Kent Aktüel Haziran Sayısı
kültür, sanat, moda, güncel, müzik, teknoloji
kültür, sanat, moda, güncel, müzik, teknoloji
PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
EDİTÖR / www.kentaktuel.com<br />
Mehmet<br />
Agah<br />
CANKİ<br />
cankimehmet@gmail.com<br />
Ramazan ayının bereketi ile şereflendiğimiz bu günlerde<br />
yepyeni bir dergi ile karşınızdayız.<br />
Ramazan denildiğinde akla ilk gelen paylaşmaktır.<br />
Paylaşmak denildiğinde belki akla, önce varlık sahibi olmak<br />
şartı gelebilir. Aslında paylaşmaların en güzeli karşımızdakinin<br />
halinden anlamak, onun gibi hissetmek veya onun ruh<br />
haline bürünmektir.<br />
İnsan yaratılış şekli, dünyaya gelişi, tecrübeleri ve yaptığı<br />
hatalar boyutundan incelendiğinde çok garip bir varlık<br />
esasında. Neden diye sorduğunuzu duyar gibiyim, cevaplayayım;<br />
Paylaşmak, yardımlaşmak, dertleşmek ve birilerinin<br />
derdine derman olmak dünyanın her yerinde hem şahsımız<br />
hem de çevremiz açısından güzel hissettiren ve beğenilen<br />
davranışlardır. Fakat nedense bunlardan bazılarını yapmak<br />
için belirli gün veya haftaların gelmesi bekliyoruz. Örnek<br />
vermek gerekirse; İhtiyaç sahiplerine erzak yardımında bulunmak<br />
her an yapılması gereken bir şey iken yalnızca Ramazan<br />
ayında piyasada yoğun yapılan bir yardımlaşmadır.<br />
Peki durumu iyi olmayan insanlar yalnızca Ramazanda mı<br />
erzaksız kalmaktadırlar?<br />
Yine aynı şekilde dili, kulağı ve diğer organlarımızı kötülükten<br />
muhafaza etmeliyiz, ticarette adaletsizlik yapmamalıyız<br />
diye endişe ettiğimiz, kendimizi her türlü kötü eylemlerden<br />
sakındığımız bu döneme has aktiviteler, aslında<br />
ömür boyu yapmamız gereken davranışlar değil mi?<br />
Elbette bu mübarek ayı bu denli sakınarak geçirmek çok<br />
güzel, bundan yana bir şikayetim yok. Yalnızca neden evrensel<br />
güzellikleri birkaç gün veya birkaç mekanla sınırlayıp<br />
kalıyoruz? Buna bir dikkat çekmek istiyorum.<br />
Yeni sayımızı keyifle okumanızı ümit eder esenlikler<br />
dilerim…<br />
İmtiyaz Sahibi<br />
ADEM BASUT<br />
Genel Yayın Yönetmeni<br />
GÜRDAL ÇAKIR<br />
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü<br />
MEHMET AGAH CANKİ<br />
Sayfa Editörü<br />
SEDA DİNÇ<br />
Fotoğraf ve Görsel Sanat Yönetmeni<br />
NURCAN BASUT<br />
Halkla İlişkiler<br />
MUSTAFA BASUT<br />
Editör<br />
BİRSEN TARHAN<br />
NEVİM AKDENİZ<br />
Grafik ve Reklam Tasarım<br />
NEOGRAFİK REKLAM<br />
ERSİN KAPLAN<br />
Basım yeri<br />
İhlas Gazetecilik A.Ş<br />
Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi<br />
İhlas Plaza No:11 A/41 Yenibosna<br />
Bahçelievler - İSTANBUL<br />
0212 454 30 00<br />
Yönetim Yeri<br />
Aydıntepe Mahallesi Yavuz Caddesi<br />
İbrahim Koray Sokak No:17<br />
Tuzla / İSTANBUL<br />
016 392 15 16
www.kentaktuel.com / İÇİNDEKİLER <<br />
KIRAÇ<br />
34<br />
İÇİNDEKİLER<br />
Bİyografİ : Neşet Ertaş<br />
GÜRDAL ÇAKIR : Düş’e Yazdım<br />
<strong>Kent</strong>e Dair<br />
S.Sorumluluk<br />
Sağlık-Yaşam<br />
Teknoloji<br />
İş Dünyası<br />
20<br />
28<br />
Gezelİm Görelİm : BATUM<br />
15<br />
Sİnema : KAN BAĞLARI 54<br />
10<br />
40<br />
50<br />
30<br />
32<br />
Yengeç Burcu<br />
Moda<br />
Dünya Mutfağı<br />
Konser Zamanı<br />
Gösteri Zamanı<br />
56<br />
26<br />
59<br />
46<br />
48
8 <strong>Kent</strong> <strong>Aktüel</strong>
<strong>Kent</strong> <strong>Aktüel</strong><br />
9
KENTE DAİR / www.kentaktuel.com<br />
WAFFLEBOW TUZLA’DA AÇILDI<br />
Tuzla’nın sevilen gençlerinden Yiğit Gürsoy ve Burak Selimoğlu Tuzla’ya yeni bir mekan<br />
kazandırdı. Büyük bir coşkuyla açılışı yapılan WAFFLEBOW Tuzlalılardan büyük ilgi gördü.<br />
Wafflebow şimdiden Tuzlalıların damak zevkini değiştirecek gibi duruyor..<br />
>10<br />
EMRAH OKÇU YİNE<br />
MADALYAYLA DÖNDÜ<br />
Geçtiğimiz yıl Dünya 2.si olan milli sporcumuz Emrah OKÇU<br />
mayıs ayında düzenlenen Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası’nda<br />
ülkemize gümüş madalya getirerek bir başarıya daha imza attı.<br />
Madalyasını eğitmeni Ferhat Atılı ve ailesi için aldığını söyledi.<br />
Tuzla’nın Yıldızlarına<br />
Altın Yağmuru<br />
İlçe, il, ulusal ve uluslar arası düzeylerde yapılan kültür, sanat,<br />
spor, bilgi ve beceri alanlarında yapılan yarışmalarda derece<br />
alan Tuzlalı başarılı öğrenciler piyasa değeri 20 bin TL’yi<br />
bulan altın ve hediyelerle ödüllendirildi. Tuzla Belediye Başkanı<br />
Dr. Şadi Yazıcı da, başarılı öğrencileri 1 haftalık izci kampıyla<br />
ödüllendirdi.<br />
Tuzla Kaymakamlığı, Tuzla Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim<br />
Müdürlüğü tarafından organize edilen “Tuzla’nın Yıldızlarına<br />
Altın Yağmuru” ödül töreninde 85 çeyrek, 25 yarım ve 3 tam<br />
altın olmak üzere 113 altın hediye edildi. Öğrencilerin bu başarısında<br />
pay sahibi olan proje rehber öğretmenleri ve kurum<br />
müdürleri de başarı belgesi ile ödüllendirildi. Törene Tuzla<br />
Kaymakamı Ali Rıza Çalışır, Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı,<br />
AK Parti Tuzla İlçe Başkanı Sebahattin Demirci, Tuzla İlçe<br />
Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, çevre ilçelerin Milli<br />
Eğitim Müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve<br />
aileleri katıldı.
www.kentaktuel.com / KENTE DAİR <<br />
İNSTAGRAM DÜNYASINDA ‘‘ TUZLA ‘‘<br />
thewonderland<br />
asliackl<br />
ersnkaplan<br />
reciss<br />
selimpala<br />
ugurcanbugan<br />
scntkn<br />
sedd<br />
mesginn<br />
aysoyalp<br />
11
KENTE DAİR / www.kentaktuel.com<br />
HAZİRAN AYI TUZLA KÜLTÜR SANAT ETKİNLİKLERİ<br />
Konser/TÜRK HALK<br />
MÜZİĞİ KONSERİ<br />
(Kanımızda Türküler)<br />
Etkinlik Tarihi:16 <strong>Haziran</strong> 2014<br />
Etkinlik Mekanı : Nikah<br />
Sarayı ve Kültür Merkezi<br />
Etkinlik Saati : 20:00<br />
Kültürlerin Dansı<br />
Etkinlik Tarihi :<br />
14 <strong>Haziran</strong> 2014<br />
Etkinlik Mekanı :<br />
Şelale Park - Anfi Tiyatro<br />
Etkinlik Saati : 20:00<br />
Söyleşi /<br />
Kur’an ve Sünnette Çevre<br />
Etkinlik Tarihi : 12 <strong>Haziran</strong> 2014<br />
Etkinlik Mekanı : Tuzla -<br />
Şifa Gençlik Merkezi<br />
Etkinlik Saati : 20:00<br />
Seminer/Kadın Erkek<br />
İlişkilerinde Kıskançlık<br />
Etkinlik Tarihi :<br />
11 <strong>Haziran</strong> 2014<br />
Etkinlik Mekanı : Merkez<br />
Hanımlar Kulübü<br />
Etkinlik Saati : 13:00<br />
Çocuk Tiyatrosu /<br />
Yapay Yaşama Gezegeni<br />
Etkinlik Tarihi : 14 <strong>Haziran</strong> 2014<br />
Etkinlik Mekanı : Tuzla -<br />
Şifa Gençlik Merkezi<br />
Etkinlik Saati : 11:00<br />
Sergi / Sıkışmış Bedenler<br />
Sergi Tarihi:<br />
3-6 <strong>Haziran</strong> Arası<br />
Açılış Tarihi:<br />
3 <strong>Haziran</strong> Saat:13:00<br />
Etkinlik Mekanı :<br />
Tuzla Belediyesi<br />
Sanat Galerisi<br />
>12
www.kentaktuel.com / KENTE DAİR <<br />
13
GEZELİM GÖRELİM / www.kentaktuel.com<br />
Gürcistan<br />
BATUM<br />
GÜRCİSTAN’IN BODRUM’U BATUM…<br />
Gürcistan’ın Karadeniz kıyısında,Acara Özerk Cumhuriyeti’nin yönetim merkezi olan liman kenti. Turizm merkezi<br />
olan Batum’un yaz aylarında bu nüfus 400.000’i bulmaktadır. Türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıktadır ve subtropikal<br />
iklimin olduğu bölgede bol meyve ve çay yetişir.Petrol rafinerisi ve gemi yapımcılığıyla da tanınmıştır. Türkiye’yi<br />
karayoluyla Gürcistan ile Azerbaycan’a ve Orta Asya Cumhuriyetleri’ne bağlayan Sarp Sınır Kapısı Batum’a açılır. Gürcistan’ın<br />
1991’de bağımsızlığını ilan etmesinden sonra Acara Özerk Cumhuriyeti yönetiminin başına Aslan Abaşidze<br />
geldi ve Batum’da ikamet ederek bölgeyi bir diktatör olarak yönetti. Mayıs 2004’te Abaşidze iktidarı, merkezi yönetimin<br />
desteğindeki halk hareketiyle son buldu.<br />
>14
www.kentaktuel.com / GEZELİM GÖRELİM <<br />
Nurcan BASUT<br />
musnu@hotmail.com<br />
HAFTASONU KOMŞUYA<br />
GÜRCİSTAN’A KAÇIYORUZ<br />
Buradaki inşaatların çoğunu Türk<br />
şirketleri yapıyor. Şehrin merkezinde<br />
büyük uluslararası otel zincirlerinin<br />
dev otellerine, yenilerinin eklenmesi<br />
ile yakın gelecekte bölgenin Las<br />
Vegas’ı olmayı hedefliyor. Pırıl pırıl, iyi<br />
organize edilmiş ve tam da bir sayfiye<br />
şehri havası sergileyen Batum, restorasyon<br />
çalışmaları ile yakın gelecekte<br />
yepyeni ve cezbeden bir yüze sahip<br />
olacağı kesin gibi görünüyor. Türkiye<br />
ve Gürcistan arasında gerçekleştirilen<br />
özel anlaşma ile, Batum ve Hopa’ya yapılacak<br />
olan uçuşlar Batum Havalimanı<br />
üzerinden yapılıyor. İstanbul’dan direkt<br />
uçakla Batum’a ulaşmak mümkün.<br />
Otobüs ile geçmek de olası. Pasaport<br />
ve vize sorunu olmadan, nüfus kağıdını<br />
göstererek ve Sarp sınır kapısından<br />
geçiş ücreti olan 1 tl gibi bir rakamı<br />
vererek farklı bir ülke görmek mümkün.<br />
Türkiye ile Gürcistan arasında 10<br />
Aralık 2011’de başlayan pasaportsuz<br />
geçiş kolaylığı ile ayda 180 binden<br />
fazla kişi Gürcistan’a geçiş yapıyor.<br />
15
GEZELİM GÖRELİM / www.kentaktuel.com<br />
TERS RESTAURANT<br />
White Restaurant. Gördüğüm kadarıyla bazı<br />
televizyon kanallarında “ters restaurant” başlığıyla<br />
haber olmuş bir mekan. Efendim buranın<br />
özelliği ilginç mimarisinden gelmekte. Dışarıdan<br />
bakıldığında ters dönmüş bir bina izlenimi verirken,<br />
içeride de bu ters durum devam etmekte.<br />
GÜRCÜ MUTFAĞI<br />
Gürcistan, yemek kültürü gelişmiş bir yer,<br />
haçapuri ve hinkal tercih edilen hamurişleri.<br />
Et yemeklerini de oldukça fazla görebilirsiniz.<br />
Sebebi etin ülkemize göre oldukça ucuz olması.<br />
Karadeniz’e kıyı olması sebebiyle bu ülkede<br />
de, Türk yemeklerine rastlamak mümkün.<br />
ESKİ VE YENİ BATUM<br />
Gürcistan yeniden yapılandırmaya giren<br />
bir ülke olduğu için iki farklı yüzünü de görmek<br />
burada mümkün; eski mimari, yıkık dökük<br />
bakımsız evler, çarpık bir yapılaşma<br />
Buna karşı Gürcistan çok hızlı bir değişim<br />
içinde. Bütün yollar yeniden yapılıyor, şehirlerde<br />
büyük inşaatlar ve eskileri yenileme çalışmalarına<br />
büyük yatırımlar yapılmış. 5 sene<br />
sonra yeniden gidersem çok farklı bir Gürcistan<br />
göreceğimden eminim. Avrupa Birliği ve<br />
Amerika’dan sürekli destek fonları geliyor.<br />
BOTANİK PARK<br />
Batum merkeze 9 km uzaklıkta, Karadeniz’in<br />
kıyısında Mtsvane Kontskhi bölgesinde<br />
yer alıyor. Dünyanın en büyük botanik<br />
parkları arasında yer alan botanik bahçesini<br />
gezmek en az 1,5 saat sürüyor. İçerisinde<br />
5000’den fazla bitki türü barındıran<br />
Batum Botanik Bahçesi, Kafkasya’ya özgü<br />
yarı tropik bitkilerin yanı sıra Uzak Asya,<br />
Yeni Zelanda, Kuzey Amerika, Güney Amerika,<br />
Himalayalar, Meksika, Avustralya ve<br />
Akdeniz bitkilerinin sergilendiği bölümler<br />
de bulunuyor. 1,200 gül türünün yer aldığı<br />
parkta 2,000 üzerinde ağaç ve odunsu bitkiler<br />
bulunuyor.<br />
>16
www.kentaktuel.com / GEZELİM GÖRELİM <<br />
17
18 <strong>Kent</strong> <strong>Aktüel</strong>
<strong>Kent</strong> <strong>Aktüel</strong><br />
19
BİYOGRAFİ / www.kentaktuel.com<br />
Bir Saz , Söz ve Ses Ustası<br />
Neşet ERTAŞ<br />
Neşet Ertaş türkü demek ; binlerce yıldır söylenen ve<br />
söylenecek olan...Neşet Ertaş bağlama demek;<br />
binlerce yıldır çalınan ve çalınacak olan...<br />
>20
www.kentaktuel.com / BİYOGRAFİ <<br />
21
BİYOGRAFİ / www.kentaktuel.com<br />
>22<br />
Neşet<br />
Ertaş<br />
Türkü ve<br />
Bağlamanın<br />
Ustası,<br />
Abdallık<br />
Geleneğİnİn<br />
Son<br />
Büyük<br />
Temsİlcİsİ<br />
NEŞET ERTAŞ KİMDİR?<br />
Neşet Ertaş, 1938 yılında Kırşehir’in<br />
Çiçekdağı ilçesine bağlı Tırtıllar<br />
köyünde doğdu. 7 kardeşi olan Neşet<br />
Ertaş ailenin ikinci çocuğudur. Türk<br />
halk ozanı ve halk müziği şarkıcısıdır.<br />
Çocukluk dönemi<br />
Babası saz ustası Muharrem Ertaş,<br />
annesi Döne Ertaş’tır. Annesinin<br />
ölümünden sonra babası ve kardeşleriyle<br />
birlikte köye yerleşmişlerdir<br />
ve çocukluğu bu köyde geçmiştir.<br />
Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda önce<br />
keman, sonra da bağlama çalmayı<br />
öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile<br />
birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile<br />
çalıp sesi ile türküler söylemeye başladı.<br />
Ertaş, etkilendiği tek kişinin babası<br />
Muharrem Ertaş olduğunu söyler. Kendi<br />
ifadesi ile bunu şu şekilde ifade eder;<br />
“Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız.’’<br />
8 yıl Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale,<br />
Keskin, Yerköy, Kayseri, Yozgat ve köylerini<br />
gezdiler. Bu yüzden okula gidemedi.<br />
14 yaşında çalışmak için İstanbul’a geldi.<br />
SANAT HAYATI<br />
Neşet Ertaş, 1957 yılının sonunda Şençalar Plak<br />
adlı bir müzik şirketine gitti. Şirketin sahibi olan Kadri<br />
Şençalar Neşet Ertaş’ı dinledi ve çok beğendi.<br />
‘Neden Garip Garip Ötersin Bülbül’ adlı ilk plağı,<br />
1957 yılında Şençalar Plak tarafından piyasaya çıkarıldı.<br />
Halk tarafından çok beğenilen bu plağı ardından<br />
diğer plak, kaset ve halk konserleri takip etti.<br />
Bu arada Beyoğlu’nda bir gazinoda sahneye çıktı.<br />
2 yıl İstanbul’da çalıştı. Sonra Ankara’ya geldi<br />
ve sahne hayatına burada devam etti. Ankara’da<br />
çalıştığı gazinoda Leyla isminde bir kızla tanıştı ve<br />
hemen evlendi. İki kız bir erkek çocukları oldu.<br />
Neşet Ertaş bu arada askere gitti. 1962’de<br />
İzmir Narlıdere’de askerliğini yaptı.<br />
Plak üzerine plak yapan Neşet Ertaş konserleriyle<br />
de birçok şehri 6-7 defa gezdi. Beste ve plaklarıyla<br />
çok meşhur oldu. 1978 yılında parmakları felç oldu.<br />
Müzisyenlikten başka mesleği de olmadığı için işsiz<br />
kaldı. Tedavi olacak parayı bulamadı. Çareyi 1979’da<br />
Almanya’da bulunan kardeşinin yanına gitmekte buldu.<br />
Tedavisini orada yaptırdı. 3 çocuğunu da yanına<br />
aldırdı. Mesleğine Almanya’da tekrar başladı.<br />
Türklerin bulunduğu yerlerde gazino ve<br />
düğün salonlarında çalıp söylemeye başladı.
www.kentaktuel.com / BİYOGRAFİ <<br />
Demirel zamanında kendisine sunulan<br />
‘devlet sanatçılığı’ unvanını; “O dönem<br />
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı. Devlet<br />
sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, ‘hepimiz<br />
bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet<br />
sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor’ diyerek<br />
teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı<br />
olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk<br />
bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım,<br />
bir tek TBMM tarafından üstün hizmet<br />
ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre<br />
hizmet eden ecdadımız adına aldım.” diyerek<br />
geri çevirmiştir. Halk bu tavra destek vermiş<br />
ve Neşet Ertaş adeta yaşayan bir efsane<br />
olmuştur. Unesco Somut Olmayan Kültürel<br />
Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında<br />
yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan<br />
Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak<br />
yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25<br />
Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuarı<br />
tarafından fahri doktora ödülüne layık<br />
görülmüş, bağlamadaki tavrı ve türküleri<br />
konservatuarlarda ders olarak okutulmuştur.<br />
Hayatı ve eserleri Doç.Dr.Erol Parlak tarafından<br />
iki ciltlik bir kitap halinde yayımlanmıştır.<br />
25 Eylül 2012 tarihinde İzmir’de tedavi<br />
gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri<br />
nedeniyle 74 yaşında yaşamını yitirmiştir.<br />
ALBÜMLERİ<br />
• 1957 - Neden Garip Garip Ötersin<br />
Bülbül<br />
• Çoban<br />
• 1957-1979 Yılları arasında<br />
Kendisinin bile<br />
bilmediği birçok plak albüm yapmıştır.<br />
Bazıları Şunlardır;<br />
• Hareli Gelin<br />
• Diloylu Halay Havası<br />
• Varıp Bir Kız On Yaşına Değince<br />
• Şeytanın Atına Binip Yeldirme<br />
• Bir Leyla Misali<br />
• Yardan Tatlısı Bulunmaz<br />
• Engeller Koymuyor Yar Sana Varsam<br />
• Ceylan<br />
• Vefasız Yar Aşkına<br />
• Kıbrıs Destanı<br />
• Giyindim Kuşandım Gittim Düğüne<br />
• Aşk Elinden Ağlayan<br />
• Sar Leyla Leyla(ayrıldığı karısına<br />
yazmıştır)<br />
• Hasta Düştüm<br />
• Tor Şahin Misali<br />
• Uyma Sakın<br />
• 1960 – Gitme Leylam<br />
• 1979 – Türküler Yolcu<br />
• 1985 - Sazlı Oyun Havaları<br />
• 1987 - Türkülerle Yaşayan Efsane<br />
Deyişler<br />
• 1988 – Gönül Ne Gezersin Seyran<br />
Yerinde<br />
• 1988 – Kendim Ettim Kendim Buldum<br />
• 1988 – Kibar Kız<br />
• 1989 – Hapishanelere Güneş<br />
Doğmuyor<br />
• 1989 – Sazlı Sözlü Oyun Havaları<br />
• 1990 – Gel Gayri Gel<br />
• 1992 - Şirin Kırşehir<br />
• 1993 – Kova Kova İndirdiler Yazıya<br />
• 1995 – Seçmeler 2<br />
• 1995 – Seçmeler 3<br />
• 1995 – Seher Vakti<br />
• 1995 – Altın Ezgiler 3<br />
• 1995 – Benim Yurdum<br />
• 1997 - Nostalji 1<br />
• 1998 - Ölmeyen Türküler 2<br />
• 1999 - Ölmeyen Türküler 3<br />
• 1998 – Gönül Yarası<br />
Neşet Ertaş Külliyatı 15 Seriden<br />
oluşmaktadır.<br />
• 1999 – Zülüf Dökülmüş Yüze<br />
• 1999 – Gönül Dağı<br />
• 1999 – Muhur Gözlüm<br />
• 1999 – Zahidem 4<br />
• 1999 - Neredesin Sen<br />
• 2000 - Garibin Dünyada Yüzü Gülemez<br />
• 2000 - Niye Çattın Kaşlarını<br />
6 Kayıt tarihi:1969-1974<br />
• 2000 - Çiçekdağı<br />
7 Kayıt tarihi:1969-1974<br />
• 2000 - Ayaş Yolları 8<br />
• 2000 - Sevsem ÖLdürürler<br />
9 Kayıt tarihi:1974-1986<br />
• 2000 - Ağla Sazım<br />
10 Kayıt tarihi:1974-1986<br />
• 2000 - Hata Benim 11<br />
• 2001 - Dostlara Selam 12<br />
• 2001 - Sabreyle Gönül 13<br />
• 2002 - Yar Gönlünü Bilenlere 14<br />
• 2005 - Vay Vay Dünya 15<br />
• 2003 - Gurban Olduğum<br />
• 2008 - Neşet Ertaş 2008<br />
23
24
25
MODA / www.kentaktuel.com<br />
BAHAR<br />
TRENDLERi<br />
2014<br />
İLKBAHAR / YAZ<br />
ERKEK<br />
Modanın sadece kadınların ilgi<br />
alanında olduğunu ya da olması gerektiğini<br />
düşünmüyorum. Giysilerimiz kendini<br />
ifade edebilme sanatıdır. Doğru bir<br />
seçim karşımızda ki kişi üzerinde artı bir<br />
puan kazanmamızı sağlar ve doğru yere<br />
ulaşmamız için bu artı puana ihtiyacımız<br />
vardır. Türkiye de erkeklerin moda ya<br />
bakışı olumlu bir değişim sürecinde.<br />
Trajı yüksek erkek dergileri ve erkek<br />
giyimine yönelen tasarımcıların da<br />
çokluğu talebin yoğunluğunu gösteriyor.<br />
>26
www.kentaktuel.com / MODA <<br />
Klasik kravat alışkanlığının dışına çıkarak<br />
takım elbise giydiğinizde de farkınızı ortaya<br />
koyun. Desenli kravatlar risklidir ama ben<br />
deseni kendi tonunda yorumlamanızı<br />
öneririm. Mesela tamamen siyah olan bir<br />
takımda kullanılan siyah desenli kravat hem<br />
göz yormaz hemde farkınızı yansıtır. Desenin<br />
renginden çok kravatın zemin rengini baz<br />
alarak gömleğinizi seçin. Çok renklilerdense<br />
grafiksel kravatları tercih ederek daha<br />
elit bir görüntü sağlayabilirsiniz.<br />
Çantalar Türkiyede erkeklerin<br />
tercih ettiği bir aksesuar değil ama<br />
teknolojinin verdiği yükler arttıkça tercih<br />
edilmeye başlandığını görüyoruz.<br />
Ayakkabı<br />
trendlerinde;<br />
bu yıl özellikle<br />
Oxford ve Wing<br />
tip’ in öne çıktığını<br />
hatırlatırken<br />
erkekler için<br />
model isimleri<br />
konusunda<br />
referans olacak<br />
ufak bir tablo<br />
yayınlayalım<br />
istedik.<br />
Aksesuarlardan korkmayın<br />
beyler... Erkekler için tasarlanan çok şık<br />
aksesuarlar var ve küçük bir ayrıntı olsa da<br />
etkisi çok iyidir. Bir erkek için en en önemli<br />
aksesuar saatidir ki biz kadınlar için saat<br />
seçimi bir erkek hakkında çok fazla ipucu<br />
verir. Saatinizin yanına takacağınız tek bir<br />
ayrıntı sizin için iyi bir etki sağlayabilir.<br />
Edİtör<br />
Nevim Akdeniz / Atölye7<br />
ebru.gorgen@genak.com.tr<br />
27
DÜŞ ‘ E YAZDIM...<br />
Gelip geçiyor günler usulca...<br />
Ceplerimize doldurduğumuz günlük telaşların ağırlığında çoğu zaman tadını çıkaramıyoruz hayatın...<br />
Geçmişe hapsedilmiş kayıplar, kalplere kilitlenmiş aşklar, gözlere yerleşmiş yaşlar; hepsi birer katil laf aramızda...<br />
Bir de inadına sarıldığımız umut adında küçük bir çocuk var yanıbaşımızda... Bazen elbette tutunmak gerekir bir yerlere,<br />
elbette kurulan hayaller en güçlü askerdir ıssız yerlere... Ama düşündüğün gibi olmayabiliyor da işte...<br />
Sözüm ona, hiç bitmeyecek çiçek kokulu duygulardı kandığımız; sonra bir de aşklar vardı bile bile içine atlayıp yandığımız...<br />
O an her beyazdı; hem de bembeyaz...<br />
Bozulmamış, yazılmamış, kirlenmemiş...<br />
Sana göre erimemiş bir kar tanesi, bana göre buruşmamış bir kağıt...<br />
Yok ettik!<br />
Şimdi sana değil yazılanların hiçbirisi, alınma üstüne... İlla sana mı kopmalı ruhtan cümleler, illa sana mı koşmalı melekler?<br />
Sırası değil bencilliğin... Zaten olan biten ne varsa soldu gururun gölgesinde...<br />
>28
twitter.com/gurdal<br />
gurdal@gmail.com<br />
Herkes sorumludur musubet tavırlarından; bir kez öldü mü bin kez dirilir insan...<br />
Usul usul kaparken gözlerimizi hiç düşünmeyiz rüya görmeme ihtimalini... Bu da üzer bizi...<br />
Çünkü gece kadar süslü bir yalan daha yoktur, gündüzünse günahı çok...<br />
İşte böyle bir devran senden bana kalan...<br />
Şimdi sen beni boşver, kendi derdine yan...<br />
Yalnızlığın pençesinde tüketeceksin nefesini, uzanıp tutmak istediğin her yıldız bir cellat olacak, bırakmayacak peşini...<br />
Ürkeceksin, korkacaksın, kendine sarılacaksın...<br />
Kabul gören her dua bir yaprak olacak avucunda, onlar sararıp solduğunda yanacaksın bağıra bağıra...<br />
Yine de gittiğin yol açık olsun, ne de olsa benim için kalpteki sonsun!<br />
29
TEKNOLOJİ / www.kentaktuel.com<br />
iPHONE<br />
İÇİN<br />
AKILLI<br />
KILIF<br />
Lunacase<br />
Ukraynalı bir grup genç girişimci tarafından<br />
üretilen Lunacase adlı ‘akıllı kılıf’ iPhone’a gelen<br />
çağrı ve mesajlardan yayılan elektromanyetik<br />
dalgaları algılayarak bildirim ışığı yayıyor.<br />
Telefondan gelen elektromanyetiği algılayan akıllı<br />
kılıf, bu sayede çağrı ya da mesaja göre kılıfın arkasında<br />
yer alan simge aracılığıyla bildirim ışığı yayıyor.<br />
Kılıfın bir başka özelliğiyse verdiği bildirim ışığını<br />
telefonunuzun şarjından almıyor oluşu. Kılıf kendi<br />
elektromanyetik enerjisini oluşturuyor ve böylece<br />
telefonun enerjisine ihtiyaç duymuyor. Lunecase<br />
adlı iPhone kılıfı telefonun arkasına takılıyor ve şık<br />
tasarımı ile neredeyse kılıf olduğu hiç anlaşılmıyor.<br />
Kılıfı satışa çıkarmak için finansman desteği<br />
arayan Lunacase’in bu ürünü Ağustos ayında<br />
29 dolardan satışa çıkarması bekleniyor.<br />
ATILAN HER ADIMDA ŞARJ İMKANI<br />
Tüm gün içinde çoğu zaman ayaklar,ayakkabının içerisinde<br />
oluyor ve yine gün içerisinde bir çok adım atıyor.Adım attığımızda<br />
kinetik enerjiyi açığa çıkarıyoruz.Bu çıkardığımız enerjiyi de şimdi<br />
telefonu sarj etmek için kullanacağız. Matt Stanton ve Hahna<br />
Alexandar,Carnegie Mellon üniversitesinde öğrenciler bu ilginç ve<br />
yararlı fikir olan SolePower‘ı da onlar tasarlamış bulunuyorlar.<br />
SolePower,kinetik enerjiyi elektrik olarak depolayabiliyor ve<br />
böylece telefonunuzu sarj edebiliyor.SolePower projesi yaptığınız<br />
24km’lik yürüyüş ile bir akıllı telefonu tamamiyle sarj etmeyeye<br />
yarıyor.Gün içerisinde attığınız her adımda açığa çıkan kinetik<br />
enerjiyi,ayakkabı keçesin de yer alan rotorlara yönlendiriyor.<br />
Ayrıca Stanton ve Alexandar‘ın tasarlamış olduğu SolePower,attığınız<br />
her adımlardan sonra bobinler aracılığı ile elektrik oluşturuyor<br />
ve gelen elektrik akımı akıllı telefonunuzun lityum-iyon<br />
polimer bataryasında toplanıyor.Lityum-iyon polimer bataryasında<br />
toplanan elektrik akıllı telefonunuzu sarj etmeye hazır hale<br />
geliyor.Enerji tasarrufu için muhteşem bir proje olan SolePwer‘ın<br />
yaratıcıları ise 24 kilometre yolda dolan sarjı 8 kilometreye<br />
indirmekte kararlı.Cihaz 2014 yılı içerisinde görücüye çıkabilir.<br />
>30
www.kentaktuel.com / TEKNOLOJİ <<br />
iWATCH ÜRETİM AŞAMASINDA<br />
Apple’ın uzun süredir gündemde olan akıllı saati<br />
iWatch’a dair ortaya çıkan son haberlerde, merakla<br />
beklenen saatin üretimine başlandığı belirtiliyor.<br />
Apple tarafından henüz resmi olarak duyurulmamış<br />
olsa da geçtiğimiz aylarda teknoloji dünyasının gündemini<br />
sıklıkla meşgul eden ve bugüne kadar hakkında<br />
birçok haber yapılan iWatch’un üretimine nihayet başlandığı<br />
söyleniyor. iWatch‘a dair ortaya çıkan bu önemli<br />
haberin kaynağı ise, Apple’ın yeni akıllı saatini üretmesi<br />
için yönelmesi beklenen Çin’de yayınlanan bir haber.<br />
China Times’da yer alan ve kaynak olarak ülkedeki üretici<br />
firmalar gösterilen bu habere göre, Apple nihayet akıllı<br />
saatinin üretimine başladı ama şimdilik düşük sayılarda<br />
üretim yapılıyor. China Times’ın bu haberinde dikkat çeken<br />
bir diğer detay da, Apple’ın daha önce de iddia edildiği<br />
gibi iWatch‘un içine yerleştireceği sensörlerin daha az yer<br />
kaplaması için yeni bir teknolojiden faydalanacağı oldu. Bu<br />
yılın ikinci yarısında piyasaya sürülmesi beklenen iWatch,<br />
2014 yılın en çok merak edilen ürünü olmaya devam ediyor.<br />
WİNDOWS 9 BÜYÜK TEHLİKE<br />
Microsoft tarafından adı bile nadiren anılan, internette oldukça<br />
hızlı bir şekilde yayılan, hem telefon hem de bilgisayarı kapsayan<br />
Windows 9 yükleme dosyaları kullanıcıların başını belaya sokuyor.<br />
Şirket tarafından resmi olarak duyurulmayan Microsoft‘un<br />
yeni işletim sistemi 2015 yılının ilk çeyreğinde<br />
gelmesi beklenirken, yeni işletim sisteminin ücretsiz<br />
sunulacağına dair söylentiler de aldı başını gidiyor.<br />
Windows 9‘a dair henüz kesin bir bilgi bulunmuyor. Ancak<br />
paylaşım sitelerinde yer alan ve YouTube‘da ortaya çıkan ücretsiz<br />
Windows 9ʹlar kullanıcılar için oldukça büyük tehlike arz ediyor.<br />
“Windows 9 Extreme Edition”, “Windows 9 Ultimate” veya<br />
“Windows 9 Professional” gibi kullanıcıları yanıltmaya yönelik<br />
isimler altında paylaşılan indirme dosyalarının içinde tema giydirilmiş<br />
ve yasa dışı olan Windows 7 ile Windows 8 kurulumundan<br />
başka bir şey bulunmuyor. Diğer yandan YouTube üzerindende<br />
paylaşılan videoların altında indirme bağlantısı veren birçok Microsoft‘un<br />
yeni işletim sistemi Windows 9‘a rastlamanız mümkün.<br />
ISO formatında sunulan bu indirmelerin bazılarında<br />
yirmiyi aşkın ön-yüklü program ile beraber gelebiliyor.<br />
İçerisinde bulunan bu lisanssız yazılımlar ile Windows<br />
başlangıçta bir çöplük haline gelmiş durumda oluyor.<br />
KENDİNİ YENİLEYEN PLASTİK<br />
Kendi kendine “iyileşebilen” plastik sayesinde<br />
çatlayan telefon ekranınız veya kırılan tenis<br />
raketiniz kendi kendini tamir edebilecek.<br />
Geliştirilen polimer, daha önceki denemelerin yüz<br />
misli bir “iyileşme kapasitesine” sahip ve 3 santimetre<br />
çapında delik ya da çatlakları yamalayabiliyor.<br />
İnsan kanının pıhtılaşma özelliğinden ilham alan<br />
buluş, iyileşmeyi sağlayan kimyasal maddeleri zarar<br />
gören yerlere ileten kılcal damarlara sahip.<br />
Illinois Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından<br />
geliştirilen yeni plastiğin özellikleri Science adlı<br />
bilim dergisinde yer alan bir makalede açıklanıyor.<br />
Uzmanlar onlarca yıldır insan cildi gibi kendini<br />
iyileştirebilen bir plastiğin hayalini kuruyordu.<br />
Bu buluş sayesinde su borularındaki, otomobilin<br />
kaportasındaki çatlaklar kendini kapatabilecek.<br />
Uydular uğradıkları zararı tamir edebilecek.<br />
Taşınabilir bilgisayarlarınız ya da telefonlarınızın<br />
bozulan elektronik çipleri kendini onarabilecek.<br />
31
İŞ DÜNYASI / www.kentaktuel.com<br />
>32
www.kentaktuel.com / İŞ DÜNYASI <<br />
33
Röportaj : Gürdal ÇAKIR<br />
Kıraç<br />
Röportaj : Gürdal ÇAKIR<br />
Bu sayımızda yeni albümü “Çık Hayatımdan”la<br />
Türk müziğinin güçlü sesi Kıraç’ı siz değerli<br />
okurlarımızla buluşturuyoruz.<br />
>34
35
RÖPORTAJ / www.kentaktuel.com<br />
>36
www.kentaktuel.com / RÖPORTAJ <<br />
GÜRDAL ÇAKIR: Hoşgeldin Kıraç...<br />
KIRAÇ: Hoşbuldum Gürdal...<br />
Yepyeni bir albümle karşımızdasın...<br />
KIRAÇ: Evet, iki yıldır bu albüm için<br />
kafamda birçok şey birikmişti ve bu albümle<br />
birlikte gerçekleştirdim. Benim<br />
için özel bir albüm oldu bu... Albümdeki<br />
en önemli şey davul hariç tüm enstrümanları<br />
ben çaldım öncelikle... Mix ve<br />
masteringleri ben yaptım.<br />
Aynı zamanda da prodüktör ve aranjörüsün<br />
albümün...<br />
KIRAÇ: Evet aynen öyle... Bunların<br />
önemli olduğunu düşünüyorum. Bu da<br />
benim tek başıma stüdyoda yaptığım<br />
bir albüm oldu. Klibini de çektik albümün,<br />
bence şu anda gayet iyi gidiyor<br />
benim için...<br />
Albüm nasıl başladı peki?<br />
KIRAÇ: Aslında albüm öncesinde bir<br />
aşk albümüydü. Ama sonrasında “Fistan”,<br />
“Çık Hayatımdan” gibi şarkılar eklenince<br />
şekli değişti birden, iyi de oldu<br />
aslında...<br />
Bu albümde bir de bir felsefe benimsemişsin.<br />
Dünyadaki iyi insanların kötülüklere<br />
karşı daha sert tepkiler vermesi<br />
gerektiğini belirtmişsin?<br />
KIRAÇ: Düşüncelerimi söyleyen bir<br />
insan, bir sanatçı oldum her zaman ve<br />
bundan çekinmiyorum. Doğru anlaşılsın<br />
diye söylemek istiyorum. Bu albümde<br />
de onunla ilgili olan şarkı “Çık Hayatımdan”...<br />
Ama gerçekten sadece Türkiye’nin<br />
değil, dünyanın gidişatı kıyamete<br />
doğru diye düşünüyorum. İnsanlık,<br />
sevgi bunlar çok gerilere itildi. Dünya<br />
korkunç bir noktaya doğru gidiyor.<br />
Yine bir açıklamanda çocuklara bıraklacak<br />
dünyanın güzellikleriyle ilgili<br />
endişelerin olduğundan bahsediyorsun<br />
ve bu konuyu ortadan kaldırmak için<br />
gerekirse en başta yerimi alırım diyorsun?<br />
KIRAÇ: Savaşın çocuklarını yetiştiriyoruz<br />
zaten biz...<br />
Hayatın kendisi zaten bir savaş haline<br />
geldi. Yaşamın tadını çıkarmak yerine<br />
malesef yaşamaya çalışmakla geçiriyoruz<br />
vaktimizi...<br />
KIRAÇ: Malesef...<br />
Albüme dönmemiz gerekirse albümde<br />
“Fistan”da çok dikkat çeken, keyifli<br />
bir şarkı...<br />
KIRAÇ: Evet acayip eğlenceli bir<br />
şarkı o ve uzun yıllar repertuvarımda<br />
olacağını düşünüyorum. Sahnede de<br />
çok keyifli olabilen bir şarkı... Canlı<br />
olarak çok daha iyi oluyor.<br />
Kıraç’ın onuncu albümü bu... İlk<br />
albümden bu yana altyapılarda, düzenlemelerde<br />
müthiş değişiklikler var<br />
ama felsefe hep aynı. Hatta eskiye<br />
oranla biraz daha gerçekçi ve sert diye<br />
düşünüyorum...<br />
KIRAÇ: Gerçek bir sanatçı içinde<br />
bulunduğu durumlarla ilgili görüşlerini<br />
söylemeli, bizim böyle insanlara<br />
ihtiyacımız var. Halkımız gerçekten<br />
nereye tutunacağını şaşırmış vaziyette.<br />
Bu konuda yolu sanatçıların sağduyulu<br />
bir şekilde göstermesi lazım, bu<br />
siyasilerin yapabileceği bir şey değil...<br />
Onun için şu parti bu parti yerine daha<br />
gerçekçi bakmamız lazım, dünyada<br />
Türkiye’nin yerinin ne olduğunu daha<br />
iyi algılayabilmek lazım... Sanatçıların<br />
ben sadece sanatçıyım diyip kenara<br />
çekilmemesi biraz araştırıp halka doğruları<br />
göstermeye çalışması lazım diye<br />
düşünüyorum.<br />
Halkın tek sorunu gerçekler mi diyorsun<br />
yani?<br />
KIRAÇ: Tamamen öyle, tek sorunumuz<br />
gerçekler. Gerçekleri görebilmek,<br />
gerçeğin ne olduğunu anlayabilmek...<br />
Neden sürekli gerçeklerin üstü örtülür,<br />
neden gerçekleri bilmiyoruz? Herkesin<br />
ayrı ayrı gizli gündemleri, taktikleri<br />
var. Birilerinin artık bu insanlara<br />
acıması lazım, bu düzenden vazgeçmesi<br />
lazım eğer ki vazgeçmiyorlarsa<br />
işte o zaman iyi insanların ayaklanması<br />
lazım...<br />
Peki albümde davul hariç enstrümanların<br />
hepsini çaldığını söyledin,<br />
en keyifli hangi enstrüman diye sorsam<br />
ne dersin?<br />
KIRAÇ: Bas gitar... Bizim çocukluğumuzda<br />
bas gitar çok revaşta değildi<br />
ama şimdiki genç müzisyenler bayılıyor.<br />
Agresif karizmatik bir alettir ama<br />
bas gitar çok uyumludur. Müzikal olarakta<br />
dışardan baktığımızda çok melodik<br />
görünmese de alt taraftaki tüm<br />
oluşum ruhunu veren, karar verici bir<br />
enstrüman... Müziğin ne olduğuna<br />
bas gitar karar veriyor kısacası...<br />
“Bombili” yi albüme koymak nereden<br />
geldi aklına?<br />
KIRAÇ: Modern Folk Üçlüsü benim<br />
için çok önemli, ben onu bir hatırlatmak<br />
istedim gençlere ve çocuklara...<br />
Ben çok seviyorum. Sık sıkta gündeme<br />
getirmek lazım diye düşünüyorum o<br />
yüzden albüme de koydum, repertuvara<br />
da aldım.<br />
Kıraç şarkılarında aşk harici hayata<br />
dair de bir çok temaya rastlıyoruz.<br />
Aslında bence de bu böyle olmalı zaman<br />
zaman da, sadece aşktan ibaret<br />
olmamalı?<br />
KIRAÇ: Aşk her yerde her zaman<br />
var elbette... Ama ekmek kavgası, özgürlük,<br />
hayat olmadan aşk aşk değildir<br />
yani... Özgürlük en önemli kavram, biz<br />
bu ülkenin insanları olarak özgürlüğümüze<br />
tutkuluyuz. On yıllardan beri<br />
birçok insan öldü bu uğurda, o yüzden<br />
artık yeter diyorum...<br />
Bu konuda senin gibi sanatçı arkadaşlara<br />
da önemli görevler düşüyor.<br />
KIRAÇ: Tabi ki, şarkılarda bunu dile<br />
getirmek lazım, bunu haykırmak lazım...<br />
Yapabildiğiniz ölçüde bunu çok<br />
net bir şekilde yapmak lazım... Binlerce<br />
yıllık kültürün üstündeyiz, binlerce<br />
yıllık uğruna kan dökülen toprakların<br />
üstünde yaşıyoruz. Dünyada uğruna en<br />
çok savaşılan topraklar Anadolu topraklarıdır,<br />
biliyor musun? Bunu bilince<br />
insan, bazı şeyler onurumuza dokunuyor<br />
ister istemez... İnsanlar ölmesin<br />
istiyoruz artık... Ölen herkese yazıktır<br />
yani...<br />
Bence de ortada bir savaş olacaksa<br />
bu güzellik savaşı olmalı. Soyut bir<br />
savaş olmalı diye düşünüyorum. Peki<br />
şunu merak ediyorum, eski fanatik<br />
konser izleyicisi var duruyor mu hala,<br />
hani doksanlardaki fanatiklerden?<br />
KIRAÇ: Yine iyi sayılır. Eskiye göre<br />
biraz daha doymuşluk var. Konserler,<br />
festivaller, sanatçılar çok ama yine de<br />
sevdiği sanatçıyı çok destekliyor insanlar...<br />
Benim kitlem hala aynı açıkçası...<br />
Popüler kültürün müziğe etkisi ne<br />
sence?<br />
KIRAÇ: Son otuz yılın siyasetinin<br />
kültürel yansıması bence bu popüler<br />
müziktir. Amerika’da bile bununla uğraşıyor<br />
insanlar.<br />
37
RÖPORTAJ / www.kentaktuel.com<br />
Bu yönlendirme kültürünün üzerine<br />
sürekli konuşuluyor dünyanın her yerinde.<br />
Orayla buranın arasındaki tek fark<br />
orada biraz daha her istediğini söyleyebiliyor<br />
insanlar. Kısacası bütün dünyayı global<br />
düşünce adına tek tip haline getirmek<br />
için uğraşlar veriliyor. Ama ne yazık ki ne<br />
öneriyorlarsa bunun hiçbir insan için faydası<br />
olan şeyler değil...<br />
O zaman ne söyleniyorsa aslında tersini<br />
yapmak lazım?<br />
KIRAÇ: Evet onu yapmak lazım.<br />
1960’lı yıllarda rock müziğin oluşmasının<br />
nedeni buydu.O zamanki gençlik ne<br />
deniyorsa tersini yapıyordu, işte o kuşak<br />
farklıydı.<br />
Kıraç herzamanki gibi savunduğu<br />
felsefeyi devam ettirmekte anladığım<br />
kadarıyla...<br />
KIRAÇ: Herzamanki gibi samimi<br />
olmaya çalışıyorum. İnsanların bilmeden<br />
etmeden canını sıkıyorsak zaman<br />
zaman kusura bakmasınlar. Bunların<br />
dışında gerçekten Allah bize akıl fikir<br />
versin diyorum her zaman...<br />
Bu dileğine ben de sonuna kadar<br />
katılıyorum. Çok teşekkür ederim Kıraç,<br />
herzamanki gibi dolu dolu geçen,<br />
harika bir sohbetti.<br />
KIRAÇ: Ben de çok teşekkür ediyorum,<br />
esen kalın...<br />
>38
www.kentaktuel.com / RÖPORTAJ <<br />
39
SOSYAL SORUMLULUK / www.kentaktuel.com<br />
>40
www.kentaktuel.com / SOSYAL SORUMLULUK <<br />
KANSERLE SAVAŞ DERNEĞİ<br />
Bilgi ve Sevgiyle Dansınıza Eşlik Ediyoruz<br />
Sizlerin, bizlerin, sevdiklerinizin<br />
veya hiç tanımadığınız yüreklerin<br />
hiç kanserle dans etmemesi veya<br />
kanserle dans ederken ellerinden<br />
tutmak istiyorsanız bağışlarımız<br />
için hesap numaramız:<br />
Kanserle Dans Derneği: T.C İş Bankası<br />
Cevahir AVM Şubesi İBAN: TR<br />
1000 0640 0000 1124 0012 5343<br />
Kanserle Dans Derneği<br />
Adres - Pavlonya sokak No: 6/20<br />
Kadıköy -İstanbul<br />
Telefon: +90 216 330 34 38<br />
E-posta info@kanserledans.org<br />
Websitesi: kanserledans.org<br />
Vizyonumuz:<br />
Kanser erken teşhis ve tarama konusunda farkındalık<br />
yaratmak ve geleceğin kanser tedavisini hasta merkezli<br />
ve odaklı hale getirmek. Kanser hastaları ve yakınlarına<br />
bu süreçte psikolojik ve sosyal destek sağlamak.<br />
Misyonumuz:<br />
Toplumu kanser hakkında ve erken teşhisi ile ilgili web sitesi<br />
ve sosyal medya kanallarını kullanarak bilgilendirmek,<br />
Kanser hastalarına tedavi sırasında ve sonrasında tıbbi ve psikolojik<br />
destek sağlamak, kanser erken tanısı, tedavisi ve tedavi sonrası<br />
bakımı ile ilgili hastalara rehber olmak ve bu konuda ulusal duyarlılık<br />
ve farkındalık oluşturmak, bu amaçla yerel yönetimler, üniversiteler<br />
ve diğer sivil toplum kuruluşları ile ortak toplantılar yapmak,<br />
Hasta ve yakınları ile sağlık profesyonelleri arasında köprü<br />
oluşturmak, tavsiye kararında bültenler ve rehberler hazırlayarak<br />
ulusal kanser politikalarının oluşturulmasına katkıda bulunmak<br />
Yurt dışında benzer amaçlarla hizmet veren dernek, kurum ve<br />
kuruluşlarla bilgi alışverişinde bulunmak ve ortak çalışmalar yapmaktır.<br />
Ya sen, ya ben, ya da sevdiğimiz;<br />
‘‘Kanserle Dans’’ ettik, ediyoruz, edeceğiz…<br />
41
AŞK / www.kentaktuel.com<br />
KISKANÇLIĞI ABARTIYOR MUYUZ?<br />
>42<br />
İLGİNÇ EVLİLİK TEKLİFLERİ<br />
Evliliğin ilk başlanğıcı olan evlenme teklifleri ve yıl dönümleri bazı hayal güçleri<br />
geniş olan insanlar tarafından özellikle erkekler karşısındaki sevgililerine ve<br />
evleneceği bayanlara çok değişik şekillerde evlenme teklifleri ,evlilik törenleri ve<br />
evlilik yıldönümleri yapmaktadır.Bu da teklif yapılan kişiyi hem çok şaşırtmakta<br />
hemde çok sevindirmektedir. Çünkü en nihayetinde tek olmak, özel olmak her<br />
bayanın içinde bir uhtedir, sanırım. Kendini özel hissetmek çok ayrı bir duygudur.<br />
Sevdiğini de özel bir konuma sokmak teklifi yapan açısından da ona verdiği değer<br />
ve sevgisini gösterme açısından bence önemli.İşte geçen gün Fenerbahçe Şükrü<br />
Saraçoğlu stadında Bursaspor maçında açılan ilginç evlenme teklif etme pankartı<br />
şeref türbününün hemen üstündeydi ‘‘Benimle evlenirmisin Özge? Can.’’ diye<br />
yazan pankarttı.Bu milyonların önünde can kardeşimiz, Özge’ye evlenme teklifini<br />
böyle bir pankartla dile getirmiş, ilginç ve güzel, yanlız bu teklifin sonuçlarını da<br />
yine pankartla öğrenmek isteriz değilmi? Yine bir diğeri Sırbistan’ın Arandjelovac<br />
kentinde yaşayan Sırp genç, sevgilisine evlenme teklifini alışılmışın dışında bir<br />
yöntemle yaptı. Vujadin Stojkovic adlı genç Sırp, kız arkadaşı İvana Novakovic’e<br />
evlenme teklif etmek için taksi filosu kiraladı. Her bir taksiciye ödediği yüklü miktar<br />
para yanında boya da dağıtan Stojkovic, kendilerinden araçların üstüne on iki<br />
harflik “udaj se za mene” (benimle evlen)’’ yazmalarını istedi. Talihli kız, slogan<br />
yazılı arabaları evinin önünde görünce bir taksinin üstünde ellerini iki yana açmış<br />
bekleyen sevgilisine koşup ağlayarak teklifi kabul ettiğini söyledi.Demet Akalın<br />
işletmeci Oğuz Kayhan ile evlendi. Demet`in “Evet” demesinde ise “buz” gibi<br />
bir suyun etkisi çok büyük. “Bir akşam soğuk su içiyordum. Oğuz birden bardağı<br />
elimden aldı ve suyu elleriyle ısıtmaya çalıştı. Oğuz`un evleneceğim adam olduğuna<br />
o an karar verdim.” Özel hayatındaki mutluluğu hiçbir şeye değişmeyeceğini<br />
söyleyen Akalın “Hayalim mesleki anlamda Ajda Pekkan gibi olmak. Ama yalnız<br />
değil. Sevdiğinle paylaşmadıktan sonra zirvede olmanın hiçbir anlamı yok” diyor.<br />
Bu gibi örnekleri çoğaltmamız mümkün, yine uçakla sevgilisini gezdiren bir aşık<br />
aşağıda okul bahçesinde 200 öğrenciyle “benimle evlenirmisin” yazısı oluşturup<br />
sevgilisine evlenme teklifi yapıyor.Bu yazılanlardan anlaşılan insan sevdiği için yapamayacağı<br />
çılgınlık yok, her şeyi göze alabilir, aklımıza gelebilecek hertürlü çılgınlığı,<br />
akılalmaz şeyleri yapar.Sizce bu sevginin gücü degilmi? Ama merak ettiğim<br />
bir konu var, bu tür değişik şekilde evlenen çiftlerin daha sonra evlilik yaşamları<br />
nasıl ve ne sürede devam ettiğidir. Gerçi ne olursa olsun yaşanan o an, Dünya’da<br />
normal olmayan ilginç evlilik teklifini çoğumuz yapmak isteriz de cesaret edememişizdir.<br />
Tüm insanlara mutlu evlilikler..<br />
Kadın erkek ilişkileri belki de dünyanın yaradılışından<br />
beri çözülememiş sır konulardan biri. Çoğu durumda çoğu<br />
zaman erkekler kadınları anlamadığını, kadınlar da erkekleri<br />
anlamadığını çözemediğiniz söyler. Ne onunla ne onsuz tabiri<br />
ikili ilişkiler için kaçınılmaz bir tanımlama. İlişkilerimizi yoran,<br />
yıpratan, eskiten ve bitiren sorunların başında kıskançlık geliyor.<br />
Etrafınıza bir bakın ve kıskançlık örneklerini inceleyin.<br />
Kıskançlığı tanımlamak oldukça zor fakat yine de az çok herkesin<br />
aklına bir tanım gelir. Bana göre kıskançlık, ne bir sevgi<br />
gösterisi veya ispatı, ne hayatı zorlaştıran bir taktik.<br />
Olması gereken yerde olması gereken şekilde sevgili veya<br />
eşi kıskandığımızda hissettiklerimiz, söylediklerimiz veya<br />
yaptıklarımız. Peki ne hissediyoruz kıskanırken? Sevdiğimizin<br />
karşı cinsten biri ile girdiği iletişim, münasebet, ortam ve<br />
benzeri durumlarda, o kişi ile sevdiğimiz arasında geçen herhangi<br />
bir şeyi ilişkiyi tehdit ediyor olarak görmemizdir belki<br />
de. Onu kaybetme korkusu, onunla olabilme ihtimali, bizdeki<br />
eksiklikler, ilişkiniz eskimesi, sizin artık kendinize bakmayıp<br />
kötü görünmeye başlamanız ve daha bir çok sebep ve etken<br />
vardır kıskançlıkta.<br />
Bu bir histir, önceden kestirilip sözlere dökülemez. Mühim<br />
olan ilişkinize kıskançlık duygusuna kapılıp zarar vermemenizdir.<br />
Toplum olarak kıskançlığı genelde abartan bir<br />
milletiz. İlişkilerimizi olumsuz etkilemesine izin veriyoruz.<br />
Peki kendinizi düşünün. Siz ilişkinizde kıskançlığı abartıyor,<br />
sınırları aşıyor musunuz? Hayır demeden önce iyice bir düşünün.<br />
Cevabınız evet ise de, bunun nedenlerini ve ilişkiyi nasıl<br />
etkilediğini iyi düşünün. Ortada hiçbir sebep yokken eşlerinin<br />
hayatını zindan etmek, eşini eve kapatmak, hayattan ve dış<br />
dünyadan soyutlamak gibi aşırı boyutları da var.<br />
Ama biz buna kıskançlık demiyoruz tabii. Acilen bir psikoloğa<br />
gidilmesi şart, çünkü bu raddeye vardıysa ciddi bir hastalık<br />
söz konusudur. Her telefonun hesabını sormak, kapıya<br />
bile bakmasına izin vermemek, hemcinsleri dışında kimseyle<br />
görüştürmemek, attığı her adımı takip etmek gibi şeyler hem<br />
sizi bitirir hem onu hem de ilişkinizi. Sağlam bir ilişkide en<br />
başından beri var olan şeylerden biri güvendir.<br />
Bilirsiniz ki, özellikle kadınlar güven olmazsa bir ilişkiye<br />
başlamayız veya ilişkiyi devam ettirmeyiz. Bazı kişiler kıskançlık<br />
yapmak için sırf sevgi gösterisi yapmak adına bile buna<br />
bulaşabiliyor. Kendine ve karşısındakine ne kadar zarar verdiğini<br />
veya kırdığını umursamıyor bile. Eski ilişkilerden konu<br />
açmaya kalkıyor ve sevdiğini bir şekilde rahatsız ediyor bu<br />
durum. Yani boş ve gereksiz kıskançlık da hastalık kıskançlığı<br />
kadar tehlikeli ve kötü.<br />
Sizin ilişkinizde güven ne kadar mevcut? Güven olamdan<br />
bir ilişkiye başlar mısınız veya güvenin bittiği yerde o ilişkiyi<br />
sürdürür müsünüz? Bence hayır. Kadınların sevgi ve sadakat<br />
kadar güvene de ihtiyacı var ilişkilerinde. Aynı şekilde erkekler<br />
de bunlara ihtiyaç duyar. Bu yüzden biraz daha dikkatli ve<br />
yapıcı olmaya özen göstermek gerek. Siz siz olun, kıskançlığı<br />
abartmayın, ilişkinizi boş yere yormayın ve bitirmeyin.
www.kentaktuel.com / SOSYAL SORUMLULUK <<br />
43
44
45
KÜLTÜR - SANAT / www.kentaktuel.com<br />
Konser<br />
Zamanı<br />
YALIN<br />
4 Temmuz 2014, 21:15 / ENKA<br />
Eşref Denizhan Açık Hava<br />
Tiyatrosu, İstanbul<br />
Aşk şarkılarının vazgeçilmez ismi Yalın 4 Temmuz’da<br />
Enka sahnesinde sevenleriyle buluşuyor.<br />
ENKA Kültür Sanat Buluşmaları kapsamında<br />
sahne alacak Yalın, bu yaz için hazırladığı yeni<br />
şarkısının yanı sıra Kasma, Olmasa da Olur, Aşksın,<br />
gibi son albümünde yer alan parçaları ile<br />
youtube’da 20 milyondan fazla dinlenen Keyfi<br />
Yolunda Aşkı Sonunda ve en sevilen şarkılarından<br />
Meleklerin Sözü Var, Cumhuriyet, Küçücüğüm<br />
gibi unutulmayan parçalarına da repertuvarında<br />
yer verecek.<br />
Yaşar<br />
12 Temmuz 2014, 22:00 /<br />
Jolly Joker İstanbul, İstanbul<br />
Türk pop müziğinin güçlü sesi Yaşar, 12 Temmuz akşamı Jolly<br />
Joker İstanbul’da beğenilen şarkılarını sizlerle paylaşacak.<br />
Müzik kariyerine 1996 yılında çıkardığı Divane albümüyle<br />
Altın Plak alarak hızlı bir giriş yapan Yaşar, 1998’de yayımlanan<br />
Esirinim ve 2002’de yayımlanan Masal albümleriyle üç milyonun<br />
üzerinde albüm satışı gerçekleştirerek “kalmaya geldim” dediği<br />
müzik piyasasındaki kalıcılığını ispatladı. Sanatçı, şarkı yazarı,<br />
şair, yorumcu kimliği ve muhteşem sahne performanslarıyla 90’lı<br />
ve 2000’li yılların en büyük isimlerinden biri oldu.<br />
Daha sonra sırasıyla Sevdiğim Şarkılar, Hatırla, Sevda Sinemalarda,<br />
Dem, Eski Yazlar albümlerini yayımlayan Yaşar, 14 albüme<br />
de yorumcu olarak katkıda bulundu. 9. albümü Cadde’yi<br />
aralık 2013’te çıkaran Yaşar, 22 Şubat’ta Jolly Joker İstanbul sahnesinde.<br />
>46
www.kentaktuel.com / KÜLTÜR - SANAT <<br />
Metallica<br />
13 Temmuz 2014, 17:00 / İTÜ<br />
Stadyumu, İstanbul<br />
Metallica, Metallica By Request<br />
dünya turnesiyle İstanbul’da!<br />
Metallica by Request turnesi kapsamında<br />
13 Temmuz 2014 İstanbul konserinde<br />
tüm bilet satın alanlar şarkı oylamak<br />
için hak kazanmaktadır.<br />
Ajda Pekkan - Muazzez Abacı<br />
17 Temmuz 2014, 21:30 / Harbiye<br />
Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi,<br />
İstanbul<br />
Ajda Pekkan ve Muazzez Abacı, 17 Temmuz’da<br />
Avea ile Yıldızlar Açıkhava’da konserleri<br />
kapsamında, Harbiye Cemil Topuzlu<br />
Açıkhava Sahnesi’nde aynı sahneyi paylaşıyor.<br />
İki Diva Bir Konser!<br />
Türk müzik tarihine geçecek bir konser…<br />
Yepyeni düet şarkılarıyla Taşkın Sabah yönetiminde<br />
30 dev müzisyenin eşlik edeceği<br />
konser 17 Temmuz’da BKM organizasyonu<br />
ile Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda.<br />
Nilüfer<br />
19 Temmuz<br />
2014, 21:30 /<br />
Harbiye Cemil<br />
Topuzlu Açıkhava<br />
Sahnesi, İstanbul<br />
Nilüfer, ilk kez<br />
bir konserinde kendi<br />
şarkılarının yanı sıra 70’ler, 80’ler ve 90’lı yıllardan zamanı<br />
geçmeyen şarkıları seslendirecek.<br />
Konserde Ajda Pekkan, Sezen Aksu, İlhan İrem, Cem Karaca,<br />
Barış Manço, Füsun Önal, Mazhar Fuat Özkan, Nükhet<br />
Duru, Tarkan, Kenan Doğulu, Sertab Erener, Levent Yüksel<br />
ve daha birçok sanatçının şarkılarını, büyük orkestra eşliğinde<br />
yorumlayacak.<br />
Konser 19 Temmuz’da Bkm organizasyonu ile gerçekleşecek.<br />
Teoman<br />
20 Temmuz 2014, 21:30 / Harbiye Cemil<br />
Topuzlu Açıkhava Sahnesi, İstanbul<br />
Teoman, uzun bir aranın ardından 20 Temmuz’da<br />
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde<br />
hayranları ile bir araya gelecek.<br />
47
KÜLTÜR - SANAT / www.kentaktuel.com<br />
Gösteri Zamanı<br />
League of Legends 2014 Sezonu Türkiye Büyük Finali<br />
12 Temmuz 2014, 11:00 / Ülker Sports Arena, İstanbul<br />
Dünyada ve Türkiye’de en çok oynanan, oyun dünyasının en büyük fenomenlerinden League of Legends Türkiye Büyük<br />
Finali, 12 Temmuz’da Ülker Sports Arena’da gerçekleşiyor!<br />
Türkiye’nin En Büyük eSpor Organizasyonu: Türkiye Büyük Finali!<br />
Büyük mücadele ve heyecan için geri sayım başladı. League of Legends 2014 Türkiye Sezonu’nu tepede tamamlayan<br />
en iyi takımlar; 2014 Şampiyonu unvanı, muhteşem bir kupa ve 112.500 TL’lik nakit ödül havuzu için 12 Temmuz 2014’te,<br />
Türkiye’nin en büyük spor komplekslerinden biri olan Ülker Sports Arena’da karşı karşıya gelecek. Şampiyonu bekleyen bir<br />
diğer ödül ise, Kore’de düzenlenecek 2014 Sezonu League of Legends Dünya Şampiyonası’na katılma hakkı için mücadele<br />
şansı olacak! On binlerce seyirci önünde yapılacak final, Türkiye’de şimdiye kadar yapılmış en büyük eSpor etkinliği olacak.<br />
Büyük mücadeleye hangi takımlar katılacak?<br />
Şampiyonluk Ligi Yaz Mevsimi Finali’nde ilk 4’te yer alan takımlar, Türkiye Büyük Finali’ne doğrudan katılma hakkı kazanacak.<br />
Rekabeti en üst düzeye çıkaracak. Büyük Final’de yer alacak son 4 takım ise Play-off karşılaşmaları sonucu ortaya<br />
çıkacak. Bu karşılaşmalara Yaz Mevsimi’nin son 4’ü ile Yükselme Ligi’nin ilk 4’ü dahil olacak. Kış, Bahar ve Yaz Mevsimleri<br />
boyunca süren çekişmeli maçlar, edinilen tecrübeler Türkiye Büyük Finali rekabeti ile zirveye çıkıyor. Hem Türkiye Şampiyonluğu<br />
hem de 2014 Dünya Şampiyonası’na gitme şansı için tüm takımlar en iyi oyunlarını ortaya koyacak.<br />
>48
www.kentaktuel.com / KÜLTÜR - SANAT <<br />
Yunus Günce Kafamda<br />
Böcekler Var 3D<br />
12 Temmuz 2014, 21:30 /<br />
Bo Sahne, İstanbul<br />
Yunus Günçe Kafamda Böcekler Var 3D,<br />
12 Temmuz’da Bo Sahne’de sizlerle...<br />
Oyuncu Yunus Günçe, ordan oraya gidiyor,<br />
bir şeyler anlatıyor; anlatıyor deniliyor<br />
çünkü oynamıyor. O kadar çok anlatacak şeyi<br />
var ki... Bırakınca hiç susmayacak gibi duruyor.<br />
Kendisi Kafamda Böcekler Var diyor.<br />
İzlemeye değer. Vermek istediklerinin<br />
hepsini alabilmek için belki de tekrar tekrar<br />
izlenmesi gerekli.<br />
Kafamda Böcekler Var, sahne hali olarak<br />
sahnelerde olmaya devam ediyor.<br />
Sema Töreni<br />
13 Temmuz 2014, 17:00 /<br />
Galata Mevlevihanesi Müzesi, İstanbul<br />
Mevlana Kültür ve Sanat Vakfı’nın düzenlediği Sema Töreni, 13 Temmuz’da<br />
Galata Mevlevihanesi Müzesi’nde gerçekleştirilecek.<br />
Vakıf 2010 yılında, Bahâriye Mevlevîhânesi şeyhi, bestekâr, Neyzen<br />
Hüseyin Fahreddîn Dede Efendi’nin “Müntehabât-ı Fahrî” isimli Tasavvuf<br />
ve Mevlevilik hakkında çok önemli bilgiler içeren el yazması eserini günümüz<br />
Türkçesi ile yayınlayarak kültür hayatına sunmuştur.<br />
T.C. tarihinde konusunda kurulmuş ilk vakıf olma onurunu büyük bir<br />
sorumlulukla taşıyan vakıf, Mevlânâ Celâleddin Rumi adına yüz yıllar içinde<br />
gelişmiş musiki, semâ ve diğer güzel sanatların gerçek ve titiz uygulayıcısı<br />
durumundadır.<br />
Merkezi Ankara’da bulunan Mevlânâ Kültür ve Sanat Vakfı (MEKÜ-<br />
SAV), Antalya Şubesi, İstanbul ve Konya illerinde çalışma ve faaliyetlerini<br />
sürdürmektedir.<br />
Mr. Banks - Saving Mr. Banks<br />
17 Temmuz 2014, 21:15 / ENKA<br />
Eşref Denizhan Açık Hava Tiyatrosu,<br />
İstanbul<br />
Yönetmen: John Lee Hancock<br />
Oyuncular: Tom Hanks, Emma Thompson,<br />
Paul Giamatti<br />
Tür: Biyografik, Dram, Komedi<br />
Disney’in klasikler arasına girmiş filmi “Mary<br />
Poppins”in ortaya çıkış sürecini ve “kamera arkasını”<br />
ele alan filmin yönetmenliğini Pamuk<br />
Prenses ve Avcı filminin senaryosuna imza atmış<br />
olan John Lee Hancock üstleniyor. Senaryo<br />
ise Sue Smith ve Kelly Marcel ikilisine ait. Filmde<br />
Walt Disney’i ise Tom Hanks canlandırıyor.<br />
49
SAĞLIK - YAŞAM / www.kentaktuel.com<br />
Beş<br />
adımda<br />
çekİcİ<br />
kadın<br />
olma<br />
tüyoları<br />
Kendine güven,<br />
seksi görünüş,<br />
karşı cinsi kendinize<br />
çekebilmenin anahtar kelimeleri.<br />
1. VÜCUDUNUZU İLK ÖNCE KENDİNİZ SEKSİ HİSSEDİN<br />
Çok kulanılan bir klişe olarak bakarız çoğumuz, içimizde gerçekten<br />
hissettiğimiz şeylerin dışa yansıdığı fikrine. Ama eğer çekici görünmek<br />
istiyorsanız önce kendinizle flört etmeyi ve negatif önyargıları<br />
bir kenara bırakmanız diyor, yukarıda bahsedilen kitabın yazarları.<br />
Eğer kötü bir gece geçirip bunu tüm makyajınıza ve şıklığınıza rağmen<br />
bütün gün yanınızda taşıdıysanız kesinlikle etrafa ‘çekici’ vibrasyonlar<br />
göndermeyeceksiniz. Pozitif olmayı öğrenmenin yanısıra kendinizi<br />
seksi bir kadın gibi hissetirecek özelliklerinizi bulmanız gerekir. Gerisi<br />
bu yönlerinize tam olarak güvenmekle alakalı...<br />
2- BAĞIMSIZ OLUN<br />
Geçmiş dönemlerin bağımlı kadın tipi artık kitaplarda kaldı. Günümüz<br />
kadını kendine yettiği ve güvendiği kadar erkeklere çekici geliyor.<br />
Erkeğin vereceği güvenlik hissine değil onunla birlikte ama kendi<br />
ayaklarınızın üzerinde durduğunuz bir yaşam daha çarpıcı ve istenen<br />
bir kadın tipi sunuyor günümüzde. Bir ilişkide bile olsanız erkek sizin<br />
de etkin olduğunuz, küçük romantik geziler ve geceler bplanladığınız<br />
ve herşeyi ona bırakmadığınız bir yaşamı arzuluyor.<br />
3- İÇİNDE RAHAT ETTİĞİNİZ VE SEKSİ KIYAFETLER SEÇİN<br />
Seksi olmanın anlamı illla ki bol dekolte değildir. Herşeyden önce<br />
hangimiz bir model vücuduna sahibiz? Önemli olan kendini taşıdığın<br />
kıyafetin için güvenli hissetmen, bu güvenli duruş herşeyden daha<br />
çok çekici görünmeni sağlayacaktır. Çünkü en kötü görünen kadın,<br />
kendini içinde güvenli hissetmediği kıyafetlerle ortada dolaşan kadındır.<br />
Rahat bir kıyafetin içine de süper seksi iç çamaşırlar giyebileceğinizi<br />
ve bunun hissetirdiği yükselmeyi etrafınıza hissetireceğiniz<br />
unutmayın.<br />
Kötü nefesİ yok eden 5 yİyecek<br />
4- KIRKLI YA DA ELLİLİ YAŞLARDA OLMAK SİZİ DAHA AZ ÇEKİCİ<br />
YAPMAZ<br />
Yaşınızla barışık olun, ne demişler ‘her yaşın ayrı bir tadı var’.<br />
40’lı y ada 50’li yaşlardaki Hollywood yıldızlarını gözünüzün önüne<br />
getirin ve hissetikleri kendine güveni kendinize örnek almaya çalışın.<br />
Olgunluk ve yaşam hakkında sahip olduğunu bilgi sizi pek çok genç<br />
rakibenizin önüne geçiriyor, bunu unutmayın. Ve kimse görmese dahi<br />
asla pazardan alınmış pamuklu iç çamaşırlarını giymeyin. Unutmayın<br />
herşeyden önce kendinizi seksi görmeniz gerekiyor.<br />
5- HANGİ YAŞTA OLURSANIZ OLUN SPOR YAPIN<br />
Ana Kournikova, Danika Patrick ya da Maria Sharapova olun demiyor<br />
tabi bize yazarlarımız ancak bir sporu ucundan da olsa yapabilmek<br />
sizi fit kılacağı gibi erkeklerin gözünde daha eğlenceli kılacaktır.<br />
Sevgili kadınlar belki sizin hiçbir tüyoya ihtiyacınız yoktur ancak bu<br />
tavsiyeleride aklınızın bir köşesinde tutmak günün birinde işinize yarayabilir.<br />
Dün gece yediğiniz soğanlı ve yağlı yemeklerin tadı muhteşemdi değil mi? Ama bu zaman<br />
nefesiniz maçtan yeni çıkmış bir Sumo güreşçisininkine benziyor olabilir. Ne yapmak gerekiyor?<br />
Genelde sarımsak, soğan ve kori yediğiniz zaman nefesiniz toksik bir hale dönüşür. Balıklar<br />
ve bazı peynirler de aynı etkiyi yaratabilir. Devamlı açık havada, ağzınızı açık bir şekilde<br />
havalandırmaktan başka yapabilecekleriniz de var. Bazı kokular 24 saat boyunca kanınızda<br />
kalabilir, böylece sadece dişlerinizi fırçalamak tek başına işe yaramaz. Bu noktada nefesinizi<br />
tazelemeye yardımcı olacak yiyecekler tüketmeniz akıllıca olacaktır. Peki neler yiyebiliriz?<br />
>50
www.kentaktuel.com / SAĞLIK - YAŞAM <<br />
Limon: Bir limonu ortadan ikiye ayırıp<br />
emebilirsiniz. Eğer bunu yapmak istemediğiniz<br />
bir ortamdaysanız, bir sodanın içine<br />
dilimlerini atabilir. Sodanız bitince limon<br />
dilimlerini yiyebilirsiniz. Daha da pratik olması<br />
için, limon aromalı şekerlerden tüketebilirsiniz.<br />
Aynı zamanda en pratik taşıma<br />
şekli şekerlerdedir.<br />
Maydonoz: En sevdiğiniz makarna<br />
sosunda bulunan veya kebap yerken tükettiğiniz<br />
soğanları düşünün. Yanlarında<br />
tabağa konan maydonoz sadece göz zevkinize<br />
daha renkli bir hizmet yapmaktan<br />
da öte, aynı zamanda nefesinizi tazelemek<br />
için oradadır. Maydonozun nefesi tazeleme<br />
özelliği bulunur. Bunun yanında taze olmak<br />
kaydıyla, biberiye de etkili olabilir.<br />
Elma ve aynı tazelikte olan armut, havuç<br />
ve turp da nefes tazelemekte ve temizlemekte<br />
etkilidir. İçerdikleri gıda lifi sayesinde<br />
tükürüğü temizler, aynı zamanda<br />
damakta tatlı bir tat bırakırlar.<br />
Egzotik tatlar: Eğer ağız kokusunu<br />
daha egzotik bir tatla çözmek istiyorsanız<br />
size önerebilecek bazı bahartlarımız var.<br />
Bugün hemen her marketin baharat bölümünde<br />
anason, kakule, kişniş, rezene bulabilirsiniz.<br />
Küçük kaplara doldurup masada<br />
yerlerini hazır edin. Tuz ve kırmızı biber<br />
gibi onların da her sofranızda yerleri olsun.<br />
Küçük miktarda tükeceğiniz bu baharatlar<br />
sayesinde yemek sonrası kahveniz bile ağzınızda<br />
kötü bir tad bırakamayacak.<br />
Nane Filizleri, Tarçın: Bu iki önerimiz<br />
de, sarımsak ve soğan kokularına karşı<br />
birebir etkildir. Fakt bunun yanında, tarçın<br />
kabuklarında bulunan özel bir yağ, ağızda<br />
bulunan bir tür bakteriyi yok eder. Tarçın<br />
veya nane aromalı sakız da benzer etkiye<br />
sahiptir. İçeriğinde xylitol bileşkeni olan sakızlar<br />
çürüklerini önlemeye yardımcı olur.<br />
Ayrıca ağız ve diş sağlığına önem vermeniz<br />
sayesinde Gerçek Yaş’ınız 6.4 yıla kadar<br />
gençleşebilir.<br />
Yoğurt: Eğer gün boyunca yağlı ve<br />
kötü kokabilecek besinler tükettiyseniz lezzetli<br />
bir alternatifiniz var. Günde bir veya<br />
iki kere yiyeceğiniz yarım kap yoğurt ağız<br />
içerisindeki hidrojen sulfüt kokusunu yok<br />
etmeye yardımcı olur. Genelde ağzımızın<br />
içini çürük yumurta gibi kokutan da işte<br />
hidrojen sülfüttür. Yoğurdunuzu C vitamini<br />
açısından yüksek meyvelerle tatlandırabilirsiniz.<br />
Aşık değİlken de kalbİnİzİ hatırlayın<br />
Sağlıklı beslenme, biraz hareket ve düzenli kontrol ile kalp hastalıklarından korunmak<br />
elinizde..<br />
Kalp ve damar rahatsızlıkları ölüm nedenlerinin başında geliyor. Dünya Kalp<br />
Haftası, kalp ve damar hastalıkları konusunda farkındalık yaratmak ve bireyleri kalp<br />
sağlığını korumaya yönlendirmek için kutlanıyor. Kalbimizi aşık olduğumuzda atışları<br />
hızlandığı için hatırlıyoruz. Oysa hayati önem taşıyan kalbimize her zaman özen<br />
göstermemiz, kalp ve damar rahatsızlıklarını önlememiz gerekiyor. Kalp hastalıkları<br />
arasında en sık rastlanılanların koroner damar hastalığı, kapak hastalıkları, damar<br />
hastalıkları (damarlarda balonlaşma, damar tıkanıklıkları, damar sertliği gibi) ve ritim<br />
bozuklukları olduğunu aktaran uzmanlar, “Kalbimizi etkileyen başta gelen hastalıklar<br />
damar sertliği ve yüksek tansiyondur. Kalp damar hastalıkları ileri yaşlarda<br />
görülüyor olsa da damar sertliği çok erken yaşlarda başladığı için damar sertliğini<br />
engellemeye yönelik önlemler çocukluk çağında alınmaya başlanmalıdır” dedi.<br />
Kalp hastalıklarından korunarak daha uzun ve sağlıklı yaşamanın mümkün olduğunu<br />
söyleyen Dr. Keskin, yaşam biçiminde yapılacak değişikliklerin kalp sağlığını<br />
koruyacağını belirtti ve önerilerini paylaştı:<br />
• Kalp sağlığınızı korumak için öncelikle sağlıklı yiyecekler tüketin. Kan kolesterolünüzü<br />
sağlıklı düzeylerde tutmak için, tereyağı, içyağı gibi yağlardan uzak durup,<br />
zeytinyağı gibi bitkisel yağları tercih edin. Süt ve süt ürünlerini tüketirken yağsız<br />
veya az yağlı olmasına dikkat edin. Tam yağlı süt, yoğurt ve peynirler kan kolesterolünüzün<br />
yükselmesine neden olabilir. Kırmızı et tüketiminizi olabildiğince azaltıp<br />
beyaz et tüketmeye özen gösterin.<br />
• Alkol tüketiminde aşırıya kaçmayın, ölçülü olun. Günlük bir kadeh kırmızı şarabın<br />
iyi huylu kolesterolü yükselttiği söyleniyor olsa da daha fazla alkol tüketimi<br />
tam tersi etkiyi yapacak, kalp hastalığı riskini arttıracaktır.<br />
• Her zaman kilonuza dikkat edin. Fazla kilonuz varsa mutlaka kurtulun. Öğün<br />
aralarında abur cubur tarzı atıştırmalara, hızlı yemek yemeye son verin. Yavaş ve<br />
düzenli kilo verin, hızlı kaybedilen kilolar daha çabuk geri alınır. Yavaş kaybedilen<br />
kilolar kalıcıdır. İdeal kilonuza ne kadar yaklaşırsanız, kalp hastalığına yakalanma<br />
riskinden o kadar uzaklaşırsınız.<br />
• Düzenli spor yapmaya çalışın. Hareketsiz bir hayattan kaçının. Düzenli egzersizler,<br />
tempolu yürüyüşler kalp hastalıkları ve kalp krizinden sizi koruyacaktır. 35’li<br />
yaşlardan sonra zorlayıcı sporlar yapmaya karar verirseniz mutlaka bir kardiyoloji<br />
uzmanı kontrolünden geçin. Tanısı konmamış bir kalp hastalığınız varsa kontrolsüz<br />
spor yapmanız hastalığınızın ilerlemesine kalp sağlığınızın daha da bozulmasına<br />
neden olacaktır.<br />
• Ailede kalp hastalığı geçmişi varsa, kiloluysanız, yüksek tansiyon hastasıysanız,<br />
sigara kullanıyorsanız mutlaka Total kolesterol, HDL (iyi kolesterol), LDL (kötü<br />
kolesterol), trigliserid ve açlık kan şekeri tetkiklerini yaptırın.<br />
51
52
53
SİNEMA - KÖŞE YAZISI / www.kentaktuel.com<br />
SİNEMA<br />
KAN BAĞLARI<br />
>54
www.kentaktuel.com / SİNEMA - KÖŞE YAZISI <<br />
Bu haftanın en iddialı yapımlarından<br />
olan Kan Bağları, 70’li yılların New York<br />
sokaklarında bizleri nostaljik bir serüvene<br />
götürüyor. Filmin yönetmeni Küçük<br />
Beyaz Yalanlar ve Kimseye Söyleme<br />
filmlerinin de yönetmenliğini yapmış<br />
olan Guillaume Canet. Filmin başrollerinde,<br />
Geçmişi Olmayan Adam, Raydan<br />
Çıkanlar, Sahtekarlar veHemingway &<br />
Gellhorn filmlerinde rol alan başarılı<br />
oyuncu Clive Owen, Halk Düşmanları,<br />
Ye Dua Et Sev ve The Convincer filmlerinden<br />
hatırlayacağınız Billy Crudup,-<br />
Marion Cotillard, Mila Kunis ve Zoe Saldana<br />
yer alıyor.<br />
İlk defa 2013 Cannes Film Festivali’nde<br />
gösterilen film, birbirinden tamamen<br />
zıt iki kardeşin hikayesine odaklanıyor.<br />
Polisiye türündeki filmde Frank<br />
polis olarak çalışmayı seçen iyi bir insan<br />
olsa da kardeşi Chris suça eğilimli, belalı<br />
biridir. Uzun süre hapiste kalan Chris’in<br />
biraz da olsa akıllandığını uman Frank,<br />
kardeşinin yeni bir hayata başlayıp kendisine<br />
çekidüzen vermesi için elinden<br />
geleni yapacaktır.<br />
Geçen senenin “fazla parlak” birkaç<br />
filminin arasında, oyuncu kadrosuyla<br />
heyecanlandıran ve zaten yarışmamakta<br />
olan bu yapım, özellikle uzunluğu ve<br />
olay akışının ağır ritmi sebebiyle beklediğim<br />
tadı vermemişti bana. Evet,<br />
oyuncu kadrosunun zenginliği zaten<br />
baştan beklentileri yükselten bir durum<br />
bu yapım için. Filmin Fransız yönetmeni<br />
de, hem oyunculuk hem yönetmenlik<br />
alanlarında kendisini ispatlamış olan<br />
Guillaume Canet. Dolayısıyla sinematografi<br />
anlamında da beklentilerimiz<br />
yüksek sayılır, estetik açıdan gayet “şık”<br />
bir filmle karşı karşıya olduğumuz daha<br />
fragmanlardan belliydi.<br />
Filmin 70’lerde geçen bir polisiye<br />
oluşu da ilgi çekici özelliklerinden, belli<br />
ki yönetmenimiz o dönemin meşhur<br />
suç/gerilim/polisiye türündeki filmlerinden<br />
epey etkilenmiş… Fakat, Fransız<br />
bir yönetmenden İngilizce bir Amerikan<br />
filmi izlemek nasıl olacak bakalım…<br />
Evet, roman uyarlaması olan bir filmin<br />
(Les Liens Du Sang) yeniden çekimi olan<br />
Blood Ties’da, 1970’lerin başında New<br />
York’ta geçiyor öykü. Açıkçası nostalji<br />
düşkünlüğümden, geçmişteki belirli bir<br />
dönemi başarılı şekilde yansıtan filmleri<br />
çok severim.<br />
Blood Ties’da da 70’ler atmosferi<br />
son derece başarılı bir şekilde tasarlanmış;<br />
kılık kıyafetler, hal ve tavırlar, müzikler,<br />
arabalar, saçlar, renkler, evler, sokaklar,<br />
herşey tam da olması gerektiği gibi…<br />
Film aslında hareketli bir sekansla<br />
açılıyor; kendi aralarında gülüp eğlenmekte<br />
olan gençlerin evini polis basıyor<br />
ve silahlı çatışma çıkıyor, yaralananlar,<br />
tutuklananlar oluyor. Fakat bu heyecanlı<br />
ve merak uyandırıcı açılıştan sonra film<br />
teker teker bize karakterleri tanıtmak<br />
derdine düşüyor ve bu süreçte tempo<br />
düştükçe düşüyor. Filmin ilk yarısı bu<br />
ağır tempoda geçerken kendinizi bir<br />
sergi izleyicisi gibi hissetmeye başlıyorsunuz,<br />
ambiyans güzel, sevilen, ünlü<br />
oyuncuları birarada görmek güzel, ama<br />
o kadar, tempo o kadar düşüyor ki, filmin<br />
anlatmak istediği hikayeye odaklanmak<br />
mümkün olamıyor çok fazla.<br />
Aslında hikayenin odak noktası, iki<br />
erkek bir kız kardeşten bir de hasta babadan<br />
oluşan bir ailede iki birbirinden<br />
çok farklı karakterdeki erkek kardeşin<br />
(Clive Owen ve Billy Crudup) çatışması;<br />
onların çocukluktan<br />
gelen vicdan muhasebeleri, gururları,<br />
birbirlerine olan aşırı bağlılığı sevgi<br />
olarak değil de bazı fedakarlıklar ve<br />
hatta kendilerine zarar vermelerle gösterme<br />
“delikanlılıkları” diyelim. Ve ekleyelim:<br />
babaları rolündeki James Caan’ın<br />
performansına şapka çıkartıyorum.<br />
Onun yanısıra da o kadar çok “isim”<br />
oyuncu var ki kadroda, (Marion Cotillard,<br />
Mila Kunis, Noah Emmerich, Zoe<br />
Saldana…) hiçbirine kötü denilemez,<br />
gerçi garip aksanları çoğunu ara ara<br />
itici kılmış ama yine de hepsi etkileyici<br />
performanslar sergileyerek filmi izlenir<br />
kılıyorlar.<br />
Filmin ikinci yarısı daha çok aksiyon<br />
içeriyor, kovalamacalar, arabalı takipler<br />
ve bu tarz, alışılagelmiş, heyecanı arttıran<br />
hareketli anlar artıyor ve izleyiciyi<br />
daha çok içine çekip, az da olsa, merak<br />
uyandırmayı başarıyor.70’lerin polisiye<br />
filmlerini severim, hele ki kadro bu kadar<br />
sağlamsa, bir de Fransız bir yönetmen<br />
filmi Amerika’da çekmişse, bu iyice<br />
ilgimi çeker diyorsanız, Kan Bağları size<br />
göre!<br />
Derleyen : Ersin KAPLAN<br />
55
AYLIK BURÇ / www.kentaktuel.com<br />
YENGEÇ BURCU<br />
( 22 <strong>Haziran</strong> - 22 Temmuz )<br />
Praespei, Yengeç takımyıldızı içinde yer alır. Birinci<br />
dekanatta yer alan ve Ursa Minor yani Küçük Ayı takım<br />
yıldızı olarak bilinen yıldız kümesinde günümüz Kutup<br />
Yıldızı bulunur. Ortada Ursa Major yani Büyük Ayı yıldız<br />
kümesi bulunurken, en önemli yıldızı Conopus olan<br />
Argo da son dekanatta yer alır.<br />
Yengeç Burcu Kadını Genel Özellikleri<br />
Yengeç burcu kadını hoş bir mizaca sahiptir. Evcimen,sıcak<br />
kanlı, dürüst ve iyi niyetlidir. Romantik ve<br />
maceraya düşkün olduğunu da söylemek mümkündür.<br />
Yengeç burcu kadını özellikle evine, ailesine, alışkanlıklarına<br />
ve geleneklerine fazlasıyla bağlıdır. Genel anlamda<br />
anaç bir portre çizer, ev ortamını ve evle ilgili<br />
her şeyi çok sever.İdeal anneler bu burçtan çıkar.<br />
Duygusal anlamda oldukça hassastır ve sezgileri<br />
kuvvetlidir. Etrafındaki kişilerin ona karşı niyetlerini kolayca<br />
fark edebilir. Yengeç burcu kadını çok kolay kırılıp<br />
incinebilir. Çevresindeki insanlarda daima iyi niyet ve<br />
şefkat arar.<br />
Yengeç burcu kadını cömerttir, fakat savurgan değildir.<br />
Tasarruf ve birikim yapmayı fazlasıyla sever. Kendisini<br />
güvende hissetmek için maddi anlamda güçlü<br />
olmak ister. Yengeç burcu derin duygu ve düşüncelere<br />
sahiptir. Kendi hakkında konuşmaktan kesinlikle hoşlanmaz,<br />
fakat başkalarına ilişkin konularda fikir yürütmekten<br />
keyif alır.<br />
Yengeç burcu kadını eleştirilmeyi sevmez ve olumsuz<br />
yönlerini kabul etmekte zorlanır. İkili ilişkilerde<br />
partnerine fazlasıyla sadık, fakat bir o kadar da kıskançtır.Onun<br />
için asıl olan sevgidir.<br />
Yengeç Burcu Erkeği Genel Özellikleri<br />
Yengeç burcu erkeği nazik, dürüst, ağır başlı ve<br />
mağrur yapısıyla dikkat çeker. Duygusal yapısı oldukça<br />
hassastır. Sevgi ve saygı onun için vazgeçilmez temel<br />
taşlarıdır. Çevresindeki insanlara değer verir ve onlara<br />
yardımcı olamaya çalışır. Onların zayıf taraflarından<br />
faydalanmaya çalışmak yerine onlara destek olmaya<br />
çalışır.<br />
Yengeç burcu erkeğinin keskin ve pratik bir zekası vardır.<br />
Analiz yeteneği fazlasıyla gelişmiştir.Olayları kolaylıkla<br />
çözümleyebilir.Suyla ilgili her şeyi çok sever.Alkolle arası<br />
iyidir. Ayrıca oldukça duygusal yapısı nedeniyle sevdiği<br />
zaman tam sever ve kolay kolay vazgeçmez. İlişkilerinde<br />
partnerlerine fazlasıyla sadıktır.<br />
Yengeç burcu erkekleri paraya çok önem verir, fakat<br />
bunun nedeni maddi anlamda kendini güvende hissetme<br />
ve yakınlarının zor duruma düşme ihtimaline karşı tedbirli<br />
olmak istemesinden kaynaklanır.<br />
Yengeç burcu erkeği dürüsttür ve kendisine karşı dürüst<br />
olunmasından hoşlanır.Yalandan hoşlanmaz ve güvenmediği<br />
kişilerle bir arada bulunmaz.Aile ve ev yaşantısına fazlasıyla<br />
düşkündür ve en iyi babalar yengeç burcu erkeklerinden<br />
çıkar.<br />
Yengeç Burcu ve Aşk Hayatı<br />
Bir ilişkinin başlangıcında Yengeç’ten, ilk adımın gelmesini<br />
ya da beğendiği insana açıkca duygularını belli etmesini<br />
asla beklememek gerekir. Utangaç ve direkt yaklaşamayan<br />
Yengeç, aşkta da pasif olmayı tercih eder. Yengeç<br />
geleneksel ve demode tarzlara daha yatkın olduğu için, ilk<br />
buluşmada bir tiyatro ya da romantik bir yemek kendisini<br />
daha rahat hissetmesine yardımcı olacaktır. Romantik ve<br />
nostaljik yapıdaki Yengeç’le, geçmiş hakkında konuşmak<br />
O’nun kişiliği ve yaşantısı hakkında da bilgi edinme fırsatı<br />
sağlayabilir. Yengeç takdir edildiğini ve değer verildiğini<br />
her fırsatta görmek ve hissetmek ister. Komplimanlar, ilişkide<br />
ilerlemeye yardım eder. Partnerinin farklı konularda<br />
fikirlerini sorması, tavsiye istemesi de, Yengeç için değer<br />
verildiğinin göstergesidir. Yengeç reddedilmekten nefret<br />
eder ve korkar.<br />
>56
www.kentaktuel.com / AYLIK BURÇ <<br />
Yengeç Burcu ve Sağlık<br />
Yengeç burcu mideyi ve on iki parmak barsağını<br />
yönetir. Yengeç insanları kuruntulu ve çabuk üzülen<br />
kişiler olduklarından hazımsızlık çeker, ülser bile olabilirler.<br />
Süt bezleri çok iyi çalıştığı için Yengeç burcu<br />
anneler burcu olarak bilinir. Yengeç burcu yükselen kişilerin<br />
fiziksel yapıları: orta ya da kısa boylu, yuvarlak<br />
gözlü, soluk ve beyaz tenlidirler.<br />
Yengeç’ler beslenmelerine dikkat eder ve beden<br />
eğitimi yaparlarsa sağlıklı olurlar. Zengin yiyeceklere<br />
düşkünlükleri ile tembellikleri özellikle orta yaşlarda<br />
şişmanlamalarına neden olabilir. Gastrit, barsak tembelliği<br />
ve böbrek hastalıkları da çekerler.<br />
Yengeç burcu mide, böbrek ve göğüsleri yönetir.<br />
Yengeç’ler acıya hiç dayanamazlar. Hastalıklarını abartır,<br />
endişe ile hastalığı çağırırlar. Hastalandıklarında<br />
kendilerine bakanları canlarından bezdirirler. Yengeç’lerin<br />
beslenmelerine özen göstermeleri gereklidir.<br />
Ancak özel günlerde yemekler ilgi göstermeye alışmalı,<br />
spor ve gündelik yürüyüşlerini her zaman yapmalıdırlar.<br />
Yengeç Burcu ve İş Hayatı<br />
Yengeç insanı iş konusunda yaradılıştan yeteneklidir.<br />
Para işlerinden anlar. Zaman anlayışı da çok iyidir.<br />
Korkunç tutkusu ile iş dünyasında önemli işler başarabilir.<br />
Bununla birlikte oldukça ters huyludur. Böyle bir<br />
ortakla nerede ,ne zaman ne yaptığınızı siz bile anlayamaya<br />
bilirsiniz. Heyecanlı konuşkan sonra birdenbire<br />
asık suratlı ve içe dönük olabilir. Yuvasında huzuru<br />
bozulmuşsa ,ya da bir gönül meselesine üzülmüşse<br />
içine düştüğü sıkıntıdan kolayca silkinip kurtulamaz ve<br />
çalıştığı ortamda rahatsız edici bir atmosfer yaratabilir.<br />
Burçlar Kuşağındaki, simgesi yengece benzer.<br />
Yumuşak ve incedir. Yengeç ortağınız her zaman pek<br />
konuşmaz. Öğütleri ile sizi yönetmesine karşı önlem almalısınız.<br />
Sezgileri çok güçlüdür. Zekice hareketlerinin<br />
yanı sıra bu sezgilerine de güvenebilirsiniz. Genellikle<br />
her konuda bilgisi vardır fakat bir konuyu yeterince<br />
anlamadan ve üstünde düşünmeden, mantıksızca kararlara<br />
varabilir, saçma önerilerde bulunabilir. Ortağınızın<br />
işinde büyük bir dirençle çalıştığını göreceksiniz.<br />
Çevresinde her şey yerle bir olmuş görünse bile , olağanüstü<br />
tutkusu yaptığı işin peşini bırakmasına engel<br />
olacak ve büyük bir bağlılıkla yaptığı işi sonuna kadar<br />
götürecektir.<br />
Sessiz bir işçi , zamanı iyi ayarlayan uzman bir yöneticidir.<br />
Yavaşça birtakım arkadaşlıklar kurar ve bir gün birdenbire<br />
idareyi ele alır. Olabildiğince arka planda kalmak,<br />
Yengeç ortağınızın huyudur. Olay çıkartmaktan da hoşlanmaz.<br />
Onunla geçinebilmek için , onun vazgeçemeyeceği<br />
eski model usullerine katlanmanız gereklidir, çünkü alışkanlıklarına<br />
çok bağlıdır. Kincilik yaradılışında vardır. Başarılı<br />
ve aranan bir kişi olmak ona , özellikle zevk verir. Hedefine<br />
varmak için, sizin yardım edebileceğinize inandığı<br />
sürece , sizinle iş ortaklığı yapacaktır, yoksa sizi herhangi<br />
bir insan olarak değerlendirecektir. Çok geçmeden onun<br />
huysuzluklarından ve ters cevaplarından sizden hoşlanıp<br />
hoşlanmadığını kestirebilirsiniz.<br />
Kaderine boyun eğmesi , işi oluruna bırakması , ortaklığınız<br />
için bir tehlike olabilir. Böyle durumlarda Yengeç<br />
ortağınızın arkasına atacağınız bir tekme uzun zaman için<br />
onun aklını başına toplamasına yetecektir. İş toplantılarınızda<br />
fazlası ile sıkıcı olacak ve çevresindekiler üzerinde<br />
sanki o toplantıda yokmuş izlenimi verecektir. Kişisel<br />
düşüncelerini açıklaması merakla beklenirken huzur<br />
bulduğu evine ya da iş yerine kapandıktan sonra konuyu<br />
daha iyi düşünecek ve o toplantıda kendisinden beklenilen<br />
yanıtı en iyi biçimde verebilecektir. Yengeç ortağınız<br />
kendisine baskı yapılmasından hoşlanmaz. Zihni genellikle<br />
geçmişle ilgili olduğundan işyerinizi antikalarla ve eski<br />
püskü eşyalarla doldurabilir. Duygusal ülkücü , duyarlı ve<br />
çok çabuk kırılan bir kişidir . yengeç ortağınızı gücendirecek<br />
olursanız , hemen kendisine yakın bulduğu kişilere<br />
koşacak , hatta hastalanacaktır . kendisine yapılan aşağılamayı<br />
kesinlikle unutmaz ve yine aynı duruma düşmemeye<br />
çalışır. Kendisine karışılmamasını da isteyebilir ama<br />
kendi haline bıraktığınızda zorluklar ve yanlışlıklar içine<br />
sürüklenebilir. Bu durumda ona büyük bir anlayışla yardım<br />
etmeniz gerekecektir. Onun iyiliğini düşündüğünüzü<br />
anladığı zaman daha çok çalışacaktır. Bu ortağınızla aynı<br />
görüşü paylaştığınız sürece , ortaklığınız daha sağlam ve<br />
daha uzun ömürlü olacaktır.<br />
Yengeç Burcu ünlüleri<br />
Sezen Aksu, Türkan Şoray, Deniz Seki, Ata Demirer, İsmail<br />
YK, Rahmi Koç, Yıldız Tilbe, Tan Sağtürk, Giorgi Armani,<br />
Sylvester Stallone, Pamela Anderson, Tom Cruise,<br />
Julius Caesar (Sezar), Lady Diana, Kenan Evren, Louis<br />
Armstrong, Nelson Rockefeller, Yul Brynner, Ernest Hemingway,<br />
Hermann Hesse, Kafka, Ringo Starr, Mireille<br />
Mathieu, Nathalie Wood, Reha Muhtar, Aşkın Nur Yengi,<br />
Aşkın Nur Yengi, Pınar Altuğ, Harun Kolçak, Deniz Baykal,<br />
Tuba Büyüküstün...<br />
57
OTOMOBİL / www.kentaktuel.com<br />
COUPE MERCEDES S SERİSİ<br />
Mercedes S Class kendinden çok<br />
söz ettirecek olan spor coupe versiyonuyla<br />
karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.<br />
Yeni lüks coupe, ağabeyi s classdan izler<br />
barındırsa da oldukça spor ve genç<br />
nesile hitap eden bir otomobil olmuş.<br />
Tampondaki detaylar ile ızgarayı tamamen<br />
ön plana çıkaran Mercedes, asi<br />
bir görünüme ve keskin hatlara sahip.<br />
Bu asi otomobilin kaputunun<br />
altında ilk olarak 4.7 litrelik 8 silindirlik<br />
(v8) motor yer alacak. S 500 coupe<br />
olarak adlandırılan Mercedes, 455 bg<br />
güç üretirken 700 nmtork değerine<br />
sahip. Bir sonraki versiyonun ise çift<br />
turbolu 5.5 litrelik 8 silindirli 900nm<br />
tork ve 593 bg güç üretebilen s63 amg<br />
coupe olarak tanıtılması bekleniyor.<br />
M SERİSİNİN YENİ GÜCÜ<br />
BMW, m serisi performans araçlarına bir yenisini daha ekledi. Coupe versiyonuyla yer alan bmw 4 serisi benzinli ve dizel versiyonlarının<br />
yanına bir de m serisi bmw m4 dü ekledi. Günlük sürüş işlevselliği ile spor motor gücü birleştirilmiş genlere sahip<br />
bir performans otomobilidir. Önceki m serisi bmw motorlarına nazaran yeni geliştirilen yüksek devirli sıralı altı silindire sahip<br />
2979cc hacmindeki motor, 431 bg güç üretebilmekte. 431 bg güç sağlayan BMW M Twin Turbo teknolojisi ile üstün performans<br />
sunuyor.Bütün m serilerinde olduğu gibi motor performans özellikleriyle uyumlu süspansiyonları ve güç aktarım organları hassasiyetle<br />
ayarlanmış coupe hem günlük sürüş hem de performans arayanlar için tasarlanmış.Genişlik ve aile modeli arayanlar<br />
için ise m3 sedan serisinin alternatif bir seçenek olduğunu söyleyebilirim.<br />
>58
www.kentaktuel.com / KARİKATÜR <<br />
59
KISA BİLGİLER / www.kentaktuel.com<br />
BUNLARI<br />
BİLİYOR<br />
MUYDUNUZ ?<br />
Niçin gözyaşı dökeriz?<br />
Dünyadaki canlılardan sadece<br />
insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı<br />
farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam<br />
tarihindeki evrimin bir sonucudur.<br />
Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı<br />
koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır.<br />
Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır.<br />
Bu konuyu ilk inceleyer Darwin’dir.<br />
Daha sonra yapılan deneyler sonucu<br />
görüldü ki soğan doğrarken akan<br />
gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır.<br />
Ruhsal gözyaşları daha çok<br />
protein içermektedir. Fakat henüz<br />
bu farkın nedeni açıklanamamıştır.<br />
Çinliler yiyeceklerini<br />
niçin çubukla yerler?<br />
Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının<br />
yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde<br />
yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.<br />
Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı.<br />
Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde<br />
yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar,<br />
öteki elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi.<br />
Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı<br />
çeken çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar<br />
halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar<br />
ağaç sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı<br />
kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu.<br />
Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı.<br />
Termos nasıl sıcağı sıcak,<br />
soğuğu soğuk tutuyor?<br />
Tek nedeni vardır, vakum.Yani boşluk.Bir<br />
termosta içiçe geçmiş iki kap<br />
vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki<br />
genellikle bir cam şişedir.İkisinin<br />
arasındaki hava ise boşaltılmıştır.Tam<br />
olmasa da üreticiler tarafından elde<br />
edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.<br />
Vakumlu bir ortamda hava molekülleri<br />
de ılmadığından ısı iletilemez.Cismin<br />
ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır.<br />
İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı<br />
geçişi olmaz.Böylece termosa konan<br />
sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır.<br />
Horozlar niçin sabahları erkenden öterler?<br />
Sabah güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü değildir. Kulağa en çok horozun<br />
sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasıdır. Kuşların büyük<br />
çoğunluğu da aynı saatlerde ağaçlarda koro halinde öterler. Gün boyu hem horozlar<br />
hem kuşlar bu ötüşü sürdürürler ama seslerinin en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir.<br />
Horoz ve kuşların sabah gün doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle ayarlanmıştır.<br />
>60
www.kentaktuel.com / DÜNYA MUTFAĞI <<br />
Chocolate Cheesecake<br />
MALZEMELER<br />
1,5 yulaflı bisküvi<br />
2 çorba k. tereyağı<br />
3 yumurta<br />
1 su b. toz şeker<br />
1 su b. krema<br />
500 gr. lor peyniri<br />
1 çorba k. un<br />
1 pk. vanilya<br />
ÜZERİ İÇİN:<br />
sürülebilir çikolata<br />
fındık<br />
HAZIRLANIŞI:<br />
HAZIRLANIŞI:<br />
Yulaflı bisküvileri doğrayıcıdan geçirerek toz haline getiriyoruz.<br />
Tereyağını mikrodalgada ya da tavada eritiyoruz. Bisküvilerin<br />
üzerine tereyağını döküp karıştırıyoruz. Pasta çemberinin altını<br />
yağlı kağıtla kapatıyoruz. İçini de yağlıyoruz. Zeminine tereyağlı<br />
bisküviyi koyup üzerine elimizle bastırıyoruz. Dolgusu için, tuzsuz<br />
lor peyniri karıştırma kabına koyuyoruz. Üzerine yumurtaları<br />
kırıyoruz. Kremayı döküyoruz. Toz şekeri, unu ve vanilyayı da koyuyoruz,<br />
mikserle karıştırıyoruz. Kalıba hazırladığımız dolguyu<br />
da koyuyoruz. Önceden ısıtılmış 160 derecelik fırında pişiriyoruz.<br />
Cheescakein dolgusu pişince üzerine sürülebilir çikolatadan kaşıkla<br />
koyup yayıyoruz. Üstüne de kırılmış fındık atarak servis ediyoruz.<br />
61
62
63