İndir

mezun.metu.edu.tr

İndir

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


Orta Do¤u Teknik Üniversitesi

Mezunlarla ‹letiflim Dergisi

ODTÜ Ad›na Sahibi

Prof. Dr. Ural Akbulut

Yaz› ‹flleri Müdürü

Prof. Dr. Okan Tarhan

Mezunlarla ‹letiflim Müdürü

Lale Kocaman

Yay›n Kurulu

Prof. Dr. Okan Tarhan

Prof. Dr. Nezih Güven

Prof. Dr. Fevzi Gümrah

Dr. Güzin Binatl›

Dr. Ayd›n Tiryaki

Rafiye Karakan

Serpil Savafl

Yaz›flma Adresi

Mezunlarla ‹letiflim Müdürlü¤ü ODTÜ

Rektörlük 1. Kat 06531 Ankara

Tel: 0312 210 34 40 - 210 41 28

Faks: 0312 210 13 58

e-posta: mezun@metu.edu.tr

Yay›na Haz›rlayan

Kare Ajans

‹stiklal Cad. No: 198/3

Galatasaray / ‹stanbul

Tel: (0212) 243 79 10

Faks: (0212) 243 79 14

e-posta: kareajans@superonline.com

Bask› Esen Ofset

Bask› Adedi 20.000

ODTÜLÜ Dergisi,

ODTÜ Kariyer Planlama Merkezi’nin

mali deste¤i ile yay›nlanmaktad›r.

ODTÜLÜ Dergisi

üç ayda bir yay›nlan›r

6

10

Objelerin diliyle

teknolojinin 9000 y›l›

“ODTÜ Bilim ve Teknoloji

Sergisi” ile ODTÜ bir ilke daha

imza att›. Üniversitemiz

taraf›ndan kurulmakta

olan “ODTÜ Bilim-Teknoloji

Müzesi”ne ait baz› objelerin de

yer ald›¤› Sergi 30 Haziran

tarihine kadar ziyaretçilere

aç›k kalacak

Projeniz ‘aya merdiven üretmek’ olmamal›

ODTÜ Teknokent flirketlerinden GATE’in

sahibi Turgay Maleri ö¤rencilerle sohbet etti.

ODTÜ Genç Giriflimciler Toplulu¤u’nun

düzenledi¤i söyleflide Maleri, ODTÜ’ye A1

kap›s›ndan girdi¤i günden bafllay›p flirket

GATE’i bugünlere nas›l getirdi¤ini anlatt›

14 15

17. ODTÜ

Uluslararas›

Bahar fienli¤i

V. ODTÜ

Uluslararas›

Ça¤dafl Dans

Günleri

16 18

ODTÜ

Sanat

Festivali 5

Tiyatroda

fienlik

19 20

7. Kariyer

Günleri

Türkiye’de

Felsefe E¤itimi

Suna Kan ve ‹dil

Biret’e ‘Onursal

Felsefe Doktoras›’

Erol Sayan ile

ODTÜ 35 y›l sonra

yeniden bulufltu

The Company,

‘1453’ü sahneliyor

Avrupa

Komisyonu

Jean

Monnet

Projeleri


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


22

28 Yazar

34

38

48

Her zaman

güncel ve öncü

ODTÜ kendini hep güncel tuttu ve

öncü oldu. Bundan y›llarca önce

ileri ülkelerde oldu¤unu

gördü¤ümüz/duydu¤umuz iyi

uygulamalar h›zl› bir flekilde

üniversitemizde de yaflama geçirildi

Buket Uzuner 25. gümüfl y›l›nda

Dervifle benzeyen bir pergelim ben

Anadolu medeniyetlerinden

bir ›fl›lt›: Divri¤i

Divri¤i’nin flaheseri, 13. as›rda

Mengücek Beyli¤i döneminde infla

edilmifl olan, Ulucami ve

bitifli¤indeki ak›l hastanesi

Geçmez ‘Bor’un pazar›

Dünyan›n bor rezervlerinin

yüzde 60’›na sahip olan

yurdumuzun dünya

bor gelirlerindeki

yüzde 25-30’luk

pay›n›

art›rmam›z

gerekiyor

Edebiyattaki 25. y›l›n› geçen y›l

“Gümüfl Yaz-Gümüfl K›z” adl› kitab›yla

kutlayan Buket Uzuner’in yolu bir

dönem ODTÜ ile de kesiflti. 1984

y›l›nda Çevre Mühendisli¤i

Bölümü’nde asistanl›k yapan Uzuner

ile 25 gümüfl y›l› konufltuk

B O R D O S Y A S I

K‹TAPLIK

Bitmeyen Gaflet ve Türkiye

Ekonomisinin Çöküflü

Eski ODTÜ Rektörü Kemal

Kurdafl’tan genifl kapsaml› bir çal›flma

Kullan›lmayan joker: Bor

Dünya bor pazar›ndaki

pay›m›z› artt›rmak bor

madeni iflleme ve rafine

bor türevlerini

üretme

kapasitesini

artt›rmakla

mümkündür

50 Karikatür

Nail Eren

Prof. Dr.

Okan TARHAN

hotarhan@metu.edu.tr

Sevgili ODTÜ’lüler ve ODTÜ Dostlar›,

2002/2003 e¤itim ve ö¤retim y›l›n›n sonuna geliyoruz. 29 Haziran

2003 günkü diploma töreniyle 3 bin p›r›l p›r›l gencimizi

ülkemizin kalk›nmas›nda görev almak üzere u¤urlayaca-

¤›z. Onlardan ayr›lman›n buruklu¤u Eylül ay›nda yeni bir kufla¤›n

daha ODTÜ’ye gelmesiyle hafifleyecek ve hayat yeniden

renklenecek. Ama daha önce ODTÜ’yü renklendirecek

bir gün daha var. 28 Haziran Cumartesi Mezunlar günü! Geçen

y›llardan çok farkl› olacak bu y›lki Mezunlar Günü. fiimdiye

kadar sadece 30 ve 40 y›l›n› dolduran mezunlar›m›za

madalya veriliyordu, bu y›l 10 ve 20 y›l›n› dolduran mezunlar›m›z

da madalya alacaklar. F›rsat bulup da bir türlü OD-

TÜ’ye gelemeyen mezunlar›m›z için iyi bir f›rsat olacak. Ara

y›llarda mezun olanlar üzülecekler ama bu uygulamada bile

madalya alacaklar›n say›s› 6 bini afl›yor. Buna aileler ve diger

mezunlar›m›z da eklenince say› en az ikiye katlanacak.

‹nan›lmaz bir güzellik! Organizasyon komitesi olarak büyük

bir heyecan ve hatta biraz da panik içindeyiz, çünkü bu denli

büyük bir etkinlik ilk defa yap›lacak. Mezunlar›m›z› oldu-

¤unca ö¤rencilik günlerine götürmek “O günleri” tekrar yaflatmak

istiyoruz. Kafeteryam›zda ö¤len yeme¤i ç›kacak ve

insanlar yine yemek kuyru¤unda bekleyecek, arzu eden mezunlar›m›z

yurtlarda konaklayabilecekler, hem de aileleriyle.

Madalya töreni, saat 18.00’de madalya alacak mezunlar›m›z›n

stadyuma girmeleriyle bafllayacak ve diploma töreni gibi

devam edecek.

“ODTÜ Ö¤rencilerini Destekleme Derne¤i” taraf›ndan düzenlenecek

geleneksel “Mezunlar Günü” balosu bu kez aç›k

havada olacak. Baloya kat›lmayan mezunlar›m›z için ayr›ca

yemek ç›kacak, bir arada bulunmak isteyen mezunlar›m›z

için de grup yemekleri düzenlenebilecek.

Tüm mezunlar›m›z› 28 Haziran Mezunlar Günü’nde aram›zda

görmek istiyoruz! Bu gün ile ilgili daha fazla bilgiye

“www.mezun.metu.edu.tr”den ulaflabilirsiniz.

Sevgili ODTÜ’lüler,

Size biraz da dergimizin bu say›s›ndan söz etmek istiyorum.

Türkiye’nin gündemine daha çok alternatif enerji kayna¤›

olarak giren “Bor” konusunu inceliyoruz bu say›m›zda. Yetkili

kalemlerden okuyacag›n›z iki makalede, stratejik ve endüstriyel

aç›dan son derece önemli olan bor ve di¤er kullan›m

alanlar› hakk›nda bilgi sahibi olacaks›n›z. Yurdumuzun

dünya bor rezervlerinin yüzde 60’›na sahip olmas›na karfl›n,

gelir pay›n›n sadece yüzde 20’lerde kalmas›n›, sahibi oldu-

¤umuz kaynaklar› de¤erlendirmedeki beceri eksikli¤imizin

çarp›c› bir örne¤i olarak göreceksiniz.

Bu say›m›za 30 Nisan 2003 günü aç›lan ODTÜ Bilim ve Teknoloji

Müzesi’ni kapak yapt›k. Dergimizin Nisan 2001 say›s›nda

Müze için koleksiyonun ilk parçalar›n›n toplanmaya

baflland›¤›n› bildirmifl ve mezunlar›m›z› yard›ma ça¤›rm›flt›k.

Sizlerin yo¤un ilgisi sonucu oldukça k›sa bir sürede Müze’yi

açmam›z mümkün oldu.Teflekkür ederiz. ODTÜ’de Bilim ve

Teknoloji Müzesi kurulmas› fikrinin Rektörümüz Prof. Dr.

Ural Akbulut’a ait oldu¤unu belirtmek isterim. Kendisi elektrokimya

profesörü olmas›na karfl›n kimya tarihine merak

sarm›fl, bu konuda derinleflmifl ve Kimya Bölümü’nde “Kimya

Tarihi” derslerini vermifltir. Müze’nin düzenlemesi doktora

tezi “Müze Tasar›m›” konusu olan Mimarl›k Bölümü ö¤retim

üyelerimizden Doç. Dr. Ayflen Savafl taraf›ndan yap›lm›flt›r.

Sizlerin de görebilmesi için Müze, Mezunlar Günü sonuna

kadar aç›k kalacakt›r.

Gelecek say›m›zda buluflmak üzere hepinize sevgi ve sayg›lar›m›

sunuyorum.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


6

Bilim ve Teknoloji Sergisi

30 Haziran’a kadar aç›k

O b j e l e r i n

d i l i y l e

t e k n o l o j i n i n

9000 y›l›

“Bilim ve Teknoloji Sergisi” ile ODTÜ

bir ilke daha imza att›. Üniversitemiz

taraf›ndan kurulmakta olan “ODTÜ

Bilim-Teknoloji Müzesi”ne ait baz›

objelerin de yer ald›¤› Sergi, 30 Haziran

tarihine kadar ziyaretçilere aç›k kalacak.

Sergi teknolojinin 9000 y›ll›k serüvenini

ve uygarl›¤›m›z›n son yüzy›l, 50 y›l

hatta 20 y›l içinde bafl döndürücü

geliflmesini gözler önüne seriyor

Nisan’da kampus içindeki kapal› tenis kortlar›nda

30

aç›l›fl› gerçeklefltirilen “ODTÜ Bilim ve Teknoloji

Sergisi” ile ODTÜ bir ilke daha imza att›. Üniversitemiz

taraf›ndan kurulmakta olan “ODTÜ Bilim-

Teknoloji Müzesi”ne ait baz› objelerin de yer ald›¤›

Sergi 30 Haziran tarihine kadar ziyaretçilere aç›k kalacak.

ODTÜ Bilim-Teknoloji Müzesi’ne giden yolda bir ad›m olarak

de¤erlendirilen Sergi’de yer alan malzemeler üniversitemizdeki çeflitli

birimlerin, ba¤›fl yapan bireylerin ve kurumlar›n deste¤iyle flimdilik

bir ön seçim ölçütü konmaks›z›n derlendi. ODTÜ yerleflkesinde

bulunan ve kullan›m de¤erini yitirmifl malzemelerin çeflitlili¤ini

ve zenginli¤ini gözler önüne seren Sergi, baflta ö¤rencilerimiz olmak

üzere çok say›da ziyaretçinin s›cak ilgisini çekiyor.

Bilim ve Teknoloji Müzesi için mütevaz› bir ilk ad›m niteli¤i tafl›yan

Sergi, uygarl›¤›m›z›n son yüzy›l, 50 y›l hatta 20 y›l içindeki bafl

döndürücü geliflmesini gözler önüne seriyor. Bir füzeden 40’l› 50’li

y›llar›n en önemli e¤lence ve iletiflim arac› radyolara, Graham

Bell’in o büyülü kutusu telefonlardan belki de 20. yüzy›lda en tutkuyla

ba¤land›¤›m›z o büyük icat otomobillere kadar uygarl›¤›m›z›n

geçirdi¤i evrimi bu s›n›rl› sergimizde bir kez daha hat›rlama imka-

ODTÜ Bilim ve

Teknolojisi

Müzesi’ne do¤ru

Prof. Dr. Ural Akbulut ODTÜ Rektörü

E¤itime ve ö¤retime yar›m yüzy›ld›r süre gelen adanm›fll›¤›n›n

bir göstergesi olarak ODTÜ, Üniversitenin

köklü araflt›rma gelene¤ini yans›tacak ve var oldu¤u

bölgenin zengin tarihini belgeleyecek bir projeyi hayata

geçirmektedir.

Milattan önce 3000 y›l›ndan beri Anadolu’da geliflen

teknolojinin belgeli tarihi, kil tabletler üzerinde, t›p,

eczac›l›k, matematik ve astronomi gibi bilim dallar›n›

içeren el yazmalar› kitaplarda ve seramik, cam, tekstil,

sabun, boya üretimi süreçlerini gösteren malzemelerde

belgelenmifltir.

Amac›m›z henüz yorumlanmaya aç›k olan teknoloji tarihinin

seçilmifl nesnelerini, ODTÜ’de kurmakta oldu-

¤umuz Bilim ve Teknoloji Müzesi’nde bar›nd›rmak ve

9000 y›ll›k teknoloji bilgisini derleyerek paylaflmakt›r.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


8

ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi

Koleksiyonunun geliflmesine

katk›da bulunmak ve Müze

üyesi olmak istiyorsan›z;

Bilgi için:

bilimmuze@po.metu.edu.tr

Daha fazla bilgi için:

http://depo.metu.edu.tr

n›na kavufluyoruz. Bilim ve Teknoloji Sergisi’ne

bir yar›m saatini ay›rmaya karar veren

tüm ziyaretçileri daha kap›da bir nostalji katar›

bekliyor; sergi salonu içinde yap›lan yar›m

saatlik bir yolculuk s›ras›nda nostalji katar›n›n

penceresine 100 y›ll›k bir zaman dilimine

serpilmifl çeflitli objelerin zaman›n

ruhunu simgeleyen görüntüleri tak›l›yor.

Yüz y›ll›k objelerin yan›nda 4500 y›ll›k

bir dam›tma cihaz›n› ve Hititlerden kalma

1500 y›ll›k bir dokuma tezgah›n›n replikalar›n›

izlemek çok keyifli oluyor. Atatürk’ün

kulland›¤› biçerdö¤er ve ‹nönü’nün kulland›¤›

ilk traktör, Mithat Fenmen’in daktilosu

ile birlikte Cumhuriyetimizin simgeleri olarak

müzede yerlerini alm›fl.

Her biri kendi zaman›n›n ruhunu, bilimini,

esteti¤ini simgeliyor bu objeler. Sergi

salonunun k›rm›z› a¤›rl›kl› ›fl›k ortam› içinde

kendine 2003 y›l›n›n bilimsel ve estetik

düzeyinden bakan gözler karfl›s›nda biraz

buruk bir edayla, “o cebindeki dual bandl›,

wap özellikli cep telefonun da, park yerine

b›rakt›¤›n enjeksiyonlu, hava yast›kl›, çelik

yan bandl› araban da çok de¤il 20-30 y›l

sonra yan›mdaki yerini alacak” der gibiler

sanki. Sergi’de flimdiden yerini alm›fl objelerin

seçimi ve sergilenmesindeki raslant›sall›k

ve objelerin künyelerindeki bilgiler Müze’nin

kurulufl aflamas›nda yap›lacak çal›flmalar

içinde sizler taraf›ndan tamamlanmay›

bekliyor.

Kurulmakta olan Müze’nin temelini

oluflturacak koleksiyonun her zaman “yap›m

aflamas›nda” olmas› hedeflenirken, ziyaretçilerden

ve ODTÜ mensuplar›ndan

beklenen, hem yeni katk›lar hem de eldeki

malzemelerle ilgili bilgilerin derlenmesi ve

tamamlanmas›. ODTÜ Bilim ve Teknoloji

Müzesi’ne giden yolda yap›lacak çal›flmalar,

Müze’nin kurulufluyla birlikte koleksiyonda

yer alan her objenin ayr›nt›l› bilgilerinin tamamlanmas›n›

ve her objenin ayr›nt›l› öyküsünün

oluflmas›n› sa¤layacak.

ODTÜ’nün dünya çap›nda sahip oldu-

¤u bilimsel düzey ve güvenilirlik, büyüklü-

¤ü Türkiye s›n›rlar›n› aflacak bir Bilim ve

Teknoloji Müzesi’nin oluflumu için çok büyük

imkanlar sunuyor. ODTÜ’de aç›lan Sergi’den

haberdar olan ve Sergi’yi ziyaret etme

imkan› bulan çok say›da insan flimdiden

sergimize çeflitli katk›larda bulunmaya bafllad›.

Çeflitli kurulufllardan ve bireylerden

gelecek katk›larla zenginleflece¤ine inand›-

¤›m›z objeler, ODTÜ Kampusu içinde kurulacak

Müze’de insanl›k tarihinin geçirdi¤i

bafl döndürücü evrimin canl› tan›klar›

olarak yerlerini alacaklar.

Bu büyük projenin tamamlanmas› için

tüm ODTÜ mezunlar›n›n deste¤ine ihtiyac›m›z

var. 80 binlere dayanan mezun say›m›zla

dünyan›n büyük üniversiteleri aras›nda

yer alan ODTÜ, bu projeyi tamamlamak

için gerekli deste¤i ve katk›y› sa¤layaca¤›na

inan›yor.


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


10

Dr. Ayd›n Tiryaki *

980, liseden sonra buraya geldim ve bu benim

Ankara’ya ilk geliflim. Asl›nda o gün Ankara’ya

da giremedim. Otobüsten ana kap›da

indim ve yürüyerek rektörlük binas›na geldim.

Saatlerce kuyrukta bekledikten sonra kayd›m›

yapt›rd›m.

O günlerde en çok yaflad›¤›m en önemli problemim, “Böyle

büyük bir flehirde nerede kalaca¤›m ben?” oldu. Okul bafllad›,

elimde bavulum, Mimarl›¤›n önünden bizim Bölüm’e1 1

do¤ru gidiyorum. Bir arkadafla rastlad›m. “Bir ev tuttuk arkadafllarla,

beraber kalabilirsin bizimle, yani geçici olarak, yurt

ç›k›ncaya kadar,” dedi. ‹kinci dönem yurda geçme f›rsat›m oldu.

Dört buçuk y›l da 2. Yurt’ta kald›m. Burada sizin yaflad›klar›n›z›n

benzerlerini yaflad›m. Kimse benim elimden tutup

da, “Bu flirket senin, al bu ifli sen yap,” demedi.

‹fl yaflam›

Meslek lisesinden oldu¤um için prati¤im iyiyiydi. Sanat

okulundayken her yaz fabrikada çal›fl›rd›m. Teknik lisede

elektronik okuyordum; ama bana çukur kazd›r›yorlar, kablo

çektiriyorlar, kaynak yapt›r›yorlard›. Elektroni¤in haricinde

her ifli yap›yordum. O yapt›¤›m ifller sayesinde, flu anda birisine

ifl verirken, o iflin ne kadar sürece¤ini tahmin edebiliyorum.

Üniversite üçüncü s›n›fa geldi¤imde hocama gittim, “Hocam

siz ASELSAN’da müdürsünüz, acaba orada çal›flma imka-

P r o j e n i z

‘aya merdiven

ü r e t m e k ’

o l m a m a l ›

ODTÜ Teknokent flirketlerinden GATE’in

sahibi Turgay Maleri ö¤rencilerle sohbet etti.

Maleri, ODTÜ’ye A1 kap›s›ndan girdi¤i günden

bafllay›p flirket GATE’i bugünlere nas›l

getirdi¤ini anlatt›

n› var m›,” diye sordum. Bu benim ilk giriflimim oldu. Hocam

da, “Turgay, bir bakal›m, biz bir yöntem gelifltirip baflar›l› arkadafllar›

ASELSAN’da çal›flt›rmay› düflünüyoruz” dedi. Sonunda

biz 5 kifli ASELSAN’da ilk ö¤renci teknisyenler olduk. Orada

bize oda, masa verdiler. Böylece profesyonel ifl hayat›ma

bafllad›m. Mühendis olduktan sonra da çal›flmaya devam ettim.

Master çal›flmalar› esnas›nda da oradayd›m. Doktoraya

bafllarken, “‹lla üniversitenin içinde olacaks›n,” dediler. Bizim

bölümün 1 alt›nda TÜB‹TAK’›n bir araflt›rma merkezi vard›.

Orada çal›flmaya bafllad›m, hem de doktoraya devam ettim.

Daha sonra bir yurt d›fl› imkan› ç›kt›. Avustralya’da üç buçuk

y›l kald›m. Üniversitede 1. ve 3. s›n›flara elektronik dersi verdim.

TEKMER günleri

O s›rada ODTÜ’de kurulmufl olan Teknoloji Gelifltirme

Merkezi’nin (TEKMER) nas›l bir yer oldu¤unu merak ettim.

Çok flirin bir müdürü vard›, Ömer Bey 2 . Çok yard›m› oldu.

“Ben sana para vermeyece¤im; ama her türlü imkandan yararlanabilirsin,”

dedi. Her türlü altyap› sa¤land›. ‹fle bafllarken en

büyük problem altyap›. Bugün ofis malzemesi almaya gidin,

birkaç milyar... Benden bir fizibilite haz›rlamam› istedi. “fiirket

kurmam gerekiyor mu,” diye sordum, “Gerek yok,” dedi. Kafamda

ne oldu¤unu sordu. “Dokümans›z, devre flemas›z ar›za

bulmak istiyorum,” dedim.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


Bir gün belimden rahats›zland›¤›mda

doktora gitmifltim. Doktor hiç bakmadan,

“Git tomografi çektir gel,” demifl,

dönünce pat diye teflhisi koymufl,

ilaçlar› yazm›flt›.

Elektronikte y›llard›r kanayan bir

yara var. Biz teknoloji üreten bir ülke

olmad›¤›m›z için her fleyi, elektronik

cihazlar›, makineleri hep yurt d›fl›ndan

al›r›z, Türkiye’de kurar›z. Hiçbir sanayici

de o makineleri al›rken devre flemalar›n›

almaz, almak isteseniz de zaten

vermezler. Üniversitede, “devre flemas›n›

aç, ar›zay› bul, sorunu çöz,” denmiflti.

Peki flemalar olmadan nas›l bulacakt›m?

“Biz niye doktorlar›nkine benzer bir

sistem üretmiyoruz?” diye düflündüm.

Cihazlar›n birer tomografilerini alal›m,

datalar›n› bilgisayara yükleyelim daha

sonra ar›zaland›¤›nda bir kez daha tomografisini

alal›m, otomatik karfl›laflt›ral›m.

Ar›za teflhisini koyal›m. Böyle bir

rapor haz›rlad›m. Kurul projemizi de-

¤erlendirdi. ‹lk önce para kazanabilecek

bir ifl olup olmad›¤›na bak›yorlar.

Bunu da “yanl›fl yola gitmeyelim” diye

sorguluyorlar. Yapaca¤›n›z fley, aya

merdiven üretmek olmamal›, al›c›s› olmal›.

Böylece Teknoloji Gelifltirme Merkezi’nde

ifle bafllad›k. ‹lk olman›n s›k›nt›lar›n›

yaflad›k. Destek alabilmek için

kendimizi kan›tlamak zorundayd›k.

Bir sonraki aflama pazarlama. Üretti-

¤inizi pazarlamak zorundas›n›z. Bunun

faydal› bir fley oldu¤unu insanlara anlatmal›s›n›z.

Öncelikle en büyük ihtiyac›n

duyuldu¤u savunma sanayiinden

bafllad›m. Daha sonra tüm Türkiye’deki

sanayi kurulufllar›na yay›ld›.

2 bin 700 tane fabrikaya bak›m hizmeti

vermeye bafllad›k.

Teknokent’te büyük bir flirket

TEKMER’de üç y›l›m›z dolunca

“fiimdi ne yapaca¤›z,” diye sordum. O

zamanki rektörümüz Süha Bey’e 3 , derdimizi

anlatt›m. “Bir Teknokent kuraca¤›z

ve sizi oraya yerlefltirece¤iz,” dedi. fiimdi

Teknokent’teki flirketlerden biri de

biziz.

fiirketin faaliyet alanlar›n›n yüzde

50’si askeri, yüzde 50’si sivil sektör. Bu

sivil sektörün içinde Ericsson, Nokia,

Motorola gibi yabanc› flirketlerin yan›

s›ra, Türkiye’de 500 büyük flirket s›ralamas›ndakilerin

yüzde 90’› da var. Bak›m

konusunda bir de seçenek sunuyorum.

Diyorum ki, “‹stersen bu hizmeti benden

al, istersen sana ö¤reteyim”.

fiu anda merkez, yönetim ve Ar-Ge

gruplar›m›z ODTÜ Teknokent’te. Bir

de bunlar› üretecek yere ihtiyac›n›z

var. Sincan Organize Sanayi Bölgesi’ne

yat›r›m yapt›m. Burada uluslararas›

alanda hizmet veren bir fabrikam›z

mevcut. Bölge müdürlükleri kurduk.

Bak›m yaparken Türkiye çap›nda müflterinin

yan›nda olman›z gerekiyor. Sorunlar›na

çözüm bulacaks›n›z. Üniversiteler

flirketler için en iyi insan kayna-

¤›. Benim de insana ihtiyac›m var. Onlarla

iflbirli¤i yapmam gerek. Eskiflehir

Anadolu Üniversitesi’ne gittim. “OD-

TÜ’nün böyle bir modeli var, size de

uygulayal›m,” önerisini götürdüm. Bize

bu imkan› sa¤lad›lar. fiu anda orada 15

kiflilik kadrom var. Bütün Eskiflehir civar›ndaki,

baflta Arçelik ve onun yan

kurulufllar› olmak üzere, sanayiye bak›m

hizmeti veriyorlar.

Mamak Muharebe Okulu’nun içinde

bir okul açt›m. fiu ana kadar binin üzerinde

askeri teknisyen yetifltirdim. Ve

onlar flu anda bütün silahl› kuvvetler

bünyesinde devre flemas›z her türlü ar›za

teflhisini yapabiliyorlar.

Adana’da Çukurova Üniversitesi ile

iflbirli¤i yapt›m. K›br›s Do¤u Akdeniz

Üniversitesi’nde bir yer kurduk. K›br›s’›n

tüm baz istasyonlar›n›n, havaalanlar›n›n

bak›m ifllerini Do¤u Akdeniz

Üniversitesi’nde yap›yorum. Üniversitede

okuyan arkadafllar› part-time çal›flt›r›yorum.

Bana sa¤lanan imkan› ben de

onlara sa¤l›yorum.

Kalite çok önemli

Kalite çok önemli. Kendinizi kalite

konusunda iyi yetifltirin. Bu konuda çok

büyük bir ihtiyaç var. Eleman bulmakta

zorluk çekiyoruz. “Kalite konusunda çal›flmak

istiyorum,” diyen insanlara hiç

rastlam›yoruz.

Ar-Ge artt›kça gelir de art›yor

1989’da 100 bin dolarl›k ifl yapm›fl›z,

2002’ye geldi¤imizde 60 milyon dolar.

Bu, flunu gösteriyor: Araflt›rma-gelifltirmeye

ne kadar çok harcarsak, ne kadar kaliteli

personel istihdam edersek gelir de

ona göre art›yor. fiu anda bunun 5 milyon

dolar› ihracat. Japonya’ya Türkiye’nin

yapm›fl oldu¤u en büyük yüksek teknolojiye

dayal› ihracat› gerçeklefltirdik.

Uluslararas›

Newyork’ta Manhattan’da bir yer

tuttuk, master ve doktora yapan dört

mühendis arkadafl yerlefltirdik oraya.

fiu anda orada bizim lojistik deste¤imizi

sa¤l›yorlar. “Biz Amerika’ya bir

fleyler satal›m, IBM ile rekabet ederiz,”

dediler. fiu anda onlarla kap›fl›yorlar

Newyork’ta. Yani oldukça

iyi bir sat›fl yap›yorlar. Ayn› zamanda

bana lojistik destek veriyorlar. Ukrayna’da

Kiev’de bir ofis kurduk. Melbourne’de

bir zamanlar kald›¤›m için Avustralya’da

da yerim var.

Simülasyon Sistemleri

E¤er isterseniz arada helikopter kullanmaya

gelebilirsiniz bizim oraya. Helikopter

kulland›r›yoruz. Helikopter simülatörü

yap›yor arkadafllar. Mutlaka

askeri olmas› gerekmiyor, sivil-asker

her türlü helikopteri uçurabilirsiniz. Di-


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

11


12

yelim; Kanarya Adalar›’nda uçmak istiyorsunuz,

Kanarya Adalar›’n›n yaz›l›m›n›

yüklüyor size bilgisayara, sizi orada

uçuruyor. Gerçek ortamda. Gerçek derken

yanl›fl anlamay›n, gerçe¤e çok yak›n.

Simülatörlerin en güzel yan› o. ‹nsanlar›

e¤itiyor, uçmadan e¤itiyorsunuz,

çünkü bir helikopterin uçufl maliyeti

saati yaklafl›k 8 bin dolar. Burada saatlerce

uçun, sadece bir elektrik maliyeti

var.

Rüzgar enerjisi

Kazand›¤›m›z paralar› nereye yat›raca¤›z?

Yeni sektörlere... Benim master

tezim de yenilenebilir enerji kaynaklar›

üzerine. ‹çimde ukde kald›. Türkiye’de

çok güzel rüzgar ve günefl potansiyeli

var. Çevre dostu bedava enerji, rüzgar.

Çanakkaleliyim. Çanakkale, Çan. Bizim

orada, “Bir saat Çanakkale’de bo¤az rüzgar›nda

dur, sersemlersin,” derler, yani

rüzgar› o kadar fazlad›r.

Enerji Bakanl›¤›’na baflvurdum ve

bana orada Gölköyü mevkiinde Çardak’ta,

Bo¤az’da 5-6 kilometrelik bir alan›

rüzgar santral› kurmak için tahsis ettiler.

30 megawatt’l›k bir potansiyel tespit

ettik. fiu anda yapt›¤›m›z ölçümlerle

mükemmel bir rüzgar potansiyeli var.

Bunu sadece biz söylemiyoruz, Avrupa’da

bu konuyla u¤raflan insanlarla temas

halindeyiz. Avrupa temiz enerji fonu

diye bir fon kurmufl, 500 milyon Euro

para var. Yunanistan bütün adalar›

rüzgar enerjisiyle donatm›fl, biz ancak

10 megawatt’l›k kurmufluz. Gökçeada’da

kurabildik. Elektrik enerjisi üretece¤iz.

Bunun maliyeti 2 cent, biz evlerde

al›rken 7 cent’e al›yoruz. Bunun

ODTÜ Genç Giriflimciler Toplulu¤u,

12 Ocak 2003 tarihinde kuruldu. Topluluk,

Kariyer Planlama Merkezi Baflkan› Say›n

Prof. Dr. H. Okan Tarhan’›n akademik

dan›flmanl›¤›nda Kültür ‹flleri Müdürlü¤ü

bünyesinde çal›flmalar yapmaktad›r.

ODTÜ Genç Giriflimciler Toplulu¤u,

projeleri olan, fakat uygulama flans›na

sahip olmayan ö¤renciler ile giriflimci

insanlar› bir araya getirerek projelerin

hayata geçmesini, topluluk üyelerinin

aralar›nda fikir al›flverifli yapabilecekleri

ve ortak projeler üretebilecekleri bir ortam

haz›rlamay›, topluluk üyelerine,

kendilerinin giriflimcilikle ilgili bilgi ve

becerilerini gelifltirmelerine yard›mc› çok

yönlü e¤itim verilmesini, topluluk üyeleri

ile Türkiye’de giriflimcili¤i destekleyen

kurum ve kurulufllar aras›nda ba¤lant›

kurmay› ve bilgi al›flverifline zemin

oluflturup, bu kurum ve kurulufllar›n

ODTÜ’lü Genç Giriflimcilerin projelerine

destek vermeleri için çal›flmay›,

ODTÜ’de giriflimcilik konusunda di¤er

üniversitelere model olacak ve toplumun

geneline yans›t›lacak çal›flmalar için

temel haz›rlamay› amaçlamaktad›r.

Orta Do¤u Teknik Üniversitesi

Genç Giriflimciler Toplulu¤u

ODTÜ Kültür ‹flleri Müdürlü¤ü

06531 - Ankara

maliyeti 2 cent, maliyetten kast›m, yat›r›m

maliyeti.

Günefl enerjisi

Bir baflka proje mobil günefl enerjisi.

Arkadafllar›n ellerinde gördüm, böyle

telsizle geziyorlar buralarda. fiimdi pili

bitince ne yapacaks›n›z, ya yeni pil takacaks›n›z

ya da flarj edeceksiniz. Onun

için de ya birisi size getirecek ya da flarj.

O zaman da dedik ki, günefl ›fl›¤›ndan

bir flarj cihaz› yapal›m. Düflünüyorsunuz,

da¤›n tepesinde elektrik yok, kimse

de getirmiyor, ne yapaca¤›z? ‹flte ›fl›k

var iflte biz de onu kulland›k.

Mobil bak›m ünitesi

Bak›m yaparken, sabit bir alanda yap›yorsunuz.

Da¤›n tepesindeyken bir

ar›za oldu¤unda, cihaz ar›zaland›¤›nda

bir ekipman ar›zaland›¤›nda ne yapaca-

¤›z? O zaman mobil bir ünite yapt›k. Bu

mobil ünitenin klimas› var. Bir tek yata-

¤› eksik, yani içinde her türlü konfor

var. Elektronikle ilgili her türlü ifli yapabilecek

bir teçhizat yapt›k. Bunu NA-

TO’ya satt›m. “Amerikal›lar›nkinden daha

iyi olmufl,” dediler. O kadar konfor

var ki içinde...

TTGV deste¤i

TTGV bize destek verdi. TTGV’dan

da biraz söz edeyim size. Bunlar tabii

para kazanmaya bafllad›ktan sonra de-

¤erlendirebilece¤iniz kaynaklar. Yani,

hemen “‹fle bafllad›m, ben gideyim buradan

para alay›m,” diyemiyorsunuz.

Çünkü hemen diyorlar ki, “Bir dakika

sen kaç para istiyorsun? 1 milyon dolar.

Sen hemen yat›r fluraya 30 bin dolar”.

“Daha para mara almad›m ki! Niye yat›ray›m?”

“Öyle, kural bu, daha sonra harcamay›

yap biz sana para öderiz,” diyorlar.

Ödüyorlar. S›f›r faizle para veriyor.

Uzun vadede Dünya Bankas›’n›n sa¤lad›¤›

bir imkan. Türkiye’nin kullan›m›na

sunulmufl. Ama biz biraz evrak özürlüyüz.

Yani her ifli, ka¤›t olmadan evrak

olmadan yapal›m, diyoruz.

Onlar öyle istemiyor: “Para almak istiyorsan

bunun fizibilitesini yap bana

getir, ben de sana paray› vereyim.” Biz

de bunu yap›yoruz. Burada bu imkan da

var.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


Önce baflar›y› hedefleyin,

para zaten gelir

“Para kazanaca¤›m,” diye de bir ifle

girmeyin. ‹lk önce baflar›l› olaca¤›m,

ben bu ifli bitirece¤im diye girin. Para

kazanmayaca¤›n›z bir ifle girin demiyorum.

Ama daha önce iflin fizibilitesini

iyi yap›n. ‹lk önce ifli yap›p yapamayaca¤›n›za,

kaliteli yap›p yapamayaca¤›n›za,

müflteriyi memnun edip edemeyece-

¤inize bak›n. Müflteriyi memnun ederken

kendinizin de memnun olmas› gerek.

Nas›l memnun olursunuz? ‹flinizde

baflar›l› olursan›z. Yapt›¤›n›z ifli iyi yap›n.

Yani baflar›n›n en önemli noktalar›ndan

bir tanesi bu.

Giriflimcili¤i teflvik ediyorum, özendiriyorum,

ama ben bir fley daha yap›yorum:

“fiirket falan kurmakla u¤raflma, istiyorsan

bir fikrin varsa buyur gel tart›flal›m,

ortak olay›m sana. Riski ben alay›m

kâr› yar› yar›ya paylafl›r›z.” Bana

kimse gelip de, “Bütün riski al›p paray›

ben koyay›m, bütün altyap›y› sen. Benim

param› kullan, kazan›lan paran›n

yar›s›n› ben sana vereyim,” diyen olmad›.

Biz onu diyoruz. ‹steyen varsa buyursun

gelsin.

AB’de ülkemizi temsil ediyorum

Bir fleyleri iyi bilirseniz, baflar›l› olmaman›z

için hiçbir neden yok. Avrupa

Birli¤i’nde flu anda savunma gurubunda

Türkiye temsilcili¤ini yap›yorum. Brüksel’de

Türkiye’yi temsil ediyorum. Tür-

‹lerideki vizyonunuz ne

olacak diye sorabilirsiniz.

Yeterli mi? Hay›r.

Ben iflin daha bafl›nday›m.

Birileri ç›k›p da bana

bunlar› anlatsayd›

ben 12-13 y›lda

yapt›¤›m› herhalde

3-4 y›lda yapard›m.

Sizlerin önünü açt›¤›m›

düflünüyorum

kiye olarak ifl almam›z laz›m. Ben de

onu yap›yorum. Türkiye olarak diyorlar

ki bize, “Sizde firma yok, bunu yapacak

adam yok”. fiimdi bizim de o zaman,

“Bunu bunu, flu flu ifli yapan flu flu firmalar

var,” diyebilmemiz gerekiyor. Yaflad›¤›m›z

s›k›nt›lar bunlar. Çünkü onlar

önümüze koyuyorlar üç tane flirket profillerini,

flu konuda çal›fl›yorlar, bu konuda

çal›fl›yorlar. Bütün belgeleri tamam,

sertifikasyonlar› tamam. Biz iflte

bunlar› yap›p da gidemiyoruz.

Rekabet

Rekabet. fiuna benzetiyorum: fiimdi

bir dükkan aç›yorsunuz, çok iyi ifl yap›yorsunuz.

‹kinci bir market aç›yorsunuz,

üçüncü market, dördüncü market...

‹flte o zaman ne oluyor, pazar ay-

Ben de sizlerden

biriyim. Babam devlet

memuru. Ald›¤› maafl›

bana göndererek beni

okuttu. Ben

kazand›¤›m› ifle

yat›rd›m. Hâlâ da

yat›r›yorum.

n›. Onu yapmak yerine Türkiye’de baflka

ihtiyaçlara bakal›m. ‹htiyaç belirleyip

ona göre yat›r›m yapmak laz›m. Pazar

çok genifl, yeter ki siz belli konularda

ne yapmak istedi¤inize karar verin.

Çok farkl›y›z

Frans›zlarla 7 y›ll›k bak›m merkezi

anlaflmas› yapt›m. Türkiye’yi bak›m

merkezi haline dönüfltürdüm. Avrupa’da

ne yap›yorlar biliyor musunuz?

Söküyorlar yerine yenisini koyuyorlar.

fiimdi küçük bir örnek: Bir modül 10

bin dolar, bunun maliyetini 7 bin dolar.

fiimdi bizim durumumuza gelince... Küçük

parçalar baz›nda yap›yorum ben bu

ifli. Bana maliyeti 1 dolar. Ben kaça satay›m

bunu? Bana maliyeti bir dolar olan

üründe benimle rekabet edebilir mi

kimse? Demek istedi¤im, Türkiye’de yap›lmayan,

yurt d›fl›ndan, yani yurt d›fl›na

ba¤›ml› oldu¤un ifllere bak›n. Yoksa,

“Komflum flunu yap›yor, arkadafl›m flunu

yap›yor, çok baflar›l›, ben de flunu

yapay›m,” derseniz o zaman pazar› paylafl›rs›n›z,

pasta küçülür.

Ben de sizlerden biriyim

Ben de sizlerden biriyim. Babam

devlet memuru. Ald›¤› maafl› bana göndererek

beni okuttu. Ben kazand›¤›m›

ifle yat›rd›m. Hâlâ da yat›r›yorum. Eskiflehir

yolunda bir fabrika arazisi ald›m,

oraya daha büyük bir fabrika, daha büyük

bir bak›m merkezi kurmay› umut

ediyoruz. “‹lerideki vizyonunuz ne olacak,”

diye sorabilirsiniz. Yeterli mi? Hay›r.

Ben iflin daha bafl›nday›m. Birileri ç›k›p

da bana bunlar› anlatsayd›, ben 12-

13 y›lda yapt›¤›m› herhalde 3-4 y›lda yapard›m.

Sizlerin önünü açt›¤›m› düflünüyorum.

Çünkü bir destek al›nabilmesi

için önünüzde baflar›l› örneklerin olmas›

gerekiyor. Birileri flöyle demeli:

“Biz bunlara destek verirsek iflte böyle

olur.”

Notlar

(1) Elektrik-Elektronik Mühendisli¤i Bölümü

(2) Ömer Öz: ODTÜ-KOSGEB Teknoloji Gelifltirme

Merkezi Müdürü

(3) Suha Sevük (1992-2000 ODTÜ Rektörü)

*Bu yaz›, “ODTÜ Genç Giriflimciler Ö¤renci

Toplulu¤u” taraf›ndan düzenlenen söyleflinin

band kayd› çözümünden yararlan›larak

Dr. Ayd›n Tiryaki taraf›ndan kaleme al›nm›flt›r.


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

13


14

17. ODTÜ Uluslararas›

Bahar fienli¤i y a p › l d ›

niversitemizin güzel bir gelene¤i haline dö-

Ü

nüflen 17. ODTÜ Uluslararas› Bahar fienli-

¤i, 7-10 May›s 2003 tarihleri aras›nda gerçeklefltirildi.

Ankara içinden ve çeflitli illerden

gelen yaklafl›k 50 bin kiflinin kat›ld›¤›,

ulusal radyo, televizyon ve yaz›l› bas›n yoluyla tüm Türkiye’ye

duyurulan fienlik, Uluslararas› Gençlik Toplulu¤u baflta

olmak üzere di¤er gruplar›n da katk›lar›yla büyük bir coflku

ile kutland›.

ODTÜ Uluslararas› Bahar fienli¤i’nin amac›, ODTÜ ö¤rencilerinin

çeflitli becerilerini sergileme olana¤› sa¤lamak,

dostluk ve kardeflli¤e dayal› beraberli¤i gelifltirmek ve pekifltirmek.

Çeflitli sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerin yer

ald›¤› fienlik’te yap›c›l›k, gençlik dinamizmi ve güzel fleyler

üretebilme duygusu ve coflkusu paylafl›ld›.

Bahar flenli¤i, gençli¤in hayallerini gerçeklefltirdi¤i, hayallerin

özgür k›l›nd›¤› büyük bir plato; baflkente her bahar

yeni bir soluk getiren renkli bir rüya; gençlerden gençlere

devredilen hofl bir arma¤an.

V. ODTÜ

U l u s l a r a r a s ›

Ça¤dafl Dans

G ü n l e r i

1

999 y›l›ndan bu yana ODTÜ Ça¤dafl Dans Toplulu¤u’nun temel

etkinliklerinden birisi haline gelen ODTÜ Uluslararas› Ça¤dafl

Dans Günleri’nin beflincisi 13-15 Mart tarihleri aras›nda

gerçeklefltirildi. Dans Günleri’nin hedefi, ülke içinde ça¤dafl ve

modern dans alan›nda çal›flmalar yapan profesyonel ve amatör

topluluk, kurum ve kiflileri ortak bir platformda bir araya getirmek ve uluslararas›

kat›l›mc›larla bu etkileflimi geniflletmek. Ayr›ca Türkiye seyircisinin ça¤dafl

dans sanat›n› tan›mas›na imkan vermek, ça¤dafl dans›n di¤er sanat dallar› gibi

günlük yaflam›n bir parças› haline gelebilece¤ini göstermek ve kat›l›mc›lar›n,

dans e¤itimi alan›nda ülkemizde s›n›rl› olan kaynaklar› ortak bir platformda paylaflarak

dans ad›na daha yetkin bir noktaya ulaflmalar›n› sa¤lamak da ODTÜ Ça¤dafl

Dans Günleri’nin hedefleri aras›nda yer almaktad›r.

Etkinlik süresince, gündüzleri teknik dersler, dansç›lara yönelik

workshop ve izleyicilere yönelik atölye çal›flmalar›, seminerler, sunufllar,

paneller, dans filmleri gösterimleri, “sahne-d›fl›” (dance -

offstage) deneysel dans çal›flmalar› ODTÜ kampusunun çeflitli mekanlar›nda

gerçeklefltirildi. 14 ve 15 Mart akflamlar› ise bütün kat›l›mc›lar›n

k›sa eserlerinin yer ald›¤› “Gündüz Temsil”leri ODTÜ

Kültür ve Kongre Merkezi A Salonu’nda, “Karma Temsil”ler ise Kemal

Kurdafl Salonu’nda sahnelendi.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


Suna Kan ve ‹dil Biret’e

‘Onursal Felsefe Doktoras›’

ODTÜ Senatosu

taraf›ndan

“Onursal Felsefe

Doktoras›”

verilmesi

kararlaflt›r›lan

piyano sanatç›s›

‹dil Biret ve keman

sanatç›s› Suna Kan,

diplomalar›n›

Anayasa

Mahkemesi Baflkan›

Mustafa Bumin ve

ODTÜ Rektörü Ural

Akbulut’tan ald›lar

2

May›s 2003 günü ODTÜ’de iki

büyük sanatç›m›z vard›. OD-

TÜ Senatosu taraf›ndan

“Onursal Felsefe Doktoras›”

verilmesi kararlaflt›r›lan piyano

sanatç›s› ‹dil Biret ve keman sanatç›s› Suna Kan

bir törenle diplomalar›n› ald›lar.

Tören, sanat yaflamlar› boyunca hep ayr›

yollarda yürüyen iki santç›m›z›n yaflamlar›nda

kesiflen günlerin ve yaflam öykülerinin anlat›ld›¤›

“Yollar›n Kesiflti¤i Bir Gün” bafll›kl› bir sunumla

bafllad›. ‹dil Biret ve Suna Kan hakk›nda

ülkemizin müzik otoritelerinin görüfllerinin sunuldu¤u

belgesellerden sonra sanatç›lara diplomalar›n›

Anayasa

Mahkemesi Baflkan›

Mustafa Bumin ve

ODTÜ Rektörü Ural

Akbulut sundular.

‹dil Biret konuflmas›nda

yeni yasa gere¤i

emekli edildi¤ine dik-

kat çekerek bu konudaki görüfllerini anlatt›:

“Bugün asl›nda buraya bir konuflma metni haz›rlayarak

gelmifltim. Ama, flimdi bunu okumak

istiyor muyum diye düflününce, istemiyorum.

Bugün tuhaf bir rastlant›. Bu güzel törenin önemi

belirgin bir flekilde görülürken, bir yandan

da anlams›z bir yafl s›n›r› uygulamas› içinde

emekli edildi¤im haberini ald›m. Bunu bir yaz›yla

ö¤rendim. Bu mektubu herhalde büyük

bir özenle yaflam›m boyunca saklayaca¤›m.”

Biret, konuflmas›n›n ard›ndan Bingöl depreminde

yitirdiklerimiz an›s›na J. S. Bach’›n iki

yap›t›n› seslendirdi.

Suna Kan da konuflmas›nda

Adana do¤umlu olmas›na

karfl›n kendini hep Ankaral›

olarak gördü¤ünü

söyledi. Ankaral› bir sanatç›

olarak Ankara’n›n bir

üniversitesinden bu ödülü

almas›nda duydu¤u sevinci

aktard›.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

15


16

ODTÜ S a n a tFestivali 5

DTÜ Sanat Festivali 5 kap-

O

sam›nda düzenlenen

“Plastik Sanatlar Sergisi”

1-20 Nisan tarihleri aras›nda

ODTÜ Kültür ve

Kongre Merkezi’nde gerçeklefltirildi. Bu y›lki

sergi, sanat yaflamlar›nda 40 y›l› geride

b›rakm›fl ve birçok ilke imza atm›fl 5 sanatç›n›n

(Bask›da Mürflide ‹çmeli, heykelde

Mehmet Aksoy, resimde Adnan Çoker ve

Adnan Turani, seramikte Hamiye Çolako¤lu)

yap›tlar› ve onlar›n önerileri do¤rultusunda

davet edilen 61 sanatç›n›n yap›tlar›ndan

olufltu.

Festival Organizasyon Komitesi Baflkan›

ODTÜ Rektörü Ural Akbulut, “Bu etkinlik

ile ö¤rencilerimizin ça¤dafl bireyler

olarak mezun olmalar›na

katk›da bulunmay› amaçlarken,

ayn› zamanda elde edilen gelirle,

ekonomik sorunlar› nedeniyle

e¤itimlerini sürdürmekte zorluk

çeken ö¤rencilerimiz için

ek kaynak yaratmay› da hedeflemekteyiz,”

dedi.

T i y a t r o d a

fl e n l i k

DTÜ Oyuncular›, ilk olarak 1966

O

y›l›nda “Türkiye Amatör Tiyatro

fienli¤i” ad›yla bafllad›¤› tiyatro flenliklerini

“ODTÜ Tiyatro fienli¤i” ad›yla

s ü r d ü r ü y o r .

“ODTÜ Tiyatro fienli¤i” ad› alt›nda gerçeklefltirmeye çal›fl›lan

flenliklerde kat›l›mc›lar›n ço¤unlu¤unu üniversite tiyatrolar›

oluflturuyor. Bunun yan› s›ra üniversite d›fl›nda

tiyatroyla u¤raflmakta olan amatör topluluklarla olmas›

gereken ba¤lant› dinamiklerini koparmamak için,

flenliklere say›ca s›n›rl› olsa da amatör topluluklar da ça¤›r›l›yor.

Ayr›ca, etkileflimi daha genifl k›lmak ve kat›lan topluluklar›n

tiyatroyu ele al›fllar›ndaki farkl›l›klar› görerek tiyatroyla u¤raflma

amaçlar›n› sorgulamalar›n› sa¤lamak için, tiyatro ö¤renimi gören

ö¤rencilerin ve yar› profesyonel topluluklar›n oyunlar›na da zaman

zaman flenlik programlar›nda yer veriliyor.

Mehmet Aksoy

“Güzel Kybele”

240 cm, 2002

Adnan Çoker

“Çemberli An›t”

67x50 cm

Adnan Turani

“Keman ve Meyveler”

50x50 cm

Mürflide ‹çmeli

“Anne ve Çocu¤u”

49x62 cm, 1990

Hamiye Çolako¤lu

“‹kon”, 62x31 cm

ODTÜ Tiyatro fienli¤i bu

y›l “fienlik 2003” ad›yla

27 Nisan - 5 May›s

tarihleri aras›nda yurdun

çeflitli bölgelerinden

gelen üniversite,

amatör ve özel

tiyatrolar›n kat›l›m›yla

gerçeklefltirildi

ODTÜ Tiyatro fienli¤i, öncelikle ODTÜ Oyuncular›’n›n

ve tüm üniversite ve amatör tiyatro topluluklar›n›n

sahiplenmeleriyle ülke çap›nda baflar›s›n› sürdürüyor.

fienli¤in ODTÜ Kampusu s›n›rlar› içinde yap›lmas›, topluluklar›n

genifl bir izleyici kesimine ulaflmas›n›n yan› s›ra, flenli¤in gelenekselleflmifl

bir tiyatro etkinli¤i olmas› nedeniyle seyircilerin

topluluklarla bir anlamda ortak bir dil oluflturabildi¤i ender buluflmalardan

biri olabilme özelli¤ini tafl›yor.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


18

O

Erol Sayan ile ODTÜ

35 y›l sonra

yeniden bulufltu

DTÜ ile Türk Müzi¤inin en de¤erli bestecilerinden

biri olan Erol Sayan, 35 y›ll›k bir

aradan sonra, düzenlenen bir etkinlikle

yeniden bir araya geldi. ODTÜ’lü ö¤rencilerin

kurdu¤u Klasik Türk Müzi¤i Toplulu¤u 1967 y›l›ndan

beri Ankara’daki en önemli amatör Türk Müzi¤i

topluluklar›ndan biri. Topluluk bu dönem, ilk

flefleri Erol Sayan’a bir teflekkür sunmak amac›yla

“Erol Sayan’la 35 Y›l” adl› bir dizi etkinlik düzenledi.

19 ve 20 Nisan tarihlerinde gerçeklefltirilen etkinliklerin

ilk gününde, Erol Sayan’›n Türk Müzi¤i

üzerine birikimlerini ve görüfllerini aktard›¤› “Ulusal

Müzi¤imize Dair” adl› bir konferans düzenlendi. ‹kinci

günün akflam›nda ise toplulu¤un eski ve yeni üyelerinden

oluflan korolar, “Erol Sayan fiark›lar›” adl› konserde bir araya gelerek,

TRT Ankara Radyosu ses sanatç›s› Coflkun Aç›kgöz’ün flefli¤inde

ünlü bestecinin seçkin eserlerinden örnekler verdi.

The Company, ‘ 1 4 5 3 ’ü sahneliyor

1

996 y›l›nda, müzikallere gönül vermifl bir grup üniversite ö¤rencisi taraf›ndan

kurulan “The Company” ODTÜ Müzikal Toplulu¤u, May›s ay›nda yapaca¤›

büyük gösterisinde “1453” adl› müzikali sahneye koymaya haz›rlan›yor.

Daha önceki y›llarda Chicago, Damdaki Kemanc›, Grease, Dr. Jekyll and Mr. Hyde

gibi birçok müzikali izleyici ile buluflturan topluluk, bu y›l, Türkiye’de ilk defa sahnelenecek

olan “1453” müzikali ile çok genifl bir izleyici kitlesine ulaflmay› hedefliyor.

Ankara Müzikal Toplulu-

¤u kurucular›ndan Ayhan

fiahin’in müziklerini yapt›¤›

müzikalin sözlerini “The

Company” ODTÜ Müzikal

Toplulu¤u eski üyelerinden

Onur Orkut yazd›.

“The Company” O D T Ü

Müzikal Toplulu¤u, tarihte

müzikal bir yolculu¤a ç›kmak

isteyen herkesi gösterisine

bekliyor.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


7. Kariyer Günleri’ni

g e r ç e k l e fl t i r d i k

ariyer Planlama Merkezi taraf›ndan

K

düzenlenen Kariyer Günleri bu y›l

10 Mart - 23 May›s 2003 tarihleri aras›nda

Kültür ve Kongre Merkezi’nde

gerçeklefltirildi. Geçen y›l 50 firman›n

kat›ld›¤› etkinli¤e bu y›l da 60’›n üzerinde firma kat›ld›.

Afla¤›da listesini verdi¤imiz kat›l›mc› firmalardan

da anlafl›laca¤› üzere Türkiye’nin önde gelen firmalar›

insan kayna¤› aç›s›ndan ODTÜ’ye özel bir önem

veriyorlar. Kariyer Planlama Merkezi, ö¤rencilerimiz

daha üniversitelerinden mezun olmadan onlara ifl imkan›

yaratman›n en önemli araçlar›ndan biri olarak

gördü¤ü Kariyer Günleri etkinli¤ini bundan sonra da

daha kapsaml› olarak sürdürecek.

7. Kariyer Günleri’ne kat›lan firma ve kurulufllar

Academy International /Ahmet fierif ‹zgören Aksa Akrilik Kimya San. A.fi. Aria / ‹fl-Tim Telekomünikasyon Hizmetleri A.fi.

Arkas Holding A.fi. Aselsan Bayer Türk Kimya San. Ltd. fiti. Borusan Holding Bosch A.fi. Citibank N.A. Danone

Sa Tikveflli Süt Ürünlüri San. Tic. A.fi. Deloitte&Touche Devlet Planlama Teflkilat› DNA ‹nsan Kaynaklar› Eczac›bafl›

Holding A.fi. H.Ö.Sabanc› Holding A.fi. Havelsan A.fi. Humanitas Do¤ufl ‹nsangücü Yönetimi Koç Holding A.fi.

Koçbank A.fi. Loreal Türkiye Kozmetik San. Tic. A.fi. Maersk Denizcilik A.fi. Marsa Kraft Foods Sabanc› G›da Marshall

Boya ve Vernik San. A.fi. Mckinsey&Company Mercedes-Benz Türk A.fi. Metro AG- Metro C&C-Real Pratiker

Microsoft Bilgisayar Yaz›l›m Hiz. Ltd.fiti. Nestle Türkiye G›da A.fi. Novartis Oyak Bank A.fi. Pepsi Cola Servis ve

Da¤›t›m A.fi. Philip Morris SA A.fi. Pricewaterhouse Coopers Procter&Gamble Roche Müstahzarlar› Sanayi Anonim

fiirketi Schering-Plough T›bbi Ürünler Tic. A.fi. Schneider Elektrik San. Ve Tic. A.fi. Sermaye Piyasas› Kurulu Siemens

Business Services Sistem Hiz. A.fi. Siemens San. Ve Tic. A.fi. Superonline Elektronik Bilgilendirme Hiz. A.fi. fiiflecam

T.C. Merkez Bankas› Tekstilbank Telsim Mobil Telekomünikasyon Hiz. A.fi. Temsa Sanayi ve Ticaret A.fi. The Boston

Consulting Group Toys’R’us Turkcell ‹letiflim Hiz. A.fi. TÜB‹TAK - SAGE Unilever Holding A.fi. Yaflar Holding A.fi.

Yazaki Otomotiv Yan Sanayi Tic. A.fi.

Türkiye’de Felsefe E¤itimi

lki 2001 y›l›nda ODTÜ


Felsefe Toplulu¤u taraf›ndan

düzenlenen ve o

tarihten bu yana her y›l

de¤iflik üniversitelerde gerçeklefltirilen

“Türkiye Felsefe Ö¤rencileri Kongresi”nin

üçüncüsü 3-7 Mart tarihleri aras›nda

ODTÜ’de yap›ld›.

Geçen y›l Bo¤aziçi Üniversitesi’nde

yap›lan kongrede oluflturulan Türkiye

Felsefe Ö¤rencileri Plotformu (TFÖP)

Ankara Çal›flma Grubu taraf›ndan düzenlenen

bu y›lki kongrenin ana konusu

“Türkiye’de Felsefe E¤itimi”ydi. Çeflitli

üniversitelerden ö¤rencilerin yan›

s›ra liselerden ö¤renci ve ö¤retmenlerin

de bildirileriyle kat›ld›klar› kongre,

bugüne kadar yap›lanlar›n en kapsaml›s›

oldu.

Bu arada, TFÖP’nun yay›n organ›

“Pandemos” da ilk say›s›yla yay›n hayat›na

bafllad›.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

19


20

Avrupa Çal›flmalar› Merkezi ve Avrupa Birli¤i Komisyonu

Jean Monnet P r o j e l e r i

Frans›z devlet adam› Jean Monnet,

günümüz Avrupa Birli¤i’nin mimar›

say›l›yor. Monnet’nin an›s›na, Avrupa

Komisyonu, AB bütünleflmesini

desteklemek amac›yla genifl kapsaml›

e¤itim ve araflt›rma projeleri

yürütüyor. Baflar›l› bulunan projeler

maddi olarak destekleniyor.

Bu amaçla kurulan ODTÜ Avrupa

Çal›flmalar› Merkezi’nin hedefi,

“Jean Monnet Mükemmeliyet

Merkezleri” unvan›n› almak

A

vrupa bütünleflmesinin ve günümüz Avrupa

Birli¤i’nin mimar› say›lan Frans›z devlet adam›

Jean Monnet an›s›na, AB bütünleflmesini

desteklemeyi amaçlayan genifl kapsaml› e¤itim

ve araflt›rma projeleri yürütülmektedir. Avrupa

Birli¤i e¤itim programlar› çerçevesinde Avrupa Komisyonu

taraf›ndan desteklenen Jean Monnet projelerinin hedefi,

AB bütünleflmesinin dinamiklerinin genifl kitlelerce anlafl›lmas›,

aday ülkelerde mevcut akademik bilgi ve uzmanl›¤›n

kullan›lmas›n› ve gelifltirilmesini ve bu flekilde aday ülkelerin

AB’ye girifllerine akademik anlamda katk› sa¤lamakt›r. Bu

amaca yönelik olarak her y›l Komisyon bünyesinde proje

önerileri de¤erlendirilmekte ve baflar›l› bulunan projelere

mali destek sa¤lanmaktad›r.

Jean Monnet projeleri, Avrupa bütünleflmesi konusundaki

sürekli dersleri; konu hakk›nda temel bilgileri sa¤lamas›

aç›s›ndan Avrupa modüllerini; AB hakk›nda uzun y›llar çal›flmalar

yapan akademisyenler için kürsü baflkanl›klar›n› ve AB

konular›nda aktif çal›flmalar yaparak konunun uzmanlar›n›

bir araya getiren, AB dersleri ve araflt›rma programlar› yürüten

merkezleri desteklemek amac›yla “Jean Monnet Mükemmeliyet

Merkezleri”ni kapsamaktad›r. Bu projelere hem maddi

hem de onursal destekler sa¤lamaktad›r.

Avrupa ve dünya çap›nda sayg›nl›klar›n› ve akademik çal›flmalar›n›

tescil ettirmek isteyen üniversiteler aç›s›ndan bu

unvanlardan bir ya da birkaç›n› alabilmek önemlidir. Bir üniversitenin

Jean Monnet kürsüsünün olmas›, üniversitede bu

konuda çal›flmalar yürüten sayg›n akademisyenlerin oldu¤u

anlam›na gelmektedir. Avrupa Çal›flmalar› Merkezleri kapsam›nda

“mükemmeliyet merkezi” payesini alabilmek, üniversite

aç›s›ndan büyük bir prestij kayna¤›d›r.

Avrupa’da üniversiteler bu payeyi alabilmek için büyük

çabalar sarf etmekte ve payenin al›nmas›ndan sonra bunu

üniversitenin tan›nmas› aç›s›ndan kullanmaktad›rlar. Bu unvan,

Komisyon ya da di¤er sayg›n üniversiteler ile yap›lacak

daha sonraki projeler ve çal›flmalar için önemli bir dayanak

noktas› oluflturmaktad›r.

Prof. Eralp, Jean Monnet Kürsü Baflkan›

Jean Monnet projeleri çerçevesinde kurulan ODTÜ Avrupa

Çal›flmalar› Merkezi (AÇM/CES), flimdiye kadar haz›rlad›¤›

birçok proje ile baflar›l› olmufltur. Jean Monnet Kürsüsü için,

üniversitemiz Avrupa Çal›flmalar› Merkezi Baflkan› Prof. Dr.

Atila Eralp, Komisyon’u taraf›ndan befl y›l süresince “Jean

Monnet Kürsü Baflkan›” olarak seçilmifltir. Ayn› zamanda

Uluslararas› ‹liflkiler Bölümü ö¤retim üyelerinden Yrd. Doç.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


Dr. Sevilay Kahraman’›n Avrupa Çal›flmalar›

Merkezi’nde Avrupa Çal›flmalar›

Yüksek Lisans Program› dersi olarak

verdi¤i “AB’nin D›fl ‹liflkileri” dersi “Jean

Monnet Sürekli Dersi” olarak seçilmifltir.

Bu dersin devam edilebilmesi

amac›yla üç y›l boyunca Avrupa Komisyonu

taraf›ndan maddi olarak desteklenmesi

kararlaflt›r›lm›flt›r. Geçti¤imiz

2001/2002 akademik y›l›nda da Prof.

Dr. Atila Eralp (Avrupa Bütünleflmesinin

Siyaseti), ‹ktisat Bölümü ö¤retim

üyesi Yrd. Doç. Dr. Aylin Ege (Avrupa

Ekonomik Bütünleflmesi) ve Uluslararas›

‹liflkiler Bölümü ö¤retim üyesi Doç.

Dr. Nuri Yurdusev’in (Avrupa Kimli¤inin

Geliflimi ve AB) verdikleri yüksek li-

Bir üniversitenin Jean

Monnet kürsüsünün

olmas›, üniversitede

bu konuda çal›flmalar

yürüten sayg›n

akademisyenlerin

oldu¤u anlam›na

gelmektedir

sans dersleri “Jean Monnet Sürekli

Dersleri” olarak seçilmifltir.

Avrupa Çal›flmalar› Merkezi, Avrupa

bütünleflmesi uzmanlar› yetifltirmek,

Avrupa vatandafll›¤›na giden yolda sivil

toplumu Avrupa’ya iliflkin konularda

bilgilendirmek ve Türkiye’nin AB uzman›

ihtiyac›n›n adayl›k süreci içerisinde

k›sa sürede tamamlanabilmesini sa¤layabilmek

için çal›flmalar›na devam etmektedir.

Önümüzdeki y›llardaki hedefi

ise ODTÜ ad›na “Jean Monnet Mükemmeliyet

Merkezleri” unvan›n› alm

a k t › r .

Jean Monnet projelerinin hedefi,

AB bütünleflmesinin dinamiklerinin

genifl kitlelerce anlafl›lmas›, aday

ülkelerde mevcut akademik bilgi ve

uzmanl›¤›n kullan›lmas›n› ve

gelifltirilmesini ve bu flekilde aday

ülkelerin AB’ye girifllerine akademik

anlamda katk› sa¤lamakt›r

O D T Ü

A v r u p a

Ç a l › fl m a l a r ›

M e r k e z i

ODTÜ-AÇM 1997 y›l›nda disiplinler

aras› bir yap›y› göz

önünde bulundurarak kurulmufltur.

Çok k›sa süre içerisinde

ODTÜ bünyesine Avrupa

Dokümantasyon Merkezi’ni

(ADM/EDC) katm›flt›r. Komisyon

Temsilcili¤i, ODTÜ-

AÇM’nin faaliyetlerini desteklemek

amac›yla kendi bünyesinde

bulunan tüm belge ve

dokümanlar› ODTÜ’ye ba¤›fllam›flt›r.

2001 y›l›nda Avrupa

Çal›flmalar› konusunda bafllanan

yüksek lisans program›

günümüzde baflar›yla yürütülm

e k t e d i r .

Yüksek lisans program›na

kat›lamayan kamu kurum ve

kurulufllar›nda sürdürülen AB

ile ilgili çal›flmalara yönelik

“AB Genifllemesi ve Türkiye”

konulu Sertifika Program› ise

Sussex Üniversitesi ve ‹spanya

Ba¤›ms›z Üniversitesi ile

ortaklafla yürütülmektedir.

Sertifika Program›, kamu kurum

ve kurulufllar›n›n AB dairelerinden

gelen uzman, uzman

yard›mc›s› ve sivil toplum

örgütü temsilcilerine, günümüz

Avrupa bütünleflmesi

hakk›nda temel ilkelerin kavranmas›

ve tart›fl›lmas› olana-

¤›n› vermektedir. Bu program

Avrupa Komisyonu taraf›ndan

da maddi olarak desteklenmektedir.


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

21


22

Her zaman

güncel ve öncü

Benim için çok mutlu bir rastlant›

olarak üniversitemle ayn› yafltay›m ve

O’nunla do¤rudan tan›flmam›n

üzerinden neredeyse 25 y›l geçti.

Geride kalan bu çeyrek as›rl›k zaman

dilimi içinde gerek yüksek lisans ve

doktora ö¤rencisi gerekse mezun

olarak üniversiteme iliflkin biriktirdi¤im

gözlemlerimi ve düflüncelerimi bu

derginin okuyucular›yla paylaflmak

istedim. Bu yaz›n›n elimden geldi¤ince

duygusall›ktan ve hamasetten uzak

bir yaz› olmas›na özen gösterece¤im.

Afla¤›da anlatt›klar›m›n çok büyük bir

bölümü benim bire bir gözlemlerimin

ayr›nt›ya inilmeden yans›t›lmas›d›r

Emin Turan

O

DTÜ kendini hep güncel tuttu ve öncü oldu.

Bundan y›llar önce ileri ülkelerde oldu¤unu

gördü¤ümüz/duydu¤umuz iyi uygulamalar h›zl›

bir flekilde üniversitemizde de yaflama geçirildi.

Art›k herhangi bir resmi tatil günü ya da bir gece

yar›s› üniversitemizin bir laboratuvar›nda veya çal›flma ofisinde

bilimin öncü s›n›rlar›nda üretim yapma u¤rafl› içinde çal›flan insanlara

rastlamak çok olas›. Ana kütüphanemizin salonlar›nda hafta

içi günlerinde bile saat 17.15 sular›nda bir görevli, “hocam kütüphane

kapan›yor” diye anons yapm›yor art›k. fiimdi hafta sonu

bile gece geç saatlere kadar kütüphaneyi kullanabilirsiniz. Üniversite-sanayi-toplum

iliflkileri somut ad›mlarla tesis edildi ve gelifltirildi.

Bu zamana kadar ö¤renci, akademisyen ve idari personelden

en iyiler ODTÜ’yü seçmede tereddüt etmedi. Öyle görünüyor ki

bundan sonra da böyle olmaya devam edecek. ODTÜ’den yetiflenler

kamu kurumlar› ve özel iflletmelerde baflar› basamaklar›n›

h›zl› t›rmand›lar.

ODTÜ evrensel bilimdeki geliflmelere ve ülke sorunlar›na hep

duyarl› kald›. ODTÜ’lüler bu duyarl›l›klar›n› bilimsel çal›flmalar›n›

aksatmadan en etkili flekilde dile getirdiler ve dikkate al›nd›lar.

ODTÜ kendisinden sonraki -hatta kendisinden önce oluflmuflbenzer

kurumlar için bir “rol modeli” oldu. ODTÜ ülkemizde bugün

say›lar› 80 civar›nda olan yüksek ö¤retim kurumlar›ndan baz›lar›ndan

yafl olarak daha genç, baz›lar›ndan daha eskidir. Ancak,

çeflitli yaz›larda da vurguland›¤› gibi, ODTÜ kendisinden sonra

kurulanlar için oldu¤u kadar kendisinden önce kurulanlar›n da örnek

ald›¤› bir üniversite olmufltur.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


Bilinçli ve sa¤l›kl› geniflleme

ODTÜ bilinçli ve sa¤l›kl› bir flekilde geniflledi.

ODTÜ ortaya ç›kan ihtiyaçlar ve

yasalar›n kendisine yükledi¤i yeni görevleri

yerine getirme do¤rultusunda mevcut

fakülte ve bölümlere ilave olarak, hep ayn›

kaliteyi korumak kayd›yla, bünyesinde

yeni fakülte ve/veya bölümler açarak hem

yatay hem de dikey olarak geniflledi.

ODTÜ tüm mensuplar›n› kendi yüksek

standartlar›na uymaya zorlad› ve bunda

üstün bir baflar› düzeyine ulaflt›. Adeta

bir ODTÜ’lülük ekolü olufltu ve bu ekol

kampusun içine giren herkesi etkisi alt›na

ald›. Bu genel ekole uymakta zorlananlar

kendili¤inden sistemden ay›kland›. ODTÜ

mensuplar› aras›nda hep pozitif yaklafl›m

(yap›c›-sorunu çözücü) ön plana ç›km›fl

ve kampustaki tüm insanlar aras›nda hep

ölçülü bir diyalog egemen olmufltur.

“Dinamik ve adaptive”

ODTÜ, mühendislik terimiyle, çok iyi

iflleyen bir “dinamik ve adaptive sistem”

örne¤i oldu. Belki bundan belki de di¤er

tüm nedenlerden dolay› ben ODTÜ’ye sürekli

olarak yaflayan canl› bir kiflilik yüklemeyi

uygun buluyorum. Kan›mca OD-

TÜ’nün fiziksel varl›¤›n›n yan›nda adeta

bir de ruhu var. Bu ruhu fiziksel yap›yla

hep bir arada de¤erlendirmek gerekir.

ODTÜ adeta bu canl› kimli¤iyle de¤iflen

çevre koflullar›na ve di¤er sistem parametrelerine

çok h›zl› tepkiler vererek “adaptive”

olabilme yetene¤ini gösterdi.

Kampus kendi dinamiklerini oluflturdu.

Geride kalan y›llar içinde ODTÜ kampusu

gerek fiziksel alt yap›s› gerekse çev-

ODTÜ ülkemizde bugün

say›lar› 80 civar›nda olan

yüksek ö¤retim

kurumlar›ndan baz›lar›ndan

yafl olarak daha genç,

baz›lar›ndan daha eskidir.

Ancak, ODTÜ kendisinden

sonra kurulanlar için

oldu¤u kadar kendisinden

önce kurulanlar›n da

örnek ald›¤› bir

üniversite olmufltur

resel varl›klar› ile bir bütünlük oluflturdu.

fiimdilerde kampusumuz içinde pek çok

türden meydana gelmifl art›k orman diye

nitelendirebilece¤imiz a¤aç topluluklar›,

bölüm binalar› aras›nda sevimli bahçeler

ve bunlar› tamamlayan pek çok kufl ve di-

¤er canl› türlerine mekan haline geldi. Belki

bu canl› türleri de kampusumuzu kendi

do¤al yaflam alanlar› ilan etmifllerdir bile.

Ak›lc›l›k ve bilimsellik

Sorunlar› çözmede ak›lc›l›k ve bilimsellik

rehber oldu. Bu nedenle ortaya konan

çözümler her anlamda genel kabul

gördü ve kal›c› oldu. Bilimsel rekabet ve

dayan›flma hem teflvik edildi hem de geliflmenin

itici gücü olarak kabul edildi.

ODTÜ gerçe¤inin alt›nda yatan en

önemli etken yüksek bir beyinsel kapasitedir.

Bu yüksek insan kalitesi elbette iyi

ürünler ortaya koymaktad›r ve bundan

sonra da böyle olmaya devam edecektir.

ODTÜ üstün niteliklerinden dolay›

hep bir bilimsel cazibe merkezi olmay› baflarm›flt›r.

Ayr›ca kabul etmek gerekir ki ,

ODTÜ üstün yetenekli ve üstün nitelikli

bir grup bilim insan› için de ürün vermeye

uygun bir mekan ve adeta bir “yuva” olmufltur.

Bu bak›mdan yetiflmifl insan gücünün

ülkemizde kalmas›na olanak sa¤lam›flt›r.

Öte yandan, ODTÜ birçok sayg›n yabanc›

bilim insan› için de keyifle görev yap›labilecek

bir kurum olmay› sürdürmektedir.

Bölümlerdeki çal›flma odalar›n›n kap›lar›nda

Türkiye Cumhuriyeti vatandafllar›n›n

yan›nda pek çok baflka ülke insanlar›n›n

da isimlerini görmek bizler için çok

Emin Turan 1978 y›l›nda Kara Harp

Okulu’ndan mezun oldu. Ayn› y›l Ekim

ay›ndan bafllayarak ODTÜ Haz›rl›k

Okulu’nda bir yar›y›l ‹ngilizce ö¤renimi

gördü ve 1981 y›l›nda ODTÜ Elektrik ve

Elektronik Mühendisli¤i Bölümü’nde

yüksek lisans ö¤renimini tamamlad›.

Ayn› y›l Ekim ay›nda Kara Harp

Okulu’nda bafllad›g› ö¤retim

görevlili¤ini A¤ustos 1997’ye kadar

sürdürdü. Bu arada 1995-1996 akademik

y›l›nda Ottawa/Kanada’da

Communications Research Centre’de

Kanada hükümetinin sa¤lad›¤› burs

kapsam›nda bir y›l süreyle “mikrodalga

sistemleri” konusunda araflt›rma yapt›.

A¤ustos 1997-Eylül 2000 aras›nda NATO

C3 Ajansl›¤›, Brüksel/Belçika’da

mühendis olarak görev yapt›.

Türkiye’ye döndükten sonra da

s›ras›yla Genelkurmay karargâh›nda

flube müdürlü¤ü, Kara Harp Okulu’nda

Teknik Bilimler Bölüm Baflkanl›¤› ve

MEBS Okulu ve E¤itim Merkez

Komutanl›¤›’nda flube müdürlü¤ü

görevlerinin ard›ndan Ekim 2002’de

TSK’dan kendi iste¤iyle emekli oldu.

Mart 2003’de ODTÜ Elektrik ve

Elektronik Mühendisli¤i Bölümü’nde

doktora ögrenimini tamamlayan Emin

Turan, doktora ö¤renimini bitirinceye

kadar 2002-2003 akademik y›l› içinde

halen ODTÜ birinci s›n›fta ö¤renimini

sürdüren o¤lu ile ayn› anda ODTÜ

ö¤rencisi olma flans›na da eriflti.

do¤al. Bu sadece ö¤retim görevlisi konusunda

böyle de¤il elbette. Kampusun bir

köflesinde Hindistan’dan Avustralya’ya,

Çin’den Arnavutluk’a kadar birçok de¤iflik

ülkeden her seviyede ö¤renciye rastlaman›z

da mümkün.

Bu noktada önemli bir noktaya daha

de¤inmenin yararl› oldu¤unu düflünüyorum.

ODTÜ mensuplar›n›n karfl›l›kl›

olumlu etkileflimlerinin mesleki geliflmeye

ve insan iliflkilerine çok önemli olumlu

katk›lar› olmaktad›r. Yan› bafl›n›zda bulunan

“dahi” s›n›f›ndan birinin gerek akade-


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

23


24

mik gerekse mesleki davran›fllar›n› gözlemleyerek

kendi donan›m›n›z› güçlendirmek

ve örnek almak ODTÜ’de s›k gerçekleflebilecek

bir olgudur. ODTÜ ö¤rencileri

ve di¤er mensuplar› için her alanda iyi

örnek olmay› sürdürüyor. Çevre düzenlemesinden

kültürel etkinliklere, mimari yap›

tasar›mlar›ndan bilimsel konferanslara

ve popüler kurslardan sportif etkinliklere

kadar hep iyi ifllerin yap›ld›¤› bir mekanda

bulunan ODTÜ mensuplar› gördükleri bu

güzellikleri inan›yorum ki kendi da¤arc›klar›na

katacaklar ve nereye giderlerse gitsinler

beraberlerinde götüreceklerdir.

‹leri görüfllülük

ODTÜ’yü kuranlar›n ileri görüfllülü¤ünü

teslim etmek ve onlar› iyilikle anmak

gerekir. Belki bugün ulafl›lan noktadan bir

de¤erlendirme yap›ld›¤›nda üniversitemizin

kuruluflunda katk›lar› olanlar›n bu derece

ileri görüfllü olduklar›n› fark edemeyebiliriz.

Ancak, kampusumuzun s›n›rlar›n›n

bafllang›çta böylesine genifl tutulmas›n›n

ve arazi seçiminin ne kadar isabetle

yap›lm›fl oldu¤unu memnuniyetle dile getiriyoruz.

Yurdumuzda ve dünyadaki pek

çok üniversite kampusunu yerinde görmüfl

bir ODTÜ’lü olarak rahatl›kla söyleyebilirim

ki, ODTÜ kampusu her bak›mdan

dünyan›n en iyi birkaç üniversite

ODTÜ mezunlar›na

bir ça¤r›...

Gözlemleyebildi¤im kadar›yla, mezunlar›m›z ODTÜ ile ba¤lar›n› genel olarak

ya süreli yay›nlar, ya dönem arkadafll›¤› iletiflimi, ya da web sitesi ziyaretleriyle

sürdürüyorlar. Bunlara ilave olarak elbette bir k›s›m mezun da belirli

aral›klarla kampusu bizzat ziyaret ediyorlar. Benim tüm mezunlar›m›za

ça¤r›m, her ne zaman Ankara’ya u¤rarlarsa u¤ras›nlar mutlaka birkaç saatlerini

kampus ziyaretine ay›rmalar›, sürekli olarak meydana gelen geliflmeleri

yerinde görmeleri ve gerçekten her zaman ihtiyaç duyaca¤›m›z bir

“kampus havas›” teneffüs etmeleri. Çünkü üniversitemiz her mevsim görülmeye

de¤ecek tüm güzellikleri içinde bar›nd›r›yor. Böyle bir ziyaretiniz s›ras›nda

çok büyük bir olas›l›kla, mesela ö¤rencilik y›llar›nda kendisine “Einstein”

ad› takt›¤›n›z bir arkadafl›n›z› ya da tan›d›¤›n›z› flimdilerde baflar›l› bir

profesör olarak ders vermekle veya araflt›rma yapmakla meflgul bulabilirsiniz.

Ben bu yaz› vesilesiyle eski ve yeni tüm ODTÜ mensuplar›n› sayg›yla selaml›yorum

ve iletmek istiyorum ki ne aman kampusun s›n›rlar›ndan içeri

girsem gururla kar›fl›k ferah bir esintiüniversitemizi çok seviyorum.

kampusundan biridir. Ço¤umuzun fark›nda

oldu¤umuz gibi, bir büyük üniversitede

her ne yap›lmak istenirse hepsine, do-

¤al dokuyu öldürmeden, kampusumuz

içinde uygun bir yer bulmak mümkün olmufltur

ve bundan sonra da mümkün görünmektedir.

Bu nedenle kurulufl aflamas›nda

görev yapan de¤erli insanlar› bir kez

daha sayg›yla anmak istiyorum.

ODTÜ evrensel bir bilim ve araflt›rma

kurumu olman›n bütün gereklerini yerine

getirmeyi sürdürüyor. Bu ba¤lamda lisans

ve lisans üstü ders programlar›n›n gelifltirilmesi

ve güncellenmesi, ulusal ve uluslararas›

projelerin baflar›yla yürütülmesi bütün

h›z›yla devam ediyor ODTÜ’de.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


28

Yazar Buket Uzuner 25. gümüfl y›l›nda

Dervifle benzeyen

bir pergelim ben

Edebiyattaki 25. y›l›n› geçen y›l

“Gümüfl Yaz-Gümüfl K›z” adl›

kitab›yla kutlayan Buket

Uzuner’in yolu bir dönem

ODTÜ ile de kesiflti.

1984 y›l›nda Çevre Mühendisli¤i

Bölümü’nde asistanl›k yapan

Uzuner ile 25 gümüfl y›l›

konufltuk

G

eçti¤imiz y›l edebiyatta 25. y›l›n›z›

“Gümüfl Yaz-Gümüfl K›z” adl› kitab›n›zla

kutlad›n›z. Öykülerle, romanlarla,

deneme ve gezi yaz›lar›yla

dopdolu bir çeyrek as›r. fiimdiden

bak›nca her fley çok büyüleyici geliyor. Ama yazarl›k

zor ifl olsa gerek. Mutlaka iniflleri ç›k›fllar›, sanc›lar›

olan bir çeyrek as›rdan söz ediyoruz. Nas›l bir

25 y›ld› bu?

Yazmak, bence t›pk› di¤er ifllere benzeyen bir ifltir.

Yani ifline titizlenen bir çevre mühendisi, bir biyolog, bir

diflçi ya da yap› iflçisi nas›l çal›flmak ve üretmek durumundaysa

yaz› iflçisi de öyle yapmak durumundad›r. Öte yandan,

yazmak; -yarat›c› yaz›n anlam›nda- yetenekten çok

daha fazla büyük bir iç disiplin, yaln›zl›k, direngenlik ve

amatör ruh gerektirir. Yazmak, çok yaln›z yap›lan bir ifltir.

Yazman›n gerektirdi¤i mutlak yaln›zl›k aranarak bulunacak

cinsten de¤ildir. Yarat›c› yazarlar›n uyumsuz, huzursuz

çocuklar aras›ndan ç›kmaz› tesadüf de¤ildir. Ayr›ca

her yeni kitapta kendini aflt›¤›n› düflünmek, ama asla mükemmel

olamayaca¤›n› bilmek tedirginli¤i, yetersizli¤i ve

doyumsuzlu¤u... Manevi ve maddi olarak risklerle dolu

bir ifltir yazmak, ancak çok severseniz ve onsuz yapmazsan›z

yazars›n›z. Bu nedenle yazar olmak isteyen yetenekli

gençlerin, edebiyattan ünlü ve zengin olmay› beklemeyenlerini

cesaretlendiriyorum. Çünkü roman yazmak; i¤neyle

kuyu kaz›p, hayat›nda hiç roman okumam›fl birin-

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


den, edebiyat profesörüne kadar uzanan

genifl bir jüriye ç›plak yakalan›p, sonra da

ay sonunda elektrik faturas›n› bile ödeyememe

olas›l›¤› anlam›na gelir. Ama bütün

bu sözlerime bakmay›n siz, kurgu yazarl›¤›

büyücülüktür ve ben sirklerde sihirbazl›k

yapamad›¤›mdan (Romain Gary de jonglör

olamad›¤›ndan) kurmaca edebiyat yaz›yorum...

Siz de yazd›¤›n›z için bilerek ‘yazmak

zor ifl olsa gerek’ diyorsunuz. Evet,

hiçbir duygu ve durum lineer olmad›¤›ndan

edebiyatta da ayn› inifl-ç›k›fllar var; yazar

kendini yenilemeli, gelifltirmeli, iyi yazar

mutlaka iyi okur olmal›, toplumun ve

dünyan›n hatta evrenin iklimini koklamal›,

baflkalar›ndan önce gelecek ony›llar›n kokusunu

alabilmelidir. Yak›n okuma yapamayan

birinin, yak›n okuma yap›labilecek

bir roman yazabilece¤ine inanm›yorum.

‹lk hikayemin Dönemeç ve Varl›k dergilerinde

yay›mlanmas›ndan bu yana geçen

25 y›l; yaz›n›n estetik-kurmaca serüveni

kadar, edebiyat dünyas›nda ayakta ve

dik durabilmek için, özellikle bir kad›n ya-

Uzuner,

ODTÜ Çevre

Mühendisli¤i

Bölümü’nde

asistanl›k

yapt›¤›

y›llarda

Feridun Andaç

Günümüz öykü ve roman yazar› Buket Uzuner, 1955’de

Ankara’da do¤du. ‹lkö¤renimini Ankara Salakar ‹lkokulu’nda,

orta ve lise ö¤renimini Anafartalar K›z Lisesi’nde tamamlad›.

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden mezun oldu.

1981’de bir biyolog olarak girdi¤i Bergen Üniversitesi’nde

(Norveç) mikrobiyel ekoloji ve sosyoloji; Michigan Üniversitesi’nde

(ABD, 1983) toplum sa¤l›¤› konular›nda yüksek lisans

çal›flmalar› yapt›.

ODTÜ Çevre Mühendisli¤i (1984) ve Finlandiya Tampere

Teknik Üniversitesi Su Teknolojisi bölümlerinde (1986)ö¤retim

görevlisi ve araflt›rmac› olarak görev yapt›. Bir süre sonra

akademik görevini b›rakt›; sinema, yabanc› dil, turizm ve

reklam sektörlerinde çal›flt›. Avrupa, Amerika ve Kuzey Afrika’n›n

“kuzey”ine yay›lan bir co¤rafyada gezgin, ö¤renci ve

araflt›rmac› olarak yaflad›; uzun tren ve uçak yolculuklar›n› finanse

edebilmek için yaflad›¤› ülkelerde garsonluk, çocuk bak›c›l›¤›,

çevirmenlik ve aflç›l›k yapt›. Yazarl›¤› “tam zamanl›

edebiyatç› olmak” karar›yla tek u¤rafl edinerek tümüyle edebiyata

yöneldi.

‹lk öyküsü ‹zmir’de ç›kan “Dönemeç” dergisinde yay›mland›

(1977). Bunu “Varl›k”, “Türk Dili”, “Oluflum”, “Sanat

Olay›”, “Argos”, “Yaflas›n Edebiyat” gibi dergilerde yay›mlad›¤›

öykü ve yaz›lar› izledi. “Rapsodi” adl› ayl›k kad›n dergisinde

kad›n ve gezi sayfalar› haz›rlad› (1989-92). “Sabah” gazetesinde

(1999) sekiz ay süreyle haftal›k “Yeryüzü Portreleri”

adl› köfle yaz›lar›; “Gezi” (National Geographic-Traveller Tur-

zar olarak, iki kat mücadele etmek anlam›n›

da tafl›r benim için. Kad›nlar›n zeka ve

yeteneklerinin ciddiye al›nmad›¤› yüzy›llarda

yafl›yoruz. Bu nedenle zaten içine ka-

bul edilmesi zor olan edebiyat dünyas›nda

kad›nl›k meseleleri d›fl›na taflan -erkeklere

mahsus entelektüel alanlara (c›ss!) girenkad›n

yazarlar›n h›rpaland›¤›n› düflünürüm.

Ama de¤iflimler böyle yaflan›r ve hayat

da böyle bir fley iflte!

Bir ara yolunuz ODTÜ’ye u¤rad›. OD-

TÜ’de Çevre Mühendisli¤i Bölümü’nde

asistanl›k yapt›n›z. Eserleriniz

yay›mlanmaya bafllam›flt›. ODTÜ

ö¤rencileri kültüre ve edebiyata ilgili

olmufltur hep. Bu y›llar›n an›lar›n›zdaki

yeri nedir?

Befl üniversitede e¤itim görme, çal›flma

flans›m oldu -hala üniversite yaflam›n›

çok severim, zaten bu yüzden ö¤rencili¤imi

de uzat›p durmufltum-. Benim üniversitelerimden

iki tanesi Türkiye’dedir ve biri

de ODTÜ’dür. ODTÜ’ye Michigan Üniversitesi’nden

gelmifltim. Çevre bilimci olarak

biyoloji ve çevre mühendisli¤i aras›nda disiplinleraras›

bir formasyonum vard›. Çevre

Mühendisli¤i’nde Prof. Celal Gökçay’›n

Yeryüzünün renklerinden bir dünya yazar›

key) dergisinde (1997-99) “Sokak Portreleri”ni yazd›. 1998-

99’da “konuk yazar” olarak yaflad›¤› New York’ta “Cumhuriyet”

gazetesine “Pazar Yaz›lar›” yazd›.

1995’te TRT ‹stanbul Televizyonu’nun haz›rlad›¤› “Gündemde

Sanat Var” program›n›n edebiyat dan›flmanl›¤›n›,

Remzi Kitabevi’nin “edebi biyografiler” editörlü¤ünü yapt›.

1993’te ‹ngiliz Kültür Derne¤i’nin davetlisi olarak

“Cambridge Edebiyat Konferans›”na, 1994’de de Duisburg

Kütüphanesi’nin davetlisi olarak kuzey-bat› “Almanya Edebiyat

Turnesi”ne kat›ld›. Üç ayl›k bir bursla Iowa Üniversitesi’nin

(ABD) düzenledi¤i “Uluslararas› Yaz Program›”na

(IWP) kat›ld› (1996) ve bu üniversitenin “onur üyesi” olarak

ö d ü l l e n d i r i l d i .

Türkiye Cumhiriyeti’nin 75. Kurulufl y›l› kapsam›nda

“Mimoza Dergisi - Sabah” taraf›ndan Türk bas›n›, üniversiteleri,

meslek kurulufllar› ve valililiklerden oluflturulan jürinin

oylar›yla “Cumhuriyet’in 75 Baflar›l› Kad›n›”ndan biri

olarak seçildi.

“Bal›k ‹zlerinin Sesi” ile 1993 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü

kazand›. “Kumral Ada - Mavi Tuna” 1998 ‹stanbul Üniversitesi

‹letiflim Fakültesi Roman Ödülü’ne de¤er bulundu.

1993;95 döneminde PEN Yazarlar Derne¤i Yönetim Kurulu’nda

görev alan Uzuner; Türkiye PEN Yazarlar Derne¤i,

Türkiye Yazarlar Sendikas›, Edebiyatç›lar Derne¤i ve TWC

üyesi, Balkan Dekameronu ve Gezginler Kulübü’nün de kurucu

üyesidir. (...)

(“Gümüfl Yaz” adl› kitaptan al›nm›flt›r)


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

29


30

asistan›yd›m ve her asistan›n kaderi gibi,

Celal Hoca’n›n bir dersi de benim bafl›ma

kalm›flt› tabii. Mühendis aday› son s›n›flar›n,

Amerika’dan yeni gelmifl,

kendilerinden ancak 7-8 yafl büyük

birinin verdi¤i Ekoloji dersine burun

büktüklerini hat›rlar›m. Oysa

ekoloji bilmeyen, önemsemeyen

ve anlamayan biri çevre iflçisi bile

olamaz. Olam›yor da. S›n›fla

uzun süre itiflip-kak›flt›k, ama ben

çetin ceviz ç›km›flt›m, onlar da

ak›ll› gençlerdi. Sonunda ertesi sömestr

ayn› dersin ünü öyle artm›flt›

ki, G›da Mühendisli¤i ve Biyoloji’den

gelen ö¤renciler nedeniyle, dev kadromuzla(!)

büyük amfiye tafl›nm›flt›k. Ekoloji

dersim, 1984 Çevre Mühendisli¤i mezunlar›n›n

çok iyi hat›rlayaca¤› s›cak flarap partilerinden

futbol tart›flmalar›na, duvar gazetesinden

7850 üzerinden verilen notlara

kadar, kampusun k›y›ya köfleye itilmifl mühendislikler

bölgesinde(!) ciddi bir sükse

yapm›flt›. O y›l bana “term paper” olarak

verilen dosyalar›n baz›lar›n› hala saklar›m.

ODTÜ tarihinde devrimci mühendislik ö¤rencisi

erkek ö¤rencilerin bu kadar incelikli

ve zevkli el iflleri yapabilece¤ini hayal

bile edemezsiniz! Gerçekten müthifl e¤lenceli

ve keyifli bir ders y›l›yd›. Benim en

çok ders çal›flt›¤›m ve keyifle hat›rlad›¤›m

bir y›ld›r. Örne¤in bir duvar gazetesi haz›rlamaya

karar verdi¤imde, burun büküp,

hakl› olarak not sistemi alt›nda ezilmiflli¤in

s›k›nt›s›yla yanaflmayanlar, k›sa bir süre

sonra her hafta en az dört-befl saatlerini bu

duvar gazetesine ay›rmaya bafllam›fllard›.

Buket Uzuner’in “edebi soya¤ac›”

Sonunda kampusun en dibinin dibindeki

Çevre Mühendisli¤i binas›na bizim gazetemiz

için ziyaretçiler gelir olmufltu. O s›rada

termik santral konusu çok gündemdeydi.

Derste termik santral›n çevre etkileri

konufluyorduk, Özal da termik santralleri

övüyordu. Gazetemiz çok muhalifti, benim

de kula¤›m çekiliyordu tabii.

Ama kendi ö¤rencilik hayat›m OD-

TÜ’de ayn› keyifle geçmedi. Çevre bilimin

o zamanlar Türkiye’de karfl›l›¤› olmad›¤›ndan,

hiç ilgi duymad›¤›m konular ve dersler

aras›nda it-kak stilinde dolaflt›r›l›yordum.

Zaten o yaz istifa edip Afrika’ya gittim.

Sonra Finlandiya’da teknik üniversiteye

geçtim falan. Do¤rusu çok bilinmez,

ama benim resmi e¤itimim liseden bafllayarak

daima fen ve mühendislik konular›nda

olmufltur. Yaln›zca Norveç’te sosyoloji

okudum, 1996’da Iowa Üniversitesi’nde

bir edebiyat program›na kat›ld›m.

Benim Ad›m May›s (Öykü)

Ay›n En Ç›plak Günü (Öykü)

Günefl Yiyen Çingene (Öykü)

Bir Siyah Saçl› Kad›n›n Gezi Notlar› (Gezi)

‹ki Yeflil Su Samuru, Anneleri, Babalar›,

Sevgilileri ve Di¤erleri (Roman)

Bal›k ‹zlerinin Sesi (B‹S) (Roman)

Karayel Hüznü (fiiir)

fiairler fiehri (Öykü)

Kumral Ada - Mavi Tuna (Roman)

fiehir Romanti¤inin Günlü¤ü (Gezi)

New York Seyir Defteri (Gezi)

Uzun Beyaz Bulut - Gelibolu (Roman)

“Gümüfl Yaz”da kendinizi göçebe ruhlu

biri olarak tan›ml›yorsunuz. Yerlefliklik

sizi ürkütüyor. Hem yazar

hem biyolog hem de çevreci

kimliklerinizin hepsine birden

yönelen bir soru flimdiki:

Türk toplumunun “sosyal

genlerinde” göçebeli¤in izleri

var m› sizce?..

“Göçebelik nedir?” diye düflününce,

en büyük göçlerden biri

olan Amerika’ya göç gelir akl›ma.

Amerika’ya göçen uluslar aras›nda

Türkler yok. Osmanl›’n›n H›ristiyan

vatandafllar› Amerika’ya göçmüfl,

ama Müslümanlar yeni yeni göçüyorlar.

Orta Asya’ya bakarsak, Türkler Müslüman

olmadan önce göçerlermifl, Müslümanl›ktan

sonra göçmemifller art›k; –o zamanlar

“fetih” denen– iflgaller yapm›fl, imparatorlu¤u

geniflletmifller ki, bu göç de¤ildir.

Bence art›k bu Do¤u Akdeniz co¤rafyas›nda

iyice yerlefli¤iz. Baz› yerlefliklik iflaretlerini

okumaya bafllay›nca da ilginç noktalar

ortaya ç›k›yor. Örne¤in roman üretimi bir

uygarl›k birimidir ve ancak yerleflik toplumlarda

görülür. Bizde roman –kalitesini

be¤enirsiniz be¤enmezsiniz; o ayr›– üretimi

artm›flt›r. Bu bir iflarettir. Yerleflik olmayan

toplumlarda roman azd›r; ama fliir,

sözlü edebiyat yayg›nd›r. Öte yandan köylerinden

büyük flehirlere “göç”müfl olan

ve varofllarda yaflayan insanlar, yörelerinin

koflullar› düzeldi¤inde geri dönmeyi istiyorlar.

Bu iflaretlerin hepsi yerleflti¤imizi

söylüyor. Sosyal genlerimiz de¤iflmifl art›k,

bizdeki gecekondu göçmenli¤i sosyal güvence

ve standarts›zl›kla ilgili bir meseledir

bence, göçebelikle falan ilgisi yok.

Bana gelince, evet teflhisiniz do¤ru:

Yerleflirsem biterim ben. Rahat batar, düzen,

sistem ve güven içinde gevflemek bana

yaramaz. Bunlar “yerleflmek” demektir.

Soluk alabilmem için, en yerleflik halimde

bile üç ay içinde uzun ve uzak bir yeni yaflama

do¤ru yola ç›kmak üzere haz›rlanaca-

¤›m› bilmek zorunday›m. Bir hastal›k herhalde;

ama bu hastal›kla do¤mufl olan bizler(!)

birbirimizi metrelerce öteden hemen

tan›r›z. fiimdilerde kendimi bir pergele

benzetiyorum: Sivri baca¤› ‹stanbul’a

saplanm›fl, kalemli baca¤› genifl aç›yla dönen

ve bu nedenle biraz da dervifle benzeyen

bir pergelim ben!


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


32

K a h v e :Kahve kültürü, t›pk›

flarap ve sigar gibi kendine

ait ritüelleri olan bir dünya

sunar insana. Kahve çeflitleri,

kavrulma süreleri,

hangisinin nerede, neyle içilece¤i konusu

neredeyse kutsal bir bilgi gibi

de¤erlidir kahveciler için.

T r e n l e r :Trenler, içinde en özgür

seyahat edilen ve en ritimli

araçlar olduklar›ndan özeldir.

Trenler hem yere yak›n,

hem de yerden aya-

¤›n›z› kesen metal seyyahlard›r.

Annem ve O¤lum: O nlara

olan düflkünlü¤üm;

onlara karfl› duydu¤um

aflk, onlarla duygu ve

hayallerimi paylaflma ihtiras›m›n

büyüklü¤ü, ayn› zamanda

onlar›n bilmeden üzerime yükledi¤i

suçluluk ve görev duygular›yla kar›fl›k,

çok tuzlu-biberli, ama son kertede

felaket tatl› bir ba¤›ml›l›k.

D o l m a k a l e m :Dolmakalemle yazmak

telafla gelmez, çünkü dolmakalem

sizden sayg› ve özen bekler.

Aksi halde sizi yar› yolda b›rak›r,

hem de mürekkep lekeleri

içinde. Dolmakalem ayn› zamanda

yaz›n›z›n iyi olmas›n› da bekler

sizden, çünkü ucu çok hassast›r ve

çabuk incinir.

M ü z e l e r : Müzelerin atmosferidir

beni en çok

etkileyen. Büyük, yüksek

tavanl› binalar insan yarat›s›

ürünleri sergilemek

üzere özel olarak infla edilmifltir.

‹çeride insan eme¤ine sayg›n›n

yaratt›¤› çok özel bir hava vard›r.

25 y›l önceki yazar Buket Uzuner

ile flimdiki yazar Buket Uzuner aras›ndaki

farklar nedir? (Dilde, içerikte,

kurguda, üslupta vs) Nas›l bir

Buket Uzuner bekliyor okuyucuyu?

‹lk hikayelerimi okudu¤umda, coflkulu,

idealist, heyecanl›, duyarl›, telafll›, kendini

çok be¤enmifl, zeki bir gençle karfl›lafl›p,

ona anaç bir biçimde gülümsüyorum.

‹çerik olarak söylediklerini be¤eniyorum,

ama edebiyat iflçili¤i aç›s›ndan çok fazla

genç ve atak buluyorum. Söz sanat› ve

okur bilinci bak›m›ndan deneyimi az. Ama

bana çok benziyor, çok tan›d›k ve bazen o

kadar gençken ac›y›, yaln›zl›¤› ve aflk› nas›l

Buket

Uzuner’in

ba¤›ml›l›klar›

K ü t ü p h a n e l e r : Bana huzur veren,

kendimi çok iyi hissetti¤im büyük, derin,

rahat, kalabal›k olmas›na

karfl›n insana mahremiyet

alan› b›rakan,

internet devriminden

önce bütün dünyay›

avucunuzun içinde

hissetti¤iniz mekanlard›r

kütüphaneler.

K a f e l e r - P a s t a n e l e r :Ba¤›ml›l›k hafif

kal›r. Nerede yaflarsam yaflayay›m,

yazmak, arkadafllar›mla

buluflmak ve

okumak için evime

ve iflime/okuluma

yak›n mahallede

edindi¤im kafeleri/pastanelerihemen

belirlemem

ve çal›flanlar› taraf›ndan teflhis edilmem

yaln›zca bir hafta sürer.

Sinema Salonlar›: Sinemaya yaln›z

gitmeyi çok severim. Bu kimseye hiçbir

aç›klama borçlu olmamak gibi büyük

bir lükstür. Kimsenin kahr›

çekilmez. Bir içecek al›n›r,

diyet yap›lm›yorsa

patlam›fl m›s›r ve koltu-

¤a gömülünür. Her

fley d›flar›da

k a l m › fl t › r .

böyle kavrayabilmifl diye beni ürkütüyor.

San›r›m 25 y›ldan sonra o yazar genç k›z

ile aram›zdaki en önemli fark teknik; ki

edebiyat sanat›nda dilin kullan›m› teknikle

çok ilgilidir.

Kediler ve Köp

e k l e r : K ö p e kler

çok hassas

ve zeki hayvanlard›r. E¤er dostluk kurmak

isterseniz, bunun için emek verirseniz,

sizi gözlerinizin içine bakarak.

Sonuna kadar dinler ve anlamaya çal›fl›rlar.

Halbuki kedilerle dostluk kurmak

zordur. Ancak huyu huyunuza

uyan, ortak yanlar›n›z olan bir kediye

rastlarsan›z böyle bir flans›n›z olur.

Çal›flma Masam: Dedemden kalan

küçücük f›ç›c›k mirasla Horhor çarfl›s›ndan

edindi¤im, yedi çekmeceli,

antika ceviz masama

özel bir ba¤l›l›¤›m var.

Onu okflamak, üzerindeki

hikayelerin izlerini yakalamay›

denemek -henüz pek yakalayamad›m,

ama ümitsiz olmamak laz›m

tabii- yaz›ya ayr› bir keyif kat›yor.

Blue Jean (Kot): Hayatta hiç marka

merakl›s› biri olmad›m. Olmamaya

özen gösterdi¤im gibi, içimde

filanca marka giymek/kullanmak

üzere bir arzu da

duymad›m, öyle de yetifltirilmedim.

Ama çocukluktan

ilk gençli¤e geçiflteki o

heyecanl› dönemde bir Wrangler

pantolonum olmas›n› çok istedi¤imi

gülümseyerek an›msar›m.

R a d y o :Dünyan›n neresinde ve hangi

koflullar alt›nda yaflarsam yaflayay›m,

ucuz ya da pahal›, basit ya da teknoloji

harikas›, mutlaka bir

radyom olur. Çocuklu-

¤umdan beri devam

eden bu radyo-insan iliflkisi

hayat›m›n neredeyse

do¤al bir parças›d›r.

Tezgah›n›zda neler var?

Bu yaz “fiiirin K›z Kardefli Öykü” ad›nda

bir hikaye kitab›m ç›kacak, flu s›ra onu

demlemekle meflgulüm. Benim çok sevgili

“Eski Kocam Paris, Sevgilim New York,

Dostum ‹stanbul” üçgenimde yer alan

“New York Seyir Defteri”nden sonra flimdi

de “‹stanbul Seyir Defteri”ni yazmak istiyorum.

Bir de romana bafllad›m; ama o

daha çok genç, biraz olgunlaflmas› gerek.

Ve sonra gece uykular›m›, uyurken rüya

ve kabuslar›m›, gündüz bütün düflüncelerimi

bölerek beni rahat b›rakmayan birçok

yeni proje, birbiriyle yar›flan eski projeler

falan... T›pk› hayat gibi ve öyle...


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


34

Anadolu medeniyetlerinden

bir ›fl›lt›: D i v r i ¤ i

Ankara’da, Anadolu’nun ortas›nda yafl›yor olman›n

avantajlar›ndan birisi de, k›sa bir hafta sonu

tatilinde bile, ilginç yörelere kolayca gezi

yap›labilmesi. Geçenlerde, böyle bir k›sa gezimde,

Anadolu medeniyetlerinden birisinin flafl›rt›c› ve

etkileyici izlerini “keflfetme” flans›na erifltim

Prof. Dr. Nuri Akkafl

S

ivas’›n Divri¤i ilçesi, anayoldan

biraz uzak kald›-

¤›ndan olsa gerek, Anadolu’nun

sessiz ve sakin

ilçelerinden. Sivas üzerin-

den geçiliyor Divri¤i’ye. Sivas önemli tarihi

birikimi ve y›¤›nla tarihsel an›t› olan

bir kent. Asl›nda Sivas’›n kendisini yeterince

gezebilmek için bile birkaç gün gerekli.

Ama amaç bir an önce Divri¤i’ye

Divri¤i’deki bu cami-hastane

kompleksi, Anadolu’nun

inan›lmaz ve ak›l almaz

flaheserlerinden biri.

Bu kompleksin en etkileyici

k›sm› girifl kap›lar›

ulaflmak olunca, Sivas’› baflka bir geziye

b›rakmak gerekiyor. Yine de hiç olmazsa,

güzellikte ve etkileyicilikte sanki birbirleriyle

yar›flmalar› istenmiflcesine, birkaç

metre arayla karfl› karfl›ya infla edilmifl fiifaiye

Medresesi ile Çifte Minareli Medrese’yi

ziyaret etmek ihmal edilmemeli. ‹kisinin

ortas›na dikilip bir o yana bir bu yana

dönerek, Selçuklu ve ‹lhanl› medeniyetlerinin

bu iki flaheserini tam anlam›yla

özümseyebilmek saatler alabilir.

Divri¤i yolu, köpekleri ile meflhur

Kangal kasabas›ndan geçiyor. Yo¤urtlu

Kayseri mant›s› yendikten ve de bu kasabada

sokak köpeklerinin bile kangal oldu¤u

hayretle gözlemlendikten sonra, 15

kilometre kadar içerde Bal›kl› Kapl›ca’ya

k›sa bir süre için u¤ramak, kapl›can›n havuzuna

dald›rd›¤›n›z ellerinizin küçük bal›klarca

biraz kemirilmelerine -ve de tabii

g›d›klanmalar›na- izin vermek çok ilginç

bir deneyim.

“ G a u d i v r i ”

Divri¤i’nin flaheseri, 13. as›rda Mengücek

Beyli¤i döneminde infla edilmifl

olan, Ulucami ve bitifli¤indeki ak›l hastanesi.

Türkiye’de etkileyici pek çok tarihsel

yap› var. Her biri bir Anadolu medeniyetinin

günümüzdeki ›fl›lt›s›. Divri¤i’deki

bu cami-hastane kompleksi de, Anadolu’nun

iflte bu inan›lmaz ve ak›l almaz flaheserlerinden

biri. Bu kompleksin en etkileyici

k›sm› girifl kap›lar›. Arka tarafta

kalan kap› Selçuk tarz› ve di¤er üç kap›n›n

yan›nda biraz sönük kal›yor. Bu üç

kap›daki tafl iflçili¤i inan›lmaz derecede

etkileyici -belki de “ürkütücü”-. Al›fl›lm›fl›n

d›fl›nda motifler içeren bu kap›lar›n

sanatsal tarz›na “‹slami tarz” demek yan›lt›c›

veya eksik bir tan›m olabilir. Bu tarz›,

izninizle, ancak yeni bir sözcükle tan›mlayabilirim:

Gaudivri = Gaudi + Divri¤i.

Antonio Gaudi bir ‹spanyol mimar.

Eserleri müthifl abart›l›, flafl›rt›c›, garip,

acaip, ürkütücü. Tüm bunlar›n kar›fl›m›


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


36

al›fl›lmam›fl bir etkileyicilik yarat›yor. Hatta,

bu anlamdaki ‹ngilizce “gaudy” (zevksizce

süslenmifl, cicili bicili) kelimesi (asl›nda

‹spanyol Gaudi ile hiç ilgisi yok) bu

Gaudi’ye de mükemmel uyuyor! Eger Antonio

Gaudi, Divri¤i’deki bu üç kap›y›

görseydi, kesinlikle kendi çal›flmalar›yla

bir ba¤lant› kurard›. Divri¤i’deki flaheserin

“gaudy”li¤i, Antonio Gaudi’nin Barselona’daki

o bitmeyen katedralinin “gaudy”li¤inden

-veya “Gaudi”li¤inden- pek

farkl› de¤il.

Divri¤i’de baflka tarihi eserler de var

görülecek ama bu üç kap› yetip de art›yor

bile!

Divri¤i’den Sivas’a dönüflü Zara üzerinden

yapmak ek deneyimler kazand›r›yor

insana. Divri¤i-Zara aras›ndaki yol ye-

Divri¤i’nin flaheseri Ulucami’nin üç kap›s›ndaki tafl

iflçili¤i inan›lmaz derecede etkileyici -belki de

“ürkütücü”-. Divri¤i’de baflka tarihi eserler de var

görülecek ama bu üç kap› yetip de art›yor bile!

Divri¤i’nin flaheseri,

13. as›rda Mengücek Beyli¤i

döneminde infla edilmifl

olan, Ulucami ve

bitifli¤indeki ak›l hastanesi.

Bu kompleksin en etkileyici

k›sm› girifl kap›lar›. Bu

kap›lar›n sanatsal tarz›na

“‹slami tarz” demek yan›lt›c›

veya eksik bir tan›m

olabilir. Bu tarz›, ancak

yeni bir sözcükle

tan›mlayabilirim:

Gaudivri = Gaudi + Divri¤i.

terince iyi; manzara ise ayr› bir güzellik.

Küçük küçük kubbemsi tepeler (sonbahar

mevsiminde sar› tonlu) rengarenk

bitkilerle örtülü. Çevre, ilkbaharda ve yaz›n

bafllang›c›nda daha renkli ve daha etkileyici

olur herhalde. Zara yak›n›nda Hafik

gölü kenar›nda güzel bir alabal›k molas›

da ayr› bir zevk olabilir.

Ankara’ya geri dönerken, hani daha

yorulmad›ysan›z ve “bu kadar› da çok

olur” demezseniz, Yozgat’tan kuzeye k›vr›l›p

2-3 saatlik k›sa bir Hattufla-Yaz›l›kaya

turu da yap›labilir. Yol plan›na Hattufla

dahil edilecekse, Mahfi E¤ilmez’in “Anitta’n›n

Laneti” adl› kitab› yararl› olacakt›r.

2 gece 3 günlük bu k›sa hafta sonu gezisi

gerçekten dinlendirici ve e¤itici bir gezi

o l d u .


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


38

g e ç m e z

‘B o r ’u n

p a z a r ›

Prof. Dr. Gülhan Özbayo¤lu ODTÜ Maden Mühendisli¤i Bölümü

Dünyan›n bor rezervlerinin yüzde

60’›na sahip olan yurdumuzun dünya

bor gelirlerindeki yüzde 25-30’luk

pay›n› art›rmak ve borun yurt

ekonomisine katk›s›n› en üst düzeye

ç›karmak için bor konusunda daha

etkin kararlar›n al›nmas›n› zorunlu

k›lmaktad›r. Bunun için ürün

çeflitlendirmesi yapmak ve uç

ürünlere yönelmek gerekmektedir

G

ünümüzde çok farkl› alanlarda kullan›lmakta olan

bor ileri teknolojilerin önemli bir hammaddesidir.

Atom numaras› 5, atom a¤›rl›¤› 10,81 ve ergime

noktas› 2.200 °C’dir. Borun en çok kullan›lan

türü olan boraks, binlerce y›ldan beri bilinmektedir.

Bundan 4 bin y›l önce Babil’liler boraks› kuyumculukta,

Uzakdo¤u ve Anadolu sanatkarlar› ise porselen s›rlamas›nda, k›ymetli

metallerin kaynak ifllerinde kullanm›fllard›r. Boraks›n farkl›

kullan›m alanlar›na iliflkin ilk yaz›l› metne 762 y›l›nda Arap yar›madas›nda

rastlanm›flt›r. Boraks minerali Çin’e bu tarihten k›sa bir süre

sonra, Avrupa’ya ise ancak 12.-13. yüzy›lda girmifltir.

Bor bilefliklerinin Bat›’daki ticareti, Marco Polo’nun 13. yüzy›lda

Tibet’ten Avrupa’ya boraks kristalleri getirmesinden sonra bafllam›flt›r.

1771 y›l›nda ‹talya’n›n Tuscany yöresi s›cak su kaynaklar›nda

keflfedilen sassolit minerali (do¤al borik asit) 1827’den

1872’ye kadar Avrupa pazarlar›n›n borik asit ve boraks gereksiniminin

büyük bir k›sm›n› karfl›lam›flt›r.

1852’de fiili’de bor yataklar› bulunmufl ve k›sa sürede fiili dünyan›n

en büyük bor üreticisi konumuna gelmifltir. ABD’de ise ilk

bor madeni yata¤› 1864 y›l›nda San Francisco’nun kuzeyindeki

göllerde, 1880’lerde ise Nevada ve California’da bulunmufltur. 19.

yüzy›l›n sonlar›nda ise dünyan›n di¤er bölgelerinde bor yataklar›

k e fl f e d i l m i fl t i r .

Romal›lardan beri biliniyor

Ülkemizdeki bor madenlerinin varl›¤› Romal›lardan beri bilinmekteyse

de modern anlamda ilk bor madeni iflletme hakk› 1861

y›l›nda Bal›kesir ili Susurluk ilçesinin Sultançay›r› bölgesindeki

pandermit yataklar›n› iflletmek üzere Frans›z “Companie Industriel

Des Mazures” firmas›na verilmifltir. Bu yatak 1887’de ‹ngiliz-‹talyan

ortak flirketi “Cove-Hanson” taraf›ndan iflletilmifltir. Bu firma

daha sonra ‹ngiliz “Borax Consolidated Limited” flirketine dönüfltürülmüfl

ve 1958 y›l›na kadar bor madenlerini iflletmeye devam

e t m i fl t i r .

1950 y›l›nda Bigadiç’te, 1952’de Mustafa Kemal Pafla bölgesinde

kolemanit yataklar› bulunmufltur. 1956 y›l›nda da Emet-Kütahya

bölgesinde linyit etütleri yapan MTA Enstitüsü Hisarc›k ve Hamamköy

civar›nda kolemanit yataklar›n› ortaya ç›karm›flt›r. Bun-

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


dan iki y›l sonra 1958’de bu yataklar›n iflletme

hakk› Etibank’a verilmifltir. Türkiye’nin

bu yataklar› iflletmeye bafllamas›yla

1955’lerde dünya bor cevheri üretimindeki

yüzde 3’lük pay›, 1962’de yüzde 15’e

ç›km›flt›r.

Bal›kesir bölgesindeki boraks yataklar›na

sahip olan ‹ngiliz Borax Consolidated

Ltd. fiirketi boraks cevherinin de¤erinin

artt›¤›n› görünce K›rka-sodyum tuzu yataklar›n›,

1962’den itibaren özel madencilerin

elinden devralmaya bafllam›fl ve bu yataklar›

“Türk Boraks” ad› alt›nda iflletmifltir.

Saha devir ifllemlerinde kanuni noksanl›klar›n

olmas› nedeniyle Türk boraks›n imtiyaz›

düflmüfl ve 1968 y›l›ndan itibaren bu

sahalar›n iflletme imtiyazlar› Etibank’a ver

i l m i fl t i r .

Türkiye’nin bor konusundaki etkinli¤ini

artt›rmak için 2172 say›l› “Devletçe ‹flletilecek

Madenler” hakk›ndaki Kanunun 1.

maddesi uyar›nca ç›kar›lan 17 Kas›m 1978

gün ve 7/16-681 say›l› kararname ile bor

sahalar› devletlefltirilmifl ve Etibank’a devredilmifltir.

Daha sonra 10 Haziran 1983 tarihinde

ç›kar›lan 2840 say›l› kanunla, 2172

say›l› kanundaki devlet eliyle iflletilecek

maden haklar› yeniden düzenlenmifltir. 15

Haziran 1985 tarihinde kabul edilen 3213

say›l› Maden Kanunu’nda ise bu tarihten

sonra bulunacak bor madenlerinin aranmas›

ve iflletilmesi hakk›n›n kanun hükümlerine

göre olaca¤› belirtilmifltir.

Halen Etibank’›n üretim yapt›¤› Emet,

Bigadiç, Kestelek ve K›rka’da olmak üzere

dört bor iflletmesi mevcuttur. Bor madenlerinin

devletlefltirilmesinden sonra Etibank

bor cevherlerini zenginlefltirmek

amac›yla konsantratörler ve bor bileflikleri

üreten tesisler kurmufltur. Bu flekilde

Türkiye dünya bor cevheri üretimine olan

katk›s›n› 1962’deki yüzde 15’den 1977’de

yüzde 39’a ve d›flsat›mdaki pay›n› da yüzde

29’a yükseltmifltir. Türkiye’nin

1998’deki dünya bor mineralleri üretimine

olan katk›s› yüzde 31.4 düzeyine ç›k-

m›flt›r. Böylece Türkiye dünya bor üretiminde

ABD’ye en büyük rakip olmufltur.

Dünyadaki en büyük bor yataklar›, volkanik

faaliyetlerin etkin oldu¤u gölsel veya

s›¤ iç denizsel ortamlarda meydana gelmifltir.

Bor göllere, çevredeki volkanik faaliyetler

neticesinde fay zonlar›ndan gelen s›cak

su ve hidrothermal çözeltilerle tafl›nm›fl

ve ortam›n fiziko-kimyasal koflullar› alt›nda

çökelerek boratlar› oluflturmufltur.

Türkiye’deki bor yataklar› genellikle iki kireçtafl›

aras›nda yer alan marn, volkanik tüf

ve killerle ara katl› olarak bulunmaktad›r.

Do¤ada serbest halde bulunmayan borun

200’ün üstünde minerali bilinmekteyse

de bunlardan çok az› ticari de¤ere haizdir.

Tablo-1’de ticari önemi olan bor mineralleri

gösterilmifltir.

Dünya toplam bor rezervleri

ve ülkelerin rezervlerinin ömrü

Dünyadaki görünür, muhtemel ve

mümkün bor rezervlerinin toplam› 1998

y›l› itibariyle 1,5 milyar ton B 2 O 3 e fl d e ¤ erindedir.

Bu rezervlerin ülkelere göre da¤›l›m›

bir ülkenin tek bafl›na 1998’deki tüketimi

Mineral

Boraks (tinkal)

Kernit

Üleksit

Probertit*

Kolemanit

Pandermit*

Hidroborasit

Sassolit*

Szaybelit

karfl›lama kofluluyla rezerv ömrüne bak›ld›¤›nda

dünya bor rezervlerinin yüzde

60’›na yak›n›n yurdumuzda bulundu¤u ve

rezervlerimizin ömrünün 500 y›ldan fazla

oldu¤u ortaya ç›kmaktad›r.

ABD’deki rezervlerin ömrü ise 138 y›ld›r.

Dünya rezervinin yüzde 58,2’si yurdumuzda,

yüzde 14,2’si ABD’de, yüzde 9,5’i

Rusya’da ve yüzde 9,2’si Kazakistan’da bul

u n m a k t a d › r .

Dünyan›n bilinen bor kaynaklar›n›n

büyük ço¤unlu¤unu tinkal cevherleri oluflturmaktad›r.

Büyük rezervleri olan di¤er

bor cevherleri de kolemanit ve üleksittir.

Dünyada bor cevherleri, yataklar›n derinli¤ine

göre genelde aç›k ocak veya yeralt›

iflletme yöntemleriyle ç›kar›lmaktad›r.

Ayr›ca çözelti madencili¤i, çamurlardan ve

sulardan kazanma yöntemleri gibi uygulamalar

da mevcuttur.

Türkiye’de bor yataklar›n›n büyük k›sm›

aç›k ocak madencilik yöntemiyle iflletilmektedir.

1998 y›l› itibariyle dünya bor

cevheri üretimi 1,5 milyon ton B 2 O 3 e fl d e-

¤erindedir. Dünya üretiminin yüzde 41’i

ABD taraf›ndan, yüzde 31’i ise Türkiye taraf›ndan

karfl›lanmaktad›r.

Tablo-1: Ticari önemi olan bor mineralleri

Formül

Na 2B 4O 7.10H 2O

Na 2B 2O 7.4H 2O

NaCaB 5O 9.8H 2O

NaCaB 5O 9.5H 2O

Ca 2B 5O 11.5H 2O

Ca 4B 10O 19.7H 2O

CaMgB 6O 11.6H 2O

H 3BO 3

MgBO 2(OH)

% B 2O 3

Türkiye (K›rka), ABD, Arjantin

ABD, Arjantin

Türkiye (Bigadiç), ABD, Peru


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

36,5

51,0

43,0

49,6

50,7

49,8

50,5

56,4

41,4

ABD

Türkiye (Emet, Bigadiç,

Kestelek), ABD, Meksika

Sultançay›r›

Arjantin

‹talya

Kazakistan, Çin

39


40

Tablo-2: Bor ar›tma tesislerinde üretilen önemli bor bileflikleri

Bor Bilefli¤i

Boraks Dekahidrat

Boraks Pentahidrat

Susuz Boraks

Borik Asit

Sodyum Perborat Tetrahidrat

Bor Oksit

Rezervler ve üretimler göz önüne al›nd›¤›nda

dünyan›n bor rezervlerinin yaklafl›k

yüzde 60’›na sahip olan yurdumuzun

dünya üretimine olan katk›s›n›n ABD’den

daha az oldu¤u görülmektedir. Dünyan›n

en büyük bor üreticisi uluslararas› madencilik

flirketi Rio Tinto Zinc’in bir alt kuruluflu

olan US Borax’t›r; ikincisi ise Eti-Holding’tir.

Dünya bor pazar›ndaki 1,5-1,2

milyar dolarl›k gelirin yüzde 65-70’ini US

Borax al›rken Eti-Holding’in pay› sadece

Formülü

Na 2B 4O 7.10H 2O

Na 2B 4O 7.5H 2O

Na 2B 4O 7

H 3BO 3

NaBO 3.4H 2O

B 2O 3

Savunma, otomotiv, mikroelektronik, makine-imalat ve

enerji vb. sanayilerde ileri teknolojinin gerektirdi¤i özel bor

ürünleri kullan›lmaktad›r. Bu ürünler ço¤unlukla bor üreticisi

olmayan, ileri teknoloji uygulayan çok uluslu flirketler taraf›ndan

üretilmekte ve uç ürünlere dönüfltürülerek pazarlanmaktad›r.

Afla¤›da bordan üretilen baz› önemli bileflikler

ve kullan›m alanlar› verilmifltir.

Bor Karbür: Elmas ve kübik bor nitrürden sonra bilinen en

sert madde, uçak ve askeri araçlarda z›rh olarak, afl›nd›r›c›

olarak, nötron so¤urucu, kat› füze yak›tlar›nda, yüzey borlama

reaktiflerinde, bilye yataklar›nda kaplama malzemesi

olarak, afl›nmaya dayan›kl› meme, f›r›n parçalar› imalinde,

nükleer santrallerinde kontrol elementi olarak.

F e r r o b o r :Borlu çelik alafl›m imalinde, trafo çekirdeklerinde

amorf malzeme olarak.

Borlu Alafl›mlar: Fe-W-B’li alafl›mlar sert yüzey kaplamalar›nda,

Ni, Fe, Co, Al bazl› borlu alafl›mlar uçak motorlar›

elemanlar›nda, alüminyum kompozit materyal uzay tahrip

ve güç sistemlerinde, DC motorlar› ve bilgisayar sürücülerindeki

nadir toprak elementi m›knat›slar› yap›m›nda TiB 2

seramik z›rh, nozül, kesici uç kompozitleri ve afl›nma parçalar›

olarak, MgBr 2 süper iletken imalinde.

Bor Hidrürler: Jet ve roket yak›t› olarak kullan›lan üç boran

(diboran, pentaboran ve dekaboran) yüksek kalorifik de¤erli;

Borakstan üretilen ve en çok bilinen bor hidrür türü olan

Na-Bor Hidrür hidrojen depolama, tafl›ma ve katalizör varl›-

% B 2O 3

yüzde 25-30’dur.

Aç›k ocak veya yeralt› iflletmelerinden

gelen tüvenan (ham) cevher konsantratörlerde

k›rma-eleme ve y›kama ifllemleriyle

killerinden ar›nd›r›lmakta ve yüksek ve

B 2 O 3 tenörlü konsantreler üretilmektedir.

Daha sonra konsantreler ar›tma tesislerinde

çözündürme-süzme-kristalizasyon devrelerinden

geçirilerek ar›t›lmakta ve piyasada

en çok tüketilen bor bilefliklerine dönüfltürülmektedir.

Tablo-2’de dünyadaki

ar›tma tesislerinde en çok üretilen bor bileflikleri

verilmifltir.

Borun kullan›m›

Bor cevherleri-konsantreleri ve bileflikleri,

cam ve seramikten biliflim teknolojilerine,

tar›mdan deterjan-sabun sanayine,

otomotiv sektöründen nanoteknolojilere

kadar çok farkl› alanlarda kullan›lmaktad›r.

Tablo-3’te borun çeflitli ürünlerinin kullan›m

alanlar› gösterilmifltir. Tablodan görüldü¤ü

gibi bor ürünleri birbirlerinin yerine

geçerek kullan›labilmektedir.

Dünyada borun çeflitli endüstri dallar›ndaki

tüketimi Tablo-4’de verilmifltir.

Tabloda görüldü¤ü gibi borun k›talara

göre tüketim alanlar›nda farkl›l›klar görülmektedir.

Kuzey Amerika ülkelerinde borun

en önemli tüketicisi yal›t›m cam elyaf

endüstrisi olurken, Bat› Avrupa’da bor en

çok deterjan ve cam sanayiinde tüketilmektedir.

Dünya bor üretiminin yüzde

28’i Kuzey Avrupa ülkelerinde, yüzde

46’s› ise Bat› Avrupa’da tüketilmektedir.


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

36,5

48,8

69,1

56,4

23,0

100.0

Bordan üretilen özel bor ürünleri

¤›nda su ile tepkimeye girerek hidrojen gaz› üretme (alternatif

enerji kayna¤›), selüloz a¤artma, özellikli ar›t›m kimyas

a l l a r › .

Bor Nitrür: Bor karbürden daha sert. Bor nitrür hekzagonal

(beyaz grafit) ve bor nitrür kübik olmak üzere iki ayr› kristal

yap›s› mevcut. Bor nitrür hekzagonal, ergimifl metallerin

kimyasal tepkimelerine ve yüksek s›cakl›¤a dayan›kl› (inertrefrakter).

Ya¤lay›c› (kaygan), yüksek elektrik dirençli, cam

ve metalürji sanayiinde nozül olarak. Bor nitrür kübik çok

sert ve s›cakl›k dayan›ml› malzeme (afl›nd›r›c›-kesici uç imalinde-suni

elmas).

Çinko Borat: Alev geciktirici, plastiklerde yüksek s›cakl›¤a

d a y a n m a .

Boro Silikat, Alüminoboro Silikat: Atefle dayan›kl› camlarda,

tekstil, yal›t›m ve optik vas›fl› cam elyaf imalinde;

plastikleri ve kompozitleri güçlendirmede.

Aluminyum Borat: Seramik elyaf, alüminyum alafl›mlar›n›n

mekanik dayan›mlar›n› art›rmada.

Amorf Bor: Askeri amaçl› hedef ayd›nlat›c› ve roketlerde

ateflleyici olarak.

Kristal Bor: Nükleer silahlar ve nükleer güç reaktörleri kalkan›

olarak; lazer teknolojisinde.

‹leri teknoloji ürünleri olan yukar›daki özellikli bor bilefliklerinin

çok özel kullan›m alanlar› bulunmaktad›r. Bu nedenle

üretimleri ve tüketimleri az, buna karfl›n katma de¤erleri çok

y ü k s e k t i r .


42

Tablo-3

Bor Cevheri ve

Bilefliklerinin

Kullan›m Alanlar›

Sodyum

Borat

Cevheri

Göl

Sular›

Kalsiyum

Borat

Cevherleri

Sodyum

Kalsiyum

Borat

Cevherleri

Rafine veya Konsantre

Boraksdekahidrat ve

Borakspentahidrat

Susuz

Boraks

Susuz

Borik Asit

Borik

Asit

Yurdumuzdaki bor iflletmeleri

ve kapasiteleri

Yurdumuzdaki bor yataklar› befl bölgede

yo¤unlaflm›flt›r. Bunlar Ekiflehir-K›rka,

Kütahya-Emet, Bursa-Kestelek, Bal›kesir-

Bigadiç ve Susurluk-Sultançay›r›’d›r. Halen

yurdumuzda çal›flmakta olan bor iflletmeleri,

üretimleri ve kapasiteleri Tablo-5’de

verilmifltir. Tesislerdeki kapasite kullan›m

oranlar› borik asit için yüzde 92, rafine boraksta

(boraks dehahidrat, boraks pentahidrat

ve susuz boraks) ise yüzde 82’dir.

Sodyum

Metaborat

Sodyum

Pentabora

Sodyum Perporat

(Mono ve

tetrahidrat)

Tesis üretim kapasitelerimiz dünya üreticileriyle

karfl›laflt›r›ld›¤›nda flu sonuçlar ç›kmaktad›r.

Dünyadaki en büyük rafine boraks

üretim kapasitesi US Borax’tad›r (Eti

Holding’in üç kat›). Di¤erleri ise Eti Holding

ve Çin’dir.

Borik asitte ise Eti Holding 2003’te üretime

geçmesi beklenen yeni tesisiyle US

Borax ve Rusya’n›n kapasitesine ulaflm›flt›r.

Deterjan-a¤art›c› endüstrisinin önemli

bir girdisi olan sodyum perborat’ta Eti Holding’in

üretim kapasitesi yüzde 2’ler civa-

Yap›flt›r›c›lar

Temizlik

maddeleri

Herbisitler

(ot mücadele)

Foto¤rafc›l›k

Tekstil Y›kama

Gübreler

Yanma

önleyiciler

Temizleyici ve

beyazlat›c›lar

Dezenfektanlar

Tekstil boyalar›

ve beyazlatma

Emaye,frit,s›r

Selülozik izolasyon

maddesi

(alev geciktiricisi)

Barosilikat camlar

Yap›flt›r›c›

Çimento

Korozyon önleyici

Kozmetikler ve ‹laçlar

Gübreler

Özel Camlar

‹zolasyon Cam Elyaf›

Herbisitler

(Ot öldürücüler)

‹nsektisitler

(Böcek öldürücüler)

Dericilik

Foto¤rafç›l›k

Tekstil boyalar›

Yün Koruyucu

Parafin emülgatörü

Borosilikat camlar

Gübreler

Özel Camlar

‹zolasyon Cam elyaf› (alev geciktirici)

Emaye, frit,s›r

Cam seramikleri

Tekstil cam elyaf›

Kozmetikler

Nükleer Uygulamalar

Naylon

Fotografç›l›k

Emaye, frit, s›r

Antiseptikler

Borlu Alafl›mlar

Metalurji

Borosilikatl› camlar

Borlu Alafl›mlar

Emaye, frit,s›r

Tekstil cam elyaf›

Cam elyaf› (izolasyon)

Emaye, s›r, frit

Nükleer

Borosilikat camlar

Cam seramikler

r›ndad›r. Buna karfl›n, Türkiye’den sat›n ald›klar›

sodyum boratlardan sodyum perborat

üreten çok uluslu flirketlerden Degussa’n›n

yüzde 32, Solvay’›n ise yüzde 28

üretim kapasiteleri bulunmaktad›r.

Ö n e r i l e r

Dünyan›n bor rezervlerinin yüzde

60’›na sahip olan yurdumuzun dünya bor

gelirlerindeki yüzde 25-30’luk pay›n› art›rmak

ve borun yurt ekonomisine katk›s›n›

en üst düzeye ç›karmak için bor ko-

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


nusunda daha etkin kararlar›n al›nmas›n›

zorunlu k›lmaktad›r. Bunun için ürün çeflitlendirmesi

yapmak ve uç ürünlere yönelmek

gerekmektedir. Borun önemli tüketim

alanlar›ndan birisi cam elyaf üretimidir.

Yurdumuzda bu konuda yat›r›mlar›n

teflvik edilmesinde yarar vard›r. Yurdumuzda

öncelikle savunma sanayiinin

gereksinimi olan bor karbür, bor nitrür,

bor hidrür gibi özel bor ürünleri baflta olmak

üzere katma de¤eri yüksek ve pazar›

olan önemli uç ürünlerinin üretilmesi

için giriflimlerin bafllat›lmas› ve yat›r›mlar›n

gerçeklefltirilmesi ülke menfaatleri ger

e ¤ i d i r .

Son y›llarda gelece¤in alternatif enerjisi

olarak görülen hidrojen depolama ve tafl›ma

malzemesi olan sodyum bor hidrürün

borakstan ekonomik olarak üretimi

için çal›flmalar h›zland›r›lmal›d›r. Türkiye’nin

bor yataklar›n›n en büyük k›sm› tinkal’dir

(boraks).

Ülkemizin dünya bor pazar›ndaki pay›n›n

yükseltilmesine çal›fl›l›rken borun yurtiçinde

de daha fazla kullan›m› teflvik edilmeli

ve gerekli destekler verilmelidir. Bilindi¤i

gibi Türkiye seramik sektöründe

üretimde dünyada beflinci, ihracatta ise

üçüncü s›radad›r. Seramik üretiminde kullan›lan

“s›r”›n ana malzemesi frittir ve maliyeti

etkileyen önemli bir unsurdur. Fritin

de en önemli girdisi bor ürünleridir. Ayn›

flekilde demir ve çelik üretiminde kolemanit

kullan›lmaktad›r.

Gerek seramik ve gerekse demir-çelik

sektörlerinde, yap›lacak desteklerle bor

ürünlerinin kullan›m› daha cazip hale getirilebilir

ve hem bu sektörlerde daha fazla

bor kullan›m› sa¤lan›r, hem de sektörlerin

dünya piyasalar›nda rekabet güçleri artt›r›l

a b i l i r .

Di¤er taraftan bor potansiyelimizin en

iyi flekilde de¤erlendirilebilmesi için strateji

ve politika belirleyen, teknoloji üretebilen,

yeni ürün ve pazarlar yaratabilen bir

Ar-Ge yap›lanmas›na ivedilikle ihtiyaç duyulmaktad›r.

Yeni hükümet konuyu ele alm›fl

ve Türkiye için stratejik önem arz

eden bor araflt›rmalar›n›n yap›lmas› ve

yapt›r›lmas›nda koordinasyonu sa¤layacak

ve bor piyasas›nda Türkiye’nin rekabet gücünü

artt›racak Bor Araflt›rma Merkezi’nin

kurulmas›na karar vermifltir. Bu yönde çal›flmalar

h›zla devam etmektedir.

Kullan›m

Alan›

Yal›t›m Cam Elyaf

Deterjan

Borosilikat Cam

Seramik

Tekstil-Cam Elyaf

Tar›m

Di¤er

Toplam

‹flletme

K›rka Bor

‹flletmeleri Md.

Band›rma Bor ve

Asit

Fabr. ‹fll. Md.

Bigadiç Bor

‹flletme Md.

Tablo-4: Borlar›n dünyadaki tüketimi (1997)

Tablo-5: Yurdumuzdaki bor iflletmeleri

Tinkal Konsantre

Boraks Pentahidrat

Boraks Dekahidrat

Susuz Boraks

Boraks Deka+Penta Hidrat

Borik Asit

Sodyum Perborat

(Sodyum Perborat Monohidrat)

Konsantre(+ö¤ütülmüfl) Kolemanit

Konsantre Üleksit

Emet Bor ‹fll.Md. Konsantre Kolemanit

Borik Asit

Kestelek Bor ‹fll. Md. Konsantre Kolemanit

TOPLAM


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

Ürün

Kuzey

Amerika

168

21

51

13

67

17

84

421

Bat›

Avrupa

97

242

55

69

7

14

208

692

Di¤er

37

17

73

80

87

27

77

398

Toplam

Kurulu Kapasite

Ham Bor Rafine Bor

Bin Ton / Y›l

800

200

200

500

100

1.800

1.800

302

280

179

162

161

58

369

1.511

480

17

60

55

85

209

100

717+100

817

43


44

Kullan›lmayan joker:

B o r

Bor türevlerinin uzay ve savunma

sanayii için önemi ortadad›r.

Bor madenleri ülkemizin uzay ve

savunma sanayiinde yapaca¤›

at›l›mlar içerisinde çok kritik bir

konuma sahiptir.

Ülkemizin savunma sanayiinde

söz sahibi olabilmesi için bor

türevlerinin yak›t ve kompozit

maddelerde kullan›lmas›

konular›nda yap›lacak çal›flmalar

teflvik edilmeli, bu konularda

araflt›rma ve gelifltirme yapan

kurumlar desteklenmelidir

E rdo¤an Çetin ODTÜ Kimya Mühendisli¤i Bölümü / Lis. 1998-Yük. Lis. 2000

TÜB‹TAK-SAGE Yak›t ve Patlay›c› Teknolojileri Grubu

or, stratejik ve endüstriyel aç›dan dünyada bu-

B

lunan en önemli elementlerden biridir. Element

do¤rudan üretimde kullan›lmad›¤› halde

bileflikleri g›da hariç hemen hemen bütün

üretim alanlar›nda genifl uygulama alanlar›na sahiptir.

Bor bilefliklerinin yar›s›ndan fazlas› cam, fiber ve seramik

ürünlerinde kullan›lmaktad›r. Bor bileflikleri ayr›ca deterjanlar,

nükleer reaktörler, tar›m, yang›n geciktirme ve metal

iflleme alanlar›nda da genifl olarak kullan›lmaktad›r. ‹leri teknoloji

ürünü savunma ve sald›r› mühimmatlar› ile savafl uçaklar›n›n

bor katk›l› yak›tlar kulland›¤› bilinmektedir. Sanayide

en çok kullan›lan bor bilefli¤i borik asittir. Cam, porselen ve

emaye, deterjan, metalurji, ahflap malzeme, foto¤rafç›l›k, tekstil,

dericilik bor bilefliklerinin kullan›ld›¤› alanlardan baz›lar›d›r.

Dünyadaki teknolojik geliflmeler incelendi¤inde bor madenlerinin

h›zla daha fazla sektörde hammadde olarak kullan›ld›¤›

görülmektedir. Bu sürecin devam›nda bor madenlerinin

petrol ve do¤algaz kadar önemli hale gelece¤i tahmin edilmektedir.

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


Borun startejik önemi

Bor do¤ada serbest halde bulunmamas›na

ra¤men, hammadde olarak stratejik

ve ekonomik öneme sahiptir. Genelde,

sodyum, kalsiyum ve magnezyumla

bileflikler oluflturarak do¤ada bor

tuzlar›, borat ve silikat fleklinde bulunur.

Dünyada hemen hemen 100 çeflit

bor minerali olmas›na ra¤men bunlar›n

baz›lar› ticari de¤ere sahiptir. En önemli

bor mineralleri kolemanit, tinkal,

üleksit ve kernittir.

‹lk yapay uydu olan Sputnik 1957’de

Sovyetler Birli¤i taraf›ndan uzaya gönderildikten

bir süre sonra, Sputnik’in

yak›t›nda bor kullan›ld›¤› tahmininden

yola ç›k›larak, ABD ve NATO taraf›ndan

bor madenleri stratejik olarak kabul

edilmifltir. Daha sonra “COCOM” tedbirleri

kapsam›nda Türkiye’nin Sovyetler

Birli¤i’ne bor madeni ihraç etmesi

yasaklanm›flt›r. Band›rma’da ç›kar›lan

pandermiti ham madde olarak kullanan

Frans›z Borax fiirketi 100 sene önce kurulmufltur.

Buna ra¤men Türkiye, dünyan›n

en büyük bor rezervlerine sahip

oldu¤u halde, hâlâ bor kimyasallar› endüstrisini

gelifltirememifltir.

Bor madenleri dünyada belli bölgelerde

ç›kar›lmaktad›r. Türkiye dünyadaki

en büyük bor minerali rezervlerine

sahiptir. fiu anki tahminlere göre dünyada

bor oksit baz›nda 1,5 milyar ton bor

minerali rezervi vard›r. Dünya rezervlerinin

yüzde 60’› Türkiye’de iken en büyük

üretici konumundaki US Borax’›n

kontrolü alt›ndaki bor rezervi yüzde

11’dir. 2 Bor ve bor ürünleri ile ilgili dünyada

bir rezerv sorunu bulunmad›¤›

için dünya rezervlerinin ço¤una sahip

olmak tek bafl›na bir anlam ifade etmemektedir.

Bu yüzden rezervlerin azami

fayda elde edecek flekilde de¤erlendirilmesi

ve teknolojik anlamda katma de¤eri

yüksek ürünler haline dönüfltürülerek

pazarlanmas› gerekmektedir. Bu durum

bor madenleri üzerine yap›lan çal›flmalar›n

önemini ortaya koymaktad›r.

Türkiye için en önemli say›labilecek

bor minerali kolemanittir. Türkiye 109

milyon ton kolemanitle dünya rezervlerinin

yar›s›ndan fazlas›na sahiptir. Türkiye’de

y›ll›k 35 bin ton kapasiteli Eti

Holding Band›rma Borik Asit ve Boraks

Türkiye bor madenlerinden

y›lda 250 milyon dolar gelir

elde ediyor. Bu miktar

dünya piyasas›n›n yüzde

20’sini oluflturuyor.

ABD’nin pay›n›n yüzde 70

oldu¤u göz önüne al›n›rsa,

elimizdeki de¤erleri

ne derece

de¤erlendiremedi¤imiz

daha iyi anlafl›l›r

Fabrikas›’nda kolemanitten borik asit

üretilmektedir. Üretilen borik asidin ço-

¤u ihraç edildi¤i halde dünya piyasas›nda

Türkiye’nin üretim kapasitesi çok

düflüktür (yüzde 5 civarlar›nda). Üretim

kapasitesini bir nebze artt›rmak için flu

anda Kütahya’n›n Emet ilçesinde y›ll›k

100 bin ton kapasiteli kolemanitten borik

asit üretim tesisi infla edilmektedir.

Kolemanit, Türkiye’nin

en önemli bor minerali.

Türkiye’de toplanan

X. Dünya Madincilik Kongresi

nedeniyle bas›lan posta

pulunda kolemanitin foto¤raf›

bulunuyor. Türkiye 109 milyon

ton kolemanitle dünya

rezervlerinin yar›s›ndan

fazlas›na sahiptir. Türkiye’de

y›ll›k 35 bin ton kapasiteli

Eti Holding Band›rma Borik Asit

ve Boraks Fabrikas›’nda

kolemanitten borik asit

üretilmektedir

‹flleyip satam›yoruz

Türkiye bor madenlerinden y›lda

250 milyon dolar gelir elde ediyor. Bu

miktar dünya piyasas›n›n yüzde 20’sini

oluflturuyor. ABD’nin pay›n›n yüzde 70

oldu¤u göz önüne al›n›rsa, elimizdeki

de¤erleri ne derece de¤erlendiremedi-

¤imiz daha iyi anlafl›l›r. Bor madenlerinden

elde etti¤imiz gelirin büyük bir k›sm›

ifllenmemifl cevher sat›fl›ndan gelmektedir.

Di¤er tarafta US Borax sadece

rafine bor ürünleri satmakta, ifllenmemifl

maden satmamaktad›r. Bor ürünleri

için gerekli teknolojiler stratejik oldu¤u

için bu teknolojileri oluflturmak ve gelifltirmek

ciddi anlamda zordur. Buna

ra¤men, maalesef, ülkemizde bor kimyasallar›

üretimi konusunda flimdiye kadar

yeterli çal›flma yap›lmam›flt›r. Avrupa

ülkeleri bizden ald›klar› cevheri iflleyip

tekrar bize satarken, bizim henüz

teknolojik anlamda yeterli geliflmeyi

sa¤layamad›¤›m›z aç›kt›r. Bu noktada

akademi ile sanayi aras›ndaki uçuruma

dikkat çekmek gerekir. Ne yaz›k ki, üniversiteler

ile sanayi kurulufllar› aras›ndaki

kopuk iliflkiler bor sektörüne de yans›m›fl,

ülkemiz üniversitelerinde bor

madenlerini konu alan çal›flmalar s›n›rl›

kalm›flt›r. Geliflmifl ülkelerde her türlü

zenginlik için k›sa, orta ve uzun vadeli

planlar yap›l›rken, ülkemizde bilhassa

orta ve uzun vadeli plan-program yapmak

pek mümkün olmam›flt›r.

Bor kimyasallar› sektöründe güçlenip

dünya piyasas›nda söz sahibi olmak

için, bor madenleriyle ilgili Ar-Ge çal›flmalar›

yapmak, yapanlar› teflvik etmek

ve bu konuda k›sa, orta ve uzun vadeli

planlar ve yat›r›mlar yapmak zorunlu

hale gelmifltir. Bu amaçla rafine ve ileri

ürünler üretmek için gerekli yat›r›mlar›n

yap›lmas› ve ifllenmemifl maden ihrac›n›n

asgari seviyeye çekilmesi gerekmektedir.

Bor içeren ileri sanayi ürünlerinin

üretilmesi ve ihraç edilmesinin ülkemiz

ekonomisine sa¤layaca¤› katma

de¤er hesap edilmeli ve bu hususta gerek

üniversite gerekse özel sektör kurulufllar›yla

iflbirli¤ine gidilmelidir.

Dünya bor pazar›ndaki pay›m›z› art›rmak

bor madeni iflleme ve rafine bor

türevlerini üretme kapasitesini artt›rmakla

mümkündür. Dinamik bir pazar-


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

45


46

lama a¤› kurulmal›, rafine ve ileri ürünler

bu flekilde pazarlanmal›d›r. Ürün kapasitesini

art›r›rken, bor ürünlerinin

hammadde olarak kullan›ld›¤› alanlarda

yap›lacak teknolojik geliflmeyi ve yat›r›mlar›

teflvik etmek gerekmektedir. Bu

sebeple araflt›rma-gelifltirme çal›flmalar›

desteklenmeli ve üniversitelerle iflbirli-

¤ine gidilmelidir.

Uzay ve savunma sanayii için önemi

Bor madenlerinin stratejik olarak kabul

edilmesindeki en büyük etkenlerden

birisi bu madenin uzay ve uçak endüstrilerinde

yap› elemanlar› ve yak›tlarda

kullan›lmas›d›r. Bu çal›flmalar gizlilik

içinde yürütülmektedir. Amerika’da

1960’l› y›llarda bafllayan “Zip Yak›tlar›

Projesi” kapsam›nda bor içeren

yak›tlar gelifltirilmifltir. Zip yak›tlar› flu

anda ABD ordusunun ileri teknoloji savunma

ve sald›r› silahlar› ile savafl uçaklar›nda

kullan›lmaktad›r. Bugün itibariyle

Avrupa Patent Ofisi’ne tescil ettirilmifl

üç tip bor yak›t› bulunmaktad›r.

Ariane roketlerinde bor katk›l› yak›t

kullan›lmas› ve Rusya’n›n gelifltirdi¤i bir

uzay meki¤ine “Bor” ad›n›n verilmesi

bu madenin stratejik de¤erini vurgulamak

aç›s›ndan önemlidir. Bor içeren

USBorax’›n bir tesisi. fiu anki tahminlere göre dünyada bor oksit baz›nda

1,5 milyar ton bor minerali rezervi vard›r. Dünya rezervlerinin yüzde 60’›

Türkiye’de iken en büyük üretici konumundaki US Borax’›n kontrolü alt›ndaki

bor rezervi yüzde 11’dir

kompozit malzemeler ise havac›l›k sanayinde

oldukça önemli bir yer teflkil

eder. Radarlarda görünmezli¤i sa¤lamak

amac›yla gelifltirilen füzeler ve savafl

uçaklar›nda bor içeren kompozit

maddeler kullan›lmaktad›r. Bor türevlerinin

uzay ve savunma sanayii için öne-

Bugün itibariyle Avrupa Patent Ofisi’ne

tescil ettirilmifl üç tip bor yak›t›

bulunmaktad›r. Ariane roketlerinde

bor katk›l› yak›t kullan›lmas› ve

Rusya’n›n gelifltirdi¤i bir uzay meki¤ine

“Bor” ad›n›n verilmesi bu madenin

stratejik de¤erini vurgulamak

aç›s›ndan önemlidir

mi ortadad›r. Bor madenleri ülkemizin

uzay ve savunma sanayiinde yapaca¤›

at›l›mlar içerisinde çok kritik bir konuma

sahiptir. Ülkemizin savunma sanayiinde

söz sahibi olabilmesi için bor türevlerinin

yak›t ve kompozit maddelerde

kullan›lmas› konular›nda yap›lacak

çal›flmalar teflvik edilmeli, bu konularda

araflt›rma ve gelifltirme yapan kurumlar

desteklenmelidir.

Dünyada üretilen hammaddelerin fiyatlar›

teknolojik bilgi birikimine sahip

ülkeler taraf›ndan denetlenip belirlenmektedir.

Ülkemiz ifllenebilir bor madenleri

aç›s›ndan zengin bir ülkedir. Buna

ra¤men, teknolojik geliflmeye ayak

uyduramad›¤›m›z için hammadde sat›fl›

yaparak bor pazar›nda yer almaktay›z.

Bor madenlerinin ülkemiz ekonomisine

katk›s›n›n sa¤lanmas› için bu alanda ciddi

ve tutarl› bir politikan›n uygulanmas›n›n

gereklili¤i aç›kt›r.

Referanslar:

1. Madencilik Dergisi, May›s 1970

(http://science.ankara.edu.tr/~kavusan/tarmadana.html)

2. Eti Holding A. fi.


PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


48

Eski ODTÜ Rektörü Kemal Kurdafl’tan genifl kapsaml› bir çal›flma

Bitmeyen Gaflet ve

Türkiye Ekonomisinin Çöküflü

1961-69 y›llar› aras›nda ODTÜ Rektörlü¤ü

görevini yürüten ve bu dönemde

ODTÜ’ye pek çok fley kazand›ran Kemal

Kurdafl’›n “Bitmeyen Gaflet ve Türkiye

Ekonomisinin Çöküflü” adl› çal›flmas›

M E T U Press taraf›ndan yay›nland›.

Kurdafl’›n çal›flmas› iki ana bafll›k alt›nda

toplan›yor. ‹lki, “Cumhuriyet Döneminde

Türkiye’de ‹zlenen Ekonomik Politikalara

Toplu Bir Bak›fl” bafll›¤›n› tafl›yor.

‹kinci bölümde ise, Kurdafl’›n 1990-2002

y›llar› aras›nda Türkiye’nin izledi¤i ekonomik

politikalara koflut olarak yazd›¤› ve

de¤iflik yerlerde yay›mlanan makaleleri

yer al›yor.

1953 y›l›nda Maliye Bakanl›¤› Hazine

Genel Müdür Yard›mc›l›¤› görevine geti-

“K›rk y›l›n an›s›”na

adanm›fl fliirler

“K›rk Y›l›n An›s›”, 1977’den sonra

çok yüklü çal›flmalar› nedeniyle fliirlerini

yay›nlayamayan; “Ulus, ülke,

bireysellik ve toplumsall›k gibi de-

¤erlerle yo¤rulmufl” bir ö¤retmenin,

Neriman Saryal Durano¤lu’nun,

emeklili¤i s›ras›nda karfl›s›na ç›kan

duygu ve düflünce birikiminin bir

parças›.

“Korku kanat ç›rparsa da korkma

So¤ukla karla savafl›rsan

Aç kalmamak için çal›fl›rsan

Koca da¤lara t›rmana t›rmana

Kazan›rs›n savafl›n›

K o r k m a . ”

rilmesinden bu yana Türkiye ekonomisini

yak›ndan izledi¤ini, yeri geldi¤inde gerekli

elefltirileri, uyar›lar› ve önerileri yapt›¤›n›

kitab›n önsözünde belirten Kurdafl,

son 22 y›lda Türkiye’nin ekonomik politikalar›nda

bir “intihar üçgeni” içine girildi¤i

tespitini yapt›ktan sonra uyar›lar›n›

daha da s›klaflt›rm›fl, yo¤unlaflt›rm›fl ve

sertlefltirmifl. Kurdafl ve art›k bir köfleye

çekilmeyi düflündü¤ü günlerde öncelikle

ailesinin ve yak›n dostlar›n›n ›srarlar› sonucu

bu kitab› haz›rlamaya karar vermifl.

Türkiye ekonomisinin yaflad›¤› sürekli

krizlerin nedenlerini derinlemesine irdeleyen

ve çözüm yollar› öneren Kurdafl’›n

bu kapsaml› çal›flmas› önemli bir

kaynak yap›t niteli¤inde.

Kemal Kurdafl’a, Gazete Ankara taraf›ndan Ankara’n›n a¤açland›r›lmas›na

yapt¤› katk›lar için “Kentin Sahipleri Özel Ödülü” verildi. 12 Nisan 2003

günü Türk-Japon Vakf›’nda yap›lan törende, Kurdafl’›n ODTÜ y›llar›n›n

anlat›ld›¤› “Al›ç A¤ac›n›n Yaln›zl›¤›” bafll›kl› sunumdan sonra ödülü

Ankara Valisi Yahya Gür verdi. Kemal Kurdafl, ödül töreninden önce

kat›ld›¤› toplant›da, “Türk Ekonomisinde Son Geliflmeler” konulu bir

konferans verdi ve ekonomik politika üzerine incelemeler ve yorumlar›n

yer ald›¤› “Bitmeyen Gaflet ve Türkiye Ekonomisinin Çöküflü” adl›

kitab›n› tan›tt›.

1983-94 y›llar› aras›nda

ODTÜ’de ö¤retim

görevlisi olarak

çal›flan yazar, kitab›n›

“ODTÜ’den

geçen y›llar›n an›s›na”

da ithaf ediyor.

Kemal Kurdafl

“Bitmeyen Gaflet ve

Türkiye Ekonomisinin Çöküflü”

METU Press

Nisan 2003, 372 sayfa

kitap arkas›...METU Press...kitap arkas›...METU Press...

SÖYLEM ÜZER‹NE

Ahmet Kocaman, fiükriye

Ruhi, Deniz Zeyrek, Dilek

Doltafl, Ifl›n Bengi-Öner,

Gürkan Do¤an

Söylem Türkçede son y›llar›n gözde

sözcüklerinden birisi. Bu kitapta söylem

kavram›n›n de¤iflik boyutlar› ird elenirken

dil, zihin, dünya bilgisi, bire y,

toplum iliflkileri özellikle vurg u l a n m aya

çal›fl›l›yor. Her okur kitapta kendi

söyleminden çizgiler bulabilir.

TURKISH&GREEK

CYPRIOTS

Kenan Atakol

Kuzey ve Güney K›br›sl›lar dört y ü z y › ldan

fazla bir zamand›r Do¤u Akdeniz’deki

K›br›s adas›nda birlikte ve

farkl› yönetimler alt›nda yaflad›lar. Bu

kitap bu güzel Ada’da süre giden geliflmeleri

ele al›rken son 39 y›ld›r çözülemeyen

K›br›s sorununa de¤iniyor.

AMER‹KA’NIN

DIfi POL‹T‹KAYA

‹HT‹YACI VAR MI?

Henry Kissinger

Çeviren: Tayfun Evyapan

ABD eski D›fliflleri Bakan› Henry Kissinger’›n,

çeflitli konularla ilgili görüfllerini

Amerikan bak›fl aç›s›ndan de-

¤ e r l e n d i rdi¤i kitab›nda, Türkiye’yi de

yak›ndan ilgilendiren konular öne ç›k

› y o r. Kitab›n “sonsöz”ü 11 Eylül 2001

sald›r›lar›ndan sonra kaleme al›nm›fl.

MODERN LOGIC

Teo Grünberg

ODTÜ Felsefe Bölümü’nün efsane hocalar›ndan

Teo Grünberg, modern

mant›k ve analitik felsefe alan›ndaki

yap›tlar›na bir yenisini ekliyor. Te o

G r ü n b e rg ülkemizde modern mant›¤›n

geliflmesine en çok katk› sa¤layan

hocalar›m›z›n bafl›nda geliyor.

Önder fienyap›l›’dan üç ayr› çal›flma

1930 y›l›nda re s-

NE DEMEK mi ad olarak benimsenen‹stan-

‹ S TA N B U L ;

bul ad› ne za-

B E B E K ,

mandan beri kul-

N‹YE BEBEK!?. lan›l›yor ve ne

anlama geliyor?..

H E R

S Ö Z C Ü ⁄ Ü N

B‹R ÖYKÜSÜ

VA R

O T U ZB ‹ NY I L

Ö N C E S ‹ N D E N

G Ü N Ü M Ü Z E

H E Y K E L

‹ki teknik çal›flma

K Ö P R Ü

H ‹ D R O L ‹ ⁄ ‹

A. Melih

Ya n m a z

Her sözcü¤ün

kendine özgü bir

öyküsü bulunm

a k t a d › r. Ve ifltebu

kitapta 700

dolay›nda öykü

yer almaktad›r.

30 bin y›ll›k dünya

heykel sanat›yla,

80 y›ll›k

geçmifli olan

Türk heykel sanat›

örnekler ›fl›-

¤›nda ele al›n›yor.

M O D ‹ F ‹ Y E

YA⁄LAR VE

Ü R E T ‹ M

T E K N O L O J ‹ L E R ‹

P rof. Dr.

M u m a m m e r

K a y a h a n

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor


50

PDF compression, OCR, web optimization using a watermarked evaluation copy of CVISION PDFCompressor

More magazines by this user
Similar magazines