameliyattan sonra

6 hafta süre içerisinde kemik ile kaynaşmaktadır. Böylece

omurga taşıyıcı işlemine de devam edebilir. Ameliyattan sonra,

genellikle hasta 2 gün içerisinde taburcu edilir. Operasyon

sonrasında beli zorlayıcı hareketlerden ağır kaldırmaktan ve

darbelerden hastanın kendini koruması gerekmektedir” dedi.

Ameliyat esnasında hastaya yüksek teknolojiden faydalanarak

navigasyon ile vida atılabildiğini kaydeden Zengin, “Operasyon

esnasında tomografi çekilerek kontrol mekanizmamız

ameliyathanede tamamlanmaktadır. Bu yüksek teknoloji ve

deneyimli eller ile komplikasyon riskini sıfıra yakın bir seviyeye

indirebilmektedir” diye konuştu.

Eylül - September 2022


28

Turkey ranks high

in success rates

Başarı oranlarında

Türkiye üst sıralarda

One of the doctors who started the first IVF

application in the country in the 90s (who

performed the 3rd IVF application), Prof.

Cihat Ünlü, M.D., President of Turkish German

Gynecological Education and Research Foundation

(TAJEV) said, “After the last 30 years, the

point we have reached in assisted reproductive

techniques and infertility treatments in our

country and our success rates are above that of

many European countries.”

“In the 90s, we could do very little, especially in cases of

severe male infertility, and we were sending most of our

patients to European countries. In fact, some IVF and

Microinjection centers in Belgium held meetings in our

big cities and patients were sent to these centers. Today,

this statement is completely reversed. Almost no infertile

patients from Turkey go abroad, on the contrary, many

infertile patients from Europe, the Middle East and Africa

come to successful IVF Centers in Turkey.”

Infertility is a growing problem

Prof. Dr. Cihat Ünlü stated that the rate of pregnancy

was 85.2% at the end of 1 year and 90% at the end of

the year in healthy couples who are regularly together,

and said, “Infertility is the inability to get pregnant for

1 year without using any birth control method, despite

regular intercourse. About 30% of families with infertility

problems have problems in men, 30% in women, and 30%

in both men and women. In 10% of the families, there is

no problem preventing pregnancy and the patients in this

group are called ‘unexplained infertility’. Approximately

one million couples in our country have infertility problems.

We think this number is increasing. There are many reasons

for this: Our women are getting married at an older age,

or career and so on. It is an important factor that they

always postpone childbearing due to various reasons. In

addition, the sperm count in men is gradually decreasing.

To give an example; When we looked at the WHO (World

Health Organization) data in the 1960s, 200 million/ml

90’lı yıllarda ülkemizdeki ilk Tüp Bebek

uygulamasını başlatan doktorlardan biri olan

(3. tüp bebek uygulamasını gerçekleştiren)

TAJEV- Türk Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma

ve Hizmet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Cihat Ünlü,

“Geçen 30 yıla yakın süre sonunda ülkemizde

yardımcı üreme teknikleri ve infertilite (kısırlık)

tedavilerinde geldiğimiz nokta ve başarı

oranlarımız pek çok Avrupa ülkesinin de üzerinde”

dedi.

“90’lı yıllarda özellikle ciddi erkek infertilitesi olgularında

çok az şey yapabiliyor ve bu hastalarımızın çoğunu Avrupa

ülkelerine gönderiyorduk. Hatta Belçika’daki bazı Tüp

Bebek ve Mikroenjeksiyon merkezleri büyük şehirlerimizde

toplantılar düzenler ve hastalar bu merkezlere gönderilirdi.

Günümüzde bu tablo tamamen tersine dönmüştür.

Türkiye’den artık neredeyse hiçbir infertil hasta yurtdışına

gitmiyor, tam tersi Avrupa, Orta doğu ve Afrika’dan pek çok

infertil hasta Türkiye’deki başarılı Tüp Bebek Merkezlerine

geliyor.”

İnfertilite sorunu giderek artan bir sorun

Prof. Dr. Cihat Ünlü, düzenli olarak birlikte olan sağlıklı

çiftlerde 1 yılın sonunda %85,2 yılın sonunda ise %90

oranında gebeliğe ulaşıldığını belirterek, “İnfertilite

herhangi bir doğum kontrolü yöntemi uygulamaksızın,

1 yıl süreyle, düzenli ilişkiye rağmen gebe kalamama

durumudur. İnfertilite problemi olan ailelerin yaklaşık

%30’unda erkekte, %30’unda kadında ve %30’unda ise

hem erkek hem de kadında problem vardır. Ailelerin

%10’unda ise gebeliğe engel olan herhangi bir problem

yoktur ve bu gruptaki hastalar ‘açıklanamayan infertilite’

olarak adlandırılmaktadır. Ülkemizde yaklaşık bir milyon

çift infertilite sorunu yaşıyor. Bu sayının giderek arttığını

düşünüyoruz. Bunun pek çok sebebi var: Kadınlarımızın

giderek daha ileri yaşlarda evlenmesi ya da kariyer vb.

sebeplerle çocuk doğurmayı hep ötelemeleri önemli bir

faktör. Bunun yanı sıra erkeklerde de sperm sayıları giderek

azalıyor. Bir örnek vermek gerekirse; 1960’larda WHO

Eylül - September 2022


29

sperm in a man was considered normal. Today, this value

has decreased to 20 million. The main reasons for this are

pesticides that we are constantly exposed to, hormones

and other toxic substances used unconsciously in

agriculture, radiation, stressful life, plastic waste that even

enters our waters, cigarettes, Covid 19 infection, etc...”

Declaring that all these negative factors affect the ovaries

and testicles in the first place in women and men, they

both cause premature aging of the ovaries and disrupt the

production of sperm in the testicles, Dr. Ünlü added, “Our

recommendation to couples is if the woman’s age is under

35, for 1 year, if over 35, for 6-9 months, if pregnancy has

not occurred despite regular intercourse, they should go

to an infertility center and have their basic examinations

done. Here, first of all, sperm analysis of the man should be

performed and if there is a disorder that can be corrected,

it should be treated. We recommend taking a medicated

uterine film (HSG) to control the permeability of both

the uterus and the tubes, following the simultaneous

examination of the woman, ultrasound and, if necessary,

hormone tests, and examination of the ovaries and uterus.

Thanks to today’s advanced technological methods,

we can treat many disorders. For example, intrauterine

fibroids, the septum in the uterus, as well as the treatment

of adhesions formed in the uterus as a result of some

interventions and infections can be treated with the

method we call hysteroscopy, by entering only the natural

cavities of the body (vagina) without cutting or stitching

any part of the body. Likewise, chocolate cyst, which we call

endometriosis, which develops in the ovaries, etc. We can

also treat cystic formations, adhesions and obstructions in

the tubes with the laparoscopy method and ensure that

the patient becomes pregnant spontaneously without

the need for any assisted reproductive technique (in

vitro fertilization, etc.). We apply IVF and other assisted

reproductive techniques in our patients for whom these

methods are insufficient.”

There are promising developments

Expressing that many techniques that increase success in

IVF are applied today, Prof. Dr. Ünlü said, “These are Sperm

Chip Application, IMSI, endometrial co -culture, Blastocyst

transfer, selection of healthy embryos by embryo biopsy

etc. We usually apply the methods I mentioned above after

an unsuccessful IVF attempt, to address the source of the

problem. We also have a patient group whose egg reserves

are rapidly decreasing due to advancing age or some

systemic diseases and cancer. There are many promising

developments in these patients. We know that with age,

the ovarian reserve decreases rapidly in women. This

decrease is especially greater after 37 years of age. For this

reason, we recommend our women who are not married

yet and/or who are not planning to have children yet, to

freeze eggs before the age of 40. These eggs dissolve

when our patient plans to have a child in the following

years, and an extremely high rate of pregnancies can be

obtained.

(Dünya Sağlık Örgütü) verilerine baktığımızda bir erkekte

200 milyon/ml sperm normal kabul ediliyordu. Günümüzde

ise bu değer 20 milyona düşmüştür. Bunun başta gelen

sebepleri; sürekli maruz kaldığımız pestisitler, tarımda

bilinçsizce kullanılan hormonlar ve diğer toksik maddeler,

radyasyon, stresli yaşam, sularımıza bile giren plastik

atıklar, sigara, Covid 19 enfeksiyonu vb.’dir.” dedi.

Bütün bu olumsuz faktörlerin kadında ve erkekte en başta

yumurtalık ve testisleri etkileyerek hem yumurtalıkların

zamanından önce yaşlanmasına yol açtığını hem de

testislerdeki sperm yapımını bozduğunu belirten Prof.

Dr. Ünlü, şöyle devam etti: “Çiftlere önerimiz; eğer

kadın yaşı 35’in altındaysa 1 yıl, eğer 35’in üzerinde

ise 6-9 ay süreyle düzenli birlikteliğe rağmen gebelik

oluşmamışsa bir infertilite merkezine giderek temel

tetkiklerini yaptırmalarıdır. Burada ilk olarak erkeğin

sperm analizi yapılıp, düzeltilebilecek bir bozukluk varsa

tedavisi yapılmalıdır. Eş zamanlı olarak kadının muayenesi,

ultrason ve gerekirse hormon testleri ile yumurtalık ve

rahmin incelenmesi ardından da hem rahim içi hem de

tüplerinin geçirgenliğinin kontrolü amacıyla ilaçlı rahim

filmi (HSG) çekilmesini öneriyoruz. Günümüzdeki ileri

teknolojik yöntemler sayesinde pek çok bozukluğu tedavi

edebiliyoruz. Örneğin rahim içi miyomlar, rahimde septum

dediğimiz perde olması, keza geçirilmiş bazı müdahaleler

ve enfeksiyonlar sonucu rahim içinde oluşan yapışıklıkların

tedavisi vücutta hiçbir yeri kesip dikmeden vücudun

sadece doğal boşluklarından (vajina) girilerek histeroskopi

dediğimiz yöntemle tedavi edilebilmektedir. Keza

yumurtalıklarda gelişen endometriozis dediğimiz çikolata

kisti vb. kistik oluşumları, tüplerde mevcut yapışıklık ve

tıkanıklıkları da laparoskopi yöntemiyle tedavi edip hastanın

hiçbir yardımcı üreme tekniği (tüp bebek vb.) gerekmeksizin

spontan olarak hamile kalmasını sağlayabiliyoruz. Bu

yöntemlerin yetersiz kaldığı hastalarımızda tüp bebek ve

diğer yardımcı üreme tekniklerini uyguluyoruz.”

Ümit veren gelişmeler var

Günümüzde tüp bebekte başarıyı arttıran pek çok teknik

uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Ünlü, “Bunlar; Sperm

Chip Uygulaması, IMSI, endometriyal co-kültür, Blastocyst

transferi, embriyo biyopsisi ile sağlıklı embriyoların

seçilmesi vb.’dır. Son bahsettiğim yöntemleri genellikle

bir başarısız tüp bebek denemesinden sonra, sorunun

kaynağına yönelik olarak uyguluyoruz. Bir de gerek ilerleyen

yaş ya da bazı sistemik hastalıklar ve kanser nedeniyle

yumurta rezervleri hızla azalan bir hasta grubumuz var.

Bu hastalarda da artık ümit verici pek çok gelişmeler var.

Biliyoruz ki yaşla birlikte kadında yumurta rezervi hızla

azalıyor. Bu azalma özellikle 37 yaştan itibaren daha fazla

oluyor. Bu nedenle henüz evlenmemiş ya/ya da çocuk

yapmayı henüz düşünmeyen kadınlarımıza 40 yaşından önce

yumurta dondurmalarını tavsiye ediyoruz. Bu yumurtalar

ileriki yıllarda hastamız çocuk sahibi olmayı planladığında

çözülüyor ve son derece yüksek oranda gebelikler elde

edilebiliyor.

Eylül - September 2022


32

Roche will make changes in the Board of Directors and

Corporate Executive Committee in 2023

Roche, 2023’te Yönetim Kurulu

ve İcra Kurulu’nda değişikliğe

gidecek

Christopher Franz- Chairman of the Board of Directors of

Roche Holding Ltd.

Carrying out activities to improve the lives of people all

over the world since its establishment, Roche announced

new position changes for its global structure and goals.

As part of the changes to be made in the spring of 2023,

Christopher Franz has decided not to seek re-election as

Chairman of the Board of Directors, while Roche Group

CEO Severin Schwan will be nominated as the Chairman of

the Board. Thomas Schinecker, CEO of Roche Diagnostics,

will replace Schwan starting from March 15, 2023.

Empowering the future of the healthcare ecosystem for

125 years, Roche will make significant changes in its senior

structure. With the changes to be made in the company’s

Board of Directors and Executive Board in March 2023, the

Roche Group CEO will also change. Christoph Franz, who

has been on Roche’s Board of Directors since 2011 and has

served as the Chairman of the Board since 2014, announced

that he has decided not to seek re-election as Chairman of

the Board of Directors, while Severin Schwan, Roche Group

CEO will be proposed to replace Franz. Thomas Schinecker,

CEO of Roche Diagnostics, will replace Schwan with effect

from March 15, 2023.

Talking about the new appointments Christoph Franz said

“After serving twelve years on the Board of Directors,

nine of which as Chairman, I have decided not to seek reelection

to the Board next year. We have achieved many

Tüm dünyada insanların yaşamlarını iyileştirmek amacıyla

faaliyetlerini sürdüren Roche, küresel yapılanması ve

hedeflerine yönelik yeni görev değişikliklerini duyurdu. 2023

yılının bahar döneminde gerçekleştirilecek değişiklikler

kapsamında Christopher Franz, yönetim kurulundan

ayrılırken Roche Grup CEO’su Severin Schwan ise Yönetim

Kurulu Başkanı olarak aday gösterilecek. Schwan’ın yerine

ise 15 Mart 2023’ten itibaren geçerli olmak üzere Roche

Diagnostik CEO’su Thomas Schinecker getirilecek.

125 yıldır sağlık hizmetleri ekosisteminin geleceğini

güçlendirmek üzere çalışan Roche, üst düzey

yapılanmasında önemli görev değişiklikleri yapacak.

Mart 2023’te şirketin Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu’nda

yapılacak olan değişikliklerle birlikte Roche Grup CEO’su

da değişecek. Bu kapsamda 2011 yılından beri Roche’un

Yönetim Kurulu’nda yer alan ve 2014’ten bu yana Yönetim

Kurulu Başkanı olarak görev yapan Christoph Franz, Mart

2023’te başkanlık için aday olmayacağını duyururken,

Franz’ın yerine Roche Grup CEO’su Severin Schwan aday

gösterilecek. Schwan’ın yerine ise 15 Mart 2023’ten itibaren

geçerli olmak üzere Roche Diagnostik CEO’su Thomas

Schinecker gelecek.

Christoph Franz yeni görev değişiklikleriyle ilgili şunları

söyledi; “Dokuz yılı Başkan olmak üzere on iki yıldır Yönetim

Kurulu’nda görev yaptıktan sonra önümüzdeki yıl yeniden

aday olmamaya karar verdim. Roche’un 125. yıl dönümünün

sona ermesi ve birçok önemli kilometre taşına ulaşmamız

ile beraber artık liderlik değişikliği için doğru bir dönemde

Eylül - September 2022


33

Thomas Schinecker- CEO Roche Diagnostics

Severin Schwan- CEO, Roche

important milestones and with the conclusion of Roche’s

125th anniversary, it is now the right time for a change

in leadership. I am proud of the significant contributions

Roche has made in fighting the pandemic during the

last two and a half years. With the strong pipelines of

innovative products in both our Pharma and Diagnostic

businesses, we are set for continued growth in the future.”

Severin Schwan, who has been a member of the Corporate

Executive Committee since 2006, has been the Roche

Group CEO since 2008 and on the Board of Directors

since 2013, said ”I have very much appreciated the close

and trusting collaboration with Christoph and would like

to thank him. I am honoured to stand for the position of

Chairman of the Roche Board of Directors and will continue

to dedicate all my efforts to the future of this company.”

He added “I am very pleased that the Board has appointed

Thomas as the new Roche CEO. He is a highly qualified

successor who has been working for Roche in leadership

positions around the globe for twenty years. Thomas

successfully set up our Diagnostics Division for the future.

Under his leadership our Diagnostics organisation also

made considerable contributions in fighting the COVID-19

pandemic.”

Thomas Schinecker, who will start working as Roche Group

CEO as of March 15, 2023, said, “I am deeply honoured

by the Board’s decision and the trust placed in me. I

am delighted to carry on working closely with Roche

colleagues and the Corporate Executive Committee. Like

we’ve done for the last 125 years, I am excited about the

future innovations we will bring to patients around the

globe.”

M-TR-00002603

olduğumuzu düşünüyorum. Roche’un son iki buçuk yılda

pandemiyle mücadelede ortaya koyduğu önemli katkılardan

gurur duyuyorum. Hem tanı hem tedavi çözümlerimizde

güçlü yenilikçi ürünlerimizle önümüzdeki yıllarda da sürekli

büyümeye hazırız.”

2006 yılından bu yana İcra Kurulu üyesi olan, 2008’den beri

Roche Grup CEO’su olarak görev yapan ve 2013’ten beri

Yönetim Kurulu’nda yer alan Severin Schwan, “Christoph’un

yakın ve güvene dayalı iş birliğini takdir ediyorum ve

ona teşekkür etmek istiyorum. Roche Yönetim Kurulu

Başkanlığı görevini sürdürmekten onur duyuyorum ve

aynı heyecanla Roche’un geleceğine odaklanmaya devam

edeceğim” ifadelerini kullandı ve “Yönetim Kurulu’nun

Thomas’ı yeni Roche CEO’su olarak atamasından çok

memnunum. Thomas, Roche içinde yirmi yıldır global

pozisyonlarda çalışmış, etkileyici bir geçmişe sahip

yüksek nitelikli bir lider ve Diagnostik Bölümümüzü

başarıyla geleceğe hazırladı. Onun liderliğinde Diagnostik

Bölümümüz COVID-19 salgınıyla mücadelede önemli

katkılar sağladı” dedi.

15 Mart 2023 itibarıyla Roche Grup CEO’su olarak çalışmaya

başlayacak olan Thomas Schinecker, “Yönetim Kurulu’nun

verdiği karardan ve bana duyulan güvenden büyük bir onur

duyuyorum. Roche çalışanları ve İcra Kurulu ile yakın bir

şekilde çalışmaya devam edeceğim için çok mutluyum. 125

yıldır yaptığımız gibi dünyanın dört bir yanındaki hastalara

gelecekte sağlayacağımız yenilikler için heyecanlıyım” dedi.

M-TR-00002603

Eylül - September 2022


34

The yellow spot threatens to affect vision!

Sarı nokta görmeyi tehdit ediyor!

Yellow spot disease (age-related

macular degeneration), which

occurs as a result of structural

deterioration in the region

called the ‘macular’, which is

responsible for the central

vision of the eye, can cause

vision loss over time. Yellow

spot disease, which starts due

to the aging process and other

reasons, can often be diagnosed

in the 2nd and 3rd stages, as it

does not cause any complaints

in the early period. Assoc. Dr.

Selim Demir, Ophthalmology

Department at Memorial Kayseri

Hospital informed about yellow

spot disease and its treatment.

Assoc. Dr. Selim Demir, Ophthalmology

Department at Memorial Kayseri Hospital

Gözün merkezi görmesinden

sorumlu olan ‘makula’ ismi

verilen bölgedeki yapısal

bozulma sonucunda ortaya

çıkan sarı nokta hastalığı (yaşa

bağlı makula dejenerasyonu)

zamanla görme kaybına neden

olabiliyor. Yaşlanma süreci ve

diğer nedenlere bağlı olarak

başlayan sarı nokta hastalığı,

erken dönemde hiçbir şikâyet

oluşturmadığı için çoğu

zaman 2. ve 3. evrede teşhis

edilebiliyor. Memorial Kayseri

Hastanesi Göz Hastalıkları

Bölümü’nden Doç. Dr. Selim

Demir, sarı nokta hastalığı ve

tedavisi ile ilgili bilgi verdi.

Occurs in the nerve layer

“The disease that occurs in the nerve layer, which is about

the size of a lentil grain that allows the eye to see sharply,

is called yellow spot disease. Nerve cells in the retina (nerve

cell) layer, located at the back of the eye, are not equally

dense everywhere. The center, where the light coming

into the eye is focused, is called the macula and allows us

to see sharply. Eye-specific yellow pigments called lutein

and zeaxanthin protect the macula from excessive light

damage. Because of the color of these pigments, this is

called the yellow spot. This region covers almost 5% of the

retina but is responsible for almost 95% of visual function.

In summary, there is a very high metabolic activity in a small

area. As a result of lifelong intense metabolic activity, the

macula (yellow spot) is no longer able to clear its toxic

residues and the nutrition of retinal cells is impaired. The

loss of function and death of nerve cells that cannot be fed

is called macular degeneration.”

Slowly threatening to vision

“There are two different types of yellow spot disease,

called ‘dry type’ and ‘wet type’. The dry type is the most

common yellow spot disease. Fortunately, it progresses

slowly as a dry type. With the onset of the disease, it takes

more than 10 years for many patients to reach an advanced

stage that will seriously affect vision. With the accumulation

of metabolic wastes that cannot be cleaned under the

dry type yellow spot, white-yellow dot foci called druzen

are formed. With their increase, nerve cell destruction

Sinir tabakasında ortaya çıkıyor

“Gözün keskin görmesini sağlayan yaklaşık bir mercimek

tanesi büyüklüğünde olan sinir tabakasında ortaya çıkan

hastalığa sarı nokta hastalığı adı verilmektedir. Gözün en

arka kısmında yer alan retina (sinir hücre) tabakasında sinir

hücreleri her yerde eşit yoğunlukta değildir. Göze gelen

ışıkların odaklandığı merkez ‘makula’ olarak adlandırılan

ve keskin görmemizi sağlayan yerdir. Makulayı, lutein

ve zeaksantin adlı göze özgü sarı pigmentler fazla ışık

hasarından korumaktadır. Bu pigmentlerin rengi nedeniyle

burası sarı nokta olarak adlandırılır. Bu bölge alan olarak

retinanın neredeyse %5’ini kapsamaktadır fakat görme

işlevinin neredeyse %95’inden sorumludur. Özetle küçük

bir alanda çok yüksek metabolik aktivite vardır. Ömür boyu

yoğun metabolik aktivite sonucu makula (sarı nokta) artık

toksik artıklarını temizleyemez hale gelmekte ve retina

hücrelerinin beslenmesi bozulmaktadır. Beslenemeyen

sinir hücrelerinin fonksiyonlarını kaybetmesi ve ölmesine

sarı nokta hastalığı denilmektedir.”

Yavaş yavaş görmeyi tehdit ediyor

“Sarı nokta hastalığının, ‘kuru tip’ ve ‘yaş tip’ olarak

adlandırılan iki farklı çeşidi vardır. Kuru tip en sık görülen

sarı nokta hastalığıdır. Kuru tip olarak çok şükür ki

yavaş ilerleme göstermektedir. Hastalık başlangıcı ile

görmeyi çok ciddi etkileyecek ileri aşamaya gelmesi

birçok hastada 10 yıldan daha fazla bir süre almaktadır.

Kuru tipte sarı nokta altında temizlenemeyen metabolik

artıkların birikmesi ile ‘druzen’ adlı beyaz-sarı renkli

Eylül - September 2022


35

noktasal odaklar oluşur. Bunların artması ile sinir hücre

tahribatı artar ve görme azalır. Hastalığın yaş tipi ise

maalesef ciddi ve ani görme kaybına neden olmaktadır.

Ortaya çıkan görme kaybı ağrısızdır. Yaş tip, sarı nokta

bölgesinin beslenme bozukluğu sonucu salgıladığı damar

büyüme faktörleri (VEGF) nedeniyle kontrolsüz anormal

damarlar ve bu damarlardan kanama ve sızıntılar şeklinde

gerçekleşmektedir.”

60 yaş üzerinde daha sık görülüyor

“Bu hastalık bir ileri yaş hastalığıdır. Yaş ilerledikçe

yapabildiğimiz birçok şeyi eskisi gibi yapamıyorsak, görme

fonksiyonu da yaşlanmayla azalmaktadır. Gözün en fazla

çalışan bölgesi olan sarı nokta da yaşlanma ile eski

performans kaybolmaktadır. Bu hastalık özellikle 60 yaş ve

üzerindeki insanlarda daha fazla görülür. Genetik yatkınlık,

güneş ışığına maruziyet, sigara kullanmak risk faktörleri

arasındadır. Hastalık ilerleyici yapıda olduğu için erken

dönemde daha hafif, belli belirsiz şikayetler olabilirken, ileri

evrelerde şikayetler artmaktadır.”

increases and vision decreases. Unfortunately, the age type

of the disease causes serious and sudden vision loss. The

resulting vision loss is painless. Wet type occurs in the form

of uncontrolled abnormal vessels and bleeding and leakage

from these vessels due to the vascular growth factors

(VEGF) secreted by the yellow spot region as a result of

nutritional defect.”

More common over the age of 60

“This disease is a disease of old age. If we cannot do many

things as we used to as we get older, visual function also

decreases with aging. The yellow spot, which is the most

active area of the eye, also loses its old performance with

aging. This disease is more common in people aged 60 and

over. Genetic predisposition, exposure to sunlight, smoking

are among the risk factors. Since the disease is progressive,

there may be milder and vague complaints in the early

period, while the complaints increase in advanced stages.”

Kitap okurken çizgiler eğik görülüyorsa…

“Çizgilerin eğik görülmesi, cisimlerin olduğundan daha

büyük veya küçük görülmesi hastalığın erken görülen

şikayetleri arasındadır. Özellikle kitap okurken bazı

bölgelerdeki yazıların çukurlaşması ya da eğilmesi sarı

nokta hastalığının belirtisidir. Görme bulanıklığı, bakılan

yerin merkezini net göremezken kıyıları seçebilmek daha

ileri aşamada görülen tablolardır. Glokom (göz tansiyonu)

hastalarında hasara bağlı görme alanın kıyılarda daralma

görülürken sarı nokta hastalığında bunun tam tersi

olmaktadır. Yani hastalar kıyıları görebilirken merkezi

görmekte güçlük çekmektedir.”

If the lines appear slanted while reading a book…

“Observing oblique lines, seeing objects larger or smaller

than they are are among the early complaints of the

disease. Especially when reading a book, dimpling or

bending of the writings in some areas is a sign of yellow

spot disease. Blurred vision, being unable to see the

center of the place seen clearly, and being able to select

the shores are more advanced stages. In glaucoma (eye

pressure) patients, a narrowing of the visual field is

observed on the shores due to damage, while the opposite

is true in yellow spot disease. In other words, patients have

difficulty seeing the center while they can see the shores.”

Eylül - September 2022


36

Don’t waste time detecting hearing loss problems in children

Çocuklarda işitme kaybı

sorunlarının tespitinde

zaman kaybetmeyin

Hearing Instrument Specialist and

Audiologist Mehmet Tarık Kaya

In case of suspected hearing loss in children, it is critical to

have a hearing test without wasting time. Experts point

out that in cases where surgical or medical intervention is

insufficient, the use of hearing aids has extremely positive

results in terms of communication skills and mental

development of children.

One of the topics that should be focused on child health

is undoubtedly hearing health. It is of critical importance

to closely monitor the hearing health of children from

birth, in order to prevent further problems in later life.

Making evaluations on the subject, May Hearing Instrument

Specialist and Audiologist Mehmet Tarık Kaya reminded

that hearing tests are performed for newborns in Türkiye

under the leadership of the Ministry of Health. Kaya said,

“Neonatal hearing screening is a very reliable and accurate

method to define the hearing status of the infant. However,

when the baby does not pass the first screening test, this is

not enough to determine that he has hearing loss. Hearing

screening is repeated after a specified time. If it still fails,

the test is done again after a short while, and if the baby

does not pass this test, then a further hearing evaluation is

indicated. With this situation, a detailed hearing evaluation

should be completed at the latest in the 3rd month of the

baby, who is followed up by the doctor and audiologist at

frequent intervals.”

Factors that cause hearing problems in children

Stating that there may be many different causes of hearing

health problems that may occur in infants and children,

Kaya said, “Premature birth, low birth weight, lack of

oxygen at birth, staying in the neonatal intensive care unit,

infections of the mother during pregnancy, birth traumas,

neonatal jaundice that requires exchange transfusion, The

use of ototoxic drugs that cause damage to the inner ear

and genetic factors can be counted among these reasons.

Çocuklarda işitme kaybı şüphesi halinde vakit kaybetmeden

işitme testi yaptırmak kritik önem taşıyor. Uzmanlar cerrahi

ya da medikal müdahalenin yetersiz olduğu durumlarda,

işitme cihazı kullanımının çocukların iletişim becerileri ve

mental gelişimi özelinde son derece olumlu sonuçlar ortaya

koyduğuna dikkat çekiyor.

Çocuk sağlığı konusunda üzerinde titizlikle durması

gereken konu başlıklarından bir tanesi de hiç kuşkusuz

işitme sağlığı olarak karşımıza çıkıyor. Doğumdan itibaren

çocukların işitme sağlıklarının yakından izlenmesi, ileri

yaşlarda daha büyük sorunlar yaşanmaması adına kritik

önem taşıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan

May İşitme Cihazları Uzmanı Odyolog Mehmet Tarık

Kaya, Sağlık Bakanlığı’nın öncülüğünde Türkiye’de yeni

doğan bebeklere işitme testi yapıldığını hatırlattı. Kaya,

“Yenidoğan işitme taraması bebekteki işitme durumunu

tanımlamak için çok güvenilir ve doğru bir yöntemdir.

Ancak bebek ilk tarama testini geçemediğinde bu onun

işitme kayıplı olduğunun tespiti için yeterli değildir. İşitme

taraması belirlenen bir süre sonra tekrarlanır. Yine

başarısız olursa kısa bir süre sonra tekrar test yapılır

ve bebek bu testi de geçemezse o zaman daha ileri bir

işitme değerlendirmesinin yapılması gerektiği belirtilir.

Bu durumla birlikte sık periyotlarla doktor ve odyolog

tarafından takip edilen bebeğin en geç 3. ayında detaylı bir

işitme değerlendirmesinin tamamlanması gerekmektedir”

dedi.

Çocuklarda işitme problemlerine neden olan

faktörler

Bebek ve çocuklarda ortaya çıkabilecek işitme sağlığı

problemlerinin pek çok farklı nedeni olabileceğini ifade

eden Kaya, “Erken doğum, düşük doğum ağırlığı, doğumda

oksijensiz kalma, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde

kalma, annenin gebelikte geçirdiği enfeksiyonlar, doğum

travmaları, kan değişimi gerektirecek düzeyde yenidoğan

sarılığı, iç kulakta hasara neden olan ototoksik ilaçların

kullanımı ve genetik faktörler bu nedenler arasında

sayılabilir” dedi.

Eylül - September 2022


37

What symptoms does it present?

Explaining that the earlier the children with hearing loss are

diagnosed and intervened, the faster the developmental

differences with their peers can be closed, Kaya listed the

symptoms of hearing loss that may occur during infancy

and childhood as follows, “After 6 months of age, they

do not consciously return to the source of sounds.1 They

cannot say simple single words like ‘mama’ or ‘dad’ until

they are older. Speech does not develop according to age

or speech disorders occur. They often say ‘heh, what did

you say?’ They turn the TV volume up too much” Kaya also

recommended that children should not stay in extremely

noisy environments for long periods of time, and if they

stay, they should use ear protectors, that is, special

earmolds during these periods.

Personal ear protection available

Noting that families should have their children get a

hearing test without losing time, before starting school or

when there is any question mark about hearing, Hearing

Instrument Specialist and Audiologist Mehmet Tarık Kaya

said, “The use of hearing aids in hearing loss without

medical or surgical treatment removes the barriers and

communication problems caused by hearing loss. Choosing

the right hearing aid depends on the degree of hearing

loss and the child’s hearing needs. Cochlear implant is the

most suitable solution for severe and severe hearing loss

where hearing aids are not sufficient. In our May Hearing

Centers, there are both standard pediatric ear protectors

and personalized ear protectors.” Kaya informed that

in addition to the existing hearing aids, wireless FM and

microphone systems facilitate communication between

children with hearing problems and their parents.

Hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?

İşitme kaybı olan çocukların ne kadar erken tanılanır ve

müdahale edilirse yaşıtlarıyla arasında oluşan gelişimsel

farklılıkların da en hızlı şekilde kapatılabileceğini aktaran

Kaya, bebeklik ve çocukluk döneminde ortaya çıkabilecek

işitme kaybı belirtilerini ise şu şekilde sıraladı: “6 aylıktan

sonra seslerin kaynağına bilinçli bir şekilde dönmezler.1

yaşına kadar ‘anne’ veya ‘baba’ gibi basit tekli kelimeleri

söyleyemezler. Konuşma, yaşa uygun gelişmez veya

konuşmada bozukluklar meydana gelir. Sık sık ‘he, ne

dedin?’ derler. TV sesini çok fazla açarlar” Kaya ayrıca,

çocukların mümkün olduğunca aşırı gürültülü ortamlarda

uzun süreler bulunmamasını, eğer kalınıyorsa da bu süreler

boyunca kulak koruyucuların yani özel kulak kalıbının

kullanılmasını tavsiye etti.

Kişiye özel kulak koruyucu temin edilebilir

Okula başlamadan önce veya işitmeyle ilgili herhangi bir

soru işareti oluştuğunda ailelerin vakit kaybetmeksizin

çocuklarına işitme testi yaptırmaları gerektiğini söyleyen

Odyolog Mehmet Tarık Kaya, “Medikal veya cerrahi tedavisi

olmayan işitme kayıplarında işitme cihazı kullanımı işitme

kaybının oluşturduğu engelleri ve iletişim problemlerini

ortadan kaldırmaktadır. Doğru işitme cihazını seçmek

işitme kaybı derecesine ve çocuğun işitme ihtiyaçlarına

bağlıdır. İşitme cihazlarının yeterli gelmediği ileri ve çok

ileri derecedeki işitme kayıplarında ise koklear implant en

uygun çözümü oluşturmaktadır. May İşitme Merkezlerimizde

hem standart pediatrik kulak koruyucuları hem de kişiye

özel yapılan kulak koruyucuları bulunmaktadır” dedi.

Kaya mevcut işitme cihazlarına ek olarak kablosuz FM ve

mikrofon sistemlerinin de işitme sorunu yaşayan çocuklar ve

ebeveynleri arasında iletişimi kolaylaştırdığı bilgisini verdi.

Eylül - September 2022


38

“HEP VAR” campaign of Gilead Türkiye

Gilead Türkiye “HEP VAR”

Toros Şahin, Market Access and Corporate

Affairs Director at Gilead Sciences Türkiye

Gilead, a science company that develops innovative

treatments with the mission of developing the best

solutions to life-threatening diseases, launched the hepvar.

org website within the scope of the HEP VAR campaign,

which it started to raise awareness about Hepatitis B, raise

public awareness, and draw attention to the importance of

regular treatment and health checks.

Visitors to the hepvar.org website, which Gilead has

implemented to raise awareness of the whole society,

especially hepatitis B patients and their relatives, the

physician who answers the most frequently asked

questions about Hepatitis B, as well as basic information

such as hepatitis symptoms, types, testing and treatment

processes. videos, experiences of diagnosed patients, and

blog posts about living with hepatitis B.

Toros Şahin, Market Access and Corporate Affairs Director

at Gilead Sciences Türkiye said, “Although millions of people

in Turkey and around the world live with the hepatitis

B virus, many are unaware that they have the virus, and

therefore many people are at risk of being infected.

With the HEP VAR campaign, we aim to remind hepatitis

B carriers of the importance of the disease in order to

minimize this risk, and to raise awareness that individuals

diagnosed with hepatitis B can lead a healthy life with

regular treatment and physician control. The hepvar.org

website will be a reliable source of information to learn all

about Hepatitis B and to get accurate information.”

Hepvar.org, the website of the HEP VAR campaign launched

last year, offers information and guidance to its visitors with

the slogan “Solution ever EXISTS, Awareness ever EXISTS.”

Yaşamı tehdit eden hastalıklara en iyi çözümleri geliştirme

misyonuyla yenilikçi tedaviler geliştiren bilim şirketi Gilead,

Hepatit B konusunda farkındalık oluşturmak, toplumsal

bilinci artırmak, düzenli tedavi ve sağlık kontrollerinin

önemine dikkat çekmek için başlattığı HEP VAR kampanyası

kapsamında hepvar.org web sitesini hizmete sundu.

Gilead’ın başta Hepatit B hastaları ve hasta yakınları

olmak üzere tüm toplumu bilinçlendirmek üzere hayata

geçirdiği hepvar.org web sitesini ziyaret edenler, Hepatit

belirtileri, türleri, test ve tedavi süreçleri gibi temel

bilgilerin yanı sıra Hepatit B hakkında en çok merak edilen

soruların yanıtlandığı hekim videoları, tanı konan hastaların

deneyimleri, Hepatit B ile yaşama dair blog yazıları gibi pek

çok bilgilendirici içeriğe ulaşabiliyor.

Gilead Pazara Erişim ve Kurumsal İlişkiler Direktörü

Toros Şahin, “Türkiye’de ve dünyada milyonlarca insan

Hepatit B virüsü ile yaşamasına rağmen pek çoğu virüsü

taşıdıklarının farkında değil ve bu nedenle çok sayıda insan

enfekte olma riski ile karşı karşıya. HEP VAR kampanyası

ile bu riski en aza indirmek için Hepatit B taşıyıcılarına

hastalığın önemini hatırlatmayı, Hepatit B tanısı almış

bireylere ise düzenli tedavi ve hekim kontrolü ile sağlıklı bir

yaşam sürebileceklerine yönelik farkındalık oluşturmayı

amaçlıyoruz. hepvar.org web sitesi, Hepatit B hakkında tüm

merak edilenleri öğrenmek ve doğru bilgiye ulaşmak için

güvenilir bir bilgi kaynağı olacak.”

Geçen yıl başlatılan ve büyük ses getiren HEP VAR

kampanyasının web sitesi hepvar.org, “Çözüm HEP VAR,

Farkındalık HEP VAR” sloganı ile ziyaretçilerine bilgi ve

rehberlik sunuyor.

Eylül - September 2022


40

REMEMBER, WE ARE WITH YOU!

UNUTMAYIN, BİZLER SİZLERİN YANINDAYIZ!

When health law is mentioned, first of all,

mutual legal relations with the patient on one

side and the doctor on the other come to mind.

However, there are various dimensions such as

the environment in which this relationship is

experienced, the hospital, the drugs given, the

treatment method, and the mobilization of the

developing technological opportunities.

There are very few professions attributed to holiness.

Medicine is undoubtedly one of these professions. So

what makes the medical profession sacred? In fact, many

reasons can be counted, but first of all, it is concerned with

the human health. Health as a concept means to be in a

state of complete physical, mental and social well-being.

Health is defined in the constitution of the World Health

Organization as follows: “Health is a state of complete

physical, mental and social well-being and not merely the

absence of disease or infirmity”. When expressed in this

way, many aspects of health emerge. In addition to being

physically healthy, the person’s mental and social health is in

a way included in the field of health law.

When we look at the situation in our country, we

unfortunately watch with sadness and anxiety the point

where medicine, which is accepted as a sacred profession,

has reached. Physicians no longer want to do this

Sağlık hukuku denildiğinde öncelikle, bir tarafta

hasta diğer tarafta hekimin bulunduğu karşılıklı

hukuki ilişkiler akla gelmektedir. Oysaki bu

ilişkinin yaşandığı ortam, hastane, verilen ilaçlar,

tedavi yöntemi, gelişen teknolojik imkanların

seferber edilmesi gibi çok çeşitli boyutlar

karşımıza çıkmaktadır.

Kutsallık atfedilen çok az meslek grubu vardır. Tıp da

şüphesiz bu mesleklerin başında gelir. Peki nedir tıp

mesleğini kutsal kılan neden? Aslında birçok neden

sayılabilir ama en başında insan sağlığı ile ilgilenmesi gelir.

Sağlık kavram olarak bedenen, ruhen ve sosyal olarak tam

bir iyilik halinde olma anlamındadır. Dünya Sağlık Örgütü

(WHO), sağlığı yalnız hastalık ve sakatlık anlamında değil,

bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde

olma gerekliliği olarak nitelemektedir. Böyle ifade edilince

sağlığın birçok yönü de karşımıza çıkmaktadır. Kişinin

bedenen sağlıklı olması yanında, ruhen ve sosyal anlamda

da sağlıklı olması bir bakıma sağlık hukukunun alanına

girmektedir.

Ülkemizdeki duruma baktığımızda kutsal meslek olarak

kabul edilen hekimliğin geldiği noktayı, ne yazık ki üzüntü

ve endişe ile izliyoruz. Hekimler pandemi zamanında

ailesinden, evladından, hatta canından vazgeçip icra

etmeye çalıştıkları bu mesleği artık yapmak istemiyorlar.

Eylül - September 2022


41

profession, which they tried to perform by giving up their

family, children and even their lives during the pandemic.

Shifts lasting 36 hours, the health system where patients

are treated every 5 minutes and pushed to make mistakes,

relatives of patients who want to take the pain of the

system’s troubles from physicians, inhuman verbal and

physical violence cases that we see in the media everyday

and that we do not see as much; economic and social

violence that does not meet the effort given. conditions

are crushed and continue to be crushed under the millions

of lawsuits filed in the name of ongoing psychological

harassment (mobbing) and medical error (malpractice) in

public and private health institutions. “Primum non Nocere”

This Latin word attributed to Hippocrates is taught in the

first class of medical school. It means “first do no harm”.

Well, don’t you think that the probability of a physician with

these working conditions not to cause harm is low?

Physicians and health workers have now lost their hope for

the future in their own lands. In fact, it was clear what they

wanted as members of this profession; to be understood,

supported and defended! This situation prompted

physicians and health workers to seek a hand that reaches

out, understands and supports them, and directed them to

non-governmental organizations. This has been our biggest

motivation on the way we entered. To show our doctors

and health workers that they are not alone and that they

do not walk alone on this path, and to support them to

know, seek and demand their rights on the legal ground!

So why is there a need for the field of health law today

and why such a field has become inevitable? Living in

a healthy way and continuing his life in this way brings

with him certain rights and obligations. When health law

is mentioned, first of all, mutual legal relations with the

patient on one side and the doctor on the other come

to mind. Health law is too broad and comprehensive to

be reduced to the patient dimension only. Legal and

criminal liability of physicians, administrative responsibility,

responsibility and obligations of patients and physicians,

rights of healthcare professionals, illuminating the patient

and consent in medical intervention are regulated within

the framework of health law.

The fact that the profession of medicine is carried out

on the human body, which is protected in Article 17 of

our constitution, and accordingly the peculiarity of the

treatment process, may cause physicians to face criminal

investigations in some cases. These processes are not only

long, difficult and frustrating, but also can lead to severe

sanctions. Unfortunately, we, physicians, have not been

taught what to do when faced with these processes. In the

6-year medical school education, not even a single course

was reserved for health law. As such, we physicians have

always felt the lack of it in the field.

Dr. Mustafa CANDAZ

Member of the Board of the “High health law “ Association

36 saat süren nöbetler, 5 dakikada bir hasta bakılan ve

hata yapmaya itilen sağlık sistemi, sistemin sıkıntılarının

acısını hekimlerden çıkarmak isteyen hasta yakınları, her

gün medyada gördüğümüz ve bir o kadar da görmediğimiz

insanlık dışı sözlü ve fiziki şiddet vakaları, verilen emeği

karşılamayan ekonomik ve sosyal koşullar, kamusal ve özel

sağlık kuruluşlarında süregelen psikolojik taciz (mobbing)

ve medikal hata (malpraktis) adına açılan milyonluk davalar

altında eziliyor ve ezilmeye devam ediyorlar.

Hekim ve sağlık çalışanları artık kendi topraklarında

geleceğe dair umutlarını kaybetmiş durumdadırlar.

Aslında, bu mesleğin mensubu olarak istedikleri şey belli

idi; anlaşılmak, destek görmek ve savunulmak! Bu durum,

hekim ve sağlık çalışanlarını kendilerine uzanan, anlayan

ve destekleyen bir el aramaya itti ve sivil toplum örgütlerine

yöneltti. Girdiğimiz yolda bizim en büyük motivasyonumuz

bu oldu. Hekim ve sağlık çalışanı arkadaşlarımıza yalnız

olmadıklarını ve bu yolda yalnız yürümediklerini göstermek,

hukuki zeminde haklarını bilmelerine, aramalarına, talep

etmelerine destek vermek!

Peki günümüzde sağlık hukuku alanına neden ihtiyaç var

ve neden böyle bir alanın doğması kaçınılmaz olmuştur.

İnsanın sağlıklı bir şekilde yaşaması ve hayatını bu

şekilde sürdürebilmesi birtakım hak ve yükümlülükleri

de beraberinde getirmektedir. Sağlık hukuku denildiğinde

öncelikle, bir tarafta hasta diğer tarafta hekimin bulunduğu

karşılıklı hukuki ilişkiler akla gelmektedir.

Eylül - September 2022


42

At this point, our “Yüksek Sağlık Hukuku” Association,

the foundations of which were laid in 2020 and officially

established in 2022; It started its activities with the slogan

“We are the operative power of healthcare workers”. The

primary purpose of our association is to discuss the forensic

and administrative problems faced by doctors, dentists,

pharmacists, veterinarians, psychologists and other allied

health workers in the profession of medicine, dentistry,

pharmacy, veterinary medicine, psychological counseling

and guidance, and is to find solutions.

Our Founding President is -also founding president of the

Medical Malpractice Association- Dr. Bozkurt Oğuz Sınar,

our Vice President Dr. Onur Gök, Treasurer Dr. Furkan Salcı,

our Board members, Dr. Ömer Faruk İşleyen, Dr. Büşra

Ayasun, Dr. Mustafa Candaz and all our board members

have the title of health law specialist. Our association was

established in Istanbul and does not have branches in any

other city. “High Health Law” Association will also inform

lawyers and other legal professionals interested in this field

in the fields of Health Law and Medical Malpractice and

will try to increase their knowledge. It will enable them to

specialize in this field and gain experience. “High Health

Law” Association aims to be the most prestigious institution

in its field. As the “Yüksek Sağlık Hukuku” Association we

want to say that we want to give all kinds of support to

physicians and health workers who try to practice their

profession under very different threats both socially and

legally that they do not have to bow to these threats.

REMEMBER, WE ARE WITH YOU!

Dr. Mustafa CANDAZ

Member of the Board of the “High health law” Association

Sağlık hukuku yalnızca hasta boyutuna indirgenemeyecek

kadar geniş ve kapsamlıdır. Hekimlerin hukuki ve cezai

sorumluluğu, idari sorumluluk, hastanın ve hekimin

sorumluluğu ile yükümlülükleri, sağlık çalışanlarının

hakları, tıbbi müdahalede hastaya dair aydınlatma ve

rızaya dair yasal dayanaklar, sağlık hukuku çerçevesinde

düzenlenmiştir.

Hekimlik mesleğinin, anayasamızın 17.maddesinde

korunan insan vücudu üzerinde gerçekleştirilmesi ve

buna bağlı olarak tedavi sürecinin kendine has özelliği

bazı durumlarda hekimlerin ceza soruşturmaları ile karşı

karşıya gelmelerine neden olabilmektedir. Bu süreçler

uzun, zor, yıpratıcı olmasının yanı sıra çok ağır yaptırımlara

yol açabilmektedir. Biz hekimlere ise bu süreçlerle

karşı karşıya kaldığımızda ne yapmamız gerektiği ne

yazık ki öğretilmemiştir. 6 yıllık tıp fakültesi eğitiminde

sağlık hukukuna 1 ders bile ayrılmamıştır. Hal böyle

olunca biz hekimler, sahada bunun eksikliğini her zaman

hissetmişizdir.

Bu noktada 2020 yılında temelleri atılıp, 2022‘de resmi

olarak kurulan Yüksek Sağlık Hukuku Derneği’miz;

‘Sağlık çalışanlarının operatif gücüyüz’ sloganıyla faaliyete

geçmiş bulunmakta. Derneğimizin birinci amacı tıp, diş

hekimliği, eczacılık, veterinerlik, psikolojik danışmanlık

ve rehberlik mesleği içindeki doktor, diş hekimi, eczacı,

veteriner, psikolog ve diğer yardımcı sağlık çalışanlarının

tıbbi, eczacılık, veterinerlik ve psikolojik danışmanlık

uygulamalarında karşılaşmış oldukları adli, idari sorunları

tartışmak ve çözüm yolları bulmaktır. Yüksek Sağlık

Hukuku Derneği, aynı zamanda bu alanla ilgilenen

avukatları ve diğer hukuk insanlarını da Sağlık Hukuku ve

Medikal Malpraktis alanlarında bilgilendirecek ve bilgilerini

artırmaya çalışacaktır. Bu alanda uzmanlaşmalarını

sağlayacak ve deneyim kazandıracaktır.

Derneğimiz Kurucu Başkanımız ve Medikal Malpraktis

Derneği’nin de kurucu başkanı olan Dr. Bozkurt Oğuz Sınar,

Başkan Yardımcımız Dr. Onur Gök, Sayman Dr. Furkan

Salcı, Yönetim Kurulu üyelerimiz Dr. Ömer Faruk İşleyen,

Dr. Büşra Ayasun ve Dr. Mustafa Candaz ’dan oluşmakta

olup, bütün yönetim kurulu üyelerimizin sağlık hukuku

uzmanı ünvanı bulunmaktadır. Derneğimiz İstanbul’da

kurulmuş olup, başka bir şehirde şubesi bulunmamaktadır.

Yüksek Sağlık Hukuku Derneği alanında en prestijli kurum

olmayı hedeflemektedir.Gerek sosyal, gerek hukuksal

yönden çok farklı tehditlerin altında mesleğini icra etmeye

çalışan hekim ve sağlık çalışanlarına bu tehditlere boyun

eğmek zorunda olmadıklarını Yüksek Sağlık Hukuku

Derneği olarak her türlü desteği vermek istediğimizi

söylemek istiyoruz.

UNUTMAYIN, BİZLER SİZLERİN YANINDAYIZ!

Dr. Mustafa CANDAZ

Yüksek Sağlık Hukuku Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Eylül - September 2022


44

Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Acting

Rector at Near East University

Assoc. Dr. Mahmut Çerkez

Ergören, Medical Genetics

Laboratory Supervisor, Near East

University Hospital

Turkish scientists developed a PCR

Diagnostic Kit for Monkey Pox Virus

Türk bilim insanları Maymun Çiçeği için PCR Tanı Kiti geliştirdi

Near East University researchers developed a PCR

Diagnostic Kit that can detect Monkeypox virus in

1 hour after COVID-19.

Declared as a “global emergency” by the World Health

Organization, monkeypox continues to cause concern.

For the disease, which is declared to have a very low risk of

pandemic compared to COVID-19, necessary precautions

still need to be taken.

Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacıları, COVID-

19’dan sonra, Maymun Çiçeği hastalığını 1 saatte

saptayabilen PCR Tanı Kiti geliştirdi.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından “küresel acil durum” olarak

ilan edilen, maymun çiçeği hastalığı endişe oluşturmaya

devam ediyor. COVID-19’a nazaran pandemi riskinin

oldukça düşük olduğu açıklanan hastalık için yine de gerekli

önlemlerin alınması gerekiyor.

Eylül - September 2022


45

One of these measures is the development of a PCR

Diagnostic Kit.

Near East University scientists, who gained significant

experience with the scientific studies they carried

out, especially the local PCR Diagnosis and Variant Kit

developed during the COVID-19 process, have also come

a long way in their research on monkeypox. Near East

University researchers developed a PCR Diagnostic Kit

to detect monkeypox after COVID-19. With the Monkey

Flower PCR Diagnostic Kit developed within the body of

the Near East University, the diagnosis of the disease can

be made within 1 hour.

Near East University, which is preparing to apply to the

Ministry of Health of the Turkish Republic of Northern

Cyprus for the use and production permits of the kit, plans

to produce the diagnostic kits that the TRNC will need in

possible cases of monkeypox by starting production after

the necessary permissions.

“With the experience we have gained during

the COVID-19 process, we are ready to meet the

needs of our country and society in a possible

monkeypox epidemic.”

Recalling the important projects such as the protective

nasal spray, the local PCR Diagnosis and Variant Analysis

Kit they developed during the COVID-19 process with

their fully equipped laboratories and competent staff that

continue to work within the Near East University, Prof.

Dr. Tamer Şanlıdağ, Acting Rector at Near East University,

said, “We are ready to meet the needs of our country

and society in a possible monkeypox epidemic, with the

opportunities we have, our competent academic staff

and the experience we have gained during the COVID-19

process.”

Stating that the PCR Diagnostic Kit designed by the Near

East University to detect the monkeypox virus is one of

the first concrete steps they have taken in this direction,

Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ said, “We will continue to work

and produce for public health with all the facilities we

have, especially our fully equipped laboratories such as Kit

Production Laboratory and Genome Analysis Laboratory

operating within our university.”

“With the PCR Diagnostic Kit we have designed,

we can diagnose monkeypox within 1 hour.”

Reminding that the only local PCR Diagnostic Kit in the

TRNC during the COVID-19 epidemic was designed by

the Near East University’s own teams, Assoc. Dr. Mahmut

Çerkez Ergören, Medical Genetics Laboratory Supervisor,

Near East University Hospital, said, “We have implemented

the PCR Diagnostic Kit for Monkeypox virus by working

hard with the same discipline. We are proud to be the team

that has broken new ground once again.”

Stating that they made the diagnosis with the monkeypox

PCR Diagnostic Kit they designed, Assoc. Dr. Mahmut

Çerkez Ergören said, “With the kit we have designed, the

diagnosis of monkeypox can be made within an hour.”

Bu önlemlerin başında ise PCR Tanı Kiti geliştirilmesi

geliyor.

COVID-19 sürecinde başta geliştirdiği yerli PCR Tanı ve

Varyant Kiti olmak üzere, yürüttükleri bilimsel çalışmalarla

önemli bir tecrübe edinen Yakın Doğu Üniversitesi

bilim insanları, maymun çiçeği hastalığına yönelik

araştırmalarında da önemli bir yol kat etti. Yakın Doğu

Üniversitesi araştırmacıları, COVID-19’dan sonra, maymun

çiçeği hastalığını saptamak için de PCR Tanı Kiti geliştirdi.

Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde geliştirilen Maymun

Çiçeği PCR Tanı Kiti ile hastalığın teşhisi 1 saat içerisinde

konulabiliyor.

Kitin kullanım ve üretim izinleri için Kuzey Kıbrıs Türk

Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’na başvurmaya hazırlanan

Yakın Doğu Üniversitesi, gerekli izinlerin ardından üretime

geçerek KKTC’nin olası maymun çiçeği vakalarında ihtiyaç

duyacağı tanı kitlerini üretmeyi planlıyor.

“COVID-19 sürecinde edindiğimiz tecrübelerle,

olası bir maymun çiçeği salgınında da ülkemizin

ve toplumumuzun ihtiyaçlarını karşılamak için

hazırız.”

Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde çalışmalarına devam

eden tam donanımlı laboratuvarları ve yetkin kadrolarıyla

COVID-19 sürecinde geliştirdikleri koruyucu burun spreyi,

yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti gibi önemli projeleri

hatırlatan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof.

Dr. Tamer Şanlıdağ, “Sahip olduğumuz olanaklar, yetkin

akademik kadrolarımız ve COVID-19 sürecinde edindiğimiz

tecrübelerle, olası bir maymun çiçeği salgınında da

ülkemizin ve toplumumuzun ihtiyaçlarını karşılamak için

hazırız” ifadelerini kullandı.

Maymun çiçeği virüsünü saptamak için Yakın Doğu

Üniversitesi bünyesinde tasarlanan PCR Tanı Kiti’nin bu

yönde attıkları ilk somut adımlardan biri olduğunu söyleyen

Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Başta üniversitemiz bünyesinde

faaliyet gösteren Kit Üretim Laboratuvarı ve Genom Analiz

Laboratuvarı gibi tam donanımlı laboratuvarlarımız olmak

üzere sahip olduğumuz tüm olanaklarla toplum sağlığı için

çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz” dedi.

“Tasarladığımız PCR Tanı Kiti ile maymun çiçeği

teşhisini 1 saat içerisinde koyabiliyoruz.”

COVID-19 salgınında KKTC’de tek yerli PCR Tanı Kiti’ni

Yakın Doğu Üniversitesi’nin kendi ekipleri tarafından

tasarlandığını hatırlatan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi

Tıbbi Genetik Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Mahmut

Çerkez Ergören, “Maymun Çiçeği virüsüne yönelik PCR

Tanı Kiti’ni de aynı disiplin ile çok çalışarak hayata geçirdik.

Yine bir ilke imza atan ekip olmanın gururunu yaşıyoruz”

ifadelerini kullandı.

Tasarladıkları maymun çiçeği PCR Tanı Kiti ile teşhisi deri

üzerinde oluşan kabuk içindeki sıvıdan alınan örnekle

yaptıklarını söyleyen Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören,

“Tasarladığımız kit ile bir saat içerisinde maymun çiçeği

tanısı konulabiliyor” ifadelerini kullandı.

Eylül - September 2022


46

Roche achieved good financial results in the first half of 2022

Roche 2022 yılının ilk yarısına ait başarılı finansal

sonuçlarını açıkladı

Roche’s group sales in the

first 6 months of 2022

increased by 5% compared

to the same period of the

previous year and amounted

to CHF 32.3 billion, thanks

to the work carried out

by Pharmaceuticals and

Diagnostics divisions. Roche

shared the information

that 3 percent growth

was recorded in the

Pharmaceutical Department

and 11 percent in the

Diagnostics Department.

Roche, one of the world’s leading

biotechnology companies and one of the leading

companies in personalized diagnosis and treatment,

announced its financial results for the first half of 2022.

Demonstrating its financial success in the first half of 2022

with its activities in the healthcare sector, Roche’s group

sales increased by 5 percent to CHF 32.3 billion. According

to data, Roche Pharmaceutical grew by 3 percent to

approximately CHF 22.3 billion, driven by strong demand

for the new treatments and Roche Diagnostics sales

increased by 11 percent to CHF 9.9 billion.

“We aim to maintain growth throughout the year”

Evaluating the half-year financial results of 2022, Roche

Group CEO Severin Schwan said, “We achieved good results

in the first half of the year, thanks to the continued strong

demand for our diagnostics base business and our new

medicines to treat hemophilia, cancer and neurological

disorders. Thanks to the ongoing renewal of our portfolio,

we continue to grow despite biosimilars, whose impact

declined further as expected. Based on our current

assessment, we confirm the outlook for the full year.”

Roche continues to support the fight against

COVID-19 variants

While Roche supports the fight against COVID-19 and its

variants globally during the pandemic, it’s predicted that

COVID-19 diagnosis and treatment sales will decrease by

approximately CHF 2 billion to approximately CHF 5 billion

Roche’un, İlaç ve Diagnostik

bölümlerinin gerçekleştirdiği

çalışmalarla 2022 yılının ilk 6

ayındaki grup satışları geçtiğimiz

yılın aynı dönemine kıyasla yüzde

5’lik artışla 32,3 milyar İsviçre Frangı

düzeyinde gerçekleşti. Roche, İlaç

Bölümü’nde yüzde 3 ve Diagnostik

Bölümü’nde yüzde 11’lik büyüme

kaydedildiği bilgisini paylaştı.

Dünyanın önde gelen biyoteknoloji

şirketlerinden ve kişiye özel tanı ve

tedavinin öncü firmalarından Roche,

2022 yılının ilk yarı dönemine ait finansal

sonuçlarını açıkladı.

Sağlık hizmetleri sektöründe

gerçekleştirdiği faaliyetlerle önceki yıllarda elde ettiği

finansal başarılarını 2022 yılının ilk yarısında da ortaya

koyan Roche’un grup satışları yüzde 5 oranında artışla 32,3

milyar İsviçre Frangı seviyesinde gerçekleşti. Verilere göre,

İlaç Bölümü piyasaya sürülen yeni tedavilere gösterilen

yoğun talep ile birlikte yüzde 3 artış göstererek, yaklaşık

22,3 milyar İsviçre Frangına ulaştı. Diagnostik Bölümü’nün

satışları ise yüzde 11 oranında artarak, 9,9 milyar İsviçre

Frangı olarak gerçekleşti.

“Yıl boyunca büyümeyi sürdürmeyi hedefliyoruz”

2022 yılı yarı dönem finansal sonuçlarını değerlendiren

Roche Grup CEO’su Severin Schwan, “Tanı alanındaki temel

faaliyetlerimize ve hemofili, kanser, nörolojik bozuklukları

tedavi etmeye yönelik ilaçlarımıza yönelik devam eden

güçlü talep ile yılın ilk yarısında başarılı sonuçlar elde ettik.

Portföyümüzün yenilenmeye devam etmesi ile de beklendiği

üzere etkisi azalan biyobenzerlere rağmen büyümeyi

sürdürüyoruz. Mevcut değerlendirmelerimiz ışığında, bu

yıl sonu için de beklentimiz benzer sonuçları elde etmek

yönünde” ifadelerini kullandı.

Roche, COVID-19 varyantları ile mücadeleye

destek olmaya devam ediyor

Pandemi süresince COVID-19 ve varyantları ile mücadeleye

küresel çapta destek olan Roche, önümüzdeki süreçte

COVID-19 tanı ve tedavi grubu satışlarının yaklaşık olarak

2 milyar İsviçre Frangı düzeyinde azalarak yaklaşık 5

milyar İsviçre Frangına düşeceğini; bu yıl biyobenzerlerden

Eylül - September 2022


47

in the upcoming period and expects sales losses from

biosimilars this year to be around CHF 2.5 billion. Despite

these anticipated changes, group sales are expected to

grow in the high single-digit range.

Global growth goes on with continued strong

demand for treatment solutions

The financial data of Roche Pharmaceuticals Division

reached CHF 22.3 billion with a 3 percent growth compared

to the first six months of the previous year. Strong demand

for Roche’s treatments for diseases such as hemophilia,

multiple sclerosis, cancer and spinal muscular atrophy

played a significant role in this growth.

Continuing strong growth in diagnostics across all

regions

According to the announced half-term financial report, the

growth of the Roche Diagnostics Division was determined

by 11 percent, while its sales reached the level of CHF

9.9 billion. Strong growth of 6 percent was recorded in

the division’s core business area, including all regions.

While Roche’s COVID-19 tests reached a sales volume of

CHF 2.5 billion in the first six months of last year, it was

recorded that the sales volume increased to CHF 3.1 billion

in the same period of this year. The company predicts

that demand for COVID-19 tests will decrease in the third

quarter of the year.

Outlook for 2022

Roche’s sales are expected to continue to grow steadily

in low single digits in the second half of 2022, while core

earnings per share are targeted to grow in the low to midsingle

digit range (at constant exchange rates), including

the increased impact of the 2021 share buyback. The

company also hopes to increase its dividend in CHF.

kaynaklanan satış kayıplarının ise yaklaşık 2,5 milyar

İsviçre Frangı olmasını bekliyor. Beklenen bu değişimlere

karşın grup satışlarının ise yüksek tek haneli aralıkta

büyüyeceği öngörülüyor.

Tedavi çözümlerine devam eden güçlü talep ile

küresel büyüme devam ediyor

Roche İlaç Bölümü’ne ait finansal veriler, önceki yılın ilk 6

ayına kıyasla yüzde 3’lük bir büyüme ile 22,3 milyar İsviçre

Frangına ulaşırken; şirketin hemofili, multipl skleroz,

kanser ve spinal musküler atrofi gibi hastalıklara yönelik

tedavilere olan güçlü talep bu büyümede önemli bir paya

sahip oldu.

Tanı alanında tüm bölgeleri kapsayan ve devam

eden güçlü büyüme

Açıklanan yarı dönem finansal raporuna göre Roche

Diagnostik Bölümü’nün büyümesi yüzde 11 oranında

belirlenirken, satışları 9,9 milyar İsviçre Frangı düzeyine

ulaştı. Bölümün temel iş alanında tüm bölgeleri

kapsamak üzere yüzde 6 oranında güçlü bir büyüme

kaydedilirken, Roche’un COVID-19 testleri, geçtiğimiz yılın

ilk altı ayında 2,5 milyar İsviçre Frangı düzeyinde satış

hacmi kaydederken bu yılın aynı döneminde 3,1 milyar

İsviçre Frangı satış sağladı. Şirket, yılın üçüncü çeyreğinde

COVID-19 testlerine olan talebin düşüş göstereceğini

öngörüyor.

2022 yılı öngörüleri

Roche’un 2022 yılının ikinci yarısında da satışlarının

istikrarlı olarak düşük tek hanelerle büyümeye devam

edeceği tahmin edilirken hisse başına temel kazancın,

2021 hisse geri alımının artan etkisi de dahil olmak üzere,

düşük ila orta tek haneli aralıkta (sabit döviz kurlarında)

büyümesi hedefleniyor. Şirket İsviçre Frangı cinsinden

temettüsünü artırmayı da umuyor.

Eylül - September 2022


48

The 33rd of IASGO World Congress is in Istanbul…

33. IASGO Dünya Kongresi İstanbul’da…

IASGO World

Congress, which

will be held for the

33rd time this year,

will take place in

Istanbul this year,

covering all areas of

Hepato-Pancreato-

Biliary Surgery,

Gastrointestinal

Surgery, and

Oncology from a

multidisciplinary

perspective.

Oncologist Prof. Dr. Faysal Dane,

Congress President

General Surgeon Prof. Dr. Ender

Dulundu, Congress President

Bu sene 33.’sü

düzenlenecek olan

Hepato-Pankreato-

Safra cerrahisi,

Gastrointestinal

cerrahi ve Onkolojinin

tüm alanlarını

multidisipliner

bir bakış açısıyla

kapsayan IASGO

Dünya Kongresi bu

sene İstanbul’da

gerçekleşecek.

Organized for the 33rd time by IASGO, IASGO Turkey will

take place at Istanbul Congress Center from the 28th of

September to the 1st of October 2022. A large number

of participants from abroad and at home are expected to

attend IASGO Turkey, where the best in their fields from

different countries of the world will attend as speakers.

The IASGO Turkey congress will offer a full and interactive

scientific program for expert scientists to discuss current

issues in the fields of oncology, surgery, nuclear medicine,

gastroenterology and liver transplantation and to share the

latest information. Istanbul will host the IASGO congress,

a global organization that brings together hundreds of

surgeons, oncologists and gastroenterologists who are

experts in their fields. This meeting, which will be held

face-to-face for the first time after the pandemic, is

also very important because it is an organization where

internationally important centers will discuss emerging

and promising treatments in many cancer types and multicentre

joint working groups will be formed.

At the IASGO Turkey Congress to be held the presidency of

General Surgeon Prof. Dr. Ender Dulundu and Oncologist

Prof. Dr. Faysal Dane, all scientific sessions, including

multidisciplinary clinical studies, will take place with

question-answer, discussion and real case examples.

Participants will experience the latest technology and

current methods in fields such as laparoscopic and robotic

surgery with IASGO Turkey workshops and courses.

The main topics of the IASGO Turkey Congress

are:

Bariatric and Metabolic Surgery

Liver Transplant

Robotic Surgery

Laparoscopic Surgery

Colorectal Surgery

Hepato Pancreato Biliary Surgery

Cytoreductive Surgery (Hipec and Pipac)

Immunotherapy

Transplant Oncology

Gastrointestinal Oncology (GI)

IASGO’nun 33.’üncüsü düzenlediği IASGO Turkey 28 Eylül-

1 Ekim tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde

gerçekleşecek. Dünyanın farklı ülkelerinden alanında

en iyilerin konuşmacı olarak katılacağı IASGO Turkey’e

yurtdışından ve yurtiçinden çok sayıda dinleyicinin katılması

bekleniyor.

IASGO Turkey kongresi, konusunda uzman bilim

insanlarının onkoloji, cerrahi, nükleer tıp ve gastroenteroloji

ile karaciğer nakli alanlarında mevcut sorunları tartışmak

ve en son bilgileri paylaşmak için dolu ve interaktif bir

bilimsel program sunacak. Alanında uzman yüzlerce

cerrah, onkolog ve gastroenteroloğu bir araya getiren

global bir organizasyon olan IASGO kongresine İstanbul

ev sahipliği yapacak. Pandemi sonrası ilk kez yüz yüze

gerçekleşecek olan bu toplantı aynı zamanda uluslararası

önemli merkezlerin pek çok kanser türünde yeni ortaya

çıkan ve umut vadeden tedavileri tartışacağı ve çok

merkezli ortak çalışma gruplarının da oluşturulacağı bir

organizasyon olması nedeniyle de çok önemli.

Kongre Başkanlığını Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr.

Ender Dulundu ve Onkolog Prof. Dr. Faysal Dane’nin

yapacağı IASGO Turkey Kongresi’nde, multidisipliner klinik

çalışmaları içeren tüm bilimsel oturumlar; soru-cevap,

tartışma ve gerçek vaka örnekleri ile gerçekleşecek.

Katılımcılar, laparoskopik ve robotik cerrahi gibi alanlarda

en yeni teknoloji ve güncel metotları IASGO Turkey

workshop ve kursları ile deneyimleyecek.

IASGO Turkey Kongresinin ana başlıkları:

Bariatrik ve Metabolik Cerrahi

Karaciğer Nakli

Robotik Cerrahi

Laparoskopik Cerrahi

Kolorektal Cerrahi

Hepato Pankreato Bilier Cerrahi

Sitoredüktif Cerrahi (Hipec ve Pipac)

Immünoterapi

Transplant Onkolojisi

Gastroıntestınal Oncology (Gı)

Eylül - September 2022


50

Ranked #1 on the “Best Employers for Women” list

“Kadınlar için En İyi İşverenler” listesinde birinci sırada

In the survey conducted

by Forbes with the

participation of

50,000 employees,

AstraZeneca

ranked first among

pharmaceutical

companies in the “Best

Employers for Women”

2022 list.

While pushing the

boundaries of science to

discover drugs that add

value to life, AstraZeneca,

which draws attention

with its support for the

development of society

and its employees, was

included in Forbes’ “Best

Employers for Women”

2022 list and ranked first

among pharmaceutical

companies. The ranking was determined by results from an

independent survey of 50,000 employees from companies

with at least 1,000 employees in their US operations.

Making a statement on the subject, Feyza Aysan, HR

Director at AstraZeneca Turkey, said, “We are proud to be

on this list with our policies that support gender equality

and our successful work in internal and external gender

equality activities. At AstraZeneca, we have a corporate

culture that promotes diversity and inclusion and promotes

gender equality. As in all geographies in which we operate

in this regard, we continue to progress strongly with the

studies we have carried out in Turkey. For example, we can

say that 62.5% of our board members and 69.4% of our

middle and senior managers in Turkey are women. The fact

that we rank first among pharmaceutical companies in this

survey conducted by Forbes confirms our commitment

to gender equality in the workforce. We are proud of our

special training and development programs for women and

all the opportunities we offer to accelerate their career and

personal development goals.

As AstraZeneca, we believe that gender equality in business

life begins with equality in social life. In line with this belief,

we will continue to work to further promote an inclusive

culture and diversity in the workforce.”

Feyza Aysan, HR Director at AstraZeneca Turkey

Forbes’un 50.000

çalışanın katılımı

ile yaptığı ankette,

AstraZeneca “Kadınlar

için En İyi İşverenler”

2022 listesinde ilaç

şirketleri arasında ilk

sırada yer aldı.

Yaşama değer katan

ilaçları keşfetmek

amacıyla bilimin sınırlarını

zorlarken, toplumun ve

çalışanlarının gelişimine

verdiği destekle de dikkat

çeken AstraZeneca,

Forbes’un “Kadınlar için

En İyi İşverenler” 2022

listesinde yer alarak

ilaç şirketleri arasında

birinci oldu. Sıralama,

ABD operasyonlarında

en az 1.000 çalışanı olan

şirketlerden toplam 50.000

çalışanın katıldığı bağımsız anketten çıkan sonuçlara göre

belirlendi.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan AstraZeneca Türkiye

İnsan Kaynakları Direktörü Feyza Aysan, “Cinsiyet

eşitliğini destekleyen politikalarımız, kurum içi ve kurum

dışı toplumsal cinsiyet eşitliği faaliyetlerindeki başarılı

çalışmalarımızla bu listede yer almaktan gurur duyuyoruz.

AstraZeneca’da çeşitlilik ve kapsayıcılığın teşvik edildiği

ve cinsiyet eşitliğinin desteklendiği bir kurum kültürüne

sahibiz. Bu konuda faaliyette olduğumuz tüm coğrafyalarda

olduğu gibi Türkiye’de de ortaya koyduğumuz çalışmalarla

güçlü bir şekilde ilerlemeye devam ediyoruz. Örneğin,

Türkiye’de yönetim kurulu üyelerimizin %62,5’inin, orta

ve üst düzey yöneticilerimizin yüzde %69,4’ünün kadın

olduğunu söyleyebiliriz. Forbes tarafından yapılan bu

ankette ilaç şirketleri arasında ilk sırada yer almamız,

iş gücünde cinsiyet eşitliğine olan bağlılığımızın teyidi

niteliğinde. Kadınlara yönelik özel eğitim ve gelişim

programlarımız, kariyer ve kişisel gelişim hedeflerini

hızlandırmak için sunduğumuz tüm imkânlardan gurur

duyuyoruz. AstraZeneca olarak, iş hayatında cinsiyet

eşitliğinin toplumsal hayatta eşitlik ile başladığına

inanıyoruz. Bu inancımız doğrultusunda kapsayıcı bir

kültürü ve iş gücünde çeşitliliği daha da teşvik etmek için

çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.

Eylül - September 2022


52

World’s first Global Hygiene

Summit to take place in Singapore in 2023

Dünyanın ilk Küresel Hijyen Zirvesi 2023’te Singapur’da yapılacak

Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Merkezi (Singapur)

ortaklığında ve Dünya Bankası iş birliğiyle

düzenlenen Global Hygiene Summit 2023,

15-16 Şubat 2023 tarihlerinde Singapur’da

düzenlenecek

The Global Hygiene Summit 2023, organised

in partnership with the National Centre

for Infectious Diseases (Singapore), and in

collaboration with the World Bank, is being

hosted in Singapore on the 15th and 16th

February 2023.

The Reckitt Global Hygiene Institute (RGHI), a not-for-profit

foundation that was established in 2020 with a multi-year

$25 million grant from Reckitt, RGHI is focused on plugging

significant gaps in the health research space and improving

access to information that will bridge epidemiology,

public health, and behaviour change. The Global Hygiene

Summit will align with this aim by informing the global

health agenda stimulating discussion that could lead to the

adoption of better and more sustainable hygienic practises

globally.

The event will create a forum for multi-level and multidisciplinary

discussions around hygiene science, behaviour,

economics, and real-world experiences and outcomes.

It will bring together scientists, politicians, the private

sector and civil society to generate impact through the

intersection between health and hygiene ~ which is vital

to safeguarding the physical and economic wellbeing of

populations worldwide, both amid COVID-19 and beyond.

By articulating the shape, scope and importance of the

hygiene field, motivating multi-level and multi-disciplinary

Reckitt’ten çok yıllı 25 milyon dolarlık hibe ile 2020’de

kurulan, kar amacı gütmeyen bir vakıf olan Reckitt Global

Hygiene Institute (RGHI) sağlık araştırma alanındaki önemli

boşlukları kapatmaya ve epidemiyoloji, halk sağlığı ve

davranış değişikliği arasında köprü oluşturacak bilgilere

erişimi iyileştirmeye odaklanmıştır. Global Hygiene

Summit (Küresel Hijyen Zirvesi), küresel sağlık gündemini

küresel olarak daha iyi ve daha sürdürülebilir hijyenik

uygulamaların benimsenmesine yol açabilecek tartışmaları

teşvik ederek bu amaç ile uyumlu olacaktır.

Etkinlik, hijyen bilimi, davranış, ekonomi ve gerçek dünya

deneyimleri ve sonuçları hakkında çok düzeyli ve çok

disiplinli tartışmalar için bir forum oluşturacaktır. Bilim

insanlarını, politikacıları, özel sektörü ve sivil toplumu

sağlık ve hijyen arasındaki kesişme yoluyla etki yaratmak

için bir araya getirecek ve bu, hem COVID-19’un ortasında

hem de ötesinde dünya çapındaki nüfusların fiziksel ve

ekonomik refahını korumak için hayati önem taşımaktadır.

Hijyen alanının şeklini, kapsamını ve önemini dile getirerek,

çok seviyeli ve çok disiplinli çalışmayı motive edecek olan

Global Hygiene Summit epidemiyoloji, davranış ve politika

Eylül - September 2022


54

working by bridging epidemiology, behaviour and policy,

the Global Hygiene Summit intends to gain consensus on

how to effectively measure and create behavioural change

and economic impact (ROI), and how to present this to

engage policymakers.

By establishing the need and basis for a holistic, coordinated

approach the Global Hygiene Summit will create

clarity around hygiene and the positive impact that could

be gained in global health and societal outcomes.

Global Hygiene Summit 2023 will also motivate the

[Singapore] Declaration; a guide for structural change that

will be brought about by co-discussion and global cooperation

and set the agenda for future change.

Professor Yee Sin Leo, Executive Director, NCID said:

“Hygiene generally refers to conditions and practices that

help to maintain health and prevent the spread of diseases.

Despite its intimate link to health, hygiene is ill-defined and

often intertwined with socioeconomic status, and cultural

belief and practices. Hygiene is a fundamental pre-requisite

for sustainable public health and with our dual mission of

clinical and public health, NCID is pleased to partner for this

inaugural summit in Singapore. Leveraging on prominent

stakeholders, this summit will elevate hygiene to the

highest global agenda in promoting and sustaining health.”

RGHI is already funding a multitude of projects, with the

first body of completed RGHI-funded research recently

published in Nature Communications. The research

produced by scientists at the Yale Center on Climate

Change and Health and the Yale School of Public Health

focuses on the connection between long-term drought and

diarrhoea among children under five in low- and middleincome

countries.

arasında köprü kurarak, davranış değişikliği ve ekonomik

etkinin (ROI) nasıl etkin bir şekilde ölçüleceği ve yaratılacağı

ve bunun politika yapıcıların katılımına nasıl sunulacağı

konusunda fikir birliği sağlamayı amaçlamaktadır.

Küresel Hijyen Zirvesi, bütüncül, koordineli bir yaklaşım

için ihtiyaç ve temeli belirleyerek, hijyen ve küresel sağlık

ve toplumsal sonuçlarda kazanılabilecek olumlu etki

konusunda netlik yaratacaktır.

Küresel Hijyen Zirvesi 2023, [Singapur] Deklarasyonunu

da motive edecek; ortak tartışma ve küresel işbirliği

ile sağlanacak ve gelecekteki değişim için gündemi

belirleyecek yapısal değişim için bir rehber niteliği taşıyor.

NCID İcra Direktörü Profesör Yee Sin Leo şunları söyledi:

“Hijyen genellikle sağlığın korunmasına ve hastalıkların

yayılmasının önlenmesine yardımcı olan koşullar ve

uygulamalar anlamına gelir. Sağlıkla yakın ilişkisine

rağmen, hijyen tam olarak tanımlanmamıştır ve sıklıkla

sosyoekonomik statü, kültürel inanç ve uygulamalarla

iç içedir. Hijyen, sürdürülebilir halk sağlığı için temel bir

ön koşuldur ve klinik ve halk sağlığı ikili misyonumuzla

NCID, Singapur’daki bu açılış zirvesinde ortak olmaktan

memnuniyet duyar. Önde gelen paydaşlardan yararlanan bu

zirve, sağlığın teşviki ve sürdürülmesinde hijyeni en yüksek

küresel gündeme yükseltecek.”

Nature Communications’da yakın zamanda yayınlanan

tamamlanmış RGHI tarafından finanse edilen araştırmaların

ilk organı ile şimdiden çok sayıda projeye fon sağlıyor. Yale

İklim Değişikliği ve Sağlık Merkezi ve Yale Halk Sağlığı

Okulu’ndaki bilim adamları tarafından üretilen araştırma,

düşük ve orta gelirli ülkelerde beş yaşın altındaki çocuklar

arasında uzun süreli kuraklık ve ishal arasındaki bağlantıya

odaklanıyor.

Ağustos - August 2022


56

Tooth sensitivity in summer drinks

Yaz içeceklerinde diş hassasiyeti

Dentist Pertev Kökdemir

You may face severe pain or discomfort due to sensitive

teeth, and there are possible treatments to eliminate the

causes. Dentist Pertev Kökdemir made recommendations

to reduce tooth sensitivity.

Afraid to take a sip of your favorite cold drink? Or taking

a bite of your favorite ice cream? If you’re experiencing

severe pain caused by cold drinks, there’s a good chance

you have a problem rooted deep in your gums. People who

tend to have sensitive teeth may experience a variety of

problems. Symptoms are sometimes mild or sometimes

very severe.

Hassas dişler nedeniyle şiddetli ağrı veya rahatsızlıkla

karşı karşıya kalabilirsiniz ve nedenleri ortadan kaldırmak

için olası tedaviler vardır. Diş Hekimi Pertev Kökdemir, diş

hassasiyetini azaltmak için önerilerde bulundu.

En sevdiğiniz soğuk içeceğinizden bir yudum almaktan

korkuyor musunuz? Ya da en sevdiğiniz dondurmadan bir

ısırık almaktan? Soğuk içeceklerin neden olduğu şiddetli

ağrı hissediyorsanız, diş etlerinizin derinlerine kök salmış

bir sorununuz olma ihtimali yüksektir. Hassas dişlere sahip

olma eğiliminde olan kişiler çeşitli problemler yaşayabilir.

Belirtiler bazen hafiftir veya bazen çok şiddetli olabilir.

Eylül - September 2022


58

Peki, diş hassasiyetinden nasıl kurtulursunuz?

* Hassasiyet giderici diş macunu kullanımı, hassasiyeti tedavi

etmek için gerekli prosedürlerden biridir. Bu diş macunu

ayrıca hassas bir dişle ilgili diş ağrılarını da engelleyebilir.

Ancak, hassasiyetin sebebi çürük ise hassasiyet giderici

macun işe yaramayacaktır.

* Yumuşak kıllı diş fırçası tercih edin ve günde en az iki defa

dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmeyin. Ancak fırçalama süresi

3 dakikadan daha uzun olmamalıdır.

* Asitli içecekler veya yiyecekler diş minenize zarar verebilir.

Asidik sıvıları tükettikten sonra yapabileceğiniz başka bir şey

daha fazla su içmektir.

* Ağrı şiddetlenerek artıyorsa, en kısa zamanda diş

hekiminize görünmenizi tavsiye ederiz.

So, how do you get rid of tooth sensitivity?

* The use of desensitizing toothpaste is one of

the necessary procedures to treat sensitivity. This

toothpaste can also prevent toothache related to a

sensitive tooth. However, if the cause of the sensitivity

is caries, the desensitizing paste will not work.

* Prefer a soft-bristled toothbrush and do not forget

to brush your teeth at least twice a day. However, the

brushing time should not be longer than 3 minutes.

* Acidic drinks or food can damage your tooth enamel.

Another thing you can do after consuming acidic fluids

is to drink more water.

* If the pain is getting worse, we recommend that you

see your dentist as soon as possible.

Eylül - September 2022


60

MEDICA 2022 + COMPAMED 2022: Present your trade

medium as part of our digital offer MEDIA@MEDICA

MEDICA 2022 + COMPAMED 2022: Dijital teklifimizin bir parçası

olarak ticaret ortamınızı sunun MEDIA@MEDICA

En önemli sektör buluşması geri döndü, MEDICA

ve COMPAMED, 14-17 Kasım 2022 tarihleri

arasında Düsseldorf Fuar Merkezi’nde yapılacak.

Bu yıl yine size ticari medyanızı Medya Duvarımız MEDIA@

MEDICA’da çevrimiçi olarak sunma fırsatını sunmak

istiyoruz. Bu şekilde, ilgilenen profesyonelleri MEDICA

ve COMPAMED ile ilgili medyadaki uluslararası başlık

çeşitliliğine yaklaştırıyor ve yeni okuyucularla iletişim

kurmanızı sağlıyoruz.

The most important industry meet-up is back,

MEDICA and COMPAMED will be held at the

Düsseldorf Exhibition Centre from 14 to 17

November 2022

This year we would again like to offer you the opportunity to

present your trade media online on our Media Wall MEDIA@

MEDICA. In this way, we bring interested professionals

closer to the international variety of titles in the media

relevant to MEDICA and COMPAMED and enable you to

make contact with new readers.

Ve hepsi bu değil

Katılarak, ticaret ortamınızın varlığını MEDICA ve

COMPAMED için endüstri ve ticaret fuarı portallarımıza

genişletirsiniz. Size mümkün olan en geniş erişimi

sunmak için Medya Duvarı üç yerde çevrimiçidir: Ziyaretçi

Hizmetleri, Katılımcı Hizmetleri ve Basın bölümlerinde.

Fuar süresince Medya Duvarı da fuar alanlarındaki seçilmiş

bilgi noktalarında yer alacaktır. Ve hepsi bu kadar değil:

Kitlenize fuar süresinin ötesinde de ulaşabilirsiniz, çünkü

Media Wall ticaret fuarının başlamasından önce ve etkinliğin

bitiminden üç ay sonrasına kadar zaten çevrimiçidir.

Nörolojik uygulamalar için yenilikçi teknoloji

Yıllardır Messe Düsseldorf ve IVAM Mikroteknoloji Ağı,

COMPAMED İnovasyon Forumu’nun ortak ev sahipleri

olmuştur. Her bahar, her yıl farklı bir içerik odak noktası

And that’s not all

By participating, you extend the presence of your trade

medium to our industry and trade fair portals for MEDICA

and COMPAMED. In order to offer you the greatest possible

reach, the Media Wall is online in three places: in the

Services for Visitors, Services for Exhibitors and Press

sections. During the fair, the Media Wall will also be

available at selected information points on the exhibition

grounds. And that’s not all: you can also reach your

audience beyond the duration of the trade fair, because the

Media Wall is already online before the start of the trade fair

and up to three months after the end of the event.

Innovative technology for neurological

applications

For years, Messe Düsseldorf and the IVAM Microtechnology

Network have been the joint hosts of the COMPAMED

Eylül - September 2022


62

Innovation Forum. Each spring, with a different content

focal point each year, there is a first look at the topics for

the coming season of the internationally leading expert

trade fair for suppliers of the medical technology industry,

COMPAMED in Düsseldorf, which will be held this year

from November 14 to 17, in parallel with the globally

leading medical trade fair MEDICA. The 2022 COMPAMED

Innovation Forum which is dedicated to “Innovative

technology for neurological applications” was held virtually

on June 2.

Presentations were focused on current products and

their applications, some of which are still in the research

and development phase, and some are already being put

to use. In addition to implants, technical aids which are

used to care for and assist people affected by neurological

disorders play an important role. Addressing the

participants of the forum, Christian Bigge, Senior Project

Manager for COMPAMED at Messe Düsseldorf, was happy

to pass on two messages: “We are planning for the event to

happen in-person again and continue its success, enhanced

by numerous digital services. Halls 8a and 8b, reserved for

COMPAMED, will be completely booked out.”

Clearly toward miniaturisation and

comprehensive solutions

There continues to be an unrelenting demand for micro

components and procedures within the context of

digitalisation and patient-centred diagnostics as they are

the key to ultra-precise manufacturing and the foundation

for light-weight, portable and interconnected devices. “The

trend is clearly toward miniaturisation and comprehensive

solutions,” confirms Ralf Friedrich, sales engineer at

Camozzi Automation GmbH. Camozzi has been participating

in the COMPAMED since 2013, and uses the event as a

platform for international contacts. The company is active

world-wide, and specialises in the development and

production of components, systems and technologies within

drive and fluid technologies, which among other things are

used in medical laboratory devices.

This globally unique combination means that both MEDICA

2022 and COMPAMED 2022 will again reflect the entire

medical technology value and process chains and present

a comprehensive range of medical products, devices and

instruments. In 2021, both events had a total of 46,000

professional visitors (73 percent international).

ile, bu yıl Düsseldorf’ta düzenlenecek olan tıbbi teknoloji

endüstrisi tedarikçileri için uluslararası lider uzman ticaret

fuarı COMPAMED’in gelecek sezonunun konularına ilk bakış

var. 14-17 Kasım tarihleri arasında, dünyanın önde gelen

medikal ticaret fuarı MEDICA ile paralel olarak. “Nörolojik

uygulamalar için yenilikçi teknoloji” konusuna adanan 2022

COMPAMED İnovasyon Forumu, 2 Haziran’da sanal olarak

gerçekleştirildi.

Sunumlar, bazıları halen araştırma ve geliştirme

aşamasında olan, bazıları ise kullanıma sunulan mevcut

ürünler ve uygulamalarına odaklandı. İmplantların yanı

sıra nörolojik rahatsızlıklardan etkilenen kişilerin bakım

ve tedavisinde kullanılan teknik yardımlar da önemli rol

oynamaktadır. Forum katılımcılarına hitap eden Messe

Düsseldorf COMPAMED Kıdemli Proje Müdürü Christian

Bigge, iki mesaj iletmekten mutlu oldu: COMPAMED için

ayrılan 8a ve 8b salonları tamamen dolacaktır.”

Minyatürleştirme ve kapsamlı çözümler

Ultra hassas üretimin anahtarı ve hafif, taşınabilir ve

birbirine bağlı cihazların temeli olduklarından, dijitalizasyon

ve hasta merkezli teşhis bağlamında mikro bileşenlere ve

prosedürlere yönelik aralıksız bir talep var olmaya devam

ediyor. Camozzi Automation GmbH’de satış mühendisi olan

Ralf Friedrich, “Trend açıkça minyatürleştirme ve kapsamlı

çözümlere doğru” diye onaylıyor. Camozzi, 2013’ten beri

COMPAMED’e katılıyor ve etkinliği uluslararası temaslar

için bir platform olarak kullanıyor. Şirket dünya çapında

faaliyet göstermektedir ve diğer şeylerin yanı sıra tıbbi

laboratuvar cihazlarında kullanılan tahrik ve akışkan

teknolojilerindeki bileşenlerin, sistemlerin ve teknolojilerin

geliştirilmesi ve üretiminde uzmanlaşmıştır.

Bu küresel olarak benzersiz kombinasyon, hem MEDICA

2022 hem de COMPAMED 2022’nin yeniden tüm tıbbi

teknoloji değerini ve süreç zincirlerini yansıtacağı ve

kapsamlı bir tıbbi ürün, cihaz ve cihaz yelpazesi sunacağı

anlamına geliyor. 2021’de her iki etkinliğinde toplam 46.000

profesyonel ziyaretçisi vardı (yüzde 73 uluslararası).

Eylül - September 2022

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!