Layout 2

yuruyus.com
  • No tags were found...

Layout 2

5. Y›l›nda5.F Tipi Hapishanelerdewww.yuruyus.comHaftal›k Dergi / Say›: 18124 May›s 2009Fiyat›: 1 TL(kdv dahil)info@yuruyus.comTECR‹T SÜRÜYOR!23 Y›ld›r KesintisizKavgan›n Sesiyizwww.yuruyus.com Say›:181 info@yuruyus.comISSN 13005 - 7944 AKP ZAL‹MD‹R: Çünkü Tecrit ‹flkencedir AKP YALANCIDIR: Çünkü Tecriti Kald›rmak‹çin Verdi¤i Sözü Tutmuyor Zalime Boyun E¤meyece¤iz, TecritiKabul Etmeyece¤iz, Sözün Takipçisiyiz!


Adaletin k›z›, neredengeldi?Ne divana, ne mahflere, ne de A‹HM’e kalmaz bizim davam›z.Ne de olsa, kendi ac›lar›m›z›n hesab›n› kendimizsormada Mahir’dir yumru¤umuz. Ve adalet, tastamam budurzaten. Dökülen kan›n o kan› dökeni bo¤mas›d›r. Bafl›m›-z›n en dik sesiyle hayk›rd›¤›m›z Enternasyonal marfl›m›z daöteden beri bunu söyler: “Cellatlar›n döktükleri kan kendilerinibo¤acak..” Ki tarihin flaflmaz kural›d›r bu...fiom a¤›zl› kem söz sahipleri, adaletin k›z› Nemesis için“flurdan, burdan geldi” diyorlar. Oysa nerden ç›k›p nas›lgeldi¤imiz malumdur. Cebeci’den, Gazi’den ve canlar›m›z›nharman oldu¤u nice mezardan ç›k›p geliyoruz.“‹dil benim vicdan›m” diyordu Ayfle Bafltimur. Ve böylece,hayat›n sözlü¤üne insanl›k onurunun en yal›n tan›m›n›yaz›yordu: Vicdan.. Ve dahas› o Ayfleler, Özlemler, Fidanlar,o diri diri yak›lan kad›nlard›r bizim vicdan›m›z. Ki vicdan›var eden özündeki hakkaniyet ve hesap sorma bilincidir.Tam da bu nedenle, kan›ksama a¤usuyla kendindengeçmez bizim vicdan›m›z. Kör ve sa¤›r ve dilsiz olmaz.Cümlesini kurdu mu, duyurur sesini katillereve dinletir sözünü aleme...Rüzgara kar›flan küle, tedbir kar etmez.Bundand›r hiçbir engelin önümüzde baki kalamay›fl›.Öyle ya, yang›nlardan ç›k›p geldikbiz. Külümüzün savruldu¤u flafaklardan geldik.Ve flimdi, mayas›nda atefl tafl›yan külsuretinde dolafl›yoruz zalimin soka¤›nda.Ki en geliflmifl kameralar, görüp gösteremezgölgemizi bile. Çünkü, ölülerin gölgesiyoktur. Çünkü, o yang›nda b›rakt›kbiz gölgemizi.Ve ten ve et ve kemiklerimiz tutuflurken,gözlerimiz erirken, kan›-m›z buharlafl›rken ve patlarken kalbimiz,kömüre dönerken bedenimiz...kahkahalar at›yordu zebanilerimiz.‹flte o an söz verdikhayata: Er ya da geç ama mutlaka.O so¤uk yalan›n karfl›s›-na ateflli gerçe¤imizle ç›kacakt›k.Yedi kat beton alt›nda dahiolsak, bahar gibi yeflil kald›h›nc›m›z. Suskun gözleriylehayk›ran ak saçl› analar›nah›yla sulad›k öfkemizi.Gözü karal›¤›ndan belliki, Seyhan’d›r o gördü-¤ünüz. Tarih flahidimizdirki, fiefinur’dur. Fedan›npervas›z güzelli¤iylehayat› savunan Yazgül’denbaflkas› de¤ildir.Ve Nilüfer ve Özlem veGülser’dir o gün oradaYine deneriz,yeniden geliriznas›lsa...Yeter kidüflmesinelimizdenNemesis’in k›l›c›.Ali’nin zülfikar›ve Köro¤lu’nunh›nc›...adalet hayk›r›fl›n›n ad›. Pablo Nerudader ya; “Onlar ölmediler yok/ Atefl fitillergibi/ Dimdik ayakta/ Barut ortas›ndalar..”‹flte o kadar..Uyduruk zaman afl›m› örtüsü gizleyemezifllenen suçu. Ve tek bafl›nakalma pahas›na olsa da, sineye çekmeyizayyuka ç›kan adaletsizli¤i. De¤ilse,susup otural›m m› dayat›lan çaresizli¤e.Hay›r, zalimin s›rça köflküne at›-lacak bir tafl vard›r mutlak. Bütüntafllar ba¤lanm›fl olsa bile,Ahmed Arif’e kulak verir bizimyumru¤umuz: “Bu yürekne güne vurur..” Ve ç›kar›pNemesis(*) yadigar›vicdan›m›z›, hakl›l›¤›m›-z›n gücüyle f›rlat›r›z cellad›nyüzsüzlü¤üne..“Bir çoklar› bana macerac› der” demifltive eklemiflti Che: “... evet öyleyim.Ama farkl› türden bir macerac›y›m:Do¤ru bildi¤ini savunmak için can›n›veren türden..” Ve malum ya, yanl›flakarfl› do¤ruyu, haks›zl›¤a karfl› adaleti, yalanakarfl› gerçe¤i savunmak için can vermekgerekti¤inde, Che gibi, bir ad›m öneç›kmakt›r gelene¤imiz. Ve bir ad›m, birad›m daha ve nice ad›m atarak ve bütünçitleri aflarak, insanl›¤›n fedai haliyle ulafl›r›zhedefimize. Ve böylece, özgür tutsaklar›ns›k›lm›fl yumru¤unu, ak saçl› analar›nah›n›, k›r b›y›kl› babalar›n kahr›n›, karanfilk›rm›z›s›n›, dostun dayan›flmas›n›,canlar›m›z›n yang›n›n› götürüp b›rak›r›zadaletsizli¤in flah damar›na...Yine deneriz, yeniden geliriz nas›lsa.Mezarlar›n, hücrelerin, hayat›n içindenç›k›p geliriz gene. Halk›n yarat›c›l›¤›ylatafl›r›z öfkemizi. Her an ve yere. Yeter kidüflmesin elimizden Nemesis’in k›l›c›.Ali’nin zülfikar› ve Köro¤lu’nun h›nc›.‹flte bunlarla gelece¤iz, hem de bir kaçkez de¤il, 122 kez gelece¤imizi bilenbilir. Ama en çok alçakl›¤›n›n bilincindeolan zalimler hisseder bunu. Ve flair AtaolBehramo¤lu da do¤ru söylemifltir:“Cellat uyand› yata¤›ndan bir gece/“Tanr›m” dedi “ Bu ne zor bilmece” /Öldürdükçe ço¤al›yor adamlar/ Ben tükenmekteyimöldürdükçe..”‹flte o tükenifle koymak için son noktas›n›,gene gelecek Özlem, Seyhan,Gülsüman, Sevgi, Sultan ve di¤erleri..(Nemesis: Yunan mitolojisinde adaletve intikam tanr›ças›.)Ba¤›ms›zl›k Demokrasi Sosyalizm MücadelesindeYitirdiklerimiz29 May›s - 4 Haziran1950 y›l›nda Dersim’in Mazgirt ‹lçesi Mohundu (Dar›kent)Nahiyesi’nde do¤du. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeokurken, devrimci mücadele içinde öne ç›kt›.T‹P’e, revizyonizme karfl› yürütülen ideolojik mücadelenin vedevrimci bir alternatifin yarat›lmas›n›n önderlerinden biri oldu.Hüseyin CEVAH‹R‹flte bu sürecin sonucunda, 1970 Aral›k'›nda kurulan THKP-C’nin 11 kiflilik GeçiciGenel Komite üyelerinden biriydi. Parti nerede kendisine ihtiyaç duyduysaorada çal›flt›. Bir dönem Karadeniz Bölgesi’nde çal›flt›, daha sonra Do¤u-Güneydo¤u’dasorumluluk üstlendi.fiubat 1971’de Ankara’dan ‹stanbul’a geçerek silahl› mücadelenin haz›rl›klar›n›örgütlediler. 17 May›s 1971'de ‹srail'in ‹stanbul Baflkonsolosu Ephrahim Elrom'unkaç›r›lmas› eyleminde Ulafl Bardakç› ve Mahir Çayan'la birlikteydi. Elromeylemi sonras› 12 Mart Cuntas›n›n bask› ve takip koflullar›nda Çayan’la birlikte‹stanbul Maltepe’de bir evde kuflat›ld›lar. “Teslim ol” ça¤r›lar›n› reddederekdirenifli seçtiler. 51 saatlik kuflatma alt›ndaki direnifl, 1 Haziran 1971’deCevahir’in flehit düflmesi, Çayan’›n a¤›r yaral› olarak tutsak edilmesiyle sona erdi.Maltepe direnifli devrimci hareketin teslim olmama gelene¤inin ilklerindenbiriydi.SinanCEMG‹L12 Mart faflistcuntas›n›n ard›ndanbirgrup THKOkadro ve savaflç›s›,Ad›yamanbölgesindekiNurhakDa¤lar›’na ç›kt›lar.Amaçlar› buradan gerilla savafl›n› bafllat›p gelifltirmekti.ABD’nin Kürecik Radar Üssü'ne karfl› bir eylem düzenlemekistedikleri bir s›rada 31 May›s 1971’de oligarflinin askerigüçleri taraf›ndan kuflat›ld›lar. Teslim olmad›lar, çat›flt›lar.Çat›flma sonunda Sinan Cemgil, Kadir Manga ve AlparslanÖzdo¤an flehit düfltüler.Naz›m H‹KMET3 Haziran 1963KadirMANGAOrhan KEMAL2 Haziran 1970AlparslanÖZDO⁄ANAhmet AR‹F2 Haziran 1971Hikmet, Kemalve Arif kalemleriniemekçi halk›n,iflçi s›n›f›n›nhizmetine verensanatç›lard›.Yazd›klar› tümeserlerinde, halk›ayd›nlatmay›amaçlad›lar; emekçileri sosyalizm mücadelesine ça¤›rd›lar.Bunun bedeli ülkemizde bask›lar, zulümlerdi. Bunun bilincindeydiler.Bu bilinçle hareket ettiler. Ve bask›lar›n, sald›r›lar›nhedefi oldular. Yaflamlar› sürgünlerde, hapislerde, yokluk,yoksulluk içinde geçti. Buna ra¤men yazd›klar›ndan, düflüncelerindenvazgeçmediler. Kalemlerini burjuvaziye teslim etmediler.Arkalar›nda onurlu bir tarih ve halk› ayd›nlatmaya devamedecek eserler b›rakarak ölümsüzlefltiler.1960 Trabzon do¤umluydu. Devrimci hareketin 12 Eylülöncesinden mücadelenin içinde olan, 12 Eylül cuntas›nakarfl› direnifli örgütlemeye çal›flan kadrolar›ndand›. Çeflitlimahallelerden sorumluydu. Cunta hüküm sürerken, ‹stanbulpolisinin “onu öldürece¤iz” diye gönderdi¤i haberleremeydan okuyarak, flehit düfltü¤ü tarihe kadar müca-Tahsin ELVANdelesini tereddütsüz sürdürdü. 1 Haziran 1982’de, ‹stanbulMaslak’ta girdi¤i çat›flmada flehit düfltü.Sad›k MAMAT‹ Selçuk AKGÜNAmerika’n›n Yugoslavya halk›na sald›r›s›n›protesto etmek için 4 Haziran1999’da ABD ‹stanbul Baflkonsoloslu¤u’nakarfl› düzenlenen bir eylems›ras›nda Türkiye devrimci hareketininanti-emperyalist çizgisinintemsilcileri olarak flehit düfltüler.Sad›k Mamati, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde Dev-Genç saflar›nda mücadeleyekat›ld›. Tutsakl›klar yaflad›. Tutsakl›¤› bitti¤inde tereddütsüz mücadeleyedevam etti. ‹stanbul’da Topkap› Bölge sorumlulu¤u yapt›. Daha sonrasilahl› birliklerde görev ald›.Selçuk Akgün, mücadeleye 12 Eylül öncesi baflka bir siyasi hareketin saflar›ndabafllad›. Adli bir olay nedeniyle 5 y›l tutuklu kald›. 93’te firar etti... Budönemde devrimci hareketle iliflki kurdu. O ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizmiçin savaflmak istiyordu. ‹stanbul’da silahl› birliklerde görevlendirildi.Tarih YazanlarSad›k Mamati, Selçuk Akgün flehit düfltüklerinde,DHKC Tutsaklar Örgütlenmesi bir mesaj yay›nlam›flt›. Birbölümünü, tarihe düflülmüfl bir not olarak tekrar yay›nl›yoruz:SADIK VE SELÇUK YOLDAfiLARIMIZ EMPER-YAL‹ZME KARfiI ÖFKEM‹Z‹N ADIDIR!Sad›k ve Selçuk yoldafllar›m›z, yine bir Haziran sabah›kuflat›lsalar da Perihan, Sibel, Süleyman ve tüm Cevahiryürekliler gibi kurtulufl umudunu ve onuru düflmana teslimetmediler. Tereddütsüzdüler. Çünkü onlar haziran flafaklar›ndaölümü rezil kepaze eden 84 Ölüm Orucu flehitlerinin,Apo, Haydar, Hasanlar›n soyundan geliyorlard›. Halklar›-m›za, bizlere yeni bir zafer daha arma¤an ederek ölümsüzlefltiler.4 Haziran sabah› Tepebafl›'nda Sad›k ve Selçuk yoldafllar›m›z›nflahs›nda zafer halklar›m›z›n oldu. Öldürüp katletselerde yenilen emperyalizm ve iflbirlikçileriydi. Çünkü zaferve yenilginin gerçek anlam› savafl içinde düflman›n iradesinikabul edip etmemekte dü¤ümlendi bir kez daha...Sald›r›lar›n tek bir amac› vard›r: Boyun e¤dirmek...Sad›k ve Selçuk yoldafllar›m›z kuflatma alt›nda bile düflmanaboyun e¤meyip, kurtulufl umudunu ve devrimci onuruölümüne savunman›n zafer kazanmak oldu¤u bilinciyledavrand›lar.‹flte zafer budur!Zafer, emperyalizmin güç gösterileri eflli¤inde teslimiyetdayatt›¤› koflullarda tek bafl›na kal›nsa dahi emperyalizmekarfl› silah elde savaflmakt›r. Kurtulufla kadar savafl fliarlar›n›dilden dile yayg›nlaflt›rarak emperyalizme vurmakt›r.


‹Ç‹NDEK‹LERÇa¤r› / ‹lanTecrite karfl› mücadele sürecek! 4Zulmün ve yalan›n iktidar› AKP 6Çat›flmadan ve muhasebeden kaçanlar 10“2009 1 May›s’› sokak sokak yürütülen direniflsayesinde kazan›mla sonuçlanm›flt›r” 14Emperyalizmle, oligarflik diktatörlü¤üniflbirli¤i pekifliyor 15Oligarflik düzeninhalka söyleyecek birfleyi yok! 17Ö¤retmenimiz:E¤itim ihtiyaç temelinde olmal›d›r 18Eksik ve yanl›fl bir tarih anlat›m› 19Anayasa tart›flmalar› üzerine:De¤ifltirmek istiyor musunuz? 22Ölen var, öldüren yok! Suç var, suçlu yok! 24Yürüyüfl 5. y›l›nda23 y›ld›r kesintisiz kavgan›n sesiyiz 26Yürüyüfl dergisi için de adalet istiyoruz 28Devrimci bas›n mevzisinde 23 y›l 29Vatan›ndan so¤utulan, uzaklaflt›r›lan,umutsuzlaflt›r›lan gençlik ve vatanseverdevrimci gençlik 33Gençlik: Faflizm kendinden baflkaherkese düflmand›r 35Ö¤rencilerin ücretsiz ulafl›m› “bütçeyetersizli¤i” gerekçesiyle reddedildiNeden mümkün de¤il? 36“Biz halk›z çözüm istiyoruz” 38Devrimci ‹flçi Hareketi:Yeni sendika yasas› yasalar bir sonuçtur 39Kent A.fi. iflçileri iflçi k›y›m›na direniyor 40Kabesi ç›kar olanlar,kabesi insan olanlar› anlayamazlar 41Cevahir’in köyünden an›lar, izlenimler...“7 y›ld›r hiç kimsenin dü¤ününde davulçal›nmad› bu köyde” 42TAYAD: “Yine Abdi ‹pekçi Yollar›nday›z” 44Oligarflinin kontrgerilla hukukukatillerini korumaya devam ediyor 46Tekellerin zenginleflmesinin bedeli: “‹stanbul’unyüzde 50’si canl› canl› tabutlar›nda yafl›yor 49Halk› ne yokedebilir, ne teslim alabilirsiniz! 50De¤inmeler 48Çankaya’da h›rs›z var...Yitirdiklerimiz 51Haftalık Süreli Yerel YayınFiyatı: 1 TLSahibi ve Yaz›iflleri Müdürü:Halit Güdeno¤luAdres: Katip Mustafa Çelebi Mah.Billurcu Sok. No: 20/ 2Beyo¤lu/ ‹STANBULTelefon-Faks: 0212 251 94 35Ofset Haz›rl›k: Ozan Yay›nc›l›kAdres: Merkez Mah. Abidei HürriyetCad. Atlas Apt. No: 155-157Kat: 5/14 fiiflli/ ‹STANBULTel: 0212 241 26 41Faks: 0212 241 11 16Bilet Sat›fl YerleriNargile CafeYakamoz CafeYurtd›fl› Büro: Vak›f EFSANEPieter de Hoochstr. 303021 CS Rotterdam/NEDERLAND‹nternet Adresi: www.yuruyus.comMail Adresi: info@yuruyus.comISSN: 1305-7944Bask›: Ezgi Matbaac›l›k-Sanayi Cad.Altay Sokak No:10 Çobançeflme/Yenibosna / ‹ST. Tel: 0 212 452 23 02Da¤›t›m: Turkuvaz Da¤›t›m PazarlamaSan. ve Tic. A.fi. Tel: 0 212 354 37 67Avrupa: 4 EuroAlmanya: 4 EuroFransa: 4 Euro‹sviçre: 6 Frank‹rtibat:(0-554)280 08 91Hollanda: 4 Euro‹ngiltere: £ 3Belçika: 4 EuroAvusturya: 4 Euro


inden biridir. Hat›rlanaca¤› gibi,büyük direniflin sonunda tecriti k›smenkald›ran bir genelge ç›kar›ld›.Bu genelge 10 saatlik sohbet hakk›-n› içeriyordu. Hem söz verilmifl,hem resmen bir genelge ç›kar›lm›flt›.Ama bu genelge, uygulanmad›.Resmi bir belge, düzenin kendi hukukudemekti ve çok kez tan›k oldu¤umuzgibi, düzen kendi hukukunuçi¤niyordu yine.10 Saatlik Sohbet Hakk›’n›n kabuledilmesinden bu yana, AdaletBakanl›¤› koltu¤una üç AdaletBakan› oturdu. Tayadl›lar’›n aç›klamas›ndada vurguland›¤› gibi, ilkikisi, kendi hükümetlerinin karar›,kendi devletlerinin imzas› olan genelgeyiuygulamad›lar. fiimdi talep,AKP iktidar›n›n 3. Adalet Bakan›Sadullah Ergin’in önündedir. Tecrit,AKP iktidar›n›n ve yukar›da belirtti¤imizüzere, oligarflinin tüm kesimlerininsahip ç›kt›¤› bir politikad›r;dolay›s›yla kiflilere göre de¤iflmez;de¤iflmesini sa¤layacakolan mücadeledir, halk›n, demokratikkitle örgütlerinin sorunuve tutsaklar› sahiplenmesidirTecritin hapishaneleri aflanboyutu ve politik içeri¤i ise,halen halk›n tüm kesimlerininmücadelesini zay›flatan unsurlar›nbafl›nda gelmektedir. D›flar›-daki tecrit, F Tipi hapishanelerdekitecritten farkl› olarak, kesins›n›rlar çizen duvarlar içinde uygulanm›yorolsa da, özü ayn›d›r.E¤er bugün flurada burada bafllayaniflçi direniflleri, halk›n di¤erkesimleri bir yana, iflçilerin yeterincedeste¤ini alam›yorsa, iflçiler,memurlar, serbest meslek sahipleri,köylüler, herkes kendi içinekapan›k bir mücadele hatt› izliyorsa,orada tecrit ve tecritin ördü¤üduvarlar var demektir.Tecrit politikas›n› bofla ç›kartmak,onun hedeflerine ulaflmas›n›engellemekten geçer. Tecritinkarfl›s›na nas›l ç›k›laca¤›n›n en somutve en görkemli örne¤ini devrimcitutsaklar yaratm›flt›r. Buradasadece 122 flehidin verildi¤i direnifltende¤il, o direnifle paralel olaraktecriti etkisizlefltirecek tarzda örgütlenenbir yaflamdan söz ediyoruz.Tecritin amac›na ulaflmas›, en bafltaörgütsüzlefltirmekten geçiyordu.Tek kiflilik hücreler, esas olarak bunusa¤layacakt›. Fakat tutsaklar, ayr›ayr› hücrelerde olmalar›na karfl›n,her zamankinden daha s›k› bir disiplineve kurallara sahip bir örgütlenmeylecevap verdiler buna...Tecritin baflar›s›, bir yerde karfl›s›ndakini“birey olarak” düflündürmeyebafllamas›ndayd›. O halde,tecriti bofla ç›kartmak, bireyci, bencildüflüncelere karfl› kendi beynimizdedaha büyük bir savafl açmakt›.Bu savafl› da büyük bir kararl›l›kve baflar›yla verdi özgür tutsaklar.Bunun sonucudur ki, fiziken uygulanantecrit, tutsaklar›n beyinlerineulafl›p, oraya yerleflemedi.Tutsaklar›n tecrite karfl› hem fiilenörgütlenmeleriyle, yaflamtarzlar›yla hem de beyinlerini burjuvaziyekapatarak ördükleri barikat,tüm halk güçlerine örnek olmal›d›r.Hücredekibir insan, fiziki olarak“yaln›zlaflt›r›lm›flt›r”. Hücredekitutsa¤›n bunu fiziki olarakengelleme gücü yoktur. Fakat onunda çok güçlü oldu¤u bir baflka alanvard›r. Onun oradaki direnifli,beyninde, düflüncesinde yaln›zlaflmay›reddetmesidir. ‹nsan›n beynive yüre¤i, burjuvazinin ulaflamayaca¤›bir aland›r. Tecrite karfl› direniflinbu muhtevas›, d›flar›s› içinde geçerlidir.Perspektifimiz bu olmal›d›r. Bu savafl,tek tek insanlar, taraftarlar vekadrolar, dernekler, sendikalar, konfederasyonlartaraf›ndan, her düzeyde,süreklilefltirilmelidir. Dayan›flma,kolektivizm, örgütlenmek, halk›nmücadelesinin ayr›lmaz parçalar› halinegetirilmelidir. Bir demokratikkitle örgütüne sald›r› oldu¤unda, bütündemokratik kitle örgütlerinin busald›r›ya karfl› birlikte tav›r almas›,iflte tecritin bofla ç›kar›ld›¤› noktad›r.Bunu her alana yayabilirsiniz.fiuras› unutulmamal›d›r ki, tecritsald›r›s›, sadece fiziki ve politikbir bask› olmay›p, ideolojik muhtevayasahip bir sald›r›d›r. Tecrit,insanlar›n ve örgütlerin sosyalist,halktan yana düflüncelerinin yerine,burjuvazinin bireyci ideolojisinikoymay› hedefler. Tecritin baflar›yaulaflmas› da esas olarak budur zaten.Oligarfli, bireyleri ve halk›n her kesimini,kendi küçük dünyalar›nahapsetmek isterken, iflte de¤iflik düzeylerdebu yaln›zlaflmay› gerçeklefltirmekister. Tecrit politikas›ndabaflvurulan tüm araçlar, bask›, zor,iflkence, ödül, ceza, herfley bu ideolojikamaca ulaflmak içindir.Hücredeki bir insan, fiziki olarak“yaln›zlaflt›r›lm›flt›r”. Hücredekitutsa¤›n bunu fiziki olarak engellemegücü yoktur. Fakat onun daçok güçlü oldu¤u bir baflka alanvard›r. Onun oradaki direnifli, beyninde,düflüncesinde yaln›zlaflmay›reddetmesidir. ‹nsan›n beyni veyüre¤i, burjuvazinin ulaflamayaca¤›bir aland›r. Tecrite karfl› direniflinbu muhtevas›, d›flar›s›için de geçerlidir.Tecrit, en keskin s›n›rlar›ylailk olarak hapishanelerdeuygulanmaya bafllanm›flt›r. Vehalen de en kat› biçimde oradasürmektedir. Tecrite karfl› mücadelede bu anlamda önceliklehapishaneleri esas almak zorundad›r.Hapishaneler konusundaflu veya bu ölçüde duyarl› herkesim, hapishanelerdeki temelsorunun tecrit oldu¤unu, yasaklar,disiplin cezalar›, hastalar›ntedavisinin yap›lmamas› gibi sorunlar›nesas olarak tecrit alt›ndaboyutland›¤›n› görerek, hapishanelereiliflkin duyarl›l›klar›n›, taleplerini,bu temel sorun, tecrit sorunuetraf›nda dile getirmelidirler.Tecrite karfl› mücadele sürecek.Sürmelidir de. Tutsaklar›n sorunlar›,tüm halk›n sorunudur. Tecrit,herkesin gündemidir. Devrimciler,ilericiler, örgütlü güçler olarak,bunu halka, tüm emekçilere kavratam›yor,gösteremiyorsak, eksiklikbizdedir.Say›: 181GÜNDEM 5


ZULMÜN VEAKPYALANIN ‹KT‹DARITecrit Sürüyor... Sohbet Hakk› Uygulanm›yor...Z a -lim; çünkü tecritiflkencesini sürdürüyor. FTiplerinde tecrit ve iflkence sürüyor.Tecrit, sistemli bir flekildeçürütmeye, öldürmeye devamediyor. AKP, tecriti kald›rmak biryana, daha da a¤›rlaflt›r›yor...Tecritle dayat›lan halâ ayn›:“Teslim olun!”Bu dayatmay› hala sürdürenAKP, flunu iyi bilmelidir ki; buülkenin hapishanelerinde tecritekarfl› tam 7 y›l süren büyük birdirenifl yafland›. Ödenen büyükbedeller var. 122 flehit var. Bunlarara¤men, özgür tutsaklar›ntecriti kabul edebilece¤ini düflünen,buna göre hesaplar yapanlar,bir kez daha yan›lacakt›r.Hiçbir koflulda tecrite boyune¤ilmeyece¤i kesindir.Gerçek flu ki; tecrite boyune¤ilmeyece¤ini AKP iktidar› daanlam›fl ve bu noktada tecrite karfl›7 y›ld›r sürmekte olan direniflibitirmek için, tecriti k›smen kald›-ran bir genelge yay›nlam›flt›r.Direnenler boyun e¤meyerek,iktidara geri ad›m att›rm›flt›r.Ama o gün direniflin gücüyletutsaklar›n taleplerini k›smen kabuledip bu genelgeyi yay›nlayaniktidar, o günden sonra, bu yenilgiyiasla hazmedememifl ve butahammülsüzlükle de genelgeyiuygulamam›flt›r.fiimdi en baflta, o günlere dönerek,AKP iktidar› ne dedi, neyapt› hat›rlayal›m.Oligarfli, F Tiplerini açarakhücrelerdeörgütlülü-¤ü bitirecek ve tutsaklar› teslimalacakt›. Bu amaca ulaflmakiçin 19 Aral›k gibi bir katliam›gerçeklefltirmelerine, F Tipleriniiflkencelerle açmalar›na ra¤men,amaçlar›na ulaflamad›lar. F Tiplerindene örgütlülü¤ü bitirebildiler,ne de direnifli. Direnifli bitiremezlerdide, çünkü direniflinnedeni olan tecrit duruyordu.Tutsaklar o tecrit alt›nda yafl›yorlard›.Direniflin sürmesinin nesnelnedeni tecritti.Direniflle geçen 7 y›ldan sonraherkes bunu gördü ve anlad›.Tecrit koflullar›nda bir de¤iflmeolmadan direniflin bitmeyece¤iniAKP iktidar› da gördü. ‹çeride ved›flar›da ölüm orucu direniflinisürdüren üç direniflçinin ölüm s›-n›r›na yaklaflt›¤› bir süreçte, 22Ocak 2007’de, Adalet Bakanl›¤›,bir genelge yay›nlayarak, tecrituygulamas›ndan k›smen vazgeçmeyikabul etti.Bizzat Adalet Bakanl›¤› taraf›ndanTabipler Birli¤i’ne fakslagönderilen genelge, ölüm orucudireniflçileri taraf›ndan da tecritinkald›r›lmas›nda bir ad›m olarakde¤erlendirildi ve direnifleara verildi.“B.03.0. CTE.0.00.0004/10”Say› 45/1 No’lu genelgeyle,Tutsaklar›n haftada 10 saatbir arada bulunmas› mümkün k›-l›n›yordu. Ama daha önemlisi,tusaklar, hiçbir disiplin cezas›infaz›na tabi olmadan bir arayagetirileceklerdi. Yani “tretman”kald›r›l›yordu.Genelgede, hapishanelerin“Cezaevi ‹zleme Kurullar›” vedi¤er çeflitli kurulufllar›n denetimineaç›lmas› gibi maddeler olsada, direniflin sonland›r›lmas› içinbelirleyici olan “tredman” flart›-n›n kald›r›lmas›yd›. Çünkü tredman,yani “iyileflme (k›sacas›,eski düflüncelerinden vazgeçme)”dayatmas› sürdü¤ü müddetçezaten hapishanelerde tan›-nan hiçbir hakk›n anlam› olamazd›.Gerek genelge, gereksede sözlü taahhütler, bu noktadabir ad›m at›lmas›n› sa¤lam›flt›.Ne Demifllerdi?O zamanki TTB Baflkan›Gencay Gürsoy, Direnifl Eviönünde yapt›¤› aç›klamada, AdaletBakan› Cemil Çiçek’in bizzattelefonla kendisine “flimdilik...10 saate ç›kar›yoruz, ortak mekânlardabulunma olana¤›n›daha sonra 20 saate ç›kma olana¤›da var.” dedi¤ini aç›klad›.Gürsoy bu aç›klamas›nda, gerekCeza ve Tevkif Evleri Müdürlü¤ü’ylegerek bizzat AdaletBakan›’yla yapt›klar› görüflmelerde,Cezaevi ‹zleme Kurullar›’ndaBarolar’dan ve TabiplerBirli¤i’nden temsilciler bulundurulmas›gibi önerilerinin kabuledildi¤inin de kendilerine bildirildi¤inibelirtiyordu.Adalet Bakan› Cemil Çiçek’ind›fl›nda, Baflbakanl›kMüsteflar› taraf›ndan da DKÖtemsilcilerine yap›lan aç›klamada,“10 saatin 20 saate ç›kar›laca¤›”teyid edilmiflti.Biraraya getirilecek tutsaklar›ntespitinin tutsaklar›n denetimindeolup olmamas›, tart›flmanoktalar›ndan biri idi. Yap›langörüflmelerde bunun da çözüle-6 TECR‹T 24 May›s 2009


ce¤i belirtildi. Bu taahhüt de, Hak-‹fl Baflkan› Salim Uslu ve MehmetBekaro¤lu’nun Baflbakanl›k Müsteflar›ile görüflmesinde ifade edildi.Müsteflar, Baflbakan Tayyip Erdo¤an’›nmesaj›n› aynen flöyle iletmifltir:“Biz haftal›k on saati yirmisaate ç›karaca¤›z. Bu konuda ad›mlarataca¤›z. Ayr›ca genelgedekigözlem idare kurullar› üzerinde Behiçfazla durmas›n, yani birarayagelecek tutuklular›n kimlerle birarayageleceklerine, tutuklular›nkendisi karar verecek. Bunu uygulamadagöreceksiniz.”Bütün bu sözler, aç›klamalar, kan›tl›,tan›kl›d›r.Direnifle ara verilmesinden sonrakiilk Yürüyüfl dergisinde, bütünbu sözler aktar›lm›fl ve “uygulamadagörece¤iz” denilmiflti. (28Ocak 2007 tarihli 89. say›)Peki o günden bu yana uygulamadagörülen nedir?AKP iktidar› iki y›l boyuncaoyalamaktan ve yalan söyleyerekhalk› kand›rmaktan baflka bir fleyyapmad›. Görülen, AKP’nin ikiyüzlülü¤üve yalanc›l›¤›d›r. Görülen,AKP’nin zulmüdür.Baflbakan’dan, Meclis Baflkan›’na,Adalet Bakan›’na kadar birçok AKP yöneticisi, Ölüm Orucununbitirilmesi için, tecritin kald›r›-laca¤› yönünde sözler vermifller, birgenelge ç›karm›fllard›.Genelgenin, 10 Saatlik Sohbethakk›n› içeren maddesi, genelgeninüzerinden iki y›l geçmesine ra¤menhiçbir hapishanede uygulanmad›.“Mekan” sorunu, “personel”sorunu, flu sorun, bu sorun diyereksürekli bahaneler üretildi.AKP verdi¤i sözü tutmad›. Aradayap›lan görüflmelerde, baflvurularda,“çözece¤iz, halledece¤iz”denildi ama çözmediler. Verdi¤isözü tutmayan, YALANCI’d›r.AKP de bu durumdad›r.Tecrit NedenBu Kadar Önemli?Peki neden?Oligarflinin tecritte bu kadar ›srar›n›nve tutsaklar›n tecrit karfl›s›ndakibu büyük kararl›l›¤›n›n nedenlerinelerdir?Neden tecriti kabul etmemekiçin bu kadar büyük bedellerinödenmesi göze al›nm›flt›r?.. Y›llarcaanlatt›k tecriti. B›kmadan usanmadananlatt›k. Tecrit uygulamalar›nason verilinceye kadar da anlataca-¤›z.Tecrit; insan›n insans›zlaflt›r›lmas›d›r.‹nsan›n, onu insan yapantüm ögelerden izole edilmesidir.Yaln›zlaflt›r›lmas›d›r. ‹nsan› insanyapan ne varsa parçalanmas›, yokedilmesidir. Baflka bir deyiflle insan›ntüketilmesidir. ‹flte bunun içininsan olman›n onurunun ve sorumlulu¤unutafl›yan hiç kimse, tecriteboyun e¤emez ve kendine insan›mdiyen hiç kimse böylesine zalimcebir yönteme sessiz kalamaz!Tecrit, Neden ve Nas›lGündeme Geldi?Tecrit politikalar› 12 Eylül’denberi, devrimci tutsaklar› teslim almakamac›yla her f›rsatta uygulanmayaçal›fl›lm›fl ve hep oligarfliningündeminde olan bir politikayd›.Cunta y›llar›nda yap›lan hücre tipihapishaneler, bu politikay› hayataAKP iktidar› iki y›l boyuncaoyalamaktan ve yalansöyleyerek halk›kand›rmaktan baflka bir fleyyapmad›. Verdi¤i sözütutmayan, YALANCI’d›r.AKP de bu durumdad›r.TC’nin Baflbakan› veBakanlar› s›fat›ylaSöz verdiler. Tutmad›lar!geçirmek içindi, ama direniflle püskürtüldübu uygulamalar. 1991’deoligarfli yeni bir deneme daha yapt›ve yine püskürtüldü. 1999’da DSP,ANAP ve MHP Koalisyon hükümetitaraf›ndan tekrar gündeme getirildive h›zla F tipi hapishaneler inflaedilmeye bafllad›.F Tipi hücre hapishaneleri, genellikletek ve k›smen üç kiflilikhücrelerden oluflan bir hapishanesistemidir. Bu sistemin özü sosyalbir varl›k olan insan› tutukluluk koflullar›ndakidi¤er insanlardan ay›rarak,y›llarca tek bafl›na, baflka insanlardankopar›lm›fl olarak birhücrede tutmakt›r. F Tipi HücreHapishaneleriyle amaçlanan; siyasitutsaklar› kat› bir tecrit ve izolasyonatabi tutarak fiziksel ve ruhsalbak›mlardan çökertme, kifliliksizlefltirme,politik teslimiyet vepiflmanl›¤a zorlamakt›r. Bu teslimiyetezorlaman›n, kifliliksizlefltirmeninen uygun yöntemi olarak TEC-R‹T, bunun mekan› olarak daHÜCRE gündeme getirilmifltir. FTipi Hapishanelerle içerdeki devrimcisiyasi tutsaklar›n aralar›ndakidayan›flma, kolektivizm ve örgütlülükleriortadan kald›r›lmak istenmektedir.F tipi uygulamas›, insan›d›fl dünyadan yal›tarak yaln›zlaflt›rmay›,iradesini parçalamay›,kifliliksizlefltirmeyi, insan› insanyapan sosyal yan›n› öldürmeyi,ruhsal ve bedensel olarak yavaflyavafl ve sessiz bir flekilde imhay›amaçlamaktad›r.‹ktidardakilerin amac› buydu veher koflulda uygulayacaklar›n› söylediler.Bir yerde geleceklerini, FTiplerini hayata geçirmeye ve devrimcitutsaklar› burada teslim almayaba¤lam›fllard›.Devrimci tutsaklar›n ise bu politikalarateslim olmas› beklenemezdi.Devrimci tutsaklar ve yak›nlar›bafl›ndan itibaren F Tiplerinekarfl› ç›kt›lar. DHKP-C,TKP(ML) ve TK‹P dava tutsaklar›20 Ekim 2000’de Açl›k Grevinebafllad›lar. ‹ktidar, görüflme, mutabakatmanevralar›n›n ard›ndan 19Aral›k 2000’de, devrimci tutsakla-Say›: 181TECR‹T 7


›n bulundu¤u tüm hapishanelerekarfl›, efli görülmemifl bir sald›r› düzenledi.Sald›r›da, 28 devrimci tutsakkatledildi. Yüzlercesi a¤›r yaraland›.Kalanlar›n hepsi iflkencelerdengeçirildi.F Tipi tecrit hücreleri iflte böyleaç›ld›. Tutsaklar zorla, en afla¤›l›kiflkencelerle hücrelere koyuldu. ‹flkence,hücrelerde de hiç eksik olmad›.Oligarfli tutsaklar› hücrelerdetecrit etmiflti fakat, öncelikli amac›-na ulaflamam›flt› yine. Ölüm OrucuDirenifli F Tiplerinde de sürüyordu.Tecritin UygulanmayaBafllamas›F Tiplerinin aç›ld›¤› ilk günlerdenuzunca bir süre fiili sald›r›lar,iflkenceler sistemli bir flekilde sürdü.Bu sald›r›lar›n temelinde yapt›-r›mlara “boyun e¤dirme” vard›.Gardiyanlar›n sald›rmas› için özelbir neden gerekmiyordu.Fakat fiili sald›r›lardan sonuçal›namay›nca bundan geri ad›m atmakzorunda kald›lar. Kald› ki, FTipi tecrit politikalar›n›n mant›¤›,sadece fiili sald›r›lar üzerine kurulmam›flt›.Hücrelerin fiziki yap›lar›ndan,boyas›ndan badanas›na, içinekonulan eflyalara, yemek, su,banyo, tuvalet, haberleflme, ziyaret,sa¤l›k sorunlar›na, mahkemelere gidipgeliflten verilen eflyalar›n rengine,adetine kadar her fley tecrit politikas›n›nbir parças›n› oluflturuyordu.Ve bu bütünlük içinde tüm uygulamalartutsaklar›n teslim al›nmas›-na, iradelerinin k›r›lmas›na hizmeteder. F Tiplerinde tutsaklar “koflulsuz”hiçbir hakka sahip de¤ildir. fiuveya bu hakk› kullanabilmesi içinbir çok koflul ileri sürülür. Ka¤›tüzerinde tutsa¤›n hakk› görünen aklar,tecrit politikas›n›n bir parças›olarak tutsaklara karfl› kullan›l›r.Mektuptan aile ve avukat ziyaretine,telefona kadar, bu haklardanyararlanmak, tutsaklar›n “tretman”ayani hapishanenin teslim alma politikalar›nauymas›na ba¤lanm›flt›r.Tretmen’a uyum sa¤lamad›¤›nda,bu haklar, keyfi cezalarla elindenal›n›r.Sa¤l›k problemleri olan tutsaklar›nhastal›klar›, tutsaklara karfl› kullan›l›r.Gardiyanla konuflurken, gardiyanses tonundan “tehdit” alg›lay›psoruflturma açabilir. Dilekçeverme, itiraz etme hakk› vard›r amayaklafl›k 9 y›ll›k pratik tan›kt›r ki,bu hakk›n kullan›m›ndan hiçbir sonuçç›kmaz. Her seferinde de¤iflmezolarak “talebinin reddine” kararverilir.F tipleri aç›ld›¤› günden beri buuygulamalarda hiçbir de¤ifliklik olmam›flt›r.Hatta Yeni Ceza ‹nfaz Yasas›’ylahukuksuzluk, keyfilik ve hertürlü insanl›k d›fl› uygulamalar yasallaflt›r›lm›flt›r.Bunlara karfl› pasif yada fili hiçbir flekilde karfl› ç›kma, direnmehakk› yoktur. Direnmek, FTiplerinde en büyük suçtur. Zatentecrit politikalar›n›n tamam› tutsaklar›ndireniflini k›rmaya yöneliktir.Tecritin Etkilerive Etkisizli¤iPeki tecrit uygulamas›n›n y›llariçindeki sonuçlar› ne oldu? 19Aral›k2000’den bugüne dokuz y›ld›rbir ve üç kiflilik hücrelerde tutuluyordevrimci tutsaklar. Hücrelerinind›fl›nda bir yaflamlar›, iliflkileri yok,kimseyle görüflmelerine, selamlaflmalar›nabile izin verilmiyor.Devrimci tutsaklar›n birbirlerindenkopar›ld›klar› koflullarda dahiörgütlü yaflamda ›srarlar›, büyük direniflintutsaklarda yaratt›¤› moralgüç, tecritin bu etkilerini asgari düzeyeindiriyor olsa da, tecritin çeflitliboyutlarda fiziki ve psikolojikTecritin En S›k YolAçt›¤›FizikselRahats›zl›klar:Unutkanl›k, Yo¤unlaflamama,Ifl›k ve sese karfl› duyarl›l›k, Gerginlik,Kulak ç›nlamas›, Bafl a¤r›s›,Kolay/ani sinirlenme, Sürekli yorgunlukhissi, Kalp çarp›nt›s›/ritmbozuklu¤u, Nefes darl›¤›, Al›nganl›k,Tak›nt›lar ve tahammülsüzlük;Her fleye karfl› isteksizlik, Bofllukduygusu, Ortal›¤› da¤›tma iste¤i,Kurgular, Kas iskelet a¤r›lar›, Gözbozuklu¤u... Hipertansiyon, Mideülseri, Cilt hastal›klar› gibi psikosomatikrahats›zl›klar...“Görün Eserinizi,Tecrit Bu”A.D.’nin bo¤az›na sar›larak bo¤uflmayaçal›flt›¤› ayn› hücrede kalan arkadafl›, o günü“üç de¤il iki kifli olsayd›k öldürürdü beni” diyorduhakl› olarak. “A. abi krize girdi¤inde önce sinirli sinirlikonuflmaya bafllard›. Biz anlard›k. Yavafl yavafl sinirlenir,‘dayanam›yorum, kendimi öldürece¤im. Beni öldürün’diye yalvar›rd›. Sonra söylenmeye bafllar, kontrolünükaybedip kafas›nda kurgulad›¤› ‘düflmana’ sald›r›rd›. ‘Odüflman’ bazen ben, bazen M. abi oluyordu. Zorla zaptediyorduk.Her yan› titriyordu. Art›k kendi kendine anlafl›lmazfleyler söylemeye bafll›yordu. Sonra yavafl yavafl kendindengeçiyordu. ‘Sanki uçuyorum’ diyordu. Bu defalarcaolmufltu. A. abiyi adeta uyuflturucu ba¤›ml›s› yapm›fllard›.Ne tedavi...” (“Tecrit: Yaflayanlar Anlat›yor” kitab›ndanbir bölüm.)8 TECR‹T 24 May›s 2009


tahribatlar yaratt›¤› bir gerçektir.Adli tutuklularda ise, 1-2 y›l›nüzerinde tecrit hücrelerinde kal›p datecrit politikalar›ndan çok a¤›r flekildeetkilenmeyen yoktur. Adli tutuklular,F Tiplerinde hapishaneidaresi taraf›ndan verilen sakinlefltiricihaplarla uyuflturularak “sorun”olmaktan ç›kart›lmaktad›r. Aksi durumdaadli tutuklular hücre arkadafllar›ylasürekli problem yaflamakta,sonu birbirlerini öldürmeyeya da intihara varan bunal›mlaradüflmektedirler.Tecrit politikalar›ndan kifli nekadar güçlü olursa olsun fiziki olaraketkilenir. F Tiplerinde tecrit politikalar›n›nen az etkiledi¤i kesim,devrimcilerdir. Çünkü devrimcilerhücrelerde olsalar da örgütlüdürler,kolektiftirler. Bu tecrite karfl› güçlübir ideolojik ve fiili barikatt›r.Devrimci tutsaklar, F Tiplerinegötürüldükleri ilk andan itibaren örgütlülükleriniF Tiplerinin koflullar›nagöre yeniden oluflturmufllard›r.“Tredman”a ba¤l› haklar›, daha bafl›ndanreddetmifl ve onlar›n teslimalman›n bir arac› olarak kulland›klar›“haklar›n” hiçbirini tan›mam›fllard›r.Her gün iflkence görme pahas›nada olsa, mektup, ziyaret yasa¤›pahas›na da olsa, tutsaklar› kimliksizlefltirmek,kifliliksizlefltirmek içinonursuzca dayat›lan uygulamalaraboyun e¤memifllerdir. Hücrelerdekendi yaflam anlay›fllar›na göreörgütlü yaflamlar›n› oluflturmufllard›r.Tutsaklar birbirlerini göremeselerdahi, oluflturduklar› örgütlülükve kolektivizm sayesinde yine aralar›ndabüyük bir dayan›flmay›, süreklibir üretimi gerçeklefltirebilmifllerdir.Yani F Tiplerinde devrimcilerfiziken tecritte olsalar da, kolektifbir yaflam› örgütlemifl olmalar›sayesinde, tecrit politikalar› karfl›-s›nda beyin olarak güçlüdürler.Devrimci tutsaklar tecrite karfl› 9 y›lboyunca iradeleriyle, örgütlülükleriyledirenmifllerdir.Tecrite karfl› direniflte, 122 insancan›n› yitirdi. Yüzlerce tutsak sakatkald›. F Tiplerinin aç›ld›¤› gündenbugüne geçen 9 y›lda tecritin nedenoldu¤u ölümler, fiziksel ve psikolojikrahats›zl›klar bu rakamlar›n çokçok üstündedir. AKP iktidar› tümbunlar› bilerek, verdi¤i sözüçi¤neyerek tecrit politikas›nda ›sraretmektedir.Hemen ve kesin bir dille belirtelimki, bu sonuçlar›n ortaya ç›kaca-¤›ndan, hatta daha a¤›r tahribatlaryarataca¤›ndan, tecriti uygulayanlar,F Tipi Hapishaneleri açanlar bilgisahibiydiler. F Tipi tecrit uygulamas›n›ald›klar› emperyalist merkezlerdebu sonuçlar pratikte ve çeflitlideneylerle ortaya ç›km›flt›. Yani,tutsaklar bugün tecrit alt›nda neyafl›yorsa, bunlar Türkiye’yi yönetenlertaraf›ndan bilinçli olarakplanlanarak yarat›lm›flt›r. AKP iktidar›da bu tecrit zulmünü, ayn›amaçlarla, ayn› biçimde sürdürmektedir.Tecriti sürdürmek, hem zalimlik,hem yalanc›l›kt›r.Kand›ra F Tipi’ndenTaner Korkmaz’›nMektubundan:Yaflad›¤›m›z keyfilikleri tahminedersin elbette. De¤iflen pekbir fley olmuyor. Kimimiz disiplinyasaklar›yla cebellefliyoruz, kimimizkeyfi hak ihlalleriyle. Ve tecrithep bildi¤iniz gibi... Geçen hafta aylard›rrahats›zl›¤›n› çekti¤im diflimiçin hastaneye gittim. Yaklafl›k iki ayd›rbu sevkin gerçekleflmesini bekliyordum.Ve iki ay sonra hastaneye gidebildi¤imdekelepçelerim çözülmedi¤iiçin muayene dahi olamadan geridöndüm. Benzer fleyleri y›llard›r yafl›-yoruz. Ço¤u zaman vaktinde müdahaleedilmeyen rahats›zl›klar çok dahaciddileflip kal›c› hasarlara dönüflüyor.Genelge uygulanm›yor. Kimseninad›n› and›¤› da yok. Biz ise, hiçbir fleyiunutmufl de¤iliz. Ve hat›rlat›r›z daelbette. Buradaki tüm arkadafllar›n selamlar›n›iletiyorum.27 Nisan 2009 / Taner Korkmaz.Cezaevlerinde ‘Görüntülü Alo’ De¤il,TECR‹T ‹Ç‹NDE TECR‹T VAR!Ülkemizhapishaneleri,düzenin kanl›ve zalim yüzünüyans›t›r.Bu yüzden olacak ki, s›k s›k hapishaneleriaklamaya, o gerçe¤i gizlemeyeyönelik haberler yap›l›r.Yeni Adalet Bakan› da, halk›nkarfl›s›na ilk olarak böyle bir “reklam”haberiyle ç›kt›:“Adalet Bakan› Sadullah Ergin,dün cezaevlerinden mahkûmlar›naileleriyle “görüntülü alo” uygulamas›n›bafllatt›.... Sincan Cezaevi’ndegörüntülü telefon hizmetinintan›t›m›n› yapan Ergin, üç mahkûmunailesiyle yapt›¤› telefon görüflmeleriniizledi”... (16 May›s 2009)Gazete ve televizyonlarda “CezaevlerindeGörüntülü Alo” reklam›ylaverildi bu geliflme.Oysa, tecritin uyguland›¤› hapishanelerde,tutsaklar›n sahip oldu¤uhemen hiçbir hakk› yoktur. “Hak”diye sunulan her fley tutsaklar› teslimalmak için uygulanan tecrit politikalar›n›nbir parças›d›r. “Görüntülü”ya da görüntüsüz telefon hakk›n›nkullan›lmas› da öyledir. Yani,bir tutsak, “Görüntülü Alo” diyebilmekiçin, hapishanede dayat›lan hertürlü insanl›k d›fl› uygulamalara boyune¤mek zorundad›r. “GörüntülüAlo”nun arkas›ndaki görünmeyen,yaz›lmayan, söylenmeyen gerçekbudur.Bugün F tiplerinde yüzlerce tutsakkeyfi gerekçelerle verilen cezalarsonucunda y›llard›r aile ziyareti,mektup, telefon haklar›ndan yoksundur;cezalar›n biri bitmeden biryenisi bafllat›lmaktad›r. Bilinmelidirki, F Tiplerinde görüntülü telefonhakk› de¤il ama, TECR‹T ÜSTÜNETECR‹TVAR.Say›: 181TECR‹T 9


k›na denk düflecek bir mülkiyetçiliktir.- Çelebi, Oligarflinin “makul say›”dayatmas›n›n z›mnen kabuledildi¤ini aç›kl›yor bu röportajda:“Biz anl›yoruz ki, bir hassasiyetinafl›lmas› gerekiyor, tamam mitingalan› de¤il, miting yapmayaca-¤›z, kutlama yapal›m dedik.. Hassasiyetlernedeniyle yüzbinleri Taksim’tdebuluflturmayaca¤›z...” (11may›s 2009)Oligarflinin hassasiyetlerini gözetti¤ikadar, devrimcilerin hassasiyetlerini,1May›s kutlamas›n› vedireniflini yönetmek üzere ortakkurdu¤umuz komitenin kararlar›-n› gözetmeliydi D‹SK. Ama bunuyapmam›flt›r. Sadece bu bafll› bafl›namuhasebeyi ve özelefltiriyi gerektirenbir durumdur.Devam ediyoruz Çelebi’nin sözleriniaktarmaya:“Her sokak bafl›nda arkadafllar›nbize kat›lmalar› için çaba harcad›kama esas amac›m›z Taksim’egitmekti. Bizim Taksim’e ç›kmayaihtiyac›m›z vard›.”Burada herfley daha da aç›kt›r:Taksim’e ç›kman›n de¤il, nas›lç›k›ld›¤›n›n önemine iflaret etmifltikönceki yaz›lar›m›zda. D‹SK ise,“ne olursa olsun Taksim’e ç›kmay›”mutlaklaflt›rm›flt›r.Çelebi kendisi de söylüyor: “Buy›l, geçen seneyi aflan bir fliddet uyguland›ama bu gizlendi.”Peki o durumda siz ne yapt›n›z?Bunun fark›nda olunmas›na ra¤men,o sald›r›n›n yok say›lmas›,oligarflinin böl-yönet takti¤ine çanaktutulmas›, D‹SK’in sorumlulu-¤unu ve yanl›fl›n› daha da büyütüyor.fiuras› aç›k ki, bizler, devrimciler,binlerce emekçi, o güzergahlardaçat›flmasayd›k, Çelebiler’in bafl›ndaoldu¤u kortej, 1 May›s Alan›-na ç›kamazd›. Bu aç›kt›r.Do¤rudur; devrimciler, emekçilerinTaksim’e ç›kmaya ihtiyaçlar›vard›. Ama bu ihtiyaç, 1977’nin hesab›n›sormak, bizden gasbedilenidövüfle dövüfle geri almak ihtiyac›yd›.D‹SK’in 1 May›s politikas›n› belirleyen,uzlaflma, icazet ve karars›zl›kolmufltur. Çat›flmalar sürerkenkorteji yürütmesi, alana o icazetlegirmesi ve alanda yine kutlamay›oldu bittiye getirip eylemi bitirmesi,bunun sonucudur.Bunlar, muhasebe yapmadan geçifltirilecektav›rlar de¤ildir.Önceki 1 May›slar’da da benzerzaaflar ortaya ç›km›fl ve bunlar ço-¤unlukla geçifltirilmifltir. Bilinmelidirki, muhasebe ve özelefltiridenkaç›fl, D‹SK’in mücadelesini gelifltirmeyecek,karars›zl›klar›n› büyütecek,uzlaflmac›l›¤› besleyecektir.Muhasebeden Kaç›fl-2EMEP, Kad›köyBatakl›¤›ndan PiflkinlikleÇ›kamazHalk düflman› ‹P ile birlikteTÜRK-‹fi’in kuyru¤una tak›lanEMEP, 1 May›s konusundaki incilerinedevam ediyor. Kendi tarihleriaç›s›ndan bile, vahim bir savrulmay›gösteren bu tavr›n muhasebesiniyapmak yerine, 1 May›s 2009’daki“tek do¤ru” olduklar›n› kan›tlamakgibi, imkans›z bir çaba içindedirler.Öyle ki, yapt›klar› kimi de¤erlendirmeleryer yer mizahi bir hal almaktad›r.EMEP’e göre, “‹stanbul ve ülkeninbirkaç noktas› d›fl›nda her yerde”iflçiler, sendikac›lar EMEP’‹N1 MAYIS TAKT‹⁄‹N‹ BEN‹MSE-M‹fiLER!“Birlikten yana bu tutum, hempartimizin 1 May›s takti¤inin iflçi s›-n›f› ve emekçiler taraf›ndan sahiplenildi¤inigöstermifl, hem de iflçi s›-n›f› ve sendikal hareketin yürümesigereken yolu bir kez daha ortayakoymufltur...” (EMEP Genel Merkezi1 May›s De¤erlendirmesi)San›r›z 2009 1 May›s’›nda “birlikten”en son söz edebilecek, hattahiç söz edemeyecek olan biri varsa,o da EMEP’tir.Türkiye Solu’nun hemen hementamam›na s›rt›n› dönüp, Türk-‹fl’lebirlikte olmay› “birlikten yana!”göstermek, ancak mizahi bir durumolabilir.‹flin di¤er taraf›, iflçi s›n›f›n›nEMEP’in hangi 1 May›s politikalar›n›sahiplendi¤i merak konusudur.Kad›köy’de mitinge kat›lan iflçilerinbir k›sm› bile orada Taksim demifller,kendilerini Kad›köy’e mahkumeden anlay›fl› yuhlam›fllard›r.EMEP, ciddi bir muhasebeyleyüz yüzedir ve EMEP’in yüz yüzeoldu¤u muhasebe, sadece 1 May›stavr›yla s›n›rl› de¤ildir. EMEP, “iflçici”anlay›fl›n›n kendisini nas›l engeri, en sa¤c› sendikalizme mahkumetti¤ini sorgulamal›d›r. Çünkübu sa¤c› anlay›fl›n kayna¤› a盤a ç›-kar›lamad›¤›nda, kâh Emek Platformusa¤c›l›¤›n›n ve pasifizminin,kah Türk-‹fl iflbirlikçili¤inin yede¤inedüflmek kaç›n›lmaz olmaktad›r.EMEP, hangi 1 May›s takti¤indensöz ediyor? 1 May›s’ta kavgan›nkalbi haline gelen ‹stanbul’dakimücadelede, EMEP’in herhangi bir1 May›s politikas› var m›yd›? Kad›-köy‘de kutlamak bir politika ise, bupolitikan›n sahibi de zaten TÜRK-‹fi’ti. EMEP’in 1 May›s 2009’dakikonumu olsa olsa, bir sürüklenmeve kaç›flt›r: Direnifl, çat›flma vedevrimcilerden kaç›fl, sar› sendikac›l›¤›npeflinde sürüklenifl...EMEP Genel Merkezi’nin de-¤erlendirmesinin devam›nda Türkiye’de100 noktada 1 May›s kutlamas›yap›lmas›ndan kendine pay ç›-karmaya çal›flarak Kad›köy batakl›-¤›n›n tart›flmas›n› geçifltirmek istiyor.EMEP, “alan fetiflizmine hapsolmadan”,her yeri 1 May›s alan›yapmak için ça¤r› yap›nca yüzbinlerceemekçi bu ça¤r›ya uymufl ve100 noktada 1 May›s yap›lm›fl! San›rs›n›zki, Türkiye’nin her taraf›ndakitleleri EMEP meydanlara ç›-karm›fl... Oportünizmin abart›c›l›¤›-na çok tan›k olmufluzdur elbetteama yine de ülke çap›nda, 100 yerde“EMEP’in 1 May›s takti¤ini benimseyerekmeydanlara ç›kan iflçis›n›f›” tasviri, abart›c›l›kta geçmiflinde afl›ld›¤›n› gösteriyor. Neden?Çünkü bu kez, sa¤a savrulmalar›çok daha derin ve aç›kt›r. Onu ört-Say›: 1811 MAYIS 11


mek için her zamankinden daha büyükabart›ya ihtiyaç duymalar› bundand›r.Fakat flu aç›k ki, 100 de¤il,1000 yerde de 1 May›s yap›lsa, bu,EMEP’in Kad›köy batakl›¤›n›n çamurunasaplanm›fl oldu¤u gerçe¤inide¤ifltirmez.fiöyle diyor EMEP:“Bilmeliyiz ki, ‘Taksimcilik’ etraf›ndabugün süren tart›flma, iflçis›n›f› ve emekçiler aç›s›ndan basitçebir ‘Taksim’e ç›k›ld›, ç›k›lmad›”,“say› maküldü, de¤ildi” sorununötesinde; iflçi s›n›f›yla s›n›f d›fl›l›karas›nda yaflanan ideolojik bir sorundur...”(Ayn› metin)Alan fetiflizmi gibi zorlama tan›mlarla,“Taksimcilik” diye uydurmakavramlarla diyelim ki devrimcipolitikay› ve bak›fl aç›s›n› çarp›tt›-n›z. Ama prati¤i nas›l gizleyeceksiniz?Kad›köy bata¤›n› hiçbir uydurmateori aklayamaz.Kimin iflçi s›n›f›yla ne kadar içiçe,kimin “s›n›f d›fl›” oldu¤u üzerineafl›lm›fl tart›flmalar› tekrarlamayagerek yok. Ama flunu belirtelim ki,s›n›ftan en çok söz edenlerin bafl›ndagelen EMEP ve benzerleri, ayn›zamanda ülkemizde s›n›ftan enuzak olanlard›r. Onlar›n “s›n›fla”tek yak›nl›klar›, birkaç sendikac›y›kafalamaktan ve Emek Platformu’nun,Türk-‹fl’in kuyru¤unda olmaktanibarettir. “S›n›f politikas›”dedikleri de bu kuyrukçuluktan ibarettinve bu “s›n›f politikas›”n›n bugünekadar iflçilerin ve tüm halk›nmücadelesinde tek bir kazan›ma önderlikedebildi¤i görülmüfl de¤ildir.EMEP’in “s›n›f d›fl›” dedi¤i devrimcilerin1988 y›l›ndan bu yanasürdürdü¤ü devrimci 1 May›s politikalar›olmasayd›, 1 May›slarEMEP’e ve onun kadim ittifak›Türk-‹fl’e kalsayd›, halen kapal› salonlardakutlan›r olacak ya da belkiyerine baflka bir fley konulacakt›.“‹flçisi” reformizmin anlamad›-¤›, görmek istemedi¤i, bu ülkededevrimci politikalar olmadan hiçbirmevzinin kazan›lamayaca¤› gerçe-¤idir. 1 May›s, Türk-‹fl kuyrukçulu-¤uyla, Emek Platformu savunuculu¤uyla,reformist politikalarla de-¤il, alanlarda gerekti¤inde difle diflçat›fl›lan devrimci politikalarla kazan›lm›flt›r.EMEP’in yapmas› gereken Kad›köybatakl›¤›na daha fazla saplanmadanmuhasebe yapmas›d›r. Dillerindendüflürmedikleri iflçi s›n›f›nave emekçilere karfl› sorumluluk bunugerektirir.Muhasebeden Kaç›fl-3‘‹ki Uç’ Söylemi TKP’yiKurtaramazTKP’nin Ça¤layan meydan› ileTaksim aras›nda yalpalayan tutumu,2009 1 May›s›n›n üzerinde durulmas›gereken bir baflka yan›n› oluflturuyordu.Ça¤layan’dan Taksim’e,iradesiz, politikas›z kalm›fl,sürüklenen bir görünüm çizdiTKP. TKP’nin bu tavr›nda, genelçizgisi itibar›yla iki etken belirleyicidir:Birincisi, TKP, esas olarak 1May›s Alan›’n› zaptetmek için kaç›-n›lmaz hale gelecek bir direnifl veçat›flmadan kaç›nmak istemifltir.TKP, solun eylemlerinde “coplanmas›”n›n,solu kötü gösterdi¤i gibi,ülkemiz mücadele gerçe¤ini reddedenbir ayd›n bak›fl aç›s›na sahiptir.Düzeniçilik, yasall›k, militan birçizginin kaç›n›lmaz hale geldi¤iyerde, TKP’yi farkl› noktalara savurabilmektedir.‹kincisi, TKP’ninher durumda politikalar›na yön verengrupçulu¤udur. Bu grupçuluk,evvelki y›llardaki 1 May›slar’da daTKP’yi devrimcilerden ayr› olmayayöneltmifltir.Bu kayg›larla hareket eden TKP,Ça¤layan’la Taksim aras›nda karars›zl›kyaflam›fl, sonuçta 1 May›sAlan›’n› zaptetme politikas›n›n gücüve benimsenmesi karfl›s›ndaÇa¤layan’a gidemezken, Taksimiçin de güçlü bir irade ortaya koyamam›flt›r.1 May›s’›n arifesinde a盤a ç›-kan o karars›zl›k, o yalpalama, kuflkuyok ki, nedenleri, niçinleri tart›-fl›lmas› gereken bir sonuçtur. AmaTKP de 1 May›s sonras›, bunun muhasebesiyerine, kolay olan› tercihetmifl; kendi d›fl›ndaki güçleri elefltirerek,kendisinin tart›fl›lmas›n› engellemeyeçal›flm›flt›r. TKP eski GenelBaflkan› Aydemir Güler’in yazd›klar›bunun ifadesidir:“ ... iki ucu seçiyorum. 1 May›s’›nmümkün olan her yerde, herköyde ve kasabada kutlanmas›n›’ iflzannedenler AKP’ci Türk- ‹fl yönetimiyleKad›köy’de duyumsad›klar›devrimci coflkuyu anlatmay› denemelidirler;bu birinci uç.Devlet terörünün düpedüz “ sizesald›rarak iflçilerin 1 May›s’a ilgigöstermelerini engelliyorum’ dedi-¤i, medyan›n da gerekeni yapt›¤›kesimlerin bu sald›r›y› zora koflmakiçin, oyunu bofla ç›karmak için neyapmay› düflündüklerini de merakediyorum. Kald›r›m tafl› sökmeyeçal›flmaktan gayr›’ Bu da di¤er uç.”(1 May›s’tan sonra-www.sol.org.tr)Güler, as›l olarak EMEP üzerindenyola ç›karak, sanki bütünüylehakl› bir elefltiri yap›yormufl gibisa¤ gösterirken devrimcilere sald›rmaktad›r.Çünkü, TKP’nin tavr›n›nsa¤c›l›¤›n›, karars›zl›¤›n›, iradesizli-¤ini ortaya ç›karan esas olarak devrimcilerin1 May›s politikas›ndakinetlik ve kararl›l›kt›r.Bu de¤erlendirme, aç›k bir çarp›tmad›r.Taksim’deki militan direniflçizgisiyle EMEP, “iki uç” diyegösterilerek yanl›fll›kta eflitlenemez.Bu, gerçekten de direnenlere ve direnifltavr›n›n kendisine karfl› haks›zl›kt›r.TKP, bu “iki tav›r” karfl›-s›nda, Türk-‹fl kuyrukçulu¤unumahkum ederken, direniflten yanaolabilmeliydi. EMEP’in Kad›köybatakl›¤›na saplanan politikas›ylaTaksim’i zaptetmeye ç›km›fl dev-12 1 MAYIS 24 May›s 2009


imci politikay› hangi “ba¤lamda”yaparsan›z yap›n, eflitlemek, sa¤c›bir yaklafl›md›r. Ve üstelik bu “eflitleme”ninTKP’nin yalpalamas›n›gizlemeye de hiçbir yarar› olmaz.Olmam›flt›r da.‹ki taraf› karfl›s›na koyup, kendinide “hakem” konumuna oturtanAydemir Güler, bu konumu çok be-¤enmifl olacak ki, oradan bir de“kald›r›m tafl› sökmekten” dem vurarak,direnifli küçümseyip “barikat!”dersleri veriyor.‹flte bu noktada Aydemir Güler’e“orada dur bir dakika” deriz.Sen kim, devrimcilere barikatlar›ö¤retmek kim? Barikatlar› bu ülkenindevrimcileri bilir. Gazi’denhapishanelere kadar, barikatlar›n ard›ndadövüflen, direnen bizdik.Tek bir tutsa¤› olmayan bir “KomünistParti”, bize hangi barikatlar›ö¤retecek?.. Gazi, Nurtepe, Yenibosna,Ümraniye, Sar›gazi, Aydosbarikatlar›nda olmayanlar, bize neyiö¤retecek?‹nsan biraz mütevaz› olur. Parisbarikatlar›n› K‹TAPLARDANokuyup “barikat e¤itmenli¤ine” soyunmadanönce, ülkemiz devrimcihareketinin barikatlarda onlarca flehitverdi¤ini düflünür. Ukalal›¤›ndüzeyini görmeniz için Güler’in flusat›rlar›n› da aktarmal›y›z:“Bir ara f›rsat›m olursa, çiçeksaks›lar›ndan barikat kurulabilece-¤ini sananlar için, 138 y›l önce Paris'teiflçilerin hangi boyutlarda barikatlar›nelerden imal ettiklerini...aktarmay› düflünüyorum.” diyor veekliyor: “Barikat›n ciddi bir ifl oldu¤unuö¤renmekte yarar vard›r.”‹nsan biraz ciddi olur.Barikat›n ciddili¤ini bize ö¤retmeyekalkan›n partisinin en az›ndanbir barikat direnifli olur. Ama yok.Barikat›n ciddi bir ifl oldu¤undanönce, elefltirinin ciddi bir ifl oldu¤unuö¤renmesinde yarar var yukar›-daki sat›rlar›n sahibinin.TKP yöneticileri, barikatlar› ö¤retmeyi,“iki uç” saçmal›klar›n› biryana b›rak›p kendilerini tart›flmal›-d›rlar. 1 May›s günü pankartlar›n›aç›p girdikleri Taksim’inyolunu onlara1989 1 May›s’›nda elinde tafllar› ilefiiflhane’den Taksim’izorlayan gencecikiflçi MehmetAkif Dalc› açm›flt›r.Dalc›, polis kurflunuile vuruldu¤unda,Güler’in küçümsemeyekalk›flt›¤› “okald›r›m tafllar›” vard› elinde.1989’da Dalc›lar ve 2009’daDalc›lar’›n yoldafllar›, “ellerindekald›r›m tafllar›” ile barikatlar kurupçat›flt›klar› için, TKP’liler “ellerinikollar›n› sallaya sallaya” girebildilero alanlara... Hayatlar›nda bir kezolsun ellerine “kald›r›m tafl› “ almam›flolanlar, sokakta çat›flmak neymiflbundan bihaber olanlar, barikatdersi vermeye kalk›flmadan öncehadlerini bilmelidirler.Bu haz›ms›zl›, bu sald›rganl›k vebu ukalal›k, 1 May›s’ta içine düfltükleridurumu izah edememektenkaynaklanmaktad›r. Ama o durumdanç›k›fl›n yolu, benzeri yalpalamalar›tekrar yaflamaman›n güvencesi,bunlar de¤il; devrimci ve cüretlibir muhasebedir.Tüm ‹lerici DevrimciGüçler; Güçlü BirMuhasebe, 2010’da DahaGüçlü Bir 1 May›sDemektirTürkiye devrimci, ilerici hareketinin1 May›s mücadelesi do¤ru politikalarla,bugün belli bir sonuç yaratm›flt›r.Halka ve devrimcilere bir“alan” de¤il, oligarfliye geri ad›matt›rabilmenin, gasbedilmifl birmevziyi k›smen geri alabilmeninmoral gücünü ve yol göstericili¤inikazand›rm›flt›r. Haklar›m›z› dövüfledövüfle kazanabilece¤imiz bilincinitazelemifltir. Gücümüzü göstermifl,kendimize daha fazla güvenmemizgerekti¤ini hat›rlatm›flt›r.Bu olgulard›r esas olan. Bununötesindeki “bu tam bir zafer mi yar›mbir zafer mi”, “alan nihaiolarak kazan›ld› m›, kazan›lmad›m›?” türünden tart›flmalar, spekülatifve mücadeleye hizmet etmeyentart›flmalard›r. Hangi kazan›m için“nihai” belirlemesi yap›labilir ki?Bu bir mücadeledir. Önümüzdekiy›l ve belki sonraki y›llarda da 1May›s Alan› kavgas› sürebilir, 1May›s mücadelesi baflka flekilleralabilir.Bu noktada, “1 May›s’›n zaferolmad›¤›n›, bir geliflme olmad›¤›n›”kan›tlamaya çal›flanlar da, bilmelidirlerki, en az EMEP kadar, TKPkadar, direniflin karfl›s›nda bir konumadüflmektedirler. Neden kendilerininbu kazan›mda daha büyük birpaylar›n›n, daha güçlü bir irade veinsiyatiflerinin olmad›¤›n› sorgulayacaklar›na“bu zafer de¤il” diyeç›rp›nmak, mücadelede eme¤i, iradesiolmayanlar›n iflidir.Alan meselesi öne ç›k›yor, taleplergeride kal›yor tart›flmas› da, birbaflka kaç›fl›n ifadesidir. Alan meselesi,talepler meselesinin alternatifide¤ildir. ‹kisini birden tafl›yal›malanlara, bu gücü olufltural›m.Muhasebe, güçlendirir.Türkiye solu, eksikliklerine,kendi içindeki elefltirilere ra¤men, 1May›s Alan›’na ç›karak, ileriye birad›m daha atm›flt›r. Görevimiz bunubüyütmektir. Görevimiz bundan hareketle,kitleleri daha büyük mücadeleleriniçine çekmektir. Muhasebeça¤r›m›z da ayn› amaca yöneliktir.‹lerici, devrimci güçlerin ortakiradesini zay›flatan zaaflar ve politikalarmahkum edildi¤i ölçüde, dahagüçlü birlikler kurabilir, daha büyükçat›flmalara girebiliriz.Say›: 1811 MAYIS 13


“2009 1 MAYIS'I SOKAK SOKAK YÜRÜTÜLEN D‹REN‹fiSAYES‹NDE KAZANIMLA SONUÇLANMIfiTIR”Devrimci 1 May›s Platformu’nun,12 May›s 2009 tarihindeyaz›l› olarak yapt›¤› 1 May›s 2009de¤erlendirmesini k›saltarak yay›nl›yoruz:2009 1 May›s'›, 2007 ve 2008 1May›slar’›nda gösterilen kararl›l›-¤›n, devrimci irade ve direniflin üzerinden,bu y›lda ayn› kararl› tutumsayesinde kazan›mla sonuçlanm›flt›r...Bu kazan›m›n gerisinde, Pangalt›'danTaksim'e yürüyebilen kitleninönünün aç›lmas›nda, uzlaflmac›tutum de¤il, Mecidiyeköy'den,Taksim'e kadar olan bölgede, sokaksokak yürütülen direnifl vard›r... Hery›l bir önceki y›la göre daha iyi organizeolan devrimci yap›lar bu kazan›mdaönemli paya sahiptir.Platformumuz 18 Mart tarihindeyay›nlad›¤› deklerasyonla, 2009 1May›s'›n›n birleflik, kitlesel ve devrimcibir tarzda Taksim'de kutlanmas›için sendikalara ve emekten,halktan yana güçlere ça¤r› yapm›flt›r.Ancak, özellikle Türk-‹fl'in alaca¤›karar›n beklenmesi, 1 May›sçal›flmalar›n›n geç bafllamas›na nedenolmufltur... Türk-ifl aç›k olarak,devletin Taksim 1 May›s'›n› engellemeçabalar›n›n dolays›z uygulay›-c›s› olmufltur... Hak-‹fl'in sadecesendikalar›n geldi¤i bir may›s kutlamaça¤r›s› karfl›l›k bulmasa bile,devletin yapaca¤› hamleyi göstermesiaç›s›ndan ipucu olmufltur... 25Nisan'daki kitlesel bas›n aç›klamas›,yerellerde çok yayg›nlaflt›r›lamasada ortak bas›n aç›klamalar›n›nörgütlenmesi, 1 May›s flehitlerininanmalar›n›n daha kitlesel gerçeklefltirilmesiolumlu geliflmelerdir...Geçen y›ldan farkl› olarak, tamifllevini yerine getiremese de 1 May›s'›örgütleyen tüm güçleri kapsamayaçal›flan bir örgütlenme komitesininoluflturulmas› olumlu olmufltur.Ancak,1 May›s günü sendikalartaraf›ndan örgütlenme komitesinininsiyatifini bofla ç›karan yaklafl›mlarsergilenmifltir.Valili¤in 1 May›s'a birkaç günkala yapmaya bafllad›¤›, "iflçi olanolmayan","marjinal gruplar" demagojisinekarfl› sendikalar taraf›ndanbir yan›t oluflturulmam›fl, "bizdenetleriz" söylemi ile bu propagandayaçanak tutulmufltur...Vali’nin, iflçiler, alana girdi, iflçiolmayanlar engellendi sözü kaba birsaflaflt›rma propagandas›ndan ibarettirve düpedüz yaland›r... Sendikayöneticileri bilmelidir ki, devrimcilerin,solun tecrit edildi¤i, zay›flat›ld›¤›noktada sendikal mücadelenin,iflçi s›n›f›n›n daha ileri haklar eldeetmesi mümkün de¤ildir...Sendikalar›n a¤›rl›kta oldu¤u birkitlenin Taksim'e do¤ru yürümesis›ras›nda, korteje al›nmayan kitlelerinal›nmas› için gereken kararl›l›kgösterilememifltir... Kortejin sendikalartaraf›ndan ve özellikle deD‹SK taraf›ndan yürütülmesi yanl›flt›r.Polisin geçen y›ldan daha fazla,gaz bombas›, kimyasallar içerentazyikli su, plastik ve gerçek mermikullanarak gerçeklefltirdi¤i sald›r›-lara karfl› y›lmadan direnen kitleleryeterince sahiplenilmemifl, kortejdeve Taksim'de kürsüden yaflanan polisterörü ifade edilmemifltir...Sol bu 1 May›s'ta parçal› bir görüntüsergilemifl,"bekleyip görme"takti¤inden, süreci zay›flatmaya,hatta baltalamaya kadar giden tav›rlarsergileyenler olmufltur.Devletin Türk-‹fl ve Hak-‹fl eliyle,iflçilerle solu ay›rma ve Taksim'i zay›flatmagiriflimlerine sol'dan aletolanlar olmufltur. EMEP, hem sendikalar›niçinden, hem de aç›ktan birkaralama kampanyas› yürütmüfl, 1May›s'› Taksim'de ve kitlesel kutlamakisteyen güçlere pervas›zca diluzatm›flt›r... Türk-‹fl kuyru¤una tak›-larak Kad›köy'e giden EMEP, s›k›lmadan"‹flçiler Kad›köy'deydi" diyebilmifltir.Kad›köy'de Türk-‹fl vard›r,‹flçi Partisi vard›r ve EMEP vard›r...TKP, 2004 y›l›ndan beri gidilmeyenÇa¤layan'a baflvuru yaparak, üçüncübir yer tart›flmalar›na neden olmufl ve1 May›s'›n örgütlenmesi sürecini zay›flatanbirrol oynam›flt›r.Dahasonras›nda,bu karar›n›de¤ifltirip,Taksim'e gelece¤iniaç›klamas›,parçal› birgörüntününalg›lanmas›-n› de¤ifltirmemifltir...1May›s sonras›yapt›klar› de¤erlendirmede, sokaksokak çat›flarak Taksim'e gelmeye çal›flaniflçi-emekçi ve devrimcilerin direniflinedil uzatan TKP'den 1 May›sgünü direnenlerin ö¤renece¤i hiçbirfley yoktur... TKP, sokak sokak direnen,çat›flan devrimcilerden etkilenenkitlesinin rahats›zl›¤›n› gidermek içindevrimcilere çamur atmak, dil uzatmakyerine baflka yollar bulmal›d›r.Tüm bunlarla birlikte, önceki iki1 May›s'ta oldu¤u gibi bu 1 May›s'tada direnen güçlerin yaratt›klar›bas›nç sonucunda binlerce insanTaksim alan›na ç›km›fl, kürsüsünüoluflturmufltur... Binlerce insan›n tamam›n›nalanda buluflamam›fl olmas›,kendi gündemlerini Taksimalan›ndan hayk›ramam›fl olmas›önemli bir eksikliktir.Bu eksiklik ayn› zamanda, 2010Taksim1 May›s'› için yap›lmas› gerekenleride aç›kça ortaya koymaktad›r...fiimdi, Taksim 1 May›s'›n› örgütleyentüm güçleri, 2009 1 May›s'›ndanal›nan moralle, emperyalist sald›rganl›¤a,iflsizli¤e, açl›¤a, bask›larakarfl› birleflik mücadeleyi yükseltmeyeça¤›r›yoruz.Böylesi bir mücadele, 2010 1May›s'›n›n birleflik, kitlesel ve devrimcibir tarzda Taksim'de yüz binlerlekutlanmas›n›n önünü açacakt›r.Taksim, 1 May›s alan›d›r!Devrimci 1 May›s Platformu14 1 MAYIS 24 May›s 2009


Emperyalizmle, oligarflikdiktatörlü¤ün iflbirli¤i pekifliyor“AB’ye uyum” sürecinde haklarve özgürlükleri geniflletmek üzereyap›lan düzenlemelerin pratikte genelliklebir hükmü olmazken, egemens›n›flar aras›ndaki iflbirli¤ini vebütünleflmeyi pekifltiren “uyum”yasalar›, süratle uygulamaya konulmufldurumda. Bu “uyum”, kendinien somut olarak emperyalizmin polisiylefaflizmin polisi, emperyalizminyarg›s›yla faflizmin yarg›s› aras›ndakiiflbirli¤inde gösteriyor.Türkiye Polis Teflkilat›’n›n EU-ROPOL’le iflbirli¤inin ard›ndan bukez de askeri alanda yeni bir iflbirli-¤ine gidiliyor. Türkiye’nin “AvrupaJandarma Kuvvetine (AJK) gözlemciolarak kat›lmas›” kabul edildi.Avrupa Jandarma Kuvveti, Fransa,‹talya, Portekiz, ‹spanya, Romanyave Hollanda jandarma kuvvetlerindenolufluyor. Türkiye,AJK’ya kat›lmak 2005 y›l›nda baflvuruyapmas›na ra¤men Fransa’n›nvetosu yüzünden kat›l›m›gecikmifl; ancak, Türkiye’nin, Fransa’n›nNATO’nun askeri kanad›nagirifline onay vermesi üzerine Fransada vetosunu kald›rm›fl.Emperyalistler Türkiye ile olaniliflkilerini kendi ç›karlar›na göre düzenliyorlar.Polis ve jandarma güçlerininiflbirli¤ine dair bu geliflmelerolurken, Fransa ile Türkiye aras›ndayarg› alan›nda da halk düflman› yenibir iflbirli¤inin yap›ld›¤› yans›d›bas›na. ‹flbirli¤i, bas›nda “Türkiye,Avrupa’ya ilk kez gizli tan›k ihraçediyor” fleklinde verildi. ‹flbirli¤ininmuhtevas› fluydu:“Fransa’n›n talebi üzerine eskiPKK’l› 14 gizli tan›k Paris’e gidiyor...PKK’n›n Avrupa’daki yap›-lanmas›n› büyük ölçüde ortaya ç›-kartmas› beklenen soruflturmadaifadesi al›nacak gizli tan›klar›n tümseyahat masraflar› Fransa taraf›ndanüstlenilecek.” (Sabah, 16 May›s2009)Gizli tan›k kullanmak, sahte delilyaratmak ve bu delillerle yarg›lamalaryapmak hukukun ayaklar alt›ndaçi¤nenmesidir ve bunda faflizmleburjuva demokrasisininuyum içinde oldu¤u görülüyor.Tüm bu geliflmeler gerçekte,Türkiye oligarflisiyle Avrupa emperyalizmiaras›ndaki geliflmekte vepekiflmekte olan iflbirli¤inin yans›-malar›d›r. Belçika’n›n Sabanc› davas›ylailgili Türkiye’ye heyet göndermesi,Almanya’n›n devrimcileri“örgütün Türkiye’de yapt›klar› eylemlerindendolay›” yarg›lamas› dabu iflbirli¤inin sonucudur.O çok övülen, “demokrasi beklenen”AB’ye uyum süreci, sömürücüegemenler lehine, halk›n ve devrimcilerinaleyhine ifllemektedir.AB’nin s›n›fsal niteli¤ine uygunolan da budur. 2004 y›l›nda EURO-POL Müdürü Storbeck, “Türkiyebizim için AB’ye üye ülkeler de¤erinde”diye bir aç›klama yapm›flt›.Türkiye’ye bu de¤eri katan, Avrupal›tekellerin Türkiye’deki ç›karlar›d›rkuflkusuz.Türkiye’den uçakla gizli tan›ktafl›yan Frans›z emperyalizmi, Türkiyefaflizmiyle iliflkileri sonucundaTürkiye’li devrimcilere sald›rmayada devam ediyor. ‹lker Alcan vefiefik Sar›kaya hiçbir delil olmaks›z›n11 ayd›r mahkemeye bile ç›-kart›lmadan tutuluyorlar. Fransa dahaöncesinde de onlarca Cepheliyiortada “ifllenmifl bir suç” olmamas›nara¤men tutuklayarak, a¤›r ceza-AB’ye uyum süreci,zannedildi¤i gibi hak veözgürlüklerin genifllemesinisa¤lamayacakt›r. Bu süreç gerekyurt içinde, gerekse de yurtd›fl›nda “terörle mücadele” ad›alt›nda devrimci, yurtsever,anti-emperyalist ve anti-faflisttüm güçlere karfl› yürütülensavafl› daha da t›rmand›racakt›r.lar vermifltir.Fark var m›?Gayrimeflru yöntemlerle sorgulama,gayrimeflru yöntemlerle cezalarverme, art›k Amerika’da oldu¤ugibi Avrupa’da da uygulamaya sokulmufltur.AB’nin “GuantanamoHukuku” karfl›s›ndaki sessizli¤ininaç›klamas› da bugünkü bu hukuksuzluklar›d›r.Fransa ve ABD’nin ifade almave yarg›lama yöntemleri birbirinebenzemektedir. Gizli tan›klar, gözleriba¤l›, ayaklar› prangal› al›nanifadeler, çeflitli iflkence yöntemlerinimeflru görmeye bafllamalar...Bunlar burjuiva demokrasisininbünyesinde oluyor.Çok övünülen, demokrasinin befli¤isay›lan Avrupa’n›n demokrasi,hukuk anlay›fl›na ne oldu?Avrupa, Türkiye’den getirtilengizli tan›klarla, Avrupa mahkemelerinde“geçerli” kabul edilen polisfezlekeleriyle, devrimcilere, yurtseverlerekarfl› komplolar kurmay›,meflrulaflt›r›yor. Avrupa, mahkemelerde“gizli tan›k” kullan›lmas›n› yasallaflt›rm›flt›r.Örne¤in ‹ngiltere’degizli tan›klar›n “organize suç, cinayetve terörizm” davalar›nda kullan›lmas›kararlaflt›r›lm›flt›r.ABD mahkemelerinde ise zatenuzun y›llard›r gizli tan›k ifadeleriyleyarg›lamalar yap›lmaktad›r. Gizlitan›k uygulamas›, ülkemizde de,AB’ye uyum çerçevesinde yap›lande¤iflikliklerle 2005 y›l›ndan itibarenTürk hukuk sistemine girmifltir.Gizli tan›k hukuksuzlu¤u aç›s›ndanböylelikle Türkiye, Avrupa ve Amerikaaras›nda bir fark kalmam›flt›r.ABD kendi hukuk anlay›fl›n› dünyan›nher yerine ihraç etmektedir.Fransa bugün yine ABD’ninizinden giderek, “‹slamc› terörekarfl› mücadele” ad› alt›nda müslümanlarayönelik sald›r›lar›n› art›rm›flt›r.AB’de “‹slamc› terör” ad› al-Say›: 181EMPERYAL‹ZM 15


t›nda yap›lan tutuklamalar›n ço¤uFransa ve ‹spanya’da gerçekleflmektedir.Fransa yaln›zca ‹slamc›-lara, Türkiye’li devrimci ve yurtseverlerekarfl› de¤il ayn› zamandaETA gibi ba¤›ms›zl›klar› için savaflanAvrupal› yurtseverlere karfl› dasald›rgan bir politika izlemektedir.Hollanda, Belçika, Almanya,Fransa, ‹talya ve ‹ngiltere’ninTürkiye faflizmi ile yapt›¤› anlaflmalarçerçevesinde, devrimcilere yöneliksald›r›lar› Avrupa demokrasisininhukukunun bugün ne durumdaoldu¤unu gözler önünü seriyor. Buülkelerin hepsi siyasi ve ekonomikç›karlar› sözkonusu oldu¤unda burjuvademokrasisinin ve hukukununbütün gereklerini bir kenara b›-rakabilmektedir.Fransa ve Türkiye aras›ndaki iflbirli¤indekiart›fl, Frans›z tekellerininTürkiye’den alaca¤› pay›n daartt›¤›n› göstermektedir. Fransa bununiçin sald›r›lar›na “terörle mücadele”ad› alt›nda k›l›f uyduruyor.Dünyan›n neresinde olursa olsun,“Teröre karfl› uluslararas› iflbirli¤i”dedikleri; hiçbir hukuk, kuraltan›mayan gayrimeflru iliflkilerbütünüdür. ABD, AB ve Türkiye busavaflta daha çok iflbirli¤i içine girerek,bu konudaki ortak örgütlenmeleriniart›r›yor, yasalar›n› buna göreyeniden flekillendiriyorlar.EUROPOL’le imzalanan anlaflma,Türkiye’nin AJK’ya gözlemciolarak kabul edilmesi, Türkiye’yepolis yarg› heyetleri gönderilmesi,Avrupa’da Türkiye’den getirilengizli tan›klarla yarg›lama yap›labilmesineolanak tan›nmas›, Türkiye’ninAB’ye girifl sürecinin nas›liflledi¤ini daha somut bir flekildegöstermektedir. Avrupa emperyalizmi,AB’ye üyelik çerçevesinde hemTürkiye’deki pazar pay›n›, hem dedevrime karfl› iflbirli¤ini art›r›yor.AB’ye uyum süreci, zannedildi-¤i gibi hak ve özgürlüklerin genifllemesinisa¤lamayacakt›r. Bu süreçgerek yurt içinde, gerekse de yurtd›fl›nda “terörle mücadele” ad› alt›ndadevrimci, yurtsever, anti-emperyalistve anti-faflist tüm güçlerekarfl› yürütülen savafl› daha da t›rmand›racakt›r.Nurhan, Cengiz ve Ahmet’eÖzgürlük Talebi 18. Haftas›ndaAlmanya’da, Türkiye’deki faflistrejime karfl› geldikleri için 5Kas›m 2008’den beri tutuklu bulunanAnadolu Federasyonu üyeleriNurhan Erdem, Cengiz Obanve Ahmet ‹stanbullu’nun serbestb›rak›lmas› için Köln flehrininDom Kilisesi önünde ÖzgürlükKomitesi taraf›ndan yap›lan eylemebu haftada devam edildi.16 May›s günü yüzlerce bildiri ve broflür da¤›tanÖzgürlük Komitesi, Alman devletinin faflizme deste-¤ini teflhir etmeye devam edece¤ini, 19. haftada da bumeydanda olaca¤›n› duyurdu.*‹lker Alcan ve fiefik Sar›kaya’yaÖzgürlük‹lker Alcan ve fiefik Sar›kaya, Fransa’da onbir ayd›rkeyfi bir flekilde tutuklu bulunuyorlar. Fransa ÖzgürlükKomitesi her cumartesi oldu¤u gibi 16 May›s’taBlois flehir merkezinde kurulan pazarda bildirida¤›t›m›na devam etti. Özgürlük Komitesine, YeniAnti-Kapitalist Partisi üyeleri de destek verdi.17 May›s günü ise Paris banliyölerinden Emerainvilleile Pontault-Combault flehirlerinde kurulan semtpazarlar›nda toplam 400 bildiri da¤›t›ld›. Komite çal›-flanlar›, 9 Haziran 2008’de faflist Türkiye rejimine karfl›olduklar› için tutuklanan ‹lker Alcan ve fiefik Sar›-kaya için özgürlük ça¤r›s›nda bulundular.Viyana’da Nazilere Karfl› YürüyüflAvusturya’n›n baflkenti Viyana’da 14 May›s günü,kendini ‘Dammstrasse Yurttafl ‹nsiyatifi’ olarak adland›ranve afl›r› sa¤c›, ›rkç› parti FPÖ taraf›ndan desteklenenbir grup, ‹slam karfl›t› bir yürüyüfl düzenledi.Irkç›lar›n gösterisi 48 anti-faflist örgüt, baz› ‹slâmi derneklerve Yefliller Partisi milletvekillerinin de kat›ld›¤›karfl› bir gösteriyle protesto edildi. Anadolu Federasyonuüyeleri gösteriye, Almanca “Kahrolsun Faflizm”ve “Irkç› K›flk›rtma Kampanyas›na Hay›r” yaz›l› dövizlerve k›z›l bayraklarla kat›ld›.Sosyalist Gençlik taraf›ndan örgütlenen anti-Naziyürüyüflü, Avusturya Parlementosu’nun önünden 700kifliyle bafllad›. Yüzlerce polis, flehir merkezinde Nazilerinyürüdü¤ü güzergah› kapatarak, anti-faflistlerin›rkç› faflistlere yaklaflmas›n› engelledi.Zaman zaman polis barikat›yla karfl›laflan ve barikat›zorlayan kitle, Naziler’e 100 metre uzakl›ktan sloganve konuflmalarla karfl›l›k verdi.Berlin’de Yürüyüfl da¤›t›m›Berlin Yürüyüfl okurlar› taraf›ndan, 1 May›s Taksimmücadelesi ve adalet özleminin anlat›ld›¤› say›lar›nsat›fl› yap›ld›. Yürüyüfl okurlar›, 13 May›s günüWedding ve 17 May›s günü Kreuzberg semtlerindedergi tan›t›m› yapt›. Dergi da¤›t›m› s›ras›nda halkla,devrimcilerin 1 May›s alan›n› kazan›m› ve Fedan›nadalet oldu¤una iliflkin sohbetler, tart›flmalar yap›ld›.Yürüyüfl okurlar› “Yürüyüfl’ü okuman›n ve da¤›tman›nterörizm yaygaras›yla, davalara konu yap›ld›¤›Almanya’da Yürüyüflümüz engellenemeyecektir.” diyerek,Almanya’daki da¤›t›m›n özgünlü¤ünü vurgulad›lar.16 EMPERYAL‹ZM 24 May›s 2009


Sorun Yüzlerin Eskili¤inde De¤il, Sözlerin Eskili¤indedir...Oligarflik Düzenin HalkaSöyleyecek Birfleyi Yok!Yafllar› ilerlemifl kimi kiflilerinyafllar› söz konusu oldu¤unda, halkaras›nda kullan›lan bir söz vard›r.“Ben do¤du¤umda da, onlar vard›”denir. Bugün siyasi arenadaki burjuvapolitikac›lar›n önemli bir k›sm›için de geçerli bu söz.Genç ya da yafll›, ço¤umuza, Demirel,Erbakan, Cindoruk, Ecevit,Baykal, Mesut Y›lmaz... isimleri hiçde yabanc› de¤ildir. Baz›lar›, neredeyseyar›m as›rd›r burjuva siyasetsahnesindeler. Ve onlar›n ismi flu s›-ralar, çeflitli partilerin “toparlanmas›nda”geçiyor. Yafl, elbette tek ölçüde¤ildir ve kendi bafl›na bir olumlulukveya olumsuzluk anlam›na dagelmez. Ama sözkonusu olan, burjuvasiyaset sahnesinden fiilen “emekli”olmufl Demirel, Erbakan, Cindorukgibilerine yeniden bir misyonyüklenmesi olunca, bunun burjuvasiyasetindeki “yafllanmaya” iflaretetti¤i aflikar.Bu yafllanma, asl›nda fiziki de¤il,siyasi bir yafllanmad›r.Bir k›sm› için, “iktidar h›rs› “ nedeniyle,köflelerine çekilmeye niyetleriyok da denebilir. Do¤rudur da...Ancak yine de farkl› bir durum varortada. Sistem, bu örneklerde de görülece¤igibi bir “kadro” sorunu yafl›yor.Hala, Demireller’e, Cindoruklar’a,Ecevitler’e, Mesut Y›lmazlar’amuhtaç durumdaki sistem, yeniadam, yeni kadro ç›karam›yor.Peki neden?Bu bir sonuçtur.Yeni kadro ç›karamamas›, yeni“Umut”lar yaratamamas›, sisteminkendi içindeki t›kanman›n sonucudur.Düzen partilerinin tablosuna bak›n.Bir yan›, partiler “mezarl›¤›”.Di¤er yan›nda ise, tabans›z onlarcaparti. Kendine bir misyon yükleyenler,büyük tantanalarla bir parti kuruyorlar.Ama gerisi gelmiyor, üç kifliyitoplayam›yorlar yanlar›na.Çünkü farkl› bir fley söyleyemiyorlar.Sistemdeki çürüme ve t›-kanman›n kan›t› da bu zaten.Faflizme karfl› bir tavr› ve sözüyok. Emperyalizme karfl› bir tavr›,sözü yok. Bu ülkenin sorunlar›na dairfarkl› bir politikas› yok... Olmad›-¤› için de hiçbiri kitleler için birumut yaratam›yor, burjuvazi için“kullan›labilir” konuma gelemiyor.Düzen partileri aras›ndaki yar›fl,malum, emperyalizme ve oligarfliye“sizin düzeninizi en iyi ben sürdürürüm”iddias›n› kan›tlama yar›fl›d›r.Hem emperyalizme ve oligarfliye bugüvenceyi verip, hem kitleler içindeflu veya bu ölçüde bir çekim yaratanparti, bu yar›flta öne geçer.“Merkez sa¤!” olarak iktidara talipolmak için, 76 yafl›ndaki emekliCindoruk’un ve 83 yafl›ndaki Demirel’insiyaset sahnesine ç›k›fl›, ifltebu yar›flta baflka aday ç›kamamas›-n›n sonucudur. Yeni ve farkl› bir fleysöyleyemeyenler, “eski” isimlerintan›nm›fll›¤›ndan, etkisinde medetumuyor.86 yafl›ndaki Rahflan EcevitDSP’de, 83 yafl›ndaki ErbakanSP’de siyaseti belirlemeye çal›fl›yor.CHP’de y›llard›r Deniz Baykal, ÖnderSav gibi isimler say›s›z baflar›-s›zl›k ve yenilgilerine ra¤men yerlerindeler.K›sacas›, düzenin sa¤› da,solu da y›llard›r burjuva siyaset sahnesindeolan “eski” kadrolar›n denetiminde.Bunlara göre, imkanlar› dahagenifl, kitlelerle ba¤› daha güçlüolan AKP de Bülent Ar›nç gibi “eskileri”ortaya sürdü.Sistem, kadro üretemiyor. Çünküsistem, politika üretemiyor. Çünkü,söylenecek her fleyi, emperyalistlersöylüyor ve düzen partileriyle, düzenpolitikac›lar› emperyalizme tabiolman›n d›fl›nda bir fley düflünemedikleriiçin, söyleyecek yeni bir fleyleride kalm›yor...Ekonomiden, d›fl politikaya, Kürtsorunundan kültür sorununa kadar,hemen her konuda,emperyalistler,s›n›r› çizip düzen politikac›lar›-n›n önüne koymaktad›rlar.Emperyalistler ve iflbirlikçi oligarfli,kendi politikalar›n› en iyi uygulayacakolan› da destekliyorlar.Uygun “aday” yoksa, do¤rudan vedolayl› müdahalelerle partileri bölüyor,kendine tabi k›l›yor. Emperyalizmesad›k yeni kadrolar ortaya sürüyor,kendi politikalar›n› uygulat›-yorlar.Ülkemizde yeni partilerin, yenibir ç›k›fl yapanlar›n önce Amerika’daboy gösterip, “olur” almayaçal›flmas›, bu mekanizman›n biruzant›s›d›r.1972 sonras›, halk›n mücadelesininönünü kesebilmek için CHP veEcevit’in, sol slogan ve çözümlerle“umut” olarak sunulmas›, 12 EylülCuntas› sonras› Turgut Özal veANAP’›n “liberalleflme, demokratikleflme”vaadleriyle alternatif halinegetirilebilmesi, sistemin o süreçlerdekiçözümleriydi. Art›k bunlar›yapam›yor düzen; çünkü çok dahafazla kuflat›lm›fl, ba¤›ml›laflt›r›lm›flt›r.Dikkat edilirse, düzen partileri,seçimlerde bile hiçbir ciddi siyasivaadde bulunam›yor art›k; çünkü,emperyalizm art›k her fleyde çok dahafazla belirleyici, her fleye aç›ktanmüdahale eden bir konumdad›r. Bukoflullarda düzen partilerine ve politikac›lar›nak›smi bir manevra alan›bile kalmamaktad›r.O zaman da iflte meydana ya yineeskiler ç›k›yor, ya da meydan TayyipErdo¤an gibi, kendine özgü bir politikas›olmayan, sadakalarla, kabaday›l›klarlapolitika(!) yapan çaps›z,ufuksuz, tam uflak tipli politikac›larakal›yor... Bak›n bugün burjuva siyasetmeydan›na; AB’de, ABD’dekendilerine dikte ettirilen politikalaratabi olan “liderler” ve TBMM’deparmak kald›r›p indirerek “liderler”inetabi olan bir politikac› tipindenbaflkas›n› göremezsiniz. Çürüyenbir düzenin tablosudur bu...Say›: 181OL‹GARfi‹ 17


ÖğretmenimizK‹M‹ E⁄‹TECE⁄‹Z?NASIL ANLATACA⁄IZ?‹HT‹YAÇ NED‹R?E¤itim meselesinin ne oldu-¤unu herhalde defalarca yazm›fl›z,anlatm›fl›zd›r. Ama yine;"kapitalist toplum", "feodaltoplum" diye bafllayan listeler,ve dergiden bir kaç yaz›, karfl›-m›za “e¤itim” diye ç›kar›l›yor.Sonuç: "... S›k›l›yorlar".Elbette s›k›l›rlar, herkess›k›l›r, çok normal.Çünkü e¤itim demek bude¤il ki.Bu, yasak savmakt›r.Peki, hiç kontrol ettinizmi; anlatt›¤›n›zdan"kim, ne anlad›?" diye...Sordunuz mu kendinize;"niye insanlar s›k›-l›yor?" diye...Bir e¤itimci önce flusorular› cevaplamal›d›r:1- Ben kimi e¤itiyorum?2- ‹htiyac›m›z nedir?3- Nas›l anlataca¤›m?Yani; "e¤itti¤imiz insan›ngerçe¤i nedir ve biz o insan› neiçin e¤itiyoruz, ne yapmas›n›istiyoruz ve nas›l e¤itece¤iz?"Bu üç temel sorunun cevaplar›n›bulmal›d›r e¤itmen.E¤itimci bunlara do¤ru cevaplarvermezse, do¤ru bir e¤itimde yapamaz. O e¤itim beflkifli ile bafllam›flsa, iki haftasonra iki kifliye düfler. Ve sonrabiter.Kimi e¤itece¤iz?..Mahalledeki, okuldaki insanlar›m›z›e¤itece¤iz.Nitelikleri nedir, bu insanlarne ifl yaparlar... ‹flçi, memur,ö¤renci, esnaf veya iflsiz...Kim bunlar?.. Buna göreinsan seçeceksiniz. Düflünün,oradaki en aktifgrubumuz dört kifli mi,befl kifli mi, sekiz kifli mi? Herneyse bunlar› saptad›k; kimie¤itece¤imize karar verdik. Enaktif grubumuzu... Çevremizdekien tan›d›k insanlar›.Soru flu; bu insanlar mahallede,okulda, ne yapacak? Yanibizim ihtiyac›m›z nedir?Cevap; kitleyi e¤itecek iliflkikuracak...Peki, kim bu kitle?E⁄‹T‹M‹HT‹YAÇTEMEL‹NDEOLMALIDIR‹flte bir e¤itim konusu!Kim bu halk? Bu halkla nas›liliflki kuracak?Gençlerle, kad›nlarla nas›liliflki kuracak? Ne anlatacak?Evet, en önemli soru bu:Neyi, nas›l anlatacak?Örne¤in "Ba¤›ms›zl›k ne demek"biliyor mu? "Devlet nedemek", "Faflizm ne demek","Bu ülke nas›l yönetiliyor" biliyormu? "Biz ne istiyoruz","Ba¤›ms›zl›k, demokrasi vesosyalizm istemek ne demek"...‹flte sana güncel ihtiyaçlar...Yani kitle çal›flmas› yapacakinsan›m›za, kitle çal›flmas›n›nnas›l yap›laca¤›n›, o kitleye neyi-nas›lanlataca¤›m›z› ö¤retmekdiye bir sorunumuz vard›r.Hayat›n içinde canl› ve somutturbu. ‹flte gençler!Kim bu gençler? Onlarcasorunu var. Bunlar›n her bir sorunubir e¤itim konusudur. Size¤itmenseniz, kitle çal›flmas›yapan insan› e¤itmek zorundas›n›z.Yani o bir genci nas›l e¤itecek,gençlerden gruplar nas›lkuracak, bu gruplara nas›l anlatacak,kad›nlara esnaflaraneyi-nas›l anlatacak?.. Onlarcae¤itim konusu ç›kar.Ama bunlar›n hiçbirisi; "hadiflu kitab› açay›m, fluray›okuyay›m, flu dergi yaz›s›n›okuyay›m" ile olmaz. Olamaz.Peki, nas›l olur?Nas›l e¤itece¤iz?E⁄‹TMEN‹N dili sade vesomut olmal›d›r. Bu sadelikve somutluk e¤itimininand›r›c› olmas›n›n enönemli yoludur.E¤itmen bizzat ders çal›flmakzorundad›r. Verece-¤i konuyu saptay›p; "bukonuyu nas›l anlataca-¤›m" diye düflünmek, okumakve not ç›kartmak zorundad›r.Kullanaca¤› üslubu,örnekleri, her fleyi düflünmekzorundad›r.Amaç karfl›m›zdakine birfley ö¤retmektir. Yapaca¤› ifliö¤retmektir. O iflin do¤rulu¤unave olabilirli¤ine inand›rmakt›r.Bir ilkokul ö¤retmeni gibi,kara tahtada anlat›r gibi veyaresmen kara tahtada anlatacakt›r.Bu ne demektir? Buemek demektir. Düflünce yo-¤unlu¤u demektir.Buradan bafllanmazsa yap›-lacak her e¤itim anlams›z vesaçmad›r. Hiç bir sonucu da olmayacakt›r.Bazen bir fliirdir, bazen birf›kra, film, bazen bir roman...Ve her koflulda, her biçimdeDÜZENL‹ VE SÜREKL‹ B‹RFAAL‹YETD‹R E⁄‹T‹M.18 Ö⁄RETMEN 24 May›s 2009


‘‹Ç‹M‹ZDEK‹ BAHAR’ Kitab› Hakk›ndaEksik ve Yanl›fl BirTarih Anlat›m›VaryosYay›nlar› taraf›ndanyay›nlanan"‹çimizdeki Bahar"isimli kitap, esas olarak, Burdur Hapishanesi’nde(Temmuz 2000) veÜmraniye Hapishanesi’nde (19-22Aral›k 2000) yaflanan sald›r› ve direnifletan›kl›k etmifl MLKP davas›ndaniki tutsa¤›n anlat›mlar›ndanolufluyor. Kitapta en genelde, devlettaraf›ndan devrimci tutsaklara yöneltileniflkence, sald›r› ve katliamsergilenirken, devrimci tutsaklar›ndireniflleri aktar›lmaya çal›fl›l›yor.Tarih yazman›n devrimci ölçütü,gerçe¤e ba¤l› kalmakt›r. Ölçümüzü,Che flöyle özetliyor: "Tarih yazanbir devrimci, herfleyden önce gerçeklerekesin biçimde ba¤l› kalmal›d›r.Yazd›klar› t›pat›p uymal›d›rgerçe¤e, t›pk› eldivenin bir ele uydu¤ugibi..." (Yaflam Öyküsü-Röportajlar,Syf. 147, Yar Yay›nlar›)Che, bu cümleyi bir dostunungeçmifle dair yazd›¤› bir yaz›y› okuduktansonra kurmufltu ve devam›ndada flöyle diyordu: "Bunu yapm›fls›ngerçi, ama eldiven boks eldiveniolmufl, giyenin eline de oturmuyor."Biz de, "‹çimizdeki Bahar" kitab›n›n19-22 Aral›k Ümraniye Direniflimiz’edair olan bölümü için diyebilirizki; direnifl günlerinin genelak›fl›, atmosferi anlat›lmaya çal›fl›lm›flama, bu eldiven tarihin elinegöre hayli dar olmufl. Bu darl›k,gerçe¤in eksik anlat›m›ndan olufluyor.Gerçe¤i eksik anlatmak ise,yanl›fl anlatmakt›r.Burada as›l belirtilmesi gerekenise fludur; bu eksiklik, bir anlat›myetersizli¤inden veya bir bilgisizliktenkaynaklanan bir eksiklik de-¤ildir. Öyle olsayd› da hofl görülemezdi;çünkü burada söz konusuolan tarihi bir direnifl, bu direniflteortaya ç›kan politikalar ve bu direniflteverilen flehitlerdir.Kitab›n yazarlar› "Sunufl" bölümündeflöyle diyorlar: "Diyebilirizki, direnifli, olaylar› verirken gerçe-¤in asl›na sad›k kalmak ve Sezar'›nhakk›n› Sezar'a vermek, bizi yönetentemel düflünce oldu." (syf. 7)1- fiimdi gerçe¤in ne oldu-¤una dair temel bir sorusoral›m: 19-22 Aral›k ÜmraniyeDirenifli'nde kaç devrimciflehit düflmüfltür? Bu flehitler kimlerdir?Yal›n bir sorudur bu. Ama bu sorununcevab› "‹çimizdeki Bahar"daYOKTUR. “Sezar'›n hakk›n›Sezar'a” vermekten bahsedenyazarlar›n bu kitab›n› okuyanlar,Ümraniye Direnifli’nde kaç devrimcininflehit düfltü¤ü bilgisinibulamayacaklar. Böylesi temel birbilgiyi bile do¤ru veremeyen, o flehitlerimizinisimlerini bile anmayan,anamayan bir tarih anlat›m›,devrimci tarih anlat›m› olamaz.fiehit say›s› ve isimleri nedenverilmemifltir?Amaç nedir?Bu subjektivizm, kitab›n yaz›lmas›ndanyay›nlanmas›na kadar geçentüm aflamalarda sürmüfl, yazanlarda, yay›nlayanlar da bu “eksiklikten”rahats›z olmam›fllard›r.Bu, yukar›da iflaret edildi¤i gibi,unutkanl›kla, ihmalle, duyars›zl›klaizah edilebilecek bir fley de¤ildir.Tarih yaz›m› zaten bu kavramlar›kald›rmaz.Burada aç›k bir subjektivizmvard›r ve subjektivizm yazmaya soyunduklar›tarihin çarp›t›lmas›d›r.Ümraniye Hapishanesi’ndeki direniflimizinde¤iflik aflamalar›ndabefl yoldafl›m›z flehit düflmüfltür:Ahmet ‹bili, Ercan Polat, R›zaPoyraz, Umut Gedik ve Alp AtaAkçagöz.'‹çimizdeki Bahar'›n sat›rlar›ndaAhmet ‹bili, Ercan Polat ve R›zaPoyraz yoldafllar›m›z›ndan bir biçimiylebahsediliyor. Ama, Umut Gedikve Alp Ata Akçaöz'ün isimleridahi an›lm›yor. Bu yok sayma, direniflinharc›na kanlar›n› kar›flt›ran flehitlerimizinan›lar›na sayg›s›zl›kt›r.Umuyoruz ki, yapacaklar› biraç›klamayla, bu eksikli¤i giderir, kitab›nsonraki bask›lar›nda da gereklidüzeltmeyi yaparlar.2- Benzeri bir eksiklik, Ahmet‹bili'nin feda eylemiöncesinde yapt›¤› "son" konuflmas›nadairdir. Feda flehidimiz‹bili'nin bu son konuflmas› söz konusukitab›n içinde yoktur. Oysa,Ahmet ‹bili'nin o konuflmas› kay›talt›na al›nm›fl ve yay›nlanm›flt›r. ‹stenildi¤itakdirde ulaflabilirlerdi.Ama aç›k ki, bu tercih edilmemifltir.Hem “Sezar'›n hakk› Sezar'a” denecek,hem de bir feda flehidininson konuflmas›n›n hakk› verilmeyecek...Bu da devrimci tarih yaz›m›anlam›nda do¤ru bir yaklafl›m de-¤ildir. Ki bu durum bize, 'Hat›rlaSevgili' dizisi yap›mc›lar›n›n tavr›n›hat›rlatmaktad›r."‹çimizdeki Bahar"› yazanlarla,'Hat›rla Sevgili'yi üretenlerin s›n›flarmücadelesi içindeki konumlar›ndaelbette fark vard›r. Ancak, unutulmamal›d›rki, gerçe¤in do¤rultusundanflu ya da bu hesapla sap›ld›-¤›nda, o fark belirsizleflir.Feda flehidimiz Ahmet ‹bili'ninsöz konusu kitapta yer verilmeyen o"son" konuflmas› flöyledir:Say›: 181ELEfiT‹R‹ 19


"... Yoldafllar! Ölümorucu direnifline bafllarkenhalk›m›za bir söz vermifltik.Düflman›n bizi teslim almakiçin giriflece¤i hiçbir sald›-r›ya f›rsat vermeyece¤imizidosta düflmana aç›klad›k.Bugün içeride ve d›flar›dabafllatt›¤›m›z direniflimiz,düflman›n bütün politikalar›n›bozdu. Bizi operasyonyapmakla tehdit ettiler.Böyle bir fleye giriflirlerse kendimiziyakar›z dedik. Yoldafllar, düflmangeldi ve flimdi sözümüzü yerine getirmezaman›. Biliyorum ki, ÜmraniyeHapishanesi'nde tüm mevzilerimizdendaha fazla ölüme gönüllüyoldafl›m›z var. Ve burada bulunanyoldafllar›m›z›n yerimizi bofl b›rakmayaca¤›naolan güvenimle ve mutluluklason görevimi yerine getirmeyegidiyorum. Vakit geldi. Baflkane söylenebilir. Sözümüzün eri oldu¤umuzuherkes görecek. Sizi seviyorum.Zaferi flehitlerimizle kazanaca¤›z.Bir can›m var, halk›ma vesiz yoldafllar›ma feda olsun. Yaflas›nÖnderimiz Dursun Karatafl! Yaflas›n...." (Can›m Feda, Ahmet ‹bili,syf: 267, Boran Yay›nlar›)Umuyoruz ki, "direnifli, olaylar›verirken gerçe¤in asl›na sad›k kalmak..."iddias›yla kaleme al›nan"‹çimizdeki Bahar"›n bu eksikli¤ide giderilsin. De¤ilse, bu iddian›nayaklar› havada kalacakt›r.3- "‹çimizdeki Bahar"› buiddias›n›n uza¤›na düflürenbir di¤er eksiklik, MLKPtutsaklar› taraf›ndan "ajan" diyesorgulan›p yak›lan iki kifliyle ilgiliolayd›r. Devrimci adaletle ilgisi olmayanbu olay›n savunulacak biryan› yoktur. Bu nedenle olmal›, buolay hakk›nda kitapta tek bir cümlebile kurulmam›flt›r. Neden? Buolay yaflanmad› m›?.. Yapt›klar›n›nhakl›l›¤›na, meflrulu¤una kendileride inanm›yor mu?19-22 Aral›k Ümraniye Direniflimiz’ianlatan "Can›m Feda" kitab›ndabu olay, flöyle anlat›lm›flt›:"... Bizim izole etmeye çal›flt›¤›-m›z kap›n›n yan›nda, D/5-6 ko¤ufluvard›r. Normal zamanlarda PKK veMLKP'li tutsaklar burada beraberkal›yorlard›. Ama flimdi, PKK'li tutsaklarburay› terk etmifl durumda.MLKP'li tutsaklar ise, garip bir flekildebu ko¤uflu yakmaya çal›fl›yorlar.Oysa Eylem Komitesi'nin ‘gerekmedikçehiçbir yer yak›lmayacak’karar› var. Bu ko¤uflun yak›lmas›ise gerekmiyor. Zira buradanç›kacak olan duman do¤rudan bizibo¤acak ve barikat bafl›nda durulmazolacak.Ko¤uflu niye yakt›klar›n› ise sonradanö¤reniyoruz. Hain-ajan olaraktespit ettikleri iki kifliyi cezaland›rm›fllar.Herhalde ‘kim vurdu’yagetirmek istiyorlar. Aç›klama yapmamalar›da bundan. Bir cezaland›rmaeyleminin zaman›, biçimi hiçmi önemli de¤il? Hiç kuflku yok ki,bu prati¤in sahiplerinin, devrimciadaletin ne ve nas›l olmas› gerekti-¤i konusunda, devrimcilerden ö¤renece¤içok fley var. Asl›nda herkeskendi tarihini yaz›yor.19-22 Aral›k'da Ümraniye'de neoldu dendi¤inde tarihin kanla yaz›-lan flanl› bir direnifl sayfas› ç›karkarfl›m›za. O günlerde MLKP neyapt› diye soruldu¤unda da anlat›-lacak olan ise, iflte bu olayd›r." (Can›mFeda, syf: 283)Evet, gerçek budur! Ve bu gerçekliktenç›kar›lmas› gereken dersde fludur: Savunamayaca¤›n›z fleyleriyapmayacaks›n›z... Ya da yapt›-¤›n›z›, gerçe¤in hakk›n› vererek, anlatacaks›n›z...Yazarlar, bunu anlatamam›fllard›r.“O günlerde MLKP ne yapt›?”diye tarihin soraca¤› sorunun cevaplar›ndanbirini yazamam›fllard›r.Ama onlar yazmad›diye o olay yok olmad›.4- 19-22 Aral›k ÜmraniyeDirenifli’ndeyaflanan ve unutulmamas›gereken olaylardanbirisi de, PKK tutsaklar›n›ndevlet güçlerine s›¤›nmalar›-d›r. Öyle ki, özellikle erkeklertaraf›nda, boflaltt›klar›ko¤uflun kap›s›n› da direnen devrimcitutsaklar›n üstüne sürgülemifllerdir.Dostlukla ilgisi olmayan butavr›n, daha sonradan PKK önderleritaraf›ndan "fark›m›z› koyduk"diye teorize edilmeye çal›fl›ld›¤› dabiliniyor: "Evet, devletin yapt›¤› yasad›fl›d›r,insanl›k d›fl›d›r... ama buduruma solun da kendini abartmas›,taktiksizli¤i, plans›zl›¤› zeminsundu. Sadece bir taraf›n suçunugörüp di¤er taraf›n suçunu hatas›n›görmemek olmaz." (Özgür Halk, 15Ocak 2001)Buyurun, “Sezar'›n hakk›n› Sezar'a”verin! Ama '‹çimizdeki Bahar'bunu yapm›yor. Ve bu olay› dagörmezden geliyor."‹çimizdeki Bahar", Kürt milliyetçili¤inintavr›n› tarihe not düflmüyor,bu kitab› okuyanlar, direniflve teslimiyet aras›ndaki keskinayr›m› görmüyorlar.Neden?Hangi ruh hali, nas›l bir faydac›l›k,onlar› bunu yazmaktan al›-koymufltur?Subjektivizmin tarihi çarp›tmas›gibi, faydac›l›k da ayn› sonucu verir.Beyinleri, subjektivizm ve pragmatizmleflekillenenler, tarihi, direnifllerive teslimiyetleriyle yazamazlar.Direniflleri subjektivizmlerinekurban eder, teslimiyeti faydac›l›klar›ylagizlerler.5- "‹çimizdeki Bahar"› okuyupbitirenler flu temel sorular›ncevab›n› da bulam›-yorlar: Ölüm orucu direnifli neden,nas›l ve kimler taraf›ndan20 ELEfiT‹R‹ 24 May›s 2009


afllat›ld›? 19 Aral›k öncesi direniflebafllama iradesi gösteremeyenleringerekçeleri neydi?Direnifl sürecini karakterize edenbu ve benzeri sorular›n cevab› yokturkitapta. Olmas› gerekir miydi? Evet!Devrimci tarih anlat›m› iddian›z varsa,o zaman anlatt›¤›n›z direnifli do-¤uran koflullar›, politikalar›, o sürecinevrelerini de, temel eylem biçimiolarak ölüm orucunun gündeme geliflinide aktarmak yazarlar›n sorumlulu¤uydu.Ama bu konuda onlar, direniflintarihi karfl›s›nda sorumsuz davranm›fllard›r.Bir anlat›m vard›r kitapta,ama buna "devrimci tarih anlat›m›"denilemez.Yazarlar, o kesitteki tav›rlar›n›nmuhasebesini yapmak yerine, tarihino tart›flmas›n› atlayarak muhasebedenkurtulmay› tercih etmifller.Ülkemiz devrim tarihine yaz›langerçek, direniflin 20 Ekim 2000'deilan edilmifl oldu¤udur. O gün eylemebafllama iradesi gösteremeyenlerinbu tavr›n›n, tarih için kaydade¤er ve an›lmaya lay›k bir hükmüolmam›flt›r. Öyle ki, bu kitab›n yazarlar›bile, 20 Ekim'de bafllayanölüm orucunun d›fl›nda kalanlar›n"marksist, leninist, komünist" taktiklerininaktar›lacak, savunulacakbir taraf›n› bulamam›fllard›r.Sonuç olarak flunu belirtelim:Aç›k olan flu ki, aradanne kadar zaman geçersegeçsin, 19-22 Aral›k Direniflimizve ölüm orucu destan›m›z, devrimcilerinher zaman güç alaca¤› ve gelece¤iayd›nlatan tarihselliktedir."‹çimizdeki Bahar"›n bütün olarakdireniflten yana tutumu, kitab›nolumlulu¤udur, ama bu, yukar›das›ralananlar›n önemsiz görülmesineneden olamaz. Tam tersine, hem direnifltenyana görünüp, hem bu gerçekleriatlamak, daha büyük bir sorumsuzlukve eksikliktir.Ümraniye’nin duvarlar› aras›ndaan an yaflad›k o direnifli. 5 yoldafl›-m›z› flehit verdik. Tek bir an›n›n bileçarp›t›lmas›na, eksik ve yanl›flyans›t›lmas›na izin veremeyiz. fiehitlerimizinkan›yla tarihe yazd›¤›-m›z 19-22 Aral›k Direniflimiz’e iliflkinher sat›r bizi ilgilendirir.Türkiye devrimci hareketi 19Aral›k’ta, Büyük Direnifl’te büyükbedeller ödemifltir. Türkiye ve dünyahalklar›na örnek olacak bir tarihyaz›lm›flt›r. Bu direnifl üzerine söylenecekher söz, yaz›lacak her sat›r,bu tarihin gerektirdi¤i sorumlulu¤adenk düflmelidir. 19-22 Aral›k veBüyük Direnifl, “biz yazd›k oldu”denilemeyecek bir tarihsel olayd›r.Nitekim, "‹çimizdeki Bahar"’›n yazarlar›da yazm›fl ama, belirtti¤imizyanlar›yla olmam›fl. Tarih, onlardaneksik b›rakt›klar›n›n, subjektivizmlerineve pragmatizmlerine kurbanettiklerinin özelefltirisini bekleyecektir.Ümraniye direniflini gerçeklefltirendevrimci tutsaklar›n bekledi¤ide budur.Ümit ‹lter(19-22 Aral›k direniflindeÜmraniye Hapishanesi’ndeydi.)Nisan 2009/ Bolu F TipiHapishanesi19 Aral›k Katliam›n›n PartisiDemokratikSol Parti (DSP)17 May›s’ta Ankara’daOla¤anüstüKongresinitoplayarak, genelbaflkan seçiminiyapt›. 16 kiflinin genel baflkanl›kiçin adayl›¤›n› aç›klad›¤›, itifl kak›fl,didiflme, çekiflme, her türlü ayakoyunlar›n›n döndü¤ü seçimde, kongrenindivan baflkanl›¤›na seçilenkifli, kongrenin ve muhtemel baflkanlar›nniteli¤i konusunda aç›k birfikir veriyordu herkese.Kongrenin divan baflkan› koltu-¤una oturttu¤u kifli, 19 Aral›k katliam›n›nmimar› ve uygulay›c›lar›ndanolan eski Adalet Bakan› HikmetSami Türk idi. Halk›n adaletindenk›l pay› kurtulmufl bir halkdüflman›na divan baflkanl›¤›n› verereksahipleniyordu belki burjuvazi.Sami Türk’ün DSP Kongresinedivan baflkan› yap›lmas›, 19 Aral›kkatliam›n›n sahiplenilmesi anlam›-na gelir. Onun divan baflkan› yap›lmas›naonay veren hiçbir aday›n“sol”dan, “demokrasi”den, insanl›ktansözetme hakk› yoktur.Olabilir mi?Divan baflkan› seçtirdikleri SamiTürk’ün Adalet Bakan› olarak 20hapishanede birden gerçeklefltirilenve 28 tutsa¤›n katledildi¤i 19 Aral›kkatliam›n›n emrini verenlerden biridir.Sami Türk, Ulucanlar Hapishanesi’ndeyap›lan katliamda 10 tutsa¤›nkatledilmesinin “Bakan›”d›r.Burdur Hapishanesi’nde, kol koparman›n“Bakan›’d›r.Sami Türk, 122 kiflinin ölümüneneden olan tecrit zulmü’nün mimarlar›ndand›r.DSP yöneticileri vedelegeleri, bugünonu divanbaflkanl›¤›na seçiyorlarsa, DSP, birkatliam partisi olarak varl›¤›n›sürdürüyor demektir.Yaz›k, bugün hala DSP’de birgram olsun “sol” arayarak, bir gramolsun “demokrasi” arayarak, birgram “ulusall›k” umarak oraya gelenbir tek delege bile varsa ona yaz›k.DSP, faflizmin partisidir, emperyalizminpartisidir, hem de enhas›ndan. Susurlukçu MehmetA¤ar’›n yüce divanda yarg›lanmas›-na bile gerek yok diyen partidirDSP. Tansu Çiller, Mesut Y›lmazgibi tüm h›rs›zlar› aklayand›r. Ülkemizinekonomisini ABD’den DünyaBankas›’ndan getirdikleri KemalDervifl’e teslim edendir..Sami Türk’ü divan baflkan› seçenbir DSP, sol, sosyal demokratolamayaca¤› gibi, o partiden hiçbirfley de olmaz.Say›: 181ELEfiT‹R‹ 21


Anayasa Tart›flmalar› Üzerine:De¤ifltirmek istiyor musunuz?AKP hükümeti yeni bir anayasade¤iflikli¤ine haz›rlan›yor. YeniAdalet Bakan› Sadullah Ergin, de-¤ifliklikle ilgili son olarak flu aç›klamay›yapt›: “Anayasan›n günümüzkoflullar›na uyarlanmas› için kendiparti grubumuz içinde çal›flmalarabafllad›k. Daha sonra yetkili organlar,barolar, TÜS‹AD, TOBB, üniversitelerve muhalefet partileriyletart›flarak de¤iflmesi için meclisegetirece¤iz.”‹ster burjuva demokrasisiyle,isterse de faflizmle yönetiliyorolsunlar böyle ülkelerde halk›nanayasay› tart›flabilmesi,önerilerini sunabilmesi, yenidenflekillendirilmesi mümkünde¤ildir. Çünkü sistem, halk›niradesine göreflekillendirilmemifltir. Belirleyiciolan tekellerin iradesi veistekleridir. Göstermelik olarakreferandumlar yap›lsa bile,bunlar halk›n gerçek iradesiniyans›tmaz. Bu tür ülkelerdekitle örgütlerinin, sendikalar›nanayasa de¤iflikliklerinde sözhakk› ya çok s›n›rl›d›r ya dagöstermeliktir.Bas›na yans›yan haberlere göre,düflünülen anayasa de¤ifliklikleriiçinde, Cumhurbaflkan›’n›n görevsüresinin uzat›lmas›, siyasi partilerinkapat›lmas›n›n engellenmesi,Anayasa Mahkemesi’ne kiflisel baflvuruhakk›n›n tan›nmas›, gibi konularyer al›yor.AKP hükümeti 2007’de seçimlerinhemen ard›ndan, 1982 Anayas›’n›nyerine, “sivil bir anayasa”haz›rlad›klar›n› aç›klam›flt›. Ancakne 12 Eylül Anayasas›’nda bir de¤iflikli¤egidildi, ne de 12 Eylül kurumlar›kald›r›ld›. Anayasa de¤iflikliklerininhalk taraf›ndan tart›fl›laca-¤› ve halk›n oyuna sunulaca¤› vaatleride lafta kald›. Halka, ne düflündü¤üsorulmad› yine. Bugün defarkl› bir fley olmayaca¤› kesindir.Zira Adalet Bakan›, kimlerin görüfllerinialacaklar›n› sayarken, onlar›niçinde yine halk yoktur, devrimci,demokratik örgütler yoktur.Anayasan›n niteli¤ini belirleyensistemdir: Anayasalar birsistemin temel yasas›d›r ve o sisteminniteli¤ini yans›t›rlar. Bütün yasalar›ndayana¤›n› olufltururlar.Anayasalar, mevcut sistemin yasaldüzeydeki omurgas›n› olufltururlar.O nedenle de, “anayasal düzeni y›kmaya”teflebbüs edenlere a¤›r cezalaröngörülür.Anayasalar anlafl›laca¤› üzere,toplumdaki s›n›flardan ba¤›ms›z de-¤ildir. S›n›flar mücadelesinin geliflimseyrine göre flekillenirler. Hukukbir üst yap› kurumudur ve altyap› taraf›ndan belirlenir. E¤er birülkede kapitalist iliflkiler mevcutsa,anayasalar kapitalizmin ihtiyaçlar›-na ve ç›karlar›na göre flekillenir.E¤er bir ülkede sosyalist bir sistemvarsa, o ülkenin anayasas›nda halk›nç›karlar› esas al›n›r. Bir toplumunanayasas›, o toplumda geçerliolan siyasal düzeni korumay› amaçlar.O nedenle de, ne devlet herkesindevletidir, ne de anayasa tüm halk›nanayasas›d›r.Bir anayasa nas›l yap›l›r?Anayasan›n nas›l yap›laca¤› herfleyden önce iktidar›n niteli¤iyle ilgilibir sorundur. Anayasalar›n yap›-m›, genellikle bir alt-üst olufl sürecininsonucudur. Tarihte bir çok örne-¤inde görüldü¤ü gibi yeni bir anayasan›nyap›lmas›, yeni bir devletinkurulufluyla iç içe geçmifltir.Anayasalar üzerinde iki farkl›de¤ifliklik yap›labilir. Birincisi; niteli¤iyleilgili yap›lan de¤ifliklikler.‹kincisi; mevcut anayasa üzerindeyap›lan k›smi de¤ifliklikler.AKP de anayasada de¤ifliklikkonusunu, kendi s›n›fsal özüne uygunolarak ele al›yor. Anayasa yap›-m›n›, üç befl akademisyene havaleederek, oligarflinin kurumlar›na,meclisteki burjuva partilerine tart›flt›rarakmeseleyi geçifltiriyor.AKP’nin daha önce yapt›¤› de¤iflikliklerve bugün yapaca¤›n› aç›klad›-¤› de¤iflikliklerle, 12 Eylül Anayasas›de¤iflmifl olmuyor.Bizim ülkemizde anayasalarnas›l yap›ld›? K›saca bakal›m. Bugünekadar ülkemizde 1921, 1924,1961 ve 1982 olmak üzere toplam 4anayasa yap›ld›. ‹lk anayasa, iflgalalt›ndaki bir ülkenin kurtulufl güçlerininhaz›rlad›¤› bir anayasayd›.1924 Anayasas› ba¤›ms›zl›¤›n› kazanm›flbir devletin anayasas› oldu.27 May›s darbesinin ard›ndan haz›rlanan1962 Anayasas›, nispi hak veözgürlükleri içeren bir anayasayd›.1982 Anayasas› ise cuntan›nanayasas› oldu. “Sivil yönetime”,“demokrasiye geçifl” vaadi ve faflistterörle halka onaylatt›r›ld›. 12 Eylül’denitibaren iktidara gelenlerinhepsi, ‘82 Anayasas›’na s›rt›n› dayararakülkeyi yönetti, hiçbiri buanayasay› de¤ifltirmedi.Bu anayasalar›n ortak özelli¤i,halk›n kat›l›m›yla yap›lmam›fl olmas›d›r.Hiçbirinin yap›m›nda halk›niradesi dikkate al›nmam›flt›r.Burjuva demokrasilerinde,yeni-sömürgelerde anayasalarnas›l yap›l›yor? Burjuva demokrasilerindeve yeni-sömürge ülkelerdeanayasalar halk›n kat›l›m›ylayap›lmam›flt›r. Anayasalar›n niteli-¤ini belirleyen, iktidardaki tekellerolmufltur. Tekellerin ve devlet bürokrasisininhaz›rlad›¤› anayasalar,çeflitli propaganda ve aldatma yöntemleriylehalka onaylatt›r›lm›flt›r.‹ster burjuva demokrasisiyle, istersede faflizmle yönetiliyor olsunlarböyle ülkelerde halk›n anayasay›tart›flabilmesi, önerilerini sunabil-22 ANAYASA 24 May›s 2009


mesi, yeniden flekillendirmesimümkün de¤ildir. Çünkü sistem,halk›n iradesine göre flekillendirilmemifltir.Belirleyici olan tekelleriniradesi ve istekleridir. Göstermelikolarak referandumlar yap›lsabile, bunlar halk›n gerçek iradesiniyans›tmaz.Sosyalist ülkelerde anayasalarnas›l yap›l›yor? SSCB’de yap›lan1936 Anayasas›, halk›n kat›l›-m›n›n sa¤lamas› aç›s›ndan önemlibir örnektir. Anayasa tasla¤› en geniflflekilde halk›n tart›flmas›na sunulmufltur.Sovyetler Birli¤i’ndeyaflayan bütün halklar›n dillerineçevrilmifl 60 milyon nüshan›n, 5.5ay boyunca halk taraf›ndan tart›fl›lmas›sonucunda anayasaya son flekliverilmifltir.Küba’da 1975 y›l›nda yap›lanAnayasa’da da halk›n kat›l›m› temelal›nm›flt›r. 6 milyon Kübal›, tasla¤›halk örgütleri arac›l›¤›yla tart›flm›fl,önerilerini sunmufltur. Halk›n tamam›n›ntart›flmalara do¤rudan kat›l›-m› temel al›nm›flt›r. 141 maddenin60’›nda de¤ifliklik yap›lan taslak,halk›n % 95’inin kat›ld›¤› özgür vedemokratik bir seçimle kabul edilmifltir.Halk›n iktidarda oldu¤u ülkelerde,anayasalar›n yap›m›nda temelolarak belirleyici olan halkt›r.Halka bak›fl aç›s›ndakifarkl›l›klar: Anayasan›n yenidenHalk›n gerçekten anayasayap›m›na kat›lmas›, halkdemokrasisinin geçerli oldu¤uhalk iktidar›nda mümkündür.Bütün bir halka ulafl›panayasan›n en genifl flekildetart›fl›lmas›n› ve son fleklininverilmesini sa¤layabilmek içinhalka bak›fl aç›s›n›n farkl›olmas› gerekir. Böyle bir bak›flaç›s› demokrasi anlay›fl›n›n,halka güvenin, halk›n ülkeyönetimine kat›l›m›n›n temelal›nmas›n›n ürüdür.yap›lmas› veya de¤ifltirilmesi sürecinehalk›n kat›l›m›n›n nas›l sa¤land›¤›,sistemin halka nas›l bakt›¤›n›nda göstergesidir. Halk›n gerçektenanayasa yap›m›na kat›lmas›, halkdemokrasisinin geçerli oldu¤uhalk iktidar›nda mümkündür. Bütünbir halka ulafl›p, anayasan›n engenifl flekilde tart›fl›lmas›n› sa¤layabilmekiçin halka bak›fl aç›s›n›nfarkl› olmas› gerekir. Böyle bir bak›flaç›s› ancak demokrasi anlay›fl›-n›n, halka güvenin, halk›n ülkeyönetimine kat›l›m›n›n temel al›nmas›n›nürüdür.Sosyalist sistemle, kapitalist sistemaras›ndaki en temel farkl›l›k,anayasalar›n yap›m›na halk›n iradesininyans›y›p yans›mamas›d›r.Kapitalist bir sistemde, halk›n anayasayap›m›na kat›l›m› demagojidenibarettir. Sosyalist bir sistemdeise, halk o anayasan›n yap›m›n›n asliunsurudur. Zaten iktidarda olanhalkt›r. Anayasa, halk›n ç›karlar›n›korumak içindir. Bu nedenle de halkanayasan›n yap›m›ndan, tart›fl›lmas›nave son fleklinin verilmesine kadarher aflamas›nda iflin do¤rudaniçindedir.Kapitalizmin anayasas›n›n amac›,sömürücü egemen s›n›flar›n hakimiyetiningaranti alt›na al›nmas›-d›r. Anayasa tart›flmalar› da bu s›n›flararas›nda yürüyen bir tart›flmaolarak kalmaktad›r. Halktan istenende taraflardan birinden yana olmas›-d›r. Bu anlay›flta ise halka güvenme,de¤er verme yoktur.Kapitalist sistemde anayasan›ns›n›fsal niteli¤i gizlenir, anayasatüm halk›n anayasas›ym›fl gibi gösterilir.Oysa sosyalist sistemde anayasan›ns›n›fsal niteli¤i gizlenmez.Anayasa, tüm halk›n anayasas›d›r.Halka güven ve de¤er verme üzerineflekillenen bak›fl aç›s›n›n ürünüolan bir baflka anayasa tasla¤› ise;Haklar ve Özgürlükler Platformu taraf›ndan,Ba¤›ms›z DemokratikTürkiye ‹çin haz›rlanan Halk Anayasas›Tasla¤› olmufltur. 1997 y›l›ndailk bask›s› yap›lan taslak 200 Binadet da¤›t›larak, halka ulaflt›r›lm›flt›r.Daha sonra 2001, 2002 y›llar›ndatekrar bas›m ve da¤›t›m› yap›lm›flt›r.Son olarak 2007 y›l›nda 120 Binadet bas›larak, da¤›t›lm›flt›r. HalkAnayasas› Tasla¤› halka güvenme veanayasay› halka maletme yan›ylaörnek bir çal›flmad›r.AKP anayasa de¤iflikli¤inikimin için istiyor? AKP öncelikliolarak bu anayasa de¤iflikli¤inikimin için, ne için istedi¤ini aç›klamal›d›r.Bu de¤ifliklikler halk içinyap›lacaksa, bunun yolu; yukar›dada anlat›¤›m›z gibi sistemin ve halkailiflkin bak›fl aç›s›n›n de¤iflmesindengeçmektedir. Bu da AKP’ninboyunu aflan bir de¤iflimdir ki, AKPhükümeti zaten böyle bir de¤ifliminolmas›n› engellemek için halka hertürlü bask›, yasak ve terörü uygulamaktad›r.AKP’nin anayasa de¤iflikli¤inikimin için yapaca¤› s›n›fsal olarakbafltan bellidir. De¤ifliklik tekelleriçin yap›lacakt›r. AKP, bugüne kadarkianayasa de¤iflikliklerinde hangiyöntemler izlenmiflse, o yöntemleriizlemeye devam edecektir. Dahaönce de AKP’nin yapaca¤› anayasa“emperyalizmin ve oligarflininanayasas›” olacakt›r demifltik.Bugün de de¤iflen bir fley olmayacakt›r.AKP’nin yapaca¤› da kendindenönceki iktidarlar gibi sisteminihtiyac› olan de¤ifliklikleri yapmakve anayasay› revizyondan geçirmektir.Tüm bu de¤ifliklikler emperyalisttekellerin ihtiyaçlar› veAB’ye girifl sürecindeki isteklerido¤rultusunda yap›lmaktad›r. Yinesendikalar›n, demokratik kitle örgütlerininve halk›n kat›l›m› sa¤lanmayacakt›r.Bu nedenle de AKP’den, ne demokratikbir anayasa ne de kat›l›mc›l›kbeklemek bofluna olacakt›r.Halk güçlerinin ç›kar›n› savunacakolan, “demokratik bir anayasa”de¤il “halk anayasas›” d›r. Halk›nanayasas›n› istemek, halk›n iktidar›n›istemektir. AKP’nin yapaca¤›anayasal de¤ifliklik ancak kendi iktidar›n›güçlendirmeye yarayacakt›r.Bu nedenle de halk için de¤iflenbir fley olmayacakt›r.Say›: 181ANAYASA 23


Ölen VAR, Öldüren YOK!Suç VAR, Suçlu YOK!Yanyana dizilmifl 27 tabutdüflünün. Yanyana dizilmifl27 ölü. Böyle bir tabloyaancak katliam’larda rastlanabilirde¤il mi?Bu katliam, geçen y›l›nTemmuz ay›nda, baflkentte,Dr. Zekai Tahir Burak Kad›nSa¤l›¤› E¤itim ve Araflt›rmaHastahanesi’nde gerçekleflmiflti.27 bebek, hayat denilenfleyi tan›yamadan hayatlar›n›nson nefesini orada verdiler.Her katliam sonras›nda oldu¤ugibi, sorular, soruflturmalar birbiriniizledi. Sorular cevaps›z kald›, soruflturmalardanbir fley ç›kmad›. Nas›lç›ks›n? Sa¤l›k Bakan›’n›n afla¤›-daki sözlerini okuyunca, bu soruflturmalardanbir sonuç ç›kmas›n›nneden mümkün olmad›¤› daha iyianlafl›l›yor. AKP Hükümeti’ninSa¤l›k Bakan› Recep Akda¤, CHPMilletvekili Canan Ar›tman’›n bebekölümleriyle ilgili soru önergesineverdi¤i cevapta, bebeklerin ölümnedenlerini bak›n nas›l aç›kl›yor:“Akraba evlili¤i, ileri anne yafl›(38), yüksek tansiyon, kötü gebelik,fleker yükleme testi bozuklu¤u,bebek zar›n›n erken y›rt›lmas› vebebek sular›n›n erken boflalmas›,bebe¤i çevreleyen zar ve dokudaenfeksiyon.” (Sabah, 15 May›s 2009)27 bebek, birbiri pefli s›ra ölmüfl.Devletin suçu yok!Sistemin suçu yok!Hükümetin, hükümetin sa¤l›kpolitikalar›n›n, dolay›s›yla Sa¤l›kBakanl›¤›’n›n suçu yok!Hastanenin suçu yok!Peki kim suçlu?Sa¤l›k Bakan›’n›n soru önergesineverdi¤i cevaba göre, hiçbir kurumun“ihmali tespit edilememifl”!Peki ama hiç mi suçlusu yok bukatliam›n?Varm›fl. Bakanl›k onu da bulmufl.ANNELER ve BEBEKLER!Anneleri suçlamakta öyle ilerigidiyor ki Bakanl›k, ölümlerin nedenleriaras›nda “38 yafl›nda anneolma”y› sayarak bakanl›¤›, devletibir ç›rp›da akl›yor.Sa¤l›k Bakan›’n›n aç›klamas›,en az katliam›n kendisi kadar vahimdir.Sözkonusu hastanedeki bebekölümleri neredeyse 1 ay boyuncasürmüfltür ve ölümler adeta izlenmifltir.Bir kere bu ölümlerin 1 aysürmesi bafll› bafl›na aç›klanmas›gereken bir durumdur.Nas›l bir hastanedir ki, ölümleriizliyor. Ve nas›l bir Sa¤l›k Bakanl›-¤›’d›r ki, 27 ölüm karfl›s›nda “kimsesorumlu de¤ildir” diyebiliyor? Hiçbirfley olmam›fl, sanki önemsiz birkonuymufl gibi “ihmal tespit edilemedi?deniyor.27 bebe¤in ölümü bafll› bafl›nabir ihmal de¤il midir? ‹hmal olmas›için daha ne olmal›d›r? Böylesinevahim bir durum nas›l olur da piflkince,annelerin üstüne y›k›l›r?Bakanl›¤›n aç›klad›¤› ölüm nedenlerini,bilim yalanl›yor oysa.Mesela, “ileri anne yafl›” gerekçesineiliflkin Prof. Dr. Seyfettin Uluda¤flunu söylüyor: “O bebekler enfeksiyondanöldü. Her yafltaki kad›nerken do¤um yapt›¤›nda bebekenfeksiyondan ölebilir. 38 yafl bukonuda suçlanamaz.”Ama Bakanl›k suçluyor.Çünkü, Bakanl›k,katliam› ve katilleri araflt›r›pbulma peflinde de¤il, kendileriniaklamak peflinde.Gerek o dönemde, gereksesonras›nda olgular, bilim insanlar›n›ngörüflleri, ölümlerinbirinci sebebinin “enfeksiyon”oldu¤una iflaret ediyor.“Enfeksiyon” nas›l ortayaç›kt›, nas›l yay›ld›, bebeklerneden kurtar›lamad›? Elbettebunlar›n bir sorumlusunun olmas›gerekir.Ama iktidara göre yok.Sa¤l›k Bakanl›¤›’n›n 27 bebekölümüyle ilgili bu aç›klamas›nabak›p ars›zl›k, piflkinlik diyebilirsiniz.Ama hafif kal›r. Mesele bununötesindedir. Akda¤’›n cevab›, sömürücüs›n›flar›n iktidar›n›n halka bak›flaç›s›n›n ve halka dayatmak istediklerikadercili¤in sonucudur.Bir; onlar için halk›n de¤eri yoktur.Halk, “sinekler gibi” ölebilir.‹tiraz etmedi¤i, ayaklanmad›¤› sürece,sorun yoktur.‹ki; itiraz etmemesi için de halkcahil b›rak›l›r ve bütün bu olumsuzluklar›n“takdir-i ilahi” oldu¤unainanmas› istenir.Mant›k halk›n öldü¤ü, katledildi¤iher olayda ayn›d›r. H›zl› trenkazas› olur; ne devlet suçludur, neulafl›m politikalar›n›n sorumlulu¤uvard›r. Suçlu ya makinisttir ya dahatta o bile de¤il, takdir-i ilahidir..Kaderdir... Salg›n hastal›klardandepremlere, 盤dan sele kadar hepsindemant›k ayn›d›r.Bu mant›¤a, bu dayatmayateslim olmayal›m!Hem katiller, hem ars›z. O kadarçocu¤u katletmifller, ne bir sorumluluküstlenme var, ne gerçekbir soruflturma aç›lm›flt›r bugünekadar... 27 ölüm, oligarflinin veonun bugünkü sürdürücüsü olarakAKP’nin sa¤l›k politikas›n›n sonu-24 BEBEK ÖLÜMLER‹ 24 May›s 2009


fiimdi 8-10 bebek ölüncebu “haber” say›l›yor...ama al›fl›l›nca, kan›ksan›nca, olay›n önemlikabul edilmesi için 15-20bebek ölmesi gerekecek...Yar›n ancak 50-60 bebekölünce önemli say›lacak!..Sendikalar›n, odalar›n,tüm ilerici örgütlerin birgörevi de bu kan›ksamayaizin vermemektir.cudur. Sa¤l›¤›n parayla al›n›p sat›-lan bir nesneye dönüfltürüldü¤ü,halk›n yaflam›n›n hiçe say›ld›¤› birülkede, bu ve benzeri olaylar (katliamlar)kaç›n›lmaz olacakt›r. ‹nsan›nde¤erinin olmad›¤› bir sistemde, dahaçok böyle ölümlere tan›k olaca-¤›z. Fakat, bunlar ne kadar çok yaflan›rsayaflans›n, kan›ksanmamal›-d›r.‹ktidar›n sergiledi¤i bu ars›zl›kve pervas›zl›¤›n en önemli nedenlerindenbiri kuflkusuz, bu konudakitepkilerin, hesap soran bir tavr›n vemücadelenin yetersizli¤idir. Bu katliam›ntakipçisi olan bir tav›r ve politikaortaya konulamamas›d›r. ‹fltebu noktada da özellikle demokratikkitle örgütlerinin sorumlulu¤ugündeme gelir.Söz konusu olaya iliflkin ise, enbaflta da Sa¤l›k Emekçileri Sendikas›,Tabip Odalar› ve sa¤l›kla ilgilidi¤er mesleki ve demokratik kitleörgütlerine büyük görev düflmekteydive halen de düflmektedir.Bu konularda mücadele, ayn› zamandahalk› duyarl› k›lma, halk› öldürensorumsuzluklar›n, politikalar›nkan›ksanmamas›n› sa¤lamamücadelesidir. Halk› katleden sisteminyalanlar›n› a盤a ç›kar›p halk›ayd›nlatmak, demokratik kurumlar›nilk görevidir. Söz konusu demokratikkurumlar›n, bunu yeterinceve etkili biçimde yapabildi¤isöylenemez.Mesela flimdi 8-10 bebek ölüncebu “olay” oluyor, “haber” say›l›yor,halka yans›yor; ama al›fl›l›nca, kan›ksan›nca,3-5 bebe¤in ölümündeart›k “haber de¤eri” bile bulunmuyor.Olay›n önemli kabul edilmesiiçin 15-20 bebek ölmesi gerekiyor.Yar›n ancak 50-60 bebek ölünceönemli say›lacak!.. Sendikalar›n,odalar›n bir görevi de buna izin vermemektir.Kald› ki, halka karfl› ifllenmifl buve benzeri tüm suçlar karfl›s›nda sorumluluk,elbette halktan yana olanherkesindir. Tüm demokratik kitleörgütlerinindir. Hiç kimse sessiz kalamaz,kalmamal›d›r.Her tür zulmü, adaletsizli¤i yapacaklarve yanlar›na kalacak. ‹ktidarlarbunu istiyor. Buna izin vermemekde halk›n ilerici, devrimci,demokrat güçlerinin görevidir. Sa¤l›ksistemini ad›m ad›m özellefltirerek,halk›n sa¤l›¤›n› tekellerin sömürüsüneve insaf›na terk edenlere,halk›n sa¤l›¤›n› hiçe sayan politikalar›nsonucunda bebeklerimizi, yafll›lar›m›z›katledenlere, yapt›klar›n›nyan›na kalmayaca¤›n› göstermeli,yakalar›na yap›flmal›y›z.Baflbakanl›k YurduMezarlar› OlduAdapazar›’nda 17 May›s gecesiMurat So¤anc›o¤lu K›z Yurdu'nda ç›-kan yang›nda iki k›z yanarak öldü. 5k›z çocu¤u da dumandan zehirlendikleriiçin hastaneye kald›r›ld›lar.Yanarak ölen iki k›z çocu¤undanbiri, 15 yafl›ndaki Mine Gül, di¤eri17 yafl›ndaki Fatma Karaali’ydi.‹ki k›z çocu¤una mezar olan So-¤anc›o¤lu K›z Yurdu ise Baflbakanl›kSosyal Hizmetler Kurumu’naba¤l›yd›.Yang›na karfl› gereken önlemleral›nm›fl m›yd› yurtta? Bunun cevab›-n›n “hay›r” oldu¤unu da, fakat bununsoruflturulmayaca¤›n›, sorumlular›ncezaland›r›lmayaca¤›n› da tecrübelerimizdenbiliyoruz. Nitekim, bas›nayans›yan son bilgiler, yurdun yang›nmerdivenlerinin de kilitli oldu¤unaiflaret ediyor ki, ülkemiz için hiç deflafl›rt›c› bir olgu de¤il.Kömür Ocaklar›ndaBitmeyen Ölümlerfi›rnak'ta bir kömür oca¤›nda 16 May›sgünü meydana gelen patlamada 28yafl›ndaki Hac› ‹ke ölürken, iki iflçi deyaraland›. Gazeteler “henüz nedeni belirlenemeyenbir patlama” diye verdilerifl cinayetini. Nedeni belirlendi¤inde neolacak? O neden ortadan kald›r›lacakm›?.. Buna da hiç tan›k olmad›k bugünekadar.Daha iki hafta kadar önce, yine fi›rnak’takikömür ocaklar›ndan birinde çal›flanVezir Demir, madene indi¤i s›radabindi¤i asansörün halat›n›n kopmas› sonucundahayat›n› kaybetmiflti.Düpedüz bir cinayetti.Asansörün halat›n› gerekli kontrollerdengeçirmeyen patrondan mühendise,o ocaklar› denetlemekle görevli Çal›flmaBakanl›¤› ve di¤er kurumlara kadar,hepsi cinayetin failleri aras›ndayd›.Ama maden ocaklar›nda ölüm, sankikaderdi, sorgulanmaz, soruflturulmazd›.Castro: “DomuzGribi Gizlendi”Meksika’da ortaya ç›kanve giderek yay›lan domuzgribiyle ilgili Fidel Castrobir yaz› yazd›. Castro, domuzgribinin yay›lmas›ndanMeksika, ABD ve Kanadayönetimlerini sorumlu tutarak,bu üç ülke yöneticilerininhenüz domuz gribi alarm›verilmeden önce virüstenhaberdar olduklar›n› belirtti.Castro Meksika’n›n, O-bama’n›n Meksika’y› ziyaretiniengellememek için virüsübilerek aç›klamad›¤›n›belirtirken, Meksika Hükümeti’nindomuz gribini resmen23 Nisan’da aç›klamas›nakarfl›n, 5 Nisan'dan itibarentedbir almaya baflland›¤›n›vurgulad›.Say›: 181BEBEK ÖLÜMLER‹ 25


YÜRÜYÜfi 5. YILINDA23 Y›ld›r Kesintisiz Kavgan›n SesiyizSözümüz vard› söyleyecek. Ça¤r›m›zvard› iletilecek. Bir halk deyiflimizin“söz var, da¤a ç›kar›r; sözvar, da¤dan indirir.” dedi¤i gibi;söz var uyutur, söz var uyand›r›r.Söz var uyuflturur, söz var aya¤akald›r›r. Bizim sözümüz uyand›rmakiçindi, bizim sözümüz aya¤akald›rmak içindi. Bunun için susturmakistediler bizi.Yürüyüfl, bizim, hayata, kavgaya,harekete, devrime dair sözümüzdü...T›pk› 1978’de yay›nlanmayabafllanan Dev-Genç dergisigibi, 1980 Mart’›nda yay›nlananDevrimci Sol dergisi gibi, t›pk›1986’dan itibaren birbiri pefli s›rayay›nlanan Yeni Çözüm, Mücadele,Kurtulufl, Vatan, Ekmek veAdalet dergileri gibi...Dört y›l önce, 22 May›s 2005’teyay›nlamaya bafllad›¤›m›z dergimizinad›n› Yürüyüfl koyduk. Ba¤›ms›zl›k,Demokrasi ve Sosyalizmiçin Yürüyüfl...1. say›m›z›n kapa¤›nda flöyle yaz›yordu:“Emperyalistlerden, iflbirlikçilerden,sömürü ve zulümdenkurtulman›n tek yolu: DEV-R‹MC‹ HALK ‹KT‹DARI”Yürüyüfl 4 y›ld›r ülkemizin iflçilerine,köylülerine, yoksullar›na,mazlumlar›na, bu kurtulufl yolunugösteriyor. Bunun için büyük bedellerödedik. Ferhatlar’›, Enginler’ibunun için vurdular, katlettiler. Bununiçin toplatma, yay›n durdurmakararlar› verdiler.Tüm yasak ve bask›lara, akla hayalegelmeyecek sald›r›lara karfl›n23 y›ld›r yenemedikleri bir iradeyleyazmaya, gerçeklerin sesi olmayadevam ediyoruz. Birkaç aydan, birkaçy›ldan söz etmiyoruz. Tam tam›na23 y›ldan söz ediyoruz. 23 y›ldaböylesine bir kesintisizli¤i sa¤lamak,güçlü bir irade ve kolektivizmolmaks›z›n baflar›lamazd›. Bubaflar›n›n harc›nda, böyle bir iradeve kolektivizm vard›r. Can, kan pahas›nasusmamak kararl›l›¤› vard›r.Devrimci hareketin siyasi arenayaç›k›fl›yla birlikte, 1978’de Dev-Genç ve ard›ndan Devrimci Sol dergileriç›kar›ld›. 12 Eylül faflist cuntas›y›llar›nda yay›n faaliyetindeuzun bir kesinti yafland›. Fakat,1986 Aral›k ay›nda Yeni Çözümdergisinin 1. say›s›n›n ç›kmas›ylayay›n faaliyeti yeniden bafllayacakve kesintisiz olarak bugünlere ulaflacakt›..Kavgada ustalaflt›kça yaflam› dahahünerli ellerle örüyorduk. ‹lk ç›-kard›¤›m›z dergi ayl›k periyodla ç›-k›yordu. Sonra 15 günlük oldu.Sonra haftal›k dergiye geçildi.Arkam›zda tekeller, para babalar›yoktu, tersine, onlar›n düzeninekarfl› iflçilerin, ezilenlerin, köylülerin,emekçilerin, ö¤rencilerin, evkad›nlar›n›n, memurlar›n ve tümhalk›n sesiydik. Arkam›zda bir lokmaekme¤ini bölüfltü¤ümüz halkvard›. Ve bir de iddiam›z ve devrimciirademiz.Her Kapa¤›m›z, HerSat›r›m›z, Her KelimemizOnlar›n Korkusudur!S›n›flar mücadelesi gerçe¤inibilmeyenler, ülkemizdeki devrimmücadelesinin gücünü ve dinami¤inikavramayanlar, devrimci bas›nüzerindeki yo¤un bask›lar› anlamaktada güçlük çekerler. Düzenin,tirajlar› henüz onbinler düzeyindeolan bir dergiden bu ölçüde korkmas›n›“mant›kl›” bulmayabilirler.Fakat gerçek fludur ki, oligarfliksistemin tek alternatifi, sosyalizmdir.Bu alternatifi ete kemi¤e büründürecektek güç devrimcilerdir.Burjuvazinin tüm politikalar›n›noda¤›nda, bu alternatifin büyümesiniengellemek vard›r. Dergilerimizeyönelen büyük bask› ve kuflatman›n“mant›¤›” da iflte buradad›r.Y›llard›r bu nedenle devrimcibas›n hep “tehlike” olarak görüldü.O nedenle kendi yasalar›n›, hukuklar›n›çi¤neyerek, yay›nlar›m›zakarfl› “kurals›z” bir savafl sürdürdüler.Bizi susturmak için denemedikyöntem b›rakmad›lar. Yay›nlar›m›zetraf›nda bir “korku çemberi” yaratmayaçal›flt›lar. ”Örgütün yay›norgan›” denilerek okurlar›m›z terörizeedildi, dergilerimiz polisiyeoperasyonlarda bir “suç” unsuru gibiemniyet müdürlüklerinde teflhiredildi. Al›nmas›n, okunmas›n, izlenmesindiye okuyucular›m›za hertürlü bask›lar yap›ld›. Oligarfli, halkaulaflmayal›m, gerçeklerin sesi olmayal›mdiye Nazi dönemini aratmayansansür yasalar› ç›kard›. Dergida¤›t›yor diye insanlar›m›z›n kurflunland›¤›,gözalt›na al›nd›¤›, iflkencegördü¤ü bir ülkedir buras›.Bir yandan okurlar, bir yandandergiyi ç›karanlar bask› alt›ndayd›.Dergi bürolar›m›z bas›ld›. Da¤›-t›mc›lar›m›z gözalt›na al›nd›, tutukland›lar.Öyle zaman oldu ki; milyarlar›bulan para cezalar› verildi.Sürekli oplatmalarla y›ld›r›lmak istendik.O kadar pervas›zd›lar ki,dergilerimizi basan matbaalar› tehditederek, bas›m›n› engellediler.Da¤›t›m flirketleri dergilerimizinda¤›t›m›n› yapmamak için uydurmagerekçeler yaratt›lar.Tüm bunlar›n yetmedi¤i yerlerdeda¤›t›mc›lar›m›z, çal›flanlar›m›zkurflunland›. ‹rfan A¤dafl’› katlettilerelinde dergisiyle... Ferhat Gerçekdergimizi da¤›tt›¤› için polistaraf›ndan kurflunland›. Engin Çeber,dergimizi da¤›t›rken tutukland›ve iflkence ile katledildi.Onlar›n korkusu, en baflta hakl›ve meflru bir kavgan›n sesi olmam›zd›.Logomuzda belirtildi¤i gibi,“Ba¤›ms›zl›k, Demokrasi Ve Sosyalizm”kavgas›n›n sesi olmam›zd›.Bir UMUDU ve bir ALTERNAT‹-F‹ dile getiriyor olmam›zd›.Teslimiyetin ve y›lg›nl›¤›n kolgezdi¤i zamanlarda, devrimci düflüncelerinterk edildi¤i zamanlardabiz hep sosyalizmden ve kurtulufl26 YÜRÜYÜfi 24 May›s 2009


kavgas›ndan söz ettik. Düzenin oncasald›r›s› karfl›s›nda e¤ilip bükülmedik.Yasalara göre ç›k›yordukama düzen s›n›rlar›na hapsolmad›k.23 y›ld›r sayfalar›m›za nakfletti-¤imiz uzlaflmaz devrimci düflüncelerimizledüzen için korkulan birgüç olduk. ‹stanbul’dan Anadolu’nunücra yerlerine kadar da¤›tt›-¤›m›z her dergi, düzenin polisini ürküttü.Onun için Ferhatlar’› kurflunlay›pEnginler’i katlettiler.Gencecik k›zlar›m›z›n ve o¤ullar›m›z›n,yoksul gecekondulular›n,her yafltan ve meslekten insan›m›z›nçabalar›yla halka ulaflan her dergi,oligarfli için bir “tehlike” idi. Zira“koyun sürüsü” olarak gördükleri, ohale getirmek istedikleri halka gerçeklerianlat›yorduk. Her dergiyle,oligarflinin yalan duvar›ndan bir tu¤ladaha çekip al›yor ve halka mücadeleruhu tafl›yorduk. Her dergiyle,karfl›-devrim rüzgarlar›n›n yaratt›¤›ideolojik bulan›kl›klar› durultuyor,çarp›kl›klara, savrulmalara karfl›devrimci barikatlar örüyorduk. Herdergimiz, burjuvaziye ve burjuvazininsol içindeki uzant›lar›na karfl›,ideolojik mücadelenin en güçlüaraçlar›ndan biri olmufltur. Her dergimiz,“proletaryan›n üç cephedekimücadelesi”nin bir cephesinde güçlübir savafl yürütüyordu.Oligarflinin as›l korkusu, dergimizintemsil etti¤i misyondu. Dergimizinmisyonu ise her zaman ba-¤›ms›zl›k ve sosyalizm için mücadeleedenlerin sesi olmas›yd›.23 Y›ll›k Bu Tarih,Kendimize GüvenimiziBüyüten, ‹ddiam›z›Pekifltiren Bir TarihtirBunca bask› ve sald›r›ya ra¤menbir say› dahi aksamadan devrimciyay›n›n sürdürülmüfl olmas› büyükbir güçtür. Salt bu olgu, büyük birirade ve kararl›l›¤›n ifadesidir. Düflününki, 23 y›ld›r defalarca bürolar›m›zbask›nlara u¤ram›fl, defalarcatüm çal›flanlar›m›z ayn› anda gözalt›naal›nm›fl, buna ra¤men, tek birsay› aksat›lmam›flt›r. Birkaç aydan,Her dergiyle, halka gerçeklerianlat›yorduk. Her dergiyle,oligarflinin yalan duvar›ndan birtu¤la daha çekip al›yor ve halkamücadele ruhu tafl›yorduk. Herdergiyle, karfl›-devrim rüzgarlar›n›nyaratt›¤› ideolojik bulan›kl›klar›durultuyor, çarp›kl›klara,savrulmalara karfl› devrimcibarikatlar örüyorduk.bir kaç y›ldan söz etmiyoruz. Tam23 y›l, böyle bir kesintisizli¤i sa¤lamak,güçlü bir irade ve sa¤lam birkolektivizm olmaks›z›n mümkünde¤ildir.Türkiye gibi en küçük haklar içinbile büyük bedeller ödenen bir ülkede23 y›ld›r kesintisiz bir yay›n faaliyetisürdürmek az fley de¤ildir.Böylesine ciddi sald›r›lar›n ve kuflatmalar›nyafland›¤› bu koflullarda23 y›ld›r bu kesintisizli¤i sa¤layanneydi? Bu öylesine güçlü bir iradeydiki, dilimize kilit vurmay› hiç baflaramad›lar.Her koflulda do¤ru bildiklerimizisavunmaya devam ettik.23 y›ll›k kesintisizli¤i sa¤layan,Tansu Çiller’e “... Dünya’ da heryerde komünizm y›k›l›rken bizde savunulmayadevam ediyor” dedirtenkararl›l›k ve iradedir. 23 y›ll›k kesintisizli¤isa¤layan, kuflatma alt›ndabile teslim olmay› reddeden gelenektir.23 y›ll›k kesintisizlik, kavgadayaratt›¤›m›z geleneklerin, demokratikmücadeledeki militan anlay›fl›m›z›nsonucudur.Bu mevziden bizi atmak için sald›ranoligarfliye karfl› bütün bunlarlakoruduk mevzimizi.E¤er Ferhatlar ve Enginler tükenmiyor,yerlerini yüzlercesi dolduruyorsa,her hafta ‹stanbul’un, ‹zmir’ingecekondular›nda, Adana’da,Malatya’da, Elaz›¤’da, Dersim’de,Hatay’da... gencecik k›zlar›m›zve o¤ullar›m›z ‹rfan gibi, Ferhatgibi, Engin gibi kavgan›n sesinihalka ulaflt›r›yorsa, bizi yenilmezk›lan bu güçtür iflte.Bizi yenilmez k›lan, 23 y›ll›k kesintisizli¤isa¤layan elbette o büyükve sars›lmaz irademizdir.Yazmaya korkulan y›llarda, sansüruygulanan tüm konularda cesaretleyasaklar›n üstüne gittik. Hiçbirfleyin ad›n› koymakta tereddüt etmedik.Faflist cuntan›n ad›n›n an›lmayakorkuldu¤u y›llarda biz o politikalar›teflhir etmek için tereddütsüzyazd›k. Kürt halk›n›n ad›n›n vemücadelesinin telaffuz edilmeyekorkuldu¤u y›llarda Kürt halk›n›nmücadelesini yazd›k. F Tiplerininve tecritin yaz›lmas›n›n toplatmanedeni oldu¤u zamanlarda, sayfalar›m›z›bu konuya ay›rd›k.Hiçbir bedeli ödemekten kaç›nmayarakilkeli ve kararl› bir yay›npolitikas› sürdürdük. Bizi gelifltirenve yenilmez k›lan nedenlerden biride buydu. Hakl›l›¤›m›za ve meflrulu¤umuzahep inand›k. Cesaretimiziburadan ald›k.Bizi yenilmez k›lan, 23 y›ll›k kesintisizyay›n gelene¤imizin alt›ndao büyük iradenin yan›nda bir de büyükve örnek kolektivizm vard›r. 23y›ll›k kesintisizlik, bu örnek kolektivizmleyarat›ld›. Bu derginin hersat›r›nda, hayat›n her alan›nda, mücadeleyiomuzlayan her düzeydekikadrolar›n, taraftarlar›n, hapishanelerdekiözgür tutsaklardan yurtd›-fl›ndaki insanlar›m›za kadar herkesinkatk›s› vard›r.23 y›ll›k yay›n yaflam›m›zdaisimsiz yüzlerce insan›m›z›n eme¤i,çabas›, al›nteri, cüreti ve fedakarl›klar›vard›r. Düzen ideolojisiyle düflünenve yaflayanlar›n kolay kolayanlayamayaca¤› bir gönüllülük vefedakarl›kla seferber olmufl ve olmaktad›rinsanlar›m›z. Yay›nlar›-m›z, 23 y›ld›r profesyonel üç befl“gazeteci”nin çabas›yla de¤il, bubüyük ailenin eme¤i ile ç›kar›lm›fl,gelifltirilmifl ve büyütülmüfltür. Vehalen de böyledirSesimizi tafl›yan Ferhatlar’a, Enginler’e,tüm bask›lara karfl›n herhafta Anadolu’da, yurt d›fl›nda megafonlar›ile seslenip, sokak sokakdolaflan genç k›zlar›m›z ve o¤ullar›-m›za, eme¤i geçen tüm isimsizemekçilerimize ve yarat›lan kolektivizmeborçluyuz bunu. ‹flte bu kararl›l›k,verilen emek, o büyük iradeve kolektivizm yar›n›n da güvencesidir.Yürüyüflümüz sürecektir.Say›: 181YÜRÜYÜfi 27


“Yürüyüfl Dergisi ‹çin de Adalet ‹stiyoruz”17 May›s günü ‹stanbul’un çeflitlisemtlerinde Halk CephelilerFerhat Gerçek ve Engin Çeber içinadalet istediler. Halk Cepheliler“Ferhat’› Vuranlar Engin’i KatledenlerCezaland›r›lmal›d›r” pankart›n›aç›p, Ferhat ve Engin’in resimlerinitafl›d›klar› eylemlerde ayr›ca5. senesine giren Yürüyüfl dergisininüzerinde uygulanan bask›larada de¤inerek “Yürüyüfl için deadalet istiyoruz” dediler.Nurtepe’de yap›lan eylemdeHalk Cepheliler ad›na bas›na biraç›klama yapan Müslüm Y›ld›r›m;“5. Y›l›nda Yürüyüfl Dergisi ‹çin deAdalet ‹stiyoruz” diyerek, Yürüyüfldergisi çal›flanlar›n›n da¤›t›mc›lar›-n›n ve okurlar›n›n bugüne kadar pekçok sald›r›ya u¤rad›¤›n› belirtti.Y›ld›r›m aç›klamas›n›n devam›nda,“Yürüyüfl dergisi bunca sald›r›yave bask›ya ra¤men gerçeklerinyolundan hiç sapmadan yürüyüflünedevam ediyor, Yürüyüfl’ün yoluadaletin yoludur” diyerek “adaletisteyen herkesi Yürüyüfl’ün yolundanyürümeye” ça¤›rd›.Eylemin ard›ndan, Nurtepe sokaklar›ndaYürüyüfl sat›fl› yap›ld›.1,5 saat süren dergi sat›fl›nda 85dergi halka ulaflt›r›ld›.Kartal-Kurfal› Mahallesi’ndeeylem yapan Halk Cepheliler “Adalet,Yürüyüfl’ün yolunda yürüdükçegelecektir. Yürüyüfl’ün yolu adaletinyoludur” dediler. Daha sonra Yürüyüfldergisinin tan›t›m› ve sat›fl› yap›ld›.Sat›fl s›ras›nda halka açl›¤›n,yoksullu¤un, iflsizli¤in sorumlusununAKP iktidar› oldu¤u, ülkemiziAmerikan emperyalizmine peflkeflçekme politikas›n›n tüm sorunlar›-m›z›n kayna¤› oldu¤u anlat›ld›.Ba¤c›lar’da Ahmet Kabakl›Caddesi Barbaros F›r›n› önünde yap›laneylemde Halk Cephesi ad›naAlev Atefl aç›klama yapt›. 4 y›l boyuncaYürüyüfl da¤›t›mc›lar› ve çal›-flanlar› üzerinde uygulanan bask›larade¤inilen aç›klamada, bu ülkeninyasalar›na ve yönetmeliklerinegöre kurulanYürüyüfl dergisinin sürekli yasad›fl›gösterilmeye çal›fl›ld›¤› anlat›ld›.Daha sonra yap›lan dergi sat›fl›s›ras›nda halka “Ba¤›ms›zl›k DemokrasiSosyalizm ‹çin Yürüyüfldergisi okuyal›m” ve “ülkemizdeaçl›¤›n yoksullu¤un sorumlusuAKP iktidar›d›r” denilerek esnaflarayoldan geçenlere Yürüyüfl dergisitan›t›ld›. Halka gerçekleri hayk›-ran Halk Cepheliler’e mahalledengençler alk›fllarla destek verdiler.‹ki saat içerisinde 116 dergi halkaulaflt›r›ld›.Yap›lan eylemlerde “Ferhat’›Vuranlar Engin’i Katledenler Cezaland›r›ls›n,Adalet ‹stiyoruz, Halk›zHakl›y›z Kazanaca¤›z” sloganlar›at›ld›.Yürüyüfl ‹zmir Sokaklar›nda‹zmir’de bu hafta da Yürüyüfl dergisinin sat›fl› yap›ld›.16 May›s günü Çi¤li Güzeltepe Mahallesi’ndeyap›lan dergi tan›t›m›nda 26 dergi sat›ld›.1 May›s’ta Taksim’e 31 y›l sonra yeniden ç›k›lmas›n›anlatan Yürüyüfl okurlar›, 17 May›s günü Uzundere’de,Yürüyüfl tan›t›m› ve sat›fl› yapmaya devam ettiler.Yürüyüfl tan›t›m›n›n bafllamas›ndan bir saat sonrayine polisler geldi ve neden geldiklerini soran okurlar›m›za,her zamanki gibi bir gerekçe uydurdular: “Sizindergi satman›zdan rahats›z olanlar varm›fl, bizdetoplatma var m› yok mu ona bakaca¤›z” dediler. Derginintoplatmas›n›n olmad›¤›n› ö¤renen polisler, bukez de Yürüyüfl satanlar›n GBT’sine bakt›lar. Sivilaraç ve k›yafetlerle gelen polisler, mahalleli üzerindebir tedirginlik yaratamay›nca çekip gittiler. Burada yap›landergi tan›t›m›nda toplam 85 dergi halka ulaflt›-r›ld›.“Dergimiz Seyit R›zalar’›n,Pir Sultanlar’›n MücadelesiniAnlat›yor”Bursa’da 19 ve 20 May›s günleri, Teleferik veKestel-Kale mahallelerinde Ba¤›ms›zl›k DemokrasiSosyalizm için Yürüyüfl dergisinin sat›fl› yap›ld›.Teleferik’te dergi sat›fl› s›ras›nda, Dersimli birteyzenin, “O¤lum bu ne dergisi, ne anlat›yor?” sorusunaokurlar›m›z›n “Dergimiz Seyit R›zalar’›n, PirSultanlar’›n mücadelesini anlat›yor.” cevab› karfl›-s›nda “Helal olsun çocuklar sizlere.” diyerek verilenmücadeleyi destekledi¤ini söyledi.Kestel’de ise mahalle gençlerinin dergiye ilgisiyo¤undu.Dört Yürüyüfl okurunun kat›ld›¤› sat›fllarda, Teleferik’te30, Kestel-Kale Mahallesi’nde 30 olmaküzere toplam 60 dergi halka ulaflt›r›ld›.28 HABER 24 May›s 2009


Tam 23 y›l, gerçekleri yazman›n bedellergerektirdi¤i faflist bir ülkedegerçe¤in ve mücadelenin sesi olduk.Faflizm alt›nda, 23 y›l devrimci yay›nfaaliyetini sürdürmek, yaz›m›yla,bas›m›yla, da¤›t›m›yla, bürolar›ylabunun süreklili¤ini sa¤lamakkolay de¤ildir. Çünkü, burjuvaziiçin geçerli olan “bas›n özgürlü¤ü”,halk için, devrimciler için geçerlide¤ildir. Bunun içindir ki, devrimcibir yay›n› ç›karman›n kendisi bilebir irade, kararl›l›k, cesaret ister.Her anlamda büyük bedeller ister.Fedakarl›k ister.23 y›ll›k kesintisiz tarihe dönüpbakt›¤›m›zda bunlar› görürüz.Mücadelenin her alan›nda oldu¤ugibi bu alanda da yarat›lan devrimcide¤erleri, gelenekleri görürüz.Yaz› dizimizde 1986 y›l›n›n Aral›k’›ndaayl›k Yeni Çözüm dergisiylebafllayan, 15 Günlük ve sonraHaftal›k Mücadele’yle, Kurtulufl’ladevam eden, sonra Vatan, ard›ndanEkmek ve Adalet’le ve bugün deYürüyüfl’le süren 23 y›ll›k yay›n tarihinianlatmaya çal›flaca¤›z.Bu 23 y›lda, devrimci bas›n mevzisindeyarat›lan gelenekleri anlatmayaçal›flaca¤›z.Ç›kar›lan dergilerin muhtevas›ndanve hangi koflullarda ç›kart›ld›¤›ndansöz edece¤iz.Görülecek ki, dergilerimizdeki herkelimenin, bedeli ödenmifltir. Gerçe-¤i söyleyebilmek, devrimi ve sosyalizmisavunabilmek, bu ülkede baflkatürlü mümkün de¤ildir çünkü.Devrimci Bas›nMevzisindeTarihi bir yanl›fll›¤a yol açmamakiçin hemen yaz› dizimizin bafl›ndabelirtmeliyiz ki; 23 y›ll›k kesintisizbir yay›n faaliyetinden sözediyor olsak da, yay›n faaliyetimizdaha eskiye, 12 Eylül öncesine uzan›yor.‹lk yay›n›m›z A¤ustos1978’de yay›nlanan Dev-Genç’tir.Tam ad›yla söylersek: Ba¤›ms›zl›kve Demokrasi MücadelesindeDEV-GENÇ.Bu tarihe, önce onu anlatarakbafllamal›y›z. Dergilerin muhtevas›,biçimi konusunda hiçbir dönemflabloncu, taklitçi davranmad›k; dergilerimizinbiçimi, periyodu, muhtevas›,yaflan›lan dönemin koflullar›-na, ihtiyaçlar›na göre flekillendi.Dev-Genç de öyleydi.Ülkemizde 1960’lar›n sonunda50 y›ll›k revizyonizmden, pasifizmden,parlamentarizmden bir kopuflyaflanm›fl, THKP-C, THKO, TKP-ML gibi ihtilalci hareketler oluflmufltu.12 Mart 1971 cuntas›n›n a¤›rtakip koflullar›nda bu hareketlerinönder kadrolar› katledildi. 1973-74’lerde ise, bu hareketlerin devamc›s›oldu¤unu iddia eden çok say›dagrup ç›kt›. Fakat ortada tam bir teorikkaos vard›. THKP-C ideolojisininne olup olmad›¤› özellikle tasfiyeci,inkarc› kesimler taraf›ndan belirsizb›rak›lmaktad›r. Mahirler’inyolunu izleyen genç kadrolar, çeflitliörgütlenmeler ve yay›nlar arac›l›-¤›yla bu süreci aflmaya çal›flt›lar,ancak, inkarc›l›k ve tasfiyecilik bununönünde engel olmaya devam etti.‹flte bu noktada genç Cephelikadrolar, inkarc›l›k ve tasfiyeciliktentamamen koparak devrimci birhareketi örgütlemeye girifltiler.Dev-Genç dergisi, iflte bu dönemin‹LK dergisidir. Derginin logosununalt›ndaki tarih, A¤ustos1978’di. Bu dergi, hem kadrolardaideolojik netleflmeyi sa¤lamak vegünün temel görevi haline gelmiflbulunan anti-faflist mücadelede halkave devrimcilere do¤ru bir bak›flaç›s› sunmakla karfl› karfl›yad›r.DEV-GENÇ’in ilk say›s›nda bu ihtiyaçflöyle dile getirilmektedir:“Gençli¤i do¤ru bir önderlikle yönlendiripbirli¤i sa¤lamak amac›ylaoluflturulan DEV-GENÇ, bu amac›-n› gerçeklefltirebilmek için temel vetali bir çok arac› kullanmak durumundad›r.‘Ba¤›ms›zl›k ve DemokrasiMücadelesinde DEV-GENÇ’dergisi bu perspektifle de¤erlendirilmelidir.... sol hareket içindeki teorik keflmekeflindo¤al olarak etkiledi¤igençlik hareketindeki kar›fl›kl›¤› dateorik olarak mahkum edip do¤rusiyasi hedefler gösterebilmek amac›yla‘Ba¤›ms›zl›k ve DemokrasiMücadelesinde DEV-GENÇ’ dergisininç›kmas› bir zorunluluk olmufltur.”denilmektedir.Devrimci bir yay›n› ç›kartman›nve onu halka ulaflt›rman›n her zamanbüyük zorluklar› vard›r. Çünküburjuva bas›n gibi, ne büyük maddiolanaklara sahip olunur, ne de devletinbask› ve terörü kolayca halkaulaflmaya olanak sa¤lar. Bunun üstesindennas›l gelinece¤i de o ilkdergide flöyle ifade edilmekteydi:“Bu zorluklar›n alt›ndan dergisinesahip ç›kan DEV-GENÇ’lilerininanç ve iradesiyle kalkaca¤›z. Vebaflar›m›z dergisine sahip ç›kanDEV-GENÇ’lilerin mücadelesiylegelifl...ecektir. ‘Ba¤›ms›zl›k ve DemokrasiMücadelesinde DEV-GENÇ’ dergisi bütün DEV-GENÇ’lilerin kollektif çal›flma anlay›fllar›n›nbir sonucudur.”Bugün tüm olanaks›zl›klara, oligarflinintüm sald›r›lar›na ra¤men23 y›ll›k kesintisiz bir yay›n faaliyetindenbahsediyorsak temelleriDev-Genç’te at›lan iflte bu anlay›flsonucundad›r. Düflman›n sald›r›lar›-n›n en yo¤un oldu¤u dönemlerdeSay›: 18123 YIL 29


çal›flanlar›m›zdan, okurlar›m›za kadarbüyük bir aile olarak dergilerimizesahip ç›k›lmas›ndand›r.Dergi olarak ilk yay›n›m›z olanBa¤›ms›zl›k ve Demokrasi MücadelesindeDEV-GENÇ, 21 Ocak 1980y›l›na kadar toplam 5 say› yay›nland›.1980 Mart’›nda ise, DevrimciSol dergisi yay›nlanmaya baflland›.Ön kapakta, orak çekiçli ambleminhemen yan›nda “Devrim ‹çin SavaflmayanaSosyalist Denmez” yaz›yordu.Bu söz, derginin ifllevini deözetliyordu asl›nda.1. say›s›n›n kapa¤›nda “KurtuluflaKadar Savafl” slogan› vard›; devrimhedefini gösteriyordu kadrolarave sola. Savafl giderek fliddetleniyordu;2. say›s›n›n kapa¤›ndaki “Sivilfaflist terörle devlet terörü birleflti”tespitiyle, 3. say›n›n kapa¤›ndaki“Faflist planlar› bozal›m. Devlet terörüne,iflkenceye karfl› mücadeleyiyükseltelim” ça¤r›lar› sürecin nas›lzorlu bir süreç oldu¤unu ve dergininnas›l bir ifllev yüklendi¤ini özetliyordu.1980 Eylül’ünde yay›nlananDevrimci Sol’un 4. say›s›, ayn›zamanda o dönemdeki son say›s›yd›.12 Eylül 1980’deki faflist cuntaylabirlikte bir çok fley gibi, devrimcibas›n yay›n faaliyetinin koflullar›ve biçimi de de¤ifliyordu...Aral›k 1986Yeni Çözüm Dergisi12 Eylül’le birlikte yay›n faaliyetiuzun bir süre kesintiye u¤rad›.Yeni Çözüm, 12 Eylül cuntas›n›nhak ve özgürlükleri, demokratik kurumlar›ve araçlar› ortadan kald›rd›-¤› bir dönemden ad›m ad›m ç›k›lmayabaflland›¤› dönemin dergisidir.Hangi koflullarda ç›kar›ld›¤›n›anlayabilmek için dönemin özelliklerinihat›rlamak gerekir.12 Eylül’le birlikte düzenin kendiyasal kurumlar› bile kapat›ld›.Yüzbinlerce ilerici, devrimci, demokratgözalt›na al›nd›, iflkencelerdengeçirilip tutukland›. Birçokdevrimci iflkencelerle katledildi.Dara¤açlar› kuruldu. Cuntan›n hapishanelerindedevrimciler teslim1.Say›Mart1980al›nmaya çal›fl›ld›.12 Eylül öncesinin çeflitli siyasiörgütleri, yüzbinlerce üyesi olan demokratikkitle örgütleri, faflizminbask›s›na karfl› direnemeyerek siyasalve örgütsel olarak tasfiye olmalar›n›nyolunu açt›lar. Emekçilerinkazan›lm›fl haklar› gasp edilirken,gençlik bask›, yasak ve gerici fafliste¤itim sistemiyle pasifize edildi.Uzun bir süre bir sinmifllik toplumahakim oldu.Bütün bunlar tekellerin “huzurve güveni” içindi. “Art›k gülme s›-ras› onlarda” idi. Devletin tüm kurumlar›aç›k faflizmi süreklilefltirecektarzda yeniden örgütlendirildi.Cunta program›n› tamamlad›ktansonra, yeniden siyasi partilerin kuruluflunaizin verildi. “Sivilleflme”manevralar› bafllad›.Sistem, bask› ve terörün yan›-s›-ra, bas›n›, radyosu, televizyonuylaideolojik sald›r›lar›n› da yo¤unlaflt›rm›flt›.‹deolojik sald›r›lara 12 Eylül’deteslim olup sa¤a savurulanlarda “sol”dan kat›l›yordu.‹flte Yeni Çözüm, umutsuzlu-¤un, pasifikasyonun ve apolitikli¤inhakim oldu¤u, burjuvazinin bask›,terör ve ideolojik sald›r›lar›n›n atbafl› gitti¤i bir süreçte, cuntaya karfl›içeride ve d›flar›da teslim olmayanlar›n,her koflulda sürdürülen direniflgelene¤inin temsilcisi olarakyay›nlanmaya baflland›.Ezilenlerin, iflçilerin, memurlar›n,gençli¤in, yoksul gecekonduhalk›n›n, hapishanelerde direnendevrimci tutsaklar›n sesi olacakt›Yeni Çözüm. Karart›lan, unutturulmayaçal›fl›lan mücadeleyi, devrimi,sosyalizmi yeniden hat›rlatmak içinç›k›yordu.Yeni Çözüm;De¤ifltirme ‹radesidirDerginin ilk say›s›nda “Ç›karken”yaz›s›nda flöyle deniyordu:“Çözüm, yaflanm›fl tarihin tarihsayfalar›ndan silinmek istendi¤i,güncelin tersyüz edilerek sunuldu-¤u, söz hakk›n›n fazlas›yla emekçilerinelinden al›nd›¤› böylesi bir dönemdeç›k›yor.Çözüm, görevinin unutturulmakistenen yaflanm›fl tarihi gündemeyeniden sokmak oldu¤unun bilinciyleç›k›yor.... Çözüm, emperyalizmin, halk›-m›za empoze etmeye çal›flt›¤› yoz,çarp›k kültürün k›r›lmas›nda ifllevyüklenmek için ç›k›yor.”Sonra, ayn› Dev-Genç’in ç›k›flyaz›s›nda da oldu¤u gibi, flu sat›rlarladevam ediyordu yaz›: “fiuras›aç›kt›r ki; Çözüm’ün önüne koydu-¤u hedefleri aflabilmesi, çarp›kl›klar›sergileyebilmesi, mümkün olanher yerde gözünün kula¤›n›n bulunmas›naba¤l›d›r”...Ve öyle de oldu. Bu “gözler vekulaklar” ülkenin dört bir yan›ndanhiç eksik olmad›. K›sa sürede ‹stanbul,Ankara, ‹zmir, Adana, Bursa,Kocaeli, Gebze, Malatya, Elaz›¤,Edirne, Kars, Samsun, Denizlive Uflak’a kadar bir çok ilde YeniÇözüm bürolar› aç›ld›.Ve fluras› da bir gerçekti ki; ogünkü koflullarda bir dergi bürosu,sadece bir büro de¤ildi; haklar veözgürlükler mücadelesinin mevzisiydiher biri. 12 Eylül’ün serpti¤iölü topra¤›n›n at›lmas›n›n simgesive merkeziydiler. Özellikle de Anadolu’dailerici, devrimci, demokratkesimler için mücadeleye aç›lanbir kanald› her bir büro.Böyle olmas› da do¤ald›, çünküÇözüm, “akademik” bir dergi olarakç›kmam›flt› ortaya. ‹lk say›s›ndaç›k›fl nedenlerini aç›klarken -o ünlüsöze atfen- flöyle diyordu:“As›l sorun, ‘dünyan›n yorumlanmas›de¤il, onun de¤ifltirilmesidir’iflte bu nedenle Çözüm, toplumsalyaflamdan kopuk, masa bafl›ndaahkâm kesen, entellektüeller dergisi30 23 YIL 24 May›s 2009


olmayacakt›r. Dolay›s›yla Çözüm’ünokurlar›n› da alg›layan, yorumlayanve de¤ifltirme çabas›n›her zaman gündeminde bulunduraninsanlar olarak düflünüyoruz.”Çözüm Devrimin SesidirÇözümün ç›kt›¤› koflullar, solun12 Eylül’ün açt›¤› örgütsel yaralar›n›henüz saramad›¤› koflullard›r. Dahas›,12 Eylül’ün solun bir çok kesimindeyaratt›¤› ideolojik bunal›m,sosyalist ülkelerin yaflad›¤› t›kan›kl›klabirlikte daha da derinleflmektedir.‹flte bu süreçte Çözüm’ün ideolojikmücadelede yüklendi¤i misyonçok büyük bir önem kazan›yordu.Kafalar›n allak bullak oldu¤u,devrimci teoriye, devrimci stratejiyesald›r›n›n had safhaya ç›kt›¤› osüreçte Yeni Çözüm, Marksizm-Leninizm’isavundu. Sürdürdü¤ü ideolojikmücadeleyle sald›r›lar›nönünde güçlü bir barikat oluflturdu.Öte yandan, sürecin somut görevleriçerçevesinde, iflçilerin, memurlar›n,gençli¤in, yoksul gecekonduhalk›n›n mücadelesinin nas›lgelifltirilece¤i, cuntan›n yaratt›¤›pasifikasyonun nas›l k›r›laca¤› üzerineperspektif sundu, tart›flt›, tart›flt›rd›.Marksist-Leninist devrimcibak›fl aç›s›yla örgütlenme ve mücadelekonusunda çözüm yollar›n›gösterdi, perspektif sundu. ‹flçinin,memurun, gençli¤in mücadelesineideolojik öncülük yapt›.Pasifikasyonu y›rtan tüm büyükdirenifller, Yeni Çözüm sayfalar›ndayerini buldu. Gençli¤in Nisan direniflleri,iflçilerin NETAfi, Migrosgrevleri, memurlar›n zincirlerini k›rmalar›ve elbette tutsak ailelerinindireniflleri... Yeni Çözüm sayfalar›,asl›nda, devrimci hareketin hayat›nher alan›nda giderek berraklaflan vepekiflen önderli¤ini yans›t›yordu.Bütün bunlar› elbette Çözümdergisi tek bafl›na yaz›lar›yla yapmad›.Çözüm’ün as›l gücü “toplumsalyaflamdan kopuk olmamas›nda”yd›;örgütlü bir yay›n organ› olmas›ndayd›.Devrimci bas›n›n misyonuda budur zaten. S›n›flar mücadelesinde,örgütlü bir gücün parças›d›rdevrimci bas›n.Yeni Çözüm Yay›nlar›... ‹deolojik mücadelenin büyükönem kazand›¤› y›llard›. Kavramlar çarp›t›lm›fl, devrimci teori unutturulmakisteniyordu. Yeni Çözüm, iflte bu nedenle derginin yan›s›ra, yay›nlad›¤›broflürlerle de iflçilerin, ö¤rencilerin, kad›nlar›n, mühendislerin, k›sacas›her kesimin mücadelesi ve örgütlenmesine dair devrimci bir perspektifsundu. Broflürlerin her biri halk›n e¤itiminde önemli ifllevler gördü.Burjuvazinin Bas›nÖzgürlü¤ü Yalan› veDevrimciBas›na Yönelen Sald›r›larY›llar›n sessizli¤i yerini halk›nher alandaki eylemlerine b›rak›yordu.’87, ’90 y›llar› aras›nda bir çokgrev ve direnifl yafland›. “Çözümokuru” iflçilerin, ö¤rencilerin, devrimcilerinöncülük yapt›¤› birçokdirenifl, zaferle sonuçland›. ‹flçiler,memurlar ve gençlik üzerindeki pasifikasyonbüyük oranda k›r›ld›. 12Eylül sonras›nda hak alma mücadelesiyeniden ivme kazand›.Bu geliflmelerle birlikte yükselenbask›lardan devrimci bas›n dapay›na düfleni ald›. Yeni Çözüm’ünilk say›s›ndan itibaren çeflitli yaz›lar›nedeniyle soruflturmalar aç›ld›.‹stanbul Devlet Güvenlik Mahkemesikarar›yla bir çok say›s› toplat›ld›.Dergilere matbaada, bürodaya da bayilerde el konuldu. Dergilerinhalka ulaflmas›ndan öylesinekorkuyorlard› ki, bazen toplat›lmayansay›lar› bile polis erkenden bayileregidip topluca sat›n al›yordu.Derginin toplat›lmas› ya da soruflturmaaç›lmas› için “1 May›s”,“Kürt Halk›”, “s›n›f ve kitle sendikac›l›¤›”gibi kelimelerin bulunmas›yetiyordu.Yeni Çözüm’ün birinci y›l›nda,bask›larla ilgili yap›lan bir aç›klamadaflunlar belirtiliyordu:“Bugüne kadar ç›km›fl 9 say›-m›zdan 3’ü toplat›ld›. Birçok yöredepolis dergimizi bayilerden toplucasat›n alarak, da¤›t›m›n› ve okunmas›n›engellemeye çal›flt›. Dergimizhâlâ birçok cezaevine al›nm›-yor...... Dergimize 9. say›s›nda (Ocaksay›s›) yer alan tam 7 ayr› yaz› hakk›ndasoruflturma aç›ld›.Yeni ÇÖZÜM Yay›nlar› olarakE¤itim Dizisi çerçevesinde yay›nlad›¤›m›z‘Sendikalar ve ‹flçi S›n›f›Partisi’ isimli broflürümüz toplat›ld›.”(fiubat 1988, Say›: 10)Toplatmalar, soruflturmalar, bürobask›nlar›, da¤›t›m›n engellenmesi,temsilcilerin, çal›flanlar›n hattaokurlar›n gözalt›na al›nmas›, tutuklamalarÇözüm’ün yay›n faaliyetiboyunca devam etti. Ancak Çözümçal›flanlar› taraf›ndan bu bask›larakarfl› “… varl›¤›m›za yönelen bask›lar›etkili bir flekilde gö¤üslememizve yok say›lmak istenen sosyalist,devrimci demokrat bas›n üzerindekibask›lar sorununu kamuoyundagüçlü bir tarzda teflhir etmemizgerekiyor” (Yeni Çözüm,say› 15) düflüncesiyle do¤rudandevrimci bas›n mevzisini savunmayayönelik bir mücadele örgütlenir.Di¤er sosyalist bas›n temsilcileriylegörüflmeler sonucunda “SOSYA-L‹ST BASIN SUSTURULA-Say›: 18123 YIL 31


MAZ” adl› kampanyan›n örgütlenmesineönayak olur.Yeni Çözüm Dergisi Ankara Bürosu’nayönelik 1989 Eylül, Ekimaylar›ndaki yo¤un bask›n, gözalt›,ve tutuklamalara karfl›, Yeni Çözümokurlar› yapt›klar› aç›klamada flunusöylüyorlard›:“Bask› ve sindirme politikas› YeniÇözüm Dergisi’ni y›pratmay› baflaramayacak.Son bir hafta içindeAnkara’da iki yüze yak›n insan gözalt›naal›nm›flt›r... Bizler bu dergininhem okuru, hem yöneticisi,hem muhabiri, hem de kitlesiyiz.”Sald›r›lar çok “çeflitli”ydi gerçekten.Mesela, 17 fiubat 1990’da aç›lanDenizli Bürosu aç›l›fl›ndan iki günsonra bas›l›yor ve büro çal›flan› gözalt›naal›n›p iflkenceyle “bu ifltenvazgeçmesi” için tehdit ediliyor, birhafta sonra ayn› bask›n ve tehdit, ‹zmirTemsilcili¤i’nde yaflan›yordu.Bayrak DevriOnlar, canlar›n›verdiler bu sayfalara...Devrimci gazetecili¤in ö¤retmenlerive emekçileridir onlar.Bürolarda dergilerimizi paketlerken,sokaklarda satarken, iflkencetezgahlar›nda, o derginin her sat›r›-n›, sayfas›n› savunurken, devrimcibas›n›n ne oldu¤unu ö¤rendiler veö¤rettiler...Bursa Yeni Çözüm DergisiTemsilcisi Bülent ÜLKÜ, Yeni ÇözümAdana Bürosu çal›flan› Tar›kKOÇO⁄LU, Bursa Yeni Çözüm veYeni Çözüm’ün son, 33. say›s›,1990 Mart’›nda yay›nland›. YeniÇözüm Dergisi, 15 Temmuz1990’da yerini Mücadele’ye b›rakt›.(Yaln›z, bunu izleyen günlerde,a¤›r bask› ve sansür alt›nda, bofllu¤ameydan vermemek için “DevrimciÇözüm” adl› bir dergi ç›kar›ld›.)Yeni Çözüm’ün çeflitli yaz›lar›ndanderlenen Yeni Çözüm SeçmeYaz›lar’a Haziran Yay›nevi taraf›ndanyaz›lan Önsöz’de Yeni Çözüm’üntarihine iliflkin flöyle deniliyordu:“Yeni Çözüm... Türkiye’desosyalist kesimin o güne kadarki tarihiaç›s›ndan büyük bir rakama ulaflarak33 say› yay›nland›. Mart 1990’dason say›s› ç›karken, Yeni Çözüm art›kyaklafl›k 3 y›ll›k bir tarihi kesitin dire-Mücadele Temsilcisi ‹rfan YE-N‹LMEZ, ‹stanbul ve ‹zmir Bürosuçal›flanlar›ndan Recep GÜLER, YeniÇözüm ve Mücadele Elaz›¤ bürosuçal›flanlar›ndan Ahmet GÜ-DER, Uflak Yeni Çözüm TemsilcisiHüseyin COfiKUN, Ankara YeniÇözüm Temsilcisi Altan BerdanKER‹MG‹LLER, ‹zmir Yeni ÇözümTemsilcisi Müjdat YANAT, YeniÇözüm çal›flan› Nail ÇAVUfi...Hepsini an›yoruz bir kez daha.Gerçekleri yazarak, kavgan›n sesiolmaya devam ederek, dergilerimizinher sat›r›nda, sayfas›nda onlar›yaflatmaya devam ediyoruz.nifllerini, mücadele birikimlerini gelecekkuflaklara b›rakan binlerce sayfan›nonurunu tafl›yordu. (…)Yeni Çözüm’ün üç y›l›, mücadeleninve devrimci yay›nc›l›¤›n ilkelerindentaviz verilmeyen, egemenlerleuzlaflmayan onurlu bir tarihtir:Yeni Çözüm’ün sayfalar› sürecido¤ru çözümlemenin, do¤ru devrimcipolitikalar›n ve direnifl geleneklerininonur sayfalar›d›r. Yaz›-lanlar›n yaflan›lanlar› ayd›nlatt›¤›,yaflan›lan›n yaz›lanlar› do¤rulad›-¤› bir tarihtir Yeni Çözüm.”- devam edecek -Do¤ançay’da H›drellez fienli¤i‹zmir’in Do¤ançay Mahallesi’nde Do¤ançay Yard›mlaflmave Dayan›flma Derne¤i 5 May›s’ta, H›drellezile ilgili bir program düzenledi.Programda Do¤ançay-Der ad›na aç›l›fl konuflmas›n›Yusuf Özçelik yapt›. Özçelik flunlara söyledi.“H›drellez; Do¤ançay’da yaflatt›¤›m›z ve sonunakadar yaflataca¤›m›z geleneklerimizden biridir. Binlercey›ld›r yok edilmek istenen geleneklerimizdendir.Ve bizler biliyoruz ki gerçek anlamda kardeflçeyaflan›rsa bereket, bolluk ve güzellikler herkesinolur.”Ard›ndan türküler söylenip fliirler okundu. Geceninilerleyen saatlerindeH›drellez atefli yak›ld›. Köyünyafll›s› genci, hep birlikteatefl üzerinden atlad›.Atefl etraf›nda halaylar çekildi.6 May›s’ta ise, sabah›nerken saatlerinde mezarl›¤agidilerek, mezarbafllar›nda sofralar kurulup,yemekler yendi.Kuva-i Milliye Destan›PSAKD Çi¤li fiubesi taraf›ndan. 16 May›s günü belediyemeclis salonunda “fiairlerin Dilinden Kuva-i MilliyeDestan›” ad›yla bir program düzenlendi.Programda ilk olarak PSAKD Çi¤li flubesi ad›na ErkinZengin bir konuflma yapt›Zengin; Naz›m Hikmet’in hayat›n› anlatt›¤› konuflmas›nda.“Emperyalizmin paylafl›m savafllar›nda halk›-m›z›n bu topraklar› nas›l canla kanla nas›l sahiplendi¤iniifade etti. Ve bu destan› yaratanlar›n vatan sevgisi veba¤l›l›¤› dil din ›rk gözetmeksizin vatan için savaflmas›bir Vatansever olan flairimize bu destan› yazmas›na nedenolmufltur” dedi.Kurtulufl savafl›n› anlatansinevizyon gösterimisonras›nda; fiair As›m Gönen,fiair-Yazar Refik U¤ur,Ferhat ‹fllek ve fiair, HalkOzan› ‹rfan Ünal taraf›ndanKuva-i Milliye Destan›;kurtulufl savafl› esnas›ndayaz›lan türkülerle sunuldu.32 23 YIL 24 May›s 2009


VATANINDAN SO⁄UTULAN, UZAKLAfiTIRILAN,UMUTSUZLAfiTIRILAN GENÇL‹KVE VATANSEVER DEVR‹MC‹ GENÇL‹KBa¤›ms›z E¤itimciler Sendikas›,yafllar› 18-30 aras›nda 1752 gençüzerinde “Gençlik ve Gelecek” konulubir araflt›rma yap›yor. Bu araflt›rmayagöre gençlerin;“ % 70’i baflka bir ülkede yaflamas›halinde konumunun daha iyiolaca¤›na inan›yor.% 68’i ilgilendikleri bir konuyailiflkin Türkiye ve dünyadaki geliflmeleridüzenli takip etmediklerinibelirtiyor.% 46’s› herhangi bir konuda sorunlakarfl›laflt›¤› zaman mücadeleetmek yerine konuyu kapatmay› tercihetti¤ini belirtiyor.% 45’i bir fikri savunurken yaln›zkald›¤›n› görürse fikrini savunmayadevam edece¤ini, % 33’ü böylebir durumda ›srarc› davranmayaca¤›n›dile getiriyor.” (Cumhuriyet,3 May›s 2009)Bu tür istatistiklere dayanarakyap›lan yüzeysel genellemelerde,gençli¤in ço¤unlu¤unun e¤ilimlerigerçekçi bir flekilde tespit edilemezkuflkusuz; fakat tespit edilen sorunlar›ngençlik içinde k›smen yaflan›-yor olmas› bile önemli bir sorununvarl›¤›na iflaret etmektedir.Karfl›m›za, en az›ndan belli birkesimi aç›s›ndan nas›l bir gençliktablosu ç›k›yor?Vatan›ndan so¤utulmufl, gelece-¤ini kendi ülkesinde göremeyen,dünyada ve ülkesinde yaflanan sorunlarakarfl› duyars›z, apolitik, sorunlarkarfl›s›nda mücadele etmekyerine susup, sinmeyi tercih eden,kendi düflüncelerini bile savunamayanbir gençlik!Böyle bir gençli¤i kim yaratt›?Kim gençleri böyle düflünmeyesevk etti? Kim vatan›ndan kopard›?Bu apolitikleflmenin, bu umutsuzlaflman›nsorumlusu kim?Bu tablo, oligarflinin gerici e¤itimsistemiyle, YÖK’üyle yaratmayaçal›flt›¤› gençli¤in tablosudur.Oligarfli, gençli¤in aynen böyleolmas›n› istiyor. Gençlik üzerindeuygulanan bütün bask›, sindirme,yozlaflt›rma politikalar›n›n nedenide bu. Gençlik düflünmesin, politikleflmesin,sorgulamas›n, hakk›-n› aramas›n, örgütlenmesin, ülkesininsorunlar›na kafa yormas›n,vatan›n gelece¤ini düflünmesin,kendi bireyci, bencil dünyas›ndayaflay›p gitsin istiyorlar.Bu gençli¤i yaratan okullar, üniversiteler,emperyalizmin ve oligarflininistekleri do¤rultusunda flekillendirildi.‹stedikleri; gençli¤in halk›nde¤il, tekellerin hizmetinde olmas›.Bu nedenle gençli¤in antiemperyalist,vatansever duygular›n›yok edip, bireyci bir kültürle flekillendirmeyeçal›fl›yorlar.Bu araflt›rma sonuçlar› bize baflkabir gerçe¤i daha gösteriyor;gençlik, “vatan” söylemini dilindendüflürmeyen iktidarlar›n yönetimialt›nda vatan›ndan bu kadar kopar›ld›.Gençlerin vatan›ndan uzaklaflt›-r›lmas›, rektörlerin bir ço¤unun“ulusalc›” geçindi¤i bir YÖK yönetimialt›nda oldu. Çünkü YÖK’ünve “ulusalc›” geçinen bütün rektörlerinvatanseverlikleri sahtedir.YÖK, zaten üniversiteleri emperya-Gençlerimiz, bu ülkedeörnek alaca¤›n›z, güç alaca¤›n›zbir DEV-GENÇ var. Bu ülkeningelece¤ini infla edecek olandevrimci, vatansever gençlervar. DEV-GENÇ’in onurlu,direngen gençlerininkifliliklerini, mücadelelesiniörnek al›n. DEV-GENÇ’liolmak vatansever olmakt›r,cürettir, cesarettir, fedekarl›kt›r,halk sevgisidir,bafle¤memezliktir.lizmin isedi¤i tarzda flekillendirmekiçin kuruldu. Bu nedenle anti-emperyalistdüflünceyi, “Tam Ba¤›ms›zTürkiye” isteyen gençli¤i yoketmek için çal›flt›lar. Üniversiteleribilimsel e¤itimden, ilerici, demokrattüm düflüncelerden ar›nd›rmakiçin u¤raflt›lar.12 Eylül Cuntas› ve YÖK’ün kurulmas›ylabirlikte, gençlik bu halegetirildi. Vatansever duygular› öldürülmüfl,halka hizmet etmeyi düflünmeyen,b›rakal›m dünya meselelerinekafa yormay›, kendi e¤itim sisteminibile sorgulamayan, dejenereedilmifl, kendinden baflka kimseyidüflünmeyen bir gençlik yarat›ld›.Bu gençlik, kapitalist sisteminyaratt›¤› gençliktir. Oligarfli, bütüngençli¤in böyle olmas›n› istiyor. Bununiçin de her türlü yöntemi uygulamaktan,bask›ya baflvurmaktan kaç›nm›yor.Amaç, bütün gençli¤i sindirmek,pasifize etmek, militan yanlar›n›yok etmek. Ancak tüm bu sindirme,gözda¤› verme amaçl› sald›r›-lara ra¤men istedikleri baflar›y› eldeedemediler. Oligarfli her zaman karfl›s›ndadevrimci, vatansever gençli¤ibuldu. Nice katliamlar yap›ld›, onlarcas›kaybedildi, binlercesi iflkencelerdengeçirildi, yine de gençli¤insoylu damar›n› yok edemediler.‹statistiklerin anlatmad›¤›‹statistiklerin anlatmad›¤› birgençlik daha var. Bu gençlik vatansever,devrimci gençliktir. Oligarflinintüm bu sald›r›lar› karfl›s›ndakendini barikat yapan DEV-GENÇ’tir. Oligarflinin yaratt›¤›gençlikle, devrimci vatansevergençlik aras›ndaki ayr›m iki farkl›dünya aras›ndaki ayr›md›r. Birtarafta kapitalizmin yaratt›¤› insantipi, di¤er tarafta sosyalizmin yaratt›¤›insan tipi var.Devrimci vatansever gençlik,Say›: 181GENÇL‹K 33


oligarflinin bask›lar›na boyun e¤meyengençliktir. Düflünen, sorgulayan,düflüncelerini tek bafl›na dakalsada savunmaktan korkmayan,o düflünce u¤runa gerekti¤inde ölümügöze alan, kendine güvenli, iddial›gençliktir. Beyni ve yüre¤ihalk sevgisi, vatan sevgisiyle doluolan gençliktir. Kendi küçük dünyas›içine kapan›p, bencilleflmeyen,yozlaflmayan gençliktir.Bu kültürle donanm›fl bir gençlik,halk›n›n sorunlar›na ve hattadünya halklar›n›n sorunlar›na karfl›duyars›z kalamaz. Hem kendini,hem de halk›n› bilinçlendirir. Bilgibirikimini, mesle¤ini tekellerin ç›-kar› için de¤il halk›n ç›kar› için kullan›r.Kendi gelece¤ini, halk›n gelece¤indenayr› görmez.Gençli¤in tamam›n›n böyle olabilmesiancak e¤itimin halk içinoldu¤u bir ülkede mümkün olacakt›r.Devrimci, vatansever gençli¤inhedefi, mevcut e¤itim sistemini bugündenemperyalizmin ve oligarflininelinde halka karfl› kullan›lan birsilah olmaktan ç›kartmakt›r. Bu mücadeleyigelifltirmek ayn› zamanda,gençli¤in içine düflürüldü¤ü batakl›-¤a karfl› da savafl açmak demektir.‹flte oligarfli, bütün kurumlar›ylabunu engellemeye çal›fl›yor. BugünAKP’nin YÖK’ün bafl›na getirdi¤ikifli tam bir Amerikanc›’d›r. AKPhükümeti, gelmifl geçmifl en Amerikanc›hükümettir. Bir e¤itim kurumununen tepesindeki insan›nAmerikan hayran› oldu¤u, sürekliolarak kurtuluflun ABD’nin yan›ndaolmakla, AB’ye girmekle mümkünolabilece¤inin propagandas›n›n yap›ld›¤›bir ülkede, gençlerin büyükbir oran›n›n gelece¤ini yurtd›fl›ndaaramas› do¤ru olmamakla birlikteflafl›rt›c› bir sonuç de¤ildir. Gençlerimizinbu hale gelmesinin sorumlular›,bugüne kadar gelmifl geçmiflbütün iflbirlikçi iktidarlard›r.Gençlik, ülkemizin iflgal edilip,sömürgelefltirilmesine, yeralt› veyerüstü kaynaklar›m›z›n emperyalistlerepeflkefl çekilmesine ses ç›-kartmas›n diye vatanseverlik duygular›ndanuzaklaflt›r›l›yor. Bunlar›sorgulamas›n diye apolitiklefltiriliyor.Tekellere kölece hizmet etsindiye ruhu yok ediliyor. Kendine aitbir düflünceyi bile savunamaz, o düflünceiçin mücadele edemez halegetiriliyor. Ba¤›ms›zl›k, özgürlük,halklar›n kurtuluflu için mücadelegibi yüce amaçlara sahip olmaktansa,gününüzü gün edip, e¤lenmenizbeyninizi düzenin pislikleriyle dumurau¤ratman›z sizin için daha iyidirdeniliyor. Gençlik gerici, fafliste¤itim sistemi içinde bilimselliktenuzaklaflt›r›l›yor. Bilimsellikten u-zaklaflmal› ki, hiçbir fleyi düflünemesin,sorgulayamas›n. Bu nedenleokumayan bir gençlik yaratt›lar.Oligarflinin gençlere haz›rlad›¤›gelecek, umutsuzluklarla dolu birgelecektir. Bu nedenle gençler, buülkenin gelece¤ine bakt›klar›nda,kendi yararlar›na bir fley görmüyorlar.Evet bu gelecekte, umut yoktur.Ancak hayallerdeki ülkeyi yaratmaktaöncelikli olarak mücadeledengeçiyor. Öyle bir ülkeyi yaratmakiçinde politikleflmek, örgütlenmek,halk ve vatan sevgisiyle dolu olmakgerekiyor.Gençlerimiz, kurtuluflu yurtd›-fl›nda aramay›n. Orada da istedi¤inizgelece¤i bulamayacaks›n›z.Umutsuzlaflmay›n. Sizlere dayat›lanbu apolitik, duyars›z, boyun e¤en,çaresiz tabloyu reddedin. Kifliliklerinizinyok edilmesine, gelece¤inizinkarart›lmas›na izin vermeyin.YÖK’ün istedi¤i Tek Tip ‹nsan olmay›reddedin. Bu zincirleri parçalamaktasizin elinizde.Gençlerimiz, bu ülkede örnekalaca¤›n›z, güç alaca¤›n›z birDEV-GENÇ var. Bu ülkenin gelece¤iniinfla edecek olan devrimci,vatansever gençler var. DEV-GENÇ’in onurlu, direngen gençlerininkifliliklerini, mücadeleleriniörnek al›n. DEV-GENÇ’li olmakvatansever olmakt›r, cürettir, cesarettir,fedekarl›kt›r, halk sevgisidir,bafl e¤memezliktir. Onlar,halklar› ve vatanlar› için ölümü gözealmaktan, düflüncelerini sonunakadar savunmaktan korkmad›lar.Vatanlar›n›n ba¤›ms›zl›¤›, halklar›-n›n kurtuluflu için mücadele etmektençekinmediler. Emperyalizme vefaflizme karfl› direndiler. ‹flte bu nedenledüzenin gençli¤inin tek alternatifi,Devrimci Gençlik’tir.Gençlerimiz, umutsuz ve idealsizbir flekilde yaflarsan›z, gerçekte yaflam›flolmazs›n›z. Ya kapitalizmin dayatt›¤›batakl›kta kaybolacaks›n›z yada yeni bir gelecek infla edeceksiniz.Gelecek, halk› ve vatan› u¤runa can›n›veren Cananlar’la, Zehralar-’la, Birtanlar’la, Hamiyetler’le,Seherler’le yarat›l›yor. Sizde bu mücadeledeyerinizi al›n, gelece¤inizikendi ellerinizle yarat›n.Ankara Gençlik Derne¤i’nden Seminer!Ankara Gençlik Derne¤i 16 May›s günü “Gençli¤in Mücadele Tarihive Örgütlenme Sorunlar›” konulu bir seminer düzenledi. ‹lk bölümdeAyça K›l›nç ve Güleycan Demir taraf›ndan, gençli¤in ilk örgütlenmeleri veDEV-GENÇ tarihi anlat›ld›. DEV-GENÇ’in tarih sahnesine ç›k›fl›, direnifllerive verdi¤i militan mücadeleden bahsedilen seminerde; DEV-GENÇ’inhalk›n tüm kesimleriyle birlikte mücadele etti¤i ve tüm eylemlerde ön saflardayer ald›¤› belirtildi. Ayr›ca; DEV-GENÇ’li olman›n, ona sahip ç›kman›nDEV-GENÇ’liler gibi savaflmak, militanca bir direnifl ve mücadelevermekten geçti¤i anlat›ld›.Seminerin ikinci bölümünde Berna Y›lmaz, örgütlenmede yaflanan sorunlar›anlatt›. 41 kiflinin kat›ld›¤› seminer soru-cevap k›sm›n›n ard›ndan,gençli¤in örgütlenmesi gerekti¤i mesaj›n›n verilmesiyle sona erdi.34 GENÇL‹K 24 May›s 2009


Son dönemlerde okullarda faflistsald›r›lar giderek art›yor. Özellikle‹stanbul Üniversitesi’nde geçti¤imiz son üç ayiçerisinde pefl pefle faflist sald›r›lar düzenlendi. Bu sald›r›lardaaralar›nda Gençlik Federasyonu'ndan ö¤rencilerinde oldu¤u pek çok ö¤renci yaraland›. Sivil faflistlerokulun çevresindeki sokaklarda ellerinde sat›rve demir çubuklarla gizlenip bekliyor, okullar›na gidenveya okullar›ndan ç›kan devrimci demokrat ö¤rencileresald›r›p, kaç›yor.Faflizm kendinden baflka herkese düflmand›r. “Yabenden yanas›n ya düflman›ms›n” der. "Bana nedensald›rm›yorlar? Demek ki karfl› taraf da birfley yap›-yor" veya "Ben solcu, devrimci de¤ilim bana sald›rmazlar"diye düflünürsek, ancak kendimizi kand›rm›floluruz. Sadece son sald›r›lardan birinin, ö¤rencilerbelediye otobüsüne binerken gerçekleflti¤ini, ellerindesat›rlarla sald›ran sivil faflistlerin kimseyi ay›rmadan,otobüsün içindeki herkesi hedef ald›¤›n› hat›rlatmam›zyetecektir. Faflizmin hedefi olmak için solcu,devrimci olmak gerekmiyor. Onlardan olmamakyetiyor.Anadolu illerindeki üniversitelerde sivil faflistlerinö¤renciler üzerindeki bask›lar› zaman zaman bas›nada yans›yor. Akdeniz Üniversitesi kampüsünde 35yafllar›nda, ö¤rencilikle alakas› olmayan, eli tabancal›bir faflistin rastgele ö¤rencilerin üzerine atefl açmas›,Gazi Üniversitesi kantininde bir faflist gösterideaya¤a kalkmad› diye bir k›z ö¤rencinin hastanelikedilmesi, hat›rlardad›r. Masadan kalkmad›¤›, sivil faflistlerinönünde haz›rolda, önünü ilikleyip, kap›kulugibi selam durmad›¤›, saç sakal uzatt›¤›, küpe takt›¤›,k›z arkadafl›yla gezdi¤i, faflistlerin zorla satmaya çal›flt›¤›konser biletlerini almad›¤›, haraç vermedi¤i gibibahanelerle ö¤rencilerin sald›r›lara maruz kald›¤›biliniyor.Faflizm korku ile ayakta durmaya çal›fl›r. Gücünüinsanlar›n beyinlerine ekmeye çal›flt›¤› korku tohumlar›ndanal›r. Sivil faflistler bu sald›r›larla sadece sald›rd›klar›n›de¤il tüm ö¤rencileri korkutmaya çal›flmaktad›r.Bu sald›r›da sivil faflistlere karfl› ç›kmayan,"banane" diyenler hem korkutulmakta hem de vedaha kötüsü insanl›¤›ndan bir fleyler kaybetmektedir.Duyars›zlaflmakta, bireyci, bananeci olmaktad›r.Çünkü insan olmak, haks›za karfl› hakl›n›n yan›ndaolmay›, zalime karfl› mazlumun yan›nda durmay› gerektirir.E¤er bugün okudu¤umuz okulda rahatça derslerimizegirebiliyor, istedi¤imiz gibi giyinebiliyor, istedi-¤imiz gibi davranabiliyor, k›sacas› yukar›da sayd›¤›-m›z bahanelerden ötürü sivil faflistlerin bask›lar›namaruz kalm›yorsak bu, okulumuzda y›llard›r devrimcidemokrat ö¤rencilerin faflistlerin bu sald›r›lar›n›nkarfl›s›nda durmas› nedeniyledir. Kültür sanattan,FAfi‹ZM KEND‹NDEN BAfiKAHERKESE DÜfiMANDIRspora, e¤itim bar›nma ve beslenme koflullar›na kadarbugün okullar›m›zda ö¤rencilerin ne olana¤›, ne hakk›varsa bunlar devrimci ö¤rencilerin verdikleri mücadelesonucudur.Okul idareleri ve polis-jandarma sivil faflistlerinyan›ndad›r. Bizler kendi okulumuza kimlik gösteripx-ray cihazlar›ndan geçerek zar zor girebiliyorken,ö¤rencilikle alakalar›n›n olmad›¤› her hallerindenbelli olan bu sivil faflistler üzerlerinde silahlarla, sat›rlar,demir çubuklarla nas›l okullar›m›za girebiliyor?‹stanbul Üniversitesi'nde son yaflanan sald›r›da yaralan›phastaneye kald›r›lan, Hukuk Fakültesi ö¤rencisiGünay Da¤’a, faflistler, Hukuk Fakültesi Dekan Yard›mc›s›'n›nyan›nda sald›rd›lar. Sald›r›da bafl› çekenise okulda asistanl›k yapmaya bafllayan, tüm sald›r›-larda bafl› çeken, herkesçe tan›nan bir faflisttir.Devrimci demokrat ö¤rencilere saz çald›¤›, halayçekti¤i, yemekhanenin bozuk yemeklerini, fahifl fiyatlar›protesto etti¤i, afifl ast›¤› için soruflturmalaraç›l›rken, sivil faflistlere tek soruflturma dahi aç›lmaz.Yasalara göre sat›rla gerçeklefltirdikleri bu sald›r›lardandolay› öldürmeye teflebbüs suçundan davaaç›lmas› ve tutuklanmalar› gerekir. Tam tersine buö¤rencilere silahlar› polisler tafl›yor, okullara, s›navlar›napolisin koruma ordusu eflli¤inde geliyorlar.Yarg› da bu iflbirli¤inin bir aya¤›n› oluflturmaktad›r.Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde yaflanan, silahlar›natefllendi¤i faflist sald›r›da oldu¤u gibi, kamuoyununilgisi bask›s› sonucu art›k m›zra¤›n çuvalas›¤mad›¤› durumlarda sivil faflistlere davalar aç›ld›¤›da olur. Ancak bunlar halk›n tepkisini yat›flt›rmakiçin aç›lm›fl göstermelik davalard›r. Tepkilerin dinmesiyaflananlar›n unutulmas› için belli bir sürenin geçmesibeklenir. Sonras›nda sivil faflistler hemen tahliyeedilir. Ard›ndan ya beraat ettirilirler, ya dava zamanafl›m›ndandüflürülür. Ya da ödül gibi cezalar verilir.Bugüne kadar aç›lm›fl davalar›n sonuçlar›na bak›n,istisna bulamayacaks›n›z. Sivil faflistler yarg› taraf›ndanda korunup kollanmaktad›r.Nitekim Akdeniz Üniversitesi’ndeki faflist sald›r›-dan tutuklanan sivil faflistlerin, çok teflhir olan, silahlaatefl eden sivil faflist hariç, hepsi ilk duruflmadatahliye edilmifltir. Bundand›r ki davan›n son duruflmas›nda,tahliye edilmeyen sivil faflist ne yapt›ysadevlet için yapt›¤›n› söyleyerek devletine sitem etmekteydi.Tüm gençli¤i okullar›m›z›n faflist karargahlar halinedönüfltürülmesine, sivil faflistlere karfl› ç›kmayaça¤›r›yoruz. Unutmayal›m ki yaflananlar sa¤-sol çat›flmas›de¤il faflist sald›r›d›r. Faflizm insanl›¤a düflmand›r.GENÇL‹K FEDERASYONUSay›: 181GENÇL‹K 35


Ö¤rencilerin ücretsiz ulafl›m› “bütçeyetersizli¤i” gerekçesiyle reddedildiNeden Mümkün De¤il?Bütçeniz Buna Uygun De¤ilse,Neye Uygun?Bursa’da Halk Cepheliler, “Paras›zUlafl›m Hakk›” için yürüttüklerikampanya çerçevesinde toplad›klar›bin imzal› bir dilekçeyi geçenay, Osmangazi ve Bursa Büyükflehirbelediyelerine vermifllerdi.“Ücretsiz okul servisi sa¤lanmas›n›”isteyen velilere ve ö¤rencilereevvelki hafta belediyeden posta yoluile flu 2 sat›rl›k “olmaz” cevab›geldi: ”Ulafl›m Hizmetleri Müdürlü¤ü’nünbütçesinin yetersiz olmas›nedeniyle, ücretsiz okul servisi talebinizinkarfl›lanabilmesi mümkünde¤ildir.”Belediye, aç›kças› “bizim e¤itimeverecek param›z yok” diyor. Gerekçelerihalk›n talepleri karfl›s›ndabürokrasinin adeta nakarat› halinegelmifl bir deyifltir: “... bütçemiz bunukald›rmaz, mevzuat uygun de-¤il...”Her hakl› maddi talebin red gerekçesibu klasik “bütçe” yalan›d›r.S›radan bir okul idaresi de, TürkiyeCumhuriyeti Hükümeti de, bir bakanl›kda, ayn› gerekçeye s›¤›n›rlarhalk›n talepleri karfl›s›nda.Açl›k ve yoksullu¤un halk› tehditetti¤i zamanlarda iflçiler, memurlar,ücret art›fl› talep etti¤indeonlara da cevap haz›rd›r; “bütçe uygunde¤il”!Ya da küçük üreticiler, taban fiat›n›ngünün koflullar›na uygun olarakbelirlenmesini istedi¤inde,emekliler, dul ve yetimler ald›klar›üç kuruflun gülünç bir rakam oldu-¤unu söylediklerinde, ”hakl›s›n›zama bütçe kald›rmaz” gerekçesi ç›-kar karfl›lar›na yine.O halde, bütçe tüm bu hakl› taleplerikarfl›lamaya uygun de¤ilse,neye uygundur o zaman? Halk›n taleplerisöz konusu oldu¤unda, bütçeuygun olmuyor ama tekellerin talepleriiçin, mevcut bütçeden istenenaktarmalar› yapt›klar› gibi, gerekti¤inde“ek bütçe, ek kaynak”yaratmas›n› da biliyorlar.Elbette, yarat›lan her “ek kaynak”,halk›n yeni vergilerle birazdaha bo¤ulmas› anlam›na geliyor.“Ek kaynaklar”la iyice palazlanantekeller zenginlikte s›n›r tan›maz,kârlar›n› art›r›rken halk, giderek dahaçok yoksullaflmaktad›r.Sihirli Kavram: BütçeMilyonlarca insan aç›s›ndan bütçekavram›, hakl› taleplerinin karfl›-lanmamas›na gerekçe yap›lan adetat›ls›ml› bir sözcüktür. Hükümetler yada belediyeler, bütçelerini olufltururkenhalka hesap verme, halk›n temelihtiyaçlar›na öncelik verme mant›-¤›yla zaten bütçe haz›rlamazlar.Bursa’da, “ö¤rencilere ücretsizulafl›m” için k›l›n› k›p›rdatmayanbelediye, “paran›z yoksa okumay›n”demifl olmaktad›r. Ö¤rencileriçin ulafl›m hakk› e¤itim hakk›n›n birparças›d›r ve en temel haklardan biriolan e¤itime bütçe ay›rmayanlar,halk›n paras›n› yeni zenginler yaratmakiçin adeta savurmaktad›rlar.Y›llard›r düzen partilerinin belediyeleriele geçirmek için birbirleriylek›yas›ya kavga etmelerinin nedeni,“halka hizmet” de¤ildi elbette.Onlar bunu “hizmet aflk›” ilede¤il “para aflk›” ile yapmaktad›rlar.Belediyeler önemli bir vurgunve talan merkezleridir. Yeni zenginleryaratacak, tekellere, iktidar yandafllar›ve finansörlerine para aktaracakaz›msanmayacak kaynaklarasahiptirler. AKP’li belediyelerin bukonudaki maharetleri bilinmektedir.Belediyeleri halk› soymak için kullananbir mant›k, gençli¤e, e¤itimeelbette kaynak ay›rmayacakt›r.Bütçe, belli bir süre için öngörülengelirlerle harcamalar›n bir arayagetirildi¤i bir bilançodur. “Gelir”lerve “gider”lerden oluflur. “Gelir”lerinönemli bir kesimi vergi’lerdir vevergilerin büyük bölümü de emekçilerden,üreticilerden al›n›r. Hükümetlerya da belediyeler her s›k›flt›klar›ndaya mevcut vergileri art›-r›r, ya yeni bir vergi uydururlar;e¤er yeni bir vergi koyam›yorlarsa,ekonomide “dolayl› vergiler” diyebilinen yöntemlerle halk› daha fazlasoyman›n yollar›n› bulurlar.Mesela, “ulvi” bir sebeple toplan›yorgibi görünen ama nereye nas›lharcand›¤› bir türlü bilinmeyen bir“çevre vergisi” vard›r. Halk bununiçin toplanan verginin nereye kullan›ld›¤›n›ö¤renemez, kapitalizminbu konularda halka hesap verme gibibir gelene¤i de yoktur. Vergiler,fiyat ayarlamalar›, bütçeler, bunlarhep, halk›n d›fl›ndad›r. Dünyan›n enpahal› benzinin Türkiye’de sat›lmas›n›n,evimizdeki telefondan bir ayboyunca hiç görüflme yapmasak bile“bilmem ne vergisi” diye tekellercesoyulmaya devam etmemizinnedeni de meçhuldür.Bütçe’de “gelir”lerin büyük bölümühalktan gelir. Ama “gider”lerbölümünde, halk için harcananlarküçük bir bölümü oluflturur, Önemlibir bölüm çok çeflitli biçimlerde tekellereaktar›l›r. Yine hat›r› say›l›rbir bölüm, oligarflinin iktidar›n› korumakiçin silahlanmaya, polise,M‹T’e, J‹TEM’e harcan›r. Az›msanmayacakbir bölüm, burjuvazininhizmetindeki bürokrasiye harcan›r.36 ‹ST‹YORUZ ALACA⁄IZ 24 May›s 2009


“Bütçe” aç›s›ndan ortaya flu gerçekç›kar ki; “bütçe”, halktan gelenlerinegemenlere aktar›lmas›için bir rol oynar. Belediye bütçelerininmant›¤› da sonuçta ayn›d›r. ‹fltebu yüzden ö¤rencilerin “ücretsizulafl›m” talebine bütçe yetersiz cevab›verilmektedir. Gençlerin e¤itimini,yükümlülük olarak görmeyenbir anlay›flt›r bu.Onu sadece bir “para” meselesiolarak görmektedir. S›k s›k belirtti-¤imiz gibi, ö¤renciler için ücretsizulafl›m hakk›, e¤itim hakk›n›n birparças›d›r. Ama egemenler zatene¤itimin kendisini de bir “hak” olarakgörmedikleri için rahatl›kla bucevab› verebiliyorlar... Peki ö¤rencilereücretsiz ulafl›m için yeterli olmayanbu bütçe, nerelere ve nas›lharcan›yor?..Bu sorunun cevab›n› günlük yaflamdakarfl›laflt›¤›m›z onlarca örnekleverebiliriz. Tekellerin krediihtiyaçlar› karfl›lan›r o bütçeyle.Banka bat›ran burjuvalar›n bankalar›kurtar›l›r. ‹haleler için devlet deste¤isa¤lan›r. Bunlar bir yan›d›r. Birdi¤er yan›, bürokrasinin korkunçharcamalar›d›r. Örne¤in, ”örtülüödenek” ad› verilen ve halk›n y›llard›rbilmedi¤i, Baflbakanlar›n bukonuda hiç kimseye hesap vermedi-¤i bir bütçe vard›r ki; bugüne kadarnerede ve nas›l kullan›lm›flt›r bilinmez.Yoksullu¤un, açl›¤›n ve iflsizli-¤in halk› tehdit etti¤i, halk çocuklar›n›ne¤itime para yetifltiremedi¤igünümüzde halk›n kaynaklar› “örtülüödenek” ad› alt›nda halka karfl›savaflta kullan›lmaktad›r.Y›llar önce yine halktan toplananvergilerle yap›lm›fl olan fabrikalar,özellefltirme ad›na sudan ucuzfiyatlarla emperyalist tekellere, iflbirlikçiburjuvalara, AKP hanedan›-n›n üyelerine, peflkefl çekilmifltir;hatta bu peflkefl için gerekli cüzimiktardaki paralar bile, “bütçe”denkarfl›lan›p K‹T’ler iflbirlikçilereadeta bedavaya getirilmifltir.Halk›n vergileriyle oluflan bütçeyiya¤malayanlar, s›ra halk›n ihtiyaçlar›oldu mu, “bütçe uygun de-¤il” yalan›na s›¤›nacak kadar dahalk karfl›s›nda sorumsuz ve riyakard›rlariflte. K›sacas›, bütçe çalmaya,ç›rpmaya, krediye, talanauygun ama “paras›z ulafl›m”a uygunde¤ildir...“Ücretsiz Ulafl›m”aBütçe Yok Ama, Lükse,Savurganl›¤a Çok?Bursa Büyük fiehir BelediyeBaflkan› Recep Altepe, “Bursa’y›dünya flehri” yapacaklar›n› söylüyordubir süre önce. Benzer iddialar›bir çok belediyeden duymuflsunuzdur.Peki, hangi bütçeyle Bursa“dünya flehri” olacakt›r? Ve Bursa,kimin için neye göre “dünya flehri”haline gelecekti? E¤er, halk için dahayaflan›l›r bir flehir yarat›lmak isteniyorsabunun için o “bütçe”,halk için kullan›lmal›d›r. Belediyecilikas›l olarak halk›n temel ihtiyaçlar›n›karfl›lamak, daha yaflan›l›rbir flehir yaratmakt›r. E¤itim, sa¤l›k,ulafl›m ve halk›n di¤er temel gereksinimlerisöz konusu oldu mu, ”bütçeuygun de¤il” diyenler, o “yeflilBursa”y› tekellere ya¤malat›yorlar.Kütahya’da GençlikSemineriBursa’n›n en güzel yerlerini, enverimli bölgelerini, havas›n›, suyunutekellere peflkefl çektiler çoktan.Mesela, Bursa’n›n ünlü tekelci burjuvalar›ndanCavit Ça¤lar’a sunulanimkanlar›n yüzde biri e¤itimeayr›lsayd› san›r›z ö¤rencilerin “ulafl›msorunu” çözülürdü.Veya, belediyenin, kimin, nas›lkullanaca¤› bile bilinmeyen amayüklü paralar harcanarak yap›lan“sosyal tesisler”e ay›rd›¤› paran›nbir k›sm› da ulafl›m sorununu çözmekiçin yetebilirdi.Bütçe kelimesi ilk olarak ‹ngiltere’dekullan›lm›fl olmas›na karfl›nFrans›zca bir kelimeden türetilmifl.Frans›zcada “küçük çanta” anlam›nagelen “bougette” deyimindendönüfltürülmüfl. “Maliye bakan›-n›n çantas›” anlam›nda kullan›lm›fluzun bir süre de. E¤itime, sa¤l›¤as›rt›n› dönüp “bakan›n çantas›n›nkapa¤›n›” s›k› s›k›ya örtenler, iflya¤maya gelince, bakan›n çantas›-n›n kapa¤›n› ard›na kadar aç›yorlar.K›sacas›, ücretsiz ulafl›m sorunundamesele bütçenin yeterli olupolmamas› de¤ildir. Mesele, kafan›nve iktidar›n niteli¤indedir.17 May›s 2009 Tarihinde KütahyaGençlik Derne¤i Giriflimi taraf›ndanE¤itim-Sen'de “Gençli¤in Mücadele Tarihi”konulu seminer düzenlendi.Konuflmac›lar ilk bölümde gençli¤inDev-Genç'e kadar gelinen süreçte nas›lbir mücadele gösterdi¤ini ve gençlik hareketininnas›l bir yap›ya sahip oldu¤undan bahasettiler. Gençlik hareketininDev-Genç ile daha güçlü ve bilinçli bir hal ald›¤›n› belirtiller.Seminerin ikici bölümünde ise 12 Mart sonras› ortaya ç›kan gençlik hareketlerininmücadelesini ve 12 Eylül dönemi ve günümüze kadar gelen süreçtegençli¤in nas›l mücadele etti¤ini; Nas›l bir örgütlenme içerisinde oldu-¤u; faflizmin gençli¤i nas›l bask› alt›na al›nd›¤› anlat›ld›.Gençli¤in karfl›laflt›klar› sorunlara de¤inilen konuflmada, gençli¤in, ancakörgütlü bir mücadeleyle sorunlar›n› çözülbilece¤i vurguland›.Seminerde yap›lan konuflmada Dev-Genç'e sahip ç›kman›n onun ad›n›kullanarak de¤il, Dev-Genç'in de¤erlerine sahip olmak ve onun teorisiniprati¤iniuygulamakla ancak Dev-Genç'li olabilinece¤i vurguland›. 17 kiflininkat›ld›¤› seminer, soru-cevap bölümünden sonra son buldu.Say›: 181‹ST‹YORUZ ALACA⁄IZ 37


'Biz Halk›z, Çözüm ‹stiyoruz'Halk Cephesi’nin ö¤rencilereücretsiz ulafl›m talebiyle bafllatt›¤›“‹stiyoruz Alaca¤›z!” kampanyas›yap›lan eylemlerle, toplanan imzalarla,aç›lan standlarla, da¤›t›lan bildirilerve kufllamalarla devam ediyor.Adana: Halk Cephesi 14 May›sgünü Motor Meslek Lisesi önündeyapt›¤› eylemle ö¤rencilere ücretsizservis sa¤lanmas›n› istedi."ÜcretsizUlafl›m Hakk›m›zd›r, ‹stiyoruz Alaca¤›z,Hakl›y›z Kazanaca¤›z-HalkCephesi" pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde"‹stiyoruz Alaca¤›z, Halk›zHakl›y›z Kazanaca¤›z, ÜcretsizUlafl›m Hakk›m›zd›r" sloganlar›at›ld›. Aç›klama s›ras›nda ö¤rencilerinyo¤un ilgisinden, imza föylerineimza atmalar›ndan rahats›z olanokul idaresi ve polis ö¤rencilere"izlemeyin, gidin, olay ç›kacak" diyerekoradan uzaklaflt›rmaya çal›flt›.Bir ö¤rencinin aç›klamaya kat›lmakistemesine polis engel olmaya çal›-fl›rken ö¤renci "size ne ben de kat›-laca¤›m, hem onlar bizim haklar›-m›z› istiyorlar" demesi dikkat çekti.Elaz›¤: Gençlik Derne¤i Giriflimiö¤rencileri 14 May›s günü F›ratÜniversitesi kampüsünde "‹stiyoruzAlaca¤›z" kampanyas› hakk›ndabilgilendirme yapt›. Türkiye'de varGençlik Federasyonu 19 May›s“Atatürk’ü Anma, Gençlik ve SporBayram›” ile ilgili bir aç›klamayapt›.Aç›klamada: “Sözde bu bayrambizlerin bayram›! Güya bu ülkeninbiz gençli¤e verdi¤i de¤erin göstergesibu bayram. Bizler, not bask›-s›yla tutuldu¤umuz stadyumlarda,toz toprak içerisinde, k›zg›n güneflinalt›nda onlar› e¤lendirmek içinolan e¤itim ve ulafl›m sorununa dikkatçekerek ülkemizde e¤itimin,ulafl›m›n bir rant alan› olarak görüldü¤ünü,ancak bunun halk›n en do-¤al hakk› oldu¤unu; ulafl›m›n, e¤itiminücretsiz olmas›n› ve servis soygununason verilmesini isteyen ö¤renciler,sorunlar›n çözümünün birliktemücadeleden geçti¤ini belirttiler.Daha sonra üniversitede imzatopland›.Ayr›ca Halk Cepheliler de Y›ld›zba¤lar›Mahallesi’nde 15-17 May›starihlerinde imza toplad›lar.Halk›n ilgisinin yo¤un oldu¤u mahallede"Halk›z biz, mademki bizlerinoylar›yla bafla geliyorlar belediyebizi dinlemek zorunda, e¤er dinlemezse,bafllar›na y›kar›z belediyeyi"diyerek öfkelerini dile getirenleroldu.‹zmir: “‹stiyoruz Alaca¤›z”kampanyas› kapsam›nda 11 May›sgünü Bayrakl› ilçesi GümüflpalaMahallesi Gümüflpala Ticaret Lisesiönünde bir eylem yap›ld›. Okul ç›-k›fl› oldu¤u için ö¤rencilerin ilgiyledinledi¤i bas›n aç›klamas›n› sorununasahip ç›kan bir lise ö¤rencisiokudu.Eylemde "Ücretsiz Ulafl›m ‹stiyoruzAlaca¤›z / Halk Cephesi"pankart› aç›l›rken, "Halk›z Hakl›y›z“Gerçek Bayramlar›Birlikte Yaratal›m!”kavrulurken, onlar üstü kapal› protokoltribünlerinde yay›ld›klar› derikoltuklardan bizlere nas›l de¤erverdikleri vaazlar›n› yinelerler.”denilerek, oligarflinin sunmufl oldu-¤u bu düzende kendilerine ait birgelecek görülmedi¤i belirtildi.Ayr›ca gençli¤in gerici-bask›c›e¤itim sistemiyle, iflsizlikle, yaln›z,güçsüz, bireyci insanlar haline getirmeyeçal›fl›ld›¤›n› ifade edildi.Kazanaca¤›z, Zama Zulme, SoygunaSon, Servis Ücreti SoygununaSon, Müflteri De¤il Ö¤renciyiz, ÜcretsizUlafl›m ‹stiyoruz" sloganlar›at›ld›.Alibeyköy: Bir süredir bildirida¤›tarak, kufllama yaparak, afifl vepullamalarla ve ev ev, sokak sokakdolaflarak kampanyay› sürdürenHalk Cepheliler çal›flmalar›n› standaçarak devam ettirdiler.17 May›s günü Alibeyköy CengizTopel Caddesi Dörtyol’da standlar›n›açan ve önlükleri giyen HalkCepheliler 2 saat boyunca bildirida¤›t›p imza toplad›lar. Halk›n yo-¤un ilgisinin oldu¤u stantta iki saatte160 imza topland›.Ö¤rencilere ücretsiz ulafl›m veulafl›m sorunuyla ilgili konuflmalaryap›larak kampanya hakk›nda bilgiler verildi.Aç›klamada,“Yaln›zl›¤›m›z›ortadankald›rmal› bir arayagelmeliyiz. Onlar›nbize dayatt›¤› de¤ilkendi istedi¤imiz gelece¤inpeflinden gidelim.Bu ülke, bu gelecek,bu dünya bizim.Gelece¤imize biz sahip ç›kmazsakkim ç›kacak?” denildi.Gençlik Federasyonu tüm gençli¤i,Federasyon saflar›nda bir arayagelmeye, sorunlar›n çözümü içinbirlikte mücadele etmeye ve gerçektenbayram gibi olacak yar›nlar›birlikte yaratmaya ça¤›rd›.38 GENÇL‹K 24 May›s 2009


Devrimci ‹flçiHareketiAKP hükümeti, bir y›ld›r meclis gündemindebulunan sendikalarla ilgili yasa tasla-¤›n› gündeme ald›. Yeni yasa tasla¤›n›n öngördü¤üde¤ifliklikler flöyle sunuluyor:- Halen 28 olan iflkolu say›s› 19'a indiriliyor.- Bir sendikan›n toplu sözleflme yapmas› için oiflkolunun yüzde 10'unda örgütlü olma flart› kald›-r›l›yor. Ancak bunun yerine yüzde 3 baraj› ya dasendikan›n toplu sözleflme yapabilmesi için ekonomikve sosyal konseye üye olmas› veya 80 binüyesi bulunan bir konfederasyona ba¤l› olma flart›getiriliyor.- Grev yasa¤› daralt›l›yor, sendikalar›n kapat›lmas›,faaliyetlerinin durdurulmas› anayasaya ba¤l›hale getiriliyor.- Sendika kurucular›n›n TC vatandafl› olma flart›kald›r›l›yor.- Sendikaya üye olma yafl› 16'dan 15'e indiriliyor.- Sendika üyeli¤ine giriflte ve üyelikten ayr›lmakiçin noter flart› kald›r›l›yor.- Sendikalar en az 7 kiflinin bir araya gelmesiyleoluflturulabilecek.- Geçici olarak iflsiz kalan iflçinin sendikaya üyeli¤i1 y›l sürecek. Bu sürenin sonunda iflsizli¤in devametmesi halinde üyeli¤i sona erecek.Sendikalardan, yeni sendika yasas› tasla¤›na de-¤iflik tepkiler geldi. Devlet güdümlü sendikalar,baflta Hak-‹fl olmak üzere yeni yasay› olumlay›p,AKP gibi yeni yasan›n ne kadar demokratik oldu-¤una, emekçiler lehine oldu¤una dair övgüler yap›-yor. Türk-‹fl’in ise, mevcut yasal düzenlemenin degerisinde alternatif taslak haz›rl›¤›nda oldu¤u görülüyor.D‹SK ise mevcut düzenlemede “12 Eylülzihniyetinin korundu¤unu belirterek tasla¤›n yetersizoldu¤unu belirtiyor. AKP’den daha farkl› birfley beklemek, AB’nin, ILO’nun hükümete bask› yaparakbir sonuç alaca¤›n› ummak büyük safl›k olacakt›r.Dahas› aldatmacaya ortak olmak olacakt›r.AB’si, ILO’su yaklafl›k 25 y›ld›r 12 Eylül faflizmininürünü olan sendikalar yasas›na sesini ç›karmam›fl,tersine 12 Eylül faflizmine onay verdi¤i gibi buyasay› onaylam›flt›r. AKP, kendisinden önceki düzenpartilerinden devrald›¤› yasay› bugüne getirmifltir.Bugün de¤iflen nedir? Göz boyama, aldatmacaihtiyac›n› neden duyuyorlar?Yasa kimi yasaklar›, engelleri kald›r›yor görünsede gerçekte bask›c›, yasakç› zihniyetin özü korunmakta,kald›r›lan bir fleyin yerine yeni bir fleykonularak bask› ve yasakc›l›k sürdürülmektedir.Yeni Sendika Yasas›YASALAR B‹R SONUÇTURAncak aç›k olan fludur, oligarfli ve onun hükümetleriemekçilerin mücadelesinden korkmaktad›rlar.Bunun için tüm “demokrasi” flovlar›na ra¤menemekçilerin mücadelesinin ve örgütlenmesininönünü açacak düzenlemeleri kald›rmamakta, tersineinceltilmifl biçimde eski düzenlemeleri korumaktad›r.Örne¤in, “grev yasa¤› daralt›lacak”, “sendikalar›nkapat›lmas› anayasaya ba¤l› olacak deniyor.Grev yasa¤›n› tümüyle kald›rm›yorlar. Dayan›flmagrevi, genel grev, hak grevi yasa¤› devam ettiriliyor.“Sendikalar›n kapat›lmas› anayasaya ba¤l› halegetirilecek” deniyor ancak anayasay› düzenleyen,yapan yine iktidarlar›n kendisidir ve anayasan›nkendisi sendikalar kanunu ile ayn› özü tafl›-maktad›r. Dolay›s›yla sendikalar›n kapat›lmas›, faaliyetlerinindurdurulmas› rahatl›kla “Cumhuriyetinniteliklerine ve demokratik esaslara ayk›r›” denilerekgerçeklefltirilebilecektir.Yasalar, yasal düzenlemeler bir sonuçtur. Mücadelenin,güçler dengesinin, s›n›f savafl›m›n›n birersonucu. Ve ayn› zamanda s›n›f savafl›m›n›n yans›-mas›ndan baflka bir fley de¤ildir. Sendikalar yasas›ndada bu anlamda iki s›n›f›n savafl›m› vard›r. ‹kis›n›f›n ç›kar çat›flmas› vard›r: Burjuvazi ve iflçi s›n›-f›n›n. Yasamas› yürütmesi yarg›s›yla devletin kendisibu s›n›flar aras›nda bir hakem, bir arac› de¤il,tersine bir taraft›r. Yasalar› düzenleyen, yasalar›haz›rlayan iktidarlar ve bunun somut ifadesi olandevletin kendisi bu s›n›flardan birinin ç›kar›n›ntemsilcisinden baflka bir fley de¤ildir.Bu yan›yla mücadele verilmeksizin, s›n›f savafl›-m›n› yükseltmeksizin devletten, onun iktidarlar›ndanya da AB’den onun kurumlar›ndan emekçilerlehine iyilefltirmeler, düzenlemeler beklenemez.Emekçiler, sendikac›lar, ç›kar›lmas› düflünülenyasalar›n emekçi düflman› yüzünü teflhir ederken,kendi alternatif düzenlemelerini ortaya koyarakbunun gerçekleflmesi için mücadele ederler. Mücadeleetmekten baflka seçenek olmad›¤›n› ortayakoyarlar.‹flçi s›n›f›n›n, emekçilerin mücadele tarihi bununörnekleriyle doludur. 15-16 Haziran direnifli, Tarifl,Kavel direniflleri, yeni bask› yasalar›n›n ç›kmas›n›,ve varolan gerici, faflist yasa ve uygulamalar›n fiiliolarak uygulanmas›n› engellemifl, emekçiler lehinefiili durumlar yaratm›flt›r.Bugün olacak olan da budur.Say›: 181EMEK 39


KENT A.fi. ‹flçileri ‹flçi K›y›m›na Direniyor‹zmir Karfl›yaka Belediyesi’neba¤l› Kent A.fi’de çal›fl›rken, ifltenç›kar›lan 290 iflçinin Örnekköy fiantiyesi’ndekidireniflleri devam ediyor.Patron iflten att›¤› iflçileri tafleronfirmada sendikas›z ve güvencesizçal›flmay› dayat›rken, iflçiler bunukabul etmeyeceklerini söylüyorlar.Direniflteki iflçiler 15 May›s günüKarfl›yaka ‹skelesi’nde toplanarakbir eylem yapt›lar. “Kent A.fi’de‹flçi K›y›m›” yaz›l› pankart›n aç›ld›-¤› eylemde, bas›n aç›klamas›n› okuyanD‹SK Ege Bölge TemsilcisiAzad Fazla, Belediye Baflkan› CevatDurak’›n seçim öncesi verdi¤isözleri tutmad›¤›n› belirterek, bundansonra ‹zmir’in her yerinde eylemyapacaklar›n› söyledi. Eyleminard›ndan iflçiler Karfl›yaka Çarfl›’dabildiri da¤›tt›lar.18 May›s günü ‹zmir Genel-‹flBölge Örgütlenmesi tüm flubeleriylebirlikte bir bas›n toplant›s› düzenledi.Bölge Örgütlenme SekreteriKani Beko, iflçilerin direniflleri hakk›ndabilgi verdikten sonra “ 26May›s günü ‘Kent A.fi ‹flçileri GeriAl›ns›n Yürüyüflü’ yap›lacak tümkamuoyunu yürüyüfle davet ediyoruz”dedi.‹zmir Yamanlar ÖzgürlüklerDerne¤i 20 May›s günü Örnekköyfiantiye’sinde KENT A.fi iflçileriniziyaret etti. 21 gündür aileleriyleflantiyeyi terk etmeyen iflçileri ziyareteden dernek üyeleri desteklerinisunarken iflçiler dernek üyelerine"kendi imkânlar›n›zla, çay flekerlebile olsa bize destek sunman›z çokgüzel. Biz kaç gündür gece gündüzburaday›z ama bir belediyeden hiçbiryetkili gelip halimizi sormuyor"dediler. Dernek üyeleri daha sonraKarfl›yakaBelediyesiönündeyap›lacakeylemekat›lmakiçin iflçilerlebirlikteflantiyeden ayr›ld›lar.Karfl›yaka’da ‹fl Bankas› önündenbafllayan yürüyüflte "‹flimizeDönene Kadar Direniflteyiz KENTAfi ‹fiÇ‹LER‹ D‹SK GENEL-‹fi"yaz›l› pankart tafl›nd›. ‹fl Bankas›önünden belediyeye yürüyen iflçilerinönü polis taraf›ndan kesildi vebelediyeye yaklaflmalar› engellenmekistendi. Bu durumu alk›fllar vesloganlarla protesto eden iflçiler belediyeninönüne kadar gelerek buradabir aç›klama yapt›lar. Aç›klamada“Bu sosyal cinayeti sonland›r›n”denildi.Bu H›rs›zl›k De¤il, Hakk›m›z› Al›yoruz!Fiskobirlik'e verdikleri ürünlerinin paras›n› alamayan f›nd›k üreticileri,16 May›s günü Düzce’nin Akçakoca ‹lçesi’ndeki birlik flubesinibast›. Alacaklar›na karfl›l›k marketten al›fl-verifl yapmak isteyenf›nd›k üreticilerini flube çal›flanlar› engellemeye çal›flt›. 'Hakk›m›z›al›yoruz' diyerek marketten ihtiyaçlar›n› alan f›nd›k üreticilerinin öfkesikarfl›s›nda Fiskobirlik yetkilileri 100 TL’lik al›fl-verifl yapmalar›naizin vermek zorunda kald›.F›nd›k üreticileri, “Fiskobirlik ald›¤› ürünlerimizin paras›n› vermiyor.Daha önce bize alacaklar›m›za karfl›l›k al›fl-verifl çeki veriyorlard›.2 ayd›r bunu da kesince, biz de markete geldik. Sadece hakk›-m›z› al›yoruz” diyerek ma¤duriyetlerini belirtiler.K›z›lay Kan MerkeziÇal›flanlar› Kazand›Yaklafl›k 6 ay önce D‹SK’eba¤l› Dev Sa¤l›k-‹fl Sendikas›’ndaörgütlenmeye bafllad›-klar› için sürülen ve sürgünükabul etmedikleri için ifltenat›lan K›z›lay Kan Merkeziçal›flanlar› açt›klar› davay›kazand›lar. 13 May›s’ta görülendavan›n 4. oturumu sonucundamahkeme, “iflçilerinifle iadesine ve iade gerçekleflmedi¤itaktirde tazminatödenmesine” karar verdi.Meha Tekstil ‹flçileriKazand›‹stanbul Gaziosmanpafla’dayaklafl›k 2 ayd›r direniflte olan MehaTekstil iflçilerinin yürüttüklerimücadele kazan›mla sonuçland›.Meha Tekstil iflçileriyle LC Waikikiaras›nda yap›lan görüflmelersonucunda LC Waikiki, direniflçiiflçilerin alacaklar›n›n yüzde 65’ini,di¤er iflçilerin ise sadece içerdekimaafl alacaklar›n› ödemeyi kabuletti. Bu kazan›m sonucunda direniflçad›r› davul zurna eflli¤inde kald›-r›ld›.Adliyeler Saray Çal›flanlarKöle Olmayacak21 May›s günü Bak›rköy Adliyesi’ndeçal›flan Büro Emekçileri Sendikas›’na(BES) ba¤l› memurlar adliye önündebir eylem gerçeklefltirdiler.BES üyesi yaklafl›k 80 kiflinin kat›ld›¤›eylemde memurlar “Ücrette, Yarg›da Adalet‹stiyoruz” yazan bir pankart açt›lar.Eylemde baflta krefl sorunu dile getirilerekadliyede uygulanan anti-demokratikuygulamalara son verilmesi istendi.Eylemde bir aç›klama yapan BES 1No’lu fiube Baflkan› Dursun Do¤an yaflad›klar›sorunlar› anlatarak, “Bu vurdumduymazl›k, Adliyeleri saray çal›flanlar›köle gören bir zihniyetin ürünüdür” dedi.“Bizler köle olmayaca¤›z. Mücadelemizdehakl›y›z kazanaca¤›z” diyerek bitirileneylemde; “KreflHakk›m›z Söke SökeAl›r›z, Sa¤l›kHakk›m›z Gaspedilemez,Kartl› Girifl‹stemiyoruz, AdliyelerSaray Çal›flanlarKöle Olmayacak”sloganlar› at›ld›.40 EMEK HABER 24 May›s 2009


Kabesi Ç›kar Olanlar, Kabesi‹nsan Olanlar› AnlayamazlarHalk›n çeflitli kesimlerinin sahipoldu¤u dinamikleri köreltmek, onlar›düzenle bütünlefltirmek için iktidarla,iflbirlikçiler yo¤un faaliyetleriçindeler. “Kürt aç›l›m›”, “Aleviaç›l›m›” diye gündeme gelen hermanevra buna yönelik.Alevi din bezirganlar›, AKP’lidin bezirganlar›yla bu noktada oldukçaiyi anlafl›yorlar. Bu anlaflman›nson örneklerinden biri, Baflbakan’›niflbirlikçi ‹zzettin Do¤an’aders kitaplar›ndaki Alevilikle ilgilibölümleri yazd›rmas› oldu.Bu kesimlerin iflbirli¤iyle önümüzdekigünlerde de bir “Alevi Çal›fltay›”haz›rlan›rken, DevrimciAlevi Komitesi, 18 May›s 2009 tarihliaç›klamas›yla, bu iflbirlikçili¤imahkum etti. Aç›klamay› k›saltarakyay›nl›yoruz.***Alevili¤in tarihini çarp›taniflbirlikçilerin güngelir kitab› da dürülür.Her zaman iktidar›n dümen suyundahareket etmekte oldukça baflar›l›olan tescilli iflbirlikçi ‹zzettinDO⁄AN, içini boflaltmaya çal›flt›¤›Alevili¤i devletle birlikte Alevi-Sünni garnitürü haline getirme çabas›içerisindedir.Alevi halk›n›n ‹zzettin DO⁄ANgibi hiçbir zaman "uykuduas› ve sabah duas›" yoluylafelsefelerini ve kültürelvarl›klar›n› ispat etmekdiye bir sorunu olmam›flt›r.Okullarda okutulacakkitaplar kapsam›ndayer alan bu ve buna benzeröneriler, Alevi halk›n›n s›-n›flar mücadelesindeki tarihselrolünü yads›yan,ondan ar›nd›rmaya çal›flanbir özellik tafl›maktad›r.(...)‹zzettin Do¤an gibiBezirganlar Ne Zaman OrtayaÇ›kar?Onlar, ne zaman ç›karlar› söz konusuolursa o zaman ortada görünürler.Alevi halk› katledilirken yokturlar.Alevilerin dernekleri bas›l›rken,cem evlerine panzerler girerkenyokturlar.Gazi katliam› davas›na; Gazi halk›,Gazi Halk Meclisi otobüslerle giderken,yollarda coplan›r, katledilmekistenirken yokturlar. Birçokyoksul gecekondu mahallesine devleteliyle fuhufl- uyuflturucu sokulurkenonlar yoktur. Aleviler inançlar›ndandolay› bask› görürken yokturlar.Onlar bu dönemlerde hep devletinyan›ndad›rlar. Bask›lara karfl› isyaneden halk›n karfl›s›nda "sükunet" telkineder, aleviler soka¤a dökülmezderler. Onlar, Alevi halk›n› despot vetarihi boyunca yoksul halka, Alevihalka zulmetmifl devletle bütünlefltirmekiçin vard›rlar.K›sacas› (...) ‹zzettin DO⁄ANbiçim de¤ifltirmifl bir H›z›r paflad›r.Aleviler Ad›na KomisyonOluflturup Konuflma YetkisiniKim Verdi?‹zzettin Do¤an, "Alevileri temsilen"yazma hakk›n› nerden buluyor?Alevilere ait olmayan Türk-‹slamsentezi çark›ndaki çarp›t›lm›flalevi tarihini konufluyor yaz›yor,Milli E¤itim Bakanl›¤›'n›n tutumunaba¤l› olarak da diz k›r›yor. Elbetteki Alevi çocuklar›n›n okullar daiflbirlikçilerden ö¤renece¤i hiçbirfley yoktur. Peki, kim verdi bu yetkiyiDo¤an'a?fieriatç› tarikatlar tutar Sünnilerad›na konuflur, birisi bir dernek- vak›fkurup Aleviler ad›na konuflur.Bulufltuklar› yer D‹N BEZ‹RGAN-LI⁄IDIR. Alevi çocuklar›n›n nas›le¤itilece¤ine ‹zzettin Do¤an m› kararveriyor? Alevili¤in tek otoritesimidir ‹zzettin Do¤an?EY ALEV‹ HALKI; Görün, tan›y›ndin bezirganlar›n›. Bu katliamc›iktidara nas›l sahip ç›kt›klar›n›görün. Tan›y›n ve inançlar›n›z›, de-¤erlerinizi, tarihinizi satmalar›na veuydurma bir Alevilik ö¤retisininokullarda çocuklar›n›za ders olarakverilmesine izin vermeyin!EY ‹ZZETT‹N DO⁄ANLAR;Bu yolun ne Alevilikle, ne de halklailgisi yoktur. Katliamc›, rüflvetçi,sömürücülerin yan›nda yer almak,yoksul halk›n öfkesini, zulme isyan›n›dizginlemek onlara yap›lacaken büyük kötülüktür. Bu yoldan dönün.Pir Sultanlar'›n, Bedreddin'lerin,Baba ‹shaklar'›n yoluna gelin."ZAL‹M‹N ZULMÜNE KARfiIÇIKMAMAK MAZLUMA YAPILA-CAK EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR.BEN ZAL‹MLERLE B‹RL‹KTEVARLIK ‹Ç‹NDE YAfiAMAYI AL-ÇAKLIK; ZAL‹ME KARfiI GELE-REK BULACA⁄IM ÖLÜMÜ ‹SEYÜCEL‹K SAYARIM" diyen ‹mamHüseyin'in yoluna gelin. Halk›n dabir adaleti vard›r, gelir sebebin kap›s›ndadurur. Alevili¤in de bir isyantarihi vard›r. Tarihini çarp›taniflbirlikçilerin de gün gelir kitab› dadürülür.18.05.2009DEVR‹MC‹ ALEV‹ KOM‹TES‹Say›: 181DEVR‹MC‹ ALEV‹ KOM‹TES‹ 41


Cevahir’in Köyünden an›lar, izlenimler...“7 y›l hiç kimsenin dü¤ününde davulçal›nmad› bu köyde”Devrimci önderlerden, THKP-C’nin kurucular›ndanHüseyin Cevahir’in köyündeydik geçen y›l.Cevahir için anma töreni düzenlenmiflti...Dersim’in Mazgirt ilçesi Mohundu Nahiyesi, fiöbek(Yelde¤en) köyüne Cevahir’in anmas›ndan bir haftasonra tekrar gittik. Cevahir’in ailesiyle hissettiklerini paylaflal›m ve bunlar›aktaral›m istedik. Cevahir’ in köyü k›smen boflalt›lm›fl bir köy. Röportajiçin gitti¤imizde ‹zmir’ den, Ankara’ dan yazlar› köye gelenlerle karfl›laflt›k.Köyün hemen hepsi akraba, Cevahir ailesinden. Cevahir ailesi Sar›salt›kl›lar’dan.Köy tamamen Kürt Alevi bir köy, 1916’da köydeki bir çokAlevi dedesi devlet taraf›ndan katledilmifl. Yine 1938 Dersim katliam›ndada köylüler birçok canlar›n› vermifller. Hüseyin Cevahir’in dedesi de ‘38Dersim Katliam›’nda katledilenler aras›nda.Cevahir’in do¤du¤u evin de Ocak olmas›ndan dolay› bölge halk› taraf›ndanziyaretler yap›l›p, kurbanlar kesiliyor. Eskiden, köyde yaflanan sorunlarbu ocakta çözülüyor, cemler tutuluyordu.Gitti¤imiz ev Cevahir’in do¤du¤u ev. O evde flu anda onu hiç görmemifl,ayn› ismi tafl›yan kardefli ve üvey annesi var. Üvey annesi de, kardeflide sevgi ve sayg› duyarak anlat›yorlar. “Hüseyin’ le ilgili konuflma hakk›ona eme¤i geçen amca ve yengesine düfler, onlar›n hakk›” diye düflündükleriiçin sözü amcas›na b›rakt›lar daha çok. Anma için gitti¤imizde köyeCevahir’in Ankara’daki Amcas› Ali Kamber Cevahir ve efli gelmifllerdi.Röportaj için geldi¤imizi söyledi¤imizde yengesinin ilk söyledi¤i flu oldu:“N’olursunuz söylediklerimiz yanl›fl anlafl›lmas›n. Kitaplarda, filmlerdeç›k›yor ama bazen yanl›fl fleyler ç›k›yor. Biz o konuda çok üzülüyoruz.Bir kitapta amcas›n›n ona hiç söylemedi¤i fleyler ç›kt›. Asla biz ona öylebir fley söyleyemeyiz. Onun gibi bir insan bu dünyaya bir daha gelmez” dedive bu cümlesini sürekli tekrar etti röportaj boyunca: “Amcas› onu çokseviyordu, elinde büyüdü ona eme¤i çok olmufltur. O ça¤r›y› yaparken deçok sevdi¤i için yapt›. Yoksa baflkaca bir niyeti ve düflüncesi yoktu.”Bu konuda kendilerine çok soru geldi¤i anlafl›l›yordu. Röportaj boyuncaçok duygulu anlar yaflad›k. Hüseyin Cevahir’le ilgili röportaj yapmayageldik dedi¤imizde amcas› a¤lamaya bafllad›. Cevahir’in yengesi, AliKamber Amcan›n hat›rlayamad›¤› yerlerde hemen devreye giriyordu. AradaKürtçe konuflarak anlatt›lar anlatmak istediklerini. Çünkü Kürtçe daharahat ifade ediyorlard›.-Sizleri biraz y›llar öncesinegötürmek istiyoruz. Sizinle beraberbiz de o zaman› tekrar yaflamay›ve bu vesileyle dergimizinokurlar›na o dönemi hat›rlatmay›istiyoruz. Hüseyin, bildi¤iniz gibidevrimcilerin çok de¤er verdikleri,örnek ald›klar› bir önderdir.Hüseyin’i sizlerin anlat›m›yla daö¤renmek ve tan›mak isteriz. Nas›lbiriydi? Devrimci oldu¤u zamanlardasize yönelik yaklafl›m›,konuflmalar› nas›ld›?Cevahir flehit düfltü¤ünde sahiplenenköylülerini amcas› anlat›yor:“Onlar iyilerdi çok destek gördük.7 y›l hiç kimsenin dü¤ününde davulçal›nmad› bu köyde. Bir genç evlenecek,amcas› ailenin yan›na gidiyor.‘O gencin dü¤ününde davul çal›n yaz›kt›r’diyor. Gencin babas› ise ‘Hüseyinsenin ye¤enin, kan›nd›r ama bizimiçinde bir dünyad›r’ diyor. Davulçald›rm›yor dü¤ünde. Bu köyde hepona böyle sayg› gösterdiler. 7 y›l hiçkimse davul çald›rmad› dü¤ününde.”Ali Kamber (Amcas›): ‹yi birinsand›. ‹nsan› çok severdi, yard›mederdi. Fakirdi ama yard›m ederdi.O zaman hiç kimse üniversite okumuyordu,üniversite nedir bilmiyordu.‹stanbul’da doktorlu¤u kazanm›flt›.3 sene okudu ‹stanbul’da,sonra eve geldi. ‘Doktorluk banagöre de¤il, doktorlu¤u ben yapamam’dedi. Ankara Siyasal BilgilerFakültesi’ne girdi. Me¤erse siyasaldailiflkisi varm›fl. Biz bilmiyorduktabi nerden bilelim. Çok kitap okurdu.Kap›y› kapat›p yaz› yaz›yordu.Odadan ç›km›yordu yaz› yaz›yordu.Sayfalar dolusu yaz›lar› vard›. (Sehpan›nboyunu gösterip BN) Ha bukadar yaz›lar› vard›. O yaz›lara sonrane oldu bilmiyorum. Anas› ‘o¤lumbiraz ç›k gez ‘ diyor. O’da ‘benburaya gezmeye gelmedim’ diyordu.Çok okurdu. Anas›n› çok severdi.Anas›n›, kardefllerini çok severdi.Biz böyle olaca¤›n›, böyle gidece¤inibilmiyorduk. O zaman hiçkimse bilmiyordu. fiimdiki gibidevrimcilik çok fazla bilinmiyordu.O zaman binde bir vard›. Hüseyin’debinde birdi. Bir gün askerlergeldi. Demek ki arand›¤› zamanaramaya geldiler eve. Anas› ‘niyeevimi ar›yorsunuz’ dedi askerlere.Askerler de, ‘senin o¤lun k›z kaç›rm›flo yüzden geldik burada m› diye.’Anas› da ‘keflke öyle olsa ikiside burada olsalard›’ dedi askerlere.U¤rafl›yordu ama biz bilmiyorduk.- Aranmaya baflland›¤› zaman›hat›rl›yor musunuz? Daha do¤rusuo geliflmelerden haberiniz olmuflmuydu?Ali Kamber (Amcas›): Aranmadöneminde amcas› Keban’da çal›fl›-yordu, oradan al›p götürdüler. Anas›tutsak oldu¤unda onu görmeyiçok istiyordu. Ama göstermezler diyegitmedi. Amcas› gidip Ankara’dahapishanede gördü.42 CEVAH‹R 24 May›s 2009


- ‹stanbul Maltepe’de flehitdüfltü¤ü çat›flmay› nas›l ö¤rendiniz,ondan sonra ki geliflmeler nas›loldu?Ali Kamber(Amcas›): fiehitdüflmeden önce ça¤›r›yorlar amcas›-n›. Amcas› Keban baraj›nda çal›fl›-yordu o zaman, al›p götürüyorlar.En yak›n ailesinden kim var diyedüflünüyorlar. Gelsin ikna etsin.Uça¤a bindiriyorlar, ‘senin ye¤eninbir evde, polisler, askerler taraf›ndansar›lm›fl, gel ikna et ölmesin,yan›nda bir k›z var ellerinde kötülükyapmas›nlar’ diye konufluyorlargötürürlerken. Uçakla al›p çat›flman›noldu¤u evin önüne götürüyorlar.(Burada yine röportaja bafllamadanönce söylediklerini tekrar etti yengesi,‘aman yanl›fl yaz›lmas›n. Amcas›Ona bizden böyle insan ç›kmad›diye bir fley söylemedi. Baflkayerlerde yanl›fl yaz›ld›. Bak iyi dinleyinböyle dedi böyle yaz›n’ diyebizi uyar›yor.) Amcas›, Maltepe’dekiçat›flman›n oldu¤u evin önünde‘o¤lum teslim ol’ diyor. Hüseyin’de‘amca sen git, benim buradan cenazemial›rs›n ancak, sen git’ diyor.Sonra amcas› Kürtçe konufluyor.‘Hüseyin o yan›n›zdaki k›z› b›-rak›n senin de k›z kardeflin var. Baksenin de k›z kardeflin var bize yak›flm›york›z› b›rak›n, k›z› incitmeyin’diyor amcas›. Hüseyin’de ‘amca bizbir fley yapm›yoruz, sen git buradan’diyor. Baz› kitaplarda ise busözler çarp›t›ld›, ben özellikle onudüzeltmek istiyorum. ‘Böyle insanhafla bizden böyle kötü bir insanç›kmad› bu nas›l ifl’ diye bir fley dememifl.Adamada yaz›k, Hüseyin’eçok eme¤i var. Kendi elleriyle büyüttüonu. Onlar› söylerken de onuçok seviyordu o yüzden söyledi.Onu çok seviyorduk, amcas› da çokseviyordu. Çok eme¤i vard›. Elimizdebüyüdü. ‹lk önce yaflad›klar›-n› amcas› anlatm›yordu. Sonra anlatmayabafllad›. Biz içimizde yaflad›kbu ac›y›.Bu ac› ne kitaba s›¤ar ne de konuflmayas›¤ar ben böyle anlat›yorumama yetmiyor. Onu anlat›yorumama yetmiyor anlatt›klar›m. OHüseyin Cevahir’in flehit düfltü¤ü evMaltepe 1971büyük bir devrimciydi. Hissettiklerimizi,yaflad›klar›m›z› anlatam›yorum.- Cenazesini siz mi almaya gittiniz,Cenazesi al›n›rken, topra¤averilirken engellemeler veya baflkasorunlar, nas›l oldu?Ali Kamber (Amcas›): Cenazeyiamcas› ald›. Gel ye¤eninin cenazesinial dediler. Cenazeyi getirirlerkenyolda küçük bir kaza da geçiriyorlar.Cenazeye sac tabut yapt›rm›flt›amcas›, onun içine koymufltu.O kazada biraz hasar görüyor o sactabut. Yaln›z getirdi cenazeyi. Gecebir de¤irmende bekletiyor. Sabahköye getiriyor. Bir daha öyle biridünyaya gelmez, benim herkesesayg›m var ama O farkl›yd›. Binbafl›cenazeyi veriyor Hüseyin’in. Asker,polis gelmez olur mu?-Sonraki y›llarda Hüseyin Cevahir’inyak›nlar› olarak bununhayat›n›za etkisi nas›l oldu? Devletinsize davran›fl› nas›ld›? Hüseyin’inyak›n› olarak bask›lar,farkl› uygulamalarla karfl›laflt›n›zm›?Ali Kamber (Amcas›): Kardeflleriküçüktü. 5 kardefli vard›. Biriö¤retmendi ama oradan oraya sürgünettiler. Sürekli bu tür uygulamalarlakarfl›laflt›lar. O k›z neler çektineler. Oradan oraya sürüldü durdu.Biz neler çektik neler…Öyle büyükbir devrimcinin ismini tafl›yoruz kolayde¤il…“Çok kitap okurdu. Kap›y› kapat›pyaz› yaz›yordu. Odadanç›km›yordu yaz› yaz›yordu.Sayfalar dolusu yaz›lar› vard›.”“O’nu anlat›yorum amayetmiyor anlatt›klar›m. Obüyük bir devrimciydi.Hissettiklerimizi, yaflad›klar›m›z›anlatam›yorum.”-Hüseyin’in flehit düflmesindenitibaren köylülerinizin size yaklafl›m›nas›l oldu?Ali Kamber (Amcas›): Onlariyilerdi çok destek gördük. 7 y›l hiçkimsenin dü¤ününde davul çal›nmad›bu köyde. Bir genç evlenecek,amcas› ailenin yan›na gidiyor. ‘Ogencin dü¤ününde davul çal›n yaz›kt›r’diyor. Gencin babas› ise ‘Hüseyinsenin ye¤enin, kan›nd›r amabizim içinde bir dünyad›r’ diyor.Davul çald›rm›yor dü¤ünde. Buköyde hep ona böyle sayg› gösterdiler.7 y›l hiç kimse davul çald›rmad›dü¤ününde.Resimleri yok. Arkadafllar›ylaçekilen resimleri vard›, onlar› gördüksonras›nda. O resimlerdekilerinarkadafllar› Mahirler oldu¤unu anlad›k.Birkaç kifliyle çekilen resimlerivard›. Bir çocuk geldi o resimleri ald›,ben ço¤alt›p getiririm dedi. Amasonra o çocu¤unda öldürüldü¤ünüduyduk. Ne kendi geldi ne de resimlergeldi. Ne yazd›klar›, ne resimlerivar. Bir tane amcas›n›n yan›ndaduruyor sürekli. O resmi süreklikarfl›s›ndad›r. Amcas› hiçbir zamanmezar›na bakmay› ihmal etmedi.Buraya geldi¤imizde yürüyerek mezarl›¤agidip, çiçeklere sürekli o bak›yordu.Bakmay›n flimdi bunu yapam›yor.Önceden amcas› hiç ihmaletmezdi. ‹ki senedir sa¤l›¤› kötü oldu¤uiçin gidemiyor.- Son olarak Hüseyin Cevahir’leilgili söylemek istedi¤iniz,eklemek istedi¤iniz bir fley varm›?Ali Kamber (Amcas›): Hiçkimseyi k›rmad›, ezmedi. Çok iyibir insand›. Ama halk için yaflad›,halk için öldü. Hüseyin gibi bir insanolmaz demiyorum hafla bir çokinsan var. Ama iyi bir insand›.- devam edecek -Say›: 181CEVAH‹R 43


TAYAD’l› Aileler 22 May›s günübir eylem yaparak hapishenelerdetutsaklar aras›nda 10 saatlik sohbethakk›n›n uygulanmas›n› istemekiçin ‹stanbul Taksim’de GalatasarayLisesi’nin önünde bir eylemyapt›.“Hapishanelerde Tecrit ve ‹flkenceyeSon, Sohbet Hakk› Uygulans›n”yazan birpankart ve “TecriteSon”, “SohbetHakk› Uygulans›n”yazan dövizlerintafl›d›¤›eylemde bas›nabir aç›klama yap›ld›.TAYAD; “Y‹NE ANKARA ABD‹ ‹PEKÇ‹YOLLARINDAYIZ”TAYAD üyesiNizazi A¤›rman-›n okudu¤u aç›klama“Yafll› bedenlerimizle yineAnkara yollar›nday›z” denilerekbafllad›. Daha önce 5 y›ld›zl› lüksoteller oldu¤u söylenen F Tiplerininhücre tipi hapishaneler oldu¤uAdalet Bakal›¤›’n›n yay›nlad›¤›45/1 say›l› genelgeyle kabul edildi-¤i belirtilen aç›klamada bakanl›¤›nverdi¤i sözde durmad›¤› belirtildi.Aradan 2 y›l geçmesine ra¤mende¤iflen bir fley olmad›¤› vurgulananaç›klamada “Adalet Bakanlar›de¤ifliyor ama Sohbet Hakk› uygulanm›yor”denildi.Aç›klaman›n devam›nda; “anlafl›l›yorki Adalet Bakanl›¤› somutad›mlar› kendisi atmak istemiyor.O zaman Adalet Bakanl›¤›’n› bizzorlayaca¤›z. D‹SK, KESK, TTB,TMMOB, ÇHD, Barolar, Ayd›n veSanatç›lar zorlayacak. Bizlerin bask›s›ile bu hak uygulanabilir”denildi.Bunun için Ankarayollar›na ç›kt›klar›n› belirtenNiyazi A¤›rman,Ankara’da Adalet Bakanl›¤›ve milletvekilleriyle görüfleceklerinisöyledi.“Tecrite Son, Sohbet Hakk› Uygulans›n”sloganlar›n›n at›ld›¤› eyleminard›ndan TRT binas›n›n önünegiden TAYAD’l›lar buradan otobüsebinerek 10 günlü¤üne Ankara’yaAbdi ‹pekçi Park›’na yolaç›kt›lar.Hapishanelerde Bask›lar SürüyorAdalet Bakanl›¤› “hiçbir sorun yok” desede; hapishanelerdetutsaklara yönelik bask›lar ve iflkenceler devamediyor.Ziyarette Engel ve DayakEdirne F Tipi Hapishanesi’nde ailesiyle ziyaretteKürtçe konufltu¤u gerekçesiyle ziyareti kesilen AbdürahimDemir, ailesinin gözleri önünde gardiyanlar taraf›ndandövüldü.Tedavileri Yap›lm›yorK›r›klar F Tipi Hapishanesi’nde bulunan kan kanserihastas› Abdulsamet Çelik’in ilik nakli için bir an öncehastaneye sevk edilmesi gerekirken, sevki yap›lm›-yor.Abdulsamet Çelik daha önce sevkedildi¤i HaydarpaflaNumune Hastanesi’nde bodrum katta hijyenik koflullardanuzak bir yerde tutulmalar›na itiraz etmifl, bununüzerine tedavisi yar›da kesilerek hapishaneye gerigönderilmiflti.Çelik’in Adli T›p Kurumu’ndan ald›¤› 6 ay hastanedetedavi görmesi gerekti¤ine dair raporu dikkate al›nmad›.AdanaKürkçülerF Tipi Hapishanesi’nde ise,tutuklu Fahrettin Kocakaya’n›n,kronik akci¤er hastal›-¤›na ra¤men, tedavisi hapishaneyönetimi taraf›ndan engelleniyor.Akkurt Göremez HaleGetirildiTekirda¤ 2 Nolu F TipiHapishanesi’nde bulunanGülnaz Akkurt, gözlerinden rahats›z durumdayken“güvenlik” gerekçesiyle hastaneye götürülmedi. Tedavidenyoksun b›rak›lan Akkurt, gözlerinin tamamen kapand›¤›n›arkadafllar› arac›l›¤›yla yazd›¤› mektupla duyurdu.Akkurt 11 y›ld›r tutsak.Kastamonu’da Açl›k GreviKastamonu Hapishanesi'nde tutuklu bulunan FatihEsmek, Adem Turhan ve Mehmet... adl› adli tutuklular,gördükleri “iflkence ve kötü muamele”den dolay› açl›kgrevine bafllad›klar›n› aç›klad›lar.44 TECR‹T 24 May›s 2009


Fransa’da Panel:“Hapishanenin ‹fllevi”Frans›z Dünya Doktorlar› taraf›ndan13 May›s’da Paris’teki merkezlerinde“Modern DevletlerdeHapishanenin ‹fllevi” isimli bir paneldüzenlendi. Panele, Fransa d›-fl›ndan yaln›z TAYAD davet edildi.Panele konuflmac› olarak AvukatBehiç Aflç› (TAYAD), Çocuk PsikiyatrisiDoktoru Evelyn Granjon(Medec›ns Du Monde -Dünya Doktorlar›),Carolin Larp›n (CIMA-DE), Francis Perr›n (Uluslar Aras›Af Örgütü-Fransa), Antoine Lazarus(Hapishane Doktoru -DünyaDoktorlar›) kat›ld›.Panel, Frans›z Dünya Doktorlar›Eski Baflkan› Bernard GRAN-JON’un aç›l›fl konuflmas›yla bafllad›.Doktor GRANJON, moderndevletlerde hapishanenin görevininart›k devleti korumak ve muhaliflericezaland›rmak oldu¤unu belirtterek,‹stanbul’da Wernicke Korsakoffhastal›¤›na yakalanm›fl ölümorucu gazilerinin tekrar hapse konulmamalar›için yapt›klar› çal›flmadansöz etti. Yeniden tutuklanmariski tafl›yan 10 kifliyi Paris’te tan›nm›flbir nörologa getirerek muayeneettirdiklerini ve bu kiflilerin hiç birisininhapishane koflullar›n› kald›ramayaca¤›n›nkan›tland›¤›n›, bu ekspertizraporunu da A‹HM’e gönderdiklerinive A‹HM’in daha sonraTürkiye’ye heyet gönderip söz konusukiflileri muayene ettirerek, kararverdi¤ini ve bundan baz› kiflilerinyararlanabildi¤ini belirtti. ‹stanbul’daiki y›ld›r süren baflka bir çal›flmalar›n›ndaoldu¤unu TAYAD,TUYAB ve TUAD’›n yard›mlar›ylahapishaneden yeni ç›kan 60 kifliyleröportaj yapt›klar›n› ve bu görüflmelerdenelde ettikleri sonuçlar›A‹HM, Avrupa Parlamentosu, Uluslararas›Hapishane Gözlem Komitesi,Uluslararas› Af Örgütü’ne gönderdiklerinianlatt›.Avukat Behiç AfiÇI konuflmas›-na 19 Aral›k 2000’de, 20 hapishanedeayn› anda yap›lan katliam› anlatarakbafllad›. F Tipi hapishanelerdeyaflanan tecritin, tutsaklar› hem mimariolarak hem de çeflitli yasaklarlayaln›zlaflt›rd›¤›n›, esas amac›ntutsaklar› düflüncelerinden koparmakve teslim almak oldu¤unu belirtti.Tekirda¤ 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde105 tutsa¤›n kendiaralar›nda sa¤l›k sorunlar›yla ilgiliyapt›¤› bir araflt›rman›n sonuçlar›n›aç›klad›. Bu araflt›rmaya göre; tecritlebirlikte tutsaklar›n çeflitli hastal›klar›8 ila 10 kat artm›fl durumda.122 kiflinin ölümüyle sonuçlananBüyük Direnifl sonucunda kazan›-lan Sohbet Hakk›n›n uygulanmad›¤›n›,Adalet Bakanl›¤›’n›n 22Ocak 2007’de imzalad›¤› genelgeyiuygulatmak için mücadeleye devamedeceklerini söyleyerek sözlerinibitirdi.CIMAD’dan Carolin LARPINbelgeleri olmayan s›¤›nmac›lar içinçal›flt›¤›n› belirterek, belgesiz yabanc›lar›nkonuldu¤u tutuklamamerkezinin kötü koflullar›n› anlatt›.Fransa Uluslar Araras› Af Örgütü’ndenFrancis PERRIN ise UluslarAras› Af Örgütünün çeflitli ülkelerdeyapt›¤› hapishane incelemelerininsonuçlar›n› aç›klad›. Nijerya’da,hücrelerin t›ka basa dolu oldu¤unu,bir tek kiflinin bile giremedi¤inibelirtti. Güney Amerika’da,hapishane idaresinin tutsaklar› baflkatutsaklara öldürttü¤ünü, Çin’de,bir tutsa¤›n beyin hasar›ndan öldü-¤ünü ve hapishane idaresinin ölentutsa¤›n arkadafllar›yla saklambaçoynarken gözü ba¤l› oldu¤u için bafl›n›duvara çarparak öldü¤ünü aç›klad›¤›n›anlatt›.Otuz y›ld›r hapishane doktorlu-¤u yapan Dr. Antoine LAZARUS,siyasi tutsaklarla adli tutsaklar›nbirbirlerinden çok farkl› olduklar›-n›, siyasilerin yoldafl olduklar›n›,ideallerinin oldu¤unu, sürekli düflünüpürettiklerini ve tecrite karfl› olduklar›n›ama adlilerin di¤er adlilerleanlaflamad›klar› için tek kiflilikhücrelerde kalmak istediklerini belirtti.‹talya’da K›z›l Tugaylara uygulanantecritin yani Beyaz Ölümünetkilerini anlatt›. Tedavi edendoktorla yaln›zca görevini yapandoktor aras›ndaki farka de¤indi.Yaklafl›k yüz kiflinin kat›ld›¤› panel,konuflmac›lara sorulan sorular›ncevapland›r›lmas›yla sona erdi.Grup Yorum, Karadeniz Turnesi’neYönelik Bask›lar Hakk›ndaAç›klama Yapt›Grup Yorum elemanlar› 21 May›s günü SamsunBES (Büro Emekçileri Sendikas›)’te; Karadeniz’de hakve özgürlükler mücadelesi veren, ayn› zamanda Samsun’dakonserin çal›flmalar›n› yapan dernek çal›flanlar›-n›n serbest b›rak›lmas› talebiyle bir bas›n toplant›s› düzenledi.Grup Yorum yapm›fl oldu¤u aç›klamada; “Bask›lara,engellemelere ra¤men yolumuzda yürümeye devamediyoruz” diyerek bafllad›.Bundan bir süre önce Rize ve Samsun illerindeGrup Yorum konserleri düzenlemek isteyen TrabzonHaklar Derne¤i ve Karadeniz Özgürlükler Derne¤i çal›flanlar›tutukland›¤›n› ve Samsun’da neredeyse konseriçin çal›flacak kimsenin b›rak›lmad›¤›belirten Yorum; bukonserlerin her ne kofluldaolursa gerçeklefltirecekleriniaç›klad›.fiimdi bütün Yorum dinleyicilerininkonser çal›flan›oldu¤unu söyleyen Grup Yorum,herkesi bu tutuklamalar›protesto etmeye ça¤›rd›.Say›: 181 HABER 45


Oligarflinin Kontrgerilla HukukuKatillerini Korumaya Devam EdiyorTürkiye’de iki dava sonuçland›.Davalar›n biri ‹zmir’de Baran Tursundavas›, di¤eri fiemdinli davas›.‹zmir’de Baran Tursun’u katledenpolise adeta ödül gibi bir ceza verildi.2 y›l 1 ay. fiemdinli’de uzmançavufl Tanju Çavufl’un cezas› 8 y›l 4aya indirildi.‹ki davadaki iki katilin ortakyanlar› vard›. ‹kiside devletin resmigüçlerindendi. ‹kiside bilerek ve isteyerekdo¤rudan hedef gözeterekatefl etmifl ve katletmifllerdi.Baran Tursun 25 Kas›m 2007 de‹zmir’de polisin “dur” ihtar›na uymad›¤›gerekçesiyle polis Oral EmreAtar taraf›ndan do¤rudan kafas›-na niflan al›narak arabas›n›n içindekatledildi.fiemdinli’de ise 9 Kas›m 2005günü önce Umut Kitabevi bombalanarak,Mehmet Zahir Korkmaz katledildi.Kitabevini bombalayan ikisubay ve bir itirafç› fiemdinli halk›taraf›ndan suç üstü yakaland›lar.Ayn› gün toplanan kitlenin üzerineatefl açan Uzman Çavufl Tanju Çavufl,Ali Y›lmaz’› katletti.Baran Tursun davas›, ‹zmir’deKarfl›yaka 1. A¤›r Ceza Mahkemesi'ndegörülmeye baflland›. Duruflmadakatil polis “Yere düflerken silah›metefl ald›” diye ifade verdi.Buna hakl› olarak itiraz eden Tursun’unbabas› "Hep ayn› mazeretisunuyorlar. Neden bu seken kurflunlar,polisin yan›nda bulunan bir baflkapolisi de¤il de, bizim çocuklar›-m›z› hedef al›yor" dedi. 20 May›s’tasonuçlanan davada mahkeme heyetikarar›nda kas›t olmaks›z›n s›n›raflarak ifllendi¤inin anlafl›ld›¤›n› belirterekönce 3 y›l hapis cezas› verdi.Ancak bu cezay› mahkeme heyetifazla buldu¤undan, “eylemin iflleyiflbiçimi, s›n›r› aflma derecesi”nidikkate ald›klar›n› belirterek cezay›2 y›l 6 aya indirdiler, ard›ndan dapolisin iyi halini gerekçe göstererekcezay› 2 y›l 1 aya indirdiler. Katilpolisi bir beraat ettirmedikleri kald›.Zaten katil polis bir insan› katletmesinera¤men tutuksuz yarg›lan›yordu.Ayn› mahkeme de “evrakta sahtecilik”yapt›klar› gerekçesiyle yarg›lanan10 polis’e de beraat karar›verildi.Davan›n sonuçlanmas›yla Karfl›-yaka Adliyesi’nin önünde aç›klamayapan Baran Tursun’un babas›Mehmet Tursun “Türkiye'nin hiçbiryerinde Baran Tursun davas›ndakigibi somut deliller, aleyhte delillerolmamas›na ra¤men 2 y›l 1 ay gibisembolik bir ceza verildi. BaranTursun davas›, yerel mahkemeylesonuçlanacak bir dava de¤ildir.Baflka bir davada polisin böylesinesuçüstü yakalayabilece¤imiz olayyoktur...”diyerek mahkemenin karar›natepki gösterdi ve bu iflin peflinib›rakmayacaklar›n belirtti.fiemdinli davas›n da daha önceTanju Cavufl’un dosyas› di¤erlerindenayr›larak ayr› yarg›land›. Yap›-lan son duruflmada mahkeme heyetiönce ömür boyu ceza verdi. Ama ard›ndan“haks›z tahrik var” gerekçesiylebu ceza 8 y›l 4 aya indirildi.Ortada herhangi bir tahrikin olmad›¤›nadair tan›k ifadeleri bulunmas›nara¤men mahkeme heyetitahrik oldu¤u cezay› indirdi. Ad›geçen katil Tanju Çavufl’un Isparta’dada bir kifliyi öldürdü¤ü gerekçesiyletutuksuz yarg›land›¤› ortayaç›kt›. AKP iktidar› polislere resmikatillerine daha rahat hareket etmeleriiçin gerekli düzenlemeleri yapm›flt›.Resmi katilleri de insanlar›katletmeye devam ediyorlar. Kontrgerillahukuku katillerini korumayadevam ediyor.RÖpOrtajBayramtepe’de OturanBir Halk CepheliZaten daha önceden gecekondularlailgili y›k›mlara karfl› bir komite vard›.Bir çal›flmam›z vard›. Daha öncedengeldiklerinde halk bir flekilde direniflgösterdi. Yani öncesinden böyle birHalk Cephesi’nin oluflturdu¤u y›k›makarfl› bir örgütlenmemiz vard›.Hemen hemen 10-12 saat süren birçat›flmayd›. Bu insanlar› moral olarakçok iyi etkiledi. ‹nsanlar çok duyarl›davramd›lar. Her kesimden insan vard›.‹nsanlar daha fazla sahiplendiler, kap›s›n› açanlar,yard›mc› olanlar çok fazlayd›. Biz bile sahiplenmeninbu kadar fazla olaca¤›m› tahmin etmiyorduk.Halk›n, polisin att›¤› biber gazlar›na ve sald›rgantarz›na karfl› afl›r› bir tepkisi vard›. Çünkü afl›r› derecedegaz bombas› att›. Yetmedi takviye getirtti. Vali aç›klamalar›ndayalan söylüyordu. Okula gaz› bizim gözümüzönünde polis att›. Halk valinin bu yalanlar›na inanmad›zaten. Kimin dost, kimin düflman oldu¤unu dahaiyi gördü. Tepkisini de ona göre koydu.‹nsanlarla sohbet etti¤imizde bize bir daha geldiklerindedireniflimizin daha sert olaca¤›n›, y›k›ma kesinlikleizin vermeyeceklerini, bedeli ne olursa olsun herflekilde evlerini sahipleneceklerini söylüyorlar.Çat›flmada polis yan›bafl›m›zda çocuklara kafa-gözcopla sald›rd›. ‹nsanlar› tekmedi, coplad›, küfürler, hakaretleretti. ‹nsanlar›n buna tepkisi çok oldu. Polis resmenkinlenmiflti. Kinle sald›r›yordu. Gaz birinin surat›-na gelmifl, bir haftad›r hastanedeymifl. Gözünün alt›nagelmifl, ameliyat olmas› gerekiyormufl.Son olarak söylemek istedi¤im, bugün tekrar gelirlerseyine böyle örgütlü bir halkla karfl›laflacaklar. Hiçbirflekilde geri ad›m at›lmayacak.46 HABER 24 May›s 2009


Bursa’da Grup Yorum KonseriBafl e¤meyenlerin sesi GrupYorum, 15 May›s günü Gemlik, 16May›s günü de Kestel ilçesindeyap›lan konserlerle, kavgan›n veumudun türkülerini Bursa’ya tafl›-d›.Grup Yorum 6 y›l aradan sonraGemlik halk›yla bulufltu. BelediyeDü¤ün Salonu’nda yap›lan konser,Gemlik Haklar Derne¤i ad›na CezmiBayraktar’›n yapt›¤› konuflmaylabafllad›. Konuflman›n ard›ndanGrup Yorum, alk›fllar eflli¤indesahneye davet edildi. “Da¤lar SözümüzVar” flark›s›yla bafllayanbirinci bölümde, “Defol Amerika”flark›s›n›n büyük bir öfke ve coflkuile dinleyicilerle birlikte tempo tutularaksöylenmesi, ilk bölümünak›llarda kalan güzel anlar›ndanbiri oldu.Konserin ikinci bölümünde,Zeytin Üreticileri Komisyonu veMüflküleli Köylülerin mesajlar›okundu¤unda; “Zeytinciyiz Hakl›-y›z Kazanaca¤›z” , “Asil Çelik ‹flçisiYaln›z De¤ildir” sloganlar›emekçilerin gür sesi ile salondayank›land›. Grup Yorum, “GrevHalay›” parças›n›, grevde olanAsil Çelik Fabrikas› iflçilerine ithafen söyledi.16 May›s günü ise Grup Yorum,Bursa’n›n Kestel ilçesindeyapt›¤› konserle, kavgan›n veumudun türkülerini Bursa’ya tafl›-d›.Konserde, Bursa Haklar Derne-¤i ad›na yap›lan konuflmada;“Taksim’i, 1 May›s alan›n› kazanman›ncoflkusuyla ç›k›yoruzsizlerin karfl›s›na… Umudumuzuncoflkusuyla Dev-Genç ruhuylabir kez daha… Siyasi arenadahep, Dev-Genç ile anars›n›z bizleri,halk›n yi¤it evlatlar›n› bu isimletan›r bu isimle sahiplenirsiniz.”denildi.Konser boyunca yeni albümündenve eski albümlerinden türkülersöyleyen Yorum, konserekat›lanlar› coflturdu. “Gecekonduile Gökdelenin at›flmas›” ve “DefolAmerika” marfl› alanda bulunanyüzlerce insanla birlikte söylendi.S›k s›k “Mahir Hüseyin UlaflKurtulufla Kadar Savafl, Yaflas›nHalklar›n Kardeflli¤i”, “Halk›zHakl›y›z Kazanaca¤›z” “Türkülersusmaz halaylar sürer” sloganlar›n›nat›ld›¤› konsere 1400 kifli kat›ld›.Bursa’da KamuEmekçileriyle GrupYorum SöyleflisiGrup Yorum, 16 May›s günü Bursa-Kestel konseri öncesinde kamu emekçileriylebulufltu. KESK toplant› salonundagerçeklefltirilen söylefliye yaklafl›k 45kamu emekçisi kat›ld›.Söyleflide Grup Yorum üyeleri, yenialbümleri “Bafle¤meden”deki yeniliklerianlatt›lar. Albümde rock ve hip hop tarz›ndaflark›lar›n oldu¤unu, Gecekonduve Gökdelen flark›s›n› geleneksel afl›kl›kat›flmas› fleklinde mizahi bir tarzda seslendirdiklerinihat›rlatan Grup Yorumüyeleri, as›l misyonlar›n›n ve çizgilerininise hiç de¤iflmedi¤ini vurgulad›lar.Grup Yorum’un müzik tarz› ve kültürsanat cephesinde verdi¤i mücadele ileilgili sorular›n cevapland›r›lmas› ile devameden söyleflide, Yorum üyeleri,kendi yaflad›klar› tecrübeleri dinleyicileriylepaylaflt›lar.Kamu emekçilerinin mücadelesi ileGrup Yorum’un kültür sanat alan›ndaverdi¤i mücadelenin ortak bir paydadabulufltu¤u kat›l›mc›lar taraf›ndan vurguland›.Yaklafl›k 1,5 saat süren söylefli,Grup Yorum’un konserine ça¤r› ile sonaerdi.RÖpOrtajBayramtepe’denHalk Cepheli Bir Esnaffiimdi herkesin al›nteri, eme¤iyle son kurufluna kadarharcam›fl, getirmifl yapm›fl. Onun gözünün önündegitmesini istemez. ‹nsanlar y›k›m oldu¤unu duyuncado¤all›¤›nda direnifle geçti. Orada kitleyi görünce birfleyler oldu¤unu anlad›lar. Y›k›m› duyunca geldiler.Buraya geldiklerinde 100 evi y›kmaya kararl›yd›lar.Direnifli görünce geri çekilmek zorunda kald›lar. Halk›nkararl›¤›n› gördüler mecbur çekilmek zorunda kald›lar.Polisin geri çekilmesi sonucu halk kendi gücünü gördü,bir flekilde hakk›m›z› kendimez savunabildiklerini, devletinde bir fley yapmayaca¤›n› anlad›lar. Çarenin dekendilerinde oldu¤una inand›lar ve burada direnifli gösteripkazand›lar diyebiliriz.Evdeki insanlar da çok s›cak kanl›lard›. Bizde çat›flmaiçindeydik eve almalar›, kap›lar›n› açmalar›, dükkanlar›n›aç›p gelin saklan›ndemeleri çok iyidi. Devletyanl›s› olanlar bile buradaisyan ettiler. Halk olabildi-¤ince yard›mc› oldu. Bizimiçin çat›fl›yorlar diyerek sahiplendiler.fiuan herkes bir kararl›l›-¤a, bir düflünceye sahip oldu.Bir daha ki geldiklerindeyine direnifle geçecekler.Karfl›t olan bir düflünce yok.Demokratik yollardan hiçbirflekilde çözüm olmaflaca¤›n›onlarda anlad›. E¤er olacak olsayd› evleri y›k›lmazd›.Polis her zaman ki gibi çok sert tepki verdi. Kendiyan esnaf›m›z›n ç›ra¤›n› sadece bakarken bakt›¤› içinpolis dövdü. Çocu¤unu üstü bafl›, herfleyi parçalanm›flt›.S›rf bakt›¤› için.Say›: 181HABER 47


değinmelerÇankaya’dah›rs›z varSincan A¤›r Ceza Mahkemesi, “Kay›pTrilyon” davas›nda "evrakta sahtecilik"lesuçlanan Abdullah Gül'üncumhurbaflkan› olmas› nedeniyle yarg›lanamayaca¤›nailiflkin karar› kald›rd›.Abdullah Gül'ün özel “evrakta sahtecilik”ve “Siyasi Partiler Kanunu’namuhalefet”ten yarg›lanmas› istendi.Memlekete bak›n;“Bal›k bafltan kokar” sözü san›r›zflimdi bürokratik olarak da tam yerineoturdu... En tepesinde bir trilyonu içeden, evrakta sahtecilik yapan birioturuyor. Baflka deyiflle, Çankaya’dah›rs›z var. Daha ne olsun, memleketinçivisi ç›km›fl... Ç›ks›n nitekim.BAM TELİ çizgilerHeykeliniyap›nheykelini‹çifller Bakan›Beflir Atalay, ‹stanbulValisi MuammerGüler’iöve öve bitiremedi.Güler’in çokbaflar›l› bir valioldu¤unu, görev yapt›¤› yerlerdeokullar, yurtlar, caddeler gibiyerlere isminin verildi¤ini, Beylikdüzü’ndeil idare meclisinintamamlad›¤› okula da Güler’inisminin verildi¤ini anlat›yordu.Bir de be¤enmezler, bak›n nekadar çok yerlere ad›n› vermifller.Oldu olacak heykellerini dediksinler her yere, ama özelliklede Taksim’e. Her 1 May›s’ta 1may›s Alan›’na ç›k›flta, onu “yadedelim!”diye!F›rsatlar,umutsuzlar›nde¤il,mücadeledenkorkmayanlar›nd›rJohann GoetheDo¤ru Soru:“Baz›lar›n›n, “‹ngilizler’in mi,Frans›zlar’›n m› mandas› alt›na girmekdaha iyi olur” diye tart›flt›¤› günlerde,O; ba¤›ms›z bir devlet kurdu.Doksan y›lda geldi¤imiz nokta iseortada:Hükümetin en düflük iflçi emeklisimaafl›n› 600 TL’den 900 TL’ye ç›karmagiriflimi, IMF’den dönüyor! Ba-¤›ms›zl›¤›m›zla (!) gurur duyabiliyormusunuz?”Mustafa Mutlu, 19 May›s 2009,Vatan48 DE⁄‹NMELER 24 May›s 2009


Tekellerin zenginleflmesinin bedeli: “‹stanbul’unyüzde 50’si canl› canl› tabutlar›nda yafl›yor”Forbes Dergisi’nin haz›rlad›¤›2009’un en zenginleri listesine Türkiye’den4. s›rada giren emlak patronuAli A¤ao¤lu’na bir röportajdasoruluyor: “1998 öncesi yap›lan inflaatlardahepimiz deniz kumu kulland›k,sa¤lam de¤iller” dediniz.Kendinizi de mi ihbar ediyorsunuz,dilinizin kemi¤i mi yok?”A¤ao¤lu’nun cevab› ise flöyle:“... Türkiye’deki yap› stokunun yüzde70’i oturulacak düzeyde de¤il. ‹stanbul’undeprem kufla¤›nda bir flehiroldu¤unu devlet, 1998’de yap›lanstatik hesaplarla kabul etti. Türkiye’dey›llar önce inflaat malzemesiinan›lmaz kötüydü. Deniz kumu vebalç›kla yap›lan beton kullan›l›yordu.Herkes gibi biz de kulland›k. ‹nflaatlar›m›zamühendis eli de¤miyordu.‹stanbul’un yüzde 50’si canl›canl› tabutlar›nda yafl›yor.... Makyajlabinalar›m›z› güzellefltirmeye,sa¤lamlaflt›rmaya çal›fl›yoruz...”(Milliyet, 18 May›s 2009)Tekelci bir burjuva olan A¤ao¤lunas›l çürük malzeme kulland›klar›n›anlat›yor; iflte böyle zengin oluyorlar,böyle Forbes’in listesine giriyorlar.Tekellerin sermayesi halk›n kan›,can› üzerine yükseliyor. Kim nekadar çok çalarsa, zenginli¤i o kadarart›yor.Onlar›nzenginli¤i70milyonun açl›¤›, yoksullu¤u,iflsizli¤i ve can güvenli¤inin,ifl güvenli¤ininolmamas› demektir.‹stanbul’da yaflanacak bir depremde55 bine yak›n insan›n ölmesibekleniyor. A¤ao¤lu 55 bin kifliyiölüme götürecek koflullar›n haz›rlay›c›lar›ndanbiridir. Zenginli¤inin,düzenin efendilerinden biri olman›ngetirdi¤i bir fl›mar›kl›kla suçunu itirafda ediyor. Peki bir savc› var m›bu tekelcinin yakas›na yap›flacak?‹stanbul’un yüzde 50’si tabutta yafl›yordiyor; var m› bu aç›klaman›ngere¤ini yapacak?..AKP’nin Soygun Ekonomisi’nden“Para yoksa hamilelermuayene edilmeyecek.”(Hürriyet, 17 May›s 2009)Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) taraf›ndan yay›nlanan 2008Sa¤l›k Uygulama Tebli¤i’nde sa¤l›kgüvencesi olmayan hamilelerinmuayene, tedavi ve do¤um giderlerininkarfl›lanmas› uygulamas›n›niptal edildi¤i belirtildi.Yoksullar söz konusu oldu¤undadevlet sosyal haklarda k›s›tlamayapmakta hiç tereddüt etmiyor.AKP, bir avuç soyguncu, asalakburjuvay› devlete yük olarak görmüyorama halk›n en asgari düzeydekisosyal harcamalar›n› yük say›-yor. Halk›n yaflamas› bile devletiçin külfet. Kendileri bu ülkenin eniyi hastanelerinde tedavi görürken,Amerikalar’da ameliyat olurken,çocuklar›n› Amerikalarda okuturken,halk çocuklar›n› daha do¤arkenölüme terk ediyorlar.*“Son 6 ayda 1.4 milyonkifli iflsiz kald›.”(Sabah, 16 May›s 2009)Afla¤›daki rakamlar, sefaletemahkum edilmifl Türkiye’nin bilançosudur:‹fiKUR: kay›tl› iflsiz say›s›yüzde 72.59 oran›nda artt›!TÜ‹K: ‹flsiz say›s› 3.6 milyonununüzerine ç›km›fl durumda!T‹SK: ‹flsizlikte y›ll›k oranson 20 y›l›n zirvesine ulaflt›!T‹SK iflsizli¤in rakamlar› hakk›ndaflu ek bilgileri veriyor:‘’2008 y›l›nda iflsizlik... en genifltan›mla 5 milyon 555 bin kifli oldu...‹flsizlik oran› geçen y›l›n ayn›dönemine göre yüzde 11.6’dan yüzde15.5’e ç›karak yeni bir rekork›rd›... Genç nüfusta iflsizlik oran›yüzde 21.2’den yüzde 27.9’a ç›kt›...“Umutsuzlar” olarak bilinen, iflaramay›p, çal›flmaya haz›r olanlar›nsay›s› 497 bin kifli artarak 2milyon 394 bine ç›kt›.”Son 20 y›l›n en büyük iflsizli¤iyaflan›yor. Bu, son 20 y›l›n en büyükyoksullaflmas› demektir.AKP ne iflsizli¤e, ne açl›¤a çözümar›yor. AKP’nin tek düflündü-¤ü patronlar›n krizden etkilenmemesidir.En büyük tekeller, krizisermayelerini art›rmak için nas›lf›rsata dönüfltürdüklerini övüneövüne anlat›rken, halk iflsizliktenne yapaca¤›n› flafl›rm›fl durumda.Tekellerin servetini büyütenAKP; yoksullar›n öfkesini törpülemekiçin de sadaka paketlerini, flükürcülükideolojisini devreye sokuyor.Ama bu tablo, er geç o büyükve kutsal öfkeyi do¤uracakt›r. Halk,canl› canl› gömüldü¤ü o tabutluklardanç›k›p, tabutluklar› yapanlar›nyakas›na yap›flacakt›r.‹flte TÜRK‹YE’nin ekonomiktablosu: Bir tarafta 1.5 milyar dolarl›kservetiyle, 2.5 milyar liral›kRolls Royce binen Türkiye’nin 4.zengini Ali A¤ao¤lu, di¤er taraftaonlar›n yapt›¤› tabutluklarda yaflamayamahkum edilen, iflten at›lanmilyonlar ve hiçbir sosyal güvencesiolmad›¤› için do¤um bile yapamayaca¤›söylenen yoksul kad›nlar!AKP tekelci burjuvaziye kazand›r›rken,halka sizin yaflaman›zagerek yok diyor. Yaflarsan›z da insancayaflamaya hakk›n›z yok!AKP’nin iflsizlik Sigortas› da,Sosyal Güvenlik Kurumu da, YeflilKart› da sorunlar› çözecek araçlarde¤ildir. Yukar›daki politikalar gösteriyorki, depremlerde yaflanacakher ölümün, do¤umlarda yaflanacakher anne ve bebek ölümünün do¤rudansorumlusu AKP’dir.Say›: 181HABER 49


Katledebilirsiniz, önderlerini imha edebilir,örgütlenmelerini da¤›tabilirsiniz; amaHALKI NE YOK EDEB‹L‹R,NE TESL‹M ALAB‹L‹RS‹N‹Z!Tamil halk› ve Tamil halk›n›n örgütlügücü Tamil Eelam Kaplanlar›(LTTE), tarihlerinin en büyük sald›-r›s›yla karfl› karfl›yalar.Sri Lanka ordusunun Ocak ay›ndanitibaren sürdürdü¤ü sald›r›lardabüyük darbeler ald›lar. fiu ana kadar15 bini aflk›n Tamil’in katledildi¤ibelirtiliyor. Katliam sürerken, tümemperyalist ve iflbirlikçi dünya seyretti.Tüm emperyalistler ve iflbirlikçiler,ellerini ovuflturarak,Sri Lanka ordusununTamil Eelam Kaplanlar›’n›ezmesini bekliyordu.fiimdi katliam›n ard›ndanakbabalar gibi sahneyeç›k›p, “insani yard›m”flovlar›na bafllad›lar. Sri Lanka devletiise 18 May›s’tan beri zafer naralar›at›yor. Tamil Kaplanlar›’n› bitirdi¤iniilan ediyor.Tamil gerillalar›n›n sözcüsü,yapt›¤› aç›klamada, silahlar›n› susturmakarar› ald›klar›n› aç›klad›.Birhalk› böyle nereye kadar, nezamana kadar hapsedebilirler?Tamiller, a¤›r bir yara ald›lar.Ama eminiz; Tamiller yine aya¤a kalkacaklar.Kavga büyüyecek yine. Yenilgilerindenç›kard›klar› derslerle yar›ndaha güçlü olacaklar.SözcüSelvarasa Pathmanathanaç›klamada flöyle diyordu:“Tek üzüntümüz, kaybedilenmasum yaflamlar ve daha fazla direniflgösteremeyiflimizdir.”Tamiller ve bütün ulusal sosyal“‹smail Karaman’›nKatilleri Cezaland›r›ls›n”kurtulufl hareketleri, kuflku yokki, Tamil Kaplanlar›’n›n mücadelesinden,son dönemde yaflad›klar›ndantüm yönleriyle derslerç›karacaklard›r. Fakat flunuflimdiden söyleyebiliriz ki; SriLanka devleti yan›l›yor, ilan ettiklerizafer erken zaferdir. Birhalk›n mücadelesi yok edilemez,bitirilemez. Tamiller yenilebilerler,ama yok edilemezler. Bir mücadelegeçici baflar›s›zl›klara,yenilgilereu¤rayabilir. Ama bu, o halk›n mücadelesininbitti¤i anlam›na gelmez.Bunun tarihte birçok örne¤i vard›r.Tamil halk›n›n kan gölü üzerindetepinerek zafer naralar›n› atanlar›nhevesleri kursaklar›nda kalacakt›r.Halk Cepheliler, 8 sene önce Avc›-lar-Firüzköy’de polisler taraf›ndaninfaz edilen ‹smail Karaman’›n katillerinincezaland›r›lmas› için eylemyapt›.22 May›s günü Bak›rköy Adliyesiönünde yap›lan eylemde “‹smailKaraman’›n Katilleri Cezaland›r›ls›n”pankart› aç›l›rken, “Adalet ‹stiyoruz”dövizleri tafl›nd›. “KahrolsunFaflizm Yaflas›n Mücadelemiz”,“Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z” sloganlar›n›nat›ld›¤› eylemde aç›klamay›Gökhan Aktafl okudu. “Bu ülkedehukuk var m›? Yasalar kiminiçin var?” diye soran Aktafl, ‹smailKaraman’›n halk›n›n özgürlü¤ü,vatan›n›n ba¤›ms›zl›¤›n› isteyen,hak ve özgürlüklerini isteyenleregözda¤› vermek için öldürüldü¤ünüsöyledi. “Katiller ne kadar korunupkollan›rsa kollans›n, de¤il 8 kaç 8sene geçerse geçsin ellerimiz hepyakalar›nda olacak. Asla unutmayaca¤›z,asla affetmeyece¤iz ve mutlakahesap soraca¤›z” diyerek aç›klamay›bitirdi. ‹smail Karaman’›nmahkemesine ailesi ve avukatlar›kat›ld›. ‹smail’i katleden polislerinavukat› ‹lhami Yelekçi de duruflmayakat›ld›. Mahkeme heyeti de¤iflti-¤i için müdahil avukatlar soruflturman›ngeniflletilmesi talep etti. Butalep do¤rultusunda Adli T›p raporlar›n›de¤erlendirilmesi için dava 6Temmuz’a ertelendi.50 TAM‹LLER 24 May›s 2009

More magazines by this user
Similar magazines