ELMA DENİZ KARAKURT

Edebiyat.Kitap

S a y f a | 7

GİRİŞ

Bu kitapta anlatılan öykü, çocukluğumda dedemden onlarca kez dinlediğim, o

yüzden de en ince ayrıntısına kadar belleğime kazınmış olan bir masala

dayanmaktadır. Masalın orijinali, sözlü anlatım geleneği içerisinde toplumsal

bellek aracılığıyla yüzlerce yıldır nesilden nesile aktarılarak ve belki de gelişerek ve

genişleyerek günümüze kadar ulaşmıştır. İlk dinlediğimden bu yana geçen zaman içerisinde

üzerinde düşünerek vardığım sonuç ise masala konu olan ve tarihin derinliklerinde kaybolup

giden, aslında gerçekten yaşanmış bir serüvenin halk kültürü ve dili içerisinde simgesel

anlatımlarla zenginleşerek masalsı bir yapıya ve görünüme ulaşmış olabileceğidir. Zaten

söylencelerin gerçek olayların abartılmasıyla oluştuğunu öne süren klasik bir kuram da

mevcuttur ve bu düşüncemi kısmen de olsa desteklemektedir.

Omurgayı oluşturan masal, olay akışı örgüsünün içine gömülmüş olarak ve mümkün

olduğunca aslına sadık kalınarak korunmuştur, ancak masaldan yola çıkarak içerisindeki gerçeğe

ulaşılmaya çalışılmıştır. Yani gerçeğe olabildiğince en yakın kurguya ulaşmayı deneyerek bu

omurganın üzerine iskelet geçirilmiş, daha sonra ete kemiğe büründürülüp sinirler ve damarlar

örülmüştür. Ayrıca belirtilmesi gereken bir diğer husus da; bu eserin amaç, üslup ve teknik

olarak bir masal kitabı veya derleme çalışması olmadığıdır. Ancak yine de doğası gereği masalsı

bir anlatıma sahiptir ve içeriğinde derleme niteliği taşıyabilecek özgün kısımlar da

bulunmaktadır. Kısaca ifade etmek gerekirse; kültürümüzde var olan bir masal, özüne inilerek

ve kültürel mirasla beslenerek gerçekçi bir hâle getirilmiş fakat masalsı anlatımdan çok da

uzaklaşılmamaya çalışılmıştır.

Masaldaki unsurların pek çoğuna veya izlerine halk kültürümüz ve Orta Asya

toplumlarının gelenekleri içerisinde rastlanmaktadır. Ancak bu masal doğrudan bir derleme

çalışması olmayıp pek çok toplumsal, mitolojik ve edebi öğenin kaynaştırılarak kullanıldığı

yeterince özgün, kendi içinde tutarlı ve heyecan verici sağlam bir örüntüye ve kurguya sahip bir

anlatıdır. İfade ettiği kişisel değerle birlikte benim için ayrıca bir öneme sahip olan bu masalın

köklerinin ilk çağlara kadar uzandığını tekrar belirtmekte fayda olduğu düşüncesindeyim.

Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki, içinde yaşadığımız yüzyılda sözlü anlatım geleneği

önceleri yavaş yavaş, daha sonraları ise özellikle radyo, televizyon ve internet gibi araçların bu

geleneğin yerine geçmesiyle birlikte daha hızlı olarak çökmeye başlamıştır. İçerdiği ve koruduğu

edebi ve tarihsel birikimler de -derleme çalışmaları sayesinde kurtarılabilmiş olanlar dışında- yok

olup gitmeye yüz tutmuşlardır.

Öte yandan öz kültürümüz ve düşünsel birikimlerimiz küreselleşen Dünya’nın

dayatmacılığı ve yayılmacılığının baskısı altında -tıpkı doğallığın ve doğal yaşamın başına gelen

acımasızca yok ediliş sürecinde olduğu gibi- geri plana itilmekte ve çökmeye terk edilmektedir.

Bu durum göz önüne alındığında, sözlü edebiyatımıza ait bileşenlerin çağdaş bir yaklaşımla

yeniden değerlendirilmeye çalışıldığı bu yapıtta denenmiş olan şeyin yalnızca kurmaca bir öykü

D e n i z K a r a k u r t

ELMA

More magazines by this user
Similar magazines