Decor Ocak - Şubat 2026
Decor January- February 2026
Decor January- February 2026
Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!
Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.
Çok geç olmadan…
Artık görüyor ve duyuyorum ki bazı şeylerin değişmesi gerektiği, her zamankinden
daha yüksek sesle dile getiriliyor. Bu çağrıyı yapanlar; üretimden tasarıma kadar
halının her aşamasında yer alan, sektörün içinde olan ve sözü dinlenen isimler;
kısacası bu sektöre yön verenler.
Enes Karadayı
Dünyanın en büyük halı fuarının artık Türkiye’de düzenleniyor olması, yıllardır
bunun böyle olması gerektiğini savunan biri olarak beni fazlasıyla mutlu ediyor.
Ancak dünyanın en büyük halı üreticisi konumunda olmamız ve en büyük fuara
ev sahipliği yapıyor olmamız tek başına maalesef yetmiyor. Artık daha somut,
daha kararlı adımlar atma zamanı. Halının sahibi olduğumuz bilinciyle; en üst
kademeden en alt çalışana kadar herkesin bu sorumlulukla hareket etmesi
gerekiyor. Şapkayı önümüze koyup, planlı ve programlı bir şekilde ilerlemez isek,
üretimin her geçen gün zorlaştığı bu dönemde neyin bizi beklediğini doğru
okuyamaz, hedeflerimizi sağlıklı belirleyemezsek, konuşmak için çok geç kalmış
oluruz. Ve o noktadan sonra söylenecek sözlerin hiçbir anlamı kalmaz. Türk halısını
dünyanın her yerinde anlatmaktan gurur duyan birisi olarak siz üreticiler ve
sektörün önde gelen isimlerinden naçizane istirhamımdır….
Tek sayı 4 uluslararası fuar
Yeni yılın ilk sayısı ile ICFE, Heimtextil, Domotex ve Istanbul International Furniture
Fair olmak üzere dört büyük uluslararası fuarda sahada olacağız. Decor Dergisi
olarak bu güçlü buluşma noktalarında aktif saha dağıtımı gerçekleştirirken,
dünyanın en büyük halı üreticisi konumundaki Türkiye’nin, uluslararası ölçekteki
tüm büyük halı ve ev tekstili fuarlarında düzenli olarak yer alan tek yayını olmanın
haklı gururunu taşıyoruz. Bu alanlarda yer almak, yalnızca bugünü temsil etmek
değil; Türkiye’nin, uluslararası sahnede sözünü güçlü, tutarlı ve kalıcı biçimde
ortaya koyma vizyonunun bir parçasıdır. 2026 yılının, tüm paydaşlarıyla birlikte
sektörümüz için daha dengeli, daha güçlü ve umut veren bir dönem olmasını
diliyorum.
4 Major International Fairs with a Special Edition
With the first issue of the new year, we will be present on site at four major
international trade fairs: ICFE, Heimtextil, Domotex, and the Istanbul International
Furniture Fair. As Decor Magazine, we carry out active on-site distribution at
these key meeting points, and we take pride in being the only publication from
Türkiye—the world’s largest carpet-producing country—to consistently take
part in all major international carpet and home textile fairs. Being present in
these arenas is not only about representing today; it is part of a broader vision
to position Türkiye’s voice on the international stage in a strong, consistent,
and lasting way. I hope that 2026 will be a more balanced, stronger, and more
promising year for our industry, together with all its stakeholders.
Managing Editor
(Responsible)
MEHMET SÖZTUTAN
mehmet.soztutan@img.com.tr
Coordinator
ENES KARADAYI
enes.karadayi@img.com.tr
Ali Erdem
ali.erdem@img.com.tr
İçindekiler / Index
12
Türkiye’nin ilk
“Halı Bayramı”
28
İskender Kaplan:
“Şimdi sıra markalaşmada”
16 52
Özgür Uşakligil:
“Bir kimliğe ihtiyacımız var”
Global halı pazarında
yeni kurallar
36
Halıda dijital adım:
haliysa.com
80
“A Good Idea” ile
Mobilyada dönüşüm
Finance Manager
CUMA KARAMAN
cuma.karaman@img.com.tr
Accounting Manager
YUSUF DEMİRKAZIK
yusuf.demirkazik@img.com.tr
Graphic & Design Advisor
SAMİ AKTAŞ
sami.aktas@img.com.tr
Digital Assets Manager
EMRE YENER
emre.yener@img.com.tr
No:11 Medya Blok Kat:1
34197 Yenibosna / İstanbul / Turkey
Tel: 0212 454 22 22
Faks: 0212 454 22 93
November - December 2020 • DECOR
Konuk Tasarımcı
“Anadolu’da yaşamak, tasarımcı için
bitmeyen bir ilham kaynağı.”
Şu ana kadar farklı firmalarda tasarımcı ve Ar-Ge
müdürü olarak çalıştım. 2024-2025 yılları arasında
kendi Tasarım şirketim ile sektördeki markalara
Ar-Ge ve koleksiyon hizmeti verdik. Şu anda yine
Gaziantep’te bir markanın tasarımcısı olarak
çalışmalarımı sürdürüyorum.
Halı, kişisel tasarım dünyanda nasıl bir anlam
taşıyor?
Halı bizim kültürümüzün büyük bir parçasını
oluşturuyor. Bu kültürle büyürken bunun farkında
olmak, benim en büyük şansım oldu herhalde.
Kıymetini bildiğiniz bir işi yaptığınızda, daha başarılı
olunacağına inanıyorum. İşimi severek yapmamda
bunun çok etkili olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden
halı benim tasarım dünyamda sadece bir ürün
değil, dokuma sanatının en büyük temsilcisi, insanla
yaşayan büyük bir sanat dalı.
Konuk Tasarımcı köşemizde bu sayı, geleneksel
sanat kültürünü çağdaş tasarım anlayışıyla
birleştiren Hüseyin Erhan Karaman’ı ağırlıyoruz.
Anadolu’nun köklü dokuma mirasını modern çizgilerle
yorumladığından bahseden Karaman, tasarım
yolculuğunu, halının onun dünyasındaki yerini ve
sektörde özgünlüğün neden vazgeçilmez olduğunu
bizlerle paylaşıyor. Hem akademik birikimi hem de
yıllara dayanan sektör deneyimiyle dikkat çeken
Karaman, tasarımın özüne, arayışına ve duygusal
tarafına dair ilham veren bir perspektif sunuyor.
Halı dünyasına adım atışın nasıl gerçekleşti?
2006 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar
Fakültesi, Geleneksel Türk Sanatları Bölümü, Halı Kilim
ve Eski Kumaş Desenleri Ana Sanat Dalını kazandım.
Üniversitede okurken aynı zamanda Topkapı
Sarayında yer alan Türk Tezyini Sanatlar eğitimini
aldım. Öğrenciyken yarı zamanlı serbest tasarımcı
olarak İstanbul’da bir firmada başladı halı ile ilişkim.
Daha sonra 2011 yılında Gaziantep’e yerleştim.
8 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Konuk Tasarımcı
Tasarım sürecinde seni en çok motive
eden unsur nedir?
Yapılmamış bir şeyi ortaya çıkarma arzusu tasarlamayı
en çok sevdiğim şey olabilir. Çünkü orada bir arayış
var ve onu bulmak ortaya çıkarmakta çok heyecan
verici. Bir koleksiyon oluşturmak için geçen o süreçteki
arayış, kurgulamak ve onu sonuçlandırmak, en çok
severek yaptığım şey diyebilirim.
Eğitimin ve deneyimlerin ışığında, kimlerden veya
hangi eserlerden etkilendin?
Tek veya birkaç isim vermekle bunu
cevaplayabileceğimi düşünmüyorum. Türk İslam
Sanatı alanında yapılmış tüm eserler ve bu alanda
çalışmaları olan bütün hocalarım her zaman beni
etkilemiştir. Bunun dışında dünya kültürleri üzerinde
tasarım alanında üretim yapan bunu geliştiren her
sanatçı ve tasarımcı benim etkilendiğim kaynaklar
olmuştur. Bence bir tasarımcıyı etkileyen şahıslar değil
eserin kendisi olmalıdır.
Bugünün genç tasarımcılarına hangi
yol haritasını önerirsin?
Tasarım yaptıkları alan ne ise, o alandaki işini çok
sevmeyi bilmeli. İşini severek yapmaya başlayan her
tasarımcı mutlaka başarılı olur diye düşünüyorum.
Bu her alanda geçerli. Bir tasarımcı küresel olarak her
şeyi takip etmeli ve insanların psikolojisini düşünerek
renk ve desen fikirlerini ortaya koymalı.
Çünkü günümüzde tüm trendlerin temelini bu
oluşturuyor. Kendini geliştirebileceği zaman dilimlerini
çok iyi ayarlamalı ve başkasını değil kendini geçmeye
uğraşmalıdır.
Sektöre ve tasarım yaklaşımına dair eklemek
istediğin son sözün nedir?
Halı sektörü Gaziantep’te sürekli gelişerek ilerlemeye
devam ediyor. Bu gelişim içerisinde markalaşma
ve inovasyon adına atılan adımların artması gerek
diye düşünüyorum. Bunun oluşumunda tasarım
kopyacılığından daha uzak durup, özgün işlerle
yola devam edilmeli. Günümüzde revaçta olan
yapay zeka konusu var. Yapay zekanın tasarımcılara
sunduğu bir avantaj var ama bu avantajları
tasarımcılar tasarım diye sunmamalı. Sadece kendi
özgün tasarımlarının daha iyisini yapabilmek için
kaynak olarak faydalanmalıdır. İnsanların duygularına
hitap edebilecek bir nesneyi, duygusu olmayan bir
programın ortaya koyması tam anlamıyla bir tasarım
değildir. O eksik parçayı tasarımda tamamlamak yine
tasarımcının elinden gelecektir.
İnsanlık tarihinin başladığı Anadolu coğrafyasında
bulunmak, bu kültürel hazinenin içinde yaşamak, Türk
tasarımcısının en büyük kaynağını oluşturuyor.
Bize kalan sadece anlamak ve yüzyıllardır olduğu gibi
yeniden yeni anlamlar kazdırmak olmalı.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
9
Guest Designer
“Living in Anatolia is an endless
source of inspiration for a designer.”
academic background and years of professional
experience, Karaman offers an inspiring perspective
on the essence of design—its search, its structure,
and its emotional dimension.
In our Guest Designer section this issue, we welcome
Hüseyin Erhan Karaman, a designer who blends
traditional art culture with a contemporary design
approach. Karaman describes how he interprets
Anatolia’s deep-rooted weaving heritage through
modern lines, sharing with us his design journey, the
place of carpets in his world, and why originality
remains indispensable in the industry. With both his
How did your journey into the world of carpets begin?
In 2006, I was accepted into Mimar Sinan Fine
Arts University, Faculty of Fine Arts, Department of
Traditional Turkish Arts, Carpet–Kilim and Ancient
Fabric Patterns Program. While studying at university,
I also received education in Turkish Decorative Arts
at Topkapı Palace. My relationship with carpets
began during my student years, working part-time
as a freelance designer for a company in Istanbul.
Later, in 2011, I moved to Gaziantep. Since then, I
have worked as a designer and R&D manager in
various companies. In 2024–2025, through my own
design company, we provided R&D and collection
development services to brands in the sector. I am
currently continuing my work as a designer for a
brand in Gaziantep.
What does carpet represent in your personal
design world?
Carpet forms a major part of our culture. Growing up
within this culture and being aware of it has probably
been my greatest privilege. I believe that when you
value the work you do, you inevitably become more
successful. I think this has greatly influenced the
fact that I love my job. For me, carpet is not just a
10 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Guest Designer
today, all trends are built on this foundation.
They must manage their time effectively for selfimprovement
and aim to surpass themselves rather
than others.
What would you like to add as a final note regarding
the sector and your approach to design?
The carpet industry in Gaziantep continues to grow
and evolve. Within this development, I believe steps
toward branding and innovation need to increase.
To achieve this, we must move away from design
copying and continue with more original work.
Today, artificial intelligence is a popular subject. AI
certainly offers advantages to designers, but these
advantages should not be presented as design itself.
It should only be used as a resource to help designers
produce better versions of their own original work. A
program without emotions cannot fully produce an
object that appeals to human emotions. Completing
that missing piece in design will always be the
responsibility of the designer.
product—it’s the greatest representative of the art of
weaving, a living art form that grows with people.
Living in Anatolia—where human history began—and
being immersed in this cultural heritage forms the
greatest source of inspiration for the Turkish designer.
What remains for us is to understand it and, as it has
been for centuries, continue to give it new meanings.
What is the most motivating aspect of the design
process for you?
The desire to bring forth something that has not
yet been made might be what I enjoy most
about designing. Because there is a search in
that process, and discovering it, bringing it into
existence, is incredibly exciting. The journey of
forming a collection—the search, the setup, and the
finalization—is the part I most enjoy working on.
Throughout your education and career, who or what
has influenced your design perspective?
I don’t think I can answer this by giving one or two
names. All works produced within the field of Turkish–
Islamic Art and all the teachers who contributed to this
field have always influenced me. Beyond that, artists
and designers around the world who produce and
push the boundaries of design have also been sources
of inspiration. I believe that what should influence a
designer is not a person, but the work itself.
What guidance would you offer to young designers today?
Whatever field they design for, they must truly love
what they do. I believe every designer who works
with passion will inevitably succeed. This is true for
every profession. A designer must follow everything
happening globally and consider human psychology
when shaping color and pattern ideas—because
DECOR • Ocak - Şubat 2026
11
“Halı Bayramı”
Türkiye’de ilk kez
Kapalıçarşı’da
Türk dünyasında farklı etkinlik ve anma
günleriyle öne çıkan “Halı Bayramı”na,
Türkiye’de ilk kez Kapalıçarşı ev
sahipliği yaptı.
Türk halısının kültürel, sanatsal ve ticari değerini
yeniden görünür kılmayı amaçlayan “Halı Bayramı”,
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar
Meclisi (TİM) ve İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) iş
birliğiyle, halı ticaretinin tarihsel merkezi Kapalıçarşı’da
düzenlendi. Etkinlikte Anadolu halı geleneği; sergiler,
canlı dokuma gösterileri, kültürel performanslar ile
belgesel ve söyleşiler aracılığıyla hem yerli hem
yabancı katılımcılarla buluşturuldu.
150’den fazla ülkeye kültür elçiliği
Etkinliğin ev sahibi İHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet
Hayri Diler, Türk halısının yalnızca bir ürün değil, aynı
zamanda güçlü bir kültür taşıyıcısı olduğuna dikkat
çekerek, “Türk halısı, Türkiye’nin estetik anlayışını,
göz nurunu ve emeğini 150’den fazla ülkeye taşıyan
en büyük kültür elçimizdir. İHİB olarak halı sanatını
yaşatmayı ve güçlendirmeyi bir sorumluluk olarak
görüyoruz. Ticaret Bakanlığı’nın himayelerinde
düzenlediğimiz çalıştaylar ve hayata geçirdiğimiz
12 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Türk Halı Bayramı, bu köprüyü sağlamlaştırma
çabamızın ilk adımlarıdır.” dedi.
İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya, Türkiye
İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe ile
Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birlikleri
(GAHİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Bekir
Şahan ve Adem Beğendi’nin de katıldığı etkinlik,
gün boyu süren programıyla ziyaretçilere halı ve
kilim sergileri, halk oyunları, semazen gösterileri ve
canlı dokuma deneyimleri sundu.
Diler ayrıca, uluslararası bir marka haline
gelen CFE (Carpet and Flooring Expo) fuarının
üçüncüsünün 6–9 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul’da
gerçekleştirileceğini hatırlatarak, bu organizasyonların
Türk halısının küresel algısını güçlendirmeye devam
edeceğini vurguladı.
Büyük Halı Bayramı İstanbul’da olacak
Geleceğe yönelik hedeflerini de paylaşan
Diler, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan ve
Türkiye’nin katılımıyla daha geniş kapsamlı bir
“Büyük Halı Bayramı”nı İstanbul’da düzenlemeyi
planladıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Yüzyıllar boyunca Kapalıçarşı’dan dünyaya gemiler
dolusu halılar gönderildi. Dünyanın en nadide
müzelerinde yer alan Türk halılarının yolculuğu
buradan başladı. Burası sadece turistik bir merkez
değil, dünya halı ticaretinin tarihsel kalbidir.
Amacımız bu kalbin ritmini yeniden dünyaya
duyurmaktır. Avrupa ve Asya’nın kesiştiği İstanbul,
Türk dünyasının halı mirasını sergilemek için en doğru
ve en doğal merkezdir.”
DECOR • Ocak - Şubat 2026
13
“Halı Bayramı” held for the first time
in Türkiye at the Grand Bazaar
Hosting various events and commemorative days across the Turkic world, “Halı Bayramı”
was held in Türkiye for the first time, with the historic Grand Bazaar serving as its venue.
Aiming to enhance the visibility of the Turkish carpet’s
cultural, artistic, and commercial value, “Halı
Bayramı” was organized at the Grand Bazaar— the
historical heart of carpet trade— through the collaboration
of the Republic of Türkiye Ministry of Culture
and Tourism, the Turkish Exporters Assembly (TİM),
and the Istanbul Carpet Exporters’ Association (İHİB).
The event brought the Anatolian carpet tradition
together with both local and international participants
through exhibitions, live weaving demonstrations,
cultural performances, as well as documentary
screenings and talks.
A cultural ambassador to more than 150 countries
Hosting the event, İHİB Chairman Ahmet Hayri Diler
emphasized that the Turkish carpet is not merely a
product but a powerful cultural carrier, stating: “The
Turkish carpet is our greatest cultural ambassador,
carrying Türkiye’s aesthetic vision, craftsmanship, and
devotion to more than 150 countries. As İHİB, we see
it as our responsibility to preserve and strengthen
the art of carpet weaving. The workshops organized
under the auspices of the Ministry of Trade and the
Turkish Carpet Festival we have brought to life represent
the first steps in reinforcing this bridge.”
The event, attended by Istanbul Deputy Governor
Mustafa Kaya, Turkish Exporters Assembly Chairman
Mustafa Gültepe, and Southeastern Anatolia Carpet
Exporters’ Associations (GAHİB) Deputy Chairmen
Bekir Şahan and Adem Beğendi, offered visitors a fullday
program featuring carpet and kilim exhibitions,
folk dances, whirling dervish performances, and live
weaving experiences.
The “Grand Carpet Festival” to be held in Istanbul
Sharing future plans, Diler noted that a more comprehensive
“Grand Carpet Festival” is planned in Istanbul
with the participation of Turkmenistan, Uzbekistan,
Azerbaijan, and Türkiye, adding: “For centuries, shiploads
of carpets were sent from the Grand Bazaar to
the world. The journey of Turkish carpets— now displayed
in the world’s most distinguished museums—
began here. This is not merely a touristic site, but the
historical heart of global carpet trade. Our goal is to
let the rhythm of this heart be heard across the world
once again. Istanbul, where Europe and Asia meet,
is the most natural and fitting center to showcase the
carpet heritage of the Turkic world.”
Diler also recalled that the third edition of CFE
(Carpet and Flooring Expo), which has become an
international brand, will take place in Istanbul on 6–9
January 2026, underlining that such organizations will
continue to strengthen the global perception of the
Turkish carpet.
14 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Ozgur Usakligil
“Değer, Tasarım ve Kimlik
bugünün gerçek ihtiyacı”
Büyük bir gururla, dünyada en fazla parça
halı üretimi yapan ülke olduğumuzu
söyleyebiliyoruz. Peki, aynı yüksek sesle
dünyanın halı konusunda bir inovasyon merkezi
olduğunu ya da halı tasarımının merkezinde yer
aldığımızı ifade edebiliyor muyuz? Evet, öyleyiz.
Ancak bunu anlatmak, kabul ettirmek ve kalıcı
hâle getirmek zorundayız. Önümüzde yapılması
gereken çok iş var. Kendi markalarımızı taşıyan
ürünleri, bize ait ya da bizim ekosistemimizden
çıkan dijital pazar yerlerinde satabiliyor muyuz?
Ürünlerimizin fiyat politikalarını gerçekten biz
mi belirliyoruz? Yurt dışında satılan ürünlerin
hikâyelerini anlatabiliyor, tasarımcılarımızı
görünür ve yıldız hâline getirebiliyor muyuz?
Bu yazıda özellikle tasarım ve inovasyon
başlıklarına odaklanmak istiyorum.
Yıllardır beş kıtada, yüzün üzerinde ülkeye
çok büyük hacimlerde halı ihraç ediyoruz.
Bu halıların ne kadarı gerçekten yurt dışında
tasarlanıyor? Her yıl kaç yeni kalite yurt dışında
geliştiriliyor ve ülkemizde üretiliyor? Bu konuda
yapılmış kapsamlı bir çalışma olduğunu
sanmıyorum; ancak ürün geliştirme ve tasarımın
içinden biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki
sürecin neredeyse tamamı Türkiye’de, özellikle
Gaziantep ve İstanbul’da gerçekleşiyor. Üstelik
bu yeni bir durum da değil.
16 DECOR • Ocak - Şubat 2026
On beşinci yüzyıldan bu yana halı denildiğinde
dünyada adı geçen bir ülkeyiz. “Türk Halısı” ifadesi
yüzyıllardır birçok çevrede ayrıcalık anlamına
geliyor ve bugün dünyanın en önemli sanat tarihi
müzelerinde Türk halıları bütün mükemmelliğiyle
sergileniyor.
Bugün yurt dışındaki firmalara tasarım satan
tasarımcılarımız var. Amerika Birleşik Devletleri’nden
Mısır’a, Hindistan’dan İspanya’ya, İran’dan
Özbekistan’a kadar pek çok ülkeye tasarım ihraç
edildiğine bizzat şahit oldum. Bunlar ya pazarda güçlü
konumlara sahip ya da halı kültürü ve üretimi çok
uzun yıllara dayanan ülkeler. Örneğin İran’da binlerce
yetişmiş tasarımcı bulunmasına rağmen, yine de
Türkiye’den tasarım alıyorlar. Çünkü halı; iyi tasarıma,
sürekli yenilenmeye ve geliştirilmeye ihtiyaç duyan
bir üründür. Yeniliğin peşinde olan üretici firmalar,
müşterilerinin her ziyaretinde yeni bir şey sunar. Aslında
müşteriler de tam olarak bu yeniliği görmek için gelir.
Bu yaklaşım satış fiyatına, satış hacmine ve müşteri
sadakatine doğrudan yansır; zamanla firma kimliğinin
en cazip unsuru hâline gelir. Rekabette fiyat odaklı
yaklaşımlar ise er ya da geç bir dar boğazda sıkışmaya
mahkûmdur.
Son üç yıldır ICFE Uluslararası Halı ve Zemin
Kaplamaları Fuarı’na ev sahipliği yapıyoruz. Bu vitrin,
firmalarımızı ve markalarımızı dünyaya göstermek için
son derece önemli bir fırsat sunuyor. Aynı zamanda
tasarım anlayışımızı ve inovasyon faaliyetlerimizi
anlatabileceğimiz çok değerli bir platform oluşturuyor.
Artık yalnızca bir üretim ülkesi algısından sıyrılıp;
kültürünü ve değerlerini anlatan, teknoloji ve tasarım
becerileriyle ayrışan bir yapıyı benimsememiz
gerekiyor. Dünyanın halı başkentlerine sahip
olduğumuzu açıkça söylemenin zamanı geldi.
bir hikâye ve bu hikâyenin kahramanları olmalı.
Dünya çapında serpilebilecek markalardan, bu
markalara imza atan yıldız tasarımcılardan ve
pazarlamacılardan, halıcılığımızın hikâyesini anlatan
güçlü yayıncılardan söz ediyorum. Bu bir hayal mi?
Sanmıyorum. On yıl önce Türk drone teknolojisinden
ve markalarından söz edebilir miydik? Doğru hedefler
etrafında kurulan bir ekosistemin kısa sürede nerelere
ulaşabildiğini hep birlikte gördük. Halının teknolojik
bir ürün olmadığının farkındayım; ancak bugün fiyat
odaklı rekabetin, katma değer üretmekten çok
kârsızlığa hizmet ettiğini de açıkça görüyorum.
Eğitim, geliştirme, tasarım ve üretim konusunda çok
güçlü bir altyapıya sahibiz. Tam da bu nedenle net
hedefler belirleyip, ortak ve odaklanmış bir sistem
hâline gelmemiz gerekiyor. Pazarlama, lojistik ve
markalaşma alanlarındaki eksiklerimizi tamamlamak
için önümüzde ciddi fırsatlar var. Nasıl ki ayakkabı
sektöründen Adidas, Puma ve Nike gibi küresel
markalar çıktıysa, halı sektörünün global markaları da
bu topraklardan çıkabilir. Bunun yolu odaklanmaktan
ve doğru ortamı oluşturmaktan geçiyor. En büyük
eksiğimiz, zamanı yakalayan bir pazarlama anlayışı.
Halı ekosistemi olarak artık kabuğumuzu yırtmalı,
büyümenin ve dünyaya açılmanın stratejisini birlikte
kurgulamalıyız. Yeni ekonomiye, yeni pazarlamaya
ve yeni kuşaklara ulaşmanın yollarını bugünden
döşemeliyiz.
Teknoloji de bize önemli fırsatlar sunuyor. İnternetin
sağladığı imkânlar ve modern lojistik altyapılar
sayesinde halı sektöründe markalaşmak bugün
her zamankinden daha mümkün. Eğitim kurumları,
üreticiler, ihracat birlikleri, yayıncılık yapıları ve
tasarımcı derneklerinden oluşan Türk halı ekosistemi;
ortak dijital pazar yerleri ve benzeri yapılarla dünyaya
açılmalıdır. Her geçen gün daha güçlü bir sesle
konuşan bir pazarlama dili geliştirilmelidir. “Türk Halısı”
kavramı, bugünün pazarlama anlayışıyla kurgulanmış
bir üst marka neden olmasın? Halılarımız dünya
çapında bilinen, aranan ve yüksek katma değer
üreten ürünler hâline gelmelidir.
Bir kabuk değişiminin eşiğindeyiz. Yeni ekonomiyi
doğru okuyup, yeni kuşaklara ulaşabilecek kurumlar
inşa etmeliyiz. Bu kurumların birlikte yazacağı
DECOR • Ocak - Şubat 2026
17
“Value, Design, and Identity are today’s real need”
I have personally witnessed Turkish designers selling
designs to companies across the globe—from the
United States to Egypt, from India to Spain, and from
Iran to Uzbekistan. Even countries with deeply rooted
carpet traditions and thousands of trained designers,
such as Iran, continue to source designs from Türkiye.
Carpet is a product that depends on strong design,
constant renewal, and continuous development. Innovation
attracts customers, strengthens loyalty, and
directly impacts pricing and sales volume.
Price-driven competition, sooner or later, leads to a
dead end.
For the past three years, Türkiye has hosted the ICFE
International Carpet and Flooring Exhibition, offering
a vital platform to present our brands and to express
our design and innovation capabilities. We must now
move beyond being seen solely as a production
country and embrace an identity defined by culture,
values, technology, and design. It is time to acknowledge
that we are home to the world’s carpet
capitals.
As one of the most widely recognized carpet designers,
I can say with confidence that Türkiye is the country
producing the highest volume of carpets in the
world. But can we state, with the same certainty, that
we are also the global center of carpet innovation
and design? We are—and it is time we say this clearly
and ensure it is acknowledged. There is still much to
be done. Can we sell products under our own brands
through digital platforms built within our own ecosystem?
Can we control our own pricing policies? Can
we tell the stories behind the products sold abroad?
Can we elevate our designers to the status they
deserve? This text focuses primarily on design and
innovation.
For many years, we have exported carpets in large
volumes to more than one hundred countries across
five continents. From my direct involvement in
product development and design, I can state that
nearly the entire creative and development process
takes place in Türkiye—particularly in Gaziantep and
Istanbul. This is not a recent phenomenon. Since the
fifteenth century, this country has been internationally
renowned for carpets. The term “Turkish Carpet” has
long represented distinction, and Turkish carpets continue
to be displayed in the world’s most prestigious
art museums.
Technology and modern logistics have opened new
paths. Building globally recognized carpet brands is
now entirely achievable. The Turkish carpet ecosystem—educational
institutions, manufacturers, export
associations, publishers, and designer organizations—must
act together, developing shared digital
platforms and a stronger marketing language. Why
should “Turkish Carpet” not stand as a global umbrella
brand? We are on the verge of a transformation,
one that requires focus, coordination, and institutions
capable of reaching new generations.
This is not a dream. A decade ago, few would have
imagined Turkish drone technology becoming a
global benchmark. I am fully aware that carpets are
not technological products, yet today’s price-focused
competition does not add value—it erodes
it. We possess exceptional strength in education,
design, development, and production. What we
need now is a focused ecosystem that allows global
brands, star designers, and strong narratives
to emerge. The carpet industry, like the footwear
industry before it, has the potential to produce global
brands from Türkiye. To achieve this, we must break
our shell and build a strategy aligned with the new
economy, modern marketing, and the next generation.
18 DECOR • Ocak - Şubat 2026
SAG Flooring’den operasyonel
zemin yaklaşımı
Günümüz ticari iç mekânlarında zemin kaplamaları
yalnızca estetik beklentileri karşılamıyor. Güvenlik,
dayanıklılık, bakım kolaylığı ve zamanında teslimat,
projelerin başarısında belirleyici rol oynuyor. Teslimat
gecikmeleri, kalite tutarsızlıkları veya karmaşık hizmet
süreçleri uygulama takvimlerini uzatıyor ve maliyetleri
artırıyor. Özbekistan merkezli üretici SAG Flooring, bu
gerçeklikten yola çıkarak ticari kullanım koşullarına
uygun zemin çözümleri geliştiriyor.
Entegre üretim modeliyle istikrarlı süreç yönetimi
2013 yılında kurulan SAG Flooring, üretim faaliyetlerini
tam entegre (full-cycle) bir yapı içerisinde yürütüyor.
Temel üretim aşamalarını tek bir sistem altında
yönetmesi; planlama süreçlerinde istikrar, ürün
kalitesinde süreklilik ve sorumlulukta netlik ortaya
koyuyor. Bu yapı, özellikle büyük ölçekli ticari
projelerde tek bir üreticiyle çalışmanın getirdiği
operasyonel avantajları ön plana çıkarıyor.
Proje bazlı işlerde öngörülebilirlik ve teslimat güveni
Ticari projelerde zemin kaplamasının performansı,
öngörülebilirlik ve tedarik güvenilirliği üzerinden
değerlendiriliyor. Geniş alanlarda homojen
görünümün korunması, onaylanan numuneyle
birebir uyum ve proje takvimine uygun teslimat
beklentisi satın alma kararlarını doğrudan etkiliyor.
SAG Flooring’in entegre üretim yapısı; kalite kontrol
süreçlerini standartlaştırıyor, üretim kapasitesini proje
takvimleriyle uyumlu şekilde planlıyor ve olası riskleri
azaltıyor.
Ticari ve kamusal alanlara yönelik ürün gamı
SAG Flooring, iş ve proje ortamlarının ihtiyaçlarına
cevap veren geniş bir ürün portföyü sunuyor.
Duvardan duvara halı çözümleri; oteller, ofisler,
koridorlar ve toplantı alanları gibi konfor ve akustik
değerin öne çıktığı mekânlarda tercih ediliyor. 50×50
cm modüler halı karoları; yoğun yaya trafiğine
sahip alanlarda bakım ve yenileme süreçlerinde
pratiklik sağlıyor. Suni çim çözümleri ise dekoratif
uygulamaların yanı sıra futbol sahaları ve padel
kortları gibi spor alanlarında kullanılıyor. Bu ürün
çeşitliliği, ticari iç mekânlarda profesyonel görünümle
birlikte uzun vadeli kullanım kolaylığı beklentisini
yansıtıyor.
20 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Halı karolarında bakım avantajı ve uzun ömürlü
kullanım
Halı karoları, projelerde yalnızca tasarımsal bir tercih
olarak değil, aynı zamanda işletme maliyetlerini
düşüren bir çözüm olarak öne çıkıyor. Yoğun kullanılan
alanlarda aşınma her noktada eşit gerçekleşmiyor;
girişler, koridorlar ve sirkülasyon hatları daha hızlı
yıpranıyor. Modüler yapı sayesinde yalnızca aşınan
karolar değiştiriliyor ve tüm zeminin yenilenmesine
gerek kalmıyor. Bu yaklaşım, kullanım sırasında kesintiyi
azaltıyor ve mekânın uzun süre tutarlı bir görünüme
sahip olmasına katkı sağlıyor.
Güvenlik ve teknik performans odağı
Otelcilik, eğitim, perakende ve kamusal alan
projelerinde zemin kaplamalarının belirli teknik
standartları karşılaması bekleniyor. SAG Flooring, ticari
kullanıma yönelik ürünlerinde güvenlik ve performans
kriterlerini önceliklendiriyor. Yangın güvenliği gibi
teknik gereklilikleri dikkate alan çözümler, proje
paydaşlarının ürünleri spesifikasyon aşamasında
güvenle tercih etmesine imkân tanıyor.
Pazar eğilimlerine uyumlu modüler çözümler
Ticari iç mekânlarda son dönemde; güvenlik
standartlarına artan hassasiyet, hızlı renovasyon
ihtiyacı, modüler sistemlere yönelim ve uzun
vadeli maliyet avantajı öne çıkıyor. Çok lokasyonlu
projelerde ise istikrarlı tedarik ve tutarlı kalite beklentisi
önem kazanıyor. SAG Flooring, ürün geliştirme ve
hizmet yaklaşımını bu doğrultuda şekillendiriyor ve
performans odaklı çözümlerini genişletiyor.
Uzun vadeli iş ortaklığı yaklaşımı
Ticari iç mekânların geleceğinde; tasarım,
performans ve teslimat güvenilirliğini bir arada
sunabilen üreticiler öne çıkıyor. SAG Flooring,
kendisini ticari mekânlar için uzun vadeli bir üretim
ortağı olarak konumlandırıyor. Projelerin daha hızlı
ilerlemesine, daha uzun süre verimli kullanılmasına
ve bakım süreçlerinin kolaylaşmasına katkı sunarken,
mekânın görsel bütünlüğünün korunmasını hedefliyor.
Satış sonrası süreçlerde proje desteği
Ticari zemin kaplamalarında ürün kalitesi kadar
satış sonrası destek de önem taşıyor. SAG Flooring;
ürün seçimi, planlama desteği, teknik danışmanlık,
bakım önerileri ve profesyonel dokümantasyon gibi
konularda iş ortaklarıyla yakın çalışıyor. Bu yaklaşım,
uygulama ve işletme süreçlerinde karşılaşılabilecek
riskleri azaltıyor.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
21
SAG Flooring’s operational
flooring approach
In today’s commercial interiors, flooring is not only
meeting aesthetic expectations. Safety, durability,
ease of maintenance, and on-time delivery are
playing a decisive role in project success. Delivery
delays, quality inconsistencies, or complex service
processes are extending implementation schedules
and increasing costs. Based in Uzbekistan, SAG
Flooring is developing flooring solutions aligned with
real commercial usage conditions, shaped by these
operational realities.
Stable process management through an integrated
production model
Founded in 2013, SAG Flooring is operating with a
fully integrated (full-cycle) production structure.
Managing key production stages within a single
system is providing stability in planning, continuity
in product quality, and clarity in responsibility. This
structure is bringing clear operational advantages,
particularly for large-scale commercial projects that
require a single, accountable manufacturing partner.
Predictability and delivery reliability
in project-based work
In commercial projects, flooring performance is being
evaluated through predictability and supply reliability.
Maintaining a uniform appearance across large
areas, matching approved samples precisely, and
delivering in line with project schedules are directly
influencing purchasing decisions. SAG Flooring’s
integrated production model is standardizing quality
control processes, aligning production capacity with
project timelines, and reducing potential risks.
Product portfolio for commercial and public spaces
SAG Flooring is offering a broad product range
designed to meet the needs of business and project
environments. Broadloom carpet solutions are
being preferred in hotels, offices, corridors, and
meeting areas where comfort and acoustic value
are essential. 50×50 cm modular carpet tiles are
providing practical advantages in maintenance and
renovation for high-traffic areas.
22 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Artificial turf solutions are being used in decorative
applications as well as in sports areas such as football
fields and padel courts. This diversified portfolio
is reflecting the expectation for a professional
appearance combined with long-term usability in
commercial interiors.
Maintenance advantages and long-term use with
carpet tiles
Carpet tiles are standing out not only as a design
preference but also as a solution that reduces
operating costs. In high-traffic environments, wear
is not occurring evenly; entrances, corridors, and
circulation routes are deteriorating faster.
Thanks to the modular structure, only worn tiles are
being replaced, eliminating the need to renew the
entire floor. This approach is minimizing disruption
during use and contributing to a consistent
appearance over time.
Focus on safety and technical performance
In hospitality, education, retail, and public projects,
flooring solutions are expected to comply with
defined technical standards. SAG Flooring is
prioritizing safety and performance criteria in its
commercial-grade products. Solutions that take
technical requirements—such as fire safety—into
account are enabling project stakeholders to specify
products with confidence.
Project-oriented after-sales support
In commercial flooring, after-sales support is carrying
nearly the same importance as product quality.
SAG Flooring is working closely with its partners by
providing product selection guidance, planning
support, technical consultation, maintenance
recommendations, and professional documentation.
This approach is helping to reduce risks during
installation and operation phases.
Modular solutions aligned with market trends
Recent trends in commercial interiors are highlighting
increased attention to safety standards, demand for
faster renovation processes, a shift toward modular
systems, and a focus on long-term cost efficiency. In
multi-location projects, stable supply and consistent
quality are becoming even more critical. SAG
Flooring is shaping its product development and
service approach in line with these dynamics, while
expanding its performance-driven solutions.
A long-term partnership perspective
The future of commercial interiors favors
manufacturers that unite strong design, proven
performance, and reliable delivery. SAG Flooring
positions itself as a long-term partner by enabling
faster projects, extended durability, easy
maintenance, and consistent visual integrity.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
23
Ev tekstilinin geleceğine global bir bakış
Bu sezon Cotton Box olarak öne çıkardığınız yeni
koleksiyonlar hakkında neler söylemek istersiniz?
Yeni koleksiyonlarınızın tasarım sürecinde hangi
ilham kaynakları ve temalar belirleyici oldu?
İletişimin geldiği nokta itibarıyla, artık saflığını
koruyabilen yerel ve bölgesel bir kültür kalmaması
gerçeğinden yola çıktık. Bütün dünyanın kültürlerine
hitap eden desenler, renkler esas alınarak hazırlanan
yeni koleksiyonumuzda elbette doğadan ilham aldık.
Tabiatın muhteşem renkleri ve güzellikleri, bakan kişiye
eğer görmek isterse o kadar sınırsız ilham kaynağı
veriyor ki bitmek bilmez. Elbette modanın getirdiği
güncel renkler ve sürdürülebilirlik gibi aktüel başlıklar
koleksiyonun oluşumunda göz önüne alınan temel
unsurlar.
Ev tekstili sektöründe köklü geçmişi, geniş ürün gamı
ve global pazarlardaki etkinliğiyle öne çıkan Sümaş
Tekstil, Cotton Box markasıyla trendleri yakından
takip ediyor. Markanın yeni sezon koleksiyonlarından
uluslararası pazarlardaki stratejik hedeflerine,
sürdürülebilirlik yaklaşımından fuarların sektördeki
rolüne kadar pek çok başlığı; Sümaş Tekstil Yönetim
Kurulu Başkanı Nuri Turgut ile detaylı bir şekilde ele
aldık. Bu röportajda Cotton Box’ın tasarım anlayışını,
sektöre bakışını ve geleceğe dair öngörülerini ilk
ağızdan aktarıyoruz.
24 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Sümaş Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut
Önümüzdeki dönemde ev tekstili trendlerini
şekillendirecek en önemli başlıklar sizce neler
olacak? Sektörün geleceği için sizi en çok
heyecanlandıran gelişmeler neler?
Sürdürülebilirlik, çevre, insan, geri dönüşüm,
modernlik, rahatlık, pratiklik, hızlı konfor, huzur ve
dinginlik olarak sayabiliriz. Çevreyi kirletmeyen, suyun
daha az kullanılacağı, geri dönüşüme önem verilmesi;
kısaca bir Kanadalı yerli ile bir Avustralyalı Aborjinin
aynı kültür çemberine girebilmeleri, kültür iletişimi ve
bunun getireceği kolektif zevkler bizi heyecanlandırır.
Uluslararası pazarlarda marka bilinirliğini
güçlendirmek adına hangi stratejileri
önemsiyorsunuz?
Sektörün içinde bulunduğu çok sert rekabet
ortamı elbette bu çalışmaları sınırlandırmakta.
Mümkün olduğunca çok coğrafyaya ulaşmak, her
coğrafyanın koleksiyonlarımızda ve ürünlerimizde
kendi kültüründen bir şeyler bulabilmesini sağlamak
istiyoruz. Yeniliğin esas olduğu, değişimin ve
dönüşümün hızını hissettirerek günceli yakalamak,
kaliteden hiçbir taviz vermeden daha iyiyi aramak
anlayışındayız. Her coğrafyada yerel tanıtım
faaliyetlerine destek vermek, internetin bu kadar
yaygın olduğu zamanımızda e-ticaretin hakkını
vermek gibi uygulamalarımız, marka bilinirliğimizi
güçlendiriyor diyebiliriz.
Heimtextil Frankfurt, Cotton Box için nasıl bir stratejik
önem taşıyor? Fuarda hangi koleksiyonlarınızı ve ürün
gruplarınızı ön plana çıkarmayı planlıyorsunuz?
Heimtextil Frankfurt bugüne kadar sektör için yeni
pazar ve müşteri anlamında çok büyük anlam taşıyor
idi. Son yıllarda Almanya ve Avrupa’nın uyguladığı
vize anlayışı, özellikle ihtiyaç duyulan pazarlardan
ziyaretçi gelmesini engelliyor. Bu durumun devam
etmesi hâlinde fuarın bize yük olması söz konusu. Bu
sene bu açıdan fuara bakacağız. Bu çerçevede
fuara Avrupa müşterisine hitap eden renk ve desenleri
götürüyoruz.
Fuarlarda birebir temasın, dijital iletişime kıyasla
hâlâ güçlü olduğunu düşünüyor musunuz?
Elbette. Birebir temas her türlü iletişimin içerisinde en
yüksek etkileme gücüne sahip yöntem. İletişimin bu
kadar geliştiği zamanımızda birebir temasın önüne
geçebilecek bir usul olmadı. Anlık iletişim, jest ve
mimikler, beden dili, ses tonu hiçbir zaman ekranda
olması gerektiği gibi gerçekleşemiyor. Yüz yüze iletişim
kullanmayı bilen için satışın en önemli avantaj.
A global perspective on the future of home textiles
With its deep-rooted history, wide product range,
and strong presence in global markets, Sümaş Tekstil
stands out in the home textiles industry through its
Cotton Box brand, which closely follows evolving
trends. We discussed a wide range of topics with Nuri
Turgut, Chairman of the Board of Sümaş Tekstil, from
the new season collections and international market
strategies to the brand’s approach to sustainability
and the role of trade fairs in the sector. In this
interview, we share Cotton Box’s design perspective,
industry insights, and future outlook directly from the
source.
What would you like to share about the new
collections Cotton Box is highlighting this season?
Which sources of inspiration and themes were
influential during the design process?
Based on the reality that, at the current stage of
communication, it is no longer possible to find a local
or regional culture that has fully preserved its purity,
our new collection has been prepared with a focus
on multicultural products, patterns, and colors that
appeal to cultures all around the world. Naturally,
we drew inspiration from nature. The magnificent
colors and beauty of nature offer endless sources of
inspiration to those who choose to see them.
Of course, current color trends brought by fashion,
as well as contemporary topics such as sustainability,
were among the key elements considered in the
creation of the collection.
Which strategies do you prioritize to strengthen brand
awareness in international markets?
Although the highly competitive environment of
the sector inevitably limits these efforts, our priorities
include reaching as many regions as possible;
enabling each geography to find elements of its own
culture within our collections and products; keeping
up with the present by emphasizing innovation and
reflecting the speed of change and transformation;
continuously striving for better without compromising
on quality; supporting local promotional activities
in every region; and, in an era where the internet
is so widespread, fully embracing the potential
of e-commerce. We can list sustainability, the
environment, people, recycling, modernity, comfort,
practicality, fast comfort, peace, and tranquility.
What do you think will be the most important topics
shaping home textile trends in the coming period?
What developments excite you most about the future
of the sector?
We can list them as sustainability, the environment,
people, recycling, modernity, comfort, practicality,
instant comfort, peace, and serenity. Not polluting
the environment, using less water, and giving
importance to recycling; in short, the ability of a
Canadian Indigenous person and an Australian
Aboriginal person to come together within the same
cultural circle, cultural communication, and the
collective tastes that this will bring excite us.
What strategic importance does Heimtextil Frankfurt
hold for Cotton Box? Which collections and product
groups do you plan to highlight at the fair?
Heimtextil Frankfurt has historically held great
significance for the sector in terms of new markets
and customers. In recent years, however, the visa
policies implemented by Germany—and Europe in
general—have resulted in potential customers from
the markets we need being unable to attend the fair.
Should this situation continue, the fair may become
a burden for us. This year, we will evaluate the fair
from this perspective. Within this framework, we are
bringing colors and patterns that appeal specifically
to European customers.
Do you think face-to-face interaction at trade
fairs is still more powerful compared to digital
communication?
Undoubtedly, face-to-face interaction remains the
method with the strongest persuasive power among
all forms of communication. Despite the advanced
state of communication today, no method has
surpassed direct personal contact. Instant interaction,
gestures and facial expressions, body language, and
tone of voice can never be conveyed as effectively
through a screen. Face-to-face communication
remains one of the most important advantages in
sales—for those who know how to use it.
26 DECOR • Ocak - Şubat 2026
İskender Kaplan:
“Üretimde lideriz, şimdi sıra markalaşmada”
Gaziantep, makine halısı üretiminde dünya lideri
konumunda. Bu güçlü altyapıyı küresel ölçekte daha yüksek
bir marka değerine dönüştürmeyi hedefleyen Güneydoğu
Anadolu Halı İhracatçıları Birliği başkan adayı İskender
Kaplan, sektörün geleceğine dair yol haritasını paylaşıyor.
Gaziantep, makine halısı üretiminde dünya çapında
birinci sırada. Bu üretim gücünün küresel ölçekte hak
ettiği marka değerine ulaşması için nasıl bir strateji
izlemeyi planlıyorsunuz?
Türkiye’nin dünyada rakipsiz olduğu nadir alanlardan biri
halı sektörü ve bu, bizim için çok büyük bir avantaj. Bu
sektör, bu şehrin çocuklarıyla birlikte daha da büyüyecek
ve güçlenecek. Bizim temel hedefimiz; üretimde sahip
olduğumuz bu liderliği, tasarım, yazılım, teknoloji ve
marka algısı ile desteklemek. Bu kapsamda en önemli
projelerimizden biri; yerli ve millî bir halı tasarım ve işletme
programı geliştirmek. Sektörün ihtiyaçlarına özel olarak
planladığımız bu altyapıyı, ilerleyen aşamada yapay zekâ
destekli sistemlerle birleştirerek halı üretim süreçlerine tam
entegre hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bugün üretimde
dünyanın bir numarasıyız. Yarın, markalaşma anlamında da
kendimizi en üst sıraya konumlandıracağız.
Genç ve dinamik bir başkan adayı olarak,
Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği’nin
yönetim anlayışında neyi farklı yapacaksınız?
Ben ve birlikte yola çıktığım arkadaşlarım, halının içinde
büyüyerek bugünlere geldik. Bu misyonu sektöre olan bir
borç olarak görüyoruz. Şeffaf, vizyoner ve mücadeleci bir
yönetim anlayışıyla; sahayı bilen, sektörü temsil gücü yüksek
yol arkadaşlarımla birlikte güçlü bir ekip kurduk. Hedefimiz,
Gaziantep’i halı sektöründe hak ettiği noktaya taşıyan,
çözüm odaklı ve erişilebilir bir birlik yapısı oluşturmak.
Seçilmeniz halinde ilk bir yıl içinde hayata
geçirmeyi planladığınız, sektörde somut karşılığı
olacak en önemli projeler neler olacak?
Yerli ve millî halı tasarım ve üretim programı, zaten
öncelikli projelerimizin başında geliyor. Bunun yanında,
Gaziantep’te bir Halı Müzesi kurarak bu güçlü kültürel
mirası, doğduğu şehirde yaşatmak istiyoruz. Aynı zamanda
yetkili kurumlarla iş birliği içerisinde, Halı Tasarım ve AR-
GE Merkezi kurulması için gerekli adımları atacağız. Bu
merkez, sektöre teknik, tasarımsal ve stratejik anlamda
kalıcı katkılar sunacak.
Gaziantep’te faaliyet gösteren halı üreticilerinin
bugün en çok zorlandığı konular sizce neler?
Bu sorunlara birlik çatısı altında nasıl çözümler
üretmeyi düşünüyorsunuz?
Küresel ekonomik gelişmeler hepimizin malumu. Bu noktada
en önemli çıkış yolumuz ihracat. Ancak bazı pazarlarda
karşılaştığımız gümrük duvarları, hareket kabiliyetimizi ciddi
şekilde sınırlıyor. Bu sorunları çözmek için gerekli tüm adımları
atacağız. Sektör paydaşlarıyla birlikte, ürün geliştirme,
AR-GE ve tasarım odaklı çalışmalarla firmalarımızın elini
güçlendireceğiz. Gün gelecek; bugün karşımıza çıkan bu
engeller, bizim için yeni yolların kapısını açan avantajlara
dönüşecek.
28 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Üreticilere yönelik eğitim, teknolojiye erişim,
dijitalleşme ve yeni pazarlar konusunda ne gibi
yenilikler sunmayı hedefliyorsunuz?
Kurmayı planladığımız Ar-Ge ve Tasarım Merkezi, bu
noktada kilit rol oynayacak. Üretim yapan sektör
temsilcilerimize Ar-Ge süreçlerinde doğrudan destek
sağlayacağız. Bu destekleri, firmalarımızın markalaşma
yolculuğuna katkı sunacak şekilde yapılandırmayı
hedefliyoruz. Tasarım, markalaşmanın temelidir. Kendi
özgün tasarımlarımız olmadan, bu alanda kalıcı bir başarı
mümkün değil. Bu nedenle; farklı bölgelerin ve pazarların
beklentilerine uygun renk, desen ve trend analizlerini
sektörle paylaşacak; tasarımcılarımıza ve bu alanda eğitim
alan gençlere yönelik programlar düzenleyeceğiz.
Dijitalleşme ve yeni nesil ticaret kanalları halı sektörü
için ne ifade ediyor?
En büyük yatırımı dijital dönüşüme yapacağız.
Dijital dünyada yer almayan bir üreticinin uzun vadede
başarılı olması mümkün değil. İnsanlar zamanlarının
büyük bir bölümünü dijital platformlarda geçiriyor.
Elimizde bu kadar güçlü bir teknoloji varken, bunu
neden markalaşma ve sektörel büyüme avantajına
çevirmeyelim? Biz bu ve diğer tüm konularda fikirlere
açık, önerileri dinleyen, ortak akla inanan bir yönetim
anlayışıyla hareket edeceğiz.
Son olarak sektöre vermek istediğiniz
bir mesaj var mı?
Gecesini gündüzüne katan, uçaktan uçağa yetişen,
hafta sonu bile işinin başında olan; gerektiğinde
ailesine ayıracağı zamandan fedakârlık yapan tüm
meslektaşlarımı saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Dünyanın en iyi halılarını üreten bu güçlü sektörün
geleceği için, aynı yolda yürümeye devam edeceğimize
yürekten inanıyorum.
İskender Kaplan:
“We lead in production — now it’s time to lead in branding”
Gaziantep stands as the world leader in machine-made
carpet production. Aiming to transform this powerful
manufacturing base into stronger global brand value,
İskender Kaplan, presidential candidate of the Southeastern
Anatolia Carpet Exporters’ Association, shares his roadmap
for the future of the sector.
One of the rare fields in which Türkiye is unrivalled
globally is the carpet industry. How do you plan to
build on this advantage?
Türkiye’s leadership in carpet production is a major strength.
Our goal is to support this position with design, software,
technology, and brand perception. A key priority is the
development of a domestic and national carpet design
and management program, tailored to sector needs and
planned for full integration into production processes with
AI-supported systems.
As a young and dynamic candidate, what will you
do differently in the management of the Southeastern
Anatolia Carpet Exporters’ Association?
Our approach will be transparent, visionary, and strongly
connected to the field. Together with a team that has
grown up within the carpet industry, we aim to establish
an accessible and solution-oriented association structure
that effectively represents the sector and strengthens
Gaziantep’s role on the global stage.
If elected, what are the most important projects you
plan to implement in your first year?
Our first-year focus will be on initiatives with clear, tangible
impact. The domestic and national carpet design and
production program will be a priority, along with steps
toward establishing a Carpet Museum in Gaziantep and a
Carpet Design and R&D Center to support the sector’s longterm
development.
What challenges do Gaziantep’s carpet manufacturers
face today, and how do you plan to respond?
Export-related challenges, particularly customs barriers in
certain markets, are among the most pressing issues. Through
stronger collaboration, product development, and designdriven
strategies, we aim to improve competitiveness and
turn these challenges into new opportunities.
What kind of initiatives do you plan to offer in areas
such as education, technology access, and new
markets?
The planned R&D and Design Center will play a central
role in supporting producers. We aim to provide sectorspecific
analyses on trends, colors, and patterns, while also
supporting designers and young professionals as part of a
structured approach to brand development.
What does digitalization and new-generation trade
channels mean for the carpet industry?
Digital transformation is essential for long-term success. By
prioritizing digital presence and new trade channels, we aim
to position technology as a strategic advantage for both
branding and sustainable sector growth.
Do you have a final message for the sector?
I extend my respect to all professionals who work tirelessly
and make great personal sacrifices for this industry. I strongly
believe that this powerful sector, which produces some of
the world’s finest carpets, will continue to move forward
together toward a stronger future.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
29
ICFE kapılarını açıyor
buluşmalarından biri olma konumunu güçlendiriyor.
Carpet Talks etkinlik serisiyle zenginleşen ICFE,
sektör profesyonellerini güncel eğilimler ve yenilikçi
yaklaşımlarla buluşturmayı hedefliyor. Tüyap Fuarcılık
Grubu tarafından; Güneydoğu Anadolu Halı
İhracatçılar Birliği (GAHİB) ve İstanbul Halı İhracatçılar
Birliği (İHİB) iş birliğiyle düzenlenen ICFE, küresel marka
yolculuğunu 2026’da daha ileri bir aşamaya taşıyor.
Üçüncü kez gerçekleştirilecek fuar, yalnızca bir
ticaret platformu olmanın ötesine geçerek; tasarım,
inovasyon ve sektörel yönelimlerin belirlendiği stratejik
bir merkez olarak konumlanıyor.
Halı ve zemin kaplamaları sektöründe
küresel ölçekte bir buluşma noktası
olma hedefiyle yola çıkan ICFE, üçüncü
yılında ilk kez “International Carpet
& Flooring Expo” adıyla düzenleniyor.
ICFE, 6–9 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul
Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak. 11 salonda,
100 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuar,
ölçeği ve kapsamıyla dünyanın en büyük halı
Farklı ülkelerle küresel ticaret ağı
Bu yıl 11 salonda gerçekleştirilecek ICFE, ABD,
Almanya, Belçika, Çin, Hindistan, Suudi Arabistan
ve Japonya başta olmak üzere 25 ülkeden yaklaşık
500 katılımcı firmayı ağırlamaya hazırlanırken; 6 kıta
ve 80’den fazla ülkede yürütülen uluslararası tanıtım
çalışmaları sayesinde fuara 105 ülkeden 40.000’e
yakın profesyonel ziyaretçinin katılımı bekleniyor. Dijital
uygulamalar ve fuar içi yönlendirme çözümleriyle
desteklenen organizasyonda ziyaretçiler, halı ve
zemin kaplamaları alanındaki en yeni ürünleri,
koleksiyonları ve tasarım trendlerini yakından
inceleme imkânı bulurken; farklı segmentlerdeki
ürün gruplarını bir araya getiren fuar alanı, sektörün
güncel üretim gücünü ve tasarım çeşitliliğini kapsamlı
biçimde yansıtıyor. 2025 yılında katılımcıların %78’inin
yeni iş bağlantıları kurduğu ICFE’de, 2026 için bu
oranın %85’e çıkarılması hedefleniyor.
Carpet Talks ve Design Awards
ICFE 2026, ticari hacminin yanı sıra zengin içerik
programıyla da öne çıkıyor; fuar kapsamında
düzenlenecek ICFE Carpet Design Awards’ta El
Halısı Tasarımı ve Makine Halısı Tasarımı başta olmak
üzere farklı kategorilerde sektörün dikkat çeken
çalışmaları değerlendirilecek, el halısı ve makine
halısı alanlarında toplam 10 tasarım ödüllendirilerek
seçilen eserler fuar süresince uluslararası ziyaretçilere
sunulacak. Ziyaretçilerin dokuma süreçlerini birebir
deneyimleyebileceği Carpet Workshop alanları
organizasyona dinamizm katarken, Carpet Talks
etkinlik serisinde güncel trendlerden yeni dokuma
tekniklerine, sürdürülebilir malzeme kullanımından
tasarım yaklaşımlarına ve yeni teknolojilere uzanan
geniş bir içerik yelpazesi ele alınacak; markalaşmadan
yapay zekâya, geleneksel Hereke halılarından
sürdürülebilirlik odaklı uygulamalara kadar pek çok
başlık, farklı disiplinlerden uzmanların katkılarıyla sektör
profesyonellerinin gündemine taşınacak.
30 DECOR • Ocak - Şubat 2026
ICFE opens its doors
With the aim of becoming a global meeting point for the carpet and flooring industries, ICFE is
being held for the first time under the name International Carpet & Flooring Expo in its third year.
ICFE will open its doors on 6–9 January 2026 at
the İstanbul Fuar Merkezi. Taking place across 11
halls and covering 100,000 square meters, the
fair strengthens its position as one of the world’s
largest carpet gatherings in terms of scale and
scope. Enriched by the Carpet Talks event series,
ICFE aims to bring industry professionals together
around current trends and innovative approaches.
Organized by Tüyap Fuarcılık Grubu in cooperation
with the Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçılar
Birliği (GAHİB) and the İstanbul Halı İhracatçılar
Birliği (İHİB), ICFE continues its global brand journey
at a higher level in 2026. Now in its third edition, the
fair goes beyond being merely a trade platform,
positioning itself as a strategic hub where design,
innovation, and sectoral directions are shaped.
A global trade network across multiple countries
Held across 11 halls this year, ICFE is preparing
to host nearly 500 exhibiting companies from 25
countries, including the USA, Germany, Belgium,
China, India, Saudi Arabia, and Japan. Supported
by extensive international promotion campaigns
conducted across six continents and more than
80 countries, the fair is expected to welcome
close to 40,000 professional visitors from 105
countries. Enhanced by digital applications and
on-site navigation solutions, the organization offers
visitors the opportunity to closely examine the
latest products, collections, and design trends in
carpets and flooring. Bringing together product
groups from different segments, the exhibition
area comprehensively reflects the sector’s current
production strength and design diversity. While
78% of participants established new business
connections in 2025, the target for 2026 is to
increase this rate to 85%.
Carpet Talks and Design Awards
ICFE 2026 stands out not only for its commercial
volume but also for its rich content program. As
part of the fair, the ICFE Carpet Design Awards
will evaluate leading works in various categories,
including Handmade Carpet Design and
Machine-Made Carpet Design. A total of 10
designs—across handmade and machine-made
carpets—will be awarded, and the selected
works will be presented to international visitors
throughout the fair. Carpet Workshop areas,
where visitors can experience carpet weaving
processes firsthand, will add dynamism to the
event. Meanwhile, the Carpet Talks series will
address a wide range of topics—from current
trends and new weaving techniques to sustainable
material use, design approaches, and emerging
technologies—bringing subjects such as branding,
artificial intelligence, traditional Hereke carpets,
and sustainability-focused practices to the
agenda of industry professionals with contributions
from experts across different disciplines.
ICFE 2026 – Carpet Talks Program
6 Ocak 2026
14.00 – 14.45
Geleceğin Halı Markasını İnşa Etmek:
Gelenekten Dijitale
Şeyda Elif Çakmak
16.00 – 16.45
Halı Tasarımı Eğitiminin Dünü, Bugünü,
Yarını
Prof. Dr. Nazan Avcıoğlu Kalebek – Doç.
Dr. Esin Sarıoğlu
7 Ocak 2026
11.00 – 11.45
Markalaşmada Tasarım Süreçleri: Trend
mi, Ruh mu?
Betül Turan
14.00 – 14.45
Tüyap Kariyer Rotası: Geleceği Dokuyan
Kariyerler
Moderatör: Arzu Saraç
Konuşmacılar: Prof. Dr. Nuran Kara
Pilehvarian, Nilay Susulu, Selim Şentürk
15.00 – 15.45
Yüksek Kalite Hereke İpek Halılarında
Tasarım ve Kompozisyon
Reyhan Polat
16.30 – 17.15
Halı Sektöründe Ar-Ge’nin Evrimi
Mustafa Avcı
8 Ocak 2026
11.00 – 11.45
Halı Sektöründe Yeni Döngüsel
Stratejiler
Hakan Uçar
14.00 – 14.45
Gelenekselden Moderne: Zanaat ve
Tasarımın Zamansız Estetiği
Prof. Dr. Sevim Arslan
15.00 – 15.45
Carpet Design Horizons – Proje
Sunumları
Moderatör: Özgür Uşaklıgil
Sunumlar: Fatemeh Babaeinia,
Sümeyye Çetin, Ahmet Acar,
Betül Çetin
16.00 – 16.45
Hereke Halısı: Ustalığın Zirvesi
Erhan Ör
17.00 – 17.45
ICFE Halı Tasarım Ödülleri – Ödül Töreni
DECOR • Ocak - Şubat 2026
31
Genie Yarns’ın
Türkiye Partneri: Ateks
32 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Ayşe Tohumcu
2000’li yıllardan bu yana sentetik çim ipliği
üretiminde uzmanlaşan Çin merkezli Genie
Yarns, yalnızca iplik üretip bunları halı ve
suni çim halısı üreticilerine tedarik ediyor.
Bu strateji, kaliteli hammaddeyle sektörün
temel yapı taşını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Türkiye pazarında ise bu iş birliğinin adı
Ateks. Gaziantep merkezli Ateks; halı, tekstil
ve tufting makineleri, yedek parçaları ve
aksesuarları sağlayan bir distribütör — ve
aynı zamanda girişimci başarı öyküsüyle
dikkat çeken Ayşe Tohumcu tarafından
yönetiliyor.
ürünler geliştirme imkanına kavuşuyor.
İş dünyasında kadın liderliği, yenilikçilik ve
uluslararası entegrasyonun bir araya geldiği
bu birliktelik; hem Genie Yarns’in global
erişimini genişletiyor, hem de Türkiye halı/
zemin sektörü için yeni tedarik kanalları
oluşturuyor.
Ayşe Tohumcu, sektörün geleneksel
olarak erkek egemen yapısında kadın
olarak önemli bir yere gelmiş. Başlangıçta
makinelerin iğne-bıçak gibi kritik parçalarının
satışını yapan Ateks, zamanla hizmet ağını
genişletmiş.
Bu kapsamda Ateks’in Genie Yarns gibi
uluslararası iplik üreticileriyle kurduğu
dağıtım anlaşması, Türkiye’de sentetik çim
ve halı üretim sektörüne doğrudan erişim
anlamına geliyor. Böylece yerli üreticiler,
hammaddeden başlayan bir tedarik
zinciriyle kaliteli, uluslararası standartlarda
DECOR • Ocak - Şubat 2026
33
Genie Yarns’ Partner in Türkiye: Ateks
China-based Genie Yarns, which has specialised in
synthetic turf yarn production since the early 2000s,
focuses solely on producing yarns and supplying
them to carpet and artificial turf manufacturers.
This strategy aims to strengthen the foundation of
the industry by ensuring access to high-quality raw
materials. In the Turkish market, this partnership is
represented by Ateks.
Gaziantep-based Ateks is a distributor providing
carpet, textile and tufting machines, spare parts
and accessories — and is led by Ayşe Tohumcu, an
entrepreneur whose success story stands out in the
sector.
Ayşe Tohumcu has established a strong presence in
an industry traditionally dominated by men. Ateks
initially focused on the sale of critical machine
components such as needles and knives, but over
time expanded its service network significantly.
Within this framework, Ateks’ distribution agreement
with international yarn producers such as Genie
Yarns grants direct access to Türkiye’s synthetic turf
and carpet manufacturing sector. This enables local
manufacturers to develop high-quality, internationally
standardised products through a supply chain that
begins with raw materials.
This collaboration — combining women’s leadership
in business, innovation and international integration
expands Genie Yarns’ global reach while opening
new supply channels for Türkiye’s carpet and flooring
industries.
34 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Halıda dijital adım: Halıysa
Halıysa, halı satışının dijital ortamdaki eksiklerini tamamlayarak üreticiyi kullanıcıyla
doğrudan buluşturacak bir satış altyapısı sunmayı hedefliyor.
Türkiye’de online halı satışına yönelik gelişen pazar
yapısı içerisinde konumlanan Halıysa, kullanıcıların
farklı halı seçeneklerine tek bir platform üzerinden
ulaşabilmesini amaçlayan bir yapı sunuyor.
Markanın çalışma modelini, dijital satış sürecindeki
deneyimlerini ve sektörün mevcut durumuna ilişkin
değerlendirmelerini konuşmak üzere Halıysa marka
kurucusu İlker Oduncuoğlu ile bir araya geldik.
Öncelikle böyle bir platform oluşturma fikri nasıl
ortaya çıktı?
Türkiye’de halı satışı uzun yıllardır güçlü bir üretim
altyapısına sahip olmasına rağmen, bu gücün dijital
ortama yeterince taşınamadığını gördüm. Hem
üreticiler hem toptancılar, büyük pazaryerlerinde
karma içerikler arasında kayboluyor; müşteriye doğru
şekilde ulaşamıyorlardı. Bu eksikliği fark ettiğimde
“neden halıya özel, sadece bu sektöre hizmet eden
modern bir pazaryerimiz olmasın?” düşüncesi Halıysa
markasının temeli oldu.
Türkiye’nin ilk ve tek yerli–milli halı satış platformunu
hayata geçirirken sizi harekete geçiren ihtiyaç neydi?
Aslında ihtiyaç iki noktada birleşiyordu: Birincisi;
sektörün gücü vardı fakat dijital kanallar hep genel
e-ticarete göre tasarlanıyordu. İkincisi; satıcılar hem
lojistik hem tanıtım hem teknik altyapı açısından
dezavantajlı kalıyordu. Halıysa markasını kurarken
amacım, üreticinin emeğini kullanıcıya “doğrudan ve
doğru şekilde” ulaştırabilen yerli bir altyapı kurmaktı.
36 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Platformun işleyiş modeli nasıl çalışıyor? Halı üreticileri
ve toptancılar bu sisteme nasıl dahil oluyor, satış
süreçleri nasıl ilerliyor?
Platformun işleyişi oldukça basit bir yapıya sahip.
Halı üreticileri veya toptancılar mağazalarını açarak
ürünlerini sisteme ekliyor, siparişler Halıysa üzerinden
yönetiliyor ve ödeme güvenliği yine platform
tarafından sağlanıyor. Biz teknik altyapıyı, müşteri
desteğini ve tanıtım tarafını üstleniyoruz; satıcı ise
üretimine ve satışına odaklanabiliyor.
Geleneksel satış yöntemlerine kıyasla haliysa.com
hangi noktada fark oluşturuyor? Özellikle üretici ve
toptancı tarafında ne tür kolaylıklar sunuyor?
Geleneksel modelde üretici ya fuarlar ya toptancılar
ya da mağaza ağıyla büyümeye çalışıyor. Dijitalde
Halıysa ’da, Mağaza açmak kolay, reklam maliyeti
yok, ürünler modern tasarım diliyle sergileniyor,
hedef kitle doğru trafikle buluşuyor, sipariş yönetimi
tek panelden ve faturalandırma entegrasyonlu bir
sistem. Bunlar satıcıya hem hız hem düşük maliyet
getiriyor. Biz markaların dijital vitrini oluyoruz. Ürün
hikâyesi, tasarım dili, kataloğu ve satış süreci
tamamen profesyonel görünümde müşterinin
karşısına çıkıyor.
Türkiye’nin halı sektöründeki gücünü dijital ortama
taşımayı hedefliyorsunuz. Bu doğrultuda geleceğe
yönelik planlarınız ve hedefleriniz neler?
Halıysa’ yı Türkiye’de halının dijital merkezi yapmayı,
sonrasında da ihracat tarafına genişletmeyi
hedefliyoruz. Gelecek planımız ise Türkiye’nin halı
üretim gücünü aynı modernlikle dünyanın her yerine
ulaştırmak. Kısa vadede satıcı çeşitliliğini artırmayı
hedeflerken, uzun vadede e-ihracat, yurtdışı lojistik
ve Halıysa markalı özel koleksiyonlar gibi planlarımız
bulunuyor.
Halı üreticileri ve toptancılara bir çağrı yapacak
olsanız, haliysa.com’a neden bugün katılmalılar?
Bugün dijitalleşme artık bir tercih değil, zorunluluk.
Halıysa üreticinin emeğini doğrudan kullanıcıyla
buluşturan, satış maliyetini düşüren ve markayı
görünür yapan profesyonel bir satış kanalı sunuyor.
Satıcıları platforma davet ederken vurgulamak istediğiniz
En önemli mesajınız nedir?
Bu sektörde emek veren tüm üreticilere söylemek
istediğim şey çok basit: dijitalleşme artık bir trend
değil, zorunluluk. Bugün Halıysa ’ya katılan markalar
sadece bugünkü müşteriye değil, gelecekteki
kullanıcıya da şimdiden ulaşmış oluyor. Bugün
gelmek, yarını kazanmak demek.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
37
Digital step in
carpet retail: Halıysa
Halıysa aims to address the gaps in online
carpet retail by establishing a digital
structure that connects manufacturers
directly with end users.
Positioned within Turkey’s rapidly developing online
carpet retail market, Halıysa offers a platform that
enables users to access a wide range of carpet
options in one place. We met with Halıysa’s founder,
İlker Oduncuoğlu, to discuss the brand’s operating
model, its experience in the digital sales process, and
its perspectives on the current state of the industry.
How did the idea of establishing such
a platform emerge?
Although Türkiye has long had a strong carpet
manufacturing base, this strength was not
reflected adequately in the digital marketplace.
Manufacturers and wholesalers often became
lost among irrelevant listings on major online
marketplaces, struggling to reach the right customer.
This gap led to a simple question: “Why shouldn’t
there be a dedicated, sector-specific digital
marketplace for carpets?” That question became
the starting point for Halıysa.
What need prompted you to launch Türkiye’s first and
only national carpet-focused online sales platform?
The need emerged from two main points: First, the
sector was strong, but digital channels were designed
for general e-commerce, not carpets. Second, sellers
faced disadvantages in logistics, promotion, and
technical infrastructure. The goal behind Halıysa
was to establish a local digital structure that allows
manufacturers to reach users directly and correctly.
How does the platform operate? How do manufacturers
and wholesalers join, and how do sales processes
progress?
The operation model is quite simple. Carpet
manufacturers and wholesalers open their online
stores, list their products, and manage their orders
through Halıysa. Payment security is provided by the
platform. We handle the technical infrastructure,
customer support, and promotional activities,
allowing sellers to focus on production and sales.
Compared to traditional sales methods, where does
haliysa.com offer differentiation? What advantages
does it provide to manufacturers and wholesalers?
Traditionally, manufacturers grow through fairs,
wholesalers, or physical stores. In digital space, brand
visibility is immediate. On Halıysa, opening a store is
easy, there are no advertising costs, products are
presented with a modern visual approach, the right
audience is reached through the right traffic, and
order management is handled from a single panel
with invoicing integration. This offers both speed
and reduced costs. We serve as a digital showcase
for brands, presenting their product stories, design
language, catalogues, and sales process in a
professional format.
You aim to bring Türkiye’s strong carpet industry into
the digital landscape. What are your future plans
and goals?
Our goal is to position Halıysa as Türkiye’s digital
hub for carpets, and later expand into international
markets. In the near term, we aim to increase seller
diversity; in the long term, our plans include e-export,
international logistics, and Halıysa-branded special
collections.
If you were to make a call to manufacturers and
wholesalers, why should they join haliysa.com
today?
Digitalisation is no longer optional — it is essential.
Halıysa provides a professional sales channel that
brings manufacturers’ products directly to consumers,
reduces sales costs, and increases brand visibility.
What is the key message you want to highlight when
inviting sellers to the platform?
My message to all manufacturers in the sector is
straightforward: digitalisation is not a trend — it is a
necessity. Brands that join Halıysa today reach not
only today’s customer but tomorrow’s customer as
well. Joining now means gaining the future.
38 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Tuft halıda karakter ve esneklik
Türkiye’de tuft halı üretiminde öne çıkan markalardan
biri olan Gelişim Halı, el işçiliği geleneğini modern
tasarım anlayışıyla birleştirerek mekânlara karakter
kazandıran özel tuft halılar üretiyor. Yıllar içinde edindiği
üretim deneyimi, yenilikçi çizgisi ve global tasarım
trendlerine hakimiyeti ile marka; bugün hem yerel hem
de uluslararası projelerde tercih edilen bir çözüm ortağı
haline gelmiş durumda.
Tuft halı üretimi
Gelişim Halı’nın marka kimliğinin merkezinde tuft
halı üretimi bulunuyor. Hem hand-tuft hem autotuft
tekniklerini kullanan firma, özellikle hand-tuft
halılarda yoğun emek, ince dokunuş ve yüksek işçilik
gerektiren detaylarıyla öne çıkıyor. Her halı özel renk
kombinasyonları, üç boyutlu kesim/oyma teknikleri,
hassas tuft geçişleri ile farklı bir değişim yaşıyor.
40 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Gelişim Halı, günümüzün “kişiselleştirilmiş tasarım”
anlayışını üretim sürecinin merkezine alarak,
müşterilerine tamamıyla özel ölçü, özel renk
ve özel doku seçenekleri sunuyor. Tasarımcılar,
mimarlar ve dekorasyon markaları için bu esneklik;
projeyi benzersiz kılan en önemli değerlerden biri.
Mimari projelerde tamamlayıcı rol
Marka; oteller, rezidanslar, lüks konut projeleri,
kurumsal ofisler ve seçkin perakende alanları
için özel halı çözümleri geliştiriyor. Gelişim
Halı’nın üretim süreci, modern yaşam alanlarının
ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Özellikle akustik
konfor sağlayan yüksek yoğunluklu dokular,
yumuşak fakat dayanıklı iplik kombinasyonları,
modern sanat akımlarından ilham alan özgün
desenler ve doğal tonlardan canlı renklere uzanan
geniş bir paletleri ile üretilen halılar, mekana ruh
katıyor.
Bu yaklaşım, markayı sadece bir halı üreticisi değil,
aynı zamanda bir tasarım partneri haline getiriyor.
El işçiliği, modern tasarım anlayışı ve makineyle
üretilemeyen doğal ve organik katmanlı dokular,
değişimde rol alıyor.
2025 koleksiyonları
Gelişim Halı’nın 2025 koleksiyonu; organik formlar,
soyut desenler ve modern sanat akımlarından
ilham alan kompozisyonlardan oluşuyor ve soft
geometry, abstract nature, sculptural surfaces ve
contemporary minimalism temaları ile şekilleniyor.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
41
Character and flexibility in tufted carpets
One of the prominent brands in tuft carpet
manufacturing in Turkey, Gelişim Halı produces
bespoke tuft carpets that bring character to interior
spaces by combining the tradition of craftsmanship
with a contemporary design approach. With years of
manufacturing expertise, an innovative vision, and a
strong awareness of global design trends, the brand
has become a preferred solution partner for both
local and international projects.
Tufted carpet production
At the core of Gelişim Halı’s brand identity lies tufted
carpet production. Utilizing both hand-tuft and
auto-tuft techniques, the company particularly
stands out in hand-tuft carpets, where intensive
labor, refined detailing, and high-level craftsmanship
are essential. Each carpet undergoes a unique
transformation through custom color combinations,
three-dimensional cutting and carving techniques,
and precise tuft transitions.
42 DECOR • Ocak - Şubat 2026
By placing today’s concept of personalized design
at the center of its production process, Gelişim Halı
offers fully customized size, color, and texture options.
This flexibility represents a significant added value
for designers, architects, and decoration brands,
allowing each project to achieve a truly distinctive
identity.
A complementary role in architectural projects
The brand develops bespoke carpet solutions for
hotels, residences, luxury housing projects, corporate
offices, and selected retail spaces. Gelişim Halı’s
production process is shaped in line with the needs
of contemporary living environments. Carpets
produced with high-density textures that support
acoustic comfort, soft yet durable yarn combinations,
original patterns inspired by modern art movements,
and a wide palette ranging from natural tones to
vibrant colors bring depth and atmosphere to interior
spaces.
This approach positions the brand not merely as
a carpet manufacturer, but as a design partner.
Handcraft, a modern design perspective, and
naturally layered, organic textures that cannot be
replicated by machine production play a key role in
this evolution.
2025 collections
Gelişim Halı’s 2025 collection is composed of organic
forms, abstract patterns, and compositions inspired
by modern art movements. The collection is shaped
around the themes of soft geometry, abstract nature,
sculptural surfaces, and contemporary minimalism,
offering a refined and forward-looking expression for
architectural interiors.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
43
Hometex dekorasyona İstanbul’dan ilham verecek
Tasarım, estetik ve çağdaş yaşam alanları odağıyla Hometex, modern evlerin değişen
dekorasyon anlayışını yansıtan tekstil ürünleri ve iç mekân çözümlerini bir araya getiriyor.
19–22 Mayıs 2026 tarihleri arasında
İstanbul Fuar Merkezi’nde
düzenlenecek Hometex 2026
için hazırlıklar hız kazanırken, iç
mekân dekorasyonu ve ev stiline
odaklanan sektör profesyonelleri bu
uluslararası buluşma için geri sayıma
geçti. Fuar, estetik ve fonksiyonelliği
bir arada sunan yaşam alanlarına
yönelik yeni yaklaşımları ön plana
çıkarıyor.
Ev tekstili ve dekorasyon alanında
uluslararası ölçekte önemli bir
organizasyon olan Hometex
Uluslararası Ev Tekstili Fuarı, lifestyle
odaklı vizyonu ve tasarım merkezli
yapısıyla dikkat çekiyor. TETSİAD
liderliğinde ve Bursa Ticaret ve
Sanayi Odası’nın iştiraki KFA Fuarcılık
44 DECOR • Ocak - Şubat 2026
A.Ş. organizasyonuyla hayata geçirilen fuar, İstanbul
Fuar Merkezi’nde yerli ve yabancı sektör temsilcilerini
buluşturuyor.
Dekorasyon, tasarım ve mekân atmosferi ön planda
Perdeler, dekoratif kumaşlar, halılar, yatak tekstilleri
ve tamamlayıcı iç mekân ürünlerini kapsayan
geniş ürün yelpazesiyle Hometex, klasik bir fuar
anlayışının ötesine geçiyor. Organizasyon; markalar,
tasarımcılar, dekoratörler ve alıcılar için ilham ile
ticareti buluşturan güçlü bir platform sunuyor. Her yıl
binlerce ziyaretçiyi ağırlayan fuar, yeni iş birliklerine
ve uluslararası bağlantılara olanak tanıyor. Görsel
uyum, malzeme kalitesi ve yüzey estetiğini merkeze
alan Hometex, iç mekân dekorasyonundaki
değişen beklentilere doğrudan yanıt veriyor. Fuarda
sergilenen koleksiyonlar; zengin dokular, dengeli renk
kullanımı ve zamansız tasarım anlayışıyla öne çıkıyor.
Doğal malzemeler, sürdürülebilir dekoratif çözümler
ve mekânın karakterini destekleyen detaylar fuarın
dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.
küresel dekor trendleri, yaşam tarzı etkileri ve iç
mekân tasarımındaki yeni yönelimleri yakından takip
etme fırsatı buluyor. Türkiye’den ve dünyanın farklı
ülkelerinden yüzlerce firmanın katıldığı Hometex,
dekorasyon alanında tasarım gücünü artırmak ve
uluslararası görünürlüğünü güçlendirmek isteyen
markalar için stratejik bir rol üstleniyor. Hometex 2026,
modern yaşam alanlarının değişen dilini yansıtmaya
ve küresel dekorasyon dünyasına ilham vermeye
hazırlanıyor.
Modern yaşam alanları için güçlü bir buluşma
noktası
Fuar kapsamında düzenlenen panel, sunum ve ilham
odaklı etkinlikler, Hometex’i dekorasyon dünyası için
önemli bir buluşma noktası haline getiriyor. Katılımcılar,
DECOR • Ocak - Şubat 2026
45
Hometex to inspire global interior
decoration trends from Istanbul
With its focus on design, aesthetics, and contemporary living spaces,
Hometex brings decorative textiles and interior solutions together to reflect
the evolving character of modern homes.
As preparations accelerate for Hometex 2026, set
to take place from May 19–22, 2026, at the Istanbul
Expo Center, the interior decoration and home styling
sector has once again begun the countdown to one
of the most anticipated international gatherings in
the field. The fair continues to attract brands, designers,
and professionals seeking new perspectives for
stylish and functional living environments.
Recognized as one of the leading international platforms
for home textiles and interior decoration, Hometex
International Home Textile Fair stands out with its
lifestyle-oriented vision and design-driven structure.
Organized under the leadership of TETSIAD (Turkish
Home Textile Industrialists’ and Businessmen’s Association)
and by KFA Fairs, a subsidiary of the Bursa
Chamber of Commerce and Industry, the fair brings
together local and international industry players at
the Istanbul Expo Center.
Decoration, design, and atmosphere in focus
Covering a wide range of products including curtains,
decorative fabrics, carpets, bedding textiles,
and complementary interior elements, Hometex goes
beyond a conventional trade fair. The event serves
as a meeting point for brands, designers, decora-
46 DECOR • Ocak - Şubat 2026
tors, and buyers aiming to define the style, balance,
and mood of living spaces. Welcoming thousands of
visitors each year, Hometex enables new connections
and international collaborations across the decoration
sector. By placing visual harmony, material
quality, and surface aesthetics at the core of its content,
Hometex responds directly to evolving interior
decoration trends. Collections showcased at the fair
stand out with refined textures, expressive colors, and
well-balanced design concepts. Sustainable materials,
natural finishes, and timeless decorative solutions
are among the highlights shaping the overall atmosphere
of the event.
A reference point for modern living spaces
Panels, presentations, and inspiration-focused
sessions held throughout the fair further position
Hometex as an important reference point for interior
decoration. Participants gain insights into global
decor trends, lifestyle influences, and new approaches
to designing comfortable and visually appealing
spaces. With hundreds of companies participating
from Türkiye and around the world, Hometex plays
a strategic role for brands aiming to strengthen their
design presence and connect with decor-focused
audiences. Hometex 2026 is set to reflect the evolving
priorities of interior decoration while reinforcing Istanbul’s
role as a global source of inspiration.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
47
IIFF’nin bu yılki teması: “Sürdürülebilirlik”
Türk mobilya endüstrisinin sürdürülebilirlik kapasitesi ilk kez bilimsel bir endeksle ölçüldü.
Böyle bir çalışma sektörde bir ilk
MOSFED’in, İktisadi Araştırmalar Vakfı (İAV) iş birliğiyle
yürüttüğü “Mobilya Sektöründeki Firmalar Üzerine Yeşil
Ekonomi Endeksi Oluşturulması ve Ölçülmesi” projesi
tamamlandı. Bir yıl süren çalışma boyunca sektördeki
firmalardan; enerji verimliliği, atık ve su yönetimi,
karbon ayak izi azaltma, sürdürülebilir hammadde
kullanımı, geri dönüşüm, yeşil tedarik zinciri ve kurumsal
sürdürülebilirlik stratejilerine ilişkin kapsamlı veriler
toplandı. Elde edilen veriler doğrultusunda, mobilya
sektörünün sürdürülebilirlik performansını ölçen ilk Yeşil
Ekonomi Endeksi oluşturuldu.
İstanbul Uluslararası Mobilya Fuarı’nın (IIFF) bu yılki ana
teması sürdürülebilirlik oldu. Mobilya Dernekleri Federasyonu
(MOSFED) tarafından belirlenen bu tema
kapsamında, Türk mobilya sektörünün sürdürülebilirlik
kapasitesi ilk kez bilimsel bir endeksle ölçüldü.
MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, IIFF’yi Türkiye mobilya
sektöründeki yeşil dönüşümün küresel vitrini
haline getirmeyi hedeflediklerini belirterek, hazırlanan
endeksin sektör için bir ilk olduğunu vurguladı. Güleç,
bu çalışmanın aynı zamanda Avrupa Birliği Yeşil
Mutabakatı sürecine uyum açısından da önemli bir
rehber niteliği taşıdığını ifade etti. Mobilya sektörünün
doğayla iç içe bir alan olduğuna dikkat çeken Güleç,
sürdürülebilirliğin artık sadece çevresel bir tercih değil,
sektörün ticari varlığını sürdürebilmesi için bir zorunluluk
haline geldiğini söyledi.
48 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Sektör sürdürülebilirlik konusunda
emin adımlarla ilerliyor
Araştırma sonuçları, sektörün sürdürülebilirlik yolculuğunda
önemli bir eşiği geçtiğini ortaya koyuyor.
Firmaların büyük bir bölümü geri dönüşüm, yeniden
kullanım ve atık yönetimi konularında adımlar atmış
durumda. Karbon ayak izi hesaplama, su yönetimi
ve eko etiketli ürünler konusunda gelişim sınırlı olsa da
yeşil tedarik zinciri ve döngüsel ekonomi uygulamaları,
sektörün önümüzdeki dönemde öncelik vereceği
alanlar arasında öne çıkıyor.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
49
IFF’s theme this year: “Sustainability”
The sustainability capacity of the Turkish furniture industry has been measured
for the first time through a scientific index.
findings, the first Green Economy Index measuring the
sustainability performance of the furniture industry
was created.
MOSFED Chairman Ahmet Güleç stated that their
goal is to position IIFF as the global showcase of the
green transformation of the Turkish furniture industry,
emphasizing that the index represents a first for the
sector. Güleç also noted that the study serves as
an important guide for alignment with the European
Union Green Deal process. Pointing out that the
furniture industry is closely connected to nature, he
underlined that sustainability is no longer merely an
environmental preference, but a necessity for the
sector’s long-term commercial viability.
The industry is moving forward with confidence in
sustainability
The research results reveal that the sector has passed
an important threshold in its sustainability journey. A
significant number of companies have already taken
steps in recycling, reuse, and solid waste management.
While progress remains limited in areas such as
carbon footprint calculation, water management,
and eco-labeled products, green supply chain
management and circular economy practices stand
out as key focus areas for the industry in the coming
period.
The main theme of the Istanbul International Furniture
Fair (IIFF) this year is sustainability. Within the scope of
this theme, determined by the Federation of Furniture
Associations (MOSFED), the sustainability capacity of
the Turkish furniture industry has been measured for
the first time using a scientific index.
A first for the industry
The project titled “Establishing and Measuring a
Green Economy Index for Companies in the Furniture
Industry,” carried out by MOSFED in cooperation with
the Economic Research Foundation (İAV), has been
completed. Over the course of one year, comprehensive
data were collected from companies across
the sector, covering areas such as energy efficiency,
waste and water management, carbon footprint
reduction, sustainable raw material use, recycling
practices, green supply chain management, and
corporate sustainability strategies. Based on these
50 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Global halı
pazarında oyunun
yeni kuralları
Anadolu topraklarında halıcılık
binlerce yıllık bir hafızaya sahip.
Üretim gücümüz ve zanaatımız
tartışılmaz. Ancak 50’den fazla
ülkede fuarları, pazarları ve
ev yaşam kültürünü yerinde
gözlemlemiş bir stratejist olarak,
global arenada gördüğüm tablo
çok net: Dünya artık “bu halı
hangi iplik veya kaç düğüm?”
sorusunu sormuyor; “bu halı bana
ve evime ne hissettiriyor?” sorusuna
odaklanıyor. Türk halı sektörünün
üretim kasları çok güçlü, ancak
artık strateji kaslarını çalıştırma vakti
geldi. İşte yeni dünyanın kodları…
Sessiz lüks (quiet luxury) ve
vizyoner sadelik
Global dekorasyon trendlerinde büyük bir kırılma
yaşanıyor; dünya “sadeleşerek” zenginleşiyor.
Şatafatlı, yorucu ve karmaşık desenler yerini; dokunun
başrolü oynadığı, renklerin sakinleştiği “Sessiz Lüks”
(Quiet Luxury) akımına bırakıyor. Bu akım, bağırmayan
ama kalitesiyle “ben buradayım” diyen tasarımları
yüceltiyor. Markalarımızın, “Anadolu”nun zengin
mirasını bu yeni global estetik dille, yani minimalizmin
kodlarıyla yeniden yorumlaması şart.
Selim Şentürk, Global Marketing Professional
Yapay zeka ile hiper-kişiselleştirme
Lüksün yeni tanımı: “Standart olandan
kaçış”. Yapay zeka algoritmaları artık
kullanıcının estetik zevkini analiz edip,
binlerce model arasından tam da
onun zevkine ve evinin ruhuna uygun
olan o 3 modeli önüne çıkarıyor.
Müşterisini “tanıyan” ve ona nokta
atışı öneri yapan markalar, sadece
ürün değil, deneyim ve konfor satarak
geleceğin kazananı olacak.
Algı mühendisliği
İşte marka sahiplerinin en kritik sınavı
burası: Halınızı rakiplerinizden ayırıp, o
acımasız fiyat rekabeti sarmalından
nasıl çıkaracaksınız? Cevap: Algı
Yönetimi.
Dünyada 100 dolarlık halı ile 1000 dolarlık halı
arasındaki fark, çoğu zaman iplik değil, hikaye ve
stratejidir. Eğer markanızın bir “dünya görüşü”, bir
felsefesi ve stratejik bir konumlandırması yoksa,
müşteri sizi sadece fiyat etiketinizle yargılar.
Ürünü değil, değeri yönetmeliyiz. Türkiye’nin halı
sektöründeki mirası çok kıymetli. Ancak bu mirası
geleceğe taşıyacak olan şey, tezgahın başındaki
ustalık kadar, masa başındaki “marka stratejileri”
olacaktır.
52 DECOR • Ocak - Şubat 2026
New rules of the game in the global rug market
Rug weaving in the Anatolian lands possesses
a memory spanning thousands of years. Our
production power and craftsmanship are
indisputable. However, as a strategist who has
personally observed trade fairs, markets, and
domestic living cultures in over 50 countries, the
picture I see in the global arena is crystal clear:
The world no longer asks, “Which yarn is this?” or
“What is the knot count?”; instead, it focuses on the
question:
“How does this rug make me and my home
feel?” The Turkish rug sector has incredibly strong
production muscles, but it is now time to flex our
strategy muscles. Here are the codes of this new
world..
Quiet luxury and visionary simplicity
A major shift is occurring in global decoration
trends; the world is becoming richer by “simplifying.”
Ostentatious, exhausting, and complex patterns are
giving way to the “Quiet Luxury”movement, where
texture plays the lead role and colors calm down.
This movement exalts designs that do not shout,
yet say, “I am here,” through their sheer quality. It
is imperative that our brands reinterpret the rich
heritage of “Anatolia” through this new global
aesthetic language—the codes of minimalism.
Hyper-personalization with AI
The new definition of luxury: “Escaping the standard.”
Artificial Intelligence algorithms can now analyze
a user’s aesthetic taste and present the exact
three models that fit their style and the soul of their
home from among thousands of options. Brands
that “know” their customers and make pinpoint
recommendations will be the winners of the future
by selling not just a product, but experience and
comfort.
Perception engineering
This is the most critical test for brand owners: How
will you differentiate your rug from competitors and
extract yourself from that ruthless spiral of price
competition? The Answer: Perception Management.
In the global market, the difference between a $100
rug and a $1,000 rug is often not the yarn, but the
story and strategy. If your brand lacks a “worldview,”
a philosophy, and strategic positioning, the customer
will judge you solely by your price tag. We must
manage value, not just the product. Turkey’s heritage
in the rug sector is invaluable. However, what will
carry this heritage into the future is not just the
craftsmanship at the loom, but the “brand strategies”
at the boardroom table.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
53
Halı
fotoğrafında
referans stüdyo
Dünyanın dört bir yanına hitap eden markalar
için görsel gücü stratejiyle buluşturan MVM
Stüdyo&Design, 2000 metrekarelik endüstriyel
fotoğraf stüdyosunda halı markalarına ve e-ticaret
odaklı firmalara özel, yüksek standartlarda
prodüksiyonlar gerçekleştiriyor. Sürekli yenilenen ve
farklı yaşam senaryoları sunan platolar sayesinde
54 DECOR • Ocak - Şubat 2026
her koleksiyon, kendi karakterine
ve hedef pazarına uygun
sahnelerde ele alınıyor.
Fotoğraf çekiminde entegre
süreç yönetimi
MVM Stüdyo&Design, yalnızca
fotoğraf çekimiyle sınırlı bir
yapı değil. Markaların satışa
dönüşen görsel dilini planlayan
stüdyo; bünyesinde yer alan
grafik tasarım departmanı
ile çekimden kampanyaya,
katalogdan dijital reklama
kadar tüm süreci tek çatı altında
yönetiyor. Bu entegre yapı;
koleksiyonların tüm mecralarda
tutarlı, güçlü ve net bir şekilde
konumlanmasını sağlıyor.
Sektöre hakim üst seviye ekip
Stüdyoyu farklı kılan en önemli
unsur, halıyı gerçekten tanıyor
olması. Dokumanın karakteri,
ilmeğin değeri, desenin anlatısı
ve bir halının mekân içindeki
duruşu, tüm prodüksiyon
sürecinin merkezinde yer alıyor.
Fotoğraf ve video çekimlerinde
sektörün en üst segment
kamera sistemleri, profesyonel
ışık ekipmanları ve ileri seviye
prodüksiyon teknolojileri
kullanılıyor.
Tüm prodüksiyon ve postprodüksiyon
aşamalarında
tercih edilen kapalı sistem yapay
zekâ teknolojileri; veri güvenliği,
marka gizliliği ve hız konusunda
maksimum kontrol sağlarken,
koleksiyonlar arasında görsel
tutarlılığı ve kalite standardını üst
seviyede tutuyor. Farklı kültürleri
ve pazar dinamiklerini bilen
MVM Stüdyo&Design, bugün
dünyanın birçok ülkesinden
markanın tercih ettiği güçlü bir
fotoğraf ve prodüksiyon partneri
olarak konumlanıyor.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
55
A reference studio in
carpet photography
Bringing visual strength together with strategic
thinking for brands addressing global markets,
MVM Stüdyo&Design delivers high-standard
productions for carpet brands and e-commerce–
focused companies at its 2,000 m² industrial
photography studio. With continuously renewed
sets and platforms designed around diverse living
scenarios, each collection is presented in scenes
aligned with its own character and target market.
56 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Integrated process management
in photography
MVM Stüdyo&Design is not
limited to photography alone.
The studio plans visual languages
that support sales performance
and manages the entire process
under one roof—from shooting
to campaign development,
from catalog visuals to digital
advertising—through its in-house
graphic design department.
This integrated structure ensures
consistency, clarity, and a strong
visual position for collections across
all channels.
Sector expertise and top-level
equipment
What truly sets the studio apart is
its deep understanding of carpets.
The character of the weave, the
value of each knot, the narrative
of patterns, and how a carpet
should exist within a space are
central to every production
stage. Photography and video
shoots are carried out using
top-segment camera systems,
professional lighting equipment,
and advanced production
technologies.
Across all production and postproduction
stages, closed-system
artificial intelligence technologies
are employed to maintain
maximum control over data
security, brand confidentiality, and
workflow speed—while preserving
visual consistency and quality
standards across collections. With
strong knowledge of different
cultures, market dynamics,
and global expectations, MVM
Stüdyo&Design is positioned today
as a trusted photography and
production partner for brands from
many countries around the world.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
57
Zemin kaplamaları ve iç mekân tasarımı
Domotex 2026’da bir arada olacak
Domotex 2026, uluslararası zemin kaplamaları ve iç
mekân tasarımı endüstrisini dünyanın önde gelen
firmalarıyla bir araya getirmeye hazırlanıyor. Fuar;
zemin, duvar, tavan ve genel iç mekân kaplamalarındaki
en son yenilikleri öne çıkarıyor. Innovation Area
ve Digital Shop gibi özel bölümleriyle sektöre hem
pratik hem de dijital çözümler sunuyor.
Genişletilmiş konsepti ile Domotex 2026, iş birliği, network
geliştirme ve trend keşfi için merkezi bir platform
olacak. Kronospan, Egger, Amorim, Unilin, Classen,
Gerflor, ter Hürne, Swiss Krono, Project Floors, Bostik,
Saint-Gobain, Akzo Nobel ve Meffert Farbwerke gibi
sektörün önde gelen markaları fuarda yer alacaklarını
açıkladı. İç mekân kaplamalarına yönelik yeni ürün alanlarına
duyulan yoğun ilgi, fuarın sektördeki önemini
bir kez daha ortaya koyuyor.
“Creating Rooms. Transforming Spaces.”
Yeni mottosuyla yola çıkan Domotex, yalnızca güncel
ürün trendlerini değil, aynı zamanda geleceğin mekân
dönüşümlerini de gündeme taşıyacak. Fuar; yeni
malzemelerden dijital çözümlere, yenilikçi iç mekân
uygulamalarından akustik sistemlere kadar birçok
farklı yeniliğin sergileneceği merkezi bir buluşma
noktası olacak. İç mekân tasarımında artık bütünsel
bir yaklaşımın gerekliliği vurgulanacak ve zeminden
duvar ile tavan sistemlerine, akustik çözümlerden
boyalara ve dijital araçlara kadar geniş bir yelpazeyi
kapsayan bir platform oluşturulacak.
Innovation Area, pratikle dijital geleceğin buluşma
noktası olarak sektöre güçlü bir mesaj verecek.
Ziyaretçiler burada yenilikçi ürünleri, malzemeleri ve
işleme yöntemlerini doğrudan deneyimleme fırsatı
58 DECOR • Ocak - Şubat 2026
bulacak. Pratik uygulamaların yanı sıra yeni yazılım
çözümleri, akıllı araçlar ve dijital planlama destekleri
de öne çıkacak. Innovation Area, geleneksel zanaatkârlık
ile iç mekân tasarımının dijital geleceği arasında
bir köprü kuruyor.
Digital shop: Günlük işlerde dijital kolaylık
Yeni Digital Shop formatıyla Domotex, boyacılar, cilacılar,
zemin ve parke ustaları, iç mekân dekoratörleri
gibi sektör profesyonellerine özel çözümler sunuyor.
Burada, günlük işleri kolaylaştıran pratik ve kanıtlanmış
dijital çözümler tanıtılıyor: süreç optimizasyonundan
dosya ve veri yönetimine, proje ve personel yönetiminden
pazarlama ve sosyal medyaya kadar. Buna
ek olarak, The Work Shop alanında üç gün boyunca
dijitalleşme üzerine uzman konuşmaları ve paneller
düzenlenerek Digital Shop’un sunduğu içerikler derinleştiriliyor.
Almanya Ev & Boya Toptancıları Birliği (Bundesverband
Großhandel Heim & Farbe e.V.) Genel Müdürü
Bert Bergfeld, fuarların toptan ticaret için vazgeçilmez
olduğunu vurguluyor: “Toptan ticaret için Domotex
gibi fuarlar yalnızca bir buluşma noktası değil,
aynı zamanda inovasyonun da motorudur. Burada
toptancılar uzun süredir devam eden iş birliklerini
derinleştirebilir, yeni tedarikçilerle tanışabilir. Profesyonel
ziyaretçi oranının yüksekliği sayesinde Domotex,
kaliteli iş görüşmeleri için ideal bir ortam sağlıyor.”
DECOR • Ocak - Şubat 2026
59
Shaping the future through
innovations at Domotex 2026
Domotex 2026 will once again bring together
the global flooring and interior design industry,
uniting leading companies and professionals from
around the world. The fair showcases cutting-edge
innovations in flooring, walls, ceilings, and interior
finishing — featuring dedicated formats such as the
Innovation Area and Digital Shop, where practical
craftsmanship meets the digital future.
With its expanded concept, strong exhibitor base,
and forward-looking event formats, Domotex 2026
serves as a central hub for business, networking, and
discovering the latest trends shaping the interiors
industry.
Strong industry response ahead of Domotex 2026
Taking place from 19–22 January in Hannover,
Domotex 2026 is entering its final preparation phase
with exceptional industry interest. Many leading
global brands — including Kronospan, Egger, Amorim,
Unilin, Classen, Gerflor, ter Hürne, Swiss Krono,
Project Floors, Bostik, Saint-Gobain, Akzo Nobel, and
Meffert Farbwerke — have already confirmed their
participation.
The growing attention to newly introduced interior
finishing segments further highlights Domotex’s
importance as a key marketplace for innovation and
business development across the industry.
“Creating rooms. transforming spaces.” – more than
a motto
Under the guiding theme “Creating Rooms.
Transforming Spaces.”, Domotex looks beyond
today’s trends to explore how spaces will evolve in
the future. The fair emphasizes a holistic approach to
interior design — connecting flooring, wall and ceiling
systems, acoustic solutions, paints, and digital tools
into one integrated vision.
From new materials and digital technologies to
innovative applications, Domotex establishes itself
as the ultimate platform for discovering creative
solutions that redefine modern interiors.
60 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Innovation area: where practice meets the
digital future
With its Innovation Area, Domotex sends a
strong message to the industry: craftsmanship
and digitalization belong together. Visitors can
explore and experience new materials, processing
techniques, and software tools firsthand. The
Innovation Area bridges traditional know-how with
digital innovation, creating a space where creativity
and technology merge to shape the future of interior
design.
Digital shop: simplifying everyday work for
professionals
Through its new Digital Shop format, Domotex
expands its focus on trades such as painters,
varnishers, floor and parquet installers, and interior
decorators. The area presents practical, proven
digital tools that make day-to-day operations easier
from process optimization and data management
to project organization, personnel coordination, and
marketing.
Complementing this, The Work Shop will feature
three days of expert talks and panel discussions on
digitalization, offering valuable insights into how
technology continues to transform the trade.
Trade fairs as engines of innovation
Bert Bergfeld, Managing Director of the German
Association of Wholesale Trade for Home & Paint
(Bundesverband Großhandel Heim & Farbe e.V.),
highlights the fair’s vital role for the industry: “For
the wholesale trade, fairs like Domotex are not only
meeting points but true engines of innovation. They
offer a platform to strengthen existing partnerships,
discover new suppliers, and exchange ideas in a
highly professional environment. With its large share
of trade visitors, Domotex provides ideal conditions
for meaningful business discussions and long-term
collaborations.”
A central platform for the future of the industry
With its expanded concept, renowned exhibitors,
and innovative formats — especially the Innovation
Trail and Digital Shop — Domotex 2026 reinforces
its position as the industry’s leading international
platform.
It is not only where business begins but where
innovation is discovered, connections are built, and
the future of flooring and interior design is shaped —
together.
Yaşayan mekanlar üzerine
Mekânları yalnızca estetik bir bütün olarak değil,
içinde yaşayanların hikâyesini taşıyan alanlar olarak
ele alan Yasmina İç Mimarlık, çağdaş iç mimarlık
anlayışına güçlü ve kişisel bir bakış sunuyor. Kurucu
ve iç mimar Çiğdem Yalçın ile; markanın kuruluş
yolculuğunu, 2026’ya uzanan mekân algısını,
zamansız tasarım kavramını ve sürdürülebilirliğin
projelerdeki yerini konuştuk. Kullanıcı odaklı yaklaşımı
ve detaylara verdiği önemle dikkat çeken Yalçın,
her projenin ardındaki duygusal süreci ve mimarlığın
insanla kurduğu bağı samimi bir dille paylaşıyor.
Kısaca Yasmina İç Mimarlık markasını kuruluşunuz ve
bugünlere gelişini anlatır mısınız?
2016 yılında, çeşitli iç mimarlık ofislerinde edindiğim
deneyimlerin ardından kendi markamı kurmaya karar
verdim. Aslında bu, mimarlık eğitimine başladığım
ilk günden beri kurduğum bir hayaldi. Farklı ofislerde
çalışarak hem mesleki bakış açımı geliştirdim hem de
kendi tasarım çizgimi oluşturma fırsatı buldum.
Yasmina İç Mimarlık’ı kurduktan sonra başlangıçta
projelerin tek bir mekanı üzerine çalışmalar
yapıyordum. Ancak zamanla hem kendime olan
güvenimin artması hem de çevremde işime duyulan
ilginin büyümesiyle birlikte daha kapsamlı ve büyük
ölçekli projeler almaya başladım. Bugün geldiğimiz
noktada, o ilk adımın ne kadar doğru bir karar
olduğunu her projede yeniden görüyorum.
Daha önce yaptığımız haberde 2026’da mekanların
“hikâye anlatan” alanlara dönüşeceğini
söylemiştiniz. Bu dönüşümün kişisel olarak sizde
uyandırdığı duygu nedir?
Sadece gözlemlenebilen tasarım konseptlerine
odaklanmak cazip gelebilir. Ancak bir ev asla sadece
mobilyaları ve nesnelerinin toplamı değildir; ev,
62 DECOR • Ocak - Şubat 2026
sakinlerinin bir yansımasıdır ve orada yaşayan bireyler
ve onların kişisel tarihleri sayesinde canlanır. Kişiler
yeni bir eve taşındıklarında, hayatlarında da yeni bir
sayfa açarak yeni bir hikayeye başlamış oluyorlar.
Bu durumda da mekanları yaşayan ve yaşanan
alanlara dönüştürmek için karakter kazandırmak
gerekiyor. Bir evi tasarlamak ve hayata geçirmek bir
süreçten oluşuyor. Buda aslında o hikayenin sürecini
temsil ediyor. Biz mekanları oluştururken ilk önceliğimiz
ev sahiplerimizin hikayelerini ve yaşam tarzlarını
sahiplenerek, tasarım önceliklerimizi kişi merkezli
oluşturmak. Her yeni projede farklı deneyimlere
şahit olmak ve tanık olduğumuz heyecan, telaş,
mutluluk ve aidiyet duyguları bizleri bir diğer işlerimiz
için besliyor ve işimize karşı daha fazla titiz ve meraklı
olmamıza sebep oluyor.
Bir projede “burası oldu” dediğiniz an nedir?
Bir projede “burası oldu” dediğimiz an aslında tek
bir ana değil, sürecin farklı noktalarına yayılmış bir
bütünün parçalarıdır. Projenin başlangıcında, proje
sahibiyle yaptığımız birebir görüşmelerle ihtiyaçları
ve beklentileri netleştiririz. Ardından iç mimari
ekibimizin tasarımı şekillendirdiği süreç başlar. Bizim
için en değerli “burası oldu” anı, projeyi sahibine
teslim ettiğimiz gündür. Çünkü o an, tüm emeğin,
tüm detayların ve tüm sürecin kusursuz bir şekilde
tamamlandığını ifade eder.
Mimar Çiğdem Yalçın
DECOR • Ocak - Şubat 2026
63
Zamansız mekan algısı sizin için ne ifade ediyor?
Üzerinden yıllar geçmesine rağmen bugünde aynı
derecede zarif, ferah ve davetkar görünen mekan
zamansız mekandır. Tasarım, dinamikleri doğru
kullanma sanatıdır. Kişilerin estetik, kullanım ve sunuş
kaygıları bu dinamiği oluşturan ana elementlerdir.
Bu hem zarif bir şekilde eskimeyen hem de değişen
trendlere uyum sağlayabilen iç mekanlar ortaya
çıkarmak ile ilgilidir. Bu zamansız tasarımı oluşturur.
Değişen trendleri içine alırken ana kaygısını (özünü)
kaybetmeyen, zaman sınırlarını aşan ve ilham
veren mekanlar zamansızlığı oluşturarak nesiller
boyu kalıcı olacak şekilde işlevsellik ve estetiği bir
araya getirir. İçinde bulunduğumuz dijital ortamların
karakterize ettiği bir çağda, zamansız tasarım kavramı
yeni bir anlam kazanarak yeni ifadelere zemin
hazırlıyor. Önümüzdeki yıllarda bu kavram teknolojik
gelişmelerin etkisiyle yeniden tanımlanabilir.
Tamamladığınız veya üzerinde çalıştığınız projelerden
sizi en çok heyecanlandıran hangisi oldu?
“Tüm projeler beni heyecanlandırıyor” gibi politik
bir yanıt vermek istemem; ancak gerçekten de
her projenin kendine özgü bir heyecanı vardır. Yine
de beni en çok motive eden ve heyecanlandıran
projeler, proje sahibinin ihtiyaç ve beklentilerini bilinçli
bir şekilde aktardığı, ardından da tasarım çizgisi
için küçük bir yön verip bize güvenle alan açtığı
projelerdir.
Bu tür projelerde tasarım yeteneğimizi daha özgür ve
cesur bir şekilde ortaya koyabildiğimizi düşünüyorum.
Aynı zamanda bu yaklaşım, proje sahibinin ekibimize
duyduğu güveni de gösterdiği için bizde de projeye
ekstra özen gösterme isteği doğuyor. Böyle olunca
ortaya hem daha özgün hem de gerçekten “bizim
dokunuşumuzu” taşıyan mekanlar çıkıyor.
Sürdürülebilir ve doğal malzemelerin yükselişi, sizce
bundan sonra tasarım anlayışını nasıl etkileyecek?
Sürdürülebilirlik, zamansızlık ve özgünlük, ürettiğimiz
her projenin temelini oluşturuyor. Evcil dostlarla
uyumlu, kolay temizlenebilir kumaşlar ile geri
dönüştürülebilir, doğaya saygılı malzemeler
artık yalnızca bir tasarım tercihi değil; günümüz
kullanıcılarının güçlü bir talebi hâline geldi. Tasarım
sürecinde her detayda dayanıklılığı, doğallığı ve
mekânla kurulan duygusal bağı önceliklendiriyoruz.
Gelişen teknoloji sayesinde doğal kaynakları koruyan,
çevre dostu ve uzun ömürlü çözümler hayatımıza
daha fazla entegre oluyor. Bu yaklaşım, hem mimari
tasarımlarda hem de ürün geliştirmede geleceğe
yönelik yenilikçi ve sorumlu bir tasarım geliştiriyor.
64 DECOR • Ocak - Şubat 2026
On Living Spaces
Approaching spaces not merely as aesthetic compositions
but as environments shaped by the stories of
those who inhabit them, Yasmina Interior Design offers
a strong and personal perspective on contemporary
interior architecture. We spoke with founder and
interior architect Çiğdem Yalçın about the brand’s
journey, evolving perceptions of space toward
2026, the concept of timeless design, and the role of
sustainability within her projects. With a user-focused
approach and a clear attention to detail, Yalçın
shares the emotional processes behind each project
and the profound connection between architecture
and human experience.
Could you briefly tell us about the foundation of Yasmina
Interior Design and its journey to today?
After gaining experience in various interior architecture
studios, I decided to establish my own brand in
2016. In fact, this had been a long-held aspiration
since the first day I began my architectural education.
Working in different offices allowed me to
broaden my professional perspective while gradually
shaping my own design language.
In the early period after founding Yasmina Interior
Design, I focused mainly on projects involving single
spaces. Over time, as my self-confidence grew and
interest in my work increased, I began to take on
more comprehensive and larger-scale projects. Looking
at where we are today, I see in every project how
right that initial decision was.
In a previous feature, you mentioned that by 2026,
spaces would evolve into “storytelling” environments.
How does this transformation resonate with you personally?
Focusing solely on visually observable design concepts
may seem appealing. However, a home is never
just the sum of its furniture and objects; it is a reflection
of its inhabitants and gains meaning through the
individuals who live there and their personal histories.
66 DECOR • Ocak - Şubat 2026
When people move into a new home, they also open
a new chapter in their lives and begin a new story.
To turn spaces into lived and living environments, they
need character. Designing and bringing a home to
life is a process, and this process itself represents the
unfolding of that story. When approaching a project,
our primary focus is to embrace the homeowners’
stories and lifestyles, shaping our design priorities
around the individual. Witnessing different experiences,
emotions such as excitement, anticipation, happiness,
and a sense of belonging nourishes us and
encourages a more attentive and curious approach
to our work.
In a project, when do you say, “This feels right”?
The moment we say “this feels right” is not tied to a
single instant; rather, it is composed of different phases
throughout the process. At the beginning, we clarify
needs and expectations through one-on-one meetings
with the client. This is followed by the phase in
which our interior architecture team develops the project.
For us, the most meaningful “this feels right” moment
is the day we hand over the project to its owner.
It signifies that every effort, every detail, and the entire
process has reached completion in harmony.
What does the concept of timeless
spaces mean to you?
A timeless space is one that, even years later, still feels
elegant, spacious, and inviting. Design is the art of
using dynamics effectively. A person’s sense of aesthetics,
functionality, and presentation forms the core
of these dynamics. This approach is about shaping
interiors that age gracefully while remaining adaptable
to changing trends.
In such projects, we are able to reflect our design
capabilities more freely and confidently. This trust also
reflects the client’s confidence in our team, which
in turn motivates us to approach the project with
even greater care. The result is spaces that are more
distinctive and genuinely carry our signature.
How do you think the rise of sustainable and natural
materials will influence design approaches moving
forward?
Sustainability, timelessness, and originality form the
foundation of every project we undertake. Pet-friendly,
easy-to-clean fabrics, along with recyclable and
environmentally responsible materials, are no longer
merely design choices; they have become strong
demands of today’s users.
Throughout the design process, we prioritize durability,
natural qualities, and the emotional connection
between the space and its inhabitants. Thanks to
advancing technology, solutions that protect natural
resources, support environmental responsibility,
and offer long-term performance are becoming
increasingly integrated into our lives. This perspective
supports a forward-looking, responsible approach to
both architectural design and product development.
Timeless design embraces evolving trends without
losing its core essence. It transcends temporal boundaries,
offering inspiration and uniting functionality with
aesthetics in a way that can endure across generations.
In an era shaped by digital environments, the
concept of timeless design gains new meaning and
opens the door to new interpretations. In the coming
years, this idea may be redefined through the influence
of technological developments.
Among the projects you have completed or are currently
working on, which has excited you the most?
I don’t want to give a political answer like “all projects
excite me,” but it is true that each project carries
its own unique energy. That said, the projects that
motivate and excite me the most are those where
clients clearly express their needs and expectations,
then offer a subtle direction while trusting us with
creative freedom.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
67
Heimtextil
2026’da genişliyor
Heimtextil 2026, Carpets & Rugs bölümünü tarihinde
ilk kez bu kadar kapsamlı bir yapıda sunuyor.
Yenilenen konsept ve genişletilmiş ürün portföyü
ile fuar, sektörün önde gelen tedarikçilerini ve
tüm ilgili ürün kategorilerini tek alanda topluyor. İlk
kez premium nitelikli özel parçalar da kapsamda
yer alarak halı endüstrisinin üretim tekniklerine ve
dağıtım kanallarına dair eksiksiz bir pazar görünümü
sağlanıyor.
Dört katmanda daha zengin bir seçki
13–16 Ocak tarihleri arasında Frankfurt, dünyanın dört
bir yanından gelen halı profesyonellerini ağırlayacak.
Bu yıl Carpets & Rugs, dört farklı katmanda
konumlandırılarak daha geniş bir ürün çeşitliliği
sunuyor. Makine dokuma ve el dokuma halılarda
lider markaların yanı sıra ABC Italia, Le Cadeau
Berbere, North Carpet, Rezas Rugs, Satar Carpet
gibi üreticilerin premium nitelikli özel tasarımları
sergilenecek. TDAP’ın ortak standı da geleneksel
ustalığı modern yorumlarla birleştiren seçilmiş ürünleri
tanıtacak.
68 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Bu kapsamlı yapı; mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar,
perakende ve kontrakt sektöründeki alıcılar için
makine dokuma, el dokuma ve yüksek hacimli tedarik
çözümlerini bir arada sunuyor.
Sektörde yenilik ve iş birliği
Heimtextil Direktörü Bettina Bär’e göre, sektör
Frankfurt’ta güçlü bir birliktelik sergiliyor ve zorlu
piyasa koşullarına yenilikçi tasarım, ustalık ve pazar
geliştirme odaklı bir yaklaşımla yanıt veriyor. 2026
edisyonu ile Carpets & Rugs, sektörel uzmanlığı ön
plana çıkaran özel içerik programı ve el dokuma
halıların portföye eklenmesiyle daha stratejik bir yapı
kazanıyor. Böylece Heimtextil, küresel halı endüstrisinin
en önemli buluşma platformu konumunu pekiştiriyor.
“Future Floor” ile trendler, bilgi paylaşımı ve iş fırsatları
Hall 12.0’da yer alan yeni Future Floor alanı, tekstil
zemin kaplama sektöründeki yeniliklere odaklanan
bir merkez niteliği taşıyor. Program; ilham veren
ürün sergileri, uzman konuşmaları, rehberli turlar ve
networking buluşmalarından oluşuyor. Özenle seçilmiş
ürünler, yeni tasarım yaklaşımları ve sürdürülebilir
malzeme çözümleri bu alanda sergileniyor.
Yan salonda yer alan Talk Spot’ta ise sektörel trendler,
teknoloji gelişmeleri ve geleceğe yönelik iş modelleri
ele alınıyor. Bu içerikler, sektör profesyonellerinin
iş geliştirme süreçlerine doğrudan katkı sunmayı
amaçlıyor.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
69
Heimtextil 2026 Expands
The “Carpets & Rugs” section will be more extensive at Heimtextil 2026.
Heimtextil 2026 presents the Carpets & Rugs segment in a more comprehensive structure than ever before.
With a renewed concept and an expanded product portfolio, the fair brings together leading suppliers and all
relevant product categories under one roof. For the first time, premium unique pieces are also included, offering a
complete overview of production techniques and distribution channels within the carpet industry.
A richer selection across four levels
From 13 to 16 January, Frankfurt will welcome
carpet professionals from around the world.
This year, Carpets & Rugs will span four hall
levels, offering a wider range of products than
in previous editions. In addition to leading
brands in machine-woven and handwoven
carpets, premium-quality signature pieces
from ABC Italia, Le Cadeau Berbere, North
Carpet, Rezas Rugs, and Satar Carpet will
be on display. The TDAP joint stand will
also feature selected pieces that combine
traditional craftsmanship with contemporary
interpretations.
70 DECOR • Ocak - Şubat 2026
This extensive setup provides architects, interior
designers, project planners, retail buyers, and
contract sector professionals with access to
machine-woven, hand-knotted, and high-volume
supply solutions in one place.
Innovation and collaboration within the sector
According to Heimtextil Director Bettina Bär, the
industry presents strong unity in Frankfurt and
responds to challenging market conditions through
design innovation, craftsmanship, and a marketdriven
approach. For 2026, Carpets & Rugs gains a
more strategic framework with a specialised content
programme that highlights sector expertise, alongside
the addition of hand-knotted carpets to the overall
portfolio. As a result, Heimtextil reinforces its position
as the most important global meeting point for the
carpet industry.
“Future Floor”: Trends, knowledge exchange and
business opportunities
Located in Hall 12.0, the new Future Floor area
serves as a central hub focused on developments in
the textile flooring sector. The programme includes
inspiring product showcases, expert talks, guided
tours, and networking sessions. Carefully selected
products, new design directions, and sustainable
material solutions are presented within this space.
In the adjacent Talk Spot, discussions centre on
industry trends, technological advancements, and
future business models. These sessions are designed
to support sector professionals in their business
development efforts.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
71
imm “World of
Interiors” temasıyla
ziyaretçilerini bekliyor
Mobilya ve iç mekân tasarımı dünyasının en önemli
buluşmalarından biri olan imm cologne, 2026 için
hazırlıklarını hızlandırdı. Tamamen B2B odaklı bir tedarik
ve satın alma platformu olarak konumlanan fuar, bu
yıl “World of Interiors” temasıyla uluslararası mobilya
sektörüne yönelik kapsamlı bir ürün seçkisi sunacak. Giriş
seviyesinden orta segmente kadar uzanan geniş fiyat
aralığına hitap eden ürünler, alıcıların verimli bir şekilde
seçim yapabilmesi için net bir yapı içinde sergilenecek.
Ocak ayında gerçekleşecek fuar için 25 ülkeden 300’ün
üzerinde firmanın şimdiden kayıt yaptırmış olması, etkinliğin
küresel ölçekte taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koyuyor.
imm cologne Direktörü Bernd Sanden, fuarın işlevine ilişkin
yaptığı değerlendirmede, etkinliğin sektör profesyonelleri
için güçlü bir tedarik merkezi olma iddiasını vurguluyor:
“imm cologne 2026, hızlı ve etkili satın alma süreçlerine
72 DECOR • Ocak - Şubat 2026
odaklanan bir platform olarak kurgulandı. Uluslararası katılımcıların
yoğun ilgisi, Köln’ün küresel mobilya sektörü açısından ne kadar
güvenilir bir iş merkezi olduğunu gösteriyor. Amacımız sektöre net bir
pazar görünümü sunmak ve firmaları doğru iş ortaklarıyla buluşturmak.”
Kayıt yaptıran firmalar, mobilya ve iç mekân tasarımı alanının geniş
çeşitliliğini yansıtıyor. Arocca, BOAS, BOFIGO Grup, BVDM, Deutsche
Post, Elettroidea, HealthCare Europe, Justwise Group, KUKA, Kuka
Sleep, Man Wah, MEBEL STIL-M, Oumazing International, Standard,
Sweetnight, UE Furniture ve Zijlstra gibi markalar fuarda yer alacak.
Bu yıl ayrıca Bosna Hersek, Romanya, Japonya, Tayvan ve Türkiye,
kendi pavilyonlarıyla fuara katılarak ülke üreticilerinin özenle seçilmiş
koleksiyonlarını sergileyecek.
Fuarın dört ana kategorisi dikkat çekiyor
Masalar ve sandalyeler, döşemeli mobilyalar, yatak odası mobilyaları,
yemek odası mobilyaları. Bu odak noktaları, salon yerleşim planına da
yansıtılmış durumda. 10.1 ve 10.2 salonlarında Avrupa merkezli ev ve
döşemeli mobilya üreticileri yer alırken, 4.2 ve 5.2 salonları uluslararası
tedarikçilere ve OEM üreticilerine ayrıldı. Bu bölümde özellikle oturma
grupları, masalar ve kompakt yaşam çözümleri öne çıkacak. Tüm bu
yapı, imm cologne’u zincir perakende mağazalarından online satış
şirketlerine kadar geniş bir profesyonel ziyaretçi kitlesi için güvenilir bir
referans noktası hâline getiriyor.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
73
imm welcomes visitors with the
theme “World of Interiors”
imm cologne, one of the most significant meeting
points for the global furniture and interior design
community, is moving forward with its preparations for
2026. Positioned as a fully B2B-focused sourcing and
purchasing platform, the fair will this year present an
extensive selection of products for the international
furniture industry under the central theme “World
of Interiors.” Covering a wide price spectrum from
entry-level to mid-range, the product offering is
structured to help buyers make efficient and wellguided
decisions. More than 300 companies from
25 countries have already registered for the event,
highlighting its continued importance on a global
scale.
Bernd Sanden, Director of imm cologne, underlines
the fair’s strategic role in the sector: “imm cologne
2026 has been designed as a platform focused on
fast and effective sourcing processes. The strong
interest shown by international participants reflects
Cologne’s reputation as a reliable business hub
for the global furniture sector. Our goal is to offer
the industry a clear market overview and connect
companies with the right partners.”
The list of registered companies highlights the diversity
of the furniture and interior design industry. Brands
such as Arocca, BOAS, BOFIGO Group, BVDM,
Deutsche Post, Elettroidea, HealthCare Europe,
Justwise Group, KUKA, Kuka Sleep, Man Wah, MEBEL
STIL-M, Oumazing International, Standard, Sweetnight,
UE Furniture and Zijlstra will be exhibiting at the fair.
In addition, Bosnia and Herzegovina, Romania,
Japan, Taiwan and Turkey will participate with their
own national pavilions, each presenting curated
collections from their country’s manufacturers.
Four main product categories stand out
Tables and chairs, upholstered furniture, bedroom
furniture and dining room furniture.
These categories are also aligned with the hall
layout. Halls 10.1 and 10.2 will host Europe-based
home and upholstered furniture manufacturers,
while Halls 4.2 and 5.2 are dedicated to international
sourcing specialists and OEM suppliers. This section
will particularly highlight seating groups, tables and
compact living solutions. With this structure, imm
cologne serves as a dependable reference point for
a wide range of professional visitors, including retail
chains and online purchasing companies.
74 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Altek halı sektörü
için yılda 110 bin
ton hammadde
üretiyor
Altek International FZE ile gerçekleştirdiğimiz bu
röportajda; şirketin global üretim gücünü, halı ve
nonwoven sektörlerine yönelik lateks çözümlerini ve
2026 hedeflerini konuştuk. Altek’in Türkiye pazarındaki
büyüme stratejisini, Avrupa ve CIS ülkelerine yönelik
operasyonlarını ve planlanan yeni yatırımlarını, Altek
Türkiye, Avrupa ve CIS Ülkeleri Bölge Başkanı Taha
Can Çavuşoğlu bizlerle paylaştı.
Markanın kuruluşu, yapılanması ve Türkiye
konumlanması hakkında bilgi verebilir misiniz?
Altek International FZE olarak 2009 yılında Dubai’de,
tamamı yabancı sermayeli bir yapı ile kurularak
kimyevi hammadde imalatı ve distribüsyonu
alanında faaliyet göstermeye başladık; Hindistan
ve Tayland’daki tesislerimizde halı ve tekstil, yapı
kimyasalları ve kompozit sanayilerine yönelik lateks
dispersiyon, bitumen membran ve poliüretan
76 DECOR • Ocak - Şubat 2026
dispersiyon üretimi gerçekleştirirken, 22 ülkedeki
ofis, depo ve saha ekiplerimizle 4 kıtada aktif bir
dağıtım ağı yönetiyoruz. Halı ve tekstilden endüstriyel
yapıştırıcılara, polimer emülsiyonlardan yapı
kimyasallarına uzanan geniş bir endüstri grubuna
lokal stok, güçlü lojistik altyapı, kalite sürekliliği, teknik
uzmanlık ve rekabetçi fiyat avantajları sunuyoruz.
Türkiye’de ticari faaliyetlerimize 2015 yılında başladık,
2018’den itibaren satışlarımızı hızlandırdık ve 2021
yılında Altek International Kimya adıyla Türkiye’de
tüzel kişiliğimizi kurduk; bugün 15 kişilik ekibimiz
ve 5 depomuzla müşterilerimize hizmet verirken,
Avrupa ve CIS ülkeleri pazarlarının yönetimini de
Türkiye ofisimizden yürütüyor, 2026 yılının ilk yarısında
Avrupa’da bir şube ofisi açmayı planlıyoruz.
Üretim altyapınız ve kapasitenizden bahseder
misiniz?
Altek International FZE olarak Çin, Tayland ve
Hindistan başta olmak üzere Asya ülkeleri, Orta Doğu
ve Kuzey Afrika’daki halı sektörü ile Avrupa’daki
nonwoven sektörlerine yönelik lateks üretimi
gerçekleştiriyoruz. Lateks tesisimizin yıllık üretim
kapasitesi 110.000 tondur. Orta Doğu ve Kuzey
Afrika halı pazarlarında lider tedarikçi konumumuzu
güçlendirirken, artan kapasitemizle Türkiye halı
pazarında da aynı rolü üstlenmeyi hedefliyoruz. Bu
kapsamda, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla Türkiye’de
1.000 tonluk dökme lateks stok alanı yatırımı planladık
ve Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’deki müşterilerimize
kendi stok alanımızdan hizmet vermeye başlayacağız.
performansı, güçlü fiziksel ve kimyasal dayanımı,
yüksek kopma ve çekme mukavemeti ile yaşlanmaya
karşı dayanıklılığıyla öne çıkmaktadır.
İstanbul ofisinizin sorumluluk alanı ve ihracat
faaliyetleri hakkında neler söylersiniz?
İstanbul ofisimiz üzerinden Türkiye, Avrupa ve CIS
ülkeleri pazarlarının yönetimini gerçekleştiriyoruz.
Başta Doğu Avrupa olmak üzere Almanya, Fransa ve
İsviçre gibi pazarlara aktif ihracat yapıyoruz. Global
ölçekte ise 22 ülkede bulunan ofislerimizle 60’tan fazla
ülkede satış faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.
2026 yılına yönelik öncelikli hedefleriniz neler?
2026 yılı için öncelikli hedeflerimiz arasında Avrupa’da
bir ofis açmak, Türkiye’de halı ve nonwoven
sektörlerinde yeni stoklama tesisimizle birlikte lateks
alanında ana tedarikçilerden biri konumuna ulaşmak
ve Türkiye’deki ekip yapımızı güçlendirerek yıl sonuna
kadar 20 kişilik bir kadroya ulaşmak yer alıyor.
Son olarak eklemek istediğiniz bir mesaj var mı?
Altek International olarak, bulunduğumuz tüm
pazarlarda sürdürülebilir büyümeyi, uzun vadeli iş
birliklerini ve teknik uzmanlığımızla değer sunmayı
önceliğimiz olarak görüyoruz. Halı ve nonwoven
sektörlerinde güvenilir bir çözüm ortağı olma
yaklaşımımızı, önümüzdeki dönemde de istikrarlı
şekilde sürdürmeyi hedefliyoruz.
Halı sektörü için geliştirdiğiniz lateks çözümlerinin
öne çıkan özellikleri nelerdir?
Halı ve nonwoven sektörlerine yönelik SBR ve XSBR
latekslerimiz, bu alanda 30 yılı aşkın deneyime
sahip, Avrupa’da eğitim almış ve görev yapmış
mühendislerimiz tarafından geliştirilmektedir. Sürekli
devam eden Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde farklı
uygulama ihtiyaçlarına uygun ürünler sunuyoruz.
Ürettiğimiz lateksler; kokusuz yapısı, yüksek yapışma
DECOR • Ocak - Şubat 2026
77
Altek produces
110,000 tons of raw
materials annually for
the carpet industry
In this interview with Altek International FZE, we
discuss the company’s global production strength,
its latex solutions for the carpet and nonwoven
industries, and its 2026 targets. Altek’s growth strategy
in the Turkish market, its operations across Europe and
the CIS region, and its planned new investments are
shared by Taha Can Çavuşoğlu, Regional Head of
Türkiye, Europe and CIS Countries at Altek.
Could you share information about the company’s
establishment, organizational structure, and
positioning in Türkiye?
Altek International FZE was founded in Dubai in
2009 as a fully foreign-owned company operating
in chemical raw material manufacturing and
distribution. Through our production facilities
in India and Thailand, we manufacture latex
dispersions, bitumen membranes, and polyurethane
dispersions for the carpet and textile, construction
chemicals, and composite industries. Alongside our
manufacturing activities, we manage an active
distribution network across four continents with
offices, warehouses, and field teams in 22 countries.
We supply raw materials to a broad range of
industries—from carpets and textiles to industrial
adhesives, polymer emulsions, and construction
chemicals—supported by local stock availability,
strong logistics, consistent quality, technical expertise,
and competitive pricing. We began our commercial
activities in Türkiye in 2015, accelerated our sales from
2018 onward, and established our legal entity in 2021
under the name Altek International Kimya. Today, we
operate in Türkiye with a team of 15 employees and
five warehouses, while also managing the Europe
and CIS markets from our Turkish office. In the first half
of 2026, we are planning to open a branch office in
Europe.
Could you tell us about your production infrastructure
and capacity?
Altek International FZE carries out latex production for
the carpet sector in Asia, the Middle East, and North
Africa, as well as for the nonwoven sector in Europe,
with China, Thailand, and India playing a central
role in our production network. Our annual latex
production capacity stands at 110,000 tons. While
strengthening our leading supplier position in the
Middle East and North Africa carpet markets, we aim
to extend the same role to the Turkish carpet market
78 DECOR • Ocak - Şubat 2026
through our increased capacity. In this context,
we have planned a 1,000-ton bulk latex storage
investment in Türkiye starting from the first quarter
of 2026, enabling us to serve our Turkish customers
directly from our own storage facilities as of April
2026.
What are the key features of the latex solutions you
develop for the carpet industry?
Our SBR and XSBR latex products for the carpet and
nonwoven industries are developed by engineers
with more than 30 years of experience, many of
whom have been educated and have worked
at reputable institutions in Europe. Supported by
continuous R&D activities, these products are tailored
to meet a wide range of application requirements.
Our latex solutions stand out for their odorless
structure, high adhesion performance, strong
physical and chemical resistance, high tear and
tensile strength, and excellent resistance to aging.
What are your key priorities and goals for 2026?
Our main objectives for 2026 include opening an
office in Europe, becoming one of the main latex
suppliers to the Turkish carpet and nonwoven
industries through our new storage investment, and
strengthening our team in Türkiye to reach a total of
20 employees by the end of the year.
Is there anything you would like to add as a closing
remark?
As Altek International, we prioritize sustainable
growth, long-term partnerships, and delivering value
through our technical expertise in every market we
operate in. We aim to continue our role as a reliable
solution partner for the carpet and nonwoven
industries in the coming period.
What can you tell us about the scope of responsibility
of your Istanbul office and your export activities?
Through our Istanbul office, we manage the markets
of Türkiye, Europe, and the CIS countries. We actively
export to several destinations, particularly Eastern
European countries, as well as Germany, France, and
Switzerland. On a global scale, Altek continues its
sales activities in more than 60 countries through its
offices located in 22 countries.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
79
“A Good Idea” mobilyadaki
dönüşümü IIFF’DE anlatacak
kültürünü destekleyen bir misyon üstleniyor. MOBDER
tarafından kurulan platform, yapılanma sürecini
tamamlayarak 2025 yılının ikinci yarısı itibarıyla sektör
araştırmaları, akademik iş birlikleri kapsamındaki
atölye buluşmaları ve think tank çalışmalarıyla
faaliyetlerine başladı.
Türkiye mobilya sektörünün uluslararası rekabette
tasarım ve kalite odağında geçirdiği dönüşüm, A
Good Idea tarafından Uluslararası İstanbul Mobilya
Fuarı’nda ele alınacak. Platform, 27–31 Ocak tarihleri
arasında IIFF kapsamında Tüyap 2. holde sektörün
ekosistem paydaşlarını bir araya getirecek. İstanbul
merkezli öncü mobilya markalarını bünyesinde
buluşturan Mobilya Sanayicileri ve İhracatçıları
Derneği (MOBDER) tarafından 2024 yılında kurulan
yapı; stratejik tasarım yönetimi, yurt içi ve yurt dışı iş
geliştirme, pazarlama ve iletişim alanlarında kolektif
çalışmalar yürütüyor.
Geçtiğimiz yıl ilk kez IIFF’de yer alan platform, bu yıl
yeniden fuarın merkezinde konumlanacak. Alan;
sektörün önde gelen isimlerini ağırlayan paneller,
Türk mobilyasının mirasını ve güncel iyi örneklerini
ortaya koyan sergiler, A Good Idea markalarının LAB
kapsamında Bahçeşehir Üniversitesi Endüstri Ürünleri
Tasarımı Bölümü 3. sınıf öğrencileriyle 2025–2026
Güz dönemi boyunca yürüttüğü mobilya tasarım
projesinin sergisi ve sektör paydaşları arasındaki
etkileşimi güçlendirecek fuaye alanıyla, fuarın
kalbinde bir buluşma noktası niteliği taşıyacak.
A GOOD IDEA: LAB Skyland HOM’da açıldı
Platformun fiziksel buluşma ve üretim alanı olan A
Good Idea: LAB ise Kasım ayında Skyland HOM’da
kapılarını açtı. Türkiye’nin en büyük dekorasyon ve
tasarım merkezlerinden biri olan Skyland HOM’da yer
alan, 230 metrekarelik bu alan; mobilya ve tasarım
dünyasının paydaşlarını, endüstri profesyonellerini,
mimarları, iç mimarları, dekoratörleri, müteahhitleri,
medya temsilcilerini, akademik kurumları, sivil
toplum kuruluşlarını ve kamu kurumlarını bir araya
getiriyor. Fiziksel ve dijital arşiviyle bilginin kalıcılığını
ve şeffaflığını hedefleyen A Good Idea: LAB, sektörler
arası bilgi, deneyim ve ilham paylaşımlarına ev
sahipliği yapıyor.
Platform bünyesinde yer alan mobilya markaları
arasında 216 Furniture, asaş, Barbo Design, Bretz
Interior & Furniture, ByKepi, Coastal Homes, Cumba
Selection, Çilek, Dion Mobilya, ENNE, Ersa Mobilya,
Estetik Decor, Evist, Fuga Mobilya, Grand House,
Hamm, Design Table Etc., Casa, KaaS Interiors,
Metebronz, MOBİ, Norde, Origami, Papatya Mobilya,
Persan Home Studio, Q Home Mobilya, Sahne, saloni,
Sitdesign, Stella, Şark Halı ve zett yer alıyor.
Kalite, tasarım ve sürdürülebilirlik odağında dönüşüm
Türk mobilya sektörünün uluslararası yolculuğuna
uzun yıllardır yön veren markaları bir araya getiren
A Good Idea, sektörün geleceğini kalite, tasarım ve
sürdürülebilirlik odağında şekillendirmeyi hedefleyen
stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Büyüme
kavramını yerel değerlerle birlikte ele alan yapı,
sektörün değer üreten, onarıcı ve anlamlı bir
dönüşüm geçirmesi için kolektif hareket etme
80 DECOR • Ocak - Şubat 2026
“A Good Idea” to present the
transformation of furniture at IIFF
The transformation of Turkey’s furniture
industry in international competition,
with a focus on design
and quality, will be addressed by
A Good Idea at the International
Istanbul Furniture Fair. Between
27–31 January, the platform will
bring together ecosystem stakeholders
of the sector at IIFF, in Hall
2 at Tüyap. Established in 2024 by
the Furniture Manufacturers and
Exporters Association (MOBDER),
which brings together leading
Istanbul-based furniture brands,
the platform carries out collective
work in the fields of strategic
design management, domestic
and international business development,
marketing, and communication.
Having taken part in IIFF for the first time last year, the
platform will once again be positioned at the heart
of the fair this year. The area will function as a central
meeting point, featuring panels hosting leading figures
of the sector, exhibitions showcasing the heritage
of Turkish furniture and contemporary best practices,
the exhibition of a furniture design project conducted
throughout the 2025–2026 Fall semester by A Good
Idea brands within the LAB framework in collaboration
with third-year students from Bahçeşehir University’s
Department of Industrial Product Design, and
a foyer area that encourages interaction among
industry stakeholders.
Transformation focused on quality, design, and sustainability
Bringing together brands that have long shaped the
international journey of the Turkish furniture industry, A
Good Idea is positioned as a strategic platform aiming
to shape the future of the sector with a focus on
quality, design, and sustainability. Addressing growth
together with local values, the platform adopts a
mission that supports a culture of collective action to
enable a value-driven, restorative, and meaningful
transformation of the industry. Founded by MOBDER,
the platform completed its organizational structuring
and, as of the second half of 2025, began its activities
through sector research, workshop meetings within
the scope of academic collaborations, and thinktank
studies.
A Good Idea: LAB opens at Skyland HOM
The platform’s physical meeting and production
space, A Good Idea: LAB, opened its doors at
Skyland HOM in November. Located within one of
Turkey’s largest decoration and design centers, the
230-square-meter space brings together stakeholders
of the furniture and design world, industry professionals,
architects, interior architects, decorators, contractors,
media representatives, academic institutions,
NGOs, and public bodies. With its physical and
digital archive, A Good Idea: LAB aims to ensure the
permanence and transparency of knowledge, while
hosting exchanges of information, experience, and
inspiration across the sector.
Furniture brands included within the platform are 216
Furniture, asaş, Barbo Design, Bretz Interior & Furniture,
ByKepi, Coastal Homes, Cumba Selection, Çilek,
Dion Mobilya, ENNE, Ersa Mobilya, Estetik Decor, Evist,
Fuga Mobilya, Grand House, Hamm, Design Table
Etc., Casa, KaaS Interiors, Metebronz, MOBİ, Norde,
Origami, Papatya Mobilya, Persan Home Studio, Q
Home Mobilya, Sahne, saloni, Sitdesign, Stella, Şark
Halı, and zett
DECOR • Ocak - Şubat 2026
81
Yeniden hikâyenin başladığı yerde
Türkiye genelinde banyo, yatak odası ve özel
yaşam alanlarına özel ürünleriyle geniş bir kitleye
ulaşan Chakra, bambu odaklı doğal koleksiyonları
sayesinde dokunmanın büyüsüne inananları pozitif
yaşam enerjisiyle buluşturmaya devam ediyor. Ege
Bölgesi’nde güçlü bir konumlanmaya sahip olan
Chakra; İzmir, Çeşme, Bodrum, Kuşadası’ndan
sonra Denizli’ye açılan yeni mağazasıyla bölge
tüketicisinin doğal, rafine tasarıma olan ilgisine yanıt
veriyor. Chakra’nın en iddialı girişimi olarak açılan
Denizli mağazası, aslında hikayesinin başladığı yerde
tekrardan hizmete girdi.
82 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Where the
Story Began
Founded in 2006 with a strong focus on
natural living, Chakra has opened its
largest store to date in Denizli.
2006 yılından beri doğallığı ön planda
tutarak bu tarzı evlere taşıyan Chakra,
en büyük mağazasını Denizli’de
hizmete açtı.
“Köklerimize duyduğumuz bağı somut
bir hale getirdik”
Denizli’deki yeni mağaza üzerine değerlendirmede
bulunan Chakra Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza
Kocaer; “2006 yılında Denizli’de başlayan hikâyemiz,
bugün daha anlamlı hale geldi. Bu nedenle de
bugüne kadarki en büyük mağazayı Denizli’de
açarak köklerimize duyduğumuz bağlılığı somut
bir hale getirdik. Sade tasarımlara ilgi duyan ve
doğal dokulara hassasiyet gösteren tüketicilerimizi
markamızın felsefesiyle buluşturmuş olduk. Chakra
olarak Denizli mağazamızı açmaktan büyük mutluluk
duyuyoruz” dedi.
Reaching a wide audience across Turkey with its
specialized collections for bathrooms, bedrooms,
and private living spaces, Chakra continues to
connect those who believe in the magic of touch
with positive living energy through its bamboofocused
natural collections. With a strong presence
in the Aegean Region, Chakra now responds to
regional consumers’ interest in natural, refined
design by opening its new store in Denizli—
following İzmir, Çeşme, Bodrum, and Kuşadası.
Positioned as the brand’s most ambitious opening,
the Denizli store marks a meaningful return to
where the story originally began.
“We have made our bond with our roots tangible.”
Commenting on the new Denizli store, Chakra
Chairman of the Board Ali Rıza Kocaer said:
“Our journey began in Denizli in 2006, and today it
has gained even deeper meaning. For this reason,
by opening our largest store in Denizli, we have
made our bond with our roots tangible. We have
brought together consumers who appreciate
simple designs and are sensitive to natural textures
with our brand philosophy. As Chakra, we are truly
delighted to open our Denizli store.”
DECOR • Ocak - Şubat 2026
83
“Hedefimiz dünyanın bir
numaralı halı markası olmak”
Halı sektörünün son yıllardaki en dikkat çekici büyüme
hikâyelerinden birine imza atan Milat Halı, çok merkezli
üretim ve ihracat yapısıyla küresel halı pazarındaki
değişen dinamiklere uyum sağlayan bir yol haritası izliyor.
Gaziantep’ten Avrupa ve Afrika’ya uzanan yatırımlarıyla
dikkat çeken markanın bugün geldiği noktayı, gelecek
hedeflerini ve küresel halı sektörüne bakışını Milat Halı
Yönetim Kurulu Üyesi İskender Kaplan ile konuştuk.
84 DECOR • Ocak - Şubat 2026
Milat Halı’nın kuruluşundan bugüne uzanan
büyüme sürecini ve bugün geldiği noktayı nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Milat Halı olarak 2017 yılından bu yana sektörde
aktif şekilde faaliyet gösteriyoruz. Gaziantep, Mısır
ve Bulgaristan’da konumlanan üç halı fabrikamızla
üretim gücümüzü uluslararası bir yapıya taşıdık. Bunun
yanında Gaziantep ve Mısır’daki iplik fabrikalarımız
sayesinde tedarik zincirimizin en kritik halkasını kendi
bünyemizde yönetiyoruz. İç pazarda özellikle premium
segmentte güçlü bir konuma sahibiz. Üretim
kalitesi, ürün çeşitliliği ve istikrarlı büyüme anlayışı,
Milat Halı’nın bugün geldiği noktayı belirleyen temel
unsurlar oldu.
Yurt dışı yatırımlarınız kapsamında Bulgaristan ve
Mısır’ı tercih etmenizin arkasındaki temel nedenler
nelerdir? Bu ülkeler Milat Halı’nın global stratejisinde
nasıl bir rol üstleniyor?
Bulgaristan yatırımımızı 2020 yılında hayata geçirdik.
Buradaki temel motivasyonumuz, Avrupa menşeili
üretim yapabilme avantajıydı. Bulgaristan’daki
fabrikamız sayesinde Avrupa pazarına daha hızlı
ve etkin şekilde ulaşabiliyor, aynı zamanda bölge
ülkelerine lojistik açıdan güçlü çözümler sunabiliyoruz.
Mısır yatırımı ise 2023 yılında mevcut bir fabrikanın
devralınmasıyla başladı. Buradaki hedefimiz, tam
entegre bir üretim yapısı kurmaktı. Bu doğrultuda 2025
yılında iplik tesislerimizi de devreye alarak Mısır’daki
operasyonumuzu entegre bir üretim merkezine
dönüştürdük. İşçilik ve enerji maliyetleri ile gümrük
avantajları, özellikle iplik üretiminde ve ihracat
süreçlerinde bize önemli bir rekabet gücü sağlıyor.
Üretim altyapınız, ürün çeşitliliğiniz ve global
hedeflerinizden bahseder misiniz?
PP, polyester, bambu ve modal ipliklerden üretilen
halılarla oldukça geniş bir ürün gamına sahibiz. Hem
Türkiye’de hem de dünya genelinde farklı pazarların
beklentilerine hızlı şekilde yanıt verebilecek bir ürün
çeşitliliği sunuyoruz. Tüm fabrikalarımız genelinde yıllık
yaklaşık 20 milyon metrekare üretim kapasitesine
sahibiz ve bu kapasiteyi aktif olarak kullanıyoruz. Uzun
vadeli hedefimiz, Milat Halı’yı global ölçekte bilinen
ve tercih edilen bir marka konumuna taşımak.
“Dünyanın bir numaralı halı markası olmak”
hedefinde sizi farklılaştıran stratejik unsurlar neler?
Bu hedef doğrultusunda en önemli farkımız,
inovasyon ve Ar-Ge odaklı küresel yapılanmamız.
Dünyanın stratejik noktalarında konumlanan üretim
merkezlerimiz sayesinde gümrük süreçlerinden
kaynaklanan zorlukları avantaja çeviriyor, lojistik
gücümüzle operasyonel esneklik sağlıyoruz. İhracat
performansımız da bu stratejinin sahadaki karşılığı. Son
üç yılda GAİB verilerine göre ihracat şampiyonluğu
elde ettik; Türkiye genelinde ise ikinci sıradayız.
Bu tablo, uluslararası pazarlardaki konumumuzu net
şekilde ortaya koyuyor.
İstanbul Halı Fuarı’nda Milat Halı ziyaretçilerini
neler bekliyor? Bu fuar özelinde hangi yenilikleri
sunacaksınız?
İstanbul Halı Fuarı’nda PP, polyester, bambu ve modal
ipliklerden oluşan toplam 25 yeni koleksiyonumuzu
tanıtacağız. Koleksiyonlarımız farklı pazarların beklentilerine
göre şekillendirildi ve kalite, estetik ile kullanım
konforunu bir arada sunuyor. Fuarda hem mevcut iş
ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirmeyi hem de yeni
pazarlara açılmayı hedefliyoruz.
İhracat tarafında Milat Halı bugün nasıl bir küresel
dağılıma sahip? Öne çıkan pazarlarınız hangileri?
Bugün Milat Halı olarak 65 ülkeye aktif ihracat
gerçekleştiriyoruz. En güçlü pazarımız Amerika kıtası;
yeni koleksiyonlarımızın ilk talep edildiği bölgelerin
başında geliyor. Orta Doğu’da Suudi Arabistan,
Doğu Avrupa’da ise Rusya ve Doğu Bloku ülkeleri
uzun vadeli iş birlikleri yürüttüğümüz önemli pazarlar
arasında yer alıyor.
Yeni yatırımlar gündemde mi?
Evet. Küresel büyüme stratejimiz kapsamında iki yeni
üretim tesisi planlıyoruz. Bunlardan biri Fas’ta, diğeri
Asya pazarında konumlanacak. Fas yatırımı için
fizibilite çalışmalarımız tamamlandı ve 2026 yılında
üretime başlamayı hedefliyoruz. Asya yatırımı ise
markamızı lojistik açıdan daha güçlü bir konuma
taşımayı amaçlıyor.
Gaziantep’in halı sektörünün global ölçekte yaşadığı
dönüşümdeki rolü nedir?
Dünya genelinde artan işçilik maliyetleri ve gümrük
uygulamaları nedeniyle halı üretimi kısmen ülke
bazında yer değiştiriyor. Ancak bu dönüşüme rağmen
Gaziantep hâlâ rakipsiz bir merkez. Dünyanın hangi
ülkesinde fabrika kurulursa kurulsun, bu sektörün bilgi
birikimi, tecrübesi ve üretim refleksi Gaziantep’ten
beslenmeye devam ediyor. Çünkü bu pazarın en
büyük oyuncuları; bu şehrin sanayisiyle yetişmiş, bu
şehrin çocukları olmaya devam edecek. Gaziantep
olmadan halı sektörünün bugün ulaştığı güçten söz
etmek mümkün değil. Son 20 yıldır nasıl dünyanın
halı üretim merkezi haline geldiyse, bundan sonra da
bu liderliğini küresel ölçekte sürdürecektir. Türkiye’nin
dünya genelinde rakipsiz olduğu nadir sektörlerden
biri halı sektörü ve bu gücün kalbi Gaziantep’tir.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
85
“Our goal is to become the world’s
number one carpet brand”
Milat Carpet, one of the most notable growth stories
in the carpet industry in recent years, follows a
roadmap that adapts to the changing dynamics
of the global carpet market through its multi-hub
manufacturing and export structure. We spoke with
İskender Kaplan, Board Member of Milat Carpet,
about where the brand stands today, its future
objectives, and its perspective on the global carpet
industry, shaped by investments extending from
Gaziantep to Europe and Africa.
How do you evaluate Milat Carpet’s growth journey
since its establishment and its current position
today?
Milat Carpet has been actively operating in the
industry since 2017. With three carpet manufacturing
facilities located in Gaziantep, Egypt, and Bulgaria,
we have expanded our production strength into an
international structure. In addition, our yarn factories
in Gaziantep and Egypt allow us to manage the
most critical part of our supply chain in-house. In
86 DECOR • Ocak - Şubat 2026
the domestic market, we hold a strong position,
particularly in the premium segment. Our focus on
production quality, product diversity, and consistent
growth has been the key factors shaping Milat
Carpet’s current position.
What are the main reasons behind choosing
Bulgaria and Egypt for your overseas investments?
How do these countries fit into Milat Carpet’s global
strategy?
We implemented our investment in Bulgaria in 2020.
The primary motivation behind this decision was the
advantage of manufacturing with European origin.
Thanks to our factory in Bulgaria, we can reach the
European market faster and more efficiently, while
also providing strong logistical solutions to surrounding
countries.
Our investment in Egypt began in 2023 with the
acquisition of an existing facility. Our goal there
was to establish a fully integrated manufacturing
structure. In line with this objective, we commissioned
our yarn facilities in 2025, transforming our operations
in Egypt into an integrated production center. Labor
and energy cost advantages, along with customs
benefits, provide us with a significant competitive
edge, particularly in yarn production and export
processes.
Could you elaborate on your production
infrastructure, product range, and global goals?
We offer a broad product portfolio consisting of
carpets produced with PP, polyester, bamboo, and
modal yarns. This wide range allows us to respond
quickly and effectively to the expectations of
different markets, both in Türkiye and globally. Across
all our factories, we have an annual production
capacity of approximately 20 million square meters,
and we utilize this capacity actively. Our longterm
goal is to position Milat Carpet as a globally
recognized and preferred brand.
What are the key strategic factors that differentiate
you in your goal of becoming the world’s number one
carpet brand?
Our strongest differentiator lies in our innovation- and
R&D-focused global structure. By positioning our
production facilities at strategic locations around
the world, we turn challenges arising from customs
processes into advantages and ensure operational
flexibility through strong logistics capabilities. Our
export performance is a clear reflection of this
strategy. According to GAİB data, we have been
export champions over the last three years, ranking
second overall in Türkiye. This clearly demonstrates
our strong standing in international markets.
What can visitors expect from Milat Carpet at the
Istanbul Carpet Fair? What innovations will you
present?
At the Istanbul Carpet Fair, we will introduce
a total of 25 new collections composed of PP,
polyester, bamboo, and modal yarns. These
collections have been shaped according to
the expectations of different markets and bring
together quality, aesthetics, and user comfort.
During the fair, we aim to strengthen relationships
with our existing business partners while also
expanding into new markets.
What does Milat Carpet’s global export
distribution look like today? Which markets
stand out?
Today, Milat Carpet actively exports to 65
countries worldwide. Our strongest market is
the American continent, which is also among
the first regions to demand our newly launched
collections. In the Middle East, Saudi Arabia stands
out as a strategically important market. Russia and
Eastern European countries are also among our
key partners, with whom we maintain long-term
business relationships.
Are new investments or production facilities
on the agenda?
Yes. As part of our global growth strategy, we are
planning two new production facilities. One will
be located in Morocco, and the other within the
Asian market. All feasibility studies for the Morocco
investment have been completed, and we aim to
start production in 2026. Our objective in Asia is to
strengthen our position as a brand with enhanced
logistical reach.
What role does Gaziantep play in the global
transformation of the carpet industry?
Due to rising labor costs and customs-related
challenges worldwide, carpet production is partially
shifting between countries. However, despite this
transformation, Gaziantep remains an unmatched
center. Regardless of where factories are established
globally, the industry’s know-how, experience,
and production reflexes continue to be driven by
Gaziantep. The largest players in this market will
continue to be those shaped by the industry and
expertise of this city. Without Gaziantep, the carpet
industry would not hold its current strength. Just as
Gaziantep has become the global production hub
of the carpet industry over the past 20 years, it will
continue to maintain this leadership worldwide.
Carpet manufacturing remains one of the few sectors
in which Türkiye holds a truly unrivaled position, and
Gaziantep stands at the heart of this strength.
DECOR • Ocak - Şubat 2026
87