tes bulten ocak 07.indd - Türk Eğitim-Sen

turkegitimsen.org.tr

tes bulten ocak 07.indd - Türk Eğitim-Sen

OCAK 20072Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın OrganıÖĞRETMENLERİN, YÜZDE 94’Ü MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNDEN MEMNUN DEĞİLGenel Başkan Şuayip Özcan Anketsonuçlarını Bir Basın toplantısıylakamuoyuna açıkladı.Sendikamız, Türkiye genelinde toplam 1.107öğretmen üzerinde; birebir gözlem ve mülakattekniklerinin de kullanıldığı bir anket çalışmasıgerçekleştirdi.Öğretmenlerimizin eğitim ve eğitimin sorunlarınabakışını ölçen ve Mart 2006 tarihindebaşlayarak 6 ay süreyle yürütülen bu araştırmadanöne çıkan başlıklar şunlardır:Ankete katılan öğretmenlerimizin yüzde54.2’si kadınlardan, yüzde 45.8’i erkeklerdenoluşmaktadır.Anket çalışmasında öğretmenlerden önceliklemilli eğitimin mevcut durumunu değerlendirmeleriniistedik. Buna göre, milli eğitiminmevcut durumundan memnun olmayanlarınoranı yüzde 93.8 iken, memnun olanlarınoranı yüzde 6.2’dir.Eğitim sistemini de mercek altına aldığımızanket çalışmasında, öğretmenlerin yüzde71.1’i mevcut eğitim sisteminin Türk toplumununkimliğine ve kültürel gelişimine katkısağlamadığını düşünmektedir.ÖĞRETMENLERE GÖRE DEVLET OKULLARI,ÖZEL OKULLARA GÖRE DAHA BAŞARISIZAcaba öğretmenlerimiz devlet okulları ile özelokulları nasıl kıyaslıyor? Anketten öğretmenlerimizingözünde özel okulların akademikaçıdan daha başarılı okullar olduğu sonucuortaya çıkmaktadır. Zira öğretmenlerimizinyüzde 58.4’ü kanaatini bu yönde belirtirken,yüzde 41.6’sı ise devlet okullarının daha yüksekakademik başarıya sahip olduğunu ifadeetmiştir.Yine öğretmenlerimizin devlet okullarında veriminartırılmasına yönelik önerileri ise şöyledir:Öğretmenlerin yüzde 21.8’i performansadayalı ücretlendirmeleriyle, yüzde 37.7’si sınıflardakiöğrenci sayılarının azaltılmasıyla,yüzde 18.5’i ise öğretmenlerin dershaneleregitmelerini önleyecek bir ücret artışıyla devletokullarının tekrar eski itibarını kazanabileceğinidüşünmektedir.devamı 8’de“PROMOSYONLAR ÇALIŞANIN HAKKIDIR!” DEDİK VE KAZANDIK.Promosyonların %70 i çalışana,%30’u kuruma verilecek!Uzun süredir yürüttüğümüz promosyonlarınçalışanlara dağıtılması mücadelemizi dahaönce çeşitli illerde başarıya ulaştırmıştık. Bumücadelemiz sonucu; şimdi de promosyonlarınçalışanlara dağıtılması kazanımımızınbütün Türkiye’ye mal edilmesini sağladık.Uzun zamandır promosyon konusundayürüttüğümüz mücadelenin finali, bütünTürkiye’den yürüyüşe geçen Şube Başkanlarımızve Genel Merkez Yöneticilerimizleberaber, 23 Kasım günü 150 kişilik ekibimizve Milli Eğitim Bakanı ile yaptığımız toplantıolmuştu.Bu görüşmede Milli Eğitim Bankından taleplerimizarasında bulunan “promosyonlarınçalışanlara dağıtılması” talebimize, Sayın bakanın%50-%50 şeklindeki yaklaşımına serttepki göstermiş ve bunu kavga sebebi sayacağımızı,her türlü mücadele yolunu deneyeceğimizi,Milli Eğitim Bakanının bizzat yüzüneifade etmiş, oranların %25 kuruma, %75 çalışanlaraşeklinde olmasının makul olabileceğinibildirmiştik.Ne gariptir ki malum bir sendikanın 24 kasımgünü 5-10 kişilik bir gurupla Sayın Bakanlayaptığı görüşmede, çeşitli yalakalık eşliğinde%50-%50 lik oranı sevindirici bulmuş ve bunu“müjde” olarak eğitimcilere duyurmuştu.Biz bu davranışı “Yine Malum Sendika, Yineİkiyüzlülük” başlıklı haberimizle kınamış vemücadelemizin devam ettiğini açıklamıştık.devamı 5’teEĞİTİM BÜTÇESİ YİNEBEKLENTİLERİ KARŞILAMADIEĞİTİM BÜTÇESİ YİNEBEKLENTİLERİ KARŞILAMADIVE OECD ÜLKELERİNİN ÇOKGERİSİNDE KALDI.2007 yılı bütçesi ne yazık kiİMF ve Dünya Bankası’nın direktifleridoğrultusunda belligüçlere hizmet etmek amacıylahazırlanmıştır. Özellikleeğitim alanında yaşanan vurdumduymazlık2007 bütçesinede yansımıştır.devamı 4’teKURBAN BAYRAMINDA EĞİTİMÇALIŞANLARININ MASRAFLARITürk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip ÖZCAN, sendikamızın yaptığı“Kurban Bayramında eğitim çalışanlarının masrafları” konuluaraştırmayı kamuoyuna açıkladı.EK DERSLE İLGİLİ GERİ ÖDEME SÖZ KONUSU DEĞİLDİRdevamı 6’daBilindiği üzere ek derslerle ilgili bir değişikliklerin 1.07.2006 tarihinden sonra yürürlüğe gireceğidaha önce açıklanmıştı. 16/12/2006 tarihinde 26378 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan“MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI YÖNETİCİ VE ÖĞRETMENLERİNİN DERS VE EK DERS SAATLE-RİNE İLİŞKİN KARAR” ise bundan beş buçuk ay sonra açıklanmıştır.devamı 4’teMEB TÜRK EĞİTİM-SEN KARŞISINDA YİNE TUŞ...MEB 25.07.2006 gün ve 2006/66 sayılı Genelgesinde; “ müdürlüğüboş olan okulların duyuruya çıkarılıp çıkarılmayacağı yetkisini yetkilimakamların takdirine bırakmıştı.”devamı 4’teYANLIŞ HESAP ANAYASA MAHKEMESİ’NDEN DÖNDÜAnayasa Mahkemesi Sosyal Güvenlik Yasasının bazı maddelerini iptaletti. Kamu çalışanlarının leyhine olacağına inandığımız, iptal edilenbazı maddeler ve kamu çalışanları bakımından etkileri aşağıdaki şekildeolacaktır.devamı 9’da


Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organı 3OCAK 2007Tozu Dumana Katanlardan Mısınız? Yoksa;Tozu Dumanı Yutanlardan Mısınız?TALİP GEYLANGenel Dış İlişkiler ve Basın SekreteriTarihe iz bırakmış medeniyetlerinsoy kütüğüne baktığınızda kahramanlıklarıgörürsünüz.Nice adsız yiğitlerin destansı marifetleriniminnet ve şükranlıkla seyredersiniz.Hatta çoğu zaman şaşırırsınız,nasıl başardıklarına, neleribaşardıklarına…Hayran kalırsınız özlemle. O yiğitler,hayatınız boyunca sizin idolünüzolur. Yüksek hayallerinizin içinionlarla doldurursunuz. Fikirlerinizive eylemlerinizi o kahramanlarınmücadeleleriyle kutsarsınız.Kahraman ecdadınızın meydanlardakitozu dumana katarak yürüyüşlerirüyalarınızı süsler daima.“Keşke, ben de…” diyerek dillendirdiğinizadanmışlığınız en büyükövüncünüzdür. O adanmışlarınmücadeleleriyle özdeşleştirdiğinizyaşam tarzınızı, çocuklarınıza bırakacağınızen büyük mirasınız olarakkabul edersiniz.Bir Adanmışlık HikayesiYıl 1992. Türk memuru örgütlenmeninşuuruyla birlik oluyor. Sendikalarınıkuruyor. Çalışma hayatındayaşanan sıkıntıların; memurunmuhatap olduğu olumsuz idarive ekonomik koşulların, ancak yinememurun gücüyle ortadan kaldırılabileceğigerçeğini görüyorlar.Yıllardır bir siyasi rant aracı olarakgörülen kamu çalışanları, artık bugidişe dur demek ve toplumsal bilinçlenmeyisağlayabilmek için biraraya geliyorlar. Türk memuru, bubirlikteliği yalnız mesleki kaygılarlaoluşturmuyor. Toplumun en aydınve eğitimli kesimini oluşturan kamuçalışanları, birlikteliklerinin, aynızamanda aydınlanmaya, toplumsalgelişime ve devletin güçlenmesinede önemli katkıda bulunacağınınşuurundadırlar.İşte bu gerçeklerin farkında olan veyurdumuzun değişik köşelerindegörev yapan bir grup fedakar kamuçalışanı sendikalarımıza hayat verdi.Ülkemizde değişik kurumlarda çalışanyüz binlerce memur içerisindensıyrılan bu insanlar, bir çok meslektaşlarıkurulu düzenin çarkları içerisindeşuursuzca sürüklenir ve tozduman içerisinde uyuşturulurken,aynen ataları gibi tozu dumana katanbir yürüyüşü başlattılar.Onlar kendilerinden başka değerlerve gerçekler için fedakarlıkta bulunmayıkutsal bir erdem olarak baştacı ettiler. Yaşamlarını, yalnızcakendileri için değil; kendilerindensonra gelecekler için bir emanetolarak kabul ediyorlardı. Ancak buinançla yaşandığı zaman kısa insanömrünün bir değer kazanacağınıbiliyorlardı. “Biz” olmadan “Ben”olmayacağına inanıyorlardı.İşte bu ihlas, inanç ve inatla başlatılanmücadele, kısa zamanda yüzbinlerce kamu çalışanını bir aradatoplayan devasa bir güç haline geldi.Gelinen noktada, özellikle TürkiyeKamu-Sen ve bağlı sendikaları,mensubu olmaktan övünç duyduğumuzTürk Eğitim-Sen, ülkemizintartışılmaz bir olgusu haline gelmiştir.Duruşumuzu tasvip etmeyenlertarafından bile içten içe takdir edilenönemli birer sivil toplum kuruluşuolarak kabul edildiğimizdeneminim.Çok kısa zaman öncesine kadarsendikalar, mensupları ve muhataplarıtarafından, yalnızca özlükve ekonomik hakların mücadelesiniveren kuruluşlar olarak görülüyordu.Oysa ki, memur sendikalarıylabirlikte ülkemizde sendikacılık anlayışındada bir dönüşüm sağlanmıştır.Artık sendikalara, tabii faaliyetlerininyanı sıra başka sorumluluklarda yüklenmektedir. Özellikleiçerisinde mücadele yürüttüğümüzsendikalarımız, artık, toplum adınataraf olan ve söz söyleme hakkıbulunan; katılımcı demokrasiningereği olarak, millet namına yönetimemüdahil olan, toplumsalkalkınmaya katkıda bulunan “SivilToplum Kuruluşları”dır. Bundan dolayıdırki, zaten modern ve gelişmiştoplumların önemli bir özelliği deo toplumdaki sivil örgütlenmeninsayısı ve etkinliği değil midir? Artıkülkeler, yalnız tepeden inmeci yönlendirmelerledeğil; toplum içerisindeoluşturulan sivil kuruluşlarlaidare edilmektedir. Öte yandan küreseloperasyonların da bu araçlarvasıtasıyla yapıldığını düşünürseksivil toplum örgütlenmesinin önemibiraz daha net anlaşılacaktır.İnanıyorum ki, ülkemizde, sendikaldönüşümü sağlayan kuruluşlarımız,toplumsal dönüşüme de katkıda bulunacakve 21. yüz yılda yenidenTürk medeniyetinin tarihe damgavurmasına bir şekilde vesile olacaklardır.Toplumsal bilinçlenmeyibaşlatacak, insanlarımızı yenidenyüksek hedeflere motive edecek,milletimizin özgüvenini tazeleyecekolanlar; milletimizin değerleriyleyön bulan sivil toplum kuruluşlarımızolacaktır.İşte değerli okuyucular, sendikalıolmayı, sendikal mücadelenin içerisindebulunmayı bir de bu açıdandeğerlendirdiğimizde yaptığımız“İşin” ehemmiyetini daha iyi anlayabileceğiz.Kendimizi küçük görmeyelim. Gücümüzünfarkında olalım. Nelerbaşarabileceğimizi görelim. Tarihinbizlere nasıl bir sorumluluk yüklediğininşuurunda olalım.Bu noktada henüz sendikalı olmamışeğitim çalışanlarına da seslenmekistiyorum:Gelecekte nasıl hatırlanmak istiyorsunuz?21. Yüz yılın lider ülkesinde yaşayacaknesillerinizin, sizi ve mücadeleniziminnet ve şükranla yadetmesini istemez misiniz?Yaptıklarınızı, başardıklarınızı hayranlıklaseyretmesini; sizi, kendileriiçin bir idol olarak kabul etmeleriniistemez misiniz?Onların yüksek hayallerini, rüyalarınısizin mücadelenizin süslemesini;fikirlerini ve eylemlerini sizinhayatınızla kutsamalarını arzulamazmısınız?“Keşke, bende…” diyerek sizinadanmışlığınızla özdeşleştirdikleriyaşam tarzlarını, çocuklarına bırakacaklarıen büyük mirasları olarakkabul etmelerini istemez misiniz?Şerefli bir yaşam ve mücadeleyletarihe iz bırakan adsız neferlerdenbirisi olmak sizin için yeter bir mükafatdeğil midir?Kısacası;Tozu dumana katanlardan mı; yoksa,tozu dumanı yutanlardan mı olmakistersiniz?TÜRKİYE KAMU-SENTürk Eğitim-SenGenel Merkezi Adına SahibiŞuayip ÖzcanGenel BaşkanSorumlu Yazı İşleri MüdürüTalip GeylanGenel Dış İlişkiler ve Basın SekreteriYayın Kuruluİsmail KoncukYaşar YeniçerioğluMustafa KızıklıFirdes IşıkSeyit Ali KaplanBasın DanışmanıMeltem BozkurtAyda bir yayınlanır. Yereldir. Ücretsizdir.Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittirYönetim YeriBayındır 2 Sokak No:46 Kızılay AnkaraTel: 0312 424 09 60 (8 hat) • Faks: 0312 424 09 68BaskıBaşak Matbaacılık ve Tan. Hiz. Ltd. Şti.Kazım Karabekir Caddesi No: 101/2-Gİskitler/Ankara Tel: 0312 384 27 61 - 62Baskı Tarihi : 08/01/2007OCAK 2007Yıl:4Sayı:34


OCAK 20074Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organıbaştarafı 2’deEĞİTİM BÜTÇESİ YİNE BEKLENTİLERİ KARŞILAMADIEĞİTİM BÜTÇESİ YİNE BEKLENTİLERİ KARŞILAMADI VE OECDÜLKELERİNİN ÇOK GERİSİNDE KALDI.AKP iktidarı, yine bütçeden Milli Eğitime yeterikadar pay ayırmamıştır.2007 bütçesi, 205 milyar YTL olarak öngörülmektedir.Bütçeden eğitime ayrılan pay, yüzde26 artışla 21.4 milyar liradır. Bu rakam göstermektedirki eğitim bütçesi, temel ihtiyaçlarıbile karşılamaktan çok uzaktır ve kaliteli eğitimyapılmasına fırsat tanımamaktadır. Eğitimeayrılan payın arttığı doğrudur ancak bununlabirlikte öğrenci sayısı, derslik sayısı, okul sayısıda artmaktadır. Üstelik eğitim bütçesinin 13,5milyar YTL’sini personel giderleri oluşturmaktadır.Durum böyle olunca da eğitimin kendisineharcanan rakam devede kulak kalmaktadır.Konuyla ilşgili bir basın açıklaması yapanTürk Eğitim-Sen Genel Sekreteri İsmail Koncuk,AKP iktidarının sık sık övündüğü eğitimbütçemiz ile OECD ülkelerinin eğitim bütçelerikarşılaştırıldığında aradaki farkın bariz birşekilde ortaya çıktığını dile getirerek şunlarısöyledi “OECD ülkelerinde devlet bütçelerindeneğitime ortalama yüzde 13.3 oranındapay ayrılırken, bu rakam 2006 yılındaTürkiye’de yüzde 9.5’tir. ABD’de yüzde 15.2,Meksika’da yüzde 23.8, İsviçre’de yüzde 13,Yeni Zellanda’da yüzde 22.6, Danimarka’dayüzde 15.1, İzlanda’da da yüzde 17’dir.Gayri Safi Yurt İçi Hasılada’da OECD ülkeleri’ndeyüzde 5.5 iken, Türkiye’de yüzde 3.07’dir. GS-YİH İsveç’te 7.5, Norveç’te 7.6, Danimarka’da8.3, Belçika’da yüzde 6.1, Finlandiya’da 6.5’tur.Öğrenci başına harcama oranı oecd ülkelerindeokul öncesinde 4 bin 508 dolar, ilköğretimde5 bin 450 dolar, ortaöğretimde 6 bin 936dolar, yükseköğretimde ise 11 bin 254 dolardır.Türkiye’de ise öğrenci başına harcama miktarıilköğretimde 869 dolar, ortaöğretimde bin 428baştarafı 2’dedolar, yükseköğretimde ise 4 bin 284 dolardır.İşte tüm bu rakamlar Milli Eğitim sistemimiziniçinde bulunduğu aczin bir göstergesidir. MilliEğitime ayrılan pay artıyor olabilir ancak aynızamanda eğitim harcamaları da artmaktadırve bu artış birbiriyle doğru orantılı değildir.Eğitime ayrılan pay ile okullara yeteri kadarödenek ayrılmamakta ve masraflar velinin sırtınayüklenmektedir. Okullarda fiziki mekanlaryetersiz iken, personel sayısı da ihtiyacı karşılamamaktadır.Yine okullara yatırım yapılamamasındandolayı, öğrenciler hijyenik olmayankoşullarda eğitim-öğretim görmektedir. Birçokokul, bilgisayar odası, laboratuardan yoksundur.Okullarımız tekli eğitime geçememiş, taşımalıeğitim ve birleştirilmiş sınıf uygulamasıhalen devam etmektedir. Tüm bunların yanındayeni müfredat programı oldukça masraflıdırve eğitim sistemimiz bunun giderlerini karşılayabilmekiçin yeterli kaynağa sahip değildir.Üstelik eğitim sistemimizde son yıllarda birözelleştirme tufanı yaşanmaktadır. Devletokullarının arka plana atıldığı, özel okullarınparlatıldığı bu dönemde, eğitimde fırsateşitsizliği daha da artmakta, devlet yavaş yavaşelini kendi okullarından çekmeye başlamaktadır.Eğitimi bile ticaret malzemesiyapmaya kalkan zihniyet ne yazık ki okullarıticarethane gibi işletmeyi hedeflemektedir.Tüm bu gerçekler ışığında 2007 bütçesinde eğitimeayrılan ‘komik pay’ın’ övünç kaynağı yapılmasıbüyük bir hatadır. Dolayısıyla bu bütçeile ne uluslararası arenada yarışabiliriz, ne dehedeflediğimiz büyük, modern, kalkınmış Türkiyehayalini gerçekleştirebiliriz.”MEB TÜRK EĞİTİM-SEN KARŞISINDA YİNE TUŞ...Böyle bir uygulamanın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını, adam kayırmacılığın aleniyetkazandığını söyleyen Türk Eğitim Sen konuya ciddi tepki koymuş, genelgenin geriçekilmesini istemişti. Genelgenin geri çekilmemesi ve boş olan Anadolu Lisesi, Genel Liseve ilköğretim okulunun duyuruya çıkarılmaması üzerine dava açmıştık.Cumhuriyet tarihinde “benim adamlarımı koru” anlamında bir genelgenin ilk defa çıktığınıbelirtmiş, bu şekilde torpilin aleniyet kazandığını ifade etmiştik.Danıştay 12. Dairesinin kararı şu şekildedir; ”Milli Eğitim Bakanlığı’nın25.7.2006 gün ve2006/66 sayılı Genelgesi ile Valiliklere veya Bakanlığa, boş ilan edilecek okul müdürlükleriiçin; herhangi bir değerlendirme kriteri ortaya konulmaksızın doğrudan takdir yetkisitanınması; nesnelliği ortadan kaldırmakta, hangi okulların müdürlüklerinin boş ilan edilipedilmeyeceği subjektif değerlendirmelere bırakmakta, idari belirliliği ve şeffaflığı ortadankaldırmakta olup bu durumda bireyler arası eşitliği ortadan kaldırabilecek olması ve idarekarşısında bireylerin hukuki güvenliğini ortadan kaldırması yönüyle hukuka aykırılık oluşturmaktadır.”Türk Eğitim Sen olarak her zaman olduğu gibi, üyelerimiz adına hukuk mücadelemiz devam edecektir.Duyurulmayan okulların duyurulması için ülke genelinde gerekli araştırmayı yapacağız.MAHKEME KARARINA RAĞMEN DUYURULMAMAKTA ISRAR EDİLEN OKULLAR VAR-SA, SORUMLU YÖNETİCİLERLE İLGİLİ HER TÜRLÜ HUKUKİ YAPTIRIMI ORTAYA KO-YACAĞIZ..Mahkeme Kararını sendikamızın internet adresinden temin edebilirsiniz.baştarafı 2’deEK DERSLE İLGİLİ GERİ ÖDEMESÖZ KONUSU DEĞİLDİRBu kararların açıklanmasının 5,5 ay sürmesi vegeçen sürede bazı yöneticilerimizin kararlarauygun olmayan bir şekilde ücret alması sebebiyle,ödenen ücretlerin geri alınacağı endişesiyaşanmaktadır. Böyle bir uygulamanın yapılmasıtamamiyle hukuksuzdur ve mümkün değildir.Kararlar açıklanmadan hangi yönetici, hangiyöntemle aldığı ücretin çıkacak kararlara uygunolmayacağını bilebilirdi? Bu yöneticilerimizek ders esaslarının bu şekilde çıkacağınıbilmeden, eski uygulamalara göre ücret almışlarsabunun sorumlusu sayılamazlar. Dolayısıyla,şu anda bazı illerimizde böyle bir uygulamavarsa yanlıştır, mahkeme kararlarına ve 657sayılı DMK’ya uygun değildir. Çünkü idaredenkaynaklanan bir hatadan dolayı çalışanlarınsorumlu tutulması mümkün değildir. Bakanlıkla,bu problemle ilgili görüşülmüş, konuylailgili bir genelge hazırlandığı öğrenilmiştir. Buhazırlanan genelgeye göre arkadaşlarımızınbir mağduriyeti olmayacak, fazla alanlar bakımındanbir problem oluşmayacak, tam tersine01.07.2006 dan bu yana eksik alanların eksikücretlerini alması mümkün olacaktır. Bu konuda,yapılan bu açıklamanın aksine bir uygulamaolması halinde Türk Eğitim Sen, mağdurolan arkadaşlarımıza her türlü hukuki desteğiverecek, Bakanlıklar nezdinde her türlü girişimdebulunacaktır.KONUYLA İLGİLİ OLARAK AVUKATIMIZINGÖRÜŞÜ AŞAĞIDADIRSöz konusu KHK’nin yürürlüğe girmesi ile uygulamayakonulması birbirinden farklıdır.Dolayısıyla söz konusu BKK 1/7/2006 tarihindengeçerli olmak üzere uygulanacaktır.BKK’ın 31’nci maddesi ile daha önce yürürlüktebulunan MEB Öğretmen ve Yöneticilerinders ve ek ders saatlerine ilişkin esaslar yürürlüktenkaldırılmıştır.Aynı yasanın Geçici 1.maddesi ile daha önceverilen haklar Kazanılmış Hak olarak kabuledilmektedir. MEB’nın Öğretmen ve YöneticilerininDers ve Ek Ders Saatlerine ilişkin Esaslarile verilmiş bulunan haklar saklı tutulmaktadır.Dolayısıyla daha önce ek ders ücreti alanlarhakkında MEB bu ödemeler sebebiyle kişilerebaşvuramaz. Geri ödeme talebinde bulunamaz.Diğer taraftan söz konusu BKK Resmi Gazetede yayınlandığı 16 Aralık 2006 tarihindensonra yürürlüğe girer ancak 01/07/2006 tarihindenitibaren uygulanır.Dolayısıyla ilgili 439 sayılı Milli Eğitim BakanlığınaBağlı Yüksek ve Orta Dereceli OkullarÖğretmenleri ile İlkokul Öğretmenlerinin HaftalıkDers Saatleri ile Ek Ders Ücretleri HakkındaKanun ve ilgili yönetmelik gereği şartlarıtaşıyan kişiler 1/7/2006 tarihi itibari ile2006/11350 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararındanyararlanabilirler.20/12/2006Türk Eğitim-Sen Avukatı / Av.Ömer SARPDAĞ


Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organı 5OCAK 2007baştarafı 2’deARTIK%70Promosyonların %70 içalışana, %30’u kurumaverilecek!İşte “Etkili ve Yetkili Sendika” Türk Eğitim-Sen’in gücü, dik duruşu burada etkli olmuşve promosyonlar konusunda oranın %30 kuruma,%70 çalışanlara şeklinde olması sağlanmıştır.Milli Eğitim Bakanlığı, promosyon mücadelesindekiTürk Eğitim-Sen’in başarısınıperçinler nitelikte bir yazı yayınlamıştır. Bubaşarı Türk Eğitim-Sen’indir. Başka hiç birgurup bu başarıyı sahiplenmek gibi bir ikyüzllülüğe,riyaya yeltenmemelidir. Bunarağmen yeltenenler olursa kimin nasıl eğitimcileripazarladığını yine buradan belgeleriyle,kayıtlarıyla ortaya koyarız.Bu kazanımın bütün Eğitim Çalışanlarına hayırlıolmasını, alacakları ücretleri sağlık vesıhhatle harcamalarını diliyoruz. Bütün bugelişmelere rağmen, promosyonların % 100oranında çalışanlara dağıtılması mücadelemizise devam edecektir. Çünkü Türk EğitimSen olarak promosyonların tamamının eğitimçalışanlarının hakkı olduğuna inanıyoruz.İSMAİL KONCUKGenel SekreterBANKA PROMOSYONLARI GERÇEĞİBanka promosyonları yılan hikayesinedönmüştü. Öyle bir hal almıştı ki; bir çokokulda eğitim çalışanları ile yöneticiler arasındaciddi gerginlikler yaşanmaktaydı.Türk Eğitim Sen olarak promosyonlar konusundadaha ilk günden tavrımızı çok netortaya koymuştuk; “Banka promosyonları çalışanlarınhakkıdır ve derhal bu yönde düzenlemeyapılmalıdır.” Bu tavır o kadar net birşekilde ortaya konmuştur ki; bir çok okuldabizim üyemiz olan veya sendikamıza sempatiile bakan idareciler sendikamızın bu net tavrınagönül koymuşlardır. Fakat, sendikacılık;üye menfaatine yönelik faaliyet yapmanınadıdır. Adil olmak, doğruyu yapmak adınainandıklarımızı çekinmeden ortaya koymaktır.Dolayısıyla Türk Eğitim Sen olarak, en baştason derece net olarak ortaya koyduğumuzbu tavrın ne kadar doğru olduğu bugün dahaiyi anlaşılmaktadır.Ülke genelinde idarecilerimiz promosyonlarkonusunda farklı uygulamalar ortaya koymuşlardır.Bir hukuk devletinde çifte standartuygulamalar olmaması gerektiğini her fırsattaifade ettik. Gerek Türk Eğitim Sen Genel Merkezigerekse şubelerimiz promosyonların eğitimçalışanlarına dağıtılması için bir çok eylemve etkinliğe imza atmıştır. Bu faaliyetlerinternet sitemizde zaman zaman haber olaraktüm kamuoyuna duyurulmuştur. Bu konudaTürk Eğitim Sen’in hassasiyeti, gelişen olaylarısitesinde haber yapması promosyonlar konusundabir hareketlilik meydana getirmiştir. Bukonuda 29 Haziran 2006 tarihinde ülke genelinde81 ilde tek eylem yapan sendika da TürkEğitim Sen’dir.Bu tartışmalar 23 Kasım 2006 tarihine kadardevam etti. Türk Eğitim Sen 21-23 Kasım2006 tarihlerinde 81 ilden Ankara’ya “GELE-CEĞİMİZE YÜRÜYORUZ” adlı bir yürüyüşbaşlattı. Bu faaliyetin Ankara finalinde MilliEğitim Bakanı Hüseyin Çelik’le 23 Kasım’dabir görüşme yapıldı. Bu görüşmeye başta GenelMerkez Yöneticilerimiz olamak üzere, 96şube başkanımız ve 11 il temsilcimiz katıldı.Hüseyin Çelik’e sunduğumuz taleplerden birtanesi BANKA PROMOSYONLARIYLA ilgiliydi.Sy. Bakan bu taleplerden uygulama imkanıolanların hayata geçirileceğini söyledi. Busöz üzerine Genel Merkez Yöneticilerimiz;“Sayın Bakan bu görüşmede sizden net tavırbekliyoruz, basın mensupları da buradaykeneğitim çalışanlarının tamamını ilgilendirenbir müjde verin.” diyerek söz vermesini istediler.Bunun üzerine Sy. Bakan; “BankaPromosyonlarıyla ilgili bir Genelgeyi talebinizüzerine hemen çıkartalım, yüzde ellisikuruma kalsın, yüzde ellisi eğitim çalışanlarınadağıtılsın, diğer taleplerinizi incelettireceğim.”diye cevap verdi. Genel Merkez Yöneticilerimiz;“Sy. Bakan yüzde elli, yüzde elliverilmesi bizim için yeni bir kavga sebebidir,bu mahiyette bir genelge çıkarmanız bizi aslamemnun etmeyecektir. Şu anda bir çok ildeuygulanan bir oran vardır, bu oran bizim dekabul edeceğimiz bir oran olabilir.” diyerekyüzde elli oranına şiddetle itiraz ettiler. Buitiraz üzerine Hüseyin ÇELİK; “O zaman hepsikuruma kalsın!” dedi. Bu söz üzerine TürkEğitim Sen yetkilileri “Olabilir, o halde böylebir düzenleme yapın, sonrasında neler olduğunuhep beraber görelim.” diyerek, Bakanınrestini gördüler. Bütün bu yaşananlardan sonrapromosyonların oranı %70, %30 şeklindedeğiştirilmiştir. Ayrıca 9 Kasım 2006 tarihindeMEB ile yaptığımız Kurum İdari Kurulu’ndataleplerimizden birisi yine banka promosyonlarıylailgilidir, bu konuda kurul teklifimiziolumlu bulmuştur.Bunları, neden bu kadar teferruatlı olarakanlatıyorum? Bildiğiniz gibi Türk EğitimSen Temmuz 2006 tarihinden bu yana yetkilisendikadır. Yetkili sendikanın neler yapabileceği4688 sayılı Kamu Görevlileri SendikalarıKanununda ve ilgili yönetmeliklerde ayrıntılıbir şekilde belirtilmiştir. İlgili mevzuata göre,Toplu Görüşmelere ve Kurum İdari Kurullarınakatılmak ve temsil ettiği kitlenin taleplerini ortayakoymak yetkili sendikanın uhdesindedir.Hal böyle iken bir sendika çıkıyor ve BANKAPROMOSYONLARI problemini halletiğiniaçıklıyor. Üstüne üstlük sağa sola yazı gönderiyorve bulanık suda balık avlamaya çalışıyor.Yani A partisi iktidarda ama muhalefettekiB partisi; “enflasyonu ben düşürdüm”diyor. Böyle bir iddiaya kargalar bile güler.Bu tavır gayri ahlaki olduğu kadar “MazharOsmanlık” bir tavırdır. İşte, bu sebeple BAN-KA PROMOSYONLARINI nasıl hallettiğimiziayrıntılı olarak anlatma gereği duydum.Hiçbir yetkiniz olmayacak, Türk Eğitim Senkışın soğuğunda 81 ilden yürüyüş yaparken,siz hiç birşey yapmayacaksınız. GideceksinizMilli Eğitim Bakanı ile karşılıklı birer bardakçay içeceksiniz, sonra da dönüp; “ben bu işihallettim” diyeceksiniz. Sadece bu yaklaşımbile sendikal faaliyetin ne kadar küçültülmeyeçalışıldığının ibretlik bir göstergesidir.Türk Eğitim Sen küçülmeden büyümeye talipinsanların oluşturduğu bir yapıdır. Kimsenin,hangi mevki ve makamda olursa olsun, amahiç kimsenin önünde takla atmadan eğitimçalışanlarının haklarını alma, eğitim çalışanlarıadına gündem yaratma mücadelesinehız kesmeden devam edecektir. Esasen promosyonlarıntamamının çalışanlara dağıtılmasındayanayız, bu hedefimizden vazgeçmişdeğiliz, bu konuda surda bir gedik açılmıştır.Bu kararın bütün eğitim çalışanlarınahayırlı olmasını diliyor ve Türk Eğitim Sen’inbu başarısının gerek üyelerimiz gerekse üyeolmayanlar tarafından iyi değerlendirilmesiniarzu ediyorum.Saygılarımla


OCAK 20076Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organıbaştarafı 2’deKurban bayramı için artık geri sayım başladı.Alışverişin hareketlendiği bugünlerde sendikamızeğitim çalışanlarının bayram masrafınıhesapladı. Ancak sonuç ne yazık ki yüzleri güldürmüyor.Zira sendikamızın yaptığı “Kurbanbayramında eğitim çalışanlarının masrafları”konulu araştırmanın sonuçları, bayram alışverişinineğitim çalışanlarının belini nasıl büktüğünügözler önüne serdi.ÖĞRETMENİN MAAŞININ YÜZDE 55’İNİ,HİZMETLİ MAAŞININ YÜZDE 68’İNİKURBANLIKLARA HARCAYACAK.Araştırmaya göre, kurbanlık koç alabilmesi içingöreve yeni başlayan bir öğretmenin maaşınınen az yüzde 42’sini, en fazla yüzde 55’ini;1/4derecede çalışan bir öğretmenin maaşınınen az yüzde 35’ini, en fazla yüzde 45’ini, endüşük derecede çalışan bir memurun da maaşınınen az yüzde 53’ünü, en fazla yüzde 68’iniayırması gerekmektedir.Kurbanlık koyun alabilmesi için ise 9/1 derecedekibir öğretmenin maaşının en az yüzdeyüzde 30’nu en fazla yüzde 42’sini, en yüksekderecede çalışan bir öğretmenin maaşının en azyüzde 25’ini, en fazla yüzde 35’ini, en düşükderecede çalışan bir memurunun maaşının enaz yüzde 38’ini, en fazla yüzde 53’ünü ayıracaktır.5 kişiyle ortak olarak kurbanlık dana alabilmesiiçin en düşük derecedeki bir öğretmenin enaz 14.5 gün, en fazla 36 gün; 7/1 derecedekiöğretim görevlisinin en az 12.5 gün, en fazla31 gün; en düşük derecedeki bir memurun daen az 18 gün, en fazla 45 gün çalışması zorundaiken, en yüksek derece çalışan bir profesörmaaşının yüzde 16 ila yüzde 40 arasında paraayırmak zorundadır.Misafirine ikram edebilmesi için bir kilogramçikolata alan bir öğretmenin en az 5 saat 50 dakika,en fazla 18 saat 57 dakika; bir hizmetlininde en az 7 saat 13 dakika, en fazla 23 saat 28dakika çalışmayı gözden çıkarması şarttır.BAYRAM ALIŞVERİŞİÜrünlerEn Düşük En YüksekFiyat FiyatBüyükbaş (Dana,İnek)2.000,00 5.000,00Koç 350,00 450,00Koyun 250,00 350,00Baklava(1 Kg.) 8,00 28,00Çikolata 20,00 65,00Lokum 5,90 20,00Kolonya (20 CC.) 2,45 7,95Peçete 1,35 4,25KURBAN BAYRAMINDA EĞİTİMÇALIŞANLARININ MASRAFLARIMEMUR, BAYRAMLIK ALABİLMEKİÇİN 26 İLA 81 GÜN ARASINDA TERDÖKECEK.Bayramlıklarda eğitim çalışanlarının cepleriniyakıyor. Takım elbise, gömlek, kravat, kemer,çorap, ayakkabı alabilmesi, saç ve sakal traşıolabilmesi için en düşük derecedeki bir öğretmeninen az 9 gün, en fazla 28.5 gün; en düşükderecedeki bir memurun da en az 11 gün, enfazla 35 gün çalışması şarttır.Bayan öğretmenler de bayram kıyafetleri ve kuaförmasrafı için maaşının en az yüzde 24’ünü,en fazla yüzde 65’ini; en yüksek derecedeki biröğretmen maaşının en az yüzde 20’sini, en fazla53’ünü, en düşük derecedeki bir eğitim çalışanıda maaşının en az yüzde 30’unu, en fazlayüzde 80’ini ayırmalıdır.Eğitim çalışanlarının çocuklarına bayram alışverişide yapması için de uzun süre çalışmasıgözden çıkarması gerekmektedir. En düşük derecedeçalışan bir öğretmenin çocuğuna bayramalışverişi için en az 6 gün, en fazla 17.5 gün; endüşük derecedeki bir memurun da en az 6 gün,en fazla 22 gün ter dökmesi zorunludur.Bir öğretmenin kendisine, eşineve çocuğuna yapacağıbayram alışverişi masrafı579.83 YTL ile 1.799.80YTL arasında değişmektedir.Bu durumda biröğretmen en az 21gün, en fazla 65.5gün; araştırma görevlisien az 18 gün,en fazla 56 gün; endüşük derecedekibir memur en az26 gün, en fazla 81gün, bir profesör deen az 7 gün, en fazla21.5 gün çalışmalıdır.GİYİM&KİŞİSEL BAKIMErkekler İçinEn Düşük OrtalamaFiyat FiyatTakım Elbise 79,50 400,00Gömlek 34,99 59,00Kravat 25,00 49,00Kemer 15,00 42,00Çorap 5,50 15,00Ayakkabı 69,00 179,00Saç&Sakal Traşı 12,00 40,00TOPLAM 240,99 784,00Kadınlar İcinEn Düşük OrtalamaFiyat FiyatKazak 29,00 79,00Etek 39,00 69,90Gömlek 32,00 59,00Pantolon 39,00 116,00Çorap 2,50 25,00Ayakkabı 45,00 139,00Kuaför Masrafı 10,00 45,00TOPLAM 196,50 532,90Çocuklar İçinEn Düşük OrtalamaFiyat FiyatPantolon 26,99 89,00Mont 34,95 94,00Kazak 19,50 69,00Ayakkabı 29,90 99,90Çorap 6,00 16,00Oyuncak 5,00 50,00Bayram harçlığı 15,00 30,00Kuaför&Berber Masrafı 5,00 35,00TOPLAM 142,34 482,90EĞİTİM ÇALIŞANLARININ 5 YILDIZLIBİR OTELDE BAYRAM TATİLİ YAPMASIİÇİN 4 İLA 11 AY ARASINDA ÇALIŞMASIGEREKİYOR.Bayram tatili de artık eğitim çalışanları içinlüks olmuştur. 4 Kişilik bir ailenin 5 yıldızlı birotelde 4 gecelik bayram tatili 3 bin 440 YTL ile7 bin 540 YTL arasında değişmektedir. Bu rakamlaragidiş-dönüş masrafı dahil değildir. Budurumda bir öğretmenin tatil yapabilmesi içinen az 4 ay, en fazla 9 ay; bir memurun da en az5 ay, en fazla 11 ay çalışarak, para biriktirmesigerekmektedir.Oteller (5 Yıldızlı)FiyatlarBodrum (4 Gece) 960,00Antalya (4 Gece) 860,00Kartalkaya (4 Gece) 1.400,00Abant (4 Gece) 900,00Kıbrıs (4 Gece) 1.885,005 yıldızlı oteller eğitim çalışanları için oldukçakülfetlidir. Bu durumda eğitim çalışanları bayramımemleketinde geçirmeyi tercih edecektir. Budurumda, bayramda Erzurum’daki ailesini ziyaretedecek olan 4 kişilik bir ailenin gidiş-dönüşyol masrafı 360 YTL’dir. Elbette eğitim çalışanıailesini ziyarete eli boş gitmeyecektir. Bayramhediyeleri, bayram çikolatası, akrabalarınınçocuklarına bayram harçlığı derken eğitim çalışanıortalama 400 ila 1000 YTL arasında paraharcayacaktır. Bu durumda eğitim çalışanınınsadece memlekete gitmesi 760 YTL ile 1.360YTL arasında değişmektedir. Böylece bir memurmemleketine gidebilmek için en az 34 gün, enfazla 61 gün çalışmak zorunda kalacaktır.Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren TürkEğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip ÖZCAN, şöylekonuştu: “Eğitim çalışanları artık bayramlarıbüyük bir heyecanla beklemiyor. Zira hayatpahalılığının alıp, başını gitmesi eğitim çalışanlarınınkesesine dokunuyor. Çalışanlar artık nekurbanlık kesebiliyor, ne de misafir ağırlayabiliyor.Çocuklarına bile mahçup olan çalışanlariçin bu bayramda hüzün bayramı olacağa benziyor.”


Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organı 7OCAK 2007MİLLİ REFLEKSLERE LİNÇ KAMPANYASIMUSTAFA KIZIKLIGenel Teşkilatlandırma Sekreterimkizikli@turkegitimsen.org.trHıyanet şebekeleri son günlerdeçalışmalarını milli refleksleriyüksek olan kurumlar üzerindeyoğunlaştırmaya başlamıştır. Builk değildir ve son da olmayacaktır.En son tezgahlanan oyun nedir,irdeleyelim.Türkiye Kamu-Sen’i birtakımkuruluşlar ziyaret ediyor ve birgörüşme yapıyorlar. Bu görüşmeesnasında ADD başkanı talihsizbir açıklama yapıyor ve iştedananın kuyruğu orda kopuyor.Çünkü ADD başkanı sendikamızve mensuplarımızın asla tasvipetmeyeceği şeyler söylüyor.Açıklamaya müdahale ediliyor,tepki konuluyor ve görüşme oradason buluyor. Türk Eğitim-Senbu kuruluşlarla hiçbir alakasınınolmadığını deklare ediyor. Fakatortada anlaşmaya varılmış veyaaltına imza konmuş bir metinbile olmadığı halde, öncedenorganize edilmiş bazı basın kuruluşları,bu görüşme esnasındaçektikleri fotoğraf karesi üzerinehikâyeler yazmaya başlıyorlar.Durumu ganimet bilen sarısendika da, acaba “üç-beş üyekopartırmıyım” diye kuyruğu kapıyasıkışmış mart buzağısı gibiböğürmeye, kendi pisliği ortadaykenlekesizleri lekelemeyeçalışıyor.Amaç; sıkıntılı bir Cumhur Başkanlığıseçimi öncesi ve 2007bütçesi mecliste görüşülürkenbazı yerlerin elini rahatlatmak,hükümetin izlediği onursuz ABpolitikalarını perdelemek ve içeridekihıyanet odaklarına rahatmanevra imkânı sağlamak. Bumaksatla, sendikamız ve diğermilli kuruluşlar içinde karışıklıkçıkartarak psikolojik baskı oluşturmak,kendi dertlerine düşmelerinisağlayarak tepkileri önlemek.İşte tam bu ortamda 100’ü akdemiysenolmak üzere, 320 kişilikbirçoğu yurtdışı fonlardanbeslenen, kendilerini aydın diyenitelendiren karanlık adamlar,PKK’ya karşı yürütülen harekâtıengellemek, dağılma sürecinegiren bölücü örgüte can nefesivermek için “Kürt sorunu içinyeni öneriler”(*) diye bir bildirgeyayınlıyorlar. Kimseden itirazveya tepki yok. İşte milli kuruluşlarüzerinde yürütülen sindirmeoperasyonunun ilk meyvesi buşekilde alınmış bulunuyor.Bu operasyonda vitrinde görünenpiyon kuruluşlardan başka,bizce çok net bilinen bazıodaklar aracılığıyla, İslam inancıve milli değerleri yüksek bazıarkadaşlarımız tahrik edilerekbir kaynama sağlanmaya çalışılmaktadır.Bu odakların kim vene oldukları en kısa sürede ortayaçıkacaktır. Gerçi analitik birmantıkla düşünüldüğünde bunlarınaslında kimler olduğu gayetaçık görülecektir. İşte o zamantahrik edilen, yanlış yönlendirilenarkadaşlarımız nasıl bir oyunageldiklerini anlayacaklardır.Bu oyunun aktörleri konusundagerekenin yapılacağından kimseninşüphesi olmasın.Konunun daha net anlaşılmasıbakımından bir az daha açmaktafayda vardır.Türkiye Kamu-Sen’in birkaç yöneticisive bir takım kuruluşlar birarada fotoğraf karesinde göründüdiye, konuyla ilgisi olmadığıhalde Türk Eğitim-Sen’de komplonuniçine çekilerek sistemli biraşındırma ve linç kampanyasıdüzenlenmiştir.Burada tahriklere kapılmadanakıllıca düşünmek lazımdır.Özellikle olaylara milli ve maneviaçıdan bakan hiçbir arkadaşlarımızındolduruşa gelmemesilazım. Sendikalarımız dün kurulmuşteşkilatlar değildir. Uzun birsüreçte büyük mücadeleler verilerek,bedel ödenerek bu günkügüçlü haline gelmiştir. Yıllardırbu ülkedeki bölücülerin, satılmışların,din tacirlerinin, inançhortumcularının korkulu rüyasıolmuş, milli ve manevi değerleresahip herkesi birleştiren, tutkalvazifesi gören, elimizdeki yegânekuruluşlardır. Gerek yerelde,gerekse genelde, yöneticilerimizinve mensuplarımızın milli vemanevi konulardaki hassasiyetlerini,mücadelelerini görmemekiçin kör olmak yetmez, art niyetliolmak gerekir. Peki hal böyleykenne yapılmaya çalışılıyor?Milli ve manevi değerlere en üstdüzeyde sahip bazı arkadaşlarımız,kimin dolmuşuna binerekTürk milleti için bir şans olan,kristal kadar parlak ve lekesiz,milli sembol haline gelmiş bukuruluşu aşındırmaya çalışıyor?Bunu iyi düşünelim, irdeleyelim.Ne olmuş? Nedir olay?Bizden birileri camiamızın tasvipetmediği kuruluşlarla fotoğraf karesindegörünmüş!Bir an için hadi kabul edelim bubir hata. Eğer hataysa bile, kurumundeğil şahısların hatası.Bir fotoğraf karesiyle 15 yıldırbedel ödenerek verilen şereflimücadele bir çırpıda sıfırlandımı yani? Şimdi elimizdeki bu nadidekuruluşu yıpratarak buranınyok olmasını mı sağlayalım? Bunasıl mantıktır? Bunun kime veyanereye faydası olacak, bundanhangi odaklar fayda sağlayacaklariyi düşünelim, doğru mantıkörgüsü kullanalım.Sürekli bizleri hükümete peşkeşçeken, Sosyal Güvenlik Kurumunamemurları temsilen PKK militanınıseçen, bilumum bölücüve Marksist örgütlerle aynı platformlardabulunan din hortumcususendikaya niye yeterinceses etmiyoruz? Yurt dışı fonlardan,Soros’tan beslenen, açıktanPKK destekçisi sendikaya niye bukadar sesimizi yükseltmiyoruz?Üstelik şimdi bu linçin piyon aktörlerindenbiri de onlar.Papayla beraber fotoğraf çektirenlere,din adına, İslam adınaPapa’nın elini öpenlere, Müslümankızını Hıristiyan oğlanapazarlamayı marifet görenlere,Müslüman’dan topladığı milyonlarcadoları, misyoner faaliyetleriyürüten Kiliselere bağışlayanlaraniye ses etmiyoruz? Yani söz konusufotoğraf karesinde görünenşahıslar, İslam’a, Kur’an a hakaretleryağdıran Papa’dan dahamı gavur? Bu linçin aktörlerindenbiri de onlar.Irak’ta Müslüman katliamına sessizkalan, Kerkük’te, Telafer’deTürk katliamına çanak tutan,Kıbrıs’ı bir çırpıda satan,Türkiye’yi parsel parsel pazarlayan,başörtüsü meselesini seçimsandığına tahvil etmek içinbilinçli olarak çözmeyen, inançhortumcusu, ABD’nin adamı,AB’nin kölesi AKP ye ve onun başkanınaniye ses etmiyoruz? Bulinçi maddi olarak destekleyende onlar. Üstelik bu şekilde nerdeyse,Türküm diyemeyen biradamı mağdur gösterip Cumhurbaşkanıolmasını milli düşünenherkese destekletecekler.İslam’a ve Türk milletine hakareteden Orhan Pamuk gibi birinibaş tacı edenlere, Türk milletinesöven Elif Şafak gibilere gazetelerindeköşe yazdıranlara, Ermenimeselesinde Ermenilerdenyana olanlara, Türk milletinekarşı yapılan her şeyi memnuniyetlekarşılayanlara niye sesetmiyoruz? Bunlar da bu linçinorganizatörleri.Kendine sendika diyen bazı iktidaryalakası kuruluşlar, satılıkmedyanın Ali Kemalleri, Türkmilletinin reflekslerini psikolojikoperasyonlarla sindirmeye yoketmeye çalışan hükümet, köküdışarıda guruplar, onların ithaltoplum mühendisleri, gizli servislerel birliği halinde Kamu-Sen’e ve Türk Eğitim-Sen’e linçgirişiminde bulunuyorlar. Bumaksatla yukarıda belirttiğim kişive kuruluşlar olarak bir bardaksuda fırtına çıkartılıyor. Maalesefmilli ve manevi değerlere sahipbazı insanlar bu fırtınaya kapılarakbaltayı dizlerine vuruyorlar.Aklımızı başımıza alalım. Heryerde organize olmuş üç beş taneinanç hortumcusunun gazınagelip kendi teşkilatımızı yıpratmayalım.Gerekli açıklamalaryapılmıştır. Türk Eğitim-Sen dahailk günden bu işle bir alakasınınolmadığını açıklamıştır. Ama halenbirileri bizleri gaza getirmeyeçalışıyor. Buna dikkat edelim.Alçakların, art niyetlilerin, köküdışarıda olanların oyununa gelmeyelim.(*)http://www.milliyet.com.tr/2006/12/22/siyaset/siy02.html


OCAK 20078Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organıbaştarafı 2’deÖĞRETMENLERİN, YÜZDE 94’Ü MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNDEN MEMNUN DEĞİLÖğretmenlerimize liselerin dört yıla çıkarılmasınada ilişkin görüşleri sorulduğunda;liselerin dört yıla çıkarılmasının fazla bir etkisiolacağını düşünmeyenlerin oranı yüzde28.6, hiçbir katkısı olmaz, aksine ailelere yükgetirir diyenlerin oranı ise yüzde 28.1’dir. İyiorganize edilmesi halinde dershane yükünüortadan kaldıracağına inananların oranı dayüzde 26.8’dir.ÖĞRETMENLER, ÖĞRENCİLERİNİLKÖĞRETİMDEN İTİBAREN YETERSİZYETİŞTİRİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORGelelim öğretmenlerimizin yıllara göre öğrencibaşarısına bakışına. Öğretmenlerimizinyüzde 73.3’ü öğrencilerin başarısınıngeçmiş yıllara göre azaldığını belirtmektedir.Her geçen yıl öğrenci başarısının arttığınainananların oranı ise yüzde 10.9’da kalmaktadır.Bu başarısızlığın nedenleri sorulduğundagörülmektedir ki, en önemli neden yüzde62.1 ile öğrencinin ilköğretimden yetersizgelmesidir. Bunu yüzde 21 ile eğitim imkanlarınınyetersizliği izlemektedir. Eğitimdekieşitsizliklerde yüzde 10 ile başarısızlığınönemli bir nedeni olarak görülmektedir.Öğretmenlerimizin öğrenci başarısında yaşadığımemnuniyetsizliğin birçok nedenivardır. Bunlardan ilk göze çarpan, başarılıve başarılı olmayan öğrenciler arasında birayrım yapılmamasıdır. Ayrıca öğretmenler;sürekli çıkarılan aflarla, değiştirilen mevzuatlaöğrencilerin bir üst sınıfa geçirilmesinineğitimde kalitesizliği teşvik ettiğini ve başarılıöğrencileri de cezalandırdığını düşünmektedir.ÖĞRETMENLERİN, YÜZDE 63’Ü ÖĞRENCİLERİNDERSHANEYE GİTMEDEN ÖSS’YİKAZANAMAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORÖğretmenlerimizin dershanelerle ilgili görüşlerinegelince; öğrencilerin dershaneye gitmedenya da özel ders almadan ÖSS’yi kazanabileceğineinanmayanların oranı yüzde62.8’dir. Peki niçin öğretmenlerimizin büyükçoğunluğu dershaneye gidemeyen/gitmeyenöğrencilerin ÖSS’yi kazanamayacağını düşünmektedir?İşte gerekçeler:• ÖSS sistemi ile okulda uyulması gerekenmüfredatın birbiriyle uyuşmaması• Mevcut eğitim sistemi dershaneleri özendirmesi• Eğitim araçları yetersizliği• Yalnızca dershaneler test tekniklerini uygulaması• Dershanelerde öğretim, okullarda eğitimve öğretimin yapılıyor olmasının okullarıavantajsız kılması• Dershaneye gitmeyen öğrencinin, kendisiniüniversite sınavına hazırmış gibi hissetmemesive öğrencilerin ÖSS’yi kazanmak içindershaneye gitmesi gerektiğini düşünmesiÖğretmenlerimize “Öğrenciler neden yalnızcaMEB müfredatıyla ve eğitimiyle ÖSS’yehazırlanamıyor” sorusu yöneltildiğinde, yüzde53.5’i bunun nedenini okullarda verileneğitim ve öğretimin yetersizliğine bağladı.Velilerin telaşlılığı ve çocukları üzerindekiaşırı istek ve beklentileri de yüzde 15.9 ilebüyük bir orana sahip oldu.Anket çalışmasında Orta Öğretim BaşarıPuanının ÖSS’ye girişte, öğrencilerin liselereolan devamlılığını nasıl etkilediği de değerlendirildi.Buna göre öğretmenlerimizinyüzde 77.8’i OÖBP’nin ÖSS’ye girişte artırılmasınınolumlu yönde etki yapacağını veöğrencilerin okullara devamını artıracağınıbelirtti.ANKETE KATILAN HER 5 ÖĞRETMENDENBİRİSİ, 824-1000 YTL ARASINDA ÜCRETALMAKTADIRÖğretmenlerin ekonomik durumlarını irdelediğimizdeortaya çıkan tablo ne yazık ki hiçte iç açıcı değildir. Ankete katılanların yüzde66.8’i 1001-2500 YTL arasında gelire sahipken,yüzde 20.1’i 824-1000 YTL arasındamaaş almaktadır. Yani ankete katılan her 5öğretmenden birisi 824-1000 YTL arasındaücret kazanmaktadır. Yine öğretmenlerinyüzde 95.7’si kendi gelirlerini yeterli bulmamaktadır.ÖĞRETMENLER TOPLUMSAL İTİBARLARININDÜŞÜK OLDUĞU GÖRÜŞÜNDEÖğretmenlerimizin toplumdaki itibarlarıylailgili düşüncelerine bakıldığında; öğretmenlerintoplumdaki itibarının yüzde 73.6 ile iyigörülmediği anlaşılmaktadır. Zira öğretmenlerintoplumsal itibarına “iyi değil” diyenlerinoranı yüzde 50.3, “hiç iyi değil” diyenlerinoranı da yüzde 23. 3’tür.Öğretmenlerimiz bu durumu aldıkları maaşınyansıması olarak görmektedir. Bu nedenleöğretmenlerimizin yüzde 32.6’sı itibarlarınınartırılması için yapılması gereken en önemliicraat olarak maaşlarının artırılmasını görmektedir.Ayrıca öğretmen yetiştiren okullarınkalitesinin artırılması isteği ise yüzde26.8 ile ikinci sıradadır. Öğrenci başarısınıölçme ve değerlendirmede öğretmene genişinsiyatif tanınması da yüzde 23 ile önemlibir orana sahiptir.ÖĞRETMENLER, KADEMELENDİRMESİSTEMİNE KARŞIBaşöğretmen, uzman öğretmen, öğretmengibi düzenlemeler, eğitimde kaliteyi hedefleyip,başarıyı artıracak uygulamalar mı sorusuna,öğretmenlerin yüzde 75’i “hayır”, yüzde25’i ise “evet” yanıtını vermiştir. Ayrıca uygulamanın“öğretmenler arasında gerginliğeneden olacak”, “birbirinin kuyusunu kazacakçok insan ortaya çıkacak” “öğretmenlerarasında gereksiz bir rekabet oluşturacaktır”şeklinde görüşler de öne sürülmektedir. Öğretmenlerimizinuygulama ile ilgili bazı görüşlerişöyledir:“Merkezi sınavla, beş seçenekten biriniseçmekle başöğretmen olunmaz.” “Şu ankisistemle olmaz. Zira bir matematik öğretmenininuzman olup olmamasının kriteri mevzuatıbilmekten geçiyor. Kendi alanıyla dailgili hi soru yok. Bu bir Kulak Burun Boğazuzmanına kulakla ilgili hiç soru sormadan sınavatabi tutup, Kulak Burun Boğaz uzmanıyapmaya benzer.”ÖĞRETMENLERİN SENDİKALARA BAKIŞIAnket çalışmasında öğretmenlerimize sendikalaraüye olup, olmadığı da soruldu. Bunagöre, ankete katılan öğretmenlerin yüzde44.2’si bir sendikaya üye olduğunu belirtirken,yüzde 55.8’i bir sendikaya üye olmadığınıbelirtmiştir.Öğretmenlerimizin yüzde 41’i sendikalarınsiyaset yapığını düşünerek, sendikaya üyeolmadığını belirtmiştir. Yine sendikal faaliyetlereinanmadığı için sedikaya üye olmayanlarınoranı ise yüzde 25.7’dir. Grev vetoplu sözleşme hakkı olmadığı için sendikayaüye olmadığını belirtenlerin oranı da yüzde10.6’dır.Sendikanın savunduğu temel değerlerin sendikaüyesi olmasında etkili olduğunu belirtenlerinoranı yüzde 38.3 iken, arkadaşınınhatırına üye olanların oranı yüzde 23.7’dir.Sendikaların faaliyeti ve mücadeleciliğinisendikaya üye olmada etkili neden olarakgösterenlerin oranı ise yüzde 19.7’dir


Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organı 9OCAK 2007KİTAPLARA AMPUL KOYMA MODASI !İktidar partisinin ambleminin ampül olmasısebebiyle, bazı yardımcı ders kitaplarınayerli yersiz ampul koyma modası başladı. Buampul koyma alışkanlığı bir tesadüf müdürbilmiyoruz. Meseleye art niyetli olarak yaklaşmakda istemiyoruz, AKP’den önce ampulaydınlık bir geleceğin sembolüydü. AKP’nindört yıllık iktidarından sonra ampul, yoksulluğun,işsizliğin, AB kapısında hazırolda beklemenin,memuru yok saymanın, sivil topluörgütleriyle kavga etmenin sembolü halinegelmiştir.Bu ampul koyma işinin bir tesadüf mü olduğunusormuştuk.Yoksa bu kitapların MEBtarafından desteklenmesini kolaylaştırıcı birunsur olarak mı görülüyor? Bunu bilmiyoruz.Kastamonu’nun Araç İlçesinde Milli EğitimMüdürlüğü tarafından YİBO’da düzenlenenbilgisayar kursunda ve Türkiye’nin bir çok yerindedağıtılan GELECEK İÇİN EĞİTİM isimli,baştarafı 2’dekitabın ikinci sayfasındatam sayfa bir ampul resmibulunmaktadır.Tesadüfmüdür yine bilinmez,bu ampulün saçtığı ışıksayısı ile, AKP’nin ampulününışık sayısı yediadettir. Tesadüfün böylesinehayret, doğrusu.Ampule bu kadar önemveren içerik ekibi bir ampulleyetinmemiş, kitabınüç ayrı sayfasına tam sayfa olmak üzereüç ampul koymuş. Kitabın en arka sayfasındaMEB logosu da bulunmaktadır. Doğrusudaha önce iktidar olmuş siyasi partilere ciddihaksızlık yapılmış, bundan sonra iktidarolan her partinin amblemi kitaplarda bulunmalı,tarihe bir not düşmek adına bu gerekli.Ama daha önceki iktidarlar bu şansı kaçırdılar,mesela; altıoklu, üç hilalli, kıratlı, arılı,anahtarlı bir kitap basmayı düşünemediler.MEB’in bu konuda dikkatini çekmek istiyoruz.Bu konuda kamuoyu aydınlatılmalıdır.Bir siyasi partinin propagandasını yapmak bukadar ucuz olamamalı, birileri bunun hesabınıvermelidir. Devlet parası ile parti propagandasıyapanlar bunun cezasını çekmelidir.Bu bir suç duyurusu olarak görülmeli, kamuoyunakonuyla ilgili açıklama yapılmalıdır.YANLIŞ HESAP ANAYASA MAHKEMESİ’NDEN DÖNDÜ3. MADDENİN 29. BENDİSöz konusu maddenin 29. bendinde, ‘’GüncellemeKatsayısı: Sigortalı sayılanların, heryılın Kasım ayına ait kanuni süresi içindeverilen belgelerindeki prim tahakkukları üzerindenbulunacak ortalama prime esas günlükkazancın, bir önceki yılın aynı ayına aitortalama prime esas günlük kazanca göre değişimoranı ile her yılın Aralık ayına göre enson temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindekideğişim oranının toplamının yarısına(1) tam sayısının ilave edilmesi sonucundabulunan değer’’ olarak tanımlanıyor.28 VE 29. MADDELERKanunun sözkonusu maddeleri ile emeklilikyaşı yükseltilmekte ve kademeli olarak 65’eçıkarılmaktaydı. Emekli olabilmek için gerekliprim ödeme gün sayısı da 9 bin gün olarakbelirlenmişti.Kanunun bu maddeleri ile getirilen hükümleriemeklilik aylığı bağlama oranlarını da azaltıyordu.Şu anda görev yapmakta olan 1 yıllıkkamu görevlisi 9 bin gün prim ödedikten sonraemekli olduğunda, maaşının % 75’i oranındabir emekli maaşına hak kazanmaktadır.Oysa yeni kanuna göre aynı memur emekliolduğunda, esas maaşının yalnızca % 62,5’ikadar emekli maaşı alabilecekti. Şu anda çalışan,bir yıl kıdemli bir memurun emekli maaşında% 12,5’e varan bir azalma meydanagelecekti.40. MADDEKanunun 40. maddesi fiili hizmet sürelerindenfaydalanacak unvanları düzenlemektedir.Fiili hizmetten faydalanacak unvanlararasına itfaiye çalışanlarının eklenmemesibüyük bir eksiklik olarak karşımıza çıkmıştı.Türkiye Kamu-Sen fiili hizmet süresi zammındanfaydalanacak olanları belirlerken unvandeğil, görev tanımından yola çıkılması gerektiğinisavunmaktadır.Gelişen teknoloji ve değişen çalışma şartları,meslek çeşitliliğini artırmakta, bazı unvanlarortadan kalkarken, yeni ve tehlikeli başkamesleklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.Örneğin; demiryollarında ateşçi, denizyollarında kömürcü gibi meslekler neredeyseortadan kalkmış, artık gece bekçisi unvanındaistihdam edilen kimse kalmamıştır. Bunlarınyerine benzer görevleri benzer tehlikeleraltında ifa eden yeni unvanlar ve mesleklergelmiştir. Zaman içinde bir çok meslek veunvan da aynı şekilde ortadan kalkarken onlarınyerine yeni meslek ve unvanlar ortayaçıkacaktır.Bu nedenle fiili hizmet zammından faydalanacakolan personelin yaptığı görevlerinsürekli olarak güncellenmesi gerekmektedir.Bu amaçla İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu gibimesleklerin tehlikelerini, fiili hizmetten faydalanacakolan personeli güncel bir şekildebelirleyecek bir kurum oluşturulmak zorundadır.Anayasa Mahkemesi, 40. medeninbazı sıralarını iptal ederek bu yolda bir kapıaçmıştır.55. MADDEKanunun 55. maddesi emekli aylıklarına yapılacakzamları düzenlemektedir. Kanununbu maddesi ile emekli maaşlarına yapılacakartışlarda yalnızca enflasyon oranlarının temelalınması öngörülmekteydi. Ancak dünyanınbütün ülkelerinde ekonomideki büyümedenve artan refahtan eşit miktarda payalınması için enflasyon oranlarının yanı sırarefah payı olarak da ayrıca bir artış yapılmaktadır.Bu nedenle emekli aylıklarının iktisadikoşullara ve sosyal devlet olma ilkesi gözardı edilmeden ayarlanması gerekmektedir.Anayasa Mahkemesi kanunun bu hükmünükamu görevlileri açısından iptal etmiştir.63 VE 68. MADDELERKanunun bu maddeleri, finansmanı sağlanansağlık hizmetlerini ve sağlık hizmetlerindenalınacak katılım paylarını düzenlemektedir.Kanunun bu maddelerinde belirlenen ayaktatedavilerde alınması öngörülen 2 YTL ile ortezve protezlerden alınması düşünülen katılımpaylarının kaldırılması sosyal devlet olmailkesinin bir gereği olarak karşımıza çıkmaktadır.Kanunun uygulanması durumunda herbaşvuruda hastalarımızdan (bugün için) 400YTL’ye kadar katılım payı alınabilmesininönü açılacaktı.Bunun yanında 18-45 yaş arasındaki sigortalılarındiş protez masraflarının karşılanmayacağı;18 yaşından küçük ve 45 yaşından büyükolan sigortalıların ise diş protez masraflarının% 50’sinin karşılanacağı belirtilmekteydi. Bumaddenin sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmasımümkün değildi.80. MADDEBu madde ile kamuda çalışanlar için primeesas kazanç tanımının değiştirilerek, tüm eködeme ve ikramiyelerin de prime esas kazancadahil edilmesi, kamu çalışanlarındanyapılacak sosyal güvenlik kesintisinin neredeyseiki katına çıkması anlamı taşımaktaydı.Buna göre kamu çalışanlarının büyük birçoğunluğunun sosyal güvenlik primlerininartması sonucunda, kanun yürürlüğe girdiğianda ücretlerinde 35-300 YTL arasında azalmameydana gelecekti.


OCAK 200710Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın OrganıMİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞIMALİYE BAKANLIĞINA BAĞLANSINSeyit Ali KAPLANGenel Mevzuat ve TopluGörüşme Sekreteri40+40 Denge Tazminatı ile ilgili 5473 SayılıKanun ile yüksek lisans ve doktora mezunlarına%25 ve %40 fazla ek ders ücreti ödemelerineson verilmiş, okul idarecilerine 6 saat dersegirme zorunluluğu getirilmiş, maaş karşılığınıdoldurmayanlara ek ders ücreti verilmeyeceğikanuna konmuştur.O günden bugüne yani 16 Aralık 2006’yakadar okullardaki ders saatleri ve ek ders ücretleriile ilgili belirsizlik devam etmiştir. Martayından bu yana ek ders ücreti esasları ile ilgilikararnamenin çıkması ve kargaşa ve belirsizlikleringiderilmesi, haksızlıklara son vermesibeklenmiştir. Ve nihayet 16 Aralık 2006 günüEk Ders Ücret Kararnamesi Resmi Gazetedeyayınlanarak yürürlüğe girmiştir.Ama ne kararname!.. Bu kararname ile 4 yıldırEğitim çalışanının hayrına hiçbir şey yapmayan,hep kaybına sebep olan Milli Eğitim Bakanlığıve iktidar eğitime ve eğitim çalışanınabir daha kazık atmıştır.Ek Ders Ücreti Kararnamesi neler götürdü onlardanbahsetmek istiyorum.1- Milli Eğitim Bakanlığının okul idarecilerine6 saat derse girme zorunluluğunuhafifletmesi düşünülürken bırakın hafifletmeyiYaygın Eğitimdeki idarecilere de6 saat derse girme zorunluluğu getirmiştir.Yaygın Eğitimdeki idarecilerin hangi dersenasıl gireceklerini bakanlık bürokratlarınınbile bildiklerini zannetmiyorum.2- Ek ders ücreti alma “aylık karşılığı dersgörevini doldurma” şartına bağlanarak;branş dışı derse girmelerde ücret ödemeengellenmiştir. Bununla da çok az öğretmeninbulunduğu, Köy ve Beldelerdekiboş geçen derslerin branş dışı öğretmenlerledoldurulması engellenmiştir.3- Öğretmen’e “hem danışman öğretmenlikhem de sınıf/şube öğretmenliği” verilmesihalinde bir görev için ücret ödenebileceğigetirilmiş, sınıf öğretmenlerine ödenmemesinedevam edilmiştir.4- Okul idarecilerine ödenen “ek dersücretleri”ndeki adaletsizlik giderilmemiş,birçok okulun idarecilerinin ek ders ücretleriazaltılmıştır.5- Okul öncesi müstakil Anaokullarındakiidarecilerin hakları verilirken, bünyesindeana sınıfı ve özel öğretim sınıfı bulunanidareciler unutulmuştur.6- Okul dışı ve Sorumluluk Sınavlarında komisyondakigörevliler ile salon başkanlarınınek ders ücreti sayıları 6’dan 5’e indirilmişve en kötüsü bu ücretin ödenmesi “sınavaöğrenci girmesi”şartına bağlanmıştır.Yani bir sınavda komisyon iki saat öncegiderek soru cevap anahtarı hazırlayacak,nöbetçi ve gözcüler bir saat önce dolmuşotobüs parası ödeyerek görevine gelecekler,sınav başladığında öğrenci gelmediğiiçin bu öğretmenlere siz “kusura bakmayınöğrenci gelmedi size ücret ödeyemiyoruz”diyeceksiniz. Bunun neresi adalet?7- Derse girmeden ücret alanlara birçok eklemeyapılmış ama diğer çalışanlar unutulmuştur.8- Daha önceki yönetmeliklerde var olanidarecilerin pansiyonlu okullarda nöbettutarak ücret almaları engellenmiştir. Buda idarecilerin hak mahrumiyetine sebepolduğu gibi idarecilerin öğrencilerle dahaçok ilgilenmelerini engellemektedir.9- Ders dışı izcilik, beden eğitimi ve sporçalışmalarında idarecilerin ek ders ücretialması engellenmiştir. Şimdi soruyorumMilli Eğitim Bakanlığı yetkililerine cumartesipazar bu çalışmalar yapılırken bu okulukim açacaktır, bu çalışmalardaki düzenive olumsuzlukları kim idare edecektir?Yine bu sosyal çalışmalarda “okulun birders yılındaki ders saati sayısının % 5’inigeçemez” denilerek daha önceki Yönetmelikte% 8 olan bu miktar azaltılmış; MilliEğitim Bakanı ve yetkililer bu faaliyetlerene kadar önem verdiğini göstermiştir.10- Geçici görevlendirmelerde görevlendirilenkişi istek dışı görevlendirmeyle mağduredilirken “gittiği yerdeki ücret ödenir” denilerekmağduriyet daha da artırılmıştır.11- Ek ders ile ilgili kararda Ticaret Turizm MeslekLiseleri, Ticaret Meslek Liseleri, SağlıkMeslek Liseleri unutulmuş; Ticaret TurizmGenel Müdürlüğüne bağlı çok programlıliseler mağdur edilmiştir.12- İdarecilerin ücretleri kesilirken sanki lütufmuşgibi 6 saatte girerek ücret alabilecekleribelirtilmiştir. İdareci zaten işlerin yoğunluğundankendi maaş karşılığı dersinebile giremezken nasıl 6 saat daha girerekücret alacaktır. Veya giriyorum dese bileişlerini nasıl yetiştirecek, öğrenciye nasılfaydalı olacaktır?13- İşletmelerdeki Mesleki Eğitim yani koordinatörlükde yoruma kapalı hale getirilmemiş,yine 8 ile 20 saate kadar denilerek 8saat de, 10 saat de, 20 saat de verilebileceğibelirtilmiş ve bunu idarecilere bırakmıştır.14- Rehber öğretmenlerin ek ders ücretlerinecüzi bir artış yapılırken, ne şekilde ödeneceği,yaz şubat tatillerinde ödenip ödenmeyeceğibelirsizliği devam etmektedir.15- Sınıf öğretmenlerinin maaş karşılığı 18saat derse girmeleri düzeltilmemiştir.16- Endüstri Meslek Liselerindeki bölüm veatölye şeflerinin hakları verilmemiş, meslekdersi öğretmenleri mağdur edilmiştir.Şu denilebilir bu Kararnamenin hiç mi iyi yönleriyok. Var tabi ama öğretmelerin, eğitimçalışanlarının problemlerinin yanında devedekulak denecek kadar az.Milli Eğitim Bakanlığı bürokratları ile ücretKararnamesini değerlendirdiğimizde, SayınBakanın ücretle ilgili konuşmalarında topuMaliye Bakanına atmakta “biz de bunların eksikve yanlış olduğunu biliyoruz ama maliyemüsaade etmiyor” diyerek kendilerini kurtaracaklarınısanıyorlar.Maliye Bakanı bu iktidarın Bakanı değil mi?Maliye Bakanı uzaydan mı geldi. Eğer iktidarave bakana göre eğitim ve eğitim çalışanlarınınproblemleri o kadar önemli değil para önemliise ve para da Maliye Bakanlığında ise MilliEğitim Bakanlığını Maliye Bakanlığına bağlayınkurtulun o zaman. Belki Maliye Bakanıkendi personeline çektiği kıyağı bize de çeker.Ne dersiniz?TÜRK EĞİTİM-SEN’DENAVEA’YA DAVASENDİKAMIZ HİZMET İÇİ EĞİTİM SEMİNERLERİ YENİDEN BAŞLADIBilindiği üzere AVEA tek taraflı olarak, aboneleringörüşmelerini 1000 dakika ile sınırlandırmıştı.MEB’in ve AVEA’nın taahhüdünegüvenerek AVEA abonesi onlan binlerceeğitim çalışanı bu gayri ahlaki uygulamayatepki koymuştu.Üyelerinin haklı tepkisini gören Türk Eğitim-Sen bu haksız uygulamanın iptali için hertürlü mücadeleyi ortaya koyacaktır.Dava Dilekçesini sendikamızın internet adresindentemin edebilirsiniz.Tatil dönemiyle birlikte bir süredir ara verdiğimizhizmetiçi eğitim seminerlerine10.12.2006 Pazar günü Bolu’da yaptığımızseminerle tekrar başladık.Seminerde;Sendikal kavramlar, Sendikal iletişim, Sendikalpropaganda, Beden dili, Motivasyon, Takımçalışması, Kurum kültürü, Stratejik yönetimkonuları işlenmiştir.Bu seminere; Bolu ve Düzce Şube yönetimkurulu üyeleri ile bu illere bağlı ilçe temsilcilerikatılmışlardır. Genel Eğitim ve Sosyal İşlerSekreteri Firdes IŞIK’ın rahatsızlığı nedeniylekatılamadığı seminere, Genel Merkezimizitemsilen Genel Mali Sekreterimiz Yaşar YENİ-ÇERİOĞLU katılmıştır.Seminere katılımın şubelere göre dağılımıaşağıdadır.Bolu Şube’den 7’si yönetim kurulu üyesi olmaküzere 45, Düzce Şube’den 6’sı yönetimkurulu üyesi olmak üzere 16 kişi katılmıştır.Karabük Şube’den kimse katılmamıştır.Tören bitiminde katılımcılara sertifikaları dağıtılmıştır.Tarkan ZENGİN ve Dursun ERİKEL’in eğiticiolarak katıldığı bu seminerin notlarına sendikamızıninternet adresinden ulaşabilirsiniz.


Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organı 11OCAK 2007NOEL BABA YERİNE NASRETTİN HOCAİsmail SARIÇAYE-posta: isaricay@gmail.comHer yılbaşı yaklaştıkça yaşananlar karşısındaasabım bozulur ve sıkılmaya başlarım.Niye Nasrettin Hoca değil de, Noel babadiye.Çünkü her yıl yılbaşı yaklaştıkça, sokaklarda,çocuk yuvalarında ve bazı eğitim kurumlarında,ticari kuruluşlarda, Radyo ve televizyonlardaNoel baba kıyafeti giydirilmiş çocuklarveya yetişkinler çocuklarımıza sözde çeşitlihediyeler dağıtırlar.Böylece Hıristiyanlığın sembolü haline gelmişolan bir kişiliği küçücük yavrularımızınbeynine bir kutsal kişilik ve yardım meleğigibi sokmaya çalışırlar.Sorsanız bu Noel elbiselerini giyenlerinde,giydirenlerinde belki ne yaptıklarından vekime hizmet ettiklerinden haberleri yoktur.Hâlbuki bu Noel baba severlerine sorsakhepside bunu bir eğlence vasıtasının ötesindegörmezler.Hiç farkında olmadan misyonerlerin milyonlarcadolar verip de yaptığı ya da yapmakisteyip de yapamadığı görevleri gönüllü veonlar için maliyeti sıfır olan bir çalışma yaptıklarınınfarkında bile değillerdir.Yüz yıllarca Misyonerler, Hıristiyanların simgeve sembollerini yaymak ve kabul ettirmekiçin yapmadıkları masraf, dolaşmadıklarıülke ve çekmedikleri çile kalmamıştır.Maalesef bizim yetişkinlerimiz onların yapamadıklarını,kendi çocuklarımıza hem degönüllü olarak seve seve yapmakta ve yaptırmaktadırlar.Görüldüğü kadarıyla da yaptıkları bu Noelfigürlü Hıristiyanlık propagandasından zevkde almaktadırlar.Televizyon kanallarının bir kısmında da yineNoel baba reklâmlarına dolayısıyla misyonerlikfaaliyetlerine meraklı olanlar vardır.Onlarda evlerimizin içine kadar girerek Noelkutlamalarını sanki bize hasmış gibi keyiflikeyifli oyunlarla, müziklerle anlatmaktadırlar.Ayrıca bu vesileyle kıt olan ormanlarımızdannice genç çam ağaçları devrilerek yeşil katliamlarıda yapılır.Bu çam ağaçları ticarethanelere, evlere getirilipsüslenerek Hz. İsa’nın oraya inmesi beklenir!Ve hiç kimsede yahu bunlar safsatadır, hurafedirdemez.Peki, bizim Noel baba gibi değerlerimiz yokmudur da ille de Noel eğlenceleri düzenlenir.Elbette vardır.Ama batı kültür değerleri iliklerimize kadarişlediği için kendi değerlerimizin ya farkındaolmuyoruz ya da kendimize yabancılaştığımıziçin onlar bizi tatmin etmiyor.Bizim bir Nasrettin hocamız var ki, ondanbahsedilince hem güleriz, hem düşünürüz.Hem eğiticiliği vardır hem eğlendiriciliği.Ama bizler bir defa Noel’e şartlandırılmışızdır.Nasrettin hocayı ne görecek gözümüz ne deonu anlayacak milli kültür aşkımız vardır.Ancak Nasrettin hocamıza Yunanlılar sahipçıkmaya çalışınca, o zaman Nasrettin hocanınbizim olduğunun farkına varmaya başlarız.Madem Nasrettin hoca bizimdir, o halde çocuklarımızaher yılbaşında Noel kıyafetleriyerine, Nasrettin hoca kıyafetleri giydirerekhem kendi kültürümüzü yaşatsak hem dekendimize göre eğlensek daha güzel olmazmı?Elbette olur.Fakat Hâkim kültür olarak batı kültürünü kabulettiğimiz için, onun dışında yapılan hertürlü etkinlik ve imajlar bize çağdışı gelir.Kendi değerlerimizi savunmak, onlara gerekenönemin verilmesini istemek bile alay konusuhaline getirilir.Olsun biz yine yazalım.Belki birileri kulak verir.Evet, bu yılbaşından itibaren Nasrettin hocamızıokullarımızda, yaygın eğitim kurumlarımızda,televizyon ve basın organlarımızdacanlandırsak, onun fıkralarıyla gülsek, onunfıkralarıyla düşünsek ve onu yaygınlaştırmayaçalışsak.Bizim olmayan Noel baba yerine, bizim olanNasrettin hocayla bu yılbaşı kutlamalarınıgeçirmeyi denesek nasıl olur dersiniz?DANIŞTAY, TÜRK EĞİTİM-SEN’İ YİNE HAKLI BULDUMilli Eğitim Bakanlığı, 25.07.2006 gün ve 2006/66 sayılıgenelgesinde; müdürlüğü boş olan okulların duyuruya çıkarılıp,çıkarılmayacağı yetkisini yetkili makamların takdirine bırakmıştı.Böyle bir uygulamanın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığınıve adam kayırmacılığa meydan verdiğini belirten sendikamız,genelgenin geri çekilmesini istemişti. Ancak genelgenin geriçekilmemesi ve boş olan anadolu lisesi, genel lise ve ilköğretimokulunun duyuruya çıkarılmaması üzerine Türk Eğitim-SenDanıştay’da dava açmıştı.Davayı görüşen Danıştay 12. Dairesi şu kararı almıştır: “MilliEğitim Bakanlığı’nın 25.7.2006 gün ve 2006/66 sayılı Genelgesiile Valiliklere veya Bakanlığa, boş ilan edilecek okul müdürlükleriiçin; herhangi bir değerlendirme kriteri ortaya konulmaksızındoğrudan takdir yetkisi tanınması; nesnelliği ortadan kaldırmakta,hangi okulların müdürlüklerinin boş ilan edilip edilmeyeceğisubjektif değerlendirmelere bırakmakta, idari belirliliği veşeffaflığı ortadan kaldırmakta olup bu durumda bireyler arasıeşitliği ortadan kaldırabilecek olması ve idare karşısında bireylerinhukuki güvenliğini ortadan kaldırması yönüyle hukuka aykırılıkoluşturmaktadır.Açıklanan nedenlerle Milli Eğitim Bakanlığı’nın zorunlu yerdeğiştirmelere ilişkin 25.7.2006 gün ve 2006/66 sayılı genelgesinin‘Bu çerçevede; Eğitim Kurumu Müdürlüğünü vekaletenyürütenlerin, bu göreve vekalet ettikleri süreler zorunlu çalışmayaesas süre içinde mütaala edilmeyeceğinden, müdürlüğü vekaletenyürütülen eğitim kurumlarının zorunlu yer değiştirme kapmasındaboş ilan edilip, edilmeyeceği atamaya yetkili makamlarıntaktidinde olacaktır’ şeklindeki hükmüne ilişkin olarak, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 4001 sayılı Kanunladeğişik 27. maddesinde öngörülen ve yürütmenin durdurulmasınakarar verilmesi için gerekli olan koşulların gerçekleşmiş olduğuanlaşıldığından anılan maddenin yürütülmesinin durdurulmasına8.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”Bu minvalde Türk Eğitim Sen olarak dün ve bugün olduğu gibiyarında üyelerimiz adına hukuk mücadelemiz devam edecekve Bakanlığın yanlış uygulamalarının önündeki en büyük engelolacağız.


OCAK 200712Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın OrganıTÜRK EĞİTİM-SEN TÜRK DÜNYASI İLE BİR MİLYON ÜYELİ GÜÇ...Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği tarafından 04-06.12.2006 tarihleri arasında Ankara’da üçgün süren bir istişare toplantısı gerçekleştirmiştir.Türk Eğitim-Sen’in ev sahipliğiyle yapılantoplantıya Kazakistan, Kırgızistan veAzerbaycan’da bulunan eğitim sendikalarınınGenel Başkanları ve temsilcileri katılmıştır.İstişare Toplantısı neticesinde; basın toplantısıdüzenlenerek, sonuç bildirgesi kamuoyunaaçıklanmıştır. Avrasya’da eğitim birliğininsağlanması için yapılması gerekenleri içerenbildirge Milli Eğitim Bakanı Sayın HüseyinÇELİK’e de sunulmuştur.ULUSLARARASI AVRASYA EĞİTİMSENDİKALARI BİRLİĞİ İSTİŞARE TOPLANTISISONUÇ BİLDİRGESİ1. Avrasya ülkelerindeki eğitimin her kademesindegerek içerik gerek süreyönünden denklikler sağlanarak yüksekölçekli standart yakalanmalıdır.2. Orta dereceli devlet okullarının eğitimöğretimsürelerine ortak standart getirilerekdiploma denkliği sağlanmalıdır.3. Yüksek öğretimde verilen diploma veünvanların denklikleri sağlanmalıdır.4. İlk-orta öğretimde görev yapan öğretmenlerle,araştırma kurumlarında veüniversitelerde çalışan bilim adamlarıarasında karşılıklı değişim sağlanmalıdır.5. Lisans üstü eğitimde ortak araştırmaprogramları geliştirilip yürütülmelidir.6. Avrasya ülkelerindeki okullarda ortaktarih dersleri okutulmalı, ortak şair veyazarlara edebiyat derslerinde yer verilmelidir.7. Devletler arası “Kardeş Okul” ve “KardeşAile” uygulaması başlatılmalıdır. Hükümetlerarası gerçekleştirilecek projelerintoplumsal alt yapısı hazırlanmalıdır.8. Okullarda batı dillerinin yanısıra TürkDili Lehçeleri de öğretilmelidir.9. Avrasya ülkelerinden Türkiye’ye tahsiliçin gelen öğrencilere ayrılan kontenjanarttırılmalı ve buna bağlı olarak burs imkanıgenişletilmelidir.10. Türkiye, Avrasya ülkelerinde tahsil yapacaköğrencileri teşvik etmeli, gerekliimkanları sunmalıdır.11. Mevcut eğitim faaliyetlerinin ve yenioluşturulacak eğitim politikalarınınoluşturulmasında hükümetler tarafındansivil girişimler desteklenmelidir.12. Devletler bünyesinde çocuklardaki suçunsuru ve uyuşturucu kullanımı ile çocukistismarına yönelik ortak önleyicitedbirler arttırılmalıdır.13. Kuruluşumuzun katılımcı devlet kuruluşlarıylabirlikte çıkartacağı bir yayın organıvesilesiyle kitle-iletişim yayınlarınınkullanımı arttırılmalıdır.14. Devletler arası ortak sportif faaliyetler vediğer kültürel müsabakalar düzenlenerek,ortak projeler geliştirilmeli ve toplumlararası kaynaşmanın önü açılmalıdır.15. Eğitim çalışanlarının sosyal ve ekonomikimkanları geliştirilmelidir. Bu çalışmalarınhayata geçirilmesi ve kurumsallaşmasıamacıyla istişare toplantısı sonucundagetirilen öneriler de şunlardır:• Temel eğitim ortaöğretimde, Avrasyaülkeleri arasında iş birliği sağlanmakamacıyla Avrasya Talim TerbiyeEş Güdüm Kurulu oluşturulmalıdır.• Yüksek öğretimde, Avrasya ülkelerindeiş birliği ve devamlılığı sağlamak amacınauygun olarak Avrasya Yüksek ÖğrenimEş Güdüm Kurulu oluşturulmalıdır.• Bilimsel ve teknik araştırmalar yapan kurumlararası işbirliğini sağlamak amacıylaAvrasya Bilimsel ve Teknik AraştırmalarEş Güdüm Kurulu oluşturulmalıdır.Ayrıca; önümüzdeki süreçte, değişik TürkCumhuriyetleri merkez alınarak benzer toplantılarındüzenlenmesi suretiyle ULUSLA-RARASI AVRASYA EĞİTİM SENDİKALARIBİRLİĞİ’nin genişletilerek devam ettirilmesinekarar verilmiştir.Avrasya kamuoyuna saygıyla duyurulur. 06Aralık 2006-ANKARAŞuayip ÖZCANTürk Eğitim-SenGenel BaşkanıTÜRKİYEMaira AMANTAEVAEğitim, İlim ve Bilim SendikasıGenel BaşkanıKAZAKİSTANToktogular ASILBEK TOKTOGULOVICEğitim, İlim ve Bilim SendikasıGenel BaşkanıKIRGIZİSTANEjder AGAYEVEğitim SendikasıGenel BaşkanıAZERBAYCAN


Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organı 13OCAK 2007MEMUR-SEN NEREYEKOŞUYOR?Yaşar ŞANLIKocaeli 1 No’lu ŞubeDış İlişkiler ve Basın SekreteriSendikalar; üzerlerine vazife olmayanve tribün şov olarak nitelenebilecek davranışlarıniçine girdikçe üye olmayanlarıngerekçelerine yenileri ekleniyor. Oysa biz,anayasanın temel ilkelerini tüzük kabuletmiş ve sendikacılığı hak mücadelesi ilekazanımlar üstüne inşa etmiş bir sendikayız.Türkiye genelinde de yetkili oluşumuzçalışanların bize güveninin eseridir.Her yıl özellikle Mart-Nisan aylarındaşahit olduğumuz çalışanlara sendikal vesiyasal baskı sezonu bu yıl erken açıldı.Gazete manşetlerine konu olmuş birilerihukuksuzlukta dört nala gitmeye devamediyorlar. Artı, siyasi vaatleriyle politikacılarıgeçmiş bulunuyorlar.Ruh halleri karmakarışık olduğu içinTürkiye`nin en büyük memur konfederasyonuTÜRKİYE KAMU-SEN`i veTürkiye`nin en büyük federasyonu TÜRKEĞİTİM-SEN`i de karıştırmak istiyorlar.Gizli talimatlar, cep mesajları, gündemajitasyonları vs ile gri propagandayı öğrenmişgörünüyorlar. İşsiz kalmazlar.Ama hangi kulvarda koşacaklarınada bir karar verseler. Atatürk`e hakaretetme özgürlüğünü savunan Prof. AtillaYayla`nın peşinden mi gidecekler yoksaDiyarbakır`da “Sağduyu Çağrısı”,Şanlıurfa`da “Ortak Payda” hareketleriyle– kendilerine göre- Kürt Sorununa barışçılçözüm mü bulacaklar? Ya da anadillerdeeğitim hakkı diyerek resmi dili mi değiştirecekler?Bölücülükten sabıkalı birini KESK`leişbirliğiyle Sosyal Güvenlik Kurumu YönetimKurulu`na seçip “Hayır” yapmayaçalıştılar. Bir zamanlar Kürtçe vaaz veDiyanet`in lağvedilmesini de istemişlerdi.Bir de;”İktidardan yana mı olacaklar,muhalefetten yana mı”; bir karar verseler,daha şirin gözükecekler.Bu arada, bir de TEÇSEN diye bir sendikazuhur etti. Yalnızca hizmetli ve memurkadrosundakileri, tıpkı birilerinin usulleriyleüye yapmaya çalışıyorlar. Memur yerdeğiştirmelerinde gıkı çıkmayan ama gazetelerdeboy göstermeyi propaganda tekniğizanneden bu arkadaşlar tavşan atletrolündeler. Yetkili sendika mutabakatlarıimzalanacakken filikalarını Eğitim-Bir`erampalayacaklar. Biz bu filmi önceden degörmüştük, herkesin haberi olsun.Son söz;”Keçi arkası açık gezmesinerağmen koyunun biri hendekten atlarkenarkası açılınca gülmüş”. Biz ise düşünüyoruzve kamuoyunu aşağıdaki kaynaklarlaberaber düşünmeye davet ediyoruz.www.ortakpayda.org / calis.asp?foo=read& feox=104www.ihop.org.tr/haber_gor.asp?no=51www.ozgurder.net/cgi-bin/index.pı?mod=news:op=news_id:id=546KÖPEKSÝZ KÖYDEDEÐNEKSÝZ GEZENLERTarihin tekerrürden ibaret olmamasý devletyönetiminde basiret gerektiren bir melekedir.Bugün resmedilen görüntü Osmanlýnýnson dönemindeki kompozisyonla ayný. IslahatFermaný ile baþlayan yabancý müdahaleler,Atatürk döneminde kesintiye uðradýysada hala devam etmekte. Hatta IslahatFermanýnýn bugünkü uyum yasalarýndanfarksýz olduðu söylenebilir. O yýllarda birvirüs gibi sadece Osmanlý topraklarýndayayýlan emperyalist kýþkýrtmalý milliyetçilikakýmlarýndan Slav ýrklarýnýn tamamý nasiplendi.Bulgarlar, Sýrplar, Yunanlar tek tekdevlet oldular. O günden bugüne eksik kalantek parça Ermeniler oldu. 19. yüzyýlýnson çeyreðinden itibaren Türk topraklarýnaayrýlýk tohumu saçanlar bugün yine eksikparçayý tamamlama gayretinde. Ýþte dikkatedilmesi gereken konu sadece bu.Fransa Ermeni soykýrýmý inkara hapis cezasýnýöngören yasayý çýkardý. Önümüzdeki dönemFransa’nýn bir numarasý Sarkozy, Fransa’nýnCezayir’ de 1,5 milyon Müslüman’ý katlettiðiolaylar için “Tarih tarihçilere býrakýlmalýdýr”,“Babalarýn suçunu oðullar çekemez” diyesaçmalýyor.Fransa içi boþ iddialar ve fantezilerle dolu veolmamýþ Ermeni soykýrýmýný iç politika gerekçesiyleTürkiye’ ye dayatýyor. Hadi böylebir mazeret var ama soykýrým yasasýný kabuleden Almanya, Avusturya, Belçika, Ýsviçre,Çek Cumhuriyeti, Polonya, Romanya, Slovakya,Litvanya, Uruguay, Arjantin, Venezüellave Kanada gibi diðer 70 ülkede de miböyle mazeret var?Türkiye’ yi olmamýþ bir soykýrýmla suçlamakAvrupa’ nýn iþi de, içimizde iþi sadece aydýnbildirilere imza atmak olanlarý anlamakmümkün deðil. Abdülhamit’e 30 yýlý aþanyönetimi sýrasýnda muhalefet eden aydýnlarda kýsmen ayný yanýlgýya düþtüler. Batýlýfelsefe ve ideoloji sistemlerini benimsemiþ,ülkenin kurtuluþunun bunlardan geçtiðinisananlarýn çoðu iyi niyetliydi. Buna raðmensavunduklarý fikirlerin önemli bölümününyanlýþlýðýnýn tarihi kanýtý Abdülhamit’i devirdiktensonra ülkenin on yýl içinde yýkýlmasýolmuþtur. ll.Abdülhamit, hatýratýnda konuyaþöyle deðinir:“Ýstiklal arzusundaki azýnlýklarý anlýyorumama vataný parçalanmaktan kurtarmak içinAvrupa’ya kaçan, orada gazete ve mecmuaçýkarýp, Ermenilerden para yardýmý alan vehatta onlarla ahit birliði yapanlarý anlamammümkün deðil. Bütün bunlarý yazmamýn nedeni,bana düþman olanlarýn kimlerin dostuolduðunu aziz milletimin bilmesidir.”Akın YURDAGÜLENÝstanbul K.Çekmece Ýlçe TemsilcisiKonuya “FRANSIZ” içimizdeki FransýzlarSon yýllarýn muteber iþi içerde ve dýþarýdaTürkiye’ yi bir þeylerle itham etmek. Yaptýklarýköpeksiz köyde deðneksiz gezmek gibi.Orhan Pamuk sýradan bir roman yazarý.Sýradan, çünkü Prof. Ýlber Ortaylý Pamuk’ unbir eserinde tek bir cümle içinde tam dörthata bulmuþ. Ýfade aynen þöyle “Ýmam ikindinamazý saatinde caminin balkonuna çýkarakikindi ezanýný okudu.” Namazýn vaktiolduðunu, caminin balkon deðil þerefesiolduðunu, ezaný imamýn deðil müezzininokuduðunu, ezanýn þerefeye çýkýlmadanaþaðýdan okunduðunu bilmeyen sýradanroman yazarý Orhan Pamuk’ un “Osmanlýimparatorluðu’nda bir milyon Ermeni öldürüldüve Türk Ordusu 30 bin Kürt öldürdü”açýklamasý, kendisine önce “Alman KitapevleriBirliði Barýþ Ödülü” ve bir yýl sonra da“Nobel Edebiyat Ödülü” kazandýrdý.Kamuoyuna fanatizme karþý ýlýmlý olarak takdimedilen Agos Gazetesi yazarý Hrant Dink“TC. yurttaþý Ermeni gençlerin Ermenistan’ ayapacaklarý gezi sonucu, Türk’ten boþalacakzehirli kan yerine damarlarýnýn temiz Ermenikanýyla dolacaðýný” yazdý. Taþnak fanatizminiyansýtan bu tarzý için Norveç Edebiyatve Ýfade Özgürlüðü Akademisi Dink’e “Jörnson”ödülü verdi.Ödül konusunda Elif Þafak’ a da haksýzlýkyapýldýðý kanýsýndayým. Mahkeme desonuçlandý ama hala bir ses seda yok.Ayýptýr. Diðerlerine ödül veren Avrupalýlarbari bu konuda çifte standart uygulamasýn.“Nane” ve “çikita” gibi saçma þarkýlarla kanalkanal dolaþýp ünlü olamayacaðýný anlayanson pop star Ajdar bir tv programýndaKürtçe türkü okudu. Yarýn öbür gün Kürtsorunu ve Ermeni soykýrýmý konusunda ipesapa gelmez bir iki kelam ederse Grammytarzýnda birkaç uluslararasý müzik ödülüalabilir. Hatta yapýmcýlar kapýsýnda sýrayagirip, kasetleri milyon satabilir.Çevrede gizli bir savaþ yürütüldüðünü bilebile barýþtan bahsetmek budalalýktýr. Vaktiiken sesi kesilmeyenlerin sesleri her geçengün daha da yükselir, taa ki artýk sussa da birfaydasý olmayacaðý zamana kadar. Bu nedenlebütün tarihçileri, bilim adamlarýný vebu ülkeye gönülden baðlý gerçek aydýnlarýgöreve çaðýrýyorum. Kendi gerçeðimizikanýtlamak ya da karþý tezi çürütmek içindeðil, bilimsel gerçeklerin tarafsýzca ortayakonulmasý için. Dün ve bugün sorumsuzcadavrananlarýn geçmiþte ve günümüzde kimlerinkucaðýnda, kimlerin oyuncaðý olduðuancak bu þekilde anlaþýlacaktýr.


OCAK 200714Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın OrganıKOZAN TEMSİLCİLİĞİ ŞEHİTÖĞRETMENLERİ UNUTMADIİZMİR 3 NOLU ŞUBEMİZ’DENEĞİTİMCİLERE MORAL GECESİOKUMAYA DEĞER VEREN BİREĞİTİM CAMİAMIZ VARTürk Eğitim-Sen Adana 2 No’lu ŞubeBaşkanlığına bağlı olan Kozan Temsilciliğidüzenlediği bir programla hem şehitöğretmenlerimizi yad etti, hem de emekliolan üyelerine plaket takdim ederek örnekbir tutum gösterdi.Programa coşkulu ve kalabalık bir üyetopluluğu katılmıştır. Programda şehitöğretmenler anısına Kuran-ı Kerim vedualar okundu. Saygı duruşu ve İstiklalMarşından sonra Türk Eğitim-Sen Kozan İlçeTemsilcisi Yaşar ŞENÖZ birlik beraberlikve dayanışma, Türkiye Kamu-Sen Adanaİl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Adana 2Nolu Şube Başkanı Kamil KÖSE ise gününanlam ve önemini belirten bir konuşmayapmışlardır. Programa Türk Eğitim-SenCeyhan İlçe Temsilcisi Mehmet BEBEK veyönetim kurulu, Türk Eğitim-Sen İmamoğluİlçe Temsilcisi Osman BUDAK ve yönetimi,Kozan İlçe Milli Eğitim Müdürü MutluCANBOLAT ve şube müdürleri iştiraketmişlerdir. Kozan Büyük Camii İmamıAbdurrahman YILMAZ “Şehitlik, öğretmenve eğitim” konulu veciz bir konuşmayapmıştır. Misafirlere tatlı ve meşrubatikram edilen programda son iki yılda emekliolan 45 üyemize Teşekkür Belgesi ve TürkEğitim-Sen logolu madalyalar verilmiştir.İzmir 3 No’lu Şube Başkanlığı 1 AralıkCuma akşamı İzmir Hasan Sağlam ÖğretmenEvinde eğitimciler müzikli moral gecesidüzenledi. Düzenlenen gecede emekliolan eğitim çalışanlarına Türk Milli Eğitimineve sendika çalışmalarımıza katkılarındandolayı teşekkür belgesi verildi. İzmir 3Nolu Şube Başkanımız Adnan SARISAYINyaptığı konuşmada 14 yıllık kutlu yürüyüşümüzsonucunda TÜRK EĞİTİM-SEN’inyetkiyi aldığını bir kere yükselen bayrağınbir daha inmeyeceğini TÜRK EĞİTİM-SEN’i daha ileriye taşıyacaklarını, bu kutluyürüyüşümüzde, sendikamıza destek verenbütün eğitim çalışanlarına teşekkür etti.Türk Eğitim – Sen Nevşehir Şubesi bundanyaklaşık 1 ay önce şube web sitesi olan www.nevtes.org sitesinde eğitim çalışanlarınayönelik olarak “Kitap Okuyor Musunuz?”adlı bir anket yaparak, Nevşehir’de görevyapan eğitim çalışanlarının okumayaverdiği değeri belirlemek istemişti.19.12.2006 günü anketi yayındankaldırarak sonuçlarını açıklayan TürkEğitim – Sen Şube Başkanı Mustafa UĞUR;“Anket ile ilgili çıkan sonuçtan dolayıçok mutluyuz. Nevşehir’de görev yapaneğitimci arkadaşlarımız kitap okumayadeğer veriyor ve eminimiz ki kitap okumayıseven bir nesil yetiştiriyor” dedi.Şube Başkanı Mustafa UĞUR anketinsonuçlarını şu şekilde açıkladı ;Evet Günlük Kitap Okuyorum 249 kişi % 79Evet Haftalık Kitap Okuyorum 17 kişi % 5Evet Aylık Kitap Okuyorum 14 kişi % 4Evet Yıllık Kitap Okuyorum 9 kişi % 2Kitap Okumuyorum 25 kişi % 7ARACIYLA İŞYERİNE GELENLERDEN HARAÇ ALINIYORMilli Eğitim Bakanlığı Beşevler Kampüs’ündeçalışan personelden araç girişi için ücret alınmasınıprotesto etmek için Ankara 2 No’lu ŞubeBaşkanlığı bir kitlesel basın açıklaması yaptı.Eylemde konuşan Şube Başkanı Server Bilge,yürürlüğe konulan uygulamayı eleştirerekşunları söyledi: “Bilindiği üzere BeşevlerKampüsünde çalışan eğitimcilerin işyerlerinearaçlarıyla gelebilmesi için 30.00 YTL ‘lik ücretiVakıflar Bankası Teknikokullar – Gazi Üniversitesişubesi 00158 00728 658 5218 no’luhesaba yatırmaları gerektiği, Parayı yatıranlarauzaktan kumanda aleti verileceği, 4.12.2006tarihinden itibaren Beşevler Kampüsündekiotoparkın ziyaretçi ve sivil araç trafiğine kapatılacağı,28.11.2006 tarih ve 03727 sayılıMüsteşar Yardımcısı Mehmet Temel imzalı yazıile Bakanlık birimlerine duyurulmuştur. Gerekçeolarak da Güvenlik Tedbirleri gösterilmiştir.Sorumlu sendikacılık anlayışı ile Türk Eğitim-Sen Bakanlık yetkilileri ile görüşmüş, Bakanlığınhukuk dışı kararda ısrar etmesi üzerinekonuyu yargıya taşımıştır. 11.12.2006 tarihve 126081 no ile dava dilekçemiz Danıştay’averilmiştir. Bildiğiniz gibi Bakanlık yetkilileriher fırsatta çalışanların kazanılmış haklarınıgasbetmeye özen göstermektedir. Daha öncede otobüs kartlarımıza yönelik hak gasbı,sendikamızın kararlı duruşu ve TBMM içindeyaptığı kulislerle engellenmiş, kartlarımız tekrarverilmeye başlanmıştır. 30 YTL’lik haraçkonusunda da eğitimciler ve sendikamız kararlıtavrını sürdürecek ve hukuk dışı kararı yargıdandöndürecektir. Karar hukuk dışıdır. Çünkü, gerekçegüvenlik ise güvenliği sağlamak idareningörevidir, fatura çalışana kesilemez. Kampüsteçalışanlar dışında herkese sevk kağıdı ya daspor salonu bahanesiyle kapılar açılmaktadır.11.12.2006 tarihi itibariyle çalışanlar dışındaherkes aracıyla kampüse girmiştir. Bu uygulamaadeta aracıyla işyerine gelmek isteyenlerdenalınan bir “haraç” niteliğindedir. Üstelikaldığımız duyumlara göre para yatırılması istenilenhesap numarası Semra BAKLACIOĞLUisimli bir şahsa aittir. Bu şahsın Milli EğitimBakanlığı ile bir ilgisi de bulunmamaktadır. Buyanlış uygulamanın durdurulması için ilgilileribir kez defa sizler vasıtasıyla uyarıyoruz ve durumukamuoyu ile paylaşıyoruz.”


Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organı 15OCAK 2007BATMAN’DA NELER OLUYOR?Kozluk İlçesi Yanıkkaya İlköğretim Okulundasekiz öğrenci, ailelerinin de teşvikiylesarı kırmızı ve yeşil renklerden iş eğitimidersi proje ödevi olarak gökkuşağı, dağ,ova vb... bir çalışma sunmuşlardır.Resmin sadece üç renkten oluşması, başkarenk kullanılmaması, renklerin pkk örgütünütemsil ettiği, ve resmin ailelerin (öğrencilerinabileri, ablaları) yönlendirmelerisonucu oluşturulduğu, okulda görev yapanöğretmen ve idareciler tarafından anlaşılmışve disiplin kurulunca (öğrenci davranışlarıdeğerlendirme kurulu) yapılan inceleme veöğrencilerle görüşmelerde, yapılan bu resminpkk terör örgütünü anlatmaya yönelikolduğu kanaati oluşmuştur.Okul disiplin kurulunca durum değerlendirildiktensonra, öğrencilere, yaptıklarıdavranışın yanlış olduğu söylenmiştir.Resmi olarak da, öğrencilere yaşları vedurumları da göz önüne alarak uyarı cezasıverilmiştir. Öğrencilere düşüncelerininyanlışlığını, vatan ve millet sevgisinianlatmaya çalışan idarecilere, öğrenciler;“Biz Kürtçe eğitim istiyoruz, Kürt okulundaokumak istiyoruz, derslerimiz Kürtçeokutulsun..” şeklindeki ifadelerle karşılıkvermişlerdir. Durumu değerlendiren okulidaresi öğrencilere kızarak;”Bir daha böylebir yanlışla karşımıza çıkmayın.” Diyerek,sözlü uyarıda da bulunmuşlardır.Bunun sonucunda, öğrenciler okulu terkederek; ”Sarı-kırmızı-yeşil renkte resimyaptık bizi okuldan kovdular.” şeklindeaçıklama yapmaya yönlendirilmişlerdir.Olayı doğru dürüst araştırmadan veya kasıtlıolarak, bazı ulusal basın, yerel basınve diğer medya organları, öğretmenlerimizirencide ederek, terör örgütüne hedef gösterirşekilde suçlu ilan etmişlerdir.Ayrıca bu yanlış ve uydurma haberlere RojTV sevdalısı bir sendika da katılarak yalanve iftiralarla kamuoyunu yanlış yönlendirmişlerdir.Türk Eğitim Sen olarak terör örgütü tarafındantezgâhlanan bu karalama kampanyasınınyetkililer tarafından yakından takipedilmesini ve tedbir alınmasını istiyoruz.Olayı derinlemesine araştırmadan, yargısızinfaz yapan bir takım sözde basını şiddetlekınıyoruzAMASYA TÜRK EĞİTİM SEN ŞUBESİKENDİ BİNASINA KAVUŞTU.Amasya Türk Eğitim Sen, Genel BaşkanıŞuayip Özcan ve Genel Mali Sekreter YaşarYeniçerioğlu’nun da iştirak ettiği büyük birüye katılımıyla 02 Aralık 2006 Cumartesigünü yeni hizmet binasının açılışı yapıldı.Büyük bir davetli topluluğu ile gerçekleşenaçılışta Türk Eğitim Sen şube başkanı KamilTERZİ yaptığı konuşmada ,Türk EğitimSen’in Türkiye’nin en büyük ve yetkili memursendikası olduğunu,üye sayılarının hergeçen gün arttığını,sendikalarının eğitimçalışanlarına aşkla hizmet ettiğini ve bundansonra da edeceğini belirterek eğitimçalışanlarının sıkıntılarını dile getirdi.Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Şuayip ÖZ-CAN ise Amasya Türk Eğitim Sen şubesininyaptığı çalışmaları takdirle karşıladıklarını,milli sendikacılık yaptıklarını,eğitim çalışanlarınınmağdur edildiğini ifade ederekbundan sonra eğitim çalışanlarının yalnızolmadığını belirtti.Satın alınan bina, yapılan konuşmalardansonra, dualarla Şuayip ÖZCAN ve KamilTERZİ tarafından hizmete açıldı.KIRŞEHİR ŞUBESİ EMEKLİÜYELERE YEMEK VERDİ.Kırşehir şubesi tarafından emekliolan üyelerimize Öğretmenler Günümünasebetiyle öğretmenevinde yemekdüzenlenmiştir. Sendikaya vermiş olduklarıkatkılardan dolayı teşekkür belgesiverilmiştir.YALOVA ŞUBESİ TARAFINDANGELENEKSEL II.HALI SAHA FUTBOL TURNUVASIDÜZENLEDİYalova şubesinin düzenlemiş olduğu GelenekselII. Halı Saha Futbol Turnuvasına700. yıl Osman Gazi İlköğretim Okulu,Yalova Lisesi, Fatih Sultan Mehmet Lisesi,Ziya Gökalp İlköğretim Okulu, EndüstriMeslek Lisesi, Şehit Osman AltınkuyuAnadolu Lisesi, Mehmet Akif Ersoy İlköğretimOkulu, Çiftlikköy İlçe Takımı, MüfettişHamdi Cumhuriyet İlköğretim Okullarıkarması katılmışlardır.3’erli 3 grupta yapılan mücadeleler sonrasıPlay-Off grubuna kalan Çiflikköy İlçe Karması,Fatih Sultan Mehmet Lisesi ve Mehmetakif Ersoy İlköğretim Okulu şampiyonlukiçin mücadele etti. Kaptan Halı Saha’daoynanan müsabakalarda öğretmenler derslerdeolduğu kadar yeşil sahalarda da başarılıolduklarını kanıtladı. Yapılan final müsabakalarındaÇiflikköy İlçe karması, FatihSultan Mehmet Lisesi’ni 11-2; Mehmet AkifErsoy İlköğretim Okulunu da 5-3 mağlupedip mutlu sona ulaşmıştır. TurnuvadaMehmet akif ersoy İlköğretim okulu ikinci,Fatih Sultan Mehmet Lisesi ise üçüncüoldu. Turnuvanın gol kralı da Çiflikköy İlçeKarmasından çıktı. Tolga Öncel attığı 15golle turnuvanın gol kralı oldu.Yapılan kupa töreninde şampiyon Çiflikköyve dereceye giren diğer takımlara kupalarıTürk Eğitim-Sen Yalova Mali SekreteriTuğrul Naci TARHAN tarafından verildi.Tuğrul Naci TARHAN turnuvanın düzenlenmesindekatkıda bulunan Kaptan Halısahaya teşekkür ederken, “Geçtiğimiz seneilki yapılan turnuvanın bu sene de büyükilgi gördü. Tüm katılımcılara minnettarız”şeklinde konuştu.


OCAK 200716Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın OrganıAVRUPA BİRLİĞİ- TÜRKİYEEKONOMİK VE SİYASİ İLİŞKİLERİTürk Eğitim Sen Afyonkarahisar Şubesi, AfyonLisesi konferans salonunda 23.12.2006 Cumartesigünü saat : 14.00’te “Avrupa Birliği-Türkiye Ekonomik ve Siyasi ilişkileri konulukonferans düzenlediÜLKEMİZ KUŞATILMAYAÇALIŞILMAKTADIRKonferansın açılış konuşmasını yapan TürkEğitim Sen Şube Başkanı Erol Özsoy: “ülkemiziçerden ve dışarıdan kuşatılmaya çalışılmaktadır.Dışardan kuşatmayı yediden yetmişe herkesalgılamışken, içerden kuşatmayı pek algılayamamışgörülmektedir. Çünkü tıpkı KurtuluşSavaşı öncesi gibi bugün ülkemizde yerdenbiter gibi zararlı cemiyetler ortaya çıkmaktadır.Bunlar insan hakları söylemleriyle, demokrasisöylemleriyle, özgürlük söylemleriyle, cumhuriyetsöylemleriyle karşımıza çıkmakta, ancakeylemlerinde ülkeyi bir an önce etnik kavgalara,toprak kavgalarına, azınlık kavgalarına götürebilmekiçin bütün şiddetiyle faaliyetlerinedevam etmektedir. Yine kurtuluş savaşı zamanındaolduğu gibi faydalı cemiyetler, dernekler,sendikalar ve diğer kuruluşlar bölünmezlikadına Türk Milletinin bütünlüğü adına bir arayagelmek mecburiyetindeyiz” dedi.TAVİZLER İSTENMEKTEDİRKonferansa konuşmacı olarak katılan AfyonKocatepe Üniversitesi İktisadi Bilimler FakültesiÖğretim Üyesi Yardımcı Doç. Dr. MehmetKaragül: “40 yıldır gece gündüz Avrupa Birliğisevdası tutturmuş gidiyoruz. Ülkemizi yönetenidareler de Avrupa Birliği’nin ülkemize nelerkazandırılıp, neler kaybettireceğini ciddi anlamdaaraştırmasını yaptırmamışlardır. AvrupaBirliği herkes için ayrı bir anlam ifade ediyor.Herkes kendi bakış açısından bir şeyler umuyor.Avrupa Birliği iki nedenle kurulmuştur.Birincisi iç nedenler. İkincisi dış nedenlerdir.Avrupalıların tek rüyasına girip korktuğu milletTürk Milleti olmuştur. Avrupa her zamankendisini dünya’nın merkezi olarak düşünmüştürve her zaman dünyaya kendisinin hakimolmasını istemiştir. Türkiye’den AvrupaBirliği’ne girmesi için tavizler istenmektedir.Avrupa Birliği’nin başkanları sayılan Fransave Almanya Başbakanları Türkiye’nin hiçbirzaman Avrupa Birliği’ne alınmayacağına dairifadelerde bulunmuşlardır” dedi.Prof. Dr. Kurtcephe; “Anadolu da 1,5 milyon ermeni yoktu”Türk Eğitim-Sen Antalya 2 nolu şube başkanlığıtarafından Kemer Fatma Turgut ŞenAnadolu lisesinde düzenlenen “Yakın Tarihimiz”konulu konferansa konuşmacı olarakkatılan Prof. Dr.İsrafil Kurtcephe, söylenildiğigibi 1915’li yıllarda Osmanlı topraklarında1,5 milyon Ermeni’nin yaşamadığınısöyledi. Kurtcephe soykırım iddiasının da,1916 yılında İngiltere propaganda yayınlarıtarafından ortaya atıldığını ifade etti.Türk Eğitim-Sen Antalya 2 nolu Şubesi tarafından1 Aralık 2006 tarihinde Kemer FatmaTurgut Şen Anadolu Lisesinde “ Yakın Tarihimiz“ konulu bir konferans düzenlendi.Konferansa konuşmacı olarak Akdeniz ÜniversitesiFen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümübaşkanı Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe katıldı.Turgut Şen Anadolu Lisesi konferans salonundadüzenlenen “Yakın tarihimiz” konulukonferansta; Side Belediye Başkanı OsmanDelikkulak, Türk Eğitim-Sen Antalya 2.noluşube başkanı Fethi Kurt, Kemer Fatma TurgutŞen Anadolu Lisesi Müdürü Ali Hakan Öz,Kemer Fatma Turgut Şen İ.Ö.O Müdürü YusufKocabaş, Ali İhsan İ.Ö.O müdürü ÖmerEsen, öğretmenler ve öğrenciler de hazır bulundular.Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe konuşmasında,sözde ermeni soykırımı yapıldığını iddiaeden ve meclisinde bunu kabul eden Fransave diğer lobi faaliyetleri yapan ülkeler hakkındabilimsel gerçekleri açıkladı. Kurtcephe,“Bugün burada 1,5 milyon Ermeni’ninkatledildiğini söyleyenler dönüp kendi kanlıtarihlerine baksınlar. Söylenildiği gibi 1915’liyıllarda Osmanlı topraklarında 1,5 milyonErmeni yaşamadı. Ben bir bilim adamıyım vekesinlikle gerçekleri söylemek zorundayımTürklüğüm ve milli duygularım ikinci plandadır.Osmanlı İmparatorluğu Anadoludahüküm sürdüğü yüzyıllar boyunca, topraklarındabirlikte yaşadığı ne Ermenilere nede birbaşka millete asla soy kırım uygulamamıştır.Osmanlı imparatorluğu tarafından özellikleErmeniler yabancı dil bildikleri için dış politikadagörevlendirilmiş ve devlet işlerindeçalıştırılmışlardır. 1870’li yıllarda Osmanlıİmparatorluğunca görevlendirilmiş 29 tanebüyükelçi, 20 tane konsolos ve 19 tane Ermenibakan bulunmaktadır. İşte o dönemdedış işleri bakanı olarak Osmanlı İmparatorluğundabulunan Gabriel Goraçyan isimli birermeni Balkan savaşında bizlere çok büyükihanet ederek Osmanlı imparatorluğunun savaşıkaybetmesinde çok büyük rol oynamıştır.Ermenilerin, Osmanlıya yapmış olduğuihanetlere daha fazla tahammül edemeyenayrıca Ermeni çetelerinin Anadolu yapmışolduğu katliamların önüne geçmek için1915 yılında Anadolu da bulunan ve çetekuran, katliam yapan Ermenileri göç etmeyezorlamıştır. Bu göç olayında ise Ermenilerinmaddi kayıpları Osmanlı hükümeti tarafındanErmenilere ya ödenmiş yada Osmanlıİmparatorluğu mühürlü bir belge kendisineverilerek ilerleyen tarihlerde parasını gelipalmasına olanak sağlanmıştır. Göç sırasında400 bin Ermeni Osmanlılının tüm imkânlarıylaAnadolu topraklarından çıkartılmıştır.Göç sırasında ise yaklaşık 50 bin civarındabir ermeni çeşitli nedenlerle hayatını kaybetmiştir.Bunların ölüm nedenlerinde Osmanlıarşivlerinde yer almaktadır” dedi.AFYON ŞUBESİNDEN VOLEYBOL TURNUVASITürk Eğitim-Sen Afyon şubesi, merkez ilçeve ilçelerin kurum ve okul personeli arasındabir voleybol turnuvası düzenledi. TürkEğitim-Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı ErolÖzsoy düzenlenen etkinlik hakkında bilgilerverirken, “ Bu etkinliğin eğitim çalışanlarınınzamanlarını iyi değerlendirmeleri açısındanyararlı olacağı kanaatindeyim” dedi.Özsoy “Türk Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şubesiolarak, eğitim çalışanları arasındaki birlikve beraberliği sağlamak, aralarındaki sosyalilişkileri geliştirmek için ve boş zamanlarınıiyi şekilde değerlendirmeli için 11 takımlı birvoleybol turnuvası düzenledik. Bu turnuvalarımız20 Ocak’ ta sona erecek ve dereceyegirecek olan üç takımımıza ödülleri verilecektir.9 tane il merkezinden olmak üzere, 2tane de ilçeden katılan takımlarla toplam 11takımımız var.Bu tür spor faaliyetlerimiz yıl içersine yayılarakdevam edecektir” dedi.


Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organı 17OCAK 2007ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ’NDETEMSİLCİLİK BÜROSU AÇILDIÇukurova Üniversitesi’nde YETKİLİ SENDİKAOLAN Türk eğitim-Sen bir işyeri temsilciliği bürosuaçtı. Temsilciliğin açılışı münasebetiyle düzenlenentörene Genel Sekreter İsmail Koncuk, RektörDanışmanı Prof Dr Süleyman GÜNGÖR, İlahiyatFakültesi Dekanı Prof.Dr.Kerim YAVUZ, MadenMühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mesut ANIL,Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. AhmetYÜCEER, Türkiye Kamu- Sen Adana il temsilcisiKamil KÖSE ve diğer şube başkanlarıyla birliktekalabalık bir üye topluluğu katıldı.Törenin açılış konuşmasını yapan Türk Eğitim-Sen Adana 3 Nol’u (üniversite) Şube Başkanı RıfatÇELİK üniversitelerde ekonomik sıkıntılardandolayı bilimsel çalışmaların desteklenmediğihalde buna inat çalışmalarını taviz vermedensürdüren üniversite çalışanlarına, ÇukurovaÜniversitesinde iş yeri temsilciliğini sendikamızatahsis eden ve Kurum İdari Kurulu toplantılarındagündeme getirilen sorunların çözümünde desteğiniesirgemeyen Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Alper AKINOĞLU’na ve Rektör yardımcılarıve üniversite yöneticilerine teşekkür etti. Çelikayrıca konuşmasında üniversitelerimizin veüniversite çalışanlarının yaşadığı problemlere dedeğinerek, sendika olarak tüm meselelerin üzerinekararlılıkla gittiklerini ve çözüm sürecine katkıdabulunduklarını ifade etti.Törende konuşma yapan Türk Eğitim- Sen GenelSekreteri İsmail KONCUK da sendikal çalışmalarhakkında bilgi vererek, üniversite çalışanlarının%14 oranında sendikalara üye olduğunu söyleyerek,bu oranın mutlaka artırılması belirtti. Koncuk,Çukurova Üniversitesindeki sendikal çalışmaların,Kurum İdari Kurullarında elde edilen kazanımlarınve İşyeri Temsilcilik Bürosunun Türkiye’deki diğerüniversitelere örnek olacağını söyledi.Daha sonraysa Genel Sekreter İsmail Koncuk, İlTemsilcisi Kamil Köse ve Şube Başkanı Rıfat Çelikve yönetim kurulu üyeleri Rektör Prof.Dr. AlperAkınoğlu’nu makamında ziyaret ettiler.31.10.2006 İLE 26.12.2006 TARİHLERİ ARASINDA ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİREKTÖRLÜĞÜ’NDE YAPILAN KURUM İDARİ KURULLARI TOPLANTISININGÜNDEMİNE ALINAN MADDELERVE ALINAN KARARLAR TUTANAĞI4688 sayılı Kamu görevlileri sendikaları kanunun 23 maddesi gereği yetkili olanTürk Eğitim- Sen sendikası ile aynı kanun 22 maddesi gereği kurum düzeyinde kamugörevlilerinin çalışma koşulları ve kanunların kamu görevlilerinin eşit uygulanmasıkonularında Çukurova Üniversitesi Rektörlük binası toplantı salonunda 31.10.2006 ile26.12.2006 tarihleri arasında yapılan toplantılarda gündeme alınan maddeler üzerindekurum işveren vekilleri ile Türk Eğitim_ sen Adana 3 nolu şube temsilcilerinden oluşankurum idari kurulları toplanmış gündeme alınan maddeler üzerinde gerekli çalışmalaryapılmıştır.26.12.2006 tarihinde yapılan toplantıda aşağıda belirtilen kararlar oy birliğiyle imzaaltına alınmıştır.Doç. Dr. Z.Salih ZENGİN Prof. Dr. Süleyman GÜNGÖR Rıfat ÇELİKSendika Temsilcisi Rektör Danışmanı Sendika TemsilcisiKurul Üyesi Kurum Üyesi Kurul BaşkanıProf. Dr. M. Rifat ULUSOYRektör YardımcısıKurum BaşkanıSendika Temsilcileri mad 1: 4688 sayılı sendikalar kanunu 23 maddesi gereği en çoküye sahip sendikayız. Ç.Ü. kampüsünde merkezi bir yerde büro tahsis edilmesini;Kurum Temsilcileri mad 1: Ç:Ü. Merkezi telefon santralinin ikinci katında TürkEğitim- Sen 3 Nolu şube için büro tahsis edilmiştir.Sendika Temsilciler mad 2: Daha önce Kurum İdari Kurullarında alınan karar gereği657 sayılı Devlet memurları kanuna tabi çalışanlar için görevde yükselme sınavınıyapılması;Kurum Temsilcileri mad 2:Daha önce alınan karar gereği 657 sayılı Devlet memurlarıkanuna tabi çalışan Devlet memurlarının görevde yükselme sınavının yapılması içingerekli çalışmalar yapılmaktadır.Sendika Temsilciler mad 3: 2005/9138 karar sayılı disiplin kuralları ve disiplin amirlerihakkında yönetmenlikte yapılan değişiklikte Devlet memuru üyesi olduğu SendikaTemsilcisi Kurulda Temsil etme hakkını vermiş uygulamanın yapılması.Kurum Temsilcileri mad 3: 2005 /9138 sayılı karar gereği disiplin yönetmenliğindeyapılan değişiklik gereği disiplin kurulunda Devlet memurunun üyesi olduğu sendikatemsilcisi disiplin kuruluna yasada öngördüğü şekilde katkı sağlamaları istenecektir.Sendika Temsilciler mad 4: 2547 sayılı Kanunun 58. maddesine göre Döner sermayekatkı payı alan Akademik ve İdari personelin almış olduğu oranlarını yükseltilmesihususunda gerekli düzenlemenin yapılması.Kurum Temsilcileri mad 4: Döner sermaye konusunda gerekli iyileştirmelerin yapılmasıiçin Döner sermaye olanaklarının el verdiği ölçüde gerekli düzenlemeler yapılacaktır.Sendika Temsilciler mad 5: Rektörlüğe bağlı birimlerde çalışan ikili Eğitim ve DönerSermaye Katkı payı almayan memurlar, katkı payı dağıtan bu birimlere %100 hizmetetmektedirler.buradaki çalışanlara ikili eğitim de katkı payı verilmesi için gereklidüzenlemenin yapılması.Kurum Temsilcileri mad 5: Sayıştay’ın vermiş olduğu karardan dolayı ikili Eğitim dekatkı payı verilmemektedir.Sendika Temsilciler mad 6: Üniversitenin, çalışanlarına vermiş olduğu yemekücretlerinin, çalışanların ekonomik durumu ve maliye bakanlığı 2006 yılı yönetmeliğigöz önüne alınarak yeniden düzenlenmesi.Kurum Temsilcileri mad 6: Yemek ücretiyle ilgili yapılan çalışmalarda mevcut ücretindevam etmesine, 2007-2008 yılları içinde zam yapılması ön görülmektedir.Sendika Temsilciler mad 7: Özel Güvenliğin kullanmış olduğu araçların yenilenmesi,çalışanların bina yetersizliğinin giderilmesi, verilen görevi yapan memurun hakkınınsavunulması, görevlinin görev yerindeki sorumlu olduğu sahanın tespit edilmesi.Kurum Temsilcileri mad 7: Araçların bakımına özen gösterilecek güvenlik memurunungörev sırasında mağdur edilmemesi için gerekli tedbirler alınacak ve görevli olduğunöbet yerindeki sorumlu olduğu sahanın yeniden tespiti için gerekli düzenlemeçalışmaları yapılmaktadır.Sendika Temsilciler mad 8: Ek ders ücretlerinin ödenmesinde gecikme olmaktadır eldenevrakların dolaştırılmasıyla zaman kaybı olduğu görülmektedir. İnternet ortamında birprogram geliştirilerek erişimin hızlandırılmasını sağlanması.Kurum Temsilcileri mad 8: Ek ders ücretlerinin zamanında ödenmesi için gerekli çalışmayapılarak bütün Öğretim üyelerine ve yetkililere bildirilerek gecikme önlenecektir.


OCAK 200718Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın OrganıOKULLARDA CİNSEL İSTİSMARARTIK SON BULMALIDIROkullarımız ne yazık ki son yıllarda şiddet vetaciz skandallarıyla sarsılmaktadır. Bunun sonörneği ise Tunceli’de bir Yatılı İlköğretim BölgeOkulu’nda yaşanan tecavüz dehşetidir. Tunceli’devuku bulan bu olay gözleri yeniden Yatılı İlköğretimBölge Okulları ve Pansiyonlu İlköğretimOkulları’na çevirmiştir.Gelelim Tunceli’de yaşanan ve tüyleri diken dikenistismar olayına. Türkiye’de YİBO ve PİO’larne yazık ki ikinci plana atılan okullarımızdır. Buokullarda öğrencilere terkedilmişlik, özlem vehüzün hakimdir. Yoksul ailelerin çocuklarınınağırlıklı olarak bulunduğu bu okullarımız, sokaktayaşayan çocuklarımıza da kapılarını açmaktadır.YİBO’larda okuyan çocuklarımızda ezilmişlikduygusu vardır. Öğrenciler arasında hiyerarşi hakimken,her YİBO’nun bir dokunulmazı vardır. Buokullarda yatakhaneler koğuş olarak adlandırılmaktadır.Bu da, YİBO’ların öğrenciler tarafındancezaevi gibi görüldüğünü ortaya koymaktadır.KANAYAN BİR YARA: YİBO VE PİO’LARYİBO ve PİO’larda rehberlik sistemi yetersizdir,rehber öğretmenler ihtiyacı karşılayamamaktadır.Okullarda personel açığından dolayı temizlikyapma görevi öğrencilere verilmektedir ve ciddibir hijyen sorunu vardır. Bu okullar, beslenmeşartları açısından da uygun değildir. Yatak yetersizliğibüyük bir handikaptır. Üstelik odalardakalacak öğrenciler yaş grubuna göre belirlenmemekte,her yaş grubundan öğrenci aynı odada kalabilmektedir.Bu da öğrenciler arasında istismarıberaberinde getirmektedir. Bu okullarda fizikimekan yetersizliği had safhada iken, ders araç-gereçleriaçısından da büyük sıkıntı yaşanmaktadır.YİBO ve PİO’larda görev yapan öğretmenlerin deçalışma koşulları ağırdır. Devlet YİBO ve PİO’laragerekli ihtimamı göstermemektedir.Tüm bu gerçekler ne yazık ki gözardı edilmekteve Milli Eğitim Bakanlığı, ancak bu okullarda sorunyaşandığı taktirde yönünü YİBO ve PİO’laraçevirmektedir. Oysa bu okulların varlığını devamettirmesinin gerekliliği su götürmez bir gerçektir.YİBO’lara siyasi gözlükler bir kenara bırakılarakyaklaşılmalı ve buralarda denetim en yüksek düzeyeçıkarılmalıdır. YİBO’lar yaşanan istismar,yakın plana alınmalı, detaylı raporlar hazırlanmalıve sorunu ortadan kaldırmak için ivedilikleönlemler alınmalıdır.YİBO’larda rehber öğretmen sorunu giderilmeli,sağlık personeli sayısı artırılmalıdır. YİBO’larınfiziki mekan sorunu çözülmeli, ders araç-gereçleriihtiyacı karşılayacak düzeye ulaştırılmalıdır.YİBO ve PİO’larda görev yapacak öğretmenlerbüyük bir titizlilikle seçilmeli, sürekli hizmet içieğitim ile kendilerini yenileyebilmelerine olanaktanınmalıdır. Öğrencilerin sosyal aktivitelerineağırlık verilmeli, kendisini geliştirebileceği alanlarayönlendirilmesi sağlanmalıdır. Yatakhaneler24 saat gözlem altında tutulmalı, odalarda kalacaköğrenciler yaş gruplarına göre belirlenmelive sayı azaltılmalıdır. Öğrenciler aileleri ile ileşitimkurmakta güçlük yaşamamalı, ailesini istediğizaman görebilmelidir. Psikolojik desteğin büyükönem kazandığı YİBO ve PİO’larda öğrenciler,kendisini evinde hissetmeli ve değerli olduğununfarkına varmalıdır.SKANDALDA İHMALİN PAYI BÜYÜK.Tunceli’de yaşananlarda ihmalin payı büyüktür.Denetimsizlik ve başı boşluğun yol açtığı buolay, Türk Eğitim sistemine kara bir leke olarakdüşecektir. İnsanın kanını donduran bu vahimolay karşısında ivedilikle yapılması gereken, sorumlularınortaya çıkarılarak, hesap sorulmasıdır.Hiçkimse bu olay karşısında devekuşu misalibaşını kuma gömüp, suçu bir diğerine atamaz.Öte yandan Türkiye çapında tüm okullarda istismarıönleyici kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerbelirlenmelidir. Unutulmamalıdır ki sorunun kaynağınainilmeden çözüme asla ulaşılamaz.SAĞLIK SİGORTA SİSTEMİ TEMİNAT TABLOSUTURASSİST MEDLINE GENEL YAŞAMHİZMETLER YATARAK TEDAVİ TEMİNATLARI KAPSAM LİMİTLERSAĞLIKSİGORTASIACİLDURUMLAR1. AraçTeminatlari2. FerdiTeminatlar3. KonutTeminatları4. Bilgi veOrg. ServisiANLAŞMALIKURUMKATILIM PAYIDahili Yatış Yıllık LİMİTLER 100%Cerrahi Yatış Yıllık LİMİTSİZ 100%Oda-Yemek-Refakatçi (180 gün) Yıllık LİMİTSİZ 100%Yoğun Bakım (90 gün) Yıllık LİMİTSİZ 100%Operatör ücreti Yıllık LİMİTSİZ 100%Kemoterapi, Radyoterapi, Diyaliz Yıllık LİMİTSİZ 100%Anjoğrafi Giderleri Yıllık LİMİTSİZ 100%Aneliyat Sonrası Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yıllık LİMİTSİZ 100%Kaza Sonucu Dış Tedavi Yıllık LİMİTSİZ 100%Doğum Giderleri Yıllık 500 YTL 100%Suni Uzuv Yıllık 10.000 YTL 100%KARA AMBULANSI Yıllık LİMİTSİZAracın çekilmesi Yıllık 150 YTLAracın kurtarılması Yıllık 300 YTLAracın kullanılamayışı nedeniyle konaklama Yıllık 120 YTL - max 3 geceDaimi ikametgaha dönüş veya yolculuğa devam seyahati Yıllık SınırsızSeyahate devam etmek için Rent-a-car Yıllık 150 YTL/gün - max 2 günAracın geri getirilmesi için seyahat Yıllık SınırsızAracın emanet ve muhafazası Yıllık 150 YTLProfesyonel sürücü hizmeti Yıllık SınırsızSigortalıya yapılacak tedavi nedeniyle aile üyelerindenbirinin seyahati ve konaklamasıYakın aile üyelerinden birinin ölümü nedeniyle yolculuğundurdurulması sonucu geri dönüş seyahatiYıllıkYıllıkSeyahat SınırsızKonaklama 120 YTL/geceMax 4 geceSınırsızVefat eden sigortalının nakli Yıllık Sınırsızİlaç gönderilmesi organizasyonu Yıllık SınırsızEvde meydana gelen hasar nedeniyle geri dönüş seyahati Yıllık SınırsızAcil mesajların iletilmesi Yıllık SınırsızTesisat işleri Yıllık 50 YTL - Yılda 1 defaElektrik işleri Yıllık 50 YTL - Yılda 1 defaCam işleri Yıllık 50 YTL - Yılda 1 defaAnahtar işleri Yıllık 50 YTL - Yılda 1 defaProfesyonel ev hizmetleri organizasyonu Yıllık Bağlantı - SınırsızTuristik Bilgiler Yıllık SınırsızYol, kaza ve hava durumu bilgileri Yıllık SınırsızSağlık kuruluşları ile ilgili bilgiler Yıllık SınırsızUlaşım araçları ile ilgili bilgiler Yıllık SınırsızDöviz kurları bilgileri Yıllık SınırsızRestoranlar ve eğlence merkezleri hakkında bilgi Yıllık SınırsızKonaklama ile ilgili bilgiler Yıllık SınırsızKültürel aktiviteler hakkında bilgi Yıllık SınırsızHayvan bakımı ile ilgili bilgiler Yıllık SınırsızÖzel günler için organizasyon Yıllık SınırsızYaşlılar ve çocuklar için bakım hizmetleri Yıllık SınırsızTercüme hizmetleri Yıllık SınırsızÇiçek gönderme hizmetleri Yıllık SınırsızDiğer bilgi hizmetleri Yıllık Sınırsız


Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın Organı 19OCAK 2007


OCAK 200720Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi Aylık Yayın OrganıTÜRK EĞİTİM-SEN SAĞLIK SİGORTA SİSTEMİTÜRK EĞİTİM-SEN Sağlık Sigorta poliçeniz ile Genel Yaşam SigortaA.Ş., sizlere sigortanızdan beklediğiniz yüksek kalitedesağlık hizmeti sunmak ihtiyaç duyduğunuz anda çok sayıdakianlaşmalı sağlık kuruluşlarından yararlanabilmenizi sağlamak vesizi sağlık harcamalarının yol açacağı ek sıkıntıdan uzak tutmakamacıyla her zaman yanınızdadır.TÜRK EĞİTİM-SEN Sağlık Sigorta Sistemi ile, özel hastanelerintalep ettiği hizmet bedeli ile devletin karşıladığı tutar arasında oluşacakfiyat farkı Genel Yaşam Sigorta tarafından karşılanacaktır.TÜRK EĞİTİM-SEN SAĞLIK SİGORTA SİSTEMİ, Genel Yaşam’ınher birimizin üzerinde emeği bulunan siz değerli üye ve yakınlarıiçin geliştirdiği yeni bir Sağlık Sigorta Paketidir.SİGORTA POLİÇESİNİN KAPSAMI NEDİR ?Öngörülmeyen durumlar gerçekleştiğinde; kapsamı dahilindekitüm yardım ve hizmeti sağlayan Sağlık poliçeniz ile güvende olmanınhuzurunu hissedeceksiniz.YATARAK TEDAVİ / GENEL YAŞAM• Dahili / Cerrahi Yatış• Doktor,• Oda-Yemek, Hemşire,• Yoğun Bakım, Refakatçi,• Suni Uzuv,• Kaza sonucu diş tedavi,• Fizik tedavi ve rehabilitasyon teminatlarını,• Doğum,ASİSTANS HİZMETLERİ / TUR ASSİST• Araç Teminatları• Ferdi Teminatlar• Konut Teminatları• Bilgi ve Organizasyon ServisleriAMBULANS HİZMETLERİ / MEDLİNEAcil durumlarda MEDLİNE sigortalının hastaneye naklini gerçekleştirecektir.NASIL YARARLANABİLİRİM ?Türk Eğitim-Sen Sağlık Sigorta Sistemi 1 Eylül 2006 tarihi itibari ilebaşlayacaktır. Size sunulacak olan Türk Eğitim-Sen Sağlık SigortaBaşvuru formunu doldurarak bağlı bulunduğunuz il ve şube temsilciliklerineiletmeniz yeterli olacaktır. Genel Yaşam Sigorta A.Ş.sağlık başvuru formunu internet adresinden de edinebilir, doldurarakbizlere ulaştırabilirsiniz.Sigorta poliçesini kendiniz için alabildiğiniz gibi dilerseniz tüm ailebireylerinizi aynı anda poliçe kapsamına almak kaydıyla sigortalayabilir,onlarında tümüyle güvence altında olmasını sağlayabilirsiniz.Başvurunuzun Genel Yaşam Sigorta’ya ulaşmasının ardından sigortalıtanıtım Kartınız ve poliçenize ilişkin Özel ve Genel şartlar,Teminat tablosu, Anlaşmalı kurum listesi ve kullanım kılavuzu bilgileriniiçeren kitapçığınızı içeren Sağlık Poliçe setiniz düzenlenerekyine 36 il ve 96 şube kanalıyla sizlere ulaştırılacaktır.TÜRK EĞİTİM–SEN SAĞLIK SİGORTA PRİMLERİYAŞ ARALIĞIPRİM0-20 120 YTL / YILLIK21-50 200 YTL / YILLIK51-65 300 YTL / YILLIKMesai saatleri arasında Sağlık Sigortası hakkında bilgi ve danışma için,0212 334 62 72 - 0212 334 62 83 - 0212 334 62 84 - 0212 334 62 85Genel Yaşam Sigorta’yı arayınızAsistans Hizmetleri bilgi ve danışma için,0212 232 00 26Tur Assist’i arayınız

More magazines by this user
Similar magazines