Der Klassiker

hayatimfutbol

Der Klassiker

İngiltere

HF

#

82

için öncelikle satmak zorunda olan bir kulüp

olduğundan, takımdaki kalitenin artması ancak

ucuza alıp pahalıya sattığınız oyuncularla

veya altyapıya önem vermekle sağlanabilir.

Moyes’un en pahalı transferi olarak 15 milyon

pound’a gelen Fellaini’den dahi kâr edeceklerini

düşünürsek, bunu başarıyla uyguluyorlar.

Geçtiğimiz aylarda verdiği röportajda Alman

ligine hayranlığını dile getiren ve Güney

Amerika’ya yerleşip oyuncuların nasıl

yetiştirildiğini gözlemlemekten memnuniyet

duyacağını ima eden Moyes; oyuncu izlemenin

kendisi için bir hobi olduğunu söylüyor.

Milwall’dan gelip ilk sezonunda 15 gol atan orta

saha oyuncusu Tim Cahill veya İrlanda liginden

alınan, ilk 11’in sağ beki Seamus Coleman

hayranlık uyandıran transferlerinden yalnızca

ikisi.

Transferlerin bu denli başarılı olması, iyi bir

izleme komitesi kadar oyuncuların en iyi

yaptıkları işlerde kullanılmasında bitiyor. Doğru

zamanda doğru yere koşu yapma ve zıplama

konularında diğer insanlardan ciddi derecede

ayrılan Tim Cahill, gollerinin büyük kısmını

bu şekilde, kafayla atıyordu. Fakat başka bir

desen içinde bu kadar değerli bir oyuncu haline

gelmesi söz konusu olamazdı. Bu, Moyes’un

saf pragmatist yönüne dair önemli bir örnek.

Fellaini takımı çok başka bir boyuta taşıyabilir,

lakin 1.5 milyon pound’a alınan ve 8 sene

boyunca 50’nin üzerinde gol atan Tim Cahill,

başarının sürekliliği açısından çok daha değerli

bir iş olmuştu. Everton’ı seneler boyu tablonun

üst kısmında tutan bu tip pratik çözümler idi.

Yine de, Moyes’un başarısını oyuncu alım

satımı ve pragmatik çözümler üzerinde

toplamak fazlasıyla yanlış olacak. Everton

aynı anda yapılanmak ve başarılı olmak

zorunda olan bir kulüp olduğundan öncelikle

bu özellikleri öne çıkıyordu. Bununla beraber;

Leighton Baines, Leon Osman, Steven Pienaar

ve Phil Jagielka gibi oyuncular üzerindeki

şekillendiriciliği ve günlük kaygılardan uzak

olarak taktiksel yetkinliğini atlamamak

gerekiyor. David Moyes, bugün pek çok

menacerin kullandığı, bir futbol istatistiği

uygulaması olan Prozone’u uzun zamandır

kullanıyor; verilere fazlasıyla değer veriyor ve

takımın uzun vadedeki oyun stilinin gelişimiyle

yakından ilgileniyor. Düzeni oturtma çabasıyla

geçen yıllardan sonra özellikle bu yıl keskin bir

çıkış gösteren Everton’ın Leroy Fer’i transfer

etme isteği, stile yönelik artan kaygıların bir

yansımasıydı.

Mükemmel bir organizasyona sahip

Manchester United’da, şüphesiz Moyes’un

en çok zihnini meşgul edecek olan daha da

artacak bu kaygılara cevaplar aramak olacak. İşi

hiç kolay değil; lakin Moyes, Manchester United

için en doğru seçim.

More magazines by this user
Similar magazines