Tekstil Teknik Mart 2026
Tekstil Teknik March 2026
Tekstil Teknik March 2026
Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!
Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.
içindekiler
index
6 Time for transformation in textiles
Tekstilde dönüşüm zamanı
8 Global tensions, rising oil prices, and their impact on the textile
industry
Küresel gerilim, yükselen petrol fiyatları ve tekstil sektörüne
etkileri
10 Türkiye tekstil sektörü zor bir kavşakta, bu kriz nasıl aşılabilir ?
16 Global textile trade shifts toward new production hubs
Küresel tekstil ticareti yeni üretim merkezlerine yöneliyor
20 By Invitation: Expert Opinion on How to Transform the Textile
Printing Industry to a Waterless Printing Process
22 FESPA 2026 textile event drives industry forward with strong
exhibitor line-up
FESPA 2026 textile fuarı güçlü katılımla sektöre yön veriyor
26 Karl Mayer strengthens textile innovation with new center
Karl Mayer tekstil inovasyonunu yeni merkezle güçlendiriyor
30 FESPA announces dynamic exhibitor line-up for European Sign
Expo 2026
FESPA, European Sign Expo 2026 için dinamik katılımcı listesini
duyurdu
32 INLEGMASH 2026 brings textile machinery industry together in
Moscow
INLEGMASH 2026 Moskova’da tekstil makinelerini buluşturuyor
36 Textile investments in Central Asia attract global machinery
manufacturers
Orta Asya’da tekstil yatırımları küresel makine üreticilerini
bölgeye çekiyor
40 Trützschler sets new efficiency standards in spinning with
intelligent carding technologies
Trützschler akıllı tarak teknolojileriyle iplik üretiminde yeni
verimlilik standartları belirliyor
44 Corn cob waste is turning into sustainable nonwoven textile
prototypes
Mısır koçanı atığından sürdürülebilir non-woven tekstil prototipi
geliştiriliyor
48 Barmag POY 2.0 spinning concept debuts at ITMA Asia + CITME
2025
Barmag POY 2.0 eğirme konseptini ITMA Asia + CITME 2025’te
tanıttı
52 Sustainable textile technologies accelerate the transformation of
the industry
Sürdürülebilir tekstil teknolojileri sektörün dönüşümünü
hızlandırıyor
56 Archroma and HeiQ bring innovative antimicrobial and odorcontrol
solutions to the textile industry
Archroma ve HeiQ, tekstil sektörüne yenilikçi antimikrobiyal ve
koku kontrol çözümleri getiriyor
4 March Mart 2026
58 Artificial intelligence ushers in a new era in textile production
Yapay zekâ tekstil üretiminde yeni bir dönem başlatıyor
60 Nonwoven technologies expand in medical and industrial textiles
Nonwoven teknolojileri medikal ve endüstriyel tekstillerde
büyüyor
62 Yarn industry to gather in Istanbul this March
İplik sektörü Mart’ta İstanbul’da buluşuyor
64 ARTA Tekstil to focus on sustainable production and technical
textiles in 2026
ARTA Tekstil 2026’da odağını sürdürülebilir üretim ve teknik
tekstile çevirecek
66 Asahi Kasei Advance showcases high-performance technical
textiles at Techtextil 2026
Asahi Kasei Advance, Techtextil 2026’da yüksek performanslı
tekstil çözümlerini sergiliyor
68 New generation air jet looms increase weaving productivity
Yeni nesil air jet dokuma tezgâhları üretim verimliliğini artırıyor
70 A “waterless” revolution in textiles: A model collaboration for the
Ergene Basin from Ayyildiz woven fabrics and Epson
Tekstilde “Susuz” devrim: Ayyildiz Dokuma ve Epson’dan Ergene
Havzasi için örnek iş birliği
72 Recycling technologies reshape textile production
Geri dönüşüm teknolojileri tekstil üretimini yeniden şekillendiriyor
74 Techtextil 2026 grows with over 1,500 exhibitors
Techtextil 2026, 1.500’ü aşkın katılımcıyla büyüyor
78 Spinning, winding and twisting technologies transform with smart
systems
Eğirme, sarma ve büküm teknolojileri akıllı sistemlerle dönüşüyor
INDEX ADS
ITM 2026...................Front Cover
Hightex.......................Back Cover
Eliar...........................Inside Front Cover
Sertteks.....................Inside Back Cover
Genkim......................7
Odesi.........................11-13-15
Mersan......................18-19
Enes Makine...............23
Pnösan.......................25
Fespa.........................29
İdes Makine................33
Sanko........................35
Comfytex....................37
TRN Önal Makina........39
Petes Plastik...............41
Argema......................43
ABB Pamuk................45
Işıksan.......................47
Tüfekçi.......................49
Argestech...................51
Ulusoy İplik.................53
Igatex.........................55
Erginer.......................57
Ritmo.........................79
İMTİYAZ SAHİBİ
İSTMAG MAGAZİN
GAZETECİLİK YAYINCILIK
İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA
Publisher
H. Ferruh IŞIK
GENEL MÜDÜR (SORUMLU)
General Manager (Responsible)
Mehmet SÖZTUTAN
mehmet.soztutan@img.com.tr
YAZI İŞLERİ DANIŞMANI
Advisory Editor
Ali ERDEM
ali.erdem@img.com.tr
YAYIN KURULU BAŞKANI
Editorial Board Chief
Prof. Dr. Cevza CANDAN
YAYIN KURULU
Editorial Board
Prof. Dr. Bülent ÖZİPEK
Prof. Dr. H. Rıfat ALPAY
Prof. Dr. Yalçın BOZKURT
Prof. Dr. E. Tekin ALTINBAŞ
Prof. Dr. W. OXENHAM
Prof. Dr. Emel ÖNDER
Prof. Dr. Yusuf ULCAY
Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN
Doç. Dr. Yusuf A. USKANER
STAFF WRITER
İsmail ÇAKIR
ismail.cakir@img.com.tr
PAZARLAMA VE SATIŞ KOORDINATÖRÜ
Marketing & Sales Coordinator
Ömer Faruk GÖRÜN
omer.gorun@img.com.tr
+90 505 299 62 65
DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ
Foreign Relations Manager
Mehmet SÖZTUTAN
mehmet.soztutan@img.com.tr
Tel: +90 212 454 22 22
GSM: +90 532 313 22 11
TEKNİK MÜDÜR
Technical Manager
Tayfun AYDIN
tayfun.aydin@img.com.tr
GRAFİK & TASARIM
Graphic & Design
Serkan BEYOĞLU
serkan.beyoglu@img.com.tr
DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ
Digital Assets Manager
Emre YENER
emre.yener@img.com.tr
ABONE VE DAĞITIM
Subsc rip ti on and Cir cu la ti on
Ma na ger
İsmail ÖZÇELİK
ismail.ozcelik@img.com.tr
AD RES | He ad Of fi ce
İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK
YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.
İHLAS MEDIA CENTER
Merkez Mahallesi 29 November
Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1
P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler
/ İSTANBUL / TURKEY
Tel: +90 212 454 22 22
Fax: +90 212 454 22 93
BASKI | Printed By | İH LAS
Ga ze te ci lik A.Ş.
İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi
29 November Caddesi No: 11
A/41 Yenibosna - Bahçelievler /
İSTANBUL / TURKEY
Tel: +90 212 454 30 00
BÖL GE TEM SİL Cİ LİK LE Rİ
BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN
Tel: +90 224 211 44 50
Fax: +90 224 211 44 81
KONYA | Me tin DE MİR
Tel: +90 332 238 10 71
Fax: +90 332 238 01 74
Advertising Representatives
KOREA | Jes Media Int.
Mr. Young Seoah CHINN
Tel: 8224813411 Fax: 8224813414
jesmedia@unitel.co.kr
BİLGİ / Information
Tekstil & Teknik Dergisi’nde yer alan
makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.
Yayınlanan ilanların sorumluluğu
ilan sahiplerine aittir.
Tekstil & Teknik is published monthly.
Ad ver ti se ments res pon si bi li ti es
pub lis hed in our ma ga zi ne per ta in to
ad ver tisers.
www.tekstilteknik.com.tr
img@img.com.tr
tekstilteknikdergisi
tekstilveteknik
tekstilteknikdergisi
Tekstil Teknik
March Mart 2026
5
Time for transformation
in textiles
Tekstilde dönüşüm zamanı
editör
editor
Ali ERDEM
Yazı İşleri Müdürü
News Editor
For many years, the Turkish textile
sector has secured a strong position
in global competition thanks to its
manufacturing capacity, flexible supply
structure, and proximity to the European
market. However, in recent years rising
energy, labor, and financing costs have made
it increasingly difficult to compete with
countries offering lower-cost production. At
the same time, these pressures have begun
to seriously challenge the sector’s traditional
production model.
At this point, the industry faces two
choices: either continue trying to maintain
the old production approach under intense
cost pressure, or create a new competitive
space through value-added production. It is
now clear that the real opportunity for Turkish
textiles lies in the second path. Technical
textiles, smart fabrics, sustainable production
technologies, and high-performance
products are among the fields that will shape
the sector’s direction in the coming period.
The phrase “Textiles in Turkey are undergoing
a transformation” perfectly summarizes this
shift. While digitalization, automation, and
data-driven production processes increase
efficiency, an approach focused on research
and development and design can enable
Turkish textiles to differentiate themselves
in the global market. Today, it is no longer
enough simply to manufacture; generating
innovation has become the key element of
competitiveness.
In this process, the strategic roadmap for
manufacturers is also becoming clearer.
Turning toward more specialized and
technological products, placing sustainable
production at the center, strengthening design
capabilities, and advancing toward branding
are all critical for the future of the sector. In the
new era, Turkish textiles must stand out not
through quantity but through quality. Turkey’s
new story in textiles will no longer be just
about producing—it will be about producing
innovation. In short, transformation in textiles
is no longer a choice but a necessity. For
companies that can correctly interpret this
shift and renew themselves, the door to new
opportunities is opening.
Türk tekstil sektörü uzun yıllar
boyunca üretim gücü, esnek
tedarik yapısı ve Avrupa pazarına
yakınlığı sayesinde küresel rekabette
güçlü bir konum elde etti. Ancak son
yıllarda artan enerji, işçilik ve finansman
maliyetleri; düşük maliyetli üretim yapan
ülkelerle rekabeti zorlaştırırken sektörün
geleneksel üretim modelini de ciddi
biçimde sorgulatmaya başladı.
Bugün gelinen noktada sektörün önünde
iki seçenek bulunuyor: ya maliyet baskısı
altında eski üretim anlayışını sürdürmeye
çalışmak ya da katma değerli üretimle
yeni bir rekabet alanı oluşturmak. Artık
açıkça görülüyor ki Türk tekstili için asıl
fırsat ikinci yolda yatıyor. Teknik tekstiller,
akıllı kumaşlar, sürdürülebilir üretim
teknolojileri ve yüksek performanslı
ürünler önümüzdeki dönemde sektörün
yönünü belirleyecek alanlar arasında yer
alıyor.
“Türkiye’de tekstil kabuk değiştiriyor”
ifadesi tam da bu dönüşümün özeti
niteliğinde. Dijitalleşme, otomasyon ve
veri temelli üretim süreçleri verimliliği
artırırken; Ar-Ge ve tasarım odaklı
yaklaşım Türk tekstilinin küresel pazarda
farklılaşmasını sağlayabilir. Artık sadece
üretmek değil, inovasyon üretmek
rekabetin ana unsuru haline geliyor.
Bu süreçte imalatçılar için stratejik
yol haritası da netleşiyor. Daha spesifik
ve teknolojik ürünlere yönelmek,
sürdürülebilir üretimi merkeze almak,
tasarım kabiliyetini güçlendirmek ve
markalaşma yolunda ilerlemek sektörün
geleceği açısından kritik öneme sahip.
Türk tekstili yeni dönemde nicelikten çok
nitelikle öne çıkmak zorunda. Türkiye’nin
tekstildeki yeni hikâyesi artık sadece
üretmek değil, yenilik üretmek olacaktır.
Kısacası, tekstilde dönüşüm artık bir
tercih değil, bir zorunluluk. Bu dönüşümü
doğru okuyabilen ve kendini yenileyebilen
firmalar için ise yeni fırsatların kapısı
aralanıyor.
6 March Mart 2026
Global tensions, rising oil
prices, and their impact on the
textile industry
Küresel gerilim, yükselen petrol fiyatları ve
tekstil sektörüne etkileri
Ömer Faruk GÖRÜN
Pazarlama ve Satış Koordinatörü
Marketing & Sales Coordinator
Is a New Window of Opportunity Opening
for Turkey?
Increasing geopolitical tensions in the
Middle East, and particularly the possibility
of a prolonged or potential conflict between
the US–Israel and Iran, have the potential to
create significant disruptions in many areas
of the global economy, including the textile
and apparel industry. Undoubtedly, the most
critical trigger in this process will be sharp
increases in oil prices.
Türkiye İçin Yeni Bir Fırsat Penceresi mi
Açılıyor?
Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler
ve özellikle ABD–İsrail ile İran arasında olası
veya uzayan bir savaş senaryosu, küresel
ekonominin birçok alanında olduğu gibi
tekstil ve hazır giyim sektöründe de önemli
kırılmalara yol açma potansiyeline sahiptir. Bu
sürecin en kritik tetikleyicisi ise hiç şüphesiz
petrol fiyatlarında yaşanacak sert yükselişler
olacaktır.
bizden
from us
Oil Prices: The Hidden Cost Component for
Textiles
Although the textile industry is not
commonly perceived as directly oil-based, it
is in fact heavily dependent on oil at many
stages of production. Synthetic fibers such
as polyester, nylon, and acrylic are entirely
derived from petrochemical products.
Therefore, any increase in oil prices directly
drives up raw material costs.
In addition:
• Energy costs (electricity, natural gas)
• Logistics and freight expenses
• Chemical and dye costs
also increase in a chain reaction.
Particularly for countries producing in Asia,
rising long-distance transportation costs
will significantly increase total production
costs.
Prolonged Conflict Scenario: Disruptions in
the Supply Chain
If these tensions evolve into a long-term
conflict rather than a short-term issue, the
following developments may occur in the
global supply chain:
• Increased risk in maritime transport:
Critical transit points such as the Strait
of Hormuz becoming unsafe will increase
freight times and costs.
• Rising insurance costs: Insurance
premiums for cargo passing through highrisk
regions will increase significantly.
• Longer delivery times: This poses a serious
threat, especially to the fast fashion model.
Petrol Fiyatları: Tekstil İçin Görünmeyen
Maliyet Kalemi
Tekstil sektörü doğrudan petrol bazlı bir sektör
gibi algılanmasa da, aslında üretimin birçok
aşamasında petrole bağımlıdır. Polyester,
naylon ve akrilik gibi sentetik lifler tamamen
petrokimya ürünlerinden elde edilir. Bu
nedenle petrol fiyatlarındaki artış, hammadde
maliyetlerini doğrudan yukarı çeker.
Bununla birlikte:
• Enerji maliyetleri (elektrik, doğalgaz)
• Lojistik ve navlun giderleri
• Kimyasal ve boya maliyetleri
da zincirleme şekilde artar. Özellikle
Asya merkezli üretim yapan ülkeler için
uzun mesafeli taşımacılık maliyetlerinin
yükselmesi, toplam üretim maliyetlerini ciddi
ölçüde artıracaktır.
Uzayan Savaş Senaryosu: Tedarik Zincirinde
Kırılma
Eğer söz konusu gerilim kısa vadeli değil, uzun
soluklu bir çatışmaya dönüşürse, küresel
tedarik zincirinde şu gelişmeler beklenebilir:
• Deniz taşımacılığında risk artışı: Hürmüz
Boğazı gibi kritik geçiş noktalarının tehlikeye
girmesi navlun sürelerini ve maliyetlerini
artırır.
• Sigorta maliyetlerinde yükseliş: Riskli
bölgelerden geçen yükler için sigorta primleri
ciddi şekilde artar.
• Teslim sürelerinde uzama: Bu durum
özellikle fast fashion modeli için ciddi bir
tehdit oluşturur.
Bu gelişmeler, zaten pandemi sonrası “yakın
8 March Mart 2026
These developments will likely push European brands—
already shifting toward “nearshoring” after the
pandemic—to act even more cautiously.
Europe’s New Search: Safe and Fast Supply
During such crisis periods, the most critical factors for
Europe are:
• Supply security
• Fast delivery
• Flexible production capacity
As dependence on the Far East becomes riskier, European
brands tend to shift toward geographically closer and
more stable countries.
Strategic Advantage for Turkey
At this point, Turkey stands out with its advantages:
Geographical
Proximity
Turkey is one of the few production hubs that can deliver
to Europe quickly via land and sea routes.
Flexible and Fast Production Capability
The Turkish textile sector differentiates itself with its
ability to respond quickly to small and medium-sized
orders.
Integrated Production Infrastructure
Having many stages—from yarn to garment—within one
country provides major advantages in quality control
and speed.
Customs Union Advantage
The Customs Union agreement with the European Union
is an important factor that facilitates trade.
However, There Are Also Risks
Despite these opportunities, Turkey must also consider
several important challenges:
Energy costs will also increase in Turkey
Exchange rate volatility may complicate pricing
Labor costs may affect competitiveness
Therefore, for Turkey to fully capitalize on this opportunity,
effective cost management and a shift toward higher
value-added production will be critical.
Conclusion: Turning Crisis into Opportunity Is Possible
A prolonged conflict between the US–Israel and Iran
could trigger a significant restructuring of the global
textile supply chain. In this process, it is inevitable that
Europe will turn toward safer, faster, and more flexible
production hubs.
With the right strategies, Turkey could become one of the
biggest beneficiaries of this transformation. However,
for this opportunity to turn into a lasting advantage,
not only geographical position but also sustainability,
quality, speed, and cost balance must be managed
together.
In short, while global crises carry risks, they can also
mark the beginning of new growth stories for countries
that position themselves correctly.
tedarik” (nearshoring) eğilimine giren Avrupa markalarını
daha da temkinli davranmaya yöneltecektir.
Avrupa’nın Yeni Arayışı: Güvenli ve Hızlı Tedarik
Avrupa için bu tür kriz dönemlerinde en kritik faktörler
şunlardır:
• Tedarik güvenliği
• Hızlı teslimat
• Esnek üretim kapasitesi
Uzak Doğu’ya olan bağımlılığın riskli hale gelmesiyle
birlikte Avrupa markaları, coğrafi olarak daha yakın ve daha
stabil ülkelere yönelme eğilimindedir.
Türkiye İçin Stratejik Avantaj
Bu noktada Türkiye, sahip olduğu avantajlarla öne
çıkmaktadır:
1. Coğrafi Yakınlık
Türkiye, Avrupa’ya kara ve deniz yolu ile kısa sürede ulaşım
sağlayabilen nadir üretim merkezlerinden biridir.
2. Esnek ve Hızlı Üretim Yeteneği
Türk tekstil sektörü, küçük ve orta ölçekli siparişlere hızlı
cevap verebilme kabiliyeti ile rakiplerinden ayrışır.
3. Entegre Üretim Altyapısı
İplikten konfeksiyona kadar birçok aşamanın tek ülkede
yapılabilmesi, kalite kontrol ve hız açısından büyük avantaj
sağlar.
4. Gümrük Birliği Avantajı
Avrupa Birliği ile olan Gümrük Birliği anlaşması, ticareti
kolaylaştıran önemli bir unsurdur.
Ancak Riskler de Var
Bu fırsat tablosuna rağmen Türkiye’nin de dikkat etmesi
gereken önemli noktalar bulunmaktadır:
Enerji maliyetleri Türkiye’de de artacaktır
Kur dalgalanmaları fiyatlandırmayı zorlaştırabilir
İş gücü maliyetleri rekabet gücünü etkileyebilir
Dolayısıyla Türkiye’nin bu fırsatı değerlendirebilmesi için
maliyet yönetimini iyi yapması ve katma değerli üretime
yönelmesi kritik olacaktır.
Sonuç: Krizden Fırsata Dönüşüm Mümkün
ABD–İsrail ve İran arasında yaşanabilecek uzun süreli
bir çatışma, küresel tekstil tedarik zincirinde önemli bir
yeniden yapılanmayı tetikleyebilir. Bu süreçte Avrupa’nın
daha güvenli, hızlı ve esnek üretim merkezlerine yönelmesi
kaçınılmazdır.
Türkiye ise doğru stratejilerle bu dönüşümün en büyük
kazananlarından biri olabilir. Ancak bu fırsatın kalıcı bir
avantaja dönüşmesi için sadece coğrafi konum değil;
sürdürülebilirlik, kalite, hız ve maliyet dengesi birlikte
yönetilmelidir.
Kısacası, küresel krizler risk barındırsa da, doğru
konumlanan ülkeler için yeni büyüme hikâyelerinin de
başlangıcı olabilir.
March Mart 2026
9
Dr. Ahmet TEMİROĞLU
Özen Mensucat
Genel Müdürü
Türkiye tekstil sektörü zor
bir kavşakta, bu kriz nasıl
aşılabilir ?
tekstil / görüş
textile / opinion
Türkiye bugün yalnızca ekonomik bir
krizden geçmiyor; sanayiciler olarak
aynı zamanda üretim anlayışının,
rekabet anlayışının ve sanayi reflekslerinin
test edildiği karmaşık bir süreci de
yaşamaktayız. Küresel ölçekte savaşlar,
enerji krizleri, tedarik zinciri kırılmaları ve
talep daralması global boyutta yaşanırken,
Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler bu
fırtınayı daha sert hissediyor. Bu fırtınadan
en çok etkilenen sektörlerin başında ise hiç
kuşkusuz tekstil sanayisi geliyor.
Tekstil, Türkiye için sıradan bir sektör değildir.
Milyonlarca kişiye istihdam sağlar, ihracatın
bel kemiğini oluşturur ve Anadolu’nun birçok
kentinde ekonomik olduğu kadar sosyal bir
denge unsuru olarak da işlev görür. Ancak
bugün gelinen noktada sektör, belki de
son kırk yılın en zor yapısal sınavıyla karşı
karşıyadır.
Talep cephesinde durum
Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün
ihracat yaptığı bölgeler aşağıdaki tabloda
gösterilmiştir.
Tabloda da görüldüğü gibi Türk tekstil ve
hazır giyim sektörü ihracatının yaklaşık %73
ünü Avrupa kıtasına yapmaktadır. Ancak
Avrupa’da tekstil ve hazır giyim talebi son
yıllarda belirgin biçimde zayıflamıştır.
Yüksek enflasyon, süregelen savaşlar ve
yeni savaşlar korkusu, Avrupa’da tüketici
davranışlarını değiştirmiştir. Buna bağlı
olarak tekstil sektörünün Avrupa’daki
müşterileri , stok seviyelerini düşürmüş,
siparişleri parçalara bölmüş ve daha temkinli
satın almalar yapmaya başlamışlardır. Aynı
şekilde bu müşteriler fiyat pazarlıklarını da
daha agresif şekilde yapmaktadırlar.
Geçmişte 6–12 aylık kontratlarla
çalışan pek çok Türk üretici, bugün 2–3
aylık kısa vadeli siparişlerle faaliyet
göstermeye çalışmaktadır. Bu durum;
üretim planlamasını, kapasite kullanımını
ve finansman yönetimini son derece
zorlaştırmaktadır.
Rekabet alanlarıdnda durum
Türk Tekstil Ve Hazır Giyim Sektörünün
başlıca rakipleri aşağıdaki gibi gösterilebilir;
• Bulgaristan
• Romanya
• Polonya
• Portekiz’in belirli segmentleri
gibi Avrupa ülkeleri,
• Bangladeş,
• Vietnam,
• Hindistan
• Pakistan
gibi uzak doğu ülkeleri,
• Mısır ,
• Cezayir,
• Tunus
• Fas
gibi Afrika ülkeleri.
Bu rakiplere kabaca baktığımızda , bugün
Bulgaristan ve Romanya gibi AB ülkelerinin
hâlâ Türkiye’ye kıyasla daha düşük işçilik
maliyetlerine sahip olduklarını görebiliriz.
Üstelik AB içi üretim avantajı sayesinde
gümrük, regülasyon ve lojistik alanlarında
da ek üstünlük sağlamaktadırlar. Bu
ülkeler, Avrupa alıcısı için halazırda cazip
durumdadırlar.
Asya ve Afrika cephesinde ise tablo daha
nettir. Türkiye’nin bu ülkelerle fiyat üzerinden
rekabet etmesi yapısal olarak çok zordur.
Tekstil sektörünün içinde bulunduğu durum
Tekstil sektörünün temel karakteristiği, emek
yoğun bir üretim yapısına sahip olmasıdır. Bu
özellik, uzun yıllar boyunca Türkiye için stratejik
bir avantaj sağlamıştır. Avrupa’ya coğrafi
10 March Mart 2026
yakınlık, görece düşük işçilik maliyetleri, hızlı teslimat
kabiliyeti ve üretim esnekliği sayesinde Türkiye; Asya ile
Avrupa arasında güçlü bir üretim ve tedarik merkezi hâline
gelmiştir. Ancak son birkaç yılda bu denge belirgin biçimde
bozulmuştur.
Bugün tekstil sektörünün en kritik yapısal sorunu, işçilik
maliyetlerinin döviz bazında hızlı ve kesintisiz biçimde
artmasıdır. Asgari ücret artışları, sosyal güvenlik primleri
ve yan maliyetler bir araya geldiğinde, tekstilde çalışan
bir işçinin işverene toplam maliyeti birçok Avrupa
ülkesindeki seviyelere yaklaşmıştır. Buna karşın döviz
kurlarındaki artış, bu maliyet baskısını telafi edecek ölçüde
gerçekleşmemiştir. Bu durum Türkiye tekstilini stratejik
olarak arada bırakmaktadır. Çünkü Ne Avrupa kadar
pahalı ama yüksek katma değerliyiz ne de Asya ve Afrika
bölgeleri kadar düşük maliyetliyiz. Sektörün zorlandığı
nokta tam da burasıdır. Yani Türk Tekstil ve hazır giyim
sektörü fiyatla rekabet etme konusunda oldukça zayıf
durumdadır.
En buyuk tehlike “çalışarak erimek”
Bugün tekstil sektöründe yaşanan en büyük risk, fabrikaların
bir gecede kapanması değildir. Asıl tehlike, sessiz ve
fark edilmesi zor bir erime sürecidir.
•Kapasiteler düşmektedir, ancak tesisler
kapanmamaktadır.
• İşçiler çalışmaktadır, siparişler yetersizdir.
Sipariş alınmaktadır, ancak kârlılık ortadan kalkmıştır.
• Şirketler ayakta görünmektedir, ancak öz kaynakları
erimektedir.
Bu yapı sürdürülebilir değildir. Krizin en tehlikeli boyutu da
tam olarak budur. Talep daralmalarında yaygınlaşan en
riskli davranış biçimlerinden biri, fiyat kırarak sipariş alma
refleksidir. Talep daraldığında ve kapasite boş kaldığında,
birçok işletme “işçilik çıksın”, “fabrika boş durmasın”, “en
azından katkı payı gelsin” düşüncesiyle maliyet sınırında
veya altında fiyatlar vermektedir. Bu yaklaşım kısa vadede
nakit akışını koruyor gibi görünse de, orta ve uzun vadede
şirketleri çalışarak eriten bir mekanizmaya dönüşmektedir.
“Çalışarak Erimek”, Tekstil Sektörü için çok önemli bir
Tuzak alanıdır.
Çünkü bu süreçte:
•Gerçek maliyetler tam hesaplanmamakta,
• Amortisman, yönetim giderleri ve finansman maliyetleri
göz ardı edilmekte,
•Düşük fiyatlar geçici sanılmakta ancak kalıcı hâle
gelmektedir.
Sonuçta firmalar iflas etmeden önce uzun süre çalışarak
küçülmekte, ürettikçe zayıflamakta ve sonunda da
kapanmaktadırlar.
(Bu sürece henüz yeni bir tekstilci sayılabilecek oğlum
Yunus Emre Temiroğlu “Çalışarak Batmak “ diyor.Ben bu
terimi biraz daha ehvenleştirip “Çalışarak Erimek” şeklinde
kullandım.)
Bu durum bireysel bir firma hatasının yanında sektör
genelinde yaygınlaştığında kolektif bir rekabet erozyonu
yaratır. Bir firmanın fiyat kırması, diğerini de aynı noktaya
iter. Fiyatlar düşer, maliyetler yerinde kalır ve sonuçta
kimse kazanmaz.
Bu rekabet değildir; karşılıklı yıpranmadır.
Neler yapılabilir?
Bu soruya “kur artsın”, “faiz düşsün”, “devlet destek versin”
gibi yanıtlar verilebilir. Ancak bu beklentiler gerçekçi
değildir. Çünkü bunlar sektörün doğrudan kontrolünde
değildir. Tekstil sanayisinin odaklanması gereken alanlar,
kendi yönetebileceği unsurlar olmalıdır.
Yazımızın bundan sonraki bölümünde bu unsurlardan söz
etmeye çalışacağız.
1-BİLİNÇLİ-KONTROLLÜ KÜÇÜLME
Zararına İş yapmak mı? Kontrollü Daralma mı? Bu noktada
sektör için zor ama gerekli bir gerçek ortaya çıkar; Her
siparişi almak, her zaman doğru karar değildir. Hele
zararına sipariş almak yukarıda belirtildiği gibi firmaları
iflasa doğru götürür.
Zararına iş almak yerine;
• Kapasiteyi bilinçli biçimde düşürmek,
• Daha az ama kârlı üretim yapmak,
• Müşteri portföyünü yeniden sınıflandırmak,
• Kısa vadeli nakit uğruna uzun vadeli yapıyı bozmamak
Orta vadede çok daha sağlıklı sonuçlar doğurur. Bu
şekilde küçülme, kan kaybını durdurma stratejisidir.
2-UCUZ ÜRÜN TUZAĞINDAN ÇIKMAK
Türkiye tekstili hâlâ büyük ölçüde basic ürünler üzerinden
rekabet etmeye çalışmaktadır. Oysa basic ürünlerde
yukarıda belirtilen rakipler ile aramızdaki maliyet farkı bu
siparişlerin o rakip bölgelere gitmesine neden olmaktadır.
Türkiye’nin yönelmesi gereken alanlar şunlardır:
• Teknik tekstiller
• Fonksiyonel kumaşlar
• Küçük adetli, hızlı üretim
• Kalite standardı yüksek niş ürünler
Bu alanlarda alıcı yalnızca fiyat sormaz; hız, kalite,
güvenilirlik ve süreklilik de talep eder. Türkiye’nin gerçek
avantajı tam olarak buradadır.
3-VERİMLİLİĞİ ARTIRMAK
Verimliliği artırmak denilince akla hemen yeni makinalar
ya da otomasyon sistemleri gelebiliyor.
12 March Mart 2026
Birçok tekstil işletmesi çözümü otomasyonda
aramaktadır. Doğru seçilmiş otomasyon sistemleri
elbette verimliliği olumlu yönde etkiler. Şirketlerin finansal
durumu müsaitse otomasyon konusunda yatırım yapmak
doğru bir karar olabilir. Ancak sahaya bakıldığında birçok
işletmede bu yatırımlara katlanmadan da birçok ciddi
verimlik kayıpları önlenebilir.
• Hat dengesizlikleri
• Uzun ürün geçiş süreleri
• Fireler
• Geri dönüş oranları
• Plansız duruşlar
Pek çok fabrikada, yeni makine yatırımı yapmadan
yukarıdaki konulara odaklanarak önemli oranlarda
verimlilik artışı sağlamak mümkündür. Bunun için Yalın
Yönetim, Toplam Kalite Yönetimi, Değişim Mühendisliği
(Yeniden Yapılandırma-Reengineering), Doğru Planlama
gibi birçok bilimsel yöntemler kullanılabilir. İşçilik
pahalıysa aynı insanla daha doğru ve daha çok üretim
hedeflenmelidir.
4-ENERJİ YÖNETİMİ
Tekstil sektörü iplik üretiminde, konfeksiyonda, boya ve
terbiyede son derece enerji yoğun bir sektördür. Enerji
maliyetleri doğru yönetilmediğinde, işçilikte yapılan
tasarruf anlamsız hâle gelir. Isı geri kazanımı, doğru reçete
kullanımı, banyo oranlarının düşürülmesi ve proseslerin
optimizasyonu gibi alanlarda yapılacak küçük enerji
tasarrufları bile toplam maliyet üzerinde ciddi etki yaratır.
5-FİNANSMAN VE NAKİT YÖNETİMİ
Bugün birçok tekstilci “iş var ama kar yok” ifadesini
kullanmaktadır. Bunun temel nedeni, kârlılığın finansman
giderleri içinde erimesidir. Uzun tahsilat vadeleri, yüksek
faizli krediler ve stok yükü birleştiğinde, kârlı görünen
işler dahi zararla sonuçlanabilir. Bu nedenle tekstilde artık
yalnızca üretim değil, finansal disiplin ve nakit yönetimi de
kritik bir yetkinlik hâline gelmiştir.
6- MÜŞTERİ YAKLAŞIMLARINA UYUM SAĞLAMAK
Özellikle Avrupalı müşteriler artık yalnızca ucuz üretici
aramamaktadır. İzlenebilirlik, sürdürülebilirlik, sosyal
uygunluk ve tedarik güvenliği gibi konular her geçen gün
daha da önemli hâle gelmektedir. Türkiye’nin Avrupa’ya
sunabileceği en güçlü değer önerisi, “Ben sana daha ucuz
değil; daha güvenli, daha hızlı, daha çevreci, daha az riskli
bir tedarik sunabilirim. Bu dili kurabilen firmalar, fiyat
pazarlığında daha güçlü bir konum elde edebilirler.
7-ÜRETİMİ, YURT İÇİNDE VE YURT DIŞINDA MALİYETİN
DÜŞÜK OLDUĞU BÖLGELERE KAYDIRMAK
Üretimin maliyetin düşük olduğu bölgelere kaydırılması
önemli bir çözüm olabilir. Yurt içinde avantajlı bölgelerde
üretim yapmak bazen enerji ve vergi konularında
sanayiciye önemli katkılar sağlamaktadır. Ancak yurt
içindeki bu katkılar tekstil sektörünün rekabet gücünü
artırmaya yetmemektedir.
Bu nedenle son dönemde Mısır gibi Kuzey Afrika ülkelerine
yatırım eğilimleri sıkça gündeme gelmektedir. Bu eğilim
tamamen yanlış değildir; ancak panik hâlinde ve plansız
yapılan taşınmalar ciddi riskler barındırır.
Bu konudaki en sağlıklı yaklaşım, Türkiye’yi terk etmek
değil; Türkiye’yi merkeze alarak ikiz üretim modelleri
geliştirmektir:
• Katma değerli üretim Türkiye’de
• Emek yoğun ve düşük marjlı işler ucuz ülkelerde
yapılabilir.
Bu denge doğru kurulmadığında, şirketler hem bilgi
birikimini kaybeder hem de müşterileriyle bağlarını
zayıflatabilirler.
SONUÇ
Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü, Türkiye için yalnızca bir
sektör değil, aynı zamanda bir toplumsal ve bölgesel
denge unsurudur. Bu yapıyı ayakta tutmak, kısa vadeli
fiyat refleksleriyle değil, uzun vadeli stratejik akılla
mümkündür. Bu nedenle bu sektör daha da ucuzlayarak
değil, strateji değiştirerek ayakta kalabilir. Türk Tekstil
Sektörü bu değişimi gerçekleştirecek güce ve kadrolara
sahiptir.
Türkiye; iplikten kumaşa, terbiyeden konfeksiyona,
tasarımdan kalite ve tedarik zinciri yönetimine kadar
tekstilin hemen her halkasında deneyimli ustalar, yetişmiş
mühendisler ve süreci bütüncül okuyabilen yöneticiler
yetiştirmiş nadir ülkelerden biridir. Bu birikim yalnızca
üretim becerisi anlamına gelmez, aynı zamanda sorun
çözme hızı, esneklik ve kriz anlarında adaptasyon
kabiliyeti de demektir.
Özellikle Avrupa pazarında bu insan kaynağı avantajının
çoğu zaman göz ardı edilen bir boyutu daha vardır;
Müşteriyle zihinsel uyum. İngilizcede ”mindset“ olarak
ifade edilen bu uyum, iş yapma biçiminde, kalite algısında,
terminolojide, zamanlama hassasiyetinde ve karşılıklı
beklentilerin doğru okunmasında kendini gösterir.
Türk tekstil sektörü, Avrupa’daki alıcıyla yalnızca ticari
değil; kültürel ve operasyonel düzeyde de aynı dili
konuşabilen ender üretim merkezlerinden biridir. Bu uyum,
fiyat dezavantajının ötesinde bir stratejik değer üretir ve
doğru konumlandırıldığında Türkiye tekstilinin en güçlü
rekabet unsurlarından biri hâline gelebilir.
Ancak içinde bulunduğumuz kriz bize aşağıdaki uyarıları
da vermektedir. Bu uyarıları ciddiye almalıyız:
“Türkiye’de Tekstil Bitmiyor, Ama Şekil Değiştiriyor.”
“Evet, Türkiye tekstili bitmiyor; ancak eski reflekslerle
devam etmesi de mümkün değildir.”
“Daha ucuz olamazsın, ama daha kaliteli, daha fazla
değer üreten, daha bilimsel, daha disiplinli, daha verimli
olabilirsin.”
Bu mesajları doğru anlayarak, bu dönemi doğru yöneten
firmalar, belki biraz küçülecekler ama bu dönemden
yenilenerek ve güçlenerek çıkacaklardır. Yanlış yönetenler
ise kapanmadan önce uzun süre çalışacak ve ÇALIŞARAK
ERİYECEKLERDİR.
14 March Mart 2026
Global textile trade shifts
toward new production hubs
Küresel tekstil ticareti yeni üretim
merkezlerine yöneliyor
In recent years, the global textile industry has
experienced major changes in production and trade
dynamics. Rising production costs in traditional
manufacturing regions, disruptions in global supply
chains, and shifting trade patterns have encouraged
companies to move their production investments to new
geographic areas. As a result, textile manufacturing is no
longer concentrated in a limited number of countries but
is gradually spreading across a wider global landscape.
Developing economies in Asia, as well as emerging
industrial zones in the Middle East and Africa, are
becoming increasingly important in global textile
production. Competitive labor costs, expanding
infrastructure, and export-oriented industrial policies are
helping these regions attract new textile investments.
At the same time, government incentives and
industrial development programs are encouraging the
establishment of modern textile manufacturing facilities.
Machinery manufacturers expand into emerging markets
The rise of new production hubs is also creating
important opportunities for textile machinery
manufacturers. Global machinery producers such as
Rieter, Karl Mayer, Trützschler, Saurer, and Oerlikon are
expanding their presence in emerging textile markets.
These companies are supplying advanced textile
machinery, automation technologies, and digital
production systems that support modern textile
manufacturing. High-efficiency spinning machines, warp
knitting technologies, and automated production lines
are increasingly preferred in newly established textile
factories.
Son yıllarda küresel tekstil sektörü üretim ve ticaret
açısından önemli bir değişim yaşıyor. Geleneksel
üretim merkezleri olan bazı ülkelerde artan
maliyetler, tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve
küresel ticaretteki yeni dinamikler, üretim yatırımlarının
farklı coğrafyalara yönelmesine neden oluyor. Bu süreçte
tekstil üretimi yalnızca belirli bölgelerde yoğunlaşmak
yerine daha geniş bir coğrafyaya yayılıyor.
Özellikle Asya’nın gelişmekte olan ülkeleri, Orta Doğu
ve Afrika’da artan sanayi yatırımları tekstil üretim
kapasitesinin yeni bölgelere kaymasına katkı sağlıyor.
Bu ülkeler, genç iş gücü, gelişen altyapı yatırımları ve
ihracata yönelik sanayi politikaları sayesinde küresel
tekstil üretiminde giderek daha görünür hale geliyor.
Aynı zamanda hükümetlerin sanayi yatırımlarını teşvik
eden politikaları da yeni tekstil fabrikalarının kurulmasını
destekliyor.
Makine üreticileri yeni pazarlara yöneliyor
Yeni üretim merkezlerinin ortaya çıkması, tekstil makine
üreticileri için de önemli fırsatlar sunuyor. Rieter, Karl
Mayer, Trützschler, Saurer ve Oerlikon gibi küresel ölçekte
faaliyet gösteren makine üreticileri, gelişmekte olan tekstil
pazarlarında faaliyetlerini genişletiyor.
Bu şirketler modern tekstil makineleri, otomasyon
16 March Mart 2026
Global textile production is undergoing
a significant transformation as new
investment regions emerge across
different parts of the world.
Küresel tekstil üretimi, yeni yatırım
bölgelerinin ortaya çıkmasıyla birlikte
önemli bir dönüşüm sürecinden
geçiyor.
In addition to equipment supply, machinery
manufacturers are also strengthening their after-sales
service networks in developing markets. By offering
technical support, training, and maintenance services,
these companies aim to build long-term partnerships with
textile producers in emerging regions.
Global balances in the textile industry are changing
The transformation of global supply chains is accelerating
the emergence of new textile production centers. In the
post-pandemic era, many companies are seeking more
flexible and regionally diversified supply chains. This
strategy encourages manufacturers to invest in multiple
production locations across different regions.
As production spreads to new areas, advanced
textile technologies are also being introduced into
these markets. Modern production lines, automation
systems, and digital manufacturing platforms allow
new textile factories to operate with high efficiency and
competitiveness.
For textile machinery manufacturers, this global shift
represents significant growth opportunities in emerging
markets. In the coming years, more countries are
expected to become active players in global textile trade
as new production hubs continue to develop.
sistemleri ve dijital üretim çözümleri ile yeni yatırımlara
teknoloji sağlayan önemli oyuncular arasında yer alıyor.
Özellikle yüksek verimlilik sağlayan iplik üretim makineleri,
örme teknolojileri ve otomasyon sistemleri yeni kurulan
tekstil fabrikalarında yoğun şekilde tercih ediliyor.
Makine üreticileri aynı zamanda yeni pazarlarda satış
sonrası hizmet ağlarını da genişleterek üreticilere daha
kapsamlı teknik destek sunmayı hedefliyor. Bu yaklaşım,
gelişmekte olan pazarlarda uzun vadeli iş birliklerinin
kurulmasına katkı sağlıyor.
Tekstil sektöründe küresel dengeler değişiyor
Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, tekstil
sektöründe yeni üretim merkezlerinin ortaya çıkmasını
hızlandırıyor. Pandemi sonrası dönemde tedarik
zincirlerinin daha esnek ve bölgesel hale getirilmesi,
üretimin farklı coğrafyalara yayılmasını teşvik ediyor.
Bu gelişmeler yalnızca üretim kapasitesinin yer
değiştirmesine değil, aynı zamanda tekstil teknolojilerinin
de yeni bölgelere taşınmasına neden oluyor. Modern
üretim hatları, otomasyon sistemleri ve dijital üretim
çözümleri sayesinde yeni kurulan tekstil fabrikaları daha
rekabetçi üretim modelleri geliştirebiliyor.
Tekstil makineleri üreticileri açısından bu dönüşüm,
yeni pazarlarda büyüme fırsatları anlamına geliyor.
Önümüzdeki yıllarda küresel tekstil ticaretinde daha fazla
ülkenin aktif rol alması ve yeni üretim merkezlerinin ortaya
çıkması bekleniyor.
March Mart 2026
17
By Invitation: Expert Opinion
on How to Transform the
Textile Printing Industry to a
Waterless Printing Process
textile / expert opinion
Taner Can Güven- CEO,
Optimum Digital USA
The water challenge facing
textile printing
The textile printing industry stands at
a critical crossroads. While global demand
for printed textiles continues to grow, the
environmental cost of traditional printing
processes particularly water consumption
and wastewater generation has become
increasingly difficult to justify. Reactive
dye printing, still widely regarded as the
benchmark for quality on uncoated textiles,
remains inherently water-intensive, requiring
fabric pre-treatment, extensive washing, and
chemical fixation. In response, the industry
has invested heavily in pigment-based digital
printing as a pathway toward waterless or
near-waterless production. Yet despite clear
environmental advantages, pigment printing
on uncoated textiles has struggled to achieve
the same consistency, durability, and color
depth as reactive processes. This gap is
often attributed solely to limitations in ink
chemistry. In reality, the problem is broader
and more structural.
Why waterless printing is not only an
ink problem
Waterless textile printing is frequently
discussed as a chemistry challenge. While ink
formulation is undeniably important, focusing
on ink alone overlooks two equally critical
system elements: ink delivery architecture
and ink fixation. Without the correct fixation
strategy, even the most advanced pigment
ink will fail to deliver consistent, durable
results on uncoated textiles. Modern pigment
inks designed for waterless printing rely on
controlled thermal activation of binders to
achieve fixation. This makes the fixation
unit (typically a hot-air or hybrid hot-air/
infrared system) a decisive factor in final
print quality. Inadequate fixation does not
merely reduce durability; it can negate the
benefits of waterless printing altogether.
For effective waterless printing, the fixation
unit must satisfy several conditions
simultaneously. First, it must be energy
efficient, as excessive energy consumption
undermines the environmental advantages
gained by eliminating washing and drying
stages. Second, heat must be distributed
homogeneously across the fabric width and
length. Uneven heat distribution leads to
inconsistent binder activation, resulting in
color variation, poor crocking resistance, and
localized print defects.
Equally important is temperature accuracy
and exposure time, in other words, how long
the printed fabric remains within the fixation
zone at a given temperature. Binder systems
are designed to activate within a specific
thermal window. Insufficient exposure
results in under-fixation, while excessive
temperature or dwell time can damage fibers,
alter hand feel, or cause unwanted changes
in color tone. Unlike reactive printing, where
washing can compensate for certain fixation
inconsistencies, pigment-based waterless
systems offer no such corrective step.
When fixation units are poorly matched to
20 March Mart 2026
ink behavior, operators are often forced to compensate
by modifying ink formulations lowering binder strength,
reducing pigment concentration, or narrowing process
windows. These compromises once again shift the
problem back onto ink chemistry, when the underlying
issue is system design. Waterless printing, therefore, must
be approached as an integrated system: ink formulation,
ink delivery architecture, and fixation technology must be
developed in parallel.
Why conventional ink delivery systems struggle
In addition to fixation, the way ink is delivered to the
printhead plays a decisive role in waterless printing
performance. Most industrial inkjet platforms in use today
were originally designed for low-viscosity, dye-based
inks. As a result, they commonly employ continuous ink
recirculation, electronically actuated valves, and active
pressure modulation close to the printhead. While effective
for certain ink classes, these design choices introduce
continuous thermal and mechanical stress into the ink
delivery path. Heat generated by electronic actuation
and constant fluid movement can initiate premature binder
activation and destabilize pigment dispersions long before
ink reaches the fabric. The result is sedimentation, nozzle
instability, maintenance issues, and ultimately compromised
print quality. To cope with these limitations, ink formulations
are often weakened—reducing pigment load, lowering binder
strength, or limiting viscosity. These compromises directly
undermine the goal of waterless printing and reinforce
reliance on water-intensive reactive processes.
A shift in perspective: Architecture before chemistry
To truly transform textile printing into a waterless process,
the industry must reconsider a foundational assumption:
that ink delivery must always be dynamic, recirculating,
and electronically controlled. A more effective approach
is to separate ink conditioning from ink delivery. Pumping,
filtration, and degassing are necessary steps, but once ink
is properly conditioned, continued agitation and thermally
active control are not inherently beneficial. In fact, they are
often harmful for modern pigment systems. By supplying
ink to the printhead from a chemically inert intermediate
reservoir, avoiding recirculation during printing, and
eliminating electronically actuated components in the
printhead feed path, it is possible to dramatically reduce
both heat input and mechanical disturbance at the most
critical stage of printing. Gravity-assisted ink supply
combined with controlled negative pressure at the
printhead provides stable, predictable ink delivery while
preserving ink chemistry integrity.
What this means for waterless textile printing
When ink delivery stress is minimized and fixation is
precisely controlled, pigment inks behave differently. In
practical terms, this systems-level alignment enables:
• Stable use of higher-pigment, higher-binder ink
formulations
• Improved color strength and visual uniformity on
uncoated fabrics
• Reduced nozzle instability and maintenance
requirements
• Print durability approaching that of reactive dye
processes
• Elimination of washing and significant water savings
Most importantly, these gains are achieved without
increasing system complexity. On the contrary, simpler ink
delivery paths and well-matched fixation units often result
in more reliable, scalable production systems.
Sustainability through system design
Waterless textile printing will not be achieved through
ink chemistry alone. It requires alignment between ink
behavior, ink delivery architecture, and fixation technology.
When systems are designed to respect the physical and
chemical limits of modern pigment inks, environmental
performance and production quality improve
simultaneously. As regulatory pressure, water scarcity,
and energy costs continue to rise, the industry must move
beyond incremental adjustments and address structural
design choices that no longer serve their original purpose.
Ink delivery and fixation—often hidden from view—play
decisive roles in determining whether waterless printing
remains a promise or becomes a practical reality.
Conclusion
Transforming textile printing into a truly waterless process
is not a question of whether the technology exists; it already
does. The challenge lies in rethinking long-standing design
conventions and recognizing that machine architecture and
fixation strategy shape what inks can realistically achieve.
By prioritizing ink stability over unnecessary activity, and
by deploying fixation systems that deliver homogeneous,
energy-efficient, and precisely timed thermal exposure,
the textile printing industry can move decisively toward
sustainable, high-quality, waterless production on
uncoated textiles.
March Mart 2026
21
FESPA 2026 textile event
drives industry forward with
strong exhibitor line-up
FESPA 2026 textile fuarı güçlü katılımla
sektöre yön veriyor
FESPA has confirmed a strong exhibitor line-up
for its inaugural Textile event, set to take place
from 19–22 May 2026 in Barcelona, Spain. Held
alongside Global Print Expo, Personalisation Experience,
European Sign Expo, WrapFest and Corrugated, the event
will gather industry professionals under one roof, offering
a comprehensive platform for collaboration and business
development across multiple sectors.
Digital printing and production technologies take centre
stage
At Textile 2026, visitors will have the opportunity to explore
the latest innovations in digital textile printing and garment
decoration. Technologies such as Direct-to-Garment (DTG),
Direct-to-Film (DTF), transfer printing, dye sublimation and
roll-to-roll printing will be key highlights of the exhibition.
These solutions support both customised, small-scale
production and high-volume industrial manufacturing.
Leading industry players including EPSON, Brother,
Mimaki, Kornit Digital and Monti Antonio will showcase
their technologies, alongside companies such as B-Flex
Italia, ROQ International and STAHLS’, which specialise
in garment decoration and print solutions. In addition,
screen printing technologies, textile inks and materials
supporting durability and sustainability will also be
FESPA, 2026 yılında ilk kez düzenlenecek Textile
etkinliği için güçlü bir katılımcı listesini açıkladı.
19–22 Mayıs 2026 tarihleri arasında İspanya’nın
Barcelona kentinde gerçekleştirilecek organizasyon, Global
Print Expo, Personalisation Experience, European Sign
Expo, WrapFest ve Corrugated gibi eş zamanlı fuarlarla
birlikte sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Bu
geniş kapsamlı yapı, katılımcılara farklı disiplinleri aynı
çatı altında inceleme ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı
sunuyor.
Dijital baskı ve üretim teknolojileri ön planda
Textile 2026 kapsamında ziyaretçiler, dijital tekstil baskısı ve
konfeksiyon dekorasyonu alanındaki en güncel çözümleri
yakından inceleme fırsatı bulacak. Direct-to-Garment
(DTG), Direct-to-Film (DTF), transfer baskı, süblimasyon ve
roll-to-roll baskı gibi teknolojiler fuarın ana odak noktaları
arasında yer alıyor. Bu teknolojiler, hem küçük ölçekli
kişiselleştirilmiş üretim hem de yüksek hacimli endüstriyel
üretim için önemli avantajlar sunuyor.
Etkinlikte EPSON, Brother, Mimaki, Kornit Digital ve Monti
Antonio gibi sektörün önde gelen üreticileri yer alırken,
B-Flex Italia, ROQ International ve STAHLS’ gibi firmalar
da baskı ve dekorasyon çözümleriyle dikkat çekiyor.
Ayrıca ekran baskı teknolojileri, tekstil mürekkepleri ve
22 March Mart 2026
The Textile 2026 event in Barcelona
brings together technologies
shaping the future of printed textiles,
from digital printing to garment
decoration.
Barcelona’da düzenlenecek Textile
2026 etkinliği, dijital baskıdan
konfeksiyon dekorasyonuna kadar
tekstilin geleceğini şekillendiren
teknolojileri bir araya getiriyor.
featured, underlining the event’s focus on both innovation
and responsible production.
Textile printing stands out as a key growth segment
According to FESPA, textile printing and garment decoration
continue to be among the fastest-growing segments in the
speciality print industry. Rising demand for personalisation,
the need for faster production cycles and the growth of
e-commerce are accelerating technological investments
in this field.
Debbie McKeegan, CEO of Texintel and FESPA Textile
Ambassador, emphasises that the event will not only
address current developments but also explore future
trends shaping fashion, sportswear and interior textiles.
In this sense, Textile 2026 positions itself as more than a
trade show, serving as a platform for defining the industry’s
future direction.
Conference programme and global engagement
opportunities
Visitors will also be able to attend the event’s conference
programme free of charge, gaining insights into intelligent
production, workflow optimisation and customisation.
Solutions related to colour management and production
efficiency will also be highlighted throughout the exhibition.
Access to all co-located events with a single Textile ticket
provides attendees with a broader industry perspective and
valuable networking opportunities. With this new initiative,
FESPA aims to strengthen global knowledge exchange
and support business growth across the textile and print
community.
sürdürülebilir üretimi destekleyen malzemeler de geniş
bir ürün yelpazesiyle sergilenecek. Bu çeşitlilik, fuarın
yalnızca teknoloji değil aynı zamanda malzeme ve süreç
inovasyonuna da odaklandığını ortaya koyuyor.
Sektörün büyüme alanı olarak tekstil baskı öne çıkıyor
FESPA yetkililerine göre tekstil baskı ve konfeksiyon
dekorasyonu, özel baskı sektörünün en hızlı büyüyen
alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Artan kişiselleştirme
talebi, hızlı üretim ihtiyacı ve e-ticaretin yükselişi, bu
alandaki teknolojik yatırımları hızlandırıyor. Textile etkinliği,
bu dönüşümün merkezinde yer alan çözümleri bir araya
getirerek sektör oyuncularına stratejik bir bakış açısı
sunmayı hedefliyor.
Texintel CEO’su ve FESPA Textile Elçisi Debbie
McKeegan, etkinliğin yalnızca mevcut gelişmeleri değil,
aynı zamanda moda, spor giyim ve iç mekân tekstilleri
gibi alanlarda üretimin geleceğini şekillendirecek trendleri
de ele alacağını belirtiyor. Bu yönüyle etkinlik, yalnızca bir
fuar değil, aynı zamanda sektörün geleceğine yön veren bir
tartışma platformu olarak konumlanıyor.
Konferans programı ve küresel etkileşim fırsatı
Ziyaretçiler, fuar kapsamında düzenlenecek konferans
programına ücretsiz katılarak akıllı üretim, dijitalleşme
ve kişiselleştirme gibi konularda bilgi edinebilecek. Aynı
zamanda workflow yönetimi, renk kontrolü ve üretim
verimliliğine yönelik çözümler de fuarda öne çıkan başlıklar
arasında yer alıyor.
Textile bileti ile tüm eş zamanlı etkinliklere erişim
sağlanması, katılımcılara daha geniş bir perspektif
kazandırırken, farklı sektörlerle etkileşim kurma imkânı da
sunuyor. FESPA, bu yeni etkinlik ile küresel baskı ve tekstil
topluluğunu bir araya getirerek bilgi paylaşımını artırmayı
ve sektör profesyonellerine yeni iş fırsatları sunmayı
hedefliyor.
24 March Mart 2026
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
Akışkan
Flud
Kontrol Ekpmanları Control Equpment
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
Verimlilik
Prosesinize ve enerji en uygun tasarrufu vanayı sağlayarak
seçin.
gelecek nesillerimize hep birlikte
your Choose process. the By valve ensuring that efficiency best suits
and
and energy savings, let us all work
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
“Daha Yaşanabilir Bir Dünya”
together to leave.
bırakalım.
“A More Livable World”
for future generations.
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
www.pnosan.com.tr
www.nordsteam.tr
Karl Mayer strengthens textile
innovation with new center
Karl Mayer tekstil inovasyonunu yeni
merkezle güçlendiriyor
German textile machinery manufacturer Karl Mayer
is expanding its research capabilities with the
opening of a new Textile Innovation Centre in
Germany. The facility is designed as a comprehensive
development and testing environment where warp knitting
technologies, technical textiles and preparation systems
come together under one roof. With this investment, the
company aims to accelerate collaborative innovation with
customers while advancing the development of nextgeneration
textile production technologies.
The center reflects Karl Mayer’s long-term strategy to
support textile manufacturers not only with machinery
but also with advanced technological expertise. By
combining research, testing and industrial collaboration,
the company intends to shorten development cycles and
help producers adapt more quickly to changing market
demands.
A new testing environment for textile production
The Karl Mayer Textile Innovation Centre is equipped with
modern laboratories and pilot production lines that allow
manufacturers to evaluate new textile structures, yarn
types and production techniques under conditions close
to real manufacturing environments. This setup enables
companies to test innovative fabrics and production
methods before implementing them on an industrial
scale.
The center will focus particularly on technical textiles,
sports textiles and automotive applications. Engineers
and industry partners can analyze performance
characteristics such as durability, flexibility and
Alman tekstil makine üreticisi Karl Mayer,
Almanya’da kurduğu Textile Innovation Centre
ile sektörün Ar-Ge çalışmalarını hızlandırmayı
hedefliyor. Yeni merkez, warp knitting teknolojileri,
teknik tekstiller ve üretim hazırlık sistemlerinin birlikte
geliştirildiği kapsamlı bir araştırma ve test alanı olarak
faaliyet gösteriyor. Şirket, bu yatırımla hem müşterileriyle
ortak geliştirme projelerini genişletmeyi hem de geleceğin
tekstil üretim süreçlerini daha hızlı hayata geçirmeyi
planlıyor.
Tekstil üretimi için yeni test ortamı
Karl Mayer’in yeni Textile Innovation Centre tesisi, modern
laboratuvarlar ve pilot üretim hatlarıyla donatıldı. Bu
sayede üreticiler yeni kumaş yapılarını, iplik türlerini
ve üretim tekniklerini gerçek üretim koşullarına yakın
bir ortamda test edebiliyor. Özellikle teknik tekstiller,
spor tekstilleri ve otomotiv uygulamaları için geliştirilen
kumaşların burada kapsamlı analizlerden geçirilmesi
planlanıyor.
Merkez aynı zamanda warp knitting makineleri
için geliştirilen yeni yazılım çözümleri ve otomasyon
teknolojilerinin de test edildiği bir platform görevi görüyor.
Karl Mayer mühendisleri bu ortamda hem üretim hızını
artıran hem de enerji tüketimini azaltan sistemler üzerinde
çalışıyor. Böylece tekstil üreticileri daha verimli ve
sürdürülebilir üretim süreçlerine ulaşabiliyor.
Sektörle birlikte gelişen inovasyon modeli
Karl Mayer yönetimi, yeni merkezin yalnızca bir araştırma
laboratuvarı değil aynı zamanda sektörle birlikte çalışan
26 March Mart 2026
A new Textile Innovation Centre
opened in Germany positions Karl
Mayer as a key hub for testing
advanced warp knitting and technical
textile technologies.
Almanya’da açılan Karl Mayer Textile
Innovation Centre, warp knitting
ve teknik tekstiller için geliştirilen
teknolojilerin test edildiği önemli bir
araştırma noktası olarak öne çıkıyor.
production efficiency while experimenting with new
design concepts.
In addition to material testing, the facility also serves
as a development platform for advanced warp knitting
machines and digital production technologies. Karl
Mayer engineers are working on systems that increase
production speed while reducing energy consumption.
These developments aim to help textile producers operate
more efficiently while meeting sustainability goals.
An innovation model developed with the industry
According to the company, the new center is not only
a research facility but also an innovation platform
developed in collaboration with the textile industry. Textile
manufacturers, yarn suppliers and academic institutions
can participate in joint projects conducted within the
facility.
Karl Mayer sees strong growth potential particularly in
the field of technical textiles. High-performance fabrics
used in automotive components, sports equipment,
medical products and composite materials are expected
to become an important focus of research activities at the
center.
Through the Textile Innovation Centre, Karl Mayer aims
to position itself as a technology partner that provides
not only machinery but also process knowledge and
development support. This approach is expected to help
textile manufacturers accelerate innovation and remain
competitive in the global textile industry.
Mayer & Cie develops new strategies against global
competition
European knitting machine manufacturer Mayer & Cie is
entering a transformation phase as global competition
intensifies across the textile machinery industry.
Germany-based circular knitting machine producer
Mayer & Cie is facing increasing pressure from global
market dynamics and rising competition, particularly
from Asia. Over the past decade, manufacturers from
China and other Asian countries have expanded their
production capacities and entered international markets
with competitive pricing strategies. As a result, European
textile machinery companies are being pushed to rethink
their strategies and focus on higher-value technologies.
In response to these market conditions, Mayer & Cie
is placing greater emphasis on innovation, engineering
expertise and advanced textile solutions in order to
maintain its competitive position.
European machinery producers feel the pressure
The textile machinery sector has undergone significant
bir inovasyon platformu olduğunu vurguluyor. Tekstil
üreticileri, iplik firmaları ve üniversiteler bu merkezde
yürütülen projelere doğrudan katılabiliyor.
Şirket özellikle teknik tekstiller alanında büyük bir
büyüme potansiyeli görüyor. Otomotiv, spor ekipmanları,
medikal ürünler ve kompozit malzemeler için geliştirilen
yüksek performanslı kumaşların bu merkezde test
edilmesi planlanıyor.
Karl Mayer, Textile Innovation Centre yatırımıyla
müşterilerine yalnızca makine değil aynı zamanda üretim
teknolojisi ve know-how sunan bir teknoloji partneri
olmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, küresel tekstil sektöründe
artan rekabet ortamında üreticilerin daha hızlı inovasyon
yapmasına katkı sağlıyor.
Mayer & Cie küresel rekabete karşı yeni stratejiler geliştiriyor
Avrupa’nın köklü örgü makinesi üreticilerinden Mayer &
Cie, artan küresel rekabet ve pazar baskıları karşısında
yeni bir dönüşüm sürecine giriyor.
Almanya merkezli yuvarlak örgü makinesi üreticisi
Mayer & Cie, son yıllarda hızlanan küresel rekabetin
etkisiyle stratejik yeniden yapılanma sürecini gündemine
aldı. Özellikle Asya merkezli üreticilerin artan üretim
kapasitesi ve daha agresif fiyat politikaları, Avrupa’daki
makine üreticilerini yeni iş modelleri geliştirmeye
yönlendiriyor. Şirket bu süreçte teknolojik yeniliklere ve
yüksek katma değerli çözümlere odaklanmayı planlıyor.
Avrupa makine üreticileri rekabet baskısı hissediyor
Tekstil makine sektöründe Çin ve diğer Asya ülkelerindeki
üreticilerin hızlı büyümesi, Avrupa merkezli firmalar
üzerinde ciddi bir rekabet baskısı oluşturuyor. Daha düşük
üretim maliyetleriyle pazara giren bu üreticiler özellikle
standart makine segmentinde güçlü bir konum elde etti.
Mayer & Cie ise bu rekabet ortamında teknolojik
uzmanlığını ve mühendislik gücünü öne çıkaran bir
March Mart 2026
27
structural changes in recent years. Asian manufacturers
have rapidly strengthened their presence, especially
in standard machinery segments where cost
competitiveness plays a decisive role.
For companies such as Mayer & Cie, the response lies
in technological specialization. The company continues
to invest in high-performance circular knitting machines
designed to deliver greater productivity, precision and
operational efficiency.
Digital technologies are also becoming an increasingly
important component of modern textile production.
Mayer & Cie is exploring new automation solutions and
intelligent machine systems that help manufacturers
monitor production performance and improve process
reliability.
Technology-driven transformation
Company executives emphasize that future growth
will depend not only on machinery sales but also on
integrated technological services. As a result, Mayer &
Cie is strengthening its focus on digital services, remote
maintenance solutions and data-based production
analysis.
The company is also expanding its work on machines
designed for technical textiles and specialized fabric
applications. These high-value segments provide new
opportunities for European manufacturers that rely on
advanced engineering capabilities rather than price
competition.
Industry observers expect global competition in
textile machinery to intensify further in the coming
years. In this environment, companies that invest in
technology, innovation and specialized solutions are
likely to strengthen their positions. Mayer & Cie aims
to navigate this evolving landscape by focusing on
expertise, engineering quality and long-term technological
development.
strateji izliyor. Şirket özellikle yüksek verimlilik sağlayan
yuvarlak örgü makineleri, dijital üretim çözümleri ve enerji
tasarruflu sistemler üzerinde yoğun çalışmalar yürütüyor.
Teknoloji odaklı dönüşüm süreci
Şirket yönetimi, gelecekteki büyümenin yalnızca makine
satışından değil aynı zamanda teknoloji ve servis
çözümlerinden geleceğini vurguluyor. Bu nedenle Mayer
& Cie, dijital servisler, uzaktan bakım sistemleri ve üretim
verisi analizine dayanan çözümler üzerinde çalışmalarını
artırıyor.
Aynı zamanda teknik tekstiller ve özel kumaş üretimi
için geliştirilen makineler de şirketin yeni stratejisinin
önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu segmentler, daha
yüksek katma değer sağladığı için Avrupa üreticileri
açısından önemli fırsatlar sunuyor.
Uzmanlara göre tekstil makine sektöründe rekabet
önümüzdeki yıllarda daha da yoğunlaşacak. Bu
ortamda güçlü mühendislik altyapısına sahip üreticilerin
teknolojiye dayalı çözümlerle öne çıkması bekleniyor.
Mayer & Cie de bu dönüşüm sürecinde inovasyon ve
uzmanlık temelli bir büyüme stratejisi izleyerek küresel
pazardaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.
28 March Mart 2026
THE
PLACE
FOR
EXPERTS
Giyim ve Dekorasyon için Tekstil Baskı
Tekstil ve Giyim uygulamaları için Dijital ve Serigrafi Baskı
Makineleri | DTG, DTF ve Boya Uçunması Teknolojileri |
Son İşlem Ekipmanları | Mürekkepler ve Sarf Malzemeleri |
Kumaş ve Substrat Üreticileri | Kesim, İşleme, Dikiş ve Isı
Transfer Sistemleri | Otomasyon, İş Akışı ve Renk Yönetimi |
Tasarım Araçları, Desen Yazılımı, Web2Print
Kayıtlar başladı. Girişte €55 tasarruf etmek için
bu promosyon kodunu kullanın: TEXA604
19 - 22 Mayıs 2026 Cuma
Fira Barcelona Gran Via
www.textilefromfespa.com
Mekân Ortağı
FESPA announces dynamic
exhibitor line-up for European
Sign Expo 2026
FESPA, European Sign Expo 2026 için
dinamik katılımcı listesini duyurdu
European Sign Expo 2026, taking place from 19 – 22
May 2026 at the Fira de Barcelona, Spain, will welcome
signage and visual communications experts from
across the globe to see the event’s exhibitor line-up and
the solutions they have on display.
The event will take place in Hall 2 and will run
alongside FESPA’s co-located events – Global Print Expo,
Personalization Experience, WrapFest and the brandnew
Corrugated and Textile.
The exhibition space will showcase products and
solutions spanning all areas of signage and visual
communications, including: channel lettering, dimensional
signage, digital signage, display systems, engraving
and etching, illuminated displays, LED, neon and out-ofhome
media. Visitors will have the opportunity to explore
the technologies and applications that are involved with
signage design, production and deployment across a wide
range of markets.
The exhibitor line-up for European Sign Expo 2026
includes a mix of returning and first-time brands, which
demonstrate its capability to connect, inspire and support
visitors. Exhibitors include: Bermaq, Domino Sign, Fotocol
Online, Letra Corpórea, LT-Systems Europe, MW Displays,
Pro Media Plus, Rami 1958, SD Srl, SignLED Imagen, The
Dizain Werbetechnik and Very Displays.
During the event, visitors will also be able to hear advice
and insights from experts and visitors – on trends, the
changing expectations of customers, and insight son how
to leverage opportunities.
19 – 22 Mayıs 2026 tarihleri arasında İspanya’nın
Barselona kentindeki Fira de Barcelona’da düzenlenecek
European Sign Expo 2026, etkinlikte katılımcıların
ergileneceği çözümleri görmek üzere dünyanın dört bir
yanından tabela ve görsel iletişim uzmanlarını ağırlayacak.
Etkinlik, Salon 2’de gerçekleştirilecek ve FESPA’nın eş
zamanlı düzenlenen diğer etkinlikleri olan Global Print
Expo, Personalization Experience, WrapFest ve yepyeni
Corrugated and Textile ile birlikte düzenlenecek.
Fuar alanında; kutu harf (channel lettering), üç boyutlu
tabelalar, dijital tabela sistemleri, teşhir sistemleri, kazıma
ve asitle işleme, ışıklı panolar, LED, neon ve açık hava
reklam mecraları dahil olmak üzere tabela ve görsel
iletişimin tüm alanlarını kapsayan ürün ve çözümler
sergilenecek. Ziyaretçiler, farklı pazarlarda tabela tasarımı,
üretimi ve uygulaması süreçlerinde kullanılan teknolojileri
ve uygulamaları keşfetme fırsatı bulacak.
European Sign Expo 2026’nın katılımcı listesi, etkinliğin
bağlantı kurma, ilham verme ve ziyaretçileri destekleme
kapasitesini ortaya koyan, hem geri dönen hem de ilk kez
katılan markaların bir karışımından oluşuyor. Katılımcılar
arasında Bermaq, Domino Sign, Fotocol Online, Letra
Corpórea, LT-Systems Europe, MW Displays, Pro Media
Plus, Rami 1958, SD Srl, SignLED Imagen, The Dizain
Werbetechnik ve Very Displays yer alıyor.
Etkinlik süresince ziyaretçiler ayrıca sektör uzmanları
ve katılımcılardan; trendler, müşteri beklentilerindeki
değişimler ve fırsatların nasıl değerlendirilebileceğine dair
30 March Mart 2026
Exhibitors set to showcase
cutting-edge signage and visual
communications solutions.
Katılımcılar, en yeni tabela ve görsel
iletişim çözümlerini sergilemeye
hazırlanıyor.
Michael Ryan, Head of FESPA Global Print Expo
and European Sign Expo, comments: “We can’t wait to
welcome visitors to European Sign Expo 2026, where
visitors will be able to explore the latest opportunities in
signage and visual communications. The event offers
a valuable platform for them to network with experts in
the field and discover new trends affecting the market
landscape.
“With their European Sign Expo tickets, visitors will also
be able to access our other co-located events, and three
conference programs, and see solutions across print,
personalization, signage, textiles and corrugated – all of
which complement signage applications!”
görüş ve öneriler dinleme imkânı da bulacak.
FESPA Global Print Expo ve European Sign Expo Başkanı
Michael Ryan şunları söyledi: “Ziyaretçileri, tabela ve görsel
iletişim alanındaki en yeni fırsatları keşfedebilecekleri
European Sign Expo 2026’da ağırlamayı sabırsızlıkla
bekliyoruz. Etkinlik, katılımcılara sektördeki uzmanlarla ağ
kurmaları ve pazar dinamiklerini etkileyen yeni trendleri
keşfetmeleri için değerli bir platform sunuyor.
“European Sign Expo biletleriyle ziyaretçiler, eş zamanlı
düzenlenen diğer etkinliklerimize ve üç konferans
programına da erişim sağlayabilecek; baskı, kişiselleştirme,
tabela, tekstil ve oluklu mukavva alanlarındaki çözümleri
bir arada görebilecekler – tümü tabela uygulamalarını
tamamlayıcı nitelikte!”
March Mart 2026
31
INLEGMASH 2026 brings
textile machinery industry
together in Moscow
INLEGMASH 2026 Moskova’da tekstil
makinelerini buluşturuyor
Celebrating its 25th edition, INLEGMASH showcases
machinery and equipment for the textile and
garment industry, connecting manufacturers
with investors on a single platform. From spinning
technologies to weaving and knitting machines, from
dyeing and finishing solutions to cutting and garment
equipment, a wide range of products will be presented
to visitors. Organized with a 12+ age classification, the
exhibition targets professional visitors and welcomes key
decision-makers from across the sector.
A strong link within the Russian Week of Textile Industry
INLEGMASH is positioned as one of the key events within
the Russian Week of Textile Industry. This umbrella
structure enables the exhibition to go beyond a traditional
machinery showcase. Events held during the same
week bring together different segments of the textile
value chain, forming a broader ground for trade and
cooperation.
Russia and the CIS countries have shown a growing
tendency to increase textile investments in recent
years. The objective of strengthening local production
capacity has led to rising demand for modern and
efficient machinery. INLEGMASH 2026 provides a
strategic platform for manufacturers responding to this
demand. Exhibitors gain opportunities to introduce new
technologies, expand their distributor networks and
develop regional partnerships.
Technology and efficiency in focus
Energy saving, automation and digital monitoring systems
are becoming priorities across the industry. Solutions
Tekstil ve hazır giyim sanayiine yönelik makine ve
ekipmanların sergilendiği INLEGMASH, 25. yılını
kutlarken üreticiler ile yatırımcıları aynı platformda
buluşturuyor. İplik üretim teknolojilerinden dokuma ve
örme makinelerine, boya-terbiye çözümlerinden kesim
ve konfeksiyon ekipmanlarına kadar geniş bir ürün
grubu fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşuyor. 12+
yaş sınırlamasıyla organize edilen etkinlik, profesyonel
ziyaretçi kitlesine hitap ediyor ve sektörel karar vericileri
ağırlıyor.
Rus tekstil haftasının güçlü halkası
INLEGMASH, Russian Week of Textile Industry’nin
önemli organizasyonlarından biri olarak konumlanıyor.
Bu çatı yapı, fuarın yalnızca bir makine sergisi olmanın
ötesine geçmesini sağlıyor. Aynı hafta içinde düzenlenen
etkinlikler, tekstil değer zincirinin farklı halkalarını bir
araya getirerek daha geniş bir ticaret ve iş birliği zemini
oluşturuyor.
Rusya ve BDT ülkeleri, son dönemde tekstil yatırımlarını
artırma eğilimi gösteriyor. Yerel üretim kapasitesini
güçlendirme hedefi, modern ve verimli makinelere
olan talebi yükseltiyor. INLEGMASH 2026 da bu talebe
yanıt veren üreticiler için stratejik bir platform sunuyor.
Katılımcılar, yeni teknolojilerini tanıtma, distribütörlük
ağlarını genişletme ve bölgesel iş ortaklıkları geliştirme
fırsatı yakalıyor.
Teknoloji ve verimlilik odakta
Sektörde enerji tasarrufu, otomasyon ve dijital izleme
sistemleri öncelik kazanıyor. Fuar alanında sergilenecek
32 March Mart 2026
The 25th International Exhibition
for Equipment for the Textile and
Garment Industry, INLEGMASH, will
bring together industry professionals
in Moscow on March 16–19, 2026.
The event will take place at the
Timiryazev Center, “Vavilov” Hall,
as part of the Russian Week of
Textile Industry, attracting strong
international participation.
25. Uluslararası Tekstil ve Hazır
Giyim Sanayii Ekipmanları Fuarı
INLEGMASH, 16–19 Mart 2026
tarihleri arasında Moskova’da sektör
profesyonellerini bir araya getiriyor.
Timiryazev Center’daki “Vavilov”
Hall’da düzenlenecek organizasyon,
Rus Tekstil Haftası kapsamında
kapılarını açıyor ve uluslararası
katılımla dikkat çekiyor.
to be displayed at the exhibition focus on accelerating
production processes and optimizing operational costs.
Technical presentations, product launches and one-toone
business meetings create a solid ground to support
investment decisions.
Turkish companies participating in the exhibition draw
attention with their engineering background, flexible
production capabilities and export experience. Akbaş
Plastik, Beneks Taah. Muh., Bıçaksan Makina Takım,
Demsan Tekstil Makina, Elteksmak Makine Anonim, Enhas
Makina Sanayi, Memnun Makina İmalat, Pivottex Makina
San., Polteks-Mak Makine San. and West Global Makina
will represent the strong position of Türkiye’s textile
machinery industry and aim to establish new business
connections in Moscow.
In addition, TEMSAD is among the Industry Partners
of INLEGMASH, contributing to the international
representation of the Turkish textile machinery sector.
çözümler, üretim süreçlerini hızlandıran ve maliyetleri
optimize eden uygulamalara odaklanıyor. Teknik
sunumlar, ürün lansmanları ve birebir iş görüşmeleri,
yatırım kararlarını destekleyen önemli bir zemin hazırlıyor.
Fuarda yer alacak Türk firmaları da mühendislik
altyapıları, esnek üretim kabiliyetleri ve ihracat
deneyimleriyle dikkat çekiyor. Akbaş Plastik, Beneks
Taah. Muh., Bıçaksan Makina Takım, Demsan Tekstil
Makina, Elteksmak Makine Anonim, Enhas Makina Sanayi,
Memnun Makina İmalat, Pivottex Makina San., Polteks-
Mak Makine San. ve West Global Makina, Türkiye’nin
tekstil makineciliğindeki güçlü temsilcileri arasında yer
alıyor ve Moskova’da yeni iş bağlantıları hedefliyor.
Ayrıca TEMSAD, INLEGMASH’in Industry Partners
kuruluşları arasında yer alıyor ve Türk tekstil makine
sektörünün uluslararası temsiline katkı sağlıyor.
34 March Mart 2026
Textile investments in Central
Asia attract global machinery
manufacturers
Orta Asya’da tekstil yatırımları küresel
makine üreticilerini bölgeye çekiyor
In recent years, investments in the textile industry
across Central Asia have gained remarkable
momentum. Countries such as Uzbekistan,
Kazakhstan, and Turkmenistan are developing large-scale
industrial projects aimed at transforming their traditional
cotton-based economies into higher value-added textile
production hubs. As part of this transformation, modern
spinning mills, high-capacity weaving factories, and
advanced textile finishing facilities are being established.
Governments across the region are seeking to move
beyond raw cotton exports and build integrated textile
industries capable of producing a wide range of valueadded
products.
These developments are also attracting increasing
attention from global textile machinery manufacturers.
International technology providers such as Rieter,
Saurer, Trützschler, and Oerlikon Barmag are among
the companies supplying machinery and production
technologies to new textile investments in the region.
Modern spinning machines, weaving systems, and
automation solutions are playing a key role in improving
production efficiency in newly established facilities.
Integrated textile production facilities gaining importance
A significant share of the new investments in Central
Asia focuses on integrated textile production facilities.
The Uzbek government in particular has placed strong
emphasis on projects that aim to build complete textile
value chains, ranging from cotton processing to yarn,
fabric, and apparel production. These initiatives involve
Son yıllarda Orta Asya’da tekstil sektörüne yönelik
yatırımlar dikkat çekici bir ivme kazandı. Özellikle
Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan gibi ülkeler,
pamuk üretimine dayalı geleneksel ekonomik yapıyı daha
yüksek katma değerli tekstil üretimine dönüştürmek
amacıyla kapsamlı sanayi projeleri geliştiriyor. Bu
dönüşüm sürecinde modern iplik üretim tesisleri, yüksek
kapasiteli dokuma fabrikaları ve gelişmiş tekstil terbiye
tesisleri kuruluyor. Bölgedeki hükümetler, tekstil sektörünü
yalnızca tarımsal üretime dayalı bir alan olmaktan
çıkararak entegre bir sanayi yapısına dönüştürmeyi
hedefliyor.
Bu yatırımlar, küresel tekstil makine üreticilerinin Orta
Asya pazarına olan ilgisini de artırıyor. Rieter, Saurer,
Trützschler ve Oerlikon Barmag gibi uluslararası teknoloji
sağlayıcıları, bölgedeki yeni tekstil projelerine makine ve
üretim teknolojileri sağlayan önemli şirketler arasında
yer alıyor. Modern iplik makineleri, dokuma sistemleri
ve otomasyon çözümleri, yeni kurulan tesislerin üretim
verimliliğini artıran temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Entegre tekstil üretim tesisleri öne çıkıyor
Bölgedeki yatırımların önemli bir bölümü entegre tekstil
üretim tesisleri üzerine yoğunlaşıyor. Özellikle Özbekistan
hükümeti, pamuk üretiminden başlayarak iplik, kumaş
ve hazır giyim üretimine kadar uzanan kapsamlı üretim
zincirleri oluşturmayı hedefleyen projelere büyük önem
veriyor. Bu kapsamda modern iplik üretim makineleri,
yüksek kapasiteli dokuma sistemleri ve dijital üretim
çözümleri yatırımların merkezinde bulunuyor.
36 March Mart 2026
Accelerating textile investments
across Central Asia are creating new
business opportunities for global
textile machinery manufacturers
while significantly expanding the
region’s production capacity.
Orta Asya ülkelerinde hız kazanan
tekstil yatırımları, küresel tekstil
makine üreticileri için yeni iş fırsatları
oluştururken bölgenin üretim
kapasitesini de hızla artırıyor.
investments in modern spinning technologies, highcapacity
weaving systems, and digital manufacturing
solutions.
Such strategies aim to enable regional economies to
move beyond raw cotton exports and develop competitive
textile industries with higher value-added production. At
the same time, these investments are contributing to job
creation and the development of industrial infrastructure
across the region.
A growing market for machinery manufacturers
The rapid expansion of textile investments in Central Asia
represents a significant growth opportunity for global
machinery manufacturers. Newly established factories
require modern equipment and automation systems
that cover the entire production chain, from spinning to
fabric manufacturing. This trend is generating new sales
opportunities for technology suppliers while steadily
increasing the importance of the region within the global
textile production landscape.
Bu yaklaşım, bölge ülkelerinin yalnızca ham pamuk
ihracatçısı olmaktan çıkarak daha yüksek katma değerli
tekstil ürünleri üretmesini amaçlıyor. Aynı zamanda yeni
yatırımlar, istihdam artışı ve sanayi altyapısının gelişmesi
açısından da önemli bir rol oynuyor.
Makine üreticileri için büyüyen pazar
Orta Asya’da hızlanan tekstil yatırımları, küresel makine
üreticileri için önemli bir büyüme potansiyeli sunuyor.
Bölgedeki yeni fabrikalar, iplikten kumaşa kadar tüm
üretim süreçlerini kapsayan modern makineler ve
otomasyon sistemleri gerektiriyor. Bu durum, teknoloji
sağlayıcıları için yeni satış fırsatları yaratırken aynı
zamanda bölgenin küresel tekstil üretim haritasındaki
önemini de giderek artırıyor.
38 March Mart 2026
Trützschler sets new efficiency
standards in spinning with
intelligent carding technologies
Trützschler akıllı tarak teknolojileriyle
iplik üretiminde yeni verimlilik
standartları belirliyor
German textile machinery manufacturer Trützschler
continues to strengthen its position in spinning
technology with advanced systems designed
to improve efficiency and yarn quality. The company’s
latest developments in carding machines and smart
automation solutions are helping modern spinning mills
optimize production processes while responding to rising
operational costs and energy challenges.
As global textile manufacturers seek higher productivity
and more stable yarn quality, innovations in the fiber
preparation stage are becoming increasingly important.
Trützschler’s new technologies focus precisely on this
critical stage of the spinning process, where fiber opening,
cleaning and carding determine the foundation of final
yarn performance.
Next-generation carding machines accelerate production
Trützschler’s latest carding technologies are designed
to make fiber preparation more efficient while ensuring
consistent yarn quality. The new systems process cotton
and man-made fibers more evenly, enabling spinning mills
to achieve higher productivity without compromising quality.
Advanced sensors and automated adjustment systems
continuously monitor machine performance during
operation. These intelligent systems automatically
optimize key machine parameters, reducing the need for
manual intervention while maintaining stable production
conditions.
Almanya merkezli tekstil makine üreticisi
Trützschler, iplik üretim teknolojilerinde geliştirdiği
yeni sistemlerle spinning sektöründe verimlilik ve
kaliteyi aynı anda yükseltmeyi hedefliyor. Şirketin özellikle
yeni nesil tarak makineleri ve akıllı otomasyon çözümleri,
modern iplikhanelerin üretim süreçlerini daha verimli hale
getirmek için tasarlanıyor. Artan üretim maliyetleri ve
enerji tüketimi gibi zorluklarla karşı karşıya kalan tekstil
üreticileri için bu teknolojiler önemli avantajlar sunuyor.
Yeni nesil tarak makineleri üretimi hızlandırıyor
Trützschler’in geliştirdiği yeni tarak teknolojileri, iplik
üretiminin en kritik aşamalarından biri olan elyaf hazırlık
sürecini daha verimli hale getiriyor. Şirketin geliştirdiği
yeni sistemler, pamuk ve sentetik liflerin daha homojen
bir şekilde işlenmesini sağlarken aynı zamanda üretim
kapasitesinin artırılmasına katkı sağlıyor.
Modern tarak makinelerinde kullanılan akıllı sensörler
ve otomatik ayar sistemleri, üretim sırasında makinenin
performansını sürekli izliyor ve gerekli ayarlamaları
otomatik olarak yapabiliyor. Bu sayede üretim hattında
operatör müdahalesi azalırken iplik kalitesinde daha stabil
sonuçlar elde ediliyor.
Geliştirilen yeni teknolojiler aynı zamanda enerji
verimliliği açısından da önemli avantajlar sunuyor. Daha
40 March Mart 2026
Trützschler’s next-generation
carding technologies and automation
solutions aim to increase productivity
in spinning while reducing energy
consumption.
Trützschler’in geliştirdiği yeni nesil
tarak teknolojileri ve otomasyon
çözümleri, iplik üretiminde verimliliği
artırırken enerji tüketimini azaltmayı
hedefliyor.
Improved machine construction and optimized airflow
systems also contribute to better fiber processing and
reduced waste. As a result, spinning mills can operate
with higher efficiency while maintaining consistent yarn
properties.
Energy efficiency is another major advantage of the
new technology. Optimized drive systems and improved
machine design help reduce energy consumption while
supporting higher production capacities. For large-scale
spinning mills, these improvements can translate into
significant cost savings.
Automation solutions transform spinning operations
In addition to carding technologies, Trützschler is also
developing automation systems that improve material
handling and workflow efficiency inside spinning mills.
These solutions help streamline the transport of sliver
and other intermediate materials across the production
line.
By reducing manual handling processes, automation
improves operational stability and helps mills maintain
a continuous production flow. It also supports better
monitoring of production performance and machine
efficiency.
As digitalization continues to reshape textile
manufacturing, Trützschler aims to provide spinning
mills with smarter and more integrated production
environments. Through its innovation-driven approach,
the company seeks to support textile producers in
achieving higher productivity, improved yarn quality and
more sustainable manufacturing processes.
optimize edilmiş makine yapısı ve gelişmiş kontrol
sistemleri sayesinde enerji tüketimi azaltılırken üretim
kapasitesi artırılabiliyor. Bu özellikler özellikle büyük
ölçekli iplikhaneler için önemli maliyet avantajları sağlıyor.
Otomasyon çözümleri üretim süreçlerini dönüştürüyor
Trützschler’in geliştirdiği otomasyon sistemleri de modern
iplik üretim hatlarının önemli bir parçası haline geliyor.
Şirketin yeni otomasyon çözümleri, üretim hattındaki şerit
taşıma ve malzeme akışını daha verimli hale getirmeyi
amaçlıyor.
Bu sistemler sayesinde iplikhanelerde manuel taşıma
işlemleri azalırken üretim süreçleri daha düzenli ve
kesintisiz bir şekilde ilerleyebiliyor. Otomasyon çözümleri
aynı zamanda üretim verilerinin daha etkin şekilde takip
edilmesine de imkan sağlıyor.
Tekstil sektöründe dijitalleşmenin hız kazandığı bir
dönemde Trützschler, geliştirdiği teknolojilerle üreticilere
daha akıllı ve verimli üretim altyapıları sunmayı hedefliyor.
Şirketin inovasyon odaklı yaklaşımı, iplik üretiminde
kalite, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerinin aynı anda
gerçekleştirilmesine katkı sağlıyor.
42 March Mart 2026
Corn cob waste is turning into
sustainable nonwoven textile
prototypes
Mısır koçanı atığından sürdürülebilir nonwoven
tekstil prototipi geliştiriliyor
A
research initiative launched in Trabzon presents
an important example showing how agricultural
waste can be utilized in the textile sector. The
study focuses on the potential of corn cob fibers as
a bio-based raw material, particularly for nonwoven
structures. Researchers aim to demonstrate that
materials traditionally considered agricultural residue can
be transformed into valuable textile inputs. The resulting
prototypes highlight the growing importance of innovative
and sustainable production approaches in the textile
industry.
Bio-based fibers are entering textile production
University-based research indicates that corn cob fibers,
thanks to their high cellulose content, can serve as a
renewable textile raw material. Studies suggest that these
Trabzon’da başlatılan bir araştırma çalışması,
tarımsal atıkların tekstil sektöründe
değerlendirilebileceğini gösteren önemli bir
örnek sunuyor. Çalışmada mısır koçanı liflerinin tekstil
üretiminde kullanılabilirliği incelenirken, özellikle nonwoven
yapılar için alternatif bir biyobazlı hammadde
geliştirilmesi hedefleniyor. Araştırma kapsamında elde
edilen prototipler, sürdürülebilir tekstil üretimine yönelik
yenilikçi yaklaşımların artan önemini ortaya koyuyor.
Biyobazlı lifler tekstil üretimine giriyor
Üniversitelerde yürütülen araştırmalar, mısır koçanı
lifinin yüksek selüloz içeriği sayesinde yenilenebilir
bir tekstil hammaddesi olarak değerlendirilebileceğini
ortaya koyuyor. Bu liflerin özellikle non-woven üretiminde
kullanılabilecek potansiyele sahip olduğu ifade ediliyor.
Prototip çalışmalarında, mısır koçanı ve viskoz liflerin
karıştırılmasıyla elde edilen malzemelerin performans
testleri gerçekleştiriliyor. Araştırma sonuçları, bu tür
biyobazlı lif karışımlarının hem mekanik dayanım hem
de üretim verimliliği açısından umut verici sonuçlar
sunduğunu gösteriyor.
Söz konusu çalışmalar aynı zamanda tekstil sektöründe
atık yönetimi ve döngüsel ekonomi yaklaşımının önemini
de vurguluyor. Tarımsal yan ürünlerin tekstil üretimine
44 March Mart 2026
The search for sustainable raw
materials in the textile industry is
accelerating, and new-generation
nonwoven textile prototypes
developed from corn cob waste are
drawing attention.
Tekstil sektöründe sürdürülebilir
hammaddelere yönelik arayış hız
kazanırken, mısır koçanı atığından
elde edilen yeni nesil non-woven
tekstil prototipleri dikkat çekiyor.
fibers have promising potential especially in nonwoven
manufacturing processes.
In prototype development, blends of corn cob fibers and
viscose fibers are being tested to evaluate performance
characteristics. Early results show that these bio-based
fiber mixtures can deliver encouraging outcomes in terms
of mechanical strength and production efficiency.
Such studies also underline the increasing role of waste
management and circular economy principles in the
textile sector. Converting agricultural by-products into
textile materials can help reduce environmental impact
while also expanding the range of sustainable products
available to manufacturers.
New opportunities for nonwoven applications
One of the most significant application areas for the newly
developed materials is nonwoven production. Surfaces
produced through techniques such as fiber blending and
needle-punching are being evaluated for use in hygiene
products and absorbent textile applications.
The potential use of corn cob-based fibers in
nonwoven manufacturing aligns with global trends
toward sustainable raw materials. Bio-based fibers
and recyclable materials are increasingly becoming key
components of the future textile value chain.
The prototype developed in Trabzon also demonstrates
the critical role of collaboration between academia and
industry in advancing sustainable textile innovations.
According to experts, the use of agricultural waste in
textile production may open new research and investment
opportunities for the sector in the coming years.
kazandırılması, hem çevresel etkiyi azaltma hem de yeni
sürdürülebilir ürün portföyleri geliştirme açısından dikkat
çekiyor.
Non-woven uygulamaları için yeni fırsatlar
Araştırmada geliştirilen malzemelerin en önemli kullanım
alanlarından biri olarak non-woven üretimi öne çıkıyor.
Özellikle iğneleme (needle-punching) ve karışım teknikleri
kullanılarak elde edilen yüzeylerin, hijyen ürünleri ve emici
tekstil uygulamaları için uygun olabileceği belirtiliyor.
Mısır koçanı temelli liflerin non-woven üretiminde
değerlendirilmesi, sürdürülebilir hammaddelere yönelik
küresel eğilimle de paralellik gösteriyor. Dünya genelinde
biyobazlı lifler ve geri dönüştürülebilir malzemeler, tekstil
sektörünün geleceğinde önemli bir yer tutuyor.
Trabzon’da geliştirilen bu prototip, akademi ile endüstri
arasındaki iş birliğinin sürdürülebilir tekstil inovasyonları
açısından kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre, tarımsal atıkların tekstil üretiminde
değerlendirilmesi önümüzdeki yıllarda sektörde yeni
araştırma ve yatırım alanlarının önünü açabilir.
46 March Mart 2026
Barmag POY 2.0 spinning
concept debuts at ITMA Asia +
CITME 2025
Barmag POY 2.0 eğirme konseptini ITMA
Asia + CITME 2025’te tanıttı
With POY 2.0, Barmag is introducing a
completely redesigned spinning concept that
takes the production of partially oriented yarn
(POY) to a new level in terms of technology and economy.
The solution, which was presented to a selected audience
of experts for the first time at ITMA Asia + CITME 2025,
was met with great enthusiasm: several yarn producers
worldwide immediately expressed their interest in a pilot
plant.
World premiere: Innovative POY 2.0 spinning concept
impresses at ITMA Asia + CITME 2025
At the heart of the development of the new POY 2.0
spinning concept was a comprehensive analysis of
the entire process chain – from spinning to winding
– by Barmag engineers. The result: optimized core
components, improved energy efficiency, and significantly
simplified operating processes. The highlights along the
production process:
Optimized DIO spin pack: more compact, more
sustainable, more powerful
The new generation of the DIO spin pack has been further
optimized in terms of its rheological properties and
ensures even more homogeneous filament quality. The
more compact design reduces the need for filter sand by
around a third and the weight of the component by more
than 30 percent. This lowers material consumption and
makes handling easier. The spinning beam also benefits:
the modified design reduces the surface area, resulting in
energy savings of up to ten percent.
EvoQuench 2.0: higher process stability and easier
operation
The EvoQuench radial quenching unit remains a central
component of the process for uniform cooling of the
filaments. The new EvoQuench 2.0 version makes it much
easier to adjust the convergence length. More accessible
controls shorten setup times and reduce the amount of
waste material.
Barmag, POY 2.0 ile kısmen yönlendirilmiş iplik
(POY) üretimini teknoloji ve ekonomi açısından yeni
bir seviyeye taşıyan tamamen yeniden tasarlanmış
bir eğirme konsepti sunuyor. ITMA Asia + CITME 2025’te
ilk kez seçilmiş bir uzman kitlesine tanıtılan çözüm büyük
ilgi gördü. Dünya genelindeki birçok iplik üreticisi pilot
tesis için hemen ilgilerini dile getirdi.
Dünya prömiyeri: Yenilikçi POY 2.0 eğirme konsepti ITMA
Asia + CITME 2025’te ilgi gördü
Yeni POY 2.0 eğirme konseptinin geliştirilmesinde Barmag
mühendisleri tüm proses zincirini, eğirmeden sarıma
kadar kapsamlı şekilde analiz etti. Sonuç olarak çekirdek
bileşenler optimize edildi, enerji verimliliği artırıldı ve
operasyon süreçleri önemli ölçüde sadeleşti. Üretim
sürecindeki öne çıkan yenilikler şöyle:
Optimize edilmiş DIO spin pack: daha kompakt, daha
sürdürülebilir, daha güçlü
Yeni nesil DIO spin pack, reolojik özellikleri açısından daha
da optimize edilerek filament kalitesinin daha homojen
olmasını sağlıyor. Daha kompakt tasarım sayesinde
filtre kumu ihtiyacı yaklaşık üçte bir oranında azalırken
bileşenin ağırlığı yüzde 30’dan fazla düşüyor. Bu durum
malzeme tüketimini azaltıyor ve kullanım kolaylığı
48 March Mart 2026
Barmag presents the next generation
of POY production – energy-efficient
and partial-automated.
WINGS POY 2.0: automated string-up and lower waste rate
The heart of the new spinning line is the WINGS POY 2.0
winding machine. For the first time, the machine features
an automatic string-up function – a long-awaited feature
in the market that keeps string-up times consistently
short and reduces waste in the long term. At the same
time, the number of personnel required at the take-up
level is reduced, which is a considerable advantage for
many spinning companies given the increasing shortage
of skilled personnel.
The new active quick returns facilitate the adjustment
of product-specific parameters, especially for frequently
changing yarn products and demanding qualities. They
also ensure improved bobbin formation without overthrown
yarn ends. Additional shielding of the chuck and bobbins
permanently prevents the formation of fluffs. It stabilizes the
yarn path and supports trouble-free production.
The new yarn end fixation also ensures greater process
reliability: loose yarn ends are a thing of the past, which
avoids unplanned machine downtime due to faulty sensor
signals in subsequent automated logistics processes.
The optimized XPT housing with a larger rotor stroke
extends the parking time and increases flexibility during
the doffing process. Overall, the system runs more stably
and productively.
Digitally networked with atmos.io
POY 2.0 is fully integrated into the digital system world
of atmos.io. Various apps give the operator a complete
overview of the production process – from the polymer
to the finished yarn. Quality parameters are continuously
monitored so that operating personnel can intervene
quickly if necessary. The result: reduced waste quantities,
higher product quality, and improved margins thanks to
fully networked production.
Barmag, enerji verimli ve kısmen
otomatik yeni nesil POY üretimini
tanıtıyor.
sağlıyor. Eğirme kirişi de bu tasarımdan fayda görüyor.
Değiştirilen tasarım yüzey alanını azaltarak yüzde 10’a
kadar enerji tasarrufu sağlıyor.
EvoQuench 2.0: daha yüksek proses stabilitesi ve daha
kolay kullanım
EvoQuench radyal soğutma ünitesi filamentlerin homojen
şekilde soğutulması için sürecin temel bileşenlerinden
biri olmaya devam ediyor. Yeni EvoQuench 2.0 versiyonu
yakınsama uzunluğunun ayarlanmasını çok daha kolay
hale getiriyor. Daha erişilebilir kontrol mekanizmaları
kurulum sürelerini kısaltıyor ve atık miktarını azaltıyor.
WINGS POY 2.0: otomatik iplik bağlama ve daha düşük
atık oranı
Yeni eğirme hattının merkezinde WINGS POY 2.0 sarım
makinesi yer alıyor. Makine ilk kez otomatik iplik bağlama
fonksiyonuna sahip. Pazarın uzun süredir beklediği bu
özellik, iplik bağlama sürelerinin sürekli kısa kalmasını
sağlıyor ve uzun vadede atık miktarını azaltıyor. Aynı
zamanda sarım bölümünde ihtiyaç duyulan personel
sayısı da azalıyor. Bu durum, nitelikli iş gücü eksikliğinin
arttığı günümüzde birçok iplik üreticisi için önemli bir
avantaj sunuyor.
Yeni aktif quick return sistemi özellikle sık değişen
iplik ürünleri ve zorlu kalite gereksinimleri için ürün
parametrelerinin ayarlanmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca
iplik uçlarının taşması olmadan daha iyi bobin oluşumu
sağlıyor. Chuck ve bobinlere eklenen koruma elemanları
tüylenme oluşumunu kalıcı olarak önlüyor. Böylece iplik
yolu stabil kalıyor ve sorunsuz üretim destekleniyor.
Yeni iplik ucu sabitleme sistemi de proses güvenilirliğini
artırıyor. Gevşek iplik uçları ortadan kalktığı için sonraki
otomatik lojistik süreçlerinde sensör hatalarından
kaynaklanan plansız makine duruşları önleniyor. Daha
büyük rotor stroklu optimize edilmiş XPT gövdesi park
süresini uzatıyor ve doffing sürecinde daha fazla esneklik
sağlıyor. Genel olarak sistem daha stabil ve daha verimli
çalışıyor.
atmos.io ile dijital entegrasyon
POY 2.0, atmos.io’nun dijital sistem dünyasına tamamen
entegre çalışıyor. Çeşitli uygulamalar operatörlere
polimerden bitmiş ipliğe kadar tüm üretim sürecinin
kapsamlı bir görünümünü sunuyor. Kalite parametreleri
sürekli izleniyor ve gerektiğinde operatörlerin hızlı
müdahale etmesine olanak tanıyor. Bunun sonucunda
atık miktarı azalıyor, ürün kalitesi artıyor ve tamamen
bağlantılı üretim sayesinde kârlılık iyileşiyor.
50 March Mart 2026
Sustainable textile
technologies accelerate the
transformation of the industry
Sürdürülebilir tekstil teknolojileri
sektörün dönüşümünü hızlandırıyor
Sustainability in the textile and apparel industry
is no longer viewed solely as an environmental
approach; it has become a key element at the center
of production strategies. Energy efficiency, reduced water
consumption, and the use of recyclable raw materials are
among the primary focus areas of the new technologies
developed by textile machinery manufacturers. Machine
producers operating on a global scale are accelerating
their research and development activities to make textile
production processes more environmentally friendly and
more efficient.
New machinery technologies focused on energy efficiency
Textile machinery manufacturers such as Trützschler,
Rieter, Karl Mayer, and Saurer are leading an important
transformation in the sector with the new solutions they
are developing for sustainable production technologies.
New systems that reduce energy consumption in
machines used particularly in spinning and preparation
processes are drawing attention.
For example, next-generation carding machines provide
high production capacity with lower energy consumption,
helping manufacturers both reduce costs and lower their
environmental impact. Likewise, automation systems
used in yarn production increase production efficiency
while optimizing the use of resources.
Tekstil ve hazır giyim sektöründe sürdürülebilirlik
artık yalnızca çevresel bir yaklaşım değil, aynı
zamanda üretim stratejilerinin merkezinde yer alan
bir konu olarak öne çıkıyor. Enerji verimliliği, su tüketiminin
azaltılması ve geri dönüştürülebilir hammaddelerin
kullanımı, tekstil makineleri üreticilerinin geliştirdiği yeni
teknolojilerin temel odak noktaları arasında bulunuyor.
Küresel ölçekte faaliyet gösteren makine üreticileri,
tekstil üretim süreçlerini daha çevre dostu ve verimli hale
getirmek amacıyla Ar-Ge çalışmalarını hızlandırıyor.
Enerji verimliliği odaklı yeni makine teknolojileri
Tekstil makineleri üreticileri arasında yer alan Trützschler,
Rieter, Karl Mayer ve Saurer gibi şirketler, sürdürülebilir
üretim teknolojilerine yönelik geliştirdikleri yeni
çözümlerle sektörde önemli bir dönüşümün önünü açıyor.
Özellikle iplik üretimi ve hazırlık süreçlerinde kullanılan
makinelerde enerji tüketimini azaltan yeni sistemler dikkat
çekiyor.
Örneğin yeni nesil tarak makineleri, daha düşük
enerji kullanımı ile yüksek üretim kapasitesi sağlayarak
üreticilerin hem maliyetlerini azaltmalarına hem de
çevresel etkilerini düşürmelerine yardımcı oluyor. Aynı
şekilde iplik üretiminde kullanılan otomasyon sistemleri
de üretim verimliliğini artırarak kaynak kullanımını
optimize ediyor.
52 March Mart 2026
Sustainable production technologies
in the textile industry are becoming
a strategic focus for both
manufacturers and technology
providers.
Tekstil sektöründe sürdürülebilir
üretim teknolojileri, hem üreticiler
hem de teknoloji sağlayıcıları için
stratejik bir odak alanı haline geliyor.
The use of recycled fibers is expanding
Another important dimension of sustainability efforts is
the development of technologies that enable recycled raw
materials to be used more effectively in textile production.
New machinery systems developed for processing
recycled polyester and cotton fibers make it possible to
integrate these materials into production processes more
efficiently.
Next-generation warp knitting technologies developed
by Karl Mayer enable the production of high-performance
technical textile products while using less raw material.
Similarly, many machinery manufacturers are working on
finishing technologies that reduce water consumption in
textile production.
These investments in sustainable production
technologies are expected to continue playing a decisive
role in shaping the future of the textile industry.
Geri dönüştürülmüş fiber kullanımı yaygınlaşıyor
Sürdürülebilirlik çalışmalarının bir diğer önemli boyutu
ise geri dönüştürülmüş hammaddelerin tekstil üretiminde
daha etkin şekilde kullanılmasını sağlayan teknolojiler.
Geri dönüştürülmüş polyester ve pamuk fiberlerinin
işlenmesi için geliştirilen yeni makine sistemleri, bu
malzemelerin üretim süreçlerine daha verimli şekilde
entegre edilmesini mümkün kılıyor.
Karl Mayer tarafından geliştirilen yeni nesil çözgü örme
teknolojileri, daha az hammadde kullanımı ile yüksek
performanslı teknik tekstil ürünlerinin üretimine olanak
tanıyor. Benzer şekilde birçok makine üreticisi, tekstil
üretiminde su tüketimini azaltan terbiye teknolojileri
üzerinde çalışmalar yürütüyor.
Sürdürülebilir üretim teknolojilerine yönelik bu yatırımlar,
tekstil sektörünün geleceğinde belirleyici rol oynamaya
devam ediyor.
54 March Mart 2026
Archroma and HeiQ bring innovative
antimicrobial and odor-control
solutions to the textile industry
Archroma ve HeiQ, tekstil sektörüne yenilikçi
antimikrobiyal ve koku kontrol çözümleri getiriyor
Announced from Pratteln, Switzerland, the
collaboration combines Archroma and HeiQ’s
complementary expertise to offer the textile
industry advanced, sustainable, and functional
technologies. The alliance provides brands and
manufacturers with an expanded portfolio of performance
effects, application expertise, and proven market
innovations.
Dhirendra Gautam, VP Commercial at Archroma,
commented: “This partnership marks an exciting chapter
for Archroma and HeiQ, and a significant step forward
for the textile industry. By uniting our global reach and
application know-how with HeiQ’s powerful innovation
engine, we are bringing high-performance, sustainable
technologies to more customers and accelerating the
transition towards a more planet-conscious textile value
chain.”
Innovation and sustainability at the core
HeiQ CEO Carlo Centonze highlighted the importance
of the collaboration: “HeiQ has always been driven by
a mission to pioneer deeptech material innovation for
people and planet. Together with Archroma’s extensive
network and expertise, we are scaling our technologies
globally, ensuring that brands and mills can access
functional, sustainable solutions that enhance product
İsviçre’nin Pratteln kentinde duyurulan iş birliği
kapsamında, Archroma ve HeiQ, tamamlayıcı
uzmanlıklarını bir araya getirerek tekstil sektörüne
yüksek performanslı, çevre dostu ve fonksiyonel çözümler
sunmayı hedefliyor. Bu ortaklık, markalara ve üreticilere
genişletilmiş bir ürün portföyü, uygulama uzmanlığı ve
kanıtlanmış inovasyon deneyimi sunuyor. Archroma
Ticari Başkan Yardımcısı Dhirendra Gautam, konuyla ilgili
olarak şunları söyledi: “Bu ortaklık, Archroma ve HeiQ için
heyecan verici bir dönemin başlangıcı ve tekstil sektörü
için büyük bir adım. Küresel erişimimizi ve uygulama
bilgimizi HeiQ’in güçlü inovasyon motoruyla birleştirerek,
yüksek performanslı ve sürdürülebilir teknolojileri daha
fazla müşteriye ulaştırıyor, sektörün çevre dostu bir değer
zincirine geçişini hızlandırıyoruz.”
İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında iş birliği
HeiQ CEO’su Carlo Centonze, iş birliğinin önemini şu
sözlerle vurguladı: “HeiQ her zaman insanlar ve gezegen
için derin teknoloji tabanlı malzeme inovasyonu geliştirme
misyonuyla hareket etti. Archroma’nın geniş ağı ve
uzmanlığı ile teknolojilerimizi global ölçekte sunabiliyor,
markaların ve üreticilerin fonksiyonel, sürdürülebilir
çözümlere erişmesini sağlıyoruz. Bu sayede ürün
performansı artırılırken çevresel etki de azalıyor.”
Ortaklık, HeiQ’in ileri düzey teknolojilerinin Archroma’nın
56 March Mart 2026
Global sustainability leader
Archroma and Swiss functional
textile innovator HeiQ have formed
a strategic partnership to deliver
high-performance, planet-conscious
antimicrobial and odor-control
technologies to brands, retailers, and
textile manufacturers worldwide.
performance while reducing environmental impact.”
The partnership allows HeiQ’s advanced technologies to
reach the market through Archroma’s well-established
global customer network, making it easier for textile
manufacturers to integrate functional, compliant, and
sustainable performance effects into their products.
Creating value for brands and manufacturers
The collaboration aims to meet consumer demands
for hygiene, freshness, and sustainability, while scaling
innovation across the textile industry. Together, Archroma
and HeiQ empower brands and manufacturers to
develop eco-conscious, high-performance, and safe
products. By combining sustainability, innovation, and
performance, the partnership paves the way for futureready,
environmentally responsible textiles that set a new
benchmark for the industry.
Sürdürülebilir çözümler konusunda
küresel lider Archroma ile
fonksiyonel tekstil ve sürdürülebilir
liflerde yenilikçi çözümler geliştiren
İsviçreli HeiQ, tekstil markaları,
perakendeciler ve üreticiler için
yüksek performanslı, çevre dostu
antimikrobiyal ve koku kontrol
teknolojilerini sunmak üzere stratejik
iş birliği yaptı.
dünya çapındaki müşteri ağı üzerinden ulaşmasını
sağlayarak, üreticilerin fonksiyonel, uyumlu ve
sürdürülebilir performans etkilerini ürünlerine entegre
etmelerini kolaylaştırıyor.
Markalar ve üreticiler için değer oluşturuyor
İki şirket, tüketici taleplerine yanıt verecek şekilde hijyen,
tazelik ve sürdürülebilirlik alanında çözümler sunmayı
amaçlıyor. Bu iş birliği, inovasyonu ölçeklendirirken,
markalara ve üreticilere çevre dostu, performans odaklı
ve güvenli ürünler geliştirme fırsatı sunuyor. Archroma
ve HeiQ ortaklığı, tekstil sektöründe sürdürülebilirliği,
inovasyonu ve yüksek performansı bir araya getirerek
geleceğe hazır, çevre dostu ürünlerin yaygınlaşmasına
öncülük ediyor.
Artificial intelligence ushers in
a new era in textile production
Yapay zekâ tekstil üretiminde yeni bir
dönem başlatıyor
As global competition intensifies in the textile
sector, manufacturers are increasingly turning
to digital technologies to reduce costs and make
production processes more efficient. At the center of this
transformation are artificial intelligence, machine learning,
and data analytics. AI applications used in production
planning, quality control, and supply chain management
enable textile factories to operate faster and more flexibly.
Today, many textile manufacturers benefit from AIbased
solutions that analyze fabric surfaces in real time
using sensors and image processing systems integrated
into production lines. These systems can quickly detect
even the smallest defects that are difficult for the human
eye to notice, significantly accelerating quality control
processes.
Smart factories accelerate production
Artificial intelligence-supported automation systems in
textile production allow factories to operate in a smarter
and more efficient way. Production data collected from
sensors is analyzed by AI algorithms, enabling continuous
monitoring of machine performance.
In this way, potential failures can be identified in
advance and maintenance planning can be carried
out before problems occur, preventing production
interruptions. In addition, optimization of production lines
improves energy efficiency and reduces raw material
consumption.
Küresel rekabetin giderek arttığı tekstil sektöründe
üreticiler, maliyetleri düşürmek ve üretim
süreçlerini daha verimli hale getirmek için dijital
teknolojilere yöneliyor. Bu dönüşümün merkezinde ise
yapay zekâ, makine öğrenimi ve veri analitiği yer alıyor.
Özellikle üretim planlama, kalite kontrol ve tedarik
zinciri yönetiminde kullanılan yapay zekâ uygulamaları,
tekstil fabrikalarının daha hızlı ve daha esnek üretim
yapabilmesine olanak sağlıyor.
Bugün birçok tekstil üreticisi, üretim hatlarında
sensörler ve görüntü işleme sistemleri kullanarak kumaş
yüzeylerini gerçek zamanlı olarak analiz edebilen yapay
zekâ tabanlı çözümlerden faydalanıyor. Bu sistemler,
insan gözünün fark etmekte zorlandığı küçük hataları bile
kısa sürede tespit ederek kalite kontrol süreçlerini önemli
ölçüde hızlandırıyor.
Akıllı fabrikalar üretimi hızlandırıyor
Tekstil üretiminde yapay zekâ destekli otomasyon
sistemleri, fabrikaların daha akıllı ve verimli çalışmasını
sağlıyor. Sensörlerden elde edilen üretim verileri, yapay
zekâ algoritmaları tarafından analiz edilerek makinelerin
performansı sürekli olarak izlenebiliyor.
Bu sayede olası arızalar önceden tespit edilerek bakım
planlaması yapılabiliyor ve üretim kesintilerinin önüne
geçilebiliyor. Ayrıca üretim hatlarının optimize edilmesi
sayesinde enerji kullanımı ve ham madde tüketimi de
daha verimli hale geliyor.
58 March Mart 2026
The accelerating digital
transformation in the textile
industry is ushering in a new era
of efficiency, speed, and quality
in production processes through
artificial intelligence-supported
manufacturing technologies.
Tekstil sektöründe hız kazanan
dijital dönüşüm, yapay zekâ destekli
üretim teknolojileriyle birlikte
üretim süreçlerinde verimlilik, hız
ve kalite açısından yeni bir dönemi
beraberinde getiriyor.
According to industry representatives, AI-supported
production systems increase the efficiency of textile
factories while also helping companies achieve their
sustainability goals.
Design and planning processes go digital
Artificial intelligence technologies are bringing major
changes not only to production lines but also to design
and product development processes. With AI-based
design tools, textile companies can analyze trends and
consumer data to develop collections more quickly.
Furthermore, 3D modeling and digital prototyping
technologies reduce the need for physical sample
production. These systems shorten the design process
from weeks to hours, allowing companies to bring
products to market much faster.
Experts emphasize that artificial intelligence
technologies will find wider applications in textile
production in the coming years and that smart factories
will play a decisive role in the future of the industry.
Production models supported by artificial intelligence are
expected to set new standards in efficiency, quality, and
sustainability across the textile sector.
Sektör temsilcilerine göre yapay zekâ destekli üretim
sistemleri, tekstil fabrikalarının hem verimliliğini artırıyor
hem de sürdürülebilir üretim hedeflerine ulaşmasını
kolaylaştırıyor.
Tasarım ve planlama süreçleri dijitalleşiyor
Yapay zekâ teknolojileri yalnızca üretim hattında değil,
tasarım ve ürün geliştirme süreçlerinde de önemli
değişiklikler getiriyor. Yapay zekâ tabanlı tasarım
araçları sayesinde tekstil firmaları, trend analizlerini ve
tüketici verilerini değerlendirerek daha hızlı koleksiyon
geliştirebiliyor.
Ayrıca 3D modelleme ve dijital prototipleme teknolojileri
sayesinde fiziksel numune üretimine olan ihtiyaç da
azalıyor. Bu sistemler, tasarım sürecini haftalardan
saatlere kadar kısaltarak firmaların pazara daha hızlı ürün
sunmasını sağlıyor.
Uzmanlar, yapay zekâ teknolojilerinin önümüzdeki
yıllarda tekstil üretiminde daha geniş bir kullanım alanı
bulacağını ve akıllı fabrikaların sektörün geleceğinde
belirleyici bir rol oynayacağını belirtiyor. Yapay zekâ
ile desteklenen üretim modellerinin, tekstil sektöründe
verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik açısından yeni
standartlar oluşturması bekleniyor.
March Mart 2026
59
Nonwoven technologies
expand in medical and
industrial textiles
Nonwoven teknolojileri medikal ve
endüstriyel tekstillerde büyüyor
Nonwoven materials have become one of the
fastest-growing segments of the textile industry.
Unlike traditional woven or knitted fabrics,
nonwovens are produced by bonding fibers through
mechanical, thermal or chemical processes. This
manufacturing approach allows producers to create
lightweight, durable and cost-efficient materials suitable
for a wide range of applications. As industries seek
high-performance and specialized materials, nonwoven
production technologies are gaining increasing attention
worldwide.
Growing demand from healthcare and industrial sectors
One of the key drivers behind the growth of nonwoven
technologies is the expanding demand from the
healthcare sector. Medical masks, surgical gowns,
wipes and hygiene products rely heavily on nonwoven
fabrics due to their filtration performance, softness and
disposable characteristics. During recent years, global
demand for medical textiles has accelerated investments
in modern nonwoven production lines.
Beyond healthcare, nonwoven materials are also
widely used in automotive interiors, filtration systems,
construction materials and geotextiles. These fabrics
provide important functional benefits such as insulation,
durability and liquid resistance. Manufacturers continue
to develop new fiber blends and bonding technologies to
enhance product performance for these applications.
Leading machinery producers are introducing high-
Nonwoven malzemeler, tekstil sektörünün en hızlı
büyüyen alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Geleneksel dokuma veya örme kumaşlardan farklı
olarak nonwoven ürünler, liflerin mekanik, termal veya
kimyasal yöntemlerle birleştirilmesiyle üretiliyor. Bu üretim
yöntemi sayesinde hafif, dayanıklı ve maliyet açısından
verimli malzemeler elde edilebiliyor. Endüstrilerin daha
fonksiyonel ve özel performans özelliklerine sahip
malzemelere yönelmesi, nonwoven üretim teknolojilerine
olan ilgiyi giderek artırıyor.
Sağlık ve endüstriyel sektörlerden artan talep
Nonwoven teknolojilerinin büyümesinde sağlık
sektöründen gelen talep önemli bir rol oynuyor. Tıbbi
maskeler, cerrahi önlükler, hijyen ürünleri ve temizlik
bezleri gibi birçok ürün nonwoven kumaşlar kullanılarak
üretiliyor. Filtrasyon performansı, yumuşak yapısı ve tek
kullanımlık özellikleri sayesinde nonwoven malzemeler
özellikle medikal tekstillerde yaygın olarak tercih
ediliyor. Son yıllarda sağlık sektöründe artan ihtiyaç,
modern nonwoven üretim hatlarına yapılan yatırımları da
hızlandırdı.
Bunun yanı sıra nonwoven malzemeler otomotiv
iç yüzeylerinde, filtrasyon sistemlerinde, inşaat
malzemelerinde ve geotekstillerde de geniş kullanım alanı
buluyor. Bu kumaşlar yalıtım, dayanıklılık ve sıvı direnci
gibi önemli fonksiyonel özellikler sunuyor. Üreticiler, farklı
lif karışımları ve yeni bağlama teknolojileri geliştirerek bu
malzemelerin performansını daha da artırmayı hedefliyor.
Önde gelen makine üreticileri, polipropilen, polyester
60 March Mart 2026
The global textile industry is
witnessing rapid growth in nonwoven
technologies as manufacturers
invest in advanced production
systems to meet rising demand from
medical, automotive and industrial
sectors.
Küresel tekstil endüstrisi, medikal,
otomotiv ve endüstriyel sektörlerden
gelen artan talebi karşılamak için
nonwoven üretim teknolojilerine
daha fazla yatırım yapıyor.
speed nonwoven production systems capable of
processing various fiber types including polypropylene,
polyester and biodegradable materials. These systems
enable manufacturers to increase production efficiency
while maintaining consistent product quality.
Sustainability drives innovation in nonwoven production
Sustainability has also become a key focus area in
nonwoven manufacturing. Producers are exploring
recyclable fibers, bio-based polymers and energy-efficient
production methods to reduce environmental impact. New
technologies allow manufacturers to optimize fiber usage
while minimizing waste during production.
In addition, recycling technologies are being
integrated into nonwoven manufacturing processes. By
incorporating recycled fibers into production lines, textile
companies can contribute to circular economy initiatives
while maintaining material performance.
As industries continue to demand lightweight, functional
and sustainable materials, nonwoven technologies are
expected to play an increasingly important role in the
global textile sector. Continuous innovations in machinery,
raw materials and production processes are shaping the
future of nonwoven manufacturing and expanding its
applications across multiple industries.
ve biyobozunur lifler gibi farklı hammaddeleri işleyebilen
yüksek hızlı nonwoven üretim sistemleri geliştiriyor. Bu
sistemler üreticilerin verimliliğini artırırken ürün kalitesinin
de istikrarlı şekilde korunmasını sağlıyor.
Sürdürülebilirlik nonwoven üretiminde yeniliği
hızlandırıyor
Sürdürülebilirlik konusu da nonwoven üretim
teknolojilerinde önemli bir gündem maddesi haline
geldi. Üreticiler, çevresel etkiyi azaltmak için geri
dönüştürülebilir lifler, biyobazlı polimerler ve enerji verimli
üretim yöntemleri üzerinde çalışıyor. Yeni teknolojiler,
üretim sırasında lif kullanımını optimize ederken atık
miktarının azaltılmasına da katkı sağlıyor.
Ayrıca geri dönüşüm teknolojileri nonwoven üretim
süreçlerine giderek daha fazla entegre ediliyor. Geri
dönüştürülmüş liflerin üretim hatlarında kullanılması,
tekstil şirketlerinin döngüsel ekonomi hedeflerine katkı
sunmasına yardımcı oluyor.
Hafif, fonksiyonel ve sürdürülebilir malzemelere olan
talep artmaya devam ederken nonwoven teknolojilerinin
küresel tekstil sektöründe giderek daha önemli bir rol
oynaması bekleniyor. Makine teknolojileri, hammaddeler
ve üretim süreçlerinde yaşanan yenilikler nonwoven
üretiminin geleceğini şekillendiriyor ve bu malzemelerin
kullanım alanlarını genişletiyor.
March Mart 2026
61
Yarn industry to gather in
Istanbul this March
İplik sektörü Mart’ta İstanbul’da
buluşuyor
With its strategic position bridging Europe and
Asia, Istanbul is once again set to become a
key global meeting point for the textile industry.
Organized by Tüyap Fair Organization Group, the 22nd
International Istanbul Yarn Fair will bring together leading
yarn manufacturers and buyers under one roof. Traditionally
held in February, the fair will take place in March this
year following a calendar change, aiming to create new
momentum for business connections and commercial
partnerships by convening industry professionals at a
different time of the year.
Wide product range on display
The fair will showcase a broad product portfolio, ranging
from organic yarns to synthetic and fancy yarns, elastane
yarns, and hand-knitting yarns. Visitors will also have
the opportunity to explore fibers and fiber products,
cones, bobbins and spools, as well as textile chemicals
and dyes. As Türkiye’s only international specialized fair
focused exclusively on yarn, the Istanbul Yarn Fair offers
participants not only a platform to present their products,
but also valuable opportunities to develop new markets
and establish long-term business partnerships.
A hub for international trade
Planned to host over 500 exhibiting companies, the fair
is expected to attract visitors from Germany, France,
Italy, Poland, Iran, Russia, Egypt, Algeria, and many other
countries, totaling more than 110 nations. During the event,
Avrupa ile Asya’yı buluşturan stratejik konumuyla
İstanbul, bir kez daha küresel tekstil sektörünün
önemli ticaret merkezlerinden biri olmaya
hazırlanıyor. Tüyap Fuarcılık Grubu organizasyonuyla
düzenlenen 22. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, iplik
sektörünün önde gelen üretici ve alıcılarını aynı çatı altında
bir araya getirecek. Her yıl şubat ayında gerçekleştirilen fuar,
bu yıl takvim değişikliğiyle 26–28 Mart 2026 tarihlerinde
düzenlenecek. Sektör profesyonellerini farklı bir dönemde
buluşturacak organizasyonun, yeni iş bağlantılarına ve
ticari iş birliklerine ivme kazandırması hedefleniyor.
Geniş ürün yelpazesi
Fuarda; organik ipliklerden sentetik ve fantezi ipliklere,
elastan ipliklerden el örgü ipliklerine kadar geniş bir ürün
grubu sergilenecek. Katılımcılar ayrıca elyaf ve elyaf ürünleri,
bobin, masura ve makara çeşitleri ile tekstil kimyasalları ve
boyalarını yakından inceleme fırsatı bulacak. Türkiye’nin
tek iplik odaklı uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini
taşıyan İstanbul İplik Fuarı, katılımcılara yalnızca ürün
tanıtımı değil, aynı zamanda yeni pazarlar ve iş ortaklıkları
geliştirme imkânı da sunuyor.
Uluslararası ticaretin buluşma noktası
Bu yıl 500’ün üzerinde firmanın katılımıyla düzenlenmesi
planlanan fuarın, Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İran,
Rusya, Mısır ve Cezayir başta olmak üzere 110’dan fazla
ülkeden ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. Organizasyon
süresince 10 milyon doların üzerinde ticaret hacmi
oluşacağı öngörülüyor. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı,
62 March Mart 2026
One of the largest and most
established organizations in
the regional textile sector, the
International Istanbul Yarn Fair, is
preparing to open its doors for the
22nd time between March 26–28,
2026, at the Tüyap Fair and Congress
Center. The event is expected to
welcome approximately 20,000
professional visitors from more than
110 countries.
Tekstil sektörünün bölgedeki en büyük
ve en köklü organizasyonlarından biri
olan Uluslararası İstanbul İplik Fuarı,
26–28 Mart 2026 tarihleri arasında
Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde
22. kez kapılarını açmaya
hazırlanıyor. Fuara, 110’dan fazla
ülkeden yaklaşık 20 bin profesyonel
ziyaretçinin katılması bekleniyor.
a trade volume exceeding USD 10 million is anticipated.
The International Istanbul Yarn Fair continues to stand out
as a key platform shaping textile trade at both regional and
global levels.
Strategic location advantage
Thanks to Istanbul’s unique position as a bridge between
Europe and Asia, along with direct flight connections
and logistical advantages, the fair enables buyers and
suppliers to meet easily under one roof. This accessibility
creates an efficient and productive business environment
for international participants. Last year, the fair hosted 546
exhibitors from 18 countries and 16,921 visitors from 78
countries. With broader participation expected in its 2026
edition, the event aims to highlight innovative yarn trends
and sustainable production solutions shaping the future of
the yarn industry.
High satisfaction rates
According to post-event surveys, 95% of exhibiting
companies stated that they were satisfied with their
overall experience, while 96% indicated their intention to
participate again. On the visitor side, the satisfaction rate
reached 92%, with 94% expressing their willingness to
revisit the fair.
These figures once again confirm the International
Istanbul Yarn Fair’s position as a strong, reliable, and
internationally influential meeting point for the global yarn
industry.
bölgesel ve küresel ölçekte tekstil ticaretine yön veren
önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor.
Stratejik konum avantajı
İstanbul’un Avrupa ve Asya arasında köprü görevi gören
konumu, direkt uçuş olanakları ve lojistik avantajları
sayesinde fuar, alıcı ve tedarikçilerin kolaylıkla bir araya
gelmesini sağlıyor. Bu yönüyle organizasyon, uluslararası
katılımcılar için erişilebilir ve verimli bir ticaret ortamı
sunuyor. Geçtiğimiz yıl 18 ülkeden 546 katılımcı firmayı
ve 78 ülkeden 16.921 ziyaretçiyi ağırlayan fuar, 2026
edisyonunda daha geniş katılımla iplik sektöründeki
yenilikçi trendleri ve sürdürülebilir üretim çözümlerini öne
çıkarmayı hedefliyor.
Yüksek memnuniyet oranları
Katılımcı anket sonuçlarına göre, fuara katılan firmaların
%95’i genel deneyimlerinden memnun kaldıklarını
belirtirken, %96’sı fuara yeniden katılmayı planladığını
ifade etti. Ziyaretçi tarafında ise %92 oranında memnuniyet
sağlanırken, %94’lük kesim fuarı tekrar ziyaret etmeyi
düşündüğünü dile getirdi. Bu veriler, Uluslararası İstanbul
İplik Fuarı’nın sektör için güçlü, güvenilir ve uluslararası
ölçekte etkili bir buluşma noktası olma niteliğini bir kez
daha ortaya koyuyor.
March Mart 2026
63
ARTA Tekstil to focus on
sustainable production and
technical textiles in 2026
ARTA Tekstil 2026’da odağını sürdürülebilir
üretim ve teknik tekstile çevirecek
The year 2025 was marked by volatility for the
Turkish textile industry. Cost pressures, difficulties
in accessing financing, and the impact of global
economic conditions created a challenging environment
for many companies. The contraction in global demand led
to shrinkage in the textile and apparel sectors. Despite this
environment, ARTA Tekstil—continuously increasing its
production capacity and bringing the strength of domestic
manufacturing to global markets—managed to complete
2025 in a controlled way by focusing on sustainability
investments and technical textiles. According to data from
the Social Security Institution (SGK), employment in the
textile and apparel sectors declined from 988,820 in August
2024 to 885,762 in the same period of 2025. During the
same timeframe, the number of workplaces dropped from
59,753 to 55,173, with nearly 4,000 companies ceasing
operations within just eight months.
Evaluating the overall outlook of the sector,
ARTA Tekstil Co-Founder Arif Nalbant stated:
“2025 was a difficult year for almost all sectors, but
textiles was among the most affected. It would not be an
exaggeration to say that no company remained untouched.
Companies specializing in niche areas, making sustainable
investments, and maintaining long-term partnerships were
able to navigate this period in a more controlled manner. At
a time when energy costs have risen so sharply, meeting
our entire factory’s electricity needs through our solar
power plant investment, along with our long-standing
Arif Nalbant,
Co-Founder of ARTA Tekstil
Türkiye tekstil sektörü için dalgalanmalarla geçen
2025 yılı, maliyet baskıları, finansmana erişimdeki
zorluklar ve küresel konjonktürün etkisiyle birçok
firma açısından zorlayıcı oldu. Yaşanan küresel talep
daralması tekstil ve hazır giyim sektöründe küçülmeyi
beraberinde getirirken üretim kapasitesini her geçen gün
artıran ve yerli üretimin gücünü dünya ile buluşturan ARTA
Tekstil, 2025 yılını sürdürülebilirlik yatırımları ve teknik
tekstillere odaklanan üretim stratejisiyle kontrollü bir
şekilde kapattı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine
göre, 2024 Ağustos’ta tekstil ve hazır giyimde 988 bin 820
olan istihdam, 2025’in aynı döneminde 885 bin 762’ye
geriledi. Aynı dönemde iş yeri sayısı ise 59 bin 753’ten 55
bin 173’e düştü; yalnızca sekiz ayda yaklaşık 4 bin şirket
faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kaldı. Sektördeki genel
görünümü değerlendiren ARTA Tekstil Kurucu Ortağı Arif
Nalbant, “2025 yılı neredeyse tüm sektörler için zordu ancak
tekstil bu süreçten en fazla etkilenen alanlardan biri oldu.
Zorlanmayan firma yok diyebiliriz. Özellikle niş alanlarda
uzmanlaşmış, sürdürülebilir yatırımlar yapan ve uzun vadeli
iş birlikleri bulunan şirketler bu dönemi daha kontrollü
geçirebildi. Enerji maliyetlerinin bu kadar yükseldiği bir
ortamda, GES yatırımıyla fabrikamızın elektrik ihtiyacının
tamamını karşılamamız ve bununla birlikte sürdürülebilir
üretime uzun zamandır yatırım yapıyor olmamız
rekabet gücümüzü korumamıza katkı sağladı” dedi.
64 March Mart 2026
ARTA Tekstil, which provides highquality
finished woven and knitted
fabrics to leading global readyto-wear
manufacturers with a
sustainable production approach,
closed the challenging year of 2025
in a controlled manner through
sustainability investments and a
production strategy focused on
technical textiles. The company has
now clarified its growth-oriented
roadmap for 2026.
commitment to sustainable production, has helped us
maintain our competitive strength.”
Target: Accelerating growth in technical textiles
ARTA Tekstil aims to accelerate its growth in sustainable
production, energy efficiency, and technical textiles in
2026. Military and technical textiles, workwear, and high
value-added specialty fabric groups will be at the center
of the company’s investment and export strategy in the
coming period. Through projects focused on renewable
energy, biomass utilization, and water conservation, ARTA
Tekstil seeks to further strengthen its competitiveness.
Emphasizing that the main challenges in the sector
stem from exchange rate levels limiting competitiveness,
rising raw material and labor costs, and increasingly
expensive and difficult access to financing, Nalbant said:
“SMEs are affected more rapidly by these fluctuations,
while large companies can remain more resilient thanks
to economies of scale. Companies that shut down or
declare concordat not only struggle themselves but also
put pressure on their suppliers and the ecosystems they
are part of. Despite all these challenges, our sector’s
know-how and entrepreneurial strength have the potential
to reverse this process. For this reason, we continue our
investments without pause. As sustainability has become
an even greater priority worldwide, we are making both our
production lines and our products sustainable and offering
them to our customers.”
Sürdürülebilir üretim anlayışıyla
dünyanın önde gelen hazır giyim
üreticilerine yüksek kalitede mamul
dokuma ve örme kumaşlar sunan
ARTA Tekstil; sektör için maliyet
baskıları, finansmana erişim ve
ekonomik dalgalanmalarla zorlu
geçen 2025 yılını sürdürülebilirlik
yatırımları ve teknik tekstile
odaklanan üretim stratejisiyle
kontrollü bir şekilde kapatırken,
2026 için büyüme odaklı adımlarını
netleştirdi.
Hedef teknik tekstilde büyümeyi hızlandırmak
ARTA Tekstil, 2026 yılında sürdürülebilir üretim, enerji
verimliliği ve teknik tekstil alanındaki büyümesini
hızlandırmayı hedefliyor. Özellikle askeri ve teknik
tekstiller, iş elbiseleri ve katma değeri yüksek özel kumaş
grupları, şirketin önümüzdeki dönemde yatırım ve ihracat
stratejisinin merkezinde yer alıyor. Yenilenebilir enerji,
biyokütle kullanımı ve su tasarrufuna yönelik projeler
ile ARTA Tekstil rekabet gücünü korumayı hedefliyor.
Sektörde yaşanan zorlukların temelinde döviz kurunun
rekabeti sınırlaması, artan hammadde ve işçilik maliyetleri
ile finansmana erişimin pahalı ve zor hale gelmesinin
bulunduğunun altını çizen Nalbant, “Özellikle KOBİ’ler
bu dalgalanmalardan daha hızlı etkileniyor, büyük
firmalar ise ölçek avantajları sayesinde daha dayanıklı
kalabiliyor. Kapanan ya da konkordato ilan eden şirketler
yalnızca kendilerini değil, tedarikçilerini ve bağlı oldukları
ekosistemi de zorluyor. Yaşanan tüm bu zorluklara rağmen
sektörümüzün bilgi birikimi ve girişimcilik gücü bu süreci
tersine çevirebilecek potansiyele sahip. Biz bu nedenle
hiç durmadan yatırımlarımızı gerçekleştirmeye devam
ediyoruz. Tüm dünyada sürdürülebilirlik artık daha büyük
öncelik olduğu için gerek üretim hatlarımızı gerekse
ürünlerimizi sürdürülebilir hale getirerek müşterilerimize
sunuyoruz” dedi.
March Mart 2026
65
Asahi Kasei Advance showcases
high-performance technical
textiles at Techtextil 2026
Asahi Kasei Advance, Techtextil 2026’da
yüksek performanslı tekstil çözümlerini
sergiliyor
Techtextil 2026, one of the world’s leading trade fairs
for technical textiles and nonwovens, will take place
on April 21–24 in Frankfurt, Germany. Asahi Kasei
Advance, a materials specialist within the Asahi Kasei
Group, will participate in the exhibition for the first time,
presenting a wide portfolio of advanced textile solutions.
The company will exhibit a total of 14 brands at booth C35
in Hall 12.1, with particular emphasis on four key material
technologies that demonstrate its expertise in highperformance
textiles.
Advanced flame protection material
Among the highlights is LASTAN, a non-mineral flameretardant
fabric produced by air-baking a special acrylic
fiber at temperatures between 200 and 300°C. The material
features a limited oxygen index of 47.5–50, providing
excellent flame resistance and reliable electrical insulation.
A special coating process also helps disperse sparks
generated during welding or cutting operations, reducing
the risk of ignition. Thanks to these properties, LASTAN
has been widely used as a protective material in industrial
environments where flame resistance and operational
safety are essential.
3D spacer fabrics and recyclable solutions
Another key product presented at the exhibition is Cubit,
a 3D warp-knitted spacer fabric designed for applications
Teknik tekstiller ve nonwoven alanının dünyanın önde
gelen fuarlarından Techtextil 2026, 21–24 Nisan
tarihleri arasında Almanya’nın Frankfurt kentinde
düzenleniyor. Japonya merkezli Asahi Kasei Group’un
malzeme uzmanı şirketlerinden Asahi Kasei Advance,
fuarda ilk kez geniş ürün portföyüyle yer alarak teknik
tekstil sektörüne yönelik gelişmiş çözümlerini tanıtacak.
Şirket, Hall 12.1’deki C35 numaralı standında toplam 14
markadan oluşan portföyünü sergileyecek ve özellikle dört
ana malzeme çözümünü ön plana çıkaracak.
Alev koruması için gelişmiş tekstil çözümü
Fuarda öne çıkan ürünlerden biri LASTAN olacak. Özel
akrilik fiberlerin 200–300°C sıcaklıkta hava ile pişirilmesiyle
elde edilen bu non-mineral alev geciktirici kumaş, yüksek
alev dayanımı ve elektriksel yalıtım özellikleriyle dikkat
çekiyor. 47.5–50 arasında sınırlı oksijen indeksine sahip
olan malzeme, kaynak veya kesme işlemleri sırasında ortaya
çıkan kıvılcımların dağılmasına yardımcı oluyor. Bu özellik
sayesinde özellikle endüstriyel güvenlik uygulamalarında
ve yangın riskinin yüksek olduğu alanlarda güvenilir bir
koruma sunuyor.
3D spacer kumaş ve sürdürülebilir alternatifler
Asahi Kasei Advance’ın fuarda sergileyeceği bir diğer
66 March Mart 2026
Asahi Kasei Advance is preparing to
introduce its advanced nonwoven
and fiber solutions at Techtextil 2026,
highlighting materials designed for
safety, durability, and sustainable
industrial applications.
Frankfurt’ta düzenlenecek Techtextil
2026 fuarında Asahi Kasei Advance,
yüksek performanslı nonwoven
ve fiber çözümlerini ilk kez geniş
kapsamlı portföyüyle sektörle
buluşturuyor.
requiring durability, breathability, and comfort. The
fabric’s front and back surfaces are made of PET, while
the connecting threads can be produced from PTT, PET,
or nylon. The all-PET monomaterial version offers an
easily recyclable alternative to polyurethane foam, making
it suitable for sustainable applications in healthcare
equipment, furniture, and automotive interiors.
Nonwoven materials for hygiene and cleaning
The company will also present Bemliese and ELTAS
nonwoven solutions. Bemliese, produced from cotton
linter cellulose filaments, offers excellent moisture
absorption and very low lint release, making it suitable for
hygiene products, cosmetic applications, and precision
cleaning of sensitive surfaces. ELTAS, a binder-free
spunbond nonwoven available in polyamide, polyester,
and polypropylene grades, provides uniform filament
structure, air permeability, and edge fray resistance. These
characteristics allow the material to be used across a wide
range of applications, including hygiene products, filtration,
agriculture, automotive components, and household
products.
Through its participation in Techtextil 2026, Asahi Kasei
Advance aims to demonstrate how advanced material
technologies can support safer, more durable, and more
sustainable solutions across multiple industrial sectors.
çözüm ise Cubit adlı 3D çözgü örme kumaş olacak. Ön
ve arka yüzeyleri PET malzemeden üretilen bu spacer
yapı, dayanıklılık, nefes alabilirlik ve konfor gerektiren
uygulamalar için tasarlandı. Bağlantı iplikleri PTT, PET
veya naylon seçenekleriyle üretilebilen kumaşın tamamen
PET’ten oluşan versiyonu, poliüretan köpüğe geri
dönüştürülebilir bir alternatif sunuyor. Bu özellik, özellikle
sağlık, mobilya ve otomotiv sektörlerinde sürdürülebilir
malzeme arayışına önemli bir yanıt veriyor.
Hijyen ve endüstriyel temizlik için nonwoven çözümler
Şirket ayrıca Bemliese ve ELTAS markalı nonwoven
malzemelerini de tanıtacak. Pamuk linterinden üretilen
Bemliese, yüksek nem emme kapasitesi ve düşük lif
bırakma özelliği sayesinde hijyen ürünleri, kozmetik
uygulamaları ve hassas yüzey temizliği için tercih ediliyor.
ELTAS ise bağlayıcı içermeyen spunbond yapısıyla
dikkat çekiyor ve hijyen ürünlerinden filtrasyona, otomotiv
parçalarından tarım uygulamalarına kadar geniş bir
kullanım alanı sunuyor.
Asahi Kasei Advance, Techtextil 2026’da sergileyeceği bu
yenilikçi malzemelerle teknik tekstil sektöründe güvenlik,
sürdürülebilirlik ve performans odaklı çözümlere katkı
sağlamayı hedefliyor.
March Mart 2026
67
New generation air jet looms
increase weaving productivity
Yeni nesil air jet dokuma tezgâhları
üretim verimliliğini artırıyor
The global textile industry continues to focus on
improving production efficiency and reducing
operational costs. In this context, air jet weaving
machines have become one of the most preferred
technologies in modern weaving mills. Thanks to their highspeed
performance and stable production capabilities,
these machines allow manufacturers to produce large
volumes of fabric while maintaining consistent quality.
Recent developments in weaving technology have further
enhanced the performance of air jet looms through
improved automation and energy-saving solutions.
High-speed weaving and stable production performance
Air jet weaving technology inserts the weft yarn using
compressed air, enabling significantly higher weaving
speeds compared with many conventional weaving
systems. This method is particularly suitable for producing
fabrics made from cotton, polyester and blended yarns.
Modern weaving machines are equipped with advanced
sensors, automatic yarn monitoring systems and intelligent
control solutions that help detect potential errors during
production.
Manufacturers of weaving machinery are also focusing
on reducing energy consumption in new generation
machines. Optimized air management systems and
improved nozzle designs help reduce compressed air
usage while maintaining high productivity levels. These
developments allow weaving mills to increase efficiency
while controlling operating costs.
Digital monitoring systems support weaving efficiency
The integration of digital monitoring systems has become
another important feature in modern weaving technology.
Küresel tekstil endüstrisi, üretim süreçlerinde
verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmek için
ileri dokuma teknolojilerine daha fazla yatırım
yapıyor. Özellikle air jet dokuma tezgâhları, yüksek hız ve
stabil üretim performansı sayesinde dokuma fabrikalarının
tercih ettiği teknolojiler arasında öne çıkıyor. Son yıllarda
geliştirilen yeni nesil sistemler, daha düşük enerji tüketimi
ve gelişmiş otomasyon özellikleriyle üretim süreçlerini
daha verimli hale getiriyor.
Yüksek hız ve stabil üretim avantajı
Air jet dokuma teknolojisi, ipliği hava basıncı yardımıyla
atkı yönünde taşıyarak yüksek hızda üretim yapılmasını
sağlıyor. Bu sistem, özellikle pamuk, polyester ve karışım
ipliklerden üretilen kumaşların üretiminde yüksek
performans sunuyor. Modern dokuma tezgâhları gelişmiş
sensörler, otomatik iplik kontrol sistemleri ve akıllı izleme
çözümleri sayesinde üretim sırasında oluşabilecek hataları
hızlı şekilde tespit edebiliyor.
Teknoloji üreticileri, yeni nesil dokuma makinelerinde
enerji tüketimini azaltan çözümler üzerinde de yoğunlaşıyor.
Hava tüketimini optimize eden sistemler ve gelişmiş nozul
tasarımları sayesinde air jet dokuma makineleri daha düşük
enerji kullanımıyla yüksek üretim kapasitesine ulaşabiliyor.
Dijital izleme sistemleri dokumada verimliliği artırıyor
Yeni dokuma makinelerinde kullanılan dijital izleme ve
veri analiz sistemleri, fabrikaların üretim süreçlerini daha
yakından takip etmesine olanak tanıyor. Üretim verilerinin
gerçek zamanlı olarak analiz edilmesi, operatörlerin makine
performansını optimize etmesine yardımcı oluyor. Bu
68 March Mart 2026
Textile manufacturers are
increasingly investing in advanced
weaving technologies, with new
generation air jet looms offering
higher speeds, improved energy
efficiency and lower maintenance
requirements.
Tekstil üreticileri, yüksek hız, enerji
verimliliği ve düşük bakım ihtiyacı
sunan yeni nesil air jet dokuma
tezgâhlarıyla üretim kapasitelerini
artırmaya yöneliyor.
These systems enable textile producers to monitor
machine performance and production processes in real
time. By analyzing production data, operators can quickly
identify inefficiencies and make adjustments to improve
machine performance.
Advanced data analysis tools also help reduce downtime
and improve overall production planning in weaving mills.
Leading weaving machinery manufacturers continue
to integrate automation, digital monitoring and smart
production solutions into their systems.
As the textile
industry becomes
more competitive,
investments in highperformance
weaving
technologies play an
increasingly important
role in improving
productivity and
maintaining global
competitiveness for
textile manufacturers.
sayede üretim hataları azaltılırken makine duruş süreleri
de minimum seviyeye indiriliyor.
Önde gelen dokuma makinesi üreticileri, otomasyon
ve veri analitiği çözümlerini makinelerine entegre
ederek dokuma fabrikalarının rekabet gücünü artırmayı
hedefliyor. Yüksek hız, enerji verimliliği ve dijital üretim
sistemlerinin birleşimi, dokuma teknolojilerinde yeni bir
dönüşüm döneminin kapısını aralıyor.
Tekstil üreticileri için gelişmiş dokuma teknolojilerine
yapılan yatırımlar, hem üretim kapasitesini artırma hem
de küresel rekabette güçlü kalma açısından önemli bir rol
oynamaya devam ediyor.
March Mart 2026
69
A “waterless” revolution in
textiles: A model collaboration for
the Ergene Basin from Ayyildiz
woven fabrics and Epson
Tekstilde “Susuz” devrim: Ayyildiz
Dokuma ve Epson’dan Ergene Havzasi
için örnek iş birliği
Specializing in natural fibers and exporting 80% of
its production to 40 different countries—primarily
to the INDITEX group, as well as Germany, the USA,
and the UK—Ayyıldız Woven Fabrics has raised the bar
in digital transformation. Operating in the Ergene Basin,
considered the heart of textile production yet suffering
from severe water shortages, the company became the
first in Türkiye to install and actively use Epson’s advanced
Monna Lisa 64000 model to minimize water consumption
and standardize production quality.
“Legacy Technologies Were Not Sustainable”
Stating that they approach sustainability not just as a trend
but as “total process management,” Ayyıldız Woven Fabrics
Co-founder Emre Oğulu emphasized that they experienced
quality and continuity issues in previous trials with
different brands. Oğulu said, “We had to shift to pigment
printing due to the water shortage in the region. In trials
with Chinese-origin machines, we couldn’t manage the
quality, and it was evident the process wasn’t sustainable.
At that exact point, Epson stepped in and offered not just a
machine, but a vision”.
The Meeting of Technology and Design: “We Call It Da Vinci”
Noting that, thanks to the Epson’s leading edge technologies
featured in the printer, they achieved uninterrupted and
high-quality standards in production following the Epson
Monna Lisa 64000 investment, Emre Oğulu mentioned they
nicknamed the machine “Da Vinci” within the factory.
Oğulu explained the reason for this analogy: “You can
clearly see Italian design touching Japanese technology in
the Epson Monna Lisa. Thanks to pigment ink technology,
we significantly reduced our water and energy consumption
while gaining incredible momentum in sampling and
production speed. Just 8 months after buying the first
machine, we invested in a second one to keep up with
increasing demand and maintain this quality”.
Doğal elyaf üzerine uzmanlaşan ve üretiminin
%80’ini başta INDITEX grubu olmak üzere Almanya,
ABD ve İngiltere gibi 40 farklı ülkeye ihraç eden
Ayyıldız Dokuma, dijital dönüşümde çıtayı yükseltti. Tekstil
üretiminin kalbi sayılan ancak ciddi su sıkıntısı yaşayan
Ergene Havzası’nda faaliyet gösteren firma, su tüketimini
minimize etmek ve üretim kalitesini standardize etmek
amacıyla Epson’un ileri teknolojili Monna Lisa 64000
modelini Türkiye’de kuran ve aktif kullanan ilk firma oldu.
“Eski teknolojiler sürdürülebilir değildi”
Sürdürülebilirliği sadece bir trend olarak değil, “toplam
süreç yönetimi” olarak ele aldıklarını belirten Ayyıldız
Dokuma Kurucu Ortağı Emre Oğulu, daha önce farklı
markalarla yaptıkları denemelerde kalite ve süreklilik
sorunları yaşadıklarını vurguladı. Oğulu, “Bölgedeki su
sıkıntısı nedeniyle pigment baskıya yönelmek zorundaydık.
Çin menşeli makinelerle yaptığımız denemelerde kaliteyi
yönetemedik ve sürecin sürdürülebilir olmadığını gördük.
Tam bu noktada Epson devreye girdi ve sadece bir makine
değil, bir vizyon sundu” dedi.
Teknoloji ve tasarımın buluşması: “Ona Da Vinci diyoruz”
Epson’un yazıcılarında kullandığı son teknolojiler ile
70 March Mart 2026
Deploying technology against the
water crisis in the Tekirdağ Ergene
Basin, Ayyıldız Woven Fabrics has
broken new ground in Türkiye by
integrating Epson Monna Lisa 64000
digital printing technology into its
production line. As a solution partner
to export giants, the company is
reducing its water footprint while
offering high-speed, sustainable
production to the “fast fashion” world
through its strategic partnership with
Epson.
Epson: Not a Supplier, but a Strategic Partner
Emphasizing that during the collaboration process, Epson
acted not merely as a machine supplier but as a “partner”
involved in every stage of production with its technical
staff, Oğulu stated: “This investment gave us courage as
a Turkish company competing in the global market. The
synergy we captured with Epson empowers us in our
sustainable production goals”.
About Epson Monna Lisa 64000
Epson’s flagship in digital textile printing, the Monna
Lisa 64000, offers high speed and precision with 64
PrecisionCore printheads. Especially thanks to its use of
pigment ink, it eliminates water-intensive processes such
as post-print washing, minimizing environmental impact.
Key features of the machine include:
• High-speed operation with 64 printheads
• Low water and energy consumption thanks to
advanced Genesta pigment ink technology
• Vivid, detailed, and durable prints on natural fibers
• Long-lasting printhead design ensuring stable
performance
• Wide color gamut and high accuracy
Tekirdağ Ergene Havzası’ndaki su
krizine karşı teknolojiyi devreye
sokan Ayyıldız Dokuma, Türkiye’de
bir ilke imza atarak Epson Monna
Lisa 64000 dijital baskı teknolojisini
üretim hattına entegre etti. İhracat
devlerinin çözüm ortağı olan Ayyıldız
Dokuma, Epson ile kurduğu stratejik
ortaklık sayesinde hem su ayak izini
küçültüyor hem de “fast fashion”
(hızlı moda) dünyasına yüksek hızda,
sürdürülebilir üretim sunuyor.
geliştirilen Monna Lisa 64000 yatırımının ardından üretimde
kesintisiz ve yüksek kalite standardına ulaştıklarını belirten
Emre Oğulu, makineye fabrika içinde “Da Vinci” ismini
taktıklarını belirtti. Oğulu, bu benzetmenin sebebini şöyle
açıkladı: “Epson Monna Lisa’da Japon teknolojisine İtalyan
tasarımının elinin değdiğini net bir şekilde görüyorsunuz.
Pigment mürekkep teknolojisi sayesinde su ve enerji
tüketimimizi ciddi oranda düşürürken, numune ve üretim
hızımızda inanılmaz bir ivme yakaladık. İlk makineyi
aldıktan sadece 8 ay sonra, artan talebe yetişebilmek ve
bu kaliteyi korumak adına ikinci makine yatırımımızı da
gerçekleştirdik”.
Epson tedarikçi değil, stratejik partner
İş birliği sürecinde Epson’un sadece bir makine tedarikçisi
gibi değil, teknik kadrosuyla üretimin her aşamasında
yer alan bir “partner” gibi davrandığını vurgulayan Oğulu;
“Bu yatırım, küresel pazarda rekabet eden bir Türk firması
olarak bize cesaret verdi. Epson ile yakaladığımız bu sinerji,
sürdürülebilir üretim hedeflerimizde bize güç katıyor”
ifadelerini kullandı.
Epson Monna Lisa 64000 Hakkında
Epson’un dijital tekstil baskısındaki amiral gemisi Monna
Lisa 64000; 64 adet PrecisionCore baskı kafası ile yüksek
hız ve hassasiyet sunuyor. Özellikle pigment mürekkep
kullanımı sayesinde baskı sonrası yıkama gibi su yoğun
işlemleri ortadan kaldırarak çevresel etkiyi minimuma
indiriyor.
Makinenin önemli özellikleri;
• 64 baskı kafası ile yüksek hızlı çalışma
• Gelişmiş Genesta pigment mürekkep teknolojisi
sayesinde düşük su ve enerji tüketimi
• Doğal elyaflar üzerinde canlı, detaylı ve dayanıklı
baskılar
• İstikrarlı performans sağlayan uzun ömürlü baskı
kafası tasarımı
• Geniş renk gamı ve yüksek doğruluk
March Mart 2026
71
Recycling technologies
reshape textile production
Geri dönüşüm teknolojileri tekstil
üretimini yeniden şekillendiriyor
The global textile industry has recently intensified its
investments in recycling technologies, transforming
traditional production approaches. New-generation
systems designed to recover polyester, cotton, and
blended fibers are helping manufacturers reduce raw
material consumption while improving sustainability
performance across supply chains. Increasing
environmental regulations, particularly in Europe, together
with global sustainability commitments from major
brands, are encouraging textile producers to integrate
recycling solutions into their production strategies.
As textile waste volumes continue to grow worldwide,
recycling technologies are gaining strategic importance
for both manufacturers and brands seeking to reduce
their environmental footprint. Industry experts note
that circular production models supported by recycling
technologies will become a key pillar of future textile
manufacturing.
Mechanical and chemical recycling gain momentum
Two major approaches dominate textile recycling today:
mechanical and chemical recycling. Mechanical recycling
involves breaking down textile waste back into fibers,
which can then be reused in spinning processes to
produce new yarns. This method is widely used for cotton
and polyester materials and offers a relatively efficient
way to reuse textile waste generated during production.
Chemical recycling, on the other hand, enables the
transformation of complex textile waste into its original
raw material components. This process makes it possible
to recover high-quality fibers even from blended fabrics
that are difficult to recycle using traditional mechanical
Tekstil sektörü son yıllarda geri dönüşüm
teknolojilerine yönelik yatırımlarını artırarak
geleneksel üretim yaklaşımlarını dönüştürüyor.
Polyester, pamuk ve karışım elyafların geri kazanımına
yönelik geliştirilen yeni nesil sistemler, üreticilerin
ham madde tüketimini azaltmasına yardımcı olurken
tedarik zincirlerinde sürdürülebilirlik performansını da
güçlendiriyor. Özellikle Avrupa’da giderek sıkılaşan çevre
düzenlemeleri ve küresel markaların sürdürülebilirlik
hedefleri, tekstil üreticilerini geri dönüşüm çözümlerini
üretim stratejilerine dahil etmeye yönlendiriyor.
Dünya genelinde artan tekstil atıkları, geri dönüşüm
teknolojilerinin stratejik önemini daha da artırıyor. Sektör
uzmanları, geri dönüşüm teknolojileriyle desteklenen
döngüsel üretim modellerinin geleceğin tekstil üretiminde
temel bir yapı taşı haline geleceğini belirtiyor.
Mekanik ve kimyasal geri dönüşüm öne çıkıyor
Tekstil geri dönüşümünde günümüzde iki ana yöntem öne
çıkıyor: mekanik ve kimyasal geri dönüşüm. Mekanik geri
dönüşüm süreçlerinde tekstil atıkları liflerine ayrıştırılarak
yeniden iplik üretiminde kullanılabiliyor. Bu yöntem
özellikle pamuk ve polyester bazlı ürünlerde yaygın şekilde
tercih ediliyor ve üretim sırasında ortaya çıkan tekstil
atıklarının yeniden değerlendirilmesine olanak sağlıyor.
Kimyasal geri dönüşüm ise daha karmaşık yapıdaki
tekstil atıklarını yeniden ham madde bileşenlerine
dönüştürerek yüksek kaliteli elyaf elde edilmesini
mümkün kılıyor. Bu yöntem sayesinde geleneksel
mekanik yöntemlerle geri dönüştürülmesi zor olan karışım
kumaşlar da yeniden üretim döngüsüne kazandırılabiliyor.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kimyasal geri
72 March Mart 2026
Recycling investments across
the global textile industry are
accelerating the transition toward
more sustainable production models
while strengthening the use of
secondary raw materials.
Küresel tekstil sektöründe artan
geri dönüşüm yatırımları, üretim
modellerini daha sürdürülebilir bir
yapıya taşırken ikincil ham madde
kullanımını da güçlendiriyor.
methods. As technological capabilities continue to
improve, chemical recycling is increasingly viewed as
a promising solution for addressing mixed-fiber textile
waste.
Several technology developers and machinery
manufacturers are currently investing in advanced
recycling equipment designed specifically for textile
applications, supporting the industry’s shift toward
circular material flows.
Closed-loop systems become more common in
production
Alongside recycling technologies, closed-loop production
systems are gaining traction within textile manufacturing
facilities. Many producers are implementing systems that
allow production waste to be collected, processed, and
reintroduced into the same production line.
This approach significantly reduces industrial waste
while improving resource efficiency and lowering
dependency on virgin raw materials. In addition,
collaborations between textile manufacturers and global
fashion brands are expanding in order to increase the
share of recycled fibers used in finished products.
Industry observers emphasize that as recycling
technologies continue to develop, circular textile
production will move from being a sustainability initiative
to becoming a standard practice throughout the global
textile value chain.
dönüşümün tekstil atıklarının değerlendirilmesinde önemli
bir rol üstlenmesi bekleniyor.
Bugün birçok teknoloji geliştiricisi ve makine üreticisi,
tekstil sektörüne özel ileri geri dönüşüm ekipmanlarına
yatırım yaparak sektörün döngüsel malzeme akışına
geçişini destekliyor.
Kapalı döngü üretim sistemleri yaygınlaşıyor
Geri dönüşüm teknolojilerinin yanı sıra kapalı döngü
üretim sistemleri de tekstil üretim tesislerinde giderek
daha yaygın hale geliyor. Birçok üretici, üretim sırasında
ortaya çıkan atıkları toplayarak işleyen ve aynı üretim
hattına yeniden kazandıran sistemler kuruyor.
Bu yaklaşım hem endüstriyel atık miktarını azaltıyor
hem de kaynak verimliliğini artırarak bakir ham maddeye
olan bağımlılığı düşürüyor. Ayrıca küresel moda markaları
ile tekstil üreticileri arasında geri dönüştürülmüş elyaf
kullanımını artırmaya yönelik iş birlikleri de hız kazanıyor.
Uzmanlar, geri dönüşüm teknolojilerindeki gelişmelerin
önümüzdeki yıllarda tekstil üretim stratejilerini önemli
ölçüde değiştireceğini ve döngüsel tekstil üretiminin
küresel tekstil değer zincirinde giderek standart bir
uygulama haline geleceğini vurguluyor.
March Mart 2026
73
Techtextil 2026 grows with
over 1,500 exhibitors
Techtextil 2026, 1.500’ü aşkın katılımcıyla
büyüyor
Techtextil 2026 continues to grow: more than 1,500
exhibitors from 49 countries present their products
and innovations in Frankfurt am Main from 21 to
24 April 2026. Over 120 of them are first-time exhibitors.
Texprocess is taking place at the same time, remaining
stable with around 200 exhibitors – despite challenging
market conditions. Together, the two events bring more
than 1,700 exhibitors to the Frankfurt exhibition grounds.
With over 1,500 exhibitors from 49 countries, more than
120 first-time exhibitors and 16 strong country pavilions,
including those from France, Korea and Switzerland,
Techtextil in Frankfurt is once again the central meeting
place for technical textiles and nonwovens. The
Netherlands and Tunisia are also presenting themselves
with their own country pavilions for the first time.
The leading trade fair is also recording growth from
European and intercontinental markets such as India,
the Netherlands and Portugal. In addition, there are new
exhibitors from Australia, Colombia, Nigeria, Hungary
and Uruguay. At a time of recession, tariff pressures and
geopolitical tensions, Techtextil brings together decisionmakers
from a wide range of industries to open up new
markets, forge partnerships and accelerate the transfer of
applications into practice.
Performance Apparel Textiles: Doubled exhibition space
in Hall 9.0
Whether for protection, thermoregulation, insulation or
cooling, performance materials must deliver at the highest
level in extreme conditions – in workwear, protective and
military clothing as well as outdoor and sports apparel.
The Performance Apparel Textiles area (Hall 9.0) doubles
Techtextil 2026 büyümesini sürdürüyor: 21–24
Nisan 2026 tarihleri arasında Frankfurt am Main’de
düzenlenecek fuarda 49 ülkeden 1.500’ün üzerinde
katılımcı ürün ve yeniliklerini sergileyecek. Bunların
120’den fazlasını ilk kez katılan firmalar oluşturuyor.
Texprocess ise zorlu piyasa koşullarına rağmen yaklaşık
200 katılımcı ile eş zamanlı olarak gerçekleştiriliyor. İki
etkinlik birlikte Frankfurt fuar alanında 1.700’ün üzerinde
katılımcıyı bir araya getiriyor.
49 ülkeden 1.500’ü aşkın katılımcı, 120’den fazla ilk kez
katılan firma ve Fransa, Kore ile İsviçre’nin de aralarında
bulunduğu 16 güçlü ülke pavilyonu ile Frankfurt’taki
Techtextil, teknik tekstiller ve nonwoven sektörünün
merkezi buluşma noktası olmayı sürdürüyor. Hollanda ve
Tunus da bu yıl ilk kez kendi ülke pavilyonlarıyla yer alıyor.
Hindistan, Hollanda ve Portekiz gibi Avrupa ve kıtalararası
pazarlardan gelen artış dikkat çekerken; Avustralya,
Kolombiya, Nijerya, Macaristan ve Uruguay’dan yeni
katılımcılar da fuara katılıyor. Resesyon, gümrük tarifeleri
ve jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bir dönemde Techtextil,
farklı sektörlerden karar vericileri bir araya getirerek yeni
pazarlara açılma, iş birlikleri kurma ve uygulamaların
pratiğe aktarımını hızlandırma fırsatı sunuyor.
Performance Apparel Textiles: 9.0 salonunda iki kat
büyüme
Koruma, ısı düzenleme, yalıtım ya da soğutma gibi işlevler
için geliştirilen performans malzemeleri; iş kıyafetleri,
koruyucu ve askeri giysiler ile outdoor ve spor giyimde
en zorlu koşullarda üst düzey performans sunuyor.
Performance Apparel Textiles alanı (Salon 9.0), 2026’da
iki katına çıkarak 13 ülkeden yaklaşık 130 katılımcıyı bir
74 March Mart 2026
With over 1,500 exhibitors from 49
countries and new product segments,
Techtextil 2026 further strengthens
its role as a global meeting point for
technical textiles.
49 ülkeden 1.500’ün üzerinde
katılımcı ve yeni ürün segmentleriyle
Techtextil 2026, teknik tekstillerde
küresel buluşma noktası olmayı
güçlendiriyor.
in size in 2026, bringing together around 130 exhibitors
from 13 countries, including approximately 30 first-time
exhibitors. A special highlight is the live presentation
“Performance Apparels on Stage” (also in Hall 9.0). This
dedicated area showcases functional end products and
wearables in action – based on materials supplied by
exhibiting companies.
Top exhibitors: Concordia Textiles (Belgium), Getzner
Textil (Austria), Kermel (France), Klopman International
(Italy), Lenard (Spain), Noble Biomaterials (USA), Outlast
and Prym Fashion (Germany), Textil Santanderina
(Spain), and YKK Europe Limited Germany Branch (United
Kingdom).
First-time exhibitors: DuPont de Nemours International
Sàrl (Switzerland), Francis Dinsmore (United Kingdom),
Heliotextil (Portugal), Khosla High Performance Textile
(India), Osmar Buckle (Taiwan), Paskal Zipper and
Fasteners (Israel), PPH Polexim (Poland), RTS Textiles
and Stretchline (United Kingdom), Technitiger (Spain), and
Xinke Protective (Netherlands).
Nature Performance: Sustainable material solutions
Customer requirements and regulatory frameworks are
increasingly influencing material selection. At the same
time, functionality, quality and performance must remain
uncompromised. Under the Special Interest Nature
Performance, Techtextil highlights exhibitors offering
corresponding materials and solutions. The Nature
Performance label is displayed directly at the exhibitors’
stands. In addition, visitors can use the online exhibitor
search to filter specifically for this feature and identify
relevant suppliers.
In Hall 9.1, Barnet Europe as well as CORDENKA
(Germany), Kanpur Plastikpack (India) and Longcell
Europe (Germany) showcase fibres made from natural
polymers and other bio-based fibres. Corresponding
araya getiriyor. Bunların yaklaşık 30’u ilk kez katılıyor.
Salon 9.0’da düzenlenecek “Performance Apparels
on Stage” canlı sunumu ise dikkat çeken bölümlerden
biri. Bu özel alanda, katılımcı firmaların malzemeleriyle
geliştirilen fonksiyonel nihai ürünler ve giyilebilir çözümler
uygulamalı olarak sergileniyor.
Nature Performance: Sürdürülebilir malzeme çözümleri
Müşteri beklentileri ve yasal düzenlemeler malzeme
seçimini giderek daha fazla etkiliyor. Buna karşın
fonksiyonellik, kalite ve performanstan taviz verilmiyor.
Techtextil, Special Interest Nature Performance
kapsamında bu alanda çözüm sunan katılımcıları öne
çıkarıyor. Nature Performance etiketi doğrudan katılımcı
stantlarında yer alırken, ziyaretçiler online katılımcı
aramasında bu özelliğe göre filtreleme yapabiliyor.
Salon 9.1’de Barnet Europe ile birlikte CORDENKA
(Almanya), Kanpur Plastikpack (Hindistan) ve Longcell
Europe (Almanya) doğal polimerlerden ve diğer biyobazlı
hammaddelerden elde edilen lifleri sergiliyor. Benzer lif
March Mart 2026
75
fibres are presented by Calloni (Italy) and Senbis Polymer
Innovations (Netherlands) in Hall 9.0.
Also in Hall 9.1, Fiacao da Graca (Portugal) exhibits
yarns made from organic natural fibres, while Gülipek
Kumas (Turkey), Inovafil Fiacao (Portugal) and Karafiber
(Türkiye) present yarns based on natural fibres. Belchem
(Germany) complements the offering with inorganic
natural fibres.
Textile Chemicals & Dyes debuts as a dedicated product
segment
Techtextil, for the first time in 2026, brings together Textile
Chemicals & Dyes within a dedicated product segment –
responding to growing demand from users and the desire
among suppliers for a clearly structured, centralised
platform. More than 30 exhibitors from eleven countries
present their products in Hall 9.0.
The consolidation creates shorter distances: Textile
Chemicals & Dyes are located in direct proximity to Fibres,
Yarns and Performance Apparel Textiles. This makes it
easier for suppliers, manufacturers and users to connect,
align requirements more efficiently and develop solutions
together. The segment is relevant for applications
ranging from outdoor and protective clothing to industrial
and automotive uses, as well as aerospace, medical
technology, filtration and construction.
Exhibitors include Archroma (Switzerland), CHT
(Germany), CTF2000 (Belgium), EMS-Chemie
(Switzerland), Icap – Sira Chemicals and Polymers and
IMA (Italy), Interplast Kimya Sanayi ve Ticaret (Türkiye),
Livinguard (Switzerland), Novotex (Italy), Rudolf and
Schill+Seilacher (Germany), Sarex Chemicals (India),
Schmits Chemical and Tanatex Chemicals (Netherlands).
çözümleri Salon 9.0’da Calloni (İtalya) ve Senbis Polymer
Innovations (Hollanda) tarafından sunuluyor. Yine Salon
9.1’de Fiacao da Graca (Portekiz) organik doğal liflerden
üretilmiş iplikleri tanıtırken; Gülipek Kumas (Türkiye),
Inovafil Fiacao (Portekiz) ve Karafiber (Türkiye) doğal lif
bazlı iplik çözümlerini sergiliyor. Belchem (Almanya) ise
inorganik doğal liflerle ürün portföyünü tamamlıyor.
Textile Chemicals & Dyes ilk kez ayrı bir ürün segmenti
olarak
Techtextil, 2026’da ilk kez Textile Chemicals & Dyes’i ayrı
bir ürün segmenti altında topluyor. Bu adım, kullanıcı
tarafındaki artan talebe ve tedarikçilerin daha net, merkezi
bir platform beklentisine yanıt veriyor. Salon 9.0’da 11
ülkeden 30’dan fazla katılımcı ürünlerini sergiliyor.
Yeni konumlandırma sayesinde mesafeler kısalıyor:
Textile Chemicals & Dyes segmenti, Fibres, Yarns ve
Performance Apparel Textiles alanlarına doğrudan yakın
konumda yer alıyor. Bu yapı; tedarikçiler, üreticiler ve
kullanıcıların daha kolay bir araya gelmesini, ihtiyaçların
daha verimli biçimde uyumlaştırılmasını ve ortak çözümler
geliştirilmesini destekliyor. Segment; outdoor ve koruyucu
giyimden endüstriyel ve otomotiv uygulamalarına,
havacılık, medikal teknoloji, filtrasyon ve inşaat
sektörlerine kadar geniş bir kullanım alanına hitap ediyor.
76 March Mart 2026
March Mart 2026
77
Spinning, winding and
twisting technologies
transform with smart systems
Eğirme, sarma ve büküm teknolojileri
akıllı sistemlerle dönüşüyor
Spinning, winding and twisting technologies, which
form some of the most critical stages of the textile
production chain, are undergoing a significant
technological transformation. Thanks to digitalization,
automation and sustainable production solutions, textile
manufacturers are now able to achieve higher productivity
and improved yarn quality.
In spinning technologies, new systems that combine
high speed with consistent quality are gaining
prominence. Alongside conventional ring spinning
systems, rotor spinning and air-jet spinning technologies
are increasingly being adopted in modern production
facilities. Air-jet spinning, in particular, uses highspeed
air streams to bind fibers together, enabling
faster production, lower energy consumption and more
uniform yarn structures. Innovative developments such
as magnetic ring spinning are also attracting attention
within the sector. This technology aims to overcome the
speed limitations caused by friction in conventional ring
systems, enabling significantly higher production speeds
while maintaining yarn quality.
In winding technologies, digitalization and sensorbased
control systems are becoming standard features.
Next-generation automatic winding machines utilize
intelligent sensors and tension control systems to
enhance yarn winding quality and reduce production
errors. In addition, AI-supported predictive maintenance
systems help detect potential machine failures in
advance, minimizing production downtime. Twisting
technologies are also advancing with solutions designed
to shorten production processes. New-generation singlestep
S/Z twisting machines can complete processes that
previously required multiple stages in a single operation.
This innovation not only increases production efficiency
but also provides energy savings of up to 20 percent while
reducing operational costs.
Machinery manufacturers are increasingly focusing
on sustainability as well. Energy-efficient motors, IoTbased
production monitoring systems and technologies
designed to process recycled fibers are rapidly gaining
Tekstil üretim zincirinin en kritik aşamalarını
oluşturan eğirme (spinning), sarma (winding) ve
büküm (twisting) teknolojileri son yıllarda önemli bir
teknolojik dönüşümden geçiyor. Dijitalleşme, otomasyon
ve sürdürülebilir üretim çözümleri sayesinde tekstil
üreticileri daha yüksek verimlilik ve daha kaliteli iplik
üretimi sağlayabiliyor.
Eğirme teknolojilerinde özellikle yüksek hız ve kalite
sağlayan yeni yöntemler öne çıkıyor. Geleneksel ring
eğirme sistemlerinin yanı sıra rotor ve hava jetli eğirme
teknolojileri modern tesislerde yaygınlaşıyor. Hava jetli
eğirme yönteminde yüksek hızlı hava akımı lifleri bir araya
getirerek iplik oluşturuyor ve bu sayede daha hızlı üretim,
daha düşük enerji tüketimi ve daha homojen iplik yapısı
elde edilebiliyor.
Bunun yanı sıra manyetik ring eğirme gibi yenilikçi
sistemler de sektörde dikkat çekiyor. Bu teknoloji,
klasik ring sistemlerinde bulunan sürtünme kaynaklı hız
sınırlamalarını ortadan kaldırarak daha yüksek üretim
hızlarına ulaşmayı hedefliyor.
Sarma teknolojilerinde ise dijitalleşme ve sensör tabanlı
kontrol sistemleri ön plana çıkıyor. Yeni nesil otomatik
sarma makinelerinde akıllı sensörler ve gerilim kontrol
sistemleri kullanılarak iplik sarım kalitesi artırılıyor ve
üretim sürecindeki hata oranları azaltılıyor. Ayrıca yapay
zekâ destekli bakım sistemleri sayesinde makinelerin
78 March Mart 2026
Spinning, winding and twisting
technologies—key stages of textile
production—are rapidly evolving
through innovations focused on
automation, artificial intelligence,
energy efficiency and sustainability.
Next-generation machines are
increasing production speeds while
reducing energy consumption and
waste, strengthening the industry’s
global competitiveness.
Tekstil endüstrisinin temel üretim
aşamalarından olan eğirme, sarma
ve büküm teknolojileri; otomasyon,
yapay zekâ, enerji verimliliği ve
sürdürülebilirlik odaklı yeniliklerle
hızla gelişiyor. Yeni nesil makineler
üretim hızını artırırken enerji
tüketimini ve fire oranlarını düşürerek
sektörün rekabet gücünü yükseltiyor.
importance across the sector. In modern rotor spinning
machines, smart sensors and machine-to-machine
communication allow production processes to be
monitored in real time, improving both operational
efficiency and maintenance planning. Industry
experts note that this technological transformation is
creating new opportunities, particularly in the fields
of technical textiles, sustainable yarn production and
high-performance fibers. Growing global competition
and stricter environmental regulations are pushing
textile manufacturers to invest in more efficient and
environmentally friendly production technologies.
According to sector representatives, the integration
of smart factory concepts, automation and advanced
data analytics will soon become standard in yarn
manufacturing. As a result, spinning, winding and twisting
technologies are expected to play a key role in shaping
the future of the textile industry.
arızaları önceden tespit edilerek üretim kesintileri
minimize edilebiliyor.
Büküm teknolojilerinde de üretim süreçlerini kısaltan
yenilikler dikkat çekiyor. Yeni nesil tek adım S/Z büküm
makineleri, daha önce birkaç aşamada gerçekleştirilen
işlemleri tek bir süreçte tamamlayabiliyor. Bu sayede
enerji tüketiminde yüzde 20’ye varan tasarruf sağlanırken
üretim maliyetleri de önemli ölçüde düşürülebiliyor.
Tekstil makineleri üreticileri aynı zamanda sürdürülebilir
üretim hedeflerine odaklanıyor. Enerji verimli motorlar, IoT
tabanlı üretim izleme sistemleri ve geri dönüştürülmüş
liflere uygun iplik üretim teknolojileri sektörde hızla
yaygınlaşıyor. Yeni nesil rotor eğirme makinelerinde
kullanılan akıllı sensörler ve makine-makine iletişimi
sayesinde üretim süreçleri gerçek zamanlı izlenebiliyor ve
bakım planlaması daha verimli yapılabiliyor.
Uzmanlara göre bu teknolojik dönüşüm, özellikle
teknik tekstiller, sürdürülebilir iplik üretimi ve yüksek
performanslı lifler alanında yeni fırsatlar yaratıyor.
Artan küresel rekabet ve çevresel düzenlemeler,
tekstil üreticilerini daha verimli ve çevre dostu üretim
teknolojilerine yatırım yapmaya yönlendiriyor.
Sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemde akıllı
fabrikalar, otomasyon ve veri analitiği uygulamalarının
iplik üretiminde standart hale geleceğini ve eğirme,
sarma ve büküm teknolojilerinin tekstil endüstrisinin
dönüşümünde kilit rol oynayacağını belirtiyor.
March Mart 2026
79