28.06.2013 Görüntülemeler

l.BÖLÜM Problem Günümüz bilgi çağında sosyal yaşantımızın her ...

l.BÖLÜM Problem Günümüz bilgi çağında sosyal yaşantımızın her ...

l.BÖLÜM Problem Günümüz bilgi çağında sosyal yaşantımızın her ...

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

<strong>Problem</strong><br />

l.<strong>BÖLÜM</strong><br />

<strong>Günümüz</strong> <strong>bilgi</strong> <strong>çağında</strong> <strong>sosyal</strong> <strong>yaşantımızın</strong> <strong>her</strong> alanında ortaya çıkan<br />

değişme ve gelişmeler geride bıraktığımız yüzyılın ikinci yarısından itibaren insan<br />

kaynaklarının da daha etkin bir şekilde kullanımı düşüncesinin ortaya çıkmasına<br />

neden olmuştur.<br />

Sosyal yaşantımızdaki bu hızlı gelişim ve değişim sonucunda ülkeler de <strong>bilgi</strong><br />

<strong>çağında</strong> kendine yer bulabilmek ve daha ileriye gidebilmek için yoğun bir çaba içine<br />

girmişlerdir. Bunun sonucunda da çağın gereklerine uygun insanı yetiştirme<br />

düşüncesi birincil hedef olmuştur. MEB’ da bu değişim ve yenileşmelere ayak<br />

uydurabilmek, toplumun gereksinimleri doğrultusunda nitelikli insan gücünü<br />

yetiştirebilmek için kendi bünyesindeki okullarda TKY yaklaşımı uygulama<br />

çabasına girmiştir. Çünkü yurdumuzda insanlarımızın <strong>bilgi</strong>ye ulaşma yolunda<br />

gerekli birikime sahip olmasında en büyük görev okullarımıza düşmektedir.<br />

Klasik yönetim yaklaşımlarıyla <strong>bilgi</strong> çağının, teknolojik gelişmelerin<br />

gereklerini yerine getirmek ve müşterilerinin beklediği kalitedeki üretimi<br />

gerçekleştirmek mümkün değildir. Değişen bu çevresel koşullar özellikle insan<br />

unsurunun baskın olduğu örgütlerde Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarının <strong>her</strong><br />

geçen gün önem kazanmasını sağlamaktadır. (Aydın, 2000).<br />

Hata payını en aza indirecek daha kaliteli insan gücünü nasıl yetiştirebiliriz<br />

ya da kullanılan insan gücünü nasıl daha verimli hale getirebiliriz soruları akla<br />

gelmektedir. Verimi ve kaliteyi artırmak için ne tür yöntemler geliştirebiliriz?<br />

<strong>Günümüz</strong>de kullanılan Toplam Kalite Yönetimi en etkin yöntemlerin başında<br />

gelmektedir.


Toplam Kalite Yönetimi eğitim kurumlarında bir yönetim yaklaşımı olarak<br />

görülmeye başlanmıştır. Toplam Kalite Yönetimi ile birlikte eğitim kurumlarında<br />

yeni bir okul iklimi ve okul kültürü geliştirilme çalışmaları yapılmaktadır.<br />

Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda daha kaliteli öğrenciler<br />

yetiştirmek ve okullarda okumakta olan öğrencileri daha verimli hale getirebilmek<br />

için TKY uygulamaları çalışmaları başlanmıştır.<br />

Okul toplumunu oluşturan bireylerin hepsinin sorumluluğu vardır. Bu<br />

sorumluluk paylaşıldığında okul bütünü ile bir gelişim gösterebilir. Uygulama ve<br />

değerlendirme aşamasına kadar sürecin bütün basamaklarında sorumluluklar<br />

paylaşılmalıdır, ( MEB,1998: 13 ).<br />

Eğitim kurumlarında kalitenin en yüksek düzeye çıkarılması için yönetici,<br />

öğretmen, öğrenci, veli ve çevre işbirliğine ihtiyaç vardır.<br />

Bir okulun müşterilerine sunabileceği hizmetlerin temel belirleyicilerinden<br />

birisi de söz konusu okulun <strong>sosyal</strong> çevresidir. Topluma verebileceklerinin<br />

belirlenmesinde okula yardımcı öğelerin başında ilgili çevrede yaygın kültür<br />

biçimleri ile etnik dengeler, işsizlik, ekonomik durum ve o toplumun çeşitli<br />

özellikleri gelir.<br />

Okullar, genellikle, içerisinde faaliyet göstermekte oldukları çevre ve<br />

koşulları kavramakta uzmandırlar. Bir TKY okulunun farkı ise<br />

paydaşların/müşterilerinin beklentilerinin öğretmenler tarafından var sayılmak<br />

yerine, gerçeklere dayandırılmasına ve bunun ne ölçüde başarılabildiğine bağlıdır.<br />

( Ensari, 2000 : 29 )<br />

Amaç<br />

Bu araştırmanın amacı, MEB’ e bağlı ilköğretim okullarının Toplam Kalite<br />

Yönetimi uygulamasına hazır bulunuşluk düzeyleri ile ilgili öğretmen ve<br />

yöneticilerin görüşlerini saptamak ve karşılaştırmaktır.


Önem<br />

Bu temel amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır.<br />

1. İlköğretim okullarında görev yapmakta olan yönetici ve<br />

öğretmenlerin Toplam Kalite Yönetimi ile ilgili hizmet içi eğitim<br />

çalışmaları hakkındaki görüşleri nelerdir?<br />

2. İlköğretim okullarında Toplam Kalite Yönetiminin<br />

uygulanabilirlik düzeyi ile ilgili öğretmen ve yöneticilerin görüşleri<br />

nelerdir?<br />

3. İlköğretim okullarında Toplam Kalite Yönetimi ile ilgili<br />

çalışmalar konusunda öğretmen ve yönetici görüşleri nelerdir?<br />

4. Öğretmen ve okul müdürlerinin görüşleri arasında fark var<br />

mıdır?<br />

5. Öğretmen ve okul müdürlerinin görüşleri cinsiyete göre<br />

farklılaşmakta mıdır?<br />

6. Öğretmen ve okul müdürlerinin görüşleri kıdemlerine göre<br />

farklılaşmakta mıdır?<br />

7. Öğretmen ve okul müdürlerinin görüşleri, sendikalı olmalarına<br />

göre farklılaşmakta mıdır?<br />

8. Öğretmen ve okul müdürlerinin görüşleri alanlara göre<br />

farklılaşmakta mıdır?<br />

9. Öğretmen ve okul müdürlerinin görüşleri HİE alıp<br />

almamalarına göre farklılaşmakta mıdır?<br />

İlköğretim okullarında Toplam Kalite Yönetimi ile ilgili bu zamana kadar<br />

yapılan çalışmalar ve öğrencilerimizi geleceğe hazırlamada eğitim kurumlarımızı<br />

daha verimli ve kaliteli bir duruma getirebilmek için yapılması gerekenler sorusuna<br />

yanıt aranmaya çalışılacaktır.


Sınırlılıklar<br />

Araştırma, literatür taramasında ulaşılan veriler ve Edirne ili merkeze bağlı<br />

ilköğretim okullarında görev yapan yönetici ve öğretmenlere yapılan anketlerin<br />

sonuçları ile sınırlıdır.<br />

Sayıltılar<br />

Anketi cevaplayan okul müdürleri ve öğretmenler, gerçek görüşlerini<br />

belirtmişlerdir.


TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ<br />

ll. <strong>BÖLÜM</strong><br />

<strong>Günümüz</strong>de kalite kavramı geniş bir boyut kazanmıştır. Ürünün tasarımından<br />

başlayıp, satış sonrası hizmetlerine kadar uzanan, insan odaklı düşünceyi ve<br />

gelişmeyi hedefleyen bu yeni kalite anlayışı, işletmeler için vazgeçilmez bir nitelik<br />

kazanan toplam kalite yönetimidir.<br />

KALİTE ANLAYIŞININ TARİHSEL GELİŞİMİ<br />

Kalite anlayışı insanların var oluşlarından beri süre gelmektedir. Sanayi<br />

devrimine kadar geçen zaman süresince, üretici ve tüketici <strong>her</strong> zaman birebir ilişki<br />

içerisindeydi; ancak seçim gözle muayene ve iyi olanı seçip alma şeklinde<br />

tüketiciler tarafından yapılıyordu.<br />

Daha sonra ise, kalite kontrol konusunda loncaların etkileri görülmeye<br />

başlandı. Loncaların bir takım standartlar oluşturması, çalışma koşullarını ve<br />

ücretlerini belirlemesi, hammaddeden bitmiş ürüne kadar imalatın tüm ayrıntılarını<br />

düzenlemesi gibi kaliteyi iyileştirme çalışmaları bulunmaktaydı.<br />

Kalite anlayışındaki bu ilk gelişmeler, bir işçi yada çok az sayıda bir işçi<br />

grubunun tüm ürünün imalatından sorumlu olmasıyla başladı. Her işçi yaptığı işi<br />

tamamen kendisi kontrol edebiliyordu. 1900’lerin başlarında ise, modern fabrika<br />

kavramı ortaya çıktı.<br />

Sanayi devrinin gerçekleşmesi ile üretim miktarındaki artışlar ve teknolojik<br />

yenilikler, kalite anlayışında bazı gelişmelere neden oldu. 1930’lu yıllarda kaliteden<br />

sorumlu muayene bölümleri oluşturulmaya başlandı.


Kalite kontrolde en önemli ilerlemeler ll. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıktı.<br />

Üretim miktarındaki artışlara bağlı olarak, istatistik kalite kontrol teknikleri<br />

geliştirildi.<br />

1950’lerin sonlarında kalite kontrol bölümleri oluşturulmaya başladı ve<br />

rekabetin hızlanmasıyla 1960’lı yıllarda Japonya’da toplam kalite kontrol düşüncesi<br />

ortaya çıktı. En üst yöneticiden en alt çalışına kadar, tüm birimlerin kalitelerden<br />

sorumlu oldukları fikri gündeme geldi.<br />

Bu fikirler, kalite güvencesi, kalite yönetimi, kalite denetimi ve kalite sistemi<br />

gibi konularda 1980’li yılların sonlarından günümüze kadar önemi arttırarak ve bir<br />

yöntem olarak işletmelerde yaygın olarak uygulanmaya başlandı.<br />

KALİTE KAVRAMI<br />

<strong>Günümüz</strong>de kalite anlayışı, üretim süreçlerinden gelen dar kalıplar dışına<br />

çıkarılarak, pazar araştırılmasından tasarım, üretim, depolama, sevkıyat ve satış<br />

sonrası hizmetlere kadar tüm aşamaları kapsayan bir nitelik kazanmıştır.<br />

Kalite nedir?<br />

. Kalite, kullanıma uygunluktur. (Dr. J. M. Juran)<br />

. Kalite, ihtiyaçlara uygunluktur. (P. B. Crosby)<br />

. Kalite, bir ürünün ifade edilen veya beklenen ihtiyaçları karşılama kabiliyetini<br />

oluşturan özelliklerin toplamıdır. (TS 9005-ISO 8402)<br />

. Kalite, müşteri memnuniyetidir.<br />

. Kalite, bir hayat felsefesidir.<br />

. Kalite, bir yaşam tarzıdır.<br />

. Kalite öncüleri, bir kurum veya kuruluşta TKY anlayışıyla kalitenin geliştirilmesini<br />

bir kültür değişikliğinin amaçlanmasına ve bu yönde girişimlerde bulunulmasına<br />

bağlamışlardır.


Kalite İlkeleri<br />

. Kalite, denetlenmez üretilir.<br />

. Kalite, <strong>her</strong> yerdedir.<br />

. Kalite, <strong>her</strong>kesin işidir ve devredilemez.<br />

. Kalite bir bütündür.<br />

. Kalite, kurum çapında bir faaliyettir.<br />

. Kalite, hem ferdi hem takım çalışmasını gerektirir.<br />

. Kalite ve yenilik birbirinden ayrılmaz iki unsurdur.<br />

. Kalite ve maliyet birbirinin tamamlayıcısıdır.<br />

. Kalite, <strong>her</strong> şeyden önce bir “saygı” ve “nezaket” işidir. Bu saygı üç seviyede<br />

gerçekleşir:<br />

1) Kurum dışında vatandaşlara saygı,<br />

2) Kurum içinde, <strong>her</strong>kesin geliştirme ve iyileştirme faaliyetlerine saygı,<br />

3) Çalışma grupları içinde, iş görenlerin yararlı faaliyetlerinden dolayı kendi<br />

kendilerine saygı.<br />

Kalite denildiği zaman genellikle “mal ve hizmet kalitesi” yada “ürün<br />

kalitesi” anlaşılmaktadır. Ürün kalitesi esasen sonuçtur. Bu sonucu belirleyen başlıca<br />

kalite unsurları:<br />

1) Liderlik kalitesi<br />

2) Yönetim kalitesi<br />

3) İnsan kalitesi<br />

4) Sistem kalitesi<br />

5) Süreç kalitesi<br />

6) Donanım kalitesi<br />

7) İş kalitesi<br />

8) Hizmet kalitesi<br />

9) İletişim kalitesi<br />

10) Hedeflerin kalitesi (MEB, 2001: 20)


Bir ürün ya da hizmetin kaliteli olup olmadığının belirlenmesinde,<br />

işletmelerin ve tüketicilerin dikkate aldığı bir kısım boyutlar vardır. Kaliteyi<br />

oluşturan bu boyutlar sekiz grupta toplanabilir.<br />

Performans : Bir ürünün temel faaliyet özellikleri.<br />

Örnek olarak, otomobil hızı veya bir televizyon ekranının görüntü niteliği.<br />

İkinci Özellikler : Bir ürünün temel fonksiyonel özelliklerinin destekleyici<br />

unsurlar. Örnek olarak, bir otomobilin kurşun geçirmez camı gibi.<br />

Güvenirlik : Belirgin bir süre arızalanmadan çalışma olasılığı.<br />

Uygunluk : Bir ürünün tasarım ve faaliyet özelliklerinin belirlenen<br />

standartlara uygunluk derecesi.<br />

Dayanıklılık : Bir ürünün yaşam süresi.<br />

Servis : Tamir etme hızı ve kolaylığı.<br />

Estetik : Bir ürünün görünümü, kokusu, tadı ve yarattığı duygular.<br />

Algılanan Kalite : Ürünün tüketiciler tarafından algılanan kalitesi.<br />

Kalitenin sağlanması, müşteriyi temel çıkış noktası olarak kabul etmekle<br />

gerçekleşebilir.Önemli olan, müşterinin gerçekte ne istediğinin, neye ihtiyaç<br />

duyduğunun ve ürüne ne ödeyebileceğinin iyi saptanmasıdır. Bütün bu <strong>bilgi</strong>lerin<br />

ışığında kaliteyi şöyle tanımlamak uygun olacaktır.<br />

Kalite, tüketicilerinin yada kullanıcıların ihtiyaç ve beklentileri<br />

karşılayabilme veya aşabilme yeteneğidir.


KALİTE KONTROL KAVRAMI<br />

Kalite kontrol, bir işletmede yer alan bütün bölümlerin (üst yönetim, üretim,<br />

tasarım, personel, satış, planlama, servis) kalite hedefleri doğrultusunda ortak<br />

çalışmalarının bir sonucudur. Kalite kontrol üst kademe yöneticilerinden işçilere<br />

kadar, tüketici isteklerinin belirlenmesinden, satış sonrası hizmetlere kadar, üretimin<br />

<strong>her</strong> aşamasında yer alan faaliyetler topluluğudur.<br />

TOPLAM KALİTE KONROL KAVRAMI<br />

1970’li yılların başlarında Japonların dünya pazarlarında hızlı bir rekabete<br />

girmeleri ile başlayan toplam kalite kontrol anlayışı, günümüzün çağdaş yönetim<br />

felsefesi olmakla birlikte, diğer kalite kavramlarından çok farklı bir anlayışa sahiptir.<br />

Toplam kalite kontrol anlayışı, tüketici ihtiyaçlarının saptanmasından ürünün<br />

tüketicilere ulaşmasına kadar, organizasyonundaki tüm fonksiyonların sorumlu<br />

olduğu, kalite kontrol faaliyetlerinin işletme çapında yürütülmesi gerektiğini öne<br />

süren sistemdir.<br />

Toplam kalite kontrol anlayışında önemli olan, işletme içindeki tüm<br />

birimlerin müşterinin talepleri doğrultusunda yönlendirilmesi ve müşteri tatmininin<br />

sağlanmasıdır. Bu anlayış, müşterinin ihtiyaçlarını en iyi biçimde karşılamayı amaç<br />

edinen bir yaklaşım olduğu kadar, müşteri kavramı da işletme içindeki veya<br />

dışındaki tüm kişilerin tatmin olduğu bir sistem olarak algılanmaktadır. Toplam<br />

kalite kontrol yaklaşımı; kalite sağlama, kalite devam ettirme ve kalite iyileştirme<br />

çabalarını bütünleştiren bir sistemdir (MEB, 2001: 21)<br />

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ<br />

Toplam kalite yönetimi, müşteri tarafından tanımlanan kaliteye öncelik veren,<br />

işletmenin ürün ve hizmetleri yanında yönetimin de kalitesini ve verimliliğini<br />

arttırmayı hedefleyen bir yönetim sistemidir. Toplam kalite yönetiminde “ müşteri ”


yalnızca son ürünü satın alan kişi değildir. Süreç içerisinde bir önceki alt sistemden<br />

çıktı alan <strong>her</strong> birim, müşteri olarak görüldüğü bir sonraki birimi memnun etmek<br />

zorundadır.<br />

Toplam kalite yaklaşımı, yalnızca üretilen ürün yada hizmetin değil, bir bütün<br />

olarak yönetimin kalitesini ve verimliliğini arttırmayı amaçlamaktadır.<br />

Toplam kalite yaklaşımı, organizasyonu belirli ilkeler doğrultusunda<br />

canlandırmayı gerekli kıldığı kadar, iletişimin güçlenmesi, çalışanlar ve yöneticilerin<br />

yakınlaşması gibi alanlarda da değişikliği gerekli kılar. Toplam kalite yönetimini<br />

stratejisi olarak benimseyen bir kuruluş, insana verdiği önemin doğal sonucu olarak,<br />

daha üretken işçilere, daha verimli yöneticilere, sağlıklı bir iletişime ve etkin bir<br />

yönetime sahip olur.<br />

Toplam kalite yönetimi yalnızca kaliteyi ele alan bir sistem değildir.<br />

İşletmenin tüm işlevlerinde, ürün veya hizmette, süreçlerde, çalışma ortamında,<br />

insan davranışlarında değişimi, yeniliği ve sürekli gelişmeyi esas alan bir felsefe,<br />

anlayış ve kültürdür. Hataların sıfıra indirgemesini, maliyetlerin düşürülmesini ve<br />

verimliliğin arttırılmasını hedefler. İnsana önem verir ve kalite için çalışan insanı<br />

yaratır. Toplam kalite yönetimine geçiş uzun bir süreç içerisinde gerçekleşmekte,<br />

işletmenin organizasyon yapısında, yönetiminde, kültüründe ve işlemlerinde köklü<br />

değişimleri gerekmektedir (MEB, 2001: 21)<br />

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN AMACI<br />

TKY’ nin amacı dört başlık altında toplanmaktadır.<br />

1. Üretim sürecine <strong>her</strong>kesin katılmasını sağlamak,<br />

2. Örgütsel süreçleri sürekli iyileştirme,<br />

3. Hizmet veya üretimden yararlananların doyumunu ön planda tutma,<br />

4. Maliyeti düşürme ve kaliteyi iyileştirme (Celep; 2000: 207 ).


TOPLAM KALİTENİN TEMEL ÖZELLİKLERİ<br />

1. İnsana saygı esastır.<br />

2. Müşterinin tam ve sürekli tatmini ilk hedeftir.<br />

3. Politikaların oluşturulmasına kalite kavramı yön vermelidir.<br />

4. Kalite bilinci yaygınlaştırılmalı ve çalışanlar kaliteyi arttırmaya çalışmalıdır.<br />

5. Herkesin işini zamanında, ilk defada ve doğru olarak yapması esastır.<br />

6. Sürekli gelişme anlayışı esas olmalı, ürünün kontrolü değil, sürecin kontrolü<br />

önem taşımalıdır.<br />

7.Yöneticiler dahil bütün çalışanların katılacağı sürekli bir eğitim programı<br />

uygulanmalıdır.<br />

8. Her kademede grup çalışması yapılmalıdır.<br />

9. Her kademede katılımcı yönetim uygulanmalıdır ( Kovancı, 1995 )<br />

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN FELSEFESİ<br />

TKY’ nin yönetim bilimine getirdiği en önemli yenilik, “örgütsel değişimin<br />

yönetimi” dir. Toplam kalite, örgütlerde var olan müşteri odaklılığa , “örgüt içi<br />

müşteriler” boyutunu eklemiştir. TKY’ de birinci husus başarı hırsıdır. Başarı hırsı<br />

güdüleme ile ilgili olup, bütün örgüt çalışanlarının örgüte aidiyet hisleri duymasını<br />

zorunlu kılar. Başarı çok çalışmakla değil, “daha akıllı” çalışmakla sağlanabilir<br />

(Okutan, 1999: 25 ).<br />

Kaliteli üretim ya da kaliteli hizmette müşteri isteğinin karşılanmasından<br />

başka, yöneticilerin örgüte ilişkin vizyonlarının olması TKY’ nin temel koşulları<br />

arasındadır. TKY’ nin yönetim anlayışına getirdiği bir başka bakış örgütte sürekli<br />

kaliteyi sağlayabilmek için geleneksel olmayan <strong>bilgi</strong>leri dinleyerek halkın temel<br />

güvenini kazanmaktır. Kaliteli hizmet ya da üretim için müşterinin düşünceleri,<br />

istekleri temel alınmalı ve müşteriler dinlenmelidir (Akt. Doğan, 2000 : 169- 170 ).<br />

TKY’ nin felsefesi “sürekli iyileştirme” düşüncesine dayanır. Japonca’da Kaizen<br />

(Kai: değişim, Zen: iyi, daha iyi) “<strong>her</strong>kesi kapsayan sürekli iyileştirme” anlamında<br />

kullanılmaktadır. Bu sözcük ayrıca bir felsefe ve yaşam biçimini de ifade eder: “Her


geçen günün bir öncekinden daha iyi olması için evde, işyerinde ve <strong>sosyal</strong> yaşamda<br />

sürekli çaba sarf etmek” sürekli iyileştirme ( Kaizen ) iyi yönetimi yönlendiren<br />

temel bir kavramdır. Yıllar içinde geliştirilmiş ve kullanılmış yönetim felsefelerini,<br />

kuramlarını ve araçlarını bir araya getirmiş ve tek bir kavram altında toplamıştır<br />

(MPMb: 1-2 ).<br />

TKY’ de temel amaç, varlığını sürdürmek için uluslar arası rekabet<br />

koşullarında ayakta kalabilmek, sağlıklı bir alt yapı oluşturmada, müşteri doyumunu<br />

ön planda tutmak; sürekli iyileştirme düşüncesini taşımak, insana değer vermek ve<br />

verilere dayalı olarak çalışmaktır.<br />

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN KURAMI<br />

TKY kuramı bu felsefenin üç önemli ismi olan W. Edwards Deming, Joseph<br />

M. Juran ve Philips B. Crosby’ nin görüşlerine dayalıdır. Bu kuramlar temelde, tüm<br />

örgüt çalışanlarının ve müşterilerin yönetime katılması, karşılıklı ilişkide bulunma,<br />

sorun çözme, karara katılma ve müşteri doyumuna dayanmaktadır ( Celep, 2000:<br />

204; Doğan, 2000: 170 ).<br />

Bu kuramcıların görüşleri :<br />

W. E. Deming<br />

Deming, yüksek kalitede iş elde etmek için, yöneticilerin işgörenlerin işlerini<br />

yapmalarında kolaylaştırıcılık rolünü üstlenmelerini söyler. Deming’ e göre üretimi<br />

iyileştirmek için sürecin iyileştirilmesi gerekir ve çalışanları karar sürecine katarak,<br />

kaliteli üretime engel olgular ayıklanmalıdır (Celep, 2000: 204).<br />

Deming, müşteriyi üretimin önemli bir parçası olarak tanımlarken, üretimin kaliteli<br />

olması için üretim yapılan alan konusunda derin <strong>bilgi</strong> sahibi olunması gerektiğini de<br />

söylemektedir ( Doğan, 2000: 170 ).<br />

Deming’ in yaptığı çalışmalardaki amaç kalite ve verimliliği arttırmak<br />

olmuştur. TKY’ nin gelişmesine önemli katkıları olan Deming kalite yönetimi


konusundaki çalışmalarını aşağıdaki 14 ilkeyle formüle etmiştir (Aksu, 1995: 205;<br />

Özdemir, 1996: 34-37; Doğan, 2000: 170-171; Celep, 2000: 208):<br />

1. Hizmet ve ürünlerin geliştirilmesi için amaçlarda sürekliliğin sağlanması,<br />

2. Yeni bir toplam kalite ve sürekli gelişim için yeni felsefe benimsenmesi,<br />

3. Kaliteyi yakalamak için bütün halinde denetim bağımlılığına son verilmesi,<br />

4. Maddi ödüllendirme yerine diğer güdüleme araçlarının da kullanımının<br />

sağlanması,<br />

5. Sistemin sürekli gelişmesine önem verilmesi,<br />

6. Örgüt içinde sürekli eğitime yer verilmesi,<br />

7. Örgüt içinde liderliğin oluşturulması,<br />

8. Korkuyu savuşturma,<br />

9. İşgören alanları arasındaki engellerin kaldırılması,<br />

10. Slogan, öğüt ve eleştirilerin ortadan kaldırılması,<br />

11. İş için konulan kotaların kaldırılması,<br />

12. İşgörenlerin elde ettikleri başarılarla gurur duymalarını engelleyen unsurların<br />

ortadan kaldırılması,<br />

13. Zengin bir eğitim ve kendini geliştirme programı hazırlanması,<br />

14. Değişimin sürekliliği için önlemler alınması.<br />

J. M. Juran<br />

Juran, yönetim sorunlarının işgören hatalarından kaynaklandığını<br />

söylemektedir. İşgörenler arası iletişim ilişkilerinin iyileştirilmesi için kalite<br />

çemberlerinin kullanılması ve kalite konusunda yönetimin eğitimine önem verilmesi<br />

üzerinde durmaktadır. Juran’ ın temel ilgisi müşteri gereksinimlerinin anlaşılması<br />

üzerinedir (Doğan, 2000: 171; Celep, 2000: 204 ).<br />

P. B. Crosby<br />

Crosby, TKY’ de hataların %20’ sinin işgörenlerden geri kalan %80’ inin ise<br />

yönetimden kaynaklanabileceği görüşünü ileri sürmüştür. Crosby, örgütlerde ilk


eğitilecek kişilerin üst yöneticiler ve müdürler olduğunu söylemektedir. Sıfır hatalı<br />

üretime önem belirtmiştir. Bunlar (Doğan, 2000: 173):<br />

1. Kalite müşterilerin gereksinimlerine uygunluktur,<br />

2. Kalite sorunu diye bir şey yoktur,<br />

3. Kalitenin ölçümü sıfır hatadır,<br />

4. Kalitenin göstergesi maliyetidir,<br />

Crosby bu dört etkenin yanı sıra kalitenin gelişimi ile ilgili olarak 14 maddelik bir<br />

öneride bulunmuştur:<br />

1. Kalite için yöneticinin tam inancı sağlanmalı<br />

2. Yönetimin kalite ile ilgili kararları açık olmalı,<br />

3. Kalite ile ilgili çalışma takımları kurulmalı,<br />

4. Belirlenen programa göre işgörenler yönlendirilmeli,<br />

5. Kalite ölçüm işlemleri başlatılmalı,<br />

6. Kalite maliyetinin ilkeleri belirlenmeli ve uygulanmalı,<br />

7. Düzeltici çalışma işlemleri başlatılmalı,<br />

8. Sıfır hatalı üretim ya da hizmet için planlama yapılmalı,<br />

9. Denetim için mekanizmalar oluşturulmalı,<br />

10. İşlemler yapabilmek için sıfır hata günü ilan edilmelidir,<br />

11. Örgütü başarıya ulaştıracak hedefler saptanmalı,<br />

12. İşgören - yönetim arasında iletişim sistemi kurulmalı,<br />

13. Çalışmalara aktif olarak katılan işgörenler tanınmalı,<br />

14. Kalite çalışmaları ile ilgili kalite konseyleri kurulmalıdır.<br />

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNE GEÇİŞ<br />

Bir örgütün Toplam Kalite Yönetimine geçmesi beş alandaki yeteneklerini<br />

geliştirmesi ile olanaklıdır<br />

1. Ortak Vizyon. Kuruluşun azminin, kararlılığının, hedefe bağlılığının ve amacını<br />

net bir biçimde ortaya koymasının yerini hiçbir şey tutamaz. Öğrenme gereksinimini


ve toplu öğrenme isteğini yaratanlar bunlardır. Ortak bir vizyon yoksa doğru dürüst<br />

bir öğrenme ancak kriz durumlarında söz konusu olur ve kriz sona erdiğinde<br />

öğrenme süreci de biter.<br />

2. Kişisel Beceri. Ortak vizyon, kişisel vizyonlardan kaynaklanır. Benzer şekilde<br />

öğrenmeye karşı duyulan toplu bağlılık da, bireysel bağlılıklardan kaynaklanır.<br />

Sürekli olarak geleceğini nasıl yaratacağını öğrenen bir kuruluşun, yaşamlarında<br />

kendileri için önemli olan konularda nasıl gelişeceklerini sürekli olarak öğrenen<br />

bireylerden oluşması gerekir.<br />

3. Zihinsel Örnekler. Gerçeğin doğru olmayan ve yanıltıcı görüntüleri karşısında<br />

genellikle donup kalırız; Çünkü varsayımlarımızı görme ve bu varsayımlar için<br />

sürekli mücadele edip onları geliştirme yeteneğinden yoksunuzdur. Bu nedenle de<br />

yönetim becerilerimizi, araştırma ve savunmayı dengeleyecek şekilde geliştirmemiz<br />

gerekir.<br />

4. Ekip Olarak Öğrenme. Aslında, gerek duyduğumuz öğrenme şekli, harekete<br />

geçmek için birbirlerine gereksinim duyan insanlardan (ekibin gerçek anlamı budur)<br />

oluşan ekiplerin öğrenmesidir. Burada tek sorun, birbirimizle konuşma yeteneğimizi<br />

kaybetmiş olmamızdır. Çoğunlukla tartışmalarla kendimizi sınırlarız. Tartışma<br />

kavramının içinde, kendi görüşlerini karşısındakine fırlatıp atma, yani bir miktar<br />

şiddet bulunur. Oysa gerek duyduğumuz şey diyalogdur.<br />

5. Sistem Düşüncesi. Önemli olan, nasıl öğrendiğimiz değil ne öğrendiğimizdir.<br />

Çağdaş kuruluşlarda en önemli öğrenme, karmaşık ortam hakkında ortak <strong>bilgi</strong> sahibi<br />

olmak ve değişimi nasıl şekillendirebileceğimizi anlamaktır. Ama yaşamımızın ilk<br />

yıllarında bize sorunları birbirlerinden ayırmamız öğretilmiştir. Bunun sonucunda<br />

ortaya çıkan bölünme, kendi hareketlerimizin sonuçlarını görmemize engel olur.<br />

Kendimizi hep kontrolümüz dışındaki olayların kurbanı olarak görme ve<br />

öğrenebileceğimiz tek şeyinde dışarıdan gelen etkilere daha çabuk nasıl tepki<br />

gösterebileceğimiz olduğunu sanma yanılgısına düşeriz. Sistem düşüncesi ise,<br />

parçaları değil bütünleri anlamayı ve hareketlerimizin kendi gerçeğimizi nasıl<br />

şekillendirdiğini öğrenmeyi gerektirir ( Celep, 2000: 206-207).


TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN İŞLETME AÇISINDAN ÖNEMİ<br />

Toplam kalite yönetimi, kaliteyi arttırmak rekabet gücünü geliştirmenin<br />

çağdaş biçimidir. Hatasız üretimi bir defada yakalamak, işletmede bir bütün olarak<br />

etkinlik sağlamak, esnekliğe ulaşmak ve rekabet gücünü artırmak, toplam kalite<br />

yönetiminin hedefleri arasındadır. Toplam kalite yönetimi ile işletmelerin gelişme<br />

hızlarında önemli artış, hurda ürünler ve malzeme firelerinde azalış, maliyetlerde<br />

düşüş ve kalitenin yükselmesi sağlanır; ileri üretim teknikleri ve sistemleri<br />

kullanılarak, sıfır hata ve sıfır stok düzeyine erişilir. Kalite çemberleri gibi<br />

uygulamalar sonucunda ise, çalışanların yönetime katılabilmesi ile insana olan saygı<br />

ortaya çıkarak, işgücü onurunu oluşturmak ve çalışanların yaptıkları işten zevk<br />

almalarını sağlamak mümkün olur.<br />

Toplam kalite yönetiminin işletmeler açısından dört önemli performans<br />

özelliği yaratabileceğini söyleyebiliriz.<br />

Finans Performans : Artan Pazar payı, personel başına satış miktarı, artan<br />

karlılık oranları.<br />

Müşteri Tatmini : Artan müşteri tatmini ve azalan müşteri şikayetleri.<br />

Faaliyet İşlemleri : Azalan maliyetler, daha az hatalı ürün, daha fazla ciro ve<br />

ürüne güvenin artması.<br />

Personel İlişkileri : Daha iyi personel ilişkileri, artan personel devamlılığı ve<br />

tatmini, personel tarafından yapılan önerilerdeki artış (MEB Öğretmene<br />

Hizmet Daire Başkanlığı, 2001<br />

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNDE ÜST YÖNETİMİN SORUMLULUĞU<br />

Toplam kalite yönetiminin uygulanması öncelikle üst yönetimin kesin<br />

kararına, inancına ve desteğine bağlıdır. Kalite sağlamanın yalnızca üst yönetimin<br />

değil, işletmedeki <strong>her</strong>kesin sorumluluğu altında olduğu bilincinin örgütte<br />

yerleştirilmesi gerekir. Bu bilinci ancak üst yönetim yerleştirebilir. Toplam kalite<br />

yönetimi, üst yönetimin liderlik, eğitim ve destek konusunda kendisini sorumlu


hissetmesi ve işletmede çalışan tüm personeli kalite politikası ve hedefleri<br />

doğrultusunda teşvik etmesi ile gelişme gösterebilir. Üstün yönetim <strong>her</strong> zaman<br />

uygulamaların önünde yer alması ve lider olma özelliğini taşımalıdır.<br />

Toplam kalite yönetimi stratejisinin uygulanabilmesi için gerekli olan<br />

katılımcılık, etkili yönetim uygulamaları ile desteklenerek güçlendirilmeli;<br />

çalışanların işlerine ve kuruluşuna karşı tavır, tutum ve davranışa dönüşüm<br />

sağlanmalıdır.<br />

Toplam kalite yönetim sürecindeki sürekli iyileştirme, sorunların analizi ve<br />

çözümü, ekip oluşturma, hedef belirleme ve hedeflere göre yönetim ve kalite<br />

sağlama görevinin tüm işletme fonksiyonlarına yayılımı, ancak tüm personelin<br />

katılımı ile gerçekleştirilebilir. Bu ise organizasyon yapısında yukarıdan aşağıya<br />

doğru katılımcılığı zorlayan bir baskı ile değil, aşağıdan yukarıya doğru gelecek bir<br />

katılım isteği ile sağlanabilir. Katılma isteğinin yaratılması ve güçlendirilmesi bir<br />

kuruluşta üst yönetimin görevidir.<br />

Toplam kalite yönetiminde başarılı olarak, <strong>her</strong> şeyden önce işin sahipleri ve<br />

üst yöneticilerin toplam kalite yönetiminin ne olduğunu anlamalarına, uygulamak<br />

için kararlı uygulayıcılara da destek olmalarına bağlıdır. Yöneticiler, astlarına<br />

cesaretle yetki verebilmeli ve yeteneklerini kullanabilmelerine fırsat tanımalıdırlar.<br />

Bu fırsat ise yetki, rol ve statüye göre değil, kişilerin diğer çalışanlara yardımcı olma<br />

becerisine çalışanları daha verimli olmaya yönlendirmelerine göre tanınmalıdır<br />

(MEB Öğretmene Hizmet Daire Başkanlığı, 2001).<br />

TOPLAM KALİTE’ NİN ANA UNSURLARI<br />

1. Yönetimin Taahhüdü – Liderlik ve Değişim<br />

TKY, kuruluşlarda yeni bir kalite kültürünün oluşumunu gerektirir. Kalite<br />

kültürü “Çalışanların tüm faaliyetlerinde ve kuruluşu daha ileri götürmek için<br />

yürüttükleri çalışmalarda Toplam kalite yaklaşımını rehber olarak kullandıklarının


açık olarak görülebileceği, kuruluşun bütününe yayılmış bir ortamın varlığı olarak<br />

tanımlanabilir” (8). Bu ortamı yaratmak, toplam kalite kültürüne geçmek için<br />

değişim gereklidir.<br />

Değişim; yöneticiler tarafından başlatılmalı ve en başta tepe kademe dahil,<br />

yöneticiler değişmelidir. Kuruluşun işleri değiştirme tarzını, anlayışını değiştirmede<br />

birinci görev yöneticilere düşmektedir. Değişim, beraberinde tepki de getireceği<br />

unutulmaması gereken önemli bir faktördür.<br />

Bu nedenle yöneticinin TKY’ de liderlik vasıflarını ön plana çıkarması<br />

uygundur. Yönetici taahhüt ettiği konularda bizzat yer almalı, organizasyona veya<br />

birlikte çalıştığı mesai arkadaşlarına örnek olmalıdır. TKY ‘ de yöneticiler taahhüt<br />

ettikleri ve çalışanları görmek istedikleri tarzda davranmak zorundadır (KOMİLİ, H.<br />

1992: 11).<br />

İstanbul Mülkiyeliler Vakfı’ nın düzenlediği İş Yönetiminde Devrim<br />

Sempozyumunda konuşan Türk Henkel Genel Müdürü Can PAKER, Warren<br />

BENNYS adlı bir Amerikalının araştırmasına dayanarak “yönetici işleri doğru yapar,<br />

lider ise doğru işleri yapar” tanımlaması ile liderin farkını vurgulamaktadır. “Lider”<br />

ile “lider yönetici” arasındaki farklılıklar çizelge 1.1’ de gösterilmektedir.<br />

Gösterge Yönetici Lider Yönetici<br />

İşi Yönetir Yaratır<br />

Doğası Kopyadır Orijinaldir<br />

Odak Noktası Sistem ve yapılar İnsan<br />

Güven Noktası Kontrole güvenir İnsanlarda güven duygusunu geliştirir<br />

Düşünce Derinliği Kısa vadeli düşünür Uzun vadeli perspektife sahiptir<br />

Sorduğu Sorular Nasıl? Ne zaman? Ne? Ne için?<br />

İlgisi Kar-zarar Ufuk<br />

Statüko Kabullenir Değiştirir<br />

Çizelge 1- Yönetici ve Lider Yönetici arasındaki farklar


Liderlik; TKY uygulayan organizasyonlardaki yöneticilerde bulunması gereken bir<br />

özelliktir. TKY’ de liderlik genellikle şu faaliyetleri içerir.<br />

. Stratejik yön belirleme<br />

. Çeşitli kalite konseylerinde başkanlık etmek<br />

. Çalışanlar tarafından ulaşılabilir olmak<br />

. Bireysel ve grupsal çabaları gözden geçirmek, takdir ve teşvik etmek<br />

. Yazılı ve sözlü iletişimde bulunmak<br />

. Çalışanları eğitmek<br />

2. Tüm Fonksiyonların Katılımı ( Süreç Yönetimi )<br />

Kuruluşlarda kalite, verimlilik, maliyet, termin (zamanında ve hatasız<br />

sevkıyat) , iş güvenliği gibi çeşitli hedefler vardır. Kuruluşlar genellikle dikey<br />

fonksiyonlara göre örgütlenmiştir. Fonksiyonel örgütlenme, şirket hedeflerine<br />

ulaşmada bir takım darboğazlar yaratmaktadır. Bunlar;<br />

. Fonksiyonel amaçların, şirket amaçlarına üstünlük sağlaması<br />

. Karar alma zorluğu ve karar alma sürecinin uzun zaman alması<br />

. İletişim problemi<br />

. İşlerin fonksiyonlarda tekrar edilmesi<br />

. Süreçlerin kesintiye uğraması<br />

. Sorumlulukların açık olmaması, gri bölgelerin çok olması<br />

. Esneklik yeteneğinin sınırlı olması<br />

. Kaynak kullanımının verimsiz olması<br />

. Müşteri yerine işe öncelik vermek<br />

Süreç, malzeme , makine, <strong>bilgi</strong> gibi kaynakların bir dizi faaliyet ile daha<br />

değerli çıktı haline dönüşmesidir. Süreçler katma değer yaratan faaliyetler. Süreç<br />

yönetimi, şirket süreçlerinin tanımlanmasını, süreçler arası ilişkilerin<br />

çözümlenmesini, süreç sahiplerinin belirlenmesini, süreç yönetiminde kullanılacak<br />

standartların oluşturulmasını, süreç performans hedeflerinin saptanmasını,<br />

performans sonuçlarının izlenmesini, süreçlerin gözden geçirilmesini ve süreçlerin<br />

iyileştirilmesini kapsar.


3. Çalışanların Katılımı<br />

Kuruluşlar sorumluluk ve yetkilerini yüksek düzeyde kullanan, problem<br />

çözme yeteneklerini üstün, yaratıcılıklarını kullanabilen, kendisine güven duyan<br />

çalışanları ile hedeflerine ulaşabilirler.<br />

Kuruluşlar bireyin fikirlerinin değerlendirildiği bireysel katılım<br />

mekanizmalarına da açık olmakla birlikte, bireyin tek başına başaramayacağı<br />

konuların sonuçlandırılması, becerinin daha üst düzeyde kullanılabilmesi, daha iyi<br />

karar verilmesi ve tatmin düzeyinin daha yüksek olması gibi nedenlerle ekip<br />

çalışmasını tercih etmektedir.<br />

Çalışanların katılımını olanaklı hale getiren ortamların en büyük yararı<br />

çalışanları yetkelendirmektir. Yetkelendirmek, klasik yönetimdeki direktif vermenin<br />

karşıtıdır. Yetkelenmiş bir çalışan kendi karar verecek düzeye gelmiş demektir.<br />

Yetkelenmiş çalışan sonuca ulaşmak için daha girişimci davranır, daha çok risk alır.<br />

Yetkelendirme çalışan yönünden bir sahiplenme biçimidir.<br />

4. Müşteri Odaklılık<br />

TKY’ de müşteri şirket içinde ve dışında <strong>her</strong>hangi bir ürünü, hizmeti, <strong>bilgi</strong>yi<br />

bir ihtiyacını gidermek üzere devrettiğimiz ve memnun etmekle yükümlü olduğumuz<br />

kişi, departman ve kuruluştur. Geniş anlamda <strong>her</strong>kes bir mamulün veya hizmetin<br />

müşterisidir.<br />

TKY’ de esas olan müşterinin mevcut ve gelecekteki isteklerinin ürün ve<br />

hizmetlere entegre edilmesidir. Bu entegrasyona pazar içeri (market-in) adı<br />

verilmektedir. Bu anlayışta müşterinin ihtiyaçları tasarıma ve satış sonrası servise<br />

yansıtılmalıdır.<br />

Dr. Deming bir şirketin müşteri beklentilerine daha kaliteli üretim<br />

yapabilmesi için pazar araştırma, tasarım, üretim ve satış fonksiyonları arsındaki


etkileşimin önemi üzerinde durmuş ve Deming Döngüsü olarak anılan etkileşim<br />

çemberini önermiştir (16).<br />

Pazar<br />

araştırması<br />

Tasarım<br />

Satış<br />

Şekil : 1 Deming Döngüsü<br />

Üretim<br />

Müşterinin ürün ve hizmet satın aldığı bir kuruluşta hangi parametrelere göre<br />

değerlendirilebileceği TÜSİAD-KalDer Toplam Kalite Modelinde şöyle yer<br />

almaktadır:<br />

1- Ürün ve hizmet tanımlarını karşılama yeteneği<br />

2- Ürün ve hizmet güvenirliği<br />

3- Sevkıyat performansı (zamanında, eksiksiz teslim)<br />

- Fiyat avantajı<br />

- Satış desteği, teknik destek<br />

- Ürün eğitimi<br />

- Kilit personele ulaşabilirlik<br />

- Dökümantasyon kalitesi<br />

- Müşteriye cevap verme hızı ve esnekliği<br />

- Şikayetlerin ele alınması<br />

- Garanti hizmetleri<br />

- Yeni ürün ve hizmet geliştirme


5. Sürekli İyileştirme<br />

l ) PUKÖ<br />

Deming, kuruluşlarda Pazar araştırma, tasarım, üretim ve satış birimleri<br />

arasında sürekli bir etkileşimin bulunması gerektiğinden söz etmiştir. Daha sonra<br />

Japon yöneticiler döngüyü yönetime uyarlamışlardır. Tasarım planlama ile, üretim<br />

uygulama ile özdeşleştirilmiştir. Satış rakamları müşteri performansının kontrol<br />

edilmesine benzetilirken, Pazar araştırma önlem al olarak uyarlanmıştır.<br />

Pazar<br />

araştırma<br />

Tasarım<br />

Satış<br />

Üretim<br />

Önlem al<br />

Şekil: 2 Deming ve PUKÖ döngüleri<br />

Planla<br />

Kontrol<br />

et<br />

Uygula<br />

PUKÖ döngüsünde; planlama aşamasında mevcut durum analiz edilir, hedef<br />

saptanır, problemin sebepleri araştırılır ve iyileştirme planı yapılır. Uygulama,<br />

iyileştirme planlarının gerçekleştirilmesidir. Kontrol, uygulama sonuçlarının<br />

hedefler ile karşılaştırılmasıdır. Önlem al aşamasında iki alternatif vardır. Hedefe<br />

ulaşıldı ise geriye dönüşü önlemek amacıyla uygulamalar standartlaştırılır. Diğer<br />

seçenek hedefe ulaşılamaması halidir. Bu durumda çark bir kez daha döndürülerek<br />

hedefe ulaşılmaya çalışılır. PUKÖ hedefe ulaşılıncaya kadar döndürülür. (KalDer<br />

Ulusal Kalite Hareketi Eğitim Notları)


Toplam Kalite Yönetimi Uygulayarak Kalite Geliştirilmesinde Deming’ in Oniki<br />

İlkesi:<br />

l. Planla<br />

ll. Uygula<br />

1. Geliştirilecek ürün ve hizmeti tespit et.<br />

2. Ürün ve hizmete talepte bulunacak tüketicileri belirle.<br />

3. Ürün ve hizmet üzerinde direkt etkisi olan mevcut çalışma sürecini ve<br />

uygulamayı tespit et.<br />

4. Yukarıdaki üç plan çerçevesinde kalite geliştirme amacını “yapılabilecek”<br />

olan işlemleri kapsayacak şekilde daralt.<br />

5. Neden ve etkilerin görülmesini sağla.<br />

6. Çalışma sürecini gözden geçirecek bir plan geliştir.<br />

lll. Kontrol Et<br />

7. Gözden geçirilmiş planı küçük ölçekle teste ve uygulamaya tabi tut.<br />

8. Test ve uygulama sonuçlarını kontrol et.<br />

9. Test edilen çalışma planını geliştirmeye çalış.<br />

lV. Sürekliliği sağla<br />

10. Organizasyonda tüm çalışanların aynı amaca hizmet etmesi için çalışma<br />

planını standart bir duruma getir.<br />

11. Uygulamayı sürekli olarak gözden geçir ve tüketicilerin tepkilerini<br />

sistematik olarak analiz et.<br />

12. Elde edilen başarıyı ortaya koy ve çalışanları ödüllendir. (MEB, 2001: 30)


P<br />

U<br />

K<br />

Ö<br />

Kim<br />

Ne<br />

Nerede<br />

Ne zaman<br />

Niçin<br />

Nasıl<br />

Şekil:3 <strong>Problem</strong> Çözme Halkası<br />

Konunun seçimi<br />

Hedeflerin belirlenmesi<br />

Uygulama planı ve faaliyetlerin<br />

kararlaştırılması<br />

Mevcut durum analizi<br />

<strong>Problem</strong>li nesnenin incelenmesi<br />

Alt konu için hedef belirleme<br />

<strong>Problem</strong>in meydana geldiği gerçek<br />

mekanda inceleme<br />

Çözüm geliştirme<br />

Çözümlerin uygulanması<br />

Uygulama sonuçlarının izlenmesi<br />

Standartlaştırma<br />

Gelecek için planlar<br />

PUKÖ, iyileştirme için gerçekleştirilen faaliyetler dizisidir. Kaizen adlı<br />

eserinde Masaaki İmai PUKÖ döngüsünde önce mevcut standartların istikrarlı<br />

biçimde uygulanabilir halde olması gerektiğini vurgulamaktadır. Standartlara istikrar<br />

kazandırmayı da SUKÖ (Standartlaştır-Uygula- Kontrol et- Önlem al) döngüsü ile<br />

gerçekleştirebileceğini belirtmektedir.


Ö S<br />

K U<br />

Ö P<br />

K U<br />

Şekil: 4 Sürekli iyileştirmede PUKÖ ve SUKÖ döngüleri.<br />

ll. İyileştirme ve Geliştirme<br />

Ö S<br />

K U<br />

Sürekli iyileştirmenin felsefesi kadar elde edilecek ilerlemenin büyüklüğü de<br />

TKY’ de önem kazanmaktadır. İki tür ilerlemeden söz edilebilir. Birincisi kademeli,<br />

ikincisi sıçrama türü ilerlemedir. Kademeli ilerleme küçük adımlarla yapılan<br />

iyileştirmeleri kapsar. Sıçrama ise “tek büyük adım” yaklaşımı olarak bilinen<br />

yeniliktir. Kademeli ilerlemeyi iyileştirme, sıçrama tipi ilerlemeyi geliştirme olarak<br />

nitelendirebiliriz.<br />

Özellik İyileştirme Geliştirme<br />

İlerleme Küçük Büyük<br />

Frekans Sık ve düzenli Az, düzensiz<br />

Katılım Her seviyede çalışanlar Uzmanlar<br />

Teknoloji Var olanı geliştirmek Yeni<br />

Ö P<br />

K U<br />

Yatırım Küçük yatırım Büyük yatırım<br />

Sonucun elde edilmesi Uzun vadede Kısa vadede<br />

Çizelge 2- İyileştirme ve Geliştirme<br />

TKY uygulayan kuruluşlarda iyileştirme ve geliştirme ayrılmaz bir bütündür.<br />

Geliştirme günümüz rekabet yapısı içinde vazgeçilmez bir olgudur. Yeni teknolojiler,<br />

yeni ürün ve hizmet tasarımları, yeni yatırımlar rekabet yarışında birer hamledir ve<br />

kaçınılmazdır. Ancak <strong>her</strong> geliştirme, iyileştirme faaliyetleri ile tamamlanmalıdır.


lll. Sıfır Hata<br />

Müşteri ihtiyaçlarını en ekonomik karşılamanın yollarından biri de “sıfır<br />

hata” yaklaşımıdır. Sıfır Hata bir hedef gibi görünse de aslında bir harekete verilen<br />

isimdir. Sıfır Hata, hataların ve hatalara neden olan faktörlerin belirlenmesi ve<br />

hataların ortaya çıkmasının önlenmesi için gerçekleştirilen çabaların tümüdür. Kalite<br />

Güvence Sistemleri, hataların tekrarını önleme sistemleri ve çalışanların katılımı<br />

sıfır hata hareketinin başlıca öğeleridir.<br />

Kalitede sıfır hata yaklaşımında öncelikli hedef sıfır müşteri şikayetidir.Bir<br />

müşteri şikayetinin ardında müşteriye yansımayan, kuruluş içinde ortaya çıkartılan<br />

hatalar ve hata oluşumuna neden olabilecek çok sayıda durum mevcuttur.<br />

6. Tedarikçilerle İşbirliği<br />

TKY’ de tedarikçi-üretici-müşteri bir işbirliği zincirini oluştururlar. Zincirin<br />

gücü en zayıf halkanın gücüne eşit olduğundan işbirliğinin <strong>her</strong> üç öğesi de aynı<br />

öneme sahiptir.<br />

Kaliteli ürün ve hizmet üretimi kaliteli girdi ile mümkündür. <strong>Günümüz</strong>de<br />

girdi kalitesini yükseltmeyi hedefleyen kuruluşlar tedarikçilerine yönelik yoğun<br />

çalışmalar yürütmektedir. Üretici ile tedarikçiler arasındaki ilişkinin temeli açıklık,<br />

güven ve karşılıklı anlayışa dayandırılmaktadır. Bu noktadan sonra hem tedarikçinin,<br />

hem üreticinin kazançlı çıkacağı işbirliği süreci başlamaktadır.<br />

TKY’ de kuruluşlar tedarikçinin performansını düzenli olarak kendisine<br />

bildirmeli, iyileştirmeye açık alanlar ortaya çıkarılmalıdır. Hatta diğer tedarikçilere<br />

göre kendisini kıyaslayabilmesi için tüm tedarikçiler içindeki yeri de belirtilebilir.<br />

Böyle bir derecelendirme paralelinde tedarikçi ödüllendirme mekanizmaları<br />

başlatılarak, tedarikçiler teşvik edilmelidir.<br />

Üretici ve tedarikçi kuruluş yetkilerinin <strong>her</strong> iki tesiste karşılıklı eğitim<br />

programlarına katılmaları da işbirliğinin önemli unsurlarından birisidir. Böylece


üretici ve tedarikçi kendi kalite ve üretim sistemlerini karşı tarafa tanıtmak fırsatını<br />

elde edecektir.<br />

7. Hedef Belirleme ve Ölçüm- Verilerle Yönetim<br />

Toplam Kalite sonsuz bir yolculuktur. Bu yolculuk sırasında belli bir çevrim<br />

içinde çeşitli girdiler kullanılır, süreçler yönetilir, sonuçlar elde edilir. Yolculuğun<br />

seyri daha önceden belirlenen çeşitli kontrol noktalarından alınan ölçümlerin, yine<br />

önceden tespit edilen hedefler ile karşılaştırılması ile izlenir. Veri toplamak ve<br />

toplanan verileri sınıflandırarak analiz etmek performansın izlenmesinde önemli bir<br />

adımdır. Bir diğer konu eldeki veriyi karşılaştıracağımız ve başarı yada başarısızlığı<br />

anlayabileceğimiz hedef değerinin tespit edilmesidir.<br />

Hedef kademeli veya sıçrama tipinde seçilebilir. Kademeli hedef<br />

operasyonların normal şartlar altında olduğu süreçte tercih edilebilir. Başarı halinde<br />

küçük ama sürekli iyileştirme sağlanır. Bu tür hedefe ulaşmak için kaynakların akılcı<br />

ve rasyonel kullanılacağı sistemler ile birlikte çalışanların katıldığı iyileştirme<br />

faaliyetleri bir arada yürütülmelidir.<br />

Sıçrama tipi hedef daha çok bir darboğaz halinde veya rekabet üstünlüğü elde<br />

etmek amacıyla konulur. Hedefi gerçekleştirmek için ilave kaynak gerekebilir.<br />

Sıçramalı hedef yeni ve alternatif teknoloji yatırımı gerektirebilir. Konusunda uzman<br />

personelin katılımı ile sonuca ulaşılabilir.<br />

Hedef seçiminde göz önünde bulundurulması gereken ana başlıklar:<br />

- Hedef çalışanların çaba ve gücünü yönlendireceği, mücadele duygusunun<br />

artırabileceği belirginlikte olmalıdır.<br />

- Hedef ölçülebilir nitelikte olmalıdır.<br />

- Hedef ulaşılabilir nitelikte olmalıdır.<br />

- Hedef zaman sınırlamasına sahip olmalıdır.<br />

- Hedefi gerçekleştirecek olanlar, hedef belirlemesine katılmalıdır. Çünkü hedef<br />

bağlılık duygusu yaratır.


1) Kıyaslama (Benchmarking)<br />

Kıyaslama sınıfında en iyi olan bir kuruluştan daha iyi olabilmek için<br />

gerçekleştirilen faaliyetler zinciridir. Bu süreçte kuruluş öncelikle geliştirmeye açık<br />

noktasını belirleme ve bu noktada kendisinden daha başarılı kuruluşların bulunduğu<br />

iradesini gösterebilmelidir. Daha sonra kıyaslanan kuruluştan daha iyi bir<br />

performansa sahip olabilmek için süreçler gözden geçirilerek, mükemmele doğru yol<br />

alınır. Kıyaslama iyi uygulamaları bulmak ve iyi konuma gelmektir. Kıyaslama<br />

yöntemi genel olarak şu adımları kapsar.<br />

1. İyileştirmeye açık alanın tespit edilmesi<br />

2. Bu alanda en iyi uygulamanın belirlenmesi<br />

3. İyi uygulamanın incelenmesi.<br />

4. Hedef belirlenmesi<br />

5. Edinilen <strong>bilgi</strong>lerin kuruluşun süreçlerine uyarlanması<br />

6. Mükemmele ulaşana kadar uygulamaların devam etmesi<br />

En iyi kuruluş<br />

Kuruluşun performansı<br />

Kıyaslama farkı Performans üstünlüğü<br />

Mevcut zaman zaman<br />

Şekil: 5 Kıyaslama<br />

Kuruluşlar hedeflerini genellikle geçmiş performanslarını dikkate alarak<br />

belirler. Kıyaslama, geçmiş performansa göre saptanan hedefe alternatiftir.<br />

Kuruluşlar farklı aşamalarla da olsa birbirine benzer kıyaslama programı<br />

uygulamaktadır.


1. Planlama<br />

-Yönetimin kararlılığı<br />

-Kuruluş için başarı faktörlerinin tespiti<br />

-Kıyaslanacak sürecin belirlenmesi<br />

-Bütçe ve zaman diliminin tespiti<br />

-Kıyaslama ekibinin belirlenmesi<br />

4. Uygulama ve gözden geçirme<br />

-Uygulama planının oluşturulması<br />

-Yeni planın üst yönetim ve çalışanlara<br />

iletilmesi<br />

-Uygulama<br />

-Performansın gözden geçirilmesi ve<br />

kıyaslamanın kalibre edilmesi<br />

8. Yönetim Değerlendirmesi<br />

Şekil: 6 Kıyaslama adımları<br />

Toplam kalite anlayışının temel unsurlarından birisinin “Verilerle<br />

Konuşmak”olduğunu, belirtmiş, iyileştirme için ölçmenin gerekli olduğunu<br />

vurgulamıştık. Ölçümler <strong>her</strong> alanda yapılabileceği gibi TKY uygulayan kuruluşların<br />

mutlaka ölçmesi gerekenlerden birisi Toplam Kalite anlayışıdır.<br />

1) Japonya’da Yönetimin Gözden Geçirilmesi<br />

2. Veri toplama ve Araştırma<br />

-Kıyaslanacak sürecin detaylı analizi<br />

-Süreç akışının dökümante edilmesi<br />

-Kıyaslanacak karşı kuruluşun<br />

belirlenmesi<br />

-Mülakat soru dosyasının hazırlanması<br />

-Ziyaretin gerçekleştirilmesi<br />

3. Analiz<br />

-Kuruluş ile karşı kuruluşun verilerinin<br />

kıyaslanabilirliğinin kontrol edilmesi<br />

-Aradaki farklılıklarının belirlenmesi<br />

-Farkın sebeplerinin belirlenmesi<br />

-Farkı kapatacak hedeflerin belirlenmesi<br />

Toplam kalite anlayışının Japonya’ da başarıya ulaşmasının ardındaki önemli<br />

etkenlerden biri olarak üst yönetimin gerçekleştirdiği periyodik denetlemeler<br />

gösterilmelidir.İmalat süresince yapılan denetlemelerde genellikle şu noktalar<br />

gözden geçirilmelidir.<br />

.Şirket politikasına uyum<br />

.Kalite kontrol programının uygulanması<br />

.Önemli kalite sorunlarının çözümü


.Hataların azaltılması<br />

.Stokların durumu<br />

.Kalite çemberi<br />

.Yatırımlar<br />

.İmalat maliyeti<br />

.Verimlilik<br />

.Yeni ürün geliştirme<br />

Genellikle kuruluşta tam güne yayılan ve yukarıdaki konularda çeşitli<br />

sunuşların yapıldığı bu denetlemelerin sağladığı yararlardan birisi de denetleyen<br />

yönetici ile denetlenen çalışan arasında güçlü bir iletişim ortamı yaratmasıdır.Her iki<br />

taraf karşılıklı olarak birbirini anlama şansı bulur.Günlük tempo içinde bulunamayan<br />

bu imkan çalışanları teşvik ve motive etme yolu olarak da kullanılmaktadır.<br />

Denetleme sonucu oluşturulan rapora göre denetlenen kuruluş yöneticileri<br />

iyileştirme planı yaparak uygulamaları başlatır.<br />

2) Öz değerlendirme<br />

Özellikle 1960’lı yıllarla birlikte TKY’ de mükemmele ulaşmak amacında<br />

olan kuruluşlar süreçlerini ve sonuçlarını iş mükemmelliğini esas alan modeller ile<br />

kıyaslayarak gözden geçirmeye başlamıştır.Öz değerlendirme olarak adlandırılan bu<br />

yöntemde kuruluş kuvvetli yönlerini ve iyileştirmeye açık alanlarını saptar. Öz<br />

değerlendirme sonucu yapılan iyileştirme planları ile Toplam Kalite uygulamalarının<br />

güçlendirilmesi hedeflenir<br />

Özdeğerlendirme yapmak için kriterleri daha önceden belirlenmiş bir modele<br />

ihtiyaç vardır.Kuruluşlar kendileri için kritik olan başarı faktörlerine göre öz<br />

değerlendirme kriterleri düzenleyebilecekleri gibi, ulusal veya uluslar arası kalite<br />

ödül modellerini esas alan uygulamalarda gerçekleştirebilmektedir.<br />

Özdeğerlendirme sürecini başlatmak üst yönetim kararı ve inancı gerektirir.<br />

Çünkü asıl değerlendirilen kişiler değil yönetim felsefesidir.Üst yönetim iradesini bu<br />

yönde ortaya koyduktan sonra konuyla ilgili eğitim almalıdır.Daha sonra öz<br />

değerlendirme planı hazırlanmalıdır.Planda hangi birikimlerin kimler tarafından<br />

değerlendirileceği yer alır. Öz değerlendirme uygulamasını benimseyen kuruluşlar


ilgili modelin tanıtıldığı eğitimler programları düzenlemelidir.Daha sonra üz<br />

değerlendirmenin amacı tüm kuruluş çalışanlarına açıklıkla iletilmelidir.<br />

Özdeğerlendirmeden alınacak sonuçların pozitif olması için bu programın<br />

klasik denetlemelerden farklı anlatılmalıdır.Bu hazırlık aşamalarını öz<br />

değerlendirme uygulaması takip eder.Yaygın bir uygulama planlanan zamanda<br />

değerlendirilen birimin veya sürecin faaliyetlere aşina olan ve modeli tanıyan<br />

değerlendiriciler tarafından ilgili yönetici ve çalışanlara daha önceden hazırlanan<br />

soruların yöneltilmesidir.Bağımsız bir gözün daha farklı bir bakış açıları yakalaması<br />

olasılığı dikkate alınarak değerlendiricilerin birim dışından olması tercih edilebilir.<br />

Öz değerlendirme sonrası hazırlanan rapor ile kuvvetli yönler ve iyileştirmeye açık<br />

alanlar vurgulanmalıdır.Öz değerlendirme sürecinin son aşaması iyileştirme planı<br />

yapılarak uygulanmaya alınmasıdır.<br />

İyileştirme<br />

uygulaması<br />

İyileştirme raporu<br />

Özdeğerlendirme<br />

planı<br />

Şekil: 7 Özdeğerlendirme Uygulaması<br />

Öz değerlendirme uygulamasının pek çok yararı vardır. Bunlardan bazıları<br />

şöyledir.<br />

.Üst yönetimin katılımını sağlamak.<br />

.Toplam kalite duyarlılığının arttırılması<br />

Özdeğerlendirme<br />

uygulaması<br />

Özdeğerlendirme raporu


9. Eğitim<br />

.Plansız uygulamaların yerini sağlam temelli sistematik uygulamalara<br />

bırakması.<br />

.Kuruluş içi kıyaslamalara olanak tanınması, iyi örneklerin yaygınlaştırılması<br />

.Süreçlerin gözden geçirilmesi.<br />

.Öz değerlendirme hazırlık uygulamalarının eğitim fırsatı verilmesi.<br />

.Belli bir modele uyum ile kuruluş içinde ortak lisan elde edilmesi.<br />

.Öz değerlendirme sonuçlarının sürekli iyileştirmeye entegrasyonu.<br />

Toplam Kalite eğitimle başlar, eğitimle devam eder. Her kademede mesleki<br />

ve kademeli konulu eğitimler kuruluşlar tarafından planlanmalı ve<br />

gerçekleştirilmelidir.Eğitim programları ile tüm personelin yeteneklerinin korunması<br />

ve şirket hedefleri doğrultusunda geliştirilmesi amaçlanmalıdır. Kuruluşlar eğitim<br />

faaliyetlerini aşağıdaki nedenlerle gerçekleştirir.<br />

.Çalışanlara şirket politikası ve kültürünü aşılamak.<br />

.Tüm personele görevini gereği gibi yapacak <strong>bilgi</strong>, beceri ve davranışları<br />

kazandırmak.<br />

Çalışanlara moral kazandırmak<br />

Kalite eğitimleri öncelikle kalite duyarlılığını artıran ve daha sonra kalite<br />

uygulamalarını ele alan programdır.Bu çerçevede çalışanlara yönelik yürütülen<br />

Toplam Kalite tanıtımı eğitimlerinde müşteri kalite ve önleme ile gelen maliyet<br />

üstünlüğü, tam katılım ölçme, verilerle konuşma, PUKÖ ve sürekli iyileştirme gibi<br />

anahtarlar üzerinde durulur.Yöneticiler için Toplam Kalite tanımında politika ve<br />

strateji yayılımı grupsal ve bireysel katılım ortamları, iletişim, tanıma-taktir, eğitim<br />

gibi liderlik vasıflarının ön plana çıkartıldığı konulara yer verilir. Bununla birlikte<br />

kuruluşun kalite güvence sistemlerini oluşturan standartlar ve uygulamalar çalışan v<br />

yöneticilere öğretilmelidir.<br />

Çalışanları geleceğe hazırlamanın bir başka yolu da rotasyon uygulamasıdır.<br />

Rotasyon ile çalışanlar belli bir dalda uzmanlaşma yerine şirketin birden çok yerinde


görev alabilecek duruma gelme imkanını elde ederler. Çapraz eğitim programları da<br />

çalışana kendi işinin dışındaki konuları da öğrenme olasılığı sağlar.Bu uygulamada<br />

çalışan mevcut işini sürdürürken aynı bölümdeki mesai arkadaşlarının işine de<br />

uygulama ve öğrenme fırsatı bulur.<br />

10. Başarıları tanıma ve takdir etme<br />

TKY’ de kişi ve ekiplerin çabaları izlenmeli ve başarıları takdir edilmelidir.<br />

Bireysel takdir edilecek çalışanın aşağıdakilere benzer başarı göstermiş olması<br />

beklenir.<br />

- Müşteri öncelikli bir konunun tespiti ve çözümü<br />

- Önemli bir kalite sorununun tespiti<br />

- Verimli bir çalışma ortamı düzeni yaratma.<br />

- Bölüm içi hedeflerden daha iyi neticeler elde etmek<br />

- Doğru, etkili gözlem yapmak<br />

- Bir soruna çok kısa sürede, kalıcı çözüm getirmek<br />

TKY uygulayan kuruluşlar giderek grupsal takdire ağırlık vermeye<br />

başlamışlardır. Bu kuruluşlarda takım çalışmasını onurlandırma yolu seçilmektedir.<br />

Başarı takdirinin parasal olması veya olmaması kuruluşun değerlerine,<br />

çalışanların yaşam standartlarına, kuruluşun içinde bulunduğu toplumun kültürüne<br />

bağlı olarak değişebilir.<br />

-Nakit ödül<br />

-Plaket, sertifika, başarı belgesi<br />

-Küçük hediyeler (kalem, saat, vs.)<br />

-İşyerinde kutlama partisi<br />

-Yöneticilerle yemek<br />

-Şirket gazetesinde, duyuru panolarında yer alma, vs.<br />

11. İletişim


İletişim iki birim arasında birbirine ilişkin mesaj alışverişidir (22).<br />

Organizasyonlarda iletişim birimleri yönetici, çalışan ve bölümlerdir. Bu birimler<br />

arasında dikey ve yatay iletişim gerçekleşir. Dikey iletişim kademeler arası, yatay<br />

iletişim aynı kademe veya bölümler arası iletişimdir.<br />

TKY benimseyen kuruluşlarda iletişim önemli bir başarı anahtarı olarak<br />

kabul edilmektedir. Yanlış anlama ve anlaşılmaktan doğan olumsuzlukları ortadan<br />

kaldırmak, güçlü bir güven ortamı yaratmak, fikir kaynağının dışında mesajı<br />

olanların fikrinden de en üst düzeyde yararlanabilmek maksadıyla iletişim kavramı<br />

üzerinde önemle durulmalıdır.<br />

Tam katılımın esas olduğu TKY’ de tüm çalışanların faaliyetlere katılımı<br />

iletişim düzeyi ile orantılıdır. İletişimin sağlıklı olduğu kuruluşlarda çalışanlar<br />

kuruluşun yönünü, yöneticiler çalışanların görüşünü öğrenir, süreçler arası ilişkiler<br />

sorunsuz yürütülür. TKY uygulayan kuruluşlar yönetici ve çalışanlar aynı çatı<br />

altında aynı hedef birliğinde bütünleştiği bir topluluk yaratmak için sistematik<br />

iletişim programları geliştirmeli, iletişimin etkinliğini gözden geçirmelidir.<br />

Açık kapı yönetimi, yönetici ve çalışanların bir arada oturduğu açık ofisler,<br />

ortak kafeterya ve <strong>sosyal</strong> tesisler, çeşitli kutlamalar karşılıklı mesaj alış-verişi<br />

açısından etkili ortamlardır. Tek yönlü olmakla beraber şirket gazeteleri, bültenler,<br />

kapalı devre TV yayınları, duyuru panoları <strong>bilgi</strong>lendirme amacıyla kullanılması<br />

gereken araçlardır.<br />

Yönetici ve çalışanların katıldığı toplantıların iletişimde ayrı bir önemi<br />

vardır.<br />

Doğrudan çalışanlara yönelik faaliyetler dışında bölümler arası iletişimi canlı<br />

tutmak için de çeşitli periyodik koordinasyon toplantıları düzenlenmelidir.<br />

12. Politika ve Strateji


TKY uygulayan kuruluşlar öncelikle yakın, orta veya uzun dönemde<br />

gelinmek istenen noktayı tespit etmelidir.<br />

Kuruluşlar vizyon olarak belirtilen noktaya ulaşmak için strateji<br />

belirlemelidir. Strateji kuruluşun karar verdiği noktaya ulaşmak için uygulayacağı<br />

eylemler dizisidir. Dış etkiler göz önünde bulundurularak, kullanılacak kaynaklar,<br />

hedef pazarlar ve iş geliştirme olanakları planlanır. Dikkate alınması gereken dış<br />

etkenlerden bazıları şunlardır.<br />

- Uluslararası gelişmeler<br />

- Ülke ekonomisi<br />

- Sektörel gelişmeler<br />

- Yeni pazar geliştirme<br />

- Rekabet şartları<br />

- Gelişmekte olan teknolojiler<br />

- Çevre şartları<br />

- Hammadde ve enerji kaynakları<br />

Stratejik planlar orta ve uzun vadeli hazırlanır ( 3-5 yıl)<br />

1) Politika Yayılımı<br />

TKY’ nin kritik faktörlerinden biri olan tam katılım kuruluştaki tüm<br />

çalışanlara kuruluşun politikalarının açıklıkla iletilmesi ile sağlanır. Tepe<br />

politikaların şirket bütününe yansıtılması “politika yayılımı” olarak adlandırılan bir<br />

sistem ile gerçekleştirilir. Daha çok genel ve niteliksel ifade edilen üst yönetim<br />

politikaları daha alt kademelere doğru niceliksel hale gelir.<br />

Üst yönetim tarafından yönetim biçimi, ürün, hizmet ve operasyonlar<br />

konusunda çeşitli hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için yöntemler belirlenir.<br />

Politikalar tüm çalışanlara yazılı ve sözlü iletişim araçları ile duyurulmalıdır.<br />

Ayrıca düzenli aralıklarla çalışanların politikaları algılama düzeyleri test edilmelidir.


Kuruluştaki uygulamalar hazırlanan planlara göre gerçekleştirilir. Uygulama<br />

sonuçlarının periyodik kontrol edilmesi ve düzeltici önlemlerin alınması etkin<br />

kaynak kullanımı ve hedefleri gerçekleştirme yüzdesinin artırılması açısından çok<br />

önemlidir.<br />

Politikaların belirlenmesi, yayılımı, uygulamaların ve düzenli kontrollerin<br />

gerçekleştirilmesi “politikalarla Yönetim” modeli olarak adlandırılmaktadır. Bu<br />

modelin yararı şöyle özetlenebilir.<br />

- Kuruluş içindeki sistematik çalışma yönteminin gelişmesi.<br />

- Gelişimi artırma yönünde <strong>her</strong>kesin bilinçlenmesini artırması.<br />

- Kuruluş genelinde <strong>her</strong>kesin katılımını teşvik ederek daha büyük bir güç elde<br />

edilmesini sağlaması.<br />

- Kaynakların verimli şekilde kullanılması.<br />

- Önceliklerin tespit edilmesi.<br />

- Kuruluş içinde ortak lisan oluşturulması.<br />

EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ<br />

Bugüne kadar daha çok endüstriyel üretim alanında uygulanan Toplam Kalite<br />

Yönetimi anlayışı, giderek hizmet sektöründe de benimsenerek hızla yaygınlaşmaya<br />

başlamıştır. Son on yıl içinde TKY bir çok kurum ve kuruluşa uygulanmış giderek<br />

daha da yaygınlaştırılmıştır. Sürekli gelişmeye dayalı örgütsel yaklaşım olan TKY<br />

diğer sistemlere uygulanabildiği gibi eğitim sistemine de uygulanabilir. Bu<br />

uygulamada %100 başarılı olunması beklenemez, ancak TKY yaklaşımının temel<br />

felsefesi benimsenip doğru bir biçimde uygulandığında eğitim sisteminde olumlu<br />

yönde gelişme ve değişmeler sağlayacaktır.<br />

Son yıllarda uluslararası rekabette eğitim stratejik bir önem kazanmaktadır.<br />

Kaliteli eğitim <strong>her</strong> ülkenin temel konusunu oluşturmaktadır. Çağımızda toplumun<br />

diğer örgütlerinde oluşan değişme ve yenileşmelerin eğitim örgütlerini de etkilediği<br />

için eğitim sistemlerinde bir takım değişme ve yenileşmeler gözlenmekte, geleneksel


elgeye dayalı anlayış geçerliliğini yitirmektedir. Yönetim anlayışında değişim<br />

olarak ifade edilen TKY yaklaşımının eğitim örgütlerine de uygulanmaya başlanması<br />

ile eğitimde belirlenen hedeflere ulaşmada daha başarılı olunacaktır (Ünal, 1999:<br />

341-342).<br />

TKY’ nin eğitim örgütlerinde uygulanmasında eğitim sisteminin işlevleri ve<br />

özellikleri dikkate alınmalıdır. Çünkü eğitim örgütleri sürekli olarak iç ve dış<br />

çevreden etkilenen, çok çeşitli değerlerin bir arada bulunduğu ve çatıştığı, girdisi ve<br />

çıktısı insan olan, yoğun etkileşimli yapısıyla diğer örgütlerden farklılık<br />

göstermektedir. Bu nedenlerle de amaç ve hedefleri kesinleşmediğinden yapılan<br />

çalışmaları değerlendirme güçlüğü bulunmaktadır. Eğitim örgütlerinin kendine özgü<br />

bu özellikleri nedeniyle TKY’ nin eğitime uygulanmasında bazı güçlüklerle<br />

karşılaşılması kaçınılmazdır (Ünal, 2000: 264).<br />

Temel amaç kaliteyi geliştirme, verimliliği yükseltme, maliyeti düşürme ve<br />

müşteri doyumu olan TKY’ nin eğitime uygun bir şekilde uygulanabilmesi, eğitimi<br />

üretim süreci olarak görmekle mümkündür. TKY’ nin yönetim odaklılığı, eğitim<br />

ortamlarında yeniden geliştirilmesi gereken alanlara gereksinimi ortaya çıkarmıştır.<br />

Yönetim odaklılık, endüstride ve iş yaşamında TKY’ nin güçlü bir yanı iken, eğitim<br />

alanında geliştirilmesi gereken bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitim<br />

yaklaşımları, öğrenme kuramları, öğretim yöntemleri, öğrenme ortamları gibi<br />

konuların TKY uygulamaları ile birleştirilerek eğitime uygun modeller<br />

geliştirilmesi gerekliliği, temel ilke olarak göz önünde bulundurulmalıdır<br />

(Akşit, 2000: 11 ).<br />

Bu güçlüklerin aşılmasında yöneticilerin önemli payı vardır. Çünkü eğitim<br />

örgütlerinde TKY’ nin uygulanmaya başlanması yönetimin kararına bağlıdır. Bunun<br />

için eğitim sistemi bir bütün olarak ele alınmalı ve yöneticilerin toplam kalite<br />

sistemi uygulamalarındaki rol ve sorumlulukları bilmeleri sağlanmalıdır (Ünal,<br />

2000: 264).<br />

Eğitim örgütlerindeki toplam kalite uygulamalarında <strong>her</strong> şeyden önce “amaç<br />

birliği içinde olma” felsefesi egemendir. Eğitim örgütlerinde bulunan <strong>her</strong>kesin


katılımı gerçekleştirilerek, bireyin kendini değerli hissetmesini sağlamak en önemli<br />

amaçtır. Buna göre; eğer bir eğitim örgütü başarılı oluyorsa, bunun nedeni, okulun<br />

vizyonu, felsefesi ve amaçladıklarını gerçekleştirmedeki başarısı olacaktır. Bu<br />

başarıda da öncelikli pay yöneticinin olacaktır (Ünal, 2000: 264).<br />

Bilgi toplumuna hızla ilerlediğimiz bir dönemde eğitim sisteminin ürünü olan<br />

mezunların yanında eğitim örgütlerinin kendilerinin de değişmesi, <strong>bilgi</strong>yi üreten,<br />

yönlendiren ve dağıtan kurumlara dönüşmesi gerekmektedir. Çünkü eğitimdeki<br />

kalitesizliğin etkisi tüm alanlarda uzun süreli zincirleme ilişkilerle geçerli olacaktır<br />

(Ceylan, 1998: 489). Bu nedenle tüm öğretim kademelerinde eğitim kurumlarının<br />

kaliteli bir eğitim öğretim hizmeti sunması ve nitelikli insan yetiştirmesi<br />

kaçınılmazdır.<br />

Eğitim örgütleri üretim sektöründe yaşanan türde bir rekabet ortamı içinde<br />

bulunmamaktadır. Bu nedenle eğitim örgütlerinde toplam kalite uygulamalarına<br />

geçilse bile, bunun sürekliliğinin sağlanmasında ve uygulamalarda bazı engellerle<br />

karşılaşılmaktadır. Eğitim örgütlerinde kalite ve verimliliğin ölçülmesi zordur. Kalite<br />

göstergeleri kesinleşmiş değildir. Eğitim örgütlerinde kaliteye çok değişik<br />

özelliklere bakılarak da değer verilmektedir. Örneğin; okulun olanakları,<br />

öğrencilerin sınavlardaki başarısı, öğretim kadrosunun nitelikli olması v.b. Eğitim<br />

örgütlerinde kalite göstergelerinin belirginleşmesi toplam kalite uygulamalarına<br />

geçişte kolaylık sağlayacaktır ( Ünal, 2000: 343).<br />

Celep, (1998) eğitimde Toplam Kalite Yönetimini süreç, ürün, müşteri ve<br />

yönetim boyutları açısından ele almaktadır. Buna göre;<br />

Süreç :<br />

Eğitimde süreç boyutu girdi, işlem, çıktı üçlüsü açısından incelenebilir.<br />

Eğitimin girdileri, öğretmen, öğrenci, okul, sınıflar, araç-gereçler, bütçe, yöneticiler<br />

ve ailelerdir. Çıktılar ise öğrencideki davranış değişikliğinin niteliğidir. Ancak çıktı


değerlendirilirken; öğrencinin akademik ve diğer başarısı, öğrenci mezuniyeti,<br />

sınıfta kalma, başarısızlık, mezuniyet sonrası üst eğitim kurumuna girme iş<br />

etkinlikleri dikkate alınır.<br />

Ürün:<br />

Süreç Yönetimi Aşamaları:<br />

1. Temel sürecin belirlenmesi (müşteri için hangi hizmetin önemli olduğu),<br />

2. Sürecin analizi: Müşteri kim? Kime hizmet edecek?<br />

3. <strong>Problem</strong>in analizi: İçinde bulunulan durumun değerlendirilmesi,<br />

4. Çözüm için araştırma,<br />

5. Uygulama,<br />

6. Değerlendirme.<br />

Eğitimde ürünü belirleyebilmek için ürünümüzü kullanacak müşterinin kim<br />

olduğunu, ne istediğini belirlemek gerekir. Bu amaçla ürünümüzü kullanacak<br />

müşteriyi belirlemek için şu sorulara yanıt aranmalıdır.<br />

1. Benim temel müşterim kim?<br />

2. Onların gerçek beklentileri nelerdir?<br />

3. Ben bu gereksinimleri nasıl karşılayabilirim?<br />

4. Bu gereksinimleri karşılamadaki benim yeteneklerimi nasıl ölçebilirim?<br />

5. Bu gereksinimi karşılama kapasitesine sahip miyim?<br />

6. Gereksinim değişimlerini sürekli nasıl izleyebilirim?<br />

Diğer taraftan ben benden istenilen ürünü üretebilmek için bana girdi<br />

sağlayan kaynağı da belirlemek gerekir. Bunun için;<br />

1. Bana temel girdi (öğrenci gönderen) sağlayan kimdir?<br />

2. Benim gerçek gereksinimim nelerdir?<br />

3. Bana girdi sağlayan kaynak gereksinimimi karşılama ve ölçme yeterliğine sahip<br />

mi?


Yönetim:<br />

Eğitimde kalitenin artması için öncelikle yönetimin bunu istemesi ve<br />

gerçekleşmesi için sorumluluk üstlenmesi gerekir. Okulda Toplam Kalite eğitim<br />

önderi akademik kaliteyi geliştirecek ve sorumluluğunu üstlenecek kişidir. Üzerine<br />

düşen sorumluluk gereği sürekli gelişmenin sağlanması için bütün çalışmaları<br />

yapabilmelidir. Okul önderi <strong>her</strong>kes ile çalışma olanağına sahip olan kişi olarak bu<br />

durumu en iyi değerlendirmesi gerekir. Eğitim önderleri eğer kurumlarında başarılı<br />

olmak istiyorlarsa şunlarda yarar vardır.<br />

1-Kurumun birincil derecedeki müşterisini belirlemeli,<br />

2-Kalite temelli anlayış geliştirmeli,<br />

3-Özel ve belirlenmiş alanlardaki kalite ve mükemmellik için iç ölçümler<br />

geliştirilmeli ve kullanılmalı,<br />

4-Seçilmiş standartlara kimlerin uğraşacağı belirlenmeli,<br />

5- Güdüleyici ortam oluşturulmalı,<br />

6-Kalite geliştirme takımını oluşturma,<br />

7-Başarı için ödüllendirme, tanınma, teşvik, rapor etme uygulanmalıdır.<br />

Eğitim sistemlerini bu sürece uyduramayan toplumların bütün bu<br />

oluşumların dışında kalacakları günümüzün önemli bir gerçeğidir. TKY’ yi,<br />

benimseyen bir eğitim anlayışında amaç, eğitimcilerin kendilerini yargılayıcı<br />

olmaktan çok destekleyici, aktarıcı olmaktan çok yönlendirici, okul duvarları içine<br />

sıkışmış memurlardan çok aileler, veliler, öğretmenler, işletmeler ve bütün toplumla<br />

birlikte çalışanlar olarak görmelerine yardımcı olmaktır (Akt. Özgener, 1998:11)<br />

TKY anlayışını benimseyen eğitim sisteminde “insanı özeğe almak ve insana<br />

değer vermek” temel önceliktir. İnsan üretimin en temel üyesidir. TKY’ de insan<br />

kalitenin yaratıcısıdır ve örgütün geleceği ona bağlıdır. Eğitim sürecinde de bireyleri<br />

geleceğe hazırlamak ve onara rekabet gücü kazandırmak temel hedefler arasındadır.<br />

Bunun için de “bir insan ne kadar kusursuz olursa olsun mutlaka geliştirilebilecek<br />

yönleri vardır” ilkesi benimsenmelidir.


Eğitimde TKY paylaşılmış bir beraberliği amaçlamaktadır. Örgütsel uyum,<br />

ekip çalışması ve tam katılım yüksek düzeyde başarı için gereklidir.<br />

TKY’ yi benimseyen bir eğitim sisteminde; Öğrenme sürecinin odak noktası<br />

öğrencidir. Öğrencilerin sürece aktif olarak katılması gerekir. Yüksek düzeyde başarı<br />

için öğrencilerin güdülenmesi gerekir. Toplumun bütün kesimlerinin beklenti ve<br />

gereksinimlerini ön plana alan bir anlayış, eğitim programlarının hazırlanmasında<br />

yine tüm kesimlerin katılımını gerçekleştirmelidir.<br />

TKY’ de eğitim kurumları yönetici, öğretmen, diğer personeli, aileleri,<br />

öğrencileri ve toplumu müşteri olarak görmelidir. Müşteri doyumunun ölçülmesi<br />

eğitim kalitesi açısından büyük önem taşır. Müşterilerin doyumu eğitim kurumunun<br />

geleceği açısından oldukça önemlidir. TKY’ de uygulanan eğitim programı<br />

yukarıdan empoze edilen değil çağdaş düşüncenin gereği olan <strong>bilgi</strong>ye ulaşma ve onu<br />

kullanma becerisi verecek şekilde bu eğitimi sağlayacak olan örgütlerin belirlenmesi<br />

ile gerçekleşmelidir. TKY’ de “sürekli gelişme” olarak ifade edilen eğitimde “tam<br />

öğrenme” ile mümkün olabilir. Tam öğrenme ise, öğrenci- öğretmen-yönetici<br />

ilişkilerinden programların hazırlanması ve işleyişine kadar yapılan tüm etkinlikleri<br />

kapsar. TKY’ de tam öğrenmeyi “sıfır hata üretimi” şeklinde görebiliriz. Eğitim ana<br />

hedeflerinden birisi de kaliteli insan yetiştirmektir (Özgener, 1999: 117-119).<br />

Yirmi birinci yüzyıl insanı, hiçbir hatayı kaldıramayacak derecede hassas ve<br />

<strong>her</strong> bir insanı sahip olduğu özellikleri çerçevesinde “ayrı bir dünya” olduğu<br />

inancındadır. Yirmi birinci yüzyıl eğitim kurumlarının ise, küreselleşen dünyaya<br />

katkı sağlayan, vizyonlarını çok iyi oluşturup “insan savurganlığına” yol açmayan ve<br />

geleceğe yönelmiş kurumlar olması gerekmektedir (MEB, YÖDGED).<br />

EĞİTİMDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN İLKELERİ<br />

Toplam Kalite Yönetimi, bütüncül (holistic) bir anlayışı ifade etmekte olup<br />

yalnızca sınıf ve okul yönetimi ile ilgili bir konu olmayıp, oyunda rol alan bütün


oyuncuların rolleriyle ilgili bir konudur. Deming’ in kalite ilkelerinin eğitime<br />

uygulanmasına yönelik olarak yapılan araştırmalar sonucunda aşağıdaki ilkeleri<br />

ortaya koymuştur. (Lockwood, 1992 ;Lezotte, 1992; Bayless and Ot<strong>her</strong>s 1992;<br />

Andrade and Ryley, 1992; Duden, 1993; Holmes and Ot<strong>her</strong>s, 1993; Holf, 1993;<br />

Schmaker and Wilson, 1993):<br />

1. Eğitimde kaliteyi oluşturmak için, testlere güvenilmekten vazgeçilmesi, denetim<br />

için standart başarı derslerini, mezuniyet sınavlarını kullanmak yerine, gerekli<br />

öğrenme yaşantılarının oluşturulması eğitim sürecinin kaliteye dayalı denetime<br />

gerek kalmadan işlemesi;<br />

2. Eğitimde maliyetleri en aza indirmek amacı ile, öğrenci kaynaklarından ve onların<br />

bireysel performans geliştirme etkinliklerinden, öğrencinin bir sonraki sisteme uyum<br />

sağlaması amacıyla yararlanılması,<br />

3. Yönetici ve öğretmenler için kurumsal eğitim, iş başında eğitim çalışmalarına<br />

önem verilmesi,<br />

4. Bölümler, birimler arası engellerin ortadan kaldırılması, gruplar, birimler bireyler<br />

arası eşgüdümü gerçekleştirmek için stratejiler oluşturulması,<br />

5. Düşük kalite ve verimliliğin, öğretmen ve öğrencilerin kontrolüyle ilişkili<br />

olmayıp, sistemin yapı ve işleyişiyle ilgili olduğunun bilinmesi,<br />

6. Standart başarı testlerine bel bağlamaktan vazgeçilmesi, yönetimin gücünü<br />

çalışanların iş doyumunu ve hoşnutluğunu sağlamaya yönelik olarak kullanılması,<br />

7. “Amaçlara yönelik yönetim” anlayışından vazgeçilmesi, eğitim yöneticilerinin<br />

tüm sorumluluğunun, niceliği niteliğe dönüştürmek olduğunun bilinmesi,<br />

8. Eğitim programlarının geliştirilmesinde temel ilke olarak <strong>her</strong>kese kendini<br />

geliştirme şansının tanınması, değişimin okuldaki <strong>her</strong>kesin görevi olduğunun<br />

bilinmesi, bu nedenle değişim sürecinde <strong>her</strong>kesin birlikte çalışmasının sağlanması.<br />

Yukarıdaki ilkelerden de anlaşılacağı gibi ilköğretim okullarında TKY’ nin<br />

başarı ile uygulanabilmesi için öncelikle liderlik anlayışlarının geliştirilmesi,<br />

öğrenci ve öğretmenlerin hazır hale getirilmesi, yöneticilerin eğitimi gerekli<br />

görülmektedir. Eğitimde kalitenin artması için öncelikle yönetimin bunu istemesi ve<br />

gerçekleşmesi için sorumluluk üstlenmesi gerekir.


EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE KALİTE GÖSTERGELERİ<br />

Eğitim etkinliklerinin farklı düzeyde ve alanlarda gerçekleştirilmesi nedeni<br />

ile kalite göstergesi de alana ve amaca göre değişmektedir. Bu konuda yapılan<br />

araştırmalarda bazı temel kavramlar kalite göstergeleri olarak kabul edilmektedir.<br />

Eğitim örgütlerinde temel kalite göstergeleri şunlardan oluşmaktadır :<br />

1- Okul Yönetimi: Yönetici örgütsel gelişmede temel öğedir. Okullarda<br />

yöneticilerin eğitimin kaliteli olması için yapacakları en önemli katkı, öğretim<br />

kadrosunun moralini üst düzeyde tutmak, çalışma isteklerini arttırmaktır. Okul<br />

yöneticisi, bir öğretim lideri olarak etkinlik göstermektedir. Okulun asıl işlevinin<br />

farkında olma, okulun amaçlarını personele yorumlama, öğretmenleri sınıflarında<br />

ziyaret etme, onlara rehberlik ve destek verme, öğretimin kesintiye uğramaması için<br />

gerekli önlemleri alma vb. etkili yöneticilerin temel uğraşılarıdır.<br />

Kendi okullarının başarısı yolunda açık bir vizyona sahip okul yöneticileri,<br />

bu vizyonu iletmek için çalışır, kendi öğretmenlerinin ve diğer yöneticilerin<br />

okuldaki kaliteyi geliştirmedeki çabalarını destekler.<br />

Sınıfların günlük öğretim sayısı (sabah- öğle) öğrenci yönetimi, müdürün<br />

kalitesi ve öğrencinin aynı sınıfı tekrarı okul yönetiminin göstergeleri arasındadır<br />

(Celep, 1998: 152).<br />

2- Öğretmen: Eğitim-öğretim hizmetlerinin en stratejik öğesi öğretmendir. Bu<br />

nedenle öğretmenler büyük bir sorumluluğa sahiptir. Öğrencilerin gereksinimlerini<br />

karşılama, <strong>bilgi</strong> ve teknolojideki yeni gelişmeleri anlama ve öğretimi buna göre<br />

planlama ve düzenlemede yeterli olabilmesi için öğretmenler çağdaş gelişmelere<br />

uygun olarak nitelikli yetiştirilmelidirler. Öğretmenlerin, öğrencilerin gerek<br />

kişiliklerinin gelişmesinde gerekse öğrencinin isteklerinin arttırılmasında ve meslek<br />

seçmelerinde büyük etkileri vardır. Toplumsal gelişmeler ve beklentiler<br />

doğrultusunda öğretmenin <strong>bilgi</strong> aktarma rolü yerine rehberliğe, yol göstericiliğe


ırakmıştır. Kuramsal <strong>bilgi</strong>lerin uygulama ile desteklenmesi, güncel konuların<br />

izlenmesi ve kullanılması, derse gönüllü katılımı sağlama, ılımlı destekleyici bir<br />

tutum gösterme sınıfta etkili bir öğretim yapılmasını sağlayacaktır (Ünal, 1999:<br />

344).<br />

Öğretmenlerin toplam eğitim süresi, mesleki deneyimi, sözel yeterliği,<br />

aldıkları ücret, toplumsal sınıf geçmişi, gördükleri hizmet içi eğitim, okulun kadrolu<br />

öğretmen sayısı ve zamanında işe gelmeleri ile devamsızlık yüzdeliğindeki<br />

düşüklük, öğretmen kalitesini etkileyen göstergelerdir (Celep, 1998: 151-152).<br />

3- Öğrenci: Öğrenciler eğitim sisteminin hem girdileri hem de çıktılarıdır. Kalite<br />

öğrencinin hem <strong>bilgi</strong> düzeyi hem aldığı öğretim düzeyi ve alanına göre konuları<br />

öğrenme isteği, hem de gereken davranış ve sorumluluğu gösterebilecek durumda<br />

olması ile yakından ilgilidir.<br />

Öğretmenden doğrudan etkilenen öğrencilerdir. Öğrenci okulda sadece çeşitli<br />

<strong>bilgi</strong> ve beceriler değil değerler, görüşler ve davranışlar öğrenir ve bunlar öğrencinin<br />

kişiliği üzerinde <strong>bilgi</strong> ve beceriler kadar etkilidir. Öğrencilerin kalitesi kendi çabaları<br />

ile öğretimden elde edilebilecek üst düzeyde faydayı elde etmelerine bağlı<br />

bulunmaktadır (Ünal, 1999: 344).<br />

4- Eğitim Ortamı: Eğitim ortamları öğretme-öğrenme süreçlerinde <strong>bilgi</strong> iletme<br />

işleminin meydana geldiği ve öğrencinin konuyla etkileşimde bulunduğu<br />

personel,araç-gereç, bina, tesis, atölyeler, derslikler, laboratuar ve tüm organizasyon<br />

öğelerinden oluşur (Alkan, 1984: 101).<br />

Öğrenmenin oluştuğu okulun ve sınıfın genişliği okul binasının kalitesi,<br />

öğretim araç-gereçleri, kütüphane, laboratuar, atölyeler ve beslenme programlarının<br />

durumu eğitim ortamının niteliğini etkiler (Celep, 1998:151).<br />

Öğretme ortamında öğrenciye sunulacak içerik ve kazandırılacak yaşantılar<br />

bilinçli olarak seçilmeli ve ortam ona göre düzenlenmelidir. Kalite üzerine en önemli<br />

etkenlerden biri olan eğitim ortamında kullanılan teknolojilerin çağa uygunluğu çok<br />

önemlidir. Fiziksel yapılar ve sınıfların tasarımının üst düzey becerileri öğrenmeye


uygun olmaması, iletişim ve takım çalışması için engel oluşturmaktadır (Ünal,1999:<br />

345).<br />

5- Program ve Öğretmen Uygulamaları: Programlı eğitim, <strong>her</strong> ders için <strong>her</strong> okul<br />

ve sınıf düzeyinde hedef ve davranışların belirlendiği bu davranışların belirtilen süre<br />

içinde nasıl kazandırılacağının saptandığı <strong>her</strong> bir öğrencinin belirtilen süre içinde bu<br />

davranışları kazanıp kazanmadığının yoklandığı bir süreçtir (Sönmez,1993: 122).<br />

Eğitim programları okulun tüm etkinliklerinin odak noktasını oluşturur.<br />

Eğitim programlarının niteliği okulun tüm etkinliklerinin niteliğini etkiler.<br />

Uygulanan yönetim programları, oluşturulan ders programı ve içerikleri, öğrencinin<br />

kapasitesi ve yeteneklerine uygun ve program öğrencisinin ilgi ve gereksinimlerine<br />

hitap ettiği oranda öğrenci başarılı olur. <strong>Günümüz</strong> koşullarına yanıt verebilecek<br />

eğitim, kuşakların yaptıklarını yineleyen değil yaratıcı yeteneği olan insanlar<br />

yetiştirmeyi amaçlamalıdır. Bunun içinde eğitim-öğretim etkinlikleri, bireylere <strong>her</strong><br />

gün değişen koşullara uyum sağlayacak nitelikte donatılmalıdır (Apay, Kılıç, 1997:<br />

13).<br />

Bu anlayışa göre eğitimde nitelik arayışına giren <strong>her</strong> eğitim kurumunun,<br />

programlarını çağdaş hale getirmek için yeniden düzenleme çalışmalarına gidilmesi<br />

öncelikle bilişsel, duyuşsal ve devimsel davranışlar olarak hedeflerini belirlemesi,<br />

bu hedefleri davranışa dönüştürerek sistemin bir ürünü olarak, öğrencilerin<br />

kazanmaları gereken davranışlar ortaya koymalıdır. Programlar “öğrenci merkezli”<br />

olmalıdır (Özgüven, 1997: 51). Öğretim programları güncelleştirilmiş çağdaş<br />

programlar düzeyine erişmedikçe kaliteden söz etmek mümkün olmayacaktır<br />

(Ünal,1999: 346).<br />

Ayrıca öğretimsel programların uzunluğu öğretmenlerin sınıfı eğitimöğretime<br />

hazırlama konusundaki harcadıkları zaman ders dışı çalışmalar kapsamında<br />

verdikleri ev ödevlerinin sıklığı ve öğrenci edimine ilişkin beklentileri eğitimdeki<br />

kalite göstergeleri arasında sayılmaktadır (Celep, 1998: 152).<br />

6- Eğitim Harcamaları: Eğitim sistemi içinde harcama, eğitime ayrılan parasal<br />

kaynakların tümünü oluşturur. Eğitim kesimine ayrılan kaynakların tümü ile birim


öğrenci başına düşen harcama miktarı, eğitimde kalite göstergeleri olarak kabul<br />

edilmektedir (Celep, 1998: 151).<br />

Yukarıda sıralanan etkenler bir bütün olarak eğitimde kaliteyi etkilemektedir.<br />

EĞİTİMDE TOPLAM KALİTE UYGULAMALARININ YARARLARI<br />

Milli Eğitim Bakanlığı Yönetimi Değerlendirme ve Geliştirme Dairesi,<br />

Eğitimde Toplam Kalite uygulamalarının yararlarını şöyle açıklamaktadır:<br />

1. TKY teknikleri, öğrenci, öğretmen ve diğer çalışanların kalite geliştirmeye etkin<br />

katılımlarını sağlar,<br />

2. Çağdaş öğretim yöntemleri kullanılarak öğrencilerin özgüveni, güdülenme düzeyi,<br />

öğrenme sürecine etkin katılımı ve yaratıcılığı artar,<br />

3. Öğretmenin sınıf içindeki rolü değişime uğrar,<br />

4. İç ve dış müşterilerin memnuniyeti artar,<br />

5. Öğrenciler, düşünme ve isteklerinin yaşama geçirildiğini görürler ve kendilerine<br />

değer verilen bireyler olurlar,<br />

6. Kurum içinde çift yönlü iletişim kanalları açık hale gelir,<br />

7. Yapılan <strong>her</strong> birim iş için tüm katılanların <strong>bilgi</strong>lendirilmesi geribildirim sürecini<br />

kısaltır,<br />

8. Müşteri gereksinimlerine ağırlık verilmesi katılımı sağlar,<br />

9. Öğrenciler öğrenme süreci içinde daha bilinçli ve sorumluluk almaya yatkın<br />

olurlar,<br />

10. Ölçme ve değerlendirme tüm öğretmenler ve öğrenciler tarafından dikkat ve<br />

hassasiyetle ele alınarak kalite arayışına uygun bir değerlendirmeye dönüşür.<br />

Eğitimde TKY için öncelikle, eğitim sistemini eğitimi üreten temel sistemi<br />

olan okulun kültürel yapısını etkilemek, güçlü bir ortak kültür oluşturmak<br />

gerekmektedir. Eğitilmiş nitelikli bireyler yetiştirme yolundaki değişme çabaları,<br />

öncelikle eğitimle ilgili ortak kültür üzerinde yoğunlaşmaktadır. Başarılı bir örgütsel<br />

değişme içinde öncelikle örgütsel alışkanlıklar değişmelidir. Bu bağlamda okul


sistemi içinde yönetici ,öğretmen, ve öğrenci rolleri sorgulanmalı ve yeniden<br />

tanımlanmalıdır (Celep,2000: 211-212).<br />

TKY’ nin okullarda uygulanması, Toplam Kalite Okullarını (TKO) ortaya<br />

çıkarmıştır. ABD’de bu okullarla ilgili bir çok çalışma yapılmıştır. Bu çalışmamaları<br />

yapanlardan birisi de Glasser’ dir.<br />

Glasser, (1999:200) kalite okulunu tanımlarken, öğrenci ve öğretmenlerin<br />

görüşlerinde dayanarak şu noktalar üzerinde durmaktadır:<br />

Kalite okulu öğrencileri okulla ilgili şu görüşleri dile getirmektedirler:<br />

Okulu seviyorum; <strong>her</strong> gün okula gitmeyi dört gözle bekliyorum<br />

Okulda benim için yararlı olduğuna inandığım şeyler öğreniyorum.<br />

Daha önce hiç yapmadığım kadar “iyi” okul çalışması yapıyorum.<br />

Kalite okulu öğretmenleri de şu görüşleri ortaya koyuyorlar:<br />

Arkadaşça ortamı olan bu okulda çalışmayı seviyorum, kimse bana baskı<br />

yapmıyor ve ben de kimseye baskı yapmak zorunda kalmıyorum.<br />

Bana bir profesyonel olarak bakılıyor ve davranılıyor; ders programın<br />

öğrencilerim için en iyi olacağını düşündüğüm tarzda öğretmeye<br />

yüreklendiriliyorum.<br />

Öğrencileri değerlendirmenin amacı, öğretmenin kendi kalitesini<br />

değerlendirmesidir. Öğrencilerin değerlendirilmesinde başarılarının yoklanması<br />

değil de onların kalitesinin değerlendirilmesi önceliklidir.<br />

Okulda artık disiplin olaylarını düşünmüyorum, çünkü sınıfımda böyle<br />

bir şey kalmadı.<br />

Görüldüğü gibi, öğretmen ve öğrencilerin arkadaş gibi olduğu, öğretmenlerin<br />

öğrencilerin gelişmelerine yardımcı olduğu, ders aktarmaktan çok öğrenmelerine<br />

yardım eden edimlerini değerlendirirken onları yargılamadan özendirerek<br />

değerlendiren, öğretimi sadece sınıfla sınırlandırmayan, sınavları kendi kalitesinin<br />

düzeyini öğrenmek üzere kullanan bir anlayış egemendir. Okul yönetimi, bütün<br />

öğretmenlerin kalitesini artırmak için okulda bir işbirliği ortamının kurulmasına<br />

özen gösterir. Böylece lider bir yönetim anlayışı sergilenerek öğretmenlerin tümünün


aşarılı olması sağlanır. Böyle bir anlayışın egemen olduğu bir okulda TKY<br />

yaklaşımının uygulandığı söylenebilir.<br />

Kaliteli okulda,<br />

1. Eğitim kadrosu ve öğrenciler arkadaştır. Kurallar birlikte saptanır velilere<br />

duyurulur. Okulun tüm işlevini yönetmek en iyi yolu bulmak için eğitim<br />

kadrosunun, öğrencilerin ve tüm anne babaların katıldığı toplantılar düzenlenir.<br />

2. Öğretilen <strong>bilgi</strong>ler ile günlük yaşam arasında ilişki kurulur. İşe yaramayacak<br />

öğretim testi ve <strong>bilgi</strong>lere yer verilemez.<br />

3. Eğitimin <strong>her</strong> düzeyinde ilköğretim birinci sınıfından lise son sınıfa kadar<br />

konuşma, yazma, hesaplama/ matematik ve problem çözme becerilerine büyük<br />

önem verilir, öğrencilerin becerileri geliştirilir.<br />

4. Sosyal <strong>bilgi</strong>ler, fen <strong>bilgi</strong>si ve yabancı dil gibi dersler dal öğretmenlerince verilir.<br />

5. Her öğrenci çalışmanın kalitesini kendi değerlendirir.<br />

6. Tüm sınavlar defter ve kitap açık olarak yapılır. Sınavlar ezbere yönelik değildir.<br />

7. Öğrencilerin çalışma isteği arttıkça notlar yükseltilir.<br />

8. Öğrencilerin istedikleri sürece bire bir danışmanlık yapılır.<br />

9. Kaliteli okulda acele iş ve zorunlu ödev olmaz. Kaliteyi artırmak için isteğe göre<br />

proje ödevleri verilir. Bu proje ödevlerine hazırlanarak sınavlara girilir.<br />

10. Öğretmen ve öğrencilerin tamamına denetim kuramları hakkında <strong>bilgi</strong>ler verilir<br />

(Glasser ,1999:200-203).<br />

Eğitim örgütlerinde TKY uygulamalarından <strong>her</strong> ne kadar kurum çalışanları ön<br />

plana çıkarılıyorsa da, bu yönetim anlayışının bir eğitim kurumunda başarı ile<br />

uygulanmasında üst yönetimin rolü oldukça önemlidir. TKY anlayışını bir eğitim<br />

kurumunda kabulü ve uygulanma şansı ancak üst yönetimin desteği sahiplenmesi ve<br />

katılımı ile mümkün olmaktadır.<br />

TKY’ de Eğitim Yöneticisinde Bulunması Gereken Nitelikler<br />

Toplam kalite sistemi insan üzerine kurulu bir sistem olduğu için, yöneticinin<br />

nitelikleri, bu konudaki sorumlulukları yerine getirmede daha da önem<br />

kazanmaktadır.


Eğitim yöneticilerinde bulunması gereken nitelikler şu şekilde özetlenebilir<br />

(Ünal, 2000: 262-263):<br />

1. Toplam kalite felsefesini bilmek. Eğitim yöneticisi toplam kalite felsefesini<br />

örgütte başarı ile sürdürebilmesi için öncelikle yeterli kalite <strong>bilgi</strong> ve becerisini<br />

edinmiş olması ve konuyla ilgili olarak üzerine düşen görevleri iyi bilmesi gerekir.<br />

2. Toplam kalite felsefesini benimsemek. Eğitim yöneticisi <strong>her</strong> şeyden önce kalite<br />

anlayışının örgüte yarar sağlayacağına inanmalı ve çalışmalara aktif olarak<br />

katılmalıdır.<br />

3. Toplam kalite yönetimi ile ilgili eğitim almak. Eğitim yöneticisi toplam kalite<br />

uygulamalarına başlamadan önce bu konuda eğitim almalıdır. Yöneticiler bu eğitime<br />

istekli ve gönüllü olarak katılmalıdırlar.<br />

4. Liderlik özelliğine sahip olmak, toplam kalite felsefesinin başarılı bir şekilde<br />

uygulanması için eğitim yöneticisinin kalite liderliği özelliklerini taşıması gerekir.<br />

Kalite liderliği, örgütün misyonu ve vizyonu doğrultusunda çalışanların yüksek<br />

verimlilik göstergeleri için onları güdülemek ve yönlendirmek olarak tanımlanabilir.<br />

Toplam kalite yönetiminin eğitim kurumlarında uygulanması eğitim<br />

programlarının; eğitimle ilgili kişilerin,işverenlerin, mezunların ve genel anlamda<br />

toplumun gereksinimleri doğrultusunda hazırlanmasını sağlar. Takım çalışmaları<br />

öğrencileri tartışma , düşünce üretme, katkı ve katılım sağlama, disipline yönelterek<br />

takım ruhu ve işbirliği deneyimi sağlar. TKY uygulaması öğrencileri ezbercilikten<br />

uzaklaştırır, araştıran, analiz eden, çok yönlü düşünen, sorunlar karşısında çözüm<br />

önerileri getiren, yaratıcılıklarını kullanan öğrenciler haline getirir. Öğretmenleri de<br />

uzmanlık alanlarının dışına çıkararak <strong>bilgi</strong> düzeylerini geliştirmeye zorlar ve sabır,<br />

güven, daha fazla çalışmak, konularında kişisel özelliklerini geliştirmelerine neden<br />

olur. Sonuçta; geleceğin dünyasına hazır, çağdaş öğrenciler ile sürekli kendilerini<br />

yenileyen öğretmenler kazanılır (Songür, 1999: 135).<br />

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE TKY


Dünya bankasının özellikle gelişmekte olan ülkeler için başlattığı eğitimde<br />

kaliteyi artırma çalışmaları doğrultusunda 1990 yılında Türkiye Cumhuriyeti ile<br />

Dünya Bankası arasında yapılan bir anlaşma ile, Dünya Bankasının kredi desteği ile<br />

“Müfredat Laboratuar Okulları Projesi” uygulanmaya geçmiştir (MEB; 1995:46).<br />

Böylece TKY anlayışının Türk eğitim sisteminde uygulama sürecine girdiği<br />

söylenebilir.<br />

25 Kasım 1999 ise Ulusal Kalite Hareketi’ne Bakanlıklar düzeyinde ilk<br />

destek Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelmiş ve Milli Eğitim Bakanı ile KalDer<br />

(Türkiye Kalite Derneği) Yönetim Kurulu Başkanlığı arasında Ulusal Kalite<br />

Hareketine katılımı ifade eden İyi Niyet Bildirgesi imzalamıştır. Böylece Milli<br />

Eğitim Bakanlığı’nda bir kalite atağı başlatılmış ve yurt genelinde, Bakanlık merkez<br />

örgütünden okullara kadar <strong>her</strong> düzeyde Toplam Kalite’ nin hedeflendiği ifade<br />

edilmiştir (KalDer Ulusal Kalite Hareketi Eğitim Notları).<br />

Milli Eğitim Bakanlığı merkez, taşra ve yurt dışı örgütleri ile bağlı okul ve<br />

kurumlarda yürütülen etkinliklerin “TKY” anlayışı ile gerçekleştirilmesine ilişkin<br />

esas ve usullar düzenlemek amacı ile “Toplam Kalite Yönetimi Uygulama Yönergesi<br />

ve TKY Uygulama Projesi” hazırlamış ve 19 Ekim 1999 tarihinde yürürlüğe<br />

konmuştur. Eğitim sisteminin TKY yaklaşımı ile yönetilmesine ilişkin gerekli eğitim<br />

ve uygulamaya yönelik projelendirme etkinlikleri yapılmıştır. TKY uygulama projesi<br />

çerçevesinde bakanlık merkez örgütünde üç aşamalı bir geçiş öngörülmüştür. Birinci<br />

ve ikinci aşamalarda on ikişer birimin, üçüncü aşamada da on dokuz birimin<br />

uygulama kapsamına alınması planlanmıştır. Birinci aşama birimleri 1 Kasım 1999<br />

tarihinde , ikinci aşama birimleri 1 Mart 2000 tarihinde uygulama kapsamına<br />

alınmıştır. Üçüncü aşamada yer alan birimler ise 1 Haziran 2000 tarihinden itibaren<br />

uygulamaya geçmiştir. Uygulamanın yapıldığı birimlerde Kalite Kurulu ve Kalite<br />

Geliştirme Ekibi oluşturulmuştur. Bu birimlerde “Özdeğerlendirme” çalışmaları da<br />

yürütülmektedir (Demirci, 2000: 9).<br />

Bu kapsamda MEB merkez örgütü birimlerinde başlattığı TKY<br />

uygulamalarını , “eğitimde kalite sınıfa inilerek gerçekleştirilir.” gerçeğinden<br />

hareketle projeyi Türkiye geneline yaygınlaştırmayı hedeflemiştir. Bu çerçevede


merkez örgütü birimleri kendilerine bağlı okul ve kurumlarda TKY uygulamalarını<br />

eş zamanlı ve aşamalı olarak başlatabilecekleri projede belirtilmiştir (Demirci,<br />

2000: 9).<br />

Bakanlık merkez örgütü birimleri, bağlı okul ve kurumlarında ders<br />

programları, araç-gereçlerin saptanması, ders kitaplarının hazırlanması,<br />

programların geliştirilmesi vb. çalışmalarını diğer uzmanlık birimleriyle işbirliği<br />

yaparak sürdürmektedir.<br />

Bakanlık, TKY uygulamasıyla, <strong>her</strong> kademedeki personelin <strong>bilgi</strong> ve beceri<br />

düzeyini yükseltmeyi, yönetimde katılımcılığın sağlanmasını, personelin iş (görev)<br />

tanımına uygun olarak çalıştırılmasını, birim içi eşgüdümün sağlanması ile çalışanlar<br />

arasında güvene dayalı bir ortamın oluşturulmasını hedeflemektedir. Böylelikle<br />

personelin iş doyumuna ulaşacağı ve daha verimli olacağı beklenmektedir (MEB,<br />

1999).<br />

MEB, TKY anlayışına uygun bir yönetim sisteminin yerleştirilmesiyle gerek<br />

hizmet kalitesi açısından, gerekse insan kaynakları yeterliği açısından yaşanan<br />

sorunları çözebileceğini düşünmektedir. TKY’ nin dünya genelinde başarılı<br />

sonuçlarının olması da bu düşünceyi kuvvetlendirmektedir.<br />

TKY’ NİN İLKÖĞRETİM OKULLARINDA UYGULANMASINDA<br />

YÖNETİCİDE BULUNMASI GEREKEN TEMEL NİTELİKLER<br />

1. Örgüt deneyimi.<br />

2. Grup dinamiklerinde deneyim.<br />

3. Eş güdümleme deneyimi.<br />

4. Öğreticilik <strong>bilgi</strong> ve becerisi.<br />

5. İletişim becerisi.<br />

6. Yüksek zeka ve yetenek seviyesi.


7. Üst düzeyde eğitim.<br />

8. Yüksek edim (Performans)<br />

9. Karar verme yeteneği (Karslı, 1999).<br />

TKY’YE GÖRE ÖĞRETMENDE OLMASI GEREKLİ TEMEL NİTELİKLER<br />

Öğretmenler, öğrencilerin beklenti ve isteklerini karşılamada doğrudan<br />

etkilidirler. Bu nedenle öğretmenler: (Celep, 2000).<br />

1. Güçlü ve yeterli olmalı.<br />

2. İstekli ve gayretli olmalı,<br />

3. Sürekli gelişmeci ve kalite inancına sahip olmalı.<br />

Öğretmenler istekli ve gayretle sınıf içerisinde takım ruhu yaratabilmesi için şunları<br />

yapmalıdır (Coate, 1990:25)<br />

1. Sınıflarını geliştirmek için sürekli çalışmalı,<br />

2. Dinleme becerilerini uygulamalı ve geliştirmeli,<br />

3. Herkesi düşüncesini söylemeye cesaretlendirmeli,<br />

4. Girişimleri desteklemeli,<br />

5. Olumlu tutumları sürdürmeli,<br />

6. Öğrencilerin gereksinimlerine hizmet etmeli,<br />

7. Diğer sınıf öğretmenlerine yardım etmeli,<br />

8. İşinden doyuma ulaşıp kendini sürekli mutlu hissetmeli.<br />

Tablo:1<br />

KLASİK VE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ KALİTE EĞİTİMİNİN<br />

KARŞILAŞTIRILMASI<br />

Öğeler Klasik Okullarda Toplam Kalite Okullarda<br />

Öğretmen ve öğrenci Öğrenciye konuşur Öğrenci ile konuşur.


ilişkileri İzleyici<br />

Bilgi verici<br />

Eleştirici<br />

Kontrol edici<br />

Dağıtım Ders- Öğretmen merkezli<br />

Testler<br />

Çok çalışma.<br />

Amaç Ders başarısı-Not<br />

Kısa dönem<br />

Yarışma<br />

Okul<br />

Planlama Birim, Kademeler<br />

Süreç-Uygunluk<br />

Dersler, Testler, Konular<br />

Değerlendirme Kızma-Suçlama<br />

Geçti-Kaldı<br />

Uygunluk<br />

Motivasyon Dış İç<br />

Bilgi paylaşır.<br />

Rehber.<br />

Kolaylaştırıcı<br />

Güçlendirici.<br />

Öğrenme-Öğrenci merkezli<br />

Gelişme için dönüt<br />

Seçerek çalışma.<br />

Yeterlik, güvenirlik ve<br />

öğrenmeden sonra devamlılık.<br />

Uzun Dönem<br />

İşbirliği<br />

Toplum<br />

Topluma<br />

süreklilik<br />

katkıya doğru<br />

Sonuç-Katkı<br />

Ayarlama, sinerjiyi büyütme.<br />

Rehber-Yardım<br />

Öğrenme-Gelişme<br />

Başarı<br />

Olumsuzluk Kaçınma Zaman kaybı.<br />

KALİTELİ OKULUN ÖZELLİKLERİ<br />

Kaynak: (Cafoğlu, 1996)<br />

1. Eğitim kadrosu ve öğrenciler arkadaştır. Her iki taraf da tehdit yada cezaya gerek<br />

duymaz. Baskı ve zorlamadan eser yoktur. Eğitim kadrosu ve öğrenciler, birlikte tüm<br />

kuralları saptarlar ve kabul ettiklerini imzalarıyla belirtirler. Tüm sınıf ve odalara,


imzalanarak kabul edilen şu ifade asılır: “Tüm sorunlar, tehdide başvurmadan ve<br />

kimse kimseyi incitmeden eğitim kadrosu ve öğrencilerin birbirleriyle konuşmasıyla<br />

çözülecektir.” Okulun tüm işlerini yönetmenin en iyi yollarını bulmak için, tüm<br />

eğitim kadrosunun, öğrencilerin ve ilgili anne-babaların katıldığı toplantılar<br />

düzenlenir.<br />

2. İşe yaramaz öğretim ve testlere yer yoktur. Öğretilenlerin yaşamda, şimdi yada<br />

daha sonra nasıl kullanılacağının açıklanması gerekir. Öğrencilerine bunu<br />

açıklamakta zorlanan öğretmenlere, özel eğitim verilir.<br />

3. İlköğretimin birinci sınıfından lise sona dek, hem grup hem de bireysel<br />

çalışmalarıyla, konuşma, yazma, hesaplama/matematik ve problem çözme<br />

becerilerine büyük önem verilir. Çünkü bunlar, yaşamda en yararlı becerilerdir.<br />

Öğretmenler, uygun gördükleri ek becerilere odaklanmaya teşvik edilirler.<br />

4. Tarih, Sosyal Bilgiler, Sağlık, Fen ve Yabancı Dil gibi konular, branş<br />

öğretmenlerinin en iyi olduğunu düşündükleri tarzda öğretilir. Çabuk olmaları yada<br />

öğrencileri merkezi sistem sınavlarına hazırlamaları için baskı göstermemelidirler.<br />

Öğrencileri bu tür sınavlara hazırlayan özel bir seçmeli ders açılır.<br />

5. Her öğrenciden, çalışmalarının kalitesini değerlendirmesi istenir. Öğretmenler,<br />

anaokulundan başlayarak, bunu yapmayı öğrenirler.<br />

6. Tüm sınavlarda defter, kitap açık olur. Sınavlar ezbere dayanmaz. Yazılı yada<br />

sözlü tüm sorular <strong>bilgi</strong>lerin yaşamda uygulanmasına dönük olacaktır. Çoktan seçmeli<br />

gibi, yüzeysel sınavlara, başarının ölçütü olarak başvurulmaz. Öğrencinin, bir<br />

gazeteye makale yazıp onu yayımlatması, bir proje yapması gibi yetkinlik ölçütleri,<br />

mümkün oldukça değerlendirilir.<br />

7. Öğrenciler, gelişmeye yönelik çalışmak istediği sürece, <strong>her</strong> notun arttırılması<br />

olasıdır. Öğrenciler, çalışmalarına ilişkin kendilerinin ve öğretmenlerinin<br />

değerlendirmesi kaliteyi işaret edene dek çalışmaya teşvik edilir.<br />

8. Herhangi bir konuda birebir danışmanlık almak isteyen öğrenciler için bir öğrenci<br />

birliği oluşturulur.<br />

9. Kalite Okulunda “acele iş” yada zorunlu ödev olmaz.<br />

Tüm öğretmen ve öğrencilere denetim kuramı öğretilir. Tüm öğretmenler,


gerçeklik terapisi yoluyla öğrencilere danışmanlık vermeyi öğrenir. Danışmanlık<br />

yoluyla diğer öğrencilere yardım etmek isteyen öğrenciler de gerçeklik terapisi<br />

öğretilir (Glasser; 1999: 200-203).<br />

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN EĞİTİM ÖRGÜTLERİNE<br />

UYGULANMASININ SAĞLAYACAĞI OLASI YARARLAR<br />

1. Standartlaşmayan ve sürekli gelişen “eğitimde kalite” kavramı ve bilinci oluşur.<br />

2. Öğrenci ve öğrenci velisi, işverenin “odak noktası” olur; öğrenci velisi ve işveren<br />

odaklı “örgüt kültürü” oluşur.<br />

3. Öğrenen bir okul oluşur.<br />

4. Okullardan toplumun ve işverenlerin istediği “kaliteli insan” yetiştirilir.<br />

5. Eğitim örgütlerinde takım çalışmasıyla “örgütsel sorumluluk” gelir.<br />

6. Eğitim yönetiminde “toptan katılımcılık” sağlanır.<br />

7. Eğitim örgütlerinde işlevsel bir örgüt yapısı kurulur.<br />

8. Eğitim yönetiminde dış rekabete dayalı bir yönetim anlayışı benimsenir.<br />

9. Eğitimde de “kaliteye dayalı performans ve performansı değerlendirme” anlayışı<br />

oluşur.<br />

10. Eğitim iş görenlerinin hizmet içi eğitimi “sürekli” olur.<br />

11. Eğitim araştırmaları değişimi belirleyen motor bir güç olur.<br />

12. Eğitim yönetiminde lider bir yöneticiler dönemi başlar.<br />

13. TKY’ nin en önemli bir öğesi olan eğitim, eğitimde toplam kalite yönetiminin<br />

gelişmesini sağlar.<br />

14. Eğitim örgütlerinde toplam kalite yönetimi eğitim işgörenlerince bir yaşam<br />

biçimi olarak benimsenir (Erdem, 2000)<br />

OKULLARDA TKY’NİN UYGULANMASINDA OKUL YÖNETİCİSİNİN ROLÜ


Toplam Kalite Yönetimini ilköğretim okullarında başarı ile uygulayabilmek<br />

için; okul yöneticisinin yönetim alanında uzmanlaşmış, yönetim <strong>bilgi</strong> ve becerileriyle<br />

donatılmış olması gerekmektedir. Okul yönetimi, başta öğretmenler olmak üzere tüm<br />

çalışanların edimlerini arttıracak koşulları oluşturmak ve sistemin örgütsel amaçlar<br />

doğrultusunda işlemesini sağlamakla yükümlüdür. TKY bağlamında okulda<br />

uygulanacak kalite politikasının başarılı olabilmesi için yönetime düşen başlıca<br />

görevler: (Uluğ, 1999: 470).<br />

1. Okulun amaç ve ilkeleri ile Toplam Kalite konusunda öğretim kadrosunun<br />

bilinçlendirilmesi.<br />

2. Öğretmenlerin mesleki gelişimini destekleyici koşulların yaratılması.<br />

3. Her düzeydeki eğitim-öğretim etkinliklerinde bilimsel karar verme ve planlamanın<br />

etkili kılınması.<br />

4. Çağdaş <strong>bilgi</strong> ve teknolojilerin öğretim sürecinde yer alması, ortamın bu amaca<br />

uygun biçimde düzenlenmesi.<br />

5. Öğretim kadrosunun Toplam Kalite anlayışını benimsemelerinin sağlanması.<br />

6. Eğitim-öğretim etkinliklerinde sürekli gelişim için çalışanların güdülenmesi ve<br />

takım çalışmasının desteklenmesi.<br />

7. Sorunların çözümünde sürekli iyileştirmeye taban oluşturması bakımından sayısal<br />

yöntem ve göstergelerden geniş ölçüde yararlanılması.<br />

Yöntem<br />

lll. <strong>BÖLÜM</strong><br />

Araştırma ilişkisel tarama modeline göre yapılmıştır.


Evren ve Örneklem<br />

Araştırmanın çalışma evrenini Edirne ili merkez ve ilçelerindeki ilköğretim<br />

okullarında çalışan öğretmen ve yöneticiler oluşturmaktadır. Araştırmanın<br />

örneklemini Edirne ili merkez ilköğretim okulunda görev yapan yönetici ve<br />

öğretmenler oluşturmaktadır.<br />

Veri Toplama Aracı<br />

Veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Yönetici ve öğretmenlerden<br />

anketler geri alınabilmiştir. Geri dönen anketlerden bazılarının yanlış ve eksik<br />

doldurulmasından dolayı 257 anket değerlendirmeye alınmıştır. Anket kişisel <strong>bilgi</strong>ler<br />

ve “Toplam Kalite Yönetimine Hazır Bulunuşluk” ölçeği olmak üzere iki bölümden<br />

oluşmaktadır.<br />

Toplam Kalite Yönetimine Hazır Bulunuşluk ölçeğini hazırlamak için<br />

öncelikle ilgili kavramsal literatür ve araştırmalar incelenmiştir. Bunlar<br />

doğrultusunda 40 maddelik bir ölçek hazırlanmıştır. Ölçek, likert tipi 3’lü<br />

dereceleme ölçeğidir ve (1) Katılıyorum, (2) Kararsızım ve (3) Katılmıyorum<br />

seçeneklerinden oluşmaktadır.<br />

Toplam Kalite Yönetimine Hazır Bulunuşluk ölçeğinin yapı geçerliliği, faktör<br />

analizi tekniği ile incelenmiştir. Faktör yükü .30’un altında olan 5, 16,19,27,29,38<br />

ve 40. maddeler ölçekten çıkarılmıştır. Söz konusu maddelerin elenmesi yoluyla<br />

ölçek 33 maddeye indirilmiştir. Güvenilirlik çalışmaları için ise Cronbach Alpha<br />

Katsayısı hesaplanmıştır. Ayrıca <strong>her</strong> maddenin madde toplam korelasyonları da<br />

hesaplanmıştır.<br />

Tablo 1- İlköğretim Okullarında Toplam Kalite Yönetimine Hazır Bulunuşluk Düzeyi<br />

Ölçeğinin Faktör Yük Değerleri ve Madde Toplam Korelasyonları<br />

FAKTÖR Madde No Faktör Yük Madde Toplam<br />

Değerleri Korelasyonları<br />

Yönetim<br />

Süreçleri<br />

33 ,69 ,63


Beklentilerin<br />

Liderlik Ve Takım Çalışması<br />

Eğitim<br />

Karşılanması<br />

32 ,69 ,49<br />

31 ,66 ,57<br />

24 ,65 ,44<br />

34 ,64 ,54<br />

17 ,64 ,50<br />

25 ,64 ,56<br />

36 ,59 ,58<br />

37 ,55 ,46<br />

35 ,53 ,54<br />

20 ,53 ,45<br />

21 ,46 ,37<br />

23 ,45 ,40<br />

22 ,45 ,26<br />

26 ,40 ,29<br />

12 ,79 ,62<br />

13 ,77 ,63<br />

11 ,75 ,55<br />

14 ,74 ,60<br />

18 ,64 ,58<br />

28 ,53 ,53<br />

39 ,53 ,49<br />

15 ,46 ,44<br />

30 ,40 ,36<br />

4 ,30 ,26<br />

8 ,86 ,76<br />

7 ,80 ,61<br />

9 ,74 ,64<br />

6 ,72 ,49<br />

10 ,65 ,55<br />

2 ,79 ,68<br />

3 ,75 ,54<br />

1 ,72 ,64<br />

Tablo 1’de faktör analizi sonucunda ölçekte yer alan maddelerin dört faktör<br />

altında toplandığı görülmektedir. Maddelerden 15 tanesi birinci, 10 tanesi ikinci, 5<br />

tanesi üçüncü ve 3 tanesi dördüncü faktörde toplanmıştır. Bu dört faktör altında<br />

toplanan maddeler ve ilgili literatürü de incelenerek faktörlere isim verilmiştir.<br />

Böylece birinci faktör “Yönetim Süreçleri”, ikinci faktör “Liderlik ve Takım


Çalışması”, üçüncü faktör “Beklentilerin Karşılanması” ve dördüncü faktör “Eğitim”<br />

olarak isimlendirilmiştir.<br />

Tablo-2<br />

İlköğretim Okullarında Toplam Kalite Yönetimine Hazır Bulunuşluk Düzeyi<br />

Ölçeğinin Açıklanan Varyansları ve İç Tutarlılık Katsayıları<br />

Faktörler<br />

Açıklanan<br />

Varyans<br />

(%)<br />

Alpha İç<br />

Tutarlılık<br />

Katsayısı<br />

Yönetim Süreçleri 17,182 ,83<br />

Liderlik ve Takım Çalışması 13,287 ,81<br />

Beklentilerin Karşılanması 9,817 ,82<br />

Eğitim 7,504 ,78<br />

Toplam 47,790 -<br />

Tablo 2’de Toplam Kalite Yönetimine Hazır Bulunuşluk ölçeğinde birinci<br />

faktörün açıkladığı varyans 17.182, ikinci faktörün açıkladığı varyans 13.287,<br />

üçüncü faktörün açıkladığı varyans 9.817, dördüncü faktörün açıkladığı varyans<br />

7.504 ve ölçeğin toplam açıklanan varyans oranı 47.790’dır. Ölçek için hesaplanan<br />

alpha iç tutarlılık katsayıları birinci faktörde .83, ikinci faktörde .81, üçüncü<br />

faktörde .82 ve dördüncü faktörde .78’dir.<br />

Çözümleme Yöntemleri<br />

Anketin uygulanması sonucunda elde edilen veriler SPSS paket programı<br />

kullanılarak çözümlenmiştir. Ankette yer alan kişisel <strong>bilgi</strong>ler bölümüne verilen<br />

yanıtlar frekans ve yüzdeleri çözümlenerek, dağılımlar tablolar halinde verilmiştir.<br />

Yönetici ve öğretmenlerin, ilköğretim okullarının toplam kalite yönetimine<br />

hazır bulunuşluk düzeylerine ilişkin değerlendirmeleri aritmetik ortalama ve standart<br />

sapma ile betimlenmiştir. Bu değerlendirmelerin cinsiyete, öğrenim durumuna, bir<br />

eğitim sendikasına üye olmaya, branşa, toplam kalite konulu bir seminere katılmaya<br />

ve göreve bağlı olarak manidar bir farklılık gözlenip gözlenmediğine t testi ile, yaşa


ve hizmet süresine göre farklılaşıp farklılaşmadığı tek yönlü varyans analizi (F-testi)<br />

ile çözümlenmiştir. Manidarlik testlerinde sınama .05 düzeyinde yapılmıştır.<br />

BULGULAR VE YORUM<br />

lV. <strong>BÖLÜM</strong>


Bu bölümde MEB’ na bağlı ilköğretim okullarının Toplam Kalite Yönetimi<br />

uygulamasına hazır bulunuşluk düzeyleri ile ilgili öğretmen ve yöneticilerin<br />

görüşleri doğrultusunda saptanan bulgular yer almaktadır.<br />

Tablo-3<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Cinsiyetlerine Göre Frekans ve<br />

Yüzde Dağılımları<br />

Cinsiyet<br />

F %<br />

Kadın 152 59,1<br />

Erkek 105 40,9<br />

Toplam 257 100,0<br />

Tablo 3’de araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 152’si (%59,1) kadın, 105’i (%40,9) erkektir.<br />

Tablo-4<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Yaşlarına Göre Frekans ve<br />

Yüzde Dağılımları<br />

Yaş F %<br />

20-25 31 12,1<br />

26-35 58 22,6<br />

36-45 91 35,4<br />

46-55 77 30,0<br />

Toplam 257 100,0<br />

Tablo 4’de araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 31’i (% 12,1) 20-25 yaş arası, 58’i (% 22,6) 26-35 yaş arası, 91’i (%<br />

35,4) 36-45 yaş arası, 77’si (% 30,0) 46-55 yaş arasındadır.<br />

Tablo-5


İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Öğrenim Durumlarına Göre<br />

Frekans ve Yüzde Dağılımları<br />

Öğrenim Durumu F %<br />

Ön lisans 129 50,2<br />

Lisans 128 49,8<br />

Toplam 257 100,0<br />

Tablo 5’de araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 129’u (% 50’2) ön lisans, 128’i (% 49,8) lisans eğitimi almışlardır.<br />

Tablo-6<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Hizmet Sürelerine Göre Frekans<br />

ve Yüzde Dağılımları<br />

Hizmet Süresi<br />

f %<br />

1-5 yıl 52 20,2<br />

6-10 yıl 24 9,3<br />

11-15 yıl 30 11,7<br />

16-20 yıl 39 15,2<br />

21-25 yıl 53 20,6<br />

25 ve daha fazla yıl 59 23,0<br />

Toplam 257 100,0<br />

Tablo 6’da araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 52’si (% 20,2) 1-5 yıl, 24’ü (% 9,3) 6-10 yıl, 30’u (% 11,7) 11-15 yıl,<br />

39’u (% 15,2) 16-20 yıl, 53’ü (%20,6) 21-25 yıl, 59’ u (%23,0) 25 ve daha fazla yıl<br />

hizmet süreleri vardır.<br />

Tablo-7


İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Sendikaya Üye Olmalarına Göre<br />

Frekans ve Yüzde Dağılımları<br />

Sendikaya Üye Olma f %<br />

Evet 112 43,7<br />

Hayır 144 56,3<br />

Toplam 256 100,0<br />

Tablo 7’de araştırmaya katılan toplam 256 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 112’si (% 43,7) eğitim sendikasına üyedir, 144’ü (% 56,3) eğitim<br />

sendikasına üye değildir.<br />

Tablo-8<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Branşlarına Göre Frekans ve<br />

Yüzde Dağılımları<br />

Branş<br />

F %<br />

Sınıf öğretmeni 148 57,6<br />

Diğer branşlar 109 42,4<br />

Toplam 257 100,0<br />

Tablo 8’de araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 148’i (%57,6) sınıf öğretmeni, 109’u (% 42,4) branş öğretmenidir.<br />

Tablo-9<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Bir Seminere Katılmalarına<br />

Göre Frekans ve Yüzde Dağılımları


Seminere<br />

Katılma<br />

F %<br />

Evet 140 54,5<br />

Hayır 117 45,5<br />

Toplam 257 100,0<br />

Tablo 9’da araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 140’ı (% 54,5) toplam kalite yönetimi ilgili bir seminere katılmıştır,<br />

117’si (% 45,5) toplam kalite yönetimi ile ilgili bir seminere katılmamıştır.<br />

Tablo-10<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Bir Seminere Katılmalarına<br />

Göre Frekans ve Yüzde Dağılımları<br />

Görev F %<br />

Yönetici 22 8,6<br />

Öğretmen 235 91,4<br />

Toplam 257 100,0<br />

Tablo 10’da araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 22’si (% 8,6) yönetici, 235’i (% 91,4) öğretmendir.<br />

Tablo-11<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Cinsiyetlerine Göre<br />

t-testi Sonuçları


BOYUTLAR Cinsiyetiniz N X SS t Sd P<br />

Yönetim Süreçleri<br />

Liderlik ve Takım Çalışması<br />

Beklentilerin Karşılanması<br />

Eğitim<br />

Kadın 152 18,48 4,22<br />

Erkek 105 18,81 4,95<br />

Kadın 152 11,34 3,09<br />

Erkek 105 11,13 2,26<br />

Kadın 152 11,46 2,99<br />

Erkek 105 11,54 2,69<br />

Kadın 69 5,22 2,09<br />

Erkek 71 5,01 1,82<br />

,573 255 ,567<br />

,592 255 ,554<br />

,226 255 ,822<br />

,616 138 ,539<br />

Tablo 11’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

yönetim süreçleri, liderlik ve takım çalışması, beklentilerin karşılanması ve eğitim<br />

boyutunda verdikleri yanıtlarda cinsiyetlerine göre anlamlı bir fark yoktur (p>.05).<br />

Tablo -12<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Sendikaya Üye Olmalarına Göre<br />

BOYUTLAR Bir Eğitim<br />

Sendikasına<br />

Üyemisiniz?<br />

Yönetim Süreçleri<br />

Liderlik ve Takım Çalışması<br />

Beklentilerin Karşılanması<br />

Eğitim<br />

t-testi Sonuçları<br />

N X SS t Sd P<br />

Evet 112 17,98 3,77<br />

Hayır 144 19,13 5,00<br />

Evet 112 10,99 2,22<br />

Hayır 144 11,46 3,14<br />

Evet 112 11,23 3,02<br />

Hayır 144 11,70 2,75<br />

Evet 66 5,11 1,82<br />

Hayır 74 5,12 2,07<br />

2,100<br />

1,393<br />

1,278<br />

254<br />

254<br />

254<br />

,037<br />

,165<br />

,202<br />

,047 138 ,963<br />

Tablo12’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

yönetim süreçleri boyutunda verdikleri yanıtlarda sendikaya üye olmalarına göre<br />

anlamlı bir fark vardır. Ancak ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin liderlik


ve takım çalışması, beklentilerin karşılanması ve eğitim boyutlarına verdikleri<br />

yanıtlar arasında anlamlı bir fark yoktur.<br />

Bu sonuca göre, sendikalı öğretmenlerin, yönetim süreçlerinin Toplam Kalite<br />

Yönetimi ilkelerine göre işletilmesi görüşüne katılmadıkları, söylenebilir. Ancak bu<br />

grubun standart sapmasının sendikasız gruba göre daha yüksek olması, grup içinde<br />

olumsuzların yanında kararsız olanların sayısının da yüksek olduğunu<br />

düşündürmektedir.<br />

Tablo -13<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Branşlarına Göre<br />

t-testi Sonuçları<br />

BOYUTLAR Branşınız N X SS t Sd P<br />

Yönetim Süreçleri<br />

Liderlik ve Takım Çalışması<br />

Beklentilerin Karşılanması<br />

Eğitim<br />

Sınıf<br />

Öğretmeni<br />

Diğer<br />

Branşlar<br />

Sınıf<br />

Öğretmeni<br />

Diğer<br />

Branşlar<br />

Sınıf<br />

Öğretmeni<br />

Diğer<br />

Branşlar<br />

Sınıf<br />

Öğretmeni<br />

Diğer<br />

Branşlar<br />

148 18,87 4,76<br />

109 18,28 4,19<br />

148 11,43 2,90<br />

109 11,02 2,58<br />

148 11,14 2,99<br />

109 11,98 2,63<br />

85 5,12 1,96<br />

55 5,11 1,95<br />

1,033 255 ,303<br />

1,183 255 ,238<br />

2,358 255 ,019<br />

,025 138 ,980<br />

Tablo 13’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

beklentilerin karşılanması boyutunda verdikleri yanıtlarda branşlarına göre anlamlı<br />

bir fark vardır. Ancak ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin yönetim


süreçleri, liderlik ve takım çalışması ve eğitim boyutlarına verdikleri yanıtlar<br />

arasında anlamlı bir fark yoktur.<br />

Bu sonuca göre, branş öğretmenlerinin; öğrenci, veli ve öğretmen<br />

ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği görüşüne sınıf öğretmenlerine göre daha az<br />

katıldıkları, yönetim süreçleri, liderlik ve takım çalışması ile eğitimin Toplam Kalite<br />

Yönetimi ilkelerine göre düzenlenmesi görüşüne sınıf öğretmenleri ile aynı düzeyde<br />

katıldıkları söylenebilir.<br />

Tablo -14<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Katıldıkları Seminerlere Göre<br />

t-testi Sonuçları<br />

BOYUTLAR Eğitimde Toplam Kalite<br />

Yönetimi ile İlgili Bir<br />

Seminere Katılma<br />

Yönetim Süreçleri<br />

Liderlik ve Takım Çalışması<br />

Beklentilerin Karşılanması<br />

Eğitim<br />

N X SS Sd T p<br />

Evet 140 18,41 4,62<br />

Hayır 117 18,86 4,42<br />

Evet 140 11,79 2,95<br />

Hayır 117 10,63 2,41<br />

Evet 140 11,16 2,93<br />

Hayır 117 11,90 2,76<br />

Evet 140 - -<br />

Hayır 0 - -<br />

255 ,804 ,422<br />

255 3,410 ,001<br />

255 2,073 ,039<br />

- - -<br />

Tablo 14’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

liderlik ve takım çalışması ile beklentilerin karşılanması boyutunda verdikleri<br />

yanıtlarda toplam kalite yönetimi ile ilgili katıldıkları seminerlere göre anlamlı bir<br />

fark vardır. Ancak ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin yönetim süreçleri<br />

boyutunda verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir fark yoktur.


Bu sonuca göre, Eğitimde Toplam Kalite ile ilgili seminere katılan yönetici<br />

ve öğretmenlerin liderlik ve takım çalışması ile beklentilerin karşılanması ile ilgili<br />

ifadelere daha az katıldıkları söylenebilir.<br />

Tablo-15<br />

İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Görevlerine Göre<br />

t-testi Sonuçları<br />

BOYUTLAR Göreviniz N X SS Sd t p<br />

Yönetim Süreçleri<br />

Liderlik ve Takım Çalışması<br />

Beklentilerin Karşılanması<br />

Eğitim<br />

Yönetici 22 17,77 2,91<br />

Öğretmen 235 18,69 4,64<br />

Yönetici 22 10,55 0,91<br />

Öğretmen 235 11,32 2,88<br />

Yönetici 22 11,05 2,68<br />

Öğretmen 235 11,54 2,89<br />

Yönetici 19 4,58 1,54<br />

Öğretmen 121 5,20 1,20<br />

255 ,913 ,362<br />

255 2,877 ,005<br />

255 ,766 ,444<br />

138 1,291 ,199<br />

Tablo 15’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

liderlik ve takım çalışması boyutunda verdikleri yanıtlarda görevlerine göre anlamlı<br />

bir fark vardır. Ancak ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin yönetim<br />

süreçleri, beklentilerin karşılanması ve eğitim boyutlarına verdikleri yanıtlar<br />

arasında anlamlı bir fark yoktur.<br />

Bu sonuca göre öğretmenlerin ifadelere daha az katıldıkları söylenebilir.<br />

Ancak öğretmenler grubunun standart sapmasının yönetici grubuna göre daha<br />

yüksek olması, görüşlerinin kararsız-olumsuz olduğunu düşündürmektedir.<br />

Tablo-16


İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Öğrenim Durumlarına Göre<br />

t-testi Sonuçları<br />

BOYUTLAR Öğrenim<br />

Durumunuz<br />

Yönetim Süreçleri<br />

N X SS Sd t p<br />

Ön lisans 129 19,03 4,84<br />

Lisans 128 18,20 4,16<br />

Liderlik ve Takım Çalışması Ön lisans 129 11,50 2,97<br />

Lisans 128 11,06 2,56<br />

Beklentilerin Karşılanması<br />

Eğitim<br />

Ön lisans 129 11,67 2,93<br />

Lisans 128 11,31 2,81<br />

Ön lisans 68 5,01 1,90<br />

Lisans 72 5,20 2,01<br />

255 1,484 ,139<br />

255 1,390 ,166<br />

255 1,011 ,313<br />

138 0,586 ,559<br />

Tablo 16’da araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

yönetim süreçleri, liderlik ve takım çalışması, beklentilerin karşılanması ve eğitim<br />

boyutunda verdikleri yanıtlarda öğrenim durumlarına göre anlamlı bir fark yoktur.<br />

VARYANS ANALİZİ (ANOVA)<br />

Tablo-17<br />

Yönetim Süreçleri Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin<br />

Yaşa Göre Aritmetik Ortalamaları ve Standart Sapmaları<br />

Yaş N X SS<br />

20-25 31 17,0323 3,00537<br />

26-35 58 17,6724 2,96404<br />

36-45 91 18,6813 4,49908<br />

46-55 77 19,8831 5,61008<br />

Toplam 257 18,6148 4,52375<br />

Tablo 17’de araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 31’i 20-25 yaş arası, 58’i 26-35 yaş arası, 91’i 36-45 yaş arası, 77’si<br />

46-55 yaş arasıdır.<br />

Tablo-18


Yönetim Süreçleri Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin<br />

Yaşa Göre Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları<br />

Değişim<br />

Kaynağı<br />

Sd Kareler<br />

Toplamı<br />

Kareler<br />

Ortalaması<br />

Gruplar Arası 3 253,414 84,471<br />

Gruplar İçi 253 4985,450 19,705<br />

Toplam 256 5238,864 -<br />

F p Fark<br />

4,287 ,006 (1-4),(2-4)<br />

Tablo 18’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

yönetim süreçleri boyutunda verdikleri yanıtlarda yaşa göre anlamlı bir fark vardır.<br />

Fark 46-55 yaş ile 20-25 ve 26-35 yaşlarındaki ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmenleri arasındadır.<br />

Bu sonuca göre, 20-25 yaş arası öğretmen ve yöneticilerin 26-35 yaşa göre,<br />

bu grubun ise 46-55 yaş öğretmen ve yöneticilerine göre okul yönetim süreçlerinde<br />

Toplam Kalite Yönetimi ilkelerinin uygulanmasına daha olumlu baktıkları<br />

söylenebilir.<br />

Tablo-19<br />

Liderlik ve Takım Çalışması Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve<br />

Öğretmenlerinin Yaşa Göre Aritmetik Ortalamaları ve Standart Sapmaları<br />

Yaş N X SS<br />

20-25 31 10,2581 1,21017<br />

26-35 58 10,9138 2,23438<br />

36-45 91 11,1648 2,54848<br />

46-55 77 12,0260 3,58349<br />

Toplam 257 11,2568 2,77619<br />

Tablo 19’da araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 31’i 20-25 yaş arası, 58’i 26-35 yaş arası, 91’i 36-45 yaş arası, 77’si<br />

46-55 yaş arasıdır.<br />

Tablo-20


Liderlik ve Takım Çalışması Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve<br />

Öğretmenlerinin Yaşa Göre Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları<br />

Değişim<br />

Kaynağı<br />

Sd Kareler<br />

Toplamı<br />

Kareler<br />

Ortalaması<br />

Gruplar Arası 3 84,071 28,024<br />

Gruplar İçi 253 1888,980 7,466<br />

Toplam 256 1973,051 -<br />

F p Fark<br />

3,753 ,012 (1-4),(2-4)<br />

(3-4)<br />

Tablo 20’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

liderlik ve takım çalışması boyutunda verdikleri yanıtlarda yaşa göre anlamlı bir fark<br />

vardır. Fark 46-55 yaş ile 20-25, 26-35 ve 36-45 yaşlarındaki ilköğretim okulu<br />

yönetici ve öğretmenleri arasındadır.<br />

Bu sonuca göre, 20-25 yaş arası öğretmen ve yöneticilerin 26-35 yaşa göre,<br />

bu grubun ise 36-45 yaş öğretmen ve yöneticilerine göre okulda liderlik ve takım<br />

çalışmalarında Toplam Kalite Yönetimi ilkelerinin uygulanmasına daha olumlu<br />

baktıkları söylenebilir.<br />

Tablo-21<br />

Beklentilerin Karşılanması Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve<br />

Öğretmenlerinin Yaşa Göre Aritmetik Ortalamaları ve Standart Sapmaları<br />

Yaş N X SS<br />

20-25 31 10,8387 3,05611<br />

26-35 58 11,7586 2,91584<br />

36-45 91 11,3736 3,09713<br />

46-55 77 11,7013 2,45520<br />

Toplam 257 11,4942 2,86972<br />

Tablo 21’de araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 31’i 20-25 yaş arası, 58’i 26-35 yaş arası, 91’i 36-45 yaş arası, 77’si<br />

46-55 yaş arasıdır.<br />

Tablo-22


Beklentilerin Karşılanması Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve<br />

Öğretmenlerinin Yaşa Göre Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları<br />

Değişim<br />

Kaynağı<br />

sd Kareler<br />

Toplamı<br />

Kareler<br />

Ortalaması<br />

Gruplar Arası 3 22,000 7,333<br />

Gruplar İçi 253 2086,241 8,246<br />

Toplam 256 2108,241 -<br />

F p Fark<br />

,889 ,447 -<br />

Tablo 22’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

beklentilerin karşılanması boyutunda verdikleri yanıtlarda yaşa göre anlamlı bir fark<br />

yoktur.<br />

Tablo-23<br />

Eğitim Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Yaşa Göre<br />

Aritmetik Ortalamaları ve Standart Sapmaları<br />

Yaş N X SS<br />

20-25 14 5,1429 2,17882<br />

26-35 24 5,1250 2,17321<br />

36-45 52 5,4231 2,02287<br />

46-55 50 4,7800 1,68171<br />

Toplam 140 5,1143 1,94931<br />

Tablo 23’de araştırmaya katılan toplam 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmeninin 31’i 20-25 yaş arası, 58’i 26-35 yaş arası, 91’i 36-45 yaş arası, 77’si<br />

46-55 yaş arasıdır.<br />

Tablo-24


Eğitim Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Yaşa Göre<br />

Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları<br />

Değişim<br />

Kaynağı<br />

sd Kareler<br />

Toplamı<br />

Kareler<br />

Ortalaması<br />

Gruplar Arası 3 10,560 3,520<br />

Gruplar İçi 136 517,612 3,806<br />

Toplam 139 528,171 -<br />

F p Fark<br />

,925 ,431 -<br />

Tablo 24’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

eğitim boyutunda verdikleri yanıtlarda yaşa göre anlamlı bir fark yoktur.<br />

VARYANS ANALİZİ (ANOVA)<br />

(HİZMET SÜRELERİNE GÖRE)<br />

Tablo-25<br />

Yönetim Süreçleri Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin<br />

Hizmet Sürelerine Göre Aritmetik Ortalamaları ve Standart Sapmaları<br />

Hizmet Süresi N X SS<br />

1-5 yıl 52 17,4231 3,16442<br />

6-10 yıl 24 17,5417 2,79719<br />

11-15 yıl 30 17,8333 3,38438<br />

16-20 yıl 39 19,4103 5,23509<br />

21-25 yıl 53 19,0000 4,93028<br />

25 ve daha fazla yıl 59 19,6271 5,41039<br />

Toplam 257 18,6148 4,52375<br />

Tablo 25’de araştırmaya katılan 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmenlerin yönetim süreçleri boyutunda 52’si 1-5 yıl, 24’ü 6-10 yıl, 30’u 11-15<br />

yıl, 39’u 16-20 yıl, 53’ü 21-25 yıl ve 59’u 25 ve daha fazla yıl hizmet süreleri vardır.<br />

Tablo-26


Yönetim Süreçleri Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin<br />

Hizmet Sürelerine Göre Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları<br />

Değişim<br />

Kaynağı<br />

sd Kareler<br />

Toplamı<br />

Kareler<br />

Ortalaması<br />

Gruplar Arası 5 212,814 42,563<br />

Gruplar İçi 251 5026,050 20,024<br />

Toplam 256 5238,864 -<br />

F p Fark<br />

2,126 ,063 -<br />

Tablo 26’da araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

yönetim süreçleri boyutunda verdikleri yanıtlarda Hizmet Sürelerine göre anlamlı<br />

bir fark yoktur.<br />

Tablo-27<br />

Liderlik ve Takım Çalışması Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve<br />

Öğretmenlerinin Hizmet Sürelerine Göre Aritmetik Ortalamaları ve Standart<br />

Sapmaları<br />

Hizmet Süresi N X SS<br />

1-5 yıl 52 10,6538 1,94920<br />

6-10 yıl 24 11,0833 2,30154<br />

11-15 yıl 30 10,5000 1,63475<br />

16-20 yıl 39 11,0000 1,77705<br />

21-25 yıl 53 11,6604 2,82123<br />

25 ve daha fazla yıl 59 12,0508 4,07018<br />

Toplam 257 11,2568 2,77619<br />

Tablo27’de araştırmaya katılan 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmenlerin Liderlik ve takım çalışması boyutunda 52’si 1-5 yıl, 24’ü 6-10 yıl,<br />

30’u 11-15 yıl, 39’u 16-20 yıl, 53’ü 21-25 yıl ve 59’u 25 ve daha fazla yıl hizmet<br />

süreleri vardır.


Tablo-28<br />

Liderlik ve Takım Çalışması Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve<br />

Öğretmenlerinin Hizmet Sürelerine Göre Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları<br />

Değişim<br />

Kaynağı<br />

sd Kareler<br />

Toplamı<br />

Kareler<br />

Ortalaması<br />

Gruplar Arası 5 85,214 17,043<br />

Gruplar İçi 251 1887,837 7,521<br />

Toplam 256 1973,051 -<br />

F p Fark<br />

2,266 ,049 (1-6),(3-6)<br />

Tablo 28’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

liderlik ve takım çalışması boyutunda verdikleri yanıtlarda Hizmet sürelerine göre<br />

anlamlı bir fark vardır. Fark 25 ve daha fazla yıl ile 1-5 ve 11-15 hizmet sürelerine<br />

göre ilköğretim okulundaki yönetici ve öğretmenleri arasındadır.<br />

Bu sonuca göre, 1-15 yıl arası kıdemi olan öğretmenlerin liderlik ve takım<br />

çalışmasına 25 ve üstü hizmet yılını dolduran öğretmenlere göre liderlik ve takım<br />

çalışmasına daha fazla önem verdikleri söylenebilir.<br />

Tablo-29<br />

Beklentilerin Karşılanması Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve<br />

Öğretmenlerinin Hizmet Süreleri Göre Aritmetik Ortalamaları ve Standart<br />

Sapmaları<br />

Hizmet Süreleri N X SS<br />

1-5 yıl 52 11,1923 3,16252<br />

6-10 yıl 24 12,2500 2,48911<br />

11-15 yıl 30 11,3000 3,23931<br />

16-20 yıl 39 10,8718 2,90353<br />

21-25 yıl 53 11,6604 2,88859<br />

25 ve daha fazla yıl 59 11,8136 2,47383<br />

Toplam 257 11,4942 2,86972<br />

Tablo 29’da araştırmaya katılan 257 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmenlerin beklentilerin karşılanması boyutunda 52’si 1-5 yıl, 24’ü 6-10 yıl,


30’u 11-15 yıl, 39’u 16-20 yıl, 53’ü 21-25 yıl ve 59’u 25 ve daha fazla yıl hizmet<br />

süreleri vardır.<br />

Tablo-30<br />

Beklentilerin Karşılanması Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve<br />

Öğretmenlerinin Hizmet Sürelerine Göre Analizi (ANOVA) Sonuçları<br />

Değişim<br />

Kaynağı<br />

Sd Kareler<br />

Toplamı<br />

Kareler<br />

Ortalaması<br />

Gruplar Arası 5 42,169 8,434<br />

Gruplar İçi 251 2066,072 8,231<br />

Toplam 256 2108,241 -<br />

F p Fark<br />

1,025 ,404 -<br />

Tablo’da araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

beklentilerin karşılanması boyutunda verdikleri yanıtlarda hizmet sürelerine göre<br />

anlamlı bir fark yoktur.<br />

Tablo-31<br />

Eğitim Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Hizmet<br />

Sürelerine Göre Aritmetik Ortalamaları ve Standart Sapmaları<br />

Kıdem Süresi N X SS<br />

1-5 yıl 24 5,2083 2,20630<br />

6-10 yıl 13 5,1538 2,11527<br />

11-15 yıl 11 4,6364 2,29228<br />

16-20 yıl 22 5,3182 1,72892<br />

21-25 yıl 28 5,5714 2,09812<br />

25 ve daha fazla yıl 42 4,7619 1,66469<br />

Toplam 140 5,1143 1,94931<br />

Tablo 31’de araştırmaya katılan 140 ilköğretim okulu yönetici ve<br />

öğretmenlerin eğitim boyutunda 24’ü 1-5 yıl, 13’ü 6-10 yıl, 11’i 11-15 yıl, 22’si 16-<br />

20 yıl, 28’i 21-25 yıl ve 48’i 25 ve daha fazla yıl hizmet süreleri vardır.<br />

Tablo-32


Eğitim Boyutunda İlköğretim Okulu Yönetici ve Öğretmenlerinin Hizmet<br />

Süresine Göre Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları<br />

Değişim<br />

Kaynağı<br />

sd Kareler<br />

Toplamı<br />

Kareler<br />

Ortalaması<br />

Gruplar Arası 5 14,726 2,945<br />

Gruplar İçi 134 513,445 3,832<br />

Toplam 139 528,171 -<br />

F P Fark<br />

,769 ,574 -<br />

Tablo 32’de araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerinin<br />

eğitim boyutunda verdikleri yanıtlarda hizmet süresine göre anlamlı bir fark yoktur.<br />

SONUÇ VE ÖNERİLER<br />

İlköğretim okullarının, iç ve dış çevrelerinde değişime duyarlı esnek bir<br />

yapıya kavuşturulması ile mevcut insan gücü kaynağının süreli geliştirilebilmesi<br />

için, Toplam Kalite Yönetimi yaklaşımının bu okullarda benimsenip uygulanmaya<br />

çalışılması olumludur. Ancak Toplam Kalite Yönetiminin, ilköğretim okullarında<br />

başarılı bir şekilde uygulanabilmesi güçlü bir lider ile olanaklıdır.<br />

Bu bağlamda; ilköğretim okullarında, Toplam Kalite Yönetimine geçişin, bu<br />

okullarda bulunan <strong>her</strong>kesin aynı hedefe yönelmesi, okullarda iç ve dış müşterilerin<br />

katıldığı ortak bir kültürün yaratılması, bu örgüt kültürü içinde bireyler arasında<br />

ortak düşünme ve yaşama davranışları içinde bulunmaları, verimliliği arttırma<br />

yolunda çabaların arttırılması, tedarikçilerin (çevre ve orta öğretim kurumlarının)<br />

beklediği nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi açısından olumludur.<br />

Bununla birlikte;<br />

Araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerin cinsiyetlerine<br />

göre yönetim süreçleri, liderlik ve takım çalışması, beklentilerin karşılanması ve<br />

eğitim boyutunda verdikleri yanıtlarda anlamlı bir fark çıkmamıştır.


Yine araştırmaya katılan bu katılımcılar bir eğitim sendikasına üye<br />

olmalarına göre liderlik ve takım çalışması,beklentilerin karşılanması ve eğitim<br />

boyutlarına verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir fark yoktur.<br />

Araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerin branşlarına<br />

göre yönetim süreçleri, liderlik ve takım çalışması ve eğitim boyutlarına verdikleri<br />

yanıtlar arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır.<br />

Yönetici ve öğretmenlerin toplam kalite yönetimi ile ilgili katıldıkları<br />

seminerlere göre yönetim süreçleri boyutunda verdikleri yanıtlar arasında anlamlı<br />

bir fark yoktur.<br />

Araştırmaya katılan yönetici ve öğretmenlerin yönetici veya öğretmen<br />

olmalarına göre yönetim süreçleri, beklentilerin karşılanması ve eğitim boyutlarına<br />

verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır.<br />

Yine araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerin ön lisans<br />

veya lisans eğitimlerine göre verdikleri yanıtlarda anlamlı farklılıklar yoktur.<br />

Ancak;<br />

Araştırmaya katılan ilköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerin yönetim<br />

süreçleri boyutunda verdikleri yanıtlarda yaşa göre anlamlı bir farklılık ortaya<br />

çıkmaktadır. Bu fark ise 46-55 yaş ile 20-25 ve 26-35 yaşlarındaki yönetici ve<br />

öğretmenler arasındadır.<br />

Yine araştırmaya katılan yönetici ve öğretmenlerin liderlik ve takım çalışması<br />

boyutunda verdikleri yanıtlarda yaşa göre anlamlı farklar vardır. Bu fark da 46-55<br />

yaş ile 20-25, 26-35 ve 36-45 yaşlarındaki yönetici ve öğretmenler arasındadır.<br />

İlköğretim okulu yönetici ve öğretmenlerin liderlik ve takım çalışması<br />

boyutunda verdikleri yanıtlarda ise hizmet sürelerine göre anlamlı bir fak vardır. Bu<br />

fark 25 ve daha fazla yıl ile 1-5 ve 11-15 yıl hizmet sürelerine göre yönetici ve<br />

öğretmenler arasındadır.<br />

Yaşları 45’ in üzerinde olan 25 yılın üzerinde hizmet yılı olan ilköğretim<br />

okullarında görev yapan yönetici ve öğretmenler toplam kalite yönetiminin<br />

okullarda uygulanabileceği konusunda tereddütlerinin olduğu görülmektedir.<br />

Toplam kalite yönetiminin uygulanması için Edirne ilindeki ilköğretim okulları<br />

öğretmen ve yöneticilerinin hazırbulunuşluk düzeyini saptamak amacıyla yapılan bu


çalışma sonucu elde edilen bulgular bu grubun bir yandan değişim isteğini diğer yandan<br />

da aslında değişimin engellerine de işaret etmektedir.<br />

Öğretmen-yönetici, kurum-sendika, yaşlı-genç, kıdemli-kıdemsiz arasına<br />

yerleşen güvensizlik toplam kalite yönetiminin temel ilkelerinden olan katılımı,<br />

liderliği ve takım çalışmasını engellemektedir. Diğer yandan yöneticilerin kendi<br />

liderlik ve takım çalışması becerilerinde olan güvensizlikleri, toplam kalite yönetimi<br />

ile ilgili öğretmenlerce de alınan hizmetiçi eğitimler sonucu yükselen beklentileri<br />

nedeniyle daha da pekişmektedir.<br />

Bu durum, hem okuldaki yönetim sürecinin en önemli işleticileri olan<br />

yönetici ve öğretmenlerin hem de bu sürecin performansının düşmesine yol<br />

açmaktadır. Bir geliştirme fırsatı ve iyileştirilmesi gereken alan olarak da<br />

görülebilecek olan bu durumun ortadan kaldırılması için gerek mevzuatla sağlanan<br />

fırsatlardan (HİE, Seminerler gibi), gerekse çağdaş yönetici ve insan kaynaklarını<br />

geliştirme ile ilgili tekniklerden yararlanılabilir.<br />

Özellikle sınıf öğretmeni kökenli öğretmen ve yöneticilerin toplam kalite<br />

yönetiminin esasını oluşturan “beklentilerin karşılanması” boyutunda duyarlı olması<br />

bu çalışmaları kolaylaştıracak olan faktörlerden birisi olarak görünmektedir. Ancak<br />

bunun yanında, ilköğretim okullarında görev alan branş (alan) öğretmenlerinin<br />

benzer eğitim çalışmalarıyla, okula ve öğrencilere kendi alanlarının gözlüğü<br />

dışındaki bir gözlükle de bakabilecekleri, eğitim sürecini alanlarının da içinde<br />

bulunduğu daha geniş ve bütüleştirilmiş bir çabalar dizisi olarak görmeleri<br />

sağlanabilir.<br />

Araştırma sonucunda ortaya çıkan, yaş ve kıdemle birlikte öğretmen ve<br />

yöneticilerin liderlik ve takım çalışmalarına daha az önem vermeleri bulgusu<br />

okullara, yönetim süreçlerinde de iyileştirme fırsatları sunmaktadır. Nedenini ayrı<br />

bir araştırma ile tespit etme sonucunda, okullarda oluşturulacak uygun takdir ve<br />

tanıma yolları ile kıdemin getirdiği deneyim ile yaşın getirdiği olgunluk liderlik ve<br />

takım çalışmalarına çok değerli bir girdiye dönüştürülebilir.


Bu nedenle;<br />

1. İlköğretim okullarında Toplam Kalite Yönetiminin başarı ile uygulama<br />

yolunda en büyük görev okul yöneticilerine düşmektedir. Bu nedenle öncelikle okul<br />

müdürleri bu süreçte iyi bir eğitimden geçirilmelidir.<br />

2. Okullarda sunulan eğitim ve öğretimdeki kaliteyi arttırmak amacı ile seminer<br />

ve konferans çalışmaları yapılmalıdır. Bununla birlikte Milli Eğitim Bakanlığınca<br />

verilen hizmet içi eğitim kursları, daha çok öğretmenin katılabileceği biçimde<br />

planlanmalı ve düzenlenmelidir.<br />

3. Öğretmenlerimiz, Toplam Kalite Yönetimi konusunda bilinçlendirilmeli ve bu<br />

konuda hizmet içi eğitimle desteklenmelidirler. Bu eğitimler, öğretmenlerimizin<br />

gelişme ve değişmeleri takip etme olanağı sağlayarak, bunları uygulayabilme<br />

becerisi kazandırabilecektir. Ayrıca kendilerini yenileyebilme isteklerini<br />

arttırabilecektir.<br />

4. Okulların fiziksel yapısı kullanışlı, sağlık koşullarına uygun ve çekici<br />

olmalıdır.<br />

Ayrıca okullarımız, eğitim programlarına ve çağın gereklerine uygun ders<br />

araç ve gereçleriyle donatılmalıdır. Bu yöndeki çalışmalar okullarda uygulanan<br />

eğitim kalitesinin arttırılmasında ve Toplam Kalite Yönetiminin başarı ile<br />

uygulanmasında olumlu katkılar sağlayabilecektir.<br />

5. Öğretmenlerden oluşturulan takımlar geliştirilerek, branş, kıdem ve cinsiyet<br />

gibi değişkenlere bakılmaksızın takımlar arası etkili iletişim kurulmalıdır. Bu<br />

takımlar ortak amaçlar için çalışmalıdır.<br />

6. Eğitim sistemlerinde önemli bir yere sahip olan ilköğretim kurumlarındaki<br />

yönetici ve öğretmenlerin yeni yaklaşımlara açık ve sürekli gelişmeye önem veren<br />

bir niteliğe sahip olmaları gereklidir.<br />

7. İlköğretim okullarının yönetimindeki karar alma sürecine öğretmenlerle<br />

birlikte veliler ve öğrenciler mutlaka katılmalıdır.<br />

9. Okullarımızın eğitimde belirlenen hedeflere ulaşabilmesi için mutlaka<br />

akademik <strong>bilgi</strong> üreten üniversiteler ile işbirliği içinde çalışmalıdır<br />

KAYNAKÇA


Milli Eğitim Bakanlığı . (2001). Toplam Kalite Yönetimi , Konya, Konya Endüstri<br />

Meslek Lisesi Matbaa Bölümü<br />

Aydın, Ayhan. (2000). Eğitim Yönetimi Kursu Ders Notları, Yalova, Hizmet İçi<br />

Eğitim Dairesi.<br />

Alkan, Aydın. (2000). Eğitim Yöneticiliği Sınavlarına Hazırlık ve Yetiştirme El<br />

Kitabı, Ankara, Eylül Kitap ve Yayınevi.<br />

Cafoğlu, Zuhal. (1996). Eğitimde Toplam Kalite Yönetimi, Ankara, Ümit Vakfı<br />

Yayınları.<br />

Celep, Cevat. (2000). Eğitimde Örgütsel Adanma ve Öğretmenler, Ankara, Anı<br />

Yayıncılık.<br />

Celep, Cevat. (2000). Sınıf Yönetimi ve Disiplini, Ankara, Anı Yayıncılık.<br />

Celep, Cevat. (2000). Okul Yönetiminde Toplam Kalite Yönetimi, Edirne,<br />

Yayınlanmamış Yüksek Lisans Ders Notu, T.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü.<br />

Celep, Cevat. (2000). Eğitim Yönetimi Kurs Notları, Edirne, T.Ü. Eğitim<br />

Fakültesi.<br />

Ensari, Hoşcan. (1999). 21.Yüzyıl Okulları İçin Toplam Kalite Yönetimi,<br />

İstanbul, Sistem Yayıncılık...<br />

Glasser, William. (1999). Okulda Kaliteli Eğitim, İstanbul, Beyaz Yayınları.<br />

Glasser, William. (2000). Kaliteli Eğitimde Öğretmen, İstanbul, Beyaz Yayınları.<br />

Gordon, Thomas. (1998). Etkili Öğretmenlik Eğitimi (E.Ö.E.), İstanbul, Sistem<br />

Yayıncılık.<br />

Milli Eğitim Bakanlığı “Toplam Kalite Yönetimi Uygulama Projesi” (1999).<br />

Uluğ, Feyzi. (1999). Kamu Yönetiminde Kalite I. Ulusal Kongresi, Ankara,<br />

Todaie.<br />

Uluğ, Feyzi. (1999). Eğitimde Grup Süreçleri, Ankara, Todaie.<br />

Weawer, Charles. (1998). Toplam Kalite Yönetiminin Dört Aşaması, İstanbul,<br />

Sistem Yayıncılık


İlköğretim Okulunda Görev Yapan Yönetici Ve Öğretmenlerin Okullarının<br />

Toplam Kalite Yönetimi Uygulamasına Hazır Bulunuşluk Düzeyine İlişkin<br />

Sayın Meslektaşım;<br />

Algılarını Belirleme Anketi<br />

Bu araştırmanın amacı; ilköğretim okullarında görev yapan yönetici ve<br />

öğretmenlerin okullarındaki Toplam Kalite Yönetimi uygulamasına hazır bulunuşluk<br />

düzeyine ilişkin algılarını belirlemektir.<br />

Araştırmadan elde edilen veriler, araştırmanın amacı olan bilimsel çalışma<br />

dışında kullanılmayacak; <strong>her</strong>hangi bir kişi ve kuruluşa verilmeyecektir.<br />

Araştırma anketi iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kişisel <strong>bilgi</strong>ler yer<br />

almaktadır. İkinci bölümde yönetici ve öğretmenlerin, okullarındaki Toplam Kalite<br />

Yönetimi uygulamasına hazır bulunuşluk düzeyine ilişkin algılarını ölçmeye yönelik<br />

sorular yer almaktadır. Araştırma sonuçlarının; yönetici ve öğretmenlerimizin bu<br />

konudaki sorunlarını belirlemeye ve çözüm önerileri hazırlanmasına ışık tutacağı<br />

beklenmektedir.<br />

Anketteki <strong>her</strong> soruyu samimiyetle yanıtlamanız araştırmanın bilimsellik<br />

düzeyinin artmasına katkıda bulunacaktır. Bu katkılarınızdan dolayı şimdiden<br />

teşekkür ederim.<br />

Ankete lütfen isminizi yazmayın.<br />

l. <strong>BÖLÜM</strong> KİŞİSEL BİLGİLER<br />

Burhan SELVİ


1.<br />

2.<br />

3.<br />

4.<br />

Bu bölümde kişisel durumunuza ilişkin sorular bulunmaktadır. Her soruda<br />

durumunuza uyan seçeneği lütfen işaretleyiniz.<br />

1. Cinsiyetiniz 4. Hizmet süreniz<br />

( ) Kadın ( ) Erkek<br />

( ) 1-5 yıl<br />

2. Yaşınız ( ) 6-10 yıl<br />

( )11-15 yıl<br />

( ) 20-25 ( ) 16-20 yıl<br />

( ) 26-35 ( ) 21-25 yıl<br />

( ) 36-45 ( ) 25 ve daha fazla yıl<br />

( ) 46-55<br />

3. En son bitirdiğiniz okul 5. Bir eğitim sendikasına üye misiniz?<br />

( ) Öğretmen okulu ( ) Evet ( ) Hayır<br />

( ) 2 yıllık eğitim enstitüsü, yüksekokul veya ön lisans<br />

( ) Fakülte 6. Branşınız<br />

( ) Yüksek lisans<br />

( ) Doktora ( ) Sınıf öğretmeni<br />

( ) Diğer branşlar<br />

7. Eğitimde toplam Kalite Yönetimi ile ilgili bir seminere katıldınız mı?<br />

( ) Evet ( ) Hayır<br />

8. Göreviniz<br />

( ) Müdür ( ) Müdür Yardımcısı ( ) Öğretmen<br />

1-4. sorular, Toplam Kalite Yönetimi ile ilgili Hizmet İçi Seminerine katılmış<br />

olanlar tarafından cevaplanacaktır.<br />

Sizce aldığınız hizmet içi eğitim içerik açısından yeterlimidir?<br />

Sizce aldığınız hizmet içi eğitimde TKY ile ilgili yeterince <strong>bilgi</strong> sunuldu mu?<br />

Sizce aldığınız hizmet içi eğitim size uygulama becerileri kazandırdı mı?<br />

Sizce eğitimde TKY ile ilgili <strong>bilgi</strong> ve becerinizi geliştirmek için daha fazla hizmet içi<br />

eğitim çalışması yapılmalımıdır?<br />

Katılıyorum<br />

Kararsızım<br />

Katılmıyorum


2. Bölüm<br />

Bu bölüm, <strong>her</strong>kes tarafından cevaplanacaktır.<br />

5. Sizce TKY okullarda uygulanabilir mi?<br />

6. Sizce eğitimde sıfır hata anlayışının uygulanması mümkün müdür?<br />

7.<br />

Sizce TKY’nin öngördüğü öğrencilerin beklentilerinin eğitim kurumlarında tamamen<br />

karşılanması mümkün müdür?<br />

8. Sizce velilerin beklentilerinin eğitim kurumlarında tamamen karşılanması mümkün müdür?<br />

9.<br />

Sizce orta öğretim kurumlarının beklentilerinin ilköğretim kurumları tarafından, öğrenci<br />

nitelikleri açısından tamamen karşılanması mümkün müdür?<br />

10. Sizce toplumun beklentilerinin eğitim kurumlarında tamamen karşılanması mümkün müdür?<br />

11. Sizce eğitim hizmetlerinin ekip çalışmalarıyla yürütülmesi mümkün müdür?<br />

12. Sizce okuldaki tüm süreçlerin düzenli olarak gözden geçirilmesine ihtiyaç var mıdır?<br />

13. Sizce okuldaki tüm süreçlerin sürekli iyileştirilmesine ihtiyaç var mıdır?<br />

14.<br />

Sizce okul yönetiminde doğru kararların alınabilmesi için çalışanların ilgi ve katılımına ihtiyaç<br />

var mıdır?<br />

15. Sizce okulda hataların ortaya çıkmadan önlenmesine ilişkin bir yaklaşıma ihtiyaç var mıdır?<br />

16. Sizce okulda yönetimin güçlü bir liderlik göstermesine ihtiyaç var mıdır?<br />

17. Sizce sınıfta öğretmenin güçlü bir liderlik göstermesine ihtiyaç var mıdır?<br />

18. Sizce okulda ve sınıfta amaçların tutarlı olmasına ihtiyaç var mıdır?<br />

19. Sizce okulun ileride kendisini nerede görmek istediğini tarif eden bir vizyonu olmalımıdır?<br />

20. Sizce okulun, benzeri diğerlerinden ayıran kalıcı bir amacı ifade eden misyonu olmalımıdır?<br />

21. Sizce okul içindeki sınıflar/ bölümler/ birimler arasında iyi hizmet sunumu kaygısı olmalımıdır?<br />

22.<br />

23.<br />

24.<br />

25.<br />

26.<br />

27.<br />

Sizce eğitim-öğretim faaliyetlerinin planlanmasında öğrenci ihtiyaçlarının göz önünde<br />

bulundurulması gereklimidir?<br />

Sizce eğitim-öğretim faaliyetlerinin planlanmasında veli ihtiyaçlarının göz önünde<br />

bulundurulması gereklimidir?<br />

Sizce personel ile ilgili karar ve planlamalarda çalışanların ihtiyaç ve beklentileri göz önünde<br />

bulundurulmalımıdır?<br />

Sizce okulda çalışanların potansiyellerinin geliştirilmesi ile ilgili çalışmaların sürekli olarak<br />

yapılmasına ihtiyaç var mıdır?<br />

Sizce çalışanların kendi başlarına karar vermesi doğrultusunda yetkelendirilmelerine ihtiyaç var<br />

mıdır?<br />

Sizce okulda katılımı başlatacak yenilikçi ve yaratıcı davranışların desteklenmesine ihtiyaç var<br />

mıdır?<br />

28. Sizce çalışanların ekip halinde çalışmaları için özendirilmesine ihtiyaç var mıdır?<br />

29. Sizce okulda iyileştirme çalışmalarına gönüllü katılımın özendirilmesine ihtiyaç var mıdır?<br />

30.<br />

31.<br />

Sizce okulda <strong>her</strong>kesin yaptığı işin kalitesinden sorumlu olması ve kendisini kontrol etmesine<br />

yönelik bir anlayışa ihtiyaç var mıdır?<br />

Sizce dikey ve prosedürlere bağlı iletişim yerine okulda yatay ve görevler arasında bir iletişim<br />

olmalımıdır?<br />

32. Sizce okuldaki iletişimin, okulun amaçlarına odaklı olmasına ihtiyaç var mıdır?<br />

33. Sizce okuldaki iletişimin öğrenci- çalışan- veli ihtiyaçlarının odaklı olmasına ihtiyaç var mıdır?<br />

34. Sizce okuldaki sorunlar, verilere dayalı ve hedeflerle sonuçlar karşılaştırılarak mı çözülmelidir?<br />

35. Sizce okulun elde ettiği sonuçlar konulan hedeflerle düzenli olarak karşılaştırılmalımıdır?<br />

36. Sizce okuldaki sorunlar için bir öncelik sistemi oluşturulmalımıdır?<br />

37. Sizce eğitimin maliyetine ilişkin göstergeler sürekli ölçülmeli ve izlenmelimidir?<br />

38.<br />

39.<br />

40.<br />

Sizce okullar faaliyetleri ile ilgili <strong>her</strong> tür tehlikeleri azaltma ve güvenlik önlemlerini<br />

almalımıdır?<br />

Sizce okullar toplum üzerinde olumlu bir etki sağlamak için çevredeki toplumsal faaliyetlere<br />

katılmalımıdır?<br />

Sizce okullar sağlıklı bir çevreye katkıda bulunmak için <strong>her</strong> tür kirliliği önleyici ekolojik etkiye<br />

dikkat etmeliler mi?

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!