dogru_bilinen_yanlislar_kitabi(2)

ezgiulusoyylmaz

dogru_bilinen_yanlislar_kitabi(2)

19 65ktisadi Kalknma Vakf YaynlarYayn No: 264


AVRUPA BRL VETÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR19 65İktisadi Kalkınma Vakfı YayınlarıYayın No: 264


ÇNDEKLERSunu ............................................................................... 7Yanl 1 Ne yaparsak yapalm, AB bizi almaz...................8Yanl 2 AB bir Hristiyan Kulübü’dür. ...............................9Yanl 3 AB üyelii, Türkiye’nin bölünmesinesebep olacak. ...................................................... 11Yanl 4 AB üyelii ile örf, âdet, ahlak ve toplumsalkimliimiz yok olacak. ........................................ 14Yanl 5 AB üyelii ile birlikte ulusal egemenlikhaklarmz Brüksel’e devredilecek. ................... 16Yanl 6 AB, Türkiye’nin içilerine karyor.Hiçbir aday ülkeden, Türkiye’denistenenler talep edilmiyor. ................................. 19Yanl 7 AB üyesi olmamz için sadecebalklardaki yükümlülüklerimiziyerine getirmek gerekir. ....................................20Yanl 8 Tam üyelik sonrasnda Türkiye’nind politikasn AB belirleyecek. .........................22Yanl 9 AB, Türkiye’nin tek alternatifi deil.AB üyelii yerine ABD, Rusya,Orta Dou ülkeleri, anghay Belisi vb. ileanlamalar yaplmal. .........................................25Yanl 10 Tam üyelikle birlikte, hemen AB ülkelerindeçalmaya balayacaz. ....................................27Yanl 11 AB üyelii, Türk tarmn bitirecek. ....................29Yanl 12 AB üyelii, Türk hayvanclk sektörünezarar verecek. ....................................................33Yanl 13 Tam üye olunca, günlük yaammzdakitüm detaylar AB belirleyecek. Soframzdakiyiyeceklere bile karacak. .................................35Yanl 14 Gümrük Birlii, Türkiye ve AB arasndaimzalanm bir anlamadr. ...............................38Yanl 15 Türkiye, Gümrük Birlii’ndenzarar görmütür. ................................................40Yanl 16 AB’ye üye olmak için Maastricht Kriterleri’ni deyerine getirmek zorundayz. .............................44Yanl 17 AB, Birlemi Milletler veya NATO gibiuluslararas bir örgüttür. ...................................45


Yanl 18 Avrupa nsan Haklar Mahkemesi,AB bünyesindeki bir kurumdur. ........................47Yanl 19 Avrupa Konseyi ve AB Konseyiayn kurumdur. ...................................................50Yanl 20 Avrupa Parlamentosu’nun aldtüm kararlar balaycdr. .................................. 51Yanl 21 Son ekonomik kriz, Avrupa’nndalmasna sebep olacak. ................................52Yanl 22 ngiltere çkmak isterken, biz niye girmekistiyoruz? AB cazibesini yitiriyor. ......................55Yanl 23 O kadar dava kazandk,hâlâ AB’ye vizesiz giremiyoruz. ........................59Yanl 24 Türkiye, AB Çerçeve Programlar’ndanyeterince faydalanamyor. Katk salamakyerine kendi projelerine kaynak salasadaha iyi olur. .......................................................62Yanl 25 AB Bölgesel Politikas, gelimibölgelerden az gelimi bölgelere bir fontransferi politikas niteliindedir. ......................65Yanl 26 Türkiye AB’ye üye olursa,bir daha çkamaz. ...............................................68Yanl 27 AB üyelii yerine imtiyazl ortaklk dakabul edilebilir. ...................................................69Yanl 28 AB’ye üye olup, istemediimiz politikalarakatlmayabiliriz. .................................................. 71Yanl 29 AB’nin sadece Türkiye ileGümrük Birlii vardr..........................................73Yanl 30 Schengen Alan’na sadeceAB üyeleri dâhildir. .............................................74Yanl 31 AB’nin sosyal politika alanndaherhangi bir kazanm olmamtr. .................... 77Yanl 32 Avro, sadece Avro Alan ülkelerindepara birimi olarak kullanlmaktadr. ..................79Yanl 33 AB’nin Çevre Politikas, Türk sanayisininrekabet gücünü azaltacaktr. ............................ 81Kaynakça .............................................................................83nternet Adresleri ...............................................................84Notlar ............................................................................85


8AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARYanl 1 Ne yaparsak yapalm, AB bizi almaz.Doru 1 Türkiye, üyelik için gerekli koullar karladnda,AB Üye Devletleri arasnda yerinialacaktr.Türkiye ile AB arasndaki ilikinin hukuki temeli, 1963 ylndaimzalanan ve nihai hedefi tam üyelik olan AnkaraAnlamas’na dayanmaktadr. Bu anlama ile balayansüreç, tam üyelik perspektifimizi AB hukukunun bir parçashaline getirmitir. 1999 tarihli Helsinki Zirvesi’nde,15 AB üye ülkesinin ortak siyasi iradesi ile Türkiye’ninadayl teyit edilmi ve dier aday ülkelerle tam bir eitliktemelinde ve herhangi bir ön koula bal olmakszn de-erlendirilecei belirtilmitir. Türkiye’nin Kopenhag siyasikriterlerini yeterli düzeyde karladna ilikin Komisyontavsiyesi üzerine, 2004 yl Aralk ayndaki AB Zirvesi’nde,katlm müzakerelerinin 3 Ekim 2005 tarihinde balatlmaskararlatrlmtr. Müzakereler baladktan sonratam üyeliin gerçeklemesi ise, Türkiye ile AB arasndakikatlm müzakerelerinin ana hatlarn ortaya koyan MüzakereÇerçeve Belgesi’nde de belirtildii gibi, Türkiye’ninAB müktesebatna uyum konusundaki çabalaryla doruorantldr.Türkiye dâhil müzakere sürecindeki dier ülkelerin ABüyesi olabilmesi için hangi koullar yerine getirmesigerektii, açk ve net biçimde ortaya koyulmutur. Sözkonusu aday ülkenin tam üye olabilmesi için, AB müktesebatad altnda düzenlenen tüm AB standart ve kurallarnauyum salamas, AB kurumlarnn ve Üye Devletlerinonaynn alnmas ve söz konusu aday ülkenin vatandalarnn(ulusal parlamentoda ya da referandum yoluyla)onaynn alnmas gerekmektedir.Buna karn, Türkiye’de “ne yaparsak yapalm AB bizi almaz”ön yargs oldukça yaygndr. Bu ön yargnn olumasnntemel sebepleri arasnda, Türkiye-AB ilikilerininuzun geçmii; bu süre zarfnda Merkez ve Dou Avrupaülkeleri ile katlm müzakerelerine birlikte baladmzHrvatistan üye olurken, Türkiye’nin aday ülke olarak kalmayadevam etmesi; AB müzakere sürecinin asimetrikyaps ve dier aday ülkelerin tecrübelerinin kamuoyutarafndan yeterince bilinmemesi nedeniyle, AB mükte-


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR9sebatna uyum konusunda atlmas gereken baz admlarnsadece Türkiye’den talep edildiinin düünülmesi yeralmaktadr. Ayrca AB ülkelerinde Türkiye’nin üyeliine,din ve kültür farkll, nüfus younluu, corafi konum,ekonomik sorunlar gibi nedenlerle kar çkan çevrelerinaçklamalar da, kamuoyundaki ön yargnn olumasndason derece etkilidir.Kukusuz, AB ülkelerinde tüm kesimlerin Türkiye’ninüyelii ile ilgili olarak ayn görüte olmasn beklemekmümkün deildir. Türkiye’nin katlmn destekleyenlerinyan sra kar çkanlarn da olmas doaldr. Ancak AB,bir ilkeler ve kurallar sistemidir. Türkiye ile AB arasndakiilikiler hukuki bir temele dayanmaktadr. Üye Devletler,Türkiye’nin üyelii yönündeki siyasi iradelerini çok netbir biçimde ortaya koymutur. Türkiye gerekli koullaryerine getirdii halde AB’nin Türkiye’nin üyeliine “hayr”demesi, Birliin kendisiyle çelimesine ve dünya kamuoyundakiitibarnn tümüyle sarslmasna neden olacaktr.Bu nedenle Türkiye AB müktesebatna uyum çalmalarnakararllkla devam ederken, AB kamuoyuna daTürkiye’nin üyeliinin önemi ve olumlu getirilerini dorubir iletiim stratejisiyle aktarmas halinde, AB üyelik hedefinehzla ulaacak ve kamuoyundaki bu tür ön yarglarngüçlenmesinin önüne geçecektir.Yanl 2 AB bir Hristiyan Kulübü’dür.Doru 2 AB, tek bir din ve kültüre dayanmayan, aksinezengin bir çeitlilii bünyesinde barndransosyokültürel bir mozaiktir.AB’nin genileme süreci ve ortak bir Avrupa kimlii tanmlamaçabalar, Birliin harcn oluturan ortak deerlerintartlmasn gündeme getirmitir. Bu kapsamdaortaya çkan “AB bir Hristiyan Kulübü’dür” yönündekisöylemlere sadece ülkemizde deil, AB’de de skça rastlanmaktadr.Bu anlayn kökeninde, “Avrupal” olmay geçmi tecrübelereindirgeyen bir Avrupa kimlii ve Avrupa kültürüanlay vardr. Avrupa’da baz çevrelerde dile getirilen busöylem, AB’nin Hristiyan köklerine vurgu yaparak, ortak


10AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARdini mirasn “Avrupa kimliinin” en belirleyici unsurlarndanbiri olduu iddiasna dayanmaktadr. Türkiye-ABilikilerinde sorun olarak görülen Avrupa kimlii tartmalarnda,AB’nin Hristiyan köklerine vurgu yapan vebu çerçevede bir gelecek tasavvur eden düünceyegöre, Müslüman kimlii nedeniyle “Avrupal” olarak de-erlendirilmeyen Türkiye’nin AB üyelii söz konusu olamayacak;Türkiye’nin tam üye olmas gibi bir olaslk iseAB’nin sonunu getirecektir. Benzer ekilde, Türkiye’dede “AB’nin bir Hristiyan Kulübü” olmasnn ülkemizinAB’ye alnmamasnn asl nedeni olduu iddia edilmektedir.Bu yaklama göre, Türkiye’de nüfusun çounluununMüslüman olmas, bir kültürel uyumsuzlua nedenolmaktadr ve AB, bu sebeple Türkiye’yi istememektedir.Ayrca AB üyelii, Türkiye’nin öz kimlii ve kültüründenuzaklamasna neden olaca için kaçnlmas gerekenbir durumdur.Avrupa’da, AB’nin Hristiyan dini temelinde ekillenerek,Hristiyan bir kulübe dönümesi gerektii inancn tayanbir düüncenin varlna ramen, belirleyici olan hususlar,AB’nin dayand temel ilkeler, AB’nin amaç ve nitelikleri,yani Avrupa’daki “genel” yaklamdr. 1950’li yllarda ortayaçkan bütünleme düüncesinin temelinde, iki dünyasavanda yaanan ac tecrübelerin üstesinden gelerek,çoulcu yapda bir siyasi birlik oluturmak yatmaktadr.Bütünleme projesi ile yaratlmak istenen bu birliin harcnoluturan deerler, demokrasi, insan haklar, hukukunüstünlüü gibi evrensel normlar olarak tanmlanmtr.Ayrca, bünyesinde pek çok farkl dine, mezhebe ve inancamensup bireyleri barndran AB, dier tüm dinlere açk olanbir deerler sistemidir. Dolaysyla, AB’yi “Hristiyan bir kulüp”olarak deerlendirerek, tek bir dinin hâkimiyetine indirgemek,Birliin üzerine ina edildii evrensel deerlerve temel ilkelerini oluturan çoulculuk ve hogörü anlayile çelimektedir. Bunun yannda, “Hristiyan kulübü”olma iddiasn AB’nin resmi olarak reddettii ve KurucuAntlamalarda, Lizbon Antlamas’nn hiçbir maddesinde“Hristiyan” ifadesine yer verilmedii görülmektedir. ABAntlamas, Birliin “Avrupa’nn kültürel, dini ve insani mirasndanilham aldn” söylemekle birlikte, “demokrasi,eitlik ve hukukun üstünlüü” gibi “evrensel” deerleresayg gösteren her “Avrupal ülke”nin AB’ye üye olarak


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR11katlabileceini söyleyerek, AB’nin çok kültürlülüe ve çokdinlilie sayg ve hogörüsünü kantlamaktadr.Son olarak, bugün tüm Avrupa’da yaklak 45 milyon Müslümankökenli insann yaamas ve önümüzdeki yllardayalnzca Avrupa’nn dousunda deil, Bat Avrupa’da dabu nüfusun büyük ölçüde art gösterecei tahminleri,AB’nin içinde bulunduu çokkültürlü ve çokdinli yapyaçkça ortaya koymaktadr.Yanl 3 AB üyelii, Türkiye’nin bölünmesine sebepolacak.Doru 3 Türkiye’nin AB’ye tam üye olmas bölünmesinedeil, aksine, siyasi ve ekonomik istikrarnartrarak, toplumsal uzla kültürününgüçlenmesine neden olacaktr.AB üyeliinin bölünmeyi de beraberinde getirecei endi-esi, çounlukla bireysel hak ve özgürlükleri geniletenKopenhag siyasi kriterlerine uyum sürecinde dile getirilmektedir.Oysa AB’nin temel deerler olarak benimsediibu evrensel ilkelere uyum salamak, tüm aday ülkelerdeolduu gibi, Türkiye’de de demokrasinin güçlendirilmesineönemli katk salayacaktr.Vatandalarn temel hak ve hürriyetlerinin güvence altnaalnd; bireylerin kendilerini özgürce ifade edebildii; dil,din, rk, kültür farkllklar nedeniyle ayrmcla maruz kalnmad;demokratik ve effaf bir hukuk devleti anlaynnvar olduu bir ülkenin ulusal bütünlüünün bozulmasve bölünmesi endiesi, son derece yersizdir.Bugüne dek AB üyesi olup da bölünen hiçbir ülke yoktur.Aksine, AB’nin dayand bu temel evrensel ilkeleri reddederekdemokrasiyi, insan haklarn ve hukuk devletiniyok sayan, otoriter rejimlerle yönetilen ülkelerin bölünmetehdidi ile kar karya kald bilinmektedir. Bu açdan,AB’nin savunduu bu evrensel ilkeler, kesinlikle bir bölünmetehdidi olarak alglanmamaldr.AB sürecindeki Türkiye’de önemli birçok siyasi, ekonomikve sosyokültürel deiim yaanmaktadr. Bu deiimler


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR13ele alndnda, AB üyeliinin Türkiye’nin bölünmesine sebepolmaktan ziyade, ülkeye birçok katk salayaca birgerçektir. Örnein, siyasi açdan deerlendirildiinde ABüyelik hedefi Türkiye’nin çada bir toplum olarak yaplanmasna;çada siyasal deerlere, bireysel hak ve özgürlükleresahip olunmasna; bununla birlikte ülke içindegüvenliin ve istikrarn salanmasna; Avrupa ktasndaönemli bir aktör haline gelinmesine; özellikle Orta Dou,Kafkaslar, Orta Asya, Karadeniz ve Dou Akdeniz bölgelerindeönemli bir bölgesel güç olunmasna önemli katksalamaktadr.Öte yandan, ekonomik kazanmlar çerçevesinde AB üyelii;çada ekonomik yaplanmann yan sra güvenli vegeni bir pazara sahip olunmasna; ekonomik gelimilik,zenginlik ve istikrara; bununla birlikte bölgesel enerji kaynaklarüzerindeki etkinliinin artmasna ve Orta Dou,Kafkaslar, Orta Asya, Karadeniz ve Dou Akdeniz bölgelerindeekonomik etkinliin gelitirilmesine katk salayacaktr.Yine, AB üyeliinin gerei olan ekonomik kriterlereuyum, Türkiye’nin temel sorunlarndan birini oluturanekonomik ve sosyal dengesizliin almasna da büyükkatk salayacaktr.Türkiye, tüm gelimekte olan ülkeler gibi sürdürülebilirbüyümeyi salama, yatrmlarna kaynak üretme ve istihdamyaratma sknts çekmekte, yabanc yatrmlaraihtiyaç duymaktadr. AB üyesi bir Türkiye’nin, uluslararaspiyasalarda daha güvenli ve istikrarl bir ülke olarakalglanaca ise üphesizdir. Ayrca, Türkiye’nin bölgeselpolitika kapsamnda yararlanaca yapsal fonlar da bölgeleraras farklln azaltlmasna ve refah düzeyinin yükselmesineneden olacaktr.Son olarak, sosyokültürel kazanmlar kapsamnda iseAB üyelii; çada kültürel deerlerle etkileime girerekTürk kültürünün gelimesine ve bölge ülkelerine öncülüketmesine; rkçlk ve ar dini akmlarla mücadele etmesine;kültürleraras çatmann engellenmesine ve kültürlerarasuzlamann salanmasna yardmc olacaktr. Bubalamda Türkiye, AB üyelik hedefi ile daha demokratik,insan haklarna saygl, hukukun üstünlüü ve sosyal adaletprensiplerine dayanan, sürdürülebilir büyümeyi yaka-


14AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARlam, adil gelir dalmna sahip bir refah devleti olacaktr.Bütün bunlar göz önüne alndnda, AB entegrasyon süreciveya AB üyeliinin Türkiye açsndan bölünme tehdidideil, aksine toplumsal uzlama kültürünü güçlendirecekve ulusal bütünlüü perçinleyecek bir frsat oluturduuaçktr.Nitekim Türkiye’nin, AB’ye üye olduu takdirde küreselgüç merkezi olma yönünde bir adm daha ileriye gidece-i ve AB’nin etkin bir üyesi olarak küreselleen dünyadave rekabetçi bir ortamda düzenin yeniden ekillendirilmesindebüyük rol oynayaca; dolaysyla AB üyelii ilebirlikte Türkiye’de bata güvenlik olmak üzere, demokratik,refah ve zenginlikle sürdürülebilecek yeni bir siyasidüzenin oluturulmas daha muhtemel bir çkarm olarakdeerlendirilebilir.Yanl 4 AB üyelii ile örf, âdet, ahlak ve toplumsalkimliimiz yok olacak.Doru 4 AB, Üye Devletlerin farkl kültür ve kimliklerindenoluan sosyokültürel bir mozaiktir.Hiçbir Üye Devletin, AB’ye girdiinde kendikültürel deerlerinden ve kimliinden feragatetmesi söz konusu deildir. Aksine,AB’yi AB yapan, “çeitlilikte birlik” sloganile ifade edilen bu renkli mozaiin yarattzenginliktir.Türkiye’de, AB’ye üye olunduunda örf, âdet ve geleneklerinbozulaca ve toplumsal kimliin yok olacanadair “AB üphecilii” olarak tanmlanabilecek bir ön yarg,siyasi ve kamusal tartmalarda zaman zaman dilegetirilmektedir. Kurulu yllarnda sadece alt üyesi olanancak farkl zamanlarda yeni üyelerin katlm ile bugün28 üyeden oluan bir Birlik halini alan AB, farkl diller konuan,çeitli rk ve kültürlere mensup ülkelerden olumaktadr.Bu farkllklara ve çeitlilie ramen Avrupabütünleme sürecinin asl amac, “Avrupa halklar arasndadaha yakn bir birlik” oluturmaktr. Bu anlaynsonucu olarak, “çeitlilikte birlik” slogann benimseyenAB, Birlik içindeki kültürel çeitlilik ve farklln korunmasnaözel hassasiyet göstermektedir. Demokrasi


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR15ve insan haklarna sayg, hukukun üstünlüü gibi ortakdeerler ve ekonomik çkarlar etrafnda bir araya gelenülkelerin oluturduu Birlik, tüm Üye Devletlerin ve vatandalarnulusal, kültürel, dinsel ve dilsel çeitliliiningetirdii zenginlii ve dinamizmi, güce dönütürmeyiamaçlamaktadr. Tüm Kurucu Antlamalarda, Avrupahalklarnn kültürleri ve geleneklerinin çeitliliine veÜye Devletlerin ulusal kimliklerine sayg gösterilerek,kültürlerinin gelimesine verilen destek ifade edilmektedir.Üye ülke vatandalarnn AB’ye duyduklar aidiyet hissiolarak da tanmlanabilecek olan “Avrupal” kimlii, hemortak bir geçmie ve ortak deerlere dayanan kültürelbir kimlik hem de AB’ye üye olan ve müzakere sürecindekiülkelerin siyasi ve ekonomik bütünlemesini ifadeeden politik bir kimlik olarak tanmlanabilir. Bu çerçevede,“Avrupallama” olarak adlandrlan AB entegrasyonsüreci ile birlikte Avrupal kimlii, ulusal, bölgesel veyerel kimlikleri etkileyerek dönüüme maruz brakmtr.Ancak bu deiim, AB üyesi ülkelerin vatandalarnnkendi örf, âdet ve gelenekleri ile ulusal kimliklerinikorumasn engellememitir. Aksine, AB vatandalar,ulusal kimlikleri yannda ulusüstü bir kimlik olarak Avrupakimliini de sahip olduklar toplumsal kimliklerdenbiri olarak görmülerdir. Bu ekilde, bir AB vatandakendini hem Fransz hem de Avrupal olarak tanmlamtr.Toplumsal kimliklerin AB bütünleme süreci iledeiimine ramen, Avrupa’da yaplan tüm istatistikler,Avrupallarn halen kendilerini öncelikle ulusal kimlikleriile tanmladklarn, yani önce bir Alman, Fransz ya dangiliz olarak hissettiklerini göstermektedir.Benzer ekilde Türkiye de AB üyelik sürecinden ve Avrupakimliinden etkilenmi, bu sayede toplumsal kimliinioluturan geleneksel özellikleri muhafaza ederek modernlemeve Batllamann kazandrd yeni özelliklerile bir sentez oluturma çabasna girimitir. Esasnda,oluturulmaya çallan bu sentezin bir asrdan uzun birgeçmii vardr. Avrupa ülkeleri ile derin tarihi ilikileri bulunanTürkiye, Osmanl Devleti’nin 1836 ylnda ilan ettiiTanzimat Ferman’ndan bu yana, kendi kültürel deerlerinikoruyarak Bat’ya yönelmitir.


16AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARTürkiye’nin AB üyelii, kendi toplumsal kimliinden, geleneklerindenve deerlerinden feragat etmesi sonucunudourmayacaktr. Dahas, AB üyesi olan bir Türkiye, busayede muhafaza ettii kimlii ve deerlerini AB ülkelerinetantma ve dier ülkelerin kültürlerini daha yakndantanma imkân bulacak; AB’nin ulusal kültürlerin korunmasve tevik edilmesine yönelik politikalar ve ulusalkültürlerin korunmasna dair programlarndan ve malidesteklerinden yararlanacaktr. Sonuç olarak, Türkiye,AB ailesinin bir ferdi olmakla, tarihsel ve toplumsal mirasnve zengin kültürünü daha iyi koruyup tantabilecek,çok kültürlü bu Avrupa mozaiine farkl bir renk getirerek,dier AB üyeleriyle arasndaki kültürel diyaloun gelimesinekatkda bulunacaktr.Yanl 5 AB üyelii ile birlikte ulusal egemenlik haklarmzBrüksel’e devredilecek.Doru 5 AB üyeliiyle birlikte ulusal egemenlik haklardevredilmeyecektir. Burada esas olan,Üye Devletlerin de dâhil olduu ortak birkarar alma mekanizmasna belirli konulardaegemenlik aktarmnda bulunulmasdr.AB adayl sürecinde yanl anlalan konulardan birisi detam üyelikle birlikte ulusal egemenlik haklarnn Brüksel’edevredilecei görüüdür. Hâlbuki AB üyelii, Üye Devletlerintüm egemenlik haklarndan feragat etmesi sonucunudourmaz: Üye Devletler, ulusal egemenlik yetkilerininbir bölümünü, karar mekanizmasnda kendilerinin de yerald AB karar organlarna aktarmak suretiyle, tüm ABadna egemenlii paylarlar.Bilindii gibi, AB’ye tam üyelik, uluslararas deil, ulusüstübir örgüte ve hukuk sistemine katlmak anlamna gelir.AB’nin bu ulusüstü yaps ise kendi hak ve yetkilerine sahipolmasn gerektirir. te bu nedenle, ortak amaçlarngerçekletirilmesi hedefi etrafnda birleen AB Üye Devletleri,bunlara ulamak için baz hak ve yetkilerini Birliedevretme yolunu seçmitir. Üye Devletlerden devraldbu egemenlik parçalar ile kendine bir “egemen yetki alan”yaratan AB, bu yetkileri kullanarak tüm Üye Devletleridorudan ya da dolayl biçimde balayc hukuk normlar


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR17koymaktadr. Ancak söz konusu devir ile birlikte Üye Devletlersöz haklarn kaybetmez. Nitekim AB Üye Devletleri,Birlie yetkilerini devrettikleri alanlarda nasl bir ortakpolitika izleyeceklerine birlikte karar vermektedir. Yani birbaka ifadeyle bu yetkiler, Üye Devletlerin de dâhil olduukolektif bir karar alma mekanizmas tarafndan kullanlmaktadr.Öte yandan, AB’nin, ancak Kurucu Antlamalarlakendisine tannan yetkileri, yine ancak kendisine verilenamaçlarn snrlar dâhilinde kullanabilmekte olduuda unutulmamaldr. Bunun dndakiler, Üye Devletlerinulusal yetkileri kapsamnda bulunmaktadr. Yani, AB ÜyeDevletlerinin topyekûn bir egemenlik devrinde bulunmasya da tüm egemenlik haklarn ortak kullanma brakmalar,söz konusu deildir.AB Kurucu Antlamalar uyarnca Üye Devletler tarafndanAB’ye aktarlm olan ve münhasr yetki ad verilenyetkilere baktmzda, bu yetkilerin snrl alanlar kapsadgörülmektedir. Bu alanlar ise iç pazarn ileyebilmesiiçin gerekli olan rekabet kurallar, para politikas (avroyukullanan ülkeler için), Ortak Ticaret Politikas, GümrükBirlii ve Ortak Balkçlk Politikas altnda yer alan biyolojikdeniz kaynaklarnn korunmas oluturmaktadr. Bunundndaki dier politika alanlarnda AB’nin yetkisi, ÜyeDevletler ile birlikte paylalan yetki, tamamlayc, destekleyicive egüdüm salayc eylem ile snrldr.Türkiye AB’ye tam üye olduunda, yukarda belirtilenalanlarda AB’ye egemenlik aktarmnda bulunacak ve bualanlardaki yetkilerini, AB çatsnda altnda, kendisinin deiçinde bulunduu bir karar alma mekanizmasna devretmiolacaktr. Böylece Türkiye, bu alanlara ilikin ortakkararlarn alnaca masada yerini alacaktr. Bu nedenle,Türkiye’nin AB tam üyeliinin egemenlik devri deil amaegemenlik paylam getireceini ifade etmek daha dorudur.Türkiye’nin AB’ye üye olmas halinde Almanya’dansonra ikinci büyük nüfusa sahip Üye Devlet olacandanyola çkarak, AB kurumlarnda ve karar alma sürecindeönemli arl olacan da aklda tutmak gerekir.Görüldüü gibi, AB’ye tam üye olan ülkelerin hangi alanlardaBirlie münhasr yetki verdikleri, hangi alanlardayetki paylamna gittikleri hukuken belirlenmitir. Böyle


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR19bir yap oluturulmasnn ardnda, yalnzca ekonomik de-il ayn zamanda siyasi ve hukuki açdan da daha güçlü birentegrasyon yaratma arzusu vardr. AB tam üyeliinin ardndanTürkiye, bu ulusüstü topluluun bir parças olarak,bir yandan belirli alanlarda egemenlik aktarmyla Birliinortak hedeflerini destekleyecek, öte yandan bu hedeflereilikin politikalarn belirlendii karar alma mekanizmasndayer almak suretiyle bir üst egemenlii paylaarak dünyadasöz sahibi bir gücün karar alclarndan biri halinegelecektir.AB Üye Devletlerinin tümü, büyüklüklerine ve güçlerinebaklmakszn, Birlik içinde ayn sistem ve kurallara tabidir.Bugün Birlik üyesi olan ve uluslararas alanda önemlisiyasi ve ekonomik güce sahip Almanya, Fransa, ngilteregibi ülkeler egemenlik haklarn AB ile ne kadar paylatlarsa,Türkiye de o kadar paylaacaktr. Herhalde hiçkimse bu ülkelerin tüm egemenlik yetkilerini AB’ye devrettiklerinive Brüksel’den idare edildiklerini iddia edemez.Dolaysyla, AB tam üyelii sonrasnda ülkemizinBrüksel’den idare edilecei iddiasnn da gerçei yanstmadaçktr.Yanl 6 AB, Türkiye’nin içilerine karyor. Hiçbiraday ülkeden, Türkiye’den istenenler talepedilmiyor.Doru 6 AB, tüm aday ülkelerden uyulmasn beklediibaz temel kriterlere sahiptir. Ancak bubeklentiler, Türkiye’nin içilerine karmakdeil; Avrupa standartlarnn getirisi olarak,dier üyelerle ortak paydada bulumak içinbelirlenmi taleplerdir.Bir aday ülkenin AB üyesi olabilmesi için temel baz koulve kriterleri yerine getiriyor olmas gerekmektedir. KopenhagKriterleri olarak bilinen siyasi, sosyal ve ekonomikalan düzenleyen bu kriterler, aslnda AB’yi AB yapankurallar zinciridir. Söz konusu kriterlerin yerine getirilmesininTürkiye’nin içilerine karlmas gibi alglanmas,en bata AB’nin sistematik yaps ve AB-Türkiye ilikilerihakkndaki eksik ve yanl bilgilerin ürünüdür. Nitekimbu kriterler, sadece Türkiye’nin üyelik süreci için ortaya


20AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARkoyulmu özel kural ve düzenlemeler deildir ve MaastrichtAntlamas’n takiben adaylk statüsünü elde etmitüm aday ülkeler için de balaycdr. Öte yandan AB ileyürütülen müzakere sürecinde Türkiye’de yaplan reformçalmalar, Türk halknn refah düzeyini artrma hedefiyle,Türkiye’nin daha demokratik bir ülke olmas yolundaatlan admlar olarak düünülmelidir. Kopenhag siyasikriterleri olarak ifade edilen insan haklarnn korunmas,demokrasinin her alanda etkinletirilmesi, hukuki devletanlay, din, ifade, basn, cinsiyet ve rk özgürlüü gibitemel deerlerin toplum içinde içsellemesi, bir ülke içinAB’nin üyelik hedefinden bamsz olarak da benimsenmesigereken deerler bütünüdür.Bugün Türkiye’nin bölgesinde iyi ileyen bir piyasa ekonomisive güçlü bir demokrasi olarak öne çkmasnda,hiç kukusuz Kopenhag Kriterleri’ne uyum kapsamndaatlan admlarn, kabul edilen yasal düzenlemelerin,oluturulan kurum ve yaplarn etkisi büyüktür. AB üyelikkriterlerini karlayan bir Türkiye, siyasi, sosyal ve ekonomikalanda yükselen standartlar ile sadece bölgesindeve uluslararas arenada saygnln ve gücünü artrmaklakalmayacak, ayn zamanda AB içerisinde de etkin bir ÜyeDevlet olacaktr.Yanl 7 AB üyesi olmamz için sadece balklardakiyükümlülüklerimizi yerine getirmek gerekir.Doru 7 AB üyelii için müzakere balklar altndadüzenlenen müktesebata uyumun yan sragerek AB, gerek Türkiye kamuoyunun desteininde alnmas gerekmektedir.Bir ülkenin AB üyelii, 35 balkta yürütülen müzakerelerebal olduu kadar, hem aday ülkede hem de AB genelindekikamuoylarnn, söz konusu aday ülkenin AB üyeliineolan desteine de baldr. Baka bir deyile, teknik müzakerelerdebir aday ülke ne kadar baarl olursa olsun,kamuoylarnn destei olmadan üyeliin gerçeklemesisöz konusu deildir. Özellikle Türkiye için bu gereksinim,ülkemizin daha adaylk statüsündeyken kimi AB üyesi ülkelerinhükümetleri tarafndan verilen “referandum” kararlarile çok daha önemli bir hal almtr.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR21Hâlihazrda 28 üyeli AB’de iki ülke (Fransa ve Avusturya),Türkiye’nin katlm müzakerelerini tamamladnoktada, ülkenin AB üyeliini referanduma götürme kararalmtr. Ancak gerek Fransa, gerekse Avusturya’daalnan kararlarda “referanduma gidebilirim” denilmi;“ille de referanduma gideceim” denmemitir. Her ikiülkede de Türkiye’nin AB üyelii konusunda referandumyaplp yaplmayacana, bu ülkelerde o dönem görevdeolacak hükümetler karar verecektir.AB üye ülkelerinde Türkiye’nin üyelii ile ilgili referandumyaplmasndan bamsz olarak, Avrupa kamuoylarnnTürkiye’nin AB üyeliine olan desteininkazanlmas, teknik müzakereler kadar önem arz edenbir konudur. Avrupa kamuoylarnn “kalplerini” ve “akllarn”kazanmak, sadece Türkiye için deil, daha önceaday olmu, aday olan veya ileride aday olacak tüm ülkeleriçin önemli bir konudur. Bu noktada “iletiim stratejisi”olarak adlandrlan sürecin de teknik müzakerelerile e zamanl olarak yürütülmesi, her iki taraf için de gereklidir.Bu noktadan hareketle, AB Bakanl, 2010 ylnda“Türkiye’nin AB letiim Stratejisi”ni (ABS) yürürlüekoymutur. Söz konusu strateji, Türkiye’nin özelliklerinive mesajlarn AB üye ülkelerine olumlu bir ekilde iletmekve Türkiye’nin AB üyeliine Avrupa kamuoyu deste-ini artrmak kadar, Türk kamuoyunun ülkenin AB üyeli-ine olan desteini artrmay da hedeflemektedir. Bununyannda birçok sivil toplum kuruluu da yayn, medyakampanyas, seminer, konferans, sergi düzenlemek gibiyöntemlerle Türkiye’yi AB üye ülkelerinde daha iyi tantmakiçin çalmaktadr.Görüldüü üzere, iletiim stratejisi çift yönlü bir mekanizmayasahiptir. Bir tarafta AB içerisinde Türkiye’ninAB üyeliine olan destek üye ülke, karar alclar, medyave kamuoylar kapsamnda artrlrken, dier tarafta Türkiyeiçerisinde Türk kamuoyunun AB üyeliine olan desteininyükseltilmesi de amaçlanmaktadr. Dolaysyla,katlm müzakerelerine paralel olarak iletiim stratejisininbaarl ve etkili bir ekilde yürütülmesi de ülkemizinAB üyelii hedefine ulamas için son derece önemlidir.


22AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARYanl 8 Tam üyelik sonrasnda Türkiye’nin d politikasnAB belirleyecek.Doru 8 Üye Devletlerin d politikalarnn belirlenmesikonusunda AB’nin münhasr yetkisiyoktur. Temel ulusal egemenlik alanlar olanOrtak D ve Güvenlik Politikas’nda esasolan uluslar üstü bütünleme deil, hükümetleraras i birliidir.AB üyelii ile ilgili doru bilinen yanllardan birisi de üyeliklebirlikte Üye Devletlerin d politikalarnn AB tarafndanbelirleneceidir. Hâlbuki AB’nin d politika alanndamünhasr bir yetkisi yoktur. Hükümetler aras i birliiesasna dayanan bu alanda kararlar, temel olarak oy birliiile alnmakta ve karar alma sürecinde Üye Devletlerinulusal çkarlarn yanstan AB Bakanlar Konseyi (Councilof Ministers) ve AB Konseyi (European Council) etkiliolmaktadr. Hâlihazrda AB Üye Devletlerinin dünya siyasetineilikin olaylara kar farkl d politika izlemeleri,bunun en açk kantdr.AB’nin inas sürecinde “ortak d politika” ifadesi, önceleriAntlamalarda yer bulamam ve bütünleme ekonomiktemelli devam etmitir. Uzunca bir zaman “Avrupapolitik i birlii” balamnda hükümetler aras düzeydedevam eden bu süreç, 1980’li yllarn sonu, 1990’l yllarnbanda yaanan gelimeler, özellikle Sovyetler Birlii’nindalmas ve Orta ve Dou Avrupa ülkelerinde meydanagelen rejim deiiklikleri gibi olaylar balamnda ekil de-itirmitir. Bu nedenle, 1 Kasm 1993’te yürürlüe girenMaastricht Antlamas ile Ortak D ve Güvenlik Politikas(ODGP) oluturularak, AB’nin üç temel sütunundan hükümetleraras i birliinin temeline dayanan, kararlarnoy birlii ile alnd ve Üye Devletlerin veto hakkna sahipolduu “ikinci sütun” (second pillar) olarak kabul edilmitir.Antlama hükümleri uyarnca, ortak d ve güvenlikpolitikas, AB’nin yetkisi içine girmez. Bu alandaki konularhassas ulusal egemenlik konular olarak kabul edildiiiçin, AB düzeyinde deil, hükümetler aras i birlii temelindedüzenlenmitir.1 Aralk 2009 tarihinde yürürlüe giren Lizbon Antlamasile AB’nin uluslararas bir aktör olarak görünürlüünün


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR23artrlmas, uluslararas arenada daha tutarl politikalarizlemesinin ve “tek sesle konumasnn” salanmasiçin ODGP’ye de bir takm deiiklikler getirilmitir.Bunlardan en önemlisi, üphesiz ayn zamanda AvrupaKomisyonu’nun Bakan Yardmcl görevini üstlenecekbir AB Dileri ve Güvenlik Politikas Yüksek Temsilcisiatanmas ve Yüksek Temsilciye görevinde yardmcolmak üzere AB diplomatik servisi görevini görecekAvrupa D likiler Servisi’nin kurulmas olmutur.Yüksek Temsilci, ayrca AB dileri bakanlarn bir arayagetiren Dileri Konseyi’ne de bakanlk etmektedir.Lizbon Antlamas ile AB’nin üç sütunlu yaps kaldrlm,ancak ODGP alannda karar alma süreçlerinde kapsamlbir deiiklie gidilmemitir. ODGP alannda kararlarhalen temel olarak oy birlii esasna göre alnmaktadr.Ayrca Lizbon Antlamas ile AB tüzel bir kiilik kazanmve böylece uluslararas düzeyde yeni haklar elde etmitir:AB, uluslararas anlamalar akdedebilmekte, uluslararassözlemelere taraf ve uluslararas kurululara üyeolabilmektedir.Ekonomik birlikten siyasi birlie doru giden yolda AB’ninetkili bir ortak d politika izleme çabalar halen evrimlemeaamasndadr. Ancak özellikle son yllarda uluslararasalanda yaanan gelimeler ve Üye Devletlerin bu gelimelerkarsnda izledii birbiriyle çelien politikalar, siyasibirlik yönünde atlan admlarn gelecekte Birlik tarafndanortak bir d politikann uygulanmas ile sonuçlanmasnnçok güç olduunu göstermektedir. 2003 ylnda Irak’a yaplanaskeri müdahale srasnda ve Kosova’nn tannmaskonusunda Birlik Üye Devletlerinin yaptklar farkl d politikatercihleri, bunun en yakn örnekleridir. Öte yandan,özellikle Lizbon Antlamas sonrasnda daha fazla i birliiiçerisinde çalma yolunda ilerleyen AB’nin kolaylatrclndayürütülen üst düzey diyalog kapsamnda, Belgradile Pritine arasndaki ilikilerin normalletirilmesi amacyla,19 Nisan’da bir anlamaya varld hatrlanmaldr.Bir dier örnek, E3+3 (Çin, Fransa, Almanya, Rusya Federasyonu,ngiltere ve Amerika Birleik Devletleri) adna,AB Yüksek Temsilcisi’nin ran’la müzakereleri yürütmesidir.24 Kasm 2013 tarihinde Cenevre’de gerçekletirilenyoun müzakerelerin ardndan, uzun vadeli, kapsamlbir çözüme yönelik yaklam tespit eden ortak bir eylem


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR25plan üzerinde anlamaya varlmtr. lk adm olarak bukapsaml çözüme uzanacak sürecin, her iki tarafça altaylk süreyle alnacak karlkl tedbirlerin ilkini kapsamaskararlatrlmtr.Bu ve benzeri dier örnekler dikkate alndnda, AB’ninÜye Devletlerin d politikasn belirleme gibi bir ilevi olmadaçkça görülmektedir. Dier bir deyile, AB’ninbu alandaki siyasal kimlii henüz oluum aamasndadr.Bu nedenle, üyelikle birlikte Türkiye’nin de d politikasnnAB tarafndan belirlenmesi söz konusu olmayacaktr.Bugünkü koullarda ideal olan, Birliin ortak çkarlarnnkorunmas ve AB’nin uluslararas arenada daha etkili biraktör olmas amacyla, Üye Devletlerin d politikalarnbelirlerken istiare içinde olmalardr.Yanl 9 AB, Türkiye’nin tek alternatifi deil. AB üyeliiyerine ABD, Rusya, Orta Dou ülkeleri,anghay Belisi vb. ile anlamalar yaplmal.Doru 9 AB, dünyadaki çok boyutlu bütünleme projesinintek baarl örneidir. Dier ülkelerleikili ilikilerin gelitirilmesi AB’nin alternatifideil, ancak tamamlaycs olabilir.Türkiye-AB ilikileri her zaman inili çkl bir seyir izlemitir.“Uzun, ince bir yol” olarak da tanmlanabilecekolan AB üyelik sürecinin sorunlu zamanlarnda, AB’ninTürkiye’nin tek alternatifi olmad, bunun yerine bakaülkelerle ilikilerin gelitirilerek i birliine gidilmesinin veyeni ortaklklar kurulmasnn Türkiye’nin çkarlarna dahauygun olduu sklkla dile getirilen bir görütür. AB üyeli-inin gerçeklememesi ihtimaline kar bir önlem olarakda deerlendirilen bu görü, Türkiye’nin dünyann farklbölgeleriyle i birliine gidebilecei belirtilmekte; “slamdünyasnn lideri olalm”, “Orta Asya’ya yönelelim”, “ Rusya,Ukrayna ve Kafkasya ile birlikte hareket edelim” ya da“anghay birlii Örgütü’ne katlalm” gibi fikirler ortayaatlmaktadr.Bununla birlikte, bir modelin alternatifinin onunla benzerözellikler tayan veya onunla kyaslanabilir bir bakamodel olmas gerektii göz ard edilmemelidir. Günümüz


26AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARuluslararas ilikilerinde büyük kutuplamalardan ziyadeülkeleraras dayanma ve i birlii önem kazanmve ekonomik temelli çeitli bölgesel örgütlenmeler olumutur.Ancak ülkeleraras ilikilerin gelitirilmesi ya dauluslararas örgütlere üyelik ile oldukça boyutlu bir entegrasyonunparças olmak birbirinden çok farkldr. AB’ninalternatifi, ancak benzer nitelikte ve bütünleme amactayan bir yap olabilir. Ancak, bölgemizde ekonomik vesiyasi getirileri AB düzeyinde olan böyle bir bütünlemehareketi bulunmamaktadr. Alternatif olarak ileri sürülendier örgüt ve yaplanmalardan farkl olarak ülkemizintam üyelik yolunda ilerledii AB, i birliinin ötesinde bütünlemeamac tayan, dünyadaki çok boyutlu uluslarüstü bütünleme projesinin tek baarl örneidir. Ekonomiktemeller üzerine ina edilmi olan AB’nin bünyesinezamanla siyasi ve sosyal boyut da dâhil olmutur. AB’ningeçmite yaanan her ekonomik ve siyasi krizde olduugibi bugün yaanan krizden de güçlenerek çkabilecekgüçte bir Birlik olduu ve küresel aktör olarak potansiyeligöz önüne alndnda, Türkiye’nin AB üyeliine alternatifiolmad görülmektedir. AB üyesi olan bir Türkiye’nin, bubüyük gücün bir parças olarak gerek bölgesinde gerekuluslararas alanda etkinliini çok daha fazla artracaaçktr.Yava ilerledii ve kimi zaman durma noktasna geldiisöylenen müzakere sürecine ramen, AB norm ve de-erlerinin Türkiye’de demokratikleme ve siyasi istikrarnkorunmasndaki rolü ve dünyadaki ekonomik ve mali krizortamnda AB’nin hala Türkiye’nin en önemli ekonomikorta olduu gerçeinin de hatrda tutulmas gerekmektedir.Türkiye, NATO’nun, slam birlii Tekilat’nn, G20 veD8’in, Karadeniz Ekonomik birlii örgütünün, OECD’ninve daha birçok bölgesel ve uluslararas kuruluun aynanda üyesi olan ender ülkelerden biridir. Türkiye’nin ABüyeliine alternatif olabilecei iddia edilen çeitli ülkelerya da ülke gruplaryla ekonomik ve ticari ilikilerini gelitirmesi,ülkemizin AB içindeki konumunu güçlendiricive tamamlayc nitelikte olabilecek i birlikleri olarakdeerlendirilebilir. Dier bir deyile, AB ile ilikilerimizTürkiye’nin baka örgütlerle i birlii gelitirmesine engel


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR27olmad gibi, AB sürecini kararllkla sürdüren Türkiye’ninçok yönlü d politikas kapsamnda farkl bölgeler ve ülkelerlei birliini de gelitirme stratejisinin bir parçasolarak görülebilir.AB müzakere ve bütünleme sürecinin deer ve anlamnnfarknda olan Türkiye’nin, AB’nin kimi zaman olumsuzyaklamlarna ramen, tam üyelik hedefini kararlkla sürdürmesiönemlidir. AB Bakan Egemen Ba’n da belirttiigibi, “Türkiye’nin farkl ittifaklar ve uluslararas kurulularlailikilerini, birbirinin alternatifi veya yedei olarakgörmek yanltr.”Yanl 10 Tam üyelikle birlikte, hemen AB ülkelerindeçalmaya balayacaz.Doru 10 Türk vatandalar, dier aday ülkeler gibi,tam üyelik ertesinde serbest dolama dairbir geçi dönemine tabi tutulacaktr. Geçidöneminin bitiminde de serbest dolam, belirlikurallar çerçevesinde düzenlenmektedir.Günümüzde yaanan göç hareketlerinin en önemli istikametlerindenbiri de AB üye ülkeleridir. Gelimekte olan ülkelerdekiekonomik ve politik istikrarszlklarla Avrupa’nnucuz i gücüne olan ihtiyac, bu süreci iki tarafl olaraketkilemitir. Bu balamda, Türkiye’nin AB üyeliininAvrupa’ya büyük bir göç dalgas yarataca iddias daTürkiye’nin ekonomik açdan AB’nin gerisinde olmasnadayandrlmakta, bu nedenle tam üyelik ertesinde Türkvatandalarnn daha iyi bir sosyal statü ile ekonomik ko-ullara kavumak için dier AB üye ülkelerine göç edeceidüünülmektedir.1960’l yllarda Türkiye’den pek çok kii AB üye ülkelerineiçi olarak göç etmi ve bu içiler hem kabul eden ülkelerinhem de Türkiye’nin ekonomisine katkda bulunmutur.Ancak Avrupa’nn göçmen talebi 1970’li yllarda yaananpetrol krizlerinin ardndan azalm ve bu çerçevedeAvrupa’da snrlayc göçmen politikalar uygulanmayabalamtr. Söz konusu snrlayc önlemlere ramen, yasalveya yasal olmayan yollardan pek çok kii Avrupa’yagelmekte ya da iltica hakk talep etmektedir.


28AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARAB çerçevesinde göç, iki unsurdan olumaktadr. lki, ÜyeDevletler arasnda gerçekleen ve temelini AB KurucuAntlamalarndan alan, kiilerin serbest dolam çerçevesindedir.Dieri de üye olmayan ülkelerden AB’ye yönelikolarak gerçekleen göçtür. Bu kapsamda Türkiye’denAB’ye yönelik olarak gerçekleen göçte, Türkiye AB’yeüye olmad için, AB’de yaayan ve çalan Türk vatandalarnnserbest dolam hakk bulunmamaktadr. Türkiçileri, ancak ilgili Üye Devlete hukuki olarak girmi ise birtakm haklara sahip olabilecektir.AB tam üyelik süreci ve nihayetinde AB üyelii, sosyoekonomiksorunlarn giderilmesinde, dorudan yabanc yatrmlarngelmesinde ve istihdam olanaklarnn artmasndason derece etkili olmaktadr. Dolaysyla refah düzeyiniartran ve ekonomik istikrar yakalayan bir Türkiye’den,sanld gibi on binlerce insann AB üye ülkelerine göçedeceini düünmek yersizdir.AB üye ülkelerinin adaylk sürecine bakldnda da Türkiyegibi Portekiz ve Yunanistan’n da göç iddialarna maruzkalm olduklar görülecektir. Ancak tam üyelik öncesindedier AB üye ülkelerine nazaran güçsüz ekonomilere sahipolan bu ülkelerde beklenen olmam ve göç endieleriboa çkmtr. Tam üyelik ile birlikte ekonomik olarak hzlakalknan bu ülkelerden dierlerine, sanld gibi bir göçakn yaanmamtr.AB kurallar ve özellikle Avrupa Birlii Adalet Divan kararlarnagöre, Birlik üyesi vatandalarn i aramak üzeredier üye ülkelere gitme hakk vardr. Ancak söz konusukii, aktif bir ekilde i aradn ve gerçekten i bulmaans olduunu ispat edemezse, i arama hakk, ilgiliüye ülke tarafndan alt ay süre ile snrlandrlmaktadr.Bunun yan sra, AB üyelii ile birlikte Türk vatandalarnnAB üye ülkelerinde hemen çalma frsat yakalamasmümkün deildir. Çünkü AB, özellikle AB genilemesürecinde, siyasi ve pratik anlamda büyük tartmalaraneden olan içilerin serbest dolamnn tam olarak yürürlüekoyulmasna dair geçi dönemi düzenlemeleriöngörmütür.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR29AB vatandalarnn Birlik içerisinde serbestçe dolamahakk, Avrupa entegrasyonunun köe talarndan birisidir.Ancak konunun sosyal ve ekonomik hayattaki büyüketkisi ve Üye Devletlerin buna duyarll, söz konusu serbestinindaha kstlayc ve aamal bir ekilde tannmasnasebep olmaktadr. Bu nedenle, Türkiye’nin AB’ye tamüye olmasyla birlikte Türk vatandalarnn hiçbir kuralatabi olmakszn hemen dier Üye Devletlerde çalmayabalayabilmesi mümkün deildir.Son olarak, Türkiye’nin son yllarda göstermi olduuyüksek büyüme hz da göz önünde bulundurulduunda,ülkemizin yalnz göç veren deil göç alan bir ülke halinegeldii de dikkate alnmaldr. Türkiye, gelien ekonomisi,artan sanayi üretimi ve salk, mali hizmetler, inaat,turizm gibi ilerleyen hizmet sektörleri ile bölgesinde birçekim merkezi haline gelmitir. Baz AB ülkelerinde varolan, Türkiye’nin üyeliinin büyük bir göç dalgasna sebepolaca iddialar, bu nedenlerle gerçei yanstmaktanuzaktr.Yanl 11 AB üyelii, Türk tarmn bitirecek.Doru 11 AB üyeliinden kazanlacak faydalarn ençok görülecei alanlardan biri tarm sektörüolacak ve Türk tarmnn küresel rekabetgücü artacaktr.Türkiye, AB üyelii ile birlikte AB’nin en eski ve en yüksekbütçeli politikas olan Ortak Tarm Politikas’na (OTP)dâhil olacaktr. Üye ülkelerin tarm politikalarn ekonomikve siyasi olarak tek çat altnda toplayan OTP ile tarm üreticisininekonomik refahnn artrlmas, rekabet edebilirliiningüçlendirilmesi, sosyal haklarnn iyiletirilmesi vetarmsal üretim veriminin artrlmas hedeflenirken, çevreninkorunmasna, insan ve hayvan salna duyarl üretimyaplmasna ve krsal kalknma tedbirlerine özel önemverilmektedir. Bunu yannda OTP ile üretici ve tüketicilerinistikrarl fiyatlarla kaliteli ürünlere erimesi amaçlanmaktadr.AB ile kyaslandnda Türk tarm, üretim veriminin dü-ük olmas, üretim alanlarnn çok parçal ve dank olma-


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR31s, sulamadaki yetersizlikler, çiftçilerin eitimi gibi birçoksoruna sahiptir. Bu sorunlarla, AB üyelii karsnda Türktarmnn rekabet edemeyecei ve bitecei yönünde birinan mevcuttur. Uzun yllar istikrarl bir tarm politikasile desteklenmeyen Türk tarm, 2000’li yllarnda bandanitibaren yenilenme sürecine girerken, özellikle ABüyelik hedefi yolunda gerçekletirdii kapsaml reformlarlasorunlarn gidermeye balamtr. AB’nin katlmöncesi mali yardm program kapsamnda, özellikle krsalkalknma konusunda önemli admlar atlmtr. Türk tarm,AB üyelik müzakerelerini de içine alan son 10 yldatarmsal üretimini önemli ölçüde artrarak, bata iyi tarmuygulamalar ve organik tarm üretiminde önemli noktalaragelmitir.2011 ylnda OECD’nin Türk tarm sektörüne ilikin açkladraporda da belirtildii gibi, AB’ye üyelik yolunda tarmsektöründe hzl admlar atan Türkiye, bu süreçte önemligelimeler kaydetmitir. Raporda, dünyann yedinci büyüktarm üretici olan Türkiye’nin tarmdaki istihdam pay yüzde50’den 25’e dümesine ramen, üretim deeri son yedi yldagelimi ülkeler düzeyinde gerçeklemitir. Tarmsal iletmelerinküçük ölçekli yapsna ramen, Türkiye’nin dünyannbüyük tarm ihracatçs ülkelerinden biri olma baars saladnnbelirtildii raporda, tarmsal üretimin hzla artt veözellikle tarla bitkilerinde yüzde 75, meyve sebzede ise yüzde44 orannda büyüme kaydedildii vurgulanmtr. Bununyannda Türkiye, toplam tarmsal alanlarnn AB’ye oranlabüyüklüü ve iklimsel farkllklar nedeniyle ülke içerisindedeiik üretim desenlerine sahip olmann avantaj ile fndk,kays ve kiraz üretiminde dünya lideri; incir, kestane, fstk,salatalk ve karpuz üretiminde ise dünya ikincisidir. Dünyaüretiminde elma, bezelye, soan, zeytin ve koyun sütündeüçüncü olan Türkiye, taze sebze, üzüm, tütün ve çay üretimindeise dördüncü büyük ülke konumunda bulunmaktadr.Tarmsal alanlarn yüzde 55’inin ekilebilir olup yüzde 38’ininmera ve otlak, yüzde 8’inin de yllk bitkilere ayrld Türkiye,gda ürünlerinde kendine yeterli bir ülke niteliini korumayadevam etmektedir. Bu özellikleri ve AB yolunda gösterdiigelimelerle sürekli büyüyen Türk tarm sektörü, üyelik kriterlerinikarladnda AB içerisinde büyük avantaja sahipolacak ve bunun yannda küresel rekabette de AB’nin engüçlü üyelerinden birisi olacaktr.


32AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAROTP bütçesinin önemli bir bölümü, Avrupa Tarmsal Yönlendirmeve Garanti Fonu (FEOGA) çerçevesinde kullanlmaktadr.Üyeliin ardndan Türkiye, FEOGA araclyladaha sistematik bir mali destee kavuacak ve böylecehem tarm sektöründe çalanlarn gelirleri yükselecekhem de tarmsal üretimde verimlilik art salanacaktr.AB’nin bir ylda tarma yapt sübvansiyonun ortalama45 milyar avro olduunu ve bütçesinin yaklak yüzde40’n oluturduunu göz önüne alrsak, üyelik ile beraberTürk tarm sektörünün nasl bir mali yapnn içinde bulunacandaha iyi anlam oluruz.OECD verilerine göre tarmsal desteklerin bütçe içindekipaynn yaklak yüzde 2,5 olduu ülkemizde bu oran,yaklak 4,5 milyar avroya denk geliyor. AB’de ise tarmdakii bana verilen tarm destei, Türkiye’nin çok üzerindedir.Bu yönleri ile Türk tarm kesiminin beklentilerinecevap verebilecek olan OTP’ye dâhil olmak, Türk tarmnbitirmeyecek, aksine Türkiye’nin istikrarl ve tutarl bir tarmpolitikasna kavumasn salayacaktr.Dier yandan AB üyelii, Türk tarmnda önemli bir sorunolan istatistik ve kayt sistemindeki eksikliklerin giderilmesiaçsndan da faydal olaca gibi, eksikliklerin giderilmesiile ihtiyaç ve kapasiteye göre politika izlenmesinisalayacaktr. Adaylk sürecinde gerçekletirilen çalmalararasnda yer alan Çiftçi Kayt Sistemi, Arazi Kayt Sistemive Çiftlik Muhasebe Veri A (ÇMVA) uygulamalar,üyelik ile birlikte OTP’ye uyum konusundaki sorunlarnda çözümlenmesini salayacaktr. OTP’nin ekillendirilmesiamacyla kullanlan araçlarn en önemlilerindenolan ÇMVA ile toplanan veriler, bata iletmelerin yllktarmsal gelirlerinin belirlenmesi ve izlenmesi ile iletmelerinperformanslarnn ölçülmesi olmak üzere bilimselaratrmalar, afet yardmlar gibi birçok farkl amaçlakullanlmaktadr. Böylece, uygulanan tarm politikalarnnsektöre etkileri ölçülebilmektedir. letme geliri ve destekpolitikalar arasndaki ilikiyi inceleyen ve OTP’nin tarmaetkisini analiz eden ÇMVA sistemi kapsamnda, tarmsaliletmelere ait arazi büyüklüü, hayvan varlklar, i gücügibi yapsal verilerin yan sra üretim deerleri, satlar vealmlar, masraflar, varlklar, borçlar, üretim kotalar, desteklergibi ekonomik ve finansal veriler toplanmaktadr.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR332012 yl itibaryla Türkiye’de 12 ilde uygulanan ÇMVA sistemi,2013 yl itibaryla 23 ilde 1000 adet iletme ile uygulanmayadevam edecek ve aamal olarak tüm Türkiye’yeyaylm salanacaktr.AB üyeliinin Türk tarm açsndan bir dier getirisi iseülkemizdeki ürün kalitesini ve standartlarn yükseltmekolacaktr. Artan ürün kalitesiyle birlikte Türk tarm ürünleri,dier AB üye ülkelerinde ve dünya pazarlarnda önemlibir rekabet avantaj elde edilecektir. Türkiye ve AB’nintarmsal ihracat ve ithalat kalemlerinin uyumas, üyeliksonrasnda, AB’nin d ticaret açnn bulunduu pek çokürünün ülkemiz tarafndan salanabilecei anlamna dagelmektedir.Türk tarm sektörünün GSYH içerisindeki paynn düükolmasna ramen Türkiye nüfusunun büyük bir ksm, geçiminitarmdan salamaktadr. Bunun balca nedeni, yllarcaiyi ileyen bir tarm politikasnn olmamasdr. Üyelikile birlikte AB Ortak Tarm Politikas’na uyum salanmas,siyasi deerlendirmelerden arnm, sabit ve düzgün ileyenbir tarm politikasna sahip olmamz salayacak;Türk tarm ürünlerinin AB pazarna serbestçe girmesineimkân verecek; bunun sonucunda da hem Türk çiftçisininrefahnn artrlarak zenginlemesine hem de Türk tüketicisinintarmsal ihtiyaçlarn uygun fiyatlarla elde etmesineönemli katk salayacaktr.Yanl 12 AB üyelii, Türk hayvanclk sektörüne zararverecek.Doru 12 AB üyelii Türk hayvanclk sektörüne zararvermeyecei gibi, sektörün gelimesinekatk salayacak.Corafi özellikleri açsndan hayvanclk için uygun artlarave potansiyele sahip olan Türkiye, hayvanclk sektöründe1980’li yllara kadar verimlilik yönünden olmasa dasaysal açdan sürekli art göstermitir. 1980’den sonrauygulanan istikrarsz tarm politikalar, rklarn yeterinceslah edilmemesi ve yeterli miktarda ucuz ve kaliteli yembitkisi ekiminin yaplmamas sonucu, ülkemiz hayvanclmevcut durumu koruyamad gibi hayvan varlnda


34AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARda ciddi azalmalar yaamtr. 2000’li yllarda az da olsaiyileme gösteren sektör, AB üyelik sürecinde yaplan reformlarve düzenlemelerle 2011 ylna gelindiinde önemliartlar yakalamtr. 2011 ylnda, bir önceki yla oranlabüyükba hayvan says yüzde 9, küçükba hayvan saysyüzde 10 orannda art gösterirken, özellikle AB yolundaönemli admlarn atld 2002-2011 dönemi incelendi-inde, hayvansal üretimde ciddi artlarn gerçekletiiortaya çkmaktadr. Bu dönemde süt üretimi yüzde 79,krmz et üretimi yüzde 85, beyaz et üretimi yüzde 132 vesu ürünleri yetitiricilii yüzde 173 büyümütür. AB üyeli-ine hazrlanan Türkiye’de bu hazrlk dönemi bile sektörecanllk getirirken, AB’ye üyelik koullarn tamamlambir Türkiye’nin hayvanclkta yakalayaca verimlilik ve kalite,küresel rekabette önemli oyuncular arasna girmesinisalayacaktr. Nisan 2013’te, Türkiye’nin AB’ye yenidensüt ve süt ürünleri ihraç edebilecek kalitede bulunduu,AB tarafndan açklanmtr. lk olarak alt firmann izinalmas bile sektöre olumlu yansmtr. Üyelikle beraberTürkiye, AB’nin bu konuda 50 yldr sürdürdüü istikrarlpolitikalara dâhil olacaktr. AB, üye ülkelerin çiftçilerine,ürünlerini en uygun koullarda deerlendirebilecekleriistikrarl pazar koullarn salamaktadr. Türk çiftçileride tam üyelikle birlikte, 500 milyonu aan nüfusuyla almgücü yüksek bir pazarda tarm ürünlerini serbestçe pazarlamaimkânna sahip olacaktr.AB’de hayvanclk sektörüne, sadece üretim ve verimlilikanlamnda deil, hayvan sal, refah, tanmas, kimliklendirilmesikonusunda da azami önem verilmektedirBunun yannda, ülkemizde de uygulamasna balananhayvanlarn kimliklendirilmesiyle, etin kesilip tüketiciyeulamasna kadar olan sürece dair her hareketin kontrolaltnda tutulabilmesi salanmaktadr. AB ayrca, hayvanlarnbarnma koullarnda hayvan bana düen alanngeniletilmesi, ortamn hijyen artlarnn salanmas vehayvanlarn nakliyesi srasnda uyulmas gereken kurallarbelirlemektedir. Tüm bu düzenlemelerin, ülkemizdekihayvan yetitiriciliini ve hayvan refahn önemli ölçüdeartraca, tüketicilerin daha salkl ve güvenli gdaya eri-imini kolaylatraca, üreticilerin ise daha büyük bir pazardadaha iyi ve istikrarl kazanç koullarna erieceiniöngörmek mümkündür.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR35Yanl 13 AB’ye tam üye olunca, günlük yaammzdakitüm detaylar AB belirleyecek. Soframzdakiyiyeceklere bile karacak.Doru 13 AB, toplum yaamn ilgilendiren birçokalanda temel düzenlemeler getirmektedir.Ancak bireylerin yaamn etkileyen düzenlemeler,esas olarak salk, hijyen ve güvenlikstandartlar ile ilgilidir. Bu standartlarauyum saland sürece, herhangi biryasaklama/snrlama söz konusu deildir.AB, toplumsal yaam ilgilendiren tüm alanlarda temeldüzenlemeler getirmektedir. AB müktesebat olarak adlandrlanbu temel düzenlemelerin, tüm Üye Devletler tarafndanbenimsenmesi ve uygulanmas gerekmektedir.Bunun nedeni, mallarn, hizmetlerin, kiilerin ve sermayeninserbest dolamda olduu AB Tek Pazar’nda, ÜyeDevletlerin farkl politikalar nedeniyle, sistemin ileyi-inde aksaklklar olumasnn engellenmesidir. Üye Devletler,söz konusu alanlarda AB tarafndan belirlenen butemel düzenlemelere bal kalmak kaydyla kendi ulusalpolitikalarn yürütmektedir. Bir baka ifadeyle, tüm ÜyeDevletlerin uymakla yükümlü olduklar asgari mütereklerinkarlanmas ön kouluyla, Üye Devletler, kendilerineözgü nedenlerle sürekli ya da dönemsel olarak farkl politikalaruygulayabilmektedir.Toplumsal yaam etkileyen düzenlemelerde esas olan,hijyen, salk ve güvenlik standartlarna uyumun salanmasdr.Türkiye’nin gündemini uzun bir süre gereksiz birbiçimde igal etmi olan “kokoreç yasa” konusu da bukapsamdadr. Deli Dana hastalnn tüm Avrupa’da etkiliolduu dönemde, üç yan am büyük ba hayvanlardahastalk riskinin yüksek olmas nedeniyle, bu hayvanlarnsakatatlarnn yenmesinin insan saln tehdit ettiiyönünde alnan salk ve hijyen koullaryla ilgili karar, ülkemizde“AB kokoreç yememize bile karyor” eklindekarlk bulmutur. Bu örnekten de anlalaca gibi, insansaln tehdit etmedii ve hijyen koullarna uygun olduusürece, geleneksel ürünlerin üretim ve tüketimininyasaklanmas söz konusu deildir.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR37


38AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARAB’nin çok önem verdii bu konuda Türkiye’nin uyumsalamas, öncelikle Türk tüketicisinin sal ve gda güvenliiaçsndan önem tamaktadr. AB’de uygulanangda güvenlii politikalarnn önemi, yaanan gda krizlerindebir kez daha ortaya çkarken, OTP’de bu yöndegelimeler yaanmas ve gda sektörünün AB’nin toplamüretiminden yüzde 13,4’lük pay alarak AB’nin en büyüksanayi üretimini gerçekletirmesi, konuyu daha da önemlihale getirmektedir.Dünyadaki en yüksek gda güvenlii standartlarna sahipolan AB, gda zincirinin tüm kademelerini içine alanbir yaklamla, gda ve yemlerin üretim aamasndantüketimine kadar olan tüm süreçte salanmas gerekenstandartlar belirlerken, uygulamalara sk kontroller getirmektedir.Bu kontroller, AB Üye Devletlerinin yan srabu ülkelere mal satan AB üyesi olmayan ülkeler için degeçerlidir. Bu yüzden konuyu, “AB sofralarmza bile karacak”eklinde deerlendirmek yanl olaca gibi, buuygulamay gerek salk boyutuyla gerekse ekonomik büyüklüüile iyi anlamak gerekmektedir.Dolaysyla AB’nin gda güvenlii konusundaki tedbirlerineuyum salanmas, ülkemizdeki tüketicilerin salkl vekaliteli gdaya ulamasn salamakla kalmamakta, aynzamanda ülkemizdeki iletmelerin AB ülkelerine ürünlerinisatabilmesi açsndan da büyük önem tamaktadr.Yanl 14 Gümrük Birlii, Türkiye ve AB arasnda imzalanmbir anlamadr.Doru 14 Gümrük Birlii, Türkiye ile AB arasndaimzalanm bir anlama deil, 1963 ylndaTürkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluu(AET) arasnda imzalanan OrtaklkAnlamas’nda (Ankara Anlamas) öngörülenbir aamadr.Gümrük Birlii, Türkiye’nin 1963 ylnda AET ile imzaladAnkara Anlamas ile öngörülen ekonomik entegrasyonsürecinin üçüncü ve son aamasdr. Çerçevesi AnkaraAnlamas ile çizilen Gümrük Birlii’nin dier bir hukukidayana ise konuya ilikin detaylarn belirlendii 1971 ta-


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR39rihli Katma Protokol’dür. Sanayi mallar ve ilenmi tarmürünlerini kapsayan Gümrük Birlii, 6 Mart 1995 tarihinde,Türkiye-AB Ortaklk Konseyi’nin ald “1/95 Sayl Karar”ile tamamlanarak yürürlüe girmitir.Ankara Anlamas ile AET ve Türkiye arasnda bir GümrükBirlii kurulmas yönünde öngörülen üç aamal sürecinilk aamasnda, Türkiye ile Topluluk arasndaki ekonomikfarkllklarn azaltlmas hedeflenmitir. Bu çerçevedeTopluluk, 1971 ylnda baz petrol ve tekstil ürünleri dndaTürkiye’den ithal ettii sanayi ürünlerine uygulad gümrükvergileri, e etkili vergiler ve miktar kstlamalarnkaldrmtr. Buna karlk Türkiye, bu dönemde, AET ilearasndaki ekonomik farkllklar göz önünde bulunduruldu-undan, herhangi bir yükümlülük üstlenmemitir. lk aama,belirlenen takvimden be yl gecikmeli olarak 1971’defiilen, 1973’te ise hukuken yürürlüe giren Katma Protokolile tamamlanm ve taraflar arasnda Gümrük Birlii’ninkurulmasn amaçlayan Geçi Dönemi balatlmtr. GeçiDönemi, taraflarn karlkl olarak yükümlülükler üstlendiibir dönemdir. Bu dönemde Türkiye’nin AET’den ithal ettiisanayi ürünlerine uygulad gümrüklerini 12-22 yllk listelerdâhilinde kademeli olarak azaltarak sfrlamas, ayrcaüçüncü ülkelere yönelik gümrük tarifesini AET’nin OrtakGümrük Tarifesi (OGT) hadlerine indirmesi hükme balanmtr.Bu dönem sonunda, 1/95 Sayl Ortaklk KonseyiKarar ile sanayi mallarnda Gümrük Birlii’nin tesis edilmesineilikin koullarn olutuuna karar verilmitir.Görüldüü gibi Gümrük Birlii, Türkiye-AB arasndaki biranlama deil, süregelen ortaklk sürecinin önemli bir aamasdr.Bu çerçevede, Gümrük Birlii’ni kuran 1/95 SaylOrtaklk Konseyi Karar Ankara Anlamas’nn meru birsonucu olup, Anlama ile oluturulan kurumlarn vermiolduu bir karardr. Ancak Gümrük Birlii’nin bir anlamaolmamas, onun hukuki yükümlülükler getirmediianlamna gelmemektedir; Ankara Anlamas ve KatmaProtokol uyarnca taraflarn üstlenecei yükümlülüklerbelirlenmitir. Kendi takvimi ve süresi bulunan bu yükümlülükler,1/95 Sayl Karar’da tanmland üzere, taraflararasndaki anlama temeline dayanmaktadr. Tüm builikinin temel hukuki dayana olan Ankara Anlamas isehiç üphesiz, AB müktesebatnn bir parçasdr.


40AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARYanl 15 Türkiye, Gümrük Birlii’nden zarar görmütür.Doru 15 Türkiye, Gümrük Birlii’nden d ticaret rakamlarnaindirgenemeyecek ölçüde önemlikazanmlar elde etmitir. Gümrük Birliiile Türk sanayisi rekabet gücünü artrmve uluslararas standartlar yakalamtr.Ayrca, Gümrük Birlii kapsamnda gerçekletirilenuyum çalmalaryla da tamüyelik yolunu ksaltacak düzenlemeler getirilmitir.Geçtiimiz son birkaç yl içinde, özellikle AB’nin ticaretpolitikasnda yeni nesil serbest ticaret anlamalarnnivme kazanmasyla, Türkiye’nin Gümrük Birlii’nden “yarardançok zarar gördüü” yönünde görüler yaylm veTürkiye’nin AB ile oluturduu Gümrük Birlii’nin revizeedilmesi, hatta Türkiye’nin tamamen Gümrük Birlii’ndençkmas yönünde tartmalar gündeme gelmitir.Gümrük Birlii’nin Türk sanayisi ve ticaretini olumsuzetkiledii yönündeki iddialar, genellikle Gümrük Birlii’nidar bir perspektif içinde sadece d ticaret rakamlarngöz önünde tutarak yaplan deerlendirmelere dayanmaktadr.Gümrük Birlii’nden Türkiye’nin zarar gördüügörüünün temel noktalarndan birisi, Türkiye’nin d ticaretaçnn artm olmasdr. 1996 ylnda Türkiye, AB ile11.752 milyon dolar deerinde bir ticaret aç kaydetmitir.Bu oran, 2012 ylnda 28.243 milyon dolara yükselmitir.Ancak bu süre zarfnda Türkiye’nin AB’ye kar kaydettiiticaret açnda, önemli dalgalanmalar gözlenmitir.Örnein, söz konusu ticaret aç 2001 ylnda 2.277 milyondolar seviyesine kadar dümütür. Gümrük Birlii’ninyürürlüe girmesinde sonra, özellikle 1996 ve 1997 yllarnda,Türkiye’nin d ticaret açnn artt bir gerçektir.Ancak bu durum, büyük ölçüde Türkiye ve AB’nin gümrükduvarlarn farkl zamanlarda indirmi olmasndan kaynaklanmaktadr.Ayrca, AB gibi güçlü bir ekonomik birlieentegre olduktan sonra Türkiye’nin bir süre d ticaret aç- yaamas da beklenen bir gelime olmutur.Türkiye’nin AB ile olan ticaretinde oluan d ticaret aç- artnn tek sebebini Gümrük Birlii ile snrlandrmak


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR41yanltr. Türkiye’nin d ticaret açn açklayabilecekdier önemli faktörlerin banda, Türkiye’nin AB ile müzakeresüreci, Türkiye’nin iç ekonomik dinamikleri ve dünyaekonomik konjonktürü gelmektedir. Nitekim 1996 ylndanbu yana, gerek dünyada gerek Türkiye’de meydanagelen siyasi ve ekonomik krizlerin de göz önünde tutulmasgerekmektedir. Türkiye AB’ye kar d ticaret açverirken, bunun yalnzca AB ile ticaretimizde söz konusuolmad, tüm d ticaretimizde açk vermemizden anla-lmaktadr. Dolaysyla bu durum, Türkiye’nin genel ekonomive ticaret politikas ile ilgili bir durumdur. Türkiye’ninAB’den yapt ithalatn genel olarak ilenmi ürünler vemakinelerden olutuu ve bu ürünlerden Türkiye’ninyapt ihracatta girdi olarak faydalanld da unutulmamaldr.Türkiye ve AB arasnda Gümrük Birlii’nin yürürlüe girmesi,Türkiye ve AB arasndaki ticari ilikileri önemli derecedegüçlendirmitir. 1996 ylnda Türkiye’nin AB’yeihracatnn toplam deeri 12.569 milyon dolardan 2012ylnda 59.204 milyon dolara kadar yükselmitir. BöylelikleGümrük Birlii’nin yürürlüe girmesinden 2012 ylnakadar Türkiye’nin AB’ye ihracat yüzde 371 orannda artmtr.Küresel mali krizin AB’yi de etkilemesiyle, 2009 ylnda,Türkiye’nin AB’ye olan ihracat bir yl içinde 63.390milyon dolardan 46.977 milyon dolara gerilemitir. thalatverilerini incelendiinde, 1996 ylnda Türkiye’nin AB’denithalat genel toplam deeri 24.321 milyon dolardan 2012ylnda 87.447 milyon dolara ulamtr. Böylelikle GümrükBirlii’nin yürürlüe girmesi itibaryla, 2012 ylnakadar Türkiye’nin AB’den ithalat yüzde 260 oranndaartmtr. Ancak küresel mali krizin etkisiyle, Türkiye’ninAB’den ithalat 2008 ve 2009 yllar arasnda 74.802 milyondolardan 56.588 milyon dolara gerilemitir. Türkiye,AB’nin altnc en büyük ticari orta, AB ise Türkiye’nin enönemli ticari ortadr. Ayrca, Türkiye’ye gelen dorudanyabanc yatrmlarn yaklak yüzde 75’i AB kaynakldr.Gümrük Birlii’nin getirdii yeni rekabet ve pazara girikoullar sonucunda, Türkiye’nin üretim yaps ve böylelikleTürkiye’nin ihracat kompozisyonu da önemli deiikliklereuramtr. Nitekim Gümrük Birlii’nin yürürlüegirmesiyle, Türkiye’nin sanayi ürünleri ihracat payn ar-


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR43trd dikkat çekmektedir. AB’nin tek tarafl olarak GümrükBirlii’ni balatt 1971 ylnda Türkiye’nin toplamihracatnn sadece yüzde 20’si sanayi ürünleri iken, buoran Gümrük Birlii’nin tamamland 1996 ylnda yüzde87 seviyesine çkmtr. Dikkat çeken bir dier önemlihusus da sanayi ürünleri ihracatnn da kendi içinde de-iiklikler kaydetmesidir. Örnein tekstil ve demir çelikgibi geleneksel ürünlerin dnda, beyaz eya ve otomotivgibi katma deeri yüksek ve istihdam açsndanönemli sektörlerin ihracatmzdaki arlnn giderekartt gözlenmektedir. Gümrük Birlii ile Türk sanayisininileri teknoloji kullanan AB firmalar ile youn birrekabet içine girmesi, Türk firmalarn teknoloji gelitirmelerive Ar-Ge faaliyetlerini artrmalar yönünde teviketmitir. AB ile Gümrük Birlii’nin yürürlüe girmesiyle,Türkiye’nin teknoloji içeren sektörlerinin ihracatnn daartt ve böylelikle katma deeri yüksek ürün ve sektörlerdeTürkiye’nin giderek rekabet gücünü artrd gözlenmektedir.Tüm bunlarn yan sra, AB ile Gümrük Birlii oluturmassonucunda ve AB üyelik perspektifi kapsamnda,Türkiye’nin AB ile mevzuat uyumunu salamak içinönemli yasal düzenlemeler ve yapsal reformlara imzaatlmtr. Böylelikle, AB teknik mevzuatna ve standartlarnauyum çerçevesinde yerine getirilen yasal ve idaridüzenlemeler, Türk sanayisinin üretim anlaynn köklübir deiim içine girmesini salamtr. Örnein Türkiye,Gümrük Birlii öncesinde, AB ekonomi müktesebatnauyum kapsamnda, ilk defa olarak çada bir rekabetyasas ve Rekabet Kurumu’na sahip olmutur. GümrükBirlii, Türk sanayisinin üretim anlayna ve tüketici bilinçlenmesineönemli katklarda bulunmutur. GümrükBirlii, ulusal ve uluslararas düzeyde rekabet kapasitesininartrlmas için yaplan çalmalara çerçeve olutururken,üretim kalitesi ve tüketici memnuniyetinin salanmasyönünde deiikliklere de yol açmtr. Sonuçitibaryla, 1996 ylnda yürürlüe giren Gümrük Birliisayesinde, Türk irketlerinin rekabet gücünün artt,AB ve Türkiye arasndaki ticari ilikilerin güçlendii veTürkiye’nin rekabet politikas, fikri mülkiyet haklar vetüketici haklar gibi birçok alanda AB müktesebatna büyükölçüde uyum salad gözlenmektedir.


44AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARYanl 16 AB’ye üye olmak için MaastrichtKriterleri’ni de yerine getirmek zorundayz.Doru 16 AB’ye üye olmak için MaastrichtKriterleri’ni yerine getirmek zorunda deiliz.Bu kriterler, AB’ye üyelikten sonra AvroAlan’na dâhil olmak ve avro para biriminikullanmak için yerine getirilmesi gerekenkriterlerdir.AB’ye üye olmak için Maastricht Kriterleri deil, tam üyelieilikin asgari koullar oluturan ve tüm aday ülkelereistisnasz olarak uygulanan Kopenhag Kriterleri’nin yerinegetirilmesi gerekmektedir. Kopenhag Kriterleri, siyasi veekonomik kriterler ile müktesebat uyumu olmak üzere üçgrupta toplanmaktadr. Siyasi Kriterler, AB Anlamas’nntam üyelikle ilgili maddesine eklenen, demokrasinin güvencealtna alnd istikrarl bir kurumsal yap, hukukunüstünlüü, insan haklar ve aznlk haklarna sayg koullarndanoluur. Ekonomik Kriterler ise iyi ileyen bir pazarekonomisi ve AB içindeki piyasa güçlerine ve rekabetbasksna kar koyabilme kapasitesidir. Topluluk müktesebatnnkabulü ile de AB’nin çeitli siyasi, ekonomik veparasal hedeflerine ballk ifade edilmektedir.Kopenhag Ekonomik Kriterleri, genellikle Maastricht Kriterleriile kartrlmaktadr. Maastricht Kriterleri, sanlannaksine AB tam üyelii öncesinde deil, sonrasnda yerinegetirilmesi gereken koullardr. Bütün AB Üye Devletleri,Ekonomik ve Parasal Birlik (EPB) üyesidir. EPB, AB ekonomisininsürdürülebilir ve dengeli bir ekilde kalknmasiçin ekonomik farkllklarnn giderilmesi ve Üye Devletlerinekonomik ve parasal politikalarnn uyumlatrlmasnamaçlar. Bu kapsamda hedef, Üye Devletlerin MaastrichtKriterleri’ne uyum yoluyla EPB’nin bir parças olmalarve AB snrlar içinde tek para biriminin kullanmdr. EPBsürecinin son aamas ise Üye Devletlerin para politikasalanndaki yetkilerini Avrupa Merkez Bankas’na devretmelerive tek para birimi olan “avro”yu kabul ederek AvroAlan’na üye olmalardr. Yaknlama Kriterleri olarak daanlan Maastricht Kriterleri ile Üye Devletlerin, kamu aç-, kamu borcu, enflasyon oran, uzun dönem nominal faizoran ve döviz kurundan oluan be makroekonomik veribaznda belirlenmi eik deerleri amamas öngörülür.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR45Üye Devletlerin EPB’nin üçüncü aamasna geçerek AvroAlan’na dâhil olmalar için bu kriterleri karlamalar zorunludur.Söz konusu kriterler u ekildedir: Fiyat istikrar: Enflasyon oran, en iyi performansa sahipüç ülkenin yllk enflasyon oranlar ortalamas arasndakifark 1,5 puan geçmemelidir; Bütçe Aç: Bütçe aç, GSYH’nin yüzde 3’ünü amamaldr; Faiz Oranlar: Uygulanan uzun vadeli faiz oranlar, 12aylk dönem itibaryla, fiyat istikrar bakmndan en iyiperformansa sahip üç ülkenin faiz orann iki puandanfazla amamaldr; Kamu Borçlar: Üye Devletin kamu borcu, GSYH’ninyüzde 60’n geçmemelidir; Döviz Kurlar: Üye Devlet paras, Avrupa ParaSistemi’nin döviz kuru mekanizmas çerçevesindebelirlenen normal dalgalanma marjlarna, en az son ikiyl boyunca ciddi sapmalar gözlenmeksizin uymaldr.Dier bir ifadeyle, son iki yl itibaryla, bir Üye Devletinpara birimi, dier bir Üye Devletin para birimi karsndadevalüe edilmemi olmaldr.Türkiye, AB üyeliinden sonra yerine getirilmesi gerekenkoullardan olan Maastricht Kriterleri’nin bir ksmnimdiden karlamaktadr. Bütçe aç/GSYH ve KamuAç/GSYH oranlar Maastricht Kriterleri’nin öngördü-ü limitlerin altndadr. Dier yandan küresel kriz ve sonrasndaAB’de ortaya çkan borç krizi, birçok Avro Alanülkesinin söz konusu kriterleri karlayamamasna nedenolmutur. Baz Avro Alan ülkelerinin özellikle kamu borcuve kamu açnn Gayrisafi Yurt çi Hasla’ya oranlar oldukçayüksek düzeylerdedir.Yanl 17 AB, Birlemi Milletler veya NATO gibiuluslararas bir örgüttür.Doru 17 AB, kendine özgü uluslar üstü (supranational)bir bütünleme modelidir.Genel tanmla uluslararas örgütler, devletler tarafndanbelirli amaçlar için kurulmu uluslararas düzeyde faaliyetgösteren organizasyonlardr. Birlemi Milletler ve NATOgibi uluslararas örgütler bu tanma uymakla beraber, sa-


46AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARdece kurucu anlamada kendilerine verilen güce ve yetkiyesahiptir. Genellikle her üye eit oya ve alnan kararlardaoy birlii arandndan veto hakkna sahiptir. Bu yüzdenbu tür örgütler, üyesi olan tüm ülkeler tarafndan onay verilmediisürece, kendi güç ve yetkilerinde deiiklik yapamaz.Bir baka ifadeyle, uluslararas örgütler, sadece üyesiolan ülkelerin temsilcilerinin kendi ülkelerinin haklarnve çkarlarn koruduklar bir nevi platform niteliindedir.Ancak pek çok siyaset bilimcisine göre, AB’nin kendineözgü bir yaps vardr. Bunun en temel nedeni, AB’nin hükümetleraras kurumlar yannda “uluslar üstü” (supranational)yapya sahip kurumlar bünyesinde barndran birbütünleme modeli olmasdr. Dier bir ifade ile üye ülkelerininçkarlarn gözeten kurumlar ve üye ülkelerin yetkilerininbir üst organa aktarlmasyla var olan uluslar üstükurumlar, ayn karar alma mekanizmas içine dâhil edilmitir.AB, ayn zamanda kendi hukuk düzenine ve egemenlikhaklarna sahiptir. Birlik, kurumlar vastasyla dier uluslararashukuki ilemlere benzemeyen hukuki ilemler yaplabilmektedir.AB hukuku, üye ülkeler ve üye ülkelerdekigerçek ve tüzel kiiler açsndan dorudan uygulanabilir vebalayc niteliktedir. Eer Birlik düzeyinde hukuki ilemkarar verilmi ise, bu karar, Konsey’de kararn aleyhindeoy veren ülkeler için de geçerlidir. Üye ülkelerin, bamszlklarve ulusal çkarlar veya herhangi bir konuyu bahaneederek çekince koyma ya da ortak kurallar tanmama haklaryoktur. AB, bu hukuki ilemleri gerçekletirebilme yetkisini,AB’nin yetki alanna giren politika alanlarn bir anayasagibi tarif eden Kurucu Antlamalardan almaktadr.AB, kendi egemenlik haklarna ve hukuk düzenine sahiptir.Üye ülkeler ve vatandalar, bu hukuk düzenine tabidir veBirlik Hukuku, üye ülkelerin ulusal hukuklar karsnda üstündür.Görüldüü üzere AB’nin yaps, uluslararas örgütlerinkindenfarkllk arz etmekte, bu nedenle uluslar üstükavram ile tanmlanmaktadr.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR47Yanl 18 Avrupa nsan Haklar Mahkemesi, AB bünyesindekibir kurumdur.Doru 18 Avrupa nsan Haklar Mahkemesi bir ABkurumu deil, Avrupa Konseyi bünyesindekiuluslararas bamsz bir mahkemedir.Türkiye ile ilgili ald kararlar nedeniyle ülkemiz gündemindeskça yer alan Avrupa nsan Haklar Mahkemesi’nin(AHM) AB bünyesindeki bir kurum sanlmas çok karlalanbir yanlgdr. Hâlbuki AHM, Avrupa nsan HaklarSözlemesi (AHS) ile güvence altna alnm temel hakve özgürlüklerin çinenmesinden ikâyetçi olan bireylerinbavurularn belirli koullar altnda deerlendiren,bamsz bir uluslararas mahkemedir. AB’nin oluumundanyllar önce, 1949 ylnda kurulan AHM, insan haklarnnkorunmas amacyla oluturulan ilk bölgesel sistem vedünyadaki ilk insan haklar mahkemesidir. Aralarnda tümAB Üye Devletlerinin ve Türkiye’nin de yer ald Avrupaülkelerinde birçou, AHS’ye taraf olarak, bireylerin temelhak ve özgürlüklerine sayg gösterme yükümlülüü altnagirmitir (yaam hakk ve ölüm cezas yasa; ikence yasa;adil yarglanma hakk; düünce, vicdan ve din özgürlüü;ifade özgürlüü; mülkiyet hakk gibi). AHM, AHS’deya da Ek Protokollerinde gösterilen ve AB hukukunun genelilkeleri olarak da benimsenen bu haklarn ihlaline ilikinikâyetleri inceleme yetkisine sahiptir.Sk karlalan bir dier yanlg ise AHM ile AB AdaletDivan’nn (ABAD) birbiriyle kartrlmasdr. HâlbukiABAD, AB kurumlar ve hükümetlerinin karar ve uygulamalarnnAB Kurucu Antlamalar ile çelikili olup olmad-n denetlemek ve bir ulusal mahkemenin istei üzerineAB hukuku hükümlerinin geçerliliini teyit etmek ya da buhükümlere ilikin yorum yapmakla görevli bir AB kurumudur.AB bünyesindeki bu mahkemeye AB kurumlar, ABÜye Devletleri veya bireyler bavurma hakkna sahiptir.Sonuç olarak, Türkiye’nin 1953 ylndan bu yana taraf olduuAHS ve AHM, AB’den ve ABAD’dan tamamen farkloluumlardr. AB, ekonomik temelli ve tam entegrasyonuhedefleyen ulusüstü bir örgüt, ABAD ise bunun yarg organdr.AHM ise siyasi temelli ve insan haklarn koruma,çoulcu demokrasiyi salama amaçlar üzerine kurulmu


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR49


50AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARbir uluslararas örgüt olan Avrupa Konseyi bünyesindeki,bölgesel insan haklar korunmas sistemi getiren, bamszbir uluslararas mahkemedir.Yanl 19 Avrupa Konseyi ve AB Konseyiayn kurumdur.Doru 19 Türkiye’nin de üyesi olduu Avrupa Konseyi,1949 ylnda kurulan bir uluslararasörgüttür. AB Konseyi ise AB üye ülkelerininhükümet temsilcilerinden oluan bir AB organdr.Türkiye’nin AB adayl sürecinde gündeme gelen kurumlar,isim benzerlikleri nedeniyle kavram kargaalarna nedenolmaktadr. Avrupa Konseyi ile AB Konseyi’nin aynkurum olduunun sanlmas da bunlardan biridir. Hâlbukibu iki kurum, birbirinden ayr ve çok farkl niteliktedir. AvrupaKonseyi (Council of Europe), kinci Dünya Savasonras Avrupas’nda, 1949 ylnda kurulmu olan hükümetleraras bir örgüttür. Merkezi Strasbourg’ta olan AvrupaKonseyi’nin, halen aralarnda Türkiye’nin de bulunduu47 üyesi bulunmaktadr. Örgütün amaçlar, insanhaklarn ve hukuk devleti ilkesini korumak, çoulcu demokrasiyisalamak, Avrupa kültürel kimlii ve çeitliliinigelitirmek, Avrupa toplumlarnn karlat sorunlara(aznlklara kar ayrmclk ve çevre gibi) çözüm üretmekve üye ülkelerdeki siyasi, hukuki ve anayasal reformlarndesteklenmesi suretiyle Avrupa’da istikrarl bir demokrasiortamn salamak olarak belirlenmitir.AB (Bakanlar) Konseyi (Council of the EU) ise AB üye ülkelerinintemsilcilerinden oluan AB’nin karar organdr.Buna göre Konsey, her üye ülkenin gündemdeki konularda(örnein dileri, ekonomi, maliye, tarm, aratrma,teknoloji gibi) siyasi sorumluluk tayan ilgili bakanlarnnkatlmyla oluur. Konsey’in balca görevi, Avrupa Parlamentosuile birlikte ortak karar alma prosedürü çerçevesindeyasama faaliyetini yürütmek ve Üye Devletleringenel ekonomik politikalarnn egüdümünü salamaktr.Üçüncü ülkelerle veya uluslararas kurulularla anlamayapma yetkisi de Konsey’e aittir.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR51Öte yandan, AB bünyesinde, 1974 ylndan itibaren üyeülkelerin “Devlet ve Hükümet Bakanlar”ndan oluan ve“Zirve” (Summit) eklinde toplanan, ancak 2009 ylndayürürlüe giren AB Antlamas (Lizbon Antlamas)ile ayr bir AB kurumu halini alan “Avrupa Konseyi” de(European Council) bulunmaktadr. Yasama yetkisi bulunmayanAvrupa Konseyi’nin temel görevi, AB için geneliç ve d politika ilkeleri belirlemektir.Yanl 20 Avrupa Parlamentosu’nun ald tüm kararlarbalaycdr.Doru 20 Avrupa Parlamentosu, klasik anlamda birparlamento deildir. Yasama yetkisini AB(Bakanlar) Konseyi ile ortaklaa kullanr.Tek bana ald kararlar siyasi ve tavsiyeniteliklidir.Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye ile ilgili olarak aldgenellikle eletiri dozu yüksek kararlar nedeniyle, ülkemizdeen fazla gündeme gelen AB organdr. Ancak AP,sanlann aksine, üyelerinin dorudan seçim yolu ile belirlenmesine,ulusal parlamentolara benzer -siyasi partigruplarna dayal- bir iç yapya ve çalma düzenine sahipolmasna ramen, klasik ve anayasa hukuku anlamndabir parlamento deildir. Avrupa Parlamentosu, AET’yikuran antlamalarn yapld 1950’li yllarda bir danmaorgan olarak düzenlenmi olmakla birlikte, zaman içindeKurucu Antlamalarda yaplan deiikliklerle yetkileriartrlmtr. Özellikle, önce Amsterdam Antlamas ileAP’ye ortak karar alma prosedüründe veto hakk tannm,ardndan AB (Lizbon) Antlamas ile AP, Konsey ilebirlikte “ortak yasama erki” (co-legislator) konumunagelmitir. Bir AB mevzuat, ancak bu iki kurum arasndaanlama salanarak çkarlabilir. Dolaysyla, demokratikulusal sistemlerde halk iradesinin parlamentoda ifadeedilmesine karlk, AB’de bu irade, halen AP ile ÜyeDevlet hükümetlerinin temsil edildii Konsey arasndapaylalm durumdadr. AP’nin tek bana ald kararlar(resolution) ise siyasi ve tavsiye niteliinde olup, ÜyeDevletleri balamaz.


52AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARYanl 21 Son ekonomik kriz, Avrupa’nn dalmasnasebep olacak.Doru 21 AB, Üye Devletlerinin ekonomik ve mali yaplarnngüçlendirilmesi için gerekli önlemlerialmakta ve düzenlemeleri yapmaktadr.AB’nin birlik ve dayanma ilkesi ile hareketetmesi, AB’nin dalmasn önleyecektir.AB’de küresel kriz sonras, özellikle Avro Alan’nda ekonomikve mali sorunlar yaanmaktadr. Küresel krizdenönemli derecede etkilenen AB ülkeleri, kamu açnnyükselmesi, rekabet gücünün azalmas, isizliin artmas,düük ekonomik büyüme ve durgunluk gibi ekonomiksorunlarla kar karya kalmtr. Bata Avro Alan olmaküzere, Üye Devletlerde ekonominin canlanmas ve maliyaps bozulan bankalarn kurtarlmas amacyla, ülkelerkamu harcamalarn artrm, bu da kamu aç ve kamuborç stoklarnda ciddi artlara yol açmtr. Bata Yunanistanolmak üzere bütçe harcamalarn kontrol altnaalamayan ve gerekli yapsal reformlar tamamlayamayanülkeler, borç krizine girmitir.AB borç krizi, AB’de ayn zamanda ekonomik yönetiiminönemini ve bunun AB çapnda gelitirilmesinin gereklili-ini de ortaya koymutur. Bu nedenle, ekonomik krizlerekar bir dizi ekonomik yönetiim önlemi de alnmtr. Bukapsamda, mevcut ekonomik ve finansal mekanizmalarolan Ekonomik ve Parasal Birlik ile stikrar ve BüyümePakt’nn güçlendirilmesi, Üye Devletlerin ekonomik vemali açdan sürekli denetimi ve dengesizliklerin erkendenortaya çkarlarak önlemler alnmasna yönelik birçok düzenlemegerçekletirilmitir. Bu çerçevede, bir dizi mevzuatdüzenlemesi kabul edilmitir: stikrar ve Büyüme Pakt’nn güçlendirilmesine yönelikmaliye politikalar ve bütçe denetiminin yan sraAB’de makroekonomik dengesizliklerin daha kapsamlve gelimi gözetimine yönelik Altl Paket. Avro Alan ülkelerinin bütçelerinin denetlenmesi ve izlenmesi,ayrca mali sorun yaayan ülkelerin ekonomipolitikalarnn izlenmesine yönelik kili Paket. Üye Devletlerde bütçe dengesinin gözetilerek malidisiplinin güçlendirilmesi amacyla yürürlüe giren,Ekonomik ve Parasal Birlik’te stikrar Koordinas-


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR53yon ve Yönetiim Antlamas. Antlama ile otomatikyaptrmlar ve daha sk bir denetim için bütçe dengesikural getirilmitir. Antlamayla, Üye Devletlerin yllkyapsal bütçe açnn nominal GSYH’ye orannn binde5’i amamas gözetilerek, bu artn ulusal anayasalardayer almas öngörülmütür.Üye Devletler arasnda rekabet gücünün ve istihdamnartrlmas, kamu maliyesinde sürdürülebilirliinsalanmas ve finansal istikrarn güçlendirilmesi amacylaoluturulan Avro Pakt.Üye Devletlerin bütçe ve ekonomi politikalarn ABdüzeyinde kabul edilmi hedef ve kurallara uydurarak,döngüsel bir süreç içinde koordine etmeleriniamaçlayan Avrupa Sömestri. Avrupa Sömestri kapsamndaAvrupa 2020 Stratejisi’nin ortaya koyduubüyüme ve istihdam stratejileri dorultusunda yapsalreformlar, stikrar ve Büyüme Pakt dorultusundamali politikalar ve ar makroekonomik dengesizliklerinönlenmesine yönelik olarak politika koordinasyonusalanmaktadr.Avrupa 2020 Stratejisi, AB’nin ekonomik ve mali krizdençkn salamak amacyla daha akll, sürdürülebilirve kapsayc büyüme ve istihdam için stratejilerortaya koyar. Avro Pakt ve Avrupa Sömestri’nin deçk noktas bu stratejidir.Ayrca mali sorunlar yaayan Üye Devletlerin desteklemesi için iki fon kurulmutur.AB, her zaman birlik ve dayanma halinde olma ilkesiylehareket etmektedir. Bata Yunanistan olmak üzere, sorunyaayan ülkelerin Avro Alan’ndan çkarlmayacanailikin AB kurumlar ve önde gelen Üye Devletler tarafndanyaplan açklamalar da bu dayanmann bir göstergesidir.


54AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR55Yanl 22 ngiltere çkmak isterken, biz niye girmekistiyoruz? AB cazibesini yitiriyor.Doru 22 ngiltere’nin AB’ye ilikin referanduma gidecekolmas, ngiltere’deki MuhafazakârParti tarafndan iç siyasette puan toplamakaygsnn da etkisiyle verilmi bir kararolup, olas bir AB’den çk senaryosununngiltere’nin ulusal çkarlarna verecei zarartelafi edilemez olacaktr. Öte yandan,ekonomi ve güvenlik açsndan getireceitüm kazanmlarn ötesinde, AB üyeliininTürkiye için ngiltere’den farkl olarak, demokratiklemeve reform sürecine katklarda göz ard edilemeyecek kadar büyüktür.ngiltere’nin Muhafazakâr Parti Bakan ve BabakanDavid Cameron’n 23 Ocak 2013’te, partisinin 2015 ylndagerçekleecek seçimleri kazanmas halinde ngiltere’ninAB’ye üyelik koullarn yeniden gözden geçirilmesi talebindebulunacan ve bunun karlanmamas halinde,ngiltere’nin 2017 yl sonuna kadar AB üyeliini referandumatayacan duyurmas, AB genelinde ngiltere’ninAB’den çkabilecei yönünde tartmalara yol açmtr.Bu tartmalar, Türkiye-AB ilikileri balamnda, AB’yeüpheci yaklaan çevrelerin de elini güçlendirmi ve mevcutüyelerin dâhi içerisinde bulunmak istemedii bir Birli-e girmek yerine, alternatif i birliklerini deerlendirmesigerektii eklinde baz yorumlara yol açmtr.Öncelikle, ngiltere’nin AB içerisinde her zaman farkl birortak olduunu hatrlamak gerekmektedir. ngiltere’ninAB üyelii, dönemin Fransa Cumhurbakan Charles deGaulle tarafndan iki kez veto edilmi ve ngiltere 1973 ylnakadar AB bütünlemesinin dnda kalmtr. ngiltere,daha gevek ve hükümetler aras bir AB yapsn tercihetmekte ve Westminster’dan Brüksel’e yetki devrine mesafeliyaklamaktadr. Bilindii üzere ngiltere, SchengenAnlamas ve ortak para birimi avro bata olmak üzereAB’nin birçok ortak politika alanna katlmamay (optout)tercih etmitir. Özellikle Avro Alan’ndaki borçlanmakrizinin derinlemesiyle, krizin üstesinden daha fazla bütünlemeile gelinebilecei görüünün egemen olmayabalamas ve AB düzeyinde krize kar ortaya konulan


56AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARgiriimler, mali hizmetlerin ekonomisinde önemli bir yeresahip olduu ngiltere’de AB’ye üpheyle yaklaanlarn(Euroskeptic) endielerini artrm ve AB’nin reformeedilmesi taleplerini artrmtr. Bu balamda, BabakanCameron’n AB üyeliinin referanduma götürülmesi açklamasnnarka plannda, Muhafazakâr Parti parlamenterlerininbasklar ve iç siyasette puan toplama kayglarda belirleyici olmutur. Cameron aslnda, ngiltere’ninAB’den çkmasn deil, reforme edilmi bir AB’de önemlibir rol üstlenmeye devam edilmesini desteklemektedir.Konuyla ilgili olarak AB’nin pozisyonu ise “Avrupa Birliiiçerinde ngiltere’nin yeri hususundaki en iyi yaklamnne olacana karar verecek olan, ngiltere hükümeti vehalkdr” eklinde ifade edilmitir.Öncelikle ngiltere’nin bir referanduma gitme olaslnn,önümüzdeki dört yl içerisinde birçok olayn gerçeklemesinebal olduunu belirtmek gerekmektedir.ngiltere’nin referanduma gitmesi, AB’nin reforme edilmesiiçin yeni bir antlamann müzakere edilmesine vengiltere’nin üyeliini yeniden müzakere etme talebininreddedilmesine; daha da önemlisi ngiltere’de gerçekleecekseçimlerin Muhafazakâr Parti’nin zaferiyle sonuçlanmasnabal olacaktr. Olas bir referandum sonucundangiltere’nin AB’den çkmasnn da ngiltere’ninulusal çkarlarn olumsuz etkileyecei öngörülmektedir.ngiltere, AB’den çkmas halinde Tek Pazar’a eriiminikaybedecek ve tüm AB üyeleri ile Serbest Ticaret Anlamalarimzalamak zorunda kalacaktr. ngiltere’ninAB’den çkp Norveç gibi yalnzca Avrupa EkonomikAlan’nda (EEA) kalmay tercih etmesi durumunda,ngiltere’nin AB Tek Pazar’na eriimi sürecek ancak ngiltereAB müktesebatnn büyük bir bölümünü uygulamaklayükümlü olacaktr. Buna karn, AB’ye üye olmadiçin ulusal çkarlarn ilgilendiren birçok konuda ABkarar alma mekanizmalarnda yer almayacak olmasiseen önemli kayplardan biri olacaktr.AB üyeliinin ngiltere’de referanduma götürülmesinin,1999 ylndan bu yana AB aday ülkesi statüsünde bulunanTürkiye’nin AB ile yürüttüü katlm müzakereleriüzerindeki etkileri incelenirken, Türkiye için AB üyeliksürecinin ngiltere için olduundan farkl bir anlam ta-


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR57d göz ard edilmemelidir. AB’ye tam üyelik hedefi,1959 ylndan bu yana Türkiye’nin stratejik hedefi ve devletpolitikasdr. Son dönemde katlm müzakerelerindeyaanan tkankla ramen, Türkiye ile AB, salam temelleredayanan köklü bir ilikiye sahiptir. AB’nin içindebulunduu siyasi ve ekonomik krize ramen AB üyelikperspektifi, Türkiye’de demokratikleme, temel haklarve hukukun üstünlüü gibi birçok alanda önemli reformlarnhayata geçirilmesine öncülük ederek bir dönüümarac görevi görmeye devam etmektedir. AB müktesebatnauyum kapsamnda tarm ve gda güvenliinden güvenlikve savunmaya kadar birçok farkl alanda mevcutstandartlarn yükseltilmesi ile Türkiye, en yüksek standartlarda benimsemi olacaktr. Ayrca, 28 üye ülkeyive 500 milyonu akn kiiyi bir araya getiren bir bar veistikrar projesi olan AB’ye katlmak, Türkiye’nin güvenli-ine ve daha etkili bir küresel aktör olmasna da büyükkatklarda bulunacaktr. AB ile arasnda Gümrük Birliibulunan Türkiye’nin, ticaretinin neredeyse yarsn AB ileyapt ve AB’nin Türkiye’nin en önemli ticaret orta olduuve Türkiye’ye gelen dorudan yabanc yatrmlarnyaklak yüzde 75’inin AB kaynakl olduu da göz önündebulundurulduunda, AB’nin Türkiye ekonomisi bakmndansahip olduu önem bir kez daha ortaya çkmaktadr.Türkiye’nin bu alanlarda AB düzeyindeki karar alma mekanizmalarnakatlm büyük öneme sahip olmakla birlikte,ancak tam üyelikle mümkündür. Tüm bu nedenlerdendolay, Türkiye için AB’ye üyelik hedefi, bir Üye Devletin,AB ile ilikilerini yeniden gözden geçirmek istemesi gerekçesiylekolayca vazgeçilebilecek bir hedef deildir.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR59Yanl 23 O kadar dava kazandk, hâlâ AB’ye vizesizgiremiyoruz.Doru 23 Her ne kadar yüksek mahkemeler ve kimiüye ülke mahkemeleri, Türk vatandalarnnAB snrlarnda dolamna yönelikolumlu kararlar alm olsa da, uygulamadansorumlu üye ülkeler özelinde konu netliekavumu deildir. Aralk 2013 tarihinde,taraflar arasnda Geri Kabul Anlamas’nnimzalanmas ve akabinde vize diyaloununbalatlmas ile vize konusunda yeni biradm atlmtr.AB ve üye ülkelerinin Türk vatandalarna uygulad vizekoullar, Türkiye-AB ilikileri çerçevesinde son yllardasklkla ele alnan bir konu olmutur. Bu kapsamda -Hükümetve Türk vatandalar dâhil olmak üzere- Türkiye,Brüksel ve AB üye ülkelerini vize uygulamalar hususundaeletirmektedir. ikâyetler vize ücreti, bavuru srasndaAB üye ülke konsolosluklar tarafndan talep edilen belgeleriniçerik ve saysna; müracaat sahiplerine sunulan hizmetlerinyetersizliinden konsolosluk personelinin bavuranayönelik muamelesi, uzun ve yorucu prosedürlerinvarlna kadar uzanan geni bir yelpazeye yaylmtr.Hukuki perspektiften bakldnda, Türk vatandalarnnAB üye ülkelerine girite almak zorunda olduklar vizeve söz konusu uygulamann dayand hukuki temellerikonusunda ciddi tartmalar bulunmaktadr. AB’nin enyüksek mahkemesi konumunda bulunan Avrupa BirliiAdalet Divan’nn (ABAD), 2009 ylnda Soysal Davas’nailikin verdii karar sonrasnda, Türk kamuoyunda vizelerinyakn zamanda kalkaca algs olumutur. Ancakayn Mahkeme, Ekim 2013 tarihinde karara balananDemirkan Davas’nda önce verdii kararn aksine bir tutumsergilemi ve vize koulunun yasal olduuna hükmederek,sadece snrl düzeyde istisnay kabul etmitir. Buhukuk mücadelesini AB ve Türkiye’de hükümetler, bürokrasi,hukukçular ve akademisyenler ile sivil toplum vemedya yllar boyunca yakndan takip etmitir. Türkiye’devize uygulamalar ile ilgili tartmalar siyasi, bürokratik,hukuki, insani ve teknik boyutlarda tüm hararetiyle yaanrken,ban i dünyasnn temsilci kurulularnn çektii


60AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARkimi sivil toplum örgütleri de medyann gücünü yanlarnaalarak, konuyu gündemde tutmaya devam etmilerdir.Hiç üphesiz vize sorunu, Türkiye-AB ilikilerindeki entartmal konulardan biri olmakla birlikte, özellikle Türkkamuoyunda, ülkenin AB entegrasyon sürecini ve alglarolumsuz etkileyen bir meseledir. 1963 ylndan itibarenAB ile ortaklk ilikisi içinde olan, 1999 ylndan beri adayve 2005 ylndan beri katlm müzakerelerini yürütenTürkiye’ye yönelik vize koulunun kaldrlmas, sürecindoal ve mantkl seyrine uygundur. likilerde sivil toplumdiyalounun öneminin skça dile getirilmesi de dikkatealndnda, AB’yi oluturan dört temel serbestiden biriolan kiilerin serbest dolam konusunda gelime salanmaldr.Bir ülkenin “Avrupallamas” ve sivil toplumlarnbirbirleriyle kaynamasnn en etkili araçlarndan biri,serbest dolamn önündeki engellerin kaldrlmasdr.Vize tartmalar ile ilgili olarak AB, Türkiye’nin vize serbestisikonusunda dier yabanc ülkelerle ayn muameleyetabi olmas ve -geri kabul, snr yönetimi, göç, iltica vebalantl dier konular dâhil olmak üzere- pek çok konubalndaki tartmalarda allagelen “hareketlilik, göçve vize diyalou” sürecinden geçmesi gerektii pozisyonunusavunmutur. Türk Hükümeti ise bu pozisyonahararetle kar çkm, Avrupal mahkemelerin kararlarnadayanarak, Türk vatandalarnn hâlihazrda AB üyeülkelerine vizesiz bir ekilde gidebileceini savunmu; ABile bu alanda farkl bir yol haritas izlenmesini talep etmitir.Hiç üphesiz, vize konusunda bugün halen somut birçözüme ulalmamasnda, her iki tarafnda konuyu kendiaçlarndan deerlendirmesinin rolü büyütür. Türkiye ileAB, vize konusunda uzun süren müzakereler neticesindesomut bir çözüm gelitiremezken, bu süreç dorultusundaçalmay kabul eden dier ülkeler, her ne kadar AB ileolan ilikileri Türkiye kadar eski ve köklü olmasa da, (örneinBat Balkanlar), u an Schengen bölgesine vizesizeriimden faydalanmaktadr.Türk vatandalarna yönelik vize serbestlii konusundatartmalar, taraflar arasnda geri kabul mekanizmalarnnçaltrlmas noktasna varmtr. Çok uzun sürenGeri Kabul Anlamas üzerindeki müzakereler, Avrupa


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR61Komisyonu ve Türkiye arasnda salanan uzlamann ardndan,16 Aralk 2013 tarihinde, anlama metninin taraflarcaimzalanmas ile birlikte tamamlanmtr. Geri KabulAnlamas’nn imzalanmas ile ezamanl olarak, AvrupaBirlii Türkiye ile vize serbestisi diyalounu balatmtr.Bu amaçla Türkiye’ye göç, hareketlilik ve vize konusundaki“Yol Haritas” sunulmutur. AB Bakanl ise söz konusuyol haritasna ek, açklamal bir yol haritasyla, Türktarafnn mevcut skntlarnn da sürece dâhil edileceiniaçklamtr. “Yol Haritas” esas itibaryla, seyahat belgelerinin(pasaport gibi) güvenlii, göç yönetimi, kamudüzeni ve güvenlii ile temel haklar gibi vize muafiyetive Geri Kabul Anlamas’nn düzgün bir ekilde uygulanmasylailgili kurallar ve yükümlülükler içermektedir. Hiçüphesiz Türkiye de, Türkiye-AB Geri Kabul Anlamas vegöç, hareketlilik ve vize diyalou konularnda daha fazlaemek sarf etmelidir.Geri kabul, hiç üphesiz, düzensiz ve yasa d göç ilemücadele edilmesi, bu sayede snrlar içerisinde ve darsndagüvenliin tesisi açsndan tüm ülkeler için büyükönem arz eden ve kurulmas elzem olan bir mekanizmadr.2.648 kilometrelik kara snr ile AB üyesi ülkelerarasnda en uzun beinci kara snrna; 7.200 kilometrelikdeniz snr ile de, yine AB üyesi ülkeler arasnda en uzunbeinci deniz snrna sahip Türkiye için, üyelik müzakereleriniyürüttüü AB ile geri kabul mekanizmasnn kurulmas,AB üyelik artlarnn ötesinde, Türkiye’nin iç ved güvenlii açsndan büyük önem arz etmektedir. AB ileolduu kadar Türkiye’nin, kendi corafyasndaki mültecive snmac bakmndan kaynak tekil eden ülkeler ile degeri kabul anlamalar imzalamas ve bu mekanizmaybütüncül bir ekilde oluturmas gereklidir.Son olarak; Türk vatandalarna vize serbestlii verilmesiile birlikte, vizeden muaf bir ekilde Schengen üyesi AB ülkelerindedolama hakknn, AB genelinde hiçbir kstlamaolmadan serbest dolam anlamna gelmediinin Türk kamuoyutarafndan bilinmesi, büyük önem arz etmektedir.Ayn Bat Balkan ülkelerinde olduu üzere bu hak, sadecebiyometrik pasaport sahibi kiiler için geçerli olacaktr vealt aylk sürede 90 günü amayan ziyaretlerle snrldr.


62AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARYanl 24 Türkiye, AB Çerçeve Programlar’ndan yeterincefaydalanamyor. Katk salamakyerine kendi projelerine kaynak salasadaha iyi olur.Doru 24 Türkiye AB Çerçeve Programlar’na katlaraksadece Avrupa Aratrma Alan’naentegre olmakla kalmyor, ayn zamandaedindii tecrübelerle daha fazla proje hazrlayarak,ödedii katk paynn üzerindegeri dönü elde ediyor.2002-2006 döneminde yürütülen 6. Çerçeve Programile Türkiye ilk defa resmi olarak AB Çerçeve Programlarnadier üye ülkelerle eit koullarda tam katlm salamtr.Daha önceden, 4. Çerçeve Program’na (1998-2002) ve 5. Çerçeve Program’na (2002-2006) projebaznda katld için, o dönemler Türkiye genel katlmpay ödememitir. Ancak 6. Çerçeve Programlar’na tamkatlmak için Türkiye’den 231 milyon avro deerinde katkpay ödemesi istenmitir. Türkiye ise bu miktarn 185 milyonavrosunu ulusal kaynaklardan karlamtr. 6. ÇerçeveProgram’nda, Türkiye 2947 proje bavurusundabulunmu ve bunlarn 454’ü kabul edilmitir. Dolaysylaülkemizin baar oran yüzde 15,4 olarak gerçeklemitir.Genel olarak bakldnda, Türkiye’nin Programa katlmpay binde 6 olarak gerçeklemi ve toplam bütçenin binde4’ünden faydalanmtr.Türkiye’nin 6. Çerçeve Program’nda kaydettii performansçok düük kalmaktadr, ancak ilk defa tam katlmcsfat altnda programda yer ald gözden kaçrlmamaldr.Üstelik baz AB üye ülkelerine ve dier aday ülkelere(örnein Litvanya, Letonya, Estonya, GKRY, Malta, Hrvatistan,Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti) kyasla,Türkiye’nin daha iyi bir performans sergiledii de gözönünde tutulmaldr. Yaplan kyaslamaya göre, Türkiyeen çok fon geri dönüü salayan aday ülke konumundadr.Üstelik 6. Çerçeve Program’nda elde ettii tecrübelersayesinde, Türkiye, 7. Çerçeve Program’na katlmndaönemli ilerlemeler kaydetmitir. 7. Çerçeve Program’nndaha ilk üç ylnda (2007-2009) katlm için ödediimiz 60milyon avroluk ulusal katk payna karlk 70 milyon avrogeri dönü salanmtr. Ayrca, 1 Ocak 2007 ile 30 Hazi-


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR63ran 2012 dönemi aras, Türkiye, 7. Çerçeve Program’ndatoplam 879 projede yer alm ve Türk ortaklarn yer aldprojelerin toplam portföy büyüklüü 2,5 milyar avrodeerine ulamtr. Nitekim 30 Haziran 2012 tarihi itibaryla,Türk ortaklarn ald fon 145,1 milyon avro de-erine ulamtr. Görüldüü üzere Türkiye, AB ÇerçeveProgramlar’ndan git gide daha fazla faydalanmaktadr.Tüm bunlarn yan sra Türkiye’nin AB ÇerçeveProgramlar’na katlmas, özellikle bilgi transferi ve deneyimpaylam sayesinde ülkemizin bilim ve aratrmakapasitesinin güçlendirilmesinde önemli bir rol oynamaktadr.Çerçeve Programlar’na katlm, Türkiye’nin AB veAB dndaki ülkeler ile bilim ve teknoloji alanlarnda ibirliini güçlendirmesi için önemli bir imkân salamaktadr.Ayrca Türkiye’nin Çerçeve Programlar’na katlmile bata KOB’ler olmak üzere Türk sanayicisinin yeni veçeitli pazarlara eriimi salanmaktadr. Bir dier önemlihusus, bu Programlar ile bilim insanlar ve aratrmaclarndolamnn desteklenmesi, özellikle bilgi transferi vedeneyim paylam için önemli bir zemin oluturulmasdr.Bu kapsamda, örnein, TÜBTAK ve AB’nin bilimselve teknolojik aratrma laboratuvar olan Ortak AratrmaMerkezi (Joint Research Center-JRC), 28 ubat 2013tarihinde, i birliklerini güçlendirmek amacyla bir mutabakatzapt imzalamtr. Söz konusu anlama kapsamnda,AB’nin Ortak Aratrma Merkezi bünyesinde yer alanenstitülerinde Türk aratrmaclarn doktora ve doktorasonras aratrmalarn yürütmelerine imkân tannmaktadr.Bu balamda, yukarda belirtilen yaylma etkilerinden(spillover) yararlanmas için Türkiye’nin AB ÇerçeveProgramlar’na katlmas büyük önem tamaktadr.Türkiye’nin AB Çerçeve Programlar’na katlarak elde ettiiavantajlar sayesinde, Türkiye Aratrma Alan’nn AvrupaAratrma Alan’na entegrasyonu hzl bir ekilde salanmaktadr.Nitekim “Bilim ve Aratrma”, Türkiye’nin 2005ylndan beri yürüttüü AB müzakere sürecinde bugünekadar açlp geçici olarak kapanan ilk ve tek balktr. “Bilimve Aratrma” alanndaki müktesebat kapsamnda,AB’nin faaliyetlerini içeren Çerçeve Programlar’na ilikinKonsey ve Komisyon kararlar ve üçüncü ülkeler ile bilimve teknoloji alannda imzalad anlamalar yer almaktadr.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR65Türkiye’nin Bilim ve Aratrma Politikas’nn AB ile uyumuincelenirken üzerinde durulan temel konu, Türkiye’ninAB Çerçeve Programlar’na katlmdr ve bu kapsamdaTürkiye’nin AB Çerçeve Programlar’na etkin katlm içingerekli koullar salayp salamadna önem verilmektedir.Görüldüü üzere, Türkiye’nin Çerçeve Programlar’nakatlmnda giderek daha fazla tecrübe kazanmas, sadecebilim ve aratrma alannda i birlikleri ve ortaklklarn artmasnadeil, ayn zamanda giderek daha fazla proje gelitirilerekülkemizin Program bütçesine yapt katknnüzerinde geri dönü almasna da vesile olmaktadr.Yanl 25 AB Bölgesel Politikas, gelimi bölgelerdenaz gelimi bölgelere bir fon transferipolitikas niteliindedir.Doru 25 AB Bölgesel Politikas, sadece gelimibölgelerden alnp az gelimi bölgelereverilen basit bir kaynak/fon transferi politikasdeildir. Bölgesel Politika, ayrcaTopluluk vatandalar arasndaki uyumugüçlendirmeyi ve Birlik içerisindeki ekonomikve sosyal düzeydeki kaynamay salayantemel öelerden biridir.AB, Üye Devletleri arasndaki sosyoekonomik farkllklarve bölgeler arasndaki dengesizliklerin azaltlmas ve uyumunsalanmas için kendi Bölgesel Politikasn gelitirmeihtiyac duymutur. Bu amaçla oluturulan BölgeselPolitika, ekonomik ve siyasi bütünleme hedefi dorultusunda,1975 Roma Antlamas ile birlikte ortak bir politikaolarak AB’nin dier politikalarna dâhil edilmitir. Bu sebepleAB Bölgesel Politikas’nn hiçbir siyasi amaç gütmedii,unutulmamas gereken bir husustur.Kurucu Antlamalarda ve en temel belgelerde de yer aldekilde Bölgesel Politika, yapsal fonlar araclylayardma muhtaç geri kalm bölgelerin desteklenmesinisalayarak, Topluluk vatandalar arasndaki uyumugüçlendirmeyi hedeflemektedir. Böylelikle AB, BölgeselPolitikas sayesinde gelimi ve daha zengin bölgelerdemevcut olan kaynaklarn, daha yoksul bölgelere aktarp,bu bölgelerdeki gelimilik düzeyini artrmay hedef-


66AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARlemektedir. Bölgesel Politika, özellikle AB içerisindekiçeitli bölgelerdeki gelime düzeyleri arasndaki farkllortadan kaldrmak ve bu bölgelerdeki geri kalmln birdayanma çerçevesi içerisinde önlenmesini amaçlamaklaberaber, AB içerisindeki ekonomik ve sosyal düzeydekikaynamann temel öelerinden birini oluturmaktadr.AB’nin Bölgesel Politikas’na ilikin hedefleri, sadece azgelimi bölgelere yönelik deildir. AB genelinde, ekonomive kalknma yönünden baarl saylan bölgeler dahi,küresellemenin etkisiyle birçok sorunla kar karyakalm ve yapsal deiime uramtr. Kalknma düzeyiyüksek olan söz konusu bölgeler de geçirdikleri deiimsonunda bölgesel kalknmaya yönelik yenilikçi uygulamapolitikas izlemi, bu da söz konusu bölgelerin uyum kapasitelerindenkaynakl birçok farklln olumasna sebepolmutur.Bu açdan deerlendirildiinde görülüyor ki AB için bölgeselkalknma, önemli ve öncelikli bir konu tekil etmektedir.Bu balamda, AB’nin bir dayanma çerçevesi içerisindeilev gören Bölgesel Politikas, gelimi bölgelerdenalnp az gelimi bölgelere verilen basit bir kaynak transferipolitikasndan çok daha önemli hedeflere hizmet etmeyiamaçlamaktadr.1988 ylndan beri süregelen Bölgesel Politika faaliyetlerive bu Politika kapsamndaki yapsal fonlarn, AB ÜyeDevletlerinin yan sra AB’ye sonradan veya yeni katlanülkelerin uyum sürecini hzlandrd ve bu ülkelerin dierüye ülkelerle yaknlamasn kolaylatrd bilinmektedir.Ayrca yapsal fonlar araclyla AB, farkl bölgelerin kalknmasnave bu bölgelerin kendi aralarndaki sosyoekonomikuyumuna destek salamaktadr.Bölgesel Politika ayrca, Lizbon Stratejisi çerçevesindekiAB için büyüme ve istihdam politikalar ile de uyumludur.Bu balamda, yapsal fonlar AB’nin bu hedefi dorultusundakien önemli araç olmakla beraber, 1988, 1993,1999 ve 2006 yllarnda yeniden düzenlenmi ve ek malikaynaklarla desteklenmitir. Avrupa Komisyonu’nun BölgeselPolitika kapsamnda 2007-2013 yllar için belirledi-i Yapsal Fonlar öyle sralanabilir:


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR67Avrupa Bölgesel Kalknma Fonu: Bölgeler arasndakisosyoekonomik dengesizlikleri azaltmay amaçlamaklabirlikte en az gelimi bölgelerin kalknmas içinmali destek salar.Uyum Fonu: 1993 Maastricht Antlamas ile GSYH’siAB ortalamasnn yüzde 90’nn altnda kalan Üye Devletlerin,Ekonomik ve Parasal Birliin üçüncü kademesinegirebilmelerine yardmc olur.Avrupa Sosyal Fonu: Eitim ve mesleki eitim, isizliinönlenmesi ve istihdamn artrlmas, sosyal dayanmave frsat eitlii için yardm salar. Bu fonlarayrca üç temel hedefe katk salamay amaçlar:- Yaknsama: En az gelimi bölge ve ülkelerde büyümeodakl imkânlar ve faktörleri gelitirmeyi veartrmay amaçlar;- Bölgesel Rekabetçilik ve stihdam: Yaknsamahedefi dnda kalan bölgelerde rekabetçilii, bölgeninçekiciliini ve istihdam orann iki yolla artrmayamaçlar.- Avrupa Bölgeleraras Birlii: Yerel ve bölgeselinisiyatifler araclyla snr ötesi i birliinin, dahaentegre bir bölgeleraras kalknmay hedefleyenuluslararas i birliinin ve deneyim paylam ilebölgeleraras i birliinin güçlenmesini amaçlar.Son dönemlerde, Bölgesel Politika’ya uyum açsndan,düzensiz olsa da Türkiye’de ilerleme kaydedildii görülmektedir.Özetle Türkiye, AB Müktesebatnn Üstlenilmesinelikin Ulusal Program Bölgesel Politika ve YapsalAraçlarn Koordinasyonu bal altnda belirtilen hedeflerdorultusunda, uyum çalmalarnda önemli admlar atmve AB’nin Katlm Ortakl Belgesi ile lerleme Raporlarçerçevesindeki kriterlerini yerine getirme çabas içinegirmitir.


68AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARYanl 26 Türkiye AB’ye üye olursa, bir daha çkamaz.Doru 26 Üye Devletler kendi anayasal gereklerineuygun olarak, AB üyeliinden çekilmeyekarar verebilir.AB, egemen devletler arasnda imzalanan uluslararasantlamalar ile gönüllü üyelie dayal olarak kurulmuolan bir kurulutur. Üye Devletlerin AB üyeliinden çkmaolasl, Lizbon Antlamas ile düzenlenmitir. ABAntlamas’nn 50’nci Maddesi’ne göre, Üye Devletlerkendi anayasal gereklerine uygun olarak, AB üyeliindençekilmeye karar verebilir. AB üyeliinden çekilmeyekarar veren bir Üye Devlet, bu niyetinden AB Konseyi’nihaberdar eder. AB Konseyi tarafndan belirlenecek rehberilkelere göre, söz konusu Üye Devlet ve AB arasndabir anlama müzakere edilir ve imzalanr. Bu anlama ileüyelikten ayrlma ile ilgili düzenlemeler yaplr ve üyeliktenayrldktan sonra, söz konusu ülkenin AB ile ilikisinin naslsürdürülecei belirlenir. Üyelikten Ayrlma Anlamas’nnyürürlüe girmesinden itibaren, AB Antlamalar söz konusuülkeye uygulanmaz. Eer üyelikten bu ekilde ayrlanbir ülke AB’ye tekrar bavuruda bulunursa, bu ülkeyetüm dier ülkeler için geçerli olan prosedür uygulanr.Henüz üyelikten çkma talebinde bulunan bir ülke olmamtr.Ancak Danimarka’ya bal olan ve 1979 ylndaözerklik kazanan Grönland, 1983 ylnda yaplan referandumda,seçmenlerin yüzde 52’sinin ayrlma yönünde oykullanmas sonucunda, o dönemki AET’den 1985 ylndaayrlmtr. 1984 ylnda Grönland yönetimi, Danimarkave AET arasnda imzalanan özel bir anlama ile ayrlmasonrasndaki ilikiler düzenlenmitir. Bununla birlikte,herhangi bir ülkenin AB’den çkmas oldukça zordur. ABüyeliinden çkmak, AB üyeliinin getirdii avantajlardanda vazgeçmek anlamna gelir. Bu avantajlar arasnda,AB ç Pazarna herhangi bir snrlama olmadan eriim,serbest dolam hakk, AB bütçesinden ve fonlarndanfaydalanma, AB vatandalndan yararlanma hakk, AByönetiim sistemi ve karar alma sürecinde yer alma, ABkurumlarnda temsil edilme gibi ayrcalklar yer alr. ABüyeliinden ayrlan bir ülke, Avrupa’nn geleceini etkileyenbir kurumdaki temsil hakkndan da vazgeçmi olur.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR69Yanl 27 AB üyelii yerine imtiyazl ortaklk da kabuledilebilir.Doru 27 Türkiye’nin hedefi AB üyeliidir. Bunun d-ndaki dier hiçbir alternatif, Türkiye’ninmevcut kazanmlarn daha da ileriye tamasnsalamaz.AB üyelii yerine imtiyazl ortaklk, AB’deki baz Hristiyandemokrat partiler tarafndan ileri sürülen bir kavramdr.Bu kavram, ilk olarak Türkiye ile birlikte Ukraynave Rusya gibi ülkeler için ortaya atlsa da arlkl olarakTürkiye’nin üyeliine ilikin olarak gündeme getirilmektedir.Almanya Babakan Angela Merkel ve 2007-2012arasnda Fransa Cumhurbakan olan Nicholas Sarkozy,AB içinde Türkiye için imtiyazl ortaklk fikrinin savunucusuolmutur. Angela Merkel, Almanya’da iktidara gelmedenönce, 2004 ylnda Türkiye’ye yapt ziyarette debu fikri gündeme getirmitir. “Ayrcalkl ortaklk”, “özelortaklk”, “özel statü” gibi farkl kelimelerle de ifade edilenimtiyazl ortaklk fikrinin tam olarak neleri kapsad açkdeildir. Ancak genel olarak, Türkiye’nin AB kurumlarndave karar alma sürecinde temsil edilmedii, güvenlikve d politika, enerji, Gümrük Birlii ve yasa d göç ilemücadele gibi alanlarda AB ile ileri i birliine girdii birmodel olarak tanmlanabilir. Baz analistler, bu modelinsadece AB için deil, Türkiye için de yararl olacan,üye olmayaca için Türkiye’nin AB müktesebatna balolmayarak bamszln devam ettireceini söylemektedir.Oysa Türkiye, hâlihazrda Gümrük Birlii, AB adaylve müzakere süreci neticesinde özellikle ekonomikve siyasi kriterlere ilikin hukuk sistemini büyük ölçüdeAB’ye uyumlu hale getirmitir. Gümrük Birlii zaten birayrcalkl statüdür. Gümrük Birlii’ni tesis eden Türkiye-AB Ortaklk Konseyi’nin 1/95 Sayl Gümrük Birlii Kararuyarnca, Türkiye AB’nin ortak ticaret politikasn ve ortakgümrük tarifesini uygulamaktadr. Türkiye, katlm öncesistrateji kapsamnda, Hayat Boyu Örenme ile Bilim veAratrma alannda Çerçeve Program ve Avrupa ÇevreAjans gibi baz AB ajans ve programlarna katlabilmektedir.Türkiye, dier yandan, NATO üyesi olarak da geli-en AB Güvenlik ve Savunma Politikas kapsamnda ABile i birliine gitmektedir. Türkiye, zaten ad konulmambir imtiyazl ortak statüsünde iken AB ile ilikilerindeki


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR71en büyük eksiklii, AB’nin karar alma sürecinde yer alamamasdr.AB ile oldukça ileri düzeyde olan ilikilerinindaha iyi yönetilebilmesi ve Türkiye’nin Gümrük Birlii veAB adayl nedeniyle uygulad politika ve kararlarn kararalma sürecinde de yer alabilmesi, ancak AB’nin tamüyesi olmas ile mümkün olacaktr. AB üyelii, Türkiye’ninnüfusuna orantl bir ekilde Avrupa Parlamentosu’nda,AB Bakanlar Konseyi’nde ve Avrupa Komisyonu ile dierAB organlarnda temsil edilmesini salayacaktr. 80 milyonayaklaan nüfusu ile Türkiye, karar alma sürecindeAlmanya ve Fransa gibi önde gelen Üye Devletler kadaretkili olacaktr. Dolaysyla üyelik sonucu bamszlnkaybetmekten ya da AB yönetimi altna girmekten endi-e etmesine gerek yoktur. Türkiye, AB’ye tam üye olarak,dünyada etkili bir aktör olan AB’nin en etkili ülkelerindenbiri olacaktr. mtiyazl ortaklk önerisi, Türkiye’nin ABüyesi olmasna kültürel, ekonomik, siyasi sebeplerle vekurumsal mekanizmada etkili bir konumda olaca içinkar çkanlar tarafndan öne sürülmektedir. Türk hükümetleri,birçok kere Türkiye’nin tam üyelik dnda hiçbirformülü kabul etmeyeceini açklamtr. Türkiye’nin bututumunu devam ettirmesi ve gerek 1963 Ortaklk Anlamas,gerekse AB aday olan ve üyelik müzakereleriniyürüten bir ülke olarak kazanlm haklarndan ve ABüyeliinin getirecei avantajlardan hiçbir ekilde feragatetmemesi gerekir. Unutulmamaldr ki, 2004 ylnda tümAB Üye Devletleri, Türkiye ile üyelik amacyla katlm müzakerelerinibalatma kararn almtr. Bu sürecin doalsonucu tam üyeliktir.Yanl 28 AB’ye üye olup, istemediimiz politikalarakatlmayabiliriz.Doru 28 Bir ülkenin, AB’ye üye olarak istedii politikalaradâhil olmama gibi bir tercih ansbulunmamaktadr. Ancak istisnai durumlarda,baz kararlarn veya politikalarn d-nda kalnabilir.AB’ye üye olmak, AB müktesebatnn tümüyle kabulünüve AB müktesebatnn ve bunu uygulayacak idari kurumlarntümüyle iç mevzuata aktarlmasn gerektirir. ABmüktesebat, AB’yi kuran Antlamalar, tüm AB yasala-


72AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARr, deklarasyonlar, kararlar, uluslararas anlamalar veAvrupa Birlii Adalet Divan içtihadn içerir. AB’ye adayolan ülkeler için 1993’te kabul edilen Kopenhag Kriterleri,siyasi ve ekonomik kriterden sonra u kriteri öngörmütür:“Üyelik, aday ülkenin siyasal, ekonomik ve parasalbirliin hedeflerine katlmak da dâhil olmak üzere, üyelikyükümlülüünü üstlenme yeteneine sahip olmasnöngörür.” Dolaysyla bir aday ülkenin AB’ye üye olarakbir politikaya dâhil olup, bir dierine dâhil olmamas gibibir tercih ans bulunmamaktadr. Öte yandan bir ülke,AB’ye üye olduktan sonra belirli durumlarda baz kararlarnveya politikalarn dnda kalabilmektedir. Bununörneklerini AB’yi kuran Maastricht Antlamas’ndaDanimarka’nn ortak d ve güvenlik politikas; ngiltereve rlanda’nn Schengen Alan’nn dnda kalmas; ngiltere,sveç ve Danimarka’nn Avro Alan’na katlmamas;ngiltere, Polonya ve rlanda’ya Temel Haklar art’ndanmuafiyet tannmas oluturmaktadr. ngilizce “opt-out”olarak adlandrlan ve darda kalmay tercih etmek olarakaçklanabilecek bu uygulama, Kurucu Antlamalardayer almamaktadr. Ancak özellikle oy birliine dayal yenianlamalarn müzakeresi ve yeni politikalarn kabulü sözkonusu olduunda, her zaman tüm Üye Devletlerin katlacabir oy birlii salanmas mümkün olamamaktadr.AB üye says arttkça ve bütünleme süreci yeni alanlaradoru ilerledikçe, oy birlii salamak daha da zorlamaktadr.Böyle durumlarda, bir veya iki ülkenin tümAB’nin ilerlemesini engellemesine meydan vermemekiçin, darda kalma pragmatik bir çözüm olarak ortayaçkmtr. Maastricht Antlamas sonrasnda örneklerinigördüümüz bu uygulama, artk tek tip ve yeknesak birAvrupa bütünlemesinin yerini çok vitesli, esnek veya“a-la-carte” olarak tabir edilen entegrasyon modelinebrakt eklinde yorumlanmtr. Buna ramen, AB’degeçerli olan temel kural, hemen ve ayn anda olmasa bile,nihayetinde tüm ülkelerin tüm müktesebata taraf olup,müktesebat bütünüyle uygulamasdr. 2004 ve 2007’degerçekleen son genileme sürecinde AB Üye Devletleri,üye olur olmaz tüm politikalara katlamamtr. KatlmAnlamalar uyarnca Schengen Alan, yapsal fonlar gibibaz AB politikalarna katlmlar geçi süreleri sonucundagerçeklemektedir. 2013 itibaryla Bulgaristan, Romanyave GKRY hala Schengen Alan’na dâhil deildir. Ancak


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR73üyelik gerei olarak gecikme ile de olsa bu alana katlmalargerekir. Bu konuyla ilgili dier bir uygulamaya dadeinmek gerekir: 1997 Amsterdam Antlamas ile “güçlendirilmiibirlii” prosedürü getirilmitir. Bu prosedür,birbirleriyle daha yakn çalmak isteyen Üye DevletlerinAB yasal çerçevesine saygl olarak bu yakn i birliinigerçekletirmesine, dolaysyla dier üyelerden farklhzda ilerlemelerine olanak vermektedir. Güçlendirilmiibirlii, Antlamalarda belirlenen yetkilerin geniletilmesive AB’nin münhasr yetki alannda olan Gümrük Birliigibi alanlarda uygulanamaz. Bunun yannda, ancak sonbir çözüm olarak i birliinin amaçlarnn, AB’nin tümüyelerinin katlm ile makul bir sürede gerçekletirilemeyeceininaçk ve net bir ekilde ortaya koyulmasnabal olarak uygulanabilir. Güçlendirilmi ibirlii, AB’ninamaçlarna katkda bulunmal, çkarlarn korumal ve bütünlemesürecini pekitirmelidir. Güçlendirilmi ibirliiprosedürü, AB Antlamas’nn IV Numaral balnda yeralmaktadr. Güçlendirilmi ibirliinin balatlabilmesiiçin en az dokuz ülkenin katlm gerekir. birlii dileyen,dier Üye Devletlerin katlmna da açk olmal ve açk kalmal;katlan ve katlmayan ülkeler arasnda ayrmclaneden olmamaldr. Güçlendirilmi ibirlii çerçevesindekabul edilen tasarruflar, AB müktesebatnn bir parçasnoluturmaz; sadece katlan ülkeler için balaycdr. Bütünlemesürecini kolaylatrmaya ve ileriye götürmeyeyönelik bu tür uygulama ve mekanizmalara ramen,halen AB hukuki ve kurumsal yapsnda esas olan, tümÜye Devletlerin AB Anlamalarnn tüm hükümlerine tarafolduu ve tüm politikalara katld veya zaman içindekatlaca bir bütünleme mantdr.Yanl 29 AB’nin sadece Türkiye ile Gümrük Birliivardr.Doru 29 AB’nin Türkiye dnda farkl ülkelerle deGümrük Birlii vardr.AB ve Türkiye arasnda Gümrük Birlii, Avrupa Topluluuve Türkiye Ortaklk Konseyi’nin 1/95 Sayl Karar ile 1996ylnn banda yürürlüe girerek resmiyet kazanmtr.Türkiye, Birlik’e üye olmakszn Gümrük Birlii’ne dâhilolan tek aday ülke konumundadr. Ancak Türkiye haricin-


74AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARde AB, Gümrük Birlii müzakerelerini küresel boyuta tayarakiki tarafl müzakere süreçlerine girmektedir.Nitekim AB, Türkiye ile yürürlükte olan Gümrük Birliidnda, 1 Temmuz 1991 tarihinde 90/680/CEE KonseyKarar ile Andora; 1 Aralk 1992 tarihinde 2002/245/ECKonsey Karar dorultusunda da San Marino ile GümrükBirlii müzakerelerini tamamlamtr. Söz konusu anlamalarnkapsamna bakldnda, Andora ile tarm ürünleriharicindeki ürünler Gümrük Birlii kapsamna girerken,San Marino ile tüm ürünleri kapsamaktadr. Türkiye veAB arasndaki Gümrük Birlii, bilindii gibi sanayi ve ilenmitarm ürünleri kapsamnda uygulanmaktadr.AB, Türkiye için önemli bir ihracat ve ithalat pazarn oluturmaktadr.Türkiye, AB’nin ithalatta yedinci, ihracattabeinci pazar konumundadr. Ancak Andora ve San Marinoiçin AB’nin önemli bir ticari orta konumunda olduklarsöylenemez. Mikro devletler olarak nitelendirilebilecekbu iki ülkenin ekonomik büyüklükleri, AB’ye aday ülke konumuylaGümrük Birlii’ni tamamlam olan Türkiye’ninkonumu ile karlatrlamayacak kadar farkldr.Yanl 30 Schengen Alan’na sadece AB üyeleridâhildir.Doru 30 Schengen Alan’na AB Üye Devletleri dndadier Avrupa ülkeleri de dâhil olabilir.1985 ylnda Topluluk çerçevesi dnda balatlan ve 1995ylnda yürürlüe giren Schengen Anlamas ile bu Anlamayataraf ülkeler, aralarndaki iç snr kontrollerini kaldrarakoluturduklar Schengen Alan’nn d snrlarndakikorumann güçlendirilmesi konusunda teminat vererek,kiilerin Schengen Alan’na dâhil olan ülkeler arasndaserbest dolamn salamlardr. Günümüzde SchengenAlan’na dâhil 26 ülke bulunmaktadr.Schengen Alan’na üye bir ülkenin snrlarndan bir keregiren herkes, kontrol edilmeksizin dier ülkelerin snrlarndangeçebilir. Yine de, her ülkede hareketli kontrol noktalarmevcuttur. Schengen müktesebat ve bu müktesebatabal tüm faaliyetler, Avrupa Antlamalarnda yer


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR75almaktadr. Günümüzde bu düzenek, AB’nin bir özgürlük,güvenlik ve adalet alan haline getirilmesi hedefine katkdabulunmaktadr. Bu balamda Schengen Alan, Schengenmüktesebat olarak bilinen; iç snrlarda kontrollerinkaldrlmasn ve d snrlarn e güdümüne yönelik ortakvize politikas, polis ve yarg i birlii, düzensiz göçmenleringeri gönderilmesi ve Schengen Bilgi Sistemi gibi ortakveri bankalarnn oluturulmasn içeren kurallar bütününedayanmaktadr.lk olarak, 1985 ylnda Almanya, Belçika, Fransa, Lüksemburgve Hollanda bir araya gelip kendi aralarndakisnrlar kaldrarak bir alan oluturmaya karar verdi. Sözkonusu alann oluturulmasna yönelik ilk anlama, 14Haziran 1985 tarihinde Lüksemburg’da imzaland. Bunaistinaden, oluturulan bu alan Schengen Alan olarak adlandrld.Bunu takiben Schengen Alan, 1990’l yllardaanlamalara sonradan dâhil olan dier Avrupa ülkelerininde katlmyla giderek geniledi. Örnein 1990 ylndatalya, 1991’de spanya ve Portekiz, 1992’de Yunanistan,1995’te Avusturya, 1996’da Danimarka, sveç ve FinlandiyaSchengen Alan’na dâhil olan Avrupa ülkelerinin dekatlmyla giderek geniledi. Örnein 1990 ylnda talya,1991’de spanya ve Portekiz, 1992’de Yunanistan, 1995’teAvusturya, 1996’da Danimarka, sveç ve FinlandiyaSchengen Alan’na dâhil olan AB üye ülkeleridir.Daha sonra, 2004 ylnda AB’ye üye olan 10 ülkeden dokuzu2007 ylnda Schengen Alan’na dâhil olmutur. Buülkeler Estonya, Litvanya, Letonya, Macaristan, Malta,Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Slovenya’dr.AB’ye üye olur olmaz Schengen Alan’na dâhil olmayanbu dokuz ülkenin alana dâhil olmalar için öncelikle kendilerineait d snrlarda etkili bir kontrol mekanizmas salamalarve Schengen Bilgi Sistemi’ni modernize etmelerigerekmitir. 1 Ocak 2007’de AB’ye üye olan Bulgaristanve Romanya, henüz Schengen Alan’na katlmamtr.AB Üye Devletleri, Schengen Alan’na dâhil olmak zorundadeildir. Örnein AB Üye Devleti olan rlanda ve ngiltere,kendi istekleri dorultusunda Schengen Alan’nakatlmamtr. Bu balamda iki ülke özel bir statüye sahiptirve Schengen düzenlemelerinin yalnzca bir ksm-


76AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARna katlmaktadr. Örnein rlanda, esas olarak SchengenBilgi lem Sistemi’ne katlmaktadr. ngiltere ise SchengenBilgi lem Sistemi dâhil, polis i birlii ve ceza konuluadli i birlii ile uyuturuculara kar mücadele gibikonulara müdahil olmaktadr. Nitekim Schengen Alan’natam olarak dâhil olmadklarndan dolay, bu iki ülke kendisnrlarnda kiileri denetleme hakkn korumaktadr. AncakAB’ye yeni üye olan bir ülkenin müktesebat tümüylekabul etmesi gerektiinden, bu alann dnda kalmayakarar vermesi söz konusu olamaz. Gerekli geçi süreleribittikten ve gerekli artlar yerine getirildikten sonra, yeniÜye Devletlerin de Schengen Alan’na dâhil olmalar hembir hak hem de bir yükümlülüktür.Bununla birlikte, Schengen Alan’na sadece AB Üye Devletlerideil, ayn zamanda AB üyesi olmayan ülkeler dedâhil olabilir. Örnein AB’ye üye olmayan iki Avrupa ülkesizlanda ve Norveç, imzac ülkelerle bir i birlii anlamasyaparak, 1999 ylnda Schengen Alan’na dâhilolmutur. birlii anlamas gereince zlanda ve Norveç,karar alma hakkna sahip olamasalar da anlamalarabal dier tüm haklardan yararlanmaktadr. Bu balamda,Schengen müktesebat, 2001 ylndan itibaren bu ikiülkede tümüyle yürürlüe girmitir.Öte yandan, sviçre de AB üyesi olmamasna ramen2004 ylnda Schengen Alan’na ortak olma anlamas hazrlayarak,2005 yl Haziran aynda yaplan referandumkarar ile Schengen Alan’na kabul edilmitir. Son olarak,19 Aralk 2011 tarihinde Liechtenstein, her ikisi de SchengenAlan’na dâhil olan Avusturya ve sviçre ile iç kara snrlarnkaldrarak Schengen Alan’na dâhil olmutur.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR77Yanl 31 AB’nin sosyal politika alannda herhangibir kazanm olmamtr.Doru 31 AB’de sosyal politika alannda birçok konu,Üye Devletlerin yetki alanndadr. Bunaramen Avrupa stihdam Stratejisi, AvrupaSosyal Fonu, Avrupa Küreselleme Fonuile istihdama destek salanm; Avrupa Hukuku oluturulmu; “ayrmclk yasa”ve “eit ie eit ücret” prensipleri ile kadnerkek eitliini salamak amaçlanm;sosyal politika konusunda pek çokdüzenleme ile Avrupa’da sosyal adaleti vesosyal refah salamada önemli kazanmlarelde edilmitir.Kuruluundan bu yana ekonomik ve siyasi bütünlemeyiamaçlayan AB’nin, sosyal bütünlemeyi öngörmemeklebirlikte, bir sosyal politikasnn mevcut olduu söylenebilir.1986 ylnda Avrupa Tek Senet’i ile AB’nin yetki alannagiren sosyal politika konular, 2000’li yllarla birlikteisizlik, yoksulluk ve sosyal dlanma ile sosyoekonomikdüzeyde yaanan farkllklar gidermek amacyla giderekdaha fazla önem kazanmaya balanmtr. Buna karn,AB düzeyinde sosyal politikann tüm temel alanlarn kapsayanbir “Avrupa sosyal birlii” ya da Üye Devletlerin uymakzorunda olduklar tek bir sosyal modelden söz etmekgüçtür. AB bünyesinde, hükümetler ve sosyal taraflararasnda kurumsallam bir “sosyal diyaloa” dayananbir “Avrupa sosyal modelinden” söz edilebilirse de, ÜyeDevletlerin tercihlerine göre farkllaan sosyal sistemlermevcuttur. Sosyal politika, esasen Üye Devletlerin sorumluluundaolan bir alan olduundan, AB asgari standartlarve asgari seviyede sahip olunan hak ve yükümlülükleribelirlemi ve Üye Devletlerin uymas gereken belirlisosyal politika norm ve standartlar oluturmutur.Sosyal politika, AB mevzuat içinde direktif ve tüzüklerlegenileyen çok dinamik bir alan oluturmaktadr. ABsosyal politika düzenlemeleri, içi sal ve i güvenlii,mesleki eitim, cinsiyet eitlii ve içilerin serbest dola-m gibi konular üzerinde younlamtr. Bugün gelinenaamada, i yeri sal ve güvenlii hakknda detaylhükümlere sahip, isizlikle mücadeleye önem veren, ka-


78AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR79dn-erkek eitliini ön plana alan ve AB Hukuku olaraktanmlanan geni bir sosyal politika mevzuat olumutur.Üye Devletlerin sosyal politikalarnda, AB Hukukukapsamnda, iletmelerin devri ve iverenin iflas durumlarndaisçi haklarnn korunmas, isçilerin bilgilendirilmesi,çalan gençlerin korunmas, çalma saatlerinin belirlenmesidüzenlemekte ve i sal ve güvenlii alanndabalayc hükümler getirilmektedir. Üye Devletlerde istihdamnartrlmas ve isizlikle mücadelede i birliini güçlendirmekamacyla stihdam Stratejisi ile Üye Devletlerinmevcut durumlar deerlendirilmektedir. Ayn zamanda,Avrupa Sosyal Fonu çerçevesinde hazrlanan programlarve fonlarla istihdam artrc projelere, AB düzeyindedestek salanmaktadr. Kadn-erkek eitliini salamakamacyla, üye ülkelerin mevzuatlarna “eit ie eit ücret”prensibi getirilerek, istihdama giri, mesleki eitim,terfiler ve sosyal güvenlik sistemlerinde eitlik yerletirilmekte;hamile ve yeni doum yapm kadnlarn haklarve izinleri kapsaml bir ekilde düzenlenmektedir. Sonuçolarak, AB tüm Üye Devletlerin aktif rol alabilecei veAB’deki sistem ve politikalarn çeitliliine saygl bir sosyalpolitika modeli benimsemektedir. AB’nin son yllardagelime göstererek geni bir alan kapsamaya balayansosyal politika alannda edindii kazanmlar ve Üye Devletlerdesosyal adalet ve refah salama çabalar, artaraksürecektir.Yanl 32 Avro, sadece Avro Alan ülkelerinde parabirimi olarak kullanlmaktadr.Doru 32 Avro Alan ülkesi olmad halde avro kullananülkeler de vardr.Avro, Avro Alan’nn resmi para birimi olmakla birlikteküresel pazarlarda da yaygn bir ekilde kullanlmaktadr.Pek çok farkl neden yüzünden bu para birimi, ABdndaki baz ülkelerde de resmi veya fiili para birimi olaraktedavüldedir. Avro Alan’n oluturan baz bölgeler,Avrupa ktas üzerinde olmasalar da AB’nin parçasdr.Fransa’nn denizar bölgeleri Guyana, Karayipler’dekiMartinik Adas, Hint Okyanusu’ndaki Reunion Adas ileAtlantik Okyanusu’nda bulunan Portekiz’e ait Madeira veAsor Adalar ile spanyol Kanarya Adalar, bu bölgelere ör-


80AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARnektir. AB Üye Devletlerinin hukuk kurallar, gözetim vedenetimleri altnda olduklar için bu ülkelerde avro kullanlmaktadr.Bunun yannda Avro Alan ve AB üyesi olmayan baz ülkelerde avroyu resmi para birimleri olarak kullanmaktadr.Bunlar Monako, San Marino, Vatikan ve Andora’dr.Avro öncesinde Monako, Fransz Frang; San Marino,Vatikan ve Andora ise talyan Lireti kullanmaktayd veFransa ve talya’dan onlarn para birimini kullanmak vebasabilmek için izin almlard. Daha sonra AB ile parasalanlamalar imzalayarak avro kullanmna geçmilerdir.Bu ülkeler snrl miktarda, milli yüzünde kendi tasarmlarolan madeni avro basabilme yetkisine sahipken,kât avro basamamaktadr.Avro para biriminin 2002’de dolama girmesindenönce AB ile parasal anlamalar imzalayan, bu ülkelerlezamanla ortaya çkan aksaklklar düzeltmek ve basabilecekleriazami madeni para hacmini artrmak için AB,anlamalarn yeniden müzakere etmitir. Yeni anlamalarVatikan ile 1 Ocak 2010’da, Monako ile Aralk 2011’deve San Marino ile 1 Austos 2012’de yürürlüe girmitir.Andora ise herhangi bir yasal düzenleme olmakszn avroyufiili olarak kullanmaktadr. Ülkede avro, daha öncedolamda olan spanyol Pezosu ve Fransz Frang’nnyerini almtr. 30 Haziran 2011’de Andora ve AB arasndabir anlama imzalanm ve 1 Nisan 2012’de yürürlüegirmitir. Bu anlama sayesinde Andora, avroyu resmipara birimi olarak kullanmaktadr. Bu ülkelere ek olarak,AB’nin bir parças olmayan baz Fransz deniz ar bölgeleride AB ile anlamalar sonucu avroyu resmi parabirimleri olarak kullanmaktadr. Bunlar Kanada’nn doukysna yakn Miquelon Adalar, Hint Okyanusu’ndakiMayotte Adas ve Saint-Barthelemy Adas’dr. Fakat buadalar, hiçbir ekilde kendi avro madeni paralarn basamamaktadr.Balkan ülkeleri Kosova ve Karada da avroyu fiili parabirimleri olarak kullanan ülkeler arasndadr. AB ile hiçbiranlamalar olmamasna ramen, bu ülkeler daha öncedenkullandklar Alman Mark’nn yerini avronun almasile avro kullanmaya balamtr.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR81Yanl 33 AB’nin Çevre Politikas, Türk sanayisininrekabet gücünü azaltacaktr.Doru 33 Doru stratejilerle çevresel önlemler, rekabetgücü açsndan avantaja dönütürülebilir.AB ile müzakere sürecinde çevre mevzuat, tüm aday ülkelerdeolduu gibi Türkiye’de de sanayi sektörü dâhil olmaküzere pek çok alanda zorlu deiimleri beraberindegetirmektedir. Çevresel tedbirlerin maliyetlerinin iyi hesaplanmamolmas, sektördeki denetim eksiklii ve yasaldüzenlemelerdeki boluklardan dolay çevre maliyetanalizlerinin salkl bir ekilde yaplamamas sonucunda,AB’nin çevre mevzuatnn özellikle Türk sanayisinin rekabetgücünü zayflataca düüncesi gündeme gelmektedir.Ancak doru stratejilerle çevresel önlemlerin, rekabetgücü açsndan avantaja dönüebilecei baz temel noktalaretrafnda dorulanabilmektedir.Öncelikle AB çevre mevzuatnn uyumlatrlmas noktasnda,Türkiye’nin daha fazla çevresel yükümlülük ile kar- karya kalaca aikârdr. Sanayi sektörü için, özellikleküçük ve orta ölçekli iletmeler için bu yükümlülük ve çevreselönlemlerin getirecei ar maliyetler, bu tür iletmelerinpiyasadaki rekabet edebilirliklerinin sorgulanmasnasebep olabilmektedir. Ancak çevresel teknolojilerin heralannda en ayrntl mevzuata sahip ülkelerde (Almanya)bile çevresel koruma tedbirlerinin rekabete zarar vermediigörülmektedir. Bunun en önemli sebebi, bu tür ülkelerintemiz enerji üreten ülke konumunda olmasdr. Dolaysylaistenilen süreçte “temiz üretim” ile elde edilecekyüksek standartlar için gerekli yasal çerçevenin oluturulmasgerekmektedir.Türkiye, AB ile mevzuat uyumu çalmalarnsürdürmektedir. Bu, Türkiye için daha verimli üretimegeçilmesine imkân salayacaktr. Yasal düzenlemelerin,ayn zamanda uluslararas rekabet gücünü artrc, yüksekkalitede teknolojik dönüümü destekleyici yönde olmasönemlidir. Bu konuda, Devlet Planlama Tekilat’nn2007-2013 dönemi için hazrlad “Dokuzuncu KalknmaPlan”, sektörler düünülerek rekabetçi ortam korumaprensibiyle hazrlanmtr. Plann çevresel deiimin


82AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARçok boyutlu olduu vurgulanmakta olup, ekonomikbüyümenin ve sosyal kalknmann yan sra çevreninkorunmas ile beraber rekabet gücünün artrlmas önplana alnmtr. Türkiye için özellikle çevre korumapolitikalarnda, AB’ye uyumda yüksek kalite standartlargetirecei düünülmektedir. Rekabetin etkilenme boyutu,daha çok ürün farkllnn seviyesi, talepte fiyat esneklii,yerel piyasaya kar ulusal/uluslararas piyasann boyutuve kayt d ekonomidir.Bugün AB tarafndan çevreci teknolojilerin kullanm vegelitirilmesi, özellikle tevik edilmektedir. Nitekim dahatemiz ve çevreci teknolojilerle üretilen ürünlerin kullanm,gelecekte ç Pazar’da dolamda olan ürünlerin standartve özellikleri arasnda belirleyici olacaktr. Bugün bile gelimipazarlarda çevreci ürünlere yönelimin giderek arttgözlemlenmektedir. Dolaysyla Türkiye’nin ticaretininyaklak yarsn gerçekletirdii AB pazarnda rekabetçigücünü korumas ve artrmas için çevre müktesebatkapsamndaki düzenlemeleri hayata geçirmesi gerekmektedir.AB sürecinde, istenilen standartlar getirecek yeni projeleringelitirilmesinin altyapsn oluturacak yatrmlarndoru planlanmas, yatrm yapan iletmeleri ulusal veuluslararas standartlarda ihtiyaçlara cevap veren iletmelerhaline getirecektir. Böylece Türkiye sanayisi rekabetgücünü daha da artracaktr. Çevre standartlarnngelitirilmesi ile Türk ürünleri, bu alanda tüm dünyadaöncü rol oynayan AB’de hzla gelien yeil ekonomi içindeyerini alabilecektir.


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR83KAYNAKÇAKarl D. Borchart, “Topluluk Hukukunun ABC’si”, AvrupaKomisyonu Türkiye Temsilcilii, 1995.P. Craig ve G. De Burca, “EU Law; Text, Cases and Materials”,Oxford University Press, 1998.ktisadi Kalknma Vakf Müktesebat Uyum Serisi, “ABMevzuatna Uyumun Ekonomik, Siyasi ve Sosyal YaamaEtkileri”, KV Yaynlar, Mays 2001.ktisadi Kalknma Vakf Müktesebat Uyum Serisi, “AvrupaBirlii’nin Ortak Dileri ve Güvenlik Politikas veTürkiye’nin Uyumu”, KV Yaynlar, Mays 2002.ktisadi Kalknma Vakf Müktesebat Uyum Serisi, “KiilerinSerbest Dolam Müktesebat ve Türkiye’nin Uyumu”,KV Yaynlar, Ekim 2002.ktisadi Kalknma Vakf Müktesebat Uyum Serisi, “AvrupaBirlii’nin Gümrük Birlii, Mallarn Serbest Dolam,Ortak D Ticaret Politikalar ve Türkiye’nin Uyumu”, KVYaynlar, Mart 2002.ktisadi Kalknma Vakf, “AB ve Türkiye-AB likileri TemelKavramlar Rehberi”, Yayn No: 172, Mays 2003.Senem Aydn, ktisadi Kalknma Vakf, “Türkiye’nin TamÜyeliinin Avrupa Birlii’ne ve Türkiye’ye Katklar”, YaynNo: 168, Mays 2002.Senem Aydn ve Can Köstepen, ktisadi Kalknma Vakf,“AB Tam Üyeliinin Türkiye Vatandalarna SalayacaFaydalar”, Yayn No: 173, Ekim 2003.Bahadr Kaleaas, “Avrupa Yolunun Haritas, Brüksel SeyirDefteri”, Dünya Yaynclk, Mart 2003.Hüseyin Pazarc, “Uluslararas Hukuk Dersleri, II. Kitap”,Turhan Kitabevi, Ocak 1998.Gürol Özcüre, “Avrupa Birlii’nin Sosyal Politikas ve Türkiye”,Derin Yaynlar, stanbul, 2010.Gülören ve Ünal Tekinalp (Atamer/Oder/Oder/Okutan),“Avrupa Birlii Hukuku”, Beta Yaynevi, stanbul 2000.Brian White, “Understanding European Foreign Policy”,Palgrave, 2001.


84AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILARNTERNET ADRESLERAvrupa Adalet Divanhttp://curia.eu.intAvrupa Birlii Türkiye Delegasyonuhttp://www.avrupa.info.tr/tr/en/ana-sayfa.htmlAvrupa nsan Haklar Mahkemesihttp://www.echr.coe.int/Pages/home.aspx?p=homeAvrupa Komisyonuhttp://ec.europa.eu/index_en.htmAvrupa Konseyihttp://www.coe.intktisadi Kalknma Vakfhttp://www.ikv.org.trT.C. Avrupa Birlii Bakanlhttp://www.abgs.gov.trT.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlhttp://www.sanayi.gov.trT.C. Dileri Bakanlhttp://www.mfa.gov.trT.C. Ekonomi Bakanlhttp://www.ekonomi.gov.trTürkiye Bilimsel ve Teknolojik Aratrma Kurumuhttp://www.tubitak.gov.trTürkiye statistik Kurumuhttp://www.tuik.gov.trUnited Nations Conference for Trade and Developmenthttp://www.unctad.org


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR85NOTLAR


86AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR


AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR87


88AVRUPA BRL VE TÜRKYE-AB LKLER HAKKINDADORU BLNEN YANLILAR

Similar magazines