Der Klassiker

hayatimfutbol

Der Klassiker

İspanya

HF

#

82

özellikle de Barcelona’da. Hatta bu düşünce

öyle kuvvetli ve sorgulanamaz bir biçimde

oluştu ki Real Madrid için, Old Trafford’daki

Manchester United maçı, Türk Telekom

Arena’da oynanan Galatasaray maçı, grup

aşamasında oynanan iki Borussia Dortmund

maçı ve içerideki Manchester City maçı;

Barcelona için ise grup aşamasındaki Celtic

maçı, Paris Saint-Germain eşleşmesi ve San

Siro’daki Milan maçı, deyim yerindeyse “felaket

geliyor” diye bas bas bağırsa da dikkate bile

alınmadı. Mourinho, kontra-atak üzerine

kurulu sistemiyle Barcelona başta olmak üzere

birçok La Liga ekibini alt etti ama geri çekilince

Katalanları durdurmayı başarabilen savunma,

Borussia Dortmund karşısında tel tel döküldü.

Real’in kontraları, Malaga’yı, Valencia’yı,

Barcelona’yı ve Atletico Madrid’i vurdu ama

Dortmund’a yetmedi.

Hakeza Barcelona... Katalanlar, topun arkasına

geçerek diğer İspanyolları durdurdu ve sadece

Messi ile La Liga’da 40’ın üzerinde gol buldu.

Rakip yarı alana yerleşince gerideki iki kişi

Hemed’lere, Helder Postiga’lara, Negredo’lara,

Ruben Castro’lara yetti. Stoperde oynayan

başka mevki orijinli isimler La Liga’daki

rakipler karşısında sırıtmadı. Daha da kötüsü,

Barça’daki sistemin kör topal işlemesi, Real

Madrid ile aradaki mevcut puan farkından

dolayı Tito’nun sorgulanmasının önüne geçti.

Sorgulandığı anlarda ise Barça’nın zaafları

genellikle Tito Vilanova’nın yaklaşık 3 ay

süren tedavi sürecinden dolayı takımın başına

geçen Jordi Roura’ya bağlandı. Dolayısıyla

da bu duruma rağmen fark, “en iyisi biziz”

düşüncesini oluşturdu. Ama teknik ekibin

hataları ve bu hatalı algı öyle bir anda

Barcelona’nın karşısına çıktı ki Barça, tarihinin

en büyük hezimetini aldı. Tito’nun Heynckes

karşısındaki çaresizliği, Cruyff’un 3-4-

3’ünün 1994’te Sacchi’nin Milan’ı karşısında

çökmesinin bile ötesine geçti.

Uzun lafın kısası, futbol hatalar oyunu

sözünde de belirttiği üzere, bu sezon rahatlıkla

La Liga’da daha az hata yapan ekip, yani

Barcelona şampiyon oldu denebilir. Hatta daha

doğru bir ifade ile Real Madrid’in hataları, La

Liga’daki mücadelede başkent ekibi için daha

kritik anlarda yaşandı ve çok daha vurucu oldu.

Her iki takıma da Şampiyonlar Ligi’ne, Real’e

fazladan La Liga’ya mâl olan bu yanlışlar

değerlendirildiği zaman belki de İspanyollar

açısından en olumlu faktör, Almanlar

karşısında alınan yenilgiler oldu. Avrupa arenası

bir bakıma İspanyolları uyandırmayı başardı

ama bunun pratiğe dökülüp dökülmeyeceğini

elbette yazın ve önümüzdeki sezon yapılacak

hamleler gösterecek.

More magazines by this user
Similar magazines