12nisan2013 - Mimarlar Odası Ankara Şubesi
12nisan2013 - Mimarlar Odası Ankara Şubesi
12nisan2013 - Mimarlar Odası Ankara Şubesi
PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
tmmob<br />
mimarlar<br />
odası<br />
ANKARA ŞUBESİ<br />
105<br />
Nisan 2013<br />
$$$<br />
$$<br />
$
Buraya Reklam Verebilirsiniz.<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong><br />
0312 417 86 65 (Yayın Birimi Dahili 129/132)<br />
info@mimarlarodasiankara.org<br />
http://www. mimarlarodasiankara.org
Merhaba,<br />
Uyanışın sembolü bahar aylarına merhaba dediğimiz<br />
günlerdeyiz…<br />
Gazeteler, bahar coşkusunun bu kez ülkemize barış<br />
getireceğine dair haberlerle dolu. Bir yandan bu sürecin<br />
ülkemize ve bu ülkede yaşayan tüm kimliklere, onu var<br />
eden tüm renklere kardeşçe yaşama olanağını sunmasını<br />
içtenlikle diliyoruz. Bir yandan da, şimdiye kadar hayal<br />
kırıklığıyla “kapanımlara dönüşen açılımların” ve tahakkümü<br />
derinleştiren sahte demokrasi paketlerinin verdiği<br />
şüphecilikle temkinliyiz. Biliyoruz ki, kardeşliğin inşası da,<br />
demokrasinin temellenmesi de muktedirlerin lütfuyla değil<br />
toplumun bilinç ve örgütlülük düzeyiyle belirlenir. İyimser<br />
ve temkinli bir biçimde, kardeşçe kucaklaşmak ve özgürlük<br />
talebini daha güçlü bir biçimde dillendirmek arzusundayız.<br />
Direnişin ve Umudun Başkenti programı ile yola çıktığımız<br />
süreçte, olumsuz gündemlerle başlayan her günde, hızlı ve<br />
organize olarak bu olumsuzluklara direnişten vazgeçmezken,<br />
umudumuzu da hiç yitirmedik. Siyasetin yoğun bir şekilde<br />
meslek alanlarımız üzerinden yapıldığı bu dönemde, şimdi<br />
artık bu umudu ülke çapında uyanışa çevirmenin tam<br />
da zamanı…<br />
6-7 Nisan 2013 tarihinde Antalya’ya meslek odamızın 43.<br />
Dönem Seçimsiz Olağan Genel Kurulu gerçekleşecek.<br />
Kim bilir belki de, bir daha böylesine kapsamlı bir genel<br />
kurulu yaşayamayacak günlere gebe bir ülkenin mimarları<br />
olarak, bizler, <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> Genel Kurulu’nun ülkenin her<br />
yanında devam eden, geleceğimizin karartılmasına, ülke<br />
topraklarının, kıyılarının, ormanlarının, Cumhuriyet Dönemi<br />
mimari mirasının, Atatürk Orman Çiftliği’nin, Taksim’in,<br />
Haydarpaşa’nın hayatımızdan çıkartılmasına karşı alacağı<br />
kararları çok önemsiyoruz.<br />
Şubemiz Başkent Dayanışmasının bir bileşeni olarak sahip<br />
çıktığı değerlerin takibinde, mücadelenin neticelerini aldıkça,<br />
birlik olmanın, örgütlü olmanın gücünü daha da yoğun<br />
hissediyor. Bu konuda duyurabileceğimiz güzel bir haber<br />
Akün ve Şinasi sahnelerinin bulunduğu binaların satışı ile<br />
ilgili 2. ihalenin de sonuçsuz kalması.<br />
Kent gündeminin ötesinde, cumhuriyet değerleri ve ülke<br />
değerleri açısından takip ettiğimiz çok önemli bir konu da<br />
bildiğiniz üzere AOÇ. AOÇ aynı zamanda kamusal mekânların<br />
giderek azaldığı bir süreçte, ihtiyacımız olan, kent içerisinde<br />
herkesin kullanabileceği kamusal alanların yaratılması,<br />
hatta var olanların korunması açısından oldukça önemli.<br />
Önümüzdeki günlerde Atatürk Orman Çiftliği talanına<br />
yönelik açtığımız ana plan ve Başbakanlık Hizmet Binası<br />
davalarının bilirkişi keşfi gerçekleşecek. AOÇ mücadelesinde<br />
önemli bir eşik olan bilirkişi keşfi nedeniyle, aylardır bize<br />
kapanan kapıları bu kez keşif heyeti ile açacağız ve tahribata<br />
bilirkişilerle birlikte tanıklık edeceğiz.<br />
14 Martta Finlandiya Okul yapıları sergisi ve semineri ile<br />
bir kez daha gündeme gelen eğitim yapıları ve kampus<br />
okullar, sağlık sektöründe kamu-özel ortaklık modeli olarak<br />
uygulamaya konulan modelin eğitime uyarlanmış şekli<br />
olarak gerçekte bir finans projesi olarak karşımıza çıkıyor.<br />
Gençliğin kent merkezinden koparılmaya çalışıldığı medresekülliye<br />
tarzında hayal edilen projelerin, yarışma yolu ile elde<br />
edilmeye çalışılması, proje elde etme sürecinde yarışma<br />
yönteminin seçilmesi, içeriğin yanlışlığını gizleyemiyor,<br />
kente karşı işlenen suçu hafifletmiyor. Böylesi bir süreçte,<br />
“yarışmayla yap, nasıl yaparsan yap, nerede yaparsan<br />
yap” anlayışına karşı, mimarlığın kendi bağlamından<br />
kopartılarak ele alınamayacağını, yarışmaların da kamusal<br />
yararı gözetmeyen salt bir iş alma yöntemi olmadığını<br />
hatırlatmak istiyoruz.<br />
Gündemimizde bir de sempozyum var; kentsel dönüşüm<br />
süreci ve konut hakkının ele alınacağı, Uluslararası Konut<br />
Hakkı Sempozyumu. Birleşmiş Milletlerin Konut Hakkı ve<br />
İnsan Hakkı Raportörleri’nin de katılacağı sempozyumda,<br />
raportörlerle birlikte kentsel dönüşüm alanlarının incelemesi<br />
ve halkla toplantılar yapılmasından sonra gerçekleşecek<br />
sunumların, uluslararası hukuk açısından kent haklarının<br />
paylaşılmasında önemli bir eşik oluşturacağını düşünüyor,<br />
kent ve mimarlık mücadelesinde, uluslararası ilişkileri<br />
geliştirmeyi ve sesimizi sınırların ötesine duyurmayı da<br />
önemsediğimiz bu dönemde kurduğumuz ilişkilerin bir<br />
ürünü olan bu sempozyumun ses getireceğine inanıyoruz.<br />
Baharla başlayan toprağın uyanışının, bu topraklar<br />
üzerinde yaşayan tüm insanlara aynı uyanış coşkusunu<br />
yaşatması dileklerimizle…<br />
42. Dönem Yönetim Kurulu<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> Adına Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü<br />
Ali Hakkan<br />
Yayın Kurulu<br />
Ali H. Alptekin<br />
Meltem Al<br />
Bülent Batuman<br />
Seçil Binboğa<br />
Mürüvvet Ceylan<br />
Görkem Demirok<br />
Semiha Dugan<br />
Berrak Erdal<br />
Özge Göncü<br />
Yayına Hazırlayan<br />
Pelin Özgümüş<br />
Zeynep Güneş<br />
Sıla Karataş<br />
Emel Kefeli<br />
Orçun Köken<br />
Muteber Osmanpaşaoğlu<br />
Bahriye Öktem<br />
Ali Tolga Özden<br />
Asena Özen<br />
Ömer Burak Polat<br />
Arif Şentek<br />
Duygu Tekin<br />
Ethem Torunoğlu<br />
Özlem Dengiz Uğur<br />
Y. Yeşim Uysal<br />
Fadime Yılmaz<br />
Ece Yoltay<br />
tmmob<br />
mimarlar<br />
odası<br />
ANKARA ŞUBESİ<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> Bülteni ayda bir yayımlanmaktadır.<br />
7500 adet basılmıştır. Üyelere ve mimarlık öğrencilerine ücretsiz dağıtılır.<br />
Burada yer alan yazıların içeriğinin sorumluluğu yazarına aittir.<br />
Kaynak gösterilmek koşulu ile alıntı yapılabilir.<br />
Baskı Tarihi: Nisan 2013<br />
Konur Sokak No: 4/3 Kızılay, ANKARA<br />
T: 312 417 86 65 F: 312 417 18 04<br />
e-posta: info@mimarlarodasiankara.org<br />
www.mimarlarodasiankara.org<br />
Grafik Tasarım* ve Kapak Tasarımı<br />
Ömer Burak Polat<br />
*Tasarımhane firmasının Ağustos 2010'daki çalışması baz alınarak yapılmıştır.<br />
105<br />
Nisan 2013<br />
Baskı: Desen Ofset A. Ş.,<br />
Birlik Mah. 448 Cad. 476 Sk. No:2 Çankaya/<strong>Ankara</strong><br />
T: 0312 496 43 43 (pbx)<br />
F: 0312 496 43 47
kitap yorum<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
3<br />
“Beklemekten Vazgeçmek, Şu Ya Da Bu Şekilde,<br />
İsyan Mantığına Bürünmek Demektir”<br />
kent ve ülke gündemi<br />
Tarihsel bir dönemden geçiyoruz. Ülke ve meslek<br />
gündemlerimiz, mimarlık ve yapılı çevre üretiminin<br />
tüm aktörlerini ideolojik bir mücadelenin tarafları<br />
haline getiriyor. Ülkemizin her bir karış toprağının nasıl<br />
menkulleştirileceğinin hesaplarının ince ince yapıldığı bir<br />
kentsel savaşın ortasında buluyoruz kendimizi. Çevrelerimizi<br />
tek tipleştiren, yaşam alanlarımızı daraltan, düzeyli ve çağdaş<br />
üretim koşullarından giderek uzaklaşan mimarlık, bu savaşın<br />
en önemli aygıtı olarak farklı bir anlam ve içerik kazanıyor.<br />
Biz “<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> Toplum Hizmetinde” anlayışıyla topluma<br />
ne kadar çok yaratıcı bir güç olarak mimarlığı sunmaya<br />
çalıştıkça, iktidar, hepimizi teslim almaya yönelik, kendi<br />
mimarlığını ve azgın mimarlık politikasını o kadar topluma<br />
dayatıyor. İktidarın ilan ettiği savaş hali durumu giderek<br />
büyüyor. Mimarlık kayboluyor, sahteleşiyor… Kimileri bu<br />
sahteliğin ortasında, yarışma yolu ile proje elde edilmesinin,<br />
mimarlığın niteliğini azıcık artıracağına inanarak işbirliği<br />
yanılsamasına düşüyor. Tam da bu süreçte Çamlıca Camisi<br />
ve Kampus Okullar gibi projelerin yarışma yoluyla elde<br />
edilmesi bu sahteciliği bu yanılsamayı gözler önüne<br />
seriyor. Yarışma yönteminin doğruluğu proje içeriğinin<br />
yanlışlığını gizleyemiyor, kente karşı işlenen suçu<br />
hafifletmiyor; aksine yarışmalar “aklaşıyor” ve bir<br />
meşrulaştırma aracına dönüşüyor.“Yarışmayla<br />
yap, nasıl ve nerede yaparsan yap” anlayışı<br />
iktidarın mimarlık politikasına teslim oluyor.<br />
Savunma hakkının yargılandığı, adaletin yok<br />
edildiği günler Türkiye’sindeyiz. Sorgusuz<br />
sualsiz gece baskınları ile derinleşen ve giderek<br />
baskıcı bir diktatörlük biçimini alan süreç,<br />
Anayasa değişikliği ve yerel yöntemim seçimleri,<br />
mücadele ihtiyacını ve arzusunu kamçılıyor;<br />
yürek atışlarımız, soluk alışlarımız alabildiğine<br />
hızlanıyor. Öfkeleniyoruz. Bıraksak uçup<br />
gidecek her şey bir bir ellerimizden… Bıraksak<br />
teslim alınacak kent mekânları, kıyılar, meralar,<br />
ormanlar... Ve mesleğimiz. Bırakmıyoruz. Top<br />
yekûn bir saldırının karşısında verdiğimiz var<br />
olma mücadelesi, mimarlığın kendi kaynağına<br />
dönerek toplumsal bir umuda dönüşme<br />
potansiyelini taşıyor. Umudu büyütenlerin<br />
yükselen sesi, isyanlara gebe bir Türkiye’yi<br />
işaret ediyor.<br />
Böylesine tarihsel bir dönemde toplanan<br />
<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> Genel Kurulunun sorumluluğu<br />
ağırdır. <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong>nın delegesi olmak önemli<br />
bir sorumluluk altında olmaktır aynı zamanda.<br />
6-7 Nisan 2013’de Antalya’da gerçekleştirilecek<br />
Genel Kurulda sadece kendimize karşı değil,<br />
temsil ettiğimiz mimarlık ortamına, taşıyıcısı<br />
olduğumuz mimarlık ve kent mücadelesine,<br />
<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong>nın 59 yıllık tarihine karşı da<br />
sorumlu olacağımız açıktır.<br />
Önümüzdeki günler birbirimize ihtiyacımızın daha da<br />
fazla olacağı günlerdir... Kim bilir, belki de bir daha<br />
böylesine kapsamlı bir toplantının yaşanamayacağı<br />
günlere gebe bir ülkenin mimarları olarak, <strong>Mimarlar</strong><br />
<strong>Odası</strong> Genel Kurulunu rutin bir yönetmelik gündemi<br />
ile geçiştiremeyiz. <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> Genel Kurulunun,<br />
ülkenin her yanında devam eden iç karartıcı gidişe,<br />
geleceğimizin çalınmasına, mimarlığın baskı altına<br />
alınmasına, telif haklarının kaldırılmasına, ülke<br />
topraklarının, kıyıların, ormanların, Cumhuriyet Dönemi<br />
mimari mirasının, Atatürk Orman Çiftliği’nin, Taksim’in,<br />
Haydarpaşa’nın, Saraçoğlu Mahallesi’nin hayatımızdan<br />
koparılmasına karşı isyanın Genel Kuruluna<br />
dönüşmesi şarttır.<br />
Her isyan süreci vazgeçmeyi reddettiğimiz bir hakikatle<br />
başlar. “Mimarlık insan içindir”: İşte vazgeçmemizi<br />
istedikleri ve vazgeçmeyi reddettiğimiz hakikat budur.<br />
Zihinlerimize saplanmış bir kıymık gibi bilincimizde sızlayan<br />
ve bizi nisyan ile isyan arasında seçime zorlayan işte bu<br />
hakikattir. Bu noktada yapmamız gereken şey basittir:<br />
örgütlenmeliyiz. Örgütlenmek, her şeyden önce bağ<br />
kurmaktır, tarafsız olmayan bağlar, hem de müthiş<br />
bağlar kurmaktır. Birbirimize dokunabileceğimiz geniş<br />
bir toplumsal tabana sahibiz. <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> meslektaş<br />
olmanın politik yanından vazgeçmeyen bir örgütlülüğün, bir<br />
mirasın ve bitmemiş bir deneyimin adıdır. Ve bazı adlar savaş<br />
alanı gibidir; bazen sizden çok düşmanlarınızın ağzındadır.<br />
İşte bu gerçeklik hepimize ağır sorumluklar yüklemekte,<br />
bizi Direnişin ve Umudun Türkiye’sinin mimarı<br />
olmaya çağırmaktadır.<br />
Ya bize verilenle yetineceğiz, ya da bu ülkede demokrasi<br />
ve özgürlükler mücadelesinin mimarı olacağız. Ya<br />
kardeşliğin inşasını muktedirlerin lütfuna bırakacağız,<br />
ya da bütün savaş duvarlarını bilincimizle yıkıp<br />
parçalayacağız. Ya mimarlığımızdan vazgeçeceğiz,<br />
ya da Genel Kurulu ülke ve mimarlık politikalarının<br />
tartışıldığı, bir eylem programında somutlaşan bir<br />
meydan okumaya dönüştüreceğiz. Ya parmaklarımızı<br />
kaldırıp, torba yasa süreci yaşanmamış, hiçbir şey olmamış<br />
gibi, parmaklarımızla yüreklerimiz arasındaki bağları keserek<br />
yönetmeliklerimizi oylayacağız, ya da başlarımızı kaldırıp<br />
bizi, mesleğimizi, odalarımızı, özgürlüğümüzü, asla<br />
vazgeçmeyeceklerimizi yok etmek isteyenlere karşı<br />
isyan edeceğiz.<br />
Biz Bu Tarihsel Genel Kurulda İsyan Etmeyi Tarihsel Bir<br />
Sorumluluk Olarak Görüyoruz, Öyle De Yapacağız.<br />
Çünkü isyan müzik gibidir; odak noktaları zaman ve mekân<br />
içinde dağılmakla birlikte, kendi titreşimlerinin ritmini<br />
harekete kazıyabilir, yoğunluğunu daima arttırır. Ta ki<br />
normale dönmenin artık istenmediği, hatta akıldan bile<br />
geçirilmediği bir noktaya kadar.<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> Şube Delegasyonu<br />
bülten 105<br />
nisan 2013
4<br />
Bizleri Baskı Altında Tutan Zincirleri Kırıncaya Kadar…<br />
Ethem Torunoğlu<br />
Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti, 2005 yılında Simón<br />
Bolívar’ın büyük ustası (çocukluğunda öğretmeni)<br />
Simón Rodríguez’in huzurunda ettiği yeminin 200’üncü<br />
yıldönümünü kutladı. Bolívar, bu yemini 15 Ağustos<br />
1805’te İtalya’da, Roma’nın bir kenar mahallesinde etmişti.<br />
Bolívar ve Rodríguez tarafından bu törensel gün için<br />
seçilmiş olan yer, yani Sacro Tepesi (Monte Sacro), zaten<br />
başlı başına genç Bolívar’ın verdiği tarihi sözün taşıdığı<br />
önemi gösteriyordu. Çünkü Antik Roma’daki pleblerin<br />
(“ayak takımının” ve kölelerin ) particilere (soylulara) karşı<br />
Sicinio’nun önderliğinde yükselen isyancı protestosunun<br />
tam olarak Sacro Tepesi’nde gerçekleştiği varsayılıyordu. 1<br />
Genç Simón Bolívar, Monte Sacro’da, hayatını adayacağı<br />
özgür ve bağımsız bir Latin Amerika mücadelesi için yola<br />
koyulurken, yıllar sonra bu ideallerin ete kemiğe bürünme<br />
aşamasına gelebileceğini hayal ediyor muydu Bu soruya<br />
yanıtımız, hayalden öte, kısa sürede gerçekleşeceğine olan<br />
bir inat ve inanç olabilir… Miranda’da, Bolivar’da, Sucre’de,<br />
Marti’de, Fidel’de, Che Guevera’da, Alende’de, Latin<br />
Amerika Devrimci Hareketleri’nde ve Chavez’de karşılığını<br />
bulan elbette ki benzer düşünceler, mücadele, kararlılık ve<br />
inattı, bir başka deyişle; “…gerçekçi olup, imkânsızı istemek !”<br />
Latin Amerika’da “ El Libertador” (Kurtarıcı, Özgürleştirici)<br />
olarak anılan Simon Bolivar’ın düşünceleri ve idealleri<br />
yıllar sonra sadece Güney Amerika Halkları için değil, tüm<br />
dünya halkları için emperyalizme karşı duruşun simgesi<br />
haline geliyordu. Bolivar’ın izinde yürüyen, birleşik ve<br />
özgür bir Latin Amerika sevdasını “ 21. Yüzyıl Sosyalizmi”ni<br />
inşa süreci ile birleştiren, sadece ülkesi Venezuela’da değil,<br />
tüm Latin Amerika’da yoksulların, ezilenlerin, emekçilerin<br />
ve ötekilerin umudu ve sevgilisi olan Hugo Chavez Frias,<br />
birçok zinciri kırarak hayata veda etti.<br />
5 Mart 2013 tarihinde, uzun süredir mücadele ettiği<br />
kanser hastalığına yenik düşen, Başkan ve Komutan<br />
Chavez, toplam 14 yıl iktidarda kalarak ülkesine yeni bir<br />
çehre kazandırdı.<br />
adlı çalışmasına göre Latin Amerika’da son 20 yıldır,<br />
solcu hükümetler döneminde eşitsizlik ve yoksulluk<br />
bölgede dikkat çekici düzeyde azalmış durumda. Bu<br />
veriler yine de bölgedeki gelir dağılımında görülen<br />
uçurumun mucizevî bir şekilde ortadan kaybolduğu<br />
anlamına gelmiyor. Ancak, Küba’daki Sosyalizm Deneyimi<br />
ile birlikte, Bolivarcı Devrimin kazanımları ile yapısal<br />
bir dönüşüme giren Venezuela, daha farklı özellikler<br />
göstermekle birlikte kıtanın büyük ülkelerinde yaşayan<br />
toplumsal siyasal hareketlerin yükselmesi ile iktidara<br />
gelen halkçı hükümetler Brezilya’da ve Arjantin’de emekçi<br />
halk kesimlerinin gelecek için umutlanması adına önemli<br />
adımlardı. ABD Emperyalizmine, yıllardır hâkim olan<br />
faşist cuntalara ve sağ politikalara tepki olarak yükselen<br />
toplumsal hareketler, Brezilya’da “topraksız köylü hareketi”<br />
nde kendini ifade ederken, Meksika’da Zapatist Hareket,<br />
adeta tüm latin dünyasına “dünyanın balkonundaki<br />
isyancılar” olarak örnek oluyordu. Bu arada, Nikaragua’da,<br />
Ekvator’da, Bolivya’da ve Uruguay’da iktidara gelen solcu,<br />
halkçı ve eski gerilla lideri kökenli devlet başkanlarının<br />
kimlikleri ile bütünleşen sosyalist halkçı politikalar<br />
1980’lerin yıkıcı neoliberal politikalarına direnerek taban<br />
demokrasisine dayanan, yoksulluğu azaltan, eşitsizlikleri<br />
değişik süreçlerde gerileten politikalar ve uygulamalar ile<br />
Latin Amerika genelinde toplumsal bir hareketlilik, alt üst<br />
oluş ve umut rüzgârı yaratmış görünüyor.<br />
Bu rüzgârın en önemli unsuru ise Venezuela ve Hugo<br />
Chavez’di dersek sanırım abartılı bir siyasal çözümleme<br />
yapmış olmayız. Chavez, politik yaşamının ilk<br />
dönemlerinde Venezuela’daki sağcı merkez politik hatta<br />
karşı, petrol gelirlerine dayanan büyük sermayeye yani<br />
ABD destekli hükümet ve petrol tekellerine karşı, iktidarı<br />
ele geçirme konusunda sandık dışı süreçleri deneme<br />
cüretini de göstermekle birlikte, asıl olarak halk nezdinde<br />
sağladığı güven ve hitabet yeteneği ile köklerini Latin<br />
Amerika’nın direniş kültürüne dayandıran bir politik hat<br />
O nasıl Bolivar’ın 200 sene önce ardında bıraktıklarından<br />
esinlendiyse, kim bilir kaç kuşak da ondan esinlenecek.<br />
“Başka bir dünya mümkün” diyen herkes onu saygıyla,<br />
sevgiyle anacak…<br />
Dünya genelinde neoliberalizm yükselirken, haritanın sol<br />
köşesinde ezilenlerin mücadelesi güç kazanıyor<br />
Dünya Bankası ve CEPAL’in (Latin Amerika ve Karayipler<br />
Ekonomi Komisyonu) “Latin Amerika’nın Sosyal Panoraması 2012”<br />
kent ve ülke gündemi<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
5<br />
oluşturarak yükselişe geçmiştir. Bu süreç, bu değişim<br />
ve “Bolivarcı Devrim”, doğal olarak düz ve sorunsuz bir<br />
hat olarak gelişmedi. ABD’nin bir dizi komplosu, petrol<br />
tekellerinin manipulasyonları ve karşı devrim girişimleri<br />
Chavez İktidarı’nı yıkmak için elinden geleni yaptı. Ama her<br />
seferinde, kararlı ve dirençli halk kitleleri, Bolivarcı Devrime<br />
sahip çıktı. Chavez, son tahlilde ise değişik zamanlarda<br />
kazanılan seçim zaferleri ile birlikte berraklaşan<br />
sosyalizm anlayışı ile geniş kitlelerin yaşamlarını<br />
değiştiren bir devrime ve sosyal dönüşüme imza atmıştır<br />
yorumunu yapabiliriz.<br />
Yoksulluğu yüzde 44, eşitsizliği yüzde 54 oranında<br />
düşüren Venezüella bugün bölgenin en düşük<br />
eşitsizlik düzeyine sahip ülkesi… Geçtimiz yıllarda,<br />
Hükümet sel yüzünden evlerini kaybedenlere yalnızca<br />
bir buçuk yıl içinde 250 bin konut inşa etti.<br />
1998’de Chavez ilk kez iktidar olduğunda, nüfusun yüzde<br />
21’i yetersiz besleniyordu; şimdi Venezüella, marketlere ve<br />
süpermarketlere sübvansiyonlu gıda veren dağıtım ağı kurdu.<br />
1980 yılında gıdanın yüzde 90’ını ithal ederken bugün<br />
bu rakam yüzde 30’dan daha aza düştü. Misyon Agro-<br />
Venezüella, 454 bin 238 çiftçiye kredi sağladı ve 2012<br />
yılında da 39 bin çiftçi kredi aldı. Dört milyonu okullardaki<br />
çocuklar olmak üzere beş milyon Venezüellalı ücretsiz<br />
yiyecek alıyor ve 6 bin yemek salonu 900 bin kişiyi besliyor.<br />
Çiftçilere yardım etmek için yapılan toprak reformu ve<br />
uygulanan politikalar, yurt içi gıda arzını artırdı. Gıda<br />
güvenliği için alınan tüm bu önlemlerin sonucu yetersiz<br />
beslenme şu anda sadece yüzde 5 ve 1990 yılında yüzde<br />
7,7’ye yükselen çocuklardaki yetersiz beslenme, bugün<br />
yüzde 2,9.<br />
Sağlık ve kamu sağlığı ile ilgili en önemli verilerin<br />
bazıları şöyle: 2<br />
• Bebek ölümleri bin kişide 25 iken (1990’da), bin kişide<br />
13’e (2010’da) düşürüldü;<br />
• Nüfusun yüzde 96’sı gibi etkileyici bir kesimi, şimdi<br />
temiz suya sahip (Bolivarcı Devrimin hedeflerinden biri)<br />
• 1998 yılında 10 bin kişiye 18 hekim düşerken bugün<br />
10 bin kişiye 58 hekim düşüyor ve kamu sağlık sistemi<br />
95 bin doktora sahip.<br />
• Önceki hükümetler 40 yıl boyunca 5 bin 81 klinik inşa<br />
ederken Bolivarcı Hükümet Sadece 13 yıl içinde 13 bin<br />
721 klinik inşa etti (yüzde 169,6’lık bir artış).<br />
• Barrio Adentro (yani, 8 bin 300 Kübalı doktordan<br />
yardım alınan temel bakım programı) 7.000 kliniği ile<br />
500 milyon kez muayene yaptı ve yaklaşık 1,4 milyon<br />
hayat kurtardı.<br />
• Yalnızca 2011 yılında, şizofreni de dâhil olmak üzere<br />
kanser, hepatit, osteoporoz gibi 139 hastalığı tedavi<br />
etmek için 67 bin Venezüellalı yüksek maliyetli ücretsiz<br />
ilaç aldı; şu anda 34 tane bağımlılık tedavi merkezi var.<br />
• 6 yıl boyunca 19 bin 840 evsiz insana özel bir program<br />
aracılığıyla hizmet verildi ve sokaklarda yaşayan hemen<br />
hemen hiçbir çocuk yok.<br />
• Venezuella, şimdi bölgenin en büyük yoğun bakım<br />
ünitesine sahip.<br />
• Yüzde 34–40 arasında tasarruf sağlayan ve kamu<br />
eczaneleri ağını oluşturan 127 eczanede sübvanse<br />
edilen ilaçlar satılmakta.<br />
• 51.000 kişiye Küba’da özel göz tedavisi yapıldı<br />
(masraflar devlet tarafından karşılandı) ve “Misión<br />
Milagro” (Görevimiz Mucize) adlı göz sağlığı programı<br />
çerçevesinde, 1,5 milyon Venezüellalıya görme kusurları<br />
ile ilgili tedavi yapıldı.<br />
Hugo Chavez, siyaset sahnesine başarısız bir darbe<br />
girişimiyle çıkmıştı. Sonraki seçim zaferlerine rağmen, o<br />
girişimin izi bazı kesimlerce hep tartışma konusu yapıldı.<br />
Ve hep şu soru peşinden geldi: “Despot mu, devrimci mi”<br />
“Büyülü gerçekçilik” düşüncesinin önderi Gabriel Garcia<br />
Marquez de, Chavez’in ilk seçim zaferinin ertesinde, Le<br />
Monde Diplomatique’e yazdığı makaleyi ve Chavez’e<br />
ilişkin siyasal portreyi “o soruyla” bitiriyordu.O günlerden<br />
bugünlere köprülerin altından çok sular aktı. Marquez<br />
bugün bir Chavez portresi yazsa, herhalde o soruyla<br />
bitirmezdi yazısını...Venezüella’nın yoksulları, yok<br />
sayılanları onu bir devrimci olarak bağırlarına bastı. Alaşağı<br />
ettiği egemenler ve onların müttefiki emperyalist iktidarlar<br />
nezdinde ise elbette bir “despottu”...<br />
Başkan Chavez’in ölümü ile birlikte Venezuela’da ve<br />
Latin Amerika’da bir boşluğun oluşacağı öngörmek<br />
yanlış olmasa gerekir. Bu arada, Venezuela’da Chavez’in<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
kent ve ülke gündemi
6<br />
21. Yüzyıl Sosyalizmi’nin kesintisiz devam etmesi için nasıl<br />
ki, bizim buralarda daha fazla “Fatsalara” daha fazla “Terzi<br />
Fikrilere” ihtiyaç var ise, Latin Amerika’da da daha fazla<br />
Venezuela ve Kübalara ve “Fidellere, Chavezlere” ihtiyaç var.<br />
Gabriel Garcia Marquez bir çalışmasında üç kavramdan<br />
söz eder: Tarihî saat, stratejik dakika ve taktik saniye…<br />
Chavez’in gönlünde yatan devrimci demokrasiydi. 21<br />
Yüzyıl Sosyalizmi idi… Ona ne kadar yaklaşıldığını ise<br />
“tarihî saat” gösterecek herhalde...<br />
¡Que comunismo!@flickr<br />
Globovisión@flickr<br />
kimliğinde ve kişiliğinde şekil bulan, gelişen, sağlık, eğitim<br />
politikaları ile alt yapı hizmetlerinin yoksul mahalleleri<br />
gözedecek şekilde planlanması ile petrol şirketlerinin<br />
kamulaştırılması ve başta petrolden gelen gelirler<br />
olmak üzere, devletin gelirlerinin yağmalanmasının<br />
önüne geçilmesi ile büyüyen ve gelişen Venezuela,<br />
yarattığı sosyalist demokrasi deneyimi, halk komiteleri<br />
ile önümüzdeki dönemi Komutan Chavez olmadan da<br />
aşabilecek olgunlukta bir ülke… Venezuela’nın Chavez<br />
sonrası geleceğini, muhalefetin, ABD destekli çevrelerin<br />
belirlemesi mümkün görünmüyor. Venezuela’da Chavez’in<br />
çağrısı ile bir araya gelen, ama bu bir araya gelişte<br />
çatı birlikteliğini değil, sokakta, fabrikada yan yana<br />
durabilmeyi başaran değişik örgüt ve partiler (24 parti ve<br />
oluşum)“ Venezuela Birleşik Sosyalist Partisini” (Partido<br />
Socialista Unido de Venezuela- PSUV) oluşturmuşlardır.<br />
Muhtemelen, sizler bu yazıyı okuduğunuzda, Venezuela’da<br />
14 Nisan 2013’de yeni başkan için seçimler yapılmış olacak.<br />
PSUV yaklaşık 7 milyon üyesi ile Bolivarcı Devrime inancı<br />
ve örgütlü halk yenilmez anlayışı ile Nicolas Maduro<br />
liderliğinde seçime giriyor. PSUV’nin % 60 civarında<br />
oy alması bekleniyor. Bu beklentinin gerçekleşmesini<br />
ve Chavez’in olmadığı bu yeni dönemin yeni gerekleri<br />
ve gerçekleri ile yaşamın doğadan ve insandan yana<br />
örgütlenmesine devam edilmesini bekliyoruz ve<br />
umut ediyoruz.<br />
DİPNOTLAR<br />
1. ) Lynch J., Simon Bolivar, Çeviren: Bülent O. Doğan, Türkiye İş Bankası<br />
Kültür Yayınları, 2011.<br />
2. ) Muntaner C. ve diğerleri, Hugo Chavez’in başarıları ve Bolivarcı<br />
Devrim, Dosya: Chavez’in Ardınadan… , www.sendika.org<br />
KAYNAKÇA<br />
• Galeano, E., Yürüyen Kelimeler, Türkçesi: Bülent Kale, Çitlembik<br />
Yayınları İnceleme Dizisi, 2. Baskı, İstanbul, 2006.<br />
• Galeano, E., Latin Amerika’nın Kesik Damarları, Türkçesi: Atilla Tokatlı,<br />
Roza Hakmen, Çitlembik Yayınları İnceleme Dizisi, 3. Baskı, İstanbul, 2010.<br />
• Gott, R., Hugo Chavez ve Bolivarcı Devrim, Çeviri: Hasan Böğün, Yordam<br />
Kitap, İstanbul, 2008.<br />
• Göksu, C., Hugo Chavez ve Venezüella Seçimleri Üzerine, www.<br />
latinbilgi.net, 2.11.2012<br />
• Harnecker, M., Hugo Chavez Venezuela Devrimini Anlamak, Güncel<br />
Yayıncılık/ Açık Tartışam Dizisi, İstanbul, 2006.<br />
• İnce, S., Devrim Sahipsiz Değil,Birgün Gazetesi Pazar Eki, Yıl:9, Sayı: 323,<br />
10 Mart 2013, S. 1 ve 4.<br />
• Kürkçügil, M., Hugo Chavez ve Devrimde Devrim, Agora Kitaplığı,<br />
2005.<br />
• Lynch, J., Simon Bolivar, Çeviren: Bülent O. Doğan, Türkiye İş Bankası<br />
Kültür Yayınları, 2011.<br />
• Muntaner, C. ve diğerleri. Hugo Chavez’in başarıları ve Bolivarcı<br />
Devrim, La Haine’deki İspanyolcasından Atiye Parılyıldız tarafından Latinbilgi<br />
(Sendika.Org) için tercümesi yapılan makale, www.sendika.org<br />
• Nweihed, K. G. Küreselleşme İki Yüze Maske, İspanyolca’dan Çeviri:<br />
Banu Temel Gürel, Editör: Mehmet Necati Kutlu, Memleket Yayınları, <strong>Ankara</strong>,<br />
2007.<br />
• Veltmeyer, H., Latin Amerika’da Devlet İktidarı ve Toplumsal<br />
Hareketler, Türkçesi: Ali Ergin Demirhan, Kalkedon Yayıncılık:43, 2007.<br />
• Temelkuran, E., Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita, Everest<br />
Yayınları, İstanbul, 2006.<br />
kent ve ülke gündemi<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
7<br />
“Başka Bir Mimarlık” İçin:<br />
Dünyadan Farklı Örgütlenme Örnekleri –2<br />
“Sınır Tanımayan Mimarlık”/ASF-INT<br />
Arif Şentek<br />
“Sınır Tanımayan” örgütler, uluslararası sorunlu ve çatışmalı<br />
alanlarda, özellikle savaş, yoksulluk ve şiddet olaylarının<br />
yaşandığı ülkelerde etkinlik gösteren değişik meslek<br />
örgütlenmeleridir diyebiliriz. Bugüne kadar daha çok “Sınır<br />
Tanımayan Doktorlar” veya “Sınır Tanımayan Gazeteciler”<br />
adlarını duyurmuşlardır. Oysa bir süredir çeşitli ülkelerde<br />
örgütlenen “Sınır Tanımayan” mimarlar da bu yönde<br />
etkinlikler sürdürüyor. “Uluslararası Sınır Tanımayan<br />
Mimarlık” (Architecture Sans Frontières - International)<br />
kısa adıyla ASF-INT 23 ülkeden 28 örgütü kapsayan bir<br />
dayanışma ve eşgüdüm örgütlenmesi.<br />
ASF-INT kuruluş nedenini, “yapılı çevrede yaşanan<br />
toplumsal sorunlara ve çevre sorunlarına ilginin arttığı<br />
bir ortamda, ana akım mimarlığa egemen olan etik<br />
değerlerden yoksun davranışlara karşı duyulan tepki” diye<br />
özetliyor. ASF-INT, günümüzde yapılı çevrede karşılaşılan<br />
sorunları kısaca şöyle sıralıyor:<br />
• Nüfusun çoğunluğunu düşük gelirli halkın<br />
oluşturduğu ülkelerde hızlı kentleşme ortamında,<br />
insanlara barınma olanakları sağlanamamakta ve<br />
altyapı hizmetleri getirilememektedir.<br />
• Bugün kentlerin yoksul gecekondu bölgelerinde<br />
yaşayan bir milyon nüfus 2030’de 2 milyara çıkacaktır.<br />
• İnsanların temiz su ihtiyacı karşılanamamaktadır.<br />
Kanalizasyon, drenaj ve yolları yoktur. Arazi kullanma<br />
hakları güvence altına alınmamıştır.<br />
• Altyapı sorunlarına yerel koşullara uygun, olanakları<br />
dikkate alan ve halkın katılımını sağlayan çözümler<br />
getirilememektedir.<br />
• Gecekondularda oturanlar, başka barınma olanakları<br />
getirilmeden yerlerinden zorla tahliye edilmektedir.<br />
• Kendiliğinden gelişmiş imar dışı yerleşimlerde var<br />
olabilen mekân kaliteleri anlaşılamamaktadır.<br />
• Uygulamada insanların etkin katılımını sağlayacak<br />
stratejilerin nasıl kullanılacağı bilinmemektedir.<br />
• Kriz ve baskı ortamlarında yaşamlarını yetersiz<br />
koşullarda sürdüren insanlara karşı duyarsızlık gittikçe<br />
artmaktadır.<br />
• 1980’den bu yana her yıl 250 milyondan fazla insanın<br />
maruz kaldığı doğal afetler iki katına çıkmıştır.<br />
ASF-INT bir tür ağ örgütlenmesi olarak çalışıyor.<br />
Etkinlikler şu ülkelerdeki ASF örgütlenmeleriyle<br />
yürütülüyor; Almanya, Avusturya, Avusturalya, Belçika,<br />
Benin, Danimarka, Fransa, Hindistan, İngiltere, İspanya,<br />
İsveç, İsviçre, Kolombiya, Kongo, Nepal, Portekiz, Tunus,<br />
Yunanistan. ASF-INT’in 10 kişilik yönetim kurulu da<br />
farklı ülkelerden gelen mimarlardan oluşuyor. Yönetim<br />
kurulunun kimi toplantıları internet üzerinden yapılıyor.<br />
Örgüt ve çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgiye<br />
www.asfint.org internet sitesinden erişilebilirsiniz.<br />
Bir ülkedeki ASF örgütü sadece kendi ülkesinde etkinlik<br />
göstermiyor, dünyanın değişik bölgelerinde projeler<br />
gerçekleştiriyor. Örneğin İngiltere’deki ASF-UK, ülke<br />
içindeki çalışmalarında özellikle atık malzemelerin<br />
değerlendirilmesi ve evsizlere yönelik projeler yürütüyor<br />
ama Brazilya, Hindistan, Japonya ve Güney Afrika’da<br />
da çalışıyor. ASF-UK Brezilya’da kent yoksullarının<br />
barınma koşullarının iyileştirilmesine yönelik bir proje<br />
uygulamış. Hindistan’da depreme karşı duyarlılığı artırıcı<br />
uygulamalı eğitim çalışması gerçekleştirmiş. Japonya’da<br />
gecekondularından tahliye edilen azınlıklıkların barınma<br />
koşullarını iyileştirme konusunda çalışmalar yapmış. Güney<br />
Afrika’da AIDS’li çocuklar için bir yurt binası tasarımına<br />
katkı vermiş.<br />
“Sınır Tanımayan <strong>Mimarlar</strong>” ilk kez 1979’da Fransa’da ve<br />
1992’de İspanya’da bir araya gelerek bu ülkelerdeki ASF<br />
örgütlerini kurmuşlar. Değişik ülkelerden aynı amaçları<br />
paylaşan ASF örgütleri arasındaki ilişkiler sonucu, uzunca<br />
bir hazırlık döneminin ardından uluslarası bir “şemsiye”<br />
örgütlenme olarak ASF-INT kurulmuş. ASF-INT’in<br />
kuruluşundaki başlıca amaç; “örgütler arasında eşgüdümü<br />
sağlayacak bir platform oluşturmak ve genellikle<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
kent ve ülke gündemi
8<br />
hükümetlerin görmezden geldiği, uğraşmak istemediği yapılı çevre sorunlarına<br />
toplumun dikkatini çekmek, sivil toplumu bu yönde küresel ölçekte harekete<br />
geçirmek” diye özetleniyor.<br />
ASF-INT’in oluşumu 2003 yılında Almanya’nın Hasselt kentinde yapılan bir<br />
toplantıda kabul edilen ortak belge ile tamamlanmış. “Hasselt Şartı” adıyla<br />
bilinen bu belgede “Sınır Tanımayan Mimarlık” örgütleri ortak amaçlarını<br />
şöyle özetlemişler:<br />
1. Haksızlığa uğramış ve gerekli olanaklardan yoksun topluluklarla aktif<br />
bir işbirliği içinde, insanca bir dayanışmaya yönelik, insanlar arasında ayırım<br />
gözetmeyen, kendine yeterliliği teşvik eden adil ve sürdürülebilir kakınma<br />
çabalarında eşgüdümü sağlamak.<br />
2. Spekülatif kâr amacından uzak, toplumsal amaçlı uygulamaları<br />
teşvik ederek yapılı çevrenin oluşumunda görev yapan meslek insanlarının<br />
toplumsal sorumluluğunu geliştirmek.<br />
3. Barışın inşası yolunda çalışan kuruluşlar arasında işbirliğini sağlamak<br />
ve uygulamalarda etik açıdan tutarlı bir meslek anlayışını güçlendirmek.<br />
4. Yapılı çevrede toplumsal eşitliği geliştiren politikalar, programlar<br />
oluşturmak, bunları yaymak, bu amaçla kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar<br />
ile farklı kesimlerin katıldığı çalışmalar yürütmek.<br />
5. Kültürel özgünlüğü dikkate alan, doğal çevreye karşı sorumluluk<br />
duyan, yerel değerler açısından tutarlı, uygun teknoloji, malzeme ve işçilik<br />
türlerinin kullanımını sağlamak.<br />
6. Yerleşimlerin toplumsal gelişimini sağlayıcı ilerlemeler doğrultusunda<br />
bilgi paylaşımını ve tartışma, düşünce ve farkındalıkları yaygınlaştırmak.<br />
7. Olanakların sınırlı olduğu ülkelere yönelik örgütlenmeler arasında<br />
diyaloğu ve uzun erimli ortaklıkları teşvik etmek.<br />
8. Kırsal ve kentsel kalkınmada topluluklar arasında dayanışmayı<br />
güçlendirmek üzere katılımcı, demokratik, çok kültürlü ve disiplinler arası<br />
süreç ve yaklaşımları desteklemek.<br />
9. Afet sonrası acil yardım uygulamalarının uzun erimli sürdürebilir<br />
kalkınma stratejileri ile bütünleştirilmesine katkıda bulunmak.<br />
10. Herkes için yeterli ve insan onuruna yaraşır barınma<br />
koşullarına erişimin bir “temel insan hakkı” olarak kabulünü ve<br />
gerçekleştirilmesini savunmak.<br />
kent ve ülke gündemi<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
Şube Gözünden<br />
Kent Gündemi<br />
ANAYURT Tarih : 15.03.2013<br />
1/2<br />
HAFTADA 6 GÜN ULUS... Sayfa : 1<br />
ANKARA Tiraj : 3254<br />
SİYASİ StxCm : 139<br />
9<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
kent ve ülke gündemi
10<br />
kent ve ülke gündemi<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
Önce İnsan, Önce Sağlık,<br />
Önce İş Güvenliği!<br />
TMMOB<br />
03 Mart 2013<br />
TMMOB Genel Kurulu‘nda alınan karar gereğince ilk<br />
kez bu yıl düzenlenen “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele<br />
Günü”nde İKK‘ların bulunduğu illerde basın<br />
açıklamaları gerçekleştirildi.<br />
<strong>Ankara</strong>‘da Olgunlar Sokak‘taki Madenci Anıtı önünde<br />
yapılan basın açıklamasını Maden Mühendisleri <strong>Odası</strong><br />
Başkanı Mehmet Torun okudu. Basın açıklaması sonrası<br />
İnşaat Mühendisleri <strong>Odası</strong> toplantı salonunda konuya<br />
ilişkin fotoğraf sergisi açılışı ve Derin Çığlık filminin<br />
gösterimi yapıldı.<br />
Değerli Basın Mensupları,<br />
Hepinizin bildiği gibi ülkemizde her yıl binlerce iş kazası<br />
yaşanıyor, onlarca emekçi hayatını kaybediyor, yüzlerce<br />
emekçi yaralanıyor. TMMOB‘nin konuya ilişkin yaptığı<br />
tüm çalışmalarının sonunda dile getirdiği “işçi sağlığı ve iş<br />
güvenliği ile ilgili düzenlemelerin sorunlu olduğu” her yıl<br />
artan iş kazaları ile kendini göstermektedir. Öyle ki artık,<br />
yalnız biz değil medya bile “iş kazası” yerine “iş cinayeti”<br />
sözünü kullanmaktadır.<br />
basın açıklamaları<br />
İşçi sağlığı ve iş güvenliğinde temel amaç; çalışanların<br />
sağlığına zarar verebilecek hususların önceden<br />
belirlenerek gereken önlemlerin alınması,<br />
iş kazası geçirmeden, meslek hastalıklarına<br />
yakalanmadan, sağlıklı ve güvenli bir ortamda<br />
çalışmalarının sağlanması, çalışanların ruhsal ve<br />
bedensel bütünlüğünün korunmasıdır.<br />
İşyerinde sağlık ve güvenlikle ilgili şartları sağlamak<br />
işverenin öncelikli ödev ve sorumluluğudur. Çalışanlar<br />
da bu doğrultuda alınan tedbir ve talimatlara uymakla<br />
yükümlüdürler. İlgili düzenlemeleri hazırlamak ve<br />
uygulanmasını denetlemek ise elbette devletin görevidir.<br />
Bu ise ancak tarafların uzlaşma içerisinde işçi sağlığı ve iş<br />
güvenliğinin önemine inanmaları ile mümkündür.<br />
İş cinayetleri ve meslek hastalıkları, esasen sermayenin<br />
azami kâr hırsı ve çalışma yaşamına yönelik politikaların<br />
emek aleyhine oluşmasından kaynaklanmaktadır.<br />
Küreselleşme ve neoliberal politikalar; özelleştirme,<br />
sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek<br />
istihdam politikaları birbiriyle bağlantılı olumsuz<br />
sonuçlar yaratmaktadır.<br />
11<br />
Ne yazık ki, yeni çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği<br />
Kanunu da, sorunun merkezine inen ve ona göre çözümler<br />
üreten bir yasa değildir, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren<br />
iş cinayetleri ve ölümler artarak devam etmektedir.<br />
Bu yasadaki en önemli sıkıntılardan biri iş yerinde<br />
“kaza‘‘ olduğunda, sorumlu tutulacak kişilerin yine aynı<br />
işyerinde ücretli olarak çalıştırılan mühendisler olmasıdır.<br />
Yeni yasa, iş kazalarında işverenlerin sorumluluğunu<br />
ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme olarak<br />
karşımıza çıkmaktadır.<br />
Ağaoğlu ile İlgili Kamuoyuna Açıklama<br />
TMMOB<br />
05 Mart 2013<br />
03 Mart 2013 tarihinde kimi ulusal yayın<br />
organlarında bir gayrimenkul ve inşaat şirketi<br />
sahibi olan Ali Ağaoğlu’nun daha önce pek<br />
çok kez olduğu gibi, <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong>’nı hedef<br />
alan, karalama, tehdit ve hakaret içeren<br />
hezeyan içerisinde açıklamalarını sürdürdüğü<br />
“Ağaoğlu’ndan sert sözler” başlığı altında yer<br />
verilen haberlerden anlaşılmaktadır.<br />
Daha önce yeşil, ortak donatı ve konut<br />
alanından merkezi iş alanına dönüştürülen<br />
Ataşehir Bölgesine ilişkin ve son olarak<br />
kamuoyunda “Maslak 1453 Projesi” olarak<br />
Metnin tamamına şuradan<br />
ulaşabilirsiniz:<br />
http://www.tmmob.org.tr/genel/<br />
bizden_detay.phpkod=8889&tipi=3<br />
http://bit.ly/ZTwlI5<br />
bilinen “askeri alan ve askeri güvenlik bölgesini” “konut<br />
alanı” ilan ederek yapılaşmaya açan imar planlarına,<br />
bu planları yapan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı<br />
aleyhine dava açılmıştır. Planları yapan idarelere karşı<br />
açılan davalarda yargı; “imar planlarını kamu yararına,<br />
şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına” aykırı<br />
bularak iptal etmiştir. Özellikle “Maslak 1453 Projesi”nin<br />
gerçekleştirilmesine izin veren planlara ilişkin olarak yargı<br />
kararının; üst ölçek plan kararlarına uygun olmadığı, bu<br />
yerlerin konut alanına açılmasının deprem kuşağında yer<br />
alan İstanbul için risk taşıdığı, bölgenin doğal yapısının<br />
bozulacağı ve su kaynaklarının kirleneceği, planlanan<br />
alanın yanında yer alan orman alanının yapılaşma<br />
baskısına maruz kaldığı, mevzuat gereği alınması gereken<br />
bülten 105<br />
nisan 2013
12<br />
kurum görüşlerinin plana aktarılmadığı” şeklindeki<br />
gerekçesi, Odamızın bu planları yargıya taşımasındaki<br />
haklılığını açık bir şekilde göstermektedir.<br />
Demokratik düzenin vazgeçilmez unsurlarından olan Sivil-<br />
Demokratik Toplum Kuruluşlarını ve Meslek Kuruluşlarını<br />
“kapatma”ya davet eden, Odamıza ve yöneticilerine<br />
hakaret içeren bu yakışıksız açıklamalar nedeniyle her türlü<br />
yasal girişimde bulunulacaktır.<br />
22 Mart Dünya Su<br />
Günü`nde “Su Yaşamdır<br />
Sahip Çıkalım”<br />
TMMOB Peyzaj <strong>Mimarlar</strong>ı <strong>Odası</strong><br />
22 Mart 2013<br />
1993 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilişinden<br />
bu yana her yıl 22 Mart tarihinde anılan Dünya Su<br />
Günü‘nün 2013 yılı teması “Uluslararası Su Dayanışma Yılı”<br />
olarak belirlenmiştir.<br />
Son yıllarda ülkemizde su üzerine kirletici kaynaklar<br />
artmış, artmaya da devam etmektedir. Başta hidroelektrik<br />
santrallerle tatlı su kaynaklarımız olmak üzere, sayıları<br />
gittikçe artan termik santraller ile de deniz sularımızın<br />
yapısı değişmekte, kirlenmekte ve biyolojik çeşitliliği<br />
tehdit etmektedir.<br />
Biyolojik çeşitliliğin tehdidi gıda güvenliğinin tehditti,<br />
sağlıklı yaşamın risk altına girmesi ve sonucunda kıtlık,<br />
açlık ve felaketler demektir. Su yaşamın vazgeçilmez<br />
unsurudur. Fakat yine aynı su iklim değişiklikleri ile kentler<br />
ya da kırsal yasam alanlarında doğal afetler ile insan<br />
yaşamını tehdit eden de bir kaynaktır.<br />
Türkiye su zengini bir ülke olmaktan çıkmış, temiz suya<br />
bugün için daha da fazla gereksinim duyan bir coğrafya<br />
olmustur. Bugün kirletilen bir damla suyun, önümüzdeki<br />
yüzlerce yıl yaşam alanlarını etkileyecek ve geri dönüşü<br />
olmayan felaketlere yol açacağı unutulmamalıdır.<br />
Su yaşamsa, yaşama sahip çıkmak hepimizin borcudur.<br />
TMMOB Yasa Değişikliğine<br />
Karşı Gerçekleştirdiğimiz<br />
İmza Kampanyasına Katılan<br />
Tüm Üyelerimize Teşekkür<br />
Ediyoruz<br />
TMMOB<br />
05 Mart 2013<br />
Metnin tamamına şuradan ulaşabilirsiniz:<br />
Metnin tamamına şuradan<br />
ulaşabilirsiniz:<br />
http://www.mimarlarodasi.org.tr/<br />
index.cfmsayfa=belge&sub=detail<br />
&bid=44&mid=44&recid=14576<br />
http://bit.ly/XDLoTF<br />
AKP’nin kapalı kapılar ardında hazırlamakta olduğu<br />
TMMOB Yasası değişikliği ile ilgili olarak yürüttüğümüz<br />
mücadelenin önemli bir alanını TMMOB web sitesinde<br />
üyelerimizin katılımına açılan “elektronik imza<br />
kampanyası” oluşturdu.<br />
1 Aralık 2012 tarihinde başlattığımız, 5 Mart 2013 tarihinde<br />
dondurduğumuz imza kampanyasına katılarak “AKP’nin<br />
kapalı kapılar ardında hazırladığı, TMMOB’yi bölmeye,<br />
parçalamaya, etkisizleştirmeye yönelik yasa değişikliğini<br />
kabul etmiyor, Örgütüme sahip çıkıyorum.” diyen 41.063<br />
üyemize teşekkür ediyoruz.<br />
TMMOB sizinle güçleniyor, TMMOB’nin mücadelesi<br />
sizinle büyüyor.<br />
http://www.tmmob.org.tr/genel/bizden_detay.<br />
phpkod=8896&tipi=29<br />
http://bit.ly/11GWYAj<br />
Metnin tamamına şuradan<br />
ulaşabilirsiniz:<br />
http://www.peyzajmimoda.org.tr/<br />
genel/bizden_detay.phpkod=5592<br />
http://bit.ly/10fgzGi<br />
basın açıklamaları<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
13<br />
Genç Yarışanlar -2<br />
Doğuşcan Aladağ, Murat Taş ve Sadık Gökhan Ekinci<br />
27 Şubat 2013<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> 42. Dönem eylem<br />
programında yer alan; mimari proje üretim sürecinde<br />
yarışma yolunun yaygınlaşması konusunda kampanyalar<br />
örgütlenmesi, idarelerle görüşmeler yapılması, yapılarını<br />
yarışma yoluyla elde eden kurumlara teşvik edici “Yarışma<br />
Dostu” ödülü verilmesi, yarışmalarda ödül alan genç<br />
meslektaşlarımızın deneyimlerinin söyleşi ve sergi ile<br />
birlikte hem mimarlık ortamı ile hem de kamuoyu ile<br />
paylaşılması kapsamında çalışmalar başlatılmıştır. Son<br />
beş yıl içerisinde mezun olan ve yarışmalara katılarak<br />
ödül kazanan <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> üyelerinin<br />
deneyimlerinin paylaşılması ve yarışmalar sürecine<br />
genç bakışın açığa çıkartılması kapsamında “Genç<br />
Yarışanlar” etkinliği programlanmıştır.<br />
İlki Kasım 2012’ de, Şişli Belediyesi Halide Edip<br />
Adıvar Kültür Merkezi Yarışması 1. ödül sahipleri<br />
Erkut Sancar ve Hamza Utku Karakaya’nın katılımıyla<br />
gerçekleştirilen Genç Yarışanlar Etkinliğinin ikincisinin<br />
konukları; “Antalya Kepez Belediyesi Kongre ve Sergi<br />
Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması” ile birincilik<br />
ödülünü elde eden Sadık Gökhan Ekinci , Doğuşcan<br />
Aladağ ve Murat Taş oldu.<br />
• 3 Nisan 2013<br />
Esin Kömez, Odtü- 2006/ Nuri Cihan Kayaçetin,Odtü, 2006/<br />
Berna M. Kayaçetin, Odtü- 2006/ Canay Batırbek, Odtü,<br />
2006<br />
Hatay İl Özel İdaresi Mimari Proje Yarışması, Birincilik Ödülü<br />
• 3 Mayıs 2013<br />
Emrah Akpınar, Deü, 2009<br />
Ödemiş Belediyesi Kent Merkezi Ve Yakın Çevresi Ulusal Mimarlık Ve<br />
Kentsel Tasarım Fikir Proje Yarışması, İkincilik Ödülü<br />
• 22 Mayıs 2013<br />
Nihat Eyce, G.Ü., 2007, Aslı Özbek, G.Ü.,, 2007<br />
Uşak Belediyesi İsmetpaşa Caddesi Ve Çevresi Ulusal Mimarlık-Kentsel<br />
Tasarım Fikir Projesi Yarışması, Üçüncülük Ödülü<br />
• 26 Haziran 2013<br />
Gökhan Kınayoğlu, ODTÜ, 2004, Günce<br />
Eşingen,ODTÜ, 2011<br />
Halide Edip Adıvar Külliyesi Ulusal Mimari Proje Yarışması, Eşdeğer<br />
Mansiyon Ödülü<br />
• 25 Eylül 2013<br />
Serkan Sınmaz, Ebru Bayram Sınmaz, İTÜ, 2008<br />
Bursa Büyükşehir Belediyesi Orhangazi Meydanı Ve Çevresi Kentsel<br />
Tasarım Proje Yarışması, Mansiyon Ödülü<br />
• 23 Ekim 2013<br />
Dağhan Çam, İTÜ, 2010<br />
şubemizden<br />
Doğuşcan Aladağ, Murat Taş ve Sadık Gökhan Ekinci, bu<br />
yarışmaya nasıl katıldıklarını, projeyi nasıl tasarladıklarını<br />
katılımcılarla paylaştılar. Proje şartnamesini aldıktan sonra<br />
<strong>Ankara</strong>’da ilk eskizlerine başladıklarını söyleyen Aladağ,<br />
Taş ve Ekinci, Antalya’ya gittikten sonra kurguladıkları<br />
tasarımın tamamen değiştiğini belirttiler. Antalya’nın<br />
iklimini gördükten sonra projeyi orada hazırlamaya<br />
karar vermişler.<br />
Antalya için simge oluşturabilecek nitelikte<br />
tasarlanan yapı Antalya’nın ikliminde<br />
sürdürebilir iklimsel çözümler arıyor. Ağaçların<br />
yerleşimi ve binaya girişte sizi karşılayan ince<br />
uzun saçak, hemen sizi gölge altına alıyor. Bina<br />
içine doğal ışık sağlayan üst kabuk, ışık kontrolü<br />
ve havalandırma için hareketli bir yapıda<br />
tasarlanmış. Yapı, 2000 kişilik bölünebilir çok<br />
amaçlı salon,300 kişilik çok amaçlı salon ve 300<br />
kişilik nikah salonu olmak üzere 3 temel işlev<br />
birimi barındırıyor.<br />
Her ay bir projeyle, genç meslektaşlarımızın<br />
deneyimlerini üyelerimizle paylaşması<br />
kurgulanan Genç Yarışanlar Etkinliğinin 2013 yılı<br />
programı ise aşağıdaki gibi planlandı.<br />
Çeşme Merkez Sahili Kamusal Mekânların Ve Cephelerin Düzenlenmesi<br />
Ulusal Fikir Projesi Yarışması, İkincilik Ödülü<br />
• 20 Kasım 2013 ve 18 Aralık 2013<br />
2013’de Sonuçlanacak Yarışmalardan Belirlenecektir.<br />
• Şubat 2014<br />
Genç Yarışanlar Sergisi ve Sergi Kataloğunun Yayınlanması<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
şubemizden
14<br />
Bir Yapı Bir Mimar<br />
Nazım Hikmet Kültür Müzesi,<br />
Mimar:Erdal Sorgucu<br />
Güneş Danışman<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> Öğrenci Komisyonu<br />
09 Mart 2013<br />
Proje Fikir Kent Düşleri 7<br />
Mamak Askeri<br />
Cezaevi Yarışması<br />
Kolokyum ve Ödül Töreni<br />
12 Mart 2013<br />
Geçtiğimiz dönemin sonunda çalışmalarını<br />
tamamladığımız “1 Yapı 1 Mimar” gezilerinin ilkini<br />
9 Mart 2013 Cumartesi günü Nazım Hikmet Kültür<br />
Merkezi’nde gerçekleştirdik.<br />
2007’de Yenimahalle Belediyesi tarafından açılan davetli<br />
bir proje yarışması sonucunda uygulanan yapının mimarı<br />
Erdal Sorgucu ile yapının giriş kapısında buluştuk. Binanın<br />
çevresini gezdikten sonra içerideki nikâh salonuna<br />
geçtik. Sorgucu, bize tasarım sürecinden itibaren neler<br />
yaşadığını anlattı.<br />
Yarışma için kısa zamanda yetiştirilen projenin biçimişleyiş-kent<br />
kimliği olarak onları nasıl heyecanlandırdığını,<br />
yarışmayı kazandıktan sonra uygulama sürecinde<br />
işlerin bir süre dışında kaldıklarını ve kontrol için tekrar<br />
dahil olduklarında projelerinin ne kadar değiştiğinden<br />
kısaca bahsetti.<br />
Binanın içindeki mekânları gezerken, tasarımın uygulama<br />
sürecinde ne kadar değişebildiğini gördük. Kullanılan<br />
malzemelerin, mekânların işlevlerinin, uygulama ve<br />
kullanım sırasında farklılaşmasını deneyimledik. 2012<br />
yılında kullanıma açılan binanın hâlâ peyzajı ve binaya<br />
ulaşım yolları tasarlanan şekilde bitirilmemiş.<br />
Erdal Sorgucu bizlere, “Çok güzel bir mesleğimiz var ama<br />
yeterince değer görmüyor. Bu mesleği yaparken en çok<br />
ihtiyacınız olacak şey sabır” diyerek Türkiye’de mimar<br />
olmanın zorluklarından bahsetti. İçtenlikle yaşadığı tüm<br />
süreci bizimle paylaşan Erdal Bey’e öğrenci komisyonu<br />
olarak tekrar teşekkür ederiz.<br />
13 Nisan 2013’te yapılacak olan mimar Erkut Şahinbaş<br />
ile Bilkent Doğramacızade Ali Paşa Cami gezimizde<br />
görüşmek üzere…<br />
Darbelere tanıklık yapan ve işkencelerle anılan Mamak<br />
Askeri Cezaevi’nin kamusal alana dönüştürülmesi amacıyla<br />
<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong>’nin açtığı Kent Düşleri Proje<br />
Fikir Yarışması’nın kolokyum ve ödül töreni 12 Mart 2013’te<br />
TED Üniversitesi konferans salonunda yapıldı.<br />
Tanıkların, mimarların ve kentlilerin katılımıyla<br />
gerçekleştirilen kolokyumun açılış konuşmasını yapan<br />
<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> Şube Sekreter Üyesi Tezcan Karakuş<br />
Candan yarışma sürecini özetleyerek, sürecin en önemli<br />
parçasının Mamak Cezaevi’nde kalan tanıklarla yapılan<br />
zihinsel harita atölyesi çalışması olduğunu söyledi.<br />
Değerlendirme Konferansı sonrasında yapılan Jüri<br />
değerlendirmesi sonrası sonuçlar 18 Şubat 2013’te<br />
açıklanmıştı. Kolokyum töreninde jüri üyeleri Namık Kemal<br />
Kaya, Adnan Aksu, Şekibe Aslan, Duygu Kaçar ve Nafi<br />
Alp projeleri hangi kriterlere göre değerlendirdiklerini<br />
anlattılar, yarışmacıların sorularını yanıtladılar. Adnan Aksu<br />
”Kent Düşleri yarışmalarında, yarışmacılara projelerini<br />
sunma hakkı veriliyor. Keşke tüm profesyonel yarışmalar<br />
bu şekilde olabilse” dedi.<br />
Destekleyen kuruluşlardan Mülkiyeliler Birliği Genel<br />
Sekreteri Özgür Tüfekçi, Devrimci 78’liler Federasyonu<br />
Başkanı Kamber Ateş ve Halkevleri Genel Merkezi Başkan<br />
Yardımcısı Samut Kararabulut da söz alarak yarışma<br />
sürecine dair düşüncelerini açıkladılar. Kamber Ateş,<br />
yarışmacıların Mamak Cezaevinin duvarlarını, zindanlarını<br />
görmeden hayal güçlerini kullanıp duygularını projelere<br />
aktardıkları için teşekkür etti.<br />
Ardından yapılan ödül töreninde ödül ve plaketler,<br />
düşlerin sahipleriyle buluştu. Kolokyum ve ödül töreni,<br />
projelerin sergilenmesi ve kokteyl ile son buldu.<br />
şubemizden tmmob mimarlar odası ankara şubesi
15<br />
The Best School In The World<br />
Yirmibirinci Yüzyıl<br />
Finlandiya’sından<br />
Yedi Okul Sergisi Semineri<br />
14 Mart 2013<br />
Finlandiya Okulları<br />
Çocuk ve Mimarlık<br />
Çalışmaları<br />
Cer Modern<br />
7-31 Mart 2013<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong>, Finlandiya<br />
Büyükelçiliği, Finlandiya Mimarlık Müzesi ve Cer Modern<br />
işbirliğiyle, 7-31 Mart 2013 tarihleri arası CerModern’de<br />
sergilenecek “21. Yüzyıl Finlandiya’sından 7 Okul Sergisi”<br />
kapsamında düzenlenen seminer Cer Modern konferans<br />
salonunda yapıldı.<br />
Açılış konuşmalarını TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> Şube<br />
Başkanı Ali Hakkan ile Finlandiya <strong>Ankara</strong> Büyükelçisi Nina<br />
Vaskunlahti’nin açılış konuşmalarını yaptığı seminere çok<br />
sayıda mimar ve eğitimci katıldı.<br />
Panelin ilk etabında Helsinki Belediyesi Eğitim Departmanı<br />
Baş Mimarı Kaisa Nuikkinen, Finlandiya’da Okul Tasarım<br />
İlkeleri: Helsinki’den Örnekleri üzerine ve Finlandiya<br />
Ulusal Eğitim Kurulu, Eğitim Müsteşarı Eija Kauppinen<br />
Fin Temel Eğitimi Yeni Sorunlarla Karşı Karşıya konulu<br />
sunumlarını yaptılar.<br />
Panelin ikinci bölümünde TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong><br />
<strong>Şubesi</strong> Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Tezcan Karakus<br />
Candan, Okul Kültürü üzerine yaptığı sunumda Çocuk<br />
ve Mimarlık çalışmalarından bahsederek çocukların okul<br />
düşlerini paylaştı. <strong>Ankara</strong> Üniversitesi ÇOKAUM Müdür<br />
Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Tülin Şener, Okullar ve Sınırlar:<br />
Okul Yapıları Üzerine Eğitsel Bir Değerlendirme konulu<br />
sunumunda; Türkiye’deki okul yapılarındaki sorunları ve<br />
yapılan araştırmalardan bahsetti. ODTÜ Mimarlık Fakültesi<br />
Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Celal Abdi Güzer ise Bir Eğitim<br />
Yapısı Olarak Kent, Bir Kent Olarak Eğitim Yapısı konulu<br />
sunumu ile kendi tasarladığı okul projeleri üzerinden okulkent<br />
ilişkisine değindi.<br />
Panelin son etabında tüm konuşmacılar, katılımcıların<br />
sorularını yanıtladılar.<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
Cer Modern’de sergilenen “Dünyanın En İyi Okulu- 21.<br />
Yüzyıl Finlandiya’sından Yedi Okul Sergisi” kapsamında<br />
Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları Merkezi, dünyanın en iyi<br />
okulları sergisini öğrenciler ile buluşturdu.<br />
Çocuk ve Mimarlık Çalışmaları Merkezi ekibi gönüllü<br />
mimarları, serginin açık bulunduğu 7-31 Mart 2013<br />
tarihleri arasında farklı yaş grubundan öğrencilere sergiyi<br />
gezdirdiler. Finlandiya’daki okul yapıları hakkında olan<br />
sergiyi gezen öğrencilerle atölye çalışması gerçekleştirildi.<br />
İlkokul, Ortaokul ve lise öğrencilerinin katıldığı sergide<br />
mimarlar öncelikle Finlandiya'daki okulları çocuklara<br />
anlatıldı. <strong>Mimarlar</strong>, kırkar kişilik gruplara, ders gördükleri<br />
okul mekânlarını sorgulamak amacıyla bir anket yaptılar.<br />
Anket sorularıyla çocuklardan, okudukları okullardan, spor<br />
salonları, derslikler ve mekânlar hakkında bilgi istendi.<br />
Okul yapıları üzerinde, renk, doku, malzeme, bahçe ve<br />
mobilya sorgulamasının yapıldığı anketlerden sonra,<br />
yedişerli gruplara ayrılan çocuklar, dünyanın en iyi yedi<br />
okulunun mekânlarını inceleyerek, her grup birbirine<br />
incelediği okulun mekânlarını anlatarak tartıştılar.<br />
Etkinlik sonunda çocuklara nasıl bir okul istedikleri<br />
soruldu. Çocukların en çok, ders aralarında vakit<br />
geçirebilecekler geniş alanlar, okul bahçelerindeki otopark<br />
alanının kaldırılarak oyun/ spor alanı yapılmasını, bahçenin<br />
ağaçlandırılmasını, bisiklet yolu ve spor alanları, tuvalet<br />
mekânlarının temiz olmasını istedikleri gözlemlendi.<br />
Üç hafta boyunca her gün yapılan atölye çalışmaları<br />
kapsamında 290 çocukla buluşuldu.<br />
şubemizden
16<br />
Kent İzleme Merkezi<br />
Danışma Kurulu<br />
16 Mart 2013<br />
Saraçoğlu Mahallesi<br />
Sakinlerini Ziyaret<br />
Başkent Dayanışması – Ben <strong>Ankara</strong> Bileşenleri<br />
11 Mart 2013<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong>’nin yürüttüğü<br />
kent çalışmalarının şekillenmesinde ve koordinasyonunda<br />
büyük rol oynayan Kent İzleme Merkezi (KİM) Danışma<br />
Kurulu’nun 2. Toplantısı gerçekleştirildi.<br />
Kent, kentleşme, koruma, mimarlık, iletişim gibi farklı<br />
konularda uzmanların yer aldığı toplantıda <strong>Ankara</strong>’yı<br />
yakından ilgilendiren birçok konu ele alındı. Toplantıda<br />
kentte yürütülen çalışmaların maddi boyutlarının ele<br />
alınması, toplumun ortak değerlerinin gözetilmesi, kentin<br />
değerli alanlarına ilişkin bilgi üretilmesi ve envanter<br />
oluşturulması gerekliliği, üretilen bilginin kamuoyu ile<br />
etkin bir şekilde nasıl paylaşılacağı, teknik bilginin hem<br />
toplumsallaştırılması hem de siyasallaştırılması için<br />
yapılması gerekenler tartışıldı. Atatürk Orman Çiftliği,<br />
Atatürk Bulvarı, Ulus Tarihi Kent Merkezi, Saraçoğlu<br />
Mahallesi ve Dikmen Vadisi gibi alanların detaylı olarak ele<br />
alınarak, mimari değerlerin yanı sıra peyzaj değerlerinin,<br />
sanatsal değerlerin, toplumsal ve kentsel değerlerin de ele<br />
alınması ve gündeme taşınması gerektiğinin altı çizildi.<br />
<strong>Ankara</strong> kenti risk haritasının oluşturulması, kentsel<br />
dönüşüm sürecinin hem toplumsal hem ekonomik<br />
boyutunun irdelenmesi, toplu konut politikaları, TOKİ<br />
tarafından üretilen konutlardaki standartların olumsuzluğu<br />
Kurul üyelerince dile getirildi. “Kentsel kimlik” kavramının<br />
önemi, <strong>Ankara</strong>’nın yeşil sistemi, ulaşım- erişimde yaşanan<br />
sıkıntılar, kamusal hizmetin kent dışına taşınmasının kentte<br />
yaratacağı olumsuz etkilerin yanı sıra hızla değişen kent<br />
gündeminde hızlı refleks vermenin önemi ve yöntemi<br />
üzerinde de duruldu.<br />
Kent İzleme Merkezi, bünyesinde oluşturulan alt çalışma<br />
grupları aracılığıyla üretilecek teknik bilgiyi kamuoyu ile<br />
paylaşmaya, kentliye kentte olan bitenle ilgili doğru bilgiyi<br />
aktarmaya devam edecek.<br />
Başkent Dayanışması– Ben <strong>Ankara</strong> bileşenleri Saraçoğlu<br />
Mahallesi sakinlerinin davetiyle mahallelilere misafir oldu.<br />
“Bir maniniz yoksa size geleceğiz” adıyla gerçekleştirdikleri<br />
etkinlikte mahalle günü yaparak, mahallelinin<br />
kaygılarını dinledi.<br />
Başkent Dayanışması bileşenleri adına konuşan, <strong>Mimarlar</strong><br />
<strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> Şube Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Tezcan<br />
Karakuş Candan, Saraçoğlu’ndaki mahalle yaşamına<br />
dikkat çekti. Candan, “Saraçoğlu’nda kent merkezinde<br />
görmeye alışık olmadığımız bir mahalle kültürü yaşatılıyor.<br />
Kent merkezindeki alanda çocuklar yeşile, çimlere<br />
basarak büyüyorlar, kedi ve kaplumbağalarla oynayarak<br />
büyüyorlar, mahalleli bahçelerinde kendi sebzelerini<br />
yetiştiriyor. Biz de hem bu mahalle kültürünün yaşatılması<br />
hem de kentsel SİT alanı olan Saraçoğlu’nun ranta teslim<br />
edilmemesi için semt sakinleriyle ortak hareket etme kararı<br />
aldık ve bugün onların misafirleri olduk” dedi.<br />
Riskli alan kararını protesto etmek amacıyla, mahalledeki<br />
çay evinde yapılan buluşmada, Saraçoğlu’nun riskli alan<br />
tanımından çıkarılması gerektiği vurgulandı. Saraçoğlu’nu<br />
ranta teslim etmeyeceklerini belirten Saraçoğlu<br />
Sakinleri, evlerini boşaltmak istemediklerini söyleyerek<br />
Saraçoğlu’ndaki mahalle yaşamını anlattılar ve bu kültürün<br />
korunması gerektiğine vurgu yaptılar. Mahalleliler,<br />
site yönetimine <strong>Ankara</strong> Valiliği Defterdarlık Milli Emlak<br />
Dairesi Başkanlığı’ndan lojmanların 30 Haziran’a kadar<br />
boşaltılmasına yönelik bir resmi bir yazı geldiğini<br />
aktardı. Mahalle sakinlerinden Prof. Dr. Demir İnan,<br />
Namık Kemal İlköğretim Okulu’nun ilk mezunlarından<br />
olduğunu ve bütün hayatının Saraçoğlu’nda geçtiğini<br />
söyleyerek, “Anılarımızı ranta kurban etmeyeceğiz,<br />
mahallenin yeniden düzenlenmesi girişimlerine karşıyız.<br />
Bu girişimlerin mahalleyi tümüyle eski durumundan<br />
uzaklaştırıp yeni bir rant kapısı haline getirmesinden<br />
büyük endişe duyuyoruz” dedi.<br />
şubemizden tmmob mimarlar odası ankara şubesi
17<br />
Akün ve Şinasi Sahnesi'ne<br />
Sarılıyoruz<br />
Başkent Dayanışması – Ben <strong>Ankara</strong> Bileşenleri<br />
14 Mart 2013<br />
Roma Tiyatrosu’nda<br />
Dünya Tiyatrolar Günü<br />
Başkent Dayanışması – Ben <strong>Ankara</strong> Bileşenleri<br />
27 Mart 2013<br />
Emek İnşaatın ihaleye çıkardığı Akün ve Şinasi Sahnelerinin<br />
satışı, Başkent Dayanışması bileşenleri tarafından yapılan<br />
“Sanata Sarılıyoruz” eylemi ile protesto edildi.<br />
Başkent Dayanışması bileşenleri, Akün ve Şinasi<br />
Sahneleri’nin satılmaması için eylemi yaptı. Çok sayıda<br />
tiyatro ve opera sanatçısının destek verdiği eylemde<br />
Başkent Dayanışması bileşenleri Akün ve Şinasi<br />
sahnelerine sarı şerit çekerek “Akün ve Şinasi Sahnelerine<br />
Sarılıyoruz” dediler ve ihaleyi sloganlarla, şarkılarla<br />
protesto ettiler.<br />
Basın açıklamasını TOBAV genel sekreteri Meltem Keskin<br />
Bayur okudu. Bayur “Akün ve Şinasi sahnelerinin rant<br />
uğruna satılması ya da kapatılması kabul edilemez.<br />
İngiltere’de bir tiyatro binası kapatılmak istendi İnsanlar<br />
tiyatroların satılmaması için tiyatronun önünde yattı.<br />
Hükümet insanların bu tepkisine karşılık binayı satın<br />
aldı. Şimdi biz de Akün ve Şinasi Sahnesine sarılıyoruz,<br />
bırakmıyoruz. Sahneleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı alsın<br />
istiyoruz. Şinasi ve Akün sahneleri <strong>Ankara</strong>lıların hafızasının<br />
bir parçasıdır. Onların yıkılması demek şehrin belleğinin<br />
yağmalanması demektir” dedi.<br />
Basın açıklamasının ardından Başkent Dayanışması<br />
bileşenleri adına söz alan Tezcan Karakuş Candan eylemin<br />
amacını şu sözlerle dile getirdi: “Bütün yaşam alanlarımızı<br />
daraltmak isteyen AKP hükümetine karşı, kentsel<br />
muhalefetin odağı olmaya başlayan Başkent Dayanışması;<br />
AOÇ için, meydanlarımız için, yeşil alanlarımız için, kültür<br />
ve sanat mekânlarımız için, bizi biz yapan, bizi başkentli<br />
yapan her şey için mücadele ediyoruz. Burası bir sanat<br />
mekânıdır, alıcılar ve satıcılar giremez. Sanata sarılıyoruz,<br />
Akün ve Şinasi Sahnelerine sarılıyoruz. Sahneler satılmasın.”<br />
Başkent Dayanışması- Ben <strong>Ankara</strong> bileşenleri, Dünya<br />
Tiyatrolar Günü’nde “Kentin kaynağına yürüyoruz”<br />
diyerek Roma Tiyatrosu’na yürüdü. Ulus Heykel’de<br />
buluşan bileşenler, Hisar Caddesi’nden yürüyerek Roma<br />
Tiyatrosu kalıntılarına ulaştı. Ethos <strong>Ankara</strong> Uluslararası<br />
Tiyatro Festivali de Başkent Dayanışması ile birlikte<br />
yürüyüşe katıldı.<br />
Başkent Dayanışması adına basın açıklamasını, Pembe<br />
Kurbağa Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ali Nihat<br />
Yavşan okudu. Yavşan şunları söyledi: ““Tiyatro sahneleri<br />
kapatılıyor, tiyatroların repertuvarları daraltılıyor,<br />
oyunlar kaldırılıyor. Tiyatroları seyircisiz bırakmak için<br />
çaba harcanıyor. Kısacası tiyatro ve yaşam alanlarımız<br />
kültürümüz yok edilmek isteniyor. Yeni Sahne’ nin<br />
önünden her geçişimizde bir zamanlar burada bir tiyatro<br />
vardı diyoruz. Şimdiyse sıra Cumhuriyetimizin kazandırdığı<br />
Akün ve Şinasi sahnesinde mi Bugün Dünya Tiyatro<br />
Günü <strong>Ankara</strong>’nın 2050 yıllık tiyatrosu olan Antik Roma<br />
Tiyatrosundan başlayarak tüm tiyatrolarımıza, kentimizin<br />
kültürel mekânlarına ve kaynaklarına sahip çıkıyoruz.<br />
Tiyatrolarımızı kültürel yaşantımızı yok edemeyecekler…<br />
Çünkü “Ben <strong>Ankara</strong>” seyircisiyle, oyuncusuyla, replikleriyle<br />
tiyatrolarına sahip çıkmaya devam edecek. “<br />
<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> Şube Yönetim Kurulu Sekreter<br />
Üyesi Tezcan Karakuş Candan “2050 yıllık antik roma<br />
tiyatrosu bizim için çok önemli, bu tarihi alandaki<br />
otoparkların hemen kaldırılarak alan güvenliğinin<br />
sağlanması, kazı ve restorasyon sürecinin titizlikle<br />
yürütülerek tiyatronun kente kazandırılmasını<br />
önemsiyoruz.” şeklinde konuştu.<br />
Şair Mehmet Özer ise, antik tiyatronun sahnesinde , şiir<br />
okuyarak tiyatro gününü kutladı.<br />
“Yaşasın Tiyatro” ve “Ben <strong>Ankara</strong> Kaynağı’na Yürüyor Roma<br />
Tiyatrosu’na Sahip Çıkıyor” yazılı pankart taşıyan bileşenler,<br />
okunan açıklamanın ardından dağıldı.<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
şubemizden
18<br />
Bina Kimlikleri Söyleşileri<br />
İsmetpaşa Kız Enstitüsü<br />
16 Mart 2013<br />
Bina Kimlikleri Söyleşileri’nin 12.si İsmetpaşa Kız Enstitüsü<br />
(bugünkü adıyla Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi) üzerine<br />
gerçekleştirildi.<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> tarafından<br />
düzenlenen etkinlikte konuşmacılar ve katılımcılar,<br />
söyleşi öncesi okulun tüm mekânlarını gezdiler. Bugünkü<br />
kullanımları, orijinal olan ve/veya değişen yerleri hakkında<br />
bilgi aldılar ve fotoğraflar çektiler. Okul Konferans<br />
Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşinin oturum başkanlığını<br />
TED Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç.<br />
Dr. Bilge İmamoğlu üstlendi. Söyleşide konuşmacı olarak<br />
yer alan ve yüksek lisans tezini İsmetpaşa Kız Enstitüsü<br />
üzerine hazırlamış olan Mimarlık Tarihçisi Dr. Pelin Gürol<br />
Öngören yaptığı sunumda kız enstitülerinin Türkiye’nin<br />
ve başkent <strong>Ankara</strong>’nın çağdaşlaşmasında oynadığı büyük<br />
rolü, Erken Cumhuriyet döneminde kadınların eğitimine<br />
verilen önemi aktardı. Modernleşme ve yeni kadın<br />
kimliğinin oluşumunda toplumsal açıdan yeni bir durum<br />
yarattığını, bunun mekâna yansımasında da mimari açıdan<br />
yeni mekânların oluşumuna yol açtığını dile getirdi.<br />
Atatürk Bulvarı üzerinde yer alan, 1930 yılında Ernst Egli<br />
tarafından tasarlanan binanın bulunduğu konumun<br />
<strong>Ankara</strong>’daki diğer eğitim yapılarına göre ayrıcalıklı<br />
olduğunu belirten Öngören, yapının aynı dönem<br />
içinde inşa edilmiş diğer eğitim yapılarıyla mimari<br />
üslup açısından farklı olan özelliklerini, Türkiye’de yine<br />
aynı dönemlerde inşa edilmiş diğer Kız Enstitüleri ile<br />
benzerliklerini ve farklılıklarını aktardı. Erken Cumhuriyet<br />
döneminde yabancı mimarların Türkiye’deki yapılı çevre<br />
oluşumundaki etkisine de değinen konuşmacı, İsmetpaşa<br />
Kız Enstitüsü’nü modern yapılı çevre üretiminin çağdaş bir<br />
örneği olarak niteleyerek konuşmasını bitirdi.<br />
İkinci konuşmacı olarak Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi<br />
Okul Müdürü Necibe Mokan, yapının eğitim açısından<br />
tarihçesini ve eğitim sistemi içindeki bugünkü yerini<br />
anlattı. Tescilli bir yapı içinde eğitim vermenin ayrıcalığı<br />
ile genel mimari özelliklerinin korunduğunu, iç mekânda<br />
ihtiyaçlar doğrultusunda değişiklikler yapıldığını dile<br />
getirdi.<br />
Söyleşinin son konuşmacısı ise 1938 yılında İsmetpaşa<br />
Kız Enstitüsü’nden mezun olan Nermiye Özkazanç idi.<br />
Özkazanç, okul yıllarında yaşadıklarını, unutamadığı anıları<br />
ve fotoğraflarını katılımcılarla paylaştı.<br />
Uygulamalı kız meslek okulu Cumhuriyet’in ilk yıllarında<br />
eğitim alanında hizmet veren önemli bir kuruluştur. Yapım<br />
yılına göre <strong>Ankara</strong>’da uluslararası biçimlerin uygulandığı en<br />
tutarlı erken örneklerden biridir. Düz çatılı kübik kütlelerin<br />
simetri aksına göre düzenlendiği yalın görünüşlü yapı,<br />
ortada yatay çizgilerin egemen olduğu dört katlı ana kütle,<br />
yanlarda bunu dengeleyen, merdivenlerin de bulunduğu<br />
dikey bloklar ve simetriyi güçlendiren, toplantı ve yemek<br />
salonlarını içeren köşe kütlelerden oluşmuştur. Her iki<br />
yanda, altta bir sıra penceresi olan üstleri sağır duvarlı bu<br />
kütleler yapıya 1934 yılında eklenmiştir. Uzun ana kütlede<br />
sınıflar ve atölyeler koridorun iki tarafına yerleştirilmiştir.<br />
Yapıda göze çarpan cephe özellikleri arasında; bir<br />
kat yükseltilen köşe bloklardaki dışa taşan bordürle<br />
çerçevelenmiş dikey merdiven pencereleri, o yıllarda<br />
özellikle Batı ülkelerinde de uygulanmakta olan<br />
yuvarlatılmış köşelerin üst iki katın balkonlarında ve<br />
girişlerde kullanılması, aynı yılların yapılarında sık rastlanan<br />
koyu renk sıva üzerinde açık renge boyalı bordürlerin ön<br />
ve arka cephe pencerelerini yatay yönde birleştirmeleri<br />
sayılabilir. Öndekinden değişik boyutlardaki pencerelerin<br />
oluşturduğu dizilerle tümüyle kaplı olan arka cephe farklı<br />
anlatımdadır. Giriş katı pencerelerinin ve geniş basamaklı<br />
merdivenlerin korkulukları dönemin çizgilerini yansıtan<br />
yalın demir işçiliğinin örnekleridir.<br />
1923<br />
İsmet Paşa Kız Enstitüsü<br />
Yapım Tarihi 1930<br />
Yeri:<br />
Ulus, <strong>Ankara</strong><br />
Mimar(lar)ı: Ernst A. Egli<br />
Bugünkü İşlevi: Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi<br />
şubemizden tmmob mimarlar odası ankara şubesi
19<br />
Vedat Dalokay<br />
Anma Etkinliği<br />
21 Mart 2013<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong>, mimar, Belediye<br />
Başkanı ve Oda Yöneticisi Vedat Dalokay’ı anma etkinliği<br />
gerçekleştirdi. Dalokay’ın “Yelkenimizdeki rüzgarı çaldırdık<br />
ama yılmadık” sözü, etkinliğin temasını oluşturdu.<br />
Dalokay’ın çocukları Hakan Dalokay ve Gözde Dalokay,<br />
Ruşen Keleş, Aydan Erim, İlhan Tekeli ve Önder Şenyapılı<br />
tüm yönleriyle Dalokay’ı anlattı.<br />
İlginin yoğun olduğu anma programının açılışını <strong>Mimarlar</strong><br />
<strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> Şube Başkanı Ali Hakkan yaptı. Ali Hakkan,<br />
“Vedat Dalokay, idealist ve insan bakış açısıyla toplumcu<br />
belediyecilik anlayışını projelendiren ve iz bırakan bir<br />
belediye başkanı oldu” dedi.<br />
Etkinlikte ilk sunumu Aydan Erim yaptı. Erim, “10 Kasım<br />
1927’de doğan Dalokay, Kolo kitabından yaşamının ilk<br />
yıllarını anlatır. 1943’te tıp fakültesini de kazandığı halde<br />
İTÜ’de mühendis-mimarlık okumaya karar veriyor. Renkli bir<br />
kişiliğe sahip olan Dalokay’ın ayak izine meslek basınının<br />
yanı sıra yurt dışı ve yurt dışında çıkan yayınlar ve filmlerde<br />
de rastlamak mümkün. 1957’de Kocatepe Cami yarışmasını<br />
kazanıyor. Bunu öyküsü ve hukuki mücadelesi 10 yıl<br />
sürüyor. 1960’lı yıllar yoğun, proje ve odacılık yılları. 1969’da<br />
İslamabad Kral Faysal Camii yarışmasını kazanıyor” diyerek<br />
Dalokay’ın yaşamının önemli ayrıntılarını anlattı.<br />
Aydan’ın konuşmalarının ardından informel sohbetlere<br />
geçildi. İlhan Tekeli ilk sözü alarak şunları söyledi: “Vedat<br />
Dalokay, Toplumcu belediyeciliğin gelişmesine yardımcı<br />
oldu. 73 yılına kadar merkezi iktidarlar ve yerel iktidarlar<br />
hep aynı partilerin elinde olmuş. O dönem büyük kentler<br />
Sosyal Demokratların eline geçti. Şimdi Türkiye’nin<br />
genelinde olan birçok şey; toplu konut, raylı taşımacılıktoplu<br />
taşımacılığın önemi, yaya mekânlarının yapılması o<br />
dönem ortaya çıktı. Kıyıların halka açıklığı kampanyası ile<br />
Odanın genel sekreterliğinde bunun mücadelesinin verdi. O<br />
mücadele verilip kıyılar halka açılmasaydı, bugün Türkiye’nin<br />
kentlerinin şekli çok farklı olurdu.”<br />
Önder Şenyapılı, Dalokay’ın “Ben, bu kentin anasıyım”<br />
sözünün hikâyesini aktardı: “Dalokay ile <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong>’nda<br />
sekreterlik yaptığı dönemde tanıştık. Kendi alanında çok<br />
başarılı, kendine çok güvenen ve sempati duyulan bir insandı.<br />
Çocukları bir gün belediyeye çağırır Dalokay. Çocuklara<br />
işini anlatırken, çocuklardan biri, -Anladım, sen bu kentin<br />
anasısın- demiş. Dalokay, bunu çok sevmiş ve sonra da hep<br />
kullanmıştı bu sözü.”<br />
Ruşen Keleş ise; “Belediye başkanlığı sırasında ve ondan<br />
sonraki dönemlerde yakın temaslarımız oldu. Vedat Dalokay<br />
Belediye Başkanı olarak <strong>Ankara</strong>’da gecekondu yıkımına karşı<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
çıkmıştır. Gecekondu kanunumuz yapıyı kaçak yapı saymıştır.<br />
Vedat, buna itiraz etmiştir” dedi.<br />
Dalokay’ın çocukları da etkinlikte hiç bilmediğimiz bir<br />
Dalokay’ı anlattı. Kendisi de mimar olan oğlu Hakan<br />
Dalokay şöyle konuştu: “Belediye Başkanlığı görevini<br />
topluma, kente hizmet etmek için kullandı. Çocukları olarak<br />
çok şanslıydık çünkü hayatı onun gözünden yakalama<br />
fırsatımız oldu. Çok sevecen bir insandı. O, bu kentin<br />
anasıydı, ne mutlu ki bize bizim de babamızdı” dedi. Yine<br />
mimar olan Gözde Dalokay ise babasını şu sözlerle anlattı:<br />
“Bugün burada babamın değerli dostları mimarlığını<br />
belediye başkanlığını anlattı, bense ancak babalığından<br />
bahsedebilirim. Babamın cezaları bile yaratıcıydı, hâlâ<br />
çocuğumla böyle bir diyalog kurmaya çalışıyorum. Babam<br />
çok insandı bize insanlığı verdi. Samimiyeti ve dürüstlüğü...<br />
Babam, fikirleri, neşesi ve enerjisiyle vardı hayatta.”<br />
Anma programında Çocukça Kısa Film yarışmasında ödül<br />
alan ve Vedat Dalokay’ı anlatan Emir Hilmoğlu ile Zümrüt<br />
Karatekin’in yönetmenliğini yaptığı “Kolo’nun Mirası” adlı<br />
kısa belgesel filmin gösterimi yapıldı. Program, tartışmalar<br />
ve soru cevaplarla son buldu.<br />
şubemizden
20<br />
Hukuk Çalışmaları<br />
Bira Fabrikası, Ülkü Adatepe Evi ve Merkez<br />
Lokantası tescil edildi<br />
21 Mart 2013<br />
<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> Ocak 2013’te, Atatürk<br />
Orman Çiftliği Alanı’nda “TBMM Kültür ve Kongre Merkezi”<br />
binasının yapılması planlanan alanda bulunan Bira<br />
Fabrikası ile komplekste yer alan yapıların korunması<br />
için rapor hazırlayarak Koruma Kuruluna, Bira Fabrikası<br />
Kompleksi’nin kültür varlığı olarak tespit işlemlerinin<br />
başlatılması için başvuru yapmıştı.<br />
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı <strong>Ankara</strong> I Numaralı Kültür<br />
Varlıklarının Koruma Bölge Kurulu, 21.03.2013 tarihli 568<br />
no’lu karar gereği Eski Bira Fabrikası, Ülkü Adatepe Evi<br />
ve Merkez Lokantası 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları<br />
Koruma kanunu kapsamında kültür varlığı olarak tescil<br />
edilmesine karar verdi. Ancak Bira Fabrikası kompleksinde<br />
bulunan Memur ve İşçi Konutları, bu kanunun kapsamında<br />
olmadığı<br />
gerekçesi ile<br />
tescil edilmedi.<br />
<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong><br />
<strong>Ankara</strong> Şube<br />
Başkanı Ali<br />
Hakkan ve Şube<br />
Sekreter Üyesi<br />
Tezcan Karakuş<br />
Candan yaptıkları<br />
açıklamada<br />
Bira fabrikası<br />
kompleksinde<br />
bulunan lokanta,<br />
memur ve işçi<br />
lojmanlarının<br />
tescil dışında<br />
bırakıldığını<br />
belirterek<br />
doğal ve tarihi<br />
sit alanının<br />
bütünlük içinde<br />
ele alınması<br />
gerektiğini<br />
söylediler. Candan: TBMM Kongre ve Kültür Merkezi<br />
yapılması düşünülen alanda bulunan bu kompleksin<br />
parçaları tescil edilmiyor, oysa ki Koruma Kurulu kararları<br />
siyasetten uzak olmalı.<br />
AOÇ’de dönemsel özelliği olan tüm yapıların tescil<br />
edilmesi gerektiğinin önemini vurguladılar.<br />
Bilirkişiler Başbakanlık Sarayında<br />
29 Mart 2013<br />
Atatürk Orman Çiftliği arazisi içerisindeki Orman Genel<br />
Müdürlüğü alanının da olduğu 53 hektarlık alanın sit<br />
derecesinin 1. dereceden 3. dereceye düşmesine yönelik<br />
kararın yürütmesinin durdurulması ve iptaline yönelik<br />
Ekim 2011’de açılan dava sürecine ilişkin ilk bilirkişi keşfi 29<br />
Mart 2013’te yapıldı.<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong>, TMMOB<br />
Şehir Plancıları <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong>, TMMOB Ziraat<br />
Mühendisleri <strong>Odası</strong>, TMMOB Peyzaj <strong>Mimarlar</strong>ı <strong>Odası</strong><br />
ve <strong>Ankara</strong> Barosu Başkanlığının ortaklaşa açtığı<br />
dava gereği alanda yapılan bilirkişi keşfi, öğretim<br />
görevlilerinden oluşan bilirkişi heyeti, meslek odalarının<br />
vekil avukatlarının, oda yöneticilerinin, davalı ve davacı<br />
tarafların katılımıyla tamamladı.<br />
Oda yetkilileri, devasa bir alana yayılan Başbakanlık Hizmet<br />
Binası inşaatı ve çevresini gezdikten sonra yapılan talanı<br />
yerinde görmenin üzüntüsü içinde olduklarını söylediler.<br />
<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> Yönetim Kurulu Üyesi<br />
Tezcan Karakuş Candan keşif sonrası düşünceleri şöyle<br />
ifade etti: Aylardır AOÇ’deki talanı yerinde tespit etmek için<br />
içeri girmeye çalışıyorduk. Defalarca, içeriye alınmamamızın,<br />
kapısından dönüşümüzün arkasında yatanı biliyorduk<br />
ama bu kadar devasa bir yapıyı görünce içimiz sızladı.<br />
Başbakanlık Hizmet Binası, AOÇ’nin kalbine saplanmış bir<br />
hançer gibi karşımızdaydı. Demokratik bir ülkede, bu davanın<br />
yürütmeyi durdurması hemen verilirdi. Biz ancak 1.5 yıl sonra<br />
bilirkişi keşfine gidebiliyoruz. Bu talanı yapanlar tarihe karşı<br />
sorumlulardır.<br />
Meslek odaları, şimdi mahkemeden gelecek olan bilirkişi<br />
raporunun sonucu bekleniyor.<br />
şubemizden tmmob mimarlar odası ankara şubesi
21<br />
Üye Danışma Kurulu<br />
11 Mart 2013<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> üyelerinin<br />
katılımıyla yapılan üye danışma kurulu <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong><br />
5. Katta yapıldı. Danışma Kurulunun ilk turunda şube<br />
çalışmaları, üye gözünden izlenimler ve 42. Dönem<br />
yönetiminin bir yılının değerlendirmesi yapıldı. Üyeler,<br />
şube çalışmaları konusunda eleştirilerini ve destekledikleri<br />
konuları söz alarak anlattılar.<br />
İkinci turda 6-7 Nisan 2013 tarihinde Antalya’da<br />
gerçekleştirilecek olan 43. Dönem Seçimsiz Genel Kurul<br />
Toplantısında görüşülecek olan haksız rekabet, mali<br />
yapılanma, Türkiye mimarlık politikası ve örgütlenme<br />
konuları ile ilgili yönetim kurulu bir bilgilendirme yaptı.<br />
Ardından üyelerin soruları yanıtlandı.<br />
Delegasyon Toplantısı<br />
25 Mart 2013<br />
6-7 Nisan 2013 tarihinde Antalya’da gerçekleştirilecek<br />
olan 43. Dönem Seçimsiz Genel Kurul gündemli<br />
delegasyon toplantısının açılış konuşmasını yapan <strong>Ankara</strong><br />
Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ali Hakkan yaptı. Hakkan,<br />
Genel Kurul programı hakkında kısaca bilgi verdi. Ardından<br />
İstanbul’da toplanan Genel Merkez karar taslakları<br />
komisyonu toplantısına katılan Şube Yönetim Kurulu<br />
Sekreter Üyesi Tezcan Karakuş Candan toplantı hakkında<br />
bilgilendirme yaptı ve görüşlerini aktardı.<br />
43. Dönem Seçimsiz Genel Kurul gündeminde;<br />
ülke gündeminin mimarlık ortamına etkilerinin<br />
değerlendirilmesi, <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> ana yönetmeliğinde<br />
değişiklik yapılması ile ilgili taslağın görüşülmesi, <strong>Mimarlar</strong><br />
<strong>Odası</strong> serbest mimarlık hizmetlerini uygulama, tescil ve<br />
mesleki denetim Yönetmeliğinde değişiklik yapılması<br />
ile ilgili taslağın görüşülmesi, <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> mali işler<br />
yönetmeliğinde değişiklik yapılması ile ilgili taslağın<br />
görüşülmesi ve <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> Türkiye mimarlık politikası<br />
çalışmalarının değerlendirilmesi yer alıyor.<br />
<strong>Ankara</strong> Şube yönetim kurulu üyeleri konuşmalarında,<br />
Genel Kurul gündeminde ağırlıklı olarak yer alan iç<br />
hukuk düzenlemeleri yerine, ülkenin her yanında devam<br />
eden, geleceğimizin karartılmasına, ülke topraklarının,<br />
kıyılarının, ormanlarının, Cumhuriyet Dönemi mimari<br />
mirasının hayatımızdan çıkartılması kararları karşısında<br />
meslektaşlarını ve toplumu örgütleyen bir eylem<br />
programının üretilmesinin aciliyetinin altını çizdi.<br />
Yönetim Kurulu üyelerinin süreci değerlendirmesinin<br />
ardından delegeler söz alarak görüşlerini ve önerilerini<br />
aktardılar.<br />
Özel Sektörde<br />
Çalışan <strong>Mimarlar</strong><br />
Ofis Gezileri<br />
<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> Şube yöneticileri mimarlık ofislerini<br />
ziyaret ediyor.<br />
Son olarak yapılan KA-BA Mimarlık ziyaretine, <strong>Mimarlar</strong><br />
<strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> Şube Başkanı Ali Hakkan, <strong>Ankara</strong> Şube<br />
Sekreter Üyesi Tezcan Karakuş Candan, <strong>Ankara</strong> Şube<br />
Yönetim Kurulu Üyesi Ali Atakan katıldı. Yöneticiler, hem<br />
ofis sahibi serbest mimarların hem de çalışan mimarların<br />
sorunlarını dinledi. Ali Hakkan ziyaretin amacını şöyle<br />
özetledi: “ <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> olarak, mimarlık<br />
ofislerini geziyoruz, bu yıl programımızda odaya gelen ya<br />
da gelemeyen tüm mimarlarla buluşabilmeyi diliyoruz.<br />
Özellikle çok fazla mimarın çalıştığı büroları tercih<br />
ediyoruz. Hem özel sektörde çalışan mimarların sorunlarını<br />
dinlemek, maaşları ve sigortalarının yatıp yatmadığı<br />
hakkında bilgi edinmek istiyoruz. Bir taraftan da patron<br />
mimarların sıkıntıları hakkında bilgi sahibi olmak istiyoruz.<br />
Amacımız Mimarlık ortamının nabzını tutmak”.<br />
<strong>Ankara</strong> Şube Yönetim Kurulu Üyesi Ali Atakan ziyaretleri<br />
sıklaştıracaklarını ifade ederek, “ <strong>Mimarlar</strong>ın birbirlerinden<br />
farklı düşünceleri olabilir, birbirlerinin ne düşündüğünü<br />
bilmeleri ve ortak çözümler üretebilmeleri için örgütlü<br />
olmalılar. Bir araya gelmeliler. Bu ziyaretlerle tanımadığımız<br />
arkadaşlarımızla tanışıyor, Oda hakkında fikri olmayan ya<br />
da üye olmayan mimarlara da ulaşıyoruz” dedi.<br />
Tezcan Karakuş Candan son dönemdeki, Odanın ağırlıklı<br />
olarak üzerinde durduğu çalışmaları ve yürüttüğü kent<br />
mücadelesi hakkında bilgi verdi. <strong>Mimarlar</strong>dan destek<br />
istedi. Candan, “ <strong>Ankara</strong>’da Saraçoğlu mahallesinin<br />
yıkılmaması, Atatürk Orman Çiftliğinin talan edilmemesi<br />
için mücadele ederken bir yandan da Mamak Askeri<br />
Cezaevi’nin müze olması, kamusal alana dönüştürülmesi<br />
için çabalıyoruz. Yürüttüğümüz mücadeleye inanan birçok<br />
insandan destek alıyoruz artık sadece mimarlar değil her<br />
kentli <strong>Ankara</strong>’nın herhangi bir yerinde bir sorun görse,<br />
nerede bir kent suçu varsa Odaya geliyor. Her kesimden<br />
insan Odadan destek istiyor. Aralarında AKP’ye oy veren<br />
bir seçmen de var, hiç oy vermeyenler de var. Esnaf da<br />
Büyükşehir Belediyesini Odaya şikâyet ediyor. Öğrenci de<br />
şikâyet ediyor. Bu bizim açımızdan güzel de bir tarafıyla”<br />
şeklinde konuştu.<br />
<strong>Mimarlar</strong>, Oda yöneticileri ile mimarlık ortamını tartıştı.<br />
Ziyaret sırasında işyeri temsilciliği seçimlerinin de yapıldığı<br />
ofiste, KA-BA Mimarlık’ta çalışan 3 mimar işyeri temsilcisi<br />
olarak belirlendi.<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
şubemizden
22<br />
Enerji Kimlik Belgesi (EKB) Uzmanlığı Eğitimi<br />
Sürekli Mesleki Gelişim Merkezi<br />
2013 yılında 8-9-10 Şubat 2013 ve 1-2-3 Mart 2013<br />
tarihlerinde düzenlenen Enerji Kimlik Belgesi (EKB)<br />
Uzmanlığı Eğitimi’nin üçüncüsü 26-27-28 Nisan 2013<br />
tarihlerinde <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> 5. Katta gerçekleştirilecek.<br />
“Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği”nin binalar<br />
için zorunlu kıldığı Enerji Kimlik Belgesi’ni düzenleme<br />
konusunda yönetmelikte belirtilen koşullara uygun<br />
mimarlara yetki veren üç günlük “Enerji Kimlik<br />
Belgesi Uzmanlığı” Eğitimi <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong><br />
<strong>Şubesi</strong> tarafından 26-27-28 Nisan 2013 tarihlerinde<br />
gerçekleştirilecek.<br />
“Enerji Kimlik Belgesi (EKB) Uzmanlığı Eğitimi”ne ilişkin<br />
içerik, katılım koşulları ve kayıt formu<br />
www.mimarlarodasiankara.org adresinde yer almaktadır.<br />
Şubemiz tarafından düzenlenecek eğitime kayıt için<br />
aşağıda yer alan belgelerin Şubemize teslim edilmesi ve<br />
ödemenin yapılması gerekmektedir.<br />
(Eğitimin kontenjanı 25 kişi ile sınırlıdır, 15 kişinin altında<br />
olması durumunda eğitim gerçekleştirilemeyecektir)<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> Yönetim Kurulu<br />
Kayıt İçin Gerekenler<br />
• - EKB Uzmanı Kayıt Formu<br />
- Nüfus Cüzdanı Fotokopisi (önlü-arkalı)<br />
- Diploma veya Mezuniyet Belgesinin Aslı ve Fotokopisi<br />
(Kayıtlı bulunulan Oda tarafından “Aslı Gibidir” ibaresi ile<br />
onaylanmış ve kaşelenmiş olmalıdır.)<br />
• - <strong>Mimarlar</strong>dan “Büro Tescil Belgesi”, mühendislerden<br />
ise “SMM belgesi” istenmektedir. Bu belge, eğitimin<br />
yapılacağı yıl içinde alınmış ve kayıtlı bulunulan<br />
Oda tarafından“Aslı Gibidir” ibaresi ile onaylanmış/<br />
kaşelenmiş olmalıdır.<br />
• (BTB sahibi olmayan mimarlar ve SMM sahibi olmayan<br />
mühendisler eğitime katılabilmektedir, ancak “Binalarda<br />
Enerji Performansı Yönetmeliği” ve 10.06.2010 tarih ve<br />
27607 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Enerji Kimlik<br />
Belgesi Uzmanlarına ve Eğitici Kuruluşlara Verilecek<br />
Eğitimlere İlişkin Tebliğ” [Değişik: RG-27.04.2011-<br />
27917] esasları kapsamında yetkilendirme ve sertifika<br />
alamamakta; ileride bu belgenin tamamlanması halinde<br />
sertifika başvurusunda bulunabilmeleri için hakları<br />
korunmaktadır.)<br />
• 2 Adet Vesikalık Fotoğraf<br />
• 180 TL Kayıt Ücreti<br />
(Şube muhasebesine elden veya aşağıdaki hesap<br />
numarasına havale yoluyla yatırılabilinir)<br />
Hesap Numarası:<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong><br />
İş Bankası Meşrutiyet <strong>Şubesi</strong><br />
IBAN:TR 59 000 64 000001 4213 0602054<br />
(Üyenin adı soyadı sicil numarası ve eğitimin adı<br />
belirtilmelidir)<br />
Not: Eğitim sırasında kullanılmak üzere katılımcıların<br />
kişisel dizüstü bilgisayarlarını beraberinde getirmeleri,<br />
bilgisayarlarda EXPLORER 8 veya üst versiyonlarının yüklü<br />
olması gerekmektedir.<br />
Eğitime ilişkin detaylı bilgi için:<br />
Esin Bölükbaş 0312 417 86 65 / 118<br />
şubemizden tmmob mimarlar odası ankara şubesi
Mimarlıkla İlgili Tez Çalışmaları<br />
Arif Şentek<br />
23<br />
Türkiye üniversitelerinde yapılmış yüksek lisans, doktora<br />
ve sanatta yeterlik tezi çalışmaları YÖK “Ulusal Tez<br />
Merkez”inde arşivleniyor. Arşive internette<br />
http://tez2.yok.gov.tr adresinden ulaşabiliyorsunuz.<br />
Farklı dallarda yapılan ve YÖK Ulusal Tez Merkezinde<br />
arşivlenen yüksek lisans ve doktora tezlerinin toplamı<br />
285.000 dolayında.<br />
Bu yazıda verilen sayısal bilgiler 4 Şubat 2013 günü<br />
internet üzerinden arşivde yapılan aramalardan çıkarıldı.<br />
Arşivin sürekli yeni tezler eklenerek güncellendiğini, bu<br />
bakımdan sayılarda artışlar olacağını hatırlatalım.<br />
PDF formatında arşivlenen tezlerin tarihi 1970’e kadar<br />
gidebiliyor. Mimarlıkla ilgili tezlerin başlangıç tarihi ise<br />
1986. Daha önceki yıllarda yapılmış tez çalışmaları henüz<br />
arşivlenmemiş. 1986 sonrası yapılan tezlerde de eksiklikler<br />
olması olasılığı var. Arşivde mimarlıkla ilgili konularda<br />
yapılmış 5.704 tez yer alıyor. Bu tezlerin yüzde 85’i yüksek<br />
lisans tezi (Tablo-1).<br />
arasında doğrudan veya dolaylı olarak mimarlıkla ilişkili<br />
konuları ele alan çalışmalar olabiliyor. Tezler arasında<br />
daha sınırlandırılmış bir alanda arama yaptığımızda,<br />
örneğin <strong>Ankara</strong>’yı konu alan tezlere baktığımızda mimarlık<br />
okullarının yanı sıra ilgili diğer disiplinlerde yapılmış<br />
tezleri de bulabiliyoruz. Böyle bir aramada <strong>Ankara</strong> üzerine<br />
doğrudan mimarlık alanında yapılmış 332, şehir ve bölge<br />
planlama alanında yapılmış 251 ve sosyoloji alanında<br />
yapılmış 306 tez olduğunu görebiliyoruz. Son yıllarda<br />
<strong>Ankara</strong> ile ilişkili mimarlık konularında yapılmış tezlerden<br />
bazıları şöyle:<br />
• Çılga Resuloğlu, “Tunalı Hilmi Caddesi, 1950’ler –<br />
1980’ler: <strong>Ankara</strong>’da Bir Kamusal Mekânın Oluşumu”,<br />
doktora tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2011<br />
• Zeliha Aslı Korkmaz, “Yüksek Bina Tasarımında<br />
Güncel Gelişmeler ve Dünya – <strong>Ankara</strong> Örneklerinin<br />
Değerlendirilmesi”, yüksek lisans tezi, Gazi<br />
Üniversitesi, 2010<br />
İlgili diğer disiplinleri hesaba katmasanız dahi 5.000’i<br />
aşkın mimarlıkla ilgili çalışma zengin bir kaynak ve ayrıca<br />
bu kaynağa bilgisayarınızdan günün istediğiniz saatinde<br />
ulaşabiliyorsunuz. Ancak bazı kısıtlamalar da yok değil.<br />
Mimarlıkla ilgili tez çalışmalarının ancak yüzde 47’si<br />
okurlara açık durumda, yüzde 53’üne ise yazarları izin<br />
vermediğinden ulaşamıyorsunuz. Bir diğer kısıtlama da<br />
dil konusunda. Mimarlıkla ilgili konularda yapılan tez<br />
çalışmalarının yüzde 20’si İngilizce.<br />
Yapılan tezlerin üniversitelere göre dağılımına bakıldığında<br />
İstanbul Teknik Üniversitesi 1.780 tez ile ilk sırayı alıyor, onu<br />
Yıldız Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi<br />
izliyor (TABLO-2). Bu tabloda “Diğer Üniversiteler” başlığı<br />
ile verilen tezler içinde az sayıda da olsa mimarlık okulları<br />
dışında, örneğin sanat tarihi bölümlerinde<br />
mimarlıkla ilgili konularda yapılmış tezler<br />
bulunuyor.<br />
üyelerden<br />
Türkiye üniversitelerinde yılda 20-25.000 tez<br />
yapılıyor. Örneğin 2011 yılında 22.360, 2010<br />
yılında 26.275 tez yapılmış. Mimarlık alanındaki<br />
tezler bunlar içinde çok sınırlı bir sayıda kalıyor.<br />
Son dönemde mimarlıkla ilgili konularda<br />
yapılan tezlerin yıllara göre dağılımı TABLO-3’de<br />
veriliyor.<br />
Tez Merkezinde inşaat mühendisliği alanında<br />
8.490, şehir ve bölge planlama alanında 2.029,<br />
sosyoloji alanında 4.788 tez bulunuyor. Bunlar<br />
• Selcen Özgül Özkan, “Kamusal Mekânların<br />
(yeniden) Üretilmesinde Sahiplenme ve Tahsis Etme:<br />
<strong>Ankara</strong>’dan Üç Örnek Üzerine Bir Araştırma”, yüksek<br />
lisans tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2010<br />
• Sevim Seyhan Ayten, “Kapalı Sitelerin Sosyal ve<br />
Mekânsal Yapısının <strong>Ankara</strong> Örneğinde İncelenmesi”,<br />
yüksek lisans tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi, 2011<br />
• Aysun Aydın Öksüz, “Cumhuriyet Dönemi Mimarlık<br />
Üretiminde Bir Aktör Olarak TBMM (1923-1950)”,<br />
doktora tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi, 2011<br />
• Gonca Örün, “Erken Cumhuriyet Döneminde<br />
<strong>Ankara</strong>’da Yapılan Performans Salonlarının Akustik<br />
Analizi ve Sınıflandırılması: Resim Heykel Müzesi,<br />
Küçük Tiyatro ve Opera”, doktora tezi, ODTÜ, 2011<br />
• Özge Mutlu, “Ulus <strong>Ankara</strong>’da Bulunan Roma<br />
Dönemi Kalıntılarının Mevcut Kentsel Bağlama<br />
Entegrasyonu”, yüksek lisans tezi, Orta Doğu Teknik<br />
Üniversitesi, 2012<br />
• Betül Asar, “<strong>Ankara</strong> Ulus Tarihi Kent Merkezindeki<br />
Ticaret Binalarının Değişimi ve Mekânsal Analizi”,<br />
yüksek lisans tezi, Selçuk Üniversitesi, 2012<br />
• Feray Artar, “Tarihi Kent Dokusunun Toplumsal<br />
Dönüşümü: <strong>Ankara</strong> Kalesi Örneği”, yüksek lisans tezi,<br />
<strong>Ankara</strong> Üniversitesi Sosyoloji Ana Bilim Dalı, 2012<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
üyelerden
24<br />
• Nezih Burak Bican, “Kentsel Mekânın Toplumsal<br />
Dahil Ediciliğinin Spor Yoluyla Anlatılması:<br />
<strong>Ankara</strong>’daki 19 Mayıs Stadyum Bölgesinin Durumu”,<br />
yüksek lisans tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2009<br />
• Omela Bonjaku Gökdemir, “Kentsel ve Sosyal Br<br />
İşaret Olarak Mimarlık: <strong>Ankara</strong> Eskişehir Yolundaki<br />
Kentsel Dönüşümün Doğasının Anlaşılması”, yüksek<br />
lisans tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2009<br />
• Burcu Adike Poyrazoğlu, “<strong>Ankara</strong> Çankaya’daki<br />
Zirvekent Kapalı Konut Sitesi ile Birlik<br />
Mahallesi’ndeki Evlerin Karşılaştırılması”, yüksek<br />
lisans tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2009<br />
• Murat Polat, “Bir Sembol Olarak İdeolojinin<br />
Mimarideki Kavramsal ve Mekânsal Etkileri:<br />
Başkentlerin İmarı Üzerinden Bir Karşılaştırma<br />
– <strong>Ankara</strong> Örneği”, doktora tezi, Mimar Sinan Güzel<br />
Sanatlar Üniversitesi, 2009<br />
• Beyazıt Oğuz Avoğlu, “Zafer Anıtı – Güvenpark –<br />
TBMM kent aksının varolan durumunun irdelenmesi<br />
ve Cumhuriyet Aksı Olarak Yeniden Tasarımı”, yüksek<br />
lisans tezi, <strong>Ankara</strong> Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Ana<br />
Bilim Dalı, 2010<br />
• Nazlı Ayşe Gümüş, “Neo-liberal Bir Kent Olmak:<br />
Kuzey <strong>Ankara</strong> Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi”,<br />
yüksek lisans tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2010<br />
TABLO-1 Mimarlıkla İlgili Tezlerin Türlerine Göre Dağılımı<br />
Tezin Türü<br />
Sayısı<br />
Doktora Tezleri 885<br />
Yüksek Lisans Tezleri 4807<br />
Sanatta Yeterlilik Tezleri 12<br />
Toplam Mimarlıkla İlgili Tez Sayısı 5704<br />
TABLO-2 Mimarlıkla İlgili Tezlerin<br />
Üniversitelere Göre Dağılımı<br />
Üniversite<br />
İstanbul Teknik Üniversitesi 1780<br />
Yıldız Teknik Üniversitesi 973<br />
Orta Doğu Teknik Üniversitesi 755<br />
Gazi Üniversitesi 428<br />
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi 387<br />
Dokuz Eylül Üniversitesi 296<br />
Karadeniz Teknik Üniversitesi 238<br />
Selçuk Üniversitesi 134<br />
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 109<br />
Trakya Üniversitesi 109<br />
Çukurova Üniversitesi 62<br />
Süleyman Demirel Üniversitesi 24<br />
Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi 21<br />
Uludağ Üniversitesi 19<br />
Anadolu Üniversitesi 19<br />
Dicle Üniversitesi 18<br />
Erciyes Üniversitesi 17<br />
Ege Üniversitesi 12<br />
Diğer Üniversiteler 303<br />
Toplam 5704<br />
TABLO-3 Mimarlıkla İlgili Tezlerin<br />
Yapıldığı Yıllara Göre Dağılımı (2000-2011)<br />
Yıllar<br />
2011 310<br />
2010 454<br />
2009 374<br />
2008 337<br />
2007 371<br />
2006 399<br />
2005 297<br />
2004 318<br />
2003 272<br />
2002 259<br />
2001 257<br />
2000 212<br />
Tez Sayısı<br />
Tez Sayısı<br />
üyelerden<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
Adnan Canbek ve Boylu Apartmanı 1<br />
Dr. Umut Şumnu 2<br />
<strong>Ankara</strong>’nın Kavaklıdere bölgesinde Ömer Halit Sipahioğlu<br />
Sokak (eski ismiyle Noktalı Sokak) 5 numarada yer alan<br />
Boylu Apartmanı 3 mekânsal organizasyonu ve biçimsel<br />
özellikleriyle önemli bir dönem temsili olarak karşımıza<br />
çıkmaktadır. 1957 yılında Yüksek Mühendis Adnan<br />
Canbek 4 tarafından tasarlanan 5 yapı dönemin yüksek kütle<br />
anlayışıyla toplam 7 kattan (yol seviyesinin üstünde 6, yol<br />
seviyesinin altında 1 kat) oluşmaktadır. Yapı, ilk bakışta,<br />
Uluslararası Modern Mimarlık Akımı’nın dik açılı tekil<br />
prizmatik kütle anlayışıyla tasarlanmış gözükse de, detaylı<br />
bakıldığında, parçalı kompozisyon ve açılı geometrilerin<br />
egemen olduğu güçlü plastik bir anlayış fark<br />
edilir. Bu bakımdan Boylu Apartmanı’nın,<br />
<strong>Ankara</strong> bağlamında, 20. yüzyıl modernizminin<br />
‘organik mimari’ anlayışına geçişteki erken<br />
dönem temsillerinden biri olduğu ve bu<br />
bakımdan kentin sivil mimari belleğinin<br />
önemli bir parçası olduğunun altı çizilmelidir.<br />
Boylu Apartmanının mimari özelliklerinden<br />
önce, dönemin tasarım yaklaşımını etkileyen<br />
faktörlere bakmak, yapıyı daha iyi anlamamızı<br />
sağlayacaktır.<br />
ankara'da sivil mimari bellek<br />
1950’li yıllarda Amerika’nın dünyadaki mimari<br />
tasarım anlayışına egemen olduğu ve ciddi<br />
bir şekilde yön verdiği söylenebilir. Bu etkinin<br />
nedeni sadece uygulanan projelerin sayısı değil<br />
aynı zamanda ortaya koyulan tasarımlardaki<br />
heyecan verici yeni biçimlerdir. Birkaç istisnai<br />
mimar dışında (örneğin; Fransa’da Le Corbusier,<br />
Japonya’da Yoshimura, ve Brezilya’da Oscar<br />
Niemeyer), Amerika’da üretilen biçimler 6<br />
büyük bir hızla farklı coğrafyalardaki mimarlar<br />
tarafından kopyalandılar ve çoğaltıldılar. Dünya<br />
üzerinde yeni bir mimari dilin oluşmasında<br />
1950’li yıllarda Amerika’da gerek nicelik gerek<br />
nitelik bakımından önemli tasarımlar ortaya<br />
koyan Frank Lloyd Wright, Walter Gropius,<br />
Ludwig Mies van der Rohe, Eero Saarinen,<br />
Philip Johnson, ve Edward Durrell Stone<br />
gibi mimarların payı büyüktür. Örneğin,<br />
Frank Lloyd Wright tarafından Bartlesville<br />
Oklahoma’da tasarlanan yüksek konut yapısı<br />
Price Tower (1953-1956) yapıldığı yıllarda öne<br />
çıkan ve parçalı kütle anlayışıyla dönemin<br />
mimari kültürünü (hem kamusal hem de sivil<br />
yapılarda) ciddi bir biçimde etkileyen önemli<br />
bir tasarımdır. 7 Bu bakımdan, Canbek’in<br />
Boylu Apartmanıyla da ilişkilendirilebilir.<br />
Fakat, dönemin (mimari) ruhunu daha iyi<br />
özümseyebilmek için mimari biçimlerden çok,<br />
bu biçimleri ortaya çıkaran bağlamlara odaklanmak daha<br />
yararlı olacaktır.<br />
1950’li yıllara kadar Londra, Viyana, Dessau, Paris gibi<br />
Avrupa kentlerinde merkezlenen mimarlık, sanat ve<br />
tasarım özellikle II. Dünya Savaşından sonra eksenini<br />
kıta Avrupa’sından Amerika’ya, özellikle de Los Angeles<br />
kentine, kaydırmıştır. 8 “Daha iyi bir yaşam biçiminin en<br />
parlak ulusal feneri” olarak Amerikan bilincinde özel bir<br />
konuma sahip olan Los Angeles’ın, yüzyıl ortasında bir<br />
yaratım merkezi olarak ortaya çıkması, aslında II. Dünya<br />
Savaşından onlarca yıl önceye temellenir. 1920’lerden<br />
itibaren sinema endüstrisi, tıpkı uzay endüstrisi gibi<br />
burada kök salmaya başlamıştır. Ve, ilerleyen tarihlerde,<br />
kent, çelik, lastik ve uçak üretiminin merkezi haline<br />
gelmiştir. 1930’ların sonlarında ve 1940’larda, aralarında<br />
Theodor Adorno, Bertolt Brecht, Aldous Huxley, Thomas<br />
Mann, Arnold Schoenberg ve Igor Stravinsky’nin de<br />
bulunduğu entelektüeller ve sanatçılar Avrupa’daki savaş<br />
tehlikesinden kaçıp Los Angeles’i mesken tutmuşlardır.<br />
Aralarında Frank Lloyd Wright, R.M.Schindler, Richard<br />
Neutra, Charles ve Ray Eames’in bulunduğu mimarlar<br />
1930’lardan beri Los Angeles’ta çalışıyor ve modernizmin<br />
mihenk taşı olan yapıtlar üretmişlerdir (2008:80). Bu<br />
25<br />
Resim-1 Boylu Apartmanı<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
ankara'da sivil mimari bellek
26<br />
bakımdan 1949’dan 1955’e kadar şehrin nüfusunun 5,5<br />
milyondan 11 milyona çıkması hiç de şaşırtıcı değildir.<br />
Artan nüfus ve gitgide çoğalan otomobiller için büyük<br />
bir çevreyolu sistemini de içeren büyük ölçekli pek çok<br />
bayındırlık işi yapılmıştır.<br />
Resim-2 1950’lerde otoyol şebekeleri<br />
Resim-3 Arabalı (Drive-in) Bankalar, 1940’ların sonu<br />
Bu noktada, Londra, Viyana, Paris gibi tasarım<br />
merkezleriyle karşılaştırdığında, Los Angeles’ın kentsel<br />
simgesinin ne bir kilise, ne bir saat kulesi, ne bir saray,<br />
ne de bir dünya fuarında yapılan kule olduğunun<br />
altı çizilmelidir; şehrin kolektif bellekteki en kuvvetli<br />
simgesi 1950’lerde tamamlanan bu otoyol şebekesidir.<br />
Otomobillerin Amerikan yaşam tarzı için çok önemli bir<br />
yeri vardır. Ve, özellikle 1950’lilerin mimari tasarımını<br />
ciddi bir biçimde etkilemiştir. 1956 yılında yapılan “The<br />
Dynamic America City” adlı film otomobilin mimari/<br />
kentsel tasarımda yeni tipolojilerin ortaya çıkması<br />
nasıl tetiklediğine ilişkin örnekler sunar; ve, bugün<br />
sıklıkla eleştirilen, “Amerikan tarzı yaşamın” bizlere<br />
şekillenişini gösterir. Örneğin, şehir merkezinden uzakta,<br />
otomobille ulaşılabilen yeni konut-mahalleri suburbanlar<br />
(kenar-mahalleler) bu yeni oluşumların en çarpıcı<br />
örneklerinden biridir. Özellikle arabası olan orta-sınıf<br />
çalışanlar için tasarlanan bu yerleşkelerin en büyüğü<br />
Houston’daki Sharpstown adlı yerleşkedir. 9 Otomobilden<br />
inmeden bankacılık işlemlerimizi yapabileceğimiz ya<br />
da yemeğimizi alabileceğimiz drive-in’ler, dönemin<br />
açık hava sinemalarının arabalı-sinemalara dönüşümü,<br />
otomobille yaptığımız hafta sonu seyahatlerinde yolda<br />
konaklayabileceğimiz tek-katlı ve önünde park yeri olan<br />
otoyol-motelleri, otomobil merkezli tasarım anlayışının<br />
diğer önemli örnekleridir. Benzer bir yaklaşım dönemin<br />
konut tasarımında da ortaya çıkar: Arts& Architecture<br />
dergisinin editörü olan John Entenza’nın derginin<br />
sayfalarında başlattığı Case Study Houses (Örnek Evler)<br />
projesine çoğu genç olan çok sayıda mimar katılır. Bir kısmı<br />
inşa edilmiş, bir kısmı edilmemiş, toplam 36 tasarımdan<br />
oluşan proje bizlere savaş sonrasında filizlenen yeni<br />
Amerikan tarzı yaşamla ilgili ipuçları verir. Ve, bu evlerin<br />
tasarımını etkileyen en önemli elemanlardan bir tanesi<br />
de yine otomobildir.Pierre Koenig tarafından 1959 yılında<br />
tasarlanan Stahl<br />
Evi adlı projede<br />
bu ilişki net bir<br />
şekilde görülebilir.<br />
Otomobile adeta<br />
evin içinde bir<br />
mobilya gibi<br />
davranılır.<br />
Resim-4 Stahl Evi<br />
Otomobil<br />
merkezli tasarım<br />
yaklaşımı sadece<br />
yeni mekânsal<br />
tipolojilerin,<br />
yeni mekânsal<br />
Resim-5 Posta pullarında Tail Fin<br />
ankara'da sivil mimari bellek<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
27<br />
organizasyonların açığa çıkmasında değil, aynı zamanda<br />
mekânların biçimsel kararlarında da etkili olmuştur.<br />
Özellikle dönemin otomobil tasarımlarında sıklıkla<br />
karşımıza çıkan Tail Fin’ler (Kuyruk Kanatları) mimari<br />
kütlenin biçimlenmesinde esin kaynağı olmuşlardır.<br />
<strong>Mimarlar</strong>, 56 Plymouth, 58 Cadiilac ya da 59 Chevrolet<br />
Impala’nın kuyruğundaki biçimleri mimarlık ortamında<br />
tercüme etmeye çalışmış ve bu elemanları erken dönem<br />
dik açılı prizmatik kütleyi parçalamak ve hareketlendirmek<br />
için kullanmışlardır. Aslında bu anlayışın, 1930’larda yine<br />
Amerika’da ortaya çıkan- örneğin Frank Lloyd Wright’ın<br />
Johnson and Wax binasında gözlenen- Streamline<br />
(Moderne) anlayışının bir devamı olduğu söylenebilir.<br />
Streamline’a benzer bir şekilde 50’lerin biçimleri de<br />
özünde kütleyi hareketlendirme amacı taşırlar. 1930’ların<br />
Streamline örneklerinden farklı olarak, 50’lerin parçalı<br />
kompozisyonları ve açıklı geometrilerinde yaratılan<br />
hareket ve hız duygusu sadece yüzeysel-dekoratif değil<br />
aynı zamanda yapısal ve mekânsaldır.<br />
Resim-6 Yapının parçalanan yüzeyleri ve açılı kompozisyonları önde duran Amerikan otomobiliyle ilişkilenir.<br />
Resim-7 Yapının balkon tasarımları<br />
Bu noktada, Boylu Apartmanına geri dönersek, yukarıda<br />
bahsedilen yaklaşımın mekânsal karşılığı daha iyi<br />
anlaşılabilir. Daha önce de belirtildiği gibi, yapı rasyonalist<br />
kütle anlayışından organik kütle anlayışına geçişteki<br />
erken dönem örneklerden biri olarak değerlendirilebilinir.<br />
Boylu Apartmanı adından da anlaşılacağı gibi, toplamda<br />
7 katı ve 16.75 metrelik yüksekliğiyle, dönemin yatayda<br />
yükselen yapı anlayışını yankılar. 10 İlk bakışta yapıda<br />
dik açılı prizmatik kütle anlayışının egemen olduğu<br />
söylenebilir. Frank Lloyd Wright’ın Price Tower projesinden<br />
farklı olarak yapı kütlesinin plan organizasyonunda<br />
parçalanmadığının altı çizilmelidir. Fakat, yapının güney/<br />
giriş cephesinde, hem balkonlarında hem de giriş kapısı<br />
ve üstündeki konsol-beton portigoda 11 düz yüzeylerin<br />
parçalanmaya çabalandığı ve açılı kompozisyonlara<br />
gidildiği gözlenebilir. Güney cephesinde bulunan<br />
balkonlar yapının yüzeyinden açılı bir şekilde içeri<br />
doğru çekilerek oluşturulurlar. Balkonlar dışarıya çok az<br />
çıkma yaparlar. Yapının cephesinden dışarı çıkan balkon<br />
döşemesi balkonun yanına ve üstüne dönerek, balkonu<br />
sarar. Gölgelik işlevi de gören bu beton çıkma, balkonun<br />
üst bölümünde tekrar kırılır. Balkonlarda iki tip açıklık göze<br />
çarpar: Bu açıklıklardan bir tanesi, büyük olanı, yere kadar<br />
camken, diğeri daha küçüktür ve daha az bir şeffaflık sunar.<br />
Küçük olan ve yapının girişinin üstüne denk gelen açıklık<br />
aslında, diğerinden farklı olarak, apartmanın daireleriyle<br />
değil, apartmanın merdiven kovası ile ilişkilenir. Bu<br />
sebepten, balkonlar bu pencereye doğru iyice daralırlar<br />
ve kullanılmaz hale gelirler. Balkonlardaki bu iki açıklığın<br />
farklılığı, balkon korkuluklarında da kendini gösterir:<br />
Dairelerle ilişkilenen, ve balkon olarak kullanılan tarafta<br />
daha açık korkuluklar kullanılırken, diğer tarafta daha<br />
kapalı, sadece üçer dairesel delik açılmış metal yüzeyler<br />
tercih edilmiştir.<br />
Resim-8 Yapının plan çizimi<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
ankara'da sivil mimari bellek
28<br />
Yapının balkonlarıyla plastik olarak ilişkilenen portigodan<br />
yürünüp, apartmandan içeri girildiğinde, asansörün ve<br />
merdivenin yer aldığı ufak bir ortak alanla karşılaşılır<br />
ve buradan katlara dağılınır. 12 Yapının, bodrum kat<br />
hariç, zemin ve üstü kotlarında yer alan her katında<br />
yaklaşık 160 m 2 büyüklüğünde tek bir daire yer alır.<br />
Her dairede, 1’i hizmetliye ayrılmış olan toplam 4 yatak<br />
odası, ve iki tuvalet vardır. Tuvaletlerden biri hizmetçi ve<br />
misafirle ilişki kuracak şekilde tasarlanmıştır. Yapı araziye<br />
L-şeklinde bir geometriyle oturtulmuştur. Ve, L-şeklindeki<br />
kütlenin bir kolu genel mekânlara ayrılırken, diğer kolu<br />
özel mekânlarla ilişkilendirilmişitir. Her daireye bu iki<br />
kanadın birleştiği noktadan girilir. L-şeklindeki kütlenin<br />
kuzey cephesine bakan kısmında yine L-şeklinde servis<br />
mekânları (mutfak, hizmetçi-misafir tuvalet, hizmetçi<br />
odası,tuvalet) yerleştirilmiştir. Yapının genel mekânları<br />
batı cephesiyle ilişki kurarken; özel mekânları doğu ve<br />
güney yönleriyle ilişki kurar. Yapının genel mekânları olan<br />
çalışma, oturma ve yemek alanı tek bir hacim içerisinde,<br />
birbirlerine akacak biçimde planlanmıştır. Fakat, yapının<br />
batıya bakan cephesinden de fark edildiği gibi, yapının<br />
oturma ve çalışma bölümü diğer kısımlarından kot farkıyla<br />
düşürülerek ayrılmıştır. Yapıdaki bu kot farkı özellikle tek<br />
mekân içinde kurgulanan çalışma-oturma-yemek alanında<br />
yemek bölümünün ayrışmasına, mekân içinde mekân<br />
şeklinde algılanmasına ve mutfak mekânıyla aynı kottan<br />
ilişki kurmasına hizmet etmiştir. Bu kot farkı bizlere yine<br />
1950’lerin sonlarında ve 1960’larda iç mekânlarda sıklıkla<br />
gözlemlenen ‘conservation pit’ yaklaşımını hatılatır.<br />
Sözü geçen mimari özellikleriyle Adnan Canbek tarafından<br />
tasarlanan Boylu Apartmanı <strong>Ankara</strong>’daki önemli sivil<br />
mimarlık örneklerinden biridir. Özgün tasarım yaklaşımı,<br />
sıra dışı cephe kararları, zengin mekân kavrayışı ve dönem<br />
temsili olması bakımından Boylu Apartmanı, sahip<br />
çıkılması ve korunması gereken mimari bir mirastır.<br />
DİPNOTLAR<br />
1. ) Bu yazı Doç.Dr. Nuray Bayraktar’ın yürütücü, Doç. Dr. Bülent Batuman, Dr.<br />
Umut Şumnu ve Tezcan Karakuş Candan’ın araştırmacı, Ece Akay, Elif Selena<br />
Ayhan, Yeşim Uysal ve Aslı Tuncer’in bursiyer olarak görev aldığı <strong>Ankara</strong>’da<br />
1930-1980 Yılları Arasında Sivil Mimari Kültür Mirası: Araştırma Belgeleme<br />
ve Koruma Ölçütleri Geliştirme adlı Tübitak projesi kapsamında yapılan<br />
araştırmalar ve elde edilen veriler sonucunda yazılmıştır.<br />
2. ) Başkent Üniversitesi, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi,<br />
Öğretim Görevlisi.<br />
3. ) Yapının orijinal projelerinde, yapının ismi Bay Mehmet Büge Apartman<br />
Projesi olarak geçmektedir.<br />
4. ) 1912 yılında İstanbul’da doğan Adnan Canbek 1936 yılında İstanbul<br />
Yüksek Mühendis Mektebinden mezun oldu. İnşaat Mühendisleri <strong>Odası</strong>’nın<br />
2431 sicil numaralı üyesi olan Canbek, 1967 yılında vefat etmiştir.<br />
5. ) Disiplin ayrışmasının yapılmadığı dönemlerde inşaat mühendislerinin<br />
mimari projelere imza atma ve bina tasarlanama yetkisi bulunuyordu. Bu<br />
tarihlerde, çok sayıda mimar proje tasarlamalarına rağmen tasarladıkları<br />
yapıların projelerine imza atmıyor ve projelerde isimleri yer almıyordu.<br />
Bu sebepten, projenin üstünde “yapı mesuliyetini alan” kişi olarak Adnan<br />
Canbek’in ismi yer alsa da, Boylu Apartmanının tasarımcısının Adnan Canbek<br />
olup olmadığı belirsizdir. Disiplin ayrışmasının yaşanmadığı bu dönemle ilgili<br />
daha fazla bilgi için, bakınız: (2005) <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong>’nin 50 Yılı.<br />
<strong>Ankara</strong> : TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong> Yayınları.<br />
6. ) 1950’lerin tasarım kültürü ve bu kültüre Amerikanın etkisi için, bakınız:<br />
Richard Horn (1985) Fifties Style, Then and Now. New York: Beech Tree.<br />
7. ) Bu bağlamda, Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan ve İsviçreli mimar Marc<br />
J. Saugey ve mimar Yüksel Okan’ın ortak eseri olarak anılan Büyük <strong>Ankara</strong><br />
Oteli’nin (1956-1966) cephe plastiğinin Frank Lloyd Wright’ın Price Tower<br />
projesiyle benzerliği dikkat çekicidir. Bu yapı hakkında daha faza bilgi için,<br />
bakınız: DOCOMOMO-Türkiye adına hazırlayan: Aydan Balamir, Alev Erkmen<br />
(11.09.2006) Büyük <strong>Ankara</strong> Oteli’nin Onarımı, Değerlendirme Raporu.<br />
8. ) Daha fazla bilgi için bakınız: (2008).Tasarım Kentler:1851-2008.<br />
İstanbul:İstanbul Modern<br />
9. ) David Lynch’in 1986 tarihli Blue Velvet filminin açılış sahnesi bu<br />
suburban’ların tekinsizliğine odaklanır.<br />
10. ) Bu noktada, yatayda yükselen kütle mantığının, <strong>Ankara</strong> bağlamında<br />
en önemli örnekleri, Gazanfer Beken, Orhan Bolak, Orhan Bozkurt tarafından<br />
1954yılında tasarlanan Ulus İşhanı, Marc J. Saugey ve Yüksel Okan tarafından<br />
1956 yılında tasarlanan Büyük <strong>Ankara</strong> Oteli, Enver Tokay tarafından 1959<br />
yılında tasarlananKızılay Gökdeleni sayılabilir. Boylu Apartmanına benzer<br />
şekilde bu yapılar da rasyonalist kütleden organilk kütleye geçiş döneminde<br />
yer alırlar. Bu yapılardan Ulus İşhanı ve Emek İşhanı dik açılı ve prizmatik<br />
kütle anlayışına sahipken, 1950’lerin sonunda yapılan <strong>Ankara</strong> Oteli’nde<br />
kütle anlayışında bir kırılma, hareketlenme ve açılı geometriler görülmeye<br />
başlar. 1960’larda ve 1970’lerde yapılan, örneğin Emek İşhanı (1960) ya da İş<br />
Bankası Gökdeleni(1975), kütle anlayışlarında ciddi anlamda organik tasarım<br />
yaklaşımının egemen olduğu söylenebilir.<br />
11. ) Bu noktada, Boylu Apartmanının portigosu ve 1954-1955 yıllarında<br />
Nejat Ersin tarafından tasarlanan Hava Meydanları Kooperatifi’nin (ya da<br />
daha tanıdık ismiyle Cinnah 19) portigosu arasındaki plastik benzerliğin altı<br />
çizlebilir.<br />
12. ) Yapının orijinal asansörü hâlâ bugün bile hizmet vermektedir.<br />
DÜZELTME ve ÖZÜR<br />
1. ) <strong>Ankara</strong>'da Sivil Mimari Bellek başlığı altında 102. sayıda yayımlanan<br />
" Sedat Çağlar ve Merbank (Merkez Bankası) Mensupları Yapı Kooperatifi<br />
Evleri" yazısının dip notları arasında yer alan" 9. Daha fazla bilgi için, bakınız:<br />
Ancel, Özge. Mimar /Arkitekt Dergisinde Konut Sorununun Ele Alınışı: 1931-1946.<br />
Basılmamış Doktora Tezi, ODTÜ Mimarlık Fakültesi, <strong>Ankara</strong>." notu" 9. Daha fazla<br />
bilgi için, bakınız: Ancel, Özge. Mimar /Arkitekt DergisindeKonut Sorununun<br />
Ele Alınışı: 1931-1946. Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Fen<br />
Bilimleri Enstitüsü , <strong>Ankara</strong>. " olacaktır. Düzeltir, özür dileriz.<br />
2. ) <strong>Ankara</strong>'da Sivil Mimari Bellek başlığı altında 104. sayıda yayımlanan<br />
“Mintrak Yapı Kooperatifi” yazısı başlığı “Demirtaş Kamçıl- Rahmi Bediz Ve<br />
Mintrak Yapı Kooperatifi” olacaktır. Yine aynı yazının dipnotları arasında<br />
yer alan “2. http://www.sadibayram.com/page=makaleler&mid=158&<br />
id=9,08.09.20123 Bayraktar, Nuray, 2007, “Yeşiltepe Blokları”, Bülten, sayı:55,<br />
ss.76-77,” notu; “ 2. http://www.sadibayram.com/page=makaleler&mid<br />
=158&id=9,08.09.2012”, “3. Bayraktar, Nuray, 2006, “<strong>Ankara</strong> Televizyonu Arı<br />
Stüdyosu”, Bülten, sayı:45, ss.32-33.” notu; 3. Bayraktar, Nuray, 2007, “Yeşiltepe<br />
Blokları”, Bülten, sayı:55, ss.76-77, Bayraktar, Nuray, 2006, “<strong>Ankara</strong> Televizyonu<br />
Arı Stüdyosu”, Bülten, sayı:45, ss.32-33., Candan Karakuş, Tezcan, 2008, “Fikir<br />
İşçileri Kooperatifi”, Bülten, sayı:63, ss.42-43. Ve “4. Candan Karakuş, Tezcan,<br />
2008, “Fikir İşçileri Kooperatifi”, Bülten, sayı:63, ss.42-43.4 Ergut Altan , Elvan, 2012,<br />
“20. Yüzyılın İkinci Yarısında <strong>Ankara</strong>'da Tasarım”, Konuşma , www.arkitera.com.<br />
tr” notu “4. Ergut Altan , Elvan, 2012, “20. Yüzyılın İkinci Yarısında <strong>Ankara</strong>'da<br />
Tasarım”, Konuşma , www.arkitera.com.tr” olacaktır. Düzeltir, özür dileriz.<br />
ankara'da sivil mimari bellek<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
Bir Kentin Tarihi<br />
Serencamı <strong>Ankara</strong><br />
Kent ve Siyaset<br />
Yazıları Dizisi<br />
Yazar:<br />
H. Ali Ulusoy<br />
Yayınevi:<br />
Sayfa Sayısı: 139<br />
Cumhuriyet’i var edenlerin<br />
modern, çağdaş,<br />
demokratik, laik bir ulus<br />
yaratma çabaları, savaş<br />
yıllarının sınırlı ve zor<br />
koşullarına, ekonomik<br />
imkânsızlıklara rağmen<br />
uzun süre sürdürülmüştür.<br />
Cumhuriyet’in kuruluş<br />
yıllarında Başkent <strong>Ankara</strong>’da<br />
yapılan imar çalışmaları ve<br />
buna bağlı olarak yaşanan<br />
ekonomik, sosyal ve<br />
kültürel dönüşüm ülkenin<br />
diğer kentlerine de örnek<br />
olmuştur.<br />
Bugün, binlerce yıllık mimarlık birikimini, tarihi ve<br />
kültürel değeri içinde barındıran Başkent <strong>Ankara</strong> ve diğer<br />
kentlerimize baktığımızda, kentleri var eden kültürel<br />
birikimlerin, tarihsel ve ulusal değerlerin siyasal iktidarlar<br />
tarafından, giderek unutulduğunu, ortadan kaldırılmaya<br />
çalışıldığını üzülerek görmekteyiz.<br />
kitap yorum<br />
Yayın Yılı: 2013<br />
İtalik Yayınları<br />
Günümüzde bu değerlerin (evrensel ve çağdaş<br />
değerlerin) yerini giderek rant politikaları<br />
almakta, kentlerimizin büyük bir bölümü kaçak<br />
yapılaşmakta, yapılan yapıların büyük bir kısmı<br />
plansız, mimari katkı ve mimarlık hizmeti<br />
almadan gerçekleşmektedir. Kentlerimiz sosyal<br />
yaşamın, gelişmenin, çağdaş ve sağlıklı yaşam<br />
alanlarının üretildiği, içinde yaşayanların<br />
keyif ve mutluluk duyduğu yerler olmaktan<br />
çıkarılıp, kent toprakları plansız gelişmenin<br />
ve sermayenin vahşi saldırıları ile karşı karşıya<br />
bırakılmaktadır...<br />
Bu kitap, kent mücadelesine ışık tutması<br />
amacıyla Ali Ulusoy’un çeşitli zamanlarda ve<br />
ortamlarda yapmış olduğu konuşmaları ve<br />
düşüncelerini içermektedir.<br />
Kentler ve Taşlar 1<br />
Yazar:<br />
Haydar Topal<br />
Yayınevi:<br />
Yayın Yılı:<br />
Sayfa Sayısı: 163<br />
Mimarlık Vakfı ve İktisadi<br />
İşletmesinin hazırladığı<br />
kitapta; İstanbul, <strong>Ankara</strong>,<br />
Diyarbakır, Mardin ve<br />
Şanlıurfa şehirlerinde<br />
bulunan ve tarihsel süreç<br />
içerisinde egemen doğal<br />
taşlarla yapılmış tüm önemli<br />
yapıların tarihi, mimarisi ve<br />
yapı malzemeleri detaylı bir<br />
şekilde ele alınmış. Çelik ve<br />
betonarme olan tüm yapılar<br />
araştırma dışı tutulmuş.<br />
Mimarlık Vakfı ve İktisadi İşletmesi<br />
Şubat 2012, 1. Baskı<br />
Taşın ve doğal malzemenin<br />
öneminin vurguladığı<br />
kitapta yer alan yapılar,<br />
fotoğraf ve plan şemalarıyla zenginleştirilmiş. Günümüz<br />
yapılarında önemini kaybeden taşın birçok halinin<br />
işlenerek nasıl sanata dönüştüğünü anlatan kitap oldukça<br />
önemli bir kaynak haline gelmiş.<br />
Kitapta bazı düzenleme ve yazım hataları mevcut ancak<br />
buna rağmen zengin içeriğiyle ilgi ile okunup kaynak<br />
olarak başvurulan kitaplar arasında yerini alacak önemli<br />
bir eser.<br />
29<br />
bülten 105<br />
nisan 2013<br />
kitap yorum
30<br />
Devam Eden Tasarım Yarışmaları<br />
Cumhuriyet Mahallesi Spor Kompleksi ve Rekreasyon Alanı<br />
Proje Yarışması<br />
08nisan2013<br />
http://www.aksaray.bel.tr/ihaleler-15/cumhuriyet_mahallesi_spor_<br />
kompleksi_ve_rekreasyon_alani_proje_yarismasi-2201.html<br />
Metin Lokumcu Anıt Mezar Yarışması<br />
<strong>12nisan2013</strong><br />
http://mlokumcu.mimarlarodasiankara.org<br />
"Kente Karşı İşlenen Suçlar" Fotoğraf Yarışması<br />
<strong>12nisan2013</strong><br />
http://www.fotopya.com.tr<br />
Annemin İşi Benim Geleceğim: "Borusan Neşe Fabrikası"<br />
Mimari Proje Yarışması<br />
<strong>12nisan2013</strong><br />
Hayalimdeki Adana Ödüllü Proje Yarışması<br />
18nisan2013<br />
http://www.hayalimdekiadana.com<br />
EXPO 2016 Antalya Uluslararası Fikir Projesi Ödülleri ve<br />
Sergisi<br />
19nisan2013<br />
http://www.iaba.com.tr<br />
2013 Mevhibe Ateş Afiş Yarışması<br />
26nisan2013<br />
http://aafon.org/index.php/yaptiklarimiz/oduller/item/2013-mevhibeates-grafik-yarismasi<br />
Avanos’un Yeni Köprüsü ve Çevresi Mimari Proje Yarışması<br />
06mayıs2013<br />
http://www.anneminisi.org<br />
http://www.avanos.bel.tr<br />
proje uygulama<br />
Müşfik-Nuran Erem Anıt Mezarı Tasarımı Ulusal<br />
Öğrenci Fikir Yarışması<br />
<strong>12nisan2013</strong><br />
http://www.mimarist.org/<br />
Green Housing for The Future<br />
15nisan2013<br />
http://europe.iflaonline.org/index.phpoption=com_tevent<br />
&view=itm&layout=evt&id=215<br />
Lüleburgaz Belediyesi Şehirlerarası Otobüs<br />
Terminali Mimari Proje Yarışması<br />
18nisan2013<br />
http://www.luleburgaz.bel.tr/terminal_sartname.pdf<br />
5. Uluslararası Asansör Tasarım Yarışması<br />
18nisan2013<br />
http://www.asansortasarim.com<br />
Kent Düşleri -8 Projefikir Saraçoğlu Mahallesi<br />
Değerlendirme Projesi<br />
17mayıs2013<br />
http://saracoglu.mimarlarodasiankara.org<br />
Antalya Gazipaşa Belediye Hizmet Binası, Ticaret Merkezi<br />
ve Yakın Çevresi Ulusal Mimari Proje Yarışması<br />
21mayıs2013<br />
www.gazipasa.bel.tr<br />
2013 Avrupa Güneş Ödülleri<br />
30mayıs2013<br />
http://www.eurosolar.org.tr/page_id=919<br />
<strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> Bursa <strong>Şubesi</strong> “Kentsel Çelişkilerle Bursa”<br />
Konulu Fotoğraf Yarışması<br />
31mayıs2013<br />
http://www.bursamimar.org.tr<br />
proje uygulama<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
31<br />
01.02.2013-28.02.2013 Tarihleri Arası<br />
Mesleki Denetim Verileri<br />
Genel Proje, Şantiye ve Tus Bilgileri<br />
nevşehir18<br />
tunceli08<br />
zonguldak17<br />
zonguldak04<br />
zonguldak02<br />
bartın02<br />
çankırı01<br />
nevşehir01<br />
kırşehir22<br />
kırşehir04<br />
kastamonu07<br />
karabük15<br />
erzincan08<br />
düzce03<br />
çorum39<br />
toplam proje<br />
325<br />
çankırı12<br />
bolu16<br />
bartın08<br />
ankara152<br />
kırşehir07<br />
kastamonu01<br />
karabük04<br />
toplam TUS<br />
11<br />
erzincan02<br />
çorum11<br />
karabük01<br />
erzincan02<br />
çorum03<br />
toplam şantiye<br />
bartın02<br />
30<br />
ankara15<br />
mesleki denetim<br />
Genel Kullanım Amacına Göre Proje Bilgileri<br />
Proje Kullanım Amacı<br />
akaryakıt istasyonu 1<br />
atölye 6<br />
benzin istasyonu 2<br />
büro 3<br />
depo 6<br />
dükkan 27<br />
eğitim yapıları 1<br />
fabrika 1<br />
hastane 1<br />
imalathane 13<br />
idari yapılar 2<br />
işyeri 2<br />
kongre merkezi 1<br />
konut 130<br />
market 1<br />
müstakil konut 1<br />
ofis 6<br />
otel 3<br />
tarım yapısı 1<br />
termal tesisler 1<br />
ticaret 2<br />
villa 14<br />
0<br />
Toplam Sayı<br />
37.5 75 112.5 150<br />
bülten 105<br />
nisan 2013
32<br />
gelir-gider 01.02.2013-28.02.2013 Arası Gelir-Gider Durumu<br />
<strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong><br />
gelirler toplamı<br />
196,053.05<br />
kayıt ödentisi 420.00<br />
üye ödentisi 94,296.00<br />
mesleki denetim 58,000.00<br />
SMHB 25,000.00<br />
belge satışları 5,220.00<br />
bilirkişilik 2,033.00<br />
yayın satış 95.00<br />
faiz 1,783.67<br />
SMGM 7,027.00<br />
hizmet 645.93<br />
mahkeme-icra 1,532.45<br />
giderler toplamı<br />
149,698.74<br />
temsil 3,859.41<br />
konferans-sempozyum 23,101.33<br />
organlar 36.20<br />
komiteler 2,024.84<br />
personel ücretleri 60,416.90<br />
SMGM 2,748.96<br />
hizmet alımları 2,934.15<br />
personel yollukları 118.00<br />
dbş. bakım-onarım 94.40<br />
PTT 11,797.25<br />
kırtasiye 2,225.08<br />
yayın satın alma 781.50<br />
harçlar 69.10<br />
ilan 1,298.00<br />
bina işletme 11,220.67<br />
hukuki giderler 3,108.45<br />
yayın giderleri 23,450.00<br />
oda iştirakleri 208.00<br />
demirbaş alımları 206.50<br />
gelirler toplamı<br />
196,053.05<br />
0<br />
20.000 40.000 60.000 80.000 100.000<br />
0<br />
14000 28000 42000 56000 70000<br />
temsilcilikler toplam varlıklar gelir-gider farkı<br />
gelirler toplamı<br />
196,053.05<br />
611,159.61 46,354.31<br />
gelir-gider farkı<br />
46,354.31<br />
giderler toplamı<br />
149,698.74<br />
giderler toplamı<br />
149,698.74<br />
ankara şube toplam varlıklar<br />
1,208,134.28<br />
ankara şube toplam varlıklar<br />
toplam borç1,208,134.28<br />
4,059,869.74<br />
borç alacak farkı<br />
-2,851,735.46<br />
toplam borç<br />
4,059,869.74<br />
borç alacak farkı<br />
-2,851,735.46<br />
toplam borç<br />
4,059,869.74<br />
tmmob mimarlar odası<br />
ankara şubesi
saraçoğlu mahallesi<br />
değerlendirme projesi<br />
8<br />
Saraçoğlu Buluşması:<br />
13 Nisan 2013<br />
Projelerin <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong>ne<br />
Ulaşması veya Teslimi İçin Son Tarih:<br />
17 Mayıs 2013<br />
(saat 17.00’a kadar)<br />
Değerlendirme Konferansı:<br />
25 Mayıs 2013<br />
Sonuçların Açıklanması:<br />
27 Mayıs 2013<br />
Kolokyum ve Ödül Töreni:<br />
08 Haziran 2013<br />
http://saracoglu.mimarlarodasiankara.org
Mimar Sinan, sadece ülkemiz mimarlığı için değil tüm mimarlık tarihi için<br />
önemli bir kişidir. Mimar Sinan kendi yaratıcılığını döneminin karakteriyle bir<br />
araya getirerek, özgün ve yüzyıllara meydan okuyan mimari eserlerle tarih<br />
sayfalarında yerini almıştır. Onun eserleri dönemin ihtiyaçlarına cevap veren bir<br />
yaratıcılığın ve mimari dehanın ürünüdür.<br />
TMMOB <strong>Mimarlar</strong> <strong>Odası</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Şubesi</strong><br />
<strong>Mimarlar</strong> Derneği 1927<br />
Türk Serbest <strong>Mimarlar</strong> Derneği<br />
Koruma Ve Restorasyon Uzmanları Derneği<br />
Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı<br />
MIMARSINAN<br />
HAFTASI<br />
1489-2013<br />
Selimiye Cami, Edirne<br />
Orjinal Fotoğraf: veysel polat @flickr