08.01.2026 Views

Decor Ocak - Şubat 2026

Decor January- February 2026

Decor January- February 2026

SHOW MORE
SHOW LESS

Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!

Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.






Çok geç olmadan…

Artık görüyor ve duyuyorum ki bazı şeylerin değişmesi gerektiği, her zamankinden

daha yüksek sesle dile getiriliyor. Bu çağrıyı yapanlar; üretimden tasarıma kadar

halının her aşamasında yer alan, sektörün içinde olan ve sözü dinlenen isimler;

kısacası bu sektöre yön verenler.

Enes Karadayı

Dünyanın en büyük halı fuarının artık Türkiye’de düzenleniyor olması, yıllardır

bunun böyle olması gerektiğini savunan biri olarak beni fazlasıyla mutlu ediyor.

Ancak dünyanın en büyük halı üreticisi konumunda olmamız ve en büyük fuara

ev sahipliği yapıyor olmamız tek başına maalesef yetmiyor. Artık daha somut,

daha kararlı adımlar atma zamanı. Halının sahibi olduğumuz bilinciyle; en üst

kademeden en alt çalışana kadar herkesin bu sorumlulukla hareket etmesi

gerekiyor. Şapkayı önümüze koyup, planlı ve programlı bir şekilde ilerlemez isek,

üretimin her geçen gün zorlaştığı bu dönemde neyin bizi beklediğini doğru

okuyamaz, hedeflerimizi sağlıklı belirleyemezsek, konuşmak için çok geç kalmış

oluruz. Ve o noktadan sonra söylenecek sözlerin hiçbir anlamı kalmaz. Türk halısını

dünyanın her yerinde anlatmaktan gurur duyan birisi olarak siz üreticiler ve

sektörün önde gelen isimlerinden naçizane istirhamımdır….

Tek sayı 4 uluslararası fuar

Yeni yılın ilk sayısı ile ICFE, Heimtextil, Domotex ve Istanbul International Furniture

Fair olmak üzere dört büyük uluslararası fuarda sahada olacağız. Decor Dergisi

olarak bu güçlü buluşma noktalarında aktif saha dağıtımı gerçekleştirirken,

dünyanın en büyük halı üreticisi konumundaki Türkiye’nin, uluslararası ölçekteki

tüm büyük halı ve ev tekstili fuarlarında düzenli olarak yer alan tek yayını olmanın

haklı gururunu taşıyoruz. Bu alanlarda yer almak, yalnızca bugünü temsil etmek

değil; Türkiye’nin, uluslararası sahnede sözünü güçlü, tutarlı ve kalıcı biçimde

ortaya koyma vizyonunun bir parçasıdır. 2026 yılının, tüm paydaşlarıyla birlikte

sektörümüz için daha dengeli, daha güçlü ve umut veren bir dönem olmasını

diliyorum.

4 Major International Fairs with a Special Edition

With the first issue of the new year, we will be present on site at four major

international trade fairs: ICFE, Heimtextil, Domotex, and the Istanbul International

Furniture Fair. As Decor Magazine, we carry out active on-site distribution at

these key meeting points, and we take pride in being the only publication from

Türkiye—the world’s largest carpet-producing country—to consistently take

part in all major international carpet and home textile fairs. Being present in

these arenas is not only about representing today; it is part of a broader vision

to position Türkiye’s voice on the international stage in a strong, consistent,

and lasting way. I hope that 2026 will be a more balanced, stronger, and more

promising year for our industry, together with all its stakeholders.

Managing Editor

(Responsible)

MEHMET SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

Coordinator

ENES KARADAYI

enes.karadayi@img.com.tr

Ali Erdem

ali.erdem@img.com.tr



İçindekiler / Index

12

Türkiye’nin ilk

“Halı Bayramı”

28

İskender Kaplan:

“Şimdi sıra markalaşmada”

16 52

Özgür Uşakligil:

“Bir kimliğe ihtiyacımız var”

Global halı pazarında

yeni kurallar

36

Halıda dijital adım:

haliysa.com

80

“A Good Idea” ile

Mobilyada dönüşüm

Finance Manager

CUMA KARAMAN

cuma.karaman@img.com.tr

Accounting Manager

YUSUF DEMİRKAZIK

yusuf.demirkazik@img.com.tr

Graphic & Design Advisor

SAMİ AKTAŞ

sami.aktas@img.com.tr

Digital Assets Manager

EMRE YENER

emre.yener@img.com.tr

No:11 Medya Blok Kat:1

34197 Yenibosna / İstanbul / Turkey

Tel: 0212 454 22 22

Faks: 0212 454 22 93

November - December 2020 • DECOR





Konuk Tasarımcı

“Anadolu’da yaşamak, tasarımcı için

bitmeyen bir ilham kaynağı.”

Şu ana kadar farklı firmalarda tasarımcı ve Ar-Ge

müdürü olarak çalıştım. 2024-2025 yılları arasında

kendi Tasarım şirketim ile sektördeki markalara

Ar-Ge ve koleksiyon hizmeti verdik. Şu anda yine

Gaziantep’te bir markanın tasarımcısı olarak

çalışmalarımı sürdürüyorum.

Halı, kişisel tasarım dünyanda nasıl bir anlam

taşıyor?

Halı bizim kültürümüzün büyük bir parçasını

oluşturuyor. Bu kültürle büyürken bunun farkında

olmak, benim en büyük şansım oldu herhalde.

Kıymetini bildiğiniz bir işi yaptığınızda, daha başarılı

olunacağına inanıyorum. İşimi severek yapmamda

bunun çok etkili olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden

halı benim tasarım dünyamda sadece bir ürün

değil, dokuma sanatının en büyük temsilcisi, insanla

yaşayan büyük bir sanat dalı.

Konuk Tasarımcı köşemizde bu sayı, geleneksel

sanat kültürünü çağdaş tasarım anlayışıyla

birleştiren Hüseyin Erhan Karaman’ı ağırlıyoruz.

Anadolu’nun köklü dokuma mirasını modern çizgilerle

yorumladığından bahseden Karaman, tasarım

yolculuğunu, halının onun dünyasındaki yerini ve

sektörde özgünlüğün neden vazgeçilmez olduğunu

bizlerle paylaşıyor. Hem akademik birikimi hem de

yıllara dayanan sektör deneyimiyle dikkat çeken

Karaman, tasarımın özüne, arayışına ve duygusal

tarafına dair ilham veren bir perspektif sunuyor.

Halı dünyasına adım atışın nasıl gerçekleşti?

2006 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar

Fakültesi, Geleneksel Türk Sanatları Bölümü, Halı Kilim

ve Eski Kumaş Desenleri Ana Sanat Dalını kazandım.

Üniversitede okurken aynı zamanda Topkapı

Sarayında yer alan Türk Tezyini Sanatlar eğitimini

aldım. Öğrenciyken yarı zamanlı serbest tasarımcı

olarak İstanbul’da bir firmada başladı halı ile ilişkim.

Daha sonra 2011 yılında Gaziantep’e yerleştim.

8 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Konuk Tasarımcı

Tasarım sürecinde seni en çok motive

eden unsur nedir?

Yapılmamış bir şeyi ortaya çıkarma arzusu tasarlamayı

en çok sevdiğim şey olabilir. Çünkü orada bir arayış

var ve onu bulmak ortaya çıkarmakta çok heyecan

verici. Bir koleksiyon oluşturmak için geçen o süreçteki

arayış, kurgulamak ve onu sonuçlandırmak, en çok

severek yaptığım şey diyebilirim.

Eğitimin ve deneyimlerin ışığında, kimlerden veya

hangi eserlerden etkilendin?

Tek veya birkaç isim vermekle bunu

cevaplayabileceğimi düşünmüyorum. Türk İslam

Sanatı alanında yapılmış tüm eserler ve bu alanda

çalışmaları olan bütün hocalarım her zaman beni

etkilemiştir. Bunun dışında dünya kültürleri üzerinde

tasarım alanında üretim yapan bunu geliştiren her

sanatçı ve tasarımcı benim etkilendiğim kaynaklar

olmuştur. Bence bir tasarımcıyı etkileyen şahıslar değil

eserin kendisi olmalıdır.

Bugünün genç tasarımcılarına hangi

yol haritasını önerirsin?

Tasarım yaptıkları alan ne ise, o alandaki işini çok

sevmeyi bilmeli. İşini severek yapmaya başlayan her

tasarımcı mutlaka başarılı olur diye düşünüyorum.

Bu her alanda geçerli. Bir tasarımcı küresel olarak her

şeyi takip etmeli ve insanların psikolojisini düşünerek

renk ve desen fikirlerini ortaya koymalı.

Çünkü günümüzde tüm trendlerin temelini bu

oluşturuyor. Kendini geliştirebileceği zaman dilimlerini

çok iyi ayarlamalı ve başkasını değil kendini geçmeye

uğraşmalıdır.

Sektöre ve tasarım yaklaşımına dair eklemek

istediğin son sözün nedir?

Halı sektörü Gaziantep’te sürekli gelişerek ilerlemeye

devam ediyor. Bu gelişim içerisinde markalaşma

ve inovasyon adına atılan adımların artması gerek

diye düşünüyorum. Bunun oluşumunda tasarım

kopyacılığından daha uzak durup, özgün işlerle

yola devam edilmeli. Günümüzde revaçta olan

yapay zeka konusu var. Yapay zekanın tasarımcılara

sunduğu bir avantaj var ama bu avantajları

tasarımcılar tasarım diye sunmamalı. Sadece kendi

özgün tasarımlarının daha iyisini yapabilmek için

kaynak olarak faydalanmalıdır. İnsanların duygularına

hitap edebilecek bir nesneyi, duygusu olmayan bir

programın ortaya koyması tam anlamıyla bir tasarım

değildir. O eksik parçayı tasarımda tamamlamak yine

tasarımcının elinden gelecektir.

İnsanlık tarihinin başladığı Anadolu coğrafyasında

bulunmak, bu kültürel hazinenin içinde yaşamak, Türk

tasarımcısının en büyük kaynağını oluşturuyor.

Bize kalan sadece anlamak ve yüzyıllardır olduğu gibi

yeniden yeni anlamlar kazdırmak olmalı.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

9


Guest Designer

“Living in Anatolia is an endless

source of inspiration for a designer.”

academic background and years of professional

experience, Karaman offers an inspiring perspective

on the essence of design—its search, its structure,

and its emotional dimension.

In our Guest Designer section this issue, we welcome

Hüseyin Erhan Karaman, a designer who blends

traditional art culture with a contemporary design

approach. Karaman describes how he interprets

Anatolia’s deep-rooted weaving heritage through

modern lines, sharing with us his design journey, the

place of carpets in his world, and why originality

remains indispensable in the industry. With both his

How did your journey into the world of carpets begin?

In 2006, I was accepted into Mimar Sinan Fine

Arts University, Faculty of Fine Arts, Department of

Traditional Turkish Arts, Carpet–Kilim and Ancient

Fabric Patterns Program. While studying at university,

I also received education in Turkish Decorative Arts

at Topkapı Palace. My relationship with carpets

began during my student years, working part-time

as a freelance designer for a company in Istanbul.

Later, in 2011, I moved to Gaziantep. Since then, I

have worked as a designer and R&D manager in

various companies. In 2024–2025, through my own

design company, we provided R&D and collection

development services to brands in the sector. I am

currently continuing my work as a designer for a

brand in Gaziantep.

What does carpet represent in your personal

design world?

Carpet forms a major part of our culture. Growing up

within this culture and being aware of it has probably

been my greatest privilege. I believe that when you

value the work you do, you inevitably become more

successful. I think this has greatly influenced the

fact that I love my job. For me, carpet is not just a

10 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Guest Designer

today, all trends are built on this foundation.

They must manage their time effectively for selfimprovement

and aim to surpass themselves rather

than others.

What would you like to add as a final note regarding

the sector and your approach to design?

The carpet industry in Gaziantep continues to grow

and evolve. Within this development, I believe steps

toward branding and innovation need to increase.

To achieve this, we must move away from design

copying and continue with more original work.

Today, artificial intelligence is a popular subject. AI

certainly offers advantages to designers, but these

advantages should not be presented as design itself.

It should only be used as a resource to help designers

produce better versions of their own original work. A

program without emotions cannot fully produce an

object that appeals to human emotions. Completing

that missing piece in design will always be the

responsibility of the designer.

product—it’s the greatest representative of the art of

weaving, a living art form that grows with people.

Living in Anatolia—where human history began—and

being immersed in this cultural heritage forms the

greatest source of inspiration for the Turkish designer.

What remains for us is to understand it and, as it has

been for centuries, continue to give it new meanings.

What is the most motivating aspect of the design

process for you?

The desire to bring forth something that has not

yet been made might be what I enjoy most

about designing. Because there is a search in

that process, and discovering it, bringing it into

existence, is incredibly exciting. The journey of

forming a collection—the search, the setup, and the

finalization—is the part I most enjoy working on.

Throughout your education and career, who or what

has influenced your design perspective?

I don’t think I can answer this by giving one or two

names. All works produced within the field of Turkish–

Islamic Art and all the teachers who contributed to this

field have always influenced me. Beyond that, artists

and designers around the world who produce and

push the boundaries of design have also been sources

of inspiration. I believe that what should influence a

designer is not a person, but the work itself.

What guidance would you offer to young designers today?

Whatever field they design for, they must truly love

what they do. I believe every designer who works

with passion will inevitably succeed. This is true for

every profession. A designer must follow everything

happening globally and consider human psychology

when shaping color and pattern ideas—because

DECOR • Ocak - Şubat 2026

11


“Halı Bayramı”

Türkiye’de ilk kez

Kapalıçarşı’da

Türk dünyasında farklı etkinlik ve anma

günleriyle öne çıkan “Halı Bayramı”na,

Türkiye’de ilk kez Kapalıçarşı ev

sahipliği yaptı.

Türk halısının kültürel, sanatsal ve ticari değerini

yeniden görünür kılmayı amaçlayan “Halı Bayramı”,

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar

Meclisi (TİM) ve İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) iş

birliğiyle, halı ticaretinin tarihsel merkezi Kapalıçarşı’da

düzenlendi. Etkinlikte Anadolu halı geleneği; sergiler,

canlı dokuma gösterileri, kültürel performanslar ile

belgesel ve söyleşiler aracılığıyla hem yerli hem

yabancı katılımcılarla buluşturuldu.

150’den fazla ülkeye kültür elçiliği

Etkinliğin ev sahibi İHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet

Hayri Diler, Türk halısının yalnızca bir ürün değil, aynı

zamanda güçlü bir kültür taşıyıcısı olduğuna dikkat

çekerek, “Türk halısı, Türkiye’nin estetik anlayışını,

göz nurunu ve emeğini 150’den fazla ülkeye taşıyan

en büyük kültür elçimizdir. İHİB olarak halı sanatını

yaşatmayı ve güçlendirmeyi bir sorumluluk olarak

görüyoruz. Ticaret Bakanlığı’nın himayelerinde

düzenlediğimiz çalıştaylar ve hayata geçirdiğimiz

12 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Türk Halı Bayramı, bu köprüyü sağlamlaştırma

çabamızın ilk adımlarıdır.” dedi.

İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya, Türkiye

İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe ile

Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birlikleri

(GAHİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Bekir

Şahan ve Adem Beğendi’nin de katıldığı etkinlik,

gün boyu süren programıyla ziyaretçilere halı ve

kilim sergileri, halk oyunları, semazen gösterileri ve

canlı dokuma deneyimleri sundu.

Diler ayrıca, uluslararası bir marka haline

gelen CFE (Carpet and Flooring Expo) fuarının

üçüncüsünün 6–9 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul’da

gerçekleştirileceğini hatırlatarak, bu organizasyonların

Türk halısının küresel algısını güçlendirmeye devam

edeceğini vurguladı.

Büyük Halı Bayramı İstanbul’da olacak

Geleceğe yönelik hedeflerini de paylaşan

Diler, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan ve

Türkiye’nin katılımıyla daha geniş kapsamlı bir

“Büyük Halı Bayramı”nı İstanbul’da düzenlemeyi

planladıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yüzyıllar boyunca Kapalıçarşı’dan dünyaya gemiler

dolusu halılar gönderildi. Dünyanın en nadide

müzelerinde yer alan Türk halılarının yolculuğu

buradan başladı. Burası sadece turistik bir merkez

değil, dünya halı ticaretinin tarihsel kalbidir.

Amacımız bu kalbin ritmini yeniden dünyaya

duyurmaktır. Avrupa ve Asya’nın kesiştiği İstanbul,

Türk dünyasının halı mirasını sergilemek için en doğru

ve en doğal merkezdir.”

DECOR • Ocak - Şubat 2026

13


“Halı Bayramı” held for the first time

in Türkiye at the Grand Bazaar

Hosting various events and commemorative days across the Turkic world, “Halı Bayramı”

was held in Türkiye for the first time, with the historic Grand Bazaar serving as its venue.

Aiming to enhance the visibility of the Turkish carpet’s

cultural, artistic, and commercial value, “Halı

Bayramı” was organized at the Grand Bazaar— the

historical heart of carpet trade— through the collaboration

of the Republic of Türkiye Ministry of Culture

and Tourism, the Turkish Exporters Assembly (TİM),

and the Istanbul Carpet Exporters’ Association (İHİB).

The event brought the Anatolian carpet tradition

together with both local and international participants

through exhibitions, live weaving demonstrations,

cultural performances, as well as documentary

screenings and talks.

A cultural ambassador to more than 150 countries

Hosting the event, İHİB Chairman Ahmet Hayri Diler

emphasized that the Turkish carpet is not merely a

product but a powerful cultural carrier, stating: “The

Turkish carpet is our greatest cultural ambassador,

carrying Türkiye’s aesthetic vision, craftsmanship, and

devotion to more than 150 countries. As İHİB, we see

it as our responsibility to preserve and strengthen

the art of carpet weaving. The workshops organized

under the auspices of the Ministry of Trade and the

Turkish Carpet Festival we have brought to life represent

the first steps in reinforcing this bridge.”

The event, attended by Istanbul Deputy Governor

Mustafa Kaya, Turkish Exporters Assembly Chairman

Mustafa Gültepe, and Southeastern Anatolia Carpet

Exporters’ Associations (GAHİB) Deputy Chairmen

Bekir Şahan and Adem Beğendi, offered visitors a fullday

program featuring carpet and kilim exhibitions,

folk dances, whirling dervish performances, and live

weaving experiences.

The “Grand Carpet Festival” to be held in Istanbul

Sharing future plans, Diler noted that a more comprehensive

“Grand Carpet Festival” is planned in Istanbul

with the participation of Turkmenistan, Uzbekistan,

Azerbaijan, and Türkiye, adding: “For centuries, shiploads

of carpets were sent from the Grand Bazaar to

the world. The journey of Turkish carpets— now displayed

in the world’s most distinguished museums—

began here. This is not merely a touristic site, but the

historical heart of global carpet trade. Our goal is to

let the rhythm of this heart be heard across the world

once again. Istanbul, where Europe and Asia meet,

is the most natural and fitting center to showcase the

carpet heritage of the Turkic world.”

Diler also recalled that the third edition of CFE

(Carpet and Flooring Expo), which has become an

international brand, will take place in Istanbul on 6–9

January 2026, underlining that such organizations will

continue to strengthen the global perception of the

Turkish carpet.

14 DECOR • Ocak - Şubat 2026



Ozgur Usakligil

“Değer, Tasarım ve Kimlik

bugünün gerçek ihtiyacı”

Büyük bir gururla, dünyada en fazla parça

halı üretimi yapan ülke olduğumuzu

söyleyebiliyoruz. Peki, aynı yüksek sesle

dünyanın halı konusunda bir inovasyon merkezi

olduğunu ya da halı tasarımının merkezinde yer

aldığımızı ifade edebiliyor muyuz? Evet, öyleyiz.

Ancak bunu anlatmak, kabul ettirmek ve kalıcı

hâle getirmek zorundayız. Önümüzde yapılması

gereken çok iş var. Kendi markalarımızı taşıyan

ürünleri, bize ait ya da bizim ekosistemimizden

çıkan dijital pazar yerlerinde satabiliyor muyuz?

Ürünlerimizin fiyat politikalarını gerçekten biz

mi belirliyoruz? Yurt dışında satılan ürünlerin

hikâyelerini anlatabiliyor, tasarımcılarımızı

görünür ve yıldız hâline getirebiliyor muyuz?

Bu yazıda özellikle tasarım ve inovasyon

başlıklarına odaklanmak istiyorum.

Yıllardır beş kıtada, yüzün üzerinde ülkeye

çok büyük hacimlerde halı ihraç ediyoruz.

Bu halıların ne kadarı gerçekten yurt dışında

tasarlanıyor? Her yıl kaç yeni kalite yurt dışında

geliştiriliyor ve ülkemizde üretiliyor? Bu konuda

yapılmış kapsamlı bir çalışma olduğunu

sanmıyorum; ancak ürün geliştirme ve tasarımın

içinden biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki

sürecin neredeyse tamamı Türkiye’de, özellikle

Gaziantep ve İstanbul’da gerçekleşiyor. Üstelik

bu yeni bir durum da değil.

16 DECOR • Ocak - Şubat 2026


On beşinci yüzyıldan bu yana halı denildiğinde

dünyada adı geçen bir ülkeyiz. “Türk Halısı” ifadesi

yüzyıllardır birçok çevrede ayrıcalık anlamına

geliyor ve bugün dünyanın en önemli sanat tarihi

müzelerinde Türk halıları bütün mükemmelliğiyle

sergileniyor.

Bugün yurt dışındaki firmalara tasarım satan

tasarımcılarımız var. Amerika Birleşik Devletleri’nden

Mısır’a, Hindistan’dan İspanya’ya, İran’dan

Özbekistan’a kadar pek çok ülkeye tasarım ihraç

edildiğine bizzat şahit oldum. Bunlar ya pazarda güçlü

konumlara sahip ya da halı kültürü ve üretimi çok

uzun yıllara dayanan ülkeler. Örneğin İran’da binlerce

yetişmiş tasarımcı bulunmasına rağmen, yine de

Türkiye’den tasarım alıyorlar. Çünkü halı; iyi tasarıma,

sürekli yenilenmeye ve geliştirilmeye ihtiyaç duyan

bir üründür. Yeniliğin peşinde olan üretici firmalar,

müşterilerinin her ziyaretinde yeni bir şey sunar. Aslında

müşteriler de tam olarak bu yeniliği görmek için gelir.

Bu yaklaşım satış fiyatına, satış hacmine ve müşteri

sadakatine doğrudan yansır; zamanla firma kimliğinin

en cazip unsuru hâline gelir. Rekabette fiyat odaklı

yaklaşımlar ise er ya da geç bir dar boğazda sıkışmaya

mahkûmdur.

Son üç yıldır ICFE Uluslararası Halı ve Zemin

Kaplamaları Fuarı’na ev sahipliği yapıyoruz. Bu vitrin,

firmalarımızı ve markalarımızı dünyaya göstermek için

son derece önemli bir fırsat sunuyor. Aynı zamanda

tasarım anlayışımızı ve inovasyon faaliyetlerimizi

anlatabileceğimiz çok değerli bir platform oluşturuyor.

Artık yalnızca bir üretim ülkesi algısından sıyrılıp;

kültürünü ve değerlerini anlatan, teknoloji ve tasarım

becerileriyle ayrışan bir yapıyı benimsememiz

gerekiyor. Dünyanın halı başkentlerine sahip

olduğumuzu açıkça söylemenin zamanı geldi.

bir hikâye ve bu hikâyenin kahramanları olmalı.

Dünya çapında serpilebilecek markalardan, bu

markalara imza atan yıldız tasarımcılardan ve

pazarlamacılardan, halıcılığımızın hikâyesini anlatan

güçlü yayıncılardan söz ediyorum. Bu bir hayal mi?

Sanmıyorum. On yıl önce Türk drone teknolojisinden

ve markalarından söz edebilir miydik? Doğru hedefler

etrafında kurulan bir ekosistemin kısa sürede nerelere

ulaşabildiğini hep birlikte gördük. Halının teknolojik

bir ürün olmadığının farkındayım; ancak bugün fiyat

odaklı rekabetin, katma değer üretmekten çok

kârsızlığa hizmet ettiğini de açıkça görüyorum.

Eğitim, geliştirme, tasarım ve üretim konusunda çok

güçlü bir altyapıya sahibiz. Tam da bu nedenle net

hedefler belirleyip, ortak ve odaklanmış bir sistem

hâline gelmemiz gerekiyor. Pazarlama, lojistik ve

markalaşma alanlarındaki eksiklerimizi tamamlamak

için önümüzde ciddi fırsatlar var. Nasıl ki ayakkabı

sektöründen Adidas, Puma ve Nike gibi küresel

markalar çıktıysa, halı sektörünün global markaları da

bu topraklardan çıkabilir. Bunun yolu odaklanmaktan

ve doğru ortamı oluşturmaktan geçiyor. En büyük

eksiğimiz, zamanı yakalayan bir pazarlama anlayışı.

Halı ekosistemi olarak artık kabuğumuzu yırtmalı,

büyümenin ve dünyaya açılmanın stratejisini birlikte

kurgulamalıyız. Yeni ekonomiye, yeni pazarlamaya

ve yeni kuşaklara ulaşmanın yollarını bugünden

döşemeliyiz.

Teknoloji de bize önemli fırsatlar sunuyor. İnternetin

sağladığı imkânlar ve modern lojistik altyapılar

sayesinde halı sektöründe markalaşmak bugün

her zamankinden daha mümkün. Eğitim kurumları,

üreticiler, ihracat birlikleri, yayıncılık yapıları ve

tasarımcı derneklerinden oluşan Türk halı ekosistemi;

ortak dijital pazar yerleri ve benzeri yapılarla dünyaya

açılmalıdır. Her geçen gün daha güçlü bir sesle

konuşan bir pazarlama dili geliştirilmelidir. “Türk Halısı”

kavramı, bugünün pazarlama anlayışıyla kurgulanmış

bir üst marka neden olmasın? Halılarımız dünya

çapında bilinen, aranan ve yüksek katma değer

üreten ürünler hâline gelmelidir.

Bir kabuk değişiminin eşiğindeyiz. Yeni ekonomiyi

doğru okuyup, yeni kuşaklara ulaşabilecek kurumlar

inşa etmeliyiz. Bu kurumların birlikte yazacağı

DECOR • Ocak - Şubat 2026

17


“Value, Design, and Identity are today’s real need”

I have personally witnessed Turkish designers selling

designs to companies across the globe—from the

United States to Egypt, from India to Spain, and from

Iran to Uzbekistan. Even countries with deeply rooted

carpet traditions and thousands of trained designers,

such as Iran, continue to source designs from Türkiye.

Carpet is a product that depends on strong design,

constant renewal, and continuous development. Innovation

attracts customers, strengthens loyalty, and

directly impacts pricing and sales volume.

Price-driven competition, sooner or later, leads to a

dead end.

For the past three years, Türkiye has hosted the ICFE

International Carpet and Flooring Exhibition, offering

a vital platform to present our brands and to express

our design and innovation capabilities. We must now

move beyond being seen solely as a production

country and embrace an identity defined by culture,

values, technology, and design. It is time to acknowledge

that we are home to the world’s carpet

capitals.

As one of the most widely recognized carpet designers,

I can say with confidence that Türkiye is the country

producing the highest volume of carpets in the

world. But can we state, with the same certainty, that

we are also the global center of carpet innovation

and design? We are—and it is time we say this clearly

and ensure it is acknowledged. There is still much to

be done. Can we sell products under our own brands

through digital platforms built within our own ecosystem?

Can we control our own pricing policies? Can

we tell the stories behind the products sold abroad?

Can we elevate our designers to the status they

deserve? This text focuses primarily on design and

innovation.

For many years, we have exported carpets in large

volumes to more than one hundred countries across

five continents. From my direct involvement in

product development and design, I can state that

nearly the entire creative and development process

takes place in Türkiye—particularly in Gaziantep and

Istanbul. This is not a recent phenomenon. Since the

fifteenth century, this country has been internationally

renowned for carpets. The term “Turkish Carpet” has

long represented distinction, and Turkish carpets continue

to be displayed in the world’s most prestigious

art museums.

Technology and modern logistics have opened new

paths. Building globally recognized carpet brands is

now entirely achievable. The Turkish carpet ecosystem—educational

institutions, manufacturers, export

associations, publishers, and designer organizations—must

act together, developing shared digital

platforms and a stronger marketing language. Why

should “Turkish Carpet” not stand as a global umbrella

brand? We are on the verge of a transformation,

one that requires focus, coordination, and institutions

capable of reaching new generations.

This is not a dream. A decade ago, few would have

imagined Turkish drone technology becoming a

global benchmark. I am fully aware that carpets are

not technological products, yet today’s price-focused

competition does not add value—it erodes

it. We possess exceptional strength in education,

design, development, and production. What we

need now is a focused ecosystem that allows global

brands, star designers, and strong narratives

to emerge. The carpet industry, like the footwear

industry before it, has the potential to produce global

brands from Türkiye. To achieve this, we must break

our shell and build a strategy aligned with the new

economy, modern marketing, and the next generation.

18 DECOR • Ocak - Şubat 2026



SAG Flooring’den operasyonel

zemin yaklaşımı

Günümüz ticari iç mekânlarında zemin kaplamaları

yalnızca estetik beklentileri karşılamıyor. Güvenlik,

dayanıklılık, bakım kolaylığı ve zamanında teslimat,

projelerin başarısında belirleyici rol oynuyor. Teslimat

gecikmeleri, kalite tutarsızlıkları veya karmaşık hizmet

süreçleri uygulama takvimlerini uzatıyor ve maliyetleri

artırıyor. Özbekistan merkezli üretici SAG Flooring, bu

gerçeklikten yola çıkarak ticari kullanım koşullarına

uygun zemin çözümleri geliştiriyor.

Entegre üretim modeliyle istikrarlı süreç yönetimi

2013 yılında kurulan SAG Flooring, üretim faaliyetlerini

tam entegre (full-cycle) bir yapı içerisinde yürütüyor.

Temel üretim aşamalarını tek bir sistem altında

yönetmesi; planlama süreçlerinde istikrar, ürün

kalitesinde süreklilik ve sorumlulukta netlik ortaya

koyuyor. Bu yapı, özellikle büyük ölçekli ticari

projelerde tek bir üreticiyle çalışmanın getirdiği

operasyonel avantajları ön plana çıkarıyor.

Proje bazlı işlerde öngörülebilirlik ve teslimat güveni

Ticari projelerde zemin kaplamasının performansı,

öngörülebilirlik ve tedarik güvenilirliği üzerinden

değerlendiriliyor. Geniş alanlarda homojen

görünümün korunması, onaylanan numuneyle

birebir uyum ve proje takvimine uygun teslimat

beklentisi satın alma kararlarını doğrudan etkiliyor.

SAG Flooring’in entegre üretim yapısı; kalite kontrol

süreçlerini standartlaştırıyor, üretim kapasitesini proje

takvimleriyle uyumlu şekilde planlıyor ve olası riskleri

azaltıyor.

Ticari ve kamusal alanlara yönelik ürün gamı

SAG Flooring, iş ve proje ortamlarının ihtiyaçlarına

cevap veren geniş bir ürün portföyü sunuyor.

Duvardan duvara halı çözümleri; oteller, ofisler,

koridorlar ve toplantı alanları gibi konfor ve akustik

değerin öne çıktığı mekânlarda tercih ediliyor. 50×50

cm modüler halı karoları; yoğun yaya trafiğine

sahip alanlarda bakım ve yenileme süreçlerinde

pratiklik sağlıyor. Suni çim çözümleri ise dekoratif

uygulamaların yanı sıra futbol sahaları ve padel

kortları gibi spor alanlarında kullanılıyor. Bu ürün

çeşitliliği, ticari iç mekânlarda profesyonel görünümle

birlikte uzun vadeli kullanım kolaylığı beklentisini

yansıtıyor.

20 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Halı karolarında bakım avantajı ve uzun ömürlü

kullanım

Halı karoları, projelerde yalnızca tasarımsal bir tercih

olarak değil, aynı zamanda işletme maliyetlerini

düşüren bir çözüm olarak öne çıkıyor. Yoğun kullanılan

alanlarda aşınma her noktada eşit gerçekleşmiyor;

girişler, koridorlar ve sirkülasyon hatları daha hızlı

yıpranıyor. Modüler yapı sayesinde yalnızca aşınan

karolar değiştiriliyor ve tüm zeminin yenilenmesine

gerek kalmıyor. Bu yaklaşım, kullanım sırasında kesintiyi

azaltıyor ve mekânın uzun süre tutarlı bir görünüme

sahip olmasına katkı sağlıyor.

Güvenlik ve teknik performans odağı

Otelcilik, eğitim, perakende ve kamusal alan

projelerinde zemin kaplamalarının belirli teknik

standartları karşılaması bekleniyor. SAG Flooring, ticari

kullanıma yönelik ürünlerinde güvenlik ve performans

kriterlerini önceliklendiriyor. Yangın güvenliği gibi

teknik gereklilikleri dikkate alan çözümler, proje

paydaşlarının ürünleri spesifikasyon aşamasında

güvenle tercih etmesine imkân tanıyor.

Pazar eğilimlerine uyumlu modüler çözümler

Ticari iç mekânlarda son dönemde; güvenlik

standartlarına artan hassasiyet, hızlı renovasyon

ihtiyacı, modüler sistemlere yönelim ve uzun

vadeli maliyet avantajı öne çıkıyor. Çok lokasyonlu

projelerde ise istikrarlı tedarik ve tutarlı kalite beklentisi

önem kazanıyor. SAG Flooring, ürün geliştirme ve

hizmet yaklaşımını bu doğrultuda şekillendiriyor ve

performans odaklı çözümlerini genişletiyor.

Uzun vadeli iş ortaklığı yaklaşımı

Ticari iç mekânların geleceğinde; tasarım,

performans ve teslimat güvenilirliğini bir arada

sunabilen üreticiler öne çıkıyor. SAG Flooring,

kendisini ticari mekânlar için uzun vadeli bir üretim

ortağı olarak konumlandırıyor. Projelerin daha hızlı

ilerlemesine, daha uzun süre verimli kullanılmasına

ve bakım süreçlerinin kolaylaşmasına katkı sunarken,

mekânın görsel bütünlüğünün korunmasını hedefliyor.

Satış sonrası süreçlerde proje desteği

Ticari zemin kaplamalarında ürün kalitesi kadar

satış sonrası destek de önem taşıyor. SAG Flooring;

ürün seçimi, planlama desteği, teknik danışmanlık,

bakım önerileri ve profesyonel dokümantasyon gibi

konularda iş ortaklarıyla yakın çalışıyor. Bu yaklaşım,

uygulama ve işletme süreçlerinde karşılaşılabilecek

riskleri azaltıyor.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

21


SAG Flooring’s operational

flooring approach

In today’s commercial interiors, flooring is not only

meeting aesthetic expectations. Safety, durability,

ease of maintenance, and on-time delivery are

playing a decisive role in project success. Delivery

delays, quality inconsistencies, or complex service

processes are extending implementation schedules

and increasing costs. Based in Uzbekistan, SAG

Flooring is developing flooring solutions aligned with

real commercial usage conditions, shaped by these

operational realities.

Stable process management through an integrated

production model

Founded in 2013, SAG Flooring is operating with a

fully integrated (full-cycle) production structure.

Managing key production stages within a single

system is providing stability in planning, continuity

in product quality, and clarity in responsibility. This

structure is bringing clear operational advantages,

particularly for large-scale commercial projects that

require a single, accountable manufacturing partner.

Predictability and delivery reliability

in project-based work

In commercial projects, flooring performance is being

evaluated through predictability and supply reliability.

Maintaining a uniform appearance across large

areas, matching approved samples precisely, and

delivering in line with project schedules are directly

influencing purchasing decisions. SAG Flooring’s

integrated production model is standardizing quality

control processes, aligning production capacity with

project timelines, and reducing potential risks.

Product portfolio for commercial and public spaces

SAG Flooring is offering a broad product range

designed to meet the needs of business and project

environments. Broadloom carpet solutions are

being preferred in hotels, offices, corridors, and

meeting areas where comfort and acoustic value

are essential. 50×50 cm modular carpet tiles are

providing practical advantages in maintenance and

renovation for high-traffic areas.

22 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Artificial turf solutions are being used in decorative

applications as well as in sports areas such as football

fields and padel courts. This diversified portfolio

is reflecting the expectation for a professional

appearance combined with long-term usability in

commercial interiors.

Maintenance advantages and long-term use with

carpet tiles

Carpet tiles are standing out not only as a design

preference but also as a solution that reduces

operating costs. In high-traffic environments, wear

is not occurring evenly; entrances, corridors, and

circulation routes are deteriorating faster.

Thanks to the modular structure, only worn tiles are

being replaced, eliminating the need to renew the

entire floor. This approach is minimizing disruption

during use and contributing to a consistent

appearance over time.

Focus on safety and technical performance

In hospitality, education, retail, and public projects,

flooring solutions are expected to comply with

defined technical standards. SAG Flooring is

prioritizing safety and performance criteria in its

commercial-grade products. Solutions that take

technical requirements—such as fire safety—into

account are enabling project stakeholders to specify

products with confidence.

Project-oriented after-sales support

In commercial flooring, after-sales support is carrying

nearly the same importance as product quality.

SAG Flooring is working closely with its partners by

providing product selection guidance, planning

support, technical consultation, maintenance

recommendations, and professional documentation.

This approach is helping to reduce risks during

installation and operation phases.

Modular solutions aligned with market trends

Recent trends in commercial interiors are highlighting

increased attention to safety standards, demand for

faster renovation processes, a shift toward modular

systems, and a focus on long-term cost efficiency. In

multi-location projects, stable supply and consistent

quality are becoming even more critical. SAG

Flooring is shaping its product development and

service approach in line with these dynamics, while

expanding its performance-driven solutions.

A long-term partnership perspective

The future of commercial interiors favors

manufacturers that unite strong design, proven

performance, and reliable delivery. SAG Flooring

positions itself as a long-term partner by enabling

faster projects, extended durability, easy

maintenance, and consistent visual integrity.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

23


Ev tekstilinin geleceğine global bir bakış

Bu sezon Cotton Box olarak öne çıkardığınız yeni

koleksiyonlar hakkında neler söylemek istersiniz?

Yeni koleksiyonlarınızın tasarım sürecinde hangi

ilham kaynakları ve temalar belirleyici oldu?

İletişimin geldiği nokta itibarıyla, artık saflığını

koruyabilen yerel ve bölgesel bir kültür kalmaması

gerçeğinden yola çıktık. Bütün dünyanın kültürlerine

hitap eden desenler, renkler esas alınarak hazırlanan

yeni koleksiyonumuzda elbette doğadan ilham aldık.

Tabiatın muhteşem renkleri ve güzellikleri, bakan kişiye

eğer görmek isterse o kadar sınırsız ilham kaynağı

veriyor ki bitmek bilmez. Elbette modanın getirdiği

güncel renkler ve sürdürülebilirlik gibi aktüel başlıklar

koleksiyonun oluşumunda göz önüne alınan temel

unsurlar.

Ev tekstili sektöründe köklü geçmişi, geniş ürün gamı

ve global pazarlardaki etkinliğiyle öne çıkan Sümaş

Tekstil, Cotton Box markasıyla trendleri yakından

takip ediyor. Markanın yeni sezon koleksiyonlarından

uluslararası pazarlardaki stratejik hedeflerine,

sürdürülebilirlik yaklaşımından fuarların sektördeki

rolüne kadar pek çok başlığı; Sümaş Tekstil Yönetim

Kurulu Başkanı Nuri Turgut ile detaylı bir şekilde ele

aldık. Bu röportajda Cotton Box’ın tasarım anlayışını,

sektöre bakışını ve geleceğe dair öngörülerini ilk

ağızdan aktarıyoruz.

24 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Sümaş Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut

Önümüzdeki dönemde ev tekstili trendlerini

şekillendirecek en önemli başlıklar sizce neler

olacak? Sektörün geleceği için sizi en çok

heyecanlandıran gelişmeler neler?

Sürdürülebilirlik, çevre, insan, geri dönüşüm,

modernlik, rahatlık, pratiklik, hızlı konfor, huzur ve

dinginlik olarak sayabiliriz. Çevreyi kirletmeyen, suyun

daha az kullanılacağı, geri dönüşüme önem verilmesi;

kısaca bir Kanadalı yerli ile bir Avustralyalı Aborjinin

aynı kültür çemberine girebilmeleri, kültür iletişimi ve

bunun getireceği kolektif zevkler bizi heyecanlandırır.

Uluslararası pazarlarda marka bilinirliğini

güçlendirmek adına hangi stratejileri

önemsiyorsunuz?

Sektörün içinde bulunduğu çok sert rekabet

ortamı elbette bu çalışmaları sınırlandırmakta.

Mümkün olduğunca çok coğrafyaya ulaşmak, her

coğrafyanın koleksiyonlarımızda ve ürünlerimizde

kendi kültüründen bir şeyler bulabilmesini sağlamak

istiyoruz. Yeniliğin esas olduğu, değişimin ve

dönüşümün hızını hissettirerek günceli yakalamak,

kaliteden hiçbir taviz vermeden daha iyiyi aramak

anlayışındayız. Her coğrafyada yerel tanıtım

faaliyetlerine destek vermek, internetin bu kadar

yaygın olduğu zamanımızda e-ticaretin hakkını

vermek gibi uygulamalarımız, marka bilinirliğimizi

güçlendiriyor diyebiliriz.

Heimtextil Frankfurt, Cotton Box için nasıl bir stratejik

önem taşıyor? Fuarda hangi koleksiyonlarınızı ve ürün

gruplarınızı ön plana çıkarmayı planlıyorsunuz?

Heimtextil Frankfurt bugüne kadar sektör için yeni

pazar ve müşteri anlamında çok büyük anlam taşıyor

idi. Son yıllarda Almanya ve Avrupa’nın uyguladığı

vize anlayışı, özellikle ihtiyaç duyulan pazarlardan

ziyaretçi gelmesini engelliyor. Bu durumun devam

etmesi hâlinde fuarın bize yük olması söz konusu. Bu

sene bu açıdan fuara bakacağız. Bu çerçevede

fuara Avrupa müşterisine hitap eden renk ve desenleri

götürüyoruz.

Fuarlarda birebir temasın, dijital iletişime kıyasla

hâlâ güçlü olduğunu düşünüyor musunuz?

Elbette. Birebir temas her türlü iletişimin içerisinde en

yüksek etkileme gücüne sahip yöntem. İletişimin bu

kadar geliştiği zamanımızda birebir temasın önüne

geçebilecek bir usul olmadı. Anlık iletişim, jest ve

mimikler, beden dili, ses tonu hiçbir zaman ekranda

olması gerektiği gibi gerçekleşemiyor. Yüz yüze iletişim

kullanmayı bilen için satışın en önemli avantaj.


A global perspective on the future of home textiles

With its deep-rooted history, wide product range,

and strong presence in global markets, Sümaş Tekstil

stands out in the home textiles industry through its

Cotton Box brand, which closely follows evolving

trends. We discussed a wide range of topics with Nuri

Turgut, Chairman of the Board of Sümaş Tekstil, from

the new season collections and international market

strategies to the brand’s approach to sustainability

and the role of trade fairs in the sector. In this

interview, we share Cotton Box’s design perspective,

industry insights, and future outlook directly from the

source.

What would you like to share about the new

collections Cotton Box is highlighting this season?

Which sources of inspiration and themes were

influential during the design process?

Based on the reality that, at the current stage of

communication, it is no longer possible to find a local

or regional culture that has fully preserved its purity,

our new collection has been prepared with a focus

on multicultural products, patterns, and colors that

appeal to cultures all around the world. Naturally,

we drew inspiration from nature. The magnificent

colors and beauty of nature offer endless sources of

inspiration to those who choose to see them.

Of course, current color trends brought by fashion,

as well as contemporary topics such as sustainability,

were among the key elements considered in the

creation of the collection.

Which strategies do you prioritize to strengthen brand

awareness in international markets?

Although the highly competitive environment of

the sector inevitably limits these efforts, our priorities

include reaching as many regions as possible;

enabling each geography to find elements of its own

culture within our collections and products; keeping

up with the present by emphasizing innovation and

reflecting the speed of change and transformation;

continuously striving for better without compromising

on quality; supporting local promotional activities

in every region; and, in an era where the internet

is so widespread, fully embracing the potential

of e-commerce. We can list sustainability, the

environment, people, recycling, modernity, comfort,

practicality, fast comfort, peace, and tranquility.

What do you think will be the most important topics

shaping home textile trends in the coming period?

What developments excite you most about the future

of the sector?

We can list them as sustainability, the environment,

people, recycling, modernity, comfort, practicality,

instant comfort, peace, and serenity. Not polluting

the environment, using less water, and giving

importance to recycling; in short, the ability of a

Canadian Indigenous person and an Australian

Aboriginal person to come together within the same

cultural circle, cultural communication, and the

collective tastes that this will bring excite us.

What strategic importance does Heimtextil Frankfurt

hold for Cotton Box? Which collections and product

groups do you plan to highlight at the fair?

Heimtextil Frankfurt has historically held great

significance for the sector in terms of new markets

and customers. In recent years, however, the visa

policies implemented by Germany—and Europe in

general—have resulted in potential customers from

the markets we need being unable to attend the fair.

Should this situation continue, the fair may become

a burden for us. This year, we will evaluate the fair

from this perspective. Within this framework, we are

bringing colors and patterns that appeal specifically

to European customers.

Do you think face-to-face interaction at trade

fairs is still more powerful compared to digital

communication?

Undoubtedly, face-to-face interaction remains the

method with the strongest persuasive power among

all forms of communication. Despite the advanced

state of communication today, no method has

surpassed direct personal contact. Instant interaction,

gestures and facial expressions, body language, and

tone of voice can never be conveyed as effectively

through a screen. Face-to-face communication

remains one of the most important advantages in

sales—for those who know how to use it.

26 DECOR • Ocak - Şubat 2026



İskender Kaplan:

“Üretimde lideriz, şimdi sıra markalaşmada”

Gaziantep, makine halısı üretiminde dünya lideri

konumunda. Bu güçlü altyapıyı küresel ölçekte daha yüksek

bir marka değerine dönüştürmeyi hedefleyen Güneydoğu

Anadolu Halı İhracatçıları Birliği başkan adayı İskender

Kaplan, sektörün geleceğine dair yol haritasını paylaşıyor.

Gaziantep, makine halısı üretiminde dünya çapında

birinci sırada. Bu üretim gücünün küresel ölçekte hak

ettiği marka değerine ulaşması için nasıl bir strateji

izlemeyi planlıyorsunuz?

Türkiye’nin dünyada rakipsiz olduğu nadir alanlardan biri

halı sektörü ve bu, bizim için çok büyük bir avantaj. Bu

sektör, bu şehrin çocuklarıyla birlikte daha da büyüyecek

ve güçlenecek. Bizim temel hedefimiz; üretimde sahip

olduğumuz bu liderliği, tasarım, yazılım, teknoloji ve

marka algısı ile desteklemek. Bu kapsamda en önemli

projelerimizden biri; yerli ve millî bir halı tasarım ve işletme

programı geliştirmek. Sektörün ihtiyaçlarına özel olarak

planladığımız bu altyapıyı, ilerleyen aşamada yapay zekâ

destekli sistemlerle birleştirerek halı üretim süreçlerine tam

entegre hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bugün üretimde

dünyanın bir numarasıyız. Yarın, markalaşma anlamında da

kendimizi en üst sıraya konumlandıracağız.

Genç ve dinamik bir başkan adayı olarak,

Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği’nin

yönetim anlayışında neyi farklı yapacaksınız?

Ben ve birlikte yola çıktığım arkadaşlarım, halının içinde

büyüyerek bugünlere geldik. Bu misyonu sektöre olan bir

borç olarak görüyoruz. Şeffaf, vizyoner ve mücadeleci bir

yönetim anlayışıyla; sahayı bilen, sektörü temsil gücü yüksek

yol arkadaşlarımla birlikte güçlü bir ekip kurduk. Hedefimiz,

Gaziantep’i halı sektöründe hak ettiği noktaya taşıyan,

çözüm odaklı ve erişilebilir bir birlik yapısı oluşturmak.

Seçilmeniz halinde ilk bir yıl içinde hayata

geçirmeyi planladığınız, sektörde somut karşılığı

olacak en önemli projeler neler olacak?

Yerli ve millî halı tasarım ve üretim programı, zaten

öncelikli projelerimizin başında geliyor. Bunun yanında,

Gaziantep’te bir Halı Müzesi kurarak bu güçlü kültürel

mirası, doğduğu şehirde yaşatmak istiyoruz. Aynı zamanda

yetkili kurumlarla iş birliği içerisinde, Halı Tasarım ve AR-

GE Merkezi kurulması için gerekli adımları atacağız. Bu

merkez, sektöre teknik, tasarımsal ve stratejik anlamda

kalıcı katkılar sunacak.

Gaziantep’te faaliyet gösteren halı üreticilerinin

bugün en çok zorlandığı konular sizce neler?

Bu sorunlara birlik çatısı altında nasıl çözümler

üretmeyi düşünüyorsunuz?

Küresel ekonomik gelişmeler hepimizin malumu. Bu noktada

en önemli çıkış yolumuz ihracat. Ancak bazı pazarlarda

karşılaştığımız gümrük duvarları, hareket kabiliyetimizi ciddi

şekilde sınırlıyor. Bu sorunları çözmek için gerekli tüm adımları

atacağız. Sektör paydaşlarıyla birlikte, ürün geliştirme,

AR-GE ve tasarım odaklı çalışmalarla firmalarımızın elini

güçlendireceğiz. Gün gelecek; bugün karşımıza çıkan bu

engeller, bizim için yeni yolların kapısını açan avantajlara

dönüşecek.

28 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Üreticilere yönelik eğitim, teknolojiye erişim,

dijitalleşme ve yeni pazarlar konusunda ne gibi

yenilikler sunmayı hedefliyorsunuz?

Kurmayı planladığımız Ar-Ge ve Tasarım Merkezi, bu

noktada kilit rol oynayacak. Üretim yapan sektör

temsilcilerimize Ar-Ge süreçlerinde doğrudan destek

sağlayacağız. Bu destekleri, firmalarımızın markalaşma

yolculuğuna katkı sunacak şekilde yapılandırmayı

hedefliyoruz. Tasarım, markalaşmanın temelidir. Kendi

özgün tasarımlarımız olmadan, bu alanda kalıcı bir başarı

mümkün değil. Bu nedenle; farklı bölgelerin ve pazarların

beklentilerine uygun renk, desen ve trend analizlerini

sektörle paylaşacak; tasarımcılarımıza ve bu alanda eğitim

alan gençlere yönelik programlar düzenleyeceğiz.

Dijitalleşme ve yeni nesil ticaret kanalları halı sektörü

için ne ifade ediyor?

En büyük yatırımı dijital dönüşüme yapacağız.

Dijital dünyada yer almayan bir üreticinin uzun vadede

başarılı olması mümkün değil. İnsanlar zamanlarının

büyük bir bölümünü dijital platformlarda geçiriyor.

Elimizde bu kadar güçlü bir teknoloji varken, bunu

neden markalaşma ve sektörel büyüme avantajına

çevirmeyelim? Biz bu ve diğer tüm konularda fikirlere

açık, önerileri dinleyen, ortak akla inanan bir yönetim

anlayışıyla hareket edeceğiz.

Son olarak sektöre vermek istediğiniz

bir mesaj var mı?

Gecesini gündüzüne katan, uçaktan uçağa yetişen,

hafta sonu bile işinin başında olan; gerektiğinde

ailesine ayıracağı zamandan fedakârlık yapan tüm

meslektaşlarımı saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Dünyanın en iyi halılarını üreten bu güçlü sektörün

geleceği için, aynı yolda yürümeye devam edeceğimize

yürekten inanıyorum.

İskender Kaplan:

“We lead in production — now it’s time to lead in branding”

Gaziantep stands as the world leader in machine-made

carpet production. Aiming to transform this powerful

manufacturing base into stronger global brand value,

İskender Kaplan, presidential candidate of the Southeastern

Anatolia Carpet Exporters’ Association, shares his roadmap

for the future of the sector.

One of the rare fields in which Türkiye is unrivalled

globally is the carpet industry. How do you plan to

build on this advantage?

Türkiye’s leadership in carpet production is a major strength.

Our goal is to support this position with design, software,

technology, and brand perception. A key priority is the

development of a domestic and national carpet design

and management program, tailored to sector needs and

planned for full integration into production processes with

AI-supported systems.

As a young and dynamic candidate, what will you

do differently in the management of the Southeastern

Anatolia Carpet Exporters’ Association?

Our approach will be transparent, visionary, and strongly

connected to the field. Together with a team that has

grown up within the carpet industry, we aim to establish

an accessible and solution-oriented association structure

that effectively represents the sector and strengthens

Gaziantep’s role on the global stage.

If elected, what are the most important projects you

plan to implement in your first year?

Our first-year focus will be on initiatives with clear, tangible

impact. The domestic and national carpet design and

production program will be a priority, along with steps

toward establishing a Carpet Museum in Gaziantep and a

Carpet Design and R&D Center to support the sector’s longterm

development.

What challenges do Gaziantep’s carpet manufacturers

face today, and how do you plan to respond?

Export-related challenges, particularly customs barriers in

certain markets, are among the most pressing issues. Through

stronger collaboration, product development, and designdriven

strategies, we aim to improve competitiveness and

turn these challenges into new opportunities.

What kind of initiatives do you plan to offer in areas

such as education, technology access, and new

markets?

The planned R&D and Design Center will play a central

role in supporting producers. We aim to provide sectorspecific

analyses on trends, colors, and patterns, while also

supporting designers and young professionals as part of a

structured approach to brand development.

What does digitalization and new-generation trade

channels mean for the carpet industry?

Digital transformation is essential for long-term success. By

prioritizing digital presence and new trade channels, we aim

to position technology as a strategic advantage for both

branding and sustainable sector growth.

Do you have a final message for the sector?

I extend my respect to all professionals who work tirelessly

and make great personal sacrifices for this industry. I strongly

believe that this powerful sector, which produces some of

the world’s finest carpets, will continue to move forward

together toward a stronger future.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

29


ICFE kapılarını açıyor

buluşmalarından biri olma konumunu güçlendiriyor.

Carpet Talks etkinlik serisiyle zenginleşen ICFE,

sektör profesyonellerini güncel eğilimler ve yenilikçi

yaklaşımlarla buluşturmayı hedefliyor. Tüyap Fuarcılık

Grubu tarafından; Güneydoğu Anadolu Halı

İhracatçılar Birliği (GAHİB) ve İstanbul Halı İhracatçılar

Birliği (İHİB) iş birliğiyle düzenlenen ICFE, küresel marka

yolculuğunu 2026’da daha ileri bir aşamaya taşıyor.

Üçüncü kez gerçekleştirilecek fuar, yalnızca bir

ticaret platformu olmanın ötesine geçerek; tasarım,

inovasyon ve sektörel yönelimlerin belirlendiği stratejik

bir merkez olarak konumlanıyor.

Halı ve zemin kaplamaları sektöründe

küresel ölçekte bir buluşma noktası

olma hedefiyle yola çıkan ICFE, üçüncü

yılında ilk kez “International Carpet

& Flooring Expo” adıyla düzenleniyor.

ICFE, 6–9 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul

Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak. 11 salonda,

100 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuar,

ölçeği ve kapsamıyla dünyanın en büyük halı

Farklı ülkelerle küresel ticaret ağı

Bu yıl 11 salonda gerçekleştirilecek ICFE, ABD,

Almanya, Belçika, Çin, Hindistan, Suudi Arabistan

ve Japonya başta olmak üzere 25 ülkeden yaklaşık

500 katılımcı firmayı ağırlamaya hazırlanırken; 6 kıta

ve 80’den fazla ülkede yürütülen uluslararası tanıtım

çalışmaları sayesinde fuara 105 ülkeden 40.000’e

yakın profesyonel ziyaretçinin katılımı bekleniyor. Dijital

uygulamalar ve fuar içi yönlendirme çözümleriyle

desteklenen organizasyonda ziyaretçiler, halı ve

zemin kaplamaları alanındaki en yeni ürünleri,

koleksiyonları ve tasarım trendlerini yakından

inceleme imkânı bulurken; farklı segmentlerdeki

ürün gruplarını bir araya getiren fuar alanı, sektörün

güncel üretim gücünü ve tasarım çeşitliliğini kapsamlı

biçimde yansıtıyor. 2025 yılında katılımcıların %78’inin

yeni iş bağlantıları kurduğu ICFE’de, 2026 için bu

oranın %85’e çıkarılması hedefleniyor.

Carpet Talks ve Design Awards

ICFE 2026, ticari hacminin yanı sıra zengin içerik

programıyla da öne çıkıyor; fuar kapsamında

düzenlenecek ICFE Carpet Design Awards’ta El

Halısı Tasarımı ve Makine Halısı Tasarımı başta olmak

üzere farklı kategorilerde sektörün dikkat çeken

çalışmaları değerlendirilecek, el halısı ve makine

halısı alanlarında toplam 10 tasarım ödüllendirilerek

seçilen eserler fuar süresince uluslararası ziyaretçilere

sunulacak. Ziyaretçilerin dokuma süreçlerini birebir

deneyimleyebileceği Carpet Workshop alanları

organizasyona dinamizm katarken, Carpet Talks

etkinlik serisinde güncel trendlerden yeni dokuma

tekniklerine, sürdürülebilir malzeme kullanımından

tasarım yaklaşımlarına ve yeni teknolojilere uzanan

geniş bir içerik yelpazesi ele alınacak; markalaşmadan

yapay zekâya, geleneksel Hereke halılarından

sürdürülebilirlik odaklı uygulamalara kadar pek çok

başlık, farklı disiplinlerden uzmanların katkılarıyla sektör

profesyonellerinin gündemine taşınacak.

30 DECOR • Ocak - Şubat 2026


ICFE opens its doors

With the aim of becoming a global meeting point for the carpet and flooring industries, ICFE is

being held for the first time under the name International Carpet & Flooring Expo in its third year.

ICFE will open its doors on 6–9 January 2026 at

the İstanbul Fuar Merkezi. Taking place across 11

halls and covering 100,000 square meters, the

fair strengthens its position as one of the world’s

largest carpet gatherings in terms of scale and

scope. Enriched by the Carpet Talks event series,

ICFE aims to bring industry professionals together

around current trends and innovative approaches.

Organized by Tüyap Fuarcılık Grubu in cooperation

with the Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçılar

Birliği (GAHİB) and the İstanbul Halı İhracatçılar

Birliği (İHİB), ICFE continues its global brand journey

at a higher level in 2026. Now in its third edition, the

fair goes beyond being merely a trade platform,

positioning itself as a strategic hub where design,

innovation, and sectoral directions are shaped.

A global trade network across multiple countries

Held across 11 halls this year, ICFE is preparing

to host nearly 500 exhibiting companies from 25

countries, including the USA, Germany, Belgium,

China, India, Saudi Arabia, and Japan. Supported

by extensive international promotion campaigns

conducted across six continents and more than

80 countries, the fair is expected to welcome

close to 40,000 professional visitors from 105

countries. Enhanced by digital applications and

on-site navigation solutions, the organization offers

visitors the opportunity to closely examine the

latest products, collections, and design trends in

carpets and flooring. Bringing together product

groups from different segments, the exhibition

area comprehensively reflects the sector’s current

production strength and design diversity. While

78% of participants established new business

connections in 2025, the target for 2026 is to

increase this rate to 85%.

Carpet Talks and Design Awards

ICFE 2026 stands out not only for its commercial

volume but also for its rich content program. As

part of the fair, the ICFE Carpet Design Awards

will evaluate leading works in various categories,

including Handmade Carpet Design and

Machine-Made Carpet Design. A total of 10

designs—across handmade and machine-made

carpets—will be awarded, and the selected

works will be presented to international visitors

throughout the fair. Carpet Workshop areas,

where visitors can experience carpet weaving

processes firsthand, will add dynamism to the

event. Meanwhile, the Carpet Talks series will

address a wide range of topics—from current

trends and new weaving techniques to sustainable

material use, design approaches, and emerging

technologies—bringing subjects such as branding,

artificial intelligence, traditional Hereke carpets,

and sustainability-focused practices to the

agenda of industry professionals with contributions

from experts across different disciplines.

ICFE 2026 – Carpet Talks Program

6 Ocak 2026

14.00 – 14.45

Geleceğin Halı Markasını İnşa Etmek:

Gelenekten Dijitale

Şeyda Elif Çakmak

16.00 – 16.45

Halı Tasarımı Eğitiminin Dünü, Bugünü,

Yarını

Prof. Dr. Nazan Avcıoğlu Kalebek – Doç.

Dr. Esin Sarıoğlu

7 Ocak 2026

11.00 – 11.45

Markalaşmada Tasarım Süreçleri: Trend

mi, Ruh mu?

Betül Turan

14.00 – 14.45

Tüyap Kariyer Rotası: Geleceği Dokuyan

Kariyerler

Moderatör: Arzu Saraç

Konuşmacılar: Prof. Dr. Nuran Kara

Pilehvarian, Nilay Susulu, Selim Şentürk

15.00 – 15.45

Yüksek Kalite Hereke İpek Halılarında

Tasarım ve Kompozisyon

Reyhan Polat

16.30 – 17.15

Halı Sektöründe Ar-Ge’nin Evrimi

Mustafa Avcı

8 Ocak 2026

11.00 – 11.45

Halı Sektöründe Yeni Döngüsel

Stratejiler

Hakan Uçar

14.00 – 14.45

Gelenekselden Moderne: Zanaat ve

Tasarımın Zamansız Estetiği

Prof. Dr. Sevim Arslan

15.00 – 15.45

Carpet Design Horizons – Proje

Sunumları

Moderatör: Özgür Uşaklıgil

Sunumlar: Fatemeh Babaeinia,

Sümeyye Çetin, Ahmet Acar,

Betül Çetin

16.00 – 16.45

Hereke Halısı: Ustalığın Zirvesi

Erhan Ör

17.00 – 17.45

ICFE Halı Tasarım Ödülleri – Ödül Töreni

DECOR • Ocak - Şubat 2026

31


Genie Yarns’ın

Türkiye Partneri: Ateks

32 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Ayşe Tohumcu

2000’li yıllardan bu yana sentetik çim ipliği

üretiminde uzmanlaşan Çin merkezli Genie

Yarns, yalnızca iplik üretip bunları halı ve

suni çim halısı üreticilerine tedarik ediyor.

Bu strateji, kaliteli hammaddeyle sektörün

temel yapı taşını güçlendirmeyi amaçlıyor.

Türkiye pazarında ise bu iş birliğinin adı

Ateks. Gaziantep merkezli Ateks; halı, tekstil

ve tufting makineleri, yedek parçaları ve

aksesuarları sağlayan bir distribütör — ve

aynı zamanda girişimci başarı öyküsüyle

dikkat çeken Ayşe Tohumcu tarafından

yönetiliyor.

ürünler geliştirme imkanına kavuşuyor.

İş dünyasında kadın liderliği, yenilikçilik ve

uluslararası entegrasyonun bir araya geldiği

bu birliktelik; hem Genie Yarns’in global

erişimini genişletiyor, hem de Türkiye halı/

zemin sektörü için yeni tedarik kanalları

oluşturuyor.

Ayşe Tohumcu, sektörün geleneksel

olarak erkek egemen yapısında kadın

olarak önemli bir yere gelmiş. Başlangıçta

makinelerin iğne-bıçak gibi kritik parçalarının

satışını yapan Ateks, zamanla hizmet ağını

genişletmiş.

Bu kapsamda Ateks’in Genie Yarns gibi

uluslararası iplik üreticileriyle kurduğu

dağıtım anlaşması, Türkiye’de sentetik çim

ve halı üretim sektörüne doğrudan erişim

anlamına geliyor. Böylece yerli üreticiler,

hammaddeden başlayan bir tedarik

zinciriyle kaliteli, uluslararası standartlarda

DECOR • Ocak - Şubat 2026

33


Genie Yarns’ Partner in Türkiye: Ateks

China-based Genie Yarns, which has specialised in

synthetic turf yarn production since the early 2000s,

focuses solely on producing yarns and supplying

them to carpet and artificial turf manufacturers.

This strategy aims to strengthen the foundation of

the industry by ensuring access to high-quality raw

materials. In the Turkish market, this partnership is

represented by Ateks.

Gaziantep-based Ateks is a distributor providing

carpet, textile and tufting machines, spare parts

and accessories — and is led by Ayşe Tohumcu, an

entrepreneur whose success story stands out in the

sector.

Ayşe Tohumcu has established a strong presence in

an industry traditionally dominated by men. Ateks

initially focused on the sale of critical machine

components such as needles and knives, but over

time expanded its service network significantly.

Within this framework, Ateks’ distribution agreement

with international yarn producers such as Genie

Yarns grants direct access to Türkiye’s synthetic turf

and carpet manufacturing sector. This enables local

manufacturers to develop high-quality, internationally

standardised products through a supply chain that

begins with raw materials.

This collaboration — combining women’s leadership

in business, innovation and international integration

expands Genie Yarns’ global reach while opening

new supply channels for Türkiye’s carpet and flooring

industries.

34 DECOR • Ocak - Şubat 2026



Halıda dijital adım: Halıysa

Halıysa, halı satışının dijital ortamdaki eksiklerini tamamlayarak üreticiyi kullanıcıyla

doğrudan buluşturacak bir satış altyapısı sunmayı hedefliyor.

Türkiye’de online halı satışına yönelik gelişen pazar

yapısı içerisinde konumlanan Halıysa, kullanıcıların

farklı halı seçeneklerine tek bir platform üzerinden

ulaşabilmesini amaçlayan bir yapı sunuyor.

Markanın çalışma modelini, dijital satış sürecindeki

deneyimlerini ve sektörün mevcut durumuna ilişkin

değerlendirmelerini konuşmak üzere Halıysa marka

kurucusu İlker Oduncuoğlu ile bir araya geldik.

Öncelikle böyle bir platform oluşturma fikri nasıl

ortaya çıktı?

Türkiye’de halı satışı uzun yıllardır güçlü bir üretim

altyapısına sahip olmasına rağmen, bu gücün dijital

ortama yeterince taşınamadığını gördüm. Hem

üreticiler hem toptancılar, büyük pazaryerlerinde

karma içerikler arasında kayboluyor; müşteriye doğru

şekilde ulaşamıyorlardı. Bu eksikliği fark ettiğimde

“neden halıya özel, sadece bu sektöre hizmet eden

modern bir pazaryerimiz olmasın?” düşüncesi Halıysa

markasının temeli oldu.

Türkiye’nin ilk ve tek yerli–milli halı satış platformunu

hayata geçirirken sizi harekete geçiren ihtiyaç neydi?

Aslında ihtiyaç iki noktada birleşiyordu: Birincisi;

sektörün gücü vardı fakat dijital kanallar hep genel

e-ticarete göre tasarlanıyordu. İkincisi; satıcılar hem

lojistik hem tanıtım hem teknik altyapı açısından

dezavantajlı kalıyordu. Halıysa markasını kurarken

amacım, üreticinin emeğini kullanıcıya “doğrudan ve

doğru şekilde” ulaştırabilen yerli bir altyapı kurmaktı.

36 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Platformun işleyiş modeli nasıl çalışıyor? Halı üreticileri

ve toptancılar bu sisteme nasıl dahil oluyor, satış

süreçleri nasıl ilerliyor?

Platformun işleyişi oldukça basit bir yapıya sahip.

Halı üreticileri veya toptancılar mağazalarını açarak

ürünlerini sisteme ekliyor, siparişler Halıysa üzerinden

yönetiliyor ve ödeme güvenliği yine platform

tarafından sağlanıyor. Biz teknik altyapıyı, müşteri

desteğini ve tanıtım tarafını üstleniyoruz; satıcı ise

üretimine ve satışına odaklanabiliyor.

Geleneksel satış yöntemlerine kıyasla haliysa.com

hangi noktada fark oluşturuyor? Özellikle üretici ve

toptancı tarafında ne tür kolaylıklar sunuyor?

Geleneksel modelde üretici ya fuarlar ya toptancılar

ya da mağaza ağıyla büyümeye çalışıyor. Dijitalde

Halıysa ’da, Mağaza açmak kolay, reklam maliyeti

yok, ürünler modern tasarım diliyle sergileniyor,

hedef kitle doğru trafikle buluşuyor, sipariş yönetimi

tek panelden ve faturalandırma entegrasyonlu bir

sistem. Bunlar satıcıya hem hız hem düşük maliyet

getiriyor. Biz markaların dijital vitrini oluyoruz. Ürün

hikâyesi, tasarım dili, kataloğu ve satış süreci

tamamen profesyonel görünümde müşterinin

karşısına çıkıyor.

Türkiye’nin halı sektöründeki gücünü dijital ortama

taşımayı hedefliyorsunuz. Bu doğrultuda geleceğe

yönelik planlarınız ve hedefleriniz neler?

Halıysa’ yı Türkiye’de halının dijital merkezi yapmayı,

sonrasında da ihracat tarafına genişletmeyi

hedefliyoruz. Gelecek planımız ise Türkiye’nin halı

üretim gücünü aynı modernlikle dünyanın her yerine

ulaştırmak. Kısa vadede satıcı çeşitliliğini artırmayı

hedeflerken, uzun vadede e-ihracat, yurtdışı lojistik

ve Halıysa markalı özel koleksiyonlar gibi planlarımız

bulunuyor.

Halı üreticileri ve toptancılara bir çağrı yapacak

olsanız, haliysa.com’a neden bugün katılmalılar?

Bugün dijitalleşme artık bir tercih değil, zorunluluk.

Halıysa üreticinin emeğini doğrudan kullanıcıyla

buluşturan, satış maliyetini düşüren ve markayı

görünür yapan profesyonel bir satış kanalı sunuyor.

Satıcıları platforma davet ederken vurgulamak istediğiniz

En önemli mesajınız nedir?

Bu sektörde emek veren tüm üreticilere söylemek

istediğim şey çok basit: dijitalleşme artık bir trend

değil, zorunluluk. Bugün Halıysa ’ya katılan markalar

sadece bugünkü müşteriye değil, gelecekteki

kullanıcıya da şimdiden ulaşmış oluyor. Bugün

gelmek, yarını kazanmak demek.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

37


Digital step in

carpet retail: Halıysa

Halıysa aims to address the gaps in online

carpet retail by establishing a digital

structure that connects manufacturers

directly with end users.

Positioned within Turkey’s rapidly developing online

carpet retail market, Halıysa offers a platform that

enables users to access a wide range of carpet

options in one place. We met with Halıysa’s founder,

İlker Oduncuoğlu, to discuss the brand’s operating

model, its experience in the digital sales process, and

its perspectives on the current state of the industry.

How did the idea of establishing such

a platform emerge?

Although Türkiye has long had a strong carpet

manufacturing base, this strength was not

reflected adequately in the digital marketplace.

Manufacturers and wholesalers often became

lost among irrelevant listings on major online

marketplaces, struggling to reach the right customer.

This gap led to a simple question: “Why shouldn’t

there be a dedicated, sector-specific digital

marketplace for carpets?” That question became

the starting point for Halıysa.

What need prompted you to launch Türkiye’s first and

only national carpet-focused online sales platform?

The need emerged from two main points: First, the

sector was strong, but digital channels were designed

for general e-commerce, not carpets. Second, sellers

faced disadvantages in logistics, promotion, and

technical infrastructure. The goal behind Halıysa

was to establish a local digital structure that allows

manufacturers to reach users directly and correctly.

How does the platform operate? How do manufacturers

and wholesalers join, and how do sales processes

progress?

The operation model is quite simple. Carpet

manufacturers and wholesalers open their online

stores, list their products, and manage their orders

through Halıysa. Payment security is provided by the

platform. We handle the technical infrastructure,

customer support, and promotional activities,

allowing sellers to focus on production and sales.

Compared to traditional sales methods, where does

haliysa.com offer differentiation? What advantages

does it provide to manufacturers and wholesalers?

Traditionally, manufacturers grow through fairs,

wholesalers, or physical stores. In digital space, brand

visibility is immediate. On Halıysa, opening a store is

easy, there are no advertising costs, products are

presented with a modern visual approach, the right

audience is reached through the right traffic, and

order management is handled from a single panel

with invoicing integration. This offers both speed

and reduced costs. We serve as a digital showcase

for brands, presenting their product stories, design

language, catalogues, and sales process in a

professional format.

You aim to bring Türkiye’s strong carpet industry into

the digital landscape. What are your future plans

and goals?

Our goal is to position Halıysa as Türkiye’s digital

hub for carpets, and later expand into international

markets. In the near term, we aim to increase seller

diversity; in the long term, our plans include e-export,

international logistics, and Halıysa-branded special

collections.

If you were to make a call to manufacturers and

wholesalers, why should they join haliysa.com

today?

Digitalisation is no longer optional — it is essential.

Halıysa provides a professional sales channel that

brings manufacturers’ products directly to consumers,

reduces sales costs, and increases brand visibility.

What is the key message you want to highlight when

inviting sellers to the platform?

My message to all manufacturers in the sector is

straightforward: digitalisation is not a trend — it is a

necessity. Brands that join Halıysa today reach not

only today’s customer but tomorrow’s customer as

well. Joining now means gaining the future.

38 DECOR • Ocak - Şubat 2026



Tuft halıda karakter ve esneklik

Türkiye’de tuft halı üretiminde öne çıkan markalardan

biri olan Gelişim Halı, el işçiliği geleneğini modern

tasarım anlayışıyla birleştirerek mekânlara karakter

kazandıran özel tuft halılar üretiyor. Yıllar içinde edindiği

üretim deneyimi, yenilikçi çizgisi ve global tasarım

trendlerine hakimiyeti ile marka; bugün hem yerel hem

de uluslararası projelerde tercih edilen bir çözüm ortağı

haline gelmiş durumda.

Tuft halı üretimi

Gelişim Halı’nın marka kimliğinin merkezinde tuft

halı üretimi bulunuyor. Hem hand-tuft hem autotuft

tekniklerini kullanan firma, özellikle hand-tuft

halılarda yoğun emek, ince dokunuş ve yüksek işçilik

gerektiren detaylarıyla öne çıkıyor. Her halı özel renk

kombinasyonları, üç boyutlu kesim/oyma teknikleri,

hassas tuft geçişleri ile farklı bir değişim yaşıyor.

40 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Gelişim Halı, günümüzün “kişiselleştirilmiş tasarım”

anlayışını üretim sürecinin merkezine alarak,

müşterilerine tamamıyla özel ölçü, özel renk

ve özel doku seçenekleri sunuyor. Tasarımcılar,

mimarlar ve dekorasyon markaları için bu esneklik;

projeyi benzersiz kılan en önemli değerlerden biri.

Mimari projelerde tamamlayıcı rol

Marka; oteller, rezidanslar, lüks konut projeleri,

kurumsal ofisler ve seçkin perakende alanları

için özel halı çözümleri geliştiriyor. Gelişim

Halı’nın üretim süreci, modern yaşam alanlarının

ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Özellikle akustik

konfor sağlayan yüksek yoğunluklu dokular,

yumuşak fakat dayanıklı iplik kombinasyonları,

modern sanat akımlarından ilham alan özgün

desenler ve doğal tonlardan canlı renklere uzanan

geniş bir paletleri ile üretilen halılar, mekana ruh

katıyor.

Bu yaklaşım, markayı sadece bir halı üreticisi değil,

aynı zamanda bir tasarım partneri haline getiriyor.

El işçiliği, modern tasarım anlayışı ve makineyle

üretilemeyen doğal ve organik katmanlı dokular,

değişimde rol alıyor.

2025 koleksiyonları

Gelişim Halı’nın 2025 koleksiyonu; organik formlar,

soyut desenler ve modern sanat akımlarından

ilham alan kompozisyonlardan oluşuyor ve soft

geometry, abstract nature, sculptural surfaces ve

contemporary minimalism temaları ile şekilleniyor.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

41


Character and flexibility in tufted carpets

One of the prominent brands in tuft carpet

manufacturing in Turkey, Gelişim Halı produces

bespoke tuft carpets that bring character to interior

spaces by combining the tradition of craftsmanship

with a contemporary design approach. With years of

manufacturing expertise, an innovative vision, and a

strong awareness of global design trends, the brand

has become a preferred solution partner for both

local and international projects.

Tufted carpet production

At the core of Gelişim Halı’s brand identity lies tufted

carpet production. Utilizing both hand-tuft and

auto-tuft techniques, the company particularly

stands out in hand-tuft carpets, where intensive

labor, refined detailing, and high-level craftsmanship

are essential. Each carpet undergoes a unique

transformation through custom color combinations,

three-dimensional cutting and carving techniques,

and precise tuft transitions.

42 DECOR • Ocak - Şubat 2026


By placing today’s concept of personalized design

at the center of its production process, Gelişim Halı

offers fully customized size, color, and texture options.

This flexibility represents a significant added value

for designers, architects, and decoration brands,

allowing each project to achieve a truly distinctive

identity.

A complementary role in architectural projects

The brand develops bespoke carpet solutions for

hotels, residences, luxury housing projects, corporate

offices, and selected retail spaces. Gelişim Halı’s

production process is shaped in line with the needs

of contemporary living environments. Carpets

produced with high-density textures that support

acoustic comfort, soft yet durable yarn combinations,

original patterns inspired by modern art movements,

and a wide palette ranging from natural tones to

vibrant colors bring depth and atmosphere to interior

spaces.

This approach positions the brand not merely as

a carpet manufacturer, but as a design partner.

Handcraft, a modern design perspective, and

naturally layered, organic textures that cannot be

replicated by machine production play a key role in

this evolution.

2025 collections

Gelişim Halı’s 2025 collection is composed of organic

forms, abstract patterns, and compositions inspired

by modern art movements. The collection is shaped

around the themes of soft geometry, abstract nature,

sculptural surfaces, and contemporary minimalism,

offering a refined and forward-looking expression for

architectural interiors.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

43


Hometex dekorasyona İstanbul’dan ilham verecek

Tasarım, estetik ve çağdaş yaşam alanları odağıyla Hometex, modern evlerin değişen

dekorasyon anlayışını yansıtan tekstil ürünleri ve iç mekân çözümlerini bir araya getiriyor.

19–22 Mayıs 2026 tarihleri arasında

İstanbul Fuar Merkezi’nde

düzenlenecek Hometex 2026

için hazırlıklar hız kazanırken, iç

mekân dekorasyonu ve ev stiline

odaklanan sektör profesyonelleri bu

uluslararası buluşma için geri sayıma

geçti. Fuar, estetik ve fonksiyonelliği

bir arada sunan yaşam alanlarına

yönelik yeni yaklaşımları ön plana

çıkarıyor.

Ev tekstili ve dekorasyon alanında

uluslararası ölçekte önemli bir

organizasyon olan Hometex

Uluslararası Ev Tekstili Fuarı, lifestyle

odaklı vizyonu ve tasarım merkezli

yapısıyla dikkat çekiyor. TETSİAD

liderliğinde ve Bursa Ticaret ve

Sanayi Odası’nın iştiraki KFA Fuarcılık

44 DECOR • Ocak - Şubat 2026


A.Ş. organizasyonuyla hayata geçirilen fuar, İstanbul

Fuar Merkezi’nde yerli ve yabancı sektör temsilcilerini

buluşturuyor.

Dekorasyon, tasarım ve mekân atmosferi ön planda

Perdeler, dekoratif kumaşlar, halılar, yatak tekstilleri

ve tamamlayıcı iç mekân ürünlerini kapsayan

geniş ürün yelpazesiyle Hometex, klasik bir fuar

anlayışının ötesine geçiyor. Organizasyon; markalar,

tasarımcılar, dekoratörler ve alıcılar için ilham ile

ticareti buluşturan güçlü bir platform sunuyor. Her yıl

binlerce ziyaretçiyi ağırlayan fuar, yeni iş birliklerine

ve uluslararası bağlantılara olanak tanıyor. Görsel

uyum, malzeme kalitesi ve yüzey estetiğini merkeze

alan Hometex, iç mekân dekorasyonundaki

değişen beklentilere doğrudan yanıt veriyor. Fuarda

sergilenen koleksiyonlar; zengin dokular, dengeli renk

kullanımı ve zamansız tasarım anlayışıyla öne çıkıyor.

Doğal malzemeler, sürdürülebilir dekoratif çözümler

ve mekânın karakterini destekleyen detaylar fuarın

dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.

küresel dekor trendleri, yaşam tarzı etkileri ve iç

mekân tasarımındaki yeni yönelimleri yakından takip

etme fırsatı buluyor. Türkiye’den ve dünyanın farklı

ülkelerinden yüzlerce firmanın katıldığı Hometex,

dekorasyon alanında tasarım gücünü artırmak ve

uluslararası görünürlüğünü güçlendirmek isteyen

markalar için stratejik bir rol üstleniyor. Hometex 2026,

modern yaşam alanlarının değişen dilini yansıtmaya

ve küresel dekorasyon dünyasına ilham vermeye

hazırlanıyor.

Modern yaşam alanları için güçlü bir buluşma

noktası

Fuar kapsamında düzenlenen panel, sunum ve ilham

odaklı etkinlikler, Hometex’i dekorasyon dünyası için

önemli bir buluşma noktası haline getiriyor. Katılımcılar,

DECOR • Ocak - Şubat 2026

45


Hometex to inspire global interior

decoration trends from Istanbul

With its focus on design, aesthetics, and contemporary living spaces,

Hometex brings decorative textiles and interior solutions together to reflect

the evolving character of modern homes.

As preparations accelerate for Hometex 2026, set

to take place from May 19–22, 2026, at the Istanbul

Expo Center, the interior decoration and home styling

sector has once again begun the countdown to one

of the most anticipated international gatherings in

the field. The fair continues to attract brands, designers,

and professionals seeking new perspectives for

stylish and functional living environments.

Recognized as one of the leading international platforms

for home textiles and interior decoration, Hometex

International Home Textile Fair stands out with its

lifestyle-oriented vision and design-driven structure.

Organized under the leadership of TETSIAD (Turkish

Home Textile Industrialists’ and Businessmen’s Association)

and by KFA Fairs, a subsidiary of the Bursa

Chamber of Commerce and Industry, the fair brings

together local and international industry players at

the Istanbul Expo Center.

Decoration, design, and atmosphere in focus

Covering a wide range of products including curtains,

decorative fabrics, carpets, bedding textiles,

and complementary interior elements, Hometex goes

beyond a conventional trade fair. The event serves

as a meeting point for brands, designers, decora-

46 DECOR • Ocak - Şubat 2026


tors, and buyers aiming to define the style, balance,

and mood of living spaces. Welcoming thousands of

visitors each year, Hometex enables new connections

and international collaborations across the decoration

sector. By placing visual harmony, material

quality, and surface aesthetics at the core of its content,

Hometex responds directly to evolving interior

decoration trends. Collections showcased at the fair

stand out with refined textures, expressive colors, and

well-balanced design concepts. Sustainable materials,

natural finishes, and timeless decorative solutions

are among the highlights shaping the overall atmosphere

of the event.

A reference point for modern living spaces

Panels, presentations, and inspiration-focused

sessions held throughout the fair further position

Hometex as an important reference point for interior

decoration. Participants gain insights into global

decor trends, lifestyle influences, and new approaches

to designing comfortable and visually appealing

spaces. With hundreds of companies participating

from Türkiye and around the world, Hometex plays

a strategic role for brands aiming to strengthen their

design presence and connect with decor-focused

audiences. Hometex 2026 is set to reflect the evolving

priorities of interior decoration while reinforcing Istanbul’s

role as a global source of inspiration.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

47


IIFF’nin bu yılki teması: “Sürdürülebilirlik”

Türk mobilya endüstrisinin sürdürülebilirlik kapasitesi ilk kez bilimsel bir endeksle ölçüldü.

Böyle bir çalışma sektörde bir ilk

MOSFED’in, İktisadi Araştırmalar Vakfı (İAV) iş birliğiyle

yürüttüğü “Mobilya Sektöründeki Firmalar Üzerine Yeşil

Ekonomi Endeksi Oluşturulması ve Ölçülmesi” projesi

tamamlandı. Bir yıl süren çalışma boyunca sektördeki

firmalardan; enerji verimliliği, atık ve su yönetimi,

karbon ayak izi azaltma, sürdürülebilir hammadde

kullanımı, geri dönüşüm, yeşil tedarik zinciri ve kurumsal

sürdürülebilirlik stratejilerine ilişkin kapsamlı veriler

toplandı. Elde edilen veriler doğrultusunda, mobilya

sektörünün sürdürülebilirlik performansını ölçen ilk Yeşil

Ekonomi Endeksi oluşturuldu.

İstanbul Uluslararası Mobilya Fuarı’nın (IIFF) bu yılki ana

teması sürdürülebilirlik oldu. Mobilya Dernekleri Federasyonu

(MOSFED) tarafından belirlenen bu tema

kapsamında, Türk mobilya sektörünün sürdürülebilirlik

kapasitesi ilk kez bilimsel bir endeksle ölçüldü.

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, IIFF’yi Türkiye mobilya

sektöründeki yeşil dönüşümün küresel vitrini

haline getirmeyi hedeflediklerini belirterek, hazırlanan

endeksin sektör için bir ilk olduğunu vurguladı. Güleç,

bu çalışmanın aynı zamanda Avrupa Birliği Yeşil

Mutabakatı sürecine uyum açısından da önemli bir

rehber niteliği taşıdığını ifade etti. Mobilya sektörünün

doğayla iç içe bir alan olduğuna dikkat çeken Güleç,

sürdürülebilirliğin artık sadece çevresel bir tercih değil,

sektörün ticari varlığını sürdürebilmesi için bir zorunluluk

haline geldiğini söyledi.

48 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Sektör sürdürülebilirlik konusunda

emin adımlarla ilerliyor

Araştırma sonuçları, sektörün sürdürülebilirlik yolculuğunda

önemli bir eşiği geçtiğini ortaya koyuyor.

Firmaların büyük bir bölümü geri dönüşüm, yeniden

kullanım ve atık yönetimi konularında adımlar atmış

durumda. Karbon ayak izi hesaplama, su yönetimi

ve eko etiketli ürünler konusunda gelişim sınırlı olsa da

yeşil tedarik zinciri ve döngüsel ekonomi uygulamaları,

sektörün önümüzdeki dönemde öncelik vereceği

alanlar arasında öne çıkıyor.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

49


IFF’s theme this year: “Sustainability”

The sustainability capacity of the Turkish furniture industry has been measured

for the first time through a scientific index.

findings, the first Green Economy Index measuring the

sustainability performance of the furniture industry

was created.

MOSFED Chairman Ahmet Güleç stated that their

goal is to position IIFF as the global showcase of the

green transformation of the Turkish furniture industry,

emphasizing that the index represents a first for the

sector. Güleç also noted that the study serves as

an important guide for alignment with the European

Union Green Deal process. Pointing out that the

furniture industry is closely connected to nature, he

underlined that sustainability is no longer merely an

environmental preference, but a necessity for the

sector’s long-term commercial viability.

The industry is moving forward with confidence in

sustainability

The research results reveal that the sector has passed

an important threshold in its sustainability journey. A

significant number of companies have already taken

steps in recycling, reuse, and solid waste management.

While progress remains limited in areas such as

carbon footprint calculation, water management,

and eco-labeled products, green supply chain

management and circular economy practices stand

out as key focus areas for the industry in the coming

period.

The main theme of the Istanbul International Furniture

Fair (IIFF) this year is sustainability. Within the scope of

this theme, determined by the Federation of Furniture

Associations (MOSFED), the sustainability capacity of

the Turkish furniture industry has been measured for

the first time using a scientific index.

A first for the industry

The project titled “Establishing and Measuring a

Green Economy Index for Companies in the Furniture

Industry,” carried out by MOSFED in cooperation with

the Economic Research Foundation (İAV), has been

completed. Over the course of one year, comprehensive

data were collected from companies across

the sector, covering areas such as energy efficiency,

waste and water management, carbon footprint

reduction, sustainable raw material use, recycling

practices, green supply chain management, and

corporate sustainability strategies. Based on these

50 DECOR • Ocak - Şubat 2026



Global halı

pazarında oyunun

yeni kuralları

Anadolu topraklarında halıcılık

binlerce yıllık bir hafızaya sahip.

Üretim gücümüz ve zanaatımız

tartışılmaz. Ancak 50’den fazla

ülkede fuarları, pazarları ve

ev yaşam kültürünü yerinde

gözlemlemiş bir stratejist olarak,

global arenada gördüğüm tablo

çok net: Dünya artık “bu halı

hangi iplik veya kaç düğüm?”

sorusunu sormuyor; “bu halı bana

ve evime ne hissettiriyor?” sorusuna

odaklanıyor. Türk halı sektörünün

üretim kasları çok güçlü, ancak

artık strateji kaslarını çalıştırma vakti

geldi. İşte yeni dünyanın kodları…

Sessiz lüks (quiet luxury) ve

vizyoner sadelik

Global dekorasyon trendlerinde büyük bir kırılma

yaşanıyor; dünya “sadeleşerek” zenginleşiyor.

Şatafatlı, yorucu ve karmaşık desenler yerini; dokunun

başrolü oynadığı, renklerin sakinleştiği “Sessiz Lüks”

(Quiet Luxury) akımına bırakıyor. Bu akım, bağırmayan

ama kalitesiyle “ben buradayım” diyen tasarımları

yüceltiyor. Markalarımızın, “Anadolu”nun zengin

mirasını bu yeni global estetik dille, yani minimalizmin

kodlarıyla yeniden yorumlaması şart.

Selim Şentürk, Global Marketing Professional

Yapay zeka ile hiper-kişiselleştirme

Lüksün yeni tanımı: “Standart olandan

kaçış”. Yapay zeka algoritmaları artık

kullanıcının estetik zevkini analiz edip,

binlerce model arasından tam da

onun zevkine ve evinin ruhuna uygun

olan o 3 modeli önüne çıkarıyor.

Müşterisini “tanıyan” ve ona nokta

atışı öneri yapan markalar, sadece

ürün değil, deneyim ve konfor satarak

geleceğin kazananı olacak.

Algı mühendisliği

İşte marka sahiplerinin en kritik sınavı

burası: Halınızı rakiplerinizden ayırıp, o

acımasız fiyat rekabeti sarmalından

nasıl çıkaracaksınız? Cevap: Algı

Yönetimi.

Dünyada 100 dolarlık halı ile 1000 dolarlık halı

arasındaki fark, çoğu zaman iplik değil, hikaye ve

stratejidir. Eğer markanızın bir “dünya görüşü”, bir

felsefesi ve stratejik bir konumlandırması yoksa,

müşteri sizi sadece fiyat etiketinizle yargılar.

Ürünü değil, değeri yönetmeliyiz. Türkiye’nin halı

sektöründeki mirası çok kıymetli. Ancak bu mirası

geleceğe taşıyacak olan şey, tezgahın başındaki

ustalık kadar, masa başındaki “marka stratejileri”

olacaktır.

52 DECOR • Ocak - Şubat 2026


New rules of the game in the global rug market

Rug weaving in the Anatolian lands possesses

a memory spanning thousands of years. Our

production power and craftsmanship are

indisputable. However, as a strategist who has

personally observed trade fairs, markets, and

domestic living cultures in over 50 countries, the

picture I see in the global arena is crystal clear:

The world no longer asks, “Which yarn is this?” or

“What is the knot count?”; instead, it focuses on the

question:

“How does this rug make me and my home

feel?” The Turkish rug sector has incredibly strong

production muscles, but it is now time to flex our

strategy muscles. Here are the codes of this new

world..

Quiet luxury and visionary simplicity

A major shift is occurring in global decoration

trends; the world is becoming richer by “simplifying.”

Ostentatious, exhausting, and complex patterns are

giving way to the “Quiet Luxury”movement, where

texture plays the lead role and colors calm down.

This movement exalts designs that do not shout,

yet say, “I am here,” through their sheer quality. It

is imperative that our brands reinterpret the rich

heritage of “Anatolia” through this new global

aesthetic language—the codes of minimalism.

Hyper-personalization with AI

The new definition of luxury: “Escaping the standard.”

Artificial Intelligence algorithms can now analyze

a user’s aesthetic taste and present the exact

three models that fit their style and the soul of their

home from among thousands of options. Brands

that “know” their customers and make pinpoint

recommendations will be the winners of the future

by selling not just a product, but experience and

comfort.

Perception engineering

This is the most critical test for brand owners: How

will you differentiate your rug from competitors and

extract yourself from that ruthless spiral of price

competition? The Answer: Perception Management.

In the global market, the difference between a $100

rug and a $1,000 rug is often not the yarn, but the

story and strategy. If your brand lacks a “worldview,”

a philosophy, and strategic positioning, the customer

will judge you solely by your price tag. We must

manage value, not just the product. Turkey’s heritage

in the rug sector is invaluable. However, what will

carry this heritage into the future is not just the

craftsmanship at the loom, but the “brand strategies”

at the boardroom table.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

53


Halı

fotoğrafında

referans stüdyo

Dünyanın dört bir yanına hitap eden markalar

için görsel gücü stratejiyle buluşturan MVM

Stüdyo&Design, 2000 metrekarelik endüstriyel

fotoğraf stüdyosunda halı markalarına ve e-ticaret

odaklı firmalara özel, yüksek standartlarda

prodüksiyonlar gerçekleştiriyor. Sürekli yenilenen ve

farklı yaşam senaryoları sunan platolar sayesinde

54 DECOR • Ocak - Şubat 2026


her koleksiyon, kendi karakterine

ve hedef pazarına uygun

sahnelerde ele alınıyor.

Fotoğraf çekiminde entegre

süreç yönetimi

MVM Stüdyo&Design, yalnızca

fotoğraf çekimiyle sınırlı bir

yapı değil. Markaların satışa

dönüşen görsel dilini planlayan

stüdyo; bünyesinde yer alan

grafik tasarım departmanı

ile çekimden kampanyaya,

katalogdan dijital reklama

kadar tüm süreci tek çatı altında

yönetiyor. Bu entegre yapı;

koleksiyonların tüm mecralarda

tutarlı, güçlü ve net bir şekilde

konumlanmasını sağlıyor.

Sektöre hakim üst seviye ekip

Stüdyoyu farklı kılan en önemli

unsur, halıyı gerçekten tanıyor

olması. Dokumanın karakteri,

ilmeğin değeri, desenin anlatısı

ve bir halının mekân içindeki

duruşu, tüm prodüksiyon

sürecinin merkezinde yer alıyor.

Fotoğraf ve video çekimlerinde

sektörün en üst segment

kamera sistemleri, profesyonel

ışık ekipmanları ve ileri seviye

prodüksiyon teknolojileri

kullanılıyor.

Tüm prodüksiyon ve postprodüksiyon

aşamalarında

tercih edilen kapalı sistem yapay

zekâ teknolojileri; veri güvenliği,

marka gizliliği ve hız konusunda

maksimum kontrol sağlarken,

koleksiyonlar arasında görsel

tutarlılığı ve kalite standardını üst

seviyede tutuyor. Farklı kültürleri

ve pazar dinamiklerini bilen

MVM Stüdyo&Design, bugün

dünyanın birçok ülkesinden

markanın tercih ettiği güçlü bir

fotoğraf ve prodüksiyon partneri

olarak konumlanıyor.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

55


A reference studio in

carpet photography

Bringing visual strength together with strategic

thinking for brands addressing global markets,

MVM Stüdyo&Design delivers high-standard

productions for carpet brands and e-commerce–

focused companies at its 2,000 m² industrial

photography studio. With continuously renewed

sets and platforms designed around diverse living

scenarios, each collection is presented in scenes

aligned with its own character and target market.

56 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Integrated process management

in photography

MVM Stüdyo&Design is not

limited to photography alone.

The studio plans visual languages

that support sales performance

and manages the entire process

under one roof—from shooting

to campaign development,

from catalog visuals to digital

advertising—through its in-house

graphic design department.

This integrated structure ensures

consistency, clarity, and a strong

visual position for collections across

all channels.

Sector expertise and top-level

equipment

What truly sets the studio apart is

its deep understanding of carpets.

The character of the weave, the

value of each knot, the narrative

of patterns, and how a carpet

should exist within a space are

central to every production

stage. Photography and video

shoots are carried out using

top-segment camera systems,

professional lighting equipment,

and advanced production

technologies.

Across all production and postproduction

stages, closed-system

artificial intelligence technologies

are employed to maintain

maximum control over data

security, brand confidentiality, and

workflow speed—while preserving

visual consistency and quality

standards across collections. With

strong knowledge of different

cultures, market dynamics,

and global expectations, MVM

Stüdyo&Design is positioned today

as a trusted photography and

production partner for brands from

many countries around the world.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

57


Zemin kaplamaları ve iç mekân tasarımı

Domotex 2026’da bir arada olacak

Domotex 2026, uluslararası zemin kaplamaları ve iç

mekân tasarımı endüstrisini dünyanın önde gelen

firmalarıyla bir araya getirmeye hazırlanıyor. Fuar;

zemin, duvar, tavan ve genel iç mekân kaplamalarındaki

en son yenilikleri öne çıkarıyor. Innovation Area

ve Digital Shop gibi özel bölümleriyle sektöre hem

pratik hem de dijital çözümler sunuyor.

Genişletilmiş konsepti ile Domotex 2026, iş birliği, network

geliştirme ve trend keşfi için merkezi bir platform

olacak. Kronospan, Egger, Amorim, Unilin, Classen,

Gerflor, ter Hürne, Swiss Krono, Project Floors, Bostik,

Saint-Gobain, Akzo Nobel ve Meffert Farbwerke gibi

sektörün önde gelen markaları fuarda yer alacaklarını

açıkladı. İç mekân kaplamalarına yönelik yeni ürün alanlarına

duyulan yoğun ilgi, fuarın sektördeki önemini

bir kez daha ortaya koyuyor.

“Creating Rooms. Transforming Spaces.”

Yeni mottosuyla yola çıkan Domotex, yalnızca güncel

ürün trendlerini değil, aynı zamanda geleceğin mekân

dönüşümlerini de gündeme taşıyacak. Fuar; yeni

malzemelerden dijital çözümlere, yenilikçi iç mekân

uygulamalarından akustik sistemlere kadar birçok

farklı yeniliğin sergileneceği merkezi bir buluşma

noktası olacak. İç mekân tasarımında artık bütünsel

bir yaklaşımın gerekliliği vurgulanacak ve zeminden

duvar ile tavan sistemlerine, akustik çözümlerden

boyalara ve dijital araçlara kadar geniş bir yelpazeyi

kapsayan bir platform oluşturulacak.

Innovation Area, pratikle dijital geleceğin buluşma

noktası olarak sektöre güçlü bir mesaj verecek.

Ziyaretçiler burada yenilikçi ürünleri, malzemeleri ve

işleme yöntemlerini doğrudan deneyimleme fırsatı

58 DECOR • Ocak - Şubat 2026


bulacak. Pratik uygulamaların yanı sıra yeni yazılım

çözümleri, akıllı araçlar ve dijital planlama destekleri

de öne çıkacak. Innovation Area, geleneksel zanaatkârlık

ile iç mekân tasarımının dijital geleceği arasında

bir köprü kuruyor.

Digital shop: Günlük işlerde dijital kolaylık

Yeni Digital Shop formatıyla Domotex, boyacılar, cilacılar,

zemin ve parke ustaları, iç mekân dekoratörleri

gibi sektör profesyonellerine özel çözümler sunuyor.

Burada, günlük işleri kolaylaştıran pratik ve kanıtlanmış

dijital çözümler tanıtılıyor: süreç optimizasyonundan

dosya ve veri yönetimine, proje ve personel yönetiminden

pazarlama ve sosyal medyaya kadar. Buna

ek olarak, The Work Shop alanında üç gün boyunca

dijitalleşme üzerine uzman konuşmaları ve paneller

düzenlenerek Digital Shop’un sunduğu içerikler derinleştiriliyor.

Almanya Ev & Boya Toptancıları Birliği (Bundesverband

Großhandel Heim & Farbe e.V.) Genel Müdürü

Bert Bergfeld, fuarların toptan ticaret için vazgeçilmez

olduğunu vurguluyor: “Toptan ticaret için Domotex

gibi fuarlar yalnızca bir buluşma noktası değil,

aynı zamanda inovasyonun da motorudur. Burada

toptancılar uzun süredir devam eden iş birliklerini

derinleştirebilir, yeni tedarikçilerle tanışabilir. Profesyonel

ziyaretçi oranının yüksekliği sayesinde Domotex,

kaliteli iş görüşmeleri için ideal bir ortam sağlıyor.”

DECOR • Ocak - Şubat 2026

59


Shaping the future through

innovations at Domotex 2026

Domotex 2026 will once again bring together

the global flooring and interior design industry,

uniting leading companies and professionals from

around the world. The fair showcases cutting-edge

innovations in flooring, walls, ceilings, and interior

finishing — featuring dedicated formats such as the

Innovation Area and Digital Shop, where practical

craftsmanship meets the digital future.

With its expanded concept, strong exhibitor base,

and forward-looking event formats, Domotex 2026

serves as a central hub for business, networking, and

discovering the latest trends shaping the interiors

industry.

Strong industry response ahead of Domotex 2026

Taking place from 19–22 January in Hannover,

Domotex 2026 is entering its final preparation phase

with exceptional industry interest. Many leading

global brands — including Kronospan, Egger, Amorim,

Unilin, Classen, Gerflor, ter Hürne, Swiss Krono,

Project Floors, Bostik, Saint-Gobain, Akzo Nobel, and

Meffert Farbwerke — have already confirmed their

participation.

The growing attention to newly introduced interior

finishing segments further highlights Domotex’s

importance as a key marketplace for innovation and

business development across the industry.

“Creating rooms. transforming spaces.” – more than

a motto

Under the guiding theme “Creating Rooms.

Transforming Spaces.”, Domotex looks beyond

today’s trends to explore how spaces will evolve in

the future. The fair emphasizes a holistic approach to

interior design — connecting flooring, wall and ceiling

systems, acoustic solutions, paints, and digital tools

into one integrated vision.

From new materials and digital technologies to

innovative applications, Domotex establishes itself

as the ultimate platform for discovering creative

solutions that redefine modern interiors.

60 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Innovation area: where practice meets the

digital future

With its Innovation Area, Domotex sends a

strong message to the industry: craftsmanship

and digitalization belong together. Visitors can

explore and experience new materials, processing

techniques, and software tools firsthand. The

Innovation Area bridges traditional know-how with

digital innovation, creating a space where creativity

and technology merge to shape the future of interior

design.

Digital shop: simplifying everyday work for

professionals

Through its new Digital Shop format, Domotex

expands its focus on trades such as painters,

varnishers, floor and parquet installers, and interior

decorators. The area presents practical, proven

digital tools that make day-to-day operations easier

from process optimization and data management

to project organization, personnel coordination, and

marketing.

Complementing this, The Work Shop will feature

three days of expert talks and panel discussions on

digitalization, offering valuable insights into how

technology continues to transform the trade.

Trade fairs as engines of innovation

Bert Bergfeld, Managing Director of the German

Association of Wholesale Trade for Home & Paint

(Bundesverband Großhandel Heim & Farbe e.V.),

highlights the fair’s vital role for the industry: “For

the wholesale trade, fairs like Domotex are not only

meeting points but true engines of innovation. They

offer a platform to strengthen existing partnerships,

discover new suppliers, and exchange ideas in a

highly professional environment. With its large share

of trade visitors, Domotex provides ideal conditions

for meaningful business discussions and long-term

collaborations.”

A central platform for the future of the industry

With its expanded concept, renowned exhibitors,

and innovative formats — especially the Innovation

Trail and Digital Shop — Domotex 2026 reinforces

its position as the industry’s leading international

platform.

It is not only where business begins but where

innovation is discovered, connections are built, and

the future of flooring and interior design is shaped —

together.


Yaşayan mekanlar üzerine

Mekânları yalnızca estetik bir bütün olarak değil,

içinde yaşayanların hikâyesini taşıyan alanlar olarak

ele alan Yasmina İç Mimarlık, çağdaş iç mimarlık

anlayışına güçlü ve kişisel bir bakış sunuyor. Kurucu

ve iç mimar Çiğdem Yalçın ile; markanın kuruluş

yolculuğunu, 2026’ya uzanan mekân algısını,

zamansız tasarım kavramını ve sürdürülebilirliğin

projelerdeki yerini konuştuk. Kullanıcı odaklı yaklaşımı

ve detaylara verdiği önemle dikkat çeken Yalçın,

her projenin ardındaki duygusal süreci ve mimarlığın

insanla kurduğu bağı samimi bir dille paylaşıyor.

Kısaca Yasmina İç Mimarlık markasını kuruluşunuz ve

bugünlere gelişini anlatır mısınız?

2016 yılında, çeşitli iç mimarlık ofislerinde edindiğim

deneyimlerin ardından kendi markamı kurmaya karar

verdim. Aslında bu, mimarlık eğitimine başladığım

ilk günden beri kurduğum bir hayaldi. Farklı ofislerde

çalışarak hem mesleki bakış açımı geliştirdim hem de

kendi tasarım çizgimi oluşturma fırsatı buldum.

Yasmina İç Mimarlık’ı kurduktan sonra başlangıçta

projelerin tek bir mekanı üzerine çalışmalar

yapıyordum. Ancak zamanla hem kendime olan

güvenimin artması hem de çevremde işime duyulan

ilginin büyümesiyle birlikte daha kapsamlı ve büyük

ölçekli projeler almaya başladım. Bugün geldiğimiz

noktada, o ilk adımın ne kadar doğru bir karar

olduğunu her projede yeniden görüyorum.

Daha önce yaptığımız haberde 2026’da mekanların

“hikâye anlatan” alanlara dönüşeceğini

söylemiştiniz. Bu dönüşümün kişisel olarak sizde

uyandırdığı duygu nedir?

Sadece gözlemlenebilen tasarım konseptlerine

odaklanmak cazip gelebilir. Ancak bir ev asla sadece

mobilyaları ve nesnelerinin toplamı değildir; ev,

62 DECOR • Ocak - Şubat 2026


sakinlerinin bir yansımasıdır ve orada yaşayan bireyler

ve onların kişisel tarihleri sayesinde canlanır. Kişiler

yeni bir eve taşındıklarında, hayatlarında da yeni bir

sayfa açarak yeni bir hikayeye başlamış oluyorlar.

Bu durumda da mekanları yaşayan ve yaşanan

alanlara dönüştürmek için karakter kazandırmak

gerekiyor. Bir evi tasarlamak ve hayata geçirmek bir

süreçten oluşuyor. Buda aslında o hikayenin sürecini

temsil ediyor. Biz mekanları oluştururken ilk önceliğimiz

ev sahiplerimizin hikayelerini ve yaşam tarzlarını

sahiplenerek, tasarım önceliklerimizi kişi merkezli

oluşturmak. Her yeni projede farklı deneyimlere

şahit olmak ve tanık olduğumuz heyecan, telaş,

mutluluk ve aidiyet duyguları bizleri bir diğer işlerimiz

için besliyor ve işimize karşı daha fazla titiz ve meraklı

olmamıza sebep oluyor.

Bir projede “burası oldu” dediğiniz an nedir?

Bir projede “burası oldu” dediğimiz an aslında tek

bir ana değil, sürecin farklı noktalarına yayılmış bir

bütünün parçalarıdır. Projenin başlangıcında, proje

sahibiyle yaptığımız birebir görüşmelerle ihtiyaçları

ve beklentileri netleştiririz. Ardından iç mimari

ekibimizin tasarımı şekillendirdiği süreç başlar. Bizim

için en değerli “burası oldu” anı, projeyi sahibine

teslim ettiğimiz gündür. Çünkü o an, tüm emeğin,

tüm detayların ve tüm sürecin kusursuz bir şekilde

tamamlandığını ifade eder.

Mimar Çiğdem Yalçın

DECOR • Ocak - Şubat 2026

63


Zamansız mekan algısı sizin için ne ifade ediyor?

Üzerinden yıllar geçmesine rağmen bugünde aynı

derecede zarif, ferah ve davetkar görünen mekan

zamansız mekandır. Tasarım, dinamikleri doğru

kullanma sanatıdır. Kişilerin estetik, kullanım ve sunuş

kaygıları bu dinamiği oluşturan ana elementlerdir.

Bu hem zarif bir şekilde eskimeyen hem de değişen

trendlere uyum sağlayabilen iç mekanlar ortaya

çıkarmak ile ilgilidir. Bu zamansız tasarımı oluşturur.

Değişen trendleri içine alırken ana kaygısını (özünü)

kaybetmeyen, zaman sınırlarını aşan ve ilham

veren mekanlar zamansızlığı oluşturarak nesiller

boyu kalıcı olacak şekilde işlevsellik ve estetiği bir

araya getirir. İçinde bulunduğumuz dijital ortamların

karakterize ettiği bir çağda, zamansız tasarım kavramı

yeni bir anlam kazanarak yeni ifadelere zemin

hazırlıyor. Önümüzdeki yıllarda bu kavram teknolojik

gelişmelerin etkisiyle yeniden tanımlanabilir.

Tamamladığınız veya üzerinde çalıştığınız projelerden

sizi en çok heyecanlandıran hangisi oldu?

“Tüm projeler beni heyecanlandırıyor” gibi politik

bir yanıt vermek istemem; ancak gerçekten de

her projenin kendine özgü bir heyecanı vardır. Yine

de beni en çok motive eden ve heyecanlandıran

projeler, proje sahibinin ihtiyaç ve beklentilerini bilinçli

bir şekilde aktardığı, ardından da tasarım çizgisi

için küçük bir yön verip bize güvenle alan açtığı

projelerdir.

Bu tür projelerde tasarım yeteneğimizi daha özgür ve

cesur bir şekilde ortaya koyabildiğimizi düşünüyorum.

Aynı zamanda bu yaklaşım, proje sahibinin ekibimize

duyduğu güveni de gösterdiği için bizde de projeye

ekstra özen gösterme isteği doğuyor. Böyle olunca

ortaya hem daha özgün hem de gerçekten “bizim

dokunuşumuzu” taşıyan mekanlar çıkıyor.

Sürdürülebilir ve doğal malzemelerin yükselişi, sizce

bundan sonra tasarım anlayışını nasıl etkileyecek?

Sürdürülebilirlik, zamansızlık ve özgünlük, ürettiğimiz

her projenin temelini oluşturuyor. Evcil dostlarla

uyumlu, kolay temizlenebilir kumaşlar ile geri

dönüştürülebilir, doğaya saygılı malzemeler

artık yalnızca bir tasarım tercihi değil; günümüz

kullanıcılarının güçlü bir talebi hâline geldi. Tasarım

sürecinde her detayda dayanıklılığı, doğallığı ve

mekânla kurulan duygusal bağı önceliklendiriyoruz.

Gelişen teknoloji sayesinde doğal kaynakları koruyan,

çevre dostu ve uzun ömürlü çözümler hayatımıza

daha fazla entegre oluyor. Bu yaklaşım, hem mimari

tasarımlarda hem de ürün geliştirmede geleceğe

yönelik yenilikçi ve sorumlu bir tasarım geliştiriyor.

64 DECOR • Ocak - Şubat 2026



On Living Spaces

Approaching spaces not merely as aesthetic compositions

but as environments shaped by the stories of

those who inhabit them, Yasmina Interior Design offers

a strong and personal perspective on contemporary

interior architecture. We spoke with founder and

interior architect Çiğdem Yalçın about the brand’s

journey, evolving perceptions of space toward

2026, the concept of timeless design, and the role of

sustainability within her projects. With a user-focused

approach and a clear attention to detail, Yalçın

shares the emotional processes behind each project

and the profound connection between architecture

and human experience.

Could you briefly tell us about the foundation of Yasmina

Interior Design and its journey to today?

After gaining experience in various interior architecture

studios, I decided to establish my own brand in

2016. In fact, this had been a long-held aspiration

since the first day I began my architectural education.

Working in different offices allowed me to

broaden my professional perspective while gradually

shaping my own design language.

In the early period after founding Yasmina Interior

Design, I focused mainly on projects involving single

spaces. Over time, as my self-confidence grew and

interest in my work increased, I began to take on

more comprehensive and larger-scale projects. Looking

at where we are today, I see in every project how

right that initial decision was.

In a previous feature, you mentioned that by 2026,

spaces would evolve into “storytelling” environments.

How does this transformation resonate with you personally?

Focusing solely on visually observable design concepts

may seem appealing. However, a home is never

just the sum of its furniture and objects; it is a reflection

of its inhabitants and gains meaning through the

individuals who live there and their personal histories.

66 DECOR • Ocak - Şubat 2026


When people move into a new home, they also open

a new chapter in their lives and begin a new story.

To turn spaces into lived and living environments, they

need character. Designing and bringing a home to

life is a process, and this process itself represents the

unfolding of that story. When approaching a project,

our primary focus is to embrace the homeowners’

stories and lifestyles, shaping our design priorities

around the individual. Witnessing different experiences,

emotions such as excitement, anticipation, happiness,

and a sense of belonging nourishes us and

encourages a more attentive and curious approach

to our work.

In a project, when do you say, “This feels right”?

The moment we say “this feels right” is not tied to a

single instant; rather, it is composed of different phases

throughout the process. At the beginning, we clarify

needs and expectations through one-on-one meetings

with the client. This is followed by the phase in

which our interior architecture team develops the project.

For us, the most meaningful “this feels right” moment

is the day we hand over the project to its owner.

It signifies that every effort, every detail, and the entire

process has reached completion in harmony.

What does the concept of timeless

spaces mean to you?

A timeless space is one that, even years later, still feels

elegant, spacious, and inviting. Design is the art of

using dynamics effectively. A person’s sense of aesthetics,

functionality, and presentation forms the core

of these dynamics. This approach is about shaping

interiors that age gracefully while remaining adaptable

to changing trends.

In such projects, we are able to reflect our design

capabilities more freely and confidently. This trust also

reflects the client’s confidence in our team, which

in turn motivates us to approach the project with

even greater care. The result is spaces that are more

distinctive and genuinely carry our signature.

How do you think the rise of sustainable and natural

materials will influence design approaches moving

forward?

Sustainability, timelessness, and originality form the

foundation of every project we undertake. Pet-friendly,

easy-to-clean fabrics, along with recyclable and

environmentally responsible materials, are no longer

merely design choices; they have become strong

demands of today’s users.

Throughout the design process, we prioritize durability,

natural qualities, and the emotional connection

between the space and its inhabitants. Thanks to

advancing technology, solutions that protect natural

resources, support environmental responsibility,

and offer long-term performance are becoming

increasingly integrated into our lives. This perspective

supports a forward-looking, responsible approach to

both architectural design and product development.

Timeless design embraces evolving trends without

losing its core essence. It transcends temporal boundaries,

offering inspiration and uniting functionality with

aesthetics in a way that can endure across generations.

In an era shaped by digital environments, the

concept of timeless design gains new meaning and

opens the door to new interpretations. In the coming

years, this idea may be redefined through the influence

of technological developments.

Among the projects you have completed or are currently

working on, which has excited you the most?

I don’t want to give a political answer like “all projects

excite me,” but it is true that each project carries

its own unique energy. That said, the projects that

motivate and excite me the most are those where

clients clearly express their needs and expectations,

then offer a subtle direction while trusting us with

creative freedom.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

67


Heimtextil

2026’da genişliyor

Heimtextil 2026, Carpets & Rugs bölümünü tarihinde

ilk kez bu kadar kapsamlı bir yapıda sunuyor.

Yenilenen konsept ve genişletilmiş ürün portföyü

ile fuar, sektörün önde gelen tedarikçilerini ve

tüm ilgili ürün kategorilerini tek alanda topluyor. İlk

kez premium nitelikli özel parçalar da kapsamda

yer alarak halı endüstrisinin üretim tekniklerine ve

dağıtım kanallarına dair eksiksiz bir pazar görünümü

sağlanıyor.

Dört katmanda daha zengin bir seçki

13–16 Ocak tarihleri arasında Frankfurt, dünyanın dört

bir yanından gelen halı profesyonellerini ağırlayacak.

Bu yıl Carpets & Rugs, dört farklı katmanda

konumlandırılarak daha geniş bir ürün çeşitliliği

sunuyor. Makine dokuma ve el dokuma halılarda

lider markaların yanı sıra ABC Italia, Le Cadeau

Berbere, North Carpet, Rezas Rugs, Satar Carpet

gibi üreticilerin premium nitelikli özel tasarımları

sergilenecek. TDAP’ın ortak standı da geleneksel

ustalığı modern yorumlarla birleştiren seçilmiş ürünleri

tanıtacak.

68 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Bu kapsamlı yapı; mimarlar, iç mimarlar, tasarımcılar,

perakende ve kontrakt sektöründeki alıcılar için

makine dokuma, el dokuma ve yüksek hacimli tedarik

çözümlerini bir arada sunuyor.

Sektörde yenilik ve iş birliği

Heimtextil Direktörü Bettina Bär’e göre, sektör

Frankfurt’ta güçlü bir birliktelik sergiliyor ve zorlu

piyasa koşullarına yenilikçi tasarım, ustalık ve pazar

geliştirme odaklı bir yaklaşımla yanıt veriyor. 2026

edisyonu ile Carpets & Rugs, sektörel uzmanlığı ön

plana çıkaran özel içerik programı ve el dokuma

halıların portföye eklenmesiyle daha stratejik bir yapı

kazanıyor. Böylece Heimtextil, küresel halı endüstrisinin

en önemli buluşma platformu konumunu pekiştiriyor.

“Future Floor” ile trendler, bilgi paylaşımı ve iş fırsatları

Hall 12.0’da yer alan yeni Future Floor alanı, tekstil

zemin kaplama sektöründeki yeniliklere odaklanan

bir merkez niteliği taşıyor. Program; ilham veren

ürün sergileri, uzman konuşmaları, rehberli turlar ve

networking buluşmalarından oluşuyor. Özenle seçilmiş

ürünler, yeni tasarım yaklaşımları ve sürdürülebilir

malzeme çözümleri bu alanda sergileniyor.

Yan salonda yer alan Talk Spot’ta ise sektörel trendler,

teknoloji gelişmeleri ve geleceğe yönelik iş modelleri

ele alınıyor. Bu içerikler, sektör profesyonellerinin

iş geliştirme süreçlerine doğrudan katkı sunmayı

amaçlıyor.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

69


Heimtextil 2026 Expands

The “Carpets & Rugs” section will be more extensive at Heimtextil 2026.

Heimtextil 2026 presents the Carpets & Rugs segment in a more comprehensive structure than ever before.

With a renewed concept and an expanded product portfolio, the fair brings together leading suppliers and all

relevant product categories under one roof. For the first time, premium unique pieces are also included, offering a

complete overview of production techniques and distribution channels within the carpet industry.

A richer selection across four levels

From 13 to 16 January, Frankfurt will welcome

carpet professionals from around the world.

This year, Carpets & Rugs will span four hall

levels, offering a wider range of products than

in previous editions. In addition to leading

brands in machine-woven and handwoven

carpets, premium-quality signature pieces

from ABC Italia, Le Cadeau Berbere, North

Carpet, Rezas Rugs, and Satar Carpet will

be on display. The TDAP joint stand will

also feature selected pieces that combine

traditional craftsmanship with contemporary

interpretations.

70 DECOR • Ocak - Şubat 2026


This extensive setup provides architects, interior

designers, project planners, retail buyers, and

contract sector professionals with access to

machine-woven, hand-knotted, and high-volume

supply solutions in one place.

Innovation and collaboration within the sector

According to Heimtextil Director Bettina Bär, the

industry presents strong unity in Frankfurt and

responds to challenging market conditions through

design innovation, craftsmanship, and a marketdriven

approach. For 2026, Carpets & Rugs gains a

more strategic framework with a specialised content

programme that highlights sector expertise, alongside

the addition of hand-knotted carpets to the overall

portfolio. As a result, Heimtextil reinforces its position

as the most important global meeting point for the

carpet industry.

“Future Floor”: Trends, knowledge exchange and

business opportunities

Located in Hall 12.0, the new Future Floor area

serves as a central hub focused on developments in

the textile flooring sector. The programme includes

inspiring product showcases, expert talks, guided

tours, and networking sessions. Carefully selected

products, new design directions, and sustainable

material solutions are presented within this space.

In the adjacent Talk Spot, discussions centre on

industry trends, technological advancements, and

future business models. These sessions are designed

to support sector professionals in their business

development efforts.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

71


imm “World of

Interiors” temasıyla

ziyaretçilerini bekliyor

Mobilya ve iç mekân tasarımı dünyasının en önemli

buluşmalarından biri olan imm cologne, 2026 için

hazırlıklarını hızlandırdı. Tamamen B2B odaklı bir tedarik

ve satın alma platformu olarak konumlanan fuar, bu

yıl “World of Interiors” temasıyla uluslararası mobilya

sektörüne yönelik kapsamlı bir ürün seçkisi sunacak. Giriş

seviyesinden orta segmente kadar uzanan geniş fiyat

aralığına hitap eden ürünler, alıcıların verimli bir şekilde

seçim yapabilmesi için net bir yapı içinde sergilenecek.

Ocak ayında gerçekleşecek fuar için 25 ülkeden 300’ün

üzerinde firmanın şimdiden kayıt yaptırmış olması, etkinliğin

küresel ölçekte taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koyuyor.

imm cologne Direktörü Bernd Sanden, fuarın işlevine ilişkin

yaptığı değerlendirmede, etkinliğin sektör profesyonelleri

için güçlü bir tedarik merkezi olma iddiasını vurguluyor:

“imm cologne 2026, hızlı ve etkili satın alma süreçlerine

72 DECOR • Ocak - Şubat 2026


odaklanan bir platform olarak kurgulandı. Uluslararası katılımcıların

yoğun ilgisi, Köln’ün küresel mobilya sektörü açısından ne kadar

güvenilir bir iş merkezi olduğunu gösteriyor. Amacımız sektöre net bir

pazar görünümü sunmak ve firmaları doğru iş ortaklarıyla buluşturmak.”

Kayıt yaptıran firmalar, mobilya ve iç mekân tasarımı alanının geniş

çeşitliliğini yansıtıyor. Arocca, BOAS, BOFIGO Grup, BVDM, Deutsche

Post, Elettroidea, HealthCare Europe, Justwise Group, KUKA, Kuka

Sleep, Man Wah, MEBEL STIL-M, Oumazing International, Standard,

Sweetnight, UE Furniture ve Zijlstra gibi markalar fuarda yer alacak.

Bu yıl ayrıca Bosna Hersek, Romanya, Japonya, Tayvan ve Türkiye,

kendi pavilyonlarıyla fuara katılarak ülke üreticilerinin özenle seçilmiş

koleksiyonlarını sergileyecek.

Fuarın dört ana kategorisi dikkat çekiyor

Masalar ve sandalyeler, döşemeli mobilyalar, yatak odası mobilyaları,

yemek odası mobilyaları. Bu odak noktaları, salon yerleşim planına da

yansıtılmış durumda. 10.1 ve 10.2 salonlarında Avrupa merkezli ev ve

döşemeli mobilya üreticileri yer alırken, 4.2 ve 5.2 salonları uluslararası

tedarikçilere ve OEM üreticilerine ayrıldı. Bu bölümde özellikle oturma

grupları, masalar ve kompakt yaşam çözümleri öne çıkacak. Tüm bu

yapı, imm cologne’u zincir perakende mağazalarından online satış

şirketlerine kadar geniş bir profesyonel ziyaretçi kitlesi için güvenilir bir

referans noktası hâline getiriyor.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

73


imm welcomes visitors with the

theme “World of Interiors”

imm cologne, one of the most significant meeting

points for the global furniture and interior design

community, is moving forward with its preparations for

2026. Positioned as a fully B2B-focused sourcing and

purchasing platform, the fair will this year present an

extensive selection of products for the international

furniture industry under the central theme “World

of Interiors.” Covering a wide price spectrum from

entry-level to mid-range, the product offering is

structured to help buyers make efficient and wellguided

decisions. More than 300 companies from

25 countries have already registered for the event,

highlighting its continued importance on a global

scale.

Bernd Sanden, Director of imm cologne, underlines

the fair’s strategic role in the sector: “imm cologne

2026 has been designed as a platform focused on

fast and effective sourcing processes. The strong

interest shown by international participants reflects

Cologne’s reputation as a reliable business hub

for the global furniture sector. Our goal is to offer

the industry a clear market overview and connect

companies with the right partners.”

The list of registered companies highlights the diversity

of the furniture and interior design industry. Brands

such as Arocca, BOAS, BOFIGO Group, BVDM,

Deutsche Post, Elettroidea, HealthCare Europe,

Justwise Group, KUKA, Kuka Sleep, Man Wah, MEBEL

STIL-M, Oumazing International, Standard, Sweetnight,

UE Furniture and Zijlstra will be exhibiting at the fair.

In addition, Bosnia and Herzegovina, Romania,

Japan, Taiwan and Turkey will participate with their

own national pavilions, each presenting curated

collections from their country’s manufacturers.

Four main product categories stand out

Tables and chairs, upholstered furniture, bedroom

furniture and dining room furniture.

These categories are also aligned with the hall

layout. Halls 10.1 and 10.2 will host Europe-based

home and upholstered furniture manufacturers,

while Halls 4.2 and 5.2 are dedicated to international

sourcing specialists and OEM suppliers. This section

will particularly highlight seating groups, tables and

compact living solutions. With this structure, imm

cologne serves as a dependable reference point for

a wide range of professional visitors, including retail

chains and online purchasing companies.

74 DECOR • Ocak - Şubat 2026



Altek halı sektörü

için yılda 110 bin

ton hammadde

üretiyor

Altek International FZE ile gerçekleştirdiğimiz bu

röportajda; şirketin global üretim gücünü, halı ve

nonwoven sektörlerine yönelik lateks çözümlerini ve

2026 hedeflerini konuştuk. Altek’in Türkiye pazarındaki

büyüme stratejisini, Avrupa ve CIS ülkelerine yönelik

operasyonlarını ve planlanan yeni yatırımlarını, Altek

Türkiye, Avrupa ve CIS Ülkeleri Bölge Başkanı Taha

Can Çavuşoğlu bizlerle paylaştı.

Markanın kuruluşu, yapılanması ve Türkiye

konumlanması hakkında bilgi verebilir misiniz?

Altek International FZE olarak 2009 yılında Dubai’de,

tamamı yabancı sermayeli bir yapı ile kurularak

kimyevi hammadde imalatı ve distribüsyonu

alanında faaliyet göstermeye başladık; Hindistan

ve Tayland’daki tesislerimizde halı ve tekstil, yapı

kimyasalları ve kompozit sanayilerine yönelik lateks

dispersiyon, bitumen membran ve poliüretan

76 DECOR • Ocak - Şubat 2026


dispersiyon üretimi gerçekleştirirken, 22 ülkedeki

ofis, depo ve saha ekiplerimizle 4 kıtada aktif bir

dağıtım ağı yönetiyoruz. Halı ve tekstilden endüstriyel

yapıştırıcılara, polimer emülsiyonlardan yapı

kimyasallarına uzanan geniş bir endüstri grubuna

lokal stok, güçlü lojistik altyapı, kalite sürekliliği, teknik

uzmanlık ve rekabetçi fiyat avantajları sunuyoruz.

Türkiye’de ticari faaliyetlerimize 2015 yılında başladık,

2018’den itibaren satışlarımızı hızlandırdık ve 2021

yılında Altek International Kimya adıyla Türkiye’de

tüzel kişiliğimizi kurduk; bugün 15 kişilik ekibimiz

ve 5 depomuzla müşterilerimize hizmet verirken,

Avrupa ve CIS ülkeleri pazarlarının yönetimini de

Türkiye ofisimizden yürütüyor, 2026 yılının ilk yarısında

Avrupa’da bir şube ofisi açmayı planlıyoruz.

Üretim altyapınız ve kapasitenizden bahseder

misiniz?

Altek International FZE olarak Çin, Tayland ve

Hindistan başta olmak üzere Asya ülkeleri, Orta Doğu

ve Kuzey Afrika’daki halı sektörü ile Avrupa’daki

nonwoven sektörlerine yönelik lateks üretimi

gerçekleştiriyoruz. Lateks tesisimizin yıllık üretim

kapasitesi 110.000 tondur. Orta Doğu ve Kuzey

Afrika halı pazarlarında lider tedarikçi konumumuzu

güçlendirirken, artan kapasitemizle Türkiye halı

pazarında da aynı rolü üstlenmeyi hedefliyoruz. Bu

kapsamda, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla Türkiye’de

1.000 tonluk dökme lateks stok alanı yatırımı planladık

ve Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’deki müşterilerimize

kendi stok alanımızdan hizmet vermeye başlayacağız.

performansı, güçlü fiziksel ve kimyasal dayanımı,

yüksek kopma ve çekme mukavemeti ile yaşlanmaya

karşı dayanıklılığıyla öne çıkmaktadır.

İstanbul ofisinizin sorumluluk alanı ve ihracat

faaliyetleri hakkında neler söylersiniz?

İstanbul ofisimiz üzerinden Türkiye, Avrupa ve CIS

ülkeleri pazarlarının yönetimini gerçekleştiriyoruz.

Başta Doğu Avrupa olmak üzere Almanya, Fransa ve

İsviçre gibi pazarlara aktif ihracat yapıyoruz. Global

ölçekte ise 22 ülkede bulunan ofislerimizle 60’tan fazla

ülkede satış faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

2026 yılına yönelik öncelikli hedefleriniz neler?

2026 yılı için öncelikli hedeflerimiz arasında Avrupa’da

bir ofis açmak, Türkiye’de halı ve nonwoven

sektörlerinde yeni stoklama tesisimizle birlikte lateks

alanında ana tedarikçilerden biri konumuna ulaşmak

ve Türkiye’deki ekip yapımızı güçlendirerek yıl sonuna

kadar 20 kişilik bir kadroya ulaşmak yer alıyor.

Son olarak eklemek istediğiniz bir mesaj var mı?

Altek International olarak, bulunduğumuz tüm

pazarlarda sürdürülebilir büyümeyi, uzun vadeli iş

birliklerini ve teknik uzmanlığımızla değer sunmayı

önceliğimiz olarak görüyoruz. Halı ve nonwoven

sektörlerinde güvenilir bir çözüm ortağı olma

yaklaşımımızı, önümüzdeki dönemde de istikrarlı

şekilde sürdürmeyi hedefliyoruz.

Halı sektörü için geliştirdiğiniz lateks çözümlerinin

öne çıkan özellikleri nelerdir?

Halı ve nonwoven sektörlerine yönelik SBR ve XSBR

latekslerimiz, bu alanda 30 yılı aşkın deneyime

sahip, Avrupa’da eğitim almış ve görev yapmış

mühendislerimiz tarafından geliştirilmektedir. Sürekli

devam eden Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde farklı

uygulama ihtiyaçlarına uygun ürünler sunuyoruz.

Ürettiğimiz lateksler; kokusuz yapısı, yüksek yapışma

DECOR • Ocak - Şubat 2026

77


Altek produces

110,000 tons of raw

materials annually for

the carpet industry

In this interview with Altek International FZE, we

discuss the company’s global production strength,

its latex solutions for the carpet and nonwoven

industries, and its 2026 targets. Altek’s growth strategy

in the Turkish market, its operations across Europe and

the CIS region, and its planned new investments are

shared by Taha Can Çavuşoğlu, Regional Head of

Türkiye, Europe and CIS Countries at Altek.

Could you share information about the company’s

establishment, organizational structure, and

positioning in Türkiye?

Altek International FZE was founded in Dubai in

2009 as a fully foreign-owned company operating

in chemical raw material manufacturing and

distribution. Through our production facilities

in India and Thailand, we manufacture latex

dispersions, bitumen membranes, and polyurethane

dispersions for the carpet and textile, construction

chemicals, and composite industries. Alongside our

manufacturing activities, we manage an active

distribution network across four continents with

offices, warehouses, and field teams in 22 countries.

We supply raw materials to a broad range of

industries—from carpets and textiles to industrial

adhesives, polymer emulsions, and construction

chemicals—supported by local stock availability,

strong logistics, consistent quality, technical expertise,

and competitive pricing. We began our commercial

activities in Türkiye in 2015, accelerated our sales from

2018 onward, and established our legal entity in 2021

under the name Altek International Kimya. Today, we

operate in Türkiye with a team of 15 employees and

five warehouses, while also managing the Europe

and CIS markets from our Turkish office. In the first half

of 2026, we are planning to open a branch office in

Europe.

Could you tell us about your production infrastructure

and capacity?

Altek International FZE carries out latex production for

the carpet sector in Asia, the Middle East, and North

Africa, as well as for the nonwoven sector in Europe,

with China, Thailand, and India playing a central

role in our production network. Our annual latex

production capacity stands at 110,000 tons. While

strengthening our leading supplier position in the

Middle East and North Africa carpet markets, we aim

to extend the same role to the Turkish carpet market

78 DECOR • Ocak - Şubat 2026


through our increased capacity. In this context,

we have planned a 1,000-ton bulk latex storage

investment in Türkiye starting from the first quarter

of 2026, enabling us to serve our Turkish customers

directly from our own storage facilities as of April

2026.

What are the key features of the latex solutions you

develop for the carpet industry?

Our SBR and XSBR latex products for the carpet and

nonwoven industries are developed by engineers

with more than 30 years of experience, many of

whom have been educated and have worked

at reputable institutions in Europe. Supported by

continuous R&D activities, these products are tailored

to meet a wide range of application requirements.

Our latex solutions stand out for their odorless

structure, high adhesion performance, strong

physical and chemical resistance, high tear and

tensile strength, and excellent resistance to aging.

What are your key priorities and goals for 2026?

Our main objectives for 2026 include opening an

office in Europe, becoming one of the main latex

suppliers to the Turkish carpet and nonwoven

industries through our new storage investment, and

strengthening our team in Türkiye to reach a total of

20 employees by the end of the year.

Is there anything you would like to add as a closing

remark?

As Altek International, we prioritize sustainable

growth, long-term partnerships, and delivering value

through our technical expertise in every market we

operate in. We aim to continue our role as a reliable

solution partner for the carpet and nonwoven

industries in the coming period.

What can you tell us about the scope of responsibility

of your Istanbul office and your export activities?

Through our Istanbul office, we manage the markets

of Türkiye, Europe, and the CIS countries. We actively

export to several destinations, particularly Eastern

European countries, as well as Germany, France, and

Switzerland. On a global scale, Altek continues its

sales activities in more than 60 countries through its

offices located in 22 countries.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

79


“A Good Idea” mobilyadaki

dönüşümü IIFF’DE anlatacak

kültürünü destekleyen bir misyon üstleniyor. MOBDER

tarafından kurulan platform, yapılanma sürecini

tamamlayarak 2025 yılının ikinci yarısı itibarıyla sektör

araştırmaları, akademik iş birlikleri kapsamındaki

atölye buluşmaları ve think tank çalışmalarıyla

faaliyetlerine başladı.

Türkiye mobilya sektörünün uluslararası rekabette

tasarım ve kalite odağında geçirdiği dönüşüm, A

Good Idea tarafından Uluslararası İstanbul Mobilya

Fuarı’nda ele alınacak. Platform, 27–31 Ocak tarihleri

arasında IIFF kapsamında Tüyap 2. holde sektörün

ekosistem paydaşlarını bir araya getirecek. İstanbul

merkezli öncü mobilya markalarını bünyesinde

buluşturan Mobilya Sanayicileri ve İhracatçıları

Derneği (MOBDER) tarafından 2024 yılında kurulan

yapı; stratejik tasarım yönetimi, yurt içi ve yurt dışı iş

geliştirme, pazarlama ve iletişim alanlarında kolektif

çalışmalar yürütüyor.

Geçtiğimiz yıl ilk kez IIFF’de yer alan platform, bu yıl

yeniden fuarın merkezinde konumlanacak. Alan;

sektörün önde gelen isimlerini ağırlayan paneller,

Türk mobilyasının mirasını ve güncel iyi örneklerini

ortaya koyan sergiler, A Good Idea markalarının LAB

kapsamında Bahçeşehir Üniversitesi Endüstri Ürünleri

Tasarımı Bölümü 3. sınıf öğrencileriyle 2025–2026

Güz dönemi boyunca yürüttüğü mobilya tasarım

projesinin sergisi ve sektör paydaşları arasındaki

etkileşimi güçlendirecek fuaye alanıyla, fuarın

kalbinde bir buluşma noktası niteliği taşıyacak.

A GOOD IDEA: LAB Skyland HOM’da açıldı

Platformun fiziksel buluşma ve üretim alanı olan A

Good Idea: LAB ise Kasım ayında Skyland HOM’da

kapılarını açtı. Türkiye’nin en büyük dekorasyon ve

tasarım merkezlerinden biri olan Skyland HOM’da yer

alan, 230 metrekarelik bu alan; mobilya ve tasarım

dünyasının paydaşlarını, endüstri profesyonellerini,

mimarları, iç mimarları, dekoratörleri, müteahhitleri,

medya temsilcilerini, akademik kurumları, sivil

toplum kuruluşlarını ve kamu kurumlarını bir araya

getiriyor. Fiziksel ve dijital arşiviyle bilginin kalıcılığını

ve şeffaflığını hedefleyen A Good Idea: LAB, sektörler

arası bilgi, deneyim ve ilham paylaşımlarına ev

sahipliği yapıyor.

Platform bünyesinde yer alan mobilya markaları

arasında 216 Furniture, asaş, Barbo Design, Bretz

Interior & Furniture, ByKepi, Coastal Homes, Cumba

Selection, Çilek, Dion Mobilya, ENNE, Ersa Mobilya,

Estetik Decor, Evist, Fuga Mobilya, Grand House,

Hamm, Design Table Etc., Casa, KaaS Interiors,

Metebronz, MOBİ, Norde, Origami, Papatya Mobilya,

Persan Home Studio, Q Home Mobilya, Sahne, saloni,

Sitdesign, Stella, Şark Halı ve zett yer alıyor.

Kalite, tasarım ve sürdürülebilirlik odağında dönüşüm

Türk mobilya sektörünün uluslararası yolculuğuna

uzun yıllardır yön veren markaları bir araya getiren

A Good Idea, sektörün geleceğini kalite, tasarım ve

sürdürülebilirlik odağında şekillendirmeyi hedefleyen

stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Büyüme

kavramını yerel değerlerle birlikte ele alan yapı,

sektörün değer üreten, onarıcı ve anlamlı bir

dönüşüm geçirmesi için kolektif hareket etme

80 DECOR • Ocak - Şubat 2026


“A Good Idea” to present the

transformation of furniture at IIFF

The transformation of Turkey’s furniture

industry in international competition,

with a focus on design

and quality, will be addressed by

A Good Idea at the International

Istanbul Furniture Fair. Between

27–31 January, the platform will

bring together ecosystem stakeholders

of the sector at IIFF, in Hall

2 at Tüyap. Established in 2024 by

the Furniture Manufacturers and

Exporters Association (MOBDER),

which brings together leading

Istanbul-based furniture brands,

the platform carries out collective

work in the fields of strategic

design management, domestic

and international business development,

marketing, and communication.

Having taken part in IIFF for the first time last year, the

platform will once again be positioned at the heart

of the fair this year. The area will function as a central

meeting point, featuring panels hosting leading figures

of the sector, exhibitions showcasing the heritage

of Turkish furniture and contemporary best practices,

the exhibition of a furniture design project conducted

throughout the 2025–2026 Fall semester by A Good

Idea brands within the LAB framework in collaboration

with third-year students from Bahçeşehir University’s

Department of Industrial Product Design, and

a foyer area that encourages interaction among

industry stakeholders.

Transformation focused on quality, design, and sustainability

Bringing together brands that have long shaped the

international journey of the Turkish furniture industry, A

Good Idea is positioned as a strategic platform aiming

to shape the future of the sector with a focus on

quality, design, and sustainability. Addressing growth

together with local values, the platform adopts a

mission that supports a culture of collective action to

enable a value-driven, restorative, and meaningful

transformation of the industry. Founded by MOBDER,

the platform completed its organizational structuring

and, as of the second half of 2025, began its activities

through sector research, workshop meetings within

the scope of academic collaborations, and thinktank

studies.

A Good Idea: LAB opens at Skyland HOM

The platform’s physical meeting and production

space, A Good Idea: LAB, opened its doors at

Skyland HOM in November. Located within one of

Turkey’s largest decoration and design centers, the

230-square-meter space brings together stakeholders

of the furniture and design world, industry professionals,

architects, interior architects, decorators, contractors,

media representatives, academic institutions,

NGOs, and public bodies. With its physical and

digital archive, A Good Idea: LAB aims to ensure the

permanence and transparency of knowledge, while

hosting exchanges of information, experience, and

inspiration across the sector.

Furniture brands included within the platform are 216

Furniture, asaş, Barbo Design, Bretz Interior & Furniture,

ByKepi, Coastal Homes, Cumba Selection, Çilek,

Dion Mobilya, ENNE, Ersa Mobilya, Estetik Decor, Evist,

Fuga Mobilya, Grand House, Hamm, Design Table

Etc., Casa, KaaS Interiors, Metebronz, MOBİ, Norde,

Origami, Papatya Mobilya, Persan Home Studio, Q

Home Mobilya, Sahne, saloni, Sitdesign, Stella, Şark

Halı, and zett

DECOR • Ocak - Şubat 2026

81


Yeniden hikâyenin başladığı yerde

Türkiye genelinde banyo, yatak odası ve özel

yaşam alanlarına özel ürünleriyle geniş bir kitleye

ulaşan Chakra, bambu odaklı doğal koleksiyonları

sayesinde dokunmanın büyüsüne inananları pozitif

yaşam enerjisiyle buluşturmaya devam ediyor. Ege

Bölgesi’nde güçlü bir konumlanmaya sahip olan

Chakra; İzmir, Çeşme, Bodrum, Kuşadası’ndan

sonra Denizli’ye açılan yeni mağazasıyla bölge

tüketicisinin doğal, rafine tasarıma olan ilgisine yanıt

veriyor. Chakra’nın en iddialı girişimi olarak açılan

Denizli mağazası, aslında hikayesinin başladığı yerde

tekrardan hizmete girdi.

82 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Where the

Story Began

Founded in 2006 with a strong focus on

natural living, Chakra has opened its

largest store to date in Denizli.

2006 yılından beri doğallığı ön planda

tutarak bu tarzı evlere taşıyan Chakra,

en büyük mağazasını Denizli’de

hizmete açtı.

“Köklerimize duyduğumuz bağı somut

bir hale getirdik”

Denizli’deki yeni mağaza üzerine değerlendirmede

bulunan Chakra Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza

Kocaer; “2006 yılında Denizli’de başlayan hikâyemiz,

bugün daha anlamlı hale geldi. Bu nedenle de

bugüne kadarki en büyük mağazayı Denizli’de

açarak köklerimize duyduğumuz bağlılığı somut

bir hale getirdik. Sade tasarımlara ilgi duyan ve

doğal dokulara hassasiyet gösteren tüketicilerimizi

markamızın felsefesiyle buluşturmuş olduk. Chakra

olarak Denizli mağazamızı açmaktan büyük mutluluk

duyuyoruz” dedi.

Reaching a wide audience across Turkey with its

specialized collections for bathrooms, bedrooms,

and private living spaces, Chakra continues to

connect those who believe in the magic of touch

with positive living energy through its bamboofocused

natural collections. With a strong presence

in the Aegean Region, Chakra now responds to

regional consumers’ interest in natural, refined

design by opening its new store in Denizli—

following İzmir, Çeşme, Bodrum, and Kuşadası.

Positioned as the brand’s most ambitious opening,

the Denizli store marks a meaningful return to

where the story originally began.

“We have made our bond with our roots tangible.”

Commenting on the new Denizli store, Chakra

Chairman of the Board Ali Rıza Kocaer said:

“Our journey began in Denizli in 2006, and today it

has gained even deeper meaning. For this reason,

by opening our largest store in Denizli, we have

made our bond with our roots tangible. We have

brought together consumers who appreciate

simple designs and are sensitive to natural textures

with our brand philosophy. As Chakra, we are truly

delighted to open our Denizli store.”

DECOR • Ocak - Şubat 2026

83


“Hedefimiz dünyanın bir

numaralı halı markası olmak”

Halı sektörünün son yıllardaki en dikkat çekici büyüme

hikâyelerinden birine imza atan Milat Halı, çok merkezli

üretim ve ihracat yapısıyla küresel halı pazarındaki

değişen dinamiklere uyum sağlayan bir yol haritası izliyor.

Gaziantep’ten Avrupa ve Afrika’ya uzanan yatırımlarıyla

dikkat çeken markanın bugün geldiği noktayı, gelecek

hedeflerini ve küresel halı sektörüne bakışını Milat Halı

Yönetim Kurulu Üyesi İskender Kaplan ile konuştuk.

84 DECOR • Ocak - Şubat 2026


Milat Halı’nın kuruluşundan bugüne uzanan

büyüme sürecini ve bugün geldiği noktayı nasıl

değerlendiriyorsunuz?

Milat Halı olarak 2017 yılından bu yana sektörde

aktif şekilde faaliyet gösteriyoruz. Gaziantep, Mısır

ve Bulgaristan’da konumlanan üç halı fabrikamızla

üretim gücümüzü uluslararası bir yapıya taşıdık. Bunun

yanında Gaziantep ve Mısır’daki iplik fabrikalarımız

sayesinde tedarik zincirimizin en kritik halkasını kendi

bünyemizde yönetiyoruz. İç pazarda özellikle premium

segmentte güçlü bir konuma sahibiz. Üretim

kalitesi, ürün çeşitliliği ve istikrarlı büyüme anlayışı,

Milat Halı’nın bugün geldiği noktayı belirleyen temel

unsurlar oldu.

Yurt dışı yatırımlarınız kapsamında Bulgaristan ve

Mısır’ı tercih etmenizin arkasındaki temel nedenler

nelerdir? Bu ülkeler Milat Halı’nın global stratejisinde

nasıl bir rol üstleniyor?

Bulgaristan yatırımımızı 2020 yılında hayata geçirdik.

Buradaki temel motivasyonumuz, Avrupa menşeili

üretim yapabilme avantajıydı. Bulgaristan’daki

fabrikamız sayesinde Avrupa pazarına daha hızlı

ve etkin şekilde ulaşabiliyor, aynı zamanda bölge

ülkelerine lojistik açıdan güçlü çözümler sunabiliyoruz.

Mısır yatırımı ise 2023 yılında mevcut bir fabrikanın

devralınmasıyla başladı. Buradaki hedefimiz, tam

entegre bir üretim yapısı kurmaktı. Bu doğrultuda 2025

yılında iplik tesislerimizi de devreye alarak Mısır’daki

operasyonumuzu entegre bir üretim merkezine

dönüştürdük. İşçilik ve enerji maliyetleri ile gümrük

avantajları, özellikle iplik üretiminde ve ihracat

süreçlerinde bize önemli bir rekabet gücü sağlıyor.

Üretim altyapınız, ürün çeşitliliğiniz ve global

hedeflerinizden bahseder misiniz?

PP, polyester, bambu ve modal ipliklerden üretilen

halılarla oldukça geniş bir ürün gamına sahibiz. Hem

Türkiye’de hem de dünya genelinde farklı pazarların

beklentilerine hızlı şekilde yanıt verebilecek bir ürün

çeşitliliği sunuyoruz. Tüm fabrikalarımız genelinde yıllık

yaklaşık 20 milyon metrekare üretim kapasitesine

sahibiz ve bu kapasiteyi aktif olarak kullanıyoruz. Uzun

vadeli hedefimiz, Milat Halı’yı global ölçekte bilinen

ve tercih edilen bir marka konumuna taşımak.

“Dünyanın bir numaralı halı markası olmak”

hedefinde sizi farklılaştıran stratejik unsurlar neler?

Bu hedef doğrultusunda en önemli farkımız,

inovasyon ve Ar-Ge odaklı küresel yapılanmamız.

Dünyanın stratejik noktalarında konumlanan üretim

merkezlerimiz sayesinde gümrük süreçlerinden

kaynaklanan zorlukları avantaja çeviriyor, lojistik

gücümüzle operasyonel esneklik sağlıyoruz. İhracat

performansımız da bu stratejinin sahadaki karşılığı. Son

üç yılda GAİB verilerine göre ihracat şampiyonluğu

elde ettik; Türkiye genelinde ise ikinci sıradayız.

Bu tablo, uluslararası pazarlardaki konumumuzu net

şekilde ortaya koyuyor.

İstanbul Halı Fuarı’nda Milat Halı ziyaretçilerini

neler bekliyor? Bu fuar özelinde hangi yenilikleri

sunacaksınız?

İstanbul Halı Fuarı’nda PP, polyester, bambu ve modal

ipliklerden oluşan toplam 25 yeni koleksiyonumuzu

tanıtacağız. Koleksiyonlarımız farklı pazarların beklentilerine

göre şekillendirildi ve kalite, estetik ile kullanım

konforunu bir arada sunuyor. Fuarda hem mevcut iş

ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirmeyi hem de yeni

pazarlara açılmayı hedefliyoruz.

İhracat tarafında Milat Halı bugün nasıl bir küresel

dağılıma sahip? Öne çıkan pazarlarınız hangileri?

Bugün Milat Halı olarak 65 ülkeye aktif ihracat

gerçekleştiriyoruz. En güçlü pazarımız Amerika kıtası;

yeni koleksiyonlarımızın ilk talep edildiği bölgelerin

başında geliyor. Orta Doğu’da Suudi Arabistan,

Doğu Avrupa’da ise Rusya ve Doğu Bloku ülkeleri

uzun vadeli iş birlikleri yürüttüğümüz önemli pazarlar

arasında yer alıyor.

Yeni yatırımlar gündemde mi?

Evet. Küresel büyüme stratejimiz kapsamında iki yeni

üretim tesisi planlıyoruz. Bunlardan biri Fas’ta, diğeri

Asya pazarında konumlanacak. Fas yatırımı için

fizibilite çalışmalarımız tamamlandı ve 2026 yılında

üretime başlamayı hedefliyoruz. Asya yatırımı ise

markamızı lojistik açıdan daha güçlü bir konuma

taşımayı amaçlıyor.

Gaziantep’in halı sektörünün global ölçekte yaşadığı

dönüşümdeki rolü nedir?

Dünya genelinde artan işçilik maliyetleri ve gümrük

uygulamaları nedeniyle halı üretimi kısmen ülke

bazında yer değiştiriyor. Ancak bu dönüşüme rağmen

Gaziantep hâlâ rakipsiz bir merkez. Dünyanın hangi

ülkesinde fabrika kurulursa kurulsun, bu sektörün bilgi

birikimi, tecrübesi ve üretim refleksi Gaziantep’ten

beslenmeye devam ediyor. Çünkü bu pazarın en

büyük oyuncuları; bu şehrin sanayisiyle yetişmiş, bu

şehrin çocukları olmaya devam edecek. Gaziantep

olmadan halı sektörünün bugün ulaştığı güçten söz

etmek mümkün değil. Son 20 yıldır nasıl dünyanın

halı üretim merkezi haline geldiyse, bundan sonra da

bu liderliğini küresel ölçekte sürdürecektir. Türkiye’nin

dünya genelinde rakipsiz olduğu nadir sektörlerden

biri halı sektörü ve bu gücün kalbi Gaziantep’tir.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

85


“Our goal is to become the world’s

number one carpet brand”

Milat Carpet, one of the most notable growth stories

in the carpet industry in recent years, follows a

roadmap that adapts to the changing dynamics

of the global carpet market through its multi-hub

manufacturing and export structure. We spoke with

İskender Kaplan, Board Member of Milat Carpet,

about where the brand stands today, its future

objectives, and its perspective on the global carpet

industry, shaped by investments extending from

Gaziantep to Europe and Africa.

How do you evaluate Milat Carpet’s growth journey

since its establishment and its current position

today?

Milat Carpet has been actively operating in the

industry since 2017. With three carpet manufacturing

facilities located in Gaziantep, Egypt, and Bulgaria,

we have expanded our production strength into an

international structure. In addition, our yarn factories

in Gaziantep and Egypt allow us to manage the

most critical part of our supply chain in-house. In

86 DECOR • Ocak - Şubat 2026


the domestic market, we hold a strong position,

particularly in the premium segment. Our focus on

production quality, product diversity, and consistent

growth has been the key factors shaping Milat

Carpet’s current position.

What are the main reasons behind choosing

Bulgaria and Egypt for your overseas investments?

How do these countries fit into Milat Carpet’s global

strategy?

We implemented our investment in Bulgaria in 2020.

The primary motivation behind this decision was the

advantage of manufacturing with European origin.

Thanks to our factory in Bulgaria, we can reach the

European market faster and more efficiently, while

also providing strong logistical solutions to surrounding

countries.

Our investment in Egypt began in 2023 with the

acquisition of an existing facility. Our goal there

was to establish a fully integrated manufacturing

structure. In line with this objective, we commissioned

our yarn facilities in 2025, transforming our operations

in Egypt into an integrated production center. Labor

and energy cost advantages, along with customs

benefits, provide us with a significant competitive

edge, particularly in yarn production and export

processes.

Could you elaborate on your production

infrastructure, product range, and global goals?

We offer a broad product portfolio consisting of

carpets produced with PP, polyester, bamboo, and

modal yarns. This wide range allows us to respond

quickly and effectively to the expectations of

different markets, both in Türkiye and globally. Across

all our factories, we have an annual production

capacity of approximately 20 million square meters,

and we utilize this capacity actively. Our longterm

goal is to position Milat Carpet as a globally

recognized and preferred brand.

What are the key strategic factors that differentiate

you in your goal of becoming the world’s number one

carpet brand?

Our strongest differentiator lies in our innovation- and

R&D-focused global structure. By positioning our

production facilities at strategic locations around

the world, we turn challenges arising from customs

processes into advantages and ensure operational

flexibility through strong logistics capabilities. Our

export performance is a clear reflection of this

strategy. According to GAİB data, we have been

export champions over the last three years, ranking

second overall in Türkiye. This clearly demonstrates

our strong standing in international markets.

What can visitors expect from Milat Carpet at the

Istanbul Carpet Fair? What innovations will you

present?

At the Istanbul Carpet Fair, we will introduce

a total of 25 new collections composed of PP,

polyester, bamboo, and modal yarns. These

collections have been shaped according to

the expectations of different markets and bring

together quality, aesthetics, and user comfort.

During the fair, we aim to strengthen relationships

with our existing business partners while also

expanding into new markets.

What does Milat Carpet’s global export

distribution look like today? Which markets

stand out?

Today, Milat Carpet actively exports to 65

countries worldwide. Our strongest market is

the American continent, which is also among

the first regions to demand our newly launched

collections. In the Middle East, Saudi Arabia stands

out as a strategically important market. Russia and

Eastern European countries are also among our

key partners, with whom we maintain long-term

business relationships.

Are new investments or production facilities

on the agenda?

Yes. As part of our global growth strategy, we are

planning two new production facilities. One will

be located in Morocco, and the other within the

Asian market. All feasibility studies for the Morocco

investment have been completed, and we aim to

start production in 2026. Our objective in Asia is to

strengthen our position as a brand with enhanced

logistical reach.

What role does Gaziantep play in the global

transformation of the carpet industry?

Due to rising labor costs and customs-related

challenges worldwide, carpet production is partially

shifting between countries. However, despite this

transformation, Gaziantep remains an unmatched

center. Regardless of where factories are established

globally, the industry’s know-how, experience,

and production reflexes continue to be driven by

Gaziantep. The largest players in this market will

continue to be those shaped by the industry and

expertise of this city. Without Gaziantep, the carpet

industry would not hold its current strength. Just as

Gaziantep has become the global production hub

of the carpet industry over the past 20 years, it will

continue to maintain this leadership worldwide.

Carpet manufacturing remains one of the few sectors

in which Türkiye holds a truly unrivaled position, and

Gaziantep stands at the heart of this strength.

DECOR • Ocak - Şubat 2026

87




Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!