Doktorluk ve Hekimlik (Prof. Dr. Faruk Memik)

uludag.edu.tr

Doktorluk ve Hekimlik (Prof. Dr. Faruk Memik)

62 bizden bir bak›fl

Doktorluk ve Hekimlik

Prof. Dr. Faruk Memik

Liseden mezun olmadan önce ailenin veya

konu komflunun “‹leride ne olacaks›n?” sorusuna

“Doktor olaca¤›m” cevab›n› veren bir genç, gerçekten

bu iste¤inde samimi ve inatç› ise tüm gücü

ile çal›flarak ve biraz da flans›n›n yard›m› ile t›p fakültelerinden

birini kazan›p t›p e¤itimine bafllar.

Art›k alt› y›l sürecek bir maraton yar›fl›na

girmifltir. ‹lk y›llar›n balay› aylar› kâh t›bbiyeli olman›n

hakl› sevinci, kâh t›p ilminin enginli¤ine

olan flaflk›nl›k içinde geçer. Bu y›llarda genç, anatomi,

fizyoloji, histoloji, biyokimya ve benzeri klinik

öncesi dersleri kendini bunaltan ve ilerideki

renkli klinik dönemlerine ulaflabilmesi için mutlaka

atlan›lmas› gereken birer engel gibi görür. Biraz

çal›flma ve ço¤u da YÖK sisteminin getirdi¤i

çoktan seçmeli s›nav usulü ile biraz kopya çekerek

ve bazen de “olsa olsa” metodu ile tahmin ederek

bu kendince engel olarak gördü¤ü pre-klinik bölümleri

atlar. O art›k kendince doktorlu¤a çok yaklaflm›flt›r.

Büyük bir nefle ile klini¤e bafllar. Bafllarken

de sanki beraber bir maça veya sinemaya gidiyormuflças›na

grubunda hep sevdi¤i, beraber olduklar›nda

iyi vakit geçirece¤ini sand›¤› arkadafllar›

ile beraber ayn› gruba yaz›l›rlar.

Fakat klini¤e ilk bafllad›klar› gün, her ne kadar

beyaz gömlek giyip hasta ve hasta sahiplerine,

hemflire ve hemflire yard›mc›lar›na hava atmak hofl

olsa da, ciddi yüzlü bir ö¤retim üyesinin hasta bafl›nda

kendilerine birkaç soru sormas› ile birden

sars›l›rlar. Bu onlar›n pek beklemedikleri bir fleydir.

Hele ö¤retim üyesi veya yard›mc›s› biraz fazla

ciddi ise bu onlarda bir so¤uk dufl etkisi yapar.

‹kinci ve üçüncü s›n›fta, bir balay› havas›

içinde hay huy ile geçmifl saatler, arka s›ralarda f›-

k›rdamalar, arada gazeteye bakmalar art›k tarihe

kar›flm›flt›r. Ortada, art›k bir hayat kurtarma mücadelesi

vard›r. Bu mücadelede de hocalar› onlar› ortak

etmeye, iflin içine sokmaya u¤raflmaktad›rlar.

Ö¤renci bu s›ralarda pre-klinik bilgilerin ne kadar

gerekli oldu¤unu idrak eder ve e¤er hakiki bir hekim

olmay› akl›na koymuflsa eski bilgilerini tazelemek

için eski kitaplar›n› notlar›n› kar›flt›rmaya bafllar.

Daha klini¤e yeni gelmelerine, hiçbir t›bbi deneyimleri

olmamas›na ra¤men bu dönemde, ileride

“hekim” olacak ö¤rencileri, deneyimli hocalar› sezinler.

‹flte eskiden, TUSS devrinden önce klinik

hocalar›, ileride asistan alacaklar› adaylar› daha bu

ilk günlerde tan›maya bafllarlar.

Kimi ö¤renciler, klinikten s›k›l›rlar, hasta

bafl›nda arkadafllar›n›n önünde bilemedikleri bir

fley için utanacaklar›n› düflündüklerinden hep en

arkada durup vizitlerin mümkün oldu¤unca çabuk

bitmesi için dua ederler. Soru soruldu¤unda ya hiç

düflünmeden “bilmiyorum” derler veya uzun süre

duvarlara bakarak cevab› hasta odas›n›n duvarlar›nda

ararlar. Bu ö¤renciler de büyük olas›l›kla, bir

flekilde ileride doktor olacaklard›r. Fakat bunlar

aras›nda hakiki bir “hekim” olacaklar›n say›s› pek

azd›r.

Di¤er bir grup ö¤renci ise hep hocalar›n›n en

önünde durup gözlerini hocalar›na diker ve sanki

birkaç kelime daha fazla kapmaya çaba gösterirler.

Ara s›ra manal›, manas›z hastaya ve hasta yata¤›na

el sürüp ilgi gösterdiklerini belli etmeye çal›fl›rlar.


izden bir bak›fl

63

Daha iyi anemnez al›rlar. Hastaya empatik yaklafl›rlar,

onlar›n dertlerini içten dinleyip yard›m etmeye

can atarlar. Hastalar›n sadece t›bbi sorunlar›-

n› de¤il onlar›n aileleri ile iliflkilerini, maddi s›k›nt›lar›n›,

psikolojik durumlar›n› da ö¤renmeye çal›-

fl›p çözümleri için ilgili asistanlara dan›fl›rlar. Hocalar›na

ders ve vizit d›fl›nda yaklafl›p anlamad›klar›

bir fleyler sormaya çabalarlar. Bu tipler, ö¤retim

üyelerinin s›k›nt›l› ve sorunlu günlük hayat› içinde

bir an olsun onlar›n yüzünü güldüren, ferahlatan

“demek ki bir fleyler vermiflim” dedirten tip ögrencilerdir.

Bence bir hocan›n en s›k›nt›l› an›, ifltahla

iyi haz›rlay›p talebeye sundu¤u bir dersin arkas›ndan

“Bir sorusu olan var m›?” dedi¤inde hiç kimsenin

soru sormamas›d›r. Art›k bu fenomen çok s›k

tekrarland›¤›ndan hocalar da pek ald›rmamaya bafllar

fakat bu, ö¤renci kalitesi bak›m›ndan hiç hofl bir

fley de¤ildir.

Yukar›da bahsetti¤imiz birinci grup ö¤rencimizin

de bir gün doktor olaca¤›n› söylemifltik. Bunu

genellememekle birlikte bu doktorlar›n hayat

süreleri boyunca “hekim” olmakta zorluk çekeceklerini

maalesef görmekteyiz

43 y›ll›k hekimlik hayat›m ve 34 y›ll›k ö¤retim

üyeli¤im boyunca birçok kifliyi ö¤rencili¤inin

ilk y›llar›ndan bugüne kadar izlemek f›rsat›n›

buldum ve yukar›da bahsetti¤im ilk y›llardaki izlenimler,

hayatlar›n›n ileri dönemlerinde kiflileri hiç

terk etmedi. Ö¤rencilik ve asistanl›k devirlerinde

hastalar› birer vaka, daha sonraki devirlerinde ise

maalesef bir ço¤u hastalar› para b›rakabilecek küçük

bir kasa olarak gördüler. Belki baz›lar› biraz

daha fazla para kazand›lar ve flu veya bu yolla toplum

içinde de bir yerlere geldiler fakat maalesef

bence en büyük kriter olan halk gözünde daima

tenkit edilen, onaylanmayan birer doktor olmaktan

ileri gidemediler.

‹kinci gruptaki sosyal, mesle¤ine afl›k, en

mühimi dünyadaki en mukaddes varl›k olan “insan”a

afl›k doktorlar bence birer “hekim” olmay›

baflard›lar. Yerlefltikleri yer köy olsun büyük flehir

olsun nerede çal›fl›yorlarsa orada en sevilen, say›-

lan popüler bir flahsiyet oldular, yörelerindeki insanlara

flifa da¤›tt›lar.

Burada durup hekim kelimesinden ne kastedildi¤ini

düflünmek laz›m. Doktor, herhangi bir bilim

dal›nda doktora vermifl insan demektir. Matematik

doktoru, co¤rafya doktoru, fizik veya jeoloji

SOSYAL SORUMLULUK ÖRNE⁄‹: Uluda¤ Üniversitesi T›p Fakültesi’nde ‘Sa¤l›k ve Etik Düflünce Toplulu¤u’

ö¤rencilerinin geleneksel hale getirdikleri “Sa¤l›k Çad›r›” projesi, ö¤rencilerin hem birinci basamak hastas› görmeden

mezun olmalar›n› önlemifl oluyor hem de insan sevgisi gibi yok olmakta olan baz› de¤erleri yaflatmay›

amaçl›yor. Bursa’n›n sa¤l›k hizmeti ulaflmayan en ücra köflelerine giden hekim adaylar›, ayn› anlay›fl› paylaflan

hocalar›yla birlikte y›lda iki gün de olsa, ücretsiz sa¤l›k hizmeti vererek sosyal sorumluluk örne¤i oluyorlar.

(Foto¤raflar, Büyükorhan / Danaçal› Köyünde kurulan sa¤l›k çad›r›ndan)


64 bizden bir bak›fl

doktoru gibi. Fakat hekimlik, insanlara hastal›klar›

için ilaç veren veya ameliyat eden bir teknisyenden

çok daha fazla bir kiflilikdir.

Hekim, hastan›n hem bedenini hem ruhunu

iyilefltirecek, onun aile içi veya toplum içindeki yaralar›na

da el atacak, destek verecek bir baba imaj›d›r.

Bu imaj yabanc› literatürde de “father image”

olarak yer almaktad›r. Hekimin cinsiyeti önemsenmeden

hasta taraf›ndan hekim, onu koruyan, bulundu¤u

kötü durumdan kendini çekip ç›karacak

mutlak bir güç olarak alg›lan›r. Hekim olarak s›k

s›k duydu¤umuz “Evvel Allah, sonra sen” cümlesini

hekimlikten baflka hangi meslek dal›ndaki insanlar

duyar? Durup bunu bir düflünmek gerek. Fiziksel

olarak baz› sosyal fleylere hekimin gücü yetmese

de verece¤i moral destek ve empatik bir yaklafl›m,

hastay› yar› yar›ya iyilefltirir.

Baz›lar›, “Ben sadece hastan›n hastal›¤› ile

ilgilenirim, gerisi beni ilgilendirmez” gibi bir vehme

kap›labilir. Bu yanl›flt›r. Mesle¤imiz kay›ts›z

flarts›z hastan›n tümüyle iyi olmas› için (well being)

her fleyle u¤raflmam›z› emreder. Bu, Hipokrat

yemininden, insan akl›selimine kadar her yerde yaz›l›d›r.

Son y›llarda, YÖK’ün çoktan seçme s›navl›

e¤itim modelinde biz bu tip ö¤rencileri baflar› ile

yetifltirebiliyor muyuz? Buna “evet” diyecek ö¤retim

üyesi say›s›n›n çok olmayaca¤›n› düflünüyorum.

Büyük gruplarla önümüze gelen ö¤renci kitleleri

ve politikac›lar›n zoru ile aç›lan, kadrosu

yetersiz, imkan› dar t›p fakülteleri ile ne kadar ileriye

gidece¤imize siz karar verin. Ö¤rencilerle s›k

s›k yapt›¤›m sohbetlerde ald›¤›m izlenimle, birço-

¤unun t›p fakültesini birinci tercihten de¤il ikinci

veya üçüncü tercihlerden kazanm›fl oldu¤unu ö¤rendi¤imde

hayrete ve dehflete düfltüm. Hekimlik

mesle¤i bizim zamanlar›m›zda oldu¤u gibi kay›ts›z

flarts›z, “olmazsa olmaz” bir tercihle seçilmeli idi.

Fakat flimdi demek ki gençler, “ben elektronik mühendisi

olmak istiyorum ama ikinci olarak da t›p

fakültesini yazay›m, doktor da olabilirim” diye bir

fikirle de t›bbiyeyi seçebiliyorlar. Bunun neticesi

olarak da maalesef mesle¤i sadece para kazan›labilecek

bir yol olarak görenler ortaya ç›kabiliyor.

Hekimli¤i ne kadar ö¤retiyoruz? Bizim hatalar›m›z

var m›? Buna da “yok” cevab› vermek

zor. Belki bizler de, ileri teknolojinin a¤›rl›¤› ve alt›ndan

kalk›lmaz ifl yükü ile maalesef yukar›da

bahsetti¤imiz gibi say›lar› her sene artan bu afl›r›

ö¤renci yüküne yeterli olam›yoruz. Dördüncü s›n›f

ö¤rencilerinden bir grupla poliklinik yaparken hem

bedensel hem sosyoekonomik bir sürü derdi olan

bir hastayla u¤rafl›yorduk. Hastan›n hastaneye yatmas›

gerekiyor fakat maddi durumu elvermiyordu.

Ailesi yard›m edemiyor ve hatta hastan›n köyüne

geri gidecek paras› dahi yoktu. Çeflitli yerlere telefon

açt›k, imkanlar› araflt›rd›k, ricalar ettik ve tahmini

20-30 dakika bu hasta ile u¤raflarak nihayet

yatabilmesini sa¤lad›k. ‹zleyen ö¤rencilerin s›k›ld›¤›n›

hissetdim. Her halde “Hoca ifli çok uzatt›”

veya “Bütün bunlar bizim görevimiz mi?” gibi düflündüklerini

hissettim.

Hasta ç›kt›ktan sonra onlarla bir sohbet ettik.

San›r›m befl kifli idiler. Bizim bakanl›¤›m›z›n

ad› nedir çocuklar dedim. Hemen hepsi “Sa¤l›k

Bakanl›¤›”d›r diye cevap verdiler.

Dördüncü s›n›f ö¤rencilerinden hiç biri

S(Sa¤l›k)S(Sosyal)Y(Yard›m)B(Bakanl›¤›)’n›n

aç›l›m›n› düflünüp söyleyemedi. “‹flte bugün, biraz

önce siz, sadece sa¤l›k de¤il sosyal yard›m›n da ne

oldu¤unu gördünüz” dedim. Hem biraz utand›lar

biraz da memnun oldular. Umar›m bu küçük hat›-

ray› ömür boyu unutmazlar. “Sa¤l›k Bakanl›¤› çap›nda

sosyal yard›m yapamay›z ama, hem hasta

hem fakir hem cahil bir kifli ile karfl›laflt›¤›n›zda

hekim olarak reçete yazmaktan daha çok fleyler yapabilirsiniz”

dedi¤imde çocuklar›n gözündeki p›-

r›lt›y› hiç unutamam.

“Hekim” yetifltirmek sadece deontoloji hocalar›n›n

s›rt›na yüklenebilecek kadar hafif bir yük

de¤ildir. Klinikte, asistan›ndan en k›demli ö¤retim

üyesine kadar ö¤rencilerimizle daha yak›n bir çal›flmaya

girer ve en önemlisi onlara iyi örnek

olabilirsek kan›nda Türk ›rk›n›n yard›mseverlik ve

asaletini tafl›yan her gencimiz ilerde gö¤üslerimizi

kabartacak ideal birer “hekim” olacaklard›r.

More magazines by this user
Similar magazines