Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!
Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.
IT<br />
B<br />
n e tw o r k<br />
İ L G İ T E K N O L O J İ L E R İ D E R G İ S İ<br />
25 <strong>Mart</strong> • 10 <strong>Nisan</strong> • <strong>2023</strong> • KDV Dahil 35 TL www.itnetwork.com.tr<br />
10 milyar dolarlık sektörde<br />
Türkiye için önemli iş birliği<br />
Küresel fintech yatırımları 2022 yılında<br />
164 milyar dolara ulaştı<br />
2022 yılının son çeyreğinde girişim<br />
yatırımları Çin’e aktı
Dijitalleşme Notumuz Gerilemiş!<br />
Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından hazırlanan ve her yıl yayınlanan Türkiye’nin dijital haritasına yönelik Türkiye’nin<br />
Dijital Dönüşüm Endeksi 2022 Raporu’na göre Türkiye’nin dijitalleşme notu düşüş gösterdi. 2021 yılında 3,21 olan dijitalleşme notu<br />
2022 yılında ise 3,12 olarak tespit edildi. Ekosistem, yeterlilik, kullanım ve dönüşüm olmak üzere dört ana bileşen ve 10 farklı boyutta<br />
Türkiye’nin dijitalleşme performansının değerlendirildiği raporda, ülkemizin dijital dönüşümünün hızlandırılması içi yapılması gerekenler<br />
de paylaşılıyor. İş dünyası mensupları tarafından doldurulan anketler ve 139 ülkeden alınan verilerin analiz edilmesiyle oluşturulan<br />
rapor, ekosistem, yeterlilik, kullanım ve dönüşüm olmak üzere dört ana bileşen ve 10 farklı boyutta Türkiye’nin dijitalleşme<br />
performansını ortaya koyuyor. Raporun detaylarını ve geleceğe yönelik öngörüleri bulacağınız raporun detaylarını sayfalarımızda<br />
bulabilirsiniz.<br />
vivo, Türkiye fabrikasının kapılarını ilk kez açtı<br />
2021 yılından bu yana dünyanın en çok satan 5 telefon markasından biri olan vivo, 2021 yılında Gebze’de açtığı Türkiye üretim tesisinin<br />
kapılarını ilk kez açtı. 20 milyon dolar yatırım ile Gebze’de hizmete giren vivo Türkiye üretim tesisi Çin, Güney ve Güneydoğu<br />
Asya’dan sonra 8. üretim merkezi olarak vivo’nun global üretim kapasitesini yıllık 200 milyon adedin üzerine çıkardı. Yıllık 5 milyon<br />
adet cihaz üretim kapasitesi ile yatırımı tamamlanan vivo Türkiye üretim tesisinin aktif kapasitesi, 2022 yılı sonunda devreye<br />
alınan üçüncü üretim bandı ile yüzde 35 oranında artırıldı. Kendi segmentinde şık tasarımı ve yüksek performansı ile büyük beğeni<br />
toplayan vivo Y serisi modellerinin üretildiği tesiste halen 300’ün üzerinde kişi istihdam ediliyor. Fabrikanın kapılarını ilk kez basın<br />
mensuplarına açan vivo’nun kapasite, üretim ve gelecek yatırımlarıyla ilgili detayları siz okurlarımız için yerinde takip ettik. Vivo<br />
ayrıca kendisine güven duyan Türk tüketicisine teşekkür etmek için ülkemizde ilk kez giriş ve orta segment telefonlardaki iki büyük<br />
Android güncelleme garantisi sözünü veriyor. Fabrika gezimizin detaylarını haberimizden takip edebilirsiniz…<br />
Afet’in yaraları sarılmaya devam ediyor…<br />
Dünya tarihinin en büyük felaketlerinden birisini yaşamışlığımızın üzerinden henüz kısa zaman geçmesine rağmen hem ülke hem<br />
de global dostlarımızın hummalı ve öz verili çalışma ve yaklaşımlarıyla yaralar hızla sarılmaya, ihtiyaçlar giderilmeye çalışılıyor.<br />
Birçok sektörden duyduğumuz yatırım ve bölgesel alınan kararlar, sektörümüzün birçok şirketi tarafından da alınmaya devam ediyor.<br />
Herkes yapabildiği ölçüsünde, sunduğu hizmetler kapsamında ya bir donanım, eğitim, sağlık, gıda, iş, aş ya da bir başka ihtiyaç<br />
noktasında tüm depremzedelerimizin yanında olmaya devam ediyor ve edecek de görünüyor. Bu kapsamda sektörümüz oyuncuları<br />
tarafından atılan adımların detaylarını da sayfalarımızda bulacak, yapılan yatırımları sizler de takdir edeceksiniz. Böylesi bir felaketin<br />
tekrar yaşanmamasını diliyoruz…<br />
Dolu dolu içerik…<br />
Yukarıda da örneklendirmelerde bulunduğumuz dergimiz içeriği yine teknoloji deryası gibi. Sektörümüzün önde gelen şirketlerinin<br />
teknoloji alanındaki yenilikleri, gelecek planları ve hedeflerine yönelik hem haber çalışmalarının hem de araştırma haberlerinin yer<br />
aldığı sayfalarımız ilginizi çekecek. Bilişim sektöründeki son gelişmelerden haberdar olacaksınız. Sektör market sayfalarımızda bulacağınız<br />
teknolojik gelişmeler ve geleceğe yönelik yenilikler siz okurlarımızı teknolojiye doyuracak.<br />
Sektörlere yönelik yeni geliştirilen teknoloji içerikleri, araştırma ve sektör oyuncularının önemli yatırım haberleriyle dolu yeni sayımızda<br />
tekrardan görüşmek üzere.<br />
O zamana kadar teknolojiniz bol olsun…<br />
Hoşça kalın…<br />
Ahmet Mızrak<br />
ahmet.mizrak@img.com.tr
8<br />
Otonom<br />
Sektörü hızlı<br />
büyüyor!<br />
15<br />
<strong>2023</strong> teknoloji<br />
girişimcileri için<br />
çok avantajlı bir<br />
dönem olacak<br />
24<br />
Yapay Zeka<br />
teknolojileri<br />
afet<br />
yönetimini de<br />
değiştirecek
25 <strong>Mart</strong> - 10 <strong>Nisan</strong> <strong>2023</strong><br />
IT<br />
BİL<br />
network<br />
Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
34<br />
Hitit Borsa<br />
İstanbul’da<br />
birinci<br />
senesini<br />
tamamladı<br />
26<br />
Türk Teknoloji<br />
Şirketleri<br />
MWC <strong>2023</strong>’te<br />
göz doldurdu<br />
38<br />
vivo, Türkiye<br />
fabrikasının<br />
kapılarını ilk<br />
kez açtı<br />
İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK<br />
İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA<br />
İMTİYAZ SAHİBİ<br />
H. FERRUH IŞIK<br />
GENEL MÜDÜR<br />
(Sorumlu)<br />
MEHMET SÖZTUTAN<br />
mehmet.soztutan@img.com.tr<br />
GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ<br />
SIDIKA AKYOL KAYIR<br />
sidika.kayir@aplusmedya.com<br />
GE NEL YA YIN MÜ DÜ RÜ<br />
AHMET MIZRAK<br />
ahmet.mizrak@img.com.tr<br />
DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ<br />
YUSUF OKÇU<br />
yusuf.okcu@img.com.tr<br />
HABER MERKEZİ<br />
ENES KARADAYI<br />
enes.karadayi@img.com.tr<br />
KAT KI DA BU LU NAN LAR<br />
Doç. Dr. M.ALİ ÖZ BU DUN<br />
ozbudun@gmail.com<br />
ÖMER KARDAŞ<br />
omer.kardas@ihlas.com.tr<br />
ALİ İLKER YÜCEER<br />
ali@mak ro bil.com.tr<br />
TEKNİK MÜDÜR<br />
TAYFUN AYDIN<br />
Tayfun.aydin@img.com.tr<br />
GRAFİK TASARIM<br />
HAKAN SÖZTUTAN<br />
hakan.soztutan@img.com.tr<br />
FİNANS MÜDÜRÜ<br />
Cuma KARAMAN<br />
cuma.karaman@img.com.tr<br />
MUHASEBE MÜDÜRÜ<br />
Yusuf DEMİRKAZIK<br />
yusuf.demirkazik@img.com.tr<br />
A BO NE VE DAĞI TIM<br />
İSMAİL ÖZÇELİK<br />
ismail.ozcelik@img.com.tr<br />
Reklam Rezervasyon<br />
A PLUS MEDYA<br />
NISH ISTANBUL RESIDENCE<br />
Çobançeşme Mah. Sanayi Cad.<br />
No: 44/B - D: 167 Yenibosna/<br />
Bahçelievler - İstanbul<br />
Reklam İletişim<br />
reklam@aplusmedya.com<br />
Tel : 0212 216 99 13<br />
Gsm : 0552 805 34 35<br />
İdare Merkezi:<br />
Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza<br />
No:11 34190 Yenibosna–Bahçelievler / İSTANBUL<br />
Tel: 0212 454 22 22<br />
Renk Ayrımı:<br />
Türkiye Gazetesi Renk Ayrımı Servisi<br />
CTP - BASKI : İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.<br />
Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza<br />
No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler / İSTANBUL<br />
Tel: 0212 454 30 00
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
ASUS ExpertBook B6 Flip ile Mobil<br />
Bir İş İstasyonuna Sahip Olun<br />
2022 yılı IFA’nın öne çıkan tasarım ve özellikleri ile dikkat çeken modellerinden birisi olan<br />
ExpertBook B6602 Flip, günümüz şartlarında artık işin ofislerle sınırlı olmadığının, tempolu çalışma<br />
şartlarının vazgeçilmez performans ve mobilitenin sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Yakın zamanda<br />
deneyimleme fırsatı bulduğumuz ASUS ExpertBook B6 Flip, performansı, donanımı ve sunduğu<br />
özellikleri ile kullanıcısını mutlu edecek bir ürün…<br />
Bugüne kadar sunmuş olduğu ürün skalasında üstün performans ve<br />
donanıma sahip ürünleri uygun şartlarda kullanıcısına sunmayı ilke<br />
edinen ASUS, ExpertBook Serisinin B6602 Flip modelinde de bu özelliğini<br />
devam ettirmiş.<br />
4<br />
Öncelikle ürün sunduğu özellikler ve donanım olarak kurumsal iş<br />
dünyasının ilgisini fazlasıyla çekeceğe benziyor. Özellikle üründe tercih<br />
edilen NVIDIA RTX A2000 grafik kartı, mimar, mühendis ve inşaat<br />
sektöründe çalışanlar için üst düzey performans vaat ediyor. ASUS’un<br />
ilk Expert serisi dönüştürülebilir mobil iş istasyonu olan ExpertBook B6<br />
Flip, kurumların, mimarların, mühendislerin, tasarımcıların; sunmuş<br />
olduğu güvenlik kriterleriyle de kamu sektörünün ihtiyaç duyduğu hem<br />
yüksek performansı hem de üst düzey güvenliği sunabilen mobil bir iş<br />
istasyonu. Cihaz Windows 11 Pro işletim sistemiyle geliyor.
Diğer yandan ExpertBook B6 Flip, 3ds<br />
Max®, MicroStation® ve Vectorworks® gibi<br />
dünyanın önde gelen yazılım şirketlerinin<br />
profesyonel uygulamalarıyla çalışmak üzere<br />
ISV tarafından onaylı olmasıyla dikkat<br />
çekiyor.<br />
ASUS ExpertBook B6’nin Flip olması yani<br />
katlanabilirlik sunması ile bir nevi notebook<br />
cihazı tablet formunda da kullanma<br />
imkanı sağlıyor. Yani kısaca ikisi bir arada<br />
ürün olduğunu söylemek yanlış olmaz.<br />
16 inç ekranı ile her yerde ve birçok farklı<br />
formda kullanım şekli ile çalışma esnekliği<br />
sağlayarak kullanıcısına üretkenlik sunuyor.<br />
Ayrıca ürünün dışında kullanılan<br />
magnezyum ve alüminyum bileşenleri dış<br />
donanımına sağlamlık katarken, ürünün<br />
askeri sağlamlık sertifikasına da sahip olmasını<br />
sağlıyor.<br />
B6 Flip, desktop bir iş istasyonu gibi kullanıcısına<br />
çalışma ortamı sunmak adına gerekli<br />
bağlantı seçeneklerine sahip.<br />
Cihaz üzerinde kolay veri aktarımı ve çevresel<br />
bağlantılar için kapsamlı bir bağlantı<br />
seti mevcut. Diğer yandan gelişmiş güvenlik<br />
için de ikincil bir kimlik kontrolü adına<br />
yerleşik bir akıllı kart okuyucusu kullanıcısına<br />
sunuluyor.<br />
MicroSD yuvası ise bizim gibi içerik oluşturucuları<br />
adına her yerden bağlantı kurulabilecek,<br />
yüksek boyutlu görüntü çekme,<br />
aktarma, düzenleme ve işlememize imkan<br />
sağlıyor.<br />
Üründe ayrıca 1080p 30FPS bir web kamera<br />
bulunuyor. Kameranın üzerinde bulunan<br />
sürgülü kilit bulunması ayrıca bir güvenlik<br />
önlemi olarak karşımıza çıkıyor. Kameranın<br />
kenarlarında bulunan yapay zeka<br />
destekli, gürültü engelleme özelliği bulunan<br />
mikrofonları da belirtmekte fayda var.<br />
Diğer taraftan cihaz içerisinde sunduğu 4<br />
adet hoparlör ile üst seviye ses performansı<br />
da sağlıyor. Klavye üzerindeki aydınlatma<br />
özelliği ise her ortamda çalışma özelliği<br />
sunuyor. Fakat tek renk tercih edilerek ve<br />
sadece beyaz sunulduğunu belirtelim.<br />
Ayrıca cihaz, DisplayPort® 1.4’lü iki ultra<br />
çok yönlü Thunderbolt 4 bağlantı noktasının<br />
yanı sıra iki USB 3.2 Tip-A bağlantı<br />
noktası ve profesyonel düzeyde 2.5 Gbps<br />
Ethernet bağlantı noktasına sahip.<br />
ASUS ExpertBook B6 Flip’in dikkat çeken<br />
noktalarından, belki de negatif olarak bahsedebileceğimiz<br />
ürünün ağırlığı ve ekranda<br />
kenarlarda bırakılan çerçeve genişlikleri.<br />
Bir iş istasyonu sunabilmek, hem de<br />
mobil ve katlanabilir bir ürün sunabilmek<br />
adına ekran üzerinde kullanılması gereken<br />
özellikler nedeniyle bu şekilde sunum gerçekleşmiş<br />
olabilir; fakat bu yine de dikkat<br />
çekici.<br />
ASUS ExpertBook B6 Flip’in bağlantı seçeneklerini<br />
bahsetmiştik. Bunları biraz<br />
detaylandıralım. Ürünü sol tarafında bulunan<br />
güç girişinin altında USB 3.2 Tip-A<br />
G2 portu bulunuyor. Kulaklık ve mikrofon<br />
çıkışı da sol tarafta yer alıyor. Yine aynı tarafta<br />
HDMI 2.0b çıkışının yanı sıra cihazın<br />
Ethernet portu da yer alıyor. Thundertbolt 4<br />
destekli iki adet USB-C portu da bu tarafta<br />
mevcut.<br />
Cihazın sağ yanına baktığımızda ise bir<br />
adet USB 3.2 Tip-A G2 portu ve bir adet<br />
mini displayport da yer alıyor. Ürünü tablet<br />
modunda kullandığımızda ses açma ve kapama<br />
tuşlarıyla cihazın power tuşunun da<br />
burada yer aldığını söyleyebilirim. Sağ tarafta<br />
dikkat çeken bir diğer nokta ise Nano<br />
Kensington Kilidi. Cihazın sunmuş olduğu<br />
bağlantıların içinde yer alan smart kart<br />
okuyucu da bu tarafta yer alıyor.<br />
Diğer yandan ürünün üstün performansını<br />
ortaya çıkartan fanları kullanıcısına ısınmayan,<br />
serin, sessiz ve yüksek performansta<br />
her zaman çalışmaya hazır bir ürün ile<br />
çalışma imkanı sağlıyor. ExpertBook B6<br />
Flip, 12.Nesil Intel Core i9 HX işlemci, 128<br />
GB’a kadar çift kanallı DDR5-4800MHz<br />
bellek desteği ve 4 TB’a kadar geniş depolama<br />
hacmi ile bilgi işlem gücünü üst düzeye<br />
çıkarıyor.<br />
Üst Seviye Güvenlik<br />
Yukarıda da değindiğimiz gibi ASUS ExpertBook<br />
B6 Flip’in kullanıcısına sunmuş<br />
olduğu çok katmanlı güvenlik özellikle bunun<br />
çok daha önem arz ettiği finans, kamu<br />
başta olmak üzere birçok üst seviye güvenliğe<br />
ihtiyaç duyan meslek alanlarının kullanımı<br />
içi ideal bir ürün olduğunu gösteriyor.<br />
Verilere yetkisiz erişimi önlemek için kendi<br />
kendini şifreleyen TCG Opal SSD sürücüleri<br />
desteklemesi, TPM 2.0 yongası güvenlik<br />
kriterlerinde öne çıkıyor. Bir diğer öne çıkaracağımız<br />
güvenlik artısı ise Windows<br />
Hello ile kolay ve güvenli oturum açma için<br />
IR kamera özelliği.
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Günlük QR “Tarama Dolandırıcılığı”<br />
Kullanıcıları Mobil Cihazları Üzerinden Avlıyor<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
6<br />
HP, bilgisayar korsanlarının QR kodlu<br />
kimlik avı kampanyalarındaki artış da<br />
dahil olmak üzere saldırı yöntemlerini<br />
çeşitlendirdiğini gösteren en son üç<br />
aylık HP Wolf Security Tehdit Öngörüleri<br />
Raporu’nu yayınladı. HP Wolf<br />
Security, tespit araçlarından kaçan bilgisayarlardaki<br />
tehditleri izole ederek,<br />
hızla değişen siber suç ortamında siber<br />
suçlular tarafından kullanılan en son<br />
teknikler hakkında özel bir içgörüye<br />
sahip oluyor. HP Wolf Security müşterileri<br />
bugüne kadar 25 milyardan fazla<br />
e-posta ekine, web sayfasına tıklamış<br />
ve hiçbir ihlal bildirilmeden dosya indirmiş<br />
bulunuyor. HP Wolf Security<br />
ile ilgili diğer bilgilerin, 28-30 <strong>Mart</strong> tarihleri<br />
arasında McCormick Place Chicago’da<br />
düzenlenecek olan Amplify İş<br />
Ortakları Konferansı›nda sunulacağı<br />
belirtiliyor.<br />
Şubat 2022›den itibaren Microsoft,<br />
Office dosyalarındaki makroları<br />
varsayılan olarak engellemeye<br />
başlayarak saldırganların kötü amaçlı<br />
kod çalıştırmasını zorlaştırdı. HP<br />
Tehdit Araştırma ekibi tarafından<br />
toplanan veriler, 2022›nin 2.<br />
çeyreğinden itibaren saldırganların<br />
cihazlara sızmanın ve veri çalmanın<br />
yeni yollarını bulmak için tekniklerini<br />
çeşitlendirdiğini gösteriyor. Araştırma,<br />
HP Wolf Security çalıştıran milyonlarca<br />
uç noktadan elde edilen verilere dayanıyor:<br />
• QR tarama dolandırıcılığının yükselişi:<br />
HP, Ekim 2022’den bu yana neredeyse<br />
her gün QR kodu “tarama dolandırıcılığı”<br />
kampanyalarına tanık oldu. Bu<br />
dolandırıcılıklar, kullanıcıları mobil<br />
cihazlarını kullanarak bilgisayarlarından<br />
QR kodlarını taramaları için kandırıyor<br />
ve böylece potansiyel olarak bu<br />
tür cihazlarda daha zayıf kimlik avı<br />
koruması ve tespitinden yararlanıyor.<br />
QR kodları kullanıcıları kredi ve banka<br />
kartı bilgilerini isteyen kötü niyetli<br />
web sitelerine yönlendiriyor. Dördüncü<br />
çeyrekteki örnekler arasında, ödeme<br />
isteyen paket teslimat şirketleri gibi<br />
görünen kimlik avı kampanyaları da<br />
yer aldı.<br />
• HP, zararlı PDF eklerinde yüzde 38’lik<br />
bir artış kaydetti: Son saldırılar, web ağ<br />
geçidi tarayıcılarını atlayarak şifrelenmiş<br />
kötü amaçlı ZIP dosyalarına bağlantı<br />
veren gömülü görüntüler kullanıyor.<br />
PDF talimatları, kullanıcının bir<br />
ZIP dosyasını açmak için girmesi için<br />
kandırıldığı bir parola içeriyor ve fidye<br />
yazılımı dağıtmak için plaj başı olarak<br />
Yeni HP Wolf Security raporu, makroları varsayılan<br />
olarak engelleme hamlesinin tehdit aktörlerini yaratıcı<br />
yollarla düşünmeye zorladığını gösteriyor…<br />
kullanılan sistemlere yetkisiz erişim<br />
elde etmek için QakBot veya IcedID<br />
kötü amaçlı yazılımını dağıtıyor.<br />
• Zararlı yazılımların yüzde 42’si ZIP,<br />
RAR ve IMG gibi arşiv dosyalarının<br />
içinde ulaştırıldı: Tehdit aktörleri yüklerini<br />
çalıştırmak için komut dosyalarına<br />
geçtikçe, arşivlerin popülaritesi<br />
2022’nin ilk çeyreğinden bu yana yüzde<br />
20 arttı. Bu oran, Microsoft Word,<br />
Excel ve PowerPoint gibi Office dosyaları<br />
aracılığıyla gönderilen zararlı yazılımların<br />
yüzde 38’lik oranı ile karşılaştırılıyor.<br />
HP, HP Wolf Security tehdit araştırma<br />
ekibi Kıdemli Kötü Amaçlı Yazılım<br />
Analisti Alex Holland, “Emotet gibi zararlı<br />
yazılım dağıtıcılarının Office’in<br />
daha katı makro politikasını karmaşık<br />
sosyal mühendislik taktikleriyle aşmaya<br />
çalıştığını gördük ve bunun daha az<br />
etkili olduğunu düşünüyoruz. Ancak<br />
bir kapı kapandığında diğeri açılıyor<br />
ve tarama dolandırıcılığı, kötü amaçlı<br />
reklamcılık, arşivler ve PDF zararlı<br />
yazılımlarındaki artışı da bunu gösteriyor”<br />
diyor ve ekliyor: “Kullanıcıların,<br />
QR kodlarını tarayıp hassas verilerini<br />
vermelerini isteyen e-postalara ve web<br />
sitelerine ve parola korumalı arşivlere<br />
bağlanan PDF dosyalarına dikkat etmesi<br />
gerekiyor.”<br />
HP ayrıca 4. çeyrekte, bilgisayarlara<br />
sekiz zararlı yazılım ailesini bulaştırmak<br />
için kullanılan kötü amaçlı reklam<br />
kampanyalarında taklit edilen 24<br />
popüler yazılım projesi buldu (bir önceki<br />
yıl sadece iki benzer kampanya<br />
vardı). Saldırılar, kullanıcıların gerçek<br />
web siteleriyle neredeyse aynı görünen<br />
kötü amaçlı web sitelerine yönlendiren<br />
arama motoru reklamlarına tıklamasına<br />
dayanıyor.<br />
HP Kişisel Sistemler Küresel Güvenlik<br />
Başkanı Dr. Ian Pratt, “Teknikler gelişse<br />
de, tehdit aktörleri kullanıcıları uç<br />
noktada hedef almak için hala sosyal<br />
mühendisliğe güveniyor” diyor ve ekliyor:<br />
“Kurumlar e-posta, web taraması ve<br />
indirmeler gibi en yaygın saldırı vektörlerini<br />
kontrol altına almak için güçlü<br />
izolasyon uygulamalı. Bunu, saldırı<br />
yüzeyini büyük ölçüde azaltmak ve bir<br />
kurulumun güvenlik duruşunu iyileştirmek<br />
için kullanıcıları uyaran veya<br />
hassas bilgileri şüpheli sitelere girmelerini<br />
önleyen kimlik bilgisi koruma<br />
çözümleriyle birleştirmeliler.”<br />
HP Wolf Security, kullanıcıları korumak<br />
için e-posta eklerini açma, dosya<br />
indirme ve bağlantılara tıklama gibi<br />
riskli görevleri yalıtılmış, mikro sanal<br />
makinelerde (mikro VM’ler) çalıştırıyor<br />
ve virüs bulaşma girişimlerinin<br />
ayrıntılı izlerini yakalıyor. HP’nin uygulama<br />
izolasyonu teknolojisi, diğer<br />
güvenlik araçlarını atlatabilecek tehditleri<br />
azaltıyor ve yeni izinsiz giriş<br />
teknikleri ve tehdit aktörlerinin davranışları<br />
hakkında benzersiz bilgiler<br />
sağlıyor.<br />
Raporun tamamına buradan ulaşabiliyor:<br />
https://threatresearch.ext.hp.<br />
com/hp-wolf-security-threat-insights-report-q4-2022/
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
TP-Link, akıllı üçlü prizi satışa sundu<br />
Tapo alt markasıyla akıllı ev çözümleri üretip<br />
satışını yapan TP-Link®, akıllı priz ailesine<br />
eklediği yeni üyesini duyurdu. Uzatma<br />
kablolu bir üçlü akıllı priz olan Tapo P300,<br />
Türkiye’de satışa sunuldu.<br />
Standart uzatma kablolu üçlü prizlerle aynı<br />
görünümde olan Tapo P300’ün üzerinde<br />
ayrı ayrı yönetilebilen üç adet akıllı priz yer<br />
alıyor. Bunlara ek olarak bir adet USB-C, iki<br />
adet de USB-A girişi bulunan priz, böylece<br />
telefon, tablet bilgisayar gibi cihazlar için de<br />
bir şarj noktası görevi görebiliyor. 1.5 metrelik<br />
uzatma kablosu sayesinde her yere yerleştirilebiliyor.<br />
TP-Link’in çok iş gören bu akıllı prizine üç<br />
farklı cihaz bağlanarak akıllı telefonlardan<br />
her yerden kolayca yönetilebiliyor. Örneğin<br />
üç prizden birine abajur, diğerine elektrikli<br />
ısıtıcı, bir diğerine de akıllı TV bağlanabiliyor<br />
ve bunların her biri ayrı ayrı Tapo uygulamasından<br />
açılıp kapanabiliyor; programlanabiliyor<br />
ya da zamanlayıcı ayarlanabiliyor. Bu<br />
Güvenli ödeme<br />
çözümleri ve uçtan<br />
uca finansal<br />
hizmetleriyle<br />
kullanıcılarına<br />
hayatı kolaylaştıran<br />
Paycell, Alternatif<br />
SuperApp ile ortaklık anlaşması imzaladı.<br />
Müşterilerini fintech kolaylıkları ile tanıştıran<br />
ve birçok alanda büyük firmalarla iş birliği yapan<br />
Alternatif SuperApp, anlaşma kapsamında kart<br />
saklama ve sanal pos gibi birçok üründe Paycell’in<br />
çözümlerini müşterilerine sunuyor. 2021<br />
yılının Aralık ayında lansman yapan Alternatif<br />
SuperApp 80’den fazla işletmeye dijital cüzdan<br />
altyapısı sağlıyor.<br />
Firmalar Sanal POS ve<br />
Checkout’a kolayca ulaşabiliyor<br />
Paycell, sunduğu sanal POS hizmeti ve Alternatif<br />
SuperApp iş birliği ile orta ve büyük ölçekte<br />
sayısız firmaya hizmet sağlıyor. Türkiye’nin<br />
dijital ödeme platformu olan Paycell’in Sanal<br />
POS’u, kafe ve restoranlardan eğlence parklarına<br />
Alternatif SuperApp’in portföyündeki farklı sektörden<br />
birçok firmanın dijital cüzdanlarında da<br />
kullanıldı. Ayrıca ödeme süreçlerini Paycell ile<br />
yöneten firmalar ödeme esnasında sorunsuz bir<br />
deneyime kavuştu.<br />
Tapo markasıyla akıllı ev çözümleri üreten TP-Link, şimdi<br />
de uzatma kablolu akıllı üçlü prizi satışa sundu. Tapo<br />
P300’ün üzerinde ayrı ayrı yönetilebilen üç akıllı priz ile<br />
USB-C ve USB-A girişleri yer alıyor…<br />
sayede hem yaşam kolaylaşıyor hem de gereksiz<br />
enerji tüketimi engelleniyor. Örneğin<br />
Tapo akıllı prize bağlı bir TV, kullanılmadığında<br />
enerjisi tamamen kesildiğinden, bekleme<br />
modunda harcadığı enerjiden tasarruf<br />
edilmiş olunuyor. Bu diğer elektrikli aletler<br />
için de geçerli. Aynı zamanda ütü, elektrikli<br />
ısıtıcı gibi cihazlar düşünüldüğünde tasarrufun<br />
yanı sıra güvenlik de sağlanıyor; ütüyü<br />
prizde unuttuk derdi sone eriyor.<br />
Ses ile kontrol edilebiliyor<br />
Tapo P300 çoklu akıllı priz, ses ile de kontrol<br />
edilebiliyor. Apple HomeKit, Amazon Alexa<br />
ve Google Home desteği olan priz ve prize<br />
bağlı cihazlar elleri hiç kullanma gereği olmadan<br />
sesli komutlarla açılıp kapanabiliyor.<br />
Üçlü akıllı priz, Tapo uygulaması haricinde<br />
‘Kart Saklama’ ve ‘Faturama<br />
Yansıt’ süreçleri hızlandırıyor<br />
Alternatif SuperApp’te yer alan birçok firma; halihazırda<br />
Paycell’in sunduğu kart saklama hizmetini<br />
kullanarak, bakiye yükleme süreçlerini<br />
yüksek güvenlikli bir şekilde yönetirken kullanıcılarının<br />
kart bilgilerini de koruyor.<br />
Bireysel müşteriler, yakında gelecek olan “Faturama<br />
Yansıt” özelliğiyle Paycell hizmetlerinden<br />
yararlanan bütün firmaların dijital cüzdanında<br />
Turkcell faturasına yansıtarak yükleme yapabilecek.<br />
Yöntem sayesinde eğlence parkı ya da<br />
restoranın dijital cüzdanına yükleme yapmak isteyen<br />
bir müşteri, işlemini faturasına yansıtarak<br />
gerçekleştirebilecek. Alternatif ödeme yöntemlerini<br />
müşterileriyle buluşturan Alternatif SuperApp,<br />
faturaya yansıtma özelliğini de 200 bine<br />
yakın müşterisinin kullanımına sunmuş olacak.<br />
iPhone, iPad, Apple Watch, HomePod ya da<br />
Mac’lerden de Apple Home uygulaması ve<br />
Siri kullanılarak yönetilebiliyor.<br />
Tapo P300 üzerinde yer alan USB girişleri, 18<br />
W’a kadar uyumlu cihazları hızlı şarj etmeyi<br />
sağlıyor (PD ve QC3.0 desteği). Geleneksel<br />
5W şarj cihazlarına göre akıllı telefon vb. cihazları<br />
2.5 kat daha hızlı şarj edebilen ürün,<br />
hem zamandan hem de enerjiden tasarruf<br />
ettiriyor.<br />
Güvenliği ihmal etmeyen Tapo P300 akıllı<br />
priz, alev geciktirici bir malzemeyle kaplanmış<br />
durumda ve aşırı akım, aşırı ısınma gibi<br />
güvenlik özelliklerine sahip.<br />
Ayrı bir hub gerektirmeden kolayca kurulan<br />
ve yönetimi de kolay olan ürünün tavsiye<br />
edilen satış fiyatı KDV dahil 1,009 TL olarak<br />
açıklanıyor.<br />
Paycell ile Alternatif SuperApp’den<br />
stratejik iş ortaklığı<br />
Dijital ödeme ve finansal hizmetler platformu Paycell, güvenli<br />
ödeme çözümleri ve uçtan uca finansal hizmetleriyle<br />
kullanıcılarının hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Fin-<br />
Tech sektöründe lider olma hedefiyle yerli start-up’larla iş<br />
birlikleri kuran ve böylece finansal teknolojiler ekosistemini<br />
beraber büyütmeyi amaçlayan Paycell, Alternatif SuperApp<br />
ile ortaklık anlaşması imzaladı…<br />
İş Birliği ekosisteme değer<br />
katmaya devam edecek<br />
Ekosisteme değer katma noktasında bu iş birliğinin<br />
büyük etkileri olacağına inandığını söyleyen<br />
Alternatif SuperApp kurucu ortağı ve Macellan<br />
CEO’su Göktürk Yetim “Paycell ile devam ettireceğimiz<br />
bu iş ortaklığının tüm Fintech ekosistemi<br />
ve özellik KOBİ’ler için teknolojinin doğru<br />
ve verimli kullanımı açısından başarılı bir örnek<br />
olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.<br />
Sundukları kart saklama, sanal POS, checkout<br />
ve faturama yansıt gibi özelliklerin yaygınlaşmasının<br />
hem ekosistemin büyümesi hem de ödeme<br />
süreçlerinin dijitalleşmesi açısından çok kıymetli<br />
olduğunu belirten Paycell CEO’su Serhat Dolaz<br />
ise “Tek platformdan birden fazla finansal hizmete<br />
erişim bakış açımızla her kullanıcıya anlık<br />
olarak ihtiyacı olan ürünü kolayca ulaştırıyoruz.<br />
Cüzdan servisleri, Paycell alışveriş limiti, faturaya<br />
yansıtarak ödeme, kartlı ödeme yöntemleri<br />
gibi derin ürün yelpazesiyle tüm finansal hizmetlerimizi<br />
sunarak iş ortaklarımızın kesintisiz<br />
deneyimlerine katkı sağlıyoruz. Alternatif SuperApp<br />
ile yaptığımız güçlü iş birliğiyle birçok farklı<br />
sektörden firmayı Paycell ürünleri ile tanıştırmaya<br />
devam ediyoruz. FinTech ekosisteminde<br />
Alternatif SuperApp ile kurduğumuz stratejik<br />
iş ortaklığı sektörü beraber büyütmemiz adına<br />
kıymetli bir adım” dedi.<br />
7Sektör Market<br />
IT network
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Otonom Sektörü hızlı büyüyor!<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
8<br />
Pandemi öncesi dönemde otonom teknolojileri<br />
insanlara anlatırken oldukça zorlandıklarının<br />
altını çizen ZGN Otonom<br />
ve Robotik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent<br />
Doğru, “Bundan üç yıl önce şirketlere<br />
yakın gelecekte her şeyin otonomlaşacağını<br />
söylediğimizde sanki onlara<br />
uzay çağını anlatıyormuşuz gibi tepkiler<br />
alıyorduk. Aslında Tesla’nın otonom<br />
araçlarıyla birlikte sektör belli bir seviyeye<br />
gelmişti ve değişim kaçınılmazdı.<br />
Otonom araçların dünya ve Türkiye pazarı<br />
büyüme oranlarına baktığımızda<br />
bu süreci pandemi öncesi ve pandemi<br />
sonrası olarak ikiye ayırmakta fayda<br />
var. Pandemi insan olmazsa üretimin<br />
olmadığını, lojistiğin durduğunu bizlere<br />
göstermiş oldu. Böylece doğal olarak<br />
otonomun ana amacı da oturmuş oldu.<br />
Bu etkiyle yaklaşık üç yıllık bir süreci<br />
hızlandırmış olduk. Doğal olarak da sektör<br />
hızlı bir şekilde büyümeye girdi. 2030<br />
yılına kadar bu hacmin yurtdışında 1.6<br />
trilyon dolar seviyelerine büyüyeceği<br />
ön görülüyor. Türkiye pazarında da 200<br />
milyar doların üzerinde olacağına inanıyorum.<br />
Bize gelen talepler de oranladığımızda<br />
bunu gösteriyor.<br />
Tabi otonomlaşmayı bizim yaptığımız<br />
gibi sadece endüstri alanında düşünmemek<br />
lazım. Tümünü bir olarak ele almak<br />
lazım. Bugün yollardaki araçların otonomlaşmasından<br />
tutun da endüstri alanındaki<br />
forkliftlerin, istif makinelerinin<br />
otonomlaşması da aslında aynı mantık<br />
çerçevesinde işliyor. Otonom sektörü<br />
dediğimizde bunların tümünü değerlendirmek<br />
gerekiyor. Biz şunu gördük insan<br />
maliyetleri git gide arttığı için pazar ciddi<br />
büyüme eğiliminde. Bugün asgari ücretin<br />
8.500 TL’nin üzerine çıkmış olduğu<br />
bir noktada doğal olarak bir araç üzerinde<br />
2 saatlik bir verimle çalışan personele<br />
bu paraların ödenmesi işveren üzerinde<br />
ciddi bir maliyet oluşturuyor. Bu süreçte<br />
otonom sistemlere geçiş yaparak aslında<br />
maliyetlerini düşürmüş oluyorlar. Onun<br />
için Türkiye’de bu sektörün çok hızlı bir<br />
şekilde amaca ulaşacağını düşünüyorum.<br />
<strong>2023</strong>’te ekonomi daha oturacaktır ve<br />
insanlar dijitalleşmeye daha fazla önem<br />
verecek. Firmaların büyüme ve yatırım<br />
stratejilerine baktığımızda dijitalleşme<br />
Dünyanın dijitalleşme hızı, pandemiden sonra tahminlerin<br />
ötesinde artarak devam ediyor. Birçok sektörde yapay<br />
zeka teknolojilerinden faydalanılarak pozitif sonuçlar elde<br />
edildi. Özellikle endüstri alanında otonom teknolojilere<br />
olan gereksinimin farkına varılmasıyla firmalar yatırımlarında<br />
öncelikleri bu alanlara vermeye başladılar. Otonom<br />
sektörü hacminin 2030 yılına kadar düryada 1.6 trilyon dolar<br />
seviyelerine ulaşacağı öngörülüyor…<br />
bütün projelerin önüne geçiyor. Firmalar<br />
bütçelerinin, kaynaklarının büyük bir<br />
bölümünü dijitalleşmeye ayırıyorlar.<br />
<strong>2023</strong> yılında otonom sektörünün hacmi<br />
Türkiye’de 10-15 milyar doları bulur ama<br />
2030’a kadar Türkiye pazarında da 200<br />
milyar dolarlara ulaşacaktır. Türkiye’de<br />
bu alanda güzel işler çıkaran ve kaynak<br />
yaratan firmalar var. Türkiye bu alanda<br />
dünya pazarında iyi bir oyuncu olacak”<br />
dedi.<br />
Hedef <strong>2023</strong>’te 5 Kat Büyümek<br />
Bülent Doğru, ZGN Otonom ve Robotik<br />
olarak 2022 yılını çok verimli geçirdiklerini<br />
ve <strong>2023</strong>’e yeni projelerle girdiklerini<br />
belirtti: “Firma olarak 2022’yi çok verimli<br />
geçirdik ve personel tarafında ekibimizi<br />
büyüttük.<br />
İki tane TÜBİTAK, bir tane KOSGEB<br />
projesi bitirdik. 3 büyük firmanın<br />
projesini aldık ve 2 projeyi tamamladık<br />
bir tanesi devam ediyor. 2022 yılında<br />
talepleri topladık ve <strong>2023</strong>’e bu taleplerle<br />
girdik. 2022’yi beklentilerimizin<br />
üzerinde kapattık. <strong>2023</strong>’ü ise 2022’nin<br />
5 katı büyüklükte bir ciro ile kapatma<br />
hedefimiz var. Aynı zamanda özel<br />
bir bankanın yatırım kararı ile ilk<br />
yatırımımızı aldık. <strong>2023</strong> yılında da<br />
Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birisi<br />
ZGN’ye yatırım kararı aldı, onun süreci<br />
de devam ediyor. <strong>2023</strong>’te daha büyük yatırımlarla<br />
uluslararası pazara açılmayı<br />
hedefliyoruz. Uluslararası pazarda iyi bir<br />
noktaya evrileceğimizi düşünüyorum.<br />
Şu anda da taleplerimiz var. 2022 yılının<br />
son aylarında Almanya’da iki global<br />
marka ile bir proje ortaklığı sürecine<br />
başladık. <strong>2023</strong>’te bunun imzalarını atmayı<br />
planlıyoruz. Bu anlaşmalar ile Almanya<br />
pazarına da hızlı bir şekilde girmiş<br />
olacağız. ZGN olarak ciddi şekilde<br />
bir büyüme trendi içerisindeyiz ve böyle<br />
devam edeceğimizi öngörüyorum.<br />
Otonom araçların dışında otonom tarafta<br />
temizlik ve hastanelerde kullanılabilecek<br />
yeni bir otonom sürüş modülü<br />
geliştiriyoruz. Bu otonom sürüş modülü<br />
entegre bir sistem. Bir masa düşünün tekerlekleri<br />
ve üzerinde otonom sürüş teknolojisi<br />
var. Bunun üzerine siz neyi giydirirseniz<br />
o şekilde çalışacak. Örneğin; çöp<br />
kovası giydirirseniz çöp toplama kovası<br />
şeklinde çalışıyor. Taşıma için üzerine<br />
koyduğunuz ekipmanları taşıyabiliyor<br />
veya arkasına çekme halatı koyarsanız<br />
çekicilik yapıyor. Üzerine neyi konumlandırırsanız,<br />
neyi düşünürseniz değişik<br />
farklı alanlarda çalışabileceğiniz bir sistem<br />
haline geliyor.<br />
Aynı zamanda yeni geliştirmiş olduğumuz<br />
görüntü işleme ile doğal navigasyon<br />
projemiz var. %100 yerli bir<br />
yazılımla üretiyoruz. Araçların saha içerisindeki<br />
hareket yapısını, doğal navigasyon<br />
süreçlerini görüntü işleme teknolojisi<br />
kullanarak yapmayı planlıyoruz. Bu yıl<br />
biraz daha görüntü işleme teknolojileri<br />
ve yapay zekaya ağırlık vereceğiz. Hem<br />
akıllı tarım uygulamaları içerisinde<br />
hem de endüstride otonom araç tarafını<br />
bunlarla destekleyerek uçtan uca entegre<br />
bir çözüm üretmeyi planlıyoruz.”
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
DİA E-Power ile yepyeni bir<br />
B2B e-ticaret deneyimi<br />
DİA Yazılım Genel Müdürü Suha Onay, DİA<br />
E-Power’ın B2B ve B2C’de üyelerine kolaylıklar<br />
sağladığını belirterek, “İşletmeler<br />
DİA E-Power ile e-ticarete kolayca başlayarak,<br />
hızla büyüme şansını yakalıyorlar. DİA<br />
E-Power’ın farklı sektörlerden firmaların ihtiyaçlarını<br />
karşılayan yapısı, kolay yönetim<br />
paneli ile benzersiz bir B2B e-ticaret deneyimi<br />
yaşarken DİA ile entegre yapısı sayesinde<br />
tüm süreçlerini de kolayca yönetebiliyorlar.<br />
İşletmeler, teknolojik detaylara takılmadan,<br />
Küresel ekonomik koşullar, tedarik zinciri kesintileri,<br />
tüketici talebindeki düşüş ve yüksek<br />
seyreden enflasyon, en çok KOBİ’leri etkiledi. Küresel<br />
Küçük İşletme Araştırması’nda, 2 KOBİ’den<br />
yaklaşık birinin (%46) “hayatta kalma” modunda<br />
olduğunu söylediği görüldü. Şartların sebep<br />
olduğu güçlüğü aşmak isteyen küçük ve orta<br />
ölçekli işletmeler için ödeme dengesi ve nakit<br />
akışı konuları önem kazanırken, nakit akışının<br />
sağlanmasının en önemli koşullardan birinin<br />
ödeme vadeleri olduğu görüldü. 30 Avrupa ülkesinde<br />
70’i aşkın üyesiyle KOBİ’lerin temsilciliğini<br />
üstlenen SMEunited tarafından paylaşılan verilerde,<br />
30 gün içinde yapılan ödemelerin küçük ve<br />
orta ölçekli işletmelerin nakit akışlarında yüzde<br />
66 iyileşme sağladığı tespit edildi. Öte yandan 60<br />
günlük vadelerle yapılan ödemelerin nakit akışına<br />
etkisi yüzde 10 olarak ölçüldü.<br />
Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Pay-<br />
Bull CEO’su Ömer Sefa Gider, “2022, hızlı ödeme<br />
almanın nakit akışlarına doğrudan etki ettiğinin<br />
daha iyi anlaşıldığı bir yıl oldu. Bu durum,<br />
KOBİ’lerin gerek bireysel, gerek ticari müşterilerinden<br />
hızla ödeme almasına olanak tanıyan<br />
çözümlere talebi artırıyor” dedi.<br />
DİA’nın geliştirdiği e-ticaret altyapısı platformu DİA<br />
E-Power, özellikle B2B alanında her çeşit ürün ve sektöre<br />
uygun onlarca e-ticaret teması sunarken, işinizi geliştirmenizi<br />
sağlayacak tün teknolojik geliştirmeleri yakından<br />
takip ederek, tüm altyapı desteğini sağlıyor…<br />
sadece e-ticaretteki ürünlerinin satışıyla<br />
ilgilenebiliyorlar. Otomotivden, hırdavata,<br />
kırtasiyeden kimyaya kadar birçok sektöre<br />
özel çözümleri nedeniyle DİA E-Power tercih<br />
ediliyor” dedi.<br />
DİA E-Power’a, B2B’den sonra B2C’de de<br />
uluslararası trendlere uygun güncellemeler<br />
yaptıklarının altını çizen Onay, “Artık üyelerimiz,<br />
DİA aracılığı ile daha çok müşteriye<br />
4 işletmeden biri, geç<br />
ödemeler sebebiyle iflas<br />
ediyor<br />
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der<br />
Leyen da her yıl gerçekleştirdiği ve Avrupa Birliği’nin<br />
genel görünümünü değerlendirdiği konuşmasında,<br />
4 iflastan birinin geç ödemelerden<br />
kaynaklandığını hatırlattı. Finansal teknolojilerin<br />
ödeme süreçlerini kısaltmak konusunda<br />
önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Ömer Sefa<br />
Gider, “Tüketici talebi ve iş ortağı beklentileri, her<br />
KOBİ’yi birden fazla ödeme aracı benimsemeye<br />
yönlendiriyor. KOBİ’ler, gelişen finansal teknolojiler<br />
sayesinde bankalarla tek tek anlaşma<br />
yapmak yerine tek çözüm üzerinden uygun komisyonlarla,<br />
oldukça hızlı ödeme alabiliyor. Pay-<br />
Bull olarak biz de bireysel ve ticari müşterilere,<br />
kurumsal şirketlere, KOBİ’lere online ödeme almanın<br />
güvenli ve hızlı yolunu sunuyoruz. Sanal<br />
POS, mobil POS, linkle ödeme alma, manuel POS<br />
ve abonelik yöntemi gibi ödeme çözümlerimizle<br />
işletmeleri 24 saat içinde ödeme almaya başlama<br />
olanağı sunuyoruz. 7/24 aktif olan bir ödeme altyapısı,<br />
KOBİ’lerin nakit akışlarının sürmesine de<br />
katkıda bulunuyor” dedi.<br />
ulaşıp, ürünlerini sadece bayilerine değil,<br />
son tüketiciye de ulaştırabilecekler. Böylece<br />
kazançlarını artırabilecekler. Öte yandan<br />
DİA B2B, basitten karmaşığa tüm organizasyon<br />
yapılarına ve farklı bölüm ve izin düzeyi<br />
ihtiyacı olan firmalara yönelik olarak geliştirildi.<br />
Yeni versiyonumuzda aynı özellikleri<br />
ve kolaylıkları B2C işletmelere de sunmaya<br />
başladık.” şeklinde konuştu.<br />
Dört işletmeden biri geç ödemeler<br />
sebebiyle iflas ediyor<br />
Küresel ekonomik koşullar zorlaştıkça, küçük ve orta<br />
ölçekli işletmeler için ödemeler dengesi ve nakit akışı<br />
önemli konular haline geldi. Veriler, 4 işletmeden birinin<br />
geç ödemeler sebebiyle iflas ettiğini gösterdi…<br />
2 KOBİ’den biri dijital<br />
deneyimlerin yüz yüze<br />
deneyimden daha önemli<br />
olduğunu düşünüyor<br />
Glovo tarafından yürütülen araştırmada, KO-<br />
Bİ’lerin dijitali benimseme ve iş süreçleri için<br />
kritik olduğunu fark etme oranının da arttığı<br />
görüldü. 3 bin 200’ü aşkın KOBİ’yle yürütülen<br />
araştırma, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yüzde<br />
48’inin müşterilerine sundukları dijital deneyimlerin,<br />
mağazadaki yüz yüze deneyimden<br />
daha iyi olduğunu söylediği görüldü. Alışveriş<br />
sürecinin en önemli aşamalarından birinin ödeme<br />
adımı olduğunu vurgulayan PayBull CEO’su<br />
Ömer Sefa Gider, değerlendirmelerini şu ifadelerle<br />
sonlandırdı: “Tüketiciler yalnızca ürünlerde<br />
değil, deneyimin diğer unsurlarında da daha çok<br />
seçenek görmek istiyor. Dijital ödemeler, giderek<br />
talepkar hale gelen ve daha fazla kişiselleştirmeye<br />
ihtiyaç duyan müşterilere en tercih edilebilir<br />
deneyimi sunmak için kaçınılmaz bir rol üstleniyor.<br />
Ekonomik zorlukların hane halklarını da<br />
etkilediğini düşündüğümüzde, taksitli ödeme<br />
seçeneği sunabilen satıcılar rekabet avantajı elde<br />
edebiliyor. PayBull olarak geliştirdiğimiz Sanal<br />
POS çözümü, 12 aya varan taksit olanağıyla KO-<br />
Bİ’lere satış ve kârlarını artırma fırsatı veriyor.<br />
Aynı özelliği iOS ve Android cihazları POS makinesine<br />
dönüştüren Mobil POS çözümümüzde<br />
de sunuyoruz. Öte yandan linkle ödeme alma<br />
yöntemi, KOBİ’lerin dünyanın her yerine satış<br />
yapabilmesini ve farklı para birimleriyle saniyeler<br />
içinde ödeme almasını mümkün kılıyor.<br />
Magento, WooCommerce, OpenCart gibi farklı<br />
e-ticaret altyapılarına kolayca entegre olabilen<br />
PayBull ürünleri, hızlı ödeme alma kabiliyeti kazandırarak<br />
KOBİ’lerin dayanıklılığını artırıyor.”<br />
9Sektör Market<br />
IT network
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
TCL, MWC <strong>2023</strong>’te geliştirilmiş 40<br />
Serisini ve yeni tabletlerini duyurdu<br />
TCL Communication<br />
CEO’su Aaron<br />
Zhang açıklamasında,<br />
“Müşterilerimiz<br />
yaptığımız her şeyin<br />
merkezinde yer alıyor.<br />
Geri bildirimleri dinliyoruz ve sonuç olarak TCL<br />
NXTURBO ve TCL NXTPAPER 2.0 ile büyük<br />
performans ve ekran yükseltmeleri yaptık. Bu<br />
yükseltmeler, TCL NXTPAPER 11 ve yeni TCL 40<br />
Serisi akıllı telefonlar gibi cihazların pazar lideri<br />
olduğu ve teknolojiyi demokratikleştirme hedefimizi<br />
desteklediği anlamına geliyor. Ayrıca, güçlü<br />
operatör ortaklıklarımızın desteğiyle, herkes için<br />
5G sağlama misyonumuzu yerine getirmemize<br />
de yardımcı oluyorlar.” dedi.<br />
Üst düzey mobil eğlence - TCL<br />
IT network<br />
Sektör Market<br />
10<br />
40 Serisi<br />
Yeni TCL 40 Serisini tamamlayan TCL 406 ve<br />
TCL 403, daha önce duyurulan TCL 40 R 5G, TCL<br />
40SE, TCL 408 ve TCL 405’e eşlik ediyor. TCL’in<br />
operatör ortaklıkları tarafından desteklenen TCL<br />
40 R 5G, şirketin herkes için uygun fiyatlı 5G sağlama<br />
misyonunu güçlendirirken TCL’in 4G akıllı<br />
telefon serisi ise kullanıcıların bağlantı kurmasını,<br />
keşfetmesini ve paylaşımları yapmasını sağlayacak<br />
üstün kaliteli özellikleri erişilebilir fiyatlarla<br />
sunuyor.<br />
TCL’in bugüne kadarki en<br />
uygun fiyatlı Android 13 4G<br />
akıllı telefonu - TCL 406<br />
Bu akıllı telefonun 5000mAh’lik kapasiteli, uzun<br />
süreli kullanım sağlayan güçlü pili sayesinde en<br />
sevdiğiniz şarkıları daha uzun süre dinlemenin<br />
keyfini çıkarabiliyorsunuz. Şarkı dinlemek yerine<br />
dizileri izlemek istediğinizde TCL 406’nın 6,6 inç<br />
HD+ ekranı, dizinin içindeymişsiniz gibi hissetmenize<br />
yardımcı oluyor, ayrıca çift hoparlörleri<br />
surround ses hissi vererek yaşadığınız deneyimi<br />
daha da zenginleştiriyor.<br />
TCL 405 ve TCL 403 ile<br />
geliştirilmiş uygun fiyatlı akıllı<br />
telefon deneyimi<br />
Temel seviyedeki bu iki 4G akıllı telefon sayesinde,<br />
düşük bütçeyle gelişmiş bir deneyim sunmak hiç<br />
bu kadar kolay olmamıştı. TCL 405; büyük ekranı,<br />
çift hoparlörü ve optimize edilmiş performansı<br />
sayesinde sürükleyici deneyimler sunarken TCL<br />
403, en iyi temel özellikleri düşük bir fiyata sunuyor<br />
ve her iki cihaz da Android 12 Go Edition ile<br />
destekleniyor.<br />
Uygun fiyatlı 5G<br />
TCL’in bugüne kadarki en uygun fiyatlı 5G akıllı<br />
telefonu TCL 40R 5G, bütçesini zorlamadan 5G<br />
akıllı telefon isteyenler için en uygun seçenek olarak<br />
dikkat çekiyor. 50Mp üçlü kamerasının yanı<br />
sıra MediaTek Dimensity 700 5G işlemcisi, 5G<br />
bağlantısı ve 90 Hz yenileme hızına sahip etkileyici<br />
6,6 inç ekranı sayesinde dizilerin, filmlerin ve<br />
sporun keyfini HD+ kalitesinde çıkarabilirsiniz.<br />
Üstelik dizi izleme maratonunuz 5000mAh pili<br />
tüketiyorsa, Uykuda Akıllı Şarj özelliğinin pil<br />
Ekran teknolojisi ve uygun fiyatlı, akıllı bağlantılı deneyimler konusunda<br />
öncülerden olan TCL, MWC <strong>2023</strong>’te çok sayıda mobil,<br />
tablet ve bağlantılı cihazını duyurdu. Avrupa’da piyasaya sürülen<br />
TCL 40 Serisi, TCL 40R 5G ile herkes için 5G sağlama misyonunu<br />
güçlendirirken TCL 40 SE, TCL 408, TCL 406, TCL 405 ve TCL 403 4G<br />
akıllı telefonlar ile de teknolojinin demokratikleşmesini destekliyor.<br />
TCL’in kesintisiz bağlantı vizyonu kapsamında, şirketin göz sağlığından<br />
ödün vermeden mükemmel görüntüleme taahhüdünü genişleten<br />
TCL NXTPAPER 11 ve TCL TAB 11 tabletlerinden oluşan iki<br />
yeni 4G tabletin küresel lansmanı da gerçekleştirildi…<br />
sağlığını bozmadan telefonunuzu şarj edeceğini<br />
bilerek içinizi rahat tutabilirsiniz.<br />
Benzersiz ekran gücü - TCL<br />
NXTURBO<br />
TCL 40SE, GPU performansını yüzde 30 artırırken<br />
güç tüketimini yüzde 17’ye kadar azaltan<br />
TCL’in yeni NXTURBO ekran geliştirme yazılımından<br />
yararlanıyor. TCL NXTURBO sayesinde<br />
TCL 40SE, pil ömrünü önemli ölçüde etkilemeden<br />
gecikmesiz görüntü akışı sunuyor.<br />
Telefonda artırılmış grafik işleme algoritmaları<br />
kaydırmayı daha kaygan hale getiriyor ve TCL<br />
NXTURBO oyunlarda güç arayanlar için akıcı<br />
ve daha gerçekçi bir oyun içi deneyim sağlamaya<br />
yardımcı oluyor. Canlı yayın ve çevrimiçi video<br />
oynatma için de mükemmel olan TCL NXTUR-<br />
BO, bir cihazın işlem verimliliğini yüzde 50’ye kadar<br />
önemli ölçüde artırıyor.<br />
TCL NXTURBO, <strong>Mart</strong> <strong>2023</strong>’ten itibaren Avrupa’da<br />
yaygın olarak bulunan TCL 40 SE’de kullanılmaya<br />
başlanacak ve ABD’deki TCL XE 5G ve<br />
TCL 40X 5G cihazlarına da gelecek.<br />
Ekran parlaklığı ve üstün göz bakımı - TCL NXT-<br />
PAPER 2.0, TCL NXTPAPER 11 ve TCL TAB 11<br />
TCL, yazılım ve donanımda yaptığı yükseltmelerle<br />
NXTPAPER teknolojisinin başarısını artırırken<br />
eleştirmenlerin beğenisini kazanmaya da devam<br />
ediyor. TCL NXTPAPER 2.0 ile göz sağlığını korunurken<br />
daha parlak, daha çarpıcı ekranlar da<br />
ortaya çıkıyor.<br />
Yeni TCL NXTPAPER tabletlerde bulunan TCL<br />
NXTPAPER 2.0, orijinal teknolojiye kıyasla 500<br />
nit’e kadar yüzde 150 daha fazla parlaklık sunuyor.<br />
Ayrıca TCL NXTPAPER 2.0, donanım düzeyinde<br />
filtreleme sayesinde, TÜV sertifikalı mavi<br />
ışık azaltma seviyelerini de aşarak ekranları<br />
sarartmadan göz sağlığını koruyor. Buna ek olarak<br />
TCL NXTPAPER 2.0’ın otomatik ışık sensörü<br />
artık renk sıcaklığını ortama ve zamana göre<br />
ayarlayarak daha da konforlu bir izleme ve okuma<br />
deneyimi sunuyor.<br />
NXTPAPER 2.0’dan güç alan TCL NXTPAPER<br />
11›in çarpıcı 11 inç 2K ekranı, renkleri daha cesur<br />
ve daha gerçekçi hale getiren AI Visual Boost ile<br />
çarpıcı bir görüntü sunuyor. TCL NXTPAPER 11<br />
aynı zamanda üretkenliği de artırıyor. İster 8MP<br />
geniş açılı ön kamera ile video görüşmeleri yapın<br />
ister ultra gerçekçi opsiyonel T-Pen ile not alın,<br />
TCL NXTPAPER 11 hayatınızı kolaylaştırıyor. Ayrıca<br />
TCL NXTPAPER 11, 8000 mAh’lik devasa bir<br />
bataryaya ve ters şarj özelliğine de sahip olduğundan<br />
ister çalışırken ister oyun oynarken hiçbir şey<br />
artık düzeninizi bozamayacak.<br />
Daha geleneksel bir tablet deneyimi mi tercih<br />
ediyorsunuz? TCL TAB 11, çarpıcı 11 inç 2K TCL<br />
NXTVISION ekranı ve dört adet hoparlörü ile bir<br />
eğlence merkezi olarak öne çıkıyor. Sadece 462 gr.<br />
Ağırlığındaki TCL TAB 11’in 6,9 mm’lik ince tasarımı,<br />
tabletin neredeyse her çantaya sığmasını ve<br />
hareket halindeyken kullanımını kolaylaştırıyor.<br />
Eğer TCL TAB 11’i yalnızca evde kullanmak istiyorsanız,<br />
tabletin LTE ve LTE olmayan modelleri<br />
de var. Bu da size cihazlardan dilediğiniz şekilde<br />
keyif alma esnekliği sağlıyor.<br />
Mobil ekosistem için daha<br />
fazla bağlantılı cihaz<br />
TCL’in akıllı cihaz serisi; telefon ve tabletlerin ötesinde,<br />
gelişmiş deneyimler sunmak için birbirini<br />
tamamlıyor ve her yerde mükemmelliğe ilham<br />
vermeye yardımcı oluyor.<br />
Güçlü gürültü önleyici özelliğine sahip TCL MO-<br />
VEAUDIO Neo kulaklıklar, TCL 40 Serisi akıllı<br />
telefona veya TCL tablete en iyi şekilde bağlanabiliyor.<br />
25dB güçlendirilmiş bas ve kristal netliği<br />
için dört EQ modu sunan TCL MOVEAUDIO<br />
Neo, sesi olduğu gibi duymanıza yardımcı oluyor.<br />
Ayrıca, çift mikrofonlu çağrı gürültüsü engelleme<br />
(ENC) ve aktif gürültü engelleme (ANC), ortam<br />
gürültüsünü engelleyerek kalabalık yerlerde<br />
odaklanmanıza yardımcı oluyor.<br />
İster uzaktan çalışıyor olun ister iş için seyahatte<br />
olun veya açık havada Wi-Fi’ye ihtiyacınız olsun,<br />
TCL LINKZONE 5G MW512 ile bağlantınızı güvenli<br />
bir şekilde sağlayabilirsiniz. Sub-6GHz 5G<br />
ağı, avucunuzun içine kolayca sığan ince ve taşınabilir<br />
bir paket içerisinde ultra hızlı internet sunuyor.<br />
Ayrıca, zarif tasarımı ve sezgisel dokunmatik<br />
ekranı hem kolay kullanımı mümkün kılıyor<br />
hem de gözleri yormuyor.<br />
Günlük kullanım için yalnızca güvenilir 4G Wi-<br />
Fi’ye mi ihtiyacınız var? 300Mbps’ye varan indirme<br />
ve 50Mbps’ye varan yükleme hızlarıyla TCL<br />
LINKZONE MW63, nerede çalışıyor olursanız<br />
olun size sanki ofisteymişsiniz hissini yaşatıyor.<br />
Ayrıca, eSIM uyumluluğuna sahip dünyanın ilk<br />
CAT6 mobil Wi-Fi çözümü olarak, geleneksel<br />
SIM’lerin ürettiği plastik atıkları azaltırken tarifeler<br />
ve operatörler arasında geçiş yapmayı daha<br />
da kolaylaştırıyor.
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
ASUS, 2022 yılını lider kapattı<br />
Araştırma şirketi<br />
GFK’nın verilerine<br />
göre oyun<br />
dizüstü bilgisayarları<br />
pazarında<br />
ASUS, 2021 yılına<br />
kıyasla yüzde<br />
2,3’lük bir artış yakaladı ve yüzde 19,6 pazar<br />
payıyla zirvede yer aldı. ASUS, oyun dizüstü<br />
bilgisayarlarının da yer aldığı tüketici elektroniği<br />
notebook kategorisinde ise 2022 yılını<br />
IDC verilerine göre yüzde 20,72 pazar payıyla<br />
birinci sırada bitirdi.<br />
ASUS’un yakaladığı başarı hakkında konuşan<br />
ASUS Türkiye Sistem İş Birimi Ülke<br />
Müdürü Özge Kılıç Güler, “ASUS olarak 2022<br />
yılını IDC verilerine göre tüketici elektroniği<br />
Yükselen pazar payıyla oyun dizüstü bilgisayarları kategorisinde<br />
büyüme ivmesini devam ettiren ASUS, GFK sonuçlarına<br />
göre yüzde 19,6’lık pazar payıyla zirvede yer aldı. ASUS, oyun<br />
dizüstü bilgisayarların da içinde olduğu tüketici elektroniği<br />
notebook kategorisinde ise, IDC verilerine göre 2022 yılını<br />
yüzde 20,72 pazar payıyla lider olarak tamamladı…<br />
notebook kategorisinde lider olarak kapattık.<br />
Bu başarımızı hem performans hem de<br />
konfor açısından kullanıcılarımızın çağın<br />
yeniliklerini tecrübe etmelerini sağlayabilecek<br />
teknolojiler üretme tutkumuz yatıyor.<br />
<strong>2023</strong> yılı bizler için teknolojide fark yaratacak,<br />
daha önce tecrübe edilmemiş bazı modelleri<br />
piyasaya sunduğumuz/sunacağımız<br />
bir yıl olacak. <strong>2023</strong> yılında da hedefimiz lider<br />
pozisyonumuzu artan bir pazar payı oranı<br />
ile korumak ve inanılmazın peşinde olmaya<br />
devam etmek” dedi.<br />
Nokia ağların bulutla buluştuğu bir dünyaya<br />
liderlik etmeyi hedefliyor<br />
Farklı sektörlerden şirketler, verimliliği, esnekliği<br />
ve üretkenliği sürdürülebilir bir şekilde<br />
geliştirmek için dijitalleşmeye yöneliyor. Ağlar<br />
bu dönüşümün temelini oluşturuyor ve Nokia,<br />
alanının en iyi portföyüyle sabit, mobil ve bulut<br />
ağ teknolojileri arasında benzersiz bir konuma<br />
sahip.<br />
Nokia, sürdürülebilir uzun vadeli büyüme<br />
sağlamak için şirket ve teknoloji stratejisini<br />
yeniliyor. Ağların üstel potansiyelini gerçekleştirecek<br />
ve sanal evrenin gelecek ihtiyaçlarını<br />
karşılayacak teknoloji liderliğini üstleniyor. Yenilenen<br />
markasıyla her sektörde dijitalleşmeyi<br />
yürütebilecek yenilikçi B2B teknolojilerin sinyalini<br />
veriyor.<br />
Nokia’nın Başkanı ve CEO’su Pekka Lundmark<br />
şunları dile getirdi: “Üretkenlik, sürdürülebilirlik<br />
ve erişilebilirlik alanlarında önemli kazanımlar<br />
elde etme fırsatıyla birlikte dijitalleşmenin<br />
işletmeyi, sektörü ve toplumu dönüştürme<br />
potansiyelini görüyoruz. Pazar lideri kritik ağ<br />
teknolojimize, her sektördeki müşteriler ve<br />
ortaklar tarafından giderek daha fazla ihtiyaç<br />
duyuluyor.<br />
Ağların insanları ve nesneleri birbirine bağlamanın<br />
ötesine geçtiği bir gelecek görüyoruz.<br />
Ağlar, uyarlanabilir, otonom ve tüketilebilirler.<br />
Bu hisseden, düşünen ve hareket eden ağlar dijitalleşme<br />
fırsatını en üst düzeye çıkarıyor.<br />
Nokia, sürdürülebilir dijital dönüşüm fırsatını<br />
artırmak için ağların gücünü ortaya çıkarmak<br />
istiyor. Bu tutkunun bir parçası olarak, ağların<br />
üstel potansiyelini ortaya çıkarmaya odaklanarak<br />
yenilenen stratejimizi bugün duyuruyoruz,<br />
ağların bulutla buluştuğu bir geleceğe<br />
öncülük ediyoruz.<br />
Bu tutkuya işaret etmek, müşterilerimizin ve<br />
iş ortaklarımızın bize bakış açılarını farklı bir<br />
Nokia, MWC Barcelona <strong>2023</strong>’te stratejik, uzun vadeli dönüşümünün<br />
bir parçası olarak güncellenmiş şirket ve teknoloji<br />
stratejisini paylaştı ve yenilenen markasını tanıttı…<br />
çerçeveye oturtmak için B2B teknoloji inovasyon<br />
lideri konumumuzu yansıtacak şekilde<br />
markamızı yeniliyoruz. Biz Nokia’yız, ancak<br />
dünyanın bizi daha önce bildiğinden farklıyız.”<br />
Yenilenen strateji<br />
Nokia, sürdürülebilir, kârlı büyüme sağlamak<br />
için üç aşamalı stratejisini uygulamaya devam<br />
ediyor. Sıfırlama aşamasını tamamlayan<br />
Nokia, tartışmasız bir teknoloji lideri olarak<br />
ölçeklendirme aşamasının temellerini atarken<br />
ve müşteri tabanını genişletirken hızlanmaya<br />
devam edecek.<br />
Nokia’nın yenilenen şirket stratejisi, altı adımda<br />
daha fazla hızlanmaya odaklanıyor:<br />
• Devam eden teknoloji liderliğiyle hizmet sağlayıcılardaki<br />
pazar payını büyütmek.<br />
• Kurumsal şirketlerin müşteri karması içindeki<br />
payını yükseltmek.<br />
• Rekabet etmeye karar verdiği tüm sektörlerde<br />
lider konumda olmak için iş portföyünü aktif<br />
olarak yönetmek.<br />
• Nokia Technologies, fikri mülkiyet haklarını<br />
mobil cihazlar dışındaki sektörlerde değerlendirecek<br />
ve Ar-Ge yatırımlarına devam edecek.<br />
• Servis olarak sunmak gibi yeni iş modelleri<br />
uygulamak<br />
• ESG’yi rekabet avantajına dönüştürmek ve<br />
sektörde “güvenilir, tercih edilen sağlayıcı” olmak.<br />
Bu stratejik adımlar, dört destekleyici ile kolaylaştırılıyor:<br />
geleceğe uygun yetenek geliştirmek;<br />
özellikle 6G gibi kilit alanlarda uzun<br />
vadeli araştırmalara yatırım yapmak; çevikliği<br />
ve üretkenliği daha da geliştirmek için kendi<br />
operasyonlarını dijitalleştirmek; ve markayı<br />
yenilemek.<br />
Teknoloji Stratejisi<br />
Nokia’nın güncellenmiş teknoloji stratejisi, sanal<br />
evren çağının taleplerini karşılamak için<br />
ağların nasıl gelişmesi gerektiğini ayrıntılarıyla<br />
anlatıyor.<br />
Dünya, bağlantıya giderek daha fazla güvenecek<br />
şekilde geliştikçe, ağ performansı ve tüketilebilirliğin<br />
eşit ağırlık ve öneme sahip olacağı<br />
dijital her şeyin üzerine kurulduğu bir ağ haline<br />
gelecek. Bulutun esnekliği ve ölçeklenebilirliği<br />
ile bütünleşmek için geleneksel ağ<br />
oluşturmanın nitelikleri gerekecek.<br />
Bulutun esnekliği ve ölçeklenebilirliği ile<br />
beraber çalışabilmek için geleneksel ağların<br />
özelliklerine ihtiyaç duyulacak.<br />
Algılayan, düşünen ve harekete geçen bu ağlar,<br />
ağ oluşturmanın dönüştürücü gücünü her sektöre<br />
getirme potansiyeline sahip.<br />
Nokia, alanının en iyi ve geniş ürün portföyü ve<br />
Nokia Bell Labs’ın sektör lideri yıkıcı yenilikleri<br />
aracılığıyla bu dönüşüme liderlik etmek için iyi<br />
bir konumda.<br />
Marka Yenileme<br />
Nokia, şirket stratejisi ile aynı çizgide bugün<br />
her sektörde dijitalin potansiyelini fark eden<br />
bir B2B teknolojik yenilik lideri olduğunu göstermek<br />
için markasını yeniliyor. Yeni marka, ağ<br />
oluşturma uzmanlığı, teknoloji liderliği, öncü<br />
yenilik ve işbirlikçi ortaklıkta getirdiği değeri<br />
ortaya koyuyor.<br />
Şirketin yeni logosu enerjik, dinamik ve<br />
modern Nokia›nın değerlerini ve amacını<br />
gösteriyor. Nokia, ağların üstel potansiyelini<br />
ortaya çıkararak sürdürülebilirlik, üretkenlik<br />
ve erişilebilirlik alanlarındaki kazanımların<br />
kilidini açabilecek kritik bileşenin işbirliği<br />
olduğuna inanıyor. Logo işbirliğinin sembolü<br />
olarak tasarlındı.<br />
11Sektör Market<br />
IT network
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
TP-Link, MWC <strong>2023</strong>’de ISS çözümlerini<br />
öne çıkardı<br />
TP-Link, Barselona’da yapılan bu yılki Mobile World fuarında<br />
internet servis sağlayıcılara yönelik ağ çözümlerini<br />
öne çıkardı. 5G, WiFi 7 gibi en yeni teknolojilere<br />
sahip ürünler TP-Link standında yer aldı…<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
12<br />
Daha çok evlere yönelik ağ ürünleriyle<br />
tanınan ama son yıllarda kurumsal<br />
çözümleriyle de öne çıkan TP-Link®, internet<br />
servis sağlayıcılar (ISS) için de çözümler<br />
geliştiriyor. Her boyuttan ISS’ye<br />
uygun çözüme sahip olan şirket, bu yılki<br />
Mobile World Konferansı’nda (MWC)<br />
5G’den WiFi 7 teknolojisine değin en<br />
yeni teknolojilere sahip ISS çözümlerini<br />
tanıtıyor.<br />
TP-Link, 27 Şubat-2 <strong>Mart</strong> <strong>2023</strong> tarihleri<br />
arasında Barselona’da yapılan MWC’de<br />
gerek ulusal gerekse yerel servis sağlayıcılar<br />
için en yenilikçi çözümlerini sergiliyor.<br />
5G hücresel ağ çözümlerinden WiFi<br />
7 ürün portföyüne kadar standda sergilenen<br />
TP-Link’in ‘taşıyıcı sınıfı’ geniş<br />
ürün ailesi görülüp bilgi alınabiliyor.<br />
TP-Link standında yer alan bazı ISS çözümleri<br />
şunlar:<br />
Taşıyıcı Sınıfı WiFi 7 Çözümleri<br />
TP-Link, ISS’lere yönelik ürünlerini Aginet<br />
alt markası altında sunuyor. MWC’de<br />
WiFi 7 teknolojili, taşıyıcı sınıfı ürünler<br />
görülebiliyor. 5G mobil erişimden sabit<br />
fiber erişime, WiFi yönlendiricilerden<br />
Mesh WiFi sistemlerine kadar çeşitli ISS<br />
çözümleri TP-Link standında yer alıyor.<br />
ISS’lerin farklı dağıtım senaryolarını<br />
karşılayacak ve abonelere gerçek çoklu<br />
gigabit özellikli bağlantı sağlayacak<br />
WiFi 7 teknolojili TP-Link ürün ailesi,<br />
ISS’leri heyecanlandıracak kadar etkili<br />
özelliklere sahip. Ürünlerin hepsi evin<br />
her köşesini daha fazla esneklikle kaplayacak<br />
akıllı bir ağ oluşturmaya olanak<br />
tanıyan standart EasyMesh teknolojisini<br />
kullanıyor. Servis sağlayıcılar TR-069 ve<br />
TR-369 protokolleri ile uyumlulukları<br />
sayesinde WiFi servislerini, ağlarını ve<br />
cihazlarını uzaktan yönetebiliyorlar.<br />
5G Taşıyıcı Sınıfı Ağ Geçidi<br />
Portföyü<br />
TP-Link, servis sağlayıcıları güçlendirmek<br />
ve 5G’nin yaygınlaşmasını hızlandırmak<br />
için bir dizi 5G ağ geçidi (gateway)<br />
çözümünü piyasaya sürecek. İç mekan<br />
dağıtımından dış mekan senaryolarına<br />
değin geniş bir ürün ailesine sahip olan<br />
5G çözümleri arasında hem WiFi 6, hem<br />
WiFi 7 teknolojisine sahip ürünler yer<br />
alıyor. Tüm iç mekan ağ geçitleri en son<br />
WPA3 güvenlik protokolüne ve standart<br />
EasyMesh teknolojisi sahip. En yüksek<br />
hızların yanı sıra daha güvenli bir ağ ve<br />
gerçekten kusursuz bir bağlantı sağlanabiliyor.<br />
Dış mekan ağ geçitleri ise esnek<br />
dağıtım için PoE (Ethernet Üzerinden<br />
Güç) özelliğine sahipler ve toza, neme ve<br />
zorlu ortamlara dayanacak şekilde IP67<br />
derecesi için tasarlanmış, sağlam ve dayanaklı<br />
ürünler.<br />
5G ürünlerinden biri olan NB610v 5G<br />
ağ geçidi TP-Link standında yer alıyor.<br />
En yeni 5G (5. nesil hücresel ağ), WiFi<br />
7, EasyMesh ve VoLTE (LTE üzerinden<br />
Ses) teknolojilerine sahip olan ürün, üç<br />
bantta daha düşük gecikme süresiyle<br />
inanılmaz yüksek WiFi hızları sunuyor.<br />
Bu ürün aynı zamanda iki adet 2.5 GbE<br />
WAN/LAN bağlantı noktası ile istikrarlı<br />
ve hızlı kablolu bağlantı desteğine de<br />
sahip.<br />
10G Çağına Giden Yolda XGS-<br />
PON Çözümü<br />
Yeni ve ana akım fiber erişim teknolojisi<br />
olan XGS-PON, eşzamanlı 10 Gb/sn simetrik<br />
veri iletimi özelliğine sahip ve çeşitli<br />
bant genişliği yoğun uygulamalar ve<br />
üçlü oynatma (ses, veri ve video) hizmetleri<br />
için daha yüksek talepleri karşılayabiliyor.<br />
TP-Link’in XGS-PON çözümü,<br />
servis sağlayıcılara abonelerini 10G çağına<br />
yönlendirmek için tek elden bir çözüm<br />
sunuyor. Bu çözümün içeriğinde bir<br />
Chassis optik hat terminali, XGS-PON<br />
optik ağ birimi (ONU), yönlendirici ve<br />
mesh sistemleri desteği, ayrıca merkezi<br />
bir yönetim sistemi, DPMS (DeltaStream<br />
PON Yönetim Sistemi) ve Aginet çözüm<br />
kiti yer alıyor.<br />
TAUC – ISS’ler için WiFi<br />
Yönetim Çözümü<br />
TP-Link ISS’lere yeni teknolojilerle donatılmış<br />
bu ürünleri kolayca yönetebilmeleri<br />
için de çözüm geliştirmiş durumda.<br />
TAUC (TP-Link Aginet Unifies Cloud),<br />
yeni nesil bir WiFi yönetim çözümü. TR-<br />
369 USP bulut sunucusu ve çevik API entegrasyonuna<br />
dayalı olan TAUC, servis<br />
sağlayıcılar için esnek ve güçlü bir yönetim<br />
ortamı sağlıyor. ISS’ler desteklenen<br />
tüm WiFi, xPON, 4G/5G yönlendiricileri<br />
ve xDSL modemleri her yerden ve her zaman<br />
tek bir arabirimden merkezi olarak<br />
yönetebiliyorlar. Yenilikçi ağ topolojisi<br />
tasarımına sahip olan çözüm, ağ performansını<br />
izlemeyi ve anlık analizler<br />
yapmayı sağlıyor. ISS’ler yerinde teknik<br />
destek gerekmeden müşteri memnuniyetini<br />
artırıyor ve servis maliyetlerini<br />
düşürebiliyorlar.
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Panasonic’ten yeni premium ekran serisi<br />
Üstün görüntü kalitesi ve<br />
görünürlük seviyeleri<br />
Full HD’den dört kat daha fazla piksel sunan<br />
yüksek çözünürlüklü 4K panel (3840 x 2160<br />
piksel), giriş holleri, lobiler veya parlak ışıklı<br />
toplantı alanları gibi aydınlık ortamlarda<br />
öne çıkacak 700 cd/m2›lik yüksek parlaklığa<br />
sahip gerçekçi ve ayrıntılı görüntüler sunuyor.<br />
Yüzde 25›lik parlama önleyici pus işlemi,<br />
ortam ışığının yansımasını azaltıyor ve<br />
tüm ortamlarda görünürlüğü büyük ölçüde<br />
artırıyor.<br />
Farklı kullanım durumları için<br />
esnek kurulum<br />
Toplantı kabinlerinden çok sayıda insanın katıldığı<br />
konferans salonlarına kadar kompakt<br />
alanlara uygun boyutlarda olan ekranlar, dikey<br />
Panasonic Connect Avrupa, parlak aydınlatma koşullarını<br />
ortadan kaldırabilen birinci sınıf profesyonel iş ekranlarına<br />
yönelik artan talebi karşılamak için en yeni nesil 4K UHD LCD<br />
Ekran serisi olan SQ2H serisini duyurdu. 43-98 inç arasında<br />
yedi ekran boyutunda değişen bu güvenilir 7/24 ekranlar,<br />
toplantı odaları, toplantı ve öğrenme alanlarının yanı sıra<br />
perakende ve halka açık bilgi alanlarındaki dijital tabelalar<br />
için ideal. Panasonic SQ2H Serisi parlaklık, güvenilirlik ve<br />
sistem ölçeklenebilirliği alanlarında öne çıkıyor…<br />
olarak da kullanılabiliyor. 20 derece ileri ve geri<br />
eğilebilme özelliği, cihazları çeşitli yerlere kurulum<br />
için uygun hale getirir.<br />
Yerleşik ölçeklenebilirlik<br />
SQ2H Serisi, en üst düzey esneklik ve ölçeklenebilirlik<br />
için çok çeşitli kullanım durumları<br />
için standart olarak Intel® Akıllı Ekran Modülü<br />
(Intel® SDM) özellik yuvasıyla donatılıyor.<br />
Örneğin, yerleşik bir bilgisayar, terminal kartı<br />
veya kablosuz sunum sistemi kullanarak dijital<br />
tabela ve yayınlar gibi uygulamaları destekleyebiliyor.<br />
Ekranlar ayrıca 4K içeriği görüntülemek<br />
için USB medya oynatıcı işleviyle donatılıyor<br />
ve bağımsız modda çalışarak yüksek<br />
kaliteli dijital tabela görevi görebiliyor.<br />
SQ2H Serisi, HDMITM girişi (x3), DIGITAL<br />
OUT (HDMITM Type A x1), PC girişi (Mini<br />
D-sub x1), USB Type A (x2) ve USB Type C (x1)<br />
gibi DisplayPort Alternatif modu ve 60W’a kadar<br />
güç dağıtımı ile uyumlu çeşitli arayüzlerle<br />
donatılıyor. Her ana ünitede bulunan 20W<br />
dahili hoparlör (10W+10W) de ses içeriği için<br />
harici hoparlör ihtiyacını ortadan kaldırıyor ve<br />
ekranların dar alanlara monte edilmesine izin<br />
veriyor.<br />
SQ2H Serisi, Aralık <strong>2023</strong>’ten itibaren satışa sunulacak<br />
ve kurumsal, eğitim ve dijital tabela<br />
uygulamaları için geniş bir 4K UHD LCD ekran<br />
serisine katılacak.<br />
Kolektif House’un <strong>2023</strong> yılı hedefi 29 lokasyon!<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Geliştirdiği esnek çalışma alanlarıyla sektöre yön veren Kolektif<br />
House, genişlettiği lokasyon ağıyla pazar liderliğini koruyor.<br />
2022 yılı sonu itibarıyla 20 lokasyona ulaşan Kolektif House,<br />
<strong>2023</strong> yılında bu sayıyı 29’a taşımayı hedefliyor…<br />
Her ihtiyaca yönelik geliştirdiği inovatif<br />
çözümlerle iş hayatını şekillendiren Kolektif<br />
House, 2022 yılında da lokasyon ağını<br />
genişletmeye devam etti. Geçen yıl kolektifmini<br />
Bebek, kolektifmini on-the-beach OM<br />
Paparazzi ve Süzer Plaza başta olmak üzere<br />
açtığı yeni lokasyonlarla lokasyon sayısını<br />
20’ye taşıyarak sektör liderliğini sürdüren<br />
Kolektif House, <strong>2023</strong> yılında bu sayıyı 29’a<br />
ulaştırmayı hedefliyor.<br />
“Yarattığımız ekosistemin<br />
büyüklüğü 30 bini aştı”<br />
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kolektif<br />
House Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet<br />
Onur, “2015 yılında sadece bir mekân değil,<br />
bir komünite yaratarak daha güçlü bir şekilde<br />
büyüyebileceğimiz bir yaşam alanı oluşturmak<br />
için ‘Sev, yarat, paylaş’ mottosuyla<br />
yola çıktık. Bugün geldiğimiz noktada startup’lardan<br />
kurumsal şirketlere kadar 3 bin<br />
500’ün üzerinde firmayı Kolektif House çatısı<br />
altında ağırlıyoruz. Bugün üyelerimizle<br />
birlikte yarattığımız ekosistemin büyüklüğü<br />
30 bini aştı. Kolektif House olarak farklı disiplinlerden<br />
çalışanların bir arada olabildiği,<br />
birbiriyle fikir alışverişinde bulunabildiği,<br />
birlikte öğrendiği, günlük etkileşimler ve<br />
etkinliklerimizde network ağlarını genişleterek<br />
yeni iş birliklerinin kapılarını araladıkları,<br />
kısacası ‘özgürce yarattıkları’ bir çalışma<br />
ortamı sunduğumuz için çok mutluyuz”<br />
dedi.<br />
“Teknolojik bir platform olma<br />
yönünde ilerliyoruz”<br />
Araştırma şirketi CBRE’nin açıkladığı<br />
‘Türkiye’de Hazır Ofis Sektörü’ raporuna<br />
göre kiralanabilir alan büyüklüğü açısından<br />
sektörde lider konumda olduklarını ifade<br />
eden Ahmet Onur, mevcutta hizmet<br />
verdikleri 20 lokasyonla Türkiye’deki<br />
hazır ofislerin yaklaşık yüzde 20’sine sahip<br />
olduklarını söyledi. Yeni açılacak lokasyonlarla<br />
birlikte yakın zamanda pazar paylarını<br />
yüzde 30’a taşımayı hedeflediklerini vurgulayan<br />
Ahmet Onur, sözlerine şöyle devam<br />
etti: “Esnek çalışma iş hayatının merkezine<br />
yerleşirken, bizler de farklı ölçek ve sektörden<br />
markalara, stratejik yaklaşımlarla hibrit<br />
çalışma alanı çözümleri sunuyoruz. Son 5<br />
yılda her yıl yaklaşık 2 kat büyüdük. 2022’de<br />
hizmetlerimizi uçtan uca dijitalleştirme yönündeki<br />
teknoloji yatırımlarımız kapsamında,<br />
bir teknoloji firmasını bünyemize kattık.<br />
Artık teknolojimizi kendimiz geliştiriyor ve<br />
üretiyoruz. Bu kapsamda dünyada bir ilke<br />
imza atarak ‘İstediğin kadar çalış, çalıştığın<br />
kadar öde’ mottosuyla ilkini Bebek’te hayata<br />
geçirdiğimiz kolektifmini’de geleceğin<br />
çalışma deneyimini, geliştirdiğimiz teknolojik<br />
altyapı ile tasarladık. Yeni nesil otonom<br />
çalışma alanı kolektifmini, ofis deneyimini<br />
A’dan Z’ye dijitalleştiriyor. Kullanıcıların<br />
tüm ihtiyaçlarını mobil uygulamamız üzerinden<br />
yönetebildiği kolektifmini yoğun ilgi<br />
görüyor. Bugün gelinen noktada 12 binin<br />
üzerinde indirme ve 4 bin 500’ün üzerinde<br />
kullanıcıya ulaştık. Kısa süre önce bireysel<br />
kullanıcıların yanı sıra şirketlere de açtığımız<br />
kolektifmini ile çalışmanın geleceğini<br />
tasarlama ve teknolojik bir platform olma<br />
yönünde emin adımlarla ilerliyoruz. Buna<br />
ek olarak lokasyon sayılarımızı da artırmaya<br />
devam ediyoruz. Yakın zamanda başta<br />
Ankara olmak üzere İstanbul dışında illerde<br />
yaygınlaşmanın yanında yurt dışında da<br />
farklı pazarları araştırıyoruz.”<br />
13
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
DNSSense, <strong>2023</strong>’te yeni partnerlerle<br />
farklı coğrafyalara ulaşacak<br />
Jeopolitik değişimlerin siber güvenlik trendlerine etkisi, Avrupa<br />
Birliği Siber Güvenlik Ajansı (ENISA) tarafından yayımlanan<br />
bir raporla doğrulandı. 2022’de değişken jeopolitiğin<br />
siber güvenlik tehdit ortamındaki trendleri belirlediğine dikkat<br />
çekilen raporda, fidye yazılımlarının her ay 10 terabayt<br />
verinin çalınmasına sebep olduğu da vurgulandı…<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Küresel gerginlikler, dış politika değişimleri<br />
ve uluslararası ilişkiler, Avrupa’da<br />
bir savaşın yaşandığı 2022’de<br />
siber güvenlik trendlerine yön verdi.<br />
Avrupa Birliği Siber Güvenlik Ajansı<br />
ENISA tarafından yayımlanan raporda,<br />
jeopolitik değişimlerin siber savaşı<br />
da beraberinde getirdiğine dikkat<br />
çekilirken, fidye yazılımlarının her ay<br />
10 terabayt verinin çalınmasına sebep<br />
olduğu dile getirildi. Fidye saldırılarının<br />
en önemli tehdit unsurlarından biri<br />
olmayı sürdürdüğünü vurgulayan<br />
rapora göre, devlet destekli siber suçlular<br />
ve bilgisayar korsanları Temmuz 2021 -<br />
Temmuz 2022 aralığında tehdit aktörleri<br />
arasında öne çıktı.<br />
Küresel standartlarda DNS güvenliği<br />
çözümleri sunan DNSSense’in (önceki<br />
adıyla Roksit) Türkiye, Azerbaycan ve<br />
Kazakistan’dan sorumlu Satış Lideri Hüseyin<br />
Erdal, değişen tehdit ekosistemine<br />
ilişkin görüşlerini ve DNSSense’in <strong>2023</strong><br />
hedeflerini paylaştı.<br />
Bugün savaşın yalnızca sahada ya da<br />
ekonomik ve politik ilişkilerde görülmediğine<br />
dikkat çeken Hüseyin Erdal, “Örneğin<br />
geçtiğimiz yıl şubat ayında ünlü<br />
hacker topluluğu Anonymous, Rusya’ya<br />
karşı bir siber savaş ilan etmişti. Hükümet<br />
destekli veya bağımsız hacker grupları,<br />
uluslararası ilişkilerden hareketle<br />
sistemli saldırılar düzenleyebiliyor” dedi.<br />
mekte olan ülkeler” arasında sayıldığını<br />
vurgulayan Hüseyin Erdal, “Hükümetlerin<br />
küresel gelişmelere karşı tutumları,<br />
işletmelerin operasyonlarına doğrudan<br />
etki edebiliyor. Gerilimlerin sürdüğü ve<br />
küreselleşme kavramının sınırlarının<br />
yeniden çizildiği bir dünyada, saydığım<br />
ülkelerde de başta DNS güvenliği olmak<br />
üzere siber güvenlik yatırımlarının hız<br />
kazanacağını düşünüyoruz” dedi.<br />
DNSSense’in (önceki adıyla Roksit) Türkiye’nin<br />
yanı sıra CIS ülkelerini de öncelikli<br />
pazarlarımız arasında gördüğüne<br />
değinen Erdal, “Odaklandığımız ülkeler<br />
arasında Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan<br />
ve diğer CIS ülkeleri öne çıkıyor.<br />
2022’nin ikinci yarısında bu yöndeki<br />
yatırımlarımızı hızlandırdık ve CIS<br />
bölgesinedeki her ülkede ülke özelinde<br />
uzmana arkadaşlarımızın istihdamını<br />
gerçekleştirdik. Bu yılın sonuna CIS ekibimizi<br />
Türkiye ekibi haricinde 20 kişiye<br />
çıkarmayı hedefliyoruz. Öte yandan Suudi<br />
Arabistan’da yerel bir veri merkezi<br />
kurarak ülkenin regülasyonlarına tam<br />
uyumlu hale geldik. Afrika ve Ortadoğu<br />
operasyonlarımızı da genişletiyoruz.”<br />
diye konuştu.<br />
Partner Programı’yla etki<br />
alanını artırıyor<br />
DNS güvenliği alanındaki çözümleri<br />
daha çok coğrafyada, daha çok işletmeye<br />
ulaştırmaya odaklandıklarını söyleyen<br />
DNSSense Türkiye, Azerbaycan ve<br />
Kazakistan›dan sorumlu Satış Lideri<br />
Hüseyin Erdal, değerlendirmelerini<br />
şu ifadelerle sonlandırdı: “DNS<br />
güvenliğinde uzmanlaşan şirketimiz<br />
için <strong>2023</strong>’ün önemli başlıklarından<br />
biri de güçlü teknoloji sağlayıcılarıyla<br />
birlikte kuracağımız partner ağı olacak.<br />
Bizimle benzer vizyonları paylaşan<br />
sağlayıcıların ürün portföylerine DNS-<br />
Sense’in uçtan uca DNS güvenliği vaat<br />
eden çözümlerini dahil ederek, bu konudaki<br />
küresel farkındalığa katkıda bulunmayı<br />
hedefliyoruz.<br />
HTTP, HTTPS, SMTP ve IoT gibi birçok<br />
protokol tarafından kullanılan DNS katmanı,<br />
doğru izlendiğinde siber güvenlik<br />
zafiyetlerinin tespiti açısından nitelikli<br />
bir kaynağa dönüşüyor. DNSSense olarak<br />
DNS log analizi maliyetlerini düşüren<br />
DNSEye, DNS kaynaklı saldırılara<br />
karşı bulut tabanlı koruma sağlayan<br />
DNSDome ve yapay zeka destekli domain<br />
sınıflandırma çözümü Cyber X-Ray’le<br />
işletmelerin kurumsal ağlarını iç ve dış<br />
tehditlere karşı koruyoruz. Özellikle<br />
kurumsal ağlara yetkili erişebilen ve kötü<br />
niyetli davranışlarının tespiti bu sebeple<br />
zor olan iç tehditlerin oluşturacağı<br />
riskleri bertaraf etmenin yolu DNS<br />
güvenliği çözümlerinden geçiyor.”<br />
14<br />
CIS ülkelerinde DNS güvenliği<br />
yatırımları hız kazanacak<br />
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği<br />
tarafından güncellenen verilerle yayımlanan<br />
Küresel Siber Güvenlik Endeksi’nde,<br />
toplam puan açısından ilk 20<br />
ülke arasında Bağımsız Devlet Topluluğu<br />
(BDT - CIS) ülkelerinden yalnızca<br />
Rusya’nın olduğu görüldü. Kazakistan,<br />
Kırgızistan, Azerbaycan, Türkmenistan<br />
ve Özbekistan’ın bu sıralamada “geliş-
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
<strong>2023</strong> teknoloji girişimcileri için<br />
çok avantajlı bir dönem olacak<br />
Keiretsu Forum Türkiye<br />
Genel Müdürü<br />
& Keiretsu Forum<br />
Londra Yönetim<br />
Kurulu Üyesi Duygu<br />
Eren, 2022 yılının<br />
Türk girişimcilik<br />
ekosistemi adına<br />
çok iyi geçtiğini belirterek,<br />
“<strong>2023</strong> yılı<br />
Türk Girişimcilik<br />
Ekosistemi için yapılan<br />
ciddi altyapı<br />
yatırımlarının meyvelerinin<br />
alınacağı<br />
bir yıl olacak. Çok fazla sayıda fon, teknopark<br />
ve hızlandırma programı kuruldu. Bütün bu<br />
altyapı organizasyonlarının amacı girişimlerin<br />
kurulma ve büyümelerine destek olmak.<br />
Türkiye’de teknoloji girişimcisi olmanın çok<br />
avantajlı olduğu bir döneme giriyoruz. Ayrıca,<br />
tohum yatırım almak için de en iyi zaman.<br />
2022 yılında kripto, blokzincir, online<br />
eğitim ve uzaktan çalışma üzerine olan girişimler<br />
oldukça revaçtaydı. <strong>2023</strong>’te ise oyun,<br />
fintech, siber güvenlik, mobilite, Web 3 en<br />
sıcak dikeyler olacak.” dedi.<br />
Keiretsu Forum Türkiye Genel Müdürü & Keiretsu Forum<br />
Londra Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Eren, <strong>2023</strong> yılının<br />
Türkiye’deki teknoloji girişimcileri için çok avantajlı bir<br />
yıl olduğunu ve tüm girişimcilerin tohum yatırım almak<br />
için en iyi zamanı olduğunu açıkladı…<br />
Beklentiler gerçekleşirse<br />
milyar doları geçeriz<br />
<strong>2023</strong> yılında yatırım ivmesinin aynı kalacağını<br />
beklediklerini de söyleyen Eren, “<strong>2023</strong><br />
yılında 2022 yılı ile benzer oranda yatırım<br />
sayısı olacaktır. Çünkü teknoloji şirketleri<br />
fiyatlamalarındaki düzeltmeler halen devam<br />
ediyor. <strong>2023</strong>, Seri A, B yatırımlarıyla 2022 gibi<br />
geçer. Eğer Seri B üzerine çıkan yatırımlar<br />
olursa da ki beklentimiz o yönde milyar doları<br />
geçeriz. Öte yandan <strong>2023</strong> yılı Türk Girişimcilik<br />
Ekosistemi için GSYF(Girişim Sermayesi<br />
Yatırım Fonu)’lerin etkisini ve gücünü<br />
artırdığı bir yıl olacak. Son bir yılda çok fazla<br />
sayıda GSYF kuruldu. Bu GSYF’ler özellikle<br />
SCALE UP aşamasında girişimleri değerlendiriliyorlar.<br />
SCALE UP aşamasındaki Türk<br />
girişimlerinin yatırım bulma noktasında GS-<br />
YF’ler nedeni ile zorluk çekmeyeceği bir yıl<br />
olacağını öngörüyorum. Tohum aşamasında<br />
da finansman oldukça bol. Seri A ve sonrası<br />
için yatırım bulmanın zorlaşacağı bir döneme<br />
giriliyor.” şeklinde konuştu.<br />
Yeni unicornlar oyun veya<br />
fintech sektöründen çıkacak<br />
Hızla büyüyen oyun sektörü hakkında da<br />
düşüncelerini paylaşan Eren, “Oyun sektörü<br />
dünyada Türkiye’nin ciddi bir ağırlığı olan<br />
bir sektör. <strong>2023</strong>’te yeni unicornlar öncelikli<br />
olarak oyun veya fintech sektöründen çıkacaktır.<br />
Sayı vermek mümkün değil ama sayıları<br />
ciddi şekilde artacak.” diyerek sözlerini<br />
tamamladı.<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Yapay zeka hayatımızı nasıl etkileyecek?<br />
Gelişen yapay zekâ teknolojisi<br />
hayatımızı birçok<br />
yönden etkilemeye devam<br />
ediyor. Konuşma tanıma,<br />
karar verme ve problem<br />
çözme gibi konularda insan<br />
zekâsı gerektiren görevleri daha az hata oranıyla<br />
gerçekleştirebilme kabiliyetine sahip olan<br />
yapay zekâ, iş dünyası başta olmak üzere sosyal<br />
yaşamı da büyük ölçüde etkiliyor.<br />
Sağlık sektörünü domine<br />
edecek<br />
Yapay zekâ, doğru teşhisler sağlayarak, tıbbi hataları<br />
azaltarak ve hasta sonuçlarını iyileştirerek<br />
sağlık sektörünü şimdiden dönüştürüyor. Yapay<br />
zekâ algoritmaları tespit ve kişiselleştirilmiş tedaviler<br />
yönünden büyük miktarda tıbbi veriyi<br />
analiz edebiliyor. Öte yandan gelişmiş ülkelerde<br />
yeni yeni kullanılmaya başlanan yapay zekâ<br />
destekli sohbet robotları, hastaların sorularını<br />
yanıtlamalarına ve randevu almalarına da yardımcı<br />
oluyor. Yapay zekânın sağlık alanında gelecekte<br />
önemli katkılar sunacağı düşünülüyor.<br />
150 yılı aşkın köklü geçmişiyle müşterilerine hizmet veren<br />
Generali Sigorta, geleceğin dünyasını büyük ölçüde<br />
şekillendirecek olan yapay zekanın hayatımızı nasıl etkileyeceğini<br />
paylaştı…<br />
Ulaşımda devrim yaratıyor<br />
Yapay zekanın önemli ölçüde etkilediği bir diğer<br />
alan da ulaşım. Daha güvenli, daha hızlı<br />
ve daha verimli bir ulaşım ağı için yapay zekâ<br />
temelli otomasyon çalışmaları ulaşım endüstrisinde<br />
devrim yaratıyor. Yapay zekâ tarafından<br />
desteklenen otonom araçlar, insan hatasından<br />
kaynaklanan yol kazalarının sayısını ve yolcuların<br />
bekleme süresini de azaltacak. Öte yandan<br />
özellikle metropollerdeki ulaşım sorunlarına<br />
yapay zekâ temelli akıllı uygulamalarla birlikte<br />
çözümler üretilmeye başlandı.<br />
Eğitim ve öğretimin yeni<br />
kurallarını belirliyor<br />
Tüm dünyada özellikle artırılmış gerçeklik teknolojisi<br />
ile birlikte gerçekleştirilen yapay zekâ<br />
uygulamaları eğitim ve öğretimin yeni kurallarını<br />
belirliyor. Yapay zekâ, eğitim sektöründe<br />
yapay zekâ destekli sanal öğretmenler ve kişiselleştirilmiş<br />
öğrenme sistemleri, öğrencilere<br />
özelleştirilmiş eğitim deneyimleri sağlıyor. Ayrıca<br />
yapay zekâ eğitimcilerin öğrencilerin iyileştirilmesi<br />
gereken alanları belirlemesine ve onlara<br />
kişiselleştirilmiş geri bildirim sağlamasına da<br />
yardımcı oluyor.<br />
İş dünyasında yeni fırsatlar<br />
yaratıyor<br />
Yapay zekanın en fazla dokunduğu alanlardan<br />
biri de iş dünyası. Yapay zekâ birçok işi otonom<br />
bir hale getirirken; yapay zekâ geliştirme, veri<br />
analizi ve siber güvenlik gibi alanlarda da yeni<br />
fırsatlar yaratmayı başarıyor. Bununla birlikte<br />
uzmanlar, yapay zekanın bazı çalışanları da yerinden<br />
edebileceğini ve yapay zekanın iş gücüne<br />
entegrasyonuyla birlikte gelen zorlukların ele<br />
alınmasının çok önemli olduğunu belirtiyorlar.<br />
İlerleyen yıllarda yapay zekâ temelli çalışansız<br />
deneyim mağazalarının sayısının artması bekliyor.<br />
İletişim deneyimini artırıyor<br />
Yapay zekanın iş ve sosyal yaşamda etkilediği<br />
en önemli alanlardan biri de iletişim sektörü.<br />
İletişimi bir bütün olarak ele alan yapay zekâ,<br />
özellikle iletişim sektörüne yönelik içerik, grafik<br />
ve görsel konularında her geçen gün kendisini<br />
geliştirmeyi başarıyor. Öte yandan iletişim<br />
teknolojileri de yapay zekâ uygulamalarından<br />
nasibini almış durumda. Yapay zekâ<br />
destekli sohbet robotları ve sanal asistanlar,<br />
müşteri sorularına hızlı ve kişiselleştirilmiş<br />
yanıtlar verme imkânı sağlıyor. Ayrıca dil<br />
çeviri teknolojisini geliştirerek insanların<br />
dil engellerini aşarak birbirleriyle iletişim<br />
kurmasını kolaylaştırıyor.<br />
15
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Türkiye yazılım ihracatında vites büyütüyor<br />
Dijitalleşme iş süreçlerine özel yazılım ve teknolojilere<br />
yönelik ihtiyacı artırırken, ters ekonomik rüzgarlar şirketleri<br />
nitelikli yazılım geliştiricilere daha uygun maliyetlerle<br />
ulaşabilecekleri pazarlara yöneltti. Girişim ekosistemiyle,<br />
nitelikli yazılımcı işgücüyle ve kur farkından<br />
kaynaklanan maliyetlerle Türkiye, küresel şirketlerin<br />
yazılım projelerinin dış kaynaklarından birine dönüştü…<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
İş süreçlerinin dijitalleşmesi ve e-ticaret<br />
gibi dijitalde doğan sektörlerin hızlı<br />
büyümesi, her endüstri için yazılım ve<br />
teknoloji ihtiyacını artırdı. Öte yandan<br />
küresel ekonomik ters rüzgarlar, her<br />
ölçekten şirket için maliyet baskılarını<br />
ortaya çıkardı. Bu durum, okuryazarlık<br />
seviyesi yüksek, geleceğin mesleklerine<br />
ilgi duyan, genç bir nüfusa sahip olan<br />
ve akademik düzeyde nitelikli eğitim<br />
sunan Türkiye gibi ülkeleri yazılımda<br />
dış kaynak kullanımının hedef pazarlarından<br />
birine dönüştürdü. Türkiye, kur<br />
farkı gibi unsurların da katkılarıyla özellikle<br />
Avrupa merkezli şirketlerin yazılım<br />
projeleri için başvurduğu ülkeler arasına<br />
girdi.<br />
Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan<br />
VagonSoft Kurucu Ortağı Alişan<br />
Tekinler, “İşletmeler maliyetleri dengelemek,<br />
temel değer vaatlerinden uzak olan<br />
yatırımlardan kaçınmak için teknoloji ve<br />
yazılım alanında da dış kaynak kullanımını<br />
önceliklendiriyor. Ülkemiz, gerek<br />
İngilizce konuşan gelişmiş yetenek havuzu,<br />
gerekse nitelikli eğitim seviyesiyle<br />
özellikle Avrupa ülkelerinin yazılım ihtiyaçları<br />
için başvurduğu merkezlerden<br />
birine dönüşüyor” dedi.<br />
daha maliyetli olduğunu görüyoruz. Söz<br />
konusu platformdan elde edilen veriler,<br />
Türkiye’deki maliyetlerin, düşük maliyetli<br />
işgücü nitelemesiyle özdeşleşen<br />
Hindistan’dan bile daha aşağıda olduğunu<br />
gösteriyor. Türkiye, saat dilimi ve<br />
işgücünün İngilizce yetkinliği gibi faktörlerle<br />
de birleşmesiyle tercih sebebi<br />
oluyor” diye konuştu.<br />
Türkiye yetenek<br />
sıralamasında 10 basamak<br />
yükseldi<br />
Online eğitim platformu Coursera’nın<br />
yayımladığı Küresel Yetenek Raporu’nun<br />
2022 edisyonunda Türkiye’nin sıralamada<br />
10 basamak yükseldiği görüldü.<br />
Bu artıştan en büyük payı yüzde 57<br />
oranla teknoloji aldı. Türkiye’nin teknik<br />
üniversiteleriyle, teknoparklarıyla, unicorn’lar<br />
çıkaran girişim ekosistemiyle<br />
küresel teknoloji işgücünün önemli<br />
merkezlerinden birine dönüştüğünü<br />
vurgulayan VagonSoft Kurucu Ortağı<br />
Alişan Tekinler, “Ülkemiz yazılım ihracatında<br />
her geçen yıl hedef büyütüyor.<br />
Türkiye’nin yükselen potansiyeli, kültürel<br />
ve lojistik yakınlık da hesaba katıldığında<br />
uluslararası şirketlerin dikkatinden<br />
kaçmıyor” ifadelerini kullandı.<br />
“Dijital yolculuğa doğru<br />
yerden başlama fırsatı<br />
sunuyoruz”<br />
Türkiye’de 10 yılı aşkın deneyimle e-ticaret<br />
yazılımı, web yazılım ve tasarımı,<br />
optimizasyon, kurumsal kaynak planlama,<br />
müşteri ilişkileri yönetimi ve muhasebe<br />
alanında yazılım geliştirdiklerini<br />
ifade eden Alişan Tekinler, değerlendirmelerini<br />
şu ifadelerle sonlandırdı: “2012<br />
yılında ortağım Hüseyin Yılmaz’la hayata<br />
geçirdiğimiz VagonSoft, müşterilerine<br />
dijital yolculuğa doğru yerden başlama<br />
fırsatı sunuyor. Şimdiye dek aralarında<br />
uluslararası markaların da olduğu 852’yi<br />
aşkın müşteriye hizmet verdik. Sanayi,<br />
restoran, güzellik salonu, oto yıkama<br />
gibi farklı sektörlerden işletmeler için<br />
hayata geçirdiğimiz yazılım projelerinde<br />
edindiğimiz bilgi birikimini, dijital pazarlama,<br />
kurumsal SEO, itibar ve marka<br />
yönetimi alanlarındaki deneyimimizle<br />
bir araya getirerek uçtan uca servisler<br />
sunuyoruz. Yetkin işgücümüz, Vagon-<br />
Soft’u uluslararası nitelikte işler çıkarabilecek<br />
bir iş ortağına dönüştürüyor.”<br />
16<br />
Almanya’daki yazılım<br />
maliyetleri Türkiye’den %150<br />
fazla<br />
Dünya çapında farklı mesleklerin ortalama<br />
maaşlarını gerçek kullanıcılardan<br />
elde ettiği verilere göre derleyen Levels.<br />
fyi verileri, Türkiye’de yıllık ortalama kıdemli<br />
yazılım mühendisi maaşlarının 35<br />
bin dolar seviyesinde olduğunu gösterdi.<br />
Benzer kıdemdeki çalışanların ücretlerinin<br />
İtalya’da 75 bin dolara, Almanya’da<br />
90 bin dolara, ABD’de ise 211 bin dolara<br />
çıktığı tespit edildi.<br />
Verileri yorumlayan Alişan Tekinler, “Kıyasladığımızda,<br />
Almanya’da bir şirket<br />
veya mühendisle yazılım geliştirmenin<br />
bu işi Türkiye’de yapmaktan yüzde 150
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Sipay’de üst düzey atama<br />
Şirketlere ödeme sistemleri alanında 360 derece çözümler<br />
sunan inovasyon odaklı finansal teknoloji şirketi Sipay’in İş<br />
Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Aslı Ulusoy oldu…<br />
Finansal teknoloji sektörüne 2018 yılının son<br />
aylarında “ödeme sistemleri alanına yenilikçi<br />
ve dinamik çözümler sunma” mottosuyla<br />
giriş yapan Sipay, deneyimli isimlerle ekibini<br />
güçlendirmeyi ve büyütmeyi sürdürüyor. Sipay’e<br />
İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı<br />
olarak atanan Aslı Ulusoy, Sipay’in hedef ve<br />
politikaları doğrultusunda iş geliştirme stratejilerini<br />
belirlemenin yanı sıra yeni projeler<br />
ve müşteri portföyünü genişletmekten sorumlu<br />
olacak.<br />
Aslı Ulusoy kimdir?<br />
St. Georg Avusturya Lisesi’nin ardından İstanbul<br />
Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden<br />
mezun olan Aslı Ulusoy, iş hayatına<br />
Demirbank’ta MT olarak başladı. Şube ve<br />
genel müdürlük deneyimlerinin ardından,<br />
Garanti Ödeme Sistemleri’nde Pazar Ortaklıkları<br />
Yöneticisi olarak görev alan Aslı<br />
Ulusoy, 2002 yılında Yapı Kredi Bankası’nda<br />
Üye İşyeri Pazarlama ve Ortaklık İlişkileri<br />
bölümünde yönetici olarak çalışmaya başladı.<br />
Yapı Kredi Bankasındaki kariyerinde<br />
Üye İşyeri Pazarlama ve Ortaklık İlişkileri<br />
Direktörü olarak ödeme sistemleri kart kabul<br />
ürün yönetimi, iş geliştirme, kurumsal iş<br />
ortaklıkları ve satış fonksiyonlarının başına<br />
geçti. 2021 yılında Boyner Holding bünyesindeki<br />
Hopi’de Ticari İş Ortaklıkları Genel<br />
Müdür Yardımcısı olarak görev alan Aslı Ulusoy,<br />
<strong>2023</strong> yılı itibarıyla Sipay’de İş Geliştirme<br />
Genel Müdür Yardımcısı görevini üstlendi.<br />
Kredi kullanımında mobil bankacılığın payı artıyor<br />
Risk Merkezi verileri 2022’de bireysel kredi kullanımının arttığını<br />
gösterirken, kredi notu öğrenme hizmetine talep de çoğaldı. Öte<br />
yandan Türkiye’nin kredi notu ortalaması 1.492 olarak açıklandı…<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Her yıl milyonlarca kişinin bankacılık sistemine<br />
dahil olduğu Türkiye’de, küresel<br />
ekonomik koşullar, bankaların kullandırdığı<br />
kredi adet ve hacimlerine de yansıdı.<br />
Risk Merkezi tarafından yayımlanan veriler,<br />
bankalar tarafından verilen bireysel kredi<br />
hacimlerinin 2022’de %50 arttığını gösterirken,<br />
kredi kullanmanın birincil göstergesi<br />
olan kredi notu öğrenme hizmetine talep de<br />
çoğaldı. Kişiselleştirilmiş finansal pazaryeri<br />
TeklifimGelsin, kullanıcıların kredi derecelerini<br />
öğrenebilecekleri ve krediye erişimlerini<br />
kolaylaştıracak önerileri görebilecekleri<br />
Kredi Karnesi ürününü Şubat <strong>2023</strong> itibarıyla<br />
duyurduğu mobil uygulamasında ücretsiz<br />
olarak kullanıma sundu.<br />
Türkiye’nin kredi notu<br />
ortalaması 1.492 oldu<br />
Kredi Kayıt Bürosu tarafından 2022’nin<br />
üçüncü çeyreğinde açıklanan veriler, Türkiye’nin<br />
ortalama kredi notunun 1.492 olduğunu<br />
gösterdi. Kredi notu değerlendirmesinin<br />
1.900 puan üzerinden gerçekleştirildiğini<br />
hatırlatan İhsan Cem Zararsız, “Mobil uygulamamızda<br />
kullanıcıların kredi derecelerini<br />
ücretsiz olarak öğrenebilecekleri özelliğimizin<br />
yanı sıra, bu dereceyi artırmaya yönelik<br />
kişiselleştirilmiş öneriler içeren Kredi<br />
Karnesi ürünümüzü sunuyoruz. Büyük veri<br />
ve açık bankacılık teknolojilerinin gücüyle<br />
geliştirdiğimiz Kredi Karnesi, tüketicilerin<br />
mevcut finansal durumlarını doğru bir biçimde<br />
analiz etmeleri için oldukça kullanışlı.<br />
Bu özelliğimizle kullanıcıların kredi derecelerini<br />
artırabilmeleri için öneriler sunuyor,<br />
onlara özel kredili ürünler listeliyoruz. Böylece<br />
tüketiciler, kredi derecelerinin zaman<br />
içindeki gelişimini takip edebiliyor. Geleneksel<br />
bankacılığın getirdiği yorucu süreçleri ve<br />
bilgi akışındaki yavaşlığı ortadan kaldırmak,<br />
kullanıcıların işlem sürelerini kısaltmak ve<br />
güvenlikten ödün vermemelerini sağlamak<br />
gibi amaçlarla kurulan TeklifimGelsin olarak<br />
bu çözümümüzle tüketicilerin finansal<br />
okuryazarlığına da katkıda bulunuyoruz”<br />
diye konuştu.<br />
Kredi işlemlerinde mobil<br />
kullanımı artıyor<br />
Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) açıkladığı<br />
çeyreklik veriler incelendiğinde, 2022’nin ilk<br />
üç çeyreğinde mobil şubeler üzerinden toplam<br />
11,3 milyon adet kredi kullandırıldığı, bu<br />
işlemlerdeki toplam kredi hacminin ise 259<br />
milyar TL olduğu görüldü. Geçtiğimiz yılın<br />
üç çeyreğinde mobil şubelerden kullandırılan<br />
kredi adetlerinde artış yaşandığını dile<br />
getiren TeklifimGelsin CEO’su İhsan Cem<br />
Zararsız, “Kredi işlemlerinde mobil bankacılık<br />
ürünlerinin benimsenmesi her geçen<br />
dönemde artıyor. Bu trendi takiben, kullanıcıların<br />
doğru finansal ürünlere ve finansal<br />
geçmişlerini ortaya koyan Kredi Karnesi’ne<br />
saniyeler içinde güvenli bir biçimde ulaşması<br />
amacıyla, halihazırda 175 bini aşkın kayıtlı<br />
kullanıcının tercih ettiği kişisel finansal<br />
pazaryeri çözümlerimizi App Store ve Play<br />
Store’da yer alan TeklifimGelsin mobil uygulamamızda<br />
sunmaya başladık” dedi.<br />
“Kullanıcıları doğru finansal<br />
araçlarla buluşturuyoruz”<br />
Ocak 2021’de İTÜ Çekirdek bünyesinde kurulan<br />
şirketin bugüne dek aralarında Avrupa’nın<br />
en büyük B2B hızlandırma programı<br />
Startup Wise Guys’ın ve Hedef Holding’in<br />
de bulunduğu yatırımcılardan yatırım aldığını<br />
ve değerlemesini katlanarak artırdığını<br />
belirten TeklifimGelsin CEO’su İhsan Cem<br />
Zararsız, “Bugün dijital bankacılık kullanıcılarının<br />
ihtiyaçlarına yönelik pek çok araç<br />
bulunuyor. Fakat esas problem, bu araçların<br />
analizinde ve doğru bilgiye ulaşma sürecinde<br />
ortaya çıkıyor” dedi.<br />
175 bini aşkın kayıtlı kullanıcıya sahip olduklarını<br />
ve bugüne kadar 2,5 milyonu aşkın<br />
ziyaret aldıklarını vurgulayan İhsan Cem<br />
Zararsız, değerlendirmelerini şu ifadelerle<br />
sonlandırdı: “Hem bankaların, hem de<br />
tüketicilerin yararına bir model geliştiren<br />
TeklifimGelsin olarak kullanıcılarımıza tüm<br />
banka ve finansal kuruluşların ürün analizlerini<br />
tek bir platformdan yapabilme olanağı<br />
sunuyoruz. Finansal geçmişlerini ve finansal<br />
kuruluşların kredi kartı, mevduat, taşıt, konut,<br />
ihtiyaç kredisi, BIST 30, Amerika borsaları,<br />
uzaktan müşteri edinimi ve sigorta<br />
gibi hizmetlerini TeklifimGelsin’de bir arada<br />
görebilen ve karşılaştırabilen kullanıcılar,<br />
finansal okuryazarlıklarını bir adım ileri<br />
taşıyarak kendileri için en uygun ürüne başvurma<br />
şansı buluyor. Bu anlamda, <strong>2023</strong> itibarıyla<br />
kullanıcılarımızı, müşteri deneyimi<br />
odağında geliştirdiğimiz mobil uygulamamız<br />
aracılığıyla da doğru finansal araçlarla<br />
buluşturmayı sürdüreceğiz.”<br />
17
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Keenetic Hopper ve Sprinter yeni<br />
Wi-Fi 6 teknolojisi ile neler sunuyor!<br />
AX1800 hızları, güçlü donanımı ve bulut temelli KeeneticOS<br />
yazılımı ile Keenetic Hopper ve Keenetic Sprinter<br />
modelleri kullanıcıların beğenisine sunuldu…<br />
genişletici/router modları arasında değiştirebilirsiniz.<br />
destekleyen bir Keenetic yönlendirici seçmek<br />
en iyi çözüm olacaktır.<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Keenetic’in Wi-Fi 6 teknolojisinde sunduğu<br />
ilk iki ürünü olan bu modeller ev ve işletmenizi<br />
Wi-Fi 6 teknolojisine taşımak isteyenlerin<br />
beğeneceği ve uzun yıllar sorunsuzca<br />
kullanacağı modeller olarak karşımıza çıkıyor.<br />
Güçlü Donanım ve KeeneticOS<br />
yazılımı<br />
Keenetic Hopper ve Sprinter modeli her zamanki<br />
gibi kararlı ve sürekli güncelleme<br />
alan KeeneticOS yazılımıyla birlikte güçlü<br />
bir donanıma sahip. Cihaz gücünü bulut temelli<br />
KeeneticOS yazılımı ile uyumlu şekilde<br />
çalışan 900Mhz gücünde çift çekirdek işlemciden<br />
alıyor. 256 MB DDR3 RAM Keenetic<br />
Hopper’a kullanım esnekliği sağlayan KeeneticOS<br />
bileşenlerinin yüklenmesine izin verirken<br />
128MB flash memory cihazı ani elektrik<br />
kesintisi gibi durumlarda bozulmalara karşı<br />
korumaya yardımcı oluyor.<br />
Keenetic Hopper modelinde bulunan USB3.0<br />
portu bulut temelli KeeneticOS yazılımında<br />
sunulan; kişisel bulut, WebDAV, FTP sunucu,<br />
yazıcı sunucu, torrent bileşeni gibi bileşenleri<br />
kullanmanıza imkan tanıyor.<br />
Fiber internetiniz için dört<br />
dörtlük router<br />
Yönetilebilir gigabit ethernet portları ve<br />
yönlenebilir antenleri ile Keenetic Hopper<br />
ve Sprinter modellerini ethernet üzerinden<br />
gelen fiber internetleriniz için kullanabilirsiniz.<br />
KeeneticOS yazılımında yer alan ‘önceki<br />
routerdan bilgileri içeri aktarma’ seçeneği<br />
sayesinde fiber hattınıza ait kullanıcı adı ve<br />
şifre bilgisini almakta zorlanıyorsa, Keenetic<br />
bu bilginin önceki router cihazdan zahmetsizce<br />
içeri aktarılmasını da sağlıyor. Böylece<br />
internetinizi dört dörtlük Keenetic Hopper<br />
veya Sprinter da kullanabilirsiniz.<br />
Keenetic Hopper ve Sprinter<br />
Karşılaştırması<br />
Keenetic’in sunduğu ilk Wi-Fi 6’lı modeller<br />
olan Keenetic Hopper ve Sprinter modellerini<br />
karşılaştırdığımızda benzerlikler ve bazı<br />
donanım farklılıkları var. Her iki model de<br />
AX1800 sınıfında dualband kablosuz yayın<br />
yapıyor ve her iki modelde de ethernet port<br />
sayıları ve harici anten sayıları aynı. Bu durumu<br />
özetlediğimizde her iki router cihazdan<br />
da benzer teorik Wi-Fi performanslarına<br />
sahip.<br />
Cihazların ilk bakıştaki farklı olan özellikleri;<br />
Hopper modelinde bulunan USB3.0 portu<br />
ile Sprinter modelinde bulunan fiziksel mod<br />
değiştirme anahtarı olduğu görülüyor. Keenetic<br />
Hopper modelinde bir adet USB3.0 portu<br />
varken bu USB portu Sprinter modelinde<br />
bulunmuyor. Bu sebeple USB ile ilgili KeeneticOS<br />
bileşenlerini kullanacak kullanıcıların<br />
Hopper modelini tercih etmesi öneriliyor.<br />
Keenetic Sprinter modelinde bulunan mod<br />
değiştirme anahtarı cihazın kolaylıkla menzil<br />
genişletici moda geçirilebilmesini sağlıyor.<br />
Bu avantajı sayesinde, mevcut bir Keenetic<br />
cihazı olan kullanıcıların Mesh Wi-Fi<br />
sistem kullanırken Wi-Fi menzillerini genişletmek<br />
için kullanabileceği bir cihaz diyebiliriz.<br />
Örneğin; eviniz geniş ve Wi-Fi 6’lı bir Keenetic<br />
Hopper modeline zaten sahipseniz, Wi-Fi<br />
menzilinizi genişletmek için Sprinter modelini<br />
tercih edebilirsiniz.<br />
Wi-Fi 6 ile ilgili merak edilen sorular ve yanıtları:<br />
Wi-Fi 6’ya geçiş yapmam<br />
şart mı?<br />
Hayır. Fakat halihazırda 802.11ax’ı destekleyen<br />
istemci cihazlarınız varsa veya yeni teknolojilerin<br />
gelişme hızını ve “geleceğe dönük”<br />
olarak adlandırılan en son Wi-Fi 6 standardını<br />
destekleyen en modern yönlendiriciyi<br />
satın almayı planlıyorsanız, AX standardını<br />
Wi-Fi 5 teknolojisi çok mu<br />
geride kaldı?<br />
Hayır. Bugün bile, birçok durumda, internete<br />
bağlanmak için dualband 802.11ac Wi-Fi<br />
yönlendiricilerin ve AC standardını destekleyen<br />
mobil cihazların kullanımı devam<br />
etmektedir. Bu durumda, çift bantlı ağların<br />
ve daha hızlı Wi-Fi veri aktarım hızlarının<br />
avantajlarından da yararlanacaksınız. Eski<br />
amiral gemisi Keenetic modelleri (Ultra,<br />
Giga, Hero DSL, Peak DSL), AX destekli yeni<br />
modellere göre performans açısından pratikte<br />
daha düşük değil.<br />
Wi-Fi 6 teknolojisinin<br />
avantajları var mı?<br />
Yeni Wi-Fi 6 standardı kesinlikle bir dizi faydalı<br />
yeniliğe sahiptir ve ağ teknolojilerinin<br />
geliştirilmesinde bir sonraki aşamadır. Ancak<br />
Wi-Fi 5’ten Wi-Fi 6’ya geçiş, kullanıcılar<br />
için 802.11n’den (Wi-Fi 4) 802.11ac’ye (Wi-Fi<br />
5) geçiş kadar önemli görünmüyor. AC standardı,<br />
kullanıcılara, kanal genişliğindeki artış<br />
ve Airtime Fairness ve Beamforming’in<br />
yeni teknolojilerin tanıtılması nedeniyle veri<br />
aktarım hızında çok yönlü bir artış olan 5<br />
GHz frekans aralığını kullanma fırsatı verdi.<br />
Bununla birlikte Wi-Fi6 teknolojisi UL<br />
MU-MIMO ve OFDMA gibi yenilikleri kendisinde<br />
barındırıyor.<br />
Wi-Fi 6 Mesh Wi-Fi<br />
sisteminin yerini tutar mı?<br />
Hayır. Bir Wi-Fi 6 yönlendirici hala bir Wi-Fi<br />
mesh sisteminin yerini tutamaz ve çok odalı<br />
veya çok katlı, sağlam duvarlara ve tavanlara<br />
sahip mekanların tümünü, hızda önemli bir<br />
kayıp olmadan kapsayamaz. Yeni OFDMA<br />
ve UL MU-MIMO teknolojileri için istemci<br />
desteğinin olmaması durumunda, birden<br />
çok erişim noktasının kullanılması çok daha<br />
etkili olacaktır.<br />
18<br />
Çok katlı veya geniş<br />
evinizde Mesh Wi-Fi sistemi<br />
kurabilirsiniz<br />
Tüm Keenetic modelleri Keenetic Mesh Wi-<br />
Fi sistemini destekliyor. En güncel Wi-Fi teknolojisi<br />
ile evinizde bir Mesh Wi-Fi ağı kurmak<br />
isterseniz Keenetic Hopper ve Sprinter<br />
modelleri ile kolayca bir Mesh Wi-Fi sistemi<br />
kurabilirsiniz.<br />
Keenetic Sprinter modelinde yer alan donanımsal<br />
mod değiştirme anahtarı sayesinde<br />
cihazınızın çalışma modunu kolayca menzil
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Şirketler “yetenek” peşinde!<br />
<strong>2023</strong> İK trendleri, bu yıl yetenekli elemanları elde tutmanın<br />
büyük önem taşıdığına işaret ediyor…<br />
2022 yılının son çeyreği ve <strong>2023</strong> yılının ilk<br />
ayındaki İK verileri birçok sektörde global<br />
ekonomik krizden kaynaklı işten çıkarmaların<br />
yaşandığını ortaya koyuyor. Uzmanlar,<br />
birçok sektörde firmaların kalifiye elemanı<br />
elde tutmaya odaklanması gerektiğinin altını<br />
çiziyor. Bununla birlikte şirket kültürü<br />
oluşturma ve çalışan esenliği de yine işverenler<br />
için öne çıkan konular arasında yer<br />
alıyor.<br />
Online kariyer platformu Workindo İK Müdürü<br />
Gizem Tunçel, <strong>2023</strong>’te iş dünyasında<br />
yeteneğin çok değerli olduğuna vurgu yaparak:<br />
“Tüm sektörlerde yetenekli çalışanları<br />
elde tutmanın ve kalifiye çalışanlar bulmanın<br />
önemi giderek artıyor. İş piyasasındaki<br />
rekabetin artmasıyla birlikte bu sene kalifiye<br />
personel bulmak önceki senelere göre daha<br />
da zor olacak. Z kuşağının da iş hayatına dahil<br />
olmasıyla birlikte şirket kültürü de daha<br />
da önem kazanıyor. Bu nedenle, herkes için<br />
uygun çalışma modellerinin belirlenmesi<br />
gerekiyor. Bu modeller, ekibin istek ve ihtiyaçlarına<br />
göre belirlenerek remote, full ofis<br />
veya hibrit çalışma şartları yeniden değerlendirilmeli.<br />
İşletmelerin verimliliğini artırmak<br />
için adil bir ortam yaratmak amacıyla<br />
beceriye dayalı işe alımlara öncelik vermesi<br />
de oldukça önemlidir. İşverenler, mevcut çalışanlarının<br />
becerilerini geliştirmek ve yeni<br />
yetenekleri çekmek için, sağlıklı çalışma koşulları<br />
ve stres azaltıcı faaliyetler sağlamak<br />
gibi, çalışanlarını hem mesleki hem de kişisel<br />
refah konusunda desteklemelidir” dedi.<br />
Yeni Performans Yönetimi<br />
Metotları<br />
Gizem Tunçel pandemiyle beraber uzaktan<br />
çalışmadaki artışın iş hayatına yeni performans<br />
yönetimi metotları da getirdiğini<br />
belirtti: “Bu metotlar, çalışanların performanslarını<br />
izleme ve değerlendirme süreçlerini<br />
kolaylaştırmak aynı zamanda da çalışan<br />
motivasyonunu ve bağlılığını korumak için<br />
yeni teknolojilerden faydalanmanın önemini<br />
vurguluyor. Yenilenen teknolojik metotlarla<br />
dijital ortamda daha çok ortaya çıkmak ve<br />
şirket imajını güçlendirmek üzerine çalışmalar<br />
yapılması doğru yeteneklere erişmeyi<br />
kolaylaştıracaktır.”<br />
Bilişim Vadisi girişimci ekosistemi<br />
Avrupa’ya açılacak!<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon üssü Bilişim<br />
Vadisi, ekosistemindeki girişimcilerin Avrupa’ya<br />
açılabilmesi için Almanya’nın başkenti<br />
Berlin’de temaslarda bulundu.<br />
Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve heyeti, Türkiye’nin<br />
Berlin Büyükelçiliği’nde düzenlenen yemekli<br />
toplantıda girişimciler, üst düzey yöneticiler,<br />
Türk İş İnsanları Dernekleri temsilcileri<br />
ve bürokratlarla bir araya geldi.<br />
Bilişim Vadisi Genel Müdürü A. Serdar<br />
İbrahimcioğlu gerçekleştirdiği sunumda Bilişim<br />
Vadisi’nin uluslararasılaşma hedeflerini<br />
anlatarak, proje detaylarını paylaştı.<br />
Potansiyel İş Birliğimizi Kalıcı<br />
Hale Getirmek İstiyoruz<br />
Artık uluslararasılaşma noktasında çalışmalarının<br />
daha da hızlı devam edeceğini belirten A.<br />
Serdar İbrahimcioğlu, dünyanın farklı bölgelerinde<br />
sorun çözme odaklı bölgelere özel çalışmaların<br />
geliştirildiği, bu bağlamda Avrupa’ya<br />
açılmanın Türkiye için önemli bir yeri olduğunu<br />
vurguladı. Almanya’daki girişimcilerin çok<br />
ciddi bir potansiyelinin olduğunu ve bunun<br />
farkında olduğunu dile getiren İbrahimcioğlu,<br />
“Bilişim Vadisi olarak Niocycle ve Virtual I gibi<br />
Bilişim Vadisi, ekosistemindeki girişimcileri Avrupa’ya açmak<br />
için düzenlenen toplantıda Berlin’de girişimciler, üst<br />
düzey yöneticiler ve bürokratlarla bir araya geldi. Programda<br />
Almanya’daki girişimcilerin Bilişim Vadisi Teknoloji Koridoru’na<br />
dahil edilmesine yönelik muhtemel iş birlikleri hakkında<br />
fikir alışverişinde bulunuldu…<br />
Almanya ve İsviçre’de ortaya çıkan Türk girişimcilerimize<br />
destek olduk, olmaya da devam<br />
ediyoruz. Bu potansiyeli ortaya çıkarmak, kalıcı<br />
ve etkin bir şekilde yerinde desteklemek<br />
amacıyla sizlerle fikir alışverişi yapmak üzere<br />
buraya geldik. Buradaki potansiyeli ve iş birliği<br />
arzusuna tekrar tanık olduk. Çalışacağız ve<br />
buraya kalıcı olarak tekrar geleceğiz” diye konuştu.<br />
Girişimcilikte Türkiye İle<br />
Almanya Arasındaki Bağlar<br />
Güçlenecek<br />
Nitelikli insan kaynağının ve hizmet alıcılarının<br />
yoğunlukta yaşadığı Almanya’da girişimcilerle<br />
ve teknoloji alanında çalışanlarla bir araya<br />
gelmek istediklerini anlatan İbrahimcioğlu,<br />
bunun için bir ekosistem oluşturulması için<br />
çalışacaklarını belirtti. Nitelikli insan kaynağının<br />
ve hizmet alıcılarının yoğunlukta<br />
yaşadığı Almanya’daki girişimcileri Bilişim<br />
Vadisi ekosistemine dahil ederek teknoloji girişimciliği<br />
anlamında da Türkiye ile olan bağlarını<br />
güçlendirmek istediklerine dikkat çeken<br />
İbrahimcioğlu, özellikle her zaman ve her yerde<br />
olduğu gibi burada da iş birlikleri kurmak ve bu<br />
ekosistemi iş birliği bazlı desteklemek ve geliştirmek<br />
istediklerini belirtti. İbrahimcioğlu, Bilişim<br />
Vadisi’nin gelecek vaat eden projelere ve<br />
girişimlere yatırım yaptığının altını çizerek bir<br />
kez daha “Birlikte başarabiliriz” vurgusu yaptı.<br />
19
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
TÜRKKEP ve TÜRMOB’DAN KEP iş birliği!<br />
Türkiye’nin Kayıtlı Elektronik Posta<br />
(KEP) alanında lider kuruluşu olan<br />
TÜRKKEP yaptığı iş birlikleri ve entegrasyon<br />
çalışmalarıyla kurumların iş verimliliğini<br />
artırmaya ve ülke ekonomisine<br />
pozitif yönde katkı sağlamaya devam<br />
ediyor. Türkiye Serbest Muhasebeci Mali<br />
Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler<br />
Odaları Birliği (TÜRMOB) ve TÜRKKEP<br />
arasında gerçekleşen iş birliğiyle; meslek<br />
mensupları ve müşterileri, TÜRKKEP<br />
servisleriyle entegre çalışan TÜRMOB<br />
KEP sayesinde kendileri için hazırlanan<br />
özel paketlerden faydalanarak avantajlı<br />
koşullarla Kayıtlı Elektronik Posta (KEP)<br />
sahibi olabiliyor. Ayrıca TÜRMOB’a ait<br />
IT network LUCA muhasebe yazılımları ile TÜRK-<br />
KEP’in servisleri arasında yapılan entegrasyon<br />
sayesinde; LUCA kullanan 4 milyondan<br />
fazla personel ve 1,5 milyondan<br />
fazla vergi mükellefi insan kaynaklarına<br />
dair tüm süreçleri KEP üzerinden yürüterek,<br />
zaman ve maliyetten büyük tasarruf<br />
sağlıyor.<br />
Sektör Market<br />
20<br />
TÜRMOB ve TÜRKKEP arasında gerçekleşen iş birliğiyle TÜR-<br />
MOB üyesi meslek mensupları ve müşterileri avantajlı koşullarla<br />
KEP sahibi olabiliyor. Ayrıca TÜRMOB’a ait LUCA muhasebe<br />
yazılımlarını kullanan 4 milyondan fazla personel ve<br />
1,5 milyondan fazla vergi mükellefi, TÜRKKEP entegrasyonuyla<br />
insan kaynaklarına dair tüm süreçleri KEP üzerinden<br />
yürüterek zaman ve maliyetten büyük tasarruf sağlıyor…<br />
TÜRMOB Meslek Mensupları<br />
ve Müşterileri KEP’leşiyor!<br />
TÜRKKEP tarafından TÜRMOB üyesi<br />
meslek mensupları ve müşterileri için<br />
hazırlanan özel paketlerde; KEP hesabı,<br />
işlem yetkilisi, gönderi adedi, posta<br />
kutusu alanı, SMS bildirimi gibi hizmet<br />
seçenekleri yer alıyor. KEP sahibi olarak<br />
iş süreçlerini dijitalleştiren meslek<br />
mensupları ve odalar, TÜRMOB ile aralarındaki<br />
değerli evrak alışverişlerini (aidat<br />
ödeme ihtarı, sözleşmeler vs.) yasal,<br />
hızlı ve masrafsız hale getirmiş oluyor.<br />
Meslek mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarla<br />
(vergi dairesi, belediyeler vs.)<br />
arasındaki tüm yasal yazışmalarını KEP<br />
üzerinden kolayca yapabiliyor. Meslek<br />
mensupları ve müşterileri arasında sözleşme,<br />
fatura itirazı, ihtar gibi yasal öneme<br />
sahip evrak iletişimi KEP üzerinden<br />
yapılarak, yasal geçerliliği olan alternatif<br />
bir iletişim kanalı oluşturuluyor. Bu iş<br />
birliği sayesinde TÜRMOB üyesi meslek<br />
mensupları ve müşteri firmalar; kişi, kurum<br />
ve kuruluşlarla olan her türlü resmi<br />
yazışma ve belge paylaşımlarını dijital<br />
bir zeminde yasal olarak gerçekleştirebiliyor.<br />
Böylece zamandan tasarruf, verimlilik<br />
artışı, kâğıt, baskı, noter, kargo,<br />
kurye, lojistik ve arşivleme masraflarından<br />
büyük oranda tasarruf sağlanıyor.<br />
Avantajlı koşullarla KEP paketlerinden<br />
faydalanmak isteyen meslek mensupları<br />
ve müşteri firmalar https://www.turmobkep.com.tr/<br />
adresi üzerinden TÜRMOB<br />
KEP platformunu kullanarak hiçbir fiziksel<br />
evraka ihtiyaç duymadan elektronik<br />
imza ile KEP sözleşmelerini online<br />
olarak imzalayabiliyor.<br />
Luca İle İnsan Kaynakları<br />
Süreçleri Dijitalleşiyor!<br />
TÜRMOB’a ait LUCA muhasebe yazılımlarının<br />
TÜRKKEP KEP servisleriyle<br />
entegrasyonu sayesinde; LUCA kullanan<br />
4 milyondan fazla personelin ve 1,5 milyondan<br />
fazla vergi mükellefinin insan<br />
kaynakları süreçleri dijital ortama taşınıyor.<br />
Bu entegrasyonla birlikte; LUCA<br />
kullanan firmalar, bordro yönetimi gibi<br />
evrak işlemlerini ve daha sonra devreye<br />
alınacak olan fatura itirazı ve ret gibi<br />
işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirebiliyor.<br />
KEP servislerinin LUCA ile<br />
entegrasyonu sayesinde; tüm resmi bilgi<br />
ve belgeler gönderildiği biçimde korunarak<br />
karşı tarafa yasal bir yöntemle iletilmiş<br />
oluyor. Dijitalleşen insan kaynakları<br />
süreçleriyle LUCA kullanıcıları kâğıt,<br />
baskı ve toner gibi maliyet kalemlerinden<br />
önemli ölçüde tasarruf sağlarken;<br />
doğaya verilen zararı en aza indirerek<br />
çevreci bir kimliğe bürünme imkânı buluyor.<br />
KEP İnsan Kaynakları (İK) uygulamasından<br />
faydalanmak isteyen LUCA<br />
kullanıcıları https://www.turmobkep.<br />
com.tr/ adresi üzerinden TÜRMOB KEP<br />
platformunu kullanarak kolayca başvuru<br />
yapabilirler.<br />
Yıldız: “Kişi ve Kurumların<br />
İş Akış Süreçlerini<br />
Dijitalleştirmeye Devam<br />
Ediyoruz”<br />
TÜRMOB ile yapılan iş birliği hakkında<br />
açıklamalarda bulunan TÜRKKEP Genel<br />
Müdürü Olcay Yıldız, “KEP sistemi;<br />
özel şirketlere, kamu kurum/kuruluşlarına<br />
ve bireylere hızlı, güvenilir ve yasal<br />
bir iletişim imkânı sunuyor. Ayrıca<br />
iş verimliliği, zaman yönetimi, maliyet<br />
tasarrufu, iletişim güvenliği ve çevre<br />
duyarlılığı gibi birçok konuda da avantaj<br />
sağlıyor. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler<br />
Başkanlığının açıkladığı 2022 verilerine<br />
göre; kamu kurumlarında KEP kullanımı<br />
yüzde 82’ye ulaştı. Bu sayede de posta<br />
giderlerinde 229 milyon TL, kırtasiye giderlerinde<br />
702 milyon TL, veri depolama<br />
maliyetlerinde 92 milyon TL tasarruf<br />
sağlandı. Bu rakamlara bakıldığında<br />
TÜRMOB üyesi meslek mensupları ve<br />
müşteri firmalarının KEP kullanımını<br />
daha etkin ve yoğun olarak tercih etmelerini<br />
sağlamak hem e-dönüşüm sektörü<br />
için hem de ülke ekonomisi için kıymetli<br />
bir adım olacaktır. TÜRKKEP olarak<br />
bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra<br />
da sektör devleri ile yaptığımız stratejik<br />
iş birlikleriyle ülke ekonomisine katkı<br />
sağlamaya ve yenilikçi çözümlerimizle<br />
Türkiye’deki tüm bireylerin, özel şirketlerin<br />
ve kurumlarının iş akış süreçlerini<br />
dijitalleştirmeye devam edeceğiz.” dedi.<br />
İçer: “Alanlarında Uzman İki<br />
Kurum Güçlerini birleştirdi”<br />
LUCA Proje Koordinatörü Cenk İçer,<br />
“Alanlarında uzman olan iki kurumun<br />
güçlerini birleştirmeleri; KEP kullanımının<br />
yaygınlaşması, geliştirilmesi ve<br />
yeni projeler üretilmesi açısından oldukça<br />
önemli. TÜRKKEP’in yaygın bayi<br />
ağı, sunduğu operasyonel hizmetler ve<br />
çözüm odaklı yaklaşımı bu anlaşmada<br />
önemli bir rol oynadı. Proje sayesinde<br />
meslek mensupları ve onların müşterilerinin<br />
KEP altyapısı ile gerçekleştirecekleri<br />
iptal, itiraz, ihbar, bildirim,<br />
bordro gönderimi, dilekçe, başvurular,<br />
sözleşmeler ve her türlü yasal bildirim<br />
işlemlerine ciddi operasyonel verimlilik<br />
sağlanacaktır. Bu iş birliği sayesinde<br />
TÜRMOB’un meslek mensupları ve<br />
müşterileri için sunduğu hizmet ağının<br />
oldukça genişleyeceğini düşünüyorum.”<br />
ifadelerini kullandı.
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
“Yeni dünyada artık para değil veri konuşuyor!.”<br />
Son yıllarda yüksek teknoloji<br />
konularının ve dijitalleşmenin<br />
daha fazla konuşulur<br />
olması ile birlikte siber güvenliğin<br />
şirketler için artık<br />
kaçınılmaz hale geldi. 19<br />
yıldır Türkiye’de Sistem<br />
Entegrasyonu, Yönetilen Servisler, Veri Merkezi<br />
başlıklarında kurumsal müşterilerine<br />
uçtan uca iş çözümleri ve servisleri sunan,<br />
teknolojik dönüşüm lideri şirketlerinden Telcoset<br />
Genel Müdürü Tarkan Özenci, yaptığı<br />
açıklamada: “Özellikle küçük şirketler üretim<br />
maliyetini düşürmek, üretim ve hizmette<br />
kalite standartlarını yükseltmek amacıyla<br />
satış, lojistik, satış sonrası hizmet gibi birçok<br />
operasyonunu dijitale aktarıldı. Fakat dijital<br />
altyapının dönüşümü bu işin sadece başını<br />
oluşturuyor. Dolayısıyla tam anlamıyla dijital<br />
dönüşümün yaşanması için veri güvenliğinin<br />
sağlanması da bir o kadar önem taşıyor” dedi.<br />
Küçük ve orta ölçekli şirketlerin siber güvenliğe<br />
ayıracak yeterli zaman ve kaynaklarının olmaması<br />
onları siber saldırılara daha açık hale<br />
getirdiğini belirten Tarkan Özenci; sistemin<br />
düzgün işlemesini sağlamak, operasyonların<br />
öngörülebilirliğini arttırmak ve sağlıklı üretim<br />
planlaması yapabilmek için veri güvenliğinin<br />
sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Siber<br />
güvenliğe harcanmayan maliyetin yarattığı<br />
maddi hasarın şirketleri iflasa kadar sürükleyebileceğine<br />
dikkat çeken Telcoset Müdürü<br />
Tarkan Özenci: “Yapılan araştırmalar küçük<br />
ve orta ölçekli şirketlere olan siber saldırıların<br />
Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte siber saldırı riski küçük<br />
büyük tüm işletmelerin tehdidi olmaya devam ediyor. Dijitalleşmenin<br />
artması ile birlikte aslında uzun zamandır önemli olan<br />
siber güvenlik konusu çok daha fazla önem kazandı. Büyük<br />
şirketler için siber güvenlik her geçen yıl önemini arttırsa da<br />
yapılan araştırmalar özellikle küçük ve orta ölçekli şirketler için<br />
hala daha önem sıralamasında üstlerde yer almıyor…<br />
arttığını gösteriyor. Bu saldırılar karşısında<br />
şirketlerin yeterince önlem almadığı anlaşılan<br />
araştırmalar bize gösteriyor ki küçük ve orta<br />
ölçekli şirketlerin dijitalleşmeye yarattıkları<br />
kaynak oranında güvenliğe de kaynak<br />
yaratmaları gerekiyor” diye belirtti.<br />
• Siber saldırılarda çeviklik çok<br />
önemli<br />
Siber güvenliğin önemine vurgu yapan ve siber<br />
saldırıları küçük ve orta ölçekli şirketlerin en<br />
az büyük şirketler kadar önemsemesi gerektiğini<br />
belirten Telcoset Genel Müdürü Tarkan<br />
Özenci: “Yeni dünyada artık para değil veri konuşuyor.<br />
Veri madenciliği gibi yöntemlerle veriye<br />
ulaşanlar her türlü gücü elde edebiliyor. Bu<br />
nedenle güvenlik önlemleri zayıf olan sistemler<br />
hacker’lar için cazibe merkezi haline geliyor”<br />
diye vurguladı. Özenci, küçük ve orta ölçekli<br />
şirketlerin siber güvenlik için almaları gereken<br />
önlemleri şöyle sıralıyor:<br />
• Şirketler öncelikle risk<br />
analizlerini doğru yapmalıdırlar.<br />
• Verilerini yedekleme konusunda çok hassas<br />
olmaları gerekiyor. Aynı zamanda güvenlik duvarlarını<br />
geliştirerek olası saldırıları minimuma<br />
indirmek için altyapı sistemlerini sürekli<br />
güncel tutmalıdırlar ki saldırılar karşısında<br />
daha çevik davranabilsinler.<br />
• Mutlaka belirli dönemlerde siber saldırı testleri<br />
yapmalıdırlar. Böylelikle sistemdeki açıkları görerek<br />
düzeltme şansı yakalayabilirler.<br />
• Olası bir saldırı karşısında kurtarma planları<br />
mutlaka önceden hazır olmalı ve çalışanlar siber<br />
güvenlik konusunda eğitilmelidirler.<br />
Dijitalleşmenin önünde daha çok uzun bir yolun<br />
olduğunu söyleyen Özenci; “Türk ekonomisinin<br />
lokomotifi olan küçük ve orta ölçekli şirketlerin<br />
tam anlamıyla bu süreçten faydalanması için<br />
gidecekleri daha çok yol var. Ancak söz konusu<br />
önlemleri alarak en önemli adımlar atmış olacaklardır“<br />
konunun öneminin altını çizdi.<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Blockchain Teknolojisi geliştiren yerli girişim:<br />
Coinoxs<br />
Blockchain teknolojisi her geçen gün daha fazla yerde<br />
karşımıza çıkıyor. Bu teknolojinin gelişiminde ise girişimler<br />
büyük bir rol oynuyor. Blockchain tabanlı ürün<br />
ve hizmetleriyle sektöre önemli katkılarda bulunan Coinoxs,<br />
yerli girişimler arasında öne çıkıyor…<br />
Blockchain teknolojisi daha çok kripto paralarla<br />
bağdaştırılsa da bugün geldiğimiz noktada<br />
birçok sektörde ve iş kolunda da kullanılmaya<br />
başlandığı görülüyor. Kullanıldığı alanlarda<br />
farklı yenilikler ve kolaylıklar sağlayan bu teknoloji,<br />
kendi içerisindeki gelişimini de hızlı bir<br />
şekilde sürdürüyor. Bu kapsamda blockchain<br />
teknolojisinin gelişimine ve yaygınlaştırılmasına<br />
destek olan birçok girişim bulunuyor.<br />
Türkiye’de doğan girişimlerin başında ise Coinoxs<br />
geliyor. Blockchain ile tanışmak isteyen<br />
kuruluşlara mentörlük eden teknoloji girişimi,<br />
kurumların Web 3 dönüşümünü kolaylaştıran<br />
ürün ve hizmetleriyle ön plana çıkıyor. Coinoxs,<br />
Türkiye’de blockchain teknolojilerinin<br />
gelişimini destekleyen bir inkübasyon merkezi<br />
olarak, sektördeki dijital değişim sürecinde etkin<br />
bir rol üstlenmeyi amaçlıyor.<br />
2019 yılında kurulan Coinoxs, blockchain tabanlı<br />
ürün ve hizmetler sunuyor. Müşterilerine<br />
yazılım geliştirme desteğinde de bulunan<br />
şirket, işletmelerin girişimlerini daha hızlı,<br />
verimli ve esnek bir şekilde başlatmalarına<br />
yardımcı oluyor. Kripto varlıkların saklanmasına<br />
yarayan ve sağladığı güvenlikle öne çıkan<br />
donanım cüzdanı markaları Ledger, Trezor<br />
ve OneKey’in Türkiye satış temsilciliğini de<br />
üstlenen teknoloji girişimi, OxsFix hizmetiyle<br />
de müşterilerine satış sonrası fiziki destek sunuyor.<br />
Öte yandan Coinoxs, yeni ürünü OxsK-<br />
YT ile içerisinde bulunduğu ekosisteme önemli<br />
bir katkı sunmayı amaçlıyor. Girişim, ürün ile<br />
cüzdan risk değerlendirmesi gerçekleştirerek,<br />
özellikle kara para aklama hususunda ciddi<br />
eleştiri alan kripto para sektörü için ciddi bir<br />
argüman geliştiriyor.<br />
Gösterdikleri faaliyetlere ve temel hedeflerine<br />
ilişkin açıklamalarda bulunan Coinoxs Kurucusu<br />
Can Azizoğlu, “Coinoxs olarak 2019’da<br />
faaliyetlerimize başlamamızla birlikte 360<br />
derece blockchain hizmetleri sunan ve bu hizmetleri<br />
çeşitli ürünlerle destekleyen dinamik<br />
bir yapıya büründük. İçerideki uzman kadromuzla<br />
hem müşterilerimizle kurduğumuz<br />
yakın teması sürdürüyor hem de blockchain<br />
ekosistemine yeni ve inovatif ürünler kazandırmak<br />
için yoğun bir çaba harcıyoruz. Bugün<br />
baktığımız zaman blockchain teknolojisine<br />
olan ilgi her geçen gün artış gösteriyor. Biz bu<br />
ilginin kripto paralarla sınırlı kalmamasını ve<br />
farklı alanların blockchain’in bir bütün olarak<br />
tüm avantajlarından yararlanabilmesini sağlamayı<br />
amaçlıyoruz.” dedi.<br />
21
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
HP tarafından tasarlanan Z By HP<br />
olağanüstü performansla geliyor<br />
Sınırları aşan yeni Z by HP Masaüstü portföyü ve HP Anyware<br />
Remote System Controller profesyonel yaratıcılar,<br />
tasarımcılar, mühendisler ve veri bilimcileri için tasarlandı…<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
22<br />
HP, veri açısından yoğun iş akışlarında<br />
mümkün olan en yüksek verim<br />
için tasarlanan yeni Z by HP yüksek<br />
performanslı iş istasyonu masaüstü<br />
serisini duyurdu. HP, BT departmanlarının<br />
yüksek performanslı cihazları<br />
desteklemesi için her yerden yönetim<br />
yetenekleri sağlayan bir cihaz olan HP<br />
Anyware Remote System Controller ile<br />
hibrit iş gücü yönetimini geliştiriyor.<br />
Medya ve eğlence, veri bilimi ve mühendislik<br />
gibi sektörlerdeki karmaşık<br />
iş akışları, hızla artan zaman baskısı ve<br />
daha hızlı sonuçlar sunmak için daha<br />
fazla bilgi işlem gücüne ihtiyaç duyulması<br />
anlamına geliyor. Ayrıca, daha<br />
doğru sonuçlar sunmak için uzaktaki<br />
ekiplerle yineleme ve yaratıcılığın sınırlarını<br />
zorlama ihtiyacının da altını<br />
çiziliyor. Intel® tarafından desteklenen<br />
yeni Z by HP Z4, Z6, Z8 ve Z8 Fury masaüstü<br />
bilgisayarlar, yeni hız, doğruluk<br />
ve yaratıcılık seviyelerini desteklemek<br />
için gereken ölçeklenebilir CPU ve GPU<br />
bilgi işlem dengesini sunuyor.<br />
Olağanüstü İş İstasyonu<br />
Performansı<br />
Z by HP inovasyonları, ister büyük modelleri<br />
ve kurulumları içe aktarmak ve<br />
bunlarla çalışmak, ister karmaşık simülasyonlar<br />
çalıştırmak veya karmaşık<br />
derin öğrenme ve öğrenen makine<br />
modellerini daha hızlı eğitmek olsun,<br />
müşterilerine ihtiyaç duyulan performans<br />
avantajlarını sunuyor. En yeni Z<br />
iş istasyonu masaüstü bilgisayarları,<br />
Z8 Fury G5’te 56 adede kadar CPU çekirdeği<br />
ve dört üst düzey GPU içeriyor.<br />
Z4, Z6, Z8 ve tamamen yeni Z8 Fury,<br />
bu segmentlerin her biri için iş akışlarındaki<br />
zorlukları karşılayacak çeşitli<br />
yapılandırmalar sağlar. HP’nin en çok<br />
satan iş makinesi Z4’ten Z8 Fury’nin<br />
üstün performansına kadar, Z by HP<br />
her iş akışı için doğru iş istasyonuna<br />
sahip.<br />
• Z8 Fury G5, tek bir CPU’da 56 çekirdeğe<br />
kadar yüksek performanslı<br />
iş akışlarında serin ve sessiz kalarak<br />
güçlü performans sunuyor ve dönüştürücü<br />
tek soket teknolojisi sayesinde<br />
2 TB DDR5 belleğe sahip dört üst düzey<br />
çift geniş GPU’nun gücünü açığa<br />
çıkarıyor. Kullanıcılar en karmaşık<br />
derin öğrenme, sanal prodüksiyon ve<br />
VFX işlemlerini bile kolayca gerçekleştirebiliyor.<br />
• HP Z4 G5, 24 çekirdekli CPU’ya, iki<br />
üst düzey GPU’ya ve 512 GB’a kadar<br />
RAM’e kadar evrimsel bir ilerleme ile<br />
öğrenen makinelerden gelişmiş video<br />
düzenlemeye kadar gelişmiş iş akışlarının<br />
üstesinden geliyor. Z4 G5, yoğun<br />
iş akışlarını yürütmek için birçok profesyonel<br />
uygulamayı hızlandırıyor ve iş<br />
akışları geliştikçe genişletilecek bolca<br />
alan sağlıyor.<br />
• HP Z6 G5, en yeni Intel® Xeon® W-3400<br />
işlemci mimarisinin artırılmış PCIe<br />
genişletilebilirliğine dayanan birden<br />
fazla GPU ile grafik yoğun iş akışlarını<br />
hızlandırıyor. 36 adede kadar işlemci<br />
çekirdeği, üç üst düzey grafik kartı ve 1<br />
TB DDR5 bellek ile Z6 G5, artan model<br />
ve veri kümesi karmaşıklığı ile ölçeklenen<br />
bir makine isteyen kullanıcılar<br />
için önemli bir performans sunuyor.<br />
• HP Z8 G5, gerçek zamanlı ışın izleme,<br />
veri görselleştirme ve model eğitimi<br />
ile render işlemlerini hızlandırmak<br />
için CPU yoğun iş akışları için en fazla<br />
işlemci işlemini talep eden kullanıcılar<br />
için tasarlandı ve aynı zamanda<br />
talepler değiştikçe genişlemek için<br />
bolca alan sağlıyor. 4›üncü Nesil Intel<br />
Xeon kullanmak üzere tasarlanan çift<br />
soketli iş istasyonu, 1 TB DDR5 belleğe<br />
sahip 2x üst düzey grafik kartını<br />
desteklemenin yanı sıra 64 adede<br />
kadar sistem çekirdeği sunuyor.<br />
İş istasyonu ile filo yönetimi<br />
birleşiyor<br />
HP Anyware Remote System Controller,<br />
BT yöneticilerine çekirdek tabanlı<br />
bir sanal makine (KVM) oturumu<br />
başlatma ve önyükleme öncesi erişim,<br />
BIOS güncellemeleri ve yeniden<br />
görüntüleme gibi bant dışı yönetim<br />
görevlerini her yerden gerçekleştirme<br />
becerisine sahip tek bir gösterge paneli<br />
sağlıyor. BT yöneticileri artık tek<br />
bir arayüz aracılığıyla bir cihaz filosunu<br />
yönetebiliyor, model numaraları ve<br />
BIOS sürümleri gibi güvenli sistem bilgilerine<br />
erişebiliyor, raporlar alabiliyor<br />
ve sorunları kullanıcıları etkilemeden<br />
önce çözmek üzere altyapılarını optimize<br />
etmek için içgörüler geliştirebiliyor.<br />
HP, bu donanım ve yazılımları<br />
güçlü güvenlik endüstrisi standartlarına<br />
göre tasarlıyor ve maksimum güvenlik<br />
sağlamak için kapsamlı testleri,<br />
üçüncü taraf incelemelerini ve sertifikaları<br />
tamamlıyor.
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
YAMY Studio, UP Venture Capital’dan<br />
5 milyon dolar değerlemeyle yatırım aldı<br />
Hybrid-casual” türünde geliştirdiği oyunlarla<br />
tanınan YAMY Studio, Londra merkezli<br />
UP Venture Capital’dan 4 milyon dolar değerleme<br />
üzerinden yatırım aldı.<br />
Yatırım sürecine ilişkin görüşlerini paylaşan<br />
YAMY Studio Kurucu Ortağı Ahmet Ferhat<br />
Akben, “Ortaklarım Yunus Alkan ve Mikdat<br />
Doğru ile temellerini 2020 yılında attığımız<br />
stüdyomuz, Londra merkezli özel sermaye<br />
fonu olan UP Venture Capital’dan aldığı yatırımla<br />
şirket değerini 4 milyon doların üzerine<br />
taşıdı” dedi.<br />
UP Venture Capital Kurucu Ortağı Ömer<br />
Uyan, “UP Venture Capital olarak yüksek<br />
büyüme potansiyeli olan sektörlere yatırım<br />
yapma stratejimiz doğrultusunda, YAMY<br />
Studio’ya yatırım yaptık. Bu yatırımla birlikte<br />
oyun, kimya, sermaye piyasaları ve sürdürülebilir<br />
enerji sektörlerinde faaliyet gösteren<br />
şirketlerden oluşan portföyümüzü, mevcut<br />
sektörler ve yeni sektörlerde yatırımlar yaparak<br />
büyütmeyi hedeflemekteyiz” dedi.<br />
120’nin üzerinde oyun geliştirdi<br />
Faaliyetlerini İstanbul’da sürdüren oyun<br />
stüdyosu, 2021 yılında Hoop 4 isimli oyunuyla<br />
1 milyon indirmeye ulaşırken, 2022’de<br />
Parents Run adını verdiği oyunuyla 2 milyon<br />
barajını aştı. Parents Run’ın en çok indirilen<br />
oyunlar listesinde ilk sıralara ulaştığını vurgulayan<br />
Ahmet Ferhat Akben, “YAMY Studio<br />
Çok sayıda oyun girişimine ev sahipliği yapan Türkiye’de,<br />
yeni yıl oyun şirketleri açısından hızlı başladı. 120›den<br />
fazla mobil oyun geliştiren yerli stüdyo, Londra<br />
merkezli UP Venture Capital firmasından 4 milyon dolar<br />
değerleme üzerinden yatırım aldı…<br />
olarak bugüne dek 120’nin üzerinde oyun geliştirdik.<br />
Kullanıcılar mobil oyunlarda daha<br />
fazla vakit geçirmeye başladıkça, hybrid-casual<br />
olarak bilinen mobil oyun türü de yeni<br />
özellikler kazandı. Hyper casuala göre daha<br />
uzun süre oynanan, sürekli güncellenen ve<br />
oyunculara yeniden oynamak için sebepler<br />
sunan hybrid-casual türü, <strong>2023</strong>’ün yükselen<br />
trendlerinden biri olacak. Biz de bu trendin<br />
öncüsü olarak konumlanıyor, geliştirdiğimiz<br />
oyunları dünyanın her yerinden oyunculara<br />
ulaştırıyoruz. Aldığımız yatırımla ekibimizi<br />
nitelikli yeteneklerle büyütmek, geliştirdiğimiz<br />
oyunları kendi markamızla yayımlamak<br />
için çalışacağız” ifadelerini kullandı.<br />
2022’de mobil oyun harcamaları<br />
110 milyar dolar oldu<br />
Güncel verilere göre küresel ekonomik koşullara<br />
rağmen 2022’de mobil oyun harcamalarının<br />
110 milyar dolarlık bir hacim oluşturduğunu<br />
vurgulayan YAMY Studio Kurucu<br />
Ortağı Ahmet Ferhat Akben, değerlendirmelerini<br />
şu ifadelerle sonlandırdı: Mobil oyunların<br />
gelişimi, video oyun endüstrisi için bir<br />
kırılım noktasına işaret ediyor. YAMY Studio<br />
olarak 4 milyon dolar değerleme üzerinden<br />
aldığımız yatırımla oyuncu, yayıncı ve<br />
stüdyolar için kârlı bir iş modeli oluşturmayı<br />
başarabilen mobil oyun sektörünün öncü<br />
şirketlerinden biri olma vizyonuyla çalışmaya<br />
devam edeceğiz. UP Venture Capital’dan<br />
aldığımız yatırımla, ülkemizin oyun sektöründeki<br />
başarı hikayelerine bir yenisini daha<br />
ekleyerek potansiyelimizi kanıtladık” dedi.<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
PCI Checklist, siber güvenlik tehditlerine<br />
küresel çapta çözüm üretecek<br />
Visa, Mastercard ve American<br />
Express gibi ödeme sistemi<br />
devlerinin 2006 yılında<br />
ödeme ekosisteminde<br />
artış gösteren siber güvenlik<br />
açıklarının risklerini<br />
ele almak üzere kurduğu<br />
Ödeme Kartları Endüstrisi Güvenlik Standartları<br />
Konseyi; PCI Checklist’i bünyesine dahil<br />
etti. Banka, ödeme kuruluşlarının üye işyeri<br />
ve e-ticaret sitelerinin siber güvenlik risklerini<br />
ölçümlendiren PCI Checklist, bu üyelikle gelecekte<br />
oluşabilecek yeni tehditlere küresel çapta<br />
çözüm üretecek.<br />
Banka ve ödeme kuruluşları adına üye işyeri olan e-ticaret<br />
sitelerinin siber güvenliğini değerlendiren yerli girişim PCI<br />
Checklist, dünya çapında kartlı ödeme endüstrisinin standartlarını<br />
belirleyen Ödeme Kartı Endüstrisi Güvenlik Standartları<br />
Konseyi’nin üyesi oldu. PCI Checklist bu zamana<br />
kadar geliştirdiği siber güvenlik risk ve uyumluluk stratejisini<br />
küresel çapta geliştirip çözüm sağlayacak…<br />
‘Avrupa ve Orta Doğu<br />
açılımlarımızı hızlandıracağına<br />
inanıyoruz’<br />
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan PCI<br />
Checklist Kurucu Ortağı ve CEO’su Kıvanç<br />
Harputlu şöyle konuştu: “PCI Checklist olarak<br />
hızlı büyümemizin ve elde ettiğimiz başarılarımızın<br />
arkasında yatan önemli bir neden de<br />
kurduğumuz güçlü iş ortaklıklarımız. Dünyada<br />
sektörün en önemli oyuncularının yer aldığı<br />
Ödeme Kartları Endüstrisi Güvenlik Standartları<br />
Konseyi’ne üye olmamız bizler için oldukça<br />
önemli bir gelişme. Küresel anlamda çevrimiçi<br />
ödeme güvenliğinin ve PCI Güvenlik Standartları’nın<br />
geliştirilmesinde, ilgili diğer paydaşlarla<br />
iş birliği içerisinde yer alacağız. Visa, MasterCard,<br />
Amerikan Express gibi kart üreticileri<br />
tarafından kurulan ve finansal güvenlik sektörünün<br />
önde gelenlerinin yer aldığı Konsey,<br />
gelişen tehditler ışığında ödeme güvenliği hakkında<br />
güncel stratejiler tasarlıyor ve uyguluyor.<br />
PCI Güvenlik Standartlarının küresel olarak<br />
uygulanmasında, PCI Konseyi’nin bir parçası<br />
olarak daha etkin olacağız. Kendi tecrübemizi,<br />
çalışmalarımızı ve en iyi uygulamaları PCI<br />
Konseyi ve topluluğuyla ele alacağız. Çevrimiçi<br />
ödeme sistemi güvenliğinin en zayıf halkası<br />
olan üye işyerlerine yönelik geliştirdiğimiz siber<br />
güvenlik risk ve uyumluluk stratejimizi<br />
küresel çapta geliştirerek çözümlerin sağlanmasına<br />
katkıda bulunacağız. Bu gelişmenin<br />
Avrupa ve Orta Doğu pazarlarındaki açılımlarımızı<br />
hızlandıracağına inanıyoruz.”<br />
23
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Yapay Zeka teknolojileri afet<br />
yönetimini de değiştirecek<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
24<br />
Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi<br />
(UNDRR) rakamlarına göre deprem, sel,<br />
kasırga, kuraklık ve orman yangınları gibi<br />
doğal afetler her yıl ortalama 160 milyon<br />
insanın hayatını derinden etkiliyor. Can<br />
kayıplarına ve maddi zarara yol açan doğal<br />
afetlerin şiddetinin ve sıklığının yaşanan küresel<br />
iklim krizi nedeniyle ilerleyen yıllarda<br />
daha da artması bekleniyor. Bu nedenle doğal<br />
afetlere karşı yerel, ulusal ve uluslararası<br />
düzeylerde kurulacak afet yönetimi sistemleri<br />
büyük önem taşıyor. Son yıllarda yapay<br />
zeka uygulamaları ve dijital teknolojilerde<br />
yaşanan ilerlemeler afet yönetimi konusunda<br />
da etkin çözümlere kapı aralıyor. Sürdürülebilirlik<br />
odağında yapay zeka, siber güvenlik,<br />
metaverse ve akıllı şehirler teknolojileri üzerine<br />
faaliyet gösteren yeni nesil teknoloji şirketi<br />
Cerebrum Tech’in Kurucusu ve Yönetim<br />
Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, etkin bir<br />
afet yönetimi için teknolojiden azami seviyede<br />
faydalanılması gerektiğini ve dünyada da<br />
afet öncesi ve sonrası süreçlerde yapay zeka<br />
uygulamalarının hızla arttığını söyledi.<br />
Dünyada erken uyarı<br />
sistemleri için çalışmalar<br />
yapılıyor<br />
Teknoloji ve yapay zekanın afet öncesinde<br />
ve sonrasındaki kullanım alanları hakkında<br />
bilgi veren Dr. Erdem Erkul, “Yenilikçi teknolojilerden<br />
yararlanılması afet sonrasında<br />
olduğu kadar, afet öncesinde de riskin azaltılması<br />
adına oldukça önemli kazanımlar sağlıyor.<br />
Afet öncesi süreçlere yönelik yapay zeka<br />
destekli sistemler, uydu görüntüleri, hava<br />
tahminleri gibi çeşitli kaynaklardan gelen<br />
büyük miktarlardaki verileri analiz ederek<br />
erken uyarı sistemlerinin kurulmasını sağlayabiliyor.<br />
Sel, kasırga, heyelan, tsunami gibi<br />
doğa olaylarına karşı başarıyla çalışabilen erken<br />
uyarı sistemleri, deprem gibi daha sofistike<br />
doğa olaylarına yönelik de çalışmaların<br />
konusu haline geldi. Çin ve İsrail’de iyonosferdeki<br />
elektrik yüklü parçacıklardaki dalgalanmaların<br />
analiz edildiği örnek çalışmalar<br />
var. Avrupa ve Japonya’da ise deprem gerçekleşmeden<br />
10-15 saniye öncesinde uyarı verebilen<br />
sistemler mevcut. Böylece bir nebze de<br />
olsa insanların güvenli alanlara yöneltilmesi<br />
ve enerji santralleri gibi riskli yapıların kullanım<br />
dışı bırakılması mümkün oluyor” dedi.<br />
Yapay zeka ve dijital teknolojilerdeki gelişmeler, afetlerin önceden<br />
tahmini, afet sonrası hasar tespiti, hızlı müdahale ve yardım koordinasyonu<br />
gibi pek çok alanda önemli olanaklar sağlıyor. Etkin<br />
afet yönetimi için teknolojinin kullanılmasının zorunluluk haline<br />
geldiğini söyleyen yeni nesil teknoloji şirketi Cerebrum Tech’in Kurucusu<br />
ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, “Yapay zeka<br />
yardımıyla afetler daha gerçekleşmeden tüm senaryolar çalışılabilir.<br />
Uydu görüntülerinden ve sahadan gelen verilerin analizleriyle<br />
oluşturulan karar destek sistemleri yöneticilere yol gösterebilir.<br />
Saha ekiplerinin ihtiyaca uygun yönlendirilmesi gibi hayati kararlar<br />
çok daha kısa sürede alınabilir. Afet yönetimi sistemleri sel, orman<br />
yangını, deprem gibi farklı başlıklarda özelleştirilebilir” dedi…<br />
Yapay zeka ile tüm afet<br />
senaryolarına hazırlık<br />
yapılmalı<br />
Afet yönetimi süreçlerinin karmaşık ve<br />
dinamik bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan<br />
Dr. Erkul, “Afet yönetim sürecinde hızlı<br />
planlama, karar verme ve doğru uygulamaların<br />
hayata geçirilmesi<br />
kritik bir öneme sahip.<br />
Verilerin depolanması,<br />
işlenmesi, haritalandırılması<br />
ve değerlendirilmesi<br />
için teknolojinin<br />
sağladığı olanaklara<br />
ihtiyaç var. Yapay zeka<br />
yardımıyla afetler daha<br />
gerçekleşmeden tüm senaryolar hazırlanıp,<br />
üzerinde çalışılabilir. Bu senaryolara karşı<br />
olası eylem planları hazır tutulur. Ayrıca bu<br />
sistemlerde etkin rol alacak görevliler metaverse<br />
ortamında sanal simülasyonlar yardımıyla<br />
eğitilebilir. Uydu görüntülerinden ve<br />
sahadan gelen verilerin analizleriyle oluşturulan<br />
karar destek sistemleri yöneticilere<br />
yol gösterebilir. Afet yönetimi sistemleri sel,<br />
orman yangını, deprem gibi farklı konu başlıklarında<br />
da özelleştirilebilir” diye konuştu.<br />
Afet sonrası süreçte<br />
yapay zekanın hızından<br />
faydalanılmalı<br />
Yapay zekanın en etkili olduğu alanın afet<br />
sonrasındaki zamanla yarışılan arama-kurtarma<br />
ve lojistik evresi olduğunun altını<br />
çizen Dr. Erkul, “Yapay zeka algoritmaları<br />
ile uydu görüntüsü verilerini işleyerek hasarın<br />
boyutunu ivedilikle tespit edebiliyoruz.<br />
Böylece gerekli kol gücü ve malzeme ihtiyacı<br />
hızla seferber edilebilir. Bu veriler üzerinden<br />
oluşturulacak haritalamalar ile arama kurtarma<br />
ekipleri için öncelikli konumlar belirlenebilir.<br />
Yapay zeka tabanlı sistemler, afet<br />
sonrası yol ve köprülerin durumunu analiz<br />
ederek en hızlı rotayı belirleyebilir. Aynı zamanda,<br />
acil durum depolarındaki malzemelerin<br />
stok durumu takip edilerek, eksik olan<br />
malzemelerin en kısa sürede tamamlanması<br />
sağlanabilir. Sosyal medya verilerini toplayarak<br />
insanların konumu belirlenebilir. Bu tip<br />
çalışmalar yaşanan büyük can kaybı ve yıkımla<br />
hepimizi yasa boğan Kahramanmaraş<br />
merkezli 6 Şubat deprem felaketinin ardından<br />
kısıtlı da olsa uygulandı. Biz de Cerebrum<br />
Tech olarak uydu görüntülerinin analizi<br />
ve haritalama çalışmalarına elimizden geldiğince<br />
destekte bulunduk” diye konuştu.<br />
Robotlar enkaz altına<br />
ulaşmakta en önemli<br />
yardımcılar<br />
Arama-kurtarma çalışmalarında drone ile<br />
görüntüleme ve robotik gibi teknolojilerden<br />
de faydalanmak gerektiğinin altını çizen Dr.<br />
Erkul, “Dünyada afet sonrası çalışmalarda<br />
robotların öne çıktığı örnekleri daha sık görmeye<br />
başladık. Ekiplerin erişemediği alanlara<br />
robotlarla ulaşarak enkaz altına ilkyardım<br />
ve gıda gibi malzemelerin teminini sağlamak<br />
mümkün olabiliyor. Bu robotların karada,<br />
havada ve suda çalışan farklı versiyonları<br />
bulunuyor. Sese, ısıya duyarlı görüntüleme<br />
sistemleri de enkaz altındaki canlı varlığının<br />
tespitinde çok önemli bir rol oynuyor. Bunlar<br />
bilinen ancak ülkemizde pek yaygın kullanılmayan<br />
ekipmanlar.<br />
Afetlerde teknoloji<br />
kullanımında ABD ve Çin lider<br />
Her ne kadar son dönemlerde dünya genelinde<br />
afetler karşısında bilgi teknolojilerinin<br />
kullanımının gerekliliğine yönelik farkındalık<br />
artmış olsa da uygulamaların beklenen<br />
düzeyde olmadığı görülüyor. Bu konuda 2020<br />
yılında yapılmış bir istatistik çalışmasında,<br />
afet risklerinin azaltılması amacıyla teknolojinin<br />
olanaklarından yararlanma oranının<br />
ABD ve Çin’de yüzde 14-15 seviyelerinde olduğu<br />
pek çok ülkede bu ortalamanın yüzde<br />
3-5’i geçemediği tespit edilmiş durumda.<br />
Afetlerden fazlasıyla canı yanmış bir ülke<br />
olarak devlet kurumlarımız, özel sektör ve<br />
üniversitelerimiz ile afet yönetiminde teknolojik<br />
yatırımlarımızı artırmamızın ileriki<br />
dönemlerde aynı acıları tekrar yaşamamamız<br />
için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum”<br />
ifadelerini kullandı.
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Deprem sonrası çalışan psikolojisi<br />
için ne yapmalı?<br />
Türkiye’de yaşanan<br />
deprem felaketi, başta<br />
birinci derecede etkilenenler<br />
ve bölgede yaşayanlar<br />
olmak üzere<br />
ülkenin tamamını<br />
derinden sarstı. Tüm<br />
şirketler ve bireyler<br />
deprem bölgesine yardım ulaştırma, oradakilerin<br />
yaralarını sarmak için var gücüyle çalışıyor.<br />
Depremin yarattığı psikolojik etkiler, günlük<br />
yaşam ve iş dünyasını durma noktasına getirdi.<br />
Şirketler psikolojik onarım sürecinde kurumsal<br />
psikolojik destek, kurumsal wellbeing, kurumsal<br />
zindelik hizmetlerine başvuruyor. Psikolojik<br />
toparlanma zaman alacak olsa da şirketler<br />
profesyonel destek alarak çalışan esenliğini<br />
sağlamaya özen gösteriyor.<br />
Bu dönemde en büyük ihtiyacın bütünsel<br />
iyi olma hali olduğunu belirten, Türkiye’nin<br />
ilk bütünsel sağlık hizmetleri yönetimi hizmeti<br />
sunan şirketi LifeClub Genel Müdürü<br />
Elif Elkin, “Deprem felaketinin boyutunun<br />
ve yıkıcılığının büyüklüğü, deprem bölgesi<br />
ile birlikte evlerde televizyon başında olan<br />
herkesi derinden etkiledi. Bu toplumsal<br />
psikolojik travma günlük hayatımıza ve<br />
iş yaşamımıza da sirayet etti. İş dünyası<br />
neredeyse durma noktasına geldi diyebiliriz.<br />
Normal yaşamımıza dönmeye çalışınca sanki<br />
Büyük depremlerin sonrasında şirketler çalışanlarının mental<br />
sağlığı için profesyonel desteğe ihtiyaç duyuyor. Bütünsel<br />
sağlık yönetimi şirketi LifeClub Genel Müdürü Elif Elkin,<br />
konuyla ilgili şirketlerin neler yapması gerektiğini anlattı…<br />
bir suçluluk duygusu hissetmeye başladık.<br />
Çaresizliğin verdiği öfke hali de işin başka<br />
bir boyutu oldu. Tüm bu psikolojik gelgitler<br />
normal yaşamımızı sürdürülmez hale getirdi<br />
ve getirmeye devam ediyor. İşin üstesinden<br />
gelmeye zorlandığımızda profesyonel bir<br />
desteğe başvurmamız kaçınılmaz hale geliyor.<br />
LifeClub olarak uygulamamızda bulunan psikolojik<br />
destek modülünü bu kritik dönemde<br />
ücretsiz olarak kullanıma sunduk” dedi.<br />
Bireylerin yanı sıra şirketlerin de kendilerinden<br />
çalışanları için psikolojik destek başta olmak<br />
üzere, wellbeing ve sağlık yönetimi üyelikleri<br />
talep etmeye başladığını belirten Elkin, konuyla<br />
ilgili şunları söyledi: “Kurumsal wellbeing’in<br />
çalışanın bağlılığı, verimliği ve moral-motivasyonu<br />
üzerinde olumlu etkileri olduğu dünyaca<br />
kabul görüyor. Wellbeing kelimesinin anlamı<br />
zindelik, esenlik olsa da iş dünyasında biraz<br />
daha çalışanın bütünsel anlamda iyi olma halini<br />
tanımlıyor. Bedenin fiziksel, zihinsel ve ruhsal<br />
açıdan eş zamanlı bir uyum içinde olması<br />
da denilebilir. Kısa süreli eğitimlerin ve workshopların<br />
etkisi olduğu muhakkak, ancak bu<br />
sürecin uzmanlar tarafından birebir alınacak<br />
desteklerle atlatılacağını düşünüyorum. Bize<br />
gelen talepler de bunu doğrular nitelikte.”<br />
İş dünyasının yaşadığı “İkincil Travma”nın<br />
derin izler bırakmaması için hızlıca eyleme<br />
geçilmesi gerektiğinin de altını çizen Elif Elkin,<br />
yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:<br />
• Çalışanlarınızın duygularını ve neye ihtiyacı<br />
olduğunu dinleyin,<br />
• “Seismophobia” olarak adlandırılan deprem<br />
korkusu herkeste aynı derecede olmadığı için<br />
özellikle bu fobiye sahip kişilerin özel destek<br />
almasına yardımcı olun,<br />
• İhtiyacı olan çalışanlarınızın özel profesyonel<br />
destek almasını sağlayın,<br />
• Psikolojik desteği ek olarak wellbeig çalışmaları<br />
ile tamamlayın,<br />
• Rezilyansı artırmaya yönelik çalışmalar yapın.<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Modem ve yönlendirici bir arada<br />
Deco Mesh Paketi<br />
TP-Link, Deco Mesh ailesine Super VDSL modem ve iki yönlendirici<br />
bir arada olan bir paket ekledi. WiFi 6 teknolojili Deco<br />
X73-DSL modem ile iki adet Deco X73 yönlendiriciden oluşan<br />
üçlü Deco paketi Türkiye’de satışa sunuldu…<br />
Mesh WiFi teknolojisine ciddi yatırım yapan ve<br />
bu alanda en zengin ürün gamına sahip olan<br />
TP-Link®, şimdi de modem ve yönlendiricilerin<br />
bir arada olduğu bir Deco paketini satışa<br />
sundu. WiFi 6 teknolojili, üst seviye bir modem<br />
olan Deco X73-DSL ile iki adet Deco X73 yönlendiriciden<br />
oluşan üçlü paket, büyük evlerin<br />
WiFi ihtiyacını rahatlıkla çözebiliyor.<br />
Evinde WiFi sistemini yenileyecek olanlar, ilk<br />
kez WiFi ağı oluşturacaklar ya da mevcut ağı<br />
hem genişletmek hem de cihazları yenilemek<br />
isteyenler için modem+yönlendiricilerden oluşan<br />
bu paket tek başına yeterli bir çözüm. Deco<br />
73-DSL 3’lü paket, WiFi 6 teknolojisinin getirdiği<br />
yüksek performansı Mesh teknolojisiyle<br />
birleştiriyor ve büyük bir evin bile ağ ihtiyacını<br />
karşılayabiliyor. Birbirleriyle uyumlu ve aynı<br />
kalite ve şıklıktaki Deco birimleri, kesintisiz,<br />
güçlü ve güvenli bir ağ oluşturuyor.<br />
Paket içinde yer alan Deco X73-DSL modem/<br />
router, Süper VDSL teknolojisine sahip ve<br />
VDSL2 modellere göre 3.5 kat daha hızlı bağlantı<br />
sunuyor. VDSL2, ADSL2+, ADSL2 ve<br />
ADSL bağlantı tipleriyle de uyumlu olan sistem,<br />
kablosuz bağlantıda toplamda 5.4 Gbps<br />
hızlara ulaşabiliyor. Üzerinde yer alan 4 adet<br />
Gigabit Ethernet WAN/LAN girişi sayesinde<br />
kablolu bağlantıda da Gigabit hızlar sunan<br />
modemde ayrıca, 1 adet USB 3.0 girişi, telefonları<br />
modeme bağlamayı sağlayan 2 adet de FXS<br />
girişi yer alıyor.<br />
Paket içeriğindeki iki adet Deco X73 yönlendirici<br />
de aynı teknik özelliklere sahip. Sadece<br />
bu birimlerde iki adet Gigabit Ethernet girişi<br />
bulunuyor.<br />
Hem Güçlü Hem Güvenli Ev Ağı<br />
Deco Mesh sistemlerinin sağladığı kesintisiz<br />
dolaşım, daha geniş kapsama alanı özelliklerini<br />
WiFi 6 teknolojisinin sağladığı avantajlarla<br />
birleştiren bu paket, yüksek performanslı ve<br />
geniş kapsama alanlı bir ev ağı oluşturuyor. Bu<br />
ağı, güçlü güvenlik özellikleriyle sorunsuz bir<br />
hale getiren Deco X73-DSL üçlü paket, WPA3<br />
güvenlik protokolünü destekliyor. Ayrıca TP-<br />
Link HomeShield güvenlik paketi sayesinde<br />
Gerçek Zamanlı IoT Koruması, Kötü Amaçlı<br />
Site Engelleyici, İzinsiz Girişi Önleme Sistemi,<br />
DDoS Saldırısını Önleme ve Ev Ağı Tarayıcısı<br />
gibi güvenlik özellikleri de bulunuyor. Bunlara<br />
QoS (bant önceliği), kapsamlı raporlar gibi<br />
özellikler eklenince güvenli ve kolay yönetilebilen<br />
bir ağ kurulmuş oluyor.<br />
WiFi 6 teknolojili bir adet SuperVDSL modem +<br />
iki adet yönlendiriciden oluşan Deco X73-DSL<br />
paketinin tavsiye edilen satış fiyatı 8,679 TL<br />
(KDV dahil) olarak belirtiliyor.<br />
25
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Türk Teknoloji Şirketleri<br />
MWC <strong>2023</strong>’te göz doldurdu<br />
Türkiye’nin önde gelen inovasyon ve ileri teknoloji şirketlerinden<br />
Asist BT, Barcelona’da gerçekleştirilen dünyanın<br />
en büyük mobil teknolojileri etkinliği MWC <strong>2023</strong>’e,<br />
2 yeni ürünüyle katıldı…<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Dünyanın en prestijli teknoloji etkinliklerinden<br />
biri olan Mobil Dünya Kongresi<br />
(Mobile World Congress/MWC), dünya<br />
çapında yüzlerce teknoloji odaklı şirketin<br />
ve binlerce iş profesyonelinin katılımıyla<br />
İspanya’nın Barcelona şehrinde<br />
gerçekleştirildi.<br />
30 Türk şirketi MWC <strong>2023</strong>’te!<br />
Yerli girişimcilerin uluslararası arenada<br />
daha fazla kişiye ulaşabilmeleri insan<br />
gücü ve teknoloji açısından oldukça<br />
önemli. Dünyanın en büyük teknoloji<br />
fuarı olan MWC <strong>2023</strong>’e katılan 30 kadar<br />
Türk girişimleri fuarda ürünleriyle göz<br />
doldurdu. Mobil Dünya Kongresi (MWC)<br />
<strong>2023</strong>’te bu yıl metaverse, 5G, 6G ve Wi-<br />
Fİ 7 teknolojileri ön plana çıktı. Bunun<br />
yanında bu teknolojilerle entegre robotik<br />
ürünler de yine ilgi odağı oldu. İstanbul’da<br />
girişimci firmalara destek veren<br />
Teknopark İstanbul, BTM ve HTK gibi<br />
kurumlarımız da hem kendileri hem de<br />
destek verdikleri startup şirketlere yeni<br />
kapılar açmak için MWC’de boy gösterdi.<br />
Asist BT En Yeni Ürünleriyle<br />
Yer Aldı<br />
Asist Bilgi Teknolojileri, geçtiğimiz<br />
sene Las Vegas’ta gerçekleştirilen Mobil<br />
Dünya Kongresi’nde küresel lansmanını<br />
gerçekleştirdiği ve yoğun ilgi gören<br />
Blockchain tabanlı oylama sistemi<br />
B-Contract’ın ardından; tamamen Türk<br />
mühendisler ve yazılımcılar tarafından<br />
geliştirilen baştan uca veri entegrasyonu<br />
sağlayan çözümü “VEDEG” ve Türkiye’nin<br />
en çok kullanılan SMS Gateway<br />
altyapısı “Asistan” ile Türkiye Milli Pavilyonunda<br />
ürünlerini dünya pazarına<br />
sundu.<br />
şirketleri arasında yer alan Asist BT, 2<br />
binden fazla kurumsal müşterisine sunduğu<br />
teknoloji çözümlerini dünyanın<br />
dört bir yanından gelen yüzlerce profesyonele<br />
tanıttı.<br />
MWC Barcelona fuarında ürünleriyle<br />
dikkat çeken Asist BT CEO’su Erkan Gül;<br />
“Las Vegas’ta B-Contract ürünümüz ile<br />
yakaladığımız çıkışı VEDEG ve Asistan<br />
ürünlerimiz ile bir üst seviyeye taşıyarak<br />
uluslararası pazara hızlı ve güçlü bir giriş<br />
yapmak istiyoruz” dedi.<br />
Baştan Uca Veri<br />
Orkestrasyonu Sağlıyor<br />
Vedeg sayesinde, işletmelerdeki karar<br />
alma süreçlerini analitik çözümler ile<br />
destekleyerek, veri odaklı stratejiler<br />
oluşturmak ve içgörüler elde etmelerine<br />
destek olmak için veri ambarı alanında<br />
baştan uca özel çözümler sunduklarını<br />
belirten Gül; “Farklı platformlarda bulunan<br />
verilerin analiz, temizleme ve anlamlandırılması<br />
için veri ambarı yapısı<br />
oluşturan bir veri motoru ile kurumların<br />
bu veriler üzerinde hızlı ve kolay analizler<br />
yapmasını sağlayarak, işin ihtiyaç<br />
duyduğu tüm gerekliliklerin tespiti, pazar<br />
analizi yapmalarını, fırsat ve tehditleri<br />
anlamalarını ve rekabeti lehine<br />
çevirme konusunda iş zekası uygulamalarına<br />
yardımcı oluyoruz” dedi.<br />
Hızlı, Esnek ve Güvenli SMS<br />
Altyapısı; Asistan<br />
SMS iletişiminde daha fazla güvenliğe<br />
ve hıza ihtiyaç duyan kurumların yüksek<br />
performansla çalışmalarını sağlayan,<br />
sade ve pratik arayüzüyle tüm GSM<br />
operatörleri ile uyumlu SMS Gateway<br />
ürünü Asistan, kurumların SMS ve MMS<br />
gönderimlerini bir üst seviyeye çıkarıp<br />
kişilerinizle daha hızlı ve güvenli bir<br />
iletişim kurmanızı sağlamakta.<br />
Yüksek performans, gelişmiş raporlama<br />
sistemi ve bilgi güvenliği ile firmaların<br />
KVKK süreçlerinde yaşadığı sorunların<br />
önüne geçmektedir.<br />
26<br />
B-Contract’tan sonra Vedeg<br />
ve Asistan<br />
Geliştirdiği yerli ve milli teknolojik çözümlerle<br />
Türkiye’nin en önemli bilişim
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Vepara sanal POS çözümünü duyurdu<br />
Son yılların en hızlı<br />
büyüyen sektörlerinden<br />
biri olan e-ticaret,<br />
kartlı ödeme<br />
alışkanlıklarında da<br />
değişime yol açtı.<br />
Bankalararası Kart<br />
Merkezi (BKM) tarafından<br />
yayımlanan<br />
veriler, internetten yapılan kartlı ödeme tutarının<br />
2022’de yüzde 126 arttığını ortaya koydu.<br />
İnternet alışverişlerinde kartla yapılan ödemelerin<br />
toplam kartlı ödemeler içindeki payı ise<br />
%26 olarak açıklandı. Online ödemelere yönelik<br />
yükselen talep, üye işyerlerine online ödeme<br />
çözümleri sunan ödeme kuruluşları arasındaki<br />
rekabeti de artırdı. Ağustos 2022’de<br />
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan<br />
(TCMB) lisans alan elektronik para ve ödeme<br />
kuruluşu Vepara, sanal POS ve dijital cüzdan<br />
gibi 360 derece ödeme çözümleriyle faaliyetlerine<br />
başladı.<br />
TCMB’den 2022 itibarıyla lisans alan ve<br />
<strong>2023</strong>’te faaliyetlerine başlayan iki şirketten<br />
biri olduklarına dikkat çeken Vepara CEO’su<br />
Volkan Üstün, “Hem son kullanıcıya, hem de<br />
üye işyerlerine daha esnek ödeme altyapıları<br />
ve finansal çözümler sunma hedefiyle faaliyetlerimize<br />
başladık. İlk ürünümüz, üye işyerlerini<br />
birden fazla bankayla anlaşma külfetinden<br />
kurtaran sanal POS oldu” dedi.<br />
2022’de online ödemelerin<br />
hacmi 1,2 trilyon TL<br />
BKM verilerine göre 2021’de 454,5 milyar TL<br />
seviyelerinde olduğu bilinen internetten kartlı<br />
ödeme tutarı, 2022’de 1,2 trilyon TL’yi aştı.<br />
Yaşanan büyümenin e-ticaretin her ölçekten<br />
işletme tarafından benimsenmesi ve son kullanıcıların<br />
online alışverişin sağladığı kolaylığa<br />
alışması olduğunu belirten Volkan Üstün,<br />
“Avrupa’da her 5 ödemeden biri online yapılıyor.<br />
Bugün kullanıcılar, tercih ettikleri her<br />
E-ticarette yaşanan büyüme, kartlı harcama alışkanlıklarına<br />
da yansıdı. Bankalararası Kart Merkezi’nin 2022<br />
verileri, internetten yapılan kartlı ödemelerin yüzde 126<br />
arttığını ortaya koyarken, fintek sektörüne 360 derece<br />
ödeme çözümleri sunan yeni bir oyuncu katıldı…<br />
işletmeden daha fazla ödeme seçeneği sunmasını,<br />
farklı bankaların kart programlarına<br />
özel taksit olanaklarını desteklemesini, online<br />
alışverişlerde güvenli ödeme altyapısı sunabilmesini<br />
bekliyor. İşletmelerin bu taleplere yanıt<br />
veren kapsamlı bir ödeme altyapısı kurmak<br />
için bankalarla tek tek anlaşması gerekiyor.<br />
Sanal POS çözümü de bu noktada devreye giriyor.<br />
Tüm kart programlarına taksit imkanı,<br />
tek bir ödeme aracı kullanarak sağlanabiliyor”<br />
ifadelerini kullandı.<br />
Tek entegrasyonla hızlıca<br />
ödeme almaya başlama<br />
imkanı<br />
Vepara olarak geliştirdikleri sanal POS çözümünün<br />
tüm kart programlarına taksit imkanı<br />
sunabildiğine dikkat çeken Vepara CEO’su<br />
Volkan Üstün, “Yeni bir ürün olmasına rağmen<br />
yüzde 100’e yakın başarı oranına ulaştığımız<br />
sanal POS altyapımız, işletmelere tek<br />
entegrasyonla online ödeme almaya başlama<br />
fırsatı veriyor. Link ile Ödeme Alma altyapısını<br />
da içeren ve Opencard, WooCommerce,<br />
Magento, PrestaShop gibi altyapılarla kolayca<br />
entegre edilebilen Vepara Sanal POS, üye işyerlerine<br />
kullanıcı dostu bir arayüze sahip ödeme<br />
ekranlarını dakikalar içinde sunuyor. Üye<br />
işyerleri tüm ödeme süreçlerini tek panelden<br />
takip edebiliyor. Ayrıca tek bir tablo dosyası<br />
kullanarak toplu para gönderimi gerçekleştirebiliyor.<br />
Kart saklama özelliğimiz de özellikle<br />
müşterilerinden periyodik ödeme almak isteyen<br />
şirketler için rakiplerden ayrışan çözümlerden<br />
biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.<br />
“En çok tercih edilen fintech<br />
şirketlerinden biri olmayı<br />
hedefliyoruz”<br />
Sanal POS ürününde entegrasyon ücreti, aidat<br />
gibi sürpriz ücretler olmadığına dikkat çeken<br />
Volkan Üstün, “Ciro fark etmeksizin her üye<br />
işyeri, Vepara sanal POS çözümünden rekabetçi<br />
komisyon oranlarıyla yararlanabiliyor.<br />
Bu altyapı üzerinden yürütülen tüm ödemeler,<br />
ertesi gün üye işyerinin hesabına geçiyor”<br />
dedi. Türkiye’nin en çok tercih edilen fintek<br />
şirketlerinden biri olmayı hedeflediklerini de<br />
vurgulayan Volkan Üstün, değerlendirmelerini<br />
şu ifadelerle sonlandırdı: “Gelecek dönemde<br />
ticari müşteriler için Android POS ve Soft POS<br />
gibi Android tabanlı, düşük maliyetli ve yüksek<br />
teknolojili ödeme çözümleri de sunacağız.<br />
Bu sayede online ödemelerin ötesine geçerek,<br />
yüz yüze ödeme çözümleri pazarında da büyüyeceğiz.<br />
Bunun yanı sıra, hizmet olarak cüzdan<br />
ürünümüzle lisanslı olmayan fakat dijital<br />
cüzdanla ödeme almak isteyen şirketlere altyapı<br />
sağlamak için de çalışmayı sürdürüyoruz.<br />
Sektörde deneyimli, genç ve dinamik ekibi, daima<br />
kullanıcıların taleplerini önceliklendiren<br />
yaklaşımıyla Vepara, gelecekte açık bankacılığın<br />
ve finansal hizmetlerin öncü şirketlerinden<br />
biri olacak.”<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Octet Türkiye’nin CTO’su<br />
Fatih Gökhan Sevgen oldu<br />
Güçlü finans deneyimini, ileri düzeyde teknolojik yetkinlik<br />
ve üstün müşteri hizmetleri ile buluşturarak, şirketlere<br />
tahsilat ve ödeme çözümleri sunan Octet Türkiye’nin<br />
teknoloji stratejilerinin ve çözümlerinin geliştirilmesinde<br />
Fatih Gökhan Sevgen, CTO olarak görev alacak…<br />
Yüksek lisans eğitimini Bilişim Sistemleri Mühendisliği<br />
alanında tamamlayan Fatih Gökhan<br />
Sevgen, profesyonel iş hayatına yazılım uzmanı<br />
olarak 2010 yılında başladı.<br />
Turizm, iletişim ve finans sektörlerinde teknoloji<br />
ve yazılım projeleri geliştiren Sevgen,<br />
geçmişte LC Waikiki, Jolly Tur gibi markalarda<br />
görev aldı.<br />
Yazılım ve teknoloji alanındaki deneyimiyle<br />
2018 yılında Figopara’da fintech dünyasına<br />
giriş yapan Sevgen, ödeme sistemleri, tedarikçi<br />
finansmanı ve skorlama gibi alanlarda projeler<br />
üretti. Şirketlerin teknolojik dönüşüm süreçlerinde<br />
aktif bir şekilde rol alan Sevgen, tecrübesi<br />
ve vizyonuyla çalıştığı şirketleri ileri bir<br />
seviyeye taşıdı.<br />
Fintech dünyasında birçok alanda deneyimi<br />
olan Fatih Gökhan Sevgen, Octet Türkiye’nin<br />
yenilikçi teknoloji projelerinin ve stratejilerinin<br />
üretilmesine ve geliştirilmesine liderlik edecek.<br />
27
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Küresel fintech yatırımları 2022 yılında<br />
164 milyar dolara ulaştı<br />
KPMG tarafından hazırlanan “Pulse of Fintech” raporuna<br />
göre küresel fintech sektörü, 2022’de 6 bin 6 adet anlaşma<br />
ile toplamda 164,1 milyar dolar yatırım aldı. Sektör yatırım<br />
miktarı açısından şimdiye kadarki en iyi üçüncü yılını, anlaşma<br />
sayısı açısından da en iyi ikinci yılını geçirdi…<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
KPMG’nin 2022 yılının ikinci yarısında küresel<br />
çapta yapılan fintech yatırımlarının analiz<br />
edildiği kapsamlı raporu “Pulse of Fintech”<br />
(Fintech’in Nabzı) yayımlandı. Rapora göre<br />
2021 yılında 238,9 milyar dolar yatırım miktarı<br />
ve 7 bin 321 anlaşma sayısı ile rekor kıran küresel<br />
fintech sektörü, 2022’de 6 bin 6 adet anlaşma<br />
ile toplamda 164,1 milyar dolar yatırım aldı.<br />
Bu rakamlar 2021 yılına kıyasla düşük olsa da<br />
yatırım miktarı açısından şimdiye kadarki en<br />
iyi üçüncü yıl, anlaşma sayısı açısından da en<br />
iyi ikinci yıl oldu.<br />
2022 yılının ilk yarısında görülen 119,2 milyar<br />
dolarlık küresel fintech yatırımına kıyasla, yılın<br />
ikinci yarsında küresel fintech yatırımı 44,9<br />
milyar dolar oldu. Yatırım miktarının yüzde<br />
50’den fazla düşmesinde ise büyük çaplı anlaşmaların<br />
sayısındaki keskin düşüş etkili oldu.<br />
Yılın ilk yarısında, bir milyar doların üzerinde<br />
sekiz birleşme ve satın alma (M&A) anlaşması<br />
gerçekleşirken, ikinci yarıda bu miktarın üzerinde<br />
sadece dört M&A anlaşması yapıldı. ABD<br />
merkezli Avalara’nın 8,4 milyar dolara satın<br />
alınması geçen yılın ikinci yarısındaki en büyük<br />
yatırım miktarı oldu.<br />
KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri<br />
Sinem Cantürk, konuyla ilgili şunları söyledi:<br />
“Resesyon uyarılarını giderek daha fazla duyduğumuz,<br />
halka arz penceresinin hala kapalı<br />
olduğu ve ileri aşama şirketlerin değerlemelerinin<br />
hala baskı altında bulunduğu bir ortamda<br />
girdiğimiz <strong>2023</strong>’te, önümüzde engebeli bir yol<br />
var. Buna karşın küresel çapta fintech pazarı<br />
yatırım almaya devam ediyor. Katma değer<br />
sunan ve iş modellerinin uygulanabilirliğini<br />
ve sürdürülebilir kârlılığını gerçekten gösterebilen,<br />
özellikle regülasyon teknolojisi ve siber<br />
güvenlik gibi alanlarda faaliyet gösteren, fintech’ler<br />
ilgi çekmeye devam ediyor. Daha uzun<br />
vadede, dünya çapında finansal hizmetlerin<br />
devam eden dönüşümü ve finansal hizmetlerin<br />
diğer sektörlere entegrasyonuna odaklanılması<br />
göz önüne alındığında, fintech yatırımlarının<br />
görünümünün oldukça olumlu olduğuna<br />
inanıyoruz.” dedi.<br />
Fintech yatırımlarında en<br />
büyük payı ABD’li şirketler aldı<br />
Bölgesel bazda, Amerika kıtası 2022’de 2 bin<br />
786 anlaşma kapsamında 68,6 milyar dolar ile<br />
küresel fintech yatırımlarının en büyük payını<br />
oluşturmaya devam etti. Bu anlaşmaların 2 bin<br />
222 tanesini ve yatırımların 61,6 milyar dolarını<br />
ABD merkezli fintech’ler oluşturdu. Diğer<br />
yandan Asya-Pasifik Bölgesi 1.227 anlaşma<br />
kapsamında 50,5 milyar dolar, EMEA Bölgesi<br />
ise 1.977 anlaşma kapsamında 44,9 milyar dolar<br />
yatırım çekti.<br />
Yatırımcılar kârlılık ve nakit<br />
akışına öncelik veriyor<br />
Küresel çapta fintech sektörüne yapılan yatırımlar;<br />
jeopolitik belirsizliğin, yükselen faiz<br />
oranlarının ve enflasyonun, değerlemeler üzerindeki<br />
aşağı yönlü baskının ve halka arz piyasasındaki<br />
durgunluğun etkisini yılın ortasında<br />
yeni yeni hissetmeye başladı. Bu nedenle 2022<br />
yılının ikinci yarısında fintech yatırımları genel<br />
teknoloji yatırım trendlerini takip etti, yatırımcılar<br />
birçok büyük ve son dönem anlaşmalarından<br />
geri çekildi ve anlaşma yapmak için<br />
daha fazla zaman talep etti. Halka arz piyasası<br />
neredeyse tamamen durma noktasına gelerek,<br />
çıkış fırsatlarını önemli ölçüde azalttığından,<br />
fintech yatırımcıları da mevcut portföy şirketlerinin<br />
nakit akışına ve kârlılığına odaklanmayı<br />
tercih etti.<br />
Regtech 18,6 milyar dolarlık<br />
rekor yatırım çekti<br />
Regtech (regülasyon teknolojisi) alanı, 2022’de<br />
fintech yatırımlarının parlayan ışığı oldu. 2021<br />
yılında 12,1 milyar dolarlık yatırım ile rekor kıran<br />
sektör, geçen yılın ikinci yarısında, bu rekorun<br />
çok üzerinde, 18,6 milyar dolarlık yatırım<br />
çekerek yeni bir rekor kırdı. Regtech alanı; Vista<br />
Equity Partners’ın Avalara’yı 8,4 milyar dolara<br />
satın alması ve Computer Services Inc’in<br />
Centerbridge Partners ve Bridgeport Partners<br />
tarafından 1,6 milyar dolara satın alınması olmak<br />
üzere en büyük üç fintech anlaşmasından<br />
ikisini kendisine çekti. Küresel ölçekte finansal<br />
hizmetler için karmaşık regülasyon ortamının<br />
ve kârlılık ile maliyet azaltmaya yönelimin<br />
artması göz önüne alındığında şirketler, uyum<br />
faaliyetlerini kolaylaştırmak ve iyileştirmek<br />
için teknolojiye daha fazla önem veriyor, bu da<br />
regtech yatırımların artacağı beklentilerini<br />
güçlendiriyor.<br />
Yatırımcılar, kripto<br />
sektöründeki zorluklar<br />
nedeniyle daha temkinli<br />
Kripto sektörü yatırımları ise geçen yılın mayıs<br />
ayındaki Terra (Luna) çöküşünün ardından<br />
önemli ölçüde düştü. 2021 yılında 30 milyar<br />
dolar yatırım alan blok zinciri ve kripto para<br />
sektörü, 2022 yılında 23,1 milyar dolar yatırım<br />
çekti. Kasım ayındaki FTX iflası da göz önüne<br />
alındığında, birçok yatırımcı kripto alanındaki<br />
yatırımlarla ilgili durum tespiti yapmaya ve<br />
süreçlerini gözden geçirmeye başladı. Bu durumun<br />
etkisi ile kripto odaklı firmalara yatırımın<br />
<strong>2023</strong> yılının ilk yarısında da düşük kalması<br />
bekleniyor.<br />
2022 yılının tamamında en büyük 10 küresel fintech yatırımı şu şekilde gerçekleşti:<br />
Sıra Şirket Yatırım Miktarı Merkez Sektör<br />
28<br />
1 Afterpay 27,9 milyar dolar Avustralya Ödemeler<br />
2 Avalara 8,4 milyar dolar ABD Regülasyon Teknoloji<br />
3 Sia (Milan) 3,9 milyar dolar İtalya Ödemeler<br />
4 Bottomline Technologies 2,6 milyar dolar ABD Kurumsal/B2B<br />
5 Tink 2,1 milyar dolar İsveç Kurumsal/B2B<br />
6 Yayoi 2,1 milyar dolar Japonya Kurumsal/B2B<br />
7 Interactive Investor 1,8 milyar dolar Birleşik Krallık Varlık/Yatırım Yönetimi<br />
8 Billtrust 1,7 milyar dolar ABD Ödemeler<br />
9 Computer Services 1,6 milyar dolar ABD Kurumsal/B2B<br />
10 FNZ 1,4 milyar dolar Birleşik Krallık Varlık/Yatırım Yönetimi
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Teknopark İstanbul afet projeleri için<br />
Helpcube Programı başlattı<br />
Kahramanmaraş<br />
merkezli depremlerin<br />
ardından afet<br />
ve acil durumlara<br />
yönelik Helpcube<br />
isimli önleyici teknolojiler<br />
programı<br />
başlatan Teknopark İstanbul, savunma<br />
sanayii şirketleri ile birlikte depremzedeler<br />
için seferber oldu. Ar-Ge çalışmalarını Teknopark<br />
İstanbul bünyesinde yürüten ve afet<br />
bölgesine gönderilen sensör ve İHA›larla<br />
yüzlerce kişinin kurtarılmasında aktif<br />
rol oynayan Türk savunma şirketlerinin<br />
desteğiyle deprem bölgesinde 3 bin 600<br />
kişilik konteyner kent kuruluyor.<br />
11 ili etkileyen depremler sonrası Teknopark<br />
İstanbul ve Türk savunma şirketlerinin çalışanları<br />
bölgeye akın ederek arama kurtarma<br />
çalışmalarına katılmıştı. Duvar arkası radar,<br />
çubuk kamera, termal kamera, yer altı görüntüleme<br />
ve analiz cihazı, göçük altı görüntüleme<br />
cihazları, güneş enerjili kameralar ve<br />
2 bin kadar jeneratörle yetkililere destek olan<br />
çalışanlar, bölgedeki yardım faaliyetlerini<br />
halen sürdürüyor.<br />
3 bin 600 kişilik konteyner<br />
kent kuruluyor<br />
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail<br />
Demir’in depremzedelere konaklama ve iş<br />
imkânı sağlayacaklarına dair açıklamasının<br />
ardından Teknopark İstanbul da bölgedeki<br />
Kuluçka Merkezi Cube Incubation liderliğinde afetler ve acil<br />
durumlara yönelik projeleri olan girişimciler için Helpcube<br />
Hızlandırma Programı başlatan Teknopark İstanbul, deprem<br />
bölgesinde de T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii<br />
Başkanlığı koordinasyonunda 3 bin 600 kişilik bir konteyner<br />
kent kuruyor…<br />
konteyner kent çalışmalarını hızlandırdı.<br />
T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii<br />
Başkanlığı koordinasyonunda Kahramanmaraş<br />
Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulacak<br />
konteyner kentte 3 bin 600 kişi barınacak.<br />
EXPO sahası içinde yer alacak yaşam<br />
alanındaki her bir konteyner 120 bin liraya<br />
mal olacak.<br />
Bilal Topçu: En büyük Ar-<br />
Ge firmamızdan en küçük<br />
kuluçka firmamıza kadar,<br />
ülkemizin hizmetindeyiz<br />
Deprem bölgesinde yaraları sarmak ve hayatın<br />
en kısa sürede normal akışına dönmesi<br />
için ilk andan itibaren seferber olduklarını<br />
söyleyen Teknopark İstanbul Genel Müdürü<br />
Bilal Topçu, şunları kaydetti: “Çalışanlarımız<br />
başta olmak üzere, en büyük Ar-Ge<br />
firmamızdan en küçük kuluçka firmamıza<br />
kadar, ülkemizin ve insanlarımızın yanında<br />
ve hizmetindeyiz. İlk etapta afet bölgesinde<br />
ihtiyaç duyulan malzemeleri iki yardım<br />
tırı ile bölgelere sevk ettik. İçinde bulunduğumuz<br />
zorlu süreçte öncelikli ihtiyaçların<br />
karşılanması için tüm imkânlarımızla çaba<br />
gösteriyoruz.”<br />
Afet projeleri için Helpcube<br />
programı başlatılmıştı<br />
Teknopark İstanbul, derin teknoloji ve girişimcilik<br />
ekosistemindeki tecrübesiyle öne çıkan<br />
Kuluçka Merkezi Cube Incubation liderliğinde,<br />
önemli çözüm ortağı ve partnerlerin<br />
katılımıyla afet ve acil durumlara yönelik<br />
Helpcube önleyici teknolojiler programı başlatmıştı.<br />
Ülkemizin afetlere teknolojik olarak<br />
hazırlıklı olabilmesi amacıyla tasarlanan<br />
Helpcube ile acil durum ve afetlere yönelik<br />
önleyici teknolojilerin yanı sıra afet esnasında<br />
ve sonrasında destekleyici hizmet veya<br />
ürün içeren projeleri olan girişimlerin büyüyebilmesine<br />
yönelik destekler sunulacak.<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Intel Laboratuvarları, Yeni Yapay Zekâ<br />
Modellerini Çıkarıyor<br />
Derinlik tahmini; robotik,<br />
artırılmış gerçeklik<br />
(AR) ve sanal<br />
gerçeklik (VR) alanlarında<br />
geniş bir uygulama<br />
yelpazesi oluşturmak için gerekli olan zorlu<br />
bir bilgisayar görüşü görevidir. Mevcut çözümler<br />
genellikle mesafeleri doğru bir şekilde tahmin<br />
etmekte zorlanıyor ki bu, görsel navigasyon<br />
söz konusu olduğunda hareketi planlamada ve<br />
engellerden kaçınmada hayati bir husustur. Intel<br />
Laboratuvarları›ndaki araştırmacılar, bu sorunu,<br />
monoküler derinlik tahmini için iki yapay zekâ<br />
modeli çıkararak ele alıyor. Bu modellerden biri<br />
görsel-eylemsel derinlik tahmini, diğeriyse sağlam<br />
göreli derinlik tahmini (RDE) için.<br />
En son RDE modeli olan MiDaS sürüm 3.1, girdi<br />
olarak yalnızca tek bir görüntü kullanarak sağlam<br />
göreli derinliği tahmin ediyor. Geniş ve çeşitli<br />
bir veri kümesi üzerinde eğitildiği için, daha geniş<br />
bir görev ve ortam kümesinde verimli bir şekilde<br />
çalışabilir. MiDaS’ın en son sürümü, daha büyük<br />
eğitim seti ve güncellenmiş kodlayıcı omurgalarıyla<br />
RDE için model doğruluğunu yaklaşık %30<br />
oranında artırıyor.<br />
MiDaS, başta Stable Diffusion 2.0 olmak üzere<br />
birçok projeye dahil edildi. Stable Diffusion 2.0’da<br />
VI-Depth 1.0 ve MiDaS 3.1 açık kaynaklı yapay zekâ modelleri,<br />
bilgisayar görüşü için derinlik tahminini geliştiriyor…<br />
bir giriş görüntüsünün derinliğini çıkaran ve ardından<br />
hem metin hem de derinlik bilgilerini kullanarak<br />
yeni görüntüler oluşturan derinlikten görüntüye<br />
özelliğini etkinleştiriyor. Örneğin, dijital<br />
oluşturucu Scottie Fox, 360 derecelik bir VR ortamı<br />
oluşturmak için Stable Diffusion ve MiDaS’ın<br />
bir kombinasyonundan yararlandı. Bu teknoloji<br />
hukuk davaları için olay yeri rekonstrüksiyonu,<br />
sağlık hizmetleri için terapötik ortamlar ve sürükleyici<br />
oyun deneyimleri gibi yeni sanal uygulamalara<br />
yol açabilir.<br />
RDE iyi bir genelleştirilebilirliğe sahip ve kullanışlı.<br />
Ancak ölçek eksikliğinden ötürü; haritalama,<br />
planlama, navigasyon, nesne tanıma, 3D rekonstrüksiyon<br />
ve görüntü düzenleme gibi metrik derinlik<br />
gerektiren görevlerde çok fayda sağlayamıyor.<br />
Intel Laboratuvarları’ndaki araştırmacılar bu<br />
sorunu, doğru derinlik tahmini sağlayan başka<br />
bir yapay zekâ modeli olan VI-Depth’i çıkararak<br />
ele alıyor.<br />
VI-Depth, metrik ölçekli yoğun derinlik tahminleri<br />
üretmek için monoküler derinlik tahmini ve<br />
görsel-ataletsel odometreyi (VIO) entegre eden<br />
bir görsel-ataletsel derinlik tahmini işlem hattıdır.<br />
Bu yaklaşım; olay yeri rekonstrüksiyonu,<br />
haritalama ve nesne manipülasyonuna yardımcı<br />
olabilecek doğru derinlik tahmini sağlar.<br />
Ataletsel verilerinin dahil edilmesi, ölçek belirsizliğinin<br />
giderilmesine yardımcı olabilir. Çoğu<br />
mobil cihazda zaten ataletsel ölçüm birimleri<br />
(IMU’lar) bulunuyor. Küresel hizalama uygun küresel<br />
ölçeği belirlerken, yerel olarak çalışan yoğun<br />
ölçek hizalaması (SML) bölgeleri doğru metrik<br />
derinliğe doğru iter veya çeker. SML ağı, kodlayıcı<br />
omurgası olarak MiDaS’tan yararlanıyor. Modüler<br />
hatta VI-Depth, IMU sensör ölçüm biriminin yanı<br />
sıra MiDaS göreceli derinlik tahmin modeliyle<br />
veri odaklı derinlik tahminini birleştiriyor. Veri<br />
kaynaklarının kombinasyonu, VI-Depth’in bir<br />
görüntüdeki her piksel için daha güvenilir yoğun<br />
metrik derinlik üretmesini sağlıyor.<br />
29
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Teknoloji, fiziksel mağazaların da<br />
popülerleşmesine imkan tanıyor!<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
30<br />
Panasonic, e-ticaretin büyümesini sürdürdüğü<br />
bu dönemde Münih’te sergilediği<br />
çözümleriyle perakendecilerin müşterilerinin<br />
mağazalarını ziyaret etmek<br />
istemesini sağlayacak. Panasonic, bu çözümlerinde<br />
yapay zeka, gerçek zamanlı<br />
takip ve mağaza içi yönetim gibi perakende<br />
dünyasına yön veren trendlerden<br />
güç alıyor.<br />
Perakende deneyimi, içgörülerle iyileştiriliyor<br />
Perakende deneyimini iyileştirmesi için<br />
mağaza yöneticilerine müşterilerin davranışlarına<br />
yönelik içgörü sağlayabilme<br />
imkanı, perakende teknolojilerinin en<br />
önemli alanlarından birisi haline geldi.<br />
Customer Experience Centre’da perakendeciler,<br />
Panasonic Grid-EYE adı verilen<br />
ve müşterilerin mağazadaki hareketlerini<br />
takip etmek için kullanılan özel<br />
kızılötesi sensörleri inceleyebiliyor. Bu<br />
çözüm, mağazadaki yerleşimin iyileştirilmesi<br />
için kullanılabilecek müşterilerin<br />
mağaza içinde ilerlediği yön veya mağaza<br />
içinde en çok durdukları yer gibi pek<br />
çok faydalı bilgiler sunabiliyor.<br />
Bu çözümler, yapay zekadan güç alan<br />
kameralarla da birlikte kullanılabiliyor.<br />
Kameralar güvenliğin yanı sıra<br />
mağazadaki insan sayısını belirlemek<br />
ve rafta eksik ürün olup olmadığının<br />
takibini yapmak için de KVKK<br />
gerekliliklerine uyumlu olacak şekilde<br />
kullanılabiliyor.<br />
E-ticaretin arttığı Avrupa’da fiziksel perakendeciler de<br />
müşteri deneyimini iyileştirmek ve müşterilerinin mağazalarına<br />
gelmek istemesini sağlamak için teknolojiye<br />
yöneliyor. Perakendeciler, Panasonic’in bu alandaki en<br />
yeni çözümlerini Münih’teki Panasonic Campus - the<br />
Customer Experience Centre’da inceleyebiliyor…<br />
Fiyatlar gerçek zamanlı<br />
olarak takip ediliyor<br />
Verimliliği artırmak ve stokları daha<br />
etkili yönetebilmek için elektronik raf<br />
etiketlerine (Electronic Shelf Labelling,<br />
ESL) geçiş yapmak, perakendeciler açısından<br />
önemli bir adım. Münih’teki merkezde<br />
sergilenen Panasonic ESL çözümü<br />
de fiyatlandırmanın kategori yönetimi,<br />
envanter ve öngörü gibi diğer önemli<br />
yönetim sistemleriyle nasıl bağlanabileceğini<br />
ve merkezi bir şekilde kontrol<br />
edilebileceğini gösteriyor. Merkezdeki<br />
bir bilgisayar üzerinden bir ürünün fiyatı<br />
veya bilgisi değiştirildiğinde mağazadaki<br />
elektronik raf etiketleri de tek bir<br />
tuşla otomatik olarak güncellenebiliyor.<br />
Panasonic ESL çözümünün kullanıcıları,<br />
fiyatlandırma hatalarının yüzde 100<br />
azaldığını ve fiyat güncellemeleri için<br />
harcanan sürenin yüzde 80 iyileştiğini<br />
belirtiyor. Böylece çalışanlar da müşterilerin<br />
bizzat gördüğü daha etkili alanlarda<br />
görev alabiliyor.<br />
Bu etkietler aynı zamanda müşteri deneyimini<br />
iyileştirmek için de kullanılabiliyor.<br />
Mesela müşteriler etiketlerdeki QR<br />
kodlarını taradığında ürünün içindekileri,<br />
tarifleri ve hatta fırsatları ve muadili<br />
ürünleri de görebiliyor.<br />
Tedarik zincirinde yapay zeka<br />
Yapay zekanın tedarik zincirindeki etkisi,<br />
perakendecilerin arka ofis operasyonlarını<br />
neredeyse dönüştürmek üzere.<br />
Panasonic’in sahibi olduğu yapay zeka<br />
tedarik zincir uzmanı Blue Yonder’ın<br />
uygulamaları, ürünlerin çok vakit kaybetmeden<br />
yeniden sipariş edilmesinden<br />
stokların ve teslim edilen ürünlerin yönetimine<br />
kadar tedarik zincirinin pek<br />
çok aşamasını takip edebiliyor ve iyileştirebiliyor.<br />
Bu çözümler de yakında<br />
Customer Experience Centre’da sergilenecek.<br />
Mağaza içi yönetim<br />
Teknoloji, mağazadaki müşterilerin dikkatlerini<br />
çekmek ve onlara özel fırsatlar<br />
sunmak için de kullanılıyor. Panasonic’in<br />
mağazalardaki projektörleri ve ekranları,<br />
müşterinin profiline bağlı olarak<br />
bir raftan geçerken özel indirimleri veya<br />
ürünleri göstermek için kullanılabiliyor.<br />
Bu teknoloji alışveriş yapanları mağazaya<br />
çekmek veya alışveriş yaparken onlara<br />
yol tarifi vermek için etkili bir şekilde<br />
kullanılabiliyor.<br />
Perakende çalışanları tarafında ise dayanıklı<br />
TOUGHBOOK el terminalleri ve<br />
tabletleri, gerçek zamanlı bilgi sağlayabiliyor<br />
ve mağaza içindeyken verimliliği<br />
artırabiliyor. Bu cihazlar sipariş almak,<br />
ürün seçmek, barkod taramak ve mağaza<br />
katında stok bilgisine ulaşmak gibi<br />
işler için kullanılabiliyor.<br />
Ek hizmetler<br />
Gelir fırsatlarını en üst düzeye çıkartmak<br />
isteyen perakendeciler, müşterilerine<br />
sunabilecekleri ek hizmetler arıyor.<br />
Akıllı kilitli dolaplar için mağazayı veya<br />
otopark alanını kullanmak, müşterilerin<br />
mallarını kolayca teslim almasına olanak<br />
tanıyan popüler bir seçenek haline<br />
geliyor.<br />
Panasonic Smartlocker da 6, 8, 10 veya 12<br />
bölmeli olacak şekilde tasarlanmış yeni<br />
ve modüler bir sistem sağlıyor. Bu sistemde<br />
dört farklı sıcaklığa uygun dolaplar<br />
da bulunuyor. Bu seçenekler arasında<br />
koli gibi günlük eşyalar için normal<br />
bir ortam dolabı, yiyecek ve hatta tıbbi<br />
ürünler için soğutulmuş ve dondurucu<br />
dolaplar ve paket servis siparişlerini doğru<br />
sıcaklıkta tutmak için ısıtmalı kilitli<br />
dolaplar bulunuyor.<br />
Bu sayede kullanıcılar hızlı, güvenli ve<br />
temassız teslimat çözümüne sahip olmanın<br />
yanında eşyalarını da kolaylıkla,<br />
verimli ve esnek bir şekilde alabiliyor<br />
veya iade edebiliyor. 7/24 erişimin yanı<br />
sıra iç ve dış mekan versiyonlarıyla Panasonic<br />
Smartlocker, müşterilerin ürünleri<br />
kendilerine uygun bir zamanda ve yerde<br />
almasına ve iade etmesine olanak tanıyor.<br />
Panasonic çözümleriyle<br />
müşterilerini mağazalara<br />
dönüyor<br />
Son yıllar, geleneksel perakendeciler için<br />
zorlu geçti ancak en yeni teknoloji çözümleri,<br />
fiziksel perakendecilerin e-ticaret<br />
karşısında avantaj sahibi olmasını<br />
sağlıyor. Müşteri deneyimindeki bu tür<br />
iyileştirmelerle pek çok müşteri, caddede<br />
veya alışveriş merkezlerinde yorulana<br />
kadar alışveriş yapmanın keyfini tekrar<br />
yaşıyor.
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Norm Holding’ten Norm Digital<br />
öncülüğünde önemli yatırım<br />
Norm Holding, detaylı yazılım bilgisi gerekmeden,<br />
yaratıcılık ve üretkenlik ile uygulamaların<br />
geliştirilmesini sağlayan Kuika’ya yatırım<br />
yaparak, hisselerinin yüzde 20’sine sahip<br />
oldu. Kuika; Norm Digital ile birlikte yazılım<br />
ürünleri geliştirmekte ve eğitim programları<br />
hazırlamakta. Norm Digital, Kuika platformu<br />
ile gerçek dünyada kullanılacak uçtan uca geniş<br />
çaplı uygulamalar geliştirilmesine ve bu<br />
platformun low-code ekosistemi içinde hızla<br />
büyüyerek bilinirliğinin ve kullanımının üst<br />
sıralara tırmanmasına öncülük edecek. Üretim,<br />
operasyon ve e-ticaret ekosistemlerinde<br />
yaratılan projelerle Kuika ürününün esnekliği,<br />
performansı ve diğer yeteneklerinin gerçek zamanlı<br />
değerlendirilmesi hız kazanacak. Norm<br />
Holding’in bu yatırımla hedefi ise; Norm Digital<br />
önderliğinde dünyanın her yerinde Kuika<br />
platformunu kullanan “Kuiker” lar yetiştirmek.<br />
Norm Holding CEO’su ve Norm Digital Yönetim<br />
Kurulu Başkanı Nedim Uysal, Kuika’ya yaptıkları<br />
yatırımın Aralık 2022’de tamamlandığını<br />
vurgulayarak, “Bu yatırımla, Norm Holding<br />
Kuika’nın %20 hissesine sahip oldu. Aynı zamanda<br />
teknoloji firmamız Norm Digital ile<br />
stratejik iş birliği anlaşması çerçevesinde global<br />
büyüme yolculuğunda önemli bir adım<br />
Norm Holding Norm Digital öncülüğünde, gelecek vadeden<br />
Low Code Yazılım “Start-up”ı Kuika’ya yüzde 20 yatırım yaptı.<br />
Kullanıcıların, yaratıcılık, üretkenlik ile hızlı ve çevik bir şekilde<br />
yazılım oluşturmasını sağlayan low code platformu olan Kuika’nın<br />
yüzde 20 hissesini alan Norm Holding bu yatırımla, yazılım<br />
ihtiyaçlarında daha kısa vadelerde, daha sürdürülebilir ve<br />
kaliteli çözümler üretebilirken, hem ilk ürün geliştirmeyi, hem<br />
de bakım sürecini daha kısa sürelere indirdi…<br />
atıldı. Norm Holding ve Norm Digital endüstrinin<br />
ve toplumların dijitalleşmesine rehberlik<br />
etmek ve bu dönüşümü hızlandırmak için çözümler<br />
üretmekle birlikte aynı zamanda startup<br />
ekosistemini destekleyerek bu misyonu<br />
gerçekleştiriyor. Bu stratejimiz doğrultusunda<br />
Kuika ve kurucularına olan güvenimiz bizi bu<br />
yatırıma götürdü.” dedi.<br />
Low code platformların günümüzde ve özellikle<br />
de gelecekte çok ciddi potansiyeli olduğuna<br />
inandıklarını da sözlerine ekleyen Norm Holding<br />
CTO’su ve Norm Digital Genel Müdürü<br />
Erkan Yeniçare, “Dünyada çok hızlı bir şekilde<br />
artan yazılım ihtiyacı var. Buna karşılık verebilecek<br />
sayıda yazılımcı ve iş analisti eksikliğini<br />
gidermek amacıyla daha fazla sayıda kişinin<br />
yazılım ve uygulama geliştirmesini “Low<br />
Code” tekniği ile geliştirilen araçlar sağlayacak.<br />
Bu doğrultuda Kuika, yazılım talebine hızlı ve<br />
çevik bir şekilde çözüm sunabilecek, yazılım<br />
geliştirme sürecini, yazılım geliştirme uzmanlarının<br />
yanı sıra kodlama ve tasarım bilgisi<br />
sınırlı, analitik düşünebilen, analiz yeteneği<br />
olan ve yazılım geliştirmeye hevesli kişilerin<br />
de yapabilmesine olanak sağlayacak. Bu yatırımla<br />
yazılım ihtiyaçlarında daha kısa vadelerde,<br />
daha sürdürülebilir ve kaliteli çözümler<br />
üretebiliyoruz. Hem ilk ürün geliştirme, hem<br />
de bakım süreci daha kısa süreler alıyor. Bize<br />
sağladığı faydalar ise; yazılım geliştirme eforlarında<br />
düşüş, müşteriye hızlı geri dönüş, kısa<br />
süreli projeler geliştirebilme, müşteriye olan<br />
maliyette azalma ve tüm aşamalar göz önünde<br />
bulundurulduğunda müşteri memnuniyetinde<br />
artış sağlama oldu. Öte yandan en önemli sorun<br />
ve maliyetlerden biri olan zaman parametresi<br />
bu platform çözümü ile olabildiğince minimize<br />
edilebilecek. Yazılıma olan ihtiyacın arttığı<br />
bu dönemde, süreçlerin hantallığından<br />
kaynaklanan kayıplar azaltılırken, tek bir<br />
geliştirme ile farklı platformlarda uygulama<br />
çıktısı alınabilmesi de Kuika’nın sağladığı en<br />
önemli katkılardan biri olacaktır.” şeklinde konuştu.<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
PayTR’ın yeni CEO’su Merve Tezel oldu<br />
PayTR, önde gelen finans ve ödeme kuruluşlarında<br />
engin deneyime sahip olan Merve Tezel’in<br />
6 <strong>Mart</strong> <strong>2023</strong> tarihinden itibaren PayTR<br />
Genel Müdür ve İcra Kurulu Başkanı (CEO) olarak<br />
görev alacağını duyurdu. Tezel, bu unvanı<br />
2018’den beri PayTR’da CEO’luk görevini üstlenen<br />
Tarık Tombul’dan devralacak. Tombul,<br />
bu tarihten itibaren PayTR’da Yönetim Kurulu<br />
Üyesi olarak görev almaya devam edecek.<br />
Merve Tezel kimdir?<br />
Merve Tezel, profesyonel kariyerinin ilk 10<br />
yılını Yapı Kredi Bankası ve Garanti Ödeme<br />
Sistemleri’nde geçirdikten sonra 15 yıla yakın<br />
bir süre boyunca Visa’da görev aldı. Visa bünyesinde<br />
beş yıl boyunca Güneydoğu Avrupa<br />
Danışmanlık ekibinin liderliğini yürüten Tezel,<br />
Türk mühendislerinin geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümler<br />
sunan ödeme kuruluşu PayTR’ın yeni Genel<br />
Müdür ve İcra Kurulu Başkanı (CEO) Merve Tezel oldu.<br />
2018’den beri PayTR CEO’su olarak görev alan Tarık<br />
Tombul, PayTR Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev<br />
yapmaya devam edecek…<br />
2012’den beri Visa Türkiye’nin Genel Müdürü<br />
rolünü üstlendi. Tezel, Robert Kolej’den mezun<br />
olduktan sonra ABD’de Ithaca Üniversitesi ve<br />
Lehigh Üniversitesi’nde işletme lisans ve lisansüstü<br />
eğitimlerini tamamladı.<br />
Yeni organizasyonun<br />
vizyonumuza büyük katkısı<br />
olacak<br />
PayTR Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Yiğit Cengiz, “PayTR’ın, işyerlerinin ödeme süreçleriyle<br />
ilgili tüm ihtiyaçlarını tek bir adresten<br />
en iyi şekilde karşılayabilme ve Türkiye’nin<br />
lider ödeme kuruluşu olma vizyonunda yeni<br />
yönetim ve icra kurulu organizasyonumuzun<br />
çok büyük katkısı olacağını düşünüyorum”<br />
dedi. PayTR’ın mevcut CEO’su Tarık Tombul,<br />
2018’den beri üstlendiği rolde PayTR’ın işlem<br />
hacminin 30 katına çıkmasına ve 70 bini aşkın<br />
yeni işyerinin PayTR müşteri portföyüne katılmasına<br />
önderlik etti. Yiğit Cengiz, Tombul’la<br />
ilgili, “Yönetim Kurulu Üyesi olarak, Tarık<br />
Tombul’un sektör tecrübesi ve vizyonunun<br />
şirketimizin büyümesine önemli katkıları<br />
olacağını düşünüyorum ve beraber çalışmaya<br />
devam edeceğimiz için büyük mutluluk duyuyorum”<br />
şeklinde konuştu.<br />
31
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
2022 yılının son çeyreğinde girişim<br />
yatırımları Çin’e aktı<br />
KPMG’nin girişim<br />
sermayesi piyasasının<br />
karşılaştığı temel<br />
eğilimleri, fırsatları<br />
ve zorlukları ortaya<br />
koyan Venture Pulse<br />
raporu yayımlandı.<br />
Rapora göre küresel<br />
çapta girişim yatırımları<br />
(VC) geçen yılın<br />
son çeyreğinde üst<br />
üste dördüncü düşüşünü<br />
sürdürdü. 7 bin 641 yatırım işleminin<br />
gerçekleştiği dördüncü çeyrekte toplam yatırım<br />
miktarı ise 75,6 milyar dolar oldu.<br />
Alternatif enerji ve elektrikli araçlar geçen<br />
yılın dördüncü çeyreğinde tüm bölgelerdeki<br />
yatırımcıların en önemli önemli ilgi alanı<br />
oldu. Çin merkezli GAC Aion 2,56 milyar<br />
dolar, ABD merkezli TerraPower 830 milyon<br />
dolar ve Form Energy 450 milyon dolar, Çin<br />
merkezli SPIC Hydrogen Energy 631 milyon<br />
dolar ve Voyah Car Technology 631 milyon<br />
dolar, Estonya merkezli Sunly 196 milyon dolar<br />
ve Belçika merkezli Tree Energy Solutions<br />
129 milyon dolar fon topladı. B2B çözümleri<br />
IT network ile sağlık ve biyoteknolojinin yanı sıra fintech<br />
de küresel çapta VC yatırımcıların ilgisini çekemeye<br />
devam etti.<br />
Raporu değerlendiren KPMG Türkiye Birleşme<br />
ve Satın Alma Danışmanlığı Şirket<br />
Ortağı Gökhan Kaçmaz, “Güçlü fon toplama<br />
faaliyetlerine rağmen 2022 yılı küresel olarak<br />
girişim sermayesi yatırımları açısından zorlu<br />
bir yıl oldu. Tüm bölgelerdeki girişim yatırımları<br />
bir önceki çeyreğe göre düşüş gösterdi.<br />
Ukrayna’da devam eden savaş, yükselen<br />
faiz oranları, yüksek enflasyon seviyeleri ve<br />
küresel resesyon endişeleri bir araya gelerek<br />
özellikle yılın ikinci yarısında yatırımları<br />
azalttı. <strong>2023</strong> yılının ilk çeyreğine girdiğimiz<br />
şu günlerde piyasalardaki belirsizlik nedeniyle<br />
küresel çapta girişim yatırımlarının<br />
durgun kalması bekleniyor.” dedi.<br />
Sektör Market<br />
Mega yatırımların çoğu Çin<br />
merkezli şirketlere yapıldı<br />
Raporda yer alan verilere göre Amerika kıtası<br />
geçen yılın son çeyreğinde küresel çapta<br />
VC yatırımlarından en büyük payını almaya<br />
devam ederken ABD bu yatırımların büyük<br />
çoğunluğunu oluşturdu. Asya, aynı çeyrekte<br />
altı adet 500 milyon dolar ve üzeri mega<br />
yatırım çekmesine rağmen uzak ara ikinci<br />
sırada yer aldı. Avrupa, 2022 yılının üçüncü<br />
çeyreğine kıyasla yaklaşık yüzde 40’lık bir<br />
düşüşle VC yatırımlarında en keskin düşüşün<br />
yaşandığı bölge oldu. 500 milyon doların<br />
üzerindeki mega yatırımların çoğunluğu Çin<br />
merkezli şirketlere yapıldı. GAC Aion 2,56<br />
milyar dolarlık yatırım çekerken SHEIN 1<br />
milyar dolar, SPIC Hydrogen Energy 631 milyon<br />
dolar, Voyah Car Technology 631 milyon<br />
dolar, ESWIN Material 562 milyon dolar ve<br />
Fei Hong Technology 537 milyon dolar fon<br />
topladı.<br />
Şirketler nakit tutarken<br />
maliyetleri düşürmeye<br />
odaklandı<br />
Dördüncü çeyrekte çok sayıda küresel teknoloji<br />
şirketi, başta personel sayısını ve gayrimenkul<br />
varlıklarını azalmak olmak üzere<br />
önemli maliyet düşürme önlemleri açıkladı.<br />
Girişim sermayesi piyasasında da maliyetleri<br />
düşürme çabaları görüldü. Girişimler nakitlerini<br />
korumak, yeni finansman turlarını<br />
ertelemek ve yatırımcılarının daha verimli<br />
olmaları yönündeki baskılarına yanıt vermek<br />
için çalışmalar yaptı. Maliyet azaltmaya<br />
öncelik verilmesi, çok çeşitli sektörlerde faaliyet<br />
gösteren şirketlere de yayıldı.<br />
Enerji sektörü küresel girişim<br />
yatırımcılarının ilgi odağında<br />
2022 yılında, enerjide bağımsızlığa öncelik<br />
vermeye başlayan hükümet politikaları ve<br />
artan enerji maliyetleri karşısında enerji<br />
alternatiflerine yönelen çok sayıda şirketin<br />
etkisi nedeniyle, küresel girişim sermayesi<br />
2022 yılı 4. çeyrekte en büyük 10 küresel finansman<br />
KPMG’nin yayımladığı “Venture Pulse” raporuna göre küresel çapta<br />
girişim yatırımları 2022 yılının dördüncü çeyreğinde üst üste<br />
dördüncü düşüşünü sürdürdü. 7 bin 641 yatırım işleminin gerçekleştiği<br />
son çeyrekte toplam yatırım miktarı 75,6 milyar dolara geriledi.<br />
En fazla girişim yatırımı çeken 10 şirketten 6’sı Çin, 3’ü ise<br />
ABD merkezli şirket oldu. Alternatif enerji ve elektrikli araçlar tüm<br />
bölgelerdeki yatırımcıların en önemli önemli ilgi alanı olurken raporda<br />
ayrıca küresel çapta önümüzdeki birkaç çeyrekte bazı unicorn<br />
girişimlerinin başarısız olabileceği uyarısında da bulunuldu…<br />
yatırımcılarının enerjinin her alanına olan<br />
ilgisi çok hızlı bir şekilde arttı. Dördüncü<br />
çeyrekte alternatif enerji araçları, batarya<br />
teknolojileri ve alternatif enerji üretim ve dağıtım<br />
teknolojileri de dahil olmak üzere çok<br />
sayıda enerji alt sektörü büyük ölçekli yatırımlar<br />
çekti. Ayrıca temiz teknoloji ve ESG<br />
ile ilgili çözümler de VC yatırımcılarından<br />
yoğun ilgi gördü.<br />
<strong>2023</strong> yılının ilk çeyreğinde<br />
takip edilecek trendler<br />
Rapora göre bu yılın birinci çeyreğinde küresel<br />
çapta girişim sermayesi piyasasının<br />
zorlanmaya devam etmesi ve en çok tüketici<br />
odaklı işletmelerin zorlanması bekleniyor.<br />
Özellikle ABD’de halka arz kapısı muhtemelen<br />
<strong>2023</strong> yılında kapalı olacak. Şirketlerin<br />
nakitleri azaldıkça, muhtemelen düşük<br />
değerlemeler üzerinden yatırım turları artacak,<br />
birleşme ve satın alma faaliyetlerinde<br />
artış olacak. Küresel çapta önümüzdeki<br />
birkaç çeyrekte bazı unicorn girişimlerinin<br />
başarısız olma ihtimali de söz konusu. Avrupa’da<br />
devam eden enerji krizinin yanı sıra<br />
sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği ile ilgili<br />
endişeler göz önüne alındığında, yatırımcıların<br />
alternatif enerji teknolojileri, elektrikli<br />
ve hidrojenle çalışan araçlar ve batarya depolama<br />
üzerine büyük yatırımlar yapmaya<br />
devam etmesiyle enerji sektörü muhtemelen<br />
gündemde kalmayı sürdürecek. Küresel çapta<br />
siber güvenlik, B2B çözümleri, sağlık ve<br />
biyoteknoloji, regülasyon teknolojileri (regtech)<br />
ve askeri uygulamalar VC yatırımları için<br />
cazip alanlar olmaya devam edecek. Yapay<br />
zekâ yatırımlarının da uzun vadede artması<br />
bekleniyor.<br />
32<br />
Şirket Yatırım Merkez Sektör<br />
GAC Aion 2,6 milyar dolar Çin Otomotiv<br />
Anduril 1,5 milyar dolar ABD Havacılık & Savunma<br />
SHEIN 1 milyar dolar Çin Perakende<br />
TerraPower 830 milyon dolar ABD Temiz Enerji<br />
SPIC Hydrogen Energy 631 milyon dolar Çin Temiz Enerji<br />
Voyah Car Technology 630,8 milyon dolar Çin Temiz Enerji<br />
Group14 Technologies 614 milyon dolar ABD Temiz Enerji<br />
ESWIN Material 562,1 milyon dolar Çin Yarı iletkenler<br />
Fei Hong Teknoloji 537,5 milyon dolar Çin Robotik<br />
Einride 500 milyon dolar İsveç Otomotiv
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Birleşik Ödeme ile kardeş ülke<br />
Azerbaycan’a anında para transferi<br />
Türkiye’nin önde gelen FinTek şirketlerinden<br />
Birleşik Ödeme, Azerbaycan’a yurt dışı para<br />
transferi için altyapı hizmeti sunmaya başladı.<br />
Türkiye’deki gücünü ve tecrübesini yurt dışına<br />
da taşıyan Birleşik Ödeme, Azerbaycan’a uluslararası<br />
para transferini anında ve tüm kartlara<br />
komisyonsuz olarak gerçekleştirecek. Azerbaycan’da<br />
<strong>2023</strong> yılı içinde sanal POS ve akıllı<br />
kasa çözümleri gibi teknolojilerini de devreye<br />
almaya hazırlanan şirket, global iş ortaklarının<br />
da pazara giriş yapmasını sağlayacak.<br />
İnovatif FinTek çözümleriyle Türkiye’nin ilk elektronik<br />
para şirketlerinden Birleşik Ödeme, uluslararası para<br />
transfer hizmetini Azerbaycan’a da taşıdı. Bölgenin lider<br />
FinTek’i olma vizyonu kapsamında faaliyetlerini sürdüren<br />
Birleşik Ödeme, Azerbaycan’a Türkiye’den para transferlerini<br />
komisyonsuz ve anında gerçekleştiriyor…<br />
‘Komisyonsuz para transfer<br />
altyapısını sağlayan ilk<br />
şirketiz’<br />
Türkiye ile Azerbaycan arasında güçlü<br />
bir bağ olduğunu belirten Birleşik Ödeme<br />
CEO’su İlker Sözdinler, “Birleşik Ödeme<br />
olarak, yurt dışı açılımımızı yaklaşık 1.5<br />
yıl önce Azerbaycan ile başlattık. İki ülke<br />
arasındaki güçlü bağı geliştirdiğimiz finansal<br />
teknolojilerle daha da ileri bir noktaya taşımayı<br />
amaçladık. Gerekli başvurularımızı yaparak<br />
lisans alma süreçlerimizi tamamladık. Şu<br />
anda Birleşik Ödeme olarak, Türkiye’den<br />
Azerbaycan’daki tüm kartlara komisyonsuz<br />
para transfer altyapısını sağlayan ilk şirketiz.<br />
Azerbaycan’daki kullanıcılara beklemeden,<br />
saniyeler içinde ve tüm kartlara komisyonsuz<br />
7/24 para transferi imkânı sunuyoruz.<br />
Deneyimli ekibimizle yatırımcısı olduğumuz<br />
Turan gibi Türk girişimleri için de altyapı<br />
hizmeti sağlıyor, startupların yurt dışındaki<br />
başarılarına destek oluyoruz. Önümüzdeki<br />
günlerde de akıllı kasa, sanal POS gibi diğer<br />
ürünlerimizle pazarda varlığımızı sürdürecek;<br />
global iş ortaklarımızın da Azerbaycan’a<br />
açılmasını sağlayacağız. Başarımızın en<br />
önemli etkeni de buradaki operasyonumuzu<br />
bankacılık ve finans teknolojileri alanına<br />
hâkim, ülkenin pazar dinamikleri konusunda<br />
tecrübeli ismi Azerbaycan Ülke Müdürü Edgar<br />
F. Abdullayev ile yürütmemiz” dedi.<br />
“Sunduğumuz teknolojiyle<br />
pazarın yüzde 10’una hakimiz”<br />
Birleşik Ödeme Azerbaycan Ülke Müdürü Edgar<br />
F. Abdullayev ise şunları söyledi: “Azerbaycan’da<br />
ailesini bırakarak Türkiye’ye çalışmak için giden<br />
pek çok vatandaşımız bulunuyor. Aynı şekilde<br />
çocukları Türkiye’de okuyan aileler de hayli fazla.<br />
Vatandaşlar ailelerine ya da çocuklarına para<br />
transferini ihtiyaç olduğu anda yapmak istiyor.<br />
Bir de transfer için yüksek miktarda komisyon<br />
ödemek zorunda kalıyorlar. Birleşik Ödeme olarak<br />
Azerbaycan’daki bankalarla kurduğumuz<br />
güçlü bağlantılar, ülkenin en teknolojik ve güçlü<br />
data center altyapısına sahip olan Azintelecom<br />
ile iş birliğimiz ve Tier III sertifikasyonuna sahip<br />
güvenli ve yüksek teknolojili altyapımız sayesinde<br />
Azerbaycan’da para transferi mesai sonrası<br />
ya da hafta sonu fark etmeksizin 7/24 gerçekleştirilebilir<br />
hale geldi. Şu anda Birleşik Ödeme teknolojik<br />
altyapısı sayesinde pazarın yüzde 10’una<br />
hâkim durumdayız.”<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
‘Dijital Kurye’ ile kapıda abonelik aktivasyonu<br />
Bugün Türkiye’de<br />
telekomünikasyon,<br />
bankacılık,<br />
finans,<br />
enerji sektörünün<br />
önde gelen<br />
pek çok firmasına dijital kontrat yönetimi ve<br />
uzaktan müşteri edinim süreç hizmeti sunan<br />
Dijital Kurye Platformu, <strong>2023</strong>’te faaliyet<br />
alanlarını ve hizmet çeşitliliğini artırmayı<br />
sürdürüyor.<br />
Geleneksel imza işlemlerinin aksine imzalatılmak<br />
istenen belgelerin, dijital olarak<br />
doğrulanan kişiler ile uzaktan ya da kuryeler<br />
aracılığıyla kapıda imzalatılmasını sağlayan,<br />
imza süreci tamamlandığında da belgeyi<br />
hem gönderici hem de imzacı ile paylaşan Dijital<br />
Kurye Platformu, sözleşme taşımacılığı<br />
ve kapıda aktivasyon işlemlerinin dışında<br />
para, akıllı telefon gibi değerli teslimatlar da<br />
gerçekleştiriyor.<br />
‘Dijital dönüşüm danışmanı’ olarak adlandırılan<br />
platform kuryeleri, işe başlamadan<br />
önce, Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu<br />
Eğitim Merkezi ile ortaklaşa hazırlanan<br />
eğitim programına katılıyor. Şirket içi vizyon<br />
ve sorumluluklar, müşteri odaklı hizmet,<br />
Dünyada bir ilke imza atarak dijital kontrat yönetimi ve kimlik<br />
doğrulama hizmetlerini bireysel ve kurumsal müşterilerinin<br />
kapılarına getiren Dijital Kurye Platformu, sözleşme taşımacılığının<br />
yanı sıra kapıda kişi ve kimlik doğrulayarak GSM hat<br />
açma işlemi, kurumların abonelik aktivasyonu, banka kartı<br />
teslimatı gibi süreçleri imza karşılığında gerçekleştiriyor…<br />
kişisel verilerin korunması gibi birçok farklı<br />
konuda eğitim alan adaylar, eğitim sonunda<br />
girdikleri yeterlilik sınavından geçer not<br />
almaları halinde Dijital Kurye olmaya hak<br />
kazanıyor.<br />
Kuryeler, taşıdıkları verileri ve belgeleri kesinlikle<br />
görmüyor. Veri ve belgeler kuryelerin<br />
elindeki tablete yüklü halde geliyor ve sadece<br />
müşteriye daha önceden iletilen şifre ile açılabiliyor.<br />
Kurye kapıda müşterinin kimliğini<br />
doğruladıktan sonra gerekli belgeleri yine<br />
tablet üzerinden imzalatıyor.<br />
‘Kuryelik mesleğini<br />
dönüştürüyoruz’<br />
Dijital Kurye CEO’su Oral Başer, firmanın<br />
verdiği eğitimle kurye sektöründe farklı bir<br />
alan yarattığını belirtirken, “Dijital Kurye sayesinde<br />
kuryelik mesleğini dönüştürüyoruz.<br />
Ayrıca Dijital Kurye, önümüzdeki dönemde<br />
kadın istihdamı için de önemli bir fırsat olacak”<br />
diye konuştu.<br />
Başer, paylaşım ekonomisinin giderek popüler<br />
hale geldiği, servis bazlı modellerin hızla<br />
büyüdüğü günümüzde, dijital kuryelik yapmak<br />
isteyen kişileri kitle kaynağı olarak sisteme<br />
dahil edecek özellikleri platform özelinde<br />
geliştireceklerini de vurguladı.<br />
Başer yakın gelecekte, dünyada eşi olmayan<br />
platformlarının yapısını Avrupa, Orta Asya<br />
ve Körfez ülkelerine genişletmeyi planladıklarını<br />
da sözlerine ekledi.<br />
33
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Hitit Borsa İstanbul’da birinci<br />
senesini tamamladı<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Türkiye’nin en büyük havacılık ve seyahat<br />
teknolojileri ihracatçısı Hitit (HT-<br />
TBT), dünyadaki istikrarlı büyümesini<br />
sürdürüyor. 2022 yılında 16 yeni partnerlik<br />
anlaşması imzalayarak 6 kıtada<br />
64 havayolu ve seyahat şirketine hizmet<br />
vermeye başlayan şirket, dünya sıralamasındaki<br />
yerini de sağlamlaştırdı.<br />
Amerika kıtasından Avustralya’ya kadar<br />
tüm kıtaları kapsama alanına alan Hitit,<br />
bu performansı ile 2022 yılında cirosunu<br />
yüzde 30 artırarak 18,8 milyon dolara,<br />
FAVÖK marjını ise yüzde 43’e yükseltmeyi<br />
başardı.<br />
Amerika’dan Avustralya’ya 6<br />
kıtada toplam 64 partner<br />
2022 yılında partner sayısında şirket<br />
tarihinin en hızlı büyümesini gerçekleştirdiklerini<br />
vurgulayan Hitit’in Satış<br />
ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür<br />
Yardımcısı Nevra Onursal Karaağaç,<br />
“Geçtiğimiz yıl girdiğimiz ihalelerin<br />
yüzde 50’sini kazanarak, sektörümüz<br />
için çok yüksek bir oranda ihale kazanımı<br />
sağladık. 2022 yılı içerisinde 16 tanesi<br />
yeni Hitit Partneri ve ikisi teknoloji danışmanlığı<br />
/ yazılım projesi olmak üzere<br />
18 yeni anlaşma imzaladık. Avustralya’daki<br />
ilk partnerlik anlaşmamızı imzalayarak<br />
ihracat ayak izimizi altı kıtaya<br />
yaydık. 47 ülkede toplam 64 partnere yazılım<br />
ihracatı gerçekleştirmeye başladık.<br />
14 yeni partnerin kurulumları tamamlanarak<br />
SaaS modelinde tekrarlayan gelir<br />
üretir hale getirdik. Batı Avrupa’da Crane<br />
PSS kullanan yeni bir partner kurulumunu<br />
daha tamamlanarak hayata geçirdik.<br />
ADS gelişmeleri çerçevesinde acente<br />
dağıtım platformu için bir partner kurulumunu<br />
tamamladık, bir yeni anlaşma<br />
imzaladık. 2022 yılında SaaS gelirlerimizin<br />
temeli olan yolcu sayısı da bir önceki<br />
yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artış<br />
gösterdi. Bu artışta yeni kazanılan partnerlerin<br />
yanı sıra, mevcut partnerlerin iş<br />
hacimlerindeki artış da etkili oldu.”<br />
Havayolu ve seyahat teknolojileri alanında dünyanın önde<br />
gelen şirketlerinden olan Hitit, BİST’teki ilk yılını başarılı<br />
bir şekilde geride bıraktı. Uluslararası pazarlardaki genişlemesini<br />
sürdüren Hitit, 2022 yılında 16 yeni anlaşma imzalayarak,<br />
ihracat yaptığı ülke sayısını 47 ülkeye çıkarttı…<br />
alan belirlediklerini anlatan Karaağaç,<br />
“Dünyanın önde gelen bulut altyapı<br />
sağlayıcıları ile iş birliklerin artırılması<br />
yönünde çalışmalar devam ediyor.<br />
Bugüne kadar optimizasyon algoritmaları<br />
konusunda ürünlerimiz üzerinde<br />
geliştirmeler yaptık ve Partnerlerinin de<br />
bunu efektif şekilde kullandı. Bu tecrübemizi<br />
yapay zeka alanına aktarıyoruz.<br />
Yapay zeka konusunda yaptığımız yatırımları<br />
çeşitlendirerek sürdürüyoruz.<br />
Dinamik fiyatlamaya geçilebilmesi için<br />
kendi çözümümüz dışında iki farklı<br />
tedarikçi ile entegrasyon yaptık ve iki<br />
Partnerimizin farklı metodolojiler ile<br />
dinamik fiyatlamaya geçmesi çalışmalarını<br />
hayata geçirdik. Ayrıca bir Partnerimiz<br />
ile de test çalışmalarımız başladı.<br />
Bu alandaki yatırımlarımızın maliyetlerimizde<br />
azaltıcı, gelirlerimizde artırıcı<br />
etkilerini <strong>2023</strong> yılının üçüncü çeyreği<br />
itibarıyla görmeye başlayacağız” şeklinde<br />
konuştu.<br />
2022 yıl sonu itibarıyla ciro ve FAVÖK’ün<br />
2019 yılı verilerini aştığına işaret eden<br />
Hitit’in Mali İşler ve Satınalmadan Sorumlu<br />
Genel Müdür Yardımcısı Sezer<br />
Tuğ Özmutlu, “Satış gelirlerimiz, Covid<br />
öncesi dönem olan 2019’un yüzde 14<br />
üzerinde gerçekleşti. 2022’nin sonu itibarıyla<br />
şirketin nakit ve nakit benzerleri<br />
toplamı 20,4 milyon dolara ulaştı. Aynı<br />
dönem için banka kredileri ve finansal<br />
kiralama yükümlülükleri hariç nakit<br />
tutarı ise 18,2 milyon dolar seviyesinde<br />
gerçekleşti. Buna paralel olarak FAVÖK<br />
marjımız, bir önceki yılın aynı dönemine<br />
göre yüzde 6; Covid öncesi dönem olan<br />
2019’a göre yüzde 2 üzerinde gerçekleşti.<br />
Yurt dışında büyüme stratejimiz sonucunda<br />
gelirlerimizin yüzde 85’i döviz<br />
bazlı, yüzde 15’i TL bazlı oluştu. Maliyetlerimizin<br />
ise yaklaşık yüzde 83’ü TL cinsinden<br />
gerçekleşti. Bu da bize döviz bazlı<br />
türbülanslara karşı koruyucu bir kalkan<br />
oluşturuyor” şeklinde konuştu.<br />
<strong>2023</strong> sonu hedefi, ciroda<br />
yüzde 33-38, FAVÖK’te<br />
yüzde 43-48 bandında<br />
büyüme<br />
Hitit’in geleceğe dönük beklentileri<br />
hakkında da bilgi veren Mali İşler ve<br />
Satınalmadan Sorumlu Genel Müdür<br />
Yardımcısı Özmutlu, <strong>2023</strong> sonu itibariyle<br />
dolar bazında; ciroda yüzde 33 – 38<br />
aralığında büyüme, FAVÖK’te yüzde 43<br />
– 48 aralığında marj ve net karda yüzde<br />
25 – 30 aralığında marj elde etmeyi<br />
öngördüklerini kaydetti. Yatırım / ciro<br />
oranının yine yüzde 30 – 35 aralığında<br />
hedeflendiğini ifade eden Özmutlu,<br />
“Anons ettiğimiz öngörülere dair gelişmeleri<br />
titizlikle takip ediyoruz ve gerekli<br />
durumlarda güncellemeleri de yine yatırımcılarımıza<br />
duyuracağız” dedi.<br />
34<br />
Satış gelirlerinin yüzde<br />
34’ü kadar Ar-Ge yatırımı<br />
gerçekleşti<br />
2022 yılının ilk çeyreğinde halka açılan<br />
Hitit’in, halka arzdan elde ettiği finansal<br />
kaynağı yenilikçi teknolojiler için<br />
değerlendirdiğini belirten Karaağaç,<br />
geçtiğimiz yıl 6,4 milyon dolarlık Ar-Ge<br />
yatırımı ile 3,8 milyon dolarlık lisans, donanım<br />
ve demirbaş yatırımı yaptıklarını<br />
söyledi. Yatırım için “daha iyi müşteri<br />
deneyimi”, “operasyonel mükemmellik”<br />
ve “gelir artırıcı faaliyetler” olarak üç
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Afetlerde, akıllı depolamaya DepOrtak çare olacak<br />
Ülkemiz 6 Şubat tarihinde<br />
bugüne kadar dünyada<br />
karada meydana gelmiş<br />
en büyük depremlerden<br />
ikisine maruz kaldı ve<br />
yüzyılın gördüğü en<br />
büyük yıkıma uğradı.<br />
Onbinlerce canımızı kaybettik, 130 bine yakın<br />
insanımız yaralandı, 50 bine yakın bina<br />
yıkıldı, en az 120 bin bina oturulamaz hale<br />
geldi, 2,5 milyon insanımız evlerinden oldular.<br />
Yollar, elektrik, su, kanalizasyon, iletişim<br />
ve doğalgaz altyapıları büyük zarar gördü.<br />
Depremin meydana geldiği tarihten itibaren<br />
deprem bölgelerine müthiş bir yardım seferberliği<br />
başladı. Türkiye’nin ve dünyanın<br />
her tarafından yardım gönderilmeye devam<br />
ediliyor. Ancak, bölgeye sistemsiz gönderilen<br />
yardım malzemelerinin, bölgeye gönderilmeden<br />
ara toplanma depolarında tasnif<br />
edilmesi ve geçici depolanmasının, nakliye<br />
trafiğinin sürdürülebilirliği ve mikro dağıtımın<br />
organizesi açısından ne kadar değerli<br />
olduğunu gözlemledik. Olağanüstü afet dönemlerinde,<br />
afet bölgeleri ile yakınlarındaki<br />
bölgelerde mevcut depolar ile depolamaya<br />
müsait alanlardan nasıl ve ne oranda istifade<br />
edilebileceğine dair bir sınıflandırma ve çözüm<br />
mevcut değildi ve depremin sonrasında<br />
bunun değerli bir bilgi olduğu ortaya çıktı.<br />
DepOrtak, konum tabanlı ve<br />
gerçek zamanlı planlama ve<br />
tahsis yapacak<br />
Yardım malzemelerini ve iş makinelerini organize<br />
edenler, bölgeye gönderebilmek için<br />
Türkiye’nin en kapsamlı dijital akıllı depolama platformu DepOrtak<br />
canlıya geçti. Airbnb’nin “konaklama” alanında verdiği<br />
hizmeti, “Depolama” alanında yapacak olan DepOrtak tam da<br />
bu ihtiyaca çözüm verecek şekilde tasarlandı ve geliştirildi…<br />
müsait kamyon/tır aramaya başladılar. Bölgeye<br />
giden kamyonlar 5-6 gün geri gelemediğinden,<br />
üçüncü gün itibariyle kamyon/tır<br />
tedarikinde önemli sorunlar da yaşandı. Acil<br />
bir durumda, konum-tabanlı, gerçek-zamanlı<br />
akıllı eşleştirme yapabilen dijital platformların<br />
varlığının ne kadar hayati olduğu bir<br />
kez ortaya çıktı. Dünyanın sayılı lojistik teknolojilerinden<br />
birisi haline gelen Tırport’un<br />
know how’ı, kurucusu Akın Arslan’ın iş zekası<br />
liderliği, Türkiye’de depoculuğun önde gelen<br />
uzmanlarından Oruç Kaya’nın katkısı ve<br />
yatırımıyla DepOrtak 1 <strong>Mart</strong> <strong>2023</strong> tarihinde<br />
canlıya geçti. DepOrtak, sahip olduğu teknolojilerle<br />
sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da<br />
da farkını gösterecek oldukça iddialı çözümler<br />
getiriyor.<br />
Dijital akıllı depolama platformu DepOrtak<br />
hakkında bilgiler veren DepOrtak Kurucu<br />
Ortağı Oruç Kaya, şunları söyledi: “Türkiye’de,<br />
yaklaşık 13,5 milyon ticari depolama<br />
alanı var, ama bu depolama alanlarının konum<br />
ve kapasite tabanlı tam bir tasnifi maalesef<br />
yok. Nüfusumuza göre zaten çok yetersiz<br />
depolama alanına sahibiz. Önümüzdeki<br />
10 yıl içinde, en az 30 milyon m2 daha alana<br />
ihtiyaç duyacağız. Bu noktada, dijital akıllı<br />
depolama platformu olarak hayata geçirdiğimiz<br />
DepOrtak, bir taraftan tüm depolama<br />
süreçlerinin uçtan uça dijital olarak yönetilmesine<br />
teknolojileriyle imkan yaratırken,<br />
diğer taraftan da depolar ile depolama ihtiyacı<br />
olanları yeni nesil dijital platformunda<br />
bir araya getiriyor. AirBnb’nin konaklama<br />
sektöründe yaptığı işi, depolama sektöründe<br />
hayata geçirmekle birlikte ticari depolarda<br />
depo yönetimini uçtan uca dijitalleştiriyor.<br />
DepOrtak, birbirlerine dijital olarak bağlanmış<br />
yüzlerce ticari depo ve gri deponun, ağ<br />
teknolojileriyle tek elden yönetilebilmesine,<br />
paylaştırılabilmesine ve e-ticarete entegre<br />
edilebilmesine olanak sağlıyor. DepOrtak’ın<br />
akıllı platformu, afet durumlarında AFAD<br />
başta olmak üzere devletin kurumlarının<br />
koordinatörlüğünde önceden tanımlanmış<br />
depolama alanı kapasitelerinin uzaktan konum<br />
tabanlı ve gerçek zamanlı uçtan uca yönetebilme<br />
gücüne sahiptir.” dedi.<br />
Değerlendirmesinde, hizmet verenler ile<br />
hizmet alanları akıllı bir şekilde bir araya<br />
getiren dijital platformların hızla yaygınlaştığının<br />
altını çizen Oruç Kaya, Uber’in taksi,<br />
Airbnb’nin konaklama sektöründe, Tırport,<br />
Convoy, Sennder gibi dijital yük-kamyon<br />
ağlarının taşımacılık sektöründe yaptığı işi,<br />
Türkiye’nin yeni girişimi DepOrtak’ın depolama<br />
alanında yapmak için yola çıktığını<br />
sözlerine ekledi.<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
MBIS, Nagarro’nun küresel ağına katılıyor<br />
Bilgi teknolojileri (BT) sektörü, tüm endüstrileri<br />
etkileyen, verimliliği artıran ve kolaylaştırıcı<br />
rolüyle ülke ekonomilerinin gelişmesinde<br />
önemli bir rol oynuyor. Türkiye’deki<br />
BT sektörü de son yıllarda hızla büyüyor ve<br />
güçlü oyuncularıyla küresel teknoloji şirketlerinin<br />
dikkatini çekiyor.<br />
Sunduğu yenilikçi çözüm ve teknolojilerle<br />
şirketleri akıllı ve sürdürülebilir işletmelere<br />
dönüştüren SAP’nin Türkiye’deki ilk Gold<br />
Partneri MBIS, dijital mühendislik alanında<br />
33 ülkede faaliyet gösteren ve 18 binden<br />
fazla kişiye istihdam sağlayan Nagarro’nun<br />
küresel ağına katılıyor. Böylece MBIS’in çeyrek<br />
yüzyıla yaklaşan deneyimi ve 450 kişilik<br />
ekibiyle güçlenen Nagarro için Türkiye’nin<br />
hızla büyüyen BT pazarının kapıları da<br />
açılıyor.<br />
Türkiye’de son yıllarda hızlı büyüyen BT sektörü ve güçlü<br />
oyuncular, küresel teknoloji şirketlerinin radarına giriyor.<br />
33 ülkede faaliyet gösteren dijital mühendislik şirketi Nagarro,<br />
SAP’nin Türkiye’deki ilk Gold Partneri MBIS’i küresel<br />
ağına katıyor. Bu sayede MBIS’in 25 yıla yakın deneyimi ve<br />
450 kişilik ekibiyle güçlenen Nagarro için Türkiye’nin hızla<br />
büyüyen BT pazarının kapıları da açılıyor…<br />
“Yerli sermayeyle<br />
geliştirdiğimiz ürün ve<br />
hizmetleri, küresel ölçekte<br />
sunacağız”<br />
Hisse devrinin Rekabet Kurumu’nun onayının<br />
ardından gerçekleştirileceğini açıklayan<br />
MBIS Genel Müdürü Cenk Salihoğlu şunları<br />
söyledi: “Nagarro’nun MBIS’i bünyesine<br />
dahil etmek istemesi, 23 yıllık başarı hikayemizin<br />
önemli bir göstergesi. Bizler için de<br />
bugüne kadar Türkiye’de yerli sermayeyle<br />
geliştirdiğimiz ürün ve hizmetleri dünyaya<br />
ulaştırma fırsatı anlamına geliyor. Nagarro’nun<br />
global uzmanlığını, MBIS’in teknik ve<br />
müşteri odaklı yetkinlikleriyle birleştirerek<br />
Türkiye’deki müşterilerimizin deneyimini<br />
zenginleştirmeyi hedefliyoruz. İşbirliğimizin<br />
her iki kuruma ve tüm paydaşlarına faydalı<br />
olmasını diliyorum.”<br />
Türkiye’deki SAP pazarında uçtan uca hizmet<br />
sağlayan bir oyuncu olarak faaliyet<br />
gösteren MBIS, müşterilerinin teknolojik<br />
altyapılarını ve iş süreçlerini en yeni SAP<br />
platformlarına taşımalarını sağlıyor. SAP<br />
odaklı Ar-Ge çalışmalarıyla dikkat çeken<br />
MBIS, SAP lisans ve danışmanlık hizmeti,<br />
bulut hizmetleri, katma değerli çözümler ve<br />
uygulama hizmetleri sunuyor.<br />
35
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
10 milyar dolarlık sektörde<br />
Türkiye için önemli iş birliği<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
36<br />
IDC’nin raporuna göre dünya çapında 10 milyar<br />
doları aşan bir büyüklüğe ulaşan veri replikasyonu<br />
ve koruma sektöründe, Türkiye’de çok önemli<br />
bir iş birliğine imza atıldı. Bilişim teknolojileri<br />
ekosistemi için dünyanın en büyük küresel dağıtıcılarından<br />
olan TD SYNNEX Türkiye ile verilerin<br />
yedeklenmesi, kurtarılması ve yönetimi alanında<br />
modern çözümler sunan Veeam Türkiye,<br />
şirketlerin dijital dönüşümünü hızlandırmak<br />
amacıyla güçlerini birleştirdi. Yapılan iş birliği<br />
ile TD SYNNEX Türkiye, Veeam’in güvenilir<br />
yedekleme, kurtarma ve veri yönetimi çözümleri<br />
sağlayıcısı olma vizyonu doğrultusunda sunduğu<br />
tüm modern çözümlerin ülkemizdeki yetkili dağıtıcısı<br />
oldu. Veeam’in yüzde 11’lik pay ile sektörün<br />
en büyük ikinci markası olması da bu anlaşmayı<br />
ülkemiz için daha önemli hale getiriyor.<br />
İş birliği kapsamında TD SYNNEX’in dağıtımını<br />
üstleneceği ürünleri içerisinde Veeam Backup &<br />
Replication v12 çözümünün yanı sıra Kubernetes<br />
ortamları için sunulan teknolojiler de yer alacak.<br />
Veeam’ın Backup & Replication v12 çözümü, bulut<br />
ortamlarına güvenlik odaklı daha fazla özellik<br />
getiriyor. Bu çözümde depolama konusunda<br />
bulut tabanlı aracıların dahil olduğu ek özellikler<br />
yer alıyor. Ayrıca fidye yazılımlara karşı daha<br />
hızlı kurtarma ve siber tehditlere karşı daha fazla<br />
koruma sunan özellikler de bulunuyor. Tüm bunların<br />
yanı sıra bu çözümde şirketlerin operasyonları<br />
kolaylaştıran, verimlilik için optimize edilmiş<br />
ek kurumsal uygulama desteği ve yenilikler de<br />
mevcut. Bunlara ek olarak günümüzün en popüler<br />
bulut bilişim teknolojilerinden biri olan ve<br />
kendi içinde birçok mikro bileşeni bulunan Kubernetes<br />
ortamlarında da işletmeler, verilerini<br />
daha iyi yönetebiliyor ve işlerini daha güvenli bir<br />
şekilde yürütebiliyor. Kasten by Veeam K10 ürünü<br />
ile Kubernetes ortamlarında çalışan iş yükleri<br />
uygulama seviyesinde ve tüm bağlı bileşenleri ile<br />
yedeklenebiliyor.<br />
“Bulutta muhafaza edilmeyen<br />
verilerin kurtarılması imkansız<br />
olabilir”<br />
Yaptıkları iş birliği hakkında açıklamada bulunan<br />
TD SYNNEX Türkiye Genel Müdürü Behçet<br />
Yumrukçallı, “Verilerin yedeklenmesi, kurtarılması<br />
ve yönetimi alanında modern çözümler sunan<br />
dünyanın önde gelen markalarından Veeam<br />
ile yaptığımız iş birliğini duyurmaktan mutluluk<br />
duyuyoruz. Research and Markets’in araştırmasına<br />
göre giderek güçlenen bulut bilişim pazarının,<br />
2028 yılına kadar 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.<br />
Bulut teknolojileri yaygınlaştıkça verilerin<br />
bulut ortamlarında yedeklenmesi, replikasyonunu<br />
ve güvenliğini kolaylaştıran çözümlere de<br />
ihtiyaç artıyor. Böylesine bir koruma stratejisini<br />
uygulamanın ne denli önemli olduğuna, maalesef<br />
şubat ayında ülkece hepimizi yasa boğan<br />
deprem felaketinde de şahit olduk. Bu kadar<br />
büyük bir alanda kurumsal bazda yaşanan veri<br />
kayıplarının miktarını şu aşamada ölçümlemek<br />
TD SYNNEX Türkiye ile Veeam Türkiye’nin yeni iş birliği<br />
sayesinde şirketler doğal afetler, fidye yazılımları, siber<br />
tehditler gibi tüm kötü senaryolar karşısında Veeam’in<br />
güvenliği merkeze oturtan çözümlerden faydalanacak.<br />
Buna ek olarak günümüzün en popüler bulut bilişim<br />
teknolojilerinden biri olan Kubernetes ortamlarında da işletmeler,<br />
verilerini daha iyi yönetebilecek ve işlerini daha güvenli<br />
bir şekilde yürütebilecek…<br />
mümkün olmasa da devasa boyutta olduğunu<br />
tahmin edebiliriz. Veriler bulut ortamında muhafaza<br />
edilmiyorsa, tesis dışında farklı coğrafyalarda<br />
da tutulmuyorsa verilerin kurtarılması çok zor<br />
hatta kimi zaman imkansız olabilir. Bu noktada<br />
Veeam gibi şirketlerin bulut ortamında verilerin<br />
yedeklenmesini, korunmasını ve replikasyonunu<br />
mümkün kılan çözümlerin önemi de daha iyi<br />
anlaşılabilir. Veeam bu alanda dünya genelinde<br />
lider bir konumdadır ve yıllardır müşterilerine<br />
en güvenilir ve etkili yedekleme ve replikasyon<br />
çözümlerini sunuyor. Kullanımı kolay, hızlı ve<br />
etkili yedekleme çözümleri sunarak, işletmelerin<br />
veri kaybı riskini en aza indirmelerine yardımcı<br />
oluyor. Bu kapsamda Veeam’ın dağıtımını da<br />
üstleneceğimiz ürünleri içerisinde yer alan Backup<br />
& Replication v12 çözümünün yanı sıra Kubernetes<br />
ortamları için sunduğu teknolojiler ile<br />
şirketlerin dijital dönüşümüne büyük katkılarda<br />
bulunacağız. Veeam ile birlikte, Türkiye’deki işletmelerin<br />
en iyi teknolojik çözümleri kullanarak<br />
daha güvenli ve verimli bir şekilde çalışmalarını<br />
sağlayacağız. Ülkemizin dijitalleşmesi yolunda<br />
sahip olduğu gerçek potansiyeli ortaya çıkarmaya<br />
önemli katkılarda bulunacak iş birliklerimize devam<br />
edeceğiz.” dedi.<br />
“Global çapta 1 milyar dolar satış<br />
rakamını geçtik”<br />
Veeam Türkiye Ülke Müdürü Kürşad Sezgin ise<br />
açıklamasında şunları söyledi: “Veeam olarak 16<br />
yıldır dünyanın çeşitli yerlerinden işletmelerin<br />
faaliyetlerini kesintisiz bir şekilde sürdürmelerine<br />
yardımcı oluyoruz. Fortune 500’ün yüzde 81’i ve<br />
Global 2000 şirketlerinin yüzde 70’ininde dahil<br />
olduğu dünya çapında 450,000’den fazla müşterimiz<br />
bulunuyor. Veeam’in ‘tek platform’u bu müşterilerimizin<br />
tüm iş yüklerini korur. Bu iş yükleri<br />
arasında bulut, sanal, fiziksel, SAAS gibi ortamlar<br />
bulunuyor. Portföyümüzde yer alan çözümlerimiz<br />
ile fidye yazılıma karşı koruma sağlıyor,<br />
modüler ve bulutta yerel bir yapı sunuyor, hibrit<br />
ve çoklu bulut için bulut mobilitesi ve desteğinde<br />
bulunuyoruz. Ayrıca yazılım tanımlı ve altyapıdan<br />
bağımsız yapıya ve anında kurtarma özelliklerine<br />
sahip bu çözümlerimizi esnek dağıtım<br />
seçenekleri ile müşterilerimizle buluşturuyoruz.<br />
Bu yaklaşımımız neticesinde muazzam bir büyüme<br />
elde eden Veeam, global çapta 1 milyar dolar<br />
satış rakamını geçti. 2022’nin ikinci çeyreğinde<br />
yıllık yinelenen gelir bazında (ARR) bir önceki<br />
yola göre yüzde 22 artış elde ederken 18 çeyrek boyunca<br />
çift haneli rakamlarla büyümeyi başardık.<br />
Ayrıca IDC’ye göre, EMEA bölgesinde 2022’nin ilk<br />
yarısında veri replikasyonu ve koruması pazarında<br />
1 numaralı sağlayıcı olarak bölgesel pazar<br />
payında liderliğimizi de koruyoruz. Diğer yandan<br />
yedi yıldır Gartner tarafından Magic Quadrant<br />
Kurumsal Yedekleme ve Kurtarma Yazılım<br />
Çözümleri Lideri olarak seçilirken yine Gartner<br />
Magic Quadrant’ta üst üste 3 yıl ise Yönetici Yeteneği<br />
En Yüksek kurum olarak konumlandırılıyoruz.<br />
TD SYNNEX ile yaptığımız iş birliğimiz ile<br />
sadece üstün teknolojilerimizi Türkiye pazarına<br />
sunmakla kalmayacak aynı zamanda katma değerli<br />
hizmet modelinden de faydalanacağız. TD<br />
SYNNEX’in deneyiminden faydalanarak Türkiye<br />
pazarındaki iş ortaklarımıza çok uygun şartlarda<br />
ürün ve hizmetlerimizi sunma imkanı bulacağız.”<br />
“İş birlikteliğimiz ile Türkiye’ye<br />
ve sektörümüze güç katacağına<br />
inancımız tam”<br />
Veeam Türkiye Dağıtıcılar ve Servis Sağlayıcılar<br />
Kıdemli Satış Yöneticisi Onur Karabulut da<br />
“Yüzde 100 kanal modelimiz ile iş ortaklarımızı<br />
kesin olarak ekosistemin merkezine<br />
yerleştiriyoruz. Böylelikle iş ortaklarımızın<br />
büyümesini hızlandırıyor, işleri ve müşterileri için<br />
koruma sunarak onları güçlendiriyoruz. Küresel<br />
boyutta yüzde 100 indirekt olarak yürürlüğe koyduğumuz<br />
ProPartner Programımızın en öndeki<br />
temsilcileri dağıtıcılarımız, Türkiye bilişim ekosistemine<br />
Veeam Lisans dağıtımını yapmalarının<br />
yanı sıra temsil ettikleri diğer üretici firmalar ile<br />
ortak iş geliştirme sürecinin en anahtar parçalarından<br />
biri olarak yerlerini alıyorlar. Dağıtıcılarımız<br />
Türkiye dahilinde 988 iş ortağımızla beraber<br />
8.000’den fazla müşterimize hizmet götürüyorlar.<br />
Veeam dağıtıcılarının katma değeri, müşterilerin<br />
Veeam çözümlerine daha kolay erişmelerini, daha<br />
etkin bir şekilde kullanmalarını ve daha yüksek<br />
bir verimlilik elde etmelerini sağlıyor. Tüm bu<br />
çalışmaları sadece finansal güçleriyle değil aynı<br />
zamanda eğitim konularında, satış öncesinde ve<br />
esnasındaki süreçlere dahil olarak yönetiyorlar.<br />
Veeam Türkiye’nin TD SYNNEX ile iş ortaklığına<br />
imza atmasının en önemli nedenlerinden biri de<br />
Veeam’in <strong>2023</strong> stratejisinde yer alan ve artan bir<br />
ivmeyle büyüyerek değişen sektörümüzde, şirketlere<br />
ve onların müşterilerine akıllı veri yönetimi,<br />
güvenlik, yedekleme ve replikasyon konularının<br />
başı çektiği alanlarda hızlı ve kaliteli hizmetler<br />
sunabilecek olmamızdır. Müşterilerimizin ürünlerin<br />
seçimi, çözümlerin bir araya getirilmesi ve<br />
uygulanması konusunda ilk elden desteklenmesi<br />
gün geçtikçe önemini artırıyor. TD SYNNEX ile<br />
iş birlikteliğimizin hem makro ölçekte ülkemize<br />
hem de teknolojik alanda sektörümüze güç<br />
katacağına inancımız tam. TD SYNNEX Türkiye’nin<br />
katma değeri, müşterilerimizin Veeam<br />
çözümlerine daha kolay erişmelerini, daha etkin<br />
bir şekilde kullanmalarını ve daha yüksek bir<br />
verimlilik elde etmelerini sağlayacak.” şeklinde<br />
konuştu.
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Mobilite Ekosistemi Bilişim Vadisi’nde buluştu!<br />
Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki mobilite ekosistemini<br />
geliştirmek amacıyla düzenlenen “Midlands Future<br />
Mobility Trade Mission in Türkiye <strong>2023</strong> Konferansı”, Bilişim<br />
Vadisi’nde gerçekleşti. Mobilitenin geleceğine bir<br />
perspektif sunan etkinlikte mobiliteye yönelik trendler,<br />
fırsatlar ve iş birlikleri konuşuldu…<br />
Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki<br />
mobilite ekosistemini geliştirmek amacıyla<br />
Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret<br />
Departmanı, Midlands ve Bilişim Vadisi<br />
partnerliğinde ve Taşıt Araçları Tedarik<br />
Sanayicileri Derneği (TAYSAD) iş birliği<br />
ve Otomotiv Sanayicileri Derneği’nin<br />
(OSD) de katkılarıyla düzenlenen Midlands<br />
Future Mobility Trade Mission in<br />
Türkiye <strong>2023</strong> Konferansı, otomotiv ve<br />
mobilite alanında faaliyet gösteren Intelligent<br />
Energy, Horiba Mira, Aurrigo,<br />
Cenex, Versinetic, TAE Solutions ve Clean<br />
Air Power olmak üzere 7 Midlands<br />
şirketlerinin delegelerinin, SMMT şirketinin<br />
ve Bilişim Vadisi’nden de mobilite<br />
şirketleri olan AirCar, Niocycle, Saykal<br />
Elektronik ve Büyütech firmalarının katılımı<br />
ve sunumlarıyla Bilişim Vadisi’nde<br />
gerçekleşti.<br />
Doğuş Teknoloji, Geleceğe Giriş Programı’nda<br />
depremin etkilediği gençlere öncelik verecek<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Doğuş Teknoloji, bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından<br />
yüzlerce gence staj ve istihdam imkânı sağladığı “Geleceğe<br />
Giriş” genç yetenek programı kontenjanının yarısını, afet bölgesindeki<br />
üniversitelerde öğrenim gören gençlere ayırıyor.<br />
2 <strong>Nisan</strong>’a kadar başvuruların devam edeceği genç yetenek<br />
programında mülakat sürecini başarı ile tamamlayan gençlere<br />
uzun ve kısa dönem staj ile çalışma imkanları sunuluyor…<br />
Asrın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş<br />
merkezli depremlerden etkilenen illerde<br />
çok sayıda kurum ve kuruluş çalışmalarını ve<br />
desteklerini sürdürürken, Doğuş Teknoloji de<br />
bu bilinç ve sorumluluk ile projeler üretmeye<br />
ve bölge insanına katkı sağlamaya devam ediyor.<br />
Doğuş Teknoloji, 2017 yılında başlattığı ve<br />
bugüne kadar 400’den fazla öğrenciye uzun<br />
ve kısa vadeli staj imkanı sağlayan “Geleceğe<br />
Giriş” genç yetenek programı kontenjanının<br />
yarısını, bu yıl deprem bölgesindeki gençlere<br />
ayıracak.<br />
Başvurular 2 <strong>Nisan</strong>’a kadar<br />
devam edecek<br />
Depremden etkilenen gençlere öncelik verilen<br />
“Geleceğe Giriş <strong>2023</strong>” genç yetenek programı,<br />
devlet ve vakıf üniversitelerinde okuyan ikinci,<br />
üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin yanı<br />
sıra, yüksek lisans öğrencileri ile yeni mezun<br />
gençleri de kapsıyor. Bugüne kadar 60 farklı<br />
üniversiteden yaklaşık 400 öğrencinin dahil<br />
olduğu staj programında, 78 genç yetenek tam<br />
zamanlı iş sahibi olurken, bu yıl projeye 10 binin<br />
üzerinde öğrencinin başvurusu bekleniyor.<br />
Başvurular 2 <strong>Nisan</strong>’a kadar www.gelecegegiris.<br />
com adresinden yapılabiliyor.<br />
Doğuş Teknoloji CEO’su Semih<br />
İncedayı: “Bu yıl önceliğimiz<br />
depremden etkilenen<br />
gençlerimize eğitim ve<br />
istihdam sağlamak.”<br />
Türkiye’nin yaşadığı felaketten dolayı derin<br />
üzüntü duyduklarını belirten Doğuş Teknoloji<br />
CEO’su Semih İncedayı, “Bu yıl genç yetenek<br />
programımız Geleceğe Giriş ile depremden<br />
etkilenen gençlerimizi özellikle desteklemeyi<br />
amaçlıyoruz. Programa katılan gençler, daha<br />
önceki yıllardaki gibi gerçek projelerde çalışma<br />
ve farklı teknolojileri deneyimleme şansına<br />
sahip olacak. Ekip içerisinde aldıkları sorumlulukların<br />
yanı sıra eğitimlerle desteklenen,<br />
sosyal kulüpler ve aktivitelerle zenginleşen,<br />
kurum içi girişimcilik ve yeni nesil teknoloji<br />
çalışma grupları gibi platformlarla, onlara<br />
farklı kapılar açtığımız gibi iş fırsatları da sunuyoruz.<br />
Şu anda bünyemizde genç yetenekten<br />
kadroya geçmiş olup kritik rollere terfi eden,<br />
başarılı projelerle bizi gururlandıran birçok<br />
çalışma arkadaşımız var. Daha önceki yıllardan<br />
farklı olarak bu yıl en büyük hayalimiz,<br />
ülkemizin yaralarının bir an önce sarılması ve<br />
depremden etkilenen gençlerimize gelecekleri<br />
için katkı sunabilmek.” dedi.<br />
“İnsana değer” yaklaşımı ile gençlere eşit fırsatlar<br />
sunmaya odaklanan Doğuş Teknoloji, bu yıl<br />
pozitif ayrımcılık yaparak deprem bölgesindeki<br />
gençlerin eğitimine ve istihdamına öncelik<br />
veriyor. Doğuş teknoloji, yaş ortalaması 33 olan<br />
500 kişilik genç ve yaratıcı kadrosu, bilişim sektöründe<br />
tutkuyla takip edilen şirketlerden biri<br />
olmanın sorumluluğuyla ulusal ve uluslararası<br />
pek çok markaya hizmet veriyor.<br />
37
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
vivo, Türkiye fabrikasının<br />
kapılarını ilk kez açtı<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
38<br />
2021 yılından bu yana dünyanın en çok<br />
satan 5 telefon markasından biri olan<br />
vivo, 2021 yılında Gebze’de açtığı Türkiye<br />
üretim tesisinin kapılarını ilk kez açtı.<br />
20 milyon dolar yatırım ile Gebze’de hizmete<br />
giren vivo Türkiye üretim tesisi Çin,<br />
Güney ve Güneydoğu Asya’dan sonra 8.<br />
üretim merkezi olarak vivo’nun global<br />
üretim kapasitesini yıllık 200 milyon adedin<br />
üzerine çıkardı. Yıllık 5 milyon adet<br />
cihaz üretim kapasitesi ile yatırımı tamamlanan<br />
vivo Türkiye üretim tesisinin<br />
aktif kapasitesi, 2022 yılı sonunda devreye<br />
alınan üçüncü üretim bandı ile yüzde 35<br />
oranında artırıldı. Kendi segmentinde şık<br />
tasarımı ve yüksek performansı ile büyük<br />
beğeni toplayan vivo Y serisi modellerinin<br />
üretildiği tesiste halen 300’ün üzerinde<br />
kişi istihdam ediliyor.<br />
Toplantıda konuşan vivo Türkiye Genel<br />
Müdürü Ted Dai, vivo’nun toplum için değer<br />
yaratma misyonunu Çin’de doğru şeyleri<br />
yapma ve işleri doğru şekilde yapmak<br />
anlamına gelen Benfen felsefesine dayandırdığını;<br />
bu bakış açısı ile üstün kalite, şık<br />
tasarım ve en ince akıllı telefon, ilk ekran<br />
altı parmak izi okuyucu, ilk açılır kapanır<br />
pop-up kamera gibi sektöre yön veren<br />
inovasyonlarıyla sektörde haklı üne sahip<br />
olduğunu anlattı. Benfen felsefesi doğrultusunda<br />
vivo’nun dünyadaki tüm üretim<br />
tesislerinde, tüm ürün kategorilerinde<br />
aynı kalite standardını yakalamayı<br />
hedeflediğini anlatan Dai, “Üstün kalite<br />
tutkumuz ve kullanıcılarımıza tüm kategorilerde<br />
sunduğumuz harika ürünler<br />
ile hem dünyada hem Türkiye pazarında<br />
istikrarlı ve başarılı bir büyüme ivmesi<br />
yakaladık. Türkiye’de de tüm Y serisi<br />
modellerimizi vivo Türkiye fabrikasında<br />
üretiyor, kullanıcılarımıza sıkı kalite<br />
kontrol testlerinin ardından sunuyoruz.<br />
Türkiye vivo için çok önemli bir pazar.<br />
Türkiye yatırımımızı uzun vadeli ve<br />
geniş kapsamlı planlıyoruz. Burada<br />
kullanıcılara yatırım yapmaya, rekabetçi<br />
ve kaliteli ürünler sunmaya, artan talebi<br />
karşılamak için yeni üretim hatlarını<br />
hayata geçirerek üretim tesisimizi<br />
tam kapasiteli olarak kullanmaya ve<br />
tedarik zincirlerine yatırım yapmaya<br />
Dünyanın en çok satan beş telefon markasından biri<br />
olan vivo, 2021 yılında Türkiye’de toplam 20 milyon dolarlık<br />
yatırımla hizmete giren fabrikasında yeni üretim<br />
bantlarını devreye alarak kapasitesini artırmayı ve daha<br />
fazla kişiyi istihdam etmeyi planlıyor. Tüketicilere kaliteli<br />
ve yüksek performanslı cihazlar sunmak amacıyla<br />
fabrikada üretilen tüm cihazların kalite kontrollerini en<br />
üst seviyede gerçekleştiren vivo, kendisine güven duyan<br />
Türk tüketicisine teşekkür etmek için ülkemizde ilk<br />
kez giriş ve orta segment telefonlarda iki büyük Android<br />
güncelleme garantisi sözü veriyor…<br />
devam edeceğiz. Bu bağlamda dördüncü<br />
üretim bandını hayata geçirmek için<br />
gerekli araştırmalara ve çalışmalara da<br />
başladık. Yaklaşık 100 kişiye istihdam<br />
yaratacağımız yeni üretim bandımızı<br />
<strong>2023</strong> yılında hayata geçirmek istiyoruz”<br />
diye konuştu.<br />
vivo’dan kullanıcılarına<br />
teşekkür için Türkiye’de bir<br />
ilk: Uzun ömürlü vivo modelleri<br />
“Her Zaman Y’eni”<br />
Yapılan araştırmalar, Türkiye’de telefon<br />
yenileme süresinin 35 ay gibi uzun bir zamana<br />
yükseldiğini, ülkemizde tüketicilerin<br />
telefon alırken baktıkları en önemli<br />
kriterin güven olduğunu gösteriyor. Uzun<br />
süre kullanılan Android telefonlarda zamanla<br />
güvenlik açıklarının oluşması,<br />
kasma ve kapanma, bataryanın yetersiz<br />
kalması, bazı uygulama ve oyunları<br />
indirememe ya da kullanamama gibi<br />
problemler yaşanabiliyor. vivo Türkiye<br />
Android telefon kullanıcılarının bu gibi<br />
sorunlarla karşılaşmamaları için bir<br />
ilke imza atıyor. “Her Zaman Y’eni” adlı<br />
kampanyası kapsamında şirket, “lite<br />
flagship” kabul edilen V25 5G modeli<br />
ile vivo Türkiye fabrikasında üretilen<br />
Y35 ve Y22s modellerini bundan böyle<br />
tüm kullanıcılara iki büyük Android<br />
güncelleme garantisi ve 3 yıl güvenlik<br />
güncelleme garantisi ile sunacak.<br />
Bağımsız araştırma şirketi Ipsos tarafından<br />
gerçekleştirilen kullanıcı memnuniyet<br />
araştırmasına göre vivo’nun<br />
Türkiye’de Android markaları arasında<br />
yüzde 72 oranla tüketicilerin en çok tavsiye<br />
ettiği marka olduğunu hatırlatan<br />
vivo Türkiye CMO’su Ertan Şensoy, kullanıcıların<br />
kendilerine duyduğu güvene<br />
teşekkür etmek için “Her Zaman Y’eni”<br />
kampanyasıyla Türkiye’de daha önce<br />
rakiplerinin yapmadığı bir uygulamayı<br />
hayata geçirdiklerini vurguladı. Şensoy,<br />
“Ülkemizde ilk defa tüketicilere giriş ve<br />
orta segmentteki modellerde Android<br />
güncelleme garantisi sunuyoruz. Bu<br />
bizim cihazlarımıza, üstün kaliteli üretim<br />
süreçlerimize ve çıktılarına duyduğumuz<br />
güvenin bir ispatı. Böylece “Her Zaman<br />
Y’eni” kalan vivo akıllı telefonlar, uzun<br />
kullanım süreleri boyunca tüketicilere<br />
güvenli bir deneyim sunmaya devam<br />
edecek. Ayrıca resmi satış kanalımız<br />
myvivoshop.com üzerinden alışveriş yapan<br />
müşterilerimize 2 yıl zorunlu üretici<br />
garantisine ek olarak 1 yıl ücretsiz üretici<br />
garantisi sunduğumuzu da hatırlatmak<br />
isterim” diye konuştu.
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Bulutistan Türkiye’nin<br />
Genel Müdürü Gökhan Gençtürk oldu<br />
Türkiye’nin en hızlı<br />
büyüyen teknoloji<br />
şirketi Bulutistan,<br />
hem yurt içi hem de<br />
yurt dışı operasyonlarını<br />
güçlendirerek<br />
sektörde küresel<br />
oyuncu olma hedefini<br />
hızlandırıyor. Bu<br />
strateji kapsamında;<br />
Bulutistan Yönetim<br />
Kurulu Üyesi<br />
Gökhan Gençtürk,<br />
Bulutistan Türkiye Genel Müdürü olarak<br />
atandı. Şimdiye kadar Chief Sales Officer pozisyonunda<br />
firmaya önemli katkılar sağlayan<br />
Gençtürk; teknoloji sektöründeki 28 yıllık deneyimiyle<br />
yeni dönemde Türkiye özelindeki<br />
tüm faaliyetlerden sorumlu olacak. Bulutistan<br />
CEO’su olarak görevini sürdürmekte olan<br />
Begim Başlıgil de bu atamadan itibaren yurt<br />
dışı operasyonlarıyla ve şirketin orta veya uzun<br />
vadeli stratejileri ile iş geliştirme süreçlerine<br />
odaklanacak.<br />
Son 8 yıllık yolculuğunda Türkiye’nin en hızlı<br />
büyüyen teknoloji şirketi, Avrupa’nın da en hızlı<br />
büyüyen 20 şirketinden biri seçilen Bulutistan,<br />
her yıl ortalama yüzde 200-300’lük büyüme<br />
gerçekleştiriyor ve unicorn olma vizyonuna<br />
adım adım yaklaşıyor. Bugün bulut alanında<br />
125 kişilik uzman kadrosu ile bir yandan Türkiye’de<br />
büyümeye devam ederken, organizasyonel<br />
değişim sonrasında yeni yatırım ve ofislerle<br />
yurt dışı operasyonlarını hızlandırmayı<br />
hedefliyor.<br />
Bulut bilişim sistemleri sektörünün lider markası Bulutistan, yeni<br />
dönem hedefleri kapsamında organizasyonel yapısını güçlendiriyor.<br />
Bulutistan Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Gençtürk, Bulutistan<br />
Türkiye Genel Müdürü görevine getirildi. Bu değişiklikle<br />
Gençtürk yurt içi operasyonlarına, şirketin halihazırdaki CEO’su<br />
Begim Başlıgil de yurt dışı operasyonlarına odaklanacak…<br />
‘Yeni organizasyonel yapımızla<br />
hem Türkiye hem dünyada<br />
operasyonlarımızı büyütüyoruz’<br />
Bulutistan’ın Türkiye Genel Müdürü olarak<br />
yeni görevinin başına geçen Gökhan Gençtürk;<br />
yeni organizasyonel yapılarıyla hem Türkiye<br />
hem dünyada operasyonlarını büyüttüklerini<br />
belirterek, “Yeni dönemde; Türkiye’de hizmet<br />
verdiğimiz yaklaşık bin müşteride daha çok derinleşmeyi,<br />
farklı coğrafyalardaki katma değerli<br />
hizmet ihracatını arttırmayı, müşteri sadakati<br />
ve yeni bulut projeleri ile onlara destek olmayı ve<br />
yeni logo kazanımları elde etmeyi amaçlıyoruz”<br />
dedi. Operasyon tarafında hizmette mükemmellik,<br />
yüksek performans ve müşteri memnuniyetinin<br />
odak noktaları olduğunu değinen<br />
Gençtürk, “İş mükemmelliği tarafında sürekli<br />
gelişim, süreçlerin dünya standartlarına adapte<br />
edilmesi, Great Place to Work sertifikasına sahip<br />
organizasyondaki çalışan memnuniyetinin<br />
daha üst seviyeye çıkartılması, eğitimlerin artırılması<br />
ve istihdam başlıca konularımız olacak”<br />
açıklamasında bulundu.<br />
‘<strong>2023</strong> yılı hedefimizde CIS, MEA<br />
ve EU’ya açılmak var’<br />
Bölgesel gücünü dünyaya taşıma hedefiyle yönetim<br />
stratejisini güçlendiren Bulutistan’da<br />
CEO görevine devam ederek yurtdışı operasyonlarına<br />
odaklanacak Begim Başlıgil ise;<br />
<strong>2023</strong> yılında CIS, MEA ve EU organizasyonlarının<br />
kurulacağını açıkladı. Bu bölgelerdeki<br />
veri merkezleri içerisinde Türkiye’deki 6 node’a<br />
ek olarak yeni node’lar açılacaklarını dile<br />
getiren Başlıgil, şu bilgileri paylaştı: “Bulutistan’ın<br />
Türkiye’de elde etmiş olduğu başarının<br />
yurtdışında da devam etmesini istiyoruz. Bir<br />
Türk markası olarak bugüne kadar birçok dev<br />
dünya markası ile rekabet ettik. Sonucunda<br />
da müşterilerimiz ile beraber başarılı, gururla<br />
arkasında durabildiğimiz işler ortaya koyduk.<br />
Yabancı markaların gelip bizimle burada<br />
rekabet ettiği gibi, onların olduğu diğer lokasyonlarda<br />
onlarla rekabet etmek istiyoruz. Bulutistan<br />
olarak son dönemde bölgesel bir güç olabileceğimizi<br />
gösterdik, amacımız gücümüzü iş<br />
ortaklarımız ve müşterilerimizden alarak tüm<br />
dünyaya taşımak.”<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Logo Yazılım Stevie Ödülleri’nden<br />
iki altın ödül kazandı<br />
Perakende sektörünün<br />
ve müşterilerinin<br />
değişen ihtiyaçlarına<br />
ve beklentilerine<br />
yanıt sunmak için<br />
geliştirilen Logo Diva<br />
RETAIL Mobil Satış Uygulaması, kasa satış işlemlerini<br />
sabit kasalardan bağımsız hale getiriyor.<br />
Logo Diva RETAIL, gelişmiş özellikleriyle ilk<br />
kez bulut üzerinden birçok farklı sürecin gerçek<br />
zamanlı yönetilmesini sağlayarak kullanıcılarına<br />
tüm satış kanallarında benzersiz müşteri<br />
deneyimi sunuyor. Logo Diva RETAIL’in satış<br />
özelliklerini mobile taşıyan Mobil Satış Uygulaması,<br />
mağaza içinde müşterilere kasa kuyruğuna<br />
girmeden satın alma deneyimi sunarak<br />
müşteri memnuniyetini güçlendiriyor.<br />
Logo tarafından geliştirilen Logo Diva RETAIL<br />
Mobil Satış Uygulaması ile Stevie Ödülleri’nde<br />
iki farklı kategoride ödül almaktan büyük<br />
mutluluk duyduklarını belirten Logo Perakende<br />
Çözümleri Genel Müdürü Arslan Arslan şunları<br />
söyledi: “Logo Diva RETAIL Mobil Satış Uygulaması’nı<br />
tanıtırken Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiğimizi<br />
ifade etmiştik. İnovasyon odaklı<br />
Logo Yazılım, Türkiye’de bir ilk olan Logo Diva RETAIL Mobil Satış<br />
Uygulaması ile Stevie Ödülleri’nde iki farklı kategoride altın ödül<br />
kazandı. Mobil ödeme ve mobil satışın güçlü bir kombinasyonuyla<br />
perakende sistemlerinde bir ilki gerçekleştiren Logo Diva RE-<br />
TAIL Mobil Satış Uygulaması, Stevie Ödülleri <strong>2023</strong>’te, “Teknoloji<br />
Geliştirmede İnovasyon” ve “Teknoloji Sektöründe İnovasyonda<br />
Mükemmellik” kategorilerinde altın ödüllerin sahibi oldu…<br />
kategorilerde aldığımız ödüller, bu durumu<br />
adeta tescilledi. Perakende sektörünün dinamik<br />
pazar değişkenleri ve müşteri deneyimini geliştirmeye<br />
yönelik eğilimi, bu inovatif teknolojinin<br />
doğmasına önayak oldu. Böylesine prestijli bir<br />
kurumdan iki altın ödül kazanmış olmak bizim<br />
için büyük bir motivasyon olacak” dedi.<br />
Logo Diva RETAIL’in bulut gücünü taşıyan Mobil<br />
Satış Uygulaması, yoğun dönemlerde kasa<br />
önündeki yığılmayı önleyerek kasa bankosuna<br />
ilave kasa donanımları almaya gerek kalmadan,<br />
satış süreçlerini mobil olarak hızlı ve kolayca<br />
yönetebilmeyi sağlıyor. Böylece müşteriler daha<br />
konforlu bir şekilde alışveriş yapıyor ve uygulama<br />
müşteri memnuniyetine katkı sunuyor.<br />
Faturalama süreçleri için e-Çözümler sunan<br />
uygulama, dijital dönüşüm için önemli bir adım<br />
niteliği taşıyor. Uygulama iç veya dış entegrasyon<br />
özelliği sayesinde sadakat uygulamaları ile<br />
entegre çalışırken, sadakat puanları, QR Kare<br />
Kod ve mobil cüzdanlar ile de ödeme alma imkânı<br />
tanıyor. Bulut sistem olması nedeniyle,<br />
kullanıcılar yüksek teknoloji bilgisi gereken<br />
adminlere ihtiyaç duymadan çözümü tüm satış<br />
süreçlerine entegre olacak şekilde rahatlıkla<br />
kullanabiliyor.<br />
39
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Türkiye’nin dijitalleşme notu geriledi<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
40<br />
Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD), Türkiye<br />
ekonomisi ve toplumunun dijitalleşme<br />
durumunu inceleyen ve her yıl yayınlanan<br />
Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi 2022<br />
Raporu’nu kamuoyuna açıkladı. İş dünyası<br />
mensupları tarafından doldurulan anketler<br />
ve 139 ülkeden alınan verilerin analiz edilmesiyle<br />
oluşturulan rapor, ekosistem, yeterlilik,<br />
kullanım ve dönüşüm olmak üzere dört<br />
ana bileşen ve 10 farklı boyutta Türkiye’nin<br />
dijitalleşme performansını ortaya koyuyor.<br />
Türkiye’nin dijital dönüşüm<br />
notu 3,12<br />
Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi 2022<br />
Raporu’na göre, Türkiye’nin 2022 yılı dijital<br />
dönüşüm endeksi geçtiğimiz yıla göre yüzde<br />
2,8’lik bir düşüşle 5 üzerinden 3,12 olarak<br />
ölçüldü. Genel endeks değerini oluşturan 64<br />
alt göstergenin 35’i 2022 yılında gerilerken,<br />
23 göstergenin endeks değeri arttı, 6 göstergenin<br />
değeri ise değişmedi.<br />
“BİT’e yönelik ulusal<br />
vizyonumuzun güçlendirilmesi<br />
gerekiyor”<br />
Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi Raporu’nun<br />
dijital dönüşümü kucaklamak isteyen<br />
tüm organizasyonlar için faydalı bir araç olduğunu<br />
belirten TÜBİSAD Yönetim Kurulu<br />
Başkanı Levent Kızıltan, “Türkiye’nin Dijital<br />
Dönüşüm Endeksi, dijital dönüşüm üzerinde<br />
etkili olan mevzuat, altyapı, kullanım ve beceri<br />
ile dönüşümün ekonomik ve toplumsal<br />
etki boyutlarını kapsıyor. 64 farklı göstergeyi<br />
içeren, dört ana bileşeni ve 10 alt boyutu bulunan<br />
bileşik bir endeks. Her bir gösterge, alt<br />
boyut ve ana bileşen için 139 ülkenin verileri<br />
kullanılarak göreceli bir endeks değeri hesaplanıyor.<br />
Dolayısıyla, herhangi bir gösterge<br />
için endeks değeri sadece Türkiye’nin dijitalleşme<br />
performansı tarafından değil, diğer<br />
ülkelere göre nispi konumu tarafından belirleniyor.<br />
Avrupa Birliği’nin ‘2030 Dijital On<br />
Yıl’ için koymuş olduğu iddialı hedefleri, ülkemizin<br />
potansiyeli ve hedefleri dikkate alındığında<br />
bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik<br />
ulusal vizyonumuzun güçlendirilmesi,<br />
altyapı yatırımlarının hızlandırılması,<br />
girişimci ekosisteminin ve nitelikli iş gücü<br />
kaynağının geliştirilmesi gerekiyor” dedi.<br />
Rapordan öne çıkan bulgular<br />
şöyle sıralanıyor:<br />
2022 yılında, endeksi oluşturan Ekosistem,<br />
Yeterlilik, Kullanım ve Dönüşüm bileşenlerinin<br />
endeks puanının düştüğü gözlendi.<br />
2021 yılında Türkiye’nin dijitalleşme notunu<br />
Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından hazırlanan<br />
Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi 2022 Raporu’na göre<br />
Türkiye’nin dijitalleşme notu düşüş göstererek 2021’de 3,21<br />
iken 2022 yılında 3,12 olarak tespit edildi. Ekosistem, yeterlilik,<br />
kullanım ve dönüşüm olmak üzere dört ana bileşen<br />
ve 10 farklı boyutta Türkiye’nin dijitalleşme performansının<br />
ortaya konduğu raporda, Türkiye’nin dijital dönüşümünün<br />
hızlandırılması için yapılması gerekenler de yer alıyor…<br />
aşağı çeken en önemli bileşen “Ekosistem”<br />
bileşeniyken, 2022 yılında “Dönüşüm” bileşeni<br />
oldu. 2022’de Türkiye’nin dijitalleşme notunu<br />
yukarı iten bileşen “Yeterlilik” bileşeni;<br />
endeks değeri üzerinde en olumlu etki yapan<br />
ikinci bileşen ise “Kullanım” bileşeni olarak<br />
görüldü.<br />
Endeks verileri, Türkiye’nin dijital dönüşüm<br />
için kapasitesinin uygun olduğunu ve 2019<br />
yılından itibaren ilerleme kaydettiğini ancak<br />
2022 itibariyle dijital dönüşümün göreceli<br />
olarak duraksadığını gösteriyor.<br />
2022 itibarıyla gözlemlenen gerilemenin<br />
muhtemel iki nedeni olabileceği ortaya konuyor:<br />
Birincisi, yaklaşık bir yıldan fazla<br />
süredir Türkiye ekonomisinin karşı karşıya<br />
bulunduğu makro istikrarsızlık ve yatırım<br />
ortamının bozulması. İkincisi ise dijital dönüşüm<br />
sürecinin dünyada ivmelenme gösterirken<br />
Türkiye’de yavaşlamış olması.<br />
Dijitalleşme Endeksi’nin bu yılki raporunda<br />
makroekonomik gelişmelerin BİT sektörüne<br />
etkisini değerlendirmek üzere BİT sektöründeki<br />
lider firmaların üst düzey yöneticileriyle<br />
bir anket çalışması yapıldı. Ankette koronavirüs<br />
pandemisi sırasında hızlanmış olan<br />
dijital dönüşümün ne ölçüde kalıcı olduğuna<br />
dair sorulara da yer verildi. Bulgular makro<br />
istikrarsızlık ve yatırım ortamının bozulmasının<br />
Türkiye’nin dijital dönüşümünü gerilettiğini<br />
gösteriyor.<br />
Döviz kurundaki artış; satışlar, yatırımlar,<br />
ithalat, istihdam, kârlılık ve verimlilikte düşüşe<br />
yol açtı. TL’nin değer kaybetmesi ihracat<br />
artışını getirmekle birlikte cari açığa istenen<br />
pozitif katkı sağlayamadı, ithal mal ve yarı<br />
mamuller iç pazarda giderek daha maliyetli<br />
hale geldiler.<br />
Türkiye’de BİTS’in gelişimini kısıtlayan başlıca<br />
faktör nitelikli işgücü temininde karşılaşılan<br />
güçlükler. Daha önceki yıllarda bir<br />
azalma eğilimi gösterirken, 2022 yılında bu<br />
sorunda bir sıçrama yaşandı.<br />
Finansmana erişim sorunlar, yüksek vergi<br />
yükleri ve BİT kullanma maliyetlerinin yüksekliği<br />
2022 yılına damgasını vuran makroekonomik<br />
gelişmelerin etkisine işaret ediyor.<br />
Koronavirüs pandemisinin dijitalleşme eğilimlerinde<br />
çok net bir hızlandırıcı etki yaptığı<br />
ve bu etkinin kalıcı olduğu ortaya çıktı.<br />
Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi periyodik<br />
olarak her sene TÜBİSAD tarafından<br />
gerçekleştirilen ve ülkemizin dijitalleşmede<br />
gelişimi için bulguları ortaya koymak amacıyla<br />
düzenlenen bir rapordur.<br />
Raporda Türkiye’deki dijital dönüşümün geleceğine<br />
dair öneriler de yer alıyor<br />
Gelecek Öngörüleri<br />
Sektör üzerinde etkili olacak teknolojiler bulut<br />
bilişim, 5G ve ötesi bağlantı teknolojileri,<br />
yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik ve blok<br />
zinciri teknolojileridir.<br />
Dijital dönüşüm politikalarının en önemli<br />
başlıklarından biri de veri politikaları olacaktır.<br />
Yapay zekaya dayalı uygulama alanlarının<br />
artacağı, bulut bilişime yatırımın önceliğini<br />
sürdüreceği, siber güvenlik ve mevcut sistemlerin<br />
modernizasyonu gibi alanların öncelik<br />
kazanacağı öngörülmektedir.<br />
Veri üretiminde görülen üstel artış, ülkeler<br />
tarafından yürürlüğe koyulan düzenlemelerle<br />
siber güvenlik ve veri gizliliğinin önemi<br />
daha da artıracaktır.<br />
<strong>2023</strong> ve sonrasında üçüncü parti risk değerlendirmeleri<br />
ve risk yönetimi uygulamalarının<br />
şirketlerin odağında olması beklenmektedir.<br />
Yakın gelecekte potansiyel tehditlerle mücadele<br />
amaçlı modeller ve yatırımlar artacaktır.<br />
İnsan Kaynağı - Beyin Göçü<br />
Sektör fark etmeksizin tüm şirklerin yetkin<br />
personellerini mutlu edecek, özellikle beyin<br />
göçünü engelleyecek stratejiler uygulaması<br />
gerekmektedir.<br />
Beyin göçünün önüne geçmek ve gençlere<br />
daha iyi koşullar oluşturmak için kamu ve<br />
özel sektör stratejik iş birliği yapmalıdır.<br />
Dijital ekonomi stratejileri ve politikalarını<br />
yönlendiren bir yönetişim modeli oluşturulmalıdır.<br />
Bu modelde kamu, bir sektör oyuncusu<br />
gibi değil, ekosistemin destekleyicisi<br />
olarak konumlanmalıdır.<br />
Kobi - Dijital Dönüşüm<br />
Dijital dönüşümün gereklilikleri ve süreçleri<br />
konusunda KOBİ’lerin bilgilendirilmesi gerekmektedir.<br />
KOBİ’lere geleneksel iş yapış biçimlerini değiştirmeleri,<br />
dijitalleşmeleri için destek verilmelidir.<br />
KOBİ’lerin ölçek ekonomisinden yararlanabilmesi<br />
için gerekli iş modellerinin geliştirilmesi<br />
gerekmektedir.<br />
KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu bilgi ve finansmana<br />
erişim sıkıntılarının giderilmesi, iletişim<br />
dünyasındaki yerlerini güçlendirecek<br />
5G ya da fiber yatırımların hızlanması önem<br />
taşımaktadır.
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Shopify’da Paratika ile ödeme dönemi!<br />
Payten’in geliştirdiği Paratika ödeme altyapısı, bugüne kadar<br />
yaklaşık 590 milyar dolarlık alışveriş hacmine aracılık eden,<br />
dünyanın en çok kullanılan popüler e-ticaret platformlarından<br />
Shopify’daki işletmelerin kullanımına sunuldu. Paratika’nın hızlı,<br />
pratik ve güvenli Sanal POS altyapısını tercih eden Shopify kullanıcıları,<br />
tüm bankaların kart programlarından ödeme alabiliyor…<br />
Son finansal rakamlara göre toplam 1,4 milyar<br />
dolarlık gelire ulaşan ve bugüne kadar bünyesinde<br />
yaklaşık 590 milyar dolarlık satış gerçekleştirilen,<br />
dünyanın 175 ülkesinden milyonlarca<br />
işletmenin online satış yaptığı e-ticaret<br />
platformu Shopify; Paratika’nın hızlı, pratik ve<br />
güvenli Sanal POS altyapısını tercih etti. Paratika<br />
ile yapılan iş birliği sonucunda Shopify<br />
kullanıcıları için mobil ödeme süreçleri daha<br />
da hızlanırken tüm bankaların kart programlarından<br />
ödeme alınabiliyor. Paratika’nın T.C.<br />
Merkez Bankası lisanslı ve PCI DSS ve SSL sertifikalı<br />
ödeme altyapısı sayesinde işlem güvenliği<br />
için entegre edilmiş anti-fraud çözümleri<br />
kullanılarak, Shopify kullanıcılarının mobil<br />
ödemelerini güvenle ve pürüzsüz bir şekilde<br />
tamamlayabilmesi de sağlanıyor.<br />
Avrupa’nın yazılım devlerinden Asseco South<br />
Eastern Europe (ASEE) grup şirketi olan ve<br />
Türkiye’de ilk banka bağımsız online ödeme<br />
altyapısını geliştiren Payten’in 23 yılı aşan deneyimi<br />
ile geliştirilen Paratika ödeme altyapısı,<br />
PCI-DSS ve 3D Secure uyumlu olarak çalışıyor.<br />
Paratika iade (chargeback) risklerini minimize<br />
etmek için yapay zekâ ve makine öğrenimi<br />
destekli ASEE InACT Antifraud Hub koruması<br />
ile global kara listelerden kontrollerini anlık<br />
yapıyor. Paratika ödeme altyapısını kullanan<br />
firmalar, tüm banka kartlarından ve 9 farklı<br />
kredi kartı programından (Axess, Bonus, Cardfinans,<br />
Advantage, Maximum, Paraf, World,<br />
Kuveyt Türk Sağlam Kart ve Bankkart Combo)<br />
online ödeme alabiliyor. Bankalarla tek tek<br />
finansal anlaşma yapmakla uğraşmadan uygun<br />
komisyon oranlarıyla Paratika çözümünü<br />
kullanan firmalar; tek tıkla ödeme, tekrarlayan<br />
ödeme, linkle ödeme ve mobil cüzdanlar<br />
yoluyla da ödeme alabiliyor. Ayrıca Paratika’nın<br />
işlemlerin gözetimini sağlayan özel<br />
dolandırıcılıkla mücadele ekibi verileri sürekli<br />
izleyerek firmalara 7/24 destek sağlıyor.<br />
Shopify ile yaptıkları iş birliği hakkında açıklamada<br />
bulunan Payten Türkiye Ülke Lideri<br />
ve Paratika CEO’su Burak Kutlu, “Günümüzde<br />
en çok kullanılan popüler e-ticaret programları<br />
arasında yer alan Shopify ile gerçekleştirdiğimiz<br />
bu iş birliğinde amacımız; Türkiye’de<br />
bu platformu kullanan herkese ödemelerini<br />
güvenle yapabilecekleri ve birçok avantajdan<br />
faydalanabilecekleri bir ödeme altyapısı sunmaktı.<br />
Shopify ekipleri ile koordineli çalışarak<br />
kullanıcıların ödeme süreçlerinde tüm ihtiyaçlarına<br />
cevap veren bir ödeme altyapısını hayata<br />
geçirdik. Shopify platformunu kullanarak teknik<br />
bilgilere gerek olmadan tam fonksiyonlu<br />
e-ticaret mağazasını kolay bir şekilde kuran<br />
kullanıcılar, Türkçe dil desteği de olan Paratika<br />
Sanal POS altyapısını kullanarak artık müşterilerine<br />
yüzde 99,98’e varan başarılı işlem oranıyla<br />
pürüzsüz bir ödeme deneyimi yaşayabilecek.<br />
Ödemeler sektöründe Türkiye’de 23 yıllık<br />
tecrübemiz ve profesyonel hizmet yaklaşımımız<br />
ile geliştirdiğimiz kapsamlı ödeme sistemi<br />
çözümlerimizden Türkiye’deki herkesin faydalanmasını<br />
sağlamak amacıyla küresel ve yerel<br />
iş birliklerimize devam edeceğiz.” dedi.<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Türk-Arap Finans Forumu Dubai’de gerçekleşti<br />
Birinci Türk-Arap Finans Forumu (TAF-F1),<br />
T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Yatırım<br />
Ajansı resmi desteği ve TÖDEB iş birliğiyle<br />
Al-Iktissad Wal-Aamal Group tarafından 13<br />
<strong>Mart</strong> <strong>2023</strong> tarihinde Dubai’de gerçekleşti.<br />
Türk-Arap Finans Forumu’na, T.C. Hazine ve<br />
Maliye Bakanlığı Borçlanma Genel Müdürü<br />
Yiğit Yaşar Korkmaz, T.C. Cumhurbaşkanlığı<br />
Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu,<br />
BAE Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı<br />
Dr. Thani Al Zeyoudi, Abu Dhabi Büyükelçisi<br />
Tugay Tunçer, Dubai Konsolosu Onur Saylan<br />
ile TÖDEB Yönetimi ve üyeleri katıldı.<br />
TÖDEB Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Bilgetekin,<br />
yaptığı açılış konuşmasında, BAE ile<br />
Türkiye arasında bu ay başında imzalanan<br />
Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın önemine<br />
değinerek, anlaşmanın iki ülke arasındaki<br />
ekonomik iş birliklerine ivme kazandıracağını<br />
ifade etti.<br />
Fintek sektöründe uluslararası iş birliklerini geliştirmeyi<br />
hedefleyen Türk-Arap Finans Forumu Dubai’de gerçekleşti.<br />
Forumda 30’u aşkın Türk fintek şirketi uluslararası<br />
yatırımcılarla bir araya geldi. TÖDEB Yönetim Kurulu<br />
Başkanı Ufuk Bilgetekin, yaptığı açılış konuşmasında<br />
Türkiye ve Arap ülkeleri arasındaki iş birliklerinin fintek<br />
sektöründeki ivmeyi hızlandırmak için büyük bir fırsat<br />
sunduğunu dile getirdi…<br />
Ülkeler arasındaki iş birliği,<br />
fintek sektöründeki ivmeyi<br />
hızlandırmak için fırsat<br />
Türkiye’deki fintek sektörünün gelişiminden<br />
bahseden Bilgetekin, sektörün uluslararası<br />
sermaye ve yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini<br />
belirterek, “Finteklere yönelik hızlandırma<br />
programlarının artışı ve girişimcilerin finteklere<br />
olan ilgisi ile bu alanda çalışan şirketlerin<br />
sunduğu yenilikçi çözüm seçenekleri, yerli yabancı<br />
yatırımcılar için fırsat olarak dikkat çekmektedir.<br />
Türkiye ve Arap ülkeleri arasındaki<br />
iş birliği, fintek sektöründeki ivmeyi hızlandırmak<br />
için büyük bir fırsat sunuyor. Bu iş birliği,<br />
sınır ötesi ödeme sistemleri, dijital bankacılık<br />
ve yatırım platformları gibi alanlarda ortak<br />
girişimler oluşturulabilmesini sağlayabilir.<br />
Bu anlamda sektörümüzde geliştirilecek yeni<br />
stratejik ortaklıklar ile ekonomik fırsatların<br />
birlikte değerlendirilmesi hem iki ülke halkına<br />
hem de ekonomiye katkı sunacaktır. Bizler<br />
de TÖDEB olarak ödeme ve elektronik para<br />
sektörünün gelişimi için mevzuatta kolaylaştırıcı<br />
adımların atılmasını sağlamak, yenilikçi<br />
ürünlerin yurt dışına çıkışı, finansal ve operasyonel<br />
iş birliklerinin kurulması hedefleriyle<br />
çalışmalarımıza devam edeceğiz” şeklinde<br />
konuştu.<br />
Türkiye ve Arap dünyasından üst düzey yetkilileri,<br />
yatırımcıları, fintek liderleri olmak<br />
üzere üst düzey katılımcıları bir araya getiren<br />
Forumun ikincisi Suudi Arabistan’ın başkenti<br />
Riyad’da gerçekleşecek.<br />
41
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Dr. Yılmaz Sönmez: “KOBİ’ler sürdürülebilir<br />
büyüme açısından deprem kıskacında”<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
42<br />
Dünyada Covid-19<br />
pandemisi ile başlayan,<br />
Rusya-Ukrayna<br />
savaşının<br />
tetiklediği enerji,<br />
gıda ve hammadde<br />
krizi ile derinleşen,<br />
enflasyon<br />
ve resesyon endişeleriyle<br />
tırmanan<br />
olayların gölgesinde<br />
kalan KOBİ’ler<br />
oldukça zorlu bir virajdan geçiyor. Dünya<br />
Ekonomik Forumu’nun Kasım 2022’de<br />
yayımladığı rapora göre, KOBİ’lerin<br />
karşılaştığı en büyük zorluklar; yüzde<br />
67 hayatta kalma ve büyüme, yüzde 48<br />
yeteneklere erişim, yüzde 34 şirket kültürünü<br />
ve değerlerini koruma, yüzde<br />
25 teknolojik dönüşüm talebine karşılık<br />
verme ve yüzde 24 finansmana erişim<br />
olarak sıralanıyor.<br />
Dünya ekonomisinin çarkları<br />
KOBİ’lerle dönüyor<br />
Dünya ekonomisinin çarkların KOBİ’ler<br />
sayesinde döndüğünü belirten Ortak<br />
Akıl Danışmanlık CEO’su Dr. Yılmaz<br />
Sönmez, Türkiye’de KOBİ’lerin üretim<br />
ve istihdam ambarı olarak istihdamın<br />
yüzde 71’ini, cironun yüzde 44’ünü, üretim<br />
değerinin yüzde 37,3’ünü ve faktör<br />
maliyetiyle katma değerin yüzde 35,5’ini<br />
tek başına sırtlandığını söyledi. Dr. Yılmaz<br />
Sönmez, konuya ilişkin şu ifadelerde<br />
bulundu: “En güncel TÜİK verilerine<br />
göre sayıları 3,4 milyonu aşan KOBİ’ler<br />
Türkiye’deki tüm girişimlerin yüzde<br />
99,7’sini oluşturuyor. KOBİ’ler toplam ihracatımızın<br />
yüzde 30,4’ünü, ithalatın ise<br />
yüzde 14,7’sini gerçekleştirirken büyük<br />
şirketlerin ihracatı içerisindeki dolaylı<br />
paylarını kattığımızda sağlanan katma<br />
değer yine oldukça yüksek. KOBİ’lerin<br />
ihracatının yüzde 90,8’ini imalat sanayi<br />
ürünleri oluştururken, toplam AR-GE<br />
harcamalarının yüzde 27,1’ini KOBİ’ler<br />
üstlenmiş durumda. Bununla birlikte<br />
KOBİ’lerin yüzde 55,9’u düşük, yüzde 31’i<br />
orta-düşük teknoloji düzeyinde yer alırken,<br />
sadece yüzde 12,4’ü orta-yüksek ve<br />
yüzde 0,7’si yüksek teknoloji kapsamında<br />
sınıflandırılıyor. KOBİ’lerimizin ciro,<br />
katma değer ve teknolojik dönüşümde<br />
yaşadığı yapısal sorunlar küresel risklerle<br />
birleştiğinde sürdürülebilir büyüme<br />
üzerindeki soru işaretlerini artırıyor.<br />
Mevcut durumda KOBİ’lerimiz sürdürülebilir<br />
büyümenin bayraktarlığını yapabilmesi<br />
oldukça zor görünüyor.”<br />
TÜİK verilerine göre sayıları 3,4 milyonu aşan, istihdamın<br />
%71’ini, üretimin %37,3’ünü oluşturan, ekonomik katma<br />
değerin %35,5’ini tek başına sırtlanan KOBİ’ler finansmana<br />
erişimden dijitalleşmeye kadar çok sayıda sorunla karşı<br />
karşıya! KOBİ’lerin tam bir üretim ve istihdam ambarı olduğunu<br />
vurgulayan Ortak Akıl Danışmanlık CEO’su Dr. Yılmaz<br />
Sönmez, “Başta dijitalleşme olmak üzere küresel rekabetçilikte<br />
KOBİ’lerimizin elinin güçlendirilmesi gerekiyor. Ciro,<br />
katma değer ve teknolojik dönüşüm odaklı yapısal sorunlar,<br />
küresel riskler, deprem felaketinin görünen ve görünmeyen<br />
sonuçlarıyla birleştiğinde sürdürülebilir büyüme üzerindeki<br />
soru işaretlerini artırıyor” dedi…<br />
Dijital Dönüşüm Şart<br />
Türkiye’deki KOBİ’lerin finansmana erişimden<br />
dijitalleşmeye kadar çok sayıda<br />
yapısal sorunla mücadele ettiğine dikkat<br />
çeken Dr. Yılmaz Sönmez, “KOBİ’lerimizin<br />
yüzde 59,8’inin 2021 yılında en az<br />
bir kez siber ihlal olayı yaşadığını, yüzde<br />
46,1’inin bilgi-iletişim uzmanı istihdam<br />
ettiğini, yüzde 6,2’sinin yapay zekadan<br />
faydalandığını ve imalat sanayindeki<br />
KOBİ’lerin sadece yüzde 21,6’sının endüstriyel<br />
robot kullandığını düşündüğümüzde<br />
başta dijitalleşme olmak üzere<br />
küresel rekabetçilikte KOBİ’lerimizin<br />
elinin güçlendirilmesi gerekiyor” dedi.<br />
Deprem felaketi yapısal<br />
kırgınlıkları artıracak<br />
Deprem felaketinin görünen ve görünmeyen<br />
sonuçlarının KOBİ’lerin yapısal<br />
kırılganlıklarını daha da artıracağını<br />
vurgulayan Dr. Yılmaz Sönmez, “Küresel<br />
ticarette yüzde 47,3 pay ile en büyük payı<br />
olan Avrupa’daki resesyon ile lojistik,<br />
tekstil, hazır giyim, tarım ve hayvancılık,<br />
mücevher, turizm gibi sektörlerde bölge<br />
kaynaklı tedarik zincirlerindeki aksama<br />
hatta kopma riskini de göz önünde bulundurduğumuzda<br />
KOBİ’ler için korkulu<br />
senaryolar kapıyı çalıyor. ‘İşleyen demir’<br />
KOBİ’lerimiz küresel makro-ekonomik<br />
peyzaj zorlaştıkça ciddi bir direnç sınavından<br />
geçiyor” diye belirtti.<br />
Yapısal sorunlar KOBİ’lerin<br />
sürdürülebilirliği için büyük<br />
tehdit<br />
Türkiye’deki KOBİ’lerin küresel rekabette<br />
söz sahibi olmak ve sürdürülebilir<br />
büyüme dinamiklerini yakalamak için<br />
yeni yetenekler kazanması gerektiğine<br />
değinen Dr. Yılmaz Sönmez, konuyu şu<br />
sözlerle açıkladı: “KOBİ’lerin risk algısında<br />
tedarik zinciri kesintileri, siber<br />
olaylar ve makro-ekonomik gelişmelerden<br />
endişeli olduğu görülüyor. Allianz<br />
Risk Barometresi’ne göre dünyada <strong>2023</strong><br />
yılı itibariyle orta ölçekli firmalar için<br />
en önemli risklerin başında yüzde 31 ile<br />
siber olaylar yer alıyor. Ardından yüzde<br />
28 ile makro-ekonomik gelişmeler, yüzde<br />
23 ile enerji krizi geliyor. Ülkemizdeki<br />
KOBİ’lerin yapısal sorunlarını düşündüğümüzde<br />
tablo bizim için biraz daha karamsar”<br />
dedi.<br />
KOBİ’ler için yol haritası<br />
Dr. Yılmaz Sönmez, KOBİ’leri krizlere<br />
karşı daha dirençli hale getirerek başarıya<br />
taşıyacak faktörleri şöyle sıraladı:<br />
“Fiziksel ve dijital varlıkları güvenceye<br />
alınması, tedarik alternatiflerini çeşitlendirilmesiyle<br />
tedarik süreçlerindeki<br />
kesintilerin önüne geçilebilir. Dijital<br />
ekonominin aktörleri arasına katılarak<br />
dijital uçurumun kapatılması küresel rekabete<br />
güç kazandırır. İç ve dış siber tehditlere<br />
karşı “asla rehavete kapılmayan<br />
ve sürekli doğrulayan” işletmeler yaratılmasıyla<br />
siber güvenlik bir tehdit olmaktan<br />
çıkar. Bunun için e-ticaretten bulut<br />
teknolojilere kadar tüm unsurları kapsayacak<br />
dijitalleşme senaryoları hazırlayarak<br />
entegre dijitalleşme benimsenmeli.<br />
Öte yandan aniden gelebilecek krizlere<br />
karşı mücadele edebilmek için daha fazla<br />
çeviklik elde etmek gerekiyor. İstihdamın<br />
başını çeken KOBİ’lerin istihdamda<br />
bir cazibe merkezine dönüşmesinin yolu<br />
genç yeteneklerin beklentisine uygun işyerleri<br />
inşa etmekten geçiyor. Bunun için<br />
de gençlerle empati kurulmalı!”
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
ExodusClouds, DE-CIX DirectCLOUD partneri oldu<br />
DE-CIX, bulut ara bağlantı hizmeti sağlayıcısı ExodusClouds’un<br />
yetkili DirectCLOUD iş ortağı olduğunu duyurdu.<br />
Müşterilerine buluta çok hızlı ve güvenilir bir şekilde erişim<br />
imkanı sağlayan ExodusClouds ve DE-CIX, iş ortaklıkları sayesinde<br />
kullanıcılara optimum performans, maksimum kullanılabilirlik<br />
ve tüm bunların ötesinde güvenlik sağlıyor…<br />
Sertifikalı DE-CIX DirectCLOUD partneri olan<br />
ExodusClouds, sadece uluslararası oyunculara<br />
değil aynı zamanda altyapı gibi dışarıdan<br />
alınan hizmetler için de birçok bölgesel buluta<br />
ulaşım sağlıyor. SD-WAN teknolojisi ile<br />
sunduğu çözümleri kullanıcılarla buluşturan<br />
ExodusClouds, hizmet verdiği işletmelerin tek<br />
iletişim noktası olarak geniş bir bulut, hizmet<br />
ve sorunsuz bağlantı portföyü sunuyor. Sadece<br />
tek bir hareketle tüm önemli bulut sağlayıcılarına<br />
bağlantıyı mümkün kılan DE-CIX ile iş<br />
ortaklığı sayesinde ExodusClouds, kurumlara<br />
maliyet avantajı sağlamanın yanı sıra ihtiyaç<br />
duydukları kadar büyümenin de yolunu açıyor.<br />
Hem büyük uluslararası bulut<br />
sağlayıcılara hem de birçok<br />
bölgesel sağlayıcıya erişim<br />
DE-CIX’in DirectCLOUD hizmeti, işletmelerin<br />
altyapıları ile seçili Bulut Hizmeti Sağlayıcısı<br />
arasında genel internet bağlantısını atlayarak<br />
kurulan özel bir bağlantı şekli. İşletmenin altyapısının<br />
şirket içinde veya bir veri merkezinde<br />
olup olmadığına bakılmaksızın kurulan bu<br />
bağlantı hizmeti sayesinde ExodusClouds, hizmet<br />
verdiği işletmelere düşük gecikme süreleri,<br />
yüksek performans ve artırılmış güvenlik sağlıyor.<br />
ExodusClouds Satış Direktörü Atilla Akalın,<br />
şirketin DE-CIX DirectCLOUD partneri olmasıyla<br />
ilgili şunları ifade etti: “ExodusClouds ile<br />
bulut teknolojilerinde, özellikle Hyperscalers<br />
olarak tanımladığımız, Microsoft, AWS, Google,<br />
SAP, Oracle Cloud, IBM Cloud, Alibaba<br />
Cloud’a ulaşım ve kullanım zorluklarını adresleyen<br />
bir atılım yapmak istedik. Bu kapsamda<br />
uzun yıllardır elde ettiğimiz bulut servisleri ve<br />
akıllı erişim sistemleri üzerindeki tecrübelerimizi<br />
DE-CIX iş ortaklığıyla zenginleştirdik.<br />
Türkiye’de tek, dünyada ise 3’üncü olan özel<br />
Peering servislerimiz ile yeni nesil akıllı, yazılım<br />
tabanlı esnek ağları kullanarak yüksek<br />
hızlı, daha güvenli, düşük gecikmeli ve SLA<br />
garantili bulut sağlayıcılarına Premium erişim<br />
hizmetleri vermeyi hedefliyoruz. ExodusClouds<br />
platformu DE-CIX sayesinde bütün bulut<br />
sağlayıcılarına kapalı devre bağlantı sunması<br />
dolayısıyla, DDOS ataklarından etkilenmeyecek<br />
şekilde tasarlandı. Öte yandan müşteri<br />
maliyet avantajı için internet üzerinden POP<br />
noktalarımıza yazılım tabanlı ağlarımız kullanılarak<br />
erişilmek istendiğinde, ek güvenlik olarak<br />
“DDOS Mitigation” servisleri ile de destekliyoruz.<br />
Bu yeni nesil hayatınızı kolaylaştıracak<br />
teknolojileri, deneyimli personelimizle, değerli<br />
iş ortaklarımıza ve müşterilerimize ulaştırmanın<br />
mutluluğunu yaşıyoruz.”<br />
DE-CIX Türkiye Bölge Direktörü Bülent Şen<br />
ise konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı: “DE-<br />
CIX olarak çeşitli kullanım senaryoları için<br />
hem global hem de bölgesel olarak bulut hizmeti<br />
sağlayıcıları ile DirectCLOUD iş ortağı<br />
ekosistemini genişletmek için çalışmalarımızı<br />
var gücümüzle sürdürürken bu ekosisteme<br />
ExodusClouds’u dahil etmiş olmaktan dolayı<br />
da son derece mutluyuz. ExodusClouds ile gerçekleştirdiğimiz<br />
iş ortaklığı da Türkiye’deki iş<br />
dünyası için hızlı, kolay ve en uygun maliyetle<br />
ulaşılabilen bulut hizmetler demek.”<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Evnia, tam donanımlı 42 inç OLED<br />
Gaming Monitörünü piyasaya çıkartıyor<br />
Yeni Evnia oyun monitörü, gerçekliği bir oyun gibi hissetmenizi<br />
sağlayacak. Gaming dünyasına yenilik getirmek ve bununla<br />
birlikte amacı oyun endüstrisinde oyuncu, yenilikçi,<br />
samimi bir ortam yaratmak olan Philips markası Evnia artık<br />
karşınızda. Philips Evnia 42M2N8900 modelinin piyasaya çıkarılması<br />
ile oyun sektörüne yenilikçi ürünler sunan Philips<br />
Evnia, aynı zamanda taşıdığı mesajlar ile oyun camiasında<br />
olumlu bir değişimi de başlatacak…<br />
Philips Evnia 42M2N8900<br />
modeli karşınızda<br />
Evnia beraberinde yalnızca olumlu bir değişimi<br />
getirmekle de kalmıyor. Yeni monitör,<br />
Evnia’nın en üst düzey kategorisi Evnia 8000<br />
serisinin bir parçası ve bu seri ile tam bir oyun<br />
deneyimi için eşsiz özellikleri de beraberinde<br />
geliyor. Özellikleri arasında - bunlarla sınırlı<br />
olmasa da - şu etkileyici teknolojiler var:<br />
Daha akıcı renk geçişleri için gerçek, 10-bitlik<br />
renk derinliği, sürükleyici, zengin kontrast<br />
için OLED ekran, hız yüklü aksiyonu<br />
akıcı bir biçimde görüntülemek için 138 Hz<br />
yenileme oranı, hızlı cevap verebilirlik için<br />
0.1 ms GtG tepki süresi, gelişmiş ses için DTS<br />
ve tam doğru görüntüler için UltraClear 4K<br />
UHD (3840x2160) çözünürlük. Üstelik bu<br />
yeni monitörün 4 tarafında da ince çerçeveler<br />
var, ekranın ölçüsü devasa 42 inç boyutunda.<br />
Ayrıca iki kişisel bilgisayarı kolayca<br />
yönetebilmek için dahili bir KVM anahtarı<br />
bulunuyor, bir USB-C portuna sahip ve kapsamlı<br />
bir kullanıcı deneyimi için, yüksekliği<br />
ayarlanabilen ergonomik bir ayak da mevcut.<br />
Son dönemde çıkan her Evnia 8000 serisi<br />
monitörünün kalite işareti olan ve sadece<br />
Philips markasında bulunan Ambiglow arka<br />
aydınlatma da, Philips Evnia 42M2N8900<br />
modelinde de mevcut. Philips Evnia<br />
42M2N8900 modelinin diğerlerinden farklı<br />
olmasını sağlayan üç ana özellik ise yüksek<br />
138 Hz yenileme hızı, düşük girdi gecikmesi<br />
ve sahip olduğu OLED paneli. Bu özellikler,<br />
akıcı bir oyun deneyimini ve canlı görüntüleri<br />
beraberinde getiriyor.<br />
Philips Monitörleri ve IT Aksesuarları Küresel<br />
Pazarlama Başkanı Xeni Bairaktari<br />
şunları söyledi: “Yeni Philips Evnia modelinin<br />
piyasaya çıktığını duyurduğumuz için<br />
çok heyecanlıyım. Evnia olarak bu ürünün,<br />
sunduğu renkler ile sizi etkileyeceğini umuyoruz.<br />
İnanılmaz oyun hızının yanı sıra, bu<br />
ürün aynı zamanda yaşam kadar gerçek<br />
görüntüler sunuyor. Bu yeni OLED teknolojisi<br />
ile, oyuncular canlı renkler ve etkileyici<br />
kontrast ile dopdolu bir oyun dünyasını deneyimleyebilirler.”<br />
43
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
DJI RS Ailesinin en pratiği RS 3 Mini sahnede<br />
Film yapımcılarının ve içerik üreticilerinin planladıkları çekimleri<br />
kolayca ve sezgisel olarak hayata geçirmelerini<br />
sağlayan DJI RS ailesinin ilk minisi RS 3 Mini adına yakışır<br />
şekilde hafif ve küçük bir gimbal modeli olarak öne çıkıyor.<br />
Hafifliğinin aksine güçlü taşıma kapasitesine sahip<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
DJI RS 3 Mini, ana akım aynasız kamera<br />
ve lens kombinasyonlarını desteklerken<br />
RS 3 serisinin mükemmel sabitleme performansını<br />
sürdürüyor…<br />
RS 3 Mini, daha küçük bir gövde, entegre<br />
pil ve doğal dikey çekim özelliği ile yenilikçi<br />
tasarıma sahip. Ufak bir omuz çantasına<br />
dahi sığabilmesiyle seyahatlerde<br />
her an kullanıcının yanında olabiliyor.<br />
RS 3 Pro’dan yaklaşık yüzde 50 ve RS<br />
3’ten yüzde 40 daha hafif olan RS 3 Mini,<br />
portre modunda yalnızca 795 gr. ağırlığa<br />
sahip. Yatay plate ile çekim yaparken ise<br />
yalnızca 850 gr. ağırlığında.<br />
Güçlü gövde, ekstra<br />
stabilizasyon…<br />
RS 3 Mini’yi sınıfının en iyisi yapan özelliği<br />
2 kg’a kadar taşıma kapasitesine<br />
sahip olması. Sony A7S3 + 24-70mm F2.8<br />
GM lens gibi daha büyük kurulumların<br />
üstesinden kolaylıkla gelebilen RS 3 Mini<br />
ana akım tam çerçeve veya APS-C aynasız<br />
kameraları destekleyerek çok çeşitli<br />
kamera ve lens kombinasyonlarına imkan<br />
tanıyor. RS 3 Pro ile aynı olağanüstü<br />
3. Nesil RS Sabitleme algoritması ile profesyonel<br />
düzeyde görüntü sabitleyen RS<br />
3 Mini RS 3 Mini, koşu esnasında, düşük<br />
açılı çekim yaparken veya el feneri modunda<br />
çekim yaparken, görüntüler sabit<br />
kalıyor.<br />
ick-Release Plate’i gimbalın dikey koluna<br />
monte ederek sosyal medya platformları<br />
için optimize edilmiş film içeriğine sahip<br />
olunabiliyor.<br />
Bluetooth Deklanşör<br />
Kontrolü ve 1,4 inç tam renkli<br />
dokunmatik ekran ile sezgisel<br />
kullanım…<br />
RS 3 Mini, Bluetooth deklanşör kontrolü<br />
ile birlikte geliyor. Bu işlev, ana akım aynasız<br />
kamera modellerini destekliyor ve<br />
RS 3 Mini’nin ilk eşleştirmeden sonra bir<br />
kameraya otomatik olarak yeniden bağlanmasını<br />
sağlıyor. Bluetooth eşleştirmesinden<br />
sonra, gimbal üzerindeki kayıt<br />
düğmesi aracılığıyla kameranın video<br />
kayıt ve fotoğraf çekme işlevlerini doğrudan<br />
kontrol etmek mümkün. RS 3 Mini,<br />
yeni bir kullanıcı arayüzü ile 1,4 inç tam<br />
renkli dokunmatik ekrana sahip. Çoğu<br />
işlevi uygulama olmadan ayarlanabiliyor<br />
ve ortak ayarlara hızlı ve sezgisel<br />
olarak erişilebiliyor. Entegre pil tutacağı,<br />
10 saate kadar çalışma süresini destekleyerek<br />
uzun süren çekimlere yeterli güç<br />
sağlıyor. 2,5 saat gibi kısa bir sürede şarj<br />
edilebilen RS 3 Mini şarj olurken bile kullanabiliyor.<br />
44<br />
İçerik üreticilerine gerçek<br />
dikey çekim konforu…<br />
Yükseltilmiş çift katmanlı “Quick Release”<br />
plate, kameranın dönmesini ve gevşemesini<br />
önleyen kavisli bir yerleştirme<br />
kılavuzuna sahip bir üst plakaya sahip.<br />
Net montaj ve kilitleme işaretleri ile başlatma<br />
ve depolama verimliliği daha da<br />
geliştirildi. Ayrıca, tripodlar arasında<br />
rahat geçişe olanak tanıyan ARCA standardı<br />
da mevcut. RS serisi, RS 3 Mini ile<br />
gerçek dikey çekimde bir çığır açtı. RS<br />
3 Mini ek aksesuarlar olmadan anında<br />
dikey konuma geçebiliyor. Standart Qu-
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
HP Amplify Impact Ödülünün kazananları belli oldu<br />
Kazananlar arasında Türkiye’den Denker<br />
Elektronik de yer alıyor. Taahhütte bulunan<br />
ortakların yüzde 100’ü sürdürülebilir etki<br />
planları geliştirmiş bulunuyor. HP iş ortaklarının<br />
yeni faydalarla küresel ivmeyi devam<br />
ettirmesi bekleniyor.<br />
HP, Amplify Impact Küresel Lider Ödülü,<br />
Sürdürülebilir İş Ödülü, İş Mükemmelliği<br />
Ödülü, İklim Eylemi Ödülü, Çeşitlilik, Eşitlik<br />
& Kapsayıcılık Stratejisi Ödülü ve HP LIFE<br />
Award dahil olmak üzere altı kategoride iş<br />
ortaklarının Sürdürülebilir Etki başarılarını<br />
kutlayan 2022 Amplify Impact Awards’ın<br />
kazananlarını açıkladı. Kazananlar, HP’nin<br />
28-30 <strong>Mart</strong> tarihlerinde Chicago’da düzenlenecek<br />
olan Amplify İş Ortağı Konferansı›nda<br />
onurlandırılacak.<br />
HP Amplify Impact programı, HP’nin kendi<br />
kapsamlı sürdürülebilir etki yatırımları ve<br />
girişimlerinden yararlanarak türünün ilk örneği<br />
olan bir iş ortağı değerlendirme, kaynak<br />
ve eğitim programını temsil ediyor. Bugüne<br />
kadar, taahhütte bulunan iş ortaklarının<br />
yüzde 100’ü dünyanın ilk otomatik, modüler<br />
sürdürülebilirlik planı platformunu kullanarak<br />
sürdürülebilir etki planları geliştirdi ve<br />
başlangıç hedeflerini aşmış bulunuyor.<br />
Sürdürülebilir etki ödülleri İklim Eylemi, İnsan Hakları<br />
ve Dijital Eşitlik alanlarında iş ortaklarının etkisine ışık<br />
tutuyor. HP bu bağlamda, dünya genelindeki iş ortaklarının<br />
Sürdürülebilir Etki yönündeki başarılarını onurlandırırken,<br />
6 küresel kazananı ve 30’dan fazla ülkeyi<br />
temsil eden toplam 43 kazananı kutluyor...<br />
HP Türkiye Genel Müdürü Emre Alaman,<br />
“HP Amplify Impact iş ortakları,<br />
Sürdürülebilirlik amacıyla liderlik etmenin<br />
sadece gezegen için değil, aynı zamanda<br />
iş için, anlaşmalar kazanmak ve karlı<br />
büyümeyi sağlamak için de iyi olduğunu<br />
anlıyorlar” diyerek şöyle devam etti: “HP’nin<br />
dünyanın en sürdürülebilir ve adil teknoloji<br />
şirketi olma yolculuğunu desteklerken, kendi<br />
kategorilerinde önemli bir etki yaratma ve<br />
bu süreçte müşterilerinin ayak izini azaltma<br />
konusunda beklenenin de üzerinde adımlar<br />
atarak bunu hak eden iş ortaklarını kutlamaktan<br />
heyecan duyuyoruz.”<br />
İş Mükemmelliği Ödülünün<br />
sahibi Türkiye’den Denker<br />
Elektronik oldu<br />
En iyi genel sürdürülebilirlik performansını<br />
sergileyen ve sürdürülebilir iş yapma konusunda<br />
üstün performans gösteren en iyi performans<br />
gösteren iş ortağına verilen ödülünü<br />
Türkiye’den Denker Elektronik kazandı.<br />
Yeni faydalar, küresel ivmeyi<br />
desteklemeye devam ediyor<br />
HP kanal iş ortağı geri bildirimlerine dayanarak,<br />
iş ortaklarını Sürdürülebilir Etki<br />
yolculuklarında desteklemeye devam etmek<br />
için yeni faydalar eklendi. Yeni Global Good<br />
Community Project Platform, iş ortaklarını<br />
sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları için<br />
güçlendirmek amacıyla dünyanın dört bir<br />
yanındaki STK’lar aracılığıyla gönüllü ve bağış<br />
fırsatları sunan seçilmiş bir dizi projeye<br />
bağlıyor.<br />
Bir diğer yeni fayda ise HP’nin Bayi Bul platformundaki<br />
ek özellikleri içeriyor. Bu geliştirmeler<br />
HP Amplify Impact iş ortaklarını<br />
ön plana çıkararak, müşterilerin kendi<br />
değerleriyle uyumlu bayiler ararken amaç<br />
odaklı işletmelerin öne çıkmasına yardımcı<br />
oluyor.<br />
İş ortakları HP Partner Portal üzerinden daha<br />
fazla bilgi edinebiliyor ve HP Amplify Impact<br />
gösterge paneli aracılığıyla yıl boyunca<br />
performanslarını takip edebiliyorlar. HP<br />
Amplify Impact hakkında daha fazla bilgi<br />
için HP Newsroom ziyaret edilebiliyor.<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
AGON by AOC’den Tek Noktadan Yönetim<br />
Uygulaması: G-Menu<br />
Dünyanın önde gelen oyun monitörü ve IT aksesuar<br />
markalarından AGON by AOC, monitörlerden klavyelere,<br />
farelere, kulaklıklara ve fare altlıklarına kadar bütün<br />
AGON by AOC markalı çevre birimlerinin yönetimi için<br />
yeni bir uygulama olan G-Menu yazılımını sundu…<br />
Ödüllü monitörleri ile tanınan AGON by AOC’nin<br />
oyun portföyü, son yıllarda oyun fareleri, mekanik<br />
oyun klavyeleri, fare altlıkları ve ayrıca oyun kulaklıkları<br />
ile de genişletildi. AOC oyun aksesuarları<br />
dayanıklılıkları, kaliteleri, bütçeye uygunlukları, üst<br />
düzey özelliklerinin yanı sıra ona havasını katan, cihazlar<br />
arasındaki RGB eşzamanlaması için de övgü<br />
topladı.<br />
Monitörlere ve pek çok aksesuara sahip bu tür kapsamlı<br />
bir oyun ekosistemi, tek seferde bütün ayarları<br />
kontrol etmek ve özelleştirmek için bir yazılımı gerekli<br />
kılmıştı. Klavyeler ve fareler için bu, tuşların ve<br />
düğmelerin özelleştirilmesi, tekrar oranı, yoklama<br />
oranı ya da DPI düzeyi gibi hassasiyetin ayarlanması<br />
anlamına, kulaklık için ise surround sesi de içeren<br />
ses özelliklerinin yönetilmesi anlamlarına geliyor.<br />
Light FX ayarları ve monitör, klavye, fare, fare altlığı<br />
ve kulaklık ışıklarının eşzamanlanması da G-Menu<br />
sayesinde yönetilebilir.<br />
Artık G-Menu yazılımı, monitörün on-screen ekran<br />
ayarları ile tek bir tıklama ile aynı ayar tercihlerini<br />
mümkün kılıyor. AOC’nin Light FX’ine sahip monitörler,<br />
RGB aydınlatma ile özelleştirilebilir ve G-Menu’nün<br />
en yeni güncellemesi ise kullanıcıların RGB<br />
etkilerini, cihazlarına (monitör, klavye vs) kurmadan<br />
önce, ilk olarak yazılımda ön izlemelerini sağlar.<br />
Ayrıca G-Menu ürünler arasında, hem monitör hem<br />
de aksesuarlar arasında renk ve tema eşzamanlamasını<br />
da (Light FX Sync) mümkün kılar, böylece<br />
oyun fareleri, fare altlıkları ya da klavyeler aynı RGB<br />
aydınlatma örüntüsüne ve aynı renklere sahip olur.<br />
Günümüzde oyuncular kahramanlarını kendilerine<br />
örnek alıyorlar ve onların izinde gitmek istiyorlar.<br />
İşte bu nedenle çevre birimleri en sevdikleri<br />
streamer ya da espor atletinin kendilerine sunduğu<br />
ilhama dayanarak satın alıyorlar. G-Menu ile farklı<br />
türler/oyunlar için yeni kullanıcı profilleri oluşturulabilir,<br />
kaydedilebilir ve hatta paylaşılabilir.<br />
G-Menu uygulamasının “Keşfet” bölümünde, kullanıcılar,<br />
kullanıcı profili için hem tanımları hem de<br />
ona uygun ürünleri görebiliyorlar ve ondan sonra<br />
isterlerse kendi cihazlarına kopyalayabiliyorlar.<br />
Oyun topluluğunun idollerinden birinin oyun faresinin<br />
DPI ayarlarına uymak ya da bir monitörün<br />
renk ve yanıt verebilirlik ayarlarını yeniden üretmek…<br />
G-Menu ile tek bir tıklama ile mümkün.<br />
45
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Çevir, keşfet, öğren…<br />
ASUS, Chromebook CR11 ile eğitime odaklandı<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Dünyanın lider bilgisayar üreticilerinden<br />
ASUS, 11,6 inç ekranlı, dönüştürülebilir<br />
tasarımı sayesinde anında tablet formuna<br />
dönüşebilen, Chrome OS işletim sisteminin<br />
ayrıcalıklarından faydalanan, tamamen<br />
eğitim odaklı yeni dizüstü bilgisayarları<br />
ASUS Chromebook CR11 serisini<br />
duyurdu. Seri, CR11 ve CR11 Flip olmak<br />
üzere iki ayrı alternatif sunuyor.<br />
Üstün sağlam tasarım<br />
ASUS, köşeleri lastik tampon ile çevrili,<br />
akıllı koruyucu özellikleriyle donatılan<br />
yeni Chromebook CR11 modellerini evde,<br />
dışarıda veya sınıfta günlük hayatın koşuşturmacasına<br />
dayanmak için askeri<br />
sınıf standartlarda üretti. CR11 modeller,<br />
isteğe bağlı Corning Gorilla Glass ekranları<br />
sayesinde çizilmeye ve kırılmaya karşı<br />
normal cam ekranlara göre dört kat daha<br />
dayanıklı. Günlük darbelere, çarpmalara,<br />
düşmelere ve sıvı dökülmelerine zarar<br />
vermeden dayanacak şekilde üretilen modeller,<br />
masadan düşse de çalışmaya devam<br />
edebiliyor.<br />
Cihazın dört köşesi de, her zaman güvenli<br />
ve sağlam olmasını sağlamak için fiziksel<br />
darbelerin etkisini azaltan sert bir kauçuk<br />
tamponla korunuyor. Dayanıklı klavyesi<br />
ise 405 cc’ye kadar sıvı dökülmeleriyle zarar<br />
görmeden başa çıkabiliyor. ASUS Chromebook<br />
CR11 ve CR11 Flip’in tabanında<br />
taşırken tutmayı kolaylaştıran, düşme ve<br />
kayma riskini azaltan kauçuk bir güvenlik<br />
tutamağı da bulunuyor.<br />
Cihazın koruma özellikleri bunlarla sınırlı<br />
değil. CR11’in klavyesi, tuşların dışarı<br />
çıkmasını önlemek için tuş başlıklarının<br />
kenarları ile klavye çevresi arasında minimum<br />
boşluk olacak şekilde kurcalamaya<br />
karşı dayanıklı olacak şekilde tasarlandı.<br />
Hatta dizüstü bilgisayarlar, parmak izlerine<br />
karşı dayanıklı ve onları daha uzun süre<br />
temiz tutan sağlam, mikro çukurlu bir yüzeye<br />
sahip.<br />
Chromebook serisi ile eğitim dünyasına ayrıcalıklar sunan<br />
ASUS, öğrencilerin konforunu ve güvenliğini daha üst seviyeye<br />
taşıyan yeni modellerini tanıttı. Eğitim süreçlerini çok<br />
daha verimli hale getiren yeni serinin öne çıkan özellikleri<br />
arasında; yaratıcılığı ve üretkenliği artıran çok yönlü yetenekler,<br />
tüm fiziksel zorlukların üstesinden gelebilen üstün<br />
sağlam tasarım, zararlı bakterilerin üremesini engelleyen<br />
antibakteriyel koruma ve uzun saatler gözleri mavi ışığın<br />
zararlarından koruyan ekranlar var…<br />
hareketler sağlayan bir kalem de içeriyor.<br />
Böylece öğrenciler her an her yerde kolayca<br />
not alabiliyor, fikirlerini yazıya veya resme<br />
dökebiliyor. Kalem, ayrıca garaja kaldırıldığında<br />
hızlı ve otomatik olarak şarj olabiliyor.<br />
ASUS Chromebook CR11 Flip modeli, öğrenme<br />
deneyimlerini daha da zenginleştirmek<br />
için klavyenin hemen üzerine yerleştirilmiş<br />
dışa bakan bir kamera içeriyor. Bu<br />
özellik, öğrencilerin tablet modunda fotoğraf<br />
ve video çekmelerine olanak tanıyarak<br />
tamamen yeni yollarla keşfetmelerini ve<br />
öğrenmelerine olanak tanıyor.<br />
ASUS Chromebook CR11 Flip, öğrencilere<br />
en iyi bağlantıyı sağlamak için WiFi 6<br />
teknolojisini kullanıyor. Her iki modelde<br />
de G/Ç bağlantı noktaları bulunuyor. Bunlar<br />
arasında iki adet USB Type-C (USB-C)<br />
bağlantı noktası, iki adet USB 3.2 Type-A<br />
bağlantı noktası, bir microSD kart okuyucu,<br />
bir birleşik ses girişi ve bir Kensington<br />
Lock yuvası mevcut.<br />
Tek bir şarjla 12 saate kadar pil ömrü sunan<br />
dizüstü bilgisayarlar, tüm gün süren<br />
derslere ve daha fazlasına dayanırken; bu<br />
da öğrencilerin hem kesintisiz öğrenmenin<br />
hem de eğlencenin keyfini çıkarmasını<br />
sağlıyor.<br />
Günlük hijyen ve güvenlik<br />
Öğrenme odaklı dizüstü bilgisayarların<br />
yüzeyleri, 24 saatlik bir süre içinde bakteri<br />
üremesini %99›un üzerinde engellediği<br />
bilimsel olarak kanıtlanan ve yüzeylerin<br />
hijyenik kalmasına yardımcı olan ASUS<br />
Antimicrobial Guard ile korunuyor. Böylece,<br />
CR11 temas yoluyla bulaşan zararlı<br />
bakterilerin yayılmasını potansiyel olarak<br />
azaltıyor.<br />
Kullanıcısının konforunu artırmaya yönelik<br />
özellikler arasında; TÜV Rheinland<br />
onaylı, öğrencilerin uzun çalışma seansları<br />
sırasında gözlerini mavi ışığın zararlarından<br />
korumaya yardımcı olan ekranlar<br />
yer alıyor. Göz bakımını bir adım öteye<br />
taşıyan ASUS Chromebook CR11, her türlü<br />
ışıkta rahat görüntüleme sağlamak için<br />
yansımaları azaltan parlama önleyici bir<br />
ekrana da sahip.<br />
Chromebook CR11, parmağın hızlı bir şekilde<br />
kaydırılmasıyla dönebilen yerleşik<br />
fiziksel web kamerası kapağı ile anında<br />
gizliliğe olanak tanıyor.<br />
Google for Education’ın en<br />
iyileri<br />
ASUS Chromebook CR11 serisi dizüstü<br />
bilgisayarlar eğitimi daha da güçlendirmek<br />
için, Google Play’e tam erişim de dahil<br />
olmak üzere Google for Education’ın<br />
en iyi özelliklerini kullanıyor. Gmail, Dokümanlar,<br />
Drive, Takvim, Meet ve daha<br />
fazlası gibi üretkenlik uygulamaları da<br />
dahil olmak üzere Google Workspace for<br />
Education’ın tüm gücüyle bir araya gelen<br />
ChromeOS, kullanıcıların hızlı bir şekilde<br />
ortak çalışmasına ve favori uygulamalarla<br />
sorunsuz bir şekilde senkronize olmasına<br />
olanak tanıyor. Ayrıca Google Yönetici<br />
konsolu, okul BT personelinin çok çeşitli<br />
politika ve ayarları uzaktan yönetmesine<br />
de imkan sunuyor.<br />
46<br />
Verimli öğrenme için çok yönlü<br />
yetenekler<br />
Dönüştürülebilir CR11, yaratıcılığı ve üretkenliği<br />
serbest bırakmak için hızlı, hassas
BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />
<strong>ITnetwork</strong><br />
Devexperts, TEB Yatırım için Mobil<br />
Alım-Satım Platformu geliştirdi<br />
2022 yılında önemli başarılara imza atan<br />
Borsa İstanbul (BİST), yatırımcılar için<br />
önemli bir alternatif olarak öne çıktı.<br />
BIST100 endeksi, geçtiğimiz yıl yüzde 196,57<br />
getiriyle 5.509,16 puana yükselerek, dünya<br />
genelinde de iyi bir performansa imza attı.<br />
BİST’in bu yükselişi, 1999’dan bu yana en<br />
güçlü artış olarak kayıtlara geçti. Merkezi<br />
Kayıt Kuruluşu’nun verilerine göre yıl sonu<br />
itibarıyla BİST’te yatırımcı sayısı yüzde 61<br />
artışla 3 milyon 794 bin 409 olurken, portföy<br />
değeri de 6,2 trilyon liraya ulaştı.<br />
Sayıları giderek artan yatırımcıların<br />
alım-satım kararlarında verinin büyük<br />
önem taşıdığına dikkat çeken Devexperts<br />
Türkiye CEO›su Oğuzhan Karakoç, sektörde<br />
artan teknoloji kullanımının da yatırım<br />
ekosisteminin büyümesinde etkili olduğunu<br />
söyledi. Türk Ekonomi Bankası’nın (TEB)<br />
iştiraklerinden TEB Yatırım için, TEB<br />
YATIRIM TRADER adlı bir mobil alımsatım<br />
platformu geliştirdiklerini açıklayan<br />
Oğuzhan Karakoç, “Kullanıcılar, Devexperts<br />
iştiraki olan dxFeed tarafından sağlanan piyasa<br />
verisinden yararlanarak, yatırımlarına<br />
veri temelli kararlarla yön verebiliyor” dedi.<br />
Mobil uygulama ile sözleşme<br />
yönetimi<br />
“Pandemi döneminde bankalara getirilen<br />
uzaktan müşteri edinim imkanının, bu yıl<br />
içinde aracı kurumlar ve portföy yönetim<br />
şirketlerine de tanınması, yatırımcıların<br />
yatırım araçlarına daha çok ve kolay<br />
erişmesini sağladı” diyen Oğuzhan Karakoç,<br />
TEB YATIRIM TRADER uygulamasında<br />
sözleşme imzalama sürecinin de uygulamaya<br />
Borsa İstanbul, getiri arayışındaki yatırımcılar arasında giderek<br />
daha fazla tercih edilirken, yatırımcılar da verileri anlık<br />
olarak takip edebilecekleri, her an her yerden alım-satım yapabilecekleri<br />
araçlara ihtiyaç duyuyor. Sermaye piyasalarında<br />
faaliyet gösteren kurumlara özel yazılımlar geliştiren Devexperts,<br />
TEB Yatırım için mobil alım-satım platformu geliştirdi…<br />
dahil edildiğini, bu sayede yatırımcıların<br />
alım-satım işlemlerine odaklanabildiğini<br />
vurguladı.<br />
Hisse senedi piyasasına her<br />
zaman ve her yerden erişim<br />
TEB YATIRIM TRADER ile Borsa İstanbul<br />
Pay Piyasası ile Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasına<br />
her zaman ve her yerden erişilebileceğine<br />
dikkat çeken Oğuzhan Karakoç,<br />
“Sermaye piyasalarının önde gelen yazılım<br />
geliştirme şirketlerinden Devexperts olarak<br />
geliştirdiğimiz, iOS ve Android işletim<br />
sistemlerinde çalışan mobil uygulamada;<br />
hisse senedi, opsiyon, vadeli işlem ve varant<br />
alım-satımı yapılabiliyor. Kullanıcılar, özelleştirilmiş<br />
raporlarından ve TEB Yatırım’ın<br />
araştırma uzmanları tarafından iletilen<br />
tavsiyelerden faydalanabiliyor. Takip listesi,<br />
uyarı mekanizması, sıcaklık haritası ve çeşitli<br />
analiz araçlarıyla etkin piyasa takibi yapılarak<br />
doğru yatırım kararları alınabiliyor”<br />
diye açıkladı.<br />
Bankacılık ve aracı kurumları<br />
ile tanışma<br />
TEB Yatırım’ın banka aracı kurumu olarak<br />
ilk müşterileri olduğunu söyleyen Devexperts<br />
Türkiye CEO›su Oğuzhan Karakoç, sözlerini<br />
şöyle tamamladı: “Bankacılık alanındaki<br />
projeler bizi her zaman heyecanlandırıyor.<br />
TEB’in bizim için özel bir yeri var. Bu projede<br />
de TEB Yatırım’la çalışma fırsatını bulduk,<br />
projenin uygulama safhasında önemli<br />
deneyimler edindik. Sermaye piyasalarında<br />
faaliyet gösteren kurumlara özel yazılımlar<br />
geliştirmedeki uzmanlığımızı, kullanıcı arayüzü<br />
ve piyasa verisi aktarımı konusunda<br />
geliştirdiğimiz nitelikli ürünleri, TEB Yatırım<br />
aracılığıyla Türkiye’deki yatırımcıların<br />
hizmetine sunmaktan mutluluk duyuyoruz.”<br />
Sektör Market<br />
IT network<br />
Baims’e 4 Milyon dolar yatırım<br />
Türkiye ve MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika)<br />
bölgesindeki üniversite ve lise öğrencilerine uygun<br />
fiyat politikasıyla erişilebilir eğitim sağlayan<br />
eğitim teknolojileri girişimi Baims, Seri A Fonu’nda<br />
4 milyon dolar yatırım aldı. Türkiye’de geçen<br />
yıldan beri faaliyet gösteren Baims yatırımına,<br />
Kuveyt merkezli yatırım şirketi AK Holding’in<br />
öncülüğünde Al-Wazzan Eğitim Grubu, Rasameel<br />
Yatırım Evi ve diğer yatırımcılar katıldı.<br />
Yousef Al-Husaini: “Eğitimin<br />
geleceği üzerinde önemli bir etki<br />
yaratmaya hazırız”<br />
Baims CEO’su Yousef Al-Husaini yatırımla ilgili<br />
olarak, “Baims, Big Aims yani büyük hedefler<br />
Türkiye ve MENA bölgesinde faaliyet gösteren eğitim teknolojileri<br />
girişimi Baims, Kuveyt merkezli yatırım şirketi AK Holding’in<br />
öncülüğünü yaptığı Seri A Fonu’nda, Al-Wazzan Eğitim<br />
Grubu, Rasameel Yatırım Evi ve diğer yatırımcıların katılımıyla 4<br />
milyon dolar yatırım aldı. Baims CEO’su Yousef Al-Husaini, bu<br />
yatırımı inovatif platformun geliştirilmesini hızlandırmak, pazarlama<br />
faaliyetlerini artırmak, yeni eğitim içerikleri ve hizmetleri<br />
geliştirmek için kullanmayı hedeflediklerini söyledi…<br />
anlamına geliyor. Gençlerin, özellikle üniversite<br />
öğrencilerinin büyük hedeflerini temsil ettiği için<br />
seçilen bir isim. Bu büyük hedefe daha da fazla<br />
katkı sağlamak için Türkiye ve MENA bölgesinde<br />
yaşayan öğrencilere hem kaliteli hem de maddi<br />
olarak erişilebilir eğitim sağlama vizyonumuzu<br />
paylaşan yatırımcılarımızın desteğini almaktan<br />
mutluluk duyuyoruz. Platformumuz ile online<br />
eğitimde yenilikçi bir adım atarak, özelleştirilmiş<br />
video dersleri, canlı oturumlar, sohbet grupları ve<br />
interaktif çalışmaları kapsayan zengin bir eğitim<br />
hizmeti sunuyoruz. Kullanıcı dostu arayüzümüz<br />
ile öğrencilerin içeriklere kolayca erişimlerini<br />
sağlıyoruz. Bu yatırım turundan elde ettiğimiz<br />
fonları da inovatif platformumuzun geliştirilmesini<br />
hızlandırmak, pazarlama faaliyetlerimizi<br />
artırmak, yeni eğitim içerikleri ve hizmetler geliştirmek<br />
için kullanmayı hedefliyoruz. Eğitimde<br />
inovatif yaklaşımımız ve öğrencileri güçlendirme<br />
konusundaki söz ve hedeflerimizle bölgemizde<br />
eğitimin geleceği üzerinde önemli bir etki yaratmaya<br />
hazırız” dedi.<br />
47