Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!
Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.
Turizmde bu yaz da beklenti ve<br />
talepler yüksek!<br />
Expectations and demands are high in<br />
tourism this summer, too!<br />
hotelrestaurantmagazine<br />
@Hitechdergisi<br />
hotelrestaurantmagazine<br />
Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT), TÜYAP Fuar Merkezi'nde bu yıl<br />
26. kez kapılarını açtı. Hyve Group'un Türkiye'den çekilme kararının ardından yine bir İngiliz<br />
şirketi olan ICA Events'e işletme hakkını devreden EMITT'te turizm sektörünün önde gelen<br />
temsilcileriyle bir araya geldik. Turizmciler, olası İstanbul depreminin artık gündemden<br />
düşürülmesi gerektiğine dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı İstanbul'daki tüm oteller,<br />
kültürel ve tarihi yapılar nezdinde acilen deprem risk ölçümü yapmaya ve uluslararası<br />
kamuoyuyla paylaşmaya çağıran sektör temsilcileri, Güvenli Turizm Sertifikası gibi Güvenli<br />
Yapı Sertifikasının da turizme can simidi olacağını savundu. Sektör temsilcilerinin konuyla<br />
ilgili yorumlarına “gündem” başlığımızdan ulaşabilirsiniz.<br />
İstanbul Turizm Platformu Direktörü. 35 yıllık devlet memuru. Arslan’ın İstanbul turizmiyle<br />
ilgili tespitleri oldukça çarpıcı! Sosyal Psikoloji diplomalı bir direktör olarak insan psikolojisi<br />
temelli tespitlerde bulunan Arslan, İstanbul turizminde en temel sorunların sıkışmışlık<br />
ve sıkışmışlığın neden olduğu aşırılık olduğuna dikkat çekiyor. Çözüm önerisi olarak ise,<br />
genişlemeyi tavsiye ediyor. Şengül Altan Arslan ile kariyer yolculuğunu, İTP'nin pandemi<br />
sonrası projelerini ve kent turizmine dair hayallerini konuştuk. Röportajın tamamı “iş’te<br />
kadın” sayfalarımızda.<br />
Doğma büyüme İstanbullu. Aile kökleri ise Kastamonu'ya dayanıyor. Kendi gibi aşçı baba<br />
ve ağabeyleri, bir zaman dilimi ötesinde bir yaşam biçimi olarak benimsediği mutfağa<br />
girişindeki ilk öğretmenleri, ilk mentorları. Çocukluk çağlarından beridir üstelik de. O hep<br />
mutfağın içinde, yaşamının her bir anında yemekle iç içe. O kadar ki, yaşıtları sokakta<br />
top peşinde koştururken bile mutfak gereçlerini kendine oyuncak ediniyor. Baharatların<br />
kokularıyla, sebze ve meyvelerin dokularıyla oynamaya bayılıyor. LMK Group’un tecrübeli<br />
Mutfak Koordinatörü Zeki Kara, işi değil, tek işi olarak gördüğü mutfak hikayesiyle bu ayki<br />
şef konuğumuz.<br />
Dünyada 400 milyar dolar gelir hacmine sahip düğün turizmi sektörünün as'ları TravelShop<br />
Turkey koordinasyonunda KKTC’de bir araya geldi. Uluslararası Destinasyon Düğünü<br />
Konferansı & B2B Networking Etkinliği kapsamında önemli açıklamalarda bulunan<br />
TravelShop Turkey Genel Müdürü Murtaza Kalender, “Türkiye ilk 10'da yok. İlk 20'de de<br />
yok!” dedi, beş yıllık hedef açıkladı. Haberin ayrıntıları “gündem” bölümümüzde.<br />
Ve yeni yatırımlar!<br />
Taksim’de yer alan ve InterContinental markasının 4 kez en iyi otellerinden biri olarak<br />
seçilen InterContinental Istanbul renovasyon sürecine girdi. Yalıkavak Marina, Sunset<br />
Hospitality Group ile güç birliği yaparak Türkiye’nin Rivierası Bodrum’a değer katacak<br />
“Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>”i bu yaz hizmete açıyor. Portekiz’in ünlü Coffee Shop Zinciri NATA<br />
LISBOA'nın Türkiye'deki ilk şubesi İstanbul Galata'da hizmete girdi.<br />
Bu sayımızda Türkçe-İngilizce yayınımızla The <strong>Hotel</strong> Show Dubai ve COFFEX İstanbul Kahve<br />
Fuarı’ndayız, standımıza bekleriz…<br />
Keyifli okumalar dilerim.<br />
The Eastern Mediterranean International Tourism and Travel Fair (EMITT) opened its doors for the<br />
26th time this year at TÜYAP Fair Center. After Hyve Group's decision to withdraw from Turkey, we<br />
came together with the leading representatives of the tourism industry at EMITT, which transferred<br />
the operating rights to ICA Events, which is also a British company. Tourism professionals drew<br />
attention to the fact that the possible Istanbul earthquake should be dropped from the agenda.<br />
Industry representatives, who called on the Ministry of Culture and Tourism to urgently measure<br />
earthquake risk at all hotels, cultural and historical buildings in Istanbul and share them with the<br />
international public, argued that the Safe Building Certificate, like the Safe Tourism Certificate,<br />
would be a lifeline for tourism. You can find the comments of the sector representatives on the<br />
subject in our “agenda” section.<br />
The Director of Istanbul Tourism Platform… A civil servant of 35 years. Arslan's findings about<br />
Istanbul tourism are quite striking! As a director with a Social Psychology degree, Arslan makes<br />
determinations based on human psychology and draws attention to the extremism caused by<br />
congestion and stuckness, which are the most fundamental problems in Istanbul tourism. As a<br />
solution proposal, she recommends expansion. We talked to Şengül Altan Arslan about her career<br />
journey, ITP's post-pandemic projects and her dreams about urban tourism. The full text of the<br />
exclusive interview is on our “women in business” pages.<br />
He is an innate istanbulite. His family roots go to Kastamonu. His father and brothers, who are<br />
cooks like himself, are the first teachers and mentors at the entrance to the kitchen, which he<br />
adopted as a way of life beyond a period of time. It has been since childhood. He is always in the<br />
kitchen, intertwined with food in every frame of his life. So much so that even while his peers are<br />
chasing balls in the street, he takes kitchen utensils as toys for himself. He loves to play with the<br />
scents of spices and the textures of vegetables and fruits. Zeki Kara, Executive Kitchen Coordinator<br />
of LMK Group, is our chef guest this month with his kitchen story, which he sees as not his job, but<br />
his only job.<br />
The aces of the wedding tourism industry, which has a revenue volume of 400 billion dollars in<br />
the world, came together in TRNC under the coordination of TravelShop Turkey. Making important<br />
statements within the scope of the International Destination Wedding Conference & B2B Networking<br />
Event, TravelShop Turkey General Manager Murtaza Kalender said, “Turkey is not in the top 10.<br />
Not in the top 20 either!” he said, announced a five-year target. Details of the news are in our<br />
“agenda” section.<br />
And new investments!<br />
InterContinental Istanbul, located in Taksim and selected as one of the best hotels of the<br />
InterContinental brand 4 times, has entered the renovation process. Yalıkavak Marina, by joining<br />
forces with Sunset Hospitality Group, is opening the “Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>”, which will add value<br />
to Turkey's Riviera Bodrum, this summer. The first branch of Portugal's famous Coffee Shop Chain,<br />
NATA LISBOA, opened in Galata, Istanbul.<br />
In this issue, we are at The <strong>Hotel</strong> Show Dubai and COFFEX Istanbul Coffee Fair with our Turkish-<br />
English publication, you are welcome to our stand…<br />
I wish you pleasant reading.<br />
K<br />
GENEL MÜDÜR<br />
(Sorumlu)<br />
REKLAM SATIŞ PAZARLAMA<br />
REKLAM KOORDİNATÖRÜ<br />
Emir Ömer ÖCAL<br />
emir.ocal@img.com.tr<br />
0212 454 22 22<br />
TEKNIK MÜDÜR<br />
BILGI İŞLEM<br />
TOLGA ÇAKMAKLI<br />
tolga.cakmakli@img.com.tr<br />
TAYFUN AYDIN<br />
tayfun.aydin@img.com.tr<br />
İMG WEB TEAM MAIL<br />
web@img.com.tr<br />
Prof. Dr. HÜSNÜ GÜNDÜZ<br />
Doç. Dr. MURAT DOĞDUBAY<br />
ORHAN GENCELİ<br />
Türkiye Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD)<br />
Yönetim Kurulu Üyesi<br />
GÜRKAN BOZTEPE<br />
Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı<br />
TEZER ÖNER<br />
Agon Danışmanlık / Gayrimenkul ve<br />
İşletme Yatırım Danışmanı<br />
HÜSEYİN KURT<br />
Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği<br />
Başkanı<br />
AYDIN DEMIR<br />
Yeditepe Üniversitesi Gastronmi Mutfak<br />
Sanatları Chef Ögretim Görevlisi/<br />
The Maestro <strong>Hotel</strong> Executive Chef<br />
website<br />
www.hotelrestaurantmagazine.com<br />
e-mail<br />
info@img.com.tr<br />
CTP - BASKI<br />
İRTİBAT BÜROLARIMIZ<br />
ADRES<br />
İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.<br />
Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza<br />
No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL<br />
Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94<br />
www.ihlasmatbaacilik.com<br />
BURSA +90.224 211 44 50-51<br />
KONYA +90.332 238 10 71<br />
İSTMAG<br />
Magazin Gazetecilik Yayıncılık<br />
İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.<br />
İHLAS MEDIA CENTER<br />
Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi<br />
No: 11 Medya Blok Kat: 1<br />
34197 Yenibosna / İstanbul / Turkey<br />
Tel: 0212 454 22 22<br />
Faks: 0212 454 22 93<br />
hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın hakları<br />
İSTMAG Magazin Gazetecilik Yayıncılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır. ISSN:1305-1792
Bu sayımızda<br />
antre<br />
16 Sektörden kısa haberler<br />
gündem<br />
22 Yıllık bazda en çok lokanta ve<br />
otellerde fiyat yükseldi<br />
24 Turizmciler EMITT özelinde<br />
sektörü nasıl değerlendirdi?<br />
36<br />
36 Antalya ilk dört ayda 1<br />
milyonu aştı<br />
40 Öner: Doğal kaynaklar ve<br />
turizm dengesizliği<br />
48 Kurt: GLOBEMEETS'i nitelikli<br />
etkinlik ve organizasyon<br />
baskısıyla kurduk<br />
68 62<br />
54 Çırağan Sarayı'nda önce<br />
tarihe sonra lezzete yolculuk<br />
58 Kalender: Türkiye düğün<br />
turizminde ilk 10'da yok, ilk<br />
20'de de yok<br />
yeni yatırımlar<br />
62 Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong><br />
açılıyor<br />
66 InterContinental Istanbul<br />
yenileniyor<br />
54
fuar<br />
110 Dünya ağırlama sektörü<br />
INTERNORGA’da buluştu<br />
114 Otelcilik sektörünün büyük<br />
buluşma noktası: The <strong>Hotel</strong><br />
Show<br />
iş’te kadın<br />
68 Arslan: İstanbul turizminin<br />
iki temel sorunu, aşırılık ve<br />
sıkışmışlık<br />
marka<br />
76 Karakundakoğlu: Türkiye'de<br />
bizim gibi 18 çeşit dünya<br />
kahvesi satan yok<br />
78 Bonna’dan yapay zekâ<br />
destekli yeni koleksiyon<br />
80 Her projede farklı, şık ve<br />
işlevsel: Monotech<br />
90<br />
82 Horeca sofralarının 50 yıllık<br />
profesyonel eşlikçisi:<br />
Göreme Horeca Ekipmanları<br />
84 HoReCa sunum ürünlerinde<br />
trend belirleyici: Rubikap<br />
86 Cargill beyaz et üretimindeki<br />
inovatif çözümlerini tanıttı<br />
88 Eksim Gıda, undaki<br />
uzmanlığını gıda<br />
mağazacılığına taşıyor<br />
şefin gözünden<br />
90 Kara: Aşçılık işim değil, tek<br />
işim<br />
gastro etkinlik<br />
94 Katar Uluslararası Yemek<br />
Festivali gerçekleşti<br />
gastro güncel<br />
96 Çetin: Türkiye’deki<br />
restoranların kaçı mimarla<br />
çalışıyor ki?<br />
98 Tartıcı: Tersine göçü<br />
başlatamazsak, yarın çok geç<br />
olacak<br />
100 Yeme-içme olanakları tatil<br />
kararını nasıl etkiliyor?<br />
gastro aktüel<br />
102 Gastronomi sektöründen<br />
haberler<br />
120<br />
yeni mekan<br />
116 93 yıllık tarihi fırında 3<br />
kuşaktır hamur yoğuruluyor<br />
120 NATA LISBOA Galata’da<br />
122 Asya ve Japon mutfağının<br />
Bursa’daki yeni adresi:<br />
MONK<br />
horeca teknolojileri<br />
124 RadIsson Grubu, yenilikçi<br />
dijital stratejiyi hayata<br />
geçiriyor<br />
126 Tecpro, Keenon Robotics’in<br />
Türkiye’deki tek distribütörü<br />
oldu<br />
126<br />
www.hotelrestaurantmagazine.com
KUTUNUN<br />
DIŞINDA<br />
DÜŞÜN<br />
THINK<br />
OUTSIDE<br />
THE BOX<br />
www.konoven.com
16<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
antre<br />
JOLLY, Turizm Medya<br />
Grubu’na büyük<br />
hissedar oldu<br />
Turizm sektörüne 36 yıldır hizmet veren JOLLY,<br />
Turizm Medya Grubu’na büyük hissedar olarak<br />
yatırım yaptı.<br />
Türkiye’de MICE sektörünün gelişmesi, büyümesi, kendi içerisinde<br />
birlik ve komünikasyonunun sağlanması amacıyla 2007 yılından<br />
bugüne faaliyetlerini sürdüren Turizm Medya Grubu’na JOLLY büyük<br />
hissedar olarak yatırım yaptı. Dream Project ismi ile faaliyete geçen<br />
firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Yönetim Kurulu Üyesi<br />
Mert Vardar, Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman oldu. İş<br />
birliği ile iki güçlü markanın bir araya gelerek Türkiye’de MICE, turizm<br />
ve fuarcılık sektöründe ses getirecek yepyeni daha büyük projeleri<br />
hayata geçirmesine imkan sağlaması hedefleniyor. Sadece MICE<br />
sektörünü bir araya getiren bir yapıdan Türkiye’nin MICE, turizm ve<br />
fuarcılık gibi daha geniş bir platformda tüm sektörlerini bir araya<br />
getiren bir organizasyon yapısına dönmesi amaçlanıyor.<br />
JOLLY becomes major<br />
shareholder in Tourism Media<br />
Group<br />
Serving the tourism industry for 36 years, JOLLY<br />
invested in the Tourism Media Group as a major<br />
shareholder.<br />
JOLLY invested as a major shareholder in the Tourism Media Group,<br />
which has been operating since 2007 in order to develop and grow<br />
the MICE sector in Turkey, and to ensure unity and communication<br />
within itself. Mete Vardar has become the Chairman of the Board of<br />
Directors, Mert Vardar, Member of the Board of Directors, Volkan<br />
Ataman, Member of the Board of Directors and CEO of the company,<br />
which started its operations under the name Dream Project. With the<br />
cooperation, it is aimed that two powerful brands will come together<br />
and enable them to realize brand new bigger projects that will make an<br />
impact in the MICE, tourism and fair organization sector in Turkey. It is<br />
aimed to transform Turkey from a structure that brings together only<br />
the MICE sector to an organizational structure that brings together all<br />
sectors in a wider platform such as MICE, tourism and fairs.<br />
JW Marriott<br />
<strong>Hotel</strong> Istanbul<br />
Marmara Sea’ye<br />
yeni Genel<br />
Müdür<br />
Turizm ve otelcilik<br />
sektöründe 25 yılı<br />
aşkın deneyimiyle<br />
Okan Karadağ, JW<br />
Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul<br />
Marmara Sea’ye Genel<br />
Müdür olarak atandı.<br />
Ataköy’deki benzersiz konumu ile bölgenin ilk lüks oteli olan<br />
JW Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul Marmara Sea’ye 25 yılı aşkın turizm<br />
otelcilik deneyimi ve 13 yılı aşkın genel müdürlük deneyimiyle<br />
Okan Karadağ, genel müdür olarak atandı. Turizm ve otelcilik<br />
kariyerine Renaissance Polat Istanbul <strong>Hotel</strong>’de başlayan Karadağ,<br />
kariyerine The Marmara Collection’da Satış Müdürü olarak devam<br />
etti. İlk genel müdürlük deneyimini 2010 yılında Mia Pera <strong>Hotel</strong>’de<br />
deneyimleyen Karadağ, Rixos ve Radisson Blu gibi markalarda<br />
da Genel Müdürlük yaptı. 2016 yılında kariyerine ABD’de devam<br />
eden Karadağ, 2019 yılında Art Ovation <strong>Hotel</strong> Marriott Autograph<br />
Collection ile birlikte Marriott International ailesine katıldı.<br />
Nashville, New York ve Florida’da büyük başarılara imza atan<br />
Karadağ, Mart <strong>2023</strong>’te İstanbul’a tekrar dönerek kariyerine JW<br />
Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul Marmara Sea’de devam ediyor.<br />
New General Manager for JW<br />
Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul Marmara<br />
Sea<br />
With 25 years of experience in the tourism and<br />
hospitality industry, Okan Karadağ was appointed<br />
as the General Manager of JW Marriott <strong>Hotel</strong><br />
Istanbul Marmara Sea.<br />
Having more than 25 years of tourism and hotel management<br />
experience and more than 13 years of general managerial<br />
experience, Okan Karadağ was appointed as the general manager<br />
of JW Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul Marmara Sea, the first luxury hotel<br />
of the region with its unique location in Ataköy. Karadağ, who<br />
started his tourism and hotel management career at Renaissance<br />
Polat Istanbul <strong>Hotel</strong>, continued his career as Sales Manager at<br />
The Marmara Collection. Having experienced his first general<br />
managerial experience at Mia Pera <strong>Hotel</strong> in 2010, Karadağ served<br />
as General Manager for brands such as Rixos and Radisson Blu.<br />
Continuing his career in the USA in 2016, Karadağ joined the<br />
Marriott International family in 2019 with the Art Ovation <strong>Hotel</strong><br />
Marriott Autograph Collection. Having achieved great success in<br />
Nashville, New York and Florida, Karadağ returns to Istanbul in<br />
March <strong>2023</strong> and continues his career at JW Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul<br />
Marmara Sea.
18<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
antre<br />
Balayı tatilinin en<br />
romantik adresi<br />
Hilton Dalaman<br />
Sarıgerme Resort<br />
& Spa, enfes doğası<br />
ve kusursuz konforu<br />
ile balayı tatilini<br />
eşsiz bir deneyime<br />
dönüşüyor.<br />
Ege ile Akdeniz'i buluşturan<br />
bir doğanın büyüleyici<br />
atmosferinde hem huzuru<br />
hem eğlenceyi hem de<br />
romantizmi bir arada<br />
yaşatan Hilton Dalaman<br />
Sarıgerme Resort &<br />
Spa, balayı çiftlerine rüya<br />
gibi bir tatil ayrıcalığı<br />
yaşatmak üzere eşsiz bir<br />
hizmet sunuyor. Zarafet<br />
ve rahatlığın ön plana<br />
çıktığı modern odalar özel ikramlarla taçlanırken, benzersiz lezzetler<br />
sunan altı farklı à la carte restoran ile balayı çiftleri gastronomik bir<br />
maceraya yelken açıyor. Eğlenmeyi tercih eden çiftleri ise, otelde<br />
her gece düzenlenen farklı programlar keyifli dakikalar geçirmeye<br />
davet ediyor. Dalaman Bölgesi’nin doğal güzellikleri masmavi bir<br />
sonsuzluğa taşırken, Helenistik dönemin büyüsünü modern dünyaya<br />
taşıyan Elysion SPA’daki bakımlar balayı çiftlerini keyifli bir yolculuğa<br />
çıkarıyor. Standart balayı paketinin yanı sıra Premium Balayı Paketini<br />
de sunan otel, her paketindeki farklı sürpriz ve ikramları ile balayı<br />
çiftlerini unutulmaz günler geçirmeye davet ediyor.<br />
The most romantic address for<br />
honeymoon vacations<br />
Hilton Dalaman Sarigerme Resort & Spa turns<br />
your honeymoon into a unique experience with its<br />
exquisite experience and perfect comfort.<br />
Hilton Dalaman Sarigerme Resort & Spa, which brings peace,<br />
entertainment and romance together in the enchanting atmosphere<br />
of a nature that brings the Aegean and the Mediterranean together,<br />
offers a unique service to give honeymooners the privilege of a dream<br />
vacation. While modern rooms where elegance and comfort come to<br />
the fore are crowned with special treats, honeymooners set sail for a<br />
gastronomic adventure with six different à la carte restaurants offering<br />
unique tastes. The couples who prefer to have fun, on the other hand,<br />
invite you to spend pleasant moments with different programs held at<br />
the hotel every night. While the natural beauties of the Dalaman Region<br />
are carried to a deep blue eternity, the treatments at Elysion SPA,<br />
which carries the magic of the Hellenistic period to the modern world,<br />
take honeymooners on a pleasant journey. Offering the Premium<br />
Honeymoon Package as well as the standard honeymoon package, the<br />
hotel invites honeymooners to spend unforgettable days with different<br />
surprises and treats in each package.<br />
Türkiye’den GSTC<br />
programına üye olan ilk<br />
belediye<br />
Şişli Belediyesi, Küresel<br />
Sürdürülebilir Turizm Konseyi<br />
(GSTC) Programı’na üyeliği kabul<br />
edilen Türkiye’deki ilk belediye<br />
oldu.<br />
Şişli’nin var olan turizm potansiyelini<br />
sürdürülebilir ve doğa dostu bir yaklaşımla<br />
daha da güçlendirmek adına 2022 yılı Ekim<br />
ayında turizm sektörünün tüm paydaşlarının<br />
katıldığı bir zirve gerçekleştiren Şişli Belediyesi, (Global Sustainable<br />
Tourism Council GSTC) BM Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’ne<br />
üye olma yolunda önemli bir adım atmış oldu. Geniş katılımlı zirvede ise<br />
ilçenin konaklamadan acente hizmetlerine, rehberlikten gastronomiye<br />
kadar tüm bileşenleri ile turizm konuları masaya yatırıldı. Şişli<br />
Belediyesi çok paydaşlı ve kapsayıcı çalışmasıyla, GSTC Programı’na<br />
Türkiye’den üye ilk belediye olma iradesini göstererek, turizm<br />
sektöründeki programını dünya ölçeğinde etkili bir zemine taşıdı.<br />
“Tüm turizm bileşenlerimiz ile dünyaya Şişli destinasyonunu çevreye<br />
duyarlılık ilkesiyle, konseyin kriterlerine uyumlu olarak tanıtarak<br />
sürdürülebilir turizm payında yerimizi alacağız” diyen Şişli Belediye<br />
Başkanı Muammer Keskin, belediye olarak turizm sektöründeki talebi<br />
teşvik ederek bu gelişime katkıda bulunurken turizm dünyasında<br />
değişimin temsilcisi bir turizm bölgesi oluşturmayı hedeflediklerini dile<br />
getirdi.<br />
The first municipality from Turkey to<br />
become a member of the GSTC program<br />
Şişli Municipality became the first municipality in<br />
Turkey to be accepted as a member of the Global<br />
Sustainable Tourism Council (GSTC) Program.<br />
In order to further strengthen Şişli's existing tourism potential with a<br />
sustainable and nature-friendly approach, Şişli Municipality (Global<br />
Sustainable Tourism Council GSTC), which held a summit in October<br />
2022 with the participation of all stakeholders of the tourism sector,<br />
has taken an important step in becoming a member of the UN Global<br />
Sustainable Tourism Council. At the summit with broad participation,<br />
all components of the district, from accommodation to agency services,<br />
from guidance to gastronomy, and tourism issues were discussed.<br />
Şişli Municipality, with its multi-stakeholder and inclusive work,<br />
showed its will to become the first municipality to be a member of the<br />
GSTC Program from Turkey, and carried its program in the tourism<br />
sector to an effective ground on a world scale. “We will take our place<br />
in the sustainable tourism share by promoting the Şişli destination<br />
to the world with all our tourism components, in accordance with<br />
the environmental awareness principle and in line with the council's<br />
criteria,” said Şişli Mayor Muammer Keskin, adding that while<br />
contributing to this development by encouraging the demand in the<br />
tourism sector as a municipality, they aim to develop a tourism region<br />
that is representative of change in the tourism world. expressed.
20<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
antre<br />
Hayallerdeki düğünlerin<br />
ev sahibi<br />
Anneler Günü sürprizi<br />
Bedeni ve ruhu arındıran Fitness & SPA Merkezi ile Wish More<br />
<strong>Hotel</strong> İstanbul, Anneler Günü'nde şehrin temposundan uzak bir<br />
molaya davet ediyor.<br />
Keyifli ve konforlu konaklama deneyiminin adresi Wish More <strong>Hotel</strong> İstanbul,<br />
Anneler Günü'ne özel paketiyle misafirlerine unutulmaz anlar yaşatmaya<br />
hazırlanıyor. Wish More <strong>Hotel</strong> İstanbul Fitness ve SPA, Anneler Günü'nü<br />
kutlamak isteyen konuklarını 8-14 <strong>Mayıs</strong> tarihleri arasında tüm masaj<br />
terapilerinde yüzde 15 indirim imkanıyla ağırlıyor. Sakin ve rahatlatıcı bir gün<br />
yaşatmayı hedefleyen Wish More <strong>Hotel</strong> İstanbul Fitness & SPA'da jakuzi,<br />
sauna, Türk Hamamı, buhar odası ve beş masaj odası bulunuyor. Doğu ile<br />
batı prensiplerini buluşturan bütünsel bakım ritüelleri ve alanında uzman<br />
Uzakdoğulu masaj terapistleri eşliğinde anneleri keyifli bir serüven bekliyor.<br />
Mother's Day surprise<br />
With its Fitness & SPA Center that purifies the body and<br />
soul, Wish More <strong>Hotel</strong> Istanbul invites you to a break away<br />
from the hustle and bustle of the city on Mother's Day.<br />
Wish More <strong>Hotel</strong> Istanbul, the address of a pleasant and comfortable<br />
accommodation experience, is preparing to make its guests experience<br />
unforgettable moments with its special package for Mother's Day. Wish More<br />
<strong>Hotel</strong> Istanbul Fitness and SPA welcomes its guests who want to celebrate<br />
Mother's Day with a 15 percent discount on all massage therapies between<br />
8-14 May. Aiming to provide a calm and relaxing day, Wish More <strong>Hotel</strong><br />
Istanbul Fitness & SPA has a jacuzzi, sauna, Turkish bath, steam room and<br />
five massage rooms. An enjoyable adventure awaits mothers, accompanied<br />
by holistic care rituals that bring together the eastern and western principles,<br />
and expert Far Eastern massage therapists.<br />
Hilton Istanbul Bomonti, deneyimli ekibi<br />
ve kusursuz hizmetiyle çiftlerin hayallerini<br />
süsleyen düğünlere ev sahipliği yapıyor.<br />
Farklı konsept ve büyüklüklerdeki mekanlarıyla görkemli<br />
bir düğün, şık bir kokteyl ya da afterparty için gereken tüm<br />
imkanları sunan beş yıldızlı otelin Grand Balo Salonu, 1600<br />
kişilik kapasitesi, geniş fuaye alanı, ihtişamlı dekorasyonlara<br />
imkân sağlaması ile kalabalık aileler ve en özel gününde tüm<br />
sevdiklerini yanında isteyen çiftler için ideal bir seçenek. Terasa<br />
açılan boydan boya pencereleri ile gün ışığı sunan Crystal Balo<br />
Salonu ise, ferah ve kendinden gösterişli dekorasyonu ile ön<br />
plana çıkıyor. Crystal Balo Salonu 360 kişilik kapasitesiyle<br />
hem açık havada hem de kapalı alanda kusursuz bir düğün<br />
vadediyor. Hilton Istanbul Bomonti, Türk ve dünya mutfağından<br />
özel olarak hazırlanan menü seçenekleriyle de düğün gününde<br />
davetlilere bir lezzet şöleni yaşatıyor. Otelin Avrupa’nın en büyük<br />
ve ödüllü Eforea Spa’sında ise; gelin ve damatlar için ihtiyaca<br />
uygun sunulan düğün bakım paketleri de tatlı yorgunluğu<br />
atmaya fırsat sunuyor.<br />
Host of dreamlike weddings<br />
Hilton Istanbul Bomonti hosts weddings that make<br />
dreams come true with its experienced team and<br />
flawless service.<br />
With its venues of different concepts and sizes, the fivestar<br />
hotel's Grand Ballroom, which offers all the necessary<br />
facilities for a magnificent wedding, a stylish cocktail or an<br />
afterparty, has a capacity of 1600 people, a large foyer area,<br />
and magnificent decorations. An ideal option for couples. The<br />
Crystal Ballroom, which offers daylight with its floor-to-ceiling<br />
windows opening to the terrace, stands out with its spacious<br />
and self-admiring decoration. Crystal Ballroom promises a<br />
perfect wedding both outdoors and indoors with its 360-person<br />
capacity. Hilton Istanbul Bomonti offers a feast of taste to<br />
the guests on the wedding day with menu options specially<br />
prepared from Turkish and world cuisine. In the hotel's largest<br />
and award-winning Eforea Spa in Europe; Wedding care<br />
packages, which are offered according to the needs of the bride<br />
and groom, also offer the opportunity to relieve sweet tiredness.
22<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gündem agenda<br />
YILLIK BAZDA EN ÇOK LOKANTA VE<br />
OTELLERDE FIYAT YÜKSELDI<br />
Prices rose the most in restaurants and<br />
hotels on an annual basis<br />
TÜİK’in açıkladığı verilere göre, mart ayında lokanta<br />
ve otellerde enflasyon bir önceki aya göre yüzde<br />
3,85, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 21,84,<br />
bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 70,73 ve 12<br />
aylık ortalamalara göre yüzde 76,18 oranında arttı.<br />
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre,<br />
enflasyon mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,29, bir<br />
önceki yılın aralık ayına göre yüzde 12,52, bir önceki yılın<br />
aynı ayına göre yüzde 50,51 ve on iki aylık ortalamalara göre<br />
yüzde 70,20 olarak gerçekleşti.<br />
Ana harcama grupları arasında bir önceki aya kıyasla en fazla<br />
artış yüzde 6,30 ile eğitimde meydana gelirken, onu yüzde 3,85 ile<br />
lokanta ve oteller ve yüzde 3.84 ile gıda ve alkolsüz içecekler takip<br />
etti. Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre fiyatı en fazla artan<br />
grup ise, yüzde 70,73 ile lokanta ve oteller oldu. Onu yüzde 67,89 ile<br />
gıda ve alkolsüz içecekler ve yüzde 64,68 ile sağlık takip etti.<br />
Lokanta ve otellerde artış oranı<br />
Mart ayında lokanta ve otellerde enflasyon bir önceki aya göre<br />
yüzde 3,85, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 21,84, bir önceki<br />
yılın aynı ayına göre yüzde 70,73 ve 12 aylık ortalamalara göre<br />
yüzde 76,18 oranında arttı.<br />
Yıllık enflasyon yüzde 112,51 arttı<br />
Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise, enflasyonun mart ayında<br />
yüzde 5.08, son 12 aylık dönemde ise yüzde 112,51 arttığını açıkladı.<br />
According to the data announced by TURKSTAT, inflation in<br />
restaurants and hotels in March increased by 3.85 percent<br />
compared to the previous month, 21.84 percent compared to<br />
December of the previous year, 70.73 percent compared to the<br />
same month of the previous year and 76.18 percent according<br />
to the 12-month averages.<br />
According to the data announced by the Turkish Statistical Institute<br />
(TUIK), inflation reached 2.29 percent in March compared to the<br />
previous month, 12.52 percent compared to December of the previous<br />
year, 50.51 percent compared to the same month of the previous year<br />
and twelve-month averages 70.20 percent.<br />
Among the main spending groups, the highest increase compared to<br />
the previous month occurred in education with 6.30 percent, followed<br />
by restaurants and hotels with 3.85 percent and food and non-alcoholic<br />
beverages with 3.84 percent. The group with the highest price increase<br />
in March compared to the same month of the previous year was<br />
restaurants and hotels with 70.73 percent. It was followed by food<br />
and non-alcoholic beverages with 67.89 percent and health with 64.68<br />
percent.<br />
Increase rate in restaurants and hotels<br />
In March, inflation in restaurants and hotels increased by 3.85 percent<br />
compared to the previous month, by 21.84 percent compared to<br />
December of the previous year, by 70.73 percent compared to the<br />
same month of the previous year and by 76.18 percent compared to<br />
12-month averages.<br />
Annual inflation increased by 112.51 percent<br />
Inflation Research Group (ENAG), on the other hand, announced that<br />
inflation increased by 5.08 percent in March and 112.51 percent in the<br />
last 12 months.
24<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gündem<br />
TURIZMCILER EMITT ÖZELINDE<br />
SEKTÖRÜ NASIL DEĞERLENDIRDI?<br />
EMITT'e katılan turizm profesyonelleri, olası İstanbul depreminin artık gündemden düşürülmesi<br />
gerektiğine dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı acilen oteller ve İstanbul nezdinde tarihi<br />
ve kültürel yapıların deprem risk ölçümünü yaptırmaya ve uluslararası kamuoyuyla paylaşmaya<br />
çağıran sektör temsilcileri, Güvenli Turizm Sertifikası gibi Güvenli Yapı Sertifikasının da turizme<br />
can simidi olacağını savundu.<br />
Haber: Hatice Ünal Bilen<br />
Kahramanmaraş merkezli deprem<br />
sebebiyle güncel tarihini 12-15 Nisan<br />
olarak revize eden Doğu Akdeniz<br />
Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT),<br />
TÜYAP Fuar Merkezi'nde bu yıl 26. kez<br />
kapılarını açtı. Hyve Group'un Türkiye'den<br />
çekilme kararının ardından yine bir İngiliz<br />
şirketi olan ICA Events'e işletme hakkını<br />
devreden EMITT'te turizm sektörünün<br />
önde gelen temsilcileriyle bir araya geldik.<br />
Turizmciler, olası İstanbul depreminin<br />
artık gündemden düşürülmesi gerektiğine<br />
dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı<br />
İstanbul'daki tüm oteller, kültürel ve tarihi<br />
yapılar nezdinde acilen deprem risk ölçümü<br />
yapmaya ve uluslararası kamuoyuyla<br />
paylaşmaya çağıran sektör temsilcileri,<br />
Güvenli Turizm Sertifikası gibi Güvenli Yapı<br />
Sertifikasının da turizme can simidi olacağını<br />
savundu.<br />
İşte o yorumlar...<br />
Eker: "Deprem gündemi güvensiz<br />
oteller algısını tetikliyor"<br />
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB)<br />
Başkan Yardımcısı Hasan Eker, EMITT<br />
Fuarı'nın bu yıl güzel geçtiğini, TÜRSAB<br />
olarak kamu kurumları ve büyük elçiliklerle<br />
olumlu görüşmeler yaptıklarını belirtti.<br />
Birliğin Türkiye'ye yabancı turist getirme<br />
konusunda ciddi çalışmalar yürüttüğünü<br />
hatırlatan Eker, fuarda yeni pazar taleplerini<br />
değerlendirdiklerini kaydetti. Eker, bu<br />
kapsamda Uganda ve Filistin ile karşılıklı<br />
temaslar gerçekleştirdiklerini, Hindistan'dan<br />
da talep aldıklarını belirtti.<br />
TÜRSAB'ın önümüzdeki döneme ilişkin<br />
çalışmalarından söz eden Eker, turizmi<br />
Türkiye'nin tüm bölgelerine yaymak hedefinde<br />
olduklarını söyledi. Eker, Türkiye'de şu<br />
an paket tur ağırlıklı turizm yapıldığını ve<br />
bu turların da kişi başı gelirlerinin düşük<br />
olduğuna dikkat çekti. Turizmin Antalya ve<br />
İstanbul ekseninde yoğunlaştığına işaret eden<br />
Eker, turizmi Anadolu'ya yaymak isteklerini<br />
belirtti. Şehir turizmi ve bireysel turizmin bu<br />
noktada önemli olduğunu vurgulayan Eker,<br />
bu sebeple bireysel gidilebilecek pazarlara da<br />
ağırlık vermek istediklerini kaydetti.<br />
Depremin turizme etkisini de değerlendiren<br />
TÜRSAB Başkan Yardımcısı Eker, depremin<br />
özellikle kültür turlarının yoğunluk<br />
gösterdiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde<br />
gerçekleşmesinin kültür turu düzenleyen<br />
acentelerin işlerini durduğunu belirtti.<br />
Hasan Eker, afet sonrası turizmin sebepsiz<br />
bir etkilenme sürecine girdiğini ve felaketle<br />
birlikte olası İstanbul depreminin de medyada<br />
sıklıkla yer bulduğunu söyledi. Depremin sıkça<br />
konuşulmasının yurt dışında Türkiye turizmi<br />
açısından olumsuz bir algı oluşturduğunu<br />
vurgulayan Eker, "Bu da yurt dışında ister<br />
istemez güvensiz İstanbul ve güvensiz<br />
oteller algısını tetikliyor." diye konuştu. Yurt<br />
dışında güvenli Türkiye turizmi imajının<br />
oluşturulmasında başta hükümet ve kamu<br />
yönetimine büyük görevler düştüğünü ifade<br />
eden Eker, medyaya da sorumluluğunu<br />
anımsatarak, "Depremle ilgili medyada<br />
sürekli aynı konuların tartışılmasını doğru<br />
bulmuyorum. Bir denge olması lazım. Tabiii<br />
ki medya depremi gündeme getirsin, tartışsın<br />
ama olayın bu tarafı da düşünülsün." şeklinde<br />
konuştu.<br />
Aksu: "EMITT turizmde pozitif etki<br />
oluşturdu"<br />
EMITT Fuarı'nın bu yılki performansını<br />
değerlendiren Turizm Otel Yöneticileri Derneği<br />
(TUROYD) Başkanı Ali Can Aksu, "Bir yandan<br />
depremin etkisi bir yandan Ramazan'a denk<br />
gelmesi ve diğer taraftan ülkemizde seçim<br />
ekonomisine girilmesinden dolayı EMITT<br />
kıymetliydi. Sektöre az da olsa moral oldu.<br />
Dayanışma ve sinerji üretme durumunu<br />
oluşturmak adına yerinde olduğunu<br />
düşünüyorum."<br />
Bu yılki fuara katılımın daha düşük olduğunu<br />
gözlemlediğini ifade eden Aksu, buna gerekçe<br />
olarak Ramazan ayı etkisini öne sürdü.<br />
"Katılım daha da yüksek olabilirdi. Tabii fuar<br />
ilk planlandığı şubat ayında gerçekleşmiş<br />
olsaydı ve keşke o deprem yaşanmasaydı<br />
çok daha iyi olacaktı, buna eminim.<br />
Sektörümüz bu tarz fuarlarda bir nebze<br />
olsun sinerji oluşturup, moral bulabiliyor ve<br />
üretmeye çalışıyor. Dolayısıyla ben bu tarz<br />
organizasyonları önemsiyorum. Gayet dolu<br />
dolu bir fuar oldu. Çoğu acentede stantlar<br />
doluydu." diye konuşan Aksu, yaşanan tüm<br />
olumsuzluklara rağmen fuarın sektörde pozitif<br />
bir etki oluşturduğunu sözlerine ekledi.<br />
Bacaksız: "Türkiye tanıtımında<br />
acenteler de olmalı"<br />
EMITT'in son yıllardaki en hareketli senesi
26<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gündem<br />
olduğunu belirten Türkiye Seyahat Acentaları<br />
Birliği (TÜRSAB) Başkan Başdanışmanı ve<br />
Vipol Turizm Seyahat Acentası Sahibi Soner<br />
Bacaksız, "İnsanlar hala bir umutla turizmin<br />
peşinden gidiyorsa, demek ki hepimiz bir<br />
gelecek ve umut olduğuna inanıyoruz.<br />
Sektörün iyileştirici ve gülümsetici bir<br />
yanının olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.<br />
Umut ediyoruz ki, buradaki insanların ilgisi<br />
Türkiye turizmine olumlu şekilde yansır."<br />
dedi. İngiltere ve Rusya'dan Türkiye'ye<br />
ilginin olduğunu ve önümüzdeki dönemde<br />
bunun daha da artacağını düşündüğünü<br />
kaydeden Bacaksız, deprem sonrası tanıtım<br />
çalışmalarında reelliğin önemine de vurgu<br />
yaptı. Rakamların ötesinde etkileyici tanıtım<br />
ve reklam faaliyetlerine ağırlık verilmesi<br />
gerektiğini savunan Bacaksız, Türkiye<br />
turizminin tanıtım faaliyetlerinin içinde<br />
acentelerin olması gerektiğinin altını çizerek,<br />
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı<br />
(TGA)'nın kaynağını otelciler ve seyahat<br />
acentelerinden almasına karşın tanıtımı<br />
kendisinin yapmasını eleştirdi.<br />
Soner Bacaksız, deprem felaketinin<br />
etkisinin EMITT Fuarı'nda yoğun bir şekilde<br />
hissedildiğini de kaydetti. Gaziantep'in<br />
de depremi yaşayan bir şehir olduğunu<br />
hatırlatan Bacaksız, "Gaziantep olarak gelen<br />
misafirlerimize şunu çok iyi anlatmamız<br />
gerekiyor. Tamam bu bölgede bir deprem oldu<br />
ama şehirde yaşam devam ediyor. İnsanların o<br />
bölgeye yeniden gelmelerini sağlamak lazım.<br />
Depremde ağır hasar gören illerimizde belki<br />
günübirlik turlar düzenlenebilir. Bölgenin<br />
bu sayede en kısa zamanda tekrar ayağa<br />
kalkacağını, turizmde hak ettiği payı fazlasıyla<br />
alacağına inanıyorum." diye belirtti.<br />
Akyüz: "EMITT'i İngiliz değil, Türk<br />
firması veya belediye işletmeli"<br />
Old City Otelciler Platformu Başkanı ve<br />
Grand Ant <strong>Hotel</strong>'in sahibi Tarkan Akyüz,<br />
EMITT Fuarı'nın geçen seneye göre daha<br />
hareketli geçtiğini ancak katılımcı ve<br />
stant sayısının beklenenden az olduğunu<br />
söyledi. Buna gerekçe olarak EMITT'in Hyve<br />
Group'tan sonra bir kez daha İngiliz firma<br />
tarafından düzenlenmesini gösteren Akyüz<br />
şöyle konuştu: "Biliyorsunuz Hyve Group'a<br />
tepkimizden dolayı son 2-3 senedir Old City<br />
Otelleri olarak EMITT'e katılmıyorduk. Şimdi<br />
yine bir İngiliz firmasına geçti. Dünyanın sayılı<br />
turizm fuarlarından biri olan EMITT, İngiliz<br />
firma tarafından işletilemez. EMITT'in Türk<br />
firmasına veyahut da belediyeye ait olması<br />
lazım. İngiliz firması bence fuarı baltalıyor."<br />
Tarkan Akyüz, depremin otel sektörüne<br />
etkilerine de değindi. Afet sonrası iptallerin<br />
geldiğini anlatan Akyüz, şunları kaydetti:<br />
"İstanbul'da şu anda doluluklar iyi değil.<br />
Ortalamalar %40'larda gidiyor. Seçime kadar<br />
bir beklentimiz yok. O vakte kadar yaptığımız<br />
işlerle masraflarımızı kurtarabilirsek bu<br />
bizi mutlu eder. Fakat seçimden sonra<br />
rezervasyonların akacağı ve para kazanmaya<br />
başlayacağımız yönünde bir beklentimiz var."<br />
Türkiye'ye Avrupa'nın yıllardır gelmediğini<br />
söyleyen Akyüz, "Bunu ben söylemiyorum,<br />
Avrupalı halktan dinliyoruz. Diyorlar ki,<br />
mevcut düzen devam ettiği sürece İstanbul'a<br />
gelmeyeceğiz. Mevcut düzen değişirse Avrupa<br />
yağacak." dedi.<br />
Kurt: "İstanbul depremi gündemden<br />
düşmeli artık"<br />
Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE)<br />
Başkanı Hüseyin Kurt, EMITT Fuarı'nın yoğun<br />
katılımla geçtiğini belirtti. Fuarın geliştirilmesi<br />
gereken yönlerine dikkati çeken Kurt,<br />
yabancı hosted buyer sayısının yetersizliğine<br />
vurgu yaptı. Önümüzdeki yıl bu konuya daha<br />
ağırlık verilmesi gerektiğini söyleyen Kurt<br />
şöyle konuştu: "Çünkü burada stant açan<br />
Türk meslektaşlarımız Türk alıcıları değil,<br />
yabancıları görmek istiyor. Umarım gelecek<br />
yıl yabancı karar vericilerin daha fazla ziyaret<br />
ettiği bir fuar olur."<br />
6 Şubat'ta meydana gelen depremin turizm<br />
sektörüne yansımalarını da yorumlayan<br />
Kurt, olası İstanbul depreminin gündemden<br />
düşürülmesi gerektiğinin altını çizdi ve "Bu<br />
konuda da gerek ulusal gerekse turizm<br />
basınına çok iş düşüyor. Çünkü bu afeti<br />
sıcak tutarak aslında kendimize zarar<br />
veriyoruz. Yabancı basın bunu alıntılıyor<br />
ve haberleştirerek yayıyor. Rakipler bu<br />
haberlerle boş durmuyor, kendi ülkelerinde<br />
bir kamuoyu oluşturuyor. Sonuç, ardı ardına<br />
gelen iptaller." diye konuştu. Uluslararası<br />
toplantı, kongre, etkinlik bazında karar<br />
vericilerin otel güvenliğini sorguladıklarını<br />
vurgulayan Kurt, Kültür ve Turizm<br />
Bakanlığı'na büyük rol düştüğünü belirterek<br />
şöyle devam etti: "Bakanlık ivedilikle oteller ve<br />
İstanbul nezdinde kültürel ve tarihi yapıların<br />
deprem risk ölçümlerini yaptırmalı ve<br />
bunu uluslararası kamuoyuyla paylaşmalı.<br />
Nasıl ki pandemide Güvenli Turizm Belgesi<br />
sayesinde pek çok yabancı misafiri ülkemizde<br />
ağırlayabildiysek aynısını bu deprem krizinde<br />
de yapmalıyız."<br />
Söyler: "Seçim sonrası turizmde<br />
hareket bekliyoruz"<br />
TT360 Genel Müdürü Serdar Söyler, EMITT<br />
Fuarı'nın verimli geçtiğini ve katılımın da iyi<br />
olduğunu söyledi. Fuarın zaman olarak iyi bir<br />
döneme denk geldiğine işaret eden Söyler,<br />
"Şu an hem Ramazan ayında olunması hem<br />
de deprem sonrası etkinliklerin azalması<br />
nedeniyle fuara katılımda bir artış görüyoruz"<br />
diye konuştu. Söyler, fuarın yüksek katılım<br />
potansiyeline karşın otel stantlarındaki<br />
düşüklüğünü ise performans ve verimliliğiyle<br />
ilişkilendirerek, "Gördüğümüz kadarıyla fuara<br />
çok fazla zincir otel katılmamış. Otellerin<br />
buradan istedikleri faydayı üretemediklerini ve<br />
bekledikleri performansı yakalayamadıklarını<br />
gözlemliyorum. EMITT, acentelerle otellerin<br />
oturup kontrat yaptıkları bir organizasyondu.<br />
Fakat artık bu özelliğini biraz kaybetti." diye<br />
belirtti.<br />
Serdar Söyler, depremin turizme etkilerine ise<br />
şu sözleriyle değindi: "Deprem genel olarak<br />
turizmi de etkiledi. Ancak bu konuyu sektör<br />
gündeminden biraz çıkarmak gerekiyor.<br />
Çünkü turizm bu gündemi çok seven bir<br />
ortam değil. İnsanlar güven duymadıkları yere<br />
seyahat etmek istemiyor. Nasıl ki pandemi<br />
döneminde yaptığımız Güvenli Turizm atılımı<br />
vardı. Bence o sektörümüzde güzel bir etki<br />
oluşturdu." Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın<br />
güvenli oteller konusunda bir çalışma yapması<br />
gerektiğini belirten Söyler, "Turizm yapılarına<br />
belki de 'sağlamdır' raporu verilerek bir<br />
sertifikasyon sistemine girilebilir. Bunun da<br />
son derece faydalı olacağı inancındayım." diye<br />
belirtti.<br />
Alnıtemiz: "Türkiye limanları<br />
2024'de 1600 gemi seferi bekliyor"<br />
Celestyal Cruises Türkiye Müdürü Özgü<br />
Alnıtemiz ise, bu yılki EMITT Fuarı'nın<br />
depremin gölgesinde bile olsa beklenenden<br />
daha verimli geçtiğini ifade etti. Fuarda yeni<br />
iş ortaklarıyla tanışma fırsatı yakaladıklarını<br />
belirten Alnıtemiz, "Bizim buraya<br />
katılmamızdaki en önemli sebeplerden biri, şu<br />
ana kadar ulaşamadığımız acentelere, yeni iş<br />
ortaklarına buluşabilmekti. Sonuçta Celestyal<br />
global bir şirket olduğu için bizler bu tarz<br />
fuarları sadece nitelikli pazar arayışı olarak<br />
görmüyor, aynı zamanda farklı pazarlarda<br />
çalışan iş ortaklarına ulaşabilme imkanı<br />
olarak da değerlendiriyoruz." diye konuştu.<br />
Fuarda Latin Amerika, Japonya ve Ortadoğu<br />
pazarlarıyla çalışan birçok farklı firmayla<br />
tanışabilme fırsatı yakaladıklarını söyleyen<br />
Alnıtemiz şöyle devam etti: "Japon pazarıyla<br />
güzel iş birliklerimiz oldu. Biliyorsunuz çok<br />
niş bir pazar orası. Şimdi Çin pazarı tekrar<br />
açılıyor, o bizim için heyecan verici bir gelişme.<br />
Türkiye henüz listeye girmedi ama Yunanistan<br />
girdi. Bu olduğunda hepimizin beklentisi<br />
yükselecek."<br />
Kruvaziyer turizminin gelişimini değerlendiren<br />
Alnıtemiz, bu yılki rakamların oldukça iyi<br />
olduğuna işaret etti. Türkiye limanlarına bu yıl<br />
bin sefer düzenlendiğini, 2024'de bu sayının<br />
1600'e çıkacağını beklediklerini kaydeden<br />
Alnıtemiz, "Celestyal Cruises olarak şu<br />
anda iki gemimiz mevcut. Bu yılı 100 seferle<br />
kapatmayı planlıyoruz." dedi. Yakın zamanda<br />
filolarına Celestyal Journey gemisini de<br />
kattıklarını söyleyen Aşnıtemiz, 2024'de sefer<br />
sayısını 150'ye çıkarmayı hedeflediklerini<br />
sözlerine ilave etti.
36<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gündem agenda<br />
ANTALYA<br />
ILK DÖRT AYDA 1 MILYONU AŞTI<br />
HEDEF 17 MILYON TURIST<br />
23 Nisan 2022’de 1 milyon turist sayısına ulaşan Antalya bu rakamı günler öncesinden kırdı. Şu<br />
ana kadar geçtiğimiz yıla göre yüzde 60 farkla 1 milyon 72 bin 742 turist ağırlayan turizm şehrine<br />
günlük dışarıdan 100 uçak iniş yapıyor.<br />
650 bin yatak ve 550'ye yakın 5<br />
yıldızlı otel ve tatil köyü yanı sıra<br />
güneş, kum ve denizi ile dünyanın<br />
en iyi tatil merkezlerinden olan Antalya,<br />
geçen yıl 23 Nisan'da gerçekleşen 1<br />
milyon turist rekorunu bu yıl 2 hafta<br />
öncesinden kırdı. 9 Nisan tarihi itibarıyla<br />
turizm kenti Antalya’ya 1 milyon 72 bin<br />
742 turistin geldiğini ifade eden Antalya<br />
Valisi Ersin Yazıcı, “Geçen yıl Nisan<br />
ayına göre yüzde 60 üzerinde bir rekor<br />
var. Her ay yeni bir rekor kırıyoruz, bu<br />
rekorları kırmaya geçen yıl Ekim ayında<br />
başladık. Bugüne kadar en iyi Ekim,<br />
Kasım ve Aralık’ı geçen yıl yaşadık. Şu<br />
ana kadar en iyi Ocak, Şubat, Mart ve<br />
Nisan aylarını gördük. Şu an çok iyi<br />
gidiyoruz, beklentilerimiz çok yüksek.<br />
Geçen yıl 23 Nisan’da yakaladığımız 1<br />
milyon rakamını bu yıl çok daha erken<br />
yakaladık” dedi.<br />
Ruslar birinci, Almanlar ikinci<br />
sırada<br />
<strong>2023</strong> yılının turizm açısından Antalya<br />
için çok daha iyi olacağını belirten Yazıcı,<br />
“Gelen turistlerin millet dağılımında<br />
çok büyük bir değişiklik yok. Önceki<br />
yıllarda da olduğu gibi yine birinci<br />
sırada yüzde 30 ile Ruslar, ikinci sırada<br />
yüzde 24 ile Almanya, üçüncü sırada ise<br />
İngiltere var. Ardından ise Polonya, İran,<br />
İsrail, Hollanda, Danimarka, Ukrayna<br />
geliyor. İnşallah bu yıl Avrupa’dan çok<br />
sayıda, önceki yıllarda olmadığı kadar<br />
da İsrail’den misafir bekliyoruz. İyi bir<br />
sezon olacak, sektör temsilcilerimizin<br />
beklentileri de çok yüksek.<br />
Turizmcilerimiz ile belirli zamanlarda<br />
bir araya gelerek sektörün durumunu<br />
görüşüyoruz. Temsilcilerimizin çok iyi<br />
bağlantıları var” sözlerine yer verdi.<br />
Antalya Havalimanına dışarıdan gelen<br />
günlük uçak sayısı 100’ü geçti.<br />
<strong>2023</strong> yılının bugüne kadar yaşanılan<br />
en iyi yıl olacağını sözlerine ekleyen<br />
Vali Ersin Yazıcı, “17 milyon hedefimizi<br />
yakalayacağımızı düşünüyoruz. İyi<br />
başladık ve iyi gidiyoruz. Dünyanın en iyi<br />
ve en kalitesini hizmetini biz sunuyoruz.<br />
En uygun fiyata verilen bu hizmetten<br />
dolayı Türkiye’nin pandemiden sonra<br />
gösterdiği yükseliş trendi devam<br />
ediyor. Antalya Havalimanına dışarıdan<br />
gelen günlük uçak sayımız 100’ü<br />
geçti. Temmuz-Ağustos döneminde<br />
pik yapıyor. Antalya Havalimanımızda<br />
çalışmalar devam ediyor. Birtakım<br />
yenileme ve büyümeler oldu. Geçen yıla<br />
göre kapasitemiz yüzde 20 civarında<br />
artmış olacak” açıklamasına yer verdi.<br />
“Deprem sonrası 80 bine yakın otel<br />
misafiri ağırladık”<br />
Antalya’nın deprem sonrası<br />
depremzedelere iyi bir misafirlik<br />
yaşattığını belirten Yazıcı, “Özellikle<br />
bu misafirlik için otel yöneticilerimize<br />
ve sektör çalışanlarımıza teşekkür<br />
ederim. Biz depremden sonra otellerde<br />
80 bine yakın misafir ağırladık. Şu an<br />
2 bin civarına kadar düştü. Otellerimiz<br />
kendi düzenlerine dönmeye başladı.<br />
KYK yurtlarında kalanlar devam ediyor.<br />
Şehrimizde bölgeden gelen nakil<br />
yaptıran 21 bin 200 öğrenicimiz var.<br />
Ankara’dan sonra en fazla nakil alan<br />
bölgeyiz” şeklinde konuştu.
38<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gündem agenda<br />
ANTALYA EXCEEDED<br />
1 MILLION IN THE FIRST FOUR MONTHS<br />
THE TARGET IS 17 MILLION TOURISTS<br />
Reaching 1 million tourists on April 23, 2022, Antalya broke this figure days ago. The tourism<br />
city, which has hosted 1 million 72 thousand 742 tourists with a 60 percent difference<br />
compared to the previous year, is landing 100 planes daily from outside.<br />
Antalya, one of the best holiday centers in the<br />
world with 650 thousand beds, close to 550<br />
5-star hotels and holiday villages, as well as<br />
sun, sand and sea, broke the 1 million tourist<br />
record, which was held on April 23 last year,<br />
2 weeks ago this year. Expressing that 1<br />
million 72 thousand 742 tourists came to the<br />
tourism city of Antalya as of April 9, Antalya<br />
Governor Ersin Yazıcı said, “There is a record<br />
60 percent higher than April last year. We<br />
break a new record every month, we started<br />
breaking these records in October last year.<br />
We had the best October, November and<br />
December last year so far. We've seen the<br />
best months of January, February, March<br />
and April so far. We are doing very well right<br />
now, our expectations are very high. We have<br />
achieved the figure of 1 million, which we<br />
achieved on April 23 last year, much earlier<br />
this year.”<br />
Russians first, Germans second<br />
Stating that <strong>2023</strong> will be much better for<br />
Antalya in terms of tourism, Yazıcı said,<br />
“There is no big change in the national<br />
distribution of incoming tourists. As in<br />
previous years, Russians are in the first<br />
place with 30 percent, Germany is in the<br />
second place with 24 percent, and England<br />
is in the third place. Poland, Iran, Israel,<br />
the Netherlands, Denmark, and Ukraine<br />
follow. Hopefully, we are expecting many<br />
guests from Europe this year, more than<br />
in previous years, from Israel. It will be<br />
a good season, the expectations of our<br />
sector representatives are also very high.<br />
We meet with our tourism professionals at<br />
certain times to discuss the situation of the<br />
sector. Our representatives have very good<br />
connections.” The number of daily planes<br />
arriving at Antalya Airport from outside has<br />
exceeded 100.<br />
Adding that <strong>2023</strong> will be the best year ever<br />
lived, Governor Ersin Yazıcı said, “We think<br />
we will reach our target of 17 million. We<br />
started well and are doing well. We offer<br />
the best and highest quality service in the<br />
world. Due to this service provided at the<br />
most affordable price, Turkey's rising trend<br />
continues after the pandemic. The number<br />
of daily flights arriving at Antalya Airport<br />
from outside has exceeded 100. It peaks in<br />
July-August. Work continues at our Antalya<br />
Airport. There has been some renewal and<br />
growth. Compared to last year, our capacity<br />
will have increased by around 20 percent,”<br />
he said.<br />
“We hosted nearly 80 thousand<br />
hotel guests after the earthquake”<br />
Stating that Antalya provided a good<br />
hospitality to the earthquake victims after the<br />
earthquake, Yazıcı said, “I would like to thank<br />
our hotel managers and sector employees<br />
for this hospitality. After the earthquake,<br />
we hosted nearly 80,000 guests in hotels.<br />
It's down to around 2,000 now. Our hotels<br />
began to return to their own order. Those<br />
staying in KYK dormitories continue. In our<br />
city, we have 21 thousand 200 students<br />
who have transferred from the region. We<br />
are the region with the highest number of<br />
transplants after Ankara.”
40<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gündem / makale<br />
AGON Danışmanlık ve Mümessillik Hizmetleri CEO’su<br />
Tezer Öner<br />
Doğal kaynaklar ve turizm dengesizliği<br />
Öncelikle yeni sezona giriyoruz.<br />
Hepimize hayırlı ve uğurlu olsun.<br />
Türkiye’de turizm sezonu deyince<br />
elbette yaz turizmi akla geliyor. Diğerleri<br />
için başında alt sektörü belirterek kış<br />
sezonu gibi ifadeler kullanılıyor. Doğal<br />
kaynaklar aslında sezonla bağlantısı<br />
olmadan tüm sene boyunca erozyona<br />
uğruyor. Özellikle son 5 - 6 yıldır<br />
hissedilen bir artış da söz konusuyken<br />
bu konuya değinmesek olmazdı...<br />
Zaten çok geç gelen bir kayak sezonu ile<br />
bu yıl da canımız oldukça sıkıldı. Bunun<br />
üzerine bol kar yağışlı ve soğuk bir nisan<br />
ayı geçiriyoruz. Hayır olsun diyor herkes<br />
ama ben diyemeyeceğim. Yapılaşma ve<br />
yanlış uygulamalar yüzünden Anadolu<br />
ve Trakya topraklarını 50 yılda çöle<br />
çevirmeyi başardık. Üstelik hala bu<br />
konuda ısrarcı davranıyoruz.<br />
Kısa vadede bu yaz için kabaca bizi neler<br />
bekliyor bir bakmamız lazım. Hem ülke<br />
olarak bizi komple ilgilendiren hem de<br />
sektörü ilgilendirecek olan en başta gıda<br />
fiyatları olacak. Diyebilirsiniz ki yabancı<br />
turist bundan etkilenmez, oradaki<br />
fiyatlar kur dengesi yüzünden hala ucuz<br />
görünüyor. Elbette görünebilir benim<br />
için bir sakıncası yok ancak kaliteli<br />
ve taze gıdaya ulaşma konusunda<br />
sıkıntı çok büyük gene de… Mesela, süt<br />
fiyatları artma eğilimindeyken üretimin<br />
şu an (sadece bir üretim kooperatifini<br />
baz alarak yazıyorum) günde 11 - 12<br />
tondan 3 tona düşmüş durumda. Fiyatı<br />
baskılasak da ürün bulmak sıkıntı.<br />
Ben artık market raflarındaki fiyatlara<br />
bakamaz oldum. Ayrıca bazı markaların<br />
ürünlerine eskiden her gün çok rahat<br />
ulaşılabilirken artık ulaşamıyoruz.<br />
Bunun yanına siz et ürünleri, şarküteri,<br />
balık ve su ürünleri ile buğday ve tahıl<br />
ürünlerini de ekleyebilirsiniz.<br />
Ayrıca yaşadığımız deprem felaketinin<br />
tahıl ambarlarımıza ve mesela Malatya<br />
gibi meyve sebze yetiştiren şehirlerimize<br />
verdiği zararı henüz hissetmeye<br />
başlamadık bile… Ne olacak ithal ederiz<br />
demeyin. En büyük kaynağımızın olduğu<br />
Rusya ve Ukrayna ekim sahalarında şu<br />
an Rus tankları ve Ukrayna zırhlıları<br />
köşe kapmaca oynuyor. Satabilecekleri<br />
ürünü sattılar zaten. Yeniden ekim<br />
yok. Ağustosta tüm Avrupa ve hatta biz<br />
ne yapacağız ona bakacağız. Fransa<br />
ve İspanya harıl harıl buğday ekiyor.<br />
Almanya tarım planlamalarını değiştirdi.<br />
Bizde daha lafını eden yok. Üstüne<br />
üstlük en verimli alanlar depremle<br />
hemhal olmak durumunda şu anda…<br />
Tüm bu iklim değişikliği, savaş, deprem,<br />
hatalı politikalar ile cebelleşirken bir<br />
de doğal güzelliklerimizi ve turizm<br />
potansiyeli olan yörelerimizi betonlaşma<br />
ile kaybetmeye başladık. Bunlardan<br />
örnekle en önemli ikisi, Salda Gölü<br />
ve Uzun Göl… İkisi için de oturup<br />
ağladım resmen. Son durumlarına<br />
bakınca biz insan mıyız diyorum.<br />
Gerçekten bu dünyayı ve bu ülkeyi hak<br />
etmemiz gerekiyor. Ama bu kafa ve<br />
bu uygulamalar ile sadece felaketleri<br />
üzerimize çekiyoruz. Doğa Ana bize<br />
çok kızgın ve tokat üzerine tokat atıyor.<br />
Biz bunu hala anlayabilmiş de değiliz<br />
üstelik…<br />
Sokakta veya cemiyetlerde bakıyorum<br />
da herkes eski anılarını konuşuyor.<br />
“Uludağ’da nasıl kayıyorduk hatırlıyor<br />
musun Tezer?” “Ne kar olurdu be abi?”<br />
“Erdek’te deniz suyunu bardağa koysak<br />
millet kaynak suyu sanıp içerdi be ne<br />
günlerdi…” “Bursa Karacabey ovasında<br />
araba kullanırken 20 km’de bir durup ön<br />
camdan böcek ölüsü temizlerdik. Şimdi<br />
Bursa’dan Erdek’e gidiyorum bir tane<br />
sinek bile yapışmadan…” Çünkü doğal<br />
hayatı katlettik… O da zincirleme tarımı<br />
götürdü…<br />
Bunların turizme etkisi olmayacak<br />
mı sanıyorsunuz? Bir Avrupalı neden<br />
Yunan adasında ahtapot ızgarayı bizim<br />
1/3 fiyatımıza yiyor sanıyorsunuz?<br />
Balık neden oralarda daha ucuz<br />
sanıyorsunuz? Marmara dünyanın en<br />
güzel iç deniziyken neden foseptik<br />
çukuruna döndü sanıyorsunuz?<br />
Artık takkeyi önümüze koyup düşünme<br />
ve acil radikal önlemler alma vakti<br />
geldi mi? Geçti bile… Hepimiz, oteller,<br />
politikacılar ve sektörel yöneticiler<br />
kendimizi sorgulamalıyız. Ayrıca tüm bu<br />
sıkıntı ve yokluk içinde hala üç kuruşa<br />
her şey dahil sistemine de bir el atsak<br />
ne güzel olur. Otellerin bu yüzden yaptığı<br />
israf ve savurganlık yakında toplumsal<br />
tepkiye bile neden olacak düzeyde…<br />
Sezona girerken kafamda deli sorular…<br />
Artık siz de ortak oldunuz…<br />
C<br />
M<br />
Y<br />
CM<br />
MY<br />
CY<br />
CMY<br />
K
48<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gündem röportaj<br />
HÜSEYIN KURT<br />
"GLOBEMEETS'I NITELIKLI ETKINLIK VE<br />
ORGANIZASYON BASKISIYLA KURDUK"<br />
"Sahadan ve meslektaşlarımızdan aldığımız geri bildirimler özellikle yurt içindeki etkinlik ve<br />
organizasyonların oldukça verimsiz geçtiği yönündeydi. GLOBEMEETS'i nitelikli etkinlik ve<br />
organizasyon baskısıyla kurduk."<br />
Turizm sektörünün en güçlü<br />
kaslarından biri, etkinlik ve<br />
organizasyonlar. Birincil amacı, alıcı<br />
ve hizmet sağlayıcıyı doğru platformda<br />
buluşturmak, nitelik ve verim oluştururken<br />
yeni iş birlikleri inşa etmek olan bu<br />
dinamik sektör, ne var ki uzun zamandır<br />
kırmızı alarm veriyor. Bırakın harcanan<br />
dünya kadar parayı, zamanı ve emeği<br />
hiçe sayan bu düşük performanslı,<br />
verimsiz ve niteliksiz organizasyonlar,<br />
GLOBEMEETS'in Kurucu Ortağı Hüseyin<br />
Kurt'un da dikkati çektiği üzere,<br />
katılımcısına "Yeter artık!" dedirtiyor.<br />
Günün sonunda o görkemli, bol ışıklı<br />
salonlardan ne alıcı ne de hizmet veren<br />
memnun ayrılıyor. Oysa alıcısından<br />
satıcısına talep edilen çok basit: Doğru ve<br />
verimli bir organizasyona gitmek!<br />
En iyi bildikleri iş olarak, etkinlik ve<br />
organizasyon alanındaki uzmanlıklarını<br />
yüksek potansiyeldeki network gücüyle<br />
birleştiren GLOBEMEETS, kurucu ortakları<br />
Hüseyin Kurt ve Serdar Söyler iş birliğinde<br />
"Biz bize" etkinliklere son vermek için<br />
yola çıktı. I-MICE Derneği kapsamındaki<br />
etkili faaliyetleriyle de rüştünü ispatlayan<br />
ortaklığın kuruluşunu ve önümüzdeki<br />
döneme dair plan ve projelerini Hüseyin<br />
Kurt anlattı:<br />
GLOBEMEETS'in kuruluş<br />
sürecinden bahseder misiniz?<br />
GLOBEMEETS'i uluslararası turizm<br />
pazarlama alanında faaliyetlerimizi<br />
yürütmek amacıyla Uluslararası MICE<br />
Endüstrisi Derneği'nde (I-MICE) yol<br />
arkadaşım olan Serdar Söyler ile ortak<br />
kurduk. Aslında şirketimizi pandemiden<br />
önce hayata geçirmek arzusundaydık.<br />
Fakat hiç beklemediğimiz salgın krizinin<br />
hayatımıza girmesiyle birlikte kuruluşumuz<br />
da pandemi ortalarını buldu. Şirketimizi<br />
açmış olsak da faaliyete geçmemiz Haziran<br />
2022'yi buldu.<br />
GLOBEMEETS Kurucu Ortağı Hüseyin Kurt<br />
Peki nasıl harekete geçtiniz?<br />
Girişimin en güçlü kasları nedir?<br />
Sahadan ve meslektaşlarımızdan aldığımız<br />
geri bildirimler özellikle yurt içindeki<br />
etkinlik ve organizasyonların oldukça<br />
verimsiz geçtiği yönündeydi. Günün<br />
sonunda ne alıcı ne de hizmet veren<br />
memnun kalıyor. Alıcı "Doğru hizmet<br />
verene ulaşamadım" derken, hizmet<br />
veren (satıcı) da "Doğru alıcı yoktu. Stand<br />
açtık. Dünya para harcadık. Biz bize<br />
etkinlik, fuar, organizasyon vb. yaptık.<br />
Harcanılan zaman, emek ve para da cabası<br />
oldu." diyor. Tabii var olan etkinlik ve<br />
organizasyonlar bu kadar başarısız olunca<br />
her sene de güç kaybediliyor çünkü alıcısı<br />
da satıcısı da bir daha katılmak istemiyor.<br />
İşte biz de burada sektörden çok ciddi<br />
baskı gördük. Sektör paydaşları, "Yeter<br />
artık elinizi taşın altına koyun. Bu işi siz<br />
yapın. Doğru ve verimli bir organizasyona<br />
gelelim." mesajlarını veriyorlardı. Etkinlik<br />
ve organizasyon bizim uzmanlık alanımız,<br />
GLOBEMEETS Kurucu Ortağı Serdar Söyler<br />
en iyi bildiğimiz iş. En güçlü kasımızı<br />
yüksek potansiyeldeki network gücümüzle<br />
birleştirelim istedik.<br />
GLOBEMEETS neyi temel alıyor,<br />
nasıl çalışıyor?<br />
GLOBEMEETS, turizm ofisleri ve büroları,<br />
kongre ve ziyaretçi büroları, yurt içinde<br />
ve yurt dışında bulunan DMC’ler, hava<br />
yolları, zincir oteller vb. firma, kurum ve<br />
kuruluşlara danışmanlık ve pazarlama<br />
hizmeti veriyor. Amaç alıcı ve hizmet<br />
sağlayıcıyı doğru organizasyonda<br />
buluşturmak. Nitelik ve verim<br />
oluştururken yeni iş birlikleri inşa etmek.<br />
Hizmet verenin ve/veya destinasyonun<br />
ulusal basın, turizm basını ve en önemlisi<br />
doğru alıcı ile buluşmasını sağlamak.<br />
Yurt dışında nasıl ilerliyorsunuz?<br />
GLOBEMEETS olarak ilk<br />
organizasyonumuzu Karadağ’a yönelik<br />
gerçekleştirdik. Karadağ Turizm Bakanı,
İstanbul Başkonsolosu, Air Montenegro<br />
CEO'su ve Karadağ turizm otoritesi<br />
yetkililerini The Ritz Carlton <strong>Hotel</strong>'de<br />
ulusal basın ve turizm basını ile bir<br />
araya getirdik. Ulusal basın aracılığıyla<br />
tüketici, turizm basını aracılığıyla da<br />
turizm sektörünün bileşenleri nezdinde<br />
Karadağ’ın bilinirliliğini artırmayı ve<br />
güçlendirmeyi hedefledik. Aynı gün<br />
akşam teknede gerçekleştirdiğimiz<br />
organizasyonda ise, Karadağ Turizm<br />
Bakanlığı yetkilileri, Air Montenegro<br />
yöneticileri, DMC’ler ve otelleri İstanbul’un<br />
incisi Boğaz'da MICE segmenti çalışan<br />
acentalar, Outgoing incentive, leisure,<br />
FIT ve outgoing kültür turizmi segmenti<br />
çalışanlarından oluşan 130 kişiyle bir<br />
araya getirdik. Acentalarımız önce<br />
destinasyonla ilgili sunumları dinlediler,<br />
ardından yeni iletişim ve iş birliği fırsatları<br />
yakalamalarını hedeflediğimiz B2B<br />
bölümünde Karadağ’lı yetkililerle bir araya<br />
geldi. Organizasyonumuz; müzik eşliğinde<br />
alınan akşam yemeği ile son buldu.<br />
Gerçekleştirdiğimiz başarılı ve herkesin<br />
yüzünün güldüğü etkinlik, daha sonra<br />
hayata geçirmeyi planladığımız projeler<br />
için önemli bir başarı hikayesi oldu.<br />
Aldığımız sonuçlar Karadağ'ı ve turizm<br />
sektörünü tatmin edici nitelikteydi.<br />
"Tek dertleri, nitelikli ve verimli<br />
organizasyon hizmeti almak"<br />
Arkasından Kore Turizm Organizasyonu<br />
yetkilileriyle bir araya geldik. Başarı<br />
hikayemizi duyunca onlarla da benzer bir<br />
iş birliği gerçekleştirmek için adımlarımızı<br />
attık. The Ritz Carlton <strong>Hotel</strong>'de Kore<br />
turizm yetkilileri ile ulusal basın ve turizm<br />
basınımızı bir araya getirdik. Akşamında<br />
ise 167 acentanın Kore’den 6 DMC, Türk<br />
Hava Yolları, Emirates, Korean Air, Asiana<br />
Airlines, Singapur Airlines, Air Astana<br />
Havayollarının katıldığı bir B2B Etkinliği<br />
gerçekleştirdik. Katılan misafirlerimiz için<br />
kaligrafi ve VR etkinliği, Kore kıyafetlerini<br />
deneyimleme, Kore’ye özgü şovlar vb.<br />
etkinlikler organize ederek, Kore’nin<br />
yakından tanınmasını sağladık. Akşam<br />
yemeği ve çekilişle organizasyonumuzu<br />
tamamladık.<br />
Gerçekleştirmiş olduğumuz bu verimli<br />
etkinlikler ile birlikte Karadağ ve Kore<br />
Turizm Ofisi yetkilileri, Travel Turkey<br />
İzmir Fuarı'ndaki B2B görüşmelerini<br />
de bize teslim etti. 10 Mart tarihinde<br />
Fairmont <strong>Hotel</strong>'de MICE segmenti çalışan<br />
acentalarımıza yönelik Kore’den gelen 2<br />
DMC ile birlikte Kore Turizmi Incentive<br />
Programı'nın da tanıtıldığı B2B ve akşam<br />
yemeği etkinliğini gerçekleştirdik. 12 - 15<br />
Nisan tarihlerinde ise EMITT Fuarı'nda,<br />
B2B görüşmeleri için hizmet verdik. Kore<br />
Turizm Ofisi yetkilileri ve Kore’den gelen<br />
3 DMC ve yöneticilerini 100’ün üzerinde<br />
karar verici acenta ile bir araya getirdik.<br />
Daha önce ifade ettiğim üzere, yıllarca<br />
biriktirdiğimiz ilişkiler, sektördeki<br />
dostluklarımız ve meslektaşlarımız<br />
üzerindeki güvenirliliğimiz, onların<br />
bizden nitelikli ve verimli organizasyon<br />
talebi ve aynı zamanda Karadağ ve Kore<br />
ülkeleri için ortaya koyduğumuz başarılı<br />
organizasyonlar bizi daha büyük bir<br />
organizasyon için öncelikli motivasyona,<br />
hazırlığa ve çalışmaya itti.<br />
Şirketin yakın dönem etkinlik<br />
ajandasında ne var?<br />
GLOBEMEETS B2B Networking Etkinliği<br />
üzerinde çalışıyoruz şu an. Etkinliğimiz,<br />
firmamızın varoluşundan da yola çıkarak<br />
firmamızın adını ve misyonunu taşısın<br />
istedik. Etkinliğimizi bu yıl 22 Eylül <strong>2023</strong><br />
tarihinde İstanbul’umuzun en yeni ve<br />
en prestijli otellerinin başında gelen JW<br />
Marriott <strong>Hotel</strong> İstanbul Marmara Sea'de<br />
gerçekleştireceğiz. Prestij ve konforun<br />
birleştiği nokta olan otelimizde en doğru iş<br />
birlikleri inşa edilecek.<br />
Organizasyonla ilgili şu detayları aktarmak<br />
isterim. Hizmet alan, karar verici tarafında<br />
İstanbul’dan 250 kişi civarında MICE<br />
segmentinde çalışan acentalar, etkinlik<br />
yönetimi şirketleri, kongre acentaları,<br />
outgoing incentive, leisure, FIT ve<br />
outgoing kültür turizmi segmenti çalışan<br />
acentalarımız ile 23 farklı şehirden hosted<br />
buyer olarak nokta atışı belirlediğimiz<br />
70 civarında acentacı meslektaşımızı<br />
organizasyonumuzda ağırlayacağız.<br />
Şehir dışından hosted buyer olarak davet<br />
edeceğimiz meslektaşlarımızın ulaşım/<br />
uçak bileti, konaklama ve transferleri<br />
tarafımızca karşılanacak. Toplamda<br />
İstanbul ve şehir dışından nokta atışı<br />
belirlenen 300 civarında meslektaşımızı<br />
"alıcı, karar verici" olarak ağırlayacağız.<br />
Tüm davetliler; davetiye ve akreditasyon<br />
ile organizasyona katılım sağlayabilecek.<br />
Davetiyesi olmayan, davet edilmemiş ve/<br />
veya akredite edilmemiş kimse maalesef<br />
katılım sağlayamayacak.<br />
Türkiye'den 23 şehir, dünyadan<br />
20'yi aşkın ülke katılacak<br />
İstanbul ve ülkemizin 23 şehrinden nokta<br />
atışı karar verici-alıcı olarak belirlediğimiz<br />
ve ağırlayacağımız meslektaşlarımızı<br />
yurt içinden ve yurt dışından 20’nin<br />
üzerinde ülkeden katılacak olan DMC’ler,<br />
havayolları, ülkelerin turizm ofisleri,<br />
kongre ve ziyaretçi büroları vb. hizmet<br />
sağlayıcılarıyla bir araya getireceğiz. Alıcı<br />
ve hizmet sağlayıcıların masa düzeninde<br />
buluşacağı tam günlük etkinlikte<br />
amacımız; doğru alıcı ve doğru hizmet<br />
sağlayıcıyı doğru organizasyonda bir araya<br />
getirmek, yeni iletişim ve işbirliklerinin<br />
inşa edildiği, var olanların ise geliştiği ve<br />
tüm paydaşların ise nitelikli ve verimli bir<br />
organizasyonun parçası olmaktan dolayı<br />
yüzlerinin güldüğü bir organizasyona imza<br />
atmak. Tam gün sürecek etkinliğimiz<br />
sonrasında ise katılımcıları hem<br />
stres atacakları hem de keyifli bir<br />
ortamda iletişimlerini güçlendirecek<br />
Networking Party bekleyecek. Onu da<br />
yine İstanbul’umuzun en yeni ve prestijli<br />
etkinlik mekanlarının başında gelen<br />
Fişekhane'de yapacağız.<br />
GLOBEMEETS B2B Networking<br />
Etkinliği alıcı ve satıcılara ne gibi<br />
avantajlar sağlayacak?<br />
En önemli avantaj doğru hizmet alan<br />
(alıcı) ve doğru hizmet sağlayıcının<br />
(satıcı) doğru bir organizasyonda bir<br />
araya gelmesi. Organizasyona, davet ve<br />
akreditasyon ile girilebilmesi. Herkese<br />
açık olmaması. Hizmet sağlayıcı açısından<br />
görüşeceği firmaları önceden biliyor<br />
olması. İstanbul başta olmak üzere 23 ayrı<br />
şehirden 300 civarında en doğru alıcılar<br />
ile bir araya gelecek olması. Hizmet alan<br />
açısından geniş yelpazede doğru hizmet<br />
sağlayıcıları ile işinin ihtiyaç duyduğu en<br />
doğru kilit noktasındaki kişilere ulaşma<br />
potansiyeli sağlaması. 1 gün içerisinde<br />
doğru platformda nitelikli ve verimli bir<br />
organizasyonun içinde olunması. Hizmet<br />
sağlayıcı açısından zaman ve bütçeden<br />
tasarruf edilmesi. Hizmet alan açısından<br />
en doğru seçilmiş hizmet sağlayıcı iletişim<br />
kişilerine ulaşılması ve zamandan tasarruf<br />
edilmesi. Prestijli, etkin, nitelikli ve verimli<br />
bir organizasyonun katılımcısı ve paydaşı<br />
olma fırsatı vermesi.<br />
Sektöre dair hedefleriniz nedir?<br />
Bundan sonrası için etkinlik ve<br />
organizasyon alanında nasıl bir<br />
büyüme planınız var?<br />
Doğru iletişim ve iş birliklerinin inşa<br />
edildiği etkinlikler ve iş birliklerine imza<br />
atmayı sürdüreceğiz. Hedefimiz, 22 Eylül<br />
<strong>2023</strong> tarihinde gerçekleştireceğimiz<br />
Globemeets B2B Networking Etkinliği'ni<br />
sektörün buluştuğu ve nefes aldığı bir<br />
güne dönüştürmek. Daha sonraki yıllarda<br />
da etkinliğimizi büyüterek güçlendirmeyi<br />
planlıyoruz.
54<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gündem<br />
ÇIRAĞAN SARAYI'NDA<br />
ÖNCE TARIHE SONRA<br />
LEZZETE YOLCULUK<br />
İstanbul’da 32 yıllık bir hikaye Çırağan Palace Kempinski. Nam-ı diğer, Çırağan Sarayı.<br />
Bir saray oteli olarak 15 Ocak 1991’de şehir turizmine kazandırılan tarihi yapının 17. yüzyıla<br />
uzanan köklü bir mazisi var. Saray-otel bugünlerdeyse tatlı bir telaş içinde! Nitekim bir süredir<br />
bloklar halinde yenileme faaliyetlerini sürdüren İstanbul’un simge oteli, misafirlerini çok yakın bir<br />
zamanda yenilenen siluetiyle ağırlayacak...<br />
Haber: Hatice Ünal Bilen<br />
İşte tam da bu heyecanlı bekleyişinde<br />
geçtiğimiz günlerde sarayın ev<br />
sahipliğinde özel bir davetle ağırlandık.<br />
Zeynep Kakınç, Faruk Şüyün,<br />
Erol Mütercimler ve Ayfer Yavi gibi<br />
gastronomi sektörünün değerli yazar ve<br />
akademisyenleri de vardı o ağırlamada.<br />
Her zamanki nazik ev sahiplikleriyle<br />
Çırağan Palace Kempinski'nin Pazarlama<br />
ve Kurumsal İletişim Direktörü Neslihan<br />
Şen ve Pazarlama ve Kurumsal İletişim<br />
Müdürü Cansu Baş da bizleri keyifli<br />
sohbetleriyle yalnız bırakmadı.<br />
Lezzetli anlatımıyla, Çağrı Başkurt<br />
Çırağan Sarayı'nın Tarih ve Kültür<br />
Danışmanı & Küratörü Çağrı Başkurt’un<br />
mihmandarlığında önce sarayı gezdik,<br />
ardından Tuğra Restoran’ın Baş Aşçısı<br />
Emre İnanır’ın unutulmaz iftar sofrasına<br />
oturduk...<br />
Tarih Sergisi'nde geçmişe yolculuk<br />
Saray ile oteli birbirine bağlayan "Galeri"<br />
kısmında Çırağan Sarayı'nın yüzyıllara<br />
yayılan tarih sergisinde geçmişe yolculuk<br />
yapmak nazarımda hem şaşırtıcı hem de<br />
ilgi uyandırıcıydı. Küratör Çağrı Başkurt<br />
tarafından 2019-2020 senelerinde<br />
hazırlanan sergi alanında, sarayın dünden<br />
bugüne uzanan geçmişine upuzun<br />
koridor boyunca hem yazılı hem de görsel<br />
malzemelerle tanıklık ettik. Unutmadan,<br />
bu tarihi galeride bestekâr sultanların<br />
müziklerini dinleyebilir, bu vesileyle tarih<br />
ve sanatın büyüsünde Çırağan ruhuyla<br />
bütünleşebilirsiniz.<br />
Yangından bugüne tek yadigar,<br />
Çırağan Hamamı<br />
Uzun yıllardır mesleğim gereği defalarca<br />
girip çıktığım Çırağan Sarayı, tek kelimeyle<br />
sırlarla dolu, onu anladım. Sarayda<br />
henüz halka arz etmemiş onlarca gizli<br />
kapı mevcut. Onlardan biri de kuşkusuz,<br />
Çırağan Hamamı olarak bilinen Hünkâr<br />
Hamamı. 1910'daki Çırağan yangınından<br />
bugüne erişen tek mekan olarak adını<br />
tarihin tozlu yapraklarına yazdıran hamam<br />
ziyarete kapalı. Ancak saray idaresinin<br />
özel izniyle açılabilen hamam, sarayın<br />
arka cephesine denk düşüyor. Hamamdan<br />
Boğaziçi'nin Kuleli'ye kadar olan kuzey<br />
sahasını rahatlıkla seyre dalabiliyorsunuz.<br />
İnce bir işçilikle şekillendirilmiş mermer<br />
işlerine sahip olan hamam üç kısımdan<br />
oluşuyor. Soyunmak, giyinmek ve<br />
dinlenmek için kullanılan soğukluk,<br />
ardından hazırlık için yapılan yıkanmalarda<br />
ve yüksek ısıya hazırlanmak için kullanılan<br />
ılıklık, halvetlerin de bulunduğu ana<br />
yıkanma yeri olan sıcaklık…<br />
Sabunu bile özel kesim, Sultan Süiti<br />
Bir sonraki keşif noktamız, Sultan Süiti...<br />
Sayısız prestijli ödüle sahip olan, açıldığı<br />
günden bu yana birçok kraliyet ailesi<br />
üyesini ve VIP misafiri ağırlayan bu süit,<br />
muhteşem saray binasının ikinci katında<br />
yer alıyor. Yaklaşık 400 metrekarelik<br />
büyük bir oda görünümündeki süit,<br />
tahmin edebileceğiniz üzere nefis bir<br />
Boğaz manzarasına sahip. Avrupa'daki<br />
en büyük süitlerden biri olan ve en son<br />
teknoloji ürünü cihazlara sahip süit,
56<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gündem<br />
cezbedici Boğaz manzarasının keyfini en<br />
iyi şekilde çıkarabileceğiniz ve zamanında<br />
Osmanlı padişahlarının yaşadığı yer olan<br />
bu tarihi sarayın ruhunu en yakından<br />
hissedebileceğiniz odalardan biri.<br />
Biraz daha detay vermek gerekir<br />
ise, süite geniş bir holden giriliyor ve<br />
hemen sonrasında karşınıza 12 kişilik<br />
yemek alanına sahip şaşalı bir oturma<br />
odası çıkıyor. Özel yapım sabunlarla<br />
karşılanıyorsunuz ve de! Hangi renk<br />
ve aromayı tercih ediyorsanız onunla<br />
giriyorsunuz banyoya. Hatta Çırağan<br />
Sarayı, hoş kokulu anılar için bavulunuza<br />
küçük bir hediye bırakma inceliğinden bu<br />
kez de vazgeçmiyor.<br />
Süiti gezmeye devam ediyoruz...<br />
Bunun iki yanında da iki adet büyük yatak<br />
odası bulunuyor. Ana yatak odasında rahat<br />
bir yatak, özel buhar odasına sahip ve el<br />
yapımı mermerden yapılmış Türk hamamı,<br />
altın kaplama duş başlığı ve kristal küvet<br />
muslukları bulunuyor ki, beni en çok<br />
etkileyen bölümlerden biri de burasıydı.<br />
Bir anı bırakmadan çıkmak da istemedim,<br />
gördüğünüz üzere. Misafire en az ev<br />
sahibi kadar değer veren bu süitte misafir<br />
odasının da kendine ait özel bir banyosu<br />
bulunuyor. Bu banyoda, Boğaz ve Tarihi<br />
Yarımada manzaralı büyük bir pencere de<br />
bulunuyor ki, bu keyfe seyirlik hazlar da<br />
eklenebilsin diye yorumlamaktayım.<br />
Çırağan Sarayı'nın Tarih ve Kültür<br />
Danışmanı & Küratörü Çağrı Başkurt’un<br />
anlatımıyla muazzam ölçüde büyük ve<br />
gösterişli kapıları, iki adet dekoratif<br />
şöminesi, göz alıcı avizeleri, süslü<br />
sütunları, odanın yüksekliği 5,7 metre<br />
olmasına rağmen yerden tavana kadar<br />
uzanan pencereleri ve olağanüstü Boğaz<br />
manzarası ile bu muhteşem süit; iki<br />
odada da en modern teknoloji öğelerini<br />
klasik Osmanlı mimarisi ile buluşturuyor<br />
ve sarayın ihtişamını canlandırıyor.<br />
İmparatorluk zamanının tarzında<br />
yapılmış 19. yüzyıla ait Osmanlı motifleri<br />
ve aksesuarları içeren tüm mobilyalar<br />
tamamen yerli üretim!<br />
Şef İnanır'ın sofrası inanılır gibi<br />
değildi<br />
Çırağan Sarayı'nın Tarih ve Kültür<br />
Danışmanı & Küratörü Çağrı Başkurt’un<br />
lezzetli anlatımını şimdi damaklarımızda<br />
hissetme zamanı! Dillere destan Çırağan<br />
Sarayı gezimizi taçlandırabileceğimiz bir<br />
lezzet yolculuğuna çıkıyoruz ve ardından…<br />
Bu defa Tuğra Restoran’dayız… Geleceğe<br />
miras olan reçetelerden aldığı ilhamla<br />
Osmanlı-Türk mutfağına çağdaş yorumlar<br />
katan, zengin mutfak kültürünü daha da<br />
zenginleştirmek için tam kadro çalışan o<br />
simge restorandayız. İftar saatine yakın<br />
karşılanıyoruz tecrübeli Baş Aşçı Emre<br />
İnanır ve genç ekibi tarafından. Öylesine<br />
ihtişamlı bir sofra ki tam da sarayın<br />
görkemine yaraşır bir şıklık ve zarafette!<br />
Daha oturmadan doyuran kışkırtıcı bir<br />
cazibeye sahip bir sofra düşünün ki, tabak<br />
sunumundan servise dek her bir detay<br />
incelikle tasarlanmış.<br />
Yerel ekonomilere desteğini tüm<br />
seyahatlerinde yerel gıdaları sepetine<br />
atarak verdiğini belirten Şef İnanır,<br />
inanılır gibi değildi o akşam da! Öyle<br />
ki, minimalist sunumlarında tabağın<br />
ortasına kondurduğu minik tatlarıyla<br />
adeta damaklarımızda lezzet patlaması<br />
yaşattı. Baklava yufkası, ebegümeci ve<br />
uykuluk kremasıyla hazırladığı Uykuluk,<br />
başlangıç için iyi bir tercihti. Yoğurt, havuç,<br />
kale otu, üzüm, reyhan, pancar, bahar<br />
özü yağı ve su teresiyle tasarladığı Yoğurt<br />
ve Kök Sebzeler renkli kimliğiyle olduğu<br />
kadar tazeliği ve mevsimselliğiyle de<br />
deneyimlenmeye değerdi. Kerevit Hingel,<br />
Oruk’tan sonra servis edilen Karadeniz<br />
Kalkan Balığı, bir balıksever olarak beni<br />
ziyadesiyle tavladı. Trakya kuzusuyla<br />
hazırladığı Kuzunun İki Yüzü’nün ardından<br />
gelen buzlama… Ve damakta kalan son tat<br />
olarak Sakızlı Güllaç da takdire şayandı...<br />
Geçtiğimiz yılın ekim ayında Michelin<br />
Guide İstanbul ödül töreninde 38 önerilen<br />
restorandan biri olma başarısını gösteren<br />
Tuğra Restoran mutfağına yıldızlar yakışır<br />
diyor, bu güzel ağırlama için tekrar<br />
teşekkür ediyorum...
58<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gündem etkinlik<br />
MURTAZA KALENDER<br />
"TÜRKIYE DÜĞÜN TURIZMINDE ILK<br />
10'DA YOK, ILK 20'DE DE YOK!"<br />
Dünyada 400 milyar dolar gelir hacmine sahip düğün turizminden Türkiye'nin hak ettiği payı<br />
alamadığına dikkati çeken Murtaza Kalender, "Türkiye ilk 10'da yok. İlk 20'de de yok! Hedefimiz,<br />
ülkemizin 5 yılda ilk 10'a girmesini sağlamak."<br />
TravelShop Turkey'in 17-20 Nisan<br />
tarihleri arasında düzenlediği<br />
Uluslararası Destinasyon Düğünü<br />
Konferansı & B2B Networking Etkinliği<br />
Concorde Luxury Resort, Bafra'da<br />
gerçekleşti. Dünyada 400 milyar dolar gelir<br />
hacmine sahip düğün turizmi sektörünün<br />
as'larının buluştuğu etkinlikte 50'ye yakın<br />
ülkeden toplamda 300'e yakın düğün<br />
profesyoneli yerini aldı.<br />
Kalender: "400 milyar dolarlık<br />
sektörde Türkiye yok"<br />
TravelShop Turkey, IADWP, TGA, THY,<br />
GEWC, Cyprus Global ve Concorde Luxury<br />
Resort iş birliği ile düzenlenen etkinliğin<br />
açılışında konuşan TravelShop Turkey<br />
Genel Müdürü Murtaza Kalender, dünyada<br />
400 milyar dolar hacmi olan düğün<br />
turizminden Türkiye'nin ve Kıbrıs'ın da<br />
hak ettiği payı almasını hedeflediklerini<br />
söyledi. Hindistan, Malezya, Fransa,<br />
İngiltere, Amerika ve Latin Amerika'nın<br />
başını çektiği düğün turizmi sektöründe<br />
Türkiye'nin değil ilk 10'da, ilk 20'de bile<br />
yer almadığını vurgulayan Kalender:<br />
"Düşünebiliyor musunuz, 400 milyar dolar<br />
hacmi olan kişi başı 2.500 dolar para<br />
harcanan bir sektörde biz yokuz." dedi.<br />
"Türkiye hedefimiz: 5 yılda ilk 10'a<br />
girmek"<br />
Önümüzdeki 5 yılda Türkiye'yi ilk 10'da<br />
görmeyi hedeflediklerini belirten Kalender,<br />
Türkiye'de Antalya, Bodrum, İstanbul<br />
ve Kapadokya'nın düğün destinasyonu<br />
olarak öne çıktığını kaydetti. Yeni düğün<br />
destinasyonları olarak Mardin, Trabzon ve<br />
Giresun şehirlerine işaret eden Kalender,<br />
Türkiye turizminin 81 ilde 12 aya yayılması<br />
için turizm dallarının çeşitlendirilmesi<br />
ve desteklenmesi gerektiğini savundu.<br />
Dünyada Dubai'nin hızlı bir gelişim ivmesi<br />
yakaladığının altını çizen Kalender,<br />
"Ekoturizmden sonra 20 yılda büyüyen<br />
iki büyük sektörden biriyiz. Bu sebeple<br />
uluslararası fuarlarda tanıtıma ağırlık<br />
vermeliyiz." diye de ekledi.<br />
"Vize ve ulaşım sorunu çözülmeli"<br />
Düğün turizminin gelişmesinde en büyük<br />
engelin vize ve ulaşım sorunu olduğunun<br />
altını çizen Kalender, şöyle devam etti:<br />
"Türkiye’ye Hindistan'dan gelenler yaklaşık<br />
300 dolara yakın vize parası ödüyor.<br />
Dolayısıyla düğün turizmini kaçırıyor. Oysa<br />
Asya Pasifik'te olan birçok ülke Hindistan'a<br />
vizeyi kaldırdı. Elektronik vize yaptı. Rakip<br />
ülkeler elektronik vize ile gidiyorsa tercih<br />
nedeni oluyor. Biz bireysel olarak tanıtım<br />
yapıyoruz ama ülkemiz bize vize kolaylığını<br />
sağlamalı. 300 dolar olmasın da 100 dolar<br />
olsun."<br />
"KKTC'yi lüks etkinliklerin merkezi<br />
yapacağız"<br />
Murtaza Kalender, Uluslararası<br />
Destinasyon Düğünü Konferansı & B2B<br />
Networking Etkinliği ile Kuzey Kıbrıs Türk<br />
Cumhuriyeti’ni lüks etkinliklerin merkezi<br />
haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti.<br />
Kıbrıs'ın en büyük avantajının vize sorunu<br />
olmayışı olduğunu söyleyen Kalender, her<br />
iki ülke için de çalışmaları sürdüreceklerini<br />
kaydetti.<br />
Haber: Hatice Ünal Bilen
62<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
yeni yatırımlar new investments<br />
YALIKAVAK MARINA HOTEL<br />
AÇILIYOR<br />
Yalıkavak Marina, Sunset Hospitality Group ile güç birliği yaparak Türkiye’nin Rivierası Bodrum’a<br />
değer katacak Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>'i bu yaz hizmete açıyor.<br />
Türkiye'yi lüks turizm dünyasının<br />
bir numaralı destinasyonu olarak<br />
temsil eden Yalıkavak Marina,<br />
dünyanın önde gelen turizm yatırım<br />
gruplarından Sunset Hospitality Group<br />
(SHG), ortaklığı ile yeni bir otel yatırımı<br />
yapacaklarını duyurdu. Yeni Yalıkavak<br />
Marina <strong>Hotel</strong>, bu yaz açılarak Yalıkavak<br />
Marina’nın etkileyici hizmet yelpazesine<br />
göz alıcı bir otel deneyimini ekleyecek.<br />
Dünya çapında aldığı ödüllerle göz<br />
dolduran Yalıkavak Marina’da açılacak<br />
olan Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>, büyüleyici<br />
plajı ve eşsiz bahçesiyle konuklarını<br />
muhteşem bir deneyime davet<br />
ederken süper yatların süslediği ışıltılı<br />
Yalıkavak’ta unutulmaz anlar vadediyor.<br />
Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong> Bodrum,<br />
SHG’nin dünyanın farklı lokasyonlarında<br />
olağanüstü deneyimler sunan otel ve<br />
resortlardan oluşan seçkin koleksiyonu<br />
the Social Living Collection’ın de bir<br />
parçası olacak. Otel, konuklarına eşsiz<br />
bir sonsuzluk havuzu ve dört dubleks<br />
suitin yanı sıra Bodrum'un en lüks suiti<br />
olacak benzersiz Yalıkavak Suiti ile<br />
dünya standartlarında bir hizmet anlayışı<br />
sunacak.<br />
"Türkiye’deki diğer fırsatlara da<br />
açığız"<br />
Yalıkavak Marina, Marina Direktörü<br />
Deniz Akaltan; Sunset Hospitality<br />
Group ile birlikte küresel çapta bir<br />
yatırıma imza atmaktan dolayı heyecan<br />
duyuyoruz. Türkiye yatçılık sektörünün<br />
marka elçisi Yalıkavak Marina'nın<br />
lüks, dinamik bir yaşam stili ve eşsiz<br />
ayrıcalıklar sunan yönü ile SHG'nin<br />
yaşam tarzı otelcilik uzmanlığını bir<br />
araya getirerek otel, alışveriş, eğlence ve<br />
gastronomi alanında da dünya çapında<br />
bir destinasyon olma hedefimiz yolunda<br />
hızla ilerliyoruz.’’ dedi.<br />
Sunset Hospitality Group’un CEO'su<br />
Antonio Gonzalez, “Yalıkavak Marina<br />
ile yeni ortaklığımız, METT Bodrum'un<br />
büyük başarısının ardından, Sunset<br />
Hospitality Group'u Türkiye turizm<br />
ve otelcilik pazarında daha da<br />
güçlendirecek.” diye belirtti. Gelecekte<br />
Türkiye’deki diğer fırsatlara da açık<br />
olduklarını ileten Gonzalez, “Bu<br />
girişimle, benzersiz bir lüks yaşam<br />
tarzı sunan Bodrum'un dünyada da<br />
daha da fazla tanınmasını hedefliyor,<br />
Türkiye pazarındaki ayak izimizi daha<br />
da geliştirmekten büyük mutluluk<br />
duyuyoruz.” dedi.
64<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
yeni yatırımlar new investments<br />
YALIKAVAK<br />
MARINA<br />
HOTEL<br />
OPENS<br />
Yalıkavak Marina, by joining<br />
forces with Sunset Hospitality<br />
Group, is opening the<br />
"Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>",<br />
which will add value to Turkey's<br />
Riviera Bodrum, this summer.<br />
Representing Turkey as the number<br />
one destination in the luxury tourism<br />
world, Yalıkavak Marina announced that<br />
they will make a new hotel investment<br />
in partnership with Sunset Hospitality<br />
Group (SHG), one of the world's<br />
leading tourism investment groups.<br />
The new Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong> will<br />
open this summer, adding a stunning<br />
hotel experience to Yalıkavak Marina's<br />
impressive range of services.<br />
Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>, which will be<br />
opened in Yalıkavak Marina, which<br />
impresses with the awards it has<br />
received worldwide, invites its guests<br />
to a magnificent experience with its<br />
fascinating beach and unique garden,<br />
and promises unforgettable moments<br />
in the glittering Yalıkavak adorned by<br />
super yachts.Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong><br />
Bodrum will also be a part of the Social<br />
Living Collection, SHG's exclusive<br />
collection of hotels and resorts offering<br />
extraordinary experiences in different<br />
locations around the world. The hotel<br />
will offer its guests a world-class<br />
service concept with a unique infinity<br />
pool and four duplex suites, as well as<br />
the unique Yalıkavak Suite, which will be<br />
the most luxurious suite in Bodrum.<br />
"We are also open to other<br />
opportunities in Turkey"<br />
Yalıkavak Marina, Marina Director<br />
Deniz Akaltan; We are excited to<br />
make a global investment with Sunset<br />
Hospitality Group. Bringing together<br />
the luxury, dynamic lifestyle and unique<br />
privileges of Yalıkavak Marina, the brand<br />
ambassador of the Turkish yachting<br />
industry, and SHG's lifestyle hotel<br />
expertise, we are rapidly advancing<br />
towards our goal of becoming a worldclass<br />
destination in hotel, shopping,<br />
entertainment and gastronomy. '' said.<br />
Antonio Gonzalez, CEO of Sunset<br />
Hospitality Group, said, “Our new<br />
partnership with Yalıkavak Marina will<br />
further strengthen Sunset Hospitality<br />
Group in the Turkish tourism and<br />
hospitality market, following the great<br />
success of METT Bodrum.” he stated.<br />
Gelecekte Türkiye’deki diğer fırsatlara<br />
da açık olduklarını ileten Gonzalez,<br />
“Bu girişimle, benzersiz bir lüks yaşam<br />
tarzı sunan Bodrum'un dünyada da<br />
daha da fazla tanınmasını hedefliyor,<br />
Türkiye pazarındaki ayak izimizi daha<br />
da geliştirmekten büyük mutluluk<br />
duyuyoruz.” dedi.
66<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
yeni yatırımlar<br />
INTERCONTINENTAL ISTANBUL<br />
YENILENIYOR<br />
Taksim’de yer alan ve InterContinental markasının 4 kez en iyi otellerinden biri olarak seçilen<br />
InterContinental Istanbul renovasyon sürecine girdi. Otelin bu yıl başlayan renovasyon süreci<br />
2025’te tamamlanacak.<br />
1960’lı yıllarda tasarlanmış, Türkiye<br />
mimarlık tarihinin en önemli<br />
binalarından birisi olarak kabul<br />
edilen ve 1995 yılından beri hizmet veren<br />
InterContinental Istanbul'un bu sene<br />
başlayan renovasyon süreci 2025’te<br />
tamamlanacak. Ocak ayı itibarıyla<br />
lobi katında ve dış cephede başlayan<br />
yenilenme sürecinin ilk etabı ise Nisan<br />
ayında tamamlanırken; 390 odaya<br />
sahip otelin tümü 3 sene içerisinde<br />
kademeli olarak tamamlanmış olacak.<br />
Süreç sonrası otelin süit sayısı 52’den<br />
104’e çıkarken; oda metrekareleri de<br />
büyüyecek.<br />
İstanbul Boğazı’ndan ve sudan<br />
esinlenerek yenilenen lobi alanı,<br />
resepsiyon deneyimi, konforlu<br />
oturma alanları, Concierge Lounge<br />
ve farklılaşan lüks yiyecek-içecek<br />
alanlarıyla InterContinental Istanbul;<br />
otel misafirlerine farklı ve yepyeni bir<br />
deneyim sunacak.<br />
İF Design Awards 2022 ödüllü<br />
mimar tarafından yenileniyor<br />
InterContinental Istanbul’un renovasyon<br />
sürecini gerçekleştiren mimarı İF<br />
Design Awards 2022 ödüllü Aslı Arıkan<br />
Dayıoğlu yaptığı açıklamada: Yüzyıllar<br />
boyunca bir mücevher gibi korunan<br />
İstanbul Boğazı bu projenin tasarım<br />
sürecinin çıkış noktasını belirlemiştir. Bu<br />
olgu lobi tasarımından oda tasarımına<br />
kadar nazikçe soyut bir formda<br />
duvarların dinamizmine yansıtılmıştır.<br />
Misafirlerin otele girdikleri ilk andan<br />
itibaren bu Boğaz dalgalarının soyut<br />
formda yansımalarını deneyimlemeleri<br />
sağlanmaya çalışılmıştır. Girişte,<br />
misafirleri etkileyecek ilk göz alıcı form<br />
resepsiyon bankolarını sarmalayan,<br />
Boğazın siluetinden ilham alınarak<br />
tasarlanmış dalgalı aynalı tavan Boğazın<br />
masmavi sularının her gün farklı mavi<br />
tonlarına bürünmesi; İstanbul’un gün<br />
batımlarındaki sıcak tonlardaki renkli<br />
gökyüzünün yansımaları ile oluşan renk<br />
ahengi, odada kullanılan geleneksel<br />
sanat eserlerinde hissedilebilir.<br />
Odalarda da bu proje için her biri el<br />
emeği olan, özel sanatçılar tarafından<br />
üretilen kumaşlar kullanılmıştır” dedi.<br />
Herkesi memnun edecek<br />
InterContinental Istanbul’un renovasyon<br />
ve yenilik yatırımının motivasyonu<br />
ise, dünyanın her yerinden gelen<br />
misafirlerini daha da memnun etmek<br />
üzerine kurulu. Gerçekleşen renovasyon<br />
sürecinde tasarımlar, otelin özgün<br />
hikayesinin yanı sıra İstanbul’un zengin<br />
kültür mirasından da ilham almakta.<br />
Yabancı ve yerli misafirler, bu sürecin<br />
sonunda yeni, yaratıcı ve son teknolojiye<br />
sahip deneyimler yaşayabilecekler.<br />
Aynı zamanda şehrin dokusuna uygun<br />
mimarisi ile başlayan süreçte, şehirden<br />
birçok ikonik görüntü de odalarda ve<br />
lobide kullanılacak.
68<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
iş’te kadın<br />
İTP Direktörü<br />
Şengül<br />
Altan<br />
Arslan<br />
“İstanbul<br />
turizminin iki<br />
temel sorunu,<br />
aşırılık ve<br />
sıkışmışlık”<br />
Röportaj: Hatice Ünal Bilen Fotoğraflar: Enes Karadayı<br />
İstanbul Turizm Platformu Direktörü. 35<br />
yıllık devlet memuru. Hacettepe Üniversitesi<br />
Sosyal Psikoloji Bölümü ve Türkiye ve<br />
Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü kamu<br />
yönetimi yüksek lisansının da sahibi. Devlet<br />
memurluğuna Sosyal Hizmetler ve Çocuk<br />
Esirgeme Kurumu ile başlayan, 1992 yılından<br />
2011'e kadar Başbakanlık Kadın Statüsü<br />
Genel Müdürlüğü ile devam ettiren Şengül<br />
Altan Arslan, aynı kurumda Sosyal İşler Daire<br />
Başkanlığı ve Dış İlişkiler Daire Başkanlığı<br />
da yaptı. Bakanlık Müşavirliğinden sonra<br />
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde<br />
Genel Sekreter Yardımcılığı görevine atanan<br />
Arslan, 2022 yılından bu yana İstanbul Turizm<br />
Platformu (İTP) göreviyle turizm sektöründen<br />
gelen talepleri platform aklıyla birleştirip<br />
uygulanabilir bir proje haline getiriyor.<br />
Şengül Altan Arslan'ın İstanbul turizmiyle ilgili<br />
tespitleriyse oldukça çarpıcı! Sosyal Psikoloji<br />
diplomalı bir direktör olarak insan psikolojisi<br />
temelli tespitlerde bulunan Arslan, İstanbul<br />
turizminde en temel sorunların sıkışmışlık<br />
ve sıkışmışlığın neden olduğu aşırılığa dikkat<br />
çekiyor. Çözüm önerisi olarak ise, genişlemeyi<br />
tavsiye ediyor.<br />
İstanbul Turizm Platformu Direktörü Şengül<br />
Altan Arslan ile kariyer yolculuğunu, İTP'nin<br />
pandemi sonrası projelerini ve İstanbul<br />
turizmine dair hayallerini konuştuk.<br />
Şengül Hanım, sizi tanıyabilir<br />
miyiz? İstanbul Turizm Platformu<br />
Direktörlüğüne nasıl bir eğitimden<br />
sonra geldiniz?<br />
Ben doğma büyüme Ankaralıyım. Bu görevden<br />
önce de aslında Ankara'dan hiç çıkmadım.<br />
Beş kardeşiz biz. Memur bir babanın kızıyım.<br />
Turizmin pek uğramadığı bir kentte büyüdüm.<br />
Aslına bakarsanız, aldığım eğitim de sektörle<br />
çok alakalı değil. Hatta biraz disiplinler arası<br />
bir eğitim aldım diyebilirim. Kimya Meslek<br />
Lisesi'nde okuduktan sonra Hacettepe<br />
Üniversitesi'nde psikoloji eğitimi aldım. Aynı<br />
üniversitede sosyal psikolojide uzmanlığımı<br />
aldım. Kamu Yönetimi yüksek lisansımı<br />
da, amacı kamuya yönetici yetiştirmek<br />
olan Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi<br />
Enstitüsü'nden aldım.<br />
Hacettepe'den sonraki ilk görev yerim, Sosyal<br />
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu.<br />
Orada beş yıl kadar engelli çocuklarla<br />
çalıştım. Arkasından kadın hakları konusunda<br />
çalışan Başbakanlık Kadın Statüsü Genel<br />
Müdürlüğüne geçtim. 1992'den 2011'e kadar<br />
bilfiil kadın konusunda çalıştım. Devamında<br />
doktora programımı Gazi Üniversitesi'nde<br />
Halkla İlişkiler ve Tanıtım üzerine yaptım.<br />
2011 yılında kamuda yeniden yapılanma<br />
çalışmaları çerçevesinde başbakanlığa bağlı<br />
tüm genel müdürlükleri Bakanlık çatısı altında<br />
topladılar. Bu nedenle Başbakanlık Kadın<br />
Statüsü Genel Müdürlüğünde Dış İlişkiler<br />
Daire Başkanlığı yaparken Bakanlık Müşaviri<br />
oldum. Bazı bakanlarımıza danışmanlık
70<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
iş’te kadın<br />
verdim. O çerçevede çocuk konusuyla<br />
da ilgilendim. Engelli, çocuk ve kadın<br />
başlıca ilgi alanlarımdı.<br />
İstanbul Turizm Platformu<br />
Direktörlüğünden önceki görevim,<br />
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde<br />
Genel Sekreter Yardımcılığıydı.<br />
İBB'ye bu alanların hepsini içerecek<br />
bir görevlendirmeyle geldim. 2019<br />
seçimiyle birlikte Sayın Başkanımız<br />
Ekrem İmamoğlu'nun oluşturduğu<br />
kadroda yer aldım. İBB büyük bir yapı.<br />
Bu yüzden kültür-sanat ve turizm<br />
gibi uzmanlığım olmayan alanlar da<br />
bana bağlandı. Dolayısıyla turizmle<br />
yollarım 2019 yılında kesişmiş oldu.<br />
Geçtiğimiz yılın haziran ayında genel<br />
sekreter yardımcılığından ayrıldım. Üç<br />
ay geçtikten sonra başkanımız İstanbul<br />
Turizm Platformu Direktörlüğü<br />
görevini önerdi.<br />
Turizmin dışından gelmek bir<br />
avantaj mı yoksa dezavantaj<br />
mı oldu?<br />
Elbette ki avantajları da var,<br />
dezavantajları da. Bir avantaj olarak,<br />
herkese eşit mesafedesiniz. Sektörün<br />
sorunlarını bir dış göz olarak<br />
görüyorsunuz. Mevzuatta dağınıklık<br />
olduğunu görüyorsunuz. Belediye<br />
açısından baktığımda düşünün ki bir<br />
turizm sektörü var ve bu sektörünün altyapısı<br />
tamamen belediyenin elinden geçiyor. Ne<br />
var ki, belediyenin turizmin geleceğinin<br />
belirlendiği masalarda yer almadığını<br />
görüyoruz. Tüm bunlar sektörün dile getirdiği<br />
sorunlardan çok da farklı olmayabilir. Fakat<br />
bir dış göz olarak belki kendi içlerindeki<br />
sıkıntıları da görme şansım oldu. Siz eğer bu<br />
ilişkilerin, bu network ağının içinde olursanız<br />
ister istemez yanlı bir bakış açınız olabilir.<br />
Bense sektörün dışında olduğumdan biraz<br />
daha dışarıdan bakma şansına sahibim.<br />
Sektöre bir dış göz olarak<br />
baktığınızda neler gördünüz?<br />
Sektörde inanılmaz bir gayret var. Herkes<br />
gönülünü vererek çalışıyor. Değirmene su<br />
taşımak için elinden geleni yapıyor. Ancak<br />
herkesin içinde olduğu, kendini ifade ettiğini<br />
düşündüğü bir mekanizma yok. Daha net<br />
bir ifade ile kapsayıcılıktan bahsetmek zor.<br />
İlişkiler açısından baktığımda, sektörde<br />
büyük de bir çekişme olduğunu görüyorum.<br />
Bununla birlikte bunun ortak amaçlarda<br />
birleştirilebildiğinde nasıl güzel işler çıktığını<br />
da görebiliyorum.<br />
İstanbul Turizm Platformu olarak da<br />
amacımız bu çekişmelerin dışında kalmak<br />
ve sektörün tüm bileşenlerini aynı masaya<br />
oturtmak. Sektör kimi zaman projelerle<br />
kimi zaman da taleplerle geliyor. Biz<br />
mümkün olduğu kadar projeyi kesebilecek<br />
sektördeki her kesimi davet etmeye ve birlikte<br />
değerlendirmeye çalışıyoruz. Sektördeki o<br />
büyük ekiple kol kola yürümek isteyenlerin<br />
önünü açıyoruz. Mümkün olduğu kadar<br />
birikimlerinden yararlanmaya çalışıyoruz.<br />
O yüzden de bu platformu çok değerli<br />
buluyorum, önemsiyorum.<br />
İstanbul Turizm Platformu'nun<br />
kuruluşu ne şekilde gerçekleşti?<br />
Oluşumun İstanbul'a ve turizme<br />
bakışını nasıl anlatırsınız?<br />
Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu, son<br />
derece geniş bir vizyona sahip. Kendisi<br />
gelişmenin kültür, sanat ve turizm gibi<br />
alanlarda gerçekleşeceğinin farkındalığıyla<br />
çok önemli tedbirler almış, vaadlerinde bu<br />
konulara önemli oranda yer vermiştir. Göreve<br />
gelmesinden sadece 4 ay sonra kasım ayında<br />
bu platformu hayata geçirirken, İBB ile<br />
sektörün ilişkilerini kurmayı gözetmiştir. Tabii<br />
önümüzde pandemi gibi bir şanssızlığımız da<br />
vardı. O dönemde 24 ayrı komisyona sahip<br />
olan platformumuz bir araya gelemeyip, bir<br />
şeyler üretemeyince motivasyon kaybı oldu<br />
biraz. Şu an o motivasyonu tekrar kazanmak<br />
üzere neler yapabiliriz, ona bakıyoruz.<br />
Örneğin İstanbul Rehberler Odası ile birlikte<br />
rotalara ilişkin çalışmalar yapıyoruz. Adalar'da<br />
bir rota oluşturmaya çalışıyoruz. Oradaki<br />
en temel sorunlardan bir tanesi, turistlerin<br />
denizle orman arasına sıkışmaları. Oradaki<br />
turisti Adalar'a yaymak gerekiyor.<br />
İstanbul Rehberler Odası bize böyle bir<br />
teklifle geldiğinde bu taleplerini makul<br />
bulduk. Turizm Müdürlüğü, Park ve<br />
Bahçeler Daire Başkanlığı, Ulaşım<br />
Daire Başkanlığı, Kültür Varlıkları ve<br />
Adalar Belediyesi ile birlikte rotalar<br />
üzerinde çalışmalarımızı yürütüyoruz.<br />
Tarihi Yarımada Ulaşım Planını;<br />
TÜROB, TÜRSAB, Fatih Belediyesi,<br />
İBB’nin Ulaşım, Altyapı, Kültür Daire<br />
Başkanlıkları ile birlikte yürütüyoruz.<br />
Turizmciler ne sıklıkla<br />
kapınızı çalıyor? Proje<br />
yoğunluğu nedir?<br />
2019 yılından pandemiye kadar çok<br />
kapı çalmalar olmuş. Ancak salgınla<br />
birlikte onlar da bir durağanlığa girdi.<br />
O iki yıllık süreçte bir motivasyon<br />
düşüklüğü olduğunu kabul ediyorum.<br />
Ama şimdi yavaş yavaş proje akışı<br />
başladı. Örneğin bahsettiğim Tarihi<br />
Yarımada'nın ulaşım planının yeniden<br />
düzenlenmesi konusunda bir proje<br />
sundular. O bölgede biliyorsunuz, turist<br />
otobüsleri nedeniyle çok ciddi trafik<br />
yoğunluğu oluyor. Yeni düzenlemeyle<br />
içeriye giren araçların düzen içerisinde<br />
çıkabilmeleri için yeni bir trafik akışı<br />
yapmaya çalışıyoruz. Proje işleme<br />
alındı, yakın dönemde hayata geçecek<br />
projelerimizden bir tanesi.<br />
Bunların dışında gastronomi konusunda<br />
yürüttüğümüz birtakım çalışmalar var.<br />
Gastronomi camiasından da talepler geliyor.<br />
İçinde mutfak atölyelerinin, eğitim alanlarının,<br />
temalı kütüphanelerin yer aldığı, gastronomik<br />
çeşitliliği sergileyen bir gastronomi merkezi<br />
hayalleri var. Onlara bazı mekan önerilerimiz<br />
oldu ama ağırlıklı kent merkezinde istiyorlar.<br />
Her ne kadar merkezi yerlerde çok yerimiz<br />
olmasa da işlevlendirebileceğimiz yerler<br />
olabilir mi, onlarla birlikte değerlendiriyoruz.<br />
Bütün bunların içinde en önemli kısmı, hikaye<br />
yaratmak tabii. Nereye bir kez daha gitmek<br />
istersiniz? Ben hikayesi olan, deneyim yaşatan<br />
yere gitmek isterim. Örneğin Sirkeci, göz ardı<br />
edilmiş semtlerden bir tanesi, genelde arada<br />
kalmış. Eski gar binası var ve kültür merkezi<br />
olabilecek bir potansiyele sahip. Bir Tarihi<br />
Yarımada, Eminönü, Balat değil belki ama<br />
Sirkeci'den de harika bir hikaye yaratılabilir.<br />
İlerleyen zamanlarda Sirkeci Kültür Günleri<br />
düzenleyebilir miyiz, onu değerlendiriyoruz.<br />
Balat'a da ayrı bir önem veriyoruz. Aynı şekilde<br />
Yedikule, Kadıköy ve Moda'ya dokunuşlarımız<br />
oluyor. Dolayısıyla bana göre her birinin ayrı<br />
ayrı hikayelerini yaratmak önemli.<br />
Hikaye yaratmak, İstanbul'un<br />
markalaşma sürecini ne oranda<br />
hızlandırır dersiniz?<br />
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2017 yılında
72<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
iş’te kadın<br />
Turizm Müdürlüğünü kurduğunda o kadar<br />
düşük bütçeye sahipmiş ki, bu gelirle ancak<br />
personel maaşı ve birkaç fuar masrafını<br />
karşılayabiliyormuş. Biz göreve geldiğimizde<br />
ilk etapta bütçeyi beş kata çıkardık. O kadar<br />
düşüktü ki o bile anlamsız kaldı. Geçtiğimiz<br />
yıl bir atılım daha yaparak, İBB bütçesi<br />
içerisinde iyi bir oran elde edildi. Tabii geçmişe<br />
kıyasla. Başkanımızın turizm, kültür ve sanata<br />
ilişkin geniş vizyonu bu gelişmenin önünün<br />
açılmasında önemli bir dayanak oluşturuyor.<br />
Zira hiçbir alanın siyasi irade arkasında<br />
durmadığı sürece gelişmesi kolay değildir.<br />
Elbette yerel yönetimlerin birtakım kısıtlılıkları<br />
var, bu alan her şeyden önce merkezi<br />
yönetimin işi olarak görülüyor. Bu bakışın<br />
değişmesi lazım. Sadece kendi açımızdan<br />
da söylemiyorum. Nitekim biz kendi yetki<br />
alanlarımızdaki işleri genişleterek turizme<br />
katkı sunmaya devam ediyoruz.<br />
Örneğin kültür, sanat kısmında yeni<br />
etkinlikler, festivaller yapıyoruz. Sektörden<br />
gelen taleplerle proje bazlı toplanıyoruz<br />
mesela. Projenin içinde sektörün önde<br />
gelen isimlerinden tutun da işin aktörlerine<br />
kadar pek çok liyakat sahibi insan var. Bütün<br />
çabamız, festivallere kazandıracağımız<br />
yepyeni boyutlarla pazarlama gücümüzü<br />
artırmak ve İstanbul markasına bir katkı<br />
sağlamak. Bu konuların dışında ekoturizme<br />
yönelik de çalışmalar içindeyiz. Şile'de deprem<br />
öncesinde örnek bir çalışma başlatmıştık.<br />
Depremle birlikte paydaşlarımızın<br />
önceliklerinin değişmesi nedeniyle kesintiye<br />
uğradı ancak tekrar hızlandıracağız. Birçok<br />
alanda belediyelerin desteği önemli. ‘Bu<br />
işi belediyeler yapsın’ anlamında değil,<br />
sadece belediye işin yapılabilirliğini göstersin<br />
istiyoruz. Biliyorsunuz, Türkiye'de başarılı işler<br />
çok çabuk takip edilir, taklit edilir. Dolayısıyla<br />
platformun asıl görevi, idarenin işlerine<br />
karışmak değil, sektör taleplerini platform<br />
aklıyla birleştirip uygulanabilir bir proje haline<br />
getirmektir.<br />
Turizm sektörü, ortak akıl işletmek<br />
konusunda ne kadar hevesli, biraz<br />
önce sektördeki çatışmalardan<br />
bahsetmiştiniz.<br />
Bugüne kadar çok büyük çatışmalara şahit<br />
olmadım. Dolayısıyla sektörün ortak akıl<br />
oluşturmak konusunda çok büyük engellerinin<br />
olduğunu düşünmüyorum. Aksine ortak<br />
akıl işletme konusunda talepkarlar. Ayrıca<br />
sektöre çok emek vermiş insanlar var. Onlar<br />
toplam faydayı daha fazla önceliyor. Sektör<br />
bileşenleri, aşılması imkansız bir durum<br />
değilse mutlaka bir masa etrafında toplanıyor.<br />
Platform, global rekabeti nasıl<br />
algılıyor? Bu rekabette İstanbul'un<br />
marka değerini nasıl ortaya<br />
koyuyor?<br />
Biliyorsunuz çok genç TGA-Türkiye Turizm<br />
Tanıtım ve Geliştirme Ajansımız var. Üstelik<br />
çok da iyi bütçesi var. Ancak Merkezi yönetim<br />
burayı o kadar tekelleştirmiş ki, TGA'nın<br />
yapısına baktığımız zaman yerel yönetimleri<br />
görebiliyor musunuz? TGA, tabii ki İstanbul<br />
için kurulmuş bir ajans değil, tüm Türkiye'yi<br />
kapsıyor. Ama şunu söylemek istiyorum,<br />
İstanbul'un veya herhangi bir yerin tanıtımı<br />
için bir çalışma yapılacaksa, orada yerel<br />
yönetimlerin de varlık göstermesi gerekiyor.<br />
Yerel yönetimlerin dışlandığı bir alanda biz<br />
ancak yasayla verilen tüm görevleri esnek<br />
yorumlayarak alanlarımızı genişletmeye<br />
çalışıyoruz.<br />
Herkes memuriyet kafasının “mevzuatta<br />
yoksa olmaz” şeklinde işlediğini düşünür.<br />
Biz İBB olarak mevzuat kesin surette<br />
yasaklamıyorsa dediğim gibi onu mümkün<br />
olduğu kadar büyütmeye çalışıyoruz.<br />
İstanbul için kültür- sanat alanlarında<br />
yaptığımız etkinliklere, festivallere bir bakın.<br />
CRR-Cemal Reşit Rey etkinliklerine bakın,<br />
Kültür A.Ş.'nin etkinliklerine bakın. Vizyoner<br />
yöneticilerle mevzuatın engellemeyeceği<br />
alanlarda şehre değer katmaya çalışıyoruz.<br />
Uluslararası takvimlere girerek kentin<br />
varlığını gösteriyoruz. Yine aynı şekilde spor<br />
alanlarında önemli etkinlikler düzenliyoruz<br />
ve bunu da uluslararası fikstürlere girerek<br />
yapıyoruz. Ama bizim asıl sorunumuz, Tarihi<br />
Yarımada'ya sıkıştırılan turizmimiz. İstanbul'da<br />
maalesef turizm Tarihi Yarımada'ya sıkışmış<br />
durumda. Tarihi Yarımada’nın önemini<br />
akılda tutarak bu sıkışıklığı aşmak için tüm<br />
birimlerimizle çalışıyoruz.<br />
Adalar ve Tarihi Yarımada özelinde<br />
turizmde sıkışmışlığa vurgu<br />
yaptınız. Bunu biraz daha açabilir<br />
misiniz? İstanbul'da turizmi<br />
sıkıştıran sebepler neler sizce?<br />
Elbette ki Tarihi Yarımada turizmin kalbi,<br />
bu yadsınamaz bir gerçek. Ama turizmin<br />
de bölgeye sıkıştırılması İstanbul'a büyük<br />
bir haksızlık! Şehrin her yanı hazine<br />
değerindeyken, turizmin sadece bu bölge<br />
içerisine sıkıştırılmaması gerektiğini<br />
söylediğimde benim gibi düşünen pek çok<br />
sektör temsilcisiyle karşılaştım. Kaldı ki özel<br />
sektör de yavaş yavaş dışına çıkmaya başlıyor.<br />
Bakın Haliç kıyılarına, Tersane İstanbul<br />
yapılıyor. İstanbul Modern Karaköy’e taşındı.<br />
Galataport hayata geçirildi. Tarihi Yarımada'yı<br />
evet çok önemsiyoruz. Yayalaştırmadan tutun<br />
da meydanlara, restorasyona kadar çok<br />
önemli yatırımlar yapıyoruz. Fakat şu da bir<br />
gerçek ki, turizmin şehrin geneline yayılması<br />
şart. İstanbul, çok zengin bir kültürel mirasa<br />
sahip. Bizler bu değerlere sahip çıkıyor, yoğun<br />
restorasyon faaliyetlerimizle kıymetli eserleri<br />
kente kazandırmaya çalışıyoruz.<br />
Bunun yanı sıra yepyeni girişimlerle de<br />
Tarihi Yarımada'nın dışına doğru taşıyoruz.<br />
Yedikule'yi, Balat'ı ve surları yapıyoruz.<br />
Feshane’yi yeni bir anlayışla hayata<br />
geçiriyoruz, Kabataş tarafında projeler<br />
gerçekleştiriyoruz. Anadolu Yakası'ndaki<br />
kültürel hazineleri ve mezarlıkları<br />
düzenleyerek o bölgeye yönelik algıyı<br />
yükseltiyoruz. Kadıköy ve Maltepe’de yeni<br />
etkinlik alanları hayata geçiriyoruz. O zaman<br />
ne oluyor? Tarihi Yarımada'da bir gün geçiren,<br />
alışveriş yaptığında İstanbul'da yapacak başka<br />
bir iş bulamayan turistler için alternatifler<br />
oluşturuluyor. Tüm bu çalışmalar son kertede<br />
İstanbul'daki kalış sürelerini uzatmaya<br />
katkı sunuyor. Tam da bu nedenle spor<br />
etkinliklerimizi Anadolu Yakası'nda yapıyoruz.<br />
Geçtiğimiz yıl Deniz Festivali yaptık. Bu<br />
etkinliklerin boyutlarını gittikçe büyüteceğiz.<br />
Denize kıyısı olan her semtimizde bir etkinlik<br />
düzenleyeceğiz. Yakın zamana kadar gözardı<br />
edilen Anadolu Yakası'na ağırlık vermeyi<br />
istiyoruz.<br />
İstanbul turizmine dair başka<br />
gözlemleriniz de var mı?<br />
Bazen aşırılık sorunumuz oluyor. Örneğin<br />
Adalar'da inanılmaz bir aşırılık var. Bu da<br />
kapasiteyi aşan bir durum ortaya koyuyor.<br />
Adalar genelinde "Macera Turizmi" adı altında<br />
yürüyüş ve bisiklet alanlarını artırmaya<br />
çalışıyoruz. Özellikle Heybeliada ve Büyükada<br />
için bisiklet ve gezi rotaları işaretleniyor.<br />
Tabii bu konuda sektöre de çok iş düşüyor.<br />
Büyükada ile ilgili zaman zaman şikayetler<br />
alıyoruz. Ada'da çok sayıda butik açıldığını<br />
ve bu butiklerin de çakma ürünlerle dolu<br />
olduğunu duyuyoruz. Alışveriş yapanların<br />
Büyükada'ya gitmesine gerek yok! Bu konuyla<br />
ilgili de halihazırda çalışmalarımız sürüyor.<br />
İstanbul genelinde de sıkışmışlığın neden<br />
olduğu bir aşırılık söz konusu. Sorun şu ki,<br />
İstanbul, pazarlanacak ürünler açısından
74<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
iş’te kadın<br />
çok zengin olmasına rağmen, sadece belli<br />
alanlarla tanınıyor. Bu sebeple de yeni<br />
alanlar açıyoruz. Her birini cazibe merkezi<br />
haline getirdiğimizde belki aşırı yoğunluk<br />
da olmayacak. Örneğin herkesi Tarihi<br />
Yarımada'da, Adalar'da görmeyeceksiniz.<br />
Turizmi kent geneline yayıp, genişletmiş<br />
olacağız.<br />
İstanbul neyi doğru yaptığında<br />
marka değerini de yükseltmiş<br />
olacak?<br />
Ben yine "deneyim" diyorum. Şahsi olarak<br />
İstanbul'un turizm başarısının sayılara<br />
indirgenmesini doğru bulmuyorum. 30<br />
milyon turist sayısına ulaşmak tek başına<br />
başarı olamaz. Nitelik de önemli. Hafızada<br />
ve damakta iz bırakabilmek asıl önemlisi.<br />
Bu yüzden de nitelik artırmaya yönelik<br />
çalışmalara yoğunlaşmak gerekiyor. Nitelik<br />
arttıkça harcama eğilimi de yükseldiğinden<br />
gelir de artacaktır zaten. Ancak bu demek<br />
değil ki, nicelik önemsiz.<br />
Bakın, biz İstanbul'un önemini nerede<br />
kavradık biliyor musunuz? Antalya, ziyaret<br />
eden turist açısından her zaman ilk sırada<br />
gelirdi. Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü'nün<br />
Ocak <strong>2023</strong> rakamlarına göre (pandeminin<br />
devam ettiği 2021 yılı verilerine dayanan),<br />
İstanbul gelen turist sayısında 4. sıraya çıktı.<br />
Pandemide Antalya'yı geçti. Bu şehrin kendisi<br />
bir cazibe noktası. Biz bir şey yapmasak<br />
da İstanbul kendi kendini satabilen bir<br />
destinasyon. Şehre yüklenen bir anlam var<br />
ve tek başına o bile 4. sıraya yükselmesini<br />
sağladı.<br />
Dünyada görülmeye değer yerler listesi<br />
yapılsa, İstanbul kesinlikle ilk 10'a girer.<br />
Ama bizim hedefimiz, şehri daha yukarılara<br />
taşımak. İstanbul'u yukarıya taşımanın en<br />
doğru yolu olarak da deneyimi görüyorum.<br />
Bende iz bırakan yerleri düşünüyorum.<br />
Mesela Barselona bende inanılmaz tatlar<br />
bıraktı. İskandinav ülkelerine gidiyorsunuz,<br />
olağanüstü doğal bir güzellik. Ne var ki bir<br />
İtalya'dan aldığınız haz kadar değil. Niye?<br />
Çünkü tarih de orada, kültür de orada, doğa,<br />
gastronomi, mimari de orada. İstanbul, tam<br />
da böyle bir şehir ve de taşı toprağı deneyim<br />
yaşamaya uygun. Bize sadece hazırlıkları<br />
yapmak, uygun kanallarla bunu servis etmek<br />
kalıyor.<br />
Turizmde kadın olmak üzerine<br />
neler söyleyebilirsiniz?<br />
Kadınların yaşadığı genel zorluklardan<br />
ayırmak zor. Patriarkal bir yapıdayız. Bu yapı<br />
size zaten bir sürü rol biçiyor ve o rollere<br />
uygun hareket etmenizi bekliyor. Bunun<br />
örneklerine iş hayatında da rastlamak<br />
mümkün. Dikkat ederseniz kadınlara<br />
yöneticilik yerine daha uzmanlık gerektiren<br />
işler öneriliyor. Buna gerekçe olarak<br />
da aile hayatı ve kadına özgülenen kalıp<br />
yargılar (duygusal, kararsız, yönlendirilen<br />
vb) gösteriliyor. Oysa kadınlar, uzmanlık<br />
gerektiren alanlarda da aile hayatını<br />
etkileyen çok uzun saatler çalışıyor. Eski<br />
dönemlerden bahsediyorum, at sırtında<br />
köylere gidemeyeceği bahanesiyle kadından<br />
kaymakam olamayacağı iddia edilirken,<br />
gencecik kızlar, köylere ebe olarak<br />
gönderiliyor ve at sırtında tanımadığı<br />
insanlarla birlikte gece yarıları doğuma<br />
taşınıyordu. Hiç değilse kaymakamın<br />
koruması var öyle değil mi?<br />
Başta da belirttiğim gibi, ben 1992'den 2011'e<br />
kadar kadın meselesiyle ilgili çalıştım. Buna<br />
rağmen zaman zaman kendimde de cinsiyetçi<br />
unsurlar yakalayabiliyorum. Elbette kolay bir<br />
iş değil cinsiyet nötr tutum geliştirmek. Bir<br />
de şu var, teoriyle pratiğin çok uyuşmadığı<br />
yaklaşımlar da gözlemliyorum. Gizli ya da<br />
örtük cinsiyetçilik yaygın. Baktığınızda herkes<br />
kendisini modernlik çerçevesi içerisinde<br />
cinsiyetçi söylemlerden uzak tutmaya çalışıyor<br />
ama esprilerin, fıkraların arkasına sığınıyor<br />
veya bir kadro verileceği zaman tercihini<br />
erkekten yana kullanarak aslında gizli ya da<br />
örtük cinsiyetçilik yapmaya devam ediyor. Ne<br />
yazık ki iş ve siyasi hayatta erkeklerin resmi<br />
olmayan network ağları var ve orada rahat<br />
ediyorlar. Dolayısıyla kadın yönetici belki<br />
de o informal network ağının içerisinde çok<br />
düşünülmediği için biraz daha zorlanıyor<br />
olabilirler. Ancak bunu aşmak zorundayız. Zira<br />
kadınlar artık daha talepkar.<br />
Bundan sonra neler yapmak<br />
istiyorsunuz? Geleceğe dönük<br />
hayalleriniz neler?<br />
Bildiğiniz gibi, kalıpları olan, gittikçe azalsa<br />
bile kolektif yaşamı benimseyen bir ülkeyiz.<br />
Fazlasıyla birbirimizle ilgileniyor, özel<br />
alanı daraltıyoruz. Son zamanlarda siyah<br />
-beyaz alanların arttığını da görüyorum. Gri<br />
alanlarımız çok az. Bu aslına bakarsanız,<br />
hem siyasi ortam kaynaklı hem de bizlere<br />
dayatılan bir yaşama biçimi. Dünyamızda<br />
farklılıklara toleransımız azalıyor, başka<br />
hayatlar olabileceğini bu ortamda belki çok<br />
görmüyoruz. Ben gri alanların arttığı bir<br />
yaşam hayal ediyorum. Bu noktada tabii<br />
ki hem siyasi duruşun hem de yönetim<br />
duruşunun önemi var.<br />
Kendimizden paye biçelim, İBB olarak<br />
verdiğimiz hizmetlerdeki en ufak<br />
değişikliklerin bile topluma yansımasına<br />
şahit oluyoruz. Bu toplumda bazı şeylere<br />
öyle alıştırılmışız ki, dışarıya çıktığımızda<br />
aslında sıradan olması gereken birçok<br />
şeye şaşırıyoruz. Gelecekte herkesi<br />
kucaklayan bir hayat arzu ediyorum. Bu<br />
alanları genişletebilecek işler yapabilirsek<br />
ne mutlu bize! Kişisel manada bu enerjiye<br />
sahip olduğumu düşünüyorum. O alanlara<br />
hizmet etmeyi de çok arzu ediyorum. Doyum<br />
sağlayacak işlerde olmak çok kıymetli. Bu<br />
yönüyle İBB benim için böyle bir alan oldu.<br />
Kağıt üzerinde planını yaptığım her şeyi<br />
uygulama fırsatı bulabildim. Bu çok büyük<br />
bir ayrıcalık. Yerel yönetimlerde çalışmak bu<br />
açıdan çok tatmin edici oldu benim için. Aynı<br />
şekilde turizm alanını da böyle görüyorum.<br />
Aynı şekilde bundan önce yaptığım sosyal<br />
hizmet ve yardım alanını da böyle görüyordum.<br />
Ne iş yaparsan yap, gri alanları açabiliyorsan<br />
topluma da bir katkı sağlamış oluyorsun.<br />
Dolayısıyla böylesi fark ortaya koyabileceğim<br />
işler beni hem mutlu ediyor hem de<br />
keyiflendiriyor.<br />
İstanbul Turizm Platformu<br />
Direktörü Şengül Altan Arslan,<br />
profesyonel hayatta kendini<br />
sistemli, çalışkan, dakik ve<br />
tutkulu biri olarak tanımlıyor.<br />
Herkesi kucaklamakta bir sakınca<br />
görmezken, söz konusu işin<br />
performans değeri olduğunda<br />
gerilim noktasına taşımaktan<br />
geri durmadığını dile getiren<br />
Arslan, duygusallık ve ilkesellik<br />
çizgisinde tavizsiz bir kimlik<br />
ortaya koyuyor. İyi bir gözlemci<br />
olduğunu belirten Arslan, sadece<br />
sözlere değil, vücut diline de<br />
çok dikkat ettiğini söylüyor ve<br />
"Kişinin benim dışımda da diğer<br />
insanlara nasıl davrandığına<br />
bakarım." diyor.
Haber: Hatice Ünal Bilen<br />
76<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
marka brand<br />
SEHER KARAKUNDAKOĞLU<br />
"TÜRKIYE'DE BIZIM GIBI 18 ÇEŞIT<br />
DÜNYA KAHVESI SATAN YOK"<br />
2003 yılında Kemeraltı'nda sadece kaliteli kahve kullanmak, pazarlamak ve müşteri memnuniyetini<br />
en üst seviyeye taşımak hedefiyle kurulan Kuru Kahveci İbrahim Bey, bugün dünya kahve<br />
sektöründe rüştünü ispatlamış 18 ülke kahvesini Türkiye'deki alıcılarıyla buluşturuyor.<br />
Kuru Kahveci İbrahim Bey’in üçüncü<br />
kuşak işletmecisi Seher Karakundakoğlu<br />
marka yolculuğunu anlattı:<br />
Kuru Kahveci İbrahim Bey’in girişimcilik<br />
öyküsü bundan 50-55 yıl öncesine<br />
dayanıyor aslına bakarsanız. Köklü kahve<br />
markasının üçüncü kuşak temsilcisi Seher<br />
Karakundakoğlu'nun anlattığına göre, dede<br />
Nurettin Karakundakoğlu, Kemeraltı'nda<br />
bir değirmen ustasının yanında çalışıyor o<br />
vakitler. Dükkan küçük ama gayret büyük!<br />
Değirmenciliğe dair her şeyi kendi başına<br />
öğreniyor dede Karakundakoğlu. Ustasının<br />
kötü giden işleri o küçük dükkanı devralmak<br />
için fırsat oluyor bir bakıma. Eşiyle birlikte<br />
çok uzun yıllar çocuklarını ve torunlarını da<br />
yolculuğuna katarak bugünlere ulaşmasına<br />
vesile olan dede ve babaanneye borçlarını,<br />
"Ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Bütün<br />
kapıları onlar açıyor." sözleriyle teslim ediyor<br />
genç işletmeci.<br />
Değirmen işinin devralınmasıyla önce<br />
değirmenler üretiliyor. Kahve değirmenleri,<br />
mısır değirmenleri, çerez değirmenleri derken<br />
aslında makineler kahveleri kavuruyor, bazı<br />
makineler de öğütüyor. Hikayenin devamında<br />
ilk önce kavurma devirmenleri, arkasından da<br />
öğütücülere geçiyorlar. Kemeraltı esnaflığı da<br />
yetmiyor ve Karabağlar'a geçiyorlar.<br />
Kemeraltı hikayesi başlıyor<br />
Kemeraltı'na gelme serüvenlerinin baba<br />
İbrahim Karakundakoğlu sayesinde olduğunu<br />
dile getiren Seher Karakundakoğlu, "Babamız<br />
değirmencilikten sonra da Türk kahvesini<br />
ve dünya kahvelerini aslında Ege Bölgesi<br />
ve İzmir'de bu kadar çeşidi hiç görmediği<br />
için bu dükkanı kurmaya karar verdi." diye<br />
anlatıyor. Karakundakoğlu’nun 2002 yılında<br />
söylediği, "Kemeraltı'na bir kez adımını atan<br />
bir daha o adımı geri alamaz. Kemeraltı<br />
yaşayan bir efsanedir." sözünü anımsatan<br />
Karakundakoğlu, "Onu o kadar iyi anlıyorum<br />
ki, çoğu esnaf hiç değişmiyor. Buranın tarihi<br />
kokusu hiç değişmiyor. Burada bir huzur<br />
var aslında. Buraya geldikleri zaman dünya<br />
kahveleri nedir diye soran oluyor. Ama bilen<br />
inanılmaz çok. Çünkü dünya kahvelerini artık<br />
herkes biliyor. Ne olduğunu herkes biliyor ve<br />
lezzetlerini tek tek ayırt eden müşterilerimiz<br />
o kadar çok ki... Onlarla konuşmak çok güzel<br />
ama bilmeyenlere anlatmak çok daha büyük<br />
bir zevk." diye bahsediyor.<br />
"Türkiye'de bizim gibi 18 çeşit dünya<br />
kahvesi satan yok"<br />
Türkiye'de kahve gelişiminin halen devam<br />
ettiğinin altını çizen Karakundakoğlu, "Kahve<br />
Dünyası büyüyor ama maalesef Türkiye'de<br />
bizim gibi 18 çeşit dünya kahvesi satan yok.<br />
Arabalı kahveler hariç son olarak müşterinin<br />
damak tadına uygun kahveler bulmak için<br />
çalışıyoruz." diyor. Kuru Kahveci İbrahim<br />
Bey çatısı altında damla sakızlı, çikolatalı,<br />
kakuleli, dağ çilekli ve koyu kavrulmuş kahve<br />
ürettiklerini söyleyen deneyimli işletmeci,<br />
üretimini yaptıkları kahvelere ilişkin şu<br />
bilgileri aktarıyor: "Aslına bakarsanız<br />
bizde 18 çeşit filtre kahve var. Ama filtre<br />
kahvelerin arasında hepsinin lezzetleri<br />
var. Açık kahve, koyu kahve, orta kahve,<br />
dengeli kahve... Anlayacağınız günün her<br />
saatinde içebileceğiniz kahveler de var. Açık<br />
kahvelerimiz arasında El Salvador var, onun<br />
bir tık üstü Guatemala var. El Salvador'un<br />
daha karamelize bir lezzeti var. Guatemala<br />
daha bir şekerli bir lezzeti vardır. Kosta Rika<br />
ve Nikaragua ise, sert kahvelerimiz arasında<br />
yer alıyor. Nikaragua, koyu karamelizedir.<br />
Kosta Rika, daha tropik lezzetlere hakim<br />
olan daha üst tarafa doğru çıkan, daha sert<br />
kahvelerimizden birisidir."<br />
Kuru Kahveci İbrahim Bey’in Türk kahvesi<br />
seçenekleri arasında ise, doğuda Mırra<br />
Kahvesi olarak bilinen çifte kavrulmuş kahvesi<br />
öne çıkıyor. Oldukça koyu ve çok sert olan<br />
bu kahveyi de talebe göre müşterilerine<br />
verdiklerini belirten Karakundakoğlu, Brezilya<br />
ve Yemen çekirdeği olarak çok çeşitte ve<br />
lezzette Türk kahvesini seçenek olarak<br />
sunduklarını dile getiriyor.<br />
"Kahve makinelerinde çeşit arttı"<br />
Günümüzde kahve makinelerinin çeşitlerinin<br />
arttığına ve sürekli modernize olduğuna<br />
da değinen Karakundakoğlu, şimdiki<br />
teknolojilerin otomatik olarak çalıştığını<br />
belirterek, "Eskiden otomotik değillerdi.<br />
Kahveyi atıp başında bekliyorduk, sürekli<br />
çevirip çevirip bakıyorduk. O dereceye<br />
gelince kahveyi alıyorduk. Ama şimdi kahveyi<br />
kuruyorsunuz, profilini ayarlıyorsunuz, kendi<br />
veriyor hepsini." diyor.<br />
"Çikolatamı kendim yapıyorum"<br />
Kuru Kahveci İbrahim Bey, Türk kahve<br />
ve filtre kahve seçenekleri kadar el<br />
yapımı çikolatalarıyla da dikkat çekiyor.<br />
Karakundakoğlu, "Burayı açarken dedik<br />
ki, bunun yanına bir şey mutlaka yapalım.<br />
Birkaç hocadan ben de bunun eğitimini aldım.<br />
Çikolatamı kendim yapıyorum ve hepsi doğal,"<br />
diye de ekliyor.<br />
Seher Karakundakoğlu, bütün<br />
dünya kahvelerinin lezzetinde,<br />
kahvenin yetiştiği toprağın geçmiş<br />
ürünlerinin de etkisinin olduğunu<br />
varsayarak, "Yan tarlada şeftali<br />
yetişmiştir ya da bir ananas mango<br />
yetişmiştir. O lezzet, o rüzgarla<br />
birlikte kahvenin toprağına da<br />
gelebiliyor ve o toprak da o lezzette<br />
büyüdüğü için kahveyi o kokuyla<br />
içiyorsunuz aslında. Öyle büyüdü<br />
çünkü." diye söylüyor.
SEHER KARAKUNDAKOĞLU<br />
"NO ONE IN TURKIYE SELLS 18 TYPES<br />
OF WORLD COFFEE LIKE US"<br />
Kuru Kahveci İbrahim Bey, which was established in 2003 in Kemeraltı with the aim of using only<br />
quality coffee, marketing and maximizing customer satisfaction, brings coffees from 18 countries<br />
that have proven themselves in the world coffee industry to their buyers in Turkiye.<br />
Seher Karakundakoğlu, the third<br />
generation operator of Kuru Kahveci<br />
İbrahim Bey, talked about their brand<br />
journey:<br />
In fact, Kuru Kahveci İbrahim Bey's<br />
entrepreneurship story dates back 50-55<br />
years. According to Seher Karakundakoğlu,<br />
the third generation representative of the<br />
rooted coffee brand, grandfather Nurettin<br />
Karakundakoğlu was working with a mill<br />
master in Kemeraltı at that time. The shop<br />
was small but the effort was great! Grandpa<br />
Karakundakoğlu learns everything about<br />
milling on his own. In a way, his master's bad<br />
works are an opportunity to take over that<br />
small shop. His debts to his grandfather and<br />
grandmother, who have been instrumental<br />
in bringing his children and grandchildren<br />
to this day by including their children and<br />
grandchildren for many years with his wife,<br />
said, "Whatever we do, we cannot pay their<br />
rights. They open all the doors."<br />
With the takeover of the mill business, first<br />
the mills are produced. When we say coffee<br />
mills, corn mills, snack mills, machines<br />
actually roast the coffee, and some machines<br />
grind it. In the continuation of the story, they<br />
first pass to the roasting mills, and then to<br />
the grinders. Kemeraltı tradesmen are not<br />
enough and they move to Karabağlar.<br />
Kemeraltı story begins<br />
Seher Karakundakoğlu stated that she owed<br />
her adventures in coming to Kemeraltı to<br />
her father İbrahim Karakundakoğlu. She<br />
detailed, "Our father decided to establish<br />
this shop after milling, since he had never<br />
seen such a variety of Turkish and world<br />
coffees in the Aegean Region and İzmir."<br />
As Karakundakoğlu said in 2002, "One who<br />
takes a step in Kemeraltı cannot take that<br />
step back again. Kemeraltı is a living legend."<br />
Reminding his words, Karakundakoğlu said,<br />
"I understand him so well that most of the<br />
tradesmen never change. The historical<br />
smell of this place never changes. There is<br />
actually a peace here. When they come here,<br />
people ask what is the world's coffee. But<br />
who knows is incredible. Because everyone<br />
knows the world's coffees now. Everyone<br />
knows what it is, and there are so many of<br />
our customers who distinguish their tastes<br />
one by one... It's nice to talk to them, but it's<br />
a much greater pleasure to tell those who<br />
don't know.”<br />
"There is no one in Turkiye who sells<br />
18 kinds of world coffee like us"<br />
Underlining that the development of coffee in<br />
Turkiye is still continuing, Karakundakoğlu<br />
said, "The Kahve Dunyasi company is<br />
growing, but unfortunately, there is no one<br />
who sells 18 kinds of world coffee like us in<br />
Turkiye. Except for the coffee with car, we<br />
are trying to find coffees that suit the taste<br />
of the customers." Saying that they produce<br />
coffee with mastic, chocolate, cardamom,<br />
mountain strawberry and dark roasted coffee<br />
under the roof of Kuru Kahveci İbrahim Bey,<br />
the experienced businesswoman conveys<br />
the following information about the coffees<br />
they produce: "As a matter of fact, we have<br />
18 kinds of filter coffees. But among filter<br />
coffees, they all have flavors. Light coffee,<br />
dark coffee, medium coffee, balanced<br />
coffee... As you can see, there are also<br />
coffees that you can drink at any time of the<br />
day. El Salvador is among our light coffees,<br />
it is one of them. there's Guatemala on top,<br />
El Salvador has a more caramelized flavor.<br />
Guatemala has a sugarier flavor. Costa Rica<br />
and Nicaragua are among our strong coffees.<br />
Nicaragua is dark caramelized. Costa Rica is<br />
one of our stronger coffees that come out to<br />
the top with more tropical flavors."<br />
Among the Turkish coffee options of Kuru<br />
Kahveci İbrahim Bey, the double roasted<br />
coffee, known as Mırra Kahvesi in the<br />
eastern and southeastern Turkiye, stands<br />
out. Karakundakoğlu states that they give<br />
this very dark and very strong coffee to their<br />
customers upon demand, and that they offer<br />
a wide variety and flavor of Turkish coffee as<br />
different options, as Brazilian and Yemeni<br />
beans.<br />
"The variety of coffee machines has<br />
increased"<br />
Mentioning that the types of coffee machines<br />
are increasing and they are constantly<br />
being modernized today, Karakundakoğlu<br />
stated that the current technologies work<br />
automatically and said, "In the past, they<br />
were not automatic. We used to put the<br />
coffee and wait for it, we were constantly<br />
turning it and looking at it. We used to get the<br />
coffee when it reached that level. But now<br />
you set the coffee machine, you set its profile,<br />
it delivers all.”<br />
"I make my own chocolate"<br />
Kuru Kahveci İbrahim Bey draws attention<br />
with its handmade chocolates as well as<br />
Turkish coffee and filter coffee options.<br />
Karakundakoğlu adds, "When we opened this<br />
place, we said, "Let's do something besides<br />
that. I learned this from a few teachers. I<br />
make my own chocolate and it's all natural,"<br />
she further added.
78<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
marka brand<br />
Bonna’dan<br />
yapay zekâ destekli yeni koleksiyon<br />
New collection with artificial intelligence from Bonna<br />
HoReCa dünyasında köklü bir<br />
yer edinen premium porselen<br />
markası Bonna, yapay zekâ<br />
teknolojisi kullanarak tasarladığı<br />
koleksiyonu Futura ile sektörde<br />
bir ilke imza attı.<br />
21. yüzyılın başlarından itibaren toplumun<br />
her kesiminden insanın günlük yaşamına<br />
dahil olan yapay zekâ sistemleri,<br />
bugün neredeyse hayatın vazgeçilmez bir<br />
parçası haline geldi. Teknolojiyi doğru ve<br />
etkin kullanmanın öneminin farkındalığıyla<br />
çalışmalarını yürüten Türkiye’nin ilk %100<br />
HoReCa markası Bonna, yeni koleksiyonu<br />
Futura ile ‘Yapay Zekâ’ teknolojisini porselen<br />
ile buluşturdu. Yapay zekayı üretim ve tasarım<br />
ayaklarında kullanan Bonna, ileriye dönük<br />
vizyonu ile sektörde yeniliklerin de öncüsü<br />
olduğunu gösterdi.<br />
Türkiye porselen sektöründe ilk<br />
HoReCa sektörünün öncülerinden olarak<br />
her zaman için yeni fikirlerle birlikte en iyi<br />
hammaddeleri ve en yeni üretim teknolojilerini<br />
kullanarak sektörün ilerlemesine katkıda<br />
bulunmak istediklerini ifade eden Erbil<br />
Aşkan, “Bonna olarak çok yönlü teknoloji olan<br />
yapay zekânın günümüzde her iş kolu, her<br />
işletme ve her sektör için büyük avantajlar<br />
sunacağına inanıyoruz. Biz de bu sebeple bu<br />
alanında yaptığımız çalışmalara hız kazandırdık<br />
ve tasarımcımız Ahmet Osman Peker ile<br />
yapay zekâ teknolojisini kullanarak Futura<br />
koleksiyonumuzu hayata geçirdik. Futura,<br />
ülkemizde porselen sektöründe AI teknolojisi<br />
kullanılması bakımından bir ilk. Bu yüzden<br />
bizim için çok kıymetli. Yapay zekâ yönündeki<br />
çalışmalarımıza yeni koleksiyonlarımızda da<br />
devam edeceğiz” diye konuştu.<br />
Yapay zekâ, hayran bırakan etkisiyle<br />
sofralarda<br />
Tüm dünyayı etkisi altına alan yapay zekâyı,<br />
Türkiye’de porselen sektöründe ilk uygulayan<br />
marka olan Bonna, bilimin büyüleyici<br />
enerjisinden ilham alarak tasarladığı Futura<br />
ile günümüzün Rönesansı olan teknolojiyi tüm<br />
özellikleriyle sofralara taşıyor. Yapay zekânın,<br />
sanatsal çizgileriyle karşımıza çıktığı Futura<br />
Koleksiyonu, sanatın ve bilişsel gücün ikonik<br />
etkilerini eşsiz tasarımıyla yansıtıyor. Doğal<br />
tonlarda tasarlanan Futura’nın desenleri ve<br />
renkleri, serideki tabakların berrak yüzeyiyle bir<br />
araya gelerek kendine hayran bırakıyor.<br />
Having a deep-rooted place in the HoReCa world, premium porcelain<br />
brand Bonna broke new ground in the sector with its collection Futura,<br />
designed using artificial intelligence technology.<br />
Artificial intelligence systems, which have<br />
been included in the daily life of people<br />
from all walks of life since the beginning of<br />
the 21st century, have become almost an<br />
indispensable part of life today. Carrying<br />
out its activities with the awareness of the<br />
importance of using technology correctly<br />
and effectively, Turkiye's first 100%<br />
HoReCa brand Bonna brought together<br />
the 'Artificial Intelligence' technology with<br />
porcelain with its new collection Futura.<br />
Using artificial intelligence in its production<br />
and design legs, Bonna showed that it<br />
is also the pioneer of innovations in the<br />
sector with its forward-looking vision.<br />
The first in the porcelain industry<br />
in Turkiye<br />
Erbil Aşkan, who stated that as one of the<br />
pioneers of the HoReCa sector, always<br />
wanted to contribute to the progress of<br />
the sector by using the best raw materials<br />
and the latest production technologies,<br />
together with new ideas, said: We believe<br />
it will offer advantages. For this reason,<br />
we accelerated our work in this field and<br />
implemented our Futura collection with<br />
our designer Ahmet Osman Peker using<br />
artificial intelligence technology. Futura is<br />
a first in our country in terms of using AI<br />
technology in the porcelain industry. That's<br />
why it's so precious to us. We will continue<br />
our work in the direction of artificial<br />
intelligence in our new collections.”<br />
Artificial intelligence is on the<br />
table with its astonishing effect.<br />
Being the first brand to apply artificial<br />
intelligence, which has influenced the<br />
whole world, in the porcelain sector in<br />
Turkiye, Bonna brings technology, which<br />
is the Renaissance of today, to the tables<br />
with all its features, with Futura, which<br />
it designed inspiration of the fascinating<br />
energy of science. The Futura Collection, in<br />
which artificial intelligence emerges with<br />
its artistic lines, reflects the iconic effects<br />
of art and cognitive power with its unique<br />
design. The patterns and colors of Futura,<br />
designed in natural tones, come together<br />
with the clear surface of the plates in the<br />
series and impress.
80<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
marka brand<br />
HER PROJEDE FARKLI, ŞIK VE IŞLEVSEL<br />
MONOTECH<br />
Açık büfe ve açık büfede kullanılan set üstü ürünlerin üretimini gerçekleştiren Monotech, 25 yıllık<br />
deneyimini tüm projelerine yansıtıyor. Her projede farklı, şık ve işlevsel ürünlere imza atıyor.<br />
2004 yılından bu yana açık büfe ve açık<br />
büfede kullanılan set üstü ürünlerin<br />
üretimini gerçekleştiren Monotech,<br />
2009 yılı itibariyle üretimini Antalya Sanayi<br />
Sitesi’ne taşıyarak Antalya pazarında aktif<br />
rol oynamaya başladı. Açık büfe alanında<br />
uzmanlığını ortaya koyan firma, bununla<br />
birlikte açık büfeye paralel olan set üstü<br />
ürünlerin üretimini de gerçekleştiriyor.<br />
Monotech firması Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Mesut Sabır, açık büfe projelerinde standart<br />
bir ürünün olmadığını söyleyerek, “Bizim<br />
işimiz bir bakıma terzilik. Açık büfe olarak<br />
standart bir ürünümüz yok. Standart olarak<br />
ise büfe üzerinde kullanılan set üstü sıcak<br />
servis ürünleri geliştirdik. Bunlar; food<br />
wormer display, carving, güveç& pizza servis<br />
ünitesi ve askı tip asansörlü ısıtıcı lambalar<br />
dan oluşan ürün grubu. Monch serisi ismini<br />
verdiğimiz bu seri farklı bir konsepte sahip.<br />
Yoğun bir sezon geçirdiklerini ifade eden<br />
Monotech Yönetim Kurulu Başkanı Mesut<br />
Sabır, her otelin, mekanın ruhuna uygun,<br />
özel tasarım açık büfeler dizayn edip keyifle<br />
üretiyoruz. üstün gayret gösteren, şevk<br />
ve özveri ile çalışan ekibimizle artık bir<br />
aileyiz. Özenle tasarlıyor, itina ile üretiyoruz.<br />
Hayalleri hayata geçiriyoruz. Çok şükür."<br />
diyor.<br />
Açık büfede proje odaklı yaklaşım<br />
Otellerde açık büfenin öneminin her geçen<br />
gün arttığını,neredeyse mutfakların önüne<br />
geçtiğini söyleyen Sabır, süreci şöyle<br />
anlatıyor: “Açık büfeler geçmişte standart<br />
olarak üretiliyordu. Modüler üniteler,<br />
işletmelerin servis anlayışına göre lego<br />
gibi kullanılıp plandaki yerleri değiştiriliyor,<br />
Sadece işlevselliğe önem veriliyordu.<br />
Günümüzde ise; İşletmeler kendisine özel,<br />
restoran konseptine uygun, özel tasarım<br />
büfeler ile müşterilerine görsel bir şölen<br />
sunmak istiyor. Biz de bu doğrultuda mekana<br />
özel dekorasyon ve konsepte uygun ölçü ve<br />
tasarıma sahip üretimler gerçekleştiriyoruz.<br />
Monotech, müşteri beklenti ve ihtiyaçlarını<br />
karşılayabilmek için, sektörün önemli<br />
fuarlarını, sektör trendlerini yakından takip<br />
eden bir anlayışla yoluna devam ediyor.<br />
İşlevsel ve şık tasarımlar<br />
Türkiye’de turizmin önemli bir merkezi<br />
olan Antalya’da konumlanan Monotech<br />
yaşanabilecek arıza, bakım ve servis<br />
konularında anında müdahale edebilmesi<br />
Monotech Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sabır<br />
nedeniyle müşterilerinin memnuniyetini<br />
kazanıyor. Üretiminin yüzde 25’ini Gürcistan,<br />
Kazakistan, Norveç Almanya, Fas, Senegal<br />
gibi ülkelere ihraç eden Monotech, yoğun<br />
olarak Antalya pazarında faaliyet gösteriyor.<br />
Türkiye genelinde ise birçok şehirde<br />
projelere imza atmış durumda. Müşteri<br />
odaklı bir çalışma şekilleri olduğunu söyleyen<br />
Sabır, “İyi bir proje üretebilmek için ilk önce<br />
müşterinin ne istediğini anlamak gerekiyor.<br />
Hatta bazen kendini iyi ifade edemediği<br />
noktalarda beklentilerinin ötesinde<br />
çözümler sunmak gerekiyor. Çünkü büfe bir<br />
işletmenin prestijini, müşterisi gözündeki<br />
imajını direk etkileyen ciddi yatırım maliyeti<br />
olan bir üründür. Dolayısıyla tasarımından<br />
bakımına ve servis hizmetine kadar her<br />
alana özen gösteriyoruz. İyi bir iş ortaya<br />
çıkarmak için bunlar önemli noktalar.<br />
Bu işin içersinde gözle görülmeyen başa<br />
gelmeden bilinemeyen birçok detay var.<br />
Kuruluşumuzdan beri aynı proje ekibiyle<br />
yolumuza devam ediyoruz. Kaliteli işler<br />
ortaya koyabilmek için tüm birikim ve<br />
tecrübemizi de işimizin her aşamasında<br />
kullanıyoruz” diye belirtiyor.<br />
Monch işletmelere seçenek<br />
özgürlüğü sunuyor<br />
Monotech, kısa bir zaman önce Monch ürün<br />
grubunu sektörün beğenisine sundu. Bu<br />
zamana kadar ithal edilen bazı ürünlerin<br />
tasarım anlamında gelişmiş versiyonlarını<br />
Monch’un portföyünde bulabilirsiniz. Aynı<br />
zamanda işletmelere sunumlarında çeşitlilik<br />
imkanı da tanıyor. Tasarımın icatın bir parçası<br />
olduğunu söyleyen Sabır, Monch’un ortaya<br />
çıkış sürecini şöyle anlatıyor: “İşletmeleri<br />
ziyaretlerimizin sonucunda sunumlarda<br />
farklı ihtiyaçların olduğunu tespit ettik. Hem<br />
işlevsel hem de görsel anlamda kullanışlı<br />
ve şık ürünler ürettik. Monch yaklaşık 3<br />
yıllık bir arge süreci sonunda ortaya çıktı.<br />
Set üstü sıcak teşhir üniteleri standart ürün<br />
şeklinde sadece ithal ve paslanmaz olarak<br />
Türkiye’ye geliyordu. Biz daha estetik ve şık<br />
olması için ahşap ve akrilik gövdeli, bakır<br />
ve pirinç kaplama aksesuarları olan farklı<br />
modeller geliştirdik. Sarkıt lambalar yine<br />
ithal olarak Türkiye’ye geliyordu. Bu üründe<br />
de yeni tasarımlar yaptık. Bakır, sarı, krom,<br />
elektrostatik boya gibi kaplama seçenekleri<br />
sunduk.”<br />
Açık büfelerde son dönemlerde Türk<br />
mutfağından örneklerin sunulduğu Türk<br />
köşelerinin artması ve buna uygun mönülerin<br />
sunulmasıyla da bir ihtiyaç haline gelen<br />
güveç servis ünitesi Monoch’un ürün<br />
portföyünde bulunuyor. Hem sergilemede<br />
şık bir görüntüye sahip bu güveçler üzerinde<br />
bulunan flexi bağlantılı infrared ısıtıcı lamba<br />
ve alt kısmında bulunan dijital ayarlı ısıtıcı ile<br />
konuklara istenen sıcaklıkta servis yapabilme<br />
imkanı sağlıyor. 45 ve 90 derece arasında<br />
ısıtma imkanı veren bu ürünün kapağını<br />
da hem hijyenik hem de pratik bir şekilde<br />
tutturabileceğiniz bir aparatı bulunuyor.<br />
Sabır, “Bu ürün grubumuzu sadece otellere<br />
değil, endüstriyel mutfak ve büfe üreten<br />
mutfak firmalarına da sunuyoruz. Onların da<br />
güvenle müşterilerine sunabileceği bir ürün<br />
ortaya çıkardık” diyor.
DIFFERENT, STYLISH AND FUNCTIONAL<br />
IN EVERY PROJECT<br />
MONOTECH<br />
Monotech, which produces countertop products used in open buffet and open buffet, reflects its 25<br />
years of experience to all its projects. It creates different, stylish and functional products<br />
in every project.<br />
Saying that the importance of open buffets<br />
in hotels is increasing day by day and almost<br />
surpassing kitchens, Sabır explains the<br />
process as follows: “Open buffets were<br />
produced as standard in the past. Modular<br />
units are used like Lego according to the<br />
service understanding of the enterprises and<br />
their places in the plan are changed, Only<br />
functionality is given importance. Today,<br />
however; Businesses want to offer a visual<br />
feast to their customers with specially<br />
designed buffets that are suitable for the<br />
restaurant concept. In this direction, we<br />
carry out productions with dimensions and<br />
designs in accordance with the decoration<br />
and concept specific to the place. Monotech<br />
continues on its way with an understanding<br />
that closely follows the industry's important<br />
fairs and industry trends in order to meet<br />
customer expectations and needs.<br />
Functional and stylish designs<br />
Monotech, located in Antalya, which is an<br />
important center of tourism in Turkey,<br />
gains the satisfaction of its customers<br />
due to its ability to instantly intervene in<br />
any malfunction, maintenance and service<br />
issues. Monotech, which exports 25% of its<br />
production to countries such as Georgia,<br />
Kazakhstan, Norway, Germany, Morocco<br />
and Senegal, operates intensively in the<br />
Antalya market. In Turkey, it has signed<br />
projects in many cities. Saying that they have<br />
a customer-oriented way of working, Sabır<br />
said, “In order to produce a good project, it is<br />
necessary to understand what the customer<br />
wants first. In fact, sometimes it is necessary<br />
to offer solutions beyond their expectations at<br />
points where they cannot express themselves<br />
well. Because a buffet is a product with a<br />
serious investment cost that directly affects<br />
the prestige of a business and its image in<br />
the eyes of its customers. Therefore, we<br />
pay attention to every aspect from design<br />
to maintenance and service. These are the<br />
key points for doing a good job. There are<br />
many details in this business that cannot<br />
be known until they are invisible to the eye.<br />
We have been continuing our way with the<br />
same project team since our establishment.<br />
We use all our knowledge and experience at<br />
every stage of our work in order to produce<br />
quality works.”<br />
Monch offers businesses freedom<br />
of choice<br />
Monotech has recently introduced the<br />
Monch product group to the industry. You<br />
can find advanced versions of some products<br />
imported so far in terms of design in Monch's<br />
portfolio. It also gives businesses the<br />
opportunity to diversify in their presentations.<br />
Saying that design is a part of invention, Sabır<br />
describes the emergence process of Monch<br />
as follows: “As a result of our visits to the<br />
enterprises, we determined that there were<br />
different needs in the presentations. We have<br />
produced useful and stylish products both<br />
functionally and visually. Monch emerged<br />
after an R&D process of about 3 years.<br />
Countertop hot display units were coming to<br />
Turkey as standard products, only imported<br />
and stainless. We have developed different<br />
models with wooden and acrylic bodies,<br />
copper and brass plated accessories to be<br />
more aesthetic and stylish. Pendant lamps<br />
were coming to Turkey as imported again.<br />
We also made new designs for this product.<br />
We offered coating options such as copper,<br />
yellow, chrome, electrostatic paint.”<br />
The casserole service unit, which has<br />
become a necessity with the increase in<br />
Turkish corners where examples from<br />
Turkish cuisine are served in open buffets<br />
and the offering of appropriate menus, is<br />
in Monoch's product portfolio. Besides,<br />
these casseroles, which have an elegant<br />
appearance on display, provide the guests<br />
with the opportunity to serve at the desired<br />
temperature with the flexi connection<br />
infrared heater lamp on the top and the<br />
digital adjustable heater on the bottom. This<br />
product, which allows heating between 45<br />
and 90 degrees, has an apparatus that you<br />
can attach the cover of both hygienically and<br />
practically. Sabır said, “We offer this product<br />
group not only to hotels, but also to kitchen<br />
companies that produce industrial kitchens<br />
and buffets. We have created a product<br />
that they can confidently offer to their<br />
customers.”
82<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
marka röportaj brand interview<br />
HORECA SOFRALARININ 50 YILLIK<br />
PROFESYONEL EŞLIKÇISI<br />
GÖREME HORECA EKIPMANLARI<br />
Türkiye’nin en eski melamin üreticisi konumuyla 1972 yılında üretim faaliyetlerini başlatan Göreme Horeca<br />
Ekipmanları, yarım asırlık sektör tecrübesi ile Horeca ekipmanları alanındaki öncü marka kimliğini koruyor.<br />
Melamin teknolojisine yaptığı yatırımlarla yurt içi ve yurt dışındaki büyüme hızını sürdüren firma, önümüzdeki<br />
dönemde de yeni pazarlar ve yeni marka iş birlikleriyle büyümesini sürdürecek!<br />
Markanın kuruluşunu, Horeca sektörüne<br />
hitap eden yatırımlarını ve yeni dönem<br />
büyüme rotasını Göreme Horeca<br />
Ekipmanları Genel Müdürü Hüseyin Cengiz ile<br />
konuştuk.<br />
Göreme Horeca Ekipmanları<br />
markası nasıl doğdu? Horeca<br />
kanalına hitap eden ürünler/<br />
ürün grupları hakkında bilgi verir<br />
misiniz?<br />
Göreme Horeca Ekipmanları, 1972 yılında<br />
kurulan Türkiye’nin en eski melamin<br />
üreticisidir. Türkiye, çok uzun yıllara dayanan<br />
bir melamin kültürüne sahip. Bugün artık<br />
toplumun alışkın olduğu melamin kültürü;<br />
21. yüzyılın gereklerine ayak uyduran bir<br />
ürün haline geldi. Bizler bu doğrultuda<br />
tüketicilerimizin beğenilerine ve zevklerine<br />
uygun üretim faaliyetlerimizi sürdürüyor<br />
onların sofralarına 50 yıldır eşlik ediyoruz.<br />
Göreme ailemizin önemli bir know- how’ı<br />
bulunuyor. Horeca ekipmanları alanında<br />
sürekli kendini yenileyen ve geliştiren<br />
sektörün içerisinde yön belirleyici firmalardan<br />
biri olarak ürün kalitemizi, modellerimizi ve<br />
melamin teknolojimizi de yaptığımız yatırımlar<br />
ile büyüterek yolumuza devam ediyoruz.<br />
Bu alana yönelik yatırımlarınızdan<br />
bahseder misiniz?<br />
Kendi yatırımlarımızı dünya teknolojisiyle<br />
birleştirerek markamızın temel direklerinden<br />
biri haline gelen A5 Termo malzemeyi,<br />
“Termostar” markasını da bünyemize katmak<br />
suretiyle mevcut markamıza entegre ettik.<br />
Bu adımımızla kaliteye bağlılığımızı ve insan<br />
sağlığına olan hassasiyetimizi bir kez daha<br />
göstermek istedik. Çalışmalarına uzun yıllardır<br />
devam ettiğimiz ve üretimini yaptığımız A5<br />
termo ürünlere 2022 yılında dünya standart ve<br />
kalitesinde yatırım yapmak temel hedefimizdi.<br />
Bu hedefimizi gerçekleştirebildiğimiz için de<br />
kendimizi daha güçlü hissediyoruz.<br />
Dikkatinizi çekmiştir, nedir bu AT termo<br />
malzeme? Bu malzeme seramik ve<br />
porselenden 4 kata kadar daha güçlü,<br />
darbeye, kırılmaya, çizilmeye dayanıklı, uzun<br />
süreli kullanıma uygun, deformenin olmadığı,<br />
bulaşık makinesinde yıkanabilen, birçok ürüne<br />
göre çok daha az bakteri barındırdığı bilimsel<br />
olarak kanıtlanmış bir malzeme türü olup,<br />
Göreme Horeca Ekipmanları Genel Müdürü Hüseyin Cengiz<br />
sağlık standartlarına uygun üretildiğinde<br />
benzer ürün gruplarına göre çok üstün bir<br />
üründür. Bu yatırımlar ile <strong>2023</strong> yılına güzel bir<br />
başlangıç yaptığımızı belirtmek isterim.<br />
Melamin endüstrisinde en yeni<br />
teknolojiler neler? Buna yönelik<br />
yatırımlarınız var mı?<br />
Üretimimizde ek olarak robotik ve otomasyon<br />
sistemlerini kullanmaktayız. Bunun birlikte<br />
üretimimizi daha verimli hale getirmek için<br />
çalışmalarımız devam edecektir.<br />
İhracatınız var mı? Bu yıl ve<br />
önümüzdeki döneme ilişkin ihracat<br />
hedefleriniz nedir?<br />
Mutfak ve masa ekipmanları, Horeca etkisi<br />
ile dünyada en hızlı büyüyen sektörlerden<br />
biri. 2020 ve 2021’in ilk yarısında pandemiden<br />
etkilenen sektör temsilcileri, yaklaşık 10<br />
milyar ABD Doları ithalat yaparken; 2022<br />
yılında 13 milyar ABD Doları rakamını<br />
yakalamış olup, bu trend artarak devam<br />
etmektedir. Bununla beraber yakın<br />
pazarlarımız arasında yer alan Mozambik,<br />
Gana, Cezayir, Uganda, İran, Senegal<br />
ve Romanya da iyi miktarlarda ihracat<br />
yapmaktadır.<br />
Göreme Horeca Ekipmanları olarak<br />
yukarıda saydığımız birçok ülkede düzenli<br />
müşterilerimiz olup, her geçen gün yeni<br />
ülkeleri de portföyümüze katmaktayız.<br />
Geçtiğimiz yıl birçok uluslararası ve yurt<br />
içi fuara katıldık. Aynı şekilde bu yıl için<br />
de hedeflediğimiz yeni ve uzak pazarlar<br />
kapsamında Almanya, ABD, Meksika,<br />
B.A.E. ve Suudi Arabistan’ın önde gelen<br />
fuarlarındaki yerimizi aldık ve bu ülkelerdeki<br />
reklam ve pazarlama çalışmalarımıza hız<br />
verdik. Bunların yanı sıra son dönemde<br />
ticaret şartlarında eski günlerine dönen<br />
Libya ve vize konusunu rahatlatan Mısır’da da<br />
çalışmalarımıza devam ediyoruz.<br />
2022 nasıl geçti? Bu yıldan<br />
beklentileriniz neler?<br />
Dünyada yaşanan küresel yavaşlamanın<br />
etkilerini özellikle 2022 yılının son çeyreğinde<br />
ülkemizde ve sektörümüzde hissettiğimizi<br />
söyleyebiliriz. Özellikle bu yavaşlamanın<br />
2024’ün ilk çeyreği de dahil devam edeceği<br />
öngörüsüyle mevcut yurt dışı pazarlarımızın<br />
yanına uzak pazarlara ve potansiyel<br />
pazarlara hitap edecek yeni ürün tasarımları<br />
gerçekleştirdik.<br />
Geçtiğimiz yıl ile birlikte eski güzel<br />
günlerine geri dönüş adımları atan turizm<br />
sektörünün yakaladığı ivme bize de yeni<br />
yatırımlar konusunda motivasyon kaynağı<br />
oldu. <strong>2023</strong> yılında da dünya otelcilik ve<br />
restoran sektörünün altın yılını yaşayacağını<br />
öngörerek oteller, restoranlar ve catering<br />
şirketleri ile gerek yurt içinde ve gerek yurt<br />
dışında ilişkilerimizi artırmak adına çalışma<br />
stratejimizi oluşturduk.<br />
Türkiye’de ve dünyada bağlı<br />
bulunduğunuz melamin sunum<br />
tabakları ve servis ekipmanları<br />
sektörünün gelişimi hakkında neler<br />
söyleyebilirsiniz?<br />
Sektörümüz içerisinde özellikle termo ürün<br />
ve melamin ürün segmentine özellikle fiyat,<br />
kalite ve hijyen üçgeninde karşılaştırma yapan<br />
kurumsal firmalar başta olmak üzere tüketici<br />
tarafından da teveccüh artmaktadır. Bu<br />
konuda, özellikle kendi ürün segmentimizden<br />
çok, ürünlerin bu özelliklerine vurgu yapacak<br />
şekilde pazarlama enstrümanları kullanmaya<br />
ve farkındalığı artırmaya değer atfediyoruz.
PROFESSIONAL ACCOMPANIMENT OF<br />
HORECA TABLES FOR 50 YEARS<br />
GOREME HORECA EQUIPMENTS<br />
Goreme Horeca Equipments, which started its production activities in 1972 as Turkey's oldest melamine producer,<br />
maintains its leading brand identity in the field of Horeca equipment with its half-century experience in the industry.<br />
The company, which maintains its growth rate at home and abroad with its investments in melamine technology,<br />
will continue to grow with new markets and new brand collaborations in the coming period!<br />
We conducted an exclusive interview with<br />
Hüseyin Cengiz, General Manager of Goreme<br />
Horeca Equipments, about the establishment<br />
of the brand, its investments addressing the<br />
Horeca sector and its new growth route.<br />
How was the Goreme Horeca<br />
Equipments brand born? Could you<br />
give information about the products/<br />
product groups that appeal to the<br />
Horeca channel?<br />
Goreme Horeca Equipments, founded in 1972,<br />
is the oldest melamine producer in Turkey.<br />
Turkey has a long-standing melamine culture.<br />
Today, the melamine culture that society is<br />
accustomed to, has become a product that<br />
keeps up with the requirements of the 21st<br />
century. In this direction, we continue our<br />
production activities in accordance with the<br />
tastes and delicacies of our consumers, and<br />
we have been accompanying their tables<br />
for 50 years. Our Goreme family has an<br />
important know-how. As one of the leading<br />
companies in the sector that constantly<br />
renews and develops itself in the field of<br />
Horeca equipment, we continue on our way<br />
by increasing our product quality, models and<br />
melamine technology with the investments we<br />
made.<br />
Can you tell us about your<br />
investments in this field?<br />
We integrated the A5 Thermo material, which<br />
has become one of the main pillars of our<br />
brand by combining our own investments<br />
with world technology, into our existing brand<br />
by adding the "Termostar" brand. With this<br />
step, we wanted to show once again our<br />
commitment to quality and our sensitivity to<br />
human health. Our main goal was to invest<br />
in A5 Thermo products, which we have been<br />
working on and producing for many years, in<br />
2022 at world standards and quality. We feel<br />
stronger because we are able to achieve this<br />
goal. It must have caught your attention; what<br />
is this AT thermo material? This material<br />
is a type of material that is scientifically<br />
proven to be up to 4 times stronger than<br />
ceramic and porcelain, resistant to impact,<br />
breakage, scratching, suitable for long-term<br />
use, non-deformable, dishwasher safe, and<br />
contains much less bacteria than many<br />
products, when produced in accordance with<br />
health standards. It is a very superior product<br />
compared to similar product groups. I would<br />
like to state that we have made a good start to<br />
<strong>2023</strong> with these investments.<br />
What are the newest technologies in<br />
the melamine industry? Do you have<br />
investments for this?<br />
We are using robotic and automation systems<br />
in our production. Together, we will continue<br />
to work to make our production more efficient.<br />
Do you have any exports? What are<br />
your export targets for this year and<br />
the next period?<br />
Kitchen and table equipment is one of the<br />
fastest growing sectors in the world with the<br />
effect of Horeca. The industry representatives<br />
affected by the pandemic in the first half of<br />
2020 and 2021 import approximately 10 billion<br />
USD, has reached 13 billion USD in 2022, and<br />
this trend continues to increase. In addition,<br />
there is a respectful amount of exports to our<br />
close markets such as Mozambique, Ghana,<br />
Algeria, Uganda, Iran, Senegal and Romania.<br />
As Goreme Horeca Equipments, we have<br />
loyal customers in many countries mentioned<br />
above, and we are adding new countries to our<br />
portfolio every day. Last year, we participated<br />
in many international and domestic fairs.<br />
Likewise, within the scope of new and distant<br />
markets that we are targeting for this year are<br />
Germany, USA, Mexico, B.A.E. and we took our<br />
place in the leading fairs of Saudi Arabia and<br />
we accelerated our advertising and marketing<br />
activities in these countries. In addition, we<br />
continue our work in Libya, which has recently<br />
returned to its old days in terms of trade, and<br />
in Egypt, which has relieved the visa issue.<br />
How was 2022? What are your<br />
expectations this year?<br />
We can say that we felt the effects of the<br />
global slowdown in the world, especially in<br />
the last quarter of 2022, in our country and<br />
in our industry. With the prediction that this<br />
slowdown will continue, including in the first<br />
quarter of 2024, we have realized new product<br />
designs that will appeal to distant markets<br />
and potential markets besides our existing<br />
foreign markets. The momentum gained by<br />
the tourism industry, which took steps to<br />
return to its good old days last year, has also<br />
been a source of motivation for us in new<br />
investments. Anticipating that the world hotel<br />
and restaurant industry will experience its<br />
golden year in <strong>2023</strong>, we have set our strategy<br />
to work with hotels, restaurants and catering<br />
companies in order to increase our relations<br />
both at home and abroad.<br />
What can you say about the<br />
development of the melamine<br />
serving plates and service equipment<br />
industry in Turkey and in the world?<br />
In our sector, especially the corporate<br />
companies that make comparisons to the<br />
thermo product and melamine product<br />
segment, especially in the triangle of price,<br />
quality and hygiene, are also gaining favor<br />
from the consumers. In this regard, we<br />
attach value to using marketing instruments<br />
and raising awareness to emphasize these<br />
features of the products rather than our own<br />
product segment.
84<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
marka brand<br />
HORECA SUNUM<br />
ÜRÜNLERINDE TREND<br />
BELIRLEYICI<br />
RUBIKAP<br />
Türkiye’nin önde gelen<br />
endüstriyel sunum ürünleri<br />
üreticilerinden Rubikap, <strong>2023</strong><br />
yılında da yeni modelleriyle<br />
HoReCa sektörünün ilgi<br />
odağı olmaya devam<br />
ediyor. Polikarbonat servis<br />
ekipmanları üretimine bu yıl<br />
exclusive segment Prizma<br />
serisini de ekleyen marka,<br />
kırılmaz bardak ve kadehleriyle<br />
otellerde sunum trendlerine<br />
damgasına vuracak.<br />
Şık ve doğal cam görünümünün yanı sıra<br />
polikarbonat yapısıyla sağlam ve kırılmaz<br />
ürünler tasarlayan Rubikap, otellerde<br />
sunum ürünleri trendlerini belirlemeye devam<br />
ediyor. Bu yıl exclusive segmente ait Prizma<br />
serisini Türkiye’nin yanı sıra Mısır, Dubai ve<br />
ABD’den pek çok otelle buluşturuyor.<br />
İlter: "Dış mekanda sunumu farklı<br />
bir boyuta taşıyacağız"<br />
Konuyla ilgili açıklamasında Metplas Yönetici<br />
Ortağı Alper İlter şunları söyledi: “Ülkemizde<br />
yaz sezonunun açılmasına kısa bir süre<br />
kala yeni tasarımımız Prizma serimizi<br />
müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz.<br />
Dış mekanda sunumu farklı bir boyuta<br />
taşıyacağına inandığımız exclusive segmente<br />
ait, son derece şık ürünlerimiz ile bu yaza<br />
damga vurmaya hazırlanıyoruz. Kırılmazlık<br />
özelliğinin yanı sıra ısıya dayanıklı olması<br />
ve bulaşık makinesinde yıkanabilmesi<br />
oteller için büyük kolaylık sağlıyor. Bununla<br />
birlikte özellikle resort oteller, cam kırıkları<br />
kaynaklı yaralanmaların önüne geçmek ve<br />
tek kullanımlık atıkları engellemek için de<br />
Rubikap ürünlerini tercih ediyor.”<br />
Türkiye’de çok kullanımlık polikarbonat<br />
mutfak eşyası üreten ilk şirket olduklarının<br />
da altını çizen İlter, çevreye pozitif katkı<br />
sağladıklarını belirterek “Ürettiğimiz 1 adet<br />
çok kullanımlık ürün, yaklaşık 2 bin adet<br />
tek kullanımlık ürün tüketimini engelliyor.<br />
Metplas Yönetici Ortağı Alper İlter<br />
Böylece 90 gramlık bir polikarbonat ürün<br />
kullanımı ile 16 kg’lık atık üretilmesinin<br />
önüne geçilerek %99 oranında daha az atık<br />
üretilmiş oluyor. Çevreci özelliğiyle büyük<br />
talep gören ürünlerimiz ile Avrupa’daki<br />
büyümemizi sürdürmek istiyoruz. Bu amaçla<br />
Almanya’nın Münih şehrinde yurt dışındaki ilk<br />
ofisimizi açtık. <strong>2023</strong> yılında Avrupa’nın yanı sıra<br />
Amerika’yı da odağımıza aldık” dedi.<br />
65 ülkeye ihracat yapıyor<br />
Türkiye’nin plastik ürünleri üretiminde<br />
dünya liginde yer almasına katkı sağlayan<br />
şirketlerden Metplas, ABD’den Birleşik Arap<br />
Emirlikleri’ne, Senegal’den Yunanistan’a 65<br />
ülkeye ihracat yaparak büyümeye devam<br />
ediyor. Ürettiği çok kullanımlık, çevreci<br />
ürünlerle Avrupa pazarında hızla büyüyen<br />
Rubikap, Münih’te açtığı yeni ofisiyle bu<br />
pazardaki büyümesini 3 yılda ikiye katlamayı<br />
hedefliyor. 35 yıl önce İstanbul Bayrampaşa’da<br />
temelleri atılan Metplas, Rubikap markası ile<br />
yeme-içme sektörüne özel üretim yaparak<br />
çok kullanımlık, yıkanabilir, yiyecek – içecek<br />
sunum ürünleri üretiyor.<br />
Polikarbonat Ürünlerin Özellikleri<br />
Üretim hattında yer alan robotlar ile<br />
nesnelerin interneti teknolojisi kullanılarak<br />
el değmeden üretim de yapılıyor. Kırılmaz,<br />
kırılmaya karşı dayanıklıdır. Üzerinden<br />
arabayla geçildiğinde bile kırılmaz. 140 C<br />
ısıya dayanıklıdır. Aşınmaya dayanıklıdır.<br />
Sağlıklıdır. 19 litrelik çok kullanımlı su cam<br />
damacanalarında kullanıma izin verilen<br />
tek plastiktir. Ayrıca göz lensleri ve pek çok<br />
mutfak malzemeleride polikarbonattan<br />
üretilmektedir. 1 adet çok kullanımlık<br />
polikarbonat ürün kullanımı yaklaşık 2<br />
bin adet tek kullanımlık ürün tüketimini<br />
engelliyor. Bu sayede 90 gramlık bir<br />
polikarbonat ürün kullanımı ile 16 kg’lık<br />
atık üretilmesinin önüne geçilerek %99<br />
oranında daha az atık üretilmiş oluyor.<br />
Dünyanın ünlü festivallerinin<br />
bardak üreticisi<br />
Yerli Rubikap, dünyanın dört bir yanından<br />
ziyaretçinin buluştuğu festival olan<br />
Octoberfest ve Avrupa genelinde pek çok<br />
diğer festivallere bardak üretimi yapıyor.<br />
Sağlamlığıyla öne çıkan bardaklar, festivale<br />
özel olarak tasarlanarak üretiliyor. Sadece<br />
geçen yıl düzenlenen Octoberfest ve diğer<br />
festivallere 1 milyondan fazla bardak<br />
üretimi Rubikap tarafından yapıldı.<br />
Dönüşüme katkı sağlayan özel<br />
projeler<br />
Odağına kahve atıklarını alan Wastespresso<br />
ile ortak bir proje gerçekleştirildi.<br />
Bu kapsamda kahve posalarını ileri<br />
dönüştürerek doğada çözünebilen çok<br />
kullanımlık bardaklar üretildi. Nişasta bazlı<br />
doğada tamamen çözünebilir çatal, bıçak,<br />
kaşık üretildi. Fabrikada bulunan geri<br />
dönüşüm tesisi sayesinde; satışını yapılan<br />
ürünlerin kullanım süresi dolduğunda<br />
geri alınıp dönüştürülüyor. Genellikle<br />
bardak atıklarını ayakkabı çekçeğine<br />
dönüştürülerek son kullanıcıya sunuluyor.
THE TRENDSETTER IN HORECA<br />
PRESENTATION PRODUCTS<br />
RUBIKAP<br />
Rubikap, one of Turkey's leading manufacturers of industrial presentation products, continues to<br />
be the center of attention of the HoReCa sector with its new models in <strong>2023</strong>. Adding the exclusive<br />
segment Prizma series to its polycarbonate service equipment production this year, the brand will<br />
mark the presentation trends in hotels with its unbreakable glasses and goblets.<br />
Designing durable and unbreakable products<br />
with its polycarbonate structure, in addition<br />
to its stylish and natural glass appearance,<br />
Rubikap continues to set the trends for<br />
presentation products in hotels. This year,<br />
it brings the Prism series belonging to the<br />
exclusive segment together with many hotels<br />
from Egypt, Dubai and the USA as well as<br />
Turkey.<br />
İlter: "We will take the outdoor<br />
presentation to a different<br />
dimension"<br />
In her statement on the subject, Alper İlter,<br />
Managing Partner of Metplas, said: “We<br />
are presenting our new design Prizma<br />
series to our customers, shortly before the<br />
start of the summer season in our country.<br />
We are getting ready to make a mark<br />
this summer with our extremely stylish<br />
products belonging to the exclusive segment,<br />
which we believe will carry the outdoor<br />
presentation to a different dimension. In<br />
addition to its unbreakable feature, being<br />
heat resistant and being able to be washed in<br />
the dishwasher provides great convenience<br />
for hotels. However, especially resort hotels<br />
prefer Rubikap products to prevent injuries<br />
caused by broken glass and to prevent<br />
disposable waste.” Thus, with the use of a 90<br />
gram polycarbonate product, 16 kg of waste<br />
is prevented and 99% less waste is produced.<br />
We want to continue our growth in Europe<br />
with our products, which are in great demand<br />
with their environmentally friendly features.<br />
For this purpose, we opened our first office<br />
abroad in Munich, Germany. In <strong>2023</strong>, we have<br />
focused on America as well as Europe.”<br />
Exports to 65 countries<br />
Metplas, one of the companies that<br />
contribute to Turkey's place in the world<br />
league in the production of plastic products,<br />
continues to grow by exporting to 65<br />
countries from the USA to the United Arab<br />
Emirates, from Senegal to Greece. Growing<br />
rapidly in the European market with the<br />
reusable and environmentally friendly<br />
products it produces, Rubikap aims to<br />
double its growth in this market in 3 years<br />
with its new office in Munich. Metplas,<br />
whose foundations were laid 35 years ago in<br />
Bayrampaşa, Istanbul, produces reusable,<br />
washable, food and beverage presentation<br />
products by making special production for<br />
the food and beverage sector under the<br />
Rubikap brand.<br />
Features of Polycarbonate<br />
Products<br />
With the robots on the production line,<br />
production is also carried out using<br />
the internet of things technology.<br />
Unbreakable, shatter resistant. It won't<br />
break even when you drive over it. It is heat<br />
resistant to 140 C. It is wear resistant. It<br />
is healthy. It is the only plastic allowed<br />
for use in 19 liter multi-use water glass<br />
demijohns. In addition, eye lenses and<br />
many kitchen materials are produced<br />
from polycarbonate. The use of 1 reusable<br />
polycarbonate product prevents the<br />
consumption of approximately 2 thousand<br />
disposable products. In this way, with the<br />
use of a 90 gram polycarbonate product,<br />
16 kg of waste is prevented and 99% less<br />
waste is produced.<br />
Glass maker of the world's<br />
famous festivals<br />
Domestic Rubikap produces glasses for<br />
Octoberfest, the festival where visitors<br />
from all over the world meet, and many<br />
other festivals across Europe. Standing<br />
out with their robustness, the glasses are<br />
produced by being specially designed for<br />
the festival. More than 1 million glasses<br />
were produced by Rubikap for Octoberfest<br />
and other festivals held last year alone.<br />
Special projects that contribute<br />
to transformation<br />
A joint project was carried out with<br />
Wastespresso, which focuses on coffee<br />
waste. In this context, biodegradable<br />
reusable cups were produced by<br />
upcycling coffee grounds. Starch-based,<br />
biodegradable forks, knives and spoons<br />
were produced. Thanks to the recycling<br />
facility in the factory; When the products<br />
sold are expired, they are taken back and<br />
converted. Generally, glass waste is turned<br />
into a shoe squeegee and presented to the<br />
end user.
86<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
marka<br />
Cargill beyaz et üretimindeki inovatif<br />
çözümlerini sektör liderlerine tanıttı<br />
Cargill, 4-6 Nisan tarihleri arasında düzenlediği “Teknoloji ve İnovasyon Buluşmaları”nda<br />
Türkiye'nin önde gelen hayvan yetiştiricileri ve beyaz et üreticileri ile bir araya geldi. Cargill Hayvan<br />
Besleme iş kolundan uzmanlar, hayvan verimliliği ve çiftlik yönetimi üzerine geliştirilen dijital<br />
çözümleri ve yürüttükleri Ar-Ge çalışmaları hakkında sunumlar gerçekleştirdi.<br />
Hayvan besleme alanında 120 yıldan<br />
fazla deneyime sahip Cargill, besleme<br />
ve çiftlik yönetimi alanında yürüttüğü<br />
Ar-Ge çalışmaları ve sağlıklı, verimli,<br />
sürdürülebilir beyaz et üretimine yönelik<br />
dijital çözümleri ile sektörde fark yaratıyor.<br />
Cargill, düzenlediği “Teknoloji ve İnovasyon<br />
Buluşmaları”nda Türkiye’nin önde gelen<br />
beyaz et üreticileri BRF, Şenpiliç ve Lezita ile<br />
geliştirdikleri yenilikçi çözümleri paylaştı.<br />
Osorio: “Yerli üreticiyi inovasyonla<br />
buluşturarak rekabet gücünü<br />
artırıyoruz”<br />
Cargill Hayvan Besleme (CAN) Orta Doğu<br />
ve Afrika Bölge Direktörü Rene Osorio,<br />
küresel ve yerel trendleri yakından takip<br />
eden bir stratejiyle gıda üretiminin tüm<br />
alanlarında yerel üreticiye destek olduklarını,<br />
yenilikçi dijital çözümleri hayvancılık<br />
sektörüne kazandırarak yerli üreticinin<br />
rekabet gücünü artırdıklarını belirtti. Beyaz<br />
et üretiminde çok yönlü ve kapsayıcı bir<br />
yaklaşım sunduklarını ifade eden Osorio,<br />
“Cargill Hayvan Besleme iş birimi olarak<br />
hem tarım ve tarım ürünleri hem hayvan<br />
yetiştirme ve et ürünleri sektörlerinde<br />
modern, sürdürülebilir ve verimli üretim<br />
için 158 yıllık global deneyimimizle güvenilir<br />
çözüm ortaklığı sunuyoruz” dedi. Osorio<br />
Cargill olarak üreticinin aklındaki “Doğru<br />
formülasyonları en iyi maliyetle üretiyor<br />
muyum? En iyi tedarikçileri mi seçiyorum?<br />
Operasyonum sürdürülebilir mi? Hayvan<br />
sağlığı ve verimini nasıl ölçebilirim?<br />
Hayvanlarımı hasat etmek için en uygun<br />
yaş nedir? İşletmemde kârı optimize ediyor<br />
muyum? Yatırım Getirisini (ROI) artırmak için<br />
fırsatlarım neler?” gibi sorulara bilimsel ve<br />
eyleme geçirilebilir öngörüler sunarak dijital<br />
çözümler ürettiklerini söyledi ve ekledi: “Tüm<br />
bu adımların dinamik bir şekilde sadece<br />
bugün için değil, gelecek nesiller için de<br />
doğru olanı yapma vizyonuyla uzun vadeli bir<br />
bakış açısıyla yönetilmesi hem verimlilik hem<br />
de sürdürülebilirlik açısından büyük önem<br />
taşıyor”.<br />
“Hayvan sağlığı ve verimlilik için<br />
gereken ideal besini sağlıyoruz”<br />
Sürdürülebilir üretimi geliştirirken pazar<br />
dalgalanmalarına dirençli ve tüketim<br />
trendlerine uyumlu, karar alma süreçlerini<br />
hızlandıran bir dizi farklı araç ve hizmet<br />
geliştirdiklerini belirten Osorio şu bilgileri<br />
paylaştı: “Cargill Besleme Sistemi (CNS)<br />
hayvanlar için en az maliyetle optimum<br />
performansa yönelik yem formülasyonları<br />
oluşturulmasını sağlıyor. Farklı<br />
tedarikçilerden edinilen besin çeşitliliğine<br />
karşın çeşitli senaryoları çalışarak,<br />
çiftlik verimliliğinin ve hayvan sağlığının<br />
geliştirilmesine olanak sağlıyoruz. Kanatlı<br />
bağırsak mikrobiyotasının analiz edilmesini<br />
sağlayan Galleon Analiz Sistemimiz de yapay<br />
zeka algoritmaları yardımıyla hayvandan<br />
insana geçen bakteriyel hastalıkların<br />
azaltılmasında büyük avantaj sağlıyor.<br />
Galleon’un sağladığı içgörüler ile oluşturulan<br />
yem formülasyonları, hayvan sağlığını<br />
geliştiriyor ve verimliliği artırıyor.”<br />
Çiftliklerde dijital dönüşüm dönemi<br />
Üretim çiftliklerinde dijital dönüşümü<br />
sağlamak için modern yönetim teknolojileri<br />
geliştirdiklerini söyleyen Osorio, “Panorama<br />
hizmetimiz baştan sona tüm üretim<br />
süreçlerinde zamanlama optimizasyonunun<br />
gerçekleştirilmesine ve pazardaki talebin<br />
yeterli miktarda karşılanarak üretim<br />
hedeflerine ulaşılmasına yardımcı<br />
oluyor. Bu hizmetimizi kullanarak yıllık<br />
kar marjını yüzde 24’e varan oranlarda<br />
artıran müşterilerimiz mevcut. Öte yandan<br />
yapılan araştırmalar çiftlik verimliliğinin<br />
yaklaşık yüzde 32 oranında hayvan sağlığı,<br />
yüzde 27 oranında hayvan beslenmesi,<br />
yüzde 41 oranında ise çiftlik yönetimi ile<br />
bağlantılı olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla<br />
çiftliklerdeki hava, nem, ışık ve su kalitesi<br />
en az besin kalitesi kadar önemli konumda.<br />
Çiftlik koşullarını izlemek için FarmShield<br />
uygulamamız, otomatik yem ölçüm sistemi<br />
BinSentry ve hayvan ağırlığının dijital takibine<br />
olanak tanıyan Birdoo sistemimizle bu<br />
alanlarda da inovatif çözümler sunuyoruz”<br />
diye konuştu.<br />
4 Nisan tarihinde Bandırma’da BRF, 5<br />
Nisan’da İzmir’de Lezita ve 6 Nisan’da<br />
Sakarya’da Şenpiliç ekipleri ile gerçekleşen<br />
buluşmalarda, CAN EMEA (Avrupa, Orta<br />
Doğu ve Afrika) Bölgesi Dijital Çözümler<br />
Ticari Direktörü Gonny Oudijk, CAN Kanatlı<br />
Hayvanlar Teknoloji Lideri Anne Goderis,<br />
CAN EMEA Besleme Lideri Leen Wigboldus<br />
ve CAN Türkiye Kanatlı Teknik Müdürü Tevfik<br />
Gül, hayvan sağlığı, beslenme sistemleri,<br />
çiftlik verimliliği ve entegrasyon verimliliği<br />
üzerine kapsamlı sunumlar gerçekleştirerek,<br />
üreticilerin dünya nüfusunun sürdürülebilir<br />
ve verimli bir şekilde beslenmesine yönelik<br />
sorularını yanıtladı.
88<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
marka<br />
EKSIM GIDA, UNDAKI UZMANLIĞINI<br />
GIDA MAĞAZACILIĞINA TAŞIYOR<br />
Sinangil, Gluten Yok ve alt markalarıyla perakende ve ev dışı tüketim kanallarına<br />
yönelik ürünler sunan Eksun Gıda, halka arzını gerçekleştirmesinin ardından<br />
gelirlerini daha önce yatırımcısıyla paylaştığı kalemlerde kullanmak üzere<br />
harekete geçti. Eksun Gıda, bu yıl aynı zamanda un sektörünün öncü markası<br />
Sinangil’in 60. yılını da kutluyor. Grubun yeme-içme sektöründeki sevilen<br />
markası Aslı ise yeni konsepti ve zenginleşen mutfağıyla çıtayı daha da yükseltti.<br />
Sinangil, Gluten Yok ve alt markalarıyla<br />
perakende ve ev dışı tüketim kanallarına<br />
yönelik ürünler sunan Eksun Gıda,<br />
halka arzını gerçekleştirmesinin ardından<br />
gelirlerini daha önce yatırımcısıyla paylaştığı<br />
kalemlerde kullanmak üzere harekete<br />
geçti. Eksun Gıda, bu yıl aynı zamanda un<br />
sektörünün öncü markası Sinangil’in 60. yılını<br />
da kutluyor. Grubun yeme-içme sektöründeki<br />
sevilen markası Aslı ise yeni konsepti ve<br />
zenginleşen mutfağıyla çıtayı daha da<br />
yükseltti.<br />
Demir: “1,2 milyondan fazla<br />
yatırımcıya teşekkür ederiz”<br />
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan<br />
Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve<br />
Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir,<br />
“Eksun Gıda'ya güvenerek ortak olan<br />
1,2 milyondan fazla yatırımcıya teşekkür<br />
ederiz. Eksun Gıda BİST'e şeffaflık ve hesap<br />
verebilirlik iddiasıyla geldi. Sürdürülebilir<br />
büyümemize ivme kazandıracak halka<br />
arzımızla, pazardaki rekabet gücümüzün de<br />
artacağına inanıyoruz. Özetle 1.2 milyondan<br />
fazla yatırımcı hesap verebilir, şeffaf,<br />
sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakalamış<br />
bir şirkete ortak oldu” ifadelerini kullandı.<br />
Yenilenebilir enerji santralinde<br />
değerlendirilecek<br />
Eksun Gıda’nın halka arz gelirinin önemli bir<br />
bölümü doğrudan yatırımlar için kullanılacak.<br />
Bu doğrultuda kaynağın yüzde 20’si, Tekirdağ<br />
ve Konya’da kurulu un üretim tesislerinde<br />
elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması<br />
için yapılacak 28 MW’lık yenilenebilir enerji<br />
santralinde değerlendirilecek. Yine halka<br />
arz gelirlerinin yüzde 10’u ise un silosu<br />
tesisi, makine yatırımları ve modernizasyon<br />
amacıyla kullanılacak. Halka arz gelirinin<br />
geri kalanı ise işletme sermayesi ihtiyacının<br />
ve finansal borçların azaltılmasına yönelik ele<br />
alınacak.<br />
200’ü aşkın ürün, 30’dan fazla<br />
ülkeye ihracat<br />
Latin Amerika, Afrika ve Ortadoğu ülkeleri<br />
başta olmak üzere, 30’dan fazla ülkeye,<br />
farklı ürün kategorilerinde un ihracatı<br />
gerçekleştirdiklerinin altını çizen Demir,<br />
Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir<br />
“Rakiplerimizden 200’ü aşkın ürün çeşidi,<br />
ulusal ve uluslararası çapta verdiğimiz satış<br />
sonrası destek ile ayrışıyoruz. 2020 yılında<br />
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından<br />
onay alınarak kurulan Ar-Ge merkezimizde<br />
glutensiz un, glutensiz ekmek, unlu<br />
mamuller, yeni un çeşitlendirmeleri ve<br />
buğday paçallarının en uygun karışımlarıyla<br />
yüksek kalitede unların elde edilmesi<br />
gibi projeler yürütüyor, böylece hızla<br />
değişen tüketici alışkanlıklarına da zaman<br />
geçirmeden ayak uyduruyoruz” dedi.<br />
Net kârı 224 milyon TL’ye ulaştı<br />
Geçtiğimiz yılın rakamlarına da değinen<br />
ve Türkiye’nin buğday kaynaklarını<br />
değerlendiren Demir, “2022 yıl sonunda<br />
toplam ciromuz geçen yılın aynı dönemine<br />
göre yüzde 153 artışla 3,9 milyar TL’nin<br />
üzerine çıktı ve net karımız 224 milyon TL’ye<br />
ulaştı. 2022 yıl sonunda FAVÖK marjımız ise<br />
yüzde 12,3 olarak gerçekleşti. Un sanayicileri<br />
olarak ise en önemli avantajımız buğdayı<br />
kendi çiftçimizden alabilmemiz. Türkiye<br />
buğdayda kendi kendine yeten bir ülke ve bu<br />
piyasa en regüle piyasalardan biri. İç piyasa<br />
için ihtiyacımız olan buğdayı içerden tedarik<br />
edebiliyoruz. İhracat için de dâhilde işleme<br />
izni ile buğday ithalatı yapıyoruz. Bu da hem<br />
enflasyona hem de döviz kurlarındaki artışa<br />
karşın un sanayicileri için bir zırh oluşturuyor<br />
diyebiliriz” ifadelerini kullandı.<br />
Gluten Yok ile özel ve lezzetli<br />
ürünler sunuluyor<br />
Sinangil’in gluten içermeyen, hazır ekmek<br />
ve atıştırmalık çeşitleriyle dikkat çeken ve<br />
glutensiz pazarın lider markası Gluten Yok<br />
ise hem gluten hassasiyeti olanlar hem<br />
de glutensiz beslenmeyi tercih edenler<br />
için lezzetli ürünler sunuyor. Sinangil’in<br />
farklı kategorilerdeki unları ile glutensiz un<br />
pazarındaki uzmanlığı ve liderliğinin sonucu<br />
olarak ortaya çıkan Gluten Yok markasında,<br />
karabuğdaylı baton ekmek, dilimli tost<br />
ekmeği, sandviç ekmeği, hamburger ekmeği,<br />
zerdeçallı-kırmızı biberli kurabiye, susamlıçörek<br />
otlu kurabiye, kuş üzümlü kurabiye<br />
ve hindistan cevizli kurabiye seçenekleri<br />
bulunuyor.<br />
Aslı, yeni konseptiyle karşınızda!<br />
36'sı franchise sisteminde, toplam 41<br />
şubesiyle hizmet veren Aslı, İstanbul<br />
Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde 15<br />
bin metrekarelik kapalı alanda üretim<br />
faaliyetlerini sürdürüyor. Yenilenen<br />
konseptiyle tüketicilerin karşısına çıkan<br />
marka, börek çeşitleri başta olmak üzere,<br />
şerbetli tatlılar, mantı, zeytinyağlılar, kek,<br />
sokak simitleri, kurabiye ve sütlü tatlılar<br />
gibi geleneksel Türk lezzetlerinden dünya<br />
lezzetlerine uzanan geniş bir yelpazede<br />
300’den fazla ürün üretiyor. Değişen<br />
dekorasyonu ve yenilenen mutfağıyla çıtayı<br />
daha da yükselten Aslı, müşterilerinin damak<br />
zevkini yepyeni lezzetlerle de buluşturmayı<br />
hedefliyor. Bu kapsamda yayınlanan yeni<br />
reklam filmi de Aslı'nın değişen yüzünü ve<br />
yeniliklerini gözler önüne seriyor.
90<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
şefin gözünden<br />
ZEKI<br />
KARA<br />
“AŞÇILIK<br />
IŞIM DEĞIL,<br />
TEK IŞIM”<br />
Röportaj: Hatice Ünal Bilen<br />
Doğma büyüme İstanbullu. Aile kökleri<br />
ise Kastamonu'ya dayanıyor. Kendi<br />
gibi aşçı baba ve ağabeyleri, bir<br />
zaman dilimi ötesinde bir yaşam biçimi<br />
olarak benimsediği mutfağa girişindeki<br />
ilk öğretmenleri, ilk mentorları. Çocukluk<br />
çağlarından beridir üstelik de. O hep<br />
mutfağın içinde, yaşamının her bir anında<br />
yemekle iç içe. O kadar ki, yaşıtları sokakta<br />
top peşinde koştururken bile mutfak<br />
gereçlerini kendine oyuncak ediniyor.<br />
Baharatların kokularıyla, sebze ve meyvelerin<br />
dokularıyla oynamaya bayılıyor.<br />
Bulabildiği her boş anda mutfağa sarılıyor.<br />
Hafta sonları, tatiller, bayramlar… Varsa<br />
yoksa keşfetmek, üretmek, deneyim<br />
kazanmak! Kendini o yaşlarında meraklı ve<br />
hipersosyal bir çocuk olarak tanımlayan LMK<br />
Group’un tecrübeli Mutfak Koordinatörü<br />
Zeki Kara, soru sormaktan ve belleğine<br />
yeni bilgiler katmaktan bir an olsun geri<br />
durmuyor. O günlerde aşçılığı bir meslek<br />
olarak düşünmese de kendini mutlu<br />
varsaydığı bir sosyal yaşam alanı olarak<br />
gördüğünü dile getiren Kara, “Büyük bir<br />
merakla şef büyüklerimi izler, onlara yardım<br />
etmek isterdim. Ama malum, mutfaklar<br />
kısıtlı alanlar. Şayet orada bir göreviniz<br />
yoksa kısmen içinde bulunabilirdiniz. İşte bu<br />
sebeple mutfağa ilk bulaşıkhane, sebzehane<br />
ve kasaphaneden girdim.” diye anlatıyor.<br />
“Gözle-uygula-arşivle”<br />
Çocuk yaşlarından beri tarih ve coğrafyaya<br />
yakın bir ilgi duyan Zeki Kara, çiftçi<br />
bir aileden gelmesi sebebiyle tarım ve<br />
hayvancılıkla hep bir haşır neşir olmuş.<br />
Mutfak yolculuğu boyunca Anadolu’nun yerel<br />
ürün ve değerlerini koruyup kollamasına<br />
sebep ekseriyetle bu vefa ve bağlılığı<br />
anlattığına göre. Bir tek onları mı? Çocukken<br />
pilot olmayı hayal ederken bile vatanı<br />
koruma-kollama sevdasıyla inşa etmiş<br />
gelecek ideallerini de. Yeni yerler keşfetme<br />
arzusu da cabası! Bu isteğine en yakın tır<br />
şoförlüğünü görerek şehir şehir gezmeyi<br />
kafasına koyan Kara, bir tırın tekerlekleri<br />
üzerinde olmasa bile kazan-kepçe dünyanın<br />
22 ülkesini gezme imkanı bulduğunu<br />
söylüyor. Üstelik de işi değil, tek işi olarak<br />
gördüğü aşçılık mesleği sayesinde!<br />
Peki ya bu aralıkta eğitim hayatı ne şekilde<br />
gelişiyor? İstanbul Kağıthane'de ilk ve<br />
ortaokulu bitirdikten sonra Şişli Endüstri<br />
Meslek Lisesi ve devamında İhsan Mermerci<br />
Turizm ve Otelcilik Lisesi'nde aşçılık eğitimi<br />
aldığını söyleyen Kara, bunlarla da yetinmeyip<br />
mesleki eğitimini Güngören Meslek Eğitim<br />
Merkezi'nde perçinliyor. Kara'nın okul öncesi<br />
ve sonrası bitmeyen çıraklık ve stajyerlik<br />
mesaileri de “ilk ustalarım” diye tabir ettiği<br />
aile büyüklerinin yanında geçiyor. “Babam<br />
ve ağabeylerimin ekibinde olmak benim için<br />
büyük bir şanstı. Ama konfor alanından uzak<br />
bir şans...” sözleriyle geçmiş günleri yad<br />
eden Kara; tamamen iş odaklı, eğitim kampı<br />
gibi bir öğrenme sürecinde yoğrulmanın<br />
zorluklarına da değiniyor kısaca.<br />
Zeki Şef'in bu disiplin sarmalında hafızasına<br />
kazıdığı ilk altın kuralı ise, “arşivle” oluyor.<br />
Zanaat çıraklığının görsellik ve uygulamaya<br />
dayanması nedeniyle sıkı bir gözlem,<br />
konsantrasyon ve merak gerektirdiğini<br />
vurgulayan Zeki Şef, “Gözle-uygulaarşivle”nin<br />
önemini meslek hayatı boyunca<br />
yaşadığını ve yaşattığını söylüyor. Genç şef<br />
adaylarına bu konuda her daim klavuzluk<br />
ettiğini de sözlerine eklemeyi ihmal<br />
etmeyerek tabii.
LMK Group’un tecrübeli<br />
Mutfak Koordinatörü Zeki<br />
Kara’ya göre hisler çoğu<br />
zaman yanıltıcıdır. “Nitekim<br />
tabağı hazırlayan profesyonel<br />
bir el bile olsanız, yemeğe<br />
asıl değerini biçen<br />
tadımlayanın yüzüne düşen<br />
mimikler ve ağzından çıkan<br />
kelimelerdir… Fikirlerdir,<br />
geri dönüşlerdir.” Öyle<br />
böyle anlatıyor. Misafir<br />
deneyimlerini tavsiyelerle<br />
aldıklarını anlatan Kara,<br />
özellikle çıraklık döneminde<br />
aldıkları bu uyarı ve<br />
tavsiyelerin önemine vurgu<br />
yapıyor, her bir geri dönüşün<br />
bilgi sepetini zenginleştiren<br />
değerler silsilesi olarak<br />
mesleki gelişime katkıda<br />
bulunduğunu söylüyor.<br />
“Mutfağın içinde bir kozaydım”<br />
Aşçılığa adım attığı o ilk zamanlarda<br />
kendini mutfağın içinde bir koza olarak<br />
hissettiğini anlatan Kara, geçen süreçte<br />
tıpkı ipek iplikleri gibi büyüyüp gelişerek<br />
aşçılık mesleğinde oyuk bir yumağa<br />
dönüştüğünden bahsediyor. Kara’nın<br />
çırakken ilk pişirdiği yemek, kuru fasulyepilav.<br />
Usta olmak yolunda ilk büyük sınavını<br />
verdiği o unutulmaz ikili! Kara, Anadolu<br />
topraklarının bu yöresel lezzetlerini öyle<br />
ayrı bir yere koyuyor ki, önce endüstriyel<br />
şekliyle inceleyip; sebze + bakliyat + et +<br />
baharat + konserve olarak hammaddelerine<br />
ayırıyor. Ardından ıslama+ şişirme +<br />
yıkama + doğrama + kavurma + haşlama +<br />
demleme yöntemleriyle birbiri ardına teknik<br />
uygulamalarına parantez açıyor.<br />
“Çırağan'da çalışmadım, master<br />
süreç yaşadım”<br />
Lagom House Of Experience’in tecrübeli şefi<br />
Zeki Kara, okul sonrasında global markaların<br />
yanı sıra milli kurum ve kuruluşların<br />
da mutfaklarında mesleki altyapısını<br />
güçlendiriyor. Zeki Şef için, Çırağan Palace<br />
Kempinski deneyiminin yeri ise apayrı.<br />
Tuğra ve Bellini bünyesinde Türk ve yabancı<br />
şeflerle bir arada çalışma fırsatını “master<br />
bir süreç” olarak yorumlayan Kara, “Çırağan,<br />
bir okuldu benim için. Bir yanımda dünyaca<br />
ünlü restoranların yabancı şefleri, diğer<br />
yanımda Türk şefler... Aynı tezgahta farklı<br />
farklı mutfak kültürleri… Sayısız yiyecek<br />
içecek hazırlık ve sunumları... Bir yanımda<br />
da restoranların ve ziyafet departmanlarının<br />
işleyiş süreçleri… Çırağan'da çalışmadım,<br />
master bir süreç yaşadım” diye anlatıyor.<br />
Bu hikayenin devamında Kara, İzmir-<br />
Çiğli'deki vatani görevi sırasında da mutfakla<br />
bağını koparmıyor. Bu defa da global davet ve<br />
organizasyonlar için beyaz önlüğünü giydiğini<br />
söyleyen Kara, İstanbul'a dönüşünde,<br />
Kemer Country Golf Kulübü'nde yönetici<br />
şeflik yapıyor. Kulüp mutfağında çok uzun<br />
yıllar çoklu yiyecek içecek birimlerinde tava<br />
sallayan usta şef, bu sayede operasyonel<br />
yetkinliğini de geliştiriyor ve güçlendiriyor.<br />
Baş aşçı olarak, BTA’da<br />
Zeki Kara'nın Çırağan'dan sonraki rotası,<br />
TAV Holding bünyesinde BTA Havalimanları<br />
Yiyecek ve İçecek Konaklama Hizmetleri<br />
oluyor. Atatürk Havalimanı Executive Şefi<br />
göreviyle mutfağın başına geçen Kara,<br />
devamında yıldızını Merkez Head Chef<br />
unvanıyla parlatıyor. O süreçte global<br />
düşünüp, lokal hareket ettiklerinin altını<br />
çizen tecrübeli şef, BTA çatısı altında<br />
havalimanı mutfağından İDO bünyesindeki<br />
markaların Ar-Ge ve Ür-Ge süreçlerine,<br />
eğitim çalışmalarından gıda güvenliği<br />
proseslerine kadar tüm aşamalarda etkin bir<br />
rol aldığını sözlerine ekliyor.<br />
“Meslek meselesi, memleket<br />
meselesi”<br />
Zeki Kara, profesyonel hayattaki<br />
başarılarından tek başına nemalanmayacak<br />
kadar sektörün ihtiyaçlarına karşı duyarlı<br />
ve paylaşmayı bilen bir şef de. Hali hazırda<br />
usta bir öğretici olarak lise ve üniversitelerde<br />
akademik pozisyon almaya devam ettiğini<br />
söyleyen Kara, “Eğitmen şef olarak lise<br />
ve üniversitelerin seçmeli derslerinde ve
92<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
şefin gözünden<br />
uygulamalı teknik derslerinde mutfakta<br />
akademik çalışmalara devam ederek bilgi<br />
ve birikimlerimi paylaştım. Gençlerimizin<br />
ve ülkemizin geleceğine hizmet etmek için<br />
'Meslek meselesi, memleket meselesidir.'<br />
diyerek birçok projeye gönüllü olarak hizmet<br />
ediyorum.” diyor.<br />
Zeki Kara, çok uzun yıllar havalimanı<br />
mutfaklarında tecrübe edindikten sonra<br />
yemek atölyesi işletmeciliğiyle mesleki<br />
eğitimlere yöneliyor arkasından. O aralık bir<br />
de lansman, atölye, ürün, Ar-Ge ve eğitim<br />
başlıklarında markalara danışmanlık hizmeti<br />
verdiğini dile getiren Kara, ne var ki pandemi<br />
süreciyle birlikte iş durdurmak zorunda<br />
kalıyor. Ta ki Lagom House Of Experience ile<br />
yolları kesişinceye kadar…<br />
LMK Group bünyesinde Mutfak Koordinatörü<br />
göreviyle meslek hayatını sürdüren Zeki Kara<br />
ile şimdiki durağı olan Lagom'u konuşuyoruz.<br />
“Lagom, misafirlerin global ve yöresel<br />
yiyecek ve içeceklerini tatmak, uygulamalı<br />
olarak deneyimlemek, yeme içme ve mutfak<br />
kültürünü öğrenmek, yaşamak ve yaşatmak<br />
amacıyla gerçekleştirdikleri gastronomi<br />
deneyimi olarak değerlendirilebilir.” diyen<br />
ve markanın atmosferi kadar lezzetleriyle<br />
de amaca uygun planlanmış bir deneyim evi<br />
olduğunun altını çizen Kara, “Lagom, çoğu<br />
zaman beş duyunuza, bazen de 6. duyunuza<br />
hitap edecek şekilde tasarlanan yenilikçi<br />
sunumlarıyla, hatta hem ismiyle hem de<br />
sunum yöntemleriyle tebessümü ile ayrışan<br />
bir marka.” diye devam ediyor.<br />
Asıl imzası, tabaktaki hikayesi<br />
Zeki Şefe sunumdaki imzasını soruyorum bu<br />
defa da. İmzanın mecazi olarak, bir yöntem<br />
anlatımının karşılığı olduğuna dikkati çekiyor<br />
öncelikle. Ardından resim, oyma ustalığı<br />
hatta mühendislik alanlarını kapsayan her<br />
sanat mesleğinde her yeni çalışmanın hızlıca<br />
yayıldığı ve uygulandığı için öz kaynağın da<br />
pek çok kez unutulduğuna işaret eden Kara,<br />
bu sebeple de imzanın silinebileceğine vurgu<br />
yapıyor. Tasarımda son hamlenin “imza”<br />
sayılıp taçlandırıldığını anlatan Zeki Şef,<br />
“Mutfakta bu kimi zaman servis tabağına son<br />
kontroller sonrası özenle yerleştirilen bir<br />
baharat bazen eşlikçi yahut sos olabilir. Gül<br />
yapraklarını buzul hale getirip kırmak, esansı<br />
güçlü bir bitkiyle dekorlayıp yemeğin üzerine<br />
kondurmak da imza kabul edebileceğimiz<br />
başlıca uygulamalar arasında geliyor.”<br />
diyor. Oysa tabakta aslolan imzanın hikayesi<br />
olduğunu söyleyen Zeki Şef, “Tarladan<br />
sofraya kadar bir yaşanmışlık vardır. Ürün<br />
hasat edilir, temizlenir, işlenir, pişirilir<br />
yahut boca edilir. Tabağa asıl imza, son<br />
dokunuşlarla değil, hikayeyle atılır.” diye de<br />
belirtiyor.<br />
“İşim değil, tek işim”<br />
Zeki Kara için yemek yapmak, hem temel<br />
bir ihtiyaç hem de ömürlük bir hobi. İşi değil,<br />
tek işi olarak gördüğü aşçılık mesleğini daha<br />
uzun yıllar sürdürmek niyeti de bu yüzden.<br />
“Aşk ile pişen aş bizim mecburi işimiz<br />
değil, tutkuyla icra ettiğimiz eylemlerdir.”<br />
cümlesiyle aşçılık mesleğine olan sevgisini<br />
ne de güzel özetleyen Zeki Şef, “İnsanlara<br />
insanlar ile insanca hizmet etmeye devam<br />
edeceğim. Geleceğin en iyi mesleklerinden<br />
olmaya aday sektörümüze kalifiye insanlar<br />
yetiştirdikçe geleceğimizi de güvenle inşa<br />
etmiş olacağız.” temennileriyle söyleşimizi<br />
tamamlıyor.
94<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gastro etkinlik gastro event<br />
12. KATAR ULUSLARARASI<br />
YEMEK FESTIVALI GERÇEKLEŞTI<br />
Merakla beklenen Katar Uluslararası<br />
Yemek Festivali 12. yılında bu yıl ilk<br />
defa Lusail Bulvarı bölgesinde yeniden<br />
kapılarını açtı.<br />
12th Qatar International Food Festival held<br />
Katar'ın mutfak takviminin en önemli etkinliği olan 12.<br />
Katar Uluslararası Yemek Festivali (QIFF), FIFA Dünya<br />
Kupası ile özdeşleşen yeni Lusail Al Sa'ad Plaza'da<br />
binlerce ziyaretçiyi ağırladı. 21 Mart <strong>2023</strong> tarihine kadar<br />
devam eden festival, her yaştan insana eğlenme fırsatı<br />
sundu. Havai fişek gösterileri ve aile dostu eğlencelerin yanı<br />
sıra Qatar Airways aşçılık gösterisinde ustalık sınıflarına<br />
katılmak gibi çeşitli deneyimler ziyaretçilere sıra dışı anlar<br />
yaşattı. Yemek tutkunları, yöresel döner kebaptan Meksika<br />
takosuna ve Liberya'nın pirinç ekmeğine kadar dünya<br />
mutfağından farklı lezzetler sunan 100 satıcı arasında<br />
istediği seçimi yaptı.<br />
Katar Turizm Operasyon Direktörü Berthold Trenkel konuyla<br />
ilgili şunları ifade etti: “Katar Uluslararası Yemek Festivali,<br />
on yıldan fazla bir süredir Katar'da gelişen mutfak sahnesine<br />
önemli bir spot ışığı tutarak eşsiz ve çeşitli kültürleri bir<br />
araya getiriyor. Son dönemde pek çok seçkin restoranın da<br />
açılışıyla, Katar'ın gastronomi sahnesi olağanüstü biçimde<br />
heyecan verici bir boyuta ulaştı. Biz de dünyanın dört bir<br />
yanından gelen ziyaretçilere bunları sunmaktan mutluluk<br />
duyuyoruz."<br />
Bu yılki QIFF'de öne çıkanlar:<br />
Aile boyu eğlence<br />
QIFF <strong>2023</strong> boyunca her gün ailenizle beraber<br />
katılabileceğiniz çeşitli ve canlı eğlence seçenekleri mevcut.<br />
Festival boyunca gezici gösteriler ve her gece bir havai fişek<br />
gösterisi yapıldı. Konuklar ayrıca özel yapım bir buz pateni<br />
pistinin de doyasıya tadını çıkarttı.<br />
Şef ustalık sınıfları ve atölye çalışmaları<br />
Dünyanın en dinamik ve saygın şefleri her gün açık<br />
mutfaklarda yer alırken, yemeksever festival müdavimleri,<br />
endüstrinin en iyileriyle becerilerini geliştirebilmek için eşsiz<br />
bir fırsat sunan biletli interaktif yemekte ustalık sınıflarına<br />
katılma imkanı buldu.<br />
Etkileyici yemek deneyimleri<br />
QIFF'te, aralarında The Ritz Carlton Doha iş birliği ile üç<br />
boyutlu haritalama tekniği kullanılan interaktif bir yemek<br />
deneyimi olan Le Petit Chef ile sıra dışı yemek seçeneği<br />
sunuldu. Festivalin gelenekselleşen etkinliklerinden dünya<br />
mutfağının yer aldığı yemek kamyonları da geri döndü.<br />
Çeşitli standların arasında Arap baharatlarından Filipin'in<br />
muhteşem lezzeti Kare Kare'ye kadar ziyaretçiler, ağzının<br />
suyunu akıtan pek çok tadı bir arada bulma şansı elde etti.<br />
Kültürel lezzetler<br />
Bu yıl QIFF'te, Katar-Endonezya <strong>2023</strong> Kültür Yılı kutlamaları<br />
nedeniyle, ünlü Maluku Adalarına ev sahipliği yapan<br />
Endonezya'ya ayrılmış bir alan da mevcuttu. QIFF ayrıca<br />
yerel lezzetlerin yer aldığı özel bir Katar kültür çadırına da ev<br />
sahipliği yaptı.<br />
The highly anticipated Qatar International Food Festival, in its 12th year,<br />
opened its doors for the first time this year in the Lusail Boulevard area.<br />
The 12th Qatar International Food Festival<br />
(QIFF), the most important event of Qatar's<br />
culinary calendar, hosted thousands of<br />
visitors at the new Lusail Al Sa'ad Plaza,<br />
which is synonymous with the FIFA World<br />
Cup. The festival, which continued until<br />
March 21, <strong>2023</strong>, offered people of all<br />
ages the opportunity to have fun. Various<br />
experiences, such as attending master<br />
classes at the Qatar Airways cookery<br />
show, as well as fireworks displays and<br />
family-friendly entertainment, provided<br />
extraordinary moments for visitors. Food<br />
lovers made their choice among 100<br />
vendors offering different tastes from the<br />
world cuisine, from local doner kebab to<br />
Mexican tacos and Liberia's rice tortillas.<br />
Berthold Trenkel, Qatar Tourism Operations<br />
Director, said: “For more than a decade,<br />
the Qatar International Food Festival brings<br />
together unique and diverse cultures,<br />
putting a key spotlight on the burgeoning<br />
culinary scene in Qatar. With the opening<br />
of many outstanding restaurants recently,<br />
Qatar's gastronomy scene has reached an<br />
extraordinarily exciting dimension. We are<br />
happy to present them to visitors from all<br />
over the world."<br />
Highlights from this year's QIFF:<br />
Family fun<br />
During QIFF <strong>2023</strong>, there were various live<br />
entertainment options that you could attend<br />
with your family every day. There were<br />
traveling shows and a fireworks display<br />
every night during the festival. Guests also<br />
enjoyed a custom-made ice rink.<br />
Chef master classes and workshops<br />
While the world's most dynamic and<br />
respected chefs took part in the open<br />
kitchens every day, food-loving festivalgoers<br />
had the opportunity to attend ticketed<br />
interactive culinary master classes, which<br />
offered a unique opportunity to hone their<br />
skills with the best in the industry.<br />
Impressive dining experiences<br />
At QIFF, an extraordinary dining option was<br />
presented with Le Petit Chef, an interactive<br />
dining experience using three-dimensional<br />
mapping technique in collaboration with<br />
The Ritz Carlton Doha. Food trucks with<br />
world cuisine, one of the traditional events<br />
of the festival, have also returned. From<br />
Arabian spices to Kare Kare, the amazing<br />
flavor of the Philippines, among the various<br />
stands, visitors had the chance to taste<br />
many mouth-watering flavors together.<br />
Cultural flavors<br />
This year, QIFF also featured an Indonesian<br />
dedicated area, home to the famous Maluku<br />
Islands, to celebrate the Qatar-Indonesia<br />
<strong>2023</strong> Year of Culture. QIFF also hosted<br />
a special Qatar culture tent with local<br />
delicacies.<br />
Vegan and green desert area<br />
Part of the festival featured only vegan<br />
recipes and healthy food options. In addition,<br />
to celebrate the Qatar <strong>2023</strong> International<br />
Horticultural Fair, held in October with<br />
the theme of "Green Desert, Better<br />
Environment", a special buffet offered<br />
special gift plants to the festival visitors.
96<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gastro güncel gastro current<br />
Mimar Ayşe Çetin<br />
“Türkiye’deki restoranların kaçı<br />
mimarla çalışıyor ki?”<br />
Ayşe Çetin (Arch.): “How many of the restaurants in<br />
Türkiye are working with an architect?”<br />
“Türkiye’deki dükkan, mağaza, restoran<br />
dediğimiz yerlerin kaçı mimarla çalışıyor ki?<br />
İşletmeci 6’ncı kata ya da çatıya su deposu<br />
koymak istiyor. Taşır mı düşünmüyor.<br />
Jeneratör yerleştirmek istiyor ve yerleştiriyor<br />
da. Hiçbir mimar hesapsız kitapsız iş yapmaz.”<br />
SEKSENDOKUZ’un kurucu ortağı mimar Ayşe Çetin, gastronomi<br />
sektöründe en önemli eksikliklerden birinin, mekanların<br />
uygunluğunun araştırılmadan, sahada karar verilerek tasarlanması<br />
olduğuna dikkat çekti. Ülkemizi derin yasa boğan Kahramanmaraş<br />
merkezli depremler ve özellikle İstanbul’la ilgili uyarıların öne çıktığı bu<br />
günlerde, işletme sahiplerinin de bilinçlenmesi gerektiğinin altını çizen<br />
Çetin, “Yeni yapılacak ya da halen faaliyet gösteren iş yerlerinde deprem<br />
güvenliğine sahip çıkılması hayati önem taşıyor” vurgusu yaptı.<br />
“Hiçbir mimar kolonları keselim demez”<br />
İç tasarım yapılan mekanlarda kolonlara yanlış müdahaleyi üzerinde<br />
durulması gereken en önemli konulardan biri olarak değerlendiren<br />
Çetin şunları söyledi: “Herkesin üstüne düşen görevi en doğru şekilde<br />
yerine getirmesi hayati bir önem taşıyor. Yaşanan deprem gerçeği herkes<br />
için acı bir tecrübe oldu. Ben herhangi bir mimari kuruluşun kolonları<br />
kesme gibi bir öneride bulunacağını düşünmüyorum. Kendi tasarımımı<br />
kendim yaparım diyen mekan sahipleri dikkatli olmalılar. Mekan dizaynı<br />
açısından, sütunlar, kolonlar kullanılabilir. Bu konu tamamen tasarım<br />
tarafında çözümlenmeli. Ancak, bizde tasarıma zaman ayırmayıp, işi<br />
hızlıca yapmak söz konusu olunca, orayı mı kıralım, burayı mı küçültelim<br />
gibi her şey sahada konuşularak uygulanıyor”.<br />
“Eğitim kadar deneyim de önemli”<br />
Pek çok alanda olduğu gibi mimarlık ve mühendislik alanında da<br />
eğitim kadar deneyimin de önemli olduğuna dikkat çeken Çetin,<br />
sektörün önemli bir sorununa işaret ederek şöyle konuştu: “Okullardan<br />
yeni mezun olanlar, projelerin altına imzalarını atabiliyor. Sonuç<br />
ortada. Binaların altlarında uygunluğu araştırılmadan, incelenmeden<br />
restoranlar, kafeler, tiyatrolar, klinikler açılıyor. Hiçbir kaçış planları, acil<br />
durum planları yok. Ev olarak yapılan binalar bunlar. Odaları kırıp döküp<br />
mekan açıyorlar. Hepsi de bir şekilde ruhsat alıyor. Sığınakları yok, arka<br />
kaçışları yok. Tesisatları, su giderleri, mutfak ekipmanlarının yerleşimi<br />
hiçbir şekilde planlı değil. Herkes de buna onay verme yetkisine sahip.<br />
Problem çok büyük.”<br />
“Yapbozu ortadan kaldıran taraftır mimar”<br />
Sorumsuz davranışların vebalinin büyük olduğunu belirten Çetin,<br />
yapılan yanlışlara ilişkin ise şu detaylara dikkat çekti: “Türkiye’deki<br />
dükkan, mağaza, restoran dediğimiz yerlerin kaçı mimarla çalışıyor<br />
ki? İşletmeci 6’ncı kata ya da çatıya su deposu koymak istiyor. Taşır mı<br />
düşünmüyor. Jeneratör yerleştirmek istiyor ve yerleştiriyor da. Hiçbir<br />
mimar hesapsız kitapsız iş yapmaz. Böyle yerlere bir şekilde ruhsat bile<br />
alınıyor. Sonuçları düşünülmeden. Mimarlar daha çok para harcatıyor<br />
sanırlar ama yapbozu ortadan kaldıran taraftır mimarlar. Ne yazık ki<br />
onun bilincinde değiller.”<br />
“How many of the shops, restaurants in Türkiye are working<br />
with an architect? The shopkeepers are asking to put the<br />
water storage tanks on the roof or on 6th floor. They don’t<br />
consider if the building can carry it or not. They want to locate<br />
the generators there and they do. None of the architects<br />
would go on without any calculation.”<br />
As the founding partner of SEKSENDOKUZ, Ayşe Çetin (Arch.) calls<br />
attention to the fact that one of the greatest deficiencies in gastronomy<br />
sector is to give decisions regarding design on site without any research<br />
on the compatibility. Following the tragic earthquake centered in<br />
Kahramanmaraş, warnings on the expected Istanbul earthquake become<br />
more frequent. Çetin suggests the shopkeepers to be more conscious and<br />
adds “It is of vital importance to pay attention on earthquake safety on the<br />
planned or existing shops.”<br />
“None of the architects would let a column to be cut off”<br />
One of the worst mistakes during an interior design process is to intervene<br />
with the columns. Çetin said: “It is a mission for everyone to reconsider<br />
their habits. This earthquake has been a terrible experience for all of us.<br />
I never believe that an arctitect would suggest the columns of a building<br />
to be cut off. It must be shopkeepers who think they can realize their own<br />
design in their mind. The columns can be used decoratively as a part of the<br />
interior design but that has to be solved during design stage at the office.<br />
Unfortunately as the country we are always in a unnecessary hurry and<br />
don’t want to spend time at the office and trying to give vital decisions on<br />
site like tearing down walls, cutting off columns.”<br />
“Experience matters as well as education”<br />
Like most of the fields, experience is important for engineering and<br />
architecture field as well as education. Çetin points out :” Fresh<br />
graduates are given the authority to sign projects and the result is<br />
obvious. <strong>Restaurant</strong>s, cafes, theaters, clinics are opening under the<br />
buildings without any research on their compatibility. None of them has<br />
an emergency or evacuation scenarios. Those are the buildings designed<br />
for residental use. Spaces are opened up by simply tearing down room<br />
walls. And somehow they can get license from the authorities. They don’t<br />
have no bunkers nor escape routes. Their installation capacities, kitchen<br />
allocations are not planned. And they can easily get license. The problem<br />
is huge.”<br />
“Architect is the one who solves this jigsaw puzzle”<br />
The results of those irresponsible behaviours are awful she said and<br />
continued to stress the mistakes commonly made: “ How many of<br />
the shops, restaurants in Türkiye are working with an architect? The<br />
shopkeepers are asking to put the water storage tanks on the roof or on<br />
6th floor. They don’t consider if the building can carry it or not. They want<br />
to locate the generators there and they do. None of the architects would<br />
go on without any calculation. Unfortunately the authorities give license to<br />
those projects without considering the results. It is thought that architects<br />
make you spend excess money, however they are the ones who solve this<br />
jigsaw puzzle. They are unaware of it.”
98<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gastro güncel / makale<br />
Gusto-Akademisyen<br />
Reha Tartıcı<br />
“Tersine göçü başlatamazsak,<br />
yarın çok geç olacak”<br />
11 ilimiz başta olmak<br />
üzere tüm Türkiye’yi derin<br />
üzüntülere boğan depremin<br />
üzerinden koca bir üç ay<br />
geçti. O büyük yıkımla birlikte<br />
bölgeden göç eden göç edene.<br />
Kültürel hafıza için, yerel<br />
ürünlerin sürdürülebilirliği<br />
için, çocukların ve bölgenin<br />
geleceği için artık tersine<br />
göç için çalışmalıyız. O da<br />
ancak kalıcı çözümler ve<br />
sürdürülebilir destekle<br />
mümkün. Tersine göçü<br />
başlatamazsak, yarın çok geç<br />
olacak!<br />
Ülkemizde yaşayan her altı kişiden birinin<br />
doğrudan etkilendiği deprem felaketinden<br />
sonra çok ciddi bir göç yaşandı. Milyonlarca<br />
kişinin bölgeden ayrıldığı göçün çok farklı<br />
nedenleri var tabii. Bunlardan en ağır<br />
basanı, büyük ölçüde yıkıma maruz kalan<br />
kent merkezlerinden uzaklaşmak isteği.<br />
Depremzedeler haliyle hayatta kalma<br />
mücadelesinin bir parçası olarak, çok<br />
sayıda risk barındıran afet bölgelerinde<br />
yaşamak istemiyor. Felaket sonrası deprem<br />
bölgesindeki yaşam koşullarının zorluğu da<br />
bir diğer neden. Dördüncüsü ve belki de en<br />
önemlisi afetzedelerin hem evlerini hem iş<br />
yerlerini hem de işlerini kaybetmiş olmaları.<br />
Depremin üzerinden neredeyse üç ay geçti<br />
ve acılar hala çok taze. Buna rağmen çok<br />
büyük bir yaşam ve ayakta kalma mücadelesi<br />
vermeye de devam ediyorlar. Ülkemizin<br />
başına gelen bu büyük yıkım sebebiyle bir<br />
mücadele biçimi olarak başvurulan göç, pek<br />
çok risk ve belirsizliği de içinde barındırıyor<br />
şüphesiz.<br />
İnsanların, şartlar düzeldikçe veya imkânlar<br />
oluştukça ayrıldıkları yerlere dönecekleri<br />
tahmin ediliyor. Bu nedenle yaşanan göç<br />
şimdilik geçici olarak değerlendiriliyor.<br />
Ancak yaşam şartlarının elverişli hale<br />
gelmesinin çok uzun süreye yayılacağını da<br />
biliyoruz. Bu yüzden ortada hala süregelen<br />
bir belirsizlik söz konusu.<br />
Yaşanan büyük göçün etkileri henüz tam<br />
olarak hissedilmese de, olası etkilerini<br />
ve neler olabileceğini tahmin ediyoruz.<br />
Kuşkusuz akla ilk olarak kültürel hafızanın<br />
kaybolması geliyor. İkinci sırada bölgeye can<br />
veren üreticilerin geri dönmemesi sorunsalı<br />
var. Üçüncü olarak da, bölgenin ve ülkemizin<br />
geleceği çocuklarımızın ne yapacağı var.<br />
Tabii ki olası etkiler bunlarla da sınırlı değil!<br />
Daha yüzlercesini sıralayabilirim. Malum,<br />
felaketin etki alanı tarif edilemeyecek kadar<br />
geniş. Fakat aklıma ilk gelen üç olası etki<br />
bile bölgenin yaşadığı depremden daha fazla<br />
hasar verecek boyutta.<br />
Niye mi? Şayet bölgeden göç edenler<br />
yurtlarına geri dönmezse, giderken<br />
kurtarabildikleri eşyalarının yanında<br />
götürdükleri kültürel hafıza yok olacak.<br />
Üreticiler geri dönmezse, bölgeye özel<br />
ürünler kaybolacak. Çocuklar geri dönmeyip<br />
başka bir şehirli olarak büyürse bölgenin<br />
geleceği yok olacak. Bu yıkım ve kayıp 6<br />
Şubat’ta yaşanandan daha büyük ve yıkıcı<br />
değil mi? Kesinlikle çok daha yıkıcı ve<br />
telafisi mümkün olmayacak boyutta. İşte bu<br />
nedenle, ilk günden beri yapılan yardım ve<br />
desteklerin sürdürülebilir olması gerektiğine<br />
dikkat çekiyorum. Bu yıkıcı etkileri ortadan<br />
kaldırmak adına yapılan ve yapılacak olan<br />
çalışmaların sonuçlarının kalıcı olmasına<br />
dikkat çekiyorum.<br />
Çünkü kalıcı çözüm ve sürdürülebilir destek<br />
olmadan, bölgeden yaşanan göç tersine<br />
çevrilemez. Tersine göçü başlatamazsak<br />
ileride çok pişman oluruz. Bu sebeple<br />
de tersine göçün başlaması için biz de<br />
çözümün ya da desteğin parçası olmak<br />
durumundayız. Kısacası elimizi taşın altına<br />
koymalıyız. Peki bunu yapmak o kadar kolay<br />
mı? Hayır, hiç kolay değil. Ama başarmak<br />
da mümkün. O yüzden hepimizin oturup<br />
düşünmesi ve sonrasında üzerine düşeni<br />
yapması gerekiyor. İlk günden beri bölge<br />
için seferber olan gastronomi dünyasının<br />
isimsiz kahramanları da sürdürdükleri<br />
yardım çalışmalarını aralıksız olarak devam<br />
ettirmeli. Şüphesiz bölgenin buna çok<br />
ihtiyacı var. Ve uzun bir süre daha da olacak.<br />
Bu yardım çalışmalarının yanında bölgenin<br />
gastronomik değerlerinin ve kültürünün<br />
kaybolmaması için kalıcı ve sürdürülebilir<br />
projeleri de hayata geçirmeliyiz. Hem de hiç<br />
vakit kaybetmeden! Çünkü zaman çok hızlı<br />
geçiyor. Kısacası yarın çok geç olacak!
100<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gastro güncel gastro current<br />
Yeme-içme olanakları tatil<br />
kararını nasıl etkiliyor?<br />
How do eating and drinking opportunities<br />
affect the holiday decision?<br />
Şef imzalı menüleriyle, “fine dining” konseptini<br />
cruise turizmiyle birleştiren Selectum Blu, yüksek<br />
lezzet standartlarıyla misafirlerine beklentilerinin<br />
üstünde bir tatil deneyimi sunacak.<br />
Tatil alışkanlıklarında yeme-içme deneyiminin önemi artıyor.<br />
Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Turizm Örgütü 2022 verilerine göre,<br />
dünyanın en çok turist alan ülkeler listesinde Türkiye, Fransa ve<br />
İspanya’nın ardından 3. sırada yer aldı. Gastronomi, %27’lik payla turizm<br />
gelirleri içinde önemli bir yere sahip oldu. Dünya çapında turistlerin<br />
yüzde 80'i destinasyon seçiminde yeme-içme olanakları ve çeşitliliğini<br />
tercih kriteri olarak belirliyor. Bu trende ayak uyduran Selectum Blu<br />
Cruises, Şef Bülent Yıldız ve ekibinin hazırladığı iddialı menüleriyle “fine<br />
dining” tutkunlarını hedefliyor. Özenle seçilmiş malzemelerle hazırlanan<br />
Türk, Akdeniz, İtalyan, Uzakdoğu ve dünya mutfağından örnekler sunan<br />
menüler, lüks bir gemide konforlu bir seyahatle birleşiyor.<br />
Farklı kültürlerin lezzetlerini bir araya getiriyor<br />
Gastronomi turizminin son yıllarda dünya çapında hızla büyüdüğüne<br />
dikkat çeken Selectum Blu Cruises İcra Kurulu Üyesi Tayfun Turanlıoğlu<br />
bu konuda attıkları adımları şöyle anlattı: “Tatil alışkanlıklarında yemeiçme<br />
deneyiminin önemi arttıkça, 'fine dining' konseptini tatil planlarına<br />
dahil etmek isteyen turist sayısı da artıyor. Tatil alışkanlıkları hakkında<br />
yapılan araştırmalarda, tatil yapanların %80'inin yeme-içme olanakları<br />
ve çeşitliliğini önemli bir faktör olarak gördüğü ortaya çıktı. Bu gerçeğin<br />
farkında olarak lüks konaklama deneyimi, seçkin rotalarda seyahat ve<br />
eğlenceli aktiviteler konularındaki iddiamızı sunduğumuz menülere ve<br />
yemek kalitemize de taşıdık. Selectum Blu mutfağı, farklı kültürlerin<br />
lezzetlerini bir araya getirerek, misafirlerimize benzersiz tatlar sunuyor.<br />
Yemeklerimizde kullanılan malzemelerin seçimi ve hazırlık süreci,<br />
lezzetlerimizin kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden biri.”<br />
“Lezzet kalitesine önem veriyoruz”<br />
“Bir tatilin en unutulmaz deneyimlerinden biri, gün batımında güzel<br />
bir akşam yemeğidir ve misafirlerimize bu deneyimi Blue Sapphire’de<br />
geçirdikleri her akşam, göz alıcı manzaralar eşliğinde ve en lezzetli<br />
şekilde yaşatabilmek için özel bir çaba sarf ediyoruz” diyen Tayfun<br />
Turanlıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Deneyimli şefimiz Bülent Yıldız,<br />
hazırladığı iddialı menüler ve sunduğu lezzetli tabaklarla misafirlerimizi<br />
her gün gastronomik bir yolculuğa çıkarıyor. Selectum Blu’yu en<br />
çok tercih edilen cruise markalarından biri yapan özelliklerden biri<br />
de şüphesiz yemek kalitesine verdiği önem. Her seferin sonrasında<br />
misafirlerimizden bu konuda mutlaka pozitif geribildirimler alıyoruz. Bu<br />
da bizi daha iyi ve daha yenilikçi olma yolunda oldukça motive ediyor.<br />
Buna göre, gemimizde en çok tercih edilen tabaklar arasında somon<br />
gravlax, piliç kanat dolma ve dana bonfile yer alıyor. Bu tabakların hem<br />
tasarımı hem de malzemeleri oldukça sıra dışı ve iştah açıcı.”<br />
Şeften mesaj var!<br />
Gastronominin cruise tatili deneyiminin kilit noktalarından biri olduğunu<br />
ifade eden Şef Bülent Yıldız ise, önümüzdeki sezonda mutfak ekibiyle<br />
birlikte Selectum Blu misafirleri için geleneksel tatların avangart ve<br />
yenilikçi dokunuşlarla harmanlandığı iddialı bir menü hazırladıklarını<br />
söyledi ve ekledi: “Misafirlerimiz Ege Denizi’nin eşsiz güzelliklerini<br />
keşfederken, biz de onları seçkin menülerle bir lezzet yolculuğuna<br />
çıkaracağız.”<br />
Combining the "fine dining" concept with cruise tourism with<br />
its chef-signed menus, Selectum Blu will offer its guests a<br />
holiday experience beyond their expectations with its high<br />
taste standards.<br />
The importance of eating and drinking experience in holiday habits<br />
is increasing. According to the United Nations (UN) World Tourism<br />
Organization 2022 data, Turkey ranked 3rd in the list of countries receiving<br />
the most tourists in the world, after France and Spain. Gastronomy had an<br />
important place in tourism revenues with a share of 27%. Eighty percent<br />
of the tourists around the world choose food and beverage opportunities<br />
and diversity as the criteria for their choice of destination. Keeping up with<br />
this trend, Selectum Blu Cruises targets “fine dining” enthusiasts with its<br />
ambitious menus prepared by Chef Bülent Yıldız and his team. The menus,<br />
which are prepared with carefully selected ingredients, offer examples<br />
from Turkish, Mediterranean, Italian, Far East and world cuisines,<br />
combined with a comfortable voyage on a luxury ship.<br />
Bringing together the flavors of different cultures<br />
Noting that gastronomic tourism has grown rapidly around the world in<br />
recent years, Tayfun Turanlıoğlu, Executive Board Member of Selectum<br />
Blu Cruises, explained the steps they have taken in this regard as follows:<br />
“As the importance of eating and drinking experience in holiday habits<br />
increases, the number of tourists who want to include the concept of<br />
'fine dining' in their holiday plans is also increasing. Research on holiday<br />
habits revealed that 80% of vacationers consider food and beverage<br />
opportunities and diversity as an important factor. Being aware of this fact,<br />
we have carried our claim on luxury accommodation experience, travel<br />
on distinguished routes and fun activities to our menus and food quality.<br />
Selectum Blu cuisine brings together the flavors of different cultures and<br />
offers unique tastes to our guests. The selection and preparation process<br />
of the ingredients used in our meals is one of the most important factors<br />
that determine the quality of our flavors.”<br />
“We care about the quality of taste”<br />
Tayfun Turanlıoğlu said, “One of the most unforgettable experiences of a<br />
holiday is a nice dinner at sunset, and we make a special effort to provide<br />
our guests with the most delicious experience every evening they spend<br />
at Blue Sapphire, accompanied by stunning views. Our experienced chef<br />
Bülent Yıldız takes our guests on a gastronomic journey every day with the<br />
ambitious menus he prepares and the delicious plates he presents. One<br />
of the features that makes Selectum Blu one of the most preferred cruise<br />
brands is undoubtedly the importance it attaches to food quality. After<br />
each trip, we definitely get positive feedback from our guests. Accordingly,<br />
salmon gravlax, stuffed chicken wings and beef tenderloin are among the<br />
most preferred dishes on our ship. Both the design and the materials of<br />
these plates are quite unusual and appetizing.”<br />
Message from the chief!<br />
Expressing that gastronomy is one of the key points of the cruise holiday<br />
experience, Chef Bülent Yıldız said that in the coming season, together<br />
with the kitchen team, they prepared an ambitious menu for Selectum<br />
Blu guests, blending traditional flavors with avant-garde and innovative<br />
touches, and added: “While our guests discover the unique beauties of<br />
the Aegean Sea, we will take them on a culinary journey with exquisite<br />
menus.”
Oda İçi<br />
Ekipmanlarımızla<br />
Tanışın<br />
Lifetech Türkiye Distribütörü<br />
Yeni Mahalle Kuzey Yanyol Caddesi No.65 34530<br />
Kumburgaz/Büyükçekmece - İstanbul | Türkiye<br />
Tel/Phn : +90 212 580 1 590 - Fax: +90 212 580 1 581<br />
www.otelurunleri.com.tr
102<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gastro aktüel<br />
Kahveler dışarı,<br />
bubble tea içeri!<br />
Bubble tea’ye özel mekan konsepti<br />
oluşturarak ilk olarak İzmir’de<br />
açan Freelance Group, içecek<br />
alışkanlıklarını değiştirme hedefiyle<br />
geliyor.<br />
Freelance Group’un Kurucusu Hüseyin Başaran,<br />
İzmir’deki çok sayıda işletmelerinin yanına eklemiş<br />
olduğu yeni girişimi Bobanova tea ile farklı tarifleri<br />
ve renkli sunumlarıyla, Tayvan menşeli Bubble<br />
tea’ye özel bir konsept oluşturuyor ve ilk olarak<br />
İzmir’de deniyor. Bubble tea’nin tek seçenekli<br />
sıradan bir içecekten daha fazlası olduğunu söyleyen<br />
Başaran, müşterilerine zengin bir menü sunarak<br />
sektöre yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Renkli<br />
ve ilginç sunumlarının sosyal medyada paylaşılan<br />
fotoğraf ve videoları sayesinde organik şekilde geniş<br />
bir kitleye ulaştıklarını ifade eden Başaran, “Sayıları<br />
hızla artan kafeler, kahve tüketimini artırarak adeta<br />
geleneksel Türk çayını tahtından etti. Çay, dünya<br />
genelinde de giderek popülerleşen Bubble tea ile adeta geri dönüyor. Biz de Bornova<br />
Küçükpark’ta bu konsepti üniversiteli gençlerin sosyalleşebileceği bir kafe ortamında<br />
hayata geçirdik ve müşterilerimize lezzetli, kaliteli ve özgün Bubble tea çeşitleri<br />
sunmaya başladık. Amacımız, Bubble tea kültürünü İzmir'de yaygınlaştırmak, diğer<br />
şehirlere taşımak ve sektöre yeni bir soluk getirmek. Yenilikçi girişimimiz Bobanova,<br />
oldukça 'fotojenik' atmosferiyle İzmir’in en popüler buluşma noktalarından biri olmaya<br />
aday.” diyor.<br />
Coffees out, bubble tea in!<br />
Freelance Group, which first opened in<br />
Izmir by developing a special space concept<br />
for bubble tea, is coming with the aim of<br />
changing the beverage habits.<br />
Hüseyin Başaran, the Founder of Freelance Group,<br />
develops a special concept for Taiwan-origin Bubble tea<br />
with his new venture Bobanova tea, which he has added<br />
to many of his businesses in İzmir, with different recipes<br />
and colorful presentations, and is first tried in İzmir.<br />
Stating that bubble tea is more than an ordinary beverage<br />
with one choice, Başaran aims to bring a new breath<br />
to the sector by offering a rich menu to its customers.<br />
Stating that their colorful and interesting presentations<br />
reached a wide audience organically thanks to the photos<br />
and videos shared on social media, Başaran said, “The<br />
rapidly increasing number of cafes has almost overthrown<br />
traditional Turkish tea by increasing coffee consumption.<br />
Tea is making a comeback with Bubble tea, which is<br />
becoming increasingly popular around the world. We, in<br />
Bornova Küçükpark, have implemented this concept in a<br />
cafe environment where university students can socialize,<br />
and we have started to offer our customers delicious,<br />
high quality and original Bubble tea varieties. Our aim<br />
is to spread the bubble tea culture in İzmir, to carry it to<br />
other cities and to bring a new breath to the sector. Our<br />
innovative venture, Bobanova, is a candidate to become<br />
one of the most popular meeting points in Izmir with its<br />
very 'photogenic' atmosphere.”<br />
Sıra dışı lezzet<br />
deneyimi<br />
İstanbul’un en gözde yeme-içme,<br />
eğlence ve etkinlik mekanı Oligark<br />
İstanbul, özel günlere de ev<br />
sahipliği yapıyor.<br />
Kurumsal etkinlikler, şirket yemekleri, basın<br />
lansmanları, kahvaltılı toplantılar, doğumgünü<br />
kutlamaları gibi farklı seçenekleri benzersiz<br />
manzarasıyla sunan mekan, geniş bir yelpaze<br />
sunan mutfağı ile de özel günleri unutulmaz<br />
kılıyor. Bistro düzende 350-500 kişi, yemekli<br />
düzende 150- 250 kişi ağırlama kapasitesine<br />
sahip mekan, manzarasının ve romantik<br />
atmosferinin yanı sıra farklı lezzetleri ile<br />
de öne çıkıyor. Mekanın hem modern hem<br />
de geleneksel lezzetlerden oluşturduğu<br />
menüsünde ev yapımı tütsülü somondan<br />
zeytinyağlı enginar göbeğinde iç baklaya, deniz<br />
mahsullü linguine ve kömür ateşinde yaprak<br />
antrikota kadar birçok seçenek yer alıyor.<br />
Sunum ve lezzetleriyle konuklarına kusursuz<br />
anlar yaşatan mekan, tadına doyulmaz bir<br />
gastronomik deneyim sunuyor.<br />
Exceptional taste experience<br />
Oligark Istanbul, Istanbul's most popular food and beverage,<br />
entertainment and event venue, also hosts special occasions.<br />
The venue, which offers different options such as celebrations with its unique view, makes special<br />
days unforgettable with its wide range of cuisine. The venue, which has the capacity to host 350-<br />
500 people in bistro style and 150-250 people in dining order, stands out with its different tastes<br />
as well as its view and romantic atmosphere. The menu of the venue consists of both modern<br />
and traditional flavors, from homemade smoked salmon to artichoke hearts with olive oil, broad<br />
beans, seafood linguine and charcoal-fired ribeye. The venue, which offers its guests perfect<br />
moments with its presentation and flavors, offers an insatiable gastronomic experience.
104<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gastro aktüel<br />
Tabağınızda<br />
Meksika,<br />
karşınızda<br />
Ankara<br />
Gastronominin yıldızlarını<br />
ağırlıyor<br />
Akdeniz’de lüks ve konforun<br />
harmonisi Cullinan Belek, yaz<br />
dönemi boyunca gastronomi<br />
dünyasının yıldızlarını<br />
mutfağında ağırlayacak.<br />
Türk ve dünya mutfaklarını gözalıcı sunumlarla birleştiren Cullinan<br />
Belek, misafirleri özel bir gurme yolculuğuna çıkarıyor. Her biri<br />
farklı konsepte sahip şık detaylar ile dekore edilen restoranları,<br />
barları, enfes kokteylleri, Premium koleksiyonundan seçilmiş içkileri,<br />
büyülü lezzetler sunan çikolata atölyesi ve patisserie, şarap ve kahve<br />
durakları ile tatiliniz adeta bir gastronomi deneyimine dönüşüyor.<br />
<strong>Mayıs</strong> ayı itibarı ile mutfağında her ay Michelin yıldızlı şefleri<br />
ağırlayacak olan Cullinan Belek’in ilk konuğu 2-3 <strong>Mayıs</strong> tarihleri<br />
arasında ünlü Michelin yıldızlı İspanyol Şef Ruben Arnanz olacak. 2<br />
gün boyunca İspanyol yemeklerini yorumlayacak olan şef, İspanyol<br />
mutfağının en iddialı tatlarını görsel bir şovla misafirlerin beğenisine<br />
sunacak. 24-25 Haziran’da Michelin yıldızlı İtalyan Şef Felix Lo Basso,<br />
18-19 Temmuz’da Hollandalı Michelin yıldızlı şef Tim Golsteijn ve<br />
20-21 Ağustos’ta Rusya’nın en ünlü michelin yıldızlı şefi Ekaterina<br />
Alehina Cullinan Belek’te kusursuz tatları görsel şovlarla sunarak<br />
eşsiz bir lezzet deneyimi yaşatacak.<br />
It welcomes the stars of gastronomy<br />
Cullinan Belek, the harmony of luxury and comfort<br />
in the Mediterranean, will host the stars of the<br />
gastronomy world in its kitchen during the summer<br />
period.<br />
Cullinan Belek, which combines Turkish and world cuisines with eyecatching<br />
presentations, takes its guests on a special gourmet journey.<br />
Your holiday turns into a gastronomic experience with restaurants,<br />
bars, delicious cocktails, drinks selected from the Premium collection,<br />
chocolate workshop offering magical tastes and patisserie, wine and<br />
coffee stops, each of which is decorated with stylish details with a<br />
different concept. The first guest of Cullinan Belek, which will host<br />
Michelin-starred chefs in its kitchen every month as of May, will be<br />
the famous Michelin-starred Spanish Chef Ruben Arnanz between 2-3<br />
May. The chef, who will interpret Spanish dishes for 2 days, will present<br />
the most assertive tastes of Spanish cuisine to the guests with a visual<br />
show. Michelin-starred Italian Chef Felix Lo Basso on 24-25 June,<br />
Dutch Michelin-starred chef Tim Golsteijn on 18-19 July, and Russia's<br />
most famous Michelin-starred chef Ekaterina Alehina Cullinan on<br />
August 20-21 at Belek. It will provide a unique taste experience by<br />
presenting it with shows.<br />
Şehrin Meksikalısı<br />
Ranchero, Başkent’in<br />
sembol yapılarından<br />
birisi olan Atakule’deki<br />
şubesinde, kahvaltı<br />
servisine başladı.<br />
Mekanın kahvaltı<br />
mönüsünde ilk bakışta<br />
pek çok kişi için söylenmesi kadar akılda tutması da zor<br />
olan Huevo Aguacate Con Pan, Chilaquiles, Mexican Hot<br />
Cakes, Elote Cremoso, Cazuele De Alambres gibi lezzetler<br />
bulunuyor.<br />
Meksika’nın Aztek ve Mayalara kadar uzanan binlerce yıllık tarihini,<br />
renkli kültürünü ve dünyaca ün yapmış en özel lezzetlerini İstanbul’dan<br />
sonra Başkent’e de taşıyan Ranchero, Atakule şubesine gelen<br />
misafirlerine Türk damak tadına hiç de uzak olmayan tariflerden<br />
oluşturduğu özel bir kahvaltı servisi sunmaya başladı. Meksika<br />
mutfağının baş tacı Tortilla ile hazırlanan kıymalı börek, döküm tava<br />
içinde renkli biber, soğan, domates, eritme peynir, salsa festivo sos<br />
ve krema ile hazırlanan tereyağlı göz yumurta, mantarlı, hindi fümeli,<br />
sosisli veya chorizo alternatifleriyle Meksika’ya özgü omlet çeşitleri,<br />
süt reçelinin başrolde olduğu Meksika tarzı pankek gibi pek çok<br />
özgün lezzet, Atakule Ranchero’nun yeni menüsünde yer alıyor. Ayrıca<br />
dileyenler kahvaltı tabağı, menemen, omlet, sahanda yumurta gibi<br />
klasik kahvaltı seçeneklerini de tercih edebiliyor.<br />
Mexico on your plate,<br />
Ankara in front of you<br />
Ranchero, the Mexican of the city, started serving<br />
breakfast in its branch in Atakule, one of the capital's<br />
symbolic structures. In the breakfast menu of the<br />
restaurant, there are flavors such as Huevo Aguacate<br />
Con Pan, Chilaquiles, Mexican Hot Cakes, Elote Cremoso,<br />
Cazuele De Alambres, which are as difficult to remember<br />
as it is to say at first glance.<br />
Ranchero, which carries Mexico's thousands of years of history dating<br />
back to the Aztecs and Mayans, its colorful culture and the most<br />
world-renowned special flavors to the Capital after Istanbul, offers a<br />
special breakfast service to its guests who come to its Atakule branch,<br />
consisting of recipes that are not far from the Turkish palate started.<br />
Meat pie prepared with Tortilla, the crown jewel of Mexican cuisine,<br />
Mexican omelet with options such as eggs with butter, mushrooms,<br />
smoked turkey, sausage or chorizo, prepared with colored peppers,<br />
onions, tomatoes, melted cheese, salsa festivo sauce and cream in a<br />
cast iron pan, many original flavors, such as Mexican-style pancakes<br />
with milk jam, are on the new menu of Atakule Ranchero. In addition,<br />
those who wish can choose classic breakfast options such as breakfast<br />
platter, menemen (a Turkish special dish made with vegetable and<br />
eggs), omelet, scrambled eggs.
106<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gastro aktüel<br />
Fazla, 28. sıradan<br />
9. sıraya yükseldi<br />
Fast Company Dergisi,<br />
Türkiye’nin ve dünyanın önde<br />
gelen isimlerinden oluşan<br />
jüri üyelerinin yer aldığı<br />
Sürdürülebilirlik Liderleri <strong>2023</strong><br />
listesini açıkladı.<br />
Fast Company Dergisi, Türkiye Sınai<br />
Kalkınma Bankası (TSKB) katkılarıyla<br />
gerçekleştirdiği ve dünyanın önde gelen<br />
isimlerinden oluşan jüri üyelerinin yer aldığı<br />
Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Liderleri <strong>2023</strong><br />
listesini açıkladı. Türkiye'nin Sürdürülebilirlik<br />
Liderleri 2022 listesinde 28. sırada yer alan Fazla Kurucu Ortağı ve CEO’su Olcay<br />
Silahlı, birçok köklü markanın yer aldığı listede bu yıl 9. sıraya yükseldi. “Dünyayı<br />
kurtarma hedefine ivmelenen etkimiz ile yürüyoruz.” diyen Silahlı, “Yola çıkarken<br />
üstlendiğimiz misyonlardan biri de Dünya adına etki odaklı sürdürülebilir bir iş modeli<br />
geliştirerek Türk gençlerine örnek olmak, sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi<br />
alanında öncülük etmek idi. Gerçekleştirdiğimiz etki odaklı işler ve geliştirdiğimiz<br />
teknoloji tabanlı çözümler ile geçtiğimiz yıl 28. sırada yer aldığımız listede bu yıl 9.<br />
sıraya yükselmek ve birbirinden köklü markaların ve yetkililerinin arasında ismimizi<br />
görmek bizler için tarifi zor bir gurur kaynağı. Bu başarı doğru yolda olduğumuzu ve<br />
sahiplendiğimiz değerleri doğru şekilde yansıtabildiğimizi bizlere yeniden hatırlattı.<br />
Türkiye’nin öncü şirketlerinden biri olmanın gururu ile dünyamızın ihtiyaç duyduğu<br />
dönüşüme ön ayak olmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.<br />
Fazla rose from 28th to 9th<br />
Fast Company Magazine has announced<br />
the list of Sustainability Leaders <strong>2023</strong>,<br />
which includes jury members consisting<br />
of prominent names from Turkiye and the<br />
world.<br />
Fast Company Magazine has announced Turkiye's<br />
Sustainability Leaders <strong>2023</strong> list, which is made with the<br />
contributions of the Industrial Development Bank of<br />
Turkiye (TSKB) and includes the jury members consisting<br />
of the world's leading names. Ranking 28th in Turkiye's<br />
Sustainability Leaders 2022 list, Fazla Founding Partner<br />
and CEO Olcay Silahlı rose to 9th place this year in the list<br />
of many well-established brands. “We are walking towards<br />
the goal of saving the world with our accelerating effect.<br />
One of the missions we undertook when we set out was to<br />
set an example for Turkish youth by developing an impactoriented<br />
sustainable business model for the world, and to<br />
lead in the field of sustainability and circular economy. It<br />
is a source of indescribable pride for us to rise to the 9th<br />
place in the list, where we ranked 28th last year, with the<br />
impact-oriented works we carried out and the technologybased<br />
solutions we developed, and to see our name<br />
among the well-established brands and their officials. This<br />
success reminded us once again that we are on the right<br />
track and that we can reflect the values we hold in the<br />
right way. With the pride of being one of Turkiye's leading<br />
companies, we will continue to pioneer the transformation<br />
our world needs,” he said.<br />
Down sendromlu<br />
bireyler mesleklerini<br />
seçti<br />
Yerli tatlı markası, down sendromlu<br />
bireyler için düzenlenen etkinliğe ortak<br />
oldu.<br />
Genetik bir farklılık, bir kromozom anormalisi olarak<br />
bilinen down sendromu için Birleşmiş Milletler tarafından<br />
belirlenen 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık<br />
Günü'nde küresel çapta birçok etkinlik düzenlendi.<br />
Down sendromlu bireylerin iş dünyasına dahil edilmesi<br />
için Sosyal Etki Derneği ve Köşkeroğlu iş birliğiyle<br />
gerçekleştirilen etkinliğe katılan down sendromlu bireyler<br />
ise mesleklerini seçti. Down sendromlu bireyler adına<br />
farkındalık oluşturmak ve onların herkes gibi hayata dahil<br />
olabilmelerini sağlamak için bir araya geldiklerini belirten<br />
Köşkeroğlu CEO'su Şef Eyüp Köşkeroğlu, etkinliğe<br />
dair şu açıklamada bulundu: “Türkiye Down Sendromu<br />
Derneği’nin verilerine göre, dünyada yaklaşık olarak 6<br />
milyon, ülkemizde ise 70 bin civarında down sendromlu<br />
birey bulunuyor. Bu bireylerin iş hayatına katılması,<br />
aynı zamanda sosyalleşebilmeleri anlamına geliyor. Bu<br />
doğrultuda 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık<br />
Günü vesilesiyle biz de elimizi taşın altına koymak istedik.<br />
Individuals<br />
with down<br />
syndrome<br />
chose their<br />
profession<br />
The Yerli sweet brand<br />
became a partner in<br />
the event organized for<br />
individuals with down<br />
syndrome.<br />
Many events were held globally on 21 March World Down Syndrome Awareness Day,<br />
which was determined by the United Nations for down syndrome, which is known as<br />
a genetic difference, a chromosomal abnormality. Participating in the event, which<br />
was held in cooperation with the Social Impact Association and Köşkeroğlu to include<br />
individuals with Down syndrome in the business world, individuals with Down syndrome<br />
chose their profession. Chef Eyüp Köşkeroğlu, CEO of Köşkeroğlu, who stated that they<br />
came together to raise awareness on behalf of individuals with Down syndrome and to<br />
enable them to be involved in life like everyone else, made the following statement about<br />
the event: “According to the data of the Turkish Down Syndrome Association, there are<br />
approximately 6 million individuals with Down syndrome in the world and around 70<br />
thousand in our country. The fact that these individuals participate in business life also<br />
means that they can socialize. In this direction, we wanted to take the responsibility on<br />
the occasion of March 21, World Down Syndrome Awareness Day. By sponsoring the<br />
event led by the International Social Impact Association, we contributed in many stages.”
108<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
gastro aktüel<br />
COFFEX İstanbul<br />
4-7 <strong>Mayıs</strong> buluşması<br />
için gün sayıyor<br />
Bu yıl beşincisi düzenlenecek olan COFFEX İstanbul<br />
Kahve Fuarı 4-7 <strong>Mayıs</strong> tarihleri arasında Haliç Kongre<br />
Merkezi’nde gerçekleşecek.<br />
Kahve endüstrisi ve yan sanayiler için en önemli fuar platformu<br />
olma özelliğini taşıyan COF-FEX İstanbul, kahve profesyonelleri<br />
ve tutkunlarını 4-7 <strong>Mayıs</strong> tarihleri arasında Haliç Kongre<br />
Merkezi’nde ağırlayacak. Bu yıl 5.sini düzenleyecek olan fuarda;<br />
uluslararası ve ulusal profes-yonel kahve makineleri coffee<br />
shop’lar, 3. dalga kahve ve nitelikli kahve temsilcileri, kahve<br />
çe-kirdeği toptancıları ve üretici ülkeler, kavurmacılar, kahve<br />
kavurma makineleri, kahve öğütme firmaları, ev tipi kahve ve çay<br />
makineleri, geleneksel Türk kahvesi makineleri, kahve makinesi<br />
ihracatçı ve ithalatçıları, soğuk demlenmiş kahve ve içecekler,<br />
kahve dükkanları, kahve ve kafein yan ve destek ürün markaları,<br />
Onur Market Dönem<br />
Toplantısı gerçekleşti<br />
ülkeler, karton bardaklar, ambalajlar, butik çay markaları,<br />
çikolata, gurme dondurma ve tasarımcılar yer alacak. Türkiye’nin<br />
profesyonel ve kapsamlı tek kahve endüstrisi organizasyonu<br />
COFFEX İstanbul’da katılımcılar ürün ve hizmetlerini daha<br />
geniş kit-lelere duyurabilecek, markaları için B2B görüşmeler<br />
sunarken aynı zamanda sektör öncülerinin ilham veren<br />
konuşmalarını dinleyebilecek.<br />
Seğmen Gıda’ya<br />
“Güvenilir Tedarikçi<br />
Sertifikası”<br />
Onur Market, her yıl düzenlendiği Onur Sofrası İftar Yemeği’nde<br />
çalışanlarıyla bir araya geldi. İftar programı öncesi <strong>2023</strong> Yılı 1. Çeyrek<br />
Değerlendirme ve 2. Çeyrek Planlama toplantısı yapıldı.<br />
Program, Geleneksel Simurg ödül töreniyle devam ederken geçtiğimiz yılın en başarılı Onur<br />
Market çalışanlarına da ödülleri verildi. Özen Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen,<br />
Yönetim Kurulu Üyeleri, İcra Kurulu Üyeleri, bölge müdürleri ve mağaza müdürlerinin<br />
katılımıyla gerçekleşen toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan Cemal Özen, “Onur<br />
olarak 27. yılımız, Özen Grup olarak da 45. yılımızdayız. 45 yıl önce atılan ilk adım ve Türkiye’nin<br />
en önemli perakende zincirlerinden biri olmanın haklı gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.<br />
Bu günlere büyük inanç, azim ve emeklerle geldik. Özen Grup olarak 45 yıldır, alın teriyle<br />
bin bir emekle yürüttüğümüz çalışma hayatımızın daha uzun yıllar büyüyerek sürmesi Özen<br />
Ailesi olarak en büyük temennimiz. Sağladığımız istihdam sayısı her geçen gün artarken<br />
ticari kazancımızın büyük bir bölümünü yerli üretime tahsis ederek ülkemizin ve milletimizin<br />
geleceğine de katkıda bulunuyoruz. Bugün sektörüne yön veren ve gelecek için kendini<br />
en iyi şekilde hazırlayan Özen Grup, kuruluşundan bu güne koruduğu değerlerin üzerinde<br />
yükselmeye, ilerlemeye devam edecek” diye konuştu.<br />
Tedarik Zincirinde Güven Rehberi ve<br />
Değerlendirme Kriterleri kapsamında, istenen<br />
koşulları eksiksiz şekilde yerine getiren<br />
Seğmen Gıda, “Güvenilir Tedarikçi Sertifikası”<br />
almaya hak kazandı. Yılların değişmeyen<br />
lezzeti Seğmen, müşterilerine olduğu gibi<br />
tedarikçilerine de güven sağlıyor. T.C. Tarım<br />
ve Orman Bakanlığı desteği ile gerçekleşen<br />
Tedarik Zincirinde Güven Programı<br />
çerçevesinde “Güvenilir Tedarikçi Sertifikası”<br />
ile ödüllendiren Seğmen Gıda, ETÜDER'e<br />
teşekkürlerini sundu.
110<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
fuar fair<br />
DÜNYA AĞIRLAMA SEKTÖRÜ<br />
INTERNORGA <strong>2023</strong>'TE<br />
BIR ARAYA GELDI<br />
Tüm gıda hizmeti ve ağırlama pazarı için önde gelen uluslararası ticaret fuarı, çeşitli<br />
yeni formatlarla hızlı bir başlangıç yaptı ve etkileyici bir taze ivme kaynağı ve fikir<br />
alışverişi, ilham ve yeni trendler için bir platform sağladı. Hem organizatör hem de<br />
katılımcı şirketler, etkinliğin başarısı konusunda tamamen olumlu.<br />
Bu yılki INTERNORGA'nın "Hep<br />
birlikte" sloganı bundan daha uygun<br />
olamazdı: oteller, restoranlar, fırın<br />
ve şekerleme loncaları, tıka basa dolu<br />
Hamburg sergi salonlarında sektördeki en<br />
ilgili konuları değerlendirmek için bir araya<br />
geldi. Önde gelen uluslararası ticaret fuarı<br />
INTERNORGA, koronavirüs pandemisinin<br />
getirdiği kısıtlamaların ardından 10-14<br />
Mart <strong>2023</strong> tarihleri arasındaki geleneksel<br />
Mart tarihlerine geri döndü ve birçok yeni<br />
etkinlikle büyük yankı uyandırdı. Tanınmış<br />
endüstri devleri, beş gün boyunca<br />
Hamburg fuar alanlarında yeni gelenlerin<br />
yanı sıra restoran işletmecileri ve otelcilik<br />
uzmanlarıyla bir araya geldi ve çeşitli ağ<br />
oluşturma etkinliklerinde en son trendleri<br />
ve yenilikçi çözümleri müzakere etti. 1.100<br />
katılımcı şirket, özellikle şu anda geçerli<br />
trend olan 'Dijital Uygulamalar' alanında ve<br />
bu yıl yeniden genişletilen 'Ambalajlama ve<br />
Teslimat' alanında, sektördeki en geniş ve<br />
en çeşitli ürün yelpazesini sundu.<br />
Fuar, giderek daha önemli hale gelen<br />
'bitki bazlı gıda' konusuna da odaklandı.<br />
Hem pazar liderleri hem de gıda<br />
sektöründen ‘start-up'lar et, balık, süt<br />
ürünleri ve yumurta ikameleri dahil olmak<br />
üzere tüm vegan ve bitki bazlı gıdaları<br />
sergilediler ve izleyiciler tarafından çok iyi<br />
karşılandılar. Kısmen benzersiz bir destek<br />
programı ve birçok spesiyal sayesinde,<br />
fuar bir kez daha ilham kaynağı olma<br />
rolünü ve tüm yemek servisi ve ağırlama<br />
pazarı için en önemli buluşma yeri olarak<br />
yaşadı.<br />
Uyum ve güvenle birleşmiş bir<br />
sektör<br />
Hamburg Messe und Congress CEO'su<br />
Bernd Aufderheide bu yılki fuarı şöyle<br />
yorumladı: “Yiyecek hizmeti ve ağırlama<br />
pazarı için bir platform ve sahne olarak, bu<br />
yıl INTERNORGA hakkında özellikle güçlü<br />
bir iyimserlik ve dinamizm duygusu vardı.<br />
Sektörün yenilikçi gücü her zamanki gibi<br />
net ve beni etkilemekten asla vazgeçmiyor.<br />
Orada bulunanların tümü, fuarın pazar<br />
üzerinde son derece olumlu bir etkiye<br />
sahip olduğu ve kişisel toplantılar ve<br />
etkileşimler için vazgeçilmez bir kaynak<br />
olduğu konusunda hemfikirdi."<br />
Hamburg Messe und Congress Bölüm<br />
Müdürü Claudia Johannsen şöyle katkıda<br />
bulundu: "INTERNORGA'nın yemek ve<br />
otel endüstrileri arasında bir kez daha<br />
bu kadar popüler olduğunu kanıtlamış<br />
olmasından heyecan duyuyoruz. Ve<br />
herkes oradaydı! Mevcut olanların tümü<br />
güncel trend konular, yeni özel ürünler ve<br />
formatlar ve birçok yenilikçi ürün hakkında<br />
heyecanlandı, bu nedenle salonlar olumlu<br />
hisler ve iyimserlik duygusuyla doldu.”<br />
INTERNORGA Ticaret Fuarı Danışma<br />
Kurulu Başkanı ve United Tables Genel<br />
Müdürü Christian Strootmann da hep<br />
olumlu şeyler söyledi: "INTERNORGA<br />
sadece eski ihtişamına geri dönmekle<br />
kalmadı, birçok yeni konu sayesinde aynı<br />
zamanda gelecek. Ticaret fuarı, katılan<br />
herkes için büyük bir başarıydı.”<br />
Bir sonraki INTERNORGA, 8-12 Mart 2024<br />
tarihlerinde Hamburg'da gerçekleşecek.
112<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
fuar fair<br />
THE ENTIRE WORLD HOSPITALITY<br />
INDUSTRY COMES TOGETHER AT<br />
INTERNORGA <strong>2023</strong><br />
The leading international trade fair for the entire foodservice and hospitality market<br />
got off to a flying start with various new formats and provided an impressive source of<br />
fresh impetus and a platform for exchange, inspiration and new trends. The organisers<br />
and the exhibiting companies are all thoroughly positive and enthusiastic about the<br />
success of the event.<br />
The motto of this year’s INTERNORGA,<br />
‘All together’, could hardly have been<br />
more fitting: hotels, restaurants and the<br />
bakery and confectionery guilds came<br />
together to discuss the most relevant<br />
topics in the industry in the packed<br />
Hamburg exhibition halls.<br />
Following the restrictions of the<br />
coronavirus pandemic, the leading<br />
international trade fair INTERNORGA<br />
returned to its traditional March dates,<br />
from 10 to 14 March <strong>2023</strong>, and made<br />
a big impression with several new<br />
highlights. Over five days, well-known<br />
industry giants met with newcomers as<br />
well as restaurateurs and hospitality<br />
insiders on the Hamburg exhibition<br />
grounds and discussed the latest trends<br />
and innovative solutions at a variety<br />
of networking events. 1,100 exhibiting<br />
companies presented the largest and<br />
most diverse range of products in the<br />
industry, particularly in the trending<br />
‘Digital Applications’ area, which is<br />
especially relevant at the moment, and<br />
in the ‘Packaging & Delivery’ area, which<br />
was expanded again this year.<br />
Interest was also focused on the<br />
increasingly significant topic of ‘plantbased<br />
food’. Both market leaders<br />
and start-ups from the food sector<br />
showcased the full range of vegan and<br />
plant-based foods, including meat, fish,<br />
dairy and egg substitutes, and were very<br />
well received by the audience. Thanks in<br />
part to a unique supporting programme<br />
and many specials, the trade fair once<br />
again lived up to its role as a source<br />
of inspiration and the most important<br />
meeting place for the entire foodservice<br />
and hospitality market.<br />
An industry united by cohesion and<br />
confidence<br />
“As a platform and stage for the<br />
foodservice and hospitality market,<br />
there was a particularly strong sense<br />
of optimism and dynamism about<br />
INTERNORGA this year. The innovative<br />
power of the industry is as clear as ever<br />
and never ceases to impress me. All<br />
those present agreed that the trade fair<br />
has a hugely positive influence on the<br />
market and is an indispensable source<br />
of personal meetings and interaction,”<br />
says Bernd Aufderheide, CEO of<br />
Hamburg Messe und Congress.<br />
Claudia Johannsen, Division Manager at<br />
Hamburg Messe und Congress, adds:<br />
“We are thrilled that INTERNORGA has<br />
once again proved so popular among<br />
the catering and hotel industries. And<br />
everyone was there! All those present<br />
were excited about the current trending<br />
topics, new specials and formats, and<br />
many innovative products, so the halls<br />
were filled with positive vibes and a<br />
sense of optimism.”<br />
Christian Strootmann, Chairman of the<br />
INTERNORGA Trade Fair Advisory Board<br />
and Managing Director at United Tables,<br />
also had only positive things to say:<br />
“INTERNORGA has not only returned<br />
to its former glory, but, thanks to many<br />
new topics, is also ready for the future.<br />
The trade fair was a huge success for<br />
everyone involved.”<br />
The next INTERNORGA will take place<br />
from 8–12 March 2024 in Hamburg.
114<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
fuar fair<br />
OTELCILIK SEKTÖRÜNÜN BÜYÜK BULUŞMA<br />
NOKTASI, THE HOTEL SHOW<br />
The <strong>Hotel</strong> Show, the big rendezvous of the hospitality industry<br />
Ürün, tasarım ve teknoloji ile<br />
konaklama alanlarını dönüştürmek…<br />
Otelcilik sektörünün lider etkinliği,<br />
23-25 <strong>Mayıs</strong> <strong>2023</strong> tarihlerinde<br />
Dubai World Trade Center Fuar<br />
Merkezi'nde sektöre ev sahipliği<br />
yapacak.<br />
Orta Doğu'daki konaklama sektörü patlama<br />
yaşıyor ve yavaşlama belirtisi göstermiyor,<br />
The <strong>Hotel</strong> Show, markaları hızla büyüyen<br />
bu pazara tanıtmak ve markanın bu gelişen<br />
pazardaki görünürlüğünü anında artırmak için<br />
mükemmel bir fırsat. The <strong>Hotel</strong> Show, 20 yılı aşkın<br />
süredir sektörün buluşma yeri haline geldi. Fuar,<br />
Ortadoğu'daki ağırlama sektörü için en büyük ve<br />
en saygın etkinlik. Mevcut ilişkiler burada daha<br />
da geliştiriliyor ve orada yeni ilişki ve işbirlikleri<br />
geliştiriliyor.<br />
Transforming hospitality spaces with product, design<br />
and technology… The leading event of the hoteliers<br />
industry will host the sector at Dubai World Trade Center<br />
Exhibition Center, 23-25 May <strong>2023</strong>.<br />
HoReCa endüstrisindeki her yönü ve ürünü<br />
kapsıyor<br />
The <strong>Hotel</strong> Show, HoReCa endüstrisindeki her yönü<br />
ve ürünü kapsıyor ve size yeni yenilikleri kaynak<br />
göstermeniz ve sektördeki bir sonraki büyük şeyi<br />
keşfetmeniz için tek bir alan sağlamayı amaçlıyor.<br />
Bu topluluk türünün tek örneği olup hem yerleşik<br />
hem de gelişmekte olan markaları, uygulayıcıları<br />
ve HoReCa tedarikçilerini Dubai'de bir araya<br />
getirerek mükemmel kalite, nicelik ve çeşitlilik<br />
dengesine sahip. Fuarı ziyaret ederek, değişimi<br />
yönlendirmenize ve daha akıllı, daha karlı iş<br />
kararları almanıza yardımcı olabilecek bilgi, ilham<br />
ve insanlarla kendinizi donatabilirsiniz.<br />
Fuar, konaklama teknolojisi dünyasındaki<br />
yenilikleri keşfetmek için mükemmel bir ortam.<br />
20 yılı aşkın bir süredir ziyaretçilere konaklama<br />
teknolojisi ürünlerini tedarik etme, ağ kurma ve<br />
endüstri devleriyle gerçek iş yapma şansı verdi.<br />
Trendlerin bir adım önünde olun ve bütünsel<br />
konuk deneyimini geliştirmenin yeni yollarını<br />
keşfedin. En son konuklara yönelik ve en son akıllı<br />
sistemler, otel güvenliği ve güvenlik teknolojisi<br />
güvenlik yazılımı, e-ticaret platformları ve çok<br />
daha fazlası dahil olmak üzere konaklama<br />
endüstrisindeki en son ürünleri bu fuarda görün<br />
ve temin edin.<br />
The hospitality industry in the<br />
Middle East is booming and shows<br />
no signs of slowing down. The <strong>Hotel</strong><br />
Show is the perfect opportunity<br />
from which to introduce the brands<br />
to this rapidly growing market, and<br />
instantly boost brand's visibility in<br />
this thriving market.<br />
For over 20 years, The <strong>Hotel</strong> Show<br />
has become the meeting place<br />
for the industry. It is the grandest<br />
and most highly regarded event<br />
for hospitality in the Middle<br />
East. Existing relationships are<br />
developed, and new ones are<br />
developed there.<br />
Covering every aspect and product<br />
in the HoReCa industry<br />
The <strong>Hotel</strong> Show covers every aspect<br />
and product within the HORECA<br />
industry and aim to provide you<br />
with one space to source new<br />
innovations and discover the next<br />
big thing in the industry. This<br />
community is one of a kind and<br />
has the perfect balance of quality,<br />
quantity, and variety, bringing<br />
together both established and<br />
emerging brands, practitioners and<br />
HORECA suppliers in Dubai. Visiting<br />
the fair, you can furnish yourself<br />
with the information, inspiration and<br />
people who can help you navigate<br />
change and make smarter, more<br />
profitable business decisions.<br />
The show is the perfect setting to<br />
discover what’s new in the world<br />
of hospitality technology. For over<br />
20 years, the hospitality technology<br />
event has given visitors the chance<br />
to source hospitality technology<br />
products, network, and do real<br />
business with industry giants.<br />
Stay ahead of the curve and<br />
discover new ways to enhance the<br />
holistic guest experience. Source<br />
the latest products in the hospitality<br />
industry including the latest in<br />
guest-facing & back-end smart<br />
systems, hotel safety and security<br />
technology security software,<br />
e-commerce platforms, and much<br />
more.
116116<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
mekan<br />
93 YILLIK TARIHI FIRINDA<br />
3 KUŞAKTIR HAMUR YOĞURULUYOR<br />
Ekmek, Ramazan pidesi ve Çarşamba Kıvratması’nın en köklü adresi, Tarihi Özakkaya Fırını, 93 yıllık<br />
tecrübesini ailenin 3. kuşak temsilcileriyle günümüze taşıyor. İşin başında ise, meslekte 50. yılına giren<br />
baba Esat Akkaya var. Usta hamurkâr, bundan sonraki hedeflerinin Tarihi Özakkaya Kıvratması’nı tüm<br />
Türkiye ile buluşturmak olduğunu söylüyor.<br />
Mübadele sonrası 1930 yılında,<br />
Yunanistan Drama’dan<br />
gelip Samsun’un Çarşamba<br />
ilçesine yerleşen rahmetli Hacı Hıfzı<br />
Akkaya’nın Rumlardan bugünkü merkez<br />
şubesindeki taş fırını devralmasıyla<br />
başlıyor, Tarihi Özakkaya Fırını’nın<br />
kuruluş hikayesi. Ailede fırıncılık<br />
mesleği ilk bu girişimle temelleniyor<br />
ki, meslekte yarım asrı geride bırakan<br />
Tarihi Özakkaya Fırını İşletme Sahibi<br />
Esat Akkaya o yolculuğu şu sözleriyle<br />
anlatıyor: “Ben ilkokuldan sonra 12-<br />
13 yaş civarı hamurkâr olarak, tıpkı<br />
babam gibi işin mutfağından başladım.<br />
Bugün işimin patronu olmama rağmen<br />
hiçbir zaman işimin mutfağında olmayı<br />
bırakmadım, yenilikleri takip edip her<br />
zaman ürün geliştirmeye devam ettim.<br />
Meslekte 50. yıla girdim, fırınımız<br />
93. yılında. Sağlıkla devam etmek<br />
dileğimiz. Şu an 3. kuşak işletmede<br />
görevde. Oğlum fırın işletmeciliğini<br />
artık iyice devraldı. Kızım da yaklaşık<br />
iki yıldır internet üzerinden çok<br />
sevilen ürünümüz Tarihi Çarşamba<br />
Kıvratmasını tüm Türkiye’ye ulaştırıyor.”<br />
Üç şubeli<br />
Üç şubeli Tarihi Özakkaya Fırını, bir<br />
adet kafe-restoran bölümüne de sahip.<br />
Merkez şubede üretimi yapılan tüm<br />
fırın ve pastacılık ürünlerinin yanı<br />
sıra merkezde konumlanan kaferestoran<br />
bölümünde pide, lahmacun,<br />
döner, tatlı ve pasta içecek hizmeti<br />
veriliyor. Akkaya, diğer iki şubede ise,<br />
ekmeğin yerinde üretildiğini, pastacılık<br />
ürünlerinin merkez şubede üretilip<br />
Terme ve Sungurlu caddelerindeki<br />
şubelere ulaştırıldığını belirtiyor.<br />
Gözbebeği ürünü, Çarşamba<br />
Kıvratması<br />
Tarihi Özakkaya Fırını’nın<br />
“gözbebeğimiz” dediği ürünü,<br />
Çarşamba Kıvratması. Yaklaşık iki<br />
yıldır internet üzerinden tüm Türkiye’ye<br />
satışını gerçekleştirdiklerini belirten<br />
Akkaya üründen şöyle bahsediyor:<br />
“Kıvratma artık coğrafi işaret adıyla<br />
‘’Çarşamba Kıvratması’ Çarşamba’ya<br />
özgü bir tatlı. Bayramların, özel<br />
günlerin vazgeçilmezidir Çarşamba’da.<br />
Evlerde yapılır, evlerde yapılan oklavaya<br />
sarılır ve büzülür. Bu görüntüsüyle<br />
‘Koca Karı Gerdanı’ ismiyle de bilinir.<br />
Biz oklavaya sarmıyoruz. Rahmet<br />
babamla birlikte pek çok deneme
118118<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
mekan<br />
yaptık. Gerek hammadde gerek reçete<br />
gerekse şekil olarak çokça denemeden<br />
sonra en çok rağbet gören bugünkü<br />
formunu oluşturduk.”<br />
Babadan hamur ustası Akkaya,<br />
kıvratmanın yapımını ise şu detaylarıyla<br />
paylaşıyor: “İlk olarak baklavalık yufka<br />
hamurunu hazırlıyoruz. Yufkamız çok<br />
ince bir şekilde açılıyor. Sonrasında<br />
içine fındık-ceviz-sofra şekerinden<br />
oluşan karışımımızı bolca döküyoruz.<br />
Ürünümüzü hem hafif hem de lezzetli<br />
yapan bu detay aslında. Bir hamur<br />
tatlısı olarak hamur oranının az olması<br />
bizim asıl farkımızı ortaya koyuyor.<br />
Hemen hemen kuruluşumuzdan bu<br />
yana ‘Tarihi Özakkaya Kıvratması’ adıyla<br />
üretimini yapmaktayız.”<br />
Ekmek ve Ramazan pidesi ustası<br />
Tarihi Özakkaya Fırını’nın ilk<br />
zamanlarından bu yana en çok<br />
talep gören ürünlerinin başında ise<br />
ekmek ve Ramazan pidesi geliyor.<br />
“Kıvratmanın instagram satışından<br />
aldığımız geri dönüşler hep yıllar<br />
önce burada yaşayıp bizden ekmeğini<br />
pidesini almış insanların memnuniyeti<br />
ve eğer kıvratmayı tatmadılarsa<br />
‘Eminim çok güzeldir’ diye düşünüp<br />
güven duymaları. Bizi bilen ve yeni<br />
tanıyan insanları memnuniyetiyle onore<br />
oluyoruz. Bunun dışında gözbebeğimiz<br />
kıvratma tabii ki. İlk günden beri çok<br />
sevildi. Hediyelik olarak çok tercih<br />
edilir, bayramlarda da aynı şekilde.<br />
Yıllardır ekmeğimiz ve pidemizin<br />
lezzetiyle bilinirken son yıllarda bu<br />
lezzetlere kıvratmamız da eklendi.”<br />
diyen Akkaya, dönemsel ürünler üretip<br />
üretmediklerine ilişkin sorumuzu ise<br />
şöyle yanıtlıyor: “Dönemsel ürünler<br />
değil de ürünlerimizin bazıları hep<br />
vardır. Bazıları da değişir. Çünkü<br />
yenilikleri takip ederiz. Şu an ne talep<br />
görüyorsa pastacılık sektöründe onu<br />
öğrenir, reçetesini oluşturur ve en<br />
kaliteli şekilde üretiriz.”<br />
Kaliteli malzeme, güvenilir tedarik<br />
zinciri<br />
Tarihi Özakkaya Fırını, malzeme<br />
tedariki konusunda da oldukça<br />
titiz. Kaliteli malzeme kullanımının<br />
önemine dikkat çeken Akkaya,<br />
“Malzemeye önem vermezseniz<br />
isminizin devamlılığı da söz konusu<br />
olamaz. Günümüzde bu alanda<br />
faaliyet gösteren çok sayıda firma<br />
ve hammadde tedariki seçeneği var.<br />
Ama kaliteli malzemeyi bulmak biraz<br />
tecrübe istiyor.” diyor. İşletme prensibi<br />
olarak güvenilir tedarikçilerle uzun<br />
soluklu çalışmayı ilke edindiklerinin<br />
altını çizen Akkaya, “Falanca kişi<br />
daha ucuza malzeme veriyor diye<br />
küçük kârların peşine düşmeden<br />
çalışıyoruz. Böylece ürünlerimizin<br />
lezzeti ve kalitesi de değişmiyor.<br />
Bugün internet aracılığıyla aldığımız<br />
geri dönüşlerin de temelinde bu var<br />
aslında. Kaliteden taviz vermemek.<br />
Ürünümüz, yöresel lezzetimiz ‘Tarihi<br />
Özakkaya Kıvratması’nı tüm Türkiye’yle<br />
buluşturmak en büyük gayemiz.” diye<br />
de ekliyor.
120<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
yeni mekan new place<br />
NATA LISBOA<br />
TÜRKIYE’DEKI ILK ŞUBESIYLE<br />
GALATA’DA…<br />
Portekiz’in ünlü Coffee Shop Zinciri NATA LISBOA'nın Türkiye'deki ilk<br />
şubesi İstanbul Galata'da hizmete girdi.<br />
İlk kez Portekiz’de açılan ve ülkenin<br />
ikonik markası halini alarak tüm<br />
dünyada ünlenen NATA LISBOA<br />
Galata’da kapılarını açtı. İngiltere,<br />
Abu Dhabi, Avusturya, İngiltere ve<br />
İspanya’dan sonra İstanbul’da da<br />
açılan konsept mekanın özelliği,<br />
sadece Portekiz’e özgü olan Pastel<br />
de Nata’ları değil, altı farklı çeşit<br />
daha Portekiz tatlısını, empadaları,<br />
çorbaları ve ekşi mayalı mustik<br />
ekmeklerini dahi el değmeden<br />
Portekiz’den getiriyor olması.<br />
Enfes Portekiz Mutfağı deneyimi<br />
Mekan, Galata Kulesi’nin büyülü<br />
atmosferinde günün her saatinde<br />
kendine has menüleriyle,<br />
Portekiz’den gelen çayları, kahveleri<br />
ile farklı bir deneyimin kapılarını<br />
aralıyor. Portekiz’e özgü dekor ve<br />
renkler, Nata’yı yerken Portekiz’de<br />
olduğunuz hissini yaşatıyor.<br />
Mekan ise kendine has tasarımıyla<br />
bambaşka bir deneyim sunuyor.<br />
Enfes bir Portekiz Mutfağı deneyimi<br />
vadeden mekanın keşfe açık<br />
menüsünün öne çıkan lezzetleri<br />
arasında; enfes salatalar, Lizbon<br />
usulü sandviçler, Tuzlu Portekiz<br />
atıştırmalıkları ve en önemlisi orijinal<br />
formülüyle Portekiz’de üretilen ve<br />
sadece burada pişirilen Pastel de<br />
Nata başı çekiyor.
122<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
yeni mekan<br />
Asya ve Japon<br />
mutfağının Bursa’daki<br />
yeni adresi<br />
MONK<br />
Asya ve Japon mutfağının özgün lezzetlerini huzurlu, minimalist ve dingin bir ortamda sunan Monk<br />
<strong>Restaurant</strong>, Bursalılara tüm duyulara hitap eden bir gastronomik deneyim yaşatmak hedefiyle<br />
2022’nin son çeyreğinde kapılarını açtı.<br />
Nilüfer’in gözde yerleşim yeri Balat’ta<br />
yer alan bu davetkâr mekânda<br />
Japon mutfağından tadına doyulmaz<br />
bir menü, zengin bir şarap seçkisi, her<br />
yudumu sürprizlerle dolu kokteyller Asya<br />
ve Japon mutfağı severleri bekliyor. Doğal<br />
ve tarihi güzellikleri ile büyüleyen Bursa’nın<br />
yeni yaşam alanı Balat’ta, şimdi özenle<br />
düşünülmüş detayları ile dikkat çeken butik<br />
bir restorana ev sahipliği yapıyor. 2022’nin<br />
son çeyreğinde açılan Monk, zorlu bir iş<br />
günü ardından biraz rahatlamak, özel bir<br />
günü kutlamak ya da sadece gastronomik<br />
bir ziyafet için huzurlu samimi bir atmosfere<br />
ihtiyaç duyanların Bursa’daki yeni adresi<br />
olmak konusunda iddialı.<br />
Monk, sıcacık, çağdaş ve minimalist<br />
ortamı, muhteşem tatları ve sıra dışı dj<br />
performansları ile misafirleri için mutlu<br />
anılar yaratmayı hedefliyor.<br />
Monk felsefesinin sadeliği ve huzur<br />
Mekânın huzurlu, dingin ve ilham verici<br />
tarzını vurgulamak için marka adı olarak<br />
İngilizce’de “keşiş” anlamına gelen “monk”<br />
kelimesi özellikle seçilmiş. Nasıl ki bir<br />
Monk, zihninin düşünce ve endişelerle<br />
dolup taşmasına izin vermez, hep anda<br />
kalır, anı yaşar ve yaşadığı her deneyimi bir<br />
ilhama dönüştürürse Monk’un kapısından<br />
içeri adım atıldığı an da işte böyle dingin ve<br />
huzurlu bir dünyaya adım atılıyor. Mekân,<br />
minimalist dekoru, sade mobilyaları, iç<br />
mimaride özenle seçilmiş her bir detayı ile<br />
yarattığı, sakinleştirici olduğu kadar davetkâr<br />
atmosferi ile Uzakdoğu mutfağı tutkunlarını<br />
ağırlıyor.<br />
Unutulmaz bir gastronomi deneyimi<br />
Büyüleyici ortamıyla unutulmaz bir<br />
gastronomi deneyimi sunan Monk’un şefi<br />
Hasan Karabazar, Japonya’dan gelen sushi<br />
malzemeleri ile İstanbul’dan taze günlük<br />
gelen deniz ürünleri, yöresel otlar, özenle<br />
seçilmiş sebze ve meyveleri harmanlayarak<br />
Asya ve Japon mutfağının geleneksel<br />
tariflerini eşsiz lezzetlere dönüştürüyor.<br />
Makiden uramakiye, sashimiden yaratıcı<br />
nigiri kreasyonlarına kadar geniş bir sushi<br />
menüsüne sahip Monk, zengin menüsüyle<br />
misafirlerine farklı lezzetleri deneme imkânı<br />
sunuyor.<br />
Unutulmaz bir deneyim yaratmak için özenle<br />
hazırlanan kokteyl menüsünde Monk’un<br />
tüm duyularınıza hitap eden klasiklerden<br />
evrensel tatlara, farklı damak tatlarına uygun<br />
iştah açıcı rengarenk meyveli kokteyllerden<br />
sıra dışı deneyim sunan tütsülü kokteyllere<br />
kadar farklı tarifler yer alıyor. Görselliği<br />
ile üç boyutlu deneyim sunan Monk’un<br />
imza kokteyli armutlu Zen Pear ise her<br />
yudumunda sürprizler dolu kokteyllerden<br />
sadece biri.<br />
Sade ama davetkar bir atmosfer<br />
Her bir detayın özenle düşünüldüğü Monk’ta,<br />
alışılagelmişin dışında bir hayal gücüne sahip<br />
Aysun Bozuklu’nun Monk heykeli misafirleri<br />
bambaşka bir dünyaya götürürken, Tijen<br />
Samuray Samuray imzası taşıyan duvar<br />
kağıtları bu sade mekânı ikonik bir atmosfere<br />
çeviriyor. Bahçede yer alan Sakura ağacı ise<br />
tıpkı bir Monk gibi yaşanan her deneyimin<br />
bir ilhama dönüştürülmesi gerektiğini<br />
hatırlatıyor ve yepyeni başlangıçlar yapma<br />
gücünü hissettiriyor. Alaçatı TerraCota<br />
Ceramic Art markasının imzasını taşıyan<br />
eşsiz seramik tabaklar ise Asya ve Japon<br />
mutfak kültürünü yansıtıyor.
124<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
horeca teknolojileri<br />
RADISSON GRUBU, YENILIKÇI DIJITAL<br />
STRATEJIYI HAYATA GEÇIRIYOR<br />
Radisson Otel Grubu, kapsamlı dijital dönüşümünde bir sonraki aşamaya geçerek<br />
etkileşimli ve yerelleştirilmiş deneyimlere dayanan başarılı bir müşteri odaklı ve yenilikçi<br />
dijital stratejiyi hayata geçiriyor.<br />
Radisson Otel Grubu, son üç yılda<br />
yeni teknoloji inovasyonlarını ve<br />
etkileşimli deneyimleri kullanarak<br />
misafirlerine yerelleştirilmiş ve<br />
kişiye özel dijital deneyim sunmak<br />
için hayata geçirdiği dijital dönüşüm<br />
stratejisiyle dijital bir lider ve öncü<br />
olarak sektördeki konumu pekiştirdi.<br />
Otellerini yeni bir şekilde sergileyerek<br />
misafirlerin mekânları sanal olarak<br />
hissetmesini ve yaşamasını sağlayan<br />
etkileşimli dijital deneyimler oluşturan<br />
ilk otel şirketlerinden biri olan<br />
grup, etkileşimli deneyimleri hayata<br />
geçirerek dijital ve fiziksel dünyaları<br />
bir araya getirdi. Misafirler artık akıllı<br />
telefonlarını, bilgisayarlarını veya<br />
VR cihazlarını kullanarak yaptıkları<br />
3 boyutlu sanal mekân turları<br />
sayesinde otel mekânlarını dolaşarak<br />
keşfedebiliyor, odalarının manzarasını<br />
görebiliyor ve hatta etraftaki objelerle<br />
etkileşime geçebiliyorlar. Misafirler<br />
ayrıca basit ve sorunsuz bir rezervasyon<br />
süreci ile ekranlarında gördükleri yer<br />
için rezervasyon yaptırabiliyorlar.<br />
İlk pilot çalışmasını 2020'de yaptı<br />
Müşterilerine otelleri deneyimlemeleri<br />
için yeni yollar sunarak müşteri odaklı<br />
yaklaşımını geliştirmeyi amaçlayan<br />
ilk etkileşimli deneyimlerinin pilot<br />
çalışmasını 2020’de gerçekleştiren<br />
otel grubu, 2022 yılında toplantı<br />
organizatörlerinin ideal etkinlik<br />
mekânına kolayca bakmasını,<br />
toplantı salonlarını ve farklı düzenleri<br />
keşfetmesini, doğrudan rezervasyon<br />
yaptırmasını veya ilgili mekân için bir<br />
teklif talebi göndermesini sağlayan<br />
etkileşimli deneyimlerin entegre<br />
edildiği ilk toplantı ve etkinlik arama<br />
motorunu hayata geçirdi. Etkileşimli<br />
sanal turlarda kat planları, üç boyutlu<br />
görünümler ve otelin gerçeğe uygun bir<br />
dijital replikası yer alıyor. Organizatörler<br />
sadece birkaç tıklamayla mekânların<br />
gereksinimlere uygun olup olmadığını<br />
değerlendirerek rezervasyonlarını<br />
gerçekleştirebiliyorlar. Bu teknolojiden<br />
şirket içi etkinlik ekipleri de<br />
yararlanıyor. Ekipler artık diledikleri<br />
akıllı telefon veya VR gözlüğü üzerinden<br />
farklı toplantı salonu düzenlerini gerçek<br />
zamanlı olarak gösterebiliyorlar.<br />
Etkileşimli deneyimler, nitelikli toplantı<br />
ve etkinlik sorgularında (+%35) ve<br />
rezervasyon dönüşüm oranlarında<br />
(+%12) artış sağladı.<br />
Radisson Otel Grubu<br />
29 farklı dil seçeneğiyle<br />
dünya çapında rezervasyon<br />
sisteminde bu kadar geniş bir<br />
dil seçkisi sunarak dünyadaki<br />
insanların neredeyse %70’ine<br />
ana dillerinde ulaşan ilk<br />
otel şirketi. Grup, bu hizmeti<br />
daha da ileriye taşıyarak<br />
<strong>2023</strong> yılı sonuna kadar 31<br />
dile ulaşmayı hedefliyor.<br />
Veriler yerel dilde dönüşüm<br />
oranının İngilizce’nin ana<br />
dil olmadığı pazarlarda<br />
ortalama üç kat daha<br />
fazla olduğunu gösteriyor.<br />
Ziyaretçiler artık her türlü dil<br />
engelini aşarak Grubun web<br />
sitesi ve uygulamasıyla kendi<br />
ana dillerinde etkileşime<br />
geçebiliyorlar.
126<br />
hotel restaurant<br />
& hi-tech<br />
horeca teknolojileri<br />
TECPRO, KEENON ROBOTICS’IN<br />
TÜRKIYE’DEKI TEK DISTRIBÜTÖRÜ OLDU<br />
İç mekan servis ve hizmet robotlarında öncü olan ve pazar liderliğini elinde bulunduran<br />
Keenon Robotics, Tecpro ile Türkiye’de distribütörlük anlaşması imzaladı.<br />
Tecpro, Türkiye’de en geniş<br />
hacimli teknoloji ürünlerinin<br />
distribütörlerinden biri olup<br />
bünyesinde dünyanın önde gelen<br />
markalarını bulunduruyor. Keenon<br />
artık Türkiye’deki müşteri ilişkilerinin<br />
derinliğini ve niteliğini Tecpro<br />
sayesinde artırıyor. Tecpro ise sunduğu<br />
çözümler arasına Keenon hizmet<br />
robotlarını ekleyerek rekabet avantajını<br />
güçlendiriyor.<br />
Birçok farklı işletim modeline<br />
uygun<br />
Keenon tarafından sunulan robotlar<br />
birçok farklı endüstride birçok farklı<br />
işletim modeline uygundur. Otel odaklı<br />
W3 modelinden restoran çözümlerinde<br />
öne çıkan T serisi modellere kadar,<br />
Keenon robotlarının insanların<br />
çalıştığı ortamda çalışarak hizmet<br />
sunumunun iyileştirmesi ve basit,<br />
tekrarlayan görevleri kolaylaştırması<br />
hedeflenmiştir.<br />
Bu ortaklık, özellikle Avrupa genelinde<br />
etkisini sürdüren yiyecek, içecek ve<br />
konaklama sektörlerindeki işgücü<br />
eksiklikleri göz önüne alındığında<br />
işletmelerin işini kolaylaştırmış oluyor.<br />
İşletmeler özellikle Covid-19 salgını<br />
sonrası başlayan süreçte bu açıkları<br />
doldurmayı, artan genel giderler<br />
arasında maliyetleri düşürmeyi ve zor<br />
da olsa bunu işletme performansını,<br />
müşteri memnuniyetini arttırarak<br />
yapmayı hedefliyor. Tüm bunlar göz<br />
önüne alındığında bir robotun hizmet<br />
sektöründe bir insanın yerini tamamen<br />
alması henüz mümkün değil ancak<br />
tekrar eden, yetenek gerektirmeyen,<br />
basit işlerde robotların insanların yerini<br />
alıyor olması işletmedeki insanların<br />
müşteriyle daha iyi ilgilenmesinin<br />
ve sonuç olarak daha iyi bir müşteri<br />
tecrübesinin oluşmasına direkt etki<br />
ediyor.<br />
Bu nasıl gerçekleşiyor?<br />
Keenon hizmet robotları gece<br />
yarısında bir otelde misafire diş<br />
fırçasının temassız teslim edilmesini<br />
sağlayabiliyor, konukların taleplerini<br />
karşılayabilmek için lobide bekliyor.<br />
Bir restoranda mutfağın bir robota<br />
çok sayıda ağır tabağın yüklemesini<br />
sağlayabiliyor ve doğru masalara sırayla<br />
ulaştırabiliyor. Ulaşılan noktalarda ise<br />
garson ürünleri masalara rahatlıkla<br />
servis edebiliyor. Bunlar robotların<br />
sunabileceği sınırsız çözümlere<br />
verilebilecek 2 basit örnek.<br />
Keenon Robotics Co., Ltd farklı<br />
sektörler için iç mekan robotik<br />
çözümler üretmeye ve pazarlamaya<br />
odaklanmış bir yapay zeka şirketidir.<br />
Keenon her müşterisi için verimli,<br />
istikrarlı, güvenilir ve pratik çözümler<br />
sunuyor. Kurulduğu 2010 yılından beri<br />
Hilton Otelleri, Westin Otelleri, Haidilao<br />
Hotpot Restoranları gibi birçok farklı<br />
küresel firmayla birlikte çalışmaktadır.<br />
Keenon 60’dan fazla ülkede aktif 35000<br />
robotla faaliyetlerini devam ettiriyor<br />
ve önümüzdeki yıllarda işletmeler için<br />
daha iyi operasyonel çözümler sunmayı<br />
dört gözle bekliyor.