Eski ç›kmazlar, yeni sorunlar - Vergide Gündem

vergidegundem.com

Eski ç›kmazlar, yeni sorunlar - Vergide Gündem

Vergide Gündem

Tax Agenda

Eylül/September 2010

Özel tüketim vergisinde teminat

uygulamas› ile ilgili sorunlar

Murat Demir

Eski ç›kmazlar, yeni sorunlar

Çeviri: Ege Berber

English translation

Dünya’dan vergi haberleri

Elif Ayd›n

Serkan Meral

Resmi Gazete’den...

Ahmet Selim Ünlü

Sirküler indeks

Vergi takvimi

Vergi hakk›nda

Concerning tax


Vergide Gündem

Murat Demir

Özel tüketim vergisinde teminat

uygulamas› ile ilgili sorunlar

Bilindi¤i üzere vergilerin mali, ekonomik

ve sosyal olmak üzere 3 temel fonksiyonu

bulunmaktad›r. Buna göre mali fonksiyon

devletin ihtiyac› olan gelirin yarat›lmas›n›,

ekonomik fonksiyon devletin ekonomiye

müdahale edebilmesini ve sosyal fonksiyon

ise uygulanan vergi politikalar›n›n sosyal

devlet ilkesine göre flekillendirilebilmesini

ifade etmektedir.

Tüketim üzerinden al›nan vergilerde ise

“Genel” tüketim vergileri (örne¤in Katma

De¤er Vergisi gibi) ile “Özel” tüketim

vergilerinden bahsetmek mümkündür.

Tüketim üzerinden al›nan özel vergiler,

sadece belli bafll› mallar›n tüketimini konu

almakta oldu¤undan genellikle verginin

yukar›da say›lan temel fonksiyonundan

mali ve ekonomik olanlar›n›n kullan›m›n›

etkin hale getirmektedir.

Özel tüketimi konu alan vergiler, bu

özellikleri ile bir yandan devlete mali

kaynak yaratmakta bir yandan da tüketici

tercihlerini ciddi ölçüde etkileyerek

istenilen ekonomik yap›n›n kurulmas›nda

önemli rol oynamaktad›rlar. Bu sebeple

bu vergilerin iyi kurgulanarak uygulamaya

konulmas› önem arz etmektedir.

I. Özel tüketim vergisi

Özel Tüketim Vergisi Kanunu kapsam›na

al›nan mallar, bu kanun ekinde yer alan 4

adet liste ile belirlenmifltir. (I) say›l› listede

petrol ürünleri, madeni ya¤lar, do¤algaz

ve solvent türevi ürünler; (II) say›l› listede

motorlu kara, deniz ve hava tafl›ma

araçlar›; (III) say›l› listede tütün mamulleri,

alkollü içkiler ve kolal› gazozlar; (IV) say›l›

listede ise daha önce yüksek KDV oran›

uygulanan baz› mallar yer almaktad›r. Söz

konusu listelerde yer alan mallar›n tamam›

bu listelere Türk Gümrük Tarife Cetvelinde

tan›mlanan eflya numaras› olan Gümrük

Tarife ‹statistik Pozisyonu (G.T.‹.P.)

numaras› ile konulmufltur. Bu sayede,

hangi mallar›n vergiye tabi olaca¤›

hususunda yaflanabilecek kar›fl›kl›klar

önlenmeye çal›fl›lm›flt›r.

Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)’nin en önemli

özelli¤i, bu verginin tek aflamal› bir vergi

olarak uygulanmas›d›r. Bu özelli¤i ile ÖTV

indirim mekanizmas› hariç, ödenmesini

müteakip ilgili oldu¤u mal›n maliyetine

dahil edilerek sat›fl›nda müflteriden sat›fl

fiyat› içerisinde talep edilen bir vergidir.

Dolay›s›yla, ÖTV ödenmesi ile birlikte ilgili

oldu¤u k›ymetin ekonomi içindeki de¤erini

ayn› ölçüde art›rm›fl olmakta ve ilgili mal

ekonomi içerisinde hareket etti¤i sürece

o mal›n maliyeti içinde yer almaktad›r.

Ülkemizde ise 12.06.2002 tarihli Resmi

Gazete’de yay›mlanarak yürürlü¤e giren

4760 say›l› Özel Tüketim Vergisi Kanunu

ile bu kanun öncesinde benzer amaçla

yürürlükte bulunan 16 adet vergi, harç ve

pay yürürlükten kald›r›lm›flt›r. Söz konusu

uygulama ayn› zamanda Avrupa Birli¤i

mevzuat›na uyum sa¤lanmas› kapsam›nda

verilen taahhütler aras›nda yer alm›fl ve

taahhüt edilen zamanda (2002 ortas›nda)

yasalaflt›r›lm›flt›r.

‹flte bu özelli¤i ile ÖTV, ekonomide baz›

mal gruplar›na olan talebi daraltmakta

etkin bir araç olarak kullan›lmaktad›r.

Örne¤in, ülkemizin petrol ve petrol

ürünlerine olan ihtiyac›n›n büyük k›sm›n›n

ithalat yolu ile karfl›lanmas› ve bunun da

d›fl ticaret a盤›n› tetiklemesi nedeniyle,

(I) say›l› listede yer alan bu ürünlerin birim

bafl›na al›nan vergi tutarlar› oldukça

yüksek olarak uygulanmaktad›r. Bunun

do¤al bir sonucu olarak da, dünyada en

pahal› akaryak›t›n sat›ld›¤› ülkelerden biri

2 Eylül 2010


durumunda kalmaktay›z. Birim bafl›na uygulanan vergi tutar›n›n

ekonomideki arz-talep dengesinin durumunu ve ayn› zamanda

bu ürünlerin sat›fl›ndan sa¤lanacak vergi gelirini de belirledi¤i

unutulmamal›d›r.

Bu yaz›m›zda Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun ekinde yer alan

(I) say›l› listedeki mallar›n temini ile ortaya ç›kan yükümlülükler

ve uygulamada bu alanda karfl›lafl›lan baz› problemlere de¤inmeye

çal›flaca¤›z.

II. ÖTV Kanunu’na ekli (I) say›l› liste hakk›nda

genel bilgi

A. (I) say›l› listede yer alan mallar

(I) say›l› listedeki mallar için verginin konusunu, bu mallar›n

ithalatç›lar› veya rafineriler de dahil olmak üzere imalatç›lar›

taraf›ndan teslimi oluflturmaktad›r.

Bununla birlikte, (I) say›l› liste (A) ve (B) cetvellerinden meydana

gelmektedir. (A) cetvelinde, ÖTV Kanunu’nun yürürlü¤e

girmesinden önce uygulanan akaryak›t tüketim vergisi ve

akaryak›t fiyat istikrar pay›na tabi olan do¤algaz, akaryak›t

ürünleri ve s›v›laflt›r›lm›fl petrol gaz› (LPG) ile an›lan vergi ve

paya tabi olmamakla birlikte söz konusu mallara ikame edilmesi

mümkün bulunan petrol türevleri, baz ya¤lar, madeni ya¤lar,

petrokok ve benzeri di¤er mallar yer almaktad›r. (B) cetvelinde

ise, temelde sanayi girdisi olan solvent ve benzeri ürünler ile

bunlar›n türevleri yer almaktad›r.

Buna göre, (I) say›l› listede yer alan mallar›n ithalat› de¤il de bu

mallar›n ithalatç›lar› taraf›ndan teslimi vergiye tabi tutulmaktad›r.

Kanunun 12. maddesinde, verginin bu Kanuna ekli listelerde yaz›l›

mallar›n karfl›lar›nda gösterilen ve Bakanlar Kurulunca belirlenen

tutar ve/veya oranlarda al›naca¤› belirtilmifltir. Bu kapsamda,

(I) say›l› listede yer alan mallar›n birim ÖTV tutarlar›, en son

yay›mlanan 2009/15725 say›l› Bakanlar Kurulu Karar›’nda

31.12.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden tespit

edilmifltir.

ÖTV’de vergilendirme dönemi, bu Kanuna ekli (I) say›l› listedeki

mallar için her ay›n ilk onbefl günlük birinci ve kalan günlerinden

oluflan ikinci dönemdir. Buna göre, ilgili mallar› ithal yahut imal

edenler taraf›ndan ÖTV, bu mallar›n 15’er günlük vergilendirme

dönemlerine isabet eden teslimleri üzerinden, bu dönemleri

izleyen 10. günü akflam›na kadar verilmesi gerekmektedir.

Söz konusu vergiye tabi mallar›n ithal edilerek üretimde

kullan›mlar› da teslim say›ld›¤›ndan, ilgili dönemlerde mükellefleri

taraf›ndan beyan edilmek durumundad›r.

B. (I) say›l› listeye iliflkin mükellefiyet ve verginin

beyan›

ÖTV Kanunu’nun 1. maddesinin (a) bendinde, (I) say›l› listedeki

mallar›n ithalatç›lar› veya rafineriler dahil imal edenler taraf›ndan

tesliminin bir defaya mahsus olmak üzere vergiye tabi oldu¤u

hüküm alt›na al›nm›flt›r. Teslim ise Kanun’un 2. maddesinde “Bir

mal üzerindeki tasarruf hakk›n›n malik veya ad›na hareket

edenlerce, al›c›ya veya ad›na hareket edenlere devredilmesi”

olarak tan›mlanm›flt›r. An›lan maddenin 3 numaral› bendinde ise

vergiye tâbi mallar›n, vergiye tâbi olan mallar›n imali d›fl›nda her

ne suretle olursa olsun kullan›lmas›, sarf›, iflletmeden çekilmesi

veya iflletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru

gibi namlarla verilmesinin de teslim say›laca¤› belirtilmifltir.

Kanunu’nun 4. maddesinde (I) say›l› listelerdeki mallar› imal, infla

veya ithal edenler ile bu mallar›n müzayede yoluyla sat›fl›n›

gerçeklefltirenlerin verginin mükellefi olduklar› ifade edilmektedir.

Eylül 2010

3


(I) say›l› listenin (A) cetvelinde yer alan baz› ürünlere iliflkin olarak y›llar itibariyle belirlenen maktu ÖTV tutarlar› afla¤›daki grafikte

gösterilmektedir.

(*) Söz konusu tabloda kullan›lan veriler Gelir ‹daresi Baflkanl›¤›’n›n internet sitesinden al›nm›flt›r. 01.07.2008 tarihine kadar yay›mlanan Bakanlar

Kurulu Kararlar›nda yer almayan 2710.11.49.00.11, 2710.19.63.00.11, 2710.19.69.00.12 G.T.‹.P no’lu ürünler için bu kararlarda yer alan 2710.11.49.00.00,

2710.19.63.00.00, 2710.19.69.00.00 G.T.‹.P no’lu ürünlerin ÖTV tutarlar› dikkate al›nm›flt›r.

Buna göre, tablonun içerdi¤i tarihler aras›nda TÜFE yaklafl›k %

76,45 oran›nda artarken, listede yer alan ürünlerin % 117 ile %

360 oran›nda maktu ÖTV tutarlar›n›n art›r›ld›¤› görülmektedir.

Söz konusu art›fl›n bir k›sm›n›n, bu ürünlere ait piyasalarda y›llar

itibariyle yaflanan dalgalanmalardan etkilendi¤i unutulmamal›d›r.

C. (I) say›l› listedeki mallar için teminat uygulamas›

Kanun’un 16. maddesinde (I) say›l› listedeki mallar›n ithalinde

ödenecek özel tüketim vergisine karfl›l›k olmak üzere türü, tutar›

ve çözümüne iliflkin usul ve esaslar› Maliye Bakanl›¤›’nca

belirlenmek suretiyle teminat al›naca¤› belirtilmifltir.

Görüldü¤ü üzere, idare ithalatta vergi alaca¤›n› garanti alt›na

almak amac›yla söz konusu mallar›n ithal edilmesi s›ras›nda

Gümrük ‹darelerince vergi tutar› kadar teminat al›nmas›

uygulamas›na gitmifltir. Bu sayede, mallar›n millefltirilmesinden

sonra yap›lacak ilk teslimlerinde do¤acak verginin beyan

edilmemesi riski önlenmeye çal›fl›lmaktad›r. Zira mükellefler ilgili

mallar›n ilk teslimlerinde vergiyi yukar›da aç›klanan sürelerde

beyan ederek, vergi beyan›nda bulunulan vergi dairelerince

gümrü¤e bildirimi ile gümrükte ödedikleri teminatlar› geri

alabilmek durumundad›rlar.

D. (I) say›l› listedeki mallar için tecil-terkin

uygulamas›

1. Tecil-terkin uygulamas› hakk›nda genel bilgi

Özel Tüketim Vergisi Kanunu uygulamaya konulurken, (I) say›l›

listenin (B) cetvelinde yer alan ürünleri imalat sürecinde kullanan

sanayicilere a¤›r bir yük oluflturmamas› amac›yla tecil-terkin

müessesesi getirilmifltir. Buna göre, (I) say›l› listenin (B) cetvelinde

yer alan mallar› kullanarak (I) say›l› listede yer almayan ürünleri

imal eden sanayicilere, söz konusu mallar›n ilk tesliminde

uygulanacak vergi tutar›n›n düflük olarak ödenmesi imkan›

getirilmifltir.

4 Eylül 2010


Kanunu’nun 8. maddesinin 1 numaral› bendinde, (I) say›l› listenin

(B) cetvelindeki mallar›n (I) say›l› listeye dahil olmayan mallar›n

imalinde kullan›lmak üzere mükellefler taraf›ndan tesliminde

tarh ve tahakkuk ettirilen ÖTV’nin Bakanlar Kurulu taraf›ndan

belirlenecek k›sm›n›n, teminat al›nmak suretiyle tecil olunaca¤›

hüküm alt›na al›nm›flt›r. Söz konusu mallar›n tecil tarihini takip

eden aybafl›ndan itibaren oniki ay içinde (I) say›l› listeye dahil

olmayan mallar›n imalinde kullan›lmas› halinde tecil olunan vergi

terkin edilmektedir. Bu hükümlere uyulmamas› halinde, bu

mallar›n tecil-terkin ifllemi d›fl›ndaki amaçlarla tesliminde tarh

edilmesi gereken vergi tutar›ndan, daha önce tahsil edilen verginin

mahsubundan sonra kalan tutar, vade tarihinden itibaren 6183

say›l› Amme Alacaklar›n›n Tahsil Usulü Hakk›nda Kanunun 51.

maddesinde belirlenen gecikme zamm› ile birlikte al›c›dan tahsil

edilmektedir.

Tecil-terkin uygulamas›ndan "sanayi sicil belgesi"ni haiz

imalatç›lar yararlanabilmektedirler. Bu uygulamadan yararlanmak

isteyen imalatç› firmalar›n (I) say›l› listenin (B) cetvelindeki mallar›

ithalatç›lardan veya rafineriler dahil imalatç›lardan al›m›nda (EK:

2) "Talep ve Taahhütname" formu ile birlikte sanayi sicil belgesinin

noter veya yeminli mali müflavir taraf›ndan onaylanm›fl bir

örne¤ini ÖTV mükellefine vermeleri gerekmektedir.

ÖTV mükellefleri, bu kapsamda teslim ettikleri mallar için,

Bakanlar Kurulunun ürünün bu amaçla kullan›lmas›na iliflkin

olarak belirledi¤i tutara göre ÖTV hesaplayarak beyannamelerinin

ilgili bölümünde beyan etmeleri gerekmektedir. Beyan edilen

verginin Bakanlar Kurulu Karar›na göre tecil edilmesi öngörülen

k›sm›; bu tutar ile 12 ayl›k gecikme faizi tutar› toplam› kadar

teminat verilmesi üzerine tecil, kalan k›sm› ise tahsil edilmektedir.

edilerek, tecil edilen vergi terkin edilmesi suretiyle teminatlar

çözülmektedir.

Öte yandan, son iki takvim y›l›nda düzenlenen vergi inceleme

veya yeminli mali müflavir üretim raporlar›nda, usul ve esaslara

uygun olarak kullan›ld›¤› belirtilen mal miktarlar› esas al›nmak

suretiyle tespit edilecek azami miktar ile s›n›rl› olmak üzere, ilgili

teminat tutar›n›n % 5’i kadar teminat verilmek suretiyle de tecil

ifllemi yapt›r›labilmektedir. Bu uygulamaya “indirimli teminat

uygulamas›” denilmektedir.

2. Tecil-terkin uygulamas› kapsam›ndaki ifllemler için

belirlenen vergi tutarlar›

Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun yürürlü¤e girmesinin hemen

ard›ndan 30.07.2002 tarihli Resmi Gazete’de yay›nlanan

2002/4481 say›l› Bakanlar Kurulu Karar›’nda, bu kanuna ekli (I)

say›l› listenin (B) cetvelinde yer alan mallar›n (I) say›l› listeye

dahil olmayan mallar›n imalinde kullan›lmak üzere ithalatç›lar›

veya imalatç›lar› taraf›ndan tesliminde 0,015 TL’nin üzerindeki

k›sm›n›n tecil edilmesine karar verilmifltir.

Daha sonra 03.01.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere

yay›nlanan 2005/8392 say›l› Bakanlar Kurulu Karar› ile (I) say›l›

listenin B cetvelinde yer alan mallar›n (I) say›l› listeye dahil

olmayan mallar›n imalinde kullan›lmak üzere mükelleflerce

tesliminde birimi itibariyle ÖTV’nin 0,05 TL olarak uygulanaca¤›

ve bu tutar›n 0,035 TL’lik k›sm›n›n tecil edilece¤i aç›klanm›flt›r.

Yine bu durumda da, tecil terkin uygulamas›ndan yararlanan

mükelleflerin (I) say›l› listenin (B) cetvelinde yer alan mallar›

0,015 TL ödeyerek temin etme imkan› devam ettirilmifltir.

Öte yandan, (I) say›l› listenin (B) cetvelindeki mallar›n ithalinin

do¤rudan imalatç›lar taraf›ndan yap›lmas› ve imalatç›n›n bu

ürünleri (I) say›l› listedeki mallar d›fl›ndaki mallar›n imalinde

kullanaca¤›n› (EK: 14) formu vermek suretiyle beyan etmesi

halinde, gümrük idaresi taraf›ndan, Bakanlar Kurulunun ürünün

bu amaçla kullan›lmas›na iliflkin olarak belirledi¤i ÖTV tutar›

kadar teminat al›nmaktad›r.

Tecil terkin uygulamas›ndan faydalan›labilmesi için ilgili mallar›n

tecil tarihini veya bu kapsamda ithal edilen mallar›n ithal tarihini

takip eden aybafl›ndan itibaren 12 ay içinde imalatç›lar taraf›ndan

(I) say›l› listedeki mallar d›fl›ndaki mallar›n üretiminde kullan›lmas›

zorunlu bulunmaktad›r. Aksi takdirde, vergi dairelerince bu al›c›

veya ithalatç›lar vergi incelemesine sevk edilerek, inceleme

raporu sonucuna göre ifllem yap›lmas› öngörülmektedir.

Söz konusu kullan›mlar, ilgili y›l› takip eden y›l›n Mart ay› sonuna

kadar YMM taraf›ndan düzenlenen üretim tasdik raporu ile tevsik

02.07.2008 tarih ve 26924 say›l› Resmi Gazete’de yay›mlanarak

yay›m› tarihinde yürürlü¤e giren 2008/13835 say›l› Bakanlar

Kurulu Karar› ile (I) say›l› listenin (B) cetvelinde yer alarak bu

karar›n 2. maddesinde say›lan mallar›n (I) say›l› liste d›fl›nda kalan

ürünlerin imalinde kullan›lmas› halinde birim bafl›na 0,75 TL’yi

aflan k›sm›n›n tecil edilmesi uygun görülmüfltür. An›lan kararda

(B) cetvelinde yer alarak bu kararda say›lmayan di¤er mallar›n

(I) say›l› liste d›fl›nda yer alan ürünlerin imalinde kullan›lmas›

halinde ise birim bafl›na ödenecek verginin 0,015 TL’yi aflan

k›sm›n›n tecil terkine konu edilebilece¤i belirtilmifltir. Dolay›s›

ile kanunun 8. maddesinin 1 numaral› f›kras›nda Bakanlar

Kurulu’na verilen yetki ile söz konusu Bakanlar Kurulu Karar›

yay›mlanm›fl ve (B) cetvelinde yer alan farkl› mallar için farkl›

oranlarda tecil vergi tutarlar› düzenlenmifltir.

2008/13835 say›l› Bakanlar Kurulu Karar›’n›n yay›m tarihi olan

02.07.2008 öncesinde tüm mallar için tecil-terkin uygulamas›

kapsam›nda 0,015 TL olarak ödenen vergi, bir anda baz› mallar

Eylül 2010

5


için 0,75 TL’ye yükseltilmifltir. O dönemde vergilendirmedeki bu

yükselifl kamuoyunda büyük tepkilere neden olmufl, 04.09.2008

tarihli Resmi Gazete’de yay›mlanan 2008/14061 say›l› Bakanlar

Kurulu Karar› ile tecil terkin uygulamas›nda 0,75 TL olarak

öngörülen (tecil sonras›) vergi tutar› 0,30 TL’ye düflürülmüfltür.

Özetle, 2002 y›l›nda Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun

uygulamaya konulmas› ile (I) say›l› listenin (B) cetvelinde yer

alan mallar› üretim süreçlerinde kullanan sanayicilere bu vergiden

etkilenmemeleri için sa¤lanan tecil-terkin uygulamas› kapsam›nda

0,015 TL olarak uygulanan vergi, 2008 y›l›n›n ortas›ndan

bafllayarak günümüze kadar 0,30 TL olarak uygulana gelmifltir.

Dolay›s›yla yukar›da yer verilen Bakanlar Kurulu Kararlar› ile

bafllang›ca göre birim bafl›na ödenen ÖTV tutar› 0,285 TL

art›r›lm›fl ve imal edilen ürünlerin maliyetinde yer alan vergi

tutar› 19 kat fazla al›n›r olmufltur. Bu durumda söz konusu

ürünlerin gerek yurtiçi piyasada gerek de uluslararas› piyasadaki

rekabet gücü önemli ölçüde azalt›lm›flt›r.

Son olarak bu hususta yay›mlanan 2010/668 say›l› Bakanlar

Kurulu Karar› ile 25.07.2010 tarihinden itibaren uygulanacak

tecil vergi tutarlar›, (B) cetvelinde yer alan ürünlerin maktu vergi

tutarlar›n›n çeflitli oranlarda yüzdeleri olarak belirlenmifltir. Bu

belirleme ile esas›nda uygulanan maktu vergi tutarlar›

de¤ifltirilmemifl, yukar›da bahsi geçen 2008/14061 say›l› Bakanlar

Kurulu Karar› ile belirlenen tutarlara eflit olan vergi yüzdeleri

belirlenmifltir.

3. Tecil-terkin uygulamas›nda teminat çözümü

‹thalatç› imalatç›lar›n, (I) say›l› listenin (B) cetvelindeki mallar›

ithal edip Kanunun 8/1. maddesi uyar›nca tecil-terkin uygulamas›

kapsam›nda imalatta kullanmalar› halinde, YMM taraf›ndan

yaz›lacak Tespit Raporu üzerine bu mallar›n kullan›m› sonucu

tecil-terkin ifllemlerinin yap›ld›¤›na dair vergi dairesi taraf›ndan

düzenlenecek olan formun (EK: 12) gümrük idaresine gönderilmesi

üzerine gümrükte al›nan teminat çözülecektir. Düzenlenecek

formdaki “Sat›lan Miktar” sütununa, ithal edilen maldan bu

flekilde tecil-terkin uygulamas› kapsam›nda imalatta kullan›lan

miktar yaz›lacak, gümrük idaresince formda gösterilen bu miktara

isabet eden ÖTV tutar› kadar teminat›n çözümü ifllemi

gerçeklefltirilecektir.

‹thalatç›lar›n, (I) say›l› listenin (B) cetvelindeki mallar› ithal edip

Kanunun 8/1. maddesi uyar›nca tecil-terkin uygulamas›

kapsam›nda imalatç›lara teslim etmeleri halinde, bu teslimlere

iliflkin ÖTV’nin beyan edilmesi üzerine vergi dairesince (EK:12)

bilgi formu düzenlenerek ilgili gümrük idaresine gönderilecektir.

Gümrük idaresince, bu formdaki beyana konu teslim miktar›na

isabet eden ÖTV tutar› kadar teminat›n çözümü ifllemi

gerçeklefltirilecektir.

III. ÖTV uygulamalar›nda karfl›lafl›lan temel

problemler

A. Beyan edilmeyen ÖTV

Yukar›da yer verildi¤i üzere, ÖTV Kanunu’na ekli (I) say›l› listede

yer alan mallar›n ithalat›n›n gerçeklefltirilmesi aflamas›nda ilgili

Gümrük Müdürlüklerince ifllemin türüne göre çeflitli tutarlarda

teminatlar al›nmaktad›r. Söz konusu teminat uygulamas› bu

verginin miktar üzerinden daha önce belirlenen birim fiyatlara

göre hesaplanabilmesi sayesinde uygulama f›rsat› yaratan bir

yöntemdir. Çünkü ilgili mallar ithalat› s›ras›nda daha sonra hangi

bedelle yurtiçinde sat›l›rsa sat›ls›n, ayn› listede yer alan ÖTV’ye

tabi bir baflka ürünün imalat›nda kullan›lmad›¤› sürece bu mallar

üzerinden ödenecek ÖTV kesin olarak belirlenebilmektedir.

‹dare, bu verginin ithalattan sonra ülke içerisinde gerek imalatta

kullan›mda gerek de imalata konu edilmeksizin ilk tesliminde

ortaya ç›kmas› ile mükellefler taraf›ndan beyan edilmeme riskine

karfl› vergi tutar› kadar teminat al›narak uygulama yap›lmas›n›

uygun görmüfltür. Örne¤in (I) say›l› listede yer alan mallar› (tecil

terkine konu etmeden) ithalat yoluyla temin eden mükelleflerin

ilgili mal grubu için o dönemde geçerli olan ÖTV birim fiyat› ile

mal miktar›n›n çarp›m› neticesinde hesaplanan ÖTV tutar› kadar

gümrü¤e teminat vermeleri gerekmektedir. Verilen teminat

tutar›, söz konusu mallar›n daha sonra teslime konu edildi¤i

dönemde do¤uraca¤› vergi yüküne eflit olacak ve vergi kaça¤›n›

bu yolla engelleyecek nispette uygulanmaktad›r.

Yine yaz›m›z›n önceki k›s›mlar›nda yer verilen ve (I) say›l› listenin

(B) cetvelindeki mallar› ithalatç›lardan veya rafineriler dahil

imalatç›lardan al›m›nda Ek:2 düzenlemek suretiyle temin eden

mükelleflerin tecil edilen vergi ile 12 ayl›k gecikme faizi tutar›

toplam› kadar teminat vermesi uygun görülmüfltür. Bu durumda

da mükellefi taraf›ndan al›m›nda, daha sonra belirli bir flarta

ba¤l› olarak kullan›laca¤› taahhüt edilen mallar daha düflük vergi

ödenmek suretiyle temin edilmektedir. ‹lgili sat›fl ifllemi sonras›nda

mallar›n ilgili flartlara uygun olarak kullan›lmamas› halinde devletin

u¤rayaca¤› vergi kayb›, bu mallar›n sat›fl›nda tecil edilerek tahsil

edilmeyen vergi tutar›na eflit olmaktad›r. Hatta, bu durumda ilgili

mallar›n bu flartlara uygun kullan›lma süresi s›n›r› olan 12 ayl›k

dönem için gecikme faizi de mükelleften aran›lmaktad›r.

Görüldü¤ü üzere, idare u¤rayabilece¤i vergi kayb›n› en yüksek

tutar› ile mükelleflerden teminat almak suretiyle tahsil etmektedir.

Öte yandan, ülkemizde özellikle (I) say›l› listenin (B) cetvelinde

yer alan mallar› gerek imal ettikleri mallar›n bünyesine girecek

flekilde gerek de 3 seri no’lu ÖTV sirkülerinde belirtilen di¤er

amaçlarla (test, ya¤lama v.b.) üretim süreçlerinde kullanan birçok

iflletme bulunmaktad›r. Bu iflletmelerin birço¤u, ithal edilen

ürünler için gümrükte al›nan teminat tutarlar›n› verginin tahsili

6 Eylül 2010


olarak görmekte ve bu mallar›n ayr›ca mükellefiyet tesisi ile

beyan gerektirdi¤ini atlamaktad›rlar.

Vergi dairesi taraf›ndan, gümrükte ödenen tutarlar›n asl›nda

teminat tutarlar› oldu¤u ve bu mallar›n ithalinden sonra

Türkiye’deki ilk teslimlerinin vergiye tabi oldu¤u hususunda bir

tespitte bulunulmas› halinde ise teminatlar anlam ifade

etmemekte, mükelleflere cezalar ya¤maktad›r.

Örne¤in, bir firman›n ÖTV Kanunu’nun eki (I) say›l› listede yer

alan 2710.11.21.00.00 GT‹P numaral› White Spirit ürününü ithal

ederek, May›s 2007 döneminden itibaren kendi üretim faaliyetinde

her ay 1.000 kg test amaçl› olarak kulland›¤›n› farzedelim. Olas›

bir tespitte vergi asl› 121.797,50 TL ile birlikte ayn› tutarda vergi

ziya› cezas› 121.797,50 TL, gecikme faizi 50.456,47 TL ve Vergi

Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi kapsam›nda her

verilmeyen beyanname için özel usulsüzlük cezas› 99.400 TL

hesaplanacakt›r. (Özel usulsüzlük cezas› 01.08.2009 tarihinden

itibaren verilen beyannameler için 1.000 TL, 01.01.2009-

01.08.2009 dönemi verilen beyannameler için 1.600 TL, 2008

y›l› tamam› için 1.490 TL, 2007 y›l› tamam› için 1.390 TL olarak

uygulanmaktad›r.) Buna göre söz konusu mükellef toplam olarak

393.451,47 TL’lik vergi ve ceza ödemesi yapmak zorunda

kalacakt›r.

Hesaplama özetine afla¤›da yer verilmektedir:

Vergi Asl› Vergi Ziya› Gecikme Faizi Özel Us. Cezas› Toplam

Cezas›

121.797,50 121.797,50 50.456,47 99.400,00 393.451,47

Ayr›ca, herhangi bir dönemde beyan edilecek vergi

bulunmamas›n›n Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi

kapsam›nda uygulanacak özel usulsüzlük cezas›na bir etkisi

bulunmamakta, mükellefin bu mallar› kullanmad›¤› dönemlerde

de elektronik ortamda beyanname verme mecburiyeti

bulunmaktad›r.

Bununla birlikte bu mükellefin zaman içerisinde ilgili gümrük

idarelerine vermifl oldu¤u toplam 121.797,50 TL tutar›ndaki

teminat›n ise olas› bir incelemede uygulanacak cezalara hiçbir

etkisi olamamaktad›r. (07.07.2009 tarihli Resmi Gazete’de

yay›mlanan ve 07.10.2009’dan itibaren yürürlü¤e giren Gümrük

Kanunu’nun 202. maddesi kapsam›nda % 20 art›r›larak teminat

al›nmakta ancak bu husus örne¤imizde göz ard› edilmektedir.)

Söz konusu teminat ancak ilgili dönemlere ait beyannamelerin

beyan edilerek, mükellefin vergi dairesi taraf›ndan düzenlenecek

Ek:12 formlar›n›n ilgili gümrük idarelerine gönderilmesi ile

çözülebilecektir.

al›nmas› amac›yla al›nmaktad›r. Dolay›s›yla, finansman aç›s›ndan

bak›ld›¤›nda ortada devletin bir kayb› olmamaktad›r. Mükelleflerin

söz konusu vergiyi ilgili devlet idaresine bahsi geçen mallar›n

ithalat› esnas›nda peflinen veya teminat mektubu ile intikal

ettirmesine karfl›n, sonras›nda bu flekilde cezaland›r›lmas›n›

do¤ru bulmuyoruz.

Söz konusu verginin teminatta oldu¤u gibi ithalat› esnas›nda

hesaplanabiliyor olmas› ile bu aflamada tahsil edilebilmesinin de

mümkün oldu¤u görülmektedir. Dolay›s›yla bizim önerimiz, bu

verginin dileyen mükellefler taraf›ndan (I) say›l› listede yer alan

mallar›n ithalat› esnas›nda ödenmesinin mümkün k›l›narak,

mükellefleri gereksiz yere bu vergiye tabi mallar ile evraklar›n›n

sürekli takibi gibi ifller için kaynak ay›rmaktan kurtar›lmas›d›r.

‹lk bak›flta ÖTV’nin ithalatta peflin ödenmesi, henüz teslime konu

edilmeyen mallar üzerinden peflinen vergi tahsil edilmesi anlam›na

gelse de; ilk dönemde peflin ödemenin söz konusu olaca¤›

sonras›nda ise bir önceki dönemde ithal edilerek sat›fltan tahsil

edilecek ÖTV’nin sonraki dönemlere finansman kayna¤›

yarataca¤› unutulmamal›d›r. Hatta bu uygulamada, mükelleflerin

ilgili gümrük idaresine peflin teminat veya global teminat mektubu

vermeyecek olmalar› da göz önüne al›n›rsa ithalatta ÖTV

ödenmesinin finansman aç›s›ndan da daha verimli sonuçlara yol

açaca¤› görülebilecektir.

B. Tecil-terkin uygulamas› kapsam›nda al›nan

teminat tutarlar›

ÖTV’nin uygulanmas›nda karfl›lafl›lan bir baflka problem ise bu

ürünlerin özellikle tecil-terkin uygulamas› kapsam›nda temininde

verilen teminat tutarlar›n›n belirli bir tarihten itibaren yüksek

tutarda art›r›lmas› ile yaflanm›flt›r.

2008/13835 say›l› BKK ile 02.07.2008 tarihinden itibaren tecilterkin

uygulamas› kapsam›nda al›m› yap›lan ürünlerin tabi oldu¤u

vergi tutar› 0,05 TL’den bu ürünler için yürürlükte olan vergi

tutarlar›na ç›kar›lm›flt›r. Bunun sonucu ise bu ürünleri tecil terkin

uygulamas› kapsam›nda kullanan mükelleflerin bu ürünleri temin

ederken ödeyecekleri teminat tutarlar›n›n eskisine nazaran

dramatik flekilde artmas› fleklinde ortaya ç›km›flt›r.

Halbuki söz konusu teminat tutarlar› yaz›m›z›n önceki

bölümlerinde de belirtildi¤i üzere vergi alaca¤›n›n teminat alt›na

Eylül 2010

7


(*) Söz konusu tabloda kullan›lan veriler Gelir ‹daresi Baflkanl›¤›’n›n internet sitesinden al›nm›flt›r. 01.07.2008 tarihine kadar yay›mlanan Bakanlar

Kurulu Kararlar›nda yer almayan 2901.10.90.00.11, 2901.10.90.00.12, 2901.10.90.00.13, 2710.19.81.00.19 ve 2710.19.85.00.11 G.T.‹.P no’lu ürünler için

bu kararlarda yer alan 2901.10.90.00.11, 2901.10.90.00.12, 2901.10.90.00.13, 2710.19.81.00.19 ve 2710.19.85.00.11 G.T.‹.P no’lu ürünlerin ÖTV tutarlar›

dikkate al›nm›flt›r.

Yukar›daki tablolarda yer alan yeflil ile boyal› alanlar, tecil-terkin

uygulamas› kapsam›nda verilen teminat tutarlar›n› y›llar itibariyle

birim bafl›na göstermektedir. Buna göre özel tüketim vergisinin

ilk uygulamaya konuldu¤u dönemlerden 02.07.2008 tarihine

8 Eylül 2010


kadar tecil terkin uygulamas› kapsam›nda temin edilen ürünler

0,05 TL birim ÖTV’ye tabi olmaktayken, bu tarihten sonra

(2008/13835 say›l› BKK ile) birimi itibariyle bu mallar için

yürürlükte olan vergi tutarlar› kadar ÖTV’ye tabi olmalar›

kararlaflt›r›lm›flt›r.

Hat›rlanaca¤› üzere, vergiye tabi ürünleri ithalatç›lar›ndan veya

rafineriler dahil imalatç›dan alan mükelleflerin tecil edilecek

vergi tutar› ile 12 ayl›k gecikme faizi tutar› toplam› kadar, direkt

imalatç› vasf›yla bu ürünleri ithal etmeleri halinde ise ÖTV tutar›

kadar teminat vermeleri gerekmektedir.

Yukar›da belirtilen 2008/13835 say›l› BKK öncesinde temin edilen

ürünler 0,05 TL vergiye tabi olmakta ve 0,035 TL’si tecil edilen

ürünlere iliflkin olarak imalatç› vasf›yla ithal edilenlerde birim

bafl›na 0,05 TL, yerli imalatç›dan temin edilenlerde birim bafl›na

0,035 TL (ile 12 ayl›k gecikme faizi) kadar teminat al›nmaktayd›.

Ancak mezkur Bakanlar Kurulu Karar› ile tecil sonras› ödenen

vergi ayn› kal›rken verilen teminat tutarlar› çok büyük tutarlara

ulaflmaktad›r.

Her ne kadar, bu de¤iflikli¤in amac› söz konusu ürünleri akaryak›t

ürünlerine kar›flt›rarak vergi kayb›na neden olanlarla mücadele

olsa da; bu ürünleri imalat sürecinde kullanarak (I) say›l› liste

d›fl›nda ürünler üreten mükelleflere a¤›r finansman yükleri

getirilmifltir. Buna bir de yaz›m›z›n sonraki bölümünde

de¤inece¤imiz; verilen teminatlar›n çözümsüzlü¤ü de eklenince

ilgili ürünleri sanayi girdisi olarak kullanan mükellefler nezdinde

ciddi problemlere yol açt›¤› görülmektedir.

Bu nedendendir ki tecil-terkin uygulamas›na yönelik olarak son

y›llarda indirimli teminat uygulamas›ndan faydalanmak isteyen

mükellef say›s› artm›fl, ancak bu da beraberinde çok daha büyük

bir s›k›nt›y› do¤urmufltur. Bu s›k›nt›, bu uygulamadan yararlanmak

isteyen mükelleflerin daha önce süresinde kendilerine tevdii

etti¤i ve bir flekilde indirimli teminat baflvurusuna kadar vergi

dairelerinin dikkate almazdan geldi¤i ÖTV Üretim Raporlar›n›n

geriye yönelik olarak detayl› bir flekilde incelenmesini gerektirmesi

ile oluflmaktad›r. Zira vergi dairelerinde görev yapan memurlar›n

zaman zaman ÖTV Üretim Raporlar›n› yazan YMM’lerden istedi¤i

eksiklik yaz›lar›n›n içeri¤ine bak›ld›¤›nda; henüz bu verginin vergi

idaresinin memurlar› taraf›ndan da iyi analiz edilemedi¤i gerçe¤ini

yans›tmaktad›r.

C. Çözülemeyen teminatlar

(I) say›l› listenin (A) cetvelinde yayg›n olarak araçlarda kullan›lan

benzin, motorin v.b. ürünlerin yer ald›¤›, buna karfl›n B cetvelinde

ise daha çok solvent, madeni ya¤, incelticiler v.b. ürünlerin yer

ald›¤› görülmektedir. Özelikle son y›llarda vergi yükü çok yüksek

düzeyde olan A cetvelindeki ürünlere, vergi yükü düflük olan B

cetvelindeki mallar›n kar›flt›r›larak vergi kayb›na neden

olundu¤unun fark edilmesi ile B cetvelinde yer alan ürünlerin

birim vergi tutarlar› önemli derecede art›r›lm›flt›r.

Afla¤›daki tabloda, (I) say›l› listenin B cetvelinde yer alan baz›

ürün gruplar›na iliflkin y›llar itibariyle uygulanan ÖTV birim

fiyatlar› görülmektedir.

(*) Söz konusu tabloda kullan›lan veriler Gelir ‹daresi Baflkanl›¤›’n›n internet sitesinden al›nm›flt›r. 01.07.2008 tarihine kadar yay›mlanan Bakanlar

Kurulu Kararlar›nda yer almayan 2901.10.00.90.11; 2901.10.00.90.12; 2901.10.00.90.13; 2710.19.81.00.00; 2710.19.85.00.00; 2710.19.25.00.11 G.T.‹.P

no’lu ürünler için bu kararlarda yer alan 2901.10.90.00.11; 2901.10.90.00.12; 2901.10.90.00.13; 2710.19.81.00.19; 2710.19.85.00.11; 2710.19.25.00.00

G.T.‹.P no’lu ürünlerin ÖTV tutarlar› dikkate al›nm›flt›r.

Eylül 2010

9


Buna göre, (B) cetvelinde yer alan (gazya¤› ve deri-tekstil

müstahzarlar› haricindeki) ürün gruplar›n›n birim ÖTV tutarlar›n›n

y›llar itibariyle % 158 ile % 202 aras›nda dramatik bir flekilde

yükseldi¤i görülmektedir. 2710.19.25.00.11 G.T.‹.P. no’lu gazya¤›n›n

fiyat› ayn› kal›rken; B cetveline 28.02.2009 tarihinde eklenen

deri ve tekstil sektöründe a¤›rl›kla kullan›lan müstahzarlar›n

birim bafl›na belirlenen fiyat› 0,9345 TL, 15.07.2009 tarihinde

0,30 TL’ye düflürülmüfltür.

Ancak, bu art›fllar üretim sürecinde (B) cetvelindeki mallar›

kullanmakta olan sanayicilere ayr›ca bir yük getirmifl, bu anlamda

söz konusu ürünlerin imalat›nda kullan›ld›¤› mallar›n piyasadaki

rekabet gücü önemli ölçüde azalm›flt›r.

konusu teminat çözümü ifllemlerini mümkün olan en h›zl› yöntemle

çözmesi sanayici aç›s›ndan büyük önem tafl›maktad›r.

Tüm yükümlülüklerini yerine getiren mükelleflerin ba¤l›

bulunduklar› vergi dairelerince Ek:12 formunun doldurularak ilgili

gümrük idaresine sunulmas› neticesinde teminatlar›n çözülece¤i

gerek kanunda gerek de tebli¤de aç›kça ifade edilmesine ve bu

hususta herhangi bir tereddüt oluflmamas›na karfl›n, vergi daireleri

ve gümrük iadelerinin bu ifllemleri yerine getirmedikleri

görülmektedir. Bu hususta mükellefin hakk› olan teminatlar›n

çözülmesi için gerekli evraklar› düzenlemeyen vergi daireleri ve

memurlar›n›n yasal mevzuata ayk›r› davrand›klar›n› bir kez daha

hat›rlatmak isteriz.

Zira Kanun’un 8. maddesinin 1 numaral› bendi uyar›nca (tecil

terkin uygulamas›) söz konusu mallar› temin ederek (I) say›l›

liste d›fl›ndaki ürünlerin imalinde kullanan sanayiciler aç›s›ndan,

verginin terkini ile baz› mallar için önceden 0,015 TL olarak

ödenen ÖTV tutar›, mevcut uygulamada 0,30 TL’ye yükselmifltir.

Dolay›s›yla, bahsi geçen sanayiciler taraf›ndan üretilen ürünlerin

maliyetleri son senelerde oldukça artm›fl, buna yaz›m›z›n önceki

k›s›mlar›nda de¤inilen teminat tutarlar›ndaki art›fl da eklendi¤inde,

tecil terkin uygulamas›n›n sorunsuz yönetimi daha fazla önem

kazanm›flt›r.

Mükelleflerden talep edilen teminat rakamlar›n›n düflürülmesi

tecil terkin sisteminin Özel Tüketim Vergisi Kanunu kapsam›nda

daha sa¤l›kl› bir uygulama taban› bulmas›n› sa¤layacak

önlemlerden biri olarak görülmektedir. Zira, yaz›m›z›n önceki

k›s›mlar›nda da bahsetti¤imiz üzere tecil terkine konu edilen

vergi rakam›n›n düflük oldu¤u dönemde teminat tutar› da düflük

kald›¤›ndan bu teminatlar›n çözülmesi hususunda ciddi problemler

yaflanmamaktayd›.

(B) cetvelinde yer alan ürünler için belirlenen birim bafl›na ÖTV

tutarlar› ile (1,056 TL, 2,0135 TL v.b.) tecil terkin uygulamas›

kapsam›nda ödenen (ürüne göre de¤iflen 0,30 TL veya 0,015

TL) tutarlar aras›nda kalan tecil vergi, 1 seri no’lu ÖTV Genel

Tebli¤i kapsam›nda YMM taraf›ndan düzenlenen tespit raporunun

ilgili vergi dairesine ibraz› üzerine terkin edilmektedir.

Söz konusu uygulamada karfl›lafl›lan en büyük problem; gerek

ilgili mallar›n ithalinde gümrük idarelerine verilen, gerekse imalatç›

yahut ithalatç›s›ndan al›m›nda ilgili firman›n vergi dairesine

verilen teminat tutarlar›n›n gerekli yükümlülüklerin yerine

getirilmesine ra¤men mükelleflere geri ödemesinin

yap›lamamas›d›r.

Bu hususla ilgili olarak 1 seri no’lu ÖTV Genel Tebli¤i’nin 16.

maddesinde yer alan ifadelerden, an›lan tebli¤in 9. maddesinde

aç›klanan YMM raporunun ilgili vergi dairesine ibraz› ile yerli

al›mlarda vergi daireleri taraf›ndan, ithal al›mlarda ise yine vergi

dairesinin ilgili gümrük idaresine EK-12 düzenlemek suretiyle

gümrük idareleri taraf›ndan bu mallar›n temini esnas›nda verilen

teminatlar›n geri al›nabilece¤i anlafl›lmaktad›r.

Zira, söz konusu teminat tutarlar› gerek nakit gerek de teminat

mektubu fleklinde verilmesi neticesinde çok yüksek bir finansman

maliyetine neden olmaktad›r. Bu hususta vergi idaresinin söz

10 Eylül 2010


Vergide Gündem Eski ç›kmazlar, yeni sorunlar *

Çeviri: Ege Berber

Sa¤lam ve etkin bir vergilendirme sistemi

baflar›l› bir ekonominin temeli ve istikrarl›

geliflmenin ön kofluludur. Devletler,

bireylerden ve iflletmelerden fon

toplayarak iyi iflleyen bir devleti finanse

etmek için gerekli olan altyap›, e¤itim,

sa¤l›k ve savunma alanlar›nda yat›r›m

yaparlar. Devletler ayr›ca, toplumun en

zengin kesiminden en fakir kesimine varl›k

aktarabilir ve tercihlerini etkileyebilirler.

Ancak, etkin ve iyi yönetilen bir vergi

sistemi, sa¤lad›¤› tüm yararlara ra¤men

nadiren yap›c› bir olgu olarak karfl›m›za

ç›kar.

Kaliforniya Üniversitesi Dilbilimi Bölümü

Profesörü George Lakoff vergi ile

iliflkilendirilmifl dilin oldukça olumsuz hale

geldi¤ini iddia etmektedir. Profesör,

verginin “kurtulmak” ihtiyac› hissedilen

bir “yük” olarak görüldü¤ünü, oysa bunun

yerine verginin topluma karfl› bir nevi

“görev” olarak alg›lanmas› gerekti¤ini ileri

sürmektedir. Lakoff, bu durumu “Vergiler,

tüm vatandafllar taraf›ndan kullan›labilir

dev bir altyap›ya sahip olan, demokratik

ve f›rsat tan›yan medeni bir toplumda

yaflaman›n karfl›l›¤›nda ödedi¤imiz

bedeldir” fleklinde ifade etmektedir.

Hükümetler ekonomik krizlerin ak›beti ile

mücadele ederken vergi yine gündemdedir.

Siyaset alan›nda, finans sisteminin nas›l

yönetilece¤i ve ticari ifllemlerin üzerindeki

uluslararas› verginin sistematik riski

azaltmada oynad›¤› rol hakk›nda süregelen

bir tart›flma vard›r. Vergi cennetleri de

k›skaca girmifl bulunmakta ve baz›

elefltirmenler taraf›ndan ekonomik krizlerin

bir di¤er sebebi olarak

tan›mlanmaktad›rlar. Bu geliflmelere cevap

olarak, G20 zirvesinde vergi cennetlerine

müsamaha edilmemesine, bunun yan› s›ra

daha fazla fleffafl›¤›n ve devletlerin

birbirinden ayr› yetki alanlar› aras›nda

ayd›nlatma sa¤lanmas›n›n teflvik

edilmesine karar verilmifltir.

Tüm dünyada pek çok ülke, banka

kurtarma politikalar›n›n bedeli ve kredi

patlamas› sonras› dönem ile yüzlefltikten

sonra vergi sistemlerini önemli ölçüde

gözden geçirmek zorunda kalmaktad›r.

Yunanistan gibi krizden en ciddi flekilde

etkilenen ülkelerin vergi oranlar›nda art›fl

çoktan gözlemlenmifl bulunuyor. ‹rlanda,

‹ngiltere, Portekiz ve ‹spanya gibi büyük

bütçe a盤›na sahip ülkeler de bu aç›klar›n›

kapatabilmek için vergi sistemleri üzerinde

yeniden düflünmek ihtiyac› duyacaklar.

Tarihin tekrar tekrar gösterdi¤i üzere vergi

politikas›nda yap›lan herhangi bir de¤ifliklik

güçlükler ile yüklüdür. Yunan yetkililer

flimdiden, bir ölçüde hükümetin tasarruf

paketinin bir parças› olan vergisel

de¤iflikliklere tepki niteli¤i tafl›yan grev ve

isyanlarla mücadele ediyorlar. May›s ay›nda

Atina’da isyanc›lar›n bir bankay›

bombalamalar›n›n ard›ndan üç kifli

öldürüldü. Borç bataklar›na girip ç›km›fl ve

bütçe aç›klar› ile bafl edebilmek için ciddi

ciddi kemer s›kma politikalar›na gitmifl

Portekiz ve ‹spanya gibi di¤er ülkelerle

birlikte art›k sosyal kargafla için çözüm

bulunam›yor.

Daha basit bir ifadeyle, vergi oranlar›n›

yükseltmek hiçbir zaman tercih edilen bir

seçenek olmam›flt›r ve devletler her zaman

etkin vergi politikalar› gelifltirmekte

zorlanm›fllard›r. Verginin bir çeflit yasal

ya¤ma oldu¤una dair 13. yüzy›ldan Thomas

Aquinas’›n alg›s› flu zamana kadar hiçbir

hükümetin tam anlam›yla de¤ifltirmekte

baflar›l› olamad›¤› inatç› bir anlay›flt›r.

Vergilendirmenin topluma sa¤lad›¤› tüm

avantajlara ra¤men, verginin çok yüksek

oranlarda seyretti¤i, toplanan verginin

etkin flekilde harcanmad›¤› veya yanl›fl

kaynaklara yönlendirildi¤i fleklindeki alg›y›

de¤ifltirmek bir hükümet için oldukça

zordur.

Bu durum, basitçe vergi yükümlülerinin

paralar›ndan olmaktan hofllanmad›klar›

veya etkin flekilde yönetilmeyen vergi

gelirlerinin bir devletin meflrulu¤unu

temelden sarst›¤› gibi gerçeklerle

aç›klanamaz. Her ikisi de do¤ru olmakla

* Ernst & Young EMEIA Tax taraf›ndan yay›nlanan “T Magazine” adl› derginin 1. say›s›nda yer alan “New challenges, old dilemmas” adl› makaleden

Türkçe’ye çevrilmifltir.

Eylül 2010

11


irlikte, daha genel sorun vergilendirmenin ayn› anda bir dizi

sonuca ulaflmay› amaçlamas› ve bu amaçlara ulaflmaya çal›fl›rken

de vergilerle birlikte istenmeyen baflka birçok sonucun da ortaya

ç›kmas›d›r. Ço¤u zaman verginin toplanma flekli toplanan

miktardan önemli olabilmektedir.

Vergi sisteminde yap›lan büyük de¤iflikliklere verilen tepkiler

politika, yönetim ve verginin toplanmas› hususlar›na etkin bir

yaklafl›m›n önemini göstermektedir. Vergi oranlar› ve vergisel

seçimler, hakkaniyete dair kimi zaman çat›flan toplumsal

varsay›mlar ile verimlilik aras›nda bir denge kurmal› ya da ortak

malvarl›¤›na kimin ne katmas› gerekti¤ini dengelemelidir. Vergi

politikas›, son dönemde ‹ngiltere ve Fransa’daki banka ortaklar›n›n

kar paylar›na k›sa süreli el koyulmas› ya da pek çok ülkede görülen

tek seferlik vergilerin konulmas› örneklerinde oldu¤u gibi zaman

zaman gelirlerin artmas›yla ilgili oldu¤u kadar siyasetle de ilgili

olmaktad›r. Daha genifl bir ifadeyle, artan vergi oranlar›na ve

toplanan gelir vergilerinin kaynaklara aktar›lmas›na dair politikalar

toplumlar›n neyi adil olarak nitelendirdikleri hakk›nda belirgin

ipuçlar› vermektedir. T›pk› 1990 y›l›nda yerel hizmetlere karfl›l›k

ödenen bir çeflit bedel olan bafl vergisini uygulamaya

konuldu¤unda ‹ngiltere Baflbakan› Margaret Thatcher’›n bafl›na

geldi¤i gibi yerleflmifl kurallara meydan okuyan her vergi yo¤un

bir muhalefetle karfl› karfl›ya kalabilir.

Vergilendirmenin yönetimindeki güçlükler etkin bir sistemin

gereklili¤ini vurgulamaktad›r. En nihayetinde konu gelirlerin

art›r›lmas›d›r. Baz› ekonomistler, belli bir vergi oran›n›n üzerine

ç›k›ld›¤›nda insanlar vergi kaç›racaklar› ya da vergilendirilecek

iliflkilere girmekten vazgeçeceklerinden devlet gelirlerinin

artmaktan ziyade azald›¤›n› anlatmak için “Laffer” e¤risini

kullanmaktad›rlar. Buna göre, e¤er dolays›z vergi oranlar› s›f›ra

indirilirse devletin geliri yükselmeyecek; ancak bu oranlar yüzde

yüze ç›kar›lacak olursa da insanlar›n herhangi bir kazanç elde

etmeleri için hiçbir teflvik olmayaca¤›ndan devlet yine hiç gelir

elde edemeyecektir. Teoriye göre, bu ikisi aras›nda devletlerin

maksimum geliri elde ettikleri bir nokta olmal›d›r. Bu teorinin

kurucusu, Arthur Laffer, vergileri düflürmenin ekonomik geliflmeye

yol açaca¤›n› ileri süren “arz yönlü ekonomi” ile iliflkilendirilmifltir.

Arz yönlü ekonomi ABD Baflkan› Ronald Reagan’›n oldukça

etkilendi¤i bir teoridir. Ancak, bu teori ayn› zamanda baflta Nobel

Ödüllü ekonomist Paul Krugman taraf›ndan olmak üzere a¤›r

flekilde elefltirilmifltir.

Ne miktarda vergi hedeflendi¤i konusunun yan›nda geliri

art›rman›n yöntemi de bir di¤er meseledir. Y›llard›r, devletler çok

çeflitli vergi ve yükümlülükler koymufllard›r, birçok sistem de suç

oluflturan hareketlere vergi cezas› ba¤lam›flt›r. Örne¤in, ünlü Al

Capone çetecilikten de¤il vergi kaçakç›l›¤›ndan dolay› hapse

girmifltir.

Ne kadar etkin ve adil olursa olsun vergi politikas› içinde bulundu¤u

sistemi engellenemez flekilde de¤ifltirmek gibi bir sorunla karfl›

karfl›ya kalmaktad›r. Örne¤in, gider vergisi hükümetlere gelir

getirir, ancak bunun yan›nda da üreticilerin arz› ile tüketicilerin

talebini düflürür. Bu da ekonomistlerin “afl›r› yük” olarak

adland›rd›klar› durumu yarat›r.

Gelir vergileri, çal›flman›n getiri ve maliyetini etkileyerek emek

piyasas›nda kaç›n›lmaz etkiler yapar. Bazen, sosyal menfaatlerin

bedelini ödemekle birleflti¤inde, insanlar›n çal›flmayarak sosyal

güvenlik kurumlar›ndan elde ettikleri menfaatin çal›flarak

kazand›klar›ndan fazla oldu¤u refah tuzaklar› ortaya ç›kabilir.

Tutarl› bir vergi politikas› oluflturmay› engelleyen bafll›ca güçlük,

birbirinden farkl› amaçlara ulaflmaya çal›flmaktan kaynaklanan

kar›fl›kl›kt›r. Sözde “günah vergileri” bunun aç›k bir kan›t›d›r. Baz›

ülkelerde, devlet bütçeleri alkol ve tütün vergilerinin peflindedir.

Ayn› konumda olmalar›na ra¤men, politikac›lar nadiren öncekinin

giderini kald›rmaktan bahsederler, genelde sonuncunun giderleri

mevzubahistir. Benzer politikalar› izleyip birbirinden farkl› sonuçlar

peflinde koflmak en az›ndan tuhaf görünmektedir.

Di¤er bir örnek olarak, ço¤u ülkede kiflilerin maafllar›na ba¤l›

banka hesaplar›nda tasarruf yap›land›rmalar›ndan vergi avantaj›

elde etmelerine izin verilirken, di¤er yandan flirketlerin asl›nda

yasalara son derece uygun yap›sal de¤iflikliklerini, s›rf vergiden

kaç›nmak için yap›ld›klar› düflüncesiyle, bozmalar›n›n talep edilmesi

gösterilebilir.

Tarih dersi

Yap›lar› de¤iflmekle beraber vergiler hükümetler kadar eskidir.

Mezopotamya, Asur ve M›s›r arflivlerine bak›ld›¤›nda vergiye ve

vergiden kaç›nmaya dair say›s›z kay›tla karfl›lafl›lmaktad›r. M›s›r’da

M.Ö. 2500 öncesine giden dönemlerde bir vak›f için çal›flmak

suretiyle uygulanan vergiden kaç›nma yöntemine iliflkin kay›tlar

Pensilvanya Üniversitesi’nde mevcuttur.

Vergiler toplumun içine öylesine içinden ç›k›lmaz bir flekilde

yerleflmifltir ki onlar› ço¤u zaman sorgulamay›z. Bu yayg›n alg›y›,

modern ekonomi teorisinin kurucusu Adam Smith 1776 y›l›nda

flu flekilde kaydetmifltir: “Bir hükümetin di¤er bir hükümetten

insanlar›n cebini kurutma sanat›ndan daha iyi ö¤rendi¤i bir sanat

yoktur.”

Gerçekten de devletler, vergi sisteminden kendilerine kaynak

yaratma konusunda son derecede yarat›c› olmufllard›r. Antik

M›s›r’da hasad›n kaçta kaç›n›n firavuna ödenece¤i kesin kurallarla

belliydi. Çiftçiler, mahsullerine ve Nil’in taflma seviyesine ba¤l›

olarak hasada yapacaklar› katk› ile orant›l› olarak

vergilendirilmekteydiler.

Vergi politikas›na gösterilen tepkilerin modern toplumlar›

flekillendirmede derin bir etkisi olmufltur. Amerikan Devrimi birçok

aç›dan bir vergi isyan›yd›. Frans›z Devrimi ise büyük oranda,

yönetimin vergi koyma yetkisini art›rmak isteyip di¤er güçlerini

paylaflmakta direnç göstermesinden kaynaklanm›flt›. Modern tarih

yorumunun Parlamentonun vergilendirme yetkisini kullan›fl›n›

demokrasinin geliflmesine orant›l› olarak de¤erlendirdi¤i

‹ngiltere’de bile vergiye gösterilen tepkiler, Boudica’n›n Roma’ya

karfl› ayaklanmas›ndan 2000 y›l›nda kamyon floförlerinin petrol

12 Eylül 2010


afinerilerinin yollar›n› kapamas›na kadar, düzenli olarak tart›flmaya

katk›da bulunmufltur.

Tarihte istenmeyen sonuçlara yol açan vergi politikalar›n›n pek

çok örne¤i vard›r. Örne¤in, 18. yüzy›l›n sonlar›nda Avusturya’da

Kral 2. Josef’in çat›lardan vergi almaya karar vermesi üzerine

halk kullanmad›¤› çat›lar› sökmüfltür. 19. yüzy›lda Fransa, ‹ngiltere,

Hollanda ve ‹spanya’da evlerdeki pencere say›s› üzerinden vergi

konulmufltur. Bu da ev sahiplerinin pencerelerini tu¤layla

örmelerine sebep olmufltur.

Karmafl›kl›k uzun zamand›r vergi yönetiminin ayr›lmaz parças›d›r.

Geç dönem Orta Ça¤’da, baz› ülkelerde vergi koyma yetkisi toprak

beyleri, tüccarlar ve flehirleri kapsayacak flekilde geniflletilmiflti.

Bu oldukça karmafl›k ve yönetilmesi güç olan çok katmanl› bir

vergi toplama sistemi yaratt›. Bu nedenledir ki, vergi uyumlaflt›rma

anlaflmalar›na dair tart›flmalar çok eskiye dayan›r.

Vergi toplaman›n kendisi de ola¤anüstü maliyetlere yol açabilir.

Avrupa’n›n ekonomi tarihinde yap›lan araflt›rmalar sonucunda,

16. yüzy›l ile 20. yüzy›l aras›nda toplanan vergilerin yar›s›n›n vergi

toplan›rken harcand›¤› anlafl›lm›flt›r. Bu da hazineden sorumlu

olanlar› kamu gelirlerini modernlefltirme yollar› aramaya itmifl,

bugünkü anlam›yla bildi¤imiz gelir ve servet vergilerini ortaya

ç›karm›flt›r.

16. yüzy›lda, Korkunç ‹van ad›yla bilinen Rus Çar› 4. ‹van tebaas›n›

vergilendirmede çok yarat›c› davranm›flt›r. Korkunç ‹van, örne¤in,

silah, nitrat, kale ve savunma vergileri koymufltu. Korkunç ‹van’›n

haleflerinden Büyük Peter’in hayal gücünün de ondan afla¤› kal›r

yan› yoktu. Büyük Peter, sakal›, flapka ve ayakkab›y›, banyoyu ve

mefle tabutu vergilendirmiflti.

Vergi sisteminde daha sa¤lam reformlar›n yap›lmas› için genellikle

derin bir finansman krizinin devreye girmesi gerekmektedir. Gelir

vergisi ilk olarak ‹ngiltere’de Napolyon Savafllar› ve Kanada’da

1. Dünya Savafl› s›ralar›nda geçici bir tedbir olarak getirilmiflti.

ABD’de ise gelir vergisi ‹ç Savafl s›ras›nda koyulmufl, ancak

Anayasa’da federal vergilerin uygulanmas›na imkan veren

de¤iflikli¤e kadar (1913) çok radikal bir uygulama olarak

görülmüfltür.

Vergilerin, toplumun devlet ile iliflkisine olan bak›fl›nda

öngörülemeyen etkileri de olabilir. 19. yüzy›lda gelir vergisine

verilen tepkilerin kayna¤› vergi miktarlar›ndaki art›fl de¤il (ki bu

art›fl baflka vergi oranlar›nda yap›lacak art›fllarla kolayca

karfl›lanabilirdi), büyük oranda devletin kiflinin ekonomik aktiviteleri

hakk›nda tüm bilgilere sahip olmas›ndan kaynaklanan gizlilik

endifleleriydi. Bu endifleler flimdi çok tuhaf görünmektedir çünkü

insanlar vergi idaresine bilgi vermeye o kadar al›flm›fllard›r ki,

baflka türlü bir düzenleme hayal edilemez olmufltur.

‹fl dünyas›ndaki sorunlar

Öyleyse vergi, devlet hazinesi için gerekli kaynaklar› bulmaktan

Eylül 2010

çok daha fazlas›n› ifade etmektedir. Tarih boyunca, vergi, yaflam

tarz›m›z ve adalet duygumuz taraf›ndan flekillendirilmifl ve bir o

kadar da onlar› flekillendirmifltir. Bu flekilde, vergilendirmenin

nas›l uyguland›¤› da tutarlar kadar önemli hale gelmektedir.

Verginin karmafl›kl›¤› ve belirsizli¤i ifl hayat›nda oldukça önemli

de¤ifliklikler meydana getirmektedir. Ulusal düzeyde bile, vergi

oldukça karmafl›k, teknik bir konudur. Bu karmafl›kl›k pek çok

flirketin son y›llarda uluslararas› alanda h›zl› bir flekilde yay›lmas›

ile birleflti¤inde, iflletmelerin vergisel iliflkilerini yönetmek

konusunda bir dönüm noktas› ile karfl› karfl›ya kalm›fl olduklar›

aç›kt›r. Transfer fiyatland›rmas› gibi vergi sisteminin belli bafll›

alanlar›nda uluslararas› ilkeler gelifltirmekte kazan›lan ilerlemelere

ra¤men, iflletmeler ne kadar küresel olursa olsun, vergi halen

ulusal boyutta kalmaya devam etmektedir.

Daha da kötüsü, vergisel iliflkiler h›zla de¤iflmektedir ve pek çok

ülkede de oldukça tahmin edilemez durumdad›r. Mevzuattaki

de¤ifliklikleri takip etmek oldukça pahal› ve zaman al›c›d›r. Bu

sebeple, birçok flirketin vergisel iliflkilerini yönetmek için d›flardan

sa¤lad›klar› uzmanlara ihtiyaç duymalar›na flaflmamak gerekir.

Vergilendirmenin do¤as›ndan gelen karmafl›kl›¤›, iflin en k›demli

düzeyindeki kiflilerin bile dokunmama/bulaflmama fleklinde bir

yaklafl›m gelifltirmesine yol açm›flt›r. Ço¤unlukla, yönetim ve

denetim kurullar› kendileri iflin daha stratejik alanlar›na

yo¤unlafl›rken vergiyi uzmanlara b›rak›lacak bir alan olarak

görmektedirler. Vergiyi tart›flmaktaki bu isteksizlik anlafl›l›r bir

durumdur. Ama bir olgunun karmafl›k olmas› yöneticileri o olguyu

daha derinlemesine düflünmekten al›koymamal›d›r. Hakikaten de,

flimdi ald›klar› kararlar›n vergisel sonuçlar›n› düflünmeye zaman

ay›rman›n her zamankinden daha önemli oldu¤u söylenebilir. Ne

de olsa vergi her iflletme için esasl› bir giderdir. Yetersiz bir

flekilde yönetildi¤inde ise, flirketleri ciddi boyutta itibari ve finansal

risklere maruz b›rakmak gibi bir potansiyele sahiptir.

Yöneticilerin hofluna gitsin gitmesin, yeni düzenlemeler vergiyi

yönetim kurullar›n›n gündemine sokmaktad›r. ABD’de vergi riskleri

için karfl›l›k ayr›lmas›n› öngören FIN 48 uygulamas› ve ‹ngiltere’de

k›demli mali yöneticilerle ilgili olarak yap›lan düzenlemeler bunlar›n

çok bilinen örnekleridir. Üst düzey yöneticiler, tüm ayr›nt›lara

aflina olmasalar da, verginin ifllerini nas›l etkiledi¤ini anlamaya

gittikçe daha fazla ihtiyaç duymaktad›rlar.

Bir flirketin karfl›s›na ç›kan her büyük meselenin, nerede ve nas›l

ifli gelifltirmek, sermayeyi art›rmak, nerede araflt›rma ve gelifltirme

yapmak gerekti¤i gibi, üzerinde düflünülmesi gereken vergisel

etkileri vard›r. fiirketlerin ayn› flekilde, KDV’deki de¤iflikliklerden

karbon sal›n›m›na kadar vergiye iliflkin politik önceliklerin ifl

modellerini nas›l etkileyece¤inin bilincinde olmalar› gerekmektedir.

Bir nesil için dünyan›n en kötü finansal krizinin ard›ndan devletler

kamu finansman›n› sa¤l›¤›na kavuflturmaya ve mali durumlar›n›n

daha da kötüye gitmesini engellemeye çabalarken vergi

politikas›nda yap›lan reformlar›n daha karmafl›k ve h›zl› olmas›

beklenmektedir.

13


Vergide Gündem

English

translation

Problems related with guarantee

application in special consumption tax

Taxes based on special consumption play

a critical role in establishment of the

desired economic structure by creating

financial resources for the government,

while significantly affecting consumer

preferences. Therefore, it is crucial to

build a successful framework for these

taxes and implement them accordingly.

In our legislation, Special Consumption

Tax Law which is effective from

12.06.2002 regulates the goods subject

to tax as classified in 4 lists attached to

the law. Herewith, the tax liability and

some encountered problems regarding

the list no. (I) which includes the sort of

oil products derived from oil products will

be presented.

of Ministers Decision no. 2009/15725 and

is effective from 31.12.2009.

Period of taxation in SCT is the first fifteen

days of each month and the second period

covering the remaining days of the month

for the goods in the list no. (I) attached

to the Law. Accordingly, those who import

or manufacture the goods in question

have to pay SCT over the deliveries of

these goods corresponding to 15-day

taxation periods, until the evening of the

10th day following these periods.

Since the usage of imported goods in

production is also considered as delivery,

taxpayers must declare the tax in the

relevant periods.

I. Goods included in the List no. I

The subject of tax for the goods in the list

no. (I) is the delivery of these goods by

their importers or manufacturers including

refineries.

II. Tax liability relating to the

List no. I and declaration of tax

Under the article 4 of the Special

Consumption Tax Law, those who

manufacture, build or import the goods

in the lists no. (I) as well as those who sell

these goods through auction sales are

responsible for the tax in question.

Accordingly, delivery of the goods in the

list no. (I) by the importers are subject to

tax, not the importation of these goods.

Under the article 12 of the Law, the tax

shall be levied at the amounts and/or rates

specified for the goods in the lists attached

to this Law and determined by the Ministry

of Finance. In this context, the unit SCT

amounts of the goods in the list no. (I) has

been rearranged under the latest Council

III. Guarantee application for the

goods in the List no. (I)

On the other hand, the article 16 of the

Law states that guarantee shall be

received for the Special consumption tax

amount payable in the importation of

goods in the list no. (I); the principles and

procedures regarding the type, amount

and release of the guarantee shall be

determined by the Ministry of Finance.

As it can be seen, the authorities have

implemented the application of receiving

guarantee in the amount of the tax in

importation of these goods, in order to

secure the tax receivables in importation.

In this way, the risk of not declaring the

tax at the time of first delivery after the

good is nationalized, is eliminated.

14 Eylül 2010


IV. Cancellation-deferral application for goods in

the list no. (I)

resources for works such as continuous follow up of documents

and the goods subject to the tax.

A. General information about the cancellation-deferral

application

While putting the Special Consumption Tax Law into force, the

cancellation-deferral mechanism was introduced so that the tax

does not constitute a heavy burden for manufacturers who use

the products in the Schedule B of the list no. (I) in their

manufacturing process. Accordingly, manufacturers who

manufacture the products not included in the list no. (I) by using

the goods included in the Schedule B of the list no. (I) are allowed

to pay lower tax amount in the delivery of these goods.

B. Release of the guarantee in the cancellation-deferral

application

If importer manufacturers import the goods in the Schedule (B)

of the List no. (I) and use them in manufacturing processes in

the scope of the cancellation-deferral application pursuant to

the article 8/1 of the Law, the guarantee received at the customs

shall be released when the (EK: 12) form to be prepared by the

tax office regarding the application of cancellation-deferral

procedures is sent to the related customs authority.

V. Main issues encountered in SCT applications

A. SCT not declared

In our country, there are many enterprises which use the goods

in the Schedule B of the list no. (I) in manufacturing processes,

both in the goods they manufacture and for other purposes

(test, lubing, etc.) specified in the SCT circular series no. 3. Most

of these enterprises consider the guarantee amounts received

at the customs for imported goods as collection of the tax and

also miss the point that these goods also require tax liability

registration and declaration.

If the tax office determines that the amounts paid at customs

are actually guarantee amounts and the initial deliveries of these

goods in Turkey after importation are subject to tax, the

guarantees would not mean anything and the taxpayers are

then subject to numerous penalties.

It seems possible that the tax can be collected in the importation

stage, since it is possible to be calculated during the importation

as in guarantee. Therefore, our recommendation is to allow

taxpayers to pay the tax during the importation of goods in the

list no. (I) if they wish, so that they do not have to allocate

Though the advance payment of the SCT during importation

means the advance tax collection on goods not delivered yet at

first glance, it should be kept in mind that the advance payment

will take place in the first period; afterwards, the SCT to be

collected from the previous sales will create financial resource

for the following periods. Considering that taxpayers would not

have to provide the customs authority with advance guarantee

or global guarantee letter in this application, it can be seen that

payment of SCT in importation would lead to more efficient

results in terms of financing.

B. Guarantee amounts received in the scope of the

cancellation-deferral application

Another problem in the application of SCT has been experienced

as the guarantee amounts provided in the cancellation-deferral

application for these products have been highly increased as of

a certain date.

Under the Council of Ministers Decision no. 2008/13835, the tax

amount applicable to the products purchased in the scope of

cancellation-deferral application as of 02.07.2008 has been

increased from 0,05 TL to the tax amounts effective for these

products. Consequently, the guarantee amounts to be paid by

taxpayers who use these products in the scope of the cancellationdeferral

application, in purchasing the products in question,

have dramatically increased than before.

Although the purpose of this change is to fight against those

who cause tax loss by mixing these products with fuel products,

severe financial burdens have been introduced on taxpayers

who use these products in the manufacturing process and

manufacture products other than those in the list no. (I). With

the addition of inability to release the guarantees, which is

mentioned in the next section of our article, it is observed that

the application causes serious problems for taxpayers who use

these products as industrial input.

For this reason, the number of taxpayers who wish to benefit

from the reduced guarantee application for the cancellationdeferral

practice have increased in the recent years. But this

has brought about a much greater difficulty; the necessity to

review the SCT Production Reports of taxpayers wishing to

benefit from this practice, retrospectively and in detail. These

reports were previously filed on time but were somehow ignored

by tax offices until the reduced guarantee application. Considering

the content of letters sent for missing items required by Officials

Eylül 2010

15


working at tax offices from Sworn Fiscal Consultants who write

the SCT Production Reports from time to time, it is observed

that this tax has not been well analyzed yet by officials of the

tax office either.

C. Guarantees that cannot be released

The biggest problem encountered in the application is the inability

to refund to the taxpayer the guarantee amounts given by the

relevant company to customs authorities both during the

importation of the goods and during the purchase of the goods

from the manufacturer or the importer, although the necessary

liabilities have been fulfilled.

These guarantee amounts result in an extremely high financing

cost, when they are given both in cash and as letter of guarantee.

It is highly significant for the manufacturer that the tax authority

completes the guarantee release procedures in the fastest way

possible.

In this respect, we would like to remind once more that tax

offices and officials who do not prepare the documents required

for releasing guarantees -a right of taxpayers, are acting in

conflict with the legislation.

Decreasing the guarantee amounts demanded from taxpayers

is regarded as one of the measures that would ensure an

improved application of the cancellation-deferral system in the

scope of the Special Consumption Tax Law. As we also mentioned

in previous parts of our article, no significant problems were

experienced, since the guarantee amount is also low in the period

when the tax amount subject to cancellation-deferral is low.

16 Eylül 2010


New challenges, old dilemmas *

With governments around the world facing major fiscal

deficits, tax is once again top of the policy agenda. But

as history has repeatedly demonstrated, getting reform

right is fraught with difficulties.

Greek protests

The eruption of violence in

Greece as a response to

government austerity measures

is the most recent in a long

history of tax protests

* Published by Ernst & Young EMEIA Tax in

“T-Magazine No: 1”

• By Cornelia Glees and Paul

Kielstra

A robust and efficient taxation system is the

foundation of a successful economy and a

prerequisite for sustainable growth. By

raising revenues from individuals and

businesses, governments can invest in the

infrastructure, education, healthcare and

defense that are necessary to sustain a

well-functioning state. They can also

influence behavior and transfer wealth from

the richest sections of society to the poorest.

But despite the benefits that an efficient,

well managed taxation system brings, it is

rarely perceived as a constructive

phenomenon.

George Lakoff, Professor of Linguistics at

the University of California at Berkeley, has

argued that the language associated with

tax has come to be highly negative. Tax is

presented as a “burden” from which we need

“relief.” He suggests that taxation should

instead be seen as our “dues” to society.

“Taxes are what we pay to live in a civilized

society that is democratic, offers opportunity

and has a huge infrastructure available to

all citizens,” he writes.

As governments struggle with the aftermath

of the financial crisis, tax is once again high

on the agenda. At a policy level, there is

ongoing debate over how to regulate the

banking system, and the role that an

international tax on transactions could play

in reducing systemic risk. Tax havens have

also come under fire and have been identified

by some commentators as a contributing

factor to the financial crisis. In response, the

G20 has resolved to clamp down on

perceived havens and promote greater

transparency and disclosure between

individual jurisdictions.

Faced with the cost of bank bailouts and the

aftermath of a credit binge, many countries

around the world will be forced to make

substantial overhauls of their tax system. In

countries that have been most severely

affected by the crisis, such as Greece, tax

increases have already been imposed. Other

countries with large fiscal deficits, such as

Ireland, the United Kingdom, Portugal and

Spain, will also need to rethink their tax

policies in order to reduce their budget

deficits.

Any change to tax policy is, as history has

shown time and again, fraught with

difficulties. Already, the Greek authorities

are struggling with strikes and riots that

have been held partly in response to tax

changes that form part of the Government’s

“austerity package.” In May 2010, three

people were killed in Athens after protesters

firebombed a bank. And with other countries,

such as Portugal and Spain, having already

experienced debt downgrades and facing

certain fiscal tightening to address their

budget deficits, the prospect for further

social unrest cannot be ruled out.

Put simply, tax increases have never been

popular, and governments have always had

difficulty forming an effective tax policy.

The perception of Thomas Aquinas from the

13th century that taxes are “a form of legal

plunder” has been a persistent one that no

government since has been able to change

entirely. Despite all the advantages that

taxation brings to society, it is difficult for

any government to dislodge the perception

that it is either set too highly, is being spent

ineffectively or that it is being directed

toward the wrong outcomes.

Eylül 2010

17


USA

In 2008, the United States Inland

Revenue Service collected more

than US$2.3 trillion in revenue

and processed over 250m tax

returns. Over 101m tax returns

were filed electronically. On

average, the agency cost US$0.42

for every US$100 collected.

1 Boston Tea Party

In 1773, protests against the

British government’s Tea Act

culminated in protestors

destroying shiploads of tea by

throwing it into Boston Harbor

The issue is not simply that taxpayers do not like

being relieved of their money or that

incompetence in managing these revenues can

sap a state’s legitimacy, although both are

certainly true. The more common problem is

that taxation seeks to achieve a range of ends

simultaneously, and in trying to meet these

objectives, governments can unleash unintended

consequences. How taxation is collected often

matters more than the overall amount.

The popular response to major changes in the

tax system highlights the importance of an

efficient approach to policy, administration and

collection. The selection of a tax rate, and the

particular mix of taxes, needs to balance

efficiency with sometimes conflicting societal

assumptions about equity – or who should

contribute what to the general good. On occasion,

such as the recent short-term levy enacted on

recipients of bank bonuses in the United Kingdom

and France, or windfall taxes more generally,

tax policy becomes as much about politics as it

does about raising revenues. More broadly,

though, the progressive tax rates and

redistributive policies of most modern income

tax systems make a distinct statement about

what societies consider fair. Any tax that flies in

the face of accepted norms can inspire intense

opposition, as former United Kingdom Prime

Minister Margaret Thatcher found in 1990 when

she imposed the Poll Tax, a new system for

charging for local services.

The difficulties with administering taxation

highlight the need for an efficient system. The

point is, after all, to raise revenue. Some

economists use the Laffer curve to argue that,

beyond a certain tax rate, government revenues

are likely to fall rather than rise, because people

will either cheat or cease to engage in behavior

that is taxed. If direct tax rates are zero, then

this will raise no revenues, but if they are set at

100%, there will also be no revenue because

there is no incentive for taxpayers to generate

income. The theory argues that there must

therefore be a point somewhere between the

two where governments can earn the maximum

revenue.

The economist who devised the theory, Arthur

Laffer, came to be associated with the doctrine

of “supply-side economics,” which maintained

that cutting taxes would lead to economic growth.

Supply-side economics became very influential

in the US Republican Government of Ronald

1

18 Eylül 2010


2 Ivan the Terrible

The 16th-century Russian Tsar

instigated a number of

inventive taxes including a “gun

duty” and “nitrate duty”

Reagan. But the theory also attracted strong

criticism, notably from the Nobel Prize-winning

economist Paul Krugman.

Besides the question of how much tax to seek,

the method of raising revenue is another issue.

Over the years, governments have come up with

a wide range of taxes and duties including, in

many jurisdictions, levies on criminal activity.

For example, Al Capone was imprisoned for tax

fraud, not gangsterism.

Even if efficient and fair – however those are

defined – tax policy runs into the problem of

inevitably changing the environment in which it

operates. A sales tax, for example, brings revenue

to governments but also reduces the amount of

goods that suppliers are willing to provide or

customers are willing to buy. This creates what

economists call “a deadweight loss.”

Income taxes, by affecting the costs and benefits

of working, have an inevitable effect on the labor

market. In some cases, when combined with the

payment of social benefits, they can create

welfare traps, where people may be worse off

by working than they would be if they received

social security benefits. A key difficulty that

3

impedes the creation of coherent tax policy is

the confusion that can result from trying to meet

divergent goals. So-called “sin” taxes are a clear

illustration of this. In many countries, government

budgets often hike alcohol and tobacco taxes.

Although treated similarly, politicians rarely talk

of eliminating sales of the former, only of the

latter. It seems at the very least odd to pursue

similar policies but to seek widely divergent

results.

Another example is the way in which many

countries allow individuals to receive tax

advantages from structuring savings in specific,

pension-related accounts, but may require

companies to reverse otherwise perfectly legal

structural changes because they are deemed to

have been undertaken merely to avoid tax.

A history lesson

Taxes, in one form or another, are as old as

governments. Mesopotamian, Assyrian and

Egyptian records include numerous references

to taxation – and its avoidance. The University

of Pennsylvania even has documentation of an

Egyptian tax shelter – acquired through working

for a charity – from before 2,500 BC.

3 French Revolution

A tax system that fell heavily

on peasants and wage earners

was one of the underlying

causes of the french Revolution

of 1789

2

Eylül 2010

19


Roman Empire

The Roman Emperor Nero

instituted a tax on the collection

of urine from public cesspools,

which served as a raw material in

various Roman industrial

processes, such as tanning and

toga whitening

Taxes have been so inextricably woven into our

society for so long that we often do not question

them, other than to begrudge their existence.

Adam Smith, the father of modern economic

theory, captured a commonly held view of tax

when he noted in 1776: “There is no art which

one government sooner learns of another, than

that of draining money from the pockets of the

people.”

Governments have always been highly

imaginative in their efforts to generate revenues

through taxation. In ancient Egypt, there were

precise rules about the proportion of the harvest

that must be paid to the Pharaoh each year.

Farmers were taxed in line with their respective

yields, and their contributions estimated

according to the extent to which the Nile flooded

its banks.

Opposition to tax policy has had a profound role

in shaping modern society. The American

Revolution was, on many levels, a tax revolt. The

French Revolution arose largely from the

authorities seeking to enhance their

revenueraising capability but showing ham-fisted

reluctance to share other powers. Even in

England, where the liberal interpretation of

history credits Parliament’s use of its tax powers

with the growth of democracy, tax resistance

has regularly contributed to unrest, from

Boudica’s revolt against Rome to the blockade

by truckers of oil refineries in 2000.

There are many examples throughout history of

tax policy leading to unexpected outcomes. At

the end of the 18th century, for instance,

Austrians stripped the roofs from unused

buildings after Emperor Joseph II decided to

base taxation on roof area. In the 19th century,

a tax was levied on the number of windows in

houses in France, England, the Netherlands and

Spain. This led to many homeowners simply

bricking up their windows to avoid the charge.

Complexity has long been part and parcel of tax

administration. In the late Middle Ages, the

sovereign right to levy tolls was extended in

some countries to cover territorial lords,

merchants and cities. This created a multi tiered

system of tax collection that was highly complex

and difficult to administer. Thus, the present

debate on the harmonization of taxation

arrangements goes back a long way.

4

5

4 Adam Smith

Often portrayed as a founding

father of laissez-faire capitalism,

Adam Smith was a strong

supporter of the need for taxes

to fund governments

5 Abraham Lincoln

In 1861, US President Abraham

Lincoln created the first US

income tax with the Revenue Act

20 Eylül 2010


United Kingdom

Britain’s earliest income tax was

instituted in 1798 by William Pitt

to fund the Napoleonic Wars. The

levy ranged from less than 1% on

incomes over £60 to 10% on

those over £200 (roughly

£175,000 today). The wealthy got

off relatively lightly compared

with during World War II, when

those earning over £20,000 in

1944-45 (about £650,000 today),

had to pay 50% plus a surtax of

48%.

The very act of collecting taxes can generate

huge costs. As studies of financial history in

Europe have shown, almost half the taxes levied

between the 16th and 20th century were spent

on tax collection. This prompted the custodians

of the regal coffers to look into ways of

rationalizing public revenues, ultimately giving

rise to indirect consumer tax and the direct

income and property taxes we know today.

In the 16th century, the Russian Tsar, Ivan IV

Vasilyevich – better known as “Ivan the Terrible”

– was particularly assiduous at finding new ways

to tax his subjects. These included a “gun duty,”

“nitrate duty,” “fortressing duty” and “protection

tax.” One of his successors, Peter the Great, was

no less imaginative, levying taxes on beards and

charging duty on caps and boots, baths and oak

coffins.

More substantial reforms to the taxation system

have usually required a profound funding crisis

to enact. Income tax, for example, first appeared

in the United Kingdom as a temporary measure

during the Napoleonic Wars and in Canada during

World War I. In the United States, after its

imposition during the Civil War, it was

found to be too radical an innovation for the

Constitution to support until passage of the 16th

Amendment.

Taxation can have unintended effects on society’s

views of its relationship with the state. In the

19th century, the most common opposition to

an income tax was not the money it would raise,

which presumably would be offset by lower taxes

elsewhere, but the privacy implications of letting

the state know all of one’s economic activity. If

these considerations now seem quaint, it is at

least in part because people have become so

used to revealing information to tax officials that

any other arrangement seems unthinkable.

The challenge for business

Tax, then, is about much more than finding the

necessary revenues to fund the government

coffers. Throughout history, it has shaped and

has been shaped by our sense of fairness in

society and the way in which we live our lives.

In doing so, the details of the practical

implementation of taxation matter as much as

the bottom-line figures. The complexity and

uncertainty of the tax environment pose

considerable challenges to business. Even at a

6 16th Amendment

This Amendment of 1913 gave US

Congress the right to levy taxes

without apportioning it among

the states

7 8

7 Al Capone

In 1931, Al Capone was indicted

for tax evasion and spent time at

the notorious Alcatraz prison

8 Margaret Thatcher

The introduction of the unpopular

Community Charge, or Poll Tax,

was a key factor leading to the

resignation of the UK’s first

female Prime Minister in 1990

6

Eylül 2010

21


GE

GE filed more than 7,000 tax

returns last year. In 2007, it filed

what was then the largest United

States tax return in history. The

electronic filing was 237 MB in

size, and would have taken about

24,000 pages to print off.

national level, tax is a highly complex, technical

subject. But combine this with the huge

international expansion that many companies

have undertaken in recent years and it is clear

that businesses face a major challenge in

managing their tax affairs. Despite some progress

in developing international guidelines for certain

aspects of the tax system, such as transfer

pricing, taxation remains primarily a national

concern, even if business is now global.

To make matters worse, the tax environment is

fast-changing and, in many countries, highly

unpredictable. Keeping track of changes in

legislation is expensive and time-consuming. No

wonder, then, that many companies rely on

external specialists to help them manage their

tax affairs.

The inherent complexity of the taxation

environment has historically encouraged a handsoff

approach to the topic at the most senior

levels of business. Executive and non-executive

boards often see tax as something

that is best left to specialists while they focus

on the more strategic aspects of the business.

The reasons for this reluctance to discuss

taxation are well understood. But the fact that

a topic is complex should not absolve

business leaders from thinking more deeply

about it. Indeed, one could argue that it is now

more important than ever for them to spend

time considering the tax implications of the

decisions that they take. Tax, after all, is a major

cost to any business. It also has the potential to

expose companies to severe reputational and

financial risks if it is poorly managed.

Whether senior executives like it or not, the

regulatory agenda is demanding greater

accountability on tax issues. Legislation such as

Accounting for Uncertainty in Tax Positions (also

known as “FIN 48”) in the United States and the

senior accounting officer rules in the United

Kingdom are elevating tax on the boardroom

agenda. Senior executives increasingly need to

understand how tax affects their business, even

if they are not fully conversant with the detail.

Every major issue facing a company has tax

implications that must be considered, including

how and where to expand the business, raise

capital or conduct research and development.

Equally, companies must be aware of how tax

policy initiatives, from changes in VAT to the

regulation of carbon emissions, affect their

business model. And in the wake of the worst

financial crisis for more than a generation,

reforms to tax policy are likely to come thick

and fast as governments try to restore public

finances to health and avoid a further

deterioration in their fiscal position.

22 Eylül 2010


Vergide Gündem

Dünya’dan

vergi

haberleri

Elif Ayd›n

Serkan Meral

Almanya

Kabinenin tasarruf plan› teklifi

Alman kabinesi hükümet harcamalar›n›

kesecek, nükleer enerji tesislerine ve hava

tafl›mac›l›¤›na yeni vergiler getirecek,

enerji sektörü ile ilgili baz› vergi

indirimlerini ortadan kald›racak ve bir

finansal ifllem vergisini yürürlü¤e koyacak

olan tasarruf plan› tasar›s›n› 7 Haziran

tarihinde onaylad›. 2. Dünya savafl›ndan

bu yana Almanya’n›n en büyük tasarruf

giriflimi olarak tan›mlanan tasar› 4 y›l

içerisinde 85 milyar euro tasarruf

sa¤lamay› hedefliyor.

Baflbakan Angela Merkel Almanya’n›n

bütçe a盤›n› azaltma taahhüdünü yerine

getirmesi için önlemlerin gerekli oldu¤unu

belirtirken, tasarruflar›n büyük bir k›sm›n›n

sosyal harcamalardan gelmesi

beklenmektedir. Buna göre, iflsizlik

maafl›na hak kazanmak için

gerçeklefltirilen para ve mal soruflturmas›

daha s›k› hale getirilecek olup, iflsiz ailelere

sa¤lanan çocuk yard›mlar›nda ve iflsizlere

ödenen iflsizlik ücretlerinde kesintiye

gidilece¤i belirtilmektedir.

Tasar› gelir vergisi, sat›fl vergisi ve KDV

oranlar›nda herhangi bir art›fl içermemekte

olup, tesislerinin çal›flma süresini uzatmak

isteyen nükleer enerji üreticilerine

uygulanacak olan yeni vergi ve enerji

sektörüne tan›nan baz› vergi indirimlerinin

kald›r›lmas› sonucunda y›ll›k 2,3 milyar

euro, yurtiçinde hava tafl›mac›l›k

hizmetinde bulunan flirketlere uygulanacak

olan çevre vergisi sonucunda y›ll›k 1 milyar

euro ve finansal ifllemlere uygulanacak

olan yeni vergi sonucunda da y›ll›k 2 milyar

euro gelir elde edilmesi hedeflenmektedir.

Pakistan

Yeni bütçe tasar›s›nda vergi art›fl›

Pakistan hükümeti 5 Haziran tarihinde,

hisse sat›fllar› üzerinden al›nacak yeni

de¤er art›fl kazanc› vergisine iliflkin

hükümler ve yeni KDV uygulamas›na iliflkin

de¤ifliklikler de içeren 2010-2011 bütçe

tasar›s›n› Millet Meclisi’ne sundu.

Onaylanmas› halinde bütçe tasar›s›n›n 1

Temmuz tarihinden itibaren yürürlü¤e

girmesi beklenmektedir.

Maliye Bakan› Abdul Hafeez Shaikh

borsada 6 aydan daha az süre tutulan

hisselere %10 oran›nda, 6 ay ile 1 y›l

aras›nda tutulan hisselere ise %7,5

oran›nda de¤er art›fl kazanc› vergisi

uygulanaca¤›n›, 1 y›ldan fazla tutulan

hisselerin ise vergiden istisna tutulmaya

devam edece¤ini belirtmifltir.

IMF ile yap›lan kredi anlaflmas› sonucunda

mevcut sat›fl vergisi yerine yürürlü¤e

konmas› gereken KDV’nin ise 1 Temmuz

tarihinde yürürlü¤e girmesi beklenirken,

yeni bütçe tasar›s› kapsam›nda yürürlük

tarihi 1 Ekim tarihine ertelenmifltir.

‹talya

Aftan elde edilen gelir

‹talyan hükümeti 9 Haziran tarihinde

yapm›fl oldu¤u aç›klamada ‹talyan

mükelleflerin vergi aff› çerçevesinde 104,5

milyar euro tutar›nda yabanc› yat›r›m›

beyan edip, 5,6 milyar euro tutar›nda vergi

ödediklerini belirtmifltir.

2009 y›l›nda yürürlü¤e koyulan af ile

birlikte ‹talyan mükelleflerin yabanc›

varl›klar›n› beyan edip, bu varl›klar

üzerinden %5 düflük oranda kurumlar

vergisi ödemesini mümkün k›l›nm›flt›. 15

Aral›k 2009 tarihinde sona ermesi

beklenen aff›n, Nisan 2010’a kadar

uzat›lmas›n›n 9,2 milyar euro ek beyanda

bulunulmas›n› sa¤lad›¤› belirtilmifltir.

Portekiz

Kurumlar vergisi ve KDV

oranlar›ndaki art›fl

Portekiz Meclisi 9 Haziran tarihinde, KDV

ve büyük flirketlere uygulanan kurumlar

vergisi oranlar›nda art›fl içeren bir tasarruf

paketini onaylad›.

Söz konusu paket KDV oranlar›n› tüm

kategorilerde 1 puan art›r›rken, zaruri

ihtiyaçlar için uygulanan KDV oran› %

6’ya, restoranlar için uygulanan KDV oran›

% 12’ye ve geriye kalan birçok mal ve

hizmet için uygulanan KDV oran› % 21’e

ç›km›flt›r. Paket ayr›ca y›ll›k kazanc› 2

milyon euro’dan daha fazla olan flirketlere

uygulanacak kurumlar vergisi oran›n›n 2,5

puan art›r›larak % 27,5’a yükseltilmesi,

Eylül 2010

23


yüksek seviyeli devlet memurlar›n›n maafllar›nda % 5 oran›nda

kesintiye gidilmesi ve belirli bir tutardan daha fazla kazanan

çal›flanlara ek % 1 oran›nda vergi koyulmas› yönünde hükümler

de içermektedir.

Al›nan önlemlerin Portekiz’in bütçe a盤›n› 2010 y›l›nda gayrisafi

yurtiçi has›lan›n %7,3’üne, 2011 y›l›nda ise % 4,6’s›na düflürmesi

beklenmektedir.

Rusya

Yabanc› yat›r›mlar üzerindeki de¤er art›fl kazanc›

Rusya Devlet Baflkan› Dmitry Medvedev 18 Haziran tarihinde,

uzun vadeli do¤rudan yabanc› yat›r›mlar üzerindeki de¤er art›fl

kazanc› vergisinin 1 Ocak 2011’den tarihinden itibaren

kald›r›laca¤›n› aç›klad›. Medvedev verginin kald›r›lma amac›n›n

Rusya’ya yeni yat›r›mlar çekerek ekonomiyi canland›rmak ve

ülke ekonomisinin petrol ve do¤algaza olan ba¤›ml›l›¤›n› k›rmak

oldu¤unu belirtti (flu anda bütçe gelirlerinin yaklafl›k % 60’› bu

iki sektörden sa¤lanmaktad›r).

Mevcut uygulamaya göre Rusya sermaye kazanc› vergisi Rusya’da

yerleflik kifliler için %13, yerleflik olmayanlar için ise %30

oran›ndad›r (yerlefliklik kavram› bir y›l içerisinde en az 183 gün

Rusya’da oturma olarak tan›mlanmaktad›r). Küçük iflletmelere

sa¤lanan baz› istisnalar d›fl›nda, flirketler ise kurumlar vergisi

oran›yla ayn› oranda olan %20 oran›nda de¤er art›fl kazanc›

vergisi ödemektedir.

Sermaye kazanc› vergisinin kald›r›lmas› d›fl›nda, Medvedev ayr›ca

stratejik flirketlerin say›s›n›n önemli ölçüde azalt›l›p 280’den 41’e

indirilece¤ini belirtti (stratejik flirketler özellefltirilmesi yasak

olan ve do¤rudan yabanc› yat›r›m imkan›n›n k›s›tl› oldu¤u flirketleri

ifade etmektedir).

Moskova giriflimlerin 2013 ya da 2014 y›l›na kadar do¤rudan

yabanc› yat›r›m tutar›n› 2 kat›na ç›karaca¤›n› tahmin ederken,

Frans›z g›da devi Danone’un taze süt ürünleri bölümünü Rusya’n›n

en büyük ikinci süt ürünleri üreticisi Unimilk ile birlefltirme karar›

almas› ilk baflar› haberi olarak göze çarpmaktad›r.

Çin

Yeni kaynak vergisi

Çin 1 Haziran tarihinde petrol ve do¤algaz aç›s›ndan zengin

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde üretilen petrol ve do¤algaz›n

sat›fl› üzerinden al›nacak % 5 oran›nda bir vergiyi yürürlü¤e

koydu. Maliye Bakanl›¤›’n›n web sitesinde yer alan aç›klamada

üretim sürecinde ya da petrol alanlar› aras›nda yak›t transferinde

kullan›lan ham petrol ve gaz›n vergiye tabi olmayaca¤› belirtildi.

2 Haziran tarihinde Agence France-Presse gazetesinde ç›kan

haberde ise, Pekin’in önceki düzenlemeler alt›nda ham petrol

sat›fl›ndan ton bafl›na 30 CNY (yaklafl›k 4,40 $) ve do¤algaz

sat›fl›ndan 1.000 m3 bafl›na 15 CNY vergi ald›¤› belirtildi.

Pekin’in vergiyi önümüzdeki dönemlerde ülke çap›nda yürürlü¤e

koymas› beklenirken, hükümetin verginin yerel hükümetlere

daha fazla gelir sa¤laman›n yan›nda petrol ve do¤algaz kullan›m

maliyetini artt›rarak ülkenin do¤al kaynaklar›n›n korunmas›na

da katk›da bulunaca¤›n› ümit etmekte oldu¤u belirtilmifltir.

Macaristan

Yürürlü¤e girmesi hedeflenen banka vergisi

Macaristan Baflbakan› Viktor Orbán 8 Haziran tarihinde yapt›¤›

aç›klamada ekonomiye ve Macaristan forintine olan yat›r›mc›

güvenini geri kazanmak amac›yla yeni bir banka vergisinin

uygulamaya koyulaca¤›n›, gelir vergisi tarifesinde de¤iflikli¤e

gidilece¤ini ve küçük iflletmelere uygulanan kurumlar vergisi

oran›n›n düflürülece¤ini belirtti.

Vergi tasar›s› gelir vergisi oran›n›n sabit % 16 oran›nda

uygulanmas› ve küçük firmalara - y›ll›k geliri 500 milyon HUF’dan

(yaklafl›k 2,1 milyon $) daha düflük olan - uygulanan kurumlar

vergisinin % 19’dan % 10’a düflürülmesi yolunda hükümler

içermektedir.

Orbán ayr›ca yürürlü¤e koyulacak banka vergisi ile birlikte finans

sektöründen 200 milyar HUF (yaklafl›k 840 milyon $) tutar›nda

vergi toplamay› ve böylece bütçe a盤›n› gayrisafi yurt içi hâs›lan›n

% 3,8’inde tutma hedefine ulaflmay› ümit etmektedir.

Fakat Macaristan finansal sektör üyeleri, yeni verginin bankalar›n

daha az miktarda kredi vermelerine yol açaca¤›ndan endifle

duyarken, Almanya’n›n ikinci büyük bankas› Commerzbank da

AB ve IMF’nin (Macaristan’a en fazla borç sa¤layan kurumlar)

vergi indirimlerine olumsuz yaklaflaca¤›n› tahmin etmektedir.

Brezilya

2013 ve 2014 futbol turnuvalar› için tam istisna

Brezilya idari organ›, 2013 y›l›nda düzenlenecek olan FIFA

Konfederasyon Kupas› ve 2014 y›l›nda düzenlenecek olan Dünya

Kupas› organizasyonlar›na tam vergi istisnas› sa¤layacak olan

genifl bir vergi tasar›s›n› meclise sundu.

Söz konusu kanun tasar›s›, FIFA taraf›ndan ya da FIFA ad›na

Brezilya’da gerçeklefltirilen ve iki futbol organizasyonu ile

do¤rudan iliflkili tüm ifllemlere vergi istisnas› sa¤layacak olup,

ifllemler organizasyonlar›n kendilerini, seminerleri, toplant›lar›,

bas›n toplant›lar›n› ve benzer faaliyetleri içermektedir.

Brezilya Gelir ‹daresi turnuvalara iliflkin 2011-2015 tarihleri

aras›nda sa¤lanacak vergi indirimlerinin 900 milyon BRL (475

milyon $ civar›nda) olmas›n› beklemektedir. Afla¤›da kanun

tasla¤›na iliflkin k›sa bilgilere yer verilmektedir.

‹thalatlar için vergi istisnas›

Kanun tasar›s›n›n 3. maddesi sadece organizasyonda ve

etkinliklerin icras›nda kullan›lmak üzere ithal edilecek olan mal

ve sarf malzemelerinin ithaline tam istisna sa¤layacak olup, vergi

istisnalar› sadece FIFA, FIFA’n›n Brezilya ortakl›klar› ya da FIFA

taraf›ndan 2013 ve 2014 y›llar›nda gerçekleflecek turnuvalar›n

24 Eylül 2010


icras› için görevlendirilen firmalar taraf›ndan gerçeklefltirilen

ithalatlara uygulanacakt›r.

Tüzel kifliler için istisnalar

Kanun tasar›s›n›n 7. maddesi FIFA’y›, Brezilya’da gerçeklefltirmifl

oldu¤u faaliyetlerin 2013 ve 2014 y›llar›nda düzenlenecek olan

turnuvalar›n organizasyonu ve icras› ile ilgili oldu¤u sürece

vergiden istisna tutmaktad›r.

Kanun tasar›s› ayr›ca FIFA ya da ifltirakleri taraf›ndan sadece

futbol turnuvalar› ile ilgili olarak Brezilya’da kurulacak ifl yerlerinin

daimi ifl yeri oluflturmayaca¤›n› da belirtmektedir.

Gerçek kifliler için istisnalar

FIFA’n›n Brezilya ortakl›klar› ve resmi ortaklar taraf›ndan

turnuvalar esnas›nda geçici olarak çal›flmalar› amac›yla istihdam

edilen, Brezilya mukimi olmayan kiflilere yap›lacak ödemeler

gelir vergisinden muaf olacakt›r. Vergi istisnas› ayr›ca hakemlere,

futbolculara ve delegasyon üyelerine verilecek ödül ve ücretler

için de geçerli olacakt›r.

FIFA’ya yerel tedarikler için vergi istisnalar›

Brezilya ürünlerinin (dayan›kl› mallar d›fl›nda) üreticiler taraf›ndan

organizasyonda ya da turnuva esnas›nda kullan›m› ya da tüketimi

amac›yla FIFA, ortakl›klar› ya da ana yay›nc›s›na sat›fl› gümrükten

mal çekerken al›nan tüketim vergisinden (IPI) istisnad›r. Ayn›

sat›fl ayr›ca sosyal entegrasyon primi (PIS) ve sosyal sigorta

katk› pay›n›n (COFINS) ask›ya al›nmas›n› sa¤layacak olup, ürünün

uygun kullan›m› ya da tüketimi kan›tland›ktan sonra ertelenen

vergi istisnaya tabi tutulabilecektir.

Özel vergi rejimi

Kanun tasar›s› ayr›ca FIFA organizasyonlar›nda kullan›lacak olan

stadyumlarla ilgili Stadyum ‹nfla, Geniflletme, De¤ifltirme ve

Modernlefltirme (RECOM) çal›flmalar› için özel bir vergi rejimi de

ortaya koymaktad›r. Rejim, 31 Aral›k 2012 tarihine kadar RECOM

projeleri Spor Bakanl›¤› taraf›ndan onaylanan flirketler için geçerli

olacakt›r. RECOM flirketlerine yap›lan yerel sat›fllar üzerinden

al›nacak olan IPI, PIS, COFINS ve ithalat vergileri ertelenecek

olup, ilgili varl›k ya da ürün stadyum inflas›nda kullan›ld›ktan

sonra ertelenen vergi istisnaya dönüfltürülecektir.

RECOM hükümleri d›fl›nda tüm di¤er hükümler 1 Ocak 2011 ile 31

Aral›k 2015 tarihleri aras›nda geçerli olacakt›r. Kanun tasar›s›

ayr›ca vergi kanunlar›nda ileriki tarihlerde yap›lacak olan herhangi

bir de¤iflikli¤in FIFA ve ortaklar›na sa¤lanan vergi indirimlerini

koruyacak flekilde yap›lmas› gerekti¤ini belirtmektedir.

Eylül 2010

25


Vergide Gündem

Resmi

Gazete’den...

Ahmet Selim Ünlü

29.07.2010, 2 seri numaral›

3218 say›l› Serbest Bölgeler

Kanunu Genel Tebli¤i Resmi

Gazete’de yay›mland›.

Tebli¤ ile serbest bölgelerde personele

yap›lan ücret mahiyetindeki ödemelerin

gelir vergisi istisnas›ndan

yararland›r›lmas› için YMM’ler taraf›ndan

düzenlenmesi gereken serbest bölge

faaliyet tasdik raporunun verilme

süresine iliflkin aç›klamalarda

bulunulmufltur.

01.08.2010, 6009 say›l› “Gelir

Vergisi Kanunu ile Baz› Kanun

ve Kanun Hükmünde

Kararnamelerde De¤ifliklik

Yap›lmas›na Dair Kanun” Resmi

Gazete’de yay›mland›.

Kanun ile yap›lan baz› de¤iflikliklere

afla¤›da yer verilmifltir.

1) Kanun ile 6802 say›l› Gider Vergileri

Kanunu’nun 28. maddesinin üçüncü

f›kras› de¤ifltirilmifltir.

Buna göre söz konusu raporu, faaliyette

bulunulan takvim y›l›n› takip eden y›l›n

fiubat ay›n›n 15. günü akflam›na kadar

muhtasar beyannamenin verildi¤i vergi

dairesine teslim edemeyen mükelleflerin,

herhangi bir baflvuruda bulunulmaks›z›n,

bu süreyi takip eden 46 günlük süre

içinde vermesi halinde, raporlar›n vergi

dairelerince kabul edilece¤i hüküm alt›na

al›nm›fl olup, raporlar ek süre verilmesi

için baflvuruda bulunulmamas› nedeniyle

usulsüzlük cezas› tatbik edilmek suretiyle

iflleme konacakt›r. Bu süreden sonra

verilecek YMM raporlar› ise vergi

dairesince iflleme konulmayacakt›r.

29.07.2010, 2010/7 say›l›

zorunlu karfl›l›klar hakk›nda

Tebli¤’de de¤ifliklik yap›lmas›na

dair Tebli¤ Resmi Gazete’de

yay›mland›.

06.08.2010 tarihli zorunlu karfl›l›k

cetvelinden geçerli olmak üzere yay›m›

tarihinde yürürlü¤e giren Tebli¤ ile

zorunlu karfl›l›k oranlar›, TL

yükümlülüklerde % 5, yabanc› para

yükümlülüklerde ise % 10 olarak

de¤ifltirilmifltir.

Buna göre, bu Kanun’un uygulamas›nda

ödünç para verme ifllemlerini esas ifltigal

konusu olarak yapanlar banker

say›lacakt›r. Ödünç para verme ifllemini

esas ifltigal konusu olarak yapmayanlar›n

söz konusu ifllemleri finansman hizmeti

olarak de¤erlendirilerek katma de¤er

vergisine tabi tutmas› gerekmektedir.

2) Kanun ile BSMV’ye iliflkin istisnalar›n

yer ald›¤› 6802 say›l› Gider Vergileri

Kanunu’nun 29. maddesinin (p) bendi

de¤ifltirilmifltir. Bu de¤ifliklikten sonra

arbitraj muameleleri ve bu muameleler

sonucu lehe al›nan paralar›n yan› s›ra,

Türkiye’de kurulu borsalarda

gerçeklefltirilen vadeli ifllem ve opsiyon

sözleflmelerine iliflkin muameleler de

BSMV’den istisna olacakt›r.

3) Kanun ile 193 say›l› Gelir Vergisi

Kanunu’nun 103. maddesi de¤ifltirilmifl

ve ayn› Kanun’a geçici 78. madde

eklenmifltir.

Buna göre, ücret gelirlerinde daha önce

50.000,00 TL’den bafllayan % 35

nispetinde gelir vergisi uygulanan vergi

dilimi bafllang›ç tutar› 76.200,00 TL’ye

yükseltilmifltir. Bu kapsamda, 2010

takvim y›l›nda elde edilen ücret

ödemelerinin 76.200,00 TL’si için toplam

18.594,00 TL, artan k›sm› için ise % 35

nispetinde gelir vergisi ödenecektir.

26 Eylül 2010


Bununla birlikte, ücret d›fl› gelirler için her hangi bir tarife

de¤iflikli¤ine gidilmemifl olup, bu gibi gelirlerde eski tarife

uygulanacakt›r.

yat›r›mlarla ilgili devreden yat›r›m indiriminden yararlanan

kazançlar üzerinden da¤›t›ls›n, da¤›t›lmas›n % 19,8 oran›nda

gelir vergisi tevkifat› uygulamas› devam etmektedir.

Di¤er taraftan geçici 78. madde ile 2010 takvim y›l›na iliflkin

olarak yap›lm›fl ücret ödemeleri için bu Kanunun yay›mland›¤›

tarihe kadar yap›lm›fl olan gelir vergisi tevkifat tutarlar›n›n,

yukar›da yer verilen de¤ifliklik ile hesaplanan vergiden fazla

olmas› halinde, fark vergi tutar›n›n terkin edilece¤i, tahsil

edilmiflse mükelleflerin sonraki dönemlerde ödeyecekleri gelir

vergisinden mahsup edilece¤i, mahsup imkân›n›n olmamas›

halinde ise red ve iade olunaca¤› hüküm alt›na al›nm›flt›r. Ayn›

maddede eksik olmas› halinde ise fark›n, vergi sorumlular›

taraf›ndan bu Kanunun yay›mlanmas›ndan sonra yap›lacak

ilk ücret ödemesinden kesilerek bu ödemenin ait oldu¤u

döneme iliflkin muhtasar beyannamenin verilme ve ödeme

süresi içinde topluca verilecek ayr› bir beyanname ile beyan

edilip ödenece¤i hüküm alt›na al›nm›flt›r. Bu beyanname için

ayr›ca damga vergisi hesaplanmayacak olup, an›lan sürede

düzeltilen söz konusu fark için gecikme faizi ve vergi cezas›

aranmayacakt›r. Ancak, eksik tahakkuk etmifl olan verginin

bu süre içinde tamamlanmamas› halinde bu tarihte vergi ziya›

do¤mufl olacakt›r.

6) Kanun ile Vergi Usul Kanunu’na 107/A maddesi eklenmifl

olup, tebli¤ yap›lacak kimselere, ayn› Kanun’un 93. maddesinde

say›lan usullerle ba¤l› kal›nmaks›z›n, tebli¤e elveriflli elektronik

bir adres vas›tas›yla elektronik ortamda tebli¤ yap›labilece¤i

hüküm alt›na al›nm›flt›r.

7) Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesinin ikinci

f›kras› de¤ifltirilmifl olup, takdir komisyonuna baflvurulmas›

ile duran zamanafl›m› süresine istinaden ifllemeyen sürenin

her hâl ve takdirde bir y›ldan fazla olamayaca¤› hüküm alt›na

al›nm›flt›r.

8) Kanun ile vergi inceleme birimleri aras›nda koordinasyonu,

bilgi ak›fl›n› ve uygulama birli¤ini temin etmek, y›ll›k vergi

inceleme ve denetim plan›n› haz›rlamak ve uygulamay› izlemek

üzere “Vergi ‹nceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu”

oluflturulmaktad›r. Ayr›ca vergi incelemelerinde uyulacak

esaslar›n yer ald›¤› Vergi Usul Kanunu’nun 140. maddesinde

de de¤ifliklikler yap›lm›flt›r.

4) Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinde

de¤ifliklik yap›lm›flt›r. Buna göre bankalar›n söz konusu

maddede belirtilen arac›l›k ifllemleri dolay›s›yla 5520 say›l›

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinin birinci f›kras›

kapsam›ndaki mükellefler ile münhas›ran menkul k›ymet ve

di¤er sermaye piyasas› arac› getirileri ile de¤er art›fl› kazançlar›

elde etmek ve bunlara ba¤l› haklar› kullanmak amac›yla

faaliyette bulunan mükelleflerden 2499 say›l› Sermaye Piyasas›

Kanunu’na göre kurulan yat›r›m fonlar› ve yat›r›m ortakl›klar›yla

benzer nitelikte oldu¤u Maliye Bakanl›¤›’nca belirlenenlerin

sa¤lad›klar› gelirlere % 0 oran›nda tevkifat uygulanaca¤›

hüküm alt›na al›nm›flt›r.

5) Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 69. maddesi

de¤ifltirilmifltir. Buna göre, 2005 y›l›ndan devreden yat›r›m

indirimi tutar›n›n kullan›lmas›na iliflkin olarak herhangi bir

süre s›n›rlamas›na yer verilmemekle beraber, yat›r›m

indiriminin kullan›m› kazanc›n % 25’i ile s›n›rland›r›lmaktad›r.

Bu kapsamda, yat›r›m indirimi istisnas› sonras› kalan % 75’lik

kazanç üzerinden % 30 oran›nda de¤il, % 20 oran›nda

kurumlar vergisi ödenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte,

24.04.2003 tarihinden önceki müracaatlara istinaden

düzenlenen yat›r›m teflvik belgeleri kapsam›nda yap›lan

Buna göre, yap›lan vergi incelemesine bafllan›ld›¤› hususunun

bir tutana¤a ba¤lanmas› ve bir örne¤inin, nezdinde vergi

incelemesi yap›lan mükellefe verilmesi zorunlulu¤u getirilmifl;

vergi inceleme elemanlar› taraf›ndan vergi kanunlar›yla ilgili

kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebli¤ ve sirkülerlere

ayk›r› vergi inceleme raporu düzenlenemeyece¤i hüküm alt›na

al›nm›fl; vergi incelemeleri için azami süreler belirlenerek,

tam incelemelerin bir y›l, s›n›rl› incelemelerin alt› ay içerisinde

bitirilmesi zorunlulu¤u getirilmifl ve vergi inceleme elemanlar›

taraf›ndan düzenlenen raporlar›n, vergi kanunlar› ile bunlara

iliflkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebli¤, sirküler ve

özelgelere uygunlu¤u yönünden “Rapor De¤erlendirme

Komisyonlar›” taraf›ndan de¤erlendirilmelerine iliflkin

düzenlemeler yap›lm›flt›r.

9) Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesine

ekleme yap›lm›fl olup, Maliye Bakanl›¤› vergi kanunlar›

kapsam›ndaki yeminli mali müflavirlik tasdik ifllemlerini

elektronik ortamda gerçeklefltirmeye ve tasdike konu ifllemleri

mükellef gruplar›, faaliyet ve tasdik konular› itibar›yla ayr›

ayr› belirlemeye ve uygulatmaya yetkili k›l›nm›flt›r.

Eylül 2010

27


10) Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nun özel usulsüzlük cezalar›n›n

yer ald›¤› 353. ve mükerrer 355. maddelerinde de¤ifliklikler

yap›lm›flt›r. Buna göre, tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri

finans kurumlar› veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle

tevsik etme zorunlulu¤una uymayan mükelleflere bir takvim

y›l› içinde kesilebilecek özel usulsüzlük cezas›na 770.000

TL’lik bir üst s›n›r getirilmifltir. Elektronik ortamda beyanname

verilmesi zorunlulu¤una uyulmamas› halinde kesilmesi gereken

özel usulsüzlük cezas›n›n, beyannamenin kanuni süresinin

sonundan bafllayarak elektronik ortamda 30 gün içinde

verilmesi halinde 1/10 oran›nda, bu sürenin dolmas›n› takip

eden 30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oran›nda

uygulanaca¤› hükmü alt›na al›nm›flt›r. Elektronik ortamda

verilme zorunlulu¤u getirilen bildirim veya formlara iliflkin

olarak da, süresinden sonra düzeltme amac›yla verilen bildirim

ve formlar›n, belirlenen sürelerin sonundan itibaren 10 gün

içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezas› kesilmeyece¤i,

10 günlük süreyi takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde

ise özel usulsüzlük cezas›n›n 1/5 oran›nda uygulanaca¤›

belirlenmifl ve belge bas›m› ile ilgili bildirim görevini tamamen

veya k›smen yerine getirmeyen matbaa iflletmecilerine bir

takvim y›l›nda kesilebilecek özel usulsüzlük cezas› tutar› için

114.000 TL’lik bir üst s›n›r getirilmifltir.

11) Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nun mükelleflerin izahat

taleplerini düzenleyen 413. maddesinde de¤ifliklik yap›lm›fl

olup, mükelleflerce Gelir ‹daresi Baflkanl›¤›’ndan vergi

durumlar› ile ilgili izahat istenmesi durumunda bu taleplerin,

Baflkanl›k bünyesinde oluflturulan komisyon taraf›ndan

haz›rlanan özelgelerle cevapland›r›laca¤›, ancak ayn› durumda

olan tüm mükellefler bak›m›ndan uygulamaya yön vermek ve

aç›kl›k getirmek üzere sirküler de yay›nlayabilecekleri hüküm

alt›na al›nm›flt›r. Gelir ‹daresi Baflkanl›¤› taflra teflkilat›nca

verilecek özelgelere ise s›n›rlamalar getirilmifltir. Bu kapsamda,

söz konusu teflkilata sadece daha önce ilgili merkezi

komisyonca oluflturulan sirküler ve özelgelere uygun olmak

flart›yla görüfl verebilmeleri imkan› tan›nmaktad›r.

12) Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nun yan›lma halini düzenleyen

369. maddesinde de¤ifliklik yap›lm›fl olup, bir hükmün

uygulanma tarz› hususunda yetkili makamlar›n genel tebli¤

veya sirkülerde de¤ifliklik yapmak suretiyle görüflünü

de¤ifltirmesi halinde, oluflan yeni görüfle iliflkin genel tebli¤

veya sirküler yay›nland›¤› tarihten itibaren geçerli olaca¤›

hüküm alt›na al›nm›fl olup, yetkili makamlar taraf›ndan verilen

izahat do¤rultusunda ifllem yapan mükelleflerin incelenmesi

ve bu uygulamalar›n›n elefltiri konusu yap›lmas› durumunda

vergi cezas› kesilmemesi uygulamas› devam etmektedir. Bu

durumdaki mükelleflerden ayn› zamanda gecikme faizi de

tahsil edilmeyecektir.

13) Kanun ile Vergi Usul Kanunu’na geçici 28. madde eklenmifl

olup, 01.01.2005 tarihinden önceki dönemlere iliflkin olarak,

01.07.2010 tarihinden önce matrah takdiri için takdir

komisyonuna sevk edilmifl olup, komisyonca takdir edilen

matrah üzerinden 31.12.2012 tarihine kadar tarh ve tebli¤

edilmeyen vergiler zamanafl›m›na u¤rayaca¤› hüküm alt›na

al›nm›flt›r.

14) Kanun ile 488 say›l› Damga Vergisi Kanunu’nda baz›

de¤ifliklikler yap›lm›fl olup, finansman flirketlerince

kulland›r›lacak kredilerin temini ve geri ödenmesi amac›yla

düzenlenecek ka¤›tlar ile bu ka¤›tlar üzerine konulacak

flerhlerin (kredi kullan›mlar› hariç); tar›msal destekleme

programlar› kapsam›nda hibe deste¤i sa¤lanmas› uygun

görülen yat›r›m projelerine iliflkin olarak proje sahipleri ile

Tar›m ve Köyiflleri Bakanl›¤› aras›nda düzenlenen k⤛tlar›n;

ekici ve al›c› aras›nda düzenlenen tütün al›m sat›m›

mukavelenameleri ile 5488 say›l› Tar›m Kanunu çerçevesinde,

üretici ve al›c› aras›nda düzenlenen tar›msal üretim

sözleflmelerinin damga vergisinden istisna oldu¤u hüküm

alt›na al›nm›flt›r.

15) Kanun ile 3085 say›l› Katma De¤er Vergisi Kanunu’nun

istisnalar› düzenleyen 17. maddesi de¤ifltirilmifl olup, söz

konusu maddede say›lan kurum ve kurulufllardan sa¤l›k hizmeti

sunanlar›n teflhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine

yapacaklar› teslim ve hizmetlerin katma de¤er vergisinden

istisna oldu¤u hüküm alt›na al›nm›flt›r.

16) Kanun ile 5520 say›l› Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4. ve

5. maddelerinde de¤ifliklikler yap›lm›flt›r. An›lan Kanun’un 4.

maddesinin (b) bendinde say›lan kurum ve kurulufllardan

sa¤l›k hizmeti sunanlar›n teflhis ve tedaviye yönelik olarak

birbirlerine yapacaklar› mal ve hizmet sat›fllar›n›n söz konusu

kurumlara sa¤lanan muafiyeti ortadan kald›rmayaca¤› hüküm

alt›na al›nm›flt›r. Bununla birlikte, yabanc› ülkeler veya

uluslararas› finans kurulufllar› ile yap›lan malî ve teknik iflbirli¤i

anlaflmalar› çerçevesinde iflletmelerin büyüklüklerine

bak›lmaks›z›n yaln›zca kredi teminat› sa¤lamak üzere kurulmufl

olup bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar› teminat

sorumluluk fonlar›na ekleyen ve sahip olduklar› fonlar›

ortaklar›na da¤›tmaks›z›n, kredi sa¤layan banka ve kurulufllara

yat›ran kurumlara muafiyet getirilmifltir. Di¤er taraftan, ayn›

28 Eylül 2010


Kanun’un 5. maddesinin birinci f›kras›n›n (i) bendinde say›lan

istisnalar›n Tar›msal Üretici Birlikleri Kanunu’na göre kurulan

birliklerin üyeleri ile yapt›klar› muameleler hakk›nda da

uygulanaca¤› hüküm alt›na al›nm›flt›r.

17) Kanun ile ayr›ca 492 say›l› Harçlar Kanunu’nda da

de¤ifliklikler yap›lm›flt›r.

04.08.2010, 274 seri numaral› Gelir Vergisi

Kanunu Genel Tebli¤i Resmi Gazete’de yay›mland›.

Tebli¤ ile 6009 say›l› Kanun ile gelir vergisi dilimlerinin

de¤ifltirilmesinden sonra 01.01.2010 tarihinden bu yana yap›lan

ücret ödemeleri için 6009 say›l› Kanunun yay›m›ndan önceki

tarifeye göre yap›lm›fl olan ancak, yeni tarifeye göre fazla

kesilen gelir vergisi tevkifat tutarlar›n›n ödenecek vergilerden

mahsubu veya red ve iadesi ile eksik kesildi¤i tespit edilen

vergilerin ilave olarak kesilmek suretiyle ödenmesi ifllemlerinin

nas›l yerine getirilece¤i hususlar›nda aç›klamalarda

bulunulmufltur.

Bu kapsamda, 2010 y›l› Temmuz ay›na ait olarak A¤ustos

ay›nda muhtasar beyanname verecek olan mükelleflerin, 2010

y›l› Temmuz ay›na ait muhtasar beyannamesini vermifl ancak

tahakkuk eden vergiyi henüz ödememifl olan mükelleflerin,

2010 y›l› Temmuz ay›na ait muhtasar beyannamesini vermifl

ve tahakkuk eden vergiyi ödemifl olan mükelleflerin, muhtasar

beyannameyi üç ayl›k olarak veren mükelleflerin mahsup

ifllemlerine iliflkin olarak ne flekilde ifllem tesis edece¤i ile

yap›lm›fl olan gelir vergisi tevkifat tutar›n›n yeni hükme göre

hesaplanan vergiden az olmas› durumunda yap›lacak ifllemler

ve emeklilik, iflten ayr›lma, iflyerinin kapanmas›, ölüm vb.

durumlarda fazla kesilen vergi tutarlar›n›n iadesi konular›nda

aç›klamalar yap›lm›flt›r.

05.08.2010, 2010/709 say›l› belgesiz ihracat

kredileri ile vergi resim ve harç istisnas› belgeleri

hakk›nda kararda de¤ifliklik yap›lmas›na iliflkin

Bakanlar Kurulu Karar› Resmi Gazete’de

yay›mland›.

Karar ile 14.12.2005 tarihli ve 2005/9808 say›l› Bakanlar

Kurulu Karar› ile yürürlü¤e konulan Belgesiz ‹hracat Kredileri

ile Vergi Resim ve Harç ‹stisnas› Belgeleri Hakk›nda Karara

ekleme yap›lm›fl olup, an›lan Karar’›n 2. maddesi çerçevesinde

gerçeklefltirilen belgesiz ihracat kredileri ile vergi resim ve

harç ‹stisnas› belgeleri kapsam›ndaki ihracat taahhüdünün

Karar’›n yürürlü¤e girdi¤i tarihten itibaren iki ay içerisinde

ilgili mercilere müracaat edilmek suretiyle tevsik edilebilece¤i

ve bu süre içerisinde tevsik edilen ihracat taahhütlerinin bu

Karar hükümleri çerçevesinde kapat›laca¤› hüküm alt›na

al›nm›flt›r.

22.08.2010, 2010/768 say›l› dahilde iflleme rejimi

karar›nda de¤ifliklik yap›lmas›na iliflkin karar Resmi

Gazete’de yay›mlad›.

Karar ile 17.01.2005 tarihli ve 2005/8391 say›l› Bakanlar Kurulu

Karar› ile yürürlü¤e konulan Dahilde ‹flleme Rejimi Karar›’nda

de¤ifliklikler yap›lm›flt›r.

Buna göre, döviz kullan›m oran›, dahilde iflleme izin

belgesi/dahilde iflleme izni kapsam›ndaki CIF ithal (yurt içi

al›mlar hariç) tutar›n›n FOB ihraç tutar›na (ikincil ifllem görmüfl

ürünün serbest dolafl›ma girifl rejimi hükümlerine göre

ithalat›n›n yap›lmas› halinde bu ürünün gümrük k›ymeti dahil)

olan yüzde oran› olarak yeniden tan›mlanm›fl olup, bu oran›n

dahilde iflleme izninde, bu Karara istinaden yay›mlanacak

tebli¤ ile belirlenen bedelsiz ithalata iliflkin dahilde iflleme

izin belgesinde, dahilde iflleme izin belgesi süresi sona erdikten

veya ihracat taahhüdü kapat›ld›ktan sonra geri gelen ifllem

görmüfl ürün için yeni bir dahilde iflleme izin belgesi

düzenlenmesi halinde yeni belgede ve dahilde iflleme izin

belgesi kapsam›ndaki yurt içi al›mlarda aranmayaca¤› hüküm

alt›na al›nm›flt›r.

Ayr›ca, 01.01.2006 tarihinden önce otomotiv sektörü ile ilgili

olarak düzenlenmifl ancak üzerinde de¤iflmemifl eflya olarak

yer alan akaryak›t›n ihraç edildi¤i ilgili gümrük beyannameleri

ile tevsik edilemedi¤inden kapat›lamam›fl olan dahilde iflleme

izin belgelerinin taahhüt hesaplar›, ihracat taahhüdünün

kapat›lmas›na iliflkin di¤er flartlar sakl› kalmak kayd›yla, bu

belgelerin üzerinde de¤iflmemifl eflya olarak yer alan

akaryak›t›n ihraç edildi¤ine yönelik tespitin münhas›ran

belgenin düzenlenmesine esas teflkil eden akaryak›ta yönelik

hammadde sarfiyat hesab› dikkate al›nmak suretiyle

kapat›lacakt›r.

Eylül 2010

29


No

Tarih

Sirküler indeks

Konu

76 31.08.2010

75 25.08.2010

74 12.08.2010

73 12.08.2010

72 11.08.2010

71 06.08.2010

70 04.08.2010

69 04.08.2010

68 03.08.2010

67 02.08.2010

66 28.07.2010

65 29.07.2010

64 28.07.2010

63 23.07.2010

62 23.07.2010

61 19.07.2010

60 15.07.2010

59 09.07.2010

58 09.07.2010

57 01.07.2010

56 25.06.2010

55 25.06.2010

54 24.06.2010

Özelge (mukteza) uygulamas›na iliflkin düzenlemelerin yer ald›¤› yönetmelik Resmi Gazete’de yay›mland›.

Faktoring flirketleri taraf›ndan ayr›lan flüpheli alacak karfl›l›klar› için has›lat yaz›lma flart› olmad›¤›na dair

Dan›fltay karar›.

6009 Say›l› Kanun ile yan›lma hali ve mukteza (özelge) uygulamas›na iliflkin yeni düzenlemeler yap›ld›.

ABD kökenli kiflilerin yurtd›fl›ndan elde ettikleri gelirlerin Amerikan vergi idaresine bildirilmesi gerekiyor.

6009 Say›l› Kanun ile vergi incelemelerinde uyulacak esaslar konusunda yeni düzenlemeler yap›ld›.

6009 Say›l› Kanun ile yat›r›m indirimi istisnas› uygulamas› hakk›nda de¤ifliklikler yap›ld›.

6009 Say›l› Kanun ile Gider Vergileri Kanunu’nun istisna hükümleri ile verginin konusuna giren ifllemlere

iliflkin hükümlerinde de¤ifliklikler yap›ld›.

6009 Say›l› Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nun tarh zamanafl›m›na iliflkin hükümlerinde de¤ifliklikler yap›ld›.

Maliye Bakanl›¤›, 2010 y›l› ücret gelirlerine uygulanacak gelir vergisi tarifesi ile ilgili aç›klamalar yapt›.

6009 Say›l› Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nun özel usulsüzlük cezalar›na iliflkin hükümlerinde de¤ifliklikler

yap›ld›.

Temmuz/2010 ücretlerine uygulanacak gelir vergisi tarifesi sorunu

YMM’ler taraf›ndan düzenlenecek “Serbest Bölge Faaliyet Tespit Raporu”nun ibraz süresi.

ÖTV Kanunu’na ekli (I) say›l› listenin (B) cetvelinde yer alan mallar için tecil ve tahsil edilecek ÖTV tutarlar›n›

gösteren listenin yer ald›¤› ÖTV sirküleri yay›nland›.

‘‘Gelir Vergisi Kanunu ile Baz› Kanun ve KHK’lerde De¤ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun’’ TBMM Genel Kurulu’nda

kabul edildi.

Maliye Bakanl›¤›, ÖTV Kanunu uygulamalar›na iliflkin aç›klamalar yapt›.

Banka, sigorta flirketi ve sermaye piyasas› arac› kurumlar›n›n, Vergi Usul Kanunu’ndan do¤an bildirim

yükümlülüklerini 2 A¤ustos 2010 tarihine kadar yerine getirmeleri gerekiyor.

399 S›ra Numaral› Vergi Usul Kanunu Genel Tebli¤i ile Amortisman Listesi’nde yer alan baz› s›n›flar›n isimleri

de¤ifltirilmifl ve Amortisman Listesi’ne yeni iktisadi k›ymetler ilave edilmifltir.

1 Temmuz 2010 tarihinden itibaren uygulanacak olan, gelir vergisinden istisna yurtiçi ve yurtd›fl› gündelik

tutarlar› ile bu tutarlara karfl›l›k gelen gelir dilimleri.

1 Temmuz 2010 tarihinden itibaren gelir vergisinden istisna olarak de¤erlendirilecek olan; k›dem tazminat›,

çocuk yard›m› ve sigorta flirketlerince sigortal›lara yap›lacak ödeme tutarlar›.

‹MKB’de ifllem gören tahvil ve bonolar›n 30 Haziran 2010 tarihi itibar›yla de¤erlemesinde esas al›nacak borsa

rayiçleri.

Maliye Bakanl›¤›, tafl›nmaz (gayrimenkul) sat›fl›nda katma de¤er vergisi uygulamas› ile ilgili aç›klamalar yapt›.

Maliye Bakanl›¤›, iflgücü temin hizmetlerinde katma de¤er vergisi tevkifat› uygulamas› ile ilgili aç›klamalar

yapt›.

Maliye Bakanl›¤›, indirilemeyecek katma de¤er vergisi uygulamas› ile ilgili aç›klamalar yapt›.

30 Eylül 2010


Vergi takvimi

2010 Eylül ay› mali yükümlülükler takvimi

7 Eylül 2010 Sal› * A¤ustos 2010 dönemine iliflkin çeklere ait de¤erli k⤛tlar vergisinin bildirimi ve ödenmesi

13 Eylül 2010 Pazartesi * 16-31 A¤ustos 2010 dönemine ait petrol ve do¤algaz ürünlerine iliflkin özel tüketim vergisi

beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesi ve verginin ödenmesi

15 Eylül 2010 Çarflamba * A¤ustos 2010 dönemine ait kolal› gazoz, alkollü içecekler ve tütün mamullerine iliflkin özel

tüketim vergisi beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesi ve verginin ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait dayan›kl› tüketim ve di¤er mallara iliflkin özel tüketim vergisi

beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesi ve verginin ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait tescile tabi olmayan motorlu tafl›t araçlar›na iliflkin özel tüketim

vergisi beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesi ve verginin ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait banka ve sigorta muameleleri vergisi beyannamesinin elektronik

ortamda gönderilmesi ve verginin ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait özel iletiflim vergisi beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesi

ve verginin ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait kaynak kullan›m› destekleme fonu kesintilerinin bildirimi ve ödenmesi

20 Eylül 2010 Pazartesi * A¤ustos 2010 dönemine ait belediyelere ödenecek vergilerin (haberleflme vergisi hariç) beyan›

ve ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait flans oyunlar› vergisi beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesi

ve verginin ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait yar›flma ve çekilifller ile futbol müsabakalar›na ait müflterek

bahislerle ilgili veraset ve intikal vergisinin elektronik ortamda beyan› ve ödemesi

23 Eylül 2010 Perflembe * A¤ustos 2010 dönemine ait gelir vergisi stopaj›n›n muhtasar beyanname ile elektronik ortamda

beyan›

* A¤ustos 2010 dönemine ait kurumlar vergisi stopaj›n›n muhtasar beyanname ile elektronik

ortamda beyan›

* A¤ustos 2010 dönemine ait istihkaktan kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergisi ile sürekli

mükellefiyeti bulunanlar için makbuz karfl›l›¤› ödenmesi gereken damga vergisinin elektronik

ortamda beyan›

* A¤ustos 2010 dönemine ait iliflkin sosyal güvenlik primlerinin elektronik ortamda beyan edilmesi

24 Eylül 2010 Cuma * A¤ustos 2010 dönemine ait katma de¤er vergisi beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesi

27 Eylül 2010 Pazartesi * 1-15 Eylül 2010 dönemine ait petrol ve do¤algaz ürünlerine iliflkin özel tüketim vergisi

beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesi ve verginin ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait muhtasar beyanname ile beyan edilen gelir vergisi stopaj›n›n

ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait muhtasar beyanname ile beyan edilen kurumlar vergisi stopaj›n›n

ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait istihkaktan kesinti suretiyle tahsil edilen damga vergisi ile sürekli

mükellefiyeti bulunanlar için makbuz karfl›l›¤› ödenmesi gereken damga vergisinin ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemi katma de¤er vergisinin ödenmesi

30 Eylül 2010 Perflembe * A¤ustos 2010 dönemine ait sosyal güvenlik primlerinin ödenmesi

* A¤ustos 2010 dönemine ait haberleflme vergisinin elektronik ortamda beyan› ve ödenmesi

A¤ustos 2010 31


Vergi hakk›nda Eylül 2010

Pratik Bilgiler

Perakende sat›fl fifli veya ödeme kaydedici cihaz fifli

düzenleme üst s›n›r› (01.01.2010’dan itibaren)

Do¤rudan gider yaz›labilecek demirbafllar için aranacak üst s›n›r

(01.01.2010’dan itibaren)

680 TL

680 TL

Konut kira gelirlerinde gelir vergisinden istisna edilen tutar (2010) 2.600 TL

Temerrüt faizi (01.07.2009 tarihinden itibaren) % 19

Gelir vergisi tevkifat oranlar›

Y›llara sari inflaat ve onarma ifllerini yapanlara ödenen

istihkak bedelleri % 3

‹flyeri kira ödemeleri % 20

Serbest meslek kazançlar› % 20

Mevduat ve döviz tevdiat hesaplar›na ödenen faizler

(her vadede) % 15

Hazine bonosu ve Devlet tahvili faiz gelirleri Dar mükellefler % 0

(TL veya yabanc› para cinsinden ihraç edilmifl) Di¤erleri % 10

Repo kazançlar› % 15

IMKB’de ifllem gören hisse senetlerinin al›m sat›m kazançlar›

(Tam mükelleflerin menkul k›ymet yat›r›m ortakl›¤›

hisse senetlerinden elde etti¤i kazançlardan % 10) % 0

Yeniden de¤erleme oranlar›

2009 y›l› için % 2,2

2008 y›l› için % 12,0

2007 y›l› için % 7,2

Reeskont ve avans ifllemlerinde uygulanacak iskonto ve faiz oranlar›

Reeskont ifllemlerinde uygulanacak iskonto oran› (y›ll›k) % 15

Avans ifllemlerinde uygulanacak faiz oran› (y›ll›k) % 16

Not: 238 seri numaral› VUK Genel Tebli¤i uyar›nca alacak ve borç senetlerinin iç iskonto

yöntemiyle reeskontu iflleminde, (22.12.2009 tarihinden itibaren) % 16 oran› esas al›nacakt›r.

Gelir vergisinden istisna yurtiçi gündelik tutarlar› (01.07.2010-31.12.2010)

Brüt ayl›k tutar›

Gündelik tutar›

1.357,83 ve fazlas› 39,00 TL

1.347,13 - 1.357,82 33,00 TL

1.216,35 - 1.347,12 30,00 TL

1.049,90 - 1.216,34 27,50 TL

847,49 - 1.049,89 25,00 TL

847,48 ve daha afla¤›s› 24,00 TL

Tecil faizi oranlar›

Uyguland›¤› dönem

Y›ll›k oran

21.12.2000 - 30.03.2001 % 36

31.03.2001 - 01.02.2002 % 72

02.02.2002 - 11.11.2003 % 60

12.11.2003 - 03.03.2005 % 36

04.03.2005 - 27.04.2006 % 30

28.04.2006 - 20.11.2009 % 24

21.11.2009 tarihinden itibaren % 19

Gecikme zamm› ve gecikme faizi oranlar›

Uyguland›¤› dönem

Ayl›k oran

02.12.2000 - 28.03.2001 % 5,00

29.03.2001 - 30.01.2002 % 10,00

31.01.2002 - 11.11.2003 % 7,00

12.11.2003 - 01.03.2005 % 4,00

02.03.2005 - 20.04.2006 % 3,00

21.04.2006 - 18.11.2009 % 2,50

19.11.2009 tarihinden itibaren % 1,95

Geçici vergi oranlar› (2010 y›l›)

Gelir vergisi mükelleflerinde % 15

Kurumlar vergisi mükelleflerinde % 20

Gelir vergisinden istisna çocuk yard›m› (01.07.2010 - 31.12.2010)

0-6 yafl grubunda bulunanlar 29,72 TL

Di¤erleri

14,86 TL

Gelir vergisinden istisna olan günlük yemek yard›m›

01.01.2010 tarihinden itibaren (KDV Hariç) 10,00 TL

Sakatl›k indirimi (2010)

1. derece sakatlar 680 TL

2. derece sakatlar 330 TL

3. derece sakatlar 160 TL

Damga vergisi oranlar› / tutarlar› (2010)

Ücretlerde (Avanslar dahil) Binde 6,60

Mukavelenamelerde Binde 8,25

Kira mukavelenamelerinde

(Mukavele süresine göre kira bedeli üzerinden) Binde 1,65

Bilançolar

21,55 TL

Gelir tablolar›

10,55 TL

Y›ll›k gelir vergisi beyannameleri

27,90 TL

Kurumlar vergisi beyannameleri

37,25 TL

Katma de¤er vergisi ve muhtasar beyannameler

18,55 TL

2010 y›l› gelirlerine uygulanacak gelir vergisi tarifesi

A. Ücret gelirleri

Gelir Dilimi

Vergi Oran›

8.800 TL’ye kadar % 15

22.000 TL’nin 8.800 TL’si için 1.320 TL, fazlas› % 20

76.200 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL, fazlas› % 27

76.200 TL’den fazlas›n›n 76.200 TL’si için 18.594 TL, fazlas› % 35

B. Ücret d›fl›ndaki gelirler

Gelir Dilimi

Vergi Oran›

8.800 TL’ye kadar % 15

22.000 TL’nin 8.800 TL’si için 1.320 TL, fazlas› % 20

50.000 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL, fazlas› % 27

50.000 TL’den fazlas›n›n 50.000 TL’si için 11.520 TL, fazlas› % 35

Özel usulsüzlük cezalar› (2010 y›l›)

Özel usulsüzlük fiilleri

Ceza tutar›

Fatura, gider pusulas›, serbest meslek makbuzu,

Her bir belge için

müstahsil makbuzu verilmemesi ve al›nmamas› halinde, 160 TL’den az olamaz.

belgede yaz›lmas› gereken mebla¤›n %10’u.

Fatura, gider pusulas›, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu,

perakende sat›fl fifli, ödeme kaydedici cihaz fifli ve yolcu tafl›ma

biletlerinin al›nmamas› (vergi mükellefi olmayanlar için)

32 TL

Vergi levhas› bulundurulmamas› veya as›lmamas›

160 TL

Tek düzen hesap plan›na ve mali tablolara iliflkin

usul ve esaslara uyulmamas›

3.500 TL

Vergi kimlik numaras› ile ilgili mecburiyetlere uyulmamas›

(her bir ifllem için)

190 TL

Vergi kimlik numaras› ile ilgili bildirim mecburiyetine uyulmamas› 770 TL

Yetkililerce istenilen bilgilerin verilmemesi (1. s›n›f tüccarlar) 1.000 TL

Asgari ücret (16 yafl›n› doldurmufl iflçiler)

Ödemeler/Kesintiler 01.01.2010-30.06.2010 01.07.2010-31.12.2010

Brüt asgari ücret 729,00 TL 760,50 TL

Sosyal güvenlik primi iflçi pay› (%14) 102,06 TL

106,47 TL

‹flsizlik sigortas› primi iflçi pay› (%1) 7,29 TL 7,61 TL

Gelir vergisi matrah› 619,65 TL 646,42 TL

Hesaplanan gelir vergisi (%15) 92,95 TL 96,96 TL

Asgari geçim indirimi (*) (-) 54,68 TL 54,68 TL

Ödenecek gelir vergisi 38,27 TL 42,28 TL

Damga vergisi (binde 6,6) 4,81 TL 5,02 TL

Kesintiler toplam› 152,43 TL 161,38 TL

Net asgari ücret 576,57 TL 599,12 TL

(*) Yukar›daki asgari geçim indirimi hesaplamas› çal›flan›n bekar oldu¤u varsay›m›na göre

yap›lm›flt›r. Çal›flan›n medeni durumu ve çocuk say›s›na göre asgari geçim indirimi tutar›

de¤iflecektir. Ücretlinin, eflinin çal›flmamas› ve 4 çocuklar›n›n bulunmas› durumunda,

asgari geçim indirimi tutar› 92,95 TL olacakt›r.

Sosyal güvenlik primine esas ayl›k kazançlar›n alt ve üst s›n›rlar›

Uyguland›¤› dönem Alt s›n›r (TL) Üst s›n›r (TL)

01.01.2010-30.06.2010 729,00 4.738,50

01.07.2010-31.12.2010 760,50 4.943,40

‹flsizlik sigortas› prim oranlar› (2010 y›l›)

‹flçiden % 1

‹flverenden % 2

Devlet katk›s› % 1

Gelir vergisinden istisna k›dem tazminat› tutarlar›

Uyguland›¤› dönem

Tutar (TL)

01.01.2010 - 30.06.2010 2.427,04

01.07.2010 - 31.12.2010 2.517,00

32 Eylül 2010


Concerning tax September 2010

Practical Information

The upper limit for drawing up retail sales slips or payment

recording device voucher (beginning from 01.01.2010) TRL 680

The upper limit to be sought for the furniture, fittings and fixtures

to be directly recorded as expense (beginning from 01.01.2010) TRL 680

The amount exempted from income tax in rental fees paid

for housing (2010) TRL 2.600

Default interest (beginning from 01.07.2009) 19%

Withholding tax rates

Progress payments paid to those performing multi-year

construction and repair works 3%

Work place rent payments 20%

Independent professional payments 20%

Interests paid to deposit and foreign exchange deposit

accounts (at any maturity) 15%

Interest income from Government bonds and

Treasury bills Non-Residents 0%

(issued in TRL or foreign currency) Others 10%

Repo gains 15%

Capital gains from share certificates traded in Istanbul

Stock Exchange. (10 % for capital gains that resident taxpayers

derived from shares of marketable security investment trusts) 0%

The revaluation rates

For the year 2009 2,2%

For the year 2008 12,0%

For the year 2007 7,2%

Discount and interest rates to be applied in rediscount and advance

transactions

Rate of discount applicable on rediscount transactions (annual) 15%

Rate of interest applicable on advance transactions (annual) 16%

Note: Pursuant to Tax Procedures Code Series No. 238, 16% rate will be taken as basis

during the rediscount of the notes payable and notes receivable through imputed discount

method.

Domestic daily allowances exempt from income tax (01.07.2010-31.12.2010)

Monthly gross amount

Daily allowance

1.357,83 and higher TRL 39,00

1.347,13 - 1.357,82 TRL 33,00

1.216,35 - 1.347,12 TRL 30,00

1.049,90 - 1.216,34 TRL 27,50

847,49 - 1.049,89 TRL 25,00

847,48 and lower TRL 24,00

Deferral interest rates

Period

Annual rate

21.12.2000 - 30.03.2001 36%

31.03.2001 - 01.02.2002 72%

02.02.2002 - 11.11.2003 60%

12.11.2003 - 03.03.2005 36%

04.03.2005 - 27.04.2006 30%

28.04.2006 - 20.11.2009 24%

Since 21.11.2009 19%

Delay surcharge and delay interest rates

Period

Monthly rate

02.12.2000 - 28.03.2001 5,00%

29.03.2001 - 30.01.2002 10,00%

31.01.2002 - 11.11.2003 7,00%

12.11.2003 - 01.03.2005 4,00%

02.03.2005 - 20.04.2006 3,00%

21.04.2006 - 18.11.2009 2,50%

Since 19.11.2009 1,95%

Temporary tax rates (2010)

For income taxpayers 15%

For corporate taxpayers 20%

Children allowance exempt from income tax (01.07.2010 - 31.12.2010)

For childeren between 0-6 ages TRL 29,72

Others TRL 14,86

Daily meal allowance exempt from income tax

Beginning from 01.01.2010 (VAT Exclusive) TRL 10,00

Disability allowance (2010)

For 1st degree disabled TRL 680

For 2nd degree disabled TRL 330

For 3rd degree disabled TRL 160

Stamp duty rates / amounts (2010)

On wages (including advances) 0,66%

On contracts 0,825%

On rent contracts (over the rental fee to be determined according

to the contract period) 0,165%

Balance sheets TRL 21,55

Income statements TRL 10,55

Annual income tax returns TRL 27,90

Corporation tax returns TRL 37,25

Value added tax and withholding returns TRL 18,55

Income tax tariff to be applied on 2010 incomes

A. Salaries

Income brackets

Tax rate

Up to TRL 8.800 15%

For TRL 22.000; for the first TRL 8.800, TRL 1.320, for above 20%

For TRL 76.200; for the first TRL 22.000, TRL 3.960, for above 27%

For more than TRL 76.200, for TRL 76.200, TRL 18.594, for above 35%

B. Other income

Income brackets

Tax rate

Up to TRL 8.800 15%

For TRL 22.000; for the first TRL 8.800, TRL 1.320, for above 20%

For TRL 50.000; for the first TRL 22.000, TRL 3.960, for above 27%

For more than TRL 50.000, for TRL 50.000, TRL 11.520, for above 35%

Special irregularity fines (2010)

Special irregularity acts

Fine amount

If invoice, statement of expense, independent professional Not less than

service receipt or producer receipt is not issued or

TRL 160

for each

received, 10% of the amount which should be written on the document

relevant document.

Failure to obtain invoice, expense voucher, independent

professional vouchers, producer’s receipt, retail sales voucher,

payment recorder device voucher and passenger tickets

(for non-taxpayers) TRL 32

Failure to keep available or to display tax plates TRL 160

Failure to comply with the uniform chart of accounts and the

procedures and principles concerning financial statements TRL 3.500

Failure to comply with the obligations concerning

tax identity number (for each transaction) TRL 190

Failure to comply with the obligation of notification concerning

tax identity number TRL 770

Failure to provide information requested by the authorities

(1st class merchants) TRL 1.000

Minimum wage (Employees over the age of 16)

Payments/withholdings 01.01.2010-30.06.2010 01.07.2010-31.12.2010

Gross amount TRL 729,00 TRL 760,50

Social security premium employee’s

contribution (14%) TRL 102,06 TRL 106,47

Unemployment insurance premium

employee’s contribution (1%) TRL 7,29 TRL 7,61

Income tax base TRL 619,65 TRL 646,42

Calculated income tax (15%) TRL 92,95 TRL 96,96

Minimum living allowance (*) (-) TRL 54,68 TRL 54,68

Income tax to be paid TRL 38,27 TRL 42,28

Stamp duty (0,66%) TRL 4,81 TRL 5,02

Total withholdings TRL 152,43 TRL 161,38

Net payable amount TRL 576,57 TRL 599,12

(*)The foregoing minimum living allowance has been calculated on the assumption that the

employee is single. The minimum living allowance will vary depending on the marital status

of the employee and the number of children. For wage earner, provided that his or her

spouse does not work and has four children, minimum living allowance will be 92,95 TRL.

The lower and upper limits that will be the basis for social security premium

Period Lower limit (TRL) Upper limit (TRL)

01.01.2010 - 30.06.2010 729,00 4.738,50

01.07.2010 - 31.12.2010 760,50 4.943,40

Unemployment insurance premium rates (2010)

From the employee 1%

From the employer 2%

Government contribution 1%

Severance pay amounts exempt from income tax

Period

Amount (TRL)

01.01.2010 - 30.06.2010 2.427,04

01.07.2010 - 31.12.2010 2.517,00

Eylül 2010 33


Ernst & Young

Assurance | Tax | Transactions | Advisory

Ernst & Young Hakk›nda

Ernst & Young, denetim, vergi, kurumsal

finansman ve dan›flmanl›k hizmetlerinde

bir dünya lideridir. Dünya genelinde toplam

144.000 çal›flan›m›z, ortak de¤erlerimizi

ve kaliteyi ön planda tutan kararl›

tutumumuzu hep birlikte paylaflmaktad›r.

Daha fazla bilgi için, lütfen www.ey.com/tr

adresini ziyaret ediniz.

Ernst & Young, her biri ayr› birer tüzel

kiflili¤e sahip Ernst & Young Global

Limited’e üye firmalardan oluflan global

bir organizasyon olup tüm hizmetlerini

bu üye firmalar taraf›ndan sunmaktad›r.

Ernst & Young’›n sundu¤u vergi

hizmetleri

‹flleriniz gerçek potansiyellerine güçlü

temeller üzerinde yap›land›r›larak ve

sürdürülebilir bir flekilde gelifltirilerek

ulaflabilir. Ernst & Young olarak vergi

yükümlülüklerinizi sorumlu ve zaman›nda

yerine getirmenizin önemli bir fark ortaya

ç›karaca¤›n› düflünüyoruz. Bu nedenle

135’ten fazla ülkedeki 25,000 vergi

çal›flanlar›m›z nerede olursan›z olun ve

vergi ihtiyaçlar›n›z ne olursa olsun

kaliteli hizmet anlay›fl›m›za duydu¤umuz

tereddütsüz ba¤l›l›k temelinde sizlere

teknik bilgi, ifl tecrübesi ve tutarl›

metodolojiler sunmaktad›r.

Ernst & Young’›n fark› buradad›r.

www.ey.com/tr

www.vergidegundem.com

© Ernst & Young 2010

Tüm Haklar› Sakl›d›r.

Vergide Gündem” dergisi okuyuculara genel bilgi vermek amacıyla, yayına

hazırlandı¤ı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate

alınarak hazırlanmıfltır. Dergide yer alan makaleler yazarlarının konu hakkındaki

kiflisel görüfllerini yansıtmaktadır. Makaleler ile dergide yer alan bilgi ve

açıklamalardan dolayı Ernst & Young ve Kuzey Yeminli Mali Müflavirlik A.fi.’ye

sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık de¤ifltirilen ve farklı

anlayıfllarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama

yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye

ederiz.

More magazines by this user
Similar magazines