Tekstil Teknik May 2026
Tekstil Teknik Mayıs 2026
Tekstil Teknik Mayıs 2026
Transform your PDFs into Flipbooks and boost your revenue!
Leverage SEO-optimized Flipbooks, powerful backlinks, and multimedia content to professionally showcase your products and significantly increase your reach.
içindekiler
index
6 The new route of the textile industry was drawn in Frankfurt
Tekstil sanayisinin yeni rotası Frankfurt’ta çizildi
8 Alarm Bells in the Textile Industry: What Awaits Us in the
Second Half of 2026?
Tekstil Sektöründe Alarm Zilleri: 2026’nın İkinci Yarısı Ne
Getirecek?
10 Dispers boyamada partikül boyutu dağılımı (PSD): Görünmeyen
fark
12 Power consolidation at İTHİB: Ahmet Şişman elected as
new chairman
İTHİB’de güç birliği: Ahmet Şişman
yeni başkan
16 Heberlein drives growth in Türkiye with advanced technology
and strong partnerships
Heberlein, ileri teknoloji ve güçlü iş ortaklıklarıyla Türkiye’de
büyümeyi hızlandırıyor
20 ITM 2026 to spotlight future of textile manufacturing
technologies
ITM 2026 tekstil üretim teknolojilerinin geleceğine odaklanacak
26 Global textile machinery industry turns its focus to ITMA ASIA +
CITME 2026
ITMA ASIA + CITME 2026 için hazırlıklar hızlandı
28 Young talents honoured - 60 years Walter Reiners Foundation
Genç yetenekler ödüllendirildi – Walter Reiners Foundation 60
yaşında
30 Efficiency, quality and reliability: Stäubli solutions on display at
ITM Istanbul 2026
Verimlilik, kalite ve güvenilirlik: ITM İstanbul 2026’da Stäubli
çözümleri sergileniyor
34 Garment printing trends 2026: From digital experimentation to
operational requirement
Hazır giyim baskı trendleri 2026: Dijital deneyimden
operasyonel zorunluluğa
38 A new era in digital textile printing
Dijital tekstil baskısında yeni çağ
44 Successful opening of the KARL MAYER Textile Inovation Center
KARL MAYER Tekstil İnovasyon Merkezi’ni başarıyla açtı
48 Santoni China Group to showcase ıntegrated technology
ecosystem at ITM 2026
Santoni China Group, ITM 2026’da entegre teknoloji
ekosistemini sergileyecek
51 Mayer Mümessillik to showcase Mayer & Cie. portfolio at ITM
2026
Mayer Mümessillik, ITM 2026’da Mayer & Cie. portföyünü
sergileyecek
53 Experience Trützschler’s leading fiber processing technologies
at ITM 2026
Trützschler, ITM 2026’da fiber işleme teknolojilerindeki en yeni
çözümlerini tanıtacak
4 May Mayıs 2026
56 “Flame-retardant fabrics should be mandatory”
“Geç tutuşur kumaşlar zorunlu olmalı”
60 ColorCo Global: “We aim to become a solution partner in the
digital transformation of the textile industry”
ColorCo Global: “Tekstil sektörünün dijital dönüşümünde çözüm
ortağı olmayı hedefliyoruz”
64 Rieter at ITM 2026: Spinning redefined with automation and
intelligence
ITM 2026’da Rieter: Otomasyon ve zekâ ile yeniden tanımlanan
iplik üretimi
68 Lenzing ushers in a new era in protective wear with three-tier
fiber system
Lenzing’den koruyucu giyimde yeni dönem: Üç katmanlı
selülozik çözüm
70 DoCotton reshapes the cotton value chain with a system-driven
model
Pamukta sistemi kuran model: Docotton global tedarik zincirini
yeniden tanımlıyor
72 Starlinger & Co GmbH showcases the power of circular
packaging at interpack
Starlinger & Co GmbH, interpack’te döngüsel ambalaj gücünü
sergiledi
74 HOMETEX 2026 strengthens Türkiye’s position in global home
textiles
HOMETEX 2026, Türkiye’nin küresel ev tekstili gücünü
pekiştiriyor
77 How clever ex-mechanic screen prints in 3D
Tamircilikten “giyilebilir sanat” ustalığına uzanan yol
INDEX ADS
Pluvia.........................Front Cover
Tüfekçi.......................Back Cover
Eliar...........................Inside Front Cover
Hometex.....................Inside Back Cover
Genkim......................7
ITM 2026...................9
Odesi.........................11-13-15
Erginer.......................17
Aygenteks..................18-19
Mersan......................21
Enes Makine...............23
Pnösan.......................25
Uster..........................27
Benninger...................29
Stäubli.......................31
İdes...........................33
Comfytex....................35
Argema......................37
TRN Önal Makine........39
Argestech...................41
ABB Pamuk................43
Karl Mayer..................45
Petes Plastik...............47
Jakob Müller...............49
Trützschler..................55
Groz-Beckert..............57
HIGHTEX.....................59
IGATEX.......................67
İMTİYAZ SAHİBİ
İSTMAG MAGAZİN
GAZETECİLİK YAYINCILIK
İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA
Publisher
H. Ferruh IŞIK
GENEL MÜDÜR (SORUMLU)
General Manager (Responsible)
Mehmet SÖZTUTAN
mehmet.soztutan@img.com.tr
YAZI İŞLERİ DANIŞMANI
Advisory Editor
Ali ERDEM
ali.erdem@img.com.tr
YAYIN KURULU BAŞKANI
Editorial Board Chief
Prof. Dr. Cevza CANDAN
YAYIN KURULU
Editorial Board
Prof. Dr. Bülent ÖZİPEK
Prof. Dr. H. Rıfat ALPAY
Prof. Dr. Yalçın BOZKURT
Prof. Dr. E. Tekin ALTINBAŞ
Prof. Dr. W. OXENHAM
Prof. Dr. Emel ÖNDER
Prof. Dr. Yusuf ULCAY
Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN
Doç. Dr. Yusuf A. USKANER
STAFF WRITER
İsmail ÇAKIR
ismail.cakir@img.com.tr
PAZARLAMA VE SATIŞ KOORDINATÖRÜ
Marketing & Sales Coordinator
Ömer Faruk GÖRÜN
omer.gorun@img.com.tr
+90 505 299 62 65
DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ
Foreign Relations Manager
Mehmet SÖZTUTAN
mehmet.soztutan@img.com.tr
Tel: +90 212 454 22 22
GSM: +90 532 313 22 11
TEKNİK MÜDÜR
Technical Manager
Tayfun AYDIN
tayfun.aydin@img.com.tr
GRAFİK & TASARIM
Graphic & Design
Serkan BEYOĞLU
serkan.beyoglu@img.com.tr
DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ
Digital Assets Manager
Emre YENER
emre.yener@img.com.tr
AD RES | He ad Of fi ce
İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK
YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.
İHLAS MEDIA CENTER
Merkez Mahallesi 29 November
Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1
P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler
/ İSTANBUL / TURKEY
Tel: +90 212 454 22 22
Fax: +90 212 454 22 93
BASKI | Printed By | İH LAS
Ga ze te ci lik A.Ş.
İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi
29 November Caddesi No: 11
A/41 Yenibosna - Bahçelievler /
İSTANBUL / TURKEY
Tel: +90 212 454 30 00
BÖL GE TEM SİL Cİ LİK LE Rİ
BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN
Tel: +90 224 211 44 50
Fax: +90 224 211 44 81
KONYA | Me tin DE MİR
Tel: +90 332 238 10 71
Fax: +90 332 238 01 74
Advertising Representatives
KOREA | Jes Media Int.
Mr. Young Seoah CHINN
Tel: 8224813411 Fax: 8224813414
jesmedia@unitel.co.kr
BİLGİ / Information
Tekstil & Teknik Dergisi’nde yer alan
makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.
Yayınlanan ilanların sorumluluğu
ilan sahiplerine aittir.
Tekstil & Teknik is published monthly.
Ad ver ti se ments res pon si bi li ti es
pub lis hed in our ma ga zi ne per ta in to
ad ver tisers.
www.tekstilteknik.com.tr
img@img.com.tr
tekstilteknikdergisi
tekstilveteknik
tekstilteknikdergisi
Tekstil Teknik
May Mayıs 2026
5
editör
editor
Ali ERDEM
Yazı İşleri Müdürü
News Editor
The new route of the textile
industry was drawn in Frankfurt
Tekstil sanayisinin yeni rotası
Frankfurt’ta çizildi
One of the most striking aspects
of the Techtextil & Texprocess
exhibitions, which brought together
more than 1,700 exhibitors from 112
countries and over 36,000 visitors, was the
fact that innovation has evolved from being
merely a product development process into
a direct competitive strategy.
It became clear throughout the Techtextil
halls that technical textiles are no longer
a niche segment. From defense and
automotive industries to medical textiles
and protective workwear, technical textiles
have now positioned themselves at the
center of high value-added manufacturing.
The bio-based fibers, recyclable raw
materials, and next-generation lowcarbon
materials showcased at the fair
demonstrated that sustainability goals are
no longer just part of marketing rhetoric,
but have become a production reality for the
industry. Particularly noteworthy was the
performance-oriented reinterpretation of
natural fibers.
Compostable technical fibers, biopolymer
solutions, and alternatives to fossil-based
raw materials signaled a major shift in the
textile industry’s future investment priorities.
Türkiye’s strong presence at the fair also
attracted considerable attention. Turkish
companies were increasingly visible in areas
such as technical textiles, knitted fabrics,
performance textiles, digital printing, and
manufacturing technologies.
At the same time, the exhibition served
not only as a commercial platform for
establishing new business connections, but
also as a strategic indicator highlighting the
urgent need for transformation within the
Turkish textile industry.
The winners of the future will be companies
that accelerate technology investments,
adopt data-driven manufacturing, and place
sustainability at the core of their strategies.
The Frankfurt exhibitions were not merely
a showcase of new technologies, but also
provided a powerful roadmap illustrating
how the future of the textile industry will be
shaped.
112 ülkeden gelen 1.700’ü aşkın
katılımcı ve 36 binden fazla
ziyaretçinin buluştuğu Techtextil &
Texprocess fuarlarında dikkat çeken en
önemli unsur, artık inovasyonun yalnızca
bir ürün geliştirme süreci olmaktan çıkıp
doğrudan rekabet stratejisine dönüşmüş
olmasıydı. Techtextil salonunda sergilenen
teknik tekstillerin artık yalnızca niş bir
alan olmadığı net biçimde görüldü.
Savunma sanayiinden otomotive, medikal
tekstillerden koruyucu iş kıyafetlerine
kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip
teknik tekstiller; yüksek katma değerli
üretimin merkezine yerleşmiş durumda.
Fuarda sergilenen biyobazlı lifler, geri
dönüştürülebilir hammaddeler ve karbon
ayak izini azaltan yeni nesil materyaller,
sektörün sürdürülebilirlik hedeflerini
yalnızca bir pazarlama dili olmaktan çıkarıp
üretim gerçekliğine dönüştürdüğünü
gösterdi. Özellikle doğal liflerin performans
odaklı biçimde yeniden yorumlanması
dikkat çekiciydi. Kompostlanabilir teknik
lifler, biyopolimer çözümleri ve fosil bazlı
hammaddelere alternatif geliştirmeler;
önümüzdeki dönemde tekstil sanayisinin
yatırım odağının değişeceğine işaret ediyor.
Fuarda Türkiye’nin güçlü varlığı da dikkat
çekti. Türk firmalarının özellikle teknik
tekstiller, örme kumaşlar, performans
tekstilleri, dijital baskı ve üretim teknolojileri
alanlarında daha görünür hale geldiği
gözlemlendi. Bununla birlikte fuar, Türk
üreticiler açısından yalnızca yeni müşteri
bağlantıları kurulan bir ticaret platformu
değil; aynı zamanda dönüşüm ihtiyacının
net biçimde hissedildiği stratejik bir
gösterge niteliği taşıdı.
Geleceğin kazananları, teknoloji
yatırımlarını hızlandıran, veri odaklı üretime
geçen ve sürdürülebilirliği merkezine alan
şirketler olacak. Frankfurt’taki fuarlar,
yalnızca yeni teknolojilerin sergilendiği
bir vitrin değil; aynı zamanda tekstil
sektörünün gelecekte nasıl şekilleneceğini
gösteren güçlü bir yol haritası sundu.
6 May Mayıs 2026
Alarm Bells in the Textile Industry: What
Awaits Us in the Second Half of 2026?
Tekstil Sektöründe Alarm Zilleri:
2026’nın İkinci Yarısı Ne Getirecek?
Ömer Faruk GÖRÜN
Pazarlama ve Satış Koordinatörü
Marketing & Sales Coordinator
bizden
from us
Türkiye’s textile and apparel industry
is going through one of the most
challenging periods of recent years.
Rising production costs, low exchange rate
policies, financing difficulties, and weakening
demand in Europe continue to put heavy
pressure on the sector.
The official export figures for March 2026
confirmed this difficult picture. While
Türkiye’s total exports reached approximately
$21.9 billion, the expected recovery in textiles
and ready-to-wear exports has not yet
materialized. Labor-intensive manufacturers,
in particular, are facing serious profitability
problems.
Today, the sector’s main issue is no longer
the lack of orders, but the inability to
generate sufficient profit from existing orders.
Increasing labor, energy, and production costs
are weakening exporters’ competitiveness.
As a result, many companies are reducing
capacity, while some manufacturers are
shifting production to lower-cost countries
such as Egypt, Morocco, and Syria.
Looking ahead to the second half of 2026,
three possible scenarios stand out:
If European markets begin to recover, the
sector may regain momentum.
If current economic conditions continue, the
industry may experience a prolonged period
of “silent contraction.”
Part of the production may move abroad,
while Türkiye increasingly becomes a center
for design, logistics, and management
operations.
Despite these challenges, the industry still
holds important advantages. Türkiye’s fast
delivery capability, strong manufacturing
infrastructure, and proximity to Europe remain
significant strengths. In the coming period,
sustainable production, technical textiles, and
high value-added products are expected to
become even more important.
The key question for the sector is now clear:
Will Türkiye remain a low-cost manufacturing
country, or will it position itself as a hub for
high value-added production?
The second half of 2026 could become a
decisive turning point for the future of the
textile industry.
Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü, son
yılların en zorlu dönemlerinden birinden
geçiyor. Yüksek maliyetler, düşük kur
politikası, finansmana erişim sorunları ve
Avrupa’daki talep daralması sektör üzerindeki
baskıyı artırıyor.
Mart 2026 ihracat verileri de bu tabloyu
doğrular nitelikte oldu. Türkiye’nin genel
ihracatı 21,9 milyar dolar seviyesinde
gerçekleşirken, hazır giyim ve tekstil tarafında
beklenen toparlanma henüz görülmedi.
Özellikle emek yoğun üretim yapan firmalar
ciddi kârlılık problemi yaşıyor. (tim.org.tr)
Bugün sektörün en büyük sorunu sipariş
eksikliğinden çok, alınan siparişlerden yeterli
kazancın elde edilememesi. Artan işçilik, enerji
ve üretim maliyetleri karşısında ihracatçıların
rekabet gücü zayıflıyor. Bu nedenle birçok
firma kapasite küçültmeye giderken, bazı
üreticiler de Mısır, Fas ve Suriye gibi daha
düşük maliyetli ülkelere yöneliyor.
2026’nın ikinci yarısında ise üç temel senaryo
öne çıkıyor:
Avrupa pazarında toparlanma yaşanırsa
sektör yeniden hareketlenebilir.
Mevcut ekonomik şartlar devam ederse
“sessiz daralma” süreci sürebilir.
Üretimin bir bölümü yurt dışına kayarken
Türkiye daha çok tasarım, lojistik ve yönetim
merkezi rolüne dönüşebilir.
Ancak sektör için hâlâ önemli avantajlar
bulunuyor. Türkiye’nin hızlı teslimat gücü,
Avrupa’ya yakınlığı ve üretim altyapısı büyük
önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde özellikle
sürdürülebilir üretim, teknik tekstiller ve katma
değerli ürünler öne çıkacak.
Artık sektör için temel soru şu:
Türkiye tekstilde ucuz üretim ülkesi mi olacak,
yoksa yüksek katma değerli üretimin merkezi
mi?
2026’nın ikinci yarısı, bu sorunun cevabını
belirleyecek kritik dönem olabilir.
8 May Mayıs 2026
tekstil / görüş
textile / opinion
Turgay KARAGÖMLEK
Dispers boyamada partikül boyutu
dağılımı (PSD): Görünmeyen fark
Dispers boyamada çoğu zaman şu varsayım
yapılır:
Aynı boya, aynı reçete ve aynı proses
kullanıldığında aynı sonuç alınır. Ancak
pratikte bu durum her zaman geçerli değildir.
Aynı isimle satılan dispers boyalar bile
farklı davranış gösterebilir. Bu yazı konuyu
bilmeyenler ve merak edenler için yazıldı.
Partikül boyutu dağılımı (PSD) nedir?
Dispers boyalar suda çözünmez; sistem
içinde çok küçük partiküller halinde bulunur.
Bu nedenle yalnızca ortalama partikül boyutu
değil, dağılımın tamamı önemlidir.
PSD (Particle Size Distribution), yani partikül
boyutu dağılımı; boya içindeki küçük, orta ve
büyük partiküllerin dağılımını ifade eder.
PSD neden kritik?
Boyama sırasında boya lif içine difüzyon ile
girer.
• Küçük partiküller → daha hızlı difüzyon →
daha hızlı boya alımı
• Büyük partiküller → daha yavaş difüzyon →
daha geç boya alımı
Bu durumda aynı boya içinde bile farklı
hızlarda çalışan bir sistem oluşabilir.
Kritik mekanizma
PSD dağılımı geniş olduğunda küçük
partiküller kumaşın bazı bölgelerinde daha
hızlı boya yüklenmesine neden olabilir.
Bu durumda:
• Migrasyon kabiliyeti azalabilir
• Renk dağılımı homojenliğini kaybedebilir
• Daha yavaş difüze olan partiküller sistemi
yeterince dengeleyemeyebilir
Sonuç: dengesiz boya alımı riski oluşabilir.
Sahadaki karşılığı
Bu mekanizma sahada şu şekilde görülebilir:
• Abraj
• Ton farkı
• Gözler arası renk farkı
• Aynı reçete ile farklı lotlarda farklı sonuçlar
Bu etkiler özellikle koyu renklerde daha
belirgin hale gelebilir.
PSD neden değişir?
Partikül boyutu dağılımı her zaman tamamen
sabit değildir.
• Milling (öğütme) farkları
• Dispersiyon kalitesi
• Üretim parametreleri
• Lot farkı
• Üretici değişimi
PSD davranışını etkileyebilir.
Neden fark edilmez?
Çünkü değerlendirme çoğu zaman şu
başlıklarda yapılır:
• Reçete
• Makine
• Operatör
Ancak boyanın fiziksel yapısı ve dispersiyon
davranışı çoğu zaman sorgulanmaz.
Önemli bir nokta
Dispers boya davranışı yalnızca PSD’ye bağlı
değildir.
• Dispersiyon sistemi
Boyanın su içinde stabil şekilde dağılmış
kalabilmesi gerekir. Kullanılan dispersant
sistemi yetersiz olduğunda partiküller
yeniden birleşmeye başlayabilir ve boya
davranışı değişebilir.
• Partikül stabilitesi
Partiküllerin proses boyunca kararlı
kalabilmesi önemlidir. Sıcaklık, pH ve
elektrolit etkisi altında stabilitesi bozulan
sistemlerde dispersiyon davranışı değişebilir.
• Aglomerasyon eğilimi
Bazı partiküller proses sırasında birleşerek
daha büyük yapılar oluşturma eğilimindedir.
Bu durum boya alma hızını ve migrasyon
davranışını etkileyebilir.
• Boyanın fiziksel yapısı
Kristal yapı, yüzey özellikleri ve partikül
morfolojisi gibi fiziksel faktörler de lif içine
difüzyon davranışını değiştirebilir.
Bu nedenle aynı renk adıyla satılan
dispers boyalar bile pratikte farklı davranış
gösterebilir.
Sonuç
Dispers boyamada sistem yalnızca kimyasal
değil; aynı zamanda kinetik ve fiziksel
bir sistemdir. Partikül boyutu dağılımı
değiştiğinde boya alma davranışı değişebilir,
migrasyon davranışı değişebilir ve sonuç
farklılaşabilir.
10 May Mayıs 2026
Power consolidation at İTHİB:
Ahmet Şişman elected as
new chairman
İTHİB’de güç birliği: Ahmet Şişman
yeni başkan
At the General Assembly of İTHİB, Ahmet Şişman
was elected as the new Chairman with strong
support from members, running as the sole
candidate. Expressing gratitude for the confidence placed
in him, Şişman highlighted that he would build upon the
achievements of the previous term. He underlined that the
transition is not merely a change of office but a process of
continuity and strengthened unity within the industry.
“We are aware of the responsibility we assume”
In his speech at the General Assembly, Şişman drew
attention to the challenges facing the textile sector,
noting that he assumes the role with a strong sense
of responsibility. He emphasized that Türkiye’s textile
industry is not only a production powerhouse but also a
cornerstone of the country’s export vision, stating: “We are
aware of the great responsibility that comes with taking on
this role in a period of high uncertainty and challenges.”
Focus on strengthening competitiveness
Outlining his strategic priorities for the new term, Şişman
stated that the goal is not only to maintain competitiveness
but to enhance it further. He stressed that value-added
production must become the core of the sector’s
transformation, adding that strengthening Türkiye’s
position in the European market will be a key priority. “Our
goal is clear: not only to preserve our competitiveness,
but to increase it; to place value-added production at the
center of the sector; and to make Türkiye a stronger player
in the European market,” he said.
Ahmet Şişman, Chairman of İTHİB
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği
Genel Kurulu’nda yapılan seçim sonucunda yeni
başkan olarak seçilen Ahmet Şişman, sonucun sektöre
hayırlı olmasını diledi. Şişman, genel kurulda yaptığı
konuşmada sektörün mevcut zorluklarına dikkat çekti ve
görevi büyük bir sorumluluk bilinciyle devraldığını ifade etti.
Türk tekstil sektörünün yalnızca üretim gücüyle değil, aynı
zamanda Türkiye’nin ihracat vizyonunun temel taşlarından
biri olduğunu vurgulayan Şişman, “Zorlu ve belirsizliklerin
yüksek olduğu bir dönemde bu görevi üstlenmenin ne denli
büyük bir sorumluluk taşıdığının bilincindeyiz.” dedi.
‘Rekabet gücümüzü artırmaya odaklanacağız’
Yeni dönemde izleyecekleri yol haritasına ilişkin mesajlar
veren Ahmet Şişman, sektörün rekabet gücünü korumanın
ötesine geçerek artırmayı hedeflediklerini belirtti. Katma
değerli üretimin sektörün merkezine yerleştirilmesi
gerektiğini vurgulayan Şişman, Türkiye’nin özellikle
Avrupa pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeyi
amaçladıklarını dile getirdi. Şişman, “Bizim hedefimiz net;
rekabet gücümüzü sadece korumak değil, artırmak; katma
değerli üretimi sektörün merkezine koymak ve Türkiye’yi
Avrupa pazarında daha güçlü bir oyuncu hâline getirmek.”
ifadelerini kullandı.
‘Stratejik gücün kahramanları”
Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Ahmet Şişman’a
12 May Mayıs 2026
Following the General Assembly of
the Istanbul Textile and Raw Materials
Exporters’ Association (İTHİB),
Ahmet Şişman—who previously
served as vice chairman—was elected
as the new Chairman. Emphasizing
continuity and collective strength,
Şişman stated that the new term
represents not just a leadership
change, but a consolidation of efforts
for the sector’s future.
“Heroes of strategic strength”
Outgoing Chairman Ahmet Öksüz, who handed over the
role to Şişman, reflected on his term by highlighting key
projects such as the Textile Engineering Scholarship
Program, Texhibition Istanbul Fair, sustainability initiatives,
and the Istanbul Textile Vocational High School. He noted
that 68 trade fairs and 58 trade delegations were organized
during his tenure, connecting members with international
buyers. Öksüz expressed gratitude to all stakeholders
contributing to the sector’s development and wished
success to the new leadership, stating his full confidence
in Şişman’s ability to carry out the role effectively.
“This is not a hand-over, but a continuity process”
Thanking his predecessor, Ahmet Öksüz, Şişman
emphasized that the sector will continue to build on
accumulated experience and achievements. He stressed
that the new term should not be seen merely as a leadership
transition but as a process of continuity and strengthened
unity. “We do not see this as a simple hand-over. It is also a
process of continuity and unity of strength,” Şişman said. He
concluded by reaffirming commitment to collective progress:
“There is no challenge we cannot overcome as long as we
act together. We will continue our work with determination,
driven by the trust you have placed in us.”
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri
İhracatçıları Birliği Genel Kurulu
sonucunda, birliğin yeni Yönetim
Kurulu Başkanı, önceki dönemde
başkan yardımcılığı görevini yürüten
Ahmet Şişman oldu. Seçimlere
tek listeyle giren Şişman, üyelerin
güçlü desteğiyle başkanlığa
seçilirken, geçmiş dönemde ortaya
konan birikimin üzerine koyarak
ilerleyeceklerini belirtti. Yeni dönemi
yalnızca bir görev değişimi olarak
görmediklerini ifade eden Şişman,
bunun aynı zamanda bir devamlılık
ve güç birliği süreci olduğunu söyledi.
devreden Ahmet Öksüz, yaptığı konuşmada şu
ifadeleri kullandı: “Tercihim Tekstil Mühendisliği Burs
Projesi’nden Texhibition İstanbul Fuarı’na, sürdürülebilirlik
çalışmalarından İstanbul Tekstil Meslek Lisesi’ne kadar
birçok yeni projeye birlikte imza attık. 68 fuar ve 58
heyet organizasyonuyla üyelerimizi uluslararası alıcılarla
buluşturduk. Projelerimizi daha etkin hale getirirken, çözüm
önerileriyle katkı sağlayan; ihracatla kalkınan Türkiye
ekonomisi için çalışan stratejik gücün kahramanlarına
teşekkür ederim. Bu makamlar, birlikte düşünen, birlikte
üreten ve birlikte ilerleyen firmalarımızın ortak emeğinin
bir yansımasıdır. Bu çerçevede yeni Yönetim Kurulu
Başkanımız Ahmet Şişman’a yürekten başarılar diliyorum.
Kendisinin bu görevi en iyi şekilde yerine getireceğine olan
inancım tamdır.” dedi.
‘Bu bir bayrak değişimi değil, devamlılık süreci’
Önceki dönem İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri
İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz’e de teşekkür eden
Ahmet Şişman, geçmiş dönemde ortaya konan birikimin
üzerine koyarak ilerleyeceklerini
belirtti. Yeni dönemi yalnızca bir görev
değişimi olarak görmediklerini ifade
eden Şişman, bunun aynı zamanda
bir devamlılık ve güç birliği süreci
olduğunu söyledi.
“Bu süreci sadece bir bayrak
değişimi olarak görmüyoruz. Bu, aynı
zamanda bir devamlılık ve güç birliği
sürecidir.” diyen Şişman, sektörün
geleceği için kararlılıkla çalışacaklarını
vurguladı. Şişman, konuşmasını
“Birlikte hareket ettiğimiz sürece
aşamayacağımız hiçbir zorluk
yoktur. Güveninizden aldığımız güçle
çalışmalarımıza kararlılıkla devam
edeceğiz.” sözleriyle tamamladı.
14 May Mayıs 2026
Heberlein drives growth in
Türkiye with advanced technology
and strong partnerships
Heberlein, ileri teknoloji ve güçlü iş
ortaklıklarıyla Türkiye’de büyümeyi
hızlandırıyor
Türkiye continues to stand out as a key hub for
textile and filament yarn production between
Europe and Asia. With a dynamic and exportdriven
industry, manufacturers are consistently investing
in high-performance technologies to improve efficiency,
quality, and sustainability. In this landscape,
Heberlein’s expertise in air interlacing and air
texturing directly meets the evolving needs of
the Turkish market.
Bozok and Heberlein partnership delivers
measurable value for producers
Heberlein’s strong presence in Türkiye is built on
its close cooperation with Bozok Mümessillik,
a highly respected and experienced partner in
the local textile industry. Acting as a vital bridge
between Swiss precision engineering and
Turkish production excellence, Bozok goes far
beyond traditional representation by offering
deep technical know-how, responsive service,
and a strong understanding of customer
needs.
Together, Heberlein and Bozok provide comprehensive
support from initial consultation to after-sales service.
Their in-plant trials stand out as a key advantage,
allowing producers to evaluate interlacing performance,
yarn quality, and air consumption directly in their own
production environment. This practical, solution-oriented
approach enables manufacturers to achieve measurable
improvements in efficiency, energy savings, and consistent
yarn quality, while also building long-term confidence in
their investment decisions.
Innovation takes the stage at ITM 2026
Heberlein continues to invest in research and development,
delivering technologies that bring measurable efficiency
gains. The APe series, for example, reduces compressed
air consumption by up to 15 percent while maintaining
performance, offering significant energy savings for DTY
producers.
Türkiye, Avrupa ile Asya arasında tekstil ve filament
iplik üretiminde önemli bir merkez olmaya devam
ediyor. Dinamik ve ihracat odaklı yapısıyla üreticiler,
verimlilik, kalite ve sürdürülebilirliği artırmak için yüksek
performanslı teknolojilere sürekli yatırım yapıyor. Bu
noktada Heberlein’in hava ile puntalama
ve tekstüre alanındaki uzmanlığı, Türk
pazarının gelişen ihtiyaçlarına doğrudan
yanıt veriyor.
Bozok ve Heberlein iş birliği üreticilere
ölçülebilir değer sunuyor
Heberlein’in Türkiye’deki güçlü varlığı,
yerel tekstil sektöründe saygın ve
deneyimli bir partner olan Bozok
Mümessillik ile yakın iş birliğine
dayanıyor. İsviçre mühendislik
hassasiyeti ile Türk üretim gücü
arasında kritik bir köprü görevi üstlenen
Bozok, yalnızca temsilcilik rolüyle sınırlı
kalmayıp, derin teknik bilgi birikimi, hızlı
servis anlayışı ve müşteri ihtiyaçlarına
hâkimiyetiyle fark yaratıyor.
Heberlein ve Bozok birlikte, ilk danışmanlıktan satış
sonrası hizmetlere kadar kapsamlı bir destek sunuyor.
Özellikle üretim sahasında gerçekleştirilen denemeler,
üreticilerin puntalama performansı, iplik kalitesi ve hava
tüketimini kendi tesislerinde değerlendirmelerine
olanak tanıyarak önemli bir avantaj sağlıyor. Bu
uygulamalı yaklaşım, üreticilerin verimlilik,
enerji tasarrufu ve iplik kalitesinde somut
kazanımlar elde etmesine yardımcı
olurken, yatırım kararlarında uzun
vadeli güven oluşturuyor.
Pelin Bozok, Sales Manager at
Bozok Mümessillik
ITM 2026’da inovasyon öne
çıkıyor
Heberlein, araştırma
ve geliştirmeye yaptığı
yatırımlarla ölçülebilir verimlilik
16 May Mayıs 2026
Heberlein is strengthening its
position in Türkiye by delivering
advanced solutions to synthetic yarn
producers through its long-standing
and trusted partnership with Bozok.
At ITM 2026 in Istanbul, Heberlein and Bozok will present
their latest solutions, including the new PolyJet-TG-3.
This next-generation jet delivers consistent interlacing
density and improved yarn strength, contributing to better
unwinding behavior and higher production efficiency.
According to Levent Umut, Sales Manager at Bozok,
Turkish manufacturers value reliability and measurable
performance improvements. He emphasizes that Heberlein
technology enables them to deliver exactly these benefits
to the market.
Levent Umut, Sales Manager at
Bozok Mümessillik
Heberlein, Bozok ile uzun yıllara
dayanan güvene dayalı iş birliği
sayesinde sentetik iplik üreticilerine
ileri çözümler sunarak Türkiye’deki
konumunu güçlendiriyor.
artışı sağlayan teknolojiler geliştirmeyi sürdürüyor. Örneğin
APe serisi, performanstan ödün vermeden basınçlı hava
tüketimini yüzde 15’e kadar azaltarak DTY üreticileri için
önemli enerji tasarrufu sağlıyor.
İstanbul’da düzenlenecek ITM 2026’da Heberlein ve
Bozok, yeni nesil çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak.
Bu çözümler arasında yer alan PolyJet-TG-3, daha
homojen puntalama yoğunluğu ve geliştirilmiş iplik
mukavemeti sunarak sarım performansını iyileştiriyor ve
üretim verimliliğine katkı sağlıyor.
Bozok Satış Müdürü Levent Umut, Türk üreticilerin
güvenilirlik ve ölçülebilir performans artışına büyük önem
verdiğini belirterek, Heberlein teknolojisinin bu beklentileri
karşılamada önemli bir rol oynadığını vurguluyor.
ITM 2026 to spotlight future
of textile manufacturing
technologies
ITM 2026 tekstil üretim teknolojilerinin
geleceğine odaklanacak
The exhibition, which will take place at Tüyap Fair
Convention and Congress Center, is preparing
to welcome textile machinery manufacturers,
technology developers and international industry
professionals from around the world. Organized in
partnership with Teknik Fairs Inc. and TEMSAD, ITM
2026 is expected to become one of the most influential
meeting points for companies investing in advanced textile
manufacturing systems.
As the textile industry continues moving toward
automation, digitalization and sustainability, ITM 2026
is expected to highlight technologies supporting faster,
smarter and more energy-efficient production processes.
Manufacturers are preparing to introduce next generation
weaving, knitting, dyeing, finishing and digital printing
solutions designed to improve productivity and operational
flexibility.
Automation to shape textile production
Automation is expected to become one of the exhibition’s
strongest themes. Companies are preparing to showcase
AI-supported production systems, robotic automation
technologies and digital quality control solutions developed
for modern textile manufacturing environments.
Advanced knitting technologies, digital textile printing
systems and smart production solutions are likely to
demonstrate how textile manufacturing is evolving into a
more technology-driven industry. Industry professionals
believe automation technologies will continue to play a
Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek
fuar, dünyanın dört bir yanından tekstil makinesi
üreticilerini, teknoloji geliştiricilerini ve sektör
profesyonellerini ağırlamaya hazırlanıyor. Teknik Fuarcılık
A.Ş. ve TEMSAD iş birliğiyle organize edilen ITM 2026’nın,
gelişmiş tekstil üretim sistemlerine yatırım yapan şirketler
için sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olması
hedefleniyor.
Tekstil sektörü otomasyon, dijitalleşme ve
sürdürülebilirlik ekseninde dönüşümünü sürdürürken,
ITM 2026’nın daha hızlı, daha akıllı ve daha enerji verimli
üretim süreçlerini destekleyen teknolojileri öne çıkarması
bekleniyor. Katılımcı firmalar, verimlilik ve operasyonel
esnekliği artırmaya yönelik yeni nesil dokuma, örme, boyaterbiye
ve dijital baskı çözümlerini tanıtmaya hazırlanıyor.
Otomasyon tekstil üretimini şekillendiriyor
Otomasyonun fuarın en güçlü temalarından biri olması
20 May Mayıs 2026
Bringing together the global textile
technology industry in Istanbul
on June 9-13, 2026, ITM 2026
is expected to showcase the
latest innovations shaping smart
manufacturing, automation and
sustainable textile production.
Küresel tekstil teknolojileri
sektörünü 9-13 Haziran 2026
tarihlerinde İstanbul’da bir araya
getirecek olan ITM 2026’nın, akıllı
üretim, otomasyon ve sürdürülebilir
tekstil üretimini şekillendiren en yeni
teknolojilere ev sahipliği yapması
bekleniyor.
critical role in helping manufacturers reduce operational
costs, improve production flexibility and respond more
quickly to changing market demands.
Digital monitoring systems and AI-supported
manufacturing platforms are also expected to attract
strong interest as textile producers continue investing
in smart factory concepts and data-driven production
management.
Sustainability remains a major focus
Sustainable manufacturing technologies are expected
to remain among the major focuses of ITM 2026.
Machinery producers are preparing to introduce energyefficient
systems, water-saving dyeing technologies
and environmentally responsible production solutions
developed for textile manufacturers seeking lower
environmental impact.
The growing demand for recycled fibers, sustainable
production methods and eco-conscious manufacturing
bekleniyor. Şirketler, modern tekstil üretim tesisleri için
geliştirilen yapay zekâ destekli üretim sistemleri, robotik
otomasyon teknolojileri ve dijital kalite kontrol çözümlerini
sergilemeye hazırlanıyor.
Gelişmiş örme teknolojileri, dijital tekstil baskı sistemleri
ve akıllı üretim çözümlerinin, tekstil üretiminin giderek
daha teknoloji odaklı bir yapıya dönüştüğünü göstermesi
bekleniyor. Sektör temsilcileri, otomasyon teknolojilerinin
işletme maliyetlerini azaltma, üretim esnekliğini artırma ve
değişen pazar taleplerine daha hızlı yanıt verme açısından
kritik rol oynamaya devam edeceğini belirtiyor.
Akıllı fabrika yatırımları ve veri odaklı üretim yönetimi
çözümleri yaygınlaşırken, dijital izleme sistemleri ile yapay
zekâ destekli üretim platformlarının da yoğun ilgi görmesi
bekleniyor.
Sürdürülebilirlik yatırımları öne çıkıyor
Sürdürülebilir üretim teknolojilerinin ITM 2026’nın ana
gündemlerinden biri olması bekleniyor. Makine üreticileri,
daha düşük çevresel etki hedefleyen tekstil üreticileri için
geliştirilen enerji verimli sistemler, su tasarrufu sağlayan
boya teknolojileri ve çevre dostu üretim çözümlerini
tanıtmaya hazırlanıyor.
Geri dönüştürülmüş elyaflara, sürdürülebilir üretim
yöntemlerine ve çevre odaklı üretim anlayışına yönelik
artan talep, tekstil sektöründeki yatırımları hızlandırmaya
devam ediyor. Birçok şirketin, döngüsel tekstil üretimini
destekleyen, enerji tüketimini azaltan ve kaynak kullanımını
daha verimli hale getiren çözümleri öne çıkarması
bekleniyor.
22 May Mayıs 2026
continues to encourage investments across the textile
industry. Many companies are expected to emphasize
solutions supporting circular textile production, reduced
energy consumption and more efficient resource
management.
Industry representatives believe sustainability
investments will continue shaping future textile
manufacturing strategies as global markets increasingly
prioritize environmentally responsible production
standards.
Türkiye strengthens textile technology position
International visitors attending ITM 2026 are expected
to closely follow Türkiye’s expanding role in textile
manufacturing and machinery investments. With its strong
industrial infrastructure, strategic geographic position and
growing production capacity, Türkiye continues to remain
an important hub for textile manufacturing technologies.
Industry representatives believe ITM 2026 will demonstrate
how advanced textile technologies are reshaping the future
of global textile production. As automation, digitalization
and sustainability continue to influence manufacturing
strategies, smart textile technologies are expected to
become even more important across the industry in the
coming years.
Bringing the global textile technology industry together
at Tüyap Fair Convention and Congress Center in Istanbul
on June 9-13, 2026, ITM 2026 is expected to showcase
smart manufacturing, sustainable production and next
generation textile technologies.
Sektör temsilcileri, küresel pazarlarda çevre dostu üretim
standartlarının giderek daha fazla önem kazanmasıyla
birlikte, sürdürülebilirlik yatırımlarının gelecekteki tekstil
üretim stratejilerini şekillendirmeyi sürdüreceğini ifade
ediyor.
Türkiye tekstil teknolojilerindeki konumunu güçlendiriyor
ITM 2026’ya katılması beklenen uluslararası ziyaretçilerin,
Türkiye’nin tekstil üretimi ve makine yatırımlarındaki
yükselen rolünü yakından takip etmesi bekleniyor. Güçlü
sanayi altyapısı, stratejik coğrafi konumu ve artan üretim
kapasitesiyle Türkiye, tekstil üretim teknolojileri açısından
önemli merkezlerden biri olmayı sürdürüyor.
Sektör temsilcileri, ITM 2026’nın gelişmiş tekstil
teknolojilerinin küresel üretimin geleceğini nasıl
şekillendirdiğini ortaya koyacağını düşünüyor. Otomasyon,
dijitalleşme ve sürdürülebilirlik üretim stratejilerini
etkilemeye devam ederken, akıllı tekstil teknolojilerinin
sektör genelinde daha da önemli hale gelmesi bekleniyor.
9-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Tüyap Fuar
ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek ITM 2026’nın,
akıllı üretim, sürdürülebilir üretim ve yeni nesil tekstil
teknolojilerini sektör profesyonelleriyle buluşturması
bekleniyor.
24 May Mayıs 2026
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
Flud
Control Equpments
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
By
Choose ensuring the right valve for your process.
we
efficiency and energy conservation
''More are committed Livable World''
to leaving
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
for future generations.
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
ÜRETİMDEVERİMLİLİK
www.pnosan.com.tr
www.nordsteam.tr
10-13 June 2026 09-13 June 2026
Hall:4 / Stand:F145
Hall:11 / Stand:1112
Global textile machinery industry
turns its focus to ITMA ASIA +
CITME 2026
ITMA ASIA + CITME 2026 için
hazırlıklar hızlandı
Preparations have officially begun for ITMA ASIA +
CITME 2026, one of the textile machinery industry’s
most significant global gatherings. The exhibition will
take place between November 20-24, 2026, at the National
Exhibition and Convention Centre in Shanghai. The event
is expected to accelerate technology investments and
strengthen new business partnerships across the Asian
textile market.
Organizers state that digital manufacturing technologies,
smart factories, automation systems, and energy-efficient
machinery will be among the key highlights of this year’s
exhibition. Following the opening of applications, many global
machinery manufacturers have already started preparing to
showcase their next-generation solutions at the event.
Asian market signals renewed growth
The Asian textile industry, which has regained investment
momentum after the pandemic period, is increasing its
production capacities particularly in China, India, and
Southeast Asian countries. This trend is creating new
opportunities for textile machinery manufacturers. According
to industry experts, ITMA ASIA + CITME 2026 will not only be
a machinery exhibition but also a major commercial platform
where the future strategies of the textile industry will take
shape.
Artificial intelligence and automation investments
stand out
Artificial intelligence-supported production systems
are gaining increasing importance in textile machinery
technologies. AI-based solutions are being developed
especially in quality control, production planning, and energy
Tekstil makineleri sektörünün en büyük buluşmalarından
biri olan ITMA ASIA + CITME 2026 için hazırlık süreci
resmen başladı. Organizasyon, 20-24 Kasım 2026
tarihleri arasında Şanghay’daki National Exhibition and
Convention Centre’da gerçekleştirilecek. Fuarın, özellikle
Asya pazarındaki teknoloji yatırımlarını ve yeni iş birliklerini
hızlandırması bekleniyor.
Organizatörler, bu yıl dijital üretim teknolojileri, akıllı fabrikalar,
otomasyon sistemleri ve enerji tasarruflu makinelerin ön plana
çıkacağını belirtiyor. Başvuruların başlamasıyla birlikte birçok
global makine üreticisi yeni nesil çözümlerini fuarda tanıtmak
için hazırlıklara başladı.
Asya pazarı yeniden büyüme sinyali veriyor
Pandemi sonrası dönemde yatırımlarını yeniden hızlandıran
Asya tekstil sektörü, özellikle Çin, Hindistan ve Güneydoğu
Asya ülkelerinde kapasite artışına yöneliyor. Bu durum, tekstil
makineleri üreticileri için yeni fırsatlar oluşturuyor. Uzmanlara
göre ITMA ASIA + CITME 2026, yalnızca makine sergilenen
bir fuar değil, aynı zamanda sektörün gelecek stratejilerinin
belirlendiği önemli bir ticaret platformu olacak.
Yapay zekâ ve otomasyon yatırımları dikkat çekiyor
Tekstil makinelerinde yapay zekâ destekli üretim sistemleri
artık daha fazla önem kazanıyor. Özellikle kalite kontrol, üretim
planlama ve enerji optimizasyonu alanlarında AI tabanlı
çözümler geliştiriliyor. Fuarda otomatik bakım sistemleri,
veri odaklı üretim yönetimi ve dijital ikiz teknolojilerinin öne
çıkması bekleniyor.
26 May Mayıs 2026
BIZI ZIYARET
EDIN
Applications have officially opened
for ITMA ASIA + CITME 2026, one
of Asia’s largest textile machinery
exhibitions, as the industry prepares
for a new wave of technology
launches.
Salon H7
Stand 714B
optimization. Automatic maintenance systems, data-driven
production management, and digital twin technologies
are expected to become some of the leading innovations
showcased at the exhibition.
In line with sustainable manufacturing goals, machinery
designed to reduce water and energy consumption has
also become a major focus for manufacturers. Investment
decisions in the new era are increasingly shaped not only by
production speed and capacity, but also by energy efficiency
and carbon emission targets.
Asya’nın en büyük tekstil makineleri
organizasyonlarından ITMA ASIA +
CITME 2026 için başvurular başladı,
sektör yeni teknoloji lansmanlarına
hazırlanıyor.
Ayrıca sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda su ve
enerji tüketimini azaltan makineler de üreticilerin odak noktası
haline geldi. Yeni dönemde yatırım kararlarının yalnızca hız
ve kapasiteye değil, enerji verimliliği ve karbon emisyonlarına
göre şekillendiği görülüyor.
Üstün başarı
için tüm hazırlık
süreçlerinin
izlenmesi
Uster AFIS 6, üretim
maliyetlerinin ve
nihai iplik kalitesinin
mükemmel yönetimi
için gerekli verileri
sağlar.
www.uster.com/afis6
Young talents honoured - 60
years Walter Reiners Foundation
Genç yetenekler ödüllendirildi – Walter
Reiners Foundation 60 yaşında
Mattis Körner, from TU Dresden, received a
sustainability award for his internship project, in
which he analysed the effects of fibre lengths on the
properties of fibre composites.
Annegret Storm was awarded a promotion prize for her
bachelor’s thesis, which she completed at RWTH Aachen. She
evaluated microwave heating technology in the false-twist
texturing process.
Lukas Robert Balon (RWTH Aachen) was awarded a
promotion prize in the master’s category. In his thesis, he
developed a CFD model to describe the flow conditions during
BCF texturing.
The Walter Reiners Foundation awarded a promotion prize
to Katrin Platte for her master’s thesis, which she completed
at the DITF in Denkendorf. The topic was the design of a
drafting machine for precursor filament yarns.
The recycling of carbon fibres was the subject of the
master’s thesis by Sabina Dann, RWTH Aachen, who was
awarded a sustainability prize by the foundation.
60 Years Walter Reiners Foundation
During the event, the foundation celebrated its 60th
anniversary. To mark the occasion, the foundation’s chairman,
Peter D. Dornier, looked back on the industry’s development
over the past decades together with former award winners
Prof. Stefan Schlichter (1989 award) and Dr Heiko Schenuit
(2013 award).
The entire industry benefits from the work of the Walter
Reiners Foundation, as highly qualified young engineers are
essential for tomorrow’s success.
Walter Reiners Foundation – Attracting and promoting talent
The VDMA Textile Machinery Association is actively committed
to promoting young engineers through its Walter Reiners
Foundation. Every year, the foundation awards sponsorship
and sustainability prizes in the categories of bachelor’s,
diploma and master’s degrees. By providing financial support
for university excursions to VDMA member companies and to
the leading trade fair ITMA, it enables students to gain regular
insights into practical applications.
The VDMA represents 3500 German and European
mechanical and plant engineering companies. The industry
stands for innovation, export orientation and SMEs. The
companies employ around 3 million people in the EU-27,
more than 1.2 million of them in Germany alone. This makes
mechanical and plant engineering the largest employer
among the capital goods industries, both in the EU-27 and
in Germany. In the European Union, it represents a turnover
volume of an estimated 900 billion euros.
TU Dresden’den Mattis Körner, fiber uzunluklarının fiber
kompozitlerin özellikleri üzerindeki etkilerini analiz ettiği
staj projesiyle sürdürülebilirlik ödülüne layık görüldü.
Annegret Storm ise RWTH Aachen’da tamamladığı lisans
teziyle teşvik ödülü aldı. Storm, yalancı büküm tekstüre
prosesinde mikrodalga ısıtma teknolojisini değerlendirdi.
RWTH Aachen’dan Lukas Robert Balon, yüksek lisans
kategorisinde teşvik ödülünün sahibi oldu. Balon, tez
çalışmasında BCF tekstüre sürecindeki akış koşullarını
açıklayan bir CFD modeli geliştirdi.
Walter Reiners Foundation, DITF Denkendorf’ta tamamladığı
yüksek lisans teziyle Katrin Platte’ye de teşvik ödülü verdi.
Çalışmanın konusu, öncü filament iplikler için bir çekim
makinesinin tasarımı oldu.
RWTH Aachen’dan Sabina Dann’ın yüksek lisans tezinde
ise karbon fiberlerin geri dönüşümü ele alındı. Dann, bu
çalışmasıyla vakfın sürdürülebilirlik ödülünü kazandı.
Walter Reiners Foundation 60. yılını kutladı
Etkinlik sırasında vakıf, 60. kuruluş yıl dönümünü de kutladı.
Bu özel vesileyle vakıf başkanı Peter D. Dornier, eski ödül
sahipleri Prof. Stefan Schlichter (1989 ödülü) ve Dr. Heiko
Schenuit (2013 ödülü) ile birlikte sektörün son on yıllardaki
gelişimini değerlendirdi.
Walter Reiners Foundation’ın çalışmaları tüm sektör için
önem taşıyor; çünkü yüksek nitelikli genç mühendisler
geleceğin başarısında kritik rol oynuyor.
Walter Reiners Foundation – Yetenekleri sektöre kazandırıyor
VDMA Tekstil Makineleri Birliği, Walter Reiners Foundation
aracılığıyla genç mühendislerin desteklenmesine aktif olarak
katkı sağlıyor. Vakıf her yıl lisans, diploma ve yüksek lisans
kategorilerinde teşvik ve sürdürülebilirlik ödülleri veriyor.
28 May Mayıs 2026
At the Techtextil trade fair in
Frankfurt at the end of April,
Peter D. Dornier, chairman of the
VDMA’s Walter Reiners Foundation,
presented awards to five successful
young engineers. Promotion and
sustainability awards were presented
in the categories of bachelor’s/
project theses and diploma/master’s
theses. Academic theses are eligible
for the sustainability awards if, for
example, they develop solutions
for resource-efficient products and
technologies.
Triko ürünler
için CPB boyama
istasyonu
Around 80 percent of the machinery sold in the EU comes
from a manufacturing plant in the domestic market.
Nisan ayının sonunda Frankfurt’ta
düzenlenen Techtextil fuarında,
VDMA Walter Reiners Foundation
Başkanı Peter D. Dornier, başarılı beş
genç mühendise ödüllerini takdim
etti. Lisans/proje tezleri ile diploma/
yüksek lisans tezleri kategorilerinde
teşvik ve sürdürülebilirlik ödülleri
verildi. Kaynak verimliliği sağlayan
ürün ve teknolojilere yönelik
çözümler geliştiren akademik
çalışmalar sürdürülebilirlik ödülüne
aday olabiliyor.
%100 seviyeli boyama sonuçları elde edilen, tuz içermeyen
boyama.
CPB boyama istasyonunun kalbi hala, iki adet Küster S silindirine
ve aşağı ve geriye doğru dönen bir boyama oluğuna sahip bir
emdirme makinesidir.
Geliştirilmiş CPB boyama istasyonu, 1 l/kg’dan daha az su
tüketiminde, listeleme veya atık olmadan tüm parti boyunca
%100 seviyeli boyama sonuçlarını garanti eder.
Kumaşınızın inci gibi olması için özen gösteriyoruz.
Benninger ise hissedersiniz!
Ayrıca üniversite gezilerine, VDMA üyesi şirket ziyaretlerine ve
dünyanın önde gelen tekstil makineleri fuarı ITMA’ya yönelik
finansal destek sağlayarak öğrencilerin uygulamaya yönelik
deneyim kazanmasına yardımcı oluyor.
VDMA, 3500 Alman ve Avrupalı makine ve tesis mühendisliği
şirketini temsil ediyor. Sektör; inovasyon, ihracat odaklı yapı ve
KOBİ gücüyle öne çıkıyor. Şirketler, AB-27 ülkelerinde yaklaşık
3 milyon kişiye istihdam sağlarken bunun 1,2 milyondan
fazlası yalnızca Almanya’da bulunuyor. Böylece makine ve
tesis mühendisliği sektörü, hem Almanya’da hem de AB-
27’de sermaye malları endüstrileri arasında en büyük işveren
konumunda yer alıyor. Avrupa Birliği’nde sektörün toplam
cirosunun yaklaşık 900 milyar euro olduğu tahmin ediliyor.
AB’de satılan makinelerin yaklaşık yüzde 80’i, Avrupa iç
pazarındaki üretim tesislerinde üretiliyor.
Visit us at ITM
9 – 13 June 2026, Istanbul
Hall 8, Booth 804/A
Benninger AG | 9240 Uzwil | İsviçre
T +41 71 955 85 85 | F +41 71 955 87 47
info@benningergroup.com | www.benningergroup.com
Efficiency, quality and reliability:
Stäubli solutions on display at
ITM Istanbul 2026
Verimlilik, kalite ve güvenilirlik: ITM
İstanbul 2026’da Stäubli çözümleri
sergileniyor
Attending ITM 2026, the International Textile
Machinery Exhibition Staubli has prepared
excellent solutions to its business partners.
Taking place in Istanbul, ITM remains one of the most
influential textile machinery exhibitions worldwide and a
key meeting point for manufacturers, technology providers,
and decisionmakers across Türkiye, the Middle East, and
neighboring regions.
The company will welcome visitors in Hall 8, Stand 803.
Türkiye: a strategic and fastmoving textile market
Türkiye stands among the world’s most competitive
textile and apparel producers, with a strong exportoriented
industry covering denim, home textiles, readytowear,
technical fabrics, and carpet weaving. Its strategic
geographical position enables fast and costeffective
access to European markets, making the country a key
nearshoring hub for brands seeking short lead times and
production flexibility.
Operating in a highly dynamic environment, textile
manufacturers in Türkiye and the surrounding regions
continue to invest in automation, energy efficiency, and
production reliability to remain globally competitive.
This generates sustained demand for advanced weaving
preparation, shedding, dobby, and Jacquard technologies
capable of supporting high speeds, frequent style changes,
and complex fabric structures.
Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı ITM 2026’ya
katılan Stäubli, iş ortakları için üstün çözümler
hazırladı. İstanbul’da düzenlenen ITM, dünya
genelinde en etkili tekstil makineleri fuarlarından
biri olmaya devam ederken, Türkiye, Orta Doğu ve
komşu bölgelerden üreticiler, teknoloji sağlayıcıları
ve karar vericiler için önemli bir buluşma noktasıdır.
Şirket, ziyaretçilerini 8. Salon, 803 numaralı stantta
ağırlayacak.
Türkiye: stratejik ve hızlı gelişen bir tekstil pazarı
Türkiye, denim, ev tekstili, hazır giyim, teknik kumaşlar
ve halı dokuma gibi alanları kapsayan güçlü ihracat
odaklı yapısıyla dünyanın en rekabetçi tekstil ve hazır
giyim üreticileri arasında yer almaktadır. Stratejik coğrafi
konumu, Avrupa pazarlarına hızlı ve maliyet etkin erişim
sağlayarak, kısa teslim süreleri ve üretim esnekliği arayan
markalar için ülkeyi önemli bir “near-shoring” merkezi
haline getirmektedir.
Oldukça dinamik bir ortamda faaliyet gösteren Türkiye
ve çevre bölgelerdeki tekstil üreticileri, küresel rekabet
güçlerini koruyabilmek için otomasyon, enerji verimliliği ve
üretim güvenilirliğine yatırım yapmayı sürdürmektedir. Bu
durum, yüksek hızları, sık stil değişikliklerini ve karmaşık
30 May Mayıs 2026
Stäubli Solutions on display at ITM 2026
At ITM 2026, Stäubli will present a comprehensive portfolio
covering Weaving Preparation Systems (WPS), electronic
cam motions & dobbies, and Jacquard solutions, designed
to enhance efficiency, process stability, and fabric quality
across a wide range of weaving applications.
SAFIR PRO S47 automatic drawingin machine is specially
designed for the production of standard fabrics made from
coarse and fancy yarns, denim and technical yarns like
glass. SAFIR PRO S47 combines maximum quality and
performance with drawingin speeds of up to 190 ends/
min, advanced Active Warp Control 2.0, high flexibility for
fast startup, and a wide application range for complex,
multilayer weaving setups.
The TIEPRO warp knotting machine is designed for
universal use with standard warp yarns in any weaving
mill. It features a type of yarn
separation system without
separating needles, which makes
it especially economical. TIEPRO
knots a wide range of warp
sheets automatically, efficiently,
rapidly, and widely faultless.
The S1792 cam motion is built
for continuous operation, it helps
ensure consistent fabric quality
even at very high production
speeds. It features 10 lifting
units and is designed for highspeed
weaving of plain weaves
kumaş yapılarını destekleyebilen gelişmiş çözgü hazırlama,
armür, dobby ve Jakar teknolojilerine olan talebi sürekli
kılmaktadır.
ITM 2026’da sergilenecek Stäubli çözümleri
Stäubli, ITM 2026’da dokuma hazırlık sistemleri (WPS),
elektronik kam mekanizmaları ve dobby’ler ile Jakar
çözümlerini kapsayan geniş bir portföy sunacak. Bu
çözümler, farklı dokuma uygulamalarında verimliliği, süreç
istikrarını ve kumaş kalitesini artırmak üzere tasarlanmıştır.
SAFIR PRO S47 otomatik tahar makinesi, kalın ve fantezi
ipliklerden üretilen standart kumaşlar, denim ve cam gibi
teknik ipliklerin üretimi için özel olarak tasarlanmıştır.
Dakikada 190 çözgü ipliğine kadar tahar hızı, gelişmiş
Active Warp Control 2.0, hızlı başlangıç için yüksek esneklik
ve karmaşık çok katmanlı dokuma kurulumları için geniş
uygulama alanı ile maksimum
kalite ve performansı bir araya
getirir.
TIEPRO çözgü bağlama
makinesi, her türlü dokuma
tesisinde standart çözgü
iplikleriyle evrensel kullanım için
geliştirilmiştir. Ayırıcı iğneler
gerektirmeyen iplik ayırma
sistemi sayesinde özellikle
ekonomiktir. TIEPRO, geniş bir
çözgü tabakasını otomatik,
verimli, hızlı ve neredeyse
hatasız şekilde bağlar.
Ürettiğiniz kumaş türü fark etmeksizin, her atkıda
tamamen güvenebileceğiniz gövde hareketleri kritik
önem taşır. Basit dokumalar, desenli kumaşlar
veya teknik kumaşlara yönelik Stäubli ağızlık açma
makineleri, kalite ve inovasyon konusunda bir
tutkuyla tasarlanmıştır.
Tüm dünyadaki dokuma fabrikalarıyla devamlı iş
birliği içinde çalışarak uzun yıllardır deneyim kazanan
pazar liderine güvenin.
www.staubli.com
Salon 8 | Stant No 803
Her çeşit kumaşı dokumak
için gücü çerçeveli tahrik
on both air-jet and rapier machines. It reaches speeds of
up to 1,400 rpm for narrow and cotton applications.
The electronic rotary dobby S3060 is designed to deliver
reliable and flexible performance for a wide range of
weaving applications. With its robust construction and
proven Stäubli technology, it supports stable highspeed
operation while ensuring precise shed formation. The
S3060 offers excellent versatility for mills seeking
efficiency, consistent fabric quality, and longterm reliability
in demanding production environments.
SX PRO Jacquard machine, combining high lifting
capacity, precision, and durability for complex patterns and
premium fabric production. The SX PRO produces excellent
results in weaving terry, cloth, upholstery, tapestry, silk
fabric, apparels or seat covers, and technical fabrics on all
types of weaving machines.
Other Stäubli solutions to discover during ITM 2026
The electronic rotary dobby S3280 offers robust design,
high speed, and excellent versatility for airjet and rapier
weaving applications. This makes it a perfect fit for highspeed
denim weaving. The S3280 rotary dobby combines
mechanical robustness with proven field performance.
The GA500 Jacquard harness is designed to ensure
precise, stable, and reliable transmission between the
Jacquard machine and the warp threads. It provides
excellent geometric stability and long-term durability,
enabling consistent fabric quality across a wide range of
weaving widths and applications including silk, linings,
cloths, decorative textiles, tablecloths, bed linens, towels...
Perfectly suited for velvet & technical fabrics weaving,
the SX PRO V, LX PRO V and LXL PRO V Jacquard machines
deliver precise, vibration-free shedding and outstanding
resistance to high stress. Their compact, versatile design
minimizes thread tension and ensures durable reliability,
thanks to optimized sealing, efficient ventilation, easy
access for adjustments and minimal maintenance.
Digital services hub: MyStäubli
MyStäubli, its digital customer platform designed to
simplify daily operations. MyStäubli provides fast access
to technical documentation, spare parts identification,
service requests, and machinerelated information,
supporting customers throughout the entire lifecycle of
their equipment and strengthening longterm performance.
S1792 kam mekanizması, sürekli çalışma için tasarlanmış
olup çok yüksek üretim hızlarında bile tutarlı kumaş kalitesi
sağlar. 10 kaldırma ünitesine sahip olan sistem, hava jetli
ve rapier makinelerde bezayağı dokuma için geliştirilmiştir
ve dar en ile pamuk uygulamalarında 1.400 dev/dak’ya
kadar hızlara ulaşabilir.
S3060 elektronik döner dobby, geniş dokuma
uygulamaları için güvenilir ve esnek performans sunmak
üzere tasarlanmıştır. Sağlam yapısı ve kanıtlanmış Stäubli
teknolojisi sayesinde stabil yüksek hızda çalışmayı
desteklerken hassas ağızlık oluşumunu garanti eder. Zorlu
üretim ortamlarında verimlilik, tutarlı kumaş kalitesi ve
uzun vadeli güvenilirlik arayan işletmeler için yüksek çok
yönlülük sunar.
SX PRO Jakar makinesi, karmaşık desenler ve yüksek
kaliteli kumaş üretimi için yüksek kaldırma kapasitesi,
hassasiyet ve dayanıklılığı bir araya getirir. Havlu, kumaş,
döşemelik, goblen, ipek, giyim, koltuk kaplamaları ve
teknik tekstillerin tüm dokuma makinelerinde mükemmel
sonuçlar elde edilmesini sağlar.
ITM 2026’da keşfedilecek diğer Stäubli çözümleri
S3280 elektronik döner dobby, sağlam tasarımı, yüksek hızı
ve hava jetli ile rapier dokuma uygulamaları için sunduğu
esneklik ile öne çıkar. Bu özellikleriyle yüksek hızlı denim
dokuma için ideal bir çözümdür ve mekanik dayanıklılığı
kanıtlanmış saha performansıyla birleştirir.
GA500 Jakar armürü, Jakar makinesi ile çözgü iplikleri
arasında hassas, stabil ve güvenilir aktarım sağlamak
üzere tasarlanmıştır. Mükemmel geometrik stabilite
ve uzun ömür sunarak ipek, astarlık, kumaş, dekoratif
tekstiller, masa örtüleri, nevresimler ve havlular gibi geniş
bir uygulama yelpazesinde tutarlı kumaş kalitesi sağlar.
Kadife ve teknik kumaş dokumaya mükemmel şekilde
uygun olan SX PRO V, LX PRO V ve LXL PRO V Jakar
makineleri, titreşimsiz ağızlık oluşumu ve yüksek strese karşı
üstün dayanıklılık sunar. Kompakt ve çok yönlü tasarımları,
optimize edilmiş sızdırmazlık, verimli havalandırma, kolay
ayar erişimi ve minimum bakım gereksinimi sayesinde iplik
gerilimini azaltır ve uzun ömürlü güvenilirlik sağlar.
Dijital hizmet platformu: MyStäubli
MyStäubli, günlük operasyonları kolaylaştırmak için
tasarlanmış dijital müşteri platformudur. Teknik
dokümantasyon, yedek parça tanımlama, servis talepleri
ve makine bilgilerine hızlı erişim sağlayarak, ekipmanların
tüm yaşam döngüsü boyunca müşterileri destekler ve uzun
vadeli performansı güçlendirir.
32 May Mayıs 2026
tekstil / görüş
textile / opinion
By Debbie McKeegan,
CEO, Texintel
Garment printing trends 2026: From
digital experimentation to operational
requirement
Hazır giyim baskı trendleri 2026: Dijital
deneyimden operasyonel zorunluluğa
Something fundamental has changed
in garment printing. After years of
cautious experimentation, the industry
has crossed a decisive threshold. Today,
digital printing is neither a niche capability
nor a short-run workaround. It is becoming
the production backbone of a garment
industry under pressure from every direction:
geopolitics, tariffs, sustainability regulations,
and consumers demanding to know exactly
what they are wearing and where it came from.
The clearest signal of this shift is the
structural rewiring happening across the
textile ecosystem. Every business model is
evolving. On-demand manufacturing, once the
preserve of premium or bespoke operators, is
becoming a mainstream imperative. Brands
that once relied on long production runs and
offshore inventory are moving towards shorter,
more responsive cycles closer to market.
The driver is not just consumer preference
for personalisation, but hard commercial
logic: overstocking is expensive, waste is
increasingly illegal and supply chain fragility
has proved catastrophic for businesses that
did not build agility into their models.
The growth data underlines this trajectory.
According to Keypoint Intelligence’s 2024–
2029 Global Digital Textile Forecast, garment
printing placements are projected to grow
at a 6.5% CAGR over the period, rising from
around 17,000 units in 2024 to over 23,000 by
2029. More striking is the ink volume picture:
pigment inks for garment applications are
growing at a 27.9% CAGR – the fastest of any
ink type – reflecting the industry’s appetite
for dry-to-dry workflows that eliminate
the water-intensive washing and steaming
traditionally required by reactive dye systems.
In addition, according to Grand View
Research: the global digital textile printing
market size was estimated at US$5,800.3
million in 2024 and is projected to reach USD
11,596.4 million by 2030, growing at a CAGR
of 12.7%. Similarly, the global custom t-shirt
printing market size is projected to grow at a
CAGR of 11.5% from 2025 to 2030 (valued at
US$5.16 billion in 2024); and the global direct
to garment printing market is projected to
grow at CAGR of 13.0% in the same timeframe
Hazır giyim baskısında köklü bir
değişim yaşandı. Yıllarca süren
temkinli denemelerin ardından sektör
belirleyici bir eşiği aştı. Günümüzde dijital
baskı artık ne niş bir yetenek ne de kısa tirajlı
bir çözüm. Jeopolitik gelişmeler, tarifeler,
sürdürülebilirlik düzenlemeleri ve tüketicilerin
ne giydiklerini ve bunun nereden geldiğini
bilme talebi gibi çok yönlü baskılar altında
olan hazır giyim sektörünün üretim omurgası
haline geliyor.
Bu değişimin en net göstergesi, tekstil
ekosistemi genelinde gerçekleşen yapısal
dönüşüm. Tüm iş modelleri evriliyor. Eskiden
yalnızca premium veya özel üretim yapanların
alanı olan talep üzerine üretim (on-demand
manufacturing), artık ana akım bir zorunluluk
haline geliyor. Uzun üretim döngülerine ve
yurtdışı stoklara dayanan markalar, daha
kısa ve pazara daha yakın, daha esnek üretim
süreçlerine yöneliyor. Bunun nedeni yalnızca
kişiselleştirme talebi değil; aynı zamanda
güçlü bir ticari mantık: aşırı stok maliyetlidir,
atık giderek yasaklanmaktadır ve tedarik
zinciri kırılganlığı, esnek olmayan işletmeler
için yıkıcı sonuçlar doğurmuştur.
Büyüme verileri bu yönelimi açıkça ortaya
koyuyor. Keypoint Intelligence’ın 2024–2029
Küresel Dijital Tekstil Tahmini’ne göre, hazır
giyim baskı yerleşimleri bu dönemde yıllık
bileşik %6,5 büyüme oranıyla artacak; 2024’te
yaklaşık 17.000 birimden 2029’da 23.000’in
üzerine çıkacak. Daha dikkat çekici olan ise
mürekkep hacmi: hazır giyim uygulamalarında
pigment mürekkepler %27,9’luk yıllık bileşik
büyüme oranıyla en hızlı büyüyen kategori. Bu
durum, geleneksel reaktif boya sistemlerinde
gereken su yoğun yıkama ve buharlama
süreçlerini ortadan kaldıran “dry-to-dry”
(kuru giriş–kuru çıkış) iş akışlarına olan talebi
yansıtıyor.
Buna ek olarak Grand View Research’e göre:
küresel dijital tekstil baskı pazarı 2024 yılında
5,8 milyar dolar olarak tahmin edilmiş olup
2030 yılına kadar 11,6 milyar dolara ulaşması
beklenmektedir (%12,7 CAGR). Benzer şekilde,
küresel özel tasarım tişört baskı pazarı 2025–
2030 arasında %11,5 CAGR ile büyüyecek
(2024 değeri: 5,16 milyar dolar); doğrudan
giysiye baskı (DTG) pazarı ise aynı dönemde
34 May Mayıs 2026
(estimated to reach US$3.90 billion by 2030).
In 2026, sustainability sits at the heart of this
transformation as it has moved from being a strategic
choice for fashion to a legal obligation. Europe is imposing
mandatory wastewater discharge limits, digital product
passport requirements and chemical transparency
obligations that make full-process environmental
disclosure unavoidable. Voluntary certification is no longer
sufficient. Standards such as OEKO-TEX® Eco Passport,
bluesign®, and ZDHC Level 3 are becoming technical
procurement criteria rather than marketing distinctions.
Brands are demanding traceable, auditable proof of
performance from every supplier in their chain. Those that
cannot provide it will be excluded.
Yet the biggest operational challenge for most printers
is not regulatory; it is investment and upskilling. The
technologies required to compete are available. Inline
spectrophotometers, automated pretreatment systems,
AI-powered quality verification and cloud-connected
production monitoring are not futuristic concepts anymore;
they are commercial realities in the most competitive
facilities. The widening gap between the leaders and
the rest is being driven not by access to hardware but
by the organisational willingness to commit to process
transformation and staff development.
AI is already performing real work across design variation,
defect detection, colour consistency and production
planning. Keypoint Intelligence’s 2026 predictions describe
AI moving from theoretical potential to operational core,
embedded directly into RIP platforms, quality control systems
and maintenance scheduling. But AI is not a magic formula
and should not be treated as one. It requires a real change
in mindset, a willingness to share data across the workflow
and a realistic timescale for implementation. The value of
AI lies in repeatability: fewer reprints, faster approvals and
predictable cost control. Businesses that approach AI as an
overnight solution will be disappointed, whereas those that
view it as a structural investment will be rewarded.
Meanwhile, the garment itself is changing. Consumer
appetite for tactile, textured and meaningful product is
growing. Modular garments designed for longevity and
repairability are gaining ground. Eco-fabrics – from
recycled polyester and lyocell to emerging bio-based
materials like mycelium leather – are creating new
substrate challenges and new opportunities for digital
print. High-speed production systems capable of handling
640m²/hr and above are growing at a 23.2% CAGR, driven
precisely by this convergence of material diversity and
production scale.
The printers who will succeed in this environment are
those who can deliver agility alongside sustainability, who
can turn around short runs without sacrificing consistency,
who can prove their environmental credentials with data
rather than declarations, and who can adapt their production
model as the market continues to evolve. Intuitive, seamless
and sustainable production is no longer the holy grail; it
is the entry requirement. Events like FESPA remain vital
precisely because the knowledge exchange they enable
between suppliers, practitioners and brand partners will
help the industry to overcome the challenges and find the
commercial opportunities waiting on the other side.
%13 CAGR ile 2030’da 3,9 milyar dolara ulaşacaktır.
2026 itibarıyla sürdürülebilirlik bu dönüşümün
merkezinde yer alıyor; çünkü artık moda için stratejik bir
tercih olmaktan çıkıp yasal bir zorunluluk haline gelmiş
durumda. Avrupa, zorunlu atık su deşarj limitleri, dijital ürün
pasaportu gereklilikleri ve kimyasal şeffaflık yükümlülükleri
getirerek üretim süreçlerinin çevresel etkilerinin tamamen
açıklanmasını kaçınılmaz kılıyor. Gönüllü sertifikalar
artık yeterli değil. OEKO-TEX® Eco Passport, bluesign®
ve ZDHC Level 3 gibi standartlar artık pazarlama unsuru
değil, teknik tedarik kriteri haline geliyor. Markalar, tedarik
zincirlerindeki her paydaştan izlenebilir ve denetlenebilir
performans kanıtı talep ediyor. Bunu sağlayamayanlar
sistem dışında kalacak.
Buna rağmen, baskı işletmeleri için en büyük
operasyonel zorluk düzenlemeler değil; yatırım ve yetkinlik
geliştirme. Rekabet için gerekli teknolojiler mevcut. Hat içi
spektrofotometreler, otomatik ön işlem sistemleri, yapay
zekâ destekli kalite doğrulama ve bulut bağlantılı üretim
izleme artık geleceğe ait kavramlar değil; en rekabetçi
tesislerde kullanılan ticari gerçekliklerdir. Sektördeki
liderlerle diğerleri arasındaki fark, donanıma erişimden
ziyade süreç dönüşümüne ve çalışan gelişimine yönelik
kurumsal isteklilikten kaynaklanıyor.
Yapay zekâ halihazırda tasarım varyasyonu, hata tespiti,
renk tutarlılığı ve üretim planlaması gibi alanlarda aktif rol
oynuyor. Keypoint Intelligence’ın 2026 öngörüleri, yapay
zekânın teorik potansiyelden operasyonel çekirdeğe
geçerek RIP platformlarına, kalite kontrol sistemlerine ve
bakım planlamasına doğrudan entegre olduğunu belirtiyor.
Ancak yapay zekâ sihirli bir çözüm değildir ve bu şekilde
ele alınmamalıdır. Gerçek bir zihniyet değişimi, veri
paylaşımına açıklık ve uygulanması için gerçekçi bir zaman
çizelgesi gerektirir. Yapay zekânın değeri tekrarlanabilirlikte
yatar: daha az yeniden baskı, daha hızlı onay süreçleri ve
öngörülebilir maliyet kontrolü. Onu anlık çözüm olarak
görenler hayal kırıklığı yaşayacaktır; yapısal bir yatırım
olarak değerlendirenler ise kazanacaktır.
Bu arada giysinin kendisi de değişiyor. Tüketicilerin
dokunsal, dokulu ve anlamlı ürünlere olan ilgisi artıyor.
Uzun ömürlü ve onarılabilir modüler giysiler yaygınlaşıyor.
Geri dönüştürülmüş polyester ve liyoselden, miselyum
derisi gibi yeni biyobazlı malzemelere kadar uzanan
çevreci kumaşlar, dijital baskı için hem yeni zorluklar hem
de yeni fırsatlar sunuyor. Saatte 640 m² ve üzeri üretim
kapasitesine sahip yüksek hızlı sistemler, bu malzeme
çeşitliliği ve üretim ölçeği birleşiminin etkisiyle %23,2 CAGR
ile büyüyor.
Bu ortamda başarılı olacak baskı işletmeleri;
sürdürülebilirlikle birlikte çeviklik sunabilen, kısa tirajları
kalite kaybı olmadan gerçekleştirebilen, çevresel
performansını beyanlarla değil verilerle kanıtlayabilen ve
pazar geliştikçe üretim modelini uyarlayabilenler olacaktır.
Sezgisel, kesintisiz ve sürdürülebilir üretim artık ulaşılması
gereken bir ideal değil; sektöre giriş şartıdır. FESPA gibi
etkinlikler bu nedenle kritik önem taşımaya devam ediyor;
çünkü tedarikçiler, uygulayıcılar ve markalar arasındaki
bilgi paylaşımı, sektörün zorlukları aşmasına ve yeni ticari
fırsatları yakalamasına yardımcı olacaktır.
36 May Mayıs 2026
A new era in digital textile
printing
Dijital tekstil baskısında yeni çağ
The textile industry has undergone one of its
biggest transformations over the past two decades
through digital printing technologies. Production
models once dominated by rotary and screen-printing
methods are now being replaced by high-resolution, fast
and flexible digital systems. Widely adopted in fashion,
home textiles, sportswear and technical textiles, digital
printing technologies are attracting attention with their
low-cost short-run production capabilities, customization
opportunities and environmentally friendly applications.
According to industry experts, the global digital textile
printing market is expected to maintain double-digit
growth in the coming years and become one of the core
technologies of textile manufacturing.
The evolution of digital printing
The foundations of digital textile printing were laid in the
1990s with the development of inkjet technologies. Initially
used only for sample production due to low speed and
limited color capabilities, these systems have now become
major players in industrial production lines. In the mid-
2000s, advances in printhead technologies enabled highresolution
printing. Later, the development of pigment,
reactive and sublimation inks expanded digital printing
applications to cotton, polyester, silk and technical fabrics.
Today, AI-supported color management, automatic
calibration systems and high-speed industrial machines
are turning digital printing technologies into a strong
alternative for mass production.
New-generation ınks and chemicals stand out
One of the most important development areas in digital
textile printing has been ink and chemical technologies.
In recent years, pigment-based inks have become
increasingly prominent. Pigment systems that operate
Tekstil sektörü, son 20 yılda en büyük dönüşümlerinden
birini dijital baskı teknolojileriyle yaşadı. Geleneksel
rotasyon ve serigrafi baskı yöntemlerinin hâkim
olduğu üretim modeli, bugün yerini yüksek çözünürlüklü,
hızlı ve esnek dijital sistemlere bırakıyor. Özellikle moda, ev
tekstili, spor giyim ve teknik tekstil alanlarında yaygınlaşan
dijital baskı teknolojileri; düşük maliyetli kısa metraj üretim,
kişiselleştirme ve çevre dostu uygulamalarıyla dikkat
çekiyor. Uzmanlara göre küresel dijital tekstil baskı pazarı
önümüzdeki yıllarda çift haneli büyümesini sürdürecek ve
sektörün merkezine yerleşecek.
Dijital baskının gelişim süreci
Dijital tekstil baskısının temelleri 1990’lı yıllarda inkjet
teknolojilerinin gelişmesiyle atıldı. İlk dönemlerde düşük
hız ve sınırlı renk kapasitesi nedeniyle yalnızca numune
üretiminde kullanılan sistemler, bugün endüstriyel üretim
hatlarının ana oyuncusu hâline geldi. 2000’li yılların
ortasında baskı kafası teknolojilerindeki gelişmeler, yüksek
çözünürlüklü baskıyı mümkün kıldı. Ardından pigment,
reaktif ve süblimasyon boyalarının gelişimiyle dijital baskı;
pamuk, polyester, ipek ve teknik kumaşlar dahil olmak
üzere çok geniş bir alana yayıldı. Bugün ise yapay zekâ
destekli renk yönetimi, otomatik kalibrasyon sistemleri ve
yüksek hızlı endüstriyel makineler sayesinde dijital baskı
teknolojileri seri üretimde güçlü bir alternatif oluşturuyor.
Yeni nesil boyalar ve kimyasallar öne çıkıyor
Dijital tekstil baskısındaki en önemli gelişim alanlarından
biri boya ve kimyasal teknolojileri oldu. Son yıllarda
özellikle pigment bazlı boyalar öne çıkıyor. Daha düşük su
tüketimiyle çalışan pigment sistemleri, kumaş ön işlem
38 May Mayıs 2026
Offering speed, sustainability
and unlimited design freedom,
digital textile printing is preparing
to replace traditional methods in
fashion and industrial production.
New-generation inks, eco-friendly
chemicals and AI-powered machines
are reshaping the future of the
industry.
with lower water consumption contribute to sustainable
production by reducing the need for fabric pre-treatment.
Advanced pigment formulations also provide brighter colors,
higher wash fastness and a softer fabric touch.
Advances in reactive and sublimation technologies
Reactive dyes used for cotton fabrics can now be fixed
with lower energy consumption, while sublimation printing
technologies have gained significant momentum in the
polyester sector. Especially in sportswear and activewear
products, sublimation printing is in high demand due to its
durability and superior color performance. In line with the
European Green Deal and sustainability criteria, the use
of chemicals containing formaldehyde, heavy metals and
harmful solvents is rapidly decreasing across the industry.
Water-based inks, biodegradable chemicals and low-carbon
production processes are becoming key investment areas for
manufacturers.
The environmental contribution of digital printing
For years, the textile industry has faced criticism for its high
water consumption and chemical waste. Digital printing
technologies aim to change this perception. While traditional
printing methods consume large amounts of water, digital
systems significantly reduce water usage. Some nextgeneration
pigment systems are even making nearly waterless
production possible. Using only the necessary amount of
ink reduces waste levels. In addition, eliminating screen and
plate preparation processes saves energy and accelerates
production workflows. Thanks to its compatibility with shortrun
and local manufacturing models, digital printing also has
the potential to reduce excess inventory and logistics-related
carbon emissions.
New technologies are transforming the industry
Investments in digital textile printing are no longer limited
to printing machines alone. New-generation machines are
equipped with artificial intelligence-supported software. These
systems automatically detect color deviations, optimize print
quality and reduce error rates. With Industry 4.0 applications,
printing processes are becoming fully digitalized. Automatic
fabric feeding, online quality control and remote management
systems are increasing production efficiency. Fashion brands
can now offer customers personalized designs. Thanks to 3D
design software, collection development processes are also
becoming faster and more efficient.
Hız, sürdürülebilirlik ve sınırsız
tasarım özgürlüğü sunan dijital
tekstil baskısı, moda ve endüstriyel
üretimde geleneksel yöntemlerin
yerini almaya hazırlanıyor. Yeni nesil
boyalar, çevreci kimyasallar ve yapay
zekâ destekli makineler sektörün
geleceğini yeniden şekillendiriyor.
ihtiyacını azaltarak sürdürülebilir üretime katkı sağlıyor.
Ayrıca gelişmiş pigment formülleri sayesinde daha canlı
renkler, yüksek yıkama haslığı ve yumuşak tuşe elde
edilebiliyor.
Reaktif ve süblimasyon teknolojileri gelişiyor
Pamuklu kumaşlarda kullanılan reaktif boyalar daha düşük
enerjiyle fikse edilebilir hâle gelirken, polyester sektöründe
süblimasyon baskı teknolojileri büyük hız kazandı. Özellikle
spor giyim ve aktif yaşam ürünlerinde süblimasyon
baskılar, dayanıklılık ve renk performansı nedeniyle yoğun
talep görüyor.
Çevreci kimyasal dönüşüm
Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sürdürülebilirlik kriterleri
doğrultusunda sektörde formaldehit, ağır metal ve zararlı
solvent içeren kimyasalların kullanımı hızla azalıyor.
Su bazlı mürekkepler, biyolojik çözünebilen kimyasallar
ve düşük karbon salımı sağlayan prosesler, üreticilerin
öncelikli yatırım alanları arasında yer alıyor.
Dijital baskının çevreye katkısı
Tekstil sektörü uzun yıllardır yüksek su tüketimi ve kimyasal
atık nedeniyle çevresel eleştirilerin odağında bulunuyor.
Dijital baskı teknolojileri ise bu tabloyu değiştirmeyi
hedefliyor. Geleneksel baskı yöntemlerinde yüksek miktarda
su kullanılırken, dijital baskı sistemleri su tüketimini ciddi
oranda azaltıyor. Bazı yeni nesil pigment sistemlerinde
neredeyse susuz üretim mümkün hâle geliyor. Dijital
sistemlerde yalnızca ihtiyaç kadar boya kullanılması, atık
miktarını düşürüyor. Ayrıca kalıp hazırlama süreçlerinin
ortadan kalkması hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de
üretim süreçlerini hızlandırıyor. Kısa metrajlı üretim ve yerel
üretim modellerine uygun yapısı sayesinde dijital baskı,
stok fazlasını ve lojistik kaynaklı karbon salımını azaltma
potansiyeli taşıyor.
Yeni teknolojiler sektörü dönüştürüyor
Dijital tekstil baskısında teknoloji yatırımları yalnızca
baskı makineleriyle sınırlı kalmıyor. Yeni nesil makinelerde
yapay zekâ destekli yazılımlar kullanılıyor. Bu sistemler
renk sapmalarını otomatik algılıyor, baskı kalitesini
optimize ediyor ve hata oranını düşürüyor. Endüstri 4.0
uygulamalarıyla birlikte baskı süreçleri tamamen dijital
hâle geliyor. Otomatik kumaş besleme, online kalite
kontrol ve uzaktan yönetim sistemleri üretim verimliliğini
artırıyor. Moda markaları artık müşterilere kişiselleştirilmiş
40 May Mayıs 2026
Advantages of digital printing
Direct transfer of designs from digital platforms to fabric
significantly shortens collection preparation times. Photoquality
prints, gradient transitions and complex patterns
can be applied much more easily through digital systems.
Since there are no screen or plate costs, small-volume
production becomes economically viable. This creates
major advantages for boutique brands and independent
designers. The ability to produce each item in different
colors and patterns strengthens the trend toward
personalized consumer products.
A new era in digital printing machines
Machine manufacturers are now focusing on developing
faster, more economical and more environmentally friendly
systems. New-generation single-pass machines can
produce at speeds close to traditional rotary printing.
This technology is paving the way for industrial-scale
digitalization. Advanced printheads make it possible to
print extremely fine details with exceptional clarity. This
feature is especially important in fashion and interior
decoration sectors. New machines incorporate energysaving
drying systems and smart control technologies to
reduce power consumption.
The future of the industry: Hybrid and sustainable
production
According to experts, the future textile production model
will be based on hybrid systems. While traditional printing
methods are unlikely to disappear completely, the share of
digital technologies in manufacturing will continue to grow
rapidly. The following trends are expected to stand out in
the coming years:
• Fully automated AI-supported production
• Near-zero water consumption systems
• Bio-based ink technologies
• Demand-driven manufacturing models
• Local and rapid production networks
• Digital printing applications for smart and functional
textiles
Industry representatives emphasize that digital printing
is no longer just a production method, but a new industrial
model that combines sustainability, speed and creative
freedom.
tasarımlar sunabiliyor. 3D tasarım yazılımları sayesinde
koleksiyon hazırlama süreçleri de hızlanıyor.
Dijital baskının avantajları
Tasarımın dijital ortamdan doğrudan kumaşa aktarılması,
koleksiyon hazırlık sürelerini önemli ölçüde kısaltıyor.
Fotoğraf kalitesinde baskılar, degrade geçişler ve karmaşık
desenler dijital sistemlerle çok daha kolay uygulanabiliyor.
Kalıp maliyeti olmadığı için küçük miktarlı üretimler
ekonomik hâle geliyor. Bu durum butik markalar ve
tasarımcılar için büyük avantaj sağlıyor. Her ürünün farklı
desen veya renklerde üretilebilmesi, tüketiciye özel tasarım
trendini güçlendiriyor.
Dijital baskı makinelerinde yeni dönem
Makine üreticileri artık daha hızlı, daha ekonomik ve daha
çevreci sistemler geliştirmeye odaklanıyor. Yeni nesil
“single pass” makineler, geleneksel rotasyon baskıya yakın
hızlarda üretim yapabiliyor. Bu teknoloji endüstriyel ölçekte
dijitalleşmenin önünü açıyor. Gelişmiş baskı kafaları
sayesinde çok ince detaylar yüksek netlikle basılabiliyor.
Özellikle moda ve dekorasyon sektöründe bu özellik büyük
önem taşıyor. Yeni makinelerde enerji tüketimini azaltan
kurutma sistemleri ve akıllı kontrol teknolojileri kullanılıyor.
Sektörün geleceği: Hibrit ve sürdürülebilir üretim
Uzmanlara göre geleceğin tekstil üretim modeli hibrit
sistemlere dayanacak. Geleneksel baskı yöntemleri
tamamen ortadan kalkmasa da dijital teknolojilerin
üretimdeki payı hızla artacak. Önümüzdeki dönemde
özellikle şu başlıkların öne çıkması bekleniyor:
• Yapay zekâ destekli tam otomasyon
• Su tüketimini sıfıra yaklaştıran sistemler
• Biyobazlı mürekkep teknolojileri
• Talep odaklı üretim modelleri
• Yerel ve hızlı üretim ağları
• Akıllı ve fonksiyonel tekstillere yönelik dijital baskılar
Sektör temsilcileri, dijital baskının yalnızca bir üretim
yöntemi değil; aynı zamanda sürdürülebilirlik, hız ve
tasarım özgürlüğünü bir araya getiren yeni bir sanayi
modeli olduğunu vurguluyor.
42 May Mayıs 2026
Successful opening of the KARL
MAYER Textile Inovation Center
KARL MAYER Tekstil İnovasyon Merkezi’ni
başarıyla açtı
KARL MAYER inaugurated its new, state-of-theart
TEXTILE INNOVATION CENTER (TIC) with a
four-day opening week from April 21 to 24. The
highlight of the week was the grand opening on Thursday,
which drew a strong turnout from the international textile
industry: around 220 customers, brands, and partners
from across the textile value chain came to the company’s
headquarters in Obertshausen for a first-hand look at
the new high-tech development environment and lively
exchange with industry peers.
“We believe in the value of textiles” – these were the words
with which Karl Josef Mayer, a representative of the Mayer
family and a member of the Member of the Supervisory
Board, welcomed the guests to the joint celebrations.
“With the opening of our new TEXTILE INNOVATION
CENTER we want to make a clear statement and send a
strong signal to the entire textile industry worldwide that
we at KARL MAYER believe in the value of textiles and that
we are ready and willing to invest into the future of your
business, the future of our industry and especially into all
our ‘love for textiles’,” said Karl Josef Mayer.
Lutz Wolf, CEO of KARL MAYER, echoed this sentiment,
elaborating on the significance and objectives of this
investment.
“This is a milestone. It is a commitment to our markets as
well as to our further strategic development. This TEXTILE
INNOVATION CENTER is designed as a place where ideas
come to life – a place for collaboration, for creativity and
for market-relevant solutions. Our goal is simple:
To generate value together with you through open
exchange, fresh thinking, and close cooperation in one
shared space,” Lutz Wolf emphasised.
The breadth of these perspectives was on full display in
the keynote by Vishnu Prakash Muthusamy, Lead Textile &
Ribbon cutting ceremony (from left to right): Karl Josef
Mayer (representative of the Mayer family and Member
of the Supervisory Board), Melanie Bergmann (Senior
Manager Textile Innovation), Lutz Wolf (CEO), and Sascha
Müller (Global Head of Textile Innovation) officially open
the TEXTILE INNOVATION CENTER
KARL MAYER, 21–24 Nisan tarihleri arasında
düzenlenen dört günlük açılış haftasıyla yeni ve
son teknoloji ürünü TEXTILE INNOVATION CENTER
(TIC)’ın açılışını gerçekleştirdi. Haftanın en önemli anı
olan Perşembe günkü büyük açılış, uluslararası tekstil
sektöründen yoğun katılım gördü: tekstil değer zincirinin
farklı alanlarından yaklaşık 220 müşteri, marka ve iş
ortağı, yeni yüksek teknolojili geliştirme ortamını yakından
görmek ve sektör temsilcileriyle etkileşimde bulunmak
üzere şirketin Obertshausen’daki merkezine geldi.
“Tekstilin değerine inanıyoruz” – Mayer ailesini temsilen
Denetim Kurulu üyesi Karl Josef Mayer, konukları bu
sözlerle karşıladı.
Karl Josef Mayer şöyle konuştu: “Yeni TEXTILE INNOVATION
CENTER’ımızın açılışıyla güçlü bir mesaj vermek istiyoruz
ve dünya genelindeki tüm tekstil sektörüne açık bir sinyal
gönderiyoruz: KARL MAYER olarak tekstilin değerine
inanıyoruz ve işinizin geleceğine, sektörümüzün geleceğine
ve özellikle ‘tekstile olan sevgimize’ yatırım yapmaya
hazırız ve istekliyiz.”
KARL MAYER CEO’su Lutz Wolf da bu görüşü destekleyerek
yatırımın önemini ve hedeflerini şu sözlerle ifade etti:
“Bu bir dönüm noktasıdır. Hem pazarlarımıza hem de
stratejik gelişimimize yönelik bir taahhüttür. TEXTILE
INNOVATION CENTER; fikirlerin hayata geçtiği, iş
birliğinin, inovasyonun ve pazara yönelik çözümlerin
44 May Mayıs 2026
Grand opening attracts strong
international interest with 220 guests
from across the textile industry.
Material Development Engineer at New Balance Athletics.
The expert showcased impressive shoe innovations made
possible by warp knitting technologies.
The TEXTILE INNOVATION CENTER in Obertshausen is part
of something bigger. It is embedded in a global network,
with additional centres in China and Japan. Each location
has its own focus, is closely connected worldwide, and
is simultaneously aligned with regional strengths and
needs. They bring together the expertise of approximately
15 highly qualified experts in the fields of materials,
processes, machine technology, and textile applications,
who are available to partners worldwide.
During guided tours of the spacious, state-of-the-art
facilities in Obertshausen, guests at the grand opening saw
first-hand what the TEXTILE INNOVATION CENTER has to
offer. Across 5,000 square meters, the center offers a globally
unique environment for rapid, application-oriented textile
development – from the initial idea through prototyping
to industrialization. State-of-the-art machinery, in-depth
technical expertise, and a profound understanding of the
market make the TEXTILE INNOVATION CENTER a pivotal
innovation platform for the industry.
Büyük açılış, tekstil sektörünün
dört bir yanından gelen 220 konukla
uluslararası düzeyde yoğun ilgi
gördü.
üretildiği bir yer olarak tasarlandı. Amacımız çok basit:
Açık iletişim, yeni fikirler ve yakın iş birliğiyle aynı çatı
altında birlikte değer oluşturmak.”
Bu vizyonun genişliği, New Balance Athletics’te Baş Tekstil
ve Malzeme Geliştirme Mühendisi olan Vishnu Prakash
Muthusamy’nin açılış konuşmasında da açıkça görüldü.
Uzman isim, çözgü örme teknolojileri sayesinde geliştirilen
etkileyici ayakkabı inovasyonlarını tanıttı.
Obertshausen’daki TEXTILE INNOVATION CENTER daha
büyük bir yapının parçası. Çin ve Japonya’daki diğer
merkezlerle birlikte küresel bir ağın içinde yer alıyor. Her
lokasyon kendi odak alanına sahip olup dünya çapında
birbirine bağlı çalışırken aynı zamanda bölgesel ihtiyaçlara
da uyum sağlıyor. Bu merkezler; malzeme, süreç, makine
teknolojisi ve tekstil uygulamaları alanlarında yaklaşık 15
yüksek nitelikli uzmanın bilgisini bir araya getirerek dünya
genelindeki iş ortaklarına hizmet sunuyor.
Geniş ve modern tesislerde düzenlenen rehberli turlar
sırasında konuklar, TEXTILE INNOVATION CENTER’ın
sunduğu imkanları yakından inceleme fırsatı buldu. 5.000
metrekarelik alana yayılan merkez; ilk fikir aşamasından
prototip geliştirmeye ve endüstriyel üretime kadar hızlı
WE WARP.
WE KNIT.
WE CARE.
Let’s talk about
innovations!
VISIT US AT
ITM
IN ISTANBUL
HALL 3 / 303A
karlmayer.inspiration
State-of-the-Art Machines: Bringing Innovation to Life
The TEXTILE INNOVATION CENTER is the only facility in
the industry to bring together the technology of Warp Knit,
Warp Prep, and Technical Textiles under one roof as a fully
integrated platform.
Using 14 state-of-the-art machines, customers and
partners work together with KARL MAYER experts to
develop new solutions, test ideas, and make marketready
prototypes. True to the motto “Driving WARP KNIT
Inspiration”, here ideas are not just conceived, but actually
brought to life.
TIC SHOWROOM: Textiles & Applications
In a spacious showroom, visitors can explore – and touch
– the full range of textile applications. Its curated display
of textile materials and applications provides space for
inspiration and fresh thinking – bridging the gap between
vision, possibility and feasibility.
There is much to discover:
• The latest samples from KARL MAYER’s textile product
development range
• Concept textiles and applications with real market
potential
• Trend collections straight from market scouting
The exhibits are clearly structured into tried-and-tested
textile categories: Fashion & Apparel, Sports Textiles,
Footwear, Home Textiles and Technical Textiles.
The grand opening placed a special spotlight on futureproof
solutions for the workwear sector – from protective
clothing to stylish items for the office.
INSPIRATION HUB: 90 Years of Textile Expertise
Here, the past becomes a springboard for new ideas: KARL
MAYER’s unique design library offers a window onto nearly
nine decades of textile innovation.
The INSPIRATION HUB is thus a creative catalyst – a place
where accumulated knowledge serves as the foundation
for innovation.
KARL MAYER Academy: Expertise for Professionals
The KARL MAYER Academy offers a structured range
of training and learning opportunities – from machine
training and workshops to hands-on learning programmes.
The courses stand for sound expertise, the very highest
quality and a clear focus on the demands of day-to-day
production. Theory is not just taught here – it is put into
practice.
ve uygulama odaklı tekstil geliştirme için dünya çapında
benzersiz bir ortam sunuyor. En son teknoloji makineler,
derin teknik bilgi ve güçlü pazar anlayışı, merkezi sektör
için kritik bir inovasyon platformu haline getiriyor.
Son Teknoloji Makineler: İnovasyonu Hayata Geçirmek
TEXTILE INNOVATION CENTER, çözgü örme (Warp
Knit), çözgü hazırlama (Warp Prep) ve teknik tekstiller
teknolojilerini tamamen entegre bir platform olarak tek çatı
altında toplayan sektördeki tek tesistir.
14 adet son teknoloji makineyle müşteriler ve iş ortakları,
KARL MAYER uzmanlarıyla birlikte yeni çözümler
geliştiriyor, fikirleri test ediyor ve pazara hazır prototipler
oluşturuyor. “Driving WARP KNIT Inspiration” mottosuna
uygun olarak burada fikirler sadece ortaya atılmıyor, aynı
zamanda gerçeğe dönüştürülüyor.
TIC SHOWROOM: Tekstiller ve Uygulamalar
Geniş showroom alanında ziyaretçiler, tekstil
uygulamalarının tüm çeşitliliğini keşfedebilir ve dokunarak
deneyimleyebilir. Özenle seçilmiş malzeme ve uygulama
örnekleri; ilham ve yeni fikirler için alan meydana getirirken
vizyon ile uygulanabilirlik arasındaki köprüyü kuruyor.
Keşfedilecek pek çok unsur bulunuyor:
• KARL MAYER’in tekstil ürün geliştirme portföyünden en
yeni örnekler
• Gerçek pazar potansiyeline sahip konsept tekstiller ve
uygulamalar
• Pazar araştırmalarından elde edilen trend koleksiyonları
Sergiler; Moda & Giyim, Spor Tekstilleri, Ayakkabı, Ev
Tekstilleri ve Teknik Tekstiller gibi bilinen kategorilere göre
düzenlenmiştir.
Büyük açılışta özellikle iş kıyafetleri sektörüne yönelik
geleceğe dayanıklı çözümler öne çıkarıldı – koruyucu
giysilerden ofis için şık tasarımlara kadar.
INSPIRATION HUB: 90 Yıllık Tekstil Uzmanlığı
Burada geçmiş, yeni fikirler için bir sıçrama tahtasına
dönüşüyor. KARL MAYER’in benzersiz tasarım arşivi,
yaklaşık 90 yıllık tekstil inovasyonuna ışık tutuyor.
INSPIRATION HUB, bu yönüyle yenilikçi bir katalizör işlevi
görüyor – birikmiş bilginin inovasyonun temeli haline
geldiği bir alan.
KARL MAYER Akademi: Profesyoneller İçin Uzmanlık
KARL MAYER Akademi; makine eğitimlerinden atölyelere ve
uygulamalı öğrenme programlarına kadar yapılandırılmış
bir eğitim yelpazesi sunuyor. Programlar; güçlü teknik bilgi,
en yüksek kalite ve günlük üretim ihtiyaçlarına odaklanma
prensibiyle hazırlanıyor. Burada teori yalnızca anlatılmıyor,
aynı zamanda pratiğe dönüştürülüyor.
46 May Mayıs 2026
Santoni China Group to
showcase ıntegrated technology
ecosystem at ITM 2026
Santoni China Group, ITM 2026’da entegre
teknoloji ekosistemini sergileyecek
The group’s portfolio companies, including Santoni
(Shanghai) Knitting Machinery Co., Ltd., Terrot
Textilmaschinen GmbH, and Jingmei Science and
Technology Co., Ltd., among other specialized entities, will
present solutions covering the entire value chain of circular
knitting technologies. Together, they will demonstrate
a unified innovation approach combining machinery,
digitalization, and production intelligence.
Terrot to present advanced double-face knitting
technologies at ITM 2026
Operating within the Santoni China Group ecosystem,
Terrot Textilmaschinen GmbH will showcase its latest
high-performance circular knitting technologies at ITM
2026. The company aims to attract industry professionals
with next-generation double-face fabric applications,
digital production solutions, and an integrated ecosystem
approach.
A key highlight at the fair will be Terrot’s I3P 196-F BW-
34” E24 108F (open width) machine. Developed as an
advanced evolution of the established high-system I3P
196 platform, the machine enables the production of highly
complex knitting structures with exceptional precision.
With an increased number of knitting systems, the
platform delivers higher output while maintaining fabric
quality, enabling shorter production cycles and greater
responsiveness to changing market demands.
Santoni China Grup bünyesinde faaliyet gösteren
Santoni (Shanghai) Knitting Machinery Co., Ltd.,
Terrot Textilmaschinen GmbH ve Jingmei Science
and Technology Co., Ltd. başta olmak üzere farklı uzmanlık
alanlarına sahip şirketler, yuvarlak örme teknolojilerinin
tüm değer zincirini temsil eden çözümlerini ziyaretçilere
sunacak.
Terrot, ITM 2026’da ileri çift plakalı örme teknolojilerini
sergileyecek
Santoni China Group bünyesinde faaliyet gösteren
Terrot Textilmaschinen GmbH, ITM 2026 kapsamında
yüksek performanslı yuvarlak örme teknolojileri, dijital
üretim çözümleri ve akıllı üretim altyapılarını sektör
profesyonelleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Şirket,
özellikle yeni nesil çift yüzlü kumaş uygulamaları ve
entegre dijital ekosistem yaklaşımıyla dikkat çekmeyi
hedefliyor. Fuarda öne çıkacak sistemlerin başında,
Terrot’un geliştirdiği I3P 196-F BW-34” E24 108F (open
width) modeli yer alıyor. Mevcut yüksek sistemli I3P
196 platformunun gelişmiş versiyonu olarak tasarlanan
makine, karmaşık örme yapılarının yüksek hassasiyetle
üretilebilmesini sağlıyor. Artırılmış örgü sistemi sayısı
sayesinde daha yüksek üretim kapasitesi sunan platform,
kumaş kalitesinden ödün vermeden daha kısa üretim
süreleri ve değişen pazar taleplerine daha hızlı yanıt verme
avantajı sağlıyor.
Yeni nesil çift yüzlü kumaş teknolojisi tanıtılacak
Terrot’un fuardaki en dikkat çekici yeniliklerinden biri de
makinede üretilen yüksek teknolojili çift yüzlü kumaş
olacak. İlave sentetik iplik entegrasyonu sayesinde
geliştirilen kumaş yapısı; gelişmiş nem yönetimi, yüksek
nefes alabilirlik ve üstün kullanım konforu sunuyor. Yüksek
elastikiyet, form koruma özelliği ve vücuda uyum sağlayan
yumuşak dokusuyla öne çıkan kumaşın; dış giyim, spor
giyim, günlük giyim ve termal tekstil uygulamalarında
önemli avantajlar sağlaması hedefleniyor.
Dijital üretim ve akıllı veri yönetimi vurgusu
Santoni China Group, makine teknolojilerinin yanı sıra
gelişmiş dijital üretim çözümlerini de ziyaretçilerle
buluşturacak. Grup bünyesinde geliştirilen SANTONI
48 May Mayıs 2026
Santoni China Group will present
a fully integrated technology
ecosystem for the global circular
knitting industry at ITM 2026.
Under the theme “Machines
Evolved · Intelligence Delivered,”
the participation will bring together
advanced engineering solutions,
smart manufacturing systems, and
digital infrastructure under one roof.
Santoni China Group, ITM 2026’da
global yuvarlak örme sektörüne
yönelik tamamen entegre bir teknoloji
ekosistemi sunacak. “Machines
Evolved · Intelligence Delivered”
temasıyla gerçekleştirilecek
katılımda; ileri mühendislik
çözümleri, akıllı üretim sistemleri
ve dijital altyapılar tek çatı altında
sergilenecek.
Next-generation double-face fabric innovation
One of the most significant innovations presented by Terrot
will be its newly developed high-tech double-face fabric.
Produced using the machine, the fabric incorporates
additional synthetic yarn integration, resulting in enhanced
moisture management, improved breathability, and
superior wearing comfort. With its high elasticity, shape
retention, and soft body-adaptive structure, the fabric offers
a comfortable hand feel and supports natural movement. It
is particularly suited for outerwear, sportswear, leisurewear,
and thermal textile applications where both performance
and comfort are essential.
Focus on digital manufacturing and smart data
management
In addition to machine technologies, Santoni China
Group will also highlight its advanced digital production
solutions. The SANTONI KNITTING INDUSTRIAL
INTERNET PLATFORM (KIIP) will demonstrate real-time
production monitoring, data-driven decision-making,
and process optimization capabilities, supporting digital
transformation in modern textile manufacturing. The group
will also showcase its SMC/Qiguan cylinder manufacturing
technologies, reflecting a high-precision engineering
approach combined with strong global supply capabilities.
KNITTING INDUSTRIAL INTERNET PLATFORM (KIIP), gerçek
zamanlı üretim takibi, veri odaklı karar alma ve proses
optimizasyonu imkanları sunarak modern tekstil üretim
süreçlerinde dijital dönüşümü destekliyor. Ayrıca SMC/
Qiguan silindir üretim teknolojileri de yüksek hassasiyetli
mühendislik yaklaşımı ve global tedarik kabiliyetiyle fuarda
sergilenecek çözümler arasında yer alacak.
“Türkiye stratejik büyüme pazarları arasında yer alıyor”
Şirket yetkilileri, Türkiye ve çevre bölgelerin tekstil
üretiminde stratejik büyüme merkezleri arasında yer
aldığını vurgularken, ITM 2026’nın mevcut iş birliklerini
güçlendirmek ve yeni uluslararası ortaklıklar geliştirmek
açısından önemli bir platform olduğunun altını çizdi. Martin
Vorsatz konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Terrot, çift plakalı
örme teknolojilerinde mühendislik uzmanlığı ve uygulama
deneyimiyle öne çıkıyor. Santoni China Group bünyesinde
bu gücü entegre bir ekosistem yaklaşımıyla birleştirerek
müşterilerimizin verimlilik, esneklik ve geleceğin pazar
ihtiyaçlarına hazırlık seviyelerini artırıyoruz” ifadelerini
kullandı.
ITM 2026’da küresel tekstil profesyonelleriyle buluşacak
Terrot Textilmaschinen GmbH, ITM 2026 katılımıyla yalnızca
yeni teknolojilerini tanıtmayı değil; aynı zamanda yüksek
performanslı kumaş uygulamaları, dijital üretim yönetimi
VISIT US AT
ITM IN HALL 8
BOOTH 804A
Your World. Our technologies.
www.jakobmueller.com
“Türkiye is among key strategic growth markets”
Company representatives emphasized that Türkiye and
surrounding regions represent important strategic growth
markets for textile manufacturing. They also noted that
ITM 2026 provides a valuable platform for strengthening
existing partnerships and developing new international
collaborations.
Commenting on the company’s positioning, Martin
Vorsatz stated: “Terrot stands out through its engineering
expertise and application know-how in double-knit
technologies. Within Santoni China Group, we combine
this strength with an integrated ecosystem approach to
enhance our customers’ efficiency, flexibility, and readiness
for future market demands.”
Meeting global textile professionals at ITM 2026
With its participation at ITM 2026, Terrot Textilmaschinen
GmbH aims not only to showcase its latest technologies,
but also to share its global vision in high-performance
fabric applications, digital production management,
and sustainable manufacturing systems with industry
stakeholders.
ve sürdürülebilir üretim altyapıları alanındaki küresel
vizyonunu sektör paydaşlarıyla paylaşmayı hedefliyor.
Science and Technology Co., Ltd. başta olmak üzere
farklı uzmanlık alanlarına sahip şirketler, yuvarlak örme
teknolojilerinin tüm değer zincirini temsil eden çözümlerini
ziyaretçilere sunacak. Terrot, ITM 2026’da ileri çift plakalı
örme teknolojilerini sergileyecek Santoni China Group
bünyesinde faaliyet gösteren Terrot Textilmaschinen
GmbH, ITM 2026 kapsamında yüksek performanslı
yuvarlak örme teknolojileri, dijital üretim çözümleri ve akıllı
üretim altyapılarını sektör profesyonelleriyle buluşturmaya
hazırlanıyor. Şirket, özellikle yeni nesil çift yüzlü kumaş
uygulamaları ve entegre dijital ekosistem yaklaşımıyla
dikkat çekmeyi hedefliyor. Fuarda öne çıkacak sistemlerin
başında, Terrot’un geliştirdiği I3P 196-F BW-34” E24
108F (open width) modeli yer alıyor. Mevcut yüksek
sistemli I3P 196 platformunun gelişmiş versiyonu olarak
tasarlanan makine, karmaşık örme yapılarının yüksek
hassasiyetle üretilebilmesini sağlıyor. Artırılmış örgü
sistemi sayısı sayesinde daha yüksek üretim kapasitesi
sunan platform, kumaş kalitesinden ödün vermeden daha
kısa üretim süreleri ve değişen pazar taleplerine daha hızlı
yanıt verme avantajı sağlıyor. Yeni nesil çift yüzlü kumaş
teknolojisi tanıtılacak Terrot’un fuardaki en dikkat çekici
yeniliklerinden biri de makinede üretilen yüksek teknolojili
çift yüzlü kumaş olacak. İlave sentetik iplik entegrasyonu
sayesinde geliştirilen kumaş yapısı; gelişmiş nem yönetimi,
yüksek nefes alabilirlik ve üstün kullanım konforu sunuyor.
Yüksek elastikiyet, form koruma özelliği ve vücuda uyum
sağlayan yumuşak dokusuyla öne çıkan kumaşın; dış giyim,
spor giyim, günlük giyim ve termal tekstil uygulamalarında
önemli avantajlar sağlaması hedefleniyor. Dijital üretim ve
akıllı veri yönetimi vurgusu Santoni China Group, makine
teknolojilerinin yanı sıra gelişmiş dijital üretim çözümlerini
de ziyaretçilerle buluşturacak. Grup bünyesinde geliştirilen
SANTONI KNITTING INDUSTRIAL INTERNET PLATFORM
(KIIP), gerçek zamanlı üretim takibi, veri odaklı karar
alma ve proses optimizasyonu imkanları sunarak modern
tekstil üretim süreçlerinde dijital dönüşümü destekliyor.
Ayrıca SMC/Qiguan silindir üretim teknolojileri de yüksek
hassasiyetli mühendislik yaklaşımı ve global tedarik
kabiliyetiyle fuarda sergilenecek çözümler arasında yer
alacak. “Türkiye stratejik büyüme pazarları arasında yer
alıyor” Şirket yetkilileri, Türkiye ve çevre bölgelerin tekstil
üretiminde stratejik büyüme merkezleri arasında yer
aldığını vurgularken, ITM 2026’nın mevcut iş birliklerini
güçlendirmek ve yeni uluslararası ortaklıklar geliştirmek
açısından önemli bir platform olduğunun altını çizdi.
Martin Vorsatz konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Terrot,
çift plakalı örme teknolojilerinde mühendislik uzmanlığı ve
uygulama deneyimiyle öne çıkıyor. Santoni China Group
bünyesinde bu gücü entegre bir ekosistem yaklaşımıyla
birleştirerek müşterilerimizin verimlilik, esneklik ve
geleceğin pazar ihtiyaçlarına hazırlık seviyelerini
artırıyoruz” ifadelerini kullandı. ITM 2026’da küresel tekstil
profesyonelleriyle buluşacak Terrot Textilmaschinen
GmbH, ITM 2026 katılımıyla yalnızca yeni teknolojilerini
tanıtmayı değil; aynı zamanda yüksek performanslı kumaş
uygulamaları, dijital üretim yönetimi ve sürdürülebilir
üretim altyapıları alanındaki küresel vizyonunu sektör
paydaşlarıyla paylaşmayı hedefliyor.
50 May Mayıs 2026
Mayer Mümessillik to
showcase Mayer & Cie.
portfolio at ITM 2026
Mayer Mümessillik, ITM 2026’da Mayer
& Cie. portföyünü sergileyecek
At ITM 2026, one of the leading gatherings of the
textile machinery industry, Mayer Mümessillik, the
long-standing Turkish representative of Mayer &
Cie., will showcase selected machines from the German
circular knitting machine manufacturer’s current product
portfolio. The presentation at the stand will also feature
some of the brand’s latest machines.
Xu Hongjie, the new owner of Mayer & Cie., is also expected to
attend the exhibition. The company is currently continuing
its restructuring and ownership transition process.
Participation in ITM 2026 carries strategic importance
Stefan Bühler, the long-standing Area Sales Manager
who recently rejoined the newly structured Mayer & Cie.
organization, emphasized the importance of participating
in ITM 2026. “ITM is one of the most important trade fairs
in the textile machinery industry. Türkiye is also one of our
key markets worldwide. Therefore, Mayer & Cie.’s presence
at ITM 2026 is of great importance,” said Bühler.
Visitors to discover current portfolio and new
management
At least two circular knitting machines will be displayed
at the Mayer Mümessillik stand. Visitors will have the
opportunity to closely explore the brand’s current product
range and meet the company’s new owner, Xu Hongjie, in
person. “We are very pleased to welcome him here. We
have always believed in the outstanding engineering and
technology of Mayer & Cie. machines,” said Kahraman
Güveri, partner at Mayer Mümessillik.
Expressing confidence in the company’s future under the
new investor, Güveri added, “The new owner combines the
tradition of German textile machinery manufacturing with
a global vision and an agile management philosophy.”
More than 30 years of cooperation in the Turkish market
Founded in 1993 and headquartered in Istanbul, Mayer
Mümessillik Tekstil Tic. Ltd. Şti. has been a trusted partner
of Mayer & Cie. for more than three decades. As the
exclusive representative for circular knitting machines in
Türkiye, the company has established a strong position in
the country’s textile machinery market.
Tekstil makineleri sektörünün önde gelen
buluşmalarından ITM 2026’da, Mayer & Cie.’nin
uzun yıllardır Türkiye temsilciliğini üstlenen Mayer
Mümessillik, Alman yuvarlak örme makinesi üreticisinin
güncel ürün portföyünden seçili makineleri sergileyecek.
Stantda gerçekleştirilecek sunumda, markanın en yeni
makinelerinden bazıları da ziyaretçilerle buluşacak. Fuarda
ayrıca Mayer & Cie.’nin yeni sahibi Xu Hongjie’nin de yer
alması bekleniyor. Şirket, şu anda yeniden yapılanma ve
devir sürecini sürdürüyor.
ITM 2026 katılımı stratejik önem taşıyor
Mayer & Cie.’nin yeniden yapılanan şirket yapısında görev
alan ve kısa süre önce yeniden ekibe katılan Uzun Süreli
Bölge Satış Müdürü Stefan Bühler, ITM 2026 katılımının
önemine dikkat çekti. Bühler, “ITM, tekstil makineleri
endüstrisinin en önemli fuarlarından biri. Türkiye ise dünya
genelinde kilit pazarlarımızdan biri. Bu nedenle Mayer
& Cie.’nin ITM 2026’daki varlığı büyük önem taşıyor”
değerlendirmesinde bulundu.
Ziyaretçilere güncel portföy ve yeni yönetim tanıtılacak
Mayer Mümessillik standında en az iki yuvarlak örme
makinesi sergilenecek. Ziyaretçiler, markanın güncel ürün
gamını yakından inceleme fırsatı bulurken, şirketin yeni
sahibi Xu Hongjie ile de doğrudan tanışabilecek. Mayer
Mümessillik ortağı Kahraman Güveri, “Kendisini burada
ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Mayer & Cie.
makinelerinin üstün mühendisliğine ve teknolojisine her
zaman inandık” dedi.
Güveri, yeni yatırımcıyla birlikte markanın güçlü bir
yeniden başlangıç yapacağına inandıklarını belirterek,
May Mayıs 2026
51
Mayer Mümessillik, which has
represented Mayer & Cie. in Türkiye
for more than 30 years, will present
the German manufacturer’s current
product portfolio to industry
professionals at ITM 2026. Mayer
& Cie., currently undergoing a
restructuring process, will also
attend the fair together with its new
owner, Xu Hongjie.
Major Milestone Reached in Ownership Transition
Mayer & Cie. initiated insolvency proceedings in December
2025. In February 2026, Xu Hongjie, from the family owning
Huixing, acquired the company’s circular knitting machine
business. The purchase agreement was signed on February
9. Completion of the transaction requires approval from
the relevant authorities in both China and Germany. While
Chinese authorities approved the takeover last week,
company spokesperson Claudia Bitzer described it as “a
major milestone in the process.”
However, approval from the German authorities is still
pending for the transaction to be formally completed.
Full resumption of operations depends on approval
Company management aims to receive the necessary
approval from the German authorities shortly and complete
the formal closing process by the end of the month.
Once finalized, the company will be able to fully resume
operations, including spare parts deliveries. Although
orders can currently be placed, deliveries can only begin
after the ownership transfer has been officially completed.
Mayer & Cie. and Huixing to continue as separate brands
Under the new structure, the objective is not for Mayer & Cie.
and Huixing to replace one another, but to create synergies.
Mayer & Cie. will continue to operate independently,
focusing on the premium segment with high-level German
engineering. Huixing, on the other hand, will continue
serving a different market segment. In this way, the two
brands will remain clearly positioned separately while
benefiting from shared market expertise and management
strength.
Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir Mayer
& Cie.’nin temsilciliğini yürüten
Mayer Mümessillik, ITM 2026’da
Alman üreticinin güncel ürün
portföyünü sektör profesyonelleriyle
buluşturacak. Yeniden yapılanma
sürecindeki Mayer & Cie., fuarda
yeni sahibi Xu Hongjie ile birlikte yer
alacak.
“Yeni sahip, Alman tekstil makineciliği geleneğini küresel
vizyon ve çevik yönetim anlayışıyla birleştiriyor” ifadelerini
kullandı.
Türkiye pazarında 30 yılı aşan iş birliği
1993 yılında kurulan ve merkezi İstanbul’da bulunan Mayer
Mümessillik Tekstil Tic. Ltd. Şti., 30 yılı aşkın süredir Mayer
& Cie.’nin güvenilir iş ortağı olarak faaliyet gösteriyor.
Türkiye’de yuvarlak örme makineleri alanındaki münhasır
temsilcilik görevini sürdüren şirket, tekstil makineleri
pazarında güçlü bir konuma sahip bulunuyor.
Devir sürecinde kritik eşik aşıldı
Mayer & Cie., Aralık 2025’te iflas koruma sürecini
başlatmıştı. Şubat 2026’da ise Huixing’in sahibi aileden Xu
Hongjie, şirketin yuvarlak örme makinesi iş kolunu satın
aldı. Satın alma sözleşmesi 9 Şubat’ta imzalandı. Devir
sürecinin tamamlanabilmesi için Çin ve Almanya’daki
resmi makamların onayı gerekiyor. Çin makamlarının
geçtiğimiz hafta devralmayı onayladığı belirtilirken, şirket
sözcüsü Claudia Bitzer bunu “süreçte önemli bir kilometre
taşı” olarak değerlendirdi. Bununla birlikte, işlemin resmen
tamamlanabilmesi için Alman makamlarının onayı halen
bekleniyor.
Operasyonların tam başlangıcı onaya bağlı
Şirket yönetimi, Alman makamlarından gerekli onayın
kısa süre içinde alınmasını ve resmi kapanış sürecinin
ay sonuna kadar tamamlanmasını hedefliyor. Bu sürecin
tamamlanmasının ardından şirket faaliyetlerine tam
kapasiteyle yeniden başlayabilecek. Buna yedek parça
sevkiyatları da dahil olacak. Şu anda sipariş alınabilmesine
rağmen, teslimatlar mülkiyet devrinin resmileşmesinin
ardından gerçekleştirilebilecek.
Mayer & Cie. ve Huixing ayrı markalar olarak yoluna
devam edecek
Yeni yapılanmada Mayer & Cie. ile Huixing markalarının
birbirinin yerine geçmesi değil, sinerji yaratması
hedefleniyor. Mayer & Cie., bağımsız yapısıyla premium
segmente, yüksek seviyede Alman mühendisliği odağında
hizmet vermeyi sürdürecek. Huixing ise farklı bir pazar
segmentinde faaliyet göstermeye devam edecek. Böylece
iki markanın ayrı konumlandırılması, ancak ortak pazar
bilgisi ve yönetim gücünden yararlanılması planlanıyor.
52 May Mayıs 2026
Experience Trützschler’s
leading fiber processing
technologies at ITM 2026
Trützschler, ITM 2026’da fiber işleme
teknolojilerindeki en yeni çözümlerini tanıtacak
Trützschler Spinning will focus on technologies that
enable highly efficient, stable, and resource-saving
spinning preparation, with a strong emphasis on
automation and direct spinning. At the heart of our booth,
visitors will experience Trützschler’s latest automation
highlight: T-CAN – a smart system that intelligently
combines self-driving cans with AGV technology and an
intuitive software interface. In this way, T-CAN significantly
reduces manual handling. The result is lower operational
costs, minimized downtime, as well as consistent and
reliable material allocation. Developed in response to rising
labor costs and increasing labor shortages in the global
textile industry, T-CAN represents a key step towards more
automated, efficient, and future-ready spinning mills. A
further highlight is the combination of the next-generation
card TC 30i and the integrated draw frame IDF 3, which
together form a perfect match for direct spinning. The TC 30i
achieves up to 40% higher productivity, while maintaining
or even improving yarn quality. Its intelligent feature T-GO
enables extremely precise carding gap settings far beyond
what is achievable manually. The only proven automatic
gap optimizer has successfully demonstrated its value
in several thousand customer operations worldwide. The
IDF 3 provides a shortened spinning preparation process
for rotor and airjet applications without compromising on
quality. It is highly valued for its user-friendly operation.
A new can changing system increases card efficiency
by up to 3%, while advanced measuring devices support
more homogeneous slivers and improved yarn quality.
The powerful combination of TC 30i and IDF 3 delivers
high productivity, stable yarn parameters, and efficient
processing of blends with high short fiber content or
recycled materials. Experts will also be available to discuss
Trützschler’s latest advancement in combing technology:
the TCO 21XL. This innovation increases productivity by
about 50% because it operates twelve heads instead of a
typical eight head setup, while delivering the same excellent
sliver quality and, at the same time, requiring less energy
per head. Equipped with the COUNT CONTROL function,
the TCO 21XL further enhances quality assurance in the
combing process. The result is a permanently constant
sliver count for first-class yarn quality. Beyond machinery,
service and digital solutions will complete our presence
at the fair. With local service and technology support
Trützschler Group, 9–13 Haziran tarihleri arasında
Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek
ITM 2026 fuarında Hall 7, Stand 714A’da ziyaretçilerini
ağırlayacak. Şirket, iplik eğirme, kard kaplama ve nonwoven
alanlarındaki en yeni teknolojilerini sektör profesyonelleriyle
buluşturacak.
İplik hazırlamada otomasyon ve verimlilik odakta
Trützschler Spinning, özellikle yüksek verimlilik, stabil
üretim ve kaynak tasarrufu sağlayan çözümleriyle öne
çıkıyor. Standın merkezinde yer alacak T-CAN sistemi,
kendinden hareketli kapsüller (can) ile AGV teknolojisini
ve akıllı yazılım altyapısını bir araya getiriyor. Bu sistem,
manuel iş gücünü azaltarak operasyon maliyetlerini
düşürüyor, duruş sürelerini minimize ediyor ve üretimde
daha istikrarlı bir malzeme akışı sağlıyor. Küresel tekstil
sektöründeki iş gücü maliyetleri ve personel eksikliğine
yanıt olarak geliştirilen T-CAN, tam otomasyona geçişte
önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
TC 30i ve IDF 3 ile direkt iplikte yeni nesil performans
Şirketin bir diğer öne çıkan çözümü, yeni nesil tarak makinesi
TC 30i ile entegre cer makinesi IDF 3 kombinasyonu oluyor.
Bu sistem, direkt iplik üretimi için optimize edilmiş bir
May Mayıs 2026
53
From June 9 to 13, the Trützschler
Group will present its latest
machinery, service expertise and
digital solutions at ITM 2026 in
Istanbul, Türkiye. Visitors are
invited to explore innovations
across Spinning, Card Clothing, and
Nonwovens at Hall 7, Booth 714A
at the Tüyap Fair Convention and
Congress Center. Experience modern
fiber processing with Trützschler and
visit our booth!
Trützschler Group, 9–13 Haziran
tarihleri arasında İstanbul’da
düzenlenecek ITM 2026 fuarında
iplik, nonwoven ve kard kaplama
alanlarındaki en yeni makinelerini,
dijital çözümlerini ve servis
hizmetlerini tanıtacak. Şirket,
üretimde verimlilik, otomasyon ve
sürdürülebilirliği artıran yenilikleriyle
dikkat çekiyor.
teams, local spare parts and wire stocks and Trützschler
repair stations, customers can rely on fast assistance
and minimized downtime in Türkiye and globally. Our
service team will present possibilities to upgrade existing
machinery and the latest service tools. In addition, visitors
can explore MyMill, Trützschler’s cloudbased platform
for monitoring and optimizing spinning mill operations.
MyMill is one of several digital services available via the
My Trützschler platform, which serves as the central digital
access point for Trützschler customers. My Trützschler
bundles all digital services in one place and provides
seamless access to applications such as MyMill, Training
and Spare Parts Shop, offering valuable insights and
support across the entire Trützschler ecosystem.
Trützschler Card Clothing
At ITM 2026, Trützschler Card Clothing (TCC) will unveil
a new flat top, designed for spinning mills that aim for
reliability and long-term performance in modern spinning
preparation. Engineered for robustness and durability, this
innovation is designed to support consistent performance
over an extended service life. Fully recyclable and seamlessly
compatible with Trützschler’s intelligent carding systems,
the new flat top reflects TCC’s commitment to durability,
efficiency, and sustainable design in card clothing.
çözüm sunuyor. TC 30i, yüzde 40’a kadar daha yüksek
üretkenlik sağlarken iplik kalitesini koruyor veya iyileştiriyor.
IDF 3 ise rotor ve airjet uygulamalarında daha kısa hazırlık
süreci ve kullanıcı dostu kullanım avantajı sunuyor. Birlikte
kullanıldığında yüksek üretim stabilitesi ve homojen iplik
kalitesi elde ediliyor.
TCO 21XL ile taraklama sürecinde yüzde 50 verim artışı
Trützschler’in taraklama teknolojisindeki en yeni çözümü
TCO 21XL, sekiz yerine on iki başlık ile çalışarak yaklaşık
yüzde 50 daha yüksek üretim kapasitesi sağlıyor. Enerji
tüketimini azaltırken yüksek kalite standardını koruyan
sistem, COUNT CONTROL fonksiyonu sayesinde sürekli
sabit şerit kalınlığı elde edilmesini sağlıyor. Bu özellik, iplik
kalitesinde süreklilik açısından kritik bir avantaj sunuyor.
Dijitalleşme ve servis çözümleri ön planda
Trützschler, fuarda sadece makine teknolojilerini değil,
aynı zamanda dijital çözümlerini de tanıtacak. MyMill
platformu, iplikhane operasyonlarının izlenmesi ve
optimize edilmesine olanak tanıyor. My Trützschler
platformu üzerinden erişilebilen sistem; eğitim, yedek
parça ve dijital servis hizmetlerini tek çatı altında sunarak
üretim süreçlerine entegre bir dijital ekosistem oluşturuyor.
Ayrıca yerel servis ekipleri ve yedek parça desteği ile kesinti
sürelerinin minimuma indirilmesi hedefleniyor.
Kard kaplamada yeni nesil flat top tanıtılacak
Trützschler Card Clothing (TCC), ITM 2026’da modern iplik
hazırlama süreçleri için geliştirilmiş yeni flat top ürününü
tanıtacak. Dayanıklılığı ve uzun servis ömrü ile öne çıkan
ürün, geri dönüştürülebilir yapısıyla sürdürülebilir üretim
hedeflerine katkı sağlıyor.
54 May Mayıs 2026
Trützschler Nonwovens
With the T-SUPREMA needle-punching concept,
successfully implemented with Texnology, Trützschler
Nonwovens targets producers of technical nonwovens
with flexible, proven solutions for geotextiles, filter
media and other durable applications. The concept is
complemented by the new NC-Xe card, a fit-for-purpose
and cost-efficient solution that meets strong demand
from cost-conscious investors while delivering proven
Trützschler product and process quality. Another focus
is Trützschler Nonwovens’ proven carding technology for
supersoft air-through bonded (ATB) hygiene nonwovens.
With special designs, tailored configurations and dedicated
component executions, the NC-X card reliably processes
the finest bicomponent microfibers down to 0.4 denier.
This enables the formation of highly voluminous, uniform
and exceptionally soft webs, ideally suited for high-quality
diaper backsheet and topsheet applications. Globally
proven Carded/Pulp and WetLaid/Spunlace line solutions
for the production of lightweight nonwovens for disposable
wipes and moist toilet tissue complete the Trützschler
Nonwovens portfolio.
Connect with us in Istanbul!
Whether it’s advanced spinning preparation with T-CAN,
TC 30i, IDF 3 and TCO 21XL, a powerful new card clothing
innovation, or future-oriented nonwoven technologies –
ITM 2026 brings all of our key innovations together. Our
experts are looking forward to welcoming you at Hall
7, Booth 714A. Together, we take your fiber processing
performance to the next level – boosting productivity,
efficiency and cost-effectiveness.
Nonwoven teknolojilerinde esnek ve yüksek performanslı
çözümler
Trützschler Nonwovens, Texnology iş birliğiyle geliştirilen
T-SUPREMA iğneleme konseptiyle teknik nonwoven
üreticilerine çözüm sunuyor. Geotekstil ve filtre medya
gibi dayanıklı uygulamalara yönelik sistem, esnek ve
kanıtlanmış üretim imkânı sağlıyor. Yeni NC-Xe kart
makinesi ise maliyet odaklı üreticiler için ekonomik bir
çözüm sunarken Trützschler kalite standardını koruyor.
Hijyen nonwovenlarında yüksek hassasiyetli üretim
Şirketin NC-X kart teknolojisi, 0.4 denier seviyesine kadar
ince bicomponent mikro lifleri işleyebiliyor. Bu sayede
yüksek hacimli, homojen ve yumuşak yüzeyli nonwoven
yapılar üretilerek özellikle hijyen ürünlerinde üstün
performans elde ediliyor.
İstanbul’da teknolojinin merkezi: ITM 2026
Trützschler, ITM 2026’da iplik hazırlama, kard kaplama ve
nonwoven alanlarındaki tüm yeniliklerini tek çatı altında
sunarak ziyaretçilerine entegre bir teknoloji deneyimi
sağlayacak. Şirket, üretim verimliliğini artıran, maliyetleri
düşüren ve sürdürülebilirliği destekleyen çözümleriyle
sektöre yön vermeyi hedefliyor.
“Flame-retardant fabrics
should be mandatory”
“Geç tutuşur kumaşlar zorunlu olmalı”
The Techtextil Frankfurt 2026 fair in Germany once
again served as a key global meeting point for the
technical textiles industry, with Türkiye making a
strong impact. A total of 1,659 companies participated in
the event, 78 of which were from Türkiye, highlighting the
country’s growing influence in international markets. İTHİB
Chairman Ahmet Şişman underlined the sector’s innovation
capacity and high value-added production potential in his
remarks during the fair. Throughout the event, a wide range
of products was showcased, from personal protective
textiles to automotive fabrics, geotextiles, and eco-textiles.
Innovative solutions developed by Turkish companies
attracted significant international attention.
Among the standout topics of the fair were flameretardant
textile products. Dedicated exhibition areas for
this segment were seen as a clear indicator of rising global
demand.
Regulatory gaps create safety risks
According to industry representatives, technical textiles
have evolved beyond production and design into a
strategic field directly impacting human life. However, the
absence of mandatory flame-retardancy requirements for
textiles used in hotels, hospitals, and student dormitories
is highlighted as a major gap. Ahmet Şişman stressed
that regulatory action in this area would not only support
industry development but also directly enhance public
safety.
Prevention before incidents occur
Pointing to recent hotel and dormitory fires, Şişman
emphasized the importance of preventive measures before
risks escalate. He noted that items such as curtains,
Ahmet Şişman, Chairman of İTHİB
Almanya’da düzenlenen Techtextil Frankfurt 2026
fuarı, teknik tekstil alanında küresel ölçekte önemli
bir buluşma noktası olurken, Türkiye organizasyona
güçlü bir katılımla damga vurdu. Toplam 1.659 firmanın yer
aldığı fuarda Türkiye, 78 firmayla temsil edildi. Bu tablo,
Türk teknik tekstil sektörünün uluslararası pazarlardaki
etkinliğini bir kez daha ortaya koydu.
İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şişman, fuar
kapsamında yaptığı değerlendirmelerde, sektörün
inovasyon gücüne ve yüksek katma değerli üretim
kapasitesine dikkat çekti.
İnovatif ürünlere yoğun ilgi
Fuar boyunca kişisel koruyucu donanımlardan otomotiv
tekstillerine, geotekstillerden ekotekstillere kadar geniş
bir ürün yelpazesi sergilendi. Türk firmalarının geliştirdiği
yenilikçi çözümler uluslararası ziyaretçilerden yoğun ilgi
gördü. Özellikle geç tutuşur özellikli tekstil ürünleri, fuarın
öne çıkan başlıklarından biri oldu. Bu alana özel oluşturulan
sergi alanları, küresel ölçekte artan talebin somut bir
göstergesi olarak değerlendirildi.
Mevzuat eksikliği güvenlik açığı oluşturuyor
Sektör temsilcilerine göre teknik tekstil artık yalnızca üretim
ve tasarım değil, doğrudan insan hayatını etkileyen stratejik
bir alan haline gelmiş durumda. Ancak otel, hastane ve
öğrenci yurdu gibi toplu kullanım alanlarında kullanılan
tekstil ürünlerine ilişkin geç tutuşurluk kriterlerinin yasal bir
zorunluluk olmaması önemli bir eksiklik olarak öne çıkıyor.
Ahmet Şişman, bu konuda yapılacak düzenlemelerin
yalnızca sektörün gelişimini değil, aynı zamanda toplum
güvenliğini de doğrudan etkileyeceğini vurguluyor.
Yangınlar sonrası değil, öncesinde önlem
Son yıllarda yaşanan otel ve yurt yangınlarının konunun
56 May Mayıs 2026
Groz Beckert Turkey Tekstil Makine Parç.Tic.Ltd.Şti.
Gen.Ali Rıza Gürcan Cad.
Alparslan İş Merkezi No: 29 / 1-2-3
34169, Merter, İstanbul, Türkiye
T: 0212-9246868 | F: 0212-9246869
info.turkey@groz-beckert.com
Groz-Beckert her zaman yanınızda
Hassas üretim gereçlerimiz tekstil dünyasına hizmet veriyor. Örgü ve dokuma, keçe, tufting,
taraklama ve dikiş endüstrilerini destekleyen yaklaşık 70.000 ürünümüz ve kapsamlı
hizmetlerimiz sayesinde, giyimden halılara, araçlar veya tıp alanı için teknik tekstillere
kadar günlük hayatımızda vazgeçilmez olan tekstil ürünleri üretilmektedir.
Kuruluşundan 170 yıl sonra bile, Groz-Beckert hala Schwäbische Alb‘da yerleşik olmakla
birlikte, dünyanın her yerinde evinde hissediyor.
Birlikte zorlukları aşıyor ve birlikte ilerliyoruz.
9 – 13 JUNE 2026
ISTANBUL, TURKEY
HALL 3, BOOTH 304B
Customer Portal
groz-beckert.com
At Techtextil Frankfurt 2026, where
the Turkish technical textiles industry
delivered a strong performance and
drew attention with its innovative
products, industry representatives
once again called for flame-retardant
fabrics to be made mandatory in
collective use areas. Stakeholders
emphasized that regulatory steps
are critical both for life safety and
for driving higher value-added
production.
upholstery fabrics, and bedding used in collective living
spaces should be subject to mandatory flame-retardant
standards. He also highlighted the need to extend sectorspecific
safety standards—already established in the
automotive industry—to other public-use environments.
Opportunity for value-added production
Türkiye has a strong manufacturing base in highperformance
and
flame-retardant
technical textiles. While
a significant portion of
production is exported
to the EU and the
US, domestic usage
remains limited. New
regulatory frameworks
are expected to increase
domestic demand while
further accelerating
the sector’s transition
toward high valueadded
production.
Domestic usage remains limited
Despite sufficient production capacity and technological
infrastructure, the use of flame-retardant textiles in the
domestic market remains low, largely due to cost-driven
perceptions. However, experts note that the impact on
total investment costs is relatively limited. Therefore,
establishing standards that encourage their use in hotels,
hospitals, and student housing is seen as an urgent priority.
A shared step for safety and sustainable growth
With strong production capabilities and R&D capacity,
Türkiye’s technical textiles sector holds a competitive
global position. However, aligning domestic standards
with international levels requires swift regulatory action.
Expanding the use of flame-retardant fabrics is seen not
only as an industrial transformation but also as a critical
necessity for public safety.
Techtextil Frankfurt 2026’da güçlü
bir performans sergileyen Türk
teknik tekstil sektörü, inovatif
ürünleriyle dikkat çekerken, toplu
kullanım alanlarında geç tutuşur
kumaşların zorunlu hale getirilmesi
çağrısını yineledi. Sektör temsilcileri,
düzenleyici adımların hem can
güvenliği hem de katma değerli
üretim açısından kritik olduğuna
işaret ediyor.
önemini açık şekilde ortaya koyduğunu belirten Şişman,
risklerin büyümeden önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Toplu yaşam alanlarında kullanılan perde, döşemelik kumaş
ve yatak örtüsü gibi ürünlerde geç tutuşur özelliklerin
standart hale getirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Otomotiv
sektöründe olduğu gibi belirli güvenlik standartlarının diğer
toplu kullanım alanlarına da entegre edilmesi gerektiği
belirtiliyor.
Katma değerli üretim için fırsat
Türkiye, teknik tekstil alanında özellikle
geç tutuşur ve yüksek performanslı
kumaş üretiminde güçlü bir altyapıya
sahip. Sektörde üretilen bu ürünlerin
büyük bölümü Avrupa Birliği ve ABD’ye
ihraç edilirken, iç pazardaki kullanım oranı
oldukça sınırlı kalıyor. Yeni düzenlemelerin
hayata geçirilmesi, hem iç pazarda talebi
artıracak hem de sektörün katma değerli
üretim kapasitesini daha da ileri taşıyacak
bir kaldıraç görevi görecek.
Türkiye üretiyor, iç pazarda kullanım
sınırlı
Sektörün üretim kapasitesi ve teknolojik altyapısı, iç
pazar talebini karşılamak için yeterli düzeyde bulunuyor.
Ancak maliyet odaklı yaklaşımlar nedeniyle geç tutuşur
kumaşların kullanımı yaygınlaşmış değil. Oysa uzmanlara
göre bu ürünlerin toplam yatırım maliyetine etkisi sınırlı. Bu
nedenle özellikle oteller, hastaneler ve öğrenci yurtlarında
kullanımını teşvik edecek standartların oluşturulması artık
ertelenmemesi gereken bir adım olarak görülüyor.
Güvenlik ve sürdürülebilir büyüme için ortak adım şart
Türk teknik tekstil sektörü, sahip olduğu üretim gücü ve
Ar-Ge kapasitesiyle küresel rekabette güçlü bir konumda
bulunuyor. Ancak sektörün iç pazarda da aynı standartları
yakalayabilmesi için düzenleyici adımların hızla atılması
gerekiyor. Geç tutuşur kumaşların yaygınlaştırılması,
yalnızca sektörün dönüşümünü değil, aynı zamanda
toplumun güvenliğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir
gereklilik olarak öne çıkıyor.
58 May Mayıs 2026
ColorCo Global: “We aim to become
a solution partner in the digital
transformation of the textile industry”
ColorCo Global: “Tekstil sektörünün dijital
dönüşümünde çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz”
As digitalization, sustainability, and quality
standardization become increasingly critical in
the textile industry, ColorCo Global continues to
contribute to this transformation process through its
advanced laboratory technologies and smart quality
control solutions. Viewing Türkiye’s textile industry not
only as a strong market but also as a strategic production
and technology hub, the company differentiates itself in
the sector with a broad product portfolio ranging
from color management and physical testing
systems to AI-powered analysis solutions and
process optimization technologies. At ITM 2026,
the company is preparing to welcome visitors
with digital quality management experiences,
live demonstrations, and integrated laboratory
solutions, while focusing on the future of datadriven
manufacturing in the textile industry.
As digitalization, sustainability, and quality
standardization rapidly gain importance in the
textile sector, we spoke with Soner Duransel,
CEO of ColorCo Global, about the company’s
operations in Türkiye, its product portfolio,
after-sales services, and expectations for
the future of the industry.
How do you evaluate the development
process of your representation in Türkiye
and the strategic importance of the Turkish
market for your company?
“Since our establishment, our primary goal at
ColorCo Global has been not only to supply products to the
textile industry, but also to become a long-term technology
and solution partner for our customers. In line with this
vision, we have achieved significant growth particularly
in laboratory technologies, color management systems,
quality control solutions, and process optimization. Today,
the Turkish textile industry stands among the world’s
leading textile manufacturing hubs thanks to its strong
production capacity, export strength, technical expertise,
and rapid adaptability. For this reason, the Turkish
market holds not only commercial importance for us, but
also strategic and technological significance. In recent
years, the increasing demand for sustainability, quality
standardization, digitalization, and process efficiency has
significantly accelerated interest in advanced laboratory
Tekstil sektöründe dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve
kalite standardizasyonu giderek daha kritik hale
gelirken, ColorCo Global bu dönüşüm sürecine
geliştirdiği ileri laboratuvar teknolojileri ve akıllı kalite
kontrol çözümleriyle katkı sunuyor. Türkiye tekstil sektörünü
yalnızca güçlü bir pazar değil, aynı zamanda stratejik bir
üretim ve teknoloji merkezi olarak değerlendiren şirket; renk
yönetiminden fiziksel test sistemlerine, yapay zekâ destekli
analiz çözümlerinden proses optimizasyonuna kadar
geniş ürün portföyüyle sektörde fark oluşturuyor.
ITM 2026’da ziyaretçilerini dijital kalite yönetimi
deneyimi, canlı uygulamalar ve entegre laboratuvar
çözümleriyle karşılamaya hazırlanan şirket,
tekstilde veri odaklı üretim anlayışının geleceğine
odaklanıyor. Tekstil sektöründe dijitalleşme,
sürdürülebilirlik ve kalite standardizasyonu hızla
önem kazanırken, ColorCo Global CEO’su Soner
Duransel ile şirketin Türkiye yapılanmasını, ürün
portföyünü, satış sonrası hizmetlerini ve sektörün
geleceğine yönelik beklentilerini konuştuk.
Türkiye temsilciliğinizin gelişim
sürecini ve Türkiye pazarının şirketiniz
açısından taşıdığı stratejik önemi nasıl
değerlendiriyorsunuz?
“ColorCo Global olarak kuruluşumuzdan
bu yana temel hedefimiz; tekstil
sektörüne yalnızca ürün tedarik eden
bir firma değil, aynı zamanda çözüm ve
teknoloji ortağı olabilmekti. Bu doğrultuda geçen süreçte
özellikle laboratuvar teknolojileri, renk yönetimi, kalite
kontrol sistemleri ve proses optimizasyonu alanlarında
önemli bir gelişim kaydettik. Bugün Türkiye tekstil sektörü;
üretim kapasitesi, ihracat gücü, teknik bilgi birikimi ve
hızlı adaptasyon kabiliyeti ile dünyanın en önemli tekstil
merkezlerinden biri konumunda yer alıyor. Bu nedenle
Türkiye pazarı bizim için yalnızca ticari açıdan değil, aynı
zamanda stratejik ve teknolojik gelişim açısından da
büyük önem taşıyor. Özellikle son yıllarda sürdürülebilirlik,
kalite standardizasyonu, dijitalleşme ve proses verimliliği
konularında artan ihtiyaçlar; sunduğumuz ileri laboratuvar
çözümleri ve akıllı kalite kontrol sistemlerine olan ilgiyi
ciddi şekilde artırdı. Biz de bu dönüşüm sürecinde
müşterilerimize global standartlarda çözümler sunarak
sektöre katkı sağlamayı hedefliyoruz.”
60 May Mayıs 2026
Standing out with its advanced
solutions in laboratory technologies,
digital color management, and quality
control systems, ColorCo Global is
preparing to present a wide range of
innovative technologies — from AIsupported
analysis systems to digital
quality management platforms — to
industry professionals at ITM 2026.
solutions and intelligent quality control systems. As
ColorCo Global, we aim to contribute to this transformation
by delivering globally competitive technologies and
integrated solutions to the textile industry.”
Which solutions stand out in your product portfolio,
and what are the main technological advantages that
differentiate these products from competitors?
“Our product portfolio includes color measurement
systems, physical testing instruments, wet fastness
testing systems, laboratory dyeing solutions, finishing
and coating technologies, as well as
digital quality control systems for
textile laboratories. In particular, the
Konica Minolta spectrophotometer
systems we represent, together with our
proprietary ColorSuit color and quality
management software platform, are
among our most prominent solutions
in the field of digital color control and
quality standardization.
In addition, the advanced laboratory
technologies of Roaches International,
which we proudly represent, hold a
strong position in physical testing and
R&D applications within the textile
industry.
Some of our highlighted solutions
include:
• Konica Minolta color measurement spectrophotometer
systems
• ColorSuit color and quality management software
• Sentire Digital Fabric Handle Evaluation System
• Martindale AXYZ
• RTPT Random Tumble Pilling Tester
• Washtec and Durawash systems
• Infrared laboratory dyeing machines
• Coating and finishing laboratory solutions
What differentiates these technologies from conventional
systems is that they do not simply perform tests; they
strengthen the correlation between laboratory and
production environments, enable digital data management,
and significantly improve process reliability.
The Sentire system, in particular, introduces an innovative
approach by transforming subjective human fabric feel
into objective and measurable digital data. Furthermore,
Laboratuvar teknolojileri, dijital
renk yönetimi ve kalite kontrol
sistemleri alanında geliştirdiği
çözümlerle dikkat çeken ColorCo
Global, ITM 2026’da yapay zekâ
destekli analiz sistemlerinden dijital
kalite yönetimi platformlarına kadar
birçok yenilikçi teknolojisini sektör
profesyonelleriyle buluşturmaya
hazırlanıyor.
Ürün portföyünüzde öne çıkan çözümler hangileri ve bu
ürünleri rekabette farklı kılan başlıca teknolojik avantajlar
nelerdir?
“Ürün portföyümüzde tekstil laboratuvarlarının ihtiyaç
duyduğu renk ölçüm sistemleri, fiziksel test cihazları, yaş
haslık sistemleri, boya laboratuvarı çözümleri, finishing/
apre uygulamaları ve dijital kalite kontrol teknolojileri
yer almaktadır. Özellikle temsilciliğini yürüttüğümüz
Konica Minolta renk ölçüm spektrofotometre cihazları ve
geliştirdiğimiz ColorSuit renk yönetim yazılımı; dijital renk
kontrolü ve kalite standardizasyonu
tarafında öne çıkan en önemli
çözümlerimiz arasında yer almaktadır.
Bunun yanında temsilciliğini
yürüttüğümüz Roaches International
markasının ileri laboratuvar çözümleri
de fiziksel test ve Ar-Ge süreçlerinde
sektörde önemli bir konuma sahiptir.
Öne çıkan sistemlerimiz arasında:
• Konica Minolta renk ölçüm
spektrofotometre sistemleri
• ColorSuit renk ve kalite yönetim
yazılımı
• Sentire Dijital Tuşe Analiz Sistemi
• Martindale AXYZ
• RTPT Random Tumble Pilling Tester
• Washtec ve Durawash sistemleri
• Infrared laboratuvar boya makineleri
• Coating ve finishing laboratuvar çözümleri bulunmaktadır.
Bu ürünleri rekabette farklı kılan en önemli unsur;
yalnızca test yapan cihazlar olmalarının ötesinde, üretim
ile laboratuvar arasındaki korelasyonu güçlendirmeleri,
dijital veri yönetimi sağlamaları ve proses güvenilirliğini
artırmalarıdır. Özellikle Sentire sistemi; kumaşın insan
hissini objektif ve sayısal verilere dönüştürerek sektörde
çok yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Bunun yanı sıra
otomasyon, veri tekrarlanabilirliği, dijital raporlama ve
uluslararası standart uyumluluğu da ürünlerimizin önemli
avantajları arasında yer almaktadır.”
Türkiye’de satış sonrası hizmetler ve teknik destek
konusunda nasıl bir yapı kurdunuz?
“Satış sonrası destek bizim için yalnızca teknik servis değil,
uzun vadeli iş ortaklığının en önemli parçalarından biridir.
Bu doğrultuda Türkiye’de müşterilerimize:
May Mayıs 2026
61
automation, repeatability, digital reporting, and compliance
with international standards are among the key advantages
of our technologies.”
How have you structured your after-sales service and
technical support organization in Türkiye?
“For us, after-sales support is not merely a technical
service activity; it is one of the most critical components of
long-term business partnerships.
In Türkiye, we provide our customers with:
• installation and commissioning,
• operator training,
• application support,
• online and on-site technical service,
• preventive maintenance,
• calibration services,
• process consultancy.
In addition, we provide
TÜRKAK-accredited
calibration services for
spectrophotometers and
color measurement devices,
ensuring measurement
reliability and compliance
with international standards.
Many of our systems are
equipped with remote
connectivity infrastructure,
allowing our technical teams
to respond rapidly whenever
support is required. We are
fully aware that continuity
is critical in laboratory and
quality control processes.
Therefore, we place great
emphasis on fast response times and sustainable technical
support.
Our objective is not simply to sell equipment, but to
become a reliable and long-term technology partner for
our customers’ production operations.”
Which products and solutions will you highlight at ITM,
and what can visitors expect at your stand?
“At ITM 2026, we will primarily focus on solutions centered
around digitalization, quality standardization, and
laboratory efficiency.
At our stand, visitors will have the opportunity to experience:
• Konica Minolta spectrophotometer systems,
• the ColorSuit color and quality management platform,
• the Sentire Digital Fabric Handle Evaluation System,
• physical testing instruments,
• pilling and abrasion testing systems,
• laboratory dyeing technologies,
• coating and finishing laboratory solutions.
Visitors can expect not only product displays, but also
live demonstrations, real application scenarios, and an
integrated digital quality management experience.
We believe our integrated approach — connecting
laboratory, quality control, and production processes
through data-driven systems — will attract significant
attention from the industry.”
• kurulum,
• devreye alma,
• operatör eğitimi,
• aplikasyon desteği,
• online ve yerinde teknik servis,
• bakım hizmetleri,
• kalibrasyon hizmetleri
sunuyoruz.
Ayrıca spektrofotometre ve renk ölçüm cihazları için
TÜRKAK onaylı akredite kalibrasyon hizmeti sağlayarak
müşterilerimizin ölçüm güvenilirliğini ve uluslararası
standartlara uygunluğunu güvence altına alıyoruz.
Birçok sistemimizin uzaktan bağlantı altyapısına sahip
olması sayesinde teknik ekibimiz hızlı şekilde müdahale
edebilmektedir. Özellikle laboratuvar ve kalite kontrol
süreçlerinde sürekliliğin ne kadar
kritik olduğunun farkındayız. Bu
nedenle müşterilerimize hızlı geri
dönüş ve sürdürülebilir teknik
destek sağlamaya büyük önem
veriyoruz. Amacımız yalnızca
cihaz satışı gerçekleştirmek
değil; müşterilerimizin üretim
süreçlerinde güvenilir ve uzun
vadeli bir teknoloji partneri
olmaktır.”
ITM fuarında hangi ürün
ve çözümlerinizi ön plana
çıkaracaksınız? Ziyaretçileri
standınızda neler bekliyor?
“ITM 2026 fuarında
özellikle dijitalleşme, kalite
standardizasyonu ve laboratuvar
verimliliği odaklı çözümlerimizi
ön plana çıkaracağız.
Bu kapsamda:
• Konica Minolta spektrofotometre sistemleri,
• ColorSuit renk ve kalite yönetim platformu,
• Sentire Dijital Tuşe Analiz Sistemi,
• fiziksel test cihazları,
• pilling ve aşınma test sistemleri,
• laboratuvar boya makineleri,
• coating ve finishing laboratuvar çözümleri
ziyaretçilerimizin yoğun şekilde deneyimleyebileceği
sistemler arasında yer alacak. Standımızda ziyaretçileri
yalnızca ürün sergilemesi değil; gerçek uygulamalar, canlı
demo süreçleri ve dijital kalite yönetimi deneyimi bekliyor
olacak. Özellikle laboratuvardan üretime kadar olan
süreçte veri yönetimi, kalite standardizasyonu ve proses
optimizasyonuna yönelik sunduğumuz entegre yaklaşımın
sektör açısından önemli ilgi göreceğini düşünüyoruz.”
Fuardan beklentileriniz ve fuar katılımınızın somut
hedefleri nelerdir?
“ITM fuarını sektörün en önemli global buluşma
noktalarından biri olarak değerlendiriyoruz.
Bu yılki temel hedeflerimiz arasında:
• yeni iş birlikleri geliştirmek,
• ihracat ağımızı genişletmek,
• yeni temsilcilik bağlantıları oluşturmak,
62 May Mayıs 2026
What are your expectations from the exhibition, and what
are your concrete objectives for participating in the fair?
“We consider ITM to be one of the most important global
meeting platforms for the textile industry.
Our primary objectives this year include:
• establishing new business partnerships,
• expanding our export network,
• developing new representation opportunities,
• introducing our digital solutions to a broader international
audience.
At the same time, we aim to closely analyze the evolving
needs of the industry, particularly in the fields of technical
textiles, sustainable manufacturing, and digital quality
control.
We believe ITM is not only a commercial platform, but also
an important technological showcase shaping the future
vision of the textile industry.”
Which trends do you expect to become prominent in the
textile machinery industry in the coming years, and how is
your company preparing for this transformation?
“In the coming years, the textile industry will increasingly
be shaped by:
• digitalization,
• AI-supported quality control,
• data-driven production management,
• sustainability,
• energy efficiency,
• automation.
Reducing operator-dependent variability and standardizing
production processes will become one of the industry’s
most critical transformation areas.
As ColorCo Global, we are preparing for this transformation
by investing in:
• intelligent laboratory technologies,
• digital data management systems,
• AI-supported analysis solutions,
• centralized quality management platforms.
Our ColorSuit platform is a key component of this vision.
Our goal is to integrate laboratory, quality control, and
production processes into a centralized and manageable
digital ecosystem, thereby contributing to the digital
transformation of the textile industry.
At ColorCo Global, our vision is to deliver advanced
laboratory technologies, digital quality management
systems, and sustainable production solutions under
one integrated structure, creating long-term value for the
textile industry. Today, we position ourselves not merely as
an equipment supplier, but as a strong technology and
solution partner that provides process reliability, quality
standardization, digital
transformation, and technical
expertise to its customers.
Moving forward, together
with our global partners,
engineering capabilities, and
innovative technologies, we
will continue contributing to
the transformation and future
development of the textile
industry in Türkiye and beyond.
• dijital çözümlerimizi daha geniş kitlelere ulaştırmak yer
alıyor.
Bunun yanı sıra özellikle teknik tekstil, sürdürülebilir üretim
ve dijital kalite kontrol alanlarında gelişen ihtiyaçları daha
yakından analiz etmeyi hedefliyoruz. ITM’nin yalnızca ticari
değil, aynı zamanda teknolojik vizyon açısından da sektör
için çok önemli bir platform olduğuna inanıyoruz.”
Önümüzdeki dönemde tekstil makineleri sektöründe
öne çıkmasını beklediğiniz trendler neler ve şirketiniz bu
dönüşüme nasıl hazırlanıyor?
“Önümüzdeki dönemde tekstil sektöründe:
• dijitalleşme,
• yapay zekâ destekli kalite kontrol,
• veri odaklı üretim yönetimi,
• sürdürülebilirlik,
• enerji verimliliği,
• otomasyon
çok daha belirleyici hale gelecektir.
Özellikle operatöre bağlı değişkenliklerin azaltılması ve
üretim süreçlerinin standardize edilmesi sektörün en
önemli dönüşüm başlıklarından biri olacaktır.
Biz de bu dönüşüme;
• akıllı laboratuvar sistemleri,
• dijital veri yönetimi,
• yapay zekâ destekli analiz çözümleri,
• merkezi kalite yönetim platformları
üzerine yatırım yaparak hazırlanıyoruz.
Geliştirdiğimiz ColorSuit platformu da bu vizyonun önemli
bir parçasıdır. Hedefimiz; laboratuvar, kalite kontrol ve
üretim süreçlerini tek merkezden yönetilebilir hale getirerek
tekstil sektörünün dijital dönüşümüne katkı sağlamaktır.
ColorCo Global olarak vizyonumuz; tekstil sektörünün
ihtiyaç duyduğu ileri teknoloji laboratuvar çözümlerini,
dijital kalite yönetim sistemlerini ve sürdürülebilir üretim
teknolojilerini tek çatı altında sunarak sektöre uzun vadeli
değer katmaktır. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca cihaz
tedarik eden bir firma değil; müşterilerine proses güvenilirliği,
kalite standardizasyonu, dijital
dönüşüm ve teknik uzmanlık
sağlayan güçlü bir çözüm
ortağı olmayı hedefliyoruz.
Önümüzdeki dönemde de global
iş ortaklarımız, mühendislik
altyapımız ve geliştirdiğimiz
yenilikçi teknolojiler ile Türkiye
tekstil sektörünün dönüşüm
sürecine katkı sağlamaya devam
edeceğiz.”
May Mayıs 2026
63
Rieter at ITM 2026: Spinning
redefined with automation and
intelligence
ITM 2026’da Rieter: Otomasyon ve zekâ
ile yeniden tanımlanan iplik üretimi
• Barmag and Rieter exhibit side by side
• Barmag showcases innovations across all man-made
fiber processes
• Towards the fully automated spinning mill with
automation and digitization
• Universal compacting solution COMPACT4
• Leading the way in combing preparation with the
OMEGAlap E 40
• Convincing customer results with rotor spinning
machine R 70
• AI solutions for most productive card C 81
• Latest technological breakthroughs in spinning recycled
fibers
Spinning mills need solutions that deliver stability, efficiency
and future-proof performance. Rieter has put together a
powerful portfolio for ITM 2026 in Istanbul, Türkiye. These
innovations give customers the tools to enhance cost
efficiency, improve responsiveness and actively develop
their competitive edge. Step-by-step, Rieter is moving
closer to its Vision 2027 – the fully automated spinning
mill. With each new technology, Rieter enables spinning
mills worldwide to operate with greater precision and
reliability, ensuring they remain at the forefront of an
increasingly demanding global market.
This year marks a milestone: Rieter and Barmag are
exhibiting side by side for the first time. By combining
230 years of Rieter’s spinning innovation with Barmag’s
world-class man-made fiber technologies, customers can
• Barmag ve Rieter ilk kez yan yana sergi açıyor
• Barmag, tüm sentetik elyaf süreçlerinde yeniliklerini
sergiliyor
• Otomasyon ve dijitalleşme ile tamamen otomatik
iplikhanelere doğru
• Evrensel kompakt çözüm COMPACT4
• Tarak hazırlığında öncü çözüm: OMEGAlap E 40
• Rotor iplik makinesi R 70 ile güçlü müşteri sonuçları
• En verimli tarak makinesi C 81 için yapay zekâ çözümleri
• Geri dönüştürülmüş elyafların eğrilmesinde en son
teknolojik atılımlar
İplikhaneler; istikrar, verimlilik ve geleceğe hazır performans
sunan çözümlere ihtiyaç duymaktadır. Rieter, İstanbul’da
düzenlenecek ITM 2026 için güçlü bir portföy hazırladı. Bu
yenilikler, müşterilere maliyet verimliliğini artırma, daha
hızlı tepki verebilme ve rekabet avantajlarını geliştirme
imkânı sunuyor. Rieter, adım adım 2027 Vizyonu olan
tamamen otomatik iplikhaneye doğru ilerliyor. Her yeni
teknolojiyle birlikte Rieter, dünya genelindeki iplikhanelerin
daha yüksek hassasiyet ve güvenilirlikle çalışmasını
sağlayarak giderek daha zorlu hale gelen küresel pazarda
öncü konumlarını korumalarına yardımcı oluyor.
Bu yıl önemli bir dönüm noktası: Rieter ve Barmag ilk
kez yan yana sergi açıyor. Rieter’in 230 yıllık iplik üretimi
inovasyonu ile Barmag’ın dünya çapındaki sentetik elyaf
teknolojilerinin birleşimi sayesinde müşteriler, doğal ve
sentetik elyaflar için sistem sağlayıcısı olarak Rieter’in
liderliğinden tam anlamıyla yararlanabiliyor.
64 May Mayıs 2026
make full use of Rieter’s leadership as system provider for
natural and man-made fibers.
Barmag showcases innovations across all man-made
fiber processes
As a technology leader in chemical fiber equipment,
Barmag will present its complete portfolio of systems for
filament yarn, staple fiber, and nonwoven production, as
well as solutions for the net-worked factory. Barmag will
unveil the semi-automated winding machine WINGS POY
2.0, featuring an automatic string-up function – a longawaited
feature in the market. In addition, Barmag will
highlight the manual texturing machine eFK EvoSmart
which enables energy-efficient yarn production while
ensuring the highest yarn quality. Another focus will be
on Neumag’s EVOSteam process, which includes two new
developments.
Towards the fully automated spinning mill with
automation and digitization
Rieter will be presenting solutions that enable a step-bystep
implementation of the fully automated spinning mill
for the production of ring and compact yarn. Highlights
include efficient bale transport, automated can transport
and fully automatic packaging solutions, such as steaming,
palletizing and labeling. In the field of digitization, Rieter
offers various ESSENTIAL modules to meet different
requirements. This gives spinning mill employees – from
Barmag, tüm sentetik elyaf süreçlerinde yeniliklerini
sergiliyor
Kimyasal elyaf ekipmanlarında teknoloji lideri olan Barmag,
filament iplik, staple elyaf ve nonwoven üretimi için
sistemlerden oluşan kapsamlı portföyünü ve ağ bağlantılı
fabrika çözümlerini tanıtacak. Barmag, uzun süredir
beklenen otomatik ip bağlama (string-up) fonksiyonuna
sahip yarı otomatik sarım makinesi WINGS POY 2.0’ı
tanıtacak. Ayrıca enerji verimli iplik üretimi sağlarken
en yüksek kaliteyi sunan manuel tekstüre makinesi eFK
EvoSmart da öne çıkacak. Bir diğer odak noktası ise
Neumag’ın iki yeni geliştirme içeren EVOSteam süreci
olacak.
Otomasyon ve dijitalleşme ile tamamen otomatik
iplikhaneye doğru
Rieter, ring ve kompakt iplik üretimi için tamamen otomatik
iplikhaneye geçişi adım adım mümkün kılan çözümler
sunacak. Öne çıkanlar arasında verimli balya taşıma,
otomatik kova (can) taşıma ve buharlama, paletleme ve
etiketleme gibi tamamen otomatik paketleme çözümleri
yer alıyor.
Dijitalleşme alanında ise Rieter, farklı ihtiyaçlara yönelik
çeşitli ESSENTIAL modülleri sunuyor. Bu sayede iplikhane
çalışanları – yönetimden operatörlere kadar – iplik üretimini
optimize etmek için sağlam bir karar alma altyapısına
sahip oluyor.
Evrensel kompakt çözüm COMPACT4
COMPACT4, esneklik, güvenilirlik ve eğirme verimliliğinde
yeni standartlar belirleyen yenilikçi bir kompakt çözümüdür.
Optimize edilmiş eğirme geometrisi sayesinde en yüksek
kalitede kompakt iplik üretir. Son derece düşük bakım
ihtiyacı, minimum duruş süresi ve düşük enerji tüketimi
ile iplikhanelere günlük operasyonlarda yüksek maliyet
avantajı sağlar.
Tarak hazırlığında lider: OMEGAlap E 40
Yeni tarak hazırlık makinesi OMEGAlap E 40, hızlı lap
değişimi sayesinde selefinden %33 daha fazla, yani 800 kg/
saat üretim kapasitesine ulaşır. Aynı zamanda %30 daha
düşük enerji ve %63 daha az basınçlı hava tüketimi sağlar.
Kolay bakım ve temizlik özellikleri, operatörler için önemli
bir avantaj sunar.
May Mayıs 2026
65
management to machine operators – a solid basis for
making decisions on how to optimize yarn production.
Universal compacting solution COMPACT4
COMPACT4 is the innovative compacting solution that
sets new benchmarks for flexibility, reliability and spinning
efficiency. With a fine-tuned spinning geometry, it produces
compact yarns with the best quality. The solution’s
extremely low maintenance, minimal downtime, and low
energy consumption ensure spinning mills benefit from
outstanding cost-effectiveness in daily mill use.
Leading the way in combing preparation with the
OMEGAlap E 40
The new combing preparation machine OMEGAlap E 40
produces 800 kg/h, 33% more than its predecessor – thanks
to the rapid lap changing. At the same time, it has 30%
lower energy and 63% lower compressed air consumption.
Maintenance and cleaning are especially easy, representing
a clear advantage for operating personnel.
Convincing customer results with rotor spinning machine
R 70
The rotor spinning machine R 70 boosts productivity by
7 to 15% while reliably delivering superior yarn quality.
It processes high shares of non-virgin material mixes at
full speed, supported by advanced fiber and air-guiding
components. Unique pneumatic rotor-cleaning at every
piecing ensures consistent quality. Energy use drops by up
to 10% thanks to innovative low-vacuum technology, and
well-accessible components simplify maintenance to keep
availability high.
AI solutions for the most productive card C 81
The Rieter card C 81, equipped with artificial intelligence,
is bringing about a revolution in fiber preparation. One
groundbreaking feature is the Carding Gap Control CGC
which offers ideal
conditions for nep
reduction and yarn
quality. In addition, the
Trash Level Monitor
TLM keeps the trash
level under control when
processing natural
fibers, thereby unlocking
maximum fiber yield and
the full potential of the
card. Both solutions are
also available as retrofit.
Rotor iplik makinesi R 70 ile güçlü performans
Rotor iplik makinesi R 70, verimliliği %7 ile %15 arasında
artırırken üstün iplik kalitesini güvenilir şekilde sunar.
Gelişmiş lif ve hava yönlendirme bileşenleri sayesinde
yüksek oranlarda geri dönüştürülmemiş (non-virgin)
malzeme karışımlarını tam hızda işleyebilir. Her ekleme
(piecing) sırasında yapılan benzersiz pnömatik rotor
temizliği, tutarlı kalite sağlar. Yenilikçi düşük vakum
teknolojisi ile enerji tüketimi %10’a kadar azalırken, kolay
erişilebilir bileşenler bakım süreçlerini basitleştirir ve
makine kullanılabilirliğini artırır.
En verimli tarak makinesi C 81 için yapay zekâ çözümleri
Yapay zekâ ile donatılmış Rieter tarak makinesi C 81, lif
hazırlama sürecinde devrim gerçekleştiriyor. Öne çıkan
özelliklerden biri olan Carding Gap Control (CGC), neps
(lif topakları) azaltımı ve iplik kalitesi için ideal koşullar
oluşturur. Ayrıca Trash Level Monitor (TLM), doğal lif işleme
sırasında atık seviyesini kontrol altında tutarak maksimum
lif verimi sağlar ve makinenin potansiyelini ortaya çıkarır.
Her iki çözüm de mevcut sistemlere sonradan entegre
edilebilir (retrofit).
Geri dönüştürülmüş liflerin eğrilmesinde yeni teknolojiler
Rieter, geri dönüştürülmüş liflerin eğrilmesi konusunda
iş ortakları ve lif üreticileriyle yakın iş birliği içinde
çalışmaktadır. En yeni teknolojiler, tekstil atıklarının değerli
yeni ipliklere dönüştürülmesinde verimliliği ve kaliteyi
önemli ölçüde artırarak daha döngüsel bir tekstil değer
zincirini destekler.
Rieter ve bağlı şirketleri Accotex, Bräcker, Graf, Novibra,
Suessen, SSM ve Temco; en son yeniliklerini 9–13 Haziran
tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek ITM 2026
fuarında, Hall 7, Stand 702’de; Barmag ile birlikte Hall 7,
Stand 704’te sergileyecek. Rieter, ileri teknoloji ürünlerini
ve çözümlerini yüksek kaliteli hizmetlerle birleştirerek
iplikhanelerin daha verimli, daha esnek ve daha düşük
maliyetle üretim yapmasını sağlıyor.
66 May Mayıs 2026
15 TH - 18 TH OCTOBER 2026
Lenzing ushers in a new era in
protective wear with three-tier
fiber system
Lenzing’den koruyucu giyimde yeni
dönem: Üç katmanlı selülozik çözüm
The Lenzing Group, a global leader in cellulosic fibers,
has unveiled its new “Lenzing Solutions for Protective
Wear” portfolio. For the first time, LENZING FR and
TENCEL Lyocell fibers are combined within one unified
concept, redefining how protective clothing is designed.
The launch marks one of the company’s most significant
milestones since it pioneered inherently flame-resistant
cellulosic fibers in 1977, aligning with the rapid growth of
the global PPE market.
Three solutions for different risk levels
The portfolio is structured into three distinct tiers tailored
to different applications. At the highest level, LENZING FR
fibers provide inherent flame resistance built directly into
the fiber, making them ideal for high-risk environments
such as firefighting, military, and utilities. Their performance
remains consistent ךרואל repeated washing cycles. The
mid-tier hybrid solutions, based on TENCEL Lyocell,
combine protection with enhanced comfort. When blended
with fibers such as modacrylic, they deliver breathability,
flexibility, and visibility. For applications requiring more
cost-efficient solutions, FR-finished TENCEL fibers offer
reliable protection for industries such as metalworking,
steel, and welding.
Reducing heat stress, improving performance
Independent testing highlights a key advantage of the
new system: reduced physiological strain. Garments
Selülozik elyaf üretiminde dünyanın önde gelen
şirketlerinden Lenzing Group, “Lenzing Solutions
for Protective Wear” adını verdiği yeni portföyünü
tanıttı. Şirket, LENZING FR ve TENCEL Lyocell elyaflarını
ilk kez tek bir yapı altında toplayarak, koruyucu giyime
bütüncül bir yaklaşım getiriyor. Bu lansman, Lenzing’in
1977 yılında geliştirdiği doğal alev geciktirici selülozik elyaf
inovasyonundan bu yana en önemli adımlardan biri olarak
değerlendiriliyor. Küresel kişisel koruyucu ekipman (PPE)
pazarının hızla büyüdüğü bir dönemde gelen bu adım,
sektörün değişen ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefliyor.
Her risk seviyesine uygun üç ayrı çözüm
Yeni portföy, farklı kullanım alanları ve risk seviyelerine
göre üç katmanlı bir yapı sunuyor.
En üst seviyede yer alan LENZING FR elyafları, elyafın
yapısına entegre edilmiş kalıcı alev dayanımı ile özellikle
itfaiye, askeri uygulamalar ve enerji sektörleri gibi
yüksek riskli alanlara hitap ediyor. Bu yapı, yıkama ile
performans kaybı yaşanmaması sayesinde kullanım ömrü
boyunca güvenliğini koruyor. Orta katmanda konumlanan
TENCEL Lyocell bazlı hibrit çözümler ise modakrilik gibi
elyaflarla birlikte kullanılarak hem koruma hem de konforu
dengeliyor. Nefes alabilirlik, hareket kabiliyeti ve yüksek
görünürlük gibi özellikler bu segmentte öne çıkıyor. Daha
temel koruma gerektiren uygulamalar için geliştirilen FR
finisajlı TENCEL çözümleri ise özellikle metal, çelik ve
kaynak sektörlerinde maliyet etkin bir alternatif sunuyor.
68 May Mayıs 2026
Lenzing has introduced a nextgeneration
three-tier fiber portfolio
for protective wear, bringing together
safety, comfort, and sustainability
within a single integrated system.
incorporating LENZING FR fibers demonstrated up to 29%
lower heat stress compared to conventional FR-treated
fabrics. This translates into longer sustained physical
performance and improved wearer comfort in demanding
environments.
Lenzing, koruyucu giyim sektörüne
yönelik geliştirdiği yeni nesil
üç katmanlı elyaf portföyüyle
hem güvenlik hem de konfor ve
sürdürülebilirlik beklentilerini tek bir
sistemde buluşturuyor.
Sustaınability at the core
Sustainability is a central pillar of the portfolio. Dope-dyed
LENZING FR fibers eliminate additional dyeing steps,
reducing water and energy consumption by up to 50%
while significantly lowering carbon emissions. Meanwhile,
TENCEL Lyocell fibers are derived from certified or
controlled wood sources, supporting responsible
production practices.
Moving beyond one-sıze-fıts-all
According to Lenzing, the protective wear industry has
long relied on a one-size-fits-all approach. However,
different professions face fundamentally different risks.
By introducing a structured, three-tier system backed by
decades of expertise, the company aims to provide a more
flexible, performance-driven, and future-ready solution for
the industry.
Isı stresini azaltan performans
Lenzing’in paylaştığı bağımsız test sonuçları, yeni nesil
elyafların yalnızca koruma değil, kullanıcı performansı
açısından da önemli avantajlar sunduğunu ortaya koyuyor.
Testlere göre, LENZING FR içeren kumaşlar, geleneksel
FR çözümlerine kıyasla vücut sıcaklığındaki artışı önemli
ölçüde azaltarak yüzde 29’a varan oranda daha düşük ısı
stresi sağlıyor. Bu da çalışanların aynı yoğunlukta daha
uzun süre performans gösterebilmesine olanak tanıyor.
Sürdürülebilirlik odaklı üretim
Portföyün dikkat çeken bir diğer yönü ise sürdürülebilirlik.
Dope-dyed teknolojisi ile üretilen LENZING FR elyaflar,
ek boyama proseslerini ortadan kaldırarak su ve enerji
tüketimini yarı yarıya azaltabiliyor. Aynı zamanda karbon
ayak izinde de önemli düşüş sağlanıyor. TENCEL Lyocell
elyafları ise sertifikalı ve kontrollü orman kaynaklarından
elde edilmesiyle çevresel sorumluluk açısından güçlü bir
konumda yer alıyor.
“Tek tip çözüm dönemi sona eriyor”
Lenzing yetkilileri, koruyucu giyim sektöründe uzun
yıllardır tek tip elyaf yaklaşımının hakim olduğunu, ancak
farklı meslek gruplarının çok farklı risklerle karşı karşıya
olduğunu vurguluyor. Yeni sistemin, neredeyse 50 yıllık
deneyimi üç farklı çözüm katmanında bir araya getirerek
sektöre daha esnek, daha güvenli ve daha sürdürülebilir bir
yaklaşım sunduğu ifade ediliyor.
May Mayıs 2026
69
DoCotton reshapes the cotton
value chain with a systemdriven
model
Pamukta sistemi kuran model: Docotton
global tedarik zincirini yeniden tanımlıyor
Starting its journey in the 1990s with cotton production
in Mesopotamia, DoCotton has evolved into more
than just a production story; it has become a fully
structured value chain. Today, the company stands out
with its integrated model spanning from cotton fields to
ginning, yarn, recycling, and international trade. Expanding
beyond Türkiye, DoCotton has built a strong supply
network through investments, particularly in Central Asia,
and now serves more than 30 countries worldwide. This
transformation is evaluated by Milcan Çokuçkun, Sales
and Marketing Manager at DoCotton Group.
A model that goes beyond traditional cotton trading
One of DoCotton’s key differentiators is its approach to
cotton not as a commodity, but as a system that must
be managed from the ground up. The company works
directly with farmers, closely monitors production in the
field, and supports it with continuous training and control
mechanisms.
This model not only enhances quality standards but
also strengthens a sustainable production structure. From
fiber quality to bale-level tracking, every stage is managed
with precision, positioning DoCotton as a reliable solution
partner for global brands.
Dr. Mehmet Doğan,
Owner of DoCotton
1990’lı yıllarda Mezopotamya’da pamuk üretimiyle
başlayan DoCotton yolculuğu, bugün yalnızca bir
üretim hikayesi değil; uçtan uca kurgulanmış bir değer
zincirine dönüşmüş durumda. Şirket, pamuk tarlasından
çırçır, iplik, geri dönüşüm ve uluslararası ticarete
kadar uzanan entegre yapısıyla dikkat çekiyor. Coğrafi
büyümesini Türkiye ile sınırlamayan DoCotton, Orta Asya
başta olmak üzere farklı bölgelerde yaptığı yatırımlarla
güçlü bir tedarik ağı kurarken, bugün 30’dan fazla ülkeye
hizmet veren bir oyuncu olarak konumlanıyor. Bu dönüşüm
sürecini DoCotton Group Satış ve Pazarlama Müdürü
Milcan Çokuçkun değerlendiriyor.
Pamukta klasik ticaretin ötesine geçen yaklaşım
DoCotton’un sektörde ayrıştığı en önemli nokta, pamuğu
yalnızca bir emtia olarak görmemesi. Şirket, organik
pamuğu tarla seviyesinden başlayarak yönetilmesi gereken
bir sistem olarak ele alıyor. Bu doğrultuda doğrudan
çiftçilerle çalışılıyor, üretim süreçleri sahada birebir takip
ediliyor ve eğitimlerle destekleniyor.
Bu model sayesinde hem kalite standartları yükseltiliyor
hem de sürdürülebilir üretim yapısı güçleniyor. Lif
kalitesinden balya bazlı takibe kadar tüm süreçlerin kontrol
altına alınması, DoCotton’un global markalar için güvenilir
bir çözüm ortağı olmasını sağlıyor.
70 May Mayıs 2026
With its focus on sustainability,
traceability, and integrated
production, DoCotton goes beyond
traditional cotton trading and secures
a strong position in the global supply
chain.
Sürdürülebilirlik, izlenebilirlik
ve entegre üretim yaklaşımıyla
DoCotton, pamuk sektöründe klasik
ticaret anlayışının ötesine geçerek
global ölçekte güçlü bir konum elde
ediyor.
Traceability and certification redefine competition
Changing dynamics in the textile industry are transforming
expectations. Today, quality alone is not enough;
transparency and verifiability are equally critical. In this
context, DoCotton achieves over 99% traceability from field
to certification, creating a significant competitive edge.
By working with international standards such as GOTS,
OCS, OCA, OEKO-TEX, and Regenagri, the company
ensures both product and process
compliance through a multi-layered
certification structure.
İzlenebilirlik ve
sertifikasyon yeni
rekabet alanı
Tekstil sektöründe
değişen dinamikler,
markaların
beklentilerini
de kökten
Future focus: sustainable products
and digitalization
Rising demand for sustainable
solutions is shaping DoCotton’s
strategy. Organic cotton, recycled
fibers, and traceable product
solutions are at the core of its growth
plans. Investments in recycling and
digital tracking systems stand out
as key steps supporting the circular
economy approach.
Çokuçkun emphasizes that the
textile industry is undergoing
an irreversible transformation.
Companies that adopt
sustainability, transparency, and
data-driven production will lead the
future. DoCotton, having recognized
this shift early, continues to
strengthen its position not just as a
supplier, but as a system provider in
the global market.
Milcan Çokuçkun,
Sales and Marketing Manager at
DoCotton Group
dönüştürüyor. Artık sadece kaliteli
ürün değil, şeffaflık ve doğrulanabilirlik
de kritik hale geliyor. DoCotton bu
noktada sahadan sertifikasyon
kuruluşuna kadar uzanan süreçte
%99’un üzerinde izlenebilirlik
sağlayarak önemli bir avantaj elde
ediyor.
GOTS, OCS, OCA, OEKO-TEX
ve Regenagri gibi uluslararası
standartlarla çalışan şirket, çok
katmanlı sertifikasyon yapısı
sayesinde hem ürünün hem de üretim
sürecinin güvenilirliğini garanti altına
alıyor.
Geleceğin odağı: sürdürülebilir ürünler ve dijitalleşme
Artan sürdürülebilirlik talebi, DoCotton’un stratejik yönünü
de belirliyor. Organik pamuk, geri dönüştürülmüş lifler ve
izlenebilir ürün çözümleri şirketin büyüme odağında yer
alıyor. Özellikle geri dönüşüm yatırımları ve dijital izleme
sistemleri, döngüsel ekonomi yaklaşımını destekleyen
kritik adımlar arasında öne çıkıyor.
Tekstil sektörünün artık geri dönülmez bir dönüşüm
sürecinde olduğunu vurgulayan Çokuçkun, sürdürülebilirlik,
şeffaflık ve veri odaklı üretimi benimseyen firmaların
gelecekte öne çıkacağını ifade ediyor. DoCotton ise
bu dönüşümü erken okuyarak, klasik tedarikçi rolünün
ötesine geçen bir sistem sağlayıcısı olarak konumunu
güçlendiriyor.
May Mayıs 2026
71
Starlinger & Co GmbH
showcases the power of
circular packaging at interpack
Starlinger & Co GmbH, interpack’te
döngüsel ambalaj gücünü sergiledi
At interpack, Starlinger & Co GmbH presented an
FIBC (Flexible Intermediate Bulk Container) test rig,
offering visitors a live demonstration of the limits of
industrial packaging. During the tests, big bags weighing
approximately 2 kilograms were shown to carry loads of up
to 2 tons. Fully filled bags were lifted via their lifting loops
while additional top pressure was applied to measure
breaking points. According to European ADR regulations,
single-use big bags must withstand up to five times their
Safe Working Load (SWL) when freely suspended.
Versatile applications from food to chemicals
Polypropylene woven fabric is not only used for largevolume
big bags but also for packaging sensitive goods
such as rice, flour, cement, and chemical powders.
Starlinger & Co GmbH also offers solutions with weldedbottom
technologies in addition to sewn systems,
preventing product loss and moisture ingress. Its ADSTAR
and PPSTAR product families eliminate the need for
adhesives, enabling lower production costs and higher
durability.
ADSTAR and PPSTAR: lightweight, durable alternatives to
paper packaging
The ADSTAR block bottom bags and PPSTAR pinch bottom
bags developed by Starlinger & Co GmbH stand out as
alternatives to traditional paper and film-based packaging.
According to CSO Harald Neumüller, plastic woven
packaging offers significant advantages thanks to its low
weight, high tear resistance, and moisture protection. The
use of recycled materials further strengthens compliance
with European packaging regulations.
AD*STAR *prime: next-generation flexible packaging
solution
The latest evolution of the ADSTAR technology, ADSTAR
*prime, features a flexible structure with a capacity range
of 5 to 118 liters. Starlinger & Co GmbH Product Manager
David Grabenweger highlighted that the new generation
bags can be produced with high shares of recycled
polypropylene, offering a strong alternative to paper,
particularly in cement packaging applications.
PP*STAR pinch bottom enables mono-material recyclability
Starlinger & Co GmbH, interpack kapsamında sergilediği
FIBC (Flexible Intermediate Bulk Containers) test
düzeneği ile endüstriyel ambalajların sınırlarını
ziyaretçilere canlı olarak gösterdi. Yaklaşık 2 kilogram
ağırlığındaki big bag’lerin 2 tona kadar yük taşıyabildiği
testlerde, tamamen doldurulmuş çuvallar üstten baskı
uygulanarak taşıma kulaklarından kaldırılıyor ve dayanım
sınırları ölçülüyor. Avrupa ADR düzenlemelerine göre tek
kullanımlık big bag’lerin güvenli çalışma yükünün (SWL)
beş katına kadar dayanması gerekiyor.
Çok yönlü kullanım: big bag’den gıda ve kimyaya geniş
uygulama alanı
Polipropilen dokuma, yalnızca büyük hacimli big bag
üretiminde değil; pirinç, un, çimento ve kimyasal tozlar
gibi hassas ürünlerin ambalajlanmasında da yaygın olarak
kullanılıyor. Starlinger & Co GmbH, dikişli sistemlerin yanı
sıra kaynaklı taban teknolojileriyle ürün kaybını ve nem
girişini önleyen çözümler de sunuyor. ADSTAR ve PPSTAR
serileri, yapıştırıcı gerektirmeyen yapılarıyla daha düşük
üretim maliyeti ve daha yüksek dayanıklılık sağlıyor.
72 May Mayıs 2026
Starlinger & Co GmbH demonstrated
the latest advances in sustainable,
high-strength and recyclable
packaging solutions for bulk
goods transportation at interpack,
showcasing the strength of
polypropylene (PP) and PET woven
big bags through live testing.
Starlinger & Co GmbH, interpack
fuarında polipropilen (PP) ve PET
dokuma big bag’lerin dayanımını canlı
testlerle sergileyerek, dökme yük
taşımacılığında sürdürülebilir, yüksek
mukavemetli ve geri dönüştürülebilir
ambalaj çözümlerinin geldiği noktayı
gözler önüne serdi.
PP*STAR pinch bottom bags are made of polypropylene
woven fabric laminated with BOPP film. In the latest
production line, bottom sealing is achieved through
welding instead of adhesives. PP*STAR Product Manager
Claudia Hagn from Starlinger & Co GmbH emphasized that
this innovation improves recyclability while enhancing the
durability and robustness of the packaging.
Over 30 years of recycling technology expertise
Beyond packaging machinery, Starlinger & Co GmbH has
been developing recycling systems for PET and polyolefin
waste for more than three decades. Its recoSTAR PET and
viscoZERO systems enable food-grade recycled pellets,
supporting global brands in producing bottles made from
100% rPET.
Circular economy vision: “Packaging should not end up in
nature”
Representatives of Starlinger & Co GmbH emphasized
their goal of enabling closed-loop systems for plastic
packaging. The company aims to ensure that plastic
packaging is recycled back into production cycles rather
than ending up in the environment, contributing to a more
sustainable and circular future.
ADSTAR ve PPSTAR: kağıda alternatif, daha hafif ve
dayanıklı
Şirket tarafından geliştirilen ADSTAR blok tabanlı çuvallar
ve PPSTAR pinch bottom ambalajlar, geleneksel kağıt ve
film ambalajlara alternatif olarak öne çıkıyor. Starlinger
& Co GmbH CSO’su Harald Neumüller, plastik dokuma
ambalajların düşük ağırlık, yüksek yırtılma direnci ve
nem dayanımı sayesinde maliyet avantajı sunduğunu
vurgularken; geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının da
Avrupa ambalaj regülasyonlarına uyumu güçlendirdiğini
belirtti.
AD*STAR *prime ile yeni nesil esnek ambalaj çözümleri
ADSTAR teknolojisinin en yeni versiyonu olan ADSTAR
*prime, 5 ila 118 litre aralığında üretilebilen esnek yapısıyla
dikkat çekiyor. Starlinger & Co GmbH Ürün Müdürü David
Grabenweger, yeni nesil çuvalların yüksek oranda geri
dönüştürülmüş polipropilen ile üretilebildiğini ve özellikle
çimento ambalajında kağıda güçlü bir alternatif sunduğunu
ifade etti.
PP*STAR pinch bottom ile monomalzeme ve geri
dönüştürülebilir yapı
PP*STAR pinch bottom çuvallar, BOPP film ile lamine
edilmiş polipropilen dokuma yapıya sahip. Yeni nesil
üretim hattında alt kapama işlemi yapıştırıcı yerine
kaynak yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Starlinger & Co
GmbH PP*STAR Ürün Müdürü Claudia Hagn, bu yapının
hem geri dönüşümü kolaylaştırdığını hem de ambalajın
dayanıklılığını artırdığını belirtti.
30 yılı aşkın geri dönüşüm teknolojisi uzmanlığı
Starlinger & Co GmbH, yalnızca ambalaj makineleri
değil, aynı zamanda PET ve poliolefin atıkların geri
dönüştürülmesine yönelik sistemleriyle de öne çıkıyor.
Şirketin recoSTAR PET ve viscoZERO sistemleri, gıda
temasına uygun geri dönüştürülmüş granül üretimi
sağlayarak küresel markaların %100 rPET şişe üretimine
katkı sunuyor.
Döngüsel ekonomi vurgusu: “Ambalaj doğaya geri
dönmemeli”
Starlinger & Co GmbH yetkilileri, hedeflerinin plastik
ambalajların kapalı döngü içinde yeniden kullanılabilir
hale gelmesi olduğunu vurguladı. Şirket, hem üretim hem
de geri dönüşüm teknolojileriyle plastik atıkların doğaya
karışmadan yeniden üretim döngüsüne kazandırılmasını
amaçlıyor.
May Mayıs 2026
73
HOMETEX 2026 strengthens
Türkiye’s position in global
home textiles
HOMETEX 2026, Türkiye’nin küresel ev
tekstili gücünü pekiştiriyor
HOMETEX 2026, one of the world’s largest home
textile exhibitions, is preparing to welcome
the global industry in Istanbul once again.
Organized by the Turkish Home Textile Industrialists’ and
Businessmen’s Association (TETSİAD) in cooperation with
KFA Fair Organization, the exhibition will take place between
May 19-22, 2026, at the Istanbul Expo Center. Industry
representatives expect the event to further strengthen
Türkiye’s position as one of the leading manufacturing and
export hubs in the global home textile market.
The exhibition is expected to host more than 700 exhibitors
and over 175,000 visitors from around the world across an
exhibition area of approximately 200,000 square meters.
From curtain and upholstery fabrics to bedding products,
carpets, towels, decorative textiles, and smart home textile
solutions, HOMETEX 2026 will present a comprehensive
overview of the sector’s latest developments.
Sustainability and smart textiles shape the exhibition
Sustainability is expected to become one of the main
themes of HOMETEX 2026. Manufacturers are increasingly
investing in environmentally friendly production systems,
recycled raw materials, and energy-efficient manufacturing
technologies in response to growing global demand for
sustainable products. Visitors are expected to see a wide
range of eco-friendly collections developed with recyclable
fibers, water-saving dyeing technologies, and low-carbon
production methods.
Dünyanın en büyük ev tekstili organizasyonlarından
biri olan HOMETEX 2026, küresel sektörü bir kez
daha İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor. Türkiye
Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) iş
birliğiyle KFA Fuarcılık tarafından organize edilen fuar, 19-
22 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde
gerçekleştirilecek. Sektör temsilcileri, organizasyonun
Türkiye’nin küresel ev tekstili üretimi ve ihracatındaki güçlü
konumunu daha da ileri taşımasını bekliyor.
Yaklaşık 200 bin metrekarelik fuar alanında düzenlenecek
organizasyonun, 700’ün üzerinde katılımcı ve 175
bini aşkın ziyaretçiyi ağırlaması öngörülüyor. Perdelik
kumaşlardan döşemelik ürünlere, yatak tekstillerinden
havlu gruplarına, halılardan dekoratif tekstillere kadar geniş
bir ürün yelpazesinin sergileneceği fuar, sektörün en yeni
teknolojilerini ve tasarım trendlerini bir araya getirecek.
Sürdürülebilirlik ve akıllı tekstiller öne çıkıyor
HOMETEX 2026’nın ana gündemlerinden birini
sürdürülebilirlik oluşturuyor. Küresel pazarda çevre dostu
ürünlere yönelik talebin artmasıyla birlikte üreticiler
geri dönüştürülmüş hammaddeler, enerji verimli üretim
sistemleri ve çevreci proses teknolojilerine daha fazla
yatırım yapıyor. Fuarda geri dönüştürülebilir liflerle
geliştirilen koleksiyonların, su tasarrufu sağlayan boyama
teknolojilerinin ve düşük karbon ayak izine sahip üretim
çözümlerinin öne çıkması bekleniyor.
Akıllı ev tekstili uygulamaları da organizasyonun dikkat
çeken başlıkları arasında yer alacak. Isı dengeleme
özellikli kumaşlar, antibakteriyel tekstiller, nem yönetimi
74 May Mayıs 2026
Bringing together global
manufacturers, designers, and
buyers in Istanbul, HOMETEX 2026
is preparing to showcase the future
of the home textile industry with
a strong focus on sustainability,
digitalization, and smart products.
Dünya genelinden üretici, tasarımcı
ve satın almacıları İstanbul’da
buluşturmaya hazırlanan HOMETEX
2026, sürdürülebilirlik, dijitalleşme
ve akıllı ürün çözümleri odağında ev
tekstili sektörünün geleceğine yön
vermeyi hedefliyor.
Smart home textile applications are also expected to
attract significant attention during the exhibition. Innovative
products featuring temperature regulation, antibacterial
properties, moisture management, and sensor-integrated
textile technologies are becoming increasingly important
for both manufacturers and consumers. Industry experts
believe that the integration of functional technologies into
home textiles will continue to expand rapidly in the coming
years.
Digital printing technologies and AI-supported
production systems are also expected to stand out among
the exhibition’s major innovation areas. Textile producers
are increasingly adopting automation and digital
manufacturing infrastructures to improve flexibility, reduce
production costs, and respond faster to changing market
demands.
Türkiye strengthens its global manufacturing role
Türkiye continues to maintain its strong position in
the global home textile market thanks to its advanced
manufacturing infrastructure, fast delivery capabilities,
and design-oriented production approach. HOMETEX 2026
is expected to create new export opportunities for Turkish
manufacturers while strengthening international business
sağlayan ürünler ve sensör destekli akıllı tekstil çözümleri
hem üreticilerin hem de ziyaretçilerin odağında olacak.
Uzmanlara göre fonksiyonel teknolojilerin ev tekstili
ürünlerine entegrasyonu önümüzdeki dönemde daha da
hız kazanacak.
Dijital baskı teknolojileri ve yapay zekâ destekli üretim
sistemleri de fuarın önemli inovasyon alanları arasında
gösteriliyor. Tekstil üreticileri, değişen tüketici taleplerine
daha hızlı yanıt verebilmek ve üretim maliyetlerini optimize
etmek amacıyla otomasyon ve dijital üretim altyapılarına
yatırımlarını artırıyor.
Türkiye’nin üretim gücü dikkat çekiyor
Türkiye, güçlü üretim altyapısı, hızlı teslimat kapasitesi ve
tasarım odaklı üretim anlayışı sayesinde küresel ev tekstili
sektöründeki rekabetçi konumunu koruyor. HOMETEX
2026’nın, Türk üreticiler için yeni ihracat fırsatları
oluşturmasının yanı sıra Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Kuzey
Amerika pazarlarıyla yeni iş birliklerini de güçlendirmesi
bekleniyor.
May Mayıs 2026
75
partnerships across Europe, the Middle East, Asia, and
North America.
Industry representatives state that rising global demand
for nearshoring and flexible supply chains is creating
significant advantages for Turkish textile producers.
Türkiye’s geographical proximity to European markets,
combined with its strong production capacity and
experienced workforce, is increasing the competitiveness
of the country’s home textile industry.
The exhibition is also expected to serve as an important
platform for trend forecasting and international networking.
Designers, retailers, purchasing groups, and hospitality
sector representatives are expected to closely follow new
collections and innovative textile solutions during the fourday
event.
Digital transformation investments accelerate
The digital transformation process within the home
textile industry is accelerating rapidly as manufacturers
continue investing in automation, artificial intelligence,
and data-driven production management systems.
AI-supported quality control systems, digital twins,
predictive maintenance technologies, and smart logistics
solutions are becoming increasingly important for textile
manufacturers seeking higher efficiency and sustainability
performance.
At HOMETEX 2026, many companies are expected
to introduce next-generation production technologies
that combine operational efficiency with environmental
responsibility. Experts believe that future investments in the
home textile sector will increasingly focus on sustainable
manufacturing, traceability, and digital integration rather
than only production capacity growth.
With its strong international participation and innovationfocused
structure, HOMETEX 2026 is expected to become
one of the key meeting points shaping the future direction
of the global home textile industry.
Sektör temsilcileri, küresel pazarda nearshoring eğiliminin
ve esnek tedarik zinciri ihtiyacının artmasının Türkiye’deki
üreticiler için önemli avantajlar oluşturduğunu belirtiyor.
Türkiye’nin Avrupa pazarına yakınlığı, güçlü üretim
kapasitesi ve deneyimli iş gücü, ev tekstili sektörünün
uluslararası rekabet gücünü artırıyor.
Fuarın aynı zamanda trend analizleri ve uluslararası
iş bağlantıları açısından da önemli bir platform olması
bekleniyor. Tasarımcılar, perakende markaları, satın alma
grupları ve otelcilik sektörü temsilcileri, dört gün boyunca
yeni koleksiyonları ve yenilikçi tekstil çözümlerini yakından
takip edecek.
Dijital dönüşüm yatırımları hız kazanıyor
Ev tekstili sektöründe dijital dönüşüm süreci hız kazanırken,
üreticiler otomasyon, yapay zekâ ve veri odaklı üretim
yönetimi sistemlerine yatırımlarını artırıyor. Yapay zekâ
destekli kalite kontrol sistemleri, dijital ikiz teknolojileri,
öngörücü bakım çözümleri ve akıllı lojistik uygulamaları
üreticiler için giderek daha önemli hale geliyor.
HOMETEX 2026’da birçok firmanın operasyonel verimlilik
ile çevresel sürdürülebilirliği bir araya getiren yeni nesil
üretim teknolojilerini tanıtması bekleniyor. Uzmanlar,
gelecekte ev tekstili sektöründeki yatırımların yalnızca
kapasite artışına değil, sürdürülebilir üretim, izlenebilirlik
ve dijital entegrasyon alanlarına odaklanacağını belirtiyor.
Güçlü uluslararası katılımı ve inovasyon odaklı yapısıyla
HOMETEX 2026’nın, küresel ev tekstili sektörünün
geleceğine yön veren en önemli buluşma noktalarından biri
olması bekleniyor.
76 May Mayıs 2026
How clever ex-mechanic
screen prints in 3D
Tamircilikten “giyilebilir sanat”
ustalığına uzanan yol
After a back injury forced former mechanic Chris
Moulds to retire, he embarked on a career in digital
graphic media design, and has become an expert in
high-density screen printing.
In 2018, he and his wife started AshCo Design, selling
vinyl and wood signs featuring inspirational sayings. As
the business grew, Moulds purchased a 4-color/2-station
manual screen printing press to mass-produce signs and
expand into screen-printed shirts.
“The press never really registered, and it almost defeated
me from the start,” Moulds admits. “I used my mechanical
background to weld steel piping onto the frame so it
wouldn’t flex and bend so much.”
When he could afford an upgrade, Moulds purchased a
Vastex V-2000HD 6-color/6-station press from Discovery
Lancer, a national screen printing distributor. He continued
saving until he could buy a Vastex LittleRed® X2-30
infrared conveyor dryer. A year later, Moulds started
dabbling in specialty printing. “I was interested in highdensity
and lifted prints, so I started working with heattransfer
vinyl that was about 600 microns thick,” he says,
“but after six months of repeated washings, the vinyl would
start cracking so I knew I had to find another way.”
Press raises stakes—and stacks—on high-density prints
Moulds prides himself on being a self-taught screen printer
and spent the next year learning about high-density printing
through social media groups and YouTube videos. After
much trial and error, he perfected his technique using the
V-2000HD press.
Tamircilik yaptığı dönemde yaşadığı bel sakatlığı
nedeniyle mesleğini bırakmak zorunda kalan Chris
Moulds, hayatında yeni bir sayfa açarak dijital grafik
tasarım ve serigrafi baskı alanına yöneldi. Bu dönüşüm,
onu sıradan bir üreticiden “giyilebilir sanat” üreten bir
girişimciye dönüştürdü. 2018 yılında eşiyle birlikte AshCo
Design adlı şirketi kuran Moulds, başlangıçta ilham verici
sözlerin yer aldığı vinil ve ahşap tabelalar üretmeye başladı.
İşlerin büyümesiyle birlikte serigrafi baskıya yönelerek
tişört üretimine de adım attı.
Zorluklarla başlayan üretim süreci
İlk dönemlerinde kullandığı manuel baskı makinesi,
Moulds için ciddi teknik zorluklar yarattı. Makinenin stabil
olmaması nedeniyle üretim süreci aksarken, Moulds
mekanik bilgisini kullanarak ekipmanı güçlendirdi ve daha
verimli hale getirdi. Zamanla daha profesyonel makineler
ve kurutma sistemleri satın alarak üretim kapasitesini
artırdı. Bu süreç, onun serigrafi baskıda uzmanlaşmasının
da başlangıcı oldu.
Yüksek yoğunluklu baskıda katmanlı sanat
Moulds’un asıl çıkışı, yüksek yoğunluklu baskı (highdensity
printing) tekniklerini geliştirmesiyle gerçekleşti.
Kendi kendini yetiştiren girişimci, sosyal medya ve
çevrimiçi kaynaklardan öğrendiği tekniklerle çok katmanlı
baskı sistemini geliştirdi. Baskı sürecinde her katmanı
ayrı ayrı yükselterek üç boyutlu bir etki oluşturan
Moulds, bazı tasarımlarında 12 kata kadar çıkabiliyor.
Bu yöntem, tasarımlara hem fiziksel hem de görsel bir
derinlik kazandırıyor. Ancak bu süreç yüksek hassasiyet
May Mayıs 2026
77
After being forced to leave his
profession due to a back injury, Chris
Moulds taught himself new skills and
transformed into an entrepreneur
producing high-density “wearable
art” through screen printing.
Bel sakatlığı sonrası mesleğini
bırakmak zorunda kalan Chris
Moulds, kendi kendini geliştirerek
serigrafi baskıda yüksek yoğunluklu
“giyilebilir sanat” üreten bir
girişimciye dönüştü.
To prep the press for high-density prints, he lowers the
print heads by turning the off-contact knobs as far as they
will go. Once the screens are registered on press, he finetunes
the micro-registration and turns the off-contact
knobs to gradually raise the screens as he builds his highdensity
layers. Some of his highest stacks have consisted
of as many as 12 layers––and he still has room to raise his
screens higher.
In addition to tight registration, precise vertical travel of the
press’s off-contact adjustment is critical for the vertical
build-up of high-density layers in alignment with crisp,
clean edges. This ensures that the printhead and screen
remain parallel to--and vertically aligned with--the pallet,
from the lowest to the highest off-contact setting.
Anti-backlash knobs enable Moulds to accurately
predetermine the degree of knob rotation–and
corresponding off-contact adjustment–required to prevent
the ink from mashing the previous layer when applied.
“Being able to lift the print heads as I’m printing has
helped tremendously, because it gives me a lot of room to
stack prints,” he says, adding, “Micro registration ensures
that the high-density ink doesn’t run down the side of an
existing high-density layer or squirt out—similar to what
happens when you put too much peanut butter and jelly
on a sandwich and push the bread together. When this
happens, the ink puckers and creates stiff peaks, which
makes your print look unattractive.”
The process is time-consuming and requires patience; he
has spent up to six hours working on one shirt with printed
stacks that are 1,800 microns thick. One of Moulds’ most
ambitious projects to date is a series of hoodies for his
children featuring a 9 x 7 in. (23 x 18 cm) high-density LEGO
base plate. “I used a specialty high-density ink that hardens
like plastic, so it allowed me to make a wearable LEGO,” he
says. “Then we built a house out of LEGO, attached it to the
shirt, and my son ran around while he was wearing it. When
people saw it on social media my inbox blew up overnight.”
gerektiriyor. En küçük hizalama hatası bile baskının
bozulmasına neden olabiliyor.
Saatler süren emek, milimetrik hassasiyet
Yüksek yoğunluklu baskılar, ciddi zaman ve sabır
gerektiriyor. Moulds, bazı tasarımlar üzerinde 6 saate kadar
çalıştığını ve tek bir ürünün üretiminin günler sürebildiğini
belirtiyor. En dikkat çekici projelerinden biri ise çocukları
için hazırladığı LEGO temalı hoodie oldu. Özel sertleşen
mürekkep sayesinde, kumaş üzerinde giyilebilir bir LEGO
yüzeyi oluşturmayı başardı. Bu tasarım sosyal medyada
büyük ilgi gördü.
Giyilebilir sanat anlayışı büyüyor
Moulds’a göre her başarılı baskının temelinde kusursuz bir
taban katmanı bulunuyor. Bu nedenle üretim sürecinde ısı
kontrolü ve yüzey düzgünlüğü büyük önem taşıyor. Bugün
işlerinin önemli bir kısmını yüksek yoğunluklu “giyilebilir
sanat” ürünleri oluşturuyor. Otomobil bayilerinden inşaat
firmalarına kadar geniş bir müşteri kitlesine üretim yapan
Rubber pallets, versatile dryer yield high-temperature cures
According to Moulds, quality high-density prints begin
with a smooth, flat base layer.
“If you have irregularities in your base layer, you’ll get
peaks in the ink, and they’ll show up all the way through
your high-density stack,” he explains. “By the time you get
to the top of the stack, the whole print will be ruined.”
To maintain a flat, glass-like base layer, he uses a small
handheld heat press to cure the ink while the shirt is on
press. The rubber pallets on the V-2000 press facilitate
this process.
78 May Mayıs 2026
“The thick rubber on top of the steel pallets allows me
to heat-press the shirt and achieve that smooth finish
without weakening the shirt’s fibers,” he says. “In contrast,
standard metal pallets can destroy the fibers because
you’re pinching the fabric between two metal plates and
applying high heat.”
After curing the base layer, he cures subsequent highdensity
layers on press using a flash dryer between
stations. Next, he runs finished shirts through the LittleRed
X2 dryer that has a 30 in. (76 cm) wide x 66 in. (168 cm)
long conveyor belt. For standard prints, Moulds raises the
heater height 2.5 in. (6.35 cm). For high-density prints he
raises it 4 to 5 in. (10 to 13 cm) to prevent the ink from
boiling and forming bubbles on the print’s surface. “I raise
the temperature from a usual 515° F (268°C) for shirts
and hoodies to 600°F (316°C) for a high-density print and
turn the belt speed down as low as it will go,” he says.
“Dwell time is crucial to cure high-density prints, so I run
it through the dryer two or three times, depending on how
thick the ink is.”
DIYer pushes the boundaries of high-density printing
Moulds plans to invest in a larger Vastex dryer and flash
cure unit, and a 10-color/10-station Vastex press. He also
contemplates purchasing a Vastex exposure unit to achieve
fine lines and halftones, and a Vastex drying cabinet to
counteract the effects of humidity in his basement. Moulds
is also interested in adding an automatic press to see how
far he can take high-density printing. “I have a feeling I
won’t be able to do what I can do on a manual press,” he
says. “There’s something special about a hand-printed
textile. When it comes down to it, what I do is wearable art.”
Today, more than 50% of his business is high-density work,
with a variety of clients including automobile dealerships,
parks, and construction and roofing companies. His
biggest high-density order to date consisted of 160 toneon-tone
hoodies for a regional park. The hoodies were
printed with six layers of high-density ink measuring 600
microns and took four days to print. Additionally, Moulds’
work has captured the interest of Discovery Lancer where
he purchased more specialty ink than any of the store’s
customers in Canada last year. To help promote these inks,
the company invited Moulds to print samples of his work
for its trade show catalog. In the process, Moulds figured
out a way to create a silicone high-density transfer that
releases from the carrier paper. The transfers are printed
on the V-2000 press.
“Silicone direct-to-garment ink sticks to the paper and
never releases, so I created a high-density patch that
does not collapse under heat and pressure,” he says. “No
one else has been able to accomplish this yet. It’s a new
product, and they’re floored with it.”
Moulds’ high-density prints continually garner attention—
particularly when he wears one in public. “It never fails,” he
says. “People walk up to me all the time and say ‘that’s the
coolest shirt I’ve ever seen. How do you do that?’”
Moulds, her tasarımın bir sanat eseri gibi ele alınması
gerektiğini söylüyor. En büyük siparişlerinden biri 160 adet
yüksek yoğunluklu hoodie üretimi oldu ve bu proje dört gün
süren yoğun bir çalışmayla tamamlandı.
“El işçiliği vazgeçilmez”
Otomatik sistemlere yönelme fikrine sıcak baksa da
Moulds, el işçiliğinin yerini hiçbir teknolojinin tam olarak
alamayacağını düşünüyor. “Yaptığım iş giyilebilir sanat,”
diyen Moulds, tasarımlarının insanların dikkatini çektiğini
ve sık sık “Bunu nasıl yapıyorsun?” sorusuyla karşılaştığını
belirtiyor.
19-22
‘26
recycle
recycle
recycle
THIS FAIR IS ORGANIZED WITH THE AUDIT OF TOBB (THE UNION OF CHAMBERS AND
COMMODITY EXCHANGES OF TURKEY) IN ACCORDANCE WITH THE LAW NO.5174