18.05.2026 Views

Tekstil Teknik May 2026

Tekstil Teknik Mayıs 2026

Tekstil Teknik Mayıs 2026

SHOW MORE
SHOW LESS

Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!

Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.






içindekiler

index

6 The new route of the textile industry was drawn in Frankfurt

Tekstil sanayisinin yeni rotası Frankfurt’ta çizildi

8 Alarm Bells in the Textile Industry: What Awaits Us in the

Second Half of 2026?

Tekstil Sektöründe Alarm Zilleri: 2026’nın İkinci Yarısı Ne

Getirecek?

10 Dispers boyamada partikül boyutu dağılımı (PSD): Görünmeyen

fark

12 Power consolidation at İTHİB: Ahmet Şişman elected as

new chairman

İTHİB’de güç birliği: Ahmet Şişman

yeni başkan

16 Heberlein drives growth in Türkiye with advanced technology

and strong partnerships

Heberlein, ileri teknoloji ve güçlü iş ortaklıklarıyla Türkiye’de

büyümeyi hızlandırıyor

20 ITM 2026 to spotlight future of textile manufacturing

technologies

ITM 2026 tekstil üretim teknolojilerinin geleceğine odaklanacak

26 Global textile machinery industry turns its focus to ITMA ASIA +

CITME 2026

ITMA ASIA + CITME 2026 için hazırlıklar hızlandı

28 Young talents honoured - 60 years Walter Reiners Foundation

Genç yetenekler ödüllendirildi – Walter Reiners Foundation 60

yaşında

30 Efficiency, quality and reliability: Stäubli solutions on display at

ITM Istanbul 2026

Verimlilik, kalite ve güvenilirlik: ITM İstanbul 2026’da Stäubli

çözümleri sergileniyor

34 Garment printing trends 2026: From digital experimentation to

operational requirement

Hazır giyim baskı trendleri 2026: Dijital deneyimden

operasyonel zorunluluğa

38 A new era in digital textile printing

Dijital tekstil baskısında yeni çağ

44 Successful opening of the KARL MAYER Textile Inovation Center

KARL MAYER Tekstil İnovasyon Merkezi’ni başarıyla açtı

48 Santoni China Group to showcase ıntegrated technology

ecosystem at ITM 2026

Santoni China Group, ITM 2026’da entegre teknoloji

ekosistemini sergileyecek

51 Mayer Mümessillik to showcase Mayer & Cie. portfolio at ITM

2026

Mayer Mümessillik, ITM 2026’da Mayer & Cie. portföyünü

sergileyecek

53 Experience Trützschler’s leading fiber processing technologies

at ITM 2026

Trützschler, ITM 2026’da fiber işleme teknolojilerindeki en yeni

çözümlerini tanıtacak

4 May Mayıs 2026


56 “Flame-retardant fabrics should be mandatory”

“Geç tutuşur kumaşlar zorunlu olmalı”

60 ColorCo Global: “We aim to become a solution partner in the

digital transformation of the textile industry”

ColorCo Global: “Tekstil sektörünün dijital dönüşümünde çözüm

ortağı olmayı hedefliyoruz”

64 Rieter at ITM 2026: Spinning redefined with automation and

intelligence

ITM 2026’da Rieter: Otomasyon ve zekâ ile yeniden tanımlanan

iplik üretimi

68 Lenzing ushers in a new era in protective wear with three-tier

fiber system

Lenzing’den koruyucu giyimde yeni dönem: Üç katmanlı

selülozik çözüm

70 DoCotton reshapes the cotton value chain with a system-driven

model

Pamukta sistemi kuran model: Docotton global tedarik zincirini

yeniden tanımlıyor

72 Starlinger & Co GmbH showcases the power of circular

packaging at interpack

Starlinger & Co GmbH, interpack’te döngüsel ambalaj gücünü

sergiledi

74 HOMETEX 2026 strengthens Türkiye’s position in global home

textiles

HOMETEX 2026, Türkiye’nin küresel ev tekstili gücünü

pekiştiriyor

77 How clever ex-mechanic screen prints in 3D

Tamircilikten “giyilebilir sanat” ustalığına uzanan yol

INDEX ADS

Pluvia.........................Front Cover

Tüfekçi.......................Back Cover

Eliar...........................Inside Front Cover

Hometex.....................Inside Back Cover

Genkim......................7

ITM 2026...................9

Odesi.........................11-13-15

Erginer.......................17

Aygenteks..................18-19

Mersan......................21

Enes Makine...............23

Pnösan.......................25

Uster..........................27

Benninger...................29

Stäubli.......................31

İdes...........................33

Comfytex....................35

Argema......................37

TRN Önal Makine........39

Argestech...................41

ABB Pamuk................43

Karl Mayer..................45

Petes Plastik...............47

Jakob Müller...............49

Trützschler..................55

Groz-Beckert..............57

HIGHTEX.....................59

IGATEX.......................67

İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR (SORUMLU)

General Manager (Responsible)

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ DANIŞMANI

Advisory Editor

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

Prof. Dr. Cevza CANDAN

YAYIN KURULU

Editorial Board

Prof. Dr. Bülent ÖZİPEK

Prof. Dr. H. Rıfat ALPAY

Prof. Dr. Yalçın BOZKURT

Prof. Dr. E. Tekin ALTINBAŞ

Prof. Dr. W. OXENHAM

Prof. Dr. Emel ÖNDER

Prof. Dr. Yusuf ULCAY

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Doç. Dr. Yusuf A. USKANER

STAFF WRITER

İsmail ÇAKIR

ismail.cakir@img.com.tr

PAZARLAMA VE SATIŞ KOORDINATÖRÜ

Marketing & Sales Coordinator

Ömer Faruk GÖRÜN

omer.gorun@img.com.tr

+90 505 299 62 65

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

Tel: +90 212 454 22 22

GSM: +90 532 313 22 11

TEKNİK MÜDÜR

Technical Manager

Tayfun AYDIN

tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM

Graphic & Design

Serkan BEYOĞLU

serkan.beyoglu@img.com.tr

DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ

Digital Assets Manager

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK

YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mahallesi 29 November

Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1

P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler

/ İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22

Fax: +90 212 454 22 93

BASKI | Printed By | İH LAS

Ga ze te ci lik A.Ş.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi

29 November Caddesi No: 11

A/41 Yenibosna - Bahçelievler /

İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 30 00

BÖL GE TEM SİL Cİ LİK LE Rİ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

Tel: +90 224 211 44 50

Fax: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

Tel: +90 332 238 10 71

Fax: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

KOREA | Jes Media Int.

Mr. Young Seoah CHINN

Tel: 8224813411 Fax: 8224813414

jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Tekstil & Teknik Dergisi’nde yer alan

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu

ilan sahiplerine aittir.

Tekstil & Teknik is published monthly.

Ad ver ti se ments res pon si bi li ti es

pub lis hed in our ma ga zi ne per ta in to

ad ver tisers.

www.tekstilteknik.com.tr

img@img.com.tr

tekstilteknikdergisi

tekstilveteknik

tekstilteknikdergisi

Tekstil Teknik

May Mayıs 2026

5


editör

editor

Ali ERDEM

Yazı İşleri Müdürü

News Editor

The new route of the textile

industry was drawn in Frankfurt

Tekstil sanayisinin yeni rotası

Frankfurt’ta çizildi

One of the most striking aspects

of the Techtextil & Texprocess

exhibitions, which brought together

more than 1,700 exhibitors from 112

countries and over 36,000 visitors, was the

fact that innovation has evolved from being

merely a product development process into

a direct competitive strategy.

It became clear throughout the Techtextil

halls that technical textiles are no longer

a niche segment. From defense and

automotive industries to medical textiles

and protective workwear, technical textiles

have now positioned themselves at the

center of high value-added manufacturing.

The bio-based fibers, recyclable raw

materials, and next-generation lowcarbon

materials showcased at the fair

demonstrated that sustainability goals are

no longer just part of marketing rhetoric,

but have become a production reality for the

industry. Particularly noteworthy was the

performance-oriented reinterpretation of

natural fibers.

Compostable technical fibers, biopolymer

solutions, and alternatives to fossil-based

raw materials signaled a major shift in the

textile industry’s future investment priorities.

Türkiye’s strong presence at the fair also

attracted considerable attention. Turkish

companies were increasingly visible in areas

such as technical textiles, knitted fabrics,

performance textiles, digital printing, and

manufacturing technologies.

At the same time, the exhibition served

not only as a commercial platform for

establishing new business connections, but

also as a strategic indicator highlighting the

urgent need for transformation within the

Turkish textile industry.

The winners of the future will be companies

that accelerate technology investments,

adopt data-driven manufacturing, and place

sustainability at the core of their strategies.

The Frankfurt exhibitions were not merely

a showcase of new technologies, but also

provided a powerful roadmap illustrating

how the future of the textile industry will be

shaped.

112 ülkeden gelen 1.700’ü aşkın

katılımcı ve 36 binden fazla

ziyaretçinin buluştuğu Techtextil &

Texprocess fuarlarında dikkat çeken en

önemli unsur, artık inovasyonun yalnızca

bir ürün geliştirme süreci olmaktan çıkıp

doğrudan rekabet stratejisine dönüşmüş

olmasıydı. Techtextil salonunda sergilenen

teknik tekstillerin artık yalnızca niş bir

alan olmadığı net biçimde görüldü.

Savunma sanayiinden otomotive, medikal

tekstillerden koruyucu iş kıyafetlerine

kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip

teknik tekstiller; yüksek katma değerli

üretimin merkezine yerleşmiş durumda.

Fuarda sergilenen biyobazlı lifler, geri

dönüştürülebilir hammaddeler ve karbon

ayak izini azaltan yeni nesil materyaller,

sektörün sürdürülebilirlik hedeflerini

yalnızca bir pazarlama dili olmaktan çıkarıp

üretim gerçekliğine dönüştürdüğünü

gösterdi. Özellikle doğal liflerin performans

odaklı biçimde yeniden yorumlanması

dikkat çekiciydi. Kompostlanabilir teknik

lifler, biyopolimer çözümleri ve fosil bazlı

hammaddelere alternatif geliştirmeler;

önümüzdeki dönemde tekstil sanayisinin

yatırım odağının değişeceğine işaret ediyor.

Fuarda Türkiye’nin güçlü varlığı da dikkat

çekti. Türk firmalarının özellikle teknik

tekstiller, örme kumaşlar, performans

tekstilleri, dijital baskı ve üretim teknolojileri

alanlarında daha görünür hale geldiği

gözlemlendi. Bununla birlikte fuar, Türk

üreticiler açısından yalnızca yeni müşteri

bağlantıları kurulan bir ticaret platformu

değil; aynı zamanda dönüşüm ihtiyacının

net biçimde hissedildiği stratejik bir

gösterge niteliği taşıdı.

Geleceğin kazananları, teknoloji

yatırımlarını hızlandıran, veri odaklı üretime

geçen ve sürdürülebilirliği merkezine alan

şirketler olacak. Frankfurt’taki fuarlar,

yalnızca yeni teknolojilerin sergilendiği

bir vitrin değil; aynı zamanda tekstil

sektörünün gelecekte nasıl şekilleneceğini

gösteren güçlü bir yol haritası sundu.

6 May Mayıs 2026



Alarm Bells in the Textile Industry: What

Awaits Us in the Second Half of 2026?

Tekstil Sektöründe Alarm Zilleri:

2026’nın İkinci Yarısı Ne Getirecek?

Ömer Faruk GÖRÜN

Pazarlama ve Satış Koordinatörü

Marketing & Sales Coordinator

bizden

from us

Türkiye’s textile and apparel industry

is going through one of the most

challenging periods of recent years.

Rising production costs, low exchange rate

policies, financing difficulties, and weakening

demand in Europe continue to put heavy

pressure on the sector.

The official export figures for March 2026

confirmed this difficult picture. While

Türkiye’s total exports reached approximately

$21.9 billion, the expected recovery in textiles

and ready-to-wear exports has not yet

materialized. Labor-intensive manufacturers,

in particular, are facing serious profitability

problems.

Today, the sector’s main issue is no longer

the lack of orders, but the inability to

generate sufficient profit from existing orders.

Increasing labor, energy, and production costs

are weakening exporters’ competitiveness.

As a result, many companies are reducing

capacity, while some manufacturers are

shifting production to lower-cost countries

such as Egypt, Morocco, and Syria.

Looking ahead to the second half of 2026,

three possible scenarios stand out:

If European markets begin to recover, the

sector may regain momentum.

If current economic conditions continue, the

industry may experience a prolonged period

of “silent contraction.”

Part of the production may move abroad,

while Türkiye increasingly becomes a center

for design, logistics, and management

operations.

Despite these challenges, the industry still

holds important advantages. Türkiye’s fast

delivery capability, strong manufacturing

infrastructure, and proximity to Europe remain

significant strengths. In the coming period,

sustainable production, technical textiles, and

high value-added products are expected to

become even more important.

The key question for the sector is now clear:

Will Türkiye remain a low-cost manufacturing

country, or will it position itself as a hub for

high value-added production?

The second half of 2026 could become a

decisive turning point for the future of the

textile industry.

Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü, son

yılların en zorlu dönemlerinden birinden

geçiyor. Yüksek maliyetler, düşük kur

politikası, finansmana erişim sorunları ve

Avrupa’daki talep daralması sektör üzerindeki

baskıyı artırıyor.

Mart 2026 ihracat verileri de bu tabloyu

doğrular nitelikte oldu. Türkiye’nin genel

ihracatı 21,9 milyar dolar seviyesinde

gerçekleşirken, hazır giyim ve tekstil tarafında

beklenen toparlanma henüz görülmedi.

Özellikle emek yoğun üretim yapan firmalar

ciddi kârlılık problemi yaşıyor. (tim.org.tr)

Bugün sektörün en büyük sorunu sipariş

eksikliğinden çok, alınan siparişlerden yeterli

kazancın elde edilememesi. Artan işçilik, enerji

ve üretim maliyetleri karşısında ihracatçıların

rekabet gücü zayıflıyor. Bu nedenle birçok

firma kapasite küçültmeye giderken, bazı

üreticiler de Mısır, Fas ve Suriye gibi daha

düşük maliyetli ülkelere yöneliyor.

2026’nın ikinci yarısında ise üç temel senaryo

öne çıkıyor:

Avrupa pazarında toparlanma yaşanırsa

sektör yeniden hareketlenebilir.

Mevcut ekonomik şartlar devam ederse

“sessiz daralma” süreci sürebilir.

Üretimin bir bölümü yurt dışına kayarken

Türkiye daha çok tasarım, lojistik ve yönetim

merkezi rolüne dönüşebilir.

Ancak sektör için hâlâ önemli avantajlar

bulunuyor. Türkiye’nin hızlı teslimat gücü,

Avrupa’ya yakınlığı ve üretim altyapısı büyük

önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde özellikle

sürdürülebilir üretim, teknik tekstiller ve katma

değerli ürünler öne çıkacak.

Artık sektör için temel soru şu:

Türkiye tekstilde ucuz üretim ülkesi mi olacak,

yoksa yüksek katma değerli üretimin merkezi

mi?

2026’nın ikinci yarısı, bu sorunun cevabını

belirleyecek kritik dönem olabilir.

8 May Mayıs 2026



tekstil / görüş

textile / opinion

Turgay KARAGÖMLEK

Dispers boyamada partikül boyutu

dağılımı (PSD): Görünmeyen fark

Dispers boyamada çoğu zaman şu varsayım

yapılır:

Aynı boya, aynı reçete ve aynı proses

kullanıldığında aynı sonuç alınır. Ancak

pratikte bu durum her zaman geçerli değildir.

Aynı isimle satılan dispers boyalar bile

farklı davranış gösterebilir. Bu yazı konuyu

bilmeyenler ve merak edenler için yazıldı.

Partikül boyutu dağılımı (PSD) nedir?

Dispers boyalar suda çözünmez; sistem

içinde çok küçük partiküller halinde bulunur.

Bu nedenle yalnızca ortalama partikül boyutu

değil, dağılımın tamamı önemlidir.

PSD (Particle Size Distribution), yani partikül

boyutu dağılımı; boya içindeki küçük, orta ve

büyük partiküllerin dağılımını ifade eder.

PSD neden kritik?

Boyama sırasında boya lif içine difüzyon ile

girer.

• Küçük partiküller → daha hızlı difüzyon →

daha hızlı boya alımı

• Büyük partiküller → daha yavaş difüzyon →

daha geç boya alımı

Bu durumda aynı boya içinde bile farklı

hızlarda çalışan bir sistem oluşabilir.

Kritik mekanizma

PSD dağılımı geniş olduğunda küçük

partiküller kumaşın bazı bölgelerinde daha

hızlı boya yüklenmesine neden olabilir.

Bu durumda:

• Migrasyon kabiliyeti azalabilir

• Renk dağılımı homojenliğini kaybedebilir

• Daha yavaş difüze olan partiküller sistemi

yeterince dengeleyemeyebilir

Sonuç: dengesiz boya alımı riski oluşabilir.

Sahadaki karşılığı

Bu mekanizma sahada şu şekilde görülebilir:

• Abraj

• Ton farkı

• Gözler arası renk farkı

• Aynı reçete ile farklı lotlarda farklı sonuçlar

Bu etkiler özellikle koyu renklerde daha

belirgin hale gelebilir.

PSD neden değişir?

Partikül boyutu dağılımı her zaman tamamen

sabit değildir.

• Milling (öğütme) farkları

• Dispersiyon kalitesi

• Üretim parametreleri

• Lot farkı

• Üretici değişimi

PSD davranışını etkileyebilir.

Neden fark edilmez?

Çünkü değerlendirme çoğu zaman şu

başlıklarda yapılır:

• Reçete

• Makine

• Operatör

Ancak boyanın fiziksel yapısı ve dispersiyon

davranışı çoğu zaman sorgulanmaz.

Önemli bir nokta

Dispers boya davranışı yalnızca PSD’ye bağlı

değildir.

• Dispersiyon sistemi

Boyanın su içinde stabil şekilde dağılmış

kalabilmesi gerekir. Kullanılan dispersant

sistemi yetersiz olduğunda partiküller

yeniden birleşmeye başlayabilir ve boya

davranışı değişebilir.

• Partikül stabilitesi

Partiküllerin proses boyunca kararlı

kalabilmesi önemlidir. Sıcaklık, pH ve

elektrolit etkisi altında stabilitesi bozulan

sistemlerde dispersiyon davranışı değişebilir.

• Aglomerasyon eğilimi

Bazı partiküller proses sırasında birleşerek

daha büyük yapılar oluşturma eğilimindedir.

Bu durum boya alma hızını ve migrasyon

davranışını etkileyebilir.

• Boyanın fiziksel yapısı

Kristal yapı, yüzey özellikleri ve partikül

morfolojisi gibi fiziksel faktörler de lif içine

difüzyon davranışını değiştirebilir.

Bu nedenle aynı renk adıyla satılan

dispers boyalar bile pratikte farklı davranış

gösterebilir.

Sonuç

Dispers boyamada sistem yalnızca kimyasal

değil; aynı zamanda kinetik ve fiziksel

bir sistemdir. Partikül boyutu dağılımı

değiştiğinde boya alma davranışı değişebilir,

migrasyon davranışı değişebilir ve sonuç

farklılaşabilir.

10 May Mayıs 2026



Power consolidation at İTHİB:

Ahmet Şişman elected as

new chairman

İTHİB’de güç birliği: Ahmet Şişman

yeni başkan

At the General Assembly of İTHİB, Ahmet Şişman

was elected as the new Chairman with strong

support from members, running as the sole

candidate. Expressing gratitude for the confidence placed

in him, Şişman highlighted that he would build upon the

achievements of the previous term. He underlined that the

transition is not merely a change of office but a process of

continuity and strengthened unity within the industry.

“We are aware of the responsibility we assume”

In his speech at the General Assembly, Şişman drew

attention to the challenges facing the textile sector,

noting that he assumes the role with a strong sense

of responsibility. He emphasized that Türkiye’s textile

industry is not only a production powerhouse but also a

cornerstone of the country’s export vision, stating: “We are

aware of the great responsibility that comes with taking on

this role in a period of high uncertainty and challenges.”

Focus on strengthening competitiveness

Outlining his strategic priorities for the new term, Şişman

stated that the goal is not only to maintain competitiveness

but to enhance it further. He stressed that value-added

production must become the core of the sector’s

transformation, adding that strengthening Türkiye’s

position in the European market will be a key priority. “Our

goal is clear: not only to preserve our competitiveness,

but to increase it; to place value-added production at the

center of the sector; and to make Türkiye a stronger player

in the European market,” he said.

Ahmet Şişman, Chairman of İTHİB

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği

Genel Kurulu’nda yapılan seçim sonucunda yeni

başkan olarak seçilen Ahmet Şişman, sonucun sektöre

hayırlı olmasını diledi. Şişman, genel kurulda yaptığı

konuşmada sektörün mevcut zorluklarına dikkat çekti ve

görevi büyük bir sorumluluk bilinciyle devraldığını ifade etti.

Türk tekstil sektörünün yalnızca üretim gücüyle değil, aynı

zamanda Türkiye’nin ihracat vizyonunun temel taşlarından

biri olduğunu vurgulayan Şişman, “Zorlu ve belirsizliklerin

yüksek olduğu bir dönemde bu görevi üstlenmenin ne denli

büyük bir sorumluluk taşıdığının bilincindeyiz.” dedi.

‘Rekabet gücümüzü artırmaya odaklanacağız’

Yeni dönemde izleyecekleri yol haritasına ilişkin mesajlar

veren Ahmet Şişman, sektörün rekabet gücünü korumanın

ötesine geçerek artırmayı hedeflediklerini belirtti. Katma

değerli üretimin sektörün merkezine yerleştirilmesi

gerektiğini vurgulayan Şişman, Türkiye’nin özellikle

Avrupa pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeyi

amaçladıklarını dile getirdi. Şişman, “Bizim hedefimiz net;

rekabet gücümüzü sadece korumak değil, artırmak; katma

değerli üretimi sektörün merkezine koymak ve Türkiye’yi

Avrupa pazarında daha güçlü bir oyuncu hâline getirmek.”

ifadelerini kullandı.

‘Stratejik gücün kahramanları”

Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Ahmet Şişman’a

12 May Mayıs 2026



Following the General Assembly of

the Istanbul Textile and Raw Materials

Exporters’ Association (İTHİB),

Ahmet Şişman—who previously

served as vice chairman—was elected

as the new Chairman. Emphasizing

continuity and collective strength,

Şişman stated that the new term

represents not just a leadership

change, but a consolidation of efforts

for the sector’s future.

“Heroes of strategic strength”

Outgoing Chairman Ahmet Öksüz, who handed over the

role to Şişman, reflected on his term by highlighting key

projects such as the Textile Engineering Scholarship

Program, Texhibition Istanbul Fair, sustainability initiatives,

and the Istanbul Textile Vocational High School. He noted

that 68 trade fairs and 58 trade delegations were organized

during his tenure, connecting members with international

buyers. Öksüz expressed gratitude to all stakeholders

contributing to the sector’s development and wished

success to the new leadership, stating his full confidence

in Şişman’s ability to carry out the role effectively.

“This is not a hand-over, but a continuity process”

Thanking his predecessor, Ahmet Öksüz, Şişman

emphasized that the sector will continue to build on

accumulated experience and achievements. He stressed

that the new term should not be seen merely as a leadership

transition but as a process of continuity and strengthened

unity. “We do not see this as a simple hand-over. It is also a

process of continuity and unity of strength,” Şişman said. He

concluded by reaffirming commitment to collective progress:

“There is no challenge we cannot overcome as long as we

act together. We will continue our work with determination,

driven by the trust you have placed in us.”

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri

İhracatçıları Birliği Genel Kurulu

sonucunda, birliğin yeni Yönetim

Kurulu Başkanı, önceki dönemde

başkan yardımcılığı görevini yürüten

Ahmet Şişman oldu. Seçimlere

tek listeyle giren Şişman, üyelerin

güçlü desteğiyle başkanlığa

seçilirken, geçmiş dönemde ortaya

konan birikimin üzerine koyarak

ilerleyeceklerini belirtti. Yeni dönemi

yalnızca bir görev değişimi olarak

görmediklerini ifade eden Şişman,

bunun aynı zamanda bir devamlılık

ve güç birliği süreci olduğunu söyledi.

devreden Ahmet Öksüz, yaptığı konuşmada şu

ifadeleri kullandı: “Tercihim Tekstil Mühendisliği Burs

Projesi’nden Texhibition İstanbul Fuarı’na, sürdürülebilirlik

çalışmalarından İstanbul Tekstil Meslek Lisesi’ne kadar

birçok yeni projeye birlikte imza attık. 68 fuar ve 58

heyet organizasyonuyla üyelerimizi uluslararası alıcılarla

buluşturduk. Projelerimizi daha etkin hale getirirken, çözüm

önerileriyle katkı sağlayan; ihracatla kalkınan Türkiye

ekonomisi için çalışan stratejik gücün kahramanlarına

teşekkür ederim. Bu makamlar, birlikte düşünen, birlikte

üreten ve birlikte ilerleyen firmalarımızın ortak emeğinin

bir yansımasıdır. Bu çerçevede yeni Yönetim Kurulu

Başkanımız Ahmet Şişman’a yürekten başarılar diliyorum.

Kendisinin bu görevi en iyi şekilde yerine getireceğine olan

inancım tamdır.” dedi.

‘Bu bir bayrak değişimi değil, devamlılık süreci’

Önceki dönem İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri

İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz’e de teşekkür eden

Ahmet Şişman, geçmiş dönemde ortaya konan birikimin

üzerine koyarak ilerleyeceklerini

belirtti. Yeni dönemi yalnızca bir görev

değişimi olarak görmediklerini ifade

eden Şişman, bunun aynı zamanda

bir devamlılık ve güç birliği süreci

olduğunu söyledi.

“Bu süreci sadece bir bayrak

değişimi olarak görmüyoruz. Bu, aynı

zamanda bir devamlılık ve güç birliği

sürecidir.” diyen Şişman, sektörün

geleceği için kararlılıkla çalışacaklarını

vurguladı. Şişman, konuşmasını

“Birlikte hareket ettiğimiz sürece

aşamayacağımız hiçbir zorluk

yoktur. Güveninizden aldığımız güçle

çalışmalarımıza kararlılıkla devam

edeceğiz.” sözleriyle tamamladı.

14 May Mayıs 2026



Heberlein drives growth in

Türkiye with advanced technology

and strong partnerships

Heberlein, ileri teknoloji ve güçlü iş

ortaklıklarıyla Türkiye’de büyümeyi

hızlandırıyor

Türkiye continues to stand out as a key hub for

textile and filament yarn production between

Europe and Asia. With a dynamic and exportdriven

industry, manufacturers are consistently investing

in high-performance technologies to improve efficiency,

quality, and sustainability. In this landscape,

Heberlein’s expertise in air interlacing and air

texturing directly meets the evolving needs of

the Turkish market.

Bozok and Heberlein partnership delivers

measurable value for producers

Heberlein’s strong presence in Türkiye is built on

its close cooperation with Bozok Mümessillik,

a highly respected and experienced partner in

the local textile industry. Acting as a vital bridge

between Swiss precision engineering and

Turkish production excellence, Bozok goes far

beyond traditional representation by offering

deep technical know-how, responsive service,

and a strong understanding of customer

needs.

Together, Heberlein and Bozok provide comprehensive

support from initial consultation to after-sales service.

Their in-plant trials stand out as a key advantage,

allowing producers to evaluate interlacing performance,

yarn quality, and air consumption directly in their own

production environment. This practical, solution-oriented

approach enables manufacturers to achieve measurable

improvements in efficiency, energy savings, and consistent

yarn quality, while also building long-term confidence in

their investment decisions.

Innovation takes the stage at ITM 2026

Heberlein continues to invest in research and development,

delivering technologies that bring measurable efficiency

gains. The APe series, for example, reduces compressed

air consumption by up to 15 percent while maintaining

performance, offering significant energy savings for DTY

producers.

Türkiye, Avrupa ile Asya arasında tekstil ve filament

iplik üretiminde önemli bir merkez olmaya devam

ediyor. Dinamik ve ihracat odaklı yapısıyla üreticiler,

verimlilik, kalite ve sürdürülebilirliği artırmak için yüksek

performanslı teknolojilere sürekli yatırım yapıyor. Bu

noktada Heberlein’in hava ile puntalama

ve tekstüre alanındaki uzmanlığı, Türk

pazarının gelişen ihtiyaçlarına doğrudan

yanıt veriyor.

Bozok ve Heberlein iş birliği üreticilere

ölçülebilir değer sunuyor

Heberlein’in Türkiye’deki güçlü varlığı,

yerel tekstil sektöründe saygın ve

deneyimli bir partner olan Bozok

Mümessillik ile yakın iş birliğine

dayanıyor. İsviçre mühendislik

hassasiyeti ile Türk üretim gücü

arasında kritik bir köprü görevi üstlenen

Bozok, yalnızca temsilcilik rolüyle sınırlı

kalmayıp, derin teknik bilgi birikimi, hızlı

servis anlayışı ve müşteri ihtiyaçlarına

hâkimiyetiyle fark yaratıyor.

Heberlein ve Bozok birlikte, ilk danışmanlıktan satış

sonrası hizmetlere kadar kapsamlı bir destek sunuyor.

Özellikle üretim sahasında gerçekleştirilen denemeler,

üreticilerin puntalama performansı, iplik kalitesi ve hava

tüketimini kendi tesislerinde değerlendirmelerine

olanak tanıyarak önemli bir avantaj sağlıyor. Bu

uygulamalı yaklaşım, üreticilerin verimlilik,

enerji tasarrufu ve iplik kalitesinde somut

kazanımlar elde etmesine yardımcı

olurken, yatırım kararlarında uzun

vadeli güven oluşturuyor.

Pelin Bozok, Sales Manager at

Bozok Mümessillik

ITM 2026’da inovasyon öne

çıkıyor

Heberlein, araştırma

ve geliştirmeye yaptığı

yatırımlarla ölçülebilir verimlilik

16 May Mayıs 2026


Heberlein is strengthening its

position in Türkiye by delivering

advanced solutions to synthetic yarn

producers through its long-standing

and trusted partnership with Bozok.

At ITM 2026 in Istanbul, Heberlein and Bozok will present

their latest solutions, including the new PolyJet-TG-3.

This next-generation jet delivers consistent interlacing

density and improved yarn strength, contributing to better

unwinding behavior and higher production efficiency.

According to Levent Umut, Sales Manager at Bozok,

Turkish manufacturers value reliability and measurable

performance improvements. He emphasizes that Heberlein

technology enables them to deliver exactly these benefits

to the market.

Levent Umut, Sales Manager at

Bozok Mümessillik

Heberlein, Bozok ile uzun yıllara

dayanan güvene dayalı iş birliği

sayesinde sentetik iplik üreticilerine

ileri çözümler sunarak Türkiye’deki

konumunu güçlendiriyor.

artışı sağlayan teknolojiler geliştirmeyi sürdürüyor. Örneğin

APe serisi, performanstan ödün vermeden basınçlı hava

tüketimini yüzde 15’e kadar azaltarak DTY üreticileri için

önemli enerji tasarrufu sağlıyor.

İstanbul’da düzenlenecek ITM 2026’da Heberlein ve

Bozok, yeni nesil çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak.

Bu çözümler arasında yer alan PolyJet-TG-3, daha

homojen puntalama yoğunluğu ve geliştirilmiş iplik

mukavemeti sunarak sarım performansını iyileştiriyor ve

üretim verimliliğine katkı sağlıyor.

Bozok Satış Müdürü Levent Umut, Türk üreticilerin

güvenilirlik ve ölçülebilir performans artışına büyük önem

verdiğini belirterek, Heberlein teknolojisinin bu beklentileri

karşılamada önemli bir rol oynadığını vurguluyor.




ITM 2026 to spotlight future

of textile manufacturing

technologies

ITM 2026 tekstil üretim teknolojilerinin

geleceğine odaklanacak

The exhibition, which will take place at Tüyap Fair

Convention and Congress Center, is preparing

to welcome textile machinery manufacturers,

technology developers and international industry

professionals from around the world. Organized in

partnership with Teknik Fairs Inc. and TEMSAD, ITM

2026 is expected to become one of the most influential

meeting points for companies investing in advanced textile

manufacturing systems.

As the textile industry continues moving toward

automation, digitalization and sustainability, ITM 2026

is expected to highlight technologies supporting faster,

smarter and more energy-efficient production processes.

Manufacturers are preparing to introduce next generation

weaving, knitting, dyeing, finishing and digital printing

solutions designed to improve productivity and operational

flexibility.

Automation to shape textile production

Automation is expected to become one of the exhibition’s

strongest themes. Companies are preparing to showcase

AI-supported production systems, robotic automation

technologies and digital quality control solutions developed

for modern textile manufacturing environments.

Advanced knitting technologies, digital textile printing

systems and smart production solutions are likely to

demonstrate how textile manufacturing is evolving into a

more technology-driven industry. Industry professionals

believe automation technologies will continue to play a

Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek

fuar, dünyanın dört bir yanından tekstil makinesi

üreticilerini, teknoloji geliştiricilerini ve sektör

profesyonellerini ağırlamaya hazırlanıyor. Teknik Fuarcılık

A.Ş. ve TEMSAD iş birliğiyle organize edilen ITM 2026’nın,

gelişmiş tekstil üretim sistemlerine yatırım yapan şirketler

için sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olması

hedefleniyor.

Tekstil sektörü otomasyon, dijitalleşme ve

sürdürülebilirlik ekseninde dönüşümünü sürdürürken,

ITM 2026’nın daha hızlı, daha akıllı ve daha enerji verimli

üretim süreçlerini destekleyen teknolojileri öne çıkarması

bekleniyor. Katılımcı firmalar, verimlilik ve operasyonel

esnekliği artırmaya yönelik yeni nesil dokuma, örme, boyaterbiye

ve dijital baskı çözümlerini tanıtmaya hazırlanıyor.

Otomasyon tekstil üretimini şekillendiriyor

Otomasyonun fuarın en güçlü temalarından biri olması

20 May Mayıs 2026



Bringing together the global textile

technology industry in Istanbul

on June 9-13, 2026, ITM 2026

is expected to showcase the

latest innovations shaping smart

manufacturing, automation and

sustainable textile production.

Küresel tekstil teknolojileri

sektörünü 9-13 Haziran 2026

tarihlerinde İstanbul’da bir araya

getirecek olan ITM 2026’nın, akıllı

üretim, otomasyon ve sürdürülebilir

tekstil üretimini şekillendiren en yeni

teknolojilere ev sahipliği yapması

bekleniyor.

critical role in helping manufacturers reduce operational

costs, improve production flexibility and respond more

quickly to changing market demands.

Digital monitoring systems and AI-supported

manufacturing platforms are also expected to attract

strong interest as textile producers continue investing

in smart factory concepts and data-driven production

management.

Sustainability remains a major focus

Sustainable manufacturing technologies are expected

to remain among the major focuses of ITM 2026.

Machinery producers are preparing to introduce energyefficient

systems, water-saving dyeing technologies

and environmentally responsible production solutions

developed for textile manufacturers seeking lower

environmental impact.

The growing demand for recycled fibers, sustainable

production methods and eco-conscious manufacturing

bekleniyor. Şirketler, modern tekstil üretim tesisleri için

geliştirilen yapay zekâ destekli üretim sistemleri, robotik

otomasyon teknolojileri ve dijital kalite kontrol çözümlerini

sergilemeye hazırlanıyor.

Gelişmiş örme teknolojileri, dijital tekstil baskı sistemleri

ve akıllı üretim çözümlerinin, tekstil üretiminin giderek

daha teknoloji odaklı bir yapıya dönüştüğünü göstermesi

bekleniyor. Sektör temsilcileri, otomasyon teknolojilerinin

işletme maliyetlerini azaltma, üretim esnekliğini artırma ve

değişen pazar taleplerine daha hızlı yanıt verme açısından

kritik rol oynamaya devam edeceğini belirtiyor.

Akıllı fabrika yatırımları ve veri odaklı üretim yönetimi

çözümleri yaygınlaşırken, dijital izleme sistemleri ile yapay

zekâ destekli üretim platformlarının da yoğun ilgi görmesi

bekleniyor.

Sürdürülebilirlik yatırımları öne çıkıyor

Sürdürülebilir üretim teknolojilerinin ITM 2026’nın ana

gündemlerinden biri olması bekleniyor. Makine üreticileri,

daha düşük çevresel etki hedefleyen tekstil üreticileri için

geliştirilen enerji verimli sistemler, su tasarrufu sağlayan

boya teknolojileri ve çevre dostu üretim çözümlerini

tanıtmaya hazırlanıyor.

Geri dönüştürülmüş elyaflara, sürdürülebilir üretim

yöntemlerine ve çevre odaklı üretim anlayışına yönelik

artan talep, tekstil sektöründeki yatırımları hızlandırmaya

devam ediyor. Birçok şirketin, döngüsel tekstil üretimini

destekleyen, enerji tüketimini azaltan ve kaynak kullanımını

daha verimli hale getiren çözümleri öne çıkarması

bekleniyor.

22 May Mayıs 2026



continues to encourage investments across the textile

industry. Many companies are expected to emphasize

solutions supporting circular textile production, reduced

energy consumption and more efficient resource

management.

Industry representatives believe sustainability

investments will continue shaping future textile

manufacturing strategies as global markets increasingly

prioritize environmentally responsible production

standards.

Türkiye strengthens textile technology position

International visitors attending ITM 2026 are expected

to closely follow Türkiye’s expanding role in textile

manufacturing and machinery investments. With its strong

industrial infrastructure, strategic geographic position and

growing production capacity, Türkiye continues to remain

an important hub for textile manufacturing technologies.

Industry representatives believe ITM 2026 will demonstrate

how advanced textile technologies are reshaping the future

of global textile production. As automation, digitalization

and sustainability continue to influence manufacturing

strategies, smart textile technologies are expected to

become even more important across the industry in the

coming years.

Bringing the global textile technology industry together

at Tüyap Fair Convention and Congress Center in Istanbul

on June 9-13, 2026, ITM 2026 is expected to showcase

smart manufacturing, sustainable production and next

generation textile technologies.

Sektör temsilcileri, küresel pazarlarda çevre dostu üretim

standartlarının giderek daha fazla önem kazanmasıyla

birlikte, sürdürülebilirlik yatırımlarının gelecekteki tekstil

üretim stratejilerini şekillendirmeyi sürdüreceğini ifade

ediyor.

Türkiye tekstil teknolojilerindeki konumunu güçlendiriyor

ITM 2026’ya katılması beklenen uluslararası ziyaretçilerin,

Türkiye’nin tekstil üretimi ve makine yatırımlarındaki

yükselen rolünü yakından takip etmesi bekleniyor. Güçlü

sanayi altyapısı, stratejik coğrafi konumu ve artan üretim

kapasitesiyle Türkiye, tekstil üretim teknolojileri açısından

önemli merkezlerden biri olmayı sürdürüyor.

Sektör temsilcileri, ITM 2026’nın gelişmiş tekstil

teknolojilerinin küresel üretimin geleceğini nasıl

şekillendirdiğini ortaya koyacağını düşünüyor. Otomasyon,

dijitalleşme ve sürdürülebilirlik üretim stratejilerini

etkilemeye devam ederken, akıllı tekstil teknolojilerinin

sektör genelinde daha da önemli hale gelmesi bekleniyor.

9-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Tüyap Fuar

ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek ITM 2026’nın,

akıllı üretim, sürdürülebilir üretim ve yeni nesil tekstil

teknolojilerini sektör profesyonelleriyle buluşturması

bekleniyor.

24 May Mayıs 2026


ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

Flud

Control Equpments

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

By

Choose ensuring the right valve for your process.

we

efficiency and energy conservation

''More are committed Livable World''

to leaving

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

for future generations.

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

ÜRETİMDEVERİMLİLİK

www.pnosan.com.tr

www.nordsteam.tr

10-13 June 2026 09-13 June 2026

Hall:4 / Stand:F145

Hall:11 / Stand:1112


Global textile machinery industry

turns its focus to ITMA ASIA +

CITME 2026

ITMA ASIA + CITME 2026 için

hazırlıklar hızlandı

Preparations have officially begun for ITMA ASIA +

CITME 2026, one of the textile machinery industry’s

most significant global gatherings. The exhibition will

take place between November 20-24, 2026, at the National

Exhibition and Convention Centre in Shanghai. The event

is expected to accelerate technology investments and

strengthen new business partnerships across the Asian

textile market.

Organizers state that digital manufacturing technologies,

smart factories, automation systems, and energy-efficient

machinery will be among the key highlights of this year’s

exhibition. Following the opening of applications, many global

machinery manufacturers have already started preparing to

showcase their next-generation solutions at the event.

Asian market signals renewed growth

The Asian textile industry, which has regained investment

momentum after the pandemic period, is increasing its

production capacities particularly in China, India, and

Southeast Asian countries. This trend is creating new

opportunities for textile machinery manufacturers. According

to industry experts, ITMA ASIA + CITME 2026 will not only be

a machinery exhibition but also a major commercial platform

where the future strategies of the textile industry will take

shape.

Artificial intelligence and automation investments

stand out

Artificial intelligence-supported production systems

are gaining increasing importance in textile machinery

technologies. AI-based solutions are being developed

especially in quality control, production planning, and energy

Tekstil makineleri sektörünün en büyük buluşmalarından

biri olan ITMA ASIA + CITME 2026 için hazırlık süreci

resmen başladı. Organizasyon, 20-24 Kasım 2026

tarihleri arasında Şanghay’daki National Exhibition and

Convention Centre’da gerçekleştirilecek. Fuarın, özellikle

Asya pazarındaki teknoloji yatırımlarını ve yeni iş birliklerini

hızlandırması bekleniyor.

Organizatörler, bu yıl dijital üretim teknolojileri, akıllı fabrikalar,

otomasyon sistemleri ve enerji tasarruflu makinelerin ön plana

çıkacağını belirtiyor. Başvuruların başlamasıyla birlikte birçok

global makine üreticisi yeni nesil çözümlerini fuarda tanıtmak

için hazırlıklara başladı.

Asya pazarı yeniden büyüme sinyali veriyor

Pandemi sonrası dönemde yatırımlarını yeniden hızlandıran

Asya tekstil sektörü, özellikle Çin, Hindistan ve Güneydoğu

Asya ülkelerinde kapasite artışına yöneliyor. Bu durum, tekstil

makineleri üreticileri için yeni fırsatlar oluşturuyor. Uzmanlara

göre ITMA ASIA + CITME 2026, yalnızca makine sergilenen

bir fuar değil, aynı zamanda sektörün gelecek stratejilerinin

belirlendiği önemli bir ticaret platformu olacak.

Yapay zekâ ve otomasyon yatırımları dikkat çekiyor

Tekstil makinelerinde yapay zekâ destekli üretim sistemleri

artık daha fazla önem kazanıyor. Özellikle kalite kontrol, üretim

planlama ve enerji optimizasyonu alanlarında AI tabanlı

çözümler geliştiriliyor. Fuarda otomatik bakım sistemleri,

veri odaklı üretim yönetimi ve dijital ikiz teknolojilerinin öne

çıkması bekleniyor.

26 May Mayıs 2026


BIZI ZIYARET

EDIN

Applications have officially opened

for ITMA ASIA + CITME 2026, one

of Asia’s largest textile machinery

exhibitions, as the industry prepares

for a new wave of technology

launches.

Salon H7

Stand 714B

optimization. Automatic maintenance systems, data-driven

production management, and digital twin technologies

are expected to become some of the leading innovations

showcased at the exhibition.

In line with sustainable manufacturing goals, machinery

designed to reduce water and energy consumption has

also become a major focus for manufacturers. Investment

decisions in the new era are increasingly shaped not only by

production speed and capacity, but also by energy efficiency

and carbon emission targets.

Asya’nın en büyük tekstil makineleri

organizasyonlarından ITMA ASIA +

CITME 2026 için başvurular başladı,

sektör yeni teknoloji lansmanlarına

hazırlanıyor.

Ayrıca sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda su ve

enerji tüketimini azaltan makineler de üreticilerin odak noktası

haline geldi. Yeni dönemde yatırım kararlarının yalnızca hız

ve kapasiteye değil, enerji verimliliği ve karbon emisyonlarına

göre şekillendiği görülüyor.

Üstün başarı

için tüm hazırlık

süreçlerinin

izlenmesi

Uster AFIS 6, üretim

maliyetlerinin ve

nihai iplik kalitesinin

mükemmel yönetimi

için gerekli verileri

sağlar.

www.uster.com/afis6


Young talents honoured - 60

years Walter Reiners Foundation

Genç yetenekler ödüllendirildi – Walter

Reiners Foundation 60 yaşında

Mattis Körner, from TU Dresden, received a

sustainability award for his internship project, in

which he analysed the effects of fibre lengths on the

properties of fibre composites.

Annegret Storm was awarded a promotion prize for her

bachelor’s thesis, which she completed at RWTH Aachen. She

evaluated microwave heating technology in the false-twist

texturing process.

Lukas Robert Balon (RWTH Aachen) was awarded a

promotion prize in the master’s category. In his thesis, he

developed a CFD model to describe the flow conditions during

BCF texturing.

The Walter Reiners Foundation awarded a promotion prize

to Katrin Platte for her master’s thesis, which she completed

at the DITF in Denkendorf. The topic was the design of a

drafting machine for precursor filament yarns.

The recycling of carbon fibres was the subject of the

master’s thesis by Sabina Dann, RWTH Aachen, who was

awarded a sustainability prize by the foundation.

60 Years Walter Reiners Foundation

During the event, the foundation celebrated its 60th

anniversary. To mark the occasion, the foundation’s chairman,

Peter D. Dornier, looked back on the industry’s development

over the past decades together with former award winners

Prof. Stefan Schlichter (1989 award) and Dr Heiko Schenuit

(2013 award).

The entire industry benefits from the work of the Walter

Reiners Foundation, as highly qualified young engineers are

essential for tomorrow’s success.

Walter Reiners Foundation – Attracting and promoting talent

The VDMA Textile Machinery Association is actively committed

to promoting young engineers through its Walter Reiners

Foundation. Every year, the foundation awards sponsorship

and sustainability prizes in the categories of bachelor’s,

diploma and master’s degrees. By providing financial support

for university excursions to VDMA member companies and to

the leading trade fair ITMA, it enables students to gain regular

insights into practical applications.

The VDMA represents 3500 German and European

mechanical and plant engineering companies. The industry

stands for innovation, export orientation and SMEs. The

companies employ around 3 million people in the EU-27,

more than 1.2 million of them in Germany alone. This makes

mechanical and plant engineering the largest employer

among the capital goods industries, both in the EU-27 and

in Germany. In the European Union, it represents a turnover

volume of an estimated 900 billion euros.

TU Dresden’den Mattis Körner, fiber uzunluklarının fiber

kompozitlerin özellikleri üzerindeki etkilerini analiz ettiği

staj projesiyle sürdürülebilirlik ödülüne layık görüldü.

Annegret Storm ise RWTH Aachen’da tamamladığı lisans

teziyle teşvik ödülü aldı. Storm, yalancı büküm tekstüre

prosesinde mikrodalga ısıtma teknolojisini değerlendirdi.

RWTH Aachen’dan Lukas Robert Balon, yüksek lisans

kategorisinde teşvik ödülünün sahibi oldu. Balon, tez

çalışmasında BCF tekstüre sürecindeki akış koşullarını

açıklayan bir CFD modeli geliştirdi.

Walter Reiners Foundation, DITF Denkendorf’ta tamamladığı

yüksek lisans teziyle Katrin Platte’ye de teşvik ödülü verdi.

Çalışmanın konusu, öncü filament iplikler için bir çekim

makinesinin tasarımı oldu.

RWTH Aachen’dan Sabina Dann’ın yüksek lisans tezinde

ise karbon fiberlerin geri dönüşümü ele alındı. Dann, bu

çalışmasıyla vakfın sürdürülebilirlik ödülünü kazandı.

Walter Reiners Foundation 60. yılını kutladı

Etkinlik sırasında vakıf, 60. kuruluş yıl dönümünü de kutladı.

Bu özel vesileyle vakıf başkanı Peter D. Dornier, eski ödül

sahipleri Prof. Stefan Schlichter (1989 ödülü) ve Dr. Heiko

Schenuit (2013 ödülü) ile birlikte sektörün son on yıllardaki

gelişimini değerlendirdi.

Walter Reiners Foundation’ın çalışmaları tüm sektör için

önem taşıyor; çünkü yüksek nitelikli genç mühendisler

geleceğin başarısında kritik rol oynuyor.

Walter Reiners Foundation – Yetenekleri sektöre kazandırıyor

VDMA Tekstil Makineleri Birliği, Walter Reiners Foundation

aracılığıyla genç mühendislerin desteklenmesine aktif olarak

katkı sağlıyor. Vakıf her yıl lisans, diploma ve yüksek lisans

kategorilerinde teşvik ve sürdürülebilirlik ödülleri veriyor.

28 May Mayıs 2026


At the Techtextil trade fair in

Frankfurt at the end of April,

Peter D. Dornier, chairman of the

VDMA’s Walter Reiners Foundation,

presented awards to five successful

young engineers. Promotion and

sustainability awards were presented

in the categories of bachelor’s/

project theses and diploma/master’s

theses. Academic theses are eligible

for the sustainability awards if, for

example, they develop solutions

for resource-efficient products and

technologies.

Triko ürünler

için CPB boyama

istasyonu

Around 80 percent of the machinery sold in the EU comes

from a manufacturing plant in the domestic market.

Nisan ayının sonunda Frankfurt’ta

düzenlenen Techtextil fuarında,

VDMA Walter Reiners Foundation

Başkanı Peter D. Dornier, başarılı beş

genç mühendise ödüllerini takdim

etti. Lisans/proje tezleri ile diploma/

yüksek lisans tezleri kategorilerinde

teşvik ve sürdürülebilirlik ödülleri

verildi. Kaynak verimliliği sağlayan

ürün ve teknolojilere yönelik

çözümler geliştiren akademik

çalışmalar sürdürülebilirlik ödülüne

aday olabiliyor.

%100 seviyeli boyama sonuçları elde edilen, tuz içermeyen

boyama.

CPB boyama istasyonunun kalbi hala, iki adet Küster S silindirine

ve aşağı ve geriye doğru dönen bir boyama oluğuna sahip bir

emdirme makinesidir.

Geliştirilmiş CPB boyama istasyonu, 1 l/kg’dan daha az su

tüketiminde, listeleme veya atık olmadan tüm parti boyunca

%100 seviyeli boyama sonuçlarını garanti eder.

Kumaşınızın inci gibi olması için özen gösteriyoruz.

Benninger ise hissedersiniz!

Ayrıca üniversite gezilerine, VDMA üyesi şirket ziyaretlerine ve

dünyanın önde gelen tekstil makineleri fuarı ITMA’ya yönelik

finansal destek sağlayarak öğrencilerin uygulamaya yönelik

deneyim kazanmasına yardımcı oluyor.

VDMA, 3500 Alman ve Avrupalı makine ve tesis mühendisliği

şirketini temsil ediyor. Sektör; inovasyon, ihracat odaklı yapı ve

KOBİ gücüyle öne çıkıyor. Şirketler, AB-27 ülkelerinde yaklaşık

3 milyon kişiye istihdam sağlarken bunun 1,2 milyondan

fazlası yalnızca Almanya’da bulunuyor. Böylece makine ve

tesis mühendisliği sektörü, hem Almanya’da hem de AB-

27’de sermaye malları endüstrileri arasında en büyük işveren

konumunda yer alıyor. Avrupa Birliği’nde sektörün toplam

cirosunun yaklaşık 900 milyar euro olduğu tahmin ediliyor.

AB’de satılan makinelerin yaklaşık yüzde 80’i, Avrupa iç

pazarındaki üretim tesislerinde üretiliyor.

Visit us at ITM

9 – 13 June 2026, Istanbul

Hall 8, Booth 804/A

Benninger AG | 9240 Uzwil | İsviçre

T +41 71 955 85 85 | F +41 71 955 87 47

info@benningergroup.com | www.benningergroup.com


Efficiency, quality and reliability:

Stäubli solutions on display at

ITM Istanbul 2026

Verimlilik, kalite ve güvenilirlik: ITM

İstanbul 2026’da Stäubli çözümleri

sergileniyor

Attending ITM 2026, the International Textile

Machinery Exhibition Staubli has prepared

excellent solutions to its business partners.

Taking place in Istanbul, ITM remains one of the most

influential textile machinery exhibitions worldwide and a

key meeting point for manufacturers, technology providers,

and decisionmakers across Türkiye, the Middle East, and

neighboring regions.

The company will welcome visitors in Hall 8, Stand 803.

Türkiye: a strategic and fastmoving textile market

Türkiye stands among the world’s most competitive

textile and apparel producers, with a strong exportoriented

industry covering denim, home textiles, readytowear,

technical fabrics, and carpet weaving. Its strategic

geographical position enables fast and costeffective

access to European markets, making the country a key

nearshoring hub for brands seeking short lead times and

production flexibility.

Operating in a highly dynamic environment, textile

manufacturers in Türkiye and the surrounding regions

continue to invest in automation, energy efficiency, and

production reliability to remain globally competitive.

This generates sustained demand for advanced weaving

preparation, shedding, dobby, and Jacquard technologies

capable of supporting high speeds, frequent style changes,

and complex fabric structures.

Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı ITM 2026’ya

katılan Stäubli, iş ortakları için üstün çözümler

hazırladı. İstanbul’da düzenlenen ITM, dünya

genelinde en etkili tekstil makineleri fuarlarından

biri olmaya devam ederken, Türkiye, Orta Doğu ve

komşu bölgelerden üreticiler, teknoloji sağlayıcıları

ve karar vericiler için önemli bir buluşma noktasıdır.

Şirket, ziyaretçilerini 8. Salon, 803 numaralı stantta

ağırlayacak.

Türkiye: stratejik ve hızlı gelişen bir tekstil pazarı

Türkiye, denim, ev tekstili, hazır giyim, teknik kumaşlar

ve halı dokuma gibi alanları kapsayan güçlü ihracat

odaklı yapısıyla dünyanın en rekabetçi tekstil ve hazır

giyim üreticileri arasında yer almaktadır. Stratejik coğrafi

konumu, Avrupa pazarlarına hızlı ve maliyet etkin erişim

sağlayarak, kısa teslim süreleri ve üretim esnekliği arayan

markalar için ülkeyi önemli bir “near-shoring” merkezi

haline getirmektedir.

Oldukça dinamik bir ortamda faaliyet gösteren Türkiye

ve çevre bölgelerdeki tekstil üreticileri, küresel rekabet

güçlerini koruyabilmek için otomasyon, enerji verimliliği ve

üretim güvenilirliğine yatırım yapmayı sürdürmektedir. Bu

durum, yüksek hızları, sık stil değişikliklerini ve karmaşık

30 May Mayıs 2026


Stäubli Solutions on display at ITM 2026

At ITM 2026, Stäubli will present a comprehensive portfolio

covering Weaving Preparation Systems (WPS), electronic

cam motions & dobbies, and Jacquard solutions, designed

to enhance efficiency, process stability, and fabric quality

across a wide range of weaving applications.

SAFIR PRO S47 automatic drawingin machine is specially

designed for the production of standard fabrics made from

coarse and fancy yarns, denim and technical yarns like

glass. SAFIR PRO S47 combines maximum quality and

performance with drawingin speeds of up to 190 ends/

min, advanced Active Warp Control 2.0, high flexibility for

fast startup, and a wide application range for complex,

multilayer weaving setups.

The TIEPRO warp knotting machine is designed for

universal use with standard warp yarns in any weaving

mill. It features a type of yarn

separation system without

separating needles, which makes

it especially economical. TIEPRO

knots a wide range of warp

sheets automatically, efficiently,

rapidly, and widely faultless.

The S1792 cam motion is built

for continuous operation, it helps

ensure consistent fabric quality

even at very high production

speeds. It features 10 lifting

units and is designed for highspeed

weaving of plain weaves

kumaş yapılarını destekleyebilen gelişmiş çözgü hazırlama,

armür, dobby ve Jakar teknolojilerine olan talebi sürekli

kılmaktadır.

ITM 2026’da sergilenecek Stäubli çözümleri

Stäubli, ITM 2026’da dokuma hazırlık sistemleri (WPS),

elektronik kam mekanizmaları ve dobby’ler ile Jakar

çözümlerini kapsayan geniş bir portföy sunacak. Bu

çözümler, farklı dokuma uygulamalarında verimliliği, süreç

istikrarını ve kumaş kalitesini artırmak üzere tasarlanmıştır.

SAFIR PRO S47 otomatik tahar makinesi, kalın ve fantezi

ipliklerden üretilen standart kumaşlar, denim ve cam gibi

teknik ipliklerin üretimi için özel olarak tasarlanmıştır.

Dakikada 190 çözgü ipliğine kadar tahar hızı, gelişmiş

Active Warp Control 2.0, hızlı başlangıç için yüksek esneklik

ve karmaşık çok katmanlı dokuma kurulumları için geniş

uygulama alanı ile maksimum

kalite ve performansı bir araya

getirir.

TIEPRO çözgü bağlama

makinesi, her türlü dokuma

tesisinde standart çözgü

iplikleriyle evrensel kullanım için

geliştirilmiştir. Ayırıcı iğneler

gerektirmeyen iplik ayırma

sistemi sayesinde özellikle

ekonomiktir. TIEPRO, geniş bir

çözgü tabakasını otomatik,

verimli, hızlı ve neredeyse

hatasız şekilde bağlar.

Ürettiğiniz kumaş türü fark etmeksizin, her atkıda

tamamen güvenebileceğiniz gövde hareketleri kritik

önem taşır. Basit dokumalar, desenli kumaşlar

veya teknik kumaşlara yönelik Stäubli ağızlık açma

makineleri, kalite ve inovasyon konusunda bir

tutkuyla tasarlanmıştır.

Tüm dünyadaki dokuma fabrikalarıyla devamlı iş

birliği içinde çalışarak uzun yıllardır deneyim kazanan

pazar liderine güvenin.

www.staubli.com

Salon 8 | Stant No 803

Her çeşit kumaşı dokumak

için gücü çerçeveli tahrik


on both air-jet and rapier machines. It reaches speeds of

up to 1,400 rpm for narrow and cotton applications.

The electronic rotary dobby S3060 is designed to deliver

reliable and flexible performance for a wide range of

weaving applications. With its robust construction and

proven Stäubli technology, it supports stable highspeed

operation while ensuring precise shed formation. The

S3060 offers excellent versatility for mills seeking

efficiency, consistent fabric quality, and longterm reliability

in demanding production environments.

SX PRO Jacquard machine, combining high lifting

capacity, precision, and durability for complex patterns and

premium fabric production. The SX PRO produces excellent

results in weaving terry, cloth, upholstery, tapestry, silk

fabric, apparels or seat covers, and technical fabrics on all

types of weaving machines.

Other Stäubli solutions to discover during ITM 2026

The electronic rotary dobby S3280 offers robust design,

high speed, and excellent versatility for airjet and rapier

weaving applications. This makes it a perfect fit for highspeed

denim weaving. The S3280 rotary dobby combines

mechanical robustness with proven field performance.

The GA500 Jacquard harness is designed to ensure

precise, stable, and reliable transmission between the

Jacquard machine and the warp threads. It provides

excellent geometric stability and long-term durability,

enabling consistent fabric quality across a wide range of

weaving widths and applications including silk, linings,

cloths, decorative textiles, tablecloths, bed linens, towels...

Perfectly suited for velvet & technical fabrics weaving,

the SX PRO V, LX PRO V and LXL PRO V Jacquard machines

deliver precise, vibration-free shedding and outstanding

resistance to high stress. Their compact, versatile design

minimizes thread tension and ensures durable reliability,

thanks to optimized sealing, efficient ventilation, easy

access for adjustments and minimal maintenance.

Digital services hub: MyStäubli

MyStäubli, its digital customer platform designed to

simplify daily operations. MyStäubli provides fast access

to technical documentation, spare parts identification,

service requests, and machinerelated information,

supporting customers throughout the entire lifecycle of

their equipment and strengthening longterm performance.

S1792 kam mekanizması, sürekli çalışma için tasarlanmış

olup çok yüksek üretim hızlarında bile tutarlı kumaş kalitesi

sağlar. 10 kaldırma ünitesine sahip olan sistem, hava jetli

ve rapier makinelerde bezayağı dokuma için geliştirilmiştir

ve dar en ile pamuk uygulamalarında 1.400 dev/dak’ya

kadar hızlara ulaşabilir.

S3060 elektronik döner dobby, geniş dokuma

uygulamaları için güvenilir ve esnek performans sunmak

üzere tasarlanmıştır. Sağlam yapısı ve kanıtlanmış Stäubli

teknolojisi sayesinde stabil yüksek hızda çalışmayı

desteklerken hassas ağızlık oluşumunu garanti eder. Zorlu

üretim ortamlarında verimlilik, tutarlı kumaş kalitesi ve

uzun vadeli güvenilirlik arayan işletmeler için yüksek çok

yönlülük sunar.

SX PRO Jakar makinesi, karmaşık desenler ve yüksek

kaliteli kumaş üretimi için yüksek kaldırma kapasitesi,

hassasiyet ve dayanıklılığı bir araya getirir. Havlu, kumaş,

döşemelik, goblen, ipek, giyim, koltuk kaplamaları ve

teknik tekstillerin tüm dokuma makinelerinde mükemmel

sonuçlar elde edilmesini sağlar.

ITM 2026’da keşfedilecek diğer Stäubli çözümleri

S3280 elektronik döner dobby, sağlam tasarımı, yüksek hızı

ve hava jetli ile rapier dokuma uygulamaları için sunduğu

esneklik ile öne çıkar. Bu özellikleriyle yüksek hızlı denim

dokuma için ideal bir çözümdür ve mekanik dayanıklılığı

kanıtlanmış saha performansıyla birleştirir.

GA500 Jakar armürü, Jakar makinesi ile çözgü iplikleri

arasında hassas, stabil ve güvenilir aktarım sağlamak

üzere tasarlanmıştır. Mükemmel geometrik stabilite

ve uzun ömür sunarak ipek, astarlık, kumaş, dekoratif

tekstiller, masa örtüleri, nevresimler ve havlular gibi geniş

bir uygulama yelpazesinde tutarlı kumaş kalitesi sağlar.

Kadife ve teknik kumaş dokumaya mükemmel şekilde

uygun olan SX PRO V, LX PRO V ve LXL PRO V Jakar

makineleri, titreşimsiz ağızlık oluşumu ve yüksek strese karşı

üstün dayanıklılık sunar. Kompakt ve çok yönlü tasarımları,

optimize edilmiş sızdırmazlık, verimli havalandırma, kolay

ayar erişimi ve minimum bakım gereksinimi sayesinde iplik

gerilimini azaltır ve uzun ömürlü güvenilirlik sağlar.

Dijital hizmet platformu: MyStäubli

MyStäubli, günlük operasyonları kolaylaştırmak için

tasarlanmış dijital müşteri platformudur. Teknik

dokümantasyon, yedek parça tanımlama, servis talepleri

ve makine bilgilerine hızlı erişim sağlayarak, ekipmanların

tüm yaşam döngüsü boyunca müşterileri destekler ve uzun

vadeli performansı güçlendirir.

32 May Mayıs 2026



tekstil / görüş

textile / opinion

By Debbie McKeegan,

CEO, Texintel

Garment printing trends 2026: From

digital experimentation to operational

requirement

Hazır giyim baskı trendleri 2026: Dijital

deneyimden operasyonel zorunluluğa

Something fundamental has changed

in garment printing. After years of

cautious experimentation, the industry

has crossed a decisive threshold. Today,

digital printing is neither a niche capability

nor a short-run workaround. It is becoming

the production backbone of a garment

industry under pressure from every direction:

geopolitics, tariffs, sustainability regulations,

and consumers demanding to know exactly

what they are wearing and where it came from.

The clearest signal of this shift is the

structural rewiring happening across the

textile ecosystem. Every business model is

evolving. On-demand manufacturing, once the

preserve of premium or bespoke operators, is

becoming a mainstream imperative. Brands

that once relied on long production runs and

offshore inventory are moving towards shorter,

more responsive cycles closer to market.

The driver is not just consumer preference

for personalisation, but hard commercial

logic: overstocking is expensive, waste is

increasingly illegal and supply chain fragility

has proved catastrophic for businesses that

did not build agility into their models.

The growth data underlines this trajectory.

According to Keypoint Intelligence’s 2024–

2029 Global Digital Textile Forecast, garment

printing placements are projected to grow

at a 6.5% CAGR over the period, rising from

around 17,000 units in 2024 to over 23,000 by

2029. More striking is the ink volume picture:

pigment inks for garment applications are

growing at a 27.9% CAGR – the fastest of any

ink type – reflecting the industry’s appetite

for dry-to-dry workflows that eliminate

the water-intensive washing and steaming

traditionally required by reactive dye systems.

In addition, according to Grand View

Research: the global digital textile printing

market size was estimated at US$5,800.3

million in 2024 and is projected to reach USD

11,596.4 million by 2030, growing at a CAGR

of 12.7%. Similarly, the global custom t-shirt

printing market size is projected to grow at a

CAGR of 11.5% from 2025 to 2030 (valued at

US$5.16 billion in 2024); and the global direct

to garment printing market is projected to

grow at CAGR of 13.0% in the same timeframe

Hazır giyim baskısında köklü bir

değişim yaşandı. Yıllarca süren

temkinli denemelerin ardından sektör

belirleyici bir eşiği aştı. Günümüzde dijital

baskı artık ne niş bir yetenek ne de kısa tirajlı

bir çözüm. Jeopolitik gelişmeler, tarifeler,

sürdürülebilirlik düzenlemeleri ve tüketicilerin

ne giydiklerini ve bunun nereden geldiğini

bilme talebi gibi çok yönlü baskılar altında

olan hazır giyim sektörünün üretim omurgası

haline geliyor.

Bu değişimin en net göstergesi, tekstil

ekosistemi genelinde gerçekleşen yapısal

dönüşüm. Tüm iş modelleri evriliyor. Eskiden

yalnızca premium veya özel üretim yapanların

alanı olan talep üzerine üretim (on-demand

manufacturing), artık ana akım bir zorunluluk

haline geliyor. Uzun üretim döngülerine ve

yurtdışı stoklara dayanan markalar, daha

kısa ve pazara daha yakın, daha esnek üretim

süreçlerine yöneliyor. Bunun nedeni yalnızca

kişiselleştirme talebi değil; aynı zamanda

güçlü bir ticari mantık: aşırı stok maliyetlidir,

atık giderek yasaklanmaktadır ve tedarik

zinciri kırılganlığı, esnek olmayan işletmeler

için yıkıcı sonuçlar doğurmuştur.

Büyüme verileri bu yönelimi açıkça ortaya

koyuyor. Keypoint Intelligence’ın 2024–2029

Küresel Dijital Tekstil Tahmini’ne göre, hazır

giyim baskı yerleşimleri bu dönemde yıllık

bileşik %6,5 büyüme oranıyla artacak; 2024’te

yaklaşık 17.000 birimden 2029’da 23.000’in

üzerine çıkacak. Daha dikkat çekici olan ise

mürekkep hacmi: hazır giyim uygulamalarında

pigment mürekkepler %27,9’luk yıllık bileşik

büyüme oranıyla en hızlı büyüyen kategori. Bu

durum, geleneksel reaktif boya sistemlerinde

gereken su yoğun yıkama ve buharlama

süreçlerini ortadan kaldıran “dry-to-dry”

(kuru giriş–kuru çıkış) iş akışlarına olan talebi

yansıtıyor.

Buna ek olarak Grand View Research’e göre:

küresel dijital tekstil baskı pazarı 2024 yılında

5,8 milyar dolar olarak tahmin edilmiş olup

2030 yılına kadar 11,6 milyar dolara ulaşması

beklenmektedir (%12,7 CAGR). Benzer şekilde,

küresel özel tasarım tişört baskı pazarı 2025–

2030 arasında %11,5 CAGR ile büyüyecek

(2024 değeri: 5,16 milyar dolar); doğrudan

giysiye baskı (DTG) pazarı ise aynı dönemde

34 May Mayıs 2026



(estimated to reach US$3.90 billion by 2030).

In 2026, sustainability sits at the heart of this

transformation as it has moved from being a strategic

choice for fashion to a legal obligation. Europe is imposing

mandatory wastewater discharge limits, digital product

passport requirements and chemical transparency

obligations that make full-process environmental

disclosure unavoidable. Voluntary certification is no longer

sufficient. Standards such as OEKO-TEX® Eco Passport,

bluesign®, and ZDHC Level 3 are becoming technical

procurement criteria rather than marketing distinctions.

Brands are demanding traceable, auditable proof of

performance from every supplier in their chain. Those that

cannot provide it will be excluded.

Yet the biggest operational challenge for most printers

is not regulatory; it is investment and upskilling. The

technologies required to compete are available. Inline

spectrophotometers, automated pretreatment systems,

AI-powered quality verification and cloud-connected

production monitoring are not futuristic concepts anymore;

they are commercial realities in the most competitive

facilities. The widening gap between the leaders and

the rest is being driven not by access to hardware but

by the organisational willingness to commit to process

transformation and staff development.

AI is already performing real work across design variation,

defect detection, colour consistency and production

planning. Keypoint Intelligence’s 2026 predictions describe

AI moving from theoretical potential to operational core,

embedded directly into RIP platforms, quality control systems

and maintenance scheduling. But AI is not a magic formula

and should not be treated as one. It requires a real change

in mindset, a willingness to share data across the workflow

and a realistic timescale for implementation. The value of

AI lies in repeatability: fewer reprints, faster approvals and

predictable cost control. Businesses that approach AI as an

overnight solution will be disappointed, whereas those that

view it as a structural investment will be rewarded.

Meanwhile, the garment itself is changing. Consumer

appetite for tactile, textured and meaningful product is

growing. Modular garments designed for longevity and

repairability are gaining ground. Eco-fabrics – from

recycled polyester and lyocell to emerging bio-based

materials like mycelium leather – are creating new

substrate challenges and new opportunities for digital

print. High-speed production systems capable of handling

640m²/hr and above are growing at a 23.2% CAGR, driven

precisely by this convergence of material diversity and

production scale.

The printers who will succeed in this environment are

those who can deliver agility alongside sustainability, who

can turn around short runs without sacrificing consistency,

who can prove their environmental credentials with data

rather than declarations, and who can adapt their production

model as the market continues to evolve. Intuitive, seamless

and sustainable production is no longer the holy grail; it

is the entry requirement. Events like FESPA remain vital

precisely because the knowledge exchange they enable

between suppliers, practitioners and brand partners will

help the industry to overcome the challenges and find the

commercial opportunities waiting on the other side.

%13 CAGR ile 2030’da 3,9 milyar dolara ulaşacaktır.

2026 itibarıyla sürdürülebilirlik bu dönüşümün

merkezinde yer alıyor; çünkü artık moda için stratejik bir

tercih olmaktan çıkıp yasal bir zorunluluk haline gelmiş

durumda. Avrupa, zorunlu atık su deşarj limitleri, dijital ürün

pasaportu gereklilikleri ve kimyasal şeffaflık yükümlülükleri

getirerek üretim süreçlerinin çevresel etkilerinin tamamen

açıklanmasını kaçınılmaz kılıyor. Gönüllü sertifikalar

artık yeterli değil. OEKO-TEX® Eco Passport, bluesign®

ve ZDHC Level 3 gibi standartlar artık pazarlama unsuru

değil, teknik tedarik kriteri haline geliyor. Markalar, tedarik

zincirlerindeki her paydaştan izlenebilir ve denetlenebilir

performans kanıtı talep ediyor. Bunu sağlayamayanlar

sistem dışında kalacak.

Buna rağmen, baskı işletmeleri için en büyük

operasyonel zorluk düzenlemeler değil; yatırım ve yetkinlik

geliştirme. Rekabet için gerekli teknolojiler mevcut. Hat içi

spektrofotometreler, otomatik ön işlem sistemleri, yapay

zekâ destekli kalite doğrulama ve bulut bağlantılı üretim

izleme artık geleceğe ait kavramlar değil; en rekabetçi

tesislerde kullanılan ticari gerçekliklerdir. Sektördeki

liderlerle diğerleri arasındaki fark, donanıma erişimden

ziyade süreç dönüşümüne ve çalışan gelişimine yönelik

kurumsal isteklilikten kaynaklanıyor.

Yapay zekâ halihazırda tasarım varyasyonu, hata tespiti,

renk tutarlılığı ve üretim planlaması gibi alanlarda aktif rol

oynuyor. Keypoint Intelligence’ın 2026 öngörüleri, yapay

zekânın teorik potansiyelden operasyonel çekirdeğe

geçerek RIP platformlarına, kalite kontrol sistemlerine ve

bakım planlamasına doğrudan entegre olduğunu belirtiyor.

Ancak yapay zekâ sihirli bir çözüm değildir ve bu şekilde

ele alınmamalıdır. Gerçek bir zihniyet değişimi, veri

paylaşımına açıklık ve uygulanması için gerçekçi bir zaman

çizelgesi gerektirir. Yapay zekânın değeri tekrarlanabilirlikte

yatar: daha az yeniden baskı, daha hızlı onay süreçleri ve

öngörülebilir maliyet kontrolü. Onu anlık çözüm olarak

görenler hayal kırıklığı yaşayacaktır; yapısal bir yatırım

olarak değerlendirenler ise kazanacaktır.

Bu arada giysinin kendisi de değişiyor. Tüketicilerin

dokunsal, dokulu ve anlamlı ürünlere olan ilgisi artıyor.

Uzun ömürlü ve onarılabilir modüler giysiler yaygınlaşıyor.

Geri dönüştürülmüş polyester ve liyoselden, miselyum

derisi gibi yeni biyobazlı malzemelere kadar uzanan

çevreci kumaşlar, dijital baskı için hem yeni zorluklar hem

de yeni fırsatlar sunuyor. Saatte 640 m² ve üzeri üretim

kapasitesine sahip yüksek hızlı sistemler, bu malzeme

çeşitliliği ve üretim ölçeği birleşiminin etkisiyle %23,2 CAGR

ile büyüyor.

Bu ortamda başarılı olacak baskı işletmeleri;

sürdürülebilirlikle birlikte çeviklik sunabilen, kısa tirajları

kalite kaybı olmadan gerçekleştirebilen, çevresel

performansını beyanlarla değil verilerle kanıtlayabilen ve

pazar geliştikçe üretim modelini uyarlayabilenler olacaktır.

Sezgisel, kesintisiz ve sürdürülebilir üretim artık ulaşılması

gereken bir ideal değil; sektöre giriş şartıdır. FESPA gibi

etkinlikler bu nedenle kritik önem taşımaya devam ediyor;

çünkü tedarikçiler, uygulayıcılar ve markalar arasındaki

bilgi paylaşımı, sektörün zorlukları aşmasına ve yeni ticari

fırsatları yakalamasına yardımcı olacaktır.

36 May Mayıs 2026



A new era in digital textile

printing

Dijital tekstil baskısında yeni çağ

The textile industry has undergone one of its

biggest transformations over the past two decades

through digital printing technologies. Production

models once dominated by rotary and screen-printing

methods are now being replaced by high-resolution, fast

and flexible digital systems. Widely adopted in fashion,

home textiles, sportswear and technical textiles, digital

printing technologies are attracting attention with their

low-cost short-run production capabilities, customization

opportunities and environmentally friendly applications.

According to industry experts, the global digital textile

printing market is expected to maintain double-digit

growth in the coming years and become one of the core

technologies of textile manufacturing.

The evolution of digital printing

The foundations of digital textile printing were laid in the

1990s with the development of inkjet technologies. Initially

used only for sample production due to low speed and

limited color capabilities, these systems have now become

major players in industrial production lines. In the mid-

2000s, advances in printhead technologies enabled highresolution

printing. Later, the development of pigment,

reactive and sublimation inks expanded digital printing

applications to cotton, polyester, silk and technical fabrics.

Today, AI-supported color management, automatic

calibration systems and high-speed industrial machines

are turning digital printing technologies into a strong

alternative for mass production.

New-generation ınks and chemicals stand out

One of the most important development areas in digital

textile printing has been ink and chemical technologies.

In recent years, pigment-based inks have become

increasingly prominent. Pigment systems that operate

Tekstil sektörü, son 20 yılda en büyük dönüşümlerinden

birini dijital baskı teknolojileriyle yaşadı. Geleneksel

rotasyon ve serigrafi baskı yöntemlerinin hâkim

olduğu üretim modeli, bugün yerini yüksek çözünürlüklü,

hızlı ve esnek dijital sistemlere bırakıyor. Özellikle moda, ev

tekstili, spor giyim ve teknik tekstil alanlarında yaygınlaşan

dijital baskı teknolojileri; düşük maliyetli kısa metraj üretim,

kişiselleştirme ve çevre dostu uygulamalarıyla dikkat

çekiyor. Uzmanlara göre küresel dijital tekstil baskı pazarı

önümüzdeki yıllarda çift haneli büyümesini sürdürecek ve

sektörün merkezine yerleşecek.

Dijital baskının gelişim süreci

Dijital tekstil baskısının temelleri 1990’lı yıllarda inkjet

teknolojilerinin gelişmesiyle atıldı. İlk dönemlerde düşük

hız ve sınırlı renk kapasitesi nedeniyle yalnızca numune

üretiminde kullanılan sistemler, bugün endüstriyel üretim

hatlarının ana oyuncusu hâline geldi. 2000’li yılların

ortasında baskı kafası teknolojilerindeki gelişmeler, yüksek

çözünürlüklü baskıyı mümkün kıldı. Ardından pigment,

reaktif ve süblimasyon boyalarının gelişimiyle dijital baskı;

pamuk, polyester, ipek ve teknik kumaşlar dahil olmak

üzere çok geniş bir alana yayıldı. Bugün ise yapay zekâ

destekli renk yönetimi, otomatik kalibrasyon sistemleri ve

yüksek hızlı endüstriyel makineler sayesinde dijital baskı

teknolojileri seri üretimde güçlü bir alternatif oluşturuyor.

Yeni nesil boyalar ve kimyasallar öne çıkıyor

Dijital tekstil baskısındaki en önemli gelişim alanlarından

biri boya ve kimyasal teknolojileri oldu. Son yıllarda

özellikle pigment bazlı boyalar öne çıkıyor. Daha düşük su

tüketimiyle çalışan pigment sistemleri, kumaş ön işlem

38 May Mayıs 2026



Offering speed, sustainability

and unlimited design freedom,

digital textile printing is preparing

to replace traditional methods in

fashion and industrial production.

New-generation inks, eco-friendly

chemicals and AI-powered machines

are reshaping the future of the

industry.

with lower water consumption contribute to sustainable

production by reducing the need for fabric pre-treatment.

Advanced pigment formulations also provide brighter colors,

higher wash fastness and a softer fabric touch.

Advances in reactive and sublimation technologies

Reactive dyes used for cotton fabrics can now be fixed

with lower energy consumption, while sublimation printing

technologies have gained significant momentum in the

polyester sector. Especially in sportswear and activewear

products, sublimation printing is in high demand due to its

durability and superior color performance. In line with the

European Green Deal and sustainability criteria, the use

of chemicals containing formaldehyde, heavy metals and

harmful solvents is rapidly decreasing across the industry.

Water-based inks, biodegradable chemicals and low-carbon

production processes are becoming key investment areas for

manufacturers.

The environmental contribution of digital printing

For years, the textile industry has faced criticism for its high

water consumption and chemical waste. Digital printing

technologies aim to change this perception. While traditional

printing methods consume large amounts of water, digital

systems significantly reduce water usage. Some nextgeneration

pigment systems are even making nearly waterless

production possible. Using only the necessary amount of

ink reduces waste levels. In addition, eliminating screen and

plate preparation processes saves energy and accelerates

production workflows. Thanks to its compatibility with shortrun

and local manufacturing models, digital printing also has

the potential to reduce excess inventory and logistics-related

carbon emissions.

New technologies are transforming the industry

Investments in digital textile printing are no longer limited

to printing machines alone. New-generation machines are

equipped with artificial intelligence-supported software. These

systems automatically detect color deviations, optimize print

quality and reduce error rates. With Industry 4.0 applications,

printing processes are becoming fully digitalized. Automatic

fabric feeding, online quality control and remote management

systems are increasing production efficiency. Fashion brands

can now offer customers personalized designs. Thanks to 3D

design software, collection development processes are also

becoming faster and more efficient.

Hız, sürdürülebilirlik ve sınırsız

tasarım özgürlüğü sunan dijital

tekstil baskısı, moda ve endüstriyel

üretimde geleneksel yöntemlerin

yerini almaya hazırlanıyor. Yeni nesil

boyalar, çevreci kimyasallar ve yapay

zekâ destekli makineler sektörün

geleceğini yeniden şekillendiriyor.

ihtiyacını azaltarak sürdürülebilir üretime katkı sağlıyor.

Ayrıca gelişmiş pigment formülleri sayesinde daha canlı

renkler, yüksek yıkama haslığı ve yumuşak tuşe elde

edilebiliyor.

Reaktif ve süblimasyon teknolojileri gelişiyor

Pamuklu kumaşlarda kullanılan reaktif boyalar daha düşük

enerjiyle fikse edilebilir hâle gelirken, polyester sektöründe

süblimasyon baskı teknolojileri büyük hız kazandı. Özellikle

spor giyim ve aktif yaşam ürünlerinde süblimasyon

baskılar, dayanıklılık ve renk performansı nedeniyle yoğun

talep görüyor.

Çevreci kimyasal dönüşüm

Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sürdürülebilirlik kriterleri

doğrultusunda sektörde formaldehit, ağır metal ve zararlı

solvent içeren kimyasalların kullanımı hızla azalıyor.

Su bazlı mürekkepler, biyolojik çözünebilen kimyasallar

ve düşük karbon salımı sağlayan prosesler, üreticilerin

öncelikli yatırım alanları arasında yer alıyor.

Dijital baskının çevreye katkısı

Tekstil sektörü uzun yıllardır yüksek su tüketimi ve kimyasal

atık nedeniyle çevresel eleştirilerin odağında bulunuyor.

Dijital baskı teknolojileri ise bu tabloyu değiştirmeyi

hedefliyor. Geleneksel baskı yöntemlerinde yüksek miktarda

su kullanılırken, dijital baskı sistemleri su tüketimini ciddi

oranda azaltıyor. Bazı yeni nesil pigment sistemlerinde

neredeyse susuz üretim mümkün hâle geliyor. Dijital

sistemlerde yalnızca ihtiyaç kadar boya kullanılması, atık

miktarını düşürüyor. Ayrıca kalıp hazırlama süreçlerinin

ortadan kalkması hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de

üretim süreçlerini hızlandırıyor. Kısa metrajlı üretim ve yerel

üretim modellerine uygun yapısı sayesinde dijital baskı,

stok fazlasını ve lojistik kaynaklı karbon salımını azaltma

potansiyeli taşıyor.

Yeni teknolojiler sektörü dönüştürüyor

Dijital tekstil baskısında teknoloji yatırımları yalnızca

baskı makineleriyle sınırlı kalmıyor. Yeni nesil makinelerde

yapay zekâ destekli yazılımlar kullanılıyor. Bu sistemler

renk sapmalarını otomatik algılıyor, baskı kalitesini

optimize ediyor ve hata oranını düşürüyor. Endüstri 4.0

uygulamalarıyla birlikte baskı süreçleri tamamen dijital

hâle geliyor. Otomatik kumaş besleme, online kalite

kontrol ve uzaktan yönetim sistemleri üretim verimliliğini

artırıyor. Moda markaları artık müşterilere kişiselleştirilmiş

40 May Mayıs 2026



Advantages of digital printing

Direct transfer of designs from digital platforms to fabric

significantly shortens collection preparation times. Photoquality

prints, gradient transitions and complex patterns

can be applied much more easily through digital systems.

Since there are no screen or plate costs, small-volume

production becomes economically viable. This creates

major advantages for boutique brands and independent

designers. The ability to produce each item in different

colors and patterns strengthens the trend toward

personalized consumer products.

A new era in digital printing machines

Machine manufacturers are now focusing on developing

faster, more economical and more environmentally friendly

systems. New-generation single-pass machines can

produce at speeds close to traditional rotary printing.

This technology is paving the way for industrial-scale

digitalization. Advanced printheads make it possible to

print extremely fine details with exceptional clarity. This

feature is especially important in fashion and interior

decoration sectors. New machines incorporate energysaving

drying systems and smart control technologies to

reduce power consumption.

The future of the industry: Hybrid and sustainable

production

According to experts, the future textile production model

will be based on hybrid systems. While traditional printing

methods are unlikely to disappear completely, the share of

digital technologies in manufacturing will continue to grow

rapidly. The following trends are expected to stand out in

the coming years:

• Fully automated AI-supported production

• Near-zero water consumption systems

• Bio-based ink technologies

• Demand-driven manufacturing models

• Local and rapid production networks

• Digital printing applications for smart and functional

textiles

Industry representatives emphasize that digital printing

is no longer just a production method, but a new industrial

model that combines sustainability, speed and creative

freedom.

tasarımlar sunabiliyor. 3D tasarım yazılımları sayesinde

koleksiyon hazırlama süreçleri de hızlanıyor.

Dijital baskının avantajları

Tasarımın dijital ortamdan doğrudan kumaşa aktarılması,

koleksiyon hazırlık sürelerini önemli ölçüde kısaltıyor.

Fotoğraf kalitesinde baskılar, degrade geçişler ve karmaşık

desenler dijital sistemlerle çok daha kolay uygulanabiliyor.

Kalıp maliyeti olmadığı için küçük miktarlı üretimler

ekonomik hâle geliyor. Bu durum butik markalar ve

tasarımcılar için büyük avantaj sağlıyor. Her ürünün farklı

desen veya renklerde üretilebilmesi, tüketiciye özel tasarım

trendini güçlendiriyor.

Dijital baskı makinelerinde yeni dönem

Makine üreticileri artık daha hızlı, daha ekonomik ve daha

çevreci sistemler geliştirmeye odaklanıyor. Yeni nesil

“single pass” makineler, geleneksel rotasyon baskıya yakın

hızlarda üretim yapabiliyor. Bu teknoloji endüstriyel ölçekte

dijitalleşmenin önünü açıyor. Gelişmiş baskı kafaları

sayesinde çok ince detaylar yüksek netlikle basılabiliyor.

Özellikle moda ve dekorasyon sektöründe bu özellik büyük

önem taşıyor. Yeni makinelerde enerji tüketimini azaltan

kurutma sistemleri ve akıllı kontrol teknolojileri kullanılıyor.

Sektörün geleceği: Hibrit ve sürdürülebilir üretim

Uzmanlara göre geleceğin tekstil üretim modeli hibrit

sistemlere dayanacak. Geleneksel baskı yöntemleri

tamamen ortadan kalkmasa da dijital teknolojilerin

üretimdeki payı hızla artacak. Önümüzdeki dönemde

özellikle şu başlıkların öne çıkması bekleniyor:

• Yapay zekâ destekli tam otomasyon

• Su tüketimini sıfıra yaklaştıran sistemler

• Biyobazlı mürekkep teknolojileri

• Talep odaklı üretim modelleri

• Yerel ve hızlı üretim ağları

• Akıllı ve fonksiyonel tekstillere yönelik dijital baskılar

Sektör temsilcileri, dijital baskının yalnızca bir üretim

yöntemi değil; aynı zamanda sürdürülebilirlik, hız ve

tasarım özgürlüğünü bir araya getiren yeni bir sanayi

modeli olduğunu vurguluyor.

42 May Mayıs 2026



Successful opening of the KARL

MAYER Textile Inovation Center

KARL MAYER Tekstil İnovasyon Merkezi’ni

başarıyla açtı

KARL MAYER inaugurated its new, state-of-theart

TEXTILE INNOVATION CENTER (TIC) with a

four-day opening week from April 21 to 24. The

highlight of the week was the grand opening on Thursday,

which drew a strong turnout from the international textile

industry: around 220 customers, brands, and partners

from across the textile value chain came to the company’s

headquarters in Obertshausen for a first-hand look at

the new high-tech development environment and lively

exchange with industry peers.

“We believe in the value of textiles” – these were the words

with which Karl Josef Mayer, a representative of the Mayer

family and a member of the Member of the Supervisory

Board, welcomed the guests to the joint celebrations.

“With the opening of our new TEXTILE INNOVATION

CENTER we want to make a clear statement and send a

strong signal to the entire textile industry worldwide that

we at KARL MAYER believe in the value of textiles and that

we are ready and willing to invest into the future of your

business, the future of our industry and especially into all

our ‘love for textiles’,” said Karl Josef Mayer.

Lutz Wolf, CEO of KARL MAYER, echoed this sentiment,

elaborating on the significance and objectives of this

investment.

“This is a milestone. It is a commitment to our markets as

well as to our further strategic development. This TEXTILE

INNOVATION CENTER is designed as a place where ideas

come to life – a place for collaboration, for creativity and

for market-relevant solutions. Our goal is simple:

To generate value together with you through open

exchange, fresh thinking, and close cooperation in one

shared space,” Lutz Wolf emphasised.

The breadth of these perspectives was on full display in

the keynote by Vishnu Prakash Muthusamy, Lead Textile &

Ribbon cutting ceremony (from left to right): Karl Josef

Mayer (representative of the Mayer family and Member

of the Supervisory Board), Melanie Bergmann (Senior

Manager Textile Innovation), Lutz Wolf (CEO), and Sascha

Müller (Global Head of Textile Innovation) officially open

the TEXTILE INNOVATION CENTER

KARL MAYER, 21–24 Nisan tarihleri arasında

düzenlenen dört günlük açılış haftasıyla yeni ve

son teknoloji ürünü TEXTILE INNOVATION CENTER

(TIC)’ın açılışını gerçekleştirdi. Haftanın en önemli anı

olan Perşembe günkü büyük açılış, uluslararası tekstil

sektöründen yoğun katılım gördü: tekstil değer zincirinin

farklı alanlarından yaklaşık 220 müşteri, marka ve iş

ortağı, yeni yüksek teknolojili geliştirme ortamını yakından

görmek ve sektör temsilcileriyle etkileşimde bulunmak

üzere şirketin Obertshausen’daki merkezine geldi.

“Tekstilin değerine inanıyoruz” – Mayer ailesini temsilen

Denetim Kurulu üyesi Karl Josef Mayer, konukları bu

sözlerle karşıladı.

Karl Josef Mayer şöyle konuştu: “Yeni TEXTILE INNOVATION

CENTER’ımızın açılışıyla güçlü bir mesaj vermek istiyoruz

ve dünya genelindeki tüm tekstil sektörüne açık bir sinyal

gönderiyoruz: KARL MAYER olarak tekstilin değerine

inanıyoruz ve işinizin geleceğine, sektörümüzün geleceğine

ve özellikle ‘tekstile olan sevgimize’ yatırım yapmaya

hazırız ve istekliyiz.”

KARL MAYER CEO’su Lutz Wolf da bu görüşü destekleyerek

yatırımın önemini ve hedeflerini şu sözlerle ifade etti:

“Bu bir dönüm noktasıdır. Hem pazarlarımıza hem de

stratejik gelişimimize yönelik bir taahhüttür. TEXTILE

INNOVATION CENTER; fikirlerin hayata geçtiği, iş

birliğinin, inovasyonun ve pazara yönelik çözümlerin

44 May Mayıs 2026


Grand opening attracts strong

international interest with 220 guests

from across the textile industry.

Material Development Engineer at New Balance Athletics.

The expert showcased impressive shoe innovations made

possible by warp knitting technologies.

The TEXTILE INNOVATION CENTER in Obertshausen is part

of something bigger. It is embedded in a global network,

with additional centres in China and Japan. Each location

has its own focus, is closely connected worldwide, and

is simultaneously aligned with regional strengths and

needs. They bring together the expertise of approximately

15 highly qualified experts in the fields of materials,

processes, machine technology, and textile applications,

who are available to partners worldwide.

During guided tours of the spacious, state-of-the-art

facilities in Obertshausen, guests at the grand opening saw

first-hand what the TEXTILE INNOVATION CENTER has to

offer. Across 5,000 square meters, the center offers a globally

unique environment for rapid, application-oriented textile

development – from the initial idea through prototyping

to industrialization. State-of-the-art machinery, in-depth

technical expertise, and a profound understanding of the

market make the TEXTILE INNOVATION CENTER a pivotal

innovation platform for the industry.

Büyük açılış, tekstil sektörünün

dört bir yanından gelen 220 konukla

uluslararası düzeyde yoğun ilgi

gördü.

üretildiği bir yer olarak tasarlandı. Amacımız çok basit:

Açık iletişim, yeni fikirler ve yakın iş birliğiyle aynı çatı

altında birlikte değer oluşturmak.”

Bu vizyonun genişliği, New Balance Athletics’te Baş Tekstil

ve Malzeme Geliştirme Mühendisi olan Vishnu Prakash

Muthusamy’nin açılış konuşmasında da açıkça görüldü.

Uzman isim, çözgü örme teknolojileri sayesinde geliştirilen

etkileyici ayakkabı inovasyonlarını tanıttı.

Obertshausen’daki TEXTILE INNOVATION CENTER daha

büyük bir yapının parçası. Çin ve Japonya’daki diğer

merkezlerle birlikte küresel bir ağın içinde yer alıyor. Her

lokasyon kendi odak alanına sahip olup dünya çapında

birbirine bağlı çalışırken aynı zamanda bölgesel ihtiyaçlara

da uyum sağlıyor. Bu merkezler; malzeme, süreç, makine

teknolojisi ve tekstil uygulamaları alanlarında yaklaşık 15

yüksek nitelikli uzmanın bilgisini bir araya getirerek dünya

genelindeki iş ortaklarına hizmet sunuyor.

Geniş ve modern tesislerde düzenlenen rehberli turlar

sırasında konuklar, TEXTILE INNOVATION CENTER’ın

sunduğu imkanları yakından inceleme fırsatı buldu. 5.000

metrekarelik alana yayılan merkez; ilk fikir aşamasından

prototip geliştirmeye ve endüstriyel üretime kadar hızlı

WE WARP.

WE KNIT.

WE CARE.

Let’s talk about

innovations!

VISIT US AT

ITM

IN ISTANBUL

HALL 3 / 303A

karlmayer.inspiration


State-of-the-Art Machines: Bringing Innovation to Life

The TEXTILE INNOVATION CENTER is the only facility in

the industry to bring together the technology of Warp Knit,

Warp Prep, and Technical Textiles under one roof as a fully

integrated platform.

Using 14 state-of-the-art machines, customers and

partners work together with KARL MAYER experts to

develop new solutions, test ideas, and make marketready

prototypes. True to the motto “Driving WARP KNIT

Inspiration”, here ideas are not just conceived, but actually

brought to life.

TIC SHOWROOM: Textiles & Applications

In a spacious showroom, visitors can explore – and touch

– the full range of textile applications. Its curated display

of textile materials and applications provides space for

inspiration and fresh thinking – bridging the gap between

vision, possibility and feasibility.

There is much to discover:

• The latest samples from KARL MAYER’s textile product

development range

• Concept textiles and applications with real market

potential

• Trend collections straight from market scouting

The exhibits are clearly structured into tried-and-tested

textile categories: Fashion & Apparel, Sports Textiles,

Footwear, Home Textiles and Technical Textiles.

The grand opening placed a special spotlight on futureproof

solutions for the workwear sector – from protective

clothing to stylish items for the office.

INSPIRATION HUB: 90 Years of Textile Expertise

Here, the past becomes a springboard for new ideas: KARL

MAYER’s unique design library offers a window onto nearly

nine decades of textile innovation.

The INSPIRATION HUB is thus a creative catalyst – a place

where accumulated knowledge serves as the foundation

for innovation.

KARL MAYER Academy: Expertise for Professionals

The KARL MAYER Academy offers a structured range

of training and learning opportunities – from machine

training and workshops to hands-on learning programmes.

The courses stand for sound expertise, the very highest

quality and a clear focus on the demands of day-to-day

production. Theory is not just taught here – it is put into

practice.

ve uygulama odaklı tekstil geliştirme için dünya çapında

benzersiz bir ortam sunuyor. En son teknoloji makineler,

derin teknik bilgi ve güçlü pazar anlayışı, merkezi sektör

için kritik bir inovasyon platformu haline getiriyor.

Son Teknoloji Makineler: İnovasyonu Hayata Geçirmek

TEXTILE INNOVATION CENTER, çözgü örme (Warp

Knit), çözgü hazırlama (Warp Prep) ve teknik tekstiller

teknolojilerini tamamen entegre bir platform olarak tek çatı

altında toplayan sektördeki tek tesistir.

14 adet son teknoloji makineyle müşteriler ve iş ortakları,

KARL MAYER uzmanlarıyla birlikte yeni çözümler

geliştiriyor, fikirleri test ediyor ve pazara hazır prototipler

oluşturuyor. “Driving WARP KNIT Inspiration” mottosuna

uygun olarak burada fikirler sadece ortaya atılmıyor, aynı

zamanda gerçeğe dönüştürülüyor.

TIC SHOWROOM: Tekstiller ve Uygulamalar

Geniş showroom alanında ziyaretçiler, tekstil

uygulamalarının tüm çeşitliliğini keşfedebilir ve dokunarak

deneyimleyebilir. Özenle seçilmiş malzeme ve uygulama

örnekleri; ilham ve yeni fikirler için alan meydana getirirken

vizyon ile uygulanabilirlik arasındaki köprüyü kuruyor.

Keşfedilecek pek çok unsur bulunuyor:

• KARL MAYER’in tekstil ürün geliştirme portföyünden en

yeni örnekler

• Gerçek pazar potansiyeline sahip konsept tekstiller ve

uygulamalar

• Pazar araştırmalarından elde edilen trend koleksiyonları

Sergiler; Moda & Giyim, Spor Tekstilleri, Ayakkabı, Ev

Tekstilleri ve Teknik Tekstiller gibi bilinen kategorilere göre

düzenlenmiştir.

Büyük açılışta özellikle iş kıyafetleri sektörüne yönelik

geleceğe dayanıklı çözümler öne çıkarıldı – koruyucu

giysilerden ofis için şık tasarımlara kadar.

INSPIRATION HUB: 90 Yıllık Tekstil Uzmanlığı

Burada geçmiş, yeni fikirler için bir sıçrama tahtasına

dönüşüyor. KARL MAYER’in benzersiz tasarım arşivi,

yaklaşık 90 yıllık tekstil inovasyonuna ışık tutuyor.

INSPIRATION HUB, bu yönüyle yenilikçi bir katalizör işlevi

görüyor – birikmiş bilginin inovasyonun temeli haline

geldiği bir alan.

KARL MAYER Akademi: Profesyoneller İçin Uzmanlık

KARL MAYER Akademi; makine eğitimlerinden atölyelere ve

uygulamalı öğrenme programlarına kadar yapılandırılmış

bir eğitim yelpazesi sunuyor. Programlar; güçlü teknik bilgi,

en yüksek kalite ve günlük üretim ihtiyaçlarına odaklanma

prensibiyle hazırlanıyor. Burada teori yalnızca anlatılmıyor,

aynı zamanda pratiğe dönüştürülüyor.

46 May Mayıs 2026



Santoni China Group to

showcase ıntegrated technology

ecosystem at ITM 2026

Santoni China Group, ITM 2026’da entegre

teknoloji ekosistemini sergileyecek

The group’s portfolio companies, including Santoni

(Shanghai) Knitting Machinery Co., Ltd., Terrot

Textilmaschinen GmbH, and Jingmei Science and

Technology Co., Ltd., among other specialized entities, will

present solutions covering the entire value chain of circular

knitting technologies. Together, they will demonstrate

a unified innovation approach combining machinery,

digitalization, and production intelligence.

Terrot to present advanced double-face knitting

technologies at ITM 2026

Operating within the Santoni China Group ecosystem,

Terrot Textilmaschinen GmbH will showcase its latest

high-performance circular knitting technologies at ITM

2026. The company aims to attract industry professionals

with next-generation double-face fabric applications,

digital production solutions, and an integrated ecosystem

approach.

A key highlight at the fair will be Terrot’s I3P 196-F BW-

34” E24 108F (open width) machine. Developed as an

advanced evolution of the established high-system I3P

196 platform, the machine enables the production of highly

complex knitting structures with exceptional precision.

With an increased number of knitting systems, the

platform delivers higher output while maintaining fabric

quality, enabling shorter production cycles and greater

responsiveness to changing market demands.

Santoni China Grup bünyesinde faaliyet gösteren

Santoni (Shanghai) Knitting Machinery Co., Ltd.,

Terrot Textilmaschinen GmbH ve Jingmei Science

and Technology Co., Ltd. başta olmak üzere farklı uzmanlık

alanlarına sahip şirketler, yuvarlak örme teknolojilerinin

tüm değer zincirini temsil eden çözümlerini ziyaretçilere

sunacak.

Terrot, ITM 2026’da ileri çift plakalı örme teknolojilerini

sergileyecek

Santoni China Group bünyesinde faaliyet gösteren

Terrot Textilmaschinen GmbH, ITM 2026 kapsamında

yüksek performanslı yuvarlak örme teknolojileri, dijital

üretim çözümleri ve akıllı üretim altyapılarını sektör

profesyonelleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Şirket,

özellikle yeni nesil çift yüzlü kumaş uygulamaları ve

entegre dijital ekosistem yaklaşımıyla dikkat çekmeyi

hedefliyor. Fuarda öne çıkacak sistemlerin başında,

Terrot’un geliştirdiği I3P 196-F BW-34” E24 108F (open

width) modeli yer alıyor. Mevcut yüksek sistemli I3P

196 platformunun gelişmiş versiyonu olarak tasarlanan

makine, karmaşık örme yapılarının yüksek hassasiyetle

üretilebilmesini sağlıyor. Artırılmış örgü sistemi sayısı

sayesinde daha yüksek üretim kapasitesi sunan platform,

kumaş kalitesinden ödün vermeden daha kısa üretim

süreleri ve değişen pazar taleplerine daha hızlı yanıt verme

avantajı sağlıyor.

Yeni nesil çift yüzlü kumaş teknolojisi tanıtılacak

Terrot’un fuardaki en dikkat çekici yeniliklerinden biri de

makinede üretilen yüksek teknolojili çift yüzlü kumaş

olacak. İlave sentetik iplik entegrasyonu sayesinde

geliştirilen kumaş yapısı; gelişmiş nem yönetimi, yüksek

nefes alabilirlik ve üstün kullanım konforu sunuyor. Yüksek

elastikiyet, form koruma özelliği ve vücuda uyum sağlayan

yumuşak dokusuyla öne çıkan kumaşın; dış giyim, spor

giyim, günlük giyim ve termal tekstil uygulamalarında

önemli avantajlar sağlaması hedefleniyor.

Dijital üretim ve akıllı veri yönetimi vurgusu

Santoni China Group, makine teknolojilerinin yanı sıra

gelişmiş dijital üretim çözümlerini de ziyaretçilerle

buluşturacak. Grup bünyesinde geliştirilen SANTONI

48 May Mayıs 2026


Santoni China Group will present

a fully integrated technology

ecosystem for the global circular

knitting industry at ITM 2026.

Under the theme “Machines

Evolved · Intelligence Delivered,”

the participation will bring together

advanced engineering solutions,

smart manufacturing systems, and

digital infrastructure under one roof.

Santoni China Group, ITM 2026’da

global yuvarlak örme sektörüne

yönelik tamamen entegre bir teknoloji

ekosistemi sunacak. “Machines

Evolved · Intelligence Delivered”

temasıyla gerçekleştirilecek

katılımda; ileri mühendislik

çözümleri, akıllı üretim sistemleri

ve dijital altyapılar tek çatı altında

sergilenecek.

Next-generation double-face fabric innovation

One of the most significant innovations presented by Terrot

will be its newly developed high-tech double-face fabric.

Produced using the machine, the fabric incorporates

additional synthetic yarn integration, resulting in enhanced

moisture management, improved breathability, and

superior wearing comfort. With its high elasticity, shape

retention, and soft body-adaptive structure, the fabric offers

a comfortable hand feel and supports natural movement. It

is particularly suited for outerwear, sportswear, leisurewear,

and thermal textile applications where both performance

and comfort are essential.

Focus on digital manufacturing and smart data

management

In addition to machine technologies, Santoni China

Group will also highlight its advanced digital production

solutions. The SANTONI KNITTING INDUSTRIAL

INTERNET PLATFORM (KIIP) will demonstrate real-time

production monitoring, data-driven decision-making,

and process optimization capabilities, supporting digital

transformation in modern textile manufacturing. The group

will also showcase its SMC/Qiguan cylinder manufacturing

technologies, reflecting a high-precision engineering

approach combined with strong global supply capabilities.

KNITTING INDUSTRIAL INTERNET PLATFORM (KIIP), gerçek

zamanlı üretim takibi, veri odaklı karar alma ve proses

optimizasyonu imkanları sunarak modern tekstil üretim

süreçlerinde dijital dönüşümü destekliyor. Ayrıca SMC/

Qiguan silindir üretim teknolojileri de yüksek hassasiyetli

mühendislik yaklaşımı ve global tedarik kabiliyetiyle fuarda

sergilenecek çözümler arasında yer alacak.

“Türkiye stratejik büyüme pazarları arasında yer alıyor”

Şirket yetkilileri, Türkiye ve çevre bölgelerin tekstil

üretiminde stratejik büyüme merkezleri arasında yer

aldığını vurgularken, ITM 2026’nın mevcut iş birliklerini

güçlendirmek ve yeni uluslararası ortaklıklar geliştirmek

açısından önemli bir platform olduğunun altını çizdi. Martin

Vorsatz konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Terrot, çift plakalı

örme teknolojilerinde mühendislik uzmanlığı ve uygulama

deneyimiyle öne çıkıyor. Santoni China Group bünyesinde

bu gücü entegre bir ekosistem yaklaşımıyla birleştirerek

müşterilerimizin verimlilik, esneklik ve geleceğin pazar

ihtiyaçlarına hazırlık seviyelerini artırıyoruz” ifadelerini

kullandı.

ITM 2026’da küresel tekstil profesyonelleriyle buluşacak

Terrot Textilmaschinen GmbH, ITM 2026 katılımıyla yalnızca

yeni teknolojilerini tanıtmayı değil; aynı zamanda yüksek

performanslı kumaş uygulamaları, dijital üretim yönetimi

VISIT US AT

ITM IN HALL 8

BOOTH 804A

Your World. Our technologies.

www.jakobmueller.com


“Türkiye is among key strategic growth markets”

Company representatives emphasized that Türkiye and

surrounding regions represent important strategic growth

markets for textile manufacturing. They also noted that

ITM 2026 provides a valuable platform for strengthening

existing partnerships and developing new international

collaborations.

Commenting on the company’s positioning, Martin

Vorsatz stated: “Terrot stands out through its engineering

expertise and application know-how in double-knit

technologies. Within Santoni China Group, we combine

this strength with an integrated ecosystem approach to

enhance our customers’ efficiency, flexibility, and readiness

for future market demands.”

Meeting global textile professionals at ITM 2026

With its participation at ITM 2026, Terrot Textilmaschinen

GmbH aims not only to showcase its latest technologies,

but also to share its global vision in high-performance

fabric applications, digital production management,

and sustainable manufacturing systems with industry

stakeholders.

ve sürdürülebilir üretim altyapıları alanındaki küresel

vizyonunu sektör paydaşlarıyla paylaşmayı hedefliyor.

Science and Technology Co., Ltd. başta olmak üzere

farklı uzmanlık alanlarına sahip şirketler, yuvarlak örme

teknolojilerinin tüm değer zincirini temsil eden çözümlerini

ziyaretçilere sunacak. Terrot, ITM 2026’da ileri çift plakalı

örme teknolojilerini sergileyecek Santoni China Group

bünyesinde faaliyet gösteren Terrot Textilmaschinen

GmbH, ITM 2026 kapsamında yüksek performanslı

yuvarlak örme teknolojileri, dijital üretim çözümleri ve akıllı

üretim altyapılarını sektör profesyonelleriyle buluşturmaya

hazırlanıyor. Şirket, özellikle yeni nesil çift yüzlü kumaş

uygulamaları ve entegre dijital ekosistem yaklaşımıyla

dikkat çekmeyi hedefliyor. Fuarda öne çıkacak sistemlerin

başında, Terrot’un geliştirdiği I3P 196-F BW-34” E24

108F (open width) modeli yer alıyor. Mevcut yüksek

sistemli I3P 196 platformunun gelişmiş versiyonu olarak

tasarlanan makine, karmaşık örme yapılarının yüksek

hassasiyetle üretilebilmesini sağlıyor. Artırılmış örgü

sistemi sayısı sayesinde daha yüksek üretim kapasitesi

sunan platform, kumaş kalitesinden ödün vermeden daha

kısa üretim süreleri ve değişen pazar taleplerine daha hızlı

yanıt verme avantajı sağlıyor. Yeni nesil çift yüzlü kumaş

teknolojisi tanıtılacak Terrot’un fuardaki en dikkat çekici

yeniliklerinden biri de makinede üretilen yüksek teknolojili

çift yüzlü kumaş olacak. İlave sentetik iplik entegrasyonu

sayesinde geliştirilen kumaş yapısı; gelişmiş nem yönetimi,

yüksek nefes alabilirlik ve üstün kullanım konforu sunuyor.

Yüksek elastikiyet, form koruma özelliği ve vücuda uyum

sağlayan yumuşak dokusuyla öne çıkan kumaşın; dış giyim,

spor giyim, günlük giyim ve termal tekstil uygulamalarında

önemli avantajlar sağlaması hedefleniyor. Dijital üretim ve

akıllı veri yönetimi vurgusu Santoni China Group, makine

teknolojilerinin yanı sıra gelişmiş dijital üretim çözümlerini

de ziyaretçilerle buluşturacak. Grup bünyesinde geliştirilen

SANTONI KNITTING INDUSTRIAL INTERNET PLATFORM

(KIIP), gerçek zamanlı üretim takibi, veri odaklı karar

alma ve proses optimizasyonu imkanları sunarak modern

tekstil üretim süreçlerinde dijital dönüşümü destekliyor.

Ayrıca SMC/Qiguan silindir üretim teknolojileri de yüksek

hassasiyetli mühendislik yaklaşımı ve global tedarik

kabiliyetiyle fuarda sergilenecek çözümler arasında yer

alacak. “Türkiye stratejik büyüme pazarları arasında yer

alıyor” Şirket yetkilileri, Türkiye ve çevre bölgelerin tekstil

üretiminde stratejik büyüme merkezleri arasında yer

aldığını vurgularken, ITM 2026’nın mevcut iş birliklerini

güçlendirmek ve yeni uluslararası ortaklıklar geliştirmek

açısından önemli bir platform olduğunun altını çizdi.

Martin Vorsatz konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Terrot,

çift plakalı örme teknolojilerinde mühendislik uzmanlığı ve

uygulama deneyimiyle öne çıkıyor. Santoni China Group

bünyesinde bu gücü entegre bir ekosistem yaklaşımıyla

birleştirerek müşterilerimizin verimlilik, esneklik ve

geleceğin pazar ihtiyaçlarına hazırlık seviyelerini

artırıyoruz” ifadelerini kullandı. ITM 2026’da küresel tekstil

profesyonelleriyle buluşacak Terrot Textilmaschinen

GmbH, ITM 2026 katılımıyla yalnızca yeni teknolojilerini

tanıtmayı değil; aynı zamanda yüksek performanslı kumaş

uygulamaları, dijital üretim yönetimi ve sürdürülebilir

üretim altyapıları alanındaki küresel vizyonunu sektör

paydaşlarıyla paylaşmayı hedefliyor.

50 May Mayıs 2026


Mayer Mümessillik to

showcase Mayer & Cie.

portfolio at ITM 2026

Mayer Mümessillik, ITM 2026’da Mayer

& Cie. portföyünü sergileyecek

At ITM 2026, one of the leading gatherings of the

textile machinery industry, Mayer Mümessillik, the

long-standing Turkish representative of Mayer &

Cie., will showcase selected machines from the German

circular knitting machine manufacturer’s current product

portfolio. The presentation at the stand will also feature

some of the brand’s latest machines.

Xu Hongjie, the new owner of Mayer & Cie., is also expected to

attend the exhibition. The company is currently continuing

its restructuring and ownership transition process.

Participation in ITM 2026 carries strategic importance

Stefan Bühler, the long-standing Area Sales Manager

who recently rejoined the newly structured Mayer & Cie.

organization, emphasized the importance of participating

in ITM 2026. “ITM is one of the most important trade fairs

in the textile machinery industry. Türkiye is also one of our

key markets worldwide. Therefore, Mayer & Cie.’s presence

at ITM 2026 is of great importance,” said Bühler.

Visitors to discover current portfolio and new

management

At least two circular knitting machines will be displayed

at the Mayer Mümessillik stand. Visitors will have the

opportunity to closely explore the brand’s current product

range and meet the company’s new owner, Xu Hongjie, in

person. “We are very pleased to welcome him here. We

have always believed in the outstanding engineering and

technology of Mayer & Cie. machines,” said Kahraman

Güveri, partner at Mayer Mümessillik.

Expressing confidence in the company’s future under the

new investor, Güveri added, “The new owner combines the

tradition of German textile machinery manufacturing with

a global vision and an agile management philosophy.”

More than 30 years of cooperation in the Turkish market

Founded in 1993 and headquartered in Istanbul, Mayer

Mümessillik Tekstil Tic. Ltd. Şti. has been a trusted partner

of Mayer & Cie. for more than three decades. As the

exclusive representative for circular knitting machines in

Türkiye, the company has established a strong position in

the country’s textile machinery market.

Tekstil makineleri sektörünün önde gelen

buluşmalarından ITM 2026’da, Mayer & Cie.’nin

uzun yıllardır Türkiye temsilciliğini üstlenen Mayer

Mümessillik, Alman yuvarlak örme makinesi üreticisinin

güncel ürün portföyünden seçili makineleri sergileyecek.

Stantda gerçekleştirilecek sunumda, markanın en yeni

makinelerinden bazıları da ziyaretçilerle buluşacak. Fuarda

ayrıca Mayer & Cie.’nin yeni sahibi Xu Hongjie’nin de yer

alması bekleniyor. Şirket, şu anda yeniden yapılanma ve

devir sürecini sürdürüyor.

ITM 2026 katılımı stratejik önem taşıyor

Mayer & Cie.’nin yeniden yapılanan şirket yapısında görev

alan ve kısa süre önce yeniden ekibe katılan Uzun Süreli

Bölge Satış Müdürü Stefan Bühler, ITM 2026 katılımının

önemine dikkat çekti. Bühler, “ITM, tekstil makineleri

endüstrisinin en önemli fuarlarından biri. Türkiye ise dünya

genelinde kilit pazarlarımızdan biri. Bu nedenle Mayer

& Cie.’nin ITM 2026’daki varlığı büyük önem taşıyor”

değerlendirmesinde bulundu.

Ziyaretçilere güncel portföy ve yeni yönetim tanıtılacak

Mayer Mümessillik standında en az iki yuvarlak örme

makinesi sergilenecek. Ziyaretçiler, markanın güncel ürün

gamını yakından inceleme fırsatı bulurken, şirketin yeni

sahibi Xu Hongjie ile de doğrudan tanışabilecek. Mayer

Mümessillik ortağı Kahraman Güveri, “Kendisini burada

ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Mayer & Cie.

makinelerinin üstün mühendisliğine ve teknolojisine her

zaman inandık” dedi.

Güveri, yeni yatırımcıyla birlikte markanın güçlü bir

yeniden başlangıç yapacağına inandıklarını belirterek,

May Mayıs 2026

51


Mayer Mümessillik, which has

represented Mayer & Cie. in Türkiye

for more than 30 years, will present

the German manufacturer’s current

product portfolio to industry

professionals at ITM 2026. Mayer

& Cie., currently undergoing a

restructuring process, will also

attend the fair together with its new

owner, Xu Hongjie.

Major Milestone Reached in Ownership Transition

Mayer & Cie. initiated insolvency proceedings in December

2025. In February 2026, Xu Hongjie, from the family owning

Huixing, acquired the company’s circular knitting machine

business. The purchase agreement was signed on February

9. Completion of the transaction requires approval from

the relevant authorities in both China and Germany. While

Chinese authorities approved the takeover last week,

company spokesperson Claudia Bitzer described it as “a

major milestone in the process.”

However, approval from the German authorities is still

pending for the transaction to be formally completed.

Full resumption of operations depends on approval

Company management aims to receive the necessary

approval from the German authorities shortly and complete

the formal closing process by the end of the month.

Once finalized, the company will be able to fully resume

operations, including spare parts deliveries. Although

orders can currently be placed, deliveries can only begin

after the ownership transfer has been officially completed.

Mayer & Cie. and Huixing to continue as separate brands

Under the new structure, the objective is not for Mayer & Cie.

and Huixing to replace one another, but to create synergies.

Mayer & Cie. will continue to operate independently,

focusing on the premium segment with high-level German

engineering. Huixing, on the other hand, will continue

serving a different market segment. In this way, the two

brands will remain clearly positioned separately while

benefiting from shared market expertise and management

strength.

Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir Mayer

& Cie.’nin temsilciliğini yürüten

Mayer Mümessillik, ITM 2026’da

Alman üreticinin güncel ürün

portföyünü sektör profesyonelleriyle

buluşturacak. Yeniden yapılanma

sürecindeki Mayer & Cie., fuarda

yeni sahibi Xu Hongjie ile birlikte yer

alacak.

“Yeni sahip, Alman tekstil makineciliği geleneğini küresel

vizyon ve çevik yönetim anlayışıyla birleştiriyor” ifadelerini

kullandı.

Türkiye pazarında 30 yılı aşan iş birliği

1993 yılında kurulan ve merkezi İstanbul’da bulunan Mayer

Mümessillik Tekstil Tic. Ltd. Şti., 30 yılı aşkın süredir Mayer

& Cie.’nin güvenilir iş ortağı olarak faaliyet gösteriyor.

Türkiye’de yuvarlak örme makineleri alanındaki münhasır

temsilcilik görevini sürdüren şirket, tekstil makineleri

pazarında güçlü bir konuma sahip bulunuyor.

Devir sürecinde kritik eşik aşıldı

Mayer & Cie., Aralık 2025’te iflas koruma sürecini

başlatmıştı. Şubat 2026’da ise Huixing’in sahibi aileden Xu

Hongjie, şirketin yuvarlak örme makinesi iş kolunu satın

aldı. Satın alma sözleşmesi 9 Şubat’ta imzalandı. Devir

sürecinin tamamlanabilmesi için Çin ve Almanya’daki

resmi makamların onayı gerekiyor. Çin makamlarının

geçtiğimiz hafta devralmayı onayladığı belirtilirken, şirket

sözcüsü Claudia Bitzer bunu “süreçte önemli bir kilometre

taşı” olarak değerlendirdi. Bununla birlikte, işlemin resmen

tamamlanabilmesi için Alman makamlarının onayı halen

bekleniyor.

Operasyonların tam başlangıcı onaya bağlı

Şirket yönetimi, Alman makamlarından gerekli onayın

kısa süre içinde alınmasını ve resmi kapanış sürecinin

ay sonuna kadar tamamlanmasını hedefliyor. Bu sürecin

tamamlanmasının ardından şirket faaliyetlerine tam

kapasiteyle yeniden başlayabilecek. Buna yedek parça

sevkiyatları da dahil olacak. Şu anda sipariş alınabilmesine

rağmen, teslimatlar mülkiyet devrinin resmileşmesinin

ardından gerçekleştirilebilecek.

Mayer & Cie. ve Huixing ayrı markalar olarak yoluna

devam edecek

Yeni yapılanmada Mayer & Cie. ile Huixing markalarının

birbirinin yerine geçmesi değil, sinerji yaratması

hedefleniyor. Mayer & Cie., bağımsız yapısıyla premium

segmente, yüksek seviyede Alman mühendisliği odağında

hizmet vermeyi sürdürecek. Huixing ise farklı bir pazar

segmentinde faaliyet göstermeye devam edecek. Böylece

iki markanın ayrı konumlandırılması, ancak ortak pazar

bilgisi ve yönetim gücünden yararlanılması planlanıyor.

52 May Mayıs 2026


Experience Trützschler’s

leading fiber processing

technologies at ITM 2026

Trützschler, ITM 2026’da fiber işleme

teknolojilerindeki en yeni çözümlerini tanıtacak

Trützschler Spinning will focus on technologies that

enable highly efficient, stable, and resource-saving

spinning preparation, with a strong emphasis on

automation and direct spinning. At the heart of our booth,

visitors will experience Trützschler’s latest automation

highlight: T-CAN – a smart system that intelligently

combines self-driving cans with AGV technology and an

intuitive software interface. In this way, T-CAN significantly

reduces manual handling. The result is lower operational

costs, minimized downtime, as well as consistent and

reliable material allocation. Developed in response to rising

labor costs and increasing labor shortages in the global

textile industry, T-CAN represents a key step towards more

automated, efficient, and future-ready spinning mills. A

further highlight is the combination of the next-generation

card TC 30i and the integrated draw frame IDF 3, which

together form a perfect match for direct spinning. The TC 30i

achieves up to 40% higher productivity, while maintaining

or even improving yarn quality. Its intelligent feature T-GO

enables extremely precise carding gap settings far beyond

what is achievable manually. The only proven automatic

gap optimizer has successfully demonstrated its value

in several thousand customer operations worldwide. The

IDF 3 provides a shortened spinning preparation process

for rotor and airjet applications without compromising on

quality. It is highly valued for its user-friendly operation.

A new can changing system increases card efficiency

by up to 3%, while advanced measuring devices support

more homogeneous slivers and improved yarn quality.

The powerful combination of TC 30i and IDF 3 delivers

high productivity, stable yarn parameters, and efficient

processing of blends with high short fiber content or

recycled materials. Experts will also be available to discuss

Trützschler’s latest advancement in combing technology:

the TCO 21XL. This innovation increases productivity by

about 50% because it operates twelve heads instead of a

typical eight head setup, while delivering the same excellent

sliver quality and, at the same time, requiring less energy

per head. Equipped with the COUNT CONTROL function,

the TCO 21XL further enhances quality assurance in the

combing process. The result is a permanently constant

sliver count for first-class yarn quality. Beyond machinery,

service and digital solutions will complete our presence

at the fair. With local service and technology support

Trützschler Group, 9–13 Haziran tarihleri arasında

Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek

ITM 2026 fuarında Hall 7, Stand 714A’da ziyaretçilerini

ağırlayacak. Şirket, iplik eğirme, kard kaplama ve nonwoven

alanlarındaki en yeni teknolojilerini sektör profesyonelleriyle

buluşturacak.

İplik hazırlamada otomasyon ve verimlilik odakta

Trützschler Spinning, özellikle yüksek verimlilik, stabil

üretim ve kaynak tasarrufu sağlayan çözümleriyle öne

çıkıyor. Standın merkezinde yer alacak T-CAN sistemi,

kendinden hareketli kapsüller (can) ile AGV teknolojisini

ve akıllı yazılım altyapısını bir araya getiriyor. Bu sistem,

manuel iş gücünü azaltarak operasyon maliyetlerini

düşürüyor, duruş sürelerini minimize ediyor ve üretimde

daha istikrarlı bir malzeme akışı sağlıyor. Küresel tekstil

sektöründeki iş gücü maliyetleri ve personel eksikliğine

yanıt olarak geliştirilen T-CAN, tam otomasyona geçişte

önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

TC 30i ve IDF 3 ile direkt iplikte yeni nesil performans

Şirketin bir diğer öne çıkan çözümü, yeni nesil tarak makinesi

TC 30i ile entegre cer makinesi IDF 3 kombinasyonu oluyor.

Bu sistem, direkt iplik üretimi için optimize edilmiş bir

May Mayıs 2026

53


From June 9 to 13, the Trützschler

Group will present its latest

machinery, service expertise and

digital solutions at ITM 2026 in

Istanbul, Türkiye. Visitors are

invited to explore innovations

across Spinning, Card Clothing, and

Nonwovens at Hall 7, Booth 714A

at the Tüyap Fair Convention and

Congress Center. Experience modern

fiber processing with Trützschler and

visit our booth!

Trützschler Group, 9–13 Haziran

tarihleri arasında İstanbul’da

düzenlenecek ITM 2026 fuarında

iplik, nonwoven ve kard kaplama

alanlarındaki en yeni makinelerini,

dijital çözümlerini ve servis

hizmetlerini tanıtacak. Şirket,

üretimde verimlilik, otomasyon ve

sürdürülebilirliği artıran yenilikleriyle

dikkat çekiyor.

teams, local spare parts and wire stocks and Trützschler

repair stations, customers can rely on fast assistance

and minimized downtime in Türkiye and globally. Our

service team will present possibilities to upgrade existing

machinery and the latest service tools. In addition, visitors

can explore MyMill, Trützschler’s cloudbased platform

for monitoring and optimizing spinning mill operations.

MyMill is one of several digital services available via the

My Trützschler platform, which serves as the central digital

access point for Trützschler customers. My Trützschler

bundles all digital services in one place and provides

seamless access to applications such as MyMill, Training

and Spare Parts Shop, offering valuable insights and

support across the entire Trützschler ecosystem.

Trützschler Card Clothing

At ITM 2026, Trützschler Card Clothing (TCC) will unveil

a new flat top, designed for spinning mills that aim for

reliability and long-term performance in modern spinning

preparation. Engineered for robustness and durability, this

innovation is designed to support consistent performance

over an extended service life. Fully recyclable and seamlessly

compatible with Trützschler’s intelligent carding systems,

the new flat top reflects TCC’s commitment to durability,

efficiency, and sustainable design in card clothing.

çözüm sunuyor. TC 30i, yüzde 40’a kadar daha yüksek

üretkenlik sağlarken iplik kalitesini koruyor veya iyileştiriyor.

IDF 3 ise rotor ve airjet uygulamalarında daha kısa hazırlık

süreci ve kullanıcı dostu kullanım avantajı sunuyor. Birlikte

kullanıldığında yüksek üretim stabilitesi ve homojen iplik

kalitesi elde ediliyor.

TCO 21XL ile taraklama sürecinde yüzde 50 verim artışı

Trützschler’in taraklama teknolojisindeki en yeni çözümü

TCO 21XL, sekiz yerine on iki başlık ile çalışarak yaklaşık

yüzde 50 daha yüksek üretim kapasitesi sağlıyor. Enerji

tüketimini azaltırken yüksek kalite standardını koruyan

sistem, COUNT CONTROL fonksiyonu sayesinde sürekli

sabit şerit kalınlığı elde edilmesini sağlıyor. Bu özellik, iplik

kalitesinde süreklilik açısından kritik bir avantaj sunuyor.

Dijitalleşme ve servis çözümleri ön planda

Trützschler, fuarda sadece makine teknolojilerini değil,

aynı zamanda dijital çözümlerini de tanıtacak. MyMill

platformu, iplikhane operasyonlarının izlenmesi ve

optimize edilmesine olanak tanıyor. My Trützschler

platformu üzerinden erişilebilen sistem; eğitim, yedek

parça ve dijital servis hizmetlerini tek çatı altında sunarak

üretim süreçlerine entegre bir dijital ekosistem oluşturuyor.

Ayrıca yerel servis ekipleri ve yedek parça desteği ile kesinti

sürelerinin minimuma indirilmesi hedefleniyor.

Kard kaplamada yeni nesil flat top tanıtılacak

Trützschler Card Clothing (TCC), ITM 2026’da modern iplik

hazırlama süreçleri için geliştirilmiş yeni flat top ürününü

tanıtacak. Dayanıklılığı ve uzun servis ömrü ile öne çıkan

ürün, geri dönüştürülebilir yapısıyla sürdürülebilir üretim

hedeflerine katkı sağlıyor.

54 May Mayıs 2026


Trützschler Nonwovens

With the T-SUPREMA needle-punching concept,

successfully implemented with Texnology, Trützschler

Nonwovens targets producers of technical nonwovens

with flexible, proven solutions for geotextiles, filter

media and other durable applications. The concept is

complemented by the new NC-Xe card, a fit-for-purpose

and cost-efficient solution that meets strong demand

from cost-conscious investors while delivering proven

Trützschler product and process quality. Another focus

is Trützschler Nonwovens’ proven carding technology for

supersoft air-through bonded (ATB) hygiene nonwovens.

With special designs, tailored configurations and dedicated

component executions, the NC-X card reliably processes

the finest bicomponent microfibers down to 0.4 denier.

This enables the formation of highly voluminous, uniform

and exceptionally soft webs, ideally suited for high-quality

diaper backsheet and topsheet applications. Globally

proven Carded/Pulp and WetLaid/Spunlace line solutions

for the production of lightweight nonwovens for disposable

wipes and moist toilet tissue complete the Trützschler

Nonwovens portfolio.

Connect with us in Istanbul!

Whether it’s advanced spinning preparation with T-CAN,

TC 30i, IDF 3 and TCO 21XL, a powerful new card clothing

innovation, or future-oriented nonwoven technologies –

ITM 2026 brings all of our key innovations together. Our

experts are looking forward to welcoming you at Hall

7, Booth 714A. Together, we take your fiber processing

performance to the next level – boosting productivity,

efficiency and cost-effectiveness.

Nonwoven teknolojilerinde esnek ve yüksek performanslı

çözümler

Trützschler Nonwovens, Texnology iş birliğiyle geliştirilen

T-SUPREMA iğneleme konseptiyle teknik nonwoven

üreticilerine çözüm sunuyor. Geotekstil ve filtre medya

gibi dayanıklı uygulamalara yönelik sistem, esnek ve

kanıtlanmış üretim imkânı sağlıyor. Yeni NC-Xe kart

makinesi ise maliyet odaklı üreticiler için ekonomik bir

çözüm sunarken Trützschler kalite standardını koruyor.

Hijyen nonwovenlarında yüksek hassasiyetli üretim

Şirketin NC-X kart teknolojisi, 0.4 denier seviyesine kadar

ince bicomponent mikro lifleri işleyebiliyor. Bu sayede

yüksek hacimli, homojen ve yumuşak yüzeyli nonwoven

yapılar üretilerek özellikle hijyen ürünlerinde üstün

performans elde ediliyor.

İstanbul’da teknolojinin merkezi: ITM 2026

Trützschler, ITM 2026’da iplik hazırlama, kard kaplama ve

nonwoven alanlarındaki tüm yeniliklerini tek çatı altında

sunarak ziyaretçilerine entegre bir teknoloji deneyimi

sağlayacak. Şirket, üretim verimliliğini artıran, maliyetleri

düşüren ve sürdürülebilirliği destekleyen çözümleriyle

sektöre yön vermeyi hedefliyor.


“Flame-retardant fabrics

should be mandatory”

“Geç tutuşur kumaşlar zorunlu olmalı”

The Techtextil Frankfurt 2026 fair in Germany once

again served as a key global meeting point for the

technical textiles industry, with Türkiye making a

strong impact. A total of 1,659 companies participated in

the event, 78 of which were from Türkiye, highlighting the

country’s growing influence in international markets. İTHİB

Chairman Ahmet Şişman underlined the sector’s innovation

capacity and high value-added production potential in his

remarks during the fair. Throughout the event, a wide range

of products was showcased, from personal protective

textiles to automotive fabrics, geotextiles, and eco-textiles.

Innovative solutions developed by Turkish companies

attracted significant international attention.

Among the standout topics of the fair were flameretardant

textile products. Dedicated exhibition areas for

this segment were seen as a clear indicator of rising global

demand.

Regulatory gaps create safety risks

According to industry representatives, technical textiles

have evolved beyond production and design into a

strategic field directly impacting human life. However, the

absence of mandatory flame-retardancy requirements for

textiles used in hotels, hospitals, and student dormitories

is highlighted as a major gap. Ahmet Şişman stressed

that regulatory action in this area would not only support

industry development but also directly enhance public

safety.

Prevention before incidents occur

Pointing to recent hotel and dormitory fires, Şişman

emphasized the importance of preventive measures before

risks escalate. He noted that items such as curtains,

Ahmet Şişman, Chairman of İTHİB

Almanya’da düzenlenen Techtextil Frankfurt 2026

fuarı, teknik tekstil alanında küresel ölçekte önemli

bir buluşma noktası olurken, Türkiye organizasyona

güçlü bir katılımla damga vurdu. Toplam 1.659 firmanın yer

aldığı fuarda Türkiye, 78 firmayla temsil edildi. Bu tablo,

Türk teknik tekstil sektörünün uluslararası pazarlardaki

etkinliğini bir kez daha ortaya koydu.

İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şişman, fuar

kapsamında yaptığı değerlendirmelerde, sektörün

inovasyon gücüne ve yüksek katma değerli üretim

kapasitesine dikkat çekti.

İnovatif ürünlere yoğun ilgi

Fuar boyunca kişisel koruyucu donanımlardan otomotiv

tekstillerine, geotekstillerden ekotekstillere kadar geniş

bir ürün yelpazesi sergilendi. Türk firmalarının geliştirdiği

yenilikçi çözümler uluslararası ziyaretçilerden yoğun ilgi

gördü. Özellikle geç tutuşur özellikli tekstil ürünleri, fuarın

öne çıkan başlıklarından biri oldu. Bu alana özel oluşturulan

sergi alanları, küresel ölçekte artan talebin somut bir

göstergesi olarak değerlendirildi.

Mevzuat eksikliği güvenlik açığı oluşturuyor

Sektör temsilcilerine göre teknik tekstil artık yalnızca üretim

ve tasarım değil, doğrudan insan hayatını etkileyen stratejik

bir alan haline gelmiş durumda. Ancak otel, hastane ve

öğrenci yurdu gibi toplu kullanım alanlarında kullanılan

tekstil ürünlerine ilişkin geç tutuşurluk kriterlerinin yasal bir

zorunluluk olmaması önemli bir eksiklik olarak öne çıkıyor.

Ahmet Şişman, bu konuda yapılacak düzenlemelerin

yalnızca sektörün gelişimini değil, aynı zamanda toplum

güvenliğini de doğrudan etkileyeceğini vurguluyor.

Yangınlar sonrası değil, öncesinde önlem

Son yıllarda yaşanan otel ve yurt yangınlarının konunun

56 May Mayıs 2026


Groz Beckert Turkey Tekstil Makine Parç.Tic.Ltd.Şti.

Gen.Ali Rıza Gürcan Cad.

Alparslan İş Merkezi No: 29 / 1-2-3

34169, Merter, İstanbul, Türkiye

T: 0212-9246868 | F: 0212-9246869

info.turkey@groz-beckert.com

Groz-Beckert her zaman yanınızda

Hassas üretim gereçlerimiz tekstil dünyasına hizmet veriyor. Örgü ve dokuma, keçe, tufting,

taraklama ve dikiş endüstrilerini destekleyen yaklaşık 70.000 ürünümüz ve kapsamlı

hizmetlerimiz sayesinde, giyimden halılara, araçlar veya tıp alanı için teknik tekstillere

kadar günlük hayatımızda vazgeçilmez olan tekstil ürünleri üretilmektedir.

Kuruluşundan 170 yıl sonra bile, Groz-Beckert hala Schwäbische Alb‘da yerleşik olmakla

birlikte, dünyanın her yerinde evinde hissediyor.

Birlikte zorlukları aşıyor ve birlikte ilerliyoruz.

9 – 13 JUNE 2026

ISTANBUL, TURKEY

HALL 3, BOOTH 304B

Customer Portal

groz-beckert.com


At Techtextil Frankfurt 2026, where

the Turkish technical textiles industry

delivered a strong performance and

drew attention with its innovative

products, industry representatives

once again called for flame-retardant

fabrics to be made mandatory in

collective use areas. Stakeholders

emphasized that regulatory steps

are critical both for life safety and

for driving higher value-added

production.

upholstery fabrics, and bedding used in collective living

spaces should be subject to mandatory flame-retardant

standards. He also highlighted the need to extend sectorspecific

safety standards—already established in the

automotive industry—to other public-use environments.

Opportunity for value-added production

Türkiye has a strong manufacturing base in highperformance

and

flame-retardant

technical textiles. While

a significant portion of

production is exported

to the EU and the

US, domestic usage

remains limited. New

regulatory frameworks

are expected to increase

domestic demand while

further accelerating

the sector’s transition

toward high valueadded

production.

Domestic usage remains limited

Despite sufficient production capacity and technological

infrastructure, the use of flame-retardant textiles in the

domestic market remains low, largely due to cost-driven

perceptions. However, experts note that the impact on

total investment costs is relatively limited. Therefore,

establishing standards that encourage their use in hotels,

hospitals, and student housing is seen as an urgent priority.

A shared step for safety and sustainable growth

With strong production capabilities and R&D capacity,

Türkiye’s technical textiles sector holds a competitive

global position. However, aligning domestic standards

with international levels requires swift regulatory action.

Expanding the use of flame-retardant fabrics is seen not

only as an industrial transformation but also as a critical

necessity for public safety.

Techtextil Frankfurt 2026’da güçlü

bir performans sergileyen Türk

teknik tekstil sektörü, inovatif

ürünleriyle dikkat çekerken, toplu

kullanım alanlarında geç tutuşur

kumaşların zorunlu hale getirilmesi

çağrısını yineledi. Sektör temsilcileri,

düzenleyici adımların hem can

güvenliği hem de katma değerli

üretim açısından kritik olduğuna

işaret ediyor.

önemini açık şekilde ortaya koyduğunu belirten Şişman,

risklerin büyümeden önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Toplu yaşam alanlarında kullanılan perde, döşemelik kumaş

ve yatak örtüsü gibi ürünlerde geç tutuşur özelliklerin

standart hale getirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Otomotiv

sektöründe olduğu gibi belirli güvenlik standartlarının diğer

toplu kullanım alanlarına da entegre edilmesi gerektiği

belirtiliyor.

Katma değerli üretim için fırsat

Türkiye, teknik tekstil alanında özellikle

geç tutuşur ve yüksek performanslı

kumaş üretiminde güçlü bir altyapıya

sahip. Sektörde üretilen bu ürünlerin

büyük bölümü Avrupa Birliği ve ABD’ye

ihraç edilirken, iç pazardaki kullanım oranı

oldukça sınırlı kalıyor. Yeni düzenlemelerin

hayata geçirilmesi, hem iç pazarda talebi

artıracak hem de sektörün katma değerli

üretim kapasitesini daha da ileri taşıyacak

bir kaldıraç görevi görecek.

Türkiye üretiyor, iç pazarda kullanım

sınırlı

Sektörün üretim kapasitesi ve teknolojik altyapısı, iç

pazar talebini karşılamak için yeterli düzeyde bulunuyor.

Ancak maliyet odaklı yaklaşımlar nedeniyle geç tutuşur

kumaşların kullanımı yaygınlaşmış değil. Oysa uzmanlara

göre bu ürünlerin toplam yatırım maliyetine etkisi sınırlı. Bu

nedenle özellikle oteller, hastaneler ve öğrenci yurtlarında

kullanımını teşvik edecek standartların oluşturulması artık

ertelenmemesi gereken bir adım olarak görülüyor.

Güvenlik ve sürdürülebilir büyüme için ortak adım şart

Türk teknik tekstil sektörü, sahip olduğu üretim gücü ve

Ar-Ge kapasitesiyle küresel rekabette güçlü bir konumda

bulunuyor. Ancak sektörün iç pazarda da aynı standartları

yakalayabilmesi için düzenleyici adımların hızla atılması

gerekiyor. Geç tutuşur kumaşların yaygınlaştırılması,

yalnızca sektörün dönüşümünü değil, aynı zamanda

toplumun güvenliğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir

gereklilik olarak öne çıkıyor.

58 May Mayıs 2026



ColorCo Global: “We aim to become

a solution partner in the digital

transformation of the textile industry”

ColorCo Global: “Tekstil sektörünün dijital

dönüşümünde çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz”

As digitalization, sustainability, and quality

standardization become increasingly critical in

the textile industry, ColorCo Global continues to

contribute to this transformation process through its

advanced laboratory technologies and smart quality

control solutions. Viewing Türkiye’s textile industry not

only as a strong market but also as a strategic production

and technology hub, the company differentiates itself in

the sector with a broad product portfolio ranging

from color management and physical testing

systems to AI-powered analysis solutions and

process optimization technologies. At ITM 2026,

the company is preparing to welcome visitors

with digital quality management experiences,

live demonstrations, and integrated laboratory

solutions, while focusing on the future of datadriven

manufacturing in the textile industry.

As digitalization, sustainability, and quality

standardization rapidly gain importance in the

textile sector, we spoke with Soner Duransel,

CEO of ColorCo Global, about the company’s

operations in Türkiye, its product portfolio,

after-sales services, and expectations for

the future of the industry.

How do you evaluate the development

process of your representation in Türkiye

and the strategic importance of the Turkish

market for your company?

“Since our establishment, our primary goal at

ColorCo Global has been not only to supply products to the

textile industry, but also to become a long-term technology

and solution partner for our customers. In line with this

vision, we have achieved significant growth particularly

in laboratory technologies, color management systems,

quality control solutions, and process optimization. Today,

the Turkish textile industry stands among the world’s

leading textile manufacturing hubs thanks to its strong

production capacity, export strength, technical expertise,

and rapid adaptability. For this reason, the Turkish

market holds not only commercial importance for us, but

also strategic and technological significance. In recent

years, the increasing demand for sustainability, quality

standardization, digitalization, and process efficiency has

significantly accelerated interest in advanced laboratory

Tekstil sektöründe dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve

kalite standardizasyonu giderek daha kritik hale

gelirken, ColorCo Global bu dönüşüm sürecine

geliştirdiği ileri laboratuvar teknolojileri ve akıllı kalite

kontrol çözümleriyle katkı sunuyor. Türkiye tekstil sektörünü

yalnızca güçlü bir pazar değil, aynı zamanda stratejik bir

üretim ve teknoloji merkezi olarak değerlendiren şirket; renk

yönetiminden fiziksel test sistemlerine, yapay zekâ destekli

analiz çözümlerinden proses optimizasyonuna kadar

geniş ürün portföyüyle sektörde fark oluşturuyor.

ITM 2026’da ziyaretçilerini dijital kalite yönetimi

deneyimi, canlı uygulamalar ve entegre laboratuvar

çözümleriyle karşılamaya hazırlanan şirket,

tekstilde veri odaklı üretim anlayışının geleceğine

odaklanıyor. Tekstil sektöründe dijitalleşme,

sürdürülebilirlik ve kalite standardizasyonu hızla

önem kazanırken, ColorCo Global CEO’su Soner

Duransel ile şirketin Türkiye yapılanmasını, ürün

portföyünü, satış sonrası hizmetlerini ve sektörün

geleceğine yönelik beklentilerini konuştuk.

Türkiye temsilciliğinizin gelişim

sürecini ve Türkiye pazarının şirketiniz

açısından taşıdığı stratejik önemi nasıl

değerlendiriyorsunuz?

“ColorCo Global olarak kuruluşumuzdan

bu yana temel hedefimiz; tekstil

sektörüne yalnızca ürün tedarik eden

bir firma değil, aynı zamanda çözüm ve

teknoloji ortağı olabilmekti. Bu doğrultuda geçen süreçte

özellikle laboratuvar teknolojileri, renk yönetimi, kalite

kontrol sistemleri ve proses optimizasyonu alanlarında

önemli bir gelişim kaydettik. Bugün Türkiye tekstil sektörü;

üretim kapasitesi, ihracat gücü, teknik bilgi birikimi ve

hızlı adaptasyon kabiliyeti ile dünyanın en önemli tekstil

merkezlerinden biri konumunda yer alıyor. Bu nedenle

Türkiye pazarı bizim için yalnızca ticari açıdan değil, aynı

zamanda stratejik ve teknolojik gelişim açısından da

büyük önem taşıyor. Özellikle son yıllarda sürdürülebilirlik,

kalite standardizasyonu, dijitalleşme ve proses verimliliği

konularında artan ihtiyaçlar; sunduğumuz ileri laboratuvar

çözümleri ve akıllı kalite kontrol sistemlerine olan ilgiyi

ciddi şekilde artırdı. Biz de bu dönüşüm sürecinde

müşterilerimize global standartlarda çözümler sunarak

sektöre katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

60 May Mayıs 2026


Standing out with its advanced

solutions in laboratory technologies,

digital color management, and quality

control systems, ColorCo Global is

preparing to present a wide range of

innovative technologies — from AIsupported

analysis systems to digital

quality management platforms — to

industry professionals at ITM 2026.

solutions and intelligent quality control systems. As

ColorCo Global, we aim to contribute to this transformation

by delivering globally competitive technologies and

integrated solutions to the textile industry.”

Which solutions stand out in your product portfolio,

and what are the main technological advantages that

differentiate these products from competitors?

“Our product portfolio includes color measurement

systems, physical testing instruments, wet fastness

testing systems, laboratory dyeing solutions, finishing

and coating technologies, as well as

digital quality control systems for

textile laboratories. In particular, the

Konica Minolta spectrophotometer

systems we represent, together with our

proprietary ColorSuit color and quality

management software platform, are

among our most prominent solutions

in the field of digital color control and

quality standardization.

In addition, the advanced laboratory

technologies of Roaches International,

which we proudly represent, hold a

strong position in physical testing and

R&D applications within the textile

industry.

Some of our highlighted solutions

include:

• Konica Minolta color measurement spectrophotometer

systems

• ColorSuit color and quality management software

• Sentire Digital Fabric Handle Evaluation System

• Martindale AXYZ

• RTPT Random Tumble Pilling Tester

• Washtec and Durawash systems

• Infrared laboratory dyeing machines

• Coating and finishing laboratory solutions

What differentiates these technologies from conventional

systems is that they do not simply perform tests; they

strengthen the correlation between laboratory and

production environments, enable digital data management,

and significantly improve process reliability.

The Sentire system, in particular, introduces an innovative

approach by transforming subjective human fabric feel

into objective and measurable digital data. Furthermore,

Laboratuvar teknolojileri, dijital

renk yönetimi ve kalite kontrol

sistemleri alanında geliştirdiği

çözümlerle dikkat çeken ColorCo

Global, ITM 2026’da yapay zekâ

destekli analiz sistemlerinden dijital

kalite yönetimi platformlarına kadar

birçok yenilikçi teknolojisini sektör

profesyonelleriyle buluşturmaya

hazırlanıyor.

Ürün portföyünüzde öne çıkan çözümler hangileri ve bu

ürünleri rekabette farklı kılan başlıca teknolojik avantajlar

nelerdir?

“Ürün portföyümüzde tekstil laboratuvarlarının ihtiyaç

duyduğu renk ölçüm sistemleri, fiziksel test cihazları, yaş

haslık sistemleri, boya laboratuvarı çözümleri, finishing/

apre uygulamaları ve dijital kalite kontrol teknolojileri

yer almaktadır. Özellikle temsilciliğini yürüttüğümüz

Konica Minolta renk ölçüm spektrofotometre cihazları ve

geliştirdiğimiz ColorSuit renk yönetim yazılımı; dijital renk

kontrolü ve kalite standardizasyonu

tarafında öne çıkan en önemli

çözümlerimiz arasında yer almaktadır.

Bunun yanında temsilciliğini

yürüttüğümüz Roaches International

markasının ileri laboratuvar çözümleri

de fiziksel test ve Ar-Ge süreçlerinde

sektörde önemli bir konuma sahiptir.

Öne çıkan sistemlerimiz arasında:

• Konica Minolta renk ölçüm

spektrofotometre sistemleri

• ColorSuit renk ve kalite yönetim

yazılımı

• Sentire Dijital Tuşe Analiz Sistemi

• Martindale AXYZ

• RTPT Random Tumble Pilling Tester

• Washtec ve Durawash sistemleri

• Infrared laboratuvar boya makineleri

• Coating ve finishing laboratuvar çözümleri bulunmaktadır.

Bu ürünleri rekabette farklı kılan en önemli unsur;

yalnızca test yapan cihazlar olmalarının ötesinde, üretim

ile laboratuvar arasındaki korelasyonu güçlendirmeleri,

dijital veri yönetimi sağlamaları ve proses güvenilirliğini

artırmalarıdır. Özellikle Sentire sistemi; kumaşın insan

hissini objektif ve sayısal verilere dönüştürerek sektörde

çok yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Bunun yanı sıra

otomasyon, veri tekrarlanabilirliği, dijital raporlama ve

uluslararası standart uyumluluğu da ürünlerimizin önemli

avantajları arasında yer almaktadır.”

Türkiye’de satış sonrası hizmetler ve teknik destek

konusunda nasıl bir yapı kurdunuz?

“Satış sonrası destek bizim için yalnızca teknik servis değil,

uzun vadeli iş ortaklığının en önemli parçalarından biridir.

Bu doğrultuda Türkiye’de müşterilerimize:

May Mayıs 2026

61


automation, repeatability, digital reporting, and compliance

with international standards are among the key advantages

of our technologies.”

How have you structured your after-sales service and

technical support organization in Türkiye?

“For us, after-sales support is not merely a technical

service activity; it is one of the most critical components of

long-term business partnerships.

In Türkiye, we provide our customers with:

• installation and commissioning,

• operator training,

• application support,

• online and on-site technical service,

• preventive maintenance,

• calibration services,

• process consultancy.

In addition, we provide

TÜRKAK-accredited

calibration services for

spectrophotometers and

color measurement devices,

ensuring measurement

reliability and compliance

with international standards.

Many of our systems are

equipped with remote

connectivity infrastructure,

allowing our technical teams

to respond rapidly whenever

support is required. We are

fully aware that continuity

is critical in laboratory and

quality control processes.

Therefore, we place great

emphasis on fast response times and sustainable technical

support.

Our objective is not simply to sell equipment, but to

become a reliable and long-term technology partner for

our customers’ production operations.”

Which products and solutions will you highlight at ITM,

and what can visitors expect at your stand?

“At ITM 2026, we will primarily focus on solutions centered

around digitalization, quality standardization, and

laboratory efficiency.

At our stand, visitors will have the opportunity to experience:

• Konica Minolta spectrophotometer systems,

• the ColorSuit color and quality management platform,

• the Sentire Digital Fabric Handle Evaluation System,

• physical testing instruments,

• pilling and abrasion testing systems,

• laboratory dyeing technologies,

• coating and finishing laboratory solutions.

Visitors can expect not only product displays, but also

live demonstrations, real application scenarios, and an

integrated digital quality management experience.

We believe our integrated approach — connecting

laboratory, quality control, and production processes

through data-driven systems — will attract significant

attention from the industry.”

• kurulum,

• devreye alma,

• operatör eğitimi,

• aplikasyon desteği,

• online ve yerinde teknik servis,

• bakım hizmetleri,

• kalibrasyon hizmetleri

sunuyoruz.

Ayrıca spektrofotometre ve renk ölçüm cihazları için

TÜRKAK onaylı akredite kalibrasyon hizmeti sağlayarak

müşterilerimizin ölçüm güvenilirliğini ve uluslararası

standartlara uygunluğunu güvence altına alıyoruz.

Birçok sistemimizin uzaktan bağlantı altyapısına sahip

olması sayesinde teknik ekibimiz hızlı şekilde müdahale

edebilmektedir. Özellikle laboratuvar ve kalite kontrol

süreçlerinde sürekliliğin ne kadar

kritik olduğunun farkındayız. Bu

nedenle müşterilerimize hızlı geri

dönüş ve sürdürülebilir teknik

destek sağlamaya büyük önem

veriyoruz. Amacımız yalnızca

cihaz satışı gerçekleştirmek

değil; müşterilerimizin üretim

süreçlerinde güvenilir ve uzun

vadeli bir teknoloji partneri

olmaktır.”

ITM fuarında hangi ürün

ve çözümlerinizi ön plana

çıkaracaksınız? Ziyaretçileri

standınızda neler bekliyor?

“ITM 2026 fuarında

özellikle dijitalleşme, kalite

standardizasyonu ve laboratuvar

verimliliği odaklı çözümlerimizi

ön plana çıkaracağız.

Bu kapsamda:

• Konica Minolta spektrofotometre sistemleri,

• ColorSuit renk ve kalite yönetim platformu,

• Sentire Dijital Tuşe Analiz Sistemi,

• fiziksel test cihazları,

• pilling ve aşınma test sistemleri,

• laboratuvar boya makineleri,

• coating ve finishing laboratuvar çözümleri

ziyaretçilerimizin yoğun şekilde deneyimleyebileceği

sistemler arasında yer alacak. Standımızda ziyaretçileri

yalnızca ürün sergilemesi değil; gerçek uygulamalar, canlı

demo süreçleri ve dijital kalite yönetimi deneyimi bekliyor

olacak. Özellikle laboratuvardan üretime kadar olan

süreçte veri yönetimi, kalite standardizasyonu ve proses

optimizasyonuna yönelik sunduğumuz entegre yaklaşımın

sektör açısından önemli ilgi göreceğini düşünüyoruz.”

Fuardan beklentileriniz ve fuar katılımınızın somut

hedefleri nelerdir?

“ITM fuarını sektörün en önemli global buluşma

noktalarından biri olarak değerlendiriyoruz.

Bu yılki temel hedeflerimiz arasında:

• yeni iş birlikleri geliştirmek,

• ihracat ağımızı genişletmek,

• yeni temsilcilik bağlantıları oluşturmak,

62 May Mayıs 2026


What are your expectations from the exhibition, and what

are your concrete objectives for participating in the fair?

“We consider ITM to be one of the most important global

meeting platforms for the textile industry.

Our primary objectives this year include:

• establishing new business partnerships,

• expanding our export network,

• developing new representation opportunities,

• introducing our digital solutions to a broader international

audience.

At the same time, we aim to closely analyze the evolving

needs of the industry, particularly in the fields of technical

textiles, sustainable manufacturing, and digital quality

control.

We believe ITM is not only a commercial platform, but also

an important technological showcase shaping the future

vision of the textile industry.”

Which trends do you expect to become prominent in the

textile machinery industry in the coming years, and how is

your company preparing for this transformation?

“In the coming years, the textile industry will increasingly

be shaped by:

• digitalization,

• AI-supported quality control,

• data-driven production management,

• sustainability,

• energy efficiency,

• automation.

Reducing operator-dependent variability and standardizing

production processes will become one of the industry’s

most critical transformation areas.

As ColorCo Global, we are preparing for this transformation

by investing in:

• intelligent laboratory technologies,

• digital data management systems,

• AI-supported analysis solutions,

• centralized quality management platforms.

Our ColorSuit platform is a key component of this vision.

Our goal is to integrate laboratory, quality control, and

production processes into a centralized and manageable

digital ecosystem, thereby contributing to the digital

transformation of the textile industry.

At ColorCo Global, our vision is to deliver advanced

laboratory technologies, digital quality management

systems, and sustainable production solutions under

one integrated structure, creating long-term value for the

textile industry. Today, we position ourselves not merely as

an equipment supplier, but as a strong technology and

solution partner that provides process reliability, quality

standardization, digital

transformation, and technical

expertise to its customers.

Moving forward, together

with our global partners,

engineering capabilities, and

innovative technologies, we

will continue contributing to

the transformation and future

development of the textile

industry in Türkiye and beyond.

• dijital çözümlerimizi daha geniş kitlelere ulaştırmak yer

alıyor.

Bunun yanı sıra özellikle teknik tekstil, sürdürülebilir üretim

ve dijital kalite kontrol alanlarında gelişen ihtiyaçları daha

yakından analiz etmeyi hedefliyoruz. ITM’nin yalnızca ticari

değil, aynı zamanda teknolojik vizyon açısından da sektör

için çok önemli bir platform olduğuna inanıyoruz.”

Önümüzdeki dönemde tekstil makineleri sektöründe

öne çıkmasını beklediğiniz trendler neler ve şirketiniz bu

dönüşüme nasıl hazırlanıyor?

“Önümüzdeki dönemde tekstil sektöründe:

• dijitalleşme,

• yapay zekâ destekli kalite kontrol,

• veri odaklı üretim yönetimi,

• sürdürülebilirlik,

• enerji verimliliği,

• otomasyon

çok daha belirleyici hale gelecektir.

Özellikle operatöre bağlı değişkenliklerin azaltılması ve

üretim süreçlerinin standardize edilmesi sektörün en

önemli dönüşüm başlıklarından biri olacaktır.

Biz de bu dönüşüme;

• akıllı laboratuvar sistemleri,

• dijital veri yönetimi,

• yapay zekâ destekli analiz çözümleri,

• merkezi kalite yönetim platformları

üzerine yatırım yaparak hazırlanıyoruz.

Geliştirdiğimiz ColorSuit platformu da bu vizyonun önemli

bir parçasıdır. Hedefimiz; laboratuvar, kalite kontrol ve

üretim süreçlerini tek merkezden yönetilebilir hale getirerek

tekstil sektörünün dijital dönüşümüne katkı sağlamaktır.

ColorCo Global olarak vizyonumuz; tekstil sektörünün

ihtiyaç duyduğu ileri teknoloji laboratuvar çözümlerini,

dijital kalite yönetim sistemlerini ve sürdürülebilir üretim

teknolojilerini tek çatı altında sunarak sektöre uzun vadeli

değer katmaktır. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca cihaz

tedarik eden bir firma değil; müşterilerine proses güvenilirliği,

kalite standardizasyonu, dijital

dönüşüm ve teknik uzmanlık

sağlayan güçlü bir çözüm

ortağı olmayı hedefliyoruz.

Önümüzdeki dönemde de global

iş ortaklarımız, mühendislik

altyapımız ve geliştirdiğimiz

yenilikçi teknolojiler ile Türkiye

tekstil sektörünün dönüşüm

sürecine katkı sağlamaya devam

edeceğiz.”

May Mayıs 2026

63


Rieter at ITM 2026: Spinning

redefined with automation and

intelligence

ITM 2026’da Rieter: Otomasyon ve zekâ

ile yeniden tanımlanan iplik üretimi

• Barmag and Rieter exhibit side by side

• Barmag showcases innovations across all man-made

fiber processes

• Towards the fully automated spinning mill with

automation and digitization

• Universal compacting solution COMPACT4

• Leading the way in combing preparation with the

OMEGAlap E 40

• Convincing customer results with rotor spinning

machine R 70

• AI solutions for most productive card C 81

• Latest technological breakthroughs in spinning recycled

fibers

Spinning mills need solutions that deliver stability, efficiency

and future-proof performance. Rieter has put together a

powerful portfolio for ITM 2026 in Istanbul, Türkiye. These

innovations give customers the tools to enhance cost

efficiency, improve responsiveness and actively develop

their competitive edge. Step-by-step, Rieter is moving

closer to its Vision 2027 – the fully automated spinning

mill. With each new technology, Rieter enables spinning

mills worldwide to operate with greater precision and

reliability, ensuring they remain at the forefront of an

increasingly demanding global market.

This year marks a milestone: Rieter and Barmag are

exhibiting side by side for the first time. By combining

230 years of Rieter’s spinning innovation with Barmag’s

world-class man-made fiber technologies, customers can

• Barmag ve Rieter ilk kez yan yana sergi açıyor

• Barmag, tüm sentetik elyaf süreçlerinde yeniliklerini

sergiliyor

• Otomasyon ve dijitalleşme ile tamamen otomatik

iplikhanelere doğru

• Evrensel kompakt çözüm COMPACT4

• Tarak hazırlığında öncü çözüm: OMEGAlap E 40

• Rotor iplik makinesi R 70 ile güçlü müşteri sonuçları

• En verimli tarak makinesi C 81 için yapay zekâ çözümleri

• Geri dönüştürülmüş elyafların eğrilmesinde en son

teknolojik atılımlar

İplikhaneler; istikrar, verimlilik ve geleceğe hazır performans

sunan çözümlere ihtiyaç duymaktadır. Rieter, İstanbul’da

düzenlenecek ITM 2026 için güçlü bir portföy hazırladı. Bu

yenilikler, müşterilere maliyet verimliliğini artırma, daha

hızlı tepki verebilme ve rekabet avantajlarını geliştirme

imkânı sunuyor. Rieter, adım adım 2027 Vizyonu olan

tamamen otomatik iplikhaneye doğru ilerliyor. Her yeni

teknolojiyle birlikte Rieter, dünya genelindeki iplikhanelerin

daha yüksek hassasiyet ve güvenilirlikle çalışmasını

sağlayarak giderek daha zorlu hale gelen küresel pazarda

öncü konumlarını korumalarına yardımcı oluyor.

Bu yıl önemli bir dönüm noktası: Rieter ve Barmag ilk

kez yan yana sergi açıyor. Rieter’in 230 yıllık iplik üretimi

inovasyonu ile Barmag’ın dünya çapındaki sentetik elyaf

teknolojilerinin birleşimi sayesinde müşteriler, doğal ve

sentetik elyaflar için sistem sağlayıcısı olarak Rieter’in

liderliğinden tam anlamıyla yararlanabiliyor.

64 May Mayıs 2026


make full use of Rieter’s leadership as system provider for

natural and man-made fibers.

Barmag showcases innovations across all man-made

fiber processes

As a technology leader in chemical fiber equipment,

Barmag will present its complete portfolio of systems for

filament yarn, staple fiber, and nonwoven production, as

well as solutions for the net-worked factory. Barmag will

unveil the semi-automated winding machine WINGS POY

2.0, featuring an automatic string-up function – a longawaited

feature in the market. In addition, Barmag will

highlight the manual texturing machine eFK EvoSmart

which enables energy-efficient yarn production while

ensuring the highest yarn quality. Another focus will be

on Neumag’s EVOSteam process, which includes two new

developments.

Towards the fully automated spinning mill with

automation and digitization

Rieter will be presenting solutions that enable a step-bystep

implementation of the fully automated spinning mill

for the production of ring and compact yarn. Highlights

include efficient bale transport, automated can transport

and fully automatic packaging solutions, such as steaming,

palletizing and labeling. In the field of digitization, Rieter

offers various ESSENTIAL modules to meet different

requirements. This gives spinning mill employees – from

Barmag, tüm sentetik elyaf süreçlerinde yeniliklerini

sergiliyor

Kimyasal elyaf ekipmanlarında teknoloji lideri olan Barmag,

filament iplik, staple elyaf ve nonwoven üretimi için

sistemlerden oluşan kapsamlı portföyünü ve ağ bağlantılı

fabrika çözümlerini tanıtacak. Barmag, uzun süredir

beklenen otomatik ip bağlama (string-up) fonksiyonuna

sahip yarı otomatik sarım makinesi WINGS POY 2.0’ı

tanıtacak. Ayrıca enerji verimli iplik üretimi sağlarken

en yüksek kaliteyi sunan manuel tekstüre makinesi eFK

EvoSmart da öne çıkacak. Bir diğer odak noktası ise

Neumag’ın iki yeni geliştirme içeren EVOSteam süreci

olacak.

Otomasyon ve dijitalleşme ile tamamen otomatik

iplikhaneye doğru

Rieter, ring ve kompakt iplik üretimi için tamamen otomatik

iplikhaneye geçişi adım adım mümkün kılan çözümler

sunacak. Öne çıkanlar arasında verimli balya taşıma,

otomatik kova (can) taşıma ve buharlama, paletleme ve

etiketleme gibi tamamen otomatik paketleme çözümleri

yer alıyor.

Dijitalleşme alanında ise Rieter, farklı ihtiyaçlara yönelik

çeşitli ESSENTIAL modülleri sunuyor. Bu sayede iplikhane

çalışanları – yönetimden operatörlere kadar – iplik üretimini

optimize etmek için sağlam bir karar alma altyapısına

sahip oluyor.

Evrensel kompakt çözüm COMPACT4

COMPACT4, esneklik, güvenilirlik ve eğirme verimliliğinde

yeni standartlar belirleyen yenilikçi bir kompakt çözümüdür.

Optimize edilmiş eğirme geometrisi sayesinde en yüksek

kalitede kompakt iplik üretir. Son derece düşük bakım

ihtiyacı, minimum duruş süresi ve düşük enerji tüketimi

ile iplikhanelere günlük operasyonlarda yüksek maliyet

avantajı sağlar.

Tarak hazırlığında lider: OMEGAlap E 40

Yeni tarak hazırlık makinesi OMEGAlap E 40, hızlı lap

değişimi sayesinde selefinden %33 daha fazla, yani 800 kg/

saat üretim kapasitesine ulaşır. Aynı zamanda %30 daha

düşük enerji ve %63 daha az basınçlı hava tüketimi sağlar.

Kolay bakım ve temizlik özellikleri, operatörler için önemli

bir avantaj sunar.

May Mayıs 2026

65


management to machine operators – a solid basis for

making decisions on how to optimize yarn production.

Universal compacting solution COMPACT4

COMPACT4 is the innovative compacting solution that

sets new benchmarks for flexibility, reliability and spinning

efficiency. With a fine-tuned spinning geometry, it produces

compact yarns with the best quality. The solution’s

extremely low maintenance, minimal downtime, and low

energy consumption ensure spinning mills benefit from

outstanding cost-effectiveness in daily mill use.

Leading the way in combing preparation with the

OMEGAlap E 40

The new combing preparation machine OMEGAlap E 40

produces 800 kg/h, 33% more than its predecessor – thanks

to the rapid lap changing. At the same time, it has 30%

lower energy and 63% lower compressed air consumption.

Maintenance and cleaning are especially easy, representing

a clear advantage for operating personnel.

Convincing customer results with rotor spinning machine

R 70

The rotor spinning machine R 70 boosts productivity by

7 to 15% while reliably delivering superior yarn quality.

It processes high shares of non-virgin material mixes at

full speed, supported by advanced fiber and air-guiding

components. Unique pneumatic rotor-cleaning at every

piecing ensures consistent quality. Energy use drops by up

to 10% thanks to innovative low-vacuum technology, and

well-accessible components simplify maintenance to keep

availability high.

AI solutions for the most productive card C 81

The Rieter card C 81, equipped with artificial intelligence,

is bringing about a revolution in fiber preparation. One

groundbreaking feature is the Carding Gap Control CGC

which offers ideal

conditions for nep

reduction and yarn

quality. In addition, the

Trash Level Monitor

TLM keeps the trash

level under control when

processing natural

fibers, thereby unlocking

maximum fiber yield and

the full potential of the

card. Both solutions are

also available as retrofit.

Rotor iplik makinesi R 70 ile güçlü performans

Rotor iplik makinesi R 70, verimliliği %7 ile %15 arasında

artırırken üstün iplik kalitesini güvenilir şekilde sunar.

Gelişmiş lif ve hava yönlendirme bileşenleri sayesinde

yüksek oranlarda geri dönüştürülmemiş (non-virgin)

malzeme karışımlarını tam hızda işleyebilir. Her ekleme

(piecing) sırasında yapılan benzersiz pnömatik rotor

temizliği, tutarlı kalite sağlar. Yenilikçi düşük vakum

teknolojisi ile enerji tüketimi %10’a kadar azalırken, kolay

erişilebilir bileşenler bakım süreçlerini basitleştirir ve

makine kullanılabilirliğini artırır.

En verimli tarak makinesi C 81 için yapay zekâ çözümleri

Yapay zekâ ile donatılmış Rieter tarak makinesi C 81, lif

hazırlama sürecinde devrim gerçekleştiriyor. Öne çıkan

özelliklerden biri olan Carding Gap Control (CGC), neps

(lif topakları) azaltımı ve iplik kalitesi için ideal koşullar

oluşturur. Ayrıca Trash Level Monitor (TLM), doğal lif işleme

sırasında atık seviyesini kontrol altında tutarak maksimum

lif verimi sağlar ve makinenin potansiyelini ortaya çıkarır.

Her iki çözüm de mevcut sistemlere sonradan entegre

edilebilir (retrofit).

Geri dönüştürülmüş liflerin eğrilmesinde yeni teknolojiler

Rieter, geri dönüştürülmüş liflerin eğrilmesi konusunda

iş ortakları ve lif üreticileriyle yakın iş birliği içinde

çalışmaktadır. En yeni teknolojiler, tekstil atıklarının değerli

yeni ipliklere dönüştürülmesinde verimliliği ve kaliteyi

önemli ölçüde artırarak daha döngüsel bir tekstil değer

zincirini destekler.

Rieter ve bağlı şirketleri Accotex, Bräcker, Graf, Novibra,

Suessen, SSM ve Temco; en son yeniliklerini 9–13 Haziran

tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek ITM 2026

fuarında, Hall 7, Stand 702’de; Barmag ile birlikte Hall 7,

Stand 704’te sergileyecek. Rieter, ileri teknoloji ürünlerini

ve çözümlerini yüksek kaliteli hizmetlerle birleştirerek

iplikhanelerin daha verimli, daha esnek ve daha düşük

maliyetle üretim yapmasını sağlıyor.

66 May Mayıs 2026


15 TH - 18 TH OCTOBER 2026


Lenzing ushers in a new era in

protective wear with three-tier

fiber system

Lenzing’den koruyucu giyimde yeni

dönem: Üç katmanlı selülozik çözüm

The Lenzing Group, a global leader in cellulosic fibers,

has unveiled its new “Lenzing Solutions for Protective

Wear” portfolio. For the first time, LENZING FR and

TENCEL Lyocell fibers are combined within one unified

concept, redefining how protective clothing is designed.

The launch marks one of the company’s most significant

milestones since it pioneered inherently flame-resistant

cellulosic fibers in 1977, aligning with the rapid growth of

the global PPE market.

Three solutions for different risk levels

The portfolio is structured into three distinct tiers tailored

to different applications. At the highest level, LENZING FR

fibers provide inherent flame resistance built directly into

the fiber, making them ideal for high-risk environments

such as firefighting, military, and utilities. Their performance

remains consistent ךרואל repeated washing cycles. The

mid-tier hybrid solutions, based on TENCEL Lyocell,

combine protection with enhanced comfort. When blended

with fibers such as modacrylic, they deliver breathability,

flexibility, and visibility. For applications requiring more

cost-efficient solutions, FR-finished TENCEL fibers offer

reliable protection for industries such as metalworking,

steel, and welding.

Reducing heat stress, improving performance

Independent testing highlights a key advantage of the

new system: reduced physiological strain. Garments

Selülozik elyaf üretiminde dünyanın önde gelen

şirketlerinden Lenzing Group, “Lenzing Solutions

for Protective Wear” adını verdiği yeni portföyünü

tanıttı. Şirket, LENZING FR ve TENCEL Lyocell elyaflarını

ilk kez tek bir yapı altında toplayarak, koruyucu giyime

bütüncül bir yaklaşım getiriyor. Bu lansman, Lenzing’in

1977 yılında geliştirdiği doğal alev geciktirici selülozik elyaf

inovasyonundan bu yana en önemli adımlardan biri olarak

değerlendiriliyor. Küresel kişisel koruyucu ekipman (PPE)

pazarının hızla büyüdüğü bir dönemde gelen bu adım,

sektörün değişen ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefliyor.

Her risk seviyesine uygun üç ayrı çözüm

Yeni portföy, farklı kullanım alanları ve risk seviyelerine

göre üç katmanlı bir yapı sunuyor.

En üst seviyede yer alan LENZING FR elyafları, elyafın

yapısına entegre edilmiş kalıcı alev dayanımı ile özellikle

itfaiye, askeri uygulamalar ve enerji sektörleri gibi

yüksek riskli alanlara hitap ediyor. Bu yapı, yıkama ile

performans kaybı yaşanmaması sayesinde kullanım ömrü

boyunca güvenliğini koruyor. Orta katmanda konumlanan

TENCEL Lyocell bazlı hibrit çözümler ise modakrilik gibi

elyaflarla birlikte kullanılarak hem koruma hem de konforu

dengeliyor. Nefes alabilirlik, hareket kabiliyeti ve yüksek

görünürlük gibi özellikler bu segmentte öne çıkıyor. Daha

temel koruma gerektiren uygulamalar için geliştirilen FR

finisajlı TENCEL çözümleri ise özellikle metal, çelik ve

kaynak sektörlerinde maliyet etkin bir alternatif sunuyor.

68 May Mayıs 2026


Lenzing has introduced a nextgeneration

three-tier fiber portfolio

for protective wear, bringing together

safety, comfort, and sustainability

within a single integrated system.

incorporating LENZING FR fibers demonstrated up to 29%

lower heat stress compared to conventional FR-treated

fabrics. This translates into longer sustained physical

performance and improved wearer comfort in demanding

environments.

Lenzing, koruyucu giyim sektörüne

yönelik geliştirdiği yeni nesil

üç katmanlı elyaf portföyüyle

hem güvenlik hem de konfor ve

sürdürülebilirlik beklentilerini tek bir

sistemde buluşturuyor.

Sustaınability at the core

Sustainability is a central pillar of the portfolio. Dope-dyed

LENZING FR fibers eliminate additional dyeing steps,

reducing water and energy consumption by up to 50%

while significantly lowering carbon emissions. Meanwhile,

TENCEL Lyocell fibers are derived from certified or

controlled wood sources, supporting responsible

production practices.

Moving beyond one-sıze-fıts-all

According to Lenzing, the protective wear industry has

long relied on a one-size-fits-all approach. However,

different professions face fundamentally different risks.

By introducing a structured, three-tier system backed by

decades of expertise, the company aims to provide a more

flexible, performance-driven, and future-ready solution for

the industry.

Isı stresini azaltan performans

Lenzing’in paylaştığı bağımsız test sonuçları, yeni nesil

elyafların yalnızca koruma değil, kullanıcı performansı

açısından da önemli avantajlar sunduğunu ortaya koyuyor.

Testlere göre, LENZING FR içeren kumaşlar, geleneksel

FR çözümlerine kıyasla vücut sıcaklığındaki artışı önemli

ölçüde azaltarak yüzde 29’a varan oranda daha düşük ısı

stresi sağlıyor. Bu da çalışanların aynı yoğunlukta daha

uzun süre performans gösterebilmesine olanak tanıyor.

Sürdürülebilirlik odaklı üretim

Portföyün dikkat çeken bir diğer yönü ise sürdürülebilirlik.

Dope-dyed teknolojisi ile üretilen LENZING FR elyaflar,

ek boyama proseslerini ortadan kaldırarak su ve enerji

tüketimini yarı yarıya azaltabiliyor. Aynı zamanda karbon

ayak izinde de önemli düşüş sağlanıyor. TENCEL Lyocell

elyafları ise sertifikalı ve kontrollü orman kaynaklarından

elde edilmesiyle çevresel sorumluluk açısından güçlü bir

konumda yer alıyor.

“Tek tip çözüm dönemi sona eriyor”

Lenzing yetkilileri, koruyucu giyim sektöründe uzun

yıllardır tek tip elyaf yaklaşımının hakim olduğunu, ancak

farklı meslek gruplarının çok farklı risklerle karşı karşıya

olduğunu vurguluyor. Yeni sistemin, neredeyse 50 yıllık

deneyimi üç farklı çözüm katmanında bir araya getirerek

sektöre daha esnek, daha güvenli ve daha sürdürülebilir bir

yaklaşım sunduğu ifade ediliyor.

May Mayıs 2026

69


DoCotton reshapes the cotton

value chain with a systemdriven

model

Pamukta sistemi kuran model: Docotton

global tedarik zincirini yeniden tanımlıyor

Starting its journey in the 1990s with cotton production

in Mesopotamia, DoCotton has evolved into more

than just a production story; it has become a fully

structured value chain. Today, the company stands out

with its integrated model spanning from cotton fields to

ginning, yarn, recycling, and international trade. Expanding

beyond Türkiye, DoCotton has built a strong supply

network through investments, particularly in Central Asia,

and now serves more than 30 countries worldwide. This

transformation is evaluated by Milcan Çokuçkun, Sales

and Marketing Manager at DoCotton Group.

A model that goes beyond traditional cotton trading

One of DoCotton’s key differentiators is its approach to

cotton not as a commodity, but as a system that must

be managed from the ground up. The company works

directly with farmers, closely monitors production in the

field, and supports it with continuous training and control

mechanisms.

This model not only enhances quality standards but

also strengthens a sustainable production structure. From

fiber quality to bale-level tracking, every stage is managed

with precision, positioning DoCotton as a reliable solution

partner for global brands.

Dr. Mehmet Doğan,

Owner of DoCotton

1990’lı yıllarda Mezopotamya’da pamuk üretimiyle

başlayan DoCotton yolculuğu, bugün yalnızca bir

üretim hikayesi değil; uçtan uca kurgulanmış bir değer

zincirine dönüşmüş durumda. Şirket, pamuk tarlasından

çırçır, iplik, geri dönüşüm ve uluslararası ticarete

kadar uzanan entegre yapısıyla dikkat çekiyor. Coğrafi

büyümesini Türkiye ile sınırlamayan DoCotton, Orta Asya

başta olmak üzere farklı bölgelerde yaptığı yatırımlarla

güçlü bir tedarik ağı kurarken, bugün 30’dan fazla ülkeye

hizmet veren bir oyuncu olarak konumlanıyor. Bu dönüşüm

sürecini DoCotton Group Satış ve Pazarlama Müdürü

Milcan Çokuçkun değerlendiriyor.

Pamukta klasik ticaretin ötesine geçen yaklaşım

DoCotton’un sektörde ayrıştığı en önemli nokta, pamuğu

yalnızca bir emtia olarak görmemesi. Şirket, organik

pamuğu tarla seviyesinden başlayarak yönetilmesi gereken

bir sistem olarak ele alıyor. Bu doğrultuda doğrudan

çiftçilerle çalışılıyor, üretim süreçleri sahada birebir takip

ediliyor ve eğitimlerle destekleniyor.

Bu model sayesinde hem kalite standartları yükseltiliyor

hem de sürdürülebilir üretim yapısı güçleniyor. Lif

kalitesinden balya bazlı takibe kadar tüm süreçlerin kontrol

altına alınması, DoCotton’un global markalar için güvenilir

bir çözüm ortağı olmasını sağlıyor.

70 May Mayıs 2026


With its focus on sustainability,

traceability, and integrated

production, DoCotton goes beyond

traditional cotton trading and secures

a strong position in the global supply

chain.

Sürdürülebilirlik, izlenebilirlik

ve entegre üretim yaklaşımıyla

DoCotton, pamuk sektöründe klasik

ticaret anlayışının ötesine geçerek

global ölçekte güçlü bir konum elde

ediyor.

Traceability and certification redefine competition

Changing dynamics in the textile industry are transforming

expectations. Today, quality alone is not enough;

transparency and verifiability are equally critical. In this

context, DoCotton achieves over 99% traceability from field

to certification, creating a significant competitive edge.

By working with international standards such as GOTS,

OCS, OCA, OEKO-TEX, and Regenagri, the company

ensures both product and process

compliance through a multi-layered

certification structure.

İzlenebilirlik ve

sertifikasyon yeni

rekabet alanı

Tekstil sektöründe

değişen dinamikler,

markaların

beklentilerini

de kökten

Future focus: sustainable products

and digitalization

Rising demand for sustainable

solutions is shaping DoCotton’s

strategy. Organic cotton, recycled

fibers, and traceable product

solutions are at the core of its growth

plans. Investments in recycling and

digital tracking systems stand out

as key steps supporting the circular

economy approach.

Çokuçkun emphasizes that the

textile industry is undergoing

an irreversible transformation.

Companies that adopt

sustainability, transparency, and

data-driven production will lead the

future. DoCotton, having recognized

this shift early, continues to

strengthen its position not just as a

supplier, but as a system provider in

the global market.

Milcan Çokuçkun,

Sales and Marketing Manager at

DoCotton Group

dönüştürüyor. Artık sadece kaliteli

ürün değil, şeffaflık ve doğrulanabilirlik

de kritik hale geliyor. DoCotton bu

noktada sahadan sertifikasyon

kuruluşuna kadar uzanan süreçte

%99’un üzerinde izlenebilirlik

sağlayarak önemli bir avantaj elde

ediyor.

GOTS, OCS, OCA, OEKO-TEX

ve Regenagri gibi uluslararası

standartlarla çalışan şirket, çok

katmanlı sertifikasyon yapısı

sayesinde hem ürünün hem de üretim

sürecinin güvenilirliğini garanti altına

alıyor.

Geleceğin odağı: sürdürülebilir ürünler ve dijitalleşme

Artan sürdürülebilirlik talebi, DoCotton’un stratejik yönünü

de belirliyor. Organik pamuk, geri dönüştürülmüş lifler ve

izlenebilir ürün çözümleri şirketin büyüme odağında yer

alıyor. Özellikle geri dönüşüm yatırımları ve dijital izleme

sistemleri, döngüsel ekonomi yaklaşımını destekleyen

kritik adımlar arasında öne çıkıyor.

Tekstil sektörünün artık geri dönülmez bir dönüşüm

sürecinde olduğunu vurgulayan Çokuçkun, sürdürülebilirlik,

şeffaflık ve veri odaklı üretimi benimseyen firmaların

gelecekte öne çıkacağını ifade ediyor. DoCotton ise

bu dönüşümü erken okuyarak, klasik tedarikçi rolünün

ötesine geçen bir sistem sağlayıcısı olarak konumunu

güçlendiriyor.

May Mayıs 2026

71


Starlinger & Co GmbH

showcases the power of

circular packaging at interpack

Starlinger & Co GmbH, interpack’te

döngüsel ambalaj gücünü sergiledi

At interpack, Starlinger & Co GmbH presented an

FIBC (Flexible Intermediate Bulk Container) test rig,

offering visitors a live demonstration of the limits of

industrial packaging. During the tests, big bags weighing

approximately 2 kilograms were shown to carry loads of up

to 2 tons. Fully filled bags were lifted via their lifting loops

while additional top pressure was applied to measure

breaking points. According to European ADR regulations,

single-use big bags must withstand up to five times their

Safe Working Load (SWL) when freely suspended.

Versatile applications from food to chemicals

Polypropylene woven fabric is not only used for largevolume

big bags but also for packaging sensitive goods

such as rice, flour, cement, and chemical powders.

Starlinger & Co GmbH also offers solutions with weldedbottom

technologies in addition to sewn systems,

preventing product loss and moisture ingress. Its ADSTAR

and PPSTAR product families eliminate the need for

adhesives, enabling lower production costs and higher

durability.

ADSTAR and PPSTAR: lightweight, durable alternatives to

paper packaging

The ADSTAR block bottom bags and PPSTAR pinch bottom

bags developed by Starlinger & Co GmbH stand out as

alternatives to traditional paper and film-based packaging.

According to CSO Harald Neumüller, plastic woven

packaging offers significant advantages thanks to its low

weight, high tear resistance, and moisture protection. The

use of recycled materials further strengthens compliance

with European packaging regulations.

AD*STAR *prime: next-generation flexible packaging

solution

The latest evolution of the ADSTAR technology, ADSTAR

*prime, features a flexible structure with a capacity range

of 5 to 118 liters. Starlinger & Co GmbH Product Manager

David Grabenweger highlighted that the new generation

bags can be produced with high shares of recycled

polypropylene, offering a strong alternative to paper,

particularly in cement packaging applications.

PP*STAR pinch bottom enables mono-material recyclability

Starlinger & Co GmbH, interpack kapsamında sergilediği

FIBC (Flexible Intermediate Bulk Containers) test

düzeneği ile endüstriyel ambalajların sınırlarını

ziyaretçilere canlı olarak gösterdi. Yaklaşık 2 kilogram

ağırlığındaki big bag’lerin 2 tona kadar yük taşıyabildiği

testlerde, tamamen doldurulmuş çuvallar üstten baskı

uygulanarak taşıma kulaklarından kaldırılıyor ve dayanım

sınırları ölçülüyor. Avrupa ADR düzenlemelerine göre tek

kullanımlık big bag’lerin güvenli çalışma yükünün (SWL)

beş katına kadar dayanması gerekiyor.

Çok yönlü kullanım: big bag’den gıda ve kimyaya geniş

uygulama alanı

Polipropilen dokuma, yalnızca büyük hacimli big bag

üretiminde değil; pirinç, un, çimento ve kimyasal tozlar

gibi hassas ürünlerin ambalajlanmasında da yaygın olarak

kullanılıyor. Starlinger & Co GmbH, dikişli sistemlerin yanı

sıra kaynaklı taban teknolojileriyle ürün kaybını ve nem

girişini önleyen çözümler de sunuyor. ADSTAR ve PPSTAR

serileri, yapıştırıcı gerektirmeyen yapılarıyla daha düşük

üretim maliyeti ve daha yüksek dayanıklılık sağlıyor.

72 May Mayıs 2026


Starlinger & Co GmbH demonstrated

the latest advances in sustainable,

high-strength and recyclable

packaging solutions for bulk

goods transportation at interpack,

showcasing the strength of

polypropylene (PP) and PET woven

big bags through live testing.

Starlinger & Co GmbH, interpack

fuarında polipropilen (PP) ve PET

dokuma big bag’lerin dayanımını canlı

testlerle sergileyerek, dökme yük

taşımacılığında sürdürülebilir, yüksek

mukavemetli ve geri dönüştürülebilir

ambalaj çözümlerinin geldiği noktayı

gözler önüne serdi.

PP*STAR pinch bottom bags are made of polypropylene

woven fabric laminated with BOPP film. In the latest

production line, bottom sealing is achieved through

welding instead of adhesives. PP*STAR Product Manager

Claudia Hagn from Starlinger & Co GmbH emphasized that

this innovation improves recyclability while enhancing the

durability and robustness of the packaging.

Over 30 years of recycling technology expertise

Beyond packaging machinery, Starlinger & Co GmbH has

been developing recycling systems for PET and polyolefin

waste for more than three decades. Its recoSTAR PET and

viscoZERO systems enable food-grade recycled pellets,

supporting global brands in producing bottles made from

100% rPET.

Circular economy vision: “Packaging should not end up in

nature”

Representatives of Starlinger & Co GmbH emphasized

their goal of enabling closed-loop systems for plastic

packaging. The company aims to ensure that plastic

packaging is recycled back into production cycles rather

than ending up in the environment, contributing to a more

sustainable and circular future.

ADSTAR ve PPSTAR: kağıda alternatif, daha hafif ve

dayanıklı

Şirket tarafından geliştirilen ADSTAR blok tabanlı çuvallar

ve PPSTAR pinch bottom ambalajlar, geleneksel kağıt ve

film ambalajlara alternatif olarak öne çıkıyor. Starlinger

& Co GmbH CSO’su Harald Neumüller, plastik dokuma

ambalajların düşük ağırlık, yüksek yırtılma direnci ve

nem dayanımı sayesinde maliyet avantajı sunduğunu

vurgularken; geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının da

Avrupa ambalaj regülasyonlarına uyumu güçlendirdiğini

belirtti.

AD*STAR *prime ile yeni nesil esnek ambalaj çözümleri

ADSTAR teknolojisinin en yeni versiyonu olan ADSTAR

*prime, 5 ila 118 litre aralığında üretilebilen esnek yapısıyla

dikkat çekiyor. Starlinger & Co GmbH Ürün Müdürü David

Grabenweger, yeni nesil çuvalların yüksek oranda geri

dönüştürülmüş polipropilen ile üretilebildiğini ve özellikle

çimento ambalajında kağıda güçlü bir alternatif sunduğunu

ifade etti.

PP*STAR pinch bottom ile monomalzeme ve geri

dönüştürülebilir yapı

PP*STAR pinch bottom çuvallar, BOPP film ile lamine

edilmiş polipropilen dokuma yapıya sahip. Yeni nesil

üretim hattında alt kapama işlemi yapıştırıcı yerine

kaynak yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Starlinger & Co

GmbH PP*STAR Ürün Müdürü Claudia Hagn, bu yapının

hem geri dönüşümü kolaylaştırdığını hem de ambalajın

dayanıklılığını artırdığını belirtti.

30 yılı aşkın geri dönüşüm teknolojisi uzmanlığı

Starlinger & Co GmbH, yalnızca ambalaj makineleri

değil, aynı zamanda PET ve poliolefin atıkların geri

dönüştürülmesine yönelik sistemleriyle de öne çıkıyor.

Şirketin recoSTAR PET ve viscoZERO sistemleri, gıda

temasına uygun geri dönüştürülmüş granül üretimi

sağlayarak küresel markaların %100 rPET şişe üretimine

katkı sunuyor.

Döngüsel ekonomi vurgusu: “Ambalaj doğaya geri

dönmemeli”

Starlinger & Co GmbH yetkilileri, hedeflerinin plastik

ambalajların kapalı döngü içinde yeniden kullanılabilir

hale gelmesi olduğunu vurguladı. Şirket, hem üretim hem

de geri dönüşüm teknolojileriyle plastik atıkların doğaya

karışmadan yeniden üretim döngüsüne kazandırılmasını

amaçlıyor.

May Mayıs 2026

73


HOMETEX 2026 strengthens

Türkiye’s position in global

home textiles

HOMETEX 2026, Türkiye’nin küresel ev

tekstili gücünü pekiştiriyor

HOMETEX 2026, one of the world’s largest home

textile exhibitions, is preparing to welcome

the global industry in Istanbul once again.

Organized by the Turkish Home Textile Industrialists’ and

Businessmen’s Association (TETSİAD) in cooperation with

KFA Fair Organization, the exhibition will take place between

May 19-22, 2026, at the Istanbul Expo Center. Industry

representatives expect the event to further strengthen

Türkiye’s position as one of the leading manufacturing and

export hubs in the global home textile market.

The exhibition is expected to host more than 700 exhibitors

and over 175,000 visitors from around the world across an

exhibition area of approximately 200,000 square meters.

From curtain and upholstery fabrics to bedding products,

carpets, towels, decorative textiles, and smart home textile

solutions, HOMETEX 2026 will present a comprehensive

overview of the sector’s latest developments.

Sustainability and smart textiles shape the exhibition

Sustainability is expected to become one of the main

themes of HOMETEX 2026. Manufacturers are increasingly

investing in environmentally friendly production systems,

recycled raw materials, and energy-efficient manufacturing

technologies in response to growing global demand for

sustainable products. Visitors are expected to see a wide

range of eco-friendly collections developed with recyclable

fibers, water-saving dyeing technologies, and low-carbon

production methods.

Dünyanın en büyük ev tekstili organizasyonlarından

biri olan HOMETEX 2026, küresel sektörü bir kez

daha İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor. Türkiye

Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) iş

birliğiyle KFA Fuarcılık tarafından organize edilen fuar, 19-

22 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde

gerçekleştirilecek. Sektör temsilcileri, organizasyonun

Türkiye’nin küresel ev tekstili üretimi ve ihracatındaki güçlü

konumunu daha da ileri taşımasını bekliyor.

Yaklaşık 200 bin metrekarelik fuar alanında düzenlenecek

organizasyonun, 700’ün üzerinde katılımcı ve 175

bini aşkın ziyaretçiyi ağırlaması öngörülüyor. Perdelik

kumaşlardan döşemelik ürünlere, yatak tekstillerinden

havlu gruplarına, halılardan dekoratif tekstillere kadar geniş

bir ürün yelpazesinin sergileneceği fuar, sektörün en yeni

teknolojilerini ve tasarım trendlerini bir araya getirecek.

Sürdürülebilirlik ve akıllı tekstiller öne çıkıyor

HOMETEX 2026’nın ana gündemlerinden birini

sürdürülebilirlik oluşturuyor. Küresel pazarda çevre dostu

ürünlere yönelik talebin artmasıyla birlikte üreticiler

geri dönüştürülmüş hammaddeler, enerji verimli üretim

sistemleri ve çevreci proses teknolojilerine daha fazla

yatırım yapıyor. Fuarda geri dönüştürülebilir liflerle

geliştirilen koleksiyonların, su tasarrufu sağlayan boyama

teknolojilerinin ve düşük karbon ayak izine sahip üretim

çözümlerinin öne çıkması bekleniyor.

Akıllı ev tekstili uygulamaları da organizasyonun dikkat

çeken başlıkları arasında yer alacak. Isı dengeleme

özellikli kumaşlar, antibakteriyel tekstiller, nem yönetimi

74 May Mayıs 2026


Bringing together global

manufacturers, designers, and

buyers in Istanbul, HOMETEX 2026

is preparing to showcase the future

of the home textile industry with

a strong focus on sustainability,

digitalization, and smart products.

Dünya genelinden üretici, tasarımcı

ve satın almacıları İstanbul’da

buluşturmaya hazırlanan HOMETEX

2026, sürdürülebilirlik, dijitalleşme

ve akıllı ürün çözümleri odağında ev

tekstili sektörünün geleceğine yön

vermeyi hedefliyor.

Smart home textile applications are also expected to

attract significant attention during the exhibition. Innovative

products featuring temperature regulation, antibacterial

properties, moisture management, and sensor-integrated

textile technologies are becoming increasingly important

for both manufacturers and consumers. Industry experts

believe that the integration of functional technologies into

home textiles will continue to expand rapidly in the coming

years.

Digital printing technologies and AI-supported

production systems are also expected to stand out among

the exhibition’s major innovation areas. Textile producers

are increasingly adopting automation and digital

manufacturing infrastructures to improve flexibility, reduce

production costs, and respond faster to changing market

demands.

Türkiye strengthens its global manufacturing role

Türkiye continues to maintain its strong position in

the global home textile market thanks to its advanced

manufacturing infrastructure, fast delivery capabilities,

and design-oriented production approach. HOMETEX 2026

is expected to create new export opportunities for Turkish

manufacturers while strengthening international business

sağlayan ürünler ve sensör destekli akıllı tekstil çözümleri

hem üreticilerin hem de ziyaretçilerin odağında olacak.

Uzmanlara göre fonksiyonel teknolojilerin ev tekstili

ürünlerine entegrasyonu önümüzdeki dönemde daha da

hız kazanacak.

Dijital baskı teknolojileri ve yapay zekâ destekli üretim

sistemleri de fuarın önemli inovasyon alanları arasında

gösteriliyor. Tekstil üreticileri, değişen tüketici taleplerine

daha hızlı yanıt verebilmek ve üretim maliyetlerini optimize

etmek amacıyla otomasyon ve dijital üretim altyapılarına

yatırımlarını artırıyor.

Türkiye’nin üretim gücü dikkat çekiyor

Türkiye, güçlü üretim altyapısı, hızlı teslimat kapasitesi ve

tasarım odaklı üretim anlayışı sayesinde küresel ev tekstili

sektöründeki rekabetçi konumunu koruyor. HOMETEX

2026’nın, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları

oluşturmasının yanı sıra Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Kuzey

Amerika pazarlarıyla yeni iş birliklerini de güçlendirmesi

bekleniyor.

May Mayıs 2026

75


partnerships across Europe, the Middle East, Asia, and

North America.

Industry representatives state that rising global demand

for nearshoring and flexible supply chains is creating

significant advantages for Turkish textile producers.

Türkiye’s geographical proximity to European markets,

combined with its strong production capacity and

experienced workforce, is increasing the competitiveness

of the country’s home textile industry.

The exhibition is also expected to serve as an important

platform for trend forecasting and international networking.

Designers, retailers, purchasing groups, and hospitality

sector representatives are expected to closely follow new

collections and innovative textile solutions during the fourday

event.

Digital transformation investments accelerate

The digital transformation process within the home

textile industry is accelerating rapidly as manufacturers

continue investing in automation, artificial intelligence,

and data-driven production management systems.

AI-supported quality control systems, digital twins,

predictive maintenance technologies, and smart logistics

solutions are becoming increasingly important for textile

manufacturers seeking higher efficiency and sustainability

performance.

At HOMETEX 2026, many companies are expected

to introduce next-generation production technologies

that combine operational efficiency with environmental

responsibility. Experts believe that future investments in the

home textile sector will increasingly focus on sustainable

manufacturing, traceability, and digital integration rather

than only production capacity growth.

With its strong international participation and innovationfocused

structure, HOMETEX 2026 is expected to become

one of the key meeting points shaping the future direction

of the global home textile industry.

Sektör temsilcileri, küresel pazarda nearshoring eğiliminin

ve esnek tedarik zinciri ihtiyacının artmasının Türkiye’deki

üreticiler için önemli avantajlar oluşturduğunu belirtiyor.

Türkiye’nin Avrupa pazarına yakınlığı, güçlü üretim

kapasitesi ve deneyimli iş gücü, ev tekstili sektörünün

uluslararası rekabet gücünü artırıyor.

Fuarın aynı zamanda trend analizleri ve uluslararası

iş bağlantıları açısından da önemli bir platform olması

bekleniyor. Tasarımcılar, perakende markaları, satın alma

grupları ve otelcilik sektörü temsilcileri, dört gün boyunca

yeni koleksiyonları ve yenilikçi tekstil çözümlerini yakından

takip edecek.

Dijital dönüşüm yatırımları hız kazanıyor

Ev tekstili sektöründe dijital dönüşüm süreci hız kazanırken,

üreticiler otomasyon, yapay zekâ ve veri odaklı üretim

yönetimi sistemlerine yatırımlarını artırıyor. Yapay zekâ

destekli kalite kontrol sistemleri, dijital ikiz teknolojileri,

öngörücü bakım çözümleri ve akıllı lojistik uygulamaları

üreticiler için giderek daha önemli hale geliyor.

HOMETEX 2026’da birçok firmanın operasyonel verimlilik

ile çevresel sürdürülebilirliği bir araya getiren yeni nesil

üretim teknolojilerini tanıtması bekleniyor. Uzmanlar,

gelecekte ev tekstili sektöründeki yatırımların yalnızca

kapasite artışına değil, sürdürülebilir üretim, izlenebilirlik

ve dijital entegrasyon alanlarına odaklanacağını belirtiyor.

Güçlü uluslararası katılımı ve inovasyon odaklı yapısıyla

HOMETEX 2026’nın, küresel ev tekstili sektörünün

geleceğine yön veren en önemli buluşma noktalarından biri

olması bekleniyor.

76 May Mayıs 2026


How clever ex-mechanic

screen prints in 3D

Tamircilikten “giyilebilir sanat”

ustalığına uzanan yol

After a back injury forced former mechanic Chris

Moulds to retire, he embarked on a career in digital

graphic media design, and has become an expert in

high-density screen printing.

In 2018, he and his wife started AshCo Design, selling

vinyl and wood signs featuring inspirational sayings. As

the business grew, Moulds purchased a 4-color/2-station

manual screen printing press to mass-produce signs and

expand into screen-printed shirts.

“The press never really registered, and it almost defeated

me from the start,” Moulds admits. “I used my mechanical

background to weld steel piping onto the frame so it

wouldn’t flex and bend so much.”

When he could afford an upgrade, Moulds purchased a

Vastex V-2000HD 6-color/6-station press from Discovery

Lancer, a national screen printing distributor. He continued

saving until he could buy a Vastex LittleRed® X2-30

infrared conveyor dryer. A year later, Moulds started

dabbling in specialty printing. “I was interested in highdensity

and lifted prints, so I started working with heattransfer

vinyl that was about 600 microns thick,” he says,

“but after six months of repeated washings, the vinyl would

start cracking so I knew I had to find another way.”

Press raises stakes—and stacks—on high-density prints

Moulds prides himself on being a self-taught screen printer

and spent the next year learning about high-density printing

through social media groups and YouTube videos. After

much trial and error, he perfected his technique using the

V-2000HD press.

Tamircilik yaptığı dönemde yaşadığı bel sakatlığı

nedeniyle mesleğini bırakmak zorunda kalan Chris

Moulds, hayatında yeni bir sayfa açarak dijital grafik

tasarım ve serigrafi baskı alanına yöneldi. Bu dönüşüm,

onu sıradan bir üreticiden “giyilebilir sanat” üreten bir

girişimciye dönüştürdü. 2018 yılında eşiyle birlikte AshCo

Design adlı şirketi kuran Moulds, başlangıçta ilham verici

sözlerin yer aldığı vinil ve ahşap tabelalar üretmeye başladı.

İşlerin büyümesiyle birlikte serigrafi baskıya yönelerek

tişört üretimine de adım attı.

Zorluklarla başlayan üretim süreci

İlk dönemlerinde kullandığı manuel baskı makinesi,

Moulds için ciddi teknik zorluklar yarattı. Makinenin stabil

olmaması nedeniyle üretim süreci aksarken, Moulds

mekanik bilgisini kullanarak ekipmanı güçlendirdi ve daha

verimli hale getirdi. Zamanla daha profesyonel makineler

ve kurutma sistemleri satın alarak üretim kapasitesini

artırdı. Bu süreç, onun serigrafi baskıda uzmanlaşmasının

da başlangıcı oldu.

Yüksek yoğunluklu baskıda katmanlı sanat

Moulds’un asıl çıkışı, yüksek yoğunluklu baskı (highdensity

printing) tekniklerini geliştirmesiyle gerçekleşti.

Kendi kendini yetiştiren girişimci, sosyal medya ve

çevrimiçi kaynaklardan öğrendiği tekniklerle çok katmanlı

baskı sistemini geliştirdi. Baskı sürecinde her katmanı

ayrı ayrı yükselterek üç boyutlu bir etki oluşturan

Moulds, bazı tasarımlarında 12 kata kadar çıkabiliyor.

Bu yöntem, tasarımlara hem fiziksel hem de görsel bir

derinlik kazandırıyor. Ancak bu süreç yüksek hassasiyet

May Mayıs 2026

77


After being forced to leave his

profession due to a back injury, Chris

Moulds taught himself new skills and

transformed into an entrepreneur

producing high-density “wearable

art” through screen printing.

Bel sakatlığı sonrası mesleğini

bırakmak zorunda kalan Chris

Moulds, kendi kendini geliştirerek

serigrafi baskıda yüksek yoğunluklu

“giyilebilir sanat” üreten bir

girişimciye dönüştü.

To prep the press for high-density prints, he lowers the

print heads by turning the off-contact knobs as far as they

will go. Once the screens are registered on press, he finetunes

the micro-registration and turns the off-contact

knobs to gradually raise the screens as he builds his highdensity

layers. Some of his highest stacks have consisted

of as many as 12 layers––and he still has room to raise his

screens higher.

In addition to tight registration, precise vertical travel of the

press’s off-contact adjustment is critical for the vertical

build-up of high-density layers in alignment with crisp,

clean edges. This ensures that the printhead and screen

remain parallel to--and vertically aligned with--the pallet,

from the lowest to the highest off-contact setting.

Anti-backlash knobs enable Moulds to accurately

predetermine the degree of knob rotation–and

corresponding off-contact adjustment–required to prevent

the ink from mashing the previous layer when applied.

“Being able to lift the print heads as I’m printing has

helped tremendously, because it gives me a lot of room to

stack prints,” he says, adding, “Micro registration ensures

that the high-density ink doesn’t run down the side of an

existing high-density layer or squirt out—similar to what

happens when you put too much peanut butter and jelly

on a sandwich and push the bread together. When this

happens, the ink puckers and creates stiff peaks, which

makes your print look unattractive.”

The process is time-consuming and requires patience; he

has spent up to six hours working on one shirt with printed

stacks that are 1,800 microns thick. One of Moulds’ most

ambitious projects to date is a series of hoodies for his

children featuring a 9 x 7 in. (23 x 18 cm) high-density LEGO

base plate. “I used a specialty high-density ink that hardens

like plastic, so it allowed me to make a wearable LEGO,” he

says. “Then we built a house out of LEGO, attached it to the

shirt, and my son ran around while he was wearing it. When

people saw it on social media my inbox blew up overnight.”

gerektiriyor. En küçük hizalama hatası bile baskının

bozulmasına neden olabiliyor.

Saatler süren emek, milimetrik hassasiyet

Yüksek yoğunluklu baskılar, ciddi zaman ve sabır

gerektiriyor. Moulds, bazı tasarımlar üzerinde 6 saate kadar

çalıştığını ve tek bir ürünün üretiminin günler sürebildiğini

belirtiyor. En dikkat çekici projelerinden biri ise çocukları

için hazırladığı LEGO temalı hoodie oldu. Özel sertleşen

mürekkep sayesinde, kumaş üzerinde giyilebilir bir LEGO

yüzeyi oluşturmayı başardı. Bu tasarım sosyal medyada

büyük ilgi gördü.

Giyilebilir sanat anlayışı büyüyor

Moulds’a göre her başarılı baskının temelinde kusursuz bir

taban katmanı bulunuyor. Bu nedenle üretim sürecinde ısı

kontrolü ve yüzey düzgünlüğü büyük önem taşıyor. Bugün

işlerinin önemli bir kısmını yüksek yoğunluklu “giyilebilir

sanat” ürünleri oluşturuyor. Otomobil bayilerinden inşaat

firmalarına kadar geniş bir müşteri kitlesine üretim yapan

Rubber pallets, versatile dryer yield high-temperature cures

According to Moulds, quality high-density prints begin

with a smooth, flat base layer.

“If you have irregularities in your base layer, you’ll get

peaks in the ink, and they’ll show up all the way through

your high-density stack,” he explains. “By the time you get

to the top of the stack, the whole print will be ruined.”

To maintain a flat, glass-like base layer, he uses a small

handheld heat press to cure the ink while the shirt is on

press. The rubber pallets on the V-2000 press facilitate

this process.

78 May Mayıs 2026


“The thick rubber on top of the steel pallets allows me

to heat-press the shirt and achieve that smooth finish

without weakening the shirt’s fibers,” he says. “In contrast,

standard metal pallets can destroy the fibers because

you’re pinching the fabric between two metal plates and

applying high heat.”

After curing the base layer, he cures subsequent highdensity

layers on press using a flash dryer between

stations. Next, he runs finished shirts through the LittleRed

X2 dryer that has a 30 in. (76 cm) wide x 66 in. (168 cm)

long conveyor belt. For standard prints, Moulds raises the

heater height 2.5 in. (6.35 cm). For high-density prints he

raises it 4 to 5 in. (10 to 13 cm) to prevent the ink from

boiling and forming bubbles on the print’s surface. “I raise

the temperature from a usual 515° F (268°C) for shirts

and hoodies to 600°F (316°C) for a high-density print and

turn the belt speed down as low as it will go,” he says.

“Dwell time is crucial to cure high-density prints, so I run

it through the dryer two or three times, depending on how

thick the ink is.”

DIYer pushes the boundaries of high-density printing

Moulds plans to invest in a larger Vastex dryer and flash

cure unit, and a 10-color/10-station Vastex press. He also

contemplates purchasing a Vastex exposure unit to achieve

fine lines and halftones, and a Vastex drying cabinet to

counteract the effects of humidity in his basement. Moulds

is also interested in adding an automatic press to see how

far he can take high-density printing. “I have a feeling I

won’t be able to do what I can do on a manual press,” he

says. “There’s something special about a hand-printed

textile. When it comes down to it, what I do is wearable art.”

Today, more than 50% of his business is high-density work,

with a variety of clients including automobile dealerships,

parks, and construction and roofing companies. His

biggest high-density order to date consisted of 160 toneon-tone

hoodies for a regional park. The hoodies were

printed with six layers of high-density ink measuring 600

microns and took four days to print. Additionally, Moulds’

work has captured the interest of Discovery Lancer where

he purchased more specialty ink than any of the store’s

customers in Canada last year. To help promote these inks,

the company invited Moulds to print samples of his work

for its trade show catalog. In the process, Moulds figured

out a way to create a silicone high-density transfer that

releases from the carrier paper. The transfers are printed

on the V-2000 press.

“Silicone direct-to-garment ink sticks to the paper and

never releases, so I created a high-density patch that

does not collapse under heat and pressure,” he says. “No

one else has been able to accomplish this yet. It’s a new

product, and they’re floored with it.”

Moulds’ high-density prints continually garner attention—

particularly when he wears one in public. “It never fails,” he

says. “People walk up to me all the time and say ‘that’s the

coolest shirt I’ve ever seen. How do you do that?’”

Moulds, her tasarımın bir sanat eseri gibi ele alınması

gerektiğini söylüyor. En büyük siparişlerinden biri 160 adet

yüksek yoğunluklu hoodie üretimi oldu ve bu proje dört gün

süren yoğun bir çalışmayla tamamlandı.

“El işçiliği vazgeçilmez”

Otomatik sistemlere yönelme fikrine sıcak baksa da

Moulds, el işçiliğinin yerini hiçbir teknolojinin tam olarak

alamayacağını düşünüyor. “Yaptığım iş giyilebilir sanat,”

diyen Moulds, tasarımlarının insanların dikkatini çektiğini

ve sık sık “Bunu nasıl yapıyorsun?” sorusuyla karşılaştığını

belirtiyor.


19-22

‘26

recycle

recycle

recycle


THIS FAIR IS ORGANIZED WITH THE AUDIT OF TOBB (THE UNION OF CHAMBERS AND

COMMODITY EXCHANGES OF TURKEY) IN ACCORDANCE WITH THE LAW NO.5174


Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!