25.03.2026 Views

Tekstil Teknik Mart 2026

Tekstil Teknik March 2026

Tekstil Teknik March 2026

SHOW MORE
SHOW LESS

Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!

Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.






içindekiler

index

6 Time for transformation in textiles

Tekstilde dönüşüm zamanı

8 Global tensions, rising oil prices, and their impact on the textile

industry

Küresel gerilim, yükselen petrol fiyatları ve tekstil sektörüne

etkileri

10 Türkiye tekstil sektörü zor bir kavşakta, bu kriz nasıl aşılabilir ?

16 Global textile trade shifts toward new production hubs

Küresel tekstil ticareti yeni üretim merkezlerine yöneliyor

20 By Invitation: Expert Opinion on How to Transform the Textile

Printing Industry to a Waterless Printing Process

22 FESPA 2026 textile event drives industry forward with strong

exhibitor line-up

FESPA 2026 textile fuarı güçlü katılımla sektöre yön veriyor

26 Karl Mayer strengthens textile innovation with new center

Karl Mayer tekstil inovasyonunu yeni merkezle güçlendiriyor

30 FESPA announces dynamic exhibitor line-up for European Sign

Expo 2026

FESPA, European Sign Expo 2026 için dinamik katılımcı listesini

duyurdu

32 INLEGMASH 2026 brings textile machinery industry together in

Moscow

INLEGMASH 2026 Moskova’da tekstil makinelerini buluşturuyor

36 Textile investments in Central Asia attract global machinery

manufacturers

Orta Asya’da tekstil yatırımları küresel makine üreticilerini

bölgeye çekiyor

40 Trützschler sets new efficiency standards in spinning with

intelligent carding technologies

Trützschler akıllı tarak teknolojileriyle iplik üretiminde yeni

verimlilik standartları belirliyor

44 Corn cob waste is turning into sustainable nonwoven textile

prototypes

Mısır koçanı atığından sürdürülebilir non-woven tekstil prototipi

geliştiriliyor

48 Barmag POY 2.0 spinning concept debuts at ITMA Asia + CITME

2025

Barmag POY 2.0 eğirme konseptini ITMA Asia + CITME 2025’te

tanıttı

52 Sustainable textile technologies accelerate the transformation of

the industry

Sürdürülebilir tekstil teknolojileri sektörün dönüşümünü

hızlandırıyor

56 Archroma and HeiQ bring innovative antimicrobial and odorcontrol

solutions to the textile industry

Archroma ve HeiQ, tekstil sektörüne yenilikçi antimikrobiyal ve

koku kontrol çözümleri getiriyor

4 March Mart 2026


58 Artificial intelligence ushers in a new era in textile production

Yapay zekâ tekstil üretiminde yeni bir dönem başlatıyor

60 Nonwoven technologies expand in medical and industrial textiles

Nonwoven teknolojileri medikal ve endüstriyel tekstillerde

büyüyor

62 Yarn industry to gather in Istanbul this March

İplik sektörü Mart’ta İstanbul’da buluşuyor

64 ARTA Tekstil to focus on sustainable production and technical

textiles in 2026

ARTA Tekstil 2026’da odağını sürdürülebilir üretim ve teknik

tekstile çevirecek

66 Asahi Kasei Advance showcases high-performance technical

textiles at Techtextil 2026

Asahi Kasei Advance, Techtextil 2026’da yüksek performanslı

tekstil çözümlerini sergiliyor

68 New generation air jet looms increase weaving productivity

Yeni nesil air jet dokuma tezgâhları üretim verimliliğini artırıyor

70 A “waterless” revolution in textiles: A model collaboration for the

Ergene Basin from Ayyildiz woven fabrics and Epson

Tekstilde “Susuz” devrim: Ayyildiz Dokuma ve Epson’dan Ergene

Havzasi için örnek iş birliği

72 Recycling technologies reshape textile production

Geri dönüşüm teknolojileri tekstil üretimini yeniden şekillendiriyor

74 Techtextil 2026 grows with over 1,500 exhibitors

Techtextil 2026, 1.500’ü aşkın katılımcıyla büyüyor

78 Spinning, winding and twisting technologies transform with smart

systems

Eğirme, sarma ve büküm teknolojileri akıllı sistemlerle dönüşüyor

INDEX ADS

ITM 2026...................Front Cover

Hightex.......................Back Cover

Eliar...........................Inside Front Cover

Sertteks.....................Inside Back Cover

Genkim......................7

Odesi.........................11-13-15

Mersan......................18-19

Enes Makine...............23

Pnösan.......................25

Fespa.........................29

İdes Makine................33

Sanko........................35

Comfytex....................37

TRN Önal Makina........39

Petes Plastik...............41

Argema......................43

ABB Pamuk................45

Işıksan.......................47

Tüfekçi.......................49

Argestech...................51

Ulusoy İplik.................53

Igatex.........................55

Erginer.......................57

Ritmo.........................79

İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR (SORUMLU)

General Manager (Responsible)

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ DANIŞMANI

Advisory Editor

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

Prof. Dr. Cevza CANDAN

YAYIN KURULU

Editorial Board

Prof. Dr. Bülent ÖZİPEK

Prof. Dr. H. Rıfat ALPAY

Prof. Dr. Yalçın BOZKURT

Prof. Dr. E. Tekin ALTINBAŞ

Prof. Dr. W. OXENHAM

Prof. Dr. Emel ÖNDER

Prof. Dr. Yusuf ULCAY

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Doç. Dr. Yusuf A. USKANER

STAFF WRITER

İsmail ÇAKIR

ismail.cakir@img.com.tr

PAZARLAMA VE SATIŞ KOORDINATÖRÜ

Marketing & Sales Coordinator

Ömer Faruk GÖRÜN

omer.gorun@img.com.tr

+90 505 299 62 65

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

Tel: +90 212 454 22 22

GSM: +90 532 313 22 11

TEKNİK MÜDÜR

Technical Manager

Tayfun AYDIN

tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM

Graphic & Design

Serkan BEYOĞLU

serkan.beyoglu@img.com.tr

DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ

Digital Assets Manager

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

ABONE VE DAĞITIM

Subsc rip ti on and Cir cu la ti on

Ma na ger

İsmail ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK

YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mahallesi 29 November

Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1

P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler

/ İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22

Fax: +90 212 454 22 93

BASKI | Printed By | İH LAS

Ga ze te ci lik A.Ş.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi

29 November Caddesi No: 11

A/41 Yenibosna - Bahçelievler /

İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 30 00

BÖL GE TEM SİL Cİ LİK LE Rİ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

Tel: +90 224 211 44 50

Fax: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

Tel: +90 332 238 10 71

Fax: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

KOREA | Jes Media Int.

Mr. Young Seoah CHINN

Tel: 8224813411 Fax: 8224813414

jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Tekstil & Teknik Dergisi’nde yer alan

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu

ilan sahiplerine aittir.

Tekstil & Teknik is published monthly.

Ad ver ti se ments res pon si bi li ti es

pub lis hed in our ma ga zi ne per ta in to

ad ver tisers.

www.tekstilteknik.com.tr

img@img.com.tr

tekstilteknikdergisi

tekstilveteknik

tekstilteknikdergisi

Tekstil Teknik

March Mart 2026

5


Time for transformation

in textiles

Tekstilde dönüşüm zamanı

editör

editor

Ali ERDEM

Yazı İşleri Müdürü

News Editor

For many years, the Turkish textile

sector has secured a strong position

in global competition thanks to its

manufacturing capacity, flexible supply

structure, and proximity to the European

market. However, in recent years rising

energy, labor, and financing costs have made

it increasingly difficult to compete with

countries offering lower-cost production. At

the same time, these pressures have begun

to seriously challenge the sector’s traditional

production model.

At this point, the industry faces two

choices: either continue trying to maintain

the old production approach under intense

cost pressure, or create a new competitive

space through value-added production. It is

now clear that the real opportunity for Turkish

textiles lies in the second path. Technical

textiles, smart fabrics, sustainable production

technologies, and high-performance

products are among the fields that will shape

the sector’s direction in the coming period.

The phrase “Textiles in Turkey are undergoing

a transformation” perfectly summarizes this

shift. While digitalization, automation, and

data-driven production processes increase

efficiency, an approach focused on research

and development and design can enable

Turkish textiles to differentiate themselves

in the global market. Today, it is no longer

enough simply to manufacture; generating

innovation has become the key element of

competitiveness.

In this process, the strategic roadmap for

manufacturers is also becoming clearer.

Turning toward more specialized and

technological products, placing sustainable

production at the center, strengthening design

capabilities, and advancing toward branding

are all critical for the future of the sector. In the

new era, Turkish textiles must stand out not

through quantity but through quality. Turkey’s

new story in textiles will no longer be just

about producing—it will be about producing

innovation. In short, transformation in textiles

is no longer a choice but a necessity. For

companies that can correctly interpret this

shift and renew themselves, the door to new

opportunities is opening.

Türk tekstil sektörü uzun yıllar

boyunca üretim gücü, esnek

tedarik yapısı ve Avrupa pazarına

yakınlığı sayesinde küresel rekabette

güçlü bir konum elde etti. Ancak son

yıllarda artan enerji, işçilik ve finansman

maliyetleri; düşük maliyetli üretim yapan

ülkelerle rekabeti zorlaştırırken sektörün

geleneksel üretim modelini de ciddi

biçimde sorgulatmaya başladı.

Bugün gelinen noktada sektörün önünde

iki seçenek bulunuyor: ya maliyet baskısı

altında eski üretim anlayışını sürdürmeye

çalışmak ya da katma değerli üretimle

yeni bir rekabet alanı oluşturmak. Artık

açıkça görülüyor ki Türk tekstili için asıl

fırsat ikinci yolda yatıyor. Teknik tekstiller,

akıllı kumaşlar, sürdürülebilir üretim

teknolojileri ve yüksek performanslı

ürünler önümüzdeki dönemde sektörün

yönünü belirleyecek alanlar arasında yer

alıyor.

“Türkiye’de tekstil kabuk değiştiriyor”

ifadesi tam da bu dönüşümün özeti

niteliğinde. Dijitalleşme, otomasyon ve

veri temelli üretim süreçleri verimliliği

artırırken; Ar-Ge ve tasarım odaklı

yaklaşım Türk tekstilinin küresel pazarda

farklılaşmasını sağlayabilir. Artık sadece

üretmek değil, inovasyon üretmek

rekabetin ana unsuru haline geliyor.

Bu süreçte imalatçılar için stratejik

yol haritası da netleşiyor. Daha spesifik

ve teknolojik ürünlere yönelmek,

sürdürülebilir üretimi merkeze almak,

tasarım kabiliyetini güçlendirmek ve

markalaşma yolunda ilerlemek sektörün

geleceği açısından kritik öneme sahip.

Türk tekstili yeni dönemde nicelikten çok

nitelikle öne çıkmak zorunda. Türkiye’nin

tekstildeki yeni hikâyesi artık sadece

üretmek değil, yenilik üretmek olacaktır.

Kısacası, tekstilde dönüşüm artık bir

tercih değil, bir zorunluluk. Bu dönüşümü

doğru okuyabilen ve kendini yenileyebilen

firmalar için ise yeni fırsatların kapısı

aralanıyor.

6 March Mart 2026



Global tensions, rising oil

prices, and their impact on the

textile industry

Küresel gerilim, yükselen petrol fiyatları ve

tekstil sektörüne etkileri

Ömer Faruk GÖRÜN

Pazarlama ve Satış Koordinatörü

Marketing & Sales Coordinator

Is a New Window of Opportunity Opening

for Turkey?

Increasing geopolitical tensions in the

Middle East, and particularly the possibility

of a prolonged or potential conflict between

the US–Israel and Iran, have the potential to

create significant disruptions in many areas

of the global economy, including the textile

and apparel industry. Undoubtedly, the most

critical trigger in this process will be sharp

increases in oil prices.

Türkiye İçin Yeni Bir Fırsat Penceresi mi

Açılıyor?

Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler

ve özellikle ABD–İsrail ile İran arasında olası

veya uzayan bir savaş senaryosu, küresel

ekonominin birçok alanında olduğu gibi

tekstil ve hazır giyim sektöründe de önemli

kırılmalara yol açma potansiyeline sahiptir. Bu

sürecin en kritik tetikleyicisi ise hiç şüphesiz

petrol fiyatlarında yaşanacak sert yükselişler

olacaktır.

bizden

from us

Oil Prices: The Hidden Cost Component for

Textiles

Although the textile industry is not

commonly perceived as directly oil-based, it

is in fact heavily dependent on oil at many

stages of production. Synthetic fibers such

as polyester, nylon, and acrylic are entirely

derived from petrochemical products.

Therefore, any increase in oil prices directly

drives up raw material costs.

In addition:

• Energy costs (electricity, natural gas)

• Logistics and freight expenses

• Chemical and dye costs

also increase in a chain reaction.

Particularly for countries producing in Asia,

rising long-distance transportation costs

will significantly increase total production

costs.

Prolonged Conflict Scenario: Disruptions in

the Supply Chain

If these tensions evolve into a long-term

conflict rather than a short-term issue, the

following developments may occur in the

global supply chain:

• Increased risk in maritime transport:

Critical transit points such as the Strait

of Hormuz becoming unsafe will increase

freight times and costs.

• Rising insurance costs: Insurance

premiums for cargo passing through highrisk

regions will increase significantly.

• Longer delivery times: This poses a serious

threat, especially to the fast fashion model.

Petrol Fiyatları: Tekstil İçin Görünmeyen

Maliyet Kalemi

Tekstil sektörü doğrudan petrol bazlı bir sektör

gibi algılanmasa da, aslında üretimin birçok

aşamasında petrole bağımlıdır. Polyester,

naylon ve akrilik gibi sentetik lifler tamamen

petrokimya ürünlerinden elde edilir. Bu

nedenle petrol fiyatlarındaki artış, hammadde

maliyetlerini doğrudan yukarı çeker.

Bununla birlikte:

• Enerji maliyetleri (elektrik, doğalgaz)

• Lojistik ve navlun giderleri

• Kimyasal ve boya maliyetleri

da zincirleme şekilde artar. Özellikle

Asya merkezli üretim yapan ülkeler için

uzun mesafeli taşımacılık maliyetlerinin

yükselmesi, toplam üretim maliyetlerini ciddi

ölçüde artıracaktır.

Uzayan Savaş Senaryosu: Tedarik Zincirinde

Kırılma

Eğer söz konusu gerilim kısa vadeli değil, uzun

soluklu bir çatışmaya dönüşürse, küresel

tedarik zincirinde şu gelişmeler beklenebilir:

• Deniz taşımacılığında risk artışı: Hürmüz

Boğazı gibi kritik geçiş noktalarının tehlikeye

girmesi navlun sürelerini ve maliyetlerini

artırır.

• Sigorta maliyetlerinde yükseliş: Riskli

bölgelerden geçen yükler için sigorta primleri

ciddi şekilde artar.

• Teslim sürelerinde uzama: Bu durum

özellikle fast fashion modeli için ciddi bir

tehdit oluşturur.

Bu gelişmeler, zaten pandemi sonrası “yakın

8 March Mart 2026


These developments will likely push European brands—

already shifting toward “nearshoring” after the

pandemic—to act even more cautiously.

Europe’s New Search: Safe and Fast Supply

During such crisis periods, the most critical factors for

Europe are:

• Supply security

• Fast delivery

• Flexible production capacity

As dependence on the Far East becomes riskier, European

brands tend to shift toward geographically closer and

more stable countries.

Strategic Advantage for Turkey

At this point, Turkey stands out with its advantages:

Geographical

Proximity

Turkey is one of the few production hubs that can deliver

to Europe quickly via land and sea routes.

Flexible and Fast Production Capability

The Turkish textile sector differentiates itself with its

ability to respond quickly to small and medium-sized

orders.

Integrated Production Infrastructure

Having many stages—from yarn to garment—within one

country provides major advantages in quality control

and speed.

Customs Union Advantage

The Customs Union agreement with the European Union

is an important factor that facilitates trade.

However, There Are Also Risks

Despite these opportunities, Turkey must also consider

several important challenges:

Energy costs will also increase in Turkey

Exchange rate volatility may complicate pricing

Labor costs may affect competitiveness

Therefore, for Turkey to fully capitalize on this opportunity,

effective cost management and a shift toward higher

value-added production will be critical.

Conclusion: Turning Crisis into Opportunity Is Possible

A prolonged conflict between the US–Israel and Iran

could trigger a significant restructuring of the global

textile supply chain. In this process, it is inevitable that

Europe will turn toward safer, faster, and more flexible

production hubs.

With the right strategies, Turkey could become one of the

biggest beneficiaries of this transformation. However,

for this opportunity to turn into a lasting advantage,

not only geographical position but also sustainability,

quality, speed, and cost balance must be managed

together.

In short, while global crises carry risks, they can also

mark the beginning of new growth stories for countries

that position themselves correctly.

tedarik” (nearshoring) eğilimine giren Avrupa markalarını

daha da temkinli davranmaya yöneltecektir.

Avrupa’nın Yeni Arayışı: Güvenli ve Hızlı Tedarik

Avrupa için bu tür kriz dönemlerinde en kritik faktörler

şunlardır:

• Tedarik güvenliği

• Hızlı teslimat

• Esnek üretim kapasitesi

Uzak Doğu’ya olan bağımlılığın riskli hale gelmesiyle

birlikte Avrupa markaları, coğrafi olarak daha yakın ve daha

stabil ülkelere yönelme eğilimindedir.

Türkiye İçin Stratejik Avantaj

Bu noktada Türkiye, sahip olduğu avantajlarla öne

çıkmaktadır:

1. Coğrafi Yakınlık

Türkiye, Avrupa’ya kara ve deniz yolu ile kısa sürede ulaşım

sağlayabilen nadir üretim merkezlerinden biridir.

2. Esnek ve Hızlı Üretim Yeteneği

Türk tekstil sektörü, küçük ve orta ölçekli siparişlere hızlı

cevap verebilme kabiliyeti ile rakiplerinden ayrışır.

3. Entegre Üretim Altyapısı

İplikten konfeksiyona kadar birçok aşamanın tek ülkede

yapılabilmesi, kalite kontrol ve hız açısından büyük avantaj

sağlar.

4. Gümrük Birliği Avantajı

Avrupa Birliği ile olan Gümrük Birliği anlaşması, ticareti

kolaylaştıran önemli bir unsurdur.

Ancak Riskler de Var

Bu fırsat tablosuna rağmen Türkiye’nin de dikkat etmesi

gereken önemli noktalar bulunmaktadır:

Enerji maliyetleri Türkiye’de de artacaktır

Kur dalgalanmaları fiyatlandırmayı zorlaştırabilir

İş gücü maliyetleri rekabet gücünü etkileyebilir

Dolayısıyla Türkiye’nin bu fırsatı değerlendirebilmesi için

maliyet yönetimini iyi yapması ve katma değerli üretime

yönelmesi kritik olacaktır.

Sonuç: Krizden Fırsata Dönüşüm Mümkün

ABD–İsrail ve İran arasında yaşanabilecek uzun süreli

bir çatışma, küresel tekstil tedarik zincirinde önemli bir

yeniden yapılanmayı tetikleyebilir. Bu süreçte Avrupa’nın

daha güvenli, hızlı ve esnek üretim merkezlerine yönelmesi

kaçınılmazdır.

Türkiye ise doğru stratejilerle bu dönüşümün en büyük

kazananlarından biri olabilir. Ancak bu fırsatın kalıcı bir

avantaja dönüşmesi için sadece coğrafi konum değil;

sürdürülebilirlik, kalite, hız ve maliyet dengesi birlikte

yönetilmelidir.

Kısacası, küresel krizler risk barındırsa da, doğru

konumlanan ülkeler için yeni büyüme hikâyelerinin de

başlangıcı olabilir.

March Mart 2026

9


Dr. Ahmet TEMİROĞLU

Özen Mensucat

Genel Müdürü

Türkiye tekstil sektörü zor

bir kavşakta, bu kriz nasıl

aşılabilir ?

tekstil / görüş

textile / opinion

Türkiye bugün yalnızca ekonomik bir

krizden geçmiyor; sanayiciler olarak

aynı zamanda üretim anlayışının,

rekabet anlayışının ve sanayi reflekslerinin

test edildiği karmaşık bir süreci de

yaşamaktayız. Küresel ölçekte savaşlar,

enerji krizleri, tedarik zinciri kırılmaları ve

talep daralması global boyutta yaşanırken,

Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler bu

fırtınayı daha sert hissediyor. Bu fırtınadan

en çok etkilenen sektörlerin başında ise hiç

kuşkusuz tekstil sanayisi geliyor.

Tekstil, Türkiye için sıradan bir sektör değildir.

Milyonlarca kişiye istihdam sağlar, ihracatın

bel kemiğini oluşturur ve Anadolu’nun birçok

kentinde ekonomik olduğu kadar sosyal bir

denge unsuru olarak da işlev görür. Ancak

bugün gelinen noktada sektör, belki de

son kırk yılın en zor yapısal sınavıyla karşı

karşıyadır.

Talep cephesinde durum

Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün

ihracat yaptığı bölgeler aşağıdaki tabloda

gösterilmiştir.

Tabloda da görüldüğü gibi Türk tekstil ve

hazır giyim sektörü ihracatının yaklaşık %73

ünü Avrupa kıtasına yapmaktadır. Ancak

Avrupa’da tekstil ve hazır giyim talebi son

yıllarda belirgin biçimde zayıflamıştır.

Yüksek enflasyon, süregelen savaşlar ve

yeni savaşlar korkusu, Avrupa’da tüketici

davranışlarını değiştirmiştir. Buna bağlı

olarak tekstil sektörünün Avrupa’daki

müşterileri , stok seviyelerini düşürmüş,

siparişleri parçalara bölmüş ve daha temkinli

satın almalar yapmaya başlamışlardır. Aynı

şekilde bu müşteriler fiyat pazarlıklarını da

daha agresif şekilde yapmaktadırlar.

Geçmişte 6–12 aylık kontratlarla

çalışan pek çok Türk üretici, bugün 2–3

aylık kısa vadeli siparişlerle faaliyet

göstermeye çalışmaktadır. Bu durum;

üretim planlamasını, kapasite kullanımını

ve finansman yönetimini son derece

zorlaştırmaktadır.

Rekabet alanlarıdnda durum

Türk Tekstil Ve Hazır Giyim Sektörünün

başlıca rakipleri aşağıdaki gibi gösterilebilir;

• Bulgaristan

• Romanya

• Polonya

• Portekiz’in belirli segmentleri

gibi Avrupa ülkeleri,

• Bangladeş,

• Vietnam,

• Hindistan

• Pakistan

gibi uzak doğu ülkeleri,

• Mısır ,

• Cezayir,

• Tunus

• Fas

gibi Afrika ülkeleri.

Bu rakiplere kabaca baktığımızda , bugün

Bulgaristan ve Romanya gibi AB ülkelerinin

hâlâ Türkiye’ye kıyasla daha düşük işçilik

maliyetlerine sahip olduklarını görebiliriz.

Üstelik AB içi üretim avantajı sayesinde

gümrük, regülasyon ve lojistik alanlarında

da ek üstünlük sağlamaktadırlar. Bu

ülkeler, Avrupa alıcısı için halazırda cazip

durumdadırlar.

Asya ve Afrika cephesinde ise tablo daha

nettir. Türkiye’nin bu ülkelerle fiyat üzerinden

rekabet etmesi yapısal olarak çok zordur.

Tekstil sektörünün içinde bulunduğu durum

Tekstil sektörünün temel karakteristiği, emek

yoğun bir üretim yapısına sahip olmasıdır. Bu

özellik, uzun yıllar boyunca Türkiye için stratejik

bir avantaj sağlamıştır. Avrupa’ya coğrafi

10 March Mart 2026



yakınlık, görece düşük işçilik maliyetleri, hızlı teslimat

kabiliyeti ve üretim esnekliği sayesinde Türkiye; Asya ile

Avrupa arasında güçlü bir üretim ve tedarik merkezi hâline

gelmiştir. Ancak son birkaç yılda bu denge belirgin biçimde

bozulmuştur.

Bugün tekstil sektörünün en kritik yapısal sorunu, işçilik

maliyetlerinin döviz bazında hızlı ve kesintisiz biçimde

artmasıdır. Asgari ücret artışları, sosyal güvenlik primleri

ve yan maliyetler bir araya geldiğinde, tekstilde çalışan

bir işçinin işverene toplam maliyeti birçok Avrupa

ülkesindeki seviyelere yaklaşmıştır. Buna karşın döviz

kurlarındaki artış, bu maliyet baskısını telafi edecek ölçüde

gerçekleşmemiştir. Bu durum Türkiye tekstilini stratejik

olarak arada bırakmaktadır. Çünkü Ne Avrupa kadar

pahalı ama yüksek katma değerliyiz ne de Asya ve Afrika

bölgeleri kadar düşük maliyetliyiz. Sektörün zorlandığı

nokta tam da burasıdır. Yani Türk Tekstil ve hazır giyim

sektörü fiyatla rekabet etme konusunda oldukça zayıf

durumdadır.

En buyuk tehlike “çalışarak erimek”

Bugün tekstil sektöründe yaşanan en büyük risk, fabrikaların

bir gecede kapanması değildir. Asıl tehlike, sessiz ve

fark edilmesi zor bir erime sürecidir.

•Kapasiteler düşmektedir, ancak tesisler

kapanmamaktadır.

• İşçiler çalışmaktadır, siparişler yetersizdir.

Sipariş alınmaktadır, ancak kârlılık ortadan kalkmıştır.

• Şirketler ayakta görünmektedir, ancak öz kaynakları

erimektedir.

Bu yapı sürdürülebilir değildir. Krizin en tehlikeli boyutu da

tam olarak budur. Talep daralmalarında yaygınlaşan en

riskli davranış biçimlerinden biri, fiyat kırarak sipariş alma

refleksidir. Talep daraldığında ve kapasite boş kaldığında,

birçok işletme “işçilik çıksın”, “fabrika boş durmasın”, “en

azından katkı payı gelsin” düşüncesiyle maliyet sınırında

veya altında fiyatlar vermektedir. Bu yaklaşım kısa vadede

nakit akışını koruyor gibi görünse de, orta ve uzun vadede

şirketleri çalışarak eriten bir mekanizmaya dönüşmektedir.

“Çalışarak Erimek”, Tekstil Sektörü için çok önemli bir

Tuzak alanıdır.

Çünkü bu süreçte:

•Gerçek maliyetler tam hesaplanmamakta,

• Amortisman, yönetim giderleri ve finansman maliyetleri

göz ardı edilmekte,

•Düşük fiyatlar geçici sanılmakta ancak kalıcı hâle

gelmektedir.

Sonuçta firmalar iflas etmeden önce uzun süre çalışarak

küçülmekte, ürettikçe zayıflamakta ve sonunda da

kapanmaktadırlar.

(Bu sürece henüz yeni bir tekstilci sayılabilecek oğlum

Yunus Emre Temiroğlu “Çalışarak Batmak “ diyor.Ben bu

terimi biraz daha ehvenleştirip “Çalışarak Erimek” şeklinde

kullandım.)

Bu durum bireysel bir firma hatasının yanında sektör

genelinde yaygınlaştığında kolektif bir rekabet erozyonu

yaratır. Bir firmanın fiyat kırması, diğerini de aynı noktaya

iter. Fiyatlar düşer, maliyetler yerinde kalır ve sonuçta

kimse kazanmaz.

Bu rekabet değildir; karşılıklı yıpranmadır.

Neler yapılabilir?

Bu soruya “kur artsın”, “faiz düşsün”, “devlet destek versin”

gibi yanıtlar verilebilir. Ancak bu beklentiler gerçekçi

değildir. Çünkü bunlar sektörün doğrudan kontrolünde

değildir. Tekstil sanayisinin odaklanması gereken alanlar,

kendi yönetebileceği unsurlar olmalıdır.

Yazımızın bundan sonraki bölümünde bu unsurlardan söz

etmeye çalışacağız.

1-BİLİNÇLİ-KONTROLLÜ KÜÇÜLME

Zararına İş yapmak mı? Kontrollü Daralma mı? Bu noktada

sektör için zor ama gerekli bir gerçek ortaya çıkar; Her

siparişi almak, her zaman doğru karar değildir. Hele

zararına sipariş almak yukarıda belirtildiği gibi firmaları

iflasa doğru götürür.

Zararına iş almak yerine;

• Kapasiteyi bilinçli biçimde düşürmek,

• Daha az ama kârlı üretim yapmak,

• Müşteri portföyünü yeniden sınıflandırmak,

• Kısa vadeli nakit uğruna uzun vadeli yapıyı bozmamak

Orta vadede çok daha sağlıklı sonuçlar doğurur. Bu

şekilde küçülme, kan kaybını durdurma stratejisidir.

2-UCUZ ÜRÜN TUZAĞINDAN ÇIKMAK

Türkiye tekstili hâlâ büyük ölçüde basic ürünler üzerinden

rekabet etmeye çalışmaktadır. Oysa basic ürünlerde

yukarıda belirtilen rakipler ile aramızdaki maliyet farkı bu

siparişlerin o rakip bölgelere gitmesine neden olmaktadır.

Türkiye’nin yönelmesi gereken alanlar şunlardır:

• Teknik tekstiller

• Fonksiyonel kumaşlar

• Küçük adetli, hızlı üretim

• Kalite standardı yüksek niş ürünler

Bu alanlarda alıcı yalnızca fiyat sormaz; hız, kalite,

güvenilirlik ve süreklilik de talep eder. Türkiye’nin gerçek

avantajı tam olarak buradadır.

3-VERİMLİLİĞİ ARTIRMAK

Verimliliği artırmak denilince akla hemen yeni makinalar

ya da otomasyon sistemleri gelebiliyor.

12 March Mart 2026



Birçok tekstil işletmesi çözümü otomasyonda

aramaktadır. Doğru seçilmiş otomasyon sistemleri

elbette verimliliği olumlu yönde etkiler. Şirketlerin finansal

durumu müsaitse otomasyon konusunda yatırım yapmak

doğru bir karar olabilir. Ancak sahaya bakıldığında birçok

işletmede bu yatırımlara katlanmadan da birçok ciddi

verimlik kayıpları önlenebilir.

• Hat dengesizlikleri

• Uzun ürün geçiş süreleri

• Fireler

• Geri dönüş oranları

• Plansız duruşlar

Pek çok fabrikada, yeni makine yatırımı yapmadan

yukarıdaki konulara odaklanarak önemli oranlarda

verimlilik artışı sağlamak mümkündür. Bunun için Yalın

Yönetim, Toplam Kalite Yönetimi, Değişim Mühendisliği

(Yeniden Yapılandırma-Reengineering), Doğru Planlama

gibi birçok bilimsel yöntemler kullanılabilir. İşçilik

pahalıysa aynı insanla daha doğru ve daha çok üretim

hedeflenmelidir.

4-ENERJİ YÖNETİMİ

Tekstil sektörü iplik üretiminde, konfeksiyonda, boya ve

terbiyede son derece enerji yoğun bir sektördür. Enerji

maliyetleri doğru yönetilmediğinde, işçilikte yapılan

tasarruf anlamsız hâle gelir. Isı geri kazanımı, doğru reçete

kullanımı, banyo oranlarının düşürülmesi ve proseslerin

optimizasyonu gibi alanlarda yapılacak küçük enerji

tasarrufları bile toplam maliyet üzerinde ciddi etki yaratır.

5-FİNANSMAN VE NAKİT YÖNETİMİ

Bugün birçok tekstilci “iş var ama kar yok” ifadesini

kullanmaktadır. Bunun temel nedeni, kârlılığın finansman

giderleri içinde erimesidir. Uzun tahsilat vadeleri, yüksek

faizli krediler ve stok yükü birleştiğinde, kârlı görünen

işler dahi zararla sonuçlanabilir. Bu nedenle tekstilde artık

yalnızca üretim değil, finansal disiplin ve nakit yönetimi de

kritik bir yetkinlik hâline gelmiştir.

6- MÜŞTERİ YAKLAŞIMLARINA UYUM SAĞLAMAK

Özellikle Avrupalı müşteriler artık yalnızca ucuz üretici

aramamaktadır. İzlenebilirlik, sürdürülebilirlik, sosyal

uygunluk ve tedarik güvenliği gibi konular her geçen gün

daha da önemli hâle gelmektedir. Türkiye’nin Avrupa’ya

sunabileceği en güçlü değer önerisi, “Ben sana daha ucuz

değil; daha güvenli, daha hızlı, daha çevreci, daha az riskli

bir tedarik sunabilirim. Bu dili kurabilen firmalar, fiyat

pazarlığında daha güçlü bir konum elde edebilirler.

7-ÜRETİMİ, YURT İÇİNDE VE YURT DIŞINDA MALİYETİN

DÜŞÜK OLDUĞU BÖLGELERE KAYDIRMAK

Üretimin maliyetin düşük olduğu bölgelere kaydırılması

önemli bir çözüm olabilir. Yurt içinde avantajlı bölgelerde

üretim yapmak bazen enerji ve vergi konularında

sanayiciye önemli katkılar sağlamaktadır. Ancak yurt

içindeki bu katkılar tekstil sektörünün rekabet gücünü

artırmaya yetmemektedir.

Bu nedenle son dönemde Mısır gibi Kuzey Afrika ülkelerine

yatırım eğilimleri sıkça gündeme gelmektedir. Bu eğilim

tamamen yanlış değildir; ancak panik hâlinde ve plansız

yapılan taşınmalar ciddi riskler barındırır.

Bu konudaki en sağlıklı yaklaşım, Türkiye’yi terk etmek

değil; Türkiye’yi merkeze alarak ikiz üretim modelleri

geliştirmektir:

• Katma değerli üretim Türkiye’de

• Emek yoğun ve düşük marjlı işler ucuz ülkelerde

yapılabilir.

Bu denge doğru kurulmadığında, şirketler hem bilgi

birikimini kaybeder hem de müşterileriyle bağlarını

zayıflatabilirler.

SONUÇ

Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü, Türkiye için yalnızca bir

sektör değil, aynı zamanda bir toplumsal ve bölgesel

denge unsurudur. Bu yapıyı ayakta tutmak, kısa vadeli

fiyat refleksleriyle değil, uzun vadeli stratejik akılla

mümkündür. Bu nedenle bu sektör daha da ucuzlayarak

değil, strateji değiştirerek ayakta kalabilir. Türk Tekstil

Sektörü bu değişimi gerçekleştirecek güce ve kadrolara

sahiptir.

Türkiye; iplikten kumaşa, terbiyeden konfeksiyona,

tasarımdan kalite ve tedarik zinciri yönetimine kadar

tekstilin hemen her halkasında deneyimli ustalar, yetişmiş

mühendisler ve süreci bütüncül okuyabilen yöneticiler

yetiştirmiş nadir ülkelerden biridir. Bu birikim yalnızca

üretim becerisi anlamına gelmez, aynı zamanda sorun

çözme hızı, esneklik ve kriz anlarında adaptasyon

kabiliyeti de demektir.

Özellikle Avrupa pazarında bu insan kaynağı avantajının

çoğu zaman göz ardı edilen bir boyutu daha vardır;

Müşteriyle zihinsel uyum. İngilizcede ”mindset“ olarak

ifade edilen bu uyum, iş yapma biçiminde, kalite algısında,

terminolojide, zamanlama hassasiyetinde ve karşılıklı

beklentilerin doğru okunmasında kendini gösterir.

Türk tekstil sektörü, Avrupa’daki alıcıyla yalnızca ticari

değil; kültürel ve operasyonel düzeyde de aynı dili

konuşabilen ender üretim merkezlerinden biridir. Bu uyum,

fiyat dezavantajının ötesinde bir stratejik değer üretir ve

doğru konumlandırıldığında Türkiye tekstilinin en güçlü

rekabet unsurlarından biri hâline gelebilir.

Ancak içinde bulunduğumuz kriz bize aşağıdaki uyarıları

da vermektedir. Bu uyarıları ciddiye almalıyız:

“Türkiye’de Tekstil Bitmiyor, Ama Şekil Değiştiriyor.”

“Evet, Türkiye tekstili bitmiyor; ancak eski reflekslerle

devam etmesi de mümkün değildir.”

“Daha ucuz olamazsın, ama daha kaliteli, daha fazla

değer üreten, daha bilimsel, daha disiplinli, daha verimli

olabilirsin.”

Bu mesajları doğru anlayarak, bu dönemi doğru yöneten

firmalar, belki biraz küçülecekler ama bu dönemden

yenilenerek ve güçlenerek çıkacaklardır. Yanlış yönetenler

ise kapanmadan önce uzun süre çalışacak ve ÇALIŞARAK

ERİYECEKLERDİR.

14 March Mart 2026



Global textile trade shifts

toward new production hubs

Küresel tekstil ticareti yeni üretim

merkezlerine yöneliyor

In recent years, the global textile industry has

experienced major changes in production and trade

dynamics. Rising production costs in traditional

manufacturing regions, disruptions in global supply

chains, and shifting trade patterns have encouraged

companies to move their production investments to new

geographic areas. As a result, textile manufacturing is no

longer concentrated in a limited number of countries but

is gradually spreading across a wider global landscape.

Developing economies in Asia, as well as emerging

industrial zones in the Middle East and Africa, are

becoming increasingly important in global textile

production. Competitive labor costs, expanding

infrastructure, and export-oriented industrial policies are

helping these regions attract new textile investments.

At the same time, government incentives and

industrial development programs are encouraging the

establishment of modern textile manufacturing facilities.

Machinery manufacturers expand into emerging markets

The rise of new production hubs is also creating

important opportunities for textile machinery

manufacturers. Global machinery producers such as

Rieter, Karl Mayer, Trützschler, Saurer, and Oerlikon are

expanding their presence in emerging textile markets.

These companies are supplying advanced textile

machinery, automation technologies, and digital

production systems that support modern textile

manufacturing. High-efficiency spinning machines, warp

knitting technologies, and automated production lines

are increasingly preferred in newly established textile

factories.

Son yıllarda küresel tekstil sektörü üretim ve ticaret

açısından önemli bir değişim yaşıyor. Geleneksel

üretim merkezleri olan bazı ülkelerde artan

maliyetler, tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve

küresel ticaretteki yeni dinamikler, üretim yatırımlarının

farklı coğrafyalara yönelmesine neden oluyor. Bu süreçte

tekstil üretimi yalnızca belirli bölgelerde yoğunlaşmak

yerine daha geniş bir coğrafyaya yayılıyor.

Özellikle Asya’nın gelişmekte olan ülkeleri, Orta Doğu

ve Afrika’da artan sanayi yatırımları tekstil üretim

kapasitesinin yeni bölgelere kaymasına katkı sağlıyor.

Bu ülkeler, genç iş gücü, gelişen altyapı yatırımları ve

ihracata yönelik sanayi politikaları sayesinde küresel

tekstil üretiminde giderek daha görünür hale geliyor.

Aynı zamanda hükümetlerin sanayi yatırımlarını teşvik

eden politikaları da yeni tekstil fabrikalarının kurulmasını

destekliyor.

Makine üreticileri yeni pazarlara yöneliyor

Yeni üretim merkezlerinin ortaya çıkması, tekstil makine

üreticileri için de önemli fırsatlar sunuyor. Rieter, Karl

Mayer, Trützschler, Saurer ve Oerlikon gibi küresel ölçekte

faaliyet gösteren makine üreticileri, gelişmekte olan tekstil

pazarlarında faaliyetlerini genişletiyor.

Bu şirketler modern tekstil makineleri, otomasyon

16 March Mart 2026


Global textile production is undergoing

a significant transformation as new

investment regions emerge across

different parts of the world.

Küresel tekstil üretimi, yeni yatırım

bölgelerinin ortaya çıkmasıyla birlikte

önemli bir dönüşüm sürecinden

geçiyor.

In addition to equipment supply, machinery

manufacturers are also strengthening their after-sales

service networks in developing markets. By offering

technical support, training, and maintenance services,

these companies aim to build long-term partnerships with

textile producers in emerging regions.

Global balances in the textile industry are changing

The transformation of global supply chains is accelerating

the emergence of new textile production centers. In the

post-pandemic era, many companies are seeking more

flexible and regionally diversified supply chains. This

strategy encourages manufacturers to invest in multiple

production locations across different regions.

As production spreads to new areas, advanced

textile technologies are also being introduced into

these markets. Modern production lines, automation

systems, and digital manufacturing platforms allow

new textile factories to operate with high efficiency and

competitiveness.

For textile machinery manufacturers, this global shift

represents significant growth opportunities in emerging

markets. In the coming years, more countries are

expected to become active players in global textile trade

as new production hubs continue to develop.

sistemleri ve dijital üretim çözümleri ile yeni yatırımlara

teknoloji sağlayan önemli oyuncular arasında yer alıyor.

Özellikle yüksek verimlilik sağlayan iplik üretim makineleri,

örme teknolojileri ve otomasyon sistemleri yeni kurulan

tekstil fabrikalarında yoğun şekilde tercih ediliyor.

Makine üreticileri aynı zamanda yeni pazarlarda satış

sonrası hizmet ağlarını da genişleterek üreticilere daha

kapsamlı teknik destek sunmayı hedefliyor. Bu yaklaşım,

gelişmekte olan pazarlarda uzun vadeli iş birliklerinin

kurulmasına katkı sağlıyor.

Tekstil sektöründe küresel dengeler değişiyor

Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, tekstil

sektöründe yeni üretim merkezlerinin ortaya çıkmasını

hızlandırıyor. Pandemi sonrası dönemde tedarik

zincirlerinin daha esnek ve bölgesel hale getirilmesi,

üretimin farklı coğrafyalara yayılmasını teşvik ediyor.

Bu gelişmeler yalnızca üretim kapasitesinin yer

değiştirmesine değil, aynı zamanda tekstil teknolojilerinin

de yeni bölgelere taşınmasına neden oluyor. Modern

üretim hatları, otomasyon sistemleri ve dijital üretim

çözümleri sayesinde yeni kurulan tekstil fabrikaları daha

rekabetçi üretim modelleri geliştirebiliyor.

Tekstil makineleri üreticileri açısından bu dönüşüm,

yeni pazarlarda büyüme fırsatları anlamına geliyor.

Önümüzdeki yıllarda küresel tekstil ticaretinde daha fazla

ülkenin aktif rol alması ve yeni üretim merkezlerinin ortaya

çıkması bekleniyor.

March Mart 2026

17




By Invitation: Expert Opinion

on How to Transform the

Textile Printing Industry to a

Waterless Printing Process

textile / expert opinion

Taner Can Güven- CEO,

Optimum Digital USA

The water challenge facing

textile printing

The textile printing industry stands at

a critical crossroads. While global demand

for printed textiles continues to grow, the

environmental cost of traditional printing

processes particularly water consumption

and wastewater generation has become

increasingly difficult to justify. Reactive

dye printing, still widely regarded as the

benchmark for quality on uncoated textiles,

remains inherently water-intensive, requiring

fabric pre-treatment, extensive washing, and

chemical fixation. In response, the industry

has invested heavily in pigment-based digital

printing as a pathway toward waterless or

near-waterless production. Yet despite clear

environmental advantages, pigment printing

on uncoated textiles has struggled to achieve

the same consistency, durability, and color

depth as reactive processes. This gap is

often attributed solely to limitations in ink

chemistry. In reality, the problem is broader

and more structural.

Why waterless printing is not only an

ink problem

Waterless textile printing is frequently

discussed as a chemistry challenge. While ink

formulation is undeniably important, focusing

on ink alone overlooks two equally critical

system elements: ink delivery architecture

and ink fixation. Without the correct fixation

strategy, even the most advanced pigment

ink will fail to deliver consistent, durable

results on uncoated textiles. Modern pigment

inks designed for waterless printing rely on

controlled thermal activation of binders to

achieve fixation. This makes the fixation

unit (typically a hot-air or hybrid hot-air/

infrared system) a decisive factor in final

print quality. Inadequate fixation does not

merely reduce durability; it can negate the

benefits of waterless printing altogether.

For effective waterless printing, the fixation

unit must satisfy several conditions

simultaneously. First, it must be energy

efficient, as excessive energy consumption

undermines the environmental advantages

gained by eliminating washing and drying

stages. Second, heat must be distributed

homogeneously across the fabric width and

length. Uneven heat distribution leads to

inconsistent binder activation, resulting in

color variation, poor crocking resistance, and

localized print defects.

Equally important is temperature accuracy

and exposure time, in other words, how long

the printed fabric remains within the fixation

zone at a given temperature. Binder systems

are designed to activate within a specific

thermal window. Insufficient exposure

results in under-fixation, while excessive

temperature or dwell time can damage fibers,

alter hand feel, or cause unwanted changes

in color tone. Unlike reactive printing, where

washing can compensate for certain fixation

inconsistencies, pigment-based waterless

systems offer no such corrective step.

When fixation units are poorly matched to

20 March Mart 2026


ink behavior, operators are often forced to compensate

by modifying ink formulations lowering binder strength,

reducing pigment concentration, or narrowing process

windows. These compromises once again shift the

problem back onto ink chemistry, when the underlying

issue is system design. Waterless printing, therefore, must

be approached as an integrated system: ink formulation,

ink delivery architecture, and fixation technology must be

developed in parallel.

Why conventional ink delivery systems struggle

In addition to fixation, the way ink is delivered to the

printhead plays a decisive role in waterless printing

performance. Most industrial inkjet platforms in use today

were originally designed for low-viscosity, dye-based

inks. As a result, they commonly employ continuous ink

recirculation, electronically actuated valves, and active

pressure modulation close to the printhead. While effective

for certain ink classes, these design choices introduce

continuous thermal and mechanical stress into the ink

delivery path. Heat generated by electronic actuation

and constant fluid movement can initiate premature binder

activation and destabilize pigment dispersions long before

ink reaches the fabric. The result is sedimentation, nozzle

instability, maintenance issues, and ultimately compromised

print quality. To cope with these limitations, ink formulations

are often weakened—reducing pigment load, lowering binder

strength, or limiting viscosity. These compromises directly

undermine the goal of waterless printing and reinforce

reliance on water-intensive reactive processes.

A shift in perspective: Architecture before chemistry

To truly transform textile printing into a waterless process,

the industry must reconsider a foundational assumption:

that ink delivery must always be dynamic, recirculating,

and electronically controlled. A more effective approach

is to separate ink conditioning from ink delivery. Pumping,

filtration, and degassing are necessary steps, but once ink

is properly conditioned, continued agitation and thermally

active control are not inherently beneficial. In fact, they are

often harmful for modern pigment systems. By supplying

ink to the printhead from a chemically inert intermediate

reservoir, avoiding recirculation during printing, and

eliminating electronically actuated components in the

printhead feed path, it is possible to dramatically reduce

both heat input and mechanical disturbance at the most

critical stage of printing. Gravity-assisted ink supply

combined with controlled negative pressure at the

printhead provides stable, predictable ink delivery while

preserving ink chemistry integrity.

What this means for waterless textile printing

When ink delivery stress is minimized and fixation is

precisely controlled, pigment inks behave differently. In

practical terms, this systems-level alignment enables:

• Stable use of higher-pigment, higher-binder ink

formulations

• Improved color strength and visual uniformity on

uncoated fabrics

• Reduced nozzle instability and maintenance

requirements

• Print durability approaching that of reactive dye

processes

• Elimination of washing and significant water savings

Most importantly, these gains are achieved without

increasing system complexity. On the contrary, simpler ink

delivery paths and well-matched fixation units often result

in more reliable, scalable production systems.

Sustainability through system design

Waterless textile printing will not be achieved through

ink chemistry alone. It requires alignment between ink

behavior, ink delivery architecture, and fixation technology.

When systems are designed to respect the physical and

chemical limits of modern pigment inks, environmental

performance and production quality improve

simultaneously. As regulatory pressure, water scarcity,

and energy costs continue to rise, the industry must move

beyond incremental adjustments and address structural

design choices that no longer serve their original purpose.

Ink delivery and fixation—often hidden from view—play

decisive roles in determining whether waterless printing

remains a promise or becomes a practical reality.

Conclusion

Transforming textile printing into a truly waterless process

is not a question of whether the technology exists; it already

does. The challenge lies in rethinking long-standing design

conventions and recognizing that machine architecture and

fixation strategy shape what inks can realistically achieve.

By prioritizing ink stability over unnecessary activity, and

by deploying fixation systems that deliver homogeneous,

energy-efficient, and precisely timed thermal exposure,

the textile printing industry can move decisively toward

sustainable, high-quality, waterless production on

uncoated textiles.

March Mart 2026

21


FESPA 2026 textile event

drives industry forward with

strong exhibitor line-up

FESPA 2026 textile fuarı güçlü katılımla

sektöre yön veriyor

FESPA has confirmed a strong exhibitor line-up

for its inaugural Textile event, set to take place

from 19–22 May 2026 in Barcelona, Spain. Held

alongside Global Print Expo, Personalisation Experience,

European Sign Expo, WrapFest and Corrugated, the event

will gather industry professionals under one roof, offering

a comprehensive platform for collaboration and business

development across multiple sectors.

Digital printing and production technologies take centre

stage

At Textile 2026, visitors will have the opportunity to explore

the latest innovations in digital textile printing and garment

decoration. Technologies such as Direct-to-Garment (DTG),

Direct-to-Film (DTF), transfer printing, dye sublimation and

roll-to-roll printing will be key highlights of the exhibition.

These solutions support both customised, small-scale

production and high-volume industrial manufacturing.

Leading industry players including EPSON, Brother,

Mimaki, Kornit Digital and Monti Antonio will showcase

their technologies, alongside companies such as B-Flex

Italia, ROQ International and STAHLS’, which specialise

in garment decoration and print solutions. In addition,

screen printing technologies, textile inks and materials

supporting durability and sustainability will also be

FESPA, 2026 yılında ilk kez düzenlenecek Textile

etkinliği için güçlü bir katılımcı listesini açıkladı.

19–22 Mayıs 2026 tarihleri arasında İspanya’nın

Barcelona kentinde gerçekleştirilecek organizasyon, Global

Print Expo, Personalisation Experience, European Sign

Expo, WrapFest ve Corrugated gibi eş zamanlı fuarlarla

birlikte sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Bu

geniş kapsamlı yapı, katılımcılara farklı disiplinleri aynı

çatı altında inceleme ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı

sunuyor.

Dijital baskı ve üretim teknolojileri ön planda

Textile 2026 kapsamında ziyaretçiler, dijital tekstil baskısı ve

konfeksiyon dekorasyonu alanındaki en güncel çözümleri

yakından inceleme fırsatı bulacak. Direct-to-Garment

(DTG), Direct-to-Film (DTF), transfer baskı, süblimasyon ve

roll-to-roll baskı gibi teknolojiler fuarın ana odak noktaları

arasında yer alıyor. Bu teknolojiler, hem küçük ölçekli

kişiselleştirilmiş üretim hem de yüksek hacimli endüstriyel

üretim için önemli avantajlar sunuyor.

Etkinlikte EPSON, Brother, Mimaki, Kornit Digital ve Monti

Antonio gibi sektörün önde gelen üreticileri yer alırken,

B-Flex Italia, ROQ International ve STAHLS’ gibi firmalar

da baskı ve dekorasyon çözümleriyle dikkat çekiyor.

Ayrıca ekran baskı teknolojileri, tekstil mürekkepleri ve

22 March Mart 2026



The Textile 2026 event in Barcelona

brings together technologies

shaping the future of printed textiles,

from digital printing to garment

decoration.

Barcelona’da düzenlenecek Textile

2026 etkinliği, dijital baskıdan

konfeksiyon dekorasyonuna kadar

tekstilin geleceğini şekillendiren

teknolojileri bir araya getiriyor.

featured, underlining the event’s focus on both innovation

and responsible production.

Textile printing stands out as a key growth segment

According to FESPA, textile printing and garment decoration

continue to be among the fastest-growing segments in the

speciality print industry. Rising demand for personalisation,

the need for faster production cycles and the growth of

e-commerce are accelerating technological investments

in this field.

Debbie McKeegan, CEO of Texintel and FESPA Textile

Ambassador, emphasises that the event will not only

address current developments but also explore future

trends shaping fashion, sportswear and interior textiles.

In this sense, Textile 2026 positions itself as more than a

trade show, serving as a platform for defining the industry’s

future direction.

Conference programme and global engagement

opportunities

Visitors will also be able to attend the event’s conference

programme free of charge, gaining insights into intelligent

production, workflow optimisation and customisation.

Solutions related to colour management and production

efficiency will also be highlighted throughout the exhibition.

Access to all co-located events with a single Textile ticket

provides attendees with a broader industry perspective and

valuable networking opportunities. With this new initiative,

FESPA aims to strengthen global knowledge exchange

and support business growth across the textile and print

community.

sürdürülebilir üretimi destekleyen malzemeler de geniş

bir ürün yelpazesiyle sergilenecek. Bu çeşitlilik, fuarın

yalnızca teknoloji değil aynı zamanda malzeme ve süreç

inovasyonuna da odaklandığını ortaya koyuyor.

Sektörün büyüme alanı olarak tekstil baskı öne çıkıyor

FESPA yetkililerine göre tekstil baskı ve konfeksiyon

dekorasyonu, özel baskı sektörünün en hızlı büyüyen

alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Artan kişiselleştirme

talebi, hızlı üretim ihtiyacı ve e-ticaretin yükselişi, bu

alandaki teknolojik yatırımları hızlandırıyor. Textile etkinliği,

bu dönüşümün merkezinde yer alan çözümleri bir araya

getirerek sektör oyuncularına stratejik bir bakış açısı

sunmayı hedefliyor.

Texintel CEO’su ve FESPA Textile Elçisi Debbie

McKeegan, etkinliğin yalnızca mevcut gelişmeleri değil,

aynı zamanda moda, spor giyim ve iç mekân tekstilleri

gibi alanlarda üretimin geleceğini şekillendirecek trendleri

de ele alacağını belirtiyor. Bu yönüyle etkinlik, yalnızca bir

fuar değil, aynı zamanda sektörün geleceğine yön veren bir

tartışma platformu olarak konumlanıyor.

Konferans programı ve küresel etkileşim fırsatı

Ziyaretçiler, fuar kapsamında düzenlenecek konferans

programına ücretsiz katılarak akıllı üretim, dijitalleşme

ve kişiselleştirme gibi konularda bilgi edinebilecek. Aynı

zamanda workflow yönetimi, renk kontrolü ve üretim

verimliliğine yönelik çözümler de fuarda öne çıkan başlıklar

arasında yer alıyor.

Textile bileti ile tüm eş zamanlı etkinliklere erişim

sağlanması, katılımcılara daha geniş bir perspektif

kazandırırken, farklı sektörlerle etkileşim kurma imkânı da

sunuyor. FESPA, bu yeni etkinlik ile küresel baskı ve tekstil

topluluğunu bir araya getirerek bilgi paylaşımını artırmayı

ve sektör profesyonellerine yeni iş fırsatları sunmayı

hedefliyor.

24 March Mart 2026


ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

Akışkan

Flud

Kontrol Ekpmanları Control Equpment

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

Verimlilik

Prosesinize ve enerji en uygun tasarrufu vanayı sağlayarak

seçin.

gelecek nesillerimize hep birlikte

your Choose process. the By valve ensuring that efficiency best suits

and

and energy savings, let us all work

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

“Daha Yaşanabilir Bir Dünya”

together to leave.

bırakalım.

“A More Livable World”

for future generations.

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

www.pnosan.com.tr

www.nordsteam.tr


Karl Mayer strengthens textile

innovation with new center

Karl Mayer tekstil inovasyonunu yeni

merkezle güçlendiriyor

German textile machinery manufacturer Karl Mayer

is expanding its research capabilities with the

opening of a new Textile Innovation Centre in

Germany. The facility is designed as a comprehensive

development and testing environment where warp knitting

technologies, technical textiles and preparation systems

come together under one roof. With this investment, the

company aims to accelerate collaborative innovation with

customers while advancing the development of nextgeneration

textile production technologies.

The center reflects Karl Mayer’s long-term strategy to

support textile manufacturers not only with machinery

but also with advanced technological expertise. By

combining research, testing and industrial collaboration,

the company intends to shorten development cycles and

help producers adapt more quickly to changing market

demands.

A new testing environment for textile production

The Karl Mayer Textile Innovation Centre is equipped with

modern laboratories and pilot production lines that allow

manufacturers to evaluate new textile structures, yarn

types and production techniques under conditions close

to real manufacturing environments. This setup enables

companies to test innovative fabrics and production

methods before implementing them on an industrial

scale.

The center will focus particularly on technical textiles,

sports textiles and automotive applications. Engineers

and industry partners can analyze performance

characteristics such as durability, flexibility and

Alman tekstil makine üreticisi Karl Mayer,

Almanya’da kurduğu Textile Innovation Centre

ile sektörün Ar-Ge çalışmalarını hızlandırmayı

hedefliyor. Yeni merkez, warp knitting teknolojileri,

teknik tekstiller ve üretim hazırlık sistemlerinin birlikte

geliştirildiği kapsamlı bir araştırma ve test alanı olarak

faaliyet gösteriyor. Şirket, bu yatırımla hem müşterileriyle

ortak geliştirme projelerini genişletmeyi hem de geleceğin

tekstil üretim süreçlerini daha hızlı hayata geçirmeyi

planlıyor.

Tekstil üretimi için yeni test ortamı

Karl Mayer’in yeni Textile Innovation Centre tesisi, modern

laboratuvarlar ve pilot üretim hatlarıyla donatıldı. Bu

sayede üreticiler yeni kumaş yapılarını, iplik türlerini

ve üretim tekniklerini gerçek üretim koşullarına yakın

bir ortamda test edebiliyor. Özellikle teknik tekstiller,

spor tekstilleri ve otomotiv uygulamaları için geliştirilen

kumaşların burada kapsamlı analizlerden geçirilmesi

planlanıyor.

Merkez aynı zamanda warp knitting makineleri

için geliştirilen yeni yazılım çözümleri ve otomasyon

teknolojilerinin de test edildiği bir platform görevi görüyor.

Karl Mayer mühendisleri bu ortamda hem üretim hızını

artıran hem de enerji tüketimini azaltan sistemler üzerinde

çalışıyor. Böylece tekstil üreticileri daha verimli ve

sürdürülebilir üretim süreçlerine ulaşabiliyor.

Sektörle birlikte gelişen inovasyon modeli

Karl Mayer yönetimi, yeni merkezin yalnızca bir araştırma

laboratuvarı değil aynı zamanda sektörle birlikte çalışan

26 March Mart 2026


A new Textile Innovation Centre

opened in Germany positions Karl

Mayer as a key hub for testing

advanced warp knitting and technical

textile technologies.

Almanya’da açılan Karl Mayer Textile

Innovation Centre, warp knitting

ve teknik tekstiller için geliştirilen

teknolojilerin test edildiği önemli bir

araştırma noktası olarak öne çıkıyor.

production efficiency while experimenting with new

design concepts.

In addition to material testing, the facility also serves

as a development platform for advanced warp knitting

machines and digital production technologies. Karl

Mayer engineers are working on systems that increase

production speed while reducing energy consumption.

These developments aim to help textile producers operate

more efficiently while meeting sustainability goals.

An innovation model developed with the industry

According to the company, the new center is not only

a research facility but also an innovation platform

developed in collaboration with the textile industry. Textile

manufacturers, yarn suppliers and academic institutions

can participate in joint projects conducted within the

facility.

Karl Mayer sees strong growth potential particularly in

the field of technical textiles. High-performance fabrics

used in automotive components, sports equipment,

medical products and composite materials are expected

to become an important focus of research activities at the

center.

Through the Textile Innovation Centre, Karl Mayer aims

to position itself as a technology partner that provides

not only machinery but also process knowledge and

development support. This approach is expected to help

textile manufacturers accelerate innovation and remain

competitive in the global textile industry.

Mayer & Cie develops new strategies against global

competition

European knitting machine manufacturer Mayer & Cie is

entering a transformation phase as global competition

intensifies across the textile machinery industry.

Germany-based circular knitting machine producer

Mayer & Cie is facing increasing pressure from global

market dynamics and rising competition, particularly

from Asia. Over the past decade, manufacturers from

China and other Asian countries have expanded their

production capacities and entered international markets

with competitive pricing strategies. As a result, European

textile machinery companies are being pushed to rethink

their strategies and focus on higher-value technologies.

In response to these market conditions, Mayer & Cie

is placing greater emphasis on innovation, engineering

expertise and advanced textile solutions in order to

maintain its competitive position.

European machinery producers feel the pressure

The textile machinery sector has undergone significant

bir inovasyon platformu olduğunu vurguluyor. Tekstil

üreticileri, iplik firmaları ve üniversiteler bu merkezde

yürütülen projelere doğrudan katılabiliyor.

Şirket özellikle teknik tekstiller alanında büyük bir

büyüme potansiyeli görüyor. Otomotiv, spor ekipmanları,

medikal ürünler ve kompozit malzemeler için geliştirilen

yüksek performanslı kumaşların bu merkezde test

edilmesi planlanıyor.

Karl Mayer, Textile Innovation Centre yatırımıyla

müşterilerine yalnızca makine değil aynı zamanda üretim

teknolojisi ve know-how sunan bir teknoloji partneri

olmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, küresel tekstil sektöründe

artan rekabet ortamında üreticilerin daha hızlı inovasyon

yapmasına katkı sağlıyor.

Mayer & Cie küresel rekabete karşı yeni stratejiler geliştiriyor

Avrupa’nın köklü örgü makinesi üreticilerinden Mayer &

Cie, artan küresel rekabet ve pazar baskıları karşısında

yeni bir dönüşüm sürecine giriyor.

Almanya merkezli yuvarlak örgü makinesi üreticisi

Mayer & Cie, son yıllarda hızlanan küresel rekabetin

etkisiyle stratejik yeniden yapılanma sürecini gündemine

aldı. Özellikle Asya merkezli üreticilerin artan üretim

kapasitesi ve daha agresif fiyat politikaları, Avrupa’daki

makine üreticilerini yeni iş modelleri geliştirmeye

yönlendiriyor. Şirket bu süreçte teknolojik yeniliklere ve

yüksek katma değerli çözümlere odaklanmayı planlıyor.

Avrupa makine üreticileri rekabet baskısı hissediyor

Tekstil makine sektöründe Çin ve diğer Asya ülkelerindeki

üreticilerin hızlı büyümesi, Avrupa merkezli firmalar

üzerinde ciddi bir rekabet baskısı oluşturuyor. Daha düşük

üretim maliyetleriyle pazara giren bu üreticiler özellikle

standart makine segmentinde güçlü bir konum elde etti.

Mayer & Cie ise bu rekabet ortamında teknolojik

uzmanlığını ve mühendislik gücünü öne çıkaran bir

March Mart 2026

27


structural changes in recent years. Asian manufacturers

have rapidly strengthened their presence, especially

in standard machinery segments where cost

competitiveness plays a decisive role.

For companies such as Mayer & Cie, the response lies

in technological specialization. The company continues

to invest in high-performance circular knitting machines

designed to deliver greater productivity, precision and

operational efficiency.

Digital technologies are also becoming an increasingly

important component of modern textile production.

Mayer & Cie is exploring new automation solutions and

intelligent machine systems that help manufacturers

monitor production performance and improve process

reliability.

Technology-driven transformation

Company executives emphasize that future growth

will depend not only on machinery sales but also on

integrated technological services. As a result, Mayer &

Cie is strengthening its focus on digital services, remote

maintenance solutions and data-based production

analysis.

The company is also expanding its work on machines

designed for technical textiles and specialized fabric

applications. These high-value segments provide new

opportunities for European manufacturers that rely on

advanced engineering capabilities rather than price

competition.

Industry observers expect global competition in

textile machinery to intensify further in the coming

years. In this environment, companies that invest in

technology, innovation and specialized solutions are

likely to strengthen their positions. Mayer & Cie aims

to navigate this evolving landscape by focusing on

expertise, engineering quality and long-term technological

development.

strateji izliyor. Şirket özellikle yüksek verimlilik sağlayan

yuvarlak örgü makineleri, dijital üretim çözümleri ve enerji

tasarruflu sistemler üzerinde yoğun çalışmalar yürütüyor.

Teknoloji odaklı dönüşüm süreci

Şirket yönetimi, gelecekteki büyümenin yalnızca makine

satışından değil aynı zamanda teknoloji ve servis

çözümlerinden geleceğini vurguluyor. Bu nedenle Mayer

& Cie, dijital servisler, uzaktan bakım sistemleri ve üretim

verisi analizine dayanan çözümler üzerinde çalışmalarını

artırıyor.

Aynı zamanda teknik tekstiller ve özel kumaş üretimi

için geliştirilen makineler de şirketin yeni stratejisinin

önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu segmentler, daha

yüksek katma değer sağladığı için Avrupa üreticileri

açısından önemli fırsatlar sunuyor.

Uzmanlara göre tekstil makine sektöründe rekabet

önümüzdeki yıllarda daha da yoğunlaşacak. Bu

ortamda güçlü mühendislik altyapısına sahip üreticilerin

teknolojiye dayalı çözümlerle öne çıkması bekleniyor.

Mayer & Cie de bu dönüşüm sürecinde inovasyon ve

uzmanlık temelli bir büyüme stratejisi izleyerek küresel

pazardaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.

28 March Mart 2026


THE

PLACE

FOR

EXPERTS

Giyim ve Dekorasyon için Tekstil Baskı

Tekstil ve Giyim uygulamaları için Dijital ve Serigrafi Baskı

Makineleri | DTG, DTF ve Boya Uçunması Teknolojileri |

Son İşlem Ekipmanları | Mürekkepler ve Sarf Malzemeleri |

Kumaş ve Substrat Üreticileri | Kesim, İşleme, Dikiş ve Isı

Transfer Sistemleri | Otomasyon, İş Akışı ve Renk Yönetimi |

Tasarım Araçları, Desen Yazılımı, Web2Print

Kayıtlar başladı. Girişte €55 tasarruf etmek için

bu promosyon kodunu kullanın: TEXA604

19 - 22 Mayıs 2026 Cuma

Fira Barcelona Gran Via

www.textilefromfespa.com

Mekân Ortağı


FESPA announces dynamic

exhibitor line-up for European

Sign Expo 2026

FESPA, European Sign Expo 2026 için

dinamik katılımcı listesini duyurdu

European Sign Expo 2026, taking place from 19 – 22

May 2026 at the Fira de Barcelona, Spain, will welcome

signage and visual communications experts from

across the globe to see the event’s exhibitor line-up and

the solutions they have on display.

The event will take place in Hall 2 and will run

alongside FESPA’s co-located events – Global Print Expo,

Personalization Experience, WrapFest and the brandnew

Corrugated and Textile.

The exhibition space will showcase products and

solutions spanning all areas of signage and visual

communications, including: channel lettering, dimensional

signage, digital signage, display systems, engraving

and etching, illuminated displays, LED, neon and out-ofhome

media. Visitors will have the opportunity to explore

the technologies and applications that are involved with

signage design, production and deployment across a wide

range of markets.

The exhibitor line-up for European Sign Expo 2026

includes a mix of returning and first-time brands, which

demonstrate its capability to connect, inspire and support

visitors. Exhibitors include: Bermaq, Domino Sign, Fotocol

Online, Letra Corpórea, LT-Systems Europe, MW Displays,

Pro Media Plus, Rami 1958, SD Srl, SignLED Imagen, The

Dizain Werbetechnik and Very Displays.

During the event, visitors will also be able to hear advice

and insights from experts and visitors – on trends, the

changing expectations of customers, and insight son how

to leverage opportunities.

19 – 22 Mayıs 2026 tarihleri arasında İspanya’nın

Barselona kentindeki Fira de Barcelona’da düzenlenecek

European Sign Expo 2026, etkinlikte katılımcıların

ergileneceği çözümleri görmek üzere dünyanın dört bir

yanından tabela ve görsel iletişim uzmanlarını ağırlayacak.

Etkinlik, Salon 2’de gerçekleştirilecek ve FESPA’nın eş

zamanlı düzenlenen diğer etkinlikleri olan Global Print

Expo, Personalization Experience, WrapFest ve yepyeni

Corrugated and Textile ile birlikte düzenlenecek.

Fuar alanında; kutu harf (channel lettering), üç boyutlu

tabelalar, dijital tabela sistemleri, teşhir sistemleri, kazıma

ve asitle işleme, ışıklı panolar, LED, neon ve açık hava

reklam mecraları dahil olmak üzere tabela ve görsel

iletişimin tüm alanlarını kapsayan ürün ve çözümler

sergilenecek. Ziyaretçiler, farklı pazarlarda tabela tasarımı,

üretimi ve uygulaması süreçlerinde kullanılan teknolojileri

ve uygulamaları keşfetme fırsatı bulacak.

European Sign Expo 2026’nın katılımcı listesi, etkinliğin

bağlantı kurma, ilham verme ve ziyaretçileri destekleme

kapasitesini ortaya koyan, hem geri dönen hem de ilk kez

katılan markaların bir karışımından oluşuyor. Katılımcılar

arasında Bermaq, Domino Sign, Fotocol Online, Letra

Corpórea, LT-Systems Europe, MW Displays, Pro Media

Plus, Rami 1958, SD Srl, SignLED Imagen, The Dizain

Werbetechnik ve Very Displays yer alıyor.

Etkinlik süresince ziyaretçiler ayrıca sektör uzmanları

ve katılımcılardan; trendler, müşteri beklentilerindeki

değişimler ve fırsatların nasıl değerlendirilebileceğine dair

30 March Mart 2026


Exhibitors set to showcase

cutting-edge signage and visual

communications solutions.

Katılımcılar, en yeni tabela ve görsel

iletişim çözümlerini sergilemeye

hazırlanıyor.

Michael Ryan, Head of FESPA Global Print Expo

and European Sign Expo, comments: “We can’t wait to

welcome visitors to European Sign Expo 2026, where

visitors will be able to explore the latest opportunities in

signage and visual communications. The event offers

a valuable platform for them to network with experts in

the field and discover new trends affecting the market

landscape.

“With their European Sign Expo tickets, visitors will also

be able to access our other co-located events, and three

conference programs, and see solutions across print,

personalization, signage, textiles and corrugated – all of

which complement signage applications!”

görüş ve öneriler dinleme imkânı da bulacak.

FESPA Global Print Expo ve European Sign Expo Başkanı

Michael Ryan şunları söyledi: “Ziyaretçileri, tabela ve görsel

iletişim alanındaki en yeni fırsatları keşfedebilecekleri

European Sign Expo 2026’da ağırlamayı sabırsızlıkla

bekliyoruz. Etkinlik, katılımcılara sektördeki uzmanlarla ağ

kurmaları ve pazar dinamiklerini etkileyen yeni trendleri

keşfetmeleri için değerli bir platform sunuyor.

“European Sign Expo biletleriyle ziyaretçiler, eş zamanlı

düzenlenen diğer etkinliklerimize ve üç konferans

programına da erişim sağlayabilecek; baskı, kişiselleştirme,

tabela, tekstil ve oluklu mukavva alanlarındaki çözümleri

bir arada görebilecekler – tümü tabela uygulamalarını

tamamlayıcı nitelikte!”

March Mart 2026

31


INLEGMASH 2026 brings

textile machinery industry

together in Moscow

INLEGMASH 2026 Moskova’da tekstil

makinelerini buluşturuyor

Celebrating its 25th edition, INLEGMASH showcases

machinery and equipment for the textile and

garment industry, connecting manufacturers

with investors on a single platform. From spinning

technologies to weaving and knitting machines, from

dyeing and finishing solutions to cutting and garment

equipment, a wide range of products will be presented

to visitors. Organized with a 12+ age classification, the

exhibition targets professional visitors and welcomes key

decision-makers from across the sector.

A strong link within the Russian Week of Textile Industry

INLEGMASH is positioned as one of the key events within

the Russian Week of Textile Industry. This umbrella

structure enables the exhibition to go beyond a traditional

machinery showcase. Events held during the same

week bring together different segments of the textile

value chain, forming a broader ground for trade and

cooperation.

Russia and the CIS countries have shown a growing

tendency to increase textile investments in recent

years. The objective of strengthening local production

capacity has led to rising demand for modern and

efficient machinery. INLEGMASH 2026 provides a

strategic platform for manufacturers responding to this

demand. Exhibitors gain opportunities to introduce new

technologies, expand their distributor networks and

develop regional partnerships.

Technology and efficiency in focus

Energy saving, automation and digital monitoring systems

are becoming priorities across the industry. Solutions

Tekstil ve hazır giyim sanayiine yönelik makine ve

ekipmanların sergilendiği INLEGMASH, 25. yılını

kutlarken üreticiler ile yatırımcıları aynı platformda

buluşturuyor. İplik üretim teknolojilerinden dokuma ve

örme makinelerine, boya-terbiye çözümlerinden kesim

ve konfeksiyon ekipmanlarına kadar geniş bir ürün

grubu fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşuyor. 12+

yaş sınırlamasıyla organize edilen etkinlik, profesyonel

ziyaretçi kitlesine hitap ediyor ve sektörel karar vericileri

ağırlıyor.

Rus tekstil haftasının güçlü halkası

INLEGMASH, Russian Week of Textile Industry’nin

önemli organizasyonlarından biri olarak konumlanıyor.

Bu çatı yapı, fuarın yalnızca bir makine sergisi olmanın

ötesine geçmesini sağlıyor. Aynı hafta içinde düzenlenen

etkinlikler, tekstil değer zincirinin farklı halkalarını bir

araya getirerek daha geniş bir ticaret ve iş birliği zemini

oluşturuyor.

Rusya ve BDT ülkeleri, son dönemde tekstil yatırımlarını

artırma eğilimi gösteriyor. Yerel üretim kapasitesini

güçlendirme hedefi, modern ve verimli makinelere

olan talebi yükseltiyor. INLEGMASH 2026 da bu talebe

yanıt veren üreticiler için stratejik bir platform sunuyor.

Katılımcılar, yeni teknolojilerini tanıtma, distribütörlük

ağlarını genişletme ve bölgesel iş ortaklıkları geliştirme

fırsatı yakalıyor.

Teknoloji ve verimlilik odakta

Sektörde enerji tasarrufu, otomasyon ve dijital izleme

sistemleri öncelik kazanıyor. Fuar alanında sergilenecek

32 March Mart 2026



The 25th International Exhibition

for Equipment for the Textile and

Garment Industry, INLEGMASH, will

bring together industry professionals

in Moscow on March 16–19, 2026.

The event will take place at the

Timiryazev Center, “Vavilov” Hall,

as part of the Russian Week of

Textile Industry, attracting strong

international participation.

25. Uluslararası Tekstil ve Hazır

Giyim Sanayii Ekipmanları Fuarı

INLEGMASH, 16–19 Mart 2026

tarihleri arasında Moskova’da sektör

profesyonellerini bir araya getiriyor.

Timiryazev Center’daki “Vavilov”

Hall’da düzenlenecek organizasyon,

Rus Tekstil Haftası kapsamında

kapılarını açıyor ve uluslararası

katılımla dikkat çekiyor.

to be displayed at the exhibition focus on accelerating

production processes and optimizing operational costs.

Technical presentations, product launches and one-toone

business meetings create a solid ground to support

investment decisions.

Turkish companies participating in the exhibition draw

attention with their engineering background, flexible

production capabilities and export experience. Akbaş

Plastik, Beneks Taah. Muh., Bıçaksan Makina Takım,

Demsan Tekstil Makina, Elteksmak Makine Anonim, Enhas

Makina Sanayi, Memnun Makina İmalat, Pivottex Makina

San., Polteks-Mak Makine San. and West Global Makina

will represent the strong position of Türkiye’s textile

machinery industry and aim to establish new business

connections in Moscow.

In addition, TEMSAD is among the Industry Partners

of INLEGMASH, contributing to the international

representation of the Turkish textile machinery sector.

çözümler, üretim süreçlerini hızlandıran ve maliyetleri

optimize eden uygulamalara odaklanıyor. Teknik

sunumlar, ürün lansmanları ve birebir iş görüşmeleri,

yatırım kararlarını destekleyen önemli bir zemin hazırlıyor.

Fuarda yer alacak Türk firmaları da mühendislik

altyapıları, esnek üretim kabiliyetleri ve ihracat

deneyimleriyle dikkat çekiyor. Akbaş Plastik, Beneks

Taah. Muh., Bıçaksan Makina Takım, Demsan Tekstil

Makina, Elteksmak Makine Anonim, Enhas Makina Sanayi,

Memnun Makina İmalat, Pivottex Makina San., Polteks-

Mak Makine San. ve West Global Makina, Türkiye’nin

tekstil makineciliğindeki güçlü temsilcileri arasında yer

alıyor ve Moskova’da yeni iş bağlantıları hedefliyor.

Ayrıca TEMSAD, INLEGMASH’in Industry Partners

kuruluşları arasında yer alıyor ve Türk tekstil makine

sektörünün uluslararası temsiline katkı sağlıyor.

34 March Mart 2026



Textile investments in Central

Asia attract global machinery

manufacturers

Orta Asya’da tekstil yatırımları küresel

makine üreticilerini bölgeye çekiyor

In recent years, investments in the textile industry

across Central Asia have gained remarkable

momentum. Countries such as Uzbekistan,

Kazakhstan, and Turkmenistan are developing large-scale

industrial projects aimed at transforming their traditional

cotton-based economies into higher value-added textile

production hubs. As part of this transformation, modern

spinning mills, high-capacity weaving factories, and

advanced textile finishing facilities are being established.

Governments across the region are seeking to move

beyond raw cotton exports and build integrated textile

industries capable of producing a wide range of valueadded

products.

These developments are also attracting increasing

attention from global textile machinery manufacturers.

International technology providers such as Rieter,

Saurer, Trützschler, and Oerlikon Barmag are among

the companies supplying machinery and production

technologies to new textile investments in the region.

Modern spinning machines, weaving systems, and

automation solutions are playing a key role in improving

production efficiency in newly established facilities.

Integrated textile production facilities gaining importance

A significant share of the new investments in Central

Asia focuses on integrated textile production facilities.

The Uzbek government in particular has placed strong

emphasis on projects that aim to build complete textile

value chains, ranging from cotton processing to yarn,

fabric, and apparel production. These initiatives involve

Son yıllarda Orta Asya’da tekstil sektörüne yönelik

yatırımlar dikkat çekici bir ivme kazandı. Özellikle

Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan gibi ülkeler,

pamuk üretimine dayalı geleneksel ekonomik yapıyı daha

yüksek katma değerli tekstil üretimine dönüştürmek

amacıyla kapsamlı sanayi projeleri geliştiriyor. Bu

dönüşüm sürecinde modern iplik üretim tesisleri, yüksek

kapasiteli dokuma fabrikaları ve gelişmiş tekstil terbiye

tesisleri kuruluyor. Bölgedeki hükümetler, tekstil sektörünü

yalnızca tarımsal üretime dayalı bir alan olmaktan

çıkararak entegre bir sanayi yapısına dönüştürmeyi

hedefliyor.

Bu yatırımlar, küresel tekstil makine üreticilerinin Orta

Asya pazarına olan ilgisini de artırıyor. Rieter, Saurer,

Trützschler ve Oerlikon Barmag gibi uluslararası teknoloji

sağlayıcıları, bölgedeki yeni tekstil projelerine makine ve

üretim teknolojileri sağlayan önemli şirketler arasında

yer alıyor. Modern iplik makineleri, dokuma sistemleri

ve otomasyon çözümleri, yeni kurulan tesislerin üretim

verimliliğini artıran temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

Entegre tekstil üretim tesisleri öne çıkıyor

Bölgedeki yatırımların önemli bir bölümü entegre tekstil

üretim tesisleri üzerine yoğunlaşıyor. Özellikle Özbekistan

hükümeti, pamuk üretiminden başlayarak iplik, kumaş

ve hazır giyim üretimine kadar uzanan kapsamlı üretim

zincirleri oluşturmayı hedefleyen projelere büyük önem

veriyor. Bu kapsamda modern iplik üretim makineleri,

yüksek kapasiteli dokuma sistemleri ve dijital üretim

çözümleri yatırımların merkezinde bulunuyor.

36 March Mart 2026



Accelerating textile investments

across Central Asia are creating new

business opportunities for global

textile machinery manufacturers

while significantly expanding the

region’s production capacity.

Orta Asya ülkelerinde hız kazanan

tekstil yatırımları, küresel tekstil

makine üreticileri için yeni iş fırsatları

oluştururken bölgenin üretim

kapasitesini de hızla artırıyor.

investments in modern spinning technologies, highcapacity

weaving systems, and digital manufacturing

solutions.

Such strategies aim to enable regional economies to

move beyond raw cotton exports and develop competitive

textile industries with higher value-added production. At

the same time, these investments are contributing to job

creation and the development of industrial infrastructure

across the region.

A growing market for machinery manufacturers

The rapid expansion of textile investments in Central Asia

represents a significant growth opportunity for global

machinery manufacturers. Newly established factories

require modern equipment and automation systems

that cover the entire production chain, from spinning to

fabric manufacturing. This trend is generating new sales

opportunities for technology suppliers while steadily

increasing the importance of the region within the global

textile production landscape.

Bu yaklaşım, bölge ülkelerinin yalnızca ham pamuk

ihracatçısı olmaktan çıkarak daha yüksek katma değerli

tekstil ürünleri üretmesini amaçlıyor. Aynı zamanda yeni

yatırımlar, istihdam artışı ve sanayi altyapısının gelişmesi

açısından da önemli bir rol oynuyor.

Makine üreticileri için büyüyen pazar

Orta Asya’da hızlanan tekstil yatırımları, küresel makine

üreticileri için önemli bir büyüme potansiyeli sunuyor.

Bölgedeki yeni fabrikalar, iplikten kumaşa kadar tüm

üretim süreçlerini kapsayan modern makineler ve

otomasyon sistemleri gerektiriyor. Bu durum, teknoloji

sağlayıcıları için yeni satış fırsatları yaratırken aynı

zamanda bölgenin küresel tekstil üretim haritasındaki

önemini de giderek artırıyor.

38 March Mart 2026



Trützschler sets new efficiency

standards in spinning with

intelligent carding technologies

Trützschler akıllı tarak teknolojileriyle

iplik üretiminde yeni verimlilik

standartları belirliyor

German textile machinery manufacturer Trützschler

continues to strengthen its position in spinning

technology with advanced systems designed

to improve efficiency and yarn quality. The company’s

latest developments in carding machines and smart

automation solutions are helping modern spinning mills

optimize production processes while responding to rising

operational costs and energy challenges.

As global textile manufacturers seek higher productivity

and more stable yarn quality, innovations in the fiber

preparation stage are becoming increasingly important.

Trützschler’s new technologies focus precisely on this

critical stage of the spinning process, where fiber opening,

cleaning and carding determine the foundation of final

yarn performance.

Next-generation carding machines accelerate production

Trützschler’s latest carding technologies are designed

to make fiber preparation more efficient while ensuring

consistent yarn quality. The new systems process cotton

and man-made fibers more evenly, enabling spinning mills

to achieve higher productivity without compromising quality.

Advanced sensors and automated adjustment systems

continuously monitor machine performance during

operation. These intelligent systems automatically

optimize key machine parameters, reducing the need for

manual intervention while maintaining stable production

conditions.

Almanya merkezli tekstil makine üreticisi

Trützschler, iplik üretim teknolojilerinde geliştirdiği

yeni sistemlerle spinning sektöründe verimlilik ve

kaliteyi aynı anda yükseltmeyi hedefliyor. Şirketin özellikle

yeni nesil tarak makineleri ve akıllı otomasyon çözümleri,

modern iplikhanelerin üretim süreçlerini daha verimli hale

getirmek için tasarlanıyor. Artan üretim maliyetleri ve

enerji tüketimi gibi zorluklarla karşı karşıya kalan tekstil

üreticileri için bu teknolojiler önemli avantajlar sunuyor.

Yeni nesil tarak makineleri üretimi hızlandırıyor

Trützschler’in geliştirdiği yeni tarak teknolojileri, iplik

üretiminin en kritik aşamalarından biri olan elyaf hazırlık

sürecini daha verimli hale getiriyor. Şirketin geliştirdiği

yeni sistemler, pamuk ve sentetik liflerin daha homojen

bir şekilde işlenmesini sağlarken aynı zamanda üretim

kapasitesinin artırılmasına katkı sağlıyor.

Modern tarak makinelerinde kullanılan akıllı sensörler

ve otomatik ayar sistemleri, üretim sırasında makinenin

performansını sürekli izliyor ve gerekli ayarlamaları

otomatik olarak yapabiliyor. Bu sayede üretim hattında

operatör müdahalesi azalırken iplik kalitesinde daha stabil

sonuçlar elde ediliyor.

Geliştirilen yeni teknolojiler aynı zamanda enerji

verimliliği açısından da önemli avantajlar sunuyor. Daha

40 March Mart 2026



Trützschler’s next-generation

carding technologies and automation

solutions aim to increase productivity

in spinning while reducing energy

consumption.

Trützschler’in geliştirdiği yeni nesil

tarak teknolojileri ve otomasyon

çözümleri, iplik üretiminde verimliliği

artırırken enerji tüketimini azaltmayı

hedefliyor.

Improved machine construction and optimized airflow

systems also contribute to better fiber processing and

reduced waste. As a result, spinning mills can operate

with higher efficiency while maintaining consistent yarn

properties.

Energy efficiency is another major advantage of the

new technology. Optimized drive systems and improved

machine design help reduce energy consumption while

supporting higher production capacities. For large-scale

spinning mills, these improvements can translate into

significant cost savings.

Automation solutions transform spinning operations

In addition to carding technologies, Trützschler is also

developing automation systems that improve material

handling and workflow efficiency inside spinning mills.

These solutions help streamline the transport of sliver

and other intermediate materials across the production

line.

By reducing manual handling processes, automation

improves operational stability and helps mills maintain

a continuous production flow. It also supports better

monitoring of production performance and machine

efficiency.

As digitalization continues to reshape textile

manufacturing, Trützschler aims to provide spinning

mills with smarter and more integrated production

environments. Through its innovation-driven approach,

the company seeks to support textile producers in

achieving higher productivity, improved yarn quality and

more sustainable manufacturing processes.

optimize edilmiş makine yapısı ve gelişmiş kontrol

sistemleri sayesinde enerji tüketimi azaltılırken üretim

kapasitesi artırılabiliyor. Bu özellikler özellikle büyük

ölçekli iplikhaneler için önemli maliyet avantajları sağlıyor.

Otomasyon çözümleri üretim süreçlerini dönüştürüyor

Trützschler’in geliştirdiği otomasyon sistemleri de modern

iplik üretim hatlarının önemli bir parçası haline geliyor.

Şirketin yeni otomasyon çözümleri, üretim hattındaki şerit

taşıma ve malzeme akışını daha verimli hale getirmeyi

amaçlıyor.

Bu sistemler sayesinde iplikhanelerde manuel taşıma

işlemleri azalırken üretim süreçleri daha düzenli ve

kesintisiz bir şekilde ilerleyebiliyor. Otomasyon çözümleri

aynı zamanda üretim verilerinin daha etkin şekilde takip

edilmesine de imkan sağlıyor.

Tekstil sektöründe dijitalleşmenin hız kazandığı bir

dönemde Trützschler, geliştirdiği teknolojilerle üreticilere

daha akıllı ve verimli üretim altyapıları sunmayı hedefliyor.

Şirketin inovasyon odaklı yaklaşımı, iplik üretiminde

kalite, verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerinin aynı anda

gerçekleştirilmesine katkı sağlıyor.

42 March Mart 2026



Corn cob waste is turning into

sustainable nonwoven textile

prototypes

Mısır koçanı atığından sürdürülebilir nonwoven

tekstil prototipi geliştiriliyor

A

research initiative launched in Trabzon presents

an important example showing how agricultural

waste can be utilized in the textile sector. The

study focuses on the potential of corn cob fibers as

a bio-based raw material, particularly for nonwoven

structures. Researchers aim to demonstrate that

materials traditionally considered agricultural residue can

be transformed into valuable textile inputs. The resulting

prototypes highlight the growing importance of innovative

and sustainable production approaches in the textile

industry.

Bio-based fibers are entering textile production

University-based research indicates that corn cob fibers,

thanks to their high cellulose content, can serve as a

renewable textile raw material. Studies suggest that these

Trabzon’da başlatılan bir araştırma çalışması,

tarımsal atıkların tekstil sektöründe

değerlendirilebileceğini gösteren önemli bir

örnek sunuyor. Çalışmada mısır koçanı liflerinin tekstil

üretiminde kullanılabilirliği incelenirken, özellikle nonwoven

yapılar için alternatif bir biyobazlı hammadde

geliştirilmesi hedefleniyor. Araştırma kapsamında elde

edilen prototipler, sürdürülebilir tekstil üretimine yönelik

yenilikçi yaklaşımların artan önemini ortaya koyuyor.

Biyobazlı lifler tekstil üretimine giriyor

Üniversitelerde yürütülen araştırmalar, mısır koçanı

lifinin yüksek selüloz içeriği sayesinde yenilenebilir

bir tekstil hammaddesi olarak değerlendirilebileceğini

ortaya koyuyor. Bu liflerin özellikle non-woven üretiminde

kullanılabilecek potansiyele sahip olduğu ifade ediliyor.

Prototip çalışmalarında, mısır koçanı ve viskoz liflerin

karıştırılmasıyla elde edilen malzemelerin performans

testleri gerçekleştiriliyor. Araştırma sonuçları, bu tür

biyobazlı lif karışımlarının hem mekanik dayanım hem

de üretim verimliliği açısından umut verici sonuçlar

sunduğunu gösteriyor.

Söz konusu çalışmalar aynı zamanda tekstil sektöründe

atık yönetimi ve döngüsel ekonomi yaklaşımının önemini

de vurguluyor. Tarımsal yan ürünlerin tekstil üretimine

44 March Mart 2026



The search for sustainable raw

materials in the textile industry is

accelerating, and new-generation

nonwoven textile prototypes

developed from corn cob waste are

drawing attention.

Tekstil sektöründe sürdürülebilir

hammaddelere yönelik arayış hız

kazanırken, mısır koçanı atığından

elde edilen yeni nesil non-woven

tekstil prototipleri dikkat çekiyor.

fibers have promising potential especially in nonwoven

manufacturing processes.

In prototype development, blends of corn cob fibers and

viscose fibers are being tested to evaluate performance

characteristics. Early results show that these bio-based

fiber mixtures can deliver encouraging outcomes in terms

of mechanical strength and production efficiency.

Such studies also underline the increasing role of waste

management and circular economy principles in the

textile sector. Converting agricultural by-products into

textile materials can help reduce environmental impact

while also expanding the range of sustainable products

available to manufacturers.

New opportunities for nonwoven applications

One of the most significant application areas for the newly

developed materials is nonwoven production. Surfaces

produced through techniques such as fiber blending and

needle-punching are being evaluated for use in hygiene

products and absorbent textile applications.

The potential use of corn cob-based fibers in

nonwoven manufacturing aligns with global trends

toward sustainable raw materials. Bio-based fibers

and recyclable materials are increasingly becoming key

components of the future textile value chain.

The prototype developed in Trabzon also demonstrates

the critical role of collaboration between academia and

industry in advancing sustainable textile innovations.

According to experts, the use of agricultural waste in

textile production may open new research and investment

opportunities for the sector in the coming years.

kazandırılması, hem çevresel etkiyi azaltma hem de yeni

sürdürülebilir ürün portföyleri geliştirme açısından dikkat

çekiyor.

Non-woven uygulamaları için yeni fırsatlar

Araştırmada geliştirilen malzemelerin en önemli kullanım

alanlarından biri olarak non-woven üretimi öne çıkıyor.

Özellikle iğneleme (needle-punching) ve karışım teknikleri

kullanılarak elde edilen yüzeylerin, hijyen ürünleri ve emici

tekstil uygulamaları için uygun olabileceği belirtiliyor.

Mısır koçanı temelli liflerin non-woven üretiminde

değerlendirilmesi, sürdürülebilir hammaddelere yönelik

küresel eğilimle de paralellik gösteriyor. Dünya genelinde

biyobazlı lifler ve geri dönüştürülebilir malzemeler, tekstil

sektörünün geleceğinde önemli bir yer tutuyor.

Trabzon’da geliştirilen bu prototip, akademi ile endüstri

arasındaki iş birliğinin sürdürülebilir tekstil inovasyonları

açısından kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre, tarımsal atıkların tekstil üretiminde

değerlendirilmesi önümüzdeki yıllarda sektörde yeni

araştırma ve yatırım alanlarının önünü açabilir.

46 March Mart 2026



Barmag POY 2.0 spinning

concept debuts at ITMA Asia +

CITME 2025

Barmag POY 2.0 eğirme konseptini ITMA

Asia + CITME 2025’te tanıttı

With POY 2.0, Barmag is introducing a

completely redesigned spinning concept that

takes the production of partially oriented yarn

(POY) to a new level in terms of technology and economy.

The solution, which was presented to a selected audience

of experts for the first time at ITMA Asia + CITME 2025,

was met with great enthusiasm: several yarn producers

worldwide immediately expressed their interest in a pilot

plant.

World premiere: Innovative POY 2.0 spinning concept

impresses at ITMA Asia + CITME 2025

At the heart of the development of the new POY 2.0

spinning concept was a comprehensive analysis of

the entire process chain – from spinning to winding

– by Barmag engineers. The result: optimized core

components, improved energy efficiency, and significantly

simplified operating processes. The highlights along the

production process:

Optimized DIO spin pack: more compact, more

sustainable, more powerful

The new generation of the DIO spin pack has been further

optimized in terms of its rheological properties and

ensures even more homogeneous filament quality. The

more compact design reduces the need for filter sand by

around a third and the weight of the component by more

than 30 percent. This lowers material consumption and

makes handling easier. The spinning beam also benefits:

the modified design reduces the surface area, resulting in

energy savings of up to ten percent.

EvoQuench 2.0: higher process stability and easier

operation

The EvoQuench radial quenching unit remains a central

component of the process for uniform cooling of the

filaments. The new EvoQuench 2.0 version makes it much

easier to adjust the convergence length. More accessible

controls shorten setup times and reduce the amount of

waste material.

Barmag, POY 2.0 ile kısmen yönlendirilmiş iplik

(POY) üretimini teknoloji ve ekonomi açısından yeni

bir seviyeye taşıyan tamamen yeniden tasarlanmış

bir eğirme konsepti sunuyor. ITMA Asia + CITME 2025’te

ilk kez seçilmiş bir uzman kitlesine tanıtılan çözüm büyük

ilgi gördü. Dünya genelindeki birçok iplik üreticisi pilot

tesis için hemen ilgilerini dile getirdi.

Dünya prömiyeri: Yenilikçi POY 2.0 eğirme konsepti ITMA

Asia + CITME 2025’te ilgi gördü

Yeni POY 2.0 eğirme konseptinin geliştirilmesinde Barmag

mühendisleri tüm proses zincirini, eğirmeden sarıma

kadar kapsamlı şekilde analiz etti. Sonuç olarak çekirdek

bileşenler optimize edildi, enerji verimliliği artırıldı ve

operasyon süreçleri önemli ölçüde sadeleşti. Üretim

sürecindeki öne çıkan yenilikler şöyle:

Optimize edilmiş DIO spin pack: daha kompakt, daha

sürdürülebilir, daha güçlü

Yeni nesil DIO spin pack, reolojik özellikleri açısından daha

da optimize edilerek filament kalitesinin daha homojen

olmasını sağlıyor. Daha kompakt tasarım sayesinde

filtre kumu ihtiyacı yaklaşık üçte bir oranında azalırken

bileşenin ağırlığı yüzde 30’dan fazla düşüyor. Bu durum

malzeme tüketimini azaltıyor ve kullanım kolaylığı

48 March Mart 2026



Barmag presents the next generation

of POY production – energy-efficient

and partial-automated.

WINGS POY 2.0: automated string-up and lower waste rate

The heart of the new spinning line is the WINGS POY 2.0

winding machine. For the first time, the machine features

an automatic string-up function – a long-awaited feature

in the market that keeps string-up times consistently

short and reduces waste in the long term. At the same

time, the number of personnel required at the take-up

level is reduced, which is a considerable advantage for

many spinning companies given the increasing shortage

of skilled personnel.

The new active quick returns facilitate the adjustment

of product-specific parameters, especially for frequently

changing yarn products and demanding qualities. They

also ensure improved bobbin formation without overthrown

yarn ends. Additional shielding of the chuck and bobbins

permanently prevents the formation of fluffs. It stabilizes the

yarn path and supports trouble-free production.

The new yarn end fixation also ensures greater process

reliability: loose yarn ends are a thing of the past, which

avoids unplanned machine downtime due to faulty sensor

signals in subsequent automated logistics processes.

The optimized XPT housing with a larger rotor stroke

extends the parking time and increases flexibility during

the doffing process. Overall, the system runs more stably

and productively.

Digitally networked with atmos.io

POY 2.0 is fully integrated into the digital system world

of atmos.io. Various apps give the operator a complete

overview of the production process – from the polymer

to the finished yarn. Quality parameters are continuously

monitored so that operating personnel can intervene

quickly if necessary. The result: reduced waste quantities,

higher product quality, and improved margins thanks to

fully networked production.

Barmag, enerji verimli ve kısmen

otomatik yeni nesil POY üretimini

tanıtıyor.

sağlıyor. Eğirme kirişi de bu tasarımdan fayda görüyor.

Değiştirilen tasarım yüzey alanını azaltarak yüzde 10’a

kadar enerji tasarrufu sağlıyor.

EvoQuench 2.0: daha yüksek proses stabilitesi ve daha

kolay kullanım

EvoQuench radyal soğutma ünitesi filamentlerin homojen

şekilde soğutulması için sürecin temel bileşenlerinden

biri olmaya devam ediyor. Yeni EvoQuench 2.0 versiyonu

yakınsama uzunluğunun ayarlanmasını çok daha kolay

hale getiriyor. Daha erişilebilir kontrol mekanizmaları

kurulum sürelerini kısaltıyor ve atık miktarını azaltıyor.

WINGS POY 2.0: otomatik iplik bağlama ve daha düşük

atık oranı

Yeni eğirme hattının merkezinde WINGS POY 2.0 sarım

makinesi yer alıyor. Makine ilk kez otomatik iplik bağlama

fonksiyonuna sahip. Pazarın uzun süredir beklediği bu

özellik, iplik bağlama sürelerinin sürekli kısa kalmasını

sağlıyor ve uzun vadede atık miktarını azaltıyor. Aynı

zamanda sarım bölümünde ihtiyaç duyulan personel

sayısı da azalıyor. Bu durum, nitelikli iş gücü eksikliğinin

arttığı günümüzde birçok iplik üreticisi için önemli bir

avantaj sunuyor.

Yeni aktif quick return sistemi özellikle sık değişen

iplik ürünleri ve zorlu kalite gereksinimleri için ürün

parametrelerinin ayarlanmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca

iplik uçlarının taşması olmadan daha iyi bobin oluşumu

sağlıyor. Chuck ve bobinlere eklenen koruma elemanları

tüylenme oluşumunu kalıcı olarak önlüyor. Böylece iplik

yolu stabil kalıyor ve sorunsuz üretim destekleniyor.

Yeni iplik ucu sabitleme sistemi de proses güvenilirliğini

artırıyor. Gevşek iplik uçları ortadan kalktığı için sonraki

otomatik lojistik süreçlerinde sensör hatalarından

kaynaklanan plansız makine duruşları önleniyor. Daha

büyük rotor stroklu optimize edilmiş XPT gövdesi park

süresini uzatıyor ve doffing sürecinde daha fazla esneklik

sağlıyor. Genel olarak sistem daha stabil ve daha verimli

çalışıyor.

atmos.io ile dijital entegrasyon

POY 2.0, atmos.io’nun dijital sistem dünyasına tamamen

entegre çalışıyor. Çeşitli uygulamalar operatörlere

polimerden bitmiş ipliğe kadar tüm üretim sürecinin

kapsamlı bir görünümünü sunuyor. Kalite parametreleri

sürekli izleniyor ve gerektiğinde operatörlerin hızlı

müdahale etmesine olanak tanıyor. Bunun sonucunda

atık miktarı azalıyor, ürün kalitesi artıyor ve tamamen

bağlantılı üretim sayesinde kârlılık iyileşiyor.

50 March Mart 2026



Sustainable textile

technologies accelerate the

transformation of the industry

Sürdürülebilir tekstil teknolojileri

sektörün dönüşümünü hızlandırıyor

Sustainability in the textile and apparel industry

is no longer viewed solely as an environmental

approach; it has become a key element at the center

of production strategies. Energy efficiency, reduced water

consumption, and the use of recyclable raw materials are

among the primary focus areas of the new technologies

developed by textile machinery manufacturers. Machine

producers operating on a global scale are accelerating

their research and development activities to make textile

production processes more environmentally friendly and

more efficient.

New machinery technologies focused on energy efficiency

Textile machinery manufacturers such as Trützschler,

Rieter, Karl Mayer, and Saurer are leading an important

transformation in the sector with the new solutions they

are developing for sustainable production technologies.

New systems that reduce energy consumption in

machines used particularly in spinning and preparation

processes are drawing attention.

For example, next-generation carding machines provide

high production capacity with lower energy consumption,

helping manufacturers both reduce costs and lower their

environmental impact. Likewise, automation systems

used in yarn production increase production efficiency

while optimizing the use of resources.

Tekstil ve hazır giyim sektöründe sürdürülebilirlik

artık yalnızca çevresel bir yaklaşım değil, aynı

zamanda üretim stratejilerinin merkezinde yer alan

bir konu olarak öne çıkıyor. Enerji verimliliği, su tüketiminin

azaltılması ve geri dönüştürülebilir hammaddelerin

kullanımı, tekstil makineleri üreticilerinin geliştirdiği yeni

teknolojilerin temel odak noktaları arasında bulunuyor.

Küresel ölçekte faaliyet gösteren makine üreticileri,

tekstil üretim süreçlerini daha çevre dostu ve verimli hale

getirmek amacıyla Ar-Ge çalışmalarını hızlandırıyor.

Enerji verimliliği odaklı yeni makine teknolojileri

Tekstil makineleri üreticileri arasında yer alan Trützschler,

Rieter, Karl Mayer ve Saurer gibi şirketler, sürdürülebilir

üretim teknolojilerine yönelik geliştirdikleri yeni

çözümlerle sektörde önemli bir dönüşümün önünü açıyor.

Özellikle iplik üretimi ve hazırlık süreçlerinde kullanılan

makinelerde enerji tüketimini azaltan yeni sistemler dikkat

çekiyor.

Örneğin yeni nesil tarak makineleri, daha düşük

enerji kullanımı ile yüksek üretim kapasitesi sağlayarak

üreticilerin hem maliyetlerini azaltmalarına hem de

çevresel etkilerini düşürmelerine yardımcı oluyor. Aynı

şekilde iplik üretiminde kullanılan otomasyon sistemleri

de üretim verimliliğini artırarak kaynak kullanımını

optimize ediyor.

52 March Mart 2026



Sustainable production technologies

in the textile industry are becoming

a strategic focus for both

manufacturers and technology

providers.

Tekstil sektöründe sürdürülebilir

üretim teknolojileri, hem üreticiler

hem de teknoloji sağlayıcıları için

stratejik bir odak alanı haline geliyor.

The use of recycled fibers is expanding

Another important dimension of sustainability efforts is

the development of technologies that enable recycled raw

materials to be used more effectively in textile production.

New machinery systems developed for processing

recycled polyester and cotton fibers make it possible to

integrate these materials into production processes more

efficiently.

Next-generation warp knitting technologies developed

by Karl Mayer enable the production of high-performance

technical textile products while using less raw material.

Similarly, many machinery manufacturers are working on

finishing technologies that reduce water consumption in

textile production.

These investments in sustainable production

technologies are expected to continue playing a decisive

role in shaping the future of the textile industry.

Geri dönüştürülmüş fiber kullanımı yaygınlaşıyor

Sürdürülebilirlik çalışmalarının bir diğer önemli boyutu

ise geri dönüştürülmüş hammaddelerin tekstil üretiminde

daha etkin şekilde kullanılmasını sağlayan teknolojiler.

Geri dönüştürülmüş polyester ve pamuk fiberlerinin

işlenmesi için geliştirilen yeni makine sistemleri, bu

malzemelerin üretim süreçlerine daha verimli şekilde

entegre edilmesini mümkün kılıyor.

Karl Mayer tarafından geliştirilen yeni nesil çözgü örme

teknolojileri, daha az hammadde kullanımı ile yüksek

performanslı teknik tekstil ürünlerinin üretimine olanak

tanıyor. Benzer şekilde birçok makine üreticisi, tekstil

üretiminde su tüketimini azaltan terbiye teknolojileri

üzerinde çalışmalar yürütüyor.

Sürdürülebilir üretim teknolojilerine yönelik bu yatırımlar,

tekstil sektörünün geleceğinde belirleyici rol oynamaya

devam ediyor.

54 March Mart 2026



Archroma and HeiQ bring innovative

antimicrobial and odor-control

solutions to the textile industry

Archroma ve HeiQ, tekstil sektörüne yenilikçi

antimikrobiyal ve koku kontrol çözümleri getiriyor

Announced from Pratteln, Switzerland, the

collaboration combines Archroma and HeiQ’s

complementary expertise to offer the textile

industry advanced, sustainable, and functional

technologies. The alliance provides brands and

manufacturers with an expanded portfolio of performance

effects, application expertise, and proven market

innovations.

Dhirendra Gautam, VP Commercial at Archroma,

commented: “This partnership marks an exciting chapter

for Archroma and HeiQ, and a significant step forward

for the textile industry. By uniting our global reach and

application know-how with HeiQ’s powerful innovation

engine, we are bringing high-performance, sustainable

technologies to more customers and accelerating the

transition towards a more planet-conscious textile value

chain.”

Innovation and sustainability at the core

HeiQ CEO Carlo Centonze highlighted the importance

of the collaboration: “HeiQ has always been driven by

a mission to pioneer deeptech material innovation for

people and planet. Together with Archroma’s extensive

network and expertise, we are scaling our technologies

globally, ensuring that brands and mills can access

functional, sustainable solutions that enhance product

İsviçre’nin Pratteln kentinde duyurulan iş birliği

kapsamında, Archroma ve HeiQ, tamamlayıcı

uzmanlıklarını bir araya getirerek tekstil sektörüne

yüksek performanslı, çevre dostu ve fonksiyonel çözümler

sunmayı hedefliyor. Bu ortaklık, markalara ve üreticilere

genişletilmiş bir ürün portföyü, uygulama uzmanlığı ve

kanıtlanmış inovasyon deneyimi sunuyor. Archroma

Ticari Başkan Yardımcısı Dhirendra Gautam, konuyla ilgili

olarak şunları söyledi: “Bu ortaklık, Archroma ve HeiQ için

heyecan verici bir dönemin başlangıcı ve tekstil sektörü

için büyük bir adım. Küresel erişimimizi ve uygulama

bilgimizi HeiQ’in güçlü inovasyon motoruyla birleştirerek,

yüksek performanslı ve sürdürülebilir teknolojileri daha

fazla müşteriye ulaştırıyor, sektörün çevre dostu bir değer

zincirine geçişini hızlandırıyoruz.”

İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında iş birliği

HeiQ CEO’su Carlo Centonze, iş birliğinin önemini şu

sözlerle vurguladı: “HeiQ her zaman insanlar ve gezegen

için derin teknoloji tabanlı malzeme inovasyonu geliştirme

misyonuyla hareket etti. Archroma’nın geniş ağı ve

uzmanlığı ile teknolojilerimizi global ölçekte sunabiliyor,

markaların ve üreticilerin fonksiyonel, sürdürülebilir

çözümlere erişmesini sağlıyoruz. Bu sayede ürün

performansı artırılırken çevresel etki de azalıyor.”

Ortaklık, HeiQ’in ileri düzey teknolojilerinin Archroma’nın

56 March Mart 2026


Global sustainability leader

Archroma and Swiss functional

textile innovator HeiQ have formed

a strategic partnership to deliver

high-performance, planet-conscious

antimicrobial and odor-control

technologies to brands, retailers, and

textile manufacturers worldwide.

performance while reducing environmental impact.”

The partnership allows HeiQ’s advanced technologies to

reach the market through Archroma’s well-established

global customer network, making it easier for textile

manufacturers to integrate functional, compliant, and

sustainable performance effects into their products.

Creating value for brands and manufacturers

The collaboration aims to meet consumer demands

for hygiene, freshness, and sustainability, while scaling

innovation across the textile industry. Together, Archroma

and HeiQ empower brands and manufacturers to

develop eco-conscious, high-performance, and safe

products. By combining sustainability, innovation, and

performance, the partnership paves the way for futureready,

environmentally responsible textiles that set a new

benchmark for the industry.

Sürdürülebilir çözümler konusunda

küresel lider Archroma ile

fonksiyonel tekstil ve sürdürülebilir

liflerde yenilikçi çözümler geliştiren

İsviçreli HeiQ, tekstil markaları,

perakendeciler ve üreticiler için

yüksek performanslı, çevre dostu

antimikrobiyal ve koku kontrol

teknolojilerini sunmak üzere stratejik

iş birliği yaptı.

dünya çapındaki müşteri ağı üzerinden ulaşmasını

sağlayarak, üreticilerin fonksiyonel, uyumlu ve

sürdürülebilir performans etkilerini ürünlerine entegre

etmelerini kolaylaştırıyor.

Markalar ve üreticiler için değer oluşturuyor

İki şirket, tüketici taleplerine yanıt verecek şekilde hijyen,

tazelik ve sürdürülebilirlik alanında çözümler sunmayı

amaçlıyor. Bu iş birliği, inovasyonu ölçeklendirirken,

markalara ve üreticilere çevre dostu, performans odaklı

ve güvenli ürünler geliştirme fırsatı sunuyor. Archroma

ve HeiQ ortaklığı, tekstil sektöründe sürdürülebilirliği,

inovasyonu ve yüksek performansı bir araya getirerek

geleceğe hazır, çevre dostu ürünlerin yaygınlaşmasına

öncülük ediyor.


Artificial intelligence ushers in

a new era in textile production

Yapay zekâ tekstil üretiminde yeni bir

dönem başlatıyor

As global competition intensifies in the textile

sector, manufacturers are increasingly turning

to digital technologies to reduce costs and make

production processes more efficient. At the center of this

transformation are artificial intelligence, machine learning,

and data analytics. AI applications used in production

planning, quality control, and supply chain management

enable textile factories to operate faster and more flexibly.

Today, many textile manufacturers benefit from AIbased

solutions that analyze fabric surfaces in real time

using sensors and image processing systems integrated

into production lines. These systems can quickly detect

even the smallest defects that are difficult for the human

eye to notice, significantly accelerating quality control

processes.

Smart factories accelerate production

Artificial intelligence-supported automation systems in

textile production allow factories to operate in a smarter

and more efficient way. Production data collected from

sensors is analyzed by AI algorithms, enabling continuous

monitoring of machine performance.

In this way, potential failures can be identified in

advance and maintenance planning can be carried

out before problems occur, preventing production

interruptions. In addition, optimization of production lines

improves energy efficiency and reduces raw material

consumption.

Küresel rekabetin giderek arttığı tekstil sektöründe

üreticiler, maliyetleri düşürmek ve üretim

süreçlerini daha verimli hale getirmek için dijital

teknolojilere yöneliyor. Bu dönüşümün merkezinde ise

yapay zekâ, makine öğrenimi ve veri analitiği yer alıyor.

Özellikle üretim planlama, kalite kontrol ve tedarik

zinciri yönetiminde kullanılan yapay zekâ uygulamaları,

tekstil fabrikalarının daha hızlı ve daha esnek üretim

yapabilmesine olanak sağlıyor.

Bugün birçok tekstil üreticisi, üretim hatlarında

sensörler ve görüntü işleme sistemleri kullanarak kumaş

yüzeylerini gerçek zamanlı olarak analiz edebilen yapay

zekâ tabanlı çözümlerden faydalanıyor. Bu sistemler,

insan gözünün fark etmekte zorlandığı küçük hataları bile

kısa sürede tespit ederek kalite kontrol süreçlerini önemli

ölçüde hızlandırıyor.

Akıllı fabrikalar üretimi hızlandırıyor

Tekstil üretiminde yapay zekâ destekli otomasyon

sistemleri, fabrikaların daha akıllı ve verimli çalışmasını

sağlıyor. Sensörlerden elde edilen üretim verileri, yapay

zekâ algoritmaları tarafından analiz edilerek makinelerin

performansı sürekli olarak izlenebiliyor.

Bu sayede olası arızalar önceden tespit edilerek bakım

planlaması yapılabiliyor ve üretim kesintilerinin önüne

geçilebiliyor. Ayrıca üretim hatlarının optimize edilmesi

sayesinde enerji kullanımı ve ham madde tüketimi de

daha verimli hale geliyor.

58 March Mart 2026


The accelerating digital

transformation in the textile

industry is ushering in a new era

of efficiency, speed, and quality

in production processes through

artificial intelligence-supported

manufacturing technologies.

Tekstil sektöründe hız kazanan

dijital dönüşüm, yapay zekâ destekli

üretim teknolojileriyle birlikte

üretim süreçlerinde verimlilik, hız

ve kalite açısından yeni bir dönemi

beraberinde getiriyor.

According to industry representatives, AI-supported

production systems increase the efficiency of textile

factories while also helping companies achieve their

sustainability goals.

Design and planning processes go digital

Artificial intelligence technologies are bringing major

changes not only to production lines but also to design

and product development processes. With AI-based

design tools, textile companies can analyze trends and

consumer data to develop collections more quickly.

Furthermore, 3D modeling and digital prototyping

technologies reduce the need for physical sample

production. These systems shorten the design process

from weeks to hours, allowing companies to bring

products to market much faster.

Experts emphasize that artificial intelligence

technologies will find wider applications in textile

production in the coming years and that smart factories

will play a decisive role in the future of the industry.

Production models supported by artificial intelligence are

expected to set new standards in efficiency, quality, and

sustainability across the textile sector.

Sektör temsilcilerine göre yapay zekâ destekli üretim

sistemleri, tekstil fabrikalarının hem verimliliğini artırıyor

hem de sürdürülebilir üretim hedeflerine ulaşmasını

kolaylaştırıyor.

Tasarım ve planlama süreçleri dijitalleşiyor

Yapay zekâ teknolojileri yalnızca üretim hattında değil,

tasarım ve ürün geliştirme süreçlerinde de önemli

değişiklikler getiriyor. Yapay zekâ tabanlı tasarım

araçları sayesinde tekstil firmaları, trend analizlerini ve

tüketici verilerini değerlendirerek daha hızlı koleksiyon

geliştirebiliyor.

Ayrıca 3D modelleme ve dijital prototipleme teknolojileri

sayesinde fiziksel numune üretimine olan ihtiyaç da

azalıyor. Bu sistemler, tasarım sürecini haftalardan

saatlere kadar kısaltarak firmaların pazara daha hızlı ürün

sunmasını sağlıyor.

Uzmanlar, yapay zekâ teknolojilerinin önümüzdeki

yıllarda tekstil üretiminde daha geniş bir kullanım alanı

bulacağını ve akıllı fabrikaların sektörün geleceğinde

belirleyici bir rol oynayacağını belirtiyor. Yapay zekâ

ile desteklenen üretim modellerinin, tekstil sektöründe

verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik açısından yeni

standartlar oluşturması bekleniyor.

March Mart 2026

59


Nonwoven technologies

expand in medical and

industrial textiles

Nonwoven teknolojileri medikal ve

endüstriyel tekstillerde büyüyor

Nonwoven materials have become one of the

fastest-growing segments of the textile industry.

Unlike traditional woven or knitted fabrics,

nonwovens are produced by bonding fibers through

mechanical, thermal or chemical processes. This

manufacturing approach allows producers to create

lightweight, durable and cost-efficient materials suitable

for a wide range of applications. As industries seek

high-performance and specialized materials, nonwoven

production technologies are gaining increasing attention

worldwide.

Growing demand from healthcare and industrial sectors

One of the key drivers behind the growth of nonwoven

technologies is the expanding demand from the

healthcare sector. Medical masks, surgical gowns,

wipes and hygiene products rely heavily on nonwoven

fabrics due to their filtration performance, softness and

disposable characteristics. During recent years, global

demand for medical textiles has accelerated investments

in modern nonwoven production lines.

Beyond healthcare, nonwoven materials are also

widely used in automotive interiors, filtration systems,

construction materials and geotextiles. These fabrics

provide important functional benefits such as insulation,

durability and liquid resistance. Manufacturers continue

to develop new fiber blends and bonding technologies to

enhance product performance for these applications.

Leading machinery producers are introducing high-

Nonwoven malzemeler, tekstil sektörünün en hızlı

büyüyen alanlarından biri olarak öne çıkıyor.

Geleneksel dokuma veya örme kumaşlardan farklı

olarak nonwoven ürünler, liflerin mekanik, termal veya

kimyasal yöntemlerle birleştirilmesiyle üretiliyor. Bu üretim

yöntemi sayesinde hafif, dayanıklı ve maliyet açısından

verimli malzemeler elde edilebiliyor. Endüstrilerin daha

fonksiyonel ve özel performans özelliklerine sahip

malzemelere yönelmesi, nonwoven üretim teknolojilerine

olan ilgiyi giderek artırıyor.

Sağlık ve endüstriyel sektörlerden artan talep

Nonwoven teknolojilerinin büyümesinde sağlık

sektöründen gelen talep önemli bir rol oynuyor. Tıbbi

maskeler, cerrahi önlükler, hijyen ürünleri ve temizlik

bezleri gibi birçok ürün nonwoven kumaşlar kullanılarak

üretiliyor. Filtrasyon performansı, yumuşak yapısı ve tek

kullanımlık özellikleri sayesinde nonwoven malzemeler

özellikle medikal tekstillerde yaygın olarak tercih

ediliyor. Son yıllarda sağlık sektöründe artan ihtiyaç,

modern nonwoven üretim hatlarına yapılan yatırımları da

hızlandırdı.

Bunun yanı sıra nonwoven malzemeler otomotiv

iç yüzeylerinde, filtrasyon sistemlerinde, inşaat

malzemelerinde ve geotekstillerde de geniş kullanım alanı

buluyor. Bu kumaşlar yalıtım, dayanıklılık ve sıvı direnci

gibi önemli fonksiyonel özellikler sunuyor. Üreticiler, farklı

lif karışımları ve yeni bağlama teknolojileri geliştirerek bu

malzemelerin performansını daha da artırmayı hedefliyor.

Önde gelen makine üreticileri, polipropilen, polyester

60 March Mart 2026


The global textile industry is

witnessing rapid growth in nonwoven

technologies as manufacturers

invest in advanced production

systems to meet rising demand from

medical, automotive and industrial

sectors.

Küresel tekstil endüstrisi, medikal,

otomotiv ve endüstriyel sektörlerden

gelen artan talebi karşılamak için

nonwoven üretim teknolojilerine

daha fazla yatırım yapıyor.

speed nonwoven production systems capable of

processing various fiber types including polypropylene,

polyester and biodegradable materials. These systems

enable manufacturers to increase production efficiency

while maintaining consistent product quality.

Sustainability drives innovation in nonwoven production

Sustainability has also become a key focus area in

nonwoven manufacturing. Producers are exploring

recyclable fibers, bio-based polymers and energy-efficient

production methods to reduce environmental impact. New

technologies allow manufacturers to optimize fiber usage

while minimizing waste during production.

In addition, recycling technologies are being

integrated into nonwoven manufacturing processes. By

incorporating recycled fibers into production lines, textile

companies can contribute to circular economy initiatives

while maintaining material performance.

As industries continue to demand lightweight, functional

and sustainable materials, nonwoven technologies are

expected to play an increasingly important role in the

global textile sector. Continuous innovations in machinery,

raw materials and production processes are shaping the

future of nonwoven manufacturing and expanding its

applications across multiple industries.

ve biyobozunur lifler gibi farklı hammaddeleri işleyebilen

yüksek hızlı nonwoven üretim sistemleri geliştiriyor. Bu

sistemler üreticilerin verimliliğini artırırken ürün kalitesinin

de istikrarlı şekilde korunmasını sağlıyor.

Sürdürülebilirlik nonwoven üretiminde yeniliği

hızlandırıyor

Sürdürülebilirlik konusu da nonwoven üretim

teknolojilerinde önemli bir gündem maddesi haline

geldi. Üreticiler, çevresel etkiyi azaltmak için geri

dönüştürülebilir lifler, biyobazlı polimerler ve enerji verimli

üretim yöntemleri üzerinde çalışıyor. Yeni teknolojiler,

üretim sırasında lif kullanımını optimize ederken atık

miktarının azaltılmasına da katkı sağlıyor.

Ayrıca geri dönüşüm teknolojileri nonwoven üretim

süreçlerine giderek daha fazla entegre ediliyor. Geri

dönüştürülmüş liflerin üretim hatlarında kullanılması,

tekstil şirketlerinin döngüsel ekonomi hedeflerine katkı

sunmasına yardımcı oluyor.

Hafif, fonksiyonel ve sürdürülebilir malzemelere olan

talep artmaya devam ederken nonwoven teknolojilerinin

küresel tekstil sektöründe giderek daha önemli bir rol

oynaması bekleniyor. Makine teknolojileri, hammaddeler

ve üretim süreçlerinde yaşanan yenilikler nonwoven

üretiminin geleceğini şekillendiriyor ve bu malzemelerin

kullanım alanlarını genişletiyor.

March Mart 2026

61


Yarn industry to gather in

Istanbul this March

İplik sektörü Mart’ta İstanbul’da

buluşuyor

With its strategic position bridging Europe and

Asia, Istanbul is once again set to become a

key global meeting point for the textile industry.

Organized by Tüyap Fair Organization Group, the 22nd

International Istanbul Yarn Fair will bring together leading

yarn manufacturers and buyers under one roof. Traditionally

held in February, the fair will take place in March this

year following a calendar change, aiming to create new

momentum for business connections and commercial

partnerships by convening industry professionals at a

different time of the year.

Wide product range on display

The fair will showcase a broad product portfolio, ranging

from organic yarns to synthetic and fancy yarns, elastane

yarns, and hand-knitting yarns. Visitors will also have

the opportunity to explore fibers and fiber products,

cones, bobbins and spools, as well as textile chemicals

and dyes. As Türkiye’s only international specialized fair

focused exclusively on yarn, the Istanbul Yarn Fair offers

participants not only a platform to present their products,

but also valuable opportunities to develop new markets

and establish long-term business partnerships.

A hub for international trade

Planned to host over 500 exhibiting companies, the fair

is expected to attract visitors from Germany, France,

Italy, Poland, Iran, Russia, Egypt, Algeria, and many other

countries, totaling more than 110 nations. During the event,

Avrupa ile Asya’yı buluşturan stratejik konumuyla

İstanbul, bir kez daha küresel tekstil sektörünün

önemli ticaret merkezlerinden biri olmaya

hazırlanıyor. Tüyap Fuarcılık Grubu organizasyonuyla

düzenlenen 22. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, iplik

sektörünün önde gelen üretici ve alıcılarını aynı çatı altında

bir araya getirecek. Her yıl şubat ayında gerçekleştirilen fuar,

bu yıl takvim değişikliğiyle 26–28 Mart 2026 tarihlerinde

düzenlenecek. Sektör profesyonellerini farklı bir dönemde

buluşturacak organizasyonun, yeni iş bağlantılarına ve

ticari iş birliklerine ivme kazandırması hedefleniyor.

Geniş ürün yelpazesi

Fuarda; organik ipliklerden sentetik ve fantezi ipliklere,

elastan ipliklerden el örgü ipliklerine kadar geniş bir ürün

grubu sergilenecek. Katılımcılar ayrıca elyaf ve elyaf ürünleri,

bobin, masura ve makara çeşitleri ile tekstil kimyasalları ve

boyalarını yakından inceleme fırsatı bulacak. Türkiye’nin

tek iplik odaklı uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini

taşıyan İstanbul İplik Fuarı, katılımcılara yalnızca ürün

tanıtımı değil, aynı zamanda yeni pazarlar ve iş ortaklıkları

geliştirme imkânı da sunuyor.

Uluslararası ticaretin buluşma noktası

Bu yıl 500’ün üzerinde firmanın katılımıyla düzenlenmesi

planlanan fuarın, Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İran,

Rusya, Mısır ve Cezayir başta olmak üzere 110’dan fazla

ülkeden ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. Organizasyon

süresince 10 milyon doların üzerinde ticaret hacmi

oluşacağı öngörülüyor. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı,

62 March Mart 2026


One of the largest and most

established organizations in

the regional textile sector, the

International Istanbul Yarn Fair, is

preparing to open its doors for the

22nd time between March 26–28,

2026, at the Tüyap Fair and Congress

Center. The event is expected to

welcome approximately 20,000

professional visitors from more than

110 countries.

Tekstil sektörünün bölgedeki en büyük

ve en köklü organizasyonlarından biri

olan Uluslararası İstanbul İplik Fuarı,

26–28 Mart 2026 tarihleri arasında

Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde

22. kez kapılarını açmaya

hazırlanıyor. Fuara, 110’dan fazla

ülkeden yaklaşık 20 bin profesyonel

ziyaretçinin katılması bekleniyor.

a trade volume exceeding USD 10 million is anticipated.

The International Istanbul Yarn Fair continues to stand out

as a key platform shaping textile trade at both regional and

global levels.

Strategic location advantage

Thanks to Istanbul’s unique position as a bridge between

Europe and Asia, along with direct flight connections

and logistical advantages, the fair enables buyers and

suppliers to meet easily under one roof. This accessibility

creates an efficient and productive business environment

for international participants. Last year, the fair hosted 546

exhibitors from 18 countries and 16,921 visitors from 78

countries. With broader participation expected in its 2026

edition, the event aims to highlight innovative yarn trends

and sustainable production solutions shaping the future of

the yarn industry.

High satisfaction rates

According to post-event surveys, 95% of exhibiting

companies stated that they were satisfied with their

overall experience, while 96% indicated their intention to

participate again. On the visitor side, the satisfaction rate

reached 92%, with 94% expressing their willingness to

revisit the fair.

These figures once again confirm the International

Istanbul Yarn Fair’s position as a strong, reliable, and

internationally influential meeting point for the global yarn

industry.

bölgesel ve küresel ölçekte tekstil ticaretine yön veren

önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor.

Stratejik konum avantajı

İstanbul’un Avrupa ve Asya arasında köprü görevi gören

konumu, direkt uçuş olanakları ve lojistik avantajları

sayesinde fuar, alıcı ve tedarikçilerin kolaylıkla bir araya

gelmesini sağlıyor. Bu yönüyle organizasyon, uluslararası

katılımcılar için erişilebilir ve verimli bir ticaret ortamı

sunuyor. Geçtiğimiz yıl 18 ülkeden 546 katılımcı firmayı

ve 78 ülkeden 16.921 ziyaretçiyi ağırlayan fuar, 2026

edisyonunda daha geniş katılımla iplik sektöründeki

yenilikçi trendleri ve sürdürülebilir üretim çözümlerini öne

çıkarmayı hedefliyor.

Yüksek memnuniyet oranları

Katılımcı anket sonuçlarına göre, fuara katılan firmaların

%95’i genel deneyimlerinden memnun kaldıklarını

belirtirken, %96’sı fuara yeniden katılmayı planladığını

ifade etti. Ziyaretçi tarafında ise %92 oranında memnuniyet

sağlanırken, %94’lük kesim fuarı tekrar ziyaret etmeyi

düşündüğünü dile getirdi. Bu veriler, Uluslararası İstanbul

İplik Fuarı’nın sektör için güçlü, güvenilir ve uluslararası

ölçekte etkili bir buluşma noktası olma niteliğini bir kez

daha ortaya koyuyor.

March Mart 2026

63


ARTA Tekstil to focus on

sustainable production and

technical textiles in 2026

ARTA Tekstil 2026’da odağını sürdürülebilir

üretim ve teknik tekstile çevirecek

The year 2025 was marked by volatility for the

Turkish textile industry. Cost pressures, difficulties

in accessing financing, and the impact of global

economic conditions created a challenging environment

for many companies. The contraction in global demand led

to shrinkage in the textile and apparel sectors. Despite this

environment, ARTA Tekstil—continuously increasing its

production capacity and bringing the strength of domestic

manufacturing to global markets—managed to complete

2025 in a controlled way by focusing on sustainability

investments and technical textiles. According to data from

the Social Security Institution (SGK), employment in the

textile and apparel sectors declined from 988,820 in August

2024 to 885,762 in the same period of 2025. During the

same timeframe, the number of workplaces dropped from

59,753 to 55,173, with nearly 4,000 companies ceasing

operations within just eight months.

Evaluating the overall outlook of the sector,

ARTA Tekstil Co-Founder Arif Nalbant stated:

“2025 was a difficult year for almost all sectors, but

textiles was among the most affected. It would not be an

exaggeration to say that no company remained untouched.

Companies specializing in niche areas, making sustainable

investments, and maintaining long-term partnerships were

able to navigate this period in a more controlled manner. At

a time when energy costs have risen so sharply, meeting

our entire factory’s electricity needs through our solar

power plant investment, along with our long-standing

Arif Nalbant,

Co-Founder of ARTA Tekstil

Türkiye tekstil sektörü için dalgalanmalarla geçen

2025 yılı, maliyet baskıları, finansmana erişimdeki

zorluklar ve küresel konjonktürün etkisiyle birçok

firma açısından zorlayıcı oldu. Yaşanan küresel talep

daralması tekstil ve hazır giyim sektöründe küçülmeyi

beraberinde getirirken üretim kapasitesini her geçen gün

artıran ve yerli üretimin gücünü dünya ile buluşturan ARTA

Tekstil, 2025 yılını sürdürülebilirlik yatırımları ve teknik

tekstillere odaklanan üretim stratejisiyle kontrollü bir

şekilde kapattı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine

göre, 2024 Ağustos’ta tekstil ve hazır giyimde 988 bin 820

olan istihdam, 2025’in aynı döneminde 885 bin 762’ye

geriledi. Aynı dönemde iş yeri sayısı ise 59 bin 753’ten 55

bin 173’e düştü; yalnızca sekiz ayda yaklaşık 4 bin şirket

faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kaldı. Sektördeki genel

görünümü değerlendiren ARTA Tekstil Kurucu Ortağı Arif

Nalbant, “2025 yılı neredeyse tüm sektörler için zordu ancak

tekstil bu süreçten en fazla etkilenen alanlardan biri oldu.

Zorlanmayan firma yok diyebiliriz. Özellikle niş alanlarda

uzmanlaşmış, sürdürülebilir yatırımlar yapan ve uzun vadeli

iş birlikleri bulunan şirketler bu dönemi daha kontrollü

geçirebildi. Enerji maliyetlerinin bu kadar yükseldiği bir

ortamda, GES yatırımıyla fabrikamızın elektrik ihtiyacının

tamamını karşılamamız ve bununla birlikte sürdürülebilir

üretime uzun zamandır yatırım yapıyor olmamız

rekabet gücümüzü korumamıza katkı sağladı” dedi.

64 March Mart 2026


ARTA Tekstil, which provides highquality

finished woven and knitted

fabrics to leading global readyto-wear

manufacturers with a

sustainable production approach,

closed the challenging year of 2025

in a controlled manner through

sustainability investments and a

production strategy focused on

technical textiles. The company has

now clarified its growth-oriented

roadmap for 2026.

commitment to sustainable production, has helped us

maintain our competitive strength.”

Target: Accelerating growth in technical textiles

ARTA Tekstil aims to accelerate its growth in sustainable

production, energy efficiency, and technical textiles in

2026. Military and technical textiles, workwear, and high

value-added specialty fabric groups will be at the center

of the company’s investment and export strategy in the

coming period. Through projects focused on renewable

energy, biomass utilization, and water conservation, ARTA

Tekstil seeks to further strengthen its competitiveness.

Emphasizing that the main challenges in the sector

stem from exchange rate levels limiting competitiveness,

rising raw material and labor costs, and increasingly

expensive and difficult access to financing, Nalbant said:

“SMEs are affected more rapidly by these fluctuations,

while large companies can remain more resilient thanks

to economies of scale. Companies that shut down or

declare concordat not only struggle themselves but also

put pressure on their suppliers and the ecosystems they

are part of. Despite all these challenges, our sector’s

know-how and entrepreneurial strength have the potential

to reverse this process. For this reason, we continue our

investments without pause. As sustainability has become

an even greater priority worldwide, we are making both our

production lines and our products sustainable and offering

them to our customers.”

Sürdürülebilir üretim anlayışıyla

dünyanın önde gelen hazır giyim

üreticilerine yüksek kalitede mamul

dokuma ve örme kumaşlar sunan

ARTA Tekstil; sektör için maliyet

baskıları, finansmana erişim ve

ekonomik dalgalanmalarla zorlu

geçen 2025 yılını sürdürülebilirlik

yatırımları ve teknik tekstile

odaklanan üretim stratejisiyle

kontrollü bir şekilde kapatırken,

2026 için büyüme odaklı adımlarını

netleştirdi.

Hedef teknik tekstilde büyümeyi hızlandırmak

ARTA Tekstil, 2026 yılında sürdürülebilir üretim, enerji

verimliliği ve teknik tekstil alanındaki büyümesini

hızlandırmayı hedefliyor. Özellikle askeri ve teknik

tekstiller, iş elbiseleri ve katma değeri yüksek özel kumaş

grupları, şirketin önümüzdeki dönemde yatırım ve ihracat

stratejisinin merkezinde yer alıyor. Yenilenebilir enerji,

biyokütle kullanımı ve su tasarrufuna yönelik projeler

ile ARTA Tekstil rekabet gücünü korumayı hedefliyor.

Sektörde yaşanan zorlukların temelinde döviz kurunun

rekabeti sınırlaması, artan hammadde ve işçilik maliyetleri

ile finansmana erişimin pahalı ve zor hale gelmesinin

bulunduğunun altını çizen Nalbant, “Özellikle KOBİ’ler

bu dalgalanmalardan daha hızlı etkileniyor, büyük

firmalar ise ölçek avantajları sayesinde daha dayanıklı

kalabiliyor. Kapanan ya da konkordato ilan eden şirketler

yalnızca kendilerini değil, tedarikçilerini ve bağlı oldukları

ekosistemi de zorluyor. Yaşanan tüm bu zorluklara rağmen

sektörümüzün bilgi birikimi ve girişimcilik gücü bu süreci

tersine çevirebilecek potansiyele sahip. Biz bu nedenle

hiç durmadan yatırımlarımızı gerçekleştirmeye devam

ediyoruz. Tüm dünyada sürdürülebilirlik artık daha büyük

öncelik olduğu için gerek üretim hatlarımızı gerekse

ürünlerimizi sürdürülebilir hale getirerek müşterilerimize

sunuyoruz” dedi.

March Mart 2026

65


Asahi Kasei Advance showcases

high-performance technical

textiles at Techtextil 2026

Asahi Kasei Advance, Techtextil 2026’da

yüksek performanslı tekstil çözümlerini

sergiliyor

Techtextil 2026, one of the world’s leading trade fairs

for technical textiles and nonwovens, will take place

on April 21–24 in Frankfurt, Germany. Asahi Kasei

Advance, a materials specialist within the Asahi Kasei

Group, will participate in the exhibition for the first time,

presenting a wide portfolio of advanced textile solutions.

The company will exhibit a total of 14 brands at booth C35

in Hall 12.1, with particular emphasis on four key material

technologies that demonstrate its expertise in highperformance

textiles.

Advanced flame protection material

Among the highlights is LASTAN, a non-mineral flameretardant

fabric produced by air-baking a special acrylic

fiber at temperatures between 200 and 300°C. The material

features a limited oxygen index of 47.5–50, providing

excellent flame resistance and reliable electrical insulation.

A special coating process also helps disperse sparks

generated during welding or cutting operations, reducing

the risk of ignition. Thanks to these properties, LASTAN

has been widely used as a protective material in industrial

environments where flame resistance and operational

safety are essential.

3D spacer fabrics and recyclable solutions

Another key product presented at the exhibition is Cubit,

a 3D warp-knitted spacer fabric designed for applications

Teknik tekstiller ve nonwoven alanının dünyanın önde

gelen fuarlarından Techtextil 2026, 21–24 Nisan

tarihleri arasında Almanya’nın Frankfurt kentinde

düzenleniyor. Japonya merkezli Asahi Kasei Group’un

malzeme uzmanı şirketlerinden Asahi Kasei Advance,

fuarda ilk kez geniş ürün portföyüyle yer alarak teknik

tekstil sektörüne yönelik gelişmiş çözümlerini tanıtacak.

Şirket, Hall 12.1’deki C35 numaralı standında toplam 14

markadan oluşan portföyünü sergileyecek ve özellikle dört

ana malzeme çözümünü ön plana çıkaracak.

Alev koruması için gelişmiş tekstil çözümü

Fuarda öne çıkan ürünlerden biri LASTAN olacak. Özel

akrilik fiberlerin 200–300°C sıcaklıkta hava ile pişirilmesiyle

elde edilen bu non-mineral alev geciktirici kumaş, yüksek

alev dayanımı ve elektriksel yalıtım özellikleriyle dikkat

çekiyor. 47.5–50 arasında sınırlı oksijen indeksine sahip

olan malzeme, kaynak veya kesme işlemleri sırasında ortaya

çıkan kıvılcımların dağılmasına yardımcı oluyor. Bu özellik

sayesinde özellikle endüstriyel güvenlik uygulamalarında

ve yangın riskinin yüksek olduğu alanlarda güvenilir bir

koruma sunuyor.

3D spacer kumaş ve sürdürülebilir alternatifler

Asahi Kasei Advance’ın fuarda sergileyeceği bir diğer

66 March Mart 2026


Asahi Kasei Advance is preparing to

introduce its advanced nonwoven

and fiber solutions at Techtextil 2026,

highlighting materials designed for

safety, durability, and sustainable

industrial applications.

Frankfurt’ta düzenlenecek Techtextil

2026 fuarında Asahi Kasei Advance,

yüksek performanslı nonwoven

ve fiber çözümlerini ilk kez geniş

kapsamlı portföyüyle sektörle

buluşturuyor.

requiring durability, breathability, and comfort. The

fabric’s front and back surfaces are made of PET, while

the connecting threads can be produced from PTT, PET,

or nylon. The all-PET monomaterial version offers an

easily recyclable alternative to polyurethane foam, making

it suitable for sustainable applications in healthcare

equipment, furniture, and automotive interiors.

Nonwoven materials for hygiene and cleaning

The company will also present Bemliese and ELTAS

nonwoven solutions. Bemliese, produced from cotton

linter cellulose filaments, offers excellent moisture

absorption and very low lint release, making it suitable for

hygiene products, cosmetic applications, and precision

cleaning of sensitive surfaces. ELTAS, a binder-free

spunbond nonwoven available in polyamide, polyester,

and polypropylene grades, provides uniform filament

structure, air permeability, and edge fray resistance. These

characteristics allow the material to be used across a wide

range of applications, including hygiene products, filtration,

agriculture, automotive components, and household

products.

Through its participation in Techtextil 2026, Asahi Kasei

Advance aims to demonstrate how advanced material

technologies can support safer, more durable, and more

sustainable solutions across multiple industrial sectors.

çözüm ise Cubit adlı 3D çözgü örme kumaş olacak. Ön

ve arka yüzeyleri PET malzemeden üretilen bu spacer

yapı, dayanıklılık, nefes alabilirlik ve konfor gerektiren

uygulamalar için tasarlandı. Bağlantı iplikleri PTT, PET

veya naylon seçenekleriyle üretilebilen kumaşın tamamen

PET’ten oluşan versiyonu, poliüretan köpüğe geri

dönüştürülebilir bir alternatif sunuyor. Bu özellik, özellikle

sağlık, mobilya ve otomotiv sektörlerinde sürdürülebilir

malzeme arayışına önemli bir yanıt veriyor.

Hijyen ve endüstriyel temizlik için nonwoven çözümler

Şirket ayrıca Bemliese ve ELTAS markalı nonwoven

malzemelerini de tanıtacak. Pamuk linterinden üretilen

Bemliese, yüksek nem emme kapasitesi ve düşük lif

bırakma özelliği sayesinde hijyen ürünleri, kozmetik

uygulamaları ve hassas yüzey temizliği için tercih ediliyor.

ELTAS ise bağlayıcı içermeyen spunbond yapısıyla

dikkat çekiyor ve hijyen ürünlerinden filtrasyona, otomotiv

parçalarından tarım uygulamalarına kadar geniş bir

kullanım alanı sunuyor.

Asahi Kasei Advance, Techtextil 2026’da sergileyeceği bu

yenilikçi malzemelerle teknik tekstil sektöründe güvenlik,

sürdürülebilirlik ve performans odaklı çözümlere katkı

sağlamayı hedefliyor.

March Mart 2026

67


New generation air jet looms

increase weaving productivity

Yeni nesil air jet dokuma tezgâhları

üretim verimliliğini artırıyor

The global textile industry continues to focus on

improving production efficiency and reducing

operational costs. In this context, air jet weaving

machines have become one of the most preferred

technologies in modern weaving mills. Thanks to their highspeed

performance and stable production capabilities,

these machines allow manufacturers to produce large

volumes of fabric while maintaining consistent quality.

Recent developments in weaving technology have further

enhanced the performance of air jet looms through

improved automation and energy-saving solutions.

High-speed weaving and stable production performance

Air jet weaving technology inserts the weft yarn using

compressed air, enabling significantly higher weaving

speeds compared with many conventional weaving

systems. This method is particularly suitable for producing

fabrics made from cotton, polyester and blended yarns.

Modern weaving machines are equipped with advanced

sensors, automatic yarn monitoring systems and intelligent

control solutions that help detect potential errors during

production.

Manufacturers of weaving machinery are also focusing

on reducing energy consumption in new generation

machines. Optimized air management systems and

improved nozzle designs help reduce compressed air

usage while maintaining high productivity levels. These

developments allow weaving mills to increase efficiency

while controlling operating costs.

Digital monitoring systems support weaving efficiency

The integration of digital monitoring systems has become

another important feature in modern weaving technology.

Küresel tekstil endüstrisi, üretim süreçlerinde

verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmek için

ileri dokuma teknolojilerine daha fazla yatırım

yapıyor. Özellikle air jet dokuma tezgâhları, yüksek hız ve

stabil üretim performansı sayesinde dokuma fabrikalarının

tercih ettiği teknolojiler arasında öne çıkıyor. Son yıllarda

geliştirilen yeni nesil sistemler, daha düşük enerji tüketimi

ve gelişmiş otomasyon özellikleriyle üretim süreçlerini

daha verimli hale getiriyor.

Yüksek hız ve stabil üretim avantajı

Air jet dokuma teknolojisi, ipliği hava basıncı yardımıyla

atkı yönünde taşıyarak yüksek hızda üretim yapılmasını

sağlıyor. Bu sistem, özellikle pamuk, polyester ve karışım

ipliklerden üretilen kumaşların üretiminde yüksek

performans sunuyor. Modern dokuma tezgâhları gelişmiş

sensörler, otomatik iplik kontrol sistemleri ve akıllı izleme

çözümleri sayesinde üretim sırasında oluşabilecek hataları

hızlı şekilde tespit edebiliyor.

Teknoloji üreticileri, yeni nesil dokuma makinelerinde

enerji tüketimini azaltan çözümler üzerinde de yoğunlaşıyor.

Hava tüketimini optimize eden sistemler ve gelişmiş nozul

tasarımları sayesinde air jet dokuma makineleri daha düşük

enerji kullanımıyla yüksek üretim kapasitesine ulaşabiliyor.

Dijital izleme sistemleri dokumada verimliliği artırıyor

Yeni dokuma makinelerinde kullanılan dijital izleme ve

veri analiz sistemleri, fabrikaların üretim süreçlerini daha

yakından takip etmesine olanak tanıyor. Üretim verilerinin

gerçek zamanlı olarak analiz edilmesi, operatörlerin makine

performansını optimize etmesine yardımcı oluyor. Bu

68 March Mart 2026


Textile manufacturers are

increasingly investing in advanced

weaving technologies, with new

generation air jet looms offering

higher speeds, improved energy

efficiency and lower maintenance

requirements.

Tekstil üreticileri, yüksek hız, enerji

verimliliği ve düşük bakım ihtiyacı

sunan yeni nesil air jet dokuma

tezgâhlarıyla üretim kapasitelerini

artırmaya yöneliyor.

These systems enable textile producers to monitor

machine performance and production processes in real

time. By analyzing production data, operators can quickly

identify inefficiencies and make adjustments to improve

machine performance.

Advanced data analysis tools also help reduce downtime

and improve overall production planning in weaving mills.

Leading weaving machinery manufacturers continue

to integrate automation, digital monitoring and smart

production solutions into their systems.

As the textile

industry becomes

more competitive,

investments in highperformance

weaving

technologies play an

increasingly important

role in improving

productivity and

maintaining global

competitiveness for

textile manufacturers.

sayede üretim hataları azaltılırken makine duruş süreleri

de minimum seviyeye indiriliyor.

Önde gelen dokuma makinesi üreticileri, otomasyon

ve veri analitiği çözümlerini makinelerine entegre

ederek dokuma fabrikalarının rekabet gücünü artırmayı

hedefliyor. Yüksek hız, enerji verimliliği ve dijital üretim

sistemlerinin birleşimi, dokuma teknolojilerinde yeni bir

dönüşüm döneminin kapısını aralıyor.

Tekstil üreticileri için gelişmiş dokuma teknolojilerine

yapılan yatırımlar, hem üretim kapasitesini artırma hem

de küresel rekabette güçlü kalma açısından önemli bir rol

oynamaya devam ediyor.

March Mart 2026

69


A “waterless” revolution in

textiles: A model collaboration for

the Ergene Basin from Ayyildiz

woven fabrics and Epson

Tekstilde “Susuz” devrim: Ayyildiz

Dokuma ve Epson’dan Ergene Havzasi

için örnek iş birliği

Specializing in natural fibers and exporting 80% of

its production to 40 different countries—primarily

to the INDITEX group, as well as Germany, the USA,

and the UK—Ayyıldız Woven Fabrics has raised the bar

in digital transformation. Operating in the Ergene Basin,

considered the heart of textile production yet suffering

from severe water shortages, the company became the

first in Türkiye to install and actively use Epson’s advanced

Monna Lisa 64000 model to minimize water consumption

and standardize production quality.

“Legacy Technologies Were Not Sustainable”

Stating that they approach sustainability not just as a trend

but as “total process management,” Ayyıldız Woven Fabrics

Co-founder Emre Oğulu emphasized that they experienced

quality and continuity issues in previous trials with

different brands. Oğulu said, “We had to shift to pigment

printing due to the water shortage in the region. In trials

with Chinese-origin machines, we couldn’t manage the

quality, and it was evident the process wasn’t sustainable.

At that exact point, Epson stepped in and offered not just a

machine, but a vision”.

The Meeting of Technology and Design: “We Call It Da Vinci”

Noting that, thanks to the Epson’s leading edge technologies

featured in the printer, they achieved uninterrupted and

high-quality standards in production following the Epson

Monna Lisa 64000 investment, Emre Oğulu mentioned they

nicknamed the machine “Da Vinci” within the factory.

Oğulu explained the reason for this analogy: “You can

clearly see Italian design touching Japanese technology in

the Epson Monna Lisa. Thanks to pigment ink technology,

we significantly reduced our water and energy consumption

while gaining incredible momentum in sampling and

production speed. Just 8 months after buying the first

machine, we invested in a second one to keep up with

increasing demand and maintain this quality”.

Doğal elyaf üzerine uzmanlaşan ve üretiminin

%80’ini başta INDITEX grubu olmak üzere Almanya,

ABD ve İngiltere gibi 40 farklı ülkeye ihraç eden

Ayyıldız Dokuma, dijital dönüşümde çıtayı yükseltti. Tekstil

üretiminin kalbi sayılan ancak ciddi su sıkıntısı yaşayan

Ergene Havzası’nda faaliyet gösteren firma, su tüketimini

minimize etmek ve üretim kalitesini standardize etmek

amacıyla Epson’un ileri teknolojili Monna Lisa 64000

modelini Türkiye’de kuran ve aktif kullanan ilk firma oldu.

“Eski teknolojiler sürdürülebilir değildi”

Sürdürülebilirliği sadece bir trend olarak değil, “toplam

süreç yönetimi” olarak ele aldıklarını belirten Ayyıldız

Dokuma Kurucu Ortağı Emre Oğulu, daha önce farklı

markalarla yaptıkları denemelerde kalite ve süreklilik

sorunları yaşadıklarını vurguladı. Oğulu, “Bölgedeki su

sıkıntısı nedeniyle pigment baskıya yönelmek zorundaydık.

Çin menşeli makinelerle yaptığımız denemelerde kaliteyi

yönetemedik ve sürecin sürdürülebilir olmadığını gördük.

Tam bu noktada Epson devreye girdi ve sadece bir makine

değil, bir vizyon sundu” dedi.

Teknoloji ve tasarımın buluşması: “Ona Da Vinci diyoruz”

Epson’un yazıcılarında kullandığı son teknolojiler ile

70 March Mart 2026


Deploying technology against the

water crisis in the Tekirdağ Ergene

Basin, Ayyıldız Woven Fabrics has

broken new ground in Türkiye by

integrating Epson Monna Lisa 64000

digital printing technology into its

production line. As a solution partner

to export giants, the company is

reducing its water footprint while

offering high-speed, sustainable

production to the “fast fashion” world

through its strategic partnership with

Epson.

Epson: Not a Supplier, but a Strategic Partner

Emphasizing that during the collaboration process, Epson

acted not merely as a machine supplier but as a “partner”

involved in every stage of production with its technical

staff, Oğulu stated: “This investment gave us courage as

a Turkish company competing in the global market. The

synergy we captured with Epson empowers us in our

sustainable production goals”.

About Epson Monna Lisa 64000

Epson’s flagship in digital textile printing, the Monna

Lisa 64000, offers high speed and precision with 64

PrecisionCore printheads. Especially thanks to its use of

pigment ink, it eliminates water-intensive processes such

as post-print washing, minimizing environmental impact.

Key features of the machine include:

• High-speed operation with 64 printheads

• Low water and energy consumption thanks to

advanced Genesta pigment ink technology

• Vivid, detailed, and durable prints on natural fibers

• Long-lasting printhead design ensuring stable

performance

• Wide color gamut and high accuracy

Tekirdağ Ergene Havzası’ndaki su

krizine karşı teknolojiyi devreye

sokan Ayyıldız Dokuma, Türkiye’de

bir ilke imza atarak Epson Monna

Lisa 64000 dijital baskı teknolojisini

üretim hattına entegre etti. İhracat

devlerinin çözüm ortağı olan Ayyıldız

Dokuma, Epson ile kurduğu stratejik

ortaklık sayesinde hem su ayak izini

küçültüyor hem de “fast fashion”

(hızlı moda) dünyasına yüksek hızda,

sürdürülebilir üretim sunuyor.

geliştirilen Monna Lisa 64000 yatırımının ardından üretimde

kesintisiz ve yüksek kalite standardına ulaştıklarını belirten

Emre Oğulu, makineye fabrika içinde “Da Vinci” ismini

taktıklarını belirtti. Oğulu, bu benzetmenin sebebini şöyle

açıkladı: “Epson Monna Lisa’da Japon teknolojisine İtalyan

tasarımının elinin değdiğini net bir şekilde görüyorsunuz.

Pigment mürekkep teknolojisi sayesinde su ve enerji

tüketimimizi ciddi oranda düşürürken, numune ve üretim

hızımızda inanılmaz bir ivme yakaladık. İlk makineyi

aldıktan sadece 8 ay sonra, artan talebe yetişebilmek ve

bu kaliteyi korumak adına ikinci makine yatırımımızı da

gerçekleştirdik”.

Epson tedarikçi değil, stratejik partner

İş birliği sürecinde Epson’un sadece bir makine tedarikçisi

gibi değil, teknik kadrosuyla üretimin her aşamasında

yer alan bir “partner” gibi davrandığını vurgulayan Oğulu;

“Bu yatırım, küresel pazarda rekabet eden bir Türk firması

olarak bize cesaret verdi. Epson ile yakaladığımız bu sinerji,

sürdürülebilir üretim hedeflerimizde bize güç katıyor”

ifadelerini kullandı.

Epson Monna Lisa 64000 Hakkında

Epson’un dijital tekstil baskısındaki amiral gemisi Monna

Lisa 64000; 64 adet PrecisionCore baskı kafası ile yüksek

hız ve hassasiyet sunuyor. Özellikle pigment mürekkep

kullanımı sayesinde baskı sonrası yıkama gibi su yoğun

işlemleri ortadan kaldırarak çevresel etkiyi minimuma

indiriyor.

Makinenin önemli özellikleri;

• 64 baskı kafası ile yüksek hızlı çalışma

• Gelişmiş Genesta pigment mürekkep teknolojisi

sayesinde düşük su ve enerji tüketimi

• Doğal elyaflar üzerinde canlı, detaylı ve dayanıklı

baskılar

• İstikrarlı performans sağlayan uzun ömürlü baskı

kafası tasarımı

• Geniş renk gamı ​ve yüksek doğruluk

March Mart 2026

71


Recycling technologies

reshape textile production

Geri dönüşüm teknolojileri tekstil

üretimini yeniden şekillendiriyor

The global textile industry has recently intensified its

investments in recycling technologies, transforming

traditional production approaches. New-generation

systems designed to recover polyester, cotton, and

blended fibers are helping manufacturers reduce raw

material consumption while improving sustainability

performance across supply chains. Increasing

environmental regulations, particularly in Europe, together

with global sustainability commitments from major

brands, are encouraging textile producers to integrate

recycling solutions into their production strategies.

As textile waste volumes continue to grow worldwide,

recycling technologies are gaining strategic importance

for both manufacturers and brands seeking to reduce

their environmental footprint. Industry experts note

that circular production models supported by recycling

technologies will become a key pillar of future textile

manufacturing.

Mechanical and chemical recycling gain momentum

Two major approaches dominate textile recycling today:

mechanical and chemical recycling. Mechanical recycling

involves breaking down textile waste back into fibers,

which can then be reused in spinning processes to

produce new yarns. This method is widely used for cotton

and polyester materials and offers a relatively efficient

way to reuse textile waste generated during production.

Chemical recycling, on the other hand, enables the

transformation of complex textile waste into its original

raw material components. This process makes it possible

to recover high-quality fibers even from blended fabrics

that are difficult to recycle using traditional mechanical

Tekstil sektörü son yıllarda geri dönüşüm

teknolojilerine yönelik yatırımlarını artırarak

geleneksel üretim yaklaşımlarını dönüştürüyor.

Polyester, pamuk ve karışım elyafların geri kazanımına

yönelik geliştirilen yeni nesil sistemler, üreticilerin

ham madde tüketimini azaltmasına yardımcı olurken

tedarik zincirlerinde sürdürülebilirlik performansını da

güçlendiriyor. Özellikle Avrupa’da giderek sıkılaşan çevre

düzenlemeleri ve küresel markaların sürdürülebilirlik

hedefleri, tekstil üreticilerini geri dönüşüm çözümlerini

üretim stratejilerine dahil etmeye yönlendiriyor.

Dünya genelinde artan tekstil atıkları, geri dönüşüm

teknolojilerinin stratejik önemini daha da artırıyor. Sektör

uzmanları, geri dönüşüm teknolojileriyle desteklenen

döngüsel üretim modellerinin geleceğin tekstil üretiminde

temel bir yapı taşı haline geleceğini belirtiyor.

Mekanik ve kimyasal geri dönüşüm öne çıkıyor

Tekstil geri dönüşümünde günümüzde iki ana yöntem öne

çıkıyor: mekanik ve kimyasal geri dönüşüm. Mekanik geri

dönüşüm süreçlerinde tekstil atıkları liflerine ayrıştırılarak

yeniden iplik üretiminde kullanılabiliyor. Bu yöntem

özellikle pamuk ve polyester bazlı ürünlerde yaygın şekilde

tercih ediliyor ve üretim sırasında ortaya çıkan tekstil

atıklarının yeniden değerlendirilmesine olanak sağlıyor.

Kimyasal geri dönüşüm ise daha karmaşık yapıdaki

tekstil atıklarını yeniden ham madde bileşenlerine

dönüştürerek yüksek kaliteli elyaf elde edilmesini

mümkün kılıyor. Bu yöntem sayesinde geleneksel

mekanik yöntemlerle geri dönüştürülmesi zor olan karışım

kumaşlar da yeniden üretim döngüsüne kazandırılabiliyor.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kimyasal geri

72 March Mart 2026


Recycling investments across

the global textile industry are

accelerating the transition toward

more sustainable production models

while strengthening the use of

secondary raw materials.

Küresel tekstil sektöründe artan

geri dönüşüm yatırımları, üretim

modellerini daha sürdürülebilir bir

yapıya taşırken ikincil ham madde

kullanımını da güçlendiriyor.

methods. As technological capabilities continue to

improve, chemical recycling is increasingly viewed as

a promising solution for addressing mixed-fiber textile

waste.

Several technology developers and machinery

manufacturers are currently investing in advanced

recycling equipment designed specifically for textile

applications, supporting the industry’s shift toward

circular material flows.

Closed-loop systems become more common in

production

Alongside recycling technologies, closed-loop production

systems are gaining traction within textile manufacturing

facilities. Many producers are implementing systems that

allow production waste to be collected, processed, and

reintroduced into the same production line.

This approach significantly reduces industrial waste

while improving resource efficiency and lowering

dependency on virgin raw materials. In addition,

collaborations between textile manufacturers and global

fashion brands are expanding in order to increase the

share of recycled fibers used in finished products.

Industry observers emphasize that as recycling

technologies continue to develop, circular textile

production will move from being a sustainability initiative

to becoming a standard practice throughout the global

textile value chain.

dönüşümün tekstil atıklarının değerlendirilmesinde önemli

bir rol üstlenmesi bekleniyor.

Bugün birçok teknoloji geliştiricisi ve makine üreticisi,

tekstil sektörüne özel ileri geri dönüşüm ekipmanlarına

yatırım yaparak sektörün döngüsel malzeme akışına

geçişini destekliyor.

Kapalı döngü üretim sistemleri yaygınlaşıyor

Geri dönüşüm teknolojilerinin yanı sıra kapalı döngü

üretim sistemleri de tekstil üretim tesislerinde giderek

daha yaygın hale geliyor. Birçok üretici, üretim sırasında

ortaya çıkan atıkları toplayarak işleyen ve aynı üretim

hattına yeniden kazandıran sistemler kuruyor.

Bu yaklaşım hem endüstriyel atık miktarını azaltıyor

hem de kaynak verimliliğini artırarak bakir ham maddeye

olan bağımlılığı düşürüyor. Ayrıca küresel moda markaları

ile tekstil üreticileri arasında geri dönüştürülmüş elyaf

kullanımını artırmaya yönelik iş birlikleri de hız kazanıyor.

Uzmanlar, geri dönüşüm teknolojilerindeki gelişmelerin

önümüzdeki yıllarda tekstil üretim stratejilerini önemli

ölçüde değiştireceğini ve döngüsel tekstil üretiminin

küresel tekstil değer zincirinde giderek standart bir

uygulama haline geleceğini vurguluyor.

March Mart 2026

73


Techtextil 2026 grows with

over 1,500 exhibitors

Techtextil 2026, 1.500’ü aşkın katılımcıyla

büyüyor

Techtextil 2026 continues to grow: more than 1,500

exhibitors from 49 countries present their products

and innovations in Frankfurt am Main from 21 to

24 April 2026. Over 120 of them are first-time exhibitors.

Texprocess is taking place at the same time, remaining

stable with around 200 exhibitors – despite challenging

market conditions. Together, the two events bring more

than 1,700 exhibitors to the Frankfurt exhibition grounds.

With over 1,500 exhibitors from 49 countries, more than

120 first-time exhibitors and 16 strong country pavilions,

including those from France, Korea and Switzerland,

Techtextil in Frankfurt is once again the central meeting

place for technical textiles and nonwovens. The

Netherlands and Tunisia are also presenting themselves

with their own country pavilions for the first time.

The leading trade fair is also recording growth from

European and intercontinental markets such as India,

the Netherlands and Portugal. In addition, there are new

exhibitors from Australia, Colombia, Nigeria, Hungary

and Uruguay. At a time of recession, tariff pressures and

geopolitical tensions, Techtextil brings together decisionmakers

from a wide range of industries to open up new

markets, forge partnerships and accelerate the transfer of

applications into practice.

Performance Apparel Textiles: Doubled exhibition space

in Hall 9.0

Whether for protection, thermoregulation, insulation or

cooling, performance materials must deliver at the highest

level in extreme conditions – in workwear, protective and

military clothing as well as outdoor and sports apparel.

The Performance Apparel Textiles area (Hall 9.0) doubles

Techtextil 2026 büyümesini sürdürüyor: 21–24

Nisan 2026 tarihleri arasında Frankfurt am Main’de

düzenlenecek fuarda 49 ülkeden 1.500’ün üzerinde

katılımcı ürün ve yeniliklerini sergileyecek. Bunların

120’den fazlasını ilk kez katılan firmalar oluşturuyor.

Texprocess ise zorlu piyasa koşullarına rağmen yaklaşık

200 katılımcı ile eş zamanlı olarak gerçekleştiriliyor. İki

etkinlik birlikte Frankfurt fuar alanında 1.700’ün üzerinde

katılımcıyı bir araya getiriyor.

49 ülkeden 1.500’ü aşkın katılımcı, 120’den fazla ilk kez

katılan firma ve Fransa, Kore ile İsviçre’nin de aralarında

bulunduğu 16 güçlü ülke pavilyonu ile Frankfurt’taki

Techtextil, teknik tekstiller ve nonwoven sektörünün

merkezi buluşma noktası olmayı sürdürüyor. Hollanda ve

Tunus da bu yıl ilk kez kendi ülke pavilyonlarıyla yer alıyor.

Hindistan, Hollanda ve Portekiz gibi Avrupa ve kıtalararası

pazarlardan gelen artış dikkat çekerken; Avustralya,

Kolombiya, Nijerya, Macaristan ve Uruguay’dan yeni

katılımcılar da fuara katılıyor. Resesyon, gümrük tarifeleri

ve jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bir dönemde Techtextil,

farklı sektörlerden karar vericileri bir araya getirerek yeni

pazarlara açılma, iş birlikleri kurma ve uygulamaların

pratiğe aktarımını hızlandırma fırsatı sunuyor.

Performance Apparel Textiles: 9.0 salonunda iki kat

büyüme

Koruma, ısı düzenleme, yalıtım ya da soğutma gibi işlevler

için geliştirilen performans malzemeleri; iş kıyafetleri,

koruyucu ve askeri giysiler ile outdoor ve spor giyimde

en zorlu koşullarda üst düzey performans sunuyor.

Performance Apparel Textiles alanı (Salon 9.0), 2026’da

iki katına çıkarak 13 ülkeden yaklaşık 130 katılımcıyı bir

74 March Mart 2026


With over 1,500 exhibitors from 49

countries and new product segments,

Techtextil 2026 further strengthens

its role as a global meeting point for

technical textiles.

49 ülkeden 1.500’ün üzerinde

katılımcı ve yeni ürün segmentleriyle

Techtextil 2026, teknik tekstillerde

küresel buluşma noktası olmayı

güçlendiriyor.

in size in 2026, bringing together around 130 exhibitors

from 13 countries, including approximately 30 first-time

exhibitors. A special highlight is the live presentation

“Performance Apparels on Stage” (also in Hall 9.0). This

dedicated area showcases functional end products and

wearables in action – based on materials supplied by

exhibiting companies.

Top exhibitors: Concordia Textiles (Belgium), Getzner

Textil (Austria), Kermel (France), Klopman International

(Italy), Lenard (Spain), Noble Biomaterials (USA), Outlast

and Prym Fashion (Germany), Textil Santanderina

(Spain), and YKK Europe Limited Germany Branch (United

Kingdom).

First-time exhibitors: DuPont de Nemours International

Sàrl (Switzerland), Francis Dinsmore (United Kingdom),

Heliotextil (Portugal), Khosla High Performance Textile

(India), Osmar Buckle (Taiwan), Paskal Zipper and

Fasteners (Israel), PPH Polexim (Poland), RTS Textiles

and Stretchline (United Kingdom), Technitiger (Spain), and

Xinke Protective (Netherlands).

Nature Performance: Sustainable material solutions

Customer requirements and regulatory frameworks are

increasingly influencing material selection. At the same

time, functionality, quality and performance must remain

uncompromised. Under the Special Interest Nature

Performance, Techtextil highlights exhibitors offering

corresponding materials and solutions. The Nature

Performance label is displayed directly at the exhibitors’

stands. In addition, visitors can use the online exhibitor

search to filter specifically for this feature and identify

relevant suppliers.

In Hall 9.1, Barnet Europe as well as CORDENKA

(Germany), Kanpur Plastikpack (India) and Longcell

Europe (Germany) showcase fibres made from natural

polymers and other bio-based fibres. Corresponding

araya getiriyor. Bunların yaklaşık 30’u ilk kez katılıyor.

Salon 9.0’da düzenlenecek “Performance Apparels

on Stage” canlı sunumu ise dikkat çeken bölümlerden

biri. Bu özel alanda, katılımcı firmaların malzemeleriyle

geliştirilen fonksiyonel nihai ürünler ve giyilebilir çözümler

uygulamalı olarak sergileniyor.

Nature Performance: Sürdürülebilir malzeme çözümleri

Müşteri beklentileri ve yasal düzenlemeler malzeme

seçimini giderek daha fazla etkiliyor. Buna karşın

fonksiyonellik, kalite ve performanstan taviz verilmiyor.

Techtextil, Special Interest Nature Performance

kapsamında bu alanda çözüm sunan katılımcıları öne

çıkarıyor. Nature Performance etiketi doğrudan katılımcı

stantlarında yer alırken, ziyaretçiler online katılımcı

aramasında bu özelliğe göre filtreleme yapabiliyor.

Salon 9.1’de Barnet Europe ile birlikte CORDENKA

(Almanya), Kanpur Plastikpack (Hindistan) ve Longcell

Europe (Almanya) doğal polimerlerden ve diğer biyobazlı

hammaddelerden elde edilen lifleri sergiliyor. Benzer lif

March Mart 2026

75


fibres are presented by Calloni (Italy) and Senbis Polymer

Innovations (Netherlands) in Hall 9.0.

Also in Hall 9.1, Fiacao da Graca (Portugal) exhibits

yarns made from organic natural fibres, while Gülipek

Kumas (Turkey), Inovafil Fiacao (Portugal) and Karafiber

(Türkiye) present yarns based on natural fibres. Belchem

(Germany) complements the offering with inorganic

natural fibres.

Textile Chemicals & Dyes debuts as a dedicated product

segment

Techtextil, for the first time in 2026, brings together Textile

Chemicals & Dyes within a dedicated product segment –

responding to growing demand from users and the desire

among suppliers for a clearly structured, centralised

platform. More than 30 exhibitors from eleven countries

present their products in Hall 9.0.

The consolidation creates shorter distances: Textile

Chemicals & Dyes are located in direct proximity to Fibres,

Yarns and Performance Apparel Textiles. This makes it

easier for suppliers, manufacturers and users to connect,

align requirements more efficiently and develop solutions

together. The segment is relevant for applications

ranging from outdoor and protective clothing to industrial

and automotive uses, as well as aerospace, medical

technology, filtration and construction.

Exhibitors include Archroma (Switzerland), CHT

(Germany), CTF2000 (Belgium), EMS-Chemie

(Switzerland), Icap – Sira Chemicals and Polymers and

IMA (Italy), Interplast Kimya Sanayi ve Ticaret (Türkiye),

Livinguard (Switzerland), Novotex (Italy), Rudolf and

Schill+Seilacher (Germany), Sarex Chemicals (India),

Schmits Chemical and Tanatex Chemicals (Netherlands).

çözümleri Salon 9.0’da Calloni (İtalya) ve Senbis Polymer

Innovations (Hollanda) tarafından sunuluyor. Yine Salon

9.1’de Fiacao da Graca (Portekiz) organik doğal liflerden

üretilmiş iplikleri tanıtırken; Gülipek Kumas (Türkiye),

Inovafil Fiacao (Portekiz) ve Karafiber (Türkiye) doğal lif

bazlı iplik çözümlerini sergiliyor. Belchem (Almanya) ise

inorganik doğal liflerle ürün portföyünü tamamlıyor.

Textile Chemicals & Dyes ilk kez ayrı bir ürün segmenti

olarak

Techtextil, 2026’da ilk kez Textile Chemicals & Dyes’i ayrı

bir ürün segmenti altında topluyor. Bu adım, kullanıcı

tarafındaki artan talebe ve tedarikçilerin daha net, merkezi

bir platform beklentisine yanıt veriyor. Salon 9.0’da 11

ülkeden 30’dan fazla katılımcı ürünlerini sergiliyor.

Yeni konumlandırma sayesinde mesafeler kısalıyor:

Textile Chemicals & Dyes segmenti, Fibres, Yarns ve

Performance Apparel Textiles alanlarına doğrudan yakın

konumda yer alıyor. Bu yapı; tedarikçiler, üreticiler ve

kullanıcıların daha kolay bir araya gelmesini, ihtiyaçların

daha verimli biçimde uyumlaştırılmasını ve ortak çözümler

geliştirilmesini destekliyor. Segment; outdoor ve koruyucu

giyimden endüstriyel ve otomotiv uygulamalarına,

havacılık, medikal teknoloji, filtrasyon ve inşaat

sektörlerine kadar geniş bir kullanım alanına hitap ediyor.

76 March Mart 2026


March Mart 2026

77


Spinning, winding and

twisting technologies

transform with smart systems

Eğirme, sarma ve büküm teknolojileri

akıllı sistemlerle dönüşüyor

Spinning, winding and twisting technologies, which

form some of the most critical stages of the textile

production chain, are undergoing a significant

technological transformation. Thanks to digitalization,

automation and sustainable production solutions, textile

manufacturers are now able to achieve higher productivity

and improved yarn quality.

In spinning technologies, new systems that combine

high speed with consistent quality are gaining

prominence. Alongside conventional ring spinning

systems, rotor spinning and air-jet spinning technologies

are increasingly being adopted in modern production

facilities. Air-jet spinning, in particular, uses highspeed

air streams to bind fibers together, enabling

faster production, lower energy consumption and more

uniform yarn structures. Innovative developments such

as magnetic ring spinning are also attracting attention

within the sector. This technology aims to overcome the

speed limitations caused by friction in conventional ring

systems, enabling significantly higher production speeds

while maintaining yarn quality.

In winding technologies, digitalization and sensorbased

control systems are becoming standard features.

Next-generation automatic winding machines utilize

intelligent sensors and tension control systems to

enhance yarn winding quality and reduce production

errors. In addition, AI-supported predictive maintenance

systems help detect potential machine failures in

advance, minimizing production downtime. Twisting

technologies are also advancing with solutions designed

to shorten production processes. New-generation singlestep

S/Z twisting machines can complete processes that

previously required multiple stages in a single operation.

This innovation not only increases production efficiency

but also provides energy savings of up to 20 percent while

reducing operational costs.

Machinery manufacturers are increasingly focusing

on sustainability as well. Energy-efficient motors, IoTbased

production monitoring systems and technologies

designed to process recycled fibers are rapidly gaining

Tekstil üretim zincirinin en kritik aşamalarını

oluşturan eğirme (spinning), sarma (winding) ve

büküm (twisting) teknolojileri son yıllarda önemli bir

teknolojik dönüşümden geçiyor. Dijitalleşme, otomasyon

ve sürdürülebilir üretim çözümleri sayesinde tekstil

üreticileri daha yüksek verimlilik ve daha kaliteli iplik

üretimi sağlayabiliyor.

Eğirme teknolojilerinde özellikle yüksek hız ve kalite

sağlayan yeni yöntemler öne çıkıyor. Geleneksel ring

eğirme sistemlerinin yanı sıra rotor ve hava jetli eğirme

teknolojileri modern tesislerde yaygınlaşıyor. Hava jetli

eğirme yönteminde yüksek hızlı hava akımı lifleri bir araya

getirerek iplik oluşturuyor ve bu sayede daha hızlı üretim,

daha düşük enerji tüketimi ve daha homojen iplik yapısı

elde edilebiliyor.

Bunun yanı sıra manyetik ring eğirme gibi yenilikçi

sistemler de sektörde dikkat çekiyor. Bu teknoloji,

klasik ring sistemlerinde bulunan sürtünme kaynaklı hız

sınırlamalarını ortadan kaldırarak daha yüksek üretim

hızlarına ulaşmayı hedefliyor.

Sarma teknolojilerinde ise dijitalleşme ve sensör tabanlı

kontrol sistemleri ön plana çıkıyor. Yeni nesil otomatik

sarma makinelerinde akıllı sensörler ve gerilim kontrol

sistemleri kullanılarak iplik sarım kalitesi artırılıyor ve

üretim sürecindeki hata oranları azaltılıyor. Ayrıca yapay

zekâ destekli bakım sistemleri sayesinde makinelerin

78 March Mart 2026


Spinning, winding and twisting

technologies—key stages of textile

production—are rapidly evolving

through innovations focused on

automation, artificial intelligence,

energy efficiency and sustainability.

Next-generation machines are

increasing production speeds while

reducing energy consumption and

waste, strengthening the industry’s

global competitiveness.

Tekstil endüstrisinin temel üretim

aşamalarından olan eğirme, sarma

ve büküm teknolojileri; otomasyon,

yapay zekâ, enerji verimliliği ve

sürdürülebilirlik odaklı yeniliklerle

hızla gelişiyor. Yeni nesil makineler

üretim hızını artırırken enerji

tüketimini ve fire oranlarını düşürerek

sektörün rekabet gücünü yükseltiyor.

importance across the sector. In modern rotor spinning

machines, smart sensors and machine-to-machine

communication allow production processes to be

monitored in real time, improving both operational

efficiency and maintenance planning. Industry

experts note that this technological transformation is

creating new opportunities, particularly in the fields

of technical textiles, sustainable yarn production and

high-performance fibers. Growing global competition

and stricter environmental regulations are pushing

textile manufacturers to invest in more efficient and

environmentally friendly production technologies.

According to sector representatives, the integration

of smart factory concepts, automation and advanced

data analytics will soon become standard in yarn

manufacturing. As a result, spinning, winding and twisting

technologies are expected to play a key role in shaping

the future of the textile industry.

arızaları önceden tespit edilerek üretim kesintileri

minimize edilebiliyor.

Büküm teknolojilerinde de üretim süreçlerini kısaltan

yenilikler dikkat çekiyor. Yeni nesil tek adım S/Z büküm

makineleri, daha önce birkaç aşamada gerçekleştirilen

işlemleri tek bir süreçte tamamlayabiliyor. Bu sayede

enerji tüketiminde yüzde 20’ye varan tasarruf sağlanırken

üretim maliyetleri de önemli ölçüde düşürülebiliyor.

Tekstil makineleri üreticileri aynı zamanda sürdürülebilir

üretim hedeflerine odaklanıyor. Enerji verimli motorlar, IoT

tabanlı üretim izleme sistemleri ve geri dönüştürülmüş

liflere uygun iplik üretim teknolojileri sektörde hızla

yaygınlaşıyor. Yeni nesil rotor eğirme makinelerinde

kullanılan akıllı sensörler ve makine-makine iletişimi

sayesinde üretim süreçleri gerçek zamanlı izlenebiliyor ve

bakım planlaması daha verimli yapılabiliyor.

Uzmanlara göre bu teknolojik dönüşüm, özellikle

teknik tekstiller, sürdürülebilir iplik üretimi ve yüksek

performanslı lifler alanında yeni fırsatlar yaratıyor.

Artan küresel rekabet ve çevresel düzenlemeler,

tekstil üreticilerini daha verimli ve çevre dostu üretim

teknolojilerine yatırım yapmaya yönlendiriyor.

Sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemde akıllı

fabrikalar, otomasyon ve veri analitiği uygulamalarının

iplik üretiminde standart hale geleceğini ve eğirme,

sarma ve büküm teknolojilerinin tekstil endüstrisinin

dönüşümünde kilit rol oynayacağını belirtiyor.

March Mart 2026

79




Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!