ÇARE SEÇİM DEĞİL, DEVRİM - Yürüyüş

yuruyus.com

ÇARE SEÇİM DEĞİL, DEVRİM - Yürüyüş

Sayı: 269

Yürüyüş

22 Mayıs

2011

Devrimci Memur

Hareketi

Eğitim-Sen Genel Kurulu 13-14-

15 Mayıs 2011 tarihinde Ankara'da

yapıldı. Gerçekleşen kongre her açıdan

iyi değerlendirilmesi gereken, nasıl

bir sendikacılık yapılması ve yapılmaması

gerektiğini gösteren bir

kongre oldu.

Kongrenin işleyişinde görülen

anti-demokratiklik ve birbirine tahammülsüzlük,

sendikal ve demokrasi

mücadelesinin nerelere savrulduğunun

göstergesiydi. Delegelerin kürsü

konuşmaları her anlayışın sorunlara

nasıl yaklaştığını ve çözüm önerilerini

sundukları yerler olmalıdır. Süre

kısıtlamaları ve az sayıda delegenin

konuşmasından sonra konuşmaların

bitirilmesi için verilen yeterlilik(!)

önergesi ile neyin amaçlandığı aslında

nettir. Düzen içi hesaplar peşinde

olanların kongrelere nasıl baktıklarının

göstergesidir. Kongreler geçmiş üç

yılın eleştirilerinin yapıldığı ve önümüzdeki

döneme ilişkin nelerin yapılması

gerektiğinin vurgulandığı,

mücadele programlarının oluşturulduğu

yerlerdir. Tüm anlayışlar bunu

ifade ederler ancak çoğu buna uygun

davranmaz. Nedeni bellidir. “Eğer

eleştirirsem yönetimde yer bulamam”

mantığı vardır bu tutarsızlığın temelinde.

Devrimci Memur Hareketi’nden

delegeler, sendikanın nasıl olması

gerektiğini, sendikal mücadeledeki tıkanıklığın

nedenlerini ilk gün yapılan

konuşmalarda ifade etme fırsatını

buldular. Fırsatı diyoruz çünkü ikinci

gün konuşmalarında diğer delege

arkadaşlarına sıra gelmeden yeterlilik

önergesi ile karşılaştılar. Devrimci

Memur Hareketi’nden delegeler,

yaptıkları konuşmalarda sorunların,

sendikal mücadelenin devrimci

özden yoksun olmasından

kaynaklandığını ifade ettiler. Devrimci

sendikacılığın tek çözüm olduğunu

belirttiler.

Üç güne sığdırılan kongrede tüm

sorunları ele almak mümkün değildir.

Ancak kongrede değişik sorunlarla il-

Eğitim-Sen Genel Kurulu'ndaYaşananlar

Nasıl Bir Sendikacılık Yapılmaması

Gerektiğini Gösteriyor

g i l i

mücadele

kararları

alınabilirdi. Ne yazık ki bu da gerçekleşmedi.

Ülkede emekçilerin yaşadığı

sorunlar, hak ve özgürlük ihlalleri,

tutuklamalar, tecrit, baskılar ve

gözaltılar konularında nasıl mücadele

edilmesi gerektiği kongre salonunda

yoktu. Sistemin yaptıklarının kınanmasından

başka bir şey ifade edilmedi.

Elbette bu da gereklidir ama asıl

olan tüm bunlara karşı nasıl mücadele

edileceğidir. Kongrede buna dair bir

mücadele programının çıkarılmasıdır.

Hemen her delegenin yaptığı konuşmada

sınıf ve kitle sendikacılığından

bahsetmesi ama buna uygun olarak

sendikaların ne yapması gerektiğini

ifade etmemesi, aslında sınıf ve kitle

sendikacılığı anlayışını sadece

söyleme boğan bir anlam ifade etmektedir.

Sendikalar emekçilerin ekonomik-demokratik-ideolojik

mücadelesinin

araçlarıdır. Devrimci sendikal

anlayış bu mücadeleyi, ekonomist

bir anlayışla değil, devrimci bir anlayışla

sürdürür. Sendikalarımızdaki

grupların birçoğunda ekonomist anlayışın

hakim olduğu bu kongrede bir

kez daha tüm açıklığıyla görülmüştür.

Devrimci, militan bir mücadele içinde

kurulan sendikalarımızda ekonomizmin

geliştiğini bu kongrede yaşananlar

üzerinden gözlemlemekteyiz.

Ekonomizmin ilk sonuçlarından biri

apolitikleşmedir. Bunu üye tabanında

görmek mümkündür. Bahsettiğimiz

ekonomizm ve doğurduğu sonuçlardan

olan apolitikleşme, burjuva

politikasına yedeklenerek veya

onun yöntem ve araçlarıyla siyaset

yapmayı da beraberinde getiriyor.

Doğrudan bir sınıf örgütü olarak, sınıfsal

tavır alış içinde, halkın tüm kesimlerine

yönelik saldırılara karşı tavır

alış içinde bir siyasetten söz ediyoruz.

Sendikalarımızdaki temel eksiklik

budur.

Kongreye ikinci gün damgasını

vuran da yapılmak istenen tüzük değişiklikleridir.

7. Olağan Genel Kurul’da

alınan tüzük kurultayı kararı,

aradan geçen sürede gerçekleşmedi.

Gerekçe ise tabanda tartışılmadığı idi.

Bugün tartışılmış olacak(!) ki, tüzük

kongrede hızlı bir şekilde madde

madde değiştirildi. Tüm yapıların

anlaştığı, “herkesin anadilinde eğitim

görmesi” gibi maddelerdeki değişiklikler

delegelerin neredeyse tamamının

onayıyla gerçekleşti. Ancak örgütlenme

modeli, kimlerin üye olacağı

gibi maddeler daha yoğun bir şekilde

tartışılması gereken ve önümüzdeki

dönem sendikaların nasıl yol alacağını

belirleyen önemli maddelerdir. Bundan

dolayı Devrimci Memur Hareketi,

“anadil maddesi” dışındaki diğer

maddelere onay vermemiştir.

Kongre bir kültürümüzün daha

yok olduğunun göstergesi olmuştur.

Zamanla ilgili sorunda konuşmaların

yeterlilik önergesi ile engellenmesi ve

kürsüye müdahale, kendinden başka

kimseye özgürlük tanımayan bir anlayışın

ürünüdür. Bunu emekçilere ülkemizde

ancak devlet yapar. Konuşma

özgürlüğünü sadece kendisi için

hak sayan bu anlayışın nedenlerinin

açıkça tartışılması ve sorgulanması gereklidir.

Sorunun kaynağı bizce bellidir.

Çoğunluk bendeyse. her şeyi

yapmaya muktedirim anlayışı meselenin

özünü ifade eder. Bu anlayış

mücadelemizi ve sendikalarımızı geliştirmez.

Tüm delegeler düşüncelerini

ifade etmelidirler. Tartışmalar

belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra

tüm yapıların ortaklaşa alacağı bir yeterlilik

kararı kongrede alınabilir.

Ancak kongrede buna uygun davranılmamıştır.

Son yapılan kongre her açıdan birçok

olumsuzluğa imza atmış bir

kongredir. Kamu emekçilerinin belli

başlı sorunları tartışılamamıştır.

4 0

BAŞ EĞMEYECEK ‘YOLA GELMEYECEĞİZ’

More magazines by this user
Similar magazines