Tekstil Teknik April 2026
Tekstil Teknik Nisan 2026
Tekstil Teknik Nisan 2026
- TAGS
- tekstil
- textile
- tekstil teknik
Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!
Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.
içindekiler
index
6 A new era in the textile industry: Transformation amid challenges
Tekstil sektöründe yeni dönem: Zorluklar içinde dönüşüm fırsatı
8 Hormuz crisis: Textile industry on alert
Hürmüz krizi: Tekstil sektörü alarmda
10 Tekstilde yüzey enerjisi: Boyamanın görünmeyen anahtarı
12 Sustainability is not populism, it’s a conscious choice
Sürdürülebilirlik popülizm değil, bilinçli seçim
14 Konfida aims to strengthen global partnerships at
TECHTEXTIL 2026
Konfida, TECHTEXTIL 2026’da küresel iş birliklerini güçlendirmeyi
hedefliyor
16 From preparation to 3D weaving: Stäubli’s solutions at
Techtextil 2026
Hazırlıktan 3D dokumaya: Stäubli’nin Techtextil 2026 çözümleri
20 Techtextil 2026 highlights market-ready defence textiles and
industrial scalability
Techtextil 2026, pazara hazır savunma tekstillerini ve endüstriyel
ölçeklenebilirliği öne çıkarıyor
26 Results of the 37th ITMF global textile industry survey released
37. ITMF küresel tekstil endüstrisi anketi sonuçları açıklandı
28 Cotton Market Fundamentals & Price Outlook
Pamuk pazarı esasları ve fiyatlara genel bakış
34 Akpamuk İplik stood out at the fair with its sustainable products
Akpamuk İplik fuarda sürdürülebilir ürünleriyle öne çıktı
38 Global yarn trade meets in Istanbul
Küresel iplik ticareti İstanbul’da buluştu
42 The age of automation in European textiles begins with
Robotextile
Robotextile ile Avrupa tekstilinde otomasyon çağı başlıyor
46 BASF Shapes the future of the textile ındustry with tangible
solutions at Techtextil 2026
BASF, Techtextil 2026’da tekstil endüstrisinin geleceğini somut
çözümlerle şekillendiriyor
50 Stars of textile exports honored: Strong emphasis on domestic
production
Tekstil ihracatının yıldızları ödüllendirildi: Yerli üretim vurgusu öne
çıktı
52 Government support for SIGN Istanbul 2026 participants
SIGN İstanbul 2026 katılımcılarına Devlet desteği
54 Future-Ready nonwovens and fiber processing Solutions: Meet
Trützschler at Techtextil 2026
Geleceğe hazır nonwoven ve elyaf işleme çözümleri: Trützschler
Techtextil 2026’da
56 Rifay takes the stage at TECHTEXTILE 2026 with sustainable fiber
solutions
Rifay, TECHTEXTILE 2026’da sürdürülebilir elyaf çözümleriyle
sahne alıyor
4 April Nisan 2026
58 COOLMAX CloakFX fiber makes global debut in Munich
COOLMAX CloakFX Elyafı, Münih’te Küresel Lansmanını
gerçekleştirdi
60 ORTA and Archroma launch denim collection dyed with wool waste
ORTA ve Archroma, yün atığından boyanmış denim koleksiyonunu
tanıttı
62 Aksa Akrilik to showcase ıts advanced materials strength at
Techtextil 2026
Aksa Akrilik, Techtextil 2026’da ileri malzeme gücünü vitrine
çıkaracak
65 INDEX26 sets the course for the future of the nonwovens
industry
INDEX26, nonwoven sektörünün geleceğine yön veriyor
66 Anadolu İplik highlights its strong production infrastructure at
Istanbul Yarn Fair
Anadolu iplik, İstanbul iplik Fuarı’nda güçlü üretim altyapısını öne
çıkardı
68 Tepar expands its technical strength at Istanbul Yarn Fair
Tepar, İstanbul iplik fuarında teknik gücünü büyüttü
70 VOMATEX: Innovation and sustainability in technical textiles with
over 50 years of expertise
VOMATEX: 50 yılı aşkın tecrübe ile teknik tekstilde yenilik ve
sürdürülebilirlik
72 Military Textiles: The ınvisible power of high technology in defense
Askeri tekstiller: Savunma sanayinde yüksek teknolojinin
görünmeyen gücü
74 Contract logistics drives growth at Sertrans Logistics
Sertrans Logistics’te büyümenin motoru kontrat lojistiği
76 Stable fiber processing even with demanding materials
Zorlu hammaddelerde bile stabil elyaf üretimi mümkün
78 Shaping the future of textiles
Tekstilde geleceğin kodları yazıldı
INDEX ADS
ITM 2026...................Front Cover
Hightex.......................Back Cover
Eliar...........................Inside Front Cover
KFA - Hometex............Inside Back Cover
Erşahan Elektrik..........2-3
Genkim......................7
Asteks........................9
Odesi.........................11-13-15
Aygenteks..................18-19
Mersan......................21
Enes Makine...............23
Pnösan.......................25
Swiss Textile...............27
Groz-Beckert..............29
İdes Makina................33
Comfytex....................35
Argema......................37
TRN Önal Makina........39
Argestech...................41
ABB Pamuk................43
Tüfekçi Makine...........45
Işılsan........................47
IGATEX.......................49
Jakob Müller...............53
Retech.......................55
İMTİYAZ SAHİBİ
İSTMAG MAGAZİN
GAZETECİLİK YAYINCILIK
İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA
Publisher
H. Ferruh IŞIK
GENEL MÜDÜR (SORUMLU)
General Manager (Responsible)
Mehmet SÖZTUTAN
mehmet.soztutan@img.com.tr
YAZI İŞLERİ DANIŞMANI
Advisory Editor
Ali ERDEM
ali.erdem@img.com.tr
YAYIN KURULU BAŞKANI
Editorial Board Chief
Prof. Dr. Cevza CANDAN
YAYIN KURULU
Editorial Board
Prof. Dr. Bülent ÖZİPEK
Prof. Dr. H. Rıfat ALPAY
Prof. Dr. Yalçın BOZKURT
Prof. Dr. E. Tekin ALTINBAŞ
Prof. Dr. W. OXENHAM
Prof. Dr. Emel ÖNDER
Prof. Dr. Yusuf ULCAY
Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN
Doç. Dr. Yusuf A. USKANER
STAFF WRITER
İsmail ÇAKIR
ismail.cakir@img.com.tr
PAZARLAMA VE SATIŞ KOORDINATÖRÜ
Marketing & Sales Coordinator
Ömer Faruk GÖRÜN
omer.gorun@img.com.tr
+90 505 299 62 65
DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ
Foreign Relations Manager
Mehmet SÖZTUTAN
mehmet.soztutan@img.com.tr
Tel: +90 212 454 22 22
GSM: +90 532 313 22 11
TEKNİK MÜDÜR
Technical Manager
Tayfun AYDIN
tayfun.aydin@img.com.tr
GRAFİK & TASARIM
Graphic & Design
Serkan BEYOĞLU
serkan.beyoglu@img.com.tr
DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ
Digital Assets Manager
Emre YENER
emre.yener@img.com.tr
ABONE VE DAĞITIM
Subsc rip ti on and Cir cu la ti on
Ma na ger
İsmail ÖZÇELİK
ismail.ozcelik@img.com.tr
AD RES | He ad Of fi ce
İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK
YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.
İHLAS MEDIA CENTER
Merkez Mahallesi 29 November
Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1
P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler
/ İSTANBUL / TURKEY
Tel: +90 212 454 22 22
Fax: +90 212 454 22 93
BASKI | Printed By | İH LAS
Ga ze te ci lik A.Ş.
İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi
29 November Caddesi No: 11
A/41 Yenibosna - Bahçelievler /
İSTANBUL / TURKEY
Tel: +90 212 454 30 00
BÖL GE TEM SİL Cİ LİK LE Rİ
BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN
Tel: +90 224 211 44 50
Fax: +90 224 211 44 81
KONYA | Me tin DE MİR
Tel: +90 332 238 10 71
Fax: +90 332 238 01 74
Advertising Representatives
KOREA | Jes Media Int.
Mr. Young Seoah CHINN
Tel: 8224813411 Fax: 8224813414
jesmedia@unitel.co.kr
BİLGİ / Information
Tekstil & Teknik Dergisi’nde yer alan
makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.
Yayınlanan ilanların sorumluluğu
ilan sahiplerine aittir.
Tekstil & Teknik is published monthly.
Ad ver ti se ments res pon si bi li ti es
pub lis hed in our ma ga zi ne per ta in to
ad ver tisers.
www.tekstilteknik.com.tr
img@img.com.tr
tekstilteknikdergisi
tekstilveteknik
tekstilteknikdergisi
Tekstil Teknik
April Nisan 2026
5
Ali ERDEM
Yazı İşleri Müdürü
News Editor
A new era in the textile
industry: Transformation
amid challenges
Tekstil sektöründe yeni dönem:
Zorluklar içinde dönüşüm
fırsatı
editör
editor
Fluctuations in the global economy,
geopolitical tensions, rising energy
costs, and shifting consumer
behaviors are reshaping the textile industry.
In the post-pandemic period, supply chain
resilience has come to the forefront, while
brands are increasingly focusing on speed,
flexibility, and the advantages of nearshoring.
This landscape presents both significant
opportunities and serious challenges for
Türkiye, one of the world’s key manufacturing
hubs.
Türkiye’s textile and apparel sector
continues to maintain its competitiveness
thanks to its strong production infrastructure,
skilled workforce, design capabilities, and
proximity to the European market. However,
high financing costs, currency pressures,
rising labor expenses, and slowing global
demand are limiting the sector’s room
to maneuver. Profitability pressures are
particularly felt in price-driven markets where
competition is intense.
Despite these challenges, the future of the
sector lies not merely in cost advantages
but in value-added production, technical
textiles, sustainable materials, digitalization,
and branding. New regulations such as
the European Green Deal are also making
transformation inevitable. The Turkish
textile industry will strengthen its position
in global competition to the extent that it
can combine its production strength with
innovation. Today, competition is no longer
confined to production lines; it is taking place
in a new textile world woven with software,
engineering, and technology.
Küresel ekonomide yaşanan
dalgalanmalar, jeopolitik
gerilimler, enerji maliyetlerindeki
artış ve değişen tüketici alışkanlıkları,
tekstil sektörünü yeniden şekillendiriyor.
Pandemi sonrası dönemde tedarik
zincirlerinin dayanıklılığı ön plana
çıkarken, markalar üretimde hız, esneklik
ve yakın coğrafyalardan tedarik avantajına
odaklanıyor. Bu tablo, dünyanın en önemli
üretim üslerinden biri olan Türkiye için
önemli fırsatlar kadar ciddi sınamalar da
barındırıyor.
Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü;
güçlü üretim altyapısı, kaliteli iş gücü,
tasarım kabiliyeti ve Avrupa pazarına
yakınlığı sayesinde rekabet gücünü
koruyor. Ancak yüksek finansman
maliyetleri, kur baskısı, artan işçilik giderleri
ve küresel talepteki yavaşlama, sektörün
hareket alanını daraltıyor. Özellikle fiyat
odaklı rekabetin yoğunlaştığı pazarlarda
kârlılık baskısı daha fazla hissediliyor.
Buna karşın sektörün geleceği yalnızca
maliyet avantajında değil; katma değerli
üretim, teknik tekstiller, sürdürülebilir
materyaller, dijitalleşme ve markalaşmada
yatıyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi
yeni düzenlemeler de dönüşümü zorunlu
kılıyor. Türkiye tekstil sektörü, sahip
olduğu deneyim ve üretim gücünü
yenilikçilikle birleştirebildiği ölçüde
küresel rekabette daha güçlü bir konuma
yükselecektir. Artık rekabet sadece üretim
bantlarında değil; yazılım, mühendislik
ve teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil
dünyasında gerçekleşiyor.
6 April Nisan 2026
Hormuz crisis: Textile industry on alert
Hürmüz krizi: Tekstil sektörü alarmda
Ömer Faruk GÖRÜN
Pazarlama ve Satış Koordinatörü
Marketing & Sales Coordinator
bizden
from us
The Strait of Hormuz, one of the most critical
chokepoints in global trade, sits at the heart of
the world’s energy flow. If ongoing geopolitical
tensions in the Middle East escalate into open conflict
and this strategic passage remains closed for an
extended period, the consequences would go far beyond
energy markets. Such a scenario could create severe
disruptions across production, logistics, and supply
chains worldwide. One of the sectors likely to feel the
strongest impact would be the textile industry, which is
inherently highly dependent on energy and global supply
networks.
Textile production requires intensive energy use at
nearly every stage, from spinning yarn and weaving
fabric to dyeing and finishing. For this reason, sharp
increases in oil and natural gas prices would directly raise
production costs. If the Strait of Hormuz were to remain
closed, a contraction in energy supply could push costs
to extremely difficult-to-manage levels, creating serious
sustainability challenges, particularly for manufacturers
operating on low profit margins. This pressure would be
felt even faster and more deeply in countries dependent
on imported energy.
Alongside rising energy costs, major disruptions would
also emerge in the logistics chain. Tankers and container
ships forced to use alternative routes would face longer
transit times and higher transportation costs. This
would drive freight rates upward while extending delivery
schedules. In the textile and apparel sectors, where “ontime
delivery” is a critical competitive factor, such delays
could lead to order cancellations, customer losses, and
shrinking markets.
On the raw material side, the effects would be even
more far-reaching. Synthetic fibers such as polyester are
based on petrochemical products, and their production is
directly tied to the energy sector. A prolonged closure of
the Strait of Hormuz would make access to petrochemical
feedstocks more difficult while causing prices to rise
rapidly. This could push manufacturers toward natural
fibers such as cotton; however, in the short term, supplydemand
imbalances in that segment would also become
inevitable.
From Türkiye’s perspective, the picture presents
both risks and opportunities. Thanks to its proximity
to European markets, Türkiye enjoys a fast-delivery
advantage and could stand out through a nearshoring
model during a period when global supply chains are
being reshaped. At the same time, its high dependence
on imported energy means rising costs would quickly be
reflected in production prices. This places the Turkish
textile sector in a delicate balance between competitive
advantage and cost pressure.
On a global scale, brands and retailers tend to make
their supply chains more flexible and secure during
such crises. Shorter lead times, geographic proximity,
and lower-risk sourcing locations gain importance,
while manufacturers are compelled to focus on energy
efficiency, alternative raw materials, and sustainable
production models. Accelerating investments in
renewable energy and rising demand for recycled fibers
are among the key indicators of this transformation.
A scenario in which the Strait of Hormuz remains
closed for a prolonged period would represent not only
a temporary crisis for the textile industry, but also the
trigger for a structural transformation process. Those
companies that survive and emerge stronger will be the
ones capable of managing costs effectively, diversifying
supply chains, and adapting quickly to shifting global
dynamics.
Küresel ticaretin en kritik dar geçitlerinden biri
olan Hürmüz Boğazı, dünya enerji akışının
merkezinde yer alır. Orta Doğu’da süregelen
jeopolitik gerilimlerin sıcak çatışmaya dönüşmesi ve bu
stratejik geçidin uzun süre kapalı kalması, yalnızca enerji
piyasalarında değil; üretim, lojistik ve tedarik zincirlerinin
tamamında sarsıcı etkiler yaratabilecek bir senaryoyu
beraberinde getirir. Bu etkilerin en belirgin hissedileceği
sektörlerden biri ise, doğası gereği enerjiye ve küresel
tedarik ağlarına yüksek bağımlılığı bulunan tekstil
endüstrisidir.
Tekstil üretimi; iplikten kumaşa, boyamadan terbiyeye
kadar uzanan süreçlerin hemen hepsinde yoğun enerji
kullanımı gerektirir. Bu nedenle petrol ve doğalgaz
fiyatlarında yaşanacak sert artışlar, üretim maliyetlerini
doğrudan yukarı çeker. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması
durumunda enerji arzında yaşanacak daralma, maliyetleri
kontrol edilmesi güç bir seviyeye taşırken, özellikle
düşük kâr marjlarıyla çalışan üreticiler için ciddi bir
sürdürülebilirlik sorunu yaratır. Enerji ithalatına bağımlı
ülkelerde bu baskı çok daha hızlı ve derin hissedilir.
Enerji maliyetlerindeki artışa paralel olarak lojistik
zincirinde de ciddi kırılmalar ortaya çıkar. Deniz
taşımacılığında alternatif rotalara yönelmek zorunda
kalan tankerler ve konteyner gemileri, daha uzun
sürelerde ve daha yüksek maliyetlerle taşımacılık yapar.
Bu durum navlun fiyatlarını artırırken teslimat sürelerini
uzatır. Tekstil ve hazır giyim sektöründe “zamanında
teslimat” kritik bir rekabet unsuru olduğundan, yaşanan
gecikmeler sipariş iptallerine, müşteri kayıplarına ve
pazar daralmalarına yol açabilir.
Hammadde tarafında ise daha zincirleme bir etki söz
konusudur. Polyester gibi sentetik lifler petro-kimya
ürünlerine dayanır ve bu ürünlerin üretimi doğrudan enerji
sektörüne bağlıdır. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması,
petro-kimyasal hammaddelere erişimi zorlaştırırken
fiyatların hızla yükselmesine neden olur. Bu durum
üreticileri pamuk gibi doğal liflere yönlendirebilir; ancak
kısa vadede bu alanda da arz-talep dengesizlikleri
kaçınılmaz hale gelir.
Türkiye açısından bakıldığında tablo hem riskler
hem de fırsatlar barındırır. Avrupa pazarına yakınlığı
sayesinde hızlı teslimat avantajına sahip olan Türkiye,
küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği böyle bir
dönemde “yakın üretim” modeliyle öne çıkabilir. Ancak
aynı zamanda enerji ithalatına yüksek bağımlılığı, artan
maliyetlerin üretim fiyatlarına hızla yansımasına neden
olur. Bu da Türkiye tekstil sektörünü rekabet avantajı ile
maliyet baskısı arasında hassas bir dengeye oturtur.
Küresel ölçekte markalar ve perakendeciler, bu tür kriz
dönemlerinde tedarik zincirlerini daha esnek ve güvenli
hale getirme eğilimine girer. Daha kısa teslim süreleri,
coğrafi yakınlık ve düşük risk faktörleri öne çıkarken,
üreticiler de enerji verimliliği, alternatif hammadde
kullanımı ve sürdürülebilir üretim modellerine yönelmek
zorunda kalır. Yenilenebilir enerji yatırımlarının hız
kazanması ve geri dönüştürülmüş liflere olan talebin
artması, bu dönüşümün önemli göstergeleri arasında yer
alır.
Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kaldığı bir senaryo,
tekstil sektörü için yalnızca geçici bir kriz değil, aynı
zamanda yapısal bir dönüşüm sürecinin tetikleyicisi
olur. Bu süreçte ayakta kalabilen ve güçlenerek çıkabilen
oyuncular; maliyetlerini etkin şekilde yönetebilen, tedarik
zincirlerini çeşitlendiren ve değişen küresel dinamiklere
hızla uyum sağlayabilenler olacaktır.
8 April Nisan 2026
401 SF&M
Manşon Taşlama Makinesi
Akıllı Besleme Sistemli & İki Bağımsız Taşlama Ünitesi
YENİLİKÇİ, YÜKSEK TEKNOLOJİ VE PERFORMANSLI ÜRÜNLER İLE:
KONFORLU ÇALIŞMA
08-11 Nisan 2026
Vietnam Saigonteks
Fuarı
Stand: A1G17
15-18 Nisan 2026
Cakarta Uluslararası Fuarı
Endonezya
Stand: O22-24
Bangladeş Uluslararası
Tekstil, Örme ve Konfeksiyon Sanayi Fuarı
29 Nisan- 2 Mayıs 2026
Salon:8 Stand:808
Turgay KARAGÖMLEK
Tekstilde yüzey enerjisi:
Boyamanın görünmeyen
anahtarı
Boyama çoğu zaman proses, reçete, pH
ve sıcaklık üzerinden tartışılır. Oysa
sürecin en başında, sessizce çalışan bir
parametre vardır:
Yüzey enerjisi.
Viskon → 60–70
Modal → 60–70
Tencel → 62–72
Yün → 40–50
İpek → 45–55
tekstil / görüş
textile / opinion
Islanma → Difüzyon → Bağlanma zincirinin
ilk halkasıdır.
1.Yüzey Enerjisi Nedir?
Bir katı yüzeyin sıvı ile temas ettiğinde
ıslanabilme eğilimidir. Birim: mN/m
(milinewton/metre)
Genel kabul:
< 35 mN/m → düşük yüzey enerjisi
40 mN/m üstü → iyi ıslanabilir yüzey
2.Sentetik Elyaflarda Yüzey Enerjisi
Sentetik Elyaflar – Yüzey Enerjisi (mN/m)
PP → 29–31 → Çok düşük, boya afinitesi yok
denecek kadar az
PE → 30–33 → Çok düşük, boya afinitesi yok
denecek kadar az
PES → 43–46 → Orta düzey ıslanma
PA (Nylon) → 46–50 → İyi ıslanma
PAN (Akrilik) → 40–44 → Kontrollü ıslanma
Neden PP ve PE boyanmaz?
Çünkü non-polar yapı + düşük yüzey enerjisi
= Boya banyosu lif yüzeyini ıslatamaz →
difüzyon başlamaz.
Bu yüzden çözüm:
Masterbatch (cips boyama)
Pigment sistemleri
Yüzey modifikasyonu
3.Doğal ve Rejenere Elyaflarda Yüzey Enerjisi
Doğal Elyaflar – Yüzey Enerjisi (mN/m)
Pamuk →55–65
Keten → 55–65
Neden selülozik lifler kolay boyanır?
Yüksek yüzey enerjisi
Hidroksil (-OH) grupları
Hidrofilik yapı
Islanma çok hızlıdır, boya molekülü lif içine
rahat difüze olur.
4.Kritik Gerçek
Yüksek yüzey enerjisi tek başına boya
garantisi değildir. Örneğin: Yün ıslanır ama
pH hassastır. Akrilik orta yüzey enerjisine
sahiptir ama sadece katyonik boya ile
boyanır. Polyester ıslanır ama kristalinite,
difüzyonu sınırlar.
5.Sonuç
Yüzey enerjisi ön terbiye etkinliğini belirler.
Islatıcı ihtiyacını belirler. Boyama başlangıç
kinetiğini belirler. Lekeye yatkınlığı etkiler.
Boyama reçetesi yazmadan önce sorulması
gereken soru: Bu lifin yüzey enerjisi nedir ve
kimyasal yapısı neye izin verir?
10 April Nisan 2026
Sustainability is not populism,
it’s a conscious choice
Sürdürülebilirlik popülizm değil, bilinçli seçim
Sustainability in the textile industry
has long been associated with
recycling and waste management.
However, Assoc. Prof. Başak
Boğday Saygılı emphasizes that true
sustainability goes beyond fabric
regeneration, focusing instead on
conscious consumption, timeless
design, and strategic use of Turkey’s
creative heritage.
According to Assoc. Prof. Başak Boğday Saygılı,
sustainability begins with selecting highquality,
timeless pieces that suit an individual’s
body, psychology, and career. Criticizing
performative sustainability campaigns aimed
merely at trend creation, Saygılı highlights
that quality-focused production and longlasting
design offer the real solution.
Turkey should become a design country, not
just a manufacturing hub
“Repurposing old materials is certainly
valuable, but true transformation starts by
instilling a culture of conscious shopping.
Rising production costs prevent Turkey’s
subcontracting model from being sustainable.
Becoming a ‘design country’ has now become
a necessity. The Turkish fashion sector is
already strong in production quality. It’s
time to leverage that experience for our own
brands. Today, the world is at our fingertips. In
the digital era, becoming a global brand is far
more achievable than before,” she explained.
Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı’ya göre
sürdürülebilirliğin temelinde; kişinin vücut
özelliklerine, psikolojisine ve kariyerine uygun,
kaliteli ve zamansız parçalar seçmesi yatıyor. Trend
oluşturma amacıyla yapılan göstermelik sürdürülebilirlik
kampanyalarını eleştiren Saygılı, kalite odaklı üretim ve
uzun ömürlü tasarımın gerçek çözüm
olduğuna dikkat çekiyor.
Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı
Tekstil sektöründe sürdürülebilirlik
kavramı uzun yıllardır geri dönüşüm
ve atık yönetimi üzerinden tartışılıyor.
Ancak Doç. Dr. Başak Boğday
Saygılı, sürdürülebilirliğin yalnızca
kumaşı yeniden üretmekten ibaret
olmadığını, asıl meselenin bilinçli
tüketim olduğunu savunuyor.
Türkiye üretim ülkesi değil, tasarım
ülkesi olmalı
“Eskiyi dönüştürmek elbette kıymetli
ancak asıl dönüşüm, bilinçli alışveriş
kültürünü yerleştirmekle başlar.
Artan üretim maliyetleri Türkiye’nin
taşeron üretim modelini sürdürülebilir
kılamıyor. Artık “tasarım ülkesi” olmak
bir zorunluluk hâline geldi. Türk moda
sektörü üretim kalitesi açısından
dünya çapında güçlü bir konumda. Elde
ettiğimiz üretim deneyimini artık kendi
markalarımız için kullanma zamanı.
Bugün dünya parmaklarımızın ucunda.
Dijital çağda global marka olmak
eskisinden çok daha mümkün” dedi.
Traditional Fabrics: The key to the future
Saygılı stressed that traditional fabrics should be
embraced within the slow fashion framework, combining
their heritage with modern forms. She also highlighted the
strategic importance of obtaining geographical indications
and supporting brands that use traditional fabrics.
With Turkey’s rich aesthetic heritage and skilled design
workforce, Saygılı believes that a targeted strategy can
elevate the country to the status of a “Design Nation with
Recognized Brands.”
Geleneksel kumaşlar geleceğin anahtarı
Geleneksel kumaşların yavaş moda kapsamında
değerlendirilmesi gerektiğini belirten Saygılı, bu değerlerin
modern formlarla geleceğe taşınmasının önemine dikkat
çekerek, Coğrafi işaret almanın ve geleneksel kumaş
kullanan markaların desteklenmesinin stratejik bir adım
olduğunu ifade etti.
Saygılı’ya göre Türkiye’nin güçlü estetik mirası ve
yetişmiş tasarımcı kadrosu, doğru stratejiyle birleştiğinde
ülkeyi “Markalaşan Tasarım Ülkesi” konumuna taşıyabilir.
12 April Nisan 2026
Konfida aims to strengthen
global partnerships at
TECHTEXTIL 2026
Konfida, TECHTEXTIL 2026’da küresel
iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor
A leading manufacturer of high-end
paper tubes, cores, and edgeboards,
Konfida is set to showcase its
innovative solutions at TECHTEXTIL
2026 while expanding its international
collaborations.
Yüksek kaliteli kağıt bobin, masura
ve köşebent üretiminde öne çıkan
Konfida, TECHTEXTIL 2026’da
yenilikçi çözümlerini sergileyerek
uluslararası iş birliklerini geliştirmeye
hazırlanıyor.
Konfida is a leading manufacturer of high-end paper
tubes, cores, and edgeboards. The company serves
a wide range of industries, including synthetic yarn,
film and flexible packaging, nonwoven fabrics, as well as
paper and board.
Konfida operates three manufacturing facilities in Türkiye
and Hungary. With a workforce of over 400 employees, the
company exports to more than 30 countries across four
continents.
By combining advanced production technologies with
continuous investment in R&D, Konfida ensures consistent
quality, operational excellence, and full compliance with
international standards.
Through its affiliate, Konfida Machinery, the company also
designs and manufactures specialized equipment for the
paper tubes and cores industry, as well as for sectors such
as defense, energy, textile, automotive, and packaging. This
further strengthens Konfida’s technological capabilities and
infrastructure.
Konfida is excited to participate in Techtextil 2026 as a
platform to connect with
existing partners, discuss
current trends, and explore
future expectations.
The company looks
forward to welcoming
both its valued partners
and new collaborators
at the exhibition,
sharing insights, and
exploring future growth
opportunities together.
Konfida, yüksek kaliteli kağıt bobin, masura ve kağıt
köşebent üretiminde sektörün lider firmalarından
biridir. Şirket; sentetik iplik, film ve esnek ambalaj,
nonwoven kumaşlar ile kağıt ve karton üretimi gibi geniş bir
endüstri yelpazesine hizmet vermektedir.
Konfida, Türkiye ve Macaristan’da bulunan üç üretim
tesisiyle faaliyet göstermektedir. 400’ün üzerinde çalışanı ile
şirket, dört kıtada 30’dan fazla ülkeye ihracat yapmaktadır.
Gelişmiş üretim teknolojilerini sürekli Ar-Ge yatırımlarıyla
birleştiren Konfida, sürdürülebilir kalite, operasyonel
mükemmeliyet ve uluslararası standartlara tam uyum
sağlamaktadır.
Konfida, kardeş kuruluşu Konfida Makine aracılığıyla
kağıt bobin ve masura sektörü ile beraber; savunma, enerji,
tekstil, otomotiv ve ambalaj gibi çeşitli sektörlere yönelik
özel makine tasarımı ve üretimi de gerçekleştirmektedir.
Bu sayede şirket, güçlü bir teknolojik altyapıya ve yüksek
mühendislik yetkinliğine sahiptir.
Konfida, Techtextil 2026
fuarında hem mevcut iş
ortaklarıyla hem de yeni iş
birlikleri geliştirebileceği
potansiyel paydaşlarla
bir araya gelerek güncel
trendleri değerlendirmeyi
ve geleceğe yönelik
beklentileri ele almayı
hedeflemektedir.
14 April Nisan 2026
From preparation to 3D
weaving: Stäubli’s solutions at
Techtextil 2026
Hazırlıktan 3D dokumaya: Stäubli’nin
Techtextil 2026 çözümleri
Stäubli, a global leader in high performance weaving
technologies, is pleased to announce its participation
at Techtextil 2026 in Frankfurt, Germany, from 21 to
24 April, the leading international trade fair for technical
textiles and nonwovens. As technical textiles continue
their rapid expansion across demanding markets such as
defense, mobility, aerospace, construction, energy… Stäubli
will showcase innovative solutions designed to empower
mills to produce the next generation of advanced fabrics.
Stäubli will exhibit its trend-setting technologies at the
Swiss Pavilion Booth B01.6 in Hall 12.0.
Technical Textiles: A market accelerating toward highperformance
innovation
The global rise in demand for reinforcement fabrics,
multilayer structures, 3D composites, and high value
industrial textiles is reshaping manufacturing expectations.
Reliable equipment, flexible weaving architectures, and
precise material handling have become essential for
weaving mills pursuing new applications and higher
performance products. This expansion underscores the
critical role of advanced weaving solutions in meeting
evolving industry needs. Stäubli’s decades long know
how in technical weaving positions the company as a key
contributor to this transition.
Stäubli weaving systems are widely used to produce
demanding technical fabrics — from lightweight
reinforcement materials, OPW airbags, to filtration fabrics,
medical textiles, and specialized industrial materials.
By combining cutting edge mechanical engineering,
advanced electronic control, and long term customer
support, Stäubli ensures stable performance and high
fabric quality across all applications.
Stäubli Solutions to discover at Techtextil 2026
At this year’s edition, Stäubli will display
its MAGMA Tying Machine, a robust
and high efficiency solution specifically
engineered to handle the increasingly
diverse and demanding yarns used in
today’s technical textile applications,
including polypropylene tapes and
other challenging filament structures.
Stäubli, yüksek performanslı dokuma teknolojilerinde
küresel bir lider olarak, 21-24 Nisan tarihleri arasında
Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenecek, teknik
tekstiller ve nonwoven alanının önde gelen uluslararası
fuarı Techtextil 2026’ya katıldığını duyuruyor. Teknik
tekstiller savunma, mobilite, havacılık, inşaat ve enerji gibi
zorlu sektörlerde hızla büyümeye devam ederken Stäubli,
üreticilerin yeni nesil ileri kumaşlar üretmesini destekleyen
yenilikçi çözümlerini tanıtıyor.
Stäubli, trend belirleyen teknolojilerini Hall 12.0’daki
Swiss Pavilion, B01.6 numaralı stantta sergileyecek.
Teknik tekstiller: Yüksek performans odaklı büyüyen bir
pazar
Takviye kumaşlara, çok katmanlı yapılara, 3D kompozitlere
ve yüksek katma değerli endüstriyel tekstillere yönelik
küresel talep, üretim beklentilerini yeniden şekillendiriyor.
Güvenilir ekipman, esnek dokuma mimarileri ve hassas
malzeme yönetimi, yeni uygulamalara yönelen ve daha
yüksek performans hedefleyen
dokuma işletmeleri için kritik hale
geliyor. Bu gelişim, gelişmiş dokuma
çözümlerinin sektördeki dönüşümdeki
rolünü daha da önemli hale getiriyor.
Stäubli’nin teknik dokuma alanındaki
onlarca yıllık deneyimi, şirketi bu
dönüşümün önemli aktörlerinden biri
16 April Nisan 2026
Stäubli will showcase advanced
weaving solutions for 3D, multilayer,
and high-performance technical
textiles at Techtextil 2026, supporting
next-generation fabric production.
Stäubli, 3D, çok katmanlı ve yüksek
performanslı teknik tekstiller için
geliştirdiği ileri dokuma çözümlerini
Techtextil 2026’da sergileyerek yeni
nesil kumaş üretimini destekliyor.
MAGMA delivers consistent
tying quality while reducing
the downtime traditionally
associated with warp changes.
Magma warp knotting machine
Stäubli will also present its
TF series weaving machines,
engineered for the production of advanced 3D, multilayer,
and high performance fabrics using demanding materials
such as carbon, glass, and aramid fibers.
• The TF20 offers high-speed capability and a double
rapier option, increasing output for industries requiring
lightweight composite reinforcements.
• The TF30 ensures gentle yarn handling while supporting
highly sophisticated weave structures, making it ideal for
aerospace grade and industrial textiles.
TF weaving system for complex multilayers
Part of our other solutions for technical textile, the UNIVAL
100 electronic Jacquard machine provides unparalleled
flexibility for weaving complex and sophisticated technical
fabrics. Featuring individually controlled harness cords
and exceptional motion precision, the UNIVAL 100 is
particularly suited for 3D weaving and the processing of
demanding materials such as glass and carbon fibers.
UNIVAL 100 Jacquard machine for technical fabrics
The Jacquard machine LX 2494 is ideal for weaving
technical fabrics on all types of weaving machines. Very
robust and wear-resistant, it opens new avenues in heavy
fabrics and is designed for many years of daily use with
a minimum of maintenance. The Stäubli M6T 3-position
module principle makes the machine particularly compact,
and plays an important role in exploiting its performance
potential.
LX 2494 Jacquard machine for technical fabrics
Stäubli’s heavy dobbies deliver the power and precision
required for weaving complex, high tension structures in
technical and industrial fabrics. Designed for demanding
applications, they ensure exceptional shedding accuracy,
stable high speed performance, and long term mechanical
reliability.
S2688 open-shed rotary dobby for technical fabrics,
specially forming fabrics
S4080 closed-shed dobby for technical fabrics, specially
wet felts and dryer fabrics
Discover Stäubli’s weaving technologies at Swiss
Pavilion Booth B01.6 in Hall 12.0 during Techtexil 2026
haline getiriyor.
Stäubli dokuma sistemleri; hafif takviye
malzemelerinden OPW airbag kumaşlarına,
filtrasyon tekstillerinden medikal ürünlere
ve özel endüstriyel malzemelere kadar
geniş bir yelpazede kullanılıyor. İleri
mekanik mühendislik, gelişmiş elektronik
kontrol ve uzun vadeli müşteri desteğini bir
araya getiren Stäubli, tüm uygulamalarda
istikrarlı performans ve yüksek kumaş kalitesi sağlıyor.
Techtextil 2026’da öne çıkan Stäubli çözümleri
Stäubli, bu yılki fuarda MAGMA çözgü bağlama makinesini
sergiliyor. Bu yüksek verimli ve dayanıklı çözüm,
polipropilen bantlar ve zorlu filament yapılar dahil olmak
üzere günümüz teknik tekstil uygulamalarında kullanılan
farklı ve zor iplik türlerini işlemek üzere geliştirildi. MAGMA,
çözgü değişimlerinde yaşanan duruş sürelerini azaltıyor ve
sürekli, yüksek kaliteli bağlama performansı sağlıyor.
Stäubli ayrıca karbon, cam ve aramid gibi zorlu
malzemelerle 3D, çok katmanlı ve yüksek performanslı
kumaş üretimi için tasarlanan TF serisi dokuma
makinelerini de tanıtıyor.
• TF20, yüksek hız kapasitesi ve çift rapier seçeneği ile
hafif kompozit takviye üretiminde verimliliği artırıyor.
• TF30 ise hassas iplik yönetimi ve karmaşık dokuma
yapıları desteği ile havacılık ve endüstriyel tekstiller için
ideal bir çözüm sunuyor.
Teknik tekstillere yönelik diğer çözümler arasında yer
alan UNIVAL 100 elektronik jakar makinesi, karmaşık ve
sofistike kumaşların üretimi için üstün esneklik sağlıyor.
Bağımsız kontrollü kordon sistemi ve yüksek hareket
hassasiyeti sayesinde özellikle 3D dokuma ve cam ile
karbon gibi zorlu malzemelerin işlenmesi için uygun bir
yapı sunuyor.
LX 2494 jakar makinesi, tüm dokuma makinelerinde
teknik kumaş üretimi için ideal bir çözüm olarak öne
çıkıyor. Dayanıklı ve aşınmaya karşı dirençli yapısıyla ağır
kumaşlarda yeni olanaklar sunuyor ve minimum bakım
gereksinimi ile uzun yıllar kullanım sağlıyor. Stäubli’nin
M6T 3 pozisyon modül prensibi sayesinde kompakt bir yapı
sunuyor ve yüksek performans potansiyelini destekliyor.
Stäubli’nin ağır armür makineleri ise teknik ve endüstriyel
kumaşlarda yüksek gerilimli ve karmaşık yapıların
dokunması için gerekli güç ve hassasiyeti sağlıyor. Zorlu
uygulamalar için geliştirilen bu sistemler, yüksek hızda
stabil çalışma, üstün ağızlık hassasiyeti ve uzun ömürlü
mekanik güvenilirlik sunuyor.
Stäubli’nin dokuma teknolojilerini Techtextil 2026
süresince Hall 12.0’daki Swiss Pavilion, B01.6 numaralı
stantta keşfedebilirsiniz.
April Nisan 2026
17
Techtextil 2026 highlights
market-ready defence textiles
and industrial scalability
Techtextil 2026, pazara hazır
savunma tekstillerini ve endüstriyel
ölçeklenebilirliği öne çıkarıyor
Techtextil Texprocess
Between innovation pressure and production
readiness: Techtextil 2026 showcases market-ready
defence textiles.
EU defence spending reached a record level of around
€381 billion in 2025. The importance of textile innovation
in this context is underscored by the European Defence
Fund’s 2026 Work Programme, which identifies “smart
and multifunctional textiles” as a dedicated priority area.
Techtextil translates this demand into industrial practice.
From 21 to 24 April 2026, more than 10 per cent of over
1,500 exhibitors in Frankfurt am Main will present material
innovations for protective textiles.
For product developers and OEM manufacturers,
the performance of personal protective equipment is
determined deep within the textile value chain. Materials are
required that deliver ballistic protection, flame resistance
and exceptional durability without compromising on
Techtextil Texprocess
İnovasyon baskısı ile üretim hazır olma durumu
arasında: Techtextil 2026 pazara hazır savunma
tekstillerini sergiliyor.
AB savunma harcamaları 2025 yılında yaklaşık 381
milyar euro ile rekor seviyeye ulaştı. Bu bağlamda tekstil
inovasyonunun önemi, Avrupa Savunma Fonu’nun
2026 Çalışma Programı’nda “akıllı ve çok fonksiyonlu
tekstiller”in özel bir öncelik alanı olarak tanımlanmasıyla
daha da belirgin hale geliyor. Techtextil, bu talebi
endüstriyel uygulamaya dönüştürüyor. 21–24 Nisan 2026
tarihleri arasında Frankfurt am Main’da 1.500’ün üzerinde
katılımcının yüzde 10’undan fazlası, koruyucu tekstillere
yönelik malzeme inovasyonlarını sergileyecek.
Ürün geliştiriciler ve OEM üreticileri için kişisel koruyucu
ekipmanların performansı, tekstil değer zincirinin
derinliklerinde belirleniyor. Konfor ve ergonomiden ödün
20 April Nisan 2026
More than 1,500 exhibitors in
Frankfurt will present advanced
protective textile solutions, focusing
on performance, compliance, and
scalable production for defence
applications.
Frankfurt’ta 1.500’den fazla
katılımcı, performans, mevzuata
uyum ve savunma uygulamaları için
ölçeklenebilir üretime odaklanan
gelişmiş koruyucu tekstil çözümlerini
sergileyecek.
comfort and ergonomics. At the same time, regulations
such as PFAS restrictions are increasing demand for
alternatives to water-, oil- and dirt-repellent finishes.
For procurement managers, buyers and technical leads
at system providers, industrial feasibility is coming into
sharper focus. They need market-ready materials and
textile components that can be processed in compliance
with standards, reproducibly and at reliable volumes, for
example in ballistic protection systems or CBRN protective
clothing.
Techtextil offers decision-makers from the defence
sector the market overview they need to position
themselves strategically in the growing market for
protective textiles. More than 150 specialised exhibitors
form the technological backbone, from fibre innovations
for developers and manufacturers to finished materials for
procurement. The Lenzing Group, for example, presents
inherently flame-retardant cellulose fibres that embed
heat and flame protection directly into the fibre. Another
example is HS Hyosung Advanced Materials, showcasing
high-performance yarns made from synthetic polymers.
At the same time, Texprocess, with around 200 exhibitors
in Hall 8.0, bridges the gap to finishing and industrial
processing. Together, the two events bring together more
than 1,700 exhibitors at the Frankfurt exhibition grounds.
“Requirements for protective fabrics are becoming
increasingly similar across many fields of application: low
vermeden balistik koruma, alev direnci ve üstün dayanıklılık
sağlayan malzemelere ihtiyaç duyuluyor. Aynı zamanda
PFAS kısıtlamaları gibi düzenlemeler, su, yağ ve kir itici
apre alternatiflerine olan talebi artırıyor.
Satın alma yöneticileri, alıcılar ve sistem sağlayıcıların
teknik liderleri için endüstriyel uygulanabilirlik giderek
daha fazla önem kazanıyor. Bu paydaşlar; örneğin
balistik koruma sistemleri veya KBRN koruyucu giysilerde
kullanılmak üzere, standartlara uygun şekilde işlenebilen,
tekrarlanabilir ve güvenilir hacimlerde üretilebilen pazara
hazır malzeme ve tekstil bileşenlerine ihtiyaç duyuyor.
Techtextil, savunma sektöründeki karar vericilere,
büyüyen koruyucu tekstil pazarında stratejik konumlanma
için gerekli genel görünümü sunuyor. 150’den fazla uzman
katılımcı, geliştiriciler ve üreticiler için lif inovasyonlarından
satın alma süreçlerine yönelik nihai malzemelere kadar
teknolojik omurgayı oluşturuyor. Örneğin Lenzing Group,
ısı ve alev korumasını doğrudan lif yapısına entegre eden
doğal alev geciktirici selüloz liflerini tanıtıyor. Bir diğer
örnek olan HS Hyosung Advanced Materials ise sentetik
polimerlerden üretilmiş yüksek performanslı iplikleri
sergiliyor.
Aynı zamanda, 8.0 numaralı salonda yaklaşık 200
katılımcıyla yer alan Texprocess, bitim işlemleri ile
endüstriyel üretim arasındaki boşluğu kapatıyor. İki fuar
birlikte Frankfurt fuar alanında 1.700’den fazla katılımcıyı
bir araya getiriyor.
22 April Nisan 2026
April Nisan 2026
23
weight, high durability, thermal comfort, and reproducible
processing,” explains Lotje Oosterlinck, Product Manager
Workwear at Concordia Textiles. “What is becoming
decisive, therefore, is the ability to develop material
solutions across different protection domains and to
transfer them into industrial processes tailored to specific
applications.”
Industrial scalability: from fibre to protective systems
In the “Performance Apparel Textiles” area (Hall 9.0),
around 150 exhibitors bring together concrete applications
for protective clothing, showcased in the live format
“Performance Apparels on Stage”. The foundation is
provided by the new “Textile Chemicals & Dyes” segment:
more than 30 exhibitors connect chemical processes
directly with textile applications.
Key mechanical components for these protective
solutions are also supplied by specialists such as Güth
& Wolf GmbH, JUMBO-Textil GmbH & Co. KG, and Otto
Stockmayer & Sohn GmbH, offering high-performance
narrow textiles, webbings and knitted fabrics.
“In protective textiles, market relevance is not determined
by a new fibre or finish alone. Particularly in demanding
applications, testability, reproducibility and the reliable
transfer into industrial processes are becoming the true
benchmarks of innovation,” says Dr. Heike Illing-Günther,
Managing Director of the Saxon Textile Research Institute.
The Techtextil Forum provides the technological
framework for this industrial scaling. Featuring practical
insights from NASA experts and focusing on topics
such as “Textile Intelligence” and “Resilient Textiles”, the
platform addresses the industry’s operational needs: smart
functionalities, material resilience and the rapid transition
from concept to scalable application.
Techtextil and Texprocess will take place from 21 to 24
April 2026.
“Koruyucu kumaşlara yönelik gereksinimler birçok
uygulama alanında giderek benzer hale geliyor: düşük
ağırlık, yüksek dayanıklılık, termal konfor ve tekrarlanabilir
üretim,” diyor Concordia Textiles’ta Workwear Ürün Müdürü
olan Lotje Oosterlinck. “Bu nedenle belirleyici olan, farklı
koruma alanları arasında malzeme çözümleri geliştirebilme
ve bunları belirli uygulamalara uygun endüstriyel süreçlere
aktarabilme yeteneğidir.”
Endüstriyel ölçeklenebilirlik: liften koruyucu sistemlere
“Performance Apparel Textiles” alanında (Salon 9.0),
yaklaşık 150 katılımcı koruyucu giyime yönelik somut
uygulamaları “Performance Apparels on Stage” canlı
formatında sergiliyor. Bunun temelini oluşturan yeni “Textile
Chemicals & Dyes” segmentinde ise 30’dan fazla katılımcı,
kimyasal süreçleri doğrudan tekstil uygulamalarıyla
buluşturuyor.
Bu koruyucu çözümler için gerekli temel mekanik
bileşenler; Güth & Wolf GmbH, JUMBO-Textil GmbH & Co.
KG ve Otto Stockmayer & Sohn GmbH gibi uzman firmalar
tarafından sağlanıyor. Bu firmalar yüksek performanslı dar
tekstiller, kolonlar ve örme kumaşlar sunuyor.
“Sadece yeni bir lif ya da apre, koruyucu tekstillerde
pazar başarısını belirlemiyor. Özellikle zorlu uygulamalarda
test edilebilirlik, tekrarlanabilirlik ve endüstriyel süreçlere
güvenilir aktarım, inovasyonun gerçek ölçütleri haline
geliyor,” diyor Sakson Tekstil Araştırma Enstitüsü Genel
Müdürü Dr. Heike Illing-Günther.
Techtextil Forum, bu endüstriyel ölçeklenmenin teknolojik
çerçevesini sunuyor. NASA uzmanlarının pratik içgörülerini
içeren ve “Textile Intelligence” ile “Resilient Textiles” gibi
konulara odaklanan platform; akıllı fonksiyonlar, malzeme
dayanıklılığı ve konseptten ölçeklenebilir uygulamaya hızlı
geçiş gibi sektörün operasyonel ihtiyaçlarına yanıt veriyor.
Techtextil ve Texprocess, 21–24 Nisan 2026 tarihleri
arasında düzenlenecek.
24 April Nisan 2026
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
Akışkan
Flud
Kontrol Ekpmanları Control Equpment
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
Verimlilik
Prosesinize ve enerji en uygun tasarrufu vanayı sağlayarak
seçin.
gelecek nesillerimize hep birlikte
your Choose process. the By valve ensuring that efficiency best suits
and
and energy savings, let us all work
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
“Daha Yaşanabilir Bir Dünya”
together to leave.
bırakalım.
“A More Livable World”
for future generations.
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
www.pnosan.com.tr
www.nordsteam.tr
Results of the 37th ITMF
global textile industry survey
released
37. ITMF küresel tekstil endüstrisi
anketi sonuçları açıklandı
Geopolitical crises impact global business
confidence
The International Textile Manufacturers Federation
(ITMF) has released the results of its 37th Global Textile
Industry Survey (GTIS), conducted in March 2026. The
survey shows how different regions and industry segments
are affected, underlining the decisive impact of current
geopolitical crises on business confidence. According to
the 37th GTIS, the global business situation balance fell
to -25 points, signaling a deteriorating business climate.
The US–Israel–Iran conflict disrupted energy markets,
while Africa was the only region reporting a positive
business situation. North & Central America recorded the
steepest decline, while garment manufacturers performed
best among segments, in contrast to textile machinery
producers who remained deeply negative.
Global business expectations at lowest level
The global business expectations balance collapsed from
+23 points to +5 points, reaching its lowest level since
November 2022. The decline reflects renewed stagflation
concerns comparable to those seen after the Ukraine
invasion in 2022. Regionally, South America showed the
most optimism, whereas Southeast Asia was the most
pessimistic. Segment-wise, brands and retailers were the
Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu (ITMF),
Mart 2026’da gerçekleştirilen 37. Küresel Tekstil
Endüstrisi Anketi (GTIS) sonuçlarını açıkladı. Anket,
bölgesel ve sektörel etkilenmeleri ortaya koyarken, mevcut
jeopolitik krizlerin sektördeki güven üzerinde belirleyici
olduğunu gösteriyor.
GTIS’e göre, küresel iş durumu dengesi -25 puana
gerileyerek kötüleşti. ABD–İsrail–İran savaşı enerji
piyasalarını sarsarken, Afrika pozitif iş durumu kaydeden
tek bölge oldu. Kuzey ve Orta Amerika en sert düşüşü
yaşarken, segmentler arasında ise hazır giyim üreticileri
en iyi performansı gösterdi; tekstil makineleri üreticileri ise
derin olumsuzluk sergiledi.
Küresel beklentiler en düşük seviyede
Küresel iş beklentileri dengesi, +23 puandan +5 puana
düşerek Kasım 2022’den bu yana en düşük seviyesine
geriledi. Bu düşüş, 2022’de Ukrayna işgali sonrası görülen
stagflasyon risklerine benzer ekonomik endişelerin yeniden
ortaya çıkmasıyla ilişkilendiriliyor. Bölgesel bazda Güney
Amerika iyimserliği öne çıkarken, Güneydoğu Asya en
kötümser tabloyu sergiledi. Segment bazında ise markalar
ve perakendeciler en olumlu beklentilere sahipken, dokuma
ve örme üreticileri oldukça olumsuz bir tablo çizdi.
26 April Nisan 2026
War, energy shocks, and geopolitical
uncertainty are weighing on
confidence in the global textile
industry. The survey highlights
regional and segmental differences,
revealing how manufacturers and
brands are navigating current
challenges.
YENİLİK:
DNA’MIZDA
VAR
swisstextilemachinery.ch
most upbeat, while weavers and knitters faced a deeply
negative outlook.
Geopolitical risks overtake weak demand
For the first time, geopolitics emerged as the top concern
for the industry, cited by 50% of respondents, just ahead
of weak demand at 49%. Key factors include the war in
Iran, rising energy prices, higher raw material costs, and
logistics disruptions in the Strait of Hormuz. Notably, tariffs
dropped sharply as a concern, from 31% to 13%.
In response, companies are intensifying market
diversification away from the US and implementing internal
cost absorption measures. However, production relocation
and other capital-intensive strategies remain limited.
Savaş, enerji şokları ve jeopolitik
belirsizlikler, küresel tekstil
sektöründe güveni olumsuz
etkiliyor. Anket, bölgesel ve sektörel
farkları ortaya koyarak üreticiler
ile markaların beklentilerini gözler
önüne seriyor.
Jeopolitik riskler, zayıf talebi geride bıraktı
Anket, sektörün öncelikli endişesinin artık %50 ile jeopolitik
riskler olduğunu ortaya koyuyor. Zayıf talep %49 ile ikinci
sırada yer alırken, İran’daki savaş, enerji fiyatlarındaki
artış, hammadde maliyetleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki
lojistik kesintiler sektörü etkileyen başlıca faktörler oldu.
Tartışmalı olarak öne çıkan gümrük tarifeleri ise endişe
sıralamasında %31’den %13’e geriledi. Şirketler, bu durum
karşısında ABD’ye olan bağımlılığı azaltmak için pazar
çeşitlendirmesi ve maliyet içi önlemleri artırıyor. Ancak
üretimlerin taşınması ve diğer sermaye yoğun stratejiler
hâlâ sınırlı düzeyde uygulanıyor.
Cenevre, İsviçre, 1956: Philippe Guy Woog elektrikli diş
fırçasını geliştirir. Ağız içinde bir makine kullanmak,
önceleri herkesin ilgisini çekmemiştir! Ancak bugün
milyonlarca insan, sağlıklı diş ve diş etlerinin korunmasında
otomatik hızlı fırçalamaya güvenmektedir.
İsviçre’de icat edilmiştir. Aynı yenilikçi
ruhun günümüzde tekstilin ilerlemesine güç verdiği yer.
Cotton Market Fundamentals
& Price Outlook
Pamuk pazarı esasları ve fiyatlara genel
bakış
Recent price movement
Most cotton benchmarks were flat to slightly higher
over the past month.
• Prices for the nearby May NY/ICE futures contract were
relatively stable over the past month, trading between 64
and 66 cents/lb.
• Since early February, prices for the December NY/ICE
contract followed a slow and erratic trend higher, climbing
from levels below 68 to over 70 cents/lb most recently. This
pattern can be seen as
building off of gains since marking the recent low of 67
cents/lb in mid-December.
• The A Index moved slightly higher, from 73 to 75 cents/lb.
• The CC (China Cotton) Index 3128B rose from 104 to 109
cents/lb or from 16,000 to 16,600 RMB/ton between early
February and the present. The RMB fluctuated, but current
levels are nearly even with those one month ago (around
6.92 RMB/USD).
• Indian prices moved marginally lower, from 76 to 74
cents/lb or from 54,700 to 54,100 INR/candy. The INR
weakened slightly, from 90 to 92 INR/USD over the past
month.
• Pakistani prices generally traded near 68 cents/lb or near
16,000 PRK/maund. The PKR held close to 280 PKR/USD.
Supply, demand & trade
The latest USDA report featured an increase for 2025/26
global production (+1.1 million bales to 121.0 million) and
small reduction to world mill-use (-140,000 bales to 118.6
million). There were no changes to historical figures, so the
net effect of these updates was a +1.3 million bales addition
Son fiyat hareketleri
Pamuk referans fiyatları geçtiğimiz ay boyunca
çoğunlukla yatay hareket etti veya biraz yükseldi.
• Mayıs vadeli NY/ICE kontrat fiyatları geçen ay göreceli
olarak istikrarını koruyarak 64 ile 66 cent/lb arasında işlem
gördü.
• Aralık vadeli NY/ICE kontrat fiyatları Şubat başından bu
yana yavaş ve düzensiz bir yükseliş trendi izleyerek, 68 cent/
lb’nin altındaki seviyelerden son işlemlerde 70 cent/lb’nin
üzerine çıktı. Bu model,
Aralık ortasında kaydedilen 67 cent/lb’lik dip seviyeden
bu yana elde edilen kazanımların birikimi şeklinde
yorumlanabilir.
• A Endeks küçük bir artışla 73’ten 75 cent/lb’ye yükseldi.
• CC (Çin Pamuk) Endeksi 3128B Şubat başından
günümüze kadar olan sürede 104 cent/lb’den 109 cent/
lb’ye veya 16.000 RMB/ton’dan 16.600 RMB/ton’a yükseldi.
RMB kurunda dalgalanmalar olsa da mevcut seviyeler bir ay
öncekilerle (yaklaşık 6,92 RMB/USD) neredeyse aynı.
• Hindistan fiyatları biraz düşerek 76’dan 74 cent/lb veya
54.700 INR/candy’den 54.100 INR/candy’ye geriledi. Hint
rupisi geçen ayda hafifçe değer kaybederken kur 90 INR/
USD’den 92 INR/USD’ye çıktı.
• Pakistan fiyatları genel olarak ile 68 cent/lb veya 16.000
PKR/maund civarında işlem gördü. Pakistan rupisi 280 PKR/
USD yakınlarında tutundu.
28 April Nisan 2026
Germany-based VOMATEX
showcases high-performance ironing
covers and technical materials at
Texprocess & Techtextile 2026. The
family-run company continues to
be a strong international player with
a focus on innovation, quality, and
sustainability.
to the forecast for world ending stocks (to 76.4 million). The
largest additions to country-level harvest estimates were
for Brazil (+750,000 bales to 19.5 million), China (+500,000
bales to 35.5 million),
and Argentina (-115,000 bales to 1.3 million). For mill-use,
the largest changes were for China (+500,000 bales to 39.5
million), Bangladesh (-100,000 bales to 8.0 million), Mexico
(-100,000 bales to 1.2 million), Vietnam (-100,000 bales to
8.0 million), and Pakistan (-200,000 to 10.6 million).
The global trade forecast increased +200,000 bales to
43.9 million. In terms of imports, the biggest revisions were
for India (+800,000 bales to 4.0 million), Pakistan (-200,000
bales to 5.5 million), Bangladesh (-100,000 bales to 7.9
million), and Vietnam (-100,000 bales to 8.0 million).
Almanya merkezli VOMATEX,
Texprocess & Techtextile 2026
fuarında üstün performanslı ütü
ve kaplama ürünlerini tanıtıyor.
Aile şirketi, inovasyon, kalite ve
sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla
sektörün uluslararası arenadaki
güçlü oyuncularından biri olmayı
sürdürüyor.
Price outlook
In the second half of February, the USDA holds its Annual
Outlook Forum. At the conference, the USDA releases a
preliminary and partial set of supply, demand, and trade
forecasts for an upcoming crop year. The figures released
a few weeks ago suggested lower global production (116.0
million bales in 2026/27 versus 121.0 million in 2025/26)
Arz, talep ve ticaret
ABD Tarım Bakanlığı son raporunda 2025/26 küresel
üretimde artışa (+1,1 milyon balya ile 121,0 milyona) ve
dünya işletme kullanımında küçük bir düşüşe (-140.000
balya ile 118,6 milyona) yer verdi. Tarihsel rakamlarda
herhangi bir değişiklik olmadığı için bu güncellemelerin net
etkisi dünya kapanış stok tahminine +1,3 milyon balyalık
ilave (76,4 milyona) şeklinde oldu. Ülke bazında üretim
tahminlerine en büyük değişiklikler Brezilya (+750.000 balya
ile 19,5 milyona), Çin (+500.000 balya ile 35,5 milyona)
ve Arjantin (-115.000 balya ile 1,3 milyona) için yapıldı.
İşletme kullanımında en büyük revizyonlar ise Çin (+500.000
balya ile 39,5 milyona), Bangladeş (-100.000 balya ile 8,0
milyona), Meksika (-
100.000 balya ile 1,2 milyona), Vietnam (-100.000 balya ile
8,0 milyona) ve Pakistan (-200.000 balya ile 10,6 milyona)
için yapıldı. Küresel ticaret tahmini +200.000 balyalık artışla
43,9 milyona yükseldi. İthalat bazında yapılan en büyük
değişiklikler Hindistan (+800.000 balya ile 4,0 milyona),
Pakistan (-200.000 balya ile 5,5 milyona), Bangladeş
(-100.000 balya ile 7,9 milyona) ve Vietnam (-100.000 balya
ile 8,0 milyona) içindi.
30 April Nisan 2026
and higher global mill-use next crop year (120.1 million bales
in 2026/27 versus 118.6 million in 2025/26). If realized, a
result would be production deficit around four million bales.
When that deficit is subtracted from the current forecast for
2025/26 global ending stocks (76.4 million bales), the
result would a level around 72.5 million bales. Using rounded
numbers, this is a little below the values between 73 and
76 million bales experienced over the past four crop years
(2022/23-2025/26) and a little above the levels in 2018/19
and from 2020/21-2021/22. While tightening in global
supply can be supportive of prices, another
factor that has more closely coincided with stronger price
movement in recent history has been the strength of Chinese
import demand. Around each recent surge in Chinese
imports, there were reactions in prices that lifted NY/ICE
futures over 90 cents/lb. Examples include June 2018
(Chinese imports were 9.6 million bales in 2018/19), the
post-COVID climb that culminated in the spring of 2020
(Chinese imports were 12.8 million bales in 2020/21), and
the brief run over 100 cents/lb in February 2024 (Chinese
imports were 15.0 million bales in 2023/24). The volatility
in Chinese import demand is unmatched by other markets
around the world, with no other country able to lift and lower
purchases on a scale approaching ten million bales yearover-year
(Chinese imports rose from 6.2 million in 2022/23 to
15.0 million in 2023/24 and then dropped to 5.2 million in
2024/25). Correspondingly, there is no other market that
can exert as much influence on available exportable supply,
implying considerable influence on global price direction.
For these reasons, expectations regarding Chinese imports
are important for the price outlook. A feature of the Chinese
market in recent years has been the growth in production,
enabled by a series of record setting yields. China’s yield in
2025/26 is up more than +20% over the past five years and
up +66% over the past ten years. This has narrowed China’s
production deficit from the levels around ten million bales
ten year ago to those closer to five million bales. In addition,
China built up its reserve stocks with its last surge in imports
(in 2023/24) and has yet to release those accumulated
supplies, meaning that those volumes remain a potential
buffer against Chinese import needs in the short-term. In its
preliminary forecasts, the USDA projected Chinese imports
in 2026/27 would be 7.0 million bales. This would be the
Fıyatlara bakış
Şubat ayının ikinci yarısında ABD Tarım Bakanlığı yıllık
Görünüm Forumu’na ev sahipliği yaptı. Konferansta Tarım
Bakanlığı önümüzdeki hasat yılı için arz, talep ve ticaret
tahminlerinin ön ve kısmi bir setini açıkladı. Birkaç hafta
önce yayınlanan bu rakamlar, küresel üretimin daha düşük
(2026/27’de 116,0 milyon balya, 2025/26’da 121,0 milyon
balyaya kıyasla) ve küresel işletme kullanımının daha yüksek
olacağını (2026/27’de 120,1 milyon balya, 2025/26’da 118,6
milyon balyaya kıyasla) öngörüyor.
Gerçekleşmesi durumunda sonuç yaklaşık dört milyon
balyalık üretim açığı olacaktır. Bu açık, 2025/26 küresel
stok tahmininden (76,4 milyon balya) çıkarıldığında sonuç
yaklaşık 72,5 milyon balyalık stok seviyesine işaret ediyor.
Yuvarlanmış rakamlarla bu, son dört hasat yılında (2022/23-
2025/26) görülen 73 ile 76 milyon balya arasındaki değerlerin
biraz altında ve 2018/19 ile 2020/21-2021/22 arasındaki
yıllarda görülen seviyelerin biraz üzerindedir.
Küresel arzda yaşanan daralma fiyatları destekleyebilse
de, son dönemdeki fiyat hareketlerinin daha güçlü olmasını
yakından ilgilendiren bir diğer faktör Çin ithalat talebinin
gücü olmuştur. Yakın zamanda görülen
April Nisan 2026
31
highest level since 2023/24, but it would also be below the
recent surges in Chinese import demand that accompanied
recent surges in cotton prices. Nonetheless, the market has
been reacting to some upward pressure with the transition
to the new crop year. Notably, values for NY/ICE December
futures (delivery after the 2026/27 northern hemisphere
harvest) have been trading at a premium relative to old
crop prices (i.e., May NY/ICE futures). Chinese cash (CC
Index) and futures prices have also been moving higher
Zhengzhou Commodity Exchange or ZCE futures are up
12% since early December), perhaps in a response to a
government announcement of a coming “structural” change
in cotton planting in Xinjiang.
Çin ithalatındaki her artışın etrafında NY/ICE vadeli
işlemleri 90 sent/lb’nin üzerine çıkaran fiyat tepkileri yaşandı.
Örnekler olarak Haziran 2018 (Çin ithalatı 2018/19’da 9,6
milyon balya oldu), 2020 baharında
zirveye ulaşan COVID sonrası yükseliş (Çin ithalatı
2020/21’de 12,8 milyon balya oldu) ve Şubat 2024’te 100
sent/lb’nin üzerine çıkan kısa süreli yükseliş (Çin ithalatı
2023/24’te 15,0 milyon balya oldu) verilebilir.
Çin ithalat talebindeki dalgalanma dünyanın diğer
pazarlarında eşi benzeri görülmemiş bir düzeyde
gerçekleşiyor. Hiçbir ülke, yıldan yıla yaklaşık on milyon
balyaya varan ölçekte alımları artırıp azaltamamakta (Çin
ithalatı 2022/23’te 6,2 milyon balyadan 2023/24’te 15,0
milyon balyaya yükselmiş, ardından 2024/25’te 5,2 milyon
balyaya düşmüştür). Başka bir deyişle, ihraç edilebilir arz
üzerinde bu kadar büyük bir etki yaratabilen başka bir pazar
yoktur ve bu da Çin’in küresel fiyatların yönü
üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu anlamına gelir. Bu
nedenlerle Çin ithalatına ilişkin beklentiler fiyat görünümü
açısından önemlidir. Son yıllarda ortaya çıkan Çin pazarının
bir özelliği de bir dizi rekor verim sayesinde üretimdeki
büyümedir. Çin’in 2025/26 verimi, son beş yılda %20’den
fazla ve son on yılda %66 artmıştır. Bu durum Çin’in üretim
açığını on yıl önceki yaklaşık on milyon balya seviyesinden
beş milyon balyaya yakın seviyelere düşürmüştür. Buna ek
olarak, Çin son ithalat artışıyla (2023/24’te) rezerv stoklarını
yükseltmiş ve henüz bu birikmiş stokları satışa sunmamıştır.
Bu da söz konusu hacimlerin
kısa vadede Çin’in ithalat ihtiyaçlarına karşı potansiyel
bir tampon görevi görebileceği anlamına gelmektedir.
ABD Tarım Bakanlığı, ön tahminlerinde Çin’in 2026/27
dönemindeki ithalatının 7 milyon balya olacağını öngörüyor.
Bu, 2023/24’ten bu yana görülen en yüksek seviye olacak,
ancak pamuk fiyatlarındaki çıkışlara eşlik eden Çin ithalat
talebindeki son artışların altında kalacak. Bunların yanı
sıra, piyasa yeni hasat yılına geçişle birlikte yukarı yönlü bir
baskıya tepki veriyor. Özellikle NY/ICE Aralık vadeli kontrat
(2026/27 kuzey yarımküre hasadından sonraki teslimat)
değerleri, eski hasat fiyatlarına (yani NY/ICE Mayıs vadeli
kontratlar) göre üste bir prim ile işlem görüyor. Belki de
Çin hükümetinin Sincan’da pamuk ekiminde dair yakında
yapacağı bir “yapısal” değişiklik açıklamasına tepki olarak,
Çin nakit (CC Endeksi) ve vadeli işlem fiyatları da yükselmeye
devam ediyor (Zhengzhou Emtia Borsası veya ZCE vadeli
işlemler Aralık başından beri %12 arttı).
32 April Nisan 2026
Akpamuk İplik stood out at
the fair with its sustainable
products
Akpamuk İplik fuarda sürdürülebilir
ürünleriyle öne çıktı
One of the largest and most well-established events
in the region, the International Istanbul Yarn
Fair was held for the 22nd time on March 26-28,
2026, at the Tüyap Fair and Congress Center. Organized
by Tüyap Fair Organization Group, the event once again
brought together leading manufacturers and international
buyers of the textile industry. Among the participating
companies, Akpamuk İplik A.Ş. & Akfil Tekstil stood out as
one of the notable brands of the fair with its wide product
range, sustainable production approach and innovative
solutions. During our meeting held at the fair with Hatice
Bucak Yılmaz, Import & Export Manager of Akpamuk İplik
A.Ş. & Akfil Tekstil, the company’s product strategies and
industry perspective came to the forefront.
Sustainable products attracted strong interest
At the fair, Akpamuk İplik showcased its organic cotton
yarns, blended yarns developed with different fibers, and
performance-focused Coolmax and Thermolite yarns.
GOTS and OCS certified organic products, along with yarns
compliant with Oeko-Tex Class-1 standards, attracted
significant attention from visitors. High-performance
solutions developed especially for sports and outdoor
textiles stood out among the most remarkable product
groups of the exhibition by combining functionality and
comfort.
The company approached sustainability not only as a
product feature but as a concept integrated into all stages
of production. Systems that reduce water consumption,
increase efficiency and minimize environmental impact
Tekstil sektörünün bölgedeki en büyük ve en köklü
organizasyonlarından biri olan Uluslararası İstanbul
İplik Fuarı, 26-28 Mart 2026 tarihleri arasında Tüyap
Fuar ve Kongre Merkezi’nde 22. kez düzenlendi. Tüyap
Fuarcılık Grubu organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar,
bu yıl da sektörün önde gelen üreticilerini ve uluslararası
alıcıları bir araya getirdi. Katılımcı firmalar arasında yer
alan Akpamuk İplik A.Ş. & Akfil Tekstil, geniş ürün yelpazesi,
sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve yenilikçi çözümleriyle
fuarın dikkat çeken markalarından biri oldu. Akpamuk İplik
A.Ş. & Akfil Tekstil İhracat İthalat Sorumlusu Hatice Bucak
Yılmaz ile fuar esnasında gerçekleştirdiğimiz görüşmede,
firmanın hem ürün stratejileri hem de sektöre bakışı öne
çıktı.
Sürdürülebilir ürünler ilgi gördü
Akpamuk İplik, fuarda organik pamuk iplikleri, farklı
elyaflarla geliştirilen karışımlı iplikler ve performans
odaklı Coolmax ile Thermolite ipliklerini sergiledi. GOTS
ve OCS sertifikalı organik ürünler ile Oeko-Tex Class-1
standartlarına sahip iplikler, ziyaretçilerden yoğun ilgi
gördü. Özellikle spor ve outdoor tekstillerine yönelik
geliştirilen yüksek performanslı çözümler, fonksiyonellik ve
konforu bir araya getirerek fuarın öne çıkan ürün grupları
arasında yer aldı.
Firma, sürdürülebilirliği yalnızca bir ürün özelliği olarak
değil, üretimin tüm aşamalarına entegre edilen bir yaklaşım
olarak ele aldı. Modern boyama teknolojileri sayesinde
su tüketimini azaltan, verimliliği artıran ve çevresel etkiyi
34 April Nisan 2026
Akpamuk İplik drew attention with its
sustainable and high-performance
products at the Istanbul Yarn Fair, one
of the most established gatherings
of the textile industry.
Tekstil sektörünün en köklü
buluşmalarından
İstanbul
İplik Fuarı’nda, Akpamuk İplik
sürdürülebilir ve yüksek performanslı
ürünleriyle dikkat çekti.
came to the forefront thanks to modern dyeing technologies.
Its approach of avoiding chemicals that could harm
human health and the environment further strengthened
the company’s quality and reliability-oriented production
philosophy.
International connections strengthened
Participating in the fair for the 15th time this year,
Akpamuk İplik evaluated the event as an efficient platform
to reinforce existing partnerships and establish new
commercial connections. Meetings held with visitors
from European and Balkan countries strengthened the
company’s position in international markets. Rather than
focusing on short-term orders, the company considered
the fair as a valuable meeting point to deepen long-term
customer relationships.
Strong production infrastructure and future targets
Founded in 2001 by Muzaffer Kuvvet, Akpamuk İplik
transitioned into production with its factory investment in
2004 and has continuously increased its capacity over the
years. Today, with its wide product range, 320-color stock
palette and fast delivery capability, the company offers
flexible and reliable solutions to its customers. At the same
time, it has expanded its international production network
with its yarn dyeing investment in Uzbekistan.
Among the company’s future priorities are sustainability,
automation and quality-oriented investments. Producing
a significant portion of its energy consumption internally,
the company is progressing towards its goal of reaching
100%. Solar energy investments, digitalization and green
transformation projects form the basis of its long-term
growth strategy.
minimize eden sistemler ön plana çıktı. Üretim süreçlerinde
insan sağlığına ve çevreye zarar verebilecek kimyasallardan
kaçınan yaklaşımı, firmanın kalite ve güven odaklı üretim
anlayışını güçlendirdi.
Uluslararası bağlantılar güçlendi
Fuara bu yıl 15. kez katılım sağlayan Akpamuk İplik,
organizasyonu mevcut iş birliklerini pekiştirmek ve yeni
ticari bağlantılar kurmak açısından verimli bir platform
olarak değerlendirdi. Avrupa ve Balkan ülkelerinden
gelen ziyaretçilerle gerçekleştirilen görüşmeler, firmanın
uluslararası pazardaki konumunu güçlendirdi. Kısa vadeli
siparişlerden ziyade uzun vadeli iş birliklerine odaklanan
firma, fuarı müşteri ilişkilerini derinleştirme açısından
değerli bir buluşma noktası olarak gördü.
Güçlü üretim altyapısı ve gelecek hedefleri
2001 yılında Muzaffer Kuvvet tarafından kurulan Akpamuk
İplik, 2004 yılında gerçekleştirdiği fabrika yatırımıyla
üretime geçti ve yıllar içinde kapasitesini sürekli artırdı.
Bugün geniş ürün gamı, 320 renklik stok kartelası ve hızlı
teslimat kabiliyetiyle müşterilerine esnek ve güvenilir
çözümler sunuyor. Aynı zamanda Özbekistan’da hayata
geçirilen iplik boyama yatırımıyla uluslararası üretim ağını
da genişletmiş durumda.
Firmanın önümüzdeki dönem hedefleri arasında
sürdürülebilirlik, otomasyon ve kalite odaklı yatırımlar
öne çıkıyor. Enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü kendi
üretiminden karşılayan şirket, bu oranı yüzde 100’e çıkarma
hedefiyle ilerliyor. Güneş enerjisi yatırımları, dijitalleşme
ve yeşil dönüşüm projeleri, firmanın uzun vadeli büyüme
stratejisinin temelini oluşturuyor.
36 April Nisan 2026
Global yarn trade meets in
Istanbul
Küresel iplik ticareti İstanbul’da buluştu
One of the most significant gatherings of the textile
industry, the International Istanbul Yarn Fair was
held between March 26–28, 2026 at the Tüyap
Fair and Congress Center. Organized for the 22nd time,
the event brought together manufacturers, suppliers, and
buyers on the same platform, shaping the global trade of
the sector. Hosted by Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş., the
fair once again demonstrated its distinction as Türkiye’s
only international specialized exhibition in the yarn sector.
Located at the crossroads of Europe and Asia, İstanbul
offered an important hub for trade and collaboration with
its strong manufacturing infrastructure and strategic
position.
With over 400 companies from 15 countries, the event
welcomed approximately 20,000 visitors from more than
100 countries. In addition to natural yarns such as cotton,
wool, silk, and linen, technical and fancy yarns were also
showcased. Visitors explored a wide range of solutions
Tekstil sektörünün en önemli buluşmalarından biri
olan Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, 26–28 Mart
2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre
Merkezi’nde gerçekleştirildi. 22’nci kez düzenlenen
fuar, üreticileri, tedarikçileri ve alıcıları aynı platformda
buluşturarak sektörün küresel ticaretine yön verdi. Tüyap
Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. organizasyonuyla hayata geçirilen
fuar, Türkiye’nin iplik alanındaki tek uluslararası ihtisas
fuarı olma özelliğini bir kez daha ortaya koydu. Avrupa ile
Asya’nın kesişim noktasında yer alan İstanbul, güçlü üretim
altyapısı ve stratejik konumuyla sektör profesyonellerine
önemli bir ticaret ve iş birliği zemini sundu.
15 ülkeden 400’ün üzerinde firmanın katıldığı
organizasyon, 100’ün üzerinde ülkeden yaklaşık 20 bin
ziyaretçiyi ağırladı. Fuarda pamuk, yün, ipek ve keten
gibi doğal ipliklerin yanı sıra teknik ve fantezi iplikler de
sergilendi. Elyaf ve elyaf ürünleri, bobin ve makara çeşitleri
ile tekstil kimyasalları ve boyaları gibi üretim zincirinin farklı
38 April Nisan 2026
The International Istanbul Yarn Fair
opened its doors for the 22nd time,
bringing together more than 400
exhibitors from 15 countries and
industry professionals from around
the world in Istanbul.
Uluslararası İstanbul İplik Fuarı,
22’nci kez kapılarını açarak 15
ülkeden 400’ü aşkın katılımcıyı ve
dünyanın dört bir yanından sektör
profesyonellerini İstanbul’da bir
araya getirdi.
across the production chain, including fibers and fiber
products, bobbins, spools, textile chemicals, and dyes.
Sustainable production approaches and innovative yarn
technologies stood out as key highlights of the fair.
Procurement delegations from nearly 30 countries
transformed the event into a strong platform for international
business connections. Industry representatives from
countries such as Egypt, Tunisia, Morocco, Algeria, Iraq,
Syria, Kazakhstan, Kyrgyzstan, Uzbekistan, Georgia,
Russia, Ukraine, Serbia, North Macedonia, and Kosovo
established the foundations for new partnerships through
B2B meetings held throughout the fair.
Beyond its commercial dimension, the fair also drew
attention with its creative events. The Fabric Texture
Design Exhibition and Fashion Show, along with interactive
areas, offered visitors the opportunity to experience the
creative journey from yarn to fabric.
İlhan Ersözlü emphasized in his opening remarks that
the fair is one of the most important platforms bringing
together the sector’s production strength, design capability,
and export vision with the global market. He stated that the
event, held across five halls over a 40,000-square-meter
area, concluded with strong participation and productive
business collaborations. The three-day International
Istanbul Yarn Fair came to a close after making significant
contributions to both Türkiye’s textile industry and the
global yarn trade.
aşamalarına yönelik çözümler de ziyaretçilerin ilgisine
sunuldu. Sürdürülebilir üretim yaklaşımları ve yenilikçi iplik
teknolojileri fuarın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Yaklaşık 30 ülkeden gelen alım heyetleri, fuarı
uluslararası iş bağlantılarının kurulduğu güçlü bir ticaret
platformuna dönüştürdü. Mısır, Tunus, Fas, Cezayir, Irak,
Suriye, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Gürcistan,
Rusya, Ukrayna, Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Kosova
başta olmak üzere farklı coğrafyalardan gelen sektör
temsilcileri, gerçekleştirilen B2B görüşmeler aracılığıyla
yeni iş birliklerinin temellerini attı.
Fuar, ticari yönünün yanı sıra yaratıcı etkinlikleriyle de
dikkat çekti. Doku Kumaş Tasarım Sergisi ve Defilesi ile
interaktif alanlar, iplikten kumaşa uzanan yaratıcı süreci
ziyaretçilere deneyimleme fırsatı sundu. İlhan Ersözlü,
fuarın açılışında yaptığı değerlendirmede organizasyonun
sektörün üretim gücünü, tasarım kabiliyetini ve ihracat
vizyonunu dünya ile buluşturan en önemli platformlardan
biri olduğunu vurguladı. Ersözlü, 5 ayrı salonda, 40 bin
metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuarın yüksek katılım
ve verimli iş birlikleriyle tamamlandığını ifade etti. Üç gün
süren Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, hem Türkiye tekstil
sektörüne hem de küresel iplik ticaretine önemli katkılar
sunarak sona erdi.
40 April Nisan 2026
The age of automation in
European textiles begins with
Robotextile
Robotextile ile Avrupa tekstilinde
otomasyon çağı başlıyor
Texprocess & Techtextile Frankfurt 2026 brings the
textile industry together as a hub for automation
and innovation. One of the standout exhibitors
this year is Robotextile. Founded by Michael Fraede and
Michael Müller, the company builds on a combined 50
years of automation and robotics experience and aims to
replace manual handling in the European textile sector with
intelligent robotic solutions. In our interview for Tekstil &
Teknik magazine, we discussed Robotextile’s products,
objectives, and sustainability perspective.
Could you briefly introduce your company?
“Although Robotextile is only 4 years old, it builds on the
founders’ combined 50 years of experience in automation
and robotics. Our mission is to automate textile production
in Europe and the Americas, offering an alternative to Asia’s
low-cost but environmentally challenging production.
Robotextile can safely and cost-effectively handle and
separate textile sheets. We have already delivered to
numerous countries across Europe, North America, and
South America.”
What would you like to say about the products you will
display at the fair?
“At the fair, we will showcase our latest and proven textile
separation and handling technologies. Visitors can bring
their own samples and experience our systems firsthand.
Our company has already completed reference projects
with many well-known brands.”
Texprocess & Techtextile Frankfurt 2026, tekstil
üretiminde otomasyon ve yeniliklerin buluşma
noktası olarak sektörü bir araya getiriyor. Bu yıl fuarın
dikkat çeken firmalarından biri Robotextile. Kurucuları
Michael Fraede ve Michael Müller’in 50 yıllık toplam
otomasyon ve robotik deneyimi üzerine kurulu şirket,
Avrupa tekstil sektöründe manuel işlemleri akıllı robotlarla
değiştirmeyi amaçlıyor. Tekstil & Teknik dergisi olarak
gerçekleştirdiğimiz röportajda, Robotextile’in ürünlerini,
hedeflerini ve sürdürülebilirlik perspektifini konuştuk.
Şirketiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
“Robotextile, 4 yaşında olmasına rağmen kurucularının
toplam 50 yıllık otomasyon ve robotik deneyimine
dayanıyor. Misyonumuz, Avrupa ve Amerika’daki tekstil
üretimini otomatikleştirerek Asya’daki düşük maliyetli
ve çevresel açıdan sorunlu üretime alternatif sunmak.
Robotextile, tekstil levhalarını güvenli ve maliyet etkin
şekilde ayırıp işleyebiliyor. Şirketimiz Avrupa, Kuzey ve
Güney Amerika’da birçok ülkeye teslimatlar gerçekleştirdi.”
Fuarda sergileyeceğiniz ürünler hakkında neler söylemek
istersiniz?
“Fuarda, en son ve kanıtlanmış tekstil ayırma ve
taşıma teknolojilerimizi tanıtacağız. Ziyaretçiler kendi
numunelerini getirebilir ve sistemleri deneyimleyebilir.
Şirketimiz, hâlihazırda birçok ünlü marka ile referanslı
projeler gerçekleştirmiştir.”
42 April Nisan 2026
Robotextile stands out at Texprocess
& Techtextile 2026 with smart textile
automation solutions for European
and American markets. Its robotic
systems can safely and efficiently
handle flexible and complex textile
materials, aiming to replace manual
production entirely.
What are your expectations from the fair and your
targets?
“Our goal is to finally bring automation to the European
textile industry. Repetitive, dirty, dangerous, and difficult
tasks (the “4Ds”) need to be automated, while humans
should focus on more sophisticated and creative jobs. In
Europe, 40% of textile manufacturing costs still come from
manual labor.”
How would you describe your company’s perspective on
sustainability, the environment, and human health?
“Reshoring and nearshoring textile production can save
up to 65% in pollution and raw materials. Robotextile’s
automation provides a sustainable alternative to ‘fast
fashion’ production, which often occurs under conditions
harmful to both humans and the environment.”
Is there anything else you would like to highlight?
“Our website and YouTube channel provide detailed
information about our products and reference projects. We
aim to bring European textile production to the same level
as other industries in terms of cost, quality, and workforce
management.”
Economic automation in textile production
The flexible nature of textile materials has historically
made robotic manipulation challenging. Robotextile has
successfully tested over 100 different types of textiles
and handled them safely and precisely using four distinct
physical gripper methods. The individual separation of
top fabric layers has been solved in a reliable, repeatable
process thanks to the company’s technical expertise.
While other consumer goods industries are already
highly automated, the textile sector has lagged behind—
Robotextile aims to change that.
Robotextile, Avrupa ve Amerika
pazarına yönelik akıllı tekstil
otomasyon çözümleriyle Texprocess
& Techtextile 2026’da öne
çıkıyor. Esnek ve karmaşık tekstil
malzemelerini güvenli ve verimli
bir şekilde işleyebilen robotik
sistemleriyle manuel üretimi tarihe
gömmeyi hedefliyor.
Fuardan beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir?
“Amacımız, Avrupa tekstil sektörüne uzun süredir beklenen
otomasyonu getirmek. Tekrarlayan, kirli, tehlikeli ve zor
işlerin (“4D”) otomatikleştirilmesi gerekiyor. İnsanlar ise
daha sofistike ve yaratıcı işlerde yer almalı. Avrupa’da
tekstil üretim maliyetlerinin %40’ı hâlen manuel işçilikten
kaynaklanıyor.”
Şirketinizin sürdürülebilirlik, çevre ve insan sağlığı
konusundaki bakış açısı nedir?
“Üretimin yeniden Avrupa’ya taşınması (reshoring/
nearshoring) ile çevre ve hammadde tasarrufu %65’e
kadar çıkabilir. Robotextile’in otomasyonu, “fast fashion”
tarzı, insan haklarına ve çevreye zarar veren üretime
sürdürülebilir bir alternatif sunmaktadır.”
Öne çıkarmak istediğiniz başka bir konu var mı?
“Web sitemiz ve YouTube kanalımızda ürünlerimizi ve
referans projelerimizi detaylı şekilde paylaşıyoruz. Tekstil
üretiminde maliyet, kalite ve iş gücü yönetiminde Avrupa’yı
diğer sektörler seviyesine taşımayı hedefliyoruz.”
Tekstil üretiminde ekonomik otomasyon
Tekstil malzemelerinin esnek yapısı, robotlarla
manipülasyonu zorlaştırıyor. Robotextile, 100’den
fazla tekstil tipinde güvenli ve hassas taşıma testleri
gerçekleştirdi ve dört farklı fiziksel kavrama yöntemiyle
farklı malzemeleri başarıyla işledi. Üst yüzey katmanlarının
bireysel ayrılması, şirketin teknik uzmanlığıyla güvenli
ve tekrarlanabilir şekilde çözümlendi. Tekstil sektörü,
diğer tüketici ürünleri sektörleri kadar otomasyonda
ilerleyememiştir; Robotextile bunu değiştirmeyi hedefliyor.
44 April Nisan 2026
BASF Shapes the future of the
textile ındustry with tangible
solutions at Techtextil 2026
BASF, Techtextil 2026’da tekstil
endüstrisinin geleceğini somut
çözümlerle şekillendiriyor
At Techtextil 2026, the leading trade fair for technical
textiles and nonwovens, BASF will present solutions
and projects for the textile sector at booth B68 in
Hall 11.0. The focus will be on product innovations and
forward-looking technologies.
Recycled products with Ultramid® Ccycled®
Outdoor pants, sports shoes, and climbing ropes are
produced using BASF’s Ultramid® Ccycled® technology.
By integrating recycled materials through a mass balance
approach, product quality is maintained while enhancing
environmental sustainability.
CO₂-zero bike backpack
VAUDE’s TRAILCONTROL ZERO 20+ bike backpack is
produced in collaboration with BASF using Ultramid®
ZeroPCF polyamide. With a certified cradle-to-gate CO₂
footprint of zero, this product sets new standards in
sustainable outdoor apparel.
BASF, teknik tekstiller ve nonwoven ürünlerinin
öne çıktığı Techtextil 2026’da, 11.0 salonu B68
standında tekstil sektörüne yönelik çözüm ve
projelerini sergileyecek. Fuarda özellikle ürün inovasyonları
ve geleceğe dönük teknolojiler öne çıkacak.
Ultramid® Ccycled® ile geri dönüşümlü ürünler
Outdoor pantolonlar, spor ayakkabılar ve tırmanış ipleri,
BASF’nin Ultramid® Ccycled® teknolojisiyle üretiliyor. Kütle
dengesi yaklaşımıyla geri dönüştürülmüş malzemelerin
ürünlere entegre edilmesi, kaliteyi korurken çevresel
sürdürülebilirliği artırıyor.
CO₂ sıfır ayak izli bisiklet sırt çantası
VAUDE’nin TRAILCONTROL ZERO 20+ bisiklet çantası,
BASF iş birliğiyle Ultramid® ZeroPCF poliamid kullanılarak
üretildi. Sıfır CO₂ ayak izi sunan bu ürün, sürdürülebilir
outdoor giyiminde yeni standartlar belirliyor.
Biyosirküler hammaddelerle tulum üretimi
BASF’nin Ultramid® BMB teknolojisiyle, Zara için üretilen
tulum gibi ürünler biyosirküler hammaddelerden üretiliyor.
REDcert² sertifikalı hammaddeler fosil kaynakların yerini
alıyor ve CO₂ ayak izini %50’den fazla azaltıyor.
46 April Nisan 2026
From April 21–24, 2026, BASF will
showcase sustainable and innovative
solutions at Techtextil in Frankfurt,
contributing to the transformation of
the textile industry. Examples range
from shoes and nonwoven solutions
to bike backpacks and jumpsuits.
Jumpsuits from biocircular raw
materials
With BASF’s Ultramid® BMB
technology, products such as
jumpsuits for Zara are made
from biocircular raw materials.
REDcert²-certified feedstocks
replace fossil resources and
reduce the cradle-to-gate
CO₂ footprint by more than
50% without compromising
performance.
21–24 Nisan 2026 tarihleri arasında
Frankfurt’ta düzenlenecek Techtextil
fuarında BASF, sürdürülebilir
ve yenilikçi ürünleriyle tekstil
sektörünün dönüşümüne katkı
sunacak. Ayakkabıdan nonwoven
çözümlere, bisiklet sırt çantasından
tulum üretimine kadar birçok örnek
sergilenecek.
Advanced binder solutions for
nonwovens and composites
BASF offers durable nonwoven
and composite solutions for the
construction and automotive
industries using Acronal® and
Styrofan® binders. Additionally,
acForm® and Acrodur® provide
innovative options for furniture,
interior design, and lightweight
composite applications.
Elastic and microporous membranes
Microporous membranes developed jointly by BASF and
dimpora combine elasticity with waterproof performance.
Free of PFAS and solvents, these membranes provide
greater design flexibility in textiles while maintaining
breathability and water resistance.
Circular Fashion
with loopamid®
BASF’s loopamid®
solution supports
the circular
economy by
recycling PA6
textile waste.
Featured products
include the Zara
jacket launched in
2024, an adidas
tracksuit, and a
T-shirt produced
in collaboration
with Fulgar and
Pompea.
Nonwoven ve kompozitlerde gelişmiş bağlayıcı çözümler
BASF, Acronal® ve Styrofan® bağlayıcılarıyla inşaat ve
otomotiv sektörleri için dayanıklı nonwoven ve kompozit
çözümler sunuyor. Ayrıca acForm® ve Acrodur® ile mobilya,
iç mekan tasarımı ve hafif kompozit uygulamalarda inovatif
seçenekler sunuluyor.
Elastik ve mikroporöz membranlar
BASF ve dimpora iş birliğiyle geliştirilen mikroporöz
membranlar, elastikiyet ve su geçirmezliği bir arada
sunuyor. PFAS ve çözücü içermeyen bu membranlar, tekstil
tasarımında daha fazla esneklik sağlıyor.
Döngüsel moda: loopamid®
BASF’nin loopamid® çözümü, PA6 tekstil atıklarını geri
dönüştürerek döngüsel ekonomiyi destekliyor. Ürünler
arasında 2024’te piyasaya çıkan Zara ceketi, adidas
eşofmanı ve Fulgar ile Pompea iş birliğiyle üretilen tişörtler
yer alıyor.
48 April Nisan 2026
Stars of textile exports
honored: Strong emphasis on
domestic production
Tekstil ihracatının yıldızları ödüllendirildi:
Yerli üretim vurgusu öne çıktı
At the ceremony hosted by İstanbul Tekstil ve
Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, the textile
sector’s top exporters of 2025 were honored.
The event, hosted by Ahmet Öksüz, was attended by
prominent figures including Davut Gül, Mustafa Gültepe,
Erdal Bahçıvan, and İlker Yeşil, along with many other
guests. A total of 574 awards were presented, including 5
Star, 26 Platinum, 28 Gold, 66 Silver, 258 Bronze, and 191
Achievement awards.
“Domestic production is no longer a choice but a
necessity”
Speaking at the ceremony, İTHİB Chairman Ahmet Öksüz
emphasized that global stagnation, logistics challenges,
and disruptions in supply chains have once again
underscored the importance of domestic production.
Highlighting the need to protect the sector against
unfair competition, Öksüz stated that the textile industry
represents Türkiye’s industrial backbone and must be
preserved—not as a choice, but as a necessity. He also
noted that Türkiye’s integrated production structure has
proven its strategic importance, adding that while many
European brands struggle to secure pricing from Asia,
Türkiye continues to stand out as a reliable sourcing hub.
“Exporters made significant sacrifices”
Davut Gül stated that exporters have made considerable
sacrifices both individually and institutionally, noting that
global uncertainties have most heavily impacted exporters.
Soldan Sağa: Fatih Bilici, Ahmet Öksüz, Ahmet Şişman
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği
tarafından düzenlenen törende, tekstil sektörünün
2025 yılı başarılı ihracatçıları ödüllerine kavuştu. İTHİB
Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz ev sahipliğinde
gerçekleştirilen organizasyona; Davut Gül, Mustafa
Gültepe, Erdal Bahçıvan ve İlker Yeşil başta olmak üzere
çok sayıda davetli katıldı. Törende 5 Yıldız, 26 Platin, 28
Altın, 66 Gümüş, 258 Bronz ve 191 Başarı ödülü olmak
üzere toplam 574 ödül sahiplerini buldu.
“Yerli üretim artık bir tercih değil zorunluluk”
Törende konuşan İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, küresel
durgunluk, lojistik sorunlar ve tedarik zincirlerindeki
kırılmaların yerli üretimin önemini bir kez daha ortaya
koyduğunu vurguladı. Haksız rekabete karşı sektörün
korunmasının kritik hale geldiğini belirten Öksüz, tekstil
sektörünün Türkiye’nin sanayi hafızası olduğuna dikkat
çekerek, korunmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu
ifade etti. Türk tekstil sektörünün entegre üretim yapısıyla
stratejik önemini kanıtladığını dile getiren Öksüz, birçok
Avrupalı markanın Asya’dan fiyat almakta zorlandığı
bir dönemde Türkiye’nin güvenilir tedarikçi konumunu
sürdürdüğünü kaydetti.
“İhracatçılar büyük fedakârlık yaptı”
Davut Gül, ihracatçıların hem bireysel hem kurumsal
anlamda önemli fedakârlıklar üstlendiğini belirterek,
küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerin en çok ihracatçıları
etkilediğini söyledi. Türkiye’nin üretim sürekliliği ve istikrarlı
yapısı sayesinde güvenilir bir tedarikçi olarak öne çıktığını
50 April Nisan 2026
At the award ceremony organized by
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri
İhracatçıları Birliği, the most
successful exporters of 2025 were
recognized, while industry leaders
highlighted the critical role of
domestic production and a resilient
supply chain in overcoming global
challenges.
He emphasized that Türkiye’s production continuity and
stable environment position the country as a reliable
supplier, adding that exporters are likely to reach their
target figures in a short time as global stability improves.
Textile and Apparel: Cornerstones of the Economy
Mustafa Gültepe emphasized that the textile and apparel
industries remain fundamental pillars of the Turkish
economy—not only through their export performance,
but also thanks to their production strength, employment
capacity, and resilience in global competition. Despite
rising costs, shrinking demand, and challenges in
accessing finance, Gültepe noted that the sector has
managed to sustain its production chain. He added that
the achievements recorded during this period stand as the
most concrete indicators of the industry’s resilience and
determination.
$11.4 billion in exports despite challenges
Ahmet Öksüz stated that the effects of the global demand
contraction continue to impact the sector, making 2025
a particularly challenging year. Despite rising costs and
geopolitical risks, textile exports reached $11.4 billion
in 2025, demonstrating the sector’s ability to navigate
difficult conditions.
Growth in the US market, contraction in the EU
Öksüz noted that the contraction in the European Union—
Türkiye’s largest export market—has negatively affected the
sector, although efforts to maintain market share continue.
In contrast, strong momentum has been achieved in the
US market. Türkiye has become the 8th largest supplier to
the US, with exports approaching $800 million. Over the
past five years, its market share has increased from 1.6%
to 3.2%, with a target of entering the top five suppliers.
Call for measures against unfair competition
Highlighting that global developments are reshaping the
sector, Öksüz pointed out that additional US tariffs and new
EU trade agreements are creating pressure on producer
countries like Türkiye. He stressed the importance of
preventing abuses in the inward processing regime and
strengthening measures against origin fraud. Emphasizing
that the textile industry represents a vast industrial legacy
built on billions of dollars of investment, Öksüz concluded
that Türkiye cannot afford to lose this critical sector.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri
İhracatçıları Birliği tarafından
düzenlenen törende 2025’in başarılı
ihracatçıları ödüllendirilirken, sektör
temsilcileri küresel zorluklara karşı
yerli üretimin ve güçlü tedarik
yapısının kritik rolüne dikkat çekti.
ifade eden Gül, küresel barış ortamının güçlenmesiyle
birlikte ihracatçıların kısa sürede hedefledikleri rakamlara
ulaşabileceğini dile getirdi.
Tekstil ve hazır giyim ekonominin temel taşı
Mustafa Gültepe ise tekstil ve hazır giyim sektörlerinin
yalnızca ihracat rakamlarıyla değil; üretim gücü,
istihdam kapasitesi ve küresel rekabet direnciyle Türkiye
ekonomisinin temel taşları arasında yer aldığını vurguladı.
Artan maliyetler, daralan talep ve finansmana erişim
zorluklarına rağmen sektörün üretim zincirini koruduğunu
belirten Gültepe, elde edilen başarıların sektörün
dayanıklılığının en somut göstergesi olduğunu ifade etti.
Zorlu koşullara rağmen 11,4 milyar dolar ihracat
Küresel talep daralmasının etkilerinin sürdüğünü belirten
Ahmet Öksüz, 2025 yılının sektör açısından oldukça zorlu
geçtiğini ifade etti. Artan maliyetler ve jeopolitik risklere
rağmen tekstil ihracatının 2025 yılında 11,4 milyar dolar
seviyesinde gerçekleştiğini açıklayan Öksüz, sektörün
güçlü yapısıyla bu süreci yönetmeyi başardığını söyledi.
ABD pazarında yükseliş, AB’de daralma
Sektörün en büyük pazarı olan Avrupa Birliği’nde yaşanan
daralmanın ihracatı olumsuz etkilediğini belirten Öksüz,
buna rağmen pazar payını koruma çabalarının sürdüğünü
dile getirdi. ABD pazarında ise önemli bir ivme yakalandığını
ifade eden Öksüz, Türkiye’nin yaklaşık 800 milyon dolarlık
ihracatla ABD’nin 8’inci büyük tedarikçisi konumuna
yükseldiğini belirtti. Son beş yılda pazar payının yüzde
1,6’dan yüzde 3,2’ye çıktığını aktaran Öksüz, hedefin ilk 5
tedarikçi arasına girmek olduğunu söyledi.
Haksız rekabete karşı önlem çağrısı
Küresel gelişmelerin sektörü yeniden şekillendirdiğini
belirten Ahmet Öksüz, özellikle ABD’nin ilave gümrük
vergileri ve Avrupa Birliği’nin yeni ticaret anlaşmalarının
Türkiye gibi üretici ülkeler üzerinde baskı oluşturduğunu
ifade etti. Dahilde işleme rejiminde yaşanan suistimallerin
önlenmesi ve menşe sapmasıyla daha etkin mücadele
edilmesi gerektiğini vurgulayan Öksüz, yerli üretimi
koruyacak adımların önemine dikkat çekti. Tekstil
sektörünün milyarlarca dolarlık yatırımla oluşmuş bir
sanayi hafızası olduğunu belirten Öksüz, Türkiye’nin bu
sektörden vazgeçme lüksü olmadığının altını çizdi.
April Nisan 2026
51
Government support for SIGN
Istanbul 2026 participants
SIGN İstanbul 2026 katılımcılarına
Devlet desteği
Seda Bozkurt, Fair Director of SIGN Istanbul,
expressed pride in the fair’s inclusion on the Ministry
of Trade’s 2026 Prestigious International Fairs list:
“This recognition is a concrete indicator that our fair is a
high-standard international trade platform providing real
added value to the sector. Being eligible for government
support at our new
venue for SIGN Istanbul
2026 offers a significant
financial advantage for
our participants. Support
of up to TRY 1.292 million
for stand rental and setup
costs will especially
help Turkish companies
targeting export-oriented
growth strengthen their
position in global markets.”
Strengthening global trade
connections
SIGN Istanbul continues
to serve as a global trade
hub for the sector. Bringing
together domestic and
international buyers,
manufacturers, and
solution partners, the
27th edition in September
will create opportunities
for direct business
Seda Bozkurt,
Fair Director of SIGN Istanbul
SIGN İstanbul olarak, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın
açıkladığı 2026 yılı Prestijli Uluslararası Fuarlar
listesinde yer almaktan büyük bir gurur ve
memnuniyet duyduklarını ifade eden Fuar Direktörü Seda
Bozkurt; “Bu gelişme, fuarımızın uluslararası standartlarda
bir ticaret platformu olduğunun ve sektörüne sağladığı
katma değerin somut bir göstergesi. Yeni takviminde yeni
yerinde düzenleyeceğimiz SIGN İstanbul 2026’nın devlet
destek kapsamına alınması, katılımcı firmalarımız için son
derece önemli bir finansal avantaj sunuyor. Yer kirası ve
stant giderleri için 1 milyon 292 bin TL’ye kadar sağlanacak
destek, özellikle ihracat odaklı büyümeyi hedefleyen Türk
firmalarımızın küresel pazarlarda daha güçlü bir şekilde
konumlanmasına katkı sağlayacaktır” dedi.
SIGN İstanbul, sektörünün küresel ticaret üssü olmayı
sürdürüyor
Yerli ve yabancı satın almacıları, üreticileri ve çözüm
ortaklarını aynı platformda buluşturan SIGN İstanbul, Eylül
ayındaki 27. buluşmasında özellikle makine, ekipman,
sarf malzeme ve yenilikçi baskı teknolojilerine yönelik
doğrudan ticaret bağlantıları kurulmasına önemli bir
zemin hazırlayacak. Çarşamba’dan Cumartesiye, dört gün
boyunca gerçekleşecek B2B görüşmeler, distribütörlük
anlaşmaları ve ihracat bağlantıları sayesinde sektörün
2026 ticaret hacmine güçlü bir ivme kazandırması beklenen
52 April Nisan 2026
SIGN Istanbul, organized by Informa
Markets with support from ARED
(Outdoor and Industrial Advertisers
Association), has been included in the
2026 Prestigious International Fairs
list by the Turkish Ministry of Trade.
Participating Turkish companies can
receive up to TRY 1.292 million in
government support for stand rental
and setup costs.
connections, particularly in machinery, equipment,
consumables, and innovative printing technologies.
Over four days, from Wednesday to Saturday, B2B
meetings, distributorship agreements, and export
connections are expected to give a strong boost to the
sector’s 2026 trade volume, offering participants more
than just a traditional trade fair experience.
A comprehensive supply solution for the industry
Known for its wide product range, SIGN Istanbul stands
out among international fairs in its sector. From the latest
digital printing technologies to large-format machines,
industrial advertising applications to LED displays, and
textile printing
solutions to
innovative
materials and
equipment, the
fair provides
a one-stop
s u p p l y
solution for
all industry
needs.
Informa Markets tarafından
ARED Açıkhava ve Endüstriyel
Reklamcılar Derneği destekleriyle
27.’si gerçekleştirilecek olan SIGN
İstanbul, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın
2026 yılı Prestijli Uluslararası Fuarlar
listesinde yerini aldı. SIGN İstanbul’a
katılacak Türk firmalar, yer kirası
ve stant giderleri için 1 milyon 292
bin TL’ye kadar devlet desteğinden
yararlanabilecek.
SIGN İstanbul, katılımcılarına yine bir fuardan fazlasını bir
arada sunacak.
Sergilenen ürün çeşitliliği ile sektöründeki uluslararası
fuarlar arasında öne çıkan SIGN İstanbul, en yeni dijital
baskı teknolojilerinden geniş format makinelere, endüstriyel
reklam uygulamalarından LED ekranlara, tekstil baskı
çözümlerinden yenilikçi malzeme ve ekipmanlara kadar
sektörün tüm ihtiyaçlarına tek adresten tedarik çözümü
sunuyor.
CONNECTED BY NARROW FABRICS.
Your World. Our technologies.
www.jakobmueller.com
Future-Ready nonwovens and
fiber processing Solutions: Meet
Trützschler at Techtextil 2026
Geleceğe hazır nonwoven ve elyaf işleme
çözümleri: Trützschler Techtextil 2026’da
Techtextil 2026 brings the latest innovations in
nonwovens and fiber processing to industry
professionals. Trützschler Nonwovens will present
solutions that combine modernization, efficiency, and
sustainability. Visitors can explore innovations such as
the X-Series cards and TONE digital working environment,
as well as the complete textile recycling process with
TRUECYCLED.
TSUPREMA needle punching line: Flexible and highperforming
The TSUPREMA line has proven its performance at
two customer sites this year. Covering basis weights
from 50 gsm to over 2,000 gsm, it offers exceptional
versatility and quality in needle-punched nonwovens. New
streamlined configurations with the compact NCXe card
reduce footprint while maintaining process stability and
product consistency.
Single machine portfolio and X-Series cards
Trützschler Nonwovens will also showcase its upgraded
single-machine solutions: the high-speed NCTX,
versatile NCX, and compact NCXe cards; MPD highperformance
dryer; and the new compact AquaJetX.
These developments combine compact design with high
reliability and outstanding performance.
ATB technology for hygiene applications
The ATB process reliably handles ultra-fine fibers down
to 0.4 dtex, producing exceptionally soft nonwovens for
hygiene products like baby diapers.
TONE digital working environment
TONE’s new features include energy management,
CO₂ footprint calculation, and camera-based anomaly
detection, improving transparency, process stability, and
preventing unplanned downtime.
Trützschler Card Clothing (TCC)
The high-performance new card wire, designed for
Hygiene, Spunlace, and ATB applications, ensures
maximum productivity, reduced contamination, and shorter
downtime.
Techtextil 2026, nonwoven üretimi ve tekstil
işleme teknolojilerinde en son yenilikleri sektör
profesyonelleriyle buluşturuyor. Trützschler
Nonwovens, fuarda modernizasyon, verimlilik ve
sürdürülebilirlik çözümlerini bir arada sunacak. Ziyaretçiler,
hem yeni XSerisi kartlar ve TONE dijital çalışma ortamı
gibi yenilikleri keşfedecek hem de TRUECYCLED ile tekstil
atıklarının geri dönüşüm sürecini yakından inceleme fırsatı
bulacak.
TSUPREMA iğneleme hattı: Esnek ve yüksek performanslı
TSUPREMA hattı, bu yıl iki müşteri sahasında başarıyla
çalışmaya başladı. 50 gsm’den 2.000 gsm’in üzerine kadar
geniş ağırlık aralığında iğneleme yapabilen hat, nonwoven
üretiminde yüksek esneklik ve kalite sağlıyor. Yeni kompakt
NCXe kartlı yapılandırmalar, yer tasarrufu sağlarken süreç
istikrarını ve ürün kalitesini koruyor.
Tek makine portföyü ve XSerisi kartlar
Trützschler Nonwovens, tekil makine portföyünü de
geliştirdi: yüksek hızlı NCTX, çok yönlü NCX ve kompakt
NCXe kartlar; MPD yüksek performanslı kurutucu ve yeni
kompakt AquaJetX fuarda sergilenecek. Bu çözümler,
kompakt tasarım ile yüksek güvenilirlik ve performansı bir
arada sunuyor.
ATB teknolojisi ile hijyen uygulamaları
ATB prosesi, 0.4 dtex’e kadar ultra ince lifleri güvenle
işleyerek bebek bezi gibi hijyen ürünleri için son derece
yumuşak ve yüksek performanslı nonwovenler üretiyor.
54 April Nisan 2026
From April 21 to 24, 2026, the
Trützschler Group will showcase
solutions focused on efficiency,
sustainability, and digitalization at
Techtextil in Frankfurt. Highlights
include the TSUPREMA needle
punching line, X-Series nonwoven
cards, and the TRUECYCLED textile
recycling solution.
TRUECYCLED textile recycling
TRUECYCLED offers a complete recycling solution,
covering cutting, tearing, carding, and drawing secondary
fibers from textile waste.
Meet us at Techtextil
Techtextil 2026 is the ideal platform to exchange ideas
with industry experts and explore practical solutions for
today’s challenges in nonwoven manufacturing.
Trützschler Grubu, 21–24 Nisan
2026 tarihleri arasında Almanya
Frankfurt’ta düzenlenecek Techtextil
Fuarı’nda, nonwoven üretiminde
verimlilik, sürdürülebilirlik ve
dijitalleşme odaklı çözümlerini
tanıtacak. Fuarın öne çıkan yenilikleri
arasında TSUPREMA iğneleme
hattı, XSerisi nonwoven kartları ve
TRUECYCLED tekstil geri dönüşüm
çözümü yer alıyor.
TONE dijital çalışma ortamı
TONE, enerji yönetimi, CO₂ ayak izi hesaplama ve kamera
tabanlı anormallik tespiti gibi yeni özellikleriyle süreç
şeffaflığını ve üretim verimliliğini artırıyor, plansız duruşları
önlüyor.
Trützschler Card Clothing (TCC)
Yüksek performanslı yeni kart teli, Hijyen, Spunlace ve
ATB uygulamaları için özel yüzey tasarımıyla maksimum
verim, daha az kontaminasyon ve daha kısa duruş süreleri
sağlıyor.
TRUECYCLED ile tekstil geri dönüşümü
TRUECYCLED, tekstil atıklarını kesme, parçalama, tarama
ve ikincil lif üretimi süreci dahil olmak üzere komple bir geri
dönüşüm çözümü sunuyor.
Techtextil’de buluşma fırsatı
Techtextil 2026, sektör uzmanlarıyla fikir alışverişinde
bulunmak ve nonwoven üretimindeki güncel çözümleri
keşfetmek için ideal bir platform sunuyor.
expert at drawing
your fibres
to perfection
Rolls, godets, heating elements and custom
built machines for heat treatment and drawing
of synthetic filaments. Win – OLT ® yarn tension
on-line monitoring systems.
Engineered and produced in Switzerland
Retech Aktiengesellschaft
CH-5616 Meisterschwanden
info@retech.ch
www.retech.ch
Rifay takes the stage at
TECHTEXTILE 2026 with
sustainable fiber solutions
Rifay, TECHTEXTILE 2026’da
sürdürülebilir elyaf çözümleriyle sahne
alıyor
As one of the most important global gatherings
of the technical textiles industry, TECHTEXTILE
2026 will take place in Frankfurt, Germany, from
April 21 to 24. Rifay, one of the leading manufacturers in
the sector, aims to strengthen its existing partnerships
and explore new growth opportunities in international
markets by showcasing its innovative and environmentally
friendly product portfolio. Erkan Aydın, Export Manager
of Ritaş Holding, shared his insights on the company’s
participation, expectations, and highlighted products with
our magazine.
What are your main expectations and objectives for
participating in TECHTEXTILE 2026?
“As Rifay, our main objective in participating in TECHTEXTILE
2026 is to introduce our innovative and environmentally
friendly solutions developed with PP and PES fibers to
international markets. This major event provides a strong
platform to strengthen our existing collaborations and
explore new business opportunities. At the same time, we
aim to contribute to the future of the industry by sharing
our sustainable and low carbon footprint production
approach.”
Could you provide information about the products,
technologies, or innovations you will highlight at the fair?
“At the fair, we will highlight our high-performance PP and
PES fibers, as well as our Ricon Micro and Ferro fibers. In
particular, our polyester fibers produced from recycled PET
bottles are a concrete example of our circular economy
approach and low carbon footprint. Our products offer
significant advantages in terms of performance, durability,
Teknik tekstil sektörünün küresel ölçekte en önemli
buluşmalarından biri olan TECHTEXTILE 2026,
21–24 Nisan tarihleri arasında Almanya’nın
Frankfurt kentinde kapılarını açıyor. Sektörün önde gelen
üreticilerinden Rifay, fuarda inovatif ve çevre dostu
ürün portföyünü sergileyerek hem mevcut iş birliklerini
güçlendirmeyi hem de yeni pazarlarda büyüme fırsatları
yakalamayı hedefliyor. Ritaş HOLDING ihracat Müdürü
Erkan Aydın,fuar katılımına ilişkin hedeflerini ve öne çıkan
ürünlerini dergimize değerlendirdi.
TECHTEXTILE 2026’ya katılımınızdan temel beklentileriniz
ve hedefleriniz nelerdir?
“Rifay olarak TECHTEXTILE 2026 fuarına katılımımızın
temel amacı, PP ve PES elyaflarımız ile geliştirdiğimiz
inovatif ve çevre dostu çözümleri uluslararası pazarlarda
tanıtmaktır. Bu önemli organizasyon, mevcut iş
56 April Nisan 2026
Rifay is preparing to present its
high-performance fiber solutions
developed from recycled raw
materials to international industry
professionals at TECHTEXTILE 2026
in Frankfurt.
and environmental sustainability across various sectors
such as home textiles, furniture, hygiene products,
geotextiles, and construction.”
Rifay, Frankfurt’ta düzenlenecek
TECHTEXTILE 2026 fuarında, geri
dönüştürülmüş hammaddelerle
geliştirdiği yüksek performanslı
elyaf çözümlerini uluslararası sektör
profesyonelleriyle buluşturmaya
hazırlanıyor.
Which markets do you expect this fair to offer new
collaborations or growth opportunities for your company?
“TECHTEXTILE 2026 is of great importance for Rifay in
developing new collaborations in international markets,
especially in Europe and the Middle East. We aim to
establish direct contact with companies demanding
sustainable and technical textile solutions, expand our
partnerships across different industries, and take part in
innovative projects.”
Is there any additional message you would like to share?
“At Rifay, our mission is not only to produce high-quality
fibers but also to adopt circular economy and sustainability
principles to leave a more livable world for future
generations. We aim to encourage our industry towards
environmentally friendly production and innovative
solutions, while prioritizing sustainable value creation
together with our business partners.”
birliklerimizi güçlendirmek ve yeni iş fırsatlarıyla büyüme
alanlarını keşfetmek adına güçlü bir platform sunuyor. Aynı
zamanda sürdürülebilir ve düşük karbon ayak izine sahip
üretim yaklaşımımızı paylaşarak sektörün geleceğine katkı
sağlamayı hedefliyoruz.”
Fuarda öne çıkaracağınız ürün, teknoloji veya yenilikler
hakkında bilgi verebilir misiniz?
“Fuarda yüksek performanslı PP ve PES elyaflarımızın yanı
sıra Ricon Mikro ve Ferro liflerimizi ön plana çıkaracağız.
Özellikle geri dönüştürülmüş PET şişelerden ürettiğimiz
polyester elyaflarımız, düşük karbon ayak izi ve döngüsel
ekonomi yaklaşımımızın somut bir göstergesi niteliğinde.
Ürünlerimiz; ev tekstili, mobilya, hijyen ürünleri, geotekstil
ve inşaat gibi farklı sektörlerde performans, dayanıklılık
ve çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar
sunuyor.”
Bu fuar sizin için hangi pazarlarda yeni iş birlikleri veya
büyüme fırsatları sunabilir?
“TECHTEXTILE 2026, Rifay’ın başta Avrupa ve Orta Doğu
olmak üzere uluslararası pazarlarda yeni iş birlikleri
geliştirmesi açısından büyük önem taşıyor. Özellikle
sürdürülebilir ve teknik tekstil çözümlerine talep gösteren
firmalarla doğrudan temas kurarak, farklı endüstrilerdeki
iş ortaklıklarımızı genişletmeyi ve yenilikçi projelerde yer
almayı hedefliyoruz.”
Eklemek istediğiniz bir mesaj var mı?
“Rifay olarak misyonumuz yalnızca yüksek kaliteli elyaf
üretmek değil; aynı zamanda döngüsel ekonomi ve
sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyerek gelecek nesillere
daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Sektörümüzü çevre
dostu üretim ve inovatif çözümler konusunda teşvik etmeyi
amaçlıyor, iş ortaklarımızla birlikte sürdürülebilir değer
oluşturmayı önceliklendiriyoruz.”
April Nisan 2026
57
COOLMAX CloakFX fiber
makes global debut in Munich
COOLMAX CloakFX Elyafı, Münih’te
Küresel Lansmanını gerçekleştirdi
The LYCRA Company officially launched its COOLMAX
CloakFX fiber at Performance Days Munich
(March 18–19), one of Europe’s leading functional
textile fairs. Designed to help garments appear drier, the
new fiber reduces visible sweat marks while providing
effective moisture management and cooling comfort.
COOLMAX CloakFX was developed for brands producing
performance sportswear, workwear, and everyday apparel,
as well as for fabric manufacturers and apparel companies.
The fiber’s built-in optical “masking” technology diffuses
light, minimizing the visual effects of moisture and making
sweat marks less noticeable. Because this technology is
permanently integrated into the fiber, these benefits remain
effective even after repeated use and washing.
Consumer-Centric performance
Tara Maurer-Mackay, Category Director of Branded Special
Products at The LYCRA Company, commented: “Visible
sweat marks are a major concern for consumers across
different demographics and often force compromises
between performance, comfort, and appearance. COOLMAX
CloakFX helps garments look drier while maintaining a
feeling of coolness and dryness.”
Sustainable and UV-Protective solution
In addition to masking sweat marks, COOLMAX CloakFX
offers higher UPF (Ultraviolet Protection Factor) compared
to traditional polyester fibers. The GRS-certified fiber
contains 93% recycled content, supporting sustainability
goals without requiring changes to manufacturing
processes. After rigorous innovation and testing
processes, the fiber continues to be developed for various
applications, including knit, woven, and seamless (dikişsiz)
fabrics. The technology’s potential is also being expanded
into non-apparel applications.
The LYCRA Company, Avrupa’nın önde gelen
fonksiyonel kumaş fuarı Performance Days Munich
(18–19 Mart) kapsamında COOLMAX CloakFX
fiber elyafının küresel lansmanını gerçekleştirdi. Yeni elyaf,
giysilerin daha kuru görünmesine yardımcı olmak üzere
tasarlanmış olup, görünür ter izlerini azaltırken etkili nem
yönetimi ve serinlik konforu sağlıyor. COOLMAX CloakFX,
performans odaklı spor giyim, iş kıyafetleri ve günlük giyim
üreten markalar ile kumaş üreticileri ve konfeksiyon firmaları
için geliştirildi. Elyaf içeriğinde yer alan optik “maskeleme”
teknolojisi, ışığı difüz ederek nemin görsel etkisini azaltıyor
ve ter izlerini daha az görünür hale getiriyor. Teknolojinin
elyafa kalıcı şekilde entegre edilmesi, bu avantajların
kullanım ve yıkama sonrasında da korunmasını sağlıyor.
Tüketici odaklı performans
The LYCRA Company Markalı Özel Ürünler Kategori
Direktörü Tara Maurer-Mackay, konuya ilişkin şunları
söyledi: “Giysilerde görünen ter izleri, farklı demografik
gruplardaki tüketiciler için büyük bir sorun ve çoğu
zaman performans, konfor ve görünüm arasında tercih
58 April Nisan 2026
The LYCRA Company unveiled
its latest innovation, COOLMAX
CloakFX fiber, at Performance
Days Munich, introducing a global
solution that masks sweat marks and
optimizes moisture management in
sportswear, workwear, and everyday
apparel.
The LYCRA Company, Performance
Days Munich Fuarı’nda yeni
inovasyonu COOLMAX CloakFX
elyafını tanıtarak spor giyim, iş
kıyafetleri ve günlük giyimde
ter izlerini maskeleyen ve nem
yönetimini optimize eden çözümünü
global ölçekte duyurdu.
Renewable LYCRA® EcoMade Showcased
At the fair, The LYCRA Company also presented garments
and fabrics containing renewable LYCRA® EcoMade fiber,
produced from renewable sources. Made with 70% plantbased
content, this bio-based solution delivers the same
reliable performance as traditional LYCRA® fibers while
helping reduce the carbon footprint of apparel products.
yapmalarına neden oluyor. COOLMAX CloakFX, giysilerin
daha kuru görünmesini sağlarken serinlik ve kuruluk hissini
koruyor.”
Sürdürülebilir ve UV korumalı çözüm
COOLMAX CloakFX, ter izi maskelemenin yanı sıra
geleneksel polyester elyaflara kıyasla daha yüksek UPF
(Ultraviyole Koruma Faktörü) sağlıyor. GRS sertifikalı elyafın
%93’ü geri dönüştürülmüş içerikten oluşuyor ve üretim
süreçlerinde değişiklik gerektirmeden sürdürülebilirlik
hedeflerine katkıda bulunuyor. İnovasyon ve test
süreçlerinden geçen elyaf, örme, dokuma ve seamless
(dikişsiz) uygulamalar başta olmak üzere farklı alanlarda
geliştirilmeye devam ediyor. Ayrıca teknolojinin potansiyeli,
giyim dışı uygulamalarda da genişletiliyor.
Ek olarak renewable LYCRA® EcoMade tanıtımı
Fuar kapsamında The LYCRA Company, yenilenebilir
kaynaklardan üretilen renewable LYCRA® EcoMade
fiber içeren elastan kumaş ve giysileri de sergiliyor. %70
bitki bazlı içerikle üretilen bu biyolojik kökenli çözüm,
geleneksel LYCRA® elyafıyla aynı performansı sunarken
giyim ürünlerinin karbon ayak izinin azaltılmasına yardımcı
oluyor.
April Nisan 2026
59
ORTA and Archroma launch
denim collection dyed with
wool waste
ORTA ve Archroma, yün atığından
boyanmış denim koleksiyonunu tanıttı
Global specialty chemicals leader Archroma and
Orta Anadolu, the manufacturer behind the ORTA
brand, have partnered to implement circular
dyeing technology in commercial denim production. The
collaboration was highlighted at Kingpins Amsterdam on
April 15–16, 2026, where ORTA presented its debut denim
collection dyed with Archroma’s FiberColors® dyes.
Upcycling wool waste with FiberColors®
FiberColors® dyes are produced using a minimum of 50%
wool waste, specifically fleeces that sheep farmers would
otherwise pay to dispose of. This unwanted material
is upcycled through Archroma’s patented technology,
replacing petroleum-based raw materials without
compromising performance, water or energy consumption,
or waste generation during dye production. FiberColors®
deliver the same color and fastness performance as
conventional sulfur dyes and are GOTS-certified.
ORTA’s debut collection and color selection
Following a successful trial in late 2025, ORTA selected
three shades from the FiberColors® palette for its debut
collection: DIRESUL® FIBER-TEAK (brown), DIRESUL®
FIBER-SLATE (blue-grey), and DIRESUL® FIBER-
GRAPHITE (dark grey). The selection reflects ORTA’s
signature approach of combining distinctive aesthetics
with responsible production and demonstrates the
commercial readiness of FiberColors® for premium denim
applications.
Circular fashion and sustainability
Julio Perales, Technical & Product Segment
Manager Denim at Archroma, said:
“FiberColors® builds directly on the success of our
EarthColors® platform, which has been adopted by more
than 50 global brands and has helped us upcycle over 60
tons of plant residues. With FiberColors®, we identified wool
waste as another major stream that circular chemistry can
transform. ORTA’s decision to bring this into commercial
denim production proves that these technologies are ready
to scale.”
Küresel özel kimya lideri Archroma ve ORTA
markasının üreticisi Orta Anadolu, ticari denim
üretiminde döngüsel boyama teknolojisini
uygulamak için iş birliği başlattı. Ortaklık, 15–16 Nisan
2026 tarihlerinde Kingpins Amsterdam fuarında tanıtıldı ve
ORTA, Archroma’nın FiberColors® boyalarıyla boyanmış ilk
denim koleksiyonunu sergiledi.
FiberColors® ile yün atıkları değerlendiriliyor
FiberColors® boyaları, minimum %50 oranında yün atığı
kullanılarak üretiliyor; özellikle çiftçilerin elden çıkarmak
için ücret ödeyeceği yünlerden. Bu istenmeyen malzemeyi
değerlendiren patentli Archroma teknolojisi, performanstan,
60 April Nisan 2026
Turkey-based premium denim
manufacturer ORTA showcased its
first denim collection dyed with
Archroma’s FiberColors® dyes at
Kingpins Amsterdam 2026. The
collection combines sustainable
production with distinctive
aesthetics.
Türkiye merkezli premium denim
üreticisi ORTA, Kingpins Amsterdam
2026’da, Archroma’nın yün
atıklarından üretilen FiberColors®
boyalarıyla boyanmış ilk denim
koleksiyonunu sergiledi. Koleksiyon,
sürdürülebilir üretim ve estetiği bir
araya getiriyor.
Sebla Önder, Marketing and
Sustainability Manager at ORTA, added:
“Aesthetics and ethics are inseparable.
We are demonstrating that the circular
economy is commercially viable today—
upcycling wool waste to solve a problem
for sheep farmers while creating on-trend
denim garments that can themselves be
safely recycled or even composted at
end-of-life.”
su ve enerji tüketiminden veya atık üretiminden ödün
vermeden petrol bazlı hammaddelerin yerini alıyor.
FiberColors® boyaları, geleneksel sülfür boyalarla aynı
renk ve kalıcılık performansını sunarken GOTS sertifikalı.
ORTA’nın debut koleksiyonu ve renk seçimi
2025 sonunda gerçekleştirilen başarılı bir denemenin
ardından ORTA, debut koleksiyonu için FiberColors®
paletinden üç tonu seçti: DIRESUL® FIBER-TEAK
(kahverengi), DIRESUL® FIBER-SLATE (mavi-gri) ve
DIRESUL® FIBER-GRAPHITE (koyu gri). Seçim, ORTA’nın
estetik ve sorumlu üretimi bir araya getiren karakteristik
yaklaşımını yansıtıyor ve FiberColors®’ın premium denim
uygulamaları için ticari olarak hazır olduğunu gösteriyor.
Döngüsel moda ve sürdürülebilirlik
Archroma Denim Teknik ve Ürün Segment Müdürü Julio
Perales, “FiberColors®, EarthColors® platformumuzun
başarısı üzerine inşa edildi. Şimdi 50’den fazla küresel
marka tarafından benimsenmiş ve 60 tonu aşkın bitkisel
atığı yeniden değerlendirerek döngüsel kimyanın gücünü
kanıtlamış durumdayız. FiberColors® ile yün atığını
döngüsel kimyanın dönüştürebileceği önemli bir alan
olarak belirledik. ORTA’nın bunu ticari denim üretimine
taşıması, bu teknolojilerin ölçeklenmeye hazır olduğunu
gösteriyor,” dedi.
ORTA Pazarlama ve Sürdürülebilirlik
Müdürü Sebla Önder ise, “Estetik ve
etik birbirinden ayrılamaz. Döngüsel
ekonominin bugün ticari olarak
uygulanabilir olduğunu gösteriyoruz; yün
atıklarını değerlendirerek hem çiftçilerin
sorununu çözmek hem de modaya
uygun, yaşam döngüsü sonunda geri
dönüştürülebilir ve kompostlanabilir
denim giysiler üretmek mümkün,” diye
ekledi.
April Nisan 2026
61
Aksa Akrilik to showcase ıts
advanced materials strength at
Techtextil 2026
Aksa Akrilik, Techtextil 2026’da ileri
malzeme gücünü vitrine çıkaracak
Combining its long-standing expertise in acrylic fiber
production with advanced material technologies,
Aksa Akrilik continues to expand globally and is
preparing to present its transformation vision for the
technical textiles sector at Techtextil 2026 Frankfurt. Didem
Tunçbilek emphasized that Aksa Akrilik has evolved beyond
being solely a fiber producer into a strong technology player
positioned in innovative areas such as technical yarns,
carbon fiber, composites, and UHMWPE. In our interview
with Tunçbilek, we discussed the company’s high valueadded
solutions for the technical textiles sector, its fair
objectives, and growth strategies for new markets.
Which areas of the textile sector do you provide
solutions for?
“At Aksa Akrilik, our production focuses on high valueadded
acrylic fibers and yarns for technical and textile
industries. Our product portfolio covers a wide range of
applications, from carpets and socks to industrial filters and
protective clothing. Our production journey began in 1971
with a capacity of 5,000 tons, and today we have reached
a capacity of 355,000 tons, representing approximately
23% of the global acrylic fiber market. We operate with
around 400 customers in more than 50 countries. Our
infrastructure, which enables production of approximately
1,000 tons per day, is a concrete result of our investments
in the right segments. Thanks to our strategic investments
in outdoor and modacrylic fibers, technical yarns, and
advanced materials, we offer products as high value-added
materials adaptable to various applications. Today, Aksa
Akrilik is transforming beyond a fiber manufacturer into a
growing technology company in advanced materials such
Didem Tunçbilek,
General Manager of Aksa Akrilik
Akrilik elyaf üretimindeki köklü deneyimini ileri
malzeme teknolojileriyle birleştirerek küresel
ölçekte büyümesini sürdüren Aksa Akrilik, teknik
tekstil sektöründeki dönüşüm vizyonunu Techtextil 2026
Frankfurt’ta sergilemeye hazırlanıyor. Şirketin Yönetim
Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Didem Tunçbilek, Aksa
Akrilik’in yalnızca bir elyaf üreticisi değil; teknik iplikler,
karbon elyaf, kompozitler ve UHMWPE gibi yenilikçi alanlarda
konumlanan güçlü bir teknoloji oyuncusuna dönüştüğünü
vurguluyor. Tunçbilek ile gerçekleştirdiğimiz röportajda,
şirketin teknik tekstil sektörüne sunduğu yüksek katma
değerli çözümleri, fuar hedeflerini ve yeni pazarlara yönelik
büyüme stratejilerini konuştuk.
Tekstil sektörüne hangi alanda çözümler sunuyorsunuz?
“Aksa Akrilik olarak üretimimiz, teknik ve teknik tekstil
sektörlerine yönelik yüksek katma değerli akrilik elyaf ve
iplik üretimi üzerine odaklanıyor. Ürün portföyümüz, halıdan
çoraba, endüstriyel filtrelerden koruyucu kıyafetlere kadar
62 April Nisan 2026
Didem Tunçbilek, Board Member and
General Manager of Aksa Akrilik,
stated that the company is extending
its leadership in acrylic fiber into high
value-added fields such as technical
yarns, carbon fiber, composites, and
UHMWPE, adding that they aim to
share this transformation with global
stakeholders at Techtextil 2026 in
Frankfurt.
Aksa Akrilik Yönetim Kurulu
Üyesi ve Genel Müdürü Didem
Tunçbilek, şirketin akrilik elyaftaki
liderliğini teknik iplikler, karbon
elyaf, kompozitler ve UHMWPE
gibi yüksek katma değerli alanlara
taşıdığını belirterek, Techtextil
2026 Frankfurt’ta bu dönüşümü
küresel paydaşlarla paylaşmayı
hedeflediklerini söyledi.
as technical yarns, carbon fiber, composites, and Ultra High
Molecular Weight Polyethylene (UHMWPE) fiber. In line with
this transformation, we position our products as high valueadded
material solutions adaptable to the needs of different
industries.”
What are your main expectations and goals for
participating in Techtextil 2026 Frankfurt?
“We see Techtextil 2026 as an important platform where
we can share our transformation in technical textiles and
advanced materials with international stakeholders. The
diversity of our product portfolio has enabled us to evolve
into a structure offering broad, integrated, and high valueadded
solutions for different sectors. We want to bring
this transformation to Techtextil 2026 as well. We aim to
present our deep-rooted expertise in acrylic fiber production
together with our technical textile products and UHMWPE
(Mithra) investments in an integrated portfolio structure. In
doing so, we seek to further strengthen Aksa Akrilik’s strong
position as a global player developing high value-added
solutions and operating in advanced material technologies.”
Can you share information about the products,
technologies, or innovations you will highlight at the fair?
“Techtextil 2026 is extremely important as a fair where the
latest innovations and sustainable solutions come together.
Participating for the fifth time this year is also significant
for us as it demonstrates our experience and consistent
presence in this field. In this context, Aksa Akrilik will
showcase its technical and performance-oriented fiber and
yarn solutions.
As an important example of this approach, we
geniş bir yelpazeyi kapsıyor. 1971 yılında 5 bin ton kapasite
ile başlayan üretim yolculuğumuz, bugün 355 bin ton
kapasiteye ve küresel akrilik elyaf pazarının yaklaşık yüzde
23’üne ulaşmış durumda. 50’den fazla ülkede yaklaşık 400
müşterimizle faaliyet gösteriyoruz. Günde yaklaşık 1000
ton üretim gerçekleştiren altyapımız, doğru segmentlere
yaptığımız yatırımların somut bir sonucu. Outdoor ve
modakrilik elyaflar, teknik iplikler ve ileri malzemeler üzerine
yaptığımız stratejik yatırımlar sayesinde, ürünlerimizi, farklı
kullanım alanlarına adapte edilebilen yüksek katma değerli
malzemeler olarak sunuyoruz. Bununla birlikte bugün
geldiğimiz noktada Aksa Akrilik’i yalnızca bir elyaf üreticisinin
ötesinde teknik iplikler, karbon elyaf, kompozitler ve Ultra
Yüksek Moleküler Ağırlıklı Polietilen (UHMWPE) elyafı gibi
ileri malzemeler alanında büyüyen bir teknoloji şirketine
dönüşüyoruz. Bu dönüşüm doğrultusunda ürünlerimizi,
farklı sektörlerin ihtiyaçlarına uyarlanabilen yüksek katma
değerli malzeme çözümleri olarak konumlandırıyoruz.”
TECHTEXTIL 2026, Frankfurt’a katılımınızdan temel
beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir?
“Techtextil 2026’yı, teknik tekstiller ve ileri malzemeler
alanındaki dönüşümümüzü uluslararası paydaşlarla
paylaşacağımız önemli bir platform olarak görüyoruz. Ürün
portföyümüzdeki çeşitlilik, farklı sektörlere yönelik geniş,
entegre ve yüksek katma değerli çözümler sunan bir yapıya
dönüşmemizi sağladı. Bu dönüşümü Techtextil 2026’ya da
taşımak istiyoruz. Katılımcılara, akrilik elyaf üretimindeki
köklü deneyimimizi, teknik tekstil ürünlerimiz ile birlikte
UHMWPE (Mithra) yatırımlarımızı bütüncül bir portföy yapısı
içinde sunmayı hedefliyoruz. Bu sayede Aksa Akrilik’in,
yüksek katma değerli çözümler geliştiren ve ileri malzeme
April Nisan 2026
63
commissioned our technical yarn development investment
in 2025. This investment significantly increased both our
product diversity and capacity for technical applications. In
addition, we will highlight our technical textile products such
as modacrylic, homopolymer, and filament acrylic fibers. We
will also present our advanced materials products, including
our UHMWPE fiber Mithra. Overall, we will clearly reflect
Aksa’s strong product portfolio in technical textiles and its
high value-added production approach.”
In which markets could this fair create new partnerships
or growth opportunities for you?
“Techtextil is an important platform for establishing direct
contact with technical textile and advanced materialfocused
industries, particularly in Europe, the Middle East,
and Asia. Today’s market dynamics are shifting toward
performance-oriented materials specifically developed for
certain applications. This transformation creates a strong
basis for expanding our expertise in technical textiles and
advanced materials into broader markets. Accordingly,
the fair will help us bring our product portfolio together
more effectively with different sectors, especially in highperformance
fields such as protective clothing, marine
applications, and industrial uses, while enabling us to
develop new partnerships and build deeper relationships on
a global scale.”
Is there any additional message you would like to share
with the sector?
“The accelerating global transformation is making lighter,
more durable, and more efficient material solutions more
critical than ever. At Aksa Akrilik, we proactively shape our
new product development approach by accurately reading
both global demand trends and the long-term direction
of material technologies. We especially observe rapidly
increasing demand for performance-oriented, high valueadded
products in line with growing needs in defense,
mobility, and high-performance industrial sectors. In this
direction, we are concentrating our R&D investments on
advanced material technologies and innovative product
development, focusing on solutions that will create longterm
value for the industry. Our sustainability approach,
supported by digitalization investments and process
optimization, is also an important part of our growth
perspective. We will continue to strengthen our production
infrastructure, engineering capabilities, and advanced
material expertise with a long-term, stable, and responsible
growth mindset.”
teknolojilerinde konumlanan küresel bir oyuncu olarak sahip
olduğu güçlü konumu daha da pekiştirmeyi hedefliyoruz.”
Fuarda öne çıkaracağınız ürün, teknoloji veya yenilikler
hakkında bilgi verebilir misiniz?
“Techtextil 2026 özellikle en son yeniliklerin ve sürdürülebilir
çözümlerin bir araya geldiği bir fuar olması açısından son
derece önemli. Bu yıl fuara beşinci kez katılıyor olmak, bu
alandaki deneyimimizi ve istikrarlı varlığımızı ortaya koyması
açısından da bizim için ayrı bir önem taşıyor. Bu kapsamda
Aksa Akrilik olarak teknik ve performans odaklı elyaf ve iplik
çözümlerimizi sergileyeceğiz.
Bu yaklaşımımızın önemli örneklerinden biri olarak,
teknik iplik geliştirmeye yönelik yatırımımızı 2025 yılında
devreye aldık. Bu yatırım, teknik uygulamalara yönelik ürün
çeşitliliğimizi ve kapasitemizi önemli ölçüde artırdı. Bununla
birlikte, modakrilik, homopolimer ve filament akrilik gibi
teknik tekstil ürünlerimizi fuarda öne çıkaracağız. Ayrıca,
UHMWPE elyafımız Mithra ile ileri malzemeler alanındaki
ürünlerimizi de bu çerçevenin bir parçası olarak sunacağız.
Genel olarak değerlendirecek olursak; Aksa’nın teknik tekstil
alanındaki güçlü ürün portföyünü ve yüksek katma değerli
üretim yaklaşımını net şekilde yansıtacağız.”
Bu fuar sizin için hangi pazarlarda yeni iş birlikleri veya
büyüme fırsatları sunabilir?
“Techtextil, özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Asya’daki teknik
tekstil ve ileri malzeme odaklı sektörlerle doğrudan temas
kurmak açısından önemli bir platform. Bugün pazar
dinamikleri, belirli kullanım alanlarına özel geliştirilmiş,
performans odaklı malzemelere yönelmiş durumda. Bu
dönüşüm, teknik tekstiller ve ileri malzemeler alanındaki
yetkinliğimizi daha geniş pazarlara taşıma açısından güçlü
bir zemin oluşturuyor. Bu doğrultuda fuar; ürün portföyümüzü
farklı sektörlerle daha etkin şekilde buluşturarak, özellikle
koruyucu kıyafetler, denizcilik ve endüstriyel uygulamalar
gibi yüksek performans gerektiren alanlarda yeni iş birlikleri
geliştirmemize ve küresel ölçekte daha derin ilişkiler
kurmamıza katkı sağlayacak.”
Yukarıdaki sorular dışında eklemek istediğiniz bir konu ya
da sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
“Küresel ölçekte hızlanan dönüşüm, malzeme
teknolojilerinde daha hafif, dayanıklı ve verimli çözümleri
her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Aksa Akrilik’te
yeni ürün geliştirme yaklaşımını, küresel talep eğilimleri ile
malzeme teknolojilerinin uzun vadeli yönünü doğru okuyarak
birlikte okuyarak, proaktif bir şekilde kurguluyoruz. Özellikle,
savunma, mobilite ve yüksek performans gerektiren
endüstriyel alanlarda artan ihtiyaçlar doğrultusunda,
performans odaklı ve yüksek katma değerli ürünlere
olan talebin hızla arttığını görüyoruz. Bu doğrultuda, Ar-
Ge yatırımlarımızı ileri malzeme teknolojileri ve yenilikçi
ürün geliştirme alanlarında yoğunlaştırıyor, sektöre uzun
vadeli değer katacak çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz.
Dijitalleşme yatırımları ve süreç optimizasyonu ile
desteklediğimiz sürdürülebilirlik yaklaşımımız da büyüme
perspektifimizin önemli bir parçası. Güçlü üretim altyapımızı,
mühendislik kabiliyetlerimizi ve ileri malzeme yetkinliğimizi;
uzun vadeli, istikrarlı ve sorumlu bir büyüme anlayışıyla
geliştirmeye devam ediyoruz.
64 April Nisan 2026
INDEX26 sets the course
for the future of the
nonwovens industry
INDEX26, nonwoven sektörünün
geleceğine yön veriyor
The world’s leading nonwovens
exhibition will spotlight innovation,
sustainability, and global
collaboration shaping the industry’s
transformation.
INDEX26, the world’s leading nonwovens exhibition,
will take place from 19 to 22 May 2026 at PALEXPO in
Geneva, bringing together around 600 exhibitors from
across the entire value chain—from raw materials and
machinery to producers and converters. The event will
highlight key trends such as high-performance lightweight
materials, sustainable manufacturing, and circular economy
solutions, while showcasing cutting-edge technologies
for sectors including hygiene, automotive, construction,
filtration, medical, and packaging.
Among the زربأ innovations are Reifenhäuser
Reicofil’s new RF6 technology, Magnera’s
ultra-light breathable solutions, Borealis’
recyclable polypropylene materials, A.Celli and
Saueressig’s high-speed processing systems,
and ultra-fine fibre developments from
Trützschler and Wisdom Greentech.
A major pillar of INDEX26 is its high-level seminar
programme, structured around three core themes: strategic
market intelligence, sustainability and regulatory resilience,
and innovation in specialized sectors. The sessions
will provide insights into data-driven market trends,
environmental challenges, and emerging applications.
Key topics include carbon footprint reduction, recycling
strategies, and evolving supply chain standards. Dedicated
sessions on filtration, geosynthetics, and mobility will
demonstrate how nonwovens are enabling next-generation
solutions across industries. More than a product showcase,
INDEX26 highlights the growing importance of global
collaboration as the driving force behind innovation. The
event will present a clear roadmap for a more efficient,
sustainable, and circular manufacturing landscape,
positioning the industry to play a leading role in the transition
toward a greener future.
Dünyanın önde gelen nonwoven
fuarı INDEX26, sürdürülebilirlik,
inovasyon ve küresel iş birliği
odağında sektörün dönüşümüne ışık
tutacak.
Dünyanın önde gelen nonwoven fuarı INDEX26,
19–22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Cenevre’deki
PALEXPO’da düzenlenecek. 600’e yakın katılımcının
yer alması beklenen fuar, hammaddeden makineye,
üreticiden dönüştürücülere kadar sektörün tüm değer
zincirini bir araya getirecek. Etkinlik, yüksek performanslı
hafif malzemeler, sürdürülebilir üretim ve döngüsel
ekonomi çözümlerine odaklanırken; hijyen, otomotiv, inşaat,
filtrasyon, medikal ve ambalaj gibi birçok sektöre yönelik en
yeni teknolojiler sergilenecek.
Fuarda Reifenhäuser Reicofil’in yeni
RF6 teknolojisi, Magnera’nın ultra hafif ve
nefes alabilir çözümleri, Borealis’in geri
dönüştürülebilir polipropilen hammaddesi,
A.Celli ve Saueressig’in yüksek hızlı üretim
sistemleri ile Trützschler ve Wisdom
Greentech’in ultra ince lif teknolojileri öne
çıkan yenilikler arasında yer alıyor. INDEX26’nın bir diğer
önemli ayağını ise kapsamlı seminer programı oluşturuyor.
Program; veri odaklı pazar analizleri, sürdürülebilirlik ve
regülasyonlar ile özel uygulama alanlarındaki yenilikler
olmak üzere üç ana başlıkta sektör profesyonellerine yol
haritası sunacak.
Etkinlikte ayrıca karbon ayak izinin azaltılması, geri
dönüşüm süreçlerinin geliştirilmesi ve tedarik zincirinde
yeni standartlar gibi kritik konular ele alınacak. Filtrasyon,
geosentetikler ve mobilite gibi alanlara odaklanan oturumlar,
nonwoven malzemelerin gelecekteki rolünü ortaya
koyacak. INDEX26, yalnızca yeni ürünlerin sergilendiği bir
platform olmanın ötesine geçerek, küresel iş birliğinin ve
bilgi paylaşımının sektördeki dönüşümün temel itici gücü
olduğunu ortaya koyuyor. Fuarda ortaya konacak teknolojiler
ve stratejik yaklaşımlar, daha verimli, sürdürülebilir ve
döngüsel bir üretim modeli için net bir yol haritası sunacak.
April Nisan 2026
65
Anadolu İplik highlights its
strong production infrastructure
at Istanbul Yarn Fair
Anadolu iplik, İstanbul iplik Fuarı’nda
güçlü üretim altyapısını öne çıkardı
One of the most important gatherings of the textile
industry, the 22nd International Istanbul Yarn Fair
brought renewed momentum to the sector with
400 exhibiting companies, 10 participating countries, and
visitors from 91 different countries. Held across 5 halls
on a total area of 40,000 square meters, the event brought
together professionals from Türkiye and around the world.
Among the participating companies, Anadolu İplik stood
out with its strong production capabilities and wellestablished
background. Representing the company at the
fair, İsa Ürkündağ, Sales & Marketing Manager of Anadolu
İplik, shared insights on both the event and the company’s
operations.
From a rooted past to industrial investment growth
Ürkündağ stated that the foundations of Anadolu İplik
date back to the 1970s, when the company first entered
the sector through trading and knitwear production. With
the second generation, the company accelerated its
industrial investments starting from 2008. Today, Anadolu
İplik distinguishes itself with a fully integrated production
structure.
The company operates a wide production chain, starting
from polyamide chips to textured yarns, as well as single
cover and double cover yarns. These products serve various
textile segments including socks, narrow weaving, knitting,
and weaving. According to Ürkündağ, this diversity plays
İsa Ürkündağ,
Sales & Marketing Manager of Anadolu İplik
Tekstil sektörünün en önemli buluşmalarından biri
olan 22. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, 400 katılımcı
firma, 10 katılımcı ülke ve 91 farklı ülkeden ziyaretçi
ile sektöre yeniden hareket kazandırdı. 5 salonda toplam
40.000 metrekarelik alanda gerçekleşen organizasyon,
hem Türkiye’den hem de dünyanın dört bir yanından gelen
profesyonelleri bir araya getirdi. Bu büyük organizasyonda
yer alan firmalardan biri olan Anadolu İplik, üretim gücü
ve köklü geçmişiyle dikkat çekti. Firma adına fuara katılan
Sales & Marketing Manager İsa Ürkündağ, etkinliği ve
şirketin faaliyetlerini değerlendirdi.
Köklü geçmişten sanayi yatırımlarına uzanan yolculuk
Anadolu İplik’in temellerinin 1970’li yıllara dayandığını
belirten Ürkündağ, şirketin ilk kuşakta ticaret ve triko
66 April Nisan 2026
Anadolu İplik strengthened its
international customer network
with its deep-rooted experience and
integrated production power at the
Istanbul Yarn Fair.
Anadolu İplik, köklü geçmişi ve
entegre üretim gücüyle İstanbul İplik
Fuarı’nda uluslararası müşteri ağıyla
güçlü temas kurdu.
a key role in strengthening the company’s competitive
position in the market.
Strong engagement with international customer network
Ürkündağ emphasized that the main purpose of participating
in the fair was to reinforce existing customer relationships,
noting that the event proved highly productive in this regard.
The company had the opportunity to meet directly with
clients from countries such as France, Germany, Italy, and
Portugal.
He also highlighted the importance of reconnecting with
customers from across Türkiye, underlining that the fair
serves not only as a platform for acquiring new clients but
also for updating and strengthening existing partnerships.
Discussions mainly focused on current trade conditions,
pricing dynamics, and market expectations.
Touching upon the current state of the sector, Ürkündağ
acknowledged the ongoing shift of textile production to other
countries, but expressed confidence that Türkiye will regain
its strength. He emphasized that Anadolu İplik continues to
manufacture domestically and remains optimistic about the
sector’s recovery in the near future.
üretimiyle sektöre adım attığını ifade etti. İkinci kuşakla
birlikte 2008 yılından itibaren sanayi yatırımlarına hız
verildiğini söyleyen Ürkündağ, bugün gelinen noktada
firmanın entegre üretim yapısıyla öne çıktığını vurguladı.
Firma, polyamid cips üretiminden başlayarak tekstüre
iplik, single cover ve double cover ipliklere kadar geniş bir
üretim zincirine sahip. Bu ürünler; çorap, dar dokuma, örme
ve dokuma gibi birçok farklı tekstil segmentine hitap ediyor.
Ürkündağ’a göre bu çeşitlilik, firmanın sektördeki rekabet
gücünü artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Uluslararası müşteri ağı ile güçlü temas
Anadolu İplik’in fuara katılımının temel amacının mevcut
müşteri ilişkilerini güçlendirmek olduğunu belirten Ürkündağ,
fuarın bu açıdan oldukça verimli geçtiğini ifade etti. Fransa,
Almanya, İtalya ve Portekiz başta olmak üzere birçok
ülkeden müşterilerle birebir görüşme fırsatı yakaladıklarını
dile getirdi.
Türkiye genelindeki müşterilerle de yeniden bir araya
gelmenin önemine dikkat çeken Ürkündağ, fuarın sadece yeni
müşteri kazanımı değil, aynı zamanda mevcut iş birliklerini
güncelleme açısından da kritik bir platform sunduğunu
belirtti. Görüşmelerde özellikle ticari koşullar, fiyat dengeleri
ve piyasa beklentilerinin ön plana çıktığını ifade etti.
Sektörün mevcut durumuna da değinen Ürkündağ, üretimin
farklı ülkelere kayma eğilimine rağmen Türkiye’nin yeniden
güç kazanacağına inandıklarını söyledi. Anadolu İplik’in
üretimini Türkiye’de sürdürmeye devam ettiğini vurgulayan
Ürkündağ, sektörün önümüzdeki dönemde toparlanacağına
dair umutlu bir tablo çizdi.
April Nisan 2026
67
Tepar expands its technical
strength at Istanbul Yarn Fair
Tepar, İstanbul iplik fuarında teknik
gücünü büyüttü
As the largest and most well-established gathering
of the textile industry in the region, the International
Istanbul Yarn Fair was held for the 22nd time on
March 26–28, 2026, at the Tüyap Fair and Congress Center,
organized by Tüyap Fairs and Exhibitions Organization Inc.
Among the participating companies, Tepar Filament Yarns
Corp brought together its strong production infrastructure
in technical textiles and its innovative approach with
industry professionals. Onur Ertuğrul, Sales Manager at
Tepar Filament Yarns Corp, stated that the fair played a
critical role both in showcasing existing products and in
presenting newly developed solutions to international
visitors.
Tepar Filament Yarns Corp was founded in 1992 by
Hasan Tepe and Sultan Tepe with the aim of producing
high-performance filament yarns. Since its establishment,
the company has focused on going beyond standard
products by developing high value-added yarns with
advanced technical and functional properties. Today, it
stands as a specialized manufacturer in technical textiles,
offering solutions particularly for sportswear, workwear,
automotive, and military textile applications.
Functional yarns take center stage at the fair
At the exhibition, Tepar Filament Yarns Corp highlighted
product groups focused on performance and
sustainability. DURAFIL high-tenacity PA66 yarns stood
out in applications requiring durability, while HydroGuard
attracted attention with its water-repellent properties
integrated directly into the yarn structure. HydroFlex
gained strong interest from visitors with its natural
Tekstil sektörünün bölgedeki en büyük ve en köklü
buluşması olan Uluslararası İstanbul İplik Fuarı,
Tüyap Fuarcılık Grubu organizasyonuyla 22. kez 26-
28 Mart 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde
gerçekleştirildi. Fuara katılan firmalar arasında yer alan
Tepar Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., teknik tekstillerdeki
güçlü üretim altyapısını ve yenilikçi yaklaşımını sektör
profesyonelleriyle buluşturdu. Tepar Tekstil Satış Müdürü
Onur Ertuğrul, fuarın hem mevcut ürünleri sergilemek hem
de yeni geliştirilen çözümleri uluslararası ziyaretçilere
sunmak açısından kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.
Tepar Tekstil, 1992 yılında Hasan Tepe ve Sultan Tepe
tarafından yüksek performanslı filament iplikler üretmek
amacıyla kuruldu. Kurulduğu günden bu yana standart
ürünlerin ötesine geçerek teknik ve fonksiyonel özellikleri
yüksek, katma değerli ipliklere odaklanan firma, bugün
teknik tekstiller alanında uzmanlaşmış önemli üreticiler
arasında yer alıyor. Özellikle spor giyim, iş kıyafetleri,
otomotiv ve askeri tekstiller gibi alanlara yönelik
çözümleriyle dikkat çekiyor.
Fonksiyonel iplikler fuarın odağında yer alıyor
Tepar Tekstil fuarda özellikle performans ve sürdürülebilirlik
odaklı ürün gruplarını ön plana çıkardı. DURAFIL yüksek
68 April Nisan 2026
Tepar Filament Yarns Corp, exhibiting
at the International Istanbul Yarn
Fair 2026, draws attention with its
high-performance filament yarn
solutions and paves the way for new
collaborations.
Uluslararası İstanbul İplik Fuarı
2026’da yer alan Tepar Tekstil Sanayi
ve Ticaret A.Ş., yüksek performanslı
filament iplik çözümleriyle dikkat
çekiyor, yeni iş birliklerinin önünü
açıyor.
elasticity and high comfort. In addition, Sorona®-based
sustainable yarns and COOLMAX® technology products
clearly reflected the growing demand for performance
textiles.
One of the company’s key differentiators lies in integrating
functional properties directly into the yarn structure rather
than applying them later through finishing processes.
This approach ensures long-lasting performance while
enhancing the overall user experience.
International connections gain momentum
Throughout the fair, Tepar Filament Yarns Corp held
meetings with numerous industry professionals, mainly
from Europe and also from Asia, taking significant steps
toward expanding its international business network. Onur
Ertuğrul emphasized that the Istanbul Yarn Fair serves
not only as a commercial platform but also as a strategic
showcase demonstrating Türkiye’s strength in technical
textiles production to the global market.
Looking ahead, Tepar Filament Yarns Corp aims to
increase its production of high value-added technical
yarns, strengthen its presence in European and American
markets, and accelerate investments in sustainable and
bio-based products. With its flexible production structure
and customer-oriented approach, the company is preparing
to further reinforce its position in the global textile market.
mukavemetli PA66 iplikleri ile dayanıklılık gerektiren
uygulamalarda öne çıkarken, HydroGuard su itici
özellikleri iplik yapısına entegre eden çözümüyle dikkat
çekti. HydroFlex ise doğal esneklik ve yüksek konfor sunan
yapısıyla ziyaretçilerin ilgisini topladı. Ayrıca Sorona® bazlı
sürdürülebilir iplikler ve COOLMAX® teknolojili ürünler,
performans tekstillerine yönelik artan talebi net biçimde
ortaya koydu.
Firmanın en önemli farkı, fonksiyonel özellikleri sonradan
uygulamak yerine doğrudan iplik yapısına entegre etmesi
olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşım, ürünlerde kalıcı performans
sağlarken kullanıcı deneyimini de üst seviyeye taşıyor.
Uluslararası bağlantılar güç kazanıyor
Fuar süresince Avrupa başta olmak üzere Asya’dan
gelen çok sayıda sektör profesyoneliyle görüşmeler
gerçekleştiren Tepar Tekstil uluslararası iş ağını genişletme
konusunda önemli adımlar attı. Onur Ertuğrul, İstanbul İplik
Fuarı’nın yalnızca ticari bir platform değil, aynı zamanda
Türkiye’nin teknik tekstillerdeki üretim gücünü dünyaya
gösteren stratejik bir vitrin olduğunu vurguladı.
Tepar Tekstil önümüzdeki dönemde katma değeri
yüksek teknik iplik üretimini artırmayı, Avrupa ve Amerika
pazarlarındaki varlığını güçlendirmeyi ve sürdürülebilir,
biyobazlı ürün yatırımlarına hız vermeyi hedefliyor. Firma,
esnek üretim yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla global
pazarda daha güçlü bir konum elde etmeye hazırlanıyor.
April Nisan 2026
69
VOMATEX: Innovation and
sustainability in technical textiles
with over 50 years of expertise
VOMATEX: 50 yılı aşkın tecrübe ile teknik
tekstilde yenilik ve sürdürülebilirlik
Texprocess & Techtextile Frankfurt 2026 provides
a platform for industry leaders to showcase their
latest products and solutions. This year, VOMATEX
brings its decades-long expertise in high-quality technical
foams, felts, and textiles to the fair. With a new generation of
leadership, the company aims to expand its global presence
while emphasizing sustainable, customer-oriented
solutions. In our interview for Tekstil & Teknik magazine,
we spoke with VOMATEX’s management team about their
products, objectives, and sustainability vision.
Could you brief us about your company with regards to its
establishment, production, exports, etc.?
“VOMATEX, based in Germany, specializes in technical
foams, felts, and textiles used mainly as pads and covers
on ironing and fusing machines in garment factories.
Established in 1968, the company has built a strong
reputation for innovation, reliability, and solution-oriented
product development. Exporting worldwide from Bremen,
VOMATEX maintains close partnerships across Europe
and beyond. Following the long-term leadership of Meike
Vogt, the company is now led by Olaf Vogt, with the next
generation, Christopher and Dennis Vogt, actively involved.”
What would you like to say about the products you will
display at the fair?”
At this year’s fair, VOMATEX presents its full range of
high-performance ironing covers. The products focus
on the optimal combination of durability, functionality,
and efficiency, accompanied by technical guidance for
customized solutions.”
Tekstil ve teknik tekstil sektörlerinin buluşma noktası
Texprocess & Techtextile Frankfurt 2026, katılımcılara
yeni ürünlerini ve sektörel çözümlerini sergileme fırsatı
sunuyor. Bu yıl VOMATEX, 1968’den bu yana yüksek kaliteli
teknik köpük, keçe ve tekstil üretiminde uzmanlığını fuara
taşıyor. Şirketin yeni nesil liderliği, sürdürülebilir ve müşteri
odaklı çözümlerle global pazarlarda etkinliğini artırmayı
hedefliyor. Tekstil & Teknik dergisi olarak, VOMATEX’in
yönetim ekibiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda, ürünleri,
hedefleri ve sürdürülebilirlik vizyonunu konuştuk.
Firmanız Konfeksiyon makineleri, yedek parça ve
aksesuar alanında hangi ürün ve çözümleri sunuyor?
“VOMATEX, Almanya merkezli bir şirket olup, özellikle giysi
fabrikalarında ütü ve fusing makinelerinde kullanılan teknik
köpük, keçe ve tekstillerde uzun yıllara dayanan uzmanlığa
sahiptir. 1968’de kurulan şirket, yenilikçilik, güvenilirlik
ve çözüm odaklı ürün geliştirme konularında güçlü bir ün
kazanmıştır. Bremen’den dünya geneline ihracat yapan
şirket, Avrupa başta olmak üzere uluslararası iş ortaklıklarını
sürdürmektedir. Yönetim, uzun yıllar görev yapan Meike
Vogt’un ardından Olaf Vogt tarafından devralınmış, yeni nesil
liderler Christopher ve Dennis Vogt aktif olarak süreçlerde
yer almaktadır.”
Fuarda öne çıkaracağınız ürün, teknoloji veya yenilikler
hakkında bilgi verebilir misiniz?
“VOMATEX, bu yıl fuarda yüksek performanslı ütü ve kaplama
ürünlerinin tüm yelpazesini sergiliyor. Ürünler, dayanıklılık,
işlevsellik ve verimlilik açısından doğru kombinasyonlarla
sunulacak ve ziyaretçilere özel çözümler konusunda teknik
danışmanlık sağlanacak.”
70 April Nisan 2026
Germany-based VOMATEX
showcases high-performance ironing
covers and technical materials at
Texprocess & Techtextile 2026. The
family-run company continues to
be a strong international player with
a focus on innovation, quality, and
sustainability.
What are your expectations from the fair and what are
your targets?
“The company views the fair as an important platform
to strengthen existing relationships and establish new
international contacts. VOMATEX aims to expand its
global network, explore new market opportunities, and stay
updated on industry trends.”
Almanya merkezli VOMATEX,
Texprocess & Techtextile 2026
fuarında üstün performanslı ütü
ve kaplama ürünlerini tanıtıyor.
Aile şirketi, inovasyon, kalite ve
sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla
sektörün uluslararası arenadaki
güçlü oyuncularından biri olmayı
sürdürüyor.
How would you describe your company’s perspective on
sustainability, environment, nature and human health?
“Sustainability is a key pillar of VOMATEX’s corporate
philosophy. The company emphasizes environmentally
responsible processes, efficient resource use, and ongoing
material optimization. It is committed to developing products
that meet both environmental and health standards.”
Is there anything that you would like to highlight?
“What sets VOMATEX apart is its combination of technical
expertise, flexibility, and customer-oriented approach. With
a clear focus on innovation and quality, VOMATEX continues
to position itself as a reliable partner in technical foams,
felts, and textiles.”
TEXPROCESS 2026, Frankfurt’a katılımınızdan temel
beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir?
“Şirket, fuarı mevcut ilişkileri güçlendirmek ve yeni
uluslararası bağlantılar kurmak için önemli bir platform
olarak görüyor. Global ağını genişletmeyi, yeni pazar
fırsatlarını keşfetmeyi ve sektördeki trendleri takip etmeyi
hedefliyor.”
Sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk
“VOMATEX’in kurumsal felsefesinde sürdürülebilirlik önemli
bir yere sahip. Çevreye duyarlı üretim süreçleri, kaynakların
verimli kullanımı ve malzeme optimizasyonu öncelikler
arasında. Şirket, çevre ve insan sağlığı standartlarına uygun
ürünler geliştirmeye kararlıdır.”
Yukarıdaki sorular dışında eklemek istediğiniz bir konu ya
da sektöre iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
“VOMATEX’i farklı kılan, teknik uzmanlık, esneklik ve müşteri
odaklı yaklaşımıdır. Yenilik ve kalite odaklı vizyonuyla şirket,
teknik köpük, keçe ve tekstil alanında güvenilir bir iş ortağı
olarak konumunu sürdürmektedir.”
April Nisan 2026
71
Military Textiles: The ınvisible power
of high technology in defense
Askeri tekstiller: Savunma sanayinde
yüksek teknolojinin görünmeyen gücü
The textile industry has become an indispensable part
of modern military operations through innovative
solutions developed for defense applications. Military
uniforms and equipment are designed with advanced
technologies to conceal, protect, and keep soldiers connected
at all times. While camouflage patterns provide invisibility
across different terrains, flame-retardant fabrics offer
protection against extreme heat and fire. Textiles developed
against chemical and biological threats prevent exposure to
hazardous substances. Meanwhile, smart textiles integrated
with electronic components enable critical functions such
as communication and health monitoring.
Tekstil endüstrisi, savunma uygulamaları için geliştirilen
yenilikçi çözümlerle modern askeri operasyonların
vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş durumda. Askeri
üniformalar ve ekipmanlar; askerleri gizlemek, korumak
ve sürekli bağlantıda tutmak amacıyla ileri teknolojiyle
tasarlanıyor. Kamuflaj desenleri farklı coğrafyalarda
görünmezlik sağlarken, alev geciktirici kumaşlar yüksek
ısı ve yangına karşı koruma sunuyor. Kimyasal ve biyolojik
tehditlere karşı geliştirilen tekstiller ise tehlikeli maddelere
maruziyeti engelliyor. Bununla birlikte elektronik bileşenler
içeren akıllı tekstiller, iletişim ve sağlık takibi gibi kritik
işlevleri yerine getiriyor.
Camouflage technologies:
Moving unseen
Camouflage remains one of the
most fundamental elements
of military textiles. Today’s
digital camouflage patterns use
pixelated structures to deceive
the human eye, making it more
difficult to detect soldiers.
More advanced multispectral
camouflage goes beyond the
visible spectrum, enabling
concealment in infrared
and thermal ranges as well.
Meanwhile, specialized garments known as “ghillie suits”
use fabric strips, netting, and natural materials to completely
disrupt the human silhouette. In naval and air operations,
applications such as “dazzle” camouflage are used to make
vehicles and vessels harder to detect.
Flame-retardant textiles: Life-saving protection
In environments with high heat and fire risks, flameretardant
textiles are essential. Fabrics made from aramidbased
fibers such as Nomex are widely used in military
clothing due to their non-melting, non-dripping, and nonflammable
properties. Thermal liners provide an additional
layer of protection, offering resistance to heat while helping
regulate body temperature. These textiles are not limited to
garments; they are also used in tents, vehicle components,
and temporary shelters, enhancing safety in extreme
conditions.
Advanced protection against chemical and biological
threats
Chemical and biological risks encountered in military
Kamuflaj teknolojileri:
Görünmeden hareket etmek
Kamuflaj, askeri tekstillerin
en temel unsurlarından
biri olmaya devam ediyor.
Günümüzde geliştirilen dijital
kamuflaj desenleri, küçük
piksel yapıları sayesinde insan
gözünü yanıltarak askerlerin
fark edilmesini zorlaştırıyor.
Daha ileri bir teknoloji olan
multispektral kamuflaj ise
yalnızca görünür ışıkta değil,
kızılötesi ve termal spektrumda
da gizlenme imkânı sunuyor. Öte yandan “ghillie suit” olarak
bilinen özel kamuflaj kıyafetleri; kumaş parçaları, ağ yapıları
ve doğal malzemeler kullanılarak insan siluetini tamamen
bozuyor. Deniz ve hava kuvvetlerinde ise “dazzle” kamuflajı
gibi uygulamalarla araçların tespit edilmesi zorlaştırılıyor.
Alev geciktirici tekstiller: Hayat kurtaran koruma
Yüksek ısı ve yangın riskinin bulunduğu ortamlarda, alev
geciktirici tekstiller kritik öneme sahip. Özellikle aramid
bazlı liflerden üretilen Nomex gibi kumaşlar; erimeyen,
damlamayan ve yanmayan yapısıyla askeri kıyafetlerde
yaygın olarak kullanılıyor. Termal astarlar ise ek bir koruma
katmanı sağlayarak hem ısıya karşı direnç sunuyor hem de
vücut sıcaklığının dengelenmesine yardımcı oluyor. Bu tür
tekstiller yalnızca giysilerde değil; çadırlar, araç bileşenleri
ve geçici barınma çözümlerinde de kullanılarak zorlu
koşullarda güvenliği artırıyor.
Kimyasal ve biyolojik tehditlere karşı ileri koruma
Askeri operasyonlarda karşılaşılan kimyasal ve biyolojik
riskler, özel tekstil çözümlerini zorunlu kılıyor. Kevlar ve
72 April Nisan 2026
From camouflage to smart textiles,
and from flame-retardant fabrics
to biological protection, military
textiles play a critical role in modern
battlefields by combining safety,
durability, and advanced technology.
Kamuflajdan akıllı tekstillere, alev
geciktirici kumaşlardan biyolojik
korumaya kadar askeri tekstiller;
modern savaş alanında güvenlik,
dayanıklılık ve teknolojiyi bir araya
getirerek kritik bir rol üstleniyor.
operations necessitate specialized textile solutions. Aramid
fibers such as Kevlar and high-performance polymers create
impermeable barriers against toxic substances. Protective
suits made from materials like butyl rubber, neoprene, and
vinyl can fully isolate the wearer from external contaminants.
Additionally, specialized coatings and lamination
technologies further enhance the protective performance
of fabrics. The integration of antimicrobial metals such as
silver and copper into textiles provides natural protection
against microorganisms, while nanotechnology applications
represent the cutting edge of this field.
Smart textiles and wearable technologies
Today, military textiles go beyond protection, enabling data
communication and analysis. Sensors and microchips
integrated into uniforms allow real-time monitoring of
soldiers’ location, health data, and environmental conditions.
Wearable communication systems provide uninterrupted
connectivity through radios, GPS, and wireless networks,
while augmented reality technologies significantly enhance
situational awareness on the battlefield. Energy needs are
met through integrated batteries, solar panels, and kinetic
energy systems, ensuring continuous operation in the field.
High-performance materials for extreme conditions
Durability is one of the most critical characteristics of
military textiles. Aramid fibers such as Kevlar and Twaron
provide ballistic protection while maintaining lightweight
performance.
Flame-resistant fibers like Nomex, PBI, and Kynol maintain
their performance at high temperatures, while materials
such as nylon, polyester, and ultra-high molecular weight
polyethylene (UHMWPE) offer superior strength for tents,
parachutes, and technical equipment. These materials are
engineered to withstand extreme temperatures, moisture,
chemicals, and mechanical stress over extended periods.
Technologies extending into civilian applications
Advanced textile technologies initially developed for
military use are increasingly finding their way into civilian
applications. From outdoor gear and workwear to emergency
response equipment and industrial uses, these innovations
are widely adopted across sectors. As a result, military
textiles stand out not only as a cornerstone of the defense
industry but also as a strategic field shaping the future of
everyday life. With continuous advancements, the sector is
expected to deliver even smarter, more durable, and highly
functional solutions in the years ahead.
benzeri aramid lifler ile yüksek performanslı polimerler,
toksik maddelere karşı geçirimsiz bir bariyer oluşturuyor.
Butyl kauçuk, neopren ve vinil gibi malzemelerden üretilen
koruyucu giysiler, kullanıcıyı tamamen dış ortamdan izole
edebiliyor. Ayrıca özel kaplama ve laminasyon teknikleri,
kumaşların koruyucu özelliklerini daha da artırıyor. Gümüş
ve bakır gibi antibakteriyel özelliklere sahip metallerin
tekstillere entegre edilmesiyle mikroorganizmalara karşı
doğal bir koruma sağlanırken, nanoteknoloji uygulamaları
bu alandaki en ileri çözümleri sunuyor.
Akıllı tekstiller ve giyilebilir teknolojiler
Günümüzde askeri tekstiller yalnızca koruma sağlamakla
kalmıyor, aynı zamanda veri iletişimi ve analizine de
imkân tanıyor. Üniformalara entegre edilen sensörler ve
mikroçipler sayesinde askerlerin konumu, sağlık verileri
ve çevresel koşullar anlık olarak izlenebiliyor. Giyilebilir
iletişim sistemleri; telsiz, GPS ve kablosuz ağ teknolojileri
ile kesintisiz bağlantı sağlarken, artırılmış gerçeklik destekli
sistemler sahadaki durumsal farkındalığı önemli ölçüde
artırıyor. Enerji ihtiyacı ise entegre bataryalar, güneş panelleri
ve kinetik enerji sistemleriyle karşılanarak sahada kesintisiz
kullanım sağlanıyor.
Zorlu koşullar için yüksek performanslı malzemeler
Askeri tekstillerin en önemli özelliklerinden biri de dayanıklılık.
Kevlar ve Twaron gibi aramid lifler, balistik koruma sağlarken
aynı zamanda hafiflik avantajı sunuyor. Nomex, PBI ve Kynol
gibi alev geciktirici lifler yüksek sıcaklıklarda performansını
korurken; naylon, polyester ve ultra yüksek moleküler
ağırlıklı polietilen (UHMWPE) gibi malzemeler çadır,
paraşüt ve teknik ekipmanlarda üstün dayanım sağlıyor. Bu
malzemeler; aşırı sıcaklık, nem, kimyasal etkiler ve mekanik
zorlanmalar karşısında uzun süreli performans sunacak
şekilde geliştiriliyor.
Sivil kullanıma uzanan teknoloji
Askeri amaçlarla geliştirilen bu ileri tekstil teknolojileri
zamanla sivil alanlara da aktarılıyor. Outdoor ürünlerden
iş kıyafetlerine, acil durum ekipmanlarından endüstriyel
uygulamalara kadar pek çok alanda bu teknolojilerin izlerini
görmek mümkün. Sonuç olarak, askeri tekstiller yalnızca
savunma sanayinin değil, aynı zamanda günlük yaşamın da
geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak öne çıkıyor.
Sürekli gelişen bu teknoloji, önümüzdeki dönemde daha
akıllı, daha dayanıklı ve daha fonksiyonel çözümlerle dikkat
çekmeye devam edecek.
April Nisan 2026
73
Contract logistics drives
growth at Sertrans Logistics
Sertrans Logistics’te büyümenin motoru
kontrat lojistiği
Sertrans Logistics continues its growth by combining
more than 35 years of industry experience with a
strong technological infrastructure and operational
capability. By investing heavily in contract logistics, the
company has adopted a long-term growth model and
achieved over 100% growth between 2022 and 2024.
Reaching a turnover of €120 million by the end of 2025, the
company aims to exceed €250 million by 2030. Standing out
with its integrated logistics solutions for both national and
international brands, Sertrans reinforces its market position
with a customer-oriented and scalable service approach.
Service sustainability is critical
Nilgün Keleş, Chairwoman of the Board of Sertrans Logistics,
emphasized that recent financial fluctuations in the logistics
sector have made service continuity more critical than ever.
“We achieved over 100% growth between 2022 and 2024
while maintaining our profitability despite challenging
market conditions. By the end of 2025, we reached a turnover
of €120 million. As of 2026, we expect contract logistics to
become even more prominent. Our top priority is to maintain
the trust our customers place in us
while creating sustainable value,”
she said.
Keleş also underlined that, thanks
to its strong financial structure and
long-term business model, Sertrans
is positioned not only as a service
provider but also as a strategic
solution partner, continuing to focus
on customer success.
Sertrans Logistics, 35 yılı aşkın sektör deneyimini
güçlü teknoloji altyapısı ve operasyonel kabiliyetiyle
birleştirerek büyümesini sürdürüyor. Özellikle kontrat
lojistiği alanına yaptığı yatırımlarla uzun vadeli bir büyüme
modeli benimseyen şirket, 2022–2024 döneminde yüzde
100’ün üzerinde büyüme kaydetti. 2025 yılı sonunda 120
milyon avro ciroya ulaşan şirket, 2030 yılı için 250 milyon
avronun üzerine çıkmayı hedefliyor. Ulusal ve uluslararası
markalara sunduğu entegre lojistik çözümlerle öne çıkan
Sertrans, müşteri odaklı ve ölçeklenebilir hizmet anlayışıyla
sektördeki konumunu güçlendiriyor.
Hizmet sürdürülebilirliği kritik önemde
Sertrans Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Keleş,
lojistik sektöründe son dönemde yaşanan finansal
dalgalanmaların hizmet sürekliliğini daha kritik hale
getirdiğine dikkat çekti.
Keleş, “2022–2024 döneminde yüzde 100’ün üzerinde
büyürken kârlılığımızı da korumayı başardık. 2025 sonunda
120 milyon avro ciroya ulaştık. 2026 itibarıyla kontrat
lojistiğinin daha da öne çıkmasını bekliyoruz. En önemli
önceliğimiz, müşterilerimizin bize duyduğu
güveni koruyarak sürdürülebilir değer
oluşturmak” dedi.
Şirketin güçlü finansal yapısı ve uzun
vadeli iş modeli sayesinde yalnızca bir
hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda
stratejik bir çözüm ortağı olarak
konumlandığını vurgulayan Keleş,
müşteri başarısını odağa almaya devam
edeceklerini ifade etti.
Warehouse capacity to exceed
250,000 sqm
Warehouse investments form a
key pillar of the company’s growth
strategy. Sertrans Logistics plans to
increase its total warehouse capacity
in Türkiye to over 250,000 square
meters within the next two years.
Focusing particularly on meeting
the rising demand in e-commerce
logistics, the company prioritizes
new warehouse investments in
the Northern Marmara region.
Equipped with advanced technologies,
these new facilities will enhance both
operational efficiency and service quality.
Nilgün Keleş,
Chairwoman of the Board of
Sertrans Logistics
Depolama kapasitesi 250 bin metrekareyi
aşacak
Büyüme stratejisinin önemli bir ayağını
depolama yatırımları oluşturuyor. Sertrans
Logistics, önümüzdeki iki yıl içinde
Türkiye’deki toplam depolama kapasitesini
250 bin metrekarenin üzerine çıkarmayı
planlıyor.
Özellikle e-ticaret lojistiğinde artan
talebi karşılamak amacıyla yeni depo
yatırımlarına odaklanan şirket, Kuzey
Marmara bölgesini önceliklendiriyor.
Modern teknolojiyle donatılacak yeni
tesisler, operasyonel verimliliği artırırken hizmet
kalitesini de üst seviyeye taşıyacak. Mevcut 3 bin
500 kişilik istihdamını yeni yatırımlarla yüzde 20
74 April Nisan 2026
Sertrans Logistics is accelerating
its sustainable growth through
technology investments, increasing
warehouse capacity, and a strong
focus on contract logistics, further
strengthening its position as a trusted
solution partner in the industry.
Sertrans Logistics, teknoloji
yatırımları, artan depolama
kapasitesi ve kontrat lojistiğine
odaklanan stratejisiyle sürdürülebilir
büyümesini hızlandırırken, sektörde
güvenilir çözüm ortağı olma
konumunu güçlendiriyor.
With a current workforce of 3,500 employees, the company
aims to increase employment by 20% through these new
investments, viewing expansion in warehousing as a
strategic growth opportunity.
Operational excellence through “Akıl İşi” digitalization
“Akıl İşi,” the AI-powered warehouse management system
developed by Sertrans Logistics’ in-house R&D team, stands
at the center of the company’s digital transformation. As the
first and only system in Türkiye to optimize order grouping
and picking routes using artificial intelligence, it determines
the shortest picking routes within seconds, improving
speed and accuracy. By minimizing human error, the system
enables continuous real-time optimization of operations.
Secure and predictable international transportation
Prioritizing service quality and continuity in international
road transportation, Sertrans Logistics offers significant
advantages through its stable and alternative routes. With a
proactive approach to route planning, the company analyzes
road conditions, port congestion, and potential customs
delays in advance, minimizing operational risks. Through
this approach, Sertrans not only provides transportation
services but also stands out as a strong strategic partner,
delivering predictable, reliable, and sustainable transit times
in international logistics operations.
artırmayı hedefleyen şirket, depolama alanındaki büyümeyi
stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Akıl İşi ile dijitalleşme ve operasyonel mükemmellik
Sertrans Logistics’in kendi Ar-Ge gücüyle geliştirdiği yapay
zekâ destekli depo yönetim sistemi “Akıl İşi”, şirketin dijital
dönüşümünün merkezinde yer alıyor. Sipariş gruplama
ve toplama rotası optimizasyonunu yapay zekâ ile
gerçekleştiren sistem, depo içindeki en kısa toplama rotasını
saniyeler içinde belirleyerek hız ve doğruluğu artırıyor. İnsan
hatasını minimuma indiren bu yapı, operasyonların anlık
veriyle sürekli optimize edilmesini sağlıyor.
Uluslararası taşımacılıkta güvenli ve öngörülebilir
operasyon
Uluslararası karayolu taşımacılığında hizmet kalitesini ve
sürekliliğini önceliklendiren Sertrans Logistics, geliştirdiği
stabil ve alternatif rotalarla müşterilerine önemli avantajlar
sunuyor. Proaktif rota planlamasıyla yol koşulları, liman
yoğunlukları ve gümrük süreçlerinde yaşanabilecek olası
gecikmeleri önceden analiz eden şirket, operasyonel
riskleri minimize ediyor. Bu yaklaşım sayesinde Sertrans,
müşterilerine yalnızca taşıma hizmeti sunmakla kalmıyor;
aynı zamanda öngörülebilir, güvenilir ve sürdürülebilir transit
süreler sağlayan güçlü bir çözüm ortağı olarak uluslararası
lojistik operasyonlarda fark oluşturmaya devam ediyor.
April Nisan 2026
75
Stable fiber processing even
with demanding materials
Zorlu hammaddelerde bile stabil
elyaf üretimi mümkün
At INDEX 2026, Gneuss will present technologies
designed to help fiber and nonwovens manufacturers
achieve more stable and cost-efficient recycling
processes, even when working with demanding raw
materials and higher recycling rates.
The company focuses on solutions for reliable melt
preparation, efficient degassing, and continuous filtration
in fiber extrusion. Contaminants, moisture, and spinning
oils—common challenges in fiber recycling—often lead to
process instability, pressure fluctuations, and quality issues.
At the same time, integrating production waste and postconsumer
materials into existing processes is becoming
increasingly important.
A key technology is Gneuss’ MRS extrusion system, which
combines conventional single-screw extrusion with a multiscrew
section to significantly increase the melt surface
area under vacuum. This enables highly effective removal
Gneuss, INDEX 2026 fuarında elyaf ve nonwoven
üreticilerinin geri dönüşüm süreçlerini daha stabil
ve ekonomik hale getiren teknolojilerini tanıtacak.
Şirket, özellikle zorlu hammaddeler ve artan geri dönüşüm
oranlarına rağmen üretim süreçlerinin güvenilirliğini
artırmaya odaklanıyor.
Fuarda; güvenilir ergiyik hazırlama, etkin gaz giderme ve
sürekli filtrasyon çözümleri öne çıkıyor. Özellikle elyaf geri
dönüşümünde karşılaşılan kirlenme, nem ve yağ kalıntıları
gibi sorunlar süreç dengesizliğine ve kalite problemlerine
yol açarken, üretim atıkları ve tüketim sonrası malzemelerin
entegrasyonu giderek daha önemli hale geliyor. Gneuss’un
öne çıkan teknolojilerinden biri olan MRS ekstrüzyon sistemi,
tek vidalı ekstrüzyonu özel çok vidalı bir bölümle birleştirerek
vakum altında ergiyik yüzey alanını artırıyor. Bu sayede su,
yağ ve uçucu bileşenler etkin şekilde uzaklaştırılabiliyor.
Sistem, yağ içeren PET elyaf atıklarının enerji yoğun ön
76 April Nisan 2026
Gneuss highlights filtration,
extrusion, and retrofit technologies
at INDEX 2026 to improve efficiency
and quality in recycling processes.
Gneuss, INDEX 2026’da filtrasyon,
ekstrüzyon ve retrofit çözümleriyle
geri dönüşüm süreçlerinde verimlilik
ve kaliteyi artırmayı hedefliyor.
of water, oils, and volatile substances. Even oil-containing
PET fiber waste can be processed stably without the need
for energy-intensive pre-drying.
For melt filtration, Gneuss rotary filtration systems
ensure constant pressure and continuous operation, even
with highly fluctuating contamination levels. Their fully
automatic backflush system allows the long-term use of
very fine screens—below 10 microns—without interrupting
production or causing pressure variations.
A major focus is also on retrofit solutions for existing
fiber extrusion lines. These systems can often be integrated
without major modifications, allowing producers to apply
finer filtration, process more contaminated materials, and
significantly improve process stability.
In addition, Gneuss showcases compact recycling systems
such as the OMNImax line, designed to process PET fiber
waste from both production and post-consumer sources.
The modular setup enables direct recycling back into fiber
production, supporting a closed-loop material cycle.
With these technologies, Gneuss aims to support
manufacturers in processing challenging materials reliably,
upgrading existing plants efficiently, and sustainably
improving both product quality and cost-effectiveness.
kurutma olmadan stabil şekilde işlenmesine olanak tanıyor.
Şirketin rotary filtrasyon sistemleri ise yüksek kirlenme
dalgalanmalarında bile sabit basınçta sürekli filtrasyon
sağlıyor. Tam otomatik geri yıkama sistemi sayesinde 10
mikronun altındaki ince filtreler dahi üretim kesintisi ve
basınç dalgalanması olmadan uzun süre kullanılabiliyor.
Gneuss ayrıca mevcut elyaf ekstrüzyon hatları için
retrofit çözümlerine de odaklanıyor. Bu sistemler, büyük
modifikasyonlara gerek kalmadan mevcut hatlara entegre
edilerek daha ince filtrasyon, daha kirli hammaddelerin
işlenmesi ve süreç stabilitesinin artırılmasını sağlıyor.
Bunun yanı sıra şirket, OMNImax hattı gibi kompakt geri
dönüşüm çözümlerini de tanıtıyor. Modüler yapıya sahip
bu sistem, üretim ve tüketim sonrası PET elyaf atıklarının
doğrudan yeniden üretime kazandırılmasını mümkün
kılarak kapalı döngü üretimi destekliyor. Bu teknolojilerle
Gneuss, üreticilere zorlu hammaddeleri güvenle işleme,
mevcut tesisleri verimli şekilde modernize etme ve üretim
süreçlerinde kalite ile maliyet etkinliğini sürdürülebilir
biçimde artırma imkânı sunuyor.
April Nisan 2026
77
Shaping the future of textiles
Tekstilde geleceğin kodları yazıldı
Innovation and entrepreneurship meet in Istanbul
The 7th TechXtile Challenge, organized by the Uludağ
Textile Exporters’ Association (UTİB) under the
coordination of the Turkish Exporters Assembly (TİM) and
with the support of the Ministry of Trade, concluded with a
spectacular finale aimed at strengthening innovation and
entrepreneurship in Turkey’s textile sector. The event took
place at the TİM Foreign Trade Complex in Istanbul, one of
Turkey’s main textile export hubs. Held under the theme of
“Productivity,” the event gathered young entrepreneurs and
industry leaders on the innovation stage with support from
the Uludağ Ready-Made Garment and Apparel Exporters’
Association (UHKİB), Bursa Chamber of Commerce and
Industry (BTSO), Bursa Eskişehir Bilecik Development
Agency (BEBKA), and Bursa Technology Coordination and
R&D Center (BUTEKOM).
Pınar Taşdelen Engin: “The seeds we planted have grown
into a forest”
UTİB President Pınar Taşdelen Engin, in her opening
speech, reflected on the event’s growth in the entrepreneurial
ecosystem: “Having a startup idea is valuable; believing in
it is even more so. But developing that idea into a vision,
nurturing it with effort, and sharing it on such a strong
platform requires courage. I sincerely congratulate all
finalists. We have never seen this as a competition. This
is a space where new ideas meet the industry, young
entrepreneurs gain experience, and tangible steps toward
the future are taken. Seeing the seeds we planted grow into
a forest is my greatest pride.”
Mustafa Gültepe: “A new textile world woven with
technology”
TİM President Mustafa Gültepe also highlighted the
critical importance of the textile sector for Turkey’s
economy: “Competition no longer happens just on
production lines; it is taking place in a new textile world
woven with software, engineering, and technology. The
TechXtile Challenge brings together the experience of our
industrialists and the creativity of our youth, building a
strong bridge to the future.”
Innovation League: The race of industry leaders
The results of the TechXtile Innovation League revealed
the performance of R&D centers and companies in
the sector. Firms standing out with sustainable and
technological projects were awarded, confirming once
again that the future of textiles will be centered on smart
production.
The top 10 firms in the Innovation League were: Almaxtex,
Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş
Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil, and Toroman
Tekstil.
• Most Sustainable Project Award: Bossa – “Visual
Pınar Taşdelen Engin
UTİB President
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü
ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlenen 7.
TechXtile Challenge, Türkiye tekstil sektöründe inovasyon
ve girişimcilik kültürünü güçlendirmeyi hedefleyen
görkemli bir finalle sona erdi. Etkinlik, Türkiye’nin tekstil
ihracat merkezlerinden biri olan İstanbul’da, TİM Dış
Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirildi.
“Verimlilik” temasıyla gerçekleştirilen organizasyon,
Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği
(UHKİB), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa
Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ve Bursa
Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM)
desteğiyle genç girişimcileri ve sektör liderlerini inovasyon
sahasında bir araya getirdi.
Pınar Taşdelen Engin: “Attığımız tohumlar koca bir
ormana dönüştü”
UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin açılış konuşmasında,
TechXtile Challenge’ın girişimcilik ekosisteminde geldiği
noktayı şöyle değerlendirdi: “Bir girişim fikrine sahip
olmak değerli; ona inanmak daha da değerli. Ama o fikri
geliştirip bir vizyona dönüştürmek, emekle beslemek ve
böylesine güçlü bir platformda paylaşmak cesaret ister.
Finale kalan tüm girişimcilerimizi kutluyorum. Biz buraya
hiçbir zaman bir yarışma gözüyle bakmadık. Burası, yeni
fikirlerin sektörle buluştuğu, genç girişimcilerin deneyimle
güçlendiği ve geleceğe dair somut adımların atıldığı bir
gelişim alanıdır. Attığımız tohumların koca bir ormana
dönüştüğünü görmek benim için en büyük gurur.”
Mustafa Gültepe: “Teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil
dünyası var”
TİM Başkanı Mustafa Gültepe de açılışta yaptığı
konuşmada tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için
taşıdığı kritik önemi vurguladı: “Artık rekabet sadece
üretim bantlarında değil; yazılım, mühendislik ve
78 April Nisan 2026
At the 7th TechXtile Challenge,
Emirali Tekstil’s “UPCLO” project
won the Innovation League, while
Fabric Guard and Refabric AI claimed
first place in the Level Up and Scale
Up categories. The event brought
together young entrepreneurs and
industry leaders, mapping the
innovation landscape of textiles.
7. TechXtile Challenge’da Emirali
Tekstil’in “UPCLO” projesi İnovasyon
Ligi’nin şampiyonu olurken;
girişimciler Fabric Guard ve Refabric
AI projeleriyle Level Up ve Scale
Up kategorilerinin birinciliklerini
kazandı. Etkinlik, genç girişimcilerle
sektörün devlerini bir araya getirerek
tekstilin inovasyon haritasını çizdi.
Transformation and
Sustainable Production in
Velvet Fabric”
• Most Innovative
Project Award: Emirali
Tekstil – “UPCLO:
Converting Textile Waste
into High-Value Next-
Generation Raw Materials
through a Circular
Economy Approach”
Level up and scale up champions
Two main categories were awarded, reflecting the pulse
of the entrepreneurial ecosystem:
Level Up Category (Prototype-stage projects):
• 1st: Abdurrahman Yüksel – Fabric Guard
• 2nd: Yağmur Bodur – CarByCelium
• 3rd: Eren Cihan Karsu Asal – Therapeutic Beeswax
Wrap
Scale Up Category (Scalable projects with high
commercialization potential):
• 1st: Begüm Doğru Öztekin – Refabric AI
• 2nd: Özdemir Erdal – Guartec
• 3rd: Nazlı Demirci Erel – CombinUp
Special awards and meaningful signatures
Traditional special awards also found their recipients:
• Bahar Korçan Sustainability Special Award: Umut Oğur
– “Integrated Smart Energy Management System for the
Supply Chain”
• Women Entrepreneur Special Award: Nazlı Demirci Erel
– CombinUp
At the end of the event, UTİB President Pınar Taşdelen
Engin presented a plaque to Project Coordinator Ufuk
Batum in recognition of his contributions to the success of
the TechXtile Challenge.
teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil
dünyasında gerçekleşiyor. TechXtile
Challenge, sanayicimizin birikimiyle
gençlerimizin hayal gücünü bir araya
getirerek geleceğe güçlü bir köprü
kuruyor.”
İnovasyon Ligi’nde devlerin yarışı
Etkinlik kapsamında açıklanan
TechXtile İnovasyon Ligi sonuçları,
sektördeki Ar-Ge merkezleri ve firmaların performansını
gözler önüne serdi. Sürdürülebilir ve teknolojik projelerle
fark yaratan firmalar ödüllendirilirken, sektörün geleceğinin
“akıllı üretim” odaklı olacağı bir kez daha teyit edildi.
İnovasyon Ligi’nde ilk 10 sırayı alan firmalar: Almaxtex,
Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş
Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil ve Toroman
Tekstil oldu.
• En Sürdürülebilir Proje Ödülü: Bossa – “Kadife Kumaşta
Görsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim”
• En İnovatif Proje Ödülü: Emirali Tekstil – “UPCLO:
Tekstil Atıklarının Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Katma
Değerli Yeni Nesil Hammaddelere Dönüştürülmesi”
Level Up ve Scale Up Şampiyonları
Girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan TechXtile
Challenge’da iki ana kategoride ödüller dağıtıldı:
Level Up Kategorisi (Prototip aşamasındaki projeler):
• Abdurrahman Yüksel – Fabric Guard
• Yağmur Bodur – CarByCelium
• Eren Cihan Karsu Asal – Terapötik Balmumu Sargısı
Scale Up Kategorisi (Ölçeklenebilir ve ticarileşme
potansiyeli yüksek projeler):
• Begüm Doğru Öztekin – Refabric AI
• Özdemir Erdal – Guartec
• Nazlı Demirci Erel – CombinUp
Özel ödüller ve anlamlı imzalar
TechXtile Challenge kapsamında geleneksel hale gelen
özel ödüller de sahiplerini buldu:
• Bahar Korçan Sürdürülebilirlik Özel Ödülü: Umut Oğur –
“Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetimi Sistemi”
• Kadın Girişimci Özel Ödülü: Nazlı Demirci Erel –
CombinUp
Etkinlik sonunda UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin,
TechXtile Challenge’ın başarısında emeği geçen Proje
Koordinatörü Ufuk Batum’a bir plaket ile teşekkür etti.
April Nisan 2026
79
19-22
‘26
recycle
recycle
recycle
THIS FAIR IS ORGANIZED WITH THE AUDIT OF TOBB (THE UNION OF CHAMBERS AND
COMMODITY EXCHANGES OF TURKEY) IN ACCORDANCE WITH THE LAW NO.5174