Decor May - June 2026
Decor Mayıs - Haziran 2026
Decor Mayıs - Haziran 2026
Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!
Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.
Sıradaki durak Şangay
Decor Dergisi olarak bu sayımızı uluslararası tasarım ve sektör buluşmalarının
merkezine taşıyoruz. Öncelikle 19–22 Mayıs tarihleri arasında HOMETEX İstanbul
fuarında, ardından 27–29 Mayıs tarihlerinde DOMOTEX Asia/China Floor
fuarlarında olacağız. Okuyucularımızla ve sektör temsilcileriyle bu fuarlarda
doğrudan buluşmayı heyecanla bekliyoruz. Standımızda sizleri ağırlayarak halı,
tasarım ve zanaat üzerine sohbet etmeyi ve deneyimlerimizi paylaşmayı arzu
ediyoruz.
Enes Karadayı
Türkmenistan Halı Bayramı
Aynı zamanda Türkmenistan’da düzenlenen Türk Halı Bayramı kapsamında da
yer alacağız. Her yıl Mayıs ayının son pazar günü kutlanan ve dünyanın ilk ve
tek resmi halı bayramı olma özelliğini taşıyan bu özel gün, 1992 yılından bu yana
Türkmenistan’ın milli değeri kabul edilen halı kültürünü onurlandırmaktadır. Bu
yıl Decor Dergisi olarak bu önemli buluşmaya davet edilmekten ve orada yer
almaktan gurur duyuyoruz. Geleneksel dokuma mirasının, zanaatkârlığın ve
kültürel kimliğin ön plana çıktığı bu kutlamalar, halının yalnızca bir ürün değil,
yaşayan bir kültür olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu özel buluşmayı
gelecek sayımızda ayrı bir bölüm olarak ele alarak, halı kültürünün ritüel yönünü
ve ortak miras bağlarını okuyucularımıza aktaracağız.
Journey to Shanghai
Decor Magazine is bringing this issue to the center of international design and
industry gatherings. We will first be present at HOMETEX Istanbul between May 19–
22, followed by DOMOTEX Asia/China Floor between May 27–29. We are excited
to meet our readers and industry professionals directly at these key events. At our
stand, we look forward to welcoming you, sharing conversations around carpets,
design, and craftsmanship, and exchanging ideas and experiences.
Turkmenistan Carpet Festival
At the same time, we will also be attending the Turkmen Carpet Festival in
Turkmenistan. Celebrated every year on the last Sunday of May, this unique event
holds the distinction of being the world’s first and only official carpet festival. Since
1992, it has honored carpet weaving as a national value of Turkmenistan. This year,
Decor Magazine is proud to be invited to and present at this important gathering.
These celebrations, where traditional weaving heritage, craftsmanship, and cultural
identity take center stage, once again remind us that the carpet is not merely an
object, but a living culture. In our upcoming issue, we will dedicate a separate
section to this special event, focusing on the ritual dimension of carpet culture and
its shared heritage connections.
Managing Editor
(Responsible)
MEHMET SÖZTUTAN
mehmet.soztutan@img.com.tr
Coordinator
ENES KARADAYI
enes.karadayi@img.com.tr
Ali Erdem
ali.erdem@img.com.tr
İçindekiler / Index
10
Halının
yeni çağı
22
İbrahim Geyikoğlu:
“Türk halısının pasaporta
ihtiyacı var”
14 44
Hikayeli
evler
Özel Dosya:
“2035’e doğru küresel
ev tekstili”
18
Alaca
Azerbaycan’da
54
Koza Home
İstanbul’da
Finance Manager
CUMA KARAMAN
cuma.karaman@img.com.tr
Accounting Manager
YUSUF DEMİRKAZIK
yusuf.demirkazik@img.com.tr
Graphic & Design Advisor
SAMİ AKTAŞ
sami.aktas@img.com.tr
Digital Assets Manager
EMRE YENER
emre.yener@img.com.tr
No:11 Medya Blok Kat:1
34197 Yenibosna / İstanbul / Turkey
Tel: 0212 454 22 22
Faks: 0212 454 22 93
November - December 2020 • DECOR
Konuk Tasarımcı
Halıya yeni kimlik
6 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Konuk Tasarımcı
Aslında bir dönemin aşina olduğu, çocukluğumuzda
evlerin duvarlarını süsleyen ya da salonun en kıymetli
köşesinde serilen o geleneksel halılar, Erzurum’da
yeniden gün yüzüne çıkıyor. Halıyı sadece bir yüzey
ürünü değil, yaşanmışlığı olan bir karaktere çeviren bu
sanat, son zamanlarda dekorasyonda tercih edilmeye
başlandı. Eski ile yeniyi, geleneksel ile moderni
aynı yüzeyde nasıl buluşturduğunu anlatan Şeyma
Sezer, aynı zamanda köklerimize selam gönderdiğini
de hissediyor.
Halının orijinal ruhunu mu korumayı hedefliyorsunuz
yoksa tamamen yeni ve modern bir kimlik mi inşa
ediyorsunuz?
Asıl maksadımız Türk kilimini ortaya çıkarmak. Bu
bağlamda desenleri ve motifleri çalışırken önceliğim,
Türk kiliminin orijinalliğini korumak oluyor. Ancak tasarladığımız
desen ve motiflere bağlı olarak kimi eserde
kilimi daha çok ön plana çıkarıp silik motifler çalışırken,
kimi eserde de kilim desenlerini bir tık arka plana alıp
daha baskın motifler tercih ediyorum.
Zorlayıcı bir yüzeyde çalışmak; renklerin ve boyama
tekniklerinin halının dokusuyla nasıl bir değişime
uğruyor?
Bu aslında hem çok emek içeren hem de heyecan
verici bir detay. Kilim motifleri ile desenlerin nasıl
bir görüntü ile geçiş yapacağını merakla, her fırça
darbesinde keşfederek yapıyorum. Düz ve beyaz bir
tuvalde resmedilen Fatih Sultan Mehmet’in heybeti
ile geleneksel motiflerle süslenmiş bir halı üzerinde
resmedilen figürün izleyiciye aktardığı hissiyatın eşit
olmadığını düşünüyorum. Halının geleneksel detayları
ile birleşen eserlerimin hem bana hem de izleyicilerimize
verdiği hissiyat çok farklı; bu, iki tarihin bir parçada
buluşması gibi. Halı dokumanın köklü bir tarihi var ve
eserlerim o geçmişteki yaşanmışlığı da içine alarak
özel birer parçaya dönüşüyor.
yüzünü Batı’ya çevirmişken ben eskiye ve geleneğe
çevirmeyi tercih ediyorum. Bu yönde de köklerimizi
nesillerimize unutturmadan aktarmak adına çalışmalarımızı
yürütüyoruz. Eski Türk geleneklerinden gelen
ve ninelerimizin evlerinde asılı olan duvar halıları ile
üzerindeki motifler en büyük ilham kaynağım. 93
Harbi’nde bebeğini kundakta bırakıp cepheye koşan
Nene Hatun benim ilham kaynağım. Günümüzde
tarihimiz modernlik adına unutturulmaya çalışılsa da
bu yaşanmışlıkları eserlerime aktararak bir farkındalık
oluşturmaya çalışıyorum.
Her halının kendine has bir hikayesi var. Boyama
süreciyle halıda nasıl bir hikaye ortaya çıkıyor?
Her yeni esere başlamadan önce belirlediğim motife
uygun halıyı seçiyorum. Halıyı duvara asarak günlerce
onun orijinal desenleri, kıvrımları ve renk geçişleri ile
ruhumu hemhâl ediyorum. Bu tanıma sürecinden
sonra, aktaracağım resim ile halı motifleri arasındaki o
geçişi hissetmeye başlıyorum. Halıda var olan yaşanmışlığı
yok etmeden, aktaracağım figürlerle bu hikayeyi
harmanlıyorum. Ortaya çıkan sonuç yeni bir kimlik
olsa da bu sıfırdan değil, geçmişin ve yaşanmışlığın
izinden giden bir kimliktir.
Boyadığınız halılar sizce bir iç mekana ne katıyor?
Boyadığım halılar, iç mekanda gelenekle tarihi
birleştiren bir yolculuğa çıkarıyor. İnsanların modernlik
ve geleneksellik arasında sıkıştığı, adeta arafta kaldığı
o noktada eserlerim devreye giriyor. Bu iki duyguyu
da besleyerek müşterilerimizin bakış açılarını ve taleplerini
şekillendiriyoruz.
Erzurum gibi zengin bir kültürel mirasa sahip bir şehirde
bu sanatı icra etmek, desen seçimlerinizde sizi
nasıl etkiliyor?
Erzurum demek benim için kimliğimin ta kendisi
demek. Geleneklerine bağlı bir bireyim; herkes
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
7
Guest Designer
Reimagining the Carpet
Those traditional carpets many of us remember from
another era—once adorning the walls of our childhood
homes or laid out in the most treasured corner
of the living room—are re-emerging in Erzurum. This
art form, which transforms the carpet from a mere
surface into something with a lived character, has
recently begun to find its place in contemporary
interiors. Şeyma Sezer, who reflects on how the old
and the new, the traditional and the modern meet
on the same surface, also feels that her work sends a
greeting back to our roots.
Do you aim to preserve the original spirit of the carpet,
or do you pursue an entirely modern identity?
Our main purpose is to bring Turkish kilims to light. In
this context, while working on patterns and motifs,
my priority is to preserve the authenticity of the Turkish
kilim. However, depending on the designs and motifs
I work with, in some pieces I highlight the kilim itself
and use softer motifs, while in others I place the kilim
patterns slightly in the background and opt for more
dominant motifs.
Working on such a challenging surface—how do
colors and painting techniques transform through the
texture of the carpet?
This is both a labor-intensive and exciting aspect. I
approach each brushstroke with curiosity, discovering
how kilim motifs and painted forms transition into one
another. I believe the sense conveyed by a figure
painted on a plain white canvas is not the same as
that of a figure depicted on a carpet enriched with
traditional motifs. The feeling my works evoke—combined
with the carpet’s heritage—is entirely different;
8 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Guest Designer
it is like two histories meeting within a single piece.
Carpet weaving has a deeply rooted past, and my
works become distinctive pieces by carrying that
lived history within them.
What do the carpets you paint bring to an interior
space?
The carpets I paint take interiors on a journey where
tradition and history come together. At a point where
people often feel caught between modernity and
tradition, my works step in. By nourishing both of these
sensibilities, they help shape our clients’ perspectives
and expectations.
How does practicing this art in a culturally rich city
like Erzurum influence your choice of patterns?
For me, Erzurum is my identity. I am someone deeply
connected to traditions; while many turn toward the
West, I choose to turn toward the past and tradition.
In this direction, I continue my work to pass on our
roots to future generations without letting them fade.
The wall carpets once hung in our grandmothers’
homes and their motifs are my greatest source of inspiration.
Nene Hatun—who left her baby in a cradle
and ran to the front during the Russo-Turkish War of
1877–1878—is also a profound inspiration for me. Even
though today our history may be overshadowed in
the name of modernity, I try to raise awareness by
reflecting these lived experiences in my work.
Every carpet has its own story. How does a new story
emerge through the painting process?
Before starting each new piece, I select a carpet that
matches the motif I have in mind. I hang it on the wall
and spend days engaging with its original patterns,
curves, and color transitions. After this period of
familiarity, I begin to sense the transition between the
image I will apply and the carpet’s existing motifs.
Without erasing the lived essence already present
in the carpet, I blend it with the figures I introduce.
The result may appear as a new identity, but it is not
formed from nothing—it is an identity that follows the
traces of the past and lived experience.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
9
Sektör geleceğini
şekillendiren dört temel
faktör; sürdürülebilirlik,
dijitalleşme,
kişiselleştirme ve
teknoloji...
Halının yeni çağı:
2035 stratejisi ve küresel dönüşüm
Küresel halı ve kilim pazarı, önümüzdeki on yıllık
süreçte istikrarlı bir büyüme grafiği çizmeye hazırlanıyor.
Farklı araştırma kurumlarının verileri rakamsal
olarak çeşitlilik gösterse de pazarın geleceğine dair
beklentiler oldukça iyimser. Global Market Insights,
pazarın 2034 yılına kadar 84,7 milyar dolara ulaşacağını
öngörürken, Fortune Business Insights çok daha
agresif bir tahminle 2034 yılında 170,87 milyar dolarlık
bir hacim bekliyor. Raporlar arasındaki bu farklar metodoloji
ve ürün kapsamından kaynaklansa da tüm
projeksiyonlar sektörün yapısal bir büyüme içerisinde
olduğunu tescilliyor.
Dünya genelinde yıllık ortalama %5 ile %11 arasında
değişen büyüme oranları tahmin edilirken, Türkiye’nin
bu tablodaki yeri dikkat çekiyor. Türkiye, dünya halı
ihracatında %15–18 gibi dominant bir paya sahip
olmasına rağmen, küresel pazarın toplam büyüklüğü
(iç piyasalar dahil) dikkate alındığında payı %4–5 seviyelerinde
kalıyor. Bu durum, Türk üreticiler için henüz
dokunulmamış devasa bir potansiyelin varlığına işaret
ediyor.
Dünya halı pazarında bölgesel dinamikler
Pazarın coğrafi dağılımına bakıldığında Kuzey
Amerika, %30–40’lık payı ile liderliğini koruyor. Ancak
büyüme hızı açısından gözler Asya-Pasifik bölgesine
çevrilmiş durumda. Çin ve Hindistan’daki hızlı
kentleşme, bölgeyi en dinamik pazar haline getiriyor.
Avrupa tarafında ise odak noktası hacimden ziyade
sürdürülebilirlik ve yeni yasal düzenlemeler.
10 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Avrupa, pazarın etik ve çevresel kurallarını yeniden
yazan bir bölge olarak konumlanıyor. Orta Doğu ve
Afrika ise lüks konut ve turizm projeleriyle niş bir fırsat
alanı sunuyor. Dünya Bankası’nın 2050 yılına kadar
küresel kentleşme oranının %68’e ulaşacağı yönündeki
tahmini, zemin kaplama çözümlerine olan talebin
uzun vadeli ve kalıcı olacağını kanıtlıyor.
Pazarın ana segmentleri
Ürün bazında bakıldığında “tufted” halılar pazarın
yaklaşık %70’ini domine etmeye devam ediyor. Ancak
daha küçük bir hacme sahip olan el dokuması
(knotted) segmenti, yüksek katma değeri ve hızla
artan talebiyle yatırımcıların ilgisini çekiyor. Kullanım
alanlarında ise konut segmenti %65 pay ile liderliğini
sürdürürken; otel, ofis ve sağlık kuruluşları gibi ticari
alanlarda teknik özellikli ürünlere olan ihtiyaç artıyor.
Satış kanallarında ise geleneksel mağazacılık yerini korusa
da online perakende %7’nin üzerindeki büyüme
oranıyla en hızlı yükselen kanal olarak öne çıkıyor.
Pazarın dönüştürücü trendleri
Sektörün geleceğini şekillendiren dört temel direk
bulunuyor: Sürdürülebilirlik, dijitalleşme, kişiselleştirme
ve teknoloji. Artık tüketiciler sadece estetik değil, geri
dönüştürülmüş PET ve yün karışımlı çevreci malzemeler
talep ediyor. LEED gibi yeşil sertifikasyonlar rekabette
bir adım öne geçmeyi sağlarken, dijital baskı ve AR
destekli görselleştirme teknolojileri satış modellerini
değiştiriyor. Akıllı zemin çözümleri, antimikrobiyal özellikler
ve akustik performans ise teknik halıların standartlarını
belirliyor.
Markalaşma tarafında ise Türk halı sektörünün “premium”
segmentte daha görünür olması gerekiyor.
Global tasarım iş birlikleri ve lüks koleksiyonlarla
marka değerini artırmak, sadece hacim değil değer
odaklı büyümeyi getirecektir. Ayrıca, ABD ve Avrupa
pazarındaki büyümeden pay alabilmek adına
e-ihracat ve dijital showroom yatırımları kritik önem
taşımaktadır.
Sonuç olarak 2035’e giden yol
Küresel pazar önümüzdeki on yılda dijitalleşecek,
çevreye duyarlı hale gelecek ve lüks segmente
doğru kayacaktır. Türk halı sektörü için başarı; sadece
daha fazla üretmekten değil, stratejik dönüşümü
gerçekleştirmekten ve küresel bir marka gücü oluşturmaktan
geçiyor. 2026–2035 dönemi, yerli üreticilerimiz
için dünyadaki konumlarını yeniden tanımlayacakları
tarihi bir fırsat penceresidir.
Metin ve görseller: Evrim Arıcan
Kaynakça:
Global Market Insights, Mordor Intelligence,
Fortune Business Insights, Market Research Future.
Küresel oyuncular ve rekabet yapısı
Mohawk Industries, Shaw Industries ve Interface gibi
devlerin başı çektiği küresel rekabette, yüksek Ar-Ge
yatırımı yapan ve global dağıtım ağına sahip firmalar
öne çıkıyor. Sektördeki son gelişmeler de bu stratejiyi
destekliyor. Örneğin; Interface’in geri dönüştürülmüş
naylon yatırımları ve Shaw Floors’un evcil hayvan sahiplerine
yönelik dökülme önleyici teknolojileri, pazarın
çözüm odaklı bir yöne evrildiğini gösteriyor.
Türk halı ihracatı için stratejik yol haritası
Türkiye, makine halısındaki üretim gücüyle bir dünya
devi olsa da 2026–2035 dönemi sadece kapasite
artışıyla değil, stratejik bir dönüşümle yönetilmelidir.
Asya üreticilerinin düşük maliyet baskısına karşı
Türkiye; tasarım, hızlı teslimat ve Avrupa’ya coğrafi
yakınlık avantajlarını kullanmalıdır. Özellikle AB Yeşil
Mutabakatı çerçevesinde karbon ayak izi ölçümü ve
döngüsel ekonomi modellerine geçiş artık bir seçenek
değil, zorunluluktur.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
11
The new era of carpet:
2035 strategy and global transformation
The four core factors shaping the future of the industry: sustainability, digitalization,
personalization, and technology...
The global carpet and rug market is preparing
to draw a steady growth graph over the next
ten-year period. Although data from different
research institutions vary numerically, expectations
for the future of the market are highly
optimistic. While Global Market Insights forecasts
that the market will reach 84.7 billion USD by
2034, Fortune Business Insights expects a much
more aggressive volume of 170.87 billion USD
by the same year. Although these differences
between reports stem from methodology and
product scope, all projections confirm that the
sector is in a state of structural growth.
While average annual growth rates are estimated
to vary between 5% and 11% worldwide, Turkey’s
position in this picture is noteworthy. Despite having
a dominant share of 15–18% in world carpet exports,
Turkey’s share remains around 4–5% when the total
size of the global market (including domestic markets)
is considered. This situation points to a massive,
untouched potential for Turkish manufacturers.
Regional dynamics in the global carpet market
Looking at the geographical distribution of the market,
North America maintains its leadership with a
share of 30–40%. However, in terms of growth rate, all
12 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
eyes are turned toward the Asia-Pacific region. Rapid
urbanization in China and India makes the region
the most dynamic market. On the European side, the
focus is on sustainability and new legal regulations
rather than volume. Europe is positioned as a region
that rewrites the ethical and environmental rules of
the market. The Middle East and Africa offer a niche
opportunity area with luxury residential and tourism
projects. The World Bank’s forecast that the global
urbanization rate will reach 68% by 2050 proves that
the demand for flooring solutions will be long-term
and permanent.
Main segments of the market
On a product basis, “tufted” carpets continue to
dominate approximately 70% of the market. However,
the hand-knotted segment, which has a smaller
volume, attracts the attention of investors with its
high added value and rapidly increasing demand. In
terms of end-use, the residential segment maintains
its leadership with a 65% share; however, the need
for technical products is increasing in commercial
areas such as hotels, offices, and healthcare facilities.
In sales channels, while traditional retail maintains
its place, online retail stands out as the fastest-rising
channel with a growth rate of over 7%.
Transformative trends of the market
There are four main pillars shaping the future of the
sector: sustainability, digitalization, personalization,
and technology. Consumers now demand not only
aesthetics but also eco-friendly materials such as
recycled PET and wool blends. While green certifications
like LEED provide a competitive edge, digital
printing and AR-supported visualization technologies
are changing sales models. Smart flooring solutions,
antimicrobial properties, and acoustic performance
are setting the standards for technical carpets.
should build its competitiveness on design, R&D, innovation,
fast delivery, and geographical proximity to
Europe. Especially within the scope of the EU Green
Deal, measuring carbon footprints and transitioning
to circular economy models is no longer an option
but a necessity.
On the branding side, the Turkish carpet sector needs
to become more visible in the “premium” segment.
Increasing brand value through global design collaborations
and luxury collections will bring value-oriented
growth rather than just volume. Additionally,
e-export and digital showroom investments are of
critical importance to gain a share of the growth in
the US and European markets.
Conclusion: the road to 2035
In the next decade, the global market will digitalize,
become environmentally conscious, and shift toward
the luxury segment. Success for the Turkish carpet
sector lies not just in producing more, but in realizing
a strategic transformation and establishing a global
brand power. The 2026–2035 period is a historic
window of opportunity for our local manufacturers to
redefine their position in the world.
Text and images: Evrim Arıcan
References:
Global Market Insights, Mordor Intelligence,
Fortune Business Insights, Market Research Future.
Global players and competition structure
In the global competition led by giants such as
Mohawk Industries, Shaw Industries, and Interface,
companies that invest heavily in R&D and have a
global distribution network stand out. Recent developments
in the sector also support this strategy. For
example, Interface’s investments in recycled nylon
and Shaw Floors’ spill-protection technologies for pet
owners show that the market has evolved toward a
solution-oriented direction.
Strategic roadmap for Turkish carpet exports
Although Turkey is a world giant with its production
power in machine-made carpets, the 2026–2035
period must be managed not just with capacity
increases, but with a strategic transformation. Against
the low-cost pressure of Asian manufacturers, Turkey
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
13
yeniden değerlendirilmesi hem kaynak kullanımı hem
de mekânsal çeşitlilik açısından önemli bir araç haline
geliyor.
Kusursuzluk yerine karakter
Güncel konutlarda öne çıkan değişim, hatasız ama
tekdüze kurgulardan uzaklaşılması. Tamamen yeni
ürünlerden oluşan mekânlar ilk bakışta tutarlı görünse
de zamanla sınırlı bir ifade sunabiliyor. Buna karşılık,
kullanım izleri taşıyan objeler; doku, renk ve yüzey
farklılıklarıyla mekâna katman ekliyor. Modern unsurlarla
birlikte kullanıldıklarında ise daha dengeli ve
okunabilir bir kompozisyon elde ediliyor. Bu yaklaşımda
ev, sergilenen bir alan olmaktan çok, yaşayan bir
yapı olarak ele alınıyor.
Seçim kriterleri
Her eski eşyanın yeniden kullanıma uygun olduğu
söylenemez; değerlendirme sürecinde üç temel kriter
öne çıkar: form, malzeme ve bağlam. Oran, denge
ve çizgisel süreklilik, bir parçanın dönüşüm potansiyelini
belirlerken güçlü bir form müdahale alanını genişletir.
Masif ahşap, nitelikli yüzeyler ve iyi işçilik hem
“Hikayeli Evler”
2026 dekorasyon anlayışında
sürdürülebilirlik, malzeme
kalitesi ve kişisel bağ öne
çıkıyor.
Ev kurma sezonuyla birlikte iç mekân tasarımında
belirgin bir yön değişimi görülüyor. Standart showroom
estetiği yerini, kullanıcısıyla ilişki kuran ve zamana
yayılan mekânlara bırakıyor. Mimar Ahu Akın bu
yaklaşımı, “Bir evi tanımlayan şey eşya değil, kurduğu
anlamdır” diyerek özetliyor.
Bu çerçevede tasarım, yalnızca estetik bir düzenleme
değil; farklı zaman katmanlarını bir araya getiren bir
kurgu olarak ele alınıyor. Özellikle mevcut eşyaların
14 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
dayanıklılığı hem de uygulama kalitesini destekler.
Objeyle kurulan ilişki ise teknik kusurların ötesinde bir
değer sunarak mekânda odak noktası haline gelebilir.
Bu üç başlık birlikte ele alındığında, tasarım kararları
daha rasyonel bir zemine oturur.
Sürdürülebilirlik ve değer algısı
Mevcut parçaların dönüştürülmesi, yeni üretime kıyasla
daha düşük enerji kullanımı ve daha sınırlı karbon
etkisi anlamına gelir. Aynı zamanda maliyet kontrolü
sağlar. Ancak asıl değişim, değer tanımında ortaya
çıkıyor: Güncel yaklaşımda “yeni” olmak tek başına
belirleyici değil; özgünlük, malzeme kalitesi ve kullanım
süresi daha fazla önem kazanıyor.
Sonuç olarak, günümüz iç mekân pratiğinde tasarım;
estetik, işlev ve kaynak kullanımı arasında denge kuran,
aynı zamanda kullanıcıyla bağ geliştiren bir süreç
olarak ele alınıyor. Bu çerçevede mekânın niteliği,
içindeki öğelerin bir araya geliş biçimi ve taşıdığı anlam
üzerinden şekilleniyor.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
15
Homes with a story
Sustainability, material quality, and
personal connection stand out in the
2026 approach to decoration.
Character over perfection
One of the most notable changes in contemporary
homes is the move away from flawless yet monotonous
compositions. Spaces composed entirely of
new products may appear coherent at first glance,
but over time they can offer a limited expression. In
contrast, objects that carry traces of use add layers
to the space through texture, colour, and surface
variation. When combined with modern elements,
they result in a more balanced and legible composition.
In this approach, the home is treated not as a
display, but as a living environment.
Selection criteria
Not every old item is suitable for reuse; three main
criteria guide the evaluation process: form, material,
and context. Proportion, balance, and linear continuity
determine a piece’s transformation potential,
16 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
while a strong form expands the scope of intervention.
Solid wood, quality surfaces, and good craftsmanship
support both durability and application
quality. The relationship established with the object
can offer value beyond technical imperfections,
turning it into a focal point within the space. When
considered together, these criteria provide a more
rational basis for design decisions.
Sustainability and value perception
Reworking existing pieces requires less energy and
results in a lower carbon impact compared to new
production, while also helping to control costs. The
key shift, however, lies in how value is defined: being
“new” is no longer the sole determinant; originality,
material quality, and longevity have become more
significant.
In conclusion, contemporary interior design is approached
as a process that balances aesthetics,
function, and resource use, while also establishing
a connection with the user. Within this perspective,
the quality of a space is shaped by how its elements
come together and the meaning they carry.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
17
Dünyanın en büyük halı müzesinde
bir Türk kolektifi: Alaca
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi bünyesinde
Dr. Öğr. Üyesi Esen Baydemir ve öğrencileri tarafından
2022 yılında temelleri atılan Alaca Dokuma Kolektifi,
sanat yolculuğunu uluslararası bir boyuta taşıdı. Farklı
estetik disiplinlerden gelen sanatçıların bir araya
gelmesiyle meydana gelen bu kolektif, çeşitliliğin
oluşturduğu zenginliği dokuma tezgahlarında birer
hikâyeye dönüştürüyor. Antik Cisterna, Tophane-i
Amire, Mardin ve Nevşehir Güray Müzesi gibi prestijli
mekanlarda gerçekleştirdikleri sergilerin ardından
topluluk, ilk yurt dışı deneyimini dünyanın en önemli
tekstil merkezlerinden biri olan Azerbaycan’da
yaşadı.
Azerbaycan Milli Halı Müzesi’nde tarihi buluşma
Kolektif, 10-15 Mart 2026 tarihleri arasında dünyanın
ilk ve en büyük halı müzesi olma özelliğini taşıyan
Azerbaycan Milli Halı Müzesi Sanat Galerisi’nde 23
sanatçının toplam 38 eseriyle izleyici karşısına çıktı.
Azerbaycan Kültür Bakanlığı, İstanbul Halı İhracatçıları
Birliği ve Yunus Emre Enstitüsü Bakü Koordinatörlüğü
gibi güçlü kurumların desteğiyle hayata geçen sergi,
iki ülke arasındaki kültürel bağları sanat aracılığıyla
güçlendirdi. Açılış törenine Azerbaycan Kültür Bakan
Yardımcısı Saadat Yusifova ve Türkiye Cumhuriyeti
Azerbaycan Büyükelçisi Birol Akgün’ün yanı sıra
dünyaca ünlü dokuma sanatçısı Faig Ahmed de
katılarak eserleri tek tek inceledi.
18 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Latif Kerimov ve hüzünlü bir aşkın ilmekleri
Sergide yer alan eserler, Türk mitolojisinden izler
taşırken Azerbaycan kültürüne ait derin anlatılara
da ev sahipliği yaptı. Özellikle Dr. Öğr. Üyesi Esen
Baydemir’in müzenin kurucusu Latif Kerimov’a saygı
niteliği taşıyan portre çalışması, sanatçının bilimsel
mirasına duyulan vefayı motiflerle sundu. Bir diğer
etkileyici eser olan Saliha Ece Taş’ın çalışması ise,
Bakü’de aşkın ve sadakatin sembolü haline gelen
İlham ve Ferize Allahverdiyeva’nın hikâyesini dokuma
teknikleriyle ölümsüzleştirdi. Gelinlik ve damatlık
içinde resmedilen çiftin ruhsal bağını anlatan bu
eser, izleyicilere duygusal anlar yaşattı.
Alaca İstanbul’da devam edecek
Azerbaycan televizyon kanalları Az Tv ve Medeniyet
Tv’de geniş yer bulan ve büyük ilgi uyandıran
bu uluslararası başarı, kolektifin üretim motivasyonunu
daha da artırdı. Dokuma kültürünü
çağdaş bir dille yorumlayarak gelecek kuşaklara
aktarmayı hedefleyen Alaca Dokuma Kolektifi,
durmaksızın yeni projeler ortaya koymaya devam
ediyor. Bakü’deki görkemli açılışın ardından topluluk,
7. sergisini gerçekleştirmek üzere İstanbul’a
dönüyor. Sanatseverler, bu özel koleksiyonu 3-25
Nisan 2026 tarihleri arasında Üsküdar Belediyesi
Nevmekan Sahil Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilecekler.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
19
A Turkish collective at the world’s
largest carpet museum: Alaca
The Alaca Weaving Collective, founded in 2022
within Mimar Sinan Fine Arts University by Assist. Prof.
Dr. Esen Baydemir and her students, has carried its
artistic journey to an international level. This collective,
formed by the coming together of artists from
different aesthetic disciplines, transforms the richness
of diversity into stories on weaving looms. Following
exhibitions held at prestigious venues such as Antik
Cisterna, Tophane-i Amire, Mardin, and the Güray
Museum in Nevşehir, the group experienced its first
international exhibition in Azerbaijan, one of the
world’s most significant textile centers.
Historical meeting at the Azerbaijan National Carpet
Museum
Between March 10-15, 2026, the collective appeared
before the audience with a total of 38 works by 23
artists at the Art Gallery of the Azerbaijan National
Carpet Museum, which holds the title of being the
world’s first and largest carpet museum. The exhibition,
brought to life with the support of influential institutions
such as the Ministry of Culture of Azerbaijan,
the Istanbul Carpet Exporters’ Association, and the
Yunus Emre Institute Baku Coordination, strengthened
the cultural ties between the two countries through
20 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
art. The opening ceremony was attended by the
Deputy Minister of Culture of the Republic of Azerbaijan
Saadat Yusifova, the Ambassador of the Republic
of Turkey to Azerbaijan Birol Akgün, and world-renowned
weaving artist Faig Ahmed, who examined
the works individually.
Latif Kerimov and the stitches of a mournful love
The works in the exhibition carried traces of Turkish
mythology while also hosting deep narratives of Azerbaijani
culture. In particular, the portrait work by Assist.
Prof. Dr. Esen Baydemir, a tribute to Latif Kerimov,
the founder of the museum, presented the loyalty felt
toward the artist’s scientific legacy through traditional
motifs. Another striking piece, by Saliha Ece Taş,
immortalized the story of İlham and Ferize Allahverdiyeva,
who became symbols of love and loyalty in
Baku, using weaving techniques. This work, depicting
the couple in their wedding attire and capturing their
spiritual bond, provided emotional moments for the
visitors.
Alaca will continue in Istanbul
This international success, which received extensive
coverage and attracted great interest on Azerbaijani
television channels such as Az Tv and Medeniyet
Tv, has further increased the collective’s production
motivation. Aiming to keep the weaving culture alive
by interpreting it through a contemporary language
for future generations, the Alaca Weaving Collective
continues to bring forth new projects. Following the
magnificent opening in Baku, the group is returning
to Istanbul to hold its 7th exhibition. Art lovers will be
able to visit this special collection at the Üsküdar Municipality
Nevmekan Sahil Art Gallery between April
3-25, 2026.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
21
“Türk halısının pasaporta ihtiyacı var”
Peki bu dönüşüm nasıl oldu?
1975-80’li yıllarda makine halısı piyasaya çıkınca
tüccarlar köylere gidip el halılarını makine halılarıyla
değiştirmeye başladı. Köylüler için makine halısı daha
yeni ve modern görünüyordu. Aynı dönemde köyden
şehre göç hızlandı, özellikle Ankara büyük bir merkez
oldu. Böylece makine halısı bir “modernleşme”
göstergesi haline geldi ve el halıcılığı geri planda
kaldı.
1973 yılı… Türkiye’de tam makine halıcılığına geçişin
başladığı dönemler. İbrahim Geyikoğlu ise mesleğe
Ankara’nın bit pazarı olarak bilinen Hergelen
Meydanı’nda çırak olarak adım atıyor. Okuldan arta
kalan zamanlarda amcasının yanında halı tamirine
yardım eden Geyikoğlu, “Saçağını düzeltirdik, küçük
işler yapardık, harçlığımızı öyle kazanırdık” diyerek
o günleri anlatıyor. Kendisi beş farklı halı müzesinin
konservasyon çalışmalarını üstlenen bir isim olarak
bugün hâlâ ilk günkü heyecanla halının hikâyesini
anlatmaya devam ediyor.
Peki el dokumalarının şu anda değeri ne kadar
biliniyor?
El dokuma halıları aslında bizim kültürel mirasımız.
Türkiye’nin en önemli değerlerinden biri olduğu
için dünyaya ‘Türk halısı’ adıyla satabiliyoruz.
Anadolu’nun her bölgesinin kendine ait motifi, rengi
ve dokuma geleneği var. Bu yüzden el dokuma
halıları yalnızca bir eşya değil, aynı zamanda
kültürel hafızayı taşıyan eserler olarak görülüyor.
Türkiye’nin halı ve dokuma geleneğini, UNESCO’nun
somut olmayan kültürel miras listesine eklemek için
çalışmalarımız devam ediyor. Ama bugün bu meslek
eski gücünde değil. Çünkü el dokuma halısının üretim
süreci çok zahmetli ve uzun. Bir halının dokunması
aylar, bazen yıllar sürebiliyor. Buna karşılık emeğin
karşılığı eskisi kadar alınamıyor. Türkiye gerçekten çok
büyük bir halı hazinesine sahip. Ve biz bu eserlere
sahip çıkmalıyız.
El halılarımızın günümüzde yeterince korunamadığını
düşünüyor musunuz? El halısı bu noktaya nasıl geldi?
1980-2000 yılları arasında Türkiye’nin el halısı ihracatı
yaklaşık 250 milyon dolar seviyelerindeydi. Ülkede
100 bine yakın halı dokuyucusu vardı. Antalya,
Milas, Konya, Ladik, Kayseri, Bergama, Çanakkale,
Hereke derken Anadolu’nun dört bir yanında halı
dokunuyordu. Üstelik bu üretimin neredeyse tamamı
kadın emeğine dayanıyordu. Evlerde kurulan
tezgâhlarda dokunan her halı, bulunduğu bölgenin
hikâyesini taşıyordu. Ancak zaman içinde değişen
ekonomik şartlar, sanayileşme, göç ve yeni neslin
bu mesleğe eskisi kadar yönelmemesi nedeniyle bu
değer yeterince korunamadı. Zamanla da makine
halısına dönüşüm başladı. Ben bu mesleğin içindeki
güzellikleri görmüş biri olarak, böylesine önemli bir
kültürel mirasın yavaş yavaş kaybolmasına gerçekten
üzülüyorum.
22 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Bu eserlere bakarken neler hissediyorsunuz? Onun
hangi döneme ve bölgeye ait olduğunu nasıl
anlıyorsunuz?
Bu eserlere baktığınızda aslında yalnızca bir halı
görmüyorsunuz; yaşanmışlıkları, kültürü ve hikâyeleri
de görüyorsunuz. Her el dokuma halısının kendine
ait bir dili ve kimliği var. Kullanılan renkler, desenler,
motifler, hammaddesi ve hatta yünün yapısı bile
size o halının hangi döneme ve hangi coğrafyaya
ait olduğunu anlatıyor. Nasıl ki mimarlar bir yapıda
kullanılan malzemelere bakarak hangi dönemde
yapıldığını anlayabiliyorsa, halıyı bilen insanlar da bir
halıya baktığında halının 1400’lü yıllardan mı yoksa
daha yakın bir dönemden mi olduğunu anlayabilir.
Örnek vermek gerekirse, halıda kullanılan yünün
Ankara keçisinden mi yoksa kara keçiden mi elde
edildiği bile önemli bir ipucu verir. Bu detaylar size
halının İç Anadolu’da mı yoksa Toroslar bölgesinde
mi dokunduğunu söyleyebilir. Aynı şekilde renkler
de coğrafyayı anlatır. Ege Bölgesi’nde zeytinden
elde edilen haki yeşil ile Kırşehir çevresinde ceviz
kabuğundan elde edilen yeşil tonları birbirinden
farklıdır. Halıyı bilen biri için bu renkler adeta bir harita
gibidir; halının ait olduğu bölgeyi açıkça gösterir.”
Peki malzeme veya renklerin birbirinden farklı
olduğu, tutmadığı halılar yok mu?
Tabii, bazen malzeme, renk ve desenin birbiriyle
tam örtüşmediği halılarla da karşılaşıyoruz. Örneğin
kullanılan ipliğe ve boyaya baktığınızda halının Ege
Bölgesi’ne, hatta Balıkesir yöresine ait olduğunu
anlayabiliyorsunuz; ancak modele baktığınızda
desenin o coğrafyayla hiçbir ilgisi olmadığını
görüyorsunuz. İşte burada halının hikâyesi devreye
giriyor. Bolşevik Devrimi sonrası Rusya’dan Anadolu’ya
gelen insanlar Ege’ye yerleşiyor ve burada bölgenin
malzemelerini kullanarak kendi kültürlerine ait motifleri
dokuyorlar. Böyle olunca ortaya hem yerel malzemeyi
hem de başka bir kültürün desen anlayışını taşıyan
halılar çıkıyor. Bunları anlayabilmek için sadece
bakmak yetmiyor; okumayı, yorumlamayı ve geçmişi
bilmeyi de gerekiyor. Bu bilgi tamamen zamanla
ve tecrübeyle kazanılıyor. Yıllarca halı alım satımı
yapmak, farklı bölgelerden ürün görmek ve onları
karşılaştırmak insanın hafızasını geliştiriyor.
da döneme ait olduğunu tahmin edilebiliyor.
Ben de yıllar içinde edindiğim bu bilgiyi, halı sanatına
olan borcumu ödemek gibi görüyorum. Bildiklerimi
paylaşmayı bu kültürün devamı açısından çok değerli
buluyorum.
Bu sanata borcunuz olduğunuzu söylüyorsunuz?
Bu borcu ödemek için girişimleriniz var mı?
Bu yolculuğu aslında hem bir kültür borcu hem de
bu mesleğe duyulan ortak bir sorumluluk olarak
görüyorum. El dokuma Türk halılarının artık bir
“pasaporta” ihtiyacı var düşüncesiyle, İHİB olarak
sahte ürünleri ayırt edebilmek ve tüketicinin doğru
ürünü bilinçli şekilde almasını sağlamak için bir
çalışma yaptık. İçinde çip bulunan bir kimlik sistemi
geliştirdik ve bu sistem sayesinde halının tüm bilgilerine
ulaşılabiliyor. Bu kimlik, yetkili kurumlar ve yazılım
kontrolüyle verilen bir belgeyle doğrulanıyor.
Türkiye’de 40 yakın halı ve kilim coğrafi işareti almış
durumda. Örneğin Hereke halısının coğrafi işareti
Körfez Belediyesi’nde. Bu sayede bir Hereke halısının
gerçekten doğru şartlarda üretildiği ve orijinal
olduğu kayıt altına alınabiliyor. Aynı zamanda bu
uygulamanın müzelerde bulunan eserlerde de
kullanılması gerekiyor. Çünkü Türk İslam Eserleri
deposunda yaklaşık 1500 halı bulunuyor ve bu sistem
sayesinde ziyaretçiler doğru bilgiye ulaşabilir, eski
ve hatalı bilgiler güncellenebilir ve eserler daha
doğru şekilde korunabilir. Ben bir vatandaş olarak bu
mesleğe olan borcumu en azından bir nebze olsun
ödemeye çalıştığımı düşünüyorum.
Yaşını nasıl anlıyorsunuz?
Halının yaşını anlamak aslında zamanın bıraktığı izleri
okumakla ilgili. Nasıl insanın saçları zamanla siyahtan
griye, sonra beyaza dönüyorsa, halılarda da yılların
etkisiyle doğal bir değişim oluşuyor. Özellikle renklerde
belirgin dönüşümler görülüyor. Örneğin canlı bir yeşil
tonunun zaman içinde daha sarımtırak ve kırçıllı
bir renge dönmesi bize halının yaşına dair önemli
ipuçları veriyor. Aslında bütün bu detayları bir araya
getiriyoruz; renk, motif, kullanılan malzeme, dokuma
tekniği ve zamanın bıraktığı izler… Bunların hepsi
birlikte değerlendirildiğinde, halının hangi yüzyıla ya
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
23
“Turkish carpets need a passport”
1973… It was the beginning of the transition to
machine-made carpet production in Türkiye. İbrahim
Geyikoğlu entered the profession as an apprentice
in Hergelen Square, known as Ankara’s flea market.
After school, he helped his uncle repair carpets.
“We would fix the fringes, do small repairs, and earn
our pocket money that way,” he recalls. Today, as
someone who has been involved in conservation
work in five different carpet museums, he continues
to tell the story of carpets with the same enthusiasm
as on his first day.
Do you think handmade carpets are not sufficiently
protected today? How did they reach this point?
Between 1980 and 2000, Türkiye’s handmade carpet
exports were around 250 million dollars. There were
nearly 100,000 weavers in the country. Carpets were
being woven all across Anatolia—from Antalya to
Milas, Konya to Ladik, Kayseri to Bergama, Çanakkale
to Hereke. Almost all of this production was based
on women’s labor. Each carpet woven on home
looms carried the story of its region. However, due
to changing economic conditions, industrialization,
migration, and the younger generation’s declining
interest in this craft, this value could not be preserved.
Over time, the shift toward machine-made carpets
began. As someone who has witnessed the beauty
of this profession, I am truly saddened by the gradual
disappearance of such an important cultural
heritage.
How did this transformation happen?
In the 1970s and 1980s, when machine-made carpets
entered the market, traders began going to villages
and exchanging handmade carpets for machinemade
ones. For villagers, machine-made carpets
looked newer and more modern. At the same time,
24 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
migration from rural areas to cities accelerated,
especially toward Ankara, which became a major
hub. Thus, machine-made carpets became a symbol
of “modern life,” and handweaving gradually lost its
place.
How well are handmade carpets valued today?
Handmade carpets are part of our cultural heritage.
We are able to sell them worldwide under the name
“Turkish carpet,” which shows their importance. Each
region of Anatolia has its own motifs, colors, and
weaving traditions. Therefore, these carpets are not
just objects but carriers of cultural memory. Carpet
weaving is also included in UNESCO’s intangible
cultural heritage field. However, today the profession
is no longer as strong as it once was, because the
production process is extremely labour-intensive
and time-consuming—some carpets take months or
even years to complete—while the economic return
has not remained the same. Türkiye still holds a vast
carpet heritage, and we must protect these works.
What do you feel when looking at these pieces, and
how do you understand their origin?
When you look at these pieces, you do not just see
a carpet—you see lived experience, culture, and
stories. Every handmade carpet has its own language
and identity. Colors, patterns, motifs, materials, and
even the structure of the wool tell you where and
when it was made. Just as architects can understand
a building’s period by its materials, people who
understand carpets can read their history. An expert
can distinguish whether a carpet belongs to the
1400s or a more recent period. For example, whether
the wool comes from an Ankara goat or a Karaman
goat can indicate whether it was woven in Central
Anatolia or the Taurus region. Similarly, colors also tell
geography: olive-derived green tones in the Aegean
differ from walnut-derived greens in the Kırşehir
region. For those who understand carpets, these
colors act like a map.
Are there carpets where materials and designs do
not match?
Yes, there are. Sometimes the material, color, and
design do not fully match. For example, the yarn
and dye may indicate the Aegean region, even
Balıkesir, but the motif may have no connection to
that geography. This is where the story of the carpet
comes in. After the Bolshevik Revolution, people
who migrated from Russia to Anatolia settled in
the Aegean region and began weaving their own
motifs using local materials. This resulted in carpets
that carry both local materials and foreign design
traditions. Understanding this requires more than just
looking—you need knowledge, interpretation, and
historical awareness. This knowledge comes only with
time and experience, through years of buying, selling,
and comparing carpets from different regions.
How do you determine the age of a carpet?
Determining a carpet’s age is about reading the
traces of time. Just as human hair turns from black
to gray to white, carpets also change naturally
over time. Color transformations are especially
important—for example, a bright green may
gradually turn into a more yellowish, faded tone,
giving clues about age. However, we do not rely
only on color; motifs and patterns are also important.
Seljuk or Ottoman designs, for example, indicate
specific historical periods. When all these elements—
color, motif, material, weaving technique, and signs
of aging—are combined, experts can estimate the
period of a carpet. I see this knowledge as a way
of repaying my debt to the art of carpets, and I
consider sharing it very valuable for the continuation
of this culture.
You say you owe a debt to this art. Do you have
initiatives to repay it?
I see this journey as both a cultural responsibility and
a shared duty toward this profession. Thinking that
Turkish handmade carpets now need a “passport,”
we carried out a project within the Istanbul Textile
and Apparel Exporters’ Association (İHİB) to
distinguish authentic carpets from counterfeits and
ensure consumers can make informed choices. We
developed a chip-based identity system that allows
access to all information about a carpet. This identity
is verified through authorized institutions and software
control systems.
Around 40 carpets and kilims in Türkiye have
geographical indication status. For example, Hereke
carpets are registered under the Körfez Municipality,
ensuring that their authenticity and production
standards are officially documented. Only authorized
institutions can enter data into the system, which both
increases value and verifies authenticity. This system
should also be used in museums, because there
are around 1,500 carpets in the Turkish and Islamic
Arts collections. With this system, visitors can access
accurate information, outdated or incorrect records
can be updated, and cultural heritage can be better
preserved. As a citizen, I see this as my way of repaying
at least a small part of my debt to this profession.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
25
Yaşam alanlarında esneklik
ve konfor dengesi
Her ev, az yer kaplayan ve kolay taşınabilir bir
koltuğun sunduğu pratikliğe ihtiyaç duyar. Aurora,
modern yaşamın değişken beklentilerine yanıt
vermek amacıyla kompakt ama kapsayıcı, taşınabilir
ama yerleşik bir formda tasarlandı. Oturma eylemini
sadece fiziksel bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp bir geçiş
anına dönüştüren bu tasarım, fazla alan kaplamadan
bulunduğu her noktaya uyum sağlıyor.
Tasarımın merkezinde yer alan formlar
Bu özel tasarımın temelinde, bedeni içine alan ve
destekleyen formunda yer alıyor. Yuvarlak sırt ve
kol kurgusuyla kullanıcıyı saran yapı, aynı zamanda
bütünsel bir rahatlık hissi vermeyi amaçlıyor. Tasarımın
asıl farkı sadece boyutlarında değil, zihni ve bedeni
yavaşlatan sakinleştirici etkisinde hissediliyor.
Malzeme seçimi ve stil birleşimi
Yapının karakterini belirleyen unsurların başında doğal
dişbudak masif ahşap ayaklar ile gri-kahverengi tonlu
metal iskelet geliyor. Bu malzeme seçimi, tasarıma
hem görsel bir sıcaklık hem de yapısal bir sağlamlık
kazandırıyor. Kuzeyli bir tarzın yalınlığı ile güneyli rahatlığın
harmanlandığı bu çalışma; doğru form, doğru
malzeme ve doğru hissi bir araya getirerek sade bir
konfor reçetesi sunuyor.
26 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Balance of flexibility and
comfort in living spaces
Every home needs the practicality offered by a
compact and easily portable armchair. Aurora is
designed in a form that is compact yet inclusive,
portable yet established, to respond to the changing
expectations of modern life. Moving beyond being
just a physical necessity, this design transforms the
act of sitting into a moment of transition, fitting into
any spot without occupying excessive space.
Forms at the heart of the design
At the core of this special design lies a form that
embraces and supports the body. The structure,
which surrounds the user with its rounded back and
armrest configuration, also aims to provide a sense
of holistic comfort. The real difference of the design is
felt not only in its dimensions but in its calming effect
that slows down the mind and body simultaneously.
Material selection and style fusion
The primary elements defining the character of the
structure are natural solid ash wood legs and a graybrown
toned metal frame. This choice of materials
lends the design both visual warmth and structural
integrity. Blending the simplicity of a Northern style
with Southern comfort, this work offers a simple recipe
for comfort by bringing together the right form, the
right material, and the right feel.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
27
Dünya tekstil
devleri İstanbul’da
buluşuyor
buluşturarak İstanbul’un küresel tekstil ticaretindeki
merkez konumunu pekiştirecek.
Dört gün sürecek etkinlik boyunca binlerce sektör
profesyoneli üst düzey iş görüşmeleri, networking
etkinlikleri ve ticari müzakerelere katılacak. Bu
etkileşimlerin önemli iş fırsatları sunması; yalnızca ev
tekstili sektörünün büyümesine değil, aynı zamanda
Türkiye’nin ihracat kapasitesine ve genel ekonomisine
de katkı sağlaması bekleniyor.
Dünyanın en büyük ve en etkili ev
tekstili fuarlarından biri olarak kabul
edilen Hometex 2026’da, 800’den fazla
yerli ve uluslararası şirketin en yeni
koleksiyonlarını sergilemesi bekleniyor.
Uluslararası ev tekstili sektörü, sektörün en prestijli
ve kapsamlı etkinliklerinden biri olan Hometex 2026
kapsamında bir kez daha İstanbul’da bir araya
gelmeye hazırlanıyor. 19-22 Mayıs 2026 tarihleri
arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek
etkinlik; Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri, Orta Doğu
ve Afrika’dan önde gelen şirketleri ve profesyonelleri
28 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Yenilik ve tasarımın kapsamlı bir vitrini
Hometex 2026; perdeler, döşemelik kumaşlar ve yatak
ürünlerinden havlulara, halılara ve dekoratif tekstillere
kadar ev tekstilinin tüm segmentlerini kapsayan geniş
bir ürün yelpazesi sunacak. Ziyaretçiler, küresel rekabet
gücünü her geçen gün artıran Türk ev tekstili sektörünün
kalite, esneklik ve hızlı üretim kabiliyetlerini doğrudan
deneyimleme fırsatı bulacak. Fuarın; sürdürülebilir
malzemeler, çevre dostu üretim süreçleri, dijital dönüşüm
ve yenilikçi tasarım yaklaşımları gibi sektörü şekillendiren
temel trendleri öne çıkarması bekleniyor. Tüketici
beklentilerinin değiştiği bu dönemde Hometex, üreticiler
ve tasarımcılar için küresel talebe yönelik ileriye dönük
çözümler sunabilecekleri bir platform sağlıyor.
Tüm değer zincirini bir araya getiriyor
Sektörün çatı kuruluşu olan Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri
ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) ile Bursa Ticaret ve Sanayi
Odası’nın (BTSO) iştiraki olan KFA Fuarcılık tarafından
düzenlenen Hometex, değer zincirinin tüm paydaşlarını bir
araya getirmede stratejik bir rol oynamaya devam ediyor.
Fuarda; ithalatçılar, ihracatçılar, üreticiler, perakendeciler,
toptancılar, zincir mağaza temsilcileri, tasarımcılar, iç
mimarlar ve dekoratörler gibi geniş bir uluslararası ziyaretçi
profili ağırlanacak. Ayrıca konaklama, ağırlama ve sağlık
sektörlerinden karar vericiler de yeni tedarik ve tasarım
çözümlerini keşfetmek üzere fuara katılacak.
Stratejik bir buluşma noktası olarak İstanbul
Kıtaları birbirine bağlayan eşsiz coğrafi konumuyla
İstanbul, küresel ticaret etkinlikleri için ideal bir ortam
sunmaktadır. Hometex de bu avantajdan yararlanarak
sınır ötesi iş birliklerini kolaylaştırmakta ve uluslararası
alıcılarla Türk üreticiler arasında uzun vadeli ortaklıkların
gelişmesini desteklemektedir.
Küresel trendler ve pazar dinamikleri doğrultusunda
dönüşmeye devam eden ev tekstili sektörü için Hometex
2026, yenilik, tasarım ve ticareti tek çatı altında buluşturan,
kaçırılmaması gereken bir etkinlik olarak öne çıkıyor.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
29
Global home textile industry to
converge in Istanbul for Hometex 2026
Recognized as one of the largest and most influential home textile fairs in the world,
Hometex serves as a key meeting point for both established brands and emerging
players. The exhibition is expected to host more than 800 domestic and international
companies, showcasing their latest collections, innovative designs, and cutting-edge
technologies.
The international home textile industry is set to gather
once again in Istanbul for Hometex 2026, one of the
most prestigious and comprehensive exhibitions in
the sector. Taking place at the Istanbul Expo Center
from May 19 to 22, 2026, the event will bring together
leading companies and professionals from Europe,
the United States, the Middle East, and Africa,
reinforcing Istanbul’s position as a global hub for
textile trade.
Over the course of four days, thousands of industry
professionals will participate in high-level business
meetings, networking events, and commercial
negotiations. These interactions are anticipated
to generate significant business opportunities,
contributing not only to the growth of the home
textile sector but also to Türkiye’s export capacity
and overall economy.
A comprehensive showcase of innovation and design
Hometex 2026 will offer a diverse product range
covering all segments of home textiles—from curtains,
upholstery fabrics, and bedding to towels, carpets,
and decorative textiles. Visitors will have direct
30 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
access to the quality, flexibility, and fast production
capabilities that define the Turkish home textile
industry, which continues to strengthen its global
competitiveness.
The fair is expected to highlight key trends shaping
the industry, including sustainable materials, ecofriendly
production processes, digital transformation,
and innovative design approaches. As consumer
expectations evolve, Hometex provides a platform
where manufacturers and designers can present
forward-looking solutions tailored to global demand.
Uniting the entire value chain
Organized by the Turkish Home Textile Industrialists’
Association (TETSIAD)—the umbrella organization
of the sector—and KFA Fuarcılık, a subsidiary of
the Bursa Chamber of Commerce and Industry
(BTSO), Hometex continues to play a strategic role in
connecting all stakeholders across the value chain.
The exhibition will welcome a broad international
visitor profile, including importers, exporters,
manufacturers, retailers, wholesalers, chain store
representatives, designers, interior architects, and
decorators. In addition, decision-makers from the
hospitality, accommodation, and healthcare sectors
will attend to explore new sourcing opportunities
and design solutions.
Istanbul as a strategic meeting point
With its unique geographical position bridging
continents, Istanbul offers an ideal setting for global
trade events. Hometex leverages this advantage by
facilitating cross-border partnerships and fostering
long-term collaborations between international
buyers and Turkish producers. As the home textile
industry continues to evolve in response to global
trends and market dynamics, Hometex 2026 stands
out as a must-attend event—bringing together
innovation, design, and commerce under one roof.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
31
Küresel zemin endüstrisi
Şangay’da buluşuyor
DOMOTEX asia/CHINAFLOOR,
27-29 Mayıs tarihlerinde
Şangay’da 28. kez kapılarını
açmaya hazırlanıyor.
Asya’nın halı ve zemin kaplama sektöründeki
platformu olan DOMOTEX asia/CHINAFLOOR,
27-29 Mayıs tarihlerinde Şangay’da 28. kez
kapılarını açmaya hazırlanıyor. Dünya genelinden
profesyonelleri bir araya getirecek olan fuar, en
son inovasyonlara, yeni trendlere ve iş fırsatlarına
rakipsiz bir erişim imkanı sunuyor. Organizasyon,
özellikle Asya Pasifik bölgesinin istikrarlı ve büyüyen
pazarlarındaki yüksek potansiyeli gözler önüne
serecek.
Uluslararası bir buluşma noktası
DOMOTEX asia/CHINAFLOOR’un en dikkat çekici
özelliklerinden biri, uzun yıllardır devam eden güçlü
uluslararası katılımıdır. 2025 yılında 124 ülkeden
32 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
83 binden fazla profesyonelin ziyaret ettiği etkinlik,
küresel zemin endüstrisi için kaçırılmaz bir merkez
haline gelmiş durumda. Orta Doğu’daki hareketliliğe
rağmen fuar, katılım bazında ivmesini koruyor; özellikle
Güney Kore, Avustralya, ABD ve Birleşik Krallık gibi
ülkelerden gelen kayıtlar geçen yılın rakamlarıyla
paralel bir seyir izliyor.
Sektöre yön veren etkinlikler ve içgörüler
2026 edisyonunda Asya zemin pazarına dair
derinlemesine istatistiklerin paylaşılacağı “Asia
Flooring Talks” gibi önemli seminerler düzenlenecek.
Bu etkinliklerde Avustralya ve Malezya gibi bölgelerin
endüstri liderleri, tüketici tercihlerindeki değişimleri
ve iç mekan tasarımındaki yeni trendleri masaya
yatıracak. Ayrıca tasarım ve mimarlık dünyasını bir
araya getiren “Sense-It!” zirvesi, duyusal ekonominin
tasarım ile birleşimini başarı hikayeleri üzerinden
katılımcılara aktaracak.
E-ticaret ve dijital dönüşüm odak noktası
Çin’in dünyanın en yenilikçi e-ticaret pazarlarından
biri olması nedeniyle, fuar bu yıl da Red Note
platformu ile iş birliğini sürdürüyor. Özellikle halı ve
tekstil sektöründeki inovatif uygulamalara odaklanan
bu ortaklık, markaların dijital dünyada nasıl daha etkin
konumlanabileceğine dair yeni modeller sunacak.
Influencer turları ve ürün eşleştirme etkinlikleri ile hem
markalar hem de tüketiciler için daha sürükleyici bir
deneyim hedefleniyor.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
33
Global flooring industry meets in Shanghai
DOMOTEX asia/CHINAFLOOR is preparing to open its doors for
the 28th time in Shanghai from 27 to 29 May.
DOMOTEX asia/CHINAFLOOR, Asia’s leading platform
for the carpet and flooring industry, is preparing to
open its doors for the 28th time in Shanghai from May
27-29. Bringing together professionals from all over
the world, the fair offers unrivaled access to the latest
innovations, new trends, and business opportunities.
The organization will highlight the high potential in
the stable and growing markets of the Asia Pacific
region.
A true international meeting point
One of the most striking features of DOMOTEX asia/
CHINAFLOOR is its strong international participation
that has continued for many years. Having hosted
more than 83,000 professionals from 124 countries in
34 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
2025, the event has become an indispensable center
for the global flooring industry. Despite the mobility
in the Middle East, the fair maintains its momentum
in terms of participation; registrations from countries
such as South Korea, Australia, the USA, and the UK
are following a parallel course with last year’s figures.
Industry leading events and insights
In the 2026 edition, important seminars such as “Asia
Flooring Talks” will be organized where in-depth
statistics regarding the Asian flooring market will be
shared. In these events, industry leaders from regions
such as Australia and Malaysia will discuss changes
in consumer preferences and new trends in interior
design. Additionally, the “Sense-It!” summit, which
brings together the world of design and architecture,
will convey the combination of sensory economy with
design to the participants through success stories.
E-commerce and digital transformation focus
Since China is one of the world’s most innovative
e-commerce markets, the fair continues its
cooperation with the Red Note platform this year.
This partnership, focusing especially on innovative
applications in the carpet and textile industry,
will offer new models on how brands can position
themselves more effectively in the digital world.
A more immersive experience is aimed for both
brands and consumers with influencer tours and
product matching events.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
35
İplik sektörü İstanbul’da buluştu
Tekstil sektörünün önemli buluşmalarından biri
olan Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, 26–28 Mart
2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre
Merkezi’nde gerçekleştirildi. Üç gün süren
organizasyon, üretici, tedarikçi ve alıcıları bir
araya getirerek sektörün mevcut durumuna
ve ticari hareketliliğine dair kapsamlı bir
görünüm sundu. Türkiye’nin iplik alanındaki tek
uluslararası ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan
etkinlik, coğrafi konum ve üretim altyapısının
sağladığı avantajlarla dikkat çekti.
Katılım ve ticari hareketlilik
Fuarda toplam 12 bin 285 sektör profesyoneli
yer aldı. Bunların 9 bin 750’sini yerli, 2 bin
535’ini ise yabancı ziyaretçiler oluştururken, 91
farklı ülkeden gelen katılım organizasyonun
uluslararası yapısını ortaya koydu. 400 firmanın
yer aldığı fuarda, katılımcıların 250’si Türkiye
merkezliydi. Pamuk, yün, ipek ve keten gibi
36 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
doğal ipliklerin yanı sıra teknik ve fantezi iplikler;
elyaf ürünleri, tekstil kimyasalları, boyalar ve üretim
ekipmanlarıyla birlikte geniş bir ürün grubu sergilendi.
Bu çeşitlilik, iplik üretiminden nihai kullanım alanlarına
kadar uzanan bütüncül bir çerçeve sundu.
Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Avrupa başta
olmak üzere yaklaşık 30 ülkeden gelen alım heyetleri,
fuar boyunca katılımcı firmalarla birebir görüşmeler
gerçekleştirdi. Bu temaslar, firmaların mevcut iş
ilişkilerini sürdürmesine ve farklı pazarlara erişim
imkânlarını değerlendirmesine katkı sağladı.
Sürdürülebilirlik ve etkinlikler
Fuar süresince sürdürülebilir üretim yaklaşımları ve yeni
nesil iplik teknolojileri öne çıkan başlıklar arasında yer
aldı. Geri dönüştürülmüş hammaddeler, çevre dostu
üretim süreçleri ve teknik iplik çözümleri, sektörün
yönelimlerine dair önemli ipuçları sundu. Doku Kumaş
Tasarım Sergisi ve Defilesi ile interaktif etkinlik alanları
ise iplikten kumaşa uzanan süreci farklı boyutlarıyla
ele alarak ziyaretçilere tasarım ve uygulama
aşamalarını birlikte değerlendirme imkânı verdi.
Uluslararası İstanbul İplik Fuarı’nın bir sonraki
edisyonunun 24–26 Mart 2027 tarihlerinde
düzenlenmesi planlanıyor. Organizatörler, gelecek
buluşmada da sektör paydaşlarını aynı platformda bir
araya getirmeyi hedefliyor.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
37
The yarn industry gathers in Istanbul
One of the key gatherings of the textile industry, the International
Istanbul Yarn Fair was held on March 26–28, 2026
at the Tüyap Fair and Congress Center. Bringing together
manufacturers, suppliers, and buyers over three days, the
event offered a broad overview of the sector’s current
landscape and commercial activity. As Türkiye’s only international
specialized exhibition dedicated to yarn, the fair
stood out with the advantages of its geographical position
and strong production infrastructure.
Participation and market activity
A total of 12,285 industry professionals attended the fair,
including 9,750 domestic and 2,535 international visitors.
With participants from 91 countries, the event once again
highlighted its international scope. The fair hosted 400
companies, 250 of which were based in Türkiye. A wide
range of products was on display, including natural yarns
such as cotton, wool, silk, and linen, alongside technical
and fancy yarns, as well as fibers, textile chemicals, dyes,
38 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
and production equipment. This diversity presented a
comprehensive picture spanning from yarn production
to end-use applications.
Buying delegations from nearly 30 countries—particularly
from the Middle East, North Africa, Central Asia,
and Europe—held direct meetings with exhibitors
throughout the event. These contacts contributed to
maintaining existing business relationships and exploring
opportunities in different markets.
Sustainability and featured events
Sustainable production approaches and next-generation
yarn technologies were among the prominent
themes during the fair. Recycled raw materials,
environmentally conscious production processes, and
technical yarn solutions reflected the sector’s current
direction. The Woven Fabric Design Exhibition and
Fashion Show, along with interactive event areas, addressed
the process from yarn to fabric from multiple
perspectives, offering visitors insight into both design
and application stages.
The next edition of the International Istanbul Yarn Fair
is scheduled to take place on March 24–26, 2027. The
organizers aim to bring industry stakeholders together
once again at the upcoming event.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
39
ve ihracat hacminin yanı sıra tasarım alanındaki
vizyonuyla da uluslararası görünürlüğünü her
geçen gün artırıyor. Bu gelişimine katkı sunan FDI,
katılımcıların doğru kitleyle buluşmasına ve tasarım
odaklı prestijli bir görünürlük elde etmesine imkân
sağlıyor. Tasarım ürünlerden oluşan sergileme
alanlarının yanı sıra fuarda FDI Stage & Talks,
Designer-to-Business (D2B) Programı, Design Circle,
New Horizon ve FDI Lounge gibi özel alanlar öne
çıkacak. Bu çok katmanlı yapılar, markaların
hikâyelerini farklı formatlarda daha etkili bir biçimde
anlatmalarına olanak tanıyacak.
Mobilyanın ötesindeki hikâye
MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, fuarın sektörün
stratejik ve kültürel gücünü görünür kıldığını ifade
etti. Tasarımın yalnızca bir biçim değil; bir zihniyet,
strateji ve yaşam yaklaşımı olduğunu vurgulayan
Güleç, her mobilyanın işlevinin ötesinde bir hikâye
taşıdığını belirtti. Bu yaklaşımın mekânları anlamla
bütünleştirirken markaların kimliğini inşa ettiğini
dile getiren Güleç, FDI’ın tasarımın, ticaretin,
sürdürülebilirliğin ve kültürel vizyonun aynı zeminde
buluştuğu bir platform olduğunu söyledi. Fuarın ilk
iki yılında sektöre güçlü bir etki bıraktığını belirterek,
seçkin markaların küratöryel bir filtre ve nitelikli ticaret
modeliyle bir araya getirildiğini ekledi.
FDI 2026’da iç
mekân buluşması
Furnishings & Design Istanbul (FDI), Türk mobilya ve iç
mekân endüstrisinin üretim gücünü tasarım vizyonu,
seçici yapısı ve nitelikli ticaret anlayışıyla buluşturan
uluslararası bir platform olarak kısa sürede güçlü
bir çekim merkezi haline geldi. FDI, 24–26 Eylül 2026
tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde üçüncü
kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Mobilya Dernekleri
Federasyonu (MOSFED) tarafından organize edilen
bu buluşma; katılımcılarına tasarım vizyonu, seçici bir
platform ve küresel görünürlük sunmayı hedefliyor.
Bir önceki yılında 100’den fazla markayı ağırlayan
tasarım fuarı, 38 ülkeden 1.670’i yabancı olmak
üzere toplam 26.873 ziyaretçiye ev sahipliği yaparak
Türkiye’nin üretim kapasitesini küresel ticaret ağıyla
buluşturdu.
Çok katmanlı deneyim alanları
Türkiye mobilya sektörü, güçlü üretim altyapısı
40 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Tasarımda düşünsel liderlik
FDI, bu yıl sürdürülebilirlikten inovasyona, tasarımdan
üretim modellerine uzanan geniş bir içerik
yelpazesiyle ziyaretçilerine odaklanacak. FDI Stage
& Talks oturumlarında, alanında uzman konuşmacılar
sektörün geleceğine dair değerlendirmelerde
bulunurken; Design Circle ve New Horizon Exhibition
gibi alanlarda farklı disiplinlerden tasarımcıların
eserleri sergilenecek. Designer-to-Business (D2B)
Programı ise tasarımcılar, markalar ve üreticiler
arasında nitelikli iş birliklerini destekleyen bir ağ
platformu olarak işlev görecek. Bu yılki vizyon; nitelikli
marka ekosistemi, tasarımda düşünsel liderlik ve
bölgesel referans olma hedefleri üzerine inşa ediliyor.
Seçici aklı temsil eden komite
FDI İstanbul’un en güçlü yapı taşlarından biri,
alanında saygın isimlerden oluşan Tasarım
Komitesi’dir. Türkiye’nin önde gelen sektör temsilcileri
ve akademisyenlerini bir araya getiren komite, fuarın
güncel ve nitelikli içeriğinin arkasındaki seçici aklı
temsil ediyor. İçerik çerçevesini ve tasarım odağını
belirleyen komitenin başkanlığını akademisyen ve
endüstriyel tasarımcı Alpay Er üstleniyor. Komitede
ayrıca Ahmet Raşit Karaaslan, Aynur Yılmaz, Cem
Cemal Çobanoğlu, Cengiz Ayyıldız, Ece Yalım, Erdem
Akan ve Şule Koç gibi önemli isimler yer alıyor.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
41
Interior meeting at FDI 2026
Furnishings & Design Istanbul (FDI) has rapidly become
a powerful center of attraction as an international
platform that brings together the production
power of the Turkish furniture and interior industry with
a design vision, a selective structure, and a qualified
trade approach. FDI is preparing to open its doors for
the third time between September 24–26, 2026, at the
Istanbul Expo Center. Organized by the Federation of
Furniture Associations (MOSFED), this gathering aims
to offer its participants a design vision, a selective
platform, and global visibility. In its previous year, the
design fair hosted more than 100 brands and a total
of 26,873 visitors, including 1,670 foreigners from 38
countries, connecting Turkey’s production capacity
with the global trade network.
Multi-layered experience areas
The Turkish furniture sector is increasing its international
visibility day by day through its vision in design
as well as its strong production infrastructure and
export volume. Contributing to this development, FDI
allows participants to meet the right audience and
gain prestigious design-oriented visibility. In addition
to product exhibition areas consisting of design
products, special areas such as FDI Stage & Talks,
Designer-to-Business (D2B) Program, Design Circle,
New Horizon, and FDI Lounge will stand out at the fair.
These multi-layered structures will enable brands to
tell their stories powerfully and effectively in different
formats.
The story beyond furniture
MOSFED President Ahmet Güleç stated that the fair
makes the strategic and cultural power of the sector
visible. Emphasizing that design is not just a form,
but a mindset, strategy, and approach to life, Güleç
noted that every piece of furniture carries a story
beyond its function. Expressing that this approach
integrates spaces with meaning while building the
identity of brands, Güleç said that FDI is a platform
42 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
where design, trade, sustainability, and cultural vision
meet on the same ground. He added that the fair
left a strong impact on the sector in its first two years,
bringing together distinguished brands with a curatorial
filter and a qualified trade model.
content framework and design focus, the committee
is chaired by academic and industrial designer Alpay
Er. The committee also includes Ahmet Raşit Karaaslan,
Aynur Yılmaz, Cem Cemal Çobanoğlu, Cengiz
Ayyıldız, Ece Yalım, Erdem Akan, and Şule Koç.
Intellectual leadership in design
This year, FDI will focus on its visitors with a wide range
of content extending from sustainability to innovation
and from design to production models. In the FDI
Stage & Talks sessions, expert speakers will provide
evaluations on the future of the sector, while the
works of designers from different disciplines will be exhibited
in curatorial areas such as Design Circle and
the New Horizon Exhibition. The Designer-to-Business
(D2B) Program will function as a networking platform
supporting qualified collaborations between designers,
brands, manufacturers, and professionals. This
year’s vision is built on the titles of “qualified brand
ecosystem,” “intellectual leadership in design,” and
“becoming a regional reference.”
The committee representing the selective mind
One of the strongest building blocks of FDI Istanbul
is the Design Committee, consisting of respected
names in the field. Bringing together Turkey’s leading
sector representatives and academics, the committee
represents the selective mind behind the
up-to-date and qualified content. Determining the
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
43
Küresel ev tekstili pazarı, önümüzdeki on yılda
yalnızca büyüyen bir kategori değil; aynı zamanda
köklü bir dönüşüm sürecinden geçen dinamik bir
ekosistem olarak dikkat çekiyor. Sürdürülebilirlikten
dijitalleşmeye, yapay zekâdan “slow-home”
yaklaşımına kadar uzanan bu değişim, sektördeki
tüm oyuncular için yeni bir rekabet tanımı ortaya
koyuyor.
Evrim Arıcan
2035’e doğru küresel
ev tekstili pazarına
genel bir bakış
İstikrarlı büyüme devam ediyor
Araştırma verileri, ev tekstili pazarının güçlü
ve dengeli bir büyüme patikasında ilerlediğini
gösteriyor. 2024 yılında 125 milyar dolar seviyesinde
olan küresel pazar hacmi, 2025’te yaklaşık 133
milyar dolara ulaştı. 2035 yılına kadar ise bu rakamın
235 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.
Yaklaşık %5,5–%7 aralığında seyreden yıllık bileşik
büyüme oranı, sektörün dalgalı ekonomik koşullara
rağmen dirençli yapısını ortaya koyuyor.
Kısa vadeli projeksiyonlar da bu tabloyu destekliyor.
2025–2030 döneminde pazarın yaklaşık %6,7
büyüme oranıyla 188 milyar dolar seviyesine
ulaşacağı öngörülüyor.
Lüks segment güç kazanıyor
Toplam pazar içinde lüks ev tekstili segmenti
giderek daha belirleyici hale geliyor. 2024’te 60
milyar dolar olan bu segmentin, 2030’lu yılların
başında 90 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.
Ancak lüks kavramı da yeniden tanımlanıyor. Artık
sadece yüksek fiyat değil; uyku kalitesi, iyi yaşam
hissi, sürdürülebilir üretim ve estetik bütünlük bu
segmentin temel unsurları arasında yer alıyor.
44 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Bölgesel dinamikler değişiyor
•2025 sonrası dönemde bölgesel dengelerde önemli
değişimler öne çıkıyor:
•Asya-Pasifik, hem üretim hem de tüketimde en hızlı
büyüyen merkez konumunda.
•Avrupa, sürdürülebilirlik ve regülasyonlarla sektörün
standartlarını belirliyor.
•Kuzey Amerika, hacimden çok katma değer ve
premium segment üzerinden ilerliyor.
•Latin Amerika ve MEA, gelişmekte olan yapılarıyla
dikkat çeken potansiyel pazarlar arasında yer alıyor.
oranlarıyla dikkat çekerken; doğrudan tüketiciye
satış (DTC), pazar yerleri ve fiziksel mağaza deneyimi
giderek iç içe geçiyor. Markalar için artık tek bir satış
kanalı değil, bütünleşik bir deneyim sunmak kritik hale
geliyor.
Sürdürülebilirlik zorunluluk haline geliyor
Sürdürülebilirlik, sektör için tercih olmaktan çıkıp temel
gereklilik haline geliyor. İzlenebilir ham maddeler,
düşük su ve enerji tüketimi, atık yönetimi ve şeffaf
üretim süreçleri, özellikle Avrupa’da regülasyonlarla
Büyümenin arkasındaki güçler
Ev tekstili pazarındaki büyümeyi tetikleyen başlıca
faktörler arasında artan gelir düzeyi, genişleyen
orta sınıf ve hızlanan şehirleşme öne çıkıyor. Özellikle
Hindistan, Çin ve gelişmekte olan bölgelerde ev
tekstili artık temel bir ihtiyaçtan çok yaşam kalitesine
yapılan bir yatırım olarak görülüyor.
Konut alanlarının küçülmesi ise ürün tercihlerini
değiştiriyor. Tüketiciler, daha fonksiyonel, çok amaçlı
ve uzun ömürlü ürünlere yöneliyor.
E-ticaret ve hibrit perakende yükselişte
Dijitalleşme, sektörün en hızlı dönüşen alanlarından
biri. Online satış kanalları çift haneli büyüme
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
45
birlikte zorunlu standartlara dönüşüyor. 2030’lu
yıllarda ürün pasaportu ve karbon ayak izi gibi
unsurlar rekabetin belirleyici kriterleri arasında yer
alacak.
Ürün ve malzeme tarafında dönüşüm
Yatak odası tekstili hâlâ pazarın en büyük payına
sahipken, banyo tekstili wellness ve hijyen algısının
güçlenmesiyle en hızlı büyüyen kategorilerden
biri olarak öne çıkıyor. Perdelerde ise akustik, ısı
yalıtımı ve akıllı ev entegrasyonu gibi özellikler önem
kazanıyor.
Malzeme tarafında pamuk liderliğini korurken,
Tencel, modal ve geri dönüştürülmüş polyester
karışımları yükselişe geçiyor. Aynı zamanda ısı
regülasyonu, nem yönetimi ve uyku takibi gibi
özellikler sunan akıllı tekstiller artık niş bir alan
olmaktan çıkıyor.
Yeni dönemin şifreleri
2035’e giden yolda ev tekstili sektöründe başarı için
birkaç temel unsur öne çıkıyor:
•Kontrollü ve sürdürülebilir büyüme
•Teknolojinin ürünle bütünleşmesi
•Kişiselleştirme ve kullanıcı deneyimi
•Şeffaf ve güçlü marka hikâyesi
Tüm göstergeler, sektörün “ucuz üretim” ekseninden
uzaklaşıp daha yüksek katma değerli bir yapıya
yöneldiğini ortaya koyuyor. Ev tekstili artık sadece bir
ürün kategorisi değil; yaşam kalitesini şekillendiren,
teknolojiyle bütünleşen ve anlam taşıyan bir alan
olarak yeniden konumlanıyor.
Rekabetin yeni kuralları
Sektörde rekabet anlayışı da değişiyor. Fiyat odaklı
yaklaşım yerini; teknoloji, sürdürülebilirlik, hız ve
marka hikâyesine bırakıyor. Dikey entegrasyon,
yapay zekâ destekli üretim planlaması ve güçlü
marka anlatısı, öne çıkan şirketlerin ortak özellikleri
arasında yer alıyor.
46 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
An overview of the global
home textiles market toward 2035
The global home textiles market is not only expanding
over the next decade; it is also undergoing a profound
transformation. From sustainability and digitalization
to artificial intelligence and the “slow-home”
movement, this shift is redefining the competitive
landscape for every player in the industry.
Steady growth continues
Market data points to a strong and stable growth
trajectory. The global home textiles market, valued at
around $125 billion in 2024, reached approximately
$133 billion in 2025. By 2035, it is expected to exceed
$235 billion. A compound annual growth rate (CAGR)
in the range of 5.5% to 7% highlights the sector’s resilience
despite economic fluctuations.
Short-term projections reinforce this outlook. Between
2025 and 2030, the market is anticipated to grow at a
CAGR of 6.7%, reaching nearly $188 billion.
Luxury segment gains momentum
Within the overall market, the luxury home textiles
segment is becoming increasingly influential. Valued
at $60 billion in 2024, it is projected to surpass $90
billion by the early 2030s. However, the definition of
luxury is evolving. It now extends beyond price to
include sleep quality, wellbeing, sustainability, and
refined aesthetics.
Shifting regional dynamics
From 2025 onward, regional balances are evolving:
•Asia-Pacific is emerging as the fastest-growing hub
for both production and consumption.
•Europe is reshaping the industry through sustainability
standards and regulatory frameworks.
•North America is focusing on value creation and
premium segments rather than volume.
•Latin America and MEA are gaining attention as
high-potential emerging markets.
48 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Key drivers of growth
Several structural factors are fueling market
expansion. Rising income levels and a growing
middle class—particularly in India, China, and
developing regions—are transforming home
textiles from basic necessities into lifestyle
investments.
At the same time, urbanization is influencing
consumer behavior. As living spaces become
smaller, demand is shifting toward multifunctional,
high-quality, and long-lasting products.
E-commerce and hybrid retail on the rise
Digital transformation is one of the most significant
shifts in the sector. Online channels are growing
at double-digit rates, while direct-to-consumer
(DTC) models, marketplaces, and physical
retail experiences are increasingly integrated.
Brands are now expected to deliver a seamless,
omnichannel experience rather than relying on a
single sales channel.
Sustainability becomes essential
Sustainability is no longer optional—it is a baseline
requirement. Traceable fibers, reduced water
and energy consumption, effective waste
management, and transparent production
processes are becoming industry standards. In
Europe, regulatory frameworks are accelerating
this shift, making sustainability compliance
mandatory by the 2030s. Product passports and
carbon footprint transparency will play a decisive
role in competitiveness.
Transformation in products and materials
Bed textiles continue to dominate the market in volume,
while bath textiles are among the fastest-growing
categories, driven by the rising importance of wellness
and hygiene. Curtains are also evolving, with features
such as thermal insulation, acoustic performance, and
smart home integration gaining importance.
On the materials side, cotton remains central, but
blends with Tencel, modal, and recycled polyester are
gaining traction. Functional textiles offering temperature
regulation, moisture management, and even sleep
tracking are moving beyond niche status.
New rules of competition
The competitive landscape is shifting from price-driven
strategies to value-driven differentiation. Technology
integration, sustainability, speed, and brand storytelling
are becoming key success factors. Vertical integration,
AI-supported production planning, and strong brand
narratives are common traits among leading players.
Keys to success in the new era
Looking ahead to 2035, several priorities stand out:
•Controlled and sustainable growth
•Integration of technology into products
•Personalization and enhanced user experience
•Transparent and compelling brand narratives
All indicators suggest that the industry is moving away
from cost-focused competition toward higher value
creation. Home textiles are no longer just functional
products; they are becoming an integral part of a
broader lifestyle ecosystem shaped by technology,
sustainability, and meaning.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
49
Studio arc-en-ciel Arnavutköy’de
İstanbul’un Arnavutköy-Bebek sahil hattında
konumlanan Studio arc-en-ciel, tasarım markaları,
sanat eserleri ve mobilyaları aynı mekânda bir araya
getiren yeni bir showroom olarak faaliyet gösteriyor.
Mimar Ceyda Özsoy tarafından kurulan alan, farklı
ölçeklerdeki ürünlerin birlikte sergilendiği bir seçki
düzeniyle dikkat çekiyor.
Konsept ve yaklaşım
Şubat 2023’te açılan showroom, Özsoy’un
Londra’daki eğitim ve gözlem sürecinin ardından
İstanbul’da şekillenen bir proje olarak ortaya çıkıyor.
University of Westminster Mimarlık Bölümü mezunu
olan Özsoy, eğitimine Central Saint Martins’te
interior styling alanında aldığı derslerle devam etti.
Londra’da farklı konsept mağazalar ve bağımsız
tasarım markaları üzerine edindiği deneyim, mekânın
kurgusunda referans noktası oldu. Showroom’da
ürünler belirli bir tema etrafında değil, seçici bir
kürasyon yaklaşımıyla bir araya getiriliyor. Dekoratif
objeler, sanat eserleri ve mobilyalar aynı alanda
yer alırken, her parçanın kendi bağlamı içinde
değerlendirilmesine imkân tanıyan bir düzenleme
tercih ediliyor.
Mekân kurgusu ve ürün seçkisi
İsmini Fransızca’da “gökkuşağı” anlamına gelen “arcen-ciel”
kelimesinden alan showroom, farklı tasarım
50 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
dillerinin yan yana okunabildiği bir yapı sunuyor.
İçeride hem yerli hem de uluslararası markaların
ürünleri yer alıyor.
Seçki içerisinde &K Amsterdam, Anna von Lipa, HAY,
Polspotten, Lladro ve Taschen gibi farklı ölçeklerde
üretim yapan markalar bulunuyor. Bunun yanı sıra
sanatçı Selin Uyar’ın eserleri de mekânın parçası
olarak sergileniyor. Ürünlerin yerleşiminde, kategori
ayrımından çok görsel ve malzeme uyumu dikkate
alınıyor. Bu yaklaşım, aynı mekânda farklı üretim
disiplinlerinin bir arada okunmasına olanak sağlıyor.
Amorphe koleksiyonu
Showroom’da yer alan dikkat çekici bölümlerden biri
de Ceyda Özsoy’un kendi markası olan Amorphe
by Studio Arc-en-ciel koleksiyonu. Üfleme cam
vazo ve objelerden oluşan seri, sabit kalıplar yerine
üretim sürecinde şekillenen formlar üz erinden
ilerliyor. Koleksiyonda her parçanın ölçü ve form
açısından birbirinden farklı olması esas alınıyor. Üretim
sürecindeki küçük müdahaleler, ürünlerin son halini
doğrudan etkileyerek her objeyi kendi içinde ayrı bir
karaktere sahip hale getiriyor.
Studio arc-en-ciel, yalnızca ürün sergileme alanı
olarak değil, aynı zamanda iç mimari danışmanlık
hizmeti de sunan bir yapı olarak konumlanıyor. Bu
kapsamda yaşam alanlarının mevcut durumuna
müdahale etmeden, kullanıcı alışkanlıkları ve stil
tercihleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesine
yönelik “makeover styling” hizmeti de veriliyor.
Genel çerçevede mekân, farklı tasarım disiplinlerini
aynı zeminde buluşturan bir seçki alanı olarak
konumlanırken, ürünlerin sunumunda kürasyon ve
malzeme ilişkisi temel belirleyici unsur olarak öne çıkıyor.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
51
Studio arc-en-ciel in Arnavutköy
Spatial layout and selection
Taking its name from the French word for “rainbow,”
“arc-en-ciel,” the showroom brings together different
design languages under one roof. The selection
includes both local and international brands such
as HAY, &K Amsterdam, Anna von Lipa, Polspotten,
Lladro, and Taschen, alongside artworks by artist Selin
Uyar.
Amorphe collection
A dedicated section of the showroom is reserved for
Amorphe by Studio Arc-en-ciel, Ceyda Özsoy’s own
design label. The collection consists of hand-blown
glass vases and objects shaped without fixed molds,
where each piece evolves through the production
process. As a result, every object has a distinct form
and identity. Beyond its role as a showroom, Studio
arc-en-ciel also operates as an interior design consultancy.
Through its “makeover styling” approach, it
focuses on reinterpreting existing living spaces by enhancing
atmosphere and styling rather than making
structural changes.
Located along the Arnavutköy–Bebek coastline in
Istanbul, Studio arc-en-ciel operates as a concept
showroom bringing together design brands, artworks,
and furniture under one roof. Founded by architect
Ceyda Özsoy, the space presents a curated selection
where pieces of different scales are displayed
together in a cohesive yet non-uniform layout.
Concept and approach
Opened in February 2023, the showroom reflects
Özsoy’s academic and professional journey in
London. A graduate of the University of Westminster
School of Architecture, she later studied interior
styling at Central Saint Martins. Her experience with
independent design stores and concept retail spaces
in London became a key reference point in shaping
the spatial and curatorial approach of the project.
Rather than following a fixed theme, the showroom
adopts a selective curatorial method. Decorative objects,
artworks, and furniture are placed in the same
environment, allowing each piece to be read within
its own context while still contributing to an overall
52 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Koza Home İstanbul’da
Koza Halı’nın ev yaşam alanındaki temsilcisi Koza Home, perakende ağını genişletme
stratejisi kapsamında İstanbul’daki ilk, Türkiye genelindeki ikinci mağazasını Bağdat
Caddesi’nde hizmete sundu.
Gaziantep’ten dünyaya
Mağazanın açılışında markanın tarihsel gelişimine
değinen Koza Home Genel Müdürü Anıl Cingisiz,
yaklaşık 60 yıl önce Gaziantep’te kilim üretimiyle
başlayan serüvenin bugün dev bir üretim grubuna
dönüştüğünü belirtti. Cingisiz, Koza’nın başarısının
temelinde değişimi doğru analiz etme ve bu değişime
hızla adapte olma yeteneğinin yattığını vurguladı.
2000’li yıllarda ihracata odaklanarak başlayan globalleşme
sürecinin, geçtiğimiz yıl Calvin Klein halı koleksiyonlarının
Türkiye distribütörlüğü ile yeni bir boyut
kazandığını ifade etti.
Perakende sektöründe yeni bir soluk
Koza Home markasının 2016 yılında temellerinin
atıldığını ve 2022 yılında Gaziantep’te açılan ilk
mağaza ile fiziksel perakendeciliğe adım attıklarını
hatırlatan Anıl Cingisiz, markanın dijital ve fiziksel
kanallarda eş zamanlı bir büyüme sergilediğini belirtti.
Bağdat Caddesi mağazasının marka için sembolik
bir öneme sahip olduğunu dile getiren Cingisiz, bölge
sakinlerine sundukları ürün gamıyla lüksü erişilebilir
kılmayı hedeflediklerini söyledi.
Ulaşılabilir premium konsepti ile büyüme
Koza Home, Bağdat Caddesi’ndeki yeni lokasyonunda
modern tasarım anlayışını “ulaşılabilir premium”
felsefesiyle birleştirerek müşteri deneyimini ön plana
çıkarıyor. Açılış töreni; Koza Halı İcra Kurulu Başkanı
İbrahim Cingisiz, Yönetim Kurulu Başkanı Seddar
Cingisiz ve Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Cem Bilmez’in
gerçekleştirdiği kurdele kesimiyle tamamlandı. Marka,
bu yeni yatırımıyla ev yaşam sektöründeki konumunu
güçlendirmeye devam ediyor.
54 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Koza Home in Istanbul
Koza Home, the home living brand of Koza Halı, has opened its first store in Istanbul on
Bağdat Avenue as a key pillar of its growth strategy.
A transformation from Gaziantep to the world
Speaking at the opening, Koza Home General
Manager Anıl Cingisiz expressed pride in the point
the brand has reached since its production journey
began 60 years ago in Gaziantep. Referring to Koza’s
collaborations with global brands, Cingisiz stated
that bringing Calvin Klein carpet collections to Turkey
especially reflects the brand’s vision. Highlighting the
importance of interpreting change correctly, Cingisiz
emphasized that the Bağdat Avenue location is an
integral part of this strategic transformation.
Reachable premium concept in Istanbul
Officials noted that the brand’s retail journey gained
momentum with the first store opened in Gaziantep
in 2022, and they will continue the “reachable
premium” principle at the Istanbul store. Combining
modern design with customer experience, the new
store aims to maintain a strong presence across
both physical and digital channels. The ceremony
concluded with a ribbon-cutting attended by board
members, positioning Koza Home’s new step in Istanbul
as a central hub for the brand’s growth targets.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
55
Sürdürülebilir üretimle küresel pazarda
56 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Halı sektöründe üretim kapasitesi, tasarım gücü ve
sürdürülebilirlik yatırımlarıyla dikkat çeken Milat Halı, global
pazardaki büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. PP, polyester,
bambu ve modal ipliklerden oluşan geniş ürün gamıyla
farklı pazarlara hızlı çözümler sunan marka, ihracatta yeni
hedef bölgelerle büyüme ivmesini artırmayı amaçlıyor.
Milat Halı Yönetim Kurulu Üyesi İskender Kaplan ile üretim
altyapısından sürdürülebilirlik yatırımlarına, Türk halısının
küresel pazardaki konumundan 2026 hedeflerine kadar
sektöre dair önemli başlıkları konuştuk.
Üretim altyapınız, ürün çeşitliliğiniz ve global hedeflerinizden
bahseder misiniz?
PP, polyester, bambu ve modal ipliklerden üretilen halılarla
oldukça geniş bir ürün gamına sahibiz. Hem Türkiye’de
hem de dünya genelinde farklı pazarların beklentilerine
hızlı şekilde yanıt verebilecek bir ürün çeşitliliği sunuyoruz.
Tüm fabrikalarımız genelinde yıllık yaklaşık 20 milyon metrekare
üretim kapasitesine sahibiz ve bu kapasiteyi aktif
olarak kullanıyoruz. Uzun vadeli hedefimiz, Milat Halı’yı
global ölçekte bilinen ve tercih edilen bir marka konumuna
taşımak.
2026 yılı için ihracat ve yeni pazar hedefleriniz neler?
Milat Halı olarak bu performansa paralel şekilde ihracatımızı
%20arttırmak istiyoruz. 2026 yılı için hedefimiz, bu
büyüme ivmesini sürdürerek halı ihracatına daha yüksek
katkı sunmak. Bu doğrultuda Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu
ülkelerinde olan Pazar payımızı arttırmak istiyoruz.
Küresel halı pazarında rekabetin arttığı bu dönemde,
Türk halısının kalitesini ve tasarım gücünü yurt dışındaki
müşterilerinize nasıl anlatıyorsunuz?
Küresel pazarda rekabet artık yalnızca fiyatla sınırlı değil;
tasarım, kalite ve marka algısı belirleyici unsurlar haline
gelmiş durumda. Türk halısı ise köklü üretim geleneği ile
modern teknolojiyi bir araya getiren yapısıyla bu rekabette
önemli bir avantaja sahip. Milat Halı olarak biz de koleksiyonlarımızda
trend analizlerine dayalı, pazara özel tasarımlar
geliştiriyor; yüksek çözgü sıklığı, renk dayanıklılığı ve uzun
ömürlü kullanım gibi kalite unsurlarını ön plana çıkarıyoruz.
Uluslararası fuarlar, dijital showroom’lar ve birebir müşteri
temaslarıyla ürünlerimizin hem teknik hem de estetik
değerini detaylı şekilde anlatıyoruz.
Sürdürülebilirlik ve geri dönüştürülmüş materyaller
konusunda fabrikanızda ne gibi değişimler yaptınız?
Avrupa ve ABD pazarlarında sürdürülebilirlik artık temel bir
satın alma kriteri haline gelmiş durumda. Özellikle büyük
perakende zincirleri ve proje bazlı işler, çevresel standartlara
uyum konusunda oldukça hassas. Bu nedenle
biz de üretim süreçlerimizi bu beklentilere göre yeniden
yapılandırdık. Geri dönüştürülmüş iplik kullanımını artırdık,
enerji verimliliği sağlayan makine yatırımları yaptık. Aynı
zamanda fabrikamız, ihtiyaç duyduğu enerjinin %40’ını 3 yıl
önce yaptığımız GES yatırımı sayesinde kendisi üretiyor.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
57
Growing in the global
market with sustainable
production
58 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Standing out with its production capacity, design strength
and sustainability investments, Milat Halı aims to continue its
growth in global markets. Offering fast solutions for different
markets with a wide product range consisting of PP, polyester,
bamboo and modal yarns, the company plans to strengthen
its growth momentum through new export regions. We spoke
with Milat Halı Board Member İskender Kaplan about the
company’s production infrastructure, sustainability investments,
the position of Turkish carpets in global markets and the
company’s targets for 2026.
Could you tell us about your production infrastructure, product
range and global goals?
We have a very broad product range with carpets produced
from PP, polyester, bamboo and modal yarns. We offer a
product diversity that can quickly respond to the expectations
of different markets both in Türkiye and around the world.
Across all our factories, we have an annual production
capacity of approximately 20 million square meters, and we
actively utilize this capacity. Our long-term goal is to position
Milat Halı as a globally recognized and preferred brand.
What are your export and new market targets for 2026?
In line with this performance, as Milat Halı we aim to increase
our exports by 20 percent. Our goal for 2026 is to maintain this
growth momentum and contribute more strongly to carpet
exports. In this direction, we want to increase our market share
in the United States, Europe and Far East countries.
As competition increases in the global carpet market, how do
you present the quality and design strength of Turkish carpets
to your international customers?
Competition in global markets is no longer limited to price
alone; design, quality and brand perception have become
determining factors. Turkish carpets have an important
advantage in this competition thanks to their structure that
combines a deep-rooted production tradition with modern
technology. At Milat Halı, we develop market-specific designs
based on trend analyses in our collections while highlighting
quality elements such as high warp density, color durability
and long-lasting use. Through international fairs, digital
showrooms and direct customer communication, we explain
both the technical and aesthetic value of our products in
detail.
What kind of changes have you made in your factory
regarding sustainability and recycled materials?
In European and US markets, sustainability has now become
a fundamental purchasing criterion. Especially large retail
chains and project-based businesses are highly sensitive about
compliance with environmental standards. For this reason,
we have restructured our production processes according to
these expectations. We increased the use of recycled yarns
and invested in energy-efficient machinery. In addition, our
factory produces 40 percent of the energy it needs thanks to
the solar power plant investment we made three years ago.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
59
Halılar ile yaşam alanlarına doğal dokunuş
Tencel Lyocell elyafları; sahip olduğu doğal ışıltı, pürüzsüz dokunuş ve yüksek estetik
görünümü sayesinde premium halı koleksiyonlarında öncelikli tercih haline geliyor.
odaklanan halı markaları, kullandıkları nitelikli
elyaflar sayesinde sektörel bir dönüşüme öncülük
ediyor. Tencel Lyocell elyafları, halı koleksiyonlarında
doğallık, estetik ve fonksiyonelliği buluşturan yenilikçi
bir yaklaşımla yer alıyor. Kontrollü ve sertifikalı
kaynaklardan elde edilen bu elyaflar, ev tekstilindeki
sürdürülebilir konfor anlayışını zemin tasarımlarına
taşıyor. Doğal parlak dokusu ve pürüzsüz tuşesiyle
öne çıkan bu halılar, iç mekânlarda doğallık hissini
kuvvetlendiriyor.
Doğal ışıltı ve yumuşak kullanım deneyimi
Tencel Lyocell elyafların pürüzsüz yüzeyi ve yapısal
yumuşaklığı, yaşam alanlarına yüksek bir konfor
getirerek iç mekân atmosferini değiştiriyor. Renklerin
elyaf yapısına derinlemesine nüfuz etme kabiliyeti,
halı ve döşemelere doğal bir parlaklık kazandırıyor.
Elyaf yüzeyinin pürüzsüzlüğü ile birleşen bu özellik,
renklerin daha canlı ve yoğun görünmesine katkı
sağlıyor. Ayrıca bu özel bileşenler, dokuya doğal
bir yumuşaklık katarak mekânlardaki görsel ve
fonksiyonel deneyimi üst seviyeye çıkarıyor.
Nem yönetimi özelliği ise halı yüzeyinde dengeli bir
mikro ortamın oluşmasına yardımcı olarak doğal ve
kuru bir his sunuyor. Bu durum, özellikle sık kullanılan
alanlarda hem konforu hem de ferahlık hissini
destekliyor. Tencel Lyocell elyafların yüzey yapısı,
bakterilerin çoğalması için gereken nem miktarını
minimize ederek bakteri ve akarların üremesine
elverişsiz bir ortam hazırlıyor.
Micro teknoloji ile artan dayanıklılık
En ince Tencel elyafları, daha hassas bir dokunuş için
Micro teknolojiyle hazırlanıyor. Bu teknoloji sayesinde
halı yüzeyinde daha pürüzsüz, yumuşak ve akıcı bir
görünüm ortaya çıkıyor. Söz konusu özellikler, Tencel
Lyocell elyafların kullanıldığı halıların hem estetik
kalitesini hem de kullanım ömrünü artırıyor.
Sürdürülebilir malzemelere yönelik artan talep, artık
sadece moda veya ev tekstiliyle sınırlı kalmayıp
yaşam alanlarının temel unsurlarından biri olan zemin
tasarımlarına da yansıyor. Özellikle üst segmente
Özellikle üst segment, tasarım odaklı halılarda
kullanılan bu elyaflar, sadece konfor ve doğallık
sunmakla kalmıyor; ürünün değerini ve segmentini
yukarı taşıyan temel bir bileşen olarak öne çıkıyor. Bu
sayede halılar, geleneksel dokuma kalitesini modern
ve sürdürülebilir elyaf teknolojisiyle birleştirerek
premium bir zemin deneyimi sunuyor.
60 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
A natural touch to living spaces with carpets
Tencel Lyocell fibers are preferred in premium carpet collections thanks to their natural
luster, smooth touch, and high aesthetic appearance.
The increasing demand for sustainable materials is no
longer limited to fashion or home textile products; it
is becoming one of the most fundamental elements
of living spaces. Recently, carpet brands focusing
on the premium segment are bringing about a
transformation through the fibers they use. Tencel
Lyocell fibers are featured in carpet collections
with an innovative approach that combines
naturalness, aesthetics, and functionality. Produced
from controlled and certified sources, Tencel Lyocell
fibers carry the concept of sustainable comfort in
home textiles to floor design. Standing out with their
naturally bright texture, elegant appearance, and
smooth handle, these carpets strengthen the sense
of naturalness in living spaces.
Natural luster and soft usage
Furthermore, the smooth surface and natural
softness of Tencel Lyocell fibers bring a pleasant
comfort to living areas, changing the atmosphere of
interiors. Tencel Lyocell fibers add a natural radiance
to carpets and upholstery, as colors penetrate
deeply into the fiber structure. The combination of
color and the smooth fiber surface contributes to
a vibrant and intense appearance. These special
fibers also add a natural softness to the fabric,
elevating the visual and functional experience in
spaces.
The moisture management property of Tencel
Lyocell fibers contributes to the formation of a more
balanced micro-environment on the carpet surface,
offering a naturally dry feel. This feature supports
both comfort and a sense of freshness, especially in
carpets used in living areas. The surface of Tencel
Lyocell fibers provides less moisture for bacteria to
grow, preparing an unfavorable environment for the
reproduction of bacteria and mites.
Durable use with Micro technology
The finest Tencel fibers are produced with Micro
technology for an even softer touch. Thanks to
this technology, a smoother, softer, and more fluid
appearance emerges on the carpet surface. With
these features, both the aesthetic quality and the
usage durability of carpets using Tencel Lyocell fibers
increase.
Used especially in high-end design-oriented carpets,
Tencel fibers stand out not only by offering comfort
and naturalness but also as an important material
component that moves the product segment
upward. In this way, carpets offer both an aesthetic
and premium flooring experience by combining
traditional weaving quality with modern sustainable
fiber technology.
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
61
Cotton Box Türk malı imzasıyla
küresel gücünü artırdı
Operasyonel güç ve rekabet anlayışı
Sürdürülebilirlik ve operasyonel olarak gerçekleştirilen
yatırımlar markanın gücünü destekledi. Üretim, stok
depo ve sevkiyat süreçlerinin yürütüldüğü 14 bin metrekarelik
tesiste, batı pazarlarının talep ettiği üretim
standartları uygulandı. Bununla birlikte, verimlilik, dijital
dönüşüm, ERP uygulamaları, ölçülebilirlik ve kalite
yönetim sistemleri alanlarında çalışmalar kesintisiz
olarak sürdürüldü. Cotton Box, rekabet anlayışını
“Rakiplerinizden ne farkınız var?” sorusu üzerine kurdu.
Marka; geniş ürün ve desen gücü, hızlı ve hatasız servis,
güçlü satış ağı ve uluslararası kalite standartlarıyla
bu soruya yanıt verdi. Türkiye genelinde 1500’ü aşkın
satış noktasıyla faaliyet gösteren Cotton Box, müşteri
deneyimini odağına alarak büyümesini sürdürdü.
Güven, istikrar ve saygı temelleri üzerine kurulu marka
yaklaşımıyla Cotton Box, Türk malı imzasını dünyada
daha güçlü bir şekilde temsil etmeye devam etti.
Cotton Box Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut
Sümaş Tekstil’in köklü tecrübesiyle gelişen Cotton Box,
fason üretimden çıkarak marka, tasarım ve pazarlama
odaklı bir yapıya dönüştü; bugün 70 ülkeye kendi
markasıyla ihracat yapan güçlü bir marka haline
geldi. Bu yolculuğun merkezinde ise “Türk malı” damgasını
dünya çapında güçlü ve güvenilir bir değer
haline getirme hedefi yer aldı.
Planlı büyüme ve stratejik yaklaşım
Markanın büyüme stratejisinde planlı ilerleme dikkat
çekti. Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut, süreci şu sözlerle
ifade etti: “Hedeflerimize 5 yıllık planlarla ilerleyerek
ulaştık. Bugün de aynı disiplinle yolumuza devam
ediyoruz. Cotton Box olarak sektöre bakışımız oldukça
netti. Üretim anlayışının ötesine geçilmemiz gerektiğini
ve yalnızca üretim yapan değil, kendi kimliğiyle
nihai tüketiciye ulaşan bir yapı kurmanın sürdürülebilir
büyümenin anahtarı olduğuna inandık. Bu doğrultuda,
Turquality kapsamına girebilecek nitelikte bir iş
yapış modelini oluşturabilmek için son üç yıldır yoğun
bir çaba gösterdik.”
62 DECOR • Mayıs - Haziran 2026
Cotton Box strengthened its global presence
with the “Made in Türkiye” signature
Operational strength and competitive approach
Investments made in sustainability and operations
supported the brand’s strength. In its
14,000-square-meter facility, where production, warehousing,
and shipment processes were carried out,
production standards demanded by Western markets
were implemented. In addition, efforts in efficiency,
digital transformation, ERP applications, measurability,
and quality management systems were continuously
carried out. Cotton Box based its understanding
of competition on the question, “What differentiates
you from your competitors?” The brand responded to
this with its wide product and design range, fast and
error-free service, a strong sales network, and international
quality standards. Operating with more than
1,500 points of sale across Türkiye, Cotton Box continued
to grow by placing customer experience at its
core. With its brand approach built on trust, stability,
and respect, Cotton Box continued to represent the
“Made in Türkiye” signature more strongly in global
markets.
Developed with the deep-rooted experience of
Sümaş Tekstil, Cotton Box transformed from contract
manufacturing into a structure focused on branding,
design, and marketing; today, it became a strong
brand exporting to 70 countries under its own name.
At the heart of this journey was the goal of turning
the “Made in Türkiye” label into a strong and reliable
value worldwide.
Planned growth and strategic approach
A planned progression stood out in the brand’s
growth strategy. Chairman of the Board Nuri Turgut
described the process as follows: “We achieved our
goals by moving forward with 5-year plans. Today,
we continue on our path with the same discipline. As
Cotton Box, our perspective on the sector was very
clear. We believed that we needed to go beyond
the understanding of production and that building a
structure that not only produces but also reaches the
end consumer with its own identity was the key to sustainable
growth. In this direction, we made intensive
efforts over the past three years to establish a business
model that could qualify for Turquality.”
DECOR • Mayıs - Haziran 2026
63