Oligarfli TEfiV‹K Ediyor!

yuruyus.com

Oligarfli TEfiV‹K Ediyor!

Lübnan’a asker göndermek,emperyalizmin askerli¤ini yapmakt›r!www.yuruyus.comHaftal›k Dergi / Say›: 6727 A¤ustos 2006Fiyat›: 1 YTL(kdv dahil)info@yuruyus.comUyuflturucuyu, fuhuflu, kumar›Kore’den Lübnan’a;Oligarfli emperyalizmin yan›ndaOligarfliTEfiV‹K Ediyor!MafyaMedyaGazi’denBa¤c›lar’a;Yoksulhalk›m›zmazlumhalklar›nyan›ndaPolis‹ktidarOrduBurjuvaziISSN 13005 - 7944Emperyalizmin ve oligarflininzulmüne, tecritine karfl›Direniyorlar‹stanbul’da kepenklerFilistin ve Lübnan halk›yladayan›flma için kapand›!


7 y›l geçtiAc›lar dün gibiTehlike dünkü kadarÇünkü her fley dünkü gibi!❃ 17 A¤ustos 1999'da sabaha karfl› 03.00’de sars›ld› yer. 40 bin insan›m›zcan verdi. Yaklafl›k 675 bin kifli evsiz kald›. 7 y›lda ne çarp›k yap›laflmaengelenebildi, ne baflka önlemler al›nd›. Depreme uygun evlerdeoturma imkan› bulanlar›n oran› yüzde 10’a bile ulaflamad›. Temel HaklarFederasyonu 17 A¤ustos’un y›ldönümünde yapt›¤› aç›klamada “Tam 7Y›ld›r Hiç Bir Önlem Yok!” diyerek özetledi gerçe¤i. Bir halk, “do¤alafet”lerin önüne at›lm›fl kurbanl›k koyun gibi...❃ Gölcük'te Kavakl› Sahili’nde, KocaeliAn›t Park`ta, Karamürsel`de, ‹stanbul Kad›köy’deanma törenleri yap›ld›. Unutmad›kölenleri. Ama hesap sormay› unuttuk.40 bin insan›m›z öldü. Ve düflünebiliyormusunuz; 40 bin insan›m›z›n ölümündenhiç kimse sorumlu tutulmad›. Katliamlar›,infazlar›, iflkenceleri, faili meçhulleri örtbasettikleri gibi örtbas ettiler 40 bin insan›m›z›nölümünün sorumlular›n›.❃ Türkiye’nin % 66’s› aktif fay hatlar›üzerinde. Bu do¤an›n ve tarihin takdiri.Evet, gerçekten bu meselede “do¤al” olansadece bu; “afet”ler de¤il. Türkiye’yi baflkabir co¤rafyaya tafl›yamay›z. Amabinalar›m›z depreme dayan›kl› hale getirilebilir.Türkiye’nin hangi fay hatlar›n›nüzerinde olaca¤›n› de¤ifltiremeyiz ama Türkiye’nin hangi yönetim alt›ndaolabilece¤ini de¤ifltirebiliriz. Bu “do¤asal” gerçe¤in, do¤al afetleredönüflmemesinin tek yolu da budur.❃ 7 y›ld›r güçlendirilmesi gereken 308 hastane binas›ndan sadece 11’i,24 ö¤renci yurdundan sadece 5’i, 97 çocuk yuvas›ndan 18’i güçlendirildi.Ya ötekiler?.. Ötekiler için ödenek yoktu. Ayn› 7 y›lda F Tipleri, poliskarakollar› için s›n›rs›z ödenek vard›... Dünyada deprem yüzünden hayat›n›kaybedenlerin çoklu¤u s›ralamas›nda, Çin ve ‹ran’dan sonra üçüncüs›rada geliyor Türkiye. Buna ra¤men 2007–2013 dönemi 9. Kalk›nmaPlan›nda depremle ilgili bir tek kelime yok. Herkes kendi bafl›n›n çaresinebaks›n diyor devlet. Çare bulamayan, yani para bulamayan ölümeraz› olsun!❃ Ankara Temel Haklar, 17 A¤ustos’la ilgili aç›klamas›n› flu sözlerlebitiriyordu: 17 A¤ustos yaflad›¤›m›z ülkeyi bir kez daha düflünmenin birvesilesidir. Unutturmaya çal›flt›klar› gerçekleri asla unutmad›¤›m›z› gösterelim.Gerçek yüzlerini bildi¤imizi hayk›ral›m! Yok say›lmad›¤›m›z,afla¤›lanmad›¤›m›z bir ülke için mücadele edelim!SözlerHalkın çıkarı en yüce yasaolmalı.(Latin Atasözü)●Halkını tüketen devletlerinkendileri de tükenir.(Eflatun)●Adaleti çiğneyen devletadamlarınıcezalandırmayan milletlerçökmek zorundadır.(Hz. Muhammed)●Halkın kadrini bilen,kendi kadrini de bilir.(Türkmen Atasözü)Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü:Sevtap TÜRKMENAdres: Katip Mustafa Çelebi Mah.‹stiklal Cad. Büyükparmakkap› TelSok. No:4 Kat:4/2 Beyo¤lu/‹STANBULTelefon: 0 212 251 94 21Faks: 0 212 251 94 35Yurtd›fl› Büro: Vak›f EFSANEPieter de Hoochstr. 303021 CS Rotterdam/NEDERLAND‹nternet Adresi: www.yuruyus.comMail Adresi: info@yuruyus.comISSN: 1305-7944Hesap No: 1051 - 1637885 SevtapTürkmen Türkiye ‹fl Bankas› fiiflli fib.Ofset Haz›rl›k: Ozan Yay›nc›l›kBask›: ASPAfi Pazarlama-Evren Mah. GülbaharCad. No:7 Ba¤c›lar/‹ST. Tel: 0 212 655 88 64Da¤›t›m: Merkez Da¤›t›m Pazarlama San. ve Tic.A.fi. Tel: 0 212 354 37 67Fiyat›: 1 YTLAvrupa: 4 EuroAlmanya: 4 EuroFransa: 4 Euro‹sviçre: 6 FrankHaftal›k Süreli Yerel Yay›nHollanda: 4 Euro‹ngiltere: £ 2.5Belçika: 4 EuroAvusturya: 4 EuroBüyükDireniflte fiehitDüfltülerHülya fi‹MfiEK- Küçükarmutlu direnifl mahallesinde, aln›ndakik›z›l bantla açl›kta geçirdi¤i her gün, bilgeli¤iyle ö¤retti.Pir Sultan ve Mahir sevgisiyle büyümüfltü, “15 yafl›ndanberi kat›ks›z bir anti-faflist”ti, bir halk önderi olarakölümsüzleflti. 4 Mart 1963’te Erzincan’da do¤du. AnadoluTAYAD’›n kurucu üyelerinden biriydi. F Tipleri gündemegeldi¤inde, Bursa’da destek eylemine bafllad›. Tutuklanmas›nara¤men eylemini b›rakmad›. Tahliyesinin ard›ndanKüçükarmutlu’ya gelerek ölüm orucunu orada sürdürdü.31 A¤ustos 2001’de direnifl evinde flehit düfltü.Ekrem Ak›nSAVAfi89-90 ö¤retim y›l›nda ‹stanbulÜniversitesi EdebiyatFakültesi ö¤rencisiykenDEV-GENÇ saflar›na kat›ld›.Fedakarl›¤›yla, kendini gelifltirmesiyle,militanl›¤›ylaDEV-GENÇ’in yönetici kadrolar›ndanbiri oldu. 31A¤ustos 1992’de ‹stanbulReflitpafla’daki evinde polis taraf›ndan pusuyadüflürüldü. Tüpgaz› silah yaparak direndi veflehit düfltü.AydemirfiAH‹NNurhanAZAKBa¤›ms›zl›k Demokrasi Sosyalizm MücadelemizinAsumanKOÇFatma Tokay KÖSE- 19-22 Aral›k Katliam›’n›nard›ndan Kütahya Hapishanesi’nesevkedildi.6. Ölüm Orucu Ekibidireniflçisi olarakölüm orucuna bafllad›.Direniflin 96. flehidi olarak 31 A¤ustos2002’de ölümsüzleflti.Fatma Tokay Köse, 14 Eylül 1967, Elaz›¤-Alacakaya Çatakl› Köyü do¤umluydu.1987’de Hacettepe Üniversitesi’nde ö¤renciykendevrim mücadelesine kat›ld›. 1990’akadar, gençlik örgütlenmesinde yerald›. Birsüre sonra illegal örgütlenmede K›rflehir,Nevflehir ve K›r›kkale sorumlusu olarak görevüstlendi. 1994’te tutsak düfltü.Ali R›zaKARAGÖZGazi halk›n›n faflizmekarfl› mücadelesi içindebüyüdü. Gazi halk›n›nsevdi¤i, sayg› duydu¤u birdevrimciydi. 1991’de Silahl›Devrimci Birliklerüyesi oldu. 1 Eylül1992 günü ‹stanbul Avc›lar’dabir iflkenceci polisincezaland›r›lmas› eyleminde SDB Komutan›olarak flehit düfltü.HülyaATEfiOrhanKORKURTAydemir Hekimhan’dan, Nurhan Pertek’ten, Asuman Çemiflgezek’den, Hülya Hozat’tan, Orhan Marafl’tan, bulunduklar›yerlerde halk›n mücadelesini örgütleyerek, üç kad›n gerilla, daha köylerinde iken düzenin kad›na biçti¤irolleri reddederek umudun bayra¤›n› dalgaland›rmak üzere da¤larda biraraya gelmifllerdi.Dersim ‹brahim Erdo¤an K›r Gerilla Birlikleri Hayri Koç Müfrezesi’ne ba¤l›yd›lar. Grup Komutanlar› Aydemir fiahin’di.1994’ün 3-4 Eylül günleri boyunca Dersim’in Çemiflgezek ‹lçesine ba¤l› Ulukale Köyü Arasor Deresi mevkiindesüren çat›flmalarda flehit düfltüler."Hay›r. Ülkemizi kaybetmekten ve köleleflmektense, her fleyimizi feda ederiz. En a¤›r yoksullu¤a ve enbüyük ac›lara katlanmak zorunda kalsak da her fedekarl›¤› yapmaya haz›r›z. Zafer kesinlikle bizim olacak."(Ho Chi Minh)31 A¤ustos6 EylülFatma Tokay KÖSEKahramanl›klar Do¤uran AnalaraKahramanlar› do¤uran kahramanlarBu toprakta nice tohumlar ekipFidanlar yetifltirdiniz.Analar ah analarYaflatmak için onuruKorumak için namusuVe büyütmek için umudu"yetmiyorsa feda olan can parçalar›m›z,bu kez biz can verece¤iz.En önde biz gidece¤iz" dedinizAnalar ah analarKurdu¤umuz ölüm ve zafer halay›n›nD›flardaki mendil sallayanlar›Bitmeyecekti bu kavga bildinizAl, mor, ak, kara yemenilerinizi düflürmediniz.Analar ah analarKahramanlar büyüten kahramanlarKahramanlar do¤urmak yetmediKahramanl›klar do¤urdunuz.Analar ah analarfiimdi zafer daha yak›nfiimdi bir kat daha büyüdüÇünkü;(sansüre u¤ram›fl bir cümle...)Bir de ak sütünüzle beslediniz.1 Ocak 2001Fatma Tokay KöseHo Chi M‹NH3 Eylül 1969Dünya halklar›n›n “Ho Amca”s›yd›. Bu s›-fat›, Vietnam devrimindeki teorik, pratikönderli¤iyle, halk›n› kurtulufla ulaflt›rankurmayl›¤›yla kazand›. 1925’te yakt›¤›kurtulufl atefli, Amerikan emperyalistleriVietnam’dan kovuluncaya kadar sönmedi.Giap’›n sözleriyle “Gücünü proleterya enternasyonalizmineve sosyalizmine s›k› s›-k›ya ba¤l›l›ktan, halk›na duydu¤u s›n›rs›zaflktan, kahramanl›k ve yurtseverlik gelene¤indenal›yordu... M-L ›fl›¤›nda enyüksek düzeye ulaflan ça¤›m›z›n sosyalistdevriminin getirdi¤i ahlaki ilkeler Ho Amca'da somutlaflm›flt›r...” 3Eylül 1969’da aram›zdan ayr›ld›¤›nda eflsiz bir direnifl destan›n› veparlak bir zaferi dünya halklar›na miras b›rakt›.


Yozlaflmaya izinvermeyece¤iz!Yozlaflma oligarflinin teflvik etti¤i bir unsursa, oligarflininbir politikas›ysa, halk›n örgütlü güçlerinin de yozlaflmayakarfl› bir politikas› ve plan› olmal›d›r.Yozlaflmay›, bugün toplumun üzerineçökmekte olan bir karabasanabenzetebiliriz. Televizyonlardan,gazetelerden, burjuva politikac›lardan,burjuvazinin sinemas›ndan, müzi¤inden,edebiyat›ndan, devletin polisinden,e¤itiminden empoze edilendüflünceler, al›flkanl›klar ve yaflambiçimleriyle, flu veya bu biçimdeyozlaflmaya sürükleniyor toplum.Yozlaflma, bir tür kuflatmad›r. Yozlaflt›r›lanbir toplumun sosyal ve siyasalyaflam›, art›k denetim alt›na al›nm›fldemektir. Yaflam›n ipleri “yozlaflt›rmamerkezleri”nin eline geçmifltir.Peki kim bu “yozlaflt›rma merkezi”?Baflka türlü sorarsak, toplumukim, nas›l yozlaflt›r›yor? Ve kimlerbundan fayda umuyor? Bunun cevab›aç›k olsa da, en genifl kitleleriçin ayn› aç›kl›ktan sözedilemez...Yukar›da dedik ki, yozlaflmay› teflvikedenler burjuva televizyonlar, gazeteler,politikac›lar, düzenin polisi, sanatç›lar›...d›r.Fakat, ayn› burjuva politikac›lar,flikayet ediyorlar yozlaflmadan.Uyuflturucu, fuhufl operasyonlar›n›yapan da iktidar ve onunpolisi. Uyuflturucu, fuhufl operasyonlar›n›polise övgüler dizerek haberyapan da onlar. ‹flte bu tablo, yozlaflman›nas›l kayna¤›n›n ve teflvikçileriningörünmesini engelliyor. S›radaninsan›m›z, “devlet kendi vatandafl›n›uyuflturucuya al›flt›r›r m›?” diye veya“devletin polisi fuhufl yapt›r›rm›?” diye düflünür. Hele her a¤›zlar›-n› aç›flta, ahlaktan, milli ç›karlardan,milletin yüceli¤inden sözeden burjuvapolitikac›lar›n›n uyuflturucunun,fuhuflun, kumar›n, çeteleflmenin, k›-sacas› yozlaflman›n teflvikçisi oldu-¤una pek ihtimal vermez. Aralar›ndabirkaç tane öyle varsa bile “münferittir”diye düflünür.Birincisi, sistem, yozlaflman›n objektifolarak teflvikçisidir. Halk›yoksullaflt›rarak, iflsizlefltirerek, çaresizlefltirerek,insanlar› “geçinmek”için her türlü afla¤›lanmay›, horlanmay›kabul etmeye ve her türlü namussuzlu¤uyapmaya zorluyor. ‹nsanlar›önce çaresizlik batakl›¤›naat›yor; o batakl›k, yozlaflma batakl›-¤›na geçifl yeridir. Çaresizlik batakl›-¤›na düflen, oradan ç›kmak için rüflvete,h›rs›zl›¤a, gaspa, fuhufla, uyuflturucuyasar›ld›¤› anda, öteki batakl›-¤a çekilmifl oluyor. Sefaletin oldu¤uyerde, her türlü yozlaflman›n üreyece¤i,sosyolojik bir gerçektir.‹kincisi, sistem, ideolojik ve kültürelolarak yozlaflman›n teflvikçisidir.Oligarfli tüm araçlarla, köfleyidönmek, para kazanmak, lüks içindeyaflamak için her türlü ahlaki de¤erinterkedilebilece¤ini, her türlü de¤erinsat›l›¤a ç›kar›labilece¤ini empozeediyor. Böyle yapanlar› topluma “örnek”modeller olarak sunuyor, tümtoplumsal sorumluluklar unutturulup,“bireysel baflar›” her fleyin önüne konuluyor.Ve “baflar›”ya giden yolda,her fleyin ama her fleyin mübah oldu-¤u ö¤retiliyor.Üçüncüsü, oligarflinin yozlaflmadakirolü, sadece izledi¤i ekonomikpolitikalar ve empoze etti¤i ideolojiaç›s›ndan “dolayl›” bir rol de¤ildir.Oligarfli, do¤rudan da yozlaflmay›teflvik eden, organize eden bir konumdad›r.Uyuflturucu, kumar, fuhuflve benzeri pislikleri örgütleyen, yayantüm mafya örgütlenmeleri, devletlebir flekilde iliflkilidir. “Kara para”diye adland›r›lan uyuflturucu, fuhufl,insan kaçakç›l›¤›ndan elde edilenparalar, oligarflinin bütçesinin önemlibir bölümünü oluflturmaktad›r.Oligarflinin yozlaflmay› teflvik politikas›,ekonomik, siyasi, sosyalbirçok amac› içerir. Baflka bir deyiflle,oligarfli yozlaflmay› teflvikle, birtaflla birkaç kufl vurmufl olur. Bu politikayla,hem toplum yozlaflt›r›lm›fl(ki belirleyici olan› budur), hem oligarflininbütçesine hat›r› say›l›r mik- 3 Yozlaflmaya izin vermeyece¤iz5 Arkalar›nda polis varsa, karfl›lar›ndaHALK var7 BM gölgesinde sald›rganl›k9 Lübnan’a asker göndermek, Siyonistlereaskerliktir11 Kad›köy’de miting12 HÖC’ün ça¤r›s› ile kepenkler Filistin veLübnan halk› için indi15 Katil ABD Ortado¤u’dan defol16 Emek: AKP memurla dalga geçiyor18 Avukatlar tecriti tart›fl›yor-221 ‹srail Bölüm: 326 ‹ran’›n Kürt düflmanl›¤›29 Devrimci Yol üzerine bir kitap34 15 yafl›nda katledildi35 ‹hlal ve sald›r›lar sürüyor36 Umudun Kaptan›39 “Benim vicdan›m kald›rm›yor”41 Sald›r›, linç, provokasyon özgürlü¤ü42 Hayat›n ‹çindeki Teori: “Milli ç›kar”, “insanimisyon” demagojileriyle perdelenen46 Hem h›rs›z hem mürteci47 Kapitalist Batakl›k: Bir sürtü¤ün peflindekimedya48 Aleviler tav›r almal›d›r50 Söz gençlikte: “Gönüllü ba¤›fl” haraçlar›


BM karar›n›nmürekkebikurumadan,‹srail 19A¤ustos’taLübnan’›nBekaa Vadisi’ndeki Baalbek bölgesinibombalad› ve “komando operasyonu”yapt›. Üst düzey bir Hizbullahyetkilisinin hedeflendi¤i duyurulanoperasyonda, ‹srail askerlerikarfl›lar›nda Hizbullah gerillalar›-n› buldu ve geri çekilmek zorundakald›. ‹srail resmi aç›klamas›na göre,bir asker ile üç gerilla öldü. Baz›kaynaklar ‹srail’in kayb›n›n 6 oldu-¤unu duyurdu. ‘Çat›flmalar›n durdurulmas›’karar›n› alan emperyalistlerseslerini ç›karmazken, BM GenelSekreteri Koffi Annan "ihlaldenendiflesini” (!) dile getirdi sadece.‹srail, yenilgiyi bertaraf etmeyeçal›fl›yor. Y›pranan imaj›n› düzeltecek,kendi kamuoyuna bir “zafer”arma¤an edecek hesab›yla yap›lanbir operasyondur bu. Öyle ya, Lübnaniçlerine giren ve “tereya¤›ndank›l çeker gibi bir Hizbullah yetkilisiniöldüren/yakalayan ordu!” Amayine hesap tutmad›. 34 gün bir ülkeyiy›k›p, Hizbullah’a ciddi bir darbevuramam›fl olman›n getirdi¤i sorun,daha bu tür birçok ‹saril sald›r›s›n›da beraberinde getirecektir. AdaletsizBM karar›n›n uygulanmas› daesasen ‹srail sald›r›lar›n›n bir biçimdesonuç almas›na ba¤l›d›r.1701 izinli sald›r›‹srail ‘ateflkesi’ ilk günden ihlal ettiBM gölgesinde sald›rganl›kBu sald›r›, BM karar›n›n “aç›kihlali” olarak yorumland›. Bir yan›ylado¤ru olsa da, asl›nda tam tersine1701 say›l› karar›n kendineverdi¤i “haklar›” kullan›yor ‹srail.BM karar›n› de¤erlendirdi¤imiz yaz›lar›m›zdabu durumun alt›n› çizmifl,karar›n ‹srail’in sald›r›lar›nason vermesini aç›k bir flekilde istemeyerek,yeni sald›r›lara yeflil ›fl›kyakt›¤›n› dile getirmifltik. Yine“Hizbullah’a silah sevkiyat›” ile ilgilibölümün yeni sald›rganl›klar›nzemini oldu¤unu söylemifltik.‹srail cephesinin aç›klamalar› dabu yönde. Örne¤in; ‹srail ÇevreBakan› Gideon Ezra, "Lübnan ordusuve uluslararas› güç konufllanmad›¤›sürece Suriye'den silah sevkiniönleme operasyonlar›n› durdurmayacaklar›n›”belirtirken, TurizmBakan› Isaac Herzog, "1701'iihlal etmedik. Karar›n Suriye ve‹ran'dan Lübnan'a silah naklini önlemeyeyönelik net talimat› var" dedi.Sanayi Bakan› Eli Yiflay ise, teröristliklerinigizlemeden, “Hizbullah'asilah sevkine izin vermenin sorumlulu¤uLübnan'dad›r. Ona 'yasevk›yat› durdur ya da altyap›n› imhaederiz' ültimatomu vermeliyiz"diye konufltu. (21 A¤ustos, Radikal)‹srail “demokrasisinin” ironikbir örne¤i olarak, çevre, sanayi veturizm bakanlar›n›n kontra flefleriniaratmayan aç›klamalar›, s›rt›n› BMkarar›na, yani emperyalistlere dayayanbir küstahl›¤›n ifadeleridir.BM karar›, ülkesini savunan›n,direnenin elini ba¤lay›p, sald›rgan›özgür b›rakma karar›ndan baflka biranlam tafl›mamaktad›r.1701 gerçekte ‹srail'i Lübnan iflgalinibitirmeye ça¤›rmad› ki! ‹srail'inLübnan ordusu ve UNIFIL'ingüneye konufllanmas›na paralel olarakçekilmesi öngörülüyor. Yani, ‹srail’inne zaman çekilece¤i tamamenmeçhul ve kendince Hizbullah’ailiflkin herhangi bir “flüphe”öne sürerek sald›r›lar›n› sürdürmesininzemini bizzat 1701’in içindevar. Hizbullah'a 'tüm sald›r›lar›n›durdur’ deyip, ‹srail'e ise sadece'sald›r›ya yönelik askeri operasyonlar›n›durdur’ denilmesi; ‹srail'in'kendini savunma’ gerekçesi ile, hertürlü sald›r›y› yapmas›na daha bafltanzemin haz›rl›yor.Hizbullah: Direnifl sürecek727 A¤ustos 2006 / 67Hizbullah liderlerinden fieyhNaim Kas›m, Lübnan ordusunun ülkeyisavunmaya haz›r hale gelenedek, geri çekilmeyeceklerini kaydederek,ElCezire’ye fluaç›klamay›yapt›: “‹srailsald›rganl›¤›sorununuhalledebilecek alternatif bir savunmastratejisi bulundu¤undanemin olana dek direniflin sürmesigerekiyor.”Hizbullah meflru direnifl hakk›n›,ülkesini savunma sorumlulu¤unuyerine getirecektir. Bu tutuma, “terörizm”diyenler, b›rak›n ‹srail istedi¤iniyaps›n diyenlerdir. Direnenlereteslimiyet dayatanlard›r. Ancak,‹srailli Tümgeneral ‹do Nehufltan’›nda söyledi¤i gibi, "Bir Hizbullah siperinebeyaz bayrak çekilmesinibekliyorsan›z, sizi temin ederim kiböyle bir fley olmayacakt›r."Hizbullah, bir yandan ülkesineyönelik sald›r›y› püskürtürken, öteyandan imar çal›flmalar›na bafllad›bile. Mevzilerde çarp›flan gerillalarflimdi de Siyonistlerin y›kt›¤› enkazlar›naras›nda hasar tespitleri yap›yor,ailelere para yard›m›nda bulunuyorlar,yollar› yap›yorlar. Hizbullah’›nçok k›sa sürede yaflamageçirdi¤i bu örgütlenmesi ise, enfazla emperyalistleri rahats›z etti.ABD, iflbirlikçisi Arap rejimlerineultimatom vererek, halka yard›mdaöncülük almalar›n› istedi. Üst düzeybir Amerikal› yetkili ise, “Bu adamlar(yani Hizbullah) buldozerleriyleoradalar. Peki biz ne yap›yoruz?”sözleriyle rahats›zl›¤›n› dile getirdi.Sizin ifliniz y›kmak!‹srail hezimeti tart›fl›yor‹srail cephesinde ise, yenilgi tart›flmalar›artarak devam ediyor.Baflbakan Ehud Olmert ve SavunmaBakan› Peretz’in istifas› istenirken,‹srailli askerler Genelkurmay’a karfl›birbiri ard›s›ra aç›klamalar yap›-yor, suçlamalarda bulunuyorlar. 21A¤ustos’ta bir aç›k mektup yay›nlayan‹srailli askerler, “Operasyonunbaflar›s›zl›¤›n›n sorumlusu olan askerive sivil yetkililerin cezaland›-r›lmas›n›” talep etti. Yüzlerce gençsubay›n imza att›¤› mektup, Haaretz


Gazetesi’nde yay›nland›. Mektuptaflu ifadeler yerald›:“Akl›m›zda ‘‹srailliler’in hayat›n›korudu¤umuz’ düflüncesi vard›.Ancak amac› belli olmayan savafltagörevler iptal edildi; profesyonelolmayan kararlar al›nd›. Hatalaryüzünden arkadafllar›m›z öldü. Busavafla olan inanc›m›z› sorgulamam›zayol açt›. Biz savaflç›lar ile yönetimaras›ndaki güven bunal›m› busavaflla ilgili kapsaml› bir soruflturmaaç›lmadan afl›lamayacakt›r.”12 Temmuz’da bafllat›lan sald›r›-dan üç gün sonra, “Hizbullah’›nmuharebe gücünün yüzde 60’›n› çökerttik.Yak›nda zafer bizim olacak”aç›klamas› yapan ‹srail GenelkurmayBaflkan› Dan Halutz, protestolar›nda hedefi oluyor. Halutz’un 21A¤ustos’ta konuflmas›n› dinleyenaskerler, “Savafl› senin yüzündenkaybettik” yaz›l› bir pankart açarak,“Hatalar sürerse bir sonraki savaflta,cepheye gelecek asker bulamayacaks›n›z”sloganlar› att›lar.Hizbullah’›n zaferi sadece ‹srail’ikar›flt›rmad›, emperyalistleri deendiflelendirdi. Hizbullah’›n “fiii islam”kimli¤inden önce Arap ulusalc›,‘anti-emperyalist’ söylemleri öneç›karmas›, bu endifleyi daha da art›-r›yor. Bush’un “biz kazand›k” hamasetiningerçe¤i yans›tmad›¤›n›bilen ve bölgede emperyalist ç›karlaraç›s›ndan engellerin büyüme potansiyelitafl›d›¤›n›n fark›nda olanlar,kendi cephelerinden, sistemingenel ç›karlar› aç›s›ndan daha “ak›lc›”öneriler getiriyorlar.18 A¤ustos tarihli Financel Times’te(bilindi¤i gibi, dünya çap›ndatekellerin gazetesidir) ‘HizbullahOrtado¤u'yu bafltan çizdi’ bafll›kl›yaz›s› yay›nlanan, Frans›z SosyalBilimler Profesörü Olivier Roy,bunlardan biri. Hizbullah’›n “k›smibaflar›s›n›n” Ortado¤u’yu de¤ifltirmeyebafllad›¤›n› belirten Roy, geçmifltefiiiler’i k›nayan Sünniler’inde “ABD-‹srail karfl›tl›¤› nedeniyleHizbullah'a destek vermesiyle, bölgedeyeni bir ‹slamc›-Arap milliyetçiak›m do¤du¤unu” kaydediyor veyap›lmas› gerekeni flöyle ifade ediyor:“Hizbullah ne silah b›rak›r nede marjinalleflir; Hizbullah'la baflaç›kman›n tek yolu, örgütün siyasiparti olarak merkeze konumlanabilece¤iyeni bir Lübnan siyaseti içinbask› yapmak. Bat›, Afganistan'danLübnan'a kadar tüm savafl alanlar›-n› birbirine ba¤layabilecek birArap milliyetçili¤i-Sünni militanl›-¤›-fiii hilali sinerjisini k›rmak istiyorsa,Hamas ve Hizbullah gibi ‹slamc›hareketleri daha da merkezeçekmeye çal›flmal›.”Türkçesi; emperyalist politikalar›nbaflar›s›n› istiyorsak, direniflgüçlerini sistem içine çekmeli, merkezde,yani emperyalist kapitalizmins›n›rlar› içinde eritmeliyiz.Bombalar, Hamas’a yönelik ambargolar,BM karar› ya da Lübnan siyasetineHarriri suikastinden bu yanayap›lan müdahaleler; tümü temeldebu amaca yönelik: EmperyalizminBüyük Ortado¤u Projesi önündekiengelleri ya imha ile ya da “zarars›z”hale getirerek etkisizlefltirmek.Bebek katillerinin avukatlar›Lübnan’da yaflanan vahflette, emperyalizmin bölgejandarmas› ‹srail kadar, ABD’si Avrupas› ile sisteminas›l sahipleri de büyük teflhire u¤rad›. Bugüne kadardillerine dolad›klar›, insan haklar›, demokrasi vb. bütünkavramlar parçalanm›fl bebek ölülerinin alt›nda kald›.fiimdi tüm bunlar› enkaz alt›ndan ç›kar›p yenidenparlatma zaman›. Bunun ilk flart› ise, o çocuk, bebek,sivil ölümlerini Hizbullah’a yüklemek. ‹srail’in “Hizbullahsivilleri, çocuklar› kalkan yap›yor” türü aç›klamalar›bafl›ndan beri vard›, ancak hiçbir inand›r›c›l›¤›da yoktu. fiimdi onun yerine, burjuva bas›n›n Amerikanc›tak›m›, kapitalizmin k›l›c›n› sallayan liberaller ald›.Ülkemizde genel havan›n direniflten yana basmas›ndanda büyük rahats›z duyan bu kesimler, Hizbullah’›suçlayan, “terörist” oldu¤unu kan›tlamayaçal›flan yaz›lar döflenmeye bafllad›lar.Bu suçlamalar aras›nda en alçakça olan›ise, “Hizbullah bilerek çocuklar› katlettiriyor”yalan›.Bir Frans›z gazetesi yazm›fl, Vatan’danMine G. K›r›kkanat tafl›m›fl, Ertu¤rulÖzkök de al›nt› yaparak teorisiniyapm›fl. Olay flu: Bir Lübnanl› gece evinindam›ndan sesler duymufl, bakm›flHizbullahç›lar roket yerlefltiriyor ve buradan ‹srail’eatefl ediyor, hemen evi boflaltm›fllar ve ard›ndan ‹srailbu evi vurmufl. Teori ise flu: ‹flte bütün y›k›lan evlerböyle y›k›ld›, suçlu Hizbullah’t›r... Ortado¤u “çocuklar›mazlum” haline getiriyormufl, propagandas›nda kullan›yormufl,ama ‹srail bunu yapm›yormufl!‹nsaf! Binlece evi, binlerce insan› böyle aç›klayabilmekancak ars›z bir ‹srail ufla¤›, uslanmaz bir Amerikanc›l›klave direnen herkese düflmanl›kla mümkündür.Çocuk katillerini sorgulamay›p, katledilenleri suçlamak,nas›l bir ahlakla mümkündür?Onlar›n ahlak›n›, bunlar› söyleten ideolojiyi biliyoruzelbette. Ama as›l dikkat çekici olan, Özgür Gündem’inkimi yazarlar›n da ayn› flekilde “Hizbullah’›nçocuklar›, sivilleri kalkan yapt›¤›n›, kulland›¤›n›” söylemesidir.Yelda (15.08.2006) ve Ayfle Günaysu(16.08.2006), “çocuklar› kullanmakla”suçlanan ve Diyarbak›r’da Enesler’inkatlini bu demagoji ile aç›klayan oligarflikkesimlerle, Özkökler’le yanyana gelirken,as›l olarak Enes’e kurflun s›kt›klar›n›bilmeleri gerekir.Bofl yere ç›rp›nmay›n; savundu¤unuzsistemin gerçek yüzü tüm ç›plakl›¤›ylaortadad›r, ne jandarmalar›n›z› ne de a¤ababalar›n›z›aklayabilmeniz mümkündür.827 A¤ustos 2006 / 67


Lübnan’a asker göndermek,siyonistlere askerliktir!BM karar› do¤rultusunda Lübnan’›ngüneyinde konuflland›r›lacak‘Ulusulararas› Güç’ UNIFIL hememperyalistler, Lübnan ve ‹srail boyutuylatart›fl›l›yor, hem de Türkiye’ninbu güce kat›l›m› boyutuyla.Emperyalistler, ‹srail katliamlar›ylaboyun e¤diremedikleri Hizbullahve Lübnan halk›n› BM karar› veUNIFIL ile istedikleri yere getirmeyiamaçlamaktad›rlar. Ancak meselebununla bitmiyor, flimdi bu gücekim asker verecek, gücün görevi neolacak gibi en temel sorunlar oda¤aoturmufl durumda. Emperyalistler,Hizbullah’› silahs›zland›rmay› çokistemelerine karfl›n, bir ço¤unun askerverme konusunda gönülsüz olduklar›da bir gerçek. Çünkü, aç›ktantelafuz edilmesi de bu gücün entemel misyonu, Lübnan’›n güvenli-¤i ya da “bar›fl” de¤il, Hizbullah’›nsilahs›zland›r›lmas›d›r. Bu da,onunla çat›flmak demektir. ‹flte bunedenle birçok ülke asker say›lar›n›azalt›yor, ya da hiç göndermeyecekleriniaç›kl›yor. Kendilerinin deyifliyle,“bar›fl gücü kufla dönmüfl” durumda.Direniflin gücü, emperyalistlere,iflbirlikçilerine geri ad›m att›r›-yor.Emperyalistlerin, “Müslümanco¤rafya”da böyle bir güç oluflturmakiçin, tepkileri asgariye çekmehedefiyle UNIFIL’e müslüman ülkelerdenasker katma politikas› malum.Can› tatl› Bat›l› emperyalistler,ucuz askerleri cepheye sürmek istiyorlar.UNIFIL'e toplam 4 bin askerlekat›lmay› öneren Endonezya,Malezya ve Bangladefl bu ülkelerdenüçü. Ancak, ‹srail Baflbakan›Ehud Olmert, ‹srail'le diplomatikiliflkisi bulunmayan ülkelerin UNI-FIL'e kat›lmas›n› kabul etmemeyikararlaflt›rd›klar›n› aç›klayarak, ‹srailile diplomatik iliflki kurmay›reddeden bu ülkeleri de bir anlamdareddetmifl oldu. ‹srail’in iste¤i bafltanbu yana, “Avrupa devletlerindenkurulu bir güç”. En son gelinen aflamada,‹talya’n›n bu güce komuta etmesitart›fl›l›yor.Emperyalistlerin “müslüman ülkeihtiyac›n›” karfl›lama konusundaen önemli seçene¤i ise, elbette Türkiye.AKP iktidar› da bu konuda gönüllüoldu¤unu en bafl›ndan aç›klam›flt›zaten.AKP ‘Haz›rolda’ BekliyorAKP iktidar› Lübnan’a askergöndermek için haz›rl›klar›n›n sonaflamas›na geldi. Bunun için, D›fliflleriBakan› Abdullah Gül ‹srail,Lübnan, Filistin ve Suriye’yi kapsayangeziler düzenledi, BM GenelSekreteri Kofi Annan ülkemize geliyor,emperyalist liderlerin telefontrafikleri durmadan iflliyor. BakanlarKurulu asker gönderme karar›n›ald›, flimdi bunu meclisten geçirmekiçin tezkere haz›rl›yor. Yap›lanaç›klamaya göre, tezkere 19 Eylültarihinde TBMM’de görüflülüp oylanacak.MGK toplant›s›nda, emperyalistlerinBM karar›n›n “Tam uygulanmas›na”destek verilerek, iflbirlikçili¤indevlet politikas› oldu¤ubir kez daha teyid edildi.Hükümet cephesinden yap›lanbütün aç›klamalar, Türkiye’nin“muharip güç olarak gitmeyece¤i”üzerine oturuyor. “‹nsani yard›m”amaçl› gidilecekmifl!Hiçbir demagoji, hiçbir “diplo-927 A¤ustos 2006 / 67masi turu” flu gerçe-¤in üzerini örtemez:Lübnan’a askergöndermek, emperyalist-siyonistittifakaaskerlik yapmakt›r.AKP’nin askergönderme demagojileri,“insani boyut”,“biz savaflmaya de¤il,yeniden yap›lanmayahizmet için gidiyoruz”söylemleri, emperyalizminhizmetinegirmeyi perdelemekiçindir.Uluslararas› güç, Lübnan halk›n›‹srail sald›r›lar›ndan korumayacak,böyle bir görev tan›mlamas› da zatenyok. Birinci görevi, ‹srail’in sald›r›lar›naHizbullah’›n cevap vermesiniengellemek. ‹kincisi, Hizbullah’›silahs›zland›rmaya çal›flmak.Üçüncüsü, Lübnan’da emperyalizmiflbirlikçisi bir hükümet yaratman›naskeri aya¤›n› oluflturmak...Bu güce asker veren bütünülkeler de, hangi demagojiye baflvururlarsavursunlar, temel olarakbu ifllevleri yerine getireceklerdir.Bir an, UNIFIL’e Lübnan halk›-n› koruma görevi de verildi¤ini varsayal›m.Nas›l yapacak bunu? UNI-FIL 1982’de Güney Lübnan’a konuflland›r›ld›.1996’da ilk KanaKatliam› yafland›¤›nda sivil halkBM bayra¤› alt›ndaki UNIFIL karargah›nas›¤›nm›fllard› ve ‹srail buray›bombalayarak katliam yapt›.BM müfettifli Hollandal› GeneralFranklin Van Kappen’in olay sonras›haz›rlad›¤› rapor da, ‹srail’in sivilhalk›n s›¤›nd›¤› BM kamp›n› bilerekbombalad›¤›n› ortaya koyuyordu.Peki ne yapt› BM buna karfl›; ‹srail’eyönelik hiçbir yapt›r›m sözkonusuolmad›. Bu sald›r›da da 4 BMgücü askeri öldürüldü yine bunakarfl›n UNIFIL ya da BM ne yapt›‹srail’e karfl›? Hiçbir fley.Lübnan’a gidecek güç her halükarda,emperyalistlere ve siyonist‹srail’e hizmet edecek demektir.“Oraya gidersek istihkam ve insaniyard›m amaçl› gideriz” söylemleri


AKP iktidar›n›n ‹srail’inLübnan halk›nasald›r›s›nailiflkin söyledikleriher söz laftad›r,pratikte yap›lanlarise, sadece ‹srail’inistedikleri ve‹srail-ABD politikas›do¤rultusundaolanlard›r.aldatmad›r. BMya da NATOad›na oluflturulanbütün bugüçlerin ad›nabak›n, oligarflininkat›lma gerekçeleriniinceleyin,mutlakahepsinde “bar›fl,insani yard›m”gibi kavramlar›bulursunuz.Afganistan iflgalini sürdürmeninad› da bar›fl ve insani yard›md›r;Balkanlar’› paramparça eden emperyalistsald›r›n›n askerli¤ini yapmakda “bar›fl ve insani” görevdir.Somali’ye de ABD ad›na gittiklerinde“bar›fl misyonu” ile gitmifllerdi.Bunlar masald›r.AKP Emperyalizme Hizmet‹çin Anadolu GençlerininKan›n› Pazarl›yorYok “Ortado¤u’da Türkiye’ninartan önemi”ymifl... “Türkiye bölgeyeilgisiz kalamaz”m›fl... “Irak’aasker göndermemenin bedeliniPKK’nin artan eylemleriyle ödemifl...”Yok “bar›fl›n sa¤lanmas›nakatk› sunacaklar”m›fl... Bunlar›n tümüiflbirlikçili¤i gizlemek için y›llard›rbaflvurulan hamasi, flovenistyalan ve demagojilerdir.Peki AKP iktidar› neden bu kadargönüllü asker gönderme konusunda?Birincisi; 1 Mart tezkerisini telafietme, yani ABD’ye kendini yenidenispatlama arac› olarak görüyor.‹kincisi; bu görev, AKP iktidar›-n›n defalarca desteklediklerini aç›klad›¤›“Büyük Ortado¤u Projesi”ninbir parças›d›r. Abdulllah Gül’ün,bölgede yapt›¤› görüflmeler de esasolarak bu misyonun bir parças›d›r.Bu geziler için yap›lan resmiaç›klamalar bir yana, as›l olarak ikihedefle yap›lm›flt›r. Birincisi; emperyalistlerinisteklerini özellikleSuriye, Lübnan ve Filistin’e dayatmak.Suriye’nin BM karar›na destekvererek, kendisi için emperyalistkuflatmay› kald›rmakta “f›rsat”olarak de¤erlendirmesini istemesi,bunun aç›k örne¤idir. BM karar›n›nniteli¤i malum. Bu karara destek,direnen halklara düflmanl›kt›r. Düzenislamc›s›n›n ahlak›, iflte bunuf›rsat olarak görmekte, Suriye’ye“Hizbullah’›, Lübnan halk›n› sat,kendini kurtar” teklifini, ABD bafltaolmak üzere emperyalistler ad›nayapmaktad›r.Askere gitmeye çoktan haz›r venaz›r olan burjuva bas›n›n aktard›-¤›na bak›l›rsa, Abdullah Gül’ün görüfltü¤ütüm ülkeler, “ille de Türkiyegelsin” demekteler. ‹srail’in,Türkiye’nin bu güçte yeralmas›n›istedi¤ini biliyoruz, kendi resmiaç›klamalar›nda yerald›. Bu da anlafl›l›roland›r. ‹srail’i ilk tan›yan vestratejik askeri iflbirli¤i bulunan tek“müslüman ülke”yi neden istemesin.Esir al›nan ‹srail’li askerlerinaileleriyle görüflen, ancak ‹srail’ik›zd›rmamak için Hamas hükümetininhiçbir yetkilisiyle görüflmeden“Filistin gezisi” yapmay› becerenAbdullah Gül, ABD’nin “posta güvercini”rolünü oynamaya devametmektedir.AKP’nin Anadolu gençlerininkan›n› siyonistlere ve emperyalistlerepazarlamas›n›n üçüncü nedeniise, alt› bofl bir “Ortado¤u’da sözsahibi olma” hevesidir. Emperyalizmera¤men ve onun izin verdi¤i s›-n›rlar›n ötesinde bir söz sahipli¤isözkonusu de¤ildir Türkiye için.Kendisi göbe¤ine kadar ba¤›ml›olan bir ülke ancak tafleron olabilir.Türkiye'nin Orta Asya'da, Kafkaslar'da,Ortado¤u'da, Balkanlar'dagörevi de bununla s›n›rl›d›r. “Sözsahibi olma” söylemine ba¤l› olarakbir etken de, “PKK meselesi”dir.Türkiye hava sahas›,ABD ve ‹srail taraf›ndanyönetiliyor!‹srail’in Lübnan’a sald›r›s›n›nsürdü¤ü günlerde ve devam›nda, ülkemizhava sahas›n› kullanan 5‹ran, 1 Suriye uça¤›, Türkiye taraf›ndanaramaya tabi tutuldu.Peki ne ar›yordu Türkiye buuçaklarda? Ne bulursa el koyacakt›?Suriye’nin veya ‹ran’›n Lübnan’dasiyonist katliama karfl› direnenHizbullah’a herhangi bir destekgönderememesi için yap›l›yordu buaramalar. Çünkü ABD ve ‹srail böyleyapmas›n› istemifllerdi Türkiye’den.Direnifle her türlü destekkesilmeliydi. ‹srail bunun için Lübnan’danSuriye’ye uzanan karayollar›n›,köprüleri bombalam›flt›. Türkiyede kendi hava sahas›ndan direnifleherhangi bir destek verilmemesinisa¤lamal›yd›.Çünkü ‹srail ve Türkiye müttefikti!AKP iktidar›n›n ‹srail’in Lübnanhalk›na sald›r›s›na iliflkin söyledikleriher söz laftad›r, pratikte yap›-lanlar ise, sadece ‹srail’in istediklerive ‹srail-ABD politikas› do¤rultusundaolanlard›r.‹srail’e Askerli¤e Hay›r!‹flbirlikçili¤e Karfl›Mücadeleyi YükseltelimHalk›m›z; AKP ve oligarflikdevlet, bir kez daha emperyalizmehizmet etmek için Anadolu gençleriniucuz asker olarak kiralamak istiyorlar.Emperyalizme ve siyonizmekarfl› direnen halklar›n karfl›s›naç›kararak, emperyalizmin açl›k, sefalet,ölüm ve y›k›mdan baflka birfley olmayan, dünya düzenine direnenleriyok etmek istiyorlar.Türkiye halk› olarak susamay›z,kardefl halklara düflmanl›¤›n, iflbirlikçili¤inönünde barikat olmal›y›z.Ba¤›ms›z bir ülke kurmad›kça dahaçok “tezkerelerin” gündeme gelece-¤ini sak›n unutmay›n. Bu yüzden,Filistin ve Lübnan halk›yla dayan›flmam›z›,asker gönderilmesine karfl›ç›karak gösterirken, Ba¤›ms›z Türkiyefliar›n› her zamankinden dahagür hayk›rmal›y›z. ‹flbirlikçi iktidara,Türkiye halk›na ra¤men, gençlerimizisiyonist ‹srail’e, emperyalistç›karlara askerlik yapt›ramayacaklar›n›gösterelim.1027 A¤ustos 2006 / 67


‹srail'in Lübnanve Filistin'degerçeklefltirdi¤ikatliamlara, iflbirlikçiAKP iktidar›n›n"bar›fl gücü"ad› alt›nda Lübnan'aasker göndermekistemesine karfl› ç›kan binlercekifli Haydarpafla Gar› ve TepeNaitulus önünde toplanarak Kad›-köy Meydan›'na yürüdü. Devrimcigruplar, sendika, DKÖ ve çeflitliplatformlar›n kat›ld›¤› eylemde, ‹srailve Amerikan emperyalizmi öfkelisloganlarla lanetlendi.Miting iki koldan yürüyüflle bafllad›.Haydarpafla Gar› önünde YurtseverCephe, Halkevleri ile sendikalartoplan›rken; Tepe Naitulusönünde KESK, TMMOB, HÖC'ünde içinde oldu¤u Irak'ta ‹flgale Hay›rKoordinasyonu, HKP, Divri¤iKültür Derne¤i, BDSP, Al›nteri,PSAKD Marmara fiubeleri, EMEP,SDP, DTP, TÖP, SODAP, ‹flçi Mücadalesitopland›. Küresel BAK veÖDP ise program d›fl› olarak Numuneönünden ayr› kol oluflturdu.HKP, Divri¤i Kültür Derne¤i,BDSP, Al›nteri ve PSAKD, Koordinasyon’labirlikte yürürken, kortejinen önünde “‹srail’le Yap›lanTüm Anlaflmalar ‹ptal Edilsin, Lübnan'aAsker Gönderilmesin, S›n›rÖtesi Operasyonlara Hay›r" ve "HerYer Filistin, Her Yer Lübnan; HepimizFilistinli, Hepimiz Lübnanl›y›z,Katil ‹srail Ortado¤u'dan Defol" ortaktaleplerin oldu¤u pankartlar tafl›nd›.Ard›ndan her grup kendi pankartve dövizleri ile s›raland›.HÖC’lüler700 kiflilikkortej olufltururken,enönde bombalarlakatledilenLübnanl›‘Vaad’ isimliKad›köy’de mitingDirenenler kazanacakçocu¤a atfen, "Hepimiz Birer Vaad'iz"pankart› ile çocuklar yürüdü.‘Haklar ve Özgürlükler Cephesi’pankart›n›n ard›ndan TAYAD'l›lars›ralan›rken, "Filistin ve LübnanHalk› Yaln›z De¤ildir” pankart› veLübnan ve Filistin bayraklar› tafl›nd›.Kortejde ayr›ca Arapça pankart,k›z›l bayraklar ve "AKP ‹srail ‹le ‹flbirli¤ineSon Vermelidir”, “Lübnan'daFilistin'de F Tipleri’nde DireniflKazanacak" dövizleri yerald›.Tüm kortejlerin alana girmesiylebafllayan mitingte aç›l›fl konuflmas›-n› Tertip Komitesi ad›na Yunus Öztürkyapt›. Öztürk, "Kahrolsun ABDemperyalizmi diyenlerin bugün entemel görevinin, stratejik ortakl›klar›n›gelifltirmek için Lübnan'a iflgalgücü göndermek isteyen AKP Hükümetiniuyarmak ve engellemek”oldu¤unu hat›rlatarak, “Ortado¤uhalklar› BM gibi siyonizmin suç orta¤›olan birliklere de¤il kendi güçlerinegüvenmelidir" dedi. 1 Marttezkeresi gibi bunun da engellenebilece¤inikaydeden Öztürk'ün ard›ndanTMMOB Baflkan› Mehmet So-¤anc› söz ald›. ‹srail’in sald›r›lar›-n›n, ABD Emperyalizminin BüyükOrtado¤u Projesine dayand›¤›n› belirtenSo¤anc›, “Halklar›nkardefllik içinde yan yana veözgürce yaflayaca¤› bir baflkadünya mümkündür. diyerek,emperyalizmin iflgallerinekarfl› direnenleri selamlad›.KESK Baflkan› ‹smailHakk› Tombul; Bush, Blair,Olmert ve di¤er suçlular› tarihinaffetmeyece¤ini belirtirken,TTB ad›na Ali Çerkezo¤luve HAK-‹fi ad›na Celal Özdo¤ankonufltu.10 bine yak›n kiflinin kat›ld›¤›mitingin sonunda sahneye ç›kanGrup Yorum, Filistin intifadalar›n›anlatan marfllar› ile emperyalizmekarfl› direnenleri selamlad›.◆ Mitinge kat›lan gruplar 17 A¤ustosgünü Tramvay Dura¤›’ndan GalatasarayLisesi’ne yürüyerek, mitingekat›l›m ça¤r›s›nda bulundular.Irak'ta ‹flgale Hay›r Koordinasyonubileflenleri de 18 A¤ustos’ta TaksimTramvay Dura¤›’nda pankartlar›ve sloganlar› ile mitinge ça¤r› yapt›-lar ve bildiriler da¤›tt›lar.◆ HÖC mitinge en kitlesel kat›langrup olurken, DTP 45 kifliyle eylemdeyerini ald›.◆ Bir saate yak›n sahnede kalan GrupYorum, miting alan›ndaki coflkuyuyükseltirken, direnen halklar›n kardeflli¤ininotalar›nda, sözlerindeyans›tt›.◆ Grupçu tav›rlar›yla dikkat çekenEMEP’lilerin, Evrensel Gazetesi’ndemitingin haberini yaparken de ayn›tutumlar›n› sürdürdükleri görüldü.Çok say›dadevrimci grubunad›n› anmaktankaç›nan Evrensel,onlarca grubunarkas›ndayürüdü¤ü Koordinasyon’udahiyok sayarak,temsili kat›l›mlar›dikkat çekensendika ve partilerinadlar›n› s›-ralad›.1127 A¤ustos 2006 / 67


Haklar veÖzgürlüklerCephesi’ninça¤r›s›na uyanesnaflar, 22A¤ustos günü,‹stanbul’da;Gaziosmanpafla,Okmeydan›,Gülsuyu,Nurtepe, Ba¤c›lar,‹kitelli,Esenler, Bahçelievler,Esenyurt,Kartal ve1 May›s MahalleleriileGebze’de kepenklerini kapatarak, Filistinve Lübnan sald›r›lar›n› protestoettiler ve direnen halklar› selamlad›-lar. ‹srail terörüne karfl› oldu¤unusöyleyen AKP iktidar›n›n polisi ise,eylemlere terörle cevap vererek,AKP’nin gerçekte kimin saf›ndayerald›¤›n› gösterdi. Gaziosmanpafla'yaba¤l› Gazi Mahallesi,Karayollar›, Zübeyde Han›m, Yunusemreve 75. Y›l Mahalleleri’nde esnaf›ntamam›, HÖC’ün ça¤r›s›nauyarak, saat 13.00-17.00 aras›ndakepenklerini Filistin ve Lübnan halk›için indirirken, Esentepe Mahallesiesnaf›n›n bir bölümü eyleme destekverdi. Kepenklerini kapatan esnaf,camlar›na ve kepenklerin üzerineABD ve ‹srail’i protesto etti¤ini, direnenhalklar› selamlad›¤›n› ifadeeden yaz›lar ile Filistin ve Lübnanbayraklar› ast›.Polis kepenk kapatma eylemi sürerken,bayraklar›, yaz›lar› indirmeleri,dükkanlar›n› açmalar› konusundaesnaflara bask› yapmaya bafllad›ve foto¤raf, kamera çekimi ile fifllemeye,korkutmaya çal›flt›. BununHÖC’ün ça¤r›s› ilekepenkler Filistin veLübnan halk› için indiüzerine yer yer polisle esnaflar aras›ndatart›flmalar yaflan›rken, bu yöntemlerleeylemi k›ramayan, siyonistleredeste¤ini ortaya koyamayan polis,panzerler, akrep araçlar› ve yüzlerceçevik kuvvet eflli¤inde sald›r›yageçti. Gaz ve tazyikli su s›kan polis,direniflle, barikatlarla cevapland›.Ara sokaklarda süren tafll› çat›flmalarsonras› 16 kifli gözalt›na al›n›rken,s›k s›k “Filistin Halk› Yanl›zDe¤ildir, Lübnan Halk› Yaln›z De¤ildir,Yaflas›n Halklar›n Kardeflli¤i,Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede,Katil ABD Ortado¤u'dan Defol" sloganlar›at›ld›. GaziTemel Haklar, polisin sald›rganl›¤›n›ayn› günün akflam› 200’den fazla kiflininkat›ld›¤› bir yürüyüflle protestoetti ve gözalt›na al›nanlar›n serbestb›rak›lmas›n› istedi. Dernek önündetoplanarak, "Filistin ve Lübnan Halk›Yaln›z De¤ildir" pankart› açan ve“Gözalt›lar Derhal Serbest B›rak›ls›n,Katil ABD Ortado¤u'dan Defol,Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz" dövizleritafl›yan grup, sloganlarla yürüyüflegeçti ve ‹smetpafla Caddesi’ni trafi¤ekapatt›. Burada dernek ad›na aç›klamayapan Mehmet Yayla, esnaf›n buanlaml› dayan›flmas›n› selamlayarakbafllad›¤› konuflmas›n›, “AKP iktidar›ve kolluk güçleri ‹srail ve ABDuflakl›¤› yap›yor” diye sürdürdü. Filistinve Lübnan bayraklar›n›n tafl›nd›¤›eylem marfllarla sona erdi. Ayn› gün kepenk1227 A¤ustos 2006 / 67kapat›lan yerlerdenbiri deBa¤c›lar YeniMahalle, Kaz›mKarabekirMahallesi,Barbaros Mahallesive FatihMahallesi’ydi.Eyleme yo-¤un kat›l›m›nsa¤land›¤› AhmetKabakl›Caddesi'ndekiesnaflara polismüdahale etti.Caddedeki esnaf›n tamam›na yak›-n›n›n kepenklerini indirmeye bafllad›¤›saatte, esnaflara destek için oradabulunan Karanfiller Kültür Merkeziçal›flanlar›ndan Ali Uluda¤ veErsin isimli kifliler polis taraf›ndandövülerek gözalt›na al›nd›. “Zorlakepenk kapatt›r›yorlar” iddias›na dayand›r›langözalt›lara en anlaml› cevab›,yine esnaflar verdi. Gözalt›naal›nanlara destek vermek isteyen esnaflardanLevent Aksünger, HüseyinUluda¤ ve Erdal Atik de polisin sald›r›s›nau¤rayarak gözalt›na al›nd›-lar. Bu esnada çevrede toplanan halk,alk›fl ve ›sl›klarla polisin ‹srail yanl›-s› tavr›n› protesto etti.Bunun üzerine esnaflar hem ‹srailsald›r›lar›n› hem de onlar›n iflbirlikçileriningözleri önünde gerçeklefltirdi¤isald›r›lar› protesto etmekiçin kepenklerini indirdi. Polis tektek esnaflar› dolaflarak tehditle kepenkleriaçt›rmaya çal›flt›. “Valilikkarar› olmadan kapatamazs›n›z, sizezorla kapatt›r›yorlar, de¤il mi" fleklindeesnaflar› tehdit eden polise tepkigösteren esnaflar, “biz kendi iste-¤imizle kapat›yoruz, kimse bizi zorlam›yor”cevab› verdiler. Arkadafllar›n›sahiplenmek için gelen KaranfillerKültür Merkezi çal›flanlar› ile polisaras›nda yaflanan tart›flma s›ras›ndada, polisin kendi tavr›n› savunamad›¤›görüldü. Esnaflar›n, “Biz kepenkleribu kez bu insanlar gözalt›naal›nd›¤› için, bunu protesto etti¤imiziçin kapat›yoruz” demeleri dikkatçekti. Kepenklerini indiren esnaf, ya-


p›lan ça¤r› bir saat olmas›na karfl›n,geliflen bu olaylar nedeniyle3 saat açmad›.Ayn› gün Ba¤c›lar’›n Kaz›mKarabekir, Barbaros ve FatihMahalleri’ndeki esnaflar da kepenkkapatarak eyleme destekleriniverdiler. Polisin‹srail ve ABD protestolar›na gözalt›larlacevap verdi¤i yerlerdenbiri de Okmeydan› oldu. “Filistinve Lübnan halklar›n›n yan›ndaoldu¤umuzu göstermek içinkepenklerimizi kapatal›m” ça¤r›s›yapan; Elif Kaya, ‹lker Ekiz,Harika Y›lmaz, Mahir... Eray…isimli HÖC’lüler gözalt›na al›nd›lar.Sivil polislerin HÖC'lüleresald›rd›¤› s›rada toplanan halk,polise tafllarla karfl›l›k verdi vepolis arac› tahrip edildi. Arac›ntahrip edilmesi nedeniyle, yoldangeçen ‹GDAfi arabas›n› duduranpolis, HÖC'lüleri bu araçlakaç›r›rcas›na karakola götürdü.Bu sald›r›ya ra¤men Okmeydan›esnaf› yüzde 100’lük bir kat›l›mlakepenklerini indirdi ve“ABD ve ‹srail’in Katliamlar›n›Lanetliyor Filistin ve LübnanHaklar›n› Selaml›yoruz BugünSaat 1 ‹la 5 Aras› Kapal›y›z” yaz›l›dövizler ast›.Okmeydan›’na ba¤l› PiyalePafla, Mahmut fievket Pafla, Fetih,Fatih Sultan Mehmet, KuruçeflmeMahalleleri’nde gerçeklefleneylem esnas›nda, HÖC’lüler,gözalt›n›n yafland›¤› DikilitaflPark›’na dövizler ve Filistin veLübnan bayraklar› ile yürüyerekgözalt›lar› protesto ettiler. Yürüyüflesnas›nda da halka yönelikkonuflmalarla polisin iflbirlikçitutumu teflhir edildi ve DikilitaflPark›’nda yap›lan aç›klama ile,eylemin meflrulu¤u savunuldu vegözalt›lar›n b›rak›lmas› istendi.Kocaeli’ninGebze ilçesinde kepenk kapatmaça¤r›s› yapan HÖC’lülerden ÖzgürTürk, polisin sald›r›s› ile gözalt›naal›nd›. Bu esnada çevredetoplanan halk, Türk’ün gözalt›naal›nmas›n› engellemeye çal›flt›.Özgür Türk bir süre gözalt›ndatutulduktan sonra ç›kar›ld›¤›savc›l›kta serbest b›rak›l›rken,esnaflar Filistin ve Lübnan halk›nadeste¤ini kepenklerini kapatarakgösterdi. Temel Haklarüyeleri de Adliye önünde arkadafllar›nadestek verdi.Ayn› gün Gebze Temel Haklarüyleri, Osmangazi Mahallesi’ndeyapt›klar› eylemle, sald›-r›y› protesto ettiler. “Bask›lar BiziY›ld›ramaz” pankart› aç›lanaç›klamada, sald›r›lar›n halk›nFilistin ve Lübnan halk›n›n yan›ndaolmas›na karfl› bir tahammülsüzlükoldu¤u vurguland›.Balkonlara ç›kan halk alk›fllarlaTemel Haklar üyelerinin dile getirdi¤igerçeklere deste¤ini ifadeederken, “gözalt›lar, bask›lardünyan›n mazlum halklar›yladayan›flmam›z›, onlar›n mücadelesinisahiplenmemizi engelleyemeyecek”sözleriyle aç›klamasona erdi. M.Akif MahallesiPazar Pazar› Caddesi esnaflar›13.00 – 17.00 aras› kepenklerinikapatt›. 2 km’lik cadde boyunca6 esnaf d›fl›nda tümünün, polisinengelleme çabalar› ve tehditlerinera¤men eyleme kat›ld›¤› görüldü.“‹slamc›” olarak tan›nanbir hipermarketin, üç befl kurufllukkâr› Filistin halk›n›n kan›natercih ederek, polise “zorla kepenkkapatt›r›yorlar” ihbar›ndabulunmas› ise, eylemi etkilemedi. Kartal’a ba¤l›Kurfal› Cumhuriyet Mahallesiesnaflar›n›n bir k›sm›, 14.00 -16.30 aras›nda camlar›na “Lübnanve Filistin’de ‹srail ve ABDiflgalini protesto amaçl› kapal›-y›z” yaz›l› dövizler asarak kepenkleriniindirdi. Nurtepe’ninÇayan Mahallesi’nde ça¤r›yayüzde 100’lük bir kat›l›mla ce-1327 A¤ustos 2006 / 67


vap verilirken, di¤er bölgelerindeki kat›-l›m da yüzde 90’› buldu. 22 A¤ustos günü Ümraniye1 May›s Mahallesi’nde bulunan yaklafl›k300 esnaf›n tamam›, Filistin ve Lübnan'dayap›lan katliamlar› protesto etmekiçin saat 12-14 aras› kepenk kapatt›.Baz› esnaflar kepenklerine Filistin bayra¤›asarak dayan›flmalar›n› ifade ettiler. Esenler’e ba¤l› Karabay›r,Nam›k Kemal ve Tepe Mahalleleri’nde esnaflar›nbüyük ço¤unlu¤u kepenk kapatmaeylemine kat›l›rken, Bahçelievler Çavuflpaflave Yenibosna-Zafer Mahallesi ileEsenyurt-Yeflilkent Mahalleleri’nde de esnaf›nbir k›sm› kepenklerini kapatarak Filistinve Lübnan’a destek verdi.Temel Haklar Federasyonu: ‹srail’eAKP Deste¤i Çeflitli mahallelerdeyaflanan sald›r›lara iliflkin yaz›l› bir aç›klamayapan Temel Haklar Federasyonu, busald›r›lar›n “AKP’nin ‹srail’e verdi¤i destek”oldu¤u ifade edildi. Toplam 27 kiflinindövülerek, yerlerde sürüklenerek gözalt›naal›nd›klar› bilgisi verilen aç›klamada,“Düzen iflbirlikçilikte s›n›r tan›mad›¤›n›,kendi halklar›n›n üzerine namlular do¤rultarak,panzerlerle, gaz bombalar›yla sald›-rarak göstermifltir.” denildi. AKP hükümetininkendini emperyalist ve siyonistsald›rganl›¤›n d›fl›nda gösterme çabas›n›ndo¤ru olmad›¤› kaydedilen aç›klamadaflöyle denildi: “Yaln›zca dünkü sald›r›lar›bile gerçek niyetini a盤a ç›karmaktad›r.Evet, dünya halklar› emperyalizm karfl›-s›nda ne zaman birlikte, dayan›flma halindeolsalar, emperyalistler ve onlar›n iflbirlikçiiktidarlar› halkalara karfl› her türlüterör yöntemini uygular, her türlü bask› vegözda¤› operasyonu ile halklar aras›ndakidayan›flmay› bo¤maya, yoketmeye çal›fl›r.Dünya halklar› emperyalizme, siyonizmeve iflbirlikçilerine karfl› birleflerek, mücadeleleriniyükselterek tüm sald›r› politikalar›n›bofla ç›karacaklard›r.”Gazi, Gazzeiçin direndiGazi gençli¤iFilistin ve Lübnanhalklar› içintafllara sar›ld›.Bas›n, Gazi sokaklar›ndakurulan barikatlar›, tafllarladirenifli “Buras› Gazze de¤ilGazi” fleklinde verdi.Yan›l›yorlard›, evet buras›Gazze’ydi; çünkü devrimcilerdünyan›n neresinde direnenbir halk varsa, bulunduklar›her yerde o halk›nsesi solu¤u, kendisi olurlar.Dünyan›n neresinde emperyalistlerinve iflbirlikçilerininkatletti¤i bir halk varsa,ac›s›n› kenditopraklar›na tafl›r,yüreklerindehissederler.Gazze direniyorsa,elbetteGazi direnifliyleonun yan›ndaolacakt›,böyle de oldu.Eylemin meflrulu¤unusavunanbirHÖC’lüyü gözalt›naalmaya çal›flan polis, bu kez 15 kiflininmegafonla ayn› konuflmalar› yapmakiçin harekete geçmesine tan›k oldu.Bunun üzerine, 7 akrep, 2 panzer, 2 ÇevikKuvvet otobüsü dolusu polis, sald›r›yageçti. Caddeye kurulan barikat›n arkas›ndayaklafl›k 60 kifli bir süre direndiktensonra, bu barikat›n y›k›lmas›n›n ard›ndan50 metre geride yeni bir barikat kuruldu.Barikat›n arkas›ndakilerin say›s› ise 100’eyaklaflt›. Polisin bu barikata da gaz bombalar›,tazyikli suyla sald›rmas›, polisinhavaya atefl açmas› üzerine, direnifl sokakaralar›na tafl›nd›. Panzerlere tafllarla direnendevrimciler sokak aralar›nda çat›flmay›sürdürdüler. Telsizlerden duyulan “kimibulursan›z al›n” talimat› üzerine, 12’siçocuk yaflta 16 kifliyi gözalt›na ald›lar.Kepenkleri açt›rma giriflimleri ise, baflar›s›zl›kla sonuçland›.onlar da ‹srailaflk›na silahlar›-na sar›ld›lar...22 A¤ustos günü Gazi’nin sokaklar›, gençlerin ellerindeki tafllar,dillerindeki sloganlar ile Gazze ve Beyrut’la bütünleflti. Yüre¤i, bütünvarl›¤›yla, direnen halklar›n yan›nda att›.1427 A¤ustos 2006 / 67


Katil ABD Ortado¤u’dan DefolAnkara HÖC Temsilcili-¤i üyeleri 18 A¤ustos günüABD Büyükelçili¤i önündedüzenledi¤i eylemde, ABDve ‹srail bayraklar›n› yakt›.“Katil ABD Ortado¤u’danDefol” pankart› ve Ortado-¤u halklar›yla dayan›flmaifade eden dövizler açanHÖC’lüler, ‹srail’in bafltaABD olmak üzere, emperyalistlerindeste¤iyle katliamdüzenlediklerini, ancakhalklar›n onurlu direniflineçarpt›klar›n› ifade ettiler.“Tüm emperyalistler, onlar›n çocu¤uterörist ‹srail ve tüm iflbirlikçileriyaratt›klar› kan denizinde bo-¤ulacaklar ve yok olacaklard›r”sözleriyle biten aç›klaman›n ard›ndan,eylem, sloganlar aras›ndaABD ve Siyonist bayra¤›n yak›lmas›ylasona erdi.Siyonizm’e Karfl› Ankara Platformuher Cuma düzenledi¤i meflaleliyürüyüflün ikincisini, 18A¤ustos’ta yapt›. Sakarya Caddesi’ndenYüksel Caddesi’ne kadar,“Emperyalizm Yenilecek DirenenHalklar Kazanacak” yaz›l› pankart›narkas›nda yürüyen platformüyeleri, “Ortado¤u Halklar› Yaln›zDe¤ildir” önlükleri, giydiler ve dövizlertafl›d›lar. Yürüyüflün ard›ndanaç›klama yapan Murat Korkut,BM gücüne asker göndermenin‹srail vahfletine ortakl›k oldu¤unubelirtti ve “Emperyalizmin ve Siyonizm’inç›karlar› için Lübnan’a askergönderilmesine izin vermeyelim,emperyalizme ve iflbirlikçilerinekarfl› mücadeleyi yükseltelim!”ça¤r›s›nda bulundu.‹stanbul Esenler Kaz›m KarabekirMahallesi'nde DHP, ESP,HKM, HÖC, SDP ve Dayan›flmaEvleri taraf›ndan 16 A¤ustos günüdüzenlenen yürüyüflle, Filistin veLübnan katliamlar› protesto edildi."Filistin Halk› Yaln›z De¤ildir, LübnanHalk› Yaln›z De¤ildir" sloganlar›ylayap›lan yürüyüflün ard›ndanyap›lan aç›klamada, katliamlar lanetlendive direnen halklara destekverildi.Adana’da HÖC, ÇHKM, BDSP,‹flçi Mücadelesi, Partizan, DHP veAl›nteri’nin oluflturdu¤u Ortado¤uHalklar›yla Dayan›flma Platformu,16 ve 28 A¤ustos günlerinde ‹nönüPark›’nda yapt›klar› eylemde,“Katil ABD Ortado¤u’dan Defol,Katil ABD ‹flbirlikçi AKP” sloganlar›n›att›lar. HÖC’lülerin “‹srail Siyonizm’i‹le Yap›lan Tüm Antlaflmalar‹ptal Edilsin” dövizleriyle kat›ld›¤›eylemde ayr›ca katliam›n resimleriyerald›. Aç›klaman›n ard›ndanoturma eylemi yap›ld› ve ArapçaTürkçe türküler söylendi. Platformüyeleri, 18 A¤ustos’ta da GülbeyKaratafl Caddesi giriflinden AnadoluMahallesi Asma Alt› K›raathanesi’nekadar emperyalizm ve ‹srail’inkatliamlar›n› protesto edenbir yürüyüfl düzenlediler. Buradayap›lan aç›klamada, Adana halk›Filistin ve Lübnan halk›n› katledensiyonistleri, emperyalizmi ve iflbirlikçilerinilanetlemeye ça¤›r›ld›.Mersin’de BDSP, DDSB, DHP,ESP, HÖC, Partizan ve TÖP üyeleri18 A¤ustos’ta Büyükflehir Belediyesiönünde eylem yapmadanönce halka bildiri da¤›tarak, emperyalizmekarfl› mücadele ve direnenhalklarla dayan›flma ça¤r›-s›nda bulundular. “Kahrolsun ‹srailSiyonizmi! Direnen Halklar Kazanacak”yaz›l› ortak pankart›n aç›ld›¤›eylemde, aç›klamay› yapanNihal Gül, BM karar›n›n ‹srail’edestek verdi¤ini ifade etti. Eyleme,SDP ve Halkevleri de destek verdi.20 A¤ustos’ta ise, HÖC, TÖP,DHP, ESP ve Partizan DemirtaflMahallesi’nde meflaleli yürüyüfldüzenleyerek, Filistin ve Lübnanhalk›na destek verdi.“Kahrolsun ‹srail Siyonizm’i,Direnen Halklar Kazanacak”pankart› aç›laneylem sonunda yap›lanaç›klamada, meflaleli yürüyüfllerinher cuma tekrarlanaca¤›duyuruldu.Bursa' da HÖC’ün deiçinde yerald›¤› platform,ABD'nin ‹ran ve Ortado¤uüzerindeki sald›r›lar›nakarfl›, 21 A¤ustos'tan itibaren2 ay sürecek imzastand› açt›.22 A¤ustos’ta ise,HÖC, BDSP, Kurtulufl Partisi, Partizan,TKP ve ESP taraf›ndan Heykel’debulunan AVP önünde düzenleneneylemde, “SiyonizminAskeri Olmayaca¤›z” pankart› aç›ld›ve Lübnan’a asker gönderilmesinekarfl› ç›k›ld›.‹zmir Emperyalizme ve Siyonizm’eKarfl› Birlik, 21 A¤ustos’taKarfl›yaka Çarfl›’da meflaleli yürüyüfldüzenledi. Gün Do¤du Marfl›söyleyerek yürüyen kitle, “KatilABD Ortado¤u’dan Defol, EmperyalizmYenilecek Direnen HalklarKazanacak, Lübnan Halk› Yaln›zDe¤ildir, Filistin Halk› Yaln›z De¤ildir”sloganlar› att›. 150 kiflinin kat›ld›¤›yürüyüfl esnas›nda halk›n alk›fllarve sloganlarla kat›larak destekverdi¤i görülürken, yap›lanaç›klamada, mücadele ça¤r›s›ndabulunularak, Lübnan’a asker gönderilmesinekarfl› ç›k›ld›. HÖC’ünde yerald›¤› eylemin sonunda,Gün Ifl›¤› Müzik Grubu, Ortado¤uhalklar›n›n öfkesini, ac›s›n›, direniflinianlatan parçalar›n› seslendirdi.1527 A¤ustos 2006 / 67


emekMemur sendikalar› ile hükümetaras›nda süren toplu görüflmelerin22 A¤ustos’ta yap›lan üçüncü turunda,hükümet zam oran›n› aç›klad›.Buna göre, birinci ve ikinci alt›aylar için yüzde 2’fler olmak üzerey›ll›k yüzde 4 zam oran› önerdi. Bununüzerine memur sendikalar› toplant›y›terk ettiler.Beklendi¤i gibi hükümet bu komikzamm›, “mali disiplin hedefleri”ve “memura verirsek iflçiye,köylüye ne diyece¤iz” gibi demagojilerleaç›klad›. Yine önceki y›llardaoldu¤u gibi, sendikalar›n istekleriniçarp›tarak, “yüzde 60 istiyorlar” diyenM. Ali fiahin, “toplu görüflmetiyatrosunun” bir sonraki aflamas›olan “ek baflkane zam yapabilirizbakanlar kurulunagötürece-¤iz, Baflbakan›-m›z karar verecek”aç›klamas›yapt›.Önce düflükzam aç›klan›r.Ard›ndan “padiflah›nlütfu” misalibaflbakan“haydi yüzde flukadar da benden”diyerek,“ölümü gösterips›tmaya raz› etme”takti¤i uygular.Neredeysehiç de¤iflmezbu oyun...SendikalaralanlardaAKP memurla dalga geçiyorKESK Baflkan›‹smail Hakk›Tombul, umutverici bir geliflmeolmad›¤›n›kaydederken, fluana kadar hükümetindizinin dibinden ayr›lmayanve görüflmeler sonras› Devlet Bakan›Mehmet Ali fiahin ile ortak aç›klamalaryapan, Kamu-Sen Baflkan›Bircan Aky›ld›z ise bu kez fiahin olmadanaç›klama yapt› ve verilenzamm›n memura “hakaret” oldu¤unudile getirdi. Aky›ld›z’a cevap, M.Ali fiahin’den geldi. ‹flbirlikçi sar›sendikac›l›¤›n ayak oyunlar›n› bilenfiahin, geçen y›l› hat›rlatarak, “Geçeny›l yüzde 5 enflasyon hedefimizkarfl›s›nda yüzde 2.5 art› yüzde2.5’luk zamm›n alt›na imza atarkenkamu çal›flanlar›na hakaret de¤ildide flimdi yüzde 4 enflasyon hedefikarfl›s›nda yüzde 4’lük zam önerisimi hakaret. Sevgili dostum BircanBey’e hat›rlatmak isterim” diye konufltu.Bu geliflmeler üzerine,KESK’in zaten varolan eylem karar›n›nyan›s›ra, Kamu-Sen de 26A¤ustos’ta Ankara’da eylem yapmakarar› ald›.24 A¤ustos tarihinde yap›landördüncü tur görüflmelerinde ise,sosyal haklar ele al›nd›. KESK, toplugörüflme tiyatrosunun figüran› olmakistemediklerini kaydederek,dördüncü tur görüflmelerden çekildikleriniaç›klad› ve art›k meydanlardaolacaklar›n› söyledi. ‹. Hakk›Tombul, ç›k›flta yapt›¤› aç›klamada,içeride “aile foto¤raf›n› baflbafla b›-rakt›klar›n›” belirterek, “biz flimdiesas aile foto¤raf›m›za, soka¤a ç›k›-yoruz” diye konufltu.%4’ü tart›flm›yoruz bileGörüflmelerden umudunu kesenKESK üyeleri, Yüksel Caddesi’neyürüdü. KESK üyeleri, “HükümetZamm›n› Al Bafl›na Çal”, “SadakaDe¤il Toplu Sözleflme” sloganlar›att›lar. Burada yap›lan konuflmalarda,KESK’in yüzde 4’ü bir öneriolarak dahi kabul etmedi¤i belirtilerek,“bunu tart›flmay›z. Toplu görüflmesüreci bitmifltir. Yap›lmas›gereken toplusözleflme anlay›fl›ylahareket etmek ve iflyerlerinden hareketletoplusözleflme hakk›n› kullan›labilirhale getirmektir” denildi.23 A¤ustos’ta ise, Milli MüdafaCaddesi üzerinde oturma eylemi yapan2 bin KESK üyesi, sinevizyongösterimi ve çeflitli etkinliklerle eylemleriniakflam saatlerine kadarburada sürdürdü.YKM önünde toplanarak, konfederasyonisminin yerald›¤› pankartlar›ve "Toplu Sözleflme Hakk›m›zVard›r Kullanaca¤›z" yaz›l› dövizleriyle,sloganlar›yla Milli MüdafaCaddesi üzerinde toplanan emekçilereseslenen KESK Baflkan› Tombul,"Toplu Sözleflme Grev hakk›m›zvar, kullanaca¤›z demek için biraraya geldik. Biz gaz bombalar›yerken baz› sendika müsfettelerimeclis koridorlar›nda fink att›lar”sözleriyle Kamu-Sen ve MemurSen’i elefltirdi.Tombul flunlar› söyledi:“Bizim aln›m›z aç›k, bafl›m›z dik.Hiçbir zaman kamu emekçilerinisatmad›k, satmayaca¤›z da. Bu dönemtoplu sözleflme, grev haklar›m›-z› kullanma dönemidir. Çal›flma yasas›12 Eylül'den kalma. Bu faflistyasa kalkmal› dedik. Bir kiflininyoksulluk s›n›r› 1050 YTL. Ortalamakira 314 YTL. Bunlar göz önündebulundurulmal›".Çeflitli sendika, parti ve DKÖ’lerindestek verdi¤i eylemde, s›k s›k"Devlet Güdümlü Sendikaya Hay›r,Katil ABD Ortado¤u’dan Defol,Kahrolsun Emperyalizm Yaflas›nHalklar›n Kardeflli¤i, ‹flte Sendika‹flte KESK, Zafer Direnen EmekçininOlacak" sloganlar› at›ld›.1627 A¤ustos 2006 / 67


emek‘Kazan›ncaya kadar devam edece¤iz’‹zmir’de TANSAfi iflçileri örgütlenme hakk› için bafllatt›klar› direnifledevam ediyorlar.‹flçilerin örgütlendi¤i D‹SK / Nakliyat-‹fl Sendikas›’n›n yetki için baflvuruyapmas›n›n ard›ndan, TANSAfi’› sat›n alan Koç Holding’in bask›lar›namaruz kalmaya bafllam›fllard›. TANSAfi ve Koç’un M‹GROS ma¤azalar›önünde birçok eylem yapan iflçiler, son olarak ‘muhatap’ bulmak için TAN-SAfi depolar›n›n bahçesini iflgal ettiler. Yönetimin sendika ile görüflme sözüvermesi üzerine eyleme son veren iflçilerle henüz hiçbir görüflme yap›lmad›.Bunun üzerine 15 A¤ustos’ta maafllar›n› alabilmek için depo giriflini tutarakgirifl ç›k›fllara izin vermediler. fiu anda depo önündeki eylem çad›r› vegünlük eylemler devam ediyor. ‹flçiler 19 A¤ustos günü de, Karfl›yaka iskeleninönünde aç›klama yapt›ktan sonra, Karfl›yakaÇarfl›s› içindeki Migros ma¤azas›na kadarKoç Holding’i teflhir eden bildiriler da¤›tt›lar.Görüfltü¤ümüz iflçilerden Lütfi At›lm›fl, amaçlar›n›ndepoyu iflgal olmad›¤›n›, son olarak buyola baflvurabileceklerini göstermek istediklerinibelirterek, “Ayn› zamanda depoda bizim yerimizeMigros’tan getirilip çal›flt›r›lan MNB iflçilerinede mesaj vermifl olduk.” diye konufltu. At›lm›fl eylemlerinin etkisine vebundan sonras›na iliflkin ise flunlar› söyledi: “O gün yaklafl›k 50 iflçi ifli b›-rakt›. ‹fl b›rakan 15 iflçi aktif olarak bize kat›ld›. Bu arkadafllar flu an yan›-m›zda. Bizimle beraberler, destek oluyorlar. Kazan›ncaya kadar mücadeleetmeye devam edece¤iz? Bunun için ne gerekiyorsa onu yapaca¤›z.”MENSAiflçisialacaklar›içinifl b›rakt›D‹SK/Tekstil üyesi Adana MENSA MensucatFabrikas› iflçileri, aylard›r ücretlerin ödenmemesini23 A¤ustos’ta ifl b›rakarak protesto ettiler. Eyleme,bir süre önce iflten at›lan iflçiler de destekverdi. Sendika yöneticilerinin iflçilerle görüflmekiçin fabrikaya girifli ise, patron taraf›ndan engellendi.Bunun üzerine ça¤r›lan jandarma da, öncepatronu dinleyerek, her zaman oldu¤u gibi, görevininsermayenin güvenli¤i oldu¤unu gösterdi.Tersane iflçileri: “Art›k ölmek istemiyoruz”Tuzla tersanelerinde yaflanan ifl cinayetleri iflçiler taraf›ndan protestoedildi. Son olarak 22 A¤ustos’ta alt› iflçinin yaralanmas›na neden olan olay›nard›ndan, iflçiler ertesi günü “Art›k Ölmek ‹stemiyoruz” slogan›yla, patlaman›nyafland›¤› Dearsan Tersanesi önünde topland›.Limter-‹fl Sendikas›’n›n ça¤r›s› ile düzenlenen eylemde konuflan, E¤itimUzman› Kamber Sayg›l›, “Çocuklar›m›z›n yetim, efllerimizin dul kalmamas›için, art›k sesimizi yükseltelim” diye konuflarak, ifl b›rakma ça¤r›s› yapt›.Bunun üzerine polis bölgeye y›¤›nak yaparak, iflçilere cop ve biber gaz›kullanarak sald›rd›. En temel haklar›n›, can güvenliklerini talep eden iflçileresald›ran polis, 6 kifliyi gözalt›na ald›. Buna ra¤men, iflçiler ifl b›rakarakölümlerin sorumlusunun patronlar oldu¤unu belirttiler. Sald›r› sonras› aç›klamayapan Limter-‹fl, patron örgütü G‹SB‹R’i sorumlu tuttu.Dearsan’de meydana gelen patlama ard›ndan ifl b›rakan 250 iflçi, patronlar›protesto ederken, kendilerine hakaret eden bir tafleronu da dövdüler.Maafllar›n› istedilerPolis copu ald›larEskiflehir'de, AKP iktidar›n›n toplukonut kuruluflu olan Toplu Konut‹daresi (TOK‹) inflaat›nda çal›flanyaklafl›k 300 iflçi son iki ayd›rücretlerini alamad›klar› için17 A¤ustos günü bas›n aç›klamas›yapmak istedi. Polis iflçilerinetraf›n› sararak sald›rd› ve100 iflçiyi gözalt›na ald›.‹flçiler maafllar›n› alamaman›n yan›s›ra,bar›nd›klar› flantiyeyeyaklafl›k bir ayd›r elektrik, su veyemek verilmiyor, AKP emekçileritam anlam›yla köle niyetineçal›flt›rmak istiyor.Al-Co iflçisi direniyorD‹SK/Birleflik Metal-‹fl’e üye olduklar›için iflten at›lan iflçilerindirenifli sürüyor. Sendika ile patronaras›nda yap›lan görüflmelerdenhenüz sonuç al›namazken,41 iflçinin fabrika önündekidirenifli Kocaeli’nde bulunansendika, DKÖ ve partilerin destekziyaretleriyle sürüyor.Gemlik Gübre iflçisibask›lara öfkeliGemlik Gübre patronunun, bask›-lar ve iflten atmalarla sendikas›zlaflt›rmaçabas›, iflçilerin öfkesiile karfl›laflt›. ‹flçiler 22A¤ustos günü fabrika önündenGemlik merkezine yürüdü. Polisinengelleme giriflimlerine karfl›n,‹skele Meydan›’na kadaryaklafl›k 7 kilometre sloganlarlayürüyen iflçiler, burada sendikalar›Petrol-‹fl’e sahip ç›kan sloganlaratt›lar. Sendika GenelBaflkan› Mustafa Öztaflk›n, “bizIMF programlar›n›n de¤il halk›nç›kar›na bir ekonominin uygulanmas›n›istiyoruz, patronunbask›lar›na boyun e¤meyece-¤iz” diye konufltu.1727 A¤ustos 2006 / 67


Ayd›nlartecriti tart›fl›yor (2)Tulgar: Ayd›nlar devlettenbu insanl›k suçunudurdurmas›n› istemeliSakman: Umut ediyorum,bu utanç kalkarVedat Sakman(Müzisyen) Hepimiztecritteyiz oyununa kat›lmam›zgerekti¤inidüflündü¤üm için kat›ld›m.Çünkü düflüncesuçuyla ilgili bu tip uygulamalarbütün dünyada art›k olmamal›. ‹nsanl›¤›ngeldi¤i bu medeniyetseviyesinde bu ifller art›k bitmelidiye kat›ld›m ve her zaman kat›-l›r›m da. Oyun s›ras›nda hissettiklerimiz,hapishanelerde yaflayan insanlar›nhissettiklerinin binde biridir diyedüflünüyorum ama süre biraz uzad›¤›Ahmet Tulgar (Gazeteci)Ben bir haberci, yazarolarak ve cezaevinde yatm›flbir insan olarak ordakikiflilere karfl› sorumlulukhissediyordum. Ve elimdengeldi¤ince bu meseleyigündeme getirmeye çal›flt›m.Fakat "Hepimiz Tecritteyiz"oyununda, ne zamanki gardiyanlar› canland›ran arkadafllar›nseslerini duymaya bafllad›m,cezaevinin benim de asl›nda kifliselolarak ne kadar yak›n›mda oldu¤unuhissetmeye bafllad›m tekrar.Tecritin insana yap›labilecek enbüyük kötülük oldu¤unu düflünüyorum.Bu anlamda bir kifli bile tecritteyse,hepimiz tecritteyizdir demektir.‹kincisi; o insanlarla empati kurdu¤umuzsürece hepimiz tecritteyiz.Yoksa hepimiz tecritteyiz dememiz,oradaki insanlar›n durumunubiraz hafife almak anlam›na geli r .Oradayaflama kç o ka¤›r,insanhayat›n› yoketmenin en ›st›rapl›yöntemlerinden biri, insanl›k suçubir bak›ma tecrit.Tecriti kald›rmak elbettekimümkün. Bir dakika bile geçirilmedenkald›r›lmal›. O kadar insanl›kd›fl› bir durum ki devletin orada uygulad›¤›politika. Bir; gerçekten ordainsanlar› tecritte tutmas›, ikincisibu sorun yokmufl gibi davranmas›.Derhal, devletin bu uygulamay›durdurmas› gerekiyor. Asl›nda ortadauzlafl›lacak bir durum yok. Buinsanl›k suçunun nesi tart›fl›lacak.Zaten daha ne istiyorsun cezaevineatm›fls›n. Cezaevinde bu insanlar›nbir hayat kurmas›n› nas›l engellersin.‹nsan ruhu öyle bifley nereyekoyarsan koy insan›, tecrit d›fl›nda,yan›nda baflka insanlar oldu¤u süreceo insanlarla birlikte bir sosyal yaflamoluflturacakt›r. Bu insanlar baflkabir sistem, baflka bir dünya özlüyorlar,siyasi tutsak olduklar›n› düflünüyorum.O anlamda da uluslararas›yasalar uygulanmal›. Ama enönemlisi tabi ki dedi¤im gibi, tecritkorkunç bifley. Bu yüzden insanlarzaman gerçekten o havaya giriyorsunuzve gerçekten sinir sisteminizdeönemli de¤ifliklikler oluyor.Kat›lmadan önce de fliddetle karfl›yd›mmeseleye, kat›ld›ktan sonrazaten daha da. Kamuoyu oluflturmas›ad›na bu tür gösterilerin yap›lmas› taraftar›y›m.Daha da büyüyerek, kitlelereulaflt›rarak bu düflünceyi yaymal›y›zdiye düflünüyorum.Tecritin kald›r›lmas›n›n bir medeniyetgöstergesi oldu¤unu düflünüyorum.‹nsanlar›n ulaflacaklar› uygarl›kdüzeyiyle de ilintili bu. Bu ay›p bifleybunun kalkmas› gerekiyor, insan haklar›naçok ayk›r› bir fley. Umut ediyorumki bizim bafllatt›¤›m›z ifller büyürve büyük kamuoyular› oluflur, buutanç ortadan kalkar.ölüyor, merkezi otoritenin bunuçözmesi gerekiyor.‹flte bir ayd›n komitesi kural›m,tekrar iki taraf aras›nda arabuluculukyaps›n; bir tarafta bütün fliddetmekanizmas›yla devlet var, bir taraftabütün haklar› ellerinden al›nm›fltutsaklar. Ve siz bunlar›n aras›ndabir arabuluculuk, tabi bi ad›m senat bi ad›m da sen at, onu da yanl›flbuluyorum. Ayd›n inisiyatifinin direkdevletten bu insanl›k suçuna durdemesi gerekti¤ini düflünüyorum.Güleç: Bu sorun insanl›¤›nsorunu haline geldiNurettin Güleç (Müzisyen)19 Aral›k 2000 tarihindenberi ölüm orucunda122 insan›m›z› yitirdik.Halen ölüm orucu sürmekte.Av. Behiç Aflç›'y› ziyaretimizlebirlikte böyle biroluflum gerçeklefltirdik.‹çerdeki koflullar› az da olsaalg›layabilmek ad›na böyle biroyun haz›rlad›k. Tecrite karfl› oldu-¤um için böyle bir oyuna kat›ld›m.‹çerinin koflullar› farkl›. Oyunda,sanki birebir o hücrelerde o tecritetabi tutulanlar›n direncini yere düflürmeyece¤iduygular› ben de hissettim.D›flar›daki insanlar›n yaflam›da tecrit alt›nda. Daha önce asl›ndasoyut düflünüyordum ama art›k buoyundan sonra bafl›m› yast›¤a koydu¤umzaman içerdeki mahkumlar›nnas›l bir tecritte oldu¤unu düflünmeyebafllad›m.Çok klasik olacak ama, tecrit insan›yaln›zlaflt›rmad›r diyebiliriz. Oinsanlar›n ideolojilerinden korktuklar›için bunu yap›yorlar.Bu sorun sadece cezaevinin de-¤il, insanl›¤›n sorunu haline geldi.122 insan›m›z yaflam›n› yitirdi. Di-¤er yanda ise boyal› bas›n›n etkisialt›nda duyars›z hale gelmifl bir toplumvar. Art›k insanlar›m›z ölmesin,hapishanelerde tecrit kald›r›lmal›.Bizim cephemizden bakarsak tecritkald›r›labilir ama hükümet cephesindenbakt›¤›m›zda, kendi dünyalar›n›görüyor. Asl›nda bunu baflba-1827 A¤ustos 2006 / 67


kana sormak laz›m, o y›llar önce birfliirinden ötürü hapishaneye düfltü.Baflbakan üzerinde bunu denemeklaz›m.Yaman: Varl›¤›m›z tehditalt›ndaFeyyaz Yaman (Ressam) Benbunu sanatç› kimli¤inden öte insanolarak sahipleniyorum. Çünkü bugüniçin toplumumuz giderektenmerkezi iktidar bask›s› alt›nda yaflamaitildi, insan etraf›ndaki hava nas›lkendisini sarmal›yorsa art›k yaflamaalanlar›n›n her noktada benzerbir bask› fleklinde etraf›m›z› sard›¤›-na inan›yorum. Bunu sanatç›kimli¤iyle özdefllefltirirsem, birvarl›k sorunu olarak görüyorum.Varl›¤›m›z tehdit alt›nda.Bunlar yeme, içme, nefesalma, organik en temel noktalar›nakadar ili¤imizde, tenimizdehissetti¤imiz bir durumhaline geldi. Bu ayn› zamanda küreselbir yapt›r›m, ona entegre biryapt›r›m. Tecrit kavram›n› genifl anlamatafl›mak ve hak ve özgürlüklerimizitalep etmekten yanay›z. Moderniteninde ayn› zamanda insanl›-¤a dayatt›¤› bir kurum bu.Meflhur bir kavram vard›r panoktikomdiye, bununla iliflkilendirdi¤imizzaman; e¤er herhangi birteknoloji, bir üst gözetim organ›böyle bir imkana sahip olup da bizimgündelik davran›fllar›m›z› birflekilde etkileyip seçim yapma hakk›varm›fl gibi, dayat›lan iki üç alternatiftenbirini tercih etmeye zorlamakgibi bir durumda örgütleniyorsave biz bu örgütlenme karfl›s›ndabir iflgalle karfl› karfl›yaysak ve biryapt›r›m gücümüz yoksa o zamaniçinde bulundu¤umuz durum gerçektenkorkutucudur, vahimdir.Çünkü bizim üzerimize gelen hertürlü yapt›r›m Filistin ‹srail savafl›gibi, Irak'taki iflgal gibi, çok net vealg›lanabilir olsa... Onlara karfl› insan›nbedensel refleksi ve korunmamekanizmalar› daha nettir. Ama butür alanda öyle bir yapt›r›mla karfl›karfl›yay›z ki, siz bunu birebir gündelikhayat içinde direk hissedemiyorsunuz,dolayl› yoldan hissediyorsunuzve o dolayl› iliflkiyi de kuramad›¤›n›zzaman onun yapt›r›mgücüne ister istemez esir durumdakal›yorsunuz. Hani bir kurba¤a projesivard›r. S›cak bir suya atars›n›zkurba¤ay›, z›plar ç›kar. Ancak suyavafl yavafl ›s›t›l›rsa kurba¤a onaal›fla al›fla kaynama noktas›na kadarorada kal›r ve ölür. Bence insanl›kböyle bir deneyin içerisinde yaflamave ölüme karfl› b›rak›l›yor. Ne yaz›kkibu bilinçlilik sürecinin oluflmas›ayr›, bir de buna karfl› örgütleniprefleksfleklindes›çramak ayr›. fiu anda bunun imkanl›l›¤›içindeyken, bu imkan› kullanmakgerekir diye düflünüyorum.Yoksa ilerde s›çray›p, kaçabilece¤imizbir nokta, zaman ve momentolarak geçmifl olacak.Yani yine Troya Savafllar› yafl›-yoruz, yine hak ve özgürlüklerimizikaybettik ama gerçekler çuvala s›¤m›yor.Sanat›n da titreyip kendinedönece¤i nokta yani. ‹nsanl›k kaçamazart›k. Çünkü varl›k sorunu olarakkarfl›s›na gelecektir. Ya delirirkendini kand›ra kand›ra ya da kafas›n›önündeki o gerçe¤e çarpar.fiimdi konuflulmas› çok do¤ru. Herkesönündeki perdeyi çekip bakmal›,yoksa baflka türlü yaflayamaz.Belli: Tecrit, örgütlülükbilincini yoketmek içindirMihri Belli (Yazar, devrimcipolitikac›) Halklara zulmetmekiçin, y›kmak için dayan›flmay› veörgütlülük bilincini yoketmek içintecrit uygulan›yor. Amaçlar›,devrimciler üzerindeki bilinciyoketmek. Bu bir y›k›md›r.D›flar› ç›k›p s›radan, bilinçsizinsanlara dönüfltürmekiçin. Amaç bu direniflik›rmak. Hapishaneler dahaönce bir okul gibiydi. Bununönüne geçmek için hücreleri yapt›-lar. Maksat her fleyi sineye çeken s›-radan birey haline getirmek. Tecrititek kelime ile anlatal›m dersek, savaflç›l›ktanç›karmakt›r.Hepimiz tecritteyiz demek, birbaflka yaflam›n inflaat›n› sürdürüyorlardemek. Demokrasi yok demek.Onun için demokrasi hedefimizdir,ba¤›ms›zl›k hedefimizdir. Demokratikve ba¤›ms›z bir Türkiyeyaratmak için. fiu anda ba¤›ml›ve anti demokratik patronlar›negemen oldu¤u bir Türkiye'desosyalleflme olmaz.Tecrit politikas›, halk hareketiile bafl edemeyeceklerianda kalkar.Belli: F Tipleri’nde Ortaça¤zindan› denilen olay varSevim Belli (Çevirmen) Tecrit,toplumsal bir yarat›k olan insan›yar›da kesmek. ‹nsan olmaktan menetmektir. Hepimiz tecritteyiz derkentabi Türkiye insan›n› kasdediyorum.Bilgi al›flverifline, birbirimizden haberdarolmaya, düzenden ve dünyadanhaberdar olmaya engel olunmas›demek. Ve hepimizi belli oranlardatecrit alt›nda tutmak demek. Vedayan›flmay› engellemek demek.Türkiye insanlar› aras›nda sevgial›flveriflini, duygu al›flveriflini engellemek,araya tecrit koymak demek.Yani Türkiye'nin bütün insanlar›,hatta kendini çok özgürsananlar da tecritte. Çünküonlar›n d›fl›nda bu uygulamay›,dayan›flmay› engelleme,haberleflmeyi engellemedurumu var.Tek kelime ile yönetmeyikolaylaflt›rmak, itirazlar›,hak aramalar›, baflkald›rmalar›önlemek için tecrit poli-1927 A¤ustos 2006 / 67


tikas›n› uyguluyor iktidar. Ve tekkelimeyle, tecrit eflittir insan› kifliliksizlefltirmekdemek.Tecriti kald›rmak çok da mümkünde¤il, ama tam demokratik birülkede muhakkak ki kalkm›fl olacakt›r.Ben öyle düflünüyorum. Yoksagelece¤e güvenimiz inanc›m›zsars›l›r e¤er öyle düflünmezsek.(Geçmiflte yaflad›¤›n›z tecrit deneyimindenbiraz bahseder misiniz?)Ben ailemden dolay› birazkayr›lm›flt›m. Yaln›zd›m ama küçükbir odada alt› ay falan. Asl›nda tecrittendaha kötüsü, memurlar›n gündüzçal›flt›¤› odada bir sandalyeüzerinde böyle oturuyordum. Toplamiki seneye yak›n yaln›z kald›m.Tecritin yaln›zl›¤› atlayabilir, gençsinizo zaman. Eskiden uygulanantecrit sorguya yönelik tecritti. Siziyaln›z b›rak›p itirafta bulunmaya,suç atmaya, ihanete kadar varacakduygulan›mlara girmenizi sa¤lamakiçindi. Halbuki F Tipleri’ndeki tecrit,eskiden ta Ortaça¤’da falan zindandedi¤imiz olay var F Tipleri’nde.Yani tecrit bir ceza olarak uygulanmakta.Sizi hakikaten kifliliksizlefltirmekiçin uygulanan bir fley. ‹nsanolmaktan ç›karmak için, duygular›n›z›düflüncelerinizi inkara yönelmeniziçin uygulanan bir fley. Bizimzaman›m›zda sorgu bittiktensonra art›k hapishaneye gidiyordunuz,baflkalar›yla beraberdiniz.Umumi bir hapishanede ki birsene tecritteki bir aya karfl›l›k gelebilirbelki de. F Tipi’ne giren adamaayn› cezay› uygulad›¤›n›z zaman,ona verdi¤iniz bir sene befl seneyebedel bir hapisane cezas› demektir.Bunu da düflünmek laz›m. Tecritinbu taraf› da çok önemli. Bu çok büyükbir ceza. Cezadan çok bir iflkenceyöntemi, zulüm.Gümüfl: Yar›nsize de yap›labilir!Mehmet Gümüfl (Müzisyen)Alt› y›ld›r yaflanan bu dram› gündemegetirmek, kamuoyunundikkatlerini konuyayo¤unlaflt›rmak; t›kan›kl›¤›nçözümüne katk›sunmak için, HepimizTecritteyiz isimli oyunakat›ld›m. Empati yapmaolana¤› buldum. Tecrittekilerinyaflad›klar›n› tahminetmeme ra¤men bu prati¤i bizzatyaflayarak konunun daha içindeolmak istedim. Bir hayli uzun y›llarcezaevi koflullar›n› ve hayat›n› bilenbiri olsam da kendimi bu pratikle s›-n›yarak konuya daha yak›n durmam›sa¤lad›m. Bir fleyi yanl›fl buluyorsan›zve bu yanl›fl birilerine yap›l›yorsaduyars›z kalamazs›n›z.Çünkü yar›n size de yap›labilir. Ayr›cayanl›fllara, anti-demokratik uygulamalarakarfl› ç›kmak bir yurtseverlikgörevidir.Tecriti kald›rmak için, hem bueylemleri ço¤altmak, hem de yönetimleiliflkiyi ve diyalo¤u canl› tutmakgerekir.fiair Selma A¤abeyo¤lututsak mektubu okuduA¤abeyo¤lu: Direniflleri Kutlu Olsun!TAYAD’l› Aileler 19 A¤ustosgünü Abdi ‹pekçi Park›’nda mektupokuma eylemine devam ettiler. Herhafta oldu¤u gibi tecrite son talebiniiçeren pankart, döviz ve direniflçilerinresimlerinin aç›ld›¤› eyleme buhafta da ayd›nlardan destek vard›.fiair Selma A¤abeyo¤lu, Sincan 1No’lu F Tipi’nden Rabbena Hanedar’›nyazd›¤› mektubu okudu.2027 A¤ustos 2006 / 67A¤abeyo¤lu’ndan önce bir aç›klama yapan AyfleArapgirli, tutsaklar›n yaflad›klar›n› anlatt›klar› mektuplar›okuduklar›n›, 20 haftad›r eyleme kat›lan ayd›nlarla,sanatç›larla, sendikac›larla, demokratik kitleörgütleriyle “Tecriti kald›r›n ölümleri durdurun!” talebiniAKP’ye hayk›rd›klar›n› hat›rlatarak, “122 evlad›m›z›nsorumlusu AKP’dir” dedi. “EfendileriIrak’›, Filistin’i, Lübnan’› kana bo¤arken; uflaklar› da6 y›ld›r tecrit hücreleriyle evlatlar›m›z› katlediyor”diyen Arapgirli, “Ama baflaram›yorlar, Ortado¤uhalklar› direniyor, bu ülke halklar›n›n umudu olandevrimciler, evlatlar›m›z tecrite karfl› içeride ve d›flar›dadireniyor” fleklinde konufltu.Arapgirli’nin ard›ndan tecrit maketi içine girenfiair Selma A¤abeyo¤lu, tutsak mektubunu okuduktansonra flunlar› söyledi: “Savafls›zbir dünya istiyoruz... Çocuklarölmesin istiyoruz... Tecrite hay›r! diyoruz... Direnifllerikutlu olsun!”Mazlum-Der’in de destek verdi¤i eylemin ard›ndan,TAYAD’l›lar Yüksel Caddesi’nde bildiriler da-¤›tt›lar.***Antalya Yazar Kamile Y›lmaz’dan destekTutsak mektubu okunarak oturma eylemi düzenlenenyerlerden Antalya’da da bu hafta, yazar KamileY›lmaz “tecrite son” ça¤r›s›na destek verdi. 20A¤ustos günü 22.’si düzenlenen, K›fllahan Meydan›’ndakieylemde, “Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun”pankart› aç›ld›. TAYAD’l›larad›na aç›klamay› yapan DilanBalc›, tecritten sözettikten sonra,‹srail’in Lübnan sald›r›s›n›n da, FTipleri’nin de emperyalizmin yenidünya düzeninin politikalar›-n›n ürünü oldu¤unu kaydetti.Balc›’n›n ard›ndan, Ümit ‹lter’inmektubu, Yazar Kamile Y›lmaztaraf›ndan okundu¤u s›rada, TA-YADl›lar da oturma eylemi yapt›.Yazar Kamile Y›lmaztutsak mektubu okudu


Siyonist rejim, sadece Ortado-¤u’da de¤il, dünyan›n her yerindeilerici hareketlerin karfl›s›ndad›r‹SRA‹L3emperyalizmin koçbafl›terörist bir devletSiyonizmin lanetli eliSiyonist ideoloji ve ‹srail’in kuruluflundanitibaren emperyalizmleiliflkilerini ele ald›¤›m›z yaz›m›z›nilk iki bölümünde, siyonizmin emperyalistpolitikalar içindeki yerine,›rkç› yap›s›na, neden Filistin topraklar›n›ndevlet kurmak için seçildi¤ineyer verdik.1. Emperyalist Paylafl›m Savafl›sonunda, General Allenby Komutas›’ndaki‹ngiliz Birlikleri 8 Kas›m1918 günü Kudüs’e girdiklerinde,Allenby flöyle diyordu: “As›rlar öncebafllayan Haçl› Seferleri art›k sonaermifltir. Çünkü muzaffer olduk.”XI. yüzy›l›n bafllar›nda Bat› Avrupafeodallerinin Do¤u’nun zenginlikleriniele geçirmek için, “kutsalkentleri kurtarma” söylemiyle,kilise taraf›ndan kutsanan Haçl› Seferleri’neyap›lan bu at›f elbette generalerindindarl›¤›ndan de¤ildi. Filistinliler’iflafl›rtan bu konuflma,Bat› krallar›n›n yerini alan emperyalistlerin,Ortado¤u’yu“nihayet” ele geçirdiklerinidüflünmeleriydi. Daimi biriflgalin zor oldu¤u koflullarda,bu durumun süreklili¤i içinse,iki seçenekleri vard›. ‹flbirlikçiArap krall›klar› arac›l›¤›yla sömürgelefltirmeve bölgede “emperyalizminuzant›s›” bir devletinkurulmas›. Bu devletin siyonistproje üzerine oturan ‹srail oldu¤unuve siyonistlerin ‹ngilizler’leiliflkilerinin nas›l bafllad›¤›n›ilk bölümde ele alm›flt›k.‹ngiliz himayesinde Filistinliler’inyurtlar›na el koyan siyonistler,2. Paylafl›m Savafl› sonunda amaçlar›naulaflt›lar. Savafltan emperyalistkamp›n lideri olarak ç›kanABD, Fransa ile ‹ngiltere’nin öncülü¤ündeve SSCB’nin dönemin koflullar›ndatarihsel bir hata ile destekverdi¤i BM karar›, devlet kuruluflununmeflruiyetini sa¤lad›. BirleflmiflMilletler 29 Kas›m1947’de Filistin’de biri Arap biriYahudi olmak üzere iki devlet kurulmas›n›öngören taksim karar›-n› ald›. Filistinliler karara karfl›ç›karak, böyle bir devleti kurmay›reddettiler. ‹ngilitere’ninBM karar› uyar›nca 15 May›s1948’de Filistin’den çekilece¤iniaç›klamas›n›n hemen ard›ndan siyonistçeteler de sald›r›lar›n› yo¤unlaflt›rd›.Deir Yassin Katliam› bugünlerdeyap›ld›. Ayn› günlerde siyonsit‹rgun Çetesi Yaffa’ya sald›rd›ve 70 bin Filistinli’den 67 bini terördenkaçt›. Siyonist çeteler, bukatliamlar›n propagandas›n› bizzatyap›yor, korkuyu tüm halka yaymaksuretiyle göçe h›z veriyordu. ‹ngilizordusu güya “tarafs›zl›k” politikas›izliyordu, ancak hem Suriye’dengelen Arap yurtseverlere karfl› siyonistleridestekliyor, hem de boflaltt›-¤› alanlar›n siyonistlerin eline geçmesiiçin istihrabat sa¤l›yordu. Son‹ngiliz askeri 14 May›s’ta çekildiFilistin’den ve ertesi günü, 15 May›s1948’de ‹srail devleti ilan edildi.Siyonist devlet, ABD baflta olmaküzere, emperyalistlerce hementan›n›rken, “mazlum ve yurtsuz Yahudiler”bak›fl›n›n etkisiyle Müslümanülkeler d›fl›ndaki ülkeler de ‹srail’itan›d›lar. 1947 taksim karar›ndaArap ülkeleriyle birlikte Filistin’inbölünmesine, Yahudi devletikurulufluna karfl› ç›kan Türkiye, ‹srail’iilk tan›yan müslüman ülke olduve tam diplomatik iliflki kurdu.Birleflik Arap ordular›, Yahudiler’iFilistin’den atmak üzere ülkeyegirdiler. Ancak çeflitli komplolarsonucu Filistin direniflçileri yaln›zkald›. Arap ordular›n›n bir k›sm› savaflmadangeri çekildi, bir k›sm› daSiyonistler önünde bozguna u¤rad›.Bu ilk Arap-‹srail savafl› sonunda‹srail, s›n›rlar›n› geniflletti ve yüzbinlerceFilistinli yurtlar›n› terk etmekzorunda kald›. Silah zoruyla,emperyalist destekle Filistinliler’iterörize ederek kurulan devlet, enbafltan itibaren tüm emperyalistlerinbüyük deste¤ini ald›. Devletin s›n›rlar›içinde kalan yar›m milyona yak›nFilistinli ise, her türlü insan hakk›ndanyoksun olarak yaflamayamahkum ediliyordu.Emperyalist cephede de¤iflengüç iliflkilerinin yans›mas›‹ngiltere, Araplar’› tümden kaybetmemekiçin 1939 y›l›nda, Filistinliler’inr›zas› d›fl›nda Yahudi göçününolmayaca¤›, gelecek befl y›liçinde Yahudi göçünün 75 bin ile s›-n›rl› olaca¤› gibi hükümler içeren“Beyaz Kitap”› yay›nlarken, 30 binYahudi gönüllü olarak ‹ngiliz ordusunda“Yahudi Birli¤i” olarak savaflakat›l›yor, savafla kat›lmayanlar daArap nüfusa yönelik sald›r›lar düzenliyorve kaçak Yahudi göçünüörgütlüyordu. Siyonistlerin bu ikicephenin d›fl›nda, as›l yo¤unlaflt›klar›ise, emperyalist cephenin liderli¤ineh›zla yükselmekte olan ABDile kurulan iliflkilerdi. 4.5 milyonYahudi’nin yaflad›¤› ABD’de propagandafaaliyetleri yo¤unlaflm›fl, çeflitlidüzeylerde iliflkiler gelifltirmifllerdi.Bu haz›rl›klar›n sonucu 1942y›l›nda New York’ta Amerikan SiyonistKonferans› düzenlendi veYahudi devleti talebini içeren BiltmoreProgram› kabul edildi.Savafl›n sonunda ABD, ‹ngiliz2127 A¤ustos 2006 / 67


Yahudi devletiArap devletiYahudiyerleflimlerBM’nin 1947’deki taksim plan›1950’den sonraBat› ÜrdünKaynak: Sosyalizmve ToplumsalMücadeleler Ansiklopedesi1949 sonras› ‹srail’in genifllemesi1947 BM karar›; en verimli topraklar dahilFilistin’in %56.4’ünü Yahudiler’e verdi.O tarihte 840 bin Filistinli’ye karfl›l›k640 bin Yahudi yafl›yordu. Siyonistlerinsald›r›lar›, savafllar sonras› ‹srail, Filistin’in%11’ini daha ilhak ederek, ülkenin%67.4’ünü ald›. 1949’da; ‹srail ve iflgalalt›ndaki topraklarda Filistinliler’in%63’ü yaflarken, göç ettirenlerin oran›%37’yi buldu. 1967 savafl› sonras›, Filistinliler’in%50’si mülteci durumunadüfltü. 1982’ye gelindi¤inde ise bu oran%59.2’ye ç›kt›. Bugün 3 milyon Filistinliülkesi d›fl›nda. Bu gerçek; neden ‘geridönüfl’te ›srar edildi¤ini de gösteriyor.emperyalizminin bütün sömürgeleriniele geçirirken, elbette Ortado¤uuzun y›llar sürecek bir güç çat›flmas›n›nda oda¤› durumuna geliyordu.Emperyalist kamp›n liderli¤iyle birliktedevral›nan bir miras gibi, Siyonistvarl›¤›n “tasmas›”n› da yavaflyavafl eline alacakt› ABD. TümüyleABD denetimine geçmesinin as›ldönüm noktas› ise, 1956 SüveyflBunal›m› oldu. Emperyalistler aç›-s›ndan hem bir iktidar bofllu¤u hemde güç ve denetim savafl›n›n boyutland›¤›1950’li y›llar›n ikinci yar›s›,as›l olarak Fransa’n›n ‹srail üzerindeetkinli¤ini art›rd›¤› dönemdir.Fransa, ‹srail’in bafll›ca silah kayna-¤› olurken, ABD’nin henüz Ortado-¤u politikalar› tümüyle netleflmiflde¤ildi ve petrol ihtiyac›ndan kaynakl›olarak Araplar› karfl›s›na almakistemiyor, özellikle M›s›r ileiliflkiler gelifltiriyordu.Suriye ve Lübnan’› kaybedenFransa’n›n ve ‹ngiliz emperyalizmininen büyük kayg›s›, M›s›r DevletBaflkan› Nas›r’›n “ulusalc› sosyalizminin”bütün Ortado¤u ve özellikleFrans›z sömürgelerinin oldu¤u KuzeyAfrika’n›n Arap ülkelerine yay›lmas›ve Arap ulusunun birli¤iniyaratma yolunda ciddi bir yol katetmee¤iliminde olmas›yd›. ‹ngilterede buna karfl› Irak ve Türkiye aras›nda“Ba¤dat Pakt›”n› imzalatarakbir karfl› blok oluflturmaya çal›fl›-yordu. Ayn› kayg›lar elbette ‹srailiçin de geçerliydi. Özellikle s›n›rlar›n›geniflletme ve “güvenlik”, en temelsorundu. Nas›r’›n öncülü¤ünde‹srail’e uygulanan iktisadi boykotda etki yaratmaya bafllam›flt›. ‹srail,M›s›r’›n öncülük etti¤i Arap ülkelerinekarfl› sald›rgan politikalar›n›yo¤unlaflt›rd›, 1953 ve ‘54 y›llar›ndaGazze baflta olmak üzere Araplarakarfl› katliamlar gerçeklefltirdi,M›s›r-ABD ittifak›n› sabote etmekiçin ajanlar gönderdi, ancak Nas›rbunlar› yakalayarak idam etti.1948 Birinci Arap-‹srail savafl›-n›n yenilgisi ve artan ‹srail sald›r›lar›karfl›s›nda silahlanma ihtiyac› duyanNas›r, “Yahudi oylar›n› kaybederiz”kayg›s› nedeniyle ABD hükümetindenkarfl›layamay›nca, buihtiyac›n› Çekoslavakya üzerindenSovyetler’den karfl›lamaya bafllad›.‹flte bu geliflme, emperyalistler içinciddi bir tehdidin büyümesi anlam›-na geliyordu. Savafl sonras› tümdünyada artan, sosyalizme yöneliksempati Ortado¤u’yu da sar›yordu.ABD ve ‹ngiltere’nin cevab›, dahaönce vaadettikleri Assuan baraj›için yat›r›m› iptal ederek M›s›r’› cezaland›rmakoldu. Nas›r ise, ‹ngilterekontrolünde bulunan Süveyfl Kanal›’n›millilefltirerek cevap verdi.Temmuz 1956’da yaflanan bu geliflmeüzerine, emperyalistler art›k Nas›r’›ndevrilmesi zaman›n›n geldi¤inekarar verdiler. Bu konuda ABD,‹ngiltere ve Fransa ayn› fikirdeydi,ancak paylafl›mda anlaflamamalar›üzerine, Fransa ve ‹ngiltere, Ortado¤u’dakiezeli “bekçi köpe¤i”ndenyararlanmaya karar verdiler. Hat›rlanaca¤›gibi, ‹srail Cumhurbaflkan›olacak olan Siyonist lider Weizmann,1900’lerin bafl›nda "‹ngiltereYahudilerin Filistin'e yerleflmesinidesteklerse... Suveyfl Kanal›'n›nbekçileri olabileceklerini”söylemiflti. ‹srail Süveyfl Kanal›’nasald›rarak ç›k›fl bölgesini kontrollerialt›na ald›. Öte yandan da ‹ngilizve Frans›z ordusu harekete geçmiflti.Ancak plan tutmad›¤› gibi, Amerika,emperyalist kamp›n lideri oldu¤unuhat›rlat›r biçimde, kendionay› olmadan geliflen bu hareketesert tepki göstererek M›s›r’› destekledi,‹ngiltere’ye yapt›r›m uygulad›.Sald›r› püskürtüldü. Bu olay Ortado¤u’daABD hegamonyas›n›n artmas›n›beraberinde getirirken, ‹srail’indenetimi de ABD’ye geçti.Süveyfl’e Fransa-‹ngiltere ç›karlar›için sald›ran ‹srail, bu tarihtensonra katliamlar›n›, iflgallerini öncelikliolarak ABD ç›karlar› paralelindegerçeklefltirecekti. Nitekim,1967 Arap-‹srail ‘6 gün savafl›, “Siyonistrejimin kolonyalist yay›lmas›n›nönünü açmak için iki y›l önceWashington’da planlanm›flt›. (‘Siyonist‹srail’e dair gerçe¤i söylemek!’- Fikret Baflkaya) fiimon Peresde “bu savafla on y›ld›r haz›rlan›yorduk”diyerek, bu durumu teyidediyordu. Bu savaflta da, öncekilergibi, Siyonistler ve emperyalizm;Arap ulusunun birli¤ine yönelik çabalarbofla ç›karmay› hedefledi.Çünkü böyle bir geliflim, kendiayaklar› üstünde duran bir Arap ulusu,emperyalist ya¤man›n önüne ç›-kabilecek en güçlü engeldi. Buradada Siyonist rejimin bafll›ca ifllevigörülmüfl oldu.50 y›ld›r süren iliflkiyikarfl›l›kl› ç›karlar belirliyor‹srail’in “Amerika sevgisi” de,ABD emperyalizminin “‹srail’ina¤abeyi” rolü de elbette ki, karfl›l›kl›ç›karlara dayan›yor.ABD; ‹srail’in her platformdaarkas›nda yer al›yor, askeri ve maliolarak destekliyor, bütün dünyan›nlanetledi¤i koflullarda dahi uluslararas›platformlarda arkas›nda duruyor,tecrit olmas›n› engelliyor,2227 A¤ustos 2006 / 67


BM’de Filistin lehine kararlar al›nmas›n›engelliyor, Arap topraklar›-n›n ortas›nda “güvenli¤inin” bafl teminat›oluyor.‹srail ise; emperyalizmin dünyahakimiyeti için strajik bir bölgeyiABD’nin öncülü¤ündeki emperyalistcephe ad›na kontrol alt›nda tutuyor,direnen unsurlara karfl› yoketmesald›r›lar› düzenliyor, Ha'aretzGazetesi’nin deyifliyle, “Bat›'yakarfl› izin verilenden daha öte birsayg›s›zl›kta bulunan” bölge ülkelerinicezaland›r›yor. Sadece Filistinde¤il Suriye, Lübnan, ‹ran, Irak...bölgede emperyalist ç›karlar önündekim engel olmuflsa, nerede emperyalizminbölge politikalar›nakarfl› bir direnifl geliflmiflse, mutlaka‹srail karfl›s›na ç›kmaktad›r.Raflid El Gannufli, ‘Filistin Sorunuve FKÖ’ isimli kitab›nda, ‹srail’eABD yard›m›na iliflkin flu veriyi aktar›r:"’67 savafl›ndan önce 200 milyondolar tutar›ndaki askeri yard›msavafl sonras›nda iki kat artt›r›lm›flt›r.‘73 savafl›ndan sonra da ‹srail'eyap›lan askeri yard›m ve verilen d›flborç 2 milyar dolara yükseltilmifltir.Bugün ise ‹srail'in ald›¤› askeriyard›m ve d›fl borç 24 milyar dolaraulaflm›flt›r ki bu, ‹srail'in milligeliriyle eflde¤erdir." (Syf: 67, 68)Bu art›flta çarp›c› olan fludur: ‹srail’inkatliamlar› ne kadar artm›flsa,ABD yard›m› da buna paralel art›-yor. Elbette tüm bu katliamlar, saltSiyonist proje do¤rultusunda geliflmiyor,bafltan bu yana alt›n› çizdi¤imizgibi, emperyalist ç›karlara hizmetetti¤i için, yard›mlar da bunaparalel art›yor. Lübnan vahfleti sonras›daha da artmas› beklenmelidir.Ortado¤u, tarih boyunca dünyaimparatorlu¤u kurmak isteyen bütüngüçler için denetim alt›nda tutulmas›gereken bir yer oldu. Bununbirinci nedeni; bölgenin yeralt› veyer üstü zenginlikleridir. Ki, bu y›llardaart›k petrol kaynaklar›n›n zenginli¤ide büyük oranda biliniyordu.‹kinci neden, Asya’n›n devasa enerjikaynaklar›n›n, enerji yolununkontrolüdür. Üçüncüsü ise, Ortado-¤u’nun anti-emperyalist devrimleregebe bir bölge olmas›d›r. ÖzellikleABD-‹srail aras›ndaki iliflkiler ne Bush ile s›n›rl›-d›r ne de Amerika’daki güçlü Yahudi Lobileri ileilgilidir. 2. Paylafl›m Savafl› öncesi ‹srail’in ipleri,emperyalist cephenin o günkü lideri ‹ngilizlerinelindeydi, bugün lider de¤iflti, emperyalistç›karlar›n Ortado¤u bekçili¤ini yapma sözüylekurulan siyonist varl›¤›n ipleri yeni liderin, Amerika’n›neline geçti. ‹srail, emperyalist ç›karlarahizmet etti¤i ölçüde varolmakta, ABD ve AB’nindeste¤ini almakta ve iflledi¤i bütün insanl›k suçlar›naarka ç›k›lmaktad›r.2. Paylafl›m Savafl› sonunda emperyalizminsosyalizme karfl› “so¤uksavafl” politikalar›n›n bölgede uygulay›c›s›,emperyalizmin müttefikiüç ülkeden biri oldu. (Di¤er ikisi,fiah’›n ‹ran› ve Türkiye) BölgedeSovyetler’in etkisine karfl› bir jandarmarolü oynad› ‹srail. Sovyetler’leiliflkide bulunan ülkeler veilerici, devrimci, ulusal hareketlerhedef al›nd›, bugün savaflt›¤› ‹slamc›güçleri, devrimlerin önünü kesmekiçin destekledi. Örne¤in, El Fetihve FHKC’ye karfl› Hamas’›n gelifliminegözyuman bizzat ‹srail oldu.Burada alt› çizilmesi gereken birbaflka nokta ise fludur. Nixon Doktrini’yleABD'nin küresel güç kayb›-na u¤rad›¤› kabul edilmifl ve bunutelafi etmek için, sistem ad›na bölgeselç›karlar›n savunmas›nda yard›mc›olacak müttefiklerle ilgili politikalargelifltirilerek, ABD ç›karlar›n›tehdit eden Sovyetler’in etkisiniart›rd›¤› Ortado¤u'da uygulanm›flt›r.‹srail-Türkiye-Irak-‹ran gibi iflbirlikçilerinive gerici Arap rejimlerinibu zeminde ittifaka zorlam›flt›r. AncakABD’nin bu hesaplar›, Irak’taBAAS iktidar›yla, ‹ran ‹slam Devrimiile ve Türkiye’nin içinde bulundu¤uistikrars›z durum nedeniyetam olarak yaflama geçmedi, tutmad›.Bu nedenle, bölgede tarihsel olaraköfke kayna¤› olmas›na karfl›n,ciddi bir ekonomik dinami¤i bulunmayanve askeri gücüne dayanan ‹srailüzerine oynamak durumundakald›. Ony›llard›r da iliflkinin bu düzeydekiönemi de¤iflmedi.Siyasi, askeri tüm gücüyle bölgeyeabanan ABD’nin Afganistanve Irak iflgali sonras›nda, müttefiki/iflbirlikçisiülkeler kendi konumlar›n›yeniden tan›mlad›lar. Buradayine ‹srail baflat rolü oynamaya devametmektedir. Amerikan emperyalizmiöncülü¤ünde sürdürülen“terörle savafl”›n, halklara karfl› savafloldu¤unu anlatmayaca¤›z. Busavafl›n temel hedefinin bugün içinOrtado¤u oldu¤u da aç›kt›r. Emperyalistkapitalizmin pazar a¤lar› d›-fl›nda kalan bölgeler bu söylemleele geçirilmeye çal›fl›l›rken, direnengüçlerin yokedilmesi savafl›n odaknoktas›d›r. ‹srail, bu savaflta emperyalistlerinsadece en sad›k iflbirlikçiside¤il, ayn› zamanda vurucu gücüdurumundad›r. Ortado¤u’nun denetimat›na al›nmas›nda, emperyalizminBüyük Ortado¤u Projesiönünde engel olan devletlerin ve örgütlerindize getirilmesinde stratejikbir role sahiptir Siyonist devlet.Öte yandan “terörle savafl” söylemi,‹srail aç›s›ndan da, ony›llard›ryakalamayad›¤› bir “meflruiyet” zeminidurumuna gelmifltir. Daha dünekadar öne ç›kan söylem “‹srail’ingüvenli¤i” olurken, bugün “terörlesavafl›yoruz” söylemi bunun önünegeçmifl, kendine yeni bir ideolojiksöylem, terörünü meflrulaflt›racakbir dil bulmufltur siyonist varl›k. Ozaman nas›l ki, as›l güvenlik sorunuolan ‹srail de¤il, bölge halklar› ise,bugün de ‹saril ve emperyalistlerin“terörist” tan›mlar› s›n›rs›zl›k üzerinekurulu bir keyfilik ve demagojiyedayan›r. Filistin’de Hamas dahiltüm Filistinli direnifl örgütleri de teröristtir,Lübnan’da milyonlar› temsileden ve hükümette yer alan Hizbullahda. Hedef ülke bir devletse,(Suriye ve ‹ran), onlar da “teröredestek veren ülkeler”dir.Yarat›lan “terörizm” propagandalar›etraf›nda, ‹srail düne görekatliamc›l›kta çok daha pervas›zd›r.2327 A¤ustos 2006 / 67


Evlerin tepesine bombalar ya¤d›r›l›-yor, siyasi liderlere suikastler düzenleniyor,tekerlekli sandalyedekiinsanlar füzelerle hedef al›narak vuruluyor,çocuklar›n katledilmesi“terörle savafl›n üzücü sonuçlar›”diye aç›klan›yor, bir ülkenin yerlebiredilmesinin ad›, “terörle savafl›-yoruz” oluyor. ‹srail, tarihsel olarakyoketmeye çal›flt›¤› Filistin direniflinesald›r›lar›n› s›n›r tan›madan, resmenFilistin devlet baflkan› olaraktan›nan Arafat’› günlerce karargah›ndakuflatt›ktan sonra zehirleyereköldürme, Hamas hükümetinin üyelerinikaç›rma gibi boyutlara vard›-r›rken, yapt›¤› her fley Amerika taraf›ndan“kendini savunma hakk›”olarak tan›mlan›p destek buluyor.‹srail’in, emperyalist “terörle savafl”söylemi içinde bir baflka misyonuise; bu savafl›n en vahfli biçimlerininmeflrulaflt›r›lmas›d›r. Do¤rudansivilleri, çocuklar› ve bir defayamahsus de¤il, defalarca hedef alarakvurma; Filistin-‹srail aras›ndabugüne kadar bir anlamda ad› konulmam›flbir anlaflma gibi duran,siyasi liderlere yönelmeme vb. örneklerdeoldu¤u gibi, hukukun,meflrulu¤un “s›n›rlar›n›n afl›lmas›nda”ön aç›c› durumundad›r siyonistterör. “Teröriste ne yap›lsa yeridir”anlay›fl› tüm dünyaya baflta ‹srailarac›l›¤›yla dayat›lmakta, ard›ndantüm emperyalistler izlemektedir.‹srail, ABD’si Avrupas› ileemperyalist cepheninsilahl› gücüdürUnutulmamas› gerekir ki ‹srail;sadece ABD için de¤il, tüm emperyalistlerinortak ç›karlar› için varedilenbir ülke olma misyonunu bugünde koruyor. Yine bu misyon,özelde direnen güçlere, halklar›nmücadelelerine karfl› oldu¤u için,ayn› zamanda feodal bask›c› Arapdiktatörlerinin de ç›karlar›nad›r.1956’dan bugüne temel olarakABD’nin ç›karlar›n›n jandarmal›¤›-n› yap›yor oluflu, Amerika’n›nemperyalist kamp içindeki liderli-¤iyle ilgilidir, bu liderlik de¤iflti¤inde‹srail’in ipini yeni emperyalist liderinele alaca¤›na kuflku yoktur.Siyonist pragmatizm için de, bir sorunolmayaca¤› aç›kt›r. Bugün Lübnansald›r›s›nda ABD’si, AB’si iletüm emperyalist cephenin ‹srail’eaç›k destek vermesi, iflbirlikçi M›-s›r, Suudi Arabistan gibi ülkelerin‹srail’i de¤il, Hizbullah’› suçlamas›ve fetvalar ç›karmas›, ‹srail bu gericiittifak ad›na savaflt›¤›n›n yenidenteyid edilmesidir.Filistin’de yaflananlar bir baflkaörnektir. “Bölgeye demokrasi getirme”ad›na Afganistan ve Irak’› iflgaleden emperyalistlerin, b›rak›n burjuvademokrasisini, yaflam hakk›n›yok ettikleri ortada. Buna karfl›n,Filistin'de tarafs›z gözlemcilerin deonaylad›¤› seçimler yap›ld› ancak,bu demokrasiyi be¤enmedi emperyalistler.ABD ve AB, siyasi ve ekonomikambargo karar› ald›, HA-MAS'› dize getirmek için. K›sa süresonra da bu ambargo karar› ‹srail taraf›ndanGazze Katliam›’yla desteklendi.‹srail de emperyalistlerinortak amac›na, kendi bildi¤i yöntemlekat›lm›fl oldu.Yine ‹srail’in nükleer silahlar›önemli bir örnektir. Tüm emperyalistlerelbirli¤i içinde ‹ran ve KuzeyKore’nin “nükleer silahlar›” üzerinef›rt›nalar kopar›p ambargo kararlar›al›rken, ‹srail’in dünyan›n 6. büyüknükleer gücü oluflunu görmezdengelmeyi sürdürüyorlar. Kuzey Koreve ‹ran için “haydut devletler” tan›mlamas›yapan ve bu ülkelerinnükleer güç haline geliflinin “dünyabar›fl› için tehdit olaca¤›n›” söyleyenemperyalistler, elbetteki ‹srail’innas›l bir haydut devlet oldu¤unuçok iyi bilirler. E¤er dünya içinbir tehditten söz edilecekse, Amerika’dansonra ‹srail gelir. ‹srail’inkendi tarihi dahi, bir haydutluk tarihidir.Filistin’de, Lübnan’da buvahfleti yaratanlar›n, çok s›k›flt›¤›ndanükleer silahlar kullanmaktançekinmeyece¤ini görmek için kahinya da uzman olmaya gerek yoktur.Ancak, ‹srail’in varl›¤› gibi, nükleergücü de as›l olarak emperyalistlerinbölgedeki nükleer gücü anlam›nageldi¤i için, bu konuda büyük bir riyakarl›¤›sürmektedir.Siyonist devlet sadece Ortado-¤u’da de¤il, dünyan›n baflka yerlerindede, emperyalist ç›karlarla tambir uyum içindedir. Özellikle LatinAmerika’daki devrimci hareketlerekarfl›, ABD ile birlikte faflist oligarflileredestek vermifl, kontralar›n örgütlenmesinde,silah ve e¤itim sa¤lanmas›ndarol oynam›flt›r. Örne¤in,‹srailli askeri “uzmanlar›n”, El Salvador’dadevrimci gerillalara karfl›kontra güçlere e¤itim verdikleri,1981'deki büyük gerilla sald›r›s›karfl›s›nda Amerikanc› hükümetinsaf›nda savafla do¤rudan kat›ld›klar›bilinir. Yine, Etiyopya’da anti-gerillabirliklerini e¤iten ‹srail, Küba’yayönelik ABD ambargosunun kald›-r›lmas› konusunda yap›lan bütünBM’de oylamalar›nda, 100’den fazlaülkenin karfl›s›nda ABD ile yanyanaoldu. 1987’de Nikaragua devrimcihükümetine yönelik ticaretambargosunun kald›r›lmas› oylamas›ndave yine Nikaragua’ya karfl›düzenlenen askeri ve paramiliterkontra faaliyetler için uluslararas›Adalet Mahkemesi kurulmas›nailiflkin bir baflka oylamada da, 94 ülkeninolumlu oylar›na karfl›n, ABDve ‹srail’in ambargosunun sürmesi,kontralar›n yarg›lanmamas› yönündekioylar› biliniyor.Bu ikilinin BM’de birleflti¤i birbaflka çarp›c› oylama ise, Naziler’-le siyonistlerin Yahudiler’i Filistin’egöçettirme temelindeki iflbirli-¤ini hat›rlatmaktad›r. 1985’te; “Nazi,faflist ve Neo-faflist faaliyetlerekarfl› al›nacak önlemleri” içeren40/148 No’lu tasar›ya, 121 ülke‘evet’ derken, ABD ve ‹srail faflistlere,Naziler’e karfl› önlem al›nmas›nakarfl› ç›kt›lar. Siyonistlerin, Yahudikatliam› nedeniyle, Naziler’e“düflman” olmas› beklenir. Ancakemperyalizmin dünya hakimiyetinehizmet eden, ilerici hareketlerinönünde barikat olabilecek bütün gericiörgütlenmelere destek vermektençekinmediklerini, ABD politikalar›na,temsil ettiklerini iddia ettikleriYahudiler’e hakaret pahas›nauyum sa¤lad›klar›n› burada da görüyoruz.- Sürecek -2427 A¤ustos 2006 / 67


‹ran’›n Kürt düflmanl›¤›‹ran ordusubirkez daha,Kürt yurtseverlerine karfl› askeri operasyonbafllatt›.13-14 A¤ustos’ta Xinêre Bölgesi’ndeHPG kamplar›na top at›fllar›ndabulunan ‹ran Ordusu, operasyonlar›n›Hac› Umran Bölgesi ile KandilDa¤› eteklerinde bulunan Seripaye,Kanikoxerefle, Geruy Gezgezke, Gabalek,Berdunaz, Mêrgan, DerawiMelazade, Hozi Mergesir ve Pirerokbölgelerinde yo¤unlaflt›rd›.HPG’liler ve Abdullah Öcalan’›ngörüflleri do¤rultusunda ‹ran Kürdistan’›ndaörgütlenen Partiya JiyanaAzad A Kurdistan (PJAK) gerillalar›-n› hedefleyen ‹ran ordusu, top ve roketat›fllar›n› aral›ks›z sürdürürken,HPG ve PJAK taraf›ndan da misillemeeylemleri düzenlendi. F›rat HaberAjans›'n›n verdi¤i bilgilere göre, ‹ranordusu bu sald›r›larda 30’a yak›n askerkay›p verdi.Oligarfliyle gerici ittifak‹ran rejiminin, s›n›rlar› içinde yaflayanKürtler’e yönelik düflmanl›¤›yeni bir olgu de¤ildir. Ancak, özellikleKandil’e yönelen bu sald›r›lar›nzamanlamas› ve izlenen politika,farkl›l›k arzetmektedir.Sald›r›lar›n yo¤unlaflt›r›lmas›n›nbir yan›n›, Mollalar rejiminin antidemokratik,inkarc› tutumu ve gelenekselKürt düflmanl›¤› olufltururken,bugün için öne ç›kan yan›, Türkiyeoligarflisi ile iliflkilerdir.‹ran rejimi, Türkiye ile ‘Kürt düflmanl›¤›’temelinde ittifak halindedir,bu konuda çeflitli anlaflmalar yap›lm›fl,kimi zaman ortak operasyonlar‹ran rejimi, iflbirlikçi oligarflik iktidarla“Kürt’ü imha ve inkar” temelindeki ittifak›na,Kürt yurtseverlerine yönelikoperasyonlar›na son vermeli, Kürthalk›n›n haklar›n› tan›mal›d›r.düzenlenmifltir. Irak’ta yaflananlar›nard›ndan her iki ülke de kendi Kürtmuhalefetini ve silahl› güçleri imhay›kendileri aç›s›ndan daha “acil” birsorun olarak görmektedirler.Öte yandan ‹ran, PKK’ye yöneliksald›r›lar arac›l›¤›yla, Türkiye oligarflisiniyan›nda tutmaya çal›flmakta,böylece ‹ran’a yönelik ABD kuflatmas›ndabölgesel güç kazanma hesab›yapmaktad›r. “ABD, senin düflmanlar›naoperasyon düzenlemiyor,Kandil’i biz bombal›yoruz”mesaj› veren ‹ran, ‹slamc› pragmatizminkanl› yüzünü sergilemektedir. Butür pragmatik hesaplarla, muhtemelABD operasyonunda ne Türkiye iflbirlikçioligarflisini yan›nda tutabilir,ne de bu hareket tarz› ABD operasyonunugeriletici bir rol oynar. Türkiyeoligarflisi “Kürt’ü imha” konusunda‹ran ile birliktedir, ancak AmerikanBüyük Ortado¤u Projesi’nin en sad›kdestekçisi ve iflbirlikçisi olmaktan daasla vazgeçmeyecektir. Buna, ‹ranoperasyonu da dahildir. ‹ran’›n Kandil’ibombalad›¤› günlerde, befl ‹ranuça¤›n›n “Hizbullah’a silah tafl›yor”bahanesi ile ‹srail ve ABD iste¤i do¤rultusundaaranmas›, bunun en aç›kve flimdiden görülen örne¤idir. ‹ran,ne kadar Kürt’ün kan›n› dökersem,Türkiye’yi o kadar yan›ma çekerimhesab›nda yan›lmaktad›r.‹ran’da yaflayan tüm halklar› emperyalizmekarfl› birlefltirme yerine,muhalif olan› bast›rma, imha etmeüzerine yürütülen politika ters teper,halklar› düflmanlaflt›r›r, emperyalizminde¤irmenine su tafl›r. Ancak, istermilliyetçi isterse islamc› olsun;politikalar›n›n temeline pragmatizmioturtan güçler, soruna halklar›n genelç›karlar› penceresinden bakmazlar.Avrupa’da Kürtyurtseverlere bask›larAlmanya ve Hollanda'n›n sondönemde, demokratik faaliyetyürüten Kürt yurtseverlerine yöneliktutuklamalar› ve derneklereyönelik bask›lar, YEK-KOM taraf›ndanprotesto ediliyor.Oligarflik iktidara yaranmak,siyasi ve ekonomik ç›karlar eldeetmek için Muzaffer Ayata, NedimSeven ve Gazeteci R›za Erdo¤an'›tutuklayan Almanya veHollanda’n›n bask›lara son vermesiistenen eylemlerde, tutuklananyurtseverlerin serbest b›rak›lmas›istendi.Kürt Dernekleri FederasyonuYEK-KOM, bask›lar› protestoetmek, demokratik faaliyet olana¤›n›nb›rak›lmad›¤›n› dile getirmekiçin, Almanya'da kendineba¤l› 65 derne¤i kapatt›¤›n› duyurdu.20 A¤ustos’ta ise, Fransa'n›nbaflkenti Paris'te, Almanya'n›nSaarland eyaleti, Hamburgve Köln kentlerinde, Danimarka'n›nbaflkenti Kopenhag'da kitleselgösteriler düzenlendi.YEK-KOM karar› uyar›ncaAlmanya’daki derneklerin 27A¤ustos Pazartesi gününden itibarenkapanaca¤› aç›klan›rken,protestolar kapsam›nda yürüyüfllerindüzenlenece¤i, açl›k grevlerininyap›laca¤› ve konuya iliflkinbilgilendirme standlar›n›n aç›laca¤›kaydedildi.Tutuklamalar› k›nayan KNK,bunun “sadece Kürt sorununuçözmek istemeyen Türkiye'yi cesaretlendirdi¤ini”belirtirken,KON-KURDise, tutuklamalar›nABDtaraf›ndanTürk devletinekendi ç›-karlar› içinverdi¤i vaatleredayand›-¤›n› duyurdu.2527 A¤ustos 2006 / 67


‹smail fiammut’un‘Tel El Zaatar’da katledilenFilistinli mülteciler’ deseniSen kurflun ya¤murlar› alt›ndagüneflin delik deflik edildi¤ibir ülkede do¤dunöptü kan revan içinde seniç›r›lç›plak bir ölümölümü ve gözyafl›n› gördün yavrumkan emmeyi ö¤rendin yaralar›ndansaplan›rken geceyeilk 盤l›¤›n›n sesikestik göbe¤ini süngüyle seninterli bir asker kaputunasard›k sonrakurflunlar ya¤›yorducesedine annenina¤la yavrum a¤ladindirsin içindeki ac›y› gözyafllar›ndönsün toz duman aras›ndah›çk›r›klar›nve kalks›n art›k kanl› duvarlar›ndankuflatmalar›nLübnan iç savafl› s›ras›nda ‹srailad›na Filistin Kurtulufl Hareketi’niyoketmek için Tel El Zaatar MülteciKamp›’n› kuflatan Falanjistler, karfl›lar›ndaçocuk genç yafll› kad›n erkek onbin Filistinli’nin iki ay süren direniflinibulmufllard›. Günlerce bombalar,füzeler, kurflunlar ya¤d› kamp›n üzerine.Elektri¤ini, suyunu, yiyece¤inikestiler. Ortaça¤’›n “kale kuflatmalar›-n›n” ayn›s›, mülteci kamp›na uyguland›.Gazeteciler günler sonra kampagirdiklerinde, teslim olmaya haz›r birhalk bulacaklar›n› umarak mikrofonlar›n›uzatt›lar. Kamp sorumlusu Muhsin’incevab› tek cümle oldu: “Sonunakadar direnece¤iz”10 bin Filistinli 54 günboyunca yak›n tarihin engörkemli direniflini gerçeklefltirdi.Suriye’nin sald›r›s›nedeniyle FKÖ’nün yard›-ma gelemedi¤i kampta, çocuklar,yafll›lar açl›k, susuzlukve hastal›ktan öldü,genç savaflç›lar siyonizminuflaklar›na karfl› kahramancadirenerek can verdiler.Sonunda yap›lan bir anlaflmaylakamp› boflaltt›klar›ndada, faflistler sözlerini tutmayarakyürüyüfl halindeki Filistinliler’iac›mas›zca tarad›lar, kad›nlar›k›zlar› kaç›rarak tecavüz ettiler, bu esnada1300’ü daha katledildi. 500’ü savaflç›4 bin Filistinli, kuflatma alt›ndahayat›n› kaybetmiflti. “Uluslararas›toplum” yine “seyirci”ydi, yine sessizdi;çünkü onlar da direnen Filistin istemiyorlar,Kurtulufl Hareketi’nin yokedilmesini istiyorlard›. Ama baflaramad›lar.Tel Zaatar’›n binlerce ölüsü,Filistin devriminin en önemli direniflsembolleri, kuflatmalar alt›nda direnmegücü oldular...O günden sonra da defalarca kuflat›ld›Filistin. Tarihin barbarl›k dönemindekullan›lan en ac›mas›z yöntemlerkullan›ld› siyonist cellatlar taraf›ndan.Daha yak›n zamanda yaflanan Ramallahkuflatmas› tüm dünya taraf›ndancanl› izlendi. Duvarlar› y›k›lm›fl,ahlaks›zl›¤›n dip noktaya vurdu¤ununsimgesi olarak duvarlar›na siyonist askerlerinifledi¤i, elektri¤i kesilmifl, bafl›nadurmadan bombalar ya¤an Arafatve yoldafllar› teslim olmad›lar, teslimolmad› halk.◆Bugün de Gazze kuflatma alt›nda;karadan, denizden, havadan dört biryan› tutan siyonist düflman, hareketeden her fleye atefl aç›yor, füzelerle vuruyor.Halk insani ihtiyaçlar›n› karfl›-lamakta dahi büyük zorluklar yafl›yor.Tam bir ölü flehre dönüfltü Gazze, y›-k›nt›lar aras›ndan öfkenin ve direncinsesi duyuluyor sadece. Filistin, gerillalar›yladireniyor, sessizli¤iyle direniyor,teslim olmayan tarihiyle direniyor.Filistinli gerillalar, kuflat›lan Gazze’ye,Bat› fieria’dan ses veriyor. 19A¤ustos’ta bir ‹srail askeri, Filistintopraklar›na girmenin cezas›n›, gerillar›nkurflunlar›yla ödedi. ‹srail 18-20A¤ustos aras›ndaki sald›r›lar›nda Gazzeve Bat› fieria’da 3 Filistinli hayat›n›kaybetti, 2 Filistinli de yaraland›.◆Uluslararas› kamuoyu dedikleriemperyalist güçler, yine sessiz, yinekuflat›lm›fl Filistin’in teslimiyetini dörtgözle bekliyorlar. Dize getiremedikleriHizbullah’a karfl› “ateflkes” ilan etmekzorunda kald›klar› BM karar›nda,Gazze’nin sözünü bile etmediler. Haydutlarcakaç›r›lan Filistin hükümetüyelerinin, binlerce Filistinli esirinad›n› dahi anmad›lar, Lübnanl› esirlerdendil ucuyla sözettiler. Onlara göre,Hizbullah “iki askeri derhal b›rakmal›yd›”,y›llard›r ‹srail zindanlar›nda tutulanLübnanl› esirlerse sadece “hassasiyetkonusu”ydu. ‹srail askerlerinib›rakt›rmak için sorumlulu¤u üzerinealan emperyalistler, Lübnanl› esirlerinözgürlü¤ünü ise, “aktörlerin” çabalar›-na ba¤layarak, baflvuru adresi olarakyine ‹srail’i gösterdiler. ‹flte böyle biradaletsizlik dayatmas›na karfl›, tümemperyalist güçlerin en üst düzeydekisiyasi, askeri ve ekonomik kuflatmalar›nakarfl› direniyor halklar.Emperyalistlerden cesaret alan siyonistvarl›k, Lübnan hezimetininüzerini, Gazze’ye daha fazla bombaya¤d›rarak, haydutlu¤u t›rmand›rarakörtmeye çal›fl›yor. Son olarak FilistinMeclis Baflkan›’n›n ard›ndan, bu kez2627 A¤ustos 2006 / 67


de, 18 A¤ustos gecesi evini bast›klar›Baflbakan Yard›mc›s› Nas›r fiaer’i,ertesi günü de Meclis GenelSekreteri Mahmud Rahmi’yi kaç›rd›‹srail iflgal askerleri. fiu ana kadar33 bakan ve milletvekili tam birhaydutluk örne¤i esir edilmifl durumda.Emperyalistler istediklerisonuç ç›kmayan demokratik seçimleri,‹srail haydutlu¤uyla baltalayarak,o meflhur demokratl›klar›n›ngüzide örneklerini veriyorlar.Gazze’yi kuflatan gerçekte ne sadece‹srail’dir ne de esir al›nan onbafl›yüzündendir. Gazze kuflatmas›,Filistin seçiminin ard›ndan Amerikas›,Avrupas› ile emperyalistlerinuygulad›¤› siyasi, ekonomik kuflatman›ndevam›d›r. D›fliflleri Bakan›Abdullah Gül de, gitti¤i Filistin’dehalk›n seçti¤i hükümetle görüflmeyerekbu kuflatmaya kat›lm›flt›r.Gazze’yi; ellerindeki bütün askeri,siyasi, ekonomik, kültürelaraçlarla kuflatabilirler, ac›mas›zca,hiçbir hukuk, ahlak kural› tan›madankatliamlar düzenleyebilirler, Filistinlibebeleri “nas›lsa terörist olacaklar”diye kundaktayken kalleflpusulara getirebilirler; ama Tel Zaatarlar’danbafl› dik ç›kan bir halk›asla teslim alamazlar. K›y›mla, vahfletlebu halk›n direncinin k›r›laca¤›-n› düflünenler için tarihi bir olay›hat›rlatarak bitirelim:Siyonistlerin planlar›na ve terörünedirendikleri için, ‹ngiliz mandayönetiminin idam karar› verdi¤i1929 Devrimi’nin üç önderinden biriolan Fuad Hicazi, idam sehpas›naç›kmadan önce, “Ölümümüz vatan›m›zdabulunan düflman› sarsacaksa,vars›n yüzlercesi ölsün” demifl,di¤er ikisi (Ata El Zeyr ile MuhammedCimcem) ise, idam öncesi ‘dü-¤üne gittiklerini’ varsayarak ellerinek›na yakm›fllard›.Bugün görülmedik bir adaletsizlikiçinde k›y›ma u¤rat›lmalar›nakarfl›n asla teslim olmay› akl›ndangeçirmeyen bir halk varsa; ölümek›nalar yakarak, idam sehpalar›nabafllar› dik ç›karak, silahla, taflla direnerekölümsüzleflenlerin yaratt›¤›tarih ve hakl›l›kt›r.n›n Amerikan güvenli¤ini daha risklihale getirdi¤ini, politika de¤ifltirmesini”talep etti. Mektupta, “‹ran,Irak ve Kuzey Kore ile yeni bir müzakeredönemi bafllamas›” istenirken,iflgalin istenen sonucu alamad›-¤›, alamayaca¤› kaydedildi ve Fransa’n›n134 y›l süren Cezayir iflgalihat›rlat›ld›.Amerikan kamuoyunda da iflgaleverilen destek h›zla düfltü. CNN’inson kamuoyu yoklamas›na göre,Amerikal›lar’›n sadece %36's› Iraksavafl›n› destekliyor. Savafl bafllad›-¤›nda bu oran %72'ydi.Daha çarp›c› olan› ise, tekellerad›na iflgali örgütleyen “neo-muhafazakâr”denilen kesimin büyük ço-¤unlu¤unun Irak’ta baflar›s›zl›¤›nsözkonusu oldu¤unu itiraf etmesidir.Bulduklar› çözüm ise flu: “Amerikanmisyonunun baflar›ya ulaflt›¤›Kürdistan’da, bir Amerikan askerigücü konuflland›rarak, Irak’›n di¤erbölgelerindeki teröristlerle savaflma.”(David Frum) “Özgür Kürdistan”›nne ifle yarayaca¤› da böylecegörülüyor! Halklara karfl› savaflta“Özgür Kürdistan” üssü de emperyalistlerezafer getiremez, ama Kürthalk›n› daha fazla kirletir.“Neo-muhafazakâr” ideologlar›nbir bölümünün “çözümü” ise,Irak’tan tümüyle çekilip Irak ile‹ran aras›ndaki tarihsel düflmanl›¤›k›flk›rtmak ve Irak’ta iç savafl› derinlefltirerekBüyük Ortado¤u Projesi’nisürdürebilmek. Bunlar›n bafl›ndada, ülkemiz burjuva ideologlar›npek sevdikleri Thomas Friedmangeliyor. Friedman, "savafl› desteklemiflbiri olarak, ABD'nin Irak'tadaha fazla kalmas›n›n yarar› olmad›¤›n›kavrad›¤›n›" söylüyor (9A¤ustos, Radikal)Amerikan hükümeti, kendi partisidahil, ülke içinden yükselen tümbu sesleri flimdilik, “çekilirsek,Irak’ta terörist bir devlet kurulur vepetrolü bize karfl› silah olarak kulbatakl›ktannas›l kurtuluruz?“ ”Amerika’da Irak baflar›s›zl›¤› tart›fl›l›yor“Karamsarl›k, teslimiyet veumutsuzluk duygular›n›n asl›ndaAmerikan ruhuna yabanc› olmas›gerekir. Ancak, baflta Irak olmaküzere Ortado¤u'daki olaylar Amerika'daher iki partiden de siyasileriümitsizli¤e sürüklüyor.”Bu tespit, emperyalist kapitalizmingenel ç›karlar› için kafa yoranFinancial Times’ta yazan GideonRachman’a ait. Rachman, Vietnam’dadaha fazla askeri kay›p verilmesinekarfl›n Irak’taki baflar›s›zl›¤›nsiyasi sonuçlar›n›n çok dahaa¤›r olaca¤›n› hat›rlatarak, “özgürlükad›na at›lan onca nutuktan sonraAmerika'n›n Irak'a b›rakt›¤› mirasiç savafl olursa, bu giriflim muazzambir beceriksizlik olarak görülecek.Bu sürecin sonunda Irak,‹ran'›n yo¤un etkisi alt›na girebilir”diye uyar›yor. (15 A¤ustos 2006)Bush yönetimi politikalar›nda ›sraretse de, Amerikan askeri ve politikçevrelerde, savafl›n teorisyenli¤iniyapan ideologlar aras›nda, “Irakbatakl›¤›ndan nas›l ç›kar›z” sorusubugünlerde daha yo¤un bir flekildetart›fl›l›yor. Irak’› bölmekten tamamengeri çekilmeye, Kürdistan’açekilerek oradan savafl› sürdürmekten“bölge bar›fl›” konferans› düzenleyerekiflgalle yapamad›klar›n› diplomasiile yapmaya kadar onlarcaseçenek tart›fl›l›yor. Bütün seçeneklerinortaklaflt›¤› nokta ise, iflgalinbaflar›s›zl›¤› üzerinden hareket ediliyorolmas›d›r.ABD ordusunun üst düzey yetkililerininönceki hafta ABD Senatosunaverdikleri ifadede, “Irak'tamezhep ve cemaatler aras› çat›flman›nbir iç savafla dönüflmesi tehlikesininart›k çok yüksek oldu¤unu"söylemelerinin ard›ndan, bu kez de,Genelkurmay Baflkanl›¤› yapm›flisimlerin de yerald›¤› 21 emekli generalve üst düzey ulusal güvenlikyetkilisi, ABD Baflkan› Bush’a birmektup yazarak, “fliddet politikas›-2727 A¤ustos 2006 / 67


lan›r” sözleri ile bast›rmaya çal›fl›-yor. ‹flgalin “özgürlük, demokrasi”ile ilgisi olmad›¤›n›, tekellerin ç›-karlar› için oldu¤unu itiraf eden bumant›k da, krizin derinleflmesiniengelleyemeyecektir.*Bugün Irak tablosuna bak›ld›-¤›nda, bu tart›flmalar daha bir anlamkazan›yor. Emperyalistlerinumutsuzlu¤unu büyüten direniflekarfl›, her türlü yöntemi kullanmalar›nakarfl›n k›ramad›lar. Görünürdekurumlar› olsa da, bir devletiyaratamad›lar. ‹flbirlikçi kuklalar›n“her fleye ra¤men ifllerin yolundaoldu¤unu” söylemelerine en önceiflgalcilerin kendisi gülüyor ve yalanl›yor.Örne¤in, 275 bin kiflilik“güvenlik gücü” kuruldu, ancak 18vilayetten sadece birinde, güvenli-¤i sa¤l›yor. Ba¤dat’da ABD askerleriylebafllat›lan operasyon dahi,durumu özetliyor. Ba¤dat’ta güvenli¤inisa¤lamaya çal›flt›klar› tekyer, “yönetim” ve iflgal karargah›-n›n oldu¤u “Yeflil Bölge”. Buras›ve Kürdistan d›fl›nda tüm Irak “k›rm›z›bölge” durumunda. 125 binolan iflgalci asker say›s› bu yüzdeniki hafta önce 133 bine ç›kar›ld›.‹flgalcilerin Irak’ta baflard›klar›tek fley, mezhep çat›flmas›. ‹sterdo¤rudan k›flk›rtm›fl olsun, isterseiflgalin do¤al sonucu olarak ortayaç›km›fl olsun; bu eser iflgalcilerindir.Ad›na ne denirse densin, bugünaleni bir iç savafl havas› hakim halegeliyor giderek. Bunun iflgalcilerinifline yarad›¤›n› ise, söylemeyebile gerek yok. Direnifl aç›s›ndansöylenecek fley ise fludur: ‹flgalcilerinIrak’taki baflar›s›zl›klar›n›nkendi içlerinde siyasi krizlere uygunbir zemini giderek olgunlaflt›rd›¤›bir ortamda, bu oyuna gelmekintihar›n öteki ad›d›r. Nitelik olarakulusal kurtulufl savafl› olmas›nakarfl›n, ulusal bir cephe yaratamam›flolman›n derin sanc›lar›n› yaflayandirenifl, iflgalciler taraf›ndande¤il ama, “kendi içinden” darbeleral›yor. ‹slamc›l›¤›n çeflitli mezhepve kollar›n›n tarihsel düflmanl›klar›ndanbeslenen bu çat›flma,maalesef bugün iflgalciye vurufllardandaha ön plana geçmifl durumda.Hem sonuçlar› itibariyle önplana geçiyor, hem de iflgalcilereyönelik direnifl hareketinin üzeriniörtüp sansürlenmesini kolaylaflt›rarakgündeme oturuyor. Sadece buy›l›n ilk alt› ay›nda ölen 14 bin sivilinezici ço¤unlu¤u iflgalciler taraf›ndanöldürülmedi, flii ve sünnigruplar›n birbirine yönelik sald›r›-lar›nda öldüler.fiii Hizbullah’›n ‹srail’e direndi¤is›rada Arap rejimlerin “SünniUlemalar›”n›n fliili¤i “kafirlik” ilaneden fetvalar›nda çarp›c› olarak ortayaç›kt›¤› gibi, islamiyetin bu ikimezhebi aras›ndaki tarihi “düflmanl›k”,emperyalistlerin iflini kolaylaflt›r›yorve Irak’› mezhepler vemilliyetler temelinde “Balkanlaflt›rma”amac›na hizmet ediyor.Irak’ta durum bu iken, ‹srailarac›l›¤›yla Lübnan’a yönelik sald›r›,Amerikan emperyalizmininIrak batakl›¤›n› bölgede çat›flmalar›yayg›nlaflt›rarak ve bölgenin çeflitligüçlerini birbirine vuruflturarakaflma hesaplar›n›n da yads›nmamas›gerekti¤ini gösteriyor. Friedman’›nbatakl›¤a çözüm olaraksundu¤u “teorisi” de temelde bunadayan›yor. Marks, kapitalist sisteminbu yap›s›n› ‘Komünist Manifesto’da150 y›l önce söylemiflti.Burjuvazinin krizleri nas›l atlatt›-¤›n› soran Marks, flu cevab› verir:“Bir yandan üretici güçlerin büyükbir kısmını zorla yokederek; öteyandan yeni pazarlar ele geçirerekve eskilerini de daha kapsamlı birbiçimde sömürerek. Yani daha yaygınve daha yıkıcı bunalımlar hazırlayarakve bunalımları önleyenaraçları azaltarak.” Emperyalistkapitalizmin ve onun egemen s›n›-f› burjuvazinin neden tüm savafllar›n,halklar› yoksullu¤a sürükleyenkrizlerin kayna¤› oldu¤u ortada.Özgürlükmüfl, demokrasiymifl,medeniyet götürmekmifl; tüm bunlarkapitalizmin kirli yüzünü gizlemenin,tekellerin ç›karlar›n›n üzeriniörtmenin söylemleridir. Ve okutsanan kapitalizm, bugün Irak’ta100 binden fazla ölü yaratm›flt›r.2827 A¤ustos 2006 / 67➟ Fidel'e ‘GeçmiflOlsun’ Mesaj›Belçika'n›n baflkenti Brüksel'de 16A¤ustos sabah› Haklar ve ÖzgürlüklerCephesi (HÖC) ad›na bir heyet KübaElçili¤i’ni ziyaret ederek, Küba Devrimi’ninönderi Fidel Castro'ya acil flifalardiledi. Elçili¤in siyasi dan›flman›Mirtha Hormilla taraf›ndan karfl›lananHÖC heyeti, Fidel'e iletilmek üzereçiçek ve bir mesaj sundu. Hormilla iseHÖC heyetine teflekkür ederek, birkaçsaat içinde mesaj›n Fidel'e ulaflt›r›laca¤›n›belirtti.HÖC’lüler mesajlar›nda, hastal›¤›nedeniyle derin üzüntü duyduklar›n›ifade ederek, “Haklar ve ÖzgürlüklerCephesi olarak, bir an önce halk›n›nyan›nda Devrim'in komutas›na dönmenidiliyoruz” deniliyor.➟ Devlet Dersim’iYak›yorDersim’de askerler taraf›ndan yürütülenoperasyonlarda ormanlar yak›l›yor.Dersim’in birçok bölgesindegerillaya yönelik operasyonlar sürerkenHozat'ta birçok alan›n at›lan bombalarsonucu yand›¤› belirtildi.15 A¤ustos günü Kutu Dere Karakoluetraf›ndaki alanlar› yakan askerler,Hozat'ta da Karao¤lan, Torut veSin bölgelerini bombalayarak orman›yakt›. Yine yang›nlar›n birçok bölgeyeyay›ld›¤› bilgisi verilirken, devletsöndürmek için hiçbir giriflimde bulunmad›.Köylülerin kendi çabalar› ilePülümür, Çemiflgezek, Merkez Güleçtesüren yang›nlar söndürülürken,Hozat Merkez Geyiksuyu ve Ovac›kilçeleri aras›nda süren yang›n›n ise 3günden beri sürdü¤ü bildirildi.Olay; ‹HD Temsilcili¤i taraf›ndandüzenlenen Temel Haklar, EMEP,DTP ve ESP’nin destek verdi¤i bir eylemleprotesto edildi. Aç›klamada,köylülerle yap›lan görüflmelerde yang›nlar›naskeri operasyonlar sonucuç›kt›¤›n›n ö¤renildi¤i bilgisi verildi.


Devrimci Yol Üzerine Bir Kitap:Miras Kaygısına KurbanEdilen Bir MuhasebeDevrimci Sol AyrılığıTarihsel bir çıkış, ‘iki tarafda eksikti...’ kolaycılığıylaaçıklanabilir mi?- Önceki sayıdan devam -Türkiye Solu’nun tarihindeki“ayrılıklar”a bakan herkes, DevrimciSol ayrılığının diğerlerindenfarklı bir ayrılık olduğunu açıkçagörür. Ülkemiz solunda, bir ayrılıktansonra kısa sürede kalıcılaşıp,örgütsel ve siyasal anlamdaböyle bir güce erişen başka bir hareketyoktur. İkincisi, ilk oluşumla,o oluşumdan ayrılan grubun bukadar farklı yönlere gittiği başkabir örnek de yoktur. Bu olgular,Devrimci Sol ayrılığının subjektifnedenlere değil, tarihsel, nesnel veideolojik bir temele sahip olduğunugösterir.Solun tarihine bakıldığında görülürki, ayrılanlar çoğunlukla ayrıldıklarıylahemen hemen aynışeyleri söylemeye, aynı şeyleriyapmaya devam etmiş, “bunlarınarasındaki ayrılık nedir” sorusu,solun içindekiler açısından bilebir muamma olarak kalmıştır. Bazıayrılıklarda “istim arkadan gelir”misali, ayrılığın teorisi sonradanyapılmıştır. Devrimci Sol ayrılığındaise, ayrılığın ideolojik, teoriknedenleri daha baştan sistematikbir şekilde ortaya konulmuş,bu farklı stratejik yaklaşımabağlı olarak pratik de farklı bir seyirizlemiştir. Sonuçta DevrimciYol çizgisinin bugün geldiği noktayla,Devrimci Sol çizgisinin geldiğinokta karşılaştırıldığında da,kimse, “Devrimci Sol’un DevrimciYol’dan temelde bir farklılığı yokmuş”diyemeyeceği gibi, kimse deDevrimci Sol’a, “sizin Devrimci Yolhakkında söyledikleriniz ve öngörülerinizyanlış çıktı” diyebilecekdurumda değildir.28 yıl önce bunları söyleyenlervardı. Bu Tarih Bizim yazarları, olgularıntarihsel, siyasal sonuçlarınıntüm çıplaklığıyla ortaya çıkmışolmasına karşın, ayrılıktaki nesnel,tarihsel ve ideolojik temeligörmekten uzaktırlar hâlâ. DevrimciSol ayrılığını, tarihsel yerineoturtma cesareti gösterememişlerdir.Yazımızın önceki bölümünde“tasfiyecilik” meselesinde debelirttiğimiz üzere ayrılığın ideolojikboyutlarını tam olarak kavramışdeğillerdir. Kavradıkları kadarınıda, Devrimci Yol’a “dokunmamak”!için geçiştirmişlerdir.Ayrılıktaki nesnel, tarihsel, ideolojiktemeli yok sayınca, tabii geriyeTürkiye solundaki alışılmışsubjektif nedenler kalır. “Bu TarihBizim” yazarları da, ayrılığı bu türdensığ gerekçelerle açıklamayaçalışmak gibi bir basitliğe düşmüşlerdir.Şöyle diyorlar:“Yerel militan örgütlenmelerinözerkliklerini koruma eğilimleri,bu sorunların gelişiminde önde gelenbir yer tutar. Devrimci Sol ayrılığındada bu etkili olmuştur.”“Devrimci Sol ayrılığının başınıçeken grup, Devrimci Gençlik militanlarınınbu duyarlılığını olumlubir enerjiye dönüştürmek yerine,bir güvensizlik kaynağı olarakbesledi.” (syf. 89-90)“Elbette dönemin yerel militanörgütlenmelerinin merkezileşmeyekarşı direnişine kariyerizm, tayfacılıkve benzeri türden birçokolumsuz öğe eşlik ediyordu.” (syf.89-90)“Ayrılanlara yönelik olarak yapılan‘kariyerizm’ suçlamaları,gerçeğin bir yönünü temsil etmeklebirlikte, sorunun çözücü biçimdeele alınmaması, her iki tarafaçısından da yıkıcı sonuçlara yolaçtı.” (syf. 92)Bu Tarih Bizim yazarları, bunlarısaydıktan sonra “tek nedenbunlar değil” diyerek, “stratejikanlayışın bir an önce açıklığa kavuşturulmasıve ayrıntılı bir ‘geçmişdeğerlendirmesi’ yapılması yönündekiistekleri; Sovyetler Birliğiile diğer reel sosyalist ülkelerdeki‘geri dönüş sürecinin doğası’nınçözümlenmesi...” gibi etkenler devardı diye güya bir nesnellik gösteriyorlar.Birincisi; “Tek neden bunlardeğil” derken, bunların –yani,“özerkliklerini koruma eğilimi, İstanbul’dakiliderliğin hata ve zaafları,güvensizliği beslemek, kariyerizm,tayfacılık, benzeri türden birçok olumsuz öğe”– olduğu konusunda“Bu Tarih Bizim” yazarlarınınşüphesi yok anlaşılan. Ama kitaptaböyle olduğunu gösterecektek bir olay, tartışma, teorik metinörneği de yoktur. Bir hareketin varoluşunu,bu nedenlerle açıklıyorsan,elbette o “sıfat”ları hangiolaylardan, yaklaşımlardan çıkardığınıortaya koymak zorundasın.Bunu yapmadan “kariyerizm,özerklik eğilimleri” diye saymak,siyasal bir değerlendirme iddiasıylabağdaşmaz.İkincisi; arkadaşlar, tek nedenbu değildi deyip, birkaç neden dahasayıyorlar ama, kitapta her şeyitartışırken nedense zaten eksiksaydıkları bu nedenleri tartışmagereği bile duymuyorlar. Çünküarkadaşlara göre, aslında ayrılıktabunlar tali nedenlerdir. Esas neden,tayfacılık, özerklik ve benzeridiye saydıklarıdır. Aktardığımızalıntılarda da görüldüğü gibi,olumsuzluk vurgusu hep DevrimciSol önderliğine yöneliktir.Devrimci Yol önderliğine ise,ayrılık konusunda “lütfen” bir şeylersöylenmiştir. Bu Tarih Bizim’egöre, Devrimci Yol önderliğinin bukonudaki temel hatası, ortaya çıkansorunu “son derece kötü yönlendirmiş”olmasıdır. Bu kadarbasit yani. Her sorunda olduğu gibi,Devrimci Sol ayrılığı konusundada asıl neden “liderlerin yeteneksizliği”!dir.Bu kötü yönlendirmenin de DYliderliğinin 1973-74 dönemindekigelişme sürecinin dokusunu ve dinamizminikavrayamaması, gençmilitanların politik gereksinimleriniacelecilik olarak ele alması’ndankaynaklandığı söyleniyor.2927 A¤ustos 2006 / 67


Devrimci Yol liderliğinin ayrılıktakirolünün esası yoktur butahlilde. Devrimci Yol liderliğinintasfiyeci ideolojisi yoksayılmayadevam edilmektedir. Oysa ayrılıktartışması burada düğümleniyor.Devrimci Sol ayrılığını açıklayankitabın adının “Devrimci Yol Hareketi’ndeTasfiyecilik ve DevrimciÇizgi” olması bir tesadüf değildir.“Özerklik eğilimleri”nden sözediyorarkadaşlar. Bizi örgütlemekistediler, partinin, THKP-C’nin yenidenyaratılması doğrultusundasomut adımlar attılar da biz mi direndik?Bilinçli ve iradi bir tavırla,THKP-C çizgisini savunan kadrolaragörev verilmemiştir. (74 sonrasınındoğal gelişim sürecindeüstlenilen görevler vardır. Ona dapragmatik hesapları nedeniyle biritirazları olmamıştır, zaten olmasıda sürecin karakteriyle terstir.)Biz örgütlenelim diyorduk.PASS’yi örgütleyelim diyorduk. Biz“dikey örgütlenme”nin ihmal edilmesinieleştiriyorduk. Peki onlarne diyordu? Hiçbir şey.Bu Tarih Bizim yazarları, ayrılıksürecini açıklarken “Devrimci Yolliderliği... örgütlenmenin silahlımücadelenin iniş-çıkışlarındakibirliğini korumasının öneminevurgu yapıyor ve bununla çelişeneğilimleri etkisiz hale getirmeyeöncelik veriyordu.” (syf. 91) diyerekadeta DY önderliğinin tasfiyeciliğinemazeret uydurmaya çalışmaktadırlar.DY liderlerinin kafasındaTHKP-C çizgisinin tasfiyesivardır ve buna bağlı olarak tasfiyeyedirenmeyecek bir kadrolaşmamerkezileşmegerçekleştirmeyeçalışmaktadırlar. Mesele budur.DY liderleri o dönem şunu yapmakistiyorlardı, bunu yapmak istiyorlardıdiye eğip bükerek hiçbirşey açıklanmış olmaz.Örgüt, merkezileşme sorunu,THKP-C çizgisini hayata geçirmesorunu, o dönem Devrimci Yol’ungündeminde değildi. Eleştirilerimizde bunaydı zaten. Bu Tarih Bizimyazarlarının kendilerinin debelirttikleri gibi, DY, ancak ayrılıktansonra merkezileşmeye yönelmiştir.Çünkü artık kendi tayfalarınıoluşturmuşlardır ve inkarcı düşüncelerinihayata geçirebileceklerdir.Nitekim hayata geçirilenDevrimci Yol çizgisi, THKP-C’nininkar çizgisi olmuştur.Bizim “iradiliğimizi” eleştirmeninhiçbir mantığı yoktur bunoktada. Böyle bir durum karşısında,sorgulanması gereken iradeve insiyatif değil, o iradeyi ve insiyatifigösterememektir.Kitabın bütününde arkadaşlarsık sık “kurucu irade” diye birkavramdan sözetmekte, meselaTHKP-C'nin ve Mahir Çayan’ın enbelirgin yönünün güçlü “kurucuiradesi” olduğu belirtilmekte;Devrimci Yol’un ÖDP’lileştirilmesisürecinde DY kadrolarının enönemli eksikliğinin de böyle birkurucu iradeyi gösterememeleriolduğu vurgulanmaktadır. Amaarada bir süreci atlamaktadırlar;tasfiyeciliğe karşı Devrimci Sol, işteo çok sözünü ettikleri “kurucuiradeyi”, dönemin tüm zorluklarına,“eski”lerin, “cazip şöhretler”inkitleler üzerindeki etkilerine karşıngerçekleştirmişlerdir. DevrimciSol’un ortaya çıkışında en azındanbunun hakkını teslim etmelerigerekirken, bu hakkı da teslimetmiyorlar.THKP-C çizgisini her koşul altındave her şeye rağmen savunmacüretini gösteren kadrolar, sizlerin20 yıl sonra bile hala aşamadığınız“barikatları” aşmış ve tasfiyeciliğitasfiye etme iradesini ortayakoymuşlar. Bu iradeden dersçıkarmaları gerekirken, hala budevrimci insiyatif ve iradeyi“özerklik eğilimleri” vb. gibi sığgerekçelerle izah etmeye çalışmak,tarihsel muhasebe iddiasıylaçelişen basit bir subjektivizmdir.Ama bunun da ötesinde Bu TarihBizim yazarlarının DevrimciSol ayrılığını ele alışlarının en zayıfnoktası, sonuç hükmü olarakbelirttikleri bölümdedir. Şöyle diyorlarsonuç olarak:“Devrimci Yol liderliğinin ayrışmayagiden süreci, kendisini aşmayıhedefleyen özeleştirel bir tutumlakavraması halinde, bu süreçteortaya çıkan gerilimler,olumlu bir gelişme dinamiği halinegetirilebilirdi. ... Devrimci Sol'uoluşturan unsurlar da, merkezileşmesürecinde ortaya çıkan tepkilerini,‘tepkisel’ bir çizgiye sürüklemeseler...‘yerel özerklik’ eğilimineyol açan kendi zaaflarını kavramanınve bunlardan arınmanınbir aracı haline getirebilselerdi,Devrimci Hareketin daha sonrakigelişiminde görülen birçok eksiklikortaya çıkmayabilirdi.” (syf. 95)“DY önderliği şöyle yapsaydı,DS grubu da böyle yapsaydı...” tarzındakibir değerlendirme siyasalbir muhtevadan yoksundur. Tarihselbir olgu böyle ele alınamaz.“Keşke”lerle değerlendirilemez.Olan olmuştur. Tarihsel bir değerlendirmeve muhasebenin yapacağı,olan olayları tarih içindekiyerine oturtmaktır.Bir “ayrılık” sözkonusuysa, buayrılık doğru mudur, yanlış mıdır,hangi sonuçları doğurmuştur, ayrılıknoktasında ileri sürülen düşünceve tezler, ne kadar doğrulanmış,ne kadar yanlışlanmıştır?Bunlar cevaplanmalıdır. DevrimciSol ayrılığı üzerine bu kadar yılsonra bir değerlendirme yapılıyorsa,değerlendirmeyi yapanlarınsorumluluğu, bu sorulara cevapvermektir.Bu soruya cevap arayanlar, BuTarih Bizim’de bunu bulamayacaklardır.Ama kitaba bakanlar,ayrılığı değerlendirmekteki “esastankaçış”ın, ayrılık sonrasının değerlendirilmesindebir “DevrimciYol güzellemesi” ve “Devrimci Solkaralaması” olarak devam ettiğinigörebilirler.Devrimci Sol da tarihin bir yanasavurduğu hareketlerden biriolsaydı, “Bu Tarih Bizim” yazarları,tarih karşısında daha nesnel olmacömertliğini göstereceklerdi belki.Ama Devrimci Sol, Türkiye solununbüyük bölümünün savrulduğu,döküldüğü, düzeniçileşmeyeyöneldiği tüm dönüm noktalarını,devrimci çizgide ısrar ederek, Kızıldereçizgisinde yürüyerek, destanlaryaratarak aşıp, partileşerekbugüne gelmiş bir harekettir. İştebu noktada Bu Tarih Bizim’in DevrimciSol’a yönelik değerlendirmeve söylemi, değerlendirmenin tarihselbağlamından kopup, rekabetçilikle,grupçulukla şekillenmeyebaşlıyor.Ayrılıktan sonra ne oldu? Dev-3027 A¤ustos 2006 / 67


imci Yol nasıl bir tarih yazdı, DevrimciSol nasıl bir tarih yazdı? BuTarih Bizim yazarları bu soruya,size “subjektivizm nedir”e örnekolarak gösterilebilecek bir cevapveriyorlar:“Devrimci Sol'un bu dönemdesolun etkisiz bir grubu olarak kalmasıve daha 12 Eylül öncesindeyenilmesinde, çok aşırı bir iradizorlama vurgusu yaparak kendiliğindenliğindevrimci rolünü küçümsemesininciddi bir payı olmuştur.Devrimci Yol, özelliklehalka zarar veren, halkta korku vedehşet duygusu uyandıran eylembiçimlerine karşı duyarlılığıylaTHKP-C'nin politik mücadelekültürünü güncel mücadeleleriçinde yeniden üretmeyi başarırve halkın devrimci eğilimleriylebütünleşen yeni bir devrimci politikkültürü mayalandırabilirken,Devrimci Sol ‘iradi’ olmak adına,esnaftan zorla para toplama, zorlakepenk kapattırma gibi yöntemleriyaygın bir biçimde kullanarak, bugünkü‘militarist sol’ anlayışın tohumlarınıatmıştır.” (syf. 93-94)Zorlama ve çarpıtma!Devrimci Yol tarihi adına yazılanteslimiyet dolu bir geçmişin vekarikatürize etmeye çalıştıklarıDevrimci Sol’un yazdığı direnişdolu tarihin karşısında, arkadaşlarınen azından biraz daha “mütevazi”olmaları beklenirdi. AmaDevrimci Yol kültürünün yabancısıolduğu bir kavram bu. DolayısıylaBu Tarih Bizim yazarları dayabancı. Bütün yaşadıklarındansonra yine ve hala burunlarındankıl aldırmıyorlar.Soralım o zaman; “DevrimciYol’un güncel mücadeleler içindeyeniden ürettiği” iddia edilenTHKP-C kültürü, yeni bir devrimcipolitik kültür” nedir, nasıl bir şeydir,kendini nerede göstermiştir?Bu nasıl bir THKP-C kültürü ki, sıkıyönetimler,cuntalar karşısındabir direniş yaratmamış? Sıkıyönetimleri,cuntaları “bekle gör” tavrıylaizlemek miymiş yeniden üretilenTHKP-C kültürü? “Faşist devletinyanıbaşında halk iktidarınınnüvelerini kurduk” diye övünülenyerde bile, oligarşinin saldırılarıkarşısında direnmeyip barikatlarıkaldırmak mıdır? Yeniden üretilenTHKP-C kültürü, hapishanelerdekiteslimiyet çizgisi midir yoksa?Yeni politik kültür, mahkemelerdeörgüt olduğunu savunamayacak,devrimci olduğunu söyleyemeyecekkadar acizliğe düşmek midir?O kültür, bir daha ağzına silahlımücadeleyi bile almaya tövbeli birpartiyi nasıl yarattı?“Zorla kepenk kapattırma” gibioligarşiden alınmış görüşler, ya daDevrimci Sol’un daha 12 Eylül öncesiyenildiği gibi, 12 Eylül’e karşıdireniş sürecinden bihaber, kaynağıkendinden menkul iddialarüzerinde durmayı burada lüzumsuzgörüyoruz. Ama arkadaşlarabiraz daha mütevazi olmaları anlamındasadece şunu söyleyebiliriz:Devrimci Sol’un yukarıda sizesoru olarak yöneltilen tüm tarihselkesitlerde neler yaptığını, kendiyarattıklarınızla kıyaslayarak tekrardüşünün!Bu Tarih Bizim’inSorgulayamadığı Yan:Siyaset ahlakı ve direniş kültürüaçısından Devrimci Yol3127 A¤ustos 2006 / 67Öyle hareketler olur ki, yenilmişlerdir,tasfiye edilmişlerdir, fakatyine de geriye çok önemli birdevrimci miras bırakabilmişlerdir.Fakat Devrimci Yol, direnerek,mevzi mevzi çatışarak yenilmiş,tarih sahnesinden direnerek tasfiyeolmuş bir güç değildir. Dolayısıylabakılması gereken, bugün,tarihin eleğinin üstünde DevrimciYol’dan siyaset tarzı olarak nelerkaldığıdır. Ne yazık ki bunlar içinde“Bu Tarih Bizim” sayfalarınıdolduran o “güzellemeler” yoktur.Bu Tarih Bizim yazarları, DevrimciYol’dan solun kültürüne miraskalan, tasfiyecilik, grupçuluk,hizipçilik, siyaset yasakçılığı ve direnmemekültürünü masaya yatırmıyorlar.(Hatta mesela siyaset yasakçılığınıteorileştirmeye kalkıyor.)Kitap boyunca Devrimci Yolliderliğine yöneltilen onca eleştiriyekarşın, ihaneti, sapmayı, savrulmayıve teslimiyetçiliği sorgulamalarıçok geri bir noktadadır.Olguların, tavırların adını koymaktaürkektirler. Çürümenin sebeplerindenbiri olan “yaşam tarzı”nısorgulamaya hiç girişmiyorlar.Statükoculuğu lanetlemiyorlar.Çünkü bugün de benzerliklerçoktur.Tasfiyecilikle birlikte başlayanve bugünlere uzanan süreç içindemilitan devrimcilik öldürülmüştür.Direniş kültürünün içi boşaltılmıştır.Daha 1974’den itibarenörgütlenme, kadrolaşma adınaalavere, dalavere, tayfacılık yapılmıştır.90’ların başında yine aynıyöntemlere başvurulmuştur. Tabiitavırların sahipleri ahlaki olarakda sorgulanmalıdır. Bunun için1974’te hapishaneden çıkıştan itibarenne yapılmış, nasıl yapılmışyeniden bakmak zorundadırlar.“Bu Tarih Bizim”de, THKP-Csüreci anlatılırken, THKP-C’de somutlanan“yüksek ahlaksallık”,“ideolojik parlaklık, politik atılganlık,tarihsel dönemeçlerde riskalabilme sorumluluğu, yaşamınıdavasına adayabilme kararlılığı,dava insanı kimliği”ne vurgularyapılıyor.Peki, bunlar nirengi noktasıolarak ele alındığında DevrimciYol’un “THKP-C kültürünü yenidenürettiği ve onun devamı” olduğunasıl iddia edilebilir?DY liderliğinin uzlaşmacı, pasifistve 12 Eylül’den sonra teslimiyetçiliğedönüşen çizgisininTHKP-C’ye bir ilişkisi var mı? Dahaönemli bir soru da şudur: Teslimiyeti,ardından düzeniçileşmeyiörgütleyen bir önderlik nasıl olduda kabul görmeye devam etti?..Hemen tüm hapishanelerdekiDevrimci Yol örgütlülükleri, Mamakçizgisini nasıl onaylayıp meşrulaştırdılar?THKP-C’nin önderlik ve kadroanlayışı, THKP-C’nin tüm stratejiktezleri ve savaş kültürü gibi, DevrimciYol tarafından tasfiye edilenolgular arasındadır. Bunun içinDevrimci Yol’un tayfalaştırılan,sağcılaştırılan kadroları DevrimciYol yönetiminin teslimiyetçiliğinisorgulama sorumluluğunu ve cüretinigöstermemişlerdir.Arkadaşlar, bugünden geriyedönüp, Devrimci Yol cuntaya karşı,THKP-C’nin Elrom eylemi gibi


eylemler yapmalıydı diyorlar? Bugüntartışılması gereken bu mu?Bugün arkadaşların tartışması gerekenbunun niye yapılmadığıdır.Ve bu da “DY liderlerinin temkinliliği”yleaçıklanamayacak bir sonuçtur.İşte buralarda DevrimciYol’un THKP-C inkarcılığı ve tasfiyeciliğigerçeğinden kaçıyor BuTarih Bizim yazarları.Silahlı Propaganda, DevrimciYol’un dilinde bile yoktur artık.Daha cuntadan önce “Sıkıyönetimilanı” karşısında bu pasifist, inkarcıçizgi açığa çıkmıştır. Ama kitabınbaşka yerlerinde bu tavrı eleştirenBu Tarih Bizim yazarları, işDevrimci Yol çizgisine gelince,DY’nin sıkıyönetim karşısındakitavrını bile aklamaktadırlar.Devrimci Yol’un, sıkıyönetimkarşısında haftalarca tavırsız kaldığınıkendileri de belirten Bu TarihBizim yazarlarına göre, süreçsonra şöyle gelişmiş: “DevrimciYol... çok yaygın propagandif etkileryaratan eylemler başlattı. Afişpankartasmadan, yazılamaya,kuşlamadan, küçük gösterilere,duvar gazetelerinden, anlık sokaktiyatrosu mizansenlerine uzananbu eylemlerde, mizah, alay ve küçükdüşürme unsurları son dereceetkin bir biçimde kullanıldı. Bu sayede,sıkıyönetimin muhalif kitlelernezdindeki baskıcı-psikolojiketkisi kısa bir süre içinde silindi...”(syf. 59)Sıkıyönetimin etkisi DY’nin bueylemleriyle silinmiş! Sıkıyönetimekarşı sürdürülen -tabii DevrimciYol dışındaki hareketlerinsürdürdüğü- silahlı mücadeledenhiç bahis yoktur burada. Bu TarihBizim yazarları, söylemde sık sıkTHKP-C çizgisini savunmaktansözetseler de, hala DY’nin sıkıyönetimkarşısındaki o mantığını taşımaktadırlar.Devrimci Yol, ısrarla devletekarşı silahlı mücadeleden kaçmıştır.Kendilerinin de dile getirdiğigibi, “Resmi güçler, ilk kez, 1980Ağustosunda hedef alınmaya”başlanmıştır. Yani cuntadan sadecebir ay önce. Bu Tarih Bizim yazarlarıbu konuda da diyorlar ki,“artık çok geç kalınmıştı.”Devrimci Sol, o zamandan çokdaha önce, faşizme karşı mücadeleninresmi faşist teröre yönelmesigerektiğini söylemiş ve üstelik bunuyapmış. Siz 28 yıl sonra ancakgeç kalındığını tespit edebiliyorsunuz.Fark bu. Buna rağmen BuTarih Bizim, bunlardan bahsetmediğigibi, tersine bu devrimci çizgiyi“militarist”, “iradeci” vs. diyemahkum etmeye çalışıyor hala.“Bu Tarih Bizim” yazarları,DY’nin anti-faşist mücadeleyi anti-MHPmücadele olarak ele aldığıgibi bazı eleştirileri de kendilerininher şeyi “içeriden” bildiklerigerekçesiyle savuşturmakta, “bizdendaha iyi mi bileceksiniz” tavrıylayazmaktadırlar. Evet, DevrimciYol’un en sistematik eleştirisiniyazanlar, elbette “içeriden”yazmışlardı o eleştiriyi. Evet, o döneminDevrimci Yol’unu tabii kisizden iyi biliyoruz ve dahası, sizdendaha isabetli tahlil ettiğimizkesindir. Ne kadar iyi tanıdığımız,gerek DY hakkında söylediklerimizinhepsinin zaman içinde gerçekleşmişolmasından, gerekse de bugünkendilerinin yazdıklarındanda bellidir.Bu Tarih Bizim yazarları, bizimo zamandan görüp söylediklerimizi,hem görmeyen, hem de gösterilmesinerağmen, görmemekteısrar edenler içindedirler. Üstelikbu geçici, birkaç aylık, birkaç yıllıkbir siyasi körlük de değildir. Bunlarıancak yirmi yıl geçtikten sonragörüp söyleyebiliyorlar. Bu nesnelgerçek, onların Devrimci Sol ayrılığındaneler denildiğine tekrardönmek zorunda olduklarını gösteriyor.Sonuç Olarak:Devrimci Yol’u aynen tekrarınvaracağı yer, geçmişte vardığıyerden farklı olmaz!Devrimci Sol’u “militan tepkiselbir çizgi” izlemekle eleştirdiktensonra arkadaşlar sözkonusukavrama bir de dipnot düşmüşler.Dipnot AYNEN şöyle:“Devrimci Sol'un mayasındakibu tepkisellik, sonraki süreçte de(1985'ten bugüne) onun pozitif birsiyaset izlemesine engel olarak, her3227 A¤ustos 2006 / 67tıkanmasını tepkisel özelliğininyarattığı savrulmalarla, önce büyüksuikastlar çizgisine; ardındanmilitarist bir çizgiye, mezhepçiliğe,lider fetişizmine neden olmuştur.” (syf. 95-İfade bozukluğu kendilerineaittir.)Bu Tarih Bizim’den bir DevrimciSol değerlendirmesi daha:“Militarist çizginin en ısrarlısavunucusu olan Devrimci Sol, silahlımücadelenin sürekliliğinisağlayamaz hale geldiği noktada,düzenle “sürekli ve uzlaşmaz birkavga içinde olmanın” pratik imkanını,ölüm orucunu süreklileştirmektebuluyor.” (syf. 195)Geçmişe ilişkin bölümlerdekitüm o ağırbaşlı, nesnel görünmeyeçalışan hava, günümüze gelincebirden paramparça oluyor vedevrimci hareketi, burjuvaziden,küçük-burjuvaziden alınma kavramlarladeğerlendirmeye başlıyorlar.Önce “büyük suikastlar çizgisi”izlenmiş, ardından “militarist”çizgi (ilkini neden ‘militarist”çizgiye dahil etmemişler bilemiyoruz!)...Sonra silahlı mücadeleninde yerine ölüm orucu konulmuş...Böyle bir karikatürleştirme,ya siyasi cehalet ürünüdür ya darekabetçiliğin, siyasi arenada birtürlü etkili bir güç olarak varolamamanınhazımsızlığının ürünü.Silahlı mücadeleyi sürdüremedikleriiçin onun yerine ölüm orucuyapıyorlar gibi bir iddia, 12 EylülCuntası’nın sınıf mücadelesi cahilisavcılarının bile aklına gelmezdiherhalde... Ya da bugün Adalet Bakanı’nıntecritin kaldırılması talebikarşısına “siz bakmayın onlarıntecrit falan dediklerine, onlar silahlımücadele yerine ölüm orucuyapıyorlar” diye çıktığını bir düşünün!..Bu Tarih Bizim’e göre, Türkiyesolu “yasalcılık” ve “militarizm”olarak saflaşmış. Kendileri tabii buikisinin de dışında ve “devrimciçizgi”yi temsil ediyor olmalılar.Esamesi okunmayan bir “devrimciçizgi”! Türkiye solunu “yasalcılıkve militarizm”den ibaret gösteripmahkum etmek, tek kelimeyle“ben yoksam hiçbir şey yok” mantığıdır.Bu “saflaşma” tasviri, kendilerininonlarca yıldır siyasi süreç


üzerinde belirleyici bir insiyatif veyönlendiricilik sahibi olmamalarınınyarattığı baskılanmayla geliştirilenbir reddiyeciliktir.Tabii bütün bu yıllarda reddedemediklerigelişmeler de var;ama onların karşısındaki tavırlarıda ilginç. Gençliğin Nisan eylemlerinden,1 Aralık Basın Yayın işgaline,memur hareketinin örgütlenmesindenZonguldak grevine, Bahareylemlerine kadar, birçok şeyiya kendilerine malediyor, ya da“Devrimci Yol kökenli devrimcilerinkayda değer etkisi”nden sözediyorlar.Bunlar bu yazı kapsamındatartışma konumuz değil, amaDevrimci Yol benmerkezciliğininve grupçuluğunun Bu Tarih Bizim’edamgasını vuran etkisinigösteriyor.1989 1 Mayıs’ını bile “İstanbulİşçi Sendikaları Şubeleri Platformu”namalederek yazılan bir tarih,ne düne, ne bugüne dair özellikleDevrimci Sol konusunda nesnelolamaz elbette. Devrimci Sol’adair bir bölüm daha:“Devrimci Sol, 1985 sonrasındaİstanbul'daki cezaevlerinde süreklileşenaçlık grevlerini örgütsel toparlanmasınınana zemini halinegetirdi. Devrimci Sol'un zorladığıbu mücadele, dışarıda gelişen insanhaklan hareketinin ivmesiniyükseltti.” (syf. 172)Arkadaşlar, şu 28 yıllık tarihteDevrimci Sol’un en azından “insanhakları hareketinin ivmesiniyükseltmek”(!) gibi olumlu bir işyaptığını teslim etmişler!.. Diyedüşünürken, görüyoruz ki, bu“olumlu”luğa da bir dipnot düşmektenkendilerini alıkoyamamışlar.Devrimci Sol için olumlubir şey söylersek, günahkar oluruzdiye düşünüyor olsalar gerek ki, şudipnotu eklemişler:“Cezaevlerindeki baskılara karşımücadele, kuşkusuz 12 Eylülsonrasında solun uğradığı yenilgininaşılması açısından... kritikönemdeydi. Ama zamanla bu mücadelealanı gerekli gereksiz kullanılarak,özellikle bu mücadelenindışarıyı cesaretlendirici etkisininötesinde, dışarıya siyaset taşımaiddiasına girmesiyle birlikte dışarıyıgüdükleştirici ve kolaycılığıbesleyen yönü ön plana çıkmayabaşladı. Türkiye solu, cezaevlerindeyanlış bir zeminde oluşan buyeni çizginin bedelini 1995’ler sonrasındaağır bir şekilde ödedi.” (syf.172)1995 sonrası hapishanelerdeödenen bedellerin nedeni olarak“izlenen çizgiyi” göstermek, oligarşinin1990’ların başından beribaşvurduğu ve halen uyguladığıpolitikaları anlamamaktır. Küçükburjuvazidenmezhepçilik, liderfetişizmi gibi “eleştirileri” alan BuTarih Bizim yazarları, bu eleştiriyide Kürt milliyetçiliğinden veya reformistteorisyenlerden almış olsalargerek. Veya kimseden almamışda soruna zaten onlar gibi bakıyorlarsabu daha vahim; çünkübu, kitaptaki THKP-C’yi savunmaiddiasıyla bağdaştırılamayacak birmantığın tezahürüdür.“Sonuç olarak” altbaşlığındaaktardığımız bu alıntılarda asılönemli olan şudur: Silahlı mücadelekonusundaki yaklaşımları,hapishaneler ve ölüm oruçlarınayönelik değerlendirmeleri ve budeğerlendirmelerde kullandıklarımezhepçilik, örgüt içi şiddet, militarizm,lider fetişizmi gibi kavramlar,ÖDP’nin yaklaşım ve kavramlarındanpek de farklı değildir. BuTarih Bizim’de ÖDP’yi “yasalcılık”çizgisi diye mahkum etmeleri,THKP-C’den sözetmeleri, bu gerçeğideğiştirmiyor. Sorun sadecekavramlarda da değildir; kitabı yayınlayanDevrim Dergisi çevresi,pratik olarak da yıllardır reformizmdenayrı değildir. Bu durum,Devrimci Yol’u vareden ideolojiyle,politikalarla gerçek anlamdabir hesaplaşma yapmamanın kaçınılmazsonucudur. DevrimciYol’daki reformist özle yüzleşmecesaretini gösteremedikleri sürece,o reformizm, sivil toplumcugörüşler, DY’yi savunduğu iddiasındakiher kesimin ayağına dolanmayadevam edecektir.Bu Tarih Bizim yazarları, DevrimciYol’un 1990’ların başındayaşadığı “tartışma süreci”ni de şukelimelerle anlatıyorlar:“Devrimci Yol önderleri tasfiyecisiyaset tarzını, bilerek ve tasarlayarak,militan çalışmaları eritmekiçin kullandılar. Çünkü tercih edilensiyasi çizginin ihtiyacı; militanbir gençlik yerine lafebesi bir gençlik,yoksul halkın mücadelesi yerineorta sınıfların talepleri; meşrulukyerine yasallık...tı. Sonuçtakaybeden, devrimci mücadele vedevrimcilerin canları pahasınaoluşturdukları devrimci miras...oldu.” (Syf. 200-201)Bu Tarih Bizim yazarları, ısrarlagörmezden gelseler de, 1977-78’deki de işte böyle bir tasfiyecilikti.Ancak 78, Devrimci Sol çıkışıişte bu “kaybetmeye” izin vermemiştir.Belki de DY’nin “tartışmasüreci” adı verilen bu sürecinin ihtiyacıda böyle bir çıkıştı. Ama sonuçtangörülüyor ki, onu yapacakgüçte bir dinamik kalmamıştı artıkDevrimci Yol’da.Sonuç olarak belirtilmesi gerekenşudur: Devrimci Yol’u aynentekrar etmeye çalışmanın varacağıyer, geçmişte vardığı yerdenfarklı olmaz! Bugün yeniden düşünmekgerekir. Devrimci Sol’unayrılığı yerli yerine oturtulmadan,tam bir Devrimci Yol değerlendirmesiyapılmış olmaz. Bu Tarih Bizim,bunun olmayacağının birbelgesidir.DY çevresinden gelen herhangibir grup, “Devrimci Yol’un devamıolma” veya “Devrimci Yol çizgisinisürdürme” iddiasında bulunabilir.Bu iddiayı saygıyla karşılarız. Silahlımücadelede, devrimde,PASS’ta ısrar anlamına gelen birsahiplenmeyi olumlu da buluruz.Ama bu iddianın henüz pratik birtezahürü de yoktur. Bu anlamda,Türkiye solunun bu siyasi hareketleriDevrimci Yol’la özdeşleştirmesisubjektif olur zaten. Öte yandan,nesnel bir gerçektir ki, DevrimciYol, önderliğiyle, yönetimiyle,gövdesini oluşturan kadrolarıyla,geride kalan tabanıyla, ideolojive politikasıyla belli bir evrim yaşayarakÖDP’ye dönüşmüştür.Devrimci Yol’dan bir ÖDP doğuranideolojik temel ve politikalar,örgütsel ve politik kültür sorgulanmadan“ÖDP, DevrimciYol’un devamı değildir” diyerekkimse işin içinden çıkamaz. Ve busorgulama yapılmadan, o sulardadolanmaktan kurtulunamaz.3327 A¤ustos 2006 / 67


15 Yafl›ndaKatledildiTürkiye’nin bir flehrinde, herkesingözleri önünde 15 yafl›ndaki birçocuk, polis taraf›ndan alenen infazediliyor. Ve flu ana kadar TürkiyeCumhuriyeti hükümetinin veya bakanlar›n›nbu konuda yapt›¤› tek biraç›klama yok. AKP’liler susuyor.TBMM ‹nsan Haklar› Komisyonu’nunAKP’li ve CHP’li üyeleriyok ortada. Burjuva medyada bu infaz›sorgulayan yok. B›rak›n sorgulamay›,haberini bile yapm›yorlar.‹ktidar›n ve polisin infazc›l›¤›ndansözederken, Lübnan’da katledilenVaad üzerine gözyafllar› döküpFevzi Abik’i görmeyen riyakarl›ktanda sözetmeliyiz elbette. Caddeortas›nda silahs›z, savunmas›z 15yafl›ndaki bir çocu¤un kafas›ndanvurularak katledilmesinin, özünde‹srail’in politikalar›ndan ne fark›var?12 A¤ustos’ta bu ülkenin büyükflehirlerindenbirinde, cadde ortas›nda15 yafl›nda bir çocuk öldürüldü;POL‹S TARAFINDAN. Çocuk silahl›de¤ildi, çocuk kaçm›yordu,çünkü eli kelepçeliydi. Kelepçesiniçözüp hemen orada bafl›ndan kurflunlay›pinfaz edildi.Yalanc›l›¤› tescilli birresmi kurum: PolisBu ülkede polisin aç›klamalar›ancak mizah konusu olabilecekaç›klamalard›r; tabii kara mizah!Yalanlar›n›n biraz inand›r›c› olmas›için beyinlerini yorma zahmetinebile katlanmazlar. Çünkü bilirler ki,onlar ne derse, devletin bütün kurumlar›buna göre hareket eder veaklamakta kullan›rlar.‹ki küçük çocuk vard›; adlar› Berivanve Dilan’d›. Biri 1.5, di¤eri 3yafl›ndayd›. Adana polisi taraf›ndanKüçükdikili’de gerçeklefltirilen birbask›nda katledildiler. Özel timlerkurflun ya¤d›rd› babalar›n›n kuca-¤›ndaki Berivan ve Dilan’a. Babalar›ylabirlikte öldüler. 1996 y›l›yd›.Günlerden 8 A¤ustos. Katilleri halengörevlerini bafl›nda, çünkü bubebek katilli¤i için tutuklanmad›lar,cezaland›r›lmad›lar.Diyarbak›r’da cenazeye kat›lan,evinin balkonunda oynayan çocuklar›kurflunlad›lar, “terör örgütü çocuklar›öne sürüyor” diye aklad›lar.fiimdi Fevzi Abik’te de ayn› akibetibekleyin. Polisin ilk aç›klamas›,ard›ndan de¤iflen aç›klamalar› vehalkla alay edercesine “havaya ateflaçt›k, vuruldu” demesi, yalana, aldatmayanas›l al›flt›klar›n›n, hesab›n›vermeyeceklerini biliyor olmalar›-Adana Polisi’nin 1. Aç›klamas›:Bildiri da¤›tan gruba polis atefl açmam›flt›r.Fevzi Abik, polise ateflaçan kifliler taraf›ndan vurulmufltur.Adana Polisi’nin 2. Aç›klamas›:Olay günü polis HAVAYA atefl açm›fl,HAVAYA at›lan kurflunlardanbiri Fevzi Abik'e isabet etmifltir.“Evet, biz vurduk, sokak ortas›nda‘teslim ol’ ça¤r›s› bile yapmadanbiz infaz ettik” deseler de FARKET-MEZ! Nas›l olsa bu ülkede onlar›nelini so¤utmak istemeyen politikac›larve onlar›n ‘terörle mücadele’ad›na yapt›¤› her fleyi aklayanmahkemeler var!1.5 yafl›ndaki Dilan’la 3 yafl›ndakiBerivan’› vurduklar›nda ne oldu?n›n bir örne¤idir. 15 yafl›ndaki Fevzi“havada m› geziyordu ki, s›kt›¤›n›zkurflun ona de¤di” diye hiçbir hukukkurumunun soraca¤›n› da düflünmeyin.Veya herhangi bir savc›,hakim veya gazeteci, polise “pekineden önce ‘polis atefl açmad›, FevziAbik, polise atefl açanlar taraf›ndanvuruldu?’ diye aç›klama yapt›-n›z, neden resmen kamuoyuna yalansöylediniz?” diye de sormayacak.Çünkü infazlar, bu ülkede birdevlet politikas›d›r, y›llard›r uygulanmaktad›rve infazc›lar, tüm düzenkurumlar›n›n himayesindedir.Demokrasi, hak, hukuk, yarg›,adalet laftad›r. Adana Temel Haklarve Özgürlükler Derne¤i üyeleri, 17A¤ustos’ta, ‹nönü Park›’nda yapt›klar›eylemde “‹flkence ve KatliamlaraSon” yaz›l› dövizler tafl›yarak,halk›n bu bask›lara ra¤men mücadelesinisürdürmek durumunda oldu¤unubelirttiler.Ve ayn› eylemde belirtildi¤i gibi,Fevzi Abik’in katledilmesi, ne münferitti,ne de dönemsel. Oligarflininher kesiminin aylarca ›srarla istedi-¤i yeni Terörle Mücadele Yasas›, ifltebu infazlar› süreklilefltirebilmek,ço¤altmak içindi. AKP’si, CHP’si,di¤er düzen partileri el ele verip buyeni yasay› haz›rlarken, bunun dahafazla bask›, zulüm oldu¤unu söyledidevrimciler. Yine hakl› ç›kt›lar.Terörle Mücadele Yasas›’yla “elleri”daha da serbest b›rak›lan polis,yeni komplolar düzenliyor, caddeortas›nda, meydanlarda iflkenceleryap›yor ve “elleri” daha çok silahlar›nagidiyor.Hiçbir fley rastlant› de¤il; emperyalizminhalklara yönelik olaraksald›rganl›¤›n en üst boyutta yafland›¤›bir dönemde, ülkemizdeki iflbirlikçiAKP iktidar›n›n halk›m›zayönelik terörünü art›rmas› da rastlant›de¤ildir. Amaçlar› birdir. Planlar›birbirinin kopyas›d›r. “Terör”söylemleri ayn›d›r. Ve bu planlar, fluveya bu kesime de¤il, tüm halkakarfl›d›r. ‹flte bu nedenle, FevziAbik’in katledilmesi davas›, hepimizindavas›d›r. 15 yafl›ndaki Fevzi’yes›k›lan kurflunlar, hepimizedir.


Hapishanelerde TECR‹T Var !TECR‹TTENÖcalan’a hücre cezas›Tek kiflilik adada, tek kiflilikhücrede tutulan, PKKLideri Abdullah Öcalan’a,yine “hücre cezas›” verildi.Bu kez gerekçe, avukat görüflleris›ras›nda yapt›¤› konuflmalardanyola ç›karak, “örgüt propagandas›yapmak”! Örgüt liderine,“niye örgüt propagandas› yapt›n”cezas›! Tecritte mant›k aranmamas›gerekti¤ini birçok örnekte dile getirdik.Zaten hücrede olan Öcalan’a buceza nas›l uygulanacak? Asr›n HukukBürosu taraf›ndan yap›lan aç›klamayagöre, 20 A¤ustos’tan bu yanageçerli olan ceza kapsam›ndaÖcalan, 20 gün boyunca ailesi ilegörüfltürülmeyecek, kitaplar›, gazetesive radyosu kendisine verilmeyecek.Aç›klamada, cezan›n 9A¤ustos’ta gerçeklefltirilen görüflmedeÖcalan’›n bahsetti¤i soruflturmasonucunda verildi¤i kaydedildi.Cezan›n hukuki hiçbir dayana¤›yok! Tek dayana¤› oligarflinin “Kürtdüflmanl›¤›” politikas›d›r.Erol Zavar'a iflkenceHABERLER‹hlal ve sald›r›lar sürüyorOdak Dergisi eski yaz›iflleri müdürü Erol Zavar,mesane kanseri olmas›nakarfl›n, halen Sincan F TipiHapishanesi'nde tutulmayadevam ederken, bununla yetinmeyenzebanilerin, Zavar’a sald›rd›¤›ö¤renildi.Elif Zavar, eflinin 2 A¤ustos’taameliyat olduktan sonra, 7 A¤ustos'tahastaneden taburcu olarak hapishaneyegötürülürken, arama s›ras›ndadövüldü¤ünü anlatt›. 16A¤ustos’ta görüfltü¤ünde olay› ö¤rendi¤inianlatan Zavar, eflinin kolundabundan kaynakl› morluklaroldu¤unu anlatt›.ÇHD Genel Sekreteri SelçukKoza¤açl› da, hapishanelerde iflkence,dayak olaylar› konusunda, çoksay›da baflvuru ald›klar›n› belirterek,Erol Zavar'›n yaflad›klar›n›n istisnaibir durum olmad›¤›n› söyledi.Sincan Kad›nHapishanesi’ndeBask›, Ahlaks›zl›k,Sincan’da F Tipleri’ninyan›s›ra flimdi bir de Kad›nHapishanesi var. 22 A¤ustos’ta Ankara‹HD ve ÇHD taraf›ndan düzenlenenbir bas›n toplant›s›yla Ulucanlar'danSincan Kad›n Hapishanesi’nesevk edilen kad›n tutsaklar üzerindekibask›lar anlat›ld›.Bas›n metnini okuyan Ankarafiube Baflkan› Sait KIRAN, 4 A¤ustos’taÇHD Ankara fiubesi yöneticive üyelerinin Sincan Kad›n Hapishanesi’negiderek sorunlar› tespitetti¤ini belirterek, flunlar› söyledi."Haziran ay›nda Ulucanlar Cezaevi'ndebulunan kad›n tutuklu vehükümlüler Sincan Kad›n Kapal›Cezaevi'ne sevk edilmifllerdir. Sevks›ras›n da yaflanan hak ihlalleri halencezaevinde devam etmektedir vesistemli iflkenceye dönüflmüfltür.Cezaevi idaresi ile görüflme yapmatalebi haftalarca kabul edilmemifltir.En son 15 A¤ustos tarihinde kad›ntutuklulardan 3 kiflinin kald›¤›hücre, cezaevi idaresi taraf›ndan"pano konulmas›" gerekçesi ile "ziyaretedilmifl" ve zorla pano as›lmakistenilmifltir. Kad›nlar bunaizin vermemifltir ve görevliler ayr›lm›flt›r.On dakika sonra görevlilertekrar dönmüfller ve kad›nlara aitçocuk resimleri baflgardiyan taraf›ndany›rt›lm›fl, kad›nlardan NilüferfiAH‹N zorla ve sürüklenerekhücreden tafl›nm›fl, bu s›rada kötümuameleye maruz b›rak›lm›flt›r.”Ayr›ca aç›klaman›n di¤er bölümlerindede aramalar›n keyfili¤i,tutsaklar›n üç kiflilik hücrelerde tektutularak tecritin a¤›rlaflt›r›ld›¤›, ahlaks›zarama dayatmas›n›n sevktenitibaren sürdü¤ü, bu nedenle görüflve savunma haklar›n›n k›s›tland›¤›,çeflitli kitaplar›n›n “görevli” olmad›¤›gerekçesiyle verilmedi¤i, yükseksesle müzik dinletildi¤i belirtilerek,“Cezaevinde yaflanan hak ihlallerinintakipçisi olmaya kamuoyunuça¤›r›yoruz” denildi.Kürkçüler’de faflistdamgalama yöntemiKürkçüler E Tipi Cezaevi’neNesrin Yazar’› ziyareteden 55 yafl›ndaki annesiAyfle Yazar’›n koluna‘Önce Vatan’ ve ‘Görülmüfltür’damgalar› vuruldu.Bir insana ‘Görülmüfltür’ damgas›vurulmas›n›n abesli¤i bir yana,‘Önce Vatan’ damgas› nas›l ›rkç›,faflist bir zihniyetle karfl› karfl›yaolundu¤unun damgal›, belgeli ispat›gibidir. Naziler’in Yahudiler içinbaflvurdu¤u bu yöntemi kendine örnekalan oligarfli, hapishanelerdekeyfi, bask›c› uygulamalar›n›n adetadoruklar›nda dolafl›yor.‹HD Adana fiubesi’nde 23 A¤ustos’taaç›klama yapan anne Yazar,damgay› silmemesi için gardiyanlar›ntehditlerine maruz kald›¤›n› belirtirken,“Onur k›r›c› bir uygulamayd›.Bu damgay› di-¤er ailelere de vurdular.Ziyaretçi 2 kifli, kolundakidamgay› silincegardiyanlar›n bask›-s›na maruz kald› veuzun bir süre cezaevindebekletildi.” dedi.3527 A¤ustos 2006 / 67


Umudun Kaptan›Direnifl defterine düflülen notlaragözatarken Behiç Aflç› için "umudunkaptan›" tan›mlamas› çekti dikkatimizi.20 A¤ustos'ta Almanya'yadönen Leyla Stengl'in yazd›¤› nottageçiyor bu söz. "Umudun Kaptan›"...139 gündür direniflin o engin›rma¤›nda tayfas›n› sürüyor Behiç,umut adas›na giden yolda umudunkaptan› oluyor. Rotas› belli gemisinin.Dünyan›n en uç sahillerineumudu tafl›yor O. Dalgalar›n›n vurdu¤uk›y›larda umudun izi kal›yor.139 gündür nice yolcular bindibu gemiye. Hepsinin gözü kaptanda.Mavi sular kadar duru bir inançlayol al›yor, ne f›rt›nalardan korkuyorne de azg›n dalgalardan... ‹fltebu cüret ve inanç sar›yor herkesinyüre¤ini, umudun güzelli¤iyle tan›-fl›yorlar O’na bakarken. Umudungücüyle.... ‹flte bu güçle yarataca¤›zyar›nlar›m›z›, biliyoruz. Umudumuzkadar parlak olacak yar›nlar...O’na her bak›fl›m›zda bir kez dahahissediyoruz bunu.Herkes bu duyguyla bak›yorO’na bugün, bu hayranl›kla. ‹sviçre'dengelen bir genç k›z oturuyorBehiç'in tam yan›nda. Gözleri ›fl›lt›-l›, her sözünü can kula¤›yla dinliyor.Etraf›na bak›n›p duruyor, açl›kgrevindekilere, Behiç'e, duvarlara,resimlere, her bir karesini içine çekiyor.Duygular›n› soruyoruz, ‹sviçre'deölüm orucunu nas›l ö¤rendi¤ini,neler hissetti¤ini. Yar›m bozukTürkçesiyle anlatmaya çal›fl›yor. ‹lkinternetten ö¤renmifl. Bu zamandaböylesine bir direnifl örne¤i, fedakarl›¤›n,vefan›n en üst boyutta yafland›¤›böyle bir direnifliilk ö¤rendi¤inde flafl›r›yor.fiaflk›nl›kla birlikte hayranl›kduyuyor. Kendi topraklar›ndanuzakta, gurbet eldeolup ülkesindeki geliflmelereuzaktan bakmak zorunagidiyor. Konuflurkens›k s›k gülüyor, “heyecanl›-y›m anlatam›yorum” diyors›k s›k. fiimdi direniflçininyan›bafl›nda. "Kendimi çokcoflkulu hissediyorum, heyecanl›,mutlu... Yani tüm duygular›miçiçe. Nas›l anlatay›mbilmem ki. Buras› çok güzel. YaniBehiç abi merhaba deyip elinizis›karken bile bir s›cakl›k, bir yak›nl›k,içtenlik hissediyorsunuz. Benhiç birisinden bu kadar etkilenmedim"diyor. Ellerini ne yapaca¤›n›bilmemenin telafl›yla, ses tonundakiheyecanla anlat›yor.Biz sohbet ederken di¤er açl›kgrevindekiler etraf›m›z› sar›yor. Yan›bafl›m›zaoturan Özcan Bayram,19 yafl›nda, Tokatl›. Okmeydan›'ndanefllik ediyor kaptan›n yolculu¤una.5 gün sürecek yolculu¤u.Sansürü k›rman›n sevinciyle "sansürütek bafl›m›za k›rd›k, zaferi dekazanaca¤›z" diyor. 5 gün boyuncayurtd›fl›ndaki desteklerin yo¤unlu-¤una flafl›rd›¤›n› anlat›yor bize. 4y›ld›r ölüm orucunun fark›nda. Birçokcenazeye kat›lm›fl, onlar› u¤urlamakhep zor gelmifl. Her flehitlikteinsan iradesinin gücünü gördü¤ünü,bunun onuruyla onlar› u¤urlad›-¤›n› anlat›rken, “insanlar›n ölmesibasit gelmemeli bize” diyor. Açl›kgrevine kat›lmaya nas›l karar verdi-¤ini sordu¤umuzda cevab› herkesiçin geçerli olmas› gereken bir durumasl›nda. "Kendimi borçlu hissediyorum.Bu fedakarl›¤› yapanlarakarfl› kendimi borçlu hissediyorum.Burda olmak çok güzel. Biz tarihinsaf›nday›z" diyor. 122 cana, ölümeher gün biraz daha yaklaflanlara karfl›hiç borcumuz yok mu sizce de?Sercan Gürenin ise Kocasinan'dankat›l›yor. 16 yafl›nda. 1 senedirölüm orucunun bilincinde.Devrimci bir ortamda büyüyor Sercan.Behiç Aflç›'y› önceden tan›yormufl,duyunca çok daha farkl› olmufl,16 yafl›nda, ama kendini küçükgörmüyor. Bu yolculukta O dayerini al›yor, gözlerinde çocuklu-¤undan kalma bir masumlukla.Direniflin meflrulu¤una inanarak,bu meflrulu¤u hissederek geliyorGültekin Türky›lmaz, ‹kitelli'denburaya. Kuaförlük yap›yor, 28 yafl›nda.Süreci bafl›ndan beri biliyor,Armutlu sürecini biliyor. Ama hiçgitmemifl Armutlu'ya. Bunu söylerkensesi mahcup. Ölümler durmuyor6 y›ld›r. Devlet çözüme yanaflm›yor.‹nsanlar ölüme biraz dahayaklafl›yor. Tüm bunlar O’na da 'art›kyeter' dedirtiyor. Ve ‹kitelli'denç›k›p geliyor fiiflli’ye.18 yafl›nda Serdar Aç›kel. O da‹kitelli'den. Devrimci bir çevredebüyümüfl. 2003’te duymufl ölümorucunu, ama yeterli bilgisi olmad›-¤› için özel hiçbir fley hissetmemifl.“Bedeller ödeniyor ama sen yok say›yorsun”diyerek zamanla bir fleylerinfark›na varm›fl. Büyüdü Serdar,büyüdükçe yoksaymamay› ö¤rendi,devrimcilerle iliflkisi gelifltive düzenin bencilli¤inden s›yr›lmay›ö¤rendi. "‹nsan iliflkileri burdaçok güzel. Düzendeki yaflamdan çokfarkl›. Paylafl›m, beraberlik, direnifl...Bu insani de¤erler çekiyor. Budirenifl hepimiz için. Burdaki herkesbunun fark›nda" diyerek, yaflad›klar›ylagördükleriyle devrime inanc›-n›n pekiflti¤ini söylüyor.Dün bir fley yapmayanlar art›kyapmaya bafll›yor zamanla. Yoksayarakbu sorunun çözülemeyece¤inigörenler destek vermeye çal›fl›yor.Bugün 64 kiloda Behiç... Güngün eriyor, erirken etraf›n› ayd›nlatanbir mum misali ›fl›k saçmaya devamediyor. Umudun Kaptan› umudun›fl›¤›n› yay›yor her gün biraz daha.3627 A¤ustos 2006 / 67


Matematik ve psikoloji. ‹kisi debilim denen sonsuzun gözbebeklerinden.Ama nedense fazla yak›flmazlarbirbirlerine. Biraraya da fazlagelmezler. Onlar da bilir yan yanafazla uyumlu durmad›klar›n›.Direnifl Evi'ndeki ölüm orucuyolculu¤unun günlerini gösteren tabelayabak›yorum. “109” yaz›yor.Bafltaki düflünceler bu rakamla ortayaç›kt›. Bugüne kadar yüzlerce, binlercebelki de tam 109 bin kez hayat›m›zagirip ç›kan bir rakam. Ama burakam› bugüne kadar, flu anki gibihiç düflünmedim. Bu bazen enflasyonoran›yd›, bazen bir yolculuktakikilometre tabelas›, bazen bir göçükteölen insan say›s›yd›. Bunlar›n hepsibizdendi, bizimle ilgiliydi. Ama flimdiinanç, umut, gelecek, insanl›k vedaha pek çok olup hiçbir mekana,zamana s›¤amayacaklar›n hepsi birrakama s›¤m›fl durumda. Açl›¤›n kokususinmifl üzerine ama etraf›na birpapatyan›n hofl kokusunu yay›yor.Gülcan Görüro¤lu 109 gündüraç. Tam 109 gün önce hapishanelerdetecritle yokedilmeye çal›fl›lan hayatlar›ninsanca olabilmesi ad›na,122 olan ölümlere yenilerinin eklenmemesiiçin ölüm orucuna bafllad›.Bu 109 günde Türkiye ve dünyan›noldu¤u gibi Gülcan'›n evi de birçokfleylere tan›k oldu. Kimi zaman gözyafllar›sel olup akt›, kimi zamancoflkun kahkahalar ç›nlad› ve s›¤mad›bu eve, Akdeniz'e do¤ru yol ald›.Kap›s›ndan içeri girerken iki büklümgirenlerin baz›lar› bilenmifl b›çakmisali dimdik ç›kt›.109 günün her saniyesinde fedakarl›¤›insanlar için olan biri vard›bu evde. Gördüler, duydular ve geldiler,kendileri için olan bu ça¤r›ya.Hatay, Elaz›¤, ‹stanbul, Antalya, Diyarbak›r,Erzincan, K›br›s, Almanya,Yunanistan'dan. Yafll›yd›lar, çocuktular,anneydiler, ö¤renciydiler.Her yafltan, her yerden,her inançtand›lar, ama geldiler.Bu kadar ziyaretçinin yan›s›ra,gelmek için 109 günbekleyenler oldu.109 gün sonra gelen ikikifli var flimdi DireniflEvi'nde. Öyle Edirne'den,Fransa, ‹ngiltere’den de¤il,Adana'ya bir el uzat›ml›kyerden gelenler. DireniflEvi'nin hiçbir ferdinden daha tek kelimeç›kmadan "biz asl›nda geçen aygelmeyi düflünüyorduk" diyorlar. Yanionlar da biliyor çok daha önce yap›lmas›gerekeni ertelediklerini.Ama gene de önemli de¤il, “hiçbirfley için geç de¤il” demiyor muyuz109 gündür? Sonunda gelmifller vebundan sonras› için neler yap›labilece¤inikonufluyoruz. Mutlaka tekrargeleceklerini söylüyorlar.1. gün geldiler, 35., 68., 93. ve109. günde geldiler. Ama geldiler.Bir de gelmeyenler var. Ölüm döfle¤indeolmad›klar› halde, topraklar›kendilerine yasakl› olmad›¤› halde,bir otobüs bileti alacak paralar› oldu-¤u halde gelmeyenler.Kiminiz ölüm orucuna karfl›s›n›z,tamam. Ama gelin ölüm orucu yap›ndiyen oldu mu size? Ne demifltiniz;"biz de tecrite karfl›y›z". Gülcan datecrite karfl›, kendi yöntemiyle savafl›yor,peki ayn› fleye karfl› olanlararaçlar› farkl› olsa da, çalmaz m› kap›s›n›önde gidenin? Ne “zaman›m›zyoktu”, ne de baflka bir fley “gerekçe”olabilir mi?Kiminizin baz› kayg› ve korkular›vard›. Ama Direnifl Evi'ne yapaca-¤›n›z 10 dakikal›k ziyaret ile ilgilikorkunuzu ve di¤er korkular›n›z› hiçkarfl›laflt›rd›n›z m›? Karfl›laflt›r›n. Yar›nsabah eve ekmek alamama korkusu,ifl korkusu, çocuklar›n gelece-¤i korkusu ve daha binbiri. Ve Gülcan'›nbütün bu korkular›n›z›n sonbulmas› için ölüm orucunda oldu¤unudüflünün.Kiminizin haberi yoktu. 6 y›ld›rbelki de 109 bin kez tekrarlanan 盤l›¤›nsansüre tak›ld›¤›n› biliyoruz;iflte flimdi duydun. Gö¤üs kafesinin109 ve Davetorta yerinde çarpan nesnenin ça¤r›s›-na kulak ver, O ses seni, 109 gündürhiç susmayan Gülcan'›n sesine ulaflt›racakt›r.Anadolu insan›n›n zulme karfl›yal›n k›l›ç aya¤a kalkt›¤› günlerde,“bu ifller duyulur da durmak olurmu” demifl büyük ozan. Sefaletin vezulmün kol gezdi¤i bir ülkede, tümbunlara yüre¤iyle, akl› ve bilinciyle,inanc› ve umuduyla çarp›flan bir anay›duyup da durmak olur mu? O’nunher geçen gün eriyen bedeninde güçsüzleflennefesine güç katmadan durulurmu?Belki 209. gün için de çalaca¤›zvicdanlar›n›z›n kap›s›n›. Ama içinde309 geçen bir yaz›m›z olmayacakbelki de. Tecrit kald›r›lmazsa,122’lere eklenecek Gülcan, bir anaeksilecek Çukurova’dan...***Daha önce sa¤l›k sorunlar›ndandolay› 3 günlük açl›k grevi yapan, 2çocuk annesi Sema Kasar, 17 A¤ustos’tayeniden Direnifl Evi’ndeydi,bu kez 3 günlük açl›k grevi yaparakGülcan’a destek verdi. Buradan evegittikten sonra rahat edemedi¤inisöyleyen Kasar, “rahat edemedi¤imiçin gene buraday›m. Bu iki hafta süresincefarkl› insanlara tecriti anlatmayaçal›flt›m. Birkaç mahalleye gidipinsanlarla konufltum, Gülcan'›anlatt›m. Tekrar burada oldu¤umiçin mutluyum" sözleriyle anlat›yorduygular›n›. 5 gündür destek verenMurat Güleç evden ayr›l›rken, yeriniLise ö¤rencisi Ramazan Alabal›kal›yor. 4 günlük açl›¤›yla paylafl›yorGülcan’›n uzun yürüyüflünü.3727 A¤ustos 2006 / 67


Adana Direnifl Evi günlü¤ünden...102. Gün: Destek açl›k grevcimiz Bilgesu'nun ailesiziyaretimizde. Mahalleden 2 bayan misafirimiz var. BiriGülcan'› görmek için ifl yerini kapatm›fl, di¤eri küçük k›-z›n› b›rakm›fl dükkana. Ellerinde flekerle geldiler. ‹lk kezgelen yafll› amca dernekten arkadafl›m›z›n babas›. ‹ki bayan›nbiri A.G’cilerimizden Ulus'un annesi ve halas›.Yafll› amca, Gülcan'› ölüm orucundan vazgeçirmek içingelmifl. “Bu ölüm orucu çare de¤il. Pir Sultanlar, Hz. Hüseyinler’inkellesi gitti. Bu çare de¤il k›z›m gel vazgeç.Baflka fleyler yap. ‹llaki ölmen mi gerekiyor?" diyor. Refakatçimiz,"Pir Sultan, Hz. Hüseyin zulmün önünde bafle¤seydi bugün kim tan›rd› onlar›” diye bafll›yor anlatmaya,“kelleleri gitti ama inançlar›n›, düflüncelerini yokedebildilermi? Hay›r. Bugün milyonlarca insan onlardan,Mahir'den, Deniz'den sözediyor, onlar›n çizdi¤i yoldanilerliyor...” Amca a¤layarak ayr›l›yor, samimi, duygusal...fiimdi 9. Ekip karfl›m›zda, 8. Ekip’ten ayr›lacak olman›nhüznü. Yeni ekip 2 genç arkadafl›m›z. Birinin ailesi kendielleriyle Direnifl Evi'ne b›rak›p, ayn› flekilde mutluluklaDirenifl Evi'nden al›rken.103. Gün: Direnifl Evi 103. güne uyan›yor. Güneflindo¤madan önceki k›z›ll›¤›n› izliyoruz. Gece direniyorsaatlerce güne. Mümkün de¤il gecenin bu savafltan zaferleç›kmas›. Bizim gözlerimizi dolduran k›z›ll›k geceninson ç›rp›n›fllar› ayn› zamanda. Biraz sonra Adana'daki2 milyon insan›n bekledi¤i, yaflam denen motorundü¤mesine basacak olan usta gelecek. Gecenin k›-z›ll›kla güne karfl› son ç›rp›n›fllar›; oligarflinin tecritlehalk›n karfl›s›ndaki son ç›rp›n›fllar›. Bu tablonun k›z›ll›-¤›n› Sevgi, Behiç ve Gülcan oluflturuyor. Az kald› Gülcan,az kald› Behiç ve az kald› Sevgi; bedenlerinizle k›-z›llaflt›rd›¤›n›z bu mücadelede halklar›m›z›n üzerine birdaha hiç batmayacak olan güneflin do¤mas›na.Afetevleri Mahallesi'nden bir arkadafl geldi. Antalya'dangelir gelmez ziyarete gelmifl. Direniflin 40'l› günlerindensonra Antalya'ya gitmifl, dolay›s›yla gelememifl,bunun mahcuplu¤unu tafl›yor ve “telafi edece¤ini”söyleyerek ayr›l›yor. Gün içinde Adana, Dersim, ‹ngiltere,Mersin ve Suudi Arabistan'dan telefonlar al›yoruz.104. Gün: Günün ilk ziyaretçisi Hatay'dan. Fransa'dayafl›yor, ilk ifllerinden biri ziyaret oluyor. Gülcan'lasar›l›yorlar ve ablam›z›n gözleri doluyor. Bir süre devameden bu hüzün tablosunu ba¤lamam›z ve türkülerimizda¤›t›yor. Mahalleden iki genç k›z ve bas›n-yay›nsektöründe da¤›t›mc›l›k yapan baflka bir arkadafl›m›zgeliyor. ‹ki haftad›r gelememe nedenlerini anlat›yor. Çal›flt›¤›flirket milyar dolarl›k bir yat›r›mla özel donan›ml›el bilgisayarlar› alm›fl. Bu bilgisayarlardaki teknik donan›mlaelemanlar› nerede, ne kadar kald›, nereye gidiyorhepsini takip edebiliyorlar. Yani patronlar›n izni veiste¤i d›fl›nda nefes almalar› yasak. Büyük bir medyaflirketinin bu uygulamas› bizi flafl›rtmad› asl›nda.Üniversite ö¤rencisi 3 gençmisafirimiz var. Onlar› ‘‹biflday›” izliyor. Yine mahalleden 2 yafll› teyze. Mersin'den4 üniversite ö¤rencisi s›rayla geliyorlar. Komflular›m›-z›n Antalya'dan gelen 2 genç misafiri bizi de ziyaret ediyorlar.Tecriti ve ölüm orucunu hiç bilmiyorlar. Uzunuzun anlat›l›yor. Çal›flan bir bayan olan komflumuz Gülcan'laifl yaflam›n›n zorluklar›n› paylafl›yor. Son misafirimizmahalleden 8 ayl›k Eren ve annesi.107. Gün: Okuma saatinden hemen sonra fiakirpafla'dan2 genç misafirimiz var. Onlar›n da direniflle tan›flmalar›daha yeni. Biri garsonluk yap›yor, di¤eri iflsiz.Garsonluk yapan anlat›yor: "Duvardaki afifllerden GülcanAbla'y› görüyordum, Ölüm orucunu ilk duydu¤umdaçok flafl›rd›m. Fazla varsa Gülcan Abla'n›n bir afiflinieve asmak için alabilir miyim?" Direnifli bugüne kadaruzaktan takip eden Mersin'den 2 belediye iflçisi geliyor.Onlarla sohbet sürerken Adana'dan bir eczac› yan›ndabir baflkas›yla geliyor. Direnifle katk›lar›n› çevrelerineanlatarak sunuyorlar. Tekstil fabrikas›nda çal›flan bir arkadafl›m›zayn› iflyerinden 2 arkadafl›n› da beraberindegetirmifl. Hayatlar›nda bir ilki yaflamalar›n›n bütün izleriyüzlerinde Gülcan'› dinliyorlar. Neden ölüm orucuyapt›¤›n› anlat›yor. Bir süredir maafllar›n› alamad›klar›için eylemdelermifl. Biri Mersin'den 2’si Adana'dan olmaküzere 3 misafirimiz daha var.fiiflli Direnifl Evi’nden....◆ Behiç Aflç›, 140. gün aç›klamas›nda flöyle sesleniyor:“Haklar ve özgürlükler mücadelesi veren devrimcibir avukat olarak, müvekkillerimin haklar›n› her türlü yoludeneyerek savunmaya devam ediyorum. Bütün hukukiyollar›n t›kanm›fl olmas› ‘çaresiz’ oldu¤umuz anlam›nagelmiyor. Hukukun üstünde bir hak vard›r. O dabütün haklar›n anas› direnme hakk›’d›r. Devrimci avukatolarak müvekkillerim için tecrite, hukuksuzlu¤a ve adaletsizli¤ekarfl› bugün direnme hakk›m› kullan›yorum.Tecrit insanl›k suçudur. Tecrite karfl› herkesin yapabilece¤ibir fleyler vard›r. Elbette herkesin ölüm orucuyapmas›n› bekledi¤imiz de yok. Kim ne yapabiliyorsa,ne kadar yapabiliyorsa yapmal›d›r. Esas olan budur.Yapt›klar›m›z›n, yapacaklar›m›z›n terazisi vicdan›m›zolacakt›r. Nihayetinde herkes kendi vicdan›yla bafl baflakalacakt›r.”◆ 12. Destek Açl›k Grevi Ekibi’ne, 22 A¤ustos günü,63 yafl›ndaki Nuri Ünlü, bir günlük açl›k greviyle kat›ld›.◆ Devrimci ‹flçi Komiteleri’nden, tekstil, f›r›n ve matbaaiflçileri ölüm orucunun 131. gününde fiiflli DireniflEvi’ne gelerek, Av. Behiç AfiÇI'ya ziyarette bulundular,karanfiller sundular. D‹K’li iflçiler ziyaretin ard›ndan yapt›klar›aç›klamada, Behiç Aflç›’n›n yaln›z olmad›¤›n› hat›rlatarak,“Aln› k›z›l bantl›lar onurumuzdur” dediler.3827 A¤ustos 2006 / 67


“Benim vicdan›m kald›rm›yor”Bu sözler, Adana’da her hafta‹nönü Park›’nda düzenlenen oturmaeylemini, geçen hafta izleyen ve buhafta da parka gelerek eylemi takipeden, 74 yafl›ndaki Mustafa Çiftçi’yeait. “Tecriti benim vicdan›mkald›rmaz. Vicdan›m sars›l›yor, üzülüyorum.‹nsanlara zaten ceza verilmifl.Hücrelere konularak ikincibir ceza verilmesi vahflettir. Medenibir ça¤da bu insanl›k d›fl› muameleyibenim vicdan›m kald›rm›yor. Dayanam›yorumonlar› görünce ya dadüflününce hep a¤l›yorum” diyorMustafa Çiftçi. Eylem sona erdiktensonra da Adana Temel Haklar’›ziyaret ederek, Gülcan hakk›ndabilgi al›yor ve O’nu da ziyaret edece¤inibelirtiyor.Evet! Halk›n vicdanlar›na seslenen,oligarflik iktidar›n sansür politikas›n›yaflam›n içinde etkisiz halegetirmeyi amaçlayan eylemler sürüyor.Adana ‹nönü Park›’nda 17A¤ustos günü düzenlenen eylembunlardan biriydi. “Tecrite Son”pankart› açan TAYAD’l›lar, GülcanGörüro¤lu’nun, Behiç Aflç›’n›n veSevgi Saymaz’›n resimlerini de tafl›d›lar.Ba¤lama eflli¤inde söylenen“bir mevsim” türküsünün ard›ndanyap›lan aç›klamada, tecrit politikas›n›uygulayanlar›n, Lübnan’da katliamc›larahizmet etmeye haz›rland›¤›hat›rlat›larak, devrimci tutsaklar›niflte bu iflbirlikçi politikalarakarfl› sessiz kalmad›klar› için düflüncelerininde¤ifltirilmeye çal›fl›ld›¤›,tecritin bu amaçla uyguland›¤›kaydedildi. Tecrit kald›r›lmad›kçadireniflin sürece¤ini belirten fiemsettinKalkan’›n aç›klamas›n›n ard›ndansloganlar ve çevredetoplananlara yönelik konuflmalarlabir saatlik oturmaeylemi yap›ld›.Bir baflka oturma eylemiise, Mersin Tafl Bina önündeydi.28. haftas›n› dolduraneylemde, “Tecrite Son”pankart› ve ölüm orucu direniflçilerininresimleri tafl›nd›.“Tecriti Kald›r›n ÖlümleriDurdurun, Yaflas›n Ölüm OrucuDireniflimiz” sloganlar› at›lan eylemdekonuflan Gülbeyaz Karaer,“Tüm halk›m›za ça¤r›m›zd›r gelinhep beraber tecrite karfl› mücadeleedelim” dedi. Daha sonra yap›lanoturma eylemi s›ras›nda, K›r›klar FTipi’nden gelen tutsak mektubuokundu. ‹ki kiflinin flovenist histeriiçindeki provokasyonu bofla ç›karken,TAYAD’l›lar eylemin ard›ndanhalka tecriti anlatan bildiriler da¤›-tt›lar.TAYAD’l› Aileler, 19 A¤ustosgünü ‹zmir Kemeralt› giriflinde deeylemdeydi. Tecriti anlatan aç›klaman›nard›ndan, tutsak mektubuokuyan ve oturma eylemi yapanTAYAD’l›lar, halka “Hepimiz Tecritteyiz!Emperyalizm ve iflbirlikçisiiktidarlar karfl›lar›nda direnen ülkeler,haklar›n› arayan, gerçek demokrasiyiisteyen, örgütlü halklar,insanlar görmek istemiyorlar” diyeseslendiler ve mücadele ça¤r›s›ndabulundular. 28. haftas› tamamlananeylemde, “Tecrite Son, Behiç Aflç›Onurumuzdur, Sevgi Saymaz Onurumuzdur,Gülcan Görüro¤lu Onurumuzdur”sloganlar› at›ld›.Antakya Ulus Meydan›’ndada, 18 A¤ustos günü düzenlenen eylemdeayn› sloganlar yank›land›.26. kez oturma eylemi yapan TA-YAD’l›lar, Lübnan sald›r›s›na dayer verdikleri aç›klamalar›nda,“Bizler buradan halk›m›za sesleniyoruz;Emperyalizm ve iflbirlikçilerinerede direnen bir halk varsa tanklar›yla,toplar›yla göklerden ya¤d›rd›klar›bombalar›yla sindirmekAdana3927 A¤ustos 2006 / 67Samsunistiyorlar. Emperyalizm veiflbirlikçileri bugün bizleri FTipi hapishanelerde tecritederek direniflimizi yoketmeyeçal›fl›yorlar. Çünkü bizler bu ülkeninba¤›ms›zl›¤›n› istedi¤imiz içinbugün tecritle yokedilmeye çal›fl›l›-yoruz” dediler.Sertan ‹laslan’›n yapt›¤› aç›klaman›nard›ndan, Gülcan Görüro¤lu’nun100. gününde yapt›¤› aç›klamaokundu ve ço¤alt›larak oturmaeylemi s›ras›nda halka da¤›t›ld›.TAYAD’l› Aileler, Samsun SüleymaniyeGeçidi’nde 19 A¤ustosgünü düzenledikleri eylemde, “TecriteSon” hayk›r›fl›n› yinelerken, yap›lanaç›klama ve oturma eylemininard›ndan, cadde boyunca halka bildirilerda¤›t›ld›. Samsun’da da MerveYavuz taraf›ndan, Gülcan Görüro¤lu’nun100. gün aç›klamas›okundu.Açl›k Grevleri SürüyorTAYAD’l›lar düzenlediklerioturma eylemlerinin yan›s›ra, ‹zmirBuca Forbes’te 90 gündür gruplarhalinde üçer günlük açl›k grevleriile halka tecriti anlat›yorlar.Antakya Büyük Park›’nda yap›-lan süresiz açl›k grevi ise, 80. günügeride b›rakt›. 10 günlük destek Açl›kGrevi’nde olan ‹brahim Arslanhanyerini 16 A¤ustos günü LeylaArac›’ya devretti. Arac› ise üç günsonra nöbeti Canan Yabanc›’ya b›-rakt›. Canan Yabanc› açl›k greviönlü¤ünü giyerken yap›lan törende,TAYAD’l›lar, “onurlar› için, ba¤›ms›zbir vatan ve iflsizli¤in, yoksullu-


¤un, ahlaks›zl›klar›n olmad›¤› birülke için canlar› pahas›na direnendevrimci tutsaklar› sahiplenmeyedevam edeceklerini” ifade ettiler.Sab›r ÇiçekleriTecrite karfl› mücadelenin enuzun soluklu oldu¤u yer kuflkusuzAnkara Abdi ‹pekçi Park›’nda sürenoturma eylemi. 1070 günü gerideb›rakan TAYAD’l›lar, “sab›r çiçekleri”ismini çoktan hak ettiler veherkesi direnifllerine destek vermeyeça¤›rmaya devam ediyorlar.Bugünlerde memurlar›n toplugörüflmeleri takip için kurduklar›çad›rlar nedeniyle hareketli olanparkta, memurlar› ziyarete gelenleraras›nda Susurlukçu katil MehmetA¤ar da vard›. A¤ar’›n gelifli ile TA-YAD’l›lar›n etraf›n›n yo¤un polisablukas›na al›nmas› dikkat çekti.Yurtd›fl›nda KampanyaTecrite karfl› yurtd›fl›nda da eylemler,açl›k grevleri sürüyor. Avrupaçap›nda 30 günlük açl›k grevlerininard›ndan, TAYAD Komite’ninAlmanya’da kentlerin birbirine devredereksürdürdü¤ü birer haftal›kaçl›k grevleri devam ediyor.14-20 A¤ustos aras›nda Dortmund'dayürütülen kampanyada 24kifli açl›k grevlerine kat›l›rken, yaklafl›k100 avukat ve 60 civar›ndamilletvekiline tecrite iliflkin dosyalariletildi, afifllemeler yap›ld›,TAYAD'l› Aileler’in oynad›¤›, "Bu fiark› Burada Bitmez" isimli tiyatrooyunu, Nurtepe’nin ard›ndan bu kez de Gazi Mahallesi'nde sergilendi.19 A¤ustos akflam› aç›khavada sergilenen oyunu 1000’e yak›n kifliizlerken, tiyatro öncesi tecrit ve yozlaflma üzerine konuflmalar yap›ld›.fiehit ailelerinden Sad›k Çakmak, Gazi Mahallesi'nde çocuklar›n uyuflturucu,kumar gibi kötü al›flkanl›klarla beyinlerinin uyuflturulmaya, yozlaflt›r›lmayaçal›fl›ld›¤› bir ortamda TAYAD'l› Aileler'in mahallelerinde tiyatrooynamas›n›n çok anlaml› oldu¤unu belirtirken, TAYAD'l› Eylül ‹flcan,oyun hakk›nda bilgi vererek, tutuklular ile ailelerinin aralar›ndaki s›-k› ba¤lara vurgu yapt›. TAYAD'l› Davut Çelik ise, Mahir Çayan'›n "Adal›"adl› fliirini okudu.Abdi ‹pekçi Direnifli'ni anlatan iki bölümlük oyunda, ilk bölümün ard›ndanyine TAYAD’l›lar›n oluflturdu¤u fiiir Grubu k›sa bir fliir dinletisisundu. Oyunun özellikle ikinci bölümü tecrit gerçe¤ini izleyenlerin kafas›ndacanland›rmalar›na vesile olurken, duygulu anlar da yaflat›yor.Oyunun sonunda, Büyük Direnifl’in 122 flehidinin foto¤raflar›n›n yerald›¤› bir pankart›n aç›lmas› ise dakikalarca alk›flland›.standlar aç›larak tecrit Alman halk›-na anlat›ld›, bildiriler da¤›t›ld›.Kampanyada yeralan bir baflka etkinlikise, Türkiye’de sanatç›lar›noynad›¤› “Hepimiz Tecritteyiz”oyununun 20 A¤ustos’ta DortmundKültür Merkezi'nde sergilenmesi oldu.Oyuna kat›lan 15 kifli, yaflad›klar›n›,hissettiklerini oyun sonundadile getirdiler.Hagen fiehri’nde 21 A¤ustos’ta“Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun”yaz›l› pankart as›l›rken, TAYADKomite kampanyas› 21 A¤ustos’tanbu yana Frankfurt'ta sürdürülüyor.Yürüyüfl Derince’deDergimizin mahallelerde toplu sat›fllar› sürüyor. 66. say›m›z‹stanbul’un d›fl›nda Kocaeli’nin Derince ‹lçesi Ö¤retmenler Mahallesi’ndede toplu olarak sat›ld›.Yürüyüfl önlükleri giyen okurlar›m›z25 derginin sat›fl›n› yapt›lar.21 A¤ustos’ta Okmeydan› Hac›Hüsrev Mahallesi'nde 10 okurumuzunkat›ld›¤› ve 1 saat süren tan›t›mfaaliyetinde, 23 dergi sat›l›rken, ayn›gün Gazi Mahallesi’nde 415 dergiemekçi Gazi halk›na ulaflt›r›ld›.Elif Kahraman An›ld›Kocaeli’nde 17 A¤ustos Depremi’nde kaybetti¤imizElif Kahraman, ailesi ve HÖC’lüler taraf›ndan Derince’debulunan mezar› bafl›nda an›ld›. 17 A¤ustos mezarl›¤›ndadüzenlenen anmada, ilk olarak Elif Kahraman’›n yaflam›ve mücadelesi anlat›ld›.Elif’in kapitalist düzene karfl› mücadele ederken, o düzenininsana de¤er vermeyen politikalar›n›n sonucu hayat›n›kaybetti¤i ifade edilen konuflman›n ard›ndan, sayg›duruflunda bulunuldu. Depremin do¤al bir afet oldu¤u, ancakkay›plar› art›ran›n as›l kapitalizmin kâr h›rs› ve devletinpolitikalar› oldu¤u ifade edildi. Anman›n ard›ndanHÖC’lüler, Elif Kahraman’›n aile evini ziyaret ettiler.4027 A¤ustos 2006 / 67


Devrimcilere, demokratlara, ilericilere karfl›Sald›r›, Linç, Provokasyon Özgürlü¤ü!Yüzlerce kifli bir olup, meselabas›n aç›klamas› yapmakta olan birgruba sald›rabilir, onlar› darp edebilirsiniz;kim oldu¤unuz apaç›kt›r,zaten kameralarla da kaydedilmifltir;ama b›rak›n iflledi¤iniz suçuncezas›n› çekmeyi, gözalt›na bileal›nmazs›n›z; buras› Türkiye’dirçünkü.Türkiye’nin özelli¤i, devrimci,demokrat, ilerici güçlere karfl›, hertürlü linç sald›r›s›n›n, provokasyonörgütlemenin devletin teflvik veonay verdi¤i bir ülke olmas›d›r.Bir provokatör, flovenist k›flk›rtmalarlaazd›r›lm›fl, yalanlarlakand›r›lm›fl bir linççi, bu koflullardaniye sald›rmas›n ki!***Aleni Provokasyon Daveti!Bir grup, Beyo¤lu’nda pervas›zcaba¤›r›yor: “Orhan Pamuk ve AhmetAltan’› asal›m!”Grup bir de bildiri da¤›tarak,“Türk düflmanl›¤›n› durdurmakiçin!” herkesi yazar Elif fiafak’›n 21Eylül’deki duruflmas›na ça¤›r›yor.‹lk sözlerini “asal›m” 盤l›klar›n›ve bildirinin alt›ndaki imzay› görmezdengelirseniz, ne var ki bir duruflmaça¤r›s› diye düflünebilirsiniz.Fakat bildirinin alt›ndaki imza,“Büyük Hukukçular Birli¤i”...Ayd›nlara karfl› onlarca provokasyonve linç girifliminin örgütleyicisiolan bir grup oldu¤u biliniyorbunlar›n. Hiçbir sald›r›lar›nda gözalt›naal›nmad›lar, polis taraf›ndanengellenmediler bile. Polis, provokatörleryapacaklar›n› yapt›ktansonra, göstermelik müdahalelerdebulundu hep. Sadece 2006 y›l› içinde80 gazeteci, yazar ve ayd›na davaaçarak onlar› susturmaya çal›flaniktidar politikas›, liççiler taraf›ndantamamlan›yor.Gazeteci Can Dündar, köflesinde“Beyo¤lu sokaklar›nda ‘yazarlar›asal›m’ diye hayk›racak kadar fütursuzlaflanbu tahrikçilere göz yumulmas›da ibret verici” diye yazd›.‹bret verici ve ö¤retici. Ayn› zamandafaflizme karfl› tutarl›, militan,örgütlü bir mücadele için birleflmekgerekti¤ini gösteriyor herkese.***Dikili’de sald›r›!Bergama’daki alt›n madenini yasad›fl›olarak iflleten Koza Alt›n fiirketi’neba¤l› bir güruh, ‘Dikili Bar›fl,Demokrasi ve Emek fienlikleri’kapsam›nda düzenlenen “Siyanür-Alt›n Çevre Paneli”ne sald›rd›.Bilindi¤i gibi, Koza adl› Fetullahç›lar’›nda ortak oldu¤u flirket,“maden iflletilemez” fleklindekibirçok mahkeme karar›na ra¤men,AKP’nin himayesinde Bergamamadenini iflletmeye, bölgeyi ve halk›zehirlemeye devam ediyor.AKP iktidar›n›n himayesindekoskoca bir alt›n madenini “yasad›-fl›” olarak iflletebilen bir maden flirketi,faflist çetelerini muhaliflerinüzerine sald›rtma cüretini de bu himayedenbuluyordu.Madende çal›flan iflbirlikçi iflçilerve flirketin çetesinden oluflanlinç güruhu, 19 A¤ustos’ta panelin4127 A¤ustos 2006 / 67yap›laca¤› alana ellerinde sopalar,Türk bayraklar› ve Bergama’dakialt›n madenini destekleyenpankartlarla geldiler.“Türk”lü¤ü de¤il, emperyalistbir flirketi ve Fetullahç› orta¤›n›savunduklar›n›n bile fark›nda olmayangüruh, panelistlere ve dinleyicileresald›rd›. Pek çok kifli yaraland›.Sald›r› ve çat›flma, yaklafl›k yar›msaat sürdü; çat›flman›n yafland›-¤› yere 30 metre uzakl›kta bulunanilçe emniyet müdürlü¤üne ba¤l› polislerise uzun süre müdahale etmediler.Koza Madencilik çetesi, zatengünler öncesinden de tehdit etmifltipaneli yapacak olanlar› ve polis yinebir önlem almam›flt›. AKP’nintopraklar›m›za tecavüz etme izniverdi¤i flirkete, AKP’nin polisi dedo¤al olarak sald›r› izni veriyordu.Dikili Belediye Baflkan› OsmanÖzgüven’in de Koza Alt›n çetesi taraf›ndantartakland›¤› sald›r›ya ra¤men,panel gerçeklefltirildi. Panelinsürdü¤ü s›rada, Koza Alt›n çetesiyeniden sald›rd› ve tafll› sopal› kavgayeniden bafllad›. Madencileri ilksald›r›dan sonra bile da¤›tmayanpolis, ancak ikinci sald›r› sonras›“müdahale” etti.Dikili Belediye Baflkan›, sald›r›-y› “Kurtlar Vadisi Dikili’ye indi.Bunlar kravatl› eflk›ya” olarak nitelendirdi.Do¤ru fakat eksik bir benzetme.“Kurtlar Vadisi”, zaten ülkeninbafl›nda!***Tokat’ta faflist sald›r›Tokat Gaziosmanpafla Üniversitesi’ndeBeden E¤itimi ve SporYüksekokulu için s›nava giren birö¤renci, PKK'li oldu¤u iddias›ylalinç edilmek istendi.22 A¤ustos’ta ö¤le aras›nda s›-navdan ç›kan bir ö¤renciye yaklafl›k15-20 kiflilik d›flar›dan gelen faflistbir grup taraf›ndan “PKK'li oldu¤u”gerekçesiyle sald›r›ld›. Ö¤renci dövüldüktensonra olay yerine gelenpolis, ö¤renciyi sald›rganlar›n “elindenald›”. Faflistler, BESYO MüdürüYrd. Doç. Dr. Yavuz Selim A¤ao¤lu'nada sald›rmak istedi.


hayat›niçindekiteoriEmperyalist ve OligarflikSistem ‹çindeORDUNUN ROLÜ -1Sevgili Yürüyüfl okurlar›, Merhaba.Gündemin en çok tart›fl›lankonular›ndan biri Lübnan’a askergönderip göndermemek.Lübnan’a asker gönderilmesinisavunan kesimlerin kulland›¤› ikigerekçe var: Biri en hamasi gerekçe:“Bayra¤›m›z› Lübnan’da, kaçyüz y›l Osmanl› egemenli¤inde kalm›fltopraklarda yeniden dalgaland›rmak...”‹kinci gerekçe ise, “Türkiye’ninç›karlar› için gitmeliyiz”.Biz de bu gerekçelerden hareketle,Türk Silahl› Kuvvetleri’nin millili¤ini,baflka bir deyiflle, TSK’nins›n›r ötesinde kimin bayra¤›n› dalgaland›rd›¤›n›ve kimin ç›karlar›n›ntemsilcisi oldu¤unu tart›flaca¤›z.Keza, orduyla ilgili son dönemdeiki önemli geliflme daha var.Bunlardan birincisi, Yüksek Askerifiura toplant›s›nda Özel KuvvetlerKomutanl›¤›’n›n Kolordu seviyesineç›kar›lmas› karar›n›n al›nmas›d›r.‹kincisi ise, Kuvvet Komutanl›klar›’n›nla¤vedilerek tüm kuvvetlerinGenelkurmay karargah›nda birlefltirilmesi,Kuvvet Komutanl›klar›’n›nyerine Genelkurmay Yard›mc›l›¤›sisteminin getirilmesi, her KuvvetKomutanl›¤›’na ba¤l› ayr› ayr› istihbaratgibi birimlerin tek bir birimdebirlefltirilmesi plan›d›r.Bu geliflmeler de hiç kuflkusuz,emperyalizmle halklar aras›nda sürmekteolan mücadeleyle iliflkilidir.Yeni planlamalar, emperyalizm veoligarflinin bölge ve ülkemiz konjonktürüaç›s›ndan nas›l bir orduyaihtiyaç duydu¤unu, orduya önümüzdekisüreçlerde hangi rolleriyükleyeceklerini de ana hatlar›ylagöstermektedir. Bu anlamda Lübnan’aasker gönderme meselesinin“Milli ç›kar”, “insani misyon”demagojileriyle perdelenenemperyalizme hizmetde ötesinde, ordunun sistemdeki yeri,yap›s›, rolü, son derece önemli vegüncel bir konudur.Mazlum: Konu bizim aç›m›zdanbir de flunun için önemlidir. Bilindi¤igibi, ülkemizde, sistem içindeoynad›¤› rol hakk›nda halk›n enfazla yan›lg› içinde oldu¤u kurumlar›nbafl›nda ordu gelir. Ço¤u maniplasyonamaçl›, ama belli bir do¤rulukpay› da tafl›yan anketlerde ordunun“en güvenilir” kurum s›ralamas›ndahep üst s›ralarda ç›kmas›da bir anlamda bu yan›lg›yla ilgilidir.Devrimci çal›flma ya da baflkabir deyiflle halk›n bilinçlendirilmesiaç›s›ndan ordunun ne olup olmad›-¤›n›n kavrat›lmas› ve teflhiri gerçektençok önemli.Orduya iliflkin böyle bir yan›lg›-n›n, çeflitli çarp›k bak›fl aç›lar›n›ngerek tarihi, gerek sosyal pekçoknedeni var tabii. Bunlar›n hepsiniburada ele alamay›z ancak ordununyap›s›n› ve ifllevini ele almakla tümbunlara da bir cevap vermifl oluruz.Kemal: fiimdi konuyu iki türlüele alabiliriz. Önce ordunun niteli-¤ini, yap›s›n›, sistem içindeki rolünüortaya koyup ard›ndan emperyalizmtaraf›ndan yurtd›fl›nda kullan›lmas›konusuna geçebiliriz. Veya tersindende ele alabiliriz. Nas›l yapal›m?Mazlum: K›smen içiçe de geçebilirbelirtti¤in iki yan. Ama bensomut ve güncel olandan, yani yurtd›fl›naasker gönderme meselesindenbafllayal›m diyorum. Bu somutlukiçinde ordunun niteli¤inin anahatlar›n› da örneklemifl oluruz zaten.Kemal: Peki o zaman, ordununyani resmi ad›yla Türk Silahl› Kuvvetleri’ninemperyalizm taraf›ndançeflitli bölgelerde görevlendirilmesinintarihi ve bugün Lübnan’da kulland›r›lmakistenmesiyle bafllayal›m.Özlem bu tarih üzerine birazaraflt›rma yapm›flt›.Özlem: Evet, girifl olarak flöylebir özet yapabilirim. Türk Silahl›Kuvvetleri, bugüne kadar 13 kezyurtd›fl›nda emperyalizm ad›na görevüstlendi.‹lk olarak bildi¤iniz gibi emperyalizminKore halk›na sald›r›s›nakat›ld›. Ki bunun üzerinde tekrardururuz. Bunun d›fl›nda, Yugoslavyasald›r›s›na kat›ld›. Makedonya’ya,Gürcistan’a, Kuveyt’e, Somali’ye,Arnavutluk’a, Do¤u Timor’ave Bosna-Hersek’e emperyalizministekleri do¤rultusunda askergönderildi.Halen Afganistan, Bosna-Hersek,Kosova ve Letonya’da TSK askerlerigörev yap›yor.Tabii Türkiye ordusunun emperyalizminaskeri operasyonlar›nakat›lmas›n› sadece bu flekilde askergöndermeyle s›n›rl› görmemek gerek.Emperyalizmin Ortado¤u’dakipekçok sald›r›s›nda ‹ncirlik, Erhaçgibi üsler kulland›r›ld›. Yugoslavhalk›n› bombalamas› için Bal›kesir,Band›rma ve Çorlu'da emperyalistlereüsler verildi.Ordu, emperyalizmin ç›karlar›için birçok kez askeri harekata giriflmifltir.Ba¤dat'ta iflbirlikçi iktidardevrildi¤inde, Türkiye, ordusunuBa¤dat'a gönderip ihtilali bast›rmayatalip oldu. Nas›r'›n Süveyfl kanal›n›millilefltirmesine karfl› gerçeklefltirilebilecekemperyalist müdahaleiçin de yine “aday”d›. Suriye'deBaas'ç›lar›n iktidar› almas›üzerine bu ülkeyi iflgal için Ekim1957'de Türk Silahl› Kuvvetleri Suriyes›n›r›na y›¤›nak yapt›, fakatSSCB'nin sert müdahalesi nedeniylebunu gerçeklefltiremedi.En yak›n örnek olarak bilindi¤i4227 A¤ustos 2006 / 67


gibi, oligarfli ve TSK generalleri,ABD’nin Irak iflgaline de kat›lmakistemifllerdi. Ama bunu da ülke içikoflullar nedeniyle gerçeklefltiremediler.Bu k›sa özet tarihin bize gösterdi¤ifludur; hemen hemen 1950’denberi Türk Silahl› Kuvvetleri emperyalizminemrinde “haz›r k›ta” olarakbulunan bir güçtür. 50 y›l› aflk›nsüredir, emperyalizmin gel dedi¤iher yere gitmifl, hatta verdi¤imiz örneklerdegörülece¤i gibi, emperyalizmgel demeden bile emperyalizmad›na savafla girmeye talip olmufltur.Irak’ta, M›s›r’da, emperyalizmevurulan herhangi bir darbeyi “kendisinevurulmufl bir darbe” olarakgörmüfltür. Ki bu da san›r›m ordununen temel niteli¤inin ne oldu¤unugöstermektedir.Mazlum: Biz birçok kez ordununniteli¤ini belirtirken, ordunun“iç savafla göre örgütlendirilmifl”bir ordu oldu¤unu belirtmiflizdir.fiimdi Özlem’in anlatt›klar›yla birlikteele ald›¤›m›zda flu flekilde dahatam ifade etmifl oluruz san›r›m. Ordu,ülke içinde devrimci mücadeleyiengelleme amac›yla iç savafla göreörgütlendirilirken, ayn› zamandaemperyalizmin ucuz askeri olarakgörüldü; “so¤uk savafl” dönemindesosyalizme karfl› emperyalizmin ilkkalkanlar›ndan biri olarak konumland›r›ld›.“Türkiye’nin en iyi ihraçmal› ordusudur” sözü, asl›nda dahaKore’den bu yana geçerlidir. ‹flbirlikçioligarfli, sadakatini o zaman ordusunuemperyalizmin hizmetinevererek kan›tlam›flt›r. Gerek iç savaflta,gerekse de emperyalizmindünyan›n çeflitli yerlerinde kullanmas›,esas olarak TSK’n›n emperyalizmingizli iflgalinin ordusu olmas›n›ndo¤al sonuçlar›d›r. Bunu fluflekilde de formüle edebiliriz: Emperyalizmekarfl› Türkiye’nin millis›n›rlar›n› ve milli ç›karlar›n› korumaordusu de¤il; Türkiye halk›nakarfl› emperyalizmin ve iflbirlikçilerininç›karlar›n› koruma ordusudur.Kemal: Buna tekrar gelece¤iz.Ama flimdi TSK’n›n kimin ç›karlar›n›savundu¤u meselesini “s›n›r d›-fl›na asker gönderme”yle birlikteele alal›m. fiöyle soray›m: Emperyalizminhizmetinde baflka ülkelereasker göndermenin halka aç›klanangerekçeleriyle, gerçek nedenlerinelerdir?Özlem: Yurtd›fl›na asker göndermelerleilgili çeflitli kaynaklar›tararken bu konuda bir sürü çarp›c›örne¤e rastlad›m. Daha do¤rusu demagoji,aldatma örneklerine.Türkiye, bilindi¤i gibi 1999’da,Yugoslavya’n›n bombalan›p parçalanmas›n›nard›ndan Kosova’ya2000’e yak›n asker gönderdi. Kosova“uluslararas› emperyalist birgüç” taraf›ndan iflgal edildi. Gönderilen“yabanc›” asker say›s› bak›-m›ndan Türkiye, ABD’nin ard›ndanikinci s›rada yeral›yordu. Gerekçe“bar›fl›n ve demokrasinin tesisi”olarak aç›kland›. Gönderilen askerigüçlerle, ekonomik yard›m yap›p,bombalad›klar› kentleri inflaa edeceklerdi.Mülteci sorununu çözüp,bölgedeki etnik çat›flmalara son vereceklerdi.Bunlar gerçekleflmedi,ama Kosova’da emperyalizmin tamdenetiminde bir yönetim oluflturuldu."Mehmetçik Kosova'da görevehaz›r." 29 Nisan l999 tarihli HürriyetGazetesi'ndeki bafll›k böyleydi.Ayn› bafll›¤› geçen hafta da “MehmetçikLübnan’a göreve haz›r”diye okuduk. Ama bu görevin ne oldu¤uhep mu¤lak b›rak›l›yor veyagerçe¤in d›fl›nda bir görev tarifi yap›l›yor.Kosova'ya gönderilecek "KosovaTürk Bar›fl Gücü Görev Kuvveti(KTBGGK)"nin görevinin ne olaca-¤›n› o zamanki Ankara GarnizonKomutan› Erol Tutal flöyle aç›kl›-yordu: "Kosova'da zavall›, çaresizinsanlar›n, genç, yafll›, kad›n, k›z,çocuk demeden silahl›, silahs›z ayr›m›yap›lmadan katledildi... TürkSilahl› Kuvvetleri flartlar›n uygunoldu¤u ilk f›rsatta bu ac›l› insanlar›nyan›na kofltu, onlar›n yaralar›n›sard›... Dün Somali'deydi bugün Arnavutlukve Bosna-Hersek'te. Kosova'dada yine insanlar›n yard›m›na4327 A¤ustos 2006 / 67TSK; 50 y›l› aflk›n süredir, emperyalizmingel dedi¤i her yere gitmifl, hatta emperyalizmgel demeden bile emperyalizm ad›nasavafla girmeye talip olmufltur. Irak’ta, M›-s›r’da, emperyalizme vurulan herhangi birdarbeyi “kendisine vurulmufl bir darbe” olarakgörmüfltür. Ki bu da san›r›m ordunun entemel niteli¤inin ne oldu¤unu göstermektedir.koflacakt›r...”Mazlum: Mübarek sanki “silahl›kuvvetler” de¤il de, “hilâl-iahmer” cemiyeti. (fiimdi gençokurlar›m›z “hilâl-i ahmer” nedirdiye sorabilir; K›z›lay’›n eski ad›d›r,bu flekliyle deyimleflmifltir.) Geçenhaftaki Lübnan’la ilgili aç›klamalardada ayn› fleyler vard›. Gönderilecekbirlikte inflaat uzmanlar›, sa¤l›kç›larolacakm›fl... Mesele oysa,bir K›z›lay birli¤i gönderin, niyeTSK birli¤i gönderiyorsunuz?..Özlem: Evet, yap›lan demagojiasl›nda bu kadar da kaba. Örneklerdaha çok. Kosova’ya asker göndermemeselesinde “din kardefllerimiz,soydafllar›m›z” söylemi de çok yo-¤un kullan›lm›flt›r. Resmi aç›klamalarda"Kosoval› Türkler ve din kardefllerimizolan Kosoval› Arnavutlar›ngüvenlikleri"ni sa¤lamaktan sözediliyordu.Mesela, Baflbakan BülentEcevit; "Kosova'daki kargaflada,oradaki Türkler ihmal edilebilirdi.fiimdi Kosova'daki Türkler’ingüvencesi, oraya gönderilecek askeribirlik olacak." (21 Haziran1999) diyordu.Ama oraya güya “Türkler’in ihmaledilmemesi” için gönderilenTSK taburunun hangi flehre yerlefltirilece¤inebile emperyalistler kararverdi. Birlik Prizren'e yerlefltirilmifltive burada çok az Türk vard›.Prizren'e gönderilen tabura daemperyalizm taraf›ndan resmi olarak“may›nlar›n imhas›, halk›n iflgalciNATO kuvvetlerine karfl› olas›sald›r›lar›n› ve kargaflal›¤› önleme”görevi verilmiflti. Yani bir direniflgeliflse, “din kardeflimiz, soydafl›-m›z” demeyip oradaki halkla çat›flmayagitmiflti TSK. Çat›flma sözkonusuollmasa bile, oluflturulan ulus-


lararas› güç, oradaki direnme dinamiklerinekarfl› bir tehdit ve gözda-¤›d›r. Nitekim, NATO Genel SekreteriRobertson, içlerinde TSK birliklerininde yerald›¤› askeri güces›rt›n› dayayarak Kosoval›lar’a flöylediyordu; “Kosoval›lar, uluslararas›müdahaleyle gelen f›rsat› de-¤erlendirmemeleri halinde uluslararas›toplumun deste¤ini ve iyi niyetinikaybetmek riskiyle karfl› karfl›yad›rlar!”(23 Mart 2000, Cumhuriyet)NATO flemsiyesi alt›ndakiiflgalin söyledi¤i aç›k: “Emperyalistiflgale karfl› ç›kmay›n, yoksa ezeriz”diyor NATO. Bu tehdidin sahiplerindenbiri de tabii ki TSK’yd› orada.Yani TSK, “soydafl ve din kardefli”Kosoval›lar’a böyle diyordu.Dedim ya, demagojisinin s›n›r›yok. Buna belki güleceksiniz. Ecevit,o kadar gerekçenin belki halk›ikna etmeye yetmeyebilece¤ini düflünerekbir de flöyle diyordu: "SultanMurat'›n Kosova'daki türbesininde güvenli¤ini Türkiye üstlenmiflbulunuyor." Mesele, flu veya bu ülkeyeasker gönderme konusundakamuoyunu ikna etmek, en az›ndannötrlefltirmektir. Bunun için iflgaledilecek ülkenin milli, dini, sosyalözelliklerine göre pek çok gerekçeuydurulabilir...Peki iflin asl› ne? Yine Kosova’yaasker gönderildi¤i dönemde,generaller taraf›ndan ç›kar›lan UlusalStrateji adl› dergide Kosova’yaasker gönderilmesinin gerekçeleriflöyle aç›klan›yor: “Pazarlar›n aç›kve ifller, hammadde ve enerji kaynaklar›n›nulafl›labilir olmas› ve bumaksatla dünyada bar›fl ve istikrar›nkorunmas› geliflmifl ülkeler içinortak hayati ç›kar olarak de¤erlendirilmektedir:”Bütün mesele... çat›flmal› herhangibir bölgeyi, emperyalizmin sömürüsü veyönetimi için uygun hale getirmektir. ‹ster“Bar›fl Gücü” ad› alt›nda, ister NATO veyaBM flemsiyesinde olsun, uluslararas› emperyalistaskeri güç oluflturman›n amac›,mant›¤› budur. Türk Silahl› Kuvvetleri deayn› amaçla yeralmaktad›r bu güçlerde.Bütün mesele budur. Çat›flmal›herhangi bir bölgeyi, emperyalizminsömürüsü ve yönetimi için uygunhale getirmek. ‹ster “Bar›fl Gücü”ad› alt›nda, ister NATO veyaBM flemsiyesinde olsun, uluslararas›emperyalist askeri güç oluflturman›namac›, mant›¤› budur. Türk Silahl›Kuvvetleri de ayn› amaçla yeralmaktad›rbu güçlerde.Esas rol, uluslararas› askeri güçlerdeemperyalizm ad›na bulunmakt›r.Ancak “asker ihrac›” karfl›l›¤›nda,oligarfli kendisine de iflgal pastas›ndanküçük bir pay koparmaya çal›fl›r.O zaman Kosova'n›n imar›ndaninflaat ihaleleri kapmaya çal›flm›fllard›.Geçen haftaki Yürüyüfl’tevard›, Tayyip Erdo¤an, Lübnan’aasker göndermeyi, “istikrar› sa¤layacaks›nki, bölgeye yat›r›m yapabilesin”diyordu. Tabii esas yat›r›m›emperyalizm yapacak, oligarfliye dek›r›nt›lar düflecektir. Ki, 1995'te, ayn›niyetle iç savafltan harabeye dönmüflBosna-Hersek'e de asker gönderenoligarfli, Bosna-Hersek'inimar›ndan umdu¤u pay› alamam›fl,Türkiye flirketlerine hemen hiçbirihale verilmemiflti.Dolay›s›yla, Türkiye’nin Kosova’dakiveya Afganistan’daki veyaLübnan’daki ç›kar› diye bir fleyyoktur temelde; sözü edilen ç›kar,Türkiye oligarflisinin emperyalizmleortaklaflan ç›karlar›d›r.4427 A¤ustos 2006 / 67Mazlum: Biz oraya (ister Kosovaolsun, ister Afganistan veyaLübnan) inflaat yapmaya, hastaneler,okullar kurmaya gidiyoruz söylemi,esas olarak halk›n “bizim askerimizniye baflka bir ülkenin halk›ylaçarp›fls›n?” fleklindeki sorusunuetkisizlefltirmeye yönelik birsöylemdir. Gönderilen askeri birlikleringerçekten “lojistik” a¤›rl›kl›olarak kullan›ld›klar› durumlar yokmu? Var elbette. Ama bu da oligarflininde¤il, emperyalizmin tercihininsonucudur. Emperyalizm Bosna-Hersekve Arnavutluk gibi iflgaletti¤i bölgelerde büyük çapl› herhangibir direniflle karfl›laflmad›¤›koflullarda, "Mehmetçik"leri hizmeteri olarak, buralarda emperyalist ordular›nve iflbirlikçi yönetimin “hizmet”ifllerine bakan, üslenme bölgelerindeWC, banyo, yemekhane yapanamele birlikleri olarak da kullanmaktad›r.Bu da halka “bak›n bizoran›n imar› için birlik gönderdik”fleklinde yans›t›lmaktad›r.Keza, Türk Silahl› Kuvvetleri’nin“müslüman” bir güç olmas›,emperyalist iflgal alt›ndaki çeflitli ülkelerde,askeri birlik gönderilmesi,TSK’ya “tampon” bir rol yüklenmesibiçiminde de olabilmektedir. Kiburada da “islam” dünyas›ndan olman›nemperyalizmin hizmetindekullan›lan bir özelli¤e dönüfltürülmesisözkonusudur.Kemal: Koreye asker gönderilmesi,hem oligarflik rejim, hem deordu aç›s›ndan önemli bir dönümnoktas›d›r. Ordu için kullan›lan“Ba¤›ms›zl›k savafl› veren ordudanemperyalizmin kuklas›na dönüflme”sürecinde dönüflümün simgesidir birbak›ma. O çizgi devam edip gitmektedirbugün de. Bu anlamda Kore’yeasker gönderme meselesi üzerindedurabiliriz bu noktada.Mazlum: Ben devam edeyimisterseniz. Kendi iktidarlar›n› kurmakiçin Kore halk› aya¤a kalkm›flt›.Dünya jandarmal›¤›na soyunanABD emperyalizmi, di¤er emperyalistülkelerle birlikte Kore halk›nakarfl› sald›r›ya geçti. O günlerin modadeyimiyle "Hür dünya’y› ‘Komünisttehlike’den kurtarmak” istiyorlard›!Ayn› dönemde ülkemizdeki egemens›n›flar bilefliminde ve yönetimdede¤ifliklikler olmufltu; oligarfli,gelece¤ini emperyalistlerle girilecekiflbirli¤inde görüyordu. Bununiçin en iyi yolun NATO üyeli¤i oldu¤unudüflünerek üyelik için baflvurdular.Ancak ABD ve ‹talya d›-fl›ndaki di¤er emperyalist ülkeler,Türkiye'nin NATO'ya girmesine“Avrupa ülkesi olmad›¤› için” karfl›ç›kt›lar. ‹flte tam bu noktada Koresavafl›, emperyalistlere rüfltünü ispatetmek için bir f›rsatt› oligarfli aç›s›ndan.Ama tabii önce kamuoyunu iknaetmek gerekiyordu.


Bas›nda "Komünizm, özgürlükiçinde yaflamak isteyen Kore halk›n›tehdit ediyor", "Birleflik Amerika veAnkara buna sessiz kalamaz", "BugünKore, yar›n Türkiye olabilir"türünden mant›k s›n›rlar›n›, ahlaks›n›rlar›n› zorlayan yaz›larla askergöndermenin alt yap›s›n› haz›rlamayagiriflti.Kore halk›yla Türkiye halk›n›nal›p veremedi¤i ne olabilirdi? Ankarata Kore’deki bir geliflmeye niye“sessiz” kalamazd›?.. Bu sorular›ntart›fl›lmas›n› engellemek için de tabiidemagojinin yan›s›ra, terör estirildi.Kore savafl›na kat›lma karar›n›k›nayan bildiri yay›nlayan "TürkiyeBar›flsever Derne¤i" yöneticileritutukland›. Asker gönderme aleyhineyazan 17 gazetenin sorumlular›hakk›nda davalar aç›ld›. Zaten c›-l›z olan muhalefet susturulmufltu!Menderes hükümeti, Anayasaya göreaskeri savafla göndermek içinmeclis karar› al›nmas› gerekmesinekarfl›n, hükümet karar›yla bir askeribirli¤i Kore’ye gönderdi.28 Temmuz 1950'de Kore'yi iflgaleden emperyalizm, ummad›¤›bir direniflle karfl›lafl›nca en tehlikelicepheye elinin alt›ndaki Mehmetçik'lerigönderdi. Türkiye’den giden4500 askerden 3130'u geri dönemedi.Emperyalizm, mafla varken eliniatefle uzatmam›flt›. Mafla, TSK’yd›.Uluslararas› güç, bar›fl gücü vs. ad›-na ne denirse densin, olay bu kadarç›plakt›r asl›nda.Menderes iktidar›, binlerce gencimizinkan›yla, emperyalizme kendiniispat etmiflti. Savafl bitti¤indeemperyalistler de bu kullu¤u ödüllendirdiler.Savaflta yeralan TürkiyeTugay›'ndaki subay ve askerlere gümüfl,bronz y›ld›zlar ve “liyakatmadalyalar›” verdiler. Kimeydi bu‘liyakat’? (Liyakat yararl›l›k demektir.)Kime yararl›l›k gösterilmifltipeki? ‹flte TSK’n›n rolü, niteli¤isorusunun cevab› da buradayd›.Kore’de emperyalizmin hizmetindesavaflman›n as›l ödülü ise, 18fiubat 1952'de Türkiye’nin NATOüyeli¤ine kabul edilmesi oldu. Buayn› zamanda TSK’nin biçimselolarak da “milli” olmas›n›n ortadankalkmas› ve emperyalist bir askerimerkeze ba¤lanmas› anlam›na geliyordu.Kemal: Peki bu noktada bir deflöyle bir soru soral›m. Emperyalistlerneden kendi ülkelerinin ordular›-n› kullanm›yor da baflka ordular›kullan›yorlar?Özlem: Emperyalizmin çeflitliaskeri operasyonlarda iflbirlikçi ordular›kullanmas›n› bir tek nedeneba¤layamay›z. Bunun ekonomik,askeri ve siyasal nedenleri var.Hiç kuflkusuz en baflta akla gelenneden, emperyalizmin kendi askerlerininölmesi yerine yeni-sömürgeülkelerin askerinin ölmesini tercihetmesidir. Fakat bu tek bafl›na yeterlibir neden de¤ildir; emperyalist tekeller,ç›karlar› sözkonusu oldu¤undakendi vatandafllar›n› da milyonlarhalinde savafla sürmekten, öldürtmektençekinmez. Emperyalistpaylafl›m savafllar› bunun aç›k örnekleridir.Emperyalistler, askeri operasyonlar›ndakendi askerlerinin ölümününkendi kamuoylar›nda yarataca¤›tepkiyi en aza indirgemek içinsömürge ülke ordular› kullan›rlar.Mesela ABD yönetiminde “Vietnamsendromu” hala güçlüdür; ABD’demuhalefeti en çok harekete geçirenasker ölümleridir. Bunun için operasyonlar›ndamümkün oldu¤unca“yabanc›” ordu askerleri kullan›r.‹kincisi, sömürge, yeni-sömürgeordular›n ekonomik maliyeti dahadüflüktür. NATO içinde en ucuz askerTSK askerleridir. 1988 verilerinegöre 23 TC askerinin maliyetinin1 ABD askerine denk oldu¤u hesaplan›yordu.Oran bugün de pek de-¤iflmemifltir. Bu da demektir ki,ABD için 40 bin kiflilik bir Amerikanordusu kurmak yerine, 1 milyonlukbir TC ordusu yaratmakekonomik olarak daha avantajl›d›r.Üçüncüsü, askeri nedendir. Hemsay›sal olarak, hem co¤rafi olarakemperyalizmin do¤rudan müdahalesininyetersiz kald›¤› durumlarda iflbirlikçiülke ordular› kullan›l›r.4527 A¤ustos 2006 / 67Asker gönderme, ba¤›ml›l›k iliflkisininbir parças›d›r. Yeni-sömürge ülke ordusununbunu reddetmesi mümkün de¤ildir...Emperyalistler aç›s›ndan, herhangi biryeni-sömürge ülkenin ordusu asl›nda “kendiordular›” gibi görülmektedir. Burada “gibisi”fazlad›r belki. Amerikan yönetiminin12 Eylül darbesini “bizim çocuklar yapt›” diyekarfl›lamas› da zaten bunu gösteriyor.Ama bu nedenlerin hepsinin ötesinde,bu, “ba¤›ml›l›k” iliflkisininbir parças›d›r. Sömürge, yeni-sömürgeülke ordular›n›n ve iktidarlar›n›nemperyalizmin orduyu kullanmatalebini reddetmesi genel olarakmümkün de¤ildir. Emperyalistleraç›s›ndan, herhangi bir yeni-sömürgeülkenin ordusu asl›nda “kendiordular›” gibi görülmektedir. Burada“gibisi” fazlad›r belki. Amerikanyönetiminin 12 Eylül darbesini “bizimçocuklar yapt›” diye karfl›lamas›da zaten bunu gösteriyor. ‹flte bunoktada geriye, emperyalizm ad›naüstlenilen askeri görevlerin halka“milli ç›karlar”, “insani görev” vebenzeri demagojileriyle pazarlanmas›kal›yor.Kemal: Ordunun oluflum sürecinegeçemedik, art›k önümüzdekihafta oradan devam ederiz. Sohbetimizitoparlarken, “insani misyon”konusunda flunlar› belirtmek yeterlidirsan›r›m: Kendi ülkesinde 30 y›ld›rbinlerce insan bu ordu taraf›ndankatledildi. ‹flkencehanelerde insanlarabu ordu taraf›ndan iflkenceleryap›ld›. Kad›nlara, k›zlara bu ordumensuplar› taraf›ndan tecavüz edildi.Bu ordu ölmüfl kad›n gerillalaratecavüz etti. Bu ordu taraf›ndan gerillalar›nkulaklar›, burunlar› kesilerekkoleksiyon yap›lmaktad›r. Buordu taraf›ndan yüzlerce köy yak›lm›fl,y›k›lm›flt›r. Bu ordu taraf›ndaninsanlara d›flk› yedirilmifltir. Bu ordukendi halk›na karfl› s›k›yönetimleruygulay›p, cuntalar yapt›. Anadolu'dakendi halk›na bunlar› yapanbir ordunun Kosova'ya, Lübnan’a“insanlara yard›ma” gitmesi hiç deinand›r›c› olmaz elbette... Sohbetimize,gelecek say›ya kadar ara veriyoruz.fiimdilik hoflçakal›n.


Ad›nda hem “adalet” hem “kalk›nma” var;Hem h›rs›z, hem mürteciAKP iktidar›, icraatlar›na flaibelibir ihale daha ekledi.Antalya'daki Lara Park ihalesi,aç›k bir ihalenin yasal gerekleri yerinegetirilmeden, Antalya halk›n›nprotestolar› ve talepleri gözönüneal›nmadan Fettah Tamince'ye verildi...Fettah Tamince kim?Rixos otellerinin sahibi. TayyipErdo¤an’a tatillerinde ev sahipli¤iyapan (tabii en lüks taraf›ndan) birturizmci. Baflka özellikleri de var;“idolüm Fethullah Gülen’dir” diyenbiri. Çeflitli ortamlarda kendisini“Tayyip Bey'in adam›” olarak nitelemektede sak›nca görmüyor.Tamince, y›llard›r bu alan› istiyordu.Fakat finansal koflullar› yerinegetiremedi¤i için ilk ihaleye kat›-lamam›flt›. AKP iktidar›, “laf› m›olur” diyerek ilk ihaleyi iptal etti.Tamince, ikinci ihalenin yap›ld›-AKP iktidar›, hayat›n her alan›ndasürdürdü¤ü gerici politikalar›cadde, sokak isimlerine de tafl›-d›.Tayyip Erdo¤an’›n ‹stanbulBüyükflehir Belediyesi baflkanl›¤›döneminde bafllayan cadde sokakisimleri operasyonu, Kadir Topbaflyönetiminde de devam ediyor.Özellikle Eyüp'te gerçeklefltirilenisim de¤ifliklikleri oldukça dikkatçekici.Eyüp’te, Ruhi Su Sokak’›n ad›Evyap Caddesi yap›ld›, MuammerAksoy Sokak yerine ErciyasSokak, Çetin Emeç Sokak yerineKaya Sokak, Ümit Kaftanc›o¤luSokak yerine Yavuz Selim Caddesi,Kemal Türkler Sokak yerineÇi¤dem Sokak adlar› konuldu.Cuntalar, faflistler, gericiler taraf›ndankatledilenlerin adlar›n› silerek,katlederek onlar› yoketmeye¤› günlerde, Baflbakan Recep TayyipErdo¤an'› günlü¤ü 9 bin 500dolarl›k bir süitte a¤›rl›yordu.Bu arada “islamc›, muhafazakar,halk adam›!” Tayyip’in, yine muhafazakarve türbanl› efliyle, çocuklar›ylabirlikte günlü¤ü 9 bin 500 dolarl›kvillada kalarak lüks tatil yapmalar›da pek tart›flma konusu olmad›.Bir baflbakan›n devletle ihaleifli olan birinin villas›nda, hem detam o ihale yap›l›rken kalmas›n› bileahlaki aç›dan sorgulamad› yalakabas›n.Oysa ihalenin her yan› hem ahlaks›zca,hem yasad›fl› ve hem halkakarfl›. Sahil beldesi Lara Park, kamuyarar› ve endemik bitkileri nedeniyle1992'de “sit alan›” ilan edilmiflti.Ama buraya talana açmakta kararl›olan iktidar, Lara’y› önce “turizmgelifltirme alan›” ilan edildi. AncakSokak isimlerine AKP operasyonuAKP, faflist, gerici katliamlar› unutturmak m› istiyor?çal›flanlar›n amaçlar›na hizmetediyor AKP de.‹stanbul'da de¤ifltirilen baz› sokak,park, cadde isimleri de flunlar:Fatih’de, Sar›güzel Caddesi,Mehmet Zaid Kodku Caddesi yap›ld›.fieyhlerinin hat›ras›na olsagerek.Ba¤c›lar’da Papaz Köprüsü’nünad›, Yunus Emre Köprüsü’neçevrildi.Ümraniye’de Çiftlik Sokak’›nad› Sezai Karakoç Sokak, GökçePark›’n›n ad› Orhan Gazi Park›,U¤ur Mumcu Caddesi’nin ad› Kavakl›dereCaddesi, CumhuriyetCaddesi’nin ad› Sojnifa Caddesi,Özgürlük Caddesi’nin ad› CevherDudayev Caddesi olarak de¤ifltirildi.Sol veya solu ça¤r›flt›ran herfleyedüflman zihniyet kendini heralanda gösteriyor.Lara’ya “Kent Park›” yap›lmas›,Koruma Kurulu taraf›ndan onaylanmad›.Kültür ve Turizm Bakanl›¤›,bu defa ''Temal› Park'' projesi diyebir fley ortaya at›p, inflaat alan›n› da2 kat›na ç›kararak yeniden ihale açt›.‹hale sonucuna göre, 3.5 milyonmetrekarelik sahil arazisi, 49 y›ll›-¤›na Tamince’ye tahsis edildi. ‹lkihaleyi kazanan Limak adl› flirketikinci ihaleye girmedi. fiirket yetkilileri,neden ihaleye girmediniz sorusuna“baz› flartlar› çok zorlamamaklaz›m” diye flaibeli bir cevapveriyorlar. “Çak›c›”lar m› devredeydiacaba? Yoksa Çak›c› rolünübizzat iktidar›n kendisi mi oynad›?Bu sistemden resmi veya gayri-resmi“Çak›c›”lar eksik olur mu hiç?Bu arada, Antalya'daki 30 meslekodas›, çeflitli demokratik örgütlerve baz› partilerden oluflan "Lara'y›Kurtarma Komitesi" kuruldu.Komite, Lara’n›n Fettah Tamince'yesat›fl›n›n iptali için dava açmayahaz›rlan›yor.Kitaplar› ‘islamilefltirme’operasyonuMilli E¤itim Bakanlı¤ı tarafından tavsiyeedilen '100 Temel Eser' içinde yeralanyabanc› eserlerin, islamc› yay›nevleri taraf›ndanorjinallerinden farkl› olarak çevirilipyay›nland›¤› a盤a ç›kt›.Bu çevirilerde, mesela Pinokyo’nun a¤z›ndan“Allah rızası için.” sözünü duyuyorsunuz;Pinokyo’dan “El benden sebebiAllah'tan” diye bir tekerleme okuyorsunuz.La Fontaine'in balıkçıs› oltay› denize'Ya nasip' diye at›yor, bir baflka bal›kç›"Allah yolunuzu açık etsin.” diye sesleniyor.Heidi, “Allah'tan” yardım istiyor.Anton Çehov’un, Oscar Wilde'ın eserlerindekahramanlar islamc› söylemle konufluyor.Hurafeler serpifltirilmifl oraya buraya....“Tanr›” sesleniflleri hep “Allah’a çevrilmifl.Gerçekte bunu yapanlar fark›nda de¤ilki, yapt›klar› hem bir ahlaks›zl›k, hem biracizliktir. Ama AKP ne ahlaka bak›yor, nebaflka bir fleye; gerici düflünceyi, söylemiyaymak için her f›rsat› kullan›yor.4627 A¤ustos 2006 / 67


Köflemizde yer verdi¤imiz iki foto¤raf,alt›na pekala “yorumsuz” yaz›-labilecek foto¤raflar. Ama her türlüyozlu¤un teorilefltirilerek kan›ksat›ld›¤›bir dünyada yaflad›¤›m›z için,birkaç noktaya dair, birkaç söz etmekteyarar var.‹lk foto¤rafa bak›yoruz. Onlarca kameraman,muhabir, bir sürtü-¤ün (hay›r, ‘sanatç›’ demiyoruz,çünkü olay›n sanatla, sanatç›l›klailgisi yok!) peflinde.Ancak burjuva bas›n yay›n›ndurumunu yans›tmak aç›s›ndanbu cümle de eksik; flöyledüzeltelim cümleyi; yüzlercekameraman, muhabir, onlarcasürtü¤ün peflinde. Çünkü medyan›n‹fi‹ bu. Öte yandan....Haklar› için eylem yapan emekçilerveya kamuoyunu önemlibir konuda bilgilendirmek içinaç›klama yapan DKÖ yöneticileri,tüm gazetelere bilgi vermelerinera¤men, karfl›lar›nda birkaçmuhabir bulabilirlerse, kendileriniflansl› say›yorlar.Muhabirlerin bu flekildeki istihdam›yla,gazetelerin içeri¤i birbirineparalel tabii.Gazetelerin art›k eskisi gibi bir magazinsayfas› yok. Çünkü bu sürtükleri,art›k her gün manfletlerde,sürmanfletlerde görüyoruz. biravuç orospunun etraf›nda dönen“kim kiminle ne halt yedi” haberlerininart›k belli sayfalardan ç›k›p birincisayfalara, manfletlere, televizyonlardaise “televole”lerden ç›k›pana haber bültenlerine tafl›nmas›,burjuva medyan›n nas›l o çürümeve çürütmenin merkezi haline geldi¤inien k›sa yoldan özetliyor.“Halk›n haber alma hakk›” için mi birsürtü¤ün peflinde medya ordusu?Onlar›n birinci sayfadan manfletlerdenverilmesi “ülke gündemi”niyans›tma kayg›s›ndan m›? “Okurtemsilcileri” okurlar›ndan bu konudagelen elefltirileri, “ne yapal›m,internet sitelerine bak›n, en çok buhaberler t›klan›yor” diye cevapl›-yor. Aferin, batakl›¤› bu kadar caziphale getirmekle övünebilirsiniz.Ama sanki, bütün bunlar kendi d›-fl›nda olufluyormufl gibi sorumluluktanda s›yr›lmaya çal›fl›yorlar.Köfle yazarlar›, sanki bu ahlaks›zl›-¤›, yozlu¤u yayan kendi gazeteleride¤ilmifl gibi, “toplumdaki yozlaflmadan,medyan›n magazinleflmesinden”flikayet ediyorlar. Güyaelefltiriyorlar ama holding patronlar›ndanher ay üstü bol s›f›rl› çeklerinialmaktan vazgeçemedikleri içinde, suça ortak olmaya devam ediyorlar.Medyada bir “magazinleflmekten”Bir sürtü¤ünpeflindeki medyade¤il, düpedüz yozlaflmadan sözedilmelidir.Çünkü s›radan ve klasikanlamda magazinin s›n›rlar› çoktanafl›lm›flt›r. Ve bu, tekelci burjuvazitaraf›ndan son derece bilinçli,planl› sürdürülen bir politikad›r. Sadecesözkonusu sürtükle ilgili haberlerinmuhtevas›na bakmak bilebunu görmeye yeter. Bu kiflinin kimikimlerle aldatt›¤›na iliflkin haberler,düz bir aldatma haberi olarakda sunulmuyor. Ya ne yap›l›-yor? Mesela bir gün o haberin üstüne“O bir devrimci” bafll›¤› oturtuluyor.Bir baflka gün “ben özgürbiriyim” sözü ç›kar›l›yor bafll›¤a.Bunlar, aç›k ki “magazin haber”bafll›¤› de¤il, ideolojik bafll›klard›r.Ve P›nar Altu¤ haberleri, nas›l birideolojiyi pompalad›klar›n›nresmidir.***‹kinci foto¤rafa bakal›m flimdi:Macar Turizm Bakanl›¤›, ülkeyeturist çekebilmek içinçeflitli afifller haz›rlat›yor.Afifller, aç›kça yabanc›lar›“özgürce fuhufl” yapmaya ça¤›r›-yor. “Tatil kaçamaklar›” için ülkelerininideal oldu¤unu anlat›yor. Bas›ndaafifller flöyle anlat›l›yor: “MacaristanTurizm Masas›, ‘seks vealdatma’n›n oldu¤u k›sa çizgi filmlerhaz›rlad›. Çizgi filmde seksi sar›fl›nbir Macar k›z› göle ziyaretegelen bir turistle sandal›n içindeberaber oluyor”... K›sacas›, kendiülkesinin kad›nlar›n›, genç k›zlar›n›pazarlayarak turizm geliri elde etmeyeçal›fl›yor. Gazeteler bundanbir süre önce Polonya’n›n da benzerbir turizm reklam› kampanyas›yürüttü¤ünü yaz›yor.Kapitalizmin nas›lh›zla çürüttü¤ünebundan daha çarp›c›örnek bulmak azd›r.Çürümenin s›n›r› yok.SSCB’de, Do¤u Avrupa’dakarfl›-devrimlerive kapitalizminrestorasyonunualk›fllayanlar, asl›ndabu muhtemel geliflmeleride alk›fll›yorlard›.Kapitalizm ne oldu¤ubilinmeyen bir fley de-¤ildi ama flimdi “dönüfl”ünard›ndan o karakteristiközelliklerdaha göze bat›c›. Ve flimdi dahaaç›k ki; kapitalizmin restorasyonu,sömürünün, ahlaks›zl›¤›n, alçakl›-¤›n, çürümenin restorasyonudur.Tüm batakl›klar gibi, kapitalist batakl›kda içine bir ad›m atan› dahaderine çekiyor. Batakl›¤a ad›m›n›atan gittikçe bat›yor.‹flbirlikçi yönetimlerin e¤itimi, medyas›,asl›nda o batakl›¤a aç›lan kap›lard›r.S›radan görünen haberlerle,s›radan görünen afifllerle, kendinisatarak ünlü olmay›, genç k›zlar›n›pazarlayarak para kazanmay›meflrulaflt›r›p, toplumsal bir batakl›kyarat›yorlar. Gözünüz ekranlarda,gazetelerdeyken unutmay›n;kapitalizmde hiçbir fley masum de-¤ildir.4727 A¤ustos 2006 / 67


Bu sene 43.'sü düzenlenenHac› Bektafl Veli AnmaKültür ve Sanat Etkinlikleri,Nevflehir'in Hac›bektafl ‹lçesi’nde16/19 A¤ustos tarihleriaras›nda yap›ld›. Hac›-bektafl Belediyesi'nin düzenledi¤ietkinliklere, Alevidernekleri kat›lmayarak, birgün önce Kapal› Spor Salonu’ndabir etkinlik ve Cemdüzenlediler.Oy avc›lar› dolufltufienliklerin resmi aç›l›fl›,öncesinde yaflanan tart›flmalar›netkisinde gerçeklefltirildi.Hac› Bektafl BelediyeBaflkan› Ali R›za Selmanpako¤lu'nun,d›fllay›c› veAlevileri devletin resmi ideolojisineyedekleme amac›ndankaynaklanan tahrikleri nedeniyle,Alevi Birlikleri Federasyonugibi çok say›da Alevi kuruluflutörenlerde yeralmad›lar. Alevi kurumlar›nasöz hakk› vermeyen BelediyeBaflkan›, özellikle “ulusalc›”geçinen düzen partilerinin halk› aldatmas›için uygun zemini haz›rlam›flt›.Törenlere, düzenlenen panellerede, genel olarak devletin resmiAlevilik politikalar› ve düzen partilerininoy avc›l›¤› damgas›n› vurdu.CHP’nin, Selmanpako¤lu ile yaflad›¤›sorunlar nedeniyle Deniz Baykaltörenlere kat›lmazken, DSP,SHP, ANAP, Hür Parti ve iki devletbakan› Alevi halk› aldatmak içinoradayd›lar.Kat›l›m ve coflku, daha da gerilerken,sokaklar Aleviler’in sorunlar›n›ntart›fl›ld›¤› de¤il, DSP gibiflovenist partilerin seçim otobüslerindenbang›r bang›r müziklerin çal›nd›¤›bir yere dönüflmüfltü. Halk›nen fazla ilgi gösterdi¤inin, Afl›kMahsuni fierif’in mezar› olmas› ise,dikkat çeken bir baflka noktayd›.TAYAD stand açt›fienliklerde ‹dil Kültür Merkezi,dergimiz ve TAYAD'l› Aileler, açt›klar›standlar›yla kat›ld›lar. Standlaraolan ilgi yo¤undu. DergimizinAlevilersiyasi rant hesaplar›na,Alevili¤in içinin boflalt›lmas›naTav›r almal›d›rHac› Bektafl Veli AnmaEtkinlikleri yap›ld›sesi toplu sat›fllar›yla Hac›bektaflhalk›na ulaflt›r›ld›.TAYAD'l›lar ikinci günü olan 17A¤ustos’ta, “Filistinde F TiplerindeDirenifl Kazanacak” yaz›l› pankartlabelediye önünden müze önüne kadarbir yürüyüfl yapt›lar. YürüyüflteFilistin ve Lübnan halklar›na destekveren sloganlar›n yan›s›ra, “Yaflas›nÖlüm Orucu Direniflimiz, TecritiKald›r›n Ölümleri Durdurun" sloganlar›at›ld›. Yürüyüfle ‹flçi Köylü,Mücadele Birli¤i taraftarlar›n›n yan›s›ra,Araflt›rmac› Yazar Esat Korkmazve Hac›bektafl halk›ndan kat›-l›m oldu. Yürüyüflün sonunda yap›-lan konuflmayla eylem bitirildi.Resmilefltikçe düflenkat›l›m ve 10. Y›l marfll›flovenist propagandaABF’nin protesto etmeme karar›nakarfl›n, törenlere kat›lmamas›ve belediyenin Alevi kurumlar› d›fllamas›,kat›l›m›n düflük olmas›n›nbirinci nedeni olarak dikkat çekti.Bir baflka nedeni de, törenlerin hery›l birbirini tekrarlayan ve devletinresmi geçit törenine dönüfltürmesi,sokaklar›n polisler taraf›ndan kuflat›lmas›ndanyap›lan konuflmalarakadar devlet damgas›n›nön plana ç›kmas› say›-labilir. Oysa, törenler resmilefltirilmedenönce, yine belediyetaraf›ndan düzenleniyorduancak ilçenin devrimcigençlerin, Alevi kurumlar›nörgütlemedeki kat›l›m›içerikte belirleyici oluyordu.Devletin Aleviler’i düzeninyedek gücü haline getirme,“laiklik” ad›na faflistsistemin kitle taban› yapmapolitikalar› ile, Hac›bektafl’tason y›llarda yarat›lmayaçal›fl›lan hava birbirineparaleldir. Gerek davetliler,programlar›n içeri¤i, panellerinkonuflmac›lar› ve seçilenkonular hep bu çerçevededir.Örne¤in, her y›l panellerinde¤iflmeyen konusu, “Laiklik veAleviler”, de¤iflmeyen konuflmac›lardanbiri de ‹lhan Selçuk’tur.Elbette Aleviler gericili¤in karfl›-s›nda olacaklar. Ama bu kesimler,Alevili¤i bir baflka gericili¤e, faflistdüzene yedekleyerek, onlar›n gericili¤ekarfl› tutumlar›n› istismar etmektedir.“Alevi-Bektafli inanc›na ba¤l›yurttafllar›n flu günlerde gözlerinidört açmas› gerek!.. Birlik ve bütünlükiçinde Anadolu'yu, Türkiye'yi,laik Cumhuriyeti korumak için eldenne gelirse yapmak, geçmifltengelece¤e yürüyüflte Alevili¤in özgünlü¤üneal›nyaz›s› olmufl.” (‹lhanSelçuk, Cumhuriyet 18 A¤ustos)Sömürü iflte bu! Aleviler “laikCumhuriyeti” koruyacaklarm›fl! fieriatlakorkut, bölücülükle korkut,sonra da faflizme yedekle! Peki oCumhuriyet katletmedi mi Aleviler’i?Marafllar, Çorumlar, Sivaslar“fleriatç›” bir iktidar taraf›ndan m›gerçeklefltirildi?Hac›bektafl Belediye Baflkan›’n›nörgütlemesi ile, ilçede flenliklerboyunca tam flovenist, milliyetçihava estirildi. Ali R›za Selmanpako¤lu,"Hac› Bektafl'ta Kürtçetürkü söyletmem, hiçbir sanatç›n›n4827 A¤ustos 2006 / 67


✍bas›ndanrepertuar›nda Kürtçe parçalar yeralmayacak"aç›klamalar›yla ortaya ç›-kan bu tutum, dev ses düzenlerinden10. y›l marfllar›n›n çal›nmas› iletamamlan›yordu.Görüfltü¤ümüz Aleviler’in ço¤u,bu durumdan, flenliklerin büründürüldü¤üiçerikten rahats›zl›klar›n›dile getirirken, Aleviler’i bilinçlendirmeyeyönelik hiçbir faaliyetinyap›lmad›¤›ndan yak›nd›lar ve“sonraki y›l protesto edip gelmeyece¤im”diyenler hiç de az de¤ildi.Dikkat çeken bir baflka noktaise, yozlaflt›rma politikalar›n›n yaratt›¤›etkiydi. Alkol tüketiminin sokaklarataflt›¤›, serseri kavgalar›n›norta yerde yafland›¤› manzaralar›nAlevilik’le ilgisi oldu¤unu kimsesöyleyemez. Devrimci faaliyetleriengelleme konusunda canla bafllaçal›flan polisin, birbirine silah b›çakçekenlere, olay ç›karanlara müdahaleetmemesi, bu yozlaflt›rmapolitikalar›n›n kimin taraf›ndankörüklendi¤inin de cevab›d›rayn› zamanda.Aleviler izin vermemeliATEfi‹N ÇOCUKLARINaim D‹LMENERPülümür’de13. Bal FestivaliDo¤al güzellikleri ve bal› ile ünlü, Dersim’inPülümür ‹lçesi'nde, 13. Geleneksel BalFestivali 19 A¤ustos günü yap›ld›. Arap K›z›Da¤›'na ödüllü t›rman›fl ile bafllayan festivalde,daha sonra bal dolum tesisinin aç›l›fl› gerçekleflti.Hükümet Kona¤› önünde yap›lankonuflmalarla devam eden festivalde bir defutbol turnuvas› gerçeklefltirildi.Akflam saatlerine yerel sanatç›lar›n yan›s›ra Emre Salt›k, Abidin Biter ve Arzu’nun kat›ld›¤›konserler ilgiyle izlenirken, Dersim TemelHaklar Derne¤i da stand açt› ve dergimizinsat›fl›, halka yönelik ajitasyon yap›larakgerçeklefltirildi. Polisin engelleme ve GBTkontrolü gibi keyfilikleri yaflanan festivaleyaklafl›k 2000 kifli kat›l›rken, festivalin coflkusunundüflük geçti¤i gözlendi. Festival boyuncaPülümür ilçe merkezinde Özel Timlerve polisler ellerinde uzun namlulu silahlarlagezerek kat›lanlar› tedirgin etmeye çal›flt›lar.Kültürel, sanatsal flenlikleraç›s›ndan en baflta gelen tehlike;etkinli¤in tümüyle bir e¤lencehavas›nda geçmesi, iflin “kültürel”boyutunun, halk› bilinçlendirme,e¤itme gibi misyonlar›n›n yokedilmesidir. Hac›bektafl aç›s›ndanbu sorun da varolmakla birlikte, asl›ndadaha köklüdür. Zira, düzenlenenetkinlikler bir flenlik, festivalolmas›n›n ötesinde, milyonlarca insan›,onlar›n inanç merkezleri arac›-l›¤›yla etkilemeye çal›flmas›d›r.Kuflkusuz Alevi halka yönelikidelojik, kültürel boyuttaki bu sald›-r›lar hayat›n her alan›ndad›r. Bu nedenleHac›bektafl dahil, her alandabu politikalara karfl› tav›r almak,Alevili¤in içinin boflalt›lmas›na,özünün sapt›r›lmas›na izin vermemekgibi bir sorumluluklar› vard›r.Temel Haklar Federasyonu’nunflenliklerde düzen partilerinin istismarlar›nave Aleviler’in haklar›n›ntan›nmas›na iliflkin yapt›¤› aç›klaman›nsonunda ifade etti¤i gibi;“‹nanç ve ibadet özgürlü¤ü dâhilhiçbir hakk›m›z› bu düzen veremez.‹nanç ve de¤erlerimizi kullanmalar›na,bizi aldatmalar›na izinvermeyelim. Hak ve özgürlüklerimiziancak kendi mücadelemizle kazanabiliriz.Hak ve özgürlüklerimiziçin birleflelim mücadele edelim.”(...)Grup Yorum'un her zaman yapmayaçal›flt›¤› da zaten buydu. Bizisilkelemek, "Kendinize gelin!" demek.20 y›la yak›nd›r bunu yapmayaçal›fl›yor Grup Yorum. Söyledikleri,anlatt›klar› büyük bir k›sm›m›z›numurunda olmad›. Olmad› ve bu nedenleiflte böyle bir noktaday›z: Aç,iflsiz, sefil, borçlu, ölümüne borçlu.Bakkala borçlu, ev sahibine borçlu,apartman yöneticisine borçlu, 'patron'aborçlu, bankaya borçlu... Bugrubun 'S›yr›l›p Gelen'ine, 'Cemo'sunavaktinde bir kulak verebilseydikbugün düfltü¤ümüz 'aciz' durumadüflmezdik muhtemelen. Yada (her fley tamamen bizim d›fl›m›zdageliflip durdu¤u için) düflerdikdüflmesine ama bu kadar 'flaflk›n veürkek' olmaz, "Biz sizin ne mal oldu¤unuzuçok iyi biliriz!" diyebiliyorolman›n gururunu yaflar, aya¤›m›z›kay›p duran bu dünyaya bir parçadaha sa¤lam basabilirdik. Yorum vebenzeri gruplar›n (müzi¤i ve flark›lar›ezdirmeden) yapabildi¤i bir fleydirbu, hep yapabildi¤i. Onlar› dinlerkenbütün 'flifre'lerin çözüldü¤ünügörürsünüz; dü¤ümler de çözülür,'neden'ler, 'niçin'ler cevaplan›r,her fley daha anlafl›l›r olur, kafalarberraklafl›r. 'Berrak bir kafa' da, okanal›n, flu gazetenin, filanca grubunoyununa gelmemek, tuza¤›nadüflmemek için olmazsa olmaz birflartt›r. "Çeli¤ine volkan vurmufl birk›l›ç" olan 'nefret'imiz, ancak Yorumve benzeri gruplar›n söyledikleri,anlatt›klar›yla bafl edilebilir bir'durum' haline gelebiliyor, bunu hiçkimsenin unutma lüksü kalmad›...(...)(20/08/2006 tarihli Radikal 2’deyeralan ‘Herkes biraz gözalt›nda’bafll›kl› yaz›dan bir bölüm)4927 A¤ustos 2006 / 67


Sözgençlikte:“Gönüllü ba¤›fl” haraçlar›Tüm ilk ve ortaö¤retim kurumlar›ndakay›t döneminin bafllamas›ylaö¤rencilerin ve velilerinin çileside bafllar. Çocuklar›n› daha iyioldu¤unu düflündü¤ü bir okulaveya semtindeki herhangi birokula kaydettirmek isteyen velilerinkarfl›s›na okul idaresince belirlenenbir ba¤›fl miktar› ç›kar.Geçen sene ailelerin ve ö¤rencilerinyaflad›klar› ibretlik olaylarhala haf›zalar›m›zda tazeli¤ini koruyor.Kay›t paras›, "ba¤›fl", vb.adlarla kendilerinden istenen paray›ödeyemeyen ailelerin okullardabelirli bir süre zorunlu hademeolarak çal›flt›r›lmas›na ya daçocuklar›n›n okul kay›tlar›n›n yap›lmad›¤›nahepimiz tan›k olduk.Emperyalizm ve iflbirlikçileriher alan› ve de her fleyi para-metailiflkisi üzerinden yeniden düzenlemeyeçal›fl›yor. Her el att›¤›fleyi al›n›r-sat›l›r bir mala dönüfltürüyor.Tabi durum böyle olunca,bilgi ve e¤itimin de parayla al›n›rsat›l›rbir meta olarak bizlerin önlerinesunulmas› flafl›rt›c› olmuyor.E¤itimde, dünya ve Türkiye'debüyük bir özellefltirme furyas› yaflan›yor.Her bireyin temel hakk›say›lan e¤itim hakk›n›n tamamenortadan kald›r›lmas› amaçlan›yor.Bir yandan ‘e¤itim flart’ propagandas›yap›l›rken di¤er yandan e¤itimiparal› hale getirerek, özel okullarözel üniversiteler açarak sadeceparas› olan›n okuyabilece¤i birsistem dayat›l›yor bizlere. 12 y›laç›kar›lan e¤itimle 12 y›ll›k paral›e¤itim fleklinde okullar›m›z birerticarethaneye dönüflüyor. Durumböyle olunca ilkö¤retim ve lise kay›tlar›n›nbafllad›¤› flu günlerde,zorla dayat›lan “ba¤›fl” adl› paralargündeme geliyor. Geçmifl y›llardaoldu¤u gibi, gerek Milli E¤itim Bakan›'n›ngerekse il ve ilçe Milli E¤itimmüdürlerinin, "kay›t paras›kesinlikle al›nmayacak" aç›klamalar›,bu y›l da önceden dillendirilmeyebafllan›yor. Ancak hemenard›ndan halk›n "gönüllü" ba¤›flyapmalar› yönünde aç›klamalaroluyor.Her kay›tdöneminde art›kklasikleflmiflbir hal alan,"ba¤›fl" paralar›, k›t kanaat geçinenvelileri bezdirmifl ve çocu¤unuokula göndermekten vazgeçmedurumuna getirmifltir. Kay›t"haraçlar›" milyonluk rakamlardanmilyarlara ulafl›yor. Para vermekistemeyenlerin kayd› yap›lm›yor,zorluklar ç›kar›l›yor. Ve budurum ilerleyen günlerde dahayak›c› bir sorun olarak karfl›m›zaç›kacakt›r. Bu noktada yap›lan bütün"kay›t paras› kesinlikle al›nmayacak"aç›klamalar› tamamengöstermeliktir, kafa buland›r›c› birfley olmaktan ileri gitmeyecektir.Onlar için halk›n hiçbir de¤eri olmad›¤›ndan,çok rahat bir flekilde“paras› olan okusun paras› olmayanokumas›n” denilmektedir.AKP'nin ve Milli E¤itim Bakan›’n›ne¤itim-ö¤retim süreçlerine, tüccarkafas›yla yaklaflt›klar› iflte bugünlerdegün yüzüne ç›kmaktad›r.Ayn› sorunlar›n yine yaflanaca¤›n›tahmin etmek güç de¤ildir. Kapitalizminayaklar› olan iflbirlikçiAKP iktidar›n›n da dinleri imanlar›parad›r. Para karfl›l›¤›nda satamayacaklar›de¤erleri kalmam›flt›r.“E¤itim ve ö¤retim paras›zd›rve her devletin halka karfl› yerinegetirmesi gereken bir yükümlülüktür.”Ancak bu söylemler ülkemizdekarfl›l›¤›n› bulmad›¤› gibi,gerçekte kapitalist ülkelerin tümündede giderek tasfiye olan birsüreçtir.fiöyle dönüp de ülkemizin gerçekliklerinebakt›¤›m›zda, her y›lmilyonlarca ö¤renci okula bafllarken,milyonlarca ö¤renci de mezunoluyor, ama ald›¤› e¤itimle birfleyler yapabilecek nitelikte olmuyor.Milyonlarcas› ÖSS'ye girmekiçin dershanelere para yat›rmakzorunda kal›yor, s›nav sonras›ndaise bir üniversiteye girebilmek içinkendi gibi milyonlarla yar›fl›yor.milyonlarcas› KPSS' ye giriyor amaülkemizde birçok ilde ö¤retmenvs. a盤› varken birçoklar› diplomal›iflsizler ordusuna kat›l›yor.Halk›n bir k›sm› maddi zorluklardankaynakl› ya çocu¤unu okuldanal›p çal›flt›rmak zorunda kal›-yor ya da en do¤al ihtiyaçlar›n› k›-s›p okutmaya çal›fl›yor.Ama Sabanc›lar’›n Koçlar’›n hamili¤iniyapan iktidarlar para babalar›n›nçocuklar› için özel okullaraçt›r›lmas›na olanak sa¤layarak3-5 kiflilik s›n›flarda özel ö¤retmenlerleders ald›r›l›yor.Bu haks›zl›klar karfl›s›nda;halk için bilim halk için e¤itimisteyen, okul kap›lar›n›n halk çocuklar›naaç›lmas›n› isteyen gençlik“terörist”, “vatan haini” ilanediliyor.E¤itime bütçe yeterince ayr›lm›yordenilerek toplanan paralar›meflrulaflt›rmaya çal›flan iflbirlikçiiktidarlar, di¤er yandan hapishaneyapt›rmak için bütçeden milyarlaray›rabiliyor. Bugün hapishanelereayr›lan bütçenin, e¤itime ayr›landankat be kat fazla oldu¤u bilinenbir gerçek. Halk›, gençli¤i susturmaksindirmek, haklar ve özgürlüklürmücadelesini engellemek,ba¤›ms›zl›k ve demokrasimücadelesinin önünü kesmek içinhiçbir masraftan kaç›nmayan iktidarlar›nbizlere sundu¤u e¤itimböyle flekilleniyor iflte.Elbette “kader” deyip oturamay›z.Bu gidifle “dur” demek gerek.Bunun için birleflmek ve örgütlübir flekilde hareket etmek gerek.Tüm bu yaflad›¤›m›z sorunlar, enyak›c› gündemimizin örgütlenmekoldu¤unu, sömürü düzenini bafltanafla¤›ya de¤ifltirmek gerekti¤inigösteriyor.Gençlik FederasyonuE¤itim-Sen: Kay›t paras›almak suçturE¤itim-Sen yaz›l› aç›klama yaparak,'zorunlu ba¤›fl' ve 'kay›t paras›' uygulamas›n›nbu y›l da devam etti¤ini ve butür parasal zorlama ve dayatmalar›n,yasalara, hukuka göre suç oldu¤unubelirtti. Aç›klamada, kay›t paras› ödemedi¤iiçin çocu¤unun okula kaydedilmemesidurumunda velilerin E¤itim-Sen flubelerine baflvurmalar› istendi.5027 A¤ustos 2006 / 67

More magazines by this user
Similar magazines