1 . Sayı - İklim Platformu

rec.org.tr

1 . Sayı - İklim Platformu

REC Türkiye İklim Değişikliği Bültenicemre• REC Türkiye iklim değişikliği bülteni . üç ayda bir yayımlanır . Yıl 1 . Sayı 1 . Ekim-Aralık 2005Tehlikeli İklimDeğişikliğiKonferansı’nınardından...BMİDÇS İdari SekreteriJoke Waller Hunter ilesöyleşi2012 Sonrası DönemiMüzakereleri içinİlk Adım AvrupaBirliği’nden...1Küresel IsınmaNedir?


değişen iklimCemre: birer hafta arayla havaya (19-20 Şubat), suya (26-27 Şubat) ve toprağa (5-6 Mart) düştüğüne inanılan bir ısıtıcı güçtür. Hercemre düşüşüyle hava sıcaklığı artar, cemrelerin arasında ise sıcaklıkta küçük bir düşüş görülür (Meydan Larousse, 1969,Ana Britannica, 1986). Kaynak: Bildiğiniz Havaların Sonu: Küresel İklim Değişimi ve Türkiye, Prof. Dr. Mikdat KADIOĞLUcemreREC Türkiyeiklim değişikliğibülteniçıkarkeneditörlerdenÇıkarken...İlk sayısını okumakta olduğunuz “Cemre”, REC Türkiye’nin iklim değişikliğibülteni olarak 3 ayda bir meraklıları ile buluşmayı hedeflemektedir.2004 yılı Mayıs ayında, Orta ve Doğu Avrupa için Bölgesel Çevre Merkezi’nin(REC) en yeni ülke ofisi olarak çalışmalara başlayan REC Türkiye, iklimdeğişikliği çalışmalarını Özel Programlar bünyesinde kurgulamaktadır.İklim değişikliği alanında 2005 yılında yürütülen pek çok çalışma içerisindekritik dönüm noktalarının özel olarak gündeme getirilmesi gerektiğineinanıyoruz;- 16 Şubat 2005 tarihinde Kyoto Protokolü’nün yürürlüğe girmesiyleaynı tarihe denk gelecek şekilde açılan, Türkçe ve İngilizce yayın yapanTürkiye’nin en kapsamlı iklim değişikliği web sayfası; www.rec.org.tr/iklim.htm- 9 Mayıs 2005 tarihinde REC Türkiye’nin Çevre ve Orman Bakanlığıtarafından BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 6. Madde (Eğitim,Öğretim Kamuoyu Bilinçlendirilmesi) Ulusal Odak Noktası olarakgörevlendirilmesi;- 29 Eylül 2005 tarihinde, REC Türkiye’nin liderliğinde LIFE 3. ÜlkelerEditörlerdenBirleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamındaülkemizdeki çalışmaların geçmişi 1990 yılların başına kadar gitmektedir. Buçalışmalarda, özellikle Mayıs 2004’ten itibaren taraf olunması süreciyle birlikte,konuyla ilgili kamu kurumları, özel sektör, gönüllü kuruluşlar, biliminsanları,araştırma merkezleri ve üniversiteler arası iletişimi, işbirliğini ve konuylailgili bilgilenmeyi sağlayacak yazılı bir yayın aracına gereksinim olduğu dahada açık bir biçimde görülmeye başlanmıştır.Gelinen bu noktada, Türkiye’deki bu gereksinimi gidermeyi ve uygun bir iletişimortamı oluşturmayı amaçlayan REC Türkiye İklim Değişikliği Bülteni Cemre’ninbirinci sayısını sizlere ulaştırmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu alanda ülkemizdekiilk örnek olan Cemre, bundan sonraki sayılarında da olabildiğinceaynı biçemde olması öngörülen çeşitli bölümlerden oluşmaktadır.değişen iklim bölümünde, insan kaynaklı iklim değişikliği sonucunda küreselekosistemlerle ilgili son gelişmeler yer alacak. Bu sayıda ise, 1-3 Şubat2005 tarihlerinde gerçekleştirilen Tehlikeli İklim Değişikliğinin ÖnlenmesiKonferansı çeşitli yönleriyle ele alındı.iklim değişikliğini önlemek bölümü, sera gazı salımlarının azaltılması veyadurdurulması alanında tüm dünyada yürütülen çalışmaları ve uygulamalarıokuyuculara aktarmayı hedefliyor. Bu sayıda ise, dünyanın en büyük rüzgartürbini, FIFA “Yeşil Gol” Uygulaması ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) biyoyakıtlarile ilgili bir toplantısı ele alındı.iklim değişikliği ve REC bölümünde, REC’in Orta ve Doğu Avrupa ile Türkiye’deyürüttüğü uluslararası ve ulusal ölçekteki çalışmalarına ilişkin haberleribulabileceksiniz. Bu sayıda, REC İklim Değişikliği Programı genel hatlarıyla tanıtılmaktave REC Türkiye etkinlikleri hakkında bilgi verilmektedir.iklim değişikliği ve Türkiye bölümünde, BMİDÇS kapsamında ve doğrudanya da dolaylı olarak iklim değişikliği konusuyla ilgili alanlarda gerçekleştirilmişolan, sürdürülen ve/ya da yakın ve orta vadede gerçekleştirilmesine kararverilen etkinliklere ve çalışmalara ilişkin haberlere yer alıyor.mercek altı, Cemre’nin bir başka özgün yönü olarak, her sayısında iklim değişikliğininçeşitli alanlarında özel bir konunun, kurumun ya da sürecin dahaayrıntılı olarak okuyuculara sunulması hedeflenmektedir. Bu sayıda, BMİDÇSve Sekretaryası, Sözleşme İdari Sekreteri Bayan Joke Waller Hunter ile yapılanröportajla beraber tanıtılıyor.Programı’na sunulan “Türkiye’de İklim Değişikliği Politikalarının Tanıtılması”başlıklı proje teklifinin 2005 yılında Türkiye’de desteklenmeye değerbulunan tek proje olarak belirlenmesi.Popüler bir haber bülteni niteliğinde, doğrudan ve sadece iklimdeğişikliğine yönelik ülkemizdeki ilk ve tek süreli yayın özelliğini taşıyanCemre, ülkemizde ve dünyada bu alandaki çalışmaların Türkiye’de konuylailgili kitlelerce tanınması, izlenmesi, paylaşılması ve değerlendirilmesindeönemli bir rol oynamayı hedeflemektedir. Bu çerçevede Cemre, her geçengün hayatımızı daha da derinden etkileyen insan kaynaklı iklim değişikliğisürecinde yerel, ulusal ve küresel ölçekte yürütülen çabalara, ülkemizdenözgün bir katkı olarak kurgulanmaktadır.REC Türkiye adına, editörlerimiz Doç. Dr. Murat Türkeş’e ve REC Türkiyeİklim Değişikliği Proje Yöneticisi Yunus ARIKAN’a teşekkür ediyor, sizokuyucuların da değerli katkılarıyla daha da gelişeceğini umduğumuzCemre’ye yayın hayatında başarılar diliyorum.Dr. Sibel Sezer EralpREC Türkiye DirektörüBMİDÇS gündemi bölümünde, BMİDÇS ve Kyoto Protokolü kapsamındagerçekleştirilen hükümetlerarası ve uluslararası toplantılar, konferanslar gibietkinliklere ilişkin doğru ve güncel bilgiler elde edilebilecektir. Bu sayıda,BMİDÇS 11. Taraflar Konferansı ve Kyoto Protokolü 1. Taraflar Buluşması, 22Yardımcı Organlar Toplantısının değerlendirilmesi ve 4. Ulusal Bildirim süreçleriele alınmıştır.Kyoto Protokolü bölümünde, Protokol’ün 2005 yılında yürürlüğe girişiylegündeme gelen yeni düzenekler, bunların uygulama süreçleri ve 2012-sonrasıdöneme yönelik tartışmalar ele alınacak. Bu sayıda, CDM projeleri kapsamındailk Belgeli Salım Azaltımlarının (CER) gerçekleştiği projeler, AvrupaBirliği’nin 2012 sonrası stratejileri, AB Salım Ticareti Programı ve Carbon Expo2005 hakkında bilgiler verilmektedir.terimler sözlüğü bölümünde, Türkiye’deki ulusal iklim değişikliği etkinliklerive çalışmalarında ve iklim değişikliği alanında çalışanlar arasında ortak bir dilkonuşulmasına yardımcı olması amacıyla, iklim ve iklim değişikliği alanlarındayaygın olarak kullanılan bilimsel ve teknik terimler yer alıyor. Bu bölümdebundan sonra da, terimlerin alfabetik sırasından çok, onların önemine ve osayıda yer alan konular dikkate alınarak, önceliklerine uygun olarak verilmesininyararlı olabileceği düşünüldü.merak ettiklerimiz bölümünde, insan kaynaklı iklim değişikliğinin en iyi bilinenve tanımlanan sonuçlarından biri olan “Küresel Isınma” konusu, güncelbulgu ve bilgileri de içerecek bir biçimde ele alınıyor.iklim değişikliği gündemi’nde ise, Ekim-Aralık 2005 dönemindeki, iklim, iklimdeğişikliği, enerji ve sürdürülebilir kalkınma konulu, ulusal ve uluslararasıetkinliklerin bir takvimi veriliyor.Cemre’nin elinizdeki birinci sayısının içerdiği ve bundan sonraki sayılarındada yer alacak olan tüm yazıların, iklim değişikliği gündemini yakalayarak bualanda güncel haber ve bilgi edinmek isteyen konuyla ilgili karar vericilere,uzmanlara, bilim insanlarına, sivil toplum kuruluşlarına, her yaştan ve meslektenyurttaşlara yararlı olması temel beklentimizdir.Yerküre biyosferinin, içerdiği tüm canlılarla birlikte, yaşanabilir bir ortam olarakvarlığını sürdürebilmesinin en temel öğelerinden biri olan iklim sistemimizüzerindeki “tehlikeli insan etkisinin”, olabildiğince en kısa sürede durdurulmasıve önlenmesi dileğiyle, esen kalınız.Doç. Dr. Murat Türkeş-Yunus Arıkanin this issuecemre; a kind of mystical power that is believed to heat air (19-20 February), water (26-27 February), soil (5-6 March), respectively. (Meydan Larousse, 1969,Ana Britannica, 1986)Mission of CEMRE-The Climate Change Bulletin of REC Turkey: Within the scope of antropogenic climate change, to act as a facilitator for all relevantstakeholders, in having access to updated and appropriate information in their fields of expertise, so that, they shall be able to gain familiarity andget involved in the events at the national and international level.- Changing Climate; “to be or not to be” – Outputs of the International Symposium on Avoiding Dangerous Climate Change- Mitigating Climate Change; FIFA Green Goal, IEA-Biofuels, World’s Largest Wind Turbine Activated in Germany- Climate Change and REC; REC Climate Change Programme, REEEP 4th Project Call, REC Turkey in Action, International Projects of REC Turkey- Climate Change and Turkey; First National Communication, PRECIS Training Course, CDM Workshop, SGP in Climate Change, Ministry of Environment andForestry in ECBI Seminar, NorthSouthEastWest Exhibition in Turkey- Cover Story; UNFCCC and Secretariat, Interview with UNFCCC Executive Secretary Joke Waller Hunter- Agenda of UNFCCC; COP11-COP/MOP1, NC4, SB22- Kyoto Protocol; First CERs Issued, EU Post-2012 Policy, EU ETS, Carbon Expo 2005- Glossary- Q&A; Global Warming- Agenda of Events at National and International Level2 • cemre • REC Türkiye İklim Değişikliği Bülteni


iklim değişikliğini önlemekKaynak: PHOTODISCFIFA 2006DünyaKupası’nda YeşilGol*2006 yılında Almanya’da düzenlenecekFIFA 2006 Dünya Futbol Şampiyonası’nınçevreye ve iklim değişikliğine etkilerini enaza indirmek üzere Dünya Futbol Federasyonu(FIFA), Birleşmiş Milletler Çevre Programı(UNEP) ve Alman Çevre Bakanlığı arasında birişbirliği protokolü imzalandı.Yeşil Gol olarak adlandırılan işbirliği ile2006 Dünya Kupası’nın FIFA tarihinde düzenlenecekilk iklim dostu etkinlik olması hedefleniyor.Bu amaçla Yeşil Gol Büyükelçisi olarakgörevlendirilen UNEP İdari Direktörü KlausTöpfer, Kupa organizasyonu nedeniyle oluşacaksera gazı salımlarının azaltılmasına katkısağlayacak yeni projelerin ve ortaklıkların geliştirilmesineöncülük edecek.Bu kapsamda geliştirilen ve “Temiz Enerjiiçin Aile Paketleri” olarak adlandırılan ilkprojede, Hindistan’ın Tamil Nadu eyaletindetsunami felaketinden etkilenen ailelerin pişirmeve ısınma ihtiyaçlarının biyogaz kullanılarakkarşılanmasını içeriyor. Böyleliklehem ciddi bir çevre sorunu olan hayvansalatıkların sürdürülebilir yönetimi hayatageçirilecek hem de yöre halkının gazyağıveya odun gibi enerji kaynaklarına bağımlılığıengellenmiş olacaktır. Proje aracılığıyla,Kupa organizasyonundaki ulaşım hizmetlerinedeniyle oluşacak yaklaşık 30.000 ton seragazının etkisinin azaltılması hedefleniyor.Bu proje için Alman Futbol Federasyonu€500.000 ayırmıştır.Yeşil Gol programı, 2006 Dünya Kupasıkapsamında su, enerji, atık ve trafik sektörlerindeölçülebilir çevresel başarılar elde etmeyihedeflemektedir. Programın en büyükhedefi ise organizasyon nedeniyle oluşacaktüm sera gazlarının etkilerinin sıfırlanmasınıKaynak: PHOTODISCsağlamaktır. Program, UNEP’in öncülüğündeBASE ve Öko-Institut adlı kuruluşlar tarafındanyürütülmektedir.* Goal, İngilizcede hem bir futbol kavramınıtanımlamakta hem de “amaç” anlamına gelmektedir.Programın resmi adı Green Goal, İngilizce’degeçerli olan bir kelime oyunu ile hemfutbolu hem de çevreci bir amacı sembolizeetmektedir.Biyoyakıtlar–enerji krizinekarşı ciddi birseçenekBrezilya Hükümeti ve Birleşmiş MilletlerVakfı’nın katkılarıyla Uluslararası EnerjiAjansı tarafından (IEA) 20-21 Haziran 2005tarihlerinde Paris’te düzenlenen “BiyoyakıtSeçeneğinin Değerlendirilmesi” başlıklı seminer,petrol fiyatlarının varil başına 50 ABDDoları’nı aşmasıyla, başta ulaştırma olmaküzere pek çok alanda biyokütle seçeneğininciddi bir şekilde gündeme geldiğini ortayakoydu.Kenya, Zambiya, Tayland, Gana, Filipinler,Senegal ve Brezilya’nın Enerji, Tarım Bakanıve Büyükelçi düzeyinde temsil edildiği toplantı,gelişmiş ülkeler ve petrol sektöründende çok sayıda üst düzey yetkilinin katılımınasahne oldu.Biyoyakıtların bugüne kadar özellikle Güneyülkelerinde ısınma ve pişirmede kullanıldığınıancak etanol ve biyodizel gibi sıvı biyoyakıtlarınulaştırma sektöründe petrole olan bağımlılığıazaltabileceğine dikkati çeken IEA İdariDirektör Vekili Büyükelçi William Ramsay, busürecin özellikle Güney ülkelerinin kendi aralarındave Kuzey ülkeleri ile yakınlaşmasındaönemli rol oynayacağını belirtti.Yüksek petrol fiyatları dışında enerji güvenliği,tarım ve ticaret reformları, kırsal nüfusaenerji hizmetlerinin sunulması, yerel ve küreselçevre sorunları, yeni ve daha verimli çevrimteknolojileri, mevcut araçlara uyum kolaylığıgibi etkenler, biyoyakıtların giderek daha çoktercih edilmesine neden olmaktadır.Yapılan araştırmalar, sadece etanol kullanımınıntüm dünyadaki petrol tüketimini 2025yılında %10, 2030 yılında ise %30 azaltabileceğiniortaya koymaktadır.Almanyadünyanın enbüyük rüzgartürbininidevreye aldıAçılışı Ocak 2005 tarihinde Alman ÇevreBakanı Jürgen Trittin tarafından gerçekleştirilen5 MW kapasiteli prototip tesisin, yıllık 17GWh elektrik üretmesi ve 4.500 kişinin elektriğinikarşılaması öngörülmektedir.Alman REPower firması tarafından AvrupaBirliği Çevre, Enerji ve Sürdürülebilir KalkınmaFonu ve Avrupa Bögesel Kalkınma Fonu’ndansağlanan destekle gerçekleştirilenbu prototip türbinin, uzun vadede açık denizdekurulacak rüzgar santrallarında kullanılmasıplanlanmaktadır.120 metre yüksekliğindeki tesisin kanatuzunlukları 61,5 metreye ulaşmaktadır. Buözellikleriyle türbin, 3,5 m/saniye hızındakirüzgarlarda bile elektrik üretebilmekte, rüzgarhızının 25 m/saniye düzeyinin üstüneçıkması halinde tesis devre dışı kalmaktadır.2003 yılı verileriyle, 15 üyeli Avrupa Birliği’nintoplam 28.452 MW’a ulaşan rüzgarenerjisi kurulu gücünün %51’i (14.609) Almanya’dabulunmaktadır.Avrupa Birliği’nin 1997 tarihli YenilenebilirEnerjilerde Birlik Stratejisi ve Eylem Planı içinBeyaz Belge raporunda 2010 yılı itibarı ile 15üyeli Avrupa Birliği’nde, enerjinin %12, elektriğinise %22 oranında yenilenebilir enerjikaynaklarından karşılanması öngörülmüştür.Mevcut gelişmeler ışığında, Beyaz Belge’de40.000 MW olarak planlanan rüzgar enerjisikurulu güç kapasitesi hedefine rahatlıkla ulaşılabileceğive 2010 yılında bu kapasitenin60.000 MW’ı geçeceği öngörülmektedir.4 • cemre • REC Türkiye İklim Değişikliği Bülteni


iklim değişikliği ve RECBölgesel Çevre Merkezi’nin İklimDeğişikliği Programı, BMİDÇSve Kyoto Protokolü kapsamındaOrta ve Doğu Avrupa ülkelerininhem uygulayacakları politika veönlemlerin belirlenmesine hemde gelişen yeni olanaklardan yararlanmalarınayardımcı olmak amacıyla geliştirilmiştir.World Resource Institute (WRI) adlı uluslararasıkuruluşla işbirliği içerisinde başlatılanprogram, 1999 yılından bu yana başta EPA,AB Komisyonu Çevre Direktörlüğü, UNDP, JaponHibe Fonu, İtalyan Hibe Fonu, HollandaÇevre Bakanlığı gibi pek çok kuruluşla işbirliğiiçerisinde yürütülmektedir.REC İklim Değişikliği Programı’nın stratejisiüç temel yaklaşımda kurgulanmıştır;- uluslararası düzeyde; Orta ve Doğu Avrupaülkeleri ile Batılı ülkelerin temsilcilerindenoluşan danışma kurulu aracılığıyla programönceliklerinin ve uzun vadeli çalışmaların belirlenmesi- bölgesel düzeyde; her türlü iletişim araçlarıve toplantılarla ülkeler arası işbirliğininarttırılması,- ulusal düzeyde; sivil toplum kuruluşlarınınçalışmalarının desteklenmesiBu çerçevede, çalışmalar aşağıdaki alanlardayoğunlaşmıştır;- başta enerji alanında olmak üzere, hayatageçirilen politika ve önlemler arasından en iyiuygulamaların seçilmesi,- sera gazı salımlarının raporlanması ve izlenmesiiçin kapasite ihtiyaçlarının belirlenmesive desteklenmesi,- karar verme sürecine sivil toplumun katılımınarttırılması,- Kyoto Protokolü Esneklik Düzenekleri arasındayer alan Ortak Uygulama kapsamındabölge ülkelerinden elde edilen deneyimlerinpaylaşılması,- Konu ile ilgili projelerin finansman olanaklarınıngeliştirilmesiREC İklim Değişikliği Programı kapsamında,2000-2002 yılları arasında 12 kuruluşa hibedesteği sağlanmış, bölgesel ölçekte 20’denfazla toplantı/çalıştay düzenlenmiş, 5 adetyayın hazırlanmıştır.2005 yılında gerçekleştirilen 15. Yıl Kutlamalarıçerçevesinde REC, Japon Uluslararasıİşbirliği Bankası ile Kyoto Protokolü kapsamındakiOrtak Uygulama Projelerinin geliştirilmesineyönelik yeni bir işbirliğine girmiştir.İşbirliği kapsamında REC, Orta ve Doğu AvrupaBölgesindeki ülkelerde Ortak UygulamaProjeleri geliştirilmesine yönelik teknik desteksağlayacak, JBIC ise bu projelere Japonfirmalarının katılımı için gerekli eşgüdümü vefinansman desteğini sağlayacaktır.REEEP 4.proje desteğibaşvurularıiçin son tarih 9 Aralık 2005REC, 2003 yılından itibaren YenilenebilirEnerji ve Enerji Verimliliği Ortaklığı Projesinin(REEEP) Orta ve Doğu Avrupa bölgesindekiSekretarya görevini yürütmektedir. 2002 yılındaJohannesburg’da düzenlenen DünyaSürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde oluşturulan2. Tip Ortaklık Projelerinden birisi olanREEEP, tüm dünyada yenilenebilir enerji veenerji verimliliği alanında uygun politika vestratejilerin belirlenmesi, finansman olanaklarınıngeliştirilmesi ve kamuoyu bilinçlendirilmesininarttırılması yönünde çalışmalaryürütmektedir.REEEP kapsamında, 2005 yılı itibarı ile, 30ülke hükümeti ve 150 kuruluş işbirliği içerisindeyer alacaklarını belirtmişlerdir. REEEPhalen 25 ülkede 60’a yakın projeye desteksağlamaktadır.4. REEEP Proje Döngüsü için son başvurutarihi 9 Aralık 2005 olarak belirlenmiştir. İngilizhükümetinin sağladığı 3 milyon Euro tutarındakibütçe kapsamında, her bir proje içinen fazla 70.000 Euro tutarında hibe desteğiverilecektir. Bölgesel öncelikler göz önündebulundurularak, Orta ve Doğu Avrupa Bölgesive Türkiye’den en fazla 2 projeye destekverilecektir.REC Türkiye’nin iklimdeğişikliği projelerine LIFE veDEFRA desteğiREC Türkiye tarafından, Çevre ve Orman Bakanlığıve Yunanistan’dan Exergia firması ile işbirliğiiçerisinde yürütülecek olan “Türkiye’deİklim Değişikliği Politikalarının Tanıtılması”başlıklı proje, 2005 yılında LIFE kapsamındaTürkiye’de desteklenecek tek proje olarak seçildi.İtalyan Çevre Bakanlığı’nın eş finansmandesteği sağladığı proje 2006-2007 yıllarınıkapsayacak ve BMİDÇS kapsamında ülkemizinyükümlülüklerinin yerine getirilmesi içinhem kamu hem de sivil toplum kuruluşlarınayardımcı olacak araçlar geliştirilecektir.REC Türkiye’nin önerdiği “İklim DeğişikliğindeHükümet ve Sivil Toplum KuruluşlarınınKapasitelerinin Geliştirilmesi” başlıklı projede İngiliz Çevre, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı’nın(DEFRA) yürüttüğü Avrupa için Çevreİklim değişikliği ile ilgili REC yayınlarıFonu kaynaklarından sağlanan destekle Aralık2005 – Mayıs 2006 tarihleri arasında yürütülecektir.Proje kapsamında, başta COP11olmak üzere uluslararası etkinlikleri izlemeve ülkemizde iş dünyası, çevre ve araştırmaalanlarında çalışan sivil toplum kuruluşlarınınBMİDÇS Sekreteryaları kapsamındaki uluslararasıeşgüdüm komiteleri ile buluşma ortamlarıyaratılacaktır.Her iki proje hakkında ayrıntılı bilgi Cemre’nin2. sayısında yer alacaktır.REC Türkiye iklim değişikliğietkinliklerindeREC Türkiye iklim değişikliği alanında 2004yılı Şubat ayından itibaren aşağıdaki etkinliklerdekonuşmacı olarak yer almıştır.- 7. Uluslararası Sarıgerme Rüzgar EnerjisiÇalıştayı, 20-22 Nisan 2005, Sarıgerme- 4. Akasya Gençlik Platformu, 23 Nisan2005, İstanbul- Elektrik İşleri Etüd İdaresi Enerji YöneticisiKursu, Eylül-Kasım 2005, Ankara- Workshop on the Capacity-Building onthe implementation of the UNFCCC and theKyoto Protocol, 26-28 Ekim 2005, Budapeşte- Eurosolar 5. Güneş Enerjisi Çalıştayı, 9-12Kasım 2005, Çeşme- İklim Değişikliği ve Sanayi, 22 Kasım 2005,Ankara- TRT1, Kanal B, Kanal A televizyon programlarıBunlara ek olarak REC Türkiye, aşağıdakiçalışmalarda izleyici veya katılımcı olarak yeralmıştır- Temiz Kalkınmada İş Fırsatları Çalıştayı,16-18 Şubat 2005, İstanbul- REEEP 3. Bölgesel Toplantı, 31 Mart 2005,Szentendre,- BMİDÇS 22. Yardımcı Organlar Toplantısı,22-26 Mayıs 2005, Bonn,- UNIDO Linking Directive Seminar, 15-16Eylül 2005, Viyana(http://www.rec.org/climate/publications.html)• Aarhus Kyoto’yu Destekler: Orta ve Doğu Avrupa’da İklim Değişikliği ile ilgili Karar Verme Sürecinde Halkın Katılımıylailgili Ulusal Örnekler• İklim Değişikliğini Önlemede İzlenebilecek Politika ve Önlemler için İyi Uygulama Örnekleri – Orta ve Doğu AvrupaÖrneği• Kyoto Protokolü Yükümlülüklerinin Yerine Getirilmesi: Orta ve Doğu Avrupa’nın Kapasite İhtiyaçları• Ortaklaşa Uygulanan Etkinlikler (AIJ) – Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti Estonya, Polonya ve Slovenya’dan Örnek Uygulamalar• Kyoto Sonrası Geçiş EkonomileriEkim-Aralık 2005, Yıl:1, Sayı:1 • cemre • 5


iklim değişikliği ve Türkiyeİlk Ulusal Bildirim GEF desteği ilehazırlanıyorBM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 12.5 numaralı maddesi,Ek-I ülkelerinin, Sözleşme’ye taraf olmalarını izleyen ilk 6 ayiçerisinde Ulusal Bildirim olarak adlandırılan bir rapor sunmalarınıöngörmektedir. Söz konusu raporda ülkeler, kaynakları ve yutaklarıylaberaber insan kaynaklı sera gazı salımlarının ulusal envanterini,Sözleşme’nin uygulanması yönünde atılan adımları, sera gazısalımlarının azaltılması yönünde ne tür politakalar uygulandığını veönlemlerin alındığını ve bu politika ve önlemlerin sera gazlarının salımlarındanasıl etkilere yol açtığını bildirmekle yükümlüdür.Sözleşme’nin 1994 yılında yürürlüğe girmesinin ardından, Slovenya,Hırvatistan, Beyaz Rusya ve Litvanya dışındaki Ek-I ülkeleri Sözleşme’ninöngördüğü tarihlerde ilk bildirimlerini sundular.Ulusal Bildirim raporunun hazırlanması, ülkemizin 24 Mayıs 2004tarihinde BMİDÇS’ye katılmasının ardından gündeme gelen ilk yükümlülüklerinarasında yer almaktadır. Bu konu 1-3 Eylül 2004 tarihindedüzenlenen Ankara İklim Değişikliği Konferansı sırasındada gündeme gelmiştir. Bu süreçte, Çevre ve Orman Bakanlığı’nınBMİDÇS Sekretaryası, Küresel Çevre Fonu ve UNDP yetkilileriyle yürüttüğüüst düzey müzakerelerin ardından bu raporun UNDP’nin yürütücülüğündeKüresel Çevre Fonu (GEF) kaynaklarından sağlanacakhibe desteği ile hazırlanması konusunda görüş birliğine varılmıştır.Bugüne kadar Ek-I ülkeleri arasında sadece Slovenya, Hırvatistan veBeyaz Rusya’nın ilk Ulusal Bildirimleri’nin GEF desteği ile hazırlandığıgöz önünde bulundurulduğunda, bu çalışma için alınan GEF desteğininuzun vadede ülkemizin “özgün koşullarının tanınması” sürecindeçok önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.2005 yılının ilk yarısında yürütülen hazırlık çalışmalarının ardından,Ulusal Bildirim çalışması Ağustos ayında Çevre ve Orman Bakanlığıile UNDP yetkilileri arasında imzalanan protokol kapsamındaresmen başlatılmış oldu.Uluslararası "PRECIS-Bölgesel İklimModeli" Eğitim Kursu Alanya’dagerçekleştirildi"Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın (EİT) 2004-2007 Çevre EylemPlanı" kapsamındaki eğitim kursu, Devlet Meteoroloji İşleri GenelMüdürlüğü'nün (DMİ) yürütücülüğünde 5-9 Eylül 2005 tarihlerindeDMİ'nin Alanya'da bulunan Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO)Bölgesel Meteoroloji Eğitim Merkezi'nde gerçekleştirildi. WMOve TÜBİTAK'ın mali, İngiltere Meteoroloji Ofisi Hadley İklim Tahminve Araştırma Merkezi'nin teknik ve aralarında REC TürkiyeOfisi'nin de bulunduğu pek çok kurumun manevi yönden desteklediğieğitim kursuna, 10 ülkeden 16 uzman kursiyer olarakkatıldı. Kursta, İngiltere Meteoroloji Ofisi Hadley İklim Tahmin veAraştırma Merkezi'nde geliştirilen ve çok sayıda ülke tarafından,bölgesel ölçekte gelecekteki iklimin öngörülmesi ve iklim değişikliğininpotansiyel etkilerinin değerlendirilmesi için gerekli iklimdeğişikliği senaryolarının oluşturulması amacıyla kullanılanPRECIS yazılımının tanıtımı yapıldı ve uygulamalı eğitimi verildi.Kaynak: DMİ arşiviTemiz Kalkınma Projeleri için İş FırsatlarıÇalıştayı İstanbul’da gerçekleştirildiAvrupa Birliği’nin SYNERGY programı kapsamında desteklenen “Akdeniz’deTemiz Kalkınma Düzeneği Projeleri Geliştirilmesi için İş Fırsatları”projesi çerçevesindeki uluslararası çalıştay, Boğaziçi Üniversitesi’ninevsahipliğinde 16-18 Şubat 2005 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi.Çalıştay kapsamında düzenlenen 11 oturuma, 12 ülkeden 35 konuşmacıve 100’e yakın izleyici katıldı. Proje kapsamında, ülkemizden 6adet yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği önerisi geliştirildi. Çalıştayboyunca yürütülen tartışmalar ışığında ülkemizin Kyoto Protokolü kapsamındaizleyebileceği stratejiler için çeşitli öneriler gündeme getirildi.Çalıştay aynı zamanda Enerji Ekonomisi Derneği’nin ülkemizde enerjisektörüne yönelik ilk tanıtım etkinliğine evsahipliği yaptı.GEF-SGP iklim değişikliği projelerinedestek vermeye başlıyorKüresel Çevre Fonu Küçük Hibeler Programı (GEF-SGP), Türkiye’debugüne kadar biyolojik çeşitlilik ve uluslararası sular alanında sağladığıhibe desteği kapsamına 2005 yılından itibaren iklim değişikliği projelerinide dahil ediyor. Konuyla ilgili olarak 15 Nisan 2005 tarihindeAnkara’da gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, SGP iklim değişikliğiodak alanı kapsamında yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve sürdürülebilirulaşım sektörlerinin teknik tanıtımı gerçekleştirilerek, tümdünyada konuyla ilgili SGP uygulamalarından örnekler aktarıldı. SGPbu alandaki çalışmaları, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ile işbirliğiiçerisinde yürütmektedir.Çevre ve Orman Bakanlığı AvrupaKapasite Geliştirme İnisiyatifi Semineri’nekatıldıİklim Değişikliği alanındaki müzakerelerde gelişmiş ve gelişmekteolan ülkeler arasındaki güven ve kapasiteyi artırmayı hedefleyen AvrupaKapasite Geliştirme İnisiyatifi (ECBI) 2005 yılında resmen çalışmalarınabaşladı. 2004 yılından bu yana Çevre ve Orman Bakanlığı veDışişleri Bakanlığı tarafından yakından takip edilen projenin ilk resmietkinliği kapsamında 18-30 Eylül 2005 tarihleri arasında Oxford’da 11ülkenin iklim değişikliği odak noktası ve üst düzey yöneticilerine eğitimverildi. Çevre ve Orman Bakanlığı Hava Yönetimi Dairesi BaşkanıMustafa Şahin eğitim kapsamında 27-28 Eylül 2005 tarihlerinde düzenlenenseminere katıldı. Ülkemizin, Meksika ve G. Kore ile beraberİleri Gelişmekte Olan Ülkeler kapsamında yer almasının öngörüldüğüprojede, katılımcı ülkelerin iklim değişikliği müzakerecilerinin eğitimive iklim politikalarının belirlenmesinde analitik yöntemlerin tanıtılmasıve kullanılması alanında eğitimler verilmesi planlanıyor. REC Türkiye,halen projenin İklim Değişikliği 6. Madde Ulusal Programı arasında yeralması için çeşitli çalışmalar yürütmektedir.KuzeyGüneyDoğuBatı Fotoğraf SergisiTürkiye’deBritish Council tarafından hazırlanan ve tüm dünyadaki insan kaynaklıiklim değişikliğinin çeşitli açılardan görüntülendiği KuzeyGüneyDoğu-Batı başlıklı fotoğraf sergisi Türkiye’de de sergilenmeye başlıyor. BritishCouncil tarafından yürütülen “SıfırKarbonKenti” projesi kapsamındageliştirilen sergide, 10 değişik ülkede çekilen 100’den fazla fotoğraf yeralıyor. Bu fotoğraflar aracılığıyla fiziksel çevre, kalkınma, insan hakları,teknoloji, gıda, sağlık, kent yaşamı, ekonomi ve liderlik temaları iklimdeğişikliği bakışı ile ele alınıyor. Sergide yer alan fotoğraflar Magnumajansının fotoğrafçıları tarafından çekilmiş, metin yazarı ise The Guardiangazetesi çevre muhabiri Paul Brown. İlk olarak 31 Mayıs – 4 Haziran2005 tarihinde gerçekleştirilen Avrupa Yeşil Hafta etkinlikleri kapsamındasunulan sergi değişik boyut ve kapsamda tüm dünyada değişik ülkeve kentlerde sergileniyor. British Council tarafından ülkemizde REC Türkiye’ninişbirliğinde, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilensergi, 2005 – 2007 arasında çeşitli etkinliklerde yer alacak.6 • cemre • REC Türkiye İklim Değişikliği Bülteni


mercek altı: BMİDÇS ve SekretaryaBirleşmiş Milletler İklimDeğişikliği ÇerçeveSözleşmesi ve Sekretaryaİklim değişikliği alanında atılan uluslararası adımların tarihçesi1. Dünya İklim Konferansı 1979Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) kuruldu 19882. Dünya İklim Konferansı 1990IPCC 1. Değerlendirme Raporu (FAR) 1991Sözleşme için Hükümetlerarası Müzakere Komitesi 1991BM Çevre ve Kalkınma Konferansı (Rio Zirvesi) 1992BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi yürürlüğe girdi. 1994IPCC 2. Değerlendirme Raporu (SAR) 1995Kyoto Protokolü kabul edildi. 1997Marakeş Uzlaşmaları 2001IPCC 3. Değerlendirme Raporu (TAR) 2001Johannesburg Zirvesi 2002Kyoto Protokolü yürürlüğe girdi. 20052012 sonrası dönem müzakereleri başladı. 2005Bilimsel verilerin toplanmasıEylem StratejileriYükümlülükler – Kurumsal YapılanmaUygulama – Yeni YükümlülüklerBirleşmiş Milletler İklim değişikliği Çerçeve Sözleşmesi(BMİDÇS), küresel düzeydeki çevre sorunlarının çözümü içinuluslararası işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan 1972 StockholmKonferansı ile birlikte başlayan süreçte ortaya çıkan enönemli girişimlerin arasında yer almaktadır.BMİDÇS başta enerji, ulaştırma, sanayi, tarım, atık ve ormancılıksektörleri olmak üzere hemen hemen her türlü insanetkinliği için yeni yöntemler ve uygulamalar öngörmektedir.Tüm bu yöntemler, ekonomik kalkınma ile doğa korumaçabalarının birbiriyle uyum içerisinde geliştirilerek, insantoplumları için sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerininhayata geçirilmesini kolaylaştırmaktadır.Bugünün ve geleceğin toplumlarının yeniden şekillendirilmesiniamaçlayan BMİDÇS kapsamında başarılı olunabilmesiiçin, tarihsel sürecin, oluşturulan yeni hukuki ve kurumsalyapıların ve bu çerçevede hayata geçirilen yeni ekonomikaraçların çok iyi incelenmesi ve takip edilmesi gerekmektedir.AMAÇAtmosferdeki sera gazı birikimlerini, iklim sistemi üzerindeki tehlikeliinsan kaynaklı etkiyi önleyecek bir düzeyde durdurmayı başarmak.İLKELEREşitlik ve ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklarİklim değişikliği küresel bir sorundur ve böyle ele alınması gerekir.Ancak, sanayileşmiş ülkeler tarihsel olarak hem bu sorunun ortayaçıkmasında daha fazla pay sahibidirler, hem de karşı önlemlerialabilecek kaynakları ellerinde bulundurmaktadırlar. Buna karşılıkgelişmekte olan ülkeler iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarındandaha ağır biçimde etkilenmektedirler ve karşı önlem alma kapasiteleride göreceli olarak sınırlıdır.Önceden önlem alma yaklaşımıİklim değişikliği konusunda henüz belirsizlik taşıyan birçok noktabulunmasına rağmen, harekete geçmek ya da önlem almak içinbilimsel kesinlik beklemek, en kötü etkilerle karşılaşıldığında, çokgeç kalınması gibi bir risk de içerir. Sözleşme bu bağlamda şöyledemektedir: “ciddi ya da telafisi mümkün olmayan tehditler söz konusuolduğunda, tam bir bilimsel kesinliğin olmaması, gerekli önlemleriertelemenin gerekçesi olamaz.”Kalkınma ile iklim değişikliğinin ilişkisiSözleşme, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve kalkınmayı, iklimdeğişikliği sorununun üstesinden gelecek başarılı politikaların birparçası olarak görmektedir. Sözleşme, iklim değişikliğiyle ilgili politikave önlemlerin maliyet etkin olması, başka deyişle mümkünolan en fazla küresel yararı en düşük maliyet karşılığı sağlaması gerektiğinivurgulamaktadır.Ekim-Aralık 2005, Yıl:1, Sayı:1 • cemre • 7


mercek altı: BMİDÇS ve SekretaryaSÖZLEŞME İDARİSEKRETERİ ile SÖYLEŞİBirleşmiş Milletler İklim Değişikliği ÇerçeveSözleşmesi (BMİDÇS) İdarî Sekreteri Joke WallerHunter, REC Türkiye İklim Değişikliği ProjeYöneticisi Yunus Arıkan ile söyleşisinde, iklimpolitikalarının önemini vurguladı.SürdürülebilirkalkınmanınvazgeçilmezunsurlarıJoke Waller Hunter’ı kaybettik.CEMRE: Sürdürülebilir kalkınmahedeflerinin yakalanmasındaBMİDÇS’nin rolü ve önemini nasıltanımlayabilirsiniz?Kalkınma, eğer yeryüzündeki kaynaklar,sular, topraklar, canlı çeşitliliği, enerji kaynakları,atmosfer ve iklim sistemi, dünyanınher yerinde gelecek kuşakların da yaşama vegelişip büyüme şansı bulmasına olanak verecekşekilde kullanılırsa sürdürülebilir olur.İklim alanında bu, iklim değişikliğine yolaçan sera gazlarının salımlarının iklim sisteminindüzgün biçimde işlemesine olanak verecekdüzeyde tutulması anlamına gelir.Asıl soru şudur; bütün kalkınma faaliyetleriiçin bu denli önemli olan, fakat aynı zamandasalımların büyük bir bölümünden de sorumluolan enerjiyi nasıl kullanalım ki iklim sistemiolumsuz etkilenmesin? İklim değişikliğizaten gerçekleşiyor ve önümüzdeki yıllardada bu değişiklik devam edeceğine göre,bugün aldığımız önlemlere rağmen, ortayaçıkacak etkilere uyum sağlamaya da hazır olmalıyız.Bunlar, deniz seviyesinin yükselmesinebağlı olarak sellerden, kasırga veya dahafazla kuraklık gibi aşırı hava olaylarına, tarımiçin gerekli suyun azalmasına ve tropik hastalıklarındaha fazla ortaya çıkmasına kadarçeşitlilik gösterebilir.BMİDÇS de, yalnızca gelişmiş ve gelişmekteolan ülkelerin oluşturacağı bir işbirliği sayesindeulaşılabilecek olan bu hedefler içinçalışıyor. Geçtiğimiz yıllarda sera gazları salımlarınınana kaynağı gelişmiş ülkeler olduğuiçin salımların azaltılmasında başı onlarçekmelidir. Ayrıca gelişmekte olan ülkeleriniklim değişikliğiyle başa çıkmasında da onlarayardımcı olmalıdırlar.BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’netaraf olan bütün devletler “ulusal bildirimler”yoluyla faaliyetlerini rapor ediyorlar.Raporları okuduğunuz zaman, ülkelerin“Asıl soru şudur; bütün kalkınma faaliyetleri için bu denli önemli olan, fakat aynızamanda salımların büyük bir bölümünden de sorumlu olan enerjiyi nasıl kullanalımki iklim sistemi olumsuz etkilenmesin? İklim değişikliği zaten gerçekleşiyor veönümüzdeki yıllarda da bu değişiklik devam edeceğine göre, bugün aldığımız önlemlererağmen, ortaya çıkacak etkilere uyum sağlamaya da hazır olmalıyız. Bunlar,deniz seviyesinin yükselmesine bağlı olarak sellerden, kasırga veya daha fazlakuraklık gibi aşırı hava olaylarına, tarım için gerekli suyun azalmasına ve tropikhastalıkların daha fazla ortaya çıkmasına kadar çeşitlilik gösterebilir.”8 • cemre • REC Türkiye İklim Değişikliği BülteniKaynak: BMİDÇS Sekretaryası arşivi1 Mayıs 2002 tarihinden bu yana BMİDÇS İdari Sekreteri görevini büyük bir özverive başarıyla yürüten Bayan Joke Waller Hunter, 14 Ekim 2005 tarihinde vefatetmiştir. Bir özeti REC Türkiye’nin yayın organı Yeşil Ufuklar dergisinin 2. sayısındayayımlanan bu söyleşi, Bayan Waller Hunter’in basına verdiği son demeç olmaözelliğini de taşımaktadır. REC Türkiye, Bayan Waller Hunter’i saygıyla anarken,yakınlarına ve tüm iklim dostlarına en içten başsağlığı dileklerini iletmektedir.iklim politikalarını, sürdürülebilir kalkınmastratejilerine ve enerji, ulaşım ve tarım gibiiktisadi sektörlerdeki politikalarına nasıl dahiletmeye başladıklarını görüyorsunuz. Buda bize enerji kullanımında daha etkin olmanınmümkün olabileceğini, böylece dahaaz enerji kullanımı ve daha az salımla aynıdüzeyde kalkınmanın gerçekleşebileceğinigösteriyor. Ayrıca bu, güneş ve rüzgar gibiyenilenebilir enerjilerin kullanımının giderekarttığının da bir göstergesi.CEMRE: 18 Kasım 2004 tarihinde,Kyoto Protokolü’nün yürürlüğegirişi üzerine yaptığınız basınaçıklamasında “Bir belirsizlikdönemi kapandı” diyorsunuz. Budönem süresince bunun mutlusona ulaşamayabileceğini hiçdüşündünüz mü?Hayır, bu konuda her zaman iyimser oldum– ya da şimdi gerçekçi demeliyim! Ve


mercek altı: BMİDÇS ve Sekretaryaşu anda Protokol yürürlükte olduğu ve protokoldekisalım azaltma hedefleri ona tarafolan sanayileşmiş ülkeler için yasal anlamdabağlayıcı olduğu için çok mutluyum. KyotoProtokolü’nün, ona çekici bir araç niteliğikazandıran birçok yenilikçi özelliği var. Şuanda büyük ölçüde salım azaltma şartlarınaodaklanılmış durumda. İnanıyorum ki uzunvadede protokolün piyasa-tabanlı mekanizmaları,temiz kalkınma mekanizması (CDM)ve ortak yürütme ve salım ticareti de Protokol’ünönemli özellikleri olarak görülecek.Protokol’ün yeni bir meta yarattığının altınıözellikle çizmek istiyorum, o da şu anda ticaretiyapılabilen karbon.CDM hali hazırda mevcut ve çalışıyor, buyıl Protokol’ün yürürlüğe girmesiyle yenidengüçlendirildi. CDM, gerçekten de gelişmekteolan ülkelerin çoğu için Kyoto Protokolü’netaraf olmayı çekici bir hale getirdi. CDM, gelişmekteolan ülkelerde iklim-dostu yatırımlarıteşvik ediyor, onlara sürdürülebilir kalkınmaçalışmalarında yardımcı oluyor, aynızamanda sanayileşmiş ülkelerin Protokol’ünhedeflerine uymaları yönünde kullanabileceklerikrediler de yaratıyor. BMİDÇS TaraflarıKonferansı’nın tam zamanında gerçekleştirdiğihızlı başlangıç sebebiyle ilk projelerkayıtlara geçti, ve daha birçok yeni proje deyolda. Yapılan araştırmalar, 2012 yılı itibariyleCDM piyasasının toplam 1.250 milyon tonCO 2eşdeğerine ulaşacağını belirtiyor.CEMRE: Dünyanın her yerinde bukonuyla ilgilenen insanlar, bütünTaraflara Kyoto sonrası yükümlülükdönemi için daha yüksekhedefler belirlemeleri yönündeısrarla çağrıda bulunuyorlar. Bumüzakereler sırasında bilinçli biruzlaşmaya varmayı önleyebileceken büyük engeller olarak neleritanımlardınız? Ve Sekretaryatarafından bu engelleri aşmak içinne tür politikalar geliştiriliyor?Kyoto Protokolü çok önemli bir ilk adım,ama şurası da açık ki, Sözleşme’nin nihaihedefine, yani atmosferdeki sera gazları birikimleriniiklim sistemi için tehlike yaratmayacakseviyelerde sabitlemeye doğru ilerlemekaydedebilmek için daha fazlasının yapılmasıgerekiyor. Bu birikim geçtiğimiz yüzyıldanbu yana sürekli arttı ve artmaya da devamediyor. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinigösteren sayısız kanıt bulunuyor, örneğin kuraklık,sel ve kasırga gibi aşırı hava olaylarınıngiderek artması, kutup buzulunda, buzullardave yağış rejimlerindeki değişiklikler.Sarf edilen çabalar sorunun bütün yönlerinehitap etmeli, buna bazı hassas ülkeleriniklim değişikliğinin yaratacağı etkilere uyumsağlama konusundaki acil ihtiyaçları da dahil.Bunun dışında başa çıkılması gereken başkasorunlar da var, örneğin, iklim konusundakimüzakerelere iktisat alanındaki aktörleri nasıldahil edebiliriz? Temiz hava ve ucuz yakıtyönündeki talepler, iklim dostu politikalarınKaynak: IISD/ENB Leila Mead arşividesteklenmesi için nasıl harekete geçirilebilir?Bu yönde ilerlerken, tartışmaları elde hiçbirşey yokmuşçasına sıfırdan başlatmamak,ve Sözleşme’de yer alan ilkelerin oluşturduğutemelden ilerleyerek hem sanayileşmiş hemde gelişmekte olan ülkeler dahil olmak üzerebütün Taraflar’ın deneyimlerinden dersler çıkarmakçok önemli. Sekretarya’nın buradakirolü, şimdiye kadar gerçekleştirilmiş uygulamaile ilgili uygun bilgi ve analizi sağlayarak,Tarafları desteklemektir.CEMRE: 24 Mayıs 2004 tarihindeBMİDÇS’ye taraf olan en yeniülke olarak Türkiye’nin, hemulusal düzeyde BMİDÇS’ninyükümlülüklerine aşinalıkkazanması, hem de aynı zamandaKyoto Protokolü’nün uluslararasıdüzeyde uygulanışına tanık olmasıbekleniyor. Siz bütün bu süreçteTürk hükümetine ve paydaşlarane tür politika ve stratejilerizlemelerini tavsiye edersiniz?Bakın, burada size Sözleşme’de ve KyotoProtokolü’nde bulunabilecek yol göstericiSarf edilen çabalar sorunun bütünyönlerine hitap etmeli, buna bazıhassas ülkelerin iklim değişikliğininyaratacağı etkilere uyum sağlamakonusundaki acil ihtiyaçları da dahil.Bunun dışında başa çıkılması gerekenbaşka sorunlar da var, örneğin, iklimkonusundaki müzakerelere iktisatalanındaki aktörleri nasıl dahiledebiliriz? Temiz hava ve ucuz yakıtyönündeki talepler, iklim dostupolitikaların desteklenmesi için nasılharekete geçirilebilir?ilkeleri sunayım; her ne kadar Sözleşme veKyoto Protokolü Tarafların hangi politikalarıizlemesi yönünde reçeteler sunmasa da, politikalarınuygulanması gereken sektörlerinaçıklayıcı bir listesini içeriyor. Bu sektörlerarasında, enerji, ulaşım, ormanlar, tarım veatıklar yer alıyor. Bu sektörlerde uygulanmasıgereken politikalarsa şunlar:• Enerji etkinliğinin arttırılması ve yeni veyenilenebilir enerji türlerinin teşvik edilmesi,• Yeni ve yenilenebilir enerji türlerinin vekarbon giderme teknolojilerinin de aralarındabulunduğu konularda araştırmalarındesteklenmesi,• Piyasadaki aksaklıkların zamanla düzeltilmesive piyasa araçlarının uygulanması,• Sera gazları salımlarını sınırlandıran veyaazaltan politikaları ve tedbirleri teşvik etmeyiamaçlayan ilgili sektörlerde reformlarınözendirilmesi.Birçok gelişmiş ülkenin iklim değişikliğipolitikalarının ve tedbirlerinin uygulanmasındabugüne dek elde edilen deneyim;etkin, çevreye zarar vermeyen, ve en düşükmaliyetle en fazla yararı sağlayan politikaların,enerji etkinliğini arttırmayı ve yenilenebilirenerjiyi özendirmeyi amaçlayanpolitikalar olduğunu ortaya koyuyor. Etkintedbirler arasında, salım ticareti gibi ekonomikaraçlar da yer alıyor. Türkiye’nin, hızlabüyüyen bir piyasa ekonomisine sahipülke olduğu düşünülürse, enerji etkinliğiniartırmak ve yenilenebilir enerjiyi özendirmekyalnızca salımlardaki artışın yavaşlatılmasınayardımcı olmakla kalmaz, aynı zamandaçevre ve sağlık gibi diğer konulardada faydalar sağlayarak enerji güvenliğini degeliştirir. Bu da Türkiye’nin daha geniş çaplısürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasındayardımcı olabilir.Belirli bir önlemler portföyü seçmek büyükölçüde ulusal koşullara, halkın kabulseviyesine ve genel ekonomi politikalarınabağlıdır. Türkiye’nin ilk ulusal bildiriminidört gözle bekliyoruz. Bu bildirim, Sözleşme’deşart koşulmuş olup, bir ülkenin insankaynaklı iklim değişikliğini azaltma yolundaneler yaptığını gösteren ve ülkenin seçtiğiyolu daha iyi anlatmayı hedefleyen birrapordur.Ekim-Aralık 2005, Yıl:1, Sayı:1 • cemre • 9


mercek altı: BMİDÇS ve SekretaryaSözleşme’nin mercek altı /kurumlarıTaraflar Konferansı (COP): Sözleşme çerçevesindekien üst karar organıdır. Her yıltoplanarak Sözleşme’nin uygulanmasını değerlendirir,Sözleşme kurallarını daha ileriyetaşıyacak kararlar alır ve önemli yeni yükümlülüklereyönelik görüşmeleri yürütür. İki yardımcıorgan ise COP hazırlıklarını yürütmekamacıyla yılda en az iki kez toplanır.Bilimsel ve Teknolojik Danışma YardımcıOrganı (SBSTA): Bilim, teknoloji ve yöntemleilgili konularda COP için danışmanlık göreviniyürütür. Ülke bildirimleri ve salım envanteristandartlarının geliştirilmesine yönelikyönlendirmeleri yapmak da yine bu organıngörevidir.Yürütme Yardımcı Organı (SBI): Sözleşme’ninuygulanmasına ilişkin değerlendirmeve inceleme çalışmalarına yardımcı olur. Buamaçla, ülkeler tarafından bildirilen verilerianaliz ettiği gibi ayrıca finansal ve idari işlerlede ilgilenir.Sekretarya: Uluslararası kamu görevlilerindenoluşur. Başta COP, yardımcı organlarve bunların büroları olmak üzere iklim değişikliğisürecinde görev yapan bütün kurumlarıdesteklemek amacıyla Sözleşme organlarınıntoplantılarına ilişkin pratik düzenlemeleriyapar, Tarafların yükümlülükleriniyerine getirmelerinde yardımcı olur, veri vebilgi toplayıp dağıtır ve ilgili diğer uluslararasıkuruluşlarla görüşmelerde bulunur.Kaynak: IISD/ENB Leila Mead arşiviBağlı organlarKüresel Çevre Fonu (GEF): GEF, 1991 yılında,çevreyle ilgili olarak küresel yararlar sağlayacakprojeler için gelişmekte olan ülkelerefinansman sağlanması amacıyla uygulayıcıkuruluşlar olarak Dünya Bankası, UNEP veUNDP tarafından kurulmuştur. Bu kapsamdasadece iklim değişikliğiyle ilgili projelerdeğil, aynı zamanda biyolojik çeşitlilik, ozontabakasının korunması ve uluslararası sularlailgili projeler de desteklenmektedir. GEF halenSözleşme’nin finansal mekanizmalarınıişletmektedir. Bu çerçevede, gelişmekte olanülkelere hibe ya da kredi biçiminde kaynakaktarılmaktadır. COP, iklim değişikliği politikaları,program öncelikleri ve finansmandanyararlandırma ölçütleri ile ilgili konulardaGEF için sürekli rehberlik sağlarken, GEF deiklim değişikliği alanındaki çalışmalarını heryıl düzenli olarak COP toplantılarında sunar.Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli(IPCC): İklim değişikliği konularında yaşamsalönemde bir bilgi kaynağıdır. IPCC, 1990 yılındanbu yana beşer yıllık dönemlerde, iklimdeğişikliği ile ilgili kapsamlı değerlendirmeraporları yayınlar. Bu raporlardan sonuncusu(TAR) 2001 yılında yayınlanmıştır. IPCC ayrıca,COP ya da SBSTA tarafından yöneltilecek taleplerüzerine belirli konularda Özel Raporlarya da Teknik Değerlendirmeler hazırlar. Panelinmetodoloji alanındaki çalışmaları, Taraflarınsera gazı envanterlerinin oluşturulmasıiçin ortak rehberler hazırlanmasında önemlibir rol oynamıştır.Sözleşme’de ülkeler ve yükümlülükleriEK-I Listesi: Gelişmiş Ülkeler veDiğer Ülkeler1992 yılında OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) üyesiolan sanayileşmiş ülkeler ile, Rusya Federasyonu, Baltık Devletleriile Orta ve Doğu Avrupa’daki kimi devletler dahil olmak üzereekonomileri geçiş sürecinde olan ülkeleri kapsamaktadır. AvrupaBirliği de bu kapsamdaki bir ülke gibi değerlendirildiği için EK-I listesindetoplam 41 ülke yer almaktadır. Sözleşme kapsamında EK-Iülkelerinin, sera gazı salımlarının azaltılması konusunda öncü roloynamaları beklenmektedir ancak geçiş ekonomileri ülkelerinebazı kolaylıklar sağlanmaktadır. Bu ülkeler her yıl 15 Nisan’a kadarsera gazı envanterlerini Sekretarya’ya sunarlar. Ayrıca izledikleripolitika ve önlemlerin açıklamalarını içeren Ulusal Bildirim Raporlarınıdaha sık ve daha ayrıntılı bir şekilde hazırlarlar.EK-II Listesi: Gelişmiş ÜlkelerHepsi OECD üyesi olan ve Ek-I’de yer alan toplam 24 ülkedenoluşmaktadır. Sözleşme uyarınca bu ülkeler, gelişmekte olan ülkelereSözleşme çerçevesinde salım azaltma çalışmalarında finansmankaynağı sağlamak ve iklim değişikliğinin olumsuz sonuçlarınauyum sağlamalarında bu ülkelere yardımcı olmakla yükümlüdürler.Bu ülkeler ayrıca çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi ve buteknolojilerin transferi için “pratik bütün adımları atmak” zorundadırlar.10 • cemre • REC Türkiye İklim Değişikliği BülteniEK-I Dışı Liste: Diğer ÜlkelerÇoğunlukla gelişmekte olan ülkelerdir. Sözleşme, gelişmekteolan ülkelerden oluşan belirli grupları, iklim değişikliğinin etkilerineözellikle açık ülkeler olarak tanımlamaktadır. Bunların arasındaalçak kıyı alanları olan, çölleşme ve kuraklığa yatkın ülkeler de yeralmaktadır. Diğer ülkeler ise (örneğin fosil yakıt üretiminden ve dışticaretinden sağlanacak gelirlere aşırı bağımlı durumda olanlar)iklim değişikliğine karşı alınacak önlemlerin ekonomik etkileriniçok daha fazla hissedeceklerdir. Bu nedenle Sözleşme, bu tür dışetkilenmelere açık ülkelerin örneğin yatırım, sigorta ve teknolojitransferi gibi özel gereksinimlerine ve duyarlılıklarına yanıt oluşturacakgirişimlere vurgu yapmaktadır.Türkiye1992 yılında hazırlanan Sözleşme’de Türkiye OECD üyeliği nedeniylehem Ek-I hem de EK-II listesinde yer aldı. Daha sonra heriki listeden çıkma talebi kabul edilmedi. 2001 yılındaki 7. TaraflarKonferansı’nda alınan 26/CP.7 numaralı karar uyarınca, Ek-II’den çıkarıldı,özgün koşulları dikkate alınarak, ve diğer Ek-I ülkelerindenfarklı bir konumda Ek-I’de yer aldı.


kyoto protokolüTemiz kalkınma düzeneği (CDM)projeleri kapsamında ilk belgeli salımazaltımları (CER) onaylandıKaynak: PHOTODISC2001 yılında düzenlenen 7. Taraflar Konferansı kararları gereği İcraKurulu’nun oluşturulmasıyla, Kyoto Protokolü’nün esneklik mekanizmalarıarasında yer alan Temiz Kalkınma Düzeneği uygulamalarındada ilerlemeler kaydedilmeye başlanmıştır. CDM kapsamındaki projelerenerji, sanayi, ulaştırma, tarım sektörlerinde büyük ve küçük ölçekliolmak üzere iki başlıkta, ormanlaştırma/yeniden ormanlaştırmaprojeleri ise ayrı bir başlıkta ele alınmaktadır. Eylül 2005 itibarı ile 76proje onay için görüşlere açılmış, 23 proje CDM kapsamında değerlendirilmeküzere kayda alınmıştır.Eylül 2005 tarihi itibarı ile CDM İcra Kurulu tarafından kabul edilendiğer Belgeli Salım Azaltımlarının (CER) gerçekleştiği projeler aşağıdasunulmaktadır.20 Ekim 2005 tarihinde ise CDM İcra Kurulu ilk Belgeli SalımAzaltımlarını (CER) onaylamıştır. Bu onay, Honduras’ta, ilkindebir İtalyan firması için yıllık 37.000 CER sağlayan, diğerinde de birFinlandiya firması için yıllık 17.800 CER sağlayan 2 adet hidroelektriksantral projesi kapsamında alınmıştır. (Bir CER 1 ton CO2 eşdeğerinekarşılık gelmektedir.).CDM İcra Kurulu bu onayıyla projelerde yer alan firmalara,projelerin ilk aşamaları kapsamında, birinci projede 2.210 ton CO2,ikinci projede ise 7.304 ton CO2 tahsis edildiğini açıklamıştır.Her iki projenin geçerliliği, CDM İcra Kurulu tarafından “yetkili işlemkuruluşu – designated operational entity (DOE)” olarak belirlenenİngiltere merkezli DNV firması tarafından onaylanmıştır. Yetkilikuruluşlar, projelerin Kyoto Protokolü ve CDM ilkelerine uygun olarakplanlanma, inşa ve işletme aşamalarında denetlemektedirler. CDMİcra Kurulu ise bu denetleme raporlarına dayanarak onay işleminitamamlamaktadır.Proje Kapsamı Yatırımcı Ülke Proje süresiBelgelemeDönemiCER Belgelemeİşlemlerini YapanKuruluşBelgeleme Döneminde OnaylananCER Miktarı (ton CO2 eşdeğeri)HFC Yakma Tesisi – G. KoreTarımsal Atıklardan ElektrikÜretilmesi - HindistanÇöp Depolama Sahası BiyogazYönetimi - BrezilyaJaponyaHollandaJaponya - İngiltere1/1/2003– 31/12/20091/8/2003– 31/7/20131/1/2004– 31/12/20101/1/2003– 31/3/20051/8/2003– 30/6/20051/1/2004– 31/12/2004DNV 938.431TÜV 48.636SGS 45.988Karbon piyasası Carbon Expo ilebüyüyor11-13 Mayıs 2005 tarihlerinde Köln kentinde ikincisi düzenlenendünyanın tek karbon sektörü ve salım ticareti fuarı CarbonExpo, KyotoProtokolü’nün 2005 yılında yürürlüğe girmesiyle büyük bir başarıyaulaştı. 2005 yılında 1500 ziyaretçi, 134 sergi sahibi firma, 89 ülkekatılımıyla gerçekleştirilen CarbonExpo, bir önceki yıla oranla tümkategorilerde %100’e varan artışlar yakaladı.Dünya Bankası, Uluslararası Salım Ticareti Derneği (IETA) ve KölnFuar Merkezi’nin işbirliği içerisinde düzenlenen fuarın bu yılki açılışıKuzey Ren Westfalya Eyalet Çevre Bakanı Barbel Höhn, BMİDÇS İdariSekreteri Joke Waller Hunter, İngiltere Çevre Bakanı Margaret Beckettve İspanyol Çevre Bakanı Arturo Gonzalo Azipiri’nin katılımıyla gerçekleştirildi.Fuara başta Arjantin, Uganda, Peru ve Panama olmak üzere 29gelişmekte olan ülkenin üst düzey yetkilisi de katıldı. Fuar sırasındabaşta yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık yönetimi olmak üzereçeşitli sektörlerde 100’den fazla proje konusunda işbirliği anlaşmalarıgeliştirildi.Fuarın açılışında Dünya Bankası tarafından sunulan karbon piyasasıyıllık raporunda, 2004 yılı içerisinde 107 milyon ton CO2-eşdeğeri seragazı ticaretinin gerçekleştirildiği, 2005 yılının ilk 4 ayında bu rakamın43 milyon tona ulaştığına dikkat çekildiFuar süresince, sektörün sorunlarının tartışıldığı 12 çalıştay ve 6 genişkatılımlı konferans da gerçekleştirildi. CarbonExpo2006 ise 10-12 Mayıs2006 tarihlerinde yine Almanya’nın Köln kentinde düzenlenecek.12 • cemre • REC Türkiye İklim Değişikliği Bülteni


kyoto protokolüKaynak: PHOTODISC2012 sonrası dönemi müzakereleriiçin ilk adım Avrupa Birliği’ndenUluslararası düzeyde ise; KyotoProtokolü’ne daha geniş çaplı biruluslararası katılımın sağlanması, baştahavacılık ve deniz ulaştırması olmak üzeredaha fazla sektörün sera gazı salımlarınınazaltılması çalışmalarına katılması, bilimve teknoloji alanında daha fazla ilerlemeiçin çaba harcanması, salım ticaretigibi piyasa ve esneklik düzeneklerininkullanılmasına devam edilmesi, iklimdeğişikliğinden kaynaklanan etkilereuyum politikalarının daha etkin birşekilde ele alınması önerilmektedir.1997 yılında kabul edilen ve 16 Şubat2005 tarihinde yürürlüğe girenKyoto Protokolü 2008-2012 yıllarınıkapsayan 1. Yükümlülük Dönemiiçin Ek-I ülkelerinin toplam 6 seragazı salımlarının 1990 yılına göre %5,2 azaltılmasınıöngörmektedir. Bu hedefe ulaşmakiçin her ülkeye farklı bir salım azaltma veyasınırlandırma yükümlülüğü tanınmıştır. Buçerçevede, 15 üyeli Avrupa Birliği için AB Balonuolarak adlandırılan toplam %8 oranındaazaltma hedefi belirlenmiş, Birlik üyesi ülkelerise kendi aralarında farklı yükümlülüklerbelirlenmiştir.Kyoto Protokolü Madde 3.9 uyarınca, 2012sonrasındaki sera gazı azaltma yükümlülüklerininhangi ilkeler çerçevesinde belirleneceğineve hangi hedefleri içereceğine yönelikmüzakerelerin ise, 1 Ocak 2005 tarihindebaşlaması öngörülmüştür. Bu müzakerelerde,2012 sonrasındaki 2. Yükümlülük Dönemiiçin geçerli olmak üzere, zaman dilimi (5-10-20-30 yıl), ülkelerin katılımı (Ek-I Ülkeleridışında varsa yeni katılımlar), yükümlülükgöstergeleri (CO 2-e/cap, CO 2/GDP vs.) veülkelere göre yükümlülük oranları gibi yenikavram ve hedeflerin gündeme gelmesibeklenmektedir. 2012 sonrasındaki dönemeyönelik müzakerelerin çok çetin görüşmeleresahne olması beklendiği için, nihai sonucuntoplam 7 yıla yakın bir süre sonunda belirlenebileceğiöngörülmektedir.Konuyla ilgili ilk resmi görüş, Avrupa BirliğiKomisyonu’nun “Küresel İklim DeğişikliğiSavaşını Kazanmak” başlıklı 9 Şubat 2005 veSEC(2005) 180 sayılı tebliği ile kamuoyunaduyuruldu. Söz konusu belgede, sera gazısalımlarının azaltım hedefleri ve yükümlülükdönemi süresi ile ilgili sayısal bir hedefbelirtilmemekle beraber, bu karara temeloluşturacak politika esasları ele alındı. Komisyon’agöre, 2100 yılı ile sanayi öncesidönem arasındaki sıcaklık artışının en fazla2°C düzeyinde kalması, gerçekçi bir yaklaşımolarak politikaların temelini oluşturmalıdır.Aynı şekilde, sera gazı salımlarının azaltılmasıiçin alınacak önlemlerin maliyetinin, 2°C’yiaşan bir sıcaklık artışı sonucunda yaşanacakafetler sonucu oluşacak ekonomik kayıplarınaltında olduğu da Komisyon tarafından dilegetirilmektedir.Bu çerçevede, 2012 sonrası dönem için,AB ve Üye Ülkelerine yönelik olarak; belirlenenpolitikaların eksiksiz uygulanması, kamuoyuduyarlılığının arttırılması, daha fazlasayıda ve daha belirli alanlarda araştırmalaryapılması, AB dışındaki ülkelerle daha etkinişbirliklerinin oluşturulması ve 2000 yılındabelirlenen Avrupa İklim Değişikliği Programı’nın2005’te yeni bir aşamaya taşınmasıönerilmektedir.Uluslararası düzeyde ise; Kyoto Protokolü’nedaha geniş çaplı bir uluslararası katılımınsağlanması, başta havacılık ve denizulaştırması olmak üzere daha fazla sektörünsera gazı salımlarının azaltılması çalışmalarınakatılması, bilim ve teknoloji alanındadaha fazla ilerleme için çaba harcanması, salımticareti gibi piyasa ve esneklik düzeneklerininkullanılmasına devam edilmesi, iklimdeğişikliğinden kaynaklanan etkilere uyumpolitikalarının daha etkin bir şekilde ele alınmasıönerilmektedir.Avrupa Birliği Salım Ticareti Programı’nı başlattıKyoto Protokolü’nün 17. Maddesi, Ek-I ülkesi Taraflarına, birbirleri arasında salım birimlerininticaretine olanak tanımaktadır.Avrupa Birliği Salım Ticareti Programı (EU-ETS), bu kapsamda dünyanın ilk uluslararası CO 2salım ticaret programı olarak anılmaktadır. Program aynı zamanda Amerika, Japonya, Kanada,Avustralya’daki örnekler ile karşılaştırıldığında en çok sektörü kapsayan uygulama olarak dadikkati çekmektedir.Programın altyapısı, 25 Ekim 2003 tarihinde yürürlüğe giren 2003/87/EC sayılı AB Direktifi ilebelirlenmiştir. Ancak elektronik ortamda salım ticareti Ocak 2005 tarihinde başlamıştır.Toplam 3 aşamadan oluşan EU-ETS, 2005 – 2007 yılları arasında Pilot Uygulama, 2008-2012yılları arasında Kyoto Dönemi, 2013-2018 yılları arasında ise Kyoto Sonrası Dönem olarak tanımlanmaktadır.Ekim-Aralık 2005, Yıl:1, Sayı:1 • cemre • 13


merak terimler ettikleriniz sözlüğüHava (Weather): Yeryüzünün herhangi bir yerinde ve herhangi bir anda yaşanan ya da gözlenenatmosferik olayların tümü. İnsan etkinliklerinin çok büyük bir bölümü, atmosferdekiçok çeşitli, karmaşık ve değişken etmen ve süreçler sonucunda oluşan havaolaylarına bağlıdır ve ondan etkilenir.İklim (Climate): Yeryüzünün herhangi bir yerinde uzun yıllar boyunca gözlenen ve ölçülentüm hava koşullarının ortalama durumu. İklim, ölçülen ekstrem (uç) değerleri ve tümdeğişkenlikleri de içerir.İklim değişikliği (Climate change): İklimin ortalama durumunda ya da onun değişkenliğindeonlarca yıl ya da daha uzun yıllar boyunca süren istatistiksel olarak anlamlı değişimler.İklim değişikliği, doğal iç süreçler ve dış zorlama etmenleri ya da atmosferin bileşimindeki,ya da arazi kullanımındaki sürekli antropojenik (insan kaynaklı) değişikliklernedeniyle oluşabilir.İklim değişkenliği ya da değişebilirliği (Climate variability): Hava olayları ayrı olmak üzere,tüm zaman ve alan ölçeklerinde iklimin ortalama durumundaki ve standart sapmalarile uç olayların oluşumu gibi öteki istatistiklerindeki değişimler. Değişebilirlik, iklimsistemi içerisindeki doğal iç süreçlere (içsel değişebilirlik), ya da doğal ya da insan kaynaklıdış zorlama etmenlerindeki değişimlere (dışsal değişebilirlik) bağlı olarak oluşabilir.Salım (Emission) ya da Salımlar (Emissions): İklim değişikliği kapsamında olmak üzere, seragazlarını ve aerosol’leri belirli bir alanda ya da noktada ve zaman döneminde atmosferesalmak ya da salıvermek.Küresel Isınma Potansiyeli (Global warming potential - GWP): Sera gazlarının atmosferdekifarklı kalış ya da yaşam sürelerinin ve giden kızılötesi ışınımı emmedeki göreli etkililiğininortak etkisini ortaya koyan bir nicel gösterge.Hazne (Reservoir): Bir sera gazının depolandığı, iklim sisteminin bir bileşeni ya da bileşenleri.Örneğin, ağaçlar birer karbondioksit (CO 2) haznesidir.Yutak (Sink): Bir sera gazını atmosferden uzaklaştıran herhangi bir süreç. Fotosentez yoluylaCO 2uzaklaştıran ormanlar ve öteki vejetasyon oluşumları, başlıca yutakları oluştururlar.Gelişmiş ülkeler, Kyoto Protokolü altında, kendi net sera gazı salımlarının hesaplanmasında,yutakların kuvvetlendirilmesi (örneğin ormanların arttırılması) yoluylaatmosferden uzaklaştırdıkları sera gazlarını kendi toplam salımlarından çıkarabilirler.Bu durum gelişmiş ülkelere, kendi zorunlu sera gazı salım hedeflerini yerine getirmelerindekolaylık sağlayabilir. Ancak, yutakların net etkilerinin hesaplanması yöntemselolarak karmaşıktır ve hesaplama standardı henüz tam anlamıyla açık değildir. Yutaklarınnet etkileri konusu, özellikle IPCC’nin bilimsel ve teknik çalışmalarıyla, giderek dahaanlaşılır ve doğru hesaplanabilir olma yolundadır.Arazi kullanımı, arazi kullanımı değişikliği ve ormancılık (Land use, land-use change andforestry -LULUCF): İnsanoğlunun arazi kullanımının ve bu tip arazi kullanımındaki değişikliklerin,sera gazı salımları üzerindeki etkisini açıklayan kavramsal bütün. Örneğin,orman alanlarının genişletilmesi atmosferdeki CO 2’yi azaltır; ormansızlaşma ek CO 2salar ve çeşitli tarımsal etkinlikler, atmosferdeki metan (CH 4) ve diazotmonoksit (NO 2)birikimlerini yükseltebilir.Karbon giderme (Carbon sequestration): İnsan kaynaklı ek karbonun, atmosferden uzaklaştırılmasıve temel olarak arazi kullanımındaki değişiklikler yoluyla başka haznelerdebiriktirilmesi. Uygulamada, karbon giderme, çoğunlukla ormanların genişletilmesi yada birim alandaki birey sayısını arttırma yoluyla gerçekleştirilir.İklim değişikliğini önleme (Climate change mitigation): Sera gazı salımlarını azaltmaya veyutakları kuvvetlendirmeye yönelik insan etkinliklerinin tümü; ya da insan kaynaklı iklimdeğişikliğini önlemek ve etkilerini en aza indirmek.Uyum (Adaptation): Toplumların ve ekosistemlerin, değişen iklim koşulları ile baş edebilmelerineyardımcı olmak için gerçekleştirilen eylemler ve alınan önlemler. Uyum önlemleri,çok kuvvetli fırtınalar ve şiddetli yağışlardan en uygun bir biçimde korunmakamacıyla taşkın duvarlarının inşa edilmesi; ya da daha yüksek sıcaklıklara ve daha kurutoprak koşullarına en uygun tarımsal ürünlerin ve ağaçların yetiştirilmesi vb. uygulamalarıiçerir.14 • cemre • REC Türkiye İklim Değişikliği Bülteni


Küresel ısınma nedir?Yerküre’nin 4.6 milyar yıllık jeolojiktarihi boyunca iklim sisteminde,kimi zaman milyonlarcakimi zaman onlarca yıl sürentüm zaman ölçeklerinde, doğaletmenler ve süreçlerle birçokdeğişiklik olmuştur. Jeolojik devirlerdeki iklimdeğişiklikleri, özellikle buzul hareketleri vedeniz seviyesindeki değişimler yoluyla, yalnızdünya coğrafyasını değiştirmekle kalmamış,ekolojik sistemlerde de kalıcı değişiklikler oluşturmuştur.Öte yandan, sanayi devrimindenberi, iklimdeki doğal değişebilirliğe ek olarak,ilk kez insan etkinliklerinin de iklimi etkilediğiyeni bir döneme girildi. Bu yüzden, günümüzdeiklim değişikliği, sera gazı birikimleriniarttıran insan etkinlikleri dikkate alınarak datanımlanabiliyor. Örneğin, Birleşmiş Milletlerİklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS),iklim değişikliğini, “karşılaştırılabilir bir zamandöneminde gözlenen doğal iklim değişikliğineek olarak, doğrudan ya da dolaylı olarak küreselatmosferin bileşimini bozan insan etkinlikleri sonucundaiklimde oluşan bir değişiklik” biçimindetanımlamaktadır.Küresel ısınmaSanayi devriminden beri, özellikle fosil yakıtlarınyakılması, ormansızlaşma ve sanayi süreçlerigibi çeşitli insan etkinlikleri ile atmosferesalınan sera gazlarının atmosferdeki birikimlerindekihızlı artışa bağlı olarak, şehirleşmeninde katkısıyla doğal sera etkisinin kuvvetlenmesisonucunda, yeryüzündeki ve atmosferin altbölümlerindeki (alt troposfer) sıcaklık artışına“küresel ısınma” adı verilmektedir.Küresel ısınmaya yol açan sera gazları; temelolarak, fosil yakıtların yakılması (enerji ve çevrim),sanayi (enerji ilişkili; kimyasal süreçler veçimento üretimi, vb. enerji dışı), ulaştırma, arazikullanımı değişikliği, katı atık yönetimi ve tarımsal(enerji ilişkili; anız yakma, çeltik üretimi, hayvancılıkve gübreleme vb. enerji dışı) etkinliklerdenkaynaklanmaktadır. Küresel hesaplamalaragöre, atmosfere salınan insan kaynaklı sera gazısalımları nedeniyle, küresel karbon dengesi denkkapanmamaktadır. Küresel karbon döngüsününnormal akışlarına ek olarak, esas olarak arazi kullanımıdeğişiklikleri ve ormansızlaştırma yoluyla1.6 milyar ton (MMt) ve fosil yakıt yanmasından6.3 MMt olmak üzere her yıl toplam 7.9 MMtkarbon (C) atmosfere salınır (IPCC, 2002). Küreselkarbon döngüsünün iki büyük ana bileşeninioluşturan karasal ekosistemler (ormanları da içerentüm bitki örtüsü ve topraklar) ve okyanuslar,toplam tutarın 4.6 (2.3+2.3) MMtC’lik bölümünütutar. Karasal ekosistemlerin ve okyanuslarıntuttuğu ya da uzaklaştırdığı karbon tutarı atmosferesalınan toplam tutardan çıkarıldığında,her yıl insan kaynaklı net 3.3 MMtC’nin atmosferdekaldığı bulunur. Bu yüzden, iklim değişikliğiniönleyebilmenin odak noktasını, atmosferesalınan sera gazı salımlarını sınırlandırma ve/yada azaltmanın yanı sıra, her yıl atmosferde kalanyaklaşık 3.3 MtC’lik fazla karbonun yutaklar aracılığıylaatmosferden uzaklaştırılması ve haznelerdebiriktirilmesi çabaları oluşturur.Kaynak: PHOTODISCKüresel iklimde gözlenendeğişiklikler ve eğilimlerTemel olarak insan etkinlikleri sonucundaatmosferin bileşiminde ortaya çıkan önemlideğişiklikler sonucunda, küresel yüzey sıcaklıklarında19. yüzyılın sonlarında başlayan ısınma,1980’li yıllarla birlikte daha da belirginleşerek,hemen her yıl bir önceki yıla göre daha sıcakolmak üzere, küresel sıcaklık rekorları kırdı.Yerküre ikliminde gözlenen ve bazılarınıninsan etkinlikleriyle bağlantılı olduğu kabuledilen küresel ve bölgesel ölçekteki önemli değişikliklerşöyle özetlenebilir: Küresel ortalamayüzey sıcaklığı, 20. yüzyılın başından günümüzedeğin yaklaşık olarak 0.8 C° arttı. Küresel olarak,1990’lı yıllar 1860 yılından sonraki aletligözlem kayıtlarındaki en sıcak on yıl; 1998 ise,+0.58 C°’lik anomali ile en sıcak yıl oldu (Şekil1). İkinci en yüksek sıcaklık rekoru, +0.47 C° ile2002 ve 2003 yıllarına aittir. Benzer ısınma eğilimlerive yüksek sıcaklık rekorları, kuzey ve güneyyarım kürelerin yıllık ortalama sıcaklıklarındada gözlenmektedir. Yeni gözlem sonuçlarınagöre, 2004 yılı, küresel olarak en sıcak dördüncüyıl olurken, kuzey yarım kürenin en sıcak yılıolan 1998’den sonraki en sıcak ikinci yıl oldu.Gece en düşük hava sıcaklıklarında yaklaşık heron yılda 0.2 C° olarak gerçekleşen artış, gündüzen yüksek hava sıcaklıklarındaki artışın yaklaşıkiki katıdır. 20. yüzyılda sıcaklıklarda gözlenenbu ısınma, geçen 1,000 yılın herhangi bir dönemindekiartıştan daha büyüktür. Atmosferin enalt 8 kilometrelik bölümündeki hava sıcaklıklarıda, geçen 40 yıllık dönemde belirgin bir artışeğilimi göstermektedir. Öte yandan, 20. yüzyılda,orta enlem ve kutupsal kar örtüsü, kutupsalmerak ettiklerinizkara ve deniz buzları ile orta enlemlerin dağbuzulları azalırken, küresel ortalama deniz seviyesi,yaklaşık 0.1-0.2 m arasında yükseldi veokyanusların ısı içerikleri arttı. Yağışlar kuzeyyarımkürenin orta ve yüksek enlem bölgelerindeher on yılda yaklaşık %0.5 ile %1 arasındaartarken, subtropikal karaların (Akdeniz Havzası’nıda içerir) önemli bir bölümünde her onyılda yaklaşık %3 azaldı. Sera gazlarının atmosferikbirikimleri ve onların ışınımsal zorlaması,insan etkinliklerinin bir sonucu olarak artmayadevam etti. Öyle anlaşılıyor ki, insan etkinliklerindenkaynaklanan sera gazı ve aerosol salımları,atmosferin bileşimini değiştirmeyi ve bunedenle de iklimi etkilemeyi ve değiştirmeyi21. yüzyılda da sürdürecektir.Türkiye sıcaklıklarındagözlenen değişiklikler veeğilimlerTürkiye sıcaklıklarındaki değişimler ise, Türkiye’dekiuzun süreli sıcaklık değişikliklerini veeğilimlerini ortaya koyan yeni çalışmalara göre,aşağıda özetlenmektedir:(i) Yıllık, kış ve ilkbahar ortalama sıcaklıkları,özellikle Türkiye’nin güney bölgelerinde artmaeğilimi göstermesine karşın, yaz ve özelliklesonbahar ortalama sıcaklıkları, kuzeyde ve karasaliç bölgelerde azalmaktadır. (ii) Minimum(gece en düşük) hava sıcaklıklarında saptananısınma eğilimleri, Türkiye’nin pek çok kentindeistatistiksel olarak anlamlıdır. (iii) Yaz mevsimigece en düşük hava sıcaklıklarındaki ısınma,ilkbahar ve sonbahar gece sıcaklıklarının ısınmaoranlarından genel olarak daha büyüktür.İlkbahar ve yaz gece sıcaklıklarındaki ısınmaoranları ise, ilkbahar ve yaz maksimum (gündüzen yüksek) sıcaklıklarındakilerden genelolarak daha kuvvetlidir. (iv) Türkiye’nin sıcaklıkrejimindeki daha ılıman ve/ya da daha sıcak iklimkoşullarına yönelik değişiklikler, ilkbahar veyaz mevsimlerindeki anlamlı gece ısınmasıyladaha kuvvetli açıklanmaktadır. (v) Gece sıcaklıklarındasaptanan belirgin ve anlamlı artışeğilimleri, yıllık, ilkbahar ve yaz mevsimlerindeçoğu istasyonun, kış ve sonbaharda bazı istasyonlarıngünlük sıcaklık farklarında (maksimum– minimum) çok kuvvetli azalma eğilimlerininoluşmasına neden olmaktadır.Şekil 1. 1961-1990 dönemi ortalamalarından farklara göre hesaplanan küresel yıllık ortalama yüzey sıcaklığı anomalilerinin 1860-2004 dönemindekideğişimleri.Ekim-Aralık 2005, Yıl:1, Sayı:1 • cemre • 15


iklim değişikliği gündemiEkim – Aralık 2005ULUSAL• 9-11 Kasım 2005, Çeşme, 5. Güneş Enerjisi Çalıştayı; GüneşEnerjisinin Mimari Uygulamaları, Eurosolar Türkiye,www.eurosolar.org.tr• 22 Kasım 2005, İklim Değişikliğinin Türkiye’ye ve SanayiyeEtkileri. Çevre ve Orman Bakanlığı ve TOBB,www.iklim.cevreorman.gov.tr, www.tobb.org.tr• 21-23 Aralık 2005, Ankara. Türkiye V. Enerji Sempozyumu.TMMOB, www.tmmob.org.trULUSLARARASI• 19-21 Ekim 2005, Madrid, İspanya. 5. Sera Gazları PiyasasıForumu. IETA, www.ieta.org• 5-6 Ekim 2005, Sicilya, İtalya. 1. Akdeniz Güneş GözesiKonferansı. MEDREP, EPIA, www.pvmed.org• 17-21 Ekim 2005, Paris, Fransa. 14. Avrupa Biyokütle Konferansıve Sergisi – Enerji, Sanayi ve İklim Koruma için Biyokütle. GVEP,www.conference-biomass.com• 25-28 Ekim 2005, Szentendre, Macaristan. Temiz Yakıtlar veAraçlar Çalıştayı ve Konferansı. REC, www.rec.org• 25-26 Ekim 2005, Pekin, Çin. İklim Değişikliğiyle MücadeledeUluslararası Politika Yaklaşımları. IPIECA, www.ipieca.org• 26-27 Ekim 2005, Budapeşte. BM İDÇS ve Kyoto Protokolü içinKapasite Geliştirme Çalıştayı. REC, www.rec.org• 28-29 Ekim 2005, Hamburg, Almanya. Uluslararası Konferans -İklim Ya da Kalkınma. HWWA, www.hwwa.de• 31 Ekim – 1 Kasım 2005, Londra, İngiltere. Karbon Finansmanı2005 Environmental Finance. www.environmental-finance.com• 2-5 Kasım 2005, Melbourne, Avustralya. 4. Dünya Rüzgar EnerjisiKonferansı ve Yenilenebilir Enerji Sergisi. WWEA, www.wwec2005.com• 7-8 Kasım, Pekin, Çin. Pekin Uluslararası Yenilenebilir EnerjiKonferansı 2005. JREC, www.birec2005.cn• 14-15 Kasım 2005, Roma, İtalya. Akdeniz Yenilenebilir EnerjiKonferansı. Green Power, www.greenpowerconferences.com• 26-30 Kasım 2005, Bonn, Almanya. Dünya Yenilenebilir EnerjiKongresi. WCRE, www.wcre.org• 28 Kasım - 9 Aralık 2005, Montreal, Kanada. BMİDÇS 23. YardımcıOrganlar Toplantısı (SB23)/11. Taraflar Konferansı (COP11)Kyoto Protokolü 1. Taraflar Buluşması (COP/MOP1). UNFCCC,www.unfccc.int• 3 Aralık 2005, İklim Değişikliği Küresel Eylem Günü. www.campaingcc.org• 12-16 Aralık 2005, Dakar, Senegal. Ozon Tabakasını İnceltenMaddelerin Giderilmesi için Montreal Protokolü 17. TaraflarKonferansı. UNEP, www.unep.org/ozone• 15-16 Aralık 2005, Cenevre, İsviçre. BM Sürdürülebilir KalkınmaKomisyonu 14. Oturumu – Avrupa Bölgesel Hazırlık Toplantısı(Johannesburg Uygulama Planı – Enerji, EndüstriyelKalkınma, İklim Değişikliği). UNECE, www.unece.orgREC TÜRKİYE,BMİDÇS 6. MADDE (Eğitim, Öğretim, Kamuoyu Bilinçlendirilmesi)ULUSAL ODAK NOKTASI OLARAK GÖREV YAPMAKTADIR.BMİDÇS 6. maddesi, Taraf ülkelerin iklim değişikliği alanında eğitim,öğretim, kamuoyu bilinçlendirilmesi, halkın katılımı ve halkın bilgiyeerişimi konularında çalışmalar yürütmelerini öngörmekte ve bu alandabölgesel ve uluslararası düzeyde işbirliklerini desteklemektedir.2002 yılında Yeni Delhi’de düzenlenen COP8 toplantısında, 6. Maddeyeyönelik olarak 2002-2007 yıllarını kapsayan Yeni Delhi Çalışma Programıkabul edilmiştir. Programın 15 (c) maddesi Tarafların konu ile ilgili birUlusal Odak Noktası görevlendirmelerini tavsiye etmektedir.Bu kapsamda, REC Türkiye, 9 Mayıs 2005 tarihinde Çevre ve OrmanBakanlığı tarafından BMİDÇS 6. Madde (Eğitim, Öğretim ve KamuoyuBilinçlendirilmesi) Ulusal Odak Noktası olarak görevlendirilmiştir.Bu görevlendirmede, REC Türkiye’nin, yeterli sayıda uzman personeli,eğitim ve kapasite geliştirme alanlarındaki engin birikimi,uluslararası müzakereleri izleme altyapısı ve ulusal ve uluslararasıişbirliklerinin kurgulanmasındaki kapasitesi göz önünde bulundurulmuştur.T.C.Çevre ve OrmanBakanlığıcemre, Yeşil Ufuklar Dergisi’nin eki olarak yayımlanmaktadır. Süreli Yerel bir yayındır. Üç ayda bir yayımlanır.EditörlerDoç. Dr. Murat TÜRKEŞÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Coğrafya BölümüYunus ARIKANREC Türkiye İklim Değişikliği Proje YöneticisiCEMRE’nin Misyonuİnsan kaynaklı iklim değişikliği süreci ile ilgili olarak, ilgili tüm paydaşların;- uzmanlık alanlarına yönelik doğru ve güncel bilgiye ulaşmalarını sağlayarak,- ulusal ve uluslararası süreci tanımaları ve bu sürece dahil olmaları için gerekli kolaylaştırıcılığı oluşturmak.Grafik Tasarım ve UygulamaBAYT Bilimsel AraştırmalarBasın Yayın ve Tanıtım Ltd. Şti.Ziya Gökalp Cad. 30/31, 06420 Kızılay, AnkaraTel. (0-312) 431 30 62,Faks (0-312) 431 36 02E-posta: info@bayt.com.trBaskıMiki Matbaacılık Ltd. Şti.Tel. (0-312) 395 21 28E-posta: mikimat@isbank.net.tr

More magazines by this user
Similar magazines