12.04.2023 Views

ITnetwork Mart - Nisan 2023

Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!

Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.

IT<br />

B<br />

n e tw o r k<br />

İ L G İ T E K N O L O J İ L E R İ D E R G İ S İ<br />

25 <strong>Mart</strong> • 10 <strong>Nisan</strong> • <strong>2023</strong> • KDV Dahil 35 TL www.itnetwork.com.tr<br />

10 milyar dolarlık sektörde<br />

Türkiye için önemli iş birliği<br />

Küresel fintech yatırımları 2022 yılında<br />

164 milyar dolara ulaştı<br />

2022 yılının son çeyreğinde girişim<br />

yatırımları Çin’e aktı


Dijitalleşme Notumuz Gerilemiş!<br />

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından hazırlanan ve her yıl yayınlanan Türkiye’nin dijital haritasına yönelik Türkiye’nin<br />

Dijital Dönüşüm Endeksi 2022 Raporu’na göre Türkiye’nin dijitalleşme notu düşüş gösterdi. 2021 yılında 3,21 olan dijitalleşme notu<br />

2022 yılında ise 3,12 olarak tespit edildi. Ekosistem, yeterlilik, kullanım ve dönüşüm olmak üzere dört ana bileşen ve 10 farklı boyutta<br />

Türkiye’nin dijitalleşme performansının değerlendirildiği raporda, ülkemizin dijital dönüşümünün hızlandırılması içi yapılması gerekenler<br />

de paylaşılıyor. İş dünyası mensupları tarafından doldurulan anketler ve 139 ülkeden alınan verilerin analiz edilmesiyle oluşturulan<br />

rapor, ekosistem, yeterlilik, kullanım ve dönüşüm olmak üzere dört ana bileşen ve 10 farklı boyutta Türkiye’nin dijitalleşme<br />

performansını ortaya koyuyor. Raporun detaylarını ve geleceğe yönelik öngörüleri bulacağınız raporun detaylarını sayfalarımızda<br />

bulabilirsiniz.<br />

vivo, Türkiye fabrikasının kapılarını ilk kez açtı<br />

2021 yılından bu yana dünyanın en çok satan 5 telefon markasından biri olan vivo, 2021 yılında Gebze’de açtığı Türkiye üretim tesisinin<br />

kapılarını ilk kez açtı. 20 milyon dolar yatırım ile Gebze’de hizmete giren vivo Türkiye üretim tesisi Çin, Güney ve Güneydoğu<br />

Asya’dan sonra 8. üretim merkezi olarak vivo’nun global üretim kapasitesini yıllık 200 milyon adedin üzerine çıkardı. Yıllık 5 milyon<br />

adet cihaz üretim kapasitesi ile yatırımı tamamlanan vivo Türkiye üretim tesisinin aktif kapasitesi, 2022 yılı sonunda devreye<br />

alınan üçüncü üretim bandı ile yüzde 35 oranında artırıldı. Kendi segmentinde şık tasarımı ve yüksek performansı ile büyük beğeni<br />

toplayan vivo Y serisi modellerinin üretildiği tesiste halen 300’ün üzerinde kişi istihdam ediliyor. Fabrikanın kapılarını ilk kez basın<br />

mensuplarına açan vivo’nun kapasite, üretim ve gelecek yatırımlarıyla ilgili detayları siz okurlarımız için yerinde takip ettik. Vivo<br />

ayrıca kendisine güven duyan Türk tüketicisine teşekkür etmek için ülkemizde ilk kez giriş ve orta segment telefonlardaki iki büyük<br />

Android güncelleme garantisi sözünü veriyor. Fabrika gezimizin detaylarını haberimizden takip edebilirsiniz…<br />

Afet’in yaraları sarılmaya devam ediyor…<br />

Dünya tarihinin en büyük felaketlerinden birisini yaşamışlığımızın üzerinden henüz kısa zaman geçmesine rağmen hem ülke hem<br />

de global dostlarımızın hummalı ve öz verili çalışma ve yaklaşımlarıyla yaralar hızla sarılmaya, ihtiyaçlar giderilmeye çalışılıyor.<br />

Birçok sektörden duyduğumuz yatırım ve bölgesel alınan kararlar, sektörümüzün birçok şirketi tarafından da alınmaya devam ediyor.<br />

Herkes yapabildiği ölçüsünde, sunduğu hizmetler kapsamında ya bir donanım, eğitim, sağlık, gıda, iş, aş ya da bir başka ihtiyaç<br />

noktasında tüm depremzedelerimizin yanında olmaya devam ediyor ve edecek de görünüyor. Bu kapsamda sektörümüz oyuncuları<br />

tarafından atılan adımların detaylarını da sayfalarımızda bulacak, yapılan yatırımları sizler de takdir edeceksiniz. Böylesi bir felaketin<br />

tekrar yaşanmamasını diliyoruz…<br />

Dolu dolu içerik…<br />

Yukarıda da örneklendirmelerde bulunduğumuz dergimiz içeriği yine teknoloji deryası gibi. Sektörümüzün önde gelen şirketlerinin<br />

teknoloji alanındaki yenilikleri, gelecek planları ve hedeflerine yönelik hem haber çalışmalarının hem de araştırma haberlerinin yer<br />

aldığı sayfalarımız ilginizi çekecek. Bilişim sektöründeki son gelişmelerden haberdar olacaksınız. Sektör market sayfalarımızda bulacağınız<br />

teknolojik gelişmeler ve geleceğe yönelik yenilikler siz okurlarımızı teknolojiye doyuracak.<br />

Sektörlere yönelik yeni geliştirilen teknoloji içerikleri, araştırma ve sektör oyuncularının önemli yatırım haberleriyle dolu yeni sayımızda<br />

tekrardan görüşmek üzere.<br />

O zamana kadar teknolojiniz bol olsun…<br />

Hoşça kalın…<br />

Ahmet Mızrak<br />

ahmet.mizrak@img.com.tr


8<br />

Otonom<br />

Sektörü hızlı<br />

büyüyor!<br />

15<br />

<strong>2023</strong> teknoloji<br />

girişimcileri için<br />

çok avantajlı bir<br />

dönem olacak<br />

24<br />

Yapay Zeka<br />

teknolojileri<br />

afet<br />

yönetimini de<br />

değiştirecek


25 <strong>Mart</strong> - 10 <strong>Nisan</strong> <strong>2023</strong><br />

IT<br />

BİL<br />

network<br />

Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

34<br />

Hitit Borsa<br />

İstanbul’da<br />

birinci<br />

senesini<br />

tamamladı<br />

26<br />

Türk Teknoloji<br />

Şirketleri<br />

MWC <strong>2023</strong>’te<br />

göz doldurdu<br />

38<br />

vivo, Türkiye<br />

fabrikasının<br />

kapılarını ilk<br />

kez açtı<br />

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK<br />

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA<br />

İMTİYAZ SAHİBİ<br />

H. FERRUH IŞIK<br />

GENEL MÜDÜR<br />

(Sorumlu)<br />

MEHMET SÖZTUTAN<br />

mehmet.soztutan@img.com.tr<br />

GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ<br />

SIDIKA AKYOL KAYIR<br />

sidika.kayir@aplusmedya.com<br />

GE NEL YA YIN MÜ DÜ RÜ<br />

AHMET MIZRAK<br />

ahmet.mizrak@img.com.tr<br />

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ<br />

YUSUF OKÇU<br />

yusuf.okcu@img.com.tr<br />

HABER MERKEZİ<br />

ENES KARADAYI<br />

enes.karadayi@img.com.tr<br />

KAT KI DA BU LU NAN LAR<br />

Doç. Dr. M.ALİ ÖZ BU DUN<br />

ozbudun@gmail.com<br />

ÖMER KARDAŞ<br />

omer.kardas@ihlas.com.tr<br />

ALİ İLKER YÜCEER<br />

ali@mak ro bil.com.tr<br />

TEKNİK MÜDÜR<br />

TAYFUN AYDIN<br />

Tayfun.aydin@img.com.tr<br />

GRAFİK TASARIM<br />

HAKAN SÖZTUTAN<br />

hakan.soztutan@img.com.tr<br />

FİNANS MÜDÜRÜ<br />

Cuma KARAMAN<br />

cuma.karaman@img.com.tr<br />

MUHASEBE MÜDÜRÜ<br />

Yusuf DEMİRKAZIK<br />

yusuf.demirkazik@img.com.tr<br />

A BO NE VE DAĞI TIM<br />

İSMAİL ÖZÇELİK<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

Reklam Rezervasyon<br />

A PLUS MEDYA<br />

NISH ISTANBUL RESIDENCE<br />

Çobançeşme Mah. Sanayi Cad.<br />

No: 44/B - D: 167 Yenibosna/<br />

Bahçelievler - İstanbul<br />

Reklam İletişim<br />

reklam@aplusmedya.com<br />

Tel : 0212 216 99 13<br />

Gsm : 0552 805 34 35<br />

İdare Merkezi:<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza<br />

No:11 34190 Yenibosna–Bahçelievler / İSTANBUL<br />

Tel: 0212 454 22 22<br />

Renk Ayrımı:<br />

Türkiye Gazetesi Renk Ayrımı Servisi<br />

CTP - BASKI : İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza<br />

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler / İSTANBUL<br />

Tel: 0212 454 30 00


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

ASUS ExpertBook B6 Flip ile Mobil<br />

Bir İş İstasyonuna Sahip Olun<br />

2022 yılı IFA’nın öne çıkan tasarım ve özellikleri ile dikkat çeken modellerinden birisi olan<br />

ExpertBook B6602 Flip, günümüz şartlarında artık işin ofislerle sınırlı olmadığının, tempolu çalışma<br />

şartlarının vazgeçilmez performans ve mobilitenin sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Yakın zamanda<br />

deneyimleme fırsatı bulduğumuz ASUS ExpertBook B6 Flip, performansı, donanımı ve sunduğu<br />

özellikleri ile kullanıcısını mutlu edecek bir ürün…<br />

Bugüne kadar sunmuş olduğu ürün skalasında üstün performans ve<br />

donanıma sahip ürünleri uygun şartlarda kullanıcısına sunmayı ilke<br />

edinen ASUS, ExpertBook Serisinin B6602 Flip modelinde de bu özelliğini<br />

devam ettirmiş.<br />

4<br />

Öncelikle ürün sunduğu özellikler ve donanım olarak kurumsal iş<br />

dünyasının ilgisini fazlasıyla çekeceğe benziyor. Özellikle üründe tercih<br />

edilen NVIDIA RTX A2000 grafik kartı, mimar, mühendis ve inşaat<br />

sektöründe çalışanlar için üst düzey performans vaat ediyor. ASUS’un<br />

ilk Expert serisi dönüştürülebilir mobil iş istasyonu olan ExpertBook B6<br />

Flip, kurumların, mimarların, mühendislerin, tasarımcıların; sunmuş<br />

olduğu güvenlik kriterleriyle de kamu sektörünün ihtiyaç duyduğu hem<br />

yüksek performansı hem de üst düzey güvenliği sunabilen mobil bir iş<br />

istasyonu. Cihaz Windows 11 Pro işletim sistemiyle geliyor.


Diğer yandan ExpertBook B6 Flip, 3ds<br />

Max®, MicroStation® ve Vectorworks® gibi<br />

dünyanın önde gelen yazılım şirketlerinin<br />

profesyonel uygulamalarıyla çalışmak üzere<br />

ISV tarafından onaylı olmasıyla dikkat<br />

çekiyor.<br />

ASUS ExpertBook B6’nin Flip olması yani<br />

katlanabilirlik sunması ile bir nevi notebook<br />

cihazı tablet formunda da kullanma<br />

imkanı sağlıyor. Yani kısaca ikisi bir arada<br />

ürün olduğunu söylemek yanlış olmaz.<br />

16 inç ekranı ile her yerde ve birçok farklı<br />

formda kullanım şekli ile çalışma esnekliği<br />

sağlayarak kullanıcısına üretkenlik sunuyor.<br />

Ayrıca ürünün dışında kullanılan<br />

magnezyum ve alüminyum bileşenleri dış<br />

donanımına sağlamlık katarken, ürünün<br />

askeri sağlamlık sertifikasına da sahip olmasını<br />

sağlıyor.<br />

B6 Flip, desktop bir iş istasyonu gibi kullanıcısına<br />

çalışma ortamı sunmak adına gerekli<br />

bağlantı seçeneklerine sahip.<br />

Cihaz üzerinde kolay veri aktarımı ve çevresel<br />

bağlantılar için kapsamlı bir bağlantı<br />

seti mevcut. Diğer yandan gelişmiş güvenlik<br />

için de ikincil bir kimlik kontrolü adına<br />

yerleşik bir akıllı kart okuyucusu kullanıcısına<br />

sunuluyor.<br />

MicroSD yuvası ise bizim gibi içerik oluşturucuları<br />

adına her yerden bağlantı kurulabilecek,<br />

yüksek boyutlu görüntü çekme,<br />

aktarma, düzenleme ve işlememize imkan<br />

sağlıyor.<br />

Üründe ayrıca 1080p 30FPS bir web kamera<br />

bulunuyor. Kameranın üzerinde bulunan<br />

sürgülü kilit bulunması ayrıca bir güvenlik<br />

önlemi olarak karşımıza çıkıyor. Kameranın<br />

kenarlarında bulunan yapay zeka<br />

destekli, gürültü engelleme özelliği bulunan<br />

mikrofonları da belirtmekte fayda var.<br />

Diğer taraftan cihaz içerisinde sunduğu 4<br />

adet hoparlör ile üst seviye ses performansı<br />

da sağlıyor. Klavye üzerindeki aydınlatma<br />

özelliği ise her ortamda çalışma özelliği<br />

sunuyor. Fakat tek renk tercih edilerek ve<br />

sadece beyaz sunulduğunu belirtelim.<br />

Ayrıca cihaz, DisplayPort® 1.4’lü iki ultra<br />

çok yönlü Thunderbolt 4 bağlantı noktasının<br />

yanı sıra iki USB 3.2 Tip-A bağlantı<br />

noktası ve profesyonel düzeyde 2.5 Gbps<br />

Ethernet bağlantı noktasına sahip.<br />

ASUS ExpertBook B6 Flip’in dikkat çeken<br />

noktalarından, belki de negatif olarak bahsedebileceğimiz<br />

ürünün ağırlığı ve ekranda<br />

kenarlarda bırakılan çerçeve genişlikleri.<br />

Bir iş istasyonu sunabilmek, hem de<br />

mobil ve katlanabilir bir ürün sunabilmek<br />

adına ekran üzerinde kullanılması gereken<br />

özellikler nedeniyle bu şekilde sunum gerçekleşmiş<br />

olabilir; fakat bu yine de dikkat<br />

çekici.<br />

ASUS ExpertBook B6 Flip’in bağlantı seçeneklerini<br />

bahsetmiştik. Bunları biraz<br />

detaylandıralım. Ürünü sol tarafında bulunan<br />

güç girişinin altında USB 3.2 Tip-A<br />

G2 portu bulunuyor. Kulaklık ve mikrofon<br />

çıkışı da sol tarafta yer alıyor. Yine aynı tarafta<br />

HDMI 2.0b çıkışının yanı sıra cihazın<br />

Ethernet portu da yer alıyor. Thundertbolt 4<br />

destekli iki adet USB-C portu da bu tarafta<br />

mevcut.<br />

Cihazın sağ yanına baktığımızda ise bir<br />

adet USB 3.2 Tip-A G2 portu ve bir adet<br />

mini displayport da yer alıyor. Ürünü tablet<br />

modunda kullandığımızda ses açma ve kapama<br />

tuşlarıyla cihazın power tuşunun da<br />

burada yer aldığını söyleyebilirim. Sağ tarafta<br />

dikkat çeken bir diğer nokta ise Nano<br />

Kensington Kilidi. Cihazın sunmuş olduğu<br />

bağlantıların içinde yer alan smart kart<br />

okuyucu da bu tarafta yer alıyor.<br />

Diğer yandan ürünün üstün performansını<br />

ortaya çıkartan fanları kullanıcısına ısınmayan,<br />

serin, sessiz ve yüksek performansta<br />

her zaman çalışmaya hazır bir ürün ile<br />

çalışma imkanı sağlıyor. ExpertBook B6<br />

Flip, 12.Nesil Intel Core i9 HX işlemci, 128<br />

GB’a kadar çift kanallı DDR5-4800MHz<br />

bellek desteği ve 4 TB’a kadar geniş depolama<br />

hacmi ile bilgi işlem gücünü üst düzeye<br />

çıkarıyor.<br />

Üst Seviye Güvenlik<br />

Yukarıda da değindiğimiz gibi ASUS ExpertBook<br />

B6 Flip’in kullanıcısına sunmuş<br />

olduğu çok katmanlı güvenlik özellikle bunun<br />

çok daha önem arz ettiği finans, kamu<br />

başta olmak üzere birçok üst seviye güvenliğe<br />

ihtiyaç duyan meslek alanlarının kullanımı<br />

içi ideal bir ürün olduğunu gösteriyor.<br />

Verilere yetkisiz erişimi önlemek için kendi<br />

kendini şifreleyen TCG Opal SSD sürücüleri<br />

desteklemesi, TPM 2.0 yongası güvenlik<br />

kriterlerinde öne çıkıyor. Bir diğer öne çıkaracağımız<br />

güvenlik artısı ise Windows<br />

Hello ile kolay ve güvenli oturum açma için<br />

IR kamera özelliği.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Günlük QR “Tarama Dolandırıcılığı”<br />

Kullanıcıları Mobil Cihazları Üzerinden Avlıyor<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

6<br />

HP, bilgisayar korsanlarının QR kodlu<br />

kimlik avı kampanyalarındaki artış da<br />

dahil olmak üzere saldırı yöntemlerini<br />

çeşitlendirdiğini gösteren en son üç<br />

aylık HP Wolf Security Tehdit Öngörüleri<br />

Raporu’nu yayınladı. HP Wolf<br />

Security, tespit araçlarından kaçan bilgisayarlardaki<br />

tehditleri izole ederek,<br />

hızla değişen siber suç ortamında siber<br />

suçlular tarafından kullanılan en son<br />

teknikler hakkında özel bir içgörüye<br />

sahip oluyor. HP Wolf Security müşterileri<br />

bugüne kadar 25 milyardan fazla<br />

e-posta ekine, web sayfasına tıklamış<br />

ve hiçbir ihlal bildirilmeden dosya indirmiş<br />

bulunuyor. HP Wolf Security<br />

ile ilgili diğer bilgilerin, 28-30 <strong>Mart</strong> tarihleri<br />

arasında McCormick Place Chicago’da<br />

düzenlenecek olan Amplify İş<br />

Ortakları Konferansı›nda sunulacağı<br />

belirtiliyor.<br />

Şubat 2022›den itibaren Microsoft,<br />

Office dosyalarındaki makroları<br />

varsayılan olarak engellemeye<br />

başlayarak saldırganların kötü amaçlı<br />

kod çalıştırmasını zorlaştırdı. HP<br />

Tehdit Araştırma ekibi tarafından<br />

toplanan veriler, 2022›nin 2.<br />

çeyreğinden itibaren saldırganların<br />

cihazlara sızmanın ve veri çalmanın<br />

yeni yollarını bulmak için tekniklerini<br />

çeşitlendirdiğini gösteriyor. Araştırma,<br />

HP Wolf Security çalıştıran milyonlarca<br />

uç noktadan elde edilen verilere dayanıyor:<br />

• QR tarama dolandırıcılığının yükselişi:<br />

HP, Ekim 2022’den bu yana neredeyse<br />

her gün QR kodu “tarama dolandırıcılığı”<br />

kampanyalarına tanık oldu. Bu<br />

dolandırıcılıklar, kullanıcıları mobil<br />

cihazlarını kullanarak bilgisayarlarından<br />

QR kodlarını taramaları için kandırıyor<br />

ve böylece potansiyel olarak bu<br />

tür cihazlarda daha zayıf kimlik avı<br />

koruması ve tespitinden yararlanıyor.<br />

QR kodları kullanıcıları kredi ve banka<br />

kartı bilgilerini isteyen kötü niyetli<br />

web sitelerine yönlendiriyor. Dördüncü<br />

çeyrekteki örnekler arasında, ödeme<br />

isteyen paket teslimat şirketleri gibi<br />

görünen kimlik avı kampanyaları da<br />

yer aldı.<br />

• HP, zararlı PDF eklerinde yüzde 38’lik<br />

bir artış kaydetti: Son saldırılar, web ağ<br />

geçidi tarayıcılarını atlayarak şifrelenmiş<br />

kötü amaçlı ZIP dosyalarına bağlantı<br />

veren gömülü görüntüler kullanıyor.<br />

PDF talimatları, kullanıcının bir<br />

ZIP dosyasını açmak için girmesi için<br />

kandırıldığı bir parola içeriyor ve fidye<br />

yazılımı dağıtmak için plaj başı olarak<br />

Yeni HP Wolf Security raporu, makroları varsayılan<br />

olarak engelleme hamlesinin tehdit aktörlerini yaratıcı<br />

yollarla düşünmeye zorladığını gösteriyor…<br />

kullanılan sistemlere yetkisiz erişim<br />

elde etmek için QakBot veya IcedID<br />

kötü amaçlı yazılımını dağıtıyor.<br />

• Zararlı yazılımların yüzde 42’si ZIP,<br />

RAR ve IMG gibi arşiv dosyalarının<br />

içinde ulaştırıldı: Tehdit aktörleri yüklerini<br />

çalıştırmak için komut dosyalarına<br />

geçtikçe, arşivlerin popülaritesi<br />

2022’nin ilk çeyreğinden bu yana yüzde<br />

20 arttı. Bu oran, Microsoft Word,<br />

Excel ve PowerPoint gibi Office dosyaları<br />

aracılığıyla gönderilen zararlı yazılımların<br />

yüzde 38’lik oranı ile karşılaştırılıyor.<br />

HP, HP Wolf Security tehdit araştırma<br />

ekibi Kıdemli Kötü Amaçlı Yazılım<br />

Analisti Alex Holland, “Emotet gibi zararlı<br />

yazılım dağıtıcılarının Office’in<br />

daha katı makro politikasını karmaşık<br />

sosyal mühendislik taktikleriyle aşmaya<br />

çalıştığını gördük ve bunun daha az<br />

etkili olduğunu düşünüyoruz. Ancak<br />

bir kapı kapandığında diğeri açılıyor<br />

ve tarama dolandırıcılığı, kötü amaçlı<br />

reklamcılık, arşivler ve PDF zararlı<br />

yazılımlarındaki artışı da bunu gösteriyor”<br />

diyor ve ekliyor: “Kullanıcıların,<br />

QR kodlarını tarayıp hassas verilerini<br />

vermelerini isteyen e-postalara ve web<br />

sitelerine ve parola korumalı arşivlere<br />

bağlanan PDF dosyalarına dikkat etmesi<br />

gerekiyor.”<br />

HP ayrıca 4. çeyrekte, bilgisayarlara<br />

sekiz zararlı yazılım ailesini bulaştırmak<br />

için kullanılan kötü amaçlı reklam<br />

kampanyalarında taklit edilen 24<br />

popüler yazılım projesi buldu (bir önceki<br />

yıl sadece iki benzer kampanya<br />

vardı). Saldırılar, kullanıcıların gerçek<br />

web siteleriyle neredeyse aynı görünen<br />

kötü amaçlı web sitelerine yönlendiren<br />

arama motoru reklamlarına tıklamasına<br />

dayanıyor.<br />

HP Kişisel Sistemler Küresel Güvenlik<br />

Başkanı Dr. Ian Pratt, “Teknikler gelişse<br />

de, tehdit aktörleri kullanıcıları uç<br />

noktada hedef almak için hala sosyal<br />

mühendisliğe güveniyor” diyor ve ekliyor:<br />

“Kurumlar e-posta, web taraması ve<br />

indirmeler gibi en yaygın saldırı vektörlerini<br />

kontrol altına almak için güçlü<br />

izolasyon uygulamalı. Bunu, saldırı<br />

yüzeyini büyük ölçüde azaltmak ve bir<br />

kurulumun güvenlik duruşunu iyileştirmek<br />

için kullanıcıları uyaran veya<br />

hassas bilgileri şüpheli sitelere girmelerini<br />

önleyen kimlik bilgisi koruma<br />

çözümleriyle birleştirmeliler.”<br />

HP Wolf Security, kullanıcıları korumak<br />

için e-posta eklerini açma, dosya<br />

indirme ve bağlantılara tıklama gibi<br />

riskli görevleri yalıtılmış, mikro sanal<br />

makinelerde (mikro VM’ler) çalıştırıyor<br />

ve virüs bulaşma girişimlerinin<br />

ayrıntılı izlerini yakalıyor. HP’nin uygulama<br />

izolasyonu teknolojisi, diğer<br />

güvenlik araçlarını atlatabilecek tehditleri<br />

azaltıyor ve yeni izinsiz giriş<br />

teknikleri ve tehdit aktörlerinin davranışları<br />

hakkında benzersiz bilgiler<br />

sağlıyor.<br />

Raporun tamamına buradan ulaşabiliyor:<br />

https://threatresearch.ext.hp.<br />

com/hp-wolf-security-threat-insights-report-q4-2022/


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

TP-Link, akıllı üçlü prizi satışa sundu<br />

Tapo alt markasıyla akıllı ev çözümleri üretip<br />

satışını yapan TP-Link®, akıllı priz ailesine<br />

eklediği yeni üyesini duyurdu. Uzatma<br />

kablolu bir üçlü akıllı priz olan Tapo P300,<br />

Türkiye’de satışa sunuldu.<br />

Standart uzatma kablolu üçlü prizlerle aynı<br />

görünümde olan Tapo P300’ün üzerinde<br />

ayrı ayrı yönetilebilen üç adet akıllı priz yer<br />

alıyor. Bunlara ek olarak bir adet USB-C, iki<br />

adet de USB-A girişi bulunan priz, böylece<br />

telefon, tablet bilgisayar gibi cihazlar için de<br />

bir şarj noktası görevi görebiliyor. 1.5 metrelik<br />

uzatma kablosu sayesinde her yere yerleştirilebiliyor.<br />

TP-Link’in çok iş gören bu akıllı prizine üç<br />

farklı cihaz bağlanarak akıllı telefonlardan<br />

her yerden kolayca yönetilebiliyor. Örneğin<br />

üç prizden birine abajur, diğerine elektrikli<br />

ısıtıcı, bir diğerine de akıllı TV bağlanabiliyor<br />

ve bunların her biri ayrı ayrı Tapo uygulamasından<br />

açılıp kapanabiliyor; programlanabiliyor<br />

ya da zamanlayıcı ayarlanabiliyor. Bu<br />

Güvenli ödeme<br />

çözümleri ve uçtan<br />

uca finansal<br />

hizmetleriyle<br />

kullanıcılarına<br />

hayatı kolaylaştıran<br />

Paycell, Alternatif<br />

SuperApp ile ortaklık anlaşması imzaladı.<br />

Müşterilerini fintech kolaylıkları ile tanıştıran<br />

ve birçok alanda büyük firmalarla iş birliği yapan<br />

Alternatif SuperApp, anlaşma kapsamında kart<br />

saklama ve sanal pos gibi birçok üründe Paycell’in<br />

çözümlerini müşterilerine sunuyor. 2021<br />

yılının Aralık ayında lansman yapan Alternatif<br />

SuperApp 80’den fazla işletmeye dijital cüzdan<br />

altyapısı sağlıyor.<br />

Firmalar Sanal POS ve<br />

Checkout’a kolayca ulaşabiliyor<br />

Paycell, sunduğu sanal POS hizmeti ve Alternatif<br />

SuperApp iş birliği ile orta ve büyük ölçekte<br />

sayısız firmaya hizmet sağlıyor. Türkiye’nin<br />

dijital ödeme platformu olan Paycell’in Sanal<br />

POS’u, kafe ve restoranlardan eğlence parklarına<br />

Alternatif SuperApp’in portföyündeki farklı sektörden<br />

birçok firmanın dijital cüzdanlarında da<br />

kullanıldı. Ayrıca ödeme süreçlerini Paycell ile<br />

yöneten firmalar ödeme esnasında sorunsuz bir<br />

deneyime kavuştu.<br />

Tapo markasıyla akıllı ev çözümleri üreten TP-Link, şimdi<br />

de uzatma kablolu akıllı üçlü prizi satışa sundu. Tapo<br />

P300’ün üzerinde ayrı ayrı yönetilebilen üç akıllı priz ile<br />

USB-C ve USB-A girişleri yer alıyor…<br />

sayede hem yaşam kolaylaşıyor hem de gereksiz<br />

enerji tüketimi engelleniyor. Örneğin<br />

Tapo akıllı prize bağlı bir TV, kullanılmadığında<br />

enerjisi tamamen kesildiğinden, bekleme<br />

modunda harcadığı enerjiden tasarruf<br />

edilmiş olunuyor. Bu diğer elektrikli aletler<br />

için de geçerli. Aynı zamanda ütü, elektrikli<br />

ısıtıcı gibi cihazlar düşünüldüğünde tasarrufun<br />

yanı sıra güvenlik de sağlanıyor; ütüyü<br />

prizde unuttuk derdi sone eriyor.<br />

Ses ile kontrol edilebiliyor<br />

Tapo P300 çoklu akıllı priz, ses ile de kontrol<br />

edilebiliyor. Apple HomeKit, Amazon Alexa<br />

ve Google Home desteği olan priz ve prize<br />

bağlı cihazlar elleri hiç kullanma gereği olmadan<br />

sesli komutlarla açılıp kapanabiliyor.<br />

Üçlü akıllı priz, Tapo uygulaması haricinde<br />

‘Kart Saklama’ ve ‘Faturama<br />

Yansıt’ süreçleri hızlandırıyor<br />

Alternatif SuperApp’te yer alan birçok firma; halihazırda<br />

Paycell’in sunduğu kart saklama hizmetini<br />

kullanarak, bakiye yükleme süreçlerini<br />

yüksek güvenlikli bir şekilde yönetirken kullanıcılarının<br />

kart bilgilerini de koruyor.<br />

Bireysel müşteriler, yakında gelecek olan “Faturama<br />

Yansıt” özelliğiyle Paycell hizmetlerinden<br />

yararlanan bütün firmaların dijital cüzdanında<br />

Turkcell faturasına yansıtarak yükleme yapabilecek.<br />

Yöntem sayesinde eğlence parkı ya da<br />

restoranın dijital cüzdanına yükleme yapmak isteyen<br />

bir müşteri, işlemini faturasına yansıtarak<br />

gerçekleştirebilecek. Alternatif ödeme yöntemlerini<br />

müşterileriyle buluşturan Alternatif SuperApp,<br />

faturaya yansıtma özelliğini de 200 bine<br />

yakın müşterisinin kullanımına sunmuş olacak.<br />

iPhone, iPad, Apple Watch, HomePod ya da<br />

Mac’lerden de Apple Home uygulaması ve<br />

Siri kullanılarak yönetilebiliyor.<br />

Tapo P300 üzerinde yer alan USB girişleri, 18<br />

W’a kadar uyumlu cihazları hızlı şarj etmeyi<br />

sağlıyor (PD ve QC3.0 desteği). Geleneksel<br />

5W şarj cihazlarına göre akıllı telefon vb. cihazları<br />

2.5 kat daha hızlı şarj edebilen ürün,<br />

hem zamandan hem de enerjiden tasarruf<br />

ettiriyor.<br />

Güvenliği ihmal etmeyen Tapo P300 akıllı<br />

priz, alev geciktirici bir malzemeyle kaplanmış<br />

durumda ve aşırı akım, aşırı ısınma gibi<br />

güvenlik özelliklerine sahip.<br />

Ayrı bir hub gerektirmeden kolayca kurulan<br />

ve yönetimi de kolay olan ürünün tavsiye<br />

edilen satış fiyatı KDV dahil 1,009 TL olarak<br />

açıklanıyor.<br />

Paycell ile Alternatif SuperApp’den<br />

stratejik iş ortaklığı<br />

Dijital ödeme ve finansal hizmetler platformu Paycell, güvenli<br />

ödeme çözümleri ve uçtan uca finansal hizmetleriyle<br />

kullanıcılarının hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Fin-<br />

Tech sektöründe lider olma hedefiyle yerli start-up’larla iş<br />

birlikleri kuran ve böylece finansal teknolojiler ekosistemini<br />

beraber büyütmeyi amaçlayan Paycell, Alternatif SuperApp<br />

ile ortaklık anlaşması imzaladı…<br />

İş Birliği ekosisteme değer<br />

katmaya devam edecek<br />

Ekosisteme değer katma noktasında bu iş birliğinin<br />

büyük etkileri olacağına inandığını söyleyen<br />

Alternatif SuperApp kurucu ortağı ve Macellan<br />

CEO’su Göktürk Yetim “Paycell ile devam ettireceğimiz<br />

bu iş ortaklığının tüm Fintech ekosistemi<br />

ve özellik KOBİ’ler için teknolojinin doğru<br />

ve verimli kullanımı açısından başarılı bir örnek<br />

olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.<br />

Sundukları kart saklama, sanal POS, checkout<br />

ve faturama yansıt gibi özelliklerin yaygınlaşmasının<br />

hem ekosistemin büyümesi hem de ödeme<br />

süreçlerinin dijitalleşmesi açısından çok kıymetli<br />

olduğunu belirten Paycell CEO’su Serhat Dolaz<br />

ise “Tek platformdan birden fazla finansal hizmete<br />

erişim bakış açımızla her kullanıcıya anlık<br />

olarak ihtiyacı olan ürünü kolayca ulaştırıyoruz.<br />

Cüzdan servisleri, Paycell alışveriş limiti, faturaya<br />

yansıtarak ödeme, kartlı ödeme yöntemleri<br />

gibi derin ürün yelpazesiyle tüm finansal hizmetlerimizi<br />

sunarak iş ortaklarımızın kesintisiz<br />

deneyimlerine katkı sağlıyoruz. Alternatif SuperApp<br />

ile yaptığımız güçlü iş birliğiyle birçok farklı<br />

sektörden firmayı Paycell ürünleri ile tanıştırmaya<br />

devam ediyoruz. FinTech ekosisteminde<br />

Alternatif SuperApp ile kurduğumuz stratejik<br />

iş ortaklığı sektörü beraber büyütmemiz adına<br />

kıymetli bir adım” dedi.<br />

7Sektör Market<br />

IT network


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Otonom Sektörü hızlı büyüyor!<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

8<br />

Pandemi öncesi dönemde otonom teknolojileri<br />

insanlara anlatırken oldukça zorlandıklarının<br />

altını çizen ZGN Otonom<br />

ve Robotik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent<br />

Doğru, “Bundan üç yıl önce şirketlere<br />

yakın gelecekte her şeyin otonomlaşacağını<br />

söylediğimizde sanki onlara<br />

uzay çağını anlatıyormuşuz gibi tepkiler<br />

alıyorduk. Aslında Tesla’nın otonom<br />

araçlarıyla birlikte sektör belli bir seviyeye<br />

gelmişti ve değişim kaçınılmazdı.<br />

Otonom araçların dünya ve Türkiye pazarı<br />

büyüme oranlarına baktığımızda<br />

bu süreci pandemi öncesi ve pandemi<br />

sonrası olarak ikiye ayırmakta fayda<br />

var. Pandemi insan olmazsa üretimin<br />

olmadığını, lojistiğin durduğunu bizlere<br />

göstermiş oldu. Böylece doğal olarak<br />

otonomun ana amacı da oturmuş oldu.<br />

Bu etkiyle yaklaşık üç yıllık bir süreci<br />

hızlandırmış olduk. Doğal olarak da sektör<br />

hızlı bir şekilde büyümeye girdi. 2030<br />

yılına kadar bu hacmin yurtdışında 1.6<br />

trilyon dolar seviyelerine büyüyeceği<br />

ön görülüyor. Türkiye pazarında da 200<br />

milyar doların üzerinde olacağına inanıyorum.<br />

Bize gelen talepler de oranladığımızda<br />

bunu gösteriyor.<br />

Tabi otonomlaşmayı bizim yaptığımız<br />

gibi sadece endüstri alanında düşünmemek<br />

lazım. Tümünü bir olarak ele almak<br />

lazım. Bugün yollardaki araçların otonomlaşmasından<br />

tutun da endüstri alanındaki<br />

forkliftlerin, istif makinelerinin<br />

otonomlaşması da aslında aynı mantık<br />

çerçevesinde işliyor. Otonom sektörü<br />

dediğimizde bunların tümünü değerlendirmek<br />

gerekiyor. Biz şunu gördük insan<br />

maliyetleri git gide arttığı için pazar ciddi<br />

büyüme eğiliminde. Bugün asgari ücretin<br />

8.500 TL’nin üzerine çıkmış olduğu<br />

bir noktada doğal olarak bir araç üzerinde<br />

2 saatlik bir verimle çalışan personele<br />

bu paraların ödenmesi işveren üzerinde<br />

ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu süreçte<br />

otonom sistemlere geçiş yaparak aslında<br />

maliyetlerini düşürmüş oluyorlar. Onun<br />

için Türkiye’de bu sektörün çok hızlı bir<br />

şekilde amaca ulaşacağını düşünüyorum.<br />

<strong>2023</strong>’te ekonomi daha oturacaktır ve<br />

insanlar dijitalleşmeye daha fazla önem<br />

verecek. Firmaların büyüme ve yatırım<br />

stratejilerine baktığımızda dijitalleşme<br />

Dünyanın dijitalleşme hızı, pandemiden sonra tahminlerin<br />

ötesinde artarak devam ediyor. Birçok sektörde yapay<br />

zeka teknolojilerinden faydalanılarak pozitif sonuçlar elde<br />

edildi. Özellikle endüstri alanında otonom teknolojilere<br />

olan gereksinimin farkına varılmasıyla firmalar yatırımlarında<br />

öncelikleri bu alanlara vermeye başladılar. Otonom<br />

sektörü hacminin 2030 yılına kadar düryada 1.6 trilyon dolar<br />

seviyelerine ulaşacağı öngörülüyor…<br />

bütün projelerin önüne geçiyor. Firmalar<br />

bütçelerinin, kaynaklarının büyük bir<br />

bölümünü dijitalleşmeye ayırıyorlar.<br />

<strong>2023</strong> yılında otonom sektörünün hacmi<br />

Türkiye’de 10-15 milyar doları bulur ama<br />

2030’a kadar Türkiye pazarında da 200<br />

milyar dolarlara ulaşacaktır. Türkiye’de<br />

bu alanda güzel işler çıkaran ve kaynak<br />

yaratan firmalar var. Türkiye bu alanda<br />

dünya pazarında iyi bir oyuncu olacak”<br />

dedi.<br />

Hedef <strong>2023</strong>’te 5 Kat Büyümek<br />

Bülent Doğru, ZGN Otonom ve Robotik<br />

olarak 2022 yılını çok verimli geçirdiklerini<br />

ve <strong>2023</strong>’e yeni projelerle girdiklerini<br />

belirtti: “Firma olarak 2022’yi çok verimli<br />

geçirdik ve personel tarafında ekibimizi<br />

büyüttük.<br />

İki tane TÜBİTAK, bir tane KOSGEB<br />

projesi bitirdik. 3 büyük firmanın<br />

projesini aldık ve 2 projeyi tamamladık<br />

bir tanesi devam ediyor. 2022 yılında<br />

talepleri topladık ve <strong>2023</strong>’e bu taleplerle<br />

girdik. 2022’yi beklentilerimizin<br />

üzerinde kapattık. <strong>2023</strong>’ü ise 2022’nin<br />

5 katı büyüklükte bir ciro ile kapatma<br />

hedefimiz var. Aynı zamanda özel<br />

bir bankanın yatırım kararı ile ilk<br />

yatırımımızı aldık. <strong>2023</strong> yılında da<br />

Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birisi<br />

ZGN’ye yatırım kararı aldı, onun süreci<br />

de devam ediyor. <strong>2023</strong>’te daha büyük yatırımlarla<br />

uluslararası pazara açılmayı<br />

hedefliyoruz. Uluslararası pazarda iyi bir<br />

noktaya evrileceğimizi düşünüyorum.<br />

Şu anda da taleplerimiz var. 2022 yılının<br />

son aylarında Almanya’da iki global<br />

marka ile bir proje ortaklığı sürecine<br />

başladık. <strong>2023</strong>’te bunun imzalarını atmayı<br />

planlıyoruz. Bu anlaşmalar ile Almanya<br />

pazarına da hızlı bir şekilde girmiş<br />

olacağız. ZGN olarak ciddi şekilde<br />

bir büyüme trendi içerisindeyiz ve böyle<br />

devam edeceğimizi öngörüyorum.<br />

Otonom araçların dışında otonom tarafta<br />

temizlik ve hastanelerde kullanılabilecek<br />

yeni bir otonom sürüş modülü<br />

geliştiriyoruz. Bu otonom sürüş modülü<br />

entegre bir sistem. Bir masa düşünün tekerlekleri<br />

ve üzerinde otonom sürüş teknolojisi<br />

var. Bunun üzerine siz neyi giydirirseniz<br />

o şekilde çalışacak. Örneğin; çöp<br />

kovası giydirirseniz çöp toplama kovası<br />

şeklinde çalışıyor. Taşıma için üzerine<br />

koyduğunuz ekipmanları taşıyabiliyor<br />

veya arkasına çekme halatı koyarsanız<br />

çekicilik yapıyor. Üzerine neyi konumlandırırsanız,<br />

neyi düşünürseniz değişik<br />

farklı alanlarda çalışabileceğiniz bir sistem<br />

haline geliyor.<br />

Aynı zamanda yeni geliştirmiş olduğumuz<br />

görüntü işleme ile doğal navigasyon<br />

projemiz var. %100 yerli bir<br />

yazılımla üretiyoruz. Araçların saha içerisindeki<br />

hareket yapısını, doğal navigasyon<br />

süreçlerini görüntü işleme teknolojisi<br />

kullanarak yapmayı planlıyoruz. Bu yıl<br />

biraz daha görüntü işleme teknolojileri<br />

ve yapay zekaya ağırlık vereceğiz. Hem<br />

akıllı tarım uygulamaları içerisinde<br />

hem de endüstride otonom araç tarafını<br />

bunlarla destekleyerek uçtan uca entegre<br />

bir çözüm üretmeyi planlıyoruz.”


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

DİA E-Power ile yepyeni bir<br />

B2B e-ticaret deneyimi<br />

DİA Yazılım Genel Müdürü Suha Onay, DİA<br />

E-Power’ın B2B ve B2C’de üyelerine kolaylıklar<br />

sağladığını belirterek, “İşletmeler<br />

DİA E-Power ile e-ticarete kolayca başlayarak,<br />

hızla büyüme şansını yakalıyorlar. DİA<br />

E-Power’ın farklı sektörlerden firmaların ihtiyaçlarını<br />

karşılayan yapısı, kolay yönetim<br />

paneli ile benzersiz bir B2B e-ticaret deneyimi<br />

yaşarken DİA ile entegre yapısı sayesinde<br />

tüm süreçlerini de kolayca yönetebiliyorlar.<br />

İşletmeler, teknolojik detaylara takılmadan,<br />

Küresel ekonomik koşullar, tedarik zinciri kesintileri,<br />

tüketici talebindeki düşüş ve yüksek<br />

seyreden enflasyon, en çok KOBİ’leri etkiledi. Küresel<br />

Küçük İşletme Araştırması’nda, 2 KOBİ’den<br />

yaklaşık birinin (%46) “hayatta kalma” modunda<br />

olduğunu söylediği görüldü. Şartların sebep<br />

olduğu güçlüğü aşmak isteyen küçük ve orta<br />

ölçekli işletmeler için ödeme dengesi ve nakit<br />

akışı konuları önem kazanırken, nakit akışının<br />

sağlanmasının en önemli koşullardan birinin<br />

ödeme vadeleri olduğu görüldü. 30 Avrupa ülkesinde<br />

70’i aşkın üyesiyle KOBİ’lerin temsilciliğini<br />

üstlenen SMEunited tarafından paylaşılan verilerde,<br />

30 gün içinde yapılan ödemelerin küçük ve<br />

orta ölçekli işletmelerin nakit akışlarında yüzde<br />

66 iyileşme sağladığı tespit edildi. Öte yandan 60<br />

günlük vadelerle yapılan ödemelerin nakit akışına<br />

etkisi yüzde 10 olarak ölçüldü.<br />

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Pay-<br />

Bull CEO’su Ömer Sefa Gider, “2022, hızlı ödeme<br />

almanın nakit akışlarına doğrudan etki ettiğinin<br />

daha iyi anlaşıldığı bir yıl oldu. Bu durum,<br />

KOBİ’lerin gerek bireysel, gerek ticari müşterilerinden<br />

hızla ödeme almasına olanak tanıyan<br />

çözümlere talebi artırıyor” dedi.<br />

DİA’nın geliştirdiği e-ticaret altyapısı platformu DİA<br />

E-Power, özellikle B2B alanında her çeşit ürün ve sektöre<br />

uygun onlarca e-ticaret teması sunarken, işinizi geliştirmenizi<br />

sağlayacak tün teknolojik geliştirmeleri yakından<br />

takip ederek, tüm altyapı desteğini sağlıyor…<br />

sadece e-ticaretteki ürünlerinin satışıyla<br />

ilgilenebiliyorlar. Otomotivden, hırdavata,<br />

kırtasiyeden kimyaya kadar birçok sektöre<br />

özel çözümleri nedeniyle DİA E-Power tercih<br />

ediliyor” dedi.<br />

DİA E-Power’a, B2B’den sonra B2C’de de<br />

uluslararası trendlere uygun güncellemeler<br />

yaptıklarının altını çizen Onay, “Artık üyelerimiz,<br />

DİA aracılığı ile daha çok müşteriye<br />

4 işletmeden biri, geç<br />

ödemeler sebebiyle iflas<br />

ediyor<br />

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der<br />

Leyen da her yıl gerçekleştirdiği ve Avrupa Birliği’nin<br />

genel görünümünü değerlendirdiği konuşmasında,<br />

4 iflastan birinin geç ödemelerden<br />

kaynaklandığını hatırlattı. Finansal teknolojilerin<br />

ödeme süreçlerini kısaltmak konusunda<br />

önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Ömer Sefa<br />

Gider, “Tüketici talebi ve iş ortağı beklentileri, her<br />

KOBİ’yi birden fazla ödeme aracı benimsemeye<br />

yönlendiriyor. KOBİ’ler, gelişen finansal teknolojiler<br />

sayesinde bankalarla tek tek anlaşma<br />

yapmak yerine tek çözüm üzerinden uygun komisyonlarla,<br />

oldukça hızlı ödeme alabiliyor. Pay-<br />

Bull olarak biz de bireysel ve ticari müşterilere,<br />

kurumsal şirketlere, KOBİ’lere online ödeme almanın<br />

güvenli ve hızlı yolunu sunuyoruz. Sanal<br />

POS, mobil POS, linkle ödeme alma, manuel POS<br />

ve abonelik yöntemi gibi ödeme çözümlerimizle<br />

işletmeleri 24 saat içinde ödeme almaya başlama<br />

olanağı sunuyoruz. 7/24 aktif olan bir ödeme altyapısı,<br />

KOBİ’lerin nakit akışlarının sürmesine de<br />

katkıda bulunuyor” dedi.<br />

ulaşıp, ürünlerini sadece bayilerine değil,<br />

son tüketiciye de ulaştırabilecekler. Böylece<br />

kazançlarını artırabilecekler. Öte yandan<br />

DİA B2B, basitten karmaşığa tüm organizasyon<br />

yapılarına ve farklı bölüm ve izin düzeyi<br />

ihtiyacı olan firmalara yönelik olarak geliştirildi.<br />

Yeni versiyonumuzda aynı özellikleri<br />

ve kolaylıkları B2C işletmelere de sunmaya<br />

başladık.” şeklinde konuştu.<br />

Dört işletmeden biri geç ödemeler<br />

sebebiyle iflas ediyor<br />

Küresel ekonomik koşullar zorlaştıkça, küçük ve orta<br />

ölçekli işletmeler için ödemeler dengesi ve nakit akışı<br />

önemli konular haline geldi. Veriler, 4 işletmeden birinin<br />

geç ödemeler sebebiyle iflas ettiğini gösterdi…<br />

2 KOBİ’den biri dijital<br />

deneyimlerin yüz yüze<br />

deneyimden daha önemli<br />

olduğunu düşünüyor<br />

Glovo tarafından yürütülen araştırmada, KO-<br />

Bİ’lerin dijitali benimseme ve iş süreçleri için<br />

kritik olduğunu fark etme oranının da arttığı<br />

görüldü. 3 bin 200’ü aşkın KOBİ’yle yürütülen<br />

araştırma, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yüzde<br />

48’inin müşterilerine sundukları dijital deneyimlerin,<br />

mağazadaki yüz yüze deneyimden<br />

daha iyi olduğunu söylediği görüldü. Alışveriş<br />

sürecinin en önemli aşamalarından birinin ödeme<br />

adımı olduğunu vurgulayan PayBull CEO’su<br />

Ömer Sefa Gider, değerlendirmelerini şu ifadelerle<br />

sonlandırdı: “Tüketiciler yalnızca ürünlerde<br />

değil, deneyimin diğer unsurlarında da daha çok<br />

seçenek görmek istiyor. Dijital ödemeler, giderek<br />

talepkar hale gelen ve daha fazla kişiselleştirmeye<br />

ihtiyaç duyan müşterilere en tercih edilebilir<br />

deneyimi sunmak için kaçınılmaz bir rol üstleniyor.<br />

Ekonomik zorlukların hane halklarını da<br />

etkilediğini düşündüğümüzde, taksitli ödeme<br />

seçeneği sunabilen satıcılar rekabet avantajı elde<br />

edebiliyor. PayBull olarak geliştirdiğimiz Sanal<br />

POS çözümü, 12 aya varan taksit olanağıyla KO-<br />

Bİ’lere satış ve kârlarını artırma fırsatı veriyor.<br />

Aynı özelliği iOS ve Android cihazları POS makinesine<br />

dönüştüren Mobil POS çözümümüzde<br />

de sunuyoruz. Öte yandan linkle ödeme alma<br />

yöntemi, KOBİ’lerin dünyanın her yerine satış<br />

yapabilmesini ve farklı para birimleriyle saniyeler<br />

içinde ödeme almasını mümkün kılıyor.<br />

Magento, WooCommerce, OpenCart gibi farklı<br />

e-ticaret altyapılarına kolayca entegre olabilen<br />

PayBull ürünleri, hızlı ödeme alma kabiliyeti kazandırarak<br />

KOBİ’lerin dayanıklılığını artırıyor.”<br />

9Sektör Market<br />

IT network


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

TCL, MWC <strong>2023</strong>’te geliştirilmiş 40<br />

Serisini ve yeni tabletlerini duyurdu<br />

TCL Communication<br />

CEO’su Aaron<br />

Zhang açıklamasında,<br />

“Müşterilerimiz<br />

yaptığımız her şeyin<br />

merkezinde yer alıyor.<br />

Geri bildirimleri dinliyoruz ve sonuç olarak TCL<br />

NXTURBO ve TCL NXTPAPER 2.0 ile büyük<br />

performans ve ekran yükseltmeleri yaptık. Bu<br />

yükseltmeler, TCL NXTPAPER 11 ve yeni TCL 40<br />

Serisi akıllı telefonlar gibi cihazların pazar lideri<br />

olduğu ve teknolojiyi demokratikleştirme hedefimizi<br />

desteklediği anlamına geliyor. Ayrıca, güçlü<br />

operatör ortaklıklarımızın desteğiyle, herkes için<br />

5G sağlama misyonumuzu yerine getirmemize<br />

de yardımcı oluyorlar.” dedi.<br />

Üst düzey mobil eğlence - TCL<br />

IT network<br />

Sektör Market<br />

10<br />

40 Serisi<br />

Yeni TCL 40 Serisini tamamlayan TCL 406 ve<br />

TCL 403, daha önce duyurulan TCL 40 R 5G, TCL<br />

40SE, TCL 408 ve TCL 405’e eşlik ediyor. TCL’in<br />

operatör ortaklıkları tarafından desteklenen TCL<br />

40 R 5G, şirketin herkes için uygun fiyatlı 5G sağlama<br />

misyonunu güçlendirirken TCL’in 4G akıllı<br />

telefon serisi ise kullanıcıların bağlantı kurmasını,<br />

keşfetmesini ve paylaşımları yapmasını sağlayacak<br />

üstün kaliteli özellikleri erişilebilir fiyatlarla<br />

sunuyor.<br />

TCL’in bugüne kadarki en<br />

uygun fiyatlı Android 13 4G<br />

akıllı telefonu - TCL 406<br />

Bu akıllı telefonun 5000mAh’lik kapasiteli, uzun<br />

süreli kullanım sağlayan güçlü pili sayesinde en<br />

sevdiğiniz şarkıları daha uzun süre dinlemenin<br />

keyfini çıkarabiliyorsunuz. Şarkı dinlemek yerine<br />

dizileri izlemek istediğinizde TCL 406’nın 6,6 inç<br />

HD+ ekranı, dizinin içindeymişsiniz gibi hissetmenize<br />

yardımcı oluyor, ayrıca çift hoparlörleri<br />

surround ses hissi vererek yaşadığınız deneyimi<br />

daha da zenginleştiriyor.<br />

TCL 405 ve TCL 403 ile<br />

geliştirilmiş uygun fiyatlı akıllı<br />

telefon deneyimi<br />

Temel seviyedeki bu iki 4G akıllı telefon sayesinde,<br />

düşük bütçeyle gelişmiş bir deneyim sunmak hiç<br />

bu kadar kolay olmamıştı. TCL 405; büyük ekranı,<br />

çift hoparlörü ve optimize edilmiş performansı<br />

sayesinde sürükleyici deneyimler sunarken TCL<br />

403, en iyi temel özellikleri düşük bir fiyata sunuyor<br />

ve her iki cihaz da Android 12 Go Edition ile<br />

destekleniyor.<br />

Uygun fiyatlı 5G<br />

TCL’in bugüne kadarki en uygun fiyatlı 5G akıllı<br />

telefonu TCL 40R 5G, bütçesini zorlamadan 5G<br />

akıllı telefon isteyenler için en uygun seçenek olarak<br />

dikkat çekiyor. 50Mp üçlü kamerasının yanı<br />

sıra MediaTek Dimensity 700 5G işlemcisi, 5G<br />

bağlantısı ve 90 Hz yenileme hızına sahip etkileyici<br />

6,6 inç ekranı sayesinde dizilerin, filmlerin ve<br />

sporun keyfini HD+ kalitesinde çıkarabilirsiniz.<br />

Üstelik dizi izleme maratonunuz 5000mAh pili<br />

tüketiyorsa, Uykuda Akıllı Şarj özelliğinin pil<br />

Ekran teknolojisi ve uygun fiyatlı, akıllı bağlantılı deneyimler konusunda<br />

öncülerden olan TCL, MWC <strong>2023</strong>’te çok sayıda mobil,<br />

tablet ve bağlantılı cihazını duyurdu. Avrupa’da piyasaya sürülen<br />

TCL 40 Serisi, TCL 40R 5G ile herkes için 5G sağlama misyonunu<br />

güçlendirirken TCL 40 SE, TCL 408, TCL 406, TCL 405 ve TCL 403 4G<br />

akıllı telefonlar ile de teknolojinin demokratikleşmesini destekliyor.<br />

TCL’in kesintisiz bağlantı vizyonu kapsamında, şirketin göz sağlığından<br />

ödün vermeden mükemmel görüntüleme taahhüdünü genişleten<br />

TCL NXTPAPER 11 ve TCL TAB 11 tabletlerinden oluşan iki<br />

yeni 4G tabletin küresel lansmanı da gerçekleştirildi…<br />

sağlığını bozmadan telefonunuzu şarj edeceğini<br />

bilerek içinizi rahat tutabilirsiniz.<br />

Benzersiz ekran gücü - TCL<br />

NXTURBO<br />

TCL 40SE, GPU performansını yüzde 30 artırırken<br />

güç tüketimini yüzde 17’ye kadar azaltan<br />

TCL’in yeni NXTURBO ekran geliştirme yazılımından<br />

yararlanıyor. TCL NXTURBO sayesinde<br />

TCL 40SE, pil ömrünü önemli ölçüde etkilemeden<br />

gecikmesiz görüntü akışı sunuyor.<br />

Telefonda artırılmış grafik işleme algoritmaları<br />

kaydırmayı daha kaygan hale getiriyor ve TCL<br />

NXTURBO oyunlarda güç arayanlar için akıcı<br />

ve daha gerçekçi bir oyun içi deneyim sağlamaya<br />

yardımcı oluyor. Canlı yayın ve çevrimiçi video<br />

oynatma için de mükemmel olan TCL NXTUR-<br />

BO, bir cihazın işlem verimliliğini yüzde 50’ye kadar<br />

önemli ölçüde artırıyor.<br />

TCL NXTURBO, <strong>Mart</strong> <strong>2023</strong>’ten itibaren Avrupa’da<br />

yaygın olarak bulunan TCL 40 SE’de kullanılmaya<br />

başlanacak ve ABD’deki TCL XE 5G ve<br />

TCL 40X 5G cihazlarına da gelecek.<br />

Ekran parlaklığı ve üstün göz bakımı - TCL NXT-<br />

PAPER 2.0, TCL NXTPAPER 11 ve TCL TAB 11<br />

TCL, yazılım ve donanımda yaptığı yükseltmelerle<br />

NXTPAPER teknolojisinin başarısını artırırken<br />

eleştirmenlerin beğenisini kazanmaya da devam<br />

ediyor. TCL NXTPAPER 2.0 ile göz sağlığını korunurken<br />

daha parlak, daha çarpıcı ekranlar da<br />

ortaya çıkıyor.<br />

Yeni TCL NXTPAPER tabletlerde bulunan TCL<br />

NXTPAPER 2.0, orijinal teknolojiye kıyasla 500<br />

nit’e kadar yüzde 150 daha fazla parlaklık sunuyor.<br />

Ayrıca TCL NXTPAPER 2.0, donanım düzeyinde<br />

filtreleme sayesinde, TÜV sertifikalı mavi<br />

ışık azaltma seviyelerini de aşarak ekranları<br />

sarartmadan göz sağlığını koruyor. Buna ek olarak<br />

TCL NXTPAPER 2.0’ın otomatik ışık sensörü<br />

artık renk sıcaklığını ortama ve zamana göre<br />

ayarlayarak daha da konforlu bir izleme ve okuma<br />

deneyimi sunuyor.<br />

NXTPAPER 2.0’dan güç alan TCL NXTPAPER<br />

11›in çarpıcı 11 inç 2K ekranı, renkleri daha cesur<br />

ve daha gerçekçi hale getiren AI Visual Boost ile<br />

çarpıcı bir görüntü sunuyor. TCL NXTPAPER 11<br />

aynı zamanda üretkenliği de artırıyor. İster 8MP<br />

geniş açılı ön kamera ile video görüşmeleri yapın<br />

ister ultra gerçekçi opsiyonel T-Pen ile not alın,<br />

TCL NXTPAPER 11 hayatınızı kolaylaştırıyor. Ayrıca<br />

TCL NXTPAPER 11, 8000 mAh’lik devasa bir<br />

bataryaya ve ters şarj özelliğine de sahip olduğundan<br />

ister çalışırken ister oyun oynarken hiçbir şey<br />

artık düzeninizi bozamayacak.<br />

Daha geleneksel bir tablet deneyimi mi tercih<br />

ediyorsunuz? TCL TAB 11, çarpıcı 11 inç 2K TCL<br />

NXTVISION ekranı ve dört adet hoparlörü ile bir<br />

eğlence merkezi olarak öne çıkıyor. Sadece 462 gr.<br />

Ağırlığındaki TCL TAB 11’in 6,9 mm’lik ince tasarımı,<br />

tabletin neredeyse her çantaya sığmasını ve<br />

hareket halindeyken kullanımını kolaylaştırıyor.<br />

Eğer TCL TAB 11’i yalnızca evde kullanmak istiyorsanız,<br />

tabletin LTE ve LTE olmayan modelleri<br />

de var. Bu da size cihazlardan dilediğiniz şekilde<br />

keyif alma esnekliği sağlıyor.<br />

Mobil ekosistem için daha<br />

fazla bağlantılı cihaz<br />

TCL’in akıllı cihaz serisi; telefon ve tabletlerin ötesinde,<br />

gelişmiş deneyimler sunmak için birbirini<br />

tamamlıyor ve her yerde mükemmelliğe ilham<br />

vermeye yardımcı oluyor.<br />

Güçlü gürültü önleyici özelliğine sahip TCL MO-<br />

VEAUDIO Neo kulaklıklar, TCL 40 Serisi akıllı<br />

telefona veya TCL tablete en iyi şekilde bağlanabiliyor.<br />

25dB güçlendirilmiş bas ve kristal netliği<br />

için dört EQ modu sunan TCL MOVEAUDIO<br />

Neo, sesi olduğu gibi duymanıza yardımcı oluyor.<br />

Ayrıca, çift mikrofonlu çağrı gürültüsü engelleme<br />

(ENC) ve aktif gürültü engelleme (ANC), ortam<br />

gürültüsünü engelleyerek kalabalık yerlerde<br />

odaklanmanıza yardımcı oluyor.<br />

İster uzaktan çalışıyor olun ister iş için seyahatte<br />

olun veya açık havada Wi-Fi’ye ihtiyacınız olsun,<br />

TCL LINKZONE 5G MW512 ile bağlantınızı güvenli<br />

bir şekilde sağlayabilirsiniz. Sub-6GHz 5G<br />

ağı, avucunuzun içine kolayca sığan ince ve taşınabilir<br />

bir paket içerisinde ultra hızlı internet sunuyor.<br />

Ayrıca, zarif tasarımı ve sezgisel dokunmatik<br />

ekranı hem kolay kullanımı mümkün kılıyor<br />

hem de gözleri yormuyor.<br />

Günlük kullanım için yalnızca güvenilir 4G Wi-<br />

Fi’ye mi ihtiyacınız var? 300Mbps’ye varan indirme<br />

ve 50Mbps’ye varan yükleme hızlarıyla TCL<br />

LINKZONE MW63, nerede çalışıyor olursanız<br />

olun size sanki ofisteymişsiniz hissini yaşatıyor.<br />

Ayrıca, eSIM uyumluluğuna sahip dünyanın ilk<br />

CAT6 mobil Wi-Fi çözümü olarak, geleneksel<br />

SIM’lerin ürettiği plastik atıkları azaltırken tarifeler<br />

ve operatörler arasında geçiş yapmayı daha<br />

da kolaylaştırıyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

ASUS, 2022 yılını lider kapattı<br />

Araştırma şirketi<br />

GFK’nın verilerine<br />

göre oyun<br />

dizüstü bilgisayarları<br />

pazarında<br />

ASUS, 2021 yılına<br />

kıyasla yüzde<br />

2,3’lük bir artış yakaladı ve yüzde 19,6 pazar<br />

payıyla zirvede yer aldı. ASUS, oyun dizüstü<br />

bilgisayarlarının da yer aldığı tüketici elektroniği<br />

notebook kategorisinde ise 2022 yılını<br />

IDC verilerine göre yüzde 20,72 pazar payıyla<br />

birinci sırada bitirdi.<br />

ASUS’un yakaladığı başarı hakkında konuşan<br />

ASUS Türkiye Sistem İş Birimi Ülke<br />

Müdürü Özge Kılıç Güler, “ASUS olarak 2022<br />

yılını IDC verilerine göre tüketici elektroniği<br />

Yükselen pazar payıyla oyun dizüstü bilgisayarları kategorisinde<br />

büyüme ivmesini devam ettiren ASUS, GFK sonuçlarına<br />

göre yüzde 19,6’lık pazar payıyla zirvede yer aldı. ASUS, oyun<br />

dizüstü bilgisayarların da içinde olduğu tüketici elektroniği<br />

notebook kategorisinde ise, IDC verilerine göre 2022 yılını<br />

yüzde 20,72 pazar payıyla lider olarak tamamladı…<br />

notebook kategorisinde lider olarak kapattık.<br />

Bu başarımızı hem performans hem de<br />

konfor açısından kullanıcılarımızın çağın<br />

yeniliklerini tecrübe etmelerini sağlayabilecek<br />

teknolojiler üretme tutkumuz yatıyor.<br />

<strong>2023</strong> yılı bizler için teknolojide fark yaratacak,<br />

daha önce tecrübe edilmemiş bazı modelleri<br />

piyasaya sunduğumuz/sunacağımız<br />

bir yıl olacak. <strong>2023</strong> yılında da hedefimiz lider<br />

pozisyonumuzu artan bir pazar payı oranı<br />

ile korumak ve inanılmazın peşinde olmaya<br />

devam etmek” dedi.<br />

Nokia ağların bulutla buluştuğu bir dünyaya<br />

liderlik etmeyi hedefliyor<br />

Farklı sektörlerden şirketler, verimliliği, esnekliği<br />

ve üretkenliği sürdürülebilir bir şekilde<br />

geliştirmek için dijitalleşmeye yöneliyor. Ağlar<br />

bu dönüşümün temelini oluşturuyor ve Nokia,<br />

alanının en iyi portföyüyle sabit, mobil ve bulut<br />

ağ teknolojileri arasında benzersiz bir konuma<br />

sahip.<br />

Nokia, sürdürülebilir uzun vadeli büyüme<br />

sağlamak için şirket ve teknoloji stratejisini<br />

yeniliyor. Ağların üstel potansiyelini gerçekleştirecek<br />

ve sanal evrenin gelecek ihtiyaçlarını<br />

karşılayacak teknoloji liderliğini üstleniyor. Yenilenen<br />

markasıyla her sektörde dijitalleşmeyi<br />

yürütebilecek yenilikçi B2B teknolojilerin sinyalini<br />

veriyor.<br />

Nokia’nın Başkanı ve CEO’su Pekka Lundmark<br />

şunları dile getirdi: “Üretkenlik, sürdürülebilirlik<br />

ve erişilebilirlik alanlarında önemli kazanımlar<br />

elde etme fırsatıyla birlikte dijitalleşmenin<br />

işletmeyi, sektörü ve toplumu dönüştürme<br />

potansiyelini görüyoruz. Pazar lideri kritik ağ<br />

teknolojimize, her sektördeki müşteriler ve<br />

ortaklar tarafından giderek daha fazla ihtiyaç<br />

duyuluyor.<br />

Ağların insanları ve nesneleri birbirine bağlamanın<br />

ötesine geçtiği bir gelecek görüyoruz.<br />

Ağlar, uyarlanabilir, otonom ve tüketilebilirler.<br />

Bu hisseden, düşünen ve hareket eden ağlar dijitalleşme<br />

fırsatını en üst düzeye çıkarıyor.<br />

Nokia, sürdürülebilir dijital dönüşüm fırsatını<br />

artırmak için ağların gücünü ortaya çıkarmak<br />

istiyor. Bu tutkunun bir parçası olarak, ağların<br />

üstel potansiyelini ortaya çıkarmaya odaklanarak<br />

yenilenen stratejimizi bugün duyuruyoruz,<br />

ağların bulutla buluştuğu bir geleceğe<br />

öncülük ediyoruz.<br />

Bu tutkuya işaret etmek, müşterilerimizin ve<br />

iş ortaklarımızın bize bakış açılarını farklı bir<br />

Nokia, MWC Barcelona <strong>2023</strong>’te stratejik, uzun vadeli dönüşümünün<br />

bir parçası olarak güncellenmiş şirket ve teknoloji<br />

stratejisini paylaştı ve yenilenen markasını tanıttı…<br />

çerçeveye oturtmak için B2B teknoloji inovasyon<br />

lideri konumumuzu yansıtacak şekilde<br />

markamızı yeniliyoruz. Biz Nokia’yız, ancak<br />

dünyanın bizi daha önce bildiğinden farklıyız.”<br />

Yenilenen strateji<br />

Nokia, sürdürülebilir, kârlı büyüme sağlamak<br />

için üç aşamalı stratejisini uygulamaya devam<br />

ediyor. Sıfırlama aşamasını tamamlayan<br />

Nokia, tartışmasız bir teknoloji lideri olarak<br />

ölçeklendirme aşamasının temellerini atarken<br />

ve müşteri tabanını genişletirken hızlanmaya<br />

devam edecek.<br />

Nokia’nın yenilenen şirket stratejisi, altı adımda<br />

daha fazla hızlanmaya odaklanıyor:<br />

• Devam eden teknoloji liderliğiyle hizmet sağlayıcılardaki<br />

pazar payını büyütmek.<br />

• Kurumsal şirketlerin müşteri karması içindeki<br />

payını yükseltmek.<br />

• Rekabet etmeye karar verdiği tüm sektörlerde<br />

lider konumda olmak için iş portföyünü aktif<br />

olarak yönetmek.<br />

• Nokia Technologies, fikri mülkiyet haklarını<br />

mobil cihazlar dışındaki sektörlerde değerlendirecek<br />

ve Ar-Ge yatırımlarına devam edecek.<br />

• Servis olarak sunmak gibi yeni iş modelleri<br />

uygulamak<br />

• ESG’yi rekabet avantajına dönüştürmek ve<br />

sektörde “güvenilir, tercih edilen sağlayıcı” olmak.<br />

Bu stratejik adımlar, dört destekleyici ile kolaylaştırılıyor:<br />

geleceğe uygun yetenek geliştirmek;<br />

özellikle 6G gibi kilit alanlarda uzun<br />

vadeli araştırmalara yatırım yapmak; çevikliği<br />

ve üretkenliği daha da geliştirmek için kendi<br />

operasyonlarını dijitalleştirmek; ve markayı<br />

yenilemek.<br />

Teknoloji Stratejisi<br />

Nokia’nın güncellenmiş teknoloji stratejisi, sanal<br />

evren çağının taleplerini karşılamak için<br />

ağların nasıl gelişmesi gerektiğini ayrıntılarıyla<br />

anlatıyor.<br />

Dünya, bağlantıya giderek daha fazla güvenecek<br />

şekilde geliştikçe, ağ performansı ve tüketilebilirliğin<br />

eşit ağırlık ve öneme sahip olacağı<br />

dijital her şeyin üzerine kurulduğu bir ağ haline<br />

gelecek. Bulutun esnekliği ve ölçeklenebilirliği<br />

ile bütünleşmek için geleneksel ağ<br />

oluşturmanın nitelikleri gerekecek.<br />

Bulutun esnekliği ve ölçeklenebilirliği ile<br />

beraber çalışabilmek için geleneksel ağların<br />

özelliklerine ihtiyaç duyulacak.<br />

Algılayan, düşünen ve harekete geçen bu ağlar,<br />

ağ oluşturmanın dönüştürücü gücünü her sektöre<br />

getirme potansiyeline sahip.<br />

Nokia, alanının en iyi ve geniş ürün portföyü ve<br />

Nokia Bell Labs’ın sektör lideri yıkıcı yenilikleri<br />

aracılığıyla bu dönüşüme liderlik etmek için iyi<br />

bir konumda.<br />

Marka Yenileme<br />

Nokia, şirket stratejisi ile aynı çizgide bugün<br />

her sektörde dijitalin potansiyelini fark eden<br />

bir B2B teknolojik yenilik lideri olduğunu göstermek<br />

için markasını yeniliyor. Yeni marka, ağ<br />

oluşturma uzmanlığı, teknoloji liderliği, öncü<br />

yenilik ve işbirlikçi ortaklıkta getirdiği değeri<br />

ortaya koyuyor.<br />

Şirketin yeni logosu enerjik, dinamik ve<br />

modern Nokia›nın değerlerini ve amacını<br />

gösteriyor. Nokia, ağların üstel potansiyelini<br />

ortaya çıkararak sürdürülebilirlik, üretkenlik<br />

ve erişilebilirlik alanlarındaki kazanımların<br />

kilidini açabilecek kritik bileşenin işbirliği<br />

olduğuna inanıyor. Logo işbirliğinin sembolü<br />

olarak tasarlındı.<br />

11Sektör Market<br />

IT network


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

TP-Link, MWC <strong>2023</strong>’de ISS çözümlerini<br />

öne çıkardı<br />

TP-Link, Barselona’da yapılan bu yılki Mobile World fuarında<br />

internet servis sağlayıcılara yönelik ağ çözümlerini<br />

öne çıkardı. 5G, WiFi 7 gibi en yeni teknolojilere<br />

sahip ürünler TP-Link standında yer aldı…<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

12<br />

Daha çok evlere yönelik ağ ürünleriyle<br />

tanınan ama son yıllarda kurumsal<br />

çözümleriyle de öne çıkan TP-Link®, internet<br />

servis sağlayıcılar (ISS) için de çözümler<br />

geliştiriyor. Her boyuttan ISS’ye<br />

uygun çözüme sahip olan şirket, bu yılki<br />

Mobile World Konferansı’nda (MWC)<br />

5G’den WiFi 7 teknolojisine değin en<br />

yeni teknolojilere sahip ISS çözümlerini<br />

tanıtıyor.<br />

TP-Link, 27 Şubat-2 <strong>Mart</strong> <strong>2023</strong> tarihleri<br />

arasında Barselona’da yapılan MWC’de<br />

gerek ulusal gerekse yerel servis sağlayıcılar<br />

için en yenilikçi çözümlerini sergiliyor.<br />

5G hücresel ağ çözümlerinden WiFi<br />

7 ürün portföyüne kadar standda sergilenen<br />

TP-Link’in ‘taşıyıcı sınıfı’ geniş<br />

ürün ailesi görülüp bilgi alınabiliyor.<br />

TP-Link standında yer alan bazı ISS çözümleri<br />

şunlar:<br />

Taşıyıcı Sınıfı WiFi 7 Çözümleri<br />

TP-Link, ISS’lere yönelik ürünlerini Aginet<br />

alt markası altında sunuyor. MWC’de<br />

WiFi 7 teknolojili, taşıyıcı sınıfı ürünler<br />

görülebiliyor. 5G mobil erişimden sabit<br />

fiber erişime, WiFi yönlendiricilerden<br />

Mesh WiFi sistemlerine kadar çeşitli ISS<br />

çözümleri TP-Link standında yer alıyor.<br />

ISS’lerin farklı dağıtım senaryolarını<br />

karşılayacak ve abonelere gerçek çoklu<br />

gigabit özellikli bağlantı sağlayacak<br />

WiFi 7 teknolojili TP-Link ürün ailesi,<br />

ISS’leri heyecanlandıracak kadar etkili<br />

özelliklere sahip. Ürünlerin hepsi evin<br />

her köşesini daha fazla esneklikle kaplayacak<br />

akıllı bir ağ oluşturmaya olanak<br />

tanıyan standart EasyMesh teknolojisini<br />

kullanıyor. Servis sağlayıcılar TR-069 ve<br />

TR-369 protokolleri ile uyumlulukları<br />

sayesinde WiFi servislerini, ağlarını ve<br />

cihazlarını uzaktan yönetebiliyorlar.<br />

5G Taşıyıcı Sınıfı Ağ Geçidi<br />

Portföyü<br />

TP-Link, servis sağlayıcıları güçlendirmek<br />

ve 5G’nin yaygınlaşmasını hızlandırmak<br />

için bir dizi 5G ağ geçidi (gateway)<br />

çözümünü piyasaya sürecek. İç mekan<br />

dağıtımından dış mekan senaryolarına<br />

değin geniş bir ürün ailesine sahip olan<br />

5G çözümleri arasında hem WiFi 6, hem<br />

WiFi 7 teknolojisine sahip ürünler yer<br />

alıyor. Tüm iç mekan ağ geçitleri en son<br />

WPA3 güvenlik protokolüne ve standart<br />

EasyMesh teknolojisi sahip. En yüksek<br />

hızların yanı sıra daha güvenli bir ağ ve<br />

gerçekten kusursuz bir bağlantı sağlanabiliyor.<br />

Dış mekan ağ geçitleri ise esnek<br />

dağıtım için PoE (Ethernet Üzerinden<br />

Güç) özelliğine sahipler ve toza, neme ve<br />

zorlu ortamlara dayanacak şekilde IP67<br />

derecesi için tasarlanmış, sağlam ve dayanaklı<br />

ürünler.<br />

5G ürünlerinden biri olan NB610v 5G<br />

ağ geçidi TP-Link standında yer alıyor.<br />

En yeni 5G (5. nesil hücresel ağ), WiFi<br />

7, EasyMesh ve VoLTE (LTE üzerinden<br />

Ses) teknolojilerine sahip olan ürün, üç<br />

bantta daha düşük gecikme süresiyle<br />

inanılmaz yüksek WiFi hızları sunuyor.<br />

Bu ürün aynı zamanda iki adet 2.5 GbE<br />

WAN/LAN bağlantı noktası ile istikrarlı<br />

ve hızlı kablolu bağlantı desteğine de<br />

sahip.<br />

10G Çağına Giden Yolda XGS-<br />

PON Çözümü<br />

Yeni ve ana akım fiber erişim teknolojisi<br />

olan XGS-PON, eşzamanlı 10 Gb/sn simetrik<br />

veri iletimi özelliğine sahip ve çeşitli<br />

bant genişliği yoğun uygulamalar ve<br />

üçlü oynatma (ses, veri ve video) hizmetleri<br />

için daha yüksek talepleri karşılayabiliyor.<br />

TP-Link’in XGS-PON çözümü,<br />

servis sağlayıcılara abonelerini 10G çağına<br />

yönlendirmek için tek elden bir çözüm<br />

sunuyor. Bu çözümün içeriğinde bir<br />

Chassis optik hat terminali, XGS-PON<br />

optik ağ birimi (ONU), yönlendirici ve<br />

mesh sistemleri desteği, ayrıca merkezi<br />

bir yönetim sistemi, DPMS (DeltaStream<br />

PON Yönetim Sistemi) ve Aginet çözüm<br />

kiti yer alıyor.<br />

TAUC – ISS’ler için WiFi<br />

Yönetim Çözümü<br />

TP-Link ISS’lere yeni teknolojilerle donatılmış<br />

bu ürünleri kolayca yönetebilmeleri<br />

için de çözüm geliştirmiş durumda.<br />

TAUC (TP-Link Aginet Unifies Cloud),<br />

yeni nesil bir WiFi yönetim çözümü. TR-<br />

369 USP bulut sunucusu ve çevik API entegrasyonuna<br />

dayalı olan TAUC, servis<br />

sağlayıcılar için esnek ve güçlü bir yönetim<br />

ortamı sağlıyor. ISS’ler desteklenen<br />

tüm WiFi, xPON, 4G/5G yönlendiricileri<br />

ve xDSL modemleri her yerden ve her zaman<br />

tek bir arabirimden merkezi olarak<br />

yönetebiliyorlar. Yenilikçi ağ topolojisi<br />

tasarımına sahip olan çözüm, ağ performansını<br />

izlemeyi ve anlık analizler<br />

yapmayı sağlıyor. ISS’ler yerinde teknik<br />

destek gerekmeden müşteri memnuniyetini<br />

artırıyor ve servis maliyetlerini<br />

düşürebiliyorlar.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Panasonic’ten yeni premium ekran serisi<br />

Üstün görüntü kalitesi ve<br />

görünürlük seviyeleri<br />

Full HD’den dört kat daha fazla piksel sunan<br />

yüksek çözünürlüklü 4K panel (3840 x 2160<br />

piksel), giriş holleri, lobiler veya parlak ışıklı<br />

toplantı alanları gibi aydınlık ortamlarda<br />

öne çıkacak 700 cd/m2›lik yüksek parlaklığa<br />

sahip gerçekçi ve ayrıntılı görüntüler sunuyor.<br />

Yüzde 25›lik parlama önleyici pus işlemi,<br />

ortam ışığının yansımasını azaltıyor ve<br />

tüm ortamlarda görünürlüğü büyük ölçüde<br />

artırıyor.<br />

Farklı kullanım durumları için<br />

esnek kurulum<br />

Toplantı kabinlerinden çok sayıda insanın katıldığı<br />

konferans salonlarına kadar kompakt<br />

alanlara uygun boyutlarda olan ekranlar, dikey<br />

Panasonic Connect Avrupa, parlak aydınlatma koşullarını<br />

ortadan kaldırabilen birinci sınıf profesyonel iş ekranlarına<br />

yönelik artan talebi karşılamak için en yeni nesil 4K UHD LCD<br />

Ekran serisi olan SQ2H serisini duyurdu. 43-98 inç arasında<br />

yedi ekran boyutunda değişen bu güvenilir 7/24 ekranlar,<br />

toplantı odaları, toplantı ve öğrenme alanlarının yanı sıra<br />

perakende ve halka açık bilgi alanlarındaki dijital tabelalar<br />

için ideal. Panasonic SQ2H Serisi parlaklık, güvenilirlik ve<br />

sistem ölçeklenebilirliği alanlarında öne çıkıyor…<br />

olarak da kullanılabiliyor. 20 derece ileri ve geri<br />

eğilebilme özelliği, cihazları çeşitli yerlere kurulum<br />

için uygun hale getirir.<br />

Yerleşik ölçeklenebilirlik<br />

SQ2H Serisi, en üst düzey esneklik ve ölçeklenebilirlik<br />

için çok çeşitli kullanım durumları<br />

için standart olarak Intel® Akıllı Ekran Modülü<br />

(Intel® SDM) özellik yuvasıyla donatılıyor.<br />

Örneğin, yerleşik bir bilgisayar, terminal kartı<br />

veya kablosuz sunum sistemi kullanarak dijital<br />

tabela ve yayınlar gibi uygulamaları destekleyebiliyor.<br />

Ekranlar ayrıca 4K içeriği görüntülemek<br />

için USB medya oynatıcı işleviyle donatılıyor<br />

ve bağımsız modda çalışarak yüksek<br />

kaliteli dijital tabela görevi görebiliyor.<br />

SQ2H Serisi, HDMITM girişi (x3), DIGITAL<br />

OUT (HDMITM Type A x1), PC girişi (Mini<br />

D-sub x1), USB Type A (x2) ve USB Type C (x1)<br />

gibi DisplayPort Alternatif modu ve 60W’a kadar<br />

güç dağıtımı ile uyumlu çeşitli arayüzlerle<br />

donatılıyor. Her ana ünitede bulunan 20W<br />

dahili hoparlör (10W+10W) de ses içeriği için<br />

harici hoparlör ihtiyacını ortadan kaldırıyor ve<br />

ekranların dar alanlara monte edilmesine izin<br />

veriyor.<br />

SQ2H Serisi, Aralık <strong>2023</strong>’ten itibaren satışa sunulacak<br />

ve kurumsal, eğitim ve dijital tabela<br />

uygulamaları için geniş bir 4K UHD LCD ekran<br />

serisine katılacak.<br />

Kolektif House’un <strong>2023</strong> yılı hedefi 29 lokasyon!<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Geliştirdiği esnek çalışma alanlarıyla sektöre yön veren Kolektif<br />

House, genişlettiği lokasyon ağıyla pazar liderliğini koruyor.<br />

2022 yılı sonu itibarıyla 20 lokasyona ulaşan Kolektif House,<br />

<strong>2023</strong> yılında bu sayıyı 29’a taşımayı hedefliyor…<br />

Her ihtiyaca yönelik geliştirdiği inovatif<br />

çözümlerle iş hayatını şekillendiren Kolektif<br />

House, 2022 yılında da lokasyon ağını<br />

genişletmeye devam etti. Geçen yıl kolektifmini<br />

Bebek, kolektifmini on-the-beach OM<br />

Paparazzi ve Süzer Plaza başta olmak üzere<br />

açtığı yeni lokasyonlarla lokasyon sayısını<br />

20’ye taşıyarak sektör liderliğini sürdüren<br />

Kolektif House, <strong>2023</strong> yılında bu sayıyı 29’a<br />

ulaştırmayı hedefliyor.<br />

“Yarattığımız ekosistemin<br />

büyüklüğü 30 bini aştı”<br />

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kolektif<br />

House Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet<br />

Onur, “2015 yılında sadece bir mekân değil,<br />

bir komünite yaratarak daha güçlü bir şekilde<br />

büyüyebileceğimiz bir yaşam alanı oluşturmak<br />

için ‘Sev, yarat, paylaş’ mottosuyla<br />

yola çıktık. Bugün geldiğimiz noktada startup’lardan<br />

kurumsal şirketlere kadar 3 bin<br />

500’ün üzerinde firmayı Kolektif House çatısı<br />

altında ağırlıyoruz. Bugün üyelerimizle<br />

birlikte yarattığımız ekosistemin büyüklüğü<br />

30 bini aştı. Kolektif House olarak farklı disiplinlerden<br />

çalışanların bir arada olabildiği,<br />

birbiriyle fikir alışverişinde bulunabildiği,<br />

birlikte öğrendiği, günlük etkileşimler ve<br />

etkinliklerimizde network ağlarını genişleterek<br />

yeni iş birliklerinin kapılarını araladıkları,<br />

kısacası ‘özgürce yarattıkları’ bir çalışma<br />

ortamı sunduğumuz için çok mutluyuz”<br />

dedi.<br />

“Teknolojik bir platform olma<br />

yönünde ilerliyoruz”<br />

Araştırma şirketi CBRE’nin açıkladığı<br />

‘Türkiye’de Hazır Ofis Sektörü’ raporuna<br />

göre kiralanabilir alan büyüklüğü açısından<br />

sektörde lider konumda olduklarını ifade<br />

eden Ahmet Onur, mevcutta hizmet<br />

verdikleri 20 lokasyonla Türkiye’deki<br />

hazır ofislerin yaklaşık yüzde 20’sine sahip<br />

olduklarını söyledi. Yeni açılacak lokasyonlarla<br />

birlikte yakın zamanda pazar paylarını<br />

yüzde 30’a taşımayı hedeflediklerini vurgulayan<br />

Ahmet Onur, sözlerine şöyle devam<br />

etti: “Esnek çalışma iş hayatının merkezine<br />

yerleşirken, bizler de farklı ölçek ve sektörden<br />

markalara, stratejik yaklaşımlarla hibrit<br />

çalışma alanı çözümleri sunuyoruz. Son 5<br />

yılda her yıl yaklaşık 2 kat büyüdük. 2022’de<br />

hizmetlerimizi uçtan uca dijitalleştirme yönündeki<br />

teknoloji yatırımlarımız kapsamında,<br />

bir teknoloji firmasını bünyemize kattık.<br />

Artık teknolojimizi kendimiz geliştiriyor ve<br />

üretiyoruz. Bu kapsamda dünyada bir ilke<br />

imza atarak ‘İstediğin kadar çalış, çalıştığın<br />

kadar öde’ mottosuyla ilkini Bebek’te hayata<br />

geçirdiğimiz kolektifmini’de geleceğin<br />

çalışma deneyimini, geliştirdiğimiz teknolojik<br />

altyapı ile tasarladık. Yeni nesil otonom<br />

çalışma alanı kolektifmini, ofis deneyimini<br />

A’dan Z’ye dijitalleştiriyor. Kullanıcıların<br />

tüm ihtiyaçlarını mobil uygulamamız üzerinden<br />

yönetebildiği kolektifmini yoğun ilgi<br />

görüyor. Bugün gelinen noktada 12 binin<br />

üzerinde indirme ve 4 bin 500’ün üzerinde<br />

kullanıcıya ulaştık. Kısa süre önce bireysel<br />

kullanıcıların yanı sıra şirketlere de açtığımız<br />

kolektifmini ile çalışmanın geleceğini<br />

tasarlama ve teknolojik bir platform olma<br />

yönünde emin adımlarla ilerliyoruz. Buna<br />

ek olarak lokasyon sayılarımızı da artırmaya<br />

devam ediyoruz. Yakın zamanda başta<br />

Ankara olmak üzere İstanbul dışında illerde<br />

yaygınlaşmanın yanında yurt dışında da<br />

farklı pazarları araştırıyoruz.”<br />

13


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

DNSSense, <strong>2023</strong>’te yeni partnerlerle<br />

farklı coğrafyalara ulaşacak<br />

Jeopolitik değişimlerin siber güvenlik trendlerine etkisi, Avrupa<br />

Birliği Siber Güvenlik Ajansı (ENISA) tarafından yayımlanan<br />

bir raporla doğrulandı. 2022’de değişken jeopolitiğin<br />

siber güvenlik tehdit ortamındaki trendleri belirlediğine dikkat<br />

çekilen raporda, fidye yazılımlarının her ay 10 terabayt<br />

verinin çalınmasına sebep olduğu da vurgulandı…<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Küresel gerginlikler, dış politika değişimleri<br />

ve uluslararası ilişkiler, Avrupa’da<br />

bir savaşın yaşandığı 2022’de<br />

siber güvenlik trendlerine yön verdi.<br />

Avrupa Birliği Siber Güvenlik Ajansı<br />

ENISA tarafından yayımlanan raporda,<br />

jeopolitik değişimlerin siber savaşı<br />

da beraberinde getirdiğine dikkat<br />

çekilirken, fidye yazılımlarının her ay<br />

10 terabayt verinin çalınmasına sebep<br />

olduğu dile getirildi. Fidye saldırılarının<br />

en önemli tehdit unsurlarından biri<br />

olmayı sürdürdüğünü vurgulayan<br />

rapora göre, devlet destekli siber suçlular<br />

ve bilgisayar korsanları Temmuz 2021 -<br />

Temmuz 2022 aralığında tehdit aktörleri<br />

arasında öne çıktı.<br />

Küresel standartlarda DNS güvenliği<br />

çözümleri sunan DNSSense’in (önceki<br />

adıyla Roksit) Türkiye, Azerbaycan ve<br />

Kazakistan’dan sorumlu Satış Lideri Hüseyin<br />

Erdal, değişen tehdit ekosistemine<br />

ilişkin görüşlerini ve DNSSense’in <strong>2023</strong><br />

hedeflerini paylaştı.<br />

Bugün savaşın yalnızca sahada ya da<br />

ekonomik ve politik ilişkilerde görülmediğine<br />

dikkat çeken Hüseyin Erdal, “Örneğin<br />

geçtiğimiz yıl şubat ayında ünlü<br />

hacker topluluğu Anonymous, Rusya’ya<br />

karşı bir siber savaş ilan etmişti. Hükümet<br />

destekli veya bağımsız hacker grupları,<br />

uluslararası ilişkilerden hareketle<br />

sistemli saldırılar düzenleyebiliyor” dedi.<br />

mekte olan ülkeler” arasında sayıldığını<br />

vurgulayan Hüseyin Erdal, “Hükümetlerin<br />

küresel gelişmelere karşı tutumları,<br />

işletmelerin operasyonlarına doğrudan<br />

etki edebiliyor. Gerilimlerin sürdüğü ve<br />

küreselleşme kavramının sınırlarının<br />

yeniden çizildiği bir dünyada, saydığım<br />

ülkelerde de başta DNS güvenliği olmak<br />

üzere siber güvenlik yatırımlarının hız<br />

kazanacağını düşünüyoruz” dedi.<br />

DNSSense’in (önceki adıyla Roksit) Türkiye’nin<br />

yanı sıra CIS ülkelerini de öncelikli<br />

pazarlarımız arasında gördüğüne<br />

değinen Erdal, “Odaklandığımız ülkeler<br />

arasında Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan<br />

ve diğer CIS ülkeleri öne çıkıyor.<br />

2022’nin ikinci yarısında bu yöndeki<br />

yatırımlarımızı hızlandırdık ve CIS<br />

bölgesinedeki her ülkede ülke özelinde<br />

uzmana arkadaşlarımızın istihdamını<br />

gerçekleştirdik. Bu yılın sonuna CIS ekibimizi<br />

Türkiye ekibi haricinde 20 kişiye<br />

çıkarmayı hedefliyoruz. Öte yandan Suudi<br />

Arabistan’da yerel bir veri merkezi<br />

kurarak ülkenin regülasyonlarına tam<br />

uyumlu hale geldik. Afrika ve Ortadoğu<br />

operasyonlarımızı da genişletiyoruz.”<br />

diye konuştu.<br />

Partner Programı’yla etki<br />

alanını artırıyor<br />

DNS güvenliği alanındaki çözümleri<br />

daha çok coğrafyada, daha çok işletmeye<br />

ulaştırmaya odaklandıklarını söyleyen<br />

DNSSense Türkiye, Azerbaycan ve<br />

Kazakistan›dan sorumlu Satış Lideri<br />

Hüseyin Erdal, değerlendirmelerini<br />

şu ifadelerle sonlandırdı: “DNS<br />

güvenliğinde uzmanlaşan şirketimiz<br />

için <strong>2023</strong>’ün önemli başlıklarından<br />

biri de güçlü teknoloji sağlayıcılarıyla<br />

birlikte kuracağımız partner ağı olacak.<br />

Bizimle benzer vizyonları paylaşan<br />

sağlayıcıların ürün portföylerine DNS-<br />

Sense’in uçtan uca DNS güvenliği vaat<br />

eden çözümlerini dahil ederek, bu konudaki<br />

küresel farkındalığa katkıda bulunmayı<br />

hedefliyoruz.<br />

HTTP, HTTPS, SMTP ve IoT gibi birçok<br />

protokol tarafından kullanılan DNS katmanı,<br />

doğru izlendiğinde siber güvenlik<br />

zafiyetlerinin tespiti açısından nitelikli<br />

bir kaynağa dönüşüyor. DNSSense olarak<br />

DNS log analizi maliyetlerini düşüren<br />

DNSEye, DNS kaynaklı saldırılara<br />

karşı bulut tabanlı koruma sağlayan<br />

DNSDome ve yapay zeka destekli domain<br />

sınıflandırma çözümü Cyber X-Ray’le<br />

işletmelerin kurumsal ağlarını iç ve dış<br />

tehditlere karşı koruyoruz. Özellikle<br />

kurumsal ağlara yetkili erişebilen ve kötü<br />

niyetli davranışlarının tespiti bu sebeple<br />

zor olan iç tehditlerin oluşturacağı<br />

riskleri bertaraf etmenin yolu DNS<br />

güvenliği çözümlerinden geçiyor.”<br />

14<br />

CIS ülkelerinde DNS güvenliği<br />

yatırımları hız kazanacak<br />

Uluslararası Telekomünikasyon Birliği<br />

tarafından güncellenen verilerle yayımlanan<br />

Küresel Siber Güvenlik Endeksi’nde,<br />

toplam puan açısından ilk 20<br />

ülke arasında Bağımsız Devlet Topluluğu<br />

(BDT - CIS) ülkelerinden yalnızca<br />

Rusya’nın olduğu görüldü. Kazakistan,<br />

Kırgızistan, Azerbaycan, Türkmenistan<br />

ve Özbekistan’ın bu sıralamada “geliş-


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

<strong>2023</strong> teknoloji girişimcileri için<br />

çok avantajlı bir dönem olacak<br />

Keiretsu Forum Türkiye<br />

Genel Müdürü<br />

& Keiretsu Forum<br />

Londra Yönetim<br />

Kurulu Üyesi Duygu<br />

Eren, 2022 yılının<br />

Türk girişimcilik<br />

ekosistemi adına<br />

çok iyi geçtiğini belirterek,<br />

“<strong>2023</strong> yılı<br />

Türk Girişimcilik<br />

Ekosistemi için yapılan<br />

ciddi altyapı<br />

yatırımlarının meyvelerinin<br />

alınacağı<br />

bir yıl olacak. Çok fazla sayıda fon, teknopark<br />

ve hızlandırma programı kuruldu. Bütün bu<br />

altyapı organizasyonlarının amacı girişimlerin<br />

kurulma ve büyümelerine destek olmak.<br />

Türkiye’de teknoloji girişimcisi olmanın çok<br />

avantajlı olduğu bir döneme giriyoruz. Ayrıca,<br />

tohum yatırım almak için de en iyi zaman.<br />

2022 yılında kripto, blokzincir, online<br />

eğitim ve uzaktan çalışma üzerine olan girişimler<br />

oldukça revaçtaydı. <strong>2023</strong>’te ise oyun,<br />

fintech, siber güvenlik, mobilite, Web 3 en<br />

sıcak dikeyler olacak.” dedi.<br />

Keiretsu Forum Türkiye Genel Müdürü & Keiretsu Forum<br />

Londra Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Eren, <strong>2023</strong> yılının<br />

Türkiye’deki teknoloji girişimcileri için çok avantajlı bir<br />

yıl olduğunu ve tüm girişimcilerin tohum yatırım almak<br />

için en iyi zamanı olduğunu açıkladı…<br />

Beklentiler gerçekleşirse<br />

milyar doları geçeriz<br />

<strong>2023</strong> yılında yatırım ivmesinin aynı kalacağını<br />

beklediklerini de söyleyen Eren, “<strong>2023</strong><br />

yılında 2022 yılı ile benzer oranda yatırım<br />

sayısı olacaktır. Çünkü teknoloji şirketleri<br />

fiyatlamalarındaki düzeltmeler halen devam<br />

ediyor. <strong>2023</strong>, Seri A, B yatırımlarıyla 2022 gibi<br />

geçer. Eğer Seri B üzerine çıkan yatırımlar<br />

olursa da ki beklentimiz o yönde milyar doları<br />

geçeriz. Öte yandan <strong>2023</strong> yılı Türk Girişimcilik<br />

Ekosistemi için GSYF(Girişim Sermayesi<br />

Yatırım Fonu)’lerin etkisini ve gücünü<br />

artırdığı bir yıl olacak. Son bir yılda çok fazla<br />

sayıda GSYF kuruldu. Bu GSYF’ler özellikle<br />

SCALE UP aşamasında girişimleri değerlendiriliyorlar.<br />

SCALE UP aşamasındaki Türk<br />

girişimlerinin yatırım bulma noktasında GS-<br />

YF’ler nedeni ile zorluk çekmeyeceği bir yıl<br />

olacağını öngörüyorum. Tohum aşamasında<br />

da finansman oldukça bol. Seri A ve sonrası<br />

için yatırım bulmanın zorlaşacağı bir döneme<br />

giriliyor.” şeklinde konuştu.<br />

Yeni unicornlar oyun veya<br />

fintech sektöründen çıkacak<br />

Hızla büyüyen oyun sektörü hakkında da<br />

düşüncelerini paylaşan Eren, “Oyun sektörü<br />

dünyada Türkiye’nin ciddi bir ağırlığı olan<br />

bir sektör. <strong>2023</strong>’te yeni unicornlar öncelikli<br />

olarak oyun veya fintech sektöründen çıkacaktır.<br />

Sayı vermek mümkün değil ama sayıları<br />

ciddi şekilde artacak.” diyerek sözlerini<br />

tamamladı.<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Yapay zeka hayatımızı nasıl etkileyecek?<br />

Gelişen yapay zekâ teknolojisi<br />

hayatımızı birçok<br />

yönden etkilemeye devam<br />

ediyor. Konuşma tanıma,<br />

karar verme ve problem<br />

çözme gibi konularda insan<br />

zekâsı gerektiren görevleri daha az hata oranıyla<br />

gerçekleştirebilme kabiliyetine sahip olan<br />

yapay zekâ, iş dünyası başta olmak üzere sosyal<br />

yaşamı da büyük ölçüde etkiliyor.<br />

Sağlık sektörünü domine<br />

edecek<br />

Yapay zekâ, doğru teşhisler sağlayarak, tıbbi hataları<br />

azaltarak ve hasta sonuçlarını iyileştirerek<br />

sağlık sektörünü şimdiden dönüştürüyor. Yapay<br />

zekâ algoritmaları tespit ve kişiselleştirilmiş tedaviler<br />

yönünden büyük miktarda tıbbi veriyi<br />

analiz edebiliyor. Öte yandan gelişmiş ülkelerde<br />

yeni yeni kullanılmaya başlanan yapay zekâ<br />

destekli sohbet robotları, hastaların sorularını<br />

yanıtlamalarına ve randevu almalarına da yardımcı<br />

oluyor. Yapay zekânın sağlık alanında gelecekte<br />

önemli katkılar sunacağı düşünülüyor.<br />

150 yılı aşkın köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren<br />

Generali Sigorta, geleceğin dünyasını büyük ölçüde<br />

şekillendirecek olan yapay zekanın hayatımızı nasıl etkileyeceğini<br />

paylaştı…<br />

Ulaşımda devrim yaratıyor<br />

Yapay zekanın önemli ölçüde etkilediği bir diğer<br />

alan da ulaşım. Daha güvenli, daha hızlı<br />

ve daha verimli bir ulaşım ağı için yapay zekâ<br />

temelli otomasyon çalışmaları ulaşım endüstrisinde<br />

devrim yaratıyor. Yapay zekâ tarafından<br />

desteklenen otonom araçlar, insan hatasından<br />

kaynaklanan yol kazalarının sayısını ve yolcuların<br />

bekleme süresini de azaltacak. Öte yandan<br />

özellikle metropollerdeki ulaşım sorunlarına<br />

yapay zekâ temelli akıllı uygulamalarla birlikte<br />

çözümler üretilmeye başlandı.<br />

Eğitim ve öğretimin yeni<br />

kurallarını belirliyor<br />

Tüm dünyada özellikle artırılmış gerçeklik teknolojisi<br />

ile birlikte gerçekleştirilen yapay zekâ<br />

uygulamaları eğitim ve öğretimin yeni kurallarını<br />

belirliyor. Yapay zekâ, eğitim sektöründe<br />

yapay zekâ destekli sanal öğretmenler ve kişiselleştirilmiş<br />

öğrenme sistemleri, öğrencilere<br />

özelleştirilmiş eğitim deneyimleri sağlıyor. Ayrıca<br />

yapay zekâ eğitimcilerin öğrencilerin iyileştirilmesi<br />

gereken alanları belirlemesine ve onlara<br />

kişiselleştirilmiş geri bildirim sağlamasına da<br />

yardımcı oluyor.<br />

İş dünyasında yeni fırsatlar<br />

yaratıyor<br />

Yapay zekanın en fazla dokunduğu alanlardan<br />

biri de iş dünyası. Yapay zekâ birçok işi otonom<br />

bir hale getirirken; yapay zekâ geliştirme, veri<br />

analizi ve siber güvenlik gibi alanlarda da yeni<br />

fırsatlar yaratmayı başarıyor. Bununla birlikte<br />

uzmanlar, yapay zekanın bazı çalışanları da yerinden<br />

edebileceğini ve yapay zekanın iş gücüne<br />

entegrasyonuyla birlikte gelen zorlukların ele<br />

alınmasının çok önemli olduğunu belirtiyorlar.<br />

İlerleyen yıllarda yapay zekâ temelli çalışansız<br />

deneyim mağazalarının sayısının artması bekliyor.<br />

İletişim deneyimini artırıyor<br />

Yapay zekanın iş ve sosyal yaşamda etkilediği<br />

en önemli alanlardan biri de iletişim sektörü.<br />

İletişimi bir bütün olarak ele alan yapay zekâ,<br />

özellikle iletişim sektörüne yönelik içerik, grafik<br />

ve görsel konularında her geçen gün kendisini<br />

geliştirmeyi başarıyor. Öte yandan iletişim<br />

teknolojileri de yapay zekâ uygulamalarından<br />

nasibini almış durumda. Yapay zekâ<br />

destekli sohbet robotları ve sanal asistanlar,<br />

müşteri sorularına hızlı ve kişiselleştirilmiş<br />

yanıtlar verme imkânı sağlıyor. Ayrıca dil<br />

çeviri teknolojisini geliştirerek insanların<br />

dil engellerini aşarak birbirleriyle iletişim<br />

kurmasını kolaylaştırıyor.<br />

15


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Türkiye yazılım ihracatında vites büyütüyor<br />

Dijitalleşme iş süreçlerine özel yazılım ve teknolojilere<br />

yönelik ihtiyacı artırırken, ters ekonomik rüzgarlar şirketleri<br />

nitelikli yazılım geliştiricilere daha uygun maliyetlerle<br />

ulaşabilecekleri pazarlara yöneltti. Girişim ekosistemiyle,<br />

nitelikli yazılımcı işgücüyle ve kur farkından<br />

kaynaklanan maliyetlerle Türkiye, küresel şirketlerin<br />

yazılım projelerinin dış kaynaklarından birine dönüştü…<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

İş süreçlerinin dijitalleşmesi ve e-ticaret<br />

gibi dijitalde doğan sektörlerin hızlı<br />

büyümesi, her endüstri için yazılım ve<br />

teknoloji ihtiyacını artırdı. Öte yandan<br />

küresel ekonomik ters rüzgarlar, her<br />

ölçekten şirket için maliyet baskılarını<br />

ortaya çıkardı. Bu durum, okuryazarlık<br />

seviyesi yüksek, geleceğin mesleklerine<br />

ilgi duyan, genç bir nüfusa sahip olan<br />

ve akademik düzeyde nitelikli eğitim<br />

sunan Türkiye gibi ülkeleri yazılımda<br />

dış kaynak kullanımının hedef pazarlarından<br />

birine dönüştürdü. Türkiye, kur<br />

farkı gibi unsurların da katkılarıyla özellikle<br />

Avrupa merkezli şirketlerin yazılım<br />

projeleri için başvurduğu ülkeler arasına<br />

girdi.<br />

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan<br />

VagonSoft Kurucu Ortağı Alişan<br />

Tekinler, “İşletmeler maliyetleri dengelemek,<br />

temel değer vaatlerinden uzak olan<br />

yatırımlardan kaçınmak için teknoloji ve<br />

yazılım alanında da dış kaynak kullanımını<br />

önceliklendiriyor. Ülkemiz, gerek<br />

İngilizce konuşan gelişmiş yetenek havuzu,<br />

gerekse nitelikli eğitim seviyesiyle<br />

özellikle Avrupa ülkelerinin yazılım ihtiyaçları<br />

için başvurduğu merkezlerden<br />

birine dönüşüyor” dedi.<br />

daha maliyetli olduğunu görüyoruz. Söz<br />

konusu platformdan elde edilen veriler,<br />

Türkiye’deki maliyetlerin, düşük maliyetli<br />

işgücü nitelemesiyle özdeşleşen<br />

Hindistan’dan bile daha aşağıda olduğunu<br />

gösteriyor. Türkiye, saat dilimi ve<br />

işgücünün İngilizce yetkinliği gibi faktörlerle<br />

de birleşmesiyle tercih sebebi<br />

oluyor” diye konuştu.<br />

Türkiye yetenek<br />

sıralamasında 10 basamak<br />

yükseldi<br />

Online eğitim platformu Coursera’nın<br />

yayımladığı Küresel Yetenek Raporu’nun<br />

2022 edisyonunda Türkiye’nin sıralamada<br />

10 basamak yükseldiği görüldü.<br />

Bu artıştan en büyük payı yüzde 57<br />

oranla teknoloji aldı. Türkiye’nin teknik<br />

üniversiteleriyle, teknoparklarıyla, unicorn’lar<br />

çıkaran girişim ekosistemiyle<br />

küresel teknoloji işgücünün önemli<br />

merkezlerinden birine dönüştüğünü<br />

vurgulayan VagonSoft Kurucu Ortağı<br />

Alişan Tekinler, “Ülkemiz yazılım ihracatında<br />

her geçen yıl hedef büyütüyor.<br />

Türkiye’nin yükselen potansiyeli, kültürel<br />

ve lojistik yakınlık da hesaba katıldığında<br />

uluslararası şirketlerin dikkatinden<br />

kaçmıyor” ifadelerini kullandı.<br />

“Dijital yolculuğa doğru<br />

yerden başlama fırsatı<br />

sunuyoruz”<br />

Türkiye’de 10 yılı aşkın deneyimle e-ticaret<br />

yazılımı, web yazılım ve tasarımı,<br />

optimizasyon, kurumsal kaynak planlama,<br />

müşteri ilişkileri yönetimi ve muhasebe<br />

alanında yazılım geliştirdiklerini<br />

ifade eden Alişan Tekinler, değerlendirmelerini<br />

şu ifadelerle sonlandırdı: “2012<br />

yılında ortağım Hüseyin Yılmaz’la hayata<br />

geçirdiğimiz VagonSoft, müşterilerine<br />

dijital yolculuğa doğru yerden başlama<br />

fırsatı sunuyor. Şimdiye dek aralarında<br />

uluslararası markaların da olduğu 852’yi<br />

aşkın müşteriye hizmet verdik. Sanayi,<br />

restoran, güzellik salonu, oto yıkama<br />

gibi farklı sektörlerden işletmeler için<br />

hayata geçirdiğimiz yazılım projelerinde<br />

edindiğimiz bilgi birikimini, dijital pazarlama,<br />

kurumsal SEO, itibar ve marka<br />

yönetimi alanlarındaki deneyimimizle<br />

bir araya getirerek uçtan uca servisler<br />

sunuyoruz. Yetkin işgücümüz, Vagon-<br />

Soft’u uluslararası nitelikte işler çıkarabilecek<br />

bir iş ortağına dönüştürüyor.”<br />

16<br />

Almanya’daki yazılım<br />

maliyetleri Türkiye’den %150<br />

fazla<br />

Dünya çapında farklı mesleklerin ortalama<br />

maaşlarını gerçek kullanıcılardan<br />

elde ettiği verilere göre derleyen Levels.<br />

fyi verileri, Türkiye’de yıllık ortalama kıdemli<br />

yazılım mühendisi maaşlarının 35<br />

bin dolar seviyesinde olduğunu gösterdi.<br />

Benzer kıdemdeki çalışanların ücretlerinin<br />

İtalya’da 75 bin dolara, Almanya’da<br />

90 bin dolara, ABD’de ise 211 bin dolara<br />

çıktığı tespit edildi.<br />

Verileri yorumlayan Alişan Tekinler, “Kıyasladığımızda,<br />

Almanya’da bir şirket<br />

veya mühendisle yazılım geliştirmenin<br />

bu işi Türkiye’de yapmaktan yüzde 150


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Sipay’de üst düzey atama<br />

Şirketlere ödeme sistemleri alanında 360 derece çözümler<br />

sunan inovasyon odaklı finansal teknoloji şirketi Sipay’in İş<br />

Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Aslı Ulusoy oldu…<br />

Finansal teknoloji sektörüne 2018 yılının son<br />

aylarında “ödeme sistemleri alanına yenilikçi<br />

ve dinamik çözümler sunma” mottosuyla<br />

giriş yapan Sipay, deneyimli isimlerle ekibini<br />

güçlendirmeyi ve büyütmeyi sürdürüyor. Sipay’e<br />

İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı<br />

olarak atanan Aslı Ulusoy, Sipay’in hedef ve<br />

politikaları doğrultusunda iş geliştirme stratejilerini<br />

belirlemenin yanı sıra yeni projeler<br />

ve müşteri portföyünü genişletmekten sorumlu<br />

olacak.<br />

Aslı Ulusoy kimdir?<br />

St. Georg Avusturya Lisesi’nin ardından İstanbul<br />

Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden<br />

mezun olan Aslı Ulusoy, iş hayatına<br />

Demirbank’ta MT olarak başladı. Şube ve<br />

genel müdürlük deneyimlerinin ardından,<br />

Garanti Ödeme Sistemleri’nde Pazar Ortaklıkları<br />

Yöneticisi olarak görev alan Aslı<br />

Ulusoy, 2002 yılında Yapı Kredi Bankası’nda<br />

Üye İşyeri Pazarlama ve Ortaklık İlişkileri<br />

bölümünde yönetici olarak çalışmaya başladı.<br />

Yapı Kredi Bankasındaki kariyerinde<br />

Üye İşyeri Pazarlama ve Ortaklık İlişkileri<br />

Direktörü olarak ödeme sistemleri kart kabul<br />

ürün yönetimi, iş geliştirme, kurumsal iş<br />

ortaklıkları ve satış fonksiyonlarının başına<br />

geçti. 2021 yılında Boyner Holding bünyesindeki<br />

Hopi’de Ticari İş Ortaklıkları Genel<br />

Müdür Yardımcısı olarak görev alan Aslı Ulusoy,<br />

<strong>2023</strong> yılı itibarıyla Sipay’de İş Geliştirme<br />

Genel Müdür Yardımcısı görevini üstlendi.<br />

Kredi kullanımında mobil bankacılığın payı artıyor<br />

Risk Merkezi verileri 2022’de bireysel kredi kullanımının arttığını<br />

gösterirken, kredi notu öğrenme hizmetine talep de çoğaldı. Öte<br />

yandan Türkiye’nin kredi notu ortalaması 1.492 olarak açıklandı…<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Her yıl milyonlarca kişinin bankacılık sistemine<br />

dahil olduğu Türkiye’de, küresel<br />

ekonomik koşullar, bankaların kullandırdığı<br />

kredi adet ve hacimlerine de yansıdı.<br />

Risk Merkezi tarafından yayımlanan veriler,<br />

bankalar tarafından verilen bireysel kredi<br />

hacimlerinin 2022’de %50 arttığını gösterirken,<br />

kredi kullanmanın birincil göstergesi<br />

olan kredi notu öğrenme hizmetine talep de<br />

çoğaldı. Kişiselleştirilmiş finansal pazaryeri<br />

TeklifimGelsin, kullanıcıların kredi derecelerini<br />

öğrenebilecekleri ve krediye erişimlerini<br />

kolaylaştıracak önerileri görebilecekleri<br />

Kredi Karnesi ürününü Şubat <strong>2023</strong> itibarıyla<br />

duyurduğu mobil uygulamasında ücretsiz<br />

olarak kullanıma sundu.<br />

Türkiye’nin kredi notu<br />

ortalaması 1.492 oldu<br />

Kredi Kayıt Bürosu tarafından 2022’nin<br />

üçüncü çeyreğinde açıklanan veriler, Türkiye’nin<br />

ortalama kredi notunun 1.492 olduğunu<br />

gösterdi. Kredi notu değerlendirmesinin<br />

1.900 puan üzerinden gerçekleştirildiğini<br />

hatırlatan İhsan Cem Zararsız, “Mobil uygulamamızda<br />

kullanıcıların kredi derecelerini<br />

ücretsiz olarak öğrenebilecekleri özelliğimizin<br />

yanı sıra, bu dereceyi artırmaya yönelik<br />

kişiselleştirilmiş öneriler içeren Kredi<br />

Karnesi ürünümüzü sunuyoruz. Büyük veri<br />

ve açık bankacılık teknolojilerinin gücüyle<br />

geliştirdiğimiz Kredi Karnesi, tüketicilerin<br />

mevcut finansal durumlarını doğru bir biçimde<br />

analiz etmeleri için oldukça kullanışlı.<br />

Bu özelliğimizle kullanıcıların kredi derecelerini<br />

artırabilmeleri için öneriler sunuyor,<br />

onlara özel kredili ürünler listeliyoruz. Böylece<br />

tüketiciler, kredi derecelerinin zaman<br />

içindeki gelişimini takip edebiliyor. Geleneksel<br />

bankacılığın getirdiği yorucu süreçleri ve<br />

bilgi akışındaki yavaşlığı ortadan kaldırmak,<br />

kullanıcıların işlem sürelerini kısaltmak ve<br />

güvenlikten ödün vermemelerini sağlamak<br />

gibi amaçlarla kurulan TeklifimGelsin olarak<br />

bu çözümümüzle tüketicilerin finansal<br />

okuryazarlığına da katkıda bulunuyoruz”<br />

diye konuştu.<br />

Kredi işlemlerinde mobil<br />

kullanımı artıyor<br />

Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) açıkladığı<br />

çeyreklik veriler incelendiğinde, 2022’nin ilk<br />

üç çeyreğinde mobil şubeler üzerinden toplam<br />

11,3 milyon adet kredi kullandırıldığı, bu<br />

işlemlerdeki toplam kredi hacminin ise 259<br />

milyar TL olduğu görüldü. Geçtiğimiz yılın<br />

üç çeyreğinde mobil şubelerden kullandırılan<br />

kredi adetlerinde artış yaşandığını dile<br />

getiren TeklifimGelsin CEO’su İhsan Cem<br />

Zararsız, “Kredi işlemlerinde mobil bankacılık<br />

ürünlerinin benimsenmesi her geçen<br />

dönemde artıyor. Bu trendi takiben, kullanıcıların<br />

doğru finansal ürünlere ve finansal<br />

geçmişlerini ortaya koyan Kredi Karnesi’ne<br />

saniyeler içinde güvenli bir biçimde ulaşması<br />

amacıyla, halihazırda 175 bini aşkın kayıtlı<br />

kullanıcının tercih ettiği kişisel finansal<br />

pazaryeri çözümlerimizi App Store ve Play<br />

Store’da yer alan TeklifimGelsin mobil uygulamamızda<br />

sunmaya başladık” dedi.<br />

“Kullanıcıları doğru finansal<br />

araçlarla buluşturuyoruz”<br />

Ocak 2021’de İTÜ Çekirdek bünyesinde kurulan<br />

şirketin bugüne dek aralarında Avrupa’nın<br />

en büyük B2B hızlandırma programı<br />

Startup Wise Guys’ın ve Hedef Holding’in<br />

de bulunduğu yatırımcılardan yatırım aldığını<br />

ve değerlemesini katlanarak artırdığını<br />

belirten TeklifimGelsin CEO’su İhsan Cem<br />

Zararsız, “Bugün dijital bankacılık kullanıcılarının<br />

ihtiyaçlarına yönelik pek çok araç<br />

bulunuyor. Fakat esas problem, bu araçların<br />

analizinde ve doğru bilgiye ulaşma sürecinde<br />

ortaya çıkıyor” dedi.<br />

175 bini aşkın kayıtlı kullanıcıya sahip olduklarını<br />

ve bugüne kadar 2,5 milyonu aşkın<br />

ziyaret aldıklarını vurgulayan İhsan Cem<br />

Zararsız, değerlendirmelerini şu ifadelerle<br />

sonlandırdı: “Hem bankaların, hem de<br />

tüketicilerin yararına bir model geliştiren<br />

TeklifimGelsin olarak kullanıcılarımıza tüm<br />

banka ve finansal kuruluşların ürün analizlerini<br />

tek bir platformdan yapabilme olanağı<br />

sunuyoruz. Finansal geçmişlerini ve finansal<br />

kuruluşların kredi kartı, mevduat, taşıt, konut,<br />

ihtiyaç kredisi, BIST 30, Amerika borsaları,<br />

uzaktan müşteri edinimi ve sigorta<br />

gibi hizmetlerini TeklifimGelsin’de bir arada<br />

görebilen ve karşılaştırabilen kullanıcılar,<br />

finansal okuryazarlıklarını bir adım ileri<br />

taşıyarak kendileri için en uygun ürüne başvurma<br />

şansı buluyor. Bu anlamda, <strong>2023</strong> itibarıyla<br />

kullanıcılarımızı, müşteri deneyimi<br />

odağında geliştirdiğimiz mobil uygulamamız<br />

aracılığıyla da doğru finansal araçlarla<br />

buluşturmayı sürdüreceğiz.”<br />

17


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Keenetic Hopper ve Sprinter yeni<br />

Wi-Fi 6 teknolojisi ile neler sunuyor!<br />

AX1800 hızları, güçlü donanımı ve bulut temelli KeeneticOS<br />

yazılımı ile Keenetic Hopper ve Keenetic Sprinter<br />

modelleri kullanıcıların beğenisine sunuldu…<br />

genişletici/router modları arasında değiştirebilirsiniz.<br />

destekleyen bir Keenetic yönlendirici seçmek<br />

en iyi çözüm olacaktır.<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Keenetic’in Wi-Fi 6 teknolojisinde sunduğu<br />

ilk iki ürünü olan bu modeller ev ve işletmenizi<br />

Wi-Fi 6 teknolojisine taşımak isteyenlerin<br />

beğeneceği ve uzun yıllar sorunsuzca<br />

kullanacağı modeller olarak karşımıza çıkıyor.<br />

Güçlü Donanım ve KeeneticOS<br />

yazılımı<br />

Keenetic Hopper ve Sprinter modeli her zamanki<br />

gibi kararlı ve sürekli güncelleme<br />

alan KeeneticOS yazılımıyla birlikte güçlü<br />

bir donanıma sahip. Cihaz gücünü bulut temelli<br />

KeeneticOS yazılımı ile uyumlu şekilde<br />

çalışan 900Mhz gücünde çift çekirdek işlemciden<br />

alıyor. 256 MB DDR3 RAM Keenetic<br />

Hopper’a kullanım esnekliği sağlayan KeeneticOS<br />

bileşenlerinin yüklenmesine izin verirken<br />

128MB flash memory cihazı ani elektrik<br />

kesintisi gibi durumlarda bozulmalara karşı<br />

korumaya yardımcı oluyor.<br />

Keenetic Hopper modelinde bulunan USB3.0<br />

portu bulut temelli KeeneticOS yazılımında<br />

sunulan; kişisel bulut, WebDAV, FTP sunucu,<br />

yazıcı sunucu, torrent bileşeni gibi bileşenleri<br />

kullanmanıza imkan tanıyor.<br />

Fiber internetiniz için dört<br />

dörtlük router<br />

Yönetilebilir gigabit ethernet portları ve<br />

yönlenebilir antenleri ile Keenetic Hopper<br />

ve Sprinter modellerini ethernet üzerinden<br />

gelen fiber internetleriniz için kullanabilirsiniz.<br />

KeeneticOS yazılımında yer alan ‘önceki<br />

routerdan bilgileri içeri aktarma’ seçeneği<br />

sayesinde fiber hattınıza ait kullanıcı adı ve<br />

şifre bilgisini almakta zorlanıyorsa, Keenetic<br />

bu bilginin önceki router cihazdan zahmetsizce<br />

içeri aktarılmasını da sağlıyor. Böylece<br />

internetinizi dört dörtlük Keenetic Hopper<br />

veya Sprinter da kullanabilirsiniz.<br />

Keenetic Hopper ve Sprinter<br />

Karşılaştırması<br />

Keenetic’in sunduğu ilk Wi-Fi 6’lı modeller<br />

olan Keenetic Hopper ve Sprinter modellerini<br />

karşılaştırdığımızda benzerlikler ve bazı<br />

donanım farklılıkları var. Her iki model de<br />

AX1800 sınıfında dualband kablosuz yayın<br />

yapıyor ve her iki modelde de ethernet port<br />

sayıları ve harici anten sayıları aynı. Bu durumu<br />

özetlediğimizde her iki router cihazdan<br />

da benzer teorik Wi-Fi performanslarına<br />

sahip.<br />

Cihazların ilk bakıştaki farklı olan özellikleri;<br />

Hopper modelinde bulunan USB3.0 portu<br />

ile Sprinter modelinde bulunan fiziksel mod<br />

değiştirme anahtarı olduğu görülüyor. Keenetic<br />

Hopper modelinde bir adet USB3.0 portu<br />

varken bu USB portu Sprinter modelinde<br />

bulunmuyor. Bu sebeple USB ile ilgili KeeneticOS<br />

bileşenlerini kullanacak kullanıcıların<br />

Hopper modelini tercih etmesi öneriliyor.<br />

Keenetic Sprinter modelinde bulunan mod<br />

değiştirme anahtarı cihazın kolaylıkla menzil<br />

genişletici moda geçirilebilmesini sağlıyor.<br />

Bu avantajı sayesinde, mevcut bir Keenetic<br />

cihazı olan kullanıcıların Mesh Wi-Fi<br />

sistem kullanırken Wi-Fi menzillerini genişletmek<br />

için kullanabileceği bir cihaz diyebiliriz.<br />

Örneğin; eviniz geniş ve Wi-Fi 6’lı bir Keenetic<br />

Hopper modeline zaten sahipseniz, Wi-Fi<br />

menzilinizi genişletmek için Sprinter modelini<br />

tercih edebilirsiniz.<br />

Wi-Fi 6 ile ilgili merak edilen sorular ve yanıtları:<br />

Wi-Fi 6’ya geçiş yapmam<br />

şart mı?<br />

Hayır. Fakat halihazırda 802.11ax’ı destekleyen<br />

istemci cihazlarınız varsa veya yeni teknolojilerin<br />

gelişme hızını ve “geleceğe dönük”<br />

olarak adlandırılan en son Wi-Fi 6 standardını<br />

destekleyen en modern yönlendiriciyi<br />

satın almayı planlıyorsanız, AX standardını<br />

Wi-Fi 5 teknolojisi çok mu<br />

geride kaldı?<br />

Hayır. Bugün bile, birçok durumda, internete<br />

bağlanmak için dualband 802.11ac Wi-Fi<br />

yönlendiricilerin ve AC standardını destekleyen<br />

mobil cihazların kullanımı devam<br />

etmektedir. Bu durumda, çift bantlı ağların<br />

ve daha hızlı Wi-Fi veri aktarım hızlarının<br />

avantajlarından da yararlanacaksınız. Eski<br />

amiral gemisi Keenetic modelleri (Ultra,<br />

Giga, Hero DSL, Peak DSL), AX destekli yeni<br />

modellere göre performans açısından pratikte<br />

daha düşük değil.<br />

Wi-Fi 6 teknolojisinin<br />

avantajları var mı?<br />

Yeni Wi-Fi 6 standardı kesinlikle bir dizi faydalı<br />

yeniliğe sahiptir ve ağ teknolojilerinin<br />

geliştirilmesinde bir sonraki aşamadır. Ancak<br />

Wi-Fi 5’ten Wi-Fi 6’ya geçiş, kullanıcılar<br />

için 802.11n’den (Wi-Fi 4) 802.11ac’ye (Wi-Fi<br />

5) geçiş kadar önemli görünmüyor. AC standardı,<br />

kullanıcılara, kanal genişliğindeki artış<br />

ve Airtime Fairness ve Beamforming’in<br />

yeni teknolojilerin tanıtılması nedeniyle veri<br />

aktarım hızında çok yönlü bir artış olan 5<br />

GHz frekans aralığını kullanma fırsatı verdi.<br />

Bununla birlikte Wi-Fi6 teknolojisi UL<br />

MU-MIMO ve OFDMA gibi yenilikleri kendisinde<br />

barındırıyor.<br />

Wi-Fi 6 Mesh Wi-Fi<br />

sisteminin yerini tutar mı?<br />

Hayır. Bir Wi-Fi 6 yönlendirici hala bir Wi-Fi<br />

mesh sisteminin yerini tutamaz ve çok odalı<br />

veya çok katlı, sağlam duvarlara ve tavanlara<br />

sahip mekanların tümünü, hızda önemli bir<br />

kayıp olmadan kapsayamaz. Yeni OFDMA<br />

ve UL MU-MIMO teknolojileri için istemci<br />

desteğinin olmaması durumunda, birden<br />

çok erişim noktasının kullanılması çok daha<br />

etkili olacaktır.<br />

18<br />

Çok katlı veya geniş<br />

evinizde Mesh Wi-Fi sistemi<br />

kurabilirsiniz<br />

Tüm Keenetic modelleri Keenetic Mesh Wi-<br />

Fi sistemini destekliyor. En güncel Wi-Fi teknolojisi<br />

ile evinizde bir Mesh Wi-Fi ağı kurmak<br />

isterseniz Keenetic Hopper ve Sprinter<br />

modelleri ile kolayca bir Mesh Wi-Fi sistemi<br />

kurabilirsiniz.<br />

Keenetic Sprinter modelinde yer alan donanımsal<br />

mod değiştirme anahtarı sayesinde<br />

cihazınızın çalışma modunu kolayca menzil


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Şirketler “yetenek” peşinde!<br />

<strong>2023</strong> İK trendleri, bu yıl yetenekli elemanları elde tutmanın<br />

büyük önem taşıdığına işaret ediyor…<br />

2022 yılının son çeyreği ve <strong>2023</strong> yılının ilk<br />

ayındaki İK verileri birçok sektörde global<br />

ekonomik krizden kaynaklı işten çıkarmaların<br />

yaşandığını ortaya koyuyor. Uzmanlar,<br />

birçok sektörde firmaların kalifiye elemanı<br />

elde tutmaya odaklanması gerektiğinin altını<br />

çiziyor. Bununla birlikte şirket kültürü<br />

oluşturma ve çalışan esenliği de yine işverenler<br />

için öne çıkan konular arasında yer<br />

alıyor.<br />

Online kariyer platformu Workindo İK Müdürü<br />

Gizem Tunçel, <strong>2023</strong>’te iş dünyasında<br />

yeteneğin çok değerli olduğuna vurgu yaparak:<br />

“Tüm sektörlerde yetenekli çalışanları<br />

elde tutmanın ve kalifiye çalışanlar bulmanın<br />

önemi giderek artıyor. İş piyasasındaki<br />

rekabetin artmasıyla birlikte bu sene kalifiye<br />

personel bulmak önceki senelere göre daha<br />

da zor olacak. Z kuşağının da iş hayatına dahil<br />

olmasıyla birlikte şirket kültürü de daha<br />

da önem kazanıyor. Bu nedenle, herkes için<br />

uygun çalışma modellerinin belirlenmesi<br />

gerekiyor. Bu modeller, ekibin istek ve ihtiyaçlarına<br />

göre belirlenerek remote, full ofis<br />

veya hibrit çalışma şartları yeniden değerlendirilmeli.<br />

İşletmelerin verimliliğini artırmak<br />

için adil bir ortam yaratmak amacıyla<br />

beceriye dayalı işe alımlara öncelik vermesi<br />

de oldukça önemlidir. İşverenler, mevcut çalışanlarının<br />

becerilerini geliştirmek ve yeni<br />

yetenekleri çekmek için, sağlıklı çalışma koşulları<br />

ve stres azaltıcı faaliyetler sağlamak<br />

gibi, çalışanlarını hem mesleki hem de kişisel<br />

refah konusunda desteklemelidir” dedi.<br />

Yeni Performans Yönetimi<br />

Metotları<br />

Gizem Tunçel pandemiyle beraber uzaktan<br />

çalışmadaki artışın iş hayatına yeni performans<br />

yönetimi metotları da getirdiğini<br />

belirtti: “Bu metotlar, çalışanların performanslarını<br />

izleme ve değerlendirme süreçlerini<br />

kolaylaştırmak aynı zamanda da çalışan<br />

motivasyonunu ve bağlılığını korumak için<br />

yeni teknolojilerden faydalanmanın önemini<br />

vurguluyor. Yenilenen teknolojik metotlarla<br />

dijital ortamda daha çok ortaya çıkmak ve<br />

şirket imajını güçlendirmek üzerine çalışmalar<br />

yapılması doğru yeteneklere erişmeyi<br />

kolaylaştıracaktır.”<br />

Bilişim Vadisi girişimci ekosistemi<br />

Avrupa’ya açılacak!<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon üssü Bilişim<br />

Vadisi, ekosistemindeki girişimcilerin Avrupa’ya<br />

açılabilmesi için Almanya’nın başkenti<br />

Berlin’de temaslarda bulundu.<br />

Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve heyeti, Türkiye’nin<br />

Berlin Büyükelçiliği’nde düzenlenen yemekli<br />

toplantıda girişimciler, üst düzey yöneticiler,<br />

Türk İş İnsanları Dernekleri temsilcileri<br />

ve bürokratlarla bir araya geldi.<br />

Bilişim Vadisi Genel Müdürü A. Serdar<br />

İbrahimcioğlu gerçekleştirdiği sunumda Bilişim<br />

Vadisi’nin uluslararasılaşma hedeflerini<br />

anlatarak, proje detaylarını paylaştı.<br />

Potansiyel İş Birliğimizi Kalıcı<br />

Hale Getirmek İstiyoruz<br />

Artık uluslararasılaşma noktasında çalışmalarının<br />

daha da hızlı devam edeceğini belirten A.<br />

Serdar İbrahimcioğlu, dünyanın farklı bölgelerinde<br />

sorun çözme odaklı bölgelere özel çalışmaların<br />

geliştirildiği, bu bağlamda Avrupa’ya<br />

açılmanın Türkiye için önemli bir yeri olduğunu<br />

vurguladı. Almanya’daki girişimcilerin çok<br />

ciddi bir potansiyelinin olduğunu ve bunun<br />

farkında olduğunu dile getiren İbrahimcioğlu,<br />

“Bilişim Vadisi olarak Niocycle ve Virtual I gibi<br />

Bilişim Vadisi, ekosistemindeki girişimcileri Avrupa’ya açmak<br />

için düzenlenen toplantıda Berlin’de girişimciler, üst<br />

düzey yöneticiler ve bürokratlarla bir araya geldi. Programda<br />

Almanya’daki girişimcilerin Bilişim Vadisi Teknoloji Koridoru’na<br />

dahil edilmesine yönelik muhtemel iş birlikleri hakkında<br />

fikir alışverişinde bulunuldu…<br />

Almanya ve İsviçre’de ortaya çıkan Türk girişimcilerimize<br />

destek olduk, olmaya da devam<br />

ediyoruz. Bu potansiyeli ortaya çıkarmak, kalıcı<br />

ve etkin bir şekilde yerinde desteklemek<br />

amacıyla sizlerle fikir alışverişi yapmak üzere<br />

buraya geldik. Buradaki potansiyeli ve iş birliği<br />

arzusuna tekrar tanık olduk. Çalışacağız ve<br />

buraya kalıcı olarak tekrar geleceğiz” diye konuştu.<br />

Girişimcilikte Türkiye İle<br />

Almanya Arasındaki Bağlar<br />

Güçlenecek<br />

Nitelikli insan kaynağının ve hizmet alıcılarının<br />

yoğunlukta yaşadığı Almanya’da girişimcilerle<br />

ve teknoloji alanında çalışanlarla bir araya<br />

gelmek istediklerini anlatan İbrahimcioğlu,<br />

bunun için bir ekosistem oluşturulması için<br />

çalışacaklarını belirtti. Nitelikli insan kaynağının<br />

ve hizmet alıcılarının yoğunlukta<br />

yaşadığı Almanya’daki girişimcileri Bilişim<br />

Vadisi ekosistemine dahil ederek teknoloji girişimciliği<br />

anlamında da Türkiye ile olan bağlarını<br />

güçlendirmek istediklerine dikkat çeken<br />

İbrahimcioğlu, özellikle her zaman ve her yerde<br />

olduğu gibi burada da iş birlikleri kurmak ve bu<br />

ekosistemi iş birliği bazlı desteklemek ve geliştirmek<br />

istediklerini belirtti. İbrahimcioğlu, Bilişim<br />

Vadisi’nin gelecek vaat eden projelere ve<br />

girişimlere yatırım yaptığının altını çizerek bir<br />

kez daha “Birlikte başarabiliriz” vurgusu yaptı.<br />

19


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

TÜRKKEP ve TÜRMOB’DAN KEP iş birliği!<br />

Türkiye’nin Kayıtlı Elektronik Posta<br />

(KEP) alanında lider kuruluşu olan<br />

TÜRKKEP yaptığı iş birlikleri ve entegrasyon<br />

çalışmalarıyla kurumların iş verimliliğini<br />

artırmaya ve ülke ekonomisine<br />

pozitif yönde katkı sağlamaya devam<br />

ediyor. Türkiye Serbest Muhasebeci Mali<br />

Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler<br />

Odaları Birliği (TÜRMOB) ve TÜRKKEP<br />

arasında gerçekleşen iş birliğiyle; meslek<br />

mensupları ve müşterileri, TÜRKKEP<br />

servisleriyle entegre çalışan TÜRMOB<br />

KEP sayesinde kendileri için hazırlanan<br />

özel paketlerden faydalanarak avantajlı<br />

koşullarla Kayıtlı Elektronik Posta (KEP)<br />

sahibi olabiliyor. Ayrıca TÜRMOB’a ait<br />

IT network LUCA muhasebe yazılımları ile TÜRK-<br />

KEP’in servisleri arasında yapılan entegrasyon<br />

sayesinde; LUCA kullanan 4 milyondan<br />

fazla personel ve 1,5 milyondan<br />

fazla vergi mükellefi insan kaynaklarına<br />

dair tüm süreçleri KEP üzerinden yürüterek,<br />

zaman ve maliyetten büyük tasarruf<br />

sağlıyor.<br />

Sektör Market<br />

20<br />

TÜRMOB ve TÜRKKEP arasında gerçekleşen iş birliğiyle TÜR-<br />

MOB üyesi meslek mensupları ve müşterileri avantajlı koşullarla<br />

KEP sahibi olabiliyor. Ayrıca TÜRMOB’a ait LUCA muhasebe<br />

yazılımlarını kullanan 4 milyondan fazla personel ve<br />

1,5 milyondan fazla vergi mükellefi, TÜRKKEP entegrasyonuyla<br />

insan kaynaklarına dair tüm süreçleri KEP üzerinden<br />

yürüterek zaman ve maliyetten büyük tasarruf sağlıyor…<br />

TÜRMOB Meslek Mensupları<br />

ve Müşterileri KEP’leşiyor!<br />

TÜRKKEP tarafından TÜRMOB üyesi<br />

meslek mensupları ve müşterileri için<br />

hazırlanan özel paketlerde; KEP hesabı,<br />

işlem yetkilisi, gönderi adedi, posta<br />

kutusu alanı, SMS bildirimi gibi hizmet<br />

seçenekleri yer alıyor. KEP sahibi olarak<br />

iş süreçlerini dijitalleştiren meslek<br />

mensupları ve odalar, TÜRMOB ile aralarındaki<br />

değerli evrak alışverişlerini (aidat<br />

ödeme ihtarı, sözleşmeler vs.) yasal,<br />

hızlı ve masrafsız hale getirmiş oluyor.<br />

Meslek mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarla<br />

(vergi dairesi, belediyeler vs.)<br />

arasındaki tüm yasal yazışmalarını KEP<br />

üzerinden kolayca yapabiliyor. Meslek<br />

mensupları ve müşterileri arasında sözleşme,<br />

fatura itirazı, ihtar gibi yasal öneme<br />

sahip evrak iletişimi KEP üzerinden<br />

yapılarak, yasal geçerliliği olan alternatif<br />

bir iletişim kanalı oluşturuluyor. Bu iş<br />

birliği sayesinde TÜRMOB üyesi meslek<br />

mensupları ve müşteri firmalar; kişi, kurum<br />

ve kuruluşlarla olan her türlü resmi<br />

yazışma ve belge paylaşımlarını dijital<br />

bir zeminde yasal olarak gerçekleştirebiliyor.<br />

Böylece zamandan tasarruf, verimlilik<br />

artışı, kâğıt, baskı, noter, kargo,<br />

kurye, lojistik ve arşivleme masraflarından<br />

büyük oranda tasarruf sağlanıyor.<br />

Avantajlı koşullarla KEP paketlerinden<br />

faydalanmak isteyen meslek mensupları<br />

ve müşteri firmalar https://www.turmobkep.com.tr/<br />

adresi üzerinden TÜRMOB<br />

KEP platformunu kullanarak hiçbir fiziksel<br />

evraka ihtiyaç duymadan elektronik<br />

imza ile KEP sözleşmelerini online<br />

olarak imzalayabiliyor.<br />

Luca İle İnsan Kaynakları<br />

Süreçleri Dijitalleşiyor!<br />

TÜRMOB’a ait LUCA muhasebe yazılımlarının<br />

TÜRKKEP KEP servisleriyle<br />

entegrasyonu sayesinde; LUCA kullanan<br />

4 milyondan fazla personelin ve 1,5 milyondan<br />

fazla vergi mükellefinin insan<br />

kaynakları süreçleri dijital ortama taşınıyor.<br />

Bu entegrasyonla birlikte; LUCA<br />

kullanan firmalar, bordro yönetimi gibi<br />

evrak işlemlerini ve daha sonra devreye<br />

alınacak olan fatura itirazı ve ret gibi<br />

işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirebiliyor.<br />

KEP servislerinin LUCA ile<br />

entegrasyonu sayesinde; tüm resmi bilgi<br />

ve belgeler gönderildiği biçimde korunarak<br />

karşı tarafa yasal bir yöntemle iletilmiş<br />

oluyor. Dijitalleşen insan kaynakları<br />

süreçleriyle LUCA kullanıcıları kâğıt,<br />

baskı ve toner gibi maliyet kalemlerinden<br />

önemli ölçüde tasarruf sağlarken;<br />

doğaya verilen zararı en aza indirerek<br />

çevreci bir kimliğe bürünme imkânı buluyor.<br />

KEP İnsan Kaynakları (İK) uygulamasından<br />

faydalanmak isteyen LUCA<br />

kullanıcıları https://www.turmobkep.<br />

com.tr/ adresi üzerinden TÜRMOB KEP<br />

platformunu kullanarak kolayca başvuru<br />

yapabilirler.<br />

Yıldız: “Kişi ve Kurumların<br />

İş Akış Süreçlerini<br />

Dijitalleştirmeye Devam<br />

Ediyoruz”<br />

TÜRMOB ile yapılan iş birliği hakkında<br />

açıklamalarda bulunan TÜRKKEP Genel<br />

Müdürü Olcay Yıldız, “KEP sistemi;<br />

özel şirketlere, kamu kurum/kuruluşlarına<br />

ve bireylere hızlı, güvenilir ve yasal<br />

bir iletişim imkânı sunuyor. Ayrıca<br />

iş verimliliği, zaman yönetimi, maliyet<br />

tasarrufu, iletişim güvenliği ve çevre<br />

duyarlılığı gibi birçok konuda da avantaj<br />

sağlıyor. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler<br />

Başkanlığının açıkladığı 2022 verilerine<br />

göre; kamu kurumlarında KEP kullanımı<br />

yüzde 82’ye ulaştı. Bu sayede de posta<br />

giderlerinde 229 milyon TL, kırtasiye giderlerinde<br />

702 milyon TL, veri depolama<br />

maliyetlerinde 92 milyon TL tasarruf<br />

sağlandı. Bu rakamlara bakıldığında<br />

TÜRMOB üyesi meslek mensupları ve<br />

müşteri firmalarının KEP kullanımını<br />

daha etkin ve yoğun olarak tercih etmelerini<br />

sağlamak hem e-dönüşüm sektörü<br />

için hem de ülke ekonomisi için kıymetli<br />

bir adım olacaktır. TÜRKKEP olarak<br />

bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra<br />

da sektör devleri ile yaptığımız stratejik<br />

iş birlikleriyle ülke ekonomisine katkı<br />

sağlamaya ve yenilikçi çözümlerimizle<br />

Türkiye’deki tüm bireylerin, özel şirketlerin<br />

ve kurumlarının iş akış süreçlerini<br />

dijitalleştirmeye devam edeceğiz.” dedi.<br />

İçer: “Alanlarında Uzman İki<br />

Kurum Güçlerini birleştirdi”<br />

LUCA Proje Koordinatörü Cenk İçer,<br />

“Alanlarında uzman olan iki kurumun<br />

güçlerini birleştirmeleri; KEP kullanımının<br />

yaygınlaşması, geliştirilmesi ve<br />

yeni projeler üretilmesi açısından oldukça<br />

önemli. TÜRKKEP’in yaygın bayi<br />

ağı, sunduğu operasyonel hizmetler ve<br />

çözüm odaklı yaklaşımı bu anlaşmada<br />

önemli bir rol oynadı. Proje sayesinde<br />

meslek mensupları ve onların müşterilerinin<br />

KEP altyapısı ile gerçekleştirecekleri<br />

iptal, itiraz, ihbar, bildirim,<br />

bordro gönderimi, dilekçe, başvurular,<br />

sözleşmeler ve her türlü yasal bildirim<br />

işlemlerine ciddi operasyonel verimlilik<br />

sağlanacaktır. Bu iş birliği sayesinde<br />

TÜRMOB’un meslek mensupları ve<br />

müşterileri için sunduğu hizmet ağının<br />

oldukça genişleyeceğini düşünüyorum.”<br />

ifadelerini kullandı.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

“Yeni dünyada artık para değil veri konuşuyor!.”<br />

Son yıllarda yüksek teknoloji<br />

konularının ve dijitalleşmenin<br />

daha fazla konuşulur<br />

olması ile birlikte siber güvenliğin<br />

şirketler için artık<br />

kaçınılmaz hale geldi. 19<br />

yıldır Türkiye’de Sistem<br />

Entegrasyonu, Yönetilen Servisler, Veri Merkezi<br />

başlıklarında kurumsal müşterilerine<br />

uçtan uca iş çözümleri ve servisleri sunan,<br />

teknolojik dönüşüm lideri şirketlerinden Telcoset<br />

Genel Müdürü Tarkan Özenci, yaptığı<br />

açıklamada: “Özellikle küçük şirketler üretim<br />

maliyetini düşürmek, üretim ve hizmette<br />

kalite standartlarını yükseltmek amacıyla<br />

satış, lojistik, satış sonrası hizmet gibi birçok<br />

operasyonunu dijitale aktarıldı. Fakat dijital<br />

altyapının dönüşümü bu işin sadece başını<br />

oluşturuyor. Dolayısıyla tam anlamıyla dijital<br />

dönüşümün yaşanması için veri güvenliğinin<br />

sağlanması da bir o kadar önem taşıyor” dedi.<br />

Küçük ve orta ölçekli şirketlerin siber güvenliğe<br />

ayıracak yeterli zaman ve kaynaklarının olmaması<br />

onları siber saldırılara daha açık hale<br />

getirdiğini belirten Tarkan Özenci; sistemin<br />

düzgün işlemesini sağlamak, operasyonların<br />

öngörülebilirliğini arttırmak ve sağlıklı üretim<br />

planlaması yapabilmek için veri güvenliğinin<br />

sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Siber<br />

güvenliğe harcanmayan maliyetin yarattığı<br />

maddi hasarın şirketleri iflasa kadar sürükleyebileceğine<br />

dikkat çeken Telcoset Müdürü<br />

Tarkan Özenci: “Yapılan araştırmalar küçük<br />

ve orta ölçekli şirketlere olan siber saldırıların<br />

Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte siber saldırı riski küçük<br />

büyük tüm işletmelerin tehdidi olmaya devam ediyor. Dijitalleşmenin<br />

artması ile birlikte aslında uzun zamandır önemli olan<br />

siber güvenlik konusu çok daha fazla önem kazandı. Büyük<br />

şirketler için siber güvenlik her geçen yıl önemini arttırsa da<br />

yapılan araştırmalar özellikle küçük ve orta ölçekli şirketler için<br />

hala daha önem sıralamasında üstlerde yer almıyor…<br />

arttığını gösteriyor. Bu saldırılar karşısında<br />

şirketlerin yeterince önlem almadığı anlaşılan<br />

araştırmalar bize gösteriyor ki küçük ve orta<br />

ölçekli şirketlerin dijitalleşmeye yarattıkları<br />

kaynak oranında güvenliğe de kaynak<br />

yaratmaları gerekiyor” diye belirtti.<br />

• Siber saldırılarda çeviklik çok<br />

önemli<br />

Siber güvenliğin önemine vurgu yapan ve siber<br />

saldırıları küçük ve orta ölçekli şirketlerin en<br />

az büyük şirketler kadar önemsemesi gerektiğini<br />

belirten Telcoset Genel Müdürü Tarkan<br />

Özenci: “Yeni dünyada artık para değil veri konuşuyor.<br />

Veri madenciliği gibi yöntemlerle veriye<br />

ulaşanlar her türlü gücü elde edebiliyor. Bu<br />

nedenle güvenlik önlemleri zayıf olan sistemler<br />

hacker’lar için cazibe merkezi haline geliyor”<br />

diye vurguladı. Özenci, küçük ve orta ölçekli<br />

şirketlerin siber güvenlik için almaları gereken<br />

önlemleri şöyle sıralıyor:<br />

• Şirketler öncelikle risk<br />

analizlerini doğru yapmalıdırlar.<br />

• Verilerini yedekleme konusunda çok hassas<br />

olmaları gerekiyor. Aynı zamanda güvenlik duvarlarını<br />

geliştirerek olası saldırıları minimuma<br />

indirmek için altyapı sistemlerini sürekli<br />

güncel tutmalıdırlar ki saldırılar karşısında<br />

daha çevik davranabilsinler.<br />

• Mutlaka belirli dönemlerde siber saldırı testleri<br />

yapmalıdırlar. Böylelikle sistemdeki açıkları görerek<br />

düzeltme şansı yakalayabilirler.<br />

• Olası bir saldırı karşısında kurtarma planları<br />

mutlaka önceden hazır olmalı ve çalışanlar siber<br />

güvenlik konusunda eğitilmelidirler.<br />

Dijitalleşmenin önünde daha çok uzun bir yolun<br />

olduğunu söyleyen Özenci; “Türk ekonomisinin<br />

lokomotifi olan küçük ve orta ölçekli şirketlerin<br />

tam anlamıyla bu süreçten faydalanması için<br />

gidecekleri daha çok yol var. Ancak söz konusu<br />

önlemleri alarak en önemli adımlar atmış olacaklardır“<br />

konunun öneminin altını çizdi.<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Blockchain Teknolojisi geliştiren yerli girişim:<br />

Coinoxs<br />

Blockchain teknolojisi her geçen gün daha fazla yerde<br />

karşımıza çıkıyor. Bu teknolojinin gelişiminde ise girişimler<br />

büyük bir rol oynuyor. Blockchain tabanlı ürün<br />

ve hizmetleriyle sektöre önemli katkılarda bulunan Coinoxs,<br />

yerli girişimler arasında öne çıkıyor…<br />

Blockchain teknolojisi daha çok kripto paralarla<br />

bağdaştırılsa da bugün geldiğimiz noktada<br />

birçok sektörde ve iş kolunda da kullanılmaya<br />

başlandığı görülüyor. Kullanıldığı alanlarda<br />

farklı yenilikler ve kolaylıklar sağlayan bu teknoloji,<br />

kendi içerisindeki gelişimini de hızlı bir<br />

şekilde sürdürüyor. Bu kapsamda blockchain<br />

teknolojisinin gelişimine ve yaygınlaştırılmasına<br />

destek olan birçok girişim bulunuyor.<br />

Türkiye’de doğan girişimlerin başında ise Coinoxs<br />

geliyor. Blockchain ile tanışmak isteyen<br />

kuruluşlara mentörlük eden teknoloji girişimi,<br />

kurumların Web 3 dönüşümünü kolaylaştıran<br />

ürün ve hizmetleriyle ön plana çıkıyor. Coinoxs,<br />

Türkiye’de blockchain teknolojilerinin<br />

gelişimini destekleyen bir inkübasyon merkezi<br />

olarak, sektördeki dijital değişim sürecinde etkin<br />

bir rol üstlenmeyi amaçlıyor.<br />

2019 yılında kurulan Coinoxs, blockchain tabanlı<br />

ürün ve hizmetler sunuyor. Müşterilerine<br />

yazılım geliştirme desteğinde de bulunan<br />

şirket, işletmelerin girişimlerini daha hızlı,<br />

verimli ve esnek bir şekilde başlatmalarına<br />

yardımcı oluyor. Kripto varlıkların saklanmasına<br />

yarayan ve sağladığı güvenlikle öne çıkan<br />

donanım cüzdanı markaları Ledger, Trezor<br />

ve OneKey’in Türkiye satış temsilciliğini de<br />

üstlenen teknoloji girişimi, OxsFix hizmetiyle<br />

de müşterilerine satış sonrası fiziki destek sunuyor.<br />

Öte yandan Coinoxs, yeni ürünü OxsK-<br />

YT ile içerisinde bulunduğu ekosisteme önemli<br />

bir katkı sunmayı amaçlıyor. Girişim, ürün ile<br />

cüzdan risk değerlendirmesi gerçekleştirerek,<br />

özellikle kara para aklama hususunda ciddi<br />

eleştiri alan kripto para sektörü için ciddi bir<br />

argüman geliştiriyor.<br />

Gösterdikleri faaliyetlere ve temel hedeflerine<br />

ilişkin açıklamalarda bulunan Coinoxs Kurucusu<br />

Can Azizoğlu, “Coinoxs olarak 2019’da<br />

faaliyetlerimize başlamamızla birlikte 360<br />

derece blockchain hizmetleri sunan ve bu hizmetleri<br />

çeşitli ürünlerle destekleyen dinamik<br />

bir yapıya büründük. İçerideki uzman kadromuzla<br />

hem müşterilerimizle kurduğumuz<br />

yakın teması sürdürüyor hem de blockchain<br />

ekosistemine yeni ve inovatif ürünler kazandırmak<br />

için yoğun bir çaba harcıyoruz. Bugün<br />

baktığımız zaman blockchain teknolojisine<br />

olan ilgi her geçen gün artış gösteriyor. Biz bu<br />

ilginin kripto paralarla sınırlı kalmamasını ve<br />

farklı alanların blockchain’in bir bütün olarak<br />

tüm avantajlarından yararlanabilmesini sağlamayı<br />

amaçlıyoruz.” dedi.<br />

21


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

HP tarafından tasarlanan Z By HP<br />

olağanüstü performansla geliyor<br />

Sınırları aşan yeni Z by HP Masaüstü portföyü ve HP Anyware<br />

Remote System Controller profesyonel yaratıcılar,<br />

tasarımcılar, mühendisler ve veri bilimcileri için tasarlandı…<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

22<br />

HP, veri açısından yoğun iş akışlarında<br />

mümkün olan en yüksek verim<br />

için tasarlanan yeni Z by HP yüksek<br />

performanslı iş istasyonu masaüstü<br />

serisini duyurdu. HP, BT departmanlarının<br />

yüksek performanslı cihazları<br />

desteklemesi için her yerden yönetim<br />

yetenekleri sağlayan bir cihaz olan HP<br />

Anyware Remote System Controller ile<br />

hibrit iş gücü yönetimini geliştiriyor.<br />

Medya ve eğlence, veri bilimi ve mühendislik<br />

gibi sektörlerdeki karmaşık<br />

iş akışları, hızla artan zaman baskısı ve<br />

daha hızlı sonuçlar sunmak için daha<br />

fazla bilgi işlem gücüne ihtiyaç duyulması<br />

anlamına geliyor. Ayrıca, daha<br />

doğru sonuçlar sunmak için uzaktaki<br />

ekiplerle yineleme ve yaratıcılığın sınırlarını<br />

zorlama ihtiyacının da altını<br />

çiziliyor. Intel® tarafından desteklenen<br />

yeni Z by HP Z4, Z6, Z8 ve Z8 Fury masaüstü<br />

bilgisayarlar, yeni hız, doğruluk<br />

ve yaratıcılık seviyelerini desteklemek<br />

için gereken ölçeklenebilir CPU ve GPU<br />

bilgi işlem dengesini sunuyor.<br />

Olağanüstü İş İstasyonu<br />

Performansı<br />

Z by HP inovasyonları, ister büyük modelleri<br />

ve kurulumları içe aktarmak ve<br />

bunlarla çalışmak, ister karmaşık simülasyonlar<br />

çalıştırmak veya karmaşık<br />

derin öğrenme ve öğrenen makine<br />

modellerini daha hızlı eğitmek olsun,<br />

müşterilerine ihtiyaç duyulan performans<br />

avantajlarını sunuyor. En yeni Z<br />

iş istasyonu masaüstü bilgisayarları,<br />

Z8 Fury G5’te 56 adede kadar CPU çekirdeği<br />

ve dört üst düzey GPU içeriyor.<br />

Z4, Z6, Z8 ve tamamen yeni Z8 Fury,<br />

bu segmentlerin her biri için iş akışlarındaki<br />

zorlukları karşılayacak çeşitli<br />

yapılandırmalar sağlar. HP’nin en çok<br />

satan iş makinesi Z4’ten Z8 Fury’nin<br />

üstün performansına kadar, Z by HP<br />

her iş akışı için doğru iş istasyonuna<br />

sahip.<br />

• Z8 Fury G5, tek bir CPU’da 56 çekirdeğe<br />

kadar yüksek performanslı<br />

iş akışlarında serin ve sessiz kalarak<br />

güçlü performans sunuyor ve dönüştürücü<br />

tek soket teknolojisi sayesinde<br />

2 TB DDR5 belleğe sahip dört üst düzey<br />

çift geniş GPU’nun gücünü açığa<br />

çıkarıyor. Kullanıcılar en karmaşık<br />

derin öğrenme, sanal prodüksiyon ve<br />

VFX işlemlerini bile kolayca gerçekleştirebiliyor.<br />

• HP Z4 G5, 24 çekirdekli CPU’ya, iki<br />

üst düzey GPU’ya ve 512 GB’a kadar<br />

RAM’e kadar evrimsel bir ilerleme ile<br />

öğrenen makinelerden gelişmiş video<br />

düzenlemeye kadar gelişmiş iş akışlarının<br />

üstesinden geliyor. Z4 G5, yoğun<br />

iş akışlarını yürütmek için birçok profesyonel<br />

uygulamayı hızlandırıyor ve iş<br />

akışları geliştikçe genişletilecek bolca<br />

alan sağlıyor.<br />

• HP Z6 G5, en yeni Intel® Xeon® W-3400<br />

işlemci mimarisinin artırılmış PCIe<br />

genişletilebilirliğine dayanan birden<br />

fazla GPU ile grafik yoğun iş akışlarını<br />

hızlandırıyor. 36 adede kadar işlemci<br />

çekirdeği, üç üst düzey grafik kartı ve 1<br />

TB DDR5 bellek ile Z6 G5, artan model<br />

ve veri kümesi karmaşıklığı ile ölçeklenen<br />

bir makine isteyen kullanıcılar<br />

için önemli bir performans sunuyor.<br />

• HP Z8 G5, gerçek zamanlı ışın izleme,<br />

veri görselleştirme ve model eğitimi<br />

ile render işlemlerini hızlandırmak<br />

için CPU yoğun iş akışları için en fazla<br />

işlemci işlemini talep eden kullanıcılar<br />

için tasarlandı ve aynı zamanda<br />

talepler değiştikçe genişlemek için<br />

bolca alan sağlıyor. 4›üncü Nesil Intel<br />

Xeon kullanmak üzere tasarlanan çift<br />

soketli iş istasyonu, 1 TB DDR5 belleğe<br />

sahip 2x üst düzey grafik kartını<br />

desteklemenin yanı sıra 64 adede<br />

kadar sistem çekirdeği sunuyor.<br />

İş istasyonu ile filo yönetimi<br />

birleşiyor<br />

HP Anyware Remote System Controller,<br />

BT yöneticilerine çekirdek tabanlı<br />

bir sanal makine (KVM) oturumu<br />

başlatma ve önyükleme öncesi erişim,<br />

BIOS güncellemeleri ve yeniden<br />

görüntüleme gibi bant dışı yönetim<br />

görevlerini her yerden gerçekleştirme<br />

becerisine sahip tek bir gösterge paneli<br />

sağlıyor. BT yöneticileri artık tek<br />

bir arayüz aracılığıyla bir cihaz filosunu<br />

yönetebiliyor, model numaraları ve<br />

BIOS sürümleri gibi güvenli sistem bilgilerine<br />

erişebiliyor, raporlar alabiliyor<br />

ve sorunları kullanıcıları etkilemeden<br />

önce çözmek üzere altyapılarını optimize<br />

etmek için içgörüler geliştirebiliyor.<br />

HP, bu donanım ve yazılımları<br />

güçlü güvenlik endüstrisi standartlarına<br />

göre tasarlıyor ve maksimum güvenlik<br />

sağlamak için kapsamlı testleri,<br />

üçüncü taraf incelemelerini ve sertifikaları<br />

tamamlıyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

YAMY Studio, UP Venture Capital’dan<br />

5 milyon dolar değerlemeyle yatırım aldı<br />

Hybrid-casual” türünde geliştirdiği oyunlarla<br />

tanınan YAMY Studio, Londra merkezli<br />

UP Venture Capital’dan 4 milyon dolar değerleme<br />

üzerinden yatırım aldı.<br />

Yatırım sürecine ilişkin görüşlerini paylaşan<br />

YAMY Studio Kurucu Ortağı Ahmet Ferhat<br />

Akben, “Ortaklarım Yunus Alkan ve Mikdat<br />

Doğru ile temellerini 2020 yılında attığımız<br />

stüdyomuz, Londra merkezli özel sermaye<br />

fonu olan UP Venture Capital’dan aldığı yatırımla<br />

şirket değerini 4 milyon doların üzerine<br />

taşıdı” dedi.<br />

UP Venture Capital Kurucu Ortağı Ömer<br />

Uyan, “UP Venture Capital olarak yüksek<br />

büyüme potansiyeli olan sektörlere yatırım<br />

yapma stratejimiz doğrultusunda, YAMY<br />

Studio’ya yatırım yaptık. Bu yatırımla birlikte<br />

oyun, kimya, sermaye piyasaları ve sürdürülebilir<br />

enerji sektörlerinde faaliyet gösteren<br />

şirketlerden oluşan portföyümüzü, mevcut<br />

sektörler ve yeni sektörlerde yatırımlar yaparak<br />

büyütmeyi hedeflemekteyiz” dedi.<br />

120’nin üzerinde oyun geliştirdi<br />

Faaliyetlerini İstanbul’da sürdüren oyun<br />

stüdyosu, 2021 yılında Hoop 4 isimli oyunuyla<br />

1 milyon indirmeye ulaşırken, 2022’de<br />

Parents Run adını verdiği oyunuyla 2 milyon<br />

barajını aştı. Parents Run’ın en çok indirilen<br />

oyunlar listesinde ilk sıralara ulaştığını vurgulayan<br />

Ahmet Ferhat Akben, “YAMY Studio<br />

Çok sayıda oyun girişimine ev sahipliği yapan Türkiye’de,<br />

yeni yıl oyun şirketleri açısından hızlı başladı. 120›den<br />

fazla mobil oyun geliştiren yerli stüdyo, Londra<br />

merkezli UP Venture Capital firmasından 4 milyon dolar<br />

değerleme üzerinden yatırım aldı…<br />

olarak bugüne dek 120’nin üzerinde oyun geliştirdik.<br />

Kullanıcılar mobil oyunlarda daha<br />

fazla vakit geçirmeye başladıkça, hybrid-casual<br />

olarak bilinen mobil oyun türü de yeni<br />

özellikler kazandı. Hyper casuala göre daha<br />

uzun süre oynanan, sürekli güncellenen ve<br />

oyunculara yeniden oynamak için sebepler<br />

sunan hybrid-casual türü, <strong>2023</strong>’ün yükselen<br />

trendlerinden biri olacak. Biz de bu trendin<br />

öncüsü olarak konumlanıyor, geliştirdiğimiz<br />

oyunları dünyanın her yerinden oyunculara<br />

ulaştırıyoruz. Aldığımız yatırımla ekibimizi<br />

nitelikli yeteneklerle büyütmek, geliştirdiğimiz<br />

oyunları kendi markamızla yayımlamak<br />

için çalışacağız” ifadelerini kullandı.<br />

2022’de mobil oyun harcamaları<br />

110 milyar dolar oldu<br />

Güncel verilere göre küresel ekonomik koşullara<br />

rağmen 2022’de mobil oyun harcamalarının<br />

110 milyar dolarlık bir hacim oluşturduğunu<br />

vurgulayan YAMY Studio Kurucu<br />

Ortağı Ahmet Ferhat Akben, değerlendirmelerini<br />

şu ifadelerle sonlandırdı: Mobil oyunların<br />

gelişimi, video oyun endüstrisi için bir<br />

kırılım noktasına işaret ediyor. YAMY Studio<br />

olarak 4 milyon dolar değerleme üzerinden<br />

aldığımız yatırımla oyuncu, yayıncı ve<br />

stüdyolar için kârlı bir iş modeli oluşturmayı<br />

başarabilen mobil oyun sektörünün öncü<br />

şirketlerinden biri olma vizyonuyla çalışmaya<br />

devam edeceğiz. UP Venture Capital’dan<br />

aldığımız yatırımla, ülkemizin oyun sektöründeki<br />

başarı hikayelerine bir yenisini daha<br />

ekleyerek potansiyelimizi kanıtladık” dedi.<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

PCI Checklist, siber güvenlik tehditlerine<br />

küresel çapta çözüm üretecek<br />

Visa, Mastercard ve American<br />

Express gibi ödeme sistemi<br />

devlerinin 2006 yılında<br />

ödeme ekosisteminde<br />

artış gösteren siber güvenlik<br />

açıklarının risklerini<br />

ele almak üzere kurduğu<br />

Ödeme Kartları Endüstrisi Güvenlik Standartları<br />

Konseyi; PCI Checklist’i bünyesine dahil<br />

etti. Banka, ödeme kuruluşlarının üye işyeri<br />

ve e-ticaret sitelerinin siber güvenlik risklerini<br />

ölçümlendiren PCI Checklist, bu üyelikle gelecekte<br />

oluşabilecek yeni tehditlere küresel çapta<br />

çözüm üretecek.<br />

Banka ve ödeme kuruluşları adına üye işyeri olan e-ticaret<br />

sitelerinin siber güvenliğini değerlendiren yerli girişim PCI<br />

Checklist, dünya çapında kartlı ödeme endüstrisinin standartlarını<br />

belirleyen Ödeme Kartı Endüstrisi Güvenlik Standartları<br />

Konseyi’nin üyesi oldu. PCI Checklist bu zamana<br />

kadar geliştirdiği siber güvenlik risk ve uyumluluk stratejisini<br />

küresel çapta geliştirip çözüm sağlayacak…<br />

‘Avrupa ve Orta Doğu<br />

açılımlarımızı hızlandıracağına<br />

inanıyoruz’<br />

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan PCI<br />

Checklist Kurucu Ortağı ve CEO’su Kıvanç<br />

Harputlu şöyle konuştu: “PCI Checklist olarak<br />

hızlı büyümemizin ve elde ettiğimiz başarılarımızın<br />

arkasında yatan önemli bir neden de<br />

kurduğumuz güçlü iş ortaklıklarımız. Dünyada<br />

sektörün en önemli oyuncularının yer aldığı<br />

Ödeme Kartları Endüstrisi Güvenlik Standartları<br />

Konseyi’ne üye olmamız bizler için oldukça<br />

önemli bir gelişme. Küresel anlamda çevrimiçi<br />

ödeme güvenliğinin ve PCI Güvenlik Standartları’nın<br />

geliştirilmesinde, ilgili diğer paydaşlarla<br />

iş birliği içerisinde yer alacağız. Visa, MasterCard,<br />

Amerikan Express gibi kart üreticileri<br />

tarafından kurulan ve finansal güvenlik sektörünün<br />

önde gelenlerinin yer aldığı Konsey,<br />

gelişen tehditler ışığında ödeme güvenliği hakkında<br />

güncel stratejiler tasarlıyor ve uyguluyor.<br />

PCI Güvenlik Standartlarının küresel olarak<br />

uygulanmasında, PCI Konseyi’nin bir parçası<br />

olarak daha etkin olacağız. Kendi tecrübemizi,<br />

çalışmalarımızı ve en iyi uygulamaları PCI<br />

Konseyi ve topluluğuyla ele alacağız. Çevrimiçi<br />

ödeme sistemi güvenliğinin en zayıf halkası<br />

olan üye işyerlerine yönelik geliştirdiğimiz siber<br />

güvenlik risk ve uyumluluk stratejimizi<br />

küresel çapta geliştirerek çözümlerin sağlanmasına<br />

katkıda bulunacağız. Bu gelişmenin<br />

Avrupa ve Orta Doğu pazarlarındaki açılımlarımızı<br />

hızlandıracağına inanıyoruz.”<br />

23


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Yapay Zeka teknolojileri afet<br />

yönetimini de değiştirecek<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

24<br />

Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi<br />

(UNDRR) rakamlarına göre deprem, sel,<br />

kasırga, kuraklık ve orman yangınları gibi<br />

doğal afetler her yıl ortalama 160 milyon<br />

insanın hayatını derinden etkiliyor. Can<br />

kayıplarına ve maddi zarara yol açan doğal<br />

afetlerin şiddetinin ve sıklığının yaşanan küresel<br />

iklim krizi nedeniyle ilerleyen yıllarda<br />

daha da artması bekleniyor. Bu nedenle doğal<br />

afetlere karşı yerel, ulusal ve uluslararası<br />

düzeylerde kurulacak afet yönetimi sistemleri<br />

büyük önem taşıyor. Son yıllarda yapay<br />

zeka uygulamaları ve dijital teknolojilerde<br />

yaşanan ilerlemeler afet yönetimi konusunda<br />

da etkin çözümlere kapı aralıyor. Sürdürülebilirlik<br />

odağında yapay zeka, siber güvenlik,<br />

metaverse ve akıllı şehirler teknolojileri üzerine<br />

faaliyet gösteren yeni nesil teknoloji şirketi<br />

Cerebrum Tech’in Kurucusu ve Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, etkin bir<br />

afet yönetimi için teknolojiden azami seviyede<br />

faydalanılması gerektiğini ve dünyada da<br />

afet öncesi ve sonrası süreçlerde yapay zeka<br />

uygulamalarının hızla arttığını söyledi.<br />

Dünyada erken uyarı<br />

sistemleri için çalışmalar<br />

yapılıyor<br />

Teknoloji ve yapay zekanın afet öncesinde<br />

ve sonrasındaki kullanım alanları hakkında<br />

bilgi veren Dr. Erdem Erkul, “Yenilikçi teknolojilerden<br />

yararlanılması afet sonrasında<br />

olduğu kadar, afet öncesinde de riskin azaltılması<br />

adına oldukça önemli kazanımlar sağlıyor.<br />

Afet öncesi süreçlere yönelik yapay zeka<br />

destekli sistemler, uydu görüntüleri, hava<br />

tahminleri gibi çeşitli kaynaklardan gelen<br />

büyük miktarlardaki verileri analiz ederek<br />

erken uyarı sistemlerinin kurulmasını sağlayabiliyor.<br />

Sel, kasırga, heyelan, tsunami gibi<br />

doğa olaylarına karşı başarıyla çalışabilen erken<br />

uyarı sistemleri, deprem gibi daha sofistike<br />

doğa olaylarına yönelik de çalışmaların<br />

konusu haline geldi. Çin ve İsrail’de iyonosferdeki<br />

elektrik yüklü parçacıklardaki dalgalanmaların<br />

analiz edildiği örnek çalışmalar<br />

var. Avrupa ve Japonya’da ise deprem gerçekleşmeden<br />

10-15 saniye öncesinde uyarı verebilen<br />

sistemler mevcut. Böylece bir nebze de<br />

olsa insanların güvenli alanlara yöneltilmesi<br />

ve enerji santralleri gibi riskli yapıların kullanım<br />

dışı bırakılması mümkün oluyor” dedi.<br />

Yapay zeka ve dijital teknolojilerdeki gelişmeler, afetlerin önceden<br />

tahmini, afet sonrası hasar tespiti, hızlı müdahale ve yardım koordinasyonu<br />

gibi pek çok alanda önemli olanaklar sağlıyor. Etkin<br />

afet yönetimi için teknolojinin kullanılmasının zorunluluk haline<br />

geldiğini söyleyen yeni nesil teknoloji şirketi Cerebrum Tech’in Kurucusu<br />

ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, “Yapay zeka<br />

yardımıyla afetler daha gerçekleşmeden tüm senaryolar çalışılabilir.<br />

Uydu görüntülerinden ve sahadan gelen verilerin analizleriyle<br />

oluşturulan karar destek sistemleri yöneticilere yol gösterebilir.<br />

Saha ekiplerinin ihtiyaca uygun yönlendirilmesi gibi hayati kararlar<br />

çok daha kısa sürede alınabilir. Afet yönetimi sistemleri sel, orman<br />

yangını, deprem gibi farklı başlıklarda özelleştirilebilir” dedi…<br />

Yapay zeka ile tüm afet<br />

senaryolarına hazırlık<br />

yapılmalı<br />

Afet yönetimi süreçlerinin karmaşık ve<br />

dinamik bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan<br />

Dr. Erkul, “Afet yönetim sürecinde hızlı<br />

planlama, karar verme ve doğru uygulamaların<br />

hayata geçirilmesi<br />

kritik bir öneme sahip.<br />

Verilerin depolanması,<br />

işlenmesi, haritalandırılması<br />

ve değerlendirilmesi<br />

için teknolojinin<br />

sağladığı olanaklara<br />

ihtiyaç var. Yapay zeka<br />

yardımıyla afetler daha<br />

gerçekleşmeden tüm senaryolar hazırlanıp,<br />

üzerinde çalışılabilir. Bu senaryolara karşı<br />

olası eylem planları hazır tutulur. Ayrıca bu<br />

sistemlerde etkin rol alacak görevliler metaverse<br />

ortamında sanal simülasyonlar yardımıyla<br />

eğitilebilir. Uydu görüntülerinden ve<br />

sahadan gelen verilerin analizleriyle oluşturulan<br />

karar destek sistemleri yöneticilere<br />

yol gösterebilir. Afet yönetimi sistemleri sel,<br />

orman yangını, deprem gibi farklı konu başlıklarında<br />

da özelleştirilebilir” diye konuştu.<br />

Afet sonrası süreçte<br />

yapay zekanın hızından<br />

faydalanılmalı<br />

Yapay zekanın en etkili olduğu alanın afet<br />

sonrasındaki zamanla yarışılan arama-kurtarma<br />

ve lojistik evresi olduğunun altını<br />

çizen Dr. Erkul, “Yapay zeka algoritmaları<br />

ile uydu görüntüsü verilerini işleyerek hasarın<br />

boyutunu ivedilikle tespit edebiliyoruz.<br />

Böylece gerekli kol gücü ve malzeme ihtiyacı<br />

hızla seferber edilebilir. Bu veriler üzerinden<br />

oluşturulacak haritalamalar ile arama kurtarma<br />

ekipleri için öncelikli konumlar belirlenebilir.<br />

Yapay zeka tabanlı sistemler, afet<br />

sonrası yol ve köprülerin durumunu analiz<br />

ederek en hızlı rotayı belirleyebilir. Aynı zamanda,<br />

acil durum depolarındaki malzemelerin<br />

stok durumu takip edilerek, eksik olan<br />

malzemelerin en kısa sürede tamamlanması<br />

sağlanabilir. Sosyal medya verilerini toplayarak<br />

insanların konumu belirlenebilir. Bu tip<br />

çalışmalar yaşanan büyük can kaybı ve yıkımla<br />

hepimizi yasa boğan Kahramanmaraş<br />

merkezli 6 Şubat deprem felaketinin ardından<br />

kısıtlı da olsa uygulandı. Biz de Cerebrum<br />

Tech olarak uydu görüntülerinin analizi<br />

ve haritalama çalışmalarına elimizden geldiğince<br />

destekte bulunduk” diye konuştu.<br />

Robotlar enkaz altına<br />

ulaşmakta en önemli<br />

yardımcılar<br />

Arama-kurtarma çalışmalarında drone ile<br />

görüntüleme ve robotik gibi teknolojilerden<br />

de faydalanmak gerektiğinin altını çizen Dr.<br />

Erkul, “Dünyada afet sonrası çalışmalarda<br />

robotların öne çıktığı örnekleri daha sık görmeye<br />

başladık. Ekiplerin erişemediği alanlara<br />

robotlarla ulaşarak enkaz altına ilkyardım<br />

ve gıda gibi malzemelerin teminini sağlamak<br />

mümkün olabiliyor. Bu robotların karada,<br />

havada ve suda çalışan farklı versiyonları<br />

bulunuyor. Sese, ısıya duyarlı görüntüleme<br />

sistemleri de enkaz altındaki canlı varlığının<br />

tespitinde çok önemli bir rol oynuyor. Bunlar<br />

bilinen ancak ülkemizde pek yaygın kullanılmayan<br />

ekipmanlar.<br />

Afetlerde teknoloji<br />

kullanımında ABD ve Çin lider<br />

Her ne kadar son dönemlerde dünya genelinde<br />

afetler karşısında bilgi teknolojilerinin<br />

kullanımının gerekliliğine yönelik farkındalık<br />

artmış olsa da uygulamaların beklenen<br />

düzeyde olmadığı görülüyor. Bu konuda 2020<br />

yılında yapılmış bir istatistik çalışmasında,<br />

afet risklerinin azaltılması amacıyla teknolojinin<br />

olanaklarından yararlanma oranının<br />

ABD ve Çin’de yüzde 14-15 seviyelerinde olduğu<br />

pek çok ülkede bu ortalamanın yüzde<br />

3-5’i geçemediği tespit edilmiş durumda.<br />

Afetlerden fazlasıyla canı yanmış bir ülke<br />

olarak devlet kurumlarımız, özel sektör ve<br />

üniversitelerimiz ile afet yönetiminde teknolojik<br />

yatırımlarımızı artırmamızın ileriki<br />

dönemlerde aynı acıları tekrar yaşamamamız<br />

için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum”<br />

ifadelerini kullandı.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Deprem sonrası çalışan psikolojisi<br />

için ne yapmalı?<br />

Türkiye’de yaşanan<br />

deprem felaketi, başta<br />

birinci derecede etkilenenler<br />

ve bölgede yaşayanlar<br />

olmak üzere<br />

ülkenin tamamını<br />

derinden sarstı. Tüm<br />

şirketler ve bireyler<br />

deprem bölgesine yardım ulaştırma, oradakilerin<br />

yaralarını sarmak için var gücüyle çalışıyor.<br />

Depremin yarattığı psikolojik etkiler, günlük<br />

yaşam ve iş dünyasını durma noktasına getirdi.<br />

Şirketler psikolojik onarım sürecinde kurumsal<br />

psikolojik destek, kurumsal wellbeing, kurumsal<br />

zindelik hizmetlerine başvuruyor. Psikolojik<br />

toparlanma zaman alacak olsa da şirketler<br />

profesyonel destek alarak çalışan esenliğini<br />

sağlamaya özen gösteriyor.<br />

Bu dönemde en büyük ihtiyacın bütünsel<br />

iyi olma hali olduğunu belirten, Türkiye’nin<br />

ilk bütünsel sağlık hizmetleri yönetimi hizmeti<br />

sunan şirketi LifeClub Genel Müdürü<br />

Elif Elkin, “Deprem felaketinin boyutunun<br />

ve yıkıcılığının büyüklüğü, deprem bölgesi<br />

ile birlikte evlerde televizyon başında olan<br />

herkesi derinden etkiledi. Bu toplumsal<br />

psikolojik travma günlük hayatımıza ve<br />

iş yaşamımıza da sirayet etti. İş dünyası<br />

neredeyse durma noktasına geldi diyebiliriz.<br />

Normal yaşamımıza dönmeye çalışınca sanki<br />

Büyük depremlerin sonrasında şirketler çalışanlarının mental<br />

sağlığı için profesyonel desteğe ihtiyaç duyuyor. Bütünsel<br />

sağlık yönetimi şirketi LifeClub Genel Müdürü Elif Elkin,<br />

konuyla ilgili şirketlerin neler yapması gerektiğini anlattı…<br />

bir suçluluk duygusu hissetmeye başladık.<br />

Çaresizliğin verdiği öfke hali de işin başka<br />

bir boyutu oldu. Tüm bu psikolojik gelgitler<br />

normal yaşamımızı sürdürülmez hale getirdi<br />

ve getirmeye devam ediyor. İşin üstesinden<br />

gelmeye zorlandığımızda profesyonel bir<br />

desteğe başvurmamız kaçınılmaz hale geliyor.<br />

LifeClub olarak uygulamamızda bulunan psikolojik<br />

destek modülünü bu kritik dönemde<br />

ücretsiz olarak kullanıma sunduk” dedi.<br />

Bireylerin yanı sıra şirketlerin de kendilerinden<br />

çalışanları için psikolojik destek başta olmak<br />

üzere, wellbeing ve sağlık yönetimi üyelikleri<br />

talep etmeye başladığını belirten Elkin, konuyla<br />

ilgili şunları söyledi: “Kurumsal wellbeing’in<br />

çalışanın bağlılığı, verimliği ve moral-motivasyonu<br />

üzerinde olumlu etkileri olduğu dünyaca<br />

kabul görüyor. Wellbeing kelimesinin anlamı<br />

zindelik, esenlik olsa da iş dünyasında biraz<br />

daha çalışanın bütünsel anlamda iyi olma halini<br />

tanımlıyor. Bedenin fiziksel, zihinsel ve ruhsal<br />

açıdan eş zamanlı bir uyum içinde olması<br />

da denilebilir. Kısa süreli eğitimlerin ve workshopların<br />

etkisi olduğu muhakkak, ancak bu<br />

sürecin uzmanlar tarafından birebir alınacak<br />

desteklerle atlatılacağını düşünüyorum. Bize<br />

gelen talepler de bunu doğrular nitelikte.”<br />

İş dünyasının yaşadığı “İkincil Travma”nın<br />

derin izler bırakmaması için hızlıca eyleme<br />

geçilmesi gerektiğinin de altını çizen Elif Elkin,<br />

yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:<br />

• Çalışanlarınızın duygularını ve neye ihtiyacı<br />

olduğunu dinleyin,<br />

• “Seismophobia” olarak adlandırılan deprem<br />

korkusu herkeste aynı derecede olmadığı için<br />

özellikle bu fobiye sahip kişilerin özel destek<br />

almasına yardımcı olun,<br />

• İhtiyacı olan çalışanlarınızın özel profesyonel<br />

destek almasını sağlayın,<br />

• Psikolojik desteği ek olarak wellbeig çalışmaları<br />

ile tamamlayın,<br />

• Rezilyansı artırmaya yönelik çalışmalar yapın.<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Modem ve yönlendirici bir arada<br />

Deco Mesh Paketi<br />

TP-Link, Deco Mesh ailesine Super VDSL modem ve iki yönlendirici<br />

bir arada olan bir paket ekledi. WiFi 6 teknolojili Deco<br />

X73-DSL modem ile iki adet Deco X73 yönlendiriciden oluşan<br />

üçlü Deco paketi Türkiye’de satışa sunuldu…<br />

Mesh WiFi teknolojisine ciddi yatırım yapan ve<br />

bu alanda en zengin ürün gamına sahip olan<br />

TP-Link®, şimdi de modem ve yönlendiricilerin<br />

bir arada olduğu bir Deco paketini satışa<br />

sundu. WiFi 6 teknolojili, üst seviye bir modem<br />

olan Deco X73-DSL ile iki adet Deco X73 yönlendiriciden<br />

oluşan üçlü paket, büyük evlerin<br />

WiFi ihtiyacını rahatlıkla çözebiliyor.<br />

Evinde WiFi sistemini yenileyecek olanlar, ilk<br />

kez WiFi ağı oluşturacaklar ya da mevcut ağı<br />

hem genişletmek hem de cihazları yenilemek<br />

isteyenler için modem+yönlendiricilerden oluşan<br />

bu paket tek başına yeterli bir çözüm. Deco<br />

73-DSL 3’lü paket, WiFi 6 teknolojisinin getirdiği<br />

yüksek performansı Mesh teknolojisiyle<br />

birleştiriyor ve büyük bir evin bile ağ ihtiyacını<br />

karşılayabiliyor. Birbirleriyle uyumlu ve aynı<br />

kalite ve şıklıktaki Deco birimleri, kesintisiz,<br />

güçlü ve güvenli bir ağ oluşturuyor.<br />

Paket içinde yer alan Deco X73-DSL modem/<br />

router, Süper VDSL teknolojisine sahip ve<br />

VDSL2 modellere göre 3.5 kat daha hızlı bağlantı<br />

sunuyor. VDSL2, ADSL2+, ADSL2 ve<br />

ADSL bağlantı tipleriyle de uyumlu olan sistem,<br />

kablosuz bağlantıda toplamda 5.4 Gbps<br />

hızlara ulaşabiliyor. Üzerinde yer alan 4 adet<br />

Gigabit Ethernet WAN/LAN girişi sayesinde<br />

kablolu bağlantıda da Gigabit hızlar sunan<br />

modemde ayrıca, 1 adet USB 3.0 girişi, telefonları<br />

modeme bağlamayı sağlayan 2 adet de FXS<br />

girişi yer alıyor.<br />

Paket içeriğindeki iki adet Deco X73 yönlendirici<br />

de aynı teknik özelliklere sahip. Sadece<br />

bu birimlerde iki adet Gigabit Ethernet girişi<br />

bulunuyor.<br />

Hem Güçlü Hem Güvenli Ev Ağı<br />

Deco Mesh sistemlerinin sağladığı kesintisiz<br />

dolaşım, daha geniş kapsama alanı özelliklerini<br />

WiFi 6 teknolojisinin sağladığı avantajlarla<br />

birleştiren bu paket, yüksek performanslı ve<br />

geniş kapsama alanlı bir ev ağı oluşturuyor. Bu<br />

ağı, güçlü güvenlik özellikleriyle sorunsuz bir<br />

hale getiren Deco X73-DSL üçlü paket, WPA3<br />

güvenlik protokolünü destekliyor. Ayrıca TP-<br />

Link HomeShield güvenlik paketi sayesinde<br />

Gerçek Zamanlı IoT Koruması, Kötü Amaçlı<br />

Site Engelleyici, İzinsiz Girişi Önleme Sistemi,<br />

DDoS Saldırısını Önleme ve Ev Ağı Tarayıcısı<br />

gibi güvenlik özellikleri de bulunuyor. Bunlara<br />

QoS (bant önceliği), kapsamlı raporlar gibi<br />

özellikler eklenince güvenli ve kolay yönetilebilen<br />

bir ağ kurulmuş oluyor.<br />

WiFi 6 teknolojili bir adet SuperVDSL modem +<br />

iki adet yönlendiriciden oluşan Deco X73-DSL<br />

paketinin tavsiye edilen satış fiyatı 8,679 TL<br />

(KDV dahil) olarak belirtiliyor.<br />

25


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Türk Teknoloji Şirketleri<br />

MWC <strong>2023</strong>’te göz doldurdu<br />

Türkiye’nin önde gelen inovasyon ve ileri teknoloji şirketlerinden<br />

Asist BT, Barcelona’da gerçekleştirilen dünyanın<br />

en büyük mobil teknolojileri etkinliği MWC <strong>2023</strong>’e,<br />

2 yeni ürünüyle katıldı…<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Dünyanın en prestijli teknoloji etkinliklerinden<br />

biri olan Mobil Dünya Kongresi<br />

(Mobile World Congress/MWC), dünya<br />

çapında yüzlerce teknoloji odaklı şirketin<br />

ve binlerce iş profesyonelinin katılımıyla<br />

İspanya’nın Barcelona şehrinde<br />

gerçekleştirildi.<br />

30 Türk şirketi MWC <strong>2023</strong>’te!<br />

Yerli girişimcilerin uluslararası arenada<br />

daha fazla kişiye ulaşabilmeleri insan<br />

gücü ve teknoloji açısından oldukça<br />

önemli. Dünyanın en büyük teknoloji<br />

fuarı olan MWC <strong>2023</strong>’e katılan 30 kadar<br />

Türk girişimleri fuarda ürünleriyle göz<br />

doldurdu. Mobil Dünya Kongresi (MWC)<br />

<strong>2023</strong>’te bu yıl metaverse, 5G, 6G ve Wi-<br />

Fİ 7 teknolojileri ön plana çıktı. Bunun<br />

yanında bu teknolojilerle entegre robotik<br />

ürünler de yine ilgi odağı oldu. İstanbul’da<br />

girişimci firmalara destek veren<br />

Teknopark İstanbul, BTM ve HTK gibi<br />

kurumlarımız da hem kendileri hem de<br />

destek verdikleri startup şirketlere yeni<br />

kapılar açmak için MWC’de boy gösterdi.<br />

Asist BT En Yeni Ürünleriyle<br />

Yer Aldı<br />

Asist Bilgi Teknolojileri, geçtiğimiz<br />

sene Las Vegas’ta gerçekleştirilen Mobil<br />

Dünya Kongresi’nde küresel lansmanını<br />

gerçekleştirdiği ve yoğun ilgi gören<br />

Blockchain tabanlı oylama sistemi<br />

B-Contract’ın ardından; tamamen Türk<br />

mühendisler ve yazılımcılar tarafından<br />

geliştirilen baştan uca veri entegrasyonu<br />

sağlayan çözümü “VEDEG” ve Türkiye’nin<br />

en çok kullanılan SMS Gateway<br />

altyapısı “Asistan” ile Türkiye Milli Pavilyonunda<br />

ürünlerini dünya pazarına<br />

sundu.<br />

şirketleri arasında yer alan Asist BT, 2<br />

binden fazla kurumsal müşterisine sunduğu<br />

teknoloji çözümlerini dünyanın<br />

dört bir yanından gelen yüzlerce profesyonele<br />

tanıttı.<br />

MWC Barcelona fuarında ürünleriyle<br />

dikkat çeken Asist BT CEO’su Erkan Gül;<br />

“Las Vegas’ta B-Contract ürünümüz ile<br />

yakaladığımız çıkışı VEDEG ve Asistan<br />

ürünlerimiz ile bir üst seviyeye taşıyarak<br />

uluslararası pazara hızlı ve güçlü bir giriş<br />

yapmak istiyoruz” dedi.<br />

Baştan Uca Veri<br />

Orkestrasyonu Sağlıyor<br />

Vedeg sayesinde, işletmelerdeki karar<br />

alma süreçlerini analitik çözümler ile<br />

destekleyerek, veri odaklı stratejiler<br />

oluşturmak ve içgörüler elde etmelerine<br />

destek olmak için veri ambarı alanında<br />

baştan uca özel çözümler sunduklarını<br />

belirten Gül; “Farklı platformlarda bulunan<br />

verilerin analiz, temizleme ve anlamlandırılması<br />

için veri ambarı yapısı<br />

oluşturan bir veri motoru ile kurumların<br />

bu veriler üzerinde hızlı ve kolay analizler<br />

yapmasını sağlayarak, işin ihtiyaç<br />

duyduğu tüm gerekliliklerin tespiti, pazar<br />

analizi yapmalarını, fırsat ve tehditleri<br />

anlamalarını ve rekabeti lehine<br />

çevirme konusunda iş zekası uygulamalarına<br />

yardımcı oluyoruz” dedi.<br />

Hızlı, Esnek ve Güvenli SMS<br />

Altyapısı; Asistan<br />

SMS iletişiminde daha fazla güvenliğe<br />

ve hıza ihtiyaç duyan kurumların yüksek<br />

performansla çalışmalarını sağlayan,<br />

sade ve pratik arayüzüyle tüm GSM<br />

operatörleri ile uyumlu SMS Gateway<br />

ürünü Asistan, kurumların SMS ve MMS<br />

gönderimlerini bir üst seviyeye çıkarıp<br />

kişilerinizle daha hızlı ve güvenli bir<br />

iletişim kurmanızı sağlamakta.<br />

Yüksek performans, gelişmiş raporlama<br />

sistemi ve bilgi güvenliği ile firmaların<br />

KVKK süreçlerinde yaşadığı sorunların<br />

önüne geçmektedir.<br />

26<br />

B-Contract’tan sonra Vedeg<br />

ve Asistan<br />

Geliştirdiği yerli ve milli teknolojik çözümlerle<br />

Türkiye’nin en önemli bilişim


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Vepara sanal POS çözümünü duyurdu<br />

Son yılların en hızlı<br />

büyüyen sektörlerinden<br />

biri olan e-ticaret,<br />

kartlı ödeme<br />

alışkanlıklarında da<br />

değişime yol açtı.<br />

Bankalararası Kart<br />

Merkezi (BKM) tarafından<br />

yayımlanan<br />

veriler, internetten yapılan kartlı ödeme tutarının<br />

2022’de yüzde 126 arttığını ortaya koydu.<br />

İnternet alışverişlerinde kartla yapılan ödemelerin<br />

toplam kartlı ödemeler içindeki payı ise<br />

%26 olarak açıklandı. Online ödemelere yönelik<br />

yükselen talep, üye işyerlerine online ödeme<br />

çözümleri sunan ödeme kuruluşları arasındaki<br />

rekabeti de artırdı. Ağustos 2022’de<br />

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan<br />

(TCMB) lisans alan elektronik para ve ödeme<br />

kuruluşu Vepara, sanal POS ve dijital cüzdan<br />

gibi 360 derece ödeme çözümleriyle faaliyetlerine<br />

başladı.<br />

TCMB’den 2022 itibarıyla lisans alan ve<br />

<strong>2023</strong>’te faaliyetlerine başlayan iki şirketten<br />

biri olduklarına dikkat çeken Vepara CEO’su<br />

Volkan Üstün, “Hem son kullanıcıya, hem de<br />

üye işyerlerine daha esnek ödeme altyapıları<br />

ve finansal çözümler sunma hedefiyle faaliyetlerimize<br />

başladık. İlk ürünümüz, üye işyerlerini<br />

birden fazla bankayla anlaşma külfetinden<br />

kurtaran sanal POS oldu” dedi.<br />

2022’de online ödemelerin<br />

hacmi 1,2 trilyon TL<br />

BKM verilerine göre 2021’de 454,5 milyar TL<br />

seviyelerinde olduğu bilinen internetten kartlı<br />

ödeme tutarı, 2022’de 1,2 trilyon TL’yi aştı.<br />

Yaşanan büyümenin e-ticaretin her ölçekten<br />

işletme tarafından benimsenmesi ve son kullanıcıların<br />

online alışverişin sağladığı kolaylığa<br />

alışması olduğunu belirten Volkan Üstün,<br />

“Avrupa’da her 5 ödemeden biri online yapılıyor.<br />

Bugün kullanıcılar, tercih ettikleri her<br />

E-ticarette yaşanan büyüme, kartlı harcama alışkanlıklarına<br />

da yansıdı. Bankalararası Kart Merkezi’nin 2022<br />

verileri, internetten yapılan kartlı ödemelerin yüzde 126<br />

arttığını ortaya koyarken, fintek sektörüne 360 derece<br />

ödeme çözümleri sunan yeni bir oyuncu katıldı…<br />

işletmeden daha fazla ödeme seçeneği sunmasını,<br />

farklı bankaların kart programlarına<br />

özel taksit olanaklarını desteklemesini, online<br />

alışverişlerde güvenli ödeme altyapısı sunabilmesini<br />

bekliyor. İşletmelerin bu taleplere yanıt<br />

veren kapsamlı bir ödeme altyapısı kurmak<br />

için bankalarla tek tek anlaşması gerekiyor.<br />

Sanal POS çözümü de bu noktada devreye giriyor.<br />

Tüm kart programlarına taksit imkanı,<br />

tek bir ödeme aracı kullanarak sağlanabiliyor”<br />

ifadelerini kullandı.<br />

Tek entegrasyonla hızlıca<br />

ödeme almaya başlama<br />

imkanı<br />

Vepara olarak geliştirdikleri sanal POS çözümünün<br />

tüm kart programlarına taksit imkanı<br />

sunabildiğine dikkat çeken Vepara CEO’su<br />

Volkan Üstün, “Yeni bir ürün olmasına rağmen<br />

yüzde 100’e yakın başarı oranına ulaştığımız<br />

sanal POS altyapımız, işletmelere tek<br />

entegrasyonla online ödeme almaya başlama<br />

fırsatı veriyor. Link ile Ödeme Alma altyapısını<br />

da içeren ve Opencard, WooCommerce,<br />

Magento, PrestaShop gibi altyapılarla kolayca<br />

entegre edilebilen Vepara Sanal POS, üye işyerlerine<br />

kullanıcı dostu bir arayüze sahip ödeme<br />

ekranlarını dakikalar içinde sunuyor. Üye<br />

işyerleri tüm ödeme süreçlerini tek panelden<br />

takip edebiliyor. Ayrıca tek bir tablo dosyası<br />

kullanarak toplu para gönderimi gerçekleştirebiliyor.<br />

Kart saklama özelliğimiz de özellikle<br />

müşterilerinden periyodik ödeme almak isteyen<br />

şirketler için rakiplerden ayrışan çözümlerden<br />

biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.<br />

“En çok tercih edilen fintech<br />

şirketlerinden biri olmayı<br />

hedefliyoruz”<br />

Sanal POS ürününde entegrasyon ücreti, aidat<br />

gibi sürpriz ücretler olmadığına dikkat çeken<br />

Volkan Üstün, “Ciro fark etmeksizin her üye<br />

işyeri, Vepara sanal POS çözümünden rekabetçi<br />

komisyon oranlarıyla yararlanabiliyor.<br />

Bu altyapı üzerinden yürütülen tüm ödemeler,<br />

ertesi gün üye işyerinin hesabına geçiyor”<br />

dedi. Türkiye’nin en çok tercih edilen fintek<br />

şirketlerinden biri olmayı hedeflediklerini de<br />

vurgulayan Volkan Üstün, değerlendirmelerini<br />

şu ifadelerle sonlandırdı: “Gelecek dönemde<br />

ticari müşteriler için Android POS ve Soft POS<br />

gibi Android tabanlı, düşük maliyetli ve yüksek<br />

teknolojili ödeme çözümleri de sunacağız.<br />

Bu sayede online ödemelerin ötesine geçerek,<br />

yüz yüze ödeme çözümleri pazarında da büyüyeceğiz.<br />

Bunun yanı sıra, hizmet olarak cüzdan<br />

ürünümüzle lisanslı olmayan fakat dijital<br />

cüzdanla ödeme almak isteyen şirketlere altyapı<br />

sağlamak için de çalışmayı sürdürüyoruz.<br />

Sektörde deneyimli, genç ve dinamik ekibi, daima<br />

kullanıcıların taleplerini önceliklendiren<br />

yaklaşımıyla Vepara, gelecekte açık bankacılığın<br />

ve finansal hizmetlerin öncü şirketlerinden<br />

biri olacak.”<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Octet Türkiye’nin CTO’su<br />

Fatih Gökhan Sevgen oldu<br />

Güçlü finans deneyimini, ileri düzeyde teknolojik yetkinlik<br />

ve üstün müşteri hizmetleri ile buluşturarak, şirketlere<br />

tahsilat ve ödeme çözümleri sunan Octet Türkiye’nin<br />

teknoloji stratejilerinin ve çözümlerinin geliştirilmesinde<br />

Fatih Gökhan Sevgen, CTO olarak görev alacak…<br />

Yüksek lisans eğitimini Bilişim Sistemleri Mühendisliği<br />

alanında tamamlayan Fatih Gökhan<br />

Sevgen, profesyonel iş hayatına yazılım uzmanı<br />

olarak 2010 yılında başladı.<br />

Turizm, iletişim ve finans sektörlerinde teknoloji<br />

ve yazılım projeleri geliştiren Sevgen,<br />

geçmişte LC Waikiki, Jolly Tur gibi markalarda<br />

görev aldı.<br />

Yazılım ve teknoloji alanındaki deneyimiyle<br />

2018 yılında Figopara’da fintech dünyasına<br />

giriş yapan Sevgen, ödeme sistemleri, tedarikçi<br />

finansmanı ve skorlama gibi alanlarda projeler<br />

üretti. Şirketlerin teknolojik dönüşüm süreçlerinde<br />

aktif bir şekilde rol alan Sevgen, tecrübesi<br />

ve vizyonuyla çalıştığı şirketleri ileri bir<br />

seviyeye taşıdı.<br />

Fintech dünyasında birçok alanda deneyimi<br />

olan Fatih Gökhan Sevgen, Octet Türkiye’nin<br />

yenilikçi teknoloji projelerinin ve stratejilerinin<br />

üretilmesine ve geliştirilmesine liderlik edecek.<br />

27


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Küresel fintech yatırımları 2022 yılında<br />

164 milyar dolara ulaştı<br />

KPMG tarafından hazırlanan “Pulse of Fintech” raporuna<br />

göre küresel fintech sektörü, 2022’de 6 bin 6 adet anlaşma<br />

ile toplamda 164,1 milyar dolar yatırım aldı. Sektör yatırım<br />

miktarı açısından şimdiye kadarki en iyi üçüncü yılını, anlaşma<br />

sayısı açısından da en iyi ikinci yılını geçirdi…<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

KPMG’nin 2022 yılının ikinci yarısında küresel<br />

çapta yapılan fintech yatırımlarının analiz<br />

edildiği kapsamlı raporu “Pulse of Fintech”<br />

(Fintech’in Nabzı) yayımlandı. Rapora göre<br />

2021 yılında 238,9 milyar dolar yatırım miktarı<br />

ve 7 bin 321 anlaşma sayısı ile rekor kıran küresel<br />

fintech sektörü, 2022’de 6 bin 6 adet anlaşma<br />

ile toplamda 164,1 milyar dolar yatırım aldı.<br />

Bu rakamlar 2021 yılına kıyasla düşük olsa da<br />

yatırım miktarı açısından şimdiye kadarki en<br />

iyi üçüncü yıl, anlaşma sayısı açısından da en<br />

iyi ikinci yıl oldu.<br />

2022 yılının ilk yarısında görülen 119,2 milyar<br />

dolarlık küresel fintech yatırımına kıyasla, yılın<br />

ikinci yarsında küresel fintech yatırımı 44,9<br />

milyar dolar oldu. Yatırım miktarının yüzde<br />

50’den fazla düşmesinde ise büyük çaplı anlaşmaların<br />

sayısındaki keskin düşüş etkili oldu.<br />

Yılın ilk yarısında, bir milyar doların üzerinde<br />

sekiz birleşme ve satın alma (M&A) anlaşması<br />

gerçekleşirken, ikinci yarıda bu miktarın üzerinde<br />

sadece dört M&A anlaşması yapıldı. ABD<br />

merkezli Avalara’nın 8,4 milyar dolara satın<br />

alınması geçen yılın ikinci yarısındaki en büyük<br />

yatırım miktarı oldu.<br />

KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri<br />

Sinem Cantürk, konuyla ilgili şunları söyledi:<br />

“Resesyon uyarılarını giderek daha fazla duyduğumuz,<br />

halka arz penceresinin hala kapalı<br />

olduğu ve ileri aşama şirketlerin değerlemelerinin<br />

hala baskı altında bulunduğu bir ortamda<br />

girdiğimiz <strong>2023</strong>’te, önümüzde engebeli bir yol<br />

var. Buna karşın küresel çapta fintech pazarı<br />

yatırım almaya devam ediyor. Katma değer<br />

sunan ve iş modellerinin uygulanabilirliğini<br />

ve sürdürülebilir kârlılığını gerçekten gösterebilen,<br />

özellikle regülasyon teknolojisi ve siber<br />

güvenlik gibi alanlarda faaliyet gösteren, fintech’ler<br />

ilgi çekmeye devam ediyor. Daha uzun<br />

vadede, dünya çapında finansal hizmetlerin<br />

devam eden dönüşümü ve finansal hizmetlerin<br />

diğer sektörlere entegrasyonuna odaklanılması<br />

göz önüne alındığında, fintech yatırımlarının<br />

görünümünün oldukça olumlu olduğuna<br />

inanıyoruz.” dedi.<br />

Fintech yatırımlarında en<br />

büyük payı ABD’li şirketler aldı<br />

Bölgesel bazda, Amerika kıtası 2022’de 2 bin<br />

786 anlaşma kapsamında 68,6 milyar dolar ile<br />

küresel fintech yatırımlarının en büyük payını<br />

oluşturmaya devam etti. Bu anlaşmaların 2 bin<br />

222 tanesini ve yatırımların 61,6 milyar dolarını<br />

ABD merkezli fintech’ler oluşturdu. Diğer<br />

yandan Asya-Pasifik Bölgesi 1.227 anlaşma<br />

kapsamında 50,5 milyar dolar, EMEA Bölgesi<br />

ise 1.977 anlaşma kapsamında 44,9 milyar dolar<br />

yatırım çekti.<br />

Yatırımcılar kârlılık ve nakit<br />

akışına öncelik veriyor<br />

Küresel çapta fintech sektörüne yapılan yatırımlar;<br />

jeopolitik belirsizliğin, yükselen faiz<br />

oranlarının ve enflasyonun, değerlemeler üzerindeki<br />

aşağı yönlü baskının ve halka arz piyasasındaki<br />

durgunluğun etkisini yılın ortasında<br />

yeni yeni hissetmeye başladı. Bu nedenle 2022<br />

yılının ikinci yarısında fintech yatırımları genel<br />

teknoloji yatırım trendlerini takip etti, yatırımcılar<br />

birçok büyük ve son dönem anlaşmalarından<br />

geri çekildi ve anlaşma yapmak için<br />

daha fazla zaman talep etti. Halka arz piyasası<br />

neredeyse tamamen durma noktasına gelerek,<br />

çıkış fırsatlarını önemli ölçüde azalttığından,<br />

fintech yatırımcıları da mevcut portföy şirketlerinin<br />

nakit akışına ve kârlılığına odaklanmayı<br />

tercih etti.<br />

Regtech 18,6 milyar dolarlık<br />

rekor yatırım çekti<br />

Regtech (regülasyon teknolojisi) alanı, 2022’de<br />

fintech yatırımlarının parlayan ışığı oldu. 2021<br />

yılında 12,1 milyar dolarlık yatırım ile rekor kıran<br />

sektör, geçen yılın ikinci yarısında, bu rekorun<br />

çok üzerinde, 18,6 milyar dolarlık yatırım<br />

çekerek yeni bir rekor kırdı. Regtech alanı; Vista<br />

Equity Partners’ın Avalara’yı 8,4 milyar dolara<br />

satın alması ve Computer Services Inc’in<br />

Centerbridge Partners ve Bridgeport Partners<br />

tarafından 1,6 milyar dolara satın alınması olmak<br />

üzere en büyük üç fintech anlaşmasından<br />

ikisini kendisine çekti. Küresel ölçekte finansal<br />

hizmetler için karmaşık regülasyon ortamının<br />

ve kârlılık ile maliyet azaltmaya yönelimin<br />

artması göz önüne alındığında şirketler, uyum<br />

faaliyetlerini kolaylaştırmak ve iyileştirmek<br />

için teknolojiye daha fazla önem veriyor, bu da<br />

regtech yatırımların artacağı beklentilerini<br />

güçlendiriyor.<br />

Yatırımcılar, kripto<br />

sektöründeki zorluklar<br />

nedeniyle daha temkinli<br />

Kripto sektörü yatırımları ise geçen yılın mayıs<br />

ayındaki Terra (Luna) çöküşünün ardından<br />

önemli ölçüde düştü. 2021 yılında 30 milyar<br />

dolar yatırım alan blok zinciri ve kripto para<br />

sektörü, 2022 yılında 23,1 milyar dolar yatırım<br />

çekti. Kasım ayındaki FTX iflası da göz önüne<br />

alındığında, birçok yatırımcı kripto alanındaki<br />

yatırımlarla ilgili durum tespiti yapmaya ve<br />

süreçlerini gözden geçirmeye başladı. Bu durumun<br />

etkisi ile kripto odaklı firmalara yatırımın<br />

<strong>2023</strong> yılının ilk yarısında da düşük kalması<br />

bekleniyor.<br />

2022 yılının tamamında en büyük 10 küresel fintech yatırımı şu şekilde gerçekleşti:<br />

Sıra Şirket Yatırım Miktarı Merkez Sektör<br />

28<br />

1 Afterpay 27,9 milyar dolar Avustralya Ödemeler<br />

2 Avalara 8,4 milyar dolar ABD Regülasyon Teknoloji<br />

3 Sia (Milan) 3,9 milyar dolar İtalya Ödemeler<br />

4 Bottomline Technologies 2,6 milyar dolar ABD Kurumsal/B2B<br />

5 Tink 2,1 milyar dolar İsveç Kurumsal/B2B<br />

6 Yayoi 2,1 milyar dolar Japonya Kurumsal/B2B<br />

7 Interactive Investor 1,8 milyar dolar Birleşik Krallık Varlık/Yatırım Yönetimi<br />

8 Billtrust 1,7 milyar dolar ABD Ödemeler<br />

9 Computer Services 1,6 milyar dolar ABD Kurumsal/B2B<br />

10 FNZ 1,4 milyar dolar Birleşik Krallık Varlık/Yatırım Yönetimi


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Teknopark İstanbul afet projeleri için<br />

Helpcube Programı başlattı<br />

Kahramanmaraş<br />

merkezli depremlerin<br />

ardından afet<br />

ve acil durumlara<br />

yönelik Helpcube<br />

isimli önleyici teknolojiler<br />

programı<br />

başlatan Teknopark İstanbul, savunma<br />

sanayii şirketleri ile birlikte depremzedeler<br />

için seferber oldu. Ar-Ge çalışmalarını Teknopark<br />

İstanbul bünyesinde yürüten ve afet<br />

bölgesine gönderilen sensör ve İHA›larla<br />

yüzlerce kişinin kurtarılmasında aktif<br />

rol oynayan Türk savunma şirketlerinin<br />

desteğiyle deprem bölgesinde 3 bin 600<br />

kişilik konteyner kent kuruluyor.<br />

11 ili etkileyen depremler sonrası Teknopark<br />

İstanbul ve Türk savunma şirketlerinin çalışanları<br />

bölgeye akın ederek arama kurtarma<br />

çalışmalarına katılmıştı. Duvar arkası radar,<br />

çubuk kamera, termal kamera, yer altı görüntüleme<br />

ve analiz cihazı, göçük altı görüntüleme<br />

cihazları, güneş enerjili kameralar ve<br />

2 bin kadar jeneratörle yetkililere destek olan<br />

çalışanlar, bölgedeki yardım faaliyetlerini<br />

halen sürdürüyor.<br />

3 bin 600 kişilik konteyner<br />

kent kuruluyor<br />

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail<br />

Demir’in depremzedelere konaklama ve iş<br />

imkânı sağlayacaklarına dair açıklamasının<br />

ardından Teknopark İstanbul da bölgedeki<br />

Kuluçka Merkezi Cube Incubation liderliğinde afetler ve acil<br />

durumlara yönelik projeleri olan girişimciler için Helpcube<br />

Hızlandırma Programı başlatan Teknopark İstanbul, deprem<br />

bölgesinde de T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii<br />

Başkanlığı koordinasyonunda 3 bin 600 kişilik bir konteyner<br />

kent kuruyor…<br />

konteyner kent çalışmalarını hızlandırdı.<br />

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii<br />

Başkanlığı koordinasyonunda Kahramanmaraş<br />

Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulacak<br />

konteyner kentte 3 bin 600 kişi barınacak.<br />

EXPO sahası içinde yer alacak yaşam<br />

alanındaki her bir konteyner 120 bin liraya<br />

mal olacak.<br />

Bilal Topçu: En büyük Ar-<br />

Ge firmamızdan en küçük<br />

kuluçka firmamıza kadar,<br />

ülkemizin hizmetindeyiz<br />

Deprem bölgesinde yaraları sarmak ve hayatın<br />

en kısa sürede normal akışına dönmesi<br />

için ilk andan itibaren seferber olduklarını<br />

söyleyen Teknopark İstanbul Genel Müdürü<br />

Bilal Topçu, şunları kaydetti: “Çalışanlarımız<br />

başta olmak üzere, en büyük Ar-Ge<br />

firmamızdan en küçük kuluçka firmamıza<br />

kadar, ülkemizin ve insanlarımızın yanında<br />

ve hizmetindeyiz. İlk etapta afet bölgesinde<br />

ihtiyaç duyulan malzemeleri iki yardım<br />

tırı ile bölgelere sevk ettik. İçinde bulunduğumuz<br />

zorlu süreçte öncelikli ihtiyaçların<br />

karşılanması için tüm imkânlarımızla çaba<br />

gösteriyoruz.”<br />

Afet projeleri için Helpcube<br />

programı başlatılmıştı<br />

Teknopark İstanbul, derin teknoloji ve girişimcilik<br />

ekosistemindeki tecrübesiyle öne çıkan<br />

Kuluçka Merkezi Cube Incubation liderliğinde,<br />

önemli çözüm ortağı ve partnerlerin<br />

katılımıyla afet ve acil durumlara yönelik<br />

Helpcube önleyici teknolojiler programı başlatmıştı.<br />

Ülkemizin afetlere teknolojik olarak<br />

hazırlıklı olabilmesi amacıyla tasarlanan<br />

Helpcube ile acil durum ve afetlere yönelik<br />

önleyici teknolojilerin yanı sıra afet esnasında<br />

ve sonrasında destekleyici hizmet veya<br />

ürün içeren projeleri olan girişimlerin büyüyebilmesine<br />

yönelik destekler sunulacak.<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Intel Laboratuvarları, Yeni Yapay Zekâ<br />

Modellerini Çıkarıyor<br />

Derinlik tahmini; robotik,<br />

artırılmış gerçeklik<br />

(AR) ve sanal<br />

gerçeklik (VR) alanlarında<br />

geniş bir uygulama<br />

yelpazesi oluşturmak için gerekli olan zorlu<br />

bir bilgisayar görüşü görevidir. Mevcut çözümler<br />

genellikle mesafeleri doğru bir şekilde tahmin<br />

etmekte zorlanıyor ki bu, görsel navigasyon<br />

söz konusu olduğunda hareketi planlamada ve<br />

engellerden kaçınmada hayati bir husustur. Intel<br />

Laboratuvarları›ndaki araştırmacılar, bu sorunu,<br />

monoküler derinlik tahmini için iki yapay zekâ<br />

modeli çıkararak ele alıyor. Bu modellerden biri<br />

görsel-eylemsel derinlik tahmini, diğeriyse sağlam<br />

göreli derinlik tahmini (RDE) için.<br />

En son RDE modeli olan MiDaS sürüm 3.1, girdi<br />

olarak yalnızca tek bir görüntü kullanarak sağlam<br />

göreli derinliği tahmin ediyor. Geniş ve çeşitli<br />

bir veri kümesi üzerinde eğitildiği için, daha geniş<br />

bir görev ve ortam kümesinde verimli bir şekilde<br />

çalışabilir. MiDaS’ın en son sürümü, daha büyük<br />

eğitim seti ve güncellenmiş kodlayıcı omurgalarıyla<br />

RDE için model doğruluğunu yaklaşık %30<br />

oranında artırıyor.<br />

MiDaS, başta Stable Diffusion 2.0 olmak üzere<br />

birçok projeye dahil edildi. Stable Diffusion 2.0’da<br />

VI-Depth 1.0 ve MiDaS 3.1 açık kaynaklı yapay zekâ modelleri,<br />

bilgisayar görüşü için derinlik tahminini geliştiriyor…<br />

bir giriş görüntüsünün derinliğini çıkaran ve ardından<br />

hem metin hem de derinlik bilgilerini kullanarak<br />

yeni görüntüler oluşturan derinlikten görüntüye<br />

özelliğini etkinleştiriyor. Örneğin, dijital<br />

oluşturucu Scottie Fox, 360 derecelik bir VR ortamı<br />

oluşturmak için Stable Diffusion ve MiDaS’ın<br />

bir kombinasyonundan yararlandı. Bu teknoloji<br />

hukuk davaları için olay yeri rekonstrüksiyonu,<br />

sağlık hizmetleri için terapötik ortamlar ve sürükleyici<br />

oyun deneyimleri gibi yeni sanal uygulamalara<br />

yol açabilir.<br />

RDE iyi bir genelleştirilebilirliğe sahip ve kullanışlı.<br />

Ancak ölçek eksikliğinden ötürü; haritalama,<br />

planlama, navigasyon, nesne tanıma, 3D rekonstrüksiyon<br />

ve görüntü düzenleme gibi metrik derinlik<br />

gerektiren görevlerde çok fayda sağlayamıyor.<br />

Intel Laboratuvarları’ndaki araştırmacılar bu<br />

sorunu, doğru derinlik tahmini sağlayan başka<br />

bir yapay zekâ modeli olan VI-Depth’i çıkararak<br />

ele alıyor.<br />

VI-Depth, metrik ölçekli yoğun derinlik tahminleri<br />

üretmek için monoküler derinlik tahmini ve<br />

görsel-ataletsel odometreyi (VIO) entegre eden<br />

bir görsel-ataletsel derinlik tahmini işlem hattıdır.<br />

Bu yaklaşım; olay yeri rekonstrüksiyonu,<br />

haritalama ve nesne manipülasyonuna yardımcı<br />

olabilecek doğru derinlik tahmini sağlar.<br />

Ataletsel verilerinin dahil edilmesi, ölçek belirsizliğinin<br />

giderilmesine yardımcı olabilir. Çoğu<br />

mobil cihazda zaten ataletsel ölçüm birimleri<br />

(IMU’lar) bulunuyor. Küresel hizalama uygun küresel<br />

ölçeği belirlerken, yerel olarak çalışan yoğun<br />

ölçek hizalaması (SML) bölgeleri doğru metrik<br />

derinliğe doğru iter veya çeker. SML ağı, kodlayıcı<br />

omurgası olarak MiDaS’tan yararlanıyor. Modüler<br />

hatta VI-Depth, IMU sensör ölçüm biriminin yanı<br />

sıra MiDaS göreceli derinlik tahmin modeliyle<br />

veri odaklı derinlik tahminini birleştiriyor. Veri<br />

kaynaklarının kombinasyonu, VI-Depth’in bir<br />

görüntüdeki her piksel için daha güvenilir yoğun<br />

metrik derinlik üretmesini sağlıyor.<br />

29


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Teknoloji, fiziksel mağazaların da<br />

popülerleşmesine imkan tanıyor!<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

30<br />

Panasonic, e-ticaretin büyümesini sürdürdüğü<br />

bu dönemde Münih’te sergilediği<br />

çözümleriyle perakendecilerin müşterilerinin<br />

mağazalarını ziyaret etmek<br />

istemesini sağlayacak. Panasonic, bu çözümlerinde<br />

yapay zeka, gerçek zamanlı<br />

takip ve mağaza içi yönetim gibi perakende<br />

dünyasına yön veren trendlerden<br />

güç alıyor.<br />

Perakende deneyimi, içgörülerle iyileştiriliyor<br />

Perakende deneyimini iyileştirmesi için<br />

mağaza yöneticilerine müşterilerin davranışlarına<br />

yönelik içgörü sağlayabilme<br />

imkanı, perakende teknolojilerinin en<br />

önemli alanlarından birisi haline geldi.<br />

Customer Experience Centre’da perakendeciler,<br />

Panasonic Grid-EYE adı verilen<br />

ve müşterilerin mağazadaki hareketlerini<br />

takip etmek için kullanılan özel<br />

kızılötesi sensörleri inceleyebiliyor. Bu<br />

çözüm, mağazadaki yerleşimin iyileştirilmesi<br />

için kullanılabilecek müşterilerin<br />

mağaza içinde ilerlediği yön veya mağaza<br />

içinde en çok durdukları yer gibi pek<br />

çok faydalı bilgiler sunabiliyor.<br />

Bu çözümler, yapay zekadan güç alan<br />

kameralarla da birlikte kullanılabiliyor.<br />

Kameralar güvenliğin yanı sıra<br />

mağazadaki insan sayısını belirlemek<br />

ve rafta eksik ürün olup olmadığının<br />

takibini yapmak için de KVKK<br />

gerekliliklerine uyumlu olacak şekilde<br />

kullanılabiliyor.<br />

E-ticaretin arttığı Avrupa’da fiziksel perakendeciler de<br />

müşteri deneyimini iyileştirmek ve müşterilerinin mağazalarına<br />

gelmek istemesini sağlamak için teknolojiye<br />

yöneliyor. Perakendeciler, Panasonic’in bu alandaki en<br />

yeni çözümlerini Münih’teki Panasonic Campus - the<br />

Customer Experience Centre’da inceleyebiliyor…<br />

Fiyatlar gerçek zamanlı<br />

olarak takip ediliyor<br />

Verimliliği artırmak ve stokları daha<br />

etkili yönetebilmek için elektronik raf<br />

etiketlerine (Electronic Shelf Labelling,<br />

ESL) geçiş yapmak, perakendeciler açısından<br />

önemli bir adım. Münih’teki merkezde<br />

sergilenen Panasonic ESL çözümü<br />

de fiyatlandırmanın kategori yönetimi,<br />

envanter ve öngörü gibi diğer önemli<br />

yönetim sistemleriyle nasıl bağlanabileceğini<br />

ve merkezi bir şekilde kontrol<br />

edilebileceğini gösteriyor. Merkezdeki<br />

bir bilgisayar üzerinden bir ürünün fiyatı<br />

veya bilgisi değiştirildiğinde mağazadaki<br />

elektronik raf etiketleri de tek bir<br />

tuşla otomatik olarak güncellenebiliyor.<br />

Panasonic ESL çözümünün kullanıcıları,<br />

fiyatlandırma hatalarının yüzde 100<br />

azaldığını ve fiyat güncellemeleri için<br />

harcanan sürenin yüzde 80 iyileştiğini<br />

belirtiyor. Böylece çalışanlar da müşterilerin<br />

bizzat gördüğü daha etkili alanlarda<br />

görev alabiliyor.<br />

Bu etkietler aynı zamanda müşteri deneyimini<br />

iyileştirmek için de kullanılabiliyor.<br />

Mesela müşteriler etiketlerdeki QR<br />

kodlarını taradığında ürünün içindekileri,<br />

tarifleri ve hatta fırsatları ve muadili<br />

ürünleri de görebiliyor.<br />

Tedarik zincirinde yapay zeka<br />

Yapay zekanın tedarik zincirindeki etkisi,<br />

perakendecilerin arka ofis operasyonlarını<br />

neredeyse dönüştürmek üzere.<br />

Panasonic’in sahibi olduğu yapay zeka<br />

tedarik zincir uzmanı Blue Yonder’ın<br />

uygulamaları, ürünlerin çok vakit kaybetmeden<br />

yeniden sipariş edilmesinden<br />

stokların ve teslim edilen ürünlerin yönetimine<br />

kadar tedarik zincirinin pek<br />

çok aşamasını takip edebiliyor ve iyileştirebiliyor.<br />

Bu çözümler de yakında<br />

Customer Experience Centre’da sergilenecek.<br />

Mağaza içi yönetim<br />

Teknoloji, mağazadaki müşterilerin dikkatlerini<br />

çekmek ve onlara özel fırsatlar<br />

sunmak için de kullanılıyor. Panasonic’in<br />

mağazalardaki projektörleri ve ekranları,<br />

müşterinin profiline bağlı olarak<br />

bir raftan geçerken özel indirimleri veya<br />

ürünleri göstermek için kullanılabiliyor.<br />

Bu teknoloji alışveriş yapanları mağazaya<br />

çekmek veya alışveriş yaparken onlara<br />

yol tarifi vermek için etkili bir şekilde<br />

kullanılabiliyor.<br />

Perakende çalışanları tarafında ise dayanıklı<br />

TOUGHBOOK el terminalleri ve<br />

tabletleri, gerçek zamanlı bilgi sağlayabiliyor<br />

ve mağaza içindeyken verimliliği<br />

artırabiliyor. Bu cihazlar sipariş almak,<br />

ürün seçmek, barkod taramak ve mağaza<br />

katında stok bilgisine ulaşmak gibi<br />

işler için kullanılabiliyor.<br />

Ek hizmetler<br />

Gelir fırsatlarını en üst düzeye çıkartmak<br />

isteyen perakendeciler, müşterilerine<br />

sunabilecekleri ek hizmetler arıyor.<br />

Akıllı kilitli dolaplar için mağazayı veya<br />

otopark alanını kullanmak, müşterilerin<br />

mallarını kolayca teslim almasına olanak<br />

tanıyan popüler bir seçenek haline<br />

geliyor.<br />

Panasonic Smartlocker da 6, 8, 10 veya 12<br />

bölmeli olacak şekilde tasarlanmış yeni<br />

ve modüler bir sistem sağlıyor. Bu sistemde<br />

dört farklı sıcaklığa uygun dolaplar<br />

da bulunuyor. Bu seçenekler arasında<br />

koli gibi günlük eşyalar için normal<br />

bir ortam dolabı, yiyecek ve hatta tıbbi<br />

ürünler için soğutulmuş ve dondurucu<br />

dolaplar ve paket servis siparişlerini doğru<br />

sıcaklıkta tutmak için ısıtmalı kilitli<br />

dolaplar bulunuyor.<br />

Bu sayede kullanıcılar hızlı, güvenli ve<br />

temassız teslimat çözümüne sahip olmanın<br />

yanında eşyalarını da kolaylıkla,<br />

verimli ve esnek bir şekilde alabiliyor<br />

veya iade edebiliyor. 7/24 erişimin yanı<br />

sıra iç ve dış mekan versiyonlarıyla Panasonic<br />

Smartlocker, müşterilerin ürünleri<br />

kendilerine uygun bir zamanda ve yerde<br />

almasına ve iade etmesine olanak tanıyor.<br />

Panasonic çözümleriyle<br />

müşterilerini mağazalara<br />

dönüyor<br />

Son yıllar, geleneksel perakendeciler için<br />

zorlu geçti ancak en yeni teknoloji çözümleri,<br />

fiziksel perakendecilerin e-ticaret<br />

karşısında avantaj sahibi olmasını<br />

sağlıyor. Müşteri deneyimindeki bu tür<br />

iyileştirmelerle pek çok müşteri, caddede<br />

veya alışveriş merkezlerinde yorulana<br />

kadar alışveriş yapmanın keyfini tekrar<br />

yaşıyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Norm Holding’ten Norm Digital<br />

öncülüğünde önemli yatırım<br />

Norm Holding, detaylı yazılım bilgisi gerekmeden,<br />

yaratıcılık ve üretkenlik ile uygulamaların<br />

geliştirilmesini sağlayan Kuika’ya yatırım<br />

yaparak, hisselerinin yüzde 20’sine sahip<br />

oldu. Kuika; Norm Digital ile birlikte yazılım<br />

ürünleri geliştirmekte ve eğitim programları<br />

hazırlamakta. Norm Digital, Kuika platformu<br />

ile gerçek dünyada kullanılacak uçtan uca geniş<br />

çaplı uygulamalar geliştirilmesine ve bu<br />

platformun low-code ekosistemi içinde hızla<br />

büyüyerek bilinirliğinin ve kullanımının üst<br />

sıralara tırmanmasına öncülük edecek. Üretim,<br />

operasyon ve e-ticaret ekosistemlerinde<br />

yaratılan projelerle Kuika ürününün esnekliği,<br />

performansı ve diğer yeteneklerinin gerçek zamanlı<br />

değerlendirilmesi hız kazanacak. Norm<br />

Holding’in bu yatırımla hedefi ise; Norm Digital<br />

önderliğinde dünyanın her yerinde Kuika<br />

platformunu kullanan “Kuiker” lar yetiştirmek.<br />

Norm Holding CEO’su ve Norm Digital Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Nedim Uysal, Kuika’ya yaptıkları<br />

yatırımın Aralık 2022’de tamamlandığını<br />

vurgulayarak, “Bu yatırımla, Norm Holding<br />

Kuika’nın %20 hissesine sahip oldu. Aynı zamanda<br />

teknoloji firmamız Norm Digital ile<br />

stratejik iş birliği anlaşması çerçevesinde global<br />

büyüme yolculuğunda önemli bir adım<br />

Norm Holding Norm Digital öncülüğünde, gelecek vadeden<br />

Low Code Yazılım “Start-up”ı Kuika’ya yüzde 20 yatırım yaptı.<br />

Kullanıcıların, yaratıcılık, üretkenlik ile hızlı ve çevik bir şekilde<br />

yazılım oluşturmasını sağlayan low code platformu olan Kuika’nın<br />

yüzde 20 hissesini alan Norm Holding bu yatırımla, yazılım<br />

ihtiyaçlarında daha kısa vadelerde, daha sürdürülebilir ve<br />

kaliteli çözümler üretebilirken, hem ilk ürün geliştirmeyi, hem<br />

de bakım sürecini daha kısa sürelere indirdi…<br />

atıldı. Norm Holding ve Norm Digital endüstrinin<br />

ve toplumların dijitalleşmesine rehberlik<br />

etmek ve bu dönüşümü hızlandırmak için çözümler<br />

üretmekle birlikte aynı zamanda startup<br />

ekosistemini destekleyerek bu misyonu<br />

gerçekleştiriyor. Bu stratejimiz doğrultusunda<br />

Kuika ve kurucularına olan güvenimiz bizi bu<br />

yatırıma götürdü.” dedi.<br />

Low code platformların günümüzde ve özellikle<br />

de gelecekte çok ciddi potansiyeli olduğuna<br />

inandıklarını da sözlerine ekleyen Norm Holding<br />

CTO’su ve Norm Digital Genel Müdürü<br />

Erkan Yeniçare, “Dünyada çok hızlı bir şekilde<br />

artan yazılım ihtiyacı var. Buna karşılık verebilecek<br />

sayıda yazılımcı ve iş analisti eksikliğini<br />

gidermek amacıyla daha fazla sayıda kişinin<br />

yazılım ve uygulama geliştirmesini “Low<br />

Code” tekniği ile geliştirilen araçlar sağlayacak.<br />

Bu doğrultuda Kuika, yazılım talebine hızlı ve<br />

çevik bir şekilde çözüm sunabilecek, yazılım<br />

geliştirme sürecini, yazılım geliştirme uzmanlarının<br />

yanı sıra kodlama ve tasarım bilgisi<br />

sınırlı, analitik düşünebilen, analiz yeteneği<br />

olan ve yazılım geliştirmeye hevesli kişilerin<br />

de yapabilmesine olanak sağlayacak. Bu yatırımla<br />

yazılım ihtiyaçlarında daha kısa vadelerde,<br />

daha sürdürülebilir ve kaliteli çözümler<br />

üretebiliyoruz. Hem ilk ürün geliştirme, hem<br />

de bakım süreci daha kısa süreler alıyor. Bize<br />

sağladığı faydalar ise; yazılım geliştirme eforlarında<br />

düşüş, müşteriye hızlı geri dönüş, kısa<br />

süreli projeler geliştirebilme, müşteriye olan<br />

maliyette azalma ve tüm aşamalar göz önünde<br />

bulundurulduğunda müşteri memnuniyetinde<br />

artış sağlama oldu. Öte yandan en önemli sorun<br />

ve maliyetlerden biri olan zaman parametresi<br />

bu platform çözümü ile olabildiğince minimize<br />

edilebilecek. Yazılıma olan ihtiyacın arttığı<br />

bu dönemde, süreçlerin hantallığından<br />

kaynaklanan kayıplar azaltılırken, tek bir<br />

geliştirme ile farklı platformlarda uygulama<br />

çıktısı alınabilmesi de Kuika’nın sağladığı en<br />

önemli katkılardan biri olacaktır.” şeklinde konuştu.<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

PayTR’ın yeni CEO’su Merve Tezel oldu<br />

PayTR, önde gelen finans ve ödeme kuruluşlarında<br />

engin deneyime sahip olan Merve Tezel’in<br />

6 <strong>Mart</strong> <strong>2023</strong> tarihinden itibaren PayTR<br />

Genel Müdür ve İcra Kurulu Başkanı (CEO) olarak<br />

görev alacağını duyurdu. Tezel, bu unvanı<br />

2018’den beri PayTR’da CEO’luk görevini üstlenen<br />

Tarık Tombul’dan devralacak. Tombul,<br />

bu tarihten itibaren PayTR’da Yönetim Kurulu<br />

Üyesi olarak görev almaya devam edecek.<br />

Merve Tezel kimdir?<br />

Merve Tezel, profesyonel kariyerinin ilk 10<br />

yılını Yapı Kredi Bankası ve Garanti Ödeme<br />

Sistemleri’nde geçirdikten sonra 15 yıla yakın<br />

bir süre boyunca Visa’da görev aldı. Visa bünyesinde<br />

beş yıl boyunca Güneydoğu Avrupa<br />

Danışmanlık ekibinin liderliğini yürüten Tezel,<br />

Türk mühendislerinin geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümler<br />

sunan ödeme kuruluşu PayTR’ın yeni Genel<br />

Müdür ve İcra Kurulu Başkanı (CEO) Merve Tezel oldu.<br />

2018’den beri PayTR CEO’su olarak görev alan Tarık<br />

Tombul, PayTR Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev<br />

yapmaya devam edecek…<br />

2012’den beri Visa Türkiye’nin Genel Müdürü<br />

rolünü üstlendi. Tezel, Robert Kolej’den mezun<br />

olduktan sonra ABD’de Ithaca Üniversitesi ve<br />

Lehigh Üniversitesi’nde işletme lisans ve lisansüstü<br />

eğitimlerini tamamladı.<br />

Yeni organizasyonun<br />

vizyonumuza büyük katkısı<br />

olacak<br />

PayTR Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Yiğit Cengiz, “PayTR’ın, işyerlerinin ödeme süreçleriyle<br />

ilgili tüm ihtiyaçlarını tek bir adresten<br />

en iyi şekilde karşılayabilme ve Türkiye’nin<br />

lider ödeme kuruluşu olma vizyonunda yeni<br />

yönetim ve icra kurulu organizasyonumuzun<br />

çok büyük katkısı olacağını düşünüyorum”<br />

dedi. PayTR’ın mevcut CEO’su Tarık Tombul,<br />

2018’den beri üstlendiği rolde PayTR’ın işlem<br />

hacminin 30 katına çıkmasına ve 70 bini aşkın<br />

yeni işyerinin PayTR müşteri portföyüne katılmasına<br />

önderlik etti. Yiğit Cengiz, Tombul’la<br />

ilgili, “Yönetim Kurulu Üyesi olarak, Tarık<br />

Tombul’un sektör tecrübesi ve vizyonunun<br />

şirketimizin büyümesine önemli katkıları<br />

olacağını düşünüyorum ve beraber çalışmaya<br />

devam edeceğimiz için büyük mutluluk duyuyorum”<br />

şeklinde konuştu.<br />

31


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

2022 yılının son çeyreğinde girişim<br />

yatırımları Çin’e aktı<br />

KPMG’nin girişim<br />

sermayesi piyasasının<br />

karşılaştığı temel<br />

eğilimleri, fırsatları<br />

ve zorlukları ortaya<br />

koyan Venture Pulse<br />

raporu yayımlandı.<br />

Rapora göre küresel<br />

çapta girişim yatırımları<br />

(VC) geçen yılın<br />

son çeyreğinde üst<br />

üste dördüncü düşüşünü<br />

sürdürdü. 7 bin 641 yatırım işleminin<br />

gerçekleştiği dördüncü çeyrekte toplam yatırım<br />

miktarı ise 75,6 milyar dolar oldu.<br />

Alternatif enerji ve elektrikli araçlar geçen<br />

yılın dördüncü çeyreğinde tüm bölgelerdeki<br />

yatırımcıların en önemli önemli ilgi alanı<br />

oldu. Çin merkezli GAC Aion 2,56 milyar<br />

dolar, ABD merkezli TerraPower 830 milyon<br />

dolar ve Form Energy 450 milyon dolar, Çin<br />

merkezli SPIC Hydrogen Energy 631 milyon<br />

dolar ve Voyah Car Technology 631 milyon<br />

dolar, Estonya merkezli Sunly 196 milyon dolar<br />

ve Belçika merkezli Tree Energy Solutions<br />

129 milyon dolar fon topladı. B2B çözümleri<br />

IT network ile sağlık ve biyoteknolojinin yanı sıra fintech<br />

de küresel çapta VC yatırımcıların ilgisini çekemeye<br />

devam etti.<br />

Raporu değerlendiren KPMG Türkiye Birleşme<br />

ve Satın Alma Danışmanlığı Şirket<br />

Ortağı Gökhan Kaçmaz, “Güçlü fon toplama<br />

faaliyetlerine rağmen 2022 yılı küresel olarak<br />

girişim sermayesi yatırımları açısından zorlu<br />

bir yıl oldu. Tüm bölgelerdeki girişim yatırımları<br />

bir önceki çeyreğe göre düşüş gösterdi.<br />

Ukrayna’da devam eden savaş, yükselen<br />

faiz oranları, yüksek enflasyon seviyeleri ve<br />

küresel resesyon endişeleri bir araya gelerek<br />

özellikle yılın ikinci yarısında yatırımları<br />

azalttı. <strong>2023</strong> yılının ilk çeyreğine girdiğimiz<br />

şu günlerde piyasalardaki belirsizlik nedeniyle<br />

küresel çapta girişim yatırımlarının<br />

durgun kalması bekleniyor.” dedi.<br />

Sektör Market<br />

Mega yatırımların çoğu Çin<br />

merkezli şirketlere yapıldı<br />

Raporda yer alan verilere göre Amerika kıtası<br />

geçen yılın son çeyreğinde küresel çapta<br />

VC yatırımlarından en büyük payını almaya<br />

devam ederken ABD bu yatırımların büyük<br />

çoğunluğunu oluşturdu. Asya, aynı çeyrekte<br />

altı adet 500 milyon dolar ve üzeri mega<br />

yatırım çekmesine rağmen uzak ara ikinci<br />

sırada yer aldı. Avrupa, 2022 yılının üçüncü<br />

çeyreğine kıyasla yaklaşık yüzde 40’lık bir<br />

düşüşle VC yatırımlarında en keskin düşüşün<br />

yaşandığı bölge oldu. 500 milyon doların<br />

üzerindeki mega yatırımların çoğunluğu Çin<br />

merkezli şirketlere yapıldı. GAC Aion 2,56<br />

milyar dolarlık yatırım çekerken SHEIN 1<br />

milyar dolar, SPIC Hydrogen Energy 631 milyon<br />

dolar, Voyah Car Technology 631 milyon<br />

dolar, ESWIN Material 562 milyon dolar ve<br />

Fei Hong Technology 537 milyon dolar fon<br />

topladı.<br />

Şirketler nakit tutarken<br />

maliyetleri düşürmeye<br />

odaklandı<br />

Dördüncü çeyrekte çok sayıda küresel teknoloji<br />

şirketi, başta personel sayısını ve gayrimenkul<br />

varlıklarını azalmak olmak üzere<br />

önemli maliyet düşürme önlemleri açıkladı.<br />

Girişim sermayesi piyasasında da maliyetleri<br />

düşürme çabaları görüldü. Girişimler nakitlerini<br />

korumak, yeni finansman turlarını<br />

ertelemek ve yatırımcılarının daha verimli<br />

olmaları yönündeki baskılarına yanıt vermek<br />

için çalışmalar yaptı. Maliyet azaltmaya<br />

öncelik verilmesi, çok çeşitli sektörlerde faaliyet<br />

gösteren şirketlere de yayıldı.<br />

Enerji sektörü küresel girişim<br />

yatırımcılarının ilgi odağında<br />

2022 yılında, enerjide bağımsızlığa öncelik<br />

vermeye başlayan hükümet politikaları ve<br />

artan enerji maliyetleri karşısında enerji<br />

alternatiflerine yönelen çok sayıda şirketin<br />

etkisi nedeniyle, küresel girişim sermayesi<br />

2022 yılı 4. çeyrekte en büyük 10 küresel finansman<br />

KPMG’nin yayımladığı “Venture Pulse” raporuna göre küresel çapta<br />

girişim yatırımları 2022 yılının dördüncü çeyreğinde üst üste<br />

dördüncü düşüşünü sürdürdü. 7 bin 641 yatırım işleminin gerçekleştiği<br />

son çeyrekte toplam yatırım miktarı 75,6 milyar dolara geriledi.<br />

En fazla girişim yatırımı çeken 10 şirketten 6’sı Çin, 3’ü ise<br />

ABD merkezli şirket oldu. Alternatif enerji ve elektrikli araçlar tüm<br />

bölgelerdeki yatırımcıların en önemli önemli ilgi alanı olurken raporda<br />

ayrıca küresel çapta önümüzdeki birkaç çeyrekte bazı unicorn<br />

girişimlerinin başarısız olabileceği uyarısında da bulunuldu…<br />

yatırımcılarının enerjinin her alanına olan<br />

ilgisi çok hızlı bir şekilde arttı. Dördüncü<br />

çeyrekte alternatif enerji araçları, batarya<br />

teknolojileri ve alternatif enerji üretim ve dağıtım<br />

teknolojileri de dahil olmak üzere çok<br />

sayıda enerji alt sektörü büyük ölçekli yatırımlar<br />

çekti. Ayrıca temiz teknoloji ve ESG<br />

ile ilgili çözümler de VC yatırımcılarından<br />

yoğun ilgi gördü.<br />

<strong>2023</strong> yılının ilk çeyreğinde<br />

takip edilecek trendler<br />

Rapora göre bu yılın birinci çeyreğinde küresel<br />

çapta girişim sermayesi piyasasının<br />

zorlanmaya devam etmesi ve en çok tüketici<br />

odaklı işletmelerin zorlanması bekleniyor.<br />

Özellikle ABD’de halka arz kapısı muhtemelen<br />

<strong>2023</strong> yılında kapalı olacak. Şirketlerin<br />

nakitleri azaldıkça, muhtemelen düşük<br />

değerlemeler üzerinden yatırım turları artacak,<br />

birleşme ve satın alma faaliyetlerinde<br />

artış olacak. Küresel çapta önümüzdeki<br />

birkaç çeyrekte bazı unicorn girişimlerinin<br />

başarısız olma ihtimali de söz konusu. Avrupa’da<br />

devam eden enerji krizinin yanı sıra<br />

sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği ile ilgili<br />

endişeler göz önüne alındığında, yatırımcıların<br />

alternatif enerji teknolojileri, elektrikli<br />

ve hidrojenle çalışan araçlar ve batarya depolama<br />

üzerine büyük yatırımlar yapmaya<br />

devam etmesiyle enerji sektörü muhtemelen<br />

gündemde kalmayı sürdürecek. Küresel çapta<br />

siber güvenlik, B2B çözümleri, sağlık ve<br />

biyoteknoloji, regülasyon teknolojileri (regtech)<br />

ve askeri uygulamalar VC yatırımları için<br />

cazip alanlar olmaya devam edecek. Yapay<br />

zekâ yatırımlarının da uzun vadede artması<br />

bekleniyor.<br />

32<br />

Şirket Yatırım Merkez Sektör<br />

GAC Aion 2,6 milyar dolar Çin Otomotiv<br />

Anduril 1,5 milyar dolar ABD Havacılık & Savunma<br />

SHEIN 1 milyar dolar Çin Perakende<br />

TerraPower 830 milyon dolar ABD Temiz Enerji<br />

SPIC Hydrogen Energy 631 milyon dolar Çin Temiz Enerji<br />

Voyah Car Technology 630,8 milyon dolar Çin Temiz Enerji<br />

Group14 Technologies 614 milyon dolar ABD Temiz Enerji<br />

ESWIN Material 562,1 milyon dolar Çin Yarı iletkenler<br />

Fei Hong Teknoloji 537,5 milyon dolar Çin Robotik<br />

Einride 500 milyon dolar İsveç Otomotiv


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Birleşik Ödeme ile kardeş ülke<br />

Azerbaycan’a anında para transferi<br />

Türkiye’nin önde gelen FinTek şirketlerinden<br />

Birleşik Ödeme, Azerbaycan’a yurt dışı para<br />

transferi için altyapı hizmeti sunmaya başladı.<br />

Türkiye’deki gücünü ve tecrübesini yurt dışına<br />

da taşıyan Birleşik Ödeme, Azerbaycan’a uluslararası<br />

para transferini anında ve tüm kartlara<br />

komisyonsuz olarak gerçekleştirecek. Azerbaycan’da<br />

<strong>2023</strong> yılı içinde sanal POS ve akıllı<br />

kasa çözümleri gibi teknolojilerini de devreye<br />

almaya hazırlanan şirket, global iş ortaklarının<br />

da pazara giriş yapmasını sağlayacak.<br />

İnovatif FinTek çözümleriyle Türkiye’nin ilk elektronik<br />

para şirketlerinden Birleşik Ödeme, uluslararası para<br />

transfer hizmetini Azerbaycan’a da taşıdı. Bölgenin lider<br />

FinTek’i olma vizyonu kapsamında faaliyetlerini sürdüren<br />

Birleşik Ödeme, Azerbaycan’a Türkiye’den para transferlerini<br />

komisyonsuz ve anında gerçekleştiriyor…<br />

‘Komisyonsuz para transfer<br />

altyapısını sağlayan ilk<br />

şirketiz’<br />

Türkiye ile Azerbaycan arasında güçlü<br />

bir bağ olduğunu belirten Birleşik Ödeme<br />

CEO’su İlker Sözdinler, “Birleşik Ödeme<br />

olarak, yurt dışı açılımımızı yaklaşık 1.5<br />

yıl önce Azerbaycan ile başlattık. İki ülke<br />

arasındaki güçlü bağı geliştirdiğimiz finansal<br />

teknolojilerle daha da ileri bir noktaya taşımayı<br />

amaçladık. Gerekli başvurularımızı yaparak<br />

lisans alma süreçlerimizi tamamladık. Şu<br />

anda Birleşik Ödeme olarak, Türkiye’den<br />

Azerbaycan’daki tüm kartlara komisyonsuz<br />

para transfer altyapısını sağlayan ilk şirketiz.<br />

Azerbaycan’daki kullanıcılara beklemeden,<br />

saniyeler içinde ve tüm kartlara komisyonsuz<br />

7/24 para transferi imkânı sunuyoruz.<br />

Deneyimli ekibimizle yatırımcısı olduğumuz<br />

Turan gibi Türk girişimleri için de altyapı<br />

hizmeti sağlıyor, startupların yurt dışındaki<br />

başarılarına destek oluyoruz. Önümüzdeki<br />

günlerde de akıllı kasa, sanal POS gibi diğer<br />

ürünlerimizle pazarda varlığımızı sürdürecek;<br />

global iş ortaklarımızın da Azerbaycan’a<br />

açılmasını sağlayacağız. Başarımızın en<br />

önemli etkeni de buradaki operasyonumuzu<br />

bankacılık ve finans teknolojileri alanına<br />

hâkim, ülkenin pazar dinamikleri konusunda<br />

tecrübeli ismi Azerbaycan Ülke Müdürü Edgar<br />

F. Abdullayev ile yürütmemiz” dedi.<br />

“Sunduğumuz teknolojiyle<br />

pazarın yüzde 10’una hakimiz”<br />

Birleşik Ödeme Azerbaycan Ülke Müdürü Edgar<br />

F. Abdullayev ise şunları söyledi: “Azerbaycan’da<br />

ailesini bırakarak Türkiye’ye çalışmak için giden<br />

pek çok vatandaşımız bulunuyor. Aynı şekilde<br />

çocukları Türkiye’de okuyan aileler de hayli fazla.<br />

Vatandaşlar ailelerine ya da çocuklarına para<br />

transferini ihtiyaç olduğu anda yapmak istiyor.<br />

Bir de transfer için yüksek miktarda komisyon<br />

ödemek zorunda kalıyorlar. Birleşik Ödeme olarak<br />

Azerbaycan’daki bankalarla kurduğumuz<br />

güçlü bağlantılar, ülkenin en teknolojik ve güçlü<br />

data center altyapısına sahip olan Azintelecom<br />

ile iş birliğimiz ve Tier III sertifikasyonuna sahip<br />

güvenli ve yüksek teknolojili altyapımız sayesinde<br />

Azerbaycan’da para transferi mesai sonrası<br />

ya da hafta sonu fark etmeksizin 7/24 gerçekleştirilebilir<br />

hale geldi. Şu anda Birleşik Ödeme teknolojik<br />

altyapısı sayesinde pazarın yüzde 10’una<br />

hâkim durumdayız.”<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

‘Dijital Kurye’ ile kapıda abonelik aktivasyonu<br />

Bugün Türkiye’de<br />

telekomünikasyon,<br />

bankacılık,<br />

finans,<br />

enerji sektörünün<br />

önde gelen<br />

pek çok firmasına dijital kontrat yönetimi ve<br />

uzaktan müşteri edinim süreç hizmeti sunan<br />

Dijital Kurye Platformu, <strong>2023</strong>’te faaliyet<br />

alanlarını ve hizmet çeşitliliğini artırmayı<br />

sürdürüyor.<br />

Geleneksel imza işlemlerinin aksine imzalatılmak<br />

istenen belgelerin, dijital olarak<br />

doğrulanan kişiler ile uzaktan ya da kuryeler<br />

aracılığıyla kapıda imzalatılmasını sağlayan,<br />

imza süreci tamamlandığında da belgeyi<br />

hem gönderici hem de imzacı ile paylaşan Dijital<br />

Kurye Platformu, sözleşme taşımacılığı<br />

ve kapıda aktivasyon işlemlerinin dışında<br />

para, akıllı telefon gibi değerli teslimatlar da<br />

gerçekleştiriyor.<br />

‘Dijital dönüşüm danışmanı’ olarak adlandırılan<br />

platform kuryeleri, işe başlamadan<br />

önce, Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu<br />

Eğitim Merkezi ile ortaklaşa hazırlanan<br />

eğitim programına katılıyor. Şirket içi vizyon<br />

ve sorumluluklar, müşteri odaklı hizmet,<br />

Dünyada bir ilke imza atarak dijital kontrat yönetimi ve kimlik<br />

doğrulama hizmetlerini bireysel ve kurumsal müşterilerinin<br />

kapılarına getiren Dijital Kurye Platformu, sözleşme taşımacılığının<br />

yanı sıra kapıda kişi ve kimlik doğrulayarak GSM hat<br />

açma işlemi, kurumların abonelik aktivasyonu, banka kartı<br />

teslimatı gibi süreçleri imza karşılığında gerçekleştiriyor…<br />

kişisel verilerin korunması gibi birçok farklı<br />

konuda eğitim alan adaylar, eğitim sonunda<br />

girdikleri yeterlilik sınavından geçer not<br />

almaları halinde Dijital Kurye olmaya hak<br />

kazanıyor.<br />

Kuryeler, taşıdıkları verileri ve belgeleri kesinlikle<br />

görmüyor. Veri ve belgeler kuryelerin<br />

elindeki tablete yüklü halde geliyor ve sadece<br />

müşteriye daha önceden iletilen şifre ile açılabiliyor.<br />

Kurye kapıda müşterinin kimliğini<br />

doğruladıktan sonra gerekli belgeleri yine<br />

tablet üzerinden imzalatıyor.<br />

‘Kuryelik mesleğini<br />

dönüştürüyoruz’<br />

Dijital Kurye CEO’su Oral Başer, firmanın<br />

verdiği eğitimle kurye sektöründe farklı bir<br />

alan yarattığını belirtirken, “Dijital Kurye sayesinde<br />

kuryelik mesleğini dönüştürüyoruz.<br />

Ayrıca Dijital Kurye, önümüzdeki dönemde<br />

kadın istihdamı için de önemli bir fırsat olacak”<br />

diye konuştu.<br />

Başer, paylaşım ekonomisinin giderek popüler<br />

hale geldiği, servis bazlı modellerin hızla<br />

büyüdüğü günümüzde, dijital kuryelik yapmak<br />

isteyen kişileri kitle kaynağı olarak sisteme<br />

dahil edecek özellikleri platform özelinde<br />

geliştireceklerini de vurguladı.<br />

Başer yakın gelecekte, dünyada eşi olmayan<br />

platformlarının yapısını Avrupa, Orta Asya<br />

ve Körfez ülkelerine genişletmeyi planladıklarını<br />

da sözlerine ekledi.<br />

33


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Hitit Borsa İstanbul’da birinci<br />

senesini tamamladı<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Türkiye’nin en büyük havacılık ve seyahat<br />

teknolojileri ihracatçısı Hitit (HT-<br />

TBT), dünyadaki istikrarlı büyümesini<br />

sürdürüyor. 2022 yılında 16 yeni partnerlik<br />

anlaşması imzalayarak 6 kıtada<br />

64 havayolu ve seyahat şirketine hizmet<br />

vermeye başlayan şirket, dünya sıralamasındaki<br />

yerini de sağlamlaştırdı.<br />

Amerika kıtasından Avustralya’ya kadar<br />

tüm kıtaları kapsama alanına alan Hitit,<br />

bu performansı ile 2022 yılında cirosunu<br />

yüzde 30 artırarak 18,8 milyon dolara,<br />

FAVÖK marjını ise yüzde 43’e yükseltmeyi<br />

başardı.<br />

Amerika’dan Avustralya’ya 6<br />

kıtada toplam 64 partner<br />

2022 yılında partner sayısında şirket<br />

tarihinin en hızlı büyümesini gerçekleştirdiklerini<br />

vurgulayan Hitit’in Satış<br />

ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür<br />

Yardımcısı Nevra Onursal Karaağaç,<br />

“Geçtiğimiz yıl girdiğimiz ihalelerin<br />

yüzde 50’sini kazanarak, sektörümüz<br />

için çok yüksek bir oranda ihale kazanımı<br />

sağladık. 2022 yılı içerisinde 16 tanesi<br />

yeni Hitit Partneri ve ikisi teknoloji danışmanlığı<br />

/ yazılım projesi olmak üzere<br />

18 yeni anlaşma imzaladık. Avustralya’daki<br />

ilk partnerlik anlaşmamızı imzalayarak<br />

ihracat ayak izimizi altı kıtaya<br />

yaydık. 47 ülkede toplam 64 partnere yazılım<br />

ihracatı gerçekleştirmeye başladık.<br />

14 yeni partnerin kurulumları tamamlanarak<br />

SaaS modelinde tekrarlayan gelir<br />

üretir hale getirdik. Batı Avrupa’da Crane<br />

PSS kullanan yeni bir partner kurulumunu<br />

daha tamamlanarak hayata geçirdik.<br />

ADS gelişmeleri çerçevesinde acente<br />

dağıtım platformu için bir partner kurulumunu<br />

tamamladık, bir yeni anlaşma<br />

imzaladık. 2022 yılında SaaS gelirlerimizin<br />

temeli olan yolcu sayısı da bir önceki<br />

yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artış<br />

gösterdi. Bu artışta yeni kazanılan partnerlerin<br />

yanı sıra, mevcut partnerlerin iş<br />

hacimlerindeki artış da etkili oldu.”<br />

Havayolu ve seyahat teknolojileri alanında dünyanın önde<br />

gelen şirketlerinden olan Hitit, BİST’teki ilk yılını başarılı<br />

bir şekilde geride bıraktı. Uluslararası pazarlardaki genişlemesini<br />

sürdüren Hitit, 2022 yılında 16 yeni anlaşma imzalayarak,<br />

ihracat yaptığı ülke sayısını 47 ülkeye çıkarttı…<br />

alan belirlediklerini anlatan Karaağaç,<br />

“Dünyanın önde gelen bulut altyapı<br />

sağlayıcıları ile iş birliklerin artırılması<br />

yönünde çalışmalar devam ediyor.<br />

Bugüne kadar optimizasyon algoritmaları<br />

konusunda ürünlerimiz üzerinde<br />

geliştirmeler yaptık ve Partnerlerinin de<br />

bunu efektif şekilde kullandı. Bu tecrübemizi<br />

yapay zeka alanına aktarıyoruz.<br />

Yapay zeka konusunda yaptığımız yatırımları<br />

çeşitlendirerek sürdürüyoruz.<br />

Dinamik fiyatlamaya geçilebilmesi için<br />

kendi çözümümüz dışında iki farklı<br />

tedarikçi ile entegrasyon yaptık ve iki<br />

Partnerimizin farklı metodolojiler ile<br />

dinamik fiyatlamaya geçmesi çalışmalarını<br />

hayata geçirdik. Ayrıca bir Partnerimiz<br />

ile de test çalışmalarımız başladı.<br />

Bu alandaki yatırımlarımızın maliyetlerimizde<br />

azaltıcı, gelirlerimizde artırıcı<br />

etkilerini <strong>2023</strong> yılının üçüncü çeyreği<br />

itibarıyla görmeye başlayacağız” şeklinde<br />

konuştu.<br />

2022 yıl sonu itibarıyla ciro ve FAVÖK’ün<br />

2019 yılı verilerini aştığına işaret eden<br />

Hitit’in Mali İşler ve Satınalmadan Sorumlu<br />

Genel Müdür Yardımcısı Sezer<br />

Tuğ Özmutlu, “Satış gelirlerimiz, Covid<br />

öncesi dönem olan 2019’un yüzde 14<br />

üzerinde gerçekleşti. 2022’nin sonu itibarıyla<br />

şirketin nakit ve nakit benzerleri<br />

toplamı 20,4 milyon dolara ulaştı. Aynı<br />

dönem için banka kredileri ve finansal<br />

kiralama yükümlülükleri hariç nakit<br />

tutarı ise 18,2 milyon dolar seviyesinde<br />

gerçekleşti. Buna paralel olarak FAVÖK<br />

marjımız, bir önceki yılın aynı dönemine<br />

göre yüzde 6; Covid öncesi dönem olan<br />

2019’a göre yüzde 2 üzerinde gerçekleşti.<br />

Yurt dışında büyüme stratejimiz sonucunda<br />

gelirlerimizin yüzde 85’i döviz<br />

bazlı, yüzde 15’i TL bazlı oluştu. Maliyetlerimizin<br />

ise yaklaşık yüzde 83’ü TL cinsinden<br />

gerçekleşti. Bu da bize döviz bazlı<br />

türbülanslara karşı koruyucu bir kalkan<br />

oluşturuyor” şeklinde konuştu.<br />

<strong>2023</strong> sonu hedefi, ciroda<br />

yüzde 33-38, FAVÖK’te<br />

yüzde 43-48 bandında<br />

büyüme<br />

Hitit’in geleceğe dönük beklentileri<br />

hakkında da bilgi veren Mali İşler ve<br />

Satınalmadan Sorumlu Genel Müdür<br />

Yardımcısı Özmutlu, <strong>2023</strong> sonu itibariyle<br />

dolar bazında; ciroda yüzde 33 – 38<br />

aralığında büyüme, FAVÖK’te yüzde 43<br />

– 48 aralığında marj ve net karda yüzde<br />

25 – 30 aralığında marj elde etmeyi<br />

öngördüklerini kaydetti. Yatırım / ciro<br />

oranının yine yüzde 30 – 35 aralığında<br />

hedeflendiğini ifade eden Özmutlu,<br />

“Anons ettiğimiz öngörülere dair gelişmeleri<br />

titizlikle takip ediyoruz ve gerekli<br />

durumlarda güncellemeleri de yine yatırımcılarımıza<br />

duyuracağız” dedi.<br />

34<br />

Satış gelirlerinin yüzde<br />

34’ü kadar Ar-Ge yatırımı<br />

gerçekleşti<br />

2022 yılının ilk çeyreğinde halka açılan<br />

Hitit’in, halka arzdan elde ettiği finansal<br />

kaynağı yenilikçi teknolojiler için<br />

değerlendirdiğini belirten Karaağaç,<br />

geçtiğimiz yıl 6,4 milyon dolarlık Ar-Ge<br />

yatırımı ile 3,8 milyon dolarlık lisans, donanım<br />

ve demirbaş yatırımı yaptıklarını<br />

söyledi. Yatırım için “daha iyi müşteri<br />

deneyimi”, “operasyonel mükemmellik”<br />

ve “gelir artırıcı faaliyetler” olarak üç


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Afetlerde, akıllı depolamaya DepOrtak çare olacak<br />

Ülkemiz 6 Şubat tarihinde<br />

bugüne kadar dünyada<br />

karada meydana gelmiş<br />

en büyük depremlerden<br />

ikisine maruz kaldı ve<br />

yüzyılın gördüğü en<br />

büyük yıkıma uğradı.<br />

Onbinlerce canımızı kaybettik, 130 bine yakın<br />

insanımız yaralandı, 50 bine yakın bina<br />

yıkıldı, en az 120 bin bina oturulamaz hale<br />

geldi, 2,5 milyon insanımız evlerinden oldular.<br />

Yollar, elektrik, su, kanalizasyon, iletişim<br />

ve doğalgaz altyapıları büyük zarar gördü.<br />

Depremin meydana geldiği tarihten itibaren<br />

deprem bölgelerine müthiş bir yardım seferberliği<br />

başladı. Türkiye’nin ve dünyanın<br />

her tarafından yardım gönderilmeye devam<br />

ediliyor. Ancak, bölgeye sistemsiz gönderilen<br />

yardım malzemelerinin, bölgeye gönderilmeden<br />

ara toplanma depolarında tasnif<br />

edilmesi ve geçici depolanmasının, nakliye<br />

trafiğinin sürdürülebilirliği ve mikro dağıtımın<br />

organizesi açısından ne kadar değerli<br />

olduğunu gözlemledik. Olağanüstü afet dönemlerinde,<br />

afet bölgeleri ile yakınlarındaki<br />

bölgelerde mevcut depolar ile depolamaya<br />

müsait alanlardan nasıl ve ne oranda istifade<br />

edilebileceğine dair bir sınıflandırma ve çözüm<br />

mevcut değildi ve depremin sonrasında<br />

bunun değerli bir bilgi olduğu ortaya çıktı.<br />

DepOrtak, konum tabanlı ve<br />

gerçek zamanlı planlama ve<br />

tahsis yapacak<br />

Yardım malzemelerini ve iş makinelerini organize<br />

edenler, bölgeye gönderebilmek için<br />

Türkiye’nin en kapsamlı dijital akıllı depolama platformu DepOrtak<br />

canlıya geçti. Airbnb’nin “konaklama” alanında verdiği<br />

hizmeti, “Depolama” alanında yapacak olan DepOrtak tam da<br />

bu ihtiyaca çözüm verecek şekilde tasarlandı ve geliştirildi…<br />

müsait kamyon/tır aramaya başladılar. Bölgeye<br />

giden kamyonlar 5-6 gün geri gelemediğinden,<br />

üçüncü gün itibariyle kamyon/tır<br />

tedarikinde önemli sorunlar da yaşandı. Acil<br />

bir durumda, konum-tabanlı, gerçek-zamanlı<br />

akıllı eşleştirme yapabilen dijital platformların<br />

varlığının ne kadar hayati olduğu bir<br />

kez ortaya çıktı. Dünyanın sayılı lojistik teknolojilerinden<br />

birisi haline gelen Tırport’un<br />

know how’ı, kurucusu Akın Arslan’ın iş zekası<br />

liderliği, Türkiye’de depoculuğun önde gelen<br />

uzmanlarından Oruç Kaya’nın katkısı ve<br />

yatırımıyla DepOrtak 1 <strong>Mart</strong> <strong>2023</strong> tarihinde<br />

canlıya geçti. DepOrtak, sahip olduğu teknolojilerle<br />

sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da<br />

da farkını gösterecek oldukça iddialı çözümler<br />

getiriyor.<br />

Dijital akıllı depolama platformu DepOrtak<br />

hakkında bilgiler veren DepOrtak Kurucu<br />

Ortağı Oruç Kaya, şunları söyledi: “Türkiye’de,<br />

yaklaşık 13,5 milyon ticari depolama<br />

alanı var, ama bu depolama alanlarının konum<br />

ve kapasite tabanlı tam bir tasnifi maalesef<br />

yok. Nüfusumuza göre zaten çok yetersiz<br />

depolama alanına sahibiz. Önümüzdeki<br />

10 yıl içinde, en az 30 milyon m2 daha alana<br />

ihtiyaç duyacağız. Bu noktada, dijital akıllı<br />

depolama platformu olarak hayata geçirdiğimiz<br />

DepOrtak, bir taraftan tüm depolama<br />

süreçlerinin uçtan uça dijital olarak yönetilmesine<br />

teknolojileriyle imkan yaratırken,<br />

diğer taraftan da depolar ile depolama ihtiyacı<br />

olanları yeni nesil dijital platformunda<br />

bir araya getiriyor. AirBnb’nin konaklama<br />

sektöründe yaptığı işi, depolama sektöründe<br />

hayata geçirmekle birlikte ticari depolarda<br />

depo yönetimini uçtan uca dijitalleştiriyor.<br />

DepOrtak, birbirlerine dijital olarak bağlanmış<br />

yüzlerce ticari depo ve gri deponun, ağ<br />

teknolojileriyle tek elden yönetilebilmesine,<br />

paylaştırılabilmesine ve e-ticarete entegre<br />

edilebilmesine olanak sağlıyor. DepOrtak’ın<br />

akıllı platformu, afet durumlarında AFAD<br />

başta olmak üzere devletin kurumlarının<br />

koordinatörlüğünde önceden tanımlanmış<br />

depolama alanı kapasitelerinin uzaktan konum<br />

tabanlı ve gerçek zamanlı uçtan uca yönetebilme<br />

gücüne sahiptir.” dedi.<br />

Değerlendirmesinde, hizmet verenler ile<br />

hizmet alanları akıllı bir şekilde bir araya<br />

getiren dijital platformların hızla yaygınlaştığının<br />

altını çizen Oruç Kaya, Uber’in taksi,<br />

Airbnb’nin konaklama sektöründe, Tırport,<br />

Convoy, Sennder gibi dijital yük-kamyon<br />

ağlarının taşımacılık sektöründe yaptığı işi,<br />

Türkiye’nin yeni girişimi DepOrtak’ın depolama<br />

alanında yapmak için yola çıktığını<br />

sözlerine ekledi.<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

MBIS, Nagarro’nun küresel ağına katılıyor<br />

Bilgi teknolojileri (BT) sektörü, tüm endüstrileri<br />

etkileyen, verimliliği artıran ve kolaylaştırıcı<br />

rolüyle ülke ekonomilerinin gelişmesinde<br />

önemli bir rol oynuyor. Türkiye’deki<br />

BT sektörü de son yıllarda hızla büyüyor ve<br />

güçlü oyuncularıyla küresel teknoloji şirketlerinin<br />

dikkatini çekiyor.<br />

Sunduğu yenilikçi çözüm ve teknolojilerle<br />

şirketleri akıllı ve sürdürülebilir işletmelere<br />

dönüştüren SAP’nin Türkiye’deki ilk Gold<br />

Partneri MBIS, dijital mühendislik alanında<br />

33 ülkede faaliyet gösteren ve 18 binden<br />

fazla kişiye istihdam sağlayan Nagarro’nun<br />

küresel ağına katılıyor. Böylece MBIS’in çeyrek<br />

yüzyıla yaklaşan deneyimi ve 450 kişilik<br />

ekibiyle güçlenen Nagarro için Türkiye’nin<br />

hızla büyüyen BT pazarının kapıları da<br />

açılıyor.<br />

Türkiye’de son yıllarda hızlı büyüyen BT sektörü ve güçlü<br />

oyuncular, küresel teknoloji şirketlerinin radarına giriyor.<br />

33 ülkede faaliyet gösteren dijital mühendislik şirketi Nagarro,<br />

SAP’nin Türkiye’deki ilk Gold Partneri MBIS’i küresel<br />

ağına katıyor. Bu sayede MBIS’in 25 yıla yakın deneyimi ve<br />

450 kişilik ekibiyle güçlenen Nagarro için Türkiye’nin hızla<br />

büyüyen BT pazarının kapıları da açılıyor…<br />

“Yerli sermayeyle<br />

geliştirdiğimiz ürün ve<br />

hizmetleri, küresel ölçekte<br />

sunacağız”<br />

Hisse devrinin Rekabet Kurumu’nun onayının<br />

ardından gerçekleştirileceğini açıklayan<br />

MBIS Genel Müdürü Cenk Salihoğlu şunları<br />

söyledi: “Nagarro’nun MBIS’i bünyesine<br />

dahil etmek istemesi, 23 yıllık başarı hikayemizin<br />

önemli bir göstergesi. Bizler için de<br />

bugüne kadar Türkiye’de yerli sermayeyle<br />

geliştirdiğimiz ürün ve hizmetleri dünyaya<br />

ulaştırma fırsatı anlamına geliyor. Nagarro’nun<br />

global uzmanlığını, MBIS’in teknik ve<br />

müşteri odaklı yetkinlikleriyle birleştirerek<br />

Türkiye’deki müşterilerimizin deneyimini<br />

zenginleştirmeyi hedefliyoruz. İşbirliğimizin<br />

her iki kuruma ve tüm paydaşlarına faydalı<br />

olmasını diliyorum.”<br />

Türkiye’deki SAP pazarında uçtan uca hizmet<br />

sağlayan bir oyuncu olarak faaliyet<br />

gösteren MBIS, müşterilerinin teknolojik<br />

altyapılarını ve iş süreçlerini en yeni SAP<br />

platformlarına taşımalarını sağlıyor. SAP<br />

odaklı Ar-Ge çalışmalarıyla dikkat çeken<br />

MBIS, SAP lisans ve danışmanlık hizmeti,<br />

bulut hizmetleri, katma değerli çözümler ve<br />

uygulama hizmetleri sunuyor.<br />

35


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

10 milyar dolarlık sektörde<br />

Türkiye için önemli iş birliği<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

36<br />

IDC’nin raporuna göre dünya çapında 10 milyar<br />

doları aşan bir büyüklüğe ulaşan veri replikasyonu<br />

ve koruma sektöründe, Türkiye’de çok önemli<br />

bir iş birliğine imza atıldı. Bilişim teknolojileri<br />

ekosistemi için dünyanın en büyük küresel dağıtıcılarından<br />

olan TD SYNNEX Türkiye ile verilerin<br />

yedeklenmesi, kurtarılması ve yönetimi alanında<br />

modern çözümler sunan Veeam Türkiye,<br />

şirketlerin dijital dönüşümünü hızlandırmak<br />

amacıyla güçlerini birleştirdi. Yapılan iş birliği<br />

ile TD SYNNEX Türkiye, Veeam’in güvenilir<br />

yedekleme, kurtarma ve veri yönetimi çözümleri<br />

sağlayıcısı olma vizyonu doğrultusunda sunduğu<br />

tüm modern çözümlerin ülkemizdeki yetkili dağıtıcısı<br />

oldu. Veeam’in yüzde 11’lik pay ile sektörün<br />

en büyük ikinci markası olması da bu anlaşmayı<br />

ülkemiz için daha önemli hale getiriyor.<br />

İş birliği kapsamında TD SYNNEX’in dağıtımını<br />

üstleneceği ürünleri içerisinde Veeam Backup &<br />

Replication v12 çözümünün yanı sıra Kubernetes<br />

ortamları için sunulan teknolojiler de yer alacak.<br />

Veeam’ın Backup & Replication v12 çözümü, bulut<br />

ortamlarına güvenlik odaklı daha fazla özellik<br />

getiriyor. Bu çözümde depolama konusunda<br />

bulut tabanlı aracıların dahil olduğu ek özellikler<br />

yer alıyor. Ayrıca fidye yazılımlara karşı daha<br />

hızlı kurtarma ve siber tehditlere karşı daha fazla<br />

koruma sunan özellikler de bulunuyor. Tüm bunların<br />

yanı sıra bu çözümde şirketlerin operasyonları<br />

kolaylaştıran, verimlilik için optimize edilmiş<br />

ek kurumsal uygulama desteği ve yenilikler de<br />

mevcut. Bunlara ek olarak günümüzün en popüler<br />

bulut bilişim teknolojilerinden biri olan ve<br />

kendi içinde birçok mikro bileşeni bulunan Kubernetes<br />

ortamlarında da işletmeler, verilerini<br />

daha iyi yönetebiliyor ve işlerini daha güvenli bir<br />

şekilde yürütebiliyor. Kasten by Veeam K10 ürünü<br />

ile Kubernetes ortamlarında çalışan iş yükleri<br />

uygulama seviyesinde ve tüm bağlı bileşenleri ile<br />

yedeklenebiliyor.<br />

“Bulutta muhafaza edilmeyen<br />

verilerin kurtarılması imkansız<br />

olabilir”<br />

Yaptıkları iş birliği hakkında açıklamada bulunan<br />

TD SYNNEX Türkiye Genel Müdürü Behçet<br />

Yumrukçallı, “Verilerin yedeklenmesi, kurtarılması<br />

ve yönetimi alanında modern çözümler sunan<br />

dünyanın önde gelen markalarından Veeam<br />

ile yaptığımız iş birliğini duyurmaktan mutluluk<br />

duyuyoruz. Research and Markets’in araştırmasına<br />

göre giderek güçlenen bulut bilişim pazarının,<br />

2028 yılına kadar 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.<br />

Bulut teknolojileri yaygınlaştıkça verilerin<br />

bulut ortamlarında yedeklenmesi, replikasyonunu<br />

ve güvenliğini kolaylaştıran çözümlere de<br />

ihtiyaç artıyor. Böylesine bir koruma stratejisini<br />

uygulamanın ne denli önemli olduğuna, maalesef<br />

şubat ayında ülkece hepimizi yasa boğan<br />

deprem felaketinde de şahit olduk. Bu kadar<br />

büyük bir alanda kurumsal bazda yaşanan veri<br />

kayıplarının miktarını şu aşamada ölçümlemek<br />

TD SYNNEX Türkiye ile Veeam Türkiye’nin yeni iş birliği<br />

sayesinde şirketler doğal afetler, fidye yazılımları, siber<br />

tehditler gibi tüm kötü senaryolar karşısında Veeam’in<br />

güvenliği merkeze oturtan çözümlerden faydalanacak.<br />

Buna ek olarak günümüzün en popüler bulut bilişim<br />

teknolojilerinden biri olan Kubernetes ortamlarında da işletmeler,<br />

verilerini daha iyi yönetebilecek ve işlerini daha güvenli<br />

bir şekilde yürütebilecek…<br />

mümkün olmasa da devasa boyutta olduğunu<br />

tahmin edebiliriz. Veriler bulut ortamında muhafaza<br />

edilmiyorsa, tesis dışında farklı coğrafyalarda<br />

da tutulmuyorsa verilerin kurtarılması çok zor<br />

hatta kimi zaman imkansız olabilir. Bu noktada<br />

Veeam gibi şirketlerin bulut ortamında verilerin<br />

yedeklenmesini, korunmasını ve replikasyonunu<br />

mümkün kılan çözümlerin önemi de daha iyi<br />

anlaşılabilir. Veeam bu alanda dünya genelinde<br />

lider bir konumdadır ve yıllardır müşterilerine<br />

en güvenilir ve etkili yedekleme ve replikasyon<br />

çözümlerini sunuyor. Kullanımı kolay, hızlı ve<br />

etkili yedekleme çözümleri sunarak, işletmelerin<br />

veri kaybı riskini en aza indirmelerine yardımcı<br />

oluyor. Bu kapsamda Veeam’ın dağıtımını da<br />

üstleneceğimiz ürünleri içerisinde yer alan Backup<br />

& Replication v12 çözümünün yanı sıra Kubernetes<br />

ortamları için sunduğu teknolojiler ile<br />

şirketlerin dijital dönüşümüne büyük katkılarda<br />

bulunacağız. Veeam ile birlikte, Türkiye’deki işletmelerin<br />

en iyi teknolojik çözümleri kullanarak<br />

daha güvenli ve verimli bir şekilde çalışmalarını<br />

sağlayacağız. Ülkemizin dijitalleşmesi yolunda<br />

sahip olduğu gerçek potansiyeli ortaya çıkarmaya<br />

önemli katkılarda bulunacak iş birliklerimize devam<br />

edeceğiz.” dedi.<br />

“Global çapta 1 milyar dolar satış<br />

rakamını geçtik”<br />

Veeam Türkiye Ülke Müdürü Kürşad Sezgin ise<br />

açıklamasında şunları söyledi: “Veeam olarak 16<br />

yıldır dünyanın çeşitli yerlerinden işletmelerin<br />

faaliyetlerini kesintisiz bir şekilde sürdürmelerine<br />

yardımcı oluyoruz. Fortune 500’ün yüzde 81’i ve<br />

Global 2000 şirketlerinin yüzde 70’ininde dahil<br />

olduğu dünya çapında 450,000’den fazla müşterimiz<br />

bulunuyor. Veeam’in ‘tek platform’u bu müşterilerimizin<br />

tüm iş yüklerini korur. Bu iş yükleri<br />

arasında bulut, sanal, fiziksel, SAAS gibi ortamlar<br />

bulunuyor. Portföyümüzde yer alan çözümlerimiz<br />

ile fidye yazılıma karşı koruma sağlıyor,<br />

modüler ve bulutta yerel bir yapı sunuyor, hibrit<br />

ve çoklu bulut için bulut mobilitesi ve desteğinde<br />

bulunuyoruz. Ayrıca yazılım tanımlı ve altyapıdan<br />

bağımsız yapıya ve anında kurtarma özelliklerine<br />

sahip bu çözümlerimizi esnek dağıtım<br />

seçenekleri ile müşterilerimizle buluşturuyoruz.<br />

Bu yaklaşımımız neticesinde muazzam bir büyüme<br />

elde eden Veeam, global çapta 1 milyar dolar<br />

satış rakamını geçti. 2022’nin ikinci çeyreğinde<br />

yıllık yinelenen gelir bazında (ARR) bir önceki<br />

yola göre yüzde 22 artış elde ederken 18 çeyrek boyunca<br />

çift haneli rakamlarla büyümeyi başardık.<br />

Ayrıca IDC’ye göre, EMEA bölgesinde 2022’nin ilk<br />

yarısında veri replikasyonu ve koruması pazarında<br />

1 numaralı sağlayıcı olarak bölgesel pazar<br />

payında liderliğimizi de koruyoruz. Diğer yandan<br />

yedi yıldır Gartner tarafından Magic Quadrant<br />

Kurumsal Yedekleme ve Kurtarma Yazılım<br />

Çözümleri Lideri olarak seçilirken yine Gartner<br />

Magic Quadrant’ta üst üste 3 yıl ise Yönetici Yeteneği<br />

En Yüksek kurum olarak konumlandırılıyoruz.<br />

TD SYNNEX ile yaptığımız iş birliğimiz ile<br />

sadece üstün teknolojilerimizi Türkiye pazarına<br />

sunmakla kalmayacak aynı zamanda katma değerli<br />

hizmet modelinden de faydalanacağız. TD<br />

SYNNEX’in deneyiminden faydalanarak Türkiye<br />

pazarındaki iş ortaklarımıza çok uygun şartlarda<br />

ürün ve hizmetlerimizi sunma imkanı bulacağız.”<br />

“İş birlikteliğimiz ile Türkiye’ye<br />

ve sektörümüze güç katacağına<br />

inancımız tam”<br />

Veeam Türkiye Dağıtıcılar ve Servis Sağlayıcılar<br />

Kıdemli Satış Yöneticisi Onur Karabulut da<br />

“Yüzde 100 kanal modelimiz ile iş ortaklarımızı<br />

kesin olarak ekosistemin merkezine<br />

yerleştiriyoruz. Böylelikle iş ortaklarımızın<br />

büyümesini hızlandırıyor, işleri ve müşterileri için<br />

koruma sunarak onları güçlendiriyoruz. Küresel<br />

boyutta yüzde 100 indirekt olarak yürürlüğe koyduğumuz<br />

ProPartner Programımızın en öndeki<br />

temsilcileri dağıtıcılarımız, Türkiye bilişim ekosistemine<br />

Veeam Lisans dağıtımını yapmalarının<br />

yanı sıra temsil ettikleri diğer üretici firmalar ile<br />

ortak iş geliştirme sürecinin en anahtar parçalarından<br />

biri olarak yerlerini alıyorlar. Dağıtıcılarımız<br />

Türkiye dahilinde 988 iş ortağımızla beraber<br />

8.000’den fazla müşterimize hizmet götürüyorlar.<br />

Veeam dağıtıcılarının katma değeri, müşterilerin<br />

Veeam çözümlerine daha kolay erişmelerini, daha<br />

etkin bir şekilde kullanmalarını ve daha yüksek<br />

bir verimlilik elde etmelerini sağlıyor. Tüm bu<br />

çalışmaları sadece finansal güçleriyle değil aynı<br />

zamanda eğitim konularında, satış öncesinde ve<br />

esnasındaki süreçlere dahil olarak yönetiyorlar.<br />

Veeam Türkiye’nin TD SYNNEX ile iş ortaklığına<br />

imza atmasının en önemli nedenlerinden biri de<br />

Veeam’in <strong>2023</strong> stratejisinde yer alan ve artan bir<br />

ivmeyle büyüyerek değişen sektörümüzde, şirketlere<br />

ve onların müşterilerine akıllı veri yönetimi,<br />

güvenlik, yedekleme ve replikasyon konularının<br />

başı çektiği alanlarda hızlı ve kaliteli hizmetler<br />

sunabilecek olmamızdır. Müşterilerimizin ürünlerin<br />

seçimi, çözümlerin bir araya getirilmesi ve<br />

uygulanması konusunda ilk elden desteklenmesi<br />

gün geçtikçe önemini artırıyor. TD SYNNEX ile<br />

iş birlikteliğimizin hem makro ölçekte ülkemize<br />

hem de teknolojik alanda sektörümüze güç<br />

katacağına inancımız tam. TD SYNNEX Türkiye’nin<br />

katma değeri, müşterilerimizin Veeam<br />

çözümlerine daha kolay erişmelerini, daha etkin<br />

bir şekilde kullanmalarını ve daha yüksek bir<br />

verimlilik elde etmelerini sağlayacak.” şeklinde<br />

konuştu.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Mobilite Ekosistemi Bilişim Vadisi’nde buluştu!<br />

Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki mobilite ekosistemini<br />

geliştirmek amacıyla düzenlenen “Midlands Future<br />

Mobility Trade Mission in Türkiye <strong>2023</strong> Konferansı”, Bilişim<br />

Vadisi’nde gerçekleşti. Mobilitenin geleceğine bir<br />

perspektif sunan etkinlikte mobiliteye yönelik trendler,<br />

fırsatlar ve iş birlikleri konuşuldu…<br />

Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki<br />

mobilite ekosistemini geliştirmek amacıyla<br />

Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret<br />

Departmanı, Midlands ve Bilişim Vadisi<br />

partnerliğinde ve Taşıt Araçları Tedarik<br />

Sanayicileri Derneği (TAYSAD) iş birliği<br />

ve Otomotiv Sanayicileri Derneği’nin<br />

(OSD) de katkılarıyla düzenlenen Midlands<br />

Future Mobility Trade Mission in<br />

Türkiye <strong>2023</strong> Konferansı, otomotiv ve<br />

mobilite alanında faaliyet gösteren Intelligent<br />

Energy, Horiba Mira, Aurrigo,<br />

Cenex, Versinetic, TAE Solutions ve Clean<br />

Air Power olmak üzere 7 Midlands<br />

şirketlerinin delegelerinin, SMMT şirketinin<br />

ve Bilişim Vadisi’nden de mobilite<br />

şirketleri olan AirCar, Niocycle, Saykal<br />

Elektronik ve Büyütech firmalarının katılımı<br />

ve sunumlarıyla Bilişim Vadisi’nde<br />

gerçekleşti.<br />

Doğuş Teknoloji, Geleceğe Giriş Programı’nda<br />

depremin etkilediği gençlere öncelik verecek<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Doğuş Teknoloji, bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından<br />

yüzlerce gence staj ve istihdam imkânı sağladığı “Geleceğe<br />

Giriş” genç yetenek programı kontenjanının yarısını, afet bölgesindeki<br />

üniversitelerde öğrenim gören gençlere ayırıyor.<br />

2 <strong>Nisan</strong>’a kadar başvuruların devam edeceği genç yetenek<br />

programında mülakat sürecini başarı ile tamamlayan gençlere<br />

uzun ve kısa dönem staj ile çalışma imkanları sunuluyor…<br />

Asrın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş<br />

merkezli depremlerden etkilenen illerde<br />

çok sayıda kurum ve kuruluş çalışmalarını ve<br />

desteklerini sürdürürken, Doğuş Teknoloji de<br />

bu bilinç ve sorumluluk ile projeler üretmeye<br />

ve bölge insanına katkı sağlamaya devam ediyor.<br />

Doğuş Teknoloji, 2017 yılında başlattığı ve<br />

bugüne kadar 400’den fazla öğrenciye uzun<br />

ve kısa vadeli staj imkanı sağlayan “Geleceğe<br />

Giriş” genç yetenek programı kontenjanının<br />

yarısını, bu yıl deprem bölgesindeki gençlere<br />

ayıracak.<br />

Başvurular 2 <strong>Nisan</strong>’a kadar<br />

devam edecek<br />

Depremden etkilenen gençlere öncelik verilen<br />

“Geleceğe Giriş <strong>2023</strong>” genç yetenek programı,<br />

devlet ve vakıf üniversitelerinde okuyan ikinci,<br />

üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin yanı<br />

sıra, yüksek lisans öğrencileri ile yeni mezun<br />

gençleri de kapsıyor. Bugüne kadar 60 farklı<br />

üniversiteden yaklaşık 400 öğrencinin dahil<br />

olduğu staj programında, 78 genç yetenek tam<br />

zamanlı iş sahibi olurken, bu yıl projeye 10 binin<br />

üzerinde öğrencinin başvurusu bekleniyor.<br />

Başvurular 2 <strong>Nisan</strong>’a kadar www.gelecegegiris.<br />

com adresinden yapılabiliyor.<br />

Doğuş Teknoloji CEO’su Semih<br />

İncedayı: “Bu yıl önceliğimiz<br />

depremden etkilenen<br />

gençlerimize eğitim ve<br />

istihdam sağlamak.”<br />

Türkiye’nin yaşadığı felaketten dolayı derin<br />

üzüntü duyduklarını belirten Doğuş Teknoloji<br />

CEO’su Semih İncedayı, “Bu yıl genç yetenek<br />

programımız Geleceğe Giriş ile depremden<br />

etkilenen gençlerimizi özellikle desteklemeyi<br />

amaçlıyoruz. Programa katılan gençler, daha<br />

önceki yıllardaki gibi gerçek projelerde çalışma<br />

ve farklı teknolojileri deneyimleme şansına<br />

sahip olacak. Ekip içerisinde aldıkları sorumlulukların<br />

yanı sıra eğitimlerle desteklenen,<br />

sosyal kulüpler ve aktivitelerle zenginleşen,<br />

kurum içi girişimcilik ve yeni nesil teknoloji<br />

çalışma grupları gibi platformlarla, onlara<br />

farklı kapılar açtığımız gibi iş fırsatları da sunuyoruz.<br />

Şu anda bünyemizde genç yetenekten<br />

kadroya geçmiş olup kritik rollere terfi eden,<br />

başarılı projelerle bizi gururlandıran birçok<br />

çalışma arkadaşımız var. Daha önceki yıllardan<br />

farklı olarak bu yıl en büyük hayalimiz,<br />

ülkemizin yaralarının bir an önce sarılması ve<br />

depremden etkilenen gençlerimize gelecekleri<br />

için katkı sunabilmek.” dedi.<br />

“İnsana değer” yaklaşımı ile gençlere eşit fırsatlar<br />

sunmaya odaklanan Doğuş Teknoloji, bu yıl<br />

pozitif ayrımcılık yaparak deprem bölgesindeki<br />

gençlerin eğitimine ve istihdamına öncelik<br />

veriyor. Doğuş teknoloji, yaş ortalaması 33 olan<br />

500 kişilik genç ve yaratıcı kadrosu, bilişim sektöründe<br />

tutkuyla takip edilen şirketlerden biri<br />

olmanın sorumluluğuyla ulusal ve uluslararası<br />

pek çok markaya hizmet veriyor.<br />

37


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

vivo, Türkiye fabrikasının<br />

kapılarını ilk kez açtı<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

38<br />

2021 yılından bu yana dünyanın en çok<br />

satan 5 telefon markasından biri olan<br />

vivo, 2021 yılında Gebze’de açtığı Türkiye<br />

üretim tesisinin kapılarını ilk kez açtı.<br />

20 milyon dolar yatırım ile Gebze’de hizmete<br />

giren vivo Türkiye üretim tesisi Çin,<br />

Güney ve Güneydoğu Asya’dan sonra 8.<br />

üretim merkezi olarak vivo’nun global<br />

üretim kapasitesini yıllık 200 milyon adedin<br />

üzerine çıkardı. Yıllık 5 milyon adet<br />

cihaz üretim kapasitesi ile yatırımı tamamlanan<br />

vivo Türkiye üretim tesisinin<br />

aktif kapasitesi, 2022 yılı sonunda devreye<br />

alınan üçüncü üretim bandı ile yüzde 35<br />

oranında artırıldı. Kendi segmentinde şık<br />

tasarımı ve yüksek performansı ile büyük<br />

beğeni toplayan vivo Y serisi modellerinin<br />

üretildiği tesiste halen 300’ün üzerinde<br />

kişi istihdam ediliyor.<br />

Toplantıda konuşan vivo Türkiye Genel<br />

Müdürü Ted Dai, vivo’nun toplum için değer<br />

yaratma misyonunu Çin’de doğru şeyleri<br />

yapma ve işleri doğru şekilde yapmak<br />

anlamına gelen Benfen felsefesine dayandırdığını;<br />

bu bakış açısı ile üstün kalite, şık<br />

tasarım ve en ince akıllı telefon, ilk ekran<br />

altı parmak izi okuyucu, ilk açılır kapanır<br />

pop-up kamera gibi sektöre yön veren<br />

inovasyonlarıyla sektörde haklı üne sahip<br />

olduğunu anlattı. Benfen felsefesi doğrultusunda<br />

vivo’nun dünyadaki tüm üretim<br />

tesislerinde, tüm ürün kategorilerinde<br />

aynı kalite standardını yakalamayı<br />

hedeflediğini anlatan Dai, “Üstün kalite<br />

tutkumuz ve kullanıcılarımıza tüm kategorilerde<br />

sunduğumuz harika ürünler<br />

ile hem dünyada hem Türkiye pazarında<br />

istikrarlı ve başarılı bir büyüme ivmesi<br />

yakaladık. Türkiye’de de tüm Y serisi<br />

modellerimizi vivo Türkiye fabrikasında<br />

üretiyor, kullanıcılarımıza sıkı kalite<br />

kontrol testlerinin ardından sunuyoruz.<br />

Türkiye vivo için çok önemli bir pazar.<br />

Türkiye yatırımımızı uzun vadeli ve<br />

geniş kapsamlı planlıyoruz. Burada<br />

kullanıcılara yatırım yapmaya, rekabetçi<br />

ve kaliteli ürünler sunmaya, artan talebi<br />

karşılamak için yeni üretim hatlarını<br />

hayata geçirerek üretim tesisimizi<br />

tam kapasiteli olarak kullanmaya ve<br />

tedarik zincirlerine yatırım yapmaya<br />

Dünyanın en çok satan beş telefon markasından biri<br />

olan vivo, 2021 yılında Türkiye’de toplam 20 milyon dolarlık<br />

yatırımla hizmete giren fabrikasında yeni üretim<br />

bantlarını devreye alarak kapasitesini artırmayı ve daha<br />

fazla kişiyi istihdam etmeyi planlıyor. Tüketicilere kaliteli<br />

ve yüksek performanslı cihazlar sunmak amacıyla<br />

fabrikada üretilen tüm cihazların kalite kontrollerini en<br />

üst seviyede gerçekleştiren vivo, kendisine güven duyan<br />

Türk tüketicisine teşekkür etmek için ülkemizde ilk<br />

kez giriş ve orta segment telefonlarda iki büyük Android<br />

güncelleme garantisi sözü veriyor…<br />

devam edeceğiz. Bu bağlamda dördüncü<br />

üretim bandını hayata geçirmek için<br />

gerekli araştırmalara ve çalışmalara da<br />

başladık. Yaklaşık 100 kişiye istihdam<br />

yaratacağımız yeni üretim bandımızı<br />

<strong>2023</strong> yılında hayata geçirmek istiyoruz”<br />

diye konuştu.<br />

vivo’dan kullanıcılarına<br />

teşekkür için Türkiye’de bir<br />

ilk: Uzun ömürlü vivo modelleri<br />

“Her Zaman Y’eni”<br />

Yapılan araştırmalar, Türkiye’de telefon<br />

yenileme süresinin 35 ay gibi uzun bir zamana<br />

yükseldiğini, ülkemizde tüketicilerin<br />

telefon alırken baktıkları en önemli<br />

kriterin güven olduğunu gösteriyor. Uzun<br />

süre kullanılan Android telefonlarda zamanla<br />

güvenlik açıklarının oluşması,<br />

kasma ve kapanma, bataryanın yetersiz<br />

kalması, bazı uygulama ve oyunları<br />

indirememe ya da kullanamama gibi<br />

problemler yaşanabiliyor. vivo Türkiye<br />

Android telefon kullanıcılarının bu gibi<br />

sorunlarla karşılaşmamaları için bir<br />

ilke imza atıyor. “Her Zaman Y’eni” adlı<br />

kampanyası kapsamında şirket, “lite<br />

flagship” kabul edilen V25 5G modeli<br />

ile vivo Türkiye fabrikasında üretilen<br />

Y35 ve Y22s modellerini bundan böyle<br />

tüm kullanıcılara iki büyük Android<br />

güncelleme garantisi ve 3 yıl güvenlik<br />

güncelleme garantisi ile sunacak.<br />

Bağımsız araştırma şirketi Ipsos tarafından<br />

gerçekleştirilen kullanıcı memnuniyet<br />

araştırmasına göre vivo’nun<br />

Türkiye’de Android markaları arasında<br />

yüzde 72 oranla tüketicilerin en çok tavsiye<br />

ettiği marka olduğunu hatırlatan<br />

vivo Türkiye CMO’su Ertan Şensoy, kullanıcıların<br />

kendilerine duyduğu güvene<br />

teşekkür etmek için “Her Zaman Y’eni”<br />

kampanyasıyla Türkiye’de daha önce<br />

rakiplerinin yapmadığı bir uygulamayı<br />

hayata geçirdiklerini vurguladı. Şensoy,<br />

“Ülkemizde ilk defa tüketicilere giriş ve<br />

orta segmentteki modellerde Android<br />

güncelleme garantisi sunuyoruz. Bu<br />

bizim cihazlarımıza, üstün kaliteli üretim<br />

süreçlerimize ve çıktılarına duyduğumuz<br />

güvenin bir ispatı. Böylece “Her Zaman<br />

Y’eni” kalan vivo akıllı telefonlar, uzun<br />

kullanım süreleri boyunca tüketicilere<br />

güvenli bir deneyim sunmaya devam<br />

edecek. Ayrıca resmi satış kanalımız<br />

myvivoshop.com üzerinden alışveriş yapan<br />

müşterilerimize 2 yıl zorunlu üretici<br />

garantisine ek olarak 1 yıl ücretsiz üretici<br />

garantisi sunduğumuzu da hatırlatmak<br />

isterim” diye konuştu.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Bulutistan Türkiye’nin<br />

Genel Müdürü Gökhan Gençtürk oldu<br />

Türkiye’nin en hızlı<br />

büyüyen teknoloji<br />

şirketi Bulutistan,<br />

hem yurt içi hem de<br />

yurt dışı operasyonlarını<br />

güçlendirerek<br />

sektörde küresel<br />

oyuncu olma hedefini<br />

hızlandırıyor. Bu<br />

strateji kapsamında;<br />

Bulutistan Yönetim<br />

Kurulu Üyesi<br />

Gökhan Gençtürk,<br />

Bulutistan Türkiye Genel Müdürü olarak<br />

atandı. Şimdiye kadar Chief Sales Officer pozisyonunda<br />

firmaya önemli katkılar sağlayan<br />

Gençtürk; teknoloji sektöründeki 28 yıllık deneyimiyle<br />

yeni dönemde Türkiye özelindeki<br />

tüm faaliyetlerden sorumlu olacak. Bulutistan<br />

CEO’su olarak görevini sürdürmekte olan<br />

Begim Başlıgil de bu atamadan itibaren yurt<br />

dışı operasyonlarıyla ve şirketin orta veya uzun<br />

vadeli stratejileri ile iş geliştirme süreçlerine<br />

odaklanacak.<br />

Son 8 yıllık yolculuğunda Türkiye’nin en hızlı<br />

büyüyen teknoloji şirketi, Avrupa’nın da en hızlı<br />

büyüyen 20 şirketinden biri seçilen Bulutistan,<br />

her yıl ortalama yüzde 200-300’lük büyüme<br />

gerçekleştiriyor ve unicorn olma vizyonuna<br />

adım adım yaklaşıyor. Bugün bulut alanında<br />

125 kişilik uzman kadrosu ile bir yandan Türkiye’de<br />

büyümeye devam ederken, organizasyonel<br />

değişim sonrasında yeni yatırım ve ofislerle<br />

yurt dışı operasyonlarını hızlandırmayı<br />

hedefliyor.<br />

Bulut bilişim sistemleri sektörünün lider markası Bulutistan, yeni<br />

dönem hedefleri kapsamında organizasyonel yapısını güçlendiriyor.<br />

Bulutistan Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Gençtürk, Bulutistan<br />

Türkiye Genel Müdürü görevine getirildi. Bu değişiklikle<br />

Gençtürk yurt içi operasyonlarına, şirketin halihazırdaki CEO’su<br />

Begim Başlıgil de yurt dışı operasyonlarına odaklanacak…<br />

‘Yeni organizasyonel yapımızla<br />

hem Türkiye hem dünyada<br />

operasyonlarımızı büyütüyoruz’<br />

Bulutistan’ın Türkiye Genel Müdürü olarak<br />

yeni görevinin başına geçen Gökhan Gençtürk;<br />

yeni organizasyonel yapılarıyla hem Türkiye<br />

hem dünyada operasyonlarını büyüttüklerini<br />

belirterek, “Yeni dönemde; Türkiye’de hizmet<br />

verdiğimiz yaklaşık bin müşteride daha çok derinleşmeyi,<br />

farklı coğrafyalardaki katma değerli<br />

hizmet ihracatını arttırmayı, müşteri sadakati<br />

ve yeni bulut projeleri ile onlara destek olmayı ve<br />

yeni logo kazanımları elde etmeyi amaçlıyoruz”<br />

dedi. Operasyon tarafında hizmette mükemmellik,<br />

yüksek performans ve müşteri memnuniyetinin<br />

odak noktaları olduğunu değinen<br />

Gençtürk, “İş mükemmelliği tarafında sürekli<br />

gelişim, süreçlerin dünya standartlarına adapte<br />

edilmesi, Great Place to Work sertifikasına sahip<br />

organizasyondaki çalışan memnuniyetinin<br />

daha üst seviyeye çıkartılması, eğitimlerin artırılması<br />

ve istihdam başlıca konularımız olacak”<br />

açıklamasında bulundu.<br />

‘<strong>2023</strong> yılı hedefimizde CIS, MEA<br />

ve EU’ya açılmak var’<br />

Bölgesel gücünü dünyaya taşıma hedefiyle yönetim<br />

stratejisini güçlendiren Bulutistan’da<br />

CEO görevine devam ederek yurtdışı operasyonlarına<br />

odaklanacak Begim Başlıgil ise;<br />

<strong>2023</strong> yılında CIS, MEA ve EU organizasyonlarının<br />

kurulacağını açıkladı. Bu bölgelerdeki<br />

veri merkezleri içerisinde Türkiye’deki 6 node’a<br />

ek olarak yeni node’lar açılacaklarını dile<br />

getiren Başlıgil, şu bilgileri paylaştı: “Bulutistan’ın<br />

Türkiye’de elde etmiş olduğu başarının<br />

yurtdışında da devam etmesini istiyoruz. Bir<br />

Türk markası olarak bugüne kadar birçok dev<br />

dünya markası ile rekabet ettik. Sonucunda<br />

da müşterilerimiz ile beraber başarılı, gururla<br />

arkasında durabildiğimiz işler ortaya koyduk.<br />

Yabancı markaların gelip bizimle burada<br />

rekabet ettiği gibi, onların olduğu diğer lokasyonlarda<br />

onlarla rekabet etmek istiyoruz. Bulutistan<br />

olarak son dönemde bölgesel bir güç olabileceğimizi<br />

gösterdik, amacımız gücümüzü iş<br />

ortaklarımız ve müşterilerimizden alarak tüm<br />

dünyaya taşımak.”<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Logo Yazılım Stevie Ödülleri’nden<br />

iki altın ödül kazandı<br />

Perakende sektörünün<br />

ve müşterilerinin<br />

değişen ihtiyaçlarına<br />

ve beklentilerine<br />

yanıt sunmak için<br />

geliştirilen Logo Diva<br />

RETAIL Mobil Satış Uygulaması, kasa satış işlemlerini<br />

sabit kasalardan bağımsız hale getiriyor.<br />

Logo Diva RETAIL, gelişmiş özellikleriyle ilk<br />

kez bulut üzerinden birçok farklı sürecin gerçek<br />

zamanlı yönetilmesini sağlayarak kullanıcılarına<br />

tüm satış kanallarında benzersiz müşteri<br />

deneyimi sunuyor. Logo Diva RETAIL’in satış<br />

özelliklerini mobile taşıyan Mobil Satış Uygulaması,<br />

mağaza içinde müşterilere kasa kuyruğuna<br />

girmeden satın alma deneyimi sunarak<br />

müşteri memnuniyetini güçlendiriyor.<br />

Logo tarafından geliştirilen Logo Diva RETAIL<br />

Mobil Satış Uygulaması ile Stevie Ödülleri’nde<br />

iki farklı kategoride ödül almaktan büyük<br />

mutluluk duyduklarını belirten Logo Perakende<br />

Çözümleri Genel Müdürü Arslan Arslan şunları<br />

söyledi: “Logo Diva RETAIL Mobil Satış Uygulaması’nı<br />

tanıtırken Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiğimizi<br />

ifade etmiştik. İnovasyon odaklı<br />

Logo Yazılım, Türkiye’de bir ilk olan Logo Diva RETAIL Mobil Satış<br />

Uygulaması ile Stevie Ödülleri’nde iki farklı kategoride altın ödül<br />

kazandı. Mobil ödeme ve mobil satışın güçlü bir kombinasyonuyla<br />

perakende sistemlerinde bir ilki gerçekleştiren Logo Diva RE-<br />

TAIL Mobil Satış Uygulaması, Stevie Ödülleri <strong>2023</strong>’te, “Teknoloji<br />

Geliştirmede İnovasyon” ve “Teknoloji Sektöründe İnovasyonda<br />

Mükemmellik” kategorilerinde altın ödüllerin sahibi oldu…<br />

kategorilerde aldığımız ödüller, bu durumu<br />

adeta tescilledi. Perakende sektörünün dinamik<br />

pazar değişkenleri ve müşteri deneyimini geliştirmeye<br />

yönelik eğilimi, bu inovatif teknolojinin<br />

doğmasına önayak oldu. Böylesine prestijli bir<br />

kurumdan iki altın ödül kazanmış olmak bizim<br />

için büyük bir motivasyon olacak” dedi.<br />

Logo Diva RETAIL’in bulut gücünü taşıyan Mobil<br />

Satış Uygulaması, yoğun dönemlerde kasa<br />

önündeki yığılmayı önleyerek kasa bankosuna<br />

ilave kasa donanımları almaya gerek kalmadan,<br />

satış süreçlerini mobil olarak hızlı ve kolayca<br />

yönetebilmeyi sağlıyor. Böylece müşteriler daha<br />

konforlu bir şekilde alışveriş yapıyor ve uygulama<br />

müşteri memnuniyetine katkı sunuyor.<br />

Faturalama süreçleri için e-Çözümler sunan<br />

uygulama, dijital dönüşüm için önemli bir adım<br />

niteliği taşıyor. Uygulama iç veya dış entegrasyon<br />

özelliği sayesinde sadakat uygulamaları ile<br />

entegre çalışırken, sadakat puanları, QR Kare<br />

Kod ve mobil cüzdanlar ile de ödeme alma imkânı<br />

tanıyor. Bulut sistem olması nedeniyle,<br />

kullanıcılar yüksek teknoloji bilgisi gereken<br />

adminlere ihtiyaç duymadan çözümü tüm satış<br />

süreçlerine entegre olacak şekilde rahatlıkla<br />

kullanabiliyor.<br />

39


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Türkiye’nin dijitalleşme notu geriledi<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

40<br />

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD), Türkiye<br />

ekonomisi ve toplumunun dijitalleşme<br />

durumunu inceleyen ve her yıl yayınlanan<br />

Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi 2022<br />

Raporu’nu kamuoyuna açıkladı. İş dünyası<br />

mensupları tarafından doldurulan anketler<br />

ve 139 ülkeden alınan verilerin analiz edilmesiyle<br />

oluşturulan rapor, ekosistem, yeterlilik,<br />

kullanım ve dönüşüm olmak üzere dört<br />

ana bileşen ve 10 farklı boyutta Türkiye’nin<br />

dijitalleşme performansını ortaya koyuyor.<br />

Türkiye’nin dijital dönüşüm<br />

notu 3,12<br />

Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi 2022<br />

Raporu’na göre, Türkiye’nin 2022 yılı dijital<br />

dönüşüm endeksi geçtiğimiz yıla göre yüzde<br />

2,8’lik bir düşüşle 5 üzerinden 3,12 olarak<br />

ölçüldü. Genel endeks değerini oluşturan 64<br />

alt göstergenin 35’i 2022 yılında gerilerken,<br />

23 göstergenin endeks değeri arttı, 6 göstergenin<br />

değeri ise değişmedi.<br />

“BİT’e yönelik ulusal<br />

vizyonumuzun güçlendirilmesi<br />

gerekiyor”<br />

Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi Raporu’nun<br />

dijital dönüşümü kucaklamak isteyen<br />

tüm organizasyonlar için faydalı bir araç olduğunu<br />

belirten TÜBİSAD Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Levent Kızıltan, “Türkiye’nin Dijital<br />

Dönüşüm Endeksi, dijital dönüşüm üzerinde<br />

etkili olan mevzuat, altyapı, kullanım ve beceri<br />

ile dönüşümün ekonomik ve toplumsal<br />

etki boyutlarını kapsıyor. 64 farklı göstergeyi<br />

içeren, dört ana bileşeni ve 10 alt boyutu bulunan<br />

bileşik bir endeks. Her bir gösterge, alt<br />

boyut ve ana bileşen için 139 ülkenin verileri<br />

kullanılarak göreceli bir endeks değeri hesaplanıyor.<br />

Dolayısıyla, herhangi bir gösterge<br />

için endeks değeri sadece Türkiye’nin dijitalleşme<br />

performansı tarafından değil, diğer<br />

ülkelere göre nispi konumu tarafından belirleniyor.<br />

Avrupa Birliği’nin ‘2030 Dijital On<br />

Yıl’ için koymuş olduğu iddialı hedefleri, ülkemizin<br />

potansiyeli ve hedefleri dikkate alındığında<br />

bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik<br />

ulusal vizyonumuzun güçlendirilmesi,<br />

altyapı yatırımlarının hızlandırılması,<br />

girişimci ekosisteminin ve nitelikli iş gücü<br />

kaynağının geliştirilmesi gerekiyor” dedi.<br />

Rapordan öne çıkan bulgular<br />

şöyle sıralanıyor:<br />

2022 yılında, endeksi oluşturan Ekosistem,<br />

Yeterlilik, Kullanım ve Dönüşüm bileşenlerinin<br />

endeks puanının düştüğü gözlendi.<br />

2021 yılında Türkiye’nin dijitalleşme notunu<br />

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından hazırlanan<br />

Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi 2022 Raporu’na göre<br />

Türkiye’nin dijitalleşme notu düşüş göstererek 2021’de 3,21<br />

iken 2022 yılında 3,12 olarak tespit edildi. Ekosistem, yeterlilik,<br />

kullanım ve dönüşüm olmak üzere dört ana bileşen<br />

ve 10 farklı boyutta Türkiye’nin dijitalleşme performansının<br />

ortaya konduğu raporda, Türkiye’nin dijital dönüşümünün<br />

hızlandırılması için yapılması gerekenler de yer alıyor…<br />

aşağı çeken en önemli bileşen “Ekosistem”<br />

bileşeniyken, 2022 yılında “Dönüşüm” bileşeni<br />

oldu. 2022’de Türkiye’nin dijitalleşme notunu<br />

yukarı iten bileşen “Yeterlilik” bileşeni;<br />

endeks değeri üzerinde en olumlu etki yapan<br />

ikinci bileşen ise “Kullanım” bileşeni olarak<br />

görüldü.<br />

Endeks verileri, Türkiye’nin dijital dönüşüm<br />

için kapasitesinin uygun olduğunu ve 2019<br />

yılından itibaren ilerleme kaydettiğini ancak<br />

2022 itibariyle dijital dönüşümün göreceli<br />

olarak duraksadığını gösteriyor.<br />

2022 itibarıyla gözlemlenen gerilemenin<br />

muhtemel iki nedeni olabileceği ortaya konuyor:<br />

Birincisi, yaklaşık bir yıldan fazla<br />

süredir Türkiye ekonomisinin karşı karşıya<br />

bulunduğu makro istikrarsızlık ve yatırım<br />

ortamının bozulması. İkincisi ise dijital dönüşüm<br />

sürecinin dünyada ivmelenme gösterirken<br />

Türkiye’de yavaşlamış olması.<br />

Dijitalleşme Endeksi’nin bu yılki raporunda<br />

makroekonomik gelişmelerin BİT sektörüne<br />

etkisini değerlendirmek üzere BİT sektöründeki<br />

lider firmaların üst düzey yöneticileriyle<br />

bir anket çalışması yapıldı. Ankette koronavirüs<br />

pandemisi sırasında hızlanmış olan<br />

dijital dönüşümün ne ölçüde kalıcı olduğuna<br />

dair sorulara da yer verildi. Bulgular makro<br />

istikrarsızlık ve yatırım ortamının bozulmasının<br />

Türkiye’nin dijital dönüşümünü gerilettiğini<br />

gösteriyor.<br />

Döviz kurundaki artış; satışlar, yatırımlar,<br />

ithalat, istihdam, kârlılık ve verimlilikte düşüşe<br />

yol açtı. TL’nin değer kaybetmesi ihracat<br />

artışını getirmekle birlikte cari açığa istenen<br />

pozitif katkı sağlayamadı, ithal mal ve yarı<br />

mamuller iç pazarda giderek daha maliyetli<br />

hale geldiler.<br />

Türkiye’de BİTS’in gelişimini kısıtlayan başlıca<br />

faktör nitelikli işgücü temininde karşılaşılan<br />

güçlükler. Daha önceki yıllarda bir<br />

azalma eğilimi gösterirken, 2022 yılında bu<br />

sorunda bir sıçrama yaşandı.<br />

Finansmana erişim sorunlar, yüksek vergi<br />

yükleri ve BİT kullanma maliyetlerinin yüksekliği<br />

2022 yılına damgasını vuran makroekonomik<br />

gelişmelerin etkisine işaret ediyor.<br />

Koronavirüs pandemisinin dijitalleşme eğilimlerinde<br />

çok net bir hızlandırıcı etki yaptığı<br />

ve bu etkinin kalıcı olduğu ortaya çıktı.<br />

Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi periyodik<br />

olarak her sene TÜBİSAD tarafından<br />

gerçekleştirilen ve ülkemizin dijitalleşmede<br />

gelişimi için bulguları ortaya koymak amacıyla<br />

düzenlenen bir rapordur.<br />

Raporda Türkiye’deki dijital dönüşümün geleceğine<br />

dair öneriler de yer alıyor<br />

Gelecek Öngörüleri<br />

Sektör üzerinde etkili olacak teknolojiler bulut<br />

bilişim, 5G ve ötesi bağlantı teknolojileri,<br />

yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik ve blok<br />

zinciri teknolojileridir.<br />

Dijital dönüşüm politikalarının en önemli<br />

başlıklarından biri de veri politikaları olacaktır.<br />

Yapay zekaya dayalı uygulama alanlarının<br />

artacağı, bulut bilişime yatırımın önceliğini<br />

sürdüreceği, siber güvenlik ve mevcut sistemlerin<br />

modernizasyonu gibi alanların öncelik<br />

kazanacağı öngörülmektedir.<br />

Veri üretiminde görülen üstel artış, ülkeler<br />

tarafından yürürlüğe koyulan düzenlemelerle<br />

siber güvenlik ve veri gizliliğinin önemi<br />

daha da artıracaktır.<br />

<strong>2023</strong> ve sonrasında üçüncü parti risk değerlendirmeleri<br />

ve risk yönetimi uygulamalarının<br />

şirketlerin odağında olması beklenmektedir.<br />

Yakın gelecekte potansiyel tehditlerle mücadele<br />

amaçlı modeller ve yatırımlar artacaktır.<br />

İnsan Kaynağı - Beyin Göçü<br />

Sektör fark etmeksizin tüm şirklerin yetkin<br />

personellerini mutlu edecek, özellikle beyin<br />

göçünü engelleyecek stratejiler uygulaması<br />

gerekmektedir.<br />

Beyin göçünün önüne geçmek ve gençlere<br />

daha iyi koşullar oluşturmak için kamu ve<br />

özel sektör stratejik iş birliği yapmalıdır.<br />

Dijital ekonomi stratejileri ve politikalarını<br />

yönlendiren bir yönetişim modeli oluşturulmalıdır.<br />

Bu modelde kamu, bir sektör oyuncusu<br />

gibi değil, ekosistemin destekleyicisi<br />

olarak konumlanmalıdır.<br />

Kobi - Dijital Dönüşüm<br />

Dijital dönüşümün gereklilikleri ve süreçleri<br />

konusunda KOBİ’lerin bilgilendirilmesi gerekmektedir.<br />

KOBİ’lere geleneksel iş yapış biçimlerini değiştirmeleri,<br />

dijitalleşmeleri için destek verilmelidir.<br />

KOBİ’lerin ölçek ekonomisinden yararlanabilmesi<br />

için gerekli iş modellerinin geliştirilmesi<br />

gerekmektedir.<br />

KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu bilgi ve finansmana<br />

erişim sıkıntılarının giderilmesi, iletişim<br />

dünyasındaki yerlerini güçlendirecek<br />

5G ya da fiber yatırımların hızlanması önem<br />

taşımaktadır.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Shopify’da Paratika ile ödeme dönemi!<br />

Payten’in geliştirdiği Paratika ödeme altyapısı, bugüne kadar<br />

yaklaşık 590 milyar dolarlık alışveriş hacmine aracılık eden,<br />

dünyanın en çok kullanılan popüler e-ticaret platformlarından<br />

Shopify’daki işletmelerin kullanımına sunuldu. Paratika’nın hızlı,<br />

pratik ve güvenli Sanal POS altyapısını tercih eden Shopify kullanıcıları,<br />

tüm bankaların kart programlarından ödeme alabiliyor…<br />

Son finansal rakamlara göre toplam 1,4 milyar<br />

dolarlık gelire ulaşan ve bugüne kadar bünyesinde<br />

yaklaşık 590 milyar dolarlık satış gerçekleştirilen,<br />

dünyanın 175 ülkesinden milyonlarca<br />

işletmenin online satış yaptığı e-ticaret<br />

platformu Shopify; Paratika’nın hızlı, pratik ve<br />

güvenli Sanal POS altyapısını tercih etti. Paratika<br />

ile yapılan iş birliği sonucunda Shopify<br />

kullanıcıları için mobil ödeme süreçleri daha<br />

da hızlanırken tüm bankaların kart programlarından<br />

ödeme alınabiliyor. Paratika’nın T.C.<br />

Merkez Bankası lisanslı ve PCI DSS ve SSL sertifikalı<br />

ödeme altyapısı sayesinde işlem güvenliği<br />

için entegre edilmiş anti-fraud çözümleri<br />

kullanılarak, Shopify kullanıcılarının mobil<br />

ödemelerini güvenle ve pürüzsüz bir şekilde<br />

tamamlayabilmesi de sağlanıyor.<br />

Avrupa’nın yazılım devlerinden Asseco South<br />

Eastern Europe (ASEE) grup şirketi olan ve<br />

Türkiye’de ilk banka bağımsız online ödeme<br />

altyapısını geliştiren Payten’in 23 yılı aşan deneyimi<br />

ile geliştirilen Paratika ödeme altyapısı,<br />

PCI-DSS ve 3D Secure uyumlu olarak çalışıyor.<br />

Paratika iade (chargeback) risklerini minimize<br />

etmek için yapay zekâ ve makine öğrenimi<br />

destekli ASEE InACT Antifraud Hub koruması<br />

ile global kara listelerden kontrollerini anlık<br />

yapıyor. Paratika ödeme altyapısını kullanan<br />

firmalar, tüm banka kartlarından ve 9 farklı<br />

kredi kartı programından (Axess, Bonus, Cardfinans,<br />

Advantage, Maximum, Paraf, World,<br />

Kuveyt Türk Sağlam Kart ve Bankkart Combo)<br />

online ödeme alabiliyor. Bankalarla tek tek<br />

finansal anlaşma yapmakla uğraşmadan uygun<br />

komisyon oranlarıyla Paratika çözümünü<br />

kullanan firmalar; tek tıkla ödeme, tekrarlayan<br />

ödeme, linkle ödeme ve mobil cüzdanlar<br />

yoluyla da ödeme alabiliyor. Ayrıca Paratika’nın<br />

işlemlerin gözetimini sağlayan özel<br />

dolandırıcılıkla mücadele ekibi verileri sürekli<br />

izleyerek firmalara 7/24 destek sağlıyor.<br />

Shopify ile yaptıkları iş birliği hakkında açıklamada<br />

bulunan Payten Türkiye Ülke Lideri<br />

ve Paratika CEO’su Burak Kutlu, “Günümüzde<br />

en çok kullanılan popüler e-ticaret programları<br />

arasında yer alan Shopify ile gerçekleştirdiğimiz<br />

bu iş birliğinde amacımız; Türkiye’de<br />

bu platformu kullanan herkese ödemelerini<br />

güvenle yapabilecekleri ve birçok avantajdan<br />

faydalanabilecekleri bir ödeme altyapısı sunmaktı.<br />

Shopify ekipleri ile koordineli çalışarak<br />

kullanıcıların ödeme süreçlerinde tüm ihtiyaçlarına<br />

cevap veren bir ödeme altyapısını hayata<br />

geçirdik. Shopify platformunu kullanarak teknik<br />

bilgilere gerek olmadan tam fonksiyonlu<br />

e-ticaret mağazasını kolay bir şekilde kuran<br />

kullanıcılar, Türkçe dil desteği de olan Paratika<br />

Sanal POS altyapısını kullanarak artık müşterilerine<br />

yüzde 99,98’e varan başarılı işlem oranıyla<br />

pürüzsüz bir ödeme deneyimi yaşayabilecek.<br />

Ödemeler sektöründe Türkiye’de 23 yıllık<br />

tecrübemiz ve profesyonel hizmet yaklaşımımız<br />

ile geliştirdiğimiz kapsamlı ödeme sistemi<br />

çözümlerimizden Türkiye’deki herkesin faydalanmasını<br />

sağlamak amacıyla küresel ve yerel<br />

iş birliklerimize devam edeceğiz.” dedi.<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Türk-Arap Finans Forumu Dubai’de gerçekleşti<br />

Birinci Türk-Arap Finans Forumu (TAF-F1),<br />

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Yatırım<br />

Ajansı resmi desteği ve TÖDEB iş birliğiyle<br />

Al-Iktissad Wal-Aamal Group tarafından 13<br />

<strong>Mart</strong> <strong>2023</strong> tarihinde Dubai’de gerçekleşti.<br />

Türk-Arap Finans Forumu’na, T.C. Hazine ve<br />

Maliye Bakanlığı Borçlanma Genel Müdürü<br />

Yiğit Yaşar Korkmaz, T.C. Cumhurbaşkanlığı<br />

Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu,<br />

BAE Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı<br />

Dr. Thani Al Zeyoudi, Abu Dhabi Büyükelçisi<br />

Tugay Tunçer, Dubai Konsolosu Onur Saylan<br />

ile TÖDEB Yönetimi ve üyeleri katıldı.<br />

TÖDEB Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Bilgetekin,<br />

yaptığı açılış konuşmasında, BAE ile<br />

Türkiye arasında bu ay başında imzalanan<br />

Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın önemine<br />

değinerek, anlaşmanın iki ülke arasındaki<br />

ekonomik iş birliklerine ivme kazandıracağını<br />

ifade etti.<br />

Fintek sektöründe uluslararası iş birliklerini geliştirmeyi<br />

hedefleyen Türk-Arap Finans Forumu Dubai’de gerçekleşti.<br />

Forumda 30’u aşkın Türk fintek şirketi uluslararası<br />

yatırımcılarla bir araya geldi. TÖDEB Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Ufuk Bilgetekin, yaptığı açılış konuşmasında<br />

Türkiye ve Arap ülkeleri arasındaki iş birliklerinin fintek<br />

sektöründeki ivmeyi hızlandırmak için büyük bir fırsat<br />

sunduğunu dile getirdi…<br />

Ülkeler arasındaki iş birliği,<br />

fintek sektöründeki ivmeyi<br />

hızlandırmak için fırsat<br />

Türkiye’deki fintek sektörünün gelişiminden<br />

bahseden Bilgetekin, sektörün uluslararası<br />

sermaye ve yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini<br />

belirterek, “Finteklere yönelik hızlandırma<br />

programlarının artışı ve girişimcilerin finteklere<br />

olan ilgisi ile bu alanda çalışan şirketlerin<br />

sunduğu yenilikçi çözüm seçenekleri, yerli yabancı<br />

yatırımcılar için fırsat olarak dikkat çekmektedir.<br />

Türkiye ve Arap ülkeleri arasındaki<br />

iş birliği, fintek sektöründeki ivmeyi hızlandırmak<br />

için büyük bir fırsat sunuyor. Bu iş birliği,<br />

sınır ötesi ödeme sistemleri, dijital bankacılık<br />

ve yatırım platformları gibi alanlarda ortak<br />

girişimler oluşturulabilmesini sağlayabilir.<br />

Bu anlamda sektörümüzde geliştirilecek yeni<br />

stratejik ortaklıklar ile ekonomik fırsatların<br />

birlikte değerlendirilmesi hem iki ülke halkına<br />

hem de ekonomiye katkı sunacaktır. Bizler<br />

de TÖDEB olarak ödeme ve elektronik para<br />

sektörünün gelişimi için mevzuatta kolaylaştırıcı<br />

adımların atılmasını sağlamak, yenilikçi<br />

ürünlerin yurt dışına çıkışı, finansal ve operasyonel<br />

iş birliklerinin kurulması hedefleriyle<br />

çalışmalarımıza devam edeceğiz” şeklinde<br />

konuştu.<br />

Türkiye ve Arap dünyasından üst düzey yetkilileri,<br />

yatırımcıları, fintek liderleri olmak<br />

üzere üst düzey katılımcıları bir araya getiren<br />

Forumun ikincisi Suudi Arabistan’ın başkenti<br />

Riyad’da gerçekleşecek.<br />

41


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Dr. Yılmaz Sönmez: “KOBİ’ler sürdürülebilir<br />

büyüme açısından deprem kıskacında”<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

42<br />

Dünyada Covid-19<br />

pandemisi ile başlayan,<br />

Rusya-Ukrayna<br />

savaşının<br />

tetiklediği enerji,<br />

gıda ve hammadde<br />

krizi ile derinleşen,<br />

enflasyon<br />

ve resesyon endişeleriyle<br />

tırmanan<br />

olayların gölgesinde<br />

kalan KOBİ’ler<br />

oldukça zorlu bir virajdan geçiyor. Dünya<br />

Ekonomik Forumu’nun Kasım 2022’de<br />

yayımladığı rapora göre, KOBİ’lerin<br />

karşılaştığı en büyük zorluklar; yüzde<br />

67 hayatta kalma ve büyüme, yüzde 48<br />

yeteneklere erişim, yüzde 34 şirket kültürünü<br />

ve değerlerini koruma, yüzde<br />

25 teknolojik dönüşüm talebine karşılık<br />

verme ve yüzde 24 finansmana erişim<br />

olarak sıralanıyor.<br />

Dünya ekonomisinin çarkları<br />

KOBİ’lerle dönüyor<br />

Dünya ekonomisinin çarkların KOBİ’ler<br />

sayesinde döndüğünü belirten Ortak<br />

Akıl Danışmanlık CEO’su Dr. Yılmaz<br />

Sönmez, Türkiye’de KOBİ’lerin üretim<br />

ve istihdam ambarı olarak istihdamın<br />

yüzde 71’ini, cironun yüzde 44’ünü, üretim<br />

değerinin yüzde 37,3’ünü ve faktör<br />

maliyetiyle katma değerin yüzde 35,5’ini<br />

tek başına sırtlandığını söyledi. Dr. Yılmaz<br />

Sönmez, konuya ilişkin şu ifadelerde<br />

bulundu: “En güncel TÜİK verilerine<br />

göre sayıları 3,4 milyonu aşan KOBİ’ler<br />

Türkiye’deki tüm girişimlerin yüzde<br />

99,7’sini oluşturuyor. KOBİ’ler toplam ihracatımızın<br />

yüzde 30,4’ünü, ithalatın ise<br />

yüzde 14,7’sini gerçekleştirirken büyük<br />

şirketlerin ihracatı içerisindeki dolaylı<br />

paylarını kattığımızda sağlanan katma<br />

değer yine oldukça yüksek. KOBİ’lerin<br />

ihracatının yüzde 90,8’ini imalat sanayi<br />

ürünleri oluştururken, toplam AR-GE<br />

harcamalarının yüzde 27,1’ini KOBİ’ler<br />

üstlenmiş durumda. Bununla birlikte<br />

KOBİ’lerin yüzde 55,9’u düşük, yüzde 31’i<br />

orta-düşük teknoloji düzeyinde yer alırken,<br />

sadece yüzde 12,4’ü orta-yüksek ve<br />

yüzde 0,7’si yüksek teknoloji kapsamında<br />

sınıflandırılıyor. KOBİ’lerimizin ciro,<br />

katma değer ve teknolojik dönüşümde<br />

yaşadığı yapısal sorunlar küresel risklerle<br />

birleştiğinde sürdürülebilir büyüme<br />

üzerindeki soru işaretlerini artırıyor.<br />

Mevcut durumda KOBİ’lerimiz sürdürülebilir<br />

büyümenin bayraktarlığını yapabilmesi<br />

oldukça zor görünüyor.”<br />

TÜİK verilerine göre sayıları 3,4 milyonu aşan, istihdamın<br />

%71’ini, üretimin %37,3’ünü oluşturan, ekonomik katma<br />

değerin %35,5’ini tek başına sırtlanan KOBİ’ler finansmana<br />

erişimden dijitalleşmeye kadar çok sayıda sorunla karşı<br />

karşıya! KOBİ’lerin tam bir üretim ve istihdam ambarı olduğunu<br />

vurgulayan Ortak Akıl Danışmanlık CEO’su Dr. Yılmaz<br />

Sönmez, “Başta dijitalleşme olmak üzere küresel rekabetçilikte<br />

KOBİ’lerimizin elinin güçlendirilmesi gerekiyor. Ciro,<br />

katma değer ve teknolojik dönüşüm odaklı yapısal sorunlar,<br />

küresel riskler, deprem felaketinin görünen ve görünmeyen<br />

sonuçlarıyla birleştiğinde sürdürülebilir büyüme üzerindeki<br />

soru işaretlerini artırıyor” dedi…<br />

Dijital Dönüşüm Şart<br />

Türkiye’deki KOBİ’lerin finansmana erişimden<br />

dijitalleşmeye kadar çok sayıda<br />

yapısal sorunla mücadele ettiğine dikkat<br />

çeken Dr. Yılmaz Sönmez, “KOBİ’lerimizin<br />

yüzde 59,8’inin 2021 yılında en az<br />

bir kez siber ihlal olayı yaşadığını, yüzde<br />

46,1’inin bilgi-iletişim uzmanı istihdam<br />

ettiğini, yüzde 6,2’sinin yapay zekadan<br />

faydalandığını ve imalat sanayindeki<br />

KOBİ’lerin sadece yüzde 21,6’sının endüstriyel<br />

robot kullandığını düşündüğümüzde<br />

başta dijitalleşme olmak üzere<br />

küresel rekabetçilikte KOBİ’lerimizin<br />

elinin güçlendirilmesi gerekiyor” dedi.<br />

Deprem felaketi yapısal<br />

kırgınlıkları artıracak<br />

Deprem felaketinin görünen ve görünmeyen<br />

sonuçlarının KOBİ’lerin yapısal<br />

kırılganlıklarını daha da artıracağını<br />

vurgulayan Dr. Yılmaz Sönmez, “Küresel<br />

ticarette yüzde 47,3 pay ile en büyük payı<br />

olan Avrupa’daki resesyon ile lojistik,<br />

tekstil, hazır giyim, tarım ve hayvancılık,<br />

mücevher, turizm gibi sektörlerde bölge<br />

kaynaklı tedarik zincirlerindeki aksama<br />

hatta kopma riskini de göz önünde bulundurduğumuzda<br />

KOBİ’ler için korkulu<br />

senaryolar kapıyı çalıyor. ‘İşleyen demir’<br />

KOBİ’lerimiz küresel makro-ekonomik<br />

peyzaj zorlaştıkça ciddi bir direnç sınavından<br />

geçiyor” diye belirtti.<br />

Yapısal sorunlar KOBİ’lerin<br />

sürdürülebilirliği için büyük<br />

tehdit<br />

Türkiye’deki KOBİ’lerin küresel rekabette<br />

söz sahibi olmak ve sürdürülebilir<br />

büyüme dinamiklerini yakalamak için<br />

yeni yetenekler kazanması gerektiğine<br />

değinen Dr. Yılmaz Sönmez, konuyu şu<br />

sözlerle açıkladı: “KOBİ’lerin risk algısında<br />

tedarik zinciri kesintileri, siber<br />

olaylar ve makro-ekonomik gelişmelerden<br />

endişeli olduğu görülüyor. Allianz<br />

Risk Barometresi’ne göre dünyada <strong>2023</strong><br />

yılı itibariyle orta ölçekli firmalar için<br />

en önemli risklerin başında yüzde 31 ile<br />

siber olaylar yer alıyor. Ardından yüzde<br />

28 ile makro-ekonomik gelişmeler, yüzde<br />

23 ile enerji krizi geliyor. Ülkemizdeki<br />

KOBİ’lerin yapısal sorunlarını düşündüğümüzde<br />

tablo bizim için biraz daha karamsar”<br />

dedi.<br />

KOBİ’ler için yol haritası<br />

Dr. Yılmaz Sönmez, KOBİ’leri krizlere<br />

karşı daha dirençli hale getirerek başarıya<br />

taşıyacak faktörleri şöyle sıraladı:<br />

“Fiziksel ve dijital varlıkları güvenceye<br />

alınması, tedarik alternatiflerini çeşitlendirilmesiyle<br />

tedarik süreçlerindeki<br />

kesintilerin önüne geçilebilir. Dijital<br />

ekonominin aktörleri arasına katılarak<br />

dijital uçurumun kapatılması küresel rekabete<br />

güç kazandırır. İç ve dış siber tehditlere<br />

karşı “asla rehavete kapılmayan<br />

ve sürekli doğrulayan” işletmeler yaratılmasıyla<br />

siber güvenlik bir tehdit olmaktan<br />

çıkar. Bunun için e-ticaretten bulut<br />

teknolojilere kadar tüm unsurları kapsayacak<br />

dijitalleşme senaryoları hazırlayarak<br />

entegre dijitalleşme benimsenmeli.<br />

Öte yandan aniden gelebilecek krizlere<br />

karşı mücadele edebilmek için daha fazla<br />

çeviklik elde etmek gerekiyor. İstihdamın<br />

başını çeken KOBİ’lerin istihdamda<br />

bir cazibe merkezine dönüşmesinin yolu<br />

genç yeteneklerin beklentisine uygun işyerleri<br />

inşa etmekten geçiyor. Bunun için<br />

de gençlerle empati kurulmalı!”


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

ExodusClouds, DE-CIX DirectCLOUD partneri oldu<br />

DE-CIX, bulut ara bağlantı hizmeti sağlayıcısı ExodusClouds’un<br />

yetkili DirectCLOUD iş ortağı olduğunu duyurdu.<br />

Müşterilerine buluta çok hızlı ve güvenilir bir şekilde erişim<br />

imkanı sağlayan ExodusClouds ve DE-CIX, iş ortaklıkları sayesinde<br />

kullanıcılara optimum performans, maksimum kullanılabilirlik<br />

ve tüm bunların ötesinde güvenlik sağlıyor…<br />

Sertifikalı DE-CIX DirectCLOUD partneri olan<br />

ExodusClouds, sadece uluslararası oyunculara<br />

değil aynı zamanda altyapı gibi dışarıdan<br />

alınan hizmetler için de birçok bölgesel buluta<br />

ulaşım sağlıyor. SD-WAN teknolojisi ile<br />

sunduğu çözümleri kullanıcılarla buluşturan<br />

ExodusClouds, hizmet verdiği işletmelerin tek<br />

iletişim noktası olarak geniş bir bulut, hizmet<br />

ve sorunsuz bağlantı portföyü sunuyor. Sadece<br />

tek bir hareketle tüm önemli bulut sağlayıcılarına<br />

bağlantıyı mümkün kılan DE-CIX ile iş<br />

ortaklığı sayesinde ExodusClouds, kurumlara<br />

maliyet avantajı sağlamanın yanı sıra ihtiyaç<br />

duydukları kadar büyümenin de yolunu açıyor.<br />

Hem büyük uluslararası bulut<br />

sağlayıcılara hem de birçok<br />

bölgesel sağlayıcıya erişim<br />

DE-CIX’in DirectCLOUD hizmeti, işletmelerin<br />

altyapıları ile seçili Bulut Hizmeti Sağlayıcısı<br />

arasında genel internet bağlantısını atlayarak<br />

kurulan özel bir bağlantı şekli. İşletmenin altyapısının<br />

şirket içinde veya bir veri merkezinde<br />

olup olmadığına bakılmaksızın kurulan bu<br />

bağlantı hizmeti sayesinde ExodusClouds, hizmet<br />

verdiği işletmelere düşük gecikme süreleri,<br />

yüksek performans ve artırılmış güvenlik sağlıyor.<br />

ExodusClouds Satış Direktörü Atilla Akalın,<br />

şirketin DE-CIX DirectCLOUD partneri olmasıyla<br />

ilgili şunları ifade etti: “ExodusClouds ile<br />

bulut teknolojilerinde, özellikle Hyperscalers<br />

olarak tanımladığımız, Microsoft, AWS, Google,<br />

SAP, Oracle Cloud, IBM Cloud, Alibaba<br />

Cloud’a ulaşım ve kullanım zorluklarını adresleyen<br />

bir atılım yapmak istedik. Bu kapsamda<br />

uzun yıllardır elde ettiğimiz bulut servisleri ve<br />

akıllı erişim sistemleri üzerindeki tecrübelerimizi<br />

DE-CIX iş ortaklığıyla zenginleştirdik.<br />

Türkiye’de tek, dünyada ise 3’üncü olan özel<br />

Peering servislerimiz ile yeni nesil akıllı, yazılım<br />

tabanlı esnek ağları kullanarak yüksek<br />

hızlı, daha güvenli, düşük gecikmeli ve SLA<br />

garantili bulut sağlayıcılarına Premium erişim<br />

hizmetleri vermeyi hedefliyoruz. ExodusClouds<br />

platformu DE-CIX sayesinde bütün bulut<br />

sağlayıcılarına kapalı devre bağlantı sunması<br />

dolayısıyla, DDOS ataklarından etkilenmeyecek<br />

şekilde tasarlandı. Öte yandan müşteri<br />

maliyet avantajı için internet üzerinden POP<br />

noktalarımıza yazılım tabanlı ağlarımız kullanılarak<br />

erişilmek istendiğinde, ek güvenlik olarak<br />

“DDOS Mitigation” servisleri ile de destekliyoruz.<br />

Bu yeni nesil hayatınızı kolaylaştıracak<br />

teknolojileri, deneyimli personelimizle, değerli<br />

iş ortaklarımıza ve müşterilerimize ulaştırmanın<br />

mutluluğunu yaşıyoruz.”<br />

DE-CIX Türkiye Bölge Direktörü Bülent Şen<br />

ise konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı: “DE-<br />

CIX olarak çeşitli kullanım senaryoları için<br />

hem global hem de bölgesel olarak bulut hizmeti<br />

sağlayıcıları ile DirectCLOUD iş ortağı<br />

ekosistemini genişletmek için çalışmalarımızı<br />

var gücümüzle sürdürürken bu ekosisteme<br />

ExodusClouds’u dahil etmiş olmaktan dolayı<br />

da son derece mutluyuz. ExodusClouds ile gerçekleştirdiğimiz<br />

iş ortaklığı da Türkiye’deki iş<br />

dünyası için hızlı, kolay ve en uygun maliyetle<br />

ulaşılabilen bulut hizmetler demek.”<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Evnia, tam donanımlı 42 inç OLED<br />

Gaming Monitörünü piyasaya çıkartıyor<br />

Yeni Evnia oyun monitörü, gerçekliği bir oyun gibi hissetmenizi<br />

sağlayacak. Gaming dünyasına yenilik getirmek ve bununla<br />

birlikte amacı oyun endüstrisinde oyuncu, yenilikçi,<br />

samimi bir ortam yaratmak olan Philips markası Evnia artık<br />

karşınızda. Philips Evnia 42M2N8900 modelinin piyasaya çıkarılması<br />

ile oyun sektörüne yenilikçi ürünler sunan Philips<br />

Evnia, aynı zamanda taşıdığı mesajlar ile oyun camiasında<br />

olumlu bir değişimi de başlatacak…<br />

Philips Evnia 42M2N8900<br />

modeli karşınızda<br />

Evnia beraberinde yalnızca olumlu bir değişimi<br />

getirmekle de kalmıyor. Yeni monitör,<br />

Evnia’nın en üst düzey kategorisi Evnia 8000<br />

serisinin bir parçası ve bu seri ile tam bir oyun<br />

deneyimi için eşsiz özellikleri de beraberinde<br />

geliyor. Özellikleri arasında - bunlarla sınırlı<br />

olmasa da - şu etkileyici teknolojiler var:<br />

Daha akıcı renk geçişleri için gerçek, 10-bitlik<br />

renk derinliği, sürükleyici, zengin kontrast<br />

için OLED ekran, hız yüklü aksiyonu<br />

akıcı bir biçimde görüntülemek için 138 Hz<br />

yenileme oranı, hızlı cevap verebilirlik için<br />

0.1 ms GtG tepki süresi, gelişmiş ses için DTS<br />

ve tam doğru görüntüler için UltraClear 4K<br />

UHD (3840x2160) çözünürlük. Üstelik bu<br />

yeni monitörün 4 tarafında da ince çerçeveler<br />

var, ekranın ölçüsü devasa 42 inç boyutunda.<br />

Ayrıca iki kişisel bilgisayarı kolayca<br />

yönetebilmek için dahili bir KVM anahtarı<br />

bulunuyor, bir USB-C portuna sahip ve kapsamlı<br />

bir kullanıcı deneyimi için, yüksekliği<br />

ayarlanabilen ergonomik bir ayak da mevcut.<br />

Son dönemde çıkan her Evnia 8000 serisi<br />

monitörünün kalite işareti olan ve sadece<br />

Philips markasında bulunan Ambiglow arka<br />

aydınlatma da, Philips Evnia 42M2N8900<br />

modelinde de mevcut. Philips Evnia<br />

42M2N8900 modelinin diğerlerinden farklı<br />

olmasını sağlayan üç ana özellik ise yüksek<br />

138 Hz yenileme hızı, düşük girdi gecikmesi<br />

ve sahip olduğu OLED paneli. Bu özellikler,<br />

akıcı bir oyun deneyimini ve canlı görüntüleri<br />

beraberinde getiriyor.<br />

Philips Monitörleri ve IT Aksesuarları Küresel<br />

Pazarlama Başkanı Xeni Bairaktari<br />

şunları söyledi: “Yeni Philips Evnia modelinin<br />

piyasaya çıktığını duyurduğumuz için<br />

çok heyecanlıyım. Evnia olarak bu ürünün,<br />

sunduğu renkler ile sizi etkileyeceğini umuyoruz.<br />

İnanılmaz oyun hızının yanı sıra, bu<br />

ürün aynı zamanda yaşam kadar gerçek<br />

görüntüler sunuyor. Bu yeni OLED teknolojisi<br />

ile, oyuncular canlı renkler ve etkileyici<br />

kontrast ile dopdolu bir oyun dünyasını deneyimleyebilirler.”<br />

43


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

DJI RS Ailesinin en pratiği RS 3 Mini sahnede<br />

Film yapımcılarının ve içerik üreticilerinin planladıkları çekimleri<br />

kolayca ve sezgisel olarak hayata geçirmelerini<br />

sağlayan DJI RS ailesinin ilk minisi RS 3 Mini adına yakışır<br />

şekilde hafif ve küçük bir gimbal modeli olarak öne çıkıyor.<br />

Hafifliğinin aksine güçlü taşıma kapasitesine sahip<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

DJI RS 3 Mini, ana akım aynasız kamera<br />

ve lens kombinasyonlarını desteklerken<br />

RS 3 serisinin mükemmel sabitleme performansını<br />

sürdürüyor…<br />

RS 3 Mini, daha küçük bir gövde, entegre<br />

pil ve doğal dikey çekim özelliği ile yenilikçi<br />

tasarıma sahip. Ufak bir omuz çantasına<br />

dahi sığabilmesiyle seyahatlerde<br />

her an kullanıcının yanında olabiliyor.<br />

RS 3 Pro’dan yaklaşık yüzde 50 ve RS<br />

3’ten yüzde 40 daha hafif olan RS 3 Mini,<br />

portre modunda yalnızca 795 gr. ağırlığa<br />

sahip. Yatay plate ile çekim yaparken ise<br />

yalnızca 850 gr. ağırlığında.<br />

Güçlü gövde, ekstra<br />

stabilizasyon…<br />

RS 3 Mini’yi sınıfının en iyisi yapan özelliği<br />

2 kg’a kadar taşıma kapasitesine<br />

sahip olması. Sony A7S3 + 24-70mm F2.8<br />

GM lens gibi daha büyük kurulumların<br />

üstesinden kolaylıkla gelebilen RS 3 Mini<br />

ana akım tam çerçeve veya APS-C aynasız<br />

kameraları destekleyerek çok çeşitli<br />

kamera ve lens kombinasyonlarına imkan<br />

tanıyor. RS 3 Pro ile aynı olağanüstü<br />

3. Nesil RS Sabitleme algoritması ile profesyonel<br />

düzeyde görüntü sabitleyen RS<br />

3 Mini RS 3 Mini, koşu esnasında, düşük<br />

açılı çekim yaparken veya el feneri modunda<br />

çekim yaparken, görüntüler sabit<br />

kalıyor.<br />

ick-Release Plate’i gimbalın dikey koluna<br />

monte ederek sosyal medya platformları<br />

için optimize edilmiş film içeriğine sahip<br />

olunabiliyor.<br />

Bluetooth Deklanşör<br />

Kontrolü ve 1,4 inç tam renkli<br />

dokunmatik ekran ile sezgisel<br />

kullanım…<br />

RS 3 Mini, Bluetooth deklanşör kontrolü<br />

ile birlikte geliyor. Bu işlev, ana akım aynasız<br />

kamera modellerini destekliyor ve<br />

RS 3 Mini’nin ilk eşleştirmeden sonra bir<br />

kameraya otomatik olarak yeniden bağlanmasını<br />

sağlıyor. Bluetooth eşleştirmesinden<br />

sonra, gimbal üzerindeki kayıt<br />

düğmesi aracılığıyla kameranın video<br />

kayıt ve fotoğraf çekme işlevlerini doğrudan<br />

kontrol etmek mümkün. RS 3 Mini,<br />

yeni bir kullanıcı arayüzü ile 1,4 inç tam<br />

renkli dokunmatik ekrana sahip. Çoğu<br />

işlevi uygulama olmadan ayarlanabiliyor<br />

ve ortak ayarlara hızlı ve sezgisel<br />

olarak erişilebiliyor. Entegre pil tutacağı,<br />

10 saate kadar çalışma süresini destekleyerek<br />

uzun süren çekimlere yeterli güç<br />

sağlıyor. 2,5 saat gibi kısa bir sürede şarj<br />

edilebilen RS 3 Mini şarj olurken bile kullanabiliyor.<br />

44<br />

İçerik üreticilerine gerçek<br />

dikey çekim konforu…<br />

Yükseltilmiş çift katmanlı “Quick Release”<br />

plate, kameranın dönmesini ve gevşemesini<br />

önleyen kavisli bir yerleştirme<br />

kılavuzuna sahip bir üst plakaya sahip.<br />

Net montaj ve kilitleme işaretleri ile başlatma<br />

ve depolama verimliliği daha da<br />

geliştirildi. Ayrıca, tripodlar arasında<br />

rahat geçişe olanak tanıyan ARCA standardı<br />

da mevcut. RS serisi, RS 3 Mini ile<br />

gerçek dikey çekimde bir çığır açtı. RS<br />

3 Mini ek aksesuarlar olmadan anında<br />

dikey konuma geçebiliyor. Standart Qu-


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

HP Amplify Impact Ödülünün kazananları belli oldu<br />

Kazananlar arasında Türkiye’den Denker<br />

Elektronik de yer alıyor. Taahhütte bulunan<br />

ortakların yüzde 100’ü sürdürülebilir etki<br />

planları geliştirmiş bulunuyor. HP iş ortaklarının<br />

yeni faydalarla küresel ivmeyi devam<br />

ettirmesi bekleniyor.<br />

HP, Amplify Impact Küresel Lider Ödülü,<br />

Sürdürülebilir İş Ödülü, İş Mükemmelliği<br />

Ödülü, İklim Eylemi Ödülü, Çeşitlilik, Eşitlik<br />

& Kapsayıcılık Stratejisi Ödülü ve HP LIFE<br />

Award dahil olmak üzere altı kategoride iş<br />

ortaklarının Sürdürülebilir Etki başarılarını<br />

kutlayan 2022 Amplify Impact Awards’ın<br />

kazananlarını açıkladı. Kazananlar, HP’nin<br />

28-30 <strong>Mart</strong> tarihlerinde Chicago’da düzenlenecek<br />

olan Amplify İş Ortağı Konferansı›nda<br />

onurlandırılacak.<br />

HP Amplify Impact programı, HP’nin kendi<br />

kapsamlı sürdürülebilir etki yatırımları ve<br />

girişimlerinden yararlanarak türünün ilk örneği<br />

olan bir iş ortağı değerlendirme, kaynak<br />

ve eğitim programını temsil ediyor. Bugüne<br />

kadar, taahhütte bulunan iş ortaklarının<br />

yüzde 100’ü dünyanın ilk otomatik, modüler<br />

sürdürülebilirlik planı platformunu kullanarak<br />

sürdürülebilir etki planları geliştirdi ve<br />

başlangıç hedeflerini aşmış bulunuyor.<br />

Sürdürülebilir etki ödülleri İklim Eylemi, İnsan Hakları<br />

ve Dijital Eşitlik alanlarında iş ortaklarının etkisine ışık<br />

tutuyor. HP bu bağlamda, dünya genelindeki iş ortaklarının<br />

Sürdürülebilir Etki yönündeki başarılarını onurlandırırken,<br />

6 küresel kazananı ve 30’dan fazla ülkeyi<br />

temsil eden toplam 43 kazananı kutluyor...<br />

HP Türkiye Genel Müdürü Emre Alaman,<br />

“HP Amplify Impact iş ortakları,<br />

Sürdürülebilirlik amacıyla liderlik etmenin<br />

sadece gezegen için değil, aynı zamanda<br />

iş için, anlaşmalar kazanmak ve karlı<br />

büyümeyi sağlamak için de iyi olduğunu<br />

anlıyorlar” diyerek şöyle devam etti: “HP’nin<br />

dünyanın en sürdürülebilir ve adil teknoloji<br />

şirketi olma yolculuğunu desteklerken, kendi<br />

kategorilerinde önemli bir etki yaratma ve<br />

bu süreçte müşterilerinin ayak izini azaltma<br />

konusunda beklenenin de üzerinde adımlar<br />

atarak bunu hak eden iş ortaklarını kutlamaktan<br />

heyecan duyuyoruz.”<br />

İş Mükemmelliği Ödülünün<br />

sahibi Türkiye’den Denker<br />

Elektronik oldu<br />

En iyi genel sürdürülebilirlik performansını<br />

sergileyen ve sürdürülebilir iş yapma konusunda<br />

üstün performans gösteren en iyi performans<br />

gösteren iş ortağına verilen ödülünü<br />

Türkiye’den Denker Elektronik kazandı.<br />

Yeni faydalar, küresel ivmeyi<br />

desteklemeye devam ediyor<br />

HP kanal iş ortağı geri bildirimlerine dayanarak,<br />

iş ortaklarını Sürdürülebilir Etki<br />

yolculuklarında desteklemeye devam etmek<br />

için yeni faydalar eklendi. Yeni Global Good<br />

Community Project Platform, iş ortaklarını<br />

sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları için<br />

güçlendirmek amacıyla dünyanın dört bir<br />

yanındaki STK’lar aracılığıyla gönüllü ve bağış<br />

fırsatları sunan seçilmiş bir dizi projeye<br />

bağlıyor.<br />

Bir diğer yeni fayda ise HP’nin Bayi Bul platformundaki<br />

ek özellikleri içeriyor. Bu geliştirmeler<br />

HP Amplify Impact iş ortaklarını<br />

ön plana çıkararak, müşterilerin kendi<br />

değerleriyle uyumlu bayiler ararken amaç<br />

odaklı işletmelerin öne çıkmasına yardımcı<br />

oluyor.<br />

İş ortakları HP Partner Portal üzerinden daha<br />

fazla bilgi edinebiliyor ve HP Amplify Impact<br />

gösterge paneli aracılığıyla yıl boyunca<br />

performanslarını takip edebiliyorlar. HP<br />

Amplify Impact hakkında daha fazla bilgi<br />

için HP Newsroom ziyaret edilebiliyor.<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

AGON by AOC’den Tek Noktadan Yönetim<br />

Uygulaması: G-Menu<br />

Dünyanın önde gelen oyun monitörü ve IT aksesuar<br />

markalarından AGON by AOC, monitörlerden klavyelere,<br />

farelere, kulaklıklara ve fare altlıklarına kadar bütün<br />

AGON by AOC markalı çevre birimlerinin yönetimi için<br />

yeni bir uygulama olan G-Menu yazılımını sundu…<br />

Ödüllü monitörleri ile tanınan AGON by AOC’nin<br />

oyun portföyü, son yıllarda oyun fareleri, mekanik<br />

oyun klavyeleri, fare altlıkları ve ayrıca oyun kulaklıkları<br />

ile de genişletildi. AOC oyun aksesuarları<br />

dayanıklılıkları, kaliteleri, bütçeye uygunlukları, üst<br />

düzey özelliklerinin yanı sıra ona havasını katan, cihazlar<br />

arasındaki RGB eşzamanlaması için de övgü<br />

topladı.<br />

Monitörlere ve pek çok aksesuara sahip bu tür kapsamlı<br />

bir oyun ekosistemi, tek seferde bütün ayarları<br />

kontrol etmek ve özelleştirmek için bir yazılımı gerekli<br />

kılmıştı. Klavyeler ve fareler için bu, tuşların ve<br />

düğmelerin özelleştirilmesi, tekrar oranı, yoklama<br />

oranı ya da DPI düzeyi gibi hassasiyetin ayarlanması<br />

anlamına, kulaklık için ise surround sesi de içeren<br />

ses özelliklerinin yönetilmesi anlamlarına geliyor.<br />

Light FX ayarları ve monitör, klavye, fare, fare altlığı<br />

ve kulaklık ışıklarının eşzamanlanması da G-Menu<br />

sayesinde yönetilebilir.<br />

Artık G-Menu yazılımı, monitörün on-screen ekran<br />

ayarları ile tek bir tıklama ile aynı ayar tercihlerini<br />

mümkün kılıyor. AOC’nin Light FX’ine sahip monitörler,<br />

RGB aydınlatma ile özelleştirilebilir ve G-Menu’nün<br />

en yeni güncellemesi ise kullanıcıların RGB<br />

etkilerini, cihazlarına (monitör, klavye vs) kurmadan<br />

önce, ilk olarak yazılımda ön izlemelerini sağlar.<br />

Ayrıca G-Menu ürünler arasında, hem monitör hem<br />

de aksesuarlar arasında renk ve tema eşzamanlamasını<br />

da (Light FX Sync) mümkün kılar, böylece<br />

oyun fareleri, fare altlıkları ya da klavyeler aynı RGB<br />

aydınlatma örüntüsüne ve aynı renklere sahip olur.<br />

Günümüzde oyuncular kahramanlarını kendilerine<br />

örnek alıyorlar ve onların izinde gitmek istiyorlar.<br />

İşte bu nedenle çevre birimleri en sevdikleri<br />

streamer ya da espor atletinin kendilerine sunduğu<br />

ilhama dayanarak satın alıyorlar. G-Menu ile farklı<br />

türler/oyunlar için yeni kullanıcı profilleri oluşturulabilir,<br />

kaydedilebilir ve hatta paylaşılabilir.<br />

G-Menu uygulamasının “Keşfet” bölümünde, kullanıcılar,<br />

kullanıcı profili için hem tanımları hem de<br />

ona uygun ürünleri görebiliyorlar ve ondan sonra<br />

isterlerse kendi cihazlarına kopyalayabiliyorlar.<br />

Oyun topluluğunun idollerinden birinin oyun faresinin<br />

DPI ayarlarına uymak ya da bir monitörün<br />

renk ve yanıt verebilirlik ayarlarını yeniden üretmek…<br />

G-Menu ile tek bir tıklama ile mümkün.<br />

45


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Çevir, keşfet, öğren…<br />

ASUS, Chromebook CR11 ile eğitime odaklandı<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Dünyanın lider bilgisayar üreticilerinden<br />

ASUS, 11,6 inç ekranlı, dönüştürülebilir<br />

tasarımı sayesinde anında tablet formuna<br />

dönüşebilen, Chrome OS işletim sisteminin<br />

ayrıcalıklarından faydalanan, tamamen<br />

eğitim odaklı yeni dizüstü bilgisayarları<br />

ASUS Chromebook CR11 serisini<br />

duyurdu. Seri, CR11 ve CR11 Flip olmak<br />

üzere iki ayrı alternatif sunuyor.<br />

Üstün sağlam tasarım<br />

ASUS, köşeleri lastik tampon ile çevrili,<br />

akıllı koruyucu özellikleriyle donatılan<br />

yeni Chromebook CR11 modellerini evde,<br />

dışarıda veya sınıfta günlük hayatın koşuşturmacasına<br />

dayanmak için askeri<br />

sınıf standartlarda üretti. CR11 modeller,<br />

isteğe bağlı Corning Gorilla Glass ekranları<br />

sayesinde çizilmeye ve kırılmaya karşı<br />

normal cam ekranlara göre dört kat daha<br />

dayanıklı. Günlük darbelere, çarpmalara,<br />

düşmelere ve sıvı dökülmelerine zarar<br />

vermeden dayanacak şekilde üretilen modeller,<br />

masadan düşse de çalışmaya devam<br />

edebiliyor.<br />

Cihazın dört köşesi de, her zaman güvenli<br />

ve sağlam olmasını sağlamak için fiziksel<br />

darbelerin etkisini azaltan sert bir kauçuk<br />

tamponla korunuyor. Dayanıklı klavyesi<br />

ise 405 cc’ye kadar sıvı dökülmeleriyle zarar<br />

görmeden başa çıkabiliyor. ASUS Chromebook<br />

CR11 ve CR11 Flip’in tabanında<br />

taşırken tutmayı kolaylaştıran, düşme ve<br />

kayma riskini azaltan kauçuk bir güvenlik<br />

tutamağı da bulunuyor.<br />

Cihazın koruma özellikleri bunlarla sınırlı<br />

değil. CR11’in klavyesi, tuşların dışarı<br />

çıkmasını önlemek için tuş başlıklarının<br />

kenarları ile klavye çevresi arasında minimum<br />

boşluk olacak şekilde kurcalamaya<br />

karşı dayanıklı olacak şekilde tasarlandı.<br />

Hatta dizüstü bilgisayarlar, parmak izlerine<br />

karşı dayanıklı ve onları daha uzun süre<br />

temiz tutan sağlam, mikro çukurlu bir yüzeye<br />

sahip.<br />

Chromebook serisi ile eğitim dünyasına ayrıcalıklar sunan<br />

ASUS, öğrencilerin konforunu ve güvenliğini daha üst seviyeye<br />

taşıyan yeni modellerini tanıttı. Eğitim süreçlerini çok<br />

daha verimli hale getiren yeni serinin öne çıkan özellikleri<br />

arasında; yaratıcılığı ve üretkenliği artıran çok yönlü yetenekler,<br />

tüm fiziksel zorlukların üstesinden gelebilen üstün<br />

sağlam tasarım, zararlı bakterilerin üremesini engelleyen<br />

antibakteriyel koruma ve uzun saatler gözleri mavi ışığın<br />

zararlarından koruyan ekranlar var…<br />

hareketler sağlayan bir kalem de içeriyor.<br />

Böylece öğrenciler her an her yerde kolayca<br />

not alabiliyor, fikirlerini yazıya veya resme<br />

dökebiliyor. Kalem, ayrıca garaja kaldırıldığında<br />

hızlı ve otomatik olarak şarj olabiliyor.<br />

ASUS Chromebook CR11 Flip modeli, öğrenme<br />

deneyimlerini daha da zenginleştirmek<br />

için klavyenin hemen üzerine yerleştirilmiş<br />

dışa bakan bir kamera içeriyor. Bu<br />

özellik, öğrencilerin tablet modunda fotoğraf<br />

ve video çekmelerine olanak tanıyarak<br />

tamamen yeni yollarla keşfetmelerini ve<br />

öğrenmelerine olanak tanıyor.<br />

ASUS Chromebook CR11 Flip, öğrencilere<br />

en iyi bağlantıyı sağlamak için WiFi 6<br />

teknolojisini kullanıyor. Her iki modelde<br />

de G/Ç bağlantı noktaları bulunuyor. Bunlar<br />

arasında iki adet USB Type-C (USB-C)<br />

bağlantı noktası, iki adet USB 3.2 Type-A<br />

bağlantı noktası, bir microSD kart okuyucu,<br />

bir birleşik ses girişi ve bir Kensington<br />

Lock yuvası mevcut.<br />

Tek bir şarjla 12 saate kadar pil ömrü sunan<br />

dizüstü bilgisayarlar, tüm gün süren<br />

derslere ve daha fazlasına dayanırken; bu<br />

da öğrencilerin hem kesintisiz öğrenmenin<br />

hem de eğlencenin keyfini çıkarmasını<br />

sağlıyor.<br />

Günlük hijyen ve güvenlik<br />

Öğrenme odaklı dizüstü bilgisayarların<br />

yüzeyleri, 24 saatlik bir süre içinde bakteri<br />

üremesini %99›un üzerinde engellediği<br />

bilimsel olarak kanıtlanan ve yüzeylerin<br />

hijyenik kalmasına yardımcı olan ASUS<br />

Antimicrobial Guard ile korunuyor. Böylece,<br />

CR11 temas yoluyla bulaşan zararlı<br />

bakterilerin yayılmasını potansiyel olarak<br />

azaltıyor.<br />

Kullanıcısının konforunu artırmaya yönelik<br />

özellikler arasında; TÜV Rheinland<br />

onaylı, öğrencilerin uzun çalışma seansları<br />

sırasında gözlerini mavi ışığın zararlarından<br />

korumaya yardımcı olan ekranlar<br />

yer alıyor. Göz bakımını bir adım öteye<br />

taşıyan ASUS Chromebook CR11, her türlü<br />

ışıkta rahat görüntüleme sağlamak için<br />

yansımaları azaltan parlama önleyici bir<br />

ekrana da sahip.<br />

Chromebook CR11, parmağın hızlı bir şekilde<br />

kaydırılmasıyla dönebilen yerleşik<br />

fiziksel web kamerası kapağı ile anında<br />

gizliliğe olanak tanıyor.<br />

Google for Education’ın en<br />

iyileri<br />

ASUS Chromebook CR11 serisi dizüstü<br />

bilgisayarlar eğitimi daha da güçlendirmek<br />

için, Google Play’e tam erişim de dahil<br />

olmak üzere Google for Education’ın<br />

en iyi özelliklerini kullanıyor. Gmail, Dokümanlar,<br />

Drive, Takvim, Meet ve daha<br />

fazlası gibi üretkenlik uygulamaları da<br />

dahil olmak üzere Google Workspace for<br />

Education’ın tüm gücüyle bir araya gelen<br />

ChromeOS, kullanıcıların hızlı bir şekilde<br />

ortak çalışmasına ve favori uygulamalarla<br />

sorunsuz bir şekilde senkronize olmasına<br />

olanak tanıyor. Ayrıca Google Yönetici<br />

konsolu, okul BT personelinin çok çeşitli<br />

politika ve ayarları uzaktan yönetmesine<br />

de imkan sunuyor.<br />

46<br />

Verimli öğrenme için çok yönlü<br />

yetenekler<br />

Dönüştürülebilir CR11, yaratıcılığı ve üretkenliği<br />

serbest bırakmak için hızlı, hassas


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>ITnetwork</strong><br />

Devexperts, TEB Yatırım için Mobil<br />

Alım-Satım Platformu geliştirdi<br />

2022 yılında önemli başarılara imza atan<br />

Borsa İstanbul (BİST), yatırımcılar için<br />

önemli bir alternatif olarak öne çıktı.<br />

BIST100 endeksi, geçtiğimiz yıl yüzde 196,57<br />

getiriyle 5.509,16 puana yükselerek, dünya<br />

genelinde de iyi bir performansa imza attı.<br />

BİST’in bu yükselişi, 1999’dan bu yana en<br />

güçlü artış olarak kayıtlara geçti. Merkezi<br />

Kayıt Kuruluşu’nun verilerine göre yıl sonu<br />

itibarıyla BİST’te yatırımcı sayısı yüzde 61<br />

artışla 3 milyon 794 bin 409 olurken, portföy<br />

değeri de 6,2 trilyon liraya ulaştı.<br />

Sayıları giderek artan yatırımcıların<br />

alım-satım kararlarında verinin büyük<br />

önem taşıdığına dikkat çeken Devexperts<br />

Türkiye CEO›su Oğuzhan Karakoç, sektörde<br />

artan teknoloji kullanımının da yatırım<br />

ekosisteminin büyümesinde etkili olduğunu<br />

söyledi. Türk Ekonomi Bankası’nın (TEB)<br />

iştiraklerinden TEB Yatırım için, TEB<br />

YATIRIM TRADER adlı bir mobil alımsatım<br />

platformu geliştirdiklerini açıklayan<br />

Oğuzhan Karakoç, “Kullanıcılar, Devexperts<br />

iştiraki olan dxFeed tarafından sağlanan piyasa<br />

verisinden yararlanarak, yatırımlarına<br />

veri temelli kararlarla yön verebiliyor” dedi.<br />

Mobil uygulama ile sözleşme<br />

yönetimi<br />

“Pandemi döneminde bankalara getirilen<br />

uzaktan müşteri edinim imkanının, bu yıl<br />

içinde aracı kurumlar ve portföy yönetim<br />

şirketlerine de tanınması, yatırımcıların<br />

yatırım araçlarına daha çok ve kolay<br />

erişmesini sağladı” diyen Oğuzhan Karakoç,<br />

TEB YATIRIM TRADER uygulamasında<br />

sözleşme imzalama sürecinin de uygulamaya<br />

Borsa İstanbul, getiri arayışındaki yatırımcılar arasında giderek<br />

daha fazla tercih edilirken, yatırımcılar da verileri anlık<br />

olarak takip edebilecekleri, her an her yerden alım-satım yapabilecekleri<br />

araçlara ihtiyaç duyuyor. Sermaye piyasalarında<br />

faaliyet gösteren kurumlara özel yazılımlar geliştiren Devexperts,<br />

TEB Yatırım için mobil alım-satım platformu geliştirdi…<br />

dahil edildiğini, bu sayede yatırımcıların<br />

alım-satım işlemlerine odaklanabildiğini<br />

vurguladı.<br />

Hisse senedi piyasasına her<br />

zaman ve her yerden erişim<br />

TEB YATIRIM TRADER ile Borsa İstanbul<br />

Pay Piyasası ile Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasına<br />

her zaman ve her yerden erişilebileceğine<br />

dikkat çeken Oğuzhan Karakoç,<br />

“Sermaye piyasalarının önde gelen yazılım<br />

geliştirme şirketlerinden Devexperts olarak<br />

geliştirdiğimiz, iOS ve Android işletim<br />

sistemlerinde çalışan mobil uygulamada;<br />

hisse senedi, opsiyon, vadeli işlem ve varant<br />

alım-satımı yapılabiliyor. Kullanıcılar, özelleştirilmiş<br />

raporlarından ve TEB Yatırım’ın<br />

araştırma uzmanları tarafından iletilen<br />

tavsiyelerden faydalanabiliyor. Takip listesi,<br />

uyarı mekanizması, sıcaklık haritası ve çeşitli<br />

analiz araçlarıyla etkin piyasa takibi yapılarak<br />

doğru yatırım kararları alınabiliyor”<br />

diye açıkladı.<br />

Bankacılık ve aracı kurumları<br />

ile tanışma<br />

TEB Yatırım’ın banka aracı kurumu olarak<br />

ilk müşterileri olduğunu söyleyen Devexperts<br />

Türkiye CEO›su Oğuzhan Karakoç, sözlerini<br />

şöyle tamamladı: “Bankacılık alanındaki<br />

projeler bizi her zaman heyecanlandırıyor.<br />

TEB’in bizim için özel bir yeri var. Bu projede<br />

de TEB Yatırım’la çalışma fırsatını bulduk,<br />

projenin uygulama safhasında önemli<br />

deneyimler edindik. Sermaye piyasalarında<br />

faaliyet gösteren kurumlara özel yazılımlar<br />

geliştirmedeki uzmanlığımızı, kullanıcı arayüzü<br />

ve piyasa verisi aktarımı konusunda<br />

geliştirdiğimiz nitelikli ürünleri, TEB Yatırım<br />

aracılığıyla Türkiye’deki yatırımcıların<br />

hizmetine sunmaktan mutluluk duyuyoruz.”<br />

Sektör Market<br />

IT network<br />

Baims’e 4 Milyon dolar yatırım<br />

Türkiye ve MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika)<br />

bölgesindeki üniversite ve lise öğrencilerine uygun<br />

fiyat politikasıyla erişilebilir eğitim sağlayan<br />

eğitim teknolojileri girişimi Baims, Seri A Fonu’nda<br />

4 milyon dolar yatırım aldı. Türkiye’de geçen<br />

yıldan beri faaliyet gösteren Baims yatırımına,<br />

Kuveyt merkezli yatırım şirketi AK Holding’in<br />

öncülüğünde Al-Wazzan Eğitim Grubu, Rasameel<br />

Yatırım Evi ve diğer yatırımcılar katıldı.<br />

Yousef Al-Husaini: “Eğitimin<br />

geleceği üzerinde önemli bir etki<br />

yaratmaya hazırız”<br />

Baims CEO’su Yousef Al-Husaini yatırımla ilgili<br />

olarak, “Baims, Big Aims yani büyük hedefler<br />

Türkiye ve MENA bölgesinde faaliyet gösteren eğitim teknolojileri<br />

girişimi Baims, Kuveyt merkezli yatırım şirketi AK Holding’in<br />

öncülüğünü yaptığı Seri A Fonu’nda, Al-Wazzan Eğitim<br />

Grubu, Rasameel Yatırım Evi ve diğer yatırımcıların katılımıyla 4<br />

milyon dolar yatırım aldı. Baims CEO’su Yousef Al-Husaini, bu<br />

yatırımı inovatif platformun geliştirilmesini hızlandırmak, pazarlama<br />

faaliyetlerini artırmak, yeni eğitim içerikleri ve hizmetleri<br />

geliştirmek için kullanmayı hedeflediklerini söyledi…<br />

anlamına geliyor. Gençlerin, özellikle üniversite<br />

öğrencilerinin büyük hedeflerini temsil ettiği için<br />

seçilen bir isim. Bu büyük hedefe daha da fazla<br />

katkı sağlamak için Türkiye ve MENA bölgesinde<br />

yaşayan öğrencilere hem kaliteli hem de maddi<br />

olarak erişilebilir eğitim sağlama vizyonumuzu<br />

paylaşan yatırımcılarımızın desteğini almaktan<br />

mutluluk duyuyoruz. Platformumuz ile online<br />

eğitimde yenilikçi bir adım atarak, özelleştirilmiş<br />

video dersleri, canlı oturumlar, sohbet grupları ve<br />

interaktif çalışmaları kapsayan zengin bir eğitim<br />

hizmeti sunuyoruz. Kullanıcı dostu arayüzümüz<br />

ile öğrencilerin içeriklere kolayca erişimlerini<br />

sağlıyoruz. Bu yatırım turundan elde ettiğimiz<br />

fonları da inovatif platformumuzun geliştirilmesini<br />

hızlandırmak, pazarlama faaliyetlerimizi<br />

artırmak, yeni eğitim içerikleri ve hizmetler geliştirmek<br />

için kullanmayı hedefliyoruz. Eğitimde<br />

inovatif yaklaşımımız ve öğrencileri güçlendirme<br />

konusundaki söz ve hedeflerimizle bölgemizde<br />

eğitimin geleceği üzerinde önemli bir etki yaratmaya<br />

hazırız” dedi.<br />

47

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!