04.05.2023 Views

Hotel Restaurant Mayıs 2023

Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!

Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.

Turizmde bu yaz da beklenti ve<br />

talepler yüksek!<br />

Expectations and demands are high in<br />

tourism this summer, too!<br />

hotelrestaurantmagazine<br />

@Hitechdergisi<br />

hotelrestaurantmagazine<br />

Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT), TÜYAP Fuar Merkezi'nde bu yıl<br />

26. kez kapılarını açtı. Hyve Group'un Türkiye'den çekilme kararının ardından yine bir İngiliz<br />

şirketi olan ICA Events'e işletme hakkını devreden EMITT'te turizm sektörünün önde gelen<br />

temsilcileriyle bir araya geldik. Turizmciler, olası İstanbul depreminin artık gündemden<br />

düşürülmesi gerektiğine dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı İstanbul'daki tüm oteller,<br />

kültürel ve tarihi yapılar nezdinde acilen deprem risk ölçümü yapmaya ve uluslararası<br />

kamuoyuyla paylaşmaya çağıran sektör temsilcileri, Güvenli Turizm Sertifikası gibi Güvenli<br />

Yapı Sertifikasının da turizme can simidi olacağını savundu. Sektör temsilcilerinin konuyla<br />

ilgili yorumlarına “gündem” başlığımızdan ulaşabilirsiniz.<br />

İstanbul Turizm Platformu Direktörü. 35 yıllık devlet memuru. Arslan’ın İstanbul turizmiyle<br />

ilgili tespitleri oldukça çarpıcı! Sosyal Psikoloji diplomalı bir direktör olarak insan psikolojisi<br />

temelli tespitlerde bulunan Arslan, İstanbul turizminde en temel sorunların sıkışmışlık<br />

ve sıkışmışlığın neden olduğu aşırılık olduğuna dikkat çekiyor. Çözüm önerisi olarak ise,<br />

genişlemeyi tavsiye ediyor. Şengül Altan Arslan ile kariyer yolculuğunu, İTP'nin pandemi<br />

sonrası projelerini ve kent turizmine dair hayallerini konuştuk. Röportajın tamamı “iş’te<br />

kadın” sayfalarımızda.<br />

Doğma büyüme İstanbullu. Aile kökleri ise Kastamonu'ya dayanıyor. Kendi gibi aşçı baba<br />

ve ağabeyleri, bir zaman dilimi ötesinde bir yaşam biçimi olarak benimsediği mutfağa<br />

girişindeki ilk öğretmenleri, ilk mentorları. Çocukluk çağlarından beridir üstelik de. O hep<br />

mutfağın içinde, yaşamının her bir anında yemekle iç içe. O kadar ki, yaşıtları sokakta<br />

top peşinde koştururken bile mutfak gereçlerini kendine oyuncak ediniyor. Baharatların<br />

kokularıyla, sebze ve meyvelerin dokularıyla oynamaya bayılıyor. LMK Group’un tecrübeli<br />

Mutfak Koordinatörü Zeki Kara, işi değil, tek işi olarak gördüğü mutfak hikayesiyle bu ayki<br />

şef konuğumuz.<br />

Dünyada 400 milyar dolar gelir hacmine sahip düğün turizmi sektörünün as'ları TravelShop<br />

Turkey koordinasyonunda KKTC’de bir araya geldi. Uluslararası Destinasyon Düğünü<br />

Konferansı & B2B Networking Etkinliği kapsamında önemli açıklamalarda bulunan<br />

TravelShop Turkey Genel Müdürü Murtaza Kalender, “Türkiye ilk 10'da yok. İlk 20'de de<br />

yok!” dedi, beş yıllık hedef açıkladı. Haberin ayrıntıları “gündem” bölümümüzde.<br />

Ve yeni yatırımlar!<br />

Taksim’de yer alan ve InterContinental markasının 4 kez en iyi otellerinden biri olarak<br />

seçilen InterContinental Istanbul renovasyon sürecine girdi. Yalıkavak Marina, Sunset<br />

Hospitality Group ile güç birliği yaparak Türkiye’nin Rivierası Bodrum’a değer katacak<br />

“Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>”i bu yaz hizmete açıyor. Portekiz’in ünlü Coffee Shop Zinciri NATA<br />

LISBOA'nın Türkiye'deki ilk şubesi İstanbul Galata'da hizmete girdi.<br />

Bu sayımızda Türkçe-İngilizce yayınımızla The <strong>Hotel</strong> Show Dubai ve COFFEX İstanbul Kahve<br />

Fuarı’ndayız, standımıza bekleriz…<br />

Keyifli okumalar dilerim.<br />

The Eastern Mediterranean International Tourism and Travel Fair (EMITT) opened its doors for the<br />

26th time this year at TÜYAP Fair Center. After Hyve Group's decision to withdraw from Turkey, we<br />

came together with the leading representatives of the tourism industry at EMITT, which transferred<br />

the operating rights to ICA Events, which is also a British company. Tourism professionals drew<br />

attention to the fact that the possible Istanbul earthquake should be dropped from the agenda.<br />

Industry representatives, who called on the Ministry of Culture and Tourism to urgently measure<br />

earthquake risk at all hotels, cultural and historical buildings in Istanbul and share them with the<br />

international public, argued that the Safe Building Certificate, like the Safe Tourism Certificate,<br />

would be a lifeline for tourism. You can find the comments of the sector representatives on the<br />

subject in our “agenda” section.<br />

The Director of Istanbul Tourism Platform… A civil servant of 35 years. Arslan's findings about<br />

Istanbul tourism are quite striking! As a director with a Social Psychology degree, Arslan makes<br />

determinations based on human psychology and draws attention to the extremism caused by<br />

congestion and stuckness, which are the most fundamental problems in Istanbul tourism. As a<br />

solution proposal, she recommends expansion. We talked to Şengül Altan Arslan about her career<br />

journey, ITP's post-pandemic projects and her dreams about urban tourism. The full text of the<br />

exclusive interview is on our “women in business” pages.<br />

He is an innate istanbulite. His family roots go to Kastamonu. His father and brothers, who are<br />

cooks like himself, are the first teachers and mentors at the entrance to the kitchen, which he<br />

adopted as a way of life beyond a period of time. It has been since childhood. He is always in the<br />

kitchen, intertwined with food in every frame of his life. So much so that even while his peers are<br />

chasing balls in the street, he takes kitchen utensils as toys for himself. He loves to play with the<br />

scents of spices and the textures of vegetables and fruits. Zeki Kara, Executive Kitchen Coordinator<br />

of LMK Group, is our chef guest this month with his kitchen story, which he sees as not his job, but<br />

his only job.<br />

The aces of the wedding tourism industry, which has a revenue volume of 400 billion dollars in<br />

the world, came together in TRNC under the coordination of TravelShop Turkey. Making important<br />

statements within the scope of the International Destination Wedding Conference & B2B Networking<br />

Event, TravelShop Turkey General Manager Murtaza Kalender said, “Turkey is not in the top 10.<br />

Not in the top 20 either!” he said, announced a five-year target. Details of the news are in our<br />

“agenda” section.<br />

And new investments!<br />

InterContinental Istanbul, located in Taksim and selected as one of the best hotels of the<br />

InterContinental brand 4 times, has entered the renovation process. Yalıkavak Marina, by joining<br />

forces with Sunset Hospitality Group, is opening the “Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>”, which will add value<br />

to Turkey's Riviera Bodrum, this summer. The first branch of Portugal's famous Coffee Shop Chain,<br />

NATA LISBOA, opened in Galata, Istanbul.<br />

In this issue, we are at The <strong>Hotel</strong> Show Dubai and COFFEX Istanbul Coffee Fair with our Turkish-<br />

English publication, you are welcome to our stand…<br />

I wish you pleasant reading.<br />

K<br />

GENEL MÜDÜR<br />

(Sorumlu)<br />

REKLAM SATIŞ PAZARLAMA<br />

REKLAM KOORDİNATÖRÜ<br />

Emir Ömer ÖCAL<br />

emir.ocal@img.com.tr<br />

0212 454 22 22<br />

TEKNIK MÜDÜR<br />

BILGI İŞLEM<br />

TOLGA ÇAKMAKLI<br />

tolga.cakmakli@img.com.tr<br />

TAYFUN AYDIN<br />

tayfun.aydin@img.com.tr<br />

İMG WEB TEAM MAIL<br />

web@img.com.tr<br />

Prof. Dr. HÜSNÜ GÜNDÜZ<br />

Doç. Dr. MURAT DOĞDUBAY<br />

ORHAN GENCELİ<br />

Türkiye Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD)<br />

Yönetim Kurulu Üyesi<br />

GÜRKAN BOZTEPE<br />

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı<br />

TEZER ÖNER<br />

Agon Danışmanlık / Gayrimenkul ve<br />

İşletme Yatırım Danışmanı<br />

HÜSEYİN KURT<br />

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği<br />

Başkanı<br />

AYDIN DEMIR<br />

Yeditepe Üniversitesi Gastronmi Mutfak<br />

Sanatları Chef Ögretim Görevlisi/<br />

The Maestro <strong>Hotel</strong> Executive Chef<br />

website<br />

www.hotelrestaurantmagazine.com<br />

e-mail<br />

info@img.com.tr<br />

CTP - BASKI<br />

İRTİBAT BÜROLARIMIZ<br />

ADRES<br />

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza<br />

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL<br />

Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94<br />

www.ihlasmatbaacilik.com<br />

BURSA +90.224 211 44 50-51<br />

KONYA +90.332 238 10 71<br />

İSTMAG<br />

Magazin Gazetecilik Yayıncılık<br />

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.<br />

İHLAS MEDIA CENTER<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi<br />

No: 11 Medya Blok Kat: 1<br />

34197 Yenibosna / İstanbul / Turkey<br />

Tel: 0212 454 22 22<br />

Faks: 0212 454 22 93<br />

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın hakları<br />

İSTMAG Magazin Gazetecilik Yayıncılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır. ISSN:1305-1792


Bu sayımızda<br />

antre<br />

16 Sektörden kısa haberler<br />

gündem<br />

22 Yıllık bazda en çok lokanta ve<br />

otellerde fiyat yükseldi<br />

24 Turizmciler EMITT özelinde<br />

sektörü nasıl değerlendirdi?<br />

36<br />

36 Antalya ilk dört ayda 1<br />

milyonu aştı<br />

40 Öner: Doğal kaynaklar ve<br />

turizm dengesizliği<br />

48 Kurt: GLOBEMEETS'i nitelikli<br />

etkinlik ve organizasyon<br />

baskısıyla kurduk<br />

68 62<br />

54 Çırağan Sarayı'nda önce<br />

tarihe sonra lezzete yolculuk<br />

58 Kalender: Türkiye düğün<br />

turizminde ilk 10'da yok, ilk<br />

20'de de yok<br />

yeni yatırımlar<br />

62 Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong><br />

açılıyor<br />

66 InterContinental Istanbul<br />

yenileniyor<br />

54


fuar<br />

110 Dünya ağırlama sektörü<br />

INTERNORGA’da buluştu<br />

114 Otelcilik sektörünün büyük<br />

buluşma noktası: The <strong>Hotel</strong><br />

Show<br />

iş’te kadın<br />

68 Arslan: İstanbul turizminin<br />

iki temel sorunu, aşırılık ve<br />

sıkışmışlık<br />

marka<br />

76 Karakundakoğlu: Türkiye'de<br />

bizim gibi 18 çeşit dünya<br />

kahvesi satan yok<br />

78 Bonna’dan yapay zekâ<br />

destekli yeni koleksiyon<br />

80 Her projede farklı, şık ve<br />

işlevsel: Monotech<br />

90<br />

82 Horeca sofralarının 50 yıllık<br />

profesyonel eşlikçisi:<br />

Göreme Horeca Ekipmanları<br />

84 HoReCa sunum ürünlerinde<br />

trend belirleyici: Rubikap<br />

86 Cargill beyaz et üretimindeki<br />

inovatif çözümlerini tanıttı<br />

88 Eksim Gıda, undaki<br />

uzmanlığını gıda<br />

mağazacılığına taşıyor<br />

şefin gözünden<br />

90 Kara: Aşçılık işim değil, tek<br />

işim<br />

gastro etkinlik<br />

94 Katar Uluslararası Yemek<br />

Festivali gerçekleşti<br />

gastro güncel<br />

96 Çetin: Türkiye’deki<br />

restoranların kaçı mimarla<br />

çalışıyor ki?<br />

98 Tartıcı: Tersine göçü<br />

başlatamazsak, yarın çok geç<br />

olacak<br />

100 Yeme-içme olanakları tatil<br />

kararını nasıl etkiliyor?<br />

gastro aktüel<br />

102 Gastronomi sektöründen<br />

haberler<br />

120<br />

yeni mekan<br />

116 93 yıllık tarihi fırında 3<br />

kuşaktır hamur yoğuruluyor<br />

120 NATA LISBOA Galata’da<br />

122 Asya ve Japon mutfağının<br />

Bursa’daki yeni adresi:<br />

MONK<br />

horeca teknolojileri<br />

124 RadIsson Grubu, yenilikçi<br />

dijital stratejiyi hayata<br />

geçiriyor<br />

126 Tecpro, Keenon Robotics’in<br />

Türkiye’deki tek distribütörü<br />

oldu<br />

126<br />

www.hotelrestaurantmagazine.com


KUTUNUN<br />

DIŞINDA<br />

DÜŞÜN<br />

THINK<br />

OUTSIDE<br />

THE BOX<br />

www.konoven.com


16<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

antre<br />

JOLLY, Turizm Medya<br />

Grubu’na büyük<br />

hissedar oldu<br />

Turizm sektörüne 36 yıldır hizmet veren JOLLY,<br />

Turizm Medya Grubu’na büyük hissedar olarak<br />

yatırım yaptı.<br />

Türkiye’de MICE sektörünün gelişmesi, büyümesi, kendi içerisinde<br />

birlik ve komünikasyonunun sağlanması amacıyla 2007 yılından<br />

bugüne faaliyetlerini sürdüren Turizm Medya Grubu’na JOLLY büyük<br />

hissedar olarak yatırım yaptı. Dream Project ismi ile faaliyete geçen<br />

firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Mert Vardar, Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman oldu. İş<br />

birliği ile iki güçlü markanın bir araya gelerek Türkiye’de MICE, turizm<br />

ve fuarcılık sektöründe ses getirecek yepyeni daha büyük projeleri<br />

hayata geçirmesine imkan sağlaması hedefleniyor. Sadece MICE<br />

sektörünü bir araya getiren bir yapıdan Türkiye’nin MICE, turizm ve<br />

fuarcılık gibi daha geniş bir platformda tüm sektörlerini bir araya<br />

getiren bir organizasyon yapısına dönmesi amaçlanıyor.<br />

JOLLY becomes major<br />

shareholder in Tourism Media<br />

Group<br />

Serving the tourism industry for 36 years, JOLLY<br />

invested in the Tourism Media Group as a major<br />

shareholder.<br />

JOLLY invested as a major shareholder in the Tourism Media Group,<br />

which has been operating since 2007 in order to develop and grow<br />

the MICE sector in Turkey, and to ensure unity and communication<br />

within itself. Mete Vardar has become the Chairman of the Board of<br />

Directors, Mert Vardar, Member of the Board of Directors, Volkan<br />

Ataman, Member of the Board of Directors and CEO of the company,<br />

which started its operations under the name Dream Project. With the<br />

cooperation, it is aimed that two powerful brands will come together<br />

and enable them to realize brand new bigger projects that will make an<br />

impact in the MICE, tourism and fair organization sector in Turkey. It is<br />

aimed to transform Turkey from a structure that brings together only<br />

the MICE sector to an organizational structure that brings together all<br />

sectors in a wider platform such as MICE, tourism and fairs.<br />

JW Marriott<br />

<strong>Hotel</strong> Istanbul<br />

Marmara Sea’ye<br />

yeni Genel<br />

Müdür<br />

Turizm ve otelcilik<br />

sektöründe 25 yılı<br />

aşkın deneyimiyle<br />

Okan Karadağ, JW<br />

Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul<br />

Marmara Sea’ye Genel<br />

Müdür olarak atandı.<br />

Ataköy’deki benzersiz konumu ile bölgenin ilk lüks oteli olan<br />

JW Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul Marmara Sea’ye 25 yılı aşkın turizm<br />

otelcilik deneyimi ve 13 yılı aşkın genel müdürlük deneyimiyle<br />

Okan Karadağ, genel müdür olarak atandı. Turizm ve otelcilik<br />

kariyerine Renaissance Polat Istanbul <strong>Hotel</strong>’de başlayan Karadağ,<br />

kariyerine The Marmara Collection’da Satış Müdürü olarak devam<br />

etti. İlk genel müdürlük deneyimini 2010 yılında Mia Pera <strong>Hotel</strong>’de<br />

deneyimleyen Karadağ, Rixos ve Radisson Blu gibi markalarda<br />

da Genel Müdürlük yaptı. 2016 yılında kariyerine ABD’de devam<br />

eden Karadağ, 2019 yılında Art Ovation <strong>Hotel</strong> Marriott Autograph<br />

Collection ile birlikte Marriott International ailesine katıldı.<br />

Nashville, New York ve Florida’da büyük başarılara imza atan<br />

Karadağ, Mart <strong>2023</strong>’te İstanbul’a tekrar dönerek kariyerine JW<br />

Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul Marmara Sea’de devam ediyor.<br />

New General Manager for JW<br />

Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul Marmara<br />

Sea<br />

With 25 years of experience in the tourism and<br />

hospitality industry, Okan Karadağ was appointed<br />

as the General Manager of JW Marriott <strong>Hotel</strong><br />

Istanbul Marmara Sea.<br />

Having more than 25 years of tourism and hotel management<br />

experience and more than 13 years of general managerial<br />

experience, Okan Karadağ was appointed as the general manager<br />

of JW Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul Marmara Sea, the first luxury hotel<br />

of the region with its unique location in Ataköy. Karadağ, who<br />

started his tourism and hotel management career at Renaissance<br />

Polat Istanbul <strong>Hotel</strong>, continued his career as Sales Manager at<br />

The Marmara Collection. Having experienced his first general<br />

managerial experience at Mia Pera <strong>Hotel</strong> in 2010, Karadağ served<br />

as General Manager for brands such as Rixos and Radisson Blu.<br />

Continuing his career in the USA in 2016, Karadağ joined the<br />

Marriott International family in 2019 with the Art Ovation <strong>Hotel</strong><br />

Marriott Autograph Collection. Having achieved great success in<br />

Nashville, New York and Florida, Karadağ returns to Istanbul in<br />

March <strong>2023</strong> and continues his career at JW Marriott <strong>Hotel</strong> Istanbul<br />

Marmara Sea.


18<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

antre<br />

Balayı tatilinin en<br />

romantik adresi<br />

Hilton Dalaman<br />

Sarıgerme Resort<br />

& Spa, enfes doğası<br />

ve kusursuz konforu<br />

ile balayı tatilini<br />

eşsiz bir deneyime<br />

dönüşüyor.<br />

Ege ile Akdeniz'i buluşturan<br />

bir doğanın büyüleyici<br />

atmosferinde hem huzuru<br />

hem eğlenceyi hem de<br />

romantizmi bir arada<br />

yaşatan Hilton Dalaman<br />

Sarıgerme Resort &<br />

Spa, balayı çiftlerine rüya<br />

gibi bir tatil ayrıcalığı<br />

yaşatmak üzere eşsiz bir<br />

hizmet sunuyor. Zarafet<br />

ve rahatlığın ön plana<br />

çıktığı modern odalar özel ikramlarla taçlanırken, benzersiz lezzetler<br />

sunan altı farklı à la carte restoran ile balayı çiftleri gastronomik bir<br />

maceraya yelken açıyor. Eğlenmeyi tercih eden çiftleri ise, otelde<br />

her gece düzenlenen farklı programlar keyifli dakikalar geçirmeye<br />

davet ediyor. Dalaman Bölgesi’nin doğal güzellikleri masmavi bir<br />

sonsuzluğa taşırken, Helenistik dönemin büyüsünü modern dünyaya<br />

taşıyan Elysion SPA’daki bakımlar balayı çiftlerini keyifli bir yolculuğa<br />

çıkarıyor. Standart balayı paketinin yanı sıra Premium Balayı Paketini<br />

de sunan otel, her paketindeki farklı sürpriz ve ikramları ile balayı<br />

çiftlerini unutulmaz günler geçirmeye davet ediyor.<br />

The most romantic address for<br />

honeymoon vacations<br />

Hilton Dalaman Sarigerme Resort & Spa turns<br />

your honeymoon into a unique experience with its<br />

exquisite experience and perfect comfort.<br />

Hilton Dalaman Sarigerme Resort & Spa, which brings peace,<br />

entertainment and romance together in the enchanting atmosphere<br />

of a nature that brings the Aegean and the Mediterranean together,<br />

offers a unique service to give honeymooners the privilege of a dream<br />

vacation. While modern rooms where elegance and comfort come to<br />

the fore are crowned with special treats, honeymooners set sail for a<br />

gastronomic adventure with six different à la carte restaurants offering<br />

unique tastes. The couples who prefer to have fun, on the other hand,<br />

invite you to spend pleasant moments with different programs held at<br />

the hotel every night. While the natural beauties of the Dalaman Region<br />

are carried to a deep blue eternity, the treatments at Elysion SPA,<br />

which carries the magic of the Hellenistic period to the modern world,<br />

take honeymooners on a pleasant journey. Offering the Premium<br />

Honeymoon Package as well as the standard honeymoon package, the<br />

hotel invites honeymooners to spend unforgettable days with different<br />

surprises and treats in each package.<br />

Türkiye’den GSTC<br />

programına üye olan ilk<br />

belediye<br />

Şişli Belediyesi, Küresel<br />

Sürdürülebilir Turizm Konseyi<br />

(GSTC) Programı’na üyeliği kabul<br />

edilen Türkiye’deki ilk belediye<br />

oldu.<br />

Şişli’nin var olan turizm potansiyelini<br />

sürdürülebilir ve doğa dostu bir yaklaşımla<br />

daha da güçlendirmek adına 2022 yılı Ekim<br />

ayında turizm sektörünün tüm paydaşlarının<br />

katıldığı bir zirve gerçekleştiren Şişli Belediyesi, (Global Sustainable<br />

Tourism Council GSTC) BM Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’ne<br />

üye olma yolunda önemli bir adım atmış oldu. Geniş katılımlı zirvede ise<br />

ilçenin konaklamadan acente hizmetlerine, rehberlikten gastronomiye<br />

kadar tüm bileşenleri ile turizm konuları masaya yatırıldı. Şişli<br />

Belediyesi çok paydaşlı ve kapsayıcı çalışmasıyla, GSTC Programı’na<br />

Türkiye’den üye ilk belediye olma iradesini göstererek, turizm<br />

sektöründeki programını dünya ölçeğinde etkili bir zemine taşıdı.<br />

“Tüm turizm bileşenlerimiz ile dünyaya Şişli destinasyonunu çevreye<br />

duyarlılık ilkesiyle, konseyin kriterlerine uyumlu olarak tanıtarak<br />

sürdürülebilir turizm payında yerimizi alacağız” diyen Şişli Belediye<br />

Başkanı Muammer Keskin, belediye olarak turizm sektöründeki talebi<br />

teşvik ederek bu gelişime katkıda bulunurken turizm dünyasında<br />

değişimin temsilcisi bir turizm bölgesi oluşturmayı hedeflediklerini dile<br />

getirdi.<br />

The first municipality from Turkey to<br />

become a member of the GSTC program<br />

Şişli Municipality became the first municipality in<br />

Turkey to be accepted as a member of the Global<br />

Sustainable Tourism Council (GSTC) Program.<br />

In order to further strengthen Şişli's existing tourism potential with a<br />

sustainable and nature-friendly approach, Şişli Municipality (Global<br />

Sustainable Tourism Council GSTC), which held a summit in October<br />

2022 with the participation of all stakeholders of the tourism sector,<br />

has taken an important step in becoming a member of the UN Global<br />

Sustainable Tourism Council. At the summit with broad participation,<br />

all components of the district, from accommodation to agency services,<br />

from guidance to gastronomy, and tourism issues were discussed.<br />

Şişli Municipality, with its multi-stakeholder and inclusive work,<br />

showed its will to become the first municipality to be a member of the<br />

GSTC Program from Turkey, and carried its program in the tourism<br />

sector to an effective ground on a world scale. “We will take our place<br />

in the sustainable tourism share by promoting the Şişli destination<br />

to the world with all our tourism components, in accordance with<br />

the environmental awareness principle and in line with the council's<br />

criteria,” said Şişli Mayor Muammer Keskin, adding that while<br />

contributing to this development by encouraging the demand in the<br />

tourism sector as a municipality, they aim to develop a tourism region<br />

that is representative of change in the tourism world. expressed.


20<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

antre<br />

Hayallerdeki düğünlerin<br />

ev sahibi<br />

Anneler Günü sürprizi<br />

Bedeni ve ruhu arındıran Fitness & SPA Merkezi ile Wish More<br />

<strong>Hotel</strong> İstanbul, Anneler Günü'nde şehrin temposundan uzak bir<br />

molaya davet ediyor.<br />

Keyifli ve konforlu konaklama deneyiminin adresi Wish More <strong>Hotel</strong> İstanbul,<br />

Anneler Günü'ne özel paketiyle misafirlerine unutulmaz anlar yaşatmaya<br />

hazırlanıyor. Wish More <strong>Hotel</strong> İstanbul Fitness ve SPA, Anneler Günü'nü<br />

kutlamak isteyen konuklarını 8-14 <strong>Mayıs</strong> tarihleri arasında tüm masaj<br />

terapilerinde yüzde 15 indirim imkanıyla ağırlıyor. Sakin ve rahatlatıcı bir gün<br />

yaşatmayı hedefleyen Wish More <strong>Hotel</strong> İstanbul Fitness & SPA'da jakuzi,<br />

sauna, Türk Hamamı, buhar odası ve beş masaj odası bulunuyor. Doğu ile<br />

batı prensiplerini buluşturan bütünsel bakım ritüelleri ve alanında uzman<br />

Uzakdoğulu masaj terapistleri eşliğinde anneleri keyifli bir serüven bekliyor.<br />

Mother's Day surprise<br />

With its Fitness & SPA Center that purifies the body and<br />

soul, Wish More <strong>Hotel</strong> Istanbul invites you to a break away<br />

from the hustle and bustle of the city on Mother's Day.<br />

Wish More <strong>Hotel</strong> Istanbul, the address of a pleasant and comfortable<br />

accommodation experience, is preparing to make its guests experience<br />

unforgettable moments with its special package for Mother's Day. Wish More<br />

<strong>Hotel</strong> Istanbul Fitness and SPA welcomes its guests who want to celebrate<br />

Mother's Day with a 15 percent discount on all massage therapies between<br />

8-14 May. Aiming to provide a calm and relaxing day, Wish More <strong>Hotel</strong><br />

Istanbul Fitness & SPA has a jacuzzi, sauna, Turkish bath, steam room and<br />

five massage rooms. An enjoyable adventure awaits mothers, accompanied<br />

by holistic care rituals that bring together the eastern and western principles,<br />

and expert Far Eastern massage therapists.<br />

Hilton Istanbul Bomonti, deneyimli ekibi<br />

ve kusursuz hizmetiyle çiftlerin hayallerini<br />

süsleyen düğünlere ev sahipliği yapıyor.<br />

Farklı konsept ve büyüklüklerdeki mekanlarıyla görkemli<br />

bir düğün, şık bir kokteyl ya da afterparty için gereken tüm<br />

imkanları sunan beş yıldızlı otelin Grand Balo Salonu, 1600<br />

kişilik kapasitesi, geniş fuaye alanı, ihtişamlı dekorasyonlara<br />

imkân sağlaması ile kalabalık aileler ve en özel gününde tüm<br />

sevdiklerini yanında isteyen çiftler için ideal bir seçenek. Terasa<br />

açılan boydan boya pencereleri ile gün ışığı sunan Crystal Balo<br />

Salonu ise, ferah ve kendinden gösterişli dekorasyonu ile ön<br />

plana çıkıyor. Crystal Balo Salonu 360 kişilik kapasitesiyle<br />

hem açık havada hem de kapalı alanda kusursuz bir düğün<br />

vadediyor. Hilton Istanbul Bomonti, Türk ve dünya mutfağından<br />

özel olarak hazırlanan menü seçenekleriyle de düğün gününde<br />

davetlilere bir lezzet şöleni yaşatıyor. Otelin Avrupa’nın en büyük<br />

ve ödüllü Eforea Spa’sında ise; gelin ve damatlar için ihtiyaca<br />

uygun sunulan düğün bakım paketleri de tatlı yorgunluğu<br />

atmaya fırsat sunuyor.<br />

Host of dreamlike weddings<br />

Hilton Istanbul Bomonti hosts weddings that make<br />

dreams come true with its experienced team and<br />

flawless service.<br />

With its venues of different concepts and sizes, the fivestar<br />

hotel's Grand Ballroom, which offers all the necessary<br />

facilities for a magnificent wedding, a stylish cocktail or an<br />

afterparty, has a capacity of 1600 people, a large foyer area,<br />

and magnificent decorations. An ideal option for couples. The<br />

Crystal Ballroom, which offers daylight with its floor-to-ceiling<br />

windows opening to the terrace, stands out with its spacious<br />

and self-admiring decoration. Crystal Ballroom promises a<br />

perfect wedding both outdoors and indoors with its 360-person<br />

capacity. Hilton Istanbul Bomonti offers a feast of taste to<br />

the guests on the wedding day with menu options specially<br />

prepared from Turkish and world cuisine. In the hotel's largest<br />

and award-winning Eforea Spa in Europe; Wedding care<br />

packages, which are offered according to the needs of the bride<br />

and groom, also offer the opportunity to relieve sweet tiredness.


22<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem agenda<br />

YILLIK BAZDA EN ÇOK LOKANTA VE<br />

OTELLERDE FIYAT YÜKSELDI<br />

Prices rose the most in restaurants and<br />

hotels on an annual basis<br />

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, mart ayında lokanta<br />

ve otellerde enflasyon bir önceki aya göre yüzde<br />

3,85, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 21,84,<br />

bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 70,73 ve 12<br />

aylık ortalamalara göre yüzde 76,18 oranında arttı.<br />

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre,<br />

enflasyon mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,29, bir<br />

önceki yılın aralık ayına göre yüzde 12,52, bir önceki yılın<br />

aynı ayına göre yüzde 50,51 ve on iki aylık ortalamalara göre<br />

yüzde 70,20 olarak gerçekleşti.<br />

Ana harcama grupları arasında bir önceki aya kıyasla en fazla<br />

artış yüzde 6,30 ile eğitimde meydana gelirken, onu yüzde 3,85 ile<br />

lokanta ve oteller ve yüzde 3.84 ile gıda ve alkolsüz içecekler takip<br />

etti. Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre fiyatı en fazla artan<br />

grup ise, yüzde 70,73 ile lokanta ve oteller oldu. Onu yüzde 67,89 ile<br />

gıda ve alkolsüz içecekler ve yüzde 64,68 ile sağlık takip etti.<br />

Lokanta ve otellerde artış oranı<br />

Mart ayında lokanta ve otellerde enflasyon bir önceki aya göre<br />

yüzde 3,85, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 21,84, bir önceki<br />

yılın aynı ayına göre yüzde 70,73 ve 12 aylık ortalamalara göre<br />

yüzde 76,18 oranında arttı.<br />

Yıllık enflasyon yüzde 112,51 arttı<br />

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise, enflasyonun mart ayında<br />

yüzde 5.08, son 12 aylık dönemde ise yüzde 112,51 arttığını açıkladı.<br />

According to the data announced by TURKSTAT, inflation in<br />

restaurants and hotels in March increased by 3.85 percent<br />

compared to the previous month, 21.84 percent compared to<br />

December of the previous year, 70.73 percent compared to the<br />

same month of the previous year and 76.18 percent according<br />

to the 12-month averages.<br />

According to the data announced by the Turkish Statistical Institute<br />

(TUIK), inflation reached 2.29 percent in March compared to the<br />

previous month, 12.52 percent compared to December of the previous<br />

year, 50.51 percent compared to the same month of the previous year<br />

and twelve-month averages 70.20 percent.<br />

Among the main spending groups, the highest increase compared to<br />

the previous month occurred in education with 6.30 percent, followed<br />

by restaurants and hotels with 3.85 percent and food and non-alcoholic<br />

beverages with 3.84 percent. The group with the highest price increase<br />

in March compared to the same month of the previous year was<br />

restaurants and hotels with 70.73 percent. It was followed by food<br />

and non-alcoholic beverages with 67.89 percent and health with 64.68<br />

percent.<br />

Increase rate in restaurants and hotels<br />

In March, inflation in restaurants and hotels increased by 3.85 percent<br />

compared to the previous month, by 21.84 percent compared to<br />

December of the previous year, by 70.73 percent compared to the<br />

same month of the previous year and by 76.18 percent compared to<br />

12-month averages.<br />

Annual inflation increased by 112.51 percent<br />

Inflation Research Group (ENAG), on the other hand, announced that<br />

inflation increased by 5.08 percent in March and 112.51 percent in the<br />

last 12 months.


24<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

TURIZMCILER EMITT ÖZELINDE<br />

SEKTÖRÜ NASIL DEĞERLENDIRDI?<br />

EMITT'e katılan turizm profesyonelleri, olası İstanbul depreminin artık gündemden düşürülmesi<br />

gerektiğine dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı acilen oteller ve İstanbul nezdinde tarihi<br />

ve kültürel yapıların deprem risk ölçümünü yaptırmaya ve uluslararası kamuoyuyla paylaşmaya<br />

çağıran sektör temsilcileri, Güvenli Turizm Sertifikası gibi Güvenli Yapı Sertifikasının da turizme<br />

can simidi olacağını savundu.<br />

Haber: Hatice Ünal Bilen<br />

Kahramanmaraş merkezli deprem<br />

sebebiyle güncel tarihini 12-15 Nisan<br />

olarak revize eden Doğu Akdeniz<br />

Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT),<br />

TÜYAP Fuar Merkezi'nde bu yıl 26. kez<br />

kapılarını açtı. Hyve Group'un Türkiye'den<br />

çekilme kararının ardından yine bir İngiliz<br />

şirketi olan ICA Events'e işletme hakkını<br />

devreden EMITT'te turizm sektörünün<br />

önde gelen temsilcileriyle bir araya geldik.<br />

Turizmciler, olası İstanbul depreminin<br />

artık gündemden düşürülmesi gerektiğine<br />

dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı<br />

İstanbul'daki tüm oteller, kültürel ve tarihi<br />

yapılar nezdinde acilen deprem risk ölçümü<br />

yapmaya ve uluslararası kamuoyuyla<br />

paylaşmaya çağıran sektör temsilcileri,<br />

Güvenli Turizm Sertifikası gibi Güvenli Yapı<br />

Sertifikasının da turizme can simidi olacağını<br />

savundu.<br />

İşte o yorumlar...<br />

Eker: "Deprem gündemi güvensiz<br />

oteller algısını tetikliyor"<br />

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB)<br />

Başkan Yardımcısı Hasan Eker, EMITT<br />

Fuarı'nın bu yıl güzel geçtiğini, TÜRSAB<br />

olarak kamu kurumları ve büyük elçiliklerle<br />

olumlu görüşmeler yaptıklarını belirtti.<br />

Birliğin Türkiye'ye yabancı turist getirme<br />

konusunda ciddi çalışmalar yürüttüğünü<br />

hatırlatan Eker, fuarda yeni pazar taleplerini<br />

değerlendirdiklerini kaydetti. Eker, bu<br />

kapsamda Uganda ve Filistin ile karşılıklı<br />

temaslar gerçekleştirdiklerini, Hindistan'dan<br />

da talep aldıklarını belirtti.<br />

TÜRSAB'ın önümüzdeki döneme ilişkin<br />

çalışmalarından söz eden Eker, turizmi<br />

Türkiye'nin tüm bölgelerine yaymak hedefinde<br />

olduklarını söyledi. Eker, Türkiye'de şu<br />

an paket tur ağırlıklı turizm yapıldığını ve<br />

bu turların da kişi başı gelirlerinin düşük<br />

olduğuna dikkat çekti. Turizmin Antalya ve<br />

İstanbul ekseninde yoğunlaştığına işaret eden<br />

Eker, turizmi Anadolu'ya yaymak isteklerini<br />

belirtti. Şehir turizmi ve bireysel turizmin bu<br />

noktada önemli olduğunu vurgulayan Eker,<br />

bu sebeple bireysel gidilebilecek pazarlara da<br />

ağırlık vermek istediklerini kaydetti.<br />

Depremin turizme etkisini de değerlendiren<br />

TÜRSAB Başkan Yardımcısı Eker, depremin<br />

özellikle kültür turlarının yoğunluk<br />

gösterdiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde<br />

gerçekleşmesinin kültür turu düzenleyen<br />

acentelerin işlerini durduğunu belirtti.<br />

Hasan Eker, afet sonrası turizmin sebepsiz<br />

bir etkilenme sürecine girdiğini ve felaketle<br />

birlikte olası İstanbul depreminin de medyada<br />

sıklıkla yer bulduğunu söyledi. Depremin sıkça<br />

konuşulmasının yurt dışında Türkiye turizmi<br />

açısından olumsuz bir algı oluşturduğunu<br />

vurgulayan Eker, "Bu da yurt dışında ister<br />

istemez güvensiz İstanbul ve güvensiz<br />

oteller algısını tetikliyor." diye konuştu. Yurt<br />

dışında güvenli Türkiye turizmi imajının<br />

oluşturulmasında başta hükümet ve kamu<br />

yönetimine büyük görevler düştüğünü ifade<br />

eden Eker, medyaya da sorumluluğunu<br />

anımsatarak, "Depremle ilgili medyada<br />

sürekli aynı konuların tartışılmasını doğru<br />

bulmuyorum. Bir denge olması lazım. Tabiii<br />

ki medya depremi gündeme getirsin, tartışsın<br />

ama olayın bu tarafı da düşünülsün." şeklinde<br />

konuştu.<br />

Aksu: "EMITT turizmde pozitif etki<br />

oluşturdu"<br />

EMITT Fuarı'nın bu yılki performansını<br />

değerlendiren Turizm Otel Yöneticileri Derneği<br />

(TUROYD) Başkanı Ali Can Aksu, "Bir yandan<br />

depremin etkisi bir yandan Ramazan'a denk<br />

gelmesi ve diğer taraftan ülkemizde seçim<br />

ekonomisine girilmesinden dolayı EMITT<br />

kıymetliydi. Sektöre az da olsa moral oldu.<br />

Dayanışma ve sinerji üretme durumunu<br />

oluşturmak adına yerinde olduğunu<br />

düşünüyorum."<br />

Bu yılki fuara katılımın daha düşük olduğunu<br />

gözlemlediğini ifade eden Aksu, buna gerekçe<br />

olarak Ramazan ayı etkisini öne sürdü.<br />

"Katılım daha da yüksek olabilirdi. Tabii fuar<br />

ilk planlandığı şubat ayında gerçekleşmiş<br />

olsaydı ve keşke o deprem yaşanmasaydı<br />

çok daha iyi olacaktı, buna eminim.<br />

Sektörümüz bu tarz fuarlarda bir nebze<br />

olsun sinerji oluşturup, moral bulabiliyor ve<br />

üretmeye çalışıyor. Dolayısıyla ben bu tarz<br />

organizasyonları önemsiyorum. Gayet dolu<br />

dolu bir fuar oldu. Çoğu acentede stantlar<br />

doluydu." diye konuşan Aksu, yaşanan tüm<br />

olumsuzluklara rağmen fuarın sektörde pozitif<br />

bir etki oluşturduğunu sözlerine ekledi.<br />

Bacaksız: "Türkiye tanıtımında<br />

acenteler de olmalı"<br />

EMITT'in son yıllardaki en hareketli senesi


26<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

olduğunu belirten Türkiye Seyahat Acentaları<br />

Birliği (TÜRSAB) Başkan Başdanışmanı ve<br />

Vipol Turizm Seyahat Acentası Sahibi Soner<br />

Bacaksız, "İnsanlar hala bir umutla turizmin<br />

peşinden gidiyorsa, demek ki hepimiz bir<br />

gelecek ve umut olduğuna inanıyoruz.<br />

Sektörün iyileştirici ve gülümsetici bir<br />

yanının olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.<br />

Umut ediyoruz ki, buradaki insanların ilgisi<br />

Türkiye turizmine olumlu şekilde yansır."<br />

dedi. İngiltere ve Rusya'dan Türkiye'ye<br />

ilginin olduğunu ve önümüzdeki dönemde<br />

bunun daha da artacağını düşündüğünü<br />

kaydeden Bacaksız, deprem sonrası tanıtım<br />

çalışmalarında reelliğin önemine de vurgu<br />

yaptı. Rakamların ötesinde etkileyici tanıtım<br />

ve reklam faaliyetlerine ağırlık verilmesi<br />

gerektiğini savunan Bacaksız, Türkiye<br />

turizminin tanıtım faaliyetlerinin içinde<br />

acentelerin olması gerektiğinin altını çizerek,<br />

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı<br />

(TGA)'nın kaynağını otelciler ve seyahat<br />

acentelerinden almasına karşın tanıtımı<br />

kendisinin yapmasını eleştirdi.<br />

Soner Bacaksız, deprem felaketinin<br />

etkisinin EMITT Fuarı'nda yoğun bir şekilde<br />

hissedildiğini de kaydetti. Gaziantep'in<br />

de depremi yaşayan bir şehir olduğunu<br />

hatırlatan Bacaksız, "Gaziantep olarak gelen<br />

misafirlerimize şunu çok iyi anlatmamız<br />

gerekiyor. Tamam bu bölgede bir deprem oldu<br />

ama şehirde yaşam devam ediyor. İnsanların o<br />

bölgeye yeniden gelmelerini sağlamak lazım.<br />

Depremde ağır hasar gören illerimizde belki<br />

günübirlik turlar düzenlenebilir. Bölgenin<br />

bu sayede en kısa zamanda tekrar ayağa<br />

kalkacağını, turizmde hak ettiği payı fazlasıyla<br />

alacağına inanıyorum." diye belirtti.<br />

Akyüz: "EMITT'i İngiliz değil, Türk<br />

firması veya belediye işletmeli"<br />

Old City Otelciler Platformu Başkanı ve<br />

Grand Ant <strong>Hotel</strong>'in sahibi Tarkan Akyüz,<br />

EMITT Fuarı'nın geçen seneye göre daha<br />

hareketli geçtiğini ancak katılımcı ve<br />

stant sayısının beklenenden az olduğunu<br />

söyledi. Buna gerekçe olarak EMITT'in Hyve<br />

Group'tan sonra bir kez daha İngiliz firma<br />

tarafından düzenlenmesini gösteren Akyüz<br />

şöyle konuştu: "Biliyorsunuz Hyve Group'a<br />

tepkimizden dolayı son 2-3 senedir Old City<br />

Otelleri olarak EMITT'e katılmıyorduk. Şimdi<br />

yine bir İngiliz firmasına geçti. Dünyanın sayılı<br />

turizm fuarlarından biri olan EMITT, İngiliz<br />

firma tarafından işletilemez. EMITT'in Türk<br />

firmasına veyahut da belediyeye ait olması<br />

lazım. İngiliz firması bence fuarı baltalıyor."<br />

Tarkan Akyüz, depremin otel sektörüne<br />

etkilerine de değindi. Afet sonrası iptallerin<br />

geldiğini anlatan Akyüz, şunları kaydetti:<br />

"İstanbul'da şu anda doluluklar iyi değil.<br />

Ortalamalar %40'larda gidiyor. Seçime kadar<br />

bir beklentimiz yok. O vakte kadar yaptığımız<br />

işlerle masraflarımızı kurtarabilirsek bu<br />

bizi mutlu eder. Fakat seçimden sonra<br />

rezervasyonların akacağı ve para kazanmaya<br />

başlayacağımız yönünde bir beklentimiz var."<br />

Türkiye'ye Avrupa'nın yıllardır gelmediğini<br />

söyleyen Akyüz, "Bunu ben söylemiyorum,<br />

Avrupalı halktan dinliyoruz. Diyorlar ki,<br />

mevcut düzen devam ettiği sürece İstanbul'a<br />

gelmeyeceğiz. Mevcut düzen değişirse Avrupa<br />

yağacak." dedi.<br />

Kurt: "İstanbul depremi gündemden<br />

düşmeli artık"<br />

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE)<br />

Başkanı Hüseyin Kurt, EMITT Fuarı'nın yoğun<br />

katılımla geçtiğini belirtti. Fuarın geliştirilmesi<br />

gereken yönlerine dikkati çeken Kurt,<br />

yabancı hosted buyer sayısının yetersizliğine<br />

vurgu yaptı. Önümüzdeki yıl bu konuya daha<br />

ağırlık verilmesi gerektiğini söyleyen Kurt<br />

şöyle konuştu: "Çünkü burada stant açan<br />

Türk meslektaşlarımız Türk alıcıları değil,<br />

yabancıları görmek istiyor. Umarım gelecek<br />

yıl yabancı karar vericilerin daha fazla ziyaret<br />

ettiği bir fuar olur."<br />

6 Şubat'ta meydana gelen depremin turizm<br />

sektörüne yansımalarını da yorumlayan<br />

Kurt, olası İstanbul depreminin gündemden<br />

düşürülmesi gerektiğinin altını çizdi ve "Bu<br />

konuda da gerek ulusal gerekse turizm<br />

basınına çok iş düşüyor. Çünkü bu afeti<br />

sıcak tutarak aslında kendimize zarar<br />

veriyoruz. Yabancı basın bunu alıntılıyor<br />

ve haberleştirerek yayıyor. Rakipler bu<br />

haberlerle boş durmuyor, kendi ülkelerinde<br />

bir kamuoyu oluşturuyor. Sonuç, ardı ardına<br />

gelen iptaller." diye konuştu. Uluslararası<br />

toplantı, kongre, etkinlik bazında karar<br />

vericilerin otel güvenliğini sorguladıklarını<br />

vurgulayan Kurt, Kültür ve Turizm<br />

Bakanlığı'na büyük rol düştüğünü belirterek<br />

şöyle devam etti: "Bakanlık ivedilikle oteller ve<br />

İstanbul nezdinde kültürel ve tarihi yapıların<br />

deprem risk ölçümlerini yaptırmalı ve<br />

bunu uluslararası kamuoyuyla paylaşmalı.<br />

Nasıl ki pandemide Güvenli Turizm Belgesi<br />

sayesinde pek çok yabancı misafiri ülkemizde<br />

ağırlayabildiysek aynısını bu deprem krizinde<br />

de yapmalıyız."<br />

Söyler: "Seçim sonrası turizmde<br />

hareket bekliyoruz"<br />

TT360 Genel Müdürü Serdar Söyler, EMITT<br />

Fuarı'nın verimli geçtiğini ve katılımın da iyi<br />

olduğunu söyledi. Fuarın zaman olarak iyi bir<br />

döneme denk geldiğine işaret eden Söyler,<br />

"Şu an hem Ramazan ayında olunması hem<br />

de deprem sonrası etkinliklerin azalması<br />

nedeniyle fuara katılımda bir artış görüyoruz"<br />

diye konuştu. Söyler, fuarın yüksek katılım<br />

potansiyeline karşın otel stantlarındaki<br />

düşüklüğünü ise performans ve verimliliğiyle<br />

ilişkilendirerek, "Gördüğümüz kadarıyla fuara<br />

çok fazla zincir otel katılmamış. Otellerin<br />

buradan istedikleri faydayı üretemediklerini ve<br />

bekledikleri performansı yakalayamadıklarını<br />

gözlemliyorum. EMITT, acentelerle otellerin<br />

oturup kontrat yaptıkları bir organizasyondu.<br />

Fakat artık bu özelliğini biraz kaybetti." diye<br />

belirtti.<br />

Serdar Söyler, depremin turizme etkilerine ise<br />

şu sözleriyle değindi: "Deprem genel olarak<br />

turizmi de etkiledi. Ancak bu konuyu sektör<br />

gündeminden biraz çıkarmak gerekiyor.<br />

Çünkü turizm bu gündemi çok seven bir<br />

ortam değil. İnsanlar güven duymadıkları yere<br />

seyahat etmek istemiyor. Nasıl ki pandemi<br />

döneminde yaptığımız Güvenli Turizm atılımı<br />

vardı. Bence o sektörümüzde güzel bir etki<br />

oluşturdu." Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın<br />

güvenli oteller konusunda bir çalışma yapması<br />

gerektiğini belirten Söyler, "Turizm yapılarına<br />

belki de 'sağlamdır' raporu verilerek bir<br />

sertifikasyon sistemine girilebilir. Bunun da<br />

son derece faydalı olacağı inancındayım." diye<br />

belirtti.<br />

Alnıtemiz: "Türkiye limanları<br />

2024'de 1600 gemi seferi bekliyor"<br />

Celestyal Cruises Türkiye Müdürü Özgü<br />

Alnıtemiz ise, bu yılki EMITT Fuarı'nın<br />

depremin gölgesinde bile olsa beklenenden<br />

daha verimli geçtiğini ifade etti. Fuarda yeni<br />

iş ortaklarıyla tanışma fırsatı yakaladıklarını<br />

belirten Alnıtemiz, "Bizim buraya<br />

katılmamızdaki en önemli sebeplerden biri, şu<br />

ana kadar ulaşamadığımız acentelere, yeni iş<br />

ortaklarına buluşabilmekti. Sonuçta Celestyal<br />

global bir şirket olduğu için bizler bu tarz<br />

fuarları sadece nitelikli pazar arayışı olarak<br />

görmüyor, aynı zamanda farklı pazarlarda<br />

çalışan iş ortaklarına ulaşabilme imkanı<br />

olarak da değerlendiriyoruz." diye konuştu.<br />

Fuarda Latin Amerika, Japonya ve Ortadoğu<br />

pazarlarıyla çalışan birçok farklı firmayla<br />

tanışabilme fırsatı yakaladıklarını söyleyen<br />

Alnıtemiz şöyle devam etti: "Japon pazarıyla<br />

güzel iş birliklerimiz oldu. Biliyorsunuz çok<br />

niş bir pazar orası. Şimdi Çin pazarı tekrar<br />

açılıyor, o bizim için heyecan verici bir gelişme.<br />

Türkiye henüz listeye girmedi ama Yunanistan<br />

girdi. Bu olduğunda hepimizin beklentisi<br />

yükselecek."<br />

Kruvaziyer turizminin gelişimini değerlendiren<br />

Alnıtemiz, bu yılki rakamların oldukça iyi<br />

olduğuna işaret etti. Türkiye limanlarına bu yıl<br />

bin sefer düzenlendiğini, 2024'de bu sayının<br />

1600'e çıkacağını beklediklerini kaydeden<br />

Alnıtemiz, "Celestyal Cruises olarak şu<br />

anda iki gemimiz mevcut. Bu yılı 100 seferle<br />

kapatmayı planlıyoruz." dedi. Yakın zamanda<br />

filolarına Celestyal Journey gemisini de<br />

kattıklarını söyleyen Aşnıtemiz, 2024'de sefer<br />

sayısını 150'ye çıkarmayı hedeflediklerini<br />

sözlerine ilave etti.


36<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem agenda<br />

ANTALYA<br />

ILK DÖRT AYDA 1 MILYONU AŞTI<br />

HEDEF 17 MILYON TURIST<br />

23 Nisan 2022’de 1 milyon turist sayısına ulaşan Antalya bu rakamı günler öncesinden kırdı. Şu<br />

ana kadar geçtiğimiz yıla göre yüzde 60 farkla 1 milyon 72 bin 742 turist ağırlayan turizm şehrine<br />

günlük dışarıdan 100 uçak iniş yapıyor.<br />

650 bin yatak ve 550'ye yakın 5<br />

yıldızlı otel ve tatil köyü yanı sıra<br />

güneş, kum ve denizi ile dünyanın<br />

en iyi tatil merkezlerinden olan Antalya,<br />

geçen yıl 23 Nisan'da gerçekleşen 1<br />

milyon turist rekorunu bu yıl 2 hafta<br />

öncesinden kırdı. 9 Nisan tarihi itibarıyla<br />

turizm kenti Antalya’ya 1 milyon 72 bin<br />

742 turistin geldiğini ifade eden Antalya<br />

Valisi Ersin Yazıcı, “Geçen yıl Nisan<br />

ayına göre yüzde 60 üzerinde bir rekor<br />

var. Her ay yeni bir rekor kırıyoruz, bu<br />

rekorları kırmaya geçen yıl Ekim ayında<br />

başladık. Bugüne kadar en iyi Ekim,<br />

Kasım ve Aralık’ı geçen yıl yaşadık. Şu<br />

ana kadar en iyi Ocak, Şubat, Mart ve<br />

Nisan aylarını gördük. Şu an çok iyi<br />

gidiyoruz, beklentilerimiz çok yüksek.<br />

Geçen yıl 23 Nisan’da yakaladığımız 1<br />

milyon rakamını bu yıl çok daha erken<br />

yakaladık” dedi.<br />

Ruslar birinci, Almanlar ikinci<br />

sırada<br />

<strong>2023</strong> yılının turizm açısından Antalya<br />

için çok daha iyi olacağını belirten Yazıcı,<br />

“Gelen turistlerin millet dağılımında<br />

çok büyük bir değişiklik yok. Önceki<br />

yıllarda da olduğu gibi yine birinci<br />

sırada yüzde 30 ile Ruslar, ikinci sırada<br />

yüzde 24 ile Almanya, üçüncü sırada ise<br />

İngiltere var. Ardından ise Polonya, İran,<br />

İsrail, Hollanda, Danimarka, Ukrayna<br />

geliyor. İnşallah bu yıl Avrupa’dan çok<br />

sayıda, önceki yıllarda olmadığı kadar<br />

da İsrail’den misafir bekliyoruz. İyi bir<br />

sezon olacak, sektör temsilcilerimizin<br />

beklentileri de çok yüksek.<br />

Turizmcilerimiz ile belirli zamanlarda<br />

bir araya gelerek sektörün durumunu<br />

görüşüyoruz. Temsilcilerimizin çok iyi<br />

bağlantıları var” sözlerine yer verdi.<br />

Antalya Havalimanına dışarıdan gelen<br />

günlük uçak sayısı 100’ü geçti.<br />

<strong>2023</strong> yılının bugüne kadar yaşanılan<br />

en iyi yıl olacağını sözlerine ekleyen<br />

Vali Ersin Yazıcı, “17 milyon hedefimizi<br />

yakalayacağımızı düşünüyoruz. İyi<br />

başladık ve iyi gidiyoruz. Dünyanın en iyi<br />

ve en kalitesini hizmetini biz sunuyoruz.<br />

En uygun fiyata verilen bu hizmetten<br />

dolayı Türkiye’nin pandemiden sonra<br />

gösterdiği yükseliş trendi devam<br />

ediyor. Antalya Havalimanına dışarıdan<br />

gelen günlük uçak sayımız 100’ü<br />

geçti. Temmuz-Ağustos döneminde<br />

pik yapıyor. Antalya Havalimanımızda<br />

çalışmalar devam ediyor. Birtakım<br />

yenileme ve büyümeler oldu. Geçen yıla<br />

göre kapasitemiz yüzde 20 civarında<br />

artmış olacak” açıklamasına yer verdi.<br />

“Deprem sonrası 80 bine yakın otel<br />

misafiri ağırladık”<br />

Antalya’nın deprem sonrası<br />

depremzedelere iyi bir misafirlik<br />

yaşattığını belirten Yazıcı, “Özellikle<br />

bu misafirlik için otel yöneticilerimize<br />

ve sektör çalışanlarımıza teşekkür<br />

ederim. Biz depremden sonra otellerde<br />

80 bine yakın misafir ağırladık. Şu an<br />

2 bin civarına kadar düştü. Otellerimiz<br />

kendi düzenlerine dönmeye başladı.<br />

KYK yurtlarında kalanlar devam ediyor.<br />

Şehrimizde bölgeden gelen nakil<br />

yaptıran 21 bin 200 öğrenicimiz var.<br />

Ankara’dan sonra en fazla nakil alan<br />

bölgeyiz” şeklinde konuştu.


38<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem agenda<br />

ANTALYA EXCEEDED<br />

1 MILLION IN THE FIRST FOUR MONTHS<br />

THE TARGET IS 17 MILLION TOURISTS<br />

Reaching 1 million tourists on April 23, 2022, Antalya broke this figure days ago. The tourism<br />

city, which has hosted 1 million 72 thousand 742 tourists with a 60 percent difference<br />

compared to the previous year, is landing 100 planes daily from outside.<br />

Antalya, one of the best holiday centers in the<br />

world with 650 thousand beds, close to 550<br />

5-star hotels and holiday villages, as well as<br />

sun, sand and sea, broke the 1 million tourist<br />

record, which was held on April 23 last year,<br />

2 weeks ago this year. Expressing that 1<br />

million 72 thousand 742 tourists came to the<br />

tourism city of Antalya as of April 9, Antalya<br />

Governor Ersin Yazıcı said, “There is a record<br />

60 percent higher than April last year. We<br />

break a new record every month, we started<br />

breaking these records in October last year.<br />

We had the best October, November and<br />

December last year so far. We've seen the<br />

best months of January, February, March<br />

and April so far. We are doing very well right<br />

now, our expectations are very high. We have<br />

achieved the figure of 1 million, which we<br />

achieved on April 23 last year, much earlier<br />

this year.”<br />

Russians first, Germans second<br />

Stating that <strong>2023</strong> will be much better for<br />

Antalya in terms of tourism, Yazıcı said,<br />

“There is no big change in the national<br />

distribution of incoming tourists. As in<br />

previous years, Russians are in the first<br />

place with 30 percent, Germany is in the<br />

second place with 24 percent, and England<br />

is in the third place. Poland, Iran, Israel,<br />

the Netherlands, Denmark, and Ukraine<br />

follow. Hopefully, we are expecting many<br />

guests from Europe this year, more than<br />

in previous years, from Israel. It will be<br />

a good season, the expectations of our<br />

sector representatives are also very high.<br />

We meet with our tourism professionals at<br />

certain times to discuss the situation of the<br />

sector. Our representatives have very good<br />

connections.” The number of daily planes<br />

arriving at Antalya Airport from outside has<br />

exceeded 100.<br />

Adding that <strong>2023</strong> will be the best year ever<br />

lived, Governor Ersin Yazıcı said, “We think<br />

we will reach our target of 17 million. We<br />

started well and are doing well. We offer<br />

the best and highest quality service in the<br />

world. Due to this service provided at the<br />

most affordable price, Turkey's rising trend<br />

continues after the pandemic. The number<br />

of daily flights arriving at Antalya Airport<br />

from outside has exceeded 100. It peaks in<br />

July-August. Work continues at our Antalya<br />

Airport. There has been some renewal and<br />

growth. Compared to last year, our capacity<br />

will have increased by around 20 percent,”<br />

he said.<br />

“We hosted nearly 80 thousand<br />

hotel guests after the earthquake”<br />

Stating that Antalya provided a good<br />

hospitality to the earthquake victims after the<br />

earthquake, Yazıcı said, “I would like to thank<br />

our hotel managers and sector employees<br />

for this hospitality. After the earthquake,<br />

we hosted nearly 80,000 guests in hotels.<br />

It's down to around 2,000 now. Our hotels<br />

began to return to their own order. Those<br />

staying in KYK dormitories continue. In our<br />

city, we have 21 thousand 200 students<br />

who have transferred from the region. We<br />

are the region with the highest number of<br />

transplants after Ankara.”


40<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem / makale<br />

AGON Danışmanlık ve Mümessillik Hizmetleri CEO’su<br />

Tezer Öner<br />

Doğal kaynaklar ve turizm dengesizliği<br />

Öncelikle yeni sezona giriyoruz.<br />

Hepimize hayırlı ve uğurlu olsun.<br />

Türkiye’de turizm sezonu deyince<br />

elbette yaz turizmi akla geliyor. Diğerleri<br />

için başında alt sektörü belirterek kış<br />

sezonu gibi ifadeler kullanılıyor. Doğal<br />

kaynaklar aslında sezonla bağlantısı<br />

olmadan tüm sene boyunca erozyona<br />

uğruyor. Özellikle son 5 - 6 yıldır<br />

hissedilen bir artış da söz konusuyken<br />

bu konuya değinmesek olmazdı...<br />

Zaten çok geç gelen bir kayak sezonu ile<br />

bu yıl da canımız oldukça sıkıldı. Bunun<br />

üzerine bol kar yağışlı ve soğuk bir nisan<br />

ayı geçiriyoruz. Hayır olsun diyor herkes<br />

ama ben diyemeyeceğim. Yapılaşma ve<br />

yanlış uygulamalar yüzünden Anadolu<br />

ve Trakya topraklarını 50 yılda çöle<br />

çevirmeyi başardık. Üstelik hala bu<br />

konuda ısrarcı davranıyoruz.<br />

Kısa vadede bu yaz için kabaca bizi neler<br />

bekliyor bir bakmamız lazım. Hem ülke<br />

olarak bizi komple ilgilendiren hem de<br />

sektörü ilgilendirecek olan en başta gıda<br />

fiyatları olacak. Diyebilirsiniz ki yabancı<br />

turist bundan etkilenmez, oradaki<br />

fiyatlar kur dengesi yüzünden hala ucuz<br />

görünüyor. Elbette görünebilir benim<br />

için bir sakıncası yok ancak kaliteli<br />

ve taze gıdaya ulaşma konusunda<br />

sıkıntı çok büyük gene de… Mesela, süt<br />

fiyatları artma eğilimindeyken üretimin<br />

şu an (sadece bir üretim kooperatifini<br />

baz alarak yazıyorum) günde 11 - 12<br />

tondan 3 tona düşmüş durumda. Fiyatı<br />

baskılasak da ürün bulmak sıkıntı.<br />

Ben artık market raflarındaki fiyatlara<br />

bakamaz oldum. Ayrıca bazı markaların<br />

ürünlerine eskiden her gün çok rahat<br />

ulaşılabilirken artık ulaşamıyoruz.<br />

Bunun yanına siz et ürünleri, şarküteri,<br />

balık ve su ürünleri ile buğday ve tahıl<br />

ürünlerini de ekleyebilirsiniz.<br />

Ayrıca yaşadığımız deprem felaketinin<br />

tahıl ambarlarımıza ve mesela Malatya<br />

gibi meyve sebze yetiştiren şehirlerimize<br />

verdiği zararı henüz hissetmeye<br />

başlamadık bile… Ne olacak ithal ederiz<br />

demeyin. En büyük kaynağımızın olduğu<br />

Rusya ve Ukrayna ekim sahalarında şu<br />

an Rus tankları ve Ukrayna zırhlıları<br />

köşe kapmaca oynuyor. Satabilecekleri<br />

ürünü sattılar zaten. Yeniden ekim<br />

yok. Ağustosta tüm Avrupa ve hatta biz<br />

ne yapacağız ona bakacağız. Fransa<br />

ve İspanya harıl harıl buğday ekiyor.<br />

Almanya tarım planlamalarını değiştirdi.<br />

Bizde daha lafını eden yok. Üstüne<br />

üstlük en verimli alanlar depremle<br />

hemhal olmak durumunda şu anda…<br />

Tüm bu iklim değişikliği, savaş, deprem,<br />

hatalı politikalar ile cebelleşirken bir<br />

de doğal güzelliklerimizi ve turizm<br />

potansiyeli olan yörelerimizi betonlaşma<br />

ile kaybetmeye başladık. Bunlardan<br />

örnekle en önemli ikisi, Salda Gölü<br />

ve Uzun Göl… İkisi için de oturup<br />

ağladım resmen. Son durumlarına<br />

bakınca biz insan mıyız diyorum.<br />

Gerçekten bu dünyayı ve bu ülkeyi hak<br />

etmemiz gerekiyor. Ama bu kafa ve<br />

bu uygulamalar ile sadece felaketleri<br />

üzerimize çekiyoruz. Doğa Ana bize<br />

çok kızgın ve tokat üzerine tokat atıyor.<br />

Biz bunu hala anlayabilmiş de değiliz<br />

üstelik…<br />

Sokakta veya cemiyetlerde bakıyorum<br />

da herkes eski anılarını konuşuyor.<br />

“Uludağ’da nasıl kayıyorduk hatırlıyor<br />

musun Tezer?” “Ne kar olurdu be abi?”<br />

“Erdek’te deniz suyunu bardağa koysak<br />

millet kaynak suyu sanıp içerdi be ne<br />

günlerdi…” “Bursa Karacabey ovasında<br />

araba kullanırken 20 km’de bir durup ön<br />

camdan böcek ölüsü temizlerdik. Şimdi<br />

Bursa’dan Erdek’e gidiyorum bir tane<br />

sinek bile yapışmadan…” Çünkü doğal<br />

hayatı katlettik… O da zincirleme tarımı<br />

götürdü…<br />

Bunların turizme etkisi olmayacak<br />

mı sanıyorsunuz? Bir Avrupalı neden<br />

Yunan adasında ahtapot ızgarayı bizim<br />

1/3 fiyatımıza yiyor sanıyorsunuz?<br />

Balık neden oralarda daha ucuz<br />

sanıyorsunuz? Marmara dünyanın en<br />

güzel iç deniziyken neden foseptik<br />

çukuruna döndü sanıyorsunuz?<br />

Artık takkeyi önümüze koyup düşünme<br />

ve acil radikal önlemler alma vakti<br />

geldi mi? Geçti bile… Hepimiz, oteller,<br />

politikacılar ve sektörel yöneticiler<br />

kendimizi sorgulamalıyız. Ayrıca tüm bu<br />

sıkıntı ve yokluk içinde hala üç kuruşa<br />

her şey dahil sistemine de bir el atsak<br />

ne güzel olur. Otellerin bu yüzden yaptığı<br />

israf ve savurganlık yakında toplumsal<br />

tepkiye bile neden olacak düzeyde…<br />

Sezona girerken kafamda deli sorular…<br />

Artık siz de ortak oldunuz…<br />

C<br />

M<br />

Y<br />

CM<br />

MY<br />

CY<br />

CMY<br />

K


48<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem röportaj<br />

HÜSEYIN KURT<br />

"GLOBEMEETS'I NITELIKLI ETKINLIK VE<br />

ORGANIZASYON BASKISIYLA KURDUK"<br />

"Sahadan ve meslektaşlarımızdan aldığımız geri bildirimler özellikle yurt içindeki etkinlik ve<br />

organizasyonların oldukça verimsiz geçtiği yönündeydi. GLOBEMEETS'i nitelikli etkinlik ve<br />

organizasyon baskısıyla kurduk."<br />

Turizm sektörünün en güçlü<br />

kaslarından biri, etkinlik ve<br />

organizasyonlar. Birincil amacı, alıcı<br />

ve hizmet sağlayıcıyı doğru platformda<br />

buluşturmak, nitelik ve verim oluştururken<br />

yeni iş birlikleri inşa etmek olan bu<br />

dinamik sektör, ne var ki uzun zamandır<br />

kırmızı alarm veriyor. Bırakın harcanan<br />

dünya kadar parayı, zamanı ve emeği<br />

hiçe sayan bu düşük performanslı,<br />

verimsiz ve niteliksiz organizasyonlar,<br />

GLOBEMEETS'in Kurucu Ortağı Hüseyin<br />

Kurt'un da dikkati çektiği üzere,<br />

katılımcısına "Yeter artık!" dedirtiyor.<br />

Günün sonunda o görkemli, bol ışıklı<br />

salonlardan ne alıcı ne de hizmet veren<br />

memnun ayrılıyor. Oysa alıcısından<br />

satıcısına talep edilen çok basit: Doğru ve<br />

verimli bir organizasyona gitmek!<br />

En iyi bildikleri iş olarak, etkinlik ve<br />

organizasyon alanındaki uzmanlıklarını<br />

yüksek potansiyeldeki network gücüyle<br />

birleştiren GLOBEMEETS, kurucu ortakları<br />

Hüseyin Kurt ve Serdar Söyler iş birliğinde<br />

"Biz bize" etkinliklere son vermek için<br />

yola çıktı. I-MICE Derneği kapsamındaki<br />

etkili faaliyetleriyle de rüştünü ispatlayan<br />

ortaklığın kuruluşunu ve önümüzdeki<br />

döneme dair plan ve projelerini Hüseyin<br />

Kurt anlattı:<br />

GLOBEMEETS'in kuruluş<br />

sürecinden bahseder misiniz?<br />

GLOBEMEETS'i uluslararası turizm<br />

pazarlama alanında faaliyetlerimizi<br />

yürütmek amacıyla Uluslararası MICE<br />

Endüstrisi Derneği'nde (I-MICE) yol<br />

arkadaşım olan Serdar Söyler ile ortak<br />

kurduk. Aslında şirketimizi pandemiden<br />

önce hayata geçirmek arzusundaydık.<br />

Fakat hiç beklemediğimiz salgın krizinin<br />

hayatımıza girmesiyle birlikte kuruluşumuz<br />

da pandemi ortalarını buldu. Şirketimizi<br />

açmış olsak da faaliyete geçmemiz Haziran<br />

2022'yi buldu.<br />

GLOBEMEETS Kurucu Ortağı Hüseyin Kurt<br />

Peki nasıl harekete geçtiniz?<br />

Girişimin en güçlü kasları nedir?<br />

Sahadan ve meslektaşlarımızdan aldığımız<br />

geri bildirimler özellikle yurt içindeki<br />

etkinlik ve organizasyonların oldukça<br />

verimsiz geçtiği yönündeydi. Günün<br />

sonunda ne alıcı ne de hizmet veren<br />

memnun kalıyor. Alıcı "Doğru hizmet<br />

verene ulaşamadım" derken, hizmet<br />

veren (satıcı) da "Doğru alıcı yoktu. Stand<br />

açtık. Dünya para harcadık. Biz bize<br />

etkinlik, fuar, organizasyon vb. yaptık.<br />

Harcanılan zaman, emek ve para da cabası<br />

oldu." diyor. Tabii var olan etkinlik ve<br />

organizasyonlar bu kadar başarısız olunca<br />

her sene de güç kaybediliyor çünkü alıcısı<br />

da satıcısı da bir daha katılmak istemiyor.<br />

İşte biz de burada sektörden çok ciddi<br />

baskı gördük. Sektör paydaşları, "Yeter<br />

artık elinizi taşın altına koyun. Bu işi siz<br />

yapın. Doğru ve verimli bir organizasyona<br />

gelelim." mesajlarını veriyorlardı. Etkinlik<br />

ve organizasyon bizim uzmanlık alanımız,<br />

GLOBEMEETS Kurucu Ortağı Serdar Söyler<br />

en iyi bildiğimiz iş. En güçlü kasımızı<br />

yüksek potansiyeldeki network gücümüzle<br />

birleştirelim istedik.<br />

GLOBEMEETS neyi temel alıyor,<br />

nasıl çalışıyor?<br />

GLOBEMEETS, turizm ofisleri ve büroları,<br />

kongre ve ziyaretçi büroları, yurt içinde<br />

ve yurt dışında bulunan DMC’ler, hava<br />

yolları, zincir oteller vb. firma, kurum ve<br />

kuruluşlara danışmanlık ve pazarlama<br />

hizmeti veriyor. Amaç alıcı ve hizmet<br />

sağlayıcıyı doğru organizasyonda<br />

buluşturmak. Nitelik ve verim<br />

oluştururken yeni iş birlikleri inşa etmek.<br />

Hizmet verenin ve/veya destinasyonun<br />

ulusal basın, turizm basını ve en önemlisi<br />

doğru alıcı ile buluşmasını sağlamak.<br />

Yurt dışında nasıl ilerliyorsunuz?<br />

GLOBEMEETS olarak ilk<br />

organizasyonumuzu Karadağ’a yönelik<br />

gerçekleştirdik. Karadağ Turizm Bakanı,


İstanbul Başkonsolosu, Air Montenegro<br />

CEO'su ve Karadağ turizm otoritesi<br />

yetkililerini The Ritz Carlton <strong>Hotel</strong>'de<br />

ulusal basın ve turizm basını ile bir<br />

araya getirdik. Ulusal basın aracılığıyla<br />

tüketici, turizm basını aracılığıyla da<br />

turizm sektörünün bileşenleri nezdinde<br />

Karadağ’ın bilinirliliğini artırmayı ve<br />

güçlendirmeyi hedefledik. Aynı gün<br />

akşam teknede gerçekleştirdiğimiz<br />

organizasyonda ise, Karadağ Turizm<br />

Bakanlığı yetkilileri, Air Montenegro<br />

yöneticileri, DMC’ler ve otelleri İstanbul’un<br />

incisi Boğaz'da MICE segmenti çalışan<br />

acentalar, Outgoing incentive, leisure,<br />

FIT ve outgoing kültür turizmi segmenti<br />

çalışanlarından oluşan 130 kişiyle bir<br />

araya getirdik. Acentalarımız önce<br />

destinasyonla ilgili sunumları dinlediler,<br />

ardından yeni iletişim ve iş birliği fırsatları<br />

yakalamalarını hedeflediğimiz B2B<br />

bölümünde Karadağ’lı yetkililerle bir araya<br />

geldi. Organizasyonumuz; müzik eşliğinde<br />

alınan akşam yemeği ile son buldu.<br />

Gerçekleştirdiğimiz başarılı ve herkesin<br />

yüzünün güldüğü etkinlik, daha sonra<br />

hayata geçirmeyi planladığımız projeler<br />

için önemli bir başarı hikayesi oldu.<br />

Aldığımız sonuçlar Karadağ'ı ve turizm<br />

sektörünü tatmin edici nitelikteydi.<br />

"Tek dertleri, nitelikli ve verimli<br />

organizasyon hizmeti almak"<br />

Arkasından Kore Turizm Organizasyonu<br />

yetkilileriyle bir araya geldik. Başarı<br />

hikayemizi duyunca onlarla da benzer bir<br />

iş birliği gerçekleştirmek için adımlarımızı<br />

attık. The Ritz Carlton <strong>Hotel</strong>'de Kore<br />

turizm yetkilileri ile ulusal basın ve turizm<br />

basınımızı bir araya getirdik. Akşamında<br />

ise 167 acentanın Kore’den 6 DMC, Türk<br />

Hava Yolları, Emirates, Korean Air, Asiana<br />

Airlines, Singapur Airlines, Air Astana<br />

Havayollarının katıldığı bir B2B Etkinliği<br />

gerçekleştirdik. Katılan misafirlerimiz için<br />

kaligrafi ve VR etkinliği, Kore kıyafetlerini<br />

deneyimleme, Kore’ye özgü şovlar vb.<br />

etkinlikler organize ederek, Kore’nin<br />

yakından tanınmasını sağladık. Akşam<br />

yemeği ve çekilişle organizasyonumuzu<br />

tamamladık.<br />

Gerçekleştirmiş olduğumuz bu verimli<br />

etkinlikler ile birlikte Karadağ ve Kore<br />

Turizm Ofisi yetkilileri, Travel Turkey<br />

İzmir Fuarı'ndaki B2B görüşmelerini<br />

de bize teslim etti. 10 Mart tarihinde<br />

Fairmont <strong>Hotel</strong>'de MICE segmenti çalışan<br />

acentalarımıza yönelik Kore’den gelen 2<br />

DMC ile birlikte Kore Turizmi Incentive<br />

Programı'nın da tanıtıldığı B2B ve akşam<br />

yemeği etkinliğini gerçekleştirdik. 12 - 15<br />

Nisan tarihlerinde ise EMITT Fuarı'nda,<br />

B2B görüşmeleri için hizmet verdik. Kore<br />

Turizm Ofisi yetkilileri ve Kore’den gelen<br />

3 DMC ve yöneticilerini 100’ün üzerinde<br />

karar verici acenta ile bir araya getirdik.<br />

Daha önce ifade ettiğim üzere, yıllarca<br />

biriktirdiğimiz ilişkiler, sektördeki<br />

dostluklarımız ve meslektaşlarımız<br />

üzerindeki güvenirliliğimiz, onların<br />

bizden nitelikli ve verimli organizasyon<br />

talebi ve aynı zamanda Karadağ ve Kore<br />

ülkeleri için ortaya koyduğumuz başarılı<br />

organizasyonlar bizi daha büyük bir<br />

organizasyon için öncelikli motivasyona,<br />

hazırlığa ve çalışmaya itti.<br />

Şirketin yakın dönem etkinlik<br />

ajandasında ne var?<br />

GLOBEMEETS B2B Networking Etkinliği<br />

üzerinde çalışıyoruz şu an. Etkinliğimiz,<br />

firmamızın varoluşundan da yola çıkarak<br />

firmamızın adını ve misyonunu taşısın<br />

istedik. Etkinliğimizi bu yıl 22 Eylül <strong>2023</strong><br />

tarihinde İstanbul’umuzun en yeni ve<br />

en prestijli otellerinin başında gelen JW<br />

Marriott <strong>Hotel</strong> İstanbul Marmara Sea'de<br />

gerçekleştireceğiz. Prestij ve konforun<br />

birleştiği nokta olan otelimizde en doğru iş<br />

birlikleri inşa edilecek.<br />

Organizasyonla ilgili şu detayları aktarmak<br />

isterim. Hizmet alan, karar verici tarafında<br />

İstanbul’dan 250 kişi civarında MICE<br />

segmentinde çalışan acentalar, etkinlik<br />

yönetimi şirketleri, kongre acentaları,<br />

outgoing incentive, leisure, FIT ve<br />

outgoing kültür turizmi segmenti çalışan<br />

acentalarımız ile 23 farklı şehirden hosted<br />

buyer olarak nokta atışı belirlediğimiz<br />

70 civarında acentacı meslektaşımızı<br />

organizasyonumuzda ağırlayacağız.<br />

Şehir dışından hosted buyer olarak davet<br />

edeceğimiz meslektaşlarımızın ulaşım/<br />

uçak bileti, konaklama ve transferleri<br />

tarafımızca karşılanacak. Toplamda<br />

İstanbul ve şehir dışından nokta atışı<br />

belirlenen 300 civarında meslektaşımızı<br />

"alıcı, karar verici" olarak ağırlayacağız.<br />

Tüm davetliler; davetiye ve akreditasyon<br />

ile organizasyona katılım sağlayabilecek.<br />

Davetiyesi olmayan, davet edilmemiş ve/<br />

veya akredite edilmemiş kimse maalesef<br />

katılım sağlayamayacak.<br />

Türkiye'den 23 şehir, dünyadan<br />

20'yi aşkın ülke katılacak<br />

İstanbul ve ülkemizin 23 şehrinden nokta<br />

atışı karar verici-alıcı olarak belirlediğimiz<br />

ve ağırlayacağımız meslektaşlarımızı<br />

yurt içinden ve yurt dışından 20’nin<br />

üzerinde ülkeden katılacak olan DMC’ler,<br />

havayolları, ülkelerin turizm ofisleri,<br />

kongre ve ziyaretçi büroları vb. hizmet<br />

sağlayıcılarıyla bir araya getireceğiz. Alıcı<br />

ve hizmet sağlayıcıların masa düzeninde<br />

buluşacağı tam günlük etkinlikte<br />

amacımız; doğru alıcı ve doğru hizmet<br />

sağlayıcıyı doğru organizasyonda bir araya<br />

getirmek, yeni iletişim ve işbirliklerinin<br />

inşa edildiği, var olanların ise geliştiği ve<br />

tüm paydaşların ise nitelikli ve verimli bir<br />

organizasyonun parçası olmaktan dolayı<br />

yüzlerinin güldüğü bir organizasyona imza<br />

atmak. Tam gün sürecek etkinliğimiz<br />

sonrasında ise katılımcıları hem<br />

stres atacakları hem de keyifli bir<br />

ortamda iletişimlerini güçlendirecek<br />

Networking Party bekleyecek. Onu da<br />

yine İstanbul’umuzun en yeni ve prestijli<br />

etkinlik mekanlarının başında gelen<br />

Fişekhane'de yapacağız.<br />

GLOBEMEETS B2B Networking<br />

Etkinliği alıcı ve satıcılara ne gibi<br />

avantajlar sağlayacak?<br />

En önemli avantaj doğru hizmet alan<br />

(alıcı) ve doğru hizmet sağlayıcının<br />

(satıcı) doğru bir organizasyonda bir<br />

araya gelmesi. Organizasyona, davet ve<br />

akreditasyon ile girilebilmesi. Herkese<br />

açık olmaması. Hizmet sağlayıcı açısından<br />

görüşeceği firmaları önceden biliyor<br />

olması. İstanbul başta olmak üzere 23 ayrı<br />

şehirden 300 civarında en doğru alıcılar<br />

ile bir araya gelecek olması. Hizmet alan<br />

açısından geniş yelpazede doğru hizmet<br />

sağlayıcıları ile işinin ihtiyaç duyduğu en<br />

doğru kilit noktasındaki kişilere ulaşma<br />

potansiyeli sağlaması. 1 gün içerisinde<br />

doğru platformda nitelikli ve verimli bir<br />

organizasyonun içinde olunması. Hizmet<br />

sağlayıcı açısından zaman ve bütçeden<br />

tasarruf edilmesi. Hizmet alan açısından<br />

en doğru seçilmiş hizmet sağlayıcı iletişim<br />

kişilerine ulaşılması ve zamandan tasarruf<br />

edilmesi. Prestijli, etkin, nitelikli ve verimli<br />

bir organizasyonun katılımcısı ve paydaşı<br />

olma fırsatı vermesi.<br />

Sektöre dair hedefleriniz nedir?<br />

Bundan sonrası için etkinlik ve<br />

organizasyon alanında nasıl bir<br />

büyüme planınız var?<br />

Doğru iletişim ve iş birliklerinin inşa<br />

edildiği etkinlikler ve iş birliklerine imza<br />

atmayı sürdüreceğiz. Hedefimiz, 22 Eylül<br />

<strong>2023</strong> tarihinde gerçekleştireceğimiz<br />

Globemeets B2B Networking Etkinliği'ni<br />

sektörün buluştuğu ve nefes aldığı bir<br />

güne dönüştürmek. Daha sonraki yıllarda<br />

da etkinliğimizi büyüterek güçlendirmeyi<br />

planlıyoruz.


54<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

ÇIRAĞAN SARAYI'NDA<br />

ÖNCE TARIHE SONRA<br />

LEZZETE YOLCULUK<br />

İstanbul’da 32 yıllık bir hikaye Çırağan Palace Kempinski. Nam-ı diğer, Çırağan Sarayı.<br />

Bir saray oteli olarak 15 Ocak 1991’de şehir turizmine kazandırılan tarihi yapının 17. yüzyıla<br />

uzanan köklü bir mazisi var. Saray-otel bugünlerdeyse tatlı bir telaş içinde! Nitekim bir süredir<br />

bloklar halinde yenileme faaliyetlerini sürdüren İstanbul’un simge oteli, misafirlerini çok yakın bir<br />

zamanda yenilenen siluetiyle ağırlayacak...<br />

Haber: Hatice Ünal Bilen<br />

İşte tam da bu heyecanlı bekleyişinde<br />

geçtiğimiz günlerde sarayın ev<br />

sahipliğinde özel bir davetle ağırlandık.<br />

Zeynep Kakınç, Faruk Şüyün,<br />

Erol Mütercimler ve Ayfer Yavi gibi<br />

gastronomi sektörünün değerli yazar ve<br />

akademisyenleri de vardı o ağırlamada.<br />

Her zamanki nazik ev sahiplikleriyle<br />

Çırağan Palace Kempinski'nin Pazarlama<br />

ve Kurumsal İletişim Direktörü Neslihan<br />

Şen ve Pazarlama ve Kurumsal İletişim<br />

Müdürü Cansu Baş da bizleri keyifli<br />

sohbetleriyle yalnız bırakmadı.<br />

Lezzetli anlatımıyla, Çağrı Başkurt<br />

Çırağan Sarayı'nın Tarih ve Kültür<br />

Danışmanı & Küratörü Çağrı Başkurt’un<br />

mihmandarlığında önce sarayı gezdik,<br />

ardından Tuğra Restoran’ın Baş Aşçısı<br />

Emre İnanır’ın unutulmaz iftar sofrasına<br />

oturduk...<br />

Tarih Sergisi'nde geçmişe yolculuk<br />

Saray ile oteli birbirine bağlayan "Galeri"<br />

kısmında Çırağan Sarayı'nın yüzyıllara<br />

yayılan tarih sergisinde geçmişe yolculuk<br />

yapmak nazarımda hem şaşırtıcı hem de<br />

ilgi uyandırıcıydı. Küratör Çağrı Başkurt<br />

tarafından 2019-2020 senelerinde<br />

hazırlanan sergi alanında, sarayın dünden<br />

bugüne uzanan geçmişine upuzun<br />

koridor boyunca hem yazılı hem de görsel<br />

malzemelerle tanıklık ettik. Unutmadan,<br />

bu tarihi galeride bestekâr sultanların<br />

müziklerini dinleyebilir, bu vesileyle tarih<br />

ve sanatın büyüsünde Çırağan ruhuyla<br />

bütünleşebilirsiniz.<br />

Yangından bugüne tek yadigar,<br />

Çırağan Hamamı<br />

Uzun yıllardır mesleğim gereği defalarca<br />

girip çıktığım Çırağan Sarayı, tek kelimeyle<br />

sırlarla dolu, onu anladım. Sarayda<br />

henüz halka arz etmemiş onlarca gizli<br />

kapı mevcut. Onlardan biri de kuşkusuz,<br />

Çırağan Hamamı olarak bilinen Hünkâr<br />

Hamamı. 1910'daki Çırağan yangınından<br />

bugüne erişen tek mekan olarak adını<br />

tarihin tozlu yapraklarına yazdıran hamam<br />

ziyarete kapalı. Ancak saray idaresinin<br />

özel izniyle açılabilen hamam, sarayın<br />

arka cephesine denk düşüyor. Hamamdan<br />

Boğaziçi'nin Kuleli'ye kadar olan kuzey<br />

sahasını rahatlıkla seyre dalabiliyorsunuz.<br />

İnce bir işçilikle şekillendirilmiş mermer<br />

işlerine sahip olan hamam üç kısımdan<br />

oluşuyor. Soyunmak, giyinmek ve<br />

dinlenmek için kullanılan soğukluk,<br />

ardından hazırlık için yapılan yıkanmalarda<br />

ve yüksek ısıya hazırlanmak için kullanılan<br />

ılıklık, halvetlerin de bulunduğu ana<br />

yıkanma yeri olan sıcaklık…<br />

Sabunu bile özel kesim, Sultan Süiti<br />

Bir sonraki keşif noktamız, Sultan Süiti...<br />

Sayısız prestijli ödüle sahip olan, açıldığı<br />

günden bu yana birçok kraliyet ailesi<br />

üyesini ve VIP misafiri ağırlayan bu süit,<br />

muhteşem saray binasının ikinci katında<br />

yer alıyor. Yaklaşık 400 metrekarelik<br />

büyük bir oda görünümündeki süit,<br />

tahmin edebileceğiniz üzere nefis bir<br />

Boğaz manzarasına sahip. Avrupa'daki<br />

en büyük süitlerden biri olan ve en son<br />

teknoloji ürünü cihazlara sahip süit,


56<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem<br />

cezbedici Boğaz manzarasının keyfini en<br />

iyi şekilde çıkarabileceğiniz ve zamanında<br />

Osmanlı padişahlarının yaşadığı yer olan<br />

bu tarihi sarayın ruhunu en yakından<br />

hissedebileceğiniz odalardan biri.<br />

Biraz daha detay vermek gerekir<br />

ise, süite geniş bir holden giriliyor ve<br />

hemen sonrasında karşınıza 12 kişilik<br />

yemek alanına sahip şaşalı bir oturma<br />

odası çıkıyor. Özel yapım sabunlarla<br />

karşılanıyorsunuz ve de! Hangi renk<br />

ve aromayı tercih ediyorsanız onunla<br />

giriyorsunuz banyoya. Hatta Çırağan<br />

Sarayı, hoş kokulu anılar için bavulunuza<br />

küçük bir hediye bırakma inceliğinden bu<br />

kez de vazgeçmiyor.<br />

Süiti gezmeye devam ediyoruz...<br />

Bunun iki yanında da iki adet büyük yatak<br />

odası bulunuyor. Ana yatak odasında rahat<br />

bir yatak, özel buhar odasına sahip ve el<br />

yapımı mermerden yapılmış Türk hamamı,<br />

altın kaplama duş başlığı ve kristal küvet<br />

muslukları bulunuyor ki, beni en çok<br />

etkileyen bölümlerden biri de burasıydı.<br />

Bir anı bırakmadan çıkmak da istemedim,<br />

gördüğünüz üzere. Misafire en az ev<br />

sahibi kadar değer veren bu süitte misafir<br />

odasının da kendine ait özel bir banyosu<br />

bulunuyor. Bu banyoda, Boğaz ve Tarihi<br />

Yarımada manzaralı büyük bir pencere de<br />

bulunuyor ki, bu keyfe seyirlik hazlar da<br />

eklenebilsin diye yorumlamaktayım.<br />

Çırağan Sarayı'nın Tarih ve Kültür<br />

Danışmanı & Küratörü Çağrı Başkurt’un<br />

anlatımıyla muazzam ölçüde büyük ve<br />

gösterişli kapıları, iki adet dekoratif<br />

şöminesi, göz alıcı avizeleri, süslü<br />

sütunları, odanın yüksekliği 5,7 metre<br />

olmasına rağmen yerden tavana kadar<br />

uzanan pencereleri ve olağanüstü Boğaz<br />

manzarası ile bu muhteşem süit; iki<br />

odada da en modern teknoloji öğelerini<br />

klasik Osmanlı mimarisi ile buluşturuyor<br />

ve sarayın ihtişamını canlandırıyor.<br />

İmparatorluk zamanının tarzında<br />

yapılmış 19. yüzyıla ait Osmanlı motifleri<br />

ve aksesuarları içeren tüm mobilyalar<br />

tamamen yerli üretim!<br />

Şef İnanır'ın sofrası inanılır gibi<br />

değildi<br />

Çırağan Sarayı'nın Tarih ve Kültür<br />

Danışmanı & Küratörü Çağrı Başkurt’un<br />

lezzetli anlatımını şimdi damaklarımızda<br />

hissetme zamanı! Dillere destan Çırağan<br />

Sarayı gezimizi taçlandırabileceğimiz bir<br />

lezzet yolculuğuna çıkıyoruz ve ardından…<br />

Bu defa Tuğra Restoran’dayız… Geleceğe<br />

miras olan reçetelerden aldığı ilhamla<br />

Osmanlı-Türk mutfağına çağdaş yorumlar<br />

katan, zengin mutfak kültürünü daha da<br />

zenginleştirmek için tam kadro çalışan o<br />

simge restorandayız. İftar saatine yakın<br />

karşılanıyoruz tecrübeli Baş Aşçı Emre<br />

İnanır ve genç ekibi tarafından. Öylesine<br />

ihtişamlı bir sofra ki tam da sarayın<br />

görkemine yaraşır bir şıklık ve zarafette!<br />

Daha oturmadan doyuran kışkırtıcı bir<br />

cazibeye sahip bir sofra düşünün ki, tabak<br />

sunumundan servise dek her bir detay<br />

incelikle tasarlanmış.<br />

Yerel ekonomilere desteğini tüm<br />

seyahatlerinde yerel gıdaları sepetine<br />

atarak verdiğini belirten Şef İnanır,<br />

inanılır gibi değildi o akşam da! Öyle<br />

ki, minimalist sunumlarında tabağın<br />

ortasına kondurduğu minik tatlarıyla<br />

adeta damaklarımızda lezzet patlaması<br />

yaşattı. Baklava yufkası, ebegümeci ve<br />

uykuluk kremasıyla hazırladığı Uykuluk,<br />

başlangıç için iyi bir tercihti. Yoğurt, havuç,<br />

kale otu, üzüm, reyhan, pancar, bahar<br />

özü yağı ve su teresiyle tasarladığı Yoğurt<br />

ve Kök Sebzeler renkli kimliğiyle olduğu<br />

kadar tazeliği ve mevsimselliğiyle de<br />

deneyimlenmeye değerdi. Kerevit Hingel,<br />

Oruk’tan sonra servis edilen Karadeniz<br />

Kalkan Balığı, bir balıksever olarak beni<br />

ziyadesiyle tavladı. Trakya kuzusuyla<br />

hazırladığı Kuzunun İki Yüzü’nün ardından<br />

gelen buzlama… Ve damakta kalan son tat<br />

olarak Sakızlı Güllaç da takdire şayandı...<br />

Geçtiğimiz yılın ekim ayında Michelin<br />

Guide İstanbul ödül töreninde 38 önerilen<br />

restorandan biri olma başarısını gösteren<br />

Tuğra Restoran mutfağına yıldızlar yakışır<br />

diyor, bu güzel ağırlama için tekrar<br />

teşekkür ediyorum...


58<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gündem etkinlik<br />

MURTAZA KALENDER<br />

"TÜRKIYE DÜĞÜN TURIZMINDE ILK<br />

10'DA YOK, ILK 20'DE DE YOK!"<br />

Dünyada 400 milyar dolar gelir hacmine sahip düğün turizminden Türkiye'nin hak ettiği payı<br />

alamadığına dikkati çeken Murtaza Kalender, "Türkiye ilk 10'da yok. İlk 20'de de yok! Hedefimiz,<br />

ülkemizin 5 yılda ilk 10'a girmesini sağlamak."<br />

TravelShop Turkey'in 17-20 Nisan<br />

tarihleri arasında düzenlediği<br />

Uluslararası Destinasyon Düğünü<br />

Konferansı & B2B Networking Etkinliği<br />

Concorde Luxury Resort, Bafra'da<br />

gerçekleşti. Dünyada 400 milyar dolar gelir<br />

hacmine sahip düğün turizmi sektörünün<br />

as'larının buluştuğu etkinlikte 50'ye yakın<br />

ülkeden toplamda 300'e yakın düğün<br />

profesyoneli yerini aldı.<br />

Kalender: "400 milyar dolarlık<br />

sektörde Türkiye yok"<br />

TravelShop Turkey, IADWP, TGA, THY,<br />

GEWC, Cyprus Global ve Concorde Luxury<br />

Resort iş birliği ile düzenlenen etkinliğin<br />

açılışında konuşan TravelShop Turkey<br />

Genel Müdürü Murtaza Kalender, dünyada<br />

400 milyar dolar hacmi olan düğün<br />

turizminden Türkiye'nin ve Kıbrıs'ın da<br />

hak ettiği payı almasını hedeflediklerini<br />

söyledi. Hindistan, Malezya, Fransa,<br />

İngiltere, Amerika ve Latin Amerika'nın<br />

başını çektiği düğün turizmi sektöründe<br />

Türkiye'nin değil ilk 10'da, ilk 20'de bile<br />

yer almadığını vurgulayan Kalender:<br />

"Düşünebiliyor musunuz, 400 milyar dolar<br />

hacmi olan kişi başı 2.500 dolar para<br />

harcanan bir sektörde biz yokuz." dedi.<br />

"Türkiye hedefimiz: 5 yılda ilk 10'a<br />

girmek"<br />

Önümüzdeki 5 yılda Türkiye'yi ilk 10'da<br />

görmeyi hedeflediklerini belirten Kalender,<br />

Türkiye'de Antalya, Bodrum, İstanbul<br />

ve Kapadokya'nın düğün destinasyonu<br />

olarak öne çıktığını kaydetti. Yeni düğün<br />

destinasyonları olarak Mardin, Trabzon ve<br />

Giresun şehirlerine işaret eden Kalender,<br />

Türkiye turizminin 81 ilde 12 aya yayılması<br />

için turizm dallarının çeşitlendirilmesi<br />

ve desteklenmesi gerektiğini savundu.<br />

Dünyada Dubai'nin hızlı bir gelişim ivmesi<br />

yakaladığının altını çizen Kalender,<br />

"Ekoturizmden sonra 20 yılda büyüyen<br />

iki büyük sektörden biriyiz. Bu sebeple<br />

uluslararası fuarlarda tanıtıma ağırlık<br />

vermeliyiz." diye de ekledi.<br />

"Vize ve ulaşım sorunu çözülmeli"<br />

Düğün turizminin gelişmesinde en büyük<br />

engelin vize ve ulaşım sorunu olduğunun<br />

altını çizen Kalender, şöyle devam etti:<br />

"Türkiye’ye Hindistan'dan gelenler yaklaşık<br />

300 dolara yakın vize parası ödüyor.<br />

Dolayısıyla düğün turizmini kaçırıyor. Oysa<br />

Asya Pasifik'te olan birçok ülke Hindistan'a<br />

vizeyi kaldırdı. Elektronik vize yaptı. Rakip<br />

ülkeler elektronik vize ile gidiyorsa tercih<br />

nedeni oluyor. Biz bireysel olarak tanıtım<br />

yapıyoruz ama ülkemiz bize vize kolaylığını<br />

sağlamalı. 300 dolar olmasın da 100 dolar<br />

olsun."<br />

"KKTC'yi lüks etkinliklerin merkezi<br />

yapacağız"<br />

Murtaza Kalender, Uluslararası<br />

Destinasyon Düğünü Konferansı & B2B<br />

Networking Etkinliği ile Kuzey Kıbrıs Türk<br />

Cumhuriyeti’ni lüks etkinliklerin merkezi<br />

haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti.<br />

Kıbrıs'ın en büyük avantajının vize sorunu<br />

olmayışı olduğunu söyleyen Kalender, her<br />

iki ülke için de çalışmaları sürdüreceklerini<br />

kaydetti.<br />

Haber: Hatice Ünal Bilen


62<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni yatırımlar new investments<br />

YALIKAVAK MARINA HOTEL<br />

AÇILIYOR<br />

Yalıkavak Marina, Sunset Hospitality Group ile güç birliği yaparak Türkiye’nin Rivierası Bodrum’a<br />

değer katacak Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>'i bu yaz hizmete açıyor.<br />

Türkiye'yi lüks turizm dünyasının<br />

bir numaralı destinasyonu olarak<br />

temsil eden Yalıkavak Marina,<br />

dünyanın önde gelen turizm yatırım<br />

gruplarından Sunset Hospitality Group<br />

(SHG), ortaklığı ile yeni bir otel yatırımı<br />

yapacaklarını duyurdu. Yeni Yalıkavak<br />

Marina <strong>Hotel</strong>, bu yaz açılarak Yalıkavak<br />

Marina’nın etkileyici hizmet yelpazesine<br />

göz alıcı bir otel deneyimini ekleyecek.<br />

Dünya çapında aldığı ödüllerle göz<br />

dolduran Yalıkavak Marina’da açılacak<br />

olan Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>, büyüleyici<br />

plajı ve eşsiz bahçesiyle konuklarını<br />

muhteşem bir deneyime davet<br />

ederken süper yatların süslediği ışıltılı<br />

Yalıkavak’ta unutulmaz anlar vadediyor.<br />

Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong> Bodrum,<br />

SHG’nin dünyanın farklı lokasyonlarında<br />

olağanüstü deneyimler sunan otel ve<br />

resortlardan oluşan seçkin koleksiyonu<br />

the Social Living Collection’ın de bir<br />

parçası olacak. Otel, konuklarına eşsiz<br />

bir sonsuzluk havuzu ve dört dubleks<br />

suitin yanı sıra Bodrum'un en lüks suiti<br />

olacak benzersiz Yalıkavak Suiti ile<br />

dünya standartlarında bir hizmet anlayışı<br />

sunacak.<br />

"Türkiye’deki diğer fırsatlara da<br />

açığız"<br />

Yalıkavak Marina, Marina Direktörü<br />

Deniz Akaltan; Sunset Hospitality<br />

Group ile birlikte küresel çapta bir<br />

yatırıma imza atmaktan dolayı heyecan<br />

duyuyoruz. Türkiye yatçılık sektörünün<br />

marka elçisi Yalıkavak Marina'nın<br />

lüks, dinamik bir yaşam stili ve eşsiz<br />

ayrıcalıklar sunan yönü ile SHG'nin<br />

yaşam tarzı otelcilik uzmanlığını bir<br />

araya getirerek otel, alışveriş, eğlence ve<br />

gastronomi alanında da dünya çapında<br />

bir destinasyon olma hedefimiz yolunda<br />

hızla ilerliyoruz.’’ dedi.<br />

Sunset Hospitality Group’un CEO'su<br />

Antonio Gonzalez, “Yalıkavak Marina<br />

ile yeni ortaklığımız, METT Bodrum'un<br />

büyük başarısının ardından, Sunset<br />

Hospitality Group'u Türkiye turizm<br />

ve otelcilik pazarında daha da<br />

güçlendirecek.” diye belirtti. Gelecekte<br />

Türkiye’deki diğer fırsatlara da açık<br />

olduklarını ileten Gonzalez, “Bu<br />

girişimle, benzersiz bir lüks yaşam<br />

tarzı sunan Bodrum'un dünyada da<br />

daha da fazla tanınmasını hedefliyor,<br />

Türkiye pazarındaki ayak izimizi daha<br />

da geliştirmekten büyük mutluluk<br />

duyuyoruz.” dedi.


64<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni yatırımlar new investments<br />

YALIKAVAK<br />

MARINA<br />

HOTEL<br />

OPENS<br />

Yalıkavak Marina, by joining<br />

forces with Sunset Hospitality<br />

Group, is opening the<br />

"Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>",<br />

which will add value to Turkey's<br />

Riviera Bodrum, this summer.<br />

Representing Turkey as the number<br />

one destination in the luxury tourism<br />

world, Yalıkavak Marina announced that<br />

they will make a new hotel investment<br />

in partnership with Sunset Hospitality<br />

Group (SHG), one of the world's<br />

leading tourism investment groups.<br />

The new Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong> will<br />

open this summer, adding a stunning<br />

hotel experience to Yalıkavak Marina's<br />

impressive range of services.<br />

Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong>, which will be<br />

opened in Yalıkavak Marina, which<br />

impresses with the awards it has<br />

received worldwide, invites its guests<br />

to a magnificent experience with its<br />

fascinating beach and unique garden,<br />

and promises unforgettable moments<br />

in the glittering Yalıkavak adorned by<br />

super yachts.Yalıkavak Marina <strong>Hotel</strong><br />

Bodrum will also be a part of the Social<br />

Living Collection, SHG's exclusive<br />

collection of hotels and resorts offering<br />

extraordinary experiences in different<br />

locations around the world. The hotel<br />

will offer its guests a world-class<br />

service concept with a unique infinity<br />

pool and four duplex suites, as well as<br />

the unique Yalıkavak Suite, which will be<br />

the most luxurious suite in Bodrum.<br />

"We are also open to other<br />

opportunities in Turkey"<br />

Yalıkavak Marina, Marina Director<br />

Deniz Akaltan; We are excited to<br />

make a global investment with Sunset<br />

Hospitality Group. Bringing together<br />

the luxury, dynamic lifestyle and unique<br />

privileges of Yalıkavak Marina, the brand<br />

ambassador of the Turkish yachting<br />

industry, and SHG's lifestyle hotel<br />

expertise, we are rapidly advancing<br />

towards our goal of becoming a worldclass<br />

destination in hotel, shopping,<br />

entertainment and gastronomy. '' said.<br />

Antonio Gonzalez, CEO of Sunset<br />

Hospitality Group, said, “Our new<br />

partnership with Yalıkavak Marina will<br />

further strengthen Sunset Hospitality<br />

Group in the Turkish tourism and<br />

hospitality market, following the great<br />

success of METT Bodrum.” he stated.<br />

Gelecekte Türkiye’deki diğer fırsatlara<br />

da açık olduklarını ileten Gonzalez,<br />

“Bu girişimle, benzersiz bir lüks yaşam<br />

tarzı sunan Bodrum'un dünyada da<br />

daha da fazla tanınmasını hedefliyor,<br />

Türkiye pazarındaki ayak izimizi daha<br />

da geliştirmekten büyük mutluluk<br />

duyuyoruz.” dedi.


66<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni yatırımlar<br />

INTERCONTINENTAL ISTANBUL<br />

YENILENIYOR<br />

Taksim’de yer alan ve InterContinental markasının 4 kez en iyi otellerinden biri olarak seçilen<br />

InterContinental Istanbul renovasyon sürecine girdi. Otelin bu yıl başlayan renovasyon süreci<br />

2025’te tamamlanacak.<br />

1960’lı yıllarda tasarlanmış, Türkiye<br />

mimarlık tarihinin en önemli<br />

binalarından birisi olarak kabul<br />

edilen ve 1995 yılından beri hizmet veren<br />

InterContinental Istanbul'un bu sene<br />

başlayan renovasyon süreci 2025’te<br />

tamamlanacak. Ocak ayı itibarıyla<br />

lobi katında ve dış cephede başlayan<br />

yenilenme sürecinin ilk etabı ise Nisan<br />

ayında tamamlanırken; 390 odaya<br />

sahip otelin tümü 3 sene içerisinde<br />

kademeli olarak tamamlanmış olacak.<br />

Süreç sonrası otelin süit sayısı 52’den<br />

104’e çıkarken; oda metrekareleri de<br />

büyüyecek.<br />

İstanbul Boğazı’ndan ve sudan<br />

esinlenerek yenilenen lobi alanı,<br />

resepsiyon deneyimi, konforlu<br />

oturma alanları, Concierge Lounge<br />

ve farklılaşan lüks yiyecek-içecek<br />

alanlarıyla InterContinental Istanbul;<br />

otel misafirlerine farklı ve yepyeni bir<br />

deneyim sunacak.<br />

İF Design Awards 2022 ödüllü<br />

mimar tarafından yenileniyor<br />

InterContinental Istanbul’un renovasyon<br />

sürecini gerçekleştiren mimarı İF<br />

Design Awards 2022 ödüllü Aslı Arıkan<br />

Dayıoğlu yaptığı açıklamada: Yüzyıllar<br />

boyunca bir mücevher gibi korunan<br />

İstanbul Boğazı bu projenin tasarım<br />

sürecinin çıkış noktasını belirlemiştir. Bu<br />

olgu lobi tasarımından oda tasarımına<br />

kadar nazikçe soyut bir formda<br />

duvarların dinamizmine yansıtılmıştır.<br />

Misafirlerin otele girdikleri ilk andan<br />

itibaren bu Boğaz dalgalarının soyut<br />

formda yansımalarını deneyimlemeleri<br />

sağlanmaya çalışılmıştır. Girişte,<br />

misafirleri etkileyecek ilk göz alıcı form<br />

resepsiyon bankolarını sarmalayan,<br />

Boğazın siluetinden ilham alınarak<br />

tasarlanmış dalgalı aynalı tavan Boğazın<br />

masmavi sularının her gün farklı mavi<br />

tonlarına bürünmesi; İstanbul’un gün<br />

batımlarındaki sıcak tonlardaki renkli<br />

gökyüzünün yansımaları ile oluşan renk<br />

ahengi, odada kullanılan geleneksel<br />

sanat eserlerinde hissedilebilir.<br />

Odalarda da bu proje için her biri el<br />

emeği olan, özel sanatçılar tarafından<br />

üretilen kumaşlar kullanılmıştır” dedi.<br />

Herkesi memnun edecek<br />

InterContinental Istanbul’un renovasyon<br />

ve yenilik yatırımının motivasyonu<br />

ise, dünyanın her yerinden gelen<br />

misafirlerini daha da memnun etmek<br />

üzerine kurulu. Gerçekleşen renovasyon<br />

sürecinde tasarımlar, otelin özgün<br />

hikayesinin yanı sıra İstanbul’un zengin<br />

kültür mirasından da ilham almakta.<br />

Yabancı ve yerli misafirler, bu sürecin<br />

sonunda yeni, yaratıcı ve son teknolojiye<br />

sahip deneyimler yaşayabilecekler.<br />

Aynı zamanda şehrin dokusuna uygun<br />

mimarisi ile başlayan süreçte, şehirden<br />

birçok ikonik görüntü de odalarda ve<br />

lobide kullanılacak.


68<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

iş’te kadın<br />

İTP Direktörü<br />

Şengül<br />

Altan<br />

Arslan<br />

“İstanbul<br />

turizminin iki<br />

temel sorunu,<br />

aşırılık ve<br />

sıkışmışlık”<br />

Röportaj: Hatice Ünal Bilen Fotoğraflar: Enes Karadayı<br />

İstanbul Turizm Platformu Direktörü. 35<br />

yıllık devlet memuru. Hacettepe Üniversitesi<br />

Sosyal Psikoloji Bölümü ve Türkiye ve<br />

Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü kamu<br />

yönetimi yüksek lisansının da sahibi. Devlet<br />

memurluğuna Sosyal Hizmetler ve Çocuk<br />

Esirgeme Kurumu ile başlayan, 1992 yılından<br />

2011'e kadar Başbakanlık Kadın Statüsü<br />

Genel Müdürlüğü ile devam ettiren Şengül<br />

Altan Arslan, aynı kurumda Sosyal İşler Daire<br />

Başkanlığı ve Dış İlişkiler Daire Başkanlığı<br />

da yaptı. Bakanlık Müşavirliğinden sonra<br />

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde<br />

Genel Sekreter Yardımcılığı görevine atanan<br />

Arslan, 2022 yılından bu yana İstanbul Turizm<br />

Platformu (İTP) göreviyle turizm sektöründen<br />

gelen talepleri platform aklıyla birleştirip<br />

uygulanabilir bir proje haline getiriyor.<br />

Şengül Altan Arslan'ın İstanbul turizmiyle ilgili<br />

tespitleriyse oldukça çarpıcı! Sosyal Psikoloji<br />

diplomalı bir direktör olarak insan psikolojisi<br />

temelli tespitlerde bulunan Arslan, İstanbul<br />

turizminde en temel sorunların sıkışmışlık<br />

ve sıkışmışlığın neden olduğu aşırılığa dikkat<br />

çekiyor. Çözüm önerisi olarak ise, genişlemeyi<br />

tavsiye ediyor.<br />

İstanbul Turizm Platformu Direktörü Şengül<br />

Altan Arslan ile kariyer yolculuğunu, İTP'nin<br />

pandemi sonrası projelerini ve İstanbul<br />

turizmine dair hayallerini konuştuk.<br />

Şengül Hanım, sizi tanıyabilir<br />

miyiz? İstanbul Turizm Platformu<br />

Direktörlüğüne nasıl bir eğitimden<br />

sonra geldiniz?<br />

Ben doğma büyüme Ankaralıyım. Bu görevden<br />

önce de aslında Ankara'dan hiç çıkmadım.<br />

Beş kardeşiz biz. Memur bir babanın kızıyım.<br />

Turizmin pek uğramadığı bir kentte büyüdüm.<br />

Aslına bakarsanız, aldığım eğitim de sektörle<br />

çok alakalı değil. Hatta biraz disiplinler arası<br />

bir eğitim aldım diyebilirim. Kimya Meslek<br />

Lisesi'nde okuduktan sonra Hacettepe<br />

Üniversitesi'nde psikoloji eğitimi aldım. Aynı<br />

üniversitede sosyal psikolojide uzmanlığımı<br />

aldım. Kamu Yönetimi yüksek lisansımı<br />

da, amacı kamuya yönetici yetiştirmek<br />

olan Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi<br />

Enstitüsü'nden aldım.<br />

Hacettepe'den sonraki ilk görev yerim, Sosyal<br />

Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu.<br />

Orada beş yıl kadar engelli çocuklarla<br />

çalıştım. Arkasından kadın hakları konusunda<br />

çalışan Başbakanlık Kadın Statüsü Genel<br />

Müdürlüğüne geçtim. 1992'den 2011'e kadar<br />

bilfiil kadın konusunda çalıştım. Devamında<br />

doktora programımı Gazi Üniversitesi'nde<br />

Halkla İlişkiler ve Tanıtım üzerine yaptım.<br />

2011 yılında kamuda yeniden yapılanma<br />

çalışmaları çerçevesinde başbakanlığa bağlı<br />

tüm genel müdürlükleri Bakanlık çatısı altında<br />

topladılar. Bu nedenle Başbakanlık Kadın<br />

Statüsü Genel Müdürlüğünde Dış İlişkiler<br />

Daire Başkanlığı yaparken Bakanlık Müşaviri<br />

oldum. Bazı bakanlarımıza danışmanlık


70<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

iş’te kadın<br />

verdim. O çerçevede çocuk konusuyla<br />

da ilgilendim. Engelli, çocuk ve kadın<br />

başlıca ilgi alanlarımdı.<br />

İstanbul Turizm Platformu<br />

Direktörlüğünden önceki görevim,<br />

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde<br />

Genel Sekreter Yardımcılığıydı.<br />

İBB'ye bu alanların hepsini içerecek<br />

bir görevlendirmeyle geldim. 2019<br />

seçimiyle birlikte Sayın Başkanımız<br />

Ekrem İmamoğlu'nun oluşturduğu<br />

kadroda yer aldım. İBB büyük bir yapı.<br />

Bu yüzden kültür-sanat ve turizm<br />

gibi uzmanlığım olmayan alanlar da<br />

bana bağlandı. Dolayısıyla turizmle<br />

yollarım 2019 yılında kesişmiş oldu.<br />

Geçtiğimiz yılın haziran ayında genel<br />

sekreter yardımcılığından ayrıldım. Üç<br />

ay geçtikten sonra başkanımız İstanbul<br />

Turizm Platformu Direktörlüğü<br />

görevini önerdi.<br />

Turizmin dışından gelmek bir<br />

avantaj mı yoksa dezavantaj<br />

mı oldu?<br />

Elbette ki avantajları da var,<br />

dezavantajları da. Bir avantaj olarak,<br />

herkese eşit mesafedesiniz. Sektörün<br />

sorunlarını bir dış göz olarak<br />

görüyorsunuz. Mevzuatta dağınıklık<br />

olduğunu görüyorsunuz. Belediye<br />

açısından baktığımda düşünün ki bir<br />

turizm sektörü var ve bu sektörünün altyapısı<br />

tamamen belediyenin elinden geçiyor. Ne<br />

var ki, belediyenin turizmin geleceğinin<br />

belirlendiği masalarda yer almadığını<br />

görüyoruz. Tüm bunlar sektörün dile getirdiği<br />

sorunlardan çok da farklı olmayabilir. Fakat<br />

bir dış göz olarak belki kendi içlerindeki<br />

sıkıntıları da görme şansım oldu. Siz eğer bu<br />

ilişkilerin, bu network ağının içinde olursanız<br />

ister istemez yanlı bir bakış açınız olabilir.<br />

Bense sektörün dışında olduğumdan biraz<br />

daha dışarıdan bakma şansına sahibim.<br />

Sektöre bir dış göz olarak<br />

baktığınızda neler gördünüz?<br />

Sektörde inanılmaz bir gayret var. Herkes<br />

gönülünü vererek çalışıyor. Değirmene su<br />

taşımak için elinden geleni yapıyor. Ancak<br />

herkesin içinde olduğu, kendini ifade ettiğini<br />

düşündüğü bir mekanizma yok. Daha net<br />

bir ifade ile kapsayıcılıktan bahsetmek zor.<br />

İlişkiler açısından baktığımda, sektörde<br />

büyük de bir çekişme olduğunu görüyorum.<br />

Bununla birlikte bunun ortak amaçlarda<br />

birleştirilebildiğinde nasıl güzel işler çıktığını<br />

da görebiliyorum.<br />

İstanbul Turizm Platformu olarak da<br />

amacımız bu çekişmelerin dışında kalmak<br />

ve sektörün tüm bileşenlerini aynı masaya<br />

oturtmak. Sektör kimi zaman projelerle<br />

kimi zaman da taleplerle geliyor. Biz<br />

mümkün olduğu kadar projeyi kesebilecek<br />

sektördeki her kesimi davet etmeye ve birlikte<br />

değerlendirmeye çalışıyoruz. Sektördeki o<br />

büyük ekiple kol kola yürümek isteyenlerin<br />

önünü açıyoruz. Mümkün olduğu kadar<br />

birikimlerinden yararlanmaya çalışıyoruz.<br />

O yüzden de bu platformu çok değerli<br />

buluyorum, önemsiyorum.<br />

İstanbul Turizm Platformu'nun<br />

kuruluşu ne şekilde gerçekleşti?<br />

Oluşumun İstanbul'a ve turizme<br />

bakışını nasıl anlatırsınız?<br />

Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu, son<br />

derece geniş bir vizyona sahip. Kendisi<br />

gelişmenin kültür, sanat ve turizm gibi<br />

alanlarda gerçekleşeceğinin farkındalığıyla<br />

çok önemli tedbirler almış, vaadlerinde bu<br />

konulara önemli oranda yer vermiştir. Göreve<br />

gelmesinden sadece 4 ay sonra kasım ayında<br />

bu platformu hayata geçirirken, İBB ile<br />

sektörün ilişkilerini kurmayı gözetmiştir. Tabii<br />

önümüzde pandemi gibi bir şanssızlığımız da<br />

vardı. O dönemde 24 ayrı komisyona sahip<br />

olan platformumuz bir araya gelemeyip, bir<br />

şeyler üretemeyince motivasyon kaybı oldu<br />

biraz. Şu an o motivasyonu tekrar kazanmak<br />

üzere neler yapabiliriz, ona bakıyoruz.<br />

Örneğin İstanbul Rehberler Odası ile birlikte<br />

rotalara ilişkin çalışmalar yapıyoruz. Adalar'da<br />

bir rota oluşturmaya çalışıyoruz. Oradaki<br />

en temel sorunlardan bir tanesi, turistlerin<br />

denizle orman arasına sıkışmaları. Oradaki<br />

turisti Adalar'a yaymak gerekiyor.<br />

İstanbul Rehberler Odası bize böyle bir<br />

teklifle geldiğinde bu taleplerini makul<br />

bulduk. Turizm Müdürlüğü, Park ve<br />

Bahçeler Daire Başkanlığı, Ulaşım<br />

Daire Başkanlığı, Kültür Varlıkları ve<br />

Adalar Belediyesi ile birlikte rotalar<br />

üzerinde çalışmalarımızı yürütüyoruz.<br />

Tarihi Yarımada Ulaşım Planını;<br />

TÜROB, TÜRSAB, Fatih Belediyesi,<br />

İBB’nin Ulaşım, Altyapı, Kültür Daire<br />

Başkanlıkları ile birlikte yürütüyoruz.<br />

Turizmciler ne sıklıkla<br />

kapınızı çalıyor? Proje<br />

yoğunluğu nedir?<br />

2019 yılından pandemiye kadar çok<br />

kapı çalmalar olmuş. Ancak salgınla<br />

birlikte onlar da bir durağanlığa girdi.<br />

O iki yıllık süreçte bir motivasyon<br />

düşüklüğü olduğunu kabul ediyorum.<br />

Ama şimdi yavaş yavaş proje akışı<br />

başladı. Örneğin bahsettiğim Tarihi<br />

Yarımada'nın ulaşım planının yeniden<br />

düzenlenmesi konusunda bir proje<br />

sundular. O bölgede biliyorsunuz, turist<br />

otobüsleri nedeniyle çok ciddi trafik<br />

yoğunluğu oluyor. Yeni düzenlemeyle<br />

içeriye giren araçların düzen içerisinde<br />

çıkabilmeleri için yeni bir trafik akışı<br />

yapmaya çalışıyoruz. Proje işleme<br />

alındı, yakın dönemde hayata geçecek<br />

projelerimizden bir tanesi.<br />

Bunların dışında gastronomi konusunda<br />

yürüttüğümüz birtakım çalışmalar var.<br />

Gastronomi camiasından da talepler geliyor.<br />

İçinde mutfak atölyelerinin, eğitim alanlarının,<br />

temalı kütüphanelerin yer aldığı, gastronomik<br />

çeşitliliği sergileyen bir gastronomi merkezi<br />

hayalleri var. Onlara bazı mekan önerilerimiz<br />

oldu ama ağırlıklı kent merkezinde istiyorlar.<br />

Her ne kadar merkezi yerlerde çok yerimiz<br />

olmasa da işlevlendirebileceğimiz yerler<br />

olabilir mi, onlarla birlikte değerlendiriyoruz.<br />

Bütün bunların içinde en önemli kısmı, hikaye<br />

yaratmak tabii. Nereye bir kez daha gitmek<br />

istersiniz? Ben hikayesi olan, deneyim yaşatan<br />

yere gitmek isterim. Örneğin Sirkeci, göz ardı<br />

edilmiş semtlerden bir tanesi, genelde arada<br />

kalmış. Eski gar binası var ve kültür merkezi<br />

olabilecek bir potansiyele sahip. Bir Tarihi<br />

Yarımada, Eminönü, Balat değil belki ama<br />

Sirkeci'den de harika bir hikaye yaratılabilir.<br />

İlerleyen zamanlarda Sirkeci Kültür Günleri<br />

düzenleyebilir miyiz, onu değerlendiriyoruz.<br />

Balat'a da ayrı bir önem veriyoruz. Aynı şekilde<br />

Yedikule, Kadıköy ve Moda'ya dokunuşlarımız<br />

oluyor. Dolayısıyla bana göre her birinin ayrı<br />

ayrı hikayelerini yaratmak önemli.<br />

Hikaye yaratmak, İstanbul'un<br />

markalaşma sürecini ne oranda<br />

hızlandırır dersiniz?<br />

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2017 yılında


72<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

iş’te kadın<br />

Turizm Müdürlüğünü kurduğunda o kadar<br />

düşük bütçeye sahipmiş ki, bu gelirle ancak<br />

personel maaşı ve birkaç fuar masrafını<br />

karşılayabiliyormuş. Biz göreve geldiğimizde<br />

ilk etapta bütçeyi beş kata çıkardık. O kadar<br />

düşüktü ki o bile anlamsız kaldı. Geçtiğimiz<br />

yıl bir atılım daha yaparak, İBB bütçesi<br />

içerisinde iyi bir oran elde edildi. Tabii geçmişe<br />

kıyasla. Başkanımızın turizm, kültür ve sanata<br />

ilişkin geniş vizyonu bu gelişmenin önünün<br />

açılmasında önemli bir dayanak oluşturuyor.<br />

Zira hiçbir alanın siyasi irade arkasında<br />

durmadığı sürece gelişmesi kolay değildir.<br />

Elbette yerel yönetimlerin birtakım kısıtlılıkları<br />

var, bu alan her şeyden önce merkezi<br />

yönetimin işi olarak görülüyor. Bu bakışın<br />

değişmesi lazım. Sadece kendi açımızdan<br />

da söylemiyorum. Nitekim biz kendi yetki<br />

alanlarımızdaki işleri genişleterek turizme<br />

katkı sunmaya devam ediyoruz.<br />

Örneğin kültür, sanat kısmında yeni<br />

etkinlikler, festivaller yapıyoruz. Sektörden<br />

gelen taleplerle proje bazlı toplanıyoruz<br />

mesela. Projenin içinde sektörün önde<br />

gelen isimlerinden tutun da işin aktörlerine<br />

kadar pek çok liyakat sahibi insan var. Bütün<br />

çabamız, festivallere kazandıracağımız<br />

yepyeni boyutlarla pazarlama gücümüzü<br />

artırmak ve İstanbul markasına bir katkı<br />

sağlamak. Bu konuların dışında ekoturizme<br />

yönelik de çalışmalar içindeyiz. Şile'de deprem<br />

öncesinde örnek bir çalışma başlatmıştık.<br />

Depremle birlikte paydaşlarımızın<br />

önceliklerinin değişmesi nedeniyle kesintiye<br />

uğradı ancak tekrar hızlandıracağız. Birçok<br />

alanda belediyelerin desteği önemli. ‘Bu<br />

işi belediyeler yapsın’ anlamında değil,<br />

sadece belediye işin yapılabilirliğini göstersin<br />

istiyoruz. Biliyorsunuz, Türkiye'de başarılı işler<br />

çok çabuk takip edilir, taklit edilir. Dolayısıyla<br />

platformun asıl görevi, idarenin işlerine<br />

karışmak değil, sektör taleplerini platform<br />

aklıyla birleştirip uygulanabilir bir proje haline<br />

getirmektir.<br />

Turizm sektörü, ortak akıl işletmek<br />

konusunda ne kadar hevesli, biraz<br />

önce sektördeki çatışmalardan<br />

bahsetmiştiniz.<br />

Bugüne kadar çok büyük çatışmalara şahit<br />

olmadım. Dolayısıyla sektörün ortak akıl<br />

oluşturmak konusunda çok büyük engellerinin<br />

olduğunu düşünmüyorum. Aksine ortak<br />

akıl işletme konusunda talepkarlar. Ayrıca<br />

sektöre çok emek vermiş insanlar var. Onlar<br />

toplam faydayı daha fazla önceliyor. Sektör<br />

bileşenleri, aşılması imkansız bir durum<br />

değilse mutlaka bir masa etrafında toplanıyor.<br />

Platform, global rekabeti nasıl<br />

algılıyor? Bu rekabette İstanbul'un<br />

marka değerini nasıl ortaya<br />

koyuyor?<br />

Biliyorsunuz çok genç TGA-Türkiye Turizm<br />

Tanıtım ve Geliştirme Ajansımız var. Üstelik<br />

çok da iyi bütçesi var. Ancak Merkezi yönetim<br />

burayı o kadar tekelleştirmiş ki, TGA'nın<br />

yapısına baktığımız zaman yerel yönetimleri<br />

görebiliyor musunuz? TGA, tabii ki İstanbul<br />

için kurulmuş bir ajans değil, tüm Türkiye'yi<br />

kapsıyor. Ama şunu söylemek istiyorum,<br />

İstanbul'un veya herhangi bir yerin tanıtımı<br />

için bir çalışma yapılacaksa, orada yerel<br />

yönetimlerin de varlık göstermesi gerekiyor.<br />

Yerel yönetimlerin dışlandığı bir alanda biz<br />

ancak yasayla verilen tüm görevleri esnek<br />

yorumlayarak alanlarımızı genişletmeye<br />

çalışıyoruz.<br />

Herkes memuriyet kafasının “mevzuatta<br />

yoksa olmaz” şeklinde işlediğini düşünür.<br />

Biz İBB olarak mevzuat kesin surette<br />

yasaklamıyorsa dediğim gibi onu mümkün<br />

olduğu kadar büyütmeye çalışıyoruz.<br />

İstanbul için kültür- sanat alanlarında<br />

yaptığımız etkinliklere, festivallere bir bakın.<br />

CRR-Cemal Reşit Rey etkinliklerine bakın,<br />

Kültür A.Ş.'nin etkinliklerine bakın. Vizyoner<br />

yöneticilerle mevzuatın engellemeyeceği<br />

alanlarda şehre değer katmaya çalışıyoruz.<br />

Uluslararası takvimlere girerek kentin<br />

varlığını gösteriyoruz. Yine aynı şekilde spor<br />

alanlarında önemli etkinlikler düzenliyoruz<br />

ve bunu da uluslararası fikstürlere girerek<br />

yapıyoruz. Ama bizim asıl sorunumuz, Tarihi<br />

Yarımada'ya sıkıştırılan turizmimiz. İstanbul'da<br />

maalesef turizm Tarihi Yarımada'ya sıkışmış<br />

durumda. Tarihi Yarımada’nın önemini<br />

akılda tutarak bu sıkışıklığı aşmak için tüm<br />

birimlerimizle çalışıyoruz.<br />

Adalar ve Tarihi Yarımada özelinde<br />

turizmde sıkışmışlığa vurgu<br />

yaptınız. Bunu biraz daha açabilir<br />

misiniz? İstanbul'da turizmi<br />

sıkıştıran sebepler neler sizce?<br />

Elbette ki Tarihi Yarımada turizmin kalbi,<br />

bu yadsınamaz bir gerçek. Ama turizmin<br />

de bölgeye sıkıştırılması İstanbul'a büyük<br />

bir haksızlık! Şehrin her yanı hazine<br />

değerindeyken, turizmin sadece bu bölge<br />

içerisine sıkıştırılmaması gerektiğini<br />

söylediğimde benim gibi düşünen pek çok<br />

sektör temsilcisiyle karşılaştım. Kaldı ki özel<br />

sektör de yavaş yavaş dışına çıkmaya başlıyor.<br />

Bakın Haliç kıyılarına, Tersane İstanbul<br />

yapılıyor. İstanbul Modern Karaköy’e taşındı.<br />

Galataport hayata geçirildi. Tarihi Yarımada'yı<br />

evet çok önemsiyoruz. Yayalaştırmadan tutun<br />

da meydanlara, restorasyona kadar çok<br />

önemli yatırımlar yapıyoruz. Fakat şu da bir<br />

gerçek ki, turizmin şehrin geneline yayılması<br />

şart. İstanbul, çok zengin bir kültürel mirasa<br />

sahip. Bizler bu değerlere sahip çıkıyor, yoğun<br />

restorasyon faaliyetlerimizle kıymetli eserleri<br />

kente kazandırmaya çalışıyoruz.<br />

Bunun yanı sıra yepyeni girişimlerle de<br />

Tarihi Yarımada'nın dışına doğru taşıyoruz.<br />

Yedikule'yi, Balat'ı ve surları yapıyoruz.<br />

Feshane’yi yeni bir anlayışla hayata<br />

geçiriyoruz, Kabataş tarafında projeler<br />

gerçekleştiriyoruz. Anadolu Yakası'ndaki<br />

kültürel hazineleri ve mezarlıkları<br />

düzenleyerek o bölgeye yönelik algıyı<br />

yükseltiyoruz. Kadıköy ve Maltepe’de yeni<br />

etkinlik alanları hayata geçiriyoruz. O zaman<br />

ne oluyor? Tarihi Yarımada'da bir gün geçiren,<br />

alışveriş yaptığında İstanbul'da yapacak başka<br />

bir iş bulamayan turistler için alternatifler<br />

oluşturuluyor. Tüm bu çalışmalar son kertede<br />

İstanbul'daki kalış sürelerini uzatmaya<br />

katkı sunuyor. Tam da bu nedenle spor<br />

etkinliklerimizi Anadolu Yakası'nda yapıyoruz.<br />

Geçtiğimiz yıl Deniz Festivali yaptık. Bu<br />

etkinliklerin boyutlarını gittikçe büyüteceğiz.<br />

Denize kıyısı olan her semtimizde bir etkinlik<br />

düzenleyeceğiz. Yakın zamana kadar gözardı<br />

edilen Anadolu Yakası'na ağırlık vermeyi<br />

istiyoruz.<br />

İstanbul turizmine dair başka<br />

gözlemleriniz de var mı?<br />

Bazen aşırılık sorunumuz oluyor. Örneğin<br />

Adalar'da inanılmaz bir aşırılık var. Bu da<br />

kapasiteyi aşan bir durum ortaya koyuyor.<br />

Adalar genelinde "Macera Turizmi" adı altında<br />

yürüyüş ve bisiklet alanlarını artırmaya<br />

çalışıyoruz. Özellikle Heybeliada ve Büyükada<br />

için bisiklet ve gezi rotaları işaretleniyor.<br />

Tabii bu konuda sektöre de çok iş düşüyor.<br />

Büyükada ile ilgili zaman zaman şikayetler<br />

alıyoruz. Ada'da çok sayıda butik açıldığını<br />

ve bu butiklerin de çakma ürünlerle dolu<br />

olduğunu duyuyoruz. Alışveriş yapanların<br />

Büyükada'ya gitmesine gerek yok! Bu konuyla<br />

ilgili de halihazırda çalışmalarımız sürüyor.<br />

İstanbul genelinde de sıkışmışlığın neden<br />

olduğu bir aşırılık söz konusu. Sorun şu ki,<br />

İstanbul, pazarlanacak ürünler açısından


74<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

iş’te kadın<br />

çok zengin olmasına rağmen, sadece belli<br />

alanlarla tanınıyor. Bu sebeple de yeni<br />

alanlar açıyoruz. Her birini cazibe merkezi<br />

haline getirdiğimizde belki aşırı yoğunluk<br />

da olmayacak. Örneğin herkesi Tarihi<br />

Yarımada'da, Adalar'da görmeyeceksiniz.<br />

Turizmi kent geneline yayıp, genişletmiş<br />

olacağız.<br />

İstanbul neyi doğru yaptığında<br />

marka değerini de yükseltmiş<br />

olacak?<br />

Ben yine "deneyim" diyorum. Şahsi olarak<br />

İstanbul'un turizm başarısının sayılara<br />

indirgenmesini doğru bulmuyorum. 30<br />

milyon turist sayısına ulaşmak tek başına<br />

başarı olamaz. Nitelik de önemli. Hafızada<br />

ve damakta iz bırakabilmek asıl önemlisi.<br />

Bu yüzden de nitelik artırmaya yönelik<br />

çalışmalara yoğunlaşmak gerekiyor. Nitelik<br />

arttıkça harcama eğilimi de yükseldiğinden<br />

gelir de artacaktır zaten. Ancak bu demek<br />

değil ki, nicelik önemsiz.<br />

Bakın, biz İstanbul'un önemini nerede<br />

kavradık biliyor musunuz? Antalya, ziyaret<br />

eden turist açısından her zaman ilk sırada<br />

gelirdi. Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü'nün<br />

Ocak <strong>2023</strong> rakamlarına göre (pandeminin<br />

devam ettiği 2021 yılı verilerine dayanan),<br />

İstanbul gelen turist sayısında 4. sıraya çıktı.<br />

Pandemide Antalya'yı geçti. Bu şehrin kendisi<br />

bir cazibe noktası. Biz bir şey yapmasak<br />

da İstanbul kendi kendini satabilen bir<br />

destinasyon. Şehre yüklenen bir anlam var<br />

ve tek başına o bile 4. sıraya yükselmesini<br />

sağladı.<br />

Dünyada görülmeye değer yerler listesi<br />

yapılsa, İstanbul kesinlikle ilk 10'a girer.<br />

Ama bizim hedefimiz, şehri daha yukarılara<br />

taşımak. İstanbul'u yukarıya taşımanın en<br />

doğru yolu olarak da deneyimi görüyorum.<br />

Bende iz bırakan yerleri düşünüyorum.<br />

Mesela Barselona bende inanılmaz tatlar<br />

bıraktı. İskandinav ülkelerine gidiyorsunuz,<br />

olağanüstü doğal bir güzellik. Ne var ki bir<br />

İtalya'dan aldığınız haz kadar değil. Niye?<br />

Çünkü tarih de orada, kültür de orada, doğa,<br />

gastronomi, mimari de orada. İstanbul, tam<br />

da böyle bir şehir ve de taşı toprağı deneyim<br />

yaşamaya uygun. Bize sadece hazırlıkları<br />

yapmak, uygun kanallarla bunu servis etmek<br />

kalıyor.<br />

Turizmde kadın olmak üzerine<br />

neler söyleyebilirsiniz?<br />

Kadınların yaşadığı genel zorluklardan<br />

ayırmak zor. Patriarkal bir yapıdayız. Bu yapı<br />

size zaten bir sürü rol biçiyor ve o rollere<br />

uygun hareket etmenizi bekliyor. Bunun<br />

örneklerine iş hayatında da rastlamak<br />

mümkün. Dikkat ederseniz kadınlara<br />

yöneticilik yerine daha uzmanlık gerektiren<br />

işler öneriliyor. Buna gerekçe olarak<br />

da aile hayatı ve kadına özgülenen kalıp<br />

yargılar (duygusal, kararsız, yönlendirilen<br />

vb) gösteriliyor. Oysa kadınlar, uzmanlık<br />

gerektiren alanlarda da aile hayatını<br />

etkileyen çok uzun saatler çalışıyor. Eski<br />

dönemlerden bahsediyorum, at sırtında<br />

köylere gidemeyeceği bahanesiyle kadından<br />

kaymakam olamayacağı iddia edilirken,<br />

gencecik kızlar, köylere ebe olarak<br />

gönderiliyor ve at sırtında tanımadığı<br />

insanlarla birlikte gece yarıları doğuma<br />

taşınıyordu. Hiç değilse kaymakamın<br />

koruması var öyle değil mi?<br />

Başta da belirttiğim gibi, ben 1992'den 2011'e<br />

kadar kadın meselesiyle ilgili çalıştım. Buna<br />

rağmen zaman zaman kendimde de cinsiyetçi<br />

unsurlar yakalayabiliyorum. Elbette kolay bir<br />

iş değil cinsiyet nötr tutum geliştirmek. Bir<br />

de şu var, teoriyle pratiğin çok uyuşmadığı<br />

yaklaşımlar da gözlemliyorum. Gizli ya da<br />

örtük cinsiyetçilik yaygın. Baktığınızda herkes<br />

kendisini modernlik çerçevesi içerisinde<br />

cinsiyetçi söylemlerden uzak tutmaya çalışıyor<br />

ama esprilerin, fıkraların arkasına sığınıyor<br />

veya bir kadro verileceği zaman tercihini<br />

erkekten yana kullanarak aslında gizli ya da<br />

örtük cinsiyetçilik yapmaya devam ediyor. Ne<br />

yazık ki iş ve siyasi hayatta erkeklerin resmi<br />

olmayan network ağları var ve orada rahat<br />

ediyorlar. Dolayısıyla kadın yönetici belki<br />

de o informal network ağının içerisinde çok<br />

düşünülmediği için biraz daha zorlanıyor<br />

olabilirler. Ancak bunu aşmak zorundayız. Zira<br />

kadınlar artık daha talepkar.<br />

Bundan sonra neler yapmak<br />

istiyorsunuz? Geleceğe dönük<br />

hayalleriniz neler?<br />

Bildiğiniz gibi, kalıpları olan, gittikçe azalsa<br />

bile kolektif yaşamı benimseyen bir ülkeyiz.<br />

Fazlasıyla birbirimizle ilgileniyor, özel<br />

alanı daraltıyoruz. Son zamanlarda siyah<br />

-beyaz alanların arttığını da görüyorum. Gri<br />

alanlarımız çok az. Bu aslına bakarsanız,<br />

hem siyasi ortam kaynaklı hem de bizlere<br />

dayatılan bir yaşama biçimi. Dünyamızda<br />

farklılıklara toleransımız azalıyor, başka<br />

hayatlar olabileceğini bu ortamda belki çok<br />

görmüyoruz. Ben gri alanların arttığı bir<br />

yaşam hayal ediyorum. Bu noktada tabii<br />

ki hem siyasi duruşun hem de yönetim<br />

duruşunun önemi var.<br />

Kendimizden paye biçelim, İBB olarak<br />

verdiğimiz hizmetlerdeki en ufak<br />

değişikliklerin bile topluma yansımasına<br />

şahit oluyoruz. Bu toplumda bazı şeylere<br />

öyle alıştırılmışız ki, dışarıya çıktığımızda<br />

aslında sıradan olması gereken birçok<br />

şeye şaşırıyoruz. Gelecekte herkesi<br />

kucaklayan bir hayat arzu ediyorum. Bu<br />

alanları genişletebilecek işler yapabilirsek<br />

ne mutlu bize! Kişisel manada bu enerjiye<br />

sahip olduğumu düşünüyorum. O alanlara<br />

hizmet etmeyi de çok arzu ediyorum. Doyum<br />

sağlayacak işlerde olmak çok kıymetli. Bu<br />

yönüyle İBB benim için böyle bir alan oldu.<br />

Kağıt üzerinde planını yaptığım her şeyi<br />

uygulama fırsatı bulabildim. Bu çok büyük<br />

bir ayrıcalık. Yerel yönetimlerde çalışmak bu<br />

açıdan çok tatmin edici oldu benim için. Aynı<br />

şekilde turizm alanını da böyle görüyorum.<br />

Aynı şekilde bundan önce yaptığım sosyal<br />

hizmet ve yardım alanını da böyle görüyordum.<br />

Ne iş yaparsan yap, gri alanları açabiliyorsan<br />

topluma da bir katkı sağlamış oluyorsun.<br />

Dolayısıyla böylesi fark ortaya koyabileceğim<br />

işler beni hem mutlu ediyor hem de<br />

keyiflendiriyor.<br />

İstanbul Turizm Platformu<br />

Direktörü Şengül Altan Arslan,<br />

profesyonel hayatta kendini<br />

sistemli, çalışkan, dakik ve<br />

tutkulu biri olarak tanımlıyor.<br />

Herkesi kucaklamakta bir sakınca<br />

görmezken, söz konusu işin<br />

performans değeri olduğunda<br />

gerilim noktasına taşımaktan<br />

geri durmadığını dile getiren<br />

Arslan, duygusallık ve ilkesellik<br />

çizgisinde tavizsiz bir kimlik<br />

ortaya koyuyor. İyi bir gözlemci<br />

olduğunu belirten Arslan, sadece<br />

sözlere değil, vücut diline de<br />

çok dikkat ettiğini söylüyor ve<br />

"Kişinin benim dışımda da diğer<br />

insanlara nasıl davrandığına<br />

bakarım." diyor.


Haber: Hatice Ünal Bilen<br />

76<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

marka brand<br />

SEHER KARAKUNDAKOĞLU<br />

"TÜRKIYE'DE BIZIM GIBI 18 ÇEŞIT<br />

DÜNYA KAHVESI SATAN YOK"<br />

2003 yılında Kemeraltı'nda sadece kaliteli kahve kullanmak, pazarlamak ve müşteri memnuniyetini<br />

en üst seviyeye taşımak hedefiyle kurulan Kuru Kahveci İbrahim Bey, bugün dünya kahve<br />

sektöründe rüştünü ispatlamış 18 ülke kahvesini Türkiye'deki alıcılarıyla buluşturuyor.<br />

Kuru Kahveci İbrahim Bey’in üçüncü<br />

kuşak işletmecisi Seher Karakundakoğlu<br />

marka yolculuğunu anlattı:<br />

Kuru Kahveci İbrahim Bey’in girişimcilik<br />

öyküsü bundan 50-55 yıl öncesine<br />

dayanıyor aslına bakarsanız. Köklü kahve<br />

markasının üçüncü kuşak temsilcisi Seher<br />

Karakundakoğlu'nun anlattığına göre, dede<br />

Nurettin Karakundakoğlu, Kemeraltı'nda<br />

bir değirmen ustasının yanında çalışıyor o<br />

vakitler. Dükkan küçük ama gayret büyük!<br />

Değirmenciliğe dair her şeyi kendi başına<br />

öğreniyor dede Karakundakoğlu. Ustasının<br />

kötü giden işleri o küçük dükkanı devralmak<br />

için fırsat oluyor bir bakıma. Eşiyle birlikte<br />

çok uzun yıllar çocuklarını ve torunlarını da<br />

yolculuğuna katarak bugünlere ulaşmasına<br />

vesile olan dede ve babaanneye borçlarını,<br />

"Ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Bütün<br />

kapıları onlar açıyor." sözleriyle teslim ediyor<br />

genç işletmeci.<br />

Değirmen işinin devralınmasıyla önce<br />

değirmenler üretiliyor. Kahve değirmenleri,<br />

mısır değirmenleri, çerez değirmenleri derken<br />

aslında makineler kahveleri kavuruyor, bazı<br />

makineler de öğütüyor. Hikayenin devamında<br />

ilk önce kavurma devirmenleri, arkasından da<br />

öğütücülere geçiyorlar. Kemeraltı esnaflığı da<br />

yetmiyor ve Karabağlar'a geçiyorlar.<br />

Kemeraltı hikayesi başlıyor<br />

Kemeraltı'na gelme serüvenlerinin baba<br />

İbrahim Karakundakoğlu sayesinde olduğunu<br />

dile getiren Seher Karakundakoğlu, "Babamız<br />

değirmencilikten sonra da Türk kahvesini<br />

ve dünya kahvelerini aslında Ege Bölgesi<br />

ve İzmir'de bu kadar çeşidi hiç görmediği<br />

için bu dükkanı kurmaya karar verdi." diye<br />

anlatıyor. Karakundakoğlu’nun 2002 yılında<br />

söylediği, "Kemeraltı'na bir kez adımını atan<br />

bir daha o adımı geri alamaz. Kemeraltı<br />

yaşayan bir efsanedir." sözünü anımsatan<br />

Karakundakoğlu, "Onu o kadar iyi anlıyorum<br />

ki, çoğu esnaf hiç değişmiyor. Buranın tarihi<br />

kokusu hiç değişmiyor. Burada bir huzur<br />

var aslında. Buraya geldikleri zaman dünya<br />

kahveleri nedir diye soran oluyor. Ama bilen<br />

inanılmaz çok. Çünkü dünya kahvelerini artık<br />

herkes biliyor. Ne olduğunu herkes biliyor ve<br />

lezzetlerini tek tek ayırt eden müşterilerimiz<br />

o kadar çok ki... Onlarla konuşmak çok güzel<br />

ama bilmeyenlere anlatmak çok daha büyük<br />

bir zevk." diye bahsediyor.<br />

"Türkiye'de bizim gibi 18 çeşit dünya<br />

kahvesi satan yok"<br />

Türkiye'de kahve gelişiminin halen devam<br />

ettiğinin altını çizen Karakundakoğlu, "Kahve<br />

Dünyası büyüyor ama maalesef Türkiye'de<br />

bizim gibi 18 çeşit dünya kahvesi satan yok.<br />

Arabalı kahveler hariç son olarak müşterinin<br />

damak tadına uygun kahveler bulmak için<br />

çalışıyoruz." diyor. Kuru Kahveci İbrahim<br />

Bey çatısı altında damla sakızlı, çikolatalı,<br />

kakuleli, dağ çilekli ve koyu kavrulmuş kahve<br />

ürettiklerini söyleyen deneyimli işletmeci,<br />

üretimini yaptıkları kahvelere ilişkin şu<br />

bilgileri aktarıyor: "Aslına bakarsanız<br />

bizde 18 çeşit filtre kahve var. Ama filtre<br />

kahvelerin arasında hepsinin lezzetleri<br />

var. Açık kahve, koyu kahve, orta kahve,<br />

dengeli kahve... Anlayacağınız günün her<br />

saatinde içebileceğiniz kahveler de var. Açık<br />

kahvelerimiz arasında El Salvador var, onun<br />

bir tık üstü Guatemala var. El Salvador'un<br />

daha karamelize bir lezzeti var. Guatemala<br />

daha bir şekerli bir lezzeti vardır. Kosta Rika<br />

ve Nikaragua ise, sert kahvelerimiz arasında<br />

yer alıyor. Nikaragua, koyu karamelizedir.<br />

Kosta Rika, daha tropik lezzetlere hakim<br />

olan daha üst tarafa doğru çıkan, daha sert<br />

kahvelerimizden birisidir."<br />

Kuru Kahveci İbrahim Bey’in Türk kahvesi<br />

seçenekleri arasında ise, doğuda Mırra<br />

Kahvesi olarak bilinen çifte kavrulmuş kahvesi<br />

öne çıkıyor. Oldukça koyu ve çok sert olan<br />

bu kahveyi de talebe göre müşterilerine<br />

verdiklerini belirten Karakundakoğlu, Brezilya<br />

ve Yemen çekirdeği olarak çok çeşitte ve<br />

lezzette Türk kahvesini seçenek olarak<br />

sunduklarını dile getiriyor.<br />

"Kahve makinelerinde çeşit arttı"<br />

Günümüzde kahve makinelerinin çeşitlerinin<br />

arttığına ve sürekli modernize olduğuna<br />

da değinen Karakundakoğlu, şimdiki<br />

teknolojilerin otomatik olarak çalıştığını<br />

belirterek, "Eskiden otomotik değillerdi.<br />

Kahveyi atıp başında bekliyorduk, sürekli<br />

çevirip çevirip bakıyorduk. O dereceye<br />

gelince kahveyi alıyorduk. Ama şimdi kahveyi<br />

kuruyorsunuz, profilini ayarlıyorsunuz, kendi<br />

veriyor hepsini." diyor.<br />

"Çikolatamı kendim yapıyorum"<br />

Kuru Kahveci İbrahim Bey, Türk kahve<br />

ve filtre kahve seçenekleri kadar el<br />

yapımı çikolatalarıyla da dikkat çekiyor.<br />

Karakundakoğlu, "Burayı açarken dedik<br />

ki, bunun yanına bir şey mutlaka yapalım.<br />

Birkaç hocadan ben de bunun eğitimini aldım.<br />

Çikolatamı kendim yapıyorum ve hepsi doğal,"<br />

diye de ekliyor.<br />

Seher Karakundakoğlu, bütün<br />

dünya kahvelerinin lezzetinde,<br />

kahvenin yetiştiği toprağın geçmiş<br />

ürünlerinin de etkisinin olduğunu<br />

varsayarak, "Yan tarlada şeftali<br />

yetişmiştir ya da bir ananas mango<br />

yetişmiştir. O lezzet, o rüzgarla<br />

birlikte kahvenin toprağına da<br />

gelebiliyor ve o toprak da o lezzette<br />

büyüdüğü için kahveyi o kokuyla<br />

içiyorsunuz aslında. Öyle büyüdü<br />

çünkü." diye söylüyor.


SEHER KARAKUNDAKOĞLU<br />

"NO ONE IN TURKIYE SELLS 18 TYPES<br />

OF WORLD COFFEE LIKE US"<br />

Kuru Kahveci İbrahim Bey, which was established in 2003 in Kemeraltı with the aim of using only<br />

quality coffee, marketing and maximizing customer satisfaction, brings coffees from 18 countries<br />

that have proven themselves in the world coffee industry to their buyers in Turkiye.<br />

Seher Karakundakoğlu, the third<br />

generation operator of Kuru Kahveci<br />

İbrahim Bey, talked about their brand<br />

journey:<br />

In fact, Kuru Kahveci İbrahim Bey's<br />

entrepreneurship story dates back 50-55<br />

years. According to Seher Karakundakoğlu,<br />

the third generation representative of the<br />

rooted coffee brand, grandfather Nurettin<br />

Karakundakoğlu was working with a mill<br />

master in Kemeraltı at that time. The shop<br />

was small but the effort was great! Grandpa<br />

Karakundakoğlu learns everything about<br />

milling on his own. In a way, his master's bad<br />

works are an opportunity to take over that<br />

small shop. His debts to his grandfather and<br />

grandmother, who have been instrumental<br />

in bringing his children and grandchildren<br />

to this day by including their children and<br />

grandchildren for many years with his wife,<br />

said, "Whatever we do, we cannot pay their<br />

rights. They open all the doors."<br />

With the takeover of the mill business, first<br />

the mills are produced. When we say coffee<br />

mills, corn mills, snack mills, machines<br />

actually roast the coffee, and some machines<br />

grind it. In the continuation of the story, they<br />

first pass to the roasting mills, and then to<br />

the grinders. Kemeraltı tradesmen are not<br />

enough and they move to Karabağlar.<br />

Kemeraltı story begins<br />

Seher Karakundakoğlu stated that she owed<br />

her adventures in coming to Kemeraltı to<br />

her father İbrahim Karakundakoğlu. She<br />

detailed, "Our father decided to establish<br />

this shop after milling, since he had never<br />

seen such a variety of Turkish and world<br />

coffees in the Aegean Region and İzmir."<br />

As Karakundakoğlu said in 2002, "One who<br />

takes a step in Kemeraltı cannot take that<br />

step back again. Kemeraltı is a living legend."<br />

Reminding his words, Karakundakoğlu said,<br />

"I understand him so well that most of the<br />

tradesmen never change. The historical<br />

smell of this place never changes. There is<br />

actually a peace here. When they come here,<br />

people ask what is the world's coffee. But<br />

who knows is incredible. Because everyone<br />

knows the world's coffees now. Everyone<br />

knows what it is, and there are so many of<br />

our customers who distinguish their tastes<br />

one by one... It's nice to talk to them, but it's<br />

a much greater pleasure to tell those who<br />

don't know.”<br />

"There is no one in Turkiye who sells<br />

18 kinds of world coffee like us"<br />

Underlining that the development of coffee in<br />

Turkiye is still continuing, Karakundakoğlu<br />

said, "The Kahve Dunyasi company is<br />

growing, but unfortunately, there is no one<br />

who sells 18 kinds of world coffee like us in<br />

Turkiye. Except for the coffee with car, we<br />

are trying to find coffees that suit the taste<br />

of the customers." Saying that they produce<br />

coffee with mastic, chocolate, cardamom,<br />

mountain strawberry and dark roasted coffee<br />

under the roof of Kuru Kahveci İbrahim Bey,<br />

the experienced businesswoman conveys<br />

the following information about the coffees<br />

they produce: "As a matter of fact, we have<br />

18 kinds of filter coffees. But among filter<br />

coffees, they all have flavors. Light coffee,<br />

dark coffee, medium coffee, balanced<br />

coffee... As you can see, there are also<br />

coffees that you can drink at any time of the<br />

day. El Salvador is among our light coffees,<br />

it is one of them. there's Guatemala on top,<br />

El Salvador has a more caramelized flavor.<br />

Guatemala has a sugarier flavor. Costa Rica<br />

and Nicaragua are among our strong coffees.<br />

Nicaragua is dark caramelized. Costa Rica is<br />

one of our stronger coffees that come out to<br />

the top with more tropical flavors."<br />

Among the Turkish coffee options of Kuru<br />

Kahveci İbrahim Bey, the double roasted<br />

coffee, known as Mırra Kahvesi in the<br />

eastern and southeastern Turkiye, stands<br />

out. Karakundakoğlu states that they give<br />

this very dark and very strong coffee to their<br />

customers upon demand, and that they offer<br />

a wide variety and flavor of Turkish coffee as<br />

different options, as Brazilian and Yemeni<br />

beans.<br />

"The variety of coffee machines has<br />

increased"<br />

Mentioning that the types of coffee machines<br />

are increasing and they are constantly<br />

being modernized today, Karakundakoğlu<br />

stated that the current technologies work<br />

automatically and said, "In the past, they<br />

were not automatic. We used to put the<br />

coffee and wait for it, we were constantly<br />

turning it and looking at it. We used to get the<br />

coffee when it reached that level. But now<br />

you set the coffee machine, you set its profile,<br />

it delivers all.”<br />

"I make my own chocolate"<br />

Kuru Kahveci İbrahim Bey draws attention<br />

with its handmade chocolates as well as<br />

Turkish coffee and filter coffee options.<br />

Karakundakoğlu adds, "When we opened this<br />

place, we said, "Let's do something besides<br />

that. I learned this from a few teachers. I<br />

make my own chocolate and it's all natural,"<br />

she further added.


78<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

marka brand<br />

Bonna’dan<br />

yapay zekâ destekli yeni koleksiyon<br />

New collection with artificial intelligence from Bonna<br />

HoReCa dünyasında köklü bir<br />

yer edinen premium porselen<br />

markası Bonna, yapay zekâ<br />

teknolojisi kullanarak tasarladığı<br />

koleksiyonu Futura ile sektörde<br />

bir ilke imza attı.<br />

21. yüzyılın başlarından itibaren toplumun<br />

her kesiminden insanın günlük yaşamına<br />

dahil olan yapay zekâ sistemleri,<br />

bugün neredeyse hayatın vazgeçilmez bir<br />

parçası haline geldi. Teknolojiyi doğru ve<br />

etkin kullanmanın öneminin farkındalığıyla<br />

çalışmalarını yürüten Türkiye’nin ilk %100<br />

HoReCa markası Bonna, yeni koleksiyonu<br />

Futura ile ‘Yapay Zekâ’ teknolojisini porselen<br />

ile buluşturdu. Yapay zekayı üretim ve tasarım<br />

ayaklarında kullanan Bonna, ileriye dönük<br />

vizyonu ile sektörde yeniliklerin de öncüsü<br />

olduğunu gösterdi.<br />

Türkiye porselen sektöründe ilk<br />

HoReCa sektörünün öncülerinden olarak<br />

her zaman için yeni fikirlerle birlikte en iyi<br />

hammaddeleri ve en yeni üretim teknolojilerini<br />

kullanarak sektörün ilerlemesine katkıda<br />

bulunmak istediklerini ifade eden Erbil<br />

Aşkan, “Bonna olarak çok yönlü teknoloji olan<br />

yapay zekânın günümüzde her iş kolu, her<br />

işletme ve her sektör için büyük avantajlar<br />

sunacağına inanıyoruz. Biz de bu sebeple bu<br />

alanında yaptığımız çalışmalara hız kazandırdık<br />

ve tasarımcımız Ahmet Osman Peker ile<br />

yapay zekâ teknolojisini kullanarak Futura<br />

koleksiyonumuzu hayata geçirdik. Futura,<br />

ülkemizde porselen sektöründe AI teknolojisi<br />

kullanılması bakımından bir ilk. Bu yüzden<br />

bizim için çok kıymetli. Yapay zekâ yönündeki<br />

çalışmalarımıza yeni koleksiyonlarımızda da<br />

devam edeceğiz” diye konuştu.<br />

Yapay zekâ, hayran bırakan etkisiyle<br />

sofralarda<br />

Tüm dünyayı etkisi altına alan yapay zekâyı,<br />

Türkiye’de porselen sektöründe ilk uygulayan<br />

marka olan Bonna, bilimin büyüleyici<br />

enerjisinden ilham alarak tasarladığı Futura<br />

ile günümüzün Rönesansı olan teknolojiyi tüm<br />

özellikleriyle sofralara taşıyor. Yapay zekânın,<br />

sanatsal çizgileriyle karşımıza çıktığı Futura<br />

Koleksiyonu, sanatın ve bilişsel gücün ikonik<br />

etkilerini eşsiz tasarımıyla yansıtıyor. Doğal<br />

tonlarda tasarlanan Futura’nın desenleri ve<br />

renkleri, serideki tabakların berrak yüzeyiyle bir<br />

araya gelerek kendine hayran bırakıyor.<br />

Having a deep-rooted place in the HoReCa world, premium porcelain<br />

brand Bonna broke new ground in the sector with its collection Futura,<br />

designed using artificial intelligence technology.<br />

Artificial intelligence systems, which have<br />

been included in the daily life of people<br />

from all walks of life since the beginning of<br />

the 21st century, have become almost an<br />

indispensable part of life today. Carrying<br />

out its activities with the awareness of the<br />

importance of using technology correctly<br />

and effectively, Turkiye's first 100%<br />

HoReCa brand Bonna brought together<br />

the 'Artificial Intelligence' technology with<br />

porcelain with its new collection Futura.<br />

Using artificial intelligence in its production<br />

and design legs, Bonna showed that it<br />

is also the pioneer of innovations in the<br />

sector with its forward-looking vision.<br />

The first in the porcelain industry<br />

in Turkiye<br />

Erbil Aşkan, who stated that as one of the<br />

pioneers of the HoReCa sector, always<br />

wanted to contribute to the progress of<br />

the sector by using the best raw materials<br />

and the latest production technologies,<br />

together with new ideas, said: We believe<br />

it will offer advantages. For this reason,<br />

we accelerated our work in this field and<br />

implemented our Futura collection with<br />

our designer Ahmet Osman Peker using<br />

artificial intelligence technology. Futura is<br />

a first in our country in terms of using AI<br />

technology in the porcelain industry. That's<br />

why it's so precious to us. We will continue<br />

our work in the direction of artificial<br />

intelligence in our new collections.”<br />

Artificial intelligence is on the<br />

table with its astonishing effect.<br />

Being the first brand to apply artificial<br />

intelligence, which has influenced the<br />

whole world, in the porcelain sector in<br />

Turkiye, Bonna brings technology, which<br />

is the Renaissance of today, to the tables<br />

with all its features, with Futura, which<br />

it designed inspiration of the fascinating<br />

energy of science. The Futura Collection, in<br />

which artificial intelligence emerges with<br />

its artistic lines, reflects the iconic effects<br />

of art and cognitive power with its unique<br />

design. The patterns and colors of Futura,<br />

designed in natural tones, come together<br />

with the clear surface of the plates in the<br />

series and impress.


80<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

marka brand<br />

HER PROJEDE FARKLI, ŞIK VE IŞLEVSEL<br />

MONOTECH<br />

Açık büfe ve açık büfede kullanılan set üstü ürünlerin üretimini gerçekleştiren Monotech, 25 yıllık<br />

deneyimini tüm projelerine yansıtıyor. Her projede farklı, şık ve işlevsel ürünlere imza atıyor.<br />

2004 yılından bu yana açık büfe ve açık<br />

büfede kullanılan set üstü ürünlerin<br />

üretimini gerçekleştiren Monotech,<br />

2009 yılı itibariyle üretimini Antalya Sanayi<br />

Sitesi’ne taşıyarak Antalya pazarında aktif<br />

rol oynamaya başladı. Açık büfe alanında<br />

uzmanlığını ortaya koyan firma, bununla<br />

birlikte açık büfeye paralel olan set üstü<br />

ürünlerin üretimini de gerçekleştiriyor.<br />

Monotech firması Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Mesut Sabır, açık büfe projelerinde standart<br />

bir ürünün olmadığını söyleyerek, “Bizim<br />

işimiz bir bakıma terzilik. Açık büfe olarak<br />

standart bir ürünümüz yok. Standart olarak<br />

ise büfe üzerinde kullanılan set üstü sıcak<br />

servis ürünleri geliştirdik. Bunlar; food<br />

wormer display, carving, güveç& pizza servis<br />

ünitesi ve askı tip asansörlü ısıtıcı lambalar<br />

dan oluşan ürün grubu. Monch serisi ismini<br />

verdiğimiz bu seri farklı bir konsepte sahip.<br />

Yoğun bir sezon geçirdiklerini ifade eden<br />

Monotech Yönetim Kurulu Başkanı Mesut<br />

Sabır, her otelin, mekanın ruhuna uygun,<br />

özel tasarım açık büfeler dizayn edip keyifle<br />

üretiyoruz. üstün gayret gösteren, şevk<br />

ve özveri ile çalışan ekibimizle artık bir<br />

aileyiz. Özenle tasarlıyor, itina ile üretiyoruz.<br />

Hayalleri hayata geçiriyoruz. Çok şükür."<br />

diyor.<br />

Açık büfede proje odaklı yaklaşım<br />

Otellerde açık büfenin öneminin her geçen<br />

gün arttığını,neredeyse mutfakların önüne<br />

geçtiğini söyleyen Sabır, süreci şöyle<br />

anlatıyor: “Açık büfeler geçmişte standart<br />

olarak üretiliyordu. Modüler üniteler,<br />

işletmelerin servis anlayışına göre lego<br />

gibi kullanılıp plandaki yerleri değiştiriliyor,<br />

Sadece işlevselliğe önem veriliyordu.<br />

Günümüzde ise; İşletmeler kendisine özel,<br />

restoran konseptine uygun, özel tasarım<br />

büfeler ile müşterilerine görsel bir şölen<br />

sunmak istiyor. Biz de bu doğrultuda mekana<br />

özel dekorasyon ve konsepte uygun ölçü ve<br />

tasarıma sahip üretimler gerçekleştiriyoruz.<br />

Monotech, müşteri beklenti ve ihtiyaçlarını<br />

karşılayabilmek için, sektörün önemli<br />

fuarlarını, sektör trendlerini yakından takip<br />

eden bir anlayışla yoluna devam ediyor.<br />

İşlevsel ve şık tasarımlar<br />

Türkiye’de turizmin önemli bir merkezi<br />

olan Antalya’da konumlanan Monotech<br />

yaşanabilecek arıza, bakım ve servis<br />

konularında anında müdahale edebilmesi<br />

Monotech Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sabır<br />

nedeniyle müşterilerinin memnuniyetini<br />

kazanıyor. Üretiminin yüzde 25’ini Gürcistan,<br />

Kazakistan, Norveç Almanya, Fas, Senegal<br />

gibi ülkelere ihraç eden Monotech, yoğun<br />

olarak Antalya pazarında faaliyet gösteriyor.<br />

Türkiye genelinde ise birçok şehirde<br />

projelere imza atmış durumda. Müşteri<br />

odaklı bir çalışma şekilleri olduğunu söyleyen<br />

Sabır, “İyi bir proje üretebilmek için ilk önce<br />

müşterinin ne istediğini anlamak gerekiyor.<br />

Hatta bazen kendini iyi ifade edemediği<br />

noktalarda beklentilerinin ötesinde<br />

çözümler sunmak gerekiyor. Çünkü büfe bir<br />

işletmenin prestijini, müşterisi gözündeki<br />

imajını direk etkileyen ciddi yatırım maliyeti<br />

olan bir üründür. Dolayısıyla tasarımından<br />

bakımına ve servis hizmetine kadar her<br />

alana özen gösteriyoruz. İyi bir iş ortaya<br />

çıkarmak için bunlar önemli noktalar.<br />

Bu işin içersinde gözle görülmeyen başa<br />

gelmeden bilinemeyen birçok detay var.<br />

Kuruluşumuzdan beri aynı proje ekibiyle<br />

yolumuza devam ediyoruz. Kaliteli işler<br />

ortaya koyabilmek için tüm birikim ve<br />

tecrübemizi de işimizin her aşamasında<br />

kullanıyoruz” diye belirtiyor.<br />

Monch işletmelere seçenek<br />

özgürlüğü sunuyor<br />

Monotech, kısa bir zaman önce Monch ürün<br />

grubunu sektörün beğenisine sundu. Bu<br />

zamana kadar ithal edilen bazı ürünlerin<br />

tasarım anlamında gelişmiş versiyonlarını<br />

Monch’un portföyünde bulabilirsiniz. Aynı<br />

zamanda işletmelere sunumlarında çeşitlilik<br />

imkanı da tanıyor. Tasarımın icatın bir parçası<br />

olduğunu söyleyen Sabır, Monch’un ortaya<br />

çıkış sürecini şöyle anlatıyor: “İşletmeleri<br />

ziyaretlerimizin sonucunda sunumlarda<br />

farklı ihtiyaçların olduğunu tespit ettik. Hem<br />

işlevsel hem de görsel anlamda kullanışlı<br />

ve şık ürünler ürettik. Monch yaklaşık 3<br />

yıllık bir arge süreci sonunda ortaya çıktı.<br />

Set üstü sıcak teşhir üniteleri standart ürün<br />

şeklinde sadece ithal ve paslanmaz olarak<br />

Türkiye’ye geliyordu. Biz daha estetik ve şık<br />

olması için ahşap ve akrilik gövdeli, bakır<br />

ve pirinç kaplama aksesuarları olan farklı<br />

modeller geliştirdik. Sarkıt lambalar yine<br />

ithal olarak Türkiye’ye geliyordu. Bu üründe<br />

de yeni tasarımlar yaptık. Bakır, sarı, krom,<br />

elektrostatik boya gibi kaplama seçenekleri<br />

sunduk.”<br />

Açık büfelerde son dönemlerde Türk<br />

mutfağından örneklerin sunulduğu Türk<br />

köşelerinin artması ve buna uygun mönülerin<br />

sunulmasıyla da bir ihtiyaç haline gelen<br />

güveç servis ünitesi Monoch’un ürün<br />

portföyünde bulunuyor. Hem sergilemede<br />

şık bir görüntüye sahip bu güveçler üzerinde<br />

bulunan flexi bağlantılı infrared ısıtıcı lamba<br />

ve alt kısmında bulunan dijital ayarlı ısıtıcı ile<br />

konuklara istenen sıcaklıkta servis yapabilme<br />

imkanı sağlıyor. 45 ve 90 derece arasında<br />

ısıtma imkanı veren bu ürünün kapağını<br />

da hem hijyenik hem de pratik bir şekilde<br />

tutturabileceğiniz bir aparatı bulunuyor.<br />

Sabır, “Bu ürün grubumuzu sadece otellere<br />

değil, endüstriyel mutfak ve büfe üreten<br />

mutfak firmalarına da sunuyoruz. Onların da<br />

güvenle müşterilerine sunabileceği bir ürün<br />

ortaya çıkardık” diyor.


DIFFERENT, STYLISH AND FUNCTIONAL<br />

IN EVERY PROJECT<br />

MONOTECH<br />

Monotech, which produces countertop products used in open buffet and open buffet, reflects its 25<br />

years of experience to all its projects. It creates different, stylish and functional products<br />

in every project.<br />

Saying that the importance of open buffets<br />

in hotels is increasing day by day and almost<br />

surpassing kitchens, Sabır explains the<br />

process as follows: “Open buffets were<br />

produced as standard in the past. Modular<br />

units are used like Lego according to the<br />

service understanding of the enterprises and<br />

their places in the plan are changed, Only<br />

functionality is given importance. Today,<br />

however; Businesses want to offer a visual<br />

feast to their customers with specially<br />

designed buffets that are suitable for the<br />

restaurant concept. In this direction, we<br />

carry out productions with dimensions and<br />

designs in accordance with the decoration<br />

and concept specific to the place. Monotech<br />

continues on its way with an understanding<br />

that closely follows the industry's important<br />

fairs and industry trends in order to meet<br />

customer expectations and needs.<br />

Functional and stylish designs<br />

Monotech, located in Antalya, which is an<br />

important center of tourism in Turkey,<br />

gains the satisfaction of its customers<br />

due to its ability to instantly intervene in<br />

any malfunction, maintenance and service<br />

issues. Monotech, which exports 25% of its<br />

production to countries such as Georgia,<br />

Kazakhstan, Norway, Germany, Morocco<br />

and Senegal, operates intensively in the<br />

Antalya market. In Turkey, it has signed<br />

projects in many cities. Saying that they have<br />

a customer-oriented way of working, Sabır<br />

said, “In order to produce a good project, it is<br />

necessary to understand what the customer<br />

wants first. In fact, sometimes it is necessary<br />

to offer solutions beyond their expectations at<br />

points where they cannot express themselves<br />

well. Because a buffet is a product with a<br />

serious investment cost that directly affects<br />

the prestige of a business and its image in<br />

the eyes of its customers. Therefore, we<br />

pay attention to every aspect from design<br />

to maintenance and service. These are the<br />

key points for doing a good job. There are<br />

many details in this business that cannot<br />

be known until they are invisible to the eye.<br />

We have been continuing our way with the<br />

same project team since our establishment.<br />

We use all our knowledge and experience at<br />

every stage of our work in order to produce<br />

quality works.”<br />

Monch offers businesses freedom<br />

of choice<br />

Monotech has recently introduced the<br />

Monch product group to the industry. You<br />

can find advanced versions of some products<br />

imported so far in terms of design in Monch's<br />

portfolio. It also gives businesses the<br />

opportunity to diversify in their presentations.<br />

Saying that design is a part of invention, Sabır<br />

describes the emergence process of Monch<br />

as follows: “As a result of our visits to the<br />

enterprises, we determined that there were<br />

different needs in the presentations. We have<br />

produced useful and stylish products both<br />

functionally and visually. Monch emerged<br />

after an R&D process of about 3 years.<br />

Countertop hot display units were coming to<br />

Turkey as standard products, only imported<br />

and stainless. We have developed different<br />

models with wooden and acrylic bodies,<br />

copper and brass plated accessories to be<br />

more aesthetic and stylish. Pendant lamps<br />

were coming to Turkey as imported again.<br />

We also made new designs for this product.<br />

We offered coating options such as copper,<br />

yellow, chrome, electrostatic paint.”<br />

The casserole service unit, which has<br />

become a necessity with the increase in<br />

Turkish corners where examples from<br />

Turkish cuisine are served in open buffets<br />

and the offering of appropriate menus, is<br />

in Monoch's product portfolio. Besides,<br />

these casseroles, which have an elegant<br />

appearance on display, provide the guests<br />

with the opportunity to serve at the desired<br />

temperature with the flexi connection<br />

infrared heater lamp on the top and the<br />

digital adjustable heater on the bottom. This<br />

product, which allows heating between 45<br />

and 90 degrees, has an apparatus that you<br />

can attach the cover of both hygienically and<br />

practically. Sabır said, “We offer this product<br />

group not only to hotels, but also to kitchen<br />

companies that produce industrial kitchens<br />

and buffets. We have created a product<br />

that they can confidently offer to their<br />

customers.”


82<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

marka röportaj brand interview<br />

HORECA SOFRALARININ 50 YILLIK<br />

PROFESYONEL EŞLIKÇISI<br />

GÖREME HORECA EKIPMANLARI<br />

Türkiye’nin en eski melamin üreticisi konumuyla 1972 yılında üretim faaliyetlerini başlatan Göreme Horeca<br />

Ekipmanları, yarım asırlık sektör tecrübesi ile Horeca ekipmanları alanındaki öncü marka kimliğini koruyor.<br />

Melamin teknolojisine yaptığı yatırımlarla yurt içi ve yurt dışındaki büyüme hızını sürdüren firma, önümüzdeki<br />

dönemde de yeni pazarlar ve yeni marka iş birlikleriyle büyümesini sürdürecek!<br />

Markanın kuruluşunu, Horeca sektörüne<br />

hitap eden yatırımlarını ve yeni dönem<br />

büyüme rotasını Göreme Horeca<br />

Ekipmanları Genel Müdürü Hüseyin Cengiz ile<br />

konuştuk.<br />

Göreme Horeca Ekipmanları<br />

markası nasıl doğdu? Horeca<br />

kanalına hitap eden ürünler/<br />

ürün grupları hakkında bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Göreme Horeca Ekipmanları, 1972 yılında<br />

kurulan Türkiye’nin en eski melamin<br />

üreticisidir. Türkiye, çok uzun yıllara dayanan<br />

bir melamin kültürüne sahip. Bugün artık<br />

toplumun alışkın olduğu melamin kültürü;<br />

21. yüzyılın gereklerine ayak uyduran bir<br />

ürün haline geldi. Bizler bu doğrultuda<br />

tüketicilerimizin beğenilerine ve zevklerine<br />

uygun üretim faaliyetlerimizi sürdürüyor<br />

onların sofralarına 50 yıldır eşlik ediyoruz.<br />

Göreme ailemizin önemli bir know- how’ı<br />

bulunuyor. Horeca ekipmanları alanında<br />

sürekli kendini yenileyen ve geliştiren<br />

sektörün içerisinde yön belirleyici firmalardan<br />

biri olarak ürün kalitemizi, modellerimizi ve<br />

melamin teknolojimizi de yaptığımız yatırımlar<br />

ile büyüterek yolumuza devam ediyoruz.<br />

Bu alana yönelik yatırımlarınızdan<br />

bahseder misiniz?<br />

Kendi yatırımlarımızı dünya teknolojisiyle<br />

birleştirerek markamızın temel direklerinden<br />

biri haline gelen A5 Termo malzemeyi,<br />

“Termostar” markasını da bünyemize katmak<br />

suretiyle mevcut markamıza entegre ettik.<br />

Bu adımımızla kaliteye bağlılığımızı ve insan<br />

sağlığına olan hassasiyetimizi bir kez daha<br />

göstermek istedik. Çalışmalarına uzun yıllardır<br />

devam ettiğimiz ve üretimini yaptığımız A5<br />

termo ürünlere 2022 yılında dünya standart ve<br />

kalitesinde yatırım yapmak temel hedefimizdi.<br />

Bu hedefimizi gerçekleştirebildiğimiz için de<br />

kendimizi daha güçlü hissediyoruz.<br />

Dikkatinizi çekmiştir, nedir bu AT termo<br />

malzeme? Bu malzeme seramik ve<br />

porselenden 4 kata kadar daha güçlü,<br />

darbeye, kırılmaya, çizilmeye dayanıklı, uzun<br />

süreli kullanıma uygun, deformenin olmadığı,<br />

bulaşık makinesinde yıkanabilen, birçok ürüne<br />

göre çok daha az bakteri barındırdığı bilimsel<br />

olarak kanıtlanmış bir malzeme türü olup,<br />

Göreme Horeca Ekipmanları Genel Müdürü Hüseyin Cengiz<br />

sağlık standartlarına uygun üretildiğinde<br />

benzer ürün gruplarına göre çok üstün bir<br />

üründür. Bu yatırımlar ile <strong>2023</strong> yılına güzel bir<br />

başlangıç yaptığımızı belirtmek isterim.<br />

Melamin endüstrisinde en yeni<br />

teknolojiler neler? Buna yönelik<br />

yatırımlarınız var mı?<br />

Üretimimizde ek olarak robotik ve otomasyon<br />

sistemlerini kullanmaktayız. Bunun birlikte<br />

üretimimizi daha verimli hale getirmek için<br />

çalışmalarımız devam edecektir.<br />

İhracatınız var mı? Bu yıl ve<br />

önümüzdeki döneme ilişkin ihracat<br />

hedefleriniz nedir?<br />

Mutfak ve masa ekipmanları, Horeca etkisi<br />

ile dünyada en hızlı büyüyen sektörlerden<br />

biri. 2020 ve 2021’in ilk yarısında pandemiden<br />

etkilenen sektör temsilcileri, yaklaşık 10<br />

milyar ABD Doları ithalat yaparken; 2022<br />

yılında 13 milyar ABD Doları rakamını<br />

yakalamış olup, bu trend artarak devam<br />

etmektedir. Bununla beraber yakın<br />

pazarlarımız arasında yer alan Mozambik,<br />

Gana, Cezayir, Uganda, İran, Senegal<br />

ve Romanya da iyi miktarlarda ihracat<br />

yapmaktadır.<br />

Göreme Horeca Ekipmanları olarak<br />

yukarıda saydığımız birçok ülkede düzenli<br />

müşterilerimiz olup, her geçen gün yeni<br />

ülkeleri de portföyümüze katmaktayız.<br />

Geçtiğimiz yıl birçok uluslararası ve yurt<br />

içi fuara katıldık. Aynı şekilde bu yıl için<br />

de hedeflediğimiz yeni ve uzak pazarlar<br />

kapsamında Almanya, ABD, Meksika,<br />

B.A.E. ve Suudi Arabistan’ın önde gelen<br />

fuarlarındaki yerimizi aldık ve bu ülkelerdeki<br />

reklam ve pazarlama çalışmalarımıza hız<br />

verdik. Bunların yanı sıra son dönemde<br />

ticaret şartlarında eski günlerine dönen<br />

Libya ve vize konusunu rahatlatan Mısır’da da<br />

çalışmalarımıza devam ediyoruz.<br />

2022 nasıl geçti? Bu yıldan<br />

beklentileriniz neler?<br />

Dünyada yaşanan küresel yavaşlamanın<br />

etkilerini özellikle 2022 yılının son çeyreğinde<br />

ülkemizde ve sektörümüzde hissettiğimizi<br />

söyleyebiliriz. Özellikle bu yavaşlamanın<br />

2024’ün ilk çeyreği de dahil devam edeceği<br />

öngörüsüyle mevcut yurt dışı pazarlarımızın<br />

yanına uzak pazarlara ve potansiyel<br />

pazarlara hitap edecek yeni ürün tasarımları<br />

gerçekleştirdik.<br />

Geçtiğimiz yıl ile birlikte eski güzel<br />

günlerine geri dönüş adımları atan turizm<br />

sektörünün yakaladığı ivme bize de yeni<br />

yatırımlar konusunda motivasyon kaynağı<br />

oldu. <strong>2023</strong> yılında da dünya otelcilik ve<br />

restoran sektörünün altın yılını yaşayacağını<br />

öngörerek oteller, restoranlar ve catering<br />

şirketleri ile gerek yurt içinde ve gerek yurt<br />

dışında ilişkilerimizi artırmak adına çalışma<br />

stratejimizi oluşturduk.<br />

Türkiye’de ve dünyada bağlı<br />

bulunduğunuz melamin sunum<br />

tabakları ve servis ekipmanları<br />

sektörünün gelişimi hakkında neler<br />

söyleyebilirsiniz?<br />

Sektörümüz içerisinde özellikle termo ürün<br />

ve melamin ürün segmentine özellikle fiyat,<br />

kalite ve hijyen üçgeninde karşılaştırma yapan<br />

kurumsal firmalar başta olmak üzere tüketici<br />

tarafından da teveccüh artmaktadır. Bu<br />

konuda, özellikle kendi ürün segmentimizden<br />

çok, ürünlerin bu özelliklerine vurgu yapacak<br />

şekilde pazarlama enstrümanları kullanmaya<br />

ve farkındalığı artırmaya değer atfediyoruz.


PROFESSIONAL ACCOMPANIMENT OF<br />

HORECA TABLES FOR 50 YEARS<br />

GOREME HORECA EQUIPMENTS<br />

Goreme Horeca Equipments, which started its production activities in 1972 as Turkey's oldest melamine producer,<br />

maintains its leading brand identity in the field of Horeca equipment with its half-century experience in the industry.<br />

The company, which maintains its growth rate at home and abroad with its investments in melamine technology,<br />

will continue to grow with new markets and new brand collaborations in the coming period!<br />

We conducted an exclusive interview with<br />

Hüseyin Cengiz, General Manager of Goreme<br />

Horeca Equipments, about the establishment<br />

of the brand, its investments addressing the<br />

Horeca sector and its new growth route.<br />

How was the Goreme Horeca<br />

Equipments brand born? Could you<br />

give information about the products/<br />

product groups that appeal to the<br />

Horeca channel?<br />

Goreme Horeca Equipments, founded in 1972,<br />

is the oldest melamine producer in Turkey.<br />

Turkey has a long-standing melamine culture.<br />

Today, the melamine culture that society is<br />

accustomed to, has become a product that<br />

keeps up with the requirements of the 21st<br />

century. In this direction, we continue our<br />

production activities in accordance with the<br />

tastes and delicacies of our consumers, and<br />

we have been accompanying their tables<br />

for 50 years. Our Goreme family has an<br />

important know-how. As one of the leading<br />

companies in the sector that constantly<br />

renews and develops itself in the field of<br />

Horeca equipment, we continue on our way<br />

by increasing our product quality, models and<br />

melamine technology with the investments we<br />

made.<br />

Can you tell us about your<br />

investments in this field?<br />

We integrated the A5 Thermo material, which<br />

has become one of the main pillars of our<br />

brand by combining our own investments<br />

with world technology, into our existing brand<br />

by adding the "Termostar" brand. With this<br />

step, we wanted to show once again our<br />

commitment to quality and our sensitivity to<br />

human health. Our main goal was to invest<br />

in A5 Thermo products, which we have been<br />

working on and producing for many years, in<br />

2022 at world standards and quality. We feel<br />

stronger because we are able to achieve this<br />

goal. It must have caught your attention; what<br />

is this AT thermo material? This material<br />

is a type of material that is scientifically<br />

proven to be up to 4 times stronger than<br />

ceramic and porcelain, resistant to impact,<br />

breakage, scratching, suitable for long-term<br />

use, non-deformable, dishwasher safe, and<br />

contains much less bacteria than many<br />

products, when produced in accordance with<br />

health standards. It is a very superior product<br />

compared to similar product groups. I would<br />

like to state that we have made a good start to<br />

<strong>2023</strong> with these investments.<br />

What are the newest technologies in<br />

the melamine industry? Do you have<br />

investments for this?<br />

We are using robotic and automation systems<br />

in our production. Together, we will continue<br />

to work to make our production more efficient.<br />

Do you have any exports? What are<br />

your export targets for this year and<br />

the next period?<br />

Kitchen and table equipment is one of the<br />

fastest growing sectors in the world with the<br />

effect of Horeca. The industry representatives<br />

affected by the pandemic in the first half of<br />

2020 and 2021 import approximately 10 billion<br />

USD, has reached 13 billion USD in 2022, and<br />

this trend continues to increase. In addition,<br />

there is a respectful amount of exports to our<br />

close markets such as Mozambique, Ghana,<br />

Algeria, Uganda, Iran, Senegal and Romania.<br />

As Goreme Horeca Equipments, we have<br />

loyal customers in many countries mentioned<br />

above, and we are adding new countries to our<br />

portfolio every day. Last year, we participated<br />

in many international and domestic fairs.<br />

Likewise, within the scope of new and distant<br />

markets that we are targeting for this year are<br />

Germany, USA, Mexico, B.A.E. and we took our<br />

place in the leading fairs of Saudi Arabia and<br />

we accelerated our advertising and marketing<br />

activities in these countries. In addition, we<br />

continue our work in Libya, which has recently<br />

returned to its old days in terms of trade, and<br />

in Egypt, which has relieved the visa issue.<br />

How was 2022? What are your<br />

expectations this year?<br />

We can say that we felt the effects of the<br />

global slowdown in the world, especially in<br />

the last quarter of 2022, in our country and<br />

in our industry. With the prediction that this<br />

slowdown will continue, including in the first<br />

quarter of 2024, we have realized new product<br />

designs that will appeal to distant markets<br />

and potential markets besides our existing<br />

foreign markets. The momentum gained by<br />

the tourism industry, which took steps to<br />

return to its good old days last year, has also<br />

been a source of motivation for us in new<br />

investments. Anticipating that the world hotel<br />

and restaurant industry will experience its<br />

golden year in <strong>2023</strong>, we have set our strategy<br />

to work with hotels, restaurants and catering<br />

companies in order to increase our relations<br />

both at home and abroad.<br />

What can you say about the<br />

development of the melamine<br />

serving plates and service equipment<br />

industry in Turkey and in the world?<br />

In our sector, especially the corporate<br />

companies that make comparisons to the<br />

thermo product and melamine product<br />

segment, especially in the triangle of price,<br />

quality and hygiene, are also gaining favor<br />

from the consumers. In this regard, we<br />

attach value to using marketing instruments<br />

and raising awareness to emphasize these<br />

features of the products rather than our own<br />

product segment.


84<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

marka brand<br />

HORECA SUNUM<br />

ÜRÜNLERINDE TREND<br />

BELIRLEYICI<br />

RUBIKAP<br />

Türkiye’nin önde gelen<br />

endüstriyel sunum ürünleri<br />

üreticilerinden Rubikap, <strong>2023</strong><br />

yılında da yeni modelleriyle<br />

HoReCa sektörünün ilgi<br />

odağı olmaya devam<br />

ediyor. Polikarbonat servis<br />

ekipmanları üretimine bu yıl<br />

exclusive segment Prizma<br />

serisini de ekleyen marka,<br />

kırılmaz bardak ve kadehleriyle<br />

otellerde sunum trendlerine<br />

damgasına vuracak.<br />

Şık ve doğal cam görünümünün yanı sıra<br />

polikarbonat yapısıyla sağlam ve kırılmaz<br />

ürünler tasarlayan Rubikap, otellerde<br />

sunum ürünleri trendlerini belirlemeye devam<br />

ediyor. Bu yıl exclusive segmente ait Prizma<br />

serisini Türkiye’nin yanı sıra Mısır, Dubai ve<br />

ABD’den pek çok otelle buluşturuyor.<br />

İlter: "Dış mekanda sunumu farklı<br />

bir boyuta taşıyacağız"<br />

Konuyla ilgili açıklamasında Metplas Yönetici<br />

Ortağı Alper İlter şunları söyledi: “Ülkemizde<br />

yaz sezonunun açılmasına kısa bir süre<br />

kala yeni tasarımımız Prizma serimizi<br />

müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz.<br />

Dış mekanda sunumu farklı bir boyuta<br />

taşıyacağına inandığımız exclusive segmente<br />

ait, son derece şık ürünlerimiz ile bu yaza<br />

damga vurmaya hazırlanıyoruz. Kırılmazlık<br />

özelliğinin yanı sıra ısıya dayanıklı olması<br />

ve bulaşık makinesinde yıkanabilmesi<br />

oteller için büyük kolaylık sağlıyor. Bununla<br />

birlikte özellikle resort oteller, cam kırıkları<br />

kaynaklı yaralanmaların önüne geçmek ve<br />

tek kullanımlık atıkları engellemek için de<br />

Rubikap ürünlerini tercih ediyor.”<br />

Türkiye’de çok kullanımlık polikarbonat<br />

mutfak eşyası üreten ilk şirket olduklarının<br />

da altını çizen İlter, çevreye pozitif katkı<br />

sağladıklarını belirterek “Ürettiğimiz 1 adet<br />

çok kullanımlık ürün, yaklaşık 2 bin adet<br />

tek kullanımlık ürün tüketimini engelliyor.<br />

Metplas Yönetici Ortağı Alper İlter<br />

Böylece 90 gramlık bir polikarbonat ürün<br />

kullanımı ile 16 kg’lık atık üretilmesinin<br />

önüne geçilerek %99 oranında daha az atık<br />

üretilmiş oluyor. Çevreci özelliğiyle büyük<br />

talep gören ürünlerimiz ile Avrupa’daki<br />

büyümemizi sürdürmek istiyoruz. Bu amaçla<br />

Almanya’nın Münih şehrinde yurt dışındaki ilk<br />

ofisimizi açtık. <strong>2023</strong> yılında Avrupa’nın yanı sıra<br />

Amerika’yı da odağımıza aldık” dedi.<br />

65 ülkeye ihracat yapıyor<br />

Türkiye’nin plastik ürünleri üretiminde<br />

dünya liginde yer almasına katkı sağlayan<br />

şirketlerden Metplas, ABD’den Birleşik Arap<br />

Emirlikleri’ne, Senegal’den Yunanistan’a 65<br />

ülkeye ihracat yaparak büyümeye devam<br />

ediyor. Ürettiği çok kullanımlık, çevreci<br />

ürünlerle Avrupa pazarında hızla büyüyen<br />

Rubikap, Münih’te açtığı yeni ofisiyle bu<br />

pazardaki büyümesini 3 yılda ikiye katlamayı<br />

hedefliyor. 35 yıl önce İstanbul Bayrampaşa’da<br />

temelleri atılan Metplas, Rubikap markası ile<br />

yeme-içme sektörüne özel üretim yaparak<br />

çok kullanımlık, yıkanabilir, yiyecek – içecek<br />

sunum ürünleri üretiyor.<br />

Polikarbonat Ürünlerin Özellikleri<br />

Üretim hattında yer alan robotlar ile<br />

nesnelerin interneti teknolojisi kullanılarak<br />

el değmeden üretim de yapılıyor. Kırılmaz,<br />

kırılmaya karşı dayanıklıdır. Üzerinden<br />

arabayla geçildiğinde bile kırılmaz. 140 C<br />

ısıya dayanıklıdır. Aşınmaya dayanıklıdır.<br />

Sağlıklıdır. 19 litrelik çok kullanımlı su cam<br />

damacanalarında kullanıma izin verilen<br />

tek plastiktir. Ayrıca göz lensleri ve pek çok<br />

mutfak malzemeleride polikarbonattan<br />

üretilmektedir. 1 adet çok kullanımlık<br />

polikarbonat ürün kullanımı yaklaşık 2<br />

bin adet tek kullanımlık ürün tüketimini<br />

engelliyor. Bu sayede 90 gramlık bir<br />

polikarbonat ürün kullanımı ile 16 kg’lık<br />

atık üretilmesinin önüne geçilerek %99<br />

oranında daha az atık üretilmiş oluyor.<br />

Dünyanın ünlü festivallerinin<br />

bardak üreticisi<br />

Yerli Rubikap, dünyanın dört bir yanından<br />

ziyaretçinin buluştuğu festival olan<br />

Octoberfest ve Avrupa genelinde pek çok<br />

diğer festivallere bardak üretimi yapıyor.<br />

Sağlamlığıyla öne çıkan bardaklar, festivale<br />

özel olarak tasarlanarak üretiliyor. Sadece<br />

geçen yıl düzenlenen Octoberfest ve diğer<br />

festivallere 1 milyondan fazla bardak<br />

üretimi Rubikap tarafından yapıldı.<br />

Dönüşüme katkı sağlayan özel<br />

projeler<br />

Odağına kahve atıklarını alan Wastespresso<br />

ile ortak bir proje gerçekleştirildi.<br />

Bu kapsamda kahve posalarını ileri<br />

dönüştürerek doğada çözünebilen çok<br />

kullanımlık bardaklar üretildi. Nişasta bazlı<br />

doğada tamamen çözünebilir çatal, bıçak,<br />

kaşık üretildi. Fabrikada bulunan geri<br />

dönüşüm tesisi sayesinde; satışını yapılan<br />

ürünlerin kullanım süresi dolduğunda<br />

geri alınıp dönüştürülüyor. Genellikle<br />

bardak atıklarını ayakkabı çekçeğine<br />

dönüştürülerek son kullanıcıya sunuluyor.


THE TRENDSETTER IN HORECA<br />

PRESENTATION PRODUCTS<br />

RUBIKAP<br />

Rubikap, one of Turkey's leading manufacturers of industrial presentation products, continues to<br />

be the center of attention of the HoReCa sector with its new models in <strong>2023</strong>. Adding the exclusive<br />

segment Prizma series to its polycarbonate service equipment production this year, the brand will<br />

mark the presentation trends in hotels with its unbreakable glasses and goblets.<br />

Designing durable and unbreakable products<br />

with its polycarbonate structure, in addition<br />

to its stylish and natural glass appearance,<br />

Rubikap continues to set the trends for<br />

presentation products in hotels. This year,<br />

it brings the Prism series belonging to the<br />

exclusive segment together with many hotels<br />

from Egypt, Dubai and the USA as well as<br />

Turkey.<br />

İlter: "We will take the outdoor<br />

presentation to a different<br />

dimension"<br />

In her statement on the subject, Alper İlter,<br />

Managing Partner of Metplas, said: “We<br />

are presenting our new design Prizma<br />

series to our customers, shortly before the<br />

start of the summer season in our country.<br />

We are getting ready to make a mark<br />

this summer with our extremely stylish<br />

products belonging to the exclusive segment,<br />

which we believe will carry the outdoor<br />

presentation to a different dimension. In<br />

addition to its unbreakable feature, being<br />

heat resistant and being able to be washed in<br />

the dishwasher provides great convenience<br />

for hotels. However, especially resort hotels<br />

prefer Rubikap products to prevent injuries<br />

caused by broken glass and to prevent<br />

disposable waste.” Thus, with the use of a 90<br />

gram polycarbonate product, 16 kg of waste<br />

is prevented and 99% less waste is produced.<br />

We want to continue our growth in Europe<br />

with our products, which are in great demand<br />

with their environmentally friendly features.<br />

For this purpose, we opened our first office<br />

abroad in Munich, Germany. In <strong>2023</strong>, we have<br />

focused on America as well as Europe.”<br />

Exports to 65 countries<br />

Metplas, one of the companies that<br />

contribute to Turkey's place in the world<br />

league in the production of plastic products,<br />

continues to grow by exporting to 65<br />

countries from the USA to the United Arab<br />

Emirates, from Senegal to Greece. Growing<br />

rapidly in the European market with the<br />

reusable and environmentally friendly<br />

products it produces, Rubikap aims to<br />

double its growth in this market in 3 years<br />

with its new office in Munich. Metplas,<br />

whose foundations were laid 35 years ago in<br />

Bayrampaşa, Istanbul, produces reusable,<br />

washable, food and beverage presentation<br />

products by making special production for<br />

the food and beverage sector under the<br />

Rubikap brand.<br />

Features of Polycarbonate<br />

Products<br />

With the robots on the production line,<br />

production is also carried out using<br />

the internet of things technology.<br />

Unbreakable, shatter resistant. It won't<br />

break even when you drive over it. It is heat<br />

resistant to 140 C. It is wear resistant. It<br />

is healthy. It is the only plastic allowed<br />

for use in 19 liter multi-use water glass<br />

demijohns. In addition, eye lenses and<br />

many kitchen materials are produced<br />

from polycarbonate. The use of 1 reusable<br />

polycarbonate product prevents the<br />

consumption of approximately 2 thousand<br />

disposable products. In this way, with the<br />

use of a 90 gram polycarbonate product,<br />

16 kg of waste is prevented and 99% less<br />

waste is produced.<br />

Glass maker of the world's<br />

famous festivals<br />

Domestic Rubikap produces glasses for<br />

Octoberfest, the festival where visitors<br />

from all over the world meet, and many<br />

other festivals across Europe. Standing<br />

out with their robustness, the glasses are<br />

produced by being specially designed for<br />

the festival. More than 1 million glasses<br />

were produced by Rubikap for Octoberfest<br />

and other festivals held last year alone.<br />

Special projects that contribute<br />

to transformation<br />

A joint project was carried out with<br />

Wastespresso, which focuses on coffee<br />

waste. In this context, biodegradable<br />

reusable cups were produced by<br />

upcycling coffee grounds. Starch-based,<br />

biodegradable forks, knives and spoons<br />

were produced. Thanks to the recycling<br />

facility in the factory; When the products<br />

sold are expired, they are taken back and<br />

converted. Generally, glass waste is turned<br />

into a shoe squeegee and presented to the<br />

end user.


86<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

marka<br />

Cargill beyaz et üretimindeki inovatif<br />

çözümlerini sektör liderlerine tanıttı<br />

Cargill, 4-6 Nisan tarihleri arasında düzenlediği “Teknoloji ve İnovasyon Buluşmaları”nda<br />

Türkiye'nin önde gelen hayvan yetiştiricileri ve beyaz et üreticileri ile bir araya geldi. Cargill Hayvan<br />

Besleme iş kolundan uzmanlar, hayvan verimliliği ve çiftlik yönetimi üzerine geliştirilen dijital<br />

çözümleri ve yürüttükleri Ar-Ge çalışmaları hakkında sunumlar gerçekleştirdi.<br />

Hayvan besleme alanında 120 yıldan<br />

fazla deneyime sahip Cargill, besleme<br />

ve çiftlik yönetimi alanında yürüttüğü<br />

Ar-Ge çalışmaları ve sağlıklı, verimli,<br />

sürdürülebilir beyaz et üretimine yönelik<br />

dijital çözümleri ile sektörde fark yaratıyor.<br />

Cargill, düzenlediği “Teknoloji ve İnovasyon<br />

Buluşmaları”nda Türkiye’nin önde gelen<br />

beyaz et üreticileri BRF, Şenpiliç ve Lezita ile<br />

geliştirdikleri yenilikçi çözümleri paylaştı.<br />

Osorio: “Yerli üreticiyi inovasyonla<br />

buluşturarak rekabet gücünü<br />

artırıyoruz”<br />

Cargill Hayvan Besleme (CAN) Orta Doğu<br />

ve Afrika Bölge Direktörü Rene Osorio,<br />

küresel ve yerel trendleri yakından takip<br />

eden bir stratejiyle gıda üretiminin tüm<br />

alanlarında yerel üreticiye destek olduklarını,<br />

yenilikçi dijital çözümleri hayvancılık<br />

sektörüne kazandırarak yerli üreticinin<br />

rekabet gücünü artırdıklarını belirtti. Beyaz<br />

et üretiminde çok yönlü ve kapsayıcı bir<br />

yaklaşım sunduklarını ifade eden Osorio,<br />

“Cargill Hayvan Besleme iş birimi olarak<br />

hem tarım ve tarım ürünleri hem hayvan<br />

yetiştirme ve et ürünleri sektörlerinde<br />

modern, sürdürülebilir ve verimli üretim<br />

için 158 yıllık global deneyimimizle güvenilir<br />

çözüm ortaklığı sunuyoruz” dedi. Osorio<br />

Cargill olarak üreticinin aklındaki “Doğru<br />

formülasyonları en iyi maliyetle üretiyor<br />

muyum? En iyi tedarikçileri mi seçiyorum?<br />

Operasyonum sürdürülebilir mi? Hayvan<br />

sağlığı ve verimini nasıl ölçebilirim?<br />

Hayvanlarımı hasat etmek için en uygun<br />

yaş nedir? İşletmemde kârı optimize ediyor<br />

muyum? Yatırım Getirisini (ROI) artırmak için<br />

fırsatlarım neler?” gibi sorulara bilimsel ve<br />

eyleme geçirilebilir öngörüler sunarak dijital<br />

çözümler ürettiklerini söyledi ve ekledi: “Tüm<br />

bu adımların dinamik bir şekilde sadece<br />

bugün için değil, gelecek nesiller için de<br />

doğru olanı yapma vizyonuyla uzun vadeli bir<br />

bakış açısıyla yönetilmesi hem verimlilik hem<br />

de sürdürülebilirlik açısından büyük önem<br />

taşıyor”.<br />

“Hayvan sağlığı ve verimlilik için<br />

gereken ideal besini sağlıyoruz”<br />

Sürdürülebilir üretimi geliştirirken pazar<br />

dalgalanmalarına dirençli ve tüketim<br />

trendlerine uyumlu, karar alma süreçlerini<br />

hızlandıran bir dizi farklı araç ve hizmet<br />

geliştirdiklerini belirten Osorio şu bilgileri<br />

paylaştı: “Cargill Besleme Sistemi (CNS)<br />

hayvanlar için en az maliyetle optimum<br />

performansa yönelik yem formülasyonları<br />

oluşturulmasını sağlıyor. Farklı<br />

tedarikçilerden edinilen besin çeşitliliğine<br />

karşın çeşitli senaryoları çalışarak,<br />

çiftlik verimliliğinin ve hayvan sağlığının<br />

geliştirilmesine olanak sağlıyoruz. Kanatlı<br />

bağırsak mikrobiyotasının analiz edilmesini<br />

sağlayan Galleon Analiz Sistemimiz de yapay<br />

zeka algoritmaları yardımıyla hayvandan<br />

insana geçen bakteriyel hastalıkların<br />

azaltılmasında büyük avantaj sağlıyor.<br />

Galleon’un sağladığı içgörüler ile oluşturulan<br />

yem formülasyonları, hayvan sağlığını<br />

geliştiriyor ve verimliliği artırıyor.”<br />

Çiftliklerde dijital dönüşüm dönemi<br />

Üretim çiftliklerinde dijital dönüşümü<br />

sağlamak için modern yönetim teknolojileri<br />

geliştirdiklerini söyleyen Osorio, “Panorama<br />

hizmetimiz baştan sona tüm üretim<br />

süreçlerinde zamanlama optimizasyonunun<br />

gerçekleştirilmesine ve pazardaki talebin<br />

yeterli miktarda karşılanarak üretim<br />

hedeflerine ulaşılmasına yardımcı<br />

oluyor. Bu hizmetimizi kullanarak yıllık<br />

kar marjını yüzde 24’e varan oranlarda<br />

artıran müşterilerimiz mevcut. Öte yandan<br />

yapılan araştırmalar çiftlik verimliliğinin<br />

yaklaşık yüzde 32 oranında hayvan sağlığı,<br />

yüzde 27 oranında hayvan beslenmesi,<br />

yüzde 41 oranında ise çiftlik yönetimi ile<br />

bağlantılı olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla<br />

çiftliklerdeki hava, nem, ışık ve su kalitesi<br />

en az besin kalitesi kadar önemli konumda.<br />

Çiftlik koşullarını izlemek için FarmShield<br />

uygulamamız, otomatik yem ölçüm sistemi<br />

BinSentry ve hayvan ağırlığının dijital takibine<br />

olanak tanıyan Birdoo sistemimizle bu<br />

alanlarda da inovatif çözümler sunuyoruz”<br />

diye konuştu.<br />

4 Nisan tarihinde Bandırma’da BRF, 5<br />

Nisan’da İzmir’de Lezita ve 6 Nisan’da<br />

Sakarya’da Şenpiliç ekipleri ile gerçekleşen<br />

buluşmalarda, CAN EMEA (Avrupa, Orta<br />

Doğu ve Afrika) Bölgesi Dijital Çözümler<br />

Ticari Direktörü Gonny Oudijk, CAN Kanatlı<br />

Hayvanlar Teknoloji Lideri Anne Goderis,<br />

CAN EMEA Besleme Lideri Leen Wigboldus<br />

ve CAN Türkiye Kanatlı Teknik Müdürü Tevfik<br />

Gül, hayvan sağlığı, beslenme sistemleri,<br />

çiftlik verimliliği ve entegrasyon verimliliği<br />

üzerine kapsamlı sunumlar gerçekleştirerek,<br />

üreticilerin dünya nüfusunun sürdürülebilir<br />

ve verimli bir şekilde beslenmesine yönelik<br />

sorularını yanıtladı.


88<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

marka<br />

EKSIM GIDA, UNDAKI UZMANLIĞINI<br />

GIDA MAĞAZACILIĞINA TAŞIYOR<br />

Sinangil, Gluten Yok ve alt markalarıyla perakende ve ev dışı tüketim kanallarına<br />

yönelik ürünler sunan Eksun Gıda, halka arzını gerçekleştirmesinin ardından<br />

gelirlerini daha önce yatırımcısıyla paylaştığı kalemlerde kullanmak üzere<br />

harekete geçti. Eksun Gıda, bu yıl aynı zamanda un sektörünün öncü markası<br />

Sinangil’in 60. yılını da kutluyor. Grubun yeme-içme sektöründeki sevilen<br />

markası Aslı ise yeni konsepti ve zenginleşen mutfağıyla çıtayı daha da yükseltti.<br />

Sinangil, Gluten Yok ve alt markalarıyla<br />

perakende ve ev dışı tüketim kanallarına<br />

yönelik ürünler sunan Eksun Gıda,<br />

halka arzını gerçekleştirmesinin ardından<br />

gelirlerini daha önce yatırımcısıyla paylaştığı<br />

kalemlerde kullanmak üzere harekete<br />

geçti. Eksun Gıda, bu yıl aynı zamanda un<br />

sektörünün öncü markası Sinangil’in 60. yılını<br />

da kutluyor. Grubun yeme-içme sektöründeki<br />

sevilen markası Aslı ise yeni konsepti ve<br />

zenginleşen mutfağıyla çıtayı daha da<br />

yükseltti.<br />

Demir: “1,2 milyondan fazla<br />

yatırımcıya teşekkür ederiz”<br />

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan<br />

Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve<br />

Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir,<br />

“Eksun Gıda'ya güvenerek ortak olan<br />

1,2 milyondan fazla yatırımcıya teşekkür<br />

ederiz. Eksun Gıda BİST'e şeffaflık ve hesap<br />

verebilirlik iddiasıyla geldi. Sürdürülebilir<br />

büyümemize ivme kazandıracak halka<br />

arzımızla, pazardaki rekabet gücümüzün de<br />

artacağına inanıyoruz. Özetle 1.2 milyondan<br />

fazla yatırımcı hesap verebilir, şeffaf,<br />

sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakalamış<br />

bir şirkete ortak oldu” ifadelerini kullandı.<br />

Yenilenebilir enerji santralinde<br />

değerlendirilecek<br />

Eksun Gıda’nın halka arz gelirinin önemli bir<br />

bölümü doğrudan yatırımlar için kullanılacak.<br />

Bu doğrultuda kaynağın yüzde 20’si, Tekirdağ<br />

ve Konya’da kurulu un üretim tesislerinde<br />

elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması<br />

için yapılacak 28 MW’lık yenilenebilir enerji<br />

santralinde değerlendirilecek. Yine halka<br />

arz gelirlerinin yüzde 10’u ise un silosu<br />

tesisi, makine yatırımları ve modernizasyon<br />

amacıyla kullanılacak. Halka arz gelirinin<br />

geri kalanı ise işletme sermayesi ihtiyacının<br />

ve finansal borçların azaltılmasına yönelik ele<br />

alınacak.<br />

200’ü aşkın ürün, 30’dan fazla<br />

ülkeye ihracat<br />

Latin Amerika, Afrika ve Ortadoğu ülkeleri<br />

başta olmak üzere, 30’dan fazla ülkeye,<br />

farklı ürün kategorilerinde un ihracatı<br />

gerçekleştirdiklerinin altını çizen Demir,<br />

Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir<br />

“Rakiplerimizden 200’ü aşkın ürün çeşidi,<br />

ulusal ve uluslararası çapta verdiğimiz satış<br />

sonrası destek ile ayrışıyoruz. 2020 yılında<br />

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından<br />

onay alınarak kurulan Ar-Ge merkezimizde<br />

glutensiz un, glutensiz ekmek, unlu<br />

mamuller, yeni un çeşitlendirmeleri ve<br />

buğday paçallarının en uygun karışımlarıyla<br />

yüksek kalitede unların elde edilmesi<br />

gibi projeler yürütüyor, böylece hızla<br />

değişen tüketici alışkanlıklarına da zaman<br />

geçirmeden ayak uyduruyoruz” dedi.<br />

Net kârı 224 milyon TL’ye ulaştı<br />

Geçtiğimiz yılın rakamlarına da değinen<br />

ve Türkiye’nin buğday kaynaklarını<br />

değerlendiren Demir, “2022 yıl sonunda<br />

toplam ciromuz geçen yılın aynı dönemine<br />

göre yüzde 153 artışla 3,9 milyar TL’nin<br />

üzerine çıktı ve net karımız 224 milyon TL’ye<br />

ulaştı. 2022 yıl sonunda FAVÖK marjımız ise<br />

yüzde 12,3 olarak gerçekleşti. Un sanayicileri<br />

olarak ise en önemli avantajımız buğdayı<br />

kendi çiftçimizden alabilmemiz. Türkiye<br />

buğdayda kendi kendine yeten bir ülke ve bu<br />

piyasa en regüle piyasalardan biri. İç piyasa<br />

için ihtiyacımız olan buğdayı içerden tedarik<br />

edebiliyoruz. İhracat için de dâhilde işleme<br />

izni ile buğday ithalatı yapıyoruz. Bu da hem<br />

enflasyona hem de döviz kurlarındaki artışa<br />

karşın un sanayicileri için bir zırh oluşturuyor<br />

diyebiliriz” ifadelerini kullandı.<br />

Gluten Yok ile özel ve lezzetli<br />

ürünler sunuluyor<br />

Sinangil’in gluten içermeyen, hazır ekmek<br />

ve atıştırmalık çeşitleriyle dikkat çeken ve<br />

glutensiz pazarın lider markası Gluten Yok<br />

ise hem gluten hassasiyeti olanlar hem<br />

de glutensiz beslenmeyi tercih edenler<br />

için lezzetli ürünler sunuyor. Sinangil’in<br />

farklı kategorilerdeki unları ile glutensiz un<br />

pazarındaki uzmanlığı ve liderliğinin sonucu<br />

olarak ortaya çıkan Gluten Yok markasında,<br />

karabuğdaylı baton ekmek, dilimli tost<br />

ekmeği, sandviç ekmeği, hamburger ekmeği,<br />

zerdeçallı-kırmızı biberli kurabiye, susamlıçörek<br />

otlu kurabiye, kuş üzümlü kurabiye<br />

ve hindistan cevizli kurabiye seçenekleri<br />

bulunuyor.<br />

Aslı, yeni konseptiyle karşınızda!<br />

36'sı franchise sisteminde, toplam 41<br />

şubesiyle hizmet veren Aslı, İstanbul<br />

Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde 15<br />

bin metrekarelik kapalı alanda üretim<br />

faaliyetlerini sürdürüyor. Yenilenen<br />

konseptiyle tüketicilerin karşısına çıkan<br />

marka, börek çeşitleri başta olmak üzere,<br />

şerbetli tatlılar, mantı, zeytinyağlılar, kek,<br />

sokak simitleri, kurabiye ve sütlü tatlılar<br />

gibi geleneksel Türk lezzetlerinden dünya<br />

lezzetlerine uzanan geniş bir yelpazede<br />

300’den fazla ürün üretiyor. Değişen<br />

dekorasyonu ve yenilenen mutfağıyla çıtayı<br />

daha da yükselten Aslı, müşterilerinin damak<br />

zevkini yepyeni lezzetlerle de buluşturmayı<br />

hedefliyor. Bu kapsamda yayınlanan yeni<br />

reklam filmi de Aslı'nın değişen yüzünü ve<br />

yeniliklerini gözler önüne seriyor.


90<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

şefin gözünden<br />

ZEKI<br />

KARA<br />

“AŞÇILIK<br />

IŞIM DEĞIL,<br />

TEK IŞIM”<br />

Röportaj: Hatice Ünal Bilen<br />

Doğma büyüme İstanbullu. Aile kökleri<br />

ise Kastamonu'ya dayanıyor. Kendi<br />

gibi aşçı baba ve ağabeyleri, bir<br />

zaman dilimi ötesinde bir yaşam biçimi<br />

olarak benimsediği mutfağa girişindeki<br />

ilk öğretmenleri, ilk mentorları. Çocukluk<br />

çağlarından beridir üstelik de. O hep<br />

mutfağın içinde, yaşamının her bir anında<br />

yemekle iç içe. O kadar ki, yaşıtları sokakta<br />

top peşinde koştururken bile mutfak<br />

gereçlerini kendine oyuncak ediniyor.<br />

Baharatların kokularıyla, sebze ve meyvelerin<br />

dokularıyla oynamaya bayılıyor.<br />

Bulabildiği her boş anda mutfağa sarılıyor.<br />

Hafta sonları, tatiller, bayramlar… Varsa<br />

yoksa keşfetmek, üretmek, deneyim<br />

kazanmak! Kendini o yaşlarında meraklı ve<br />

hipersosyal bir çocuk olarak tanımlayan LMK<br />

Group’un tecrübeli Mutfak Koordinatörü<br />

Zeki Kara, soru sormaktan ve belleğine<br />

yeni bilgiler katmaktan bir an olsun geri<br />

durmuyor. O günlerde aşçılığı bir meslek<br />

olarak düşünmese de kendini mutlu<br />

varsaydığı bir sosyal yaşam alanı olarak<br />

gördüğünü dile getiren Kara, “Büyük bir<br />

merakla şef büyüklerimi izler, onlara yardım<br />

etmek isterdim. Ama malum, mutfaklar<br />

kısıtlı alanlar. Şayet orada bir göreviniz<br />

yoksa kısmen içinde bulunabilirdiniz. İşte bu<br />

sebeple mutfağa ilk bulaşıkhane, sebzehane<br />

ve kasaphaneden girdim.” diye anlatıyor.<br />

“Gözle-uygula-arşivle”<br />

Çocuk yaşlarından beri tarih ve coğrafyaya<br />

yakın bir ilgi duyan Zeki Kara, çiftçi<br />

bir aileden gelmesi sebebiyle tarım ve<br />

hayvancılıkla hep bir haşır neşir olmuş.<br />

Mutfak yolculuğu boyunca Anadolu’nun yerel<br />

ürün ve değerlerini koruyup kollamasına<br />

sebep ekseriyetle bu vefa ve bağlılığı<br />

anlattığına göre. Bir tek onları mı? Çocukken<br />

pilot olmayı hayal ederken bile vatanı<br />

koruma-kollama sevdasıyla inşa etmiş<br />

gelecek ideallerini de. Yeni yerler keşfetme<br />

arzusu da cabası! Bu isteğine en yakın tır<br />

şoförlüğünü görerek şehir şehir gezmeyi<br />

kafasına koyan Kara, bir tırın tekerlekleri<br />

üzerinde olmasa bile kazan-kepçe dünyanın<br />

22 ülkesini gezme imkanı bulduğunu<br />

söylüyor. Üstelik de işi değil, tek işi olarak<br />

gördüğü aşçılık mesleği sayesinde!<br />

Peki ya bu aralıkta eğitim hayatı ne şekilde<br />

gelişiyor? İstanbul Kağıthane'de ilk ve<br />

ortaokulu bitirdikten sonra Şişli Endüstri<br />

Meslek Lisesi ve devamında İhsan Mermerci<br />

Turizm ve Otelcilik Lisesi'nde aşçılık eğitimi<br />

aldığını söyleyen Kara, bunlarla da yetinmeyip<br />

mesleki eğitimini Güngören Meslek Eğitim<br />

Merkezi'nde perçinliyor. Kara'nın okul öncesi<br />

ve sonrası bitmeyen çıraklık ve stajyerlik<br />

mesaileri de “ilk ustalarım” diye tabir ettiği<br />

aile büyüklerinin yanında geçiyor. “Babam<br />

ve ağabeylerimin ekibinde olmak benim için<br />

büyük bir şanstı. Ama konfor alanından uzak<br />

bir şans...” sözleriyle geçmiş günleri yad<br />

eden Kara; tamamen iş odaklı, eğitim kampı<br />

gibi bir öğrenme sürecinde yoğrulmanın<br />

zorluklarına da değiniyor kısaca.<br />

Zeki Şef'in bu disiplin sarmalında hafızasına<br />

kazıdığı ilk altın kuralı ise, “arşivle” oluyor.<br />

Zanaat çıraklığının görsellik ve uygulamaya<br />

dayanması nedeniyle sıkı bir gözlem,<br />

konsantrasyon ve merak gerektirdiğini<br />

vurgulayan Zeki Şef, “Gözle-uygulaarşivle”nin<br />

önemini meslek hayatı boyunca<br />

yaşadığını ve yaşattığını söylüyor. Genç şef<br />

adaylarına bu konuda her daim klavuzluk<br />

ettiğini de sözlerine eklemeyi ihmal<br />

etmeyerek tabii.


LMK Group’un tecrübeli<br />

Mutfak Koordinatörü Zeki<br />

Kara’ya göre hisler çoğu<br />

zaman yanıltıcıdır. “Nitekim<br />

tabağı hazırlayan profesyonel<br />

bir el bile olsanız, yemeğe<br />

asıl değerini biçen<br />

tadımlayanın yüzüne düşen<br />

mimikler ve ağzından çıkan<br />

kelimelerdir… Fikirlerdir,<br />

geri dönüşlerdir.” Öyle<br />

böyle anlatıyor. Misafir<br />

deneyimlerini tavsiyelerle<br />

aldıklarını anlatan Kara,<br />

özellikle çıraklık döneminde<br />

aldıkları bu uyarı ve<br />

tavsiyelerin önemine vurgu<br />

yapıyor, her bir geri dönüşün<br />

bilgi sepetini zenginleştiren<br />

değerler silsilesi olarak<br />

mesleki gelişime katkıda<br />

bulunduğunu söylüyor.<br />

“Mutfağın içinde bir kozaydım”<br />

Aşçılığa adım attığı o ilk zamanlarda<br />

kendini mutfağın içinde bir koza olarak<br />

hissettiğini anlatan Kara, geçen süreçte<br />

tıpkı ipek iplikleri gibi büyüyüp gelişerek<br />

aşçılık mesleğinde oyuk bir yumağa<br />

dönüştüğünden bahsediyor. Kara’nın<br />

çırakken ilk pişirdiği yemek, kuru fasulyepilav.<br />

Usta olmak yolunda ilk büyük sınavını<br />

verdiği o unutulmaz ikili! Kara, Anadolu<br />

topraklarının bu yöresel lezzetlerini öyle<br />

ayrı bir yere koyuyor ki, önce endüstriyel<br />

şekliyle inceleyip; sebze + bakliyat + et +<br />

baharat + konserve olarak hammaddelerine<br />

ayırıyor. Ardından ıslama+ şişirme +<br />

yıkama + doğrama + kavurma + haşlama +<br />

demleme yöntemleriyle birbiri ardına teknik<br />

uygulamalarına parantez açıyor.<br />

“Çırağan'da çalışmadım, master<br />

süreç yaşadım”<br />

Lagom House Of Experience’in tecrübeli şefi<br />

Zeki Kara, okul sonrasında global markaların<br />

yanı sıra milli kurum ve kuruluşların<br />

da mutfaklarında mesleki altyapısını<br />

güçlendiriyor. Zeki Şef için, Çırağan Palace<br />

Kempinski deneyiminin yeri ise apayrı.<br />

Tuğra ve Bellini bünyesinde Türk ve yabancı<br />

şeflerle bir arada çalışma fırsatını “master<br />

bir süreç” olarak yorumlayan Kara, “Çırağan,<br />

bir okuldu benim için. Bir yanımda dünyaca<br />

ünlü restoranların yabancı şefleri, diğer<br />

yanımda Türk şefler... Aynı tezgahta farklı<br />

farklı mutfak kültürleri… Sayısız yiyecek<br />

içecek hazırlık ve sunumları... Bir yanımda<br />

da restoranların ve ziyafet departmanlarının<br />

işleyiş süreçleri… Çırağan'da çalışmadım,<br />

master bir süreç yaşadım” diye anlatıyor.<br />

Bu hikayenin devamında Kara, İzmir-<br />

Çiğli'deki vatani görevi sırasında da mutfakla<br />

bağını koparmıyor. Bu defa da global davet ve<br />

organizasyonlar için beyaz önlüğünü giydiğini<br />

söyleyen Kara, İstanbul'a dönüşünde,<br />

Kemer Country Golf Kulübü'nde yönetici<br />

şeflik yapıyor. Kulüp mutfağında çok uzun<br />

yıllar çoklu yiyecek içecek birimlerinde tava<br />

sallayan usta şef, bu sayede operasyonel<br />

yetkinliğini de geliştiriyor ve güçlendiriyor.<br />

Baş aşçı olarak, BTA’da<br />

Zeki Kara'nın Çırağan'dan sonraki rotası,<br />

TAV Holding bünyesinde BTA Havalimanları<br />

Yiyecek ve İçecek Konaklama Hizmetleri<br />

oluyor. Atatürk Havalimanı Executive Şefi<br />

göreviyle mutfağın başına geçen Kara,<br />

devamında yıldızını Merkez Head Chef<br />

unvanıyla parlatıyor. O süreçte global<br />

düşünüp, lokal hareket ettiklerinin altını<br />

çizen tecrübeli şef, BTA çatısı altında<br />

havalimanı mutfağından İDO bünyesindeki<br />

markaların Ar-Ge ve Ür-Ge süreçlerine,<br />

eğitim çalışmalarından gıda güvenliği<br />

proseslerine kadar tüm aşamalarda etkin bir<br />

rol aldığını sözlerine ekliyor.<br />

“Meslek meselesi, memleket<br />

meselesi”<br />

Zeki Kara, profesyonel hayattaki<br />

başarılarından tek başına nemalanmayacak<br />

kadar sektörün ihtiyaçlarına karşı duyarlı<br />

ve paylaşmayı bilen bir şef de. Hali hazırda<br />

usta bir öğretici olarak lise ve üniversitelerde<br />

akademik pozisyon almaya devam ettiğini<br />

söyleyen Kara, “Eğitmen şef olarak lise<br />

ve üniversitelerin seçmeli derslerinde ve


92<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

şefin gözünden<br />

uygulamalı teknik derslerinde mutfakta<br />

akademik çalışmalara devam ederek bilgi<br />

ve birikimlerimi paylaştım. Gençlerimizin<br />

ve ülkemizin geleceğine hizmet etmek için<br />

'Meslek meselesi, memleket meselesidir.'<br />

diyerek birçok projeye gönüllü olarak hizmet<br />

ediyorum.” diyor.<br />

Zeki Kara, çok uzun yıllar havalimanı<br />

mutfaklarında tecrübe edindikten sonra<br />

yemek atölyesi işletmeciliğiyle mesleki<br />

eğitimlere yöneliyor arkasından. O aralık bir<br />

de lansman, atölye, ürün, Ar-Ge ve eğitim<br />

başlıklarında markalara danışmanlık hizmeti<br />

verdiğini dile getiren Kara, ne var ki pandemi<br />

süreciyle birlikte iş durdurmak zorunda<br />

kalıyor. Ta ki Lagom House Of Experience ile<br />

yolları kesişinceye kadar…<br />

LMK Group bünyesinde Mutfak Koordinatörü<br />

göreviyle meslek hayatını sürdüren Zeki Kara<br />

ile şimdiki durağı olan Lagom'u konuşuyoruz.<br />

“Lagom, misafirlerin global ve yöresel<br />

yiyecek ve içeceklerini tatmak, uygulamalı<br />

olarak deneyimlemek, yeme içme ve mutfak<br />

kültürünü öğrenmek, yaşamak ve yaşatmak<br />

amacıyla gerçekleştirdikleri gastronomi<br />

deneyimi olarak değerlendirilebilir.” diyen<br />

ve markanın atmosferi kadar lezzetleriyle<br />

de amaca uygun planlanmış bir deneyim evi<br />

olduğunun altını çizen Kara, “Lagom, çoğu<br />

zaman beş duyunuza, bazen de 6. duyunuza<br />

hitap edecek şekilde tasarlanan yenilikçi<br />

sunumlarıyla, hatta hem ismiyle hem de<br />

sunum yöntemleriyle tebessümü ile ayrışan<br />

bir marka.” diye devam ediyor.<br />

Asıl imzası, tabaktaki hikayesi<br />

Zeki Şefe sunumdaki imzasını soruyorum bu<br />

defa da. İmzanın mecazi olarak, bir yöntem<br />

anlatımının karşılığı olduğuna dikkati çekiyor<br />

öncelikle. Ardından resim, oyma ustalığı<br />

hatta mühendislik alanlarını kapsayan her<br />

sanat mesleğinde her yeni çalışmanın hızlıca<br />

yayıldığı ve uygulandığı için öz kaynağın da<br />

pek çok kez unutulduğuna işaret eden Kara,<br />

bu sebeple de imzanın silinebileceğine vurgu<br />

yapıyor. Tasarımda son hamlenin “imza”<br />

sayılıp taçlandırıldığını anlatan Zeki Şef,<br />

“Mutfakta bu kimi zaman servis tabağına son<br />

kontroller sonrası özenle yerleştirilen bir<br />

baharat bazen eşlikçi yahut sos olabilir. Gül<br />

yapraklarını buzul hale getirip kırmak, esansı<br />

güçlü bir bitkiyle dekorlayıp yemeğin üzerine<br />

kondurmak da imza kabul edebileceğimiz<br />

başlıca uygulamalar arasında geliyor.”<br />

diyor. Oysa tabakta aslolan imzanın hikayesi<br />

olduğunu söyleyen Zeki Şef, “Tarladan<br />

sofraya kadar bir yaşanmışlık vardır. Ürün<br />

hasat edilir, temizlenir, işlenir, pişirilir<br />

yahut boca edilir. Tabağa asıl imza, son<br />

dokunuşlarla değil, hikayeyle atılır.” diye de<br />

belirtiyor.<br />

“İşim değil, tek işim”<br />

Zeki Kara için yemek yapmak, hem temel<br />

bir ihtiyaç hem de ömürlük bir hobi. İşi değil,<br />

tek işi olarak gördüğü aşçılık mesleğini daha<br />

uzun yıllar sürdürmek niyeti de bu yüzden.<br />

“Aşk ile pişen aş bizim mecburi işimiz<br />

değil, tutkuyla icra ettiğimiz eylemlerdir.”<br />

cümlesiyle aşçılık mesleğine olan sevgisini<br />

ne de güzel özetleyen Zeki Şef, “İnsanlara<br />

insanlar ile insanca hizmet etmeye devam<br />

edeceğim. Geleceğin en iyi mesleklerinden<br />

olmaya aday sektörümüze kalifiye insanlar<br />

yetiştirdikçe geleceğimizi de güvenle inşa<br />

etmiş olacağız.” temennileriyle söyleşimizi<br />

tamamlıyor.


94<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro etkinlik gastro event<br />

12. KATAR ULUSLARARASI<br />

YEMEK FESTIVALI GERÇEKLEŞTI<br />

Merakla beklenen Katar Uluslararası<br />

Yemek Festivali 12. yılında bu yıl ilk<br />

defa Lusail Bulvarı bölgesinde yeniden<br />

kapılarını açtı.<br />

12th Qatar International Food Festival held<br />

Katar'ın mutfak takviminin en önemli etkinliği olan 12.<br />

Katar Uluslararası Yemek Festivali (QIFF), FIFA Dünya<br />

Kupası ile özdeşleşen yeni Lusail Al Sa'ad Plaza'da<br />

binlerce ziyaretçiyi ağırladı. 21 Mart <strong>2023</strong> tarihine kadar<br />

devam eden festival, her yaştan insana eğlenme fırsatı<br />

sundu. Havai fişek gösterileri ve aile dostu eğlencelerin yanı<br />

sıra Qatar Airways aşçılık gösterisinde ustalık sınıflarına<br />

katılmak gibi çeşitli deneyimler ziyaretçilere sıra dışı anlar<br />

yaşattı. Yemek tutkunları, yöresel döner kebaptan Meksika<br />

takosuna ve Liberya'nın pirinç ekmeğine kadar dünya<br />

mutfağından farklı lezzetler sunan 100 satıcı arasında<br />

istediği seçimi yaptı.<br />

Katar Turizm Operasyon Direktörü Berthold Trenkel konuyla<br />

ilgili şunları ifade etti: “Katar Uluslararası Yemek Festivali,<br />

on yıldan fazla bir süredir Katar'da gelişen mutfak sahnesine<br />

önemli bir spot ışığı tutarak eşsiz ve çeşitli kültürleri bir<br />

araya getiriyor. Son dönemde pek çok seçkin restoranın da<br />

açılışıyla, Katar'ın gastronomi sahnesi olağanüstü biçimde<br />

heyecan verici bir boyuta ulaştı. Biz de dünyanın dört bir<br />

yanından gelen ziyaretçilere bunları sunmaktan mutluluk<br />

duyuyoruz."<br />

Bu yılki QIFF'de öne çıkanlar:<br />

Aile boyu eğlence<br />

QIFF <strong>2023</strong> boyunca her gün ailenizle beraber<br />

katılabileceğiniz çeşitli ve canlı eğlence seçenekleri mevcut.<br />

Festival boyunca gezici gösteriler ve her gece bir havai fişek<br />

gösterisi yapıldı. Konuklar ayrıca özel yapım bir buz pateni<br />

pistinin de doyasıya tadını çıkarttı.<br />

Şef ustalık sınıfları ve atölye çalışmaları<br />

Dünyanın en dinamik ve saygın şefleri her gün açık<br />

mutfaklarda yer alırken, yemeksever festival müdavimleri,<br />

endüstrinin en iyileriyle becerilerini geliştirebilmek için eşsiz<br />

bir fırsat sunan biletli interaktif yemekte ustalık sınıflarına<br />

katılma imkanı buldu.<br />

Etkileyici yemek deneyimleri<br />

QIFF'te, aralarında The Ritz Carlton Doha iş birliği ile üç<br />

boyutlu haritalama tekniği kullanılan interaktif bir yemek<br />

deneyimi olan Le Petit Chef ile sıra dışı yemek seçeneği<br />

sunuldu. Festivalin gelenekselleşen etkinliklerinden dünya<br />

mutfağının yer aldığı yemek kamyonları da geri döndü.<br />

Çeşitli standların arasında Arap baharatlarından Filipin'in<br />

muhteşem lezzeti Kare Kare'ye kadar ziyaretçiler, ağzının<br />

suyunu akıtan pek çok tadı bir arada bulma şansı elde etti.<br />

Kültürel lezzetler<br />

Bu yıl QIFF'te, Katar-Endonezya <strong>2023</strong> Kültür Yılı kutlamaları<br />

nedeniyle, ünlü Maluku Adalarına ev sahipliği yapan<br />

Endonezya'ya ayrılmış bir alan da mevcuttu. QIFF ayrıca<br />

yerel lezzetlerin yer aldığı özel bir Katar kültür çadırına da ev<br />

sahipliği yaptı.<br />

The highly anticipated Qatar International Food Festival, in its 12th year,<br />

opened its doors for the first time this year in the Lusail Boulevard area.<br />

The 12th Qatar International Food Festival<br />

(QIFF), the most important event of Qatar's<br />

culinary calendar, hosted thousands of<br />

visitors at the new Lusail Al Sa'ad Plaza,<br />

which is synonymous with the FIFA World<br />

Cup. The festival, which continued until<br />

March 21, <strong>2023</strong>, offered people of all<br />

ages the opportunity to have fun. Various<br />

experiences, such as attending master<br />

classes at the Qatar Airways cookery<br />

show, as well as fireworks displays and<br />

family-friendly entertainment, provided<br />

extraordinary moments for visitors. Food<br />

lovers made their choice among 100<br />

vendors offering different tastes from the<br />

world cuisine, from local doner kebab to<br />

Mexican tacos and Liberia's rice tortillas.<br />

Berthold Trenkel, Qatar Tourism Operations<br />

Director, said: “For more than a decade,<br />

the Qatar International Food Festival brings<br />

together unique and diverse cultures,<br />

putting a key spotlight on the burgeoning<br />

culinary scene in Qatar. With the opening<br />

of many outstanding restaurants recently,<br />

Qatar's gastronomy scene has reached an<br />

extraordinarily exciting dimension. We are<br />

happy to present them to visitors from all<br />

over the world."<br />

Highlights from this year's QIFF:<br />

Family fun<br />

During QIFF <strong>2023</strong>, there were various live<br />

entertainment options that you could attend<br />

with your family every day. There were<br />

traveling shows and a fireworks display<br />

every night during the festival. Guests also<br />

enjoyed a custom-made ice rink.<br />

Chef master classes and workshops<br />

While the world's most dynamic and<br />

respected chefs took part in the open<br />

kitchens every day, food-loving festivalgoers<br />

had the opportunity to attend ticketed<br />

interactive culinary master classes, which<br />

offered a unique opportunity to hone their<br />

skills with the best in the industry.<br />

Impressive dining experiences<br />

At QIFF, an extraordinary dining option was<br />

presented with Le Petit Chef, an interactive<br />

dining experience using three-dimensional<br />

mapping technique in collaboration with<br />

The Ritz Carlton Doha. Food trucks with<br />

world cuisine, one of the traditional events<br />

of the festival, have also returned. From<br />

Arabian spices to Kare Kare, the amazing<br />

flavor of the Philippines, among the various<br />

stands, visitors had the chance to taste<br />

many mouth-watering flavors together.<br />

Cultural flavors<br />

This year, QIFF also featured an Indonesian<br />

dedicated area, home to the famous Maluku<br />

Islands, to celebrate the Qatar-Indonesia<br />

<strong>2023</strong> Year of Culture. QIFF also hosted<br />

a special Qatar culture tent with local<br />

delicacies.<br />

Vegan and green desert area<br />

Part of the festival featured only vegan<br />

recipes and healthy food options. In addition,<br />

to celebrate the Qatar <strong>2023</strong> International<br />

Horticultural Fair, held in October with<br />

the theme of "Green Desert, Better<br />

Environment", a special buffet offered<br />

special gift plants to the festival visitors.


96<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro güncel gastro current<br />

Mimar Ayşe Çetin<br />

“Türkiye’deki restoranların kaçı<br />

mimarla çalışıyor ki?”<br />

Ayşe Çetin (Arch.): “How many of the restaurants in<br />

Türkiye are working with an architect?”<br />

“Türkiye’deki dükkan, mağaza, restoran<br />

dediğimiz yerlerin kaçı mimarla çalışıyor ki?<br />

İşletmeci 6’ncı kata ya da çatıya su deposu<br />

koymak istiyor. Taşır mı düşünmüyor.<br />

Jeneratör yerleştirmek istiyor ve yerleştiriyor<br />

da. Hiçbir mimar hesapsız kitapsız iş yapmaz.”<br />

SEKSENDOKUZ’un kurucu ortağı mimar Ayşe Çetin, gastronomi<br />

sektöründe en önemli eksikliklerden birinin, mekanların<br />

uygunluğunun araştırılmadan, sahada karar verilerek tasarlanması<br />

olduğuna dikkat çekti. Ülkemizi derin yasa boğan Kahramanmaraş<br />

merkezli depremler ve özellikle İstanbul’la ilgili uyarıların öne çıktığı bu<br />

günlerde, işletme sahiplerinin de bilinçlenmesi gerektiğinin altını çizen<br />

Çetin, “Yeni yapılacak ya da halen faaliyet gösteren iş yerlerinde deprem<br />

güvenliğine sahip çıkılması hayati önem taşıyor” vurgusu yaptı.<br />

“Hiçbir mimar kolonları keselim demez”<br />

İç tasarım yapılan mekanlarda kolonlara yanlış müdahaleyi üzerinde<br />

durulması gereken en önemli konulardan biri olarak değerlendiren<br />

Çetin şunları söyledi: “Herkesin üstüne düşen görevi en doğru şekilde<br />

yerine getirmesi hayati bir önem taşıyor. Yaşanan deprem gerçeği herkes<br />

için acı bir tecrübe oldu. Ben herhangi bir mimari kuruluşun kolonları<br />

kesme gibi bir öneride bulunacağını düşünmüyorum. Kendi tasarımımı<br />

kendim yaparım diyen mekan sahipleri dikkatli olmalılar. Mekan dizaynı<br />

açısından, sütunlar, kolonlar kullanılabilir. Bu konu tamamen tasarım<br />

tarafında çözümlenmeli. Ancak, bizde tasarıma zaman ayırmayıp, işi<br />

hızlıca yapmak söz konusu olunca, orayı mı kıralım, burayı mı küçültelim<br />

gibi her şey sahada konuşularak uygulanıyor”.<br />

“Eğitim kadar deneyim de önemli”<br />

Pek çok alanda olduğu gibi mimarlık ve mühendislik alanında da<br />

eğitim kadar deneyimin de önemli olduğuna dikkat çeken Çetin,<br />

sektörün önemli bir sorununa işaret ederek şöyle konuştu: “Okullardan<br />

yeni mezun olanlar, projelerin altına imzalarını atabiliyor. Sonuç<br />

ortada. Binaların altlarında uygunluğu araştırılmadan, incelenmeden<br />

restoranlar, kafeler, tiyatrolar, klinikler açılıyor. Hiçbir kaçış planları, acil<br />

durum planları yok. Ev olarak yapılan binalar bunlar. Odaları kırıp döküp<br />

mekan açıyorlar. Hepsi de bir şekilde ruhsat alıyor. Sığınakları yok, arka<br />

kaçışları yok. Tesisatları, su giderleri, mutfak ekipmanlarının yerleşimi<br />

hiçbir şekilde planlı değil. Herkes de buna onay verme yetkisine sahip.<br />

Problem çok büyük.”<br />

“Yapbozu ortadan kaldıran taraftır mimar”<br />

Sorumsuz davranışların vebalinin büyük olduğunu belirten Çetin,<br />

yapılan yanlışlara ilişkin ise şu detaylara dikkat çekti: “Türkiye’deki<br />

dükkan, mağaza, restoran dediğimiz yerlerin kaçı mimarla çalışıyor<br />

ki? İşletmeci 6’ncı kata ya da çatıya su deposu koymak istiyor. Taşır mı<br />

düşünmüyor. Jeneratör yerleştirmek istiyor ve yerleştiriyor da. Hiçbir<br />

mimar hesapsız kitapsız iş yapmaz. Böyle yerlere bir şekilde ruhsat bile<br />

alınıyor. Sonuçları düşünülmeden. Mimarlar daha çok para harcatıyor<br />

sanırlar ama yapbozu ortadan kaldıran taraftır mimarlar. Ne yazık ki<br />

onun bilincinde değiller.”<br />

“How many of the shops, restaurants in Türkiye are working<br />

with an architect? The shopkeepers are asking to put the<br />

water storage tanks on the roof or on 6th floor. They don’t<br />

consider if the building can carry it or not. They want to locate<br />

the generators there and they do. None of the architects<br />

would go on without any calculation.”<br />

As the founding partner of SEKSENDOKUZ, Ayşe Çetin (Arch.) calls<br />

attention to the fact that one of the greatest deficiencies in gastronomy<br />

sector is to give decisions regarding design on site without any research<br />

on the compatibility. Following the tragic earthquake centered in<br />

Kahramanmaraş, warnings on the expected Istanbul earthquake become<br />

more frequent. Çetin suggests the shopkeepers to be more conscious and<br />

adds “It is of vital importance to pay attention on earthquake safety on the<br />

planned or existing shops.”<br />

“None of the architects would let a column to be cut off”<br />

One of the worst mistakes during an interior design process is to intervene<br />

with the columns. Çetin said: “It is a mission for everyone to reconsider<br />

their habits. This earthquake has been a terrible experience for all of us.<br />

I never believe that an arctitect would suggest the columns of a building<br />

to be cut off. It must be shopkeepers who think they can realize their own<br />

design in their mind. The columns can be used decoratively as a part of the<br />

interior design but that has to be solved during design stage at the office.<br />

Unfortunately as the country we are always in a unnecessary hurry and<br />

don’t want to spend time at the office and trying to give vital decisions on<br />

site like tearing down walls, cutting off columns.”<br />

“Experience matters as well as education”<br />

Like most of the fields, experience is important for engineering and<br />

architecture field as well as education. Çetin points out :” Fresh<br />

graduates are given the authority to sign projects and the result is<br />

obvious. <strong>Restaurant</strong>s, cafes, theaters, clinics are opening under the<br />

buildings without any research on their compatibility. None of them has<br />

an emergency or evacuation scenarios. Those are the buildings designed<br />

for residental use. Spaces are opened up by simply tearing down room<br />

walls. And somehow they can get license from the authorities. They don’t<br />

have no bunkers nor escape routes. Their installation capacities, kitchen<br />

allocations are not planned. And they can easily get license. The problem<br />

is huge.”<br />

“Architect is the one who solves this jigsaw puzzle”<br />

The results of those irresponsible behaviours are awful she said and<br />

continued to stress the mistakes commonly made: “ How many of<br />

the shops, restaurants in Türkiye are working with an architect? The<br />

shopkeepers are asking to put the water storage tanks on the roof or on<br />

6th floor. They don’t consider if the building can carry it or not. They want<br />

to locate the generators there and they do. None of the architects would<br />

go on without any calculation. Unfortunately the authorities give license to<br />

those projects without considering the results. It is thought that architects<br />

make you spend excess money, however they are the ones who solve this<br />

jigsaw puzzle. They are unaware of it.”


98<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro güncel / makale<br />

Gusto-Akademisyen<br />

Reha Tartıcı<br />

“Tersine göçü başlatamazsak,<br />

yarın çok geç olacak”<br />

11 ilimiz başta olmak<br />

üzere tüm Türkiye’yi derin<br />

üzüntülere boğan depremin<br />

üzerinden koca bir üç ay<br />

geçti. O büyük yıkımla birlikte<br />

bölgeden göç eden göç edene.<br />

Kültürel hafıza için, yerel<br />

ürünlerin sürdürülebilirliği<br />

için, çocukların ve bölgenin<br />

geleceği için artık tersine<br />

göç için çalışmalıyız. O da<br />

ancak kalıcı çözümler ve<br />

sürdürülebilir destekle<br />

mümkün. Tersine göçü<br />

başlatamazsak, yarın çok geç<br />

olacak!<br />

Ülkemizde yaşayan her altı kişiden birinin<br />

doğrudan etkilendiği deprem felaketinden<br />

sonra çok ciddi bir göç yaşandı. Milyonlarca<br />

kişinin bölgeden ayrıldığı göçün çok farklı<br />

nedenleri var tabii. Bunlardan en ağır<br />

basanı, büyük ölçüde yıkıma maruz kalan<br />

kent merkezlerinden uzaklaşmak isteği.<br />

Depremzedeler haliyle hayatta kalma<br />

mücadelesinin bir parçası olarak, çok<br />

sayıda risk barındıran afet bölgelerinde<br />

yaşamak istemiyor. Felaket sonrası deprem<br />

bölgesindeki yaşam koşullarının zorluğu da<br />

bir diğer neden. Dördüncüsü ve belki de en<br />

önemlisi afetzedelerin hem evlerini hem iş<br />

yerlerini hem de işlerini kaybetmiş olmaları.<br />

Depremin üzerinden neredeyse üç ay geçti<br />

ve acılar hala çok taze. Buna rağmen çok<br />

büyük bir yaşam ve ayakta kalma mücadelesi<br />

vermeye de devam ediyorlar. Ülkemizin<br />

başına gelen bu büyük yıkım sebebiyle bir<br />

mücadele biçimi olarak başvurulan göç, pek<br />

çok risk ve belirsizliği de içinde barındırıyor<br />

şüphesiz.<br />

İnsanların, şartlar düzeldikçe veya imkânlar<br />

oluştukça ayrıldıkları yerlere dönecekleri<br />

tahmin ediliyor. Bu nedenle yaşanan göç<br />

şimdilik geçici olarak değerlendiriliyor.<br />

Ancak yaşam şartlarının elverişli hale<br />

gelmesinin çok uzun süreye yayılacağını da<br />

biliyoruz. Bu yüzden ortada hala süregelen<br />

bir belirsizlik söz konusu.<br />

Yaşanan büyük göçün etkileri henüz tam<br />

olarak hissedilmese de, olası etkilerini<br />

ve neler olabileceğini tahmin ediyoruz.<br />

Kuşkusuz akla ilk olarak kültürel hafızanın<br />

kaybolması geliyor. İkinci sırada bölgeye can<br />

veren üreticilerin geri dönmemesi sorunsalı<br />

var. Üçüncü olarak da, bölgenin ve ülkemizin<br />

geleceği çocuklarımızın ne yapacağı var.<br />

Tabii ki olası etkiler bunlarla da sınırlı değil!<br />

Daha yüzlercesini sıralayabilirim. Malum,<br />

felaketin etki alanı tarif edilemeyecek kadar<br />

geniş. Fakat aklıma ilk gelen üç olası etki<br />

bile bölgenin yaşadığı depremden daha fazla<br />

hasar verecek boyutta.<br />

Niye mi? Şayet bölgeden göç edenler<br />

yurtlarına geri dönmezse, giderken<br />

kurtarabildikleri eşyalarının yanında<br />

götürdükleri kültürel hafıza yok olacak.<br />

Üreticiler geri dönmezse, bölgeye özel<br />

ürünler kaybolacak. Çocuklar geri dönmeyip<br />

başka bir şehirli olarak büyürse bölgenin<br />

geleceği yok olacak. Bu yıkım ve kayıp 6<br />

Şubat’ta yaşanandan daha büyük ve yıkıcı<br />

değil mi? Kesinlikle çok daha yıkıcı ve<br />

telafisi mümkün olmayacak boyutta. İşte bu<br />

nedenle, ilk günden beri yapılan yardım ve<br />

desteklerin sürdürülebilir olması gerektiğine<br />

dikkat çekiyorum. Bu yıkıcı etkileri ortadan<br />

kaldırmak adına yapılan ve yapılacak olan<br />

çalışmaların sonuçlarının kalıcı olmasına<br />

dikkat çekiyorum.<br />

Çünkü kalıcı çözüm ve sürdürülebilir destek<br />

olmadan, bölgeden yaşanan göç tersine<br />

çevrilemez. Tersine göçü başlatamazsak<br />

ileride çok pişman oluruz. Bu sebeple<br />

de tersine göçün başlaması için biz de<br />

çözümün ya da desteğin parçası olmak<br />

durumundayız. Kısacası elimizi taşın altına<br />

koymalıyız. Peki bunu yapmak o kadar kolay<br />

mı? Hayır, hiç kolay değil. Ama başarmak<br />

da mümkün. O yüzden hepimizin oturup<br />

düşünmesi ve sonrasında üzerine düşeni<br />

yapması gerekiyor. İlk günden beri bölge<br />

için seferber olan gastronomi dünyasının<br />

isimsiz kahramanları da sürdürdükleri<br />

yardım çalışmalarını aralıksız olarak devam<br />

ettirmeli. Şüphesiz bölgenin buna çok<br />

ihtiyacı var. Ve uzun bir süre daha da olacak.<br />

Bu yardım çalışmalarının yanında bölgenin<br />

gastronomik değerlerinin ve kültürünün<br />

kaybolmaması için kalıcı ve sürdürülebilir<br />

projeleri de hayata geçirmeliyiz. Hem de hiç<br />

vakit kaybetmeden! Çünkü zaman çok hızlı<br />

geçiyor. Kısacası yarın çok geç olacak!


100<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro güncel gastro current<br />

Yeme-içme olanakları tatil<br />

kararını nasıl etkiliyor?<br />

How do eating and drinking opportunities<br />

affect the holiday decision?<br />

Şef imzalı menüleriyle, “fine dining” konseptini<br />

cruise turizmiyle birleştiren Selectum Blu, yüksek<br />

lezzet standartlarıyla misafirlerine beklentilerinin<br />

üstünde bir tatil deneyimi sunacak.<br />

Tatil alışkanlıklarında yeme-içme deneyiminin önemi artıyor.<br />

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Turizm Örgütü 2022 verilerine göre,<br />

dünyanın en çok turist alan ülkeler listesinde Türkiye, Fransa ve<br />

İspanya’nın ardından 3. sırada yer aldı. Gastronomi, %27’lik payla turizm<br />

gelirleri içinde önemli bir yere sahip oldu. Dünya çapında turistlerin<br />

yüzde 80'i destinasyon seçiminde yeme-içme olanakları ve çeşitliliğini<br />

tercih kriteri olarak belirliyor. Bu trende ayak uyduran Selectum Blu<br />

Cruises, Şef Bülent Yıldız ve ekibinin hazırladığı iddialı menüleriyle “fine<br />

dining” tutkunlarını hedefliyor. Özenle seçilmiş malzemelerle hazırlanan<br />

Türk, Akdeniz, İtalyan, Uzakdoğu ve dünya mutfağından örnekler sunan<br />

menüler, lüks bir gemide konforlu bir seyahatle birleşiyor.<br />

Farklı kültürlerin lezzetlerini bir araya getiriyor<br />

Gastronomi turizminin son yıllarda dünya çapında hızla büyüdüğüne<br />

dikkat çeken Selectum Blu Cruises İcra Kurulu Üyesi Tayfun Turanlıoğlu<br />

bu konuda attıkları adımları şöyle anlattı: “Tatil alışkanlıklarında yemeiçme<br />

deneyiminin önemi arttıkça, 'fine dining' konseptini tatil planlarına<br />

dahil etmek isteyen turist sayısı da artıyor. Tatil alışkanlıkları hakkında<br />

yapılan araştırmalarda, tatil yapanların %80'inin yeme-içme olanakları<br />

ve çeşitliliğini önemli bir faktör olarak gördüğü ortaya çıktı. Bu gerçeğin<br />

farkında olarak lüks konaklama deneyimi, seçkin rotalarda seyahat ve<br />

eğlenceli aktiviteler konularındaki iddiamızı sunduğumuz menülere ve<br />

yemek kalitemize de taşıdık. Selectum Blu mutfağı, farklı kültürlerin<br />

lezzetlerini bir araya getirerek, misafirlerimize benzersiz tatlar sunuyor.<br />

Yemeklerimizde kullanılan malzemelerin seçimi ve hazırlık süreci,<br />

lezzetlerimizin kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden biri.”<br />

“Lezzet kalitesine önem veriyoruz”<br />

“Bir tatilin en unutulmaz deneyimlerinden biri, gün batımında güzel<br />

bir akşam yemeğidir ve misafirlerimize bu deneyimi Blue Sapphire’de<br />

geçirdikleri her akşam, göz alıcı manzaralar eşliğinde ve en lezzetli<br />

şekilde yaşatabilmek için özel bir çaba sarf ediyoruz” diyen Tayfun<br />

Turanlıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Deneyimli şefimiz Bülent Yıldız,<br />

hazırladığı iddialı menüler ve sunduğu lezzetli tabaklarla misafirlerimizi<br />

her gün gastronomik bir yolculuğa çıkarıyor. Selectum Blu’yu en<br />

çok tercih edilen cruise markalarından biri yapan özelliklerden biri<br />

de şüphesiz yemek kalitesine verdiği önem. Her seferin sonrasında<br />

misafirlerimizden bu konuda mutlaka pozitif geribildirimler alıyoruz. Bu<br />

da bizi daha iyi ve daha yenilikçi olma yolunda oldukça motive ediyor.<br />

Buna göre, gemimizde en çok tercih edilen tabaklar arasında somon<br />

gravlax, piliç kanat dolma ve dana bonfile yer alıyor. Bu tabakların hem<br />

tasarımı hem de malzemeleri oldukça sıra dışı ve iştah açıcı.”<br />

Şeften mesaj var!<br />

Gastronominin cruise tatili deneyiminin kilit noktalarından biri olduğunu<br />

ifade eden Şef Bülent Yıldız ise, önümüzdeki sezonda mutfak ekibiyle<br />

birlikte Selectum Blu misafirleri için geleneksel tatların avangart ve<br />

yenilikçi dokunuşlarla harmanlandığı iddialı bir menü hazırladıklarını<br />

söyledi ve ekledi: “Misafirlerimiz Ege Denizi’nin eşsiz güzelliklerini<br />

keşfederken, biz de onları seçkin menülerle bir lezzet yolculuğuna<br />

çıkaracağız.”<br />

Combining the "fine dining" concept with cruise tourism with<br />

its chef-signed menus, Selectum Blu will offer its guests a<br />

holiday experience beyond their expectations with its high<br />

taste standards.<br />

The importance of eating and drinking experience in holiday habits<br />

is increasing. According to the United Nations (UN) World Tourism<br />

Organization 2022 data, Turkey ranked 3rd in the list of countries receiving<br />

the most tourists in the world, after France and Spain. Gastronomy had an<br />

important place in tourism revenues with a share of 27%. Eighty percent<br />

of the tourists around the world choose food and beverage opportunities<br />

and diversity as the criteria for their choice of destination. Keeping up with<br />

this trend, Selectum Blu Cruises targets “fine dining” enthusiasts with its<br />

ambitious menus prepared by Chef Bülent Yıldız and his team. The menus,<br />

which are prepared with carefully selected ingredients, offer examples<br />

from Turkish, Mediterranean, Italian, Far East and world cuisines,<br />

combined with a comfortable voyage on a luxury ship.<br />

Bringing together the flavors of different cultures<br />

Noting that gastronomic tourism has grown rapidly around the world in<br />

recent years, Tayfun Turanlıoğlu, Executive Board Member of Selectum<br />

Blu Cruises, explained the steps they have taken in this regard as follows:<br />

“As the importance of eating and drinking experience in holiday habits<br />

increases, the number of tourists who want to include the concept of<br />

'fine dining' in their holiday plans is also increasing. Research on holiday<br />

habits revealed that 80% of vacationers consider food and beverage<br />

opportunities and diversity as an important factor. Being aware of this fact,<br />

we have carried our claim on luxury accommodation experience, travel<br />

on distinguished routes and fun activities to our menus and food quality.<br />

Selectum Blu cuisine brings together the flavors of different cultures and<br />

offers unique tastes to our guests. The selection and preparation process<br />

of the ingredients used in our meals is one of the most important factors<br />

that determine the quality of our flavors.”<br />

“We care about the quality of taste”<br />

Tayfun Turanlıoğlu said, “One of the most unforgettable experiences of a<br />

holiday is a nice dinner at sunset, and we make a special effort to provide<br />

our guests with the most delicious experience every evening they spend<br />

at Blue Sapphire, accompanied by stunning views. Our experienced chef<br />

Bülent Yıldız takes our guests on a gastronomic journey every day with the<br />

ambitious menus he prepares and the delicious plates he presents. One<br />

of the features that makes Selectum Blu one of the most preferred cruise<br />

brands is undoubtedly the importance it attaches to food quality. After<br />

each trip, we definitely get positive feedback from our guests. Accordingly,<br />

salmon gravlax, stuffed chicken wings and beef tenderloin are among the<br />

most preferred dishes on our ship. Both the design and the materials of<br />

these plates are quite unusual and appetizing.”<br />

Message from the chief!<br />

Expressing that gastronomy is one of the key points of the cruise holiday<br />

experience, Chef Bülent Yıldız said that in the coming season, together<br />

with the kitchen team, they prepared an ambitious menu for Selectum<br />

Blu guests, blending traditional flavors with avant-garde and innovative<br />

touches, and added: “While our guests discover the unique beauties of<br />

the Aegean Sea, we will take them on a culinary journey with exquisite<br />

menus.”


Oda İçi<br />

Ekipmanlarımızla<br />

Tanışın<br />

Lifetech Türkiye Distribütörü<br />

Yeni Mahalle Kuzey Yanyol Caddesi No.65 34530<br />

Kumburgaz/Büyükçekmece - İstanbul | Türkiye<br />

Tel/Phn : +90 212 580 1 590 - Fax: +90 212 580 1 581<br />

www.otelurunleri.com.tr


102<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro aktüel<br />

Kahveler dışarı,<br />

bubble tea içeri!<br />

Bubble tea’ye özel mekan konsepti<br />

oluşturarak ilk olarak İzmir’de<br />

açan Freelance Group, içecek<br />

alışkanlıklarını değiştirme hedefiyle<br />

geliyor.<br />

Freelance Group’un Kurucusu Hüseyin Başaran,<br />

İzmir’deki çok sayıda işletmelerinin yanına eklemiş<br />

olduğu yeni girişimi Bobanova tea ile farklı tarifleri<br />

ve renkli sunumlarıyla, Tayvan menşeli Bubble<br />

tea’ye özel bir konsept oluşturuyor ve ilk olarak<br />

İzmir’de deniyor. Bubble tea’nin tek seçenekli<br />

sıradan bir içecekten daha fazlası olduğunu söyleyen<br />

Başaran, müşterilerine zengin bir menü sunarak<br />

sektöre yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Renkli<br />

ve ilginç sunumlarının sosyal medyada paylaşılan<br />

fotoğraf ve videoları sayesinde organik şekilde geniş<br />

bir kitleye ulaştıklarını ifade eden Başaran, “Sayıları<br />

hızla artan kafeler, kahve tüketimini artırarak adeta<br />

geleneksel Türk çayını tahtından etti. Çay, dünya<br />

genelinde de giderek popülerleşen Bubble tea ile adeta geri dönüyor. Biz de Bornova<br />

Küçükpark’ta bu konsepti üniversiteli gençlerin sosyalleşebileceği bir kafe ortamında<br />

hayata geçirdik ve müşterilerimize lezzetli, kaliteli ve özgün Bubble tea çeşitleri<br />

sunmaya başladık. Amacımız, Bubble tea kültürünü İzmir'de yaygınlaştırmak, diğer<br />

şehirlere taşımak ve sektöre yeni bir soluk getirmek. Yenilikçi girişimimiz Bobanova,<br />

oldukça 'fotojenik' atmosferiyle İzmir’in en popüler buluşma noktalarından biri olmaya<br />

aday.” diyor.<br />

Coffees out, bubble tea in!<br />

Freelance Group, which first opened in<br />

Izmir by developing a special space concept<br />

for bubble tea, is coming with the aim of<br />

changing the beverage habits.<br />

Hüseyin Başaran, the Founder of Freelance Group,<br />

develops a special concept for Taiwan-origin Bubble tea<br />

with his new venture Bobanova tea, which he has added<br />

to many of his businesses in İzmir, with different recipes<br />

and colorful presentations, and is first tried in İzmir.<br />

Stating that bubble tea is more than an ordinary beverage<br />

with one choice, Başaran aims to bring a new breath<br />

to the sector by offering a rich menu to its customers.<br />

Stating that their colorful and interesting presentations<br />

reached a wide audience organically thanks to the photos<br />

and videos shared on social media, Başaran said, “The<br />

rapidly increasing number of cafes has almost overthrown<br />

traditional Turkish tea by increasing coffee consumption.<br />

Tea is making a comeback with Bubble tea, which is<br />

becoming increasingly popular around the world. We, in<br />

Bornova Küçükpark, have implemented this concept in a<br />

cafe environment where university students can socialize,<br />

and we have started to offer our customers delicious,<br />

high quality and original Bubble tea varieties. Our aim<br />

is to spread the bubble tea culture in İzmir, to carry it to<br />

other cities and to bring a new breath to the sector. Our<br />

innovative venture, Bobanova, is a candidate to become<br />

one of the most popular meeting points in Izmir with its<br />

very 'photogenic' atmosphere.”<br />

Sıra dışı lezzet<br />

deneyimi<br />

İstanbul’un en gözde yeme-içme,<br />

eğlence ve etkinlik mekanı Oligark<br />

İstanbul, özel günlere de ev<br />

sahipliği yapıyor.<br />

Kurumsal etkinlikler, şirket yemekleri, basın<br />

lansmanları, kahvaltılı toplantılar, doğumgünü<br />

kutlamaları gibi farklı seçenekleri benzersiz<br />

manzarasıyla sunan mekan, geniş bir yelpaze<br />

sunan mutfağı ile de özel günleri unutulmaz<br />

kılıyor. Bistro düzende 350-500 kişi, yemekli<br />

düzende 150- 250 kişi ağırlama kapasitesine<br />

sahip mekan, manzarasının ve romantik<br />

atmosferinin yanı sıra farklı lezzetleri ile<br />

de öne çıkıyor. Mekanın hem modern hem<br />

de geleneksel lezzetlerden oluşturduğu<br />

menüsünde ev yapımı tütsülü somondan<br />

zeytinyağlı enginar göbeğinde iç baklaya, deniz<br />

mahsullü linguine ve kömür ateşinde yaprak<br />

antrikota kadar birçok seçenek yer alıyor.<br />

Sunum ve lezzetleriyle konuklarına kusursuz<br />

anlar yaşatan mekan, tadına doyulmaz bir<br />

gastronomik deneyim sunuyor.<br />

Exceptional taste experience<br />

Oligark Istanbul, Istanbul's most popular food and beverage,<br />

entertainment and event venue, also hosts special occasions.<br />

The venue, which offers different options such as celebrations with its unique view, makes special<br />

days unforgettable with its wide range of cuisine. The venue, which has the capacity to host 350-<br />

500 people in bistro style and 150-250 people in dining order, stands out with its different tastes<br />

as well as its view and romantic atmosphere. The menu of the venue consists of both modern<br />

and traditional flavors, from homemade smoked salmon to artichoke hearts with olive oil, broad<br />

beans, seafood linguine and charcoal-fired ribeye. The venue, which offers its guests perfect<br />

moments with its presentation and flavors, offers an insatiable gastronomic experience.


104<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro aktüel<br />

Tabağınızda<br />

Meksika,<br />

karşınızda<br />

Ankara<br />

Gastronominin yıldızlarını<br />

ağırlıyor<br />

Akdeniz’de lüks ve konforun<br />

harmonisi Cullinan Belek, yaz<br />

dönemi boyunca gastronomi<br />

dünyasının yıldızlarını<br />

mutfağında ağırlayacak.<br />

Türk ve dünya mutfaklarını gözalıcı sunumlarla birleştiren Cullinan<br />

Belek, misafirleri özel bir gurme yolculuğuna çıkarıyor. Her biri<br />

farklı konsepte sahip şık detaylar ile dekore edilen restoranları,<br />

barları, enfes kokteylleri, Premium koleksiyonundan seçilmiş içkileri,<br />

büyülü lezzetler sunan çikolata atölyesi ve patisserie, şarap ve kahve<br />

durakları ile tatiliniz adeta bir gastronomi deneyimine dönüşüyor.<br />

<strong>Mayıs</strong> ayı itibarı ile mutfağında her ay Michelin yıldızlı şefleri<br />

ağırlayacak olan Cullinan Belek’in ilk konuğu 2-3 <strong>Mayıs</strong> tarihleri<br />

arasında ünlü Michelin yıldızlı İspanyol Şef Ruben Arnanz olacak. 2<br />

gün boyunca İspanyol yemeklerini yorumlayacak olan şef, İspanyol<br />

mutfağının en iddialı tatlarını görsel bir şovla misafirlerin beğenisine<br />

sunacak. 24-25 Haziran’da Michelin yıldızlı İtalyan Şef Felix Lo Basso,<br />

18-19 Temmuz’da Hollandalı Michelin yıldızlı şef Tim Golsteijn ve<br />

20-21 Ağustos’ta Rusya’nın en ünlü michelin yıldızlı şefi Ekaterina<br />

Alehina Cullinan Belek’te kusursuz tatları görsel şovlarla sunarak<br />

eşsiz bir lezzet deneyimi yaşatacak.<br />

It welcomes the stars of gastronomy<br />

Cullinan Belek, the harmony of luxury and comfort<br />

in the Mediterranean, will host the stars of the<br />

gastronomy world in its kitchen during the summer<br />

period.<br />

Cullinan Belek, which combines Turkish and world cuisines with eyecatching<br />

presentations, takes its guests on a special gourmet journey.<br />

Your holiday turns into a gastronomic experience with restaurants,<br />

bars, delicious cocktails, drinks selected from the Premium collection,<br />

chocolate workshop offering magical tastes and patisserie, wine and<br />

coffee stops, each of which is decorated with stylish details with a<br />

different concept. The first guest of Cullinan Belek, which will host<br />

Michelin-starred chefs in its kitchen every month as of May, will be<br />

the famous Michelin-starred Spanish Chef Ruben Arnanz between 2-3<br />

May. The chef, who will interpret Spanish dishes for 2 days, will present<br />

the most assertive tastes of Spanish cuisine to the guests with a visual<br />

show. Michelin-starred Italian Chef Felix Lo Basso on 24-25 June,<br />

Dutch Michelin-starred chef Tim Golsteijn on 18-19 July, and Russia's<br />

most famous Michelin-starred chef Ekaterina Alehina Cullinan on<br />

August 20-21 at Belek. It will provide a unique taste experience by<br />

presenting it with shows.<br />

Şehrin Meksikalısı<br />

Ranchero, Başkent’in<br />

sembol yapılarından<br />

birisi olan Atakule’deki<br />

şubesinde, kahvaltı<br />

servisine başladı.<br />

Mekanın kahvaltı<br />

mönüsünde ilk bakışta<br />

pek çok kişi için söylenmesi kadar akılda tutması da zor<br />

olan Huevo Aguacate Con Pan, Chilaquiles, Mexican Hot<br />

Cakes, Elote Cremoso, Cazuele De Alambres gibi lezzetler<br />

bulunuyor.<br />

Meksika’nın Aztek ve Mayalara kadar uzanan binlerce yıllık tarihini,<br />

renkli kültürünü ve dünyaca ün yapmış en özel lezzetlerini İstanbul’dan<br />

sonra Başkent’e de taşıyan Ranchero, Atakule şubesine gelen<br />

misafirlerine Türk damak tadına hiç de uzak olmayan tariflerden<br />

oluşturduğu özel bir kahvaltı servisi sunmaya başladı. Meksika<br />

mutfağının baş tacı Tortilla ile hazırlanan kıymalı börek, döküm tava<br />

içinde renkli biber, soğan, domates, eritme peynir, salsa festivo sos<br />

ve krema ile hazırlanan tereyağlı göz yumurta, mantarlı, hindi fümeli,<br />

sosisli veya chorizo alternatifleriyle Meksika’ya özgü omlet çeşitleri,<br />

süt reçelinin başrolde olduğu Meksika tarzı pankek gibi pek çok<br />

özgün lezzet, Atakule Ranchero’nun yeni menüsünde yer alıyor. Ayrıca<br />

dileyenler kahvaltı tabağı, menemen, omlet, sahanda yumurta gibi<br />

klasik kahvaltı seçeneklerini de tercih edebiliyor.<br />

Mexico on your plate,<br />

Ankara in front of you<br />

Ranchero, the Mexican of the city, started serving<br />

breakfast in its branch in Atakule, one of the capital's<br />

symbolic structures. In the breakfast menu of the<br />

restaurant, there are flavors such as Huevo Aguacate<br />

Con Pan, Chilaquiles, Mexican Hot Cakes, Elote Cremoso,<br />

Cazuele De Alambres, which are as difficult to remember<br />

as it is to say at first glance.<br />

Ranchero, which carries Mexico's thousands of years of history dating<br />

back to the Aztecs and Mayans, its colorful culture and the most<br />

world-renowned special flavors to the Capital after Istanbul, offers a<br />

special breakfast service to its guests who come to its Atakule branch,<br />

consisting of recipes that are not far from the Turkish palate started.<br />

Meat pie prepared with Tortilla, the crown jewel of Mexican cuisine,<br />

Mexican omelet with options such as eggs with butter, mushrooms,<br />

smoked turkey, sausage or chorizo, prepared with colored peppers,<br />

onions, tomatoes, melted cheese, salsa festivo sauce and cream in a<br />

cast iron pan, many original flavors, such as Mexican-style pancakes<br />

with milk jam, are on the new menu of Atakule Ranchero. In addition,<br />

those who wish can choose classic breakfast options such as breakfast<br />

platter, menemen (a Turkish special dish made with vegetable and<br />

eggs), omelet, scrambled eggs.


106<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro aktüel<br />

Fazla, 28. sıradan<br />

9. sıraya yükseldi<br />

Fast Company Dergisi,<br />

Türkiye’nin ve dünyanın önde<br />

gelen isimlerinden oluşan<br />

jüri üyelerinin yer aldığı<br />

Sürdürülebilirlik Liderleri <strong>2023</strong><br />

listesini açıkladı.<br />

Fast Company Dergisi, Türkiye Sınai<br />

Kalkınma Bankası (TSKB) katkılarıyla<br />

gerçekleştirdiği ve dünyanın önde gelen<br />

isimlerinden oluşan jüri üyelerinin yer aldığı<br />

Türkiye’nin Sürdürülebilirlik Liderleri <strong>2023</strong><br />

listesini açıkladı. Türkiye'nin Sürdürülebilirlik<br />

Liderleri 2022 listesinde 28. sırada yer alan Fazla Kurucu Ortağı ve CEO’su Olcay<br />

Silahlı, birçok köklü markanın yer aldığı listede bu yıl 9. sıraya yükseldi. “Dünyayı<br />

kurtarma hedefine ivmelenen etkimiz ile yürüyoruz.” diyen Silahlı, “Yola çıkarken<br />

üstlendiğimiz misyonlardan biri de Dünya adına etki odaklı sürdürülebilir bir iş modeli<br />

geliştirerek Türk gençlerine örnek olmak, sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi<br />

alanında öncülük etmek idi. Gerçekleştirdiğimiz etki odaklı işler ve geliştirdiğimiz<br />

teknoloji tabanlı çözümler ile geçtiğimiz yıl 28. sırada yer aldığımız listede bu yıl 9.<br />

sıraya yükselmek ve birbirinden köklü markaların ve yetkililerinin arasında ismimizi<br />

görmek bizler için tarifi zor bir gurur kaynağı. Bu başarı doğru yolda olduğumuzu ve<br />

sahiplendiğimiz değerleri doğru şekilde yansıtabildiğimizi bizlere yeniden hatırlattı.<br />

Türkiye’nin öncü şirketlerinden biri olmanın gururu ile dünyamızın ihtiyaç duyduğu<br />

dönüşüme ön ayak olmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.<br />

Fazla rose from 28th to 9th<br />

Fast Company Magazine has announced<br />

the list of Sustainability Leaders <strong>2023</strong>,<br />

which includes jury members consisting<br />

of prominent names from Turkiye and the<br />

world.<br />

Fast Company Magazine has announced Turkiye's<br />

Sustainability Leaders <strong>2023</strong> list, which is made with the<br />

contributions of the Industrial Development Bank of<br />

Turkiye (TSKB) and includes the jury members consisting<br />

of the world's leading names. Ranking 28th in Turkiye's<br />

Sustainability Leaders 2022 list, Fazla Founding Partner<br />

and CEO Olcay Silahlı rose to 9th place this year in the list<br />

of many well-established brands. “We are walking towards<br />

the goal of saving the world with our accelerating effect.<br />

One of the missions we undertook when we set out was to<br />

set an example for Turkish youth by developing an impactoriented<br />

sustainable business model for the world, and to<br />

lead in the field of sustainability and circular economy. It<br />

is a source of indescribable pride for us to rise to the 9th<br />

place in the list, where we ranked 28th last year, with the<br />

impact-oriented works we carried out and the technologybased<br />

solutions we developed, and to see our name<br />

among the well-established brands and their officials. This<br />

success reminded us once again that we are on the right<br />

track and that we can reflect the values we hold in the<br />

right way. With the pride of being one of Turkiye's leading<br />

companies, we will continue to pioneer the transformation<br />

our world needs,” he said.<br />

Down sendromlu<br />

bireyler mesleklerini<br />

seçti<br />

Yerli tatlı markası, down sendromlu<br />

bireyler için düzenlenen etkinliğe ortak<br />

oldu.<br />

Genetik bir farklılık, bir kromozom anormalisi olarak<br />

bilinen down sendromu için Birleşmiş Milletler tarafından<br />

belirlenen 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık<br />

Günü'nde küresel çapta birçok etkinlik düzenlendi.<br />

Down sendromlu bireylerin iş dünyasına dahil edilmesi<br />

için Sosyal Etki Derneği ve Köşkeroğlu iş birliğiyle<br />

gerçekleştirilen etkinliğe katılan down sendromlu bireyler<br />

ise mesleklerini seçti. Down sendromlu bireyler adına<br />

farkındalık oluşturmak ve onların herkes gibi hayata dahil<br />

olabilmelerini sağlamak için bir araya geldiklerini belirten<br />

Köşkeroğlu CEO'su Şef Eyüp Köşkeroğlu, etkinliğe<br />

dair şu açıklamada bulundu: “Türkiye Down Sendromu<br />

Derneği’nin verilerine göre, dünyada yaklaşık olarak 6<br />

milyon, ülkemizde ise 70 bin civarında down sendromlu<br />

birey bulunuyor. Bu bireylerin iş hayatına katılması,<br />

aynı zamanda sosyalleşebilmeleri anlamına geliyor. Bu<br />

doğrultuda 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık<br />

Günü vesilesiyle biz de elimizi taşın altına koymak istedik.<br />

Individuals<br />

with down<br />

syndrome<br />

chose their<br />

profession<br />

The Yerli sweet brand<br />

became a partner in<br />

the event organized for<br />

individuals with down<br />

syndrome.<br />

Many events were held globally on 21 March World Down Syndrome Awareness Day,<br />

which was determined by the United Nations for down syndrome, which is known as<br />

a genetic difference, a chromosomal abnormality. Participating in the event, which<br />

was held in cooperation with the Social Impact Association and Köşkeroğlu to include<br />

individuals with Down syndrome in the business world, individuals with Down syndrome<br />

chose their profession. Chef Eyüp Köşkeroğlu, CEO of Köşkeroğlu, who stated that they<br />

came together to raise awareness on behalf of individuals with Down syndrome and to<br />

enable them to be involved in life like everyone else, made the following statement about<br />

the event: “According to the data of the Turkish Down Syndrome Association, there are<br />

approximately 6 million individuals with Down syndrome in the world and around 70<br />

thousand in our country. The fact that these individuals participate in business life also<br />

means that they can socialize. In this direction, we wanted to take the responsibility on<br />

the occasion of March 21, World Down Syndrome Awareness Day. By sponsoring the<br />

event led by the International Social Impact Association, we contributed in many stages.”


108<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

gastro aktüel<br />

COFFEX İstanbul<br />

4-7 <strong>Mayıs</strong> buluşması<br />

için gün sayıyor<br />

Bu yıl beşincisi düzenlenecek olan COFFEX İstanbul<br />

Kahve Fuarı 4-7 <strong>Mayıs</strong> tarihleri arasında Haliç Kongre<br />

Merkezi’nde gerçekleşecek.<br />

Kahve endüstrisi ve yan sanayiler için en önemli fuar platformu<br />

olma özelliğini taşıyan COF-FEX İstanbul, kahve profesyonelleri<br />

ve tutkunlarını 4-7 <strong>Mayıs</strong> tarihleri arasında Haliç Kongre<br />

Merkezi’nde ağırlayacak. Bu yıl 5.sini düzenleyecek olan fuarda;<br />

uluslararası ve ulusal profes-yonel kahve makineleri coffee<br />

shop’lar, 3. dalga kahve ve nitelikli kahve temsilcileri, kahve<br />

çe-kirdeği toptancıları ve üretici ülkeler, kavurmacılar, kahve<br />

kavurma makineleri, kahve öğütme firmaları, ev tipi kahve ve çay<br />

makineleri, geleneksel Türk kahvesi makineleri, kahve makinesi<br />

ihracatçı ve ithalatçıları, soğuk demlenmiş kahve ve içecekler,<br />

kahve dükkanları, kahve ve kafein yan ve destek ürün markaları,<br />

Onur Market Dönem<br />

Toplantısı gerçekleşti<br />

ülkeler, karton bardaklar, ambalajlar, butik çay markaları,<br />

çikolata, gurme dondurma ve tasarımcılar yer alacak. Türkiye’nin<br />

profesyonel ve kapsamlı tek kahve endüstrisi organizasyonu<br />

COFFEX İstanbul’da katılımcılar ürün ve hizmetlerini daha<br />

geniş kit-lelere duyurabilecek, markaları için B2B görüşmeler<br />

sunarken aynı zamanda sektör öncülerinin ilham veren<br />

konuşmalarını dinleyebilecek.<br />

Seğmen Gıda’ya<br />

“Güvenilir Tedarikçi<br />

Sertifikası”<br />

Onur Market, her yıl düzenlendiği Onur Sofrası İftar Yemeği’nde<br />

çalışanlarıyla bir araya geldi. İftar programı öncesi <strong>2023</strong> Yılı 1. Çeyrek<br />

Değerlendirme ve 2. Çeyrek Planlama toplantısı yapıldı.<br />

Program, Geleneksel Simurg ödül töreniyle devam ederken geçtiğimiz yılın en başarılı Onur<br />

Market çalışanlarına da ödülleri verildi. Özen Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen,<br />

Yönetim Kurulu Üyeleri, İcra Kurulu Üyeleri, bölge müdürleri ve mağaza müdürlerinin<br />

katılımıyla gerçekleşen toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan Cemal Özen, “Onur<br />

olarak 27. yılımız, Özen Grup olarak da 45. yılımızdayız. 45 yıl önce atılan ilk adım ve Türkiye’nin<br />

en önemli perakende zincirlerinden biri olmanın haklı gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.<br />

Bu günlere büyük inanç, azim ve emeklerle geldik. Özen Grup olarak 45 yıldır, alın teriyle<br />

bin bir emekle yürüttüğümüz çalışma hayatımızın daha uzun yıllar büyüyerek sürmesi Özen<br />

Ailesi olarak en büyük temennimiz. Sağladığımız istihdam sayısı her geçen gün artarken<br />

ticari kazancımızın büyük bir bölümünü yerli üretime tahsis ederek ülkemizin ve milletimizin<br />

geleceğine de katkıda bulunuyoruz. Bugün sektörüne yön veren ve gelecek için kendini<br />

en iyi şekilde hazırlayan Özen Grup, kuruluşundan bu güne koruduğu değerlerin üzerinde<br />

yükselmeye, ilerlemeye devam edecek” diye konuştu.<br />

Tedarik Zincirinde Güven Rehberi ve<br />

Değerlendirme Kriterleri kapsamında, istenen<br />

koşulları eksiksiz şekilde yerine getiren<br />

Seğmen Gıda, “Güvenilir Tedarikçi Sertifikası”<br />

almaya hak kazandı. Yılların değişmeyen<br />

lezzeti Seğmen, müşterilerine olduğu gibi<br />

tedarikçilerine de güven sağlıyor. T.C. Tarım<br />

ve Orman Bakanlığı desteği ile gerçekleşen<br />

Tedarik Zincirinde Güven Programı<br />

çerçevesinde “Güvenilir Tedarikçi Sertifikası”<br />

ile ödüllendiren Seğmen Gıda, ETÜDER'e<br />

teşekkürlerini sundu.


110<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

fuar fair<br />

DÜNYA AĞIRLAMA SEKTÖRÜ<br />

INTERNORGA <strong>2023</strong>'TE<br />

BIR ARAYA GELDI<br />

Tüm gıda hizmeti ve ağırlama pazarı için önde gelen uluslararası ticaret fuarı, çeşitli<br />

yeni formatlarla hızlı bir başlangıç yaptı ve etkileyici bir taze ivme kaynağı ve fikir<br />

alışverişi, ilham ve yeni trendler için bir platform sağladı. Hem organizatör hem de<br />

katılımcı şirketler, etkinliğin başarısı konusunda tamamen olumlu.<br />

Bu yılki INTERNORGA'nın "Hep<br />

birlikte" sloganı bundan daha uygun<br />

olamazdı: oteller, restoranlar, fırın<br />

ve şekerleme loncaları, tıka basa dolu<br />

Hamburg sergi salonlarında sektördeki en<br />

ilgili konuları değerlendirmek için bir araya<br />

geldi. Önde gelen uluslararası ticaret fuarı<br />

INTERNORGA, koronavirüs pandemisinin<br />

getirdiği kısıtlamaların ardından 10-14<br />

Mart <strong>2023</strong> tarihleri arasındaki geleneksel<br />

Mart tarihlerine geri döndü ve birçok yeni<br />

etkinlikle büyük yankı uyandırdı. Tanınmış<br />

endüstri devleri, beş gün boyunca<br />

Hamburg fuar alanlarında yeni gelenlerin<br />

yanı sıra restoran işletmecileri ve otelcilik<br />

uzmanlarıyla bir araya geldi ve çeşitli ağ<br />

oluşturma etkinliklerinde en son trendleri<br />

ve yenilikçi çözümleri müzakere etti. 1.100<br />

katılımcı şirket, özellikle şu anda geçerli<br />

trend olan 'Dijital Uygulamalar' alanında ve<br />

bu yıl yeniden genişletilen 'Ambalajlama ve<br />

Teslimat' alanında, sektördeki en geniş ve<br />

en çeşitli ürün yelpazesini sundu.<br />

Fuar, giderek daha önemli hale gelen<br />

'bitki bazlı gıda' konusuna da odaklandı.<br />

Hem pazar liderleri hem de gıda<br />

sektöründen ‘start-up'lar et, balık, süt<br />

ürünleri ve yumurta ikameleri dahil olmak<br />

üzere tüm vegan ve bitki bazlı gıdaları<br />

sergilediler ve izleyiciler tarafından çok iyi<br />

karşılandılar. Kısmen benzersiz bir destek<br />

programı ve birçok spesiyal sayesinde,<br />

fuar bir kez daha ilham kaynağı olma<br />

rolünü ve tüm yemek servisi ve ağırlama<br />

pazarı için en önemli buluşma yeri olarak<br />

yaşadı.<br />

Uyum ve güvenle birleşmiş bir<br />

sektör<br />

Hamburg Messe und Congress CEO'su<br />

Bernd Aufderheide bu yılki fuarı şöyle<br />

yorumladı: “Yiyecek hizmeti ve ağırlama<br />

pazarı için bir platform ve sahne olarak, bu<br />

yıl INTERNORGA hakkında özellikle güçlü<br />

bir iyimserlik ve dinamizm duygusu vardı.<br />

Sektörün yenilikçi gücü her zamanki gibi<br />

net ve beni etkilemekten asla vazgeçmiyor.<br />

Orada bulunanların tümü, fuarın pazar<br />

üzerinde son derece olumlu bir etkiye<br />

sahip olduğu ve kişisel toplantılar ve<br />

etkileşimler için vazgeçilmez bir kaynak<br />

olduğu konusunda hemfikirdi."<br />

Hamburg Messe und Congress Bölüm<br />

Müdürü Claudia Johannsen şöyle katkıda<br />

bulundu: "INTERNORGA'nın yemek ve<br />

otel endüstrileri arasında bir kez daha<br />

bu kadar popüler olduğunu kanıtlamış<br />

olmasından heyecan duyuyoruz. Ve<br />

herkes oradaydı! Mevcut olanların tümü<br />

güncel trend konular, yeni özel ürünler ve<br />

formatlar ve birçok yenilikçi ürün hakkında<br />

heyecanlandı, bu nedenle salonlar olumlu<br />

hisler ve iyimserlik duygusuyla doldu.”<br />

INTERNORGA Ticaret Fuarı Danışma<br />

Kurulu Başkanı ve United Tables Genel<br />

Müdürü Christian Strootmann da hep<br />

olumlu şeyler söyledi: "INTERNORGA<br />

sadece eski ihtişamına geri dönmekle<br />

kalmadı, birçok yeni konu sayesinde aynı<br />

zamanda gelecek. Ticaret fuarı, katılan<br />

herkes için büyük bir başarıydı.”<br />

Bir sonraki INTERNORGA, 8-12 Mart 2024<br />

tarihlerinde Hamburg'da gerçekleşecek.


112<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

fuar fair<br />

THE ENTIRE WORLD HOSPITALITY<br />

INDUSTRY COMES TOGETHER AT<br />

INTERNORGA <strong>2023</strong><br />

The leading international trade fair for the entire foodservice and hospitality market<br />

got off to a flying start with various new formats and provided an impressive source of<br />

fresh impetus and a platform for exchange, inspiration and new trends. The organisers<br />

and the exhibiting companies are all thoroughly positive and enthusiastic about the<br />

success of the event.<br />

The motto of this year’s INTERNORGA,<br />

‘All together’, could hardly have been<br />

more fitting: hotels, restaurants and the<br />

bakery and confectionery guilds came<br />

together to discuss the most relevant<br />

topics in the industry in the packed<br />

Hamburg exhibition halls.<br />

Following the restrictions of the<br />

coronavirus pandemic, the leading<br />

international trade fair INTERNORGA<br />

returned to its traditional March dates,<br />

from 10 to 14 March <strong>2023</strong>, and made<br />

a big impression with several new<br />

highlights. Over five days, well-known<br />

industry giants met with newcomers as<br />

well as restaurateurs and hospitality<br />

insiders on the Hamburg exhibition<br />

grounds and discussed the latest trends<br />

and innovative solutions at a variety<br />

of networking events. 1,100 exhibiting<br />

companies presented the largest and<br />

most diverse range of products in the<br />

industry, particularly in the trending<br />

‘Digital Applications’ area, which is<br />

especially relevant at the moment, and<br />

in the ‘Packaging & Delivery’ area, which<br />

was expanded again this year.<br />

Interest was also focused on the<br />

increasingly significant topic of ‘plantbased<br />

food’. Both market leaders<br />

and start-ups from the food sector<br />

showcased the full range of vegan and<br />

plant-based foods, including meat, fish,<br />

dairy and egg substitutes, and were very<br />

well received by the audience. Thanks in<br />

part to a unique supporting programme<br />

and many specials, the trade fair once<br />

again lived up to its role as a source<br />

of inspiration and the most important<br />

meeting place for the entire foodservice<br />

and hospitality market.<br />

An industry united by cohesion and<br />

confidence<br />

“As a platform and stage for the<br />

foodservice and hospitality market,<br />

there was a particularly strong sense<br />

of optimism and dynamism about<br />

INTERNORGA this year. The innovative<br />

power of the industry is as clear as ever<br />

and never ceases to impress me. All<br />

those present agreed that the trade fair<br />

has a hugely positive influence on the<br />

market and is an indispensable source<br />

of personal meetings and interaction,”<br />

says Bernd Aufderheide, CEO of<br />

Hamburg Messe und Congress.<br />

Claudia Johannsen, Division Manager at<br />

Hamburg Messe und Congress, adds:<br />

“We are thrilled that INTERNORGA has<br />

once again proved so popular among<br />

the catering and hotel industries. And<br />

everyone was there! All those present<br />

were excited about the current trending<br />

topics, new specials and formats, and<br />

many innovative products, so the halls<br />

were filled with positive vibes and a<br />

sense of optimism.”<br />

Christian Strootmann, Chairman of the<br />

INTERNORGA Trade Fair Advisory Board<br />

and Managing Director at United Tables,<br />

also had only positive things to say:<br />

“INTERNORGA has not only returned<br />

to its former glory, but, thanks to many<br />

new topics, is also ready for the future.<br />

The trade fair was a huge success for<br />

everyone involved.”<br />

The next INTERNORGA will take place<br />

from 8–12 March 2024 in Hamburg.


114<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

fuar fair<br />

OTELCILIK SEKTÖRÜNÜN BÜYÜK BULUŞMA<br />

NOKTASI, THE HOTEL SHOW<br />

The <strong>Hotel</strong> Show, the big rendezvous of the hospitality industry<br />

Ürün, tasarım ve teknoloji ile<br />

konaklama alanlarını dönüştürmek…<br />

Otelcilik sektörünün lider etkinliği,<br />

23-25 <strong>Mayıs</strong> <strong>2023</strong> tarihlerinde<br />

Dubai World Trade Center Fuar<br />

Merkezi'nde sektöre ev sahipliği<br />

yapacak.<br />

Orta Doğu'daki konaklama sektörü patlama<br />

yaşıyor ve yavaşlama belirtisi göstermiyor,<br />

The <strong>Hotel</strong> Show, markaları hızla büyüyen<br />

bu pazara tanıtmak ve markanın bu gelişen<br />

pazardaki görünürlüğünü anında artırmak için<br />

mükemmel bir fırsat. The <strong>Hotel</strong> Show, 20 yılı aşkın<br />

süredir sektörün buluşma yeri haline geldi. Fuar,<br />

Ortadoğu'daki ağırlama sektörü için en büyük ve<br />

en saygın etkinlik. Mevcut ilişkiler burada daha<br />

da geliştiriliyor ve orada yeni ilişki ve işbirlikleri<br />

geliştiriliyor.<br />

Transforming hospitality spaces with product, design<br />

and technology… The leading event of the hoteliers<br />

industry will host the sector at Dubai World Trade Center<br />

Exhibition Center, 23-25 May <strong>2023</strong>.<br />

HoReCa endüstrisindeki her yönü ve ürünü<br />

kapsıyor<br />

The <strong>Hotel</strong> Show, HoReCa endüstrisindeki her yönü<br />

ve ürünü kapsıyor ve size yeni yenilikleri kaynak<br />

göstermeniz ve sektördeki bir sonraki büyük şeyi<br />

keşfetmeniz için tek bir alan sağlamayı amaçlıyor.<br />

Bu topluluk türünün tek örneği olup hem yerleşik<br />

hem de gelişmekte olan markaları, uygulayıcıları<br />

ve HoReCa tedarikçilerini Dubai'de bir araya<br />

getirerek mükemmel kalite, nicelik ve çeşitlilik<br />

dengesine sahip. Fuarı ziyaret ederek, değişimi<br />

yönlendirmenize ve daha akıllı, daha karlı iş<br />

kararları almanıza yardımcı olabilecek bilgi, ilham<br />

ve insanlarla kendinizi donatabilirsiniz.<br />

Fuar, konaklama teknolojisi dünyasındaki<br />

yenilikleri keşfetmek için mükemmel bir ortam.<br />

20 yılı aşkın bir süredir ziyaretçilere konaklama<br />

teknolojisi ürünlerini tedarik etme, ağ kurma ve<br />

endüstri devleriyle gerçek iş yapma şansı verdi.<br />

Trendlerin bir adım önünde olun ve bütünsel<br />

konuk deneyimini geliştirmenin yeni yollarını<br />

keşfedin. En son konuklara yönelik ve en son akıllı<br />

sistemler, otel güvenliği ve güvenlik teknolojisi<br />

güvenlik yazılımı, e-ticaret platformları ve çok<br />

daha fazlası dahil olmak üzere konaklama<br />

endüstrisindeki en son ürünleri bu fuarda görün<br />

ve temin edin.<br />

The hospitality industry in the<br />

Middle East is booming and shows<br />

no signs of slowing down. The <strong>Hotel</strong><br />

Show is the perfect opportunity<br />

from which to introduce the brands<br />

to this rapidly growing market, and<br />

instantly boost brand's visibility in<br />

this thriving market.<br />

For over 20 years, The <strong>Hotel</strong> Show<br />

has become the meeting place<br />

for the industry. It is the grandest<br />

and most highly regarded event<br />

for hospitality in the Middle<br />

East. Existing relationships are<br />

developed, and new ones are<br />

developed there.<br />

Covering every aspect and product<br />

in the HoReCa industry<br />

The <strong>Hotel</strong> Show covers every aspect<br />

and product within the HORECA<br />

industry and aim to provide you<br />

with one space to source new<br />

innovations and discover the next<br />

big thing in the industry. This<br />

community is one of a kind and<br />

has the perfect balance of quality,<br />

quantity, and variety, bringing<br />

together both established and<br />

emerging brands, practitioners and<br />

HORECA suppliers in Dubai. Visiting<br />

the fair, you can furnish yourself<br />

with the information, inspiration and<br />

people who can help you navigate<br />

change and make smarter, more<br />

profitable business decisions.<br />

The show is the perfect setting to<br />

discover what’s new in the world<br />

of hospitality technology. For over<br />

20 years, the hospitality technology<br />

event has given visitors the chance<br />

to source hospitality technology<br />

products, network, and do real<br />

business with industry giants.<br />

Stay ahead of the curve and<br />

discover new ways to enhance the<br />

holistic guest experience. Source<br />

the latest products in the hospitality<br />

industry including the latest in<br />

guest-facing & back-end smart<br />

systems, hotel safety and security<br />

technology security software,<br />

e-commerce platforms, and much<br />

more.


116116<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

mekan<br />

93 YILLIK TARIHI FIRINDA<br />

3 KUŞAKTIR HAMUR YOĞURULUYOR<br />

Ekmek, Ramazan pidesi ve Çarşamba Kıvratması’nın en köklü adresi, Tarihi Özakkaya Fırını, 93 yıllık<br />

tecrübesini ailenin 3. kuşak temsilcileriyle günümüze taşıyor. İşin başında ise, meslekte 50. yılına giren<br />

baba Esat Akkaya var. Usta hamurkâr, bundan sonraki hedeflerinin Tarihi Özakkaya Kıvratması’nı tüm<br />

Türkiye ile buluşturmak olduğunu söylüyor.<br />

Mübadele sonrası 1930 yılında,<br />

Yunanistan Drama’dan<br />

gelip Samsun’un Çarşamba<br />

ilçesine yerleşen rahmetli Hacı Hıfzı<br />

Akkaya’nın Rumlardan bugünkü merkez<br />

şubesindeki taş fırını devralmasıyla<br />

başlıyor, Tarihi Özakkaya Fırını’nın<br />

kuruluş hikayesi. Ailede fırıncılık<br />

mesleği ilk bu girişimle temelleniyor<br />

ki, meslekte yarım asrı geride bırakan<br />

Tarihi Özakkaya Fırını İşletme Sahibi<br />

Esat Akkaya o yolculuğu şu sözleriyle<br />

anlatıyor: “Ben ilkokuldan sonra 12-<br />

13 yaş civarı hamurkâr olarak, tıpkı<br />

babam gibi işin mutfağından başladım.<br />

Bugün işimin patronu olmama rağmen<br />

hiçbir zaman işimin mutfağında olmayı<br />

bırakmadım, yenilikleri takip edip her<br />

zaman ürün geliştirmeye devam ettim.<br />

Meslekte 50. yıla girdim, fırınımız<br />

93. yılında. Sağlıkla devam etmek<br />

dileğimiz. Şu an 3. kuşak işletmede<br />

görevde. Oğlum fırın işletmeciliğini<br />

artık iyice devraldı. Kızım da yaklaşık<br />

iki yıldır internet üzerinden çok<br />

sevilen ürünümüz Tarihi Çarşamba<br />

Kıvratmasını tüm Türkiye’ye ulaştırıyor.”<br />

Üç şubeli<br />

Üç şubeli Tarihi Özakkaya Fırını, bir<br />

adet kafe-restoran bölümüne de sahip.<br />

Merkez şubede üretimi yapılan tüm<br />

fırın ve pastacılık ürünlerinin yanı<br />

sıra merkezde konumlanan kaferestoran<br />

bölümünde pide, lahmacun,<br />

döner, tatlı ve pasta içecek hizmeti<br />

veriliyor. Akkaya, diğer iki şubede ise,<br />

ekmeğin yerinde üretildiğini, pastacılık<br />

ürünlerinin merkez şubede üretilip<br />

Terme ve Sungurlu caddelerindeki<br />

şubelere ulaştırıldığını belirtiyor.<br />

Gözbebeği ürünü, Çarşamba<br />

Kıvratması<br />

Tarihi Özakkaya Fırını’nın<br />

“gözbebeğimiz” dediği ürünü,<br />

Çarşamba Kıvratması. Yaklaşık iki<br />

yıldır internet üzerinden tüm Türkiye’ye<br />

satışını gerçekleştirdiklerini belirten<br />

Akkaya üründen şöyle bahsediyor:<br />

“Kıvratma artık coğrafi işaret adıyla<br />

‘’Çarşamba Kıvratması’ Çarşamba’ya<br />

özgü bir tatlı. Bayramların, özel<br />

günlerin vazgeçilmezidir Çarşamba’da.<br />

Evlerde yapılır, evlerde yapılan oklavaya<br />

sarılır ve büzülür. Bu görüntüsüyle<br />

‘Koca Karı Gerdanı’ ismiyle de bilinir.<br />

Biz oklavaya sarmıyoruz. Rahmet<br />

babamla birlikte pek çok deneme


118118<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

mekan<br />

yaptık. Gerek hammadde gerek reçete<br />

gerekse şekil olarak çokça denemeden<br />

sonra en çok rağbet gören bugünkü<br />

formunu oluşturduk.”<br />

Babadan hamur ustası Akkaya,<br />

kıvratmanın yapımını ise şu detaylarıyla<br />

paylaşıyor: “İlk olarak baklavalık yufka<br />

hamurunu hazırlıyoruz. Yufkamız çok<br />

ince bir şekilde açılıyor. Sonrasında<br />

içine fındık-ceviz-sofra şekerinden<br />

oluşan karışımımızı bolca döküyoruz.<br />

Ürünümüzü hem hafif hem de lezzetli<br />

yapan bu detay aslında. Bir hamur<br />

tatlısı olarak hamur oranının az olması<br />

bizim asıl farkımızı ortaya koyuyor.<br />

Hemen hemen kuruluşumuzdan bu<br />

yana ‘Tarihi Özakkaya Kıvratması’ adıyla<br />

üretimini yapmaktayız.”<br />

Ekmek ve Ramazan pidesi ustası<br />

Tarihi Özakkaya Fırını’nın ilk<br />

zamanlarından bu yana en çok<br />

talep gören ürünlerinin başında ise<br />

ekmek ve Ramazan pidesi geliyor.<br />

“Kıvratmanın instagram satışından<br />

aldığımız geri dönüşler hep yıllar<br />

önce burada yaşayıp bizden ekmeğini<br />

pidesini almış insanların memnuniyeti<br />

ve eğer kıvratmayı tatmadılarsa<br />

‘Eminim çok güzeldir’ diye düşünüp<br />

güven duymaları. Bizi bilen ve yeni<br />

tanıyan insanları memnuniyetiyle onore<br />

oluyoruz. Bunun dışında gözbebeğimiz<br />

kıvratma tabii ki. İlk günden beri çok<br />

sevildi. Hediyelik olarak çok tercih<br />

edilir, bayramlarda da aynı şekilde.<br />

Yıllardır ekmeğimiz ve pidemizin<br />

lezzetiyle bilinirken son yıllarda bu<br />

lezzetlere kıvratmamız da eklendi.”<br />

diyen Akkaya, dönemsel ürünler üretip<br />

üretmediklerine ilişkin sorumuzu ise<br />

şöyle yanıtlıyor: “Dönemsel ürünler<br />

değil de ürünlerimizin bazıları hep<br />

vardır. Bazıları da değişir. Çünkü<br />

yenilikleri takip ederiz. Şu an ne talep<br />

görüyorsa pastacılık sektöründe onu<br />

öğrenir, reçetesini oluşturur ve en<br />

kaliteli şekilde üretiriz.”<br />

Kaliteli malzeme, güvenilir tedarik<br />

zinciri<br />

Tarihi Özakkaya Fırını, malzeme<br />

tedariki konusunda da oldukça<br />

titiz. Kaliteli malzeme kullanımının<br />

önemine dikkat çeken Akkaya,<br />

“Malzemeye önem vermezseniz<br />

isminizin devamlılığı da söz konusu<br />

olamaz. Günümüzde bu alanda<br />

faaliyet gösteren çok sayıda firma<br />

ve hammadde tedariki seçeneği var.<br />

Ama kaliteli malzemeyi bulmak biraz<br />

tecrübe istiyor.” diyor. İşletme prensibi<br />

olarak güvenilir tedarikçilerle uzun<br />

soluklu çalışmayı ilke edindiklerinin<br />

altını çizen Akkaya, “Falanca kişi<br />

daha ucuza malzeme veriyor diye<br />

küçük kârların peşine düşmeden<br />

çalışıyoruz. Böylece ürünlerimizin<br />

lezzeti ve kalitesi de değişmiyor.<br />

Bugün internet aracılığıyla aldığımız<br />

geri dönüşlerin de temelinde bu var<br />

aslında. Kaliteden taviz vermemek.<br />

Ürünümüz, yöresel lezzetimiz ‘Tarihi<br />

Özakkaya Kıvratması’nı tüm Türkiye’yle<br />

buluşturmak en büyük gayemiz.” diye<br />

de ekliyor.


120<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni mekan new place<br />

NATA LISBOA<br />

TÜRKIYE’DEKI ILK ŞUBESIYLE<br />

GALATA’DA…<br />

Portekiz’in ünlü Coffee Shop Zinciri NATA LISBOA'nın Türkiye'deki ilk<br />

şubesi İstanbul Galata'da hizmete girdi.<br />

İlk kez Portekiz’de açılan ve ülkenin<br />

ikonik markası halini alarak tüm<br />

dünyada ünlenen NATA LISBOA<br />

Galata’da kapılarını açtı. İngiltere,<br />

Abu Dhabi, Avusturya, İngiltere ve<br />

İspanya’dan sonra İstanbul’da da<br />

açılan konsept mekanın özelliği,<br />

sadece Portekiz’e özgü olan Pastel<br />

de Nata’ları değil, altı farklı çeşit<br />

daha Portekiz tatlısını, empadaları,<br />

çorbaları ve ekşi mayalı mustik<br />

ekmeklerini dahi el değmeden<br />

Portekiz’den getiriyor olması.<br />

Enfes Portekiz Mutfağı deneyimi<br />

Mekan, Galata Kulesi’nin büyülü<br />

atmosferinde günün her saatinde<br />

kendine has menüleriyle,<br />

Portekiz’den gelen çayları, kahveleri<br />

ile farklı bir deneyimin kapılarını<br />

aralıyor. Portekiz’e özgü dekor ve<br />

renkler, Nata’yı yerken Portekiz’de<br />

olduğunuz hissini yaşatıyor.<br />

Mekan ise kendine has tasarımıyla<br />

bambaşka bir deneyim sunuyor.<br />

Enfes bir Portekiz Mutfağı deneyimi<br />

vadeden mekanın keşfe açık<br />

menüsünün öne çıkan lezzetleri<br />

arasında; enfes salatalar, Lizbon<br />

usulü sandviçler, Tuzlu Portekiz<br />

atıştırmalıkları ve en önemlisi orijinal<br />

formülüyle Portekiz’de üretilen ve<br />

sadece burada pişirilen Pastel de<br />

Nata başı çekiyor.


122<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

yeni mekan<br />

Asya ve Japon<br />

mutfağının Bursa’daki<br />

yeni adresi<br />

MONK<br />

Asya ve Japon mutfağının özgün lezzetlerini huzurlu, minimalist ve dingin bir ortamda sunan Monk<br />

<strong>Restaurant</strong>, Bursalılara tüm duyulara hitap eden bir gastronomik deneyim yaşatmak hedefiyle<br />

2022’nin son çeyreğinde kapılarını açtı.<br />

Nilüfer’in gözde yerleşim yeri Balat’ta<br />

yer alan bu davetkâr mekânda<br />

Japon mutfağından tadına doyulmaz<br />

bir menü, zengin bir şarap seçkisi, her<br />

yudumu sürprizlerle dolu kokteyller Asya<br />

ve Japon mutfağı severleri bekliyor. Doğal<br />

ve tarihi güzellikleri ile büyüleyen Bursa’nın<br />

yeni yaşam alanı Balat’ta, şimdi özenle<br />

düşünülmüş detayları ile dikkat çeken butik<br />

bir restorana ev sahipliği yapıyor. 2022’nin<br />

son çeyreğinde açılan Monk, zorlu bir iş<br />

günü ardından biraz rahatlamak, özel bir<br />

günü kutlamak ya da sadece gastronomik<br />

bir ziyafet için huzurlu samimi bir atmosfere<br />

ihtiyaç duyanların Bursa’daki yeni adresi<br />

olmak konusunda iddialı.<br />

Monk, sıcacık, çağdaş ve minimalist<br />

ortamı, muhteşem tatları ve sıra dışı dj<br />

performansları ile misafirleri için mutlu<br />

anılar yaratmayı hedefliyor.<br />

Monk felsefesinin sadeliği ve huzur<br />

Mekânın huzurlu, dingin ve ilham verici<br />

tarzını vurgulamak için marka adı olarak<br />

İngilizce’de “keşiş” anlamına gelen “monk”<br />

kelimesi özellikle seçilmiş. Nasıl ki bir<br />

Monk, zihninin düşünce ve endişelerle<br />

dolup taşmasına izin vermez, hep anda<br />

kalır, anı yaşar ve yaşadığı her deneyimi bir<br />

ilhama dönüştürürse Monk’un kapısından<br />

içeri adım atıldığı an da işte böyle dingin ve<br />

huzurlu bir dünyaya adım atılıyor. Mekân,<br />

minimalist dekoru, sade mobilyaları, iç<br />

mimaride özenle seçilmiş her bir detayı ile<br />

yarattığı, sakinleştirici olduğu kadar davetkâr<br />

atmosferi ile Uzakdoğu mutfağı tutkunlarını<br />

ağırlıyor.<br />

Unutulmaz bir gastronomi deneyimi<br />

Büyüleyici ortamıyla unutulmaz bir<br />

gastronomi deneyimi sunan Monk’un şefi<br />

Hasan Karabazar, Japonya’dan gelen sushi<br />

malzemeleri ile İstanbul’dan taze günlük<br />

gelen deniz ürünleri, yöresel otlar, özenle<br />

seçilmiş sebze ve meyveleri harmanlayarak<br />

Asya ve Japon mutfağının geleneksel<br />

tariflerini eşsiz lezzetlere dönüştürüyor.<br />

Makiden uramakiye, sashimiden yaratıcı<br />

nigiri kreasyonlarına kadar geniş bir sushi<br />

menüsüne sahip Monk, zengin menüsüyle<br />

misafirlerine farklı lezzetleri deneme imkânı<br />

sunuyor.<br />

Unutulmaz bir deneyim yaratmak için özenle<br />

hazırlanan kokteyl menüsünde Monk’un<br />

tüm duyularınıza hitap eden klasiklerden<br />

evrensel tatlara, farklı damak tatlarına uygun<br />

iştah açıcı rengarenk meyveli kokteyllerden<br />

sıra dışı deneyim sunan tütsülü kokteyllere<br />

kadar farklı tarifler yer alıyor. Görselliği<br />

ile üç boyutlu deneyim sunan Monk’un<br />

imza kokteyli armutlu Zen Pear ise her<br />

yudumunda sürprizler dolu kokteyllerden<br />

sadece biri.<br />

Sade ama davetkar bir atmosfer<br />

Her bir detayın özenle düşünüldüğü Monk’ta,<br />

alışılagelmişin dışında bir hayal gücüne sahip<br />

Aysun Bozuklu’nun Monk heykeli misafirleri<br />

bambaşka bir dünyaya götürürken, Tijen<br />

Samuray Samuray imzası taşıyan duvar<br />

kağıtları bu sade mekânı ikonik bir atmosfere<br />

çeviriyor. Bahçede yer alan Sakura ağacı ise<br />

tıpkı bir Monk gibi yaşanan her deneyimin<br />

bir ilhama dönüştürülmesi gerektiğini<br />

hatırlatıyor ve yepyeni başlangıçlar yapma<br />

gücünü hissettiriyor. Alaçatı TerraCota<br />

Ceramic Art markasının imzasını taşıyan<br />

eşsiz seramik tabaklar ise Asya ve Japon<br />

mutfak kültürünü yansıtıyor.


124<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

horeca teknolojileri<br />

RADISSON GRUBU, YENILIKÇI DIJITAL<br />

STRATEJIYI HAYATA GEÇIRIYOR<br />

Radisson Otel Grubu, kapsamlı dijital dönüşümünde bir sonraki aşamaya geçerek<br />

etkileşimli ve yerelleştirilmiş deneyimlere dayanan başarılı bir müşteri odaklı ve yenilikçi<br />

dijital stratejiyi hayata geçiriyor.<br />

Radisson Otel Grubu, son üç yılda<br />

yeni teknoloji inovasyonlarını ve<br />

etkileşimli deneyimleri kullanarak<br />

misafirlerine yerelleştirilmiş ve<br />

kişiye özel dijital deneyim sunmak<br />

için hayata geçirdiği dijital dönüşüm<br />

stratejisiyle dijital bir lider ve öncü<br />

olarak sektördeki konumu pekiştirdi.<br />

Otellerini yeni bir şekilde sergileyerek<br />

misafirlerin mekânları sanal olarak<br />

hissetmesini ve yaşamasını sağlayan<br />

etkileşimli dijital deneyimler oluşturan<br />

ilk otel şirketlerinden biri olan<br />

grup, etkileşimli deneyimleri hayata<br />

geçirerek dijital ve fiziksel dünyaları<br />

bir araya getirdi. Misafirler artık akıllı<br />

telefonlarını, bilgisayarlarını veya<br />

VR cihazlarını kullanarak yaptıkları<br />

3 boyutlu sanal mekân turları<br />

sayesinde otel mekânlarını dolaşarak<br />

keşfedebiliyor, odalarının manzarasını<br />

görebiliyor ve hatta etraftaki objelerle<br />

etkileşime geçebiliyorlar. Misafirler<br />

ayrıca basit ve sorunsuz bir rezervasyon<br />

süreci ile ekranlarında gördükleri yer<br />

için rezervasyon yaptırabiliyorlar.<br />

İlk pilot çalışmasını 2020'de yaptı<br />

Müşterilerine otelleri deneyimlemeleri<br />

için yeni yollar sunarak müşteri odaklı<br />

yaklaşımını geliştirmeyi amaçlayan<br />

ilk etkileşimli deneyimlerinin pilot<br />

çalışmasını 2020’de gerçekleştiren<br />

otel grubu, 2022 yılında toplantı<br />

organizatörlerinin ideal etkinlik<br />

mekânına kolayca bakmasını,<br />

toplantı salonlarını ve farklı düzenleri<br />

keşfetmesini, doğrudan rezervasyon<br />

yaptırmasını veya ilgili mekân için bir<br />

teklif talebi göndermesini sağlayan<br />

etkileşimli deneyimlerin entegre<br />

edildiği ilk toplantı ve etkinlik arama<br />

motorunu hayata geçirdi. Etkileşimli<br />

sanal turlarda kat planları, üç boyutlu<br />

görünümler ve otelin gerçeğe uygun bir<br />

dijital replikası yer alıyor. Organizatörler<br />

sadece birkaç tıklamayla mekânların<br />

gereksinimlere uygun olup olmadığını<br />

değerlendirerek rezervasyonlarını<br />

gerçekleştirebiliyorlar. Bu teknolojiden<br />

şirket içi etkinlik ekipleri de<br />

yararlanıyor. Ekipler artık diledikleri<br />

akıllı telefon veya VR gözlüğü üzerinden<br />

farklı toplantı salonu düzenlerini gerçek<br />

zamanlı olarak gösterebiliyorlar.<br />

Etkileşimli deneyimler, nitelikli toplantı<br />

ve etkinlik sorgularında (+%35) ve<br />

rezervasyon dönüşüm oranlarında<br />

(+%12) artış sağladı.<br />

Radisson Otel Grubu<br />

29 farklı dil seçeneğiyle<br />

dünya çapında rezervasyon<br />

sisteminde bu kadar geniş bir<br />

dil seçkisi sunarak dünyadaki<br />

insanların neredeyse %70’ine<br />

ana dillerinde ulaşan ilk<br />

otel şirketi. Grup, bu hizmeti<br />

daha da ileriye taşıyarak<br />

<strong>2023</strong> yılı sonuna kadar 31<br />

dile ulaşmayı hedefliyor.<br />

Veriler yerel dilde dönüşüm<br />

oranının İngilizce’nin ana<br />

dil olmadığı pazarlarda<br />

ortalama üç kat daha<br />

fazla olduğunu gösteriyor.<br />

Ziyaretçiler artık her türlü dil<br />

engelini aşarak Grubun web<br />

sitesi ve uygulamasıyla kendi<br />

ana dillerinde etkileşime<br />

geçebiliyorlar.


126<br />

hotel restaurant<br />

& hi-tech<br />

horeca teknolojileri<br />

TECPRO, KEENON ROBOTICS’IN<br />

TÜRKIYE’DEKI TEK DISTRIBÜTÖRÜ OLDU<br />

İç mekan servis ve hizmet robotlarında öncü olan ve pazar liderliğini elinde bulunduran<br />

Keenon Robotics, Tecpro ile Türkiye’de distribütörlük anlaşması imzaladı.<br />

Tecpro, Türkiye’de en geniş<br />

hacimli teknoloji ürünlerinin<br />

distribütörlerinden biri olup<br />

bünyesinde dünyanın önde gelen<br />

markalarını bulunduruyor. Keenon<br />

artık Türkiye’deki müşteri ilişkilerinin<br />

derinliğini ve niteliğini Tecpro<br />

sayesinde artırıyor. Tecpro ise sunduğu<br />

çözümler arasına Keenon hizmet<br />

robotlarını ekleyerek rekabet avantajını<br />

güçlendiriyor.<br />

Birçok farklı işletim modeline<br />

uygun<br />

Keenon tarafından sunulan robotlar<br />

birçok farklı endüstride birçok farklı<br />

işletim modeline uygundur. Otel odaklı<br />

W3 modelinden restoran çözümlerinde<br />

öne çıkan T serisi modellere kadar,<br />

Keenon robotlarının insanların<br />

çalıştığı ortamda çalışarak hizmet<br />

sunumunun iyileştirmesi ve basit,<br />

tekrarlayan görevleri kolaylaştırması<br />

hedeflenmiştir.<br />

Bu ortaklık, özellikle Avrupa genelinde<br />

etkisini sürdüren yiyecek, içecek ve<br />

konaklama sektörlerindeki işgücü<br />

eksiklikleri göz önüne alındığında<br />

işletmelerin işini kolaylaştırmış oluyor.<br />

İşletmeler özellikle Covid-19 salgını<br />

sonrası başlayan süreçte bu açıkları<br />

doldurmayı, artan genel giderler<br />

arasında maliyetleri düşürmeyi ve zor<br />

da olsa bunu işletme performansını,<br />

müşteri memnuniyetini arttırarak<br />

yapmayı hedefliyor. Tüm bunlar göz<br />

önüne alındığında bir robotun hizmet<br />

sektöründe bir insanın yerini tamamen<br />

alması henüz mümkün değil ancak<br />

tekrar eden, yetenek gerektirmeyen,<br />

basit işlerde robotların insanların yerini<br />

alıyor olması işletmedeki insanların<br />

müşteriyle daha iyi ilgilenmesinin<br />

ve sonuç olarak daha iyi bir müşteri<br />

tecrübesinin oluşmasına direkt etki<br />

ediyor.<br />

Bu nasıl gerçekleşiyor?<br />

Keenon hizmet robotları gece<br />

yarısında bir otelde misafire diş<br />

fırçasının temassız teslim edilmesini<br />

sağlayabiliyor, konukların taleplerini<br />

karşılayabilmek için lobide bekliyor.<br />

Bir restoranda mutfağın bir robota<br />

çok sayıda ağır tabağın yüklemesini<br />

sağlayabiliyor ve doğru masalara sırayla<br />

ulaştırabiliyor. Ulaşılan noktalarda ise<br />

garson ürünleri masalara rahatlıkla<br />

servis edebiliyor. Bunlar robotların<br />

sunabileceği sınırsız çözümlere<br />

verilebilecek 2 basit örnek.<br />

Keenon Robotics Co., Ltd farklı<br />

sektörler için iç mekan robotik<br />

çözümler üretmeye ve pazarlamaya<br />

odaklanmış bir yapay zeka şirketidir.<br />

Keenon her müşterisi için verimli,<br />

istikrarlı, güvenilir ve pratik çözümler<br />

sunuyor. Kurulduğu 2010 yılından beri<br />

Hilton Otelleri, Westin Otelleri, Haidilao<br />

Hotpot Restoranları gibi birçok farklı<br />

küresel firmayla birlikte çalışmaktadır.<br />

Keenon 60’dan fazla ülkede aktif 35000<br />

robotla faaliyetlerini devam ettiriyor<br />

ve önümüzdeki yıllarda işletmeler için<br />

daha iyi operasyonel çözümler sunmayı<br />

dört gözle bekliyor.

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!