29.04.2026 Views

Tekstil Teknik April 2026

Tekstil Teknik Nisan 2026

Tekstil Teknik Nisan 2026

SHOW MORE
SHOW LESS

Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!

Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.






içindekiler

index

6 A new era in the textile industry: Transformation amid challenges

Tekstil sektöründe yeni dönem: Zorluklar içinde dönüşüm fırsatı

8 Hormuz crisis: Textile industry on alert

Hürmüz krizi: Tekstil sektörü alarmda

10 Tekstilde yüzey enerjisi: Boyamanın görünmeyen anahtarı

12 Sustainability is not populism, it’s a conscious choice

Sürdürülebilirlik popülizm değil, bilinçli seçim

14 Konfida aims to strengthen global partnerships at

TECHTEXTIL 2026

Konfida, TECHTEXTIL 2026’da küresel iş birliklerini güçlendirmeyi

hedefliyor

16 From preparation to 3D weaving: Stäubli’s solutions at

Techtextil 2026

Hazırlıktan 3D dokumaya: Stäubli’nin Techtextil 2026 çözümleri

20 Techtextil 2026 highlights market-ready defence textiles and

industrial scalability

Techtextil 2026, pazara hazır savunma tekstillerini ve endüstriyel

ölçeklenebilirliği öne çıkarıyor

26 Results of the 37th ITMF global textile industry survey released

37. ITMF küresel tekstil endüstrisi anketi sonuçları açıklandı

28 Cotton Market Fundamentals & Price Outlook

Pamuk pazarı esasları ve fiyatlara genel bakış

34 Akpamuk İplik stood out at the fair with its sustainable products

Akpamuk İplik fuarda sürdürülebilir ürünleriyle öne çıktı

38 Global yarn trade meets in Istanbul

Küresel iplik ticareti İstanbul’da buluştu

42 The age of automation in European textiles begins with

Robotextile

Robotextile ile Avrupa tekstilinde otomasyon çağı başlıyor

46 BASF Shapes the future of the textile ındustry with tangible

solutions at Techtextil 2026

BASF, Techtextil 2026’da tekstil endüstrisinin geleceğini somut

çözümlerle şekillendiriyor

50 Stars of textile exports honored: Strong emphasis on domestic

production

Tekstil ihracatının yıldızları ödüllendirildi: Yerli üretim vurgusu öne

çıktı

52 Government support for SIGN Istanbul 2026 participants

SIGN İstanbul 2026 katılımcılarına Devlet desteği

54 Future-Ready nonwovens and fiber processing Solutions: Meet

Trützschler at Techtextil 2026

Geleceğe hazır nonwoven ve elyaf işleme çözümleri: Trützschler

Techtextil 2026’da

56 Rifay takes the stage at TECHTEXTILE 2026 with sustainable fiber

solutions

Rifay, TECHTEXTILE 2026’da sürdürülebilir elyaf çözümleriyle

sahne alıyor

4 April Nisan 2026


58 COOLMAX CloakFX fiber makes global debut in Munich

COOLMAX CloakFX Elyafı, Münih’te Küresel Lansmanını

gerçekleştirdi

60 ORTA and Archroma launch denim collection dyed with wool waste

ORTA ve Archroma, yün atığından boyanmış denim koleksiyonunu

tanıttı

62 Aksa Akrilik to showcase ıts advanced materials strength at

Techtextil 2026

Aksa Akrilik, Techtextil 2026’da ileri malzeme gücünü vitrine

çıkaracak

65 INDEX26 sets the course for the future of the nonwovens

industry

INDEX26, nonwoven sektörünün geleceğine yön veriyor

66 Anadolu İplik highlights its strong production infrastructure at

Istanbul Yarn Fair

Anadolu iplik, İstanbul iplik Fuarı’nda güçlü üretim altyapısını öne

çıkardı

68 Tepar expands its technical strength at Istanbul Yarn Fair

Tepar, İstanbul iplik fuarında teknik gücünü büyüttü

70 VOMATEX: Innovation and sustainability in technical textiles with

over 50 years of expertise

VOMATEX: 50 yılı aşkın tecrübe ile teknik tekstilde yenilik ve

sürdürülebilirlik

72 Military Textiles: The ınvisible power of high technology in defense

Askeri tekstiller: Savunma sanayinde yüksek teknolojinin

görünmeyen gücü

74 Contract logistics drives growth at Sertrans Logistics

Sertrans Logistics’te büyümenin motoru kontrat lojistiği

76 Stable fiber processing even with demanding materials

Zorlu hammaddelerde bile stabil elyaf üretimi mümkün

78 Shaping the future of textiles

Tekstilde geleceğin kodları yazıldı

INDEX ADS

ITM 2026...................Front Cover

Hightex.......................Back Cover

Eliar...........................Inside Front Cover

KFA - Hometex............Inside Back Cover

Erşahan Elektrik..........2-3

Genkim......................7

Asteks........................9

Odesi.........................11-13-15

Aygenteks..................18-19

Mersan......................21

Enes Makine...............23

Pnösan.......................25

Swiss Textile...............27

Groz-Beckert..............29

İdes Makina................33

Comfytex....................35

Argema......................37

TRN Önal Makina........39

Argestech...................41

ABB Pamuk................43

Tüfekçi Makine...........45

Işılsan........................47

IGATEX.......................49

Jakob Müller...............53

Retech.......................55

İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR (SORUMLU)

General Manager (Responsible)

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ DANIŞMANI

Advisory Editor

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

Prof. Dr. Cevza CANDAN

YAYIN KURULU

Editorial Board

Prof. Dr. Bülent ÖZİPEK

Prof. Dr. H. Rıfat ALPAY

Prof. Dr. Yalçın BOZKURT

Prof. Dr. E. Tekin ALTINBAŞ

Prof. Dr. W. OXENHAM

Prof. Dr. Emel ÖNDER

Prof. Dr. Yusuf ULCAY

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Doç. Dr. Yusuf A. USKANER

STAFF WRITER

İsmail ÇAKIR

ismail.cakir@img.com.tr

PAZARLAMA VE SATIŞ KOORDINATÖRÜ

Marketing & Sales Coordinator

Ömer Faruk GÖRÜN

omer.gorun@img.com.tr

+90 505 299 62 65

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

Tel: +90 212 454 22 22

GSM: +90 532 313 22 11

TEKNİK MÜDÜR

Technical Manager

Tayfun AYDIN

tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM

Graphic & Design

Serkan BEYOĞLU

serkan.beyoglu@img.com.tr

DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ

Digital Assets Manager

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

ABONE VE DAĞITIM

Subsc rip ti on and Cir cu la ti on

Ma na ger

İsmail ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK

YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mahallesi 29 November

Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1

P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler

/ İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22

Fax: +90 212 454 22 93

BASKI | Printed By | İH LAS

Ga ze te ci lik A.Ş.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi

29 November Caddesi No: 11

A/41 Yenibosna - Bahçelievler /

İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 30 00

BÖL GE TEM SİL Cİ LİK LE Rİ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

Tel: +90 224 211 44 50

Fax: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

Tel: +90 332 238 10 71

Fax: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

KOREA | Jes Media Int.

Mr. Young Seoah CHINN

Tel: 8224813411 Fax: 8224813414

jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Tekstil & Teknik Dergisi’nde yer alan

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu

ilan sahiplerine aittir.

Tekstil & Teknik is published monthly.

Ad ver ti se ments res pon si bi li ti es

pub lis hed in our ma ga zi ne per ta in to

ad ver tisers.

www.tekstilteknik.com.tr

img@img.com.tr

tekstilteknikdergisi

tekstilveteknik

tekstilteknikdergisi

Tekstil Teknik

April Nisan 2026

5


Ali ERDEM

Yazı İşleri Müdürü

News Editor

A new era in the textile

industry: Transformation

amid challenges

Tekstil sektöründe yeni dönem:

Zorluklar içinde dönüşüm

fırsatı

editör

editor

Fluctuations in the global economy,

geopolitical tensions, rising energy

costs, and shifting consumer

behaviors are reshaping the textile industry.

In the post-pandemic period, supply chain

resilience has come to the forefront, while

brands are increasingly focusing on speed,

flexibility, and the advantages of nearshoring.

This landscape presents both significant

opportunities and serious challenges for

Türkiye, one of the world’s key manufacturing

hubs.

Türkiye’s textile and apparel sector

continues to maintain its competitiveness

thanks to its strong production infrastructure,

skilled workforce, design capabilities, and

proximity to the European market. However,

high financing costs, currency pressures,

rising labor expenses, and slowing global

demand are limiting the sector’s room

to maneuver. Profitability pressures are

particularly felt in price-driven markets where

competition is intense.

Despite these challenges, the future of the

sector lies not merely in cost advantages

but in value-added production, technical

textiles, sustainable materials, digitalization,

and branding. New regulations such as

the European Green Deal are also making

transformation inevitable. The Turkish

textile industry will strengthen its position

in global competition to the extent that it

can combine its production strength with

innovation. Today, competition is no longer

confined to production lines; it is taking place

in a new textile world woven with software,

engineering, and technology.

Küresel ekonomide yaşanan

dalgalanmalar, jeopolitik

gerilimler, enerji maliyetlerindeki

artış ve değişen tüketici alışkanlıkları,

tekstil sektörünü yeniden şekillendiriyor.

Pandemi sonrası dönemde tedarik

zincirlerinin dayanıklılığı ön plana

çıkarken, markalar üretimde hız, esneklik

ve yakın coğrafyalardan tedarik avantajına

odaklanıyor. Bu tablo, dünyanın en önemli

üretim üslerinden biri olan Türkiye için

önemli fırsatlar kadar ciddi sınamalar da

barındırıyor.

Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü;

güçlü üretim altyapısı, kaliteli iş gücü,

tasarım kabiliyeti ve Avrupa pazarına

yakınlığı sayesinde rekabet gücünü

koruyor. Ancak yüksek finansman

maliyetleri, kur baskısı, artan işçilik giderleri

ve küresel talepteki yavaşlama, sektörün

hareket alanını daraltıyor. Özellikle fiyat

odaklı rekabetin yoğunlaştığı pazarlarda

kârlılık baskısı daha fazla hissediliyor.

Buna karşın sektörün geleceği yalnızca

maliyet avantajında değil; katma değerli

üretim, teknik tekstiller, sürdürülebilir

materyaller, dijitalleşme ve markalaşmada

yatıyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi

yeni düzenlemeler de dönüşümü zorunlu

kılıyor. Türkiye tekstil sektörü, sahip

olduğu deneyim ve üretim gücünü

yenilikçilikle birleştirebildiği ölçüde

küresel rekabette daha güçlü bir konuma

yükselecektir. Artık rekabet sadece üretim

bantlarında değil; yazılım, mühendislik

ve teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil

dünyasında gerçekleşiyor.

6 April Nisan 2026



Hormuz crisis: Textile industry on alert

Hürmüz krizi: Tekstil sektörü alarmda

Ömer Faruk GÖRÜN

Pazarlama ve Satış Koordinatörü

Marketing & Sales Coordinator

bizden

from us

The Strait of Hormuz, one of the most critical

chokepoints in global trade, sits at the heart of

the world’s energy flow. If ongoing geopolitical

tensions in the Middle East escalate into open conflict

and this strategic passage remains closed for an

extended period, the consequences would go far beyond

energy markets. Such a scenario could create severe

disruptions across production, logistics, and supply

chains worldwide. One of the sectors likely to feel the

strongest impact would be the textile industry, which is

inherently highly dependent on energy and global supply

networks.

Textile production requires intensive energy use at

nearly every stage, from spinning yarn and weaving

fabric to dyeing and finishing. For this reason, sharp

increases in oil and natural gas prices would directly raise

production costs. If the Strait of Hormuz were to remain

closed, a contraction in energy supply could push costs

to extremely difficult-to-manage levels, creating serious

sustainability challenges, particularly for manufacturers

operating on low profit margins. This pressure would be

felt even faster and more deeply in countries dependent

on imported energy.

Alongside rising energy costs, major disruptions would

also emerge in the logistics chain. Tankers and container

ships forced to use alternative routes would face longer

transit times and higher transportation costs. This

would drive freight rates upward while extending delivery

schedules. In the textile and apparel sectors, where “ontime

delivery” is a critical competitive factor, such delays

could lead to order cancellations, customer losses, and

shrinking markets.

On the raw material side, the effects would be even

more far-reaching. Synthetic fibers such as polyester are

based on petrochemical products, and their production is

directly tied to the energy sector. A prolonged closure of

the Strait of Hormuz would make access to petrochemical

feedstocks more difficult while causing prices to rise

rapidly. This could push manufacturers toward natural

fibers such as cotton; however, in the short term, supplydemand

imbalances in that segment would also become

inevitable.

From Türkiye’s perspective, the picture presents

both risks and opportunities. Thanks to its proximity

to European markets, Türkiye enjoys a fast-delivery

advantage and could stand out through a nearshoring

model during a period when global supply chains are

being reshaped. At the same time, its high dependence

on imported energy means rising costs would quickly be

reflected in production prices. This places the Turkish

textile sector in a delicate balance between competitive

advantage and cost pressure.

On a global scale, brands and retailers tend to make

their supply chains more flexible and secure during

such crises. Shorter lead times, geographic proximity,

and lower-risk sourcing locations gain importance,

while manufacturers are compelled to focus on energy

efficiency, alternative raw materials, and sustainable

production models. Accelerating investments in

renewable energy and rising demand for recycled fibers

are among the key indicators of this transformation.

A scenario in which the Strait of Hormuz remains

closed for a prolonged period would represent not only

a temporary crisis for the textile industry, but also the

trigger for a structural transformation process. Those

companies that survive and emerge stronger will be the

ones capable of managing costs effectively, diversifying

supply chains, and adapting quickly to shifting global

dynamics.

Küresel ticaretin en kritik dar geçitlerinden biri

olan Hürmüz Boğazı, dünya enerji akışının

merkezinde yer alır. Orta Doğu’da süregelen

jeopolitik gerilimlerin sıcak çatışmaya dönüşmesi ve bu

stratejik geçidin uzun süre kapalı kalması, yalnızca enerji

piyasalarında değil; üretim, lojistik ve tedarik zincirlerinin

tamamında sarsıcı etkiler yaratabilecek bir senaryoyu

beraberinde getirir. Bu etkilerin en belirgin hissedileceği

sektörlerden biri ise, doğası gereği enerjiye ve küresel

tedarik ağlarına yüksek bağımlılığı bulunan tekstil

endüstrisidir.

Tekstil üretimi; iplikten kumaşa, boyamadan terbiyeye

kadar uzanan süreçlerin hemen hepsinde yoğun enerji

kullanımı gerektirir. Bu nedenle petrol ve doğalgaz

fiyatlarında yaşanacak sert artışlar, üretim maliyetlerini

doğrudan yukarı çeker. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması

durumunda enerji arzında yaşanacak daralma, maliyetleri

kontrol edilmesi güç bir seviyeye taşırken, özellikle

düşük kâr marjlarıyla çalışan üreticiler için ciddi bir

sürdürülebilirlik sorunu yaratır. Enerji ithalatına bağımlı

ülkelerde bu baskı çok daha hızlı ve derin hissedilir.

Enerji maliyetlerindeki artışa paralel olarak lojistik

zincirinde de ciddi kırılmalar ortaya çıkar. Deniz

taşımacılığında alternatif rotalara yönelmek zorunda

kalan tankerler ve konteyner gemileri, daha uzun

sürelerde ve daha yüksek maliyetlerle taşımacılık yapar.

Bu durum navlun fiyatlarını artırırken teslimat sürelerini

uzatır. Tekstil ve hazır giyim sektöründe “zamanında

teslimat” kritik bir rekabet unsuru olduğundan, yaşanan

gecikmeler sipariş iptallerine, müşteri kayıplarına ve

pazar daralmalarına yol açabilir.

Hammadde tarafında ise daha zincirleme bir etki söz

konusudur. Polyester gibi sentetik lifler petro-kimya

ürünlerine dayanır ve bu ürünlerin üretimi doğrudan enerji

sektörüne bağlıdır. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması,

petro-kimyasal hammaddelere erişimi zorlaştırırken

fiyatların hızla yükselmesine neden olur. Bu durum

üreticileri pamuk gibi doğal liflere yönlendirebilir; ancak

kısa vadede bu alanda da arz-talep dengesizlikleri

kaçınılmaz hale gelir.

Türkiye açısından bakıldığında tablo hem riskler

hem de fırsatlar barındırır. Avrupa pazarına yakınlığı

sayesinde hızlı teslimat avantajına sahip olan Türkiye,

küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği böyle bir

dönemde “yakın üretim” modeliyle öne çıkabilir. Ancak

aynı zamanda enerji ithalatına yüksek bağımlılığı, artan

maliyetlerin üretim fiyatlarına hızla yansımasına neden

olur. Bu da Türkiye tekstil sektörünü rekabet avantajı ile

maliyet baskısı arasında hassas bir dengeye oturtur.

Küresel ölçekte markalar ve perakendeciler, bu tür kriz

dönemlerinde tedarik zincirlerini daha esnek ve güvenli

hale getirme eğilimine girer. Daha kısa teslim süreleri,

coğrafi yakınlık ve düşük risk faktörleri öne çıkarken,

üreticiler de enerji verimliliği, alternatif hammadde

kullanımı ve sürdürülebilir üretim modellerine yönelmek

zorunda kalır. Yenilenebilir enerji yatırımlarının hız

kazanması ve geri dönüştürülmüş liflere olan talebin

artması, bu dönüşümün önemli göstergeleri arasında yer

alır.

Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kaldığı bir senaryo,

tekstil sektörü için yalnızca geçici bir kriz değil, aynı

zamanda yapısal bir dönüşüm sürecinin tetikleyicisi

olur. Bu süreçte ayakta kalabilen ve güçlenerek çıkabilen

oyuncular; maliyetlerini etkin şekilde yönetebilen, tedarik

zincirlerini çeşitlendiren ve değişen küresel dinamiklere

hızla uyum sağlayabilenler olacaktır.

8 April Nisan 2026


401 SF&M

Manşon Taşlama Makinesi

Akıllı Besleme Sistemli & İki Bağımsız Taşlama Ünitesi

YENİLİKÇİ, YÜKSEK TEKNOLOJİ VE PERFORMANSLI ÜRÜNLER İLE:

KONFORLU ÇALIŞMA

08-11 Nisan 2026

Vietnam Saigonteks

Fuarı

Stand: A1G17

15-18 Nisan 2026

Cakarta Uluslararası Fuarı

Endonezya

Stand: O22-24

Bangladeş Uluslararası

Tekstil, Örme ve Konfeksiyon Sanayi Fuarı

29 Nisan- 2 Mayıs 2026

Salon:8 Stand:808


Turgay KARAGÖMLEK

Tekstilde yüzey enerjisi:

Boyamanın görünmeyen

anahtarı

Boyama çoğu zaman proses, reçete, pH

ve sıcaklık üzerinden tartışılır. Oysa

sürecin en başında, sessizce çalışan bir

parametre vardır:

Yüzey enerjisi.

Viskon → 60–70

Modal → 60–70

Tencel → 62–72

Yün → 40–50

İpek → 45–55

tekstil / görüş

textile / opinion

Islanma → Difüzyon → Bağlanma zincirinin

ilk halkasıdır.

1.Yüzey Enerjisi Nedir?

Bir katı yüzeyin sıvı ile temas ettiğinde

ıslanabilme eğilimidir. Birim: mN/m

(milinewton/metre)

Genel kabul:

< 35 mN/m → düşük yüzey enerjisi

40 mN/m üstü → iyi ıslanabilir yüzey

2.Sentetik Elyaflarda Yüzey Enerjisi

Sentetik Elyaflar – Yüzey Enerjisi (mN/m)

PP → 29–31 → Çok düşük, boya afinitesi yok

denecek kadar az

PE → 30–33 → Çok düşük, boya afinitesi yok

denecek kadar az

PES → 43–46 → Orta düzey ıslanma

PA (Nylon) → 46–50 → İyi ıslanma

PAN (Akrilik) → 40–44 → Kontrollü ıslanma

Neden PP ve PE boyanmaz?

Çünkü non-polar yapı + düşük yüzey enerjisi

= Boya banyosu lif yüzeyini ıslatamaz →

difüzyon başlamaz.

Bu yüzden çözüm:

Masterbatch (cips boyama)

Pigment sistemleri

Yüzey modifikasyonu

3.Doğal ve Rejenere Elyaflarda Yüzey Enerjisi

Doğal Elyaflar – Yüzey Enerjisi (mN/m)

Pamuk →55–65

Keten → 55–65

Neden selülozik lifler kolay boyanır?

Yüksek yüzey enerjisi

Hidroksil (-OH) grupları

Hidrofilik yapı

Islanma çok hızlıdır, boya molekülü lif içine

rahat difüze olur.

4.Kritik Gerçek

Yüksek yüzey enerjisi tek başına boya

garantisi değildir. Örneğin: Yün ıslanır ama

pH hassastır. Akrilik orta yüzey enerjisine

sahiptir ama sadece katyonik boya ile

boyanır. Polyester ıslanır ama kristalinite,

difüzyonu sınırlar.

5.Sonuç

Yüzey enerjisi ön terbiye etkinliğini belirler.

Islatıcı ihtiyacını belirler. Boyama başlangıç

kinetiğini belirler. Lekeye yatkınlığı etkiler.

Boyama reçetesi yazmadan önce sorulması

gereken soru: Bu lifin yüzey enerjisi nedir ve

kimyasal yapısı neye izin verir?

10 April Nisan 2026



Sustainability is not populism,

it’s a conscious choice

Sürdürülebilirlik popülizm değil, bilinçli seçim

Sustainability in the textile industry

has long been associated with

recycling and waste management.

However, Assoc. Prof. Başak

Boğday Saygılı emphasizes that true

sustainability goes beyond fabric

regeneration, focusing instead on

conscious consumption, timeless

design, and strategic use of Turkey’s

creative heritage.

According to Assoc. Prof. Başak Boğday Saygılı,

sustainability begins with selecting highquality,

timeless pieces that suit an individual’s

body, psychology, and career. Criticizing

performative sustainability campaigns aimed

merely at trend creation, Saygılı highlights

that quality-focused production and longlasting

design offer the real solution.

Turkey should become a design country, not

just a manufacturing hub

“Repurposing old materials is certainly

valuable, but true transformation starts by

instilling a culture of conscious shopping.

Rising production costs prevent Turkey’s

subcontracting model from being sustainable.

Becoming a ‘design country’ has now become

a necessity. The Turkish fashion sector is

already strong in production quality. It’s

time to leverage that experience for our own

brands. Today, the world is at our fingertips. In

the digital era, becoming a global brand is far

more achievable than before,” she explained.

Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı’ya göre

sürdürülebilirliğin temelinde; kişinin vücut

özelliklerine, psikolojisine ve kariyerine uygun,

kaliteli ve zamansız parçalar seçmesi yatıyor. Trend

oluşturma amacıyla yapılan göstermelik sürdürülebilirlik

kampanyalarını eleştiren Saygılı, kalite odaklı üretim ve

uzun ömürlü tasarımın gerçek çözüm

olduğuna dikkat çekiyor.

Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı

Tekstil sektöründe sürdürülebilirlik

kavramı uzun yıllardır geri dönüşüm

ve atık yönetimi üzerinden tartışılıyor.

Ancak Doç. Dr. Başak Boğday

Saygılı, sürdürülebilirliğin yalnızca

kumaşı yeniden üretmekten ibaret

olmadığını, asıl meselenin bilinçli

tüketim olduğunu savunuyor.

Türkiye üretim ülkesi değil, tasarım

ülkesi olmalı

“Eskiyi dönüştürmek elbette kıymetli

ancak asıl dönüşüm, bilinçli alışveriş

kültürünü yerleştirmekle başlar.

Artan üretim maliyetleri Türkiye’nin

taşeron üretim modelini sürdürülebilir

kılamıyor. Artık “tasarım ülkesi” olmak

bir zorunluluk hâline geldi. Türk moda

sektörü üretim kalitesi açısından

dünya çapında güçlü bir konumda. Elde

ettiğimiz üretim deneyimini artık kendi

markalarımız için kullanma zamanı.

Bugün dünya parmaklarımızın ucunda.

Dijital çağda global marka olmak

eskisinden çok daha mümkün” dedi.

Traditional Fabrics: The key to the future

Saygılı stressed that traditional fabrics should be

embraced within the slow fashion framework, combining

their heritage with modern forms. She also highlighted the

strategic importance of obtaining geographical indications

and supporting brands that use traditional fabrics.

With Turkey’s rich aesthetic heritage and skilled design

workforce, Saygılı believes that a targeted strategy can

elevate the country to the status of a “Design Nation with

Recognized Brands.”

Geleneksel kumaşlar geleceğin anahtarı

Geleneksel kumaşların yavaş moda kapsamında

değerlendirilmesi gerektiğini belirten Saygılı, bu değerlerin

modern formlarla geleceğe taşınmasının önemine dikkat

çekerek, Coğrafi işaret almanın ve geleneksel kumaş

kullanan markaların desteklenmesinin stratejik bir adım

olduğunu ifade etti.

Saygılı’ya göre Türkiye’nin güçlü estetik mirası ve

yetişmiş tasarımcı kadrosu, doğru stratejiyle birleştiğinde

ülkeyi “Markalaşan Tasarım Ülkesi” konumuna taşıyabilir.

12 April Nisan 2026



Konfida aims to strengthen

global partnerships at

TECHTEXTIL 2026

Konfida, TECHTEXTIL 2026’da küresel

iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor

A leading manufacturer of high-end

paper tubes, cores, and edgeboards,

Konfida is set to showcase its

innovative solutions at TECHTEXTIL

2026 while expanding its international

collaborations.

Yüksek kaliteli kağıt bobin, masura

ve köşebent üretiminde öne çıkan

Konfida, TECHTEXTIL 2026’da

yenilikçi çözümlerini sergileyerek

uluslararası iş birliklerini geliştirmeye

hazırlanıyor.

Konfida is a leading manufacturer of high-end paper

tubes, cores, and edgeboards. The company serves

a wide range of industries, including synthetic yarn,

film and flexible packaging, nonwoven fabrics, as well as

paper and board.

Konfida operates three manufacturing facilities in Türkiye

and Hungary. With a workforce of over 400 employees, the

company exports to more than 30 countries across four

continents.

By combining advanced production technologies with

continuous investment in R&D, Konfida ensures consistent

quality, operational excellence, and full compliance with

international standards.

Through its affiliate, Konfida Machinery, the company also

designs and manufactures specialized equipment for the

paper tubes and cores industry, as well as for sectors such

as defense, energy, textile, automotive, and packaging. This

further strengthens Konfida’s technological capabilities and

infrastructure.

Konfida is excited to participate in Techtextil 2026 as a

platform to connect with

existing partners, discuss

current trends, and explore

future expectations.

The company looks

forward to welcoming

both its valued partners

and new collaborators

at the exhibition,

sharing insights, and

exploring future growth

opportunities together.

Konfida, yüksek kaliteli kağıt bobin, masura ve kağıt

köşebent üretiminde sektörün lider firmalarından

biridir. Şirket; sentetik iplik, film ve esnek ambalaj,

nonwoven kumaşlar ile kağıt ve karton üretimi gibi geniş bir

endüstri yelpazesine hizmet vermektedir.

Konfida, Türkiye ve Macaristan’da bulunan üç üretim

tesisiyle faaliyet göstermektedir. 400’ün üzerinde çalışanı ile

şirket, dört kıtada 30’dan fazla ülkeye ihracat yapmaktadır.

Gelişmiş üretim teknolojilerini sürekli Ar-Ge yatırımlarıyla

birleştiren Konfida, sürdürülebilir kalite, operasyonel

mükemmeliyet ve uluslararası standartlara tam uyum

sağlamaktadır.

Konfida, kardeş kuruluşu Konfida Makine aracılığıyla

kağıt bobin ve masura sektörü ile beraber; savunma, enerji,

tekstil, otomotiv ve ambalaj gibi çeşitli sektörlere yönelik

özel makine tasarımı ve üretimi de gerçekleştirmektedir.

Bu sayede şirket, güçlü bir teknolojik altyapıya ve yüksek

mühendislik yetkinliğine sahiptir.

Konfida, Techtextil 2026

fuarında hem mevcut iş

ortaklarıyla hem de yeni iş

birlikleri geliştirebileceği

potansiyel paydaşlarla

bir araya gelerek güncel

trendleri değerlendirmeyi

ve geleceğe yönelik

beklentileri ele almayı

hedeflemektedir.

14 April Nisan 2026



From preparation to 3D

weaving: Stäubli’s solutions at

Techtextil 2026

Hazırlıktan 3D dokumaya: Stäubli’nin

Techtextil 2026 çözümleri

Stäubli, a global leader in high performance weaving

technologies, is pleased to announce its participation

at Techtextil 2026 in Frankfurt, Germany, from 21 to

24 April, the leading international trade fair for technical

textiles and nonwovens. As technical textiles continue

their rapid expansion across demanding markets such as

defense, mobility, aerospace, construction, energy… Stäubli

will showcase innovative solutions designed to empower

mills to produce the next generation of advanced fabrics.

Stäubli will exhibit its trend-setting technologies at the

Swiss Pavilion Booth B01.6 in Hall 12.0.

Technical Textiles: A market accelerating toward highperformance

innovation

The global rise in demand for reinforcement fabrics,

multilayer structures, 3D composites, and high value

industrial textiles is reshaping manufacturing expectations.

Reliable equipment, flexible weaving architectures, and

precise material handling have become essential for

weaving mills pursuing new applications and higher

performance products. This expansion underscores the

critical role of advanced weaving solutions in meeting

evolving industry needs. Stäubli’s decades long know

how in technical weaving positions the company as a key

contributor to this transition.

Stäubli weaving systems are widely used to produce

demanding technical fabrics — from lightweight

reinforcement materials, OPW airbags, to filtration fabrics,

medical textiles, and specialized industrial materials.

By combining cutting edge mechanical engineering,

advanced electronic control, and long term customer

support, Stäubli ensures stable performance and high

fabric quality across all applications.

Stäubli Solutions to discover at Techtextil 2026

At this year’s edition, Stäubli will display

its MAGMA Tying Machine, a robust

and high efficiency solution specifically

engineered to handle the increasingly

diverse and demanding yarns used in

today’s technical textile applications,

including polypropylene tapes and

other challenging filament structures.

Stäubli, yüksek performanslı dokuma teknolojilerinde

küresel bir lider olarak, 21-24 Nisan tarihleri arasında

Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenecek, teknik

tekstiller ve nonwoven alanının önde gelen uluslararası

fuarı Techtextil 2026’ya katıldığını duyuruyor. Teknik

tekstiller savunma, mobilite, havacılık, inşaat ve enerji gibi

zorlu sektörlerde hızla büyümeye devam ederken Stäubli,

üreticilerin yeni nesil ileri kumaşlar üretmesini destekleyen

yenilikçi çözümlerini tanıtıyor.

Stäubli, trend belirleyen teknolojilerini Hall 12.0’daki

Swiss Pavilion, B01.6 numaralı stantta sergileyecek.

Teknik tekstiller: Yüksek performans odaklı büyüyen bir

pazar

Takviye kumaşlara, çok katmanlı yapılara, 3D kompozitlere

ve yüksek katma değerli endüstriyel tekstillere yönelik

küresel talep, üretim beklentilerini yeniden şekillendiriyor.

Güvenilir ekipman, esnek dokuma mimarileri ve hassas

malzeme yönetimi, yeni uygulamalara yönelen ve daha

yüksek performans hedefleyen

dokuma işletmeleri için kritik hale

geliyor. Bu gelişim, gelişmiş dokuma

çözümlerinin sektördeki dönüşümdeki

rolünü daha da önemli hale getiriyor.

Stäubli’nin teknik dokuma alanındaki

onlarca yıllık deneyimi, şirketi bu

dönüşümün önemli aktörlerinden biri

16 April Nisan 2026


Stäubli will showcase advanced

weaving solutions for 3D, multilayer,

and high-performance technical

textiles at Techtextil 2026, supporting

next-generation fabric production.

Stäubli, 3D, çok katmanlı ve yüksek

performanslı teknik tekstiller için

geliştirdiği ileri dokuma çözümlerini

Techtextil 2026’da sergileyerek yeni

nesil kumaş üretimini destekliyor.

MAGMA delivers consistent

tying quality while reducing

the downtime traditionally

associated with warp changes.

Magma warp knotting machine

Stäubli will also present its

TF series weaving machines,

engineered for the production of advanced 3D, multilayer,

and high performance fabrics using demanding materials

such as carbon, glass, and aramid fibers.

• The TF20 offers high-speed capability and a double

rapier option, increasing output for industries requiring

lightweight composite reinforcements.

• The TF30 ensures gentle yarn handling while supporting

highly sophisticated weave structures, making it ideal for

aerospace grade and industrial textiles.

TF weaving system for complex multilayers

Part of our other solutions for technical textile, the UNIVAL

100 electronic Jacquard machine provides unparalleled

flexibility for weaving complex and sophisticated technical

fabrics. Featuring individually controlled harness cords

and exceptional motion precision, the UNIVAL 100 is

particularly suited for 3D weaving and the processing of

demanding materials such as glass and carbon fibers.

UNIVAL 100 Jacquard machine for technical fabrics

The Jacquard machine LX 2494 is ideal for weaving

technical fabrics on all types of weaving machines. Very

robust and wear-resistant, it opens new avenues in heavy

fabrics and is designed for many years of daily use with

a minimum of maintenance. The Stäubli M6T 3-position

module principle makes the machine particularly compact,

and plays an important role in exploiting its performance

potential.

LX 2494 Jacquard machine for technical fabrics

Stäubli’s heavy dobbies deliver the power and precision

required for weaving complex, high tension structures in

technical and industrial fabrics. Designed for demanding

applications, they ensure exceptional shedding accuracy,

stable high speed performance, and long term mechanical

reliability.

S2688 open-shed rotary dobby for technical fabrics,

specially forming fabrics

S4080 closed-shed dobby for technical fabrics, specially

wet felts and dryer fabrics

Discover Stäubli’s weaving technologies at Swiss

Pavilion Booth B01.6 in Hall 12.0 during Techtexil 2026

haline getiriyor.

Stäubli dokuma sistemleri; hafif takviye

malzemelerinden OPW airbag kumaşlarına,

filtrasyon tekstillerinden medikal ürünlere

ve özel endüstriyel malzemelere kadar

geniş bir yelpazede kullanılıyor. İleri

mekanik mühendislik, gelişmiş elektronik

kontrol ve uzun vadeli müşteri desteğini bir

araya getiren Stäubli, tüm uygulamalarda

istikrarlı performans ve yüksek kumaş kalitesi sağlıyor.

Techtextil 2026’da öne çıkan Stäubli çözümleri

Stäubli, bu yılki fuarda MAGMA çözgü bağlama makinesini

sergiliyor. Bu yüksek verimli ve dayanıklı çözüm,

polipropilen bantlar ve zorlu filament yapılar dahil olmak

üzere günümüz teknik tekstil uygulamalarında kullanılan

farklı ve zor iplik türlerini işlemek üzere geliştirildi. MAGMA,

çözgü değişimlerinde yaşanan duruş sürelerini azaltıyor ve

sürekli, yüksek kaliteli bağlama performansı sağlıyor.

Stäubli ayrıca karbon, cam ve aramid gibi zorlu

malzemelerle 3D, çok katmanlı ve yüksek performanslı

kumaş üretimi için tasarlanan TF serisi dokuma

makinelerini de tanıtıyor.

• TF20, yüksek hız kapasitesi ve çift rapier seçeneği ile

hafif kompozit takviye üretiminde verimliliği artırıyor.

• TF30 ise hassas iplik yönetimi ve karmaşık dokuma

yapıları desteği ile havacılık ve endüstriyel tekstiller için

ideal bir çözüm sunuyor.

Teknik tekstillere yönelik diğer çözümler arasında yer

alan UNIVAL 100 elektronik jakar makinesi, karmaşık ve

sofistike kumaşların üretimi için üstün esneklik sağlıyor.

Bağımsız kontrollü kordon sistemi ve yüksek hareket

hassasiyeti sayesinde özellikle 3D dokuma ve cam ile

karbon gibi zorlu malzemelerin işlenmesi için uygun bir

yapı sunuyor.

LX 2494 jakar makinesi, tüm dokuma makinelerinde

teknik kumaş üretimi için ideal bir çözüm olarak öne

çıkıyor. Dayanıklı ve aşınmaya karşı dirençli yapısıyla ağır

kumaşlarda yeni olanaklar sunuyor ve minimum bakım

gereksinimi ile uzun yıllar kullanım sağlıyor. Stäubli’nin

M6T 3 pozisyon modül prensibi sayesinde kompakt bir yapı

sunuyor ve yüksek performans potansiyelini destekliyor.

Stäubli’nin ağır armür makineleri ise teknik ve endüstriyel

kumaşlarda yüksek gerilimli ve karmaşık yapıların

dokunması için gerekli güç ve hassasiyeti sağlıyor. Zorlu

uygulamalar için geliştirilen bu sistemler, yüksek hızda

stabil çalışma, üstün ağızlık hassasiyeti ve uzun ömürlü

mekanik güvenilirlik sunuyor.

Stäubli’nin dokuma teknolojilerini Techtextil 2026

süresince Hall 12.0’daki Swiss Pavilion, B01.6 numaralı

stantta keşfedebilirsiniz.

April Nisan 2026

17




Techtextil 2026 highlights

market-ready defence textiles

and industrial scalability

Techtextil 2026, pazara hazır

savunma tekstillerini ve endüstriyel

ölçeklenebilirliği öne çıkarıyor

Techtextil Texprocess

Between innovation pressure and production

readiness: Techtextil 2026 showcases market-ready

defence textiles.

EU defence spending reached a record level of around

€381 billion in 2025. The importance of textile innovation

in this context is underscored by the European Defence

Fund’s 2026 Work Programme, which identifies “smart

and multifunctional textiles” as a dedicated priority area.

Techtextil translates this demand into industrial practice.

From 21 to 24 April 2026, more than 10 per cent of over

1,500 exhibitors in Frankfurt am Main will present material

innovations for protective textiles.

For product developers and OEM manufacturers,

the performance of personal protective equipment is

determined deep within the textile value chain. Materials are

required that deliver ballistic protection, flame resistance

and exceptional durability without compromising on

Techtextil Texprocess

İnovasyon baskısı ile üretim hazır olma durumu

arasında: Techtextil 2026 pazara hazır savunma

tekstillerini sergiliyor.

AB savunma harcamaları 2025 yılında yaklaşık 381

milyar euro ile rekor seviyeye ulaştı. Bu bağlamda tekstil

inovasyonunun önemi, Avrupa Savunma Fonu’nun

2026 Çalışma Programı’nda “akıllı ve çok fonksiyonlu

tekstiller”in özel bir öncelik alanı olarak tanımlanmasıyla

daha da belirgin hale geliyor. Techtextil, bu talebi

endüstriyel uygulamaya dönüştürüyor. 21–24 Nisan 2026

tarihleri arasında Frankfurt am Main’da 1.500’ün üzerinde

katılımcının yüzde 10’undan fazlası, koruyucu tekstillere

yönelik malzeme inovasyonlarını sergileyecek.

Ürün geliştiriciler ve OEM üreticileri için kişisel koruyucu

ekipmanların performansı, tekstil değer zincirinin

derinliklerinde belirleniyor. Konfor ve ergonomiden ödün

20 April Nisan 2026



More than 1,500 exhibitors in

Frankfurt will present advanced

protective textile solutions, focusing

on performance, compliance, and

scalable production for defence

applications.

Frankfurt’ta 1.500’den fazla

katılımcı, performans, mevzuata

uyum ve savunma uygulamaları için

ölçeklenebilir üretime odaklanan

gelişmiş koruyucu tekstil çözümlerini

sergileyecek.

comfort and ergonomics. At the same time, regulations

such as PFAS restrictions are increasing demand for

alternatives to water-, oil- and dirt-repellent finishes.

For procurement managers, buyers and technical leads

at system providers, industrial feasibility is coming into

sharper focus. They need market-ready materials and

textile components that can be processed in compliance

with standards, reproducibly and at reliable volumes, for

example in ballistic protection systems or CBRN protective

clothing.

Techtextil offers decision-makers from the defence

sector the market overview they need to position

themselves strategically in the growing market for

protective textiles. More than 150 specialised exhibitors

form the technological backbone, from fibre innovations

for developers and manufacturers to finished materials for

procurement. The Lenzing Group, for example, presents

inherently flame-retardant cellulose fibres that embed

heat and flame protection directly into the fibre. Another

example is HS Hyosung Advanced Materials, showcasing

high-performance yarns made from synthetic polymers.

At the same time, Texprocess, with around 200 exhibitors

in Hall 8.0, bridges the gap to finishing and industrial

processing. Together, the two events bring together more

than 1,700 exhibitors at the Frankfurt exhibition grounds.

“Requirements for protective fabrics are becoming

increasingly similar across many fields of application: low

vermeden balistik koruma, alev direnci ve üstün dayanıklılık

sağlayan malzemelere ihtiyaç duyuluyor. Aynı zamanda

PFAS kısıtlamaları gibi düzenlemeler, su, yağ ve kir itici

apre alternatiflerine olan talebi artırıyor.

Satın alma yöneticileri, alıcılar ve sistem sağlayıcıların

teknik liderleri için endüstriyel uygulanabilirlik giderek

daha fazla önem kazanıyor. Bu paydaşlar; örneğin

balistik koruma sistemleri veya KBRN koruyucu giysilerde

kullanılmak üzere, standartlara uygun şekilde işlenebilen,

tekrarlanabilir ve güvenilir hacimlerde üretilebilen pazara

hazır malzeme ve tekstil bileşenlerine ihtiyaç duyuyor.

Techtextil, savunma sektöründeki karar vericilere,

büyüyen koruyucu tekstil pazarında stratejik konumlanma

için gerekli genel görünümü sunuyor. 150’den fazla uzman

katılımcı, geliştiriciler ve üreticiler için lif inovasyonlarından

satın alma süreçlerine yönelik nihai malzemelere kadar

teknolojik omurgayı oluşturuyor. Örneğin Lenzing Group,

ısı ve alev korumasını doğrudan lif yapısına entegre eden

doğal alev geciktirici selüloz liflerini tanıtıyor. Bir diğer

örnek olan HS Hyosung Advanced Materials ise sentetik

polimerlerden üretilmiş yüksek performanslı iplikleri

sergiliyor.

Aynı zamanda, 8.0 numaralı salonda yaklaşık 200

katılımcıyla yer alan Texprocess, bitim işlemleri ile

endüstriyel üretim arasındaki boşluğu kapatıyor. İki fuar

birlikte Frankfurt fuar alanında 1.700’den fazla katılımcıyı

bir araya getiriyor.

22 April Nisan 2026


April Nisan 2026

23


weight, high durability, thermal comfort, and reproducible

processing,” explains Lotje Oosterlinck, Product Manager

Workwear at Concordia Textiles. “What is becoming

decisive, therefore, is the ability to develop material

solutions across different protection domains and to

transfer them into industrial processes tailored to specific

applications.”

Industrial scalability: from fibre to protective systems

In the “Performance Apparel Textiles” area (Hall 9.0),

around 150 exhibitors bring together concrete applications

for protective clothing, showcased in the live format

“Performance Apparels on Stage”. The foundation is

provided by the new “Textile Chemicals & Dyes” segment:

more than 30 exhibitors connect chemical processes

directly with textile applications.

Key mechanical components for these protective

solutions are also supplied by specialists such as Güth

& Wolf GmbH, JUMBO-Textil GmbH & Co. KG, and Otto

Stockmayer & Sohn GmbH, offering high-performance

narrow textiles, webbings and knitted fabrics.

“In protective textiles, market relevance is not determined

by a new fibre or finish alone. Particularly in demanding

applications, testability, reproducibility and the reliable

transfer into industrial processes are becoming the true

benchmarks of innovation,” says Dr. Heike Illing-Günther,

Managing Director of the Saxon Textile Research Institute.

The Techtextil Forum provides the technological

framework for this industrial scaling. Featuring practical

insights from NASA experts and focusing on topics

such as “Textile Intelligence” and “Resilient Textiles”, the

platform addresses the industry’s operational needs: smart

functionalities, material resilience and the rapid transition

from concept to scalable application.

Techtextil and Texprocess will take place from 21 to 24

April 2026.

“Koruyucu kumaşlara yönelik gereksinimler birçok

uygulama alanında giderek benzer hale geliyor: düşük

ağırlık, yüksek dayanıklılık, termal konfor ve tekrarlanabilir

üretim,” diyor Concordia Textiles’ta Workwear Ürün Müdürü

olan Lotje Oosterlinck. “Bu nedenle belirleyici olan, farklı

koruma alanları arasında malzeme çözümleri geliştirebilme

ve bunları belirli uygulamalara uygun endüstriyel süreçlere

aktarabilme yeteneğidir.”

Endüstriyel ölçeklenebilirlik: liften koruyucu sistemlere

“Performance Apparel Textiles” alanında (Salon 9.0),

yaklaşık 150 katılımcı koruyucu giyime yönelik somut

uygulamaları “Performance Apparels on Stage” canlı

formatında sergiliyor. Bunun temelini oluşturan yeni “Textile

Chemicals & Dyes” segmentinde ise 30’dan fazla katılımcı,

kimyasal süreçleri doğrudan tekstil uygulamalarıyla

buluşturuyor.

Bu koruyucu çözümler için gerekli temel mekanik

bileşenler; Güth & Wolf GmbH, JUMBO-Textil GmbH & Co.

KG ve Otto Stockmayer & Sohn GmbH gibi uzman firmalar

tarafından sağlanıyor. Bu firmalar yüksek performanslı dar

tekstiller, kolonlar ve örme kumaşlar sunuyor.

“Sadece yeni bir lif ya da apre, koruyucu tekstillerde

pazar başarısını belirlemiyor. Özellikle zorlu uygulamalarda

test edilebilirlik, tekrarlanabilirlik ve endüstriyel süreçlere

güvenilir aktarım, inovasyonun gerçek ölçütleri haline

geliyor,” diyor Sakson Tekstil Araştırma Enstitüsü Genel

Müdürü Dr. Heike Illing-Günther.

Techtextil Forum, bu endüstriyel ölçeklenmenin teknolojik

çerçevesini sunuyor. NASA uzmanlarının pratik içgörülerini

içeren ve “Textile Intelligence” ile “Resilient Textiles” gibi

konulara odaklanan platform; akıllı fonksiyonlar, malzeme

dayanıklılığı ve konseptten ölçeklenebilir uygulamaya hızlı

geçiş gibi sektörün operasyonel ihtiyaçlarına yanıt veriyor.

Techtextil ve Texprocess, 21–24 Nisan 2026 tarihleri

arasında düzenlenecek.

24 April Nisan 2026


ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

Akışkan

Flud

Kontrol Ekpmanları Control Equpment

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

Verimlilik

Prosesinize ve enerji en uygun tasarrufu vanayı sağlayarak

seçin.

gelecek nesillerimize hep birlikte

your Choose process. the By valve ensuring that efficiency best suits

and

and energy savings, let us all work

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

“Daha Yaşanabilir Bir Dünya”

together to leave.

bırakalım.

“A More Livable World”

for future generations.

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

www.pnosan.com.tr

www.nordsteam.tr


Results of the 37th ITMF

global textile industry survey

released

37. ITMF küresel tekstil endüstrisi

anketi sonuçları açıklandı

Geopolitical crises impact global business

confidence

The International Textile Manufacturers Federation

(ITMF) has released the results of its 37th Global Textile

Industry Survey (GTIS), conducted in March 2026. The

survey shows how different regions and industry segments

are affected, underlining the decisive impact of current

geopolitical crises on business confidence. According to

the 37th GTIS, the global business situation balance fell

to -25 points, signaling a deteriorating business climate.

The US–Israel–Iran conflict disrupted energy markets,

while Africa was the only region reporting a positive

business situation. North & Central America recorded the

steepest decline, while garment manufacturers performed

best among segments, in contrast to textile machinery

producers who remained deeply negative.

Global business expectations at lowest level

The global business expectations balance collapsed from

+23 points to +5 points, reaching its lowest level since

November 2022. The decline reflects renewed stagflation

concerns comparable to those seen after the Ukraine

invasion in 2022. Regionally, South America showed the

most optimism, whereas Southeast Asia was the most

pessimistic. Segment-wise, brands and retailers were the

Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu (ITMF),

Mart 2026’da gerçekleştirilen 37. Küresel Tekstil

Endüstrisi Anketi (GTIS) sonuçlarını açıkladı. Anket,

bölgesel ve sektörel etkilenmeleri ortaya koyarken, mevcut

jeopolitik krizlerin sektördeki güven üzerinde belirleyici

olduğunu gösteriyor.

GTIS’e göre, küresel iş durumu dengesi -25 puana

gerileyerek kötüleşti. ABD–İsrail–İran savaşı enerji

piyasalarını sarsarken, Afrika pozitif iş durumu kaydeden

tek bölge oldu. Kuzey ve Orta Amerika en sert düşüşü

yaşarken, segmentler arasında ise hazır giyim üreticileri

en iyi performansı gösterdi; tekstil makineleri üreticileri ise

derin olumsuzluk sergiledi.

Küresel beklentiler en düşük seviyede

Küresel iş beklentileri dengesi, +23 puandan +5 puana

düşerek Kasım 2022’den bu yana en düşük seviyesine

geriledi. Bu düşüş, 2022’de Ukrayna işgali sonrası görülen

stagflasyon risklerine benzer ekonomik endişelerin yeniden

ortaya çıkmasıyla ilişkilendiriliyor. Bölgesel bazda Güney

Amerika iyimserliği öne çıkarken, Güneydoğu Asya en

kötümser tabloyu sergiledi. Segment bazında ise markalar

ve perakendeciler en olumlu beklentilere sahipken, dokuma

ve örme üreticileri oldukça olumsuz bir tablo çizdi.

26 April Nisan 2026


War, energy shocks, and geopolitical

uncertainty are weighing on

confidence in the global textile

industry. The survey highlights

regional and segmental differences,

revealing how manufacturers and

brands are navigating current

challenges.

YENİLİK:

DNA’MIZDA

VAR

swisstextilemachinery.ch

most upbeat, while weavers and knitters faced a deeply

negative outlook.

Geopolitical risks overtake weak demand

For the first time, geopolitics emerged as the top concern

for the industry, cited by 50% of respondents, just ahead

of weak demand at 49%. Key factors include the war in

Iran, rising energy prices, higher raw material costs, and

logistics disruptions in the Strait of Hormuz. Notably, tariffs

dropped sharply as a concern, from 31% to 13%.

In response, companies are intensifying market

diversification away from the US and implementing internal

cost absorption measures. However, production relocation

and other capital-intensive strategies remain limited.

Savaş, enerji şokları ve jeopolitik

belirsizlikler, küresel tekstil

sektöründe güveni olumsuz

etkiliyor. Anket, bölgesel ve sektörel

farkları ortaya koyarak üreticiler

ile markaların beklentilerini gözler

önüne seriyor.

Jeopolitik riskler, zayıf talebi geride bıraktı

Anket, sektörün öncelikli endişesinin artık %50 ile jeopolitik

riskler olduğunu ortaya koyuyor. Zayıf talep %49 ile ikinci

sırada yer alırken, İran’daki savaş, enerji fiyatlarındaki

artış, hammadde maliyetleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki

lojistik kesintiler sektörü etkileyen başlıca faktörler oldu.

Tartışmalı olarak öne çıkan gümrük tarifeleri ise endişe

sıralamasında %31’den %13’e geriledi. Şirketler, bu durum

karşısında ABD’ye olan bağımlılığı azaltmak için pazar

çeşitlendirmesi ve maliyet içi önlemleri artırıyor. Ancak

üretimlerin taşınması ve diğer sermaye yoğun stratejiler

hâlâ sınırlı düzeyde uygulanıyor.

Cenevre, İsviçre, 1956: Philippe Guy Woog elektrikli diş

fırçasını geliştirir. Ağız içinde bir makine kullanmak,

önceleri herkesin ilgisini çekmemiştir! Ancak bugün

milyonlarca insan, sağlıklı diş ve diş etlerinin korunmasında

otomatik hızlı fırçalamaya güvenmektedir.

İsviçre’de icat edilmiştir. Aynı yenilikçi

ruhun günümüzde tekstilin ilerlemesine güç verdiği yer.


Cotton Market Fundamentals

& Price Outlook

Pamuk pazarı esasları ve fiyatlara genel

bakış

Recent price movement

Most cotton benchmarks were flat to slightly higher

over the past month.

• Prices for the nearby May NY/ICE futures contract were

relatively stable over the past month, trading between 64

and 66 cents/lb.

• Since early February, prices for the December NY/ICE

contract followed a slow and erratic trend higher, climbing

from levels below 68 to over 70 cents/lb most recently. This

pattern can be seen as

building off of gains since marking the recent low of 67

cents/lb in mid-December.

• The A Index moved slightly higher, from 73 to 75 cents/lb.

• The CC (China Cotton) Index 3128B rose from 104 to 109

cents/lb or from 16,000 to 16,600 RMB/ton between early

February and the present. The RMB fluctuated, but current

levels are nearly even with those one month ago (around

6.92 RMB/USD).

• Indian prices moved marginally lower, from 76 to 74

cents/lb or from 54,700 to 54,100 INR/candy. The INR

weakened slightly, from 90 to 92 INR/USD over the past

month.

• Pakistani prices generally traded near 68 cents/lb or near

16,000 PRK/maund. The PKR held close to 280 PKR/USD.

Supply, demand & trade

The latest USDA report featured an increase for 2025/26

global production (+1.1 million bales to 121.0 million) and

small reduction to world mill-use (-140,000 bales to 118.6

million). There were no changes to historical figures, so the

net effect of these updates was a +1.3 million bales addition

Son fiyat hareketleri

Pamuk referans fiyatları geçtiğimiz ay boyunca

çoğunlukla yatay hareket etti veya biraz yükseldi.

• Mayıs vadeli NY/ICE kontrat fiyatları geçen ay göreceli

olarak istikrarını koruyarak 64 ile 66 cent/lb arasında işlem

gördü.

• Aralık vadeli NY/ICE kontrat fiyatları Şubat başından bu

yana yavaş ve düzensiz bir yükseliş trendi izleyerek, 68 cent/

lb’nin altındaki seviyelerden son işlemlerde 70 cent/lb’nin

üzerine çıktı. Bu model,

Aralık ortasında kaydedilen 67 cent/lb’lik dip seviyeden

bu yana elde edilen kazanımların birikimi şeklinde

yorumlanabilir.

• A Endeks küçük bir artışla 73’ten 75 cent/lb’ye yükseldi.

• CC (Çin Pamuk) Endeksi 3128B Şubat başından

günümüze kadar olan sürede 104 cent/lb’den 109 cent/

lb’ye veya 16.000 RMB/ton’dan 16.600 RMB/ton’a yükseldi.

RMB kurunda dalgalanmalar olsa da mevcut seviyeler bir ay

öncekilerle (yaklaşık 6,92 RMB/USD) neredeyse aynı.

• Hindistan fiyatları biraz düşerek 76’dan 74 cent/lb veya

54.700 INR/candy’den 54.100 INR/candy’ye geriledi. Hint

rupisi geçen ayda hafifçe değer kaybederken kur 90 INR/

USD’den 92 INR/USD’ye çıktı.

• Pakistan fiyatları genel olarak ile 68 cent/lb veya 16.000

PKR/maund civarında işlem gördü. Pakistan rupisi 280 PKR/

USD yakınlarında tutundu.

28 April Nisan 2026



Germany-based VOMATEX

showcases high-performance ironing

covers and technical materials at

Texprocess & Techtextile 2026. The

family-run company continues to

be a strong international player with

a focus on innovation, quality, and

sustainability.

to the forecast for world ending stocks (to 76.4 million). The

largest additions to country-level harvest estimates were

for Brazil (+750,000 bales to 19.5 million), China (+500,000

bales to 35.5 million),

and Argentina (-115,000 bales to 1.3 million). For mill-use,

the largest changes were for China (+500,000 bales to 39.5

million), Bangladesh (-100,000 bales to 8.0 million), Mexico

(-100,000 bales to 1.2 million), Vietnam (-100,000 bales to

8.0 million), and Pakistan (-200,000 to 10.6 million).

The global trade forecast increased +200,000 bales to

43.9 million. In terms of imports, the biggest revisions were

for India (+800,000 bales to 4.0 million), Pakistan (-200,000

bales to 5.5 million), Bangladesh (-100,000 bales to 7.9

million), and Vietnam (-100,000 bales to 8.0 million).

Almanya merkezli VOMATEX,

Texprocess & Techtextile 2026

fuarında üstün performanslı ütü

ve kaplama ürünlerini tanıtıyor.

Aile şirketi, inovasyon, kalite ve

sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla

sektörün uluslararası arenadaki

güçlü oyuncularından biri olmayı

sürdürüyor.

Price outlook

In the second half of February, the USDA holds its Annual

Outlook Forum. At the conference, the USDA releases a

preliminary and partial set of supply, demand, and trade

forecasts for an upcoming crop year. The figures released

a few weeks ago suggested lower global production (116.0

million bales in 2026/27 versus 121.0 million in 2025/26)

Arz, talep ve ticaret

ABD Tarım Bakanlığı son raporunda 2025/26 küresel

üretimde artışa (+1,1 milyon balya ile 121,0 milyona) ve

dünya işletme kullanımında küçük bir düşüşe (-140.000

balya ile 118,6 milyona) yer verdi. Tarihsel rakamlarda

herhangi bir değişiklik olmadığı için bu güncellemelerin net

etkisi dünya kapanış stok tahminine +1,3 milyon balyalık

ilave (76,4 milyona) şeklinde oldu. Ülke bazında üretim

tahminlerine en büyük değişiklikler Brezilya (+750.000 balya

ile 19,5 milyona), Çin (+500.000 balya ile 35,5 milyona)

ve Arjantin (-115.000 balya ile 1,3 milyona) için yapıldı.

İşletme kullanımında en büyük revizyonlar ise Çin (+500.000

balya ile 39,5 milyona), Bangladeş (-100.000 balya ile 8,0

milyona), Meksika (-

100.000 balya ile 1,2 milyona), Vietnam (-100.000 balya ile

8,0 milyona) ve Pakistan (-200.000 balya ile 10,6 milyona)

için yapıldı. Küresel ticaret tahmini +200.000 balyalık artışla

43,9 milyona yükseldi. İthalat bazında yapılan en büyük

değişiklikler Hindistan (+800.000 balya ile 4,0 milyona),

Pakistan (-200.000 balya ile 5,5 milyona), Bangladeş

(-100.000 balya ile 7,9 milyona) ve Vietnam (-100.000 balya

ile 8,0 milyona) içindi.

30 April Nisan 2026


and higher global mill-use next crop year (120.1 million bales

in 2026/27 versus 118.6 million in 2025/26). If realized, a

result would be production deficit around four million bales.

When that deficit is subtracted from the current forecast for

2025/26 global ending stocks (76.4 million bales), the

result would a level around 72.5 million bales. Using rounded

numbers, this is a little below the values between 73 and

76 million bales experienced over the past four crop years

(2022/23-2025/26) and a little above the levels in 2018/19

and from 2020/21-2021/22. While tightening in global

supply can be supportive of prices, another

factor that has more closely coincided with stronger price

movement in recent history has been the strength of Chinese

import demand. Around each recent surge in Chinese

imports, there were reactions in prices that lifted NY/ICE

futures over 90 cents/lb. Examples include June 2018

(Chinese imports were 9.6 million bales in 2018/19), the

post-COVID climb that culminated in the spring of 2020

(Chinese imports were 12.8 million bales in 2020/21), and

the brief run over 100 cents/lb in February 2024 (Chinese

imports were 15.0 million bales in 2023/24). The volatility

in Chinese import demand is unmatched by other markets

around the world, with no other country able to lift and lower

purchases on a scale approaching ten million bales yearover-year

(Chinese imports rose from 6.2 million in 2022/23 to

15.0 million in 2023/24 and then dropped to 5.2 million in

2024/25). Correspondingly, there is no other market that

can exert as much influence on available exportable supply,

implying considerable influence on global price direction.

For these reasons, expectations regarding Chinese imports

are important for the price outlook. A feature of the Chinese

market in recent years has been the growth in production,

enabled by a series of record setting yields. China’s yield in

2025/26 is up more than +20% over the past five years and

up +66% over the past ten years. This has narrowed China’s

production deficit from the levels around ten million bales

ten year ago to those closer to five million bales. In addition,

China built up its reserve stocks with its last surge in imports

(in 2023/24) and has yet to release those accumulated

supplies, meaning that those volumes remain a potential

buffer against Chinese import needs in the short-term. In its

preliminary forecasts, the USDA projected Chinese imports

in 2026/27 would be 7.0 million bales. This would be the

Fıyatlara bakış

Şubat ayının ikinci yarısında ABD Tarım Bakanlığı yıllık

Görünüm Forumu’na ev sahipliği yaptı. Konferansta Tarım

Bakanlığı önümüzdeki hasat yılı için arz, talep ve ticaret

tahminlerinin ön ve kısmi bir setini açıkladı. Birkaç hafta

önce yayınlanan bu rakamlar, küresel üretimin daha düşük

(2026/27’de 116,0 milyon balya, 2025/26’da 121,0 milyon

balyaya kıyasla) ve küresel işletme kullanımının daha yüksek

olacağını (2026/27’de 120,1 milyon balya, 2025/26’da 118,6

milyon balyaya kıyasla) öngörüyor.

Gerçekleşmesi durumunda sonuç yaklaşık dört milyon

balyalık üretim açığı olacaktır. Bu açık, 2025/26 küresel

stok tahmininden (76,4 milyon balya) çıkarıldığında sonuç

yaklaşık 72,5 milyon balyalık stok seviyesine işaret ediyor.

Yuvarlanmış rakamlarla bu, son dört hasat yılında (2022/23-

2025/26) görülen 73 ile 76 milyon balya arasındaki değerlerin

biraz altında ve 2018/19 ile 2020/21-2021/22 arasındaki

yıllarda görülen seviyelerin biraz üzerindedir.

Küresel arzda yaşanan daralma fiyatları destekleyebilse

de, son dönemdeki fiyat hareketlerinin daha güçlü olmasını

yakından ilgilendiren bir diğer faktör Çin ithalat talebinin

gücü olmuştur. Yakın zamanda görülen

April Nisan 2026

31


highest level since 2023/24, but it would also be below the

recent surges in Chinese import demand that accompanied

recent surges in cotton prices. Nonetheless, the market has

been reacting to some upward pressure with the transition

to the new crop year. Notably, values for NY/ICE December

futures (delivery after the 2026/27 northern hemisphere

harvest) have been trading at a premium relative to old

crop prices (i.e., May NY/ICE futures). Chinese cash (CC

Index) and futures prices have also been moving higher

Zhengzhou Commodity Exchange or ZCE futures are up

12% since early December), perhaps in a response to a

government announcement of a coming “structural” change

in cotton planting in Xinjiang.

Çin ithalatındaki her artışın etrafında NY/ICE vadeli

işlemleri 90 sent/lb’nin üzerine çıkaran fiyat tepkileri yaşandı.

Örnekler olarak Haziran 2018 (Çin ithalatı 2018/19’da 9,6

milyon balya oldu), 2020 baharında

zirveye ulaşan COVID sonrası yükseliş (Çin ithalatı

2020/21’de 12,8 milyon balya oldu) ve Şubat 2024’te 100

sent/lb’nin üzerine çıkan kısa süreli yükseliş (Çin ithalatı

2023/24’te 15,0 milyon balya oldu) verilebilir.

Çin ithalat talebindeki dalgalanma dünyanın diğer

pazarlarında eşi benzeri görülmemiş bir düzeyde

gerçekleşiyor. Hiçbir ülke, yıldan yıla yaklaşık on milyon

balyaya varan ölçekte alımları artırıp azaltamamakta (Çin

ithalatı 2022/23’te 6,2 milyon balyadan 2023/24’te 15,0

milyon balyaya yükselmiş, ardından 2024/25’te 5,2 milyon

balyaya düşmüştür). Başka bir deyişle, ihraç edilebilir arz

üzerinde bu kadar büyük bir etki yaratabilen başka bir pazar

yoktur ve bu da Çin’in küresel fiyatların yönü

üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu anlamına gelir. Bu

nedenlerle Çin ithalatına ilişkin beklentiler fiyat görünümü

açısından önemlidir. Son yıllarda ortaya çıkan Çin pazarının

bir özelliği de bir dizi rekor verim sayesinde üretimdeki

büyümedir. Çin’in 2025/26 verimi, son beş yılda %20’den

fazla ve son on yılda %66 artmıştır. Bu durum Çin’in üretim

açığını on yıl önceki yaklaşık on milyon balya seviyesinden

beş milyon balyaya yakın seviyelere düşürmüştür. Buna ek

olarak, Çin son ithalat artışıyla (2023/24’te) rezerv stoklarını

yükseltmiş ve henüz bu birikmiş stokları satışa sunmamıştır.

Bu da söz konusu hacimlerin

kısa vadede Çin’in ithalat ihtiyaçlarına karşı potansiyel

bir tampon görevi görebileceği anlamına gelmektedir.

ABD Tarım Bakanlığı, ön tahminlerinde Çin’in 2026/27

dönemindeki ithalatının 7 milyon balya olacağını öngörüyor.

Bu, 2023/24’ten bu yana görülen en yüksek seviye olacak,

ancak pamuk fiyatlarındaki çıkışlara eşlik eden Çin ithalat

talebindeki son artışların altında kalacak. Bunların yanı

sıra, piyasa yeni hasat yılına geçişle birlikte yukarı yönlü bir

baskıya tepki veriyor. Özellikle NY/ICE Aralık vadeli kontrat

(2026/27 kuzey yarımküre hasadından sonraki teslimat)

değerleri, eski hasat fiyatlarına (yani NY/ICE Mayıs vadeli

kontratlar) göre üste bir prim ile işlem görüyor. Belki de

Çin hükümetinin Sincan’da pamuk ekiminde dair yakında

yapacağı bir “yapısal” değişiklik açıklamasına tepki olarak,

Çin nakit (CC Endeksi) ve vadeli işlem fiyatları da yükselmeye

devam ediyor (Zhengzhou Emtia Borsası veya ZCE vadeli

işlemler Aralık başından beri %12 arttı).

32 April Nisan 2026



Akpamuk İplik stood out at

the fair with its sustainable

products

Akpamuk İplik fuarda sürdürülebilir

ürünleriyle öne çıktı

One of the largest and most well-established events

in the region, the International Istanbul Yarn

Fair was held for the 22nd time on March 26-28,

2026, at the Tüyap Fair and Congress Center. Organized

by Tüyap Fair Organization Group, the event once again

brought together leading manufacturers and international

buyers of the textile industry. Among the participating

companies, Akpamuk İplik A.Ş. & Akfil Tekstil stood out as

one of the notable brands of the fair with its wide product

range, sustainable production approach and innovative

solutions. During our meeting held at the fair with Hatice

Bucak Yılmaz, Import & Export Manager of Akpamuk İplik

A.Ş. & Akfil Tekstil, the company’s product strategies and

industry perspective came to the forefront.

Sustainable products attracted strong interest

At the fair, Akpamuk İplik showcased its organic cotton

yarns, blended yarns developed with different fibers, and

performance-focused Coolmax and Thermolite yarns.

GOTS and OCS certified organic products, along with yarns

compliant with Oeko-Tex Class-1 standards, attracted

significant attention from visitors. High-performance

solutions developed especially for sports and outdoor

textiles stood out among the most remarkable product

groups of the exhibition by combining functionality and

comfort.

The company approached sustainability not only as a

product feature but as a concept integrated into all stages

of production. Systems that reduce water consumption,

increase efficiency and minimize environmental impact

Tekstil sektörünün bölgedeki en büyük ve en köklü

organizasyonlarından biri olan Uluslararası İstanbul

İplik Fuarı, 26-28 Mart 2026 tarihleri arasında Tüyap

Fuar ve Kongre Merkezi’nde 22. kez düzenlendi. Tüyap

Fuarcılık Grubu organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar,

bu yıl da sektörün önde gelen üreticilerini ve uluslararası

alıcıları bir araya getirdi. Katılımcı firmalar arasında yer

alan Akpamuk İplik A.Ş. & Akfil Tekstil, geniş ürün yelpazesi,

sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve yenilikçi çözümleriyle

fuarın dikkat çeken markalarından biri oldu. Akpamuk İplik

A.Ş. & Akfil Tekstil İhracat İthalat Sorumlusu Hatice Bucak

Yılmaz ile fuar esnasında gerçekleştirdiğimiz görüşmede,

firmanın hem ürün stratejileri hem de sektöre bakışı öne

çıktı.

Sürdürülebilir ürünler ilgi gördü

Akpamuk İplik, fuarda organik pamuk iplikleri, farklı

elyaflarla geliştirilen karışımlı iplikler ve performans

odaklı Coolmax ile Thermolite ipliklerini sergiledi. GOTS

ve OCS sertifikalı organik ürünler ile Oeko-Tex Class-1

standartlarına sahip iplikler, ziyaretçilerden yoğun ilgi

gördü. Özellikle spor ve outdoor tekstillerine yönelik

geliştirilen yüksek performanslı çözümler, fonksiyonellik ve

konforu bir araya getirerek fuarın öne çıkan ürün grupları

arasında yer aldı.

Firma, sürdürülebilirliği yalnızca bir ürün özelliği olarak

değil, üretimin tüm aşamalarına entegre edilen bir yaklaşım

olarak ele aldı. Modern boyama teknolojileri sayesinde

su tüketimini azaltan, verimliliği artıran ve çevresel etkiyi

34 April Nisan 2026



Akpamuk İplik drew attention with its

sustainable and high-performance

products at the Istanbul Yarn Fair, one

of the most established gatherings

of the textile industry.

Tekstil sektörünün en köklü

buluşmalarından

İstanbul

İplik Fuarı’nda, Akpamuk İplik

sürdürülebilir ve yüksek performanslı

ürünleriyle dikkat çekti.

came to the forefront thanks to modern dyeing technologies.

Its approach of avoiding chemicals that could harm

human health and the environment further strengthened

the company’s quality and reliability-oriented production

philosophy.

International connections strengthened

Participating in the fair for the 15th time this year,

Akpamuk İplik evaluated the event as an efficient platform

to reinforce existing partnerships and establish new

commercial connections. Meetings held with visitors

from European and Balkan countries strengthened the

company’s position in international markets. Rather than

focusing on short-term orders, the company considered

the fair as a valuable meeting point to deepen long-term

customer relationships.

Strong production infrastructure and future targets

Founded in 2001 by Muzaffer Kuvvet, Akpamuk İplik

transitioned into production with its factory investment in

2004 and has continuously increased its capacity over the

years. Today, with its wide product range, 320-color stock

palette and fast delivery capability, the company offers

flexible and reliable solutions to its customers. At the same

time, it has expanded its international production network

with its yarn dyeing investment in Uzbekistan.

Among the company’s future priorities are sustainability,

automation and quality-oriented investments. Producing

a significant portion of its energy consumption internally,

the company is progressing towards its goal of reaching

100%. Solar energy investments, digitalization and green

transformation projects form the basis of its long-term

growth strategy.

minimize eden sistemler ön plana çıktı. Üretim süreçlerinde

insan sağlığına ve çevreye zarar verebilecek kimyasallardan

kaçınan yaklaşımı, firmanın kalite ve güven odaklı üretim

anlayışını güçlendirdi.

Uluslararası bağlantılar güçlendi

Fuara bu yıl 15. kez katılım sağlayan Akpamuk İplik,

organizasyonu mevcut iş birliklerini pekiştirmek ve yeni

ticari bağlantılar kurmak açısından verimli bir platform

olarak değerlendirdi. Avrupa ve Balkan ülkelerinden

gelen ziyaretçilerle gerçekleştirilen görüşmeler, firmanın

uluslararası pazardaki konumunu güçlendirdi. Kısa vadeli

siparişlerden ziyade uzun vadeli iş birliklerine odaklanan

firma, fuarı müşteri ilişkilerini derinleştirme açısından

değerli bir buluşma noktası olarak gördü.

Güçlü üretim altyapısı ve gelecek hedefleri

2001 yılında Muzaffer Kuvvet tarafından kurulan Akpamuk

İplik, 2004 yılında gerçekleştirdiği fabrika yatırımıyla

üretime geçti ve yıllar içinde kapasitesini sürekli artırdı.

Bugün geniş ürün gamı, 320 renklik stok kartelası ve hızlı

teslimat kabiliyetiyle müşterilerine esnek ve güvenilir

çözümler sunuyor. Aynı zamanda Özbekistan’da hayata

geçirilen iplik boyama yatırımıyla uluslararası üretim ağını

da genişletmiş durumda.

Firmanın önümüzdeki dönem hedefleri arasında

sürdürülebilirlik, otomasyon ve kalite odaklı yatırımlar

öne çıkıyor. Enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü kendi

üretiminden karşılayan şirket, bu oranı yüzde 100’e çıkarma

hedefiyle ilerliyor. Güneş enerjisi yatırımları, dijitalleşme

ve yeşil dönüşüm projeleri, firmanın uzun vadeli büyüme

stratejisinin temelini oluşturuyor.

36 April Nisan 2026



Global yarn trade meets in

Istanbul

Küresel iplik ticareti İstanbul’da buluştu

One of the most significant gatherings of the textile

industry, the International Istanbul Yarn Fair was

held between March 26–28, 2026 at the Tüyap

Fair and Congress Center. Organized for the 22nd time,

the event brought together manufacturers, suppliers, and

buyers on the same platform, shaping the global trade of

the sector. Hosted by Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş., the

fair once again demonstrated its distinction as Türkiye’s

only international specialized exhibition in the yarn sector.

Located at the crossroads of Europe and Asia, İstanbul

offered an important hub for trade and collaboration with

its strong manufacturing infrastructure and strategic

position.

With over 400 companies from 15 countries, the event

welcomed approximately 20,000 visitors from more than

100 countries. In addition to natural yarns such as cotton,

wool, silk, and linen, technical and fancy yarns were also

showcased. Visitors explored a wide range of solutions

Tekstil sektörünün en önemli buluşmalarından biri

olan Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, 26–28 Mart

2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre

Merkezi’nde gerçekleştirildi. 22’nci kez düzenlenen

fuar, üreticileri, tedarikçileri ve alıcıları aynı platformda

buluşturarak sektörün küresel ticaretine yön verdi. Tüyap

Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonuyla hayata geçirilen

fuar, Türkiye’nin iplik alanındaki tek uluslararası ihtisas

fuarı olma özelliğini bir kez daha ortaya koydu. Avrupa ile

Asya’nın kesişim noktasında yer alan İstanbul, güçlü üretim

altyapısı ve stratejik konumuyla sektör profesyonellerine

önemli bir ticaret ve iş birliği zemini sundu.

15 ülkeden 400’ün üzerinde firmanın katıldığı

organizasyon, 100’ün üzerinde ülkeden yaklaşık 20 bin

ziyaretçiyi ağırladı. Fuarda pamuk, yün, ipek ve keten

gibi doğal ipliklerin yanı sıra teknik ve fantezi iplikler de

sergilendi. Elyaf ve elyaf ürünleri, bobin ve makara çeşitleri

ile tekstil kimyasalları ve boyaları gibi üretim zincirinin farklı

38 April Nisan 2026



The International Istanbul Yarn Fair

opened its doors for the 22nd time,

bringing together more than 400

exhibitors from 15 countries and

industry professionals from around

the world in Istanbul.

Uluslararası İstanbul İplik Fuarı,

22’nci kez kapılarını açarak 15

ülkeden 400’ü aşkın katılımcıyı ve

dünyanın dört bir yanından sektör

profesyonellerini İstanbul’da bir

araya getirdi.

across the production chain, including fibers and fiber

products, bobbins, spools, textile chemicals, and dyes.

Sustainable production approaches and innovative yarn

technologies stood out as key highlights of the fair.

Procurement delegations from nearly 30 countries

transformed the event into a strong platform for international

business connections. Industry representatives from

countries such as Egypt, Tunisia, Morocco, Algeria, Iraq,

Syria, Kazakhstan, Kyrgyzstan, Uzbekistan, Georgia,

Russia, Ukraine, Serbia, North Macedonia, and Kosovo

established the foundations for new partnerships through

B2B meetings held throughout the fair.

Beyond its commercial dimension, the fair also drew

attention with its creative events. The Fabric Texture

Design Exhibition and Fashion Show, along with interactive

areas, offered visitors the opportunity to experience the

creative journey from yarn to fabric.

İlhan Ersözlü emphasized in his opening remarks that

the fair is one of the most important platforms bringing

together the sector’s production strength, design capability,

and export vision with the global market. He stated that the

event, held across five halls over a 40,000-square-meter

area, concluded with strong participation and productive

business collaborations. The three-day International

Istanbul Yarn Fair came to a close after making significant

contributions to both Türkiye’s textile industry and the

global yarn trade.

aşamalarına yönelik çözümler de ziyaretçilerin ilgisine

sunuldu. Sürdürülebilir üretim yaklaşımları ve yenilikçi iplik

teknolojileri fuarın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Yaklaşık 30 ülkeden gelen alım heyetleri, fuarı

uluslararası iş bağlantılarının kurulduğu güçlü bir ticaret

platformuna dönüştürdü. Mısır, Tunus, Fas, Cezayir, Irak,

Suriye, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Gürcistan,

Rusya, Ukrayna, Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Kosova

başta olmak üzere farklı coğrafyalardan gelen sektör

temsilcileri, gerçekleştirilen B2B görüşmeler aracılığıyla

yeni iş birliklerinin temellerini attı.

Fuar, ticari yönünün yanı sıra yaratıcı etkinlikleriyle de

dikkat çekti. Doku Kumaş Tasarım Sergisi ve Defilesi ile

interaktif alanlar, iplikten kumaşa uzanan yaratıcı süreci

ziyaretçilere deneyimleme fırsatı sundu. İlhan Ersözlü,

fuarın açılışında yaptığı değerlendirmede organizasyonun

sektörün üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve ihracat

vizyonunu dünya ile buluşturan en önemli platformlardan

biri olduğunu vurguladı. Ersözlü, 5 ayrı salonda, 40 bin

metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuarın yüksek katılım

ve verimli iş birlikleriyle tamamlandığını ifade etti. Üç gün

süren Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, hem Türkiye tekstil

sektörüne hem de küresel iplik ticaretine önemli katkılar

sunarak sona erdi.

40 April Nisan 2026



The age of automation in

European textiles begins with

Robotextile

Robotextile ile Avrupa tekstilinde

otomasyon çağı başlıyor

Texprocess & Techtextile Frankfurt 2026 brings the

textile industry together as a hub for automation

and innovation. One of the standout exhibitors

this year is Robotextile. Founded by Michael Fraede and

Michael Müller, the company builds on a combined 50

years of automation and robotics experience and aims to

replace manual handling in the European textile sector with

intelligent robotic solutions. In our interview for Tekstil &

Teknik magazine, we discussed Robotextile’s products,

objectives, and sustainability perspective.

Could you briefly introduce your company?

“Although Robotextile is only 4 years old, it builds on the

founders’ combined 50 years of experience in automation

and robotics. Our mission is to automate textile production

in Europe and the Americas, offering an alternative to Asia’s

low-cost but environmentally challenging production.

Robotextile can safely and cost-effectively handle and

separate textile sheets. We have already delivered to

numerous countries across Europe, North America, and

South America.”

What would you like to say about the products you will

display at the fair?

“At the fair, we will showcase our latest and proven textile

separation and handling technologies. Visitors can bring

their own samples and experience our systems firsthand.

Our company has already completed reference projects

with many well-known brands.”

Texprocess & Techtextile Frankfurt 2026, tekstil

üretiminde otomasyon ve yeniliklerin buluşma

noktası olarak sektörü bir araya getiriyor. Bu yıl fuarın

dikkat çeken firmalarından biri Robotextile. Kurucuları

Michael Fraede ve Michael Müller’in 50 yıllık toplam

otomasyon ve robotik deneyimi üzerine kurulu şirket,

Avrupa tekstil sektöründe manuel işlemleri akıllı robotlarla

değiştirmeyi amaçlıyor. Tekstil & Teknik dergisi olarak

gerçekleştirdiğimiz röportajda, Robotextile’in ürünlerini,

hedeflerini ve sürdürülebilirlik perspektifini konuştuk.

Şirketiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

“Robotextile, 4 yaşında olmasına rağmen kurucularının

toplam 50 yıllık otomasyon ve robotik deneyimine

dayanıyor. Misyonumuz, Avrupa ve Amerika’daki tekstil

üretimini otomatikleştirerek Asya’daki düşük maliyetli

ve çevresel açıdan sorunlu üretime alternatif sunmak.

Robotextile, tekstil levhalarını güvenli ve maliyet etkin

şekilde ayırıp işleyebiliyor. Şirketimiz Avrupa, Kuzey ve

Güney Amerika’da birçok ülkeye teslimatlar gerçekleştirdi.”

Fuarda sergileyeceğiniz ürünler hakkında neler söylemek

istersiniz?

“Fuarda, en son ve kanıtlanmış tekstil ayırma ve

taşıma teknolojilerimizi tanıtacağız. Ziyaretçiler kendi

numunelerini getirebilir ve sistemleri deneyimleyebilir.

Şirketimiz, hâlihazırda birçok ünlü marka ile referanslı

projeler gerçekleştirmiştir.”

42 April Nisan 2026



Robotextile stands out at Texprocess

& Techtextile 2026 with smart textile

automation solutions for European

and American markets. Its robotic

systems can safely and efficiently

handle flexible and complex textile

materials, aiming to replace manual

production entirely.

What are your expectations from the fair and your

targets?

“Our goal is to finally bring automation to the European

textile industry. Repetitive, dirty, dangerous, and difficult

tasks (the “4Ds”) need to be automated, while humans

should focus on more sophisticated and creative jobs. In

Europe, 40% of textile manufacturing costs still come from

manual labor.”

How would you describe your company’s perspective on

sustainability, the environment, and human health?

“Reshoring and nearshoring textile production can save

up to 65% in pollution and raw materials. Robotextile’s

automation provides a sustainable alternative to ‘fast

fashion’ production, which often occurs under conditions

harmful to both humans and the environment.”

Is there anything else you would like to highlight?

“Our website and YouTube channel provide detailed

information about our products and reference projects. We

aim to bring European textile production to the same level

as other industries in terms of cost, quality, and workforce

management.”

Economic automation in textile production

The flexible nature of textile materials has historically

made robotic manipulation challenging. Robotextile has

successfully tested over 100 different types of textiles

and handled them safely and precisely using four distinct

physical gripper methods. The individual separation of

top fabric layers has been solved in a reliable, repeatable

process thanks to the company’s technical expertise.

While other consumer goods industries are already

highly automated, the textile sector has lagged behind—

Robotextile aims to change that.

Robotextile, Avrupa ve Amerika

pazarına yönelik akıllı tekstil

otomasyon çözümleriyle Texprocess

& Techtextile 2026’da öne

çıkıyor. Esnek ve karmaşık tekstil

malzemelerini güvenli ve verimli

bir şekilde işleyebilen robotik

sistemleriyle manuel üretimi tarihe

gömmeyi hedefliyor.

Fuardan beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir?

“Amacımız, Avrupa tekstil sektörüne uzun süredir beklenen

otomasyonu getirmek. Tekrarlayan, kirli, tehlikeli ve zor

işlerin (“4D”) otomatikleştirilmesi gerekiyor. İnsanlar ise

daha sofistike ve yaratıcı işlerde yer almalı. Avrupa’da

tekstil üretim maliyetlerinin %40’ı hâlen manuel işçilikten

kaynaklanıyor.”

Şirketinizin sürdürülebilirlik, çevre ve insan sağlığı

konusundaki bakış açısı nedir?

“Üretimin yeniden Avrupa’ya taşınması (reshoring/

nearshoring) ile çevre ve hammadde tasarrufu %65’e

kadar çıkabilir. Robotextile’in otomasyonu, “fast fashion”

tarzı, insan haklarına ve çevreye zarar veren üretime

sürdürülebilir bir alternatif sunmaktadır.”

Öne çıkarmak istediğiniz başka bir konu var mı?

“Web sitemiz ve YouTube kanalımızda ürünlerimizi ve

referans projelerimizi detaylı şekilde paylaşıyoruz. Tekstil

üretiminde maliyet, kalite ve iş gücü yönetiminde Avrupa’yı

diğer sektörler seviyesine taşımayı hedefliyoruz.”

Tekstil üretiminde ekonomik otomasyon

Tekstil malzemelerinin esnek yapısı, robotlarla

manipülasyonu zorlaştırıyor. Robotextile, 100’den

fazla tekstil tipinde güvenli ve hassas taşıma testleri

gerçekleştirdi ve dört farklı fiziksel kavrama yöntemiyle

farklı malzemeleri başarıyla işledi. Üst yüzey katmanlarının

bireysel ayrılması, şirketin teknik uzmanlığıyla güvenli

ve tekrarlanabilir şekilde çözümlendi. Tekstil sektörü,

diğer tüketici ürünleri sektörleri kadar otomasyonda

ilerleyememiştir; Robotextile bunu değiştirmeyi hedefliyor.

44 April Nisan 2026



BASF Shapes the future of the

textile ındustry with tangible

solutions at Techtextil 2026

BASF, Techtextil 2026’da tekstil

endüstrisinin geleceğini somut

çözümlerle şekillendiriyor

At Techtextil 2026, the leading trade fair for technical

textiles and nonwovens, BASF will present solutions

and projects for the textile sector at booth B68 in

Hall 11.0. The focus will be on product innovations and

forward-looking technologies.

Recycled products with Ultramid® Ccycled®

Outdoor pants, sports shoes, and climbing ropes are

produced using BASF’s Ultramid® Ccycled® technology.

By integrating recycled materials through a mass balance

approach, product quality is maintained while enhancing

environmental sustainability.

CO₂-zero bike backpack

VAUDE’s TRAILCONTROL ZERO 20+ bike backpack is

produced in collaboration with BASF using Ultramid®

ZeroPCF polyamide. With a certified cradle-to-gate CO₂

footprint of zero, this product sets new standards in

sustainable outdoor apparel.

BASF, teknik tekstiller ve nonwoven ürünlerinin

öne çıktığı Techtextil 2026’da, 11.0 salonu B68

standında tekstil sektörüne yönelik çözüm ve

projelerini sergileyecek. Fuarda özellikle ürün inovasyonları

ve geleceğe dönük teknolojiler öne çıkacak.

Ultramid® Ccycled® ile geri dönüşümlü ürünler

Outdoor pantolonlar, spor ayakkabılar ve tırmanış ipleri,

BASF’nin Ultramid® Ccycled® teknolojisiyle üretiliyor. Kütle

dengesi yaklaşımıyla geri dönüştürülmüş malzemelerin

ürünlere entegre edilmesi, kaliteyi korurken çevresel

sürdürülebilirliği artırıyor.

CO₂ sıfır ayak izli bisiklet sırt çantası

VAUDE’nin TRAILCONTROL ZERO 20+ bisiklet çantası,

BASF iş birliğiyle Ultramid® ZeroPCF poliamid kullanılarak

üretildi. Sıfır CO₂ ayak izi sunan bu ürün, sürdürülebilir

outdoor giyiminde yeni standartlar belirliyor.

Biyosirküler hammaddelerle tulum üretimi

BASF’nin Ultramid® BMB teknolojisiyle, Zara için üretilen

tulum gibi ürünler biyosirküler hammaddelerden üretiliyor.

REDcert² sertifikalı hammaddeler fosil kaynakların yerini

alıyor ve CO₂ ayak izini %50’den fazla azaltıyor.

46 April Nisan 2026



From April 21–24, 2026, BASF will

showcase sustainable and innovative

solutions at Techtextil in Frankfurt,

contributing to the transformation of

the textile industry. Examples range

from shoes and nonwoven solutions

to bike backpacks and jumpsuits.

Jumpsuits from biocircular raw

materials

With BASF’s Ultramid® BMB

technology, products such as

jumpsuits for Zara are made

from biocircular raw materials.

REDcert²-certified feedstocks

replace fossil resources and

reduce the cradle-to-gate

CO₂ footprint by more than

50% without compromising

performance.

21–24 Nisan 2026 tarihleri arasında

Frankfurt’ta düzenlenecek Techtextil

fuarında BASF, sürdürülebilir

ve yenilikçi ürünleriyle tekstil

sektörünün dönüşümüne katkı

sunacak. Ayakkabıdan nonwoven

çözümlere, bisiklet sırt çantasından

tulum üretimine kadar birçok örnek

sergilenecek.

Advanced binder solutions for

nonwovens and composites

BASF offers durable nonwoven

and composite solutions for the

construction and automotive

industries using Acronal® and

Styrofan® binders. Additionally,

acForm® and Acrodur® provide

innovative options for furniture,

interior design, and lightweight

composite applications.

Elastic and microporous membranes

Microporous membranes developed jointly by BASF and

dimpora combine elasticity with waterproof performance.

Free of PFAS and solvents, these membranes provide

greater design flexibility in textiles while maintaining

breathability and water resistance.

Circular Fashion

with loopamid®

BASF’s loopamid®

solution supports

the circular

economy by

recycling PA6

textile waste.

Featured products

include the Zara

jacket launched in

2024, an adidas

tracksuit, and a

T-shirt produced

in collaboration

with Fulgar and

Pompea.

Nonwoven ve kompozitlerde gelişmiş bağlayıcı çözümler

BASF, Acronal® ve Styrofan® bağlayıcılarıyla inşaat ve

otomotiv sektörleri için dayanıklı nonwoven ve kompozit

çözümler sunuyor. Ayrıca acForm® ve Acrodur® ile mobilya,

iç mekan tasarımı ve hafif kompozit uygulamalarda inovatif

seçenekler sunuluyor.

Elastik ve mikroporöz membranlar

BASF ve dimpora iş birliğiyle geliştirilen mikroporöz

membranlar, elastikiyet ve su geçirmezliği bir arada

sunuyor. PFAS ve çözücü içermeyen bu membranlar, tekstil

tasarımında daha fazla esneklik sağlıyor.

Döngüsel moda: loopamid®

BASF’nin loopamid® çözümü, PA6 tekstil atıklarını geri

dönüştürerek döngüsel ekonomiyi destekliyor. Ürünler

arasında 2024’te piyasaya çıkan Zara ceketi, adidas

eşofmanı ve Fulgar ile Pompea iş birliğiyle üretilen tişörtler

yer alıyor.

48 April Nisan 2026



Stars of textile exports

honored: Strong emphasis on

domestic production

Tekstil ihracatının yıldızları ödüllendirildi:

Yerli üretim vurgusu öne çıktı

At the ceremony hosted by İstanbul Tekstil ve

Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, the textile

sector’s top exporters of 2025 were honored.

The event, hosted by Ahmet Öksüz, was attended by

prominent figures including Davut Gül, Mustafa Gültepe,

Erdal Bahçıvan, and İlker Yeşil, along with many other

guests. A total of 574 awards were presented, including 5

Star, 26 Platinum, 28 Gold, 66 Silver, 258 Bronze, and 191

Achievement awards.

“Domestic production is no longer a choice but a

necessity”

Speaking at the ceremony, İTHİB Chairman Ahmet Öksüz

emphasized that global stagnation, logistics challenges,

and disruptions in supply chains have once again

underscored the importance of domestic production.

Highlighting the need to protect the sector against

unfair competition, Öksüz stated that the textile industry

represents Türkiye’s industrial backbone and must be

preserved—not as a choice, but as a necessity. He also

noted that Türkiye’s integrated production structure has

proven its strategic importance, adding that while many

European brands struggle to secure pricing from Asia,

Türkiye continues to stand out as a reliable sourcing hub.

“Exporters made significant sacrifices”

Davut Gül stated that exporters have made considerable

sacrifices both individually and institutionally, noting that

global uncertainties have most heavily impacted exporters.

Soldan Sağa: Fatih Bilici, Ahmet Öksüz, Ahmet Şişman

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği

tarafından düzenlenen törende, tekstil sektörünün

2025 yılı başarılı ihracatçıları ödüllerine kavuştu. İTHİB

Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz ev sahipliğinde

gerçekleştirilen organizasyona; Davut Gül, Mustafa

Gültepe, Erdal Bahçıvan ve İlker Yeşil başta olmak üzere

çok sayıda davetli katıldı. Törende 5 Yıldız, 26 Platin, 28

Altın, 66 Gümüş, 258 Bronz ve 191 Başarı ödülü olmak

üzere toplam 574 ödül sahiplerini buldu.

“Yerli üretim artık bir tercih değil zorunluluk”

Törende konuşan İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, küresel

durgunluk, lojistik sorunlar ve tedarik zincirlerindeki

kırılmaların yerli üretimin önemini bir kez daha ortaya

koyduğunu vurguladı. Haksız rekabete karşı sektörün

korunmasının kritik hale geldiğini belirten Öksüz, tekstil

sektörünün Türkiye’nin sanayi hafızası olduğuna dikkat

çekerek, korunmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu

ifade etti. Türk tekstil sektörünün entegre üretim yapısıyla

stratejik önemini kanıtladığını dile getiren Öksüz, birçok

Avrupalı markanın Asya’dan fiyat almakta zorlandığı

bir dönemde Türkiye’nin güvenilir tedarikçi konumunu

sürdürdüğünü kaydetti.

“İhracatçılar büyük fedakârlık yaptı”

Davut Gül, ihracatçıların hem bireysel hem kurumsal

anlamda önemli fedakârlıklar üstlendiğini belirterek,

küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerin en çok ihracatçıları

etkilediğini söyledi. Türkiye’nin üretim sürekliliği ve istikrarlı

yapısı sayesinde güvenilir bir tedarikçi olarak öne çıktığını

50 April Nisan 2026


At the award ceremony organized by

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri

İhracatçıları Birliği, the most

successful exporters of 2025 were

recognized, while industry leaders

highlighted the critical role of

domestic production and a resilient

supply chain in overcoming global

challenges.

He emphasized that Türkiye’s production continuity and

stable environment position the country as a reliable

supplier, adding that exporters are likely to reach their

target figures in a short time as global stability improves.

Textile and Apparel: Cornerstones of the Economy

Mustafa Gültepe emphasized that the textile and apparel

industries remain fundamental pillars of the Turkish

economy—not only through their export performance,

but also thanks to their production strength, employment

capacity, and resilience in global competition. Despite

rising costs, shrinking demand, and challenges in

accessing finance, Gültepe noted that the sector has

managed to sustain its production chain. He added that

the achievements recorded during this period stand as the

most concrete indicators of the industry’s resilience and

determination.

$11.4 billion in exports despite challenges

Ahmet Öksüz stated that the effects of the global demand

contraction continue to impact the sector, making 2025

a particularly challenging year. Despite rising costs and

geopolitical risks, textile exports reached $11.4 billion

in 2025, demonstrating the sector’s ability to navigate

difficult conditions.

Growth in the US market, contraction in the EU

Öksüz noted that the contraction in the European Union—

Türkiye’s largest export market—has negatively affected the

sector, although efforts to maintain market share continue.

In contrast, strong momentum has been achieved in the

US market. Türkiye has become the 8th largest supplier to

the US, with exports approaching $800 million. Over the

past five years, its market share has increased from 1.6%

to 3.2%, with a target of entering the top five suppliers.

Call for measures against unfair competition

Highlighting that global developments are reshaping the

sector, Öksüz pointed out that additional US tariffs and new

EU trade agreements are creating pressure on producer

countries like Türkiye. He stressed the importance of

preventing abuses in the inward processing regime and

strengthening measures against origin fraud. Emphasizing

that the textile industry represents a vast industrial legacy

built on billions of dollars of investment, Öksüz concluded

that Türkiye cannot afford to lose this critical sector.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri

İhracatçıları Birliği tarafından

düzenlenen törende 2025’in başarılı

ihracatçıları ödüllendirilirken, sektör

temsilcileri küresel zorluklara karşı

yerli üretimin ve güçlü tedarik

yapısının kritik rolüne dikkat çekti.

ifade eden Gül, küresel barış ortamının güçlenmesiyle

birlikte ihracatçıların kısa sürede hedefledikleri rakamlara

ulaşabileceğini dile getirdi.

Tekstil ve hazır giyim ekonominin temel taşı

Mustafa Gültepe ise tekstil ve hazır giyim sektörlerinin

yalnızca ihracat rakamlarıyla değil; üretim gücü,

istihdam kapasitesi ve küresel rekabet direnciyle Türkiye

ekonomisinin temel taşları arasında yer aldığını vurguladı.

Artan maliyetler, daralan talep ve finansmana erişim

zorluklarına rağmen sektörün üretim zincirini koruduğunu

belirten Gültepe, elde edilen başarıların sektörün

dayanıklılığının en somut göstergesi olduğunu ifade etti.

Zorlu koşullara rağmen 11,4 milyar dolar ihracat

Küresel talep daralmasının etkilerinin sürdüğünü belirten

Ahmet Öksüz, 2025 yılının sektör açısından oldukça zorlu

geçtiğini ifade etti. Artan maliyetler ve jeopolitik risklere

rağmen tekstil ihracatının 2025 yılında 11,4 milyar dolar

seviyesinde gerçekleştiğini açıklayan Öksüz, sektörün

güçlü yapısıyla bu süreci yönetmeyi başardığını söyledi.

ABD pazarında yükseliş, AB’de daralma

Sektörün en büyük pazarı olan Avrupa Birliği’nde yaşanan

daralmanın ihracatı olumsuz etkilediğini belirten Öksüz,

buna rağmen pazar payını koruma çabalarının sürdüğünü

dile getirdi. ABD pazarında ise önemli bir ivme yakalandığını

ifade eden Öksüz, Türkiye’nin yaklaşık 800 milyon dolarlık

ihracatla ABD’nin 8’inci büyük tedarikçisi konumuna

yükseldiğini belirtti. Son beş yılda pazar payının yüzde

1,6’dan yüzde 3,2’ye çıktığını aktaran Öksüz, hedefin ilk 5

tedarikçi arasına girmek olduğunu söyledi.

Haksız rekabete karşı önlem çağrısı

Küresel gelişmelerin sektörü yeniden şekillendirdiğini

belirten Ahmet Öksüz, özellikle ABD’nin ilave gümrük

vergileri ve Avrupa Birliği’nin yeni ticaret anlaşmalarının

Türkiye gibi üretici ülkeler üzerinde baskı oluşturduğunu

ifade etti. Dahilde işleme rejiminde yaşanan suistimallerin

önlenmesi ve menşe sapmasıyla daha etkin mücadele

edilmesi gerektiğini vurgulayan Öksüz, yerli üretimi

koruyacak adımların önemine dikkat çekti. Tekstil

sektörünün milyarlarca dolarlık yatırımla oluşmuş bir

sanayi hafızası olduğunu belirten Öksüz, Türkiye’nin bu

sektörden vazgeçme lüksü olmadığının altını çizdi.

April Nisan 2026

51


Government support for SIGN

Istanbul 2026 participants

SIGN İstanbul 2026 katılımcılarına

Devlet desteği

Seda Bozkurt, Fair Director of SIGN Istanbul,

expressed pride in the fair’s inclusion on the Ministry

of Trade’s 2026 Prestigious International Fairs list:

“This recognition is a concrete indicator that our fair is a

high-standard international trade platform providing real

added value to the sector. Being eligible for government

support at our new

venue for SIGN Istanbul

2026 offers a significant

financial advantage for

our participants. Support

of up to TRY 1.292 million

for stand rental and setup

costs will especially

help Turkish companies

targeting export-oriented

growth strengthen their

position in global markets.”

Strengthening global trade

connections

SIGN Istanbul continues

to serve as a global trade

hub for the sector. Bringing

together domestic and

international buyers,

manufacturers, and

solution partners, the

27th edition in September

will create opportunities

for direct business

Seda Bozkurt,

Fair Director of SIGN Istanbul

SIGN İstanbul olarak, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın

açıkladığı 2026 yılı Prestijli Uluslararası Fuarlar

listesinde yer almaktan büyük bir gurur ve

memnuniyet duyduklarını ifade eden Fuar Direktörü Seda

Bozkurt; “Bu gelişme, fuarımızın uluslararası standartlarda

bir ticaret platformu olduğunun ve sektörüne sağladığı

katma değerin somut bir göstergesi. Yeni takviminde yeni

yerinde düzenleyeceğimiz SIGN İstanbul 2026’nın devlet

destek kapsamına alınması, katılımcı firmalarımız için son

derece önemli bir finansal avantaj sunuyor. Yer kirası ve

stant giderleri için 1 milyon 292 bin TL’ye kadar sağlanacak

destek, özellikle ihracat odaklı büyümeyi hedefleyen Türk

firmalarımızın küresel pazarlarda daha güçlü bir şekilde

konumlanmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

SIGN İstanbul, sektörünün küresel ticaret üssü olmayı

sürdürüyor

Yerli ve yabancı satın almacıları, üreticileri ve çözüm

ortaklarını aynı platformda buluşturan SIGN İstanbul, Eylül

ayındaki 27. buluşmasında özellikle makine, ekipman,

sarf malzeme ve yenilikçi baskı teknolojilerine yönelik

doğrudan ticaret bağlantıları kurulmasına önemli bir

zemin hazırlayacak. Çarşamba’dan Cumartesiye, dört gün

boyunca gerçekleşecek B2B görüşmeler, distribütörlük

anlaşmaları ve ihracat bağlantıları sayesinde sektörün

2026 ticaret hacmine güçlü bir ivme kazandırması beklenen

52 April Nisan 2026


SIGN Istanbul, organized by Informa

Markets with support from ARED

(Outdoor and Industrial Advertisers

Association), has been included in the

2026 Prestigious International Fairs

list by the Turkish Ministry of Trade.

Participating Turkish companies can

receive up to TRY 1.292 million in

government support for stand rental

and setup costs.

connections, particularly in machinery, equipment,

consumables, and innovative printing technologies.

Over four days, from Wednesday to Saturday, B2B

meetings, distributorship agreements, and export

connections are expected to give a strong boost to the

sector’s 2026 trade volume, offering participants more

than just a traditional trade fair experience.

A comprehensive supply solution for the industry

Known for its wide product range, SIGN Istanbul stands

out among international fairs in its sector. From the latest

digital printing technologies to large-format machines,

industrial advertising applications to LED displays, and

textile printing

solutions to

innovative

materials and

equipment, the

fair provides

a one-stop

s u p p l y

solution for

all industry

needs.

Informa Markets tarafından

ARED Açıkhava ve Endüstriyel

Reklamcılar Derneği destekleriyle

27.’si gerçekleştirilecek olan SIGN

İstanbul, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın

2026 yılı Prestijli Uluslararası Fuarlar

listesinde yerini aldı. SIGN İstanbul’a

katılacak Türk firmalar, yer kirası

ve stant giderleri için 1 milyon 292

bin TL’ye kadar devlet desteğinden

yararlanabilecek.

SIGN İstanbul, katılımcılarına yine bir fuardan fazlasını bir

arada sunacak.

Sergilenen ürün çeşitliliği ile sektöründeki uluslararası

fuarlar arasında öne çıkan SIGN İstanbul, en yeni dijital

baskı teknolojilerinden geniş format makinelere, endüstriyel

reklam uygulamalarından LED ekranlara, tekstil baskı

çözümlerinden yenilikçi malzeme ve ekipmanlara kadar

sektörün tüm ihtiyaçlarına tek adresten tedarik çözümü

sunuyor.

CONNECTED BY NARROW FABRICS.

Your World. Our technologies.

www.jakobmueller.com


Future-Ready nonwovens and

fiber processing Solutions: Meet

Trützschler at Techtextil 2026

Geleceğe hazır nonwoven ve elyaf işleme

çözümleri: Trützschler Techtextil 2026’da

Techtextil 2026 brings the latest innovations in

nonwovens and fiber processing to industry

professionals. Trützschler Nonwovens will present

solutions that combine modernization, efficiency, and

sustainability. Visitors can explore innovations such as

the X-Series cards and TONE digital working environment,

as well as the complete textile recycling process with

TRUECYCLED.

TSUPREMA needle punching line: Flexible and highperforming

The TSUPREMA line has proven its performance at

two customer sites this year. Covering basis weights

from 50 gsm to over 2,000 gsm, it offers exceptional

versatility and quality in needle-punched nonwovens. New

streamlined configurations with the compact NCXe card

reduce footprint while maintaining process stability and

product consistency.

Single machine portfolio and X-Series cards

Trützschler Nonwovens will also showcase its upgraded

single-machine solutions: the high-speed NCTX,

versatile NCX, and compact NCXe cards; MPD highperformance

dryer; and the new compact AquaJetX.

These developments combine compact design with high

reliability and outstanding performance.

ATB technology for hygiene applications

The ATB process reliably handles ultra-fine fibers down

to 0.4 dtex, producing exceptionally soft nonwovens for

hygiene products like baby diapers.

TONE digital working environment

TONE’s new features include energy management,

CO₂ footprint calculation, and camera-based anomaly

detection, improving transparency, process stability, and

preventing unplanned downtime.

Trützschler Card Clothing (TCC)

The high-performance new card wire, designed for

Hygiene, Spunlace, and ATB applications, ensures

maximum productivity, reduced contamination, and shorter

downtime.

Techtextil 2026, nonwoven üretimi ve tekstil

işleme teknolojilerinde en son yenilikleri sektör

profesyonelleriyle buluşturuyor. Trützschler

Nonwovens, fuarda modernizasyon, verimlilik ve

sürdürülebilirlik çözümlerini bir arada sunacak. Ziyaretçiler,

hem yeni XSerisi kartlar ve TONE dijital çalışma ortamı

gibi yenilikleri keşfedecek hem de TRUECYCLED ile tekstil

atıklarının geri dönüşüm sürecini yakından inceleme fırsatı

bulacak.

TSUPREMA iğneleme hattı: Esnek ve yüksek performanslı

TSUPREMA hattı, bu yıl iki müşteri sahasında başarıyla

çalışmaya başladı. 50 gsm’den 2.000 gsm’in üzerine kadar

geniş ağırlık aralığında iğneleme yapabilen hat, nonwoven

üretiminde yüksek esneklik ve kalite sağlıyor. Yeni kompakt

NCXe kartlı yapılandırmalar, yer tasarrufu sağlarken süreç

istikrarını ve ürün kalitesini koruyor.

Tek makine portföyü ve XSerisi kartlar

Trützschler Nonwovens, tekil makine portföyünü de

geliştirdi: yüksek hızlı NCTX, çok yönlü NCX ve kompakt

NCXe kartlar; MPD yüksek performanslı kurutucu ve yeni

kompakt AquaJetX fuarda sergilenecek. Bu çözümler,

kompakt tasarım ile yüksek güvenilirlik ve performansı bir

arada sunuyor.

ATB teknolojisi ile hijyen uygulamaları

ATB prosesi, 0.4 dtex’e kadar ultra ince lifleri güvenle

işleyerek bebek bezi gibi hijyen ürünleri için son derece

yumuşak ve yüksek performanslı nonwovenler üretiyor.

54 April Nisan 2026


From April 21 to 24, 2026, the

Trützschler Group will showcase

solutions focused on efficiency,

sustainability, and digitalization at

Techtextil in Frankfurt. Highlights

include the TSUPREMA needle

punching line, X-Series nonwoven

cards, and the TRUECYCLED textile

recycling solution.

TRUECYCLED textile recycling

TRUECYCLED offers a complete recycling solution,

covering cutting, tearing, carding, and drawing secondary

fibers from textile waste.

Meet us at Techtextil

Techtextil 2026 is the ideal platform to exchange ideas

with industry experts and explore practical solutions for

today’s challenges in nonwoven manufacturing.

Trützschler Grubu, 21–24 Nisan

2026 tarihleri arasında Almanya

Frankfurt’ta düzenlenecek Techtextil

Fuarı’nda, nonwoven üretiminde

verimlilik, sürdürülebilirlik ve

dijitalleşme odaklı çözümlerini

tanıtacak. Fuarın öne çıkan yenilikleri

arasında TSUPREMA iğneleme

hattı, XSerisi nonwoven kartları ve

TRUECYCLED tekstil geri dönüşüm

çözümü yer alıyor.

TONE dijital çalışma ortamı

TONE, enerji yönetimi, CO₂ ayak izi hesaplama ve kamera

tabanlı anormallik tespiti gibi yeni özellikleriyle süreç

şeffaflığını ve üretim verimliliğini artırıyor, plansız duruşları

önlüyor.

Trützschler Card Clothing (TCC)

Yüksek performanslı yeni kart teli, Hijyen, Spunlace ve

ATB uygulamaları için özel yüzey tasarımıyla maksimum

verim, daha az kontaminasyon ve daha kısa duruş süreleri

sağlıyor.

TRUECYCLED ile tekstil geri dönüşümü

TRUECYCLED, tekstil atıklarını kesme, parçalama, tarama

ve ikincil lif üretimi süreci dahil olmak üzere komple bir geri

dönüşüm çözümü sunuyor.

Techtextil’de buluşma fırsatı

Techtextil 2026, sektör uzmanlarıyla fikir alışverişinde

bulunmak ve nonwoven üretimindeki güncel çözümleri

keşfetmek için ideal bir platform sunuyor.

expert at drawing

your fibres

to perfection

Rolls, godets, heating elements and custom

built machines for heat treatment and drawing

of synthetic filaments. Win – OLT ® yarn tension

on-line monitoring systems.

Engineered and produced in Switzerland

Retech Aktiengesellschaft

CH-5616 Meisterschwanden

info@retech.ch

www.retech.ch


Rifay takes the stage at

TECHTEXTILE 2026 with

sustainable fiber solutions

Rifay, TECHTEXTILE 2026’da

sürdürülebilir elyaf çözümleriyle sahne

alıyor

As one of the most important global gatherings

of the technical textiles industry, TECHTEXTILE

2026 will take place in Frankfurt, Germany, from

April 21 to 24. Rifay, one of the leading manufacturers in

the sector, aims to strengthen its existing partnerships

and explore new growth opportunities in international

markets by showcasing its innovative and environmentally

friendly product portfolio. Erkan Aydın, Export Manager

of Ritaş Holding, shared his insights on the company’s

participation, expectations, and highlighted products with

our magazine.

What are your main expectations and objectives for

participating in TECHTEXTILE 2026?

“As Rifay, our main objective in participating in TECHTEXTILE

2026 is to introduce our innovative and environmentally

friendly solutions developed with PP and PES fibers to

international markets. This major event provides a strong

platform to strengthen our existing collaborations and

explore new business opportunities. At the same time, we

aim to contribute to the future of the industry by sharing

our sustainable and low carbon footprint production

approach.”

Could you provide information about the products,

technologies, or innovations you will highlight at the fair?

“At the fair, we will highlight our high-performance PP and

PES fibers, as well as our Ricon Micro and Ferro fibers. In

particular, our polyester fibers produced from recycled PET

bottles are a concrete example of our circular economy

approach and low carbon footprint. Our products offer

significant advantages in terms of performance, durability,

Teknik tekstil sektörünün küresel ölçekte en önemli

buluşmalarından biri olan TECHTEXTILE 2026,

21–24 Nisan tarihleri arasında Almanya’nın

Frankfurt kentinde kapılarını açıyor. Sektörün önde gelen

üreticilerinden Rifay, fuarda inovatif ve çevre dostu

ürün portföyünü sergileyerek hem mevcut iş birliklerini

güçlendirmeyi hem de yeni pazarlarda büyüme fırsatları

yakalamayı hedefliyor. Ritaş HOLDING ihracat Müdürü

Erkan Aydın,fuar katılımına ilişkin hedeflerini ve öne çıkan

ürünlerini dergimize değerlendirdi.

TECHTEXTILE 2026’ya katılımınızdan temel beklentileriniz

ve hedefleriniz nelerdir?

“Rifay olarak TECHTEXTILE 2026 fuarına katılımımızın

temel amacı, PP ve PES elyaflarımız ile geliştirdiğimiz

inovatif ve çevre dostu çözümleri uluslararası pazarlarda

tanıtmaktır. Bu önemli organizasyon, mevcut iş

56 April Nisan 2026


Rifay is preparing to present its

high-performance fiber solutions

developed from recycled raw

materials to international industry

professionals at TECHTEXTILE 2026

in Frankfurt.

and environmental sustainability across various sectors

such as home textiles, furniture, hygiene products,

geotextiles, and construction.”

Rifay, Frankfurt’ta düzenlenecek

TECHTEXTILE 2026 fuarında, geri

dönüştürülmüş hammaddelerle

geliştirdiği yüksek performanslı

elyaf çözümlerini uluslararası sektör

profesyonelleriyle buluşturmaya

hazırlanıyor.

Which markets do you expect this fair to offer new

collaborations or growth opportunities for your company?

“TECHTEXTILE 2026 is of great importance for Rifay in

developing new collaborations in international markets,

especially in Europe and the Middle East. We aim to

establish direct contact with companies demanding

sustainable and technical textile solutions, expand our

partnerships across different industries, and take part in

innovative projects.”

Is there any additional message you would like to share?

“At Rifay, our mission is not only to produce high-quality

fibers but also to adopt circular economy and sustainability

principles to leave a more livable world for future

generations. We aim to encourage our industry towards

environmentally friendly production and innovative

solutions, while prioritizing sustainable value creation

together with our business partners.”

birliklerimizi güçlendirmek ve yeni iş fırsatlarıyla büyüme

alanlarını keşfetmek adına güçlü bir platform sunuyor. Aynı

zamanda sürdürülebilir ve düşük karbon ayak izine sahip

üretim yaklaşımımızı paylaşarak sektörün geleceğine katkı

sağlamayı hedefliyoruz.”

Fuarda öne çıkaracağınız ürün, teknoloji veya yenilikler

hakkında bilgi verebilir misiniz?

“Fuarda yüksek performanslı PP ve PES elyaflarımızın yanı

sıra Ricon Mikro ve Ferro liflerimizi ön plana çıkaracağız.

Özellikle geri dönüştürülmüş PET şişelerden ürettiğimiz

polyester elyaflarımız, düşük karbon ayak izi ve döngüsel

ekonomi yaklaşımımızın somut bir göstergesi niteliğinde.

Ürünlerimiz; ev tekstili, mobilya, hijyen ürünleri, geotekstil

ve inşaat gibi farklı sektörlerde performans, dayanıklılık

ve çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar

sunuyor.”

Bu fuar sizin için hangi pazarlarda yeni iş birlikleri veya

büyüme fırsatları sunabilir?

“TECHTEXTILE 2026, Rifay’ın başta Avrupa ve Orta Doğu

olmak üzere uluslararası pazarlarda yeni iş birlikleri

geliştirmesi açısından büyük önem taşıyor. Özellikle

sürdürülebilir ve teknik tekstil çözümlerine talep gösteren

firmalarla doğrudan temas kurarak, farklı endüstrilerdeki

iş ortaklıklarımızı genişletmeyi ve yenilikçi projelerde yer

almayı hedefliyoruz.”

Eklemek istediğiniz bir mesaj var mı?

“Rifay olarak misyonumuz yalnızca yüksek kaliteli elyaf

üretmek değil; aynı zamanda döngüsel ekonomi ve

sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyerek gelecek nesillere

daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Sektörümüzü çevre

dostu üretim ve inovatif çözümler konusunda teşvik etmeyi

amaçlıyor, iş ortaklarımızla birlikte sürdürülebilir değer

oluşturmayı önceliklendiriyoruz.”

April Nisan 2026

57


COOLMAX CloakFX fiber

makes global debut in Munich

COOLMAX CloakFX Elyafı, Münih’te

Küresel Lansmanını gerçekleştirdi

The LYCRA Company officially launched its COOLMAX

CloakFX fiber at Performance Days Munich

(March 18–19), one of Europe’s leading functional

textile fairs. Designed to help garments appear drier, the

new fiber reduces visible sweat marks while providing

effective moisture management and cooling comfort.

COOLMAX CloakFX was developed for brands producing

performance sportswear, workwear, and everyday apparel,

as well as for fabric manufacturers and apparel companies.

The fiber’s built-in optical “masking” technology diffuses

light, minimizing the visual effects of moisture and making

sweat marks less noticeable. Because this technology is

permanently integrated into the fiber, these benefits remain

effective even after repeated use and washing.

Consumer-Centric performance

Tara Maurer-Mackay, Category Director of Branded Special

Products at The LYCRA Company, commented: “Visible

sweat marks are a major concern for consumers across

different demographics and often force compromises

between performance, comfort, and appearance. COOLMAX

CloakFX helps garments look drier while maintaining a

feeling of coolness and dryness.”

Sustainable and UV-Protective solution

In addition to masking sweat marks, COOLMAX CloakFX

offers higher UPF (Ultraviolet Protection Factor) compared

to traditional polyester fibers. The GRS-certified fiber

contains 93% recycled content, supporting sustainability

goals without requiring changes to manufacturing

processes. After rigorous innovation and testing

processes, the fiber continues to be developed for various

applications, including knit, woven, and seamless (dikişsiz)

fabrics. The technology’s potential is also being expanded

into non-apparel applications.

The LYCRA Company, Avrupa’nın önde gelen

fonksiyonel kumaş fuarı Performance Days Munich

(18–19 Mart) kapsamında COOLMAX CloakFX

fiber elyafının küresel lansmanını gerçekleştirdi. Yeni elyaf,

giysilerin daha kuru görünmesine yardımcı olmak üzere

tasarlanmış olup, görünür ter izlerini azaltırken etkili nem

yönetimi ve serinlik konforu sağlıyor. COOLMAX CloakFX,

performans odaklı spor giyim, iş kıyafetleri ve günlük giyim

üreten markalar ile kumaş üreticileri ve konfeksiyon firmaları

için geliştirildi. Elyaf içeriğinde yer alan optik “maskeleme”

teknolojisi, ışığı difüz ederek nemin görsel etkisini azaltıyor

ve ter izlerini daha az görünür hale getiriyor. Teknolojinin

elyafa kalıcı şekilde entegre edilmesi, bu avantajların

kullanım ve yıkama sonrasında da korunmasını sağlıyor.

Tüketici odaklı performans

The LYCRA Company Markalı Özel Ürünler Kategori

Direktörü Tara Maurer-Mackay, konuya ilişkin şunları

söyledi: “Giysilerde görünen ter izleri, farklı demografik

gruplardaki tüketiciler için büyük bir sorun ve çoğu

zaman performans, konfor ve görünüm arasında tercih

58 April Nisan 2026


The LYCRA Company unveiled

its latest innovation, COOLMAX

CloakFX fiber, at Performance

Days Munich, introducing a global

solution that masks sweat marks and

optimizes moisture management in

sportswear, workwear, and everyday

apparel.

The LYCRA Company, Performance

Days Munich Fuarı’nda yeni

inovasyonu COOLMAX CloakFX

elyafını tanıtarak spor giyim, iş

kıyafetleri ve günlük giyimde

ter izlerini maskeleyen ve nem

yönetimini optimize eden çözümünü

global ölçekte duyurdu.

Renewable LYCRA® EcoMade Showcased

At the fair, The LYCRA Company also presented garments

and fabrics containing renewable LYCRA® EcoMade fiber,

produced from renewable sources. Made with 70% plantbased

content, this bio-based solution delivers the same

reliable performance as traditional LYCRA® fibers while

helping reduce the carbon footprint of apparel products.

yapmalarına neden oluyor. COOLMAX CloakFX, giysilerin

daha kuru görünmesini sağlarken serinlik ve kuruluk hissini

koruyor.”

Sürdürülebilir ve UV korumalı çözüm

COOLMAX CloakFX, ter izi maskelemenin yanı sıra

geleneksel polyester elyaflara kıyasla daha yüksek UPF

(Ultraviyole Koruma Faktörü) sağlıyor. GRS sertifikalı elyafın

%93’ü geri dönüştürülmüş içerikten oluşuyor ve üretim

süreçlerinde değişiklik gerektirmeden sürdürülebilirlik

hedeflerine katkıda bulunuyor. İnovasyon ve test

süreçlerinden geçen elyaf, örme, dokuma ve seamless

(dikişsiz) uygulamalar başta olmak üzere farklı alanlarda

geliştirilmeye devam ediyor. Ayrıca teknolojinin potansiyeli,

giyim dışı uygulamalarda da genişletiliyor.

Ek olarak renewable LYCRA® EcoMade tanıtımı

Fuar kapsamında The LYCRA Company, yenilenebilir

kaynaklardan üretilen renewable LYCRA® EcoMade

fiber içeren elastan kumaş ve giysileri de sergiliyor. %70

bitki bazlı içerikle üretilen bu biyolojik kökenli çözüm,

geleneksel LYCRA® elyafıyla aynı performansı sunarken

giyim ürünlerinin karbon ayak izinin azaltılmasına yardımcı

oluyor.

April Nisan 2026

59


ORTA and Archroma launch

denim collection dyed with

wool waste

ORTA ve Archroma, yün atığından

boyanmış denim koleksiyonunu tanıttı

Global specialty chemicals leader Archroma and

Orta Anadolu, the manufacturer behind the ORTA

brand, have partnered to implement circular

dyeing technology in commercial denim production. The

collaboration was highlighted at Kingpins Amsterdam on

April 15–16, 2026, where ORTA presented its debut denim

collection dyed with Archroma’s FiberColors® dyes.

Upcycling wool waste with FiberColors®

FiberColors® dyes are produced using a minimum of 50%

wool waste, specifically fleeces that sheep farmers would

otherwise pay to dispose of. This unwanted material

is upcycled through Archroma’s patented technology,

replacing petroleum-based raw materials without

compromising performance, water or energy consumption,

or waste generation during dye production. FiberColors®

deliver the same color and fastness performance as

conventional sulfur dyes and are GOTS-certified.

ORTA’s debut collection and color selection

Following a successful trial in late 2025, ORTA selected

three shades from the FiberColors® palette for its debut

collection: DIRESUL® FIBER-TEAK (brown), DIRESUL®

FIBER-SLATE (blue-grey), and DIRESUL® FIBER-

GRAPHITE (dark grey). The selection reflects ORTA’s

signature approach of combining distinctive aesthetics

with responsible production and demonstrates the

commercial readiness of FiberColors® for premium denim

applications.

Circular fashion and sustainability

Julio Perales, Technical & Product Segment

Manager Denim at Archroma, said:

“FiberColors® builds directly on the success of our

EarthColors® platform, which has been adopted by more

than 50 global brands and has helped us upcycle over 60

tons of plant residues. With FiberColors®, we identified wool

waste as another major stream that circular chemistry can

transform. ORTA’s decision to bring this into commercial

denim production proves that these technologies are ready

to scale.”

Küresel özel kimya lideri Archroma ve ORTA

markasının üreticisi Orta Anadolu, ticari denim

üretiminde döngüsel boyama teknolojisini

uygulamak için iş birliği başlattı. Ortaklık, 15–16 Nisan

2026 tarihlerinde Kingpins Amsterdam fuarında tanıtıldı ve

ORTA, Archroma’nın FiberColors® boyalarıyla boyanmış ilk

denim koleksiyonunu sergiledi.

FiberColors® ile yün atıkları değerlendiriliyor

FiberColors® boyaları, minimum %50 oranında yün atığı

kullanılarak üretiliyor; özellikle çiftçilerin elden çıkarmak

için ücret ödeyeceği yünlerden. Bu istenmeyen malzemeyi

değerlendiren patentli Archroma teknolojisi, performanstan,

60 April Nisan 2026


Turkey-based premium denim

manufacturer ORTA showcased its

first denim collection dyed with

Archroma’s FiberColors® dyes at

Kingpins Amsterdam 2026. The

collection combines sustainable

production with distinctive

aesthetics.

Türkiye merkezli premium denim

üreticisi ORTA, Kingpins Amsterdam

2026’da, Archroma’nın yün

atıklarından üretilen FiberColors®

boyalarıyla boyanmış ilk denim

koleksiyonunu sergiledi. Koleksiyon,

sürdürülebilir üretim ve estetiği bir

araya getiriyor.

Sebla Önder, Marketing and

Sustainability Manager at ORTA, added:

“Aesthetics and ethics are inseparable.

We are demonstrating that the circular

economy is commercially viable today—

upcycling wool waste to solve a problem

for sheep farmers while creating on-trend

denim garments that can themselves be

safely recycled or even composted at

end-of-life.”

su ve enerji tüketiminden veya atık üretiminden ödün

vermeden petrol bazlı hammaddelerin yerini alıyor.

FiberColors® boyaları, geleneksel sülfür boyalarla aynı

renk ve kalıcılık performansını sunarken GOTS sertifikalı.

ORTA’nın debut koleksiyonu ve renk seçimi

2025 sonunda gerçekleştirilen başarılı bir denemenin

ardından ORTA, debut koleksiyonu için FiberColors®

paletinden üç tonu seçti: DIRESUL® FIBER-TEAK

(kahverengi), DIRESUL® FIBER-SLATE (mavi-gri) ve

DIRESUL® FIBER-GRAPHITE (koyu gri). Seçim, ORTA’nın

estetik ve sorumlu üretimi bir araya getiren karakteristik

yaklaşımını yansıtıyor ve FiberColors®’ın premium denim

uygulamaları için ticari olarak hazır olduğunu gösteriyor.

Döngüsel moda ve sürdürülebilirlik

Archroma Denim Teknik ve Ürün Segment Müdürü Julio

Perales, “FiberColors®, EarthColors® platformumuzun

başarısı üzerine inşa edildi. Şimdi 50’den fazla küresel

marka tarafından benimsenmiş ve 60 tonu aşkın bitkisel

atığı yeniden değerlendirerek döngüsel kimyanın gücünü

kanıtlamış durumdayız. FiberColors® ile yün atığını

döngüsel kimyanın dönüştürebileceği önemli bir alan

olarak belirledik. ORTA’nın bunu ticari denim üretimine

taşıması, bu teknolojilerin ölçeklenmeye hazır olduğunu

gösteriyor,” dedi.

ORTA Pazarlama ve Sürdürülebilirlik

Müdürü Sebla Önder ise, “Estetik ve

etik birbirinden ayrılamaz. Döngüsel

ekonominin bugün ticari olarak

uygulanabilir olduğunu gösteriyoruz; yün

atıklarını değerlendirerek hem çiftçilerin

sorununu çözmek hem de modaya

uygun, yaşam döngüsü sonunda geri

dönüştürülebilir ve kompostlanabilir

denim giysiler üretmek mümkün,” diye

ekledi.

April Nisan 2026

61


Aksa Akrilik to showcase ıts

advanced materials strength at

Techtextil 2026

Aksa Akrilik, Techtextil 2026’da ileri

malzeme gücünü vitrine çıkaracak

Combining its long-standing expertise in acrylic fiber

production with advanced material technologies,

Aksa Akrilik continues to expand globally and is

preparing to present its transformation vision for the

technical textiles sector at Techtextil 2026 Frankfurt. Didem

Tunçbilek emphasized that Aksa Akrilik has evolved beyond

being solely a fiber producer into a strong technology player

positioned in innovative areas such as technical yarns,

carbon fiber, composites, and UHMWPE. In our interview

with Tunçbilek, we discussed the company’s high valueadded

solutions for the technical textiles sector, its fair

objectives, and growth strategies for new markets.

Which areas of the textile sector do you provide

solutions for?

“At Aksa Akrilik, our production focuses on high valueadded

acrylic fibers and yarns for technical and textile

industries. Our product portfolio covers a wide range of

applications, from carpets and socks to industrial filters and

protective clothing. Our production journey began in 1971

with a capacity of 5,000 tons, and today we have reached

a capacity of 355,000 tons, representing approximately

23% of the global acrylic fiber market. We operate with

around 400 customers in more than 50 countries. Our

infrastructure, which enables production of approximately

1,000 tons per day, is a concrete result of our investments

in the right segments. Thanks to our strategic investments

in outdoor and modacrylic fibers, technical yarns, and

advanced materials, we offer products as high value-added

materials adaptable to various applications. Today, Aksa

Akrilik is transforming beyond a fiber manufacturer into a

growing technology company in advanced materials such

Didem Tunçbilek,

General Manager of Aksa Akrilik

Akrilik elyaf üretimindeki köklü deneyimini ileri

malzeme teknolojileriyle birleştirerek küresel

ölçekte büyümesini sürdüren Aksa Akrilik, teknik

tekstil sektöründeki dönüşüm vizyonunu Techtextil 2026

Frankfurt’ta sergilemeye hazırlanıyor. Şirketin Yönetim

Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Didem Tunçbilek, Aksa

Akrilik’in yalnızca bir elyaf üreticisi değil; teknik iplikler,

karbon elyaf, kompozitler ve UHMWPE gibi yenilikçi alanlarda

konumlanan güçlü bir teknoloji oyuncusuna dönüştüğünü

vurguluyor. Tunçbilek ile gerçekleştirdiğimiz röportajda,

şirketin teknik tekstil sektörüne sunduğu yüksek katma

değerli çözümleri, fuar hedeflerini ve yeni pazarlara yönelik

büyüme stratejilerini konuştuk.

Tekstil sektörüne hangi alanda çözümler sunuyorsunuz?

“Aksa Akrilik olarak üretimimiz, teknik ve teknik tekstil

sektörlerine yönelik yüksek katma değerli akrilik elyaf ve

iplik üretimi üzerine odaklanıyor. Ürün portföyümüz, halıdan

çoraba, endüstriyel filtrelerden koruyucu kıyafetlere kadar

62 April Nisan 2026


Didem Tunçbilek, Board Member and

General Manager of Aksa Akrilik,

stated that the company is extending

its leadership in acrylic fiber into high

value-added fields such as technical

yarns, carbon fiber, composites, and

UHMWPE, adding that they aim to

share this transformation with global

stakeholders at Techtextil 2026 in

Frankfurt.

Aksa Akrilik Yönetim Kurulu

Üyesi ve Genel Müdürü Didem

Tunçbilek, şirketin akrilik elyaftaki

liderliğini teknik iplikler, karbon

elyaf, kompozitler ve UHMWPE

gibi yüksek katma değerli alanlara

taşıdığını belirterek, Techtextil

2026 Frankfurt’ta bu dönüşümü

küresel paydaşlarla paylaşmayı

hedeflediklerini söyledi.

as technical yarns, carbon fiber, composites, and Ultra High

Molecular Weight Polyethylene (UHMWPE) fiber. In line with

this transformation, we position our products as high valueadded

material solutions adaptable to the needs of different

industries.”

What are your main expectations and goals for

participating in Techtextil 2026 Frankfurt?

“We see Techtextil 2026 as an important platform where

we can share our transformation in technical textiles and

advanced materials with international stakeholders. The

diversity of our product portfolio has enabled us to evolve

into a structure offering broad, integrated, and high valueadded

solutions for different sectors. We want to bring

this transformation to Techtextil 2026 as well. We aim to

present our deep-rooted expertise in acrylic fiber production

together with our technical textile products and UHMWPE

(Mithra) investments in an integrated portfolio structure. In

doing so, we seek to further strengthen Aksa Akrilik’s strong

position as a global player developing high value-added

solutions and operating in advanced material technologies.”

Can you share information about the products,

technologies, or innovations you will highlight at the fair?

“Techtextil 2026 is extremely important as a fair where the

latest innovations and sustainable solutions come together.

Participating for the fifth time this year is also significant

for us as it demonstrates our experience and consistent

presence in this field. In this context, Aksa Akrilik will

showcase its technical and performance-oriented fiber and

yarn solutions.

As an important example of this approach, we

geniş bir yelpazeyi kapsıyor. 1971 yılında 5 bin ton kapasite

ile başlayan üretim yolculuğumuz, bugün 355 bin ton

kapasiteye ve küresel akrilik elyaf pazarının yaklaşık yüzde

23’üne ulaşmış durumda. 50’den fazla ülkede yaklaşık 400

müşterimizle faaliyet gösteriyoruz. Günde yaklaşık 1000

ton üretim gerçekleştiren altyapımız, doğru segmentlere

yaptığımız yatırımların somut bir sonucu. Outdoor ve

modakrilik elyaflar, teknik iplikler ve ileri malzemeler üzerine

yaptığımız stratejik yatırımlar sayesinde, ürünlerimizi, farklı

kullanım alanlarına adapte edilebilen yüksek katma değerli

malzemeler olarak sunuyoruz. Bununla birlikte bugün

geldiğimiz noktada Aksa Akrilik’i yalnızca bir elyaf üreticisinin

ötesinde teknik iplikler, karbon elyaf, kompozitler ve Ultra

Yüksek Moleküler Ağırlıklı Polietilen (UHMWPE) elyafı gibi

ileri malzemeler alanında büyüyen bir teknoloji şirketine

dönüşüyoruz. Bu dönüşüm doğrultusunda ürünlerimizi,

farklı sektörlerin ihtiyaçlarına uyarlanabilen yüksek katma

değerli malzeme çözümleri olarak konumlandırıyoruz.”

TECHTEXTIL 2026, Frankfurt’a katılımınızdan temel

beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir?

“Techtextil 2026’yı, teknik tekstiller ve ileri malzemeler

alanındaki dönüşümümüzü uluslararası paydaşlarla

paylaşacağımız önemli bir platform olarak görüyoruz. Ürün

portföyümüzdeki çeşitlilik, farklı sektörlere yönelik geniş,

entegre ve yüksek katma değerli çözümler sunan bir yapıya

dönüşmemizi sağladı. Bu dönüşümü Techtextil 2026’ya da

taşımak istiyoruz. Katılımcılara, akrilik elyaf üretimindeki

köklü deneyimimizi, teknik tekstil ürünlerimiz ile birlikte

UHMWPE (Mithra) yatırımlarımızı bütüncül bir portföy yapısı

içinde sunmayı hedefliyoruz. Bu sayede Aksa Akrilik’in,

yüksek katma değerli çözümler geliştiren ve ileri malzeme

April Nisan 2026

63


commissioned our technical yarn development investment

in 2025. This investment significantly increased both our

product diversity and capacity for technical applications. In

addition, we will highlight our technical textile products such

as modacrylic, homopolymer, and filament acrylic fibers. We

will also present our advanced materials products, including

our UHMWPE fiber Mithra. Overall, we will clearly reflect

Aksa’s strong product portfolio in technical textiles and its

high value-added production approach.”

In which markets could this fair create new partnerships

or growth opportunities for you?

“Techtextil is an important platform for establishing direct

contact with technical textile and advanced materialfocused

industries, particularly in Europe, the Middle East,

and Asia. Today’s market dynamics are shifting toward

performance-oriented materials specifically developed for

certain applications. This transformation creates a strong

basis for expanding our expertise in technical textiles and

advanced materials into broader markets. Accordingly,

the fair will help us bring our product portfolio together

more effectively with different sectors, especially in highperformance

fields such as protective clothing, marine

applications, and industrial uses, while enabling us to

develop new partnerships and build deeper relationships on

a global scale.”

Is there any additional message you would like to share

with the sector?

“The accelerating global transformation is making lighter,

more durable, and more efficient material solutions more

critical than ever. At Aksa Akrilik, we proactively shape our

new product development approach by accurately reading

both global demand trends and the long-term direction

of material technologies. We especially observe rapidly

increasing demand for performance-oriented, high valueadded

products in line with growing needs in defense,

mobility, and high-performance industrial sectors. In this

direction, we are concentrating our R&D investments on

advanced material technologies and innovative product

development, focusing on solutions that will create longterm

value for the industry. Our sustainability approach,

supported by digitalization investments and process

optimization, is also an important part of our growth

perspective. We will continue to strengthen our production

infrastructure, engineering capabilities, and advanced

material expertise with a long-term, stable, and responsible

growth mindset.”

teknolojilerinde konumlanan küresel bir oyuncu olarak sahip

olduğu güçlü konumu daha da pekiştirmeyi hedefliyoruz.”

Fuarda öne çıkaracağınız ürün, teknoloji veya yenilikler

hakkında bilgi verebilir misiniz?

“Techtextil 2026 özellikle en son yeniliklerin ve sürdürülebilir

çözümlerin bir araya geldiği bir fuar olması açısından son

derece önemli. Bu yıl fuara beşinci kez katılıyor olmak, bu

alandaki deneyimimizi ve istikrarlı varlığımızı ortaya koyması

açısından da bizim için ayrı bir önem taşıyor. Bu kapsamda

Aksa Akrilik olarak teknik ve performans odaklı elyaf ve iplik

çözümlerimizi sergileyeceğiz.

Bu yaklaşımımızın önemli örneklerinden biri olarak,

teknik iplik geliştirmeye yönelik yatırımımızı 2025 yılında

devreye aldık. Bu yatırım, teknik uygulamalara yönelik ürün

çeşitliliğimizi ve kapasitemizi önemli ölçüde artırdı. Bununla

birlikte, modakrilik, homopolimer ve filament akrilik gibi

teknik tekstil ürünlerimizi fuarda öne çıkaracağız. Ayrıca,

UHMWPE elyafımız Mithra ile ileri malzemeler alanındaki

ürünlerimizi de bu çerçevenin bir parçası olarak sunacağız.

Genel olarak değerlendirecek olursak; Aksa’nın teknik tekstil

alanındaki güçlü ürün portföyünü ve yüksek katma değerli

üretim yaklaşımını net şekilde yansıtacağız.”

Bu fuar sizin için hangi pazarlarda yeni iş birlikleri veya

büyüme fırsatları sunabilir?

“Techtextil, özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Asya’daki teknik

tekstil ve ileri malzeme odaklı sektörlerle doğrudan temas

kurmak açısından önemli bir platform. Bugün pazar

dinamikleri, belirli kullanım alanlarına özel geliştirilmiş,

performans odaklı malzemelere yönelmiş durumda. Bu

dönüşüm, teknik tekstiller ve ileri malzemeler alanındaki

yetkinliğimizi daha geniş pazarlara taşıma açısından güçlü

bir zemin oluşturuyor. Bu doğrultuda fuar; ürün portföyümüzü

farklı sektörlerle daha etkin şekilde buluşturarak, özellikle

koruyucu kıyafetler, denizcilik ve endüstriyel uygulamalar

gibi yüksek performans gerektiren alanlarda yeni iş birlikleri

geliştirmemize ve küresel ölçekte daha derin ilişkiler

kurmamıza katkı sağlayacak.”

Yukarıdaki sorular dışında eklemek istediğiniz bir konu ya

da sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

“Küresel ölçekte hızlanan dönüşüm, malzeme

teknolojilerinde daha hafif, dayanıklı ve verimli çözümleri

her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Aksa Akrilik’te

yeni ürün geliştirme yaklaşımını, küresel talep eğilimleri ile

malzeme teknolojilerinin uzun vadeli yönünü doğru okuyarak

birlikte okuyarak, proaktif bir şekilde kurguluyoruz. Özellikle,

savunma, mobilite ve yüksek performans gerektiren

endüstriyel alanlarda artan ihtiyaçlar doğrultusunda,

performans odaklı ve yüksek katma değerli ürünlere

olan talebin hızla arttığını görüyoruz. Bu doğrultuda, Ar-

Ge yatırımlarımızı ileri malzeme teknolojileri ve yenilikçi

ürün geliştirme alanlarında yoğunlaştırıyor, sektöre uzun

vadeli değer katacak çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz.

Dijitalleşme yatırımları ve süreç optimizasyonu ile

desteklediğimiz sürdürülebilirlik yaklaşımımız da büyüme

perspektifimizin önemli bir parçası. Güçlü üretim altyapımızı,

mühendislik kabiliyetlerimizi ve ileri malzeme yetkinliğimizi;

uzun vadeli, istikrarlı ve sorumlu bir büyüme anlayışıyla

geliştirmeye devam ediyoruz.

64 April Nisan 2026


INDEX26 sets the course

for the future of the

nonwovens industry

INDEX26, nonwoven sektörünün

geleceğine yön veriyor

The world’s leading nonwovens

exhibition will spotlight innovation,

sustainability, and global

collaboration shaping the industry’s

transformation.

INDEX26, the world’s leading nonwovens exhibition,

will take place from 19 to 22 May 2026 at PALEXPO in

Geneva, bringing together around 600 exhibitors from

across the entire value chain—from raw materials and

machinery to producers and converters. The event will

highlight key trends such as high-performance lightweight

materials, sustainable manufacturing, and circular economy

solutions, while showcasing cutting-edge technologies

for sectors including hygiene, automotive, construction,

filtration, medical, and packaging.

Among the زربأ innovations are Reifenhäuser

Reicofil’s new RF6 technology, Magnera’s

ultra-light breathable solutions, Borealis’

recyclable polypropylene materials, A.Celli and

Saueressig’s high-speed processing systems,

and ultra-fine fibre developments from

Trützschler and Wisdom Greentech.

A major pillar of INDEX26 is its high-level seminar

programme, structured around three core themes: strategic

market intelligence, sustainability and regulatory resilience,

and innovation in specialized sectors. The sessions

will provide insights into data-driven market trends,

environmental challenges, and emerging applications.

Key topics include carbon footprint reduction, recycling

strategies, and evolving supply chain standards. Dedicated

sessions on filtration, geosynthetics, and mobility will

demonstrate how nonwovens are enabling next-generation

solutions across industries. More than a product showcase,

INDEX26 highlights the growing importance of global

collaboration as the driving force behind innovation. The

event will present a clear roadmap for a more efficient,

sustainable, and circular manufacturing landscape,

positioning the industry to play a leading role in the transition

toward a greener future.

Dünyanın önde gelen nonwoven

fuarı INDEX26, sürdürülebilirlik,

inovasyon ve küresel iş birliği

odağında sektörün dönüşümüne ışık

tutacak.

Dünyanın önde gelen nonwoven fuarı INDEX26,

19–22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Cenevre’deki

PALEXPO’da düzenlenecek. 600’e yakın katılımcının

yer alması beklenen fuar, hammaddeden makineye,

üreticiden dönüştürücülere kadar sektörün tüm değer

zincirini bir araya getirecek. Etkinlik, yüksek performanslı

hafif malzemeler, sürdürülebilir üretim ve döngüsel

ekonomi çözümlerine odaklanırken; hijyen, otomotiv, inşaat,

filtrasyon, medikal ve ambalaj gibi birçok sektöre yönelik en

yeni teknolojiler sergilenecek.

Fuarda Reifenhäuser Reicofil’in yeni

RF6 teknolojisi, Magnera’nın ultra hafif ve

nefes alabilir çözümleri, Borealis’in geri

dönüştürülebilir polipropilen hammaddesi,

A.Celli ve Saueressig’in yüksek hızlı üretim

sistemleri ile Trützschler ve Wisdom

Greentech’in ultra ince lif teknolojileri öne

çıkan yenilikler arasında yer alıyor. INDEX26’nın bir diğer

önemli ayağını ise kapsamlı seminer programı oluşturuyor.

Program; veri odaklı pazar analizleri, sürdürülebilirlik ve

regülasyonlar ile özel uygulama alanlarındaki yenilikler

olmak üzere üç ana başlıkta sektör profesyonellerine yol

haritası sunacak.

Etkinlikte ayrıca karbon ayak izinin azaltılması, geri

dönüşüm süreçlerinin geliştirilmesi ve tedarik zincirinde

yeni standartlar gibi kritik konular ele alınacak. Filtrasyon,

geosentetikler ve mobilite gibi alanlara odaklanan oturumlar,

nonwoven malzemelerin gelecekteki rolünü ortaya

koyacak. INDEX26, yalnızca yeni ürünlerin sergilendiği bir

platform olmanın ötesine geçerek, küresel iş birliğinin ve

bilgi paylaşımının sektördeki dönüşümün temel itici gücü

olduğunu ortaya koyuyor. Fuarda ortaya konacak teknolojiler

ve stratejik yaklaşımlar, daha verimli, sürdürülebilir ve

döngüsel bir üretim modeli için net bir yol haritası sunacak.

April Nisan 2026

65


Anadolu İplik highlights its

strong production infrastructure

at Istanbul Yarn Fair

Anadolu iplik, İstanbul iplik Fuarı’nda

güçlü üretim altyapısını öne çıkardı

One of the most important gatherings of the textile

industry, the 22nd International Istanbul Yarn Fair

brought renewed momentum to the sector with

400 exhibiting companies, 10 participating countries, and

visitors from 91 different countries. Held across 5 halls

on a total area of 40,000 square meters, the event brought

together professionals from Türkiye and around the world.

Among the participating companies, Anadolu İplik stood

out with its strong production capabilities and wellestablished

background. Representing the company at the

fair, İsa Ürkündağ, Sales & Marketing Manager of Anadolu

İplik, shared insights on both the event and the company’s

operations.

From a rooted past to industrial investment growth

Ürkündağ stated that the foundations of Anadolu İplik

date back to the 1970s, when the company first entered

the sector through trading and knitwear production. With

the second generation, the company accelerated its

industrial investments starting from 2008. Today, Anadolu

İplik distinguishes itself with a fully integrated production

structure.

The company operates a wide production chain, starting

from polyamide chips to textured yarns, as well as single

cover and double cover yarns. These products serve various

textile segments including socks, narrow weaving, knitting,

and weaving. According to Ürkündağ, this diversity plays

İsa Ürkündağ,

Sales & Marketing Manager of Anadolu İplik

Tekstil sektörünün en önemli buluşmalarından biri

olan 22. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, 400 katılımcı

firma, 10 katılımcı ülke ve 91 farklı ülkeden ziyaretçi

ile sektöre yeniden hareket kazandırdı. 5 salonda toplam

40.000 metrekarelik alanda gerçekleşen organizasyon,

hem Türkiye’den hem de dünyanın dört bir yanından gelen

profesyonelleri bir araya getirdi. Bu büyük organizasyonda

yer alan firmalardan biri olan Anadolu İplik, üretim gücü

ve köklü geçmişiyle dikkat çekti. Firma adına fuara katılan

Sales & Marketing Manager İsa Ürkündağ, etkinliği ve

şirketin faaliyetlerini değerlendirdi.

Köklü geçmişten sanayi yatırımlarına uzanan yolculuk

Anadolu İplik’in temellerinin 1970’li yıllara dayandığını

belirten Ürkündağ, şirketin ilk kuşakta ticaret ve triko

66 April Nisan 2026


Anadolu İplik strengthened its

international customer network

with its deep-rooted experience and

integrated production power at the

Istanbul Yarn Fair.

Anadolu İplik, köklü geçmişi ve

entegre üretim gücüyle İstanbul İplik

Fuarı’nda uluslararası müşteri ağıyla

güçlü temas kurdu.

a key role in strengthening the company’s competitive

position in the market.

Strong engagement with international customer network

Ürkündağ emphasized that the main purpose of participating

in the fair was to reinforce existing customer relationships,

noting that the event proved highly productive in this regard.

The company had the opportunity to meet directly with

clients from countries such as France, Germany, Italy, and

Portugal.

He also highlighted the importance of reconnecting with

customers from across Türkiye, underlining that the fair

serves not only as a platform for acquiring new clients but

also for updating and strengthening existing partnerships.

Discussions mainly focused on current trade conditions,

pricing dynamics, and market expectations.

Touching upon the current state of the sector, Ürkündağ

acknowledged the ongoing shift of textile production to other

countries, but expressed confidence that Türkiye will regain

its strength. He emphasized that Anadolu İplik continues to

manufacture domestically and remains optimistic about the

sector’s recovery in the near future.

üretimiyle sektöre adım attığını ifade etti. İkinci kuşakla

birlikte 2008 yılından itibaren sanayi yatırımlarına hız

verildiğini söyleyen Ürkündağ, bugün gelinen noktada

firmanın entegre üretim yapısıyla öne çıktığını vurguladı.

Firma, polyamid cips üretiminden başlayarak tekstüre

iplik, single cover ve double cover ipliklere kadar geniş bir

üretim zincirine sahip. Bu ürünler; çorap, dar dokuma, örme

ve dokuma gibi birçok farklı tekstil segmentine hitap ediyor.

Ürkündağ’a göre bu çeşitlilik, firmanın sektördeki rekabet

gücünü artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Uluslararası müşteri ağı ile güçlü temas

Anadolu İplik’in fuara katılımının temel amacının mevcut

müşteri ilişkilerini güçlendirmek olduğunu belirten Ürkündağ,

fuarın bu açıdan oldukça verimli geçtiğini ifade etti. Fransa,

Almanya, İtalya ve Portekiz başta olmak üzere birçok

ülkeden müşterilerle birebir görüşme fırsatı yakaladıklarını

dile getirdi.

Türkiye genelindeki müşterilerle de yeniden bir araya

gelmenin önemine dikkat çeken Ürkündağ, fuarın sadece yeni

müşteri kazanımı değil, aynı zamanda mevcut iş birliklerini

güncelleme açısından da kritik bir platform sunduğunu

belirtti. Görüşmelerde özellikle ticari koşullar, fiyat dengeleri

ve piyasa beklentilerinin ön plana çıktığını ifade etti.

Sektörün mevcut durumuna da değinen Ürkündağ, üretimin

farklı ülkelere kayma eğilimine rağmen Türkiye’nin yeniden

güç kazanacağına inandıklarını söyledi. Anadolu İplik’in

üretimini Türkiye’de sürdürmeye devam ettiğini vurgulayan

Ürkündağ, sektörün önümüzdeki dönemde toparlanacağına

dair umutlu bir tablo çizdi.

April Nisan 2026

67


Tepar expands its technical

strength at Istanbul Yarn Fair

Tepar, İstanbul iplik fuarında teknik

gücünü büyüttü

As the largest and most well-established gathering

of the textile industry in the region, the International

Istanbul Yarn Fair was held for the 22nd time on

March 26–28, 2026, at the Tüyap Fair and Congress Center,

organized by Tüyap Fairs and Exhibitions Organization Inc.

Among the participating companies, Tepar Filament Yarns

Corp brought together its strong production infrastructure

in technical textiles and its innovative approach with

industry professionals. Onur Ertuğrul, Sales Manager at

Tepar Filament Yarns Corp, stated that the fair played a

critical role both in showcasing existing products and in

presenting newly developed solutions to international

visitors.

Tepar Filament Yarns Corp was founded in 1992 by

Hasan Tepe and Sultan Tepe with the aim of producing

high-performance filament yarns. Since its establishment,

the company has focused on going beyond standard

products by developing high value-added yarns with

advanced technical and functional properties. Today, it

stands as a specialized manufacturer in technical textiles,

offering solutions particularly for sportswear, workwear,

automotive, and military textile applications.

Functional yarns take center stage at the fair

At the exhibition, Tepar Filament Yarns Corp highlighted

product groups focused on performance and

sustainability. DURAFIL high-tenacity PA66 yarns stood

out in applications requiring durability, while HydroGuard

attracted attention with its water-repellent properties

integrated directly into the yarn structure. HydroFlex

gained strong interest from visitors with its natural

Tekstil sektörünün bölgedeki en büyük ve en köklü

buluşması olan Uluslararası İstanbul İplik Fuarı,

Tüyap Fuarcılık Grubu organizasyonuyla 22. kez 26-

28 Mart 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde

gerçekleştirildi. Fuara katılan firmalar arasında yer alan

Tepar Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., teknik tekstillerdeki

güçlü üretim altyapısını ve yenilikçi yaklaşımını sektör

profesyonelleriyle buluşturdu. Tepar Tekstil Satış Müdürü

Onur Ertuğrul, fuarın hem mevcut ürünleri sergilemek hem

de yeni geliştirilen çözümleri uluslararası ziyaretçilere

sunmak açısından kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.

Tepar Tekstil, 1992 yılında Hasan Tepe ve Sultan Tepe

tarafından yüksek performanslı filament iplikler üretmek

amacıyla kuruldu. Kurulduğu günden bu yana standart

ürünlerin ötesine geçerek teknik ve fonksiyonel özellikleri

yüksek, katma değerli ipliklere odaklanan firma, bugün

teknik tekstiller alanında uzmanlaşmış önemli üreticiler

arasında yer alıyor. Özellikle spor giyim, iş kıyafetleri,

otomotiv ve askeri tekstiller gibi alanlara yönelik

çözümleriyle dikkat çekiyor.

Fonksiyonel iplikler fuarın odağında yer alıyor

Tepar Tekstil fuarda özellikle performans ve sürdürülebilirlik

odaklı ürün gruplarını ön plana çıkardı. DURAFIL yüksek

68 April Nisan 2026


Tepar Filament Yarns Corp, exhibiting

at the International Istanbul Yarn

Fair 2026, draws attention with its

high-performance filament yarn

solutions and paves the way for new

collaborations.

Uluslararası İstanbul İplik Fuarı

2026’da yer alan Tepar Tekstil Sanayi

ve Ticaret A.Ş., yüksek performanslı

filament iplik çözümleriyle dikkat

çekiyor, yeni iş birliklerinin önünü

açıyor.

elasticity and high comfort. In addition, Sorona®-based

sustainable yarns and COOLMAX® technology products

clearly reflected the growing demand for performance

textiles.

One of the company’s key differentiators lies in integrating

functional properties directly into the yarn structure rather

than applying them later through finishing processes.

This approach ensures long-lasting performance while

enhancing the overall user experience.

International connections gain momentum

Throughout the fair, Tepar Filament Yarns Corp held

meetings with numerous industry professionals, mainly

from Europe and also from Asia, taking significant steps

toward expanding its international business network. Onur

Ertuğrul emphasized that the Istanbul Yarn Fair serves

not only as a commercial platform but also as a strategic

showcase demonstrating Türkiye’s strength in technical

textiles production to the global market.

Looking ahead, Tepar Filament Yarns Corp aims to

increase its production of high value-added technical

yarns, strengthen its presence in European and American

markets, and accelerate investments in sustainable and

bio-based products. With its flexible production structure

and customer-oriented approach, the company is preparing

to further reinforce its position in the global textile market.

mukavemetli PA66 iplikleri ile dayanıklılık gerektiren

uygulamalarda öne çıkarken, HydroGuard su itici

özellikleri iplik yapısına entegre eden çözümüyle dikkat

çekti. HydroFlex ise doğal esneklik ve yüksek konfor sunan

yapısıyla ziyaretçilerin ilgisini topladı. Ayrıca Sorona® bazlı

sürdürülebilir iplikler ve COOLMAX® teknolojili ürünler,

performans tekstillerine yönelik artan talebi net biçimde

ortaya koydu.

Firmanın en önemli farkı, fonksiyonel özellikleri sonradan

uygulamak yerine doğrudan iplik yapısına entegre etmesi

olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşım, ürünlerde kalıcı performans

sağlarken kullanıcı deneyimini de üst seviyeye taşıyor.

Uluslararası bağlantılar güç kazanıyor

Fuar süresince Avrupa başta olmak üzere Asya’dan

gelen çok sayıda sektör profesyoneliyle görüşmeler

gerçekleştiren Tepar Tekstil uluslararası iş ağını genişletme

konusunda önemli adımlar attı. Onur Ertuğrul, İstanbul İplik

Fuarı’nın yalnızca ticari bir platform değil, aynı zamanda

Türkiye’nin teknik tekstillerdeki üretim gücünü dünyaya

gösteren stratejik bir vitrin olduğunu vurguladı.

Tepar Tekstil önümüzdeki dönemde katma değeri

yüksek teknik iplik üretimini artırmayı, Avrupa ve Amerika

pazarlarındaki varlığını güçlendirmeyi ve sürdürülebilir,

biyobazlı ürün yatırımlarına hız vermeyi hedefliyor. Firma,

esnek üretim yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla global

pazarda daha güçlü bir konum elde etmeye hazırlanıyor.

April Nisan 2026

69


VOMATEX: Innovation and

sustainability in technical textiles

with over 50 years of expertise

VOMATEX: 50 yılı aşkın tecrübe ile teknik

tekstilde yenilik ve sürdürülebilirlik

Texprocess & Techtextile Frankfurt 2026 provides

a platform for industry leaders to showcase their

latest products and solutions. This year, VOMATEX

brings its decades-long expertise in high-quality technical

foams, felts, and textiles to the fair. With a new generation of

leadership, the company aims to expand its global presence

while emphasizing sustainable, customer-oriented

solutions. In our interview for Tekstil & Teknik magazine,

we spoke with VOMATEX’s management team about their

products, objectives, and sustainability vision.

Could you brief us about your company with regards to its

establishment, production, exports, etc.?

“VOMATEX, based in Germany, specializes in technical

foams, felts, and textiles used mainly as pads and covers

on ironing and fusing machines in garment factories.

Established in 1968, the company has built a strong

reputation for innovation, reliability, and solution-oriented

product development. Exporting worldwide from Bremen,

VOMATEX maintains close partnerships across Europe

and beyond. Following the long-term leadership of Meike

Vogt, the company is now led by Olaf Vogt, with the next

generation, Christopher and Dennis Vogt, actively involved.”

What would you like to say about the products you will

display at the fair?”

At this year’s fair, VOMATEX presents its full range of

high-performance ironing covers. The products focus

on the optimal combination of durability, functionality,

and efficiency, accompanied by technical guidance for

customized solutions.”

Tekstil ve teknik tekstil sektörlerinin buluşma noktası

Texprocess & Techtextile Frankfurt 2026, katılımcılara

yeni ürünlerini ve sektörel çözümlerini sergileme fırsatı

sunuyor. Bu yıl VOMATEX, 1968’den bu yana yüksek kaliteli

teknik köpük, keçe ve tekstil üretiminde uzmanlığını fuara

taşıyor. Şirketin yeni nesil liderliği, sürdürülebilir ve müşteri

odaklı çözümlerle global pazarlarda etkinliğini artırmayı

hedefliyor. Tekstil & Teknik dergisi olarak, VOMATEX’in

yönetim ekibiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda, ürünleri,

hedefleri ve sürdürülebilirlik vizyonunu konuştuk.

Firmanız Konfeksiyon makineleri, yedek parça ve

aksesuar alanında hangi ürün ve çözümleri sunuyor?

“VOMATEX, Almanya merkezli bir şirket olup, özellikle giysi

fabrikalarında ütü ve fusing makinelerinde kullanılan teknik

köpük, keçe ve tekstillerde uzun yıllara dayanan uzmanlığa

sahiptir. 1968’de kurulan şirket, yenilikçilik, güvenilirlik

ve çözüm odaklı ürün geliştirme konularında güçlü bir ün

kazanmıştır. Bremen’den dünya geneline ihracat yapan

şirket, Avrupa başta olmak üzere uluslararası iş ortaklıklarını

sürdürmektedir. Yönetim, uzun yıllar görev yapan Meike

Vogt’un ardından Olaf Vogt tarafından devralınmış, yeni nesil

liderler Christopher ve Dennis Vogt aktif olarak süreçlerde

yer almaktadır.”

Fuarda öne çıkaracağınız ürün, teknoloji veya yenilikler

hakkında bilgi verebilir misiniz?

“VOMATEX, bu yıl fuarda yüksek performanslı ütü ve kaplama

ürünlerinin tüm yelpazesini sergiliyor. Ürünler, dayanıklılık,

işlevsellik ve verimlilik açısından doğru kombinasyonlarla

sunulacak ve ziyaretçilere özel çözümler konusunda teknik

danışmanlık sağlanacak.”

70 April Nisan 2026


Germany-based VOMATEX

showcases high-performance ironing

covers and technical materials at

Texprocess & Techtextile 2026. The

family-run company continues to

be a strong international player with

a focus on innovation, quality, and

sustainability.

What are your expectations from the fair and what are

your targets?

“The company views the fair as an important platform

to strengthen existing relationships and establish new

international contacts. VOMATEX aims to expand its

global network, explore new market opportunities, and stay

updated on industry trends.”

Almanya merkezli VOMATEX,

Texprocess & Techtextile 2026

fuarında üstün performanslı ütü

ve kaplama ürünlerini tanıtıyor.

Aile şirketi, inovasyon, kalite ve

sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla

sektörün uluslararası arenadaki

güçlü oyuncularından biri olmayı

sürdürüyor.

How would you describe your company’s perspective on

sustainability, environment, nature and human health?

“Sustainability is a key pillar of VOMATEX’s corporate

philosophy. The company emphasizes environmentally

responsible processes, efficient resource use, and ongoing

material optimization. It is committed to developing products

that meet both environmental and health standards.”

Is there anything that you would like to highlight?

“What sets VOMATEX apart is its combination of technical

expertise, flexibility, and customer-oriented approach. With

a clear focus on innovation and quality, VOMATEX continues

to position itself as a reliable partner in technical foams,

felts, and textiles.”

TEXPROCESS 2026, Frankfurt’a katılımınızdan temel

beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir?

“Şirket, fuarı mevcut ilişkileri güçlendirmek ve yeni

uluslararası bağlantılar kurmak için önemli bir platform

olarak görüyor. Global ağını genişletmeyi, yeni pazar

fırsatlarını keşfetmeyi ve sektördeki trendleri takip etmeyi

hedefliyor.”

Sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk

“VOMATEX’in kurumsal felsefesinde sürdürülebilirlik önemli

bir yere sahip. Çevreye duyarlı üretim süreçleri, kaynakların

verimli kullanımı ve malzeme optimizasyonu öncelikler

arasında. Şirket, çevre ve insan sağlığı standartlarına uygun

ürünler geliştirmeye kararlıdır.”

Yukarıdaki sorular dışında eklemek istediğiniz bir konu ya

da sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

“VOMATEX’i farklı kılan, teknik uzmanlık, esneklik ve müşteri

odaklı yaklaşımıdır. Yenilik ve kalite odaklı vizyonuyla şirket,

teknik köpük, keçe ve tekstil alanında güvenilir bir iş ortağı

olarak konumunu sürdürmektedir.”

April Nisan 2026

71


Military Textiles: The ınvisible power

of high technology in defense

Askeri tekstiller: Savunma sanayinde

yüksek teknolojinin görünmeyen gücü

The textile industry has become an indispensable part

of modern military operations through innovative

solutions developed for defense applications. Military

uniforms and equipment are designed with advanced

technologies to conceal, protect, and keep soldiers connected

at all times. While camouflage patterns provide invisibility

across different terrains, flame-retardant fabrics offer

protection against extreme heat and fire. Textiles developed

against chemical and biological threats prevent exposure to

hazardous substances. Meanwhile, smart textiles integrated

with electronic components enable critical functions such

as communication and health monitoring.

Tekstil endüstrisi, savunma uygulamaları için geliştirilen

yenilikçi çözümlerle modern askeri operasyonların

vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş durumda. Askeri

üniformalar ve ekipmanlar; askerleri gizlemek, korumak

ve sürekli bağlantıda tutmak amacıyla ileri teknolojiyle

tasarlanıyor. Kamuflaj desenleri farklı coğrafyalarda

görünmezlik sağlarken, alev geciktirici kumaşlar yüksek

ısı ve yangına karşı koruma sunuyor. Kimyasal ve biyolojik

tehditlere karşı geliştirilen tekstiller ise tehlikeli maddelere

maruziyeti engelliyor. Bununla birlikte elektronik bileşenler

içeren akıllı tekstiller, iletişim ve sağlık takibi gibi kritik

işlevleri yerine getiriyor.

Camouflage technologies:

Moving unseen

Camouflage remains one of the

most fundamental elements

of military textiles. Today’s

digital camouflage patterns use

pixelated structures to deceive

the human eye, making it more

difficult to detect soldiers.

More advanced multispectral

camouflage goes beyond the

visible spectrum, enabling

concealment in infrared

and thermal ranges as well.

Meanwhile, specialized garments known as “ghillie suits”

use fabric strips, netting, and natural materials to completely

disrupt the human silhouette. In naval and air operations,

applications such as “dazzle” camouflage are used to make

vehicles and vessels harder to detect.

Flame-retardant textiles: Life-saving protection

In environments with high heat and fire risks, flameretardant

textiles are essential. Fabrics made from aramidbased

fibers such as Nomex are widely used in military

clothing due to their non-melting, non-dripping, and nonflammable

properties. Thermal liners provide an additional

layer of protection, offering resistance to heat while helping

regulate body temperature. These textiles are not limited to

garments; they are also used in tents, vehicle components,

and temporary shelters, enhancing safety in extreme

conditions.

Advanced protection against chemical and biological

threats

Chemical and biological risks encountered in military

Kamuflaj teknolojileri:

Görünmeden hareket etmek

Kamuflaj, askeri tekstillerin

en temel unsurlarından

biri olmaya devam ediyor.

Günümüzde geliştirilen dijital

kamuflaj desenleri, küçük

piksel yapıları sayesinde insan

gözünü yanıltarak askerlerin

fark edilmesini zorlaştırıyor.

Daha ileri bir teknoloji olan

multispektral kamuflaj ise

yalnızca görünür ışıkta değil,

kızılötesi ve termal spektrumda

da gizlenme imkânı sunuyor. Öte yandan “ghillie suit” olarak

bilinen özel kamuflaj kıyafetleri; kumaş parçaları, ağ yapıları

ve doğal malzemeler kullanılarak insan siluetini tamamen

bozuyor. Deniz ve hava kuvvetlerinde ise “dazzle” kamuflajı

gibi uygulamalarla araçların tespit edilmesi zorlaştırılıyor.

Alev geciktirici tekstiller: Hayat kurtaran koruma

Yüksek ısı ve yangın riskinin bulunduğu ortamlarda, alev

geciktirici tekstiller kritik öneme sahip. Özellikle aramid

bazlı liflerden üretilen Nomex gibi kumaşlar; erimeyen,

damlamayan ve yanmayan yapısıyla askeri kıyafetlerde

yaygın olarak kullanılıyor. Termal astarlar ise ek bir koruma

katmanı sağlayarak hem ısıya karşı direnç sunuyor hem de

vücut sıcaklığının dengelenmesine yardımcı oluyor. Bu tür

tekstiller yalnızca giysilerde değil; çadırlar, araç bileşenleri

ve geçici barınma çözümlerinde de kullanılarak zorlu

koşullarda güvenliği artırıyor.

Kimyasal ve biyolojik tehditlere karşı ileri koruma

Askeri operasyonlarda karşılaşılan kimyasal ve biyolojik

riskler, özel tekstil çözümlerini zorunlu kılıyor. Kevlar ve

72 April Nisan 2026


From camouflage to smart textiles,

and from flame-retardant fabrics

to biological protection, military

textiles play a critical role in modern

battlefields by combining safety,

durability, and advanced technology.

Kamuflajdan akıllı tekstillere, alev

geciktirici kumaşlardan biyolojik

korumaya kadar askeri tekstiller;

modern savaş alanında güvenlik,

dayanıklılık ve teknolojiyi bir araya

getirerek kritik bir rol üstleniyor.

operations necessitate specialized textile solutions. Aramid

fibers such as Kevlar and high-performance polymers create

impermeable barriers against toxic substances. Protective

suits made from materials like butyl rubber, neoprene, and

vinyl can fully isolate the wearer from external contaminants.

Additionally, specialized coatings and lamination

technologies further enhance the protective performance

of fabrics. The integration of antimicrobial metals such as

silver and copper into textiles provides natural protection

against microorganisms, while nanotechnology applications

represent the cutting edge of this field.

Smart textiles and wearable technologies

Today, military textiles go beyond protection, enabling data

communication and analysis. Sensors and microchips

integrated into uniforms allow real-time monitoring of

soldiers’ location, health data, and environmental conditions.

Wearable communication systems provide uninterrupted

connectivity through radios, GPS, and wireless networks,

while augmented reality technologies significantly enhance

situational awareness on the battlefield. Energy needs are

met through integrated batteries, solar panels, and kinetic

energy systems, ensuring continuous operation in the field.

High-performance materials for extreme conditions

Durability is one of the most critical characteristics of

military textiles. Aramid fibers such as Kevlar and Twaron

provide ballistic protection while maintaining lightweight

performance.

Flame-resistant fibers like Nomex, PBI, and Kynol maintain

their performance at high temperatures, while materials

such as nylon, polyester, and ultra-high molecular weight

polyethylene (UHMWPE) offer superior strength for tents,

parachutes, and technical equipment. These materials are

engineered to withstand extreme temperatures, moisture,

chemicals, and mechanical stress over extended periods.

Technologies extending into civilian applications

Advanced textile technologies initially developed for

military use are increasingly finding their way into civilian

applications. From outdoor gear and workwear to emergency

response equipment and industrial uses, these innovations

are widely adopted across sectors. As a result, military

textiles stand out not only as a cornerstone of the defense

industry but also as a strategic field shaping the future of

everyday life. With continuous advancements, the sector is

expected to deliver even smarter, more durable, and highly

functional solutions in the years ahead.

benzeri aramid lifler ile yüksek performanslı polimerler,

toksik maddelere karşı geçirimsiz bir bariyer oluşturuyor.

Butyl kauçuk, neopren ve vinil gibi malzemelerden üretilen

koruyucu giysiler, kullanıcıyı tamamen dış ortamdan izole

edebiliyor. Ayrıca özel kaplama ve laminasyon teknikleri,

kumaşların koruyucu özelliklerini daha da artırıyor. Gümüş

ve bakır gibi antibakteriyel özelliklere sahip metallerin

tekstillere entegre edilmesiyle mikroorganizmalara karşı

doğal bir koruma sağlanırken, nanoteknoloji uygulamaları

bu alandaki en ileri çözümleri sunuyor.

Akıllı tekstiller ve giyilebilir teknolojiler

Günümüzde askeri tekstiller yalnızca koruma sağlamakla

kalmıyor, aynı zamanda veri iletişimi ve analizine de

imkân tanıyor. Üniformalara entegre edilen sensörler ve

mikroçipler sayesinde askerlerin konumu, sağlık verileri

ve çevresel koşullar anlık olarak izlenebiliyor. Giyilebilir

iletişim sistemleri; telsiz, GPS ve kablosuz ağ teknolojileri

ile kesintisiz bağlantı sağlarken, artırılmış gerçeklik destekli

sistemler sahadaki durumsal farkındalığı önemli ölçüde

artırıyor. Enerji ihtiyacı ise entegre bataryalar, güneş panelleri

ve kinetik enerji sistemleriyle karşılanarak sahada kesintisiz

kullanım sağlanıyor.

Zorlu koşullar için yüksek performanslı malzemeler

Askeri tekstillerin en önemli özelliklerinden biri de dayanıklılık.

Kevlar ve Twaron gibi aramid lifler, balistik koruma sağlarken

aynı zamanda hafiflik avantajı sunuyor. Nomex, PBI ve Kynol

gibi alev geciktirici lifler yüksek sıcaklıklarda performansını

korurken; naylon, polyester ve ultra yüksek moleküler

ağırlıklı polietilen (UHMWPE) gibi malzemeler çadır,

paraşüt ve teknik ekipmanlarda üstün dayanım sağlıyor. Bu

malzemeler; aşırı sıcaklık, nem, kimyasal etkiler ve mekanik

zorlanmalar karşısında uzun süreli performans sunacak

şekilde geliştiriliyor.

Sivil kullanıma uzanan teknoloji

Askeri amaçlarla geliştirilen bu ileri tekstil teknolojileri

zamanla sivil alanlara da aktarılıyor. Outdoor ürünlerden

iş kıyafetlerine, acil durum ekipmanlarından endüstriyel

uygulamalara kadar pek çok alanda bu teknolojilerin izlerini

görmek mümkün. Sonuç olarak, askeri tekstiller yalnızca

savunma sanayinin değil, aynı zamanda günlük yaşamın da

geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak öne çıkıyor.

Sürekli gelişen bu teknoloji, önümüzdeki dönemde daha

akıllı, daha dayanıklı ve daha fonksiyonel çözümlerle dikkat

çekmeye devam edecek.

April Nisan 2026

73


Contract logistics drives

growth at Sertrans Logistics

Sertrans Logistics’te büyümenin motoru

kontrat lojistiği

Sertrans Logistics continues its growth by combining

more than 35 years of industry experience with a

strong technological infrastructure and operational

capability. By investing heavily in contract logistics, the

company has adopted a long-term growth model and

achieved over 100% growth between 2022 and 2024.

Reaching a turnover of €120 million by the end of 2025, the

company aims to exceed €250 million by 2030. Standing out

with its integrated logistics solutions for both national and

international brands, Sertrans reinforces its market position

with a customer-oriented and scalable service approach.

Service sustainability is critical

Nilgün Keleş, Chairwoman of the Board of Sertrans Logistics,

emphasized that recent financial fluctuations in the logistics

sector have made service continuity more critical than ever.

“We achieved over 100% growth between 2022 and 2024

while maintaining our profitability despite challenging

market conditions. By the end of 2025, we reached a turnover

of €120 million. As of 2026, we expect contract logistics to

become even more prominent. Our top priority is to maintain

the trust our customers place in us

while creating sustainable value,”

she said.

Keleş also underlined that, thanks

to its strong financial structure and

long-term business model, Sertrans

is positioned not only as a service

provider but also as a strategic

solution partner, continuing to focus

on customer success.

Sertrans Logistics, 35 yılı aşkın sektör deneyimini

güçlü teknoloji altyapısı ve operasyonel kabiliyetiyle

birleştirerek büyümesini sürdürüyor. Özellikle kontrat

lojistiği alanına yaptığı yatırımlarla uzun vadeli bir büyüme

modeli benimseyen şirket, 2022–2024 döneminde yüzde

100’ün üzerinde büyüme kaydetti. 2025 yılı sonunda 120

milyon avro ciroya ulaşan şirket, 2030 yılı için 250 milyon

avronun üzerine çıkmayı hedefliyor. Ulusal ve uluslararası

markalara sunduğu entegre lojistik çözümlerle öne çıkan

Sertrans, müşteri odaklı ve ölçeklenebilir hizmet anlayışıyla

sektördeki konumunu güçlendiriyor.

Hizmet sürdürülebilirliği kritik önemde

Sertrans Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Keleş,

lojistik sektöründe son dönemde yaşanan finansal

dalgalanmaların hizmet sürekliliğini daha kritik hale

getirdiğine dikkat çekti.

Keleş, “2022–2024 döneminde yüzde 100’ün üzerinde

büyürken kârlılığımızı da korumayı başardık. 2025 sonunda

120 milyon avro ciroya ulaştık. 2026 itibarıyla kontrat

lojistiğinin daha da öne çıkmasını bekliyoruz. En önemli

önceliğimiz, müşterilerimizin bize duyduğu

güveni koruyarak sürdürülebilir değer

oluşturmak” dedi.

Şirketin güçlü finansal yapısı ve uzun

vadeli iş modeli sayesinde yalnızca bir

hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda

stratejik bir çözüm ortağı olarak

konumlandığını vurgulayan Keleş,

müşteri başarısını odağa almaya devam

edeceklerini ifade etti.

Warehouse capacity to exceed

250,000 sqm

Warehouse investments form a

key pillar of the company’s growth

strategy. Sertrans Logistics plans to

increase its total warehouse capacity

in Türkiye to over 250,000 square

meters within the next two years.

Focusing particularly on meeting

the rising demand in e-commerce

logistics, the company prioritizes

new warehouse investments in

the Northern Marmara region.

Equipped with advanced technologies,

these new facilities will enhance both

operational efficiency and service quality.

Nilgün Keleş,

Chairwoman of the Board of

Sertrans Logistics

Depolama kapasitesi 250 bin metrekareyi

aşacak

Büyüme stratejisinin önemli bir ayağını

depolama yatırımları oluşturuyor. Sertrans

Logistics, önümüzdeki iki yıl içinde

Türkiye’deki toplam depolama kapasitesini

250 bin metrekarenin üzerine çıkarmayı

planlıyor.

Özellikle e-ticaret lojistiğinde artan

talebi karşılamak amacıyla yeni depo

yatırımlarına odaklanan şirket, Kuzey

Marmara bölgesini önceliklendiriyor.

Modern teknolojiyle donatılacak yeni

tesisler, operasyonel verimliliği artırırken hizmet

kalitesini de üst seviyeye taşıyacak. Mevcut 3 bin

500 kişilik istihdamını yeni yatırımlarla yüzde 20

74 April Nisan 2026


Sertrans Logistics is accelerating

its sustainable growth through

technology investments, increasing

warehouse capacity, and a strong

focus on contract logistics, further

strengthening its position as a trusted

solution partner in the industry.

Sertrans Logistics, teknoloji

yatırımları, artan depolama

kapasitesi ve kontrat lojistiğine

odaklanan stratejisiyle sürdürülebilir

büyümesini hızlandırırken, sektörde

güvenilir çözüm ortağı olma

konumunu güçlendiriyor.

With a current workforce of 3,500 employees, the company

aims to increase employment by 20% through these new

investments, viewing expansion in warehousing as a

strategic growth opportunity.

Operational excellence through “Akıl İşi” digitalization

“Akıl İşi,” the AI-powered warehouse management system

developed by Sertrans Logistics’ in-house R&D team, stands

at the center of the company’s digital transformation. As the

first and only system in Türkiye to optimize order grouping

and picking routes using artificial intelligence, it determines

the shortest picking routes within seconds, improving

speed and accuracy. By minimizing human error, the system

enables continuous real-time optimization of operations.

Secure and predictable international transportation

Prioritizing service quality and continuity in international

road transportation, Sertrans Logistics offers significant

advantages through its stable and alternative routes. With a

proactive approach to route planning, the company analyzes

road conditions, port congestion, and potential customs

delays in advance, minimizing operational risks. Through

this approach, Sertrans not only provides transportation

services but also stands out as a strong strategic partner,

delivering predictable, reliable, and sustainable transit times

in international logistics operations.

artırmayı hedefleyen şirket, depolama alanındaki büyümeyi

stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyor.

Akıl İşi ile dijitalleşme ve operasyonel mükemmellik

Sertrans Logistics’in kendi Ar-Ge gücüyle geliştirdiği yapay

zekâ destekli depo yönetim sistemi “Akıl İşi”, şirketin dijital

dönüşümünün merkezinde yer alıyor. Sipariş gruplama

ve toplama rotası optimizasyonunu yapay zekâ ile

gerçekleştiren sistem, depo içindeki en kısa toplama rotasını

saniyeler içinde belirleyerek hız ve doğruluğu artırıyor. İnsan

hatasını minimuma indiren bu yapı, operasyonların anlık

veriyle sürekli optimize edilmesini sağlıyor.

Uluslararası taşımacılıkta güvenli ve öngörülebilir

operasyon

Uluslararası karayolu taşımacılığında hizmet kalitesini ve

sürekliliğini önceliklendiren Sertrans Logistics, geliştirdiği

stabil ve alternatif rotalarla müşterilerine önemli avantajlar

sunuyor. Proaktif rota planlamasıyla yol koşulları, liman

yoğunlukları ve gümrük süreçlerinde yaşanabilecek olası

gecikmeleri önceden analiz eden şirket, operasyonel

riskleri minimize ediyor. Bu yaklaşım sayesinde Sertrans,

müşterilerine yalnızca taşıma hizmeti sunmakla kalmıyor;

aynı zamanda öngörülebilir, güvenilir ve sürdürülebilir transit

süreler sağlayan güçlü bir çözüm ortağı olarak uluslararası

lojistik operasyonlarda fark oluşturmaya devam ediyor.

April Nisan 2026

75


Stable fiber processing even

with demanding materials

Zorlu hammaddelerde bile stabil

elyaf üretimi mümkün

At INDEX 2026, Gneuss will present technologies

designed to help fiber and nonwovens manufacturers

achieve more stable and cost-efficient recycling

processes, even when working with demanding raw

materials and higher recycling rates.

The company focuses on solutions for reliable melt

preparation, efficient degassing, and continuous filtration

in fiber extrusion. Contaminants, moisture, and spinning

oils—common challenges in fiber recycling—often lead to

process instability, pressure fluctuations, and quality issues.

At the same time, integrating production waste and postconsumer

materials into existing processes is becoming

increasingly important.

A key technology is Gneuss’ MRS extrusion system, which

combines conventional single-screw extrusion with a multiscrew

section to significantly increase the melt surface

area under vacuum. This enables highly effective removal

Gneuss, INDEX 2026 fuarında elyaf ve nonwoven

üreticilerinin geri dönüşüm süreçlerini daha stabil

ve ekonomik hale getiren teknolojilerini tanıtacak.

Şirket, özellikle zorlu hammaddeler ve artan geri dönüşüm

oranlarına rağmen üretim süreçlerinin güvenilirliğini

artırmaya odaklanıyor.

Fuarda; güvenilir ergiyik hazırlama, etkin gaz giderme ve

sürekli filtrasyon çözümleri öne çıkıyor. Özellikle elyaf geri

dönüşümünde karşılaşılan kirlenme, nem ve yağ kalıntıları

gibi sorunlar süreç dengesizliğine ve kalite problemlerine

yol açarken, üretim atıkları ve tüketim sonrası malzemelerin

entegrasyonu giderek daha önemli hale geliyor. Gneuss’un

öne çıkan teknolojilerinden biri olan MRS ekstrüzyon sistemi,

tek vidalı ekstrüzyonu özel çok vidalı bir bölümle birleştirerek

vakum altında ergiyik yüzey alanını artırıyor. Bu sayede su,

yağ ve uçucu bileşenler etkin şekilde uzaklaştırılabiliyor.

Sistem, yağ içeren PET elyaf atıklarının enerji yoğun ön

76 April Nisan 2026


Gneuss highlights filtration,

extrusion, and retrofit technologies

at INDEX 2026 to improve efficiency

and quality in recycling processes.

Gneuss, INDEX 2026’da filtrasyon,

ekstrüzyon ve retrofit çözümleriyle

geri dönüşüm süreçlerinde verimlilik

ve kaliteyi artırmayı hedefliyor.

of water, oils, and volatile substances. Even oil-containing

PET fiber waste can be processed stably without the need

for energy-intensive pre-drying.

For melt filtration, Gneuss rotary filtration systems

ensure constant pressure and continuous operation, even

with highly fluctuating contamination levels. Their fully

automatic backflush system allows the long-term use of

very fine screens—below 10 microns—without interrupting

production or causing pressure variations.

A major focus is also on retrofit solutions for existing

fiber extrusion lines. These systems can often be integrated

without major modifications, allowing producers to apply

finer filtration, process more contaminated materials, and

significantly improve process stability.

In addition, Gneuss showcases compact recycling systems

such as the OMNImax line, designed to process PET fiber

waste from both production and post-consumer sources.

The modular setup enables direct recycling back into fiber

production, supporting a closed-loop material cycle.

With these technologies, Gneuss aims to support

manufacturers in processing challenging materials reliably,

upgrading existing plants efficiently, and sustainably

improving both product quality and cost-effectiveness.

kurutma olmadan stabil şekilde işlenmesine olanak tanıyor.

Şirketin rotary filtrasyon sistemleri ise yüksek kirlenme

dalgalanmalarında bile sabit basınçta sürekli filtrasyon

sağlıyor. Tam otomatik geri yıkama sistemi sayesinde 10

mikronun altındaki ince filtreler dahi üretim kesintisi ve

basınç dalgalanması olmadan uzun süre kullanılabiliyor.

Gneuss ayrıca mevcut elyaf ekstrüzyon hatları için

retrofit çözümlerine de odaklanıyor. Bu sistemler, büyük

modifikasyonlara gerek kalmadan mevcut hatlara entegre

edilerek daha ince filtrasyon, daha kirli hammaddelerin

işlenmesi ve süreç stabilitesinin artırılmasını sağlıyor.

Bunun yanı sıra şirket, OMNImax hattı gibi kompakt geri

dönüşüm çözümlerini de tanıtıyor. Modüler yapıya sahip

bu sistem, üretim ve tüketim sonrası PET elyaf atıklarının

doğrudan yeniden üretime kazandırılmasını mümkün

kılarak kapalı döngü üretimi destekliyor. Bu teknolojilerle

Gneuss, üreticilere zorlu hammaddeleri güvenle işleme,

mevcut tesisleri verimli şekilde modernize etme ve üretim

süreçlerinde kalite ile maliyet etkinliğini sürdürülebilir

biçimde artırma imkânı sunuyor.

April Nisan 2026

77


Shaping the future of textiles

Tekstilde geleceğin kodları yazıldı

Innovation and entrepreneurship meet in Istanbul

The 7th TechXtile Challenge, organized by the Uludağ

Textile Exporters’ Association (UTİB) under the

coordination of the Turkish Exporters Assembly (TİM) and

with the support of the Ministry of Trade, concluded with a

spectacular finale aimed at strengthening innovation and

entrepreneurship in Turkey’s textile sector. The event took

place at the TİM Foreign Trade Complex in Istanbul, one of

Turkey’s main textile export hubs. Held under the theme of

“Productivity,” the event gathered young entrepreneurs and

industry leaders on the innovation stage with support from

the Uludağ Ready-Made Garment and Apparel Exporters’

Association (UHKİB), Bursa Chamber of Commerce and

Industry (BTSO), Bursa Eskişehir Bilecik Development

Agency (BEBKA), and Bursa Technology Coordination and

R&D Center (BUTEKOM).

Pınar Taşdelen Engin: “The seeds we planted have grown

into a forest”

UTİB President Pınar Taşdelen Engin, in her opening

speech, reflected on the event’s growth in the entrepreneurial

ecosystem: “Having a startup idea is valuable; believing in

it is even more so. But developing that idea into a vision,

nurturing it with effort, and sharing it on such a strong

platform requires courage. I sincerely congratulate all

finalists. We have never seen this as a competition. This

is a space where new ideas meet the industry, young

entrepreneurs gain experience, and tangible steps toward

the future are taken. Seeing the seeds we planted grow into

a forest is my greatest pride.”

Mustafa Gültepe: “A new textile world woven with

technology”

TİM President Mustafa Gültepe also highlighted the

critical importance of the textile sector for Turkey’s

economy: “Competition no longer happens just on

production lines; it is taking place in a new textile world

woven with software, engineering, and technology. The

TechXtile Challenge brings together the experience of our

industrialists and the creativity of our youth, building a

strong bridge to the future.”

Innovation League: The race of industry leaders

The results of the TechXtile Innovation League revealed

the performance of R&D centers and companies in

the sector. Firms standing out with sustainable and

technological projects were awarded, confirming once

again that the future of textiles will be centered on smart

production.

The top 10 firms in the Innovation League were: Almaxtex,

Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş

Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil, and Toroman

Tekstil.

• Most Sustainable Project Award: Bossa – “Visual

Pınar Taşdelen Engin

UTİB President

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü

ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 7.

TechXtile Challenge, Türkiye tekstil sektöründe inovasyon

ve girişimcilik kültürünü güçlendirmeyi hedefleyen

görkemli bir finalle sona erdi. Etkinlik, Türkiye’nin tekstil

ihracat merkezlerinden biri olan İstanbul’da, TİM Dış

Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirildi.

“Verimlilik” temasıyla gerçekleştirilen organizasyon,

Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği

(UHKİB), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa

Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ve Bursa

Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM)

desteğiyle genç girişimcileri ve sektör liderlerini inovasyon

sahasında bir araya getirdi.

Pınar Taşdelen Engin: “Attığımız tohumlar koca bir

ormana dönüştü”

UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin açılış konuşmasında,

TechXtile Challenge’ın girişimcilik ekosisteminde geldiği

noktayı şöyle değerlendirdi: “Bir girişim fikrine sahip

olmak değerli; ona inanmak daha da değerli. Ama o fikri

geliştirip bir vizyona dönüştürmek, emekle beslemek ve

böylesine güçlü bir platformda paylaşmak cesaret ister.

Finale kalan tüm girişimcilerimizi kutluyorum. Biz buraya

hiçbir zaman bir yarışma gözüyle bakmadık. Burası, yeni

fikirlerin sektörle buluştuğu, genç girişimcilerin deneyimle

güçlendiği ve geleceğe dair somut adımların atıldığı bir

gelişim alanıdır. Attığımız tohumların koca bir ormana

dönüştüğünü görmek benim için en büyük gurur.”

Mustafa Gültepe: “Teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil

dünyası var”

TİM Başkanı Mustafa Gültepe de açılışta yaptığı

konuşmada tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için

taşıdığı kritik önemi vurguladı: “Artık rekabet sadece

üretim bantlarında değil; yazılım, mühendislik ve

78 April Nisan 2026


At the 7th TechXtile Challenge,

Emirali Tekstil’s “UPCLO” project

won the Innovation League, while

Fabric Guard and Refabric AI claimed

first place in the Level Up and Scale

Up categories. The event brought

together young entrepreneurs and

industry leaders, mapping the

innovation landscape of textiles.

7. TechXtile Challenge’da Emirali

Tekstil’in “UPCLO” projesi İnovasyon

Ligi’nin şampiyonu olurken;

girişimciler Fabric Guard ve Refabric

AI projeleriyle Level Up ve Scale

Up kategorilerinin birinciliklerini

kazandı. Etkinlik, genç girişimcilerle

sektörün devlerini bir araya getirerek

tekstilin inovasyon haritasını çizdi.

Transformation and

Sustainable Production in

Velvet Fabric”

• Most Innovative

Project Award: Emirali

Tekstil – “UPCLO:

Converting Textile Waste

into High-Value Next-

Generation Raw Materials

through a Circular

Economy Approach”

Level up and scale up champions

Two main categories were awarded, reflecting the pulse

of the entrepreneurial ecosystem:

Level Up Category (Prototype-stage projects):

• 1st: Abdurrahman Yüksel – Fabric Guard

• 2nd: Yağmur Bodur – CarByCelium

• 3rd: Eren Cihan Karsu Asal – Therapeutic Beeswax

Wrap

Scale Up Category (Scalable projects with high

commercialization potential):

• 1st: Begüm Doğru Öztekin – Refabric AI

• 2nd: Özdemir Erdal – Guartec

• 3rd: Nazlı Demirci Erel – CombinUp

Special awards and meaningful signatures

Traditional special awards also found their recipients:

• Bahar Korçan Sustainability Special Award: Umut Oğur

– “Integrated Smart Energy Management System for the

Supply Chain”

• Women Entrepreneur Special Award: Nazlı Demirci Erel

– CombinUp

At the end of the event, UTİB President Pınar Taşdelen

Engin presented a plaque to Project Coordinator Ufuk

Batum in recognition of his contributions to the success of

the TechXtile Challenge.

teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil

dünyasında gerçekleşiyor. TechXtile

Challenge, sanayicimizin birikimiyle

gençlerimizin hayal gücünü bir araya

getirerek geleceğe güçlü bir köprü

kuruyor.”

İnovasyon Ligi’nde devlerin yarışı

Etkinlik kapsamında açıklanan

TechXtile İnovasyon Ligi sonuçları,

sektördeki Ar-Ge merkezleri ve firmaların performansını

gözler önüne serdi. Sürdürülebilir ve teknolojik projelerle

fark yaratan firmalar ödüllendirilirken, sektörün geleceğinin

“akıllı üretim” odaklı olacağı bir kez daha teyit edildi.

İnovasyon Ligi’nde ilk 10 sırayı alan firmalar: Almaxtex,

Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş

Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil ve Toroman

Tekstil oldu.

• En Sürdürülebilir Proje Ödülü: Bossa – “Kadife Kumaşta

Görsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim”

• En İnovatif Proje Ödülü: Emirali Tekstil – “UPCLO:

Tekstil Atıklarının Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Katma

Değerli Yeni Nesil Hammaddelere Dönüştürülmesi”

Level Up ve Scale Up Şampiyonları

Girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan TechXtile

Challenge’da iki ana kategoride ödüller dağıtıldı:

Level Up Kategorisi (Prototip aşamasındaki projeler):

• Abdurrahman Yüksel – Fabric Guard

• Yağmur Bodur – CarByCelium

• Eren Cihan Karsu Asal – Terapötik Balmumu Sargısı

Scale Up Kategorisi (Ölçeklenebilir ve ticarileşme

potansiyeli yüksek projeler):

• Begüm Doğru Öztekin – Refabric AI

• Özdemir Erdal – Guartec

• Nazlı Demirci Erel – CombinUp

Özel ödüller ve anlamlı imzalar

TechXtile Challenge kapsamında geleneksel hale gelen

özel ödüller de sahiplerini buldu:

• Bahar Korçan Sürdürülebilirlik Özel Ödülü: Umut Oğur –

“Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetimi Sistemi”

• Kadın Girişimci Özel Ödülü: Nazlı Demirci Erel –

CombinUp

Etkinlik sonunda UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin,

TechXtile Challenge’ın başarısında emeği geçen Proje

Koordinatörü Ufuk Batum’a bir plaket ile teşekkür etti.

April Nisan 2026

79


19-22

‘26

recycle

recycle

recycle


THIS FAIR IS ORGANIZED WITH THE AUDIT OF TOBB (THE UNION OF CHAMBERS AND

COMMODITY EXCHANGES OF TURKEY) IN ACCORDANCE WITH THE LAW NO.5174


Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!