AKP AKP UNUTMA!

yuruyus.com
  • No tags were found...

AKP AKP UNUTMA!

kemize yans›mas›n›n da vahim boyutlardaolaca¤› aç›k. Peki ne yap›-l›yor? K›z›l›rmak’tan, Melen’den sugetirmek gibi geçici, etkisiz ve birkaçy›ll›k çözümler d›fl›nda hiçbirfley. Topraklar›m›za düflen ya¤›flmiktar›n›n, kifli bafl›na düflen sumiktar›n›n her sene daha da azalaca-¤› bilimsel bir gerçek. Su fakiri olmaölçüsünün s›n›r›ndad›r ülkemiz.Mesele, buna karfl› ne yap›ld›¤›d›r.Bizde seyrediliyor. Mesele budur.haklar›n›n amentüsü, mani-‹nsanfestosu say›labilecek olan ‹nsanHaklar› Evrensel Beyannamesi,yaklafl›k 30 madde s›ralarve ve Beyanname'nin bafl›nda(Madde 2’de) flöyle yazar:“Herkes, ›rk, renk, cins, dil, din,siyasi veya di¤er herhangi birakide, milli veya ictimai, menfle,servet, do¤ufl veya herhangi di-¤er bir fark gözetilmeksizin iflbubeyannamede ilan olunan bütünhaklardan ve bütün hürriyetlerdenistifade edebilir." Bu haklar›niçinde konuttan e¤itime,onurlu yaflamdan hukukun eflitli¤inekadar hayat›n her alan›nayönelik çeflitli haklar yeral›r.Sa¤l›k hizmetlerinden yararlanmave sa¤l›kl› yaflam dabunlardan biridir. Ve elbette,sa¤l›k için en baflta temiz, içilebilirsu imkan› olmal›d›r. Bu anlamda,içilebilir su hakk›, bu haklar›n do¤alolarak içerdi¤i bir hakt›r ama BirleflmiflMilletler, bu konuda birmu¤lakl›¤a yer kalmas›n diye, 2002y›l›nda “sa¤l›kl› suya eriflim, bir insanhakk›d›r” karar›n› ald›. Aç›k ki,yoksul halk› susuz b›rakanlar, endo¤al hakk›m›z› çi¤nemekte, gasbetmektedirler.Halk› susuz b›rakanlar,nas›l ki, iflsizli¤i, açl›¤›, sefaleti“kitleleri terbiye etmenin” birarac› olarak gördülerse, hiç kuflkunuzolmas›n ki, suyu da ayn› flekildekullanacaklard›r.1999’da yaflad›¤›m›z 17 A¤ustosDepremi, bu sistemin resmiydi!Bu resimde ülkemizdeki sisteminnas›l, neye göre iflledi¤i görülüyordu.Sistemde, halk için bir fleyyoktur. Politikalar, planlar, yasalarhalka göre flekillenmez. Ülkemizinyasalar›na bak›n; orada nas›l bir yönetimlekarfl› karfl›ya olundu¤u tümç›plakl›¤›yla görülür. Ceza Yasas›’n›yapan oligarflinin temsilcileri,halk›n düzene karfl› muhalefetinicezaland›rmak için çok “cömert”iken, s›ra tekelci burjuvalar›n olas›suçlar›n› cezaland›rmaya gelince,ketumlafl›rlar. Onlara ceza yazmayaelleri varmaz. Bu yüzdendir ki, meselaülkemizde, binalar›n demirinden,çimentosundan çalman›n, derelerezehirli at›k boflaltman›n cezas›Susuzluk, bugün ve esasolarak da yar›nlar için, çokciddi bir sorundur. Bu sorunda kuflku yok ki, en çok yoksulhalk› etkileyecektir. Sorunbu önemde ele al›nmal›d›r. Susuzlukzulümse, milyonlar›nyaflad›¤› bir kenti depremibeklemeye mahkum etmek zulümse-ki öyledir-, zulme karfl›her yoldan direnmekmeflrudur.yoktur do¤ru dürüst. Asl›nda suçdüpedüz “öldürme” suçudur, kimseölmemiflse bile, öldürme kast›vard›r. Nitekim, 17 A¤ustos Depremi’ndesay›s›z binan›n y›k›lmas›,bir afet de¤il, düpedüz cinayetti.Belediyelerin, müteahhitlerin, hükümetlerinortaklafla iflledi¤i bir cinayet.Ama bu suçu iflleyenler sömürücüegemen s›n›flar oldu¤uiçin, bu tür suçlar, TCK’da a¤›r cezalarverilmesi bir yana, “kabahatlar”maddesine tabi tutulurlar genellikle.Ve 40 bin insan›m›z öldü¤ündede, milyonlarca insan›m›z susuzluktank›r›ld›¤›nda da düzenin yarg›s›onlar› “kabahatli” bulmaz.Evet, 17 A¤ustos bu sistemin resmiydi.fiehirlerde ve tarlalarlayaflad›¤›m›z susuzluk da sisteminbir baflka yan›n› resmediyor. Bu resimlerdendersler ç›karmal›y›z. Buresimlere bak›p ö¤renmeliyiz. 17A¤ustos’u hat›rlay›n; ki Cumhuriyettarihimizin bütünü boyunca yaflananen büyük felaketlerden biridir.Felaketi büyüten depremin kaçrichter ölçe¤inde oldu¤u de¤il, bizzatsistemin soygunculu¤u ve çürüklü¤üydü.Bu da aç›kt›. Dolay›-s›yla, böyle büyük bir felaket, düzenekarfl› büyük bir öfke ve tepki deyaratabilirdi, çaresizlik ve kadercili¤ide güçlendirebilirdi. Bu esasolarak genifl kitlelere kimlerin nas›lulaflaca¤›na ba¤l›yd›. Sistem bunubildi¤i için daha bafltan devrimcilerinönünü kesip, islamc›lar›nönünü açt›... Sorumlular hesapvermekten kurtuldu¤u gibi,halk›n memnuniyetsizli¤ini yinedüzenin gericilik kanallar›içinde erittiler.Deprem, kurakl›k, susuzluk,mecazi anlamda halk› isyanettiriyor ama bunun somutbir isyana dönüflmesi, daha fazlas›n›gerektiriyor. Kitlelerinkendili¤inden aya¤a kalk›fllar›olmaz m›, olabilir elbette; fakatmüdahale edilemedi¤inde, örgütlenemedi¤inde,kendili¤indenhareketler olur; oldu¤u gibide söner... Örgütlemeliyiz. Örgütlenmeliyiz.Kitlelere heryolla ulaflmal›y›z. Düzenin teflhiriancak o zaman düzene karfl›mücadeleye dönüflür. Susuzlu¤akarfl› mücadele hak mücadelesidir.Susuzlu¤a karfl› mücadele, kapitalizminvahflili¤ine karfl› mücadeledir.Bafltan beri ortaya koydu¤umuzüzere, susuzlu¤a karfl› mücadelezulme karfl› mücadeledir. Halk›, ifltebu zeminde, AKP hükümetine karfl›,kapitalist sömürünün yerel uygulay›c›lar›olan faflist gerici belediyelerekarfl›, mücadeleye ve hesap sormayaça¤›rmal›y›z. Susuzluk, bugünve esas olarak da yar›nlar için,çok ciddi bir sorundur. Bu sorun dakuflku yok ki, en çok yoksul halk›etkileyecektir. Sorun bu önemde eleal›nmal›d›r.Susuzluk zulümse -ki öyledir-,milyonlar›n yaflad›¤› bir kentidepremi beklemeye mahkum etmekzulümse -ki öyledir-, zulme karfl›her yoldan direnmek meflrudur.Say›: 118GÜNDEM 5


Tüm demokratik güçler, emekçilerTHY emekçileriyle kenetlenmelidirHükümeti, sermaye örgütleri, bas›n›, köfle yazarlar› ile sermayecephesi Hava-‹fl’e karfl› kenetlendi. Burjuvazi nas›l kenetleniyorsa,bütün emekçiler, sendikalar, kitle örgütleri de öyle kenetlenmeliTürk Hava Yollar›’nda, yönetimtaraf›ndan bask›lar, tehditler sonucukurulan sand›kta emekçilerin greve“evet” demesinin ard›ndan, sermayecephesindeki telafl da büyüdü.Bir yandan istisnas›z bütün patronörgütleri, ihracatç› birlikleriaç›klamalar yaparken, öte yandanburjuva bas›n hükümetin grevi yasaklamas›için ça¤r›lar yap›yor. Herhaberin bafll›¤›nda, spotunda hükümeteseslenifl var. Örne¤in bir gazeteoylaman›n sonucunu, “THY'degreve evet, gözler Bakanlar Kurulu'nda”diye duyuruyor. Peki ne yapacakBakanlar Kurulu? Ça¤r› malum!Erteleme ad›yla yasaklama!Hava-‹fl’ten Cevap:Kavga ‹stiyorlarsa, Var›z!THY yönetimi, kendisinin kurdu¤usand›ktan ç›kan emekçilerinkarar›na sayg›s›zl›¤›n› daha bafltanortaya koyarak, emekçilerin haklar›n›tan›mayaca¤›n› aç›klam›flt›.Patronun tehditlerine karfl› bas›ntoplant›s› düzenleyen Hava-‹fl GenelBaflkan› Atilay Ayçin, THY yönetiminingrev konusunda restleflmemesigerekti¤ini belirterek, “birtarafta imza ve uzlafl›; bir taraftakavga. Hangisine varlarsa ikisine devar›m” dedi.“Yasa gere¤i grev oylamas›nakat›lma hakk› olan ancak yine yasaldüzenlemeler gere¤i sendika üyesiolamayan, dolay›s›yla T‹S kapsam›ndaolmayan ve grev oylamas›ndablok olarak ‘hay›r’ oyu kullanmakzorunda b›rak›lan 1300 civar›ndakipersonelin THY AO’daki 4bin 500 ‘hay›r’ oyundan düflülmesigerekti¤ini belirten Ayçin, grev oylamas›nagerek duymad›klar› haldebuna da karfl› ç›kmad›klar›n›, ancak“hukuk kurallar› yok say›larak buoylaman›n yap›ld›¤›n›” söyledi.Grevi erteleme konusunu da de-¤erlendiren Ayçin, ertelemenin siyasibir kararla olaca¤›n› belirterek,bu durumda hiçbir uça¤›n zaman›ndakalkmayaca¤›n› söyledi. Ayçin,flöyle konufltu:“1991’de Özal da ayn›s›n› söylemiflti,‘At›n hepsini flirketin kap›-s›na kilidi tak›n’ demiflti. Bunlar daayn› anlay›fl›n devam›. Biz grev ertelemesiningrev hakk›m›z› ortadankald›rd›¤›n› biliyoruz. 60 gün ertelenmesidurumunda bir daha greveç›kam›yoruz. Anlaflamazsak YüksekHakem Kurulu’na gidecek, bu antidemokratikbir kurumdur. Takdirkendilerinin. Bir tarafta imza, uzlafl›,bir tarafta kavga. Hangisine varlarsaikisine de var›m.”AKP Hükümeti ‘Arabulucu’De¤il Taraft›rAKP hükümeti, grevi önlemekiçin giriflimlerini ilk Bakanlar Kurulutoplant›s›n›n ard›ndan bafllatt›.Maliye Bakan›, Çal›flma Bakan› veBaflbakan Yard›mc›s› M. Ali fiahin’denoluflan bir komisyon görevlendirildi.THY yönetimi ile, Türk-‹fl ve Hava-‹fl baflkanlar›yla görüflenÇal›flma Bakan› Murat Baflesgio¤lu,burjuva bas›n›n adeta “haydi yasaklay›n”anlam›ndaki sorular› ile karfl›laflt›.Baflesgio¤lu, ertelemeyi telaffuzetmek istemedi¤ini belirtirken,“umar›m süreç buraya gelmez”diyerek, anlaflmazl›¤›n sürmesidurumunda erteleme karar› almaktançekinmeyeceklerini de ortayakoymufl oldu.Yap›lan aç›klama, hükümetinTHY ile sendika aras›nda“arabulucu” oldu¤u fleklindeydi.Yanl›fl, yalan!Hükümet arabulucu de-¤il, taraft›r. THY’nin resmikurulufl olmas›n›n da ötesindeiktidar›n niteli¤i gere¤i,sermayenin saf›ndad›r.“Arabuluculuk” söylemi,bu gerçe¤i gizlemek içindir.15 A¤ustos tarihli Sabah’a konuflanMaliye Bakan› Kemal Unak›-tan, hükümetin saf›n› hiçbir tereddüteyer b›rakmayacak flekildeanlat›yor. Grev oylamas› için BakanlarKurulu’nun ne dedi¤ineUnak›tan bak›n ne cevap veriyor:“Grev oylamas› yanl›fl oldu.Böylesi bir risk al›nmamal›yd›.Grev oylamas›n›n sonucu sendikan›nelini güçlendirdi.”Burada aç›kça sendika “karfl› taraf”t›r,düflmand›r. Emekçilerin “eliningüçlenmesini” istemeyen hükümet,grev oylamas›n›n 4 güne yay›lmas›n›nda, THY’den önce kendikararlar› oldu¤unu ve amac› flöyleifade ediyor: “THY'nin uçucu personelid›fl›ndaki kadrolar›na, grevdenolumsuz etkileneceklerinin anlat›labilmesiiçin zaman kazan›ld›.”Baflka söze gerek var m›?“Arabulucu” zevat daha bafltan,“sendikan›n talebini karfl›larsakTHY rekabet edemez” diyerek, omasada taraf oldu¤unu ortaya koymaktad›r.Erteleme konusunda ise,yine Unak›tan, buna gerek oldu¤undaböyle bir karar›n al›naca¤›n› imaederek, hükümetin tavr›n› aç›k etmektedir.Böylesi bir karar AKP hükümetininanti-demokratik, emek düflman›tutumu aç›s›ndan ilk olmayacakt›r.4.5 y›ll›k iktidar› boyunca ne zamanönemli grevler gündeme geldi,emekçilerle alay edercesine “milligüvenlik” demagojisine dayanarakgrevleri yasaklamaktan çekinmedi.Sendikal hareketin gerili¤i bir yana,bu yasaklama tutumu nedeniyledirki, AKP dönemi, grev hakk›n›n yasalolarak kullan›ld›¤› tarihten buyana, en az grevin yafland›¤› süreç6 EMEK 19 A¤ustos 2007


oldu. AKP döneminde y›ll›k greveç›kan iflçi say›s› üç bine, grevde geçeniflgünü say›s› 124 bine düfltü.Emekçilerin hallerinden memnunolduklar›, greve, direnifle gerek görmediklerigibi komik bir aç›klamayap›lamayaca¤›na göre, bunun birtek aç›klamas› var: Hükümet emekçilerinyasal haklar›na, direnme vehak alma araçlar›na hiçbir sayg›göstermedi, her zaman sermayedenyana tutum belirledi.Türk-‹fl Kendini “Taraf”Görmüyor!Devrimci Memur Hareketi’ndenHava-‹fl’e Destek ZiyaretiDevrimci Memur Hareketi (DMH), 13 A¤ustos’taHava-‹fl Genel Merkezi’ni ziyaret ederek,deste¤ini ifade etti. Hava-‹fl Genel Baflkan› Atilay Ayçin ile görüflen DMHüyeleri ad›na konuflan, E¤itim-Sen 8 No’lu fiube yönetiminden Berivan Do-¤an, bask›lara karfl›n emekçilerin greve ‘evet’ dediklerini hat›rlatarak, hükümetinerteleme tehditlerinin iflçilerin grev hakk›na yönelik bir tehdit oldu¤unukaydetti. Do¤an flunlar› söyledi:“‹flçilerin direnme kararl›l›¤›n› ortaya koymas› sermaye çevrelerindebaflka sendikalara emsal oluflturmas› korkusu yarat›rken, bu durum sendikan›nsorumlulu¤unu art›rm›flt›r. Sald›r› amaçl› bu durumu tersine çevirmekbaflta Hava-‹fl olmak üzere herkresin görevidir. Emekçilerin al›nan grev yetkisiiflçi s›n›f›n›n mevzi kazanmas›nda, sermaye cephesi karfl›s›nda fiili moralüstünlük elde edilmesinde de¤erlendirilmelidir.”Tüm engelleri iflçi s›n›f›n›n öz gücüyle aflmay› baflaracaklar›n› vurgulayanDo¤an’›n ard›ndan söz alan Hava-‹fl Sendikas› Genel Baflkan› Atilay Ayçin,ziyaretten duydu¤u memnuniyeti dile getirdi. Bas›nda sendikaya ve kendineyönelik elefltirileri de¤erlendiren Ayçin, “uzlaflmaz, militan bir sendikac› oldu¤umuzusöylüyorlar. Evet öyledir, onlar iflçi s›n›f›n› teslim almaya çal›fl›-yorlar, bizler de teslim olmayaca¤›z diyoruz, militan sendikac›l›k yap›yoruz”diye konufltu. Ayçin, s›n›f mücadelesi, s›n›f dayan›flmas› bitti denilen dönemde“ezberleri bozduklar›n›” söyledi.Hava-‹fl üyelerine bir baflka destek ise, çeflitli demokratik kitle örgütü veayd›nlardan geldi. 200’e yak›n gazeteci, yazar, sanatç›, meslek örgütü yöneticisitaraf›ndan haz›rlanan THY çal›flanlar›na dayan›flma ça¤r›s›, 15 A¤ustos’taTMMOB’de yap›lan bas›n toplant›s›yla duyuruldu. TTB Baflkan› GençayGürsoy, “demokrasi ve eme¤in mücadelesini veren bütün kurumlar olarak,baflta TTB olarak her türlü deste¤i ve dayan›flmay› sürdüreceklerini”söylerken, ortak aç›klamay› Kerem Kabaday› okudu.Kabaday›, THY yönetiminin greve ç›kmadan çözüm bulmas›n› isteyerek,hükümeti de inand›r›c›l›¤› olmayan ’milli güvenlik’ gibi gerekçelere dayanarakgrev erteleme yoluna baflvurmamas› konusunda uyard›.KESK Genel Baflkan› ‹smail Hakk› Tombul da yapt›¤› aç›klama ile emekçileredeste¤ini ifade etti.Türk-‹fl Genel Baflkan› Salih K›-l›ç yapt›¤› bir aç›klamada, grevinhak oldu¤unu belirttikten sonra flöylediyor: “Grev uygulan›rsa taraflarsonuçlar›na katlan›r.” (Cumhuriyet13.08.2007)Sanki kendisi taraf de¤il!Hava-‹fl acaba baflka bir konfederasyonam› ba¤l›? Haydi bunu dageçtik; sermaye cephesinin topyekûnsald›rd›¤› durumda, kendini“emek örgütü” olarak tan›mlayanbir kurum nas›l “tarafs›z” olabilir?Çarp›kl›¤a bak›n. Resmi olarak“taraf” olmamas› gereken AKP hükümetitaraf oldu¤unu aç›kça ortayakoyarken; her biçimde taraf olmas›gereken Türk-‹fl, “taraflar” diye sözediyor. O zaman, AKP’li bakanlarlayap›lan toplant›da Salih K›l›ç, “tarafs›zgözlemci” statüsü ile mi yeral›yordu masada? Bak›n, K›l›ç’›nrolünün ne oldu¤unu, Maliye Bakan›Unak›tan nas›l izah ediyor:“Türk ‹fl Baflkan› K›l›ç'tan, grevkarar›n›n uygulanmas›n› ileri birtarihe erteletmesi ve uzlaflma içinzaman kazand›rmas› istendi.”Yani, Hava-‹fl’e bask› yap! Patronlarazaman kazand›r!‹flte bu sendikal anlay›fllar nedeniyledirki, 2000 y›l›ndan bu yanadokuz büyük grev, hükümetler taraf›ndansudan bahanelerle ertelenebilmifltir,onlara bu cüreti s›n›f iflbirlikçisisendikal anlay›fl vermifltir.Burjuvazinin emekçilere yönelikideolojik propagandalar› sonuç veriyorsa,“grev yaparsak, iflyerimizbatar”, “iktidar k›zar, patron ifltenatar” gibi gerici düflünceler boy veriyorsa,bunda sendikalar›n pay› küçümsenemez.Bugün gelinen noktada,artan iflsizli¤i, iflçilerin en demokratikhaklar›n› kullanmalar›n›nkarfl›s›na ç›kard›lar ve “ifl bekleyenmilyonlar var, direnirseniz, hak istersenizsizin yerinizi onlar al›r”tehdidini Demokles’in k›l›c› gibiemekçilerin üzerinde salland›rd›lar.THY emekçilerinin grev karar›almas› iflte bu nedenle de önemlidir.Kararl›l›kla uygulanacak bir grevinkazan›m›, emekçilerde yarat›lan buçarp›k bilince darbe vurulmas›nda,s›n›f›n kendi gücünü görmesinde,sermayeye karfl› mevzi kazanmas›ndaönemli bir iflleve sahip olacakt›r.Bütün patronlar›n ve onlar›n kiral›kkalemlerinin korkusu buradad›r.THY EmekçileriyleDayan›flmak GörevdirBugün THY emekçilerine, Hava-‹fl’ekarfl› yürütülen bu gericiburjuva kampanya, bütün s›n›fa yöneliktir.Fiili olarak uygulanamazhale getirdikleri grev hakk›na birdarbe daha vurmak istiyorlar. “‹flçi-Say›: 118EMEK 7


nin hiçbir direnme gücü ve silah›yoktur, patron ne verirse ona raz› olmakzorundad›r” anlay›fl›n› yerlefltirmek,yani s›n›f› ve emek örgütleriniteslim almak istiyorlar.Sermaye cephesi böylesine pervas›zsald›r›yorsa, gazetelerin köflelerindendemokrat maskeleri f›rlat›-l›p sendika düflmanl›¤› yap›labiliyorsa,“ekonomi zarar görür” diye,yüzy›ll›k bir hak yokedilmek isteniyorsa;bunun nedeni iflçi s›n›f›n›n,demokratik güçlerinin birli¤inin zay›folmas›, da¤›n›k olmas›d›r.Tüm devrimciler, demokratlar,sendikalar, demokratik kitle örgütleri,odalar, ayd›nlar; s›n›ftan yanaolan her kesim, burjuvazi cephesininkarfl›s›nda birleflmelidir.Birleflmenin adresi bugün THYemekçileridir. THY emekçileriyledayan›flmak, akbabalar gibi onlar›nbafl›nda dönen patronlar›n karfl›s›na“Hava-‹fl Yaln›z De¤ildir” diyeç›kmak ertelenemez bir görevdir. ‹flçis›n›f›n›n düflmanlar›na meydan›nbofl olmad›¤›n› gösterelim.Telekom’da grev haz›rl›¤›,Tekstilde patronlardan lokavtToplu sözleflme görüflmelerinin anlaflmazl›kla sonuçland›¤› yersadece THY de¤il. Haber-‹fl Sendikas›'n›n örgütlü oldu¤u Türk Telekomile tekstil sektöründe de grevin ayak sesleri duyulmaya baflland›.Tekstilde grev ilan edilirken, Haber-‹fl'in arabuluculu son görüflmedensonuç ç›kmazsa, grev ilan etmesi bekleniyor.13 A¤ustos günü Ankara’da eylem yapanHaber-‹fl üyeleri, resmi sürecin tamamlanmas›n›nard›ndan greve ç›kmaktakararl› olduklar›n› hayk›rd›lar. Sendikan›ngenel merkezi önünde toplanan 200 iflçi,“Geliyor Geliyor Genel Grev Geliyor, ‹flçiyiz,Hakl›y›z, Kazanaca¤›z” sloganlar› att›.Ankara fiube Baflkan› Selami Terkan, Telekomyönetimini uyararak, 16 A¤ustos’akadar süre verdiklerini, yönetimin bu tutumundanvazgeçmemesi durumunda greve gideceklerini duyurdu.Telekom’da patron, emekçilerin ekonomik taleplerini karfl›lamad›¤›gibi, as›l olarak sendikal örgütlülü¤ü yoketmek için, iflçilerisendikal› sendikas›z olarak ay›ran bir maddeyi dayat›yor.Tekstil’de lokavt karar›Tekstilde ise 35 iflyerinde 22 bin iflçiyi ilgilendiren T‹S görüflmelerininanlaflmazl›kla sonuçlanmas› üzerine, Türk-‹fl’e ba¤l›TEKS‹F ile D‹SK’e ba¤l› TEKST‹L sendikalar› geçen hafta grevilan ettiler. Hak-‹fl’e ba¤l› Öz ‹plik-‹fl ise henüz karar aç›klamad›.Grev kararlar›na karfl›, Türkiye Tekstil Sanayii ‹flverenleriSendikas› 13 A¤ustos’ta LOKAVT ilan ettiklerini duyurdu. TÜT-S‹S Baflkan› Halit Narin, sendikalar› “makul” olmaya ça¤›rd›.Tekstilde sendikalar iki y›ll›k T‹S döneminde her alt› ay içinyüzde 6 zam ve ikramiyelerin önceki toplu sözleflmede oldu¤ugibi korunmas›n› istiyor. Patronlar ise, ilk alt› ayda s›f›r, sonrakialt› ayl›k dönemlerde yüzde 3 zam ve yeni ifle girecek iflçiler içinikramiyelerin kald›r›lmas›n› öneriyor.Patronlar›n dilindeki “makul olma”n›n ne anlama geldi¤i yaflanandeneylerle çok iyi bilinmektedir. “Bizim verdi¤imizle yetinin”demek yerine bir süredir bu kavram› kullan›yorlar. Makulolmak, mücadele etmemek, hakk›n› almak için direnmemek anlam›nageliyor.Patronlar›n Sendika Düflmanl›¤›n OLEY‹S, Hilton Oteller Zinciri’ne ba¤l›‹stanbul Conrad Oteli'nde çal›flansendika üyesi F.Ö.'ye yönelik sald›r›yailiflkin yapt›¤› aç›klamada, iflçilerin, imzalananT‹S ve yasalara ra¤men a¤›rbir fiziki ve psikolojik bask› alt›nda çal›flt›r›lmayadevam edildi¤ini duyurdu.n TÜMT‹S, Bursa Büyükflehir Belediyesi'nintoplu tafl›ma flirketi olan Burulafl’aait otobüsleri iflleten Evin Tafl›mac›l›k'›nüyelerine, sendikadan istifa etmeleriyönünde bask› yapt›¤›n› aç›klad›.Aç›klamada; 192 iflçiden 182'sininsendikaya üye oldu¤unu ve yetki içinbaflvuruldu¤u bugünlerde istifa bask›s›n›nyo¤unlaflt›¤› kaydedildi.n DEV SA⁄LIK-‹fi’e üye olduklar› için,Bursa Uluda¤ Üniversitesi T›p Fakültesi’ndeçal›flan iki tafleron iflçinin ifltenat›lmas›, 15 A¤ustos’ta yap›lan eylemleprotesto edildi.Dünya emekçilerinden...n Almanya: Deutsche Telekom iflçi k›y›-m› bafllat›yor. 2005’te, “2008’e kadar 32bin kiflinin iflten ç›kar›laca¤›n›” ilaneden Telekom, flimdi de 2009 y›l›na kadar2 bin kifliyi ç›karaca¤›n› aç›klad›.n Almanya: Yaklafl›k 10 bin çiftçi, sütal›m fiyatlar› ve süt kotas›n›n korunmas›talebiyle 15 A¤ustos’ta gösteri düzenledi.Münih’te yap›lan gösteride,AB’nin süt kotas›n›n kald›r›lmas› iste¤ineuyulmayaca¤› kaydedildi.n Almanya: Nürnberg ‹fl Mahkemesi’ncegrevi yasaklanan demiryolu çal›-flanlar›, bu hukuk d›fl› karara karfl› 2 saatlikifl b›rakma eylemi gerçeklefltirdiler.8 EMEK 19 A¤ustos 2007


Siyasette‹LKETHY emekçileri nezdinde tümiflçi s›n›f›n›n grev hakk›na yönelikburjuva bas›ndan sald›r›lar sürüyor.Geçen hafta ele ald›¤›m›z TahaAkyol yaln›z de¤il, Sabah Yazar›Erdal fiafak gibileri de hem grevhakk›na sald›r›yor, hem de emekçileritehdit ediyor.13 A¤ustos tarihli Sabah’ta“THY S›nav›” bafll›kl› bir yaz› kalemealan fiafak, yüzüne demokratmaskesi takan bir anti-demokrat›nnas›l olabilece¤ini sergiliyor.Y›llard›r hiçbir ciddi emekçi direnifliylekarfl›laflmayan sermayeninç›karlar›n› kendine dert edinen fiafak,olas› grevin, “küreselleflme sürecindekarfl›lafl›lan ilk zorlu s›navolaca¤›n›” söylüyor. Öyle ya, küreselleflmededi¤iniz emek düflman›politikalar› hiçbir muhalefet görmedenuygulad›n›z bugüne dek.‘Ulusal ç›karlar’ söyleminin, ulusuniçinde milyonlarla ifade edilenemekçileri kapsamad›¤›n› itirafedercesine, “iflçi haklar› ile küreselrekabetin, ulusal ç›karlar›n zor birdenklem oluflturdu¤unu” belirtenfiafak, dilinin alt›ndaki baklay› ç›kar›yor:“Küreselleflme sosyal de¤il liberalkurallara dayand›¤› için”, “çal›flanlar›niflverenle her bilek güreflinin,grev hakk›n›n fiili, hatta yasalolarak budanmas›na yol açar...Grev toplumsal deste¤i yitirmeyebafllad›. "Üretimden gelen güç" karfl›s›na"tüketimden gelen güç" ç›kt›veya ç›kar›ld›. Örgütlü toplum anlay›fl›de¤iflti: A¤›rl›k sendikalardan siviltoplum kurulufllar›na kayd›. Bunlar›nsonucu grevler art›k "tüketicininrehin al›nmas›" olarak görülmeyebaflland›. En militan sendikalardanolan Hava-‹fl, gücünü korumakistiyorsa, son sözü hükümetin ya damahkemenin söylemesine f›rsatGrev hakk›n› savunmayandemokrat olamaz!vermeden THY yönetimiyleuzlaflmal›. Yoksa ifl yasalar›ndayeni düzenlemeleringündeme gelmesinin ortam›n›haz›rlayabilir.”THY yönetimi konuflsa, TÜS‹-AD Baflkan› konuflsa ancak bu kadarkonuflabilirdi!Çocuk kand›r›yor sanki! Hava-‹flgücünü korumak istiyorsa, fiafak’›dinlemeliymifl; as›l o zaman gücünükaybeder! fiafak, Fransa'da metrogrevlerinin s›n›rland›r›lmas› ile Almanya’damahkemenin demiryolugrevini yasaklama karar›n› örneklervererek; bak›n, grevde ›srar ederseniz,yasaklamalar gelir, varolanhaklar›n›z› da kaybedersiniz diyor.Kimdir Erdal fiafak? Demokratgeçinir. Peki DEMOKRATLIK m›flimdi bu? ‹flçinin en do¤al hakk›n›tehditle yok etmeye çal›fl, sonra da“demokrat” diye geçin! ‹flçiyi “ekonomiçöker” diye korkutarak, tehditederek iktidar ya¤c›l›¤› yapanlardemokrat olamazlar.Taha Akyol da liberaldi! Ne liberaliresmen faflist, asl›nda emekçilerüzerinde bask›y› hiç eksik etmeyenbir sistem istiyorlar, bunu da “demokrasi”,“liberallik” ad›na yap›-yorlar. Avrupa Birlikçiler’in “demokratikleflme”anlay›fllar›ndaemekçilerin haklar› yer alm›yor.Onlar, emekçilerin, yoksul halk›nhiçbir hakka sahip olmad›¤› bir “demokrasi”istiyorlar. Bu nedenleTHY grevine azg›nca sald›r›yorlar,bu nedenle memurlar›n grevli, toplusözleflmeli sendika hakk›na zerrekadar destek vermiyorlar.Küreselleflmenin (emperyalizmin)“demokratlar›” bunlar! Yani,s›n›rlar›n› tekellerin belirledi¤i veonlar›n ç›karlar›na göre iflleyen bir“demokratl›k” anlay›fl›n› temsil ediyorlar.‹flte bu demokrasinin son örne¤iAlman mahkemelerinin demiryolugrevine iliflkin karar›. fiafak,bu karar› “direnirseniz böyleolur” diye okuyor. Oysa bir demokrat,tam tersine mahkemeyi, Almandevletini elefltirir, bu nas›l demokrasi,hukuk diye sorgular.Almanya’n›n kendi anayasas›nadahi ayk›r› olan bu karar, aç›kçaözel bir s›n›f hukukunun ifadesiiken, bunu sorgulam›yor. Yazd›¤›nagöre bilmesi gerekir; mahkeme bukarar›nda, savafl sonras›, yani ony›llarönce kapitalizmin çok dahavahfli biçimlerde uyguland›¤› süreçteverilen mahkeme kararlar›na dayan›yor.fiafak iflte bununla tehditediyor THY çal›flanlar›n›.Avrupa’n›n sosyal haklar› k›s›tlamas›n›sorgulayaca¤› yerde, bu sosyalhaklar›n en önemli parças› olangrev hakk›n›n yokedilmek istenmesini,hem iflçiye karfl› tehdit arac›olarak kullan›yor, hem de hükümete“örnek” gösteriyor; siz de yapabilirsinizdemeye getiriyor.THY, ülke ekonomisi ciddi zarargörürmüfl! Sermaye çevrelerininteranesi bu! Hani sen demokratt›n?Tarihte patronlara ekonomikzarar verilmeden yap›lan bir grevyoktur. Ancak, Erdal fiafak gibilerininpropagandas›n› yapt›¤› küreselleflmenindayatt›¤› tam da böyle bir“mücadele” anlay›fl›, daha do¤rusuoyunudur. Sisteme zarar vermeyen,hatta rahats›z etmeyen, amasistemden memnun olmayan kitleleride oyalayan bir “mücadele”oyunudur bu. ‹deolojik olarak kuflat›l›pteslim al›nan sendikalar birçokülkede buna teslim olmufltur. Grevekonomiye zarar verecek diye,emekçilerin demokratik haklar›n›nkarfl›s›nda yer almak da, mücadeleetmeyen sendika istemektir.“Ülke ekonomisi zarar görmesin”diyen bir demokrat, önceliklepatronlara seslenir, emekçilerinhaklar›n› ver der. Ama fiafak köflesineonlar›n grev “k›yamet” olurtellall›¤›n› tafl›yor.Bu arada, genel seçim sonuçlar›olunca, “halk›n iradesine sayg›” diyebas bas ba¤›ranlar›n, emekçileriniradesi karfl›s›nda “grev hakk›n›kullanamazs›n!” diye tehdit etmesi,demokratik iradeye sayg›dan neyianlad›klar›n›n bir baflka örne¤idir.Say›: 118‹LKE 9


‘Toplu görüflme’ oyunu bafllad›Memur konfederasyonlar› ile hükümet aras›ndakitoplu görüflmelerde KESK oyuna kat›lmay› reddettiHükümet ile yetkili sendika vekonfederasyonlar aras›ndaki toplugörüflmelerin 6’›nc›s› 15 A¤ustos’tabafllad›. ‹lk görüflmede, “görüflülecekkonular›n tespit edildi¤i” aç›kland›.‹kinci görüflmeler 20 A¤ustos’tagerçeklefltirilecek.KESK Masaya Oturmad›Geçen y›l ilk görüflmelere kat›larakmasay› terk eden KESK, bu y›lgörüflmeler öncesi yapt›¤› toplusözleflme ça¤r›s›na hükümetten cevapgelmemesi üzerine masaya hiçoturmad›.KESK Genel Baflkan› ‹smailHakk› Tombul, görüflmeler öncesiKESK yönetimi ve ba¤l› sendikalar›ngenel baflkan ve yöneticilerininde kat›l›m›yla bas›n toplant›s›nda,“sonucu bafltan belli, her halükardason karar› Bakanlar Kurulu’nunverdi¤i toplu görüflmeler art›k yap›lmamal›d›r”dedi. “Ortaoyunu”olarak nitelendirdikleri bu oyununiçinde olmayacaklar›n› belirtenTombul, hükümete T‹S masas›naoturma ça¤r›s›n› yineledi. Toplu görüflmeöncesi memurlara ne verilece¤ininbelirlendi¤ini kaydedenTombul, “toplu görüflme ile pratikbir sonuç ç›kmayaca¤› art›k görülmüfltür.Bu anlay›fla derhal son verilmelidir”diye konufltu.AKP Hükümeti Ayn›Demagojilere S›¤›nd›Kamu-Sen ile Memur-Sen’in kat›ld›¤›görüflmeler sonras› aç›klamayapan, Devlet Bakan› Mehmet Alifiahin, KESK’in masaya oturmamas›n›de¤erlendirerek, grev ve toplusözleflmenin anayasa de¤iflikli¤i gerektirdi¤inisöyledi.5 y›ld›r ayn› demagoji. Patronlar›n,emperyalistlerin istekleri sözkonusuolunca her türlü yasay›an›nda ç›karan hükümet, emekçilerintaleplerine gelince bir türlü de-¤ifltiremiyor o yasalar›. Seçim öncesisöz veriyor, sonra unutturuyor veT‹S ve grev hakk›n› talep eden sendikalar›suçlayarak, terörize etmeyeçal›fl›yor.‹flbirlikçi Sendikalar›nGerçek Yüzü A盤a Ç›kt›KESK, di¤er memur konfederasyonlar›naça¤r›da bulunarak,“gelin birlikte hükümeti toplu sözleflmeyezorlayal›m. Hükümet toplusözleflme ça¤r›s› yapmazsa, yanaflmazsabirlikte grev örgütleyelim.Biz, eylem ve güç birli¤i yapmayahaz›r›z” dedi. Ça¤r› an›nda reddedildi.Kamu-Sen Baflkan› Bircan Aky›ld›z,KESK’in tavr›n›n hat›rlat›lmas›üzerine bak›n ne diyor:“Tehditler, tepkili tav›rlar ile siyasiiradenin karfl›s›na oturmay›do¤ru bulmuyoruz. Uzlaflmak istiyoruz,masadan kolay kolay kalkmay›z.Genel grev gibi önemli birkonuda kimseyi davet etmeden kararal›yorsan›z, tek bafl›n›za yapars›n›z.Mevcut durumda sendikalartoplu sözleflme ve grev yapamaz.”Sendika de¤il adeta “iflveren örgütü!”Masadan kolay kolay kalkmayacakm›fl!Bu kafa için mücadeleninanlam› “tepkili tav›r” oluyor.KESK’i hedef göstermekten, emekçilerinmeflru haklar›n›n karfl›s›nasermayenin yasalar›n› silah olarakç›karmaktan da çekinmiyor.Hükümetin arka bahçesi olarakgördü¤ü Memur-Sen’in tavr› dafarks›z. KESK’in eylemde birlikça¤r›s›na ‘hay›r’ diyen Memur-SenGenel Baflkan› Ahmet Aksu, di¤erkonfederasyonlarla “masada birlik”yapabileceklerini söylüyor.Ne büyük marifet, ne mücadelecisendikac›l›k! Y›llard›r yaflananpratik ortada de¤ilmifl gibi,“hak almak için masada sonunakadar oturmaktan” sözediyor.KESK’in eylemlerinin“amaca hizmet etmedi-¤i”ni söyleyerek hedef gösterenAksu, AKP’nin ‹çiflleri Bakan›gibi, “bu süreçte yap›lan eylemlerindikkatle belirlenmesi gerekti¤ini”söylemekten de geri durmuyor.Peki neymifl bu “sürecin” özelli-¤i? AKP y›pranmas›n! Onun derdiemekçilerin haklar› de¤il, hükümetinç›karlar›.Her iki konfederasyon da “grev,T‹S” hakk›n› talepleri aras›na koymaktanda geri durmuyor. KESK’indaha bafltan masaya oturmama tavr›sayesinde, bu iflbirlikçi sendikac›l›kanlay›fl› da bafltan teflhir olmufl oldu.“Biz de grev hakk› istiyoruz” demagojisiyapmalar›n›n zemini ortadankalk›nca gerçek yüzlerini gösterip,hükümet ad›na KESK’i karalamaya,tehdide bafllad›lar.Oyunu Reddetmek Yetmez‹flbirlikçi sendikalar›n hükümetlegörüfltü¤ü s›rada, KESK üyeleriBaflbakanl›k önüne yürüyerek buradabir aç›klama yapt›lar. Tombul birkez daha hükümeti T‹S yapmayaKESK’in TalepleriT‹S ve grev hakk›. En düflük temel ücret1150 YTL olmal›. Mali ve sosyal haklar iyilefltirilmeli.Siyasi kadrolaflma durdurulmal›. Kamudakiifl güvencesiz sözleflmeliler (4/B,4/C,4924’lüler ve vekiller) kadroya al›nmal›. Çal›flmayaflam›nda kad›na yönelik ayr›mc›l›¤a sonverilmeli. Özellefltirme ma¤durlar›n›n ma¤duriyetigiderilmeli. Ek ödeme adaletsizli¤i giderilmeli.Gelir vergisi dilimleri emekçiler için 5puan indirilmeli. Kamu emekçilerinin siyasetyapma yasa¤› kald›r›lmal›. KEY hesaplar›ndakialacaklar gerçek faizleriyle birlikte ödenmeli.Çal›flanlar›n ortak örgütlenmesini içeren yasaldüzenleme yap›lmal›. Kamu Personel Rejimitasla¤› ve SSGSS tasar›s› geri çekilmeli. Özgürlükçü,demokratik bir anayasa haz›rlanmal›.10 EMEK 19 A¤ustos 2007


ça¤›rd› ve neden masaya oturmad›klar›n›anlatt›.Kuflkusuz KESK’in daha bafltanmasaya oturmamas› olumluluktur.Ancak yasalar ayn› yasayken, bundanönceki görüflmelere hangi mant›klakat›l›nd›; bu soru halen aç›ktad›r.Bunun özelefltirisi yap›lmam›flt›r.Toplu görüflme sistemi iflas etmifltirdeniliyor. Önceden iflliyormuyduki, flimdi iflas etsin; bu dahabafltan oyundu, devrimci memurlardaha bafltan uyard›lar. Ancak reformistsendikac›l›k anlay›fl›, henüzçok say›da sendikada yetkiyi elindebulundurmas›n›n avantaj›yla sistemekendini kabul ettirme anlay›fl›nateslim oldu. Gelinen nokta ortada:Birkaç bin üyeli Kültür-Sen d›fl›ndayetkiler kapt›r›ld›.Her fleye ra¤men gelinen noktak›smen olumluluktur. Ancak aslayeterli de¤ildir. Masaya oturmamakyetmez, grev ve T‹S hakk›n› “sökesöke alacak” bir sendikac›l›k anlay›fl›,bir eylem program› ortaya konulmadan,masaya oturmama tavr›tek bafl›na hiçbir anlam ifade etmeyecektir.KESK’in aç›klad›¤› eylemtakvimine bak›ld›¤›nda, böyle biranlay›fltan uzak olundu¤u görülmektedir.Bas›n aç›klamalar›, ikincitur görüflmeler s›ras›nda yine bas›naç›klamas›, 3 veya 4’üncü oturumunadenk düflecek tarihte, illerde bas›naç›klamalar›. Görüflmelerin sonoturumuna denk düflecek flekilde,KESK Dan›flma Meclisi üyeleriyle‹stanbul’dan Ankara’ya yürüyüfl...Bas›n aç›klamalar›, ‘temsilci’yürüyüflleriyle grev hakk› kazan›lamayaca¤›n›KESK yönetimi de biliyorolmal›d›r. Tombul, A‹HM’ingrev hakk› oldu¤u karar›n› hat›rlatarakiktidara ça¤r› yap›yor.A‹HM karar› sadece emekçilerinelini güçlendiren bir araçt›r. Bu, militan,meflru, fiili mücadele anlay›fl›olmadan A‹HM karar›n›n hükümetnezdinde hiçbir zorlay›c›l›¤› olmayacakt›r.KESK yönetimi, s›rt›n›A‹HM kararlar›na de¤il, mücadeletarihine, emekçilerin gücüne dayamal›d›r.“Kitle haz›r de¤il, yap›lamaz”anlay›fl› art›k iflas etmifltir.Kitle, militan mücadeleye haz›rd›r,KESK kitlesinin a¤›rl›kl› bir kesiminintalebi, art›k bu k›s›r döngününmilitan bir anlay›flla k›r›lmas›ndanyanad›r. Sorun, bu talebe karfl›-l›k verecek bir yönetim anlay›fl›d›r.* Geçen hafta yay›nlad›¤›m›z,Devrimci Memur Hareketi imzal›yaz›n›n bafll›¤›, “Oyunun ad›: Toplusözleflme” olarak yeralm›flt›r. Do¤rusu,“Oyunun ad›: Toplu görüflme”fleklinde olacakt›r.Nebio¤lu An›ld›n ‹STANBUL D‹SK kurucular›ndanve eski Genel Baflkan› KemalNebio¤lu ölümünün 1. y›l›nda 9A¤ustos’ta an›ld›. Kansere yenikdüflerek yaflam›n› yitiren Nebio¤lu’nunZincirlikuyu Mezarl›-¤›’ndaki anmas›na ailesi ve sendikayöneticileri ile iflçiler kat›ld›.D‹SK ad›na konuflan Musa Çam,Nebio¤lu’nun gerçek bir sendikac›,sosyalist ve mücadele adam›oldu¤unu ifade etti. Çam,AKP’nin emekçilere yöneliksald›r› haz›rl›klar›na da de¤indi.Elektropak iflçisi eylemden ‹STANBUL Sefaköy'de kurulubulunan Elektropak Fabrikas›'ndaçal›flan Birleflik Metal-‹flSendikas› üyesi 460 iflçi, patronunsendikalaflma engeline veücretsiz izin bask›lar›na karfl›, 13A¤ustos’tan itibaren bir haftal›kifl yavafllatma ve yemek boykotueylemi bafllatt›. Sendikal faaliyetleriengellemek için baflvurulans›k s›k ücretsiz izine ç›karma uygulamas›n›nson bulmas› ve sendikan›ntan›nmas› talebiyle hareketegeçen iflçiler, ö¤le yeme¤isaatinde "Sendika Hakk›m›z SökeSöke Al›r›z", "Direne Direne Kazanaca¤›z"sloganlar› att›lar.‹flsizÖ¤retmenBakanl›kÖnünde100 binden fazlaö¤retmen sosyalhakk› olmadan, iflgüvencesinden yoksunolarak, ‘ücretliö¤retmen’ ad› alt›ndakölelik koflullar›ndagünde en az10 saat çal›flt›r›l›yor‹flsiz ve güvencesiz ö¤retmenler 10A¤ustos günü Milli E¤itim Bakanl›¤›önünde biraraya gelerek, atamalar›n›n biran önce yap›lmas›n› istediler.‹flsiz ö¤retmenlerin Bakan Hüseyin Çelik’legörüflme talebi karfl›l›k bulmazken,ö¤retmen adaylar› diplomalar›n›n veKPSS sonuç belgelerinin fotokopilerinikay›k yaparak protesto ettiler.S›k s›k “Ücretli Köleler Olmayaca¤›z”,“Diplomal› ‹flsiz Olmayaca¤›z”, “HerkeseÇal›flma Hakk›, Herkese ‹fl”, “‹mama De-¤il, Ö¤retmene ‹htiyaç Var” sloganlar›n›atan ö¤retmenler ad›na aç›klama yapanYusuf Dönergünefl, 100 binden fazla ö¤retmeninhiçbir sosyal haktan yararlanamadanifl güvencesinden yoksun olarak, aydasadece 400 YTL ile ‘ücretli ö¤retmen’ ad›alt›nda adeta kölelik koflullar›nda günde enaz 10 saat çal›flt›r›ld›¤›n›söyledi.Ö¤retmena盤›n›n 200 bineulaflmas›nakarfl›n, sadece10 ila 20 bin ö¤retmenatand›¤›-n› kaydetti.Bütçedene¤itime ayr›lan pay›n iki kat›na ç›kart›lmas›n›,KPSS’nin kald›r›lmas›n› ve 200 binö¤retmen a盤›n›n kapat›lmas›n›, ücretli,usta ö¤retici, sözleflmeli isimleri alt›ndasürdürülen güvencesiz ö¤retmen istihdam›uygulamas›n›n son bulmas›n› isteyen e¤itimcilerineylemine destek veren E¤itim-Sen ad›na da Genel Sekreter Emirali fiimflekbir aç›klama yapt›.Say›: 118EMEK 11


“... Acaba niçin ölüm her yerdeayn› oldu¤u halde köylüler ve fakirinsanlar ona çok daha metinbir ruhla katlan›rlar?...”(Montaigne)Soru bu! Ya cevap?‹flte o cevab› verece¤im size.Çünkü ben, o fakir insanlardanbiriyim. Ve hayat›m kadar sade bircevap verece¤im. Daha do¤rusu,ölüm kadar ç›plak bir cevap olacakbu. Zaten, baflka türlüsü art›kmümkün de¤il. Ölümümüz, ki haldenbilen için, yukar›daki sorununda cevab›d›r...NE DE OLSAFAK‹R ‹NSANLARIZ...Nas›l öldük, biliyor musunuz?Belki duydunuz. Bafl›m›za gelenlergazete sayfalar›nda, TV ekranlar›ndagözünüze iliflti belki. Belki debilmiyorsunuz. Çünkü çok görüpiflittiniz böylesi haberleri ve kan›ksay›pal›flt›n›z. Öyle ya, o kadar çokölüyoruz ki, art›k ölüyor oluflumuz“normal” say›l›yor. Ne de olsa bizfakir insanlar›z...Fark ettiniz mi, ölümden bahsederkenhep ço¤ul konufluyorum.“Öldük” diyorum daima. Do¤rusubu çünkü; biz hep ço¤ul öldük. Azrailbile tane tane almad› can›m›z›.Tenezzül etmedi buna. Bir ekin destesigibi, misliyle biçti bizi. Çünkübiz fakir insanlar›z. Ölümü bile, flahsaözel cinsinden yaflayamay›z. Hayattahususi bir fleyimiz olmad› ki,ölümümüz özel olsun...Kara günefl gözlü¤ü takan o malumzevat, cenazemize gelip saf tutmazhiçbir zaman. Forslu arabalar›ntekerle¤i, bizim mezarl›klar›m›z›nyolunu da bilmez. Ve ard›m›zdan,gazetelere taziye ilanlar› da verilmez.Sahi kaç parad›r günlerce süreno ilanlar? Hani, çelenk gönderilmemesini,arzu edenin falanca vakfaba¤›flta bulunmas›n› rica ederlerhep. Bu kadar da yüce gönüllü alçaklard›ryani. Bize gelince, o ilanlaraverilen kadar paray›, ömrümüzboyunca görmemiflizdir. Ne de olsabiz fakir insanlar›z...Gazeteler için, bir günlük haberde¤erimiz vard›r bizim. Hatta az say›daölmüflsek, sütunlarda esamemizbile okunmaz. Ve lakin, ço¤ul ölürüzhep. ‹flte o zaman, akflam bültenlerinemozaikli görüntümüz düfler. Parçalanm›flcesetlerimizi ancak sansürleyipgösterebilirler. Ama yine debelli olur parçalanm›fl bedenimiz, ellerimizve tenimiz. Bir de sa¤a solaf›rlayan pabuçlar›m›z›n en ucuzundanoluflu, belli olur. Ne de olsa bizfakir insanlar›z...Ve kimsenin akl›nda kalmayanisimlerimiz, altalta yaz›l›p say›l›r.“Sosyal devlet” taraf›ndan damgalanm›flkimlik foto¤raflar›m›z akarekrandan. ‹simlerimiz de, resimlerimizde h›zl› h›zl› geçer. Sanki “rahats›zettik” der gibidir o foto¤raflardakibak›fllar›m›z. “Kusura bakmay›n”der boynu bükük edam›z.Ne de olsa biz fakir insanlar›z...Bir yerden bir yere gidiyorsak,bilin ki ekmek paras› içindir. Helebu mevsimde, o eski kamyonlar›nkasalar›nda hep üstüsteyizdir. Keyiftende¤il, mecburiyettendir bal›k istifiseyahatlerimiz. Çünkü en ucuzubudur. Çoluk çocuk, yorganlar vebulgurlar, hep beraber gideriz ölüme.Ki “mevsimlik iflçi” derler ad›-m›za. Gitmeyip ne edeceksin? Oksfordbile olsa Urfa’da, biz yine karadeniz’ef›nd›¤a gideriz. Ne de olsabiz fakir insanlar›z...Ekmek paras› için yola ç›kar›zda, geriye dönen hep tabutlar›m›zolur. Tabut dediysem, öyle askeri vemülki erkana has afili tabutlara hiçbenzemez bizimkisi. Hayat›m›z gibi,tabutumuz da ucuzundand›r. Hem,ne “flehit” sayarlar bizi, ne de bayrakörtülür üzerimize. Ço¤u keztabut bile yetmez cesetlerimize.Yaflarken görmedi¤imizihtimam›, cesedimiz hiçgöremez. Ne de olsa biz, fakircesetleriz...Burjuva orospular›n selülithaberlerine geçmedenönce, buz gibi bir ses havadisimiziverir: “Ad›yaman’›nKahta ilçesinden karadeniz’ef›nd›k toplamaya gideniflçileri tafl›yan araç ile karfl› yöndengelen kamyonun çarp›flmas› sonucu,aralar›nda çocuklar›n da oldu¤u 24kifli öldü...”‹flte bu haber, piyasalar› hiç etkilemez.Biz öldük diye düflmez borsa.Böyle ölüyoruz diye, gece yar›s›muht›ras› da yay›nlanmaz. Ç›kar›nauyan her fleye müdahil olan, o meflhurpatronlar örgütünün umurundabile de¤ildir ölümümüz. Ne de olsabiz fakir insanlar›z. Laf›m›z bileedilmez o kurtlar sofras›nda. Ki oharami sofralar›nda yenilen hakk›-m›z, içilen kan›m›zd›r daima...Sahi, siz o sorunun cevab›n› m›bekliyorsunuz hâlâ? Oysa biz, yaflarkenve ölürken verdik o cevab›.fiimdi s›ra sizde! Bakal›m, siz ne diyeceksiniz?Çaresizlik mi... Yoksullu¤unzindana çevirdi¤i hayat ile,ölüm aras›ndaki çizginin ipince olmas›m›? Yoksa... Ne?Biz yine öldük iflte. Bir gece vakti.Yok olduk, hiç yaflamam›fl gibihem de. Ama katlimize kay›ts›z kalmayanlarda var bu memlekette. Kionlar›n yumru¤u s›k›l›, gözleri fenakara ve dilleri ezgilidir flimdi: “Günola, devran döne, umut yetifle...Da¤lar›n›n da¤lar›n›n ard›ndade¤il öyle yoksulluklar hasretlerbir tek baflak tanesi susuz kalmayacakbir tek zeytin dal› bile yaln›zs›k›ysa ya¤mas›n ya¤murs›k›ysa uyanmas›n da¤bu yürek ne güne durur...”Ümit ‹lter(Bolu F Tipi Hapishanesi)12ÖYKÜ19 A¤ustos 2007


Amerikanc› hükümeteuygun cumhurbaflkan›“Uzlaflma” üzerine at›lan nutuklar›n“yank›s›” dinmeden, AKP,cumhurbaflkan› aday›n›n AbdullahGül oldu¤unu aç›klad›. Mevcut tablodabir de¤ifliklik olmazsa Gül, 11.cumhurbaflkan› seçilecek.Gül’ün cumhurbaflkanl›¤› üzerindeyaflanan kriz erken seçimi beraberindegetirmifl, AKP bu durumuseçim propagandalar›nda “mazlumiyet”malzemesi olarak kullanm›flt›.fiimdi ald›¤› yüksek oy oran›ylakald›¤› yerden devam ediyor.Tayyip Erdo¤an’›n söz vermesininhiçbir k›ymeti harbiyesi olmad›-¤›na herkes bir kez daha tan›k oldu.Ne demiflti Tayyip: “Cumhurbaflkan›aday›n› uzlaflma ile belirleyece¤iz”.“Birden fazla adayla partiliderlerini ziyaret edece¤im...”Baflta AKP iktidar› olmak üzere,burjuva düzen partileri ve onlar›nkiral›k kalemlerinin, halk› oligarflinincumhurbaflkanl›¤› seçiminde“taraf” haline getirme çabas›, sisteminmeflruiyeti konusunda bilinççarp›kl›¤› yaratmaktan baflka hiçbiranlam ifade etmiyor, halk› kendiiktidar çat›flmalar›na alet etmekistiyorlar. Sistem yerinde durdukçakimin cumhurbaflkan› olaca¤›-n›n halk aç›s›ndan hiçbir önemiyoktur. Bu çat›flmada halk›n hiçbirç›kar› yoktur.Ancak flu da bir gerçek ki Gül;iktidar›n niteli¤ine, izledi¤i politikalara,dayand›¤› güçlere “enuygun” cumhurbaflkan› olacakt›r.Bunu, iktidar savafl›n›n di¤er cephesiolan “laik-Kemalist” çevrelerinsöyledi¤i, “dincilik, fleriatç›-l›k” kimli¤inden, eflinin türbanl›oluflundan dolay› söylemiyoruz.Gül’ün niteli¤ini belirleyen as›lolarak bunlar›n hiçbiridir. Gül’ünniteli¤ini belirleyen, Amerikanc›-l›¤›d›r, emperyalizme sadakatidir.‘Il›ml› ‹slam’ kimli¤i de bu anlamdayerini bulmaktad›r.D›fliflleri Bakanl›¤› döneminde,özellikle Büyük Ortado¤u Projesikapsam›nda oynad›¤› rolü hat›rlay›n.Amerika’n›n, rejimini de¤ifltirmekistedi¤i ‹ran, Suriye gibi ülkelere“mesaj” tafl›yan, ABD’nin bir“posta güvercini” gibi hareket edenGül’dü. Bu nedenle, islamc› bas›n›nbu gerçeklerin üzerini örtmek için,“Neoconlar Gül’e karfl›” yorumlar›döflenmesi kimseyi aldatmamal›d›r.Milliyet’ten Yasemin Çongar’›n daalt›n› çizdi¤i gibi, Amerikan yönetimiGül’ün D›fliflleri Bakan› kimli-¤iyle oynad›¤› rolü cumhurbaflkan›olarak oynamas›ndan son derecememnun olacakt›r. Türkiye’nin “laikkimli¤i” meselesi mi; bunun emperyalizmaç›s›ndan ne önemi var!Tekellerin deste¤i veAKP yalakalar›Gül’ün adayl›¤›n› aç›klamas›ndanhemen sonra, iflbirlikçi tekelciburjuvazi baflta olmak üzere,AKP’yi seçimde destekleyen veAKP iktidar›ndan ç›kar› olan çevreleran›nda desteklerini ifade ettiler.TÜS‹AD Baflkan›, Gül’ü “olgunve kucaklay›c›” diye nitelerken,‹TO Baflkan›, “olumlu karfl›lad›klar›n›”söyledi. T‹M Baflkan› O¤uzSat›c› ise “Gül uzlaflt›r›c› olacak”dedi. Burjuva bas›nda da Gül’ü aklama,ya¤lama yaz›lar› birbirini izledi.‹slamc› bas›n› saymaya bile gerekyok. Avrupa Birlikçiler de yine“demokrasi” ad›na alk›fla durdular.Enis Berbero¤lu, “Gül’ün, ilk bas›ntoplant›s›nda yeni bir sayfa açmakararl›l›¤›n› gösterdi¤ini” ifadeederken, M. Ali Birand, “Gül, dahaduyarl› bir cumhurbaflkan› olacakt›r”ya¤lamas› yapt›. Ertu¤rul Özkökise, ordu ile AKP’nin “aras›n›yapma” rolüne soyundu. AKP’ninsad›k yalakas› Taha Akyol da,Gül’ün nas›l da “reformcu” oldu¤unuanlatarak, “Gül’ün, hakk›ndakiönyarg›lar› k›sa sürede giderece¤ine,iyi bir ‘parlamenter rejim cumhurbaflkan›’olaca¤›na inand›¤›n›”söyledi. Gül’ü “demokrasi” ad›naalk›fllayanlardan biri de Erdal fiafak’t›.fiafak, “Tellallar ba¤›racak,demokrasi yolunda gidecek” dedi.Cumhurbaflkanl›¤› meselesi, iktidarsavafl›n›n bir cephesidir. AKP,bu anlamda flu anda mevzi kazanmakiçin ad›m atm›flt›r. Süreç nas›lgeliflecek görece¤iz; ancak fluras›aç›k ki, oligarflik sistemde cumhurbaflkanlar›,halk›n cumhurbaflkan›de¤ildir. Bu ülkede cumhurbaflkanlar›hep, Susurluk politikalar›n›nkararlar›n›n al›nmas›nda, halka karfl›savaflta, iflbirlikçili¤in sürdürülmesindeen üst düzeyde rol alm›fllard›r.fiimdi bu rolü Gül oynayacak!De¤iflen sadece isim. Bu nedenleGül’ün “tarafs›z olaca¤›m”söylemi, sistem içinde oynayaca¤›temel rol aç›s›ndan hiçbir anlam ifadeetmiyor. O, emperyalizmin ve iflbirlikçioligarflinin taraf›ndad›r.Say›: 118CUMHURBAfiKANLI⁄I 13


‘Seçim Çare De¤il’ Dedikleri ‹çinTutuklananlar Serbest B›rak›lanaKadar Eylemler Sürecek!16 Temmuz günü, “Seçim ÇareDe¤il Ba¤›ms›zl›k Demokrasi MücadelesineKat›l” slogan› ile Ankara’yagiden HÖC’lülerin meclisönünde aç›klama yapmalar›na izinverilmemifl ve polisin vahflice sald›-r›s› sonucu gözalt›na al›nanlardan87 kifli hukuksuz bir flekilde tutuklanm›flt›.‹tiraz sonucu, 45 kifli özgürlü¤ünekavuflurken, 42 kiflinintutuklulu¤u halen sürüyor.42 kifli nezdinde hukuksuzlu¤undevam ettirilmesi ve sorumlularhakk›nda hiçbir ifllem yap›lmamas›,yap›lan eylemlerle protesto ediliyor.HÖC’lüler, ülkenin çeflitli kentlerindedüzenledikleri eylemlerle,HÖC’lülerin serbest b›rak›lmas›n›isterken, sorumlular›n yarg›lanmas›n›talep ediyorlar.“Ba¤›ms›zl›k ‹stemekSuç De¤ildir”Seçim çare de¤il dedikleri için tutuklananHÖC’lülerin serbest b›rak›lmas›talebiyle Ankara’da bafllat›lanimza kampanyas› stand›, 11A¤ustos günü Yüksel Caddesi’ndeaç›ld›. HÖC’lüler polisin tehdit vegözalt›lar›na ra¤men megafonlahalka yaflanan vahfleti anlat›rken,sald›r›n›n resimleri de sergilendi.‹zmir HÖC Temsilcili¤i’nin 11A¤ustos günü Kemeralt› giriflindeyapt›¤› aç›klamada, meclise yürümekisterken tutuklananHÖC’lülerin serbest b›-rak›lmas› istendi.“Seçim Çare De¤ilDiyenler Serbest B›rak›ls›n”pankart› aç›lan eylemde,aç›klamay› yapanYurdagül Gümüfl, sald›-r›y› hat›rlatarak, “Peki,bu insanlara neden sald›r›ld›?Neden tutukland›lar?AKP iktidar› bunu aç›klas›n!”ça¤r›s› yapt›.‹ktidar›n bunlar› aç›klayamayaca¤›n›kaydeden Gümüfl, sözleriniflöyle sürdürdü:“Aç›klayamaz! Çünkü bu insanlarülkemizin ba¤›ms›z olmad›¤›n›ve bir ülke ba¤›ms›z olmad›¤› müddetçeyap›lan seçimlerin oyundan,vaatlerin yalandan baflka bir fley olmad›¤›n›söylemek için Ankara’dayd›lar.Emperyalist tekellere“babalar” gibi sat›lan, halk› susuzlukyaflarken nehirleri emperyalizmepeflkefl çekilen, topraklar›n›nher yerinde ABD’nin ve NATO’nunüsleri olan, ekonomisinin IMF taraf›ndanbelirlendi¤i bir ülkenin ba-¤›ms›z oldu¤unu kim söyleyebilir?Ba¤›ms›z olmayan ülkemizde yap›-lan bu seçimin ba¤›ms›z ve halk›niradesi ile yap›ld›¤›n› kim iddiaedebilir?”HÖC’lülerin bu gerçekleri ifadeettikleri için iktidar›n terörüne maruzkald›klar›n› kaydeden Gümüfl,sald›r›n›n kendine devrimci, demokrat,yurtsever diyenlere yönelikbir sald›r› ve tehdit oldu¤unun alt›n›çizerek, ba¤›ms›zl›k ve demokrasimücadelesini yükseltme ve tutuklubulunan 42 kifliyi sahiplenme ça¤r›-s› yapt›.Aç›klama “Ne ABD Ne AB Ba-¤›ms›z Türkiye, Demokrasi ‹stemekSuç De¤ildir, Ba¤›ms›zl›k ‹stemekseçimin çare olmad›¤›n› söyleyenlerinvahflice sald›r›ya u¤ray›p, hukuksuz flekildetutukland›klar› bir ülkede demokrasinin,hukukun oldu¤unu söyleyenler YALAN söylüyorSuç De¤ildir” sloganlar› at›larakbitirildi.“Ya Benim Gibi DüflünYa Da Sesini Kes”HÖC’lülerin serbest b›rak›lmas›için bir baflka eylem de ‹stanbul’dayd›.HÖC’lüler serbest b›rak›lana kadarher cumartesi günü eylem yapanHÖC’lüler, 11 A¤ustos’ta da GalatasarayPostanesi önündeydi. “SeçimÇare De¤il Dedikleri ‹çin Tutuklanan42 Kifli Serbest B›rak›ls›n!”pankart›n›n aç›ld›¤› ve sald›r›-n›n vahfletini gösteren resimlerin tafl›nd›¤›eylemde, aç›klamay› TA-YAD Baflkan› Mehmet Güvel yapt›.Güvel, tutuklamalar›n siyasi gerekçelerleyap›ld›¤›n›, bu anlay›fl›n ‘yabenim gibi düflüneceksin ya da sesinikeseceksin’ diye dayatt›¤›n› ifadeetti. Güvel, “Buradan bir kez dahasesleniyoruz; bu ülke ba¤›ms›z de-¤ildir. Bu ülkede demokrasi yoktur.Ba¤›ms›zl›¤›n ve demokrasinin olmad›¤›bir ülkede ba¤›ms›z yarg› isehiç olamaz. Bu dava bunun en aç›kgöstergesidir. Bu ülkede demokrasive ba¤›ms›zl›k olacaksa bu bizimmücadelemizle olacak” dedi.Güvel, tutuklananlar serbest b›-rak›l›ncaya kadar her hafta buradaonlar›n özgürlü¤ünü savunmaya devamedeceklerini söyledi. Eylemde,14 HUKUK 19 A¤ustos 2007


söz alan Nagehan Kurt, sald›r› sonras›tutuklanan o¤lunun Sincan LTipi’ne yaflad›¤› iflkenceleri ve karfl›laflt›¤›sorunlar› anlatt›.“Demokrasi ‹stemekSuç De¤ildir”Hukuksuzlu¤a karfl› sloganlarAkdeniz Bölgesi’nde de yükseldi.Adana HÖC üyeleri 13 A¤ustosgünü ‹nönü Park›’nda yapt›klar› eylemde,“Seçim Çare De¤il Dedikleri‹çin Tutuklananlar Serbest B›rak›ls›n”pankart› açt›lar. Hukuksuzlu¤uprotesto eden HÖC’lüler ad›nakonuflan Mehmet B›ld›rc›n, “Bizlertutuklu olan 42 arkadafl›m›z serbestb›rak›l›ncaya kadar her hafta oturmaeylemimizi sürdürece¤iz” diyekonufltu. Aç›klaman›n ard›ndanoturma eylemi yap›ld›.Ayn› gün Hatay HÖC’lüler deUlus Meydan›’ndayd›. ‹flkence görenlerinresimlerinin tafl›nd›¤› eylemdekonuflan Enis Aras, tutuklamalar›nhukuksuzlu¤una de¤inerek,“hukuksuzlu¤a son verin” dedi.Aras, AKP iktidar›n›n demokratl›¤›-n›n göstermelik oldu¤unu ifade etti.Aç›klaman›n ard›ndan oturmaeylemi gerçeklefltirilirken, s›k s›k“Kahrolsun Faflizm Yaflas›n Mücadelemiz,Halk›z Hakl›y›z Kazanaca-¤›z, Demokrasi ‹stemek Suç De¤ildir,Ba¤›ms›zl›k ‹stemek Suç De¤ildir”sloganlar› at›ld›.Mersin’de ise, Taflbina önündetoplanan HÖC üyeleri, “Seçim ÇareDe¤il Dedikleri ‹çin Tutuklanan 42Kifli Serbest B›rak›ls›n” yaz›l› pankartve dövizler açt›lar.Aç›klamay› okuyan GülbeyazKaraer, “adaletin” terazisinin iktidardanyana oldu¤unu ve hukukigerçeklerin bir yana itilerek siyasigerekçelerle sald›r›ld›¤›n› ve tutuklamalaryap›ld›¤›n› belirtti.Aç›klaman›n ard›ndan yap›lanoturma eylemi s›ras›nda da sloganlarve marfllarla hukuksuzluk protestoedilirken, 42 kifli serbest b›rak›lanakadar Taflbina önünde her pazartesisaat 13.00’te eylemin sürece¤iduyurusu yap›ld›.Tutsaklardan Adalet Bakanl›¤› ve ‹ktidara Ça¤r›Sözünüzü Tutun; Genelgeyi Uygulay›nHapishanelerdekikeyfi uygulamalara hergeçen gün bir yenisiekleniyor. Adalet Bakanl›¤›22 Ocak'ta yay›nlad›¤›genelge iletecrit sorununun varl›-¤›n› kabul etmifl ve tecritinkald›r›lmas› yönündek›smi birtak›muygulamalar›n bafllat›-laca¤›n› taahhüt etmiflsede, yaflananlar tamtersinin iflaretçisidir.Genelgenin uygulanmas›konusunda tutsaklar›nçabalar› da hapishaneidarelerineba¤l› olarak ve keyfiliklerinedeniyle sonuçsuzkalmaktad›r.Örne¤in haftada 10 tutsa¤›n10 saat birarayagetirilmesi konusundahapishanenin mimarisininyetersizli¤indenbahsediyorlar. Fakatgenelgede, "ortak mekanyetersizli¤i sorunuçözülünceye kadar kapat›lmabirimleri dedahil olmak üzere hertürlü kapal› alan›n kullan›labilmesineimkan tan›yandüzenleme"yap›lmas›gerekti-¤i söyleniyor.Yine buhakk›n kullan›m›ndatutsaklardisiplincezalar›oldu¤u gerekçesiylekeyfi olarakortak sohbetlereç›kar›lmayabiliyor.Halbuki bu konuda genelgedeçok aç›k birbiçimde flöyle ifadeediliyor:“Hücreye koymacezas› alan hükümlü vetutuklular bu cezalar›-n›n infaz koflulu aranmaks›z›nbu faaliyetlerekat›l›r"Genelgedeki "tredman"kofluluna dauyulmuyor.Bu örnekler daha daço¤alt›labilir. Ancakbunlar bile hapishanelerdegenelgenin ihlaledilmesi flöyle dursun,tecrit iflkencesinin sürdürülmesikonusundaki›srar› göstermeyeyeterlidir.Bizler siyasi tutsaklarolarak iktidar›, AdaletBakanl›¤›'n› bir kezdaha uyar›yoruz. Sözleriniziunutmay›n!Genelgeyi uygulamal›,tecrit sorununun çözümüneiliflkin ad›m atmal›s›n›z.Fiziki imkans›zl›klarvs. gibi sorunlarbizim sorunu-Genelgenin uygulanmas› için eylemlersürüyor. Bu eylemlerden biri de MunzurFestivali s›ras›nda Dersim’de yap›ld›muz de¤ildir. Bu konudaçözüm bulmas› gerekenhapishane idareleridir.Genelgenin uygulanmamas›ise sadecehapishane idarelerininkeyfilikleri de¤ildir.Bu Adalet Bakanl›-¤›'n›n bir taktiksel manevras›d›r.‹stediklerizaman tüm hapishaneidarelerinin talimat veönergelere uymas›n›sa¤layabilmektedirler.Sorun tecrit konusundaki›srardad›r. 7 y›lsüren Büyük Direniflve bu direniflin kahraman›122 flehidimiztecrite karfl› mücadeledenasla vazgeçmeyece¤imizinispat›d›r.Buna ra¤men tecrit politikas›nda›srar edilmesiyeni katliamlar›nve ölümlerin önünü açmakdemektir.Bizler düflüncelerimiz,ideolojimiz u¤runabundan önce oldu¤ugibi bundan sonra dageliflebilecek her türlüsald›r›ya vebedele haz›-r›z. AdaletBakanl›¤› veiktidar da tecritiflkencesinde›srar ediyorlarsa,bedellerinedehaz›r olmal›-lar.* Cansuyudergisinin temmuzsay›s›ndanal›nm›flt›r.Say›: 118HUKUK 15


17 A¤ustos1999Saat 03.0240 bininsan›m›zenkazalt›nda kald›SorumlularhesapvermediDevlet yinehalk›nölümünübekliyorBüyük ac›m›z› unutmayal›mUnutmak, yeniden yaflamakt›r40 bin insan›m›z› topra¤a gömdü¤ümüzo büyük ac›n›n üzerindentam 8 y›l geçti.17 A¤ustos günü Kocaeli, Gölcük,Yalova, Adapazar› baflta olmaküzere depremde y›k›m ve can kay›plar›n›nyafland›¤› yerlerde anmalardüzenleniyor.Burjuva medya ve iktidarlar her17 A¤ustos’ta “yaralar› yeniden kanatmamak”yalan›yla ad›m ad›munutturmaya çal›flt›lar.Ama unutulur mu böyle bir ac›?Kabuk ba¤lar m› böyle bir yara?Böylesi büyük bir ac›n›n hafiflemesi,yaralar›n sar›lmas› için; enbaflta halk›n ma¤duriyetlerinin giderilmesive tedbir almayan, yap›lar›denetlemeyen devlet görevlilerinin,belediyelerin, daha fazla kâru¤runa çürük yap›lar yapan müteahhitlerincezaland›r›lmas› gerekir.Deprem Davalar›naZaman Afl›m›Peki ne oldu 17 A¤ustos sonras›?Veli Göçer günah keçisi seçildi.Aç›lan davalar sürüncemede b›rak›ld›ve bu y›l›n flubat ay›nda hepsibirden, “zaman afl›m›na” u¤rayarakdavalar düfltü. Sadece 9 kifli hapiscezas›na çarpt›r›ld›.Evet, 40 bin insan katledildi amaoligarflinin adaleti resmen adaletsizb›rakt› ac›l› aileleri, analar›n› babalar›n›kaybetmifl çocuklar›, k›zlar›n›ve o¤ullar›n› yitirmifl ana-babalar›.Ba¤›ms›zl›k ve demokrasi içinmücadele ettikleri için hakk›nda davaaç›lan tek bir devrimcinin davas›n›nböyle zaman afl›m›na u¤rat›ld›¤›n›gördünüz mü, duydunuz mu?Yoktur tek bir örnek. Ama, iflkence,katliam davalar›nda onlarcad›r. Hepayn› zihniyet, suçlu olan devletse,orada adaletin gözü kör, kula¤› sa-¤›r olur. Nas›lsa ölen yoksul halkt›r!O Soru Hâlâ SoruluyorAKP ‹ktidar› Planl›Katliama Haz›rlan›yor“Nerde Bu Devlet?”17 A¤ustos’ta ne çok sorulmufltubu soru. Ses vermedi devlet 17A¤ustos’ta. Bir tek, halka yard›makoflan devrimcileri takip etmek içinoradayd›. Anl› flanl› devletin, mazlumlara,hakk›n› arayanlara gücünügöstermekle meflhur devletin yetkililerigünlerce deprem bölgesine dahiulaflamad›lar. Ama ayn› anda,emperyalistlerin istedi¤i ‘tahkim’gibi sömürge yasalar›n› ç›karmaktagecikmediler.fiimdi yine o soru gündemde veyine yok ortal›kta devlet. Hakk›n›arayan›n karfl›s›na polis copuyla,hapishaneleri, mahkemeleri, yasalar›ylaç›kan, y›k›lacak gecekondular›nbafl›na kepçeleriyle çullanandevlet, beklenen depreme önlem almayagelince yine yok ortal›kta.Beklenen büyük ‹stanbul depremikonusunda bilim insanlar› art›kaç›kça ilan ediyorlar: Bu devlettenumudumuzu kestik diye.‹TÜ Maden Fakültesi’nden Prof.Dr. Naci Görür, bilimin AKP iktidar›na,devletin halk› düflünmeyenzihniyetine isyan›n› flu sözlerle ortayakoyuyor:“Bir bilim adam› olarak teslimbayra¤› çekiyorum. Pes ediyorum...Umudum kalmad›... Bu ülkeyi yönetenlerin,devletin deprem diye birderdi yok. Yap›lan her fley oyalamave göz boyamadan ibaret kal›yor.”Nerede, nas›l deprem olaca¤›belli; neden burada yaflayan insanlar›nevleri, yaflam alanlar› depremekarfl› güçlendirilmiyor? Silahlanmaya,tekellere hortumlamaya gelinceayr›lan bütçeler neden halk›n can›naayr›lm›yor?Neyi bekliyor AKP iktidar›?‹nsanlar›n ölmesini mi?Bilim bas bas ba¤›r›yor; bir anönce diyor, hiç vakit kaybetmedenönlem al›nmal› diyor.Ancak adeta böyle bir sorunyok; AKP 5 y›ld›r tekeller u¤runaç›karmad›¤› yasa kalmad›, emperyalizmne istediyse yapt› ama depremihiç gündemine almad›.Bunun ad› planl› katliamd›r.Oligarflik devlet ve onun iktidar›planlayarak, bilerek halk› katletmeyeahdetmifl adeta.16 DEPREM 19 A¤ustos 2007


Ne diyor AKP? “Takdir-i ilahi,bafla gelecek olan çekilir” mi demekistiyor?Ad›m ad›m, gün gün, saat saatgelmesi beklenen bir y›k›m. Onbinlerinve hatta belki daha fazla insan›m›z›ncan›n› alaca¤› bugündenbelli olan bir y›k›mdan sözediyoruz.Bu, tek bafl›na “kadercilikle”, islamc›zihniyetle de aç›klanamaz.Bu, halk düflmanl›¤›d›r, halka zerrekadar de¤er vermeyen bir anlay›fl›ntezahürüdür.Bilim insanlar›, fay hatt›nda yo-¤un gaz ç›k›fl› tespit ediyor; iflçiler 1May›s yapacak diye görülmemifl“önlemler” alan ‹stanbul Valili-¤i’ne, her yana laleler dikip halkasahte ‘lale devri’ havas› yaflatan büyükflehirbelediyesine baflvuruyorlar,ama kimse ilgilenmiyor onlarla.AKP, ‘Depreme TedbirAl›n’ Diyeni SusturuyorElbette bofl durmuyor AKP iktidar›.Bak›n ne yap›yor.Baflbakanl›¤›n “yeni yap›lanma”gerekçesiyle Ulusal Deprem Konseyi’ni(UDK) la¤vetmesinin üzerinden7 ay geçmesine karfl›n, üst düzeydekoordinasyon ve dan›flmanl›ksa¤layacak bir yap› hâlâ kurulmad›.Yüzde 98’i deprem kufla¤›ndaolan bir ülkeyiz. ‹stanbul depreminibekliyor milyonlarca insan›m›z.Böyle bir depremin nas›l bir y›k›mayolaçaca¤› az çok bilim insanlar› taraf›ndanyap›lan araflt›rmalarda ortayakonuldu.‹ktidar bu konuda hiçbir pratiktedbir almad›¤› gibi, bilimsel çal›flmalar›da tümüyle ask›ya ald›.Peki, 17 A¤ustos Depremi sonras›kurulan UDK, neden la¤vedildi?Türkiye deprem kufla¤›ndan baflkabir yere mi tafl›nd›?Yoksa, durdu¤u yerde, depremriski mi azald›?Hay›r bunlar›n hiçbirisi de¤ildir.Birinci neden, konseyin s›k s›k,deprem riskine karfl› projelerin ka-¤›t üzerinde kald›¤›n›, yetkililerinhiçbir fley yapmad›¤›n›aç›klamalar›.‹kinci neden;AKP’ninkadrolaflma anlay›fl›.Üçüncü nedenise, konseyinçal›flma ve masraflar›n›iktidar›nbir “yük” olarakgörmesi.‹ktidar, gerçe¤idile getirenlerisusturuyor.Susun diyor,halk tehlikeninciddiyetini görmesin,bilmesin,bu konu sürekligündemde olmas›n.Mant›k bu!Ocak ay›ndaBaflbakan Erdo-¤an’›n imzas› ileyay›nlanan genelgeile UDKla¤vedilmiflti.Geliflen tepkilerüzerine Erdo¤an,“Türkiye AcilDurum Yönetimi Genel Müdürlü-¤ü’nün çal›flmalara entegre olaca¤›-n›” aç›klam›flt›. Aradan 7 ay geçti vehiçbir ad›m at›lmad›. Nas›lsa o günkütepkiler yat›flt›r›lm›flt›, AKP iktidar›n›nyönetim anlay›fl›na, zihniyetinegöre aslolan da buydu.Halk›n can›, gelece¤i mi; umurundam› iktidar›n!UDK Eski Baflkan› Prof HalukEyido¤an hakl› olarak “susuzlukgibi depremi gerçekleflince hat›rlar›z.”Evet, bu ülkeyi yönetenler sorunlar›gözden uzak tutup, sonra“bafla gelince” piflkince “takdir-iilahi” diye geçifltirme konusundauzmand›rlar. Kurakl›¤›n gelifliniadeta bekleyen iktidar susuz b›rakarak,halka eziyet ediyor, olas› salg›nhastal›klar›n yaflanmas›na nedenoluyor. Deprem konusundaki politikas›da ayn›. Bekliyor!Onbinlerin ölümünü ve büyüky›k›m› sadece bekliyor!Depremzedeler hâlâ ma¤durHalk›n can›n›, halk›n ihtiyaçlar›n›düflünmeyen oligarflik düzen, depreminard›ndan “devletin elinden geleniyapaca¤›, yaralar› saraca¤›” nutuklar›n›çok geçmeden unuttu ve unutturmayaçal›flt›.Y›llarca sa¤l›ks›z koflullarda prefabriklerdeyaflad› binlerce aile. Böylebir felakette, üstelik dünyan›n dört biryan›ndan yard›mlar›n geldi¤i, depremvergilerinin topland›¤› koflullarda, evleriy›k›lanlara bafllar›n› sokacaklar›bir evi dahi yapmad›. Paras› olan yaflas›nd›,bu düzende.Devlet, halk›n yaflad›¤› felakette sorumlulu¤unu unutturmayaçal›flt›¤› gibi, bir süre sonra prefabrikleri de boflaltt›,depremzedelere tahsis edilen araziler rantiyeyekurban edildi.Örne¤in, Kocaeli’de 35 bin konut y›k›ld›, ancak 17bin konut yap›ld›. Sakarya’da da ayn› flekilde, y›k›lanlar›nyerine devlet yenilerini yapmad›.Düzceli depremzedeler defalarca Ankara’ya gelerekeylemler yapt›lar, ancak verilen sözlere ra¤men sorunlar›naAKP iktidar› taraf›ndan çözüm bulunmad›, ço¤u kezonlar›n karfl›s›na yetkililer de¤il polisler ç›kar›ld›.Bir Kez Daha Ac›ylaSars›lmamak ‹çin...Devlet yetkilileri, AKP iktidar›yine 17 A¤ustos’un y›ldönümündenutuklar atacaklard›r. Ancak bu,ölümlerimizi bekledi¤i gerçe¤ini,17 A¤ustos’un yaralar›n› sarma konusundahiçbir ad›m atmad›klar›gerçe¤ini de¤ifltirmeyecek.17 A¤ustos bu düzenin halk içinolmad›¤›n›, halk› düflünmedi¤ini ençarp›c› flekilde gösterdi. O gündenbu yana yaflananlar da, düzenin buniteli¤ini daha da pekifltirdi.Ayn› düzen flimdi de ölümlerimizibekliyor. Peki biz bekleyecek miyiz?Can güvenli¤imizi, halk› düflünmeyenlerininsaf›na m› b›rakaca-¤›z? Cevab›m›z ‘hay›r’ ise, bilmeliyizki; iktidar›n, belediyelerin tedbiralmas›n› sa¤layacak olan bizimörgütlenmemiz ve mücadelemizdir.Tercih ortada: Ölüm ya da mücadele.Say›: 118DEPREM 17


¤iflimleri, nem oran›n›n yükselmesi,ifllenmemifl at›klar›n dura¤an barajgölüne kar›flmas› sonucu, ast›m,bronflit, s›tma, Hepatit A, Salmonella,Para-Tifo, Amipli Dizanteri gibihastal›klar artacakm›fl; yerleflimHasankeyf’i sular alt›nda b›rakacakolan Il›su Baraj› için imzalar at›ld›.AKP’li Bakan, binlerce y›ll›k tarihiyoketmeyi, 'Hükümetin son taç projesi’diye sundu.Çok say›da medeniyete ev sahipli¤iyapan tarihi kent Hasankeyf'isular alt›nda b›rakacak olan Il›suBaraj›’n›n yap›lmamas› için ça¤r›-lar, protestolar fayda etmedi. AKPbir kez daha tekellerin ç›karlar›n›nüzerinde hiçbir de¤erin olmad›¤›n›kan›tlamak için ad›m att›.Il›su Baraj› için anlaflma, 14A¤ustos’ta yap›ld›. AKP hükümetininEnerji ve Tabi Kaynaklar Bakan›Hilmi Güler, att›¤› imzay› hükümetinin“kararl›l›k sembolü” olaraktan›mlad›.Do¤ay›, tarihi, kültürü yoketme,tekellerin ç›karlar›n› düflünme, halk›ntepkilerini kaale almama kararl›l›¤›!Ticari anlaflma, DS‹ Genel Müdürlü¤ü,Almanya, ‹sviçre ve Avusturya'danoluflan konsorsiyum aras›ndaimzaland›. Ad› üstünde; ticaret!Ticari ç›karlar›n oldu¤u yerdetarihin, kültürün laf› m› olur?Il›su Baraj Projesi'yle birlikte170 kilometrelik nehir k›y›s›, ekosistemdegeri dönülmez tahribatlarayol açacakm›fl ne önemi var!Nehir vadisine ba¤›ml› nadir,hassas, göçmen ve tehlike alt›ndakicanl› türleri yok olacakm›fl, ne gam!123 kufl türü yok olacakm›fl,AKP’yi ne ilgilendirir!Yeralt› sular› çekilecek, afla¤›kesimlerdeki nehir yataklar› bozulacak,su ak›fl›n›n istikrars›zl›¤› gibinedenlerle nehir adalar› yok olacakm›fl;ticaretin yan›nda laf› m› olur!Karasal bölgelerde ani iklim de-AKP, Tarihi YoketmekteDo¤ay› Katletmekte Kararl›yerlerinde su seviyesi yükselecekve zeminde göçükler artacak, olas›depremlerde büyük facialar yaflanacakm›fl;AKP’nin umurunda m›!Hilmi Güler, iflledikleri suçunbüyüklü¤ünün fark›nda asl›nda. Herfleyi bir yana b›rakt›k, bir baraj olarak“taç proje” diye adland›r›lmas›imkans›z olan bir proje için bu deyimikullanmas›, “flimdiye kadar çokimza töreni yapt›k. Ancak bu seferki, ayr› bir heyecan veriyor!” gibi,anlams›z ve abart›l› sevinç gösterileriyapmas› bunun sonucudur.Nedir heyecan›n nedeni? Bir tarihisular alt›na gömmek!Hasankeyf’i turizm cenneti, sukayaklar› merkezi yapacaklarm›fl.Müjdeye bak›n! Bölge halk›na ekonomikrüflvetlerle tarihlerinin yokedilmesine,beraberinde gelecekrisklere ses ç›karmamalar› dayat›l›-yor. Kayak merkezleri, turizm cennetleriher yerde var, ancak Hasankeyfher yerde yok!Üstelik “gurur projesi” dedikleribaraj›n ömrünün sadece 50 y›l olaca¤›bugünden belli. 50 y›ll›k ömrüolan baraj için, binlerce y›ll›k bir tarihyokediliyor.Üstelik, Il›su Baraj› ihalesiz verildi...Bu da Hasankeyf katliam›n›nbir baflka boyutu. Kimler nemaland›buradan bellidir. AKP’nin belirledi-¤i flirketler ile, Almanya, Avusturyave ‹sveç emperyalistleri. Onlar›n ç›-karlar› her fleyin üzerine geçirildi.Avrupa emperyalistleri, tarihe,kültüre, medeniyetlere sayg›dan,korunmas›ndan söz etmeyi çok severler.Kendi ülkelerinde tarihi dokuyuda k›smen koruduklar› do¤rudur.Ancak, sözkonusu olan sömürgelerintarihi, kültürü oldu¤unda,ac›mas›zca ç›karlar›na kurban ederler.ABD’nin Ba¤dat’ta ilk ifli binlercey›ll›k tarihi y›kmak ve ya¤malamakoldu. Hasankeyf’in yokedilmesinekredi veren ve flirketlerininç›kar›n› kollayan Avrupa emperyalizmiise, bu konuda çok daha sinsice,ikiyüzlüce hareket ediyor.Satmaktan, tekellere peflkefl çekmektenbaflka hiçbir fleyi asla düflünmedi¤ini5 y›l içinde defalarcagösteren AKP içinse, tarihin, kültürüntek anlam› vard›r: Osmanl›’n›nSaray tarihi. Bakan Güler, suçlulukiçinde, “enerji kadar çevre ve tarihede önem verdiklerini” söylüyor.Baflbakan Erdo¤an, elefltiriler karfl›-s›nda “Hasankeyf yok olmayacak,baflka bir yere tafl›yaca¤›z” diyor.YALAN ve ALDATMA!Ne çevreye ne de tarihe önemverir bu zihniyet. Ülke yönetimine,sorunlara günübirlik bakanlar›n tarihikoruduklar› nerede görülmüfl.Hasankeyf’i tafl›ma meselesi ise,“çocuklara masallar” türünden birkonu. Antik bir kentin ancak tafl›n›,topra¤›n› tafl›rs›n, ama o art›k Hasankeyfde¤ildir. Baraj›n ekolojikdengeye, halk sa¤l›¤›na yönelik tehditleriise, AKP aç›s›ndan çok dahatali bir konudur.Bir ülkenin, bir halk›n tarihine,kültürel birikimine, eserlerine sahipç›kmas› bir anlay›fl sorunudur. Genelolarak kapitalist anlay›flta, maddide¤er yaratmayan hiçbir fleyinde¤eri yoktur. Bu zihniyete ek olarake¤er sözkonusu olan, Türkiyegibi bir ülkenin yöneticileri ise,AKP gibi bir zihniyetin yönetimivarsa; orada kültürün, tarihin katliam›s›radan bir olay halini al›r. ‹stanbul’daAKM’yi y›kmak ister, Batman’daHasankeyf’i suya gömer,Dersim’de Munzur’u yokeder...18 TAR‹H 19 A¤ustos 2007


Kapitalizm do¤ay›yokediyorDo¤a kapitalizmeisyan ediyorKapitalizmi yokedeliminsanca bir düzen kural›m!Susuzlu¤a MahkûmEdenler Hesap Vermelimaya bafllayaca¤› da aç›kt›r.Elbette baflkentten yans›yanmanzaralar bununla bitmiyor.Öte yandan, AKP iktidar› veonun belediye baflkan›, “sorunuçözmeye çal›fl›yoruz” görüntüsü vererek,sorumsuzlu¤un, halk› düflünmemeninüzerini örtmeye çal›fl›yor.Gökçek’in “çözüm” diye sundu-¤u K›z›l›rmak suyunun ne kadarsa¤l›kl› oldu¤u halen tart›fl›l›rken,Gökçek bunu umursam›yor bile, odahiyane “zekâs›” ile, banyo yaparkenaya¤›n›z›n alt›na kova koyup, osuyu da tuvalette kullan›n” gibi aklaziyan “önlemler”den söz ediyor.Türkiye’nin baflkentinde günlerdirsu bulam›yor insanlar, Mamakgibi gecekondu mahallelerine 12gün içinde sadece bir kez su verildi,onlar için art›k sorun belli bir süresiolan “kesinti” de¤il, resmen susuzlukhalini ald›. Hükümet ise, adetaböyle bir sorun yokmufl, ülkeninbaflkenti baflta olmak üzere birçokkentte ciddi kurakl›k sorunu yaflanm›yormuflgibi oral› olmuyor.Baflkentten manzaralarSusuzluk nedeniyle hastanelerdeameliyatlar›n kesildi¤i, gecekondular›ngünlerdir su yüzü görmedi¤i,ülkenin baflkentinde, geçen haftasusuz geçirilen gün say›s› bir haftay›geçti. fiebekeye su verilmeyebaflland›¤›nda da, kot fark› nedeniyleyüksek yerler günlerdir su alam›-yor.Özellikle Ankara Çay›’n›n geçti-¤i yerlerde a¤›r bir koku kentin üzerineçökmüfl durumda. Mamak, SakaryaCaddesi, Seyranba¤lar›, Akköprü,Ba¤lar Caddesi, Kavakl›dere,Akay Kavfla¤› civar›, Sincan, ‹ncesu,Bentderesi ve Atatürk OrmanÇiftli¤i bölgelerinde halk, belediyetaraf›ndan üstü kapat›lmayan logarlardanyay›lan kokulardan oturamazoldular. Kanalizasyon sistemindekisuyun azalmas› nedeniyle kentin sokaklar›ndafareler dolaflmaya bafllad›.Cadde ve sokaklara f›rlayan fareler,sorunun ne denli a¤›rlaflt›¤›n›nönemli bir göstergesi.Bir baflka gösterge ise, ishal vakalar›ndakiart›fl. Ankara TabipOdas› Baflkan› Önder Okay, “hastanelerdekiishal vakalar›n›n artt›¤›n›”belirterek, Ankara Anakent BelediyeBaflkan› Melih Gökçek'i istifayaça¤›rd›. SES üyeleri ise, NumuneHastanesi önünde eylem yaparak,ayn› talebi yinelediler. SES’liler,hastanelerde enfeksiyon riski nedeniyleaciller d›fl›ndaki ameliyatlar›niptal edildi¤ini, radyoloji ve laboratuvarhizmeti veremedikleri için dehastalara teflhis konulup tedavi yap›lamad›¤›n›ifade ettiler.‹nflaat Mühendisleri Odas›(‹MO) Ankara fiube Baflkan› FehmiToptafl da, kentin de¤iflik kot yap›s›-na dikkat çekerek, yüksek kotta oturanlar›nma¤dur olmamas› için AnakentBelediyesi’nin çok öncedenönlem almas› gerekti¤ini, barajlardakisu miktar›n›n mühendislik bilgisidahilinde hesaplan›p korunmas›gerekti¤ini, ancak bunun yap›lmad›¤›n›söyledi. Böyle bir durumunbelediye taraf›ndan bugüne kadarhiç hesaplanmad›¤›n›n ortaya ç›kt›-¤›n› kaydeden Toptafl, “bu saattensonra al›nan hiçbir önlem ma¤duriyetigidermez” dedi.Bugün soruna çözüm bulunmufldahi olsa, yaratt›¤› tahribat›n sonuçlar›n›nsalg›n hastal›klar fleklindeileride daha ciddi olarak ortaya ç›k-Polis teflkilat›na yard›mve THY grevini k›rmadaha öncelikli gündemOrtaya ç›kan her geliflme, belediyeninve hükümetin kurakl›¤akarfl› hiçbir önlem almad›¤›n›, bunuakl›ndan bile geçirmedi¤ini gösteriyor.Geçen hafta vurgulam›flt›k, yenidenhat›rlatmakta fayda var. Bukurakl›k bir günde ortaya ç›kmad›,seçimden önce de vard›, ancak halk›ntepkisini çekmemek, seçimlerdebunun oy sand›¤›na yans›mas›n› engellemekiçin daha planl› bir su tasarrufunugündemlerine bile almad›lar.O müthifl “zekâlar›” hep “halk›nas›l aldat›r›z” diye çal›flt›¤› için,böyle bir sonuç ortaya ç›kt›.Evet, ne hükümet ne de belediyelerhiçbir önlem almad›lar. Yaflanansusuzlu¤a karfl›n, Ankara BelediyesiMeclisi’nin internet sitesindeyay›nlanan a¤ustos ay› gündeminde“kurakl›k” sorunu yer alm›yor. Bununyerine imar, terfiler gibi ucuranta dayanan gündemler a¤›rl›kl›olarak yer al›yor. Yine BüyükflehirBelediyesi’nin 5 y›ll›k strateji planlamas›nda“su temin edilmesi”, belirlenen11 hedef aras›nda yok!Bunun yerine, “gösterifl” ve “oy avc›l›¤›n›n”di¤er ifadesi olan “prestijliprojeler” ön planda. 2007-2011stratejik planlamas›nda, “Avrupa’n›nen büyük hayvanat bahçesinin”yap›lmas› dördüncü s›rada yerSay›: 118SUSUZLUK 19


Bir halk düflman›Ankara’y› susuz b›rakan Melih Gökçek,böyle ciddi bir sorunda yap›lan protestolaradahi tahammül edemiyor. Onagöre, protestolar› yapanlar “e¤itimli militan gruplar”,“provokatörler”mifl.Onun literatüründe “protesto” yoktur, hak isteme yoktur;böyle fleyleri “mümin kullar” yapmaz, ancak “provokatörler”yapar. Halk› afla¤›layan bir bak›fl aç›s›, onun her davran›fl›ndakendini ele veriyor. Sen milyonlarca halk› susuz b›-rakacaks›n, sonra ç›k›p “tasarruf” ad›na, halkla dalga geçeceksin,ama seni kimse protesto etmeyecek! ‹stedikleri budur.Sorumluluklar›n› yerine getirmedi¤i için hesap verece-¤i yerde, elefltirenlere sald›r›yor, hakaret ediyor. “Normal”bir ülkede an›nda istifa etmesi gereken Gökçek, eminiz binlerceMamakl›’n›n yol kesme eylemlerine de ayn› gözle bak›yordur!Onlar da yoksullar, protestolar›n›n ne önemi var!Bu davran›fl biçimi, 20 kiflilik koruma ordusuyla gezenve baflkentin ortas›nda avukat dövdüren eflkiya Gökçek’eözgü de¤ildir. O, liberaller, kimi sol ayd›nlar taraf›ndan “demokrat”ilan edilen, klasik bir AKP’lidir! AKP’ye muhalifbir yazar›n (Emin Çölaflan), Hürriyet’ten at›lmas›n› neredeysezil tak›p oynayarak karfl›layan, “belediye bayraklar›-n› yar›ya indirip yas ilan edece¤iz” vb. sözleriyle kendinemuhalif bir düflüncenin susturulmas›yla dalga geçen bir zihniyetdemokrat olabilir mi? Ancak dedi¤imiz gibi bu zihniyetGökçek’e ait de¤ildir, AKP’nin zihniyetidir.Baflbakan›n, hükümeti elefltiren köylülere davran›fl›n›,karikatürlere açt›¤› davay›, politikalar›na karfl› ç›kan sendikalar›“marjinaller” diye adland›rmas›n›, IMF’yi elefltirenleri“terörist” diye damgalamas›n›, TBMM Baflkan›Ar›nç’›n 70 yafl›ndaki köylüyü nas›l azarlad›¤›n› ve dahaonlarca örne¤i hat›rlay›n; Gökçek’in gösterdi¤i tav›r da bununbir devam›d›r.4.5 y›ld›r medya taraf›ndan hiçbir konuda ciddi bir elefltiriyetabi tutulmad›lar, pislikleri ortaya dökülmedi, tekelciburjuvaziyi, emperyalizmi hep arkas›nda buldu. Hal böyleolunca, halk›n en küçük bir muhalefetinde, arkas›ndaki güçleregüvenerek halka hakaret etmekten, azarlamaktan, poliszoruyla bast›rmaktan çekinmiyorlar.al›rken, “önümüzdeki y›llarda su s›-k›nt›s› yaflanmamas› için baraj yap›mlar›nah›z verilece¤i” 13. s›radabulunuyor. Spor klüplerine ve emniyetteflkilat›na yap›lacak yard›mlardahi, su sorunundan öncelikligeliyor.Hükümet ise, seçimler sonras›yapt›¤› ilk bakanlar kurulu toplant›-s›nda konuyu gündemine dahi almad›.Toplant› sonras› aç›klama yapanM. Alifiahin, susuzlukveGökçek’eyönelikelefltirilerinhat›rlat›lmas›üzerine,konuyuBakanlarKurulu’ndagörüflmediklerini,gündemlerinealmad›klar›n›itirafetti. Protestolarayaklafl›m›dat›pk› Gökçekgibiydi.fiahin, “nekonuflursakkonuflal›m,hangi türprotestolarortaya koyarsakkoyal›m,herhaldesuakacak de-¤il. Ankara’y›yönetenarkadafllar›m›zayard›mc› olmam›zgerekir”dedi.Herkeskuzu gibibekleyecek,ellerini aç›pya¤mur duas›naç›kacak;istedikleribu! Demokratik protestoya bak›flaç›lar›, onlar›n nas›l bir demokratl›kanlay›fl›na sahip olduklar›n›da gösteriyor.Ülkeyi yöneten zihniyetin, halk›nen temel ihtiyac› karfl›s›ndakitutumu ortada. Su kaynaklar›n› satmakiçin h›zla yasal düzenlemeleryapan iktidar, THY grevini nas›l k›-raca¤›n› acil gündem olarak al›yor,belediye polis teflkilat›na yard›m›daha öncelikli görüyor, ama halk›nihtiyaçlar› sözkonusu olunca, sadeceAllah’a havale etmekle yetiniyorlar.Nas›lsa, “kadercilik” gibi birsilahlar› var.Köylüye büyük darbeSusuzluk kentlerde yaflam› etkilerken,en büyük darbeyi köylülü¤evurmufl durumda. Burjuva bas›n bukonuda da iktidar› koruma politikas›nadevam ediyor. Göstermelik biriki haber d›fl›nda, yaflanan sorununboyutuna denk düflen bir yay›ndan›srarla kaç›n›l›yor. Halk›n cefas›üzerinden iktidarla iflbirli¤i yap›yor,onun “elini” rahatlat›yor.Oysa köylü feryat halinde. Kurakl›¤›netkilemedi¤i bölge neredeyseyok. Örne¤in, Ege Bölgesi’ndekikurakl›k, öteden beri kurak olarakbilinen ‹çanadolu’yu geçmifl durumda.Türkiye Ziraat Odalar› Birli¤iGenel Baflkan› fiemsi Bayraktar,kurakl›¤›n ürün hasad›nda ciddi kay›plaraneden oldu¤unu ifade ederek,toplam zarar›n 5 milyar YTL’yibuldu¤unu belirtiyor. Bayraktarürün baz›nda yap›lan incelemelersonucunda üretim kayb›n›n bu¤dayda%20, karpuzda %24, kuru incirde%38, domateste %25 oldu¤unave daha birçok üründe kay›plar oldu¤unadikkat çekerek, zarar görenüreticiye yap›lmas› düflünülen yard›m›nyaln›zca 4 ürün ve 40 ille s›-n›rlanmas›n›n yetersiz oldu¤unuifade etti. Bayraktar, köylüye kurakl›ktazminat› ödenmesini istedi.Köylünün zarar›, ürününün tarladakalmas› bugüne kadar AKP’ninumurunda olmad›. AKP, bugüne kadarDünya Bankas›’n›n, DTÖ veIMF’nin talimatlar› do¤rultusunda,AB’ye uyum çerçevesinde darbevurdu¤u köylülü¤ün, bu kez de kurakl›klayokedilmesini izliyor.Do¤a böyle katlediliyor“Kurakl›k nas›l olufltu?” sorusunabirçok aç›dan cevap vermekmümkündür. Ancak neresinden ba-20 SUSUZLUK 19 A¤ustos 2007


karsan›z bak›n, gelip dayanaca¤›yer, kapitalizmin do¤ayla, insanlauyumlu olmayan üretim anlay›fl› vekapitalistlerin daha fazla kâr içintahrip etmeyece¤i hiçbir fleyin olmamas›d›r.Adeta bir “kader” gibisunup, “iflte suçlu bu” diye takdimettikleri “küresel ›s›nma” da böyleolufltu. Milyonlarca y›lla hesaplananyafll› dünyam›z›n tarihinde küçükbir zaman dilimine denk düflen,birkaç yüzy›ll›k kapitalizmin, nas›ltahripkâr bir sistem oldu¤u ortada.Uza¤a gitmeye gerek yok. ‹stanbul’danbir manzaray› 13 A¤ustostarihli Milliyet’ten aktaral›m.Terkos Gölü ve Sazl›dere Baraj›’n›nham suyunun ar›t›ld›¤› ‹kitelliFatih Sultan Mehmet Han Ar›tmaTesisi’nde, ar›tma sonras› ortaya ç›-kan yaklafl›k 20 bin metreküp hacmindekiat›k, tesis alan› içinde bulunanancak yerleflim yerlerine çokyak›n olan araziye kontrolsüz flekildeboflalt›l›yor. ‹SK‹, beklendi¤igibi, at›klar›n “zarars›z” oldu¤unuiddia ederken, bilim insanlar› “zehirli”diyor. ‹TÜ Çevre Mühendisli-¤i’nden Prof. Dr. Derin Orhan, “tesisegelen su temiz olsa da ar›tmadaalüminyum sülfat, kireç gibi zehirlimaddeler kullan›l›r. Bu bir kimyasalat›kt›r. Ba¤›rsak bozukluklar›na hattaölümlere yol açabilir. Yeralt›kaynaklar›na s›zabilir” diyor.Prof. Seval Sözen de, hastal›¤a yolaçan her türlü organizman›n üreyebilece¤inedikkat çekiyor.Peki nas›l bu denli pervas›z olabiliyorAKP’li belediye?Çünkü, yeralt› su kaynaklar›n›netkilenmesi bir yana, ilk etkilenecekolan yerleflim yerlerinin hepsi gecekondular,yani yoksullar. Bayramtepeve Alt›nflehir Mahallesi halk›n›nyaflamlar› risk alt›nda olmas›na karfl›n,yetkililer yoksullara de¤er vermediklerinibir kez daha gösteriyorlar.fiikayetler kaale al›nm›yor. Alt›s›zd›rmaz, üstü kapal› bir yerde depolanmas›gerekirken, “masrafl›”oldu¤u için aç›k alana kamyonlarladökülüyor. Fabrikalar da y›llard›rayn› yöntemi kullan›yorlar ve iktidarlartaraf›ndan hiçbir cezayla karfl›laflm›yorlar.Ar›tma tesisi, filtreleryapmak, at›klar›n› güvenlialanlara dökmek yerine, ucuzyoldan zehirleri topra¤›m›za,suyumuza boflalt›yorlar. Hattabu da yetmiyor, emperyalist tekellerinat›klar› “para” karfl›l›-¤›nda ya da kimi ç›karlar u¤runatopraklar›m›za getiriliyor,denizlerimize b›rak›l›yor.‹stanbul’u bekleyen bir baflkatehlikeye daha dikkat çekmektefaydavar. DevletMeteoroloji‹flleri’nin“fliddetli kurakl›kyaflanan”yerleraras›nda sayd›¤›‹stanbul’unsu sorununçözümiçin belediyenin,hükümetin“çözümü”,Melen Çay›olarak lanseedildi, trilyonlarcaparada harcan›yor.‹fle bak›n ki, tam da bugünlerdeMelen’de bal›klar ölmeye bafllad›.Nedeninin, çevre fabrikalar›nat›klar› oldu¤u ortaya ç›kt›. ‹stanbulhalk›na kirli su içirmekte sak›ncagörmeyen hükümet, suyu kirletenfabrikalara karfl› ise hiçbir fley yapm›yor.Çevre fabrikalar›n hiçbirinde“ar›tma tesisi” bulunmamas› tesadüfmü? Elbette hay›r, ülke genelindedurum budur. Bilimsel raporlarla,su kaynaklar›n›n azl›¤› y›llard›rbilinmesine karfl›n, varolanlar›n dapatronlar taraf›ndan zehirlenmesinegöz yumulmaktad›r.Bu konuda son y›llarda en bilinenörnek, siyanürlü alt›n konusundaAKP’nin ve önceki hükümetintavr›d›r. Köylülerin isyan›na, verilenmücadele sonucu al›nan mahkemekararlar›na karfl›n, siyanürlü alt›narayan tekellerden yana tav›rkoydular. ‹flte sonuç: Çanakkale’ninÇan ‹lçesi Etili Köyü’nde yürütülenalt›n rezervi arama çal›flmas› nedeniyle,bölgedeki 23 köyün yararland›¤›su havzas›nda kimyasal kirlilikolufltu¤u saptand›. Siyanürlü alt›nKurakl›k her yerdeKurakl›k ne Ankara ile s›n›rl› ne de‹stanbul. Daha alt› ay önce “kurakl›kriski yok” diyen Devlet Meteoroloji‹flleri’nin web sitesindeki rapor, kurakl›¤›nülke genelinde oldu¤unu gösteriyor:“Malkara hariç Marmara Bölgesi,Afyon d›fl›nda Ege Bölgesi; Eskiflehir,Nevflehir, Kayseri, Gemerek, KonyaEre¤lisi hariç ‹ç AnadoluBölgesi; Isparta, Mersin,Adana ve ‹skenderun d›-fl›nda Akdeniz Bölgesi;Amasya, Hopa, Artvin veBayburt d›fl›nda KaradenizBölgesi; Güneydo¤uAnadolu’nun güneyi vebat›s›; Do¤u AnadoluBölgesi’nin bat›s› ile Vanve çervesinde kurakl›kmevcut olup Amasra, ‹stanbul,Band›rma, Akhisar,Manisa, Bodrum,Marmaris, Mu¤la ve Milas’taçok fliddetli kurakl›kvard›r.”arayan firma, su havzas›n› kirletti¤ive ön ÇED raporu bulunmad›¤› gerekçesiile, belediye taraf›ndan sadeceuyar›l›rken, ilgili bakanl›k ise,sadece seyretmekle yetiniyor. Bergamal›köylülerin anlatt›¤› da ifltebuydu. Tekeller kasalar›n› doldururkendo¤ay› tahrip ediyor, insan sa¤l›¤›n›hiçe say›yor ve bunu hükümetonayl›yor. Sonra da bafll›yorlar takdir-iilahi masallar›na.Sorumlu, AKP iktidar›d›rSorumlular›n yakas›nayap›flmak meflrudurKurakl›¤› seçim öncesinde bilinçliolarak gizleyen, bugün deözellikle Anadolu kentlerindeki kurakl›¤›yans›tmamaya çal›flan burjuvabas›n, Ankara özgülünde “tümsuçun Melih Gökçek’te oldu¤u”nuiflliyor.Bu, bilinçli bir tercihdir. MedyaSay›: 118SUSUZLUK 21


holdingleri ile Gökçek aras›ndakiç›kar çat›flmalar›n›n bundaki pay›bir yana, as›l olarak AKP iktidar›n›korumaya, kollamaya devam etmevard›r bu tav›rda. Oysa, sorununAnkara ve Gökçek ile s›n›rl› olmad›¤›n›medya da biliyor. Küresel›s›nma bir gerçeklik. Ancak, bununbu denli büyük bir susuzluk, kurakl›kyaratmas›nda belirleyici olan,iktidar›n bu konudaki politikas›, dahado¤rusu politikas›zl›¤›d›r. Düflününki, NASA 2040 y›l›nda Türkiyeiçin çölleflme tehlikesinden söz ediyor.Bilim insanlar› küresel ›s›nman›nyak›n gelecek için çok daha a¤›rsonuçlar yarataca¤›na iflaret ediyor.Bugünkü tablo karfl›s›nda deyim yerindeyse“çuvallayan” bir iktidar,yar›n ne yapabilir; ortada.Gökçek’in alt yap› diye bir politikas›n›nolmad›¤›, tamamen göstermelikifllerle halk›n gözünü boyamayaçal›flt›¤›, yaklaflan kurakl›k içinhiçbir önlem almad›¤›, yat›r›m yapmad›¤›bir gerçek. Bu anlamda elbetteyaflananlardan birinci derecedensorumludur. Ancak as›l sorumluluk,bir bütün olarak su politikas›-n› yönetecek, yat›r›mlar› yönlendirecekolan AKP hükümetidir. Bizi susuzb›rakan, susuzlukla eziyet, iflkence,zulüm yapan AKP’dir.fiunu da flimdiden söyleyelim ki,ayn› iktidar geçici “çözümler”lehalk›n karfl›s›na “kurtar›-c›” havalar›nda ç›kmaktan dautanmayacakt›r. T›pk› yoksullu¤uyaratan politikalar› uygulay›p,sonra yard›m da¤›t›mlar›yla“kurtar›c›” kesildi¤i gibi.Baflta AKP iktidar› olmaküzere, yerel ve genel düzeydetüm sorumlulardan hesap sormak,halk›n en do¤al, meflruhakk›d›r. Su, yaflam kayna¤›-d›r. Halk›n yaflam kayna¤›n›kurutanlar›n yakas›na yap›flmak,hesap sormak meflrudur.Bu topraklardan ç›kan her damlasu halk›n mal›d›r. Tekellerin de¤erlisu kaynaklar›n› parselleyip “fliflesu” olarak satmas›, tankerlerle birilerininrant elde etmeye çal›flmas›bu gerçe¤i de¤ifltirmez.Halk, nas›l ki sorumlular›n yakas›nayap›flma hakk›na sahipse, tankerlerdekisulara, tekellerin parselleyipsatt›klar› pet-flifle sular›na elkoymaya da hakk› vard›r. Bu halk›nkendi sorunlar›na el koymas›d›r,meflru bir hakt›r. Halk, yaflad›¤› eziyettenhiçbir flirketin, tekelin ç›karelde etmesine izin vermeme hakk›-na sahiptir.Protesto eylemleri:‘Sorumlular Yarg›lanmal›’12 gündür sadece bir kez su alabilenAnkara Mamak ‹lçesi’ne ba¤l›Ege, General Zeki Do¤an ve Tuzluçay›rMahallesi halk›n›n öfkesisoka¤a taflt›. 12 A¤ustos gecesi NatoYolu'nu trafi¤e kapatan yaklafl›k2 bin kifli, Gökçek'in istifas›n› isterken,yoldan geçen bir su tankerininde önünü kesen halk, “Halk Düflman›Gökçek Ankara’y› Terket” slogan›att› ve “su tankeri de¤il, su istiyoruz”diye hayk›rd›.Ortada su yoktu, ama devletinpolisi oradayd›. Tankerin üzerine ç›-karak halka konuflma yapan devrimcilerigözalt›na almaya çal›flanpolis, halk taraf›ndan engellendi.Gökçek’in TV ekranlar›nda protestolar›“militanlar›n yapt›¤› bir eylemdir”olarak nitelemesi üzerine,Halk Nato Yolu’nu trafi¤e kapatarak,susuz b›rakanlar› protesto ettiMamak halk› ertesi gün de 1000 kifliylesokaktayd›. Akflam 20.00 civarlar›ndaNato Yolu’nda toplanan halkyolu trafi¤e kapad›. “Melih Gökçek‹stifa”, “Halk›z Hakl›y›z Kazanaca-¤›z”, “Melih Gökçek Halka HesapVerecek” sloganlar› at›larak, “MelihGökçek ‹stifa”, “Salg›n Hastal›klaraKarfl› Derhal Önlem Al›ns›n”, “Temiz‹çme ve Kullanma Suyu ‹stiyoruz”yaz›l› dövizler tafl›nd›.Protestolar›n, sorun çözülene kadarher gece sürece¤i belirtiliyor.Ankara’da susuzluk konusundaHaklar ve Özgürlükler Cephesi de,büyükflehir belediyesi önünde yapt›¤›eylemle, “sorumlular hesap vermelidir”dedi.10 A¤ustos günü büyükflehir belediyesiönünde aç›klama yapanHÖC Temsilcili¤i üyeleri, “GözGöre Göre Ankara’y› Susuzlu¤aMahkûm Edenler Hesap Vermelidir”pankart› açt›lar ve “Melih Gökçek‹stifa”, “Susuzlu¤un Sebebi Kapitalizmdir”,“Melih Gökçek HalkaHesap Verecek” sloganlar› att›lar.Aç›klama yap›lmadan önce ‹dilcanTiyatro Toplulu¤u, Gökçek’ielefltiren bir skeç oynad›. Ard›ndanaç›klamay› okuyan Murat Korkut,Gökçek’in halk› susuzlu¤a mahkûmetti¤i yetmiyormufl gibi salg›n hastal›kuyar›lar›na, aymazca “ideolojikçevrelerin uydurmas›” suçlamalar›yapt›¤›n› hat›rlatt›. Korkut, la-¤›m sular›n›n kar›flt›¤› sular için s›-raya giren halk›n yak›nda hastalanmayabafllad›¤›nda ne diyece¤inisordu. AKP iktidar›n›n halk›n ihtiyaçlar›n›de¤il tekellerin ç›karlar›n›düflünen bir iktidar oldu¤unu, su konusundaörneklerle anlatanKorkut, ard›ndan taleplerini s›-ralad›.HÖC Temsilci¤i’nin s›ralad›¤›talepler flu flekilde:1) Bile bile bu sonucu yaratanMelih Gökçek ve tüm yöneticilerderhal görevden al›nmal›ve yarg›lanmal›d›r. 2)Meslek odalar›n›n görüflleri al›-narak, uzmanlardan oluflacakbir komisyon kurulmal›, sorununçözümü noktas›nda proje22 SUSUZLUK 19 A¤ustos 2007


‘Çocuklar›m›nderisi dökülüyor’Ankara’n›n Mamak ‹lçesi’nde8 gündür su alamayan Eski Çöplük Mahallesihalk›n›n feryad›na kulak verdik. HürriyetÇuhadar onlardan biri. Sular›n›n 1 A¤ustos’tanbu yana kesik oldu¤unu söyleyen Çuhadarflunlar› söyledi:“Üç gün arayla verdiler, ondan sonra 8 günhiç gelmedi. 8 gün boyunca karfl› mahallelerdenel arabalar› ile kuyulardan pis sular› tafl›d›k, temizde¤il bulan›k. Çocuklar›n tuvaletlerini bahçeyeyapt›r›p oradan at›yorum. Tuvalete koyam›yorumçocuklar›, kokuyor çünkü tuvaletler.Bulafl›klar› y›kayam›yorum, yeme¤e bile subulam›yoruz. Haz›r su kullan›yoruz. Onun damaliyeti yüksek. 10 gün boyunca çamafl›r y›kayamad›m.Çocuklarda kafl›nt› bafllad›. Derilerindedöküntüler var.K›z›l›rmak suyu gelecek insanlar rahatlayacakdiyorlar. Neden bugüne kadar düflünmedilerbunu? En son ana kadar niye beklediler? Bu suiçin kimi pis, kimi temiz diyor.Nas›l güvenece¤im. Güvenemiyoruz, biz dene yapaca¤›z bilmiyorum. Melih Gökçek birfley olmaz diyor. Ben güvenmiyorum ona. Belediyeve ASK‹ önlem almal›yd›. Bu 3–4 günlükbir olay de¤il ki. Buraya hiç su tankeri gelmedi.Kum tankerlerinden su istiyoruz yalvar yakar, opis sular› getiriyoruz. En sonunda çocuklar›m›da al›p belediyenin kap›s›na dayanaca¤›m baflkaçare kalmad›.”haz›rlanmal›. 3) Acilen özellikle içmesuyu sat›n alamayacak yoksul insanlar›m›zatemiz içmeve kullanma sular› ücretsizda¤›t›lmal›. 4) Suyudezenfekte edecek ilaçlarücretsiz da¤›t›lmal›d›r. 5)Salg›n hastal›klara karfl›önlem al›nmal›, halk bukonuda bilinçlendirilmeli.Ayn› gün, belediyebinas›n›n önünde birbaflka eylem ise, OD-TÜ'de görev yapan ö¤retimüyeleri taraf›ndangerçeklefltirildi. Ö¤retimüyeleri ad›na aç›klamay›yapan, ODTÜ KentselPlanlama ve Politikalar,Yerel Yönetimler AnabilimDal› Baflkan› Tar›kfiengül, baflta Ankara olmaküzere, büyük kentlerdeyaflanan su sorunununkayna¤›n›n, bilimselak›lc›l›k ve planlamaanlay›fl›ndan uzak, k›savadeli politikalarla yürütülen“ifl bitirici” anlay›floldu¤unu kaydetti.fiengül, “kentin gerçeksorunlar›na e¤ilmek yerine,plans›z, programs›zve göstermelik yat›-r›mlarla göz boyamay›hedefleyen bu yaklafl›m,susuzlu¤un ortas›ndapatlayan borularla birlikte iflas etmifltir”dedi.ODTÜ'den 257 ö¤retim üyesi deGökçek'i istifaya ça¤›rd›.Tüketici Dernekleri Federasyonuüyeleri ise belediye önünde yapt›klar›eylemde bofl su bidonlar›ylaGökçek'i protesto etti.‹flbirlikçi iktidara protestoAkarsular›m›z sat›lamaz!HÖC’lüler bir yandan halk› susuzb›rakanlar› protesto ederken,iktidar›n su kaynaklar›m›z› özellefltirmeplan›na karfl› da HÖC’lülereylemlerine devam ediyor.‹stanbul’un ard›ndan Bursa’dada 11 A¤ustos günü Ahmet VefikPafla Tiyatrosu önünde yap›lan eylemde,“AKP ülkeyi sat›yor, akarsular›m›zsat›lamaz” denildi. “Bursam›z›nSular› Sat›lamaz”, “AKP HalkaHesap Verecek”, “Halk›z Hakl›-y›z Kazanaca¤›z” sloganlar›n›n at›ld›¤›aç›klamada konuflan Serkanfienol, Bursa’da Uluda¤ baflta olmaküzere su kaynaklar›n›n birçoktekel taraf›ndan zaten parsellendi¤inihat›rlatarak, AKP’nin ülkeyi, bugünüve yar›n› satt›¤›n› söyledi.fienol, iflbirlikçi iktidara karfl›mücadeleyi yükseltme ça¤r›s› yaparak,“halk›n ihtiyaçlar›n› düflünen,ülke kaynaklar›n› bunun için seferbereden bir düzeni kurmak için birleflelim,mücadele edelim” diye konufltu.Baz ‹stasyonu ÖldürürBursa Temel Haklar, iki ayd›r“Baz ‹stasyonlar› Öldürüyor,Mahallelerimizde Baz ‹stasyonlar›‹stemiyoruz” slogan›ylakampanya yürütüyor. Y›ld›r›m‹lçesi’ne ba¤l› Arabayata¤› Mahallesi’ndehalka baz istasyonlar›n›nzararlar› anlat›l›rken,onlar›n da düflünceleri al›nd›.Anneler, en çok çocuklar›n etkilendi¤inisöylerken, ortakifade flu oluyor: “Kanser olmakistemiyoruz!”Naldöken Halk› yine sokakta‹zmir’in Bornova ‹lçesi’ne ba¤l› NaldökenKöyü halk›, bir kez daha sokaklarda.Çimento fabrikas›na karfl›eylemler yapan halk, bu kez de taflocaklar›n›n yayd›¤› toza karfl› soka-¤a döküldü. Çimento fabrikas›n›n filtresininçal›flt›r›lmad›¤›n› belirtenhalk, tafl oca¤› istemediklerini hayk›rd›.13 A¤ustos günü köy meydan›ndanBATIÇ‹M Fabrikas›’na kadaryolu trafi¤e kapatarak yürüyenhalk, “Analar Do¤urur, BATIÇ‹M Öldürür”sloganlar› att›.Y›k›ma devam!‹stanbul-Sar›yer’e ba¤l›Cumhuriyet Mahallesi’nde23 ev, seçimin ard›ndanSar›yer Belediyesizab›ta ekipleri ve çevikkuvvet polisleri taraf›ndan13 A¤ustos günüy›k›ld›. Seçim öncesikendilerine tapu sözüverildi¤ini söyleyen evleriy›k›lanlar, AKP’yeoy verdiklerine piflmanolduklar›n› ifade ettiler.Dikmen Halk›’ndan eylemHalk› susuz b›rakan Melih Gökçek’in,Dikmen Vadisi’nde evleriniy›kmak istedi¤i halk, AKP GenelMerkezi’ne yaklaflt›r›lmad›. 11A¤ustos’ta AKP önüne gelmek isteyenhalk, polis barikat›yla karfl›laflt›.400 metre uzakl›kta yap›-lan aç›klamada, Gökçek’in 130evi 15 gün içinde y›kma karar›hat›rlat›larak, “‹srail’in Lübnan’a,Amerika’n›n Irak’a yapt›¤›n›,Gökçek bize yap›yor. Evimizeuzanan elleri k›rar›z” denildi.Say›: 118SUSUZLUK 23


Dünyan›n yak›ngelecekteki kâbusu:KURAKLIK!Birleflmifl Milletler'in haz›rlad›¤›"Dünya Su Geliflim Raporu"ndaneler var:Dünyan›n atmosfere yak›nyüzeyinin ortalama s›cakl›¤›son yüzy›lda 0,6 derece artt›.Is›nmaya petrol ve kömür gibiyak›tlardan ç›kan gazlarla, di-¤er sanayi ve at›k gazlar› nedenoluyor.Da¤larda görülen buzullarve kar örtüsü azal›yor (ÜlkemizdeCilo Da¤lar›’nda 20 biny›ll›k buzullar eriyor mesela).Deniz seviyesinde yükselmeninh›z kazand›¤› tespit edildi.Tahminlere göre, yüzy›l›nsonuna kadar dünyam›z 1,8 ila4 derece aras›nda ›s›nacak, denizseviyeleri 28 ila 43 santimetreyükselecek.Buzullar›n tamam› yüzy›-l›n ikinci yar›s›nda eriyecek, budurum iklim de¤ifliklikleri vetropikal f›rt›nalar›n yo¤unlu-¤unda art›fla neden olacak.Dünya 2 derece daha ›s›nd›¤›ndasu s›k›nt›s› bafllayacak,Kuzey Amerika'da kum f›rt›nalar›tar›m› yokedecek, deniz seviyesiyükselecek. Gezegendekicanl› türlerinin yüzde 30'uyok olma tehlikesiyle karfl› karfl›yakalacak.Hali haz›rda, kirli sular›nyol açt›¤› hastal›klardan her y›l2,2 milyon insan ölüyor, her 8saniyede bir bebek can veriyor.Dünya nüfusunun üçte birinioluflturan 2,4 milyar insan›n, suar›tma tesisi yok. Dünya nüfusununyüzde 40'› su s›k›nt›s›çekiyor. Dünya tar›m alanlar›-n›n yüzde 70'i çölleflme tehlikesialt›nda bulunuyor.2032'de dünya nüfusunun yar›-s› içecek su bulamayacak!!!Sorunlar / Çözümler1977 y›l›nda Kenya'n›n NairobiKenti’nde bir toplant›yap›ld›. Toplant›n›n ad›, “BirleflmiflMilletler ÇölleflmeKonferans›” idi. Yani tamotuz y›l önce, tehlikenin geldi¤ibiliniyordu. Bu konferanstantüm ülkeler gibi Türkiye’ninde haberi vard› elbette.Konferansta su kaynaklar›n›nkorunmas›na, topra¤›n,ormanlar›n kullan›lmas›na,biyolojik çeflitlili¤in korunmas›na,nüfus planlamas›-na dair çok çeflitli kararlaral›nm›flt›.Peki ne oldu?1977’den bu yana iflbafl›nagelen hükümetlerne yapt›?Cevap ortada:H‹Ç!Kurakl›k biranda m› dayand›kap›m›za? Çölleflme birdenmi ç›kt› ortaya? Elbette hay›r.1977’deki konferans bununkan›t› de¤il mi?Biraz daha yak›n zamandanbir “kan›t” daha hat›rlatal›m.2001 y›l›nda TBMM’de su içinbir Araflt›rma Komisyonu kurulmufltu.Komisyonun amac›, “Yeralt›ve Yerüstü Su Kaynaklar›m›-z›n Daha Etkin Kullan›m›n›Sa¤lamak ve Komflu ÜlkelerdeOlan Su Sorununa Çözüm Bulmak”idi. Peki ne oldu?Komisyon, 4 ay çal›flarak 141sayfal›k bir rapor haz›rlad›...Peki sonra ne oldu?Sonra, rapor, TBMM’de görüflülmesinedahi gerek duyulmaks›z›nRAFA KALDIRILDI.Oysa, bugün tart›fl›lan sorunlar›nbirço¤u o raporda davard›.Ortaya ç›kan sonuç aç›kt›r: 30y›l önce dünyada ve ülkemizde“çölleflme” sorunu tespitedilmifl ama hiçbir fley yap›lmam›fl;her fley bilinmesine,tüm bu olumsuzluklar›n gözgöre göre gelmesine ra¤menbir fley yap›lamamas›n›n birNEDEN‹ olmal› de¤il mi?Birleflmifl Milletler yeni bir raporyay›nlad›. BM’nin haz›rlad›¤›"Dünya Su Geliflim Raporu",küresel ›s›nma denilenfleyin dünyadaki canl› yaflam›-n› tehdit etti¤ini söylüyor birkezdaha. Ve diyor ki, “yap›-lan tahminlere göre 2032 y›-l›nda dünya nüfusunun yar›s›içme suyu bulamayacak!”Çok de¤il, 25 y›l sonra, dünyanüfusunun yar›s› içme suyubulamayacak... Bundan dahabüyük bir felaket düflünülebilirmi? Felaket kap›da. Pekine olacak?Geçen 30 senenas›l geçtiyse...Ne olaca¤›-n› söyleyelim.Geçen30 y›lda bukonuda neyap›ld›ysa, önümüzdeki 30y›lda da ayn›s› yap›lacakt›r.Yani bir önlem al›nmayacakt›r.Neden al›nmayacak ve al›nmayaca¤›n›nereden biliyorsunuzdiye sorulacak olursa; 30y›l önce neden önlem al›namad›ysa,30 y›l sonras› için deayn› nedenle bir önlem al›namayacakt›r.Çözümsüzlü¤ün kayna¤›ndaemperyalist dünya düzenivar. Tekellerin ç›karlar› var.Ülkelerinin politikalar›n›, yat›-r›m programlar›n› tekellerinve “yerli” ortaklar›n›n ç›karlar›nagöre ayarlayan iflbirlikçihükümetler var. Bunlar de-¤iflmedi¤i sürece, dünyay› buhale getiren politikalar›n de-¤iflmesi için bir neden var m›?Meteorolojik olarak da, politikolarak da dünyam›z› yaflanmazhale getiren emperyalistve iflbirlikçi iktidarlard›r.Dünyam›z› kurtarmak, iflte buyüzden onlardan kurtulmaklaözdeflleflmifltir. Onlardan kurtulamazsak,dünyam›z dahada yaflanmaz olacak.24 SORUN/ÇÖZÜM 19 A¤ustos 2007


Yasaklar ve kuflatmaalt›nda Munzur FestivaliBu y›l 7.’si düzenlenen MunzurDo¤a ve Kültür Festivali, 9-12A¤ustos tarihleri aras›nda kent merkezindeve ilçelerde düzenlenen etkinliklerlegerçeklefltirildi.Her y›l oldu¤u gibi, bu y›l da oligarflikente girifllerde yasaklara, engellemelerebaflvurdu. 9 A¤ustos’takent kuflatma alt›na al›nd›. fiehir girifllerindeotobüsler durdurularak,kimlik kontrolleri yap›ld›. Bu kezgirifl yapmak isteyenleri engellemekiçin listeler yap›lm›flt›. “Seçim çarede¤il” diyen Elaz›¤ Temel Haklarüyesi Samet Altunalev’in de yer ald›¤›,“provakatif eylem yapabilmeolas›l›¤› olanlar” listesinde ismi bulunanlaril s›n›rlar›ndan sokulmad›.Bugüne kadar festivalde yaflananbütün “olaylarda” provakatif tutumpolisten gelmesine karfl›n, devrimciler,demokratlar, Dersim halk›“provakatör” ilan edilmiflti. Yine birgün önce, askerlerin Çiçekli NahiyesiBu¤ulu Köyü’nde ormanlar›yakmas› da, engelleme ve provakatiftutumun bir parças›yd›.Grup Yorum üyeleri ‹brahimGökçek ve Mesut Eröksüz, yap›lacaketkinlikler için gittikleri Pertek’tebir süre gözalt›na al›narak engellenmekistendiler.Engellemeler, yasaklar bunlarlas›n›rl› de¤ildi. Festival boyunca,FOSEM’in “Kuflatma” adl› filmi,Dersim ‹syan›’n› anlatan belgeselfilmler, MKM Modern Dans Gösterimi,Babil Halk Sahnesi’nin “fieytan,Hoca ve Kad›n” adl› tiyatrosuyasak ve engellemelerle karfl›laflanetkinlikler aras›ndayd›.Engellemelere karfl›n, Pertek Feribot‹skelesi ve Seyitli Köprüsü’ndemisafirlerin karfl›lanmas›, kentmerkezinde Belediye Gençlik KültürMerkezi Halk Danslar› Ekibi’ningösterisi ile bafllayan festivalinaç›l›fl›nda, Munzur’un kenar›ndabulunan Mavi Köprü’ye yürüyüflvard›. Burada yap›lan konuflmalarve müzik dinletileriylefestivalcoflkusu da kenteyay›lmaya bafllad›.Belediyenin seçimlernedeniyle, nerdeyse bafltansavma düzenledi¤i festivalin ilk gününde,belediye binas› içinde, Dersim’ianlatan karikatürler sergilenirken,Belediye Konferans Salonu’ndada Ana-Der Kad›n Erbane Grubu’nun‘erbane’ dinletisi vard›. ‹lgiylekarfl›lanan bu dinletiden sonra,Ayflenur Kolivar ve Eylem Y›ld›z’›nkonuflmac› oldu¤u “Kad›n-Tarih-Toplum” konulu söylefli gerçekleflti.Film gösterimlerinin yer ald›¤›ilk gün aç›l›fl konserinde binlercekifli, Grup YORUM, Koma AZADve Bayar fiahin ile cofltu. KomaAZAD’›n Kürtçe türkülerinin ard›ndan,Bayar fiahin Gürcüce, Lazca,Hemflince flark›lar seslendirerekDersimliler’i horona davet etti.Grup YORUM’un sahneye ç›kmas›yla,binlerce kiflinin coflkusu doru-¤a ulaflt›. Grup YORUM, Kürtçe,Zazaca flark›lar›yla, marfllar›yla,da¤lar›n doru¤undan süzülüp gelenezgilerin yine da¤lar›n doru¤una arma¤anedildi¤i “Dersim’in Da¤lar›”ve “Cemo” adl› türküleriyle, alan›dolduran 15 bin kifliyle bütünleflti,türküleri hep birlikte söyledi.Festivalin sonraki günlerinde de;Grup Munzur, Burhan Berken, ÖzlemÖzdil, Çar Newa, Aynur Do-¤an, Ferhat Tunç, Mikail Aslan,Rojda ve Grup Vardiya binlerce kifliyeseslendiler.Festival kapsam›nda; M›g›rdiçMargosyan ile söylefli, “Türkiye’ninGelece¤i, Siyasal Krizler ve Demokrasi”konulu panel, fliir diletileri,tiyatro gösterimleri yer al›rken,yürüyüfllerde, protestolarda Munzur’asahip ç›kma ça¤r›s›, baraj yap›m›nakarfl› öfke vard›.HÖC, ESP, Partizan, HKM veTUDEF taraf›ndan ortak olarak düzenleneneylemde, “Bask›lara, OperasyonlaraMunzur’da Do¤a Katliamlar›naSessiz Kalmayal›m” pankart›tafl›n›rken, bir baflka eylemdede, hapishanelerde genelgenin uygulanmamas›protesto edildi.HÖC, ESP, Partizan ve HKM taraf›ndandüzenlenen eylemde tecritprotesto edilirken, hasta tutsaklar›nserbest b›rak›lmas› istendi.Festivalin son günü olan 12A¤ustos’ta ise, Munzur Yürüyüflüyap›ld›. 1000 kiflinin kat›ld›¤› yürüyüfls›ras›nda “Munzur Diyor ki;Türkiye Kyoto’yu ‹mzala” ve “BaflkaBir Enerji Mümkün Baflka MunzurYok” pankartlar› tafl›nd›. Belediyebinas› önünde bafllayan yürüyüflMunzur Nehri k›y›s›nda sona ererken,yap›lan aç›klamada, “Munzur’dabaraj istemiyoruz” denildi.Öte yandan festival ilçelerde deetkinliklerle gerçeklefltirildi. Pertek’teMahmut Aslan, Çetin Oraner,P›nar Sa¤, Tolga Sa¤, Yeninur Ada,Nurettin Rençber; Hozat’ta GrupDiyar, Sait Usta, Efendi Koç, GrupHiwda, P›nar Sa¤, Tolga Sa¤, ArifSa¤, Nurettin Güleç, Abidin ve MikailArslan konserleri yap›ld›.Dersim Temel Haklar, her iki ilçedede stand açarak halka ulafl›rken,polisin tehdit ve provakasyongiriflimleri de eksik olmad›.Kat›l›m›n her geçen y›l giderekdüfltü¤ü gözlemlenen Munzur Festivali;içeri¤iyle halk› bilinçlendiren,örgütlenmeye hizmet eden, düzeninkültürünün karfl›s›na halk›n kültürünüç›karan, oligarflinin yasak ve dayatmalar›nakarfl› meflrulu¤unu Dersim’intarihinden ve halktan alan biranlay›flla gerçeklefltirilen bir festivaldençok, içerik olarak “konserlerserisi”ne, “e¤lence”ye dönüflmüfldurumda. Çeflitli kesimlerce de art›kdile getirilmek durumunda kal›-nan bu gerçekler tart›fl›lmak ve içeri¤iyleDersim’e yak›flan bir festivalörgütlenmek durumundad›r.Say›: 118KÜLTÜR 25


Sevgili okurlar›m›z merhaba.Bu haftaki konumuz GREV.Önce Hava-‹fl’in grev karar›,ard›ndan tekstilde, telekomdagrev ihtimalinin gündeme gelmesi,grev konusunu uzun y›llard›rolmad›¤› kadar burjuva medyan›nda gündemine tafl›d›. Baz›yazarlar›n vurgulad›¤› gibi, Hava-‹fl’intavr›, “adeta unutulangrev olay›n› yenidenhat›rlatt›!”..Süreç flu veya buyönde geliflebilir.Ama burada bizimaç›m›zdan önemliolan iki nokta var:Birincisi, grevin bukadar “gündem d›fl›” kalm›fl olmas›.‹kincisi, burjuvazinin hava yollar›ndagrev karfl›s›nda an›nda büyük birkarfl›-propagandaya giriflmifl olmas›.Sizce burjuvazi, y›llardan sonragüçlü, kitlesel bir grevin gündemegelmesinden neden bu kadar korktu?Burjuvazinin derdinin sadeceturizm sezonunda kaybedilecek dolarlarolmad›¤› aç›k. Peki öyleyseneden korktu?Sohbetimizin devam›nda bununayr›nt›l› cevab›n› vermifl olaca¤›z.Ama özet olarak, emekçilere zulmetmesiyleünlü bir burjuvan›n flusözlerini hat›rlatay›m; burjuvazikorkar, çünkü, " her grevin ard›ndadevrim canavar›n›n gölgesi var."Ve zaten bu yüzden de¤il mi ki,burjuvazi grevi hem bir hak olarak,hem bir kavram olarak yok etmeyeçal›fl›yor... Ama acaba yokedebilirmi? Mümkün mü bu? Bunun koflullar›hangi aç›dan var, hangi aç›danyok... Evet Özlem, seninle bafllayal›m.Grevin ne olup olmad›¤›na dairbir girifl yapal›m önce.Özlem: Grev kelimesi, Frans›zcakökenli. Paris'te iflsizlerin topland›klar›meydandan alm›flt›r ad›-n›. ‹flçilerin ve as›l olarak da iflsizlerintopland›¤› bu meydan›n ad›“Place de la Greve” idi. ‹fl b›rakmaeylemi grev, ifl b›rakanlar da grevciolarak tan›mland›.Hukuken de flöyle tan›mlan›yorHayat›n‹çindekiTEOR‹Konu: Grev - 1grev: “‹flçilerin, bir iflkolunda veyaiflyerinde faaliyeti durdurmak, veyaiflin niteli¤ine göre, önemli ölçüdeaksatmak amac›yla, aralar›nda anlaflarakveya bir teflekkülen (sendikan›n)bu konuda verdi¤i kararauyarak toplu halde ifl b›rakmalar›-d›r.”Grevler; talepleri, amaçlar›, kat›-l›m biçimleri gibi aç›lardan, ekonomikgrev, dayan›flma grevi, genelgrev, siyasi grev gibi çeflitli kategorilereayr›l›r.fiunu diyebiliriz ki, iflçi s›n›f›n›niki yüzy›ld›r kazand›¤› tüm haklar›ntemelinde, arkas›nda grev hakk›vard›r. ‹flçi s›n›f›n›n tüm haklar›içinde en önemli olan, belirleyiciolan› grev hakk›d›r. Bu olmasayd›,öteki haklardan belki hiç sözedilemeyecekti.Kemal: Peki grev nas›l ortayaç›kt›? Grevi gündeme getiren koflullarnelerdi?Mazlum: Grev, kapitalizmindo¤as›n›n sonucudur demek yanl›flolmaz. fiöyle ki; patronun amac›maksimum kârd›r; dolay›s›yla onuniflçi ücretini düflük, daha düflük tutmayaçal›flmas› kapitalizmin do¤as›gere¤idir. Ve ayn› flekilde iflçi de do-¤al olarak mümkün olan en yüksekücreti almaya çal›fl›r. Sonuç olarak,Lenin'in dedi¤i gibi, iflçilerle patronlararas›nda ücret konusundadurmak bilmeyen bir mücadele sözkonusudur.Grev, e¤itir, bilinçlendirir;burjuvazi iflte bu ‘bilinç’tenkorkarBu mekanizmay› somutlamayadevam edelim: Patron, kendisiiçin maliyeti düflürecek en uyguniflçiyi kiralamakta özgürdür.‹flçi de en az›ndan teorik olarak,eme¤ini diledi¤i kapitaliste satmaktaözgürdür ve o da kendisineen çok ücret ödeyecek olan›seçecektir do¤al olarak. Yani, iflçipatronla, patronda iflçiyle herzaman pazarl›khalindedir.Fakat flu birgerçektir ki, tekbafl›na iflçi bu pazarl›ktaçok güçsüzdür.‹flçi tek bafl›na oldu¤unda,“eme¤ini özgürce satma” özgürlü-¤ünü de kullanamaz. ‹flçi kapitalistimakul bir ücrete zorlamak için birliktedavranmak, birlikte kapitalistinen hassas noktas›ndan –üretiminsüreklili¤i noktas›ndan– onu s›k›flt›rmakzorundad›r.K›sacas›, grev, kapitalizm alt›ndaiflçilerin zorunlu olarak baflvurduklar›bir biçimdir. ‹flçiyi kapitalistpatron karfl›s›nda güç haline getirenbir silaht›r. Bu anlamdad›r ki, kapitalistdüzende iflçi grevlerinin olmad›¤›tek bir ülke yoktur. fiöyle dediyebiliriz yani; grevler, kapitalisttoplumun do¤as›ndan ç›kmakta, birzorunluluk olarak iflçinin önüne gelmektedir.“Zengin kapitalistler tekbafl›na ve mülksüz iflçilerle karfl›karfl›ya kald›¤› zaman, bu, iflçileriçin tam bir köleleflme anlam›na gelir.Mülksüz iflçiler güçlerini birlefltirdiklerindedurum de¤iflir.”Grev, sendikayla birlikte iflte bugüç birlefltirmenin zeminidir. Yukar›dademifltik ya, iflçiyle kapitalistsürekli bir pazarl›k halindedir diye;bu pazarl›k, grevle birlikte “toplupazarl›k” biçimini al›r.Grevler, iflçilerin, kapitalist sömürüdüzenine karfl› verece¤i mücadeleninde bir yerde bafllang›c›n›olufltururlar.Özlem: Kapitalizmde tekelleflmegelifltikçe, yani baflka deyiflle26 TEOR‹ 19 A¤ustos 2007


kapitalistlerin say›s›n›n azal›p güçlerininartmas› ve kapitalistler aras›ndakigüç birli¤inin pekiflmesikarfl›s›nda, iflçilerin ortak örgütlenmesi,ortak mücadelesi de daha elzemhale geldi.“Küreselleflme” olarak adland›-r›lan bugünkü süreç de ayn› özelli¤itafl›yor. Tekelleflme daha ileri düzeydesürüyor. Kapitalistler tarihteefli görülmedi¤i ölçüde ortak hareketediyor. Ama iflçiler cephesindenne yaz›k ki ayn› fley sözkonusu de-¤il. Mazlum arkadafl›n anlat›m›ndanda görülece¤i gibi, grev, iflçiler içinkelimenin gerçek anlam›yla hayatibir rol oynuyor. Onu, yani grevi, iflçiningündeminden, beyninden ç›-kartmak, e¤er burjuvazi saf›ndanyap›l›yorsa, iflçiye düflmanl›k, yoksendikal cepheden, sol görünümleyap›l›yorsa iflçi s›n›f›na ihanettir.Biraz önce belirtti¤im gibi, iflçis›n›f›, kapitalizm koflullar›nda neyesahipse, bu grevler ve onu tamamlayandi¤er mücadeleler sayesindedir.Kemal: Özlem, istersen buradabiraz ülkemiz iflçi s›n›f›n›n grevtarihine k›saca bakal›m.Özlem: Evet, ben de oraya gelecektim.Elbette bu sohbet içindeuzun uzun üzerinde duramay›z butarihin. Ama baz› sat›rbafllar›n› hat›rlamakyararl› olacakt›r.Ülkemizde ilk grev, 1800'lü y›llar›nikinci yar›s›na uzan›r. Bilinenilk grev, 1872 y›l›nda telgraf iflçileriningrevidir. Ayn› y›l demiryolu iflçileride iki ayr› yerde grev yap›yor.Sonra iflte, seyrek de olsa devamediyor grevler. Tersane iflçileri, terziler,ayakkab›c›lar, vapur personeli.Ki Ameleperver Cemiyeti'ninkuruluflu da 1871 y›l›d›r. Yani ilkgrevler, ayn› zamanda ilk örgütlenmeyetekabül ediyor.1900'lerin bafllar›nda daha s›klafl›pyo¤unlafl›yor grevler. Mesela1906'da iki ay içinde 25 grev yap›l›-yor ve bunlara yüzbine yak›n iflçikat›l›yor. Dikkatinizi çekmek istiyorum.Yüzy›l›n bafl›nda, kapitalizmin,iflçi s›n›f›n›n henüz nicelik olarakda, nitelik olarak da çok dahageri oldu¤u bir zamanda tek bir y›liçinde yüzbin iflçi yeral›yor grevlerde.(2000’li y›llarda bu rakama bileulafl›lamamas›, iflçi s›n›f›n›n nas›lbir sorunla karfl› karfl›ya oldu¤unugöstermeye yeter, neyse buna tekrardönece¤iz.)Grevlerin artmas›, kapitalizmingeliflmesine paralel olmaktad›r:“Çünkü kapitalizm iflçileri zorunluolarak patronlara karfl› mücadeleyeyöneltmektedir; ve üretim gelifltikçebu mücadele de zorunlu olarakgrevler biçiminde olacakt›r.” (Lenin)Grevlerin artmas› karfl›s›nda Osmanl›yönetimi hemen en iyi bildi¤iyönteme baflvurdu; " Tatili EflgalCemiyetleri Hakk›nda KanunuMuvakkat"› ç›kararak cemiyetkurmay› ve grevi yasaklad›.1. Emperyalist Paylafl›m Savafl›döneminde grevler azald›. 1920'lerdetekrar bir yo¤unlaflma görünür.Fakat 1936'da ç›kar›lan ‹fl Kanunu'ylagrev yasakland›. Ki bu yasak1961'e kadar sürmüfltür.Hayat›n‹çindekiTEOR‹Grev, iflçileriçin kelimeningerçek anlam›ylahayatibir rol oynuyor. Onu, yanigrevi, iflçinin gündeminden,beyninden ç›-kartmak, e¤er burjuvazisaf›ndan yap›l›yorsa, iflçiyedüflmanl›k, yok sendikalcepheden, sol görünümleyap›l›yorsa, iflçis›n›f›na ihanettir.Mazlum: Bak›n burada enteresanbir örnek aktaray›m size. Küçük-burjuvadiktatörlü¤ü 1936’dayasakl›yor grevi, taki 1961’e kadar..Oysa, Kurtulufl Savafl› sürerken bilebu ülkede grev olmufl ve meclis bugrev karfl›s›nda son derece demokratikdavranm›fl.fiöyle oluyor; “Milli Mücadeles›ras›nda Ankara’da ilk grevi maafllar›n›nyetersiz oldu¤u gerekçesiyleö¤retmenler yaparlar... Grevde birmeslek örgütü yoktur... Grev kendili¤indenörgütsüz ve mesleksel biriçgüdü ile yap›lm›flt›r. Ö¤retmenler4 Aral›k 1921 günü dersleri boykotetmifller ve okula gelmemifllerdir.Bunun üzerine Ankara Maarif Müdürü,E¤itim Bakan› R›za NurBey’e ç›k›yor ve ‘ö¤retmenler grevyapt›lar derslere girmediler’haberiniveriyor. Bakan araflt›r›yor ve görüyorki bütün ö¤retmenler okulagelmemifller ve okullar kapanm›fl...Durumu Birinci Büyük Millet Meclisi’neyans›t›yor. Meclis olaya elkoyuyor ve görüyor ki ö¤retmenlerhakl›d›rlar. Hiçbir milletvekili degrevden ötürü ö¤retmenlerin cezaland›r›lmas›n›istemiyor. Grev sözcüsüde ad› konularak olaydan sözederken kullan›l›yor. Ö¤retmenleremaafllar›n›n artt›r›laca¤›, yak›ndaparalar›n› alacaklar› bildirilir vegrev sona erer.” (Türkiye’nin KalbiAnkara, Mehmet Kemal syf. 23)Enteresan de¤il mi! Ülkenin kuruluflsürecindeki bu olayla bugünükarfl›laflt›r›n. Bugün, neredeyse hergrevden, ifl b›rakmadan dolay›, eylemleriyapanlar hakk›nda soruflturmalaraç›l›yor. Hemen her grev“milli güvenlik” gerekçesiyle ertelenmeyeçal›fl›l›yor.Özlem: Gerçekten ilginç.1990’l›, 2000’li y›llardaki yaklafl›-ma bak›l›nca, o zamanki iktidar demekki daha demokratikmifl!!! fiimdiher iktidar›n akl›na ilk soruflturma,tehdit ve erteleme geliyor. Benkald›¤›m yerden devam edeyim.Dedi¤imiz gibi, 1961’e kadar yasakt›grev.1961 Anayasas›’n›n 47. maddesiylebu hak tan›nd›. Maddede flöyledeniyordu: “‹flçiler, iflverenlerleolan münasebetlerinde, iktisadi vesosyal durumlar›n› korumak veyadüzeltmek amac›yla toplu sözleflmeve grev haklar›na sahiptirler.”Bu hak 1963’te ç›kar›lan bir yasaylayürürlü¤e girdi. ‹flçiler buhakka sahip olmas›na oldular ama,grev hakk›na, sendikalara iliflkinSay›: 118TEOR‹ 27


mevcut yasalar, kuflku yok ki, s›n›-f›n direniflini, mücadelesini etkisizlefltirmeküzerine flekillendirilmiflti.Örne¤in, dayan›flma grevi yasaklanm›flt›r.Örne¤in, ifl yavafllatmagrevden say›lmay›p “yasad›fl›eylem” say›lm›flt›r. Örne¤in “genelgrev” yasakt›r.Keza, depremden sele, salg›nhastal›ktan savafla kadar onlarca durumgreve izin verilmeyecek hallerolarak say›lm›flt›r yasalarda. Fakatbu ihtimallerle de yetinilmemifl,“milli güvenlik ve memleket sa¤l›-¤›” diye her yere çekilebilir bir ifadeylede Bakanlar Kurulu’na grevhakk›n› fiilen engelleme hakk› verilmifltir.Grev hakk›, ony›llar süren mücadelelersonucunda ad›m ad›m kazan›ld›.Fakat grev hakk›n›n kendisi,yine de s›n›flar mücadelesinin biralan› olmaya devam etti. Bu hakk›tan›mak zorunda kalan burjuvazi,çok çeflitli koflullarla bu hakk› s›n›rlamayaçal›flt›lar ve hâlâ çal›fl›yorlar.Burjuva demokrasisinin yürürlükteoldu¤u ülkelerde de, bizim gibiülkelerde de böyledir bu.Kemal: Evet, bu noktada tekrargrevin muhtevas›na dönebiliriz.Burjuvazi, daha bafllang›çta grevinyayg›nlaflmamas› için önce silahabaflvurdu, fliddetle sald›rd›, vurdu,öldürdü, sonra iflten at›p aç, iflsiz b›-rakma silah›n› kulland›... Grevinyasal bir hakka dönüflmesini engellemeyeçal›flt›... Hâlâ da görüldü¤ügibi bu hakk› k›s›tlamaya çal›fl›yor.Neden?Bofluna de¤il.Öncelikle flunu ortaya koyal›mki; grevin iflçilerin ücretleri aç›s›ndansa¤lad›¤› veya sa¤layaca¤› 3-5liral›k de¤ifliklikten daha önemliolan yan›, iflçinin düflünce ve ruhhalinde yaratt›¤› ve yarataca¤› de¤iflikliktir.Kapitalist, grev sonucundakaybedece¤i 3-5 liradan çok, esasolarak grevin bu yan›ndan korkar.Baflar›yla örgütlenen ve zaferlesonuçlanan bir grev, yaln›zca haklar›nal›nmas›n›, ücretlerin yükseltilmesinisa¤lamakla kalmaz; iflçilerins›n›f bilincinin geliflmesinde önemlirol oynar.Lenin’in bu noktada güzel birtasviri var, onu aktarmak istiyorum:“Tek bafl›na iflçiler patronlariçin çal›flt›klar› sürece, bir parçaekmek için sürekli olarak baflkas›-n›n yarar›na çal›flmaya, sürekli olaraksessiz ve yumuflakbafll› uflaklarolarak kalmaya mahkûm gerçek kölelerolurlar.Ama taleplerini ortaklafla dilegetirdikleri ve cüzdanlar›na boyune¤meyi reddettikleri zaman köleliktenç›kar, insan olurlar, emeklerininyaln›zca bir avuç asal›¤›n zenginleflmesinede¤il, ama çal›flanlar›ninsanca yaflamas›na hizmet etmesiningere¤ini anlamaya bafllarlar.Köleler, efendi olmay›, büyüktoprak sahiplerinin ve kapitalistlerinkeyfine göre de¤il, çal›flanlar›nkendi iste¤ine göre çal›flmas›n› istemeyebafllarlar. Grevler kapitalistlerdehep böyle bir korku yarat›yorsa,bunun nedeni egemenliklerinintehdit edilmeye bafllamas›d›r.”Lenin’in özlü tasvirinde birkaçnokta önemli. Birincisi, grev, iflçinintek bafl›na olmaktan ç›k›p ortaklafladavranmaya bafllamas›n› ifadeediyor. ‹kincisi, grevle, emekçi, köleliktenç›k›p insan oluyor... Üçüncüsü,kapitalistler bu geliflmedekendi egemenliklerini tehdit edenbir “tohum” görüyorlar. Bu, s›n›f bilincinintohumudur. Bu iflçinin kendiiktidar kavgas›naHayat›n‹çindekiTEOR‹Grevin iflçilerinücretleriaç›s›ndan sa¤layaca¤›3-5 liral›kde¤ifliklikten dahaönemli olan yan›, iflçinindüflünce ve ruh halindeyaratt›¤› ve yarataca¤›de¤iflikliktir. Kapitalist,grev sonucunda kaybedece¤i3-5 liradan çok,esas olarak grevin buyan›ndan korkar.yönelmesinin tohumudur.Mazlum: Bu noktadan devamedeyim. Kapitalistler, oligarfliler,grevden neden korkuyor ve biz nedengrevi daha çok gündeme sokmal›y›z;neden hem teoride, hem pratikteunutturmamal›y›z. Bunun cevab›n›tarihsel deneyimlerden,Marksizm-Leninizm’in ustalar›ndanve ülkemiz deneylerinden derleyerekmaddeler halinde özetleyelim:- Her grev, kapitalistlere, gerçekefendilerin kendileri de¤il, amahaklar›n› gitgide daha yüksek sesleilan eden iflçiler oldu¤unu hat›rlat›r.- Her grev, iflçilere, durumlar›-n›n umutsuz olmad›¤›n›, yaln›z olmad›klar›n›hat›rlat›r. Grevlerinyaln›zca grevciler üzerinde de¤il,ama komflu fabrikalar›n ya da ayn›sanayi dal›ndaki fabrikalar›n iflçileriüzerinde yaratt›¤› etkinin öneminebak›n. Ola¤an zamanlarda, bar›fl zaman›ndaiflçi, patrona karfl› gelmeden,kendi durumunu düflünmedensessizce iflini yapar. Grev s›ras›ndayüksek sesle taleplerini bildirir, patronakendisine yap›lan olumsuzluklar›hat›rlat›r, haklar›n› ister, yaln›zcakendisini ve kendi ücretini de¤il,ama ayn› zamanda kendisiyle birlikteifl b›rakan ve hiçbir fleydenkorkmadan iflçi davas›n› savunanarkadafllar›n› düflünür. Baflka deyiflle,her grev bireycili¤in duvarlar›n›parçalay›p, iflçiyi kolektifin bir parças›yapar. Bencil duygular› parçalay›ppaylafl›mc›l›¤› ortaya ç›kar›r.- Her grev, iflçilere, ancak savafls›k›nt›lar›yla karfl›laflt›r›labilecekkorkunç s›k›nt›lar getirir: Evdekiaçl›k, ücret kayb›, gözalt› ve tutuklanmalar,çal›flt›¤› ve uzun sürediroturdu¤u kentten sürülme. Tüm buolumsuzluklara karfl›n iflçiler arkadafllar›n›yaln›z b›rak›p patronla anlaflanlar›küçümserler. ‹haneti mahkumeder yani iflçi. Grevin getirdi¤is›k›nt›lara karfl›n komflu fabrikalar›niflçileri mücadeleyi bafllatan arkadafllar›n›görerek her defas›ndayeni bir cesaret kazan›r.- Her grev, iflçilerin, tüm iflçi s›-n›f›n›n kapitalizmin boyunduru¤un-28 TEOR‹ 19 A¤ustos 2007


dan kurtulmak için bafllatt›¤› mücadeledesosyalizm düflüncesine yönelmesinegüçlü olarak katk›da bulunur.Bu nesnel olarak böyledir.Grev devrimci bir önderlik alt›ndagerçeklefltirilmiflse, subjektif olarakda böyle olur...Buraya kadar sayd›klar›m›z, grevintarihselli¤i üzerinde gerçekleflmiflolgulard›r. Bu anlamda soyutde¤il, somuttur. Dilek de¤il, gerçekleflendir.Grevleri bu tarihsel rolündenuzaklaflt›rmak, burjuvazinin,ama özel olarak da sar› sendikac›l›-¤›n en baflta gelen rollerinden biriolmufltur. Devrimci sendikac›l›k, iflçis›n›f› içinde devrimci çal›flma, biryerde grevin bu rolünü yerine getirmesininkoflullar›n› sa¤lamakla dabelirlenir.Yukar›da say›lanlara bakt›¤›m›zdagörürüz ki, grev, esas›nda iflçileriörgütsel ve politik olarak bir noktadanal›p baflka bir noktaya tafl›rken,iflçiyi, s›n›f› adeta ideolojik,kültürel olarak da yeniden flekillendirmektedir.‹flçi s›n›f›n›n bilinçlenmesi,e¤itilmesi de “teorik e¤itimle”de¤il, pratik içinde olacakt›r.Grev ise; iflgallerle, di¤er direnifl biçimleriylebirlikte bu prati¤in en temelunsurudur.Özlem: John Steinbeck’in BitmeyenKavga’s›n› biliriz hepimiz.Kitab›n oda¤›nda bir grev vard›r. Vehat›rlanaca¤› gibi bu grev, yenilirbir anlamda.Greve kazanmak için ç›k›l›r. Ancakbaflar›n›n, grevin rolünün tekk›stas› bu de¤ildir. Mazlum arkadafl›nbiraz önce s›ralad›klar›ndan benbunu anl›yorum. ‹flçinin kendisinin,kendi iflyerinin ötesinde bir etkisözkonusu ayn› zamanda. BitmeyenKavga’da roman kahramanlar›ndanMac’›n grevi de¤erlendirmesindede bu vurgulan›r.Grevin zaferle sonuçlanmayaca-¤› hemen hemen belli oldu¤unda biryoldafl›na flöyle der Mac: "Bana öylegeliyor ki, bu grevi yitirece¤iz.Ama ortal›¤› öyle alevlendirdik ki,belki de pamuk tarlalar›nda grevegidilmesine gerek kalmayacak. fiimdigazeteciler kargaflal›k ç›kard›lardiye k›yameti kopar›yorlard›r. Amabiz iflçileri birlikte çal›flmaya, birbirlerines›k› s›k› kenetlenerek saflar›n›s›klaflt›rmaya, gittikçe birlikteçal›flmas›n›, örgütlenmesini, büyük,çok büyük kitleler haline gelmeyeal›flt›r›yoruz, anl›yorsun ya? Bugrevde yenik düflsek de gam yememeliyiz.Burada bine yak›n iflçi birgreve nas›l gidilir, nas›l yürütülürö¤renmifl oldu.”Sonra ekliyor Mac: “‹flçiler biraradaçal›flmas›n› bilen insanlarhaline geldi¤i ve s›n›flar›n›n bilincineerdikleri zaman...”Evet, iflte o zaman, burjuvaziiçin gerçek anlamda “egemenli¤inetehdit” durumu ortaya ç›km›fl olacakt›r.Biz iflçi s›n›f›n› o “zaman”ahaz›rlarken, burjuvazi bunu engellemeyeçal›fl›yor. Grevler üzerindekikavgan›n nedeni de bu zaten.Mazlum: Burjuvazi, iflte bununiçin mücadele, grev, direnifl yerine“diyalog”u, “uzlaflma”y›, “ayn›gemideyiz” söylemlerini öne ç›kar›-yor. “Kavga”y› bafltan kötü; lanetlenmesigereken bir kavram olarakilan ediyor. Ne gerek var kavgaya...Hayat›n‹çindekiTEOR‹Grev, iflçilere,durumlar›n›numutsuz olmad›¤›n›,yaln›z olmad›klar›n›hat›rlat›r. Grev,esas›nda iflçileri örgütselve politik olarak birnoktadan al›p baflka birnoktaya tafl›rken, iflçiyi,s›n›f› adeta ideolojik,kültürel olarak da yenidenflekillendirmektedir.Özlem: Romandan bir örnekdaha ekleyim o zaman. Roman›nkahramanlar›ndan biri tam bu noktadaflöyle diyor:"Amac›na kolayca ulaflan, uzlaflmazçeliflkileri görünüflte tatl›yaba¤l›yormufl gibi görünen bir grev,iflçilere nas›l örgütleneceklerini,birlikte nas›l omuzomuza çal›flacaklar›n› ö¤retmez.Grev dedi¤in sert olmal›. Çünkü ozaman iflçiler ayn› saflarda toplan›p,kenetlendiklerinde her güçlü-¤ün üstesinden gelebileceklerinikendi deneyleriyle anlayacaklard›r.Zaten bizim istedi¤imiz de bu iflte."Bizim istedi¤imiz de bu.Ve bu noktadan hareketle de,Mazlum arkadafl›n “her grev” diyes›ralad›klar›na ek olmas› anlam›nda,flunlar› söyleyebiliriz flimdi:Her grev iflçilerin dikkatini, s›n›-f›n ve ülkenin koflullar›n› anlamaüzerinde yo¤unlaflt›rmal›. Her grev,iflçileri, bu koflullar içinde, sermayeninbask›s›n›n nas›l flekillendi¤ini,nas›l kimler arac›l›¤›yla uyguland›¤›n›ve bu bask›ya karfl› hangiaraçlarla mücadele edilebilece¤i konusundanetlefltirmelidir. Her greviflçileri s›n›f kavgas›nda bilemelidir.Özlem: Sohbetimizin bu bölümünüyavafl yavafl toparlayal›m. Bubölümde daha çok grevin ne oldu-¤unu, iflçi s›n›f› aç›s›ndan oynad›¤›rolü gördük. Ama elbette greviönemsemeyen anlay›fllar oldu¤u gibi,greve, oldu¤undan fazla anlamyükleyen yaklafl›mlar da var. Grevi,s›n›f mücadelesinin kendisi yerinekoyanlar var mesela. ‹kinci bölümdebunlara da de¤inece¤iz. Bu bölümdeson olarak söyleyece¤imiz fluolacak; grev iflçi s›n›f› için vazgeçilmezbir silaht›r. Vazgeçilemeyecekbir e¤itim arac›d›r. Vazgeçilemeyecekbir okuldur. Her kim ki,grevin zaman›n› doldurdu¤unu söylüyorsa,kim ki, burjuvaziyle iflçilerinayn› gemide oldu¤unu söylüyorsa,kim ki, iflçilere patronlar›n› sevmeyiö¤ütlüyorsa, o, burjuvazinina¤z›ndan konufluyor demektir.Sevgili okurlar›m›z, gerek gündemdeki-ihtimaldahilindeki grevleri,gerekse de genel anlamda birmücadele biçimi olarak grevi, bulundu¤umuzher yerde daha çok konuflal›m,tart›flal›m; bu de¤erli silah›nkullan›lmas›n› teflvik edelim.Sonraki say›m›zda buluflmak üzereflimdilik hoflçakal›n.Say›: 118TEOR‹ 29


AKP anti-militaristmifl dehaberimiz yokmufl!2007 seçim sonuçlar›n›n ne anlamageldi¤i, hangi siyasal “mesaj”ve sonuçlar› içerdi¤i üzerine çok çeflitlide¤erlendirmeler yap›ld›. Halendevam eden bu de¤erlendirmelerde,sosyolojik, siyasal durum tespitlerioldu¤u kadar, as›l olarak daher kesimin ideolojisine uygun biriçerik bulunmaktad›r. Bu do¤ald›rkuflkusuz.Örne¤in, burjuva parlamentersistemin ve seçimlerin; faflizmin“demokrasicilik” oyununun bir parças›oldu¤unu bilen devrimciler, sonuçlar›“halk›n iradesi” olarak görmezler.Devrimciler, sonuçlar›n anlatt›¤›sosyolojik, siyasal gerçekleri,halk gerçekli¤ini gözard› etmediklerigibi; sand›¤a at›lan oylar›n hangietkiler, yönlendirmeler alt›ndaat›ld›¤›n›, hangi siyasal koflullar›nürünü oldu¤unu da bilerek bir de-¤erlendirmeye tabi tutarlar.Ayn› gerçek, burjuvazi cephesiiçin de geçerlidir. Onlar da, sisteminmeflruiyetini sa¤lama/güçlendirme,kendi ç›karlar›n› koruma bak›fl aç›s›ile ele al›rlar sonuçlar›. Nitekimböyle de olmufltur, bu kesimlerin“demokrasinin zaferi” söylemi arkas›ndagizledikleri, emperyalizminve iflbirlikçi oligarflinin ç›karlar›ndanbaflka bir fley de¤ildir. fiimdiAKP bu ç›karlar› en iyi yerine getirecekparti oldu¤u için sonuçlar büyükbir sevinçle karfl›lanm›flt›r.Bu “bilinen”, daha do¤rusu bilinmesigereken gerçeklerin alt›n›çizdikten sonra, baz› sol çevrelerinözellikle Genelkurmay-AKP çat›flmas›ekseninde, sonuçlar› nas›l de-¤erlendirdiklerine bakal›m.“Demokrasi cephesi”niAKP mi temsil ediyor?Bilindi¤i gibi; 2007 seçimlerine,Genelkurmay (CHP, MHP, bürokrasive di¤er güçleri ile) cephesi ileAKP (AB’ciler, islamc› bas›n ve tarikatlar,Amerikanc›lar vb.) aras›ndakiçat›flman›n fliddetlendi¤i bir ortamdagidildi. Muht›ralar verildi,‘Cumhuriyet mitingleri” düzenlendi,cumhurbaflkanl›¤› seçimi krizedönüfltü. Sistem krizini aflmak içinsand›¤› ortaya koydu. Sand›k, ayn›zamanda oligarfli içi çat›flmada yenigüç dengelerinin kurulmas›, bu itdalafl›nda mevzi kazanmak anlam›-na geliyordu. Mevzilerini güçlendirenAKP oldu.Sonuçlar›n de¤erlendirilmesindesol aç›s›ndan düflülen en büyük yan›lg›lar›nbafl›nda, AKP’ye oy verenkitlenin “Genelkurmay’a tav›r ald›-¤›, darbecilere muht›ra verdi¤i”...de¤erlendirmesi gelmektedir.Bu nedenledir ki, burjuva bas›-n›n “halk muht›ras›” söylemi, At›-l›m’›n manfletine “Halk›n darbe istemedi¤i”fleklinde yans›yabilmifltir.Yine EMEP GYK de¤erlendirmesindeayn› tespiti, “AKP’nin bu“seçim zaferi”nde, kendi “baflar›”lar›de¤il, as›l olarak CHP ve“muht›rac› güçler”in Cumhurbaflkanl›¤›seçimi ve 22 Temmuz seçimlerisürecindeki tutumlar› rol oynam›flt›r.Halk, meydanlarda savafl ç›-¤›rtkanl›¤› yaparak ülkenin gelece-¤ini kaos ve gerilimlere sürüklemekisteyenlere itibar etmemifltir” sözleriylegörüyoruz.“Memleketin laik cephesi”nin,adeta u¤rafl›p didinip AKP’yi iktidaryapt›¤›n› söyleyen TKP de, asl›ndabenzeri bir tespite, biraz da“laik cepheye” k›zarak kat›lmaktad›r.Seçim sonras› de¤erlendirmemizdeifade etti-¤imiz gibi, “sonuçlarda içve d›fl, ekonomik, siyasalve kültürel,dini ve millibirçok etkensözkonusudur.Tek bir etkenleaç›klamakbuanlamdayetersiz kal›r.Sonuç aç›s›ndan belirleyici birolgudan sözetmek gerekirse denilebilirki; esas olan AKP’nin tekellerinve iflbirlikçilerin ihtiyaçlar›nacevap vermesidir. Sonuçlar› belirleyenbüyük ölçüde bu olmufltur.”Muht›ra vb. ordu merkezli ç›k›fllar›nsonuçlar üzerindeki etkisi, onlarcaetken aras›nda s›ralanabilir elbette.Ancak, bunu oda¤›na oturtmakfarkl› bir anlay›fl›n tezahürü, eniyimser de¤erlendirmeyle, küçükburjuvaayd›nlar›n, AB’cilerin etkisindekalmakt›r. Solun bu de¤erlendirmeleribilimsel, sosyolojik gerçekli¤iifade etmedi¤i gibi, devrimcibir bak›fl aç›s›ndan da uzakt›r. Bude¤erlendirmelerde; muht›ra ya daGenelkurmay ve destekçilerininbask›c›, faflist, flovenist tutumlar›n›nsonuçlar üzerindeki etkisi sadececiddi olarak abart›lm›yor. Ayn› zamandaaç›k ya da gizli AKP’ye “anti-militarist”,“demokrat” bir misyonbiçiliyor. Genelkurmay’a karfl›AKP “ehven-i flerdir” bak›fl aç›s›var. Halk›n anti-militaristli¤ininkeflfi bir yana, öyle ya, “darbe istemeyenhalk” AKP’ye oy verdiyse,demek ki, anti-militarizmi, demokrasiyio temsil ediyor! Çarp›c› olanflu ki, böyle bir sonuçtan, “halk›ndarbe istemedi¤i” söylemiyle adetamemnuniyet duyuluyor. “Faflistcephe... ikinci bir yenilgi ald›” diyenAt›l›m, “demokrat cephe”ninkazand›¤›n› m› düflünüyor acaba!AKP ve destekçilerinin kitlelerdeyaratmak istedi¤i yan›lg›/izlenimde budur zaten. Bu tür de¤erlendirmeleriseçim sonras› burjuva ve is-30 SEÇ‹M 19 A¤ustos 2007


lamc› bas›nda bol miktarda okuduk.AB’ci ayd›nlar tüm tezlerini bununüzerine oturttular; AKP’nin sonuçlarüzerine yapt›¤› ilk de¤erlendirmede, cumhurbaflkanl›¤› seçimiüzerinden, ayn› içerikte oldu. YineAvrupa Birli¤i’nden yap›lan aç›klamalardaayn› de¤erlendirmeler önplana ç›kar›ld›.AKP’nin ve onun iktidar›ndanç›karlar› olan kesimlerin hesap veniyetleri aç›kt›r. Savunduklar› aslagerçek demokrasi de¤ildir.Halk›n “darbecilere cevap verdi¤i”,bunun “halk›n muht›ras›” oldu¤unuön plana ç›kararak, ordukarfl›s›nda mevzi kazanmak, hattakazand›klar›n› düflündükleri mevziyitahkim etmek, kal›c› hale getirmek,as›l olarak hasm›na da kabulettirmek istemektedirler. GenelkurmayBaflkan›’n›n bu de¤erlendirmelerekarfl› ç›k›fl› da yine ayn› iktidarsavafl›nda mevzi koruma gayretininbir yans›mas›yd›.Seçim sonras› manfletleri ve köfleyazarlar› ne diyordu hat›rlayal›m.SABAH: Halk bildirisi... AKfiAM:Üçüncü halk hareketi... VA-K‹T: Halk muht›ras›... RAD‹KAL:Bu da halk›n muht›ras›...Reformist solun ak›l hocas› MuratBelge, “Toplumun neredeyse yar›s›,'AKP'li' oldu¤u, AKP'yi her fleyiylebenimsedi¤i için de¤il, amademokrasiden yana ve muht›ralarakarfl› oldu¤u için oyunu AKP'yeverdi.” (24 Temmuz, Radikal) derken;“Yepyeni bir dönem”i müjdeleyenErgun Babahan da, “AB sürecinihiç tereddüt etmeden destekleyenAK Parti'ye verilen oylar, ayn›zamanda bu politikalar›n her ikiseçmenden biri taraf›ndan onayland›¤›anlam›na gelmektedir.” de¤erlendirmesindebulundu. Ali Bayramo¤luise, “Demokrasinin zaferiböyle bir fley olmal›” diye alk›fll›-yordu sonuçlar›. Emperyalizmin veoligarflini ç›karlar›n› “demokrasi”kavram›na s›rt›n› dayayarak savunanlardanbiri de Mehmet Altan’d›.AB’ci liberallerin önemli isimlerindenolan Altan, “Demokrasi T›rman›yor”diye yazd›. Altan’a göre;“Bu seçim bir referandumdu. Demokrasiyleaskeri vesayet aras›nda...”ve kazanan elbette, darbecili-¤e karfl› demokrasi olmufltu! HürriyetYazar› Hadi Uluengin de, orduyakarfl› kazan›lm›fl bir zafer olarakalk›fllad›¤› 22 Temmuz’u “sivillikbayram›” ilan ediyordu.Görülece¤i gibi, liberal, AB’ciayd›nla, sol aras›ndaki de¤erlendirmeparalelli¤i düflündürücüdür. Ozaman sormak gerekir; CHP’ye oyverenler darbe mi istiyorlar?!!Pekala, önümüzdeki seçimde de-devrimci bir alternatifin güçlenmemesidurumunda- ayn› kitleler çokfarkl› etkenlerle CHP’ye yönelebilir.Böylesi bir durum da ne CHP“anti-militarist halk”›n temsilcisiolacakt›r, ne de halk bu kez “darbeistiyor” olacakt›r!Burjuva bas›n›n tüm bu manfletlerinde,“sa¤›”, “solu”, liberali,AB’cisi ile köfle yazarlar›n›n de¤erlendirmelerindekiodak; “AKP’nindemokrasiyi temsil etti¤i”dir. Bu“demokrasi”nin, AB üzerinden gelecek“demokrasi” oldu¤unu san›r›zsöylemeye gerek yoktur. Peki sol nediyor? Kaybedenler “savafl 盤›rtkan›,ülkenin gelece¤ini kaos ve gerilimleresürüklemek isteyenler” de;kazanan AKP, bar›flç›, ülkenin gelece¤ini,halk›n mutlulu¤unu düflünenbir güç mü? Sermaye çevrelerinin,AB’cilerin söyledi¤i gibi “halk istikraram› oy vermifl” oldu? Ülkenintemel sorunlar›na bak›flta, örne-¤in Kürt sorununda, Susurluk politikalar›nda,ba¤›ms›zl›k konusundaGenelkurmay cephesi ile AKP aras›ndane fark var? ‹nkar›, imhay›,asimilasyonu sürdüren AKP’nin,fiemdinli konusundaki tavr›n› ne çabukunuttunuz? Tekellerin ihtiyac›olan düzenlemeler d›fl›nda AKP,“demokrasi” ad›na hangi ad›mlar›att›; kontrgerillayla, Susurluk’la hesaplaflmakiçin ne yapt›? Hiçbir fley!Evet AKP, ordu ile bugün karfl›karfl›yad›r. Ancak bu, onun anti-militarist,demokrat olmas›ndan de¤il,tamamen iktidar savafl›ndan kaynaklanmaktad›r.Ordunun, halkakarfl› savaflta izledi¤i hiçbir yönteme,politikaya itiraz› yokturAKP’nin. O, sadece “kendi generallerini”istemektedir.*Halk›n darbecilere cevap verdi-¤i, darbe istemedi¤i de¤erlendirmeleriyapan sol, sadece bu yan›lg›yadüflmüyor, ayn› zamanda seçimlerinhalk›n özgür iradesi ile gerçekleflti-¤ine, yans›yan›n “halk›n iradesi”oldu¤una da inan›yor. AKP’ye verilenoylar› baz alarak “halk darbe istemiyor”demek, bunun ürünüdür.Burjuva, küçük-burjuva ayd›nla,devrimcilerin seçim de¤erlendirmelerinibirbirinden ay›ran en önemlinoktalardan biridir bu. Bu de¤erlendirmeler,halk›n bu ülkede onlarcay›ld›r yaflad›klar›n›, yok saymakt›r.Görülemeyen fludur: Sonuçlar,kitlelerin siyasal durumunda bir de-¤iflikli¤e iflaret etmiyor. Nas›l dahaönceki seçimlerde kitleler düzenpartilerinin çok çeflitli vaatleriylealdat›lm›fl, “de¤iflim” talebi suistimaledilmifl ise, bugün yaflanan dabudur. Kitleleri yönlendirme araçlar›n›n,kullan›lan sloganlar›n de¤iflmesi,bu gerçe¤i de¤ifltirmiyor.Sonuç olarak; devrimciler, “piyasada”geçerli olan de¤erlendirmelerebakarak tutum belirlemez, tahlilleryapmazlar. Marksist-Leninistler’intahlilinde, ekonomik, sosyal,siyasal birçok etken bilimsel çerçevedeyerli yerine oturtulur. Her fleydenönce sol, dünyaya, yaflananlaradevrimci bir gözle bakar. Küçükburjuvaayd›ndan etkilenen de¤il,etkileyen, devrimin ç›karlar› do¤rultusundayönlendiren olmak durumundad›r.Sol; halk kitlelerini ve egemens›n›flar›n etkisi alt›ndaki ayd›nlar›uyarmak, gerçe¤i göstermek, halk›ntalep ve özlemlerini istismar edenburjuva düzen partilerini teflhir etmekgibi sorumluluklar›n› yerinegetirmek istiyorsa, her fleyden önceolaylara Marksist-Leninist bir bak›flaç›s› getirmelidir. Ne hayali bir halktablosu yarat›p onun üzerinden politikayapmaya kalk›flmal›, ne de beynini“piyasa”n›n “makul” tezlerineteslim etmelidir.Say›: 118SEÇ‹M 31


‹srail, ba¤›ms›zl›k ve özgürlük içinsavaflan tüm halklar›n düflman›d›r‹srail, Ortado¤u halklar›na karfl›emperyalizmin bölgede vurucu gücüolmas›; bölge halklar›n›n iradelerinido¤rudan ya da bask›c› iktidarlar›nvarl›¤›n› meflrulaflt›rarak ipotekalt›na almas›; faflist ve ›rkç› biroluflum olmas› ve daha say›labilecekonlarca nedenden dolay› tümdünyan›n ezilen halklar›n›n “ortakdüflman›”d›r.Ancak bununla s›n›rl› olmad›¤›,geçen hafta Ortado¤u’dan binlercekilometre uzaktaki bir co¤rafyadaortaya ç›kan geliflmeyle bir kez dahagörüldü.Kolombiya ordusuna‹srail taktikleri e¤itimiLatin Amerika ülkelerinden Kolombiya’da,Amerikanc› faflist devletekarfl› mücadele eden gerilla hareketinibast›rmak için, ‹srailli eskiaskerlerin, Kolombiya ordusunagizlice e¤itim verdikleri ortaya ç›kt›.Kolombiya bas›n›nda ve ‹srailliYediot Aharonot Gazetesi’nde yeralan haberlere göre; Kolombiya SavunmaBakan› Juan Manuel Santos,‹srailli eski askerlerin, askeri e¤itimdeste¤i verdiklerini itiraf etti.Elbette sadece e¤itim de¤ildi.Kolombiya Devrimci Silahl›Güçleri (FARC) taraf›ndan konuyailiflkin yap›lan aç›klamada, “‹srailliaskerlerin, Kolombiyal› birlikleresadece e¤itim vermedikleri ayn› zamanda,halen devam eden operasyonlardada ABD ve ‹ngiliz askerleriylebirlikte yer ald›klar›” ifadeedildi.“Kutsal ittifak” ortada!Dünyan›n neresinde direnen birhalk, savaflan bir direnifl gücü varsa;emperyalistler ve onlar›n bekçi köpekleriorada!Amerika, ‹ngiltere ve ‹srail. DönelimIrak’a; ayn› güçleri görürüz.Lübnan’a bak›n orada da. Filistin’deger-çeklefltirdi-¤i katliamlarla,kontrgerillayöntemleriyle uzmanlaflan‹srail’in Kolombiya’da üstlendi¤irol, kuflkusuz Amerikan emperyalizmininç›karlar› do¤rultusundave onlar›n istekleriyle mümkünolmaktad›r. Amerika’n›n “PlanKolombiya” projesi çerçevesindebüyük mali, askeri yard›m yapt›¤›Kolombiya, Latin Amerika’da, birbiriard›s›ra halkç› iktidarlar›n iflbafl›nageçmesi ile, bölgede emperyalizminen önemli dayanak noktas›,üssü olarak ön plana ç›kmaktad›r.Kolombiya hükümeti ABD’nin fluanda en sad›k müttefikidir.Emperyalizmin böyle bir üssükaybetmesi, üstelik “zaman› geçti”denilen silahl› mücadeleyle, gerillasavafl›yla yenilgiye u¤ramas›, LatinAmerika’daki ç›karlar›na ölümcülbir darbe anlam›na gelecektir. ‹srailaskerlerinin misyonu da, iflte bu emperyalistç›karlarla birlikte anlamkazanmaktad›r.Öte yandan, ‹srail’in katliama,kontrgerilla taktiklerine dayanan“terörle mücadele” yöntemleri do¤rudanyayg›nlaflt›r›l›yor. Kontra e¤itimikarfl›l›¤›nda ‹srail savafl makinas›naKolombiya taraf›ndan ödenecekolan 10 milyon dolar› ise hiçsaym›yoruz.Kendi halk›na karfl›savaflanlar›n zihniyetiKolombiya’da haftal›k olarakyay›nlanan “Semana” Dergisi’nekonuflan Kolombiya Savunma Bakan›Juan Manuel Santos, önce askerie¤itimi do¤rulad›, ard›ndangerçek yüzlerinin deflifre olmas›n›npani¤iyle inkara yöneldi. Ancak inkar›bile, itiraf niteli¤indeydi. Askerie¤itim de¤il de, istihbarat deste¤iveriyorlarm›fl...‹srail yöntemlerini burada anlatmay›gereksiz buluyoruz. Her türlükontra taktik, sivillere karfl› savafl,çocuk, kad›n, sivil ayr›m› yapmadangerçekleflen kitlesel katliamlar...Kolombiya ordusu iflte bu yöntemlerlekendi halk›na karfl› savafl›örgütlemektedir.Bütün katliamc›lar gibi, Kolombiyayöneticileri de ‹srail’e, onunyöntemlerine hayran. Bak›n SavunmaBakan›, tam bir uflak zihniyetiyle‹srailliler’den nas›l söz ediyor:“Daha önce fark›nda olmad›¤›m›zsorunlar› çözmemize yard›m ettiler,onlar dünyan›n en iyisi...”Türkiye oligarflisinin ‹srail ileiliflkilerinde de ayn› mant›k, ayn›zihniyet geçerlidir. Oligarfli de kendihalk›na karfl› savaflta, ‹srail’leaç›k ya da gizli askeri anlaflmalarlaittifak halindedir.Filistin direnifliyledayan›flman›n anlam›‹srail’in emperyalist politikalardakiyeri ve dünya halklar›na karfl›savafltaki pozisyonu, Filistin direnifliyledayan›flmaya da kuflkusuz baflkabir anlam yüklemektedir. Filistindirenifliyle dayan›flma, bir enternasyonalistgörev oldu¤u kadar, herhalk, her ilerici hareket için ayn› zamandaanti-emperyalist mücadeleninde bir parças›d›r.‹srail’e vurulan her darbe, emperyalizmeve onun tüm dünyadakiiflbirlikçilerine vurulmufltur.32 DÜNYA 19 A¤ustos 2007


‘Irak Bata¤›’›ndan BM ipiyle ç›kma plan›Amerikan ve ‹ngiliz emperyalizmi iflgalley›k›ma u¤ratt›klar› Irak’ta direnifl karfl›s›ndaçaresizlefltikçe daha fazla askerle “çözüm”bulmaya çal›flt›. Gelinen aflamada iflgalciler,art›k bunun mümkün olmad›¤›n›, 200 bin askerdaha getirse direnifli bast›ramayaca¤›n›görüyor.Direniflin de tetikledi¤i siyasal istikrars›zl›k,devasa boyutlara ulaflan açl›k, göç, iflsizlikgibi insani sorunlar, hiçbir etkisi ve yetkisibulunmayan kukla hükümetin içindeki güçsavafllar› ve daha onlarca sorun, iflgalin askeriplanda oldu¤u gibi, siyasi olarak da baflar›s›zl›¤›n›kan›tlam›fl durumda.Amerika cephesinde; geri çekilme-dahafazla asker gönderip katliamlara h›z vermetart›flmalar› son süreçte daha da yo¤unlafl›rken,aç›k olan flu ki; iflgalciler ç›karlar aç›s›ndanne çekilebilecek durumda ne de2003’ten beri sözünü etti¤i “istikrar›” sa¤layabilecekdurumda.‹flte bu gerçekler Amerika’n›n BirleflmiflMilletleri daha “etkin” olarak devreye sokmaplan›n› gündeme getirdi. Deyim yerindeyse,batakl›¤a saplanan iflgalci BM ipine sar›larakkurtulmaya çal›flacak!BM Güvenlik Konseyi, 10 A¤ustos günü,BM Irak Yard›m Misyonu'nun (UNAMI) görevsüresini uzatan ve yetkilerini geniflletenkarar tasar›s›n› kabul etti. ABD ve ‹ngilteretaraf›ndan haz›rlanan ve di¤er emperyalistlercede onaylanan tasar›, Irak’ta BM'nin rolünüart›rmay› hedefliyor. BM’nin misyonu;“siyasi diyalog ve ulusal uzlaflma; seçim vereferandum; anayasay› gözden geçirme veülkenin tart›flmal› iç s›n›rlar› sorununu çözme;s›n›r güvenli¤i, enerji ve mülteci konular›n›da içeren bölgesel diyalog, genel nüfussay›m›” gibi konularda dan›flmanl›k, destekve yard›m olarak belirtiliyor.Biz y›kt›k, infla edin! ‹flgalciler tam da bunoktaya gelmifl durumda. “Yeniden infla”ad›na sürdürülen bütün faaliyetler çöktü.Peki BM iflgalin “baflar›s›” ad›na bir roloynayabilir mi? Bunu belirleyecek olan yinedirenifl olacak. “Son iflgalci ülkeyi terk edenekadar...” kararl›l›¤› sürdükçe, ister BMflemsiyesi alt›nda isterse baflka biçimlerdedünyan›n bütün emperyalist güçleri Irak’agirse de, direnifli k›rmay›, sömürgecili¤in istikrar›n›sa¤lamay› baflaramazlar.Dincilik, direnifli sapt›r›yorEvet, emperyalistler direnen bir halk›yenemezler. Ancak, “direnifl” ad›na hareketedenlerin yanl›fl eylemleri, farkl› mezheplere,milliyetlere mensup halklar› birbirine düflürmeyihedefleyen emperyalist politikalarahizmet etmeleri, o direnifli içten içe çürütür.Sünniler’le fiiiler’in (en az›ndan bu çerçevedehareket edenlerin) çat›flmas› bunun somutbir örne¤idir.14 A¤ustos’ta, ülkede küçük bir az›nl›kolan Yezidiler’e yönelik düzenlenen ve 215kiflinin öldü¤ü sald›r› ise, mezhepçi, dincibak›fl aç›s›n›n ulaflabilece¤i boyutu daha çarp›c›hale getirmifltir.IRAK’TAN...✖ Kadisiye Eyaletivalisi ve polisflefi, 11 A¤ustos’ta,yol kenar›nayerlefltirilenbir bomban›npatlamas› sonucuöldü. Ayn› günBa¤dat’ta iki ayr›eylemde 5 iflgalciABD askeri öldürüldü.✖ ABD ordusu10 A¤ustos günüSamarra Kenti’ndehava sald›r›-s›yla 8 elektrikiflçisini katletti.Aç›klama ise,“terörist zannettik”oldu.✖ Bush, kendisini“gerçek baflbakan”zannederek‹ran’›n Irak’ta“terörizmle savafltave güvenli-¤in sa¤lanmas›ndakiolumlu veyap›c› rolündendolay› ‹ran'a teflekküreden”Irak Baflbakan›Nuri el Maliki’yitehdit etti.Gazze’de Hamas’›n Bask›c› YönetimiHamas, Filistinliler’in birbirinik›rmas› pahas›na denetimi alt›naald›¤› Gazze’de, izin al›nmadangösteri yap›lmas›n› yasaklad›.Yasak hemen uygulamaya konuldu.Yasa¤› protesto için sokaklaraç›kan Filistinliler, Hamas’›npolisleri taraf›ndan copland›lar.Filistin Halk Kurtulufl Cephesi,El Fetih, Filistin Demokratik Cephesive Halk Partisi taraftarlar›, buyasa¤› protesto etmek için sokaklaraç›kt›lar. Hamas polisi, protestogösterisini Filistinliler’e karfl› copkullanarak da¤›tt›.Eylemi gerçeklefltirenler, “Hamas!Gazze’de Olan Bitenler KabulEdilemez”, “Hani GüvenlikHani ‹nsan Haklar›”, “Ey Abbas,Ey Haniye, Halk›n Birli¤ini ‹stiyoruz”sloganlar› att›lar.Bir El Fetihli’nin tutuklanmas›n›protesto için Gazze’de sa¤l›kç›lar,üç günlük grev yapt›lar. Hamas’›ngösterilere yasak getiren karar› dabu grevin sonras›nda al›nd›.Hamas militanlar›, Beyt Hanun'daayr›ca bir dü¤ünü basarak 4El Fetih üyesini gözalt›na ald›.Bask›n görüntüleri, Hamas’›nnas›l bir keyfi yönetim kurmak istedi¤inide gösteriyordu. Araçlarladü¤ün alan›n› basan Hamasl›lar, insanlar›yerlere yat›r›yor, sandalyelerik›r›p parçal›yor, tam bir ya¤mac›görünümü veriyorlard›.Hamas, Gazze’de ayr›ca 20 ElFetihli'yi gözalt›na ald›. Beyt Hanun’dagözalt›lar› protesto etmekiçin bir gösteri düzenlendi. Ço¤unlu¤ukad›n olan El Fetihliler’in yak›nlar›ndanoluflan göstericileri da-¤›tmak için Hamasl›lar havayaatefl açt›lar. 20 Filistinli yaraland›.Say›: 118DÜNYA 33


GUATEMALA: Gerilla silah b›rakt›Kontralar katletmeye devam ediyor1980’lerin sonunda yaflanan karfl›-devrimrüzgarlar›ndan etkilenenbirçok gerilla hareketi, “bar›fl” anlaflmalar›imzalayarak silahlar›n› b›-rakm›fl, birço¤u oligarflik sistemleriçinde önce yasallaflm›fl, ard›ndansiyasal olarak erimiflti.Latin Amerika’n›n en köklü ülkelerindenbiri olan Guatemala'da1960 Darbesi’nden sonra geliflen vey›llarca süren gerilla hareketi bunlardanbiriydi.Guatemala Ulusal Devrim Birli-¤i (URNG), karfl›-devrim rüzgarlar›nakarfl› duramad›. ‹deolojik zay›fl›¤›onu nihayetinde silahlar›n› b›-rakmaya, emperyalizmin “arabulucu”rolüne soyundu¤u “bar›fl” masas›naoturmaya kadar götürdü.URNG, silah b›rakarak “siyasi sürece”kat›ld›, yasallaflt›. BugünURNG, burjuva partilerle seçim yar›fl›nagiren sol blok içinde ‘GeniflSol Hareket’ ile birlikte yer al›yor.Gerilla silah b›rakt›Oligarfli halka karfl›savaflmaya devam ettiEmperyalist plan›n parças› olarakgerillaya silah b›rakt›r›lm›flt›.Ancak, oligarflinin halka karfl› savafl›bitmedi. Siyasi, ekonomik heralanda süren sald›r›lar, seçimlerinyaklaflt›¤› bugünlerde yeniden askerialana s›çrat›ld›.Gelecek ay yap›lacak seçimleröncesi yaklafl›k 45 muhalif kontrgerillalartaraf›ndan katledildi. Kontrgerillasald›r›lar›n›n son kurban›,Santa Ana Huista Belediye Baflkan›Werner Velasquez oldu. San›r›zkontrgerillan›n, emperyalizmin ç›-karlar›ndan ve faflist devletin inisiyatifindenba¤›ms›z hareket etmedi-¤ini söylemeye bile gerek yoktur.Guatemala örne¤i, oligarflik faflistsistem yerinde durdukça yap›lacak“bar›fl”›n ne anlama gelece¤inide bize çarp›c› flekilde anlatmaktad›r.Guatemala, Amerikan emperyalizmininkontrgerilla taktiklerini yo-¤un flekilde uygulad›¤› ilk ülke olmaözelli¤i de tafl›yor. CIA destekliilk darbe burada tezgahland›. Vietnamordusundan önce Guatemalaordusu Amerika taraf›ndan "profesyonel"bir tarzda e¤itildi ve yineAmerikal› askeri uzmanlar›n gözetimindeözellikle gerillan›n kitle gücünüoluflturan Maya halk›na karfl›katliamlar gerçeklefltirildi. Daha1960’lar›n bafl›nda gerillalara karfl›napalm bombalar› da yo¤un flekildekullan›l›rken, köylünün ürünlerininyak›lmas›, kitle önderlerinin katledilmesi,koruculuk sistemi, Arjantin’debolca yaflanacak olan kaybetmepolitikas›n›n laboratuvar› daGuatemala oldu.Yani, köklü bir kontrgerilla savafl›gelene¤ine sahip faflist sistem.Ve sistemin bu niteli¤i, ne gerillan›nsilah b›rakt›¤› günlerde ne debugün de¤iflmifl de¤ildir. Yani, gerillan›nsilah b›rakmas›na bir “gerekçe”olabilecek bir de¤iflim aslaolmam›flt›r. Halk›n mücadelesininboyutuna göre oligarflinin uygulad›-¤› politikalar de¤ifliklik gösterebilir,ancak oligarflik yap› varl›¤›n› korumaktad›r.Gerillan›n silah b›rakmas›n›n ard›ndanURNG,iktidar›n› korumakiçin çok çeflitliaraçlara sahipolan oligarfli karfl›s›ndahiçbir varl›kgösteremezken,gerilla savafl›nakaynakl›keden toplumsaladaletsizlik, yoksullukda artarakdevam etti. Gerillayasilah b›rakt›-r›lmas›n›n ard›ndanboyutlanan “küreselleflme” sald›r›s›,bütün Latin halklar›n› oldu¤ugibi, Guatemala halklar›n› da dahabüyük sefalete sürükledi.Ve bugün sistemin, istikrar›n›“tehlikede” gördü¤ü noktada yenidenkontrgerillay› devreye soktu¤una,ony›llarca süren savaflta binlerceinsan›n kan›n› ak›tan bu yasad›fl›oluflumu nas›l el alt›nda tuttu¤unatan›k oluyoruz.Silah b›rakma, “bar›fl” anlaflmalar›pratiklerini kendisine örnekalan ve oligarfliye örnek gösteren,silah b›rakman›n yollar›n› arayanlarbu gerçekleri gözönünde bulundururlarm›, bilemeyiz. Ancak aç›kolan flu ki, faflizmi, iflbirlikçi oligarfliyiy›kmadan b›rak›lan silahlar, kaç›n›lmazolarak bir biçimde “kendinivuran” silahlara dönüflecektir.Bunun, kontra sald›r›lar›yla ya dabaflka biçimlerde olmas›, sürece,koflullara ba¤l›d›r sadece.Böyle bir ülkede silah b›rakmak,oligarflik sistemin meflrulu¤unu kabuletmektir, onun “insaf›na” s›¤›nmakt›r.Ki, ezilen, sömürülen, haklar›,özgürlükleri yok edilen bir halkiçin bunun anlam›, ölüm demektir.Oligarflik sistem isterse bu tür“bar›fl” anlaflmalar›nda çeflitli siyasaltavizler vermifl olsun, bunun hiçbirönemi yoktur. Silahl› gücü elindetuttu¤u, oligarflik yap›y› korudu-¤u sürece, muhalif güçlerin önüneengel olarak ç›kmas›na, halk›n gerçekanlamda haklar›na, özgürlüklerineve ülkenin ba¤›ms›zl›¤›na kavuflmas›naasla tahammül etmeyecektir.Latin Amerika’da Enerji ‹ttifak›ABD emperyalizmi karfl›s›nda LatinAmerika’n›n ilerici demokrat yönetimlerinibiraraya getirmeye çal›flan VenezuellaDevlet Baflkan› Hugo Chavez, Arjantin,Uruguay, Ekvador ve Bolivya’ya düzenledi¤igezide, yeni enerji projeleri önerdi.Bolivya'da Devlet Baflkan› Evo Morales'leChavez, ortak petrol flirketinin kurulmas›n›da kapsayan anlaflmalar imzalad›lar. Törene,Arjantin Devlet Baflkan› Nestor Kirchner de kat›ld›.34 DÜNYA 19 A¤ustos 2007


DTP Özelefltirisi Üzerine:SORUN STRATEJ‹KT‹R!Demokratik Toplum Partisi(DTP), 22 Temmuz seçimlerine iliflkinbir de¤erlendirme yay›nlad›.Parti Meclisi taraf›ndan yap›ld›¤›belirtilen de¤erlendirme halka 'Özelefltiri'bafll›¤›yla aç›kland›.DTP’nin özelefltiri çabas› hiçkuflkusuz, özelefltiri gelene¤i bak›-m›ndan oldukça k›s›r olan Türkiyesolu aç›s›ndan takdir edilecek birçabad›r. Fakat özelefltirinin gerçektenileriye yönelik bir amaca hizmetedebilmesi için birinci olarak do¤rubir zeminde yap›lm›fl olmas›, ikinciolarak yüzeyde kalmamas› gerek.DTP özelefltirisi, özellikle bu ikiaç›dan sorunludur.DTP’nin özelefltirisinin hareketnoktas›, seçimlerde beklenen say›damilletvekilinin ç›kar›lmam›fl olmas›ve ald›klar› oy oran›n›n da öncekiseçimlere göre oldukça ciddi boyutlardadüflmüfl olmas›d›r.Oy kayb› bir sonuçtur. Bu sonucuaç›klamak üzere, seçimlere haz›rl›ks›zyakalan›ld›¤›, birçok il baflkan›,400 kadar üye ve yöneticinintutuklanmas› nedeniyle oluflan örgütselda¤›n›kl›¤›n giderilemedi¤i,kimi il örgütlerinin tepkilerini seçimçal›flmalar›na yans›tt›¤›... parti yönetiminininsiyatif gösteremedi¤igibi nedenler s›ralanmakta baflta.Bunlar kendi eksiklikleri olabilir;sonuçta etken de olmufl olabilir;ama bunlar›n mevcut sonuca birizah getirmeyece¤i de aç›kt›r.Bunun d›fl›nda da birçok tespitvar özelefltiride. Tespitler var, ancaknedenler ve niçinler yok.Mesela özelefltiride “gündeminikendisi yaratan bir siyaset yerinegüncel geliflmelerin ard›ndan sürüklenenbir parti durumunda olduk”denilmektedir.“AKP’nin bugüne kadar uygulad›¤›aldat›c› politikalar› teflhir etmedeyetersiz kald›¤›m›z a盤a ç›km›flt›r”denilmekte. Peki neden?Gündemi belirleyemeyip, günübirlikgeliflmelerin peflinden sürüklenmeninde, AKP’yi yeterince teflhiretmemenin de kuflku yok ki nedenlerivar. Keza, daha köklü sorunlaraiflaret ediliyor; mesela “Türkiye'ninpartisi mi Kürt partisi miolundu¤una bir türlü karar verilemedi”deniyor. “Devletçi sistemletoplumcu sistem aras›nda s›k›fl›pkald›k” tespiti yap›l›yor. Bunlarkuflkusuz önemli tespitler. Fakatözelefltiride bunlar›n nedenlerineiliflkin bir fley yoktur. Olmas› damümkün de¤il zaten. Çünkü, bu nedenleritart›flmak, DTP’yi aflan birolgudur.Sorun DTP’de de¤il,onun izledi¤i anlay›fltad›rDTP kuflku yok ki bir siyasi çizginin,bir gelene¤in, bir anlay›fl›nparçalar›ndan biridir, tümü ve kendiside¤ildir. Bu anlamda bugün gelinennoktay›, seçimlerin ortayakoydu¤u sonuçlar› görebilmek için,DTP’yi de¤il, üzerinde hareket etti-¤i siyasi zemini, savundu¤u siyasianlay›fl› tart›flmak gerekir.Bu anlay›fl bugün neyi amaçl›-yor, neyi istiyor, nas›l bir stratejiyi,nas›l bir çözümü savunuyor, bunoktada bir kaos ve karmafla sözkonusudur.Bu karmafla, Kürt milliyetçihareketin yay›nlar›n›, aç›klamalar›n›çok yak›ndan izleyenler için degeçerlidir.Kürt milliyetçi hareketi, ba¤›ms›zl›ktanfederasyona, otonomiye,oradan demokratik cumhuriyete,demokratik konfederalizme kadaruzayan seyir içinde rotas›n› kaybetmifldurumdad›r.Ba¤›ms›zl›k savunulmufl olmam›fl,çeflitli aflamalardan geçilip, budefa tam tersi bir uca “Misak-› Milli’yimutlaklaflt›rma”ya savrulunmufl,yine olmam›flt›r. Bütün bunlariflas etmifltir.Bütün bu görüfllerin, bir öncekininmuhasebesini yapmadan, nedenvazgeçildi¤inin izah› yap›lmadande¤ifltirilmifl olmas›, siyasi ve stratejikiflas›n bir göstergesi olarak de-¤erlendirilmelidir. E¤er bütün bude¤ifliklikler, süreçlerdeki iç ve d›flgeliflmelerin, nesnel ve öznel koflullardakide¤iflimlerin do¤al sonucuolarak ele al›nsayd›, bu de¤ifliminteorik, ideolojik bir izah› da olmal›yd›.Ama de¤iflimler, nesnelliktekide¤iflimlerin de¤il, Kürt milliyetçihareketin ve önderli¤inin subjektiftercihlerine göre flekillendi¤i için,bu izah yap›lamamaktad›r.Kürt milliyetçi hareketininönündeki tek özelefltiri yolu, hareketikarfl› karfl›ya oldu¤u açmazlardanç›karacak tek seçenek, Türkiyedevrimi anlay›fl›d›r. Türk, Kürt, bütündi¤er milliyetlerle birlikte kurtuluflperspektifinin benimsenmesidir.Dolay›s›yla, sorunun kayna¤›stratejiktir. Özelefltiri bu zemindeyap›lmad›¤› sürece, mevcut sorunlar›da, önümüzdeki dönemin olas›sorunlar›n› da çözemeyecektir.Köklü bir özelefltiriye ihtiyaçvard›r ve bu ihtiyaca cevap vermeninç›k›fl noktas›, strateji’dir. Sorunbu noktada ele al›nmad›¤›nda, kaçtane yeni legal parti kurulursa kurulsun,kaç yönetim de¤ifltirilirsede¤ifltirilsin, sorunlar temelde de-¤iflmeyecektir. Özelefltiri stratejidüzeyinde ele al›nmad›¤›nda,DTP’nin (ayn› çizgideki di¤er partilerin)niye bir türlü “Türkiye partisi”olamad›klar›n›n cevab› da bulunamaz.Nitekim bulunamamaktad›r.“Türkiye'nin partisi mi Kürt partisimi olundu¤una bir türlü karar verilemedi¤i”ndenyak›nanlar›n görmesigereken budur.Peki bugün bu ikirciklilik afl›lm›flm›d›r? Türkiye’nin partisi mi,Kürt partisi mi olunaca¤›na kararverildi mi? Kald› ki, karar vermekde yetmez. Türkiye’nin partisi olmayakarar verilmifl olsa, “nas›lSay›: 118DTP 35


olunacak?” sorusunun cevaplanmas›gerekir. ‹flte bu cevap,DTP’yi ve Kürt milliyetçi hareketistrateji sorunuyla yüz yüzegetirir. Ama zaten ne DTP, neonun öncülleri, ne de Kürt milliyetçihareketin kendisi, gerçektehiçbir zaman bu noktaya kadar gelemediler.Türkiye’nin partisi mi,Kürt partisi mi olunaca¤›nda hiçbirzaman netleflilmedi. Stratejininmu¤lakta b›rak›ld›¤› bir yerde, zatenbu konuda bir netlefltirmeye degidilemez.DTP neden “Türkiye partisi” olmad›¤›n›ncevab›n› verememektedir.Kürt milliyetçi hareket, bu sorunu,y›llar önce “Türkiyelileflme”kavram›yla gündemine alm›fl, budo¤rultuda çok çeflitli giriflimlerdebulunmufl, hatta ifli “Türkiye içinbir parti” kurmaya kadar vard›rm›flt›r.Ama bu do¤rultuda gelifltirilenher proje ayn› ak›betle karfl›laflm›flt›r:‹flas.Bu sonuç kaç›n›lmazd› da. Dökmesuyla de¤irmen döndürmeye çal›flm›flt›rKürt milliyetçi hareket.Bugün o “parti”lerin esamesi okunmuyor.Türkiyelileflme konusunday›llard›r söylüyoruz. Anlay›fl köktende¤iflmedikçe, bugün tart›fl›lanlaryar›n da tart›fl›lmaya devam edilecekve üstelik de sonuç de¤iflmeyecektir.Kürt milliyetçi hareketin geliflimiincelendi¤inde görülür ki,“Türkiye partisi” olma özelli¤ininmi, yoksa “Kürt partisi” olma özelli¤ininmi öne ç›kar›laca¤›, konjonktürelrüzgarlara göre belirlenmifltir.Baflka deyiflle, Türkiyelileflme,bir “taktik sorun” gibi ele al›nm›flt›r.Öyle ele al›nd›¤› için de herseferinde baflar›s›z olunmufltur.Türkiyelileflme, stratejik bir tercihsorunudur. Tercih, Türkiyedevrimi’nden, halklar›n birliktekurtulufl perspektifinden yana yap›lmad›¤›sürece, Türkiyelileflilemez.Strateji tart›flmas› yap›lmadan,DTP’nin özelefltirisindeki yak›nmanoktas› aynen kalmaya mahkumdur.Bizim bildi¤imiz kadar›yla,HEP’den HADEP’e DEHAP’a kadarbu çizgi üzerindeki bütün partiler,her seferinde “Türkiye partisi”Özelefltirinin gerçekten ileriye yönelikbir amaca hizmet edebilmesi için birinciolarak do¤ru bir zeminde yap›lm›flolmas›, ikinci olarak yüzeyde kalmamas›gerek. DTP özelefltirisi, özelliklebu iki aç›dan sorunludur.olamama eksikli¤ini tespit etmifllerdir.Hepsi bu konuda özelefltiri yapm›flt›r.Ama sonuç de¤iflmemifltir.DTP’nin de “Türkiye partisi” olamayaca¤›kesindir. Yar›n ayn› çizgidekurulacak herhangi bir partininde “Türkiye partisi” olma flans› veihtimali yoktur. Sorun stratejik anlay›fltad›r,özelefltiri strateji zeminindeyap›lmal›d›r derken dikkatçekmek istedi¤imiz de iflte budur.DTP, solun ‘kitletaban›’n›n daralmas›n›nnedenlerini tart›flmal›d›rEvet, DTP’nin oylar› önceki seçimleregöre düflmüfltür. Fakat sorunülke çap›nda, “seçim sand›-¤›”n›n da ötesinde bir sorundur. Oylarada yans›yan bu sorun, solun kitletaban›n›n en az›ndan dönemselolarak daralm›fl olmas›d›r. Peki busonuç nas›l ortaya ç›kt›?Kürt milliyetçi hareketin stratejisipolitik ve askeri olarak tükenmifltir.Bu strateji tükenirken, ne yaz›kki Türkiye soluna da büyük zararlarvererek tükenmifltir. Bu stratejininve onu tamamlayan milliyetçilikledamgal› taktiklerin, politikalar›n sonucunda,devasa bir Türk milliyetçili¤ive flovenizm geliflmifltir. Kuflkusuz,Türk milliyetçili¤i ve flovenizm,Kürt milliyetçi hareketten ba-¤›ms›z olarak ve ondan daha öncede vard›. Fakat, Kürt milliyetçi hareketinprati¤i, flovenizmin toplumsalyaflam› kuflatan bir hale dönüflmesinezemin haz›rlam›flt›r. Bu geliflme,Kürt milliyetçi hareketinilokalize ederken, bütün olarakda Türkiye solunun hareket alan›n›daraltm›fl, toplum nezdindesahip oldu¤u prestijde büyükafl›nmalar yaratm›flt›r.Durup düflünme zaman›d›r.Yüzeysel özelefltirilerle geçifltirmekyerine, y›llara yay›lm›fl büyük tahribatlar,açmazlar› yaratan nedenlergörülmek zorundad›r. Kürt milliyetçihareket, Kürt halk›n›n ulusal kimli¤inikazanmas›nda, yeniden aya¤akalkmas›nda son derece önemli vebelirleyici bir rol oynarken, ayn› hareket,özellikle bir dönemden itibaren,di¤er halklar nezdinde sayg›yaratmayan bir konuma sürüklenmifltir.Neden böyle olmufltur? Bunoktada solu suçlamaya devam edebilirler.Ama bunlar geçersizdir.Çünkü ortaya ç›kan bu sonucun nedenisolun flöyle veya böyle yapm›flolmas› de¤ildir. Kürt milliyetçi hareket,benmerkezcili¤iyle, yanl›fl,yanl›fl›n ötesinde do¤rudan halk›hedefleyen eylem çizgisiyle, soluküçümseyen ve afla¤›layan tav›rlar›yla,tüm halk› düflman ilaneden söylemleriyle yaratm›flt›r busonucu. Bunlar›n herbiri tek tek tart›fl›lmal›d›r.Özel olarak Kürt milliyetçi hareketnezdinde ele al›nd›¤›nda, Türkiyesolunun tüm eksik ve yanl›fllar›-na, sola karfl› tüm subjektif yaklafl›mlar›nara¤men, Kürt milliyetçihareketini oligarfli karfl›s›nda sahiplenmeye,mücadelesini desteklemeyedevam etti¤i aç›kt›r. Hatta solunbir kesiminin desteklemenin de ötesinde,y›llard›r Kürt milliyetçi hareketineangaje oldu¤u, onun bir seksiyonunadönüfltü¤ü de s›r de¤ildir.Bu anlamda, Kürt milliyetçi hareketin“sol flunu yapt›, bunu yapmad›”türünden elefltirileri hiçbir fleyinaç›klamas› de¤ildir. Dahas›, Türkiyesolu, Kürt sorunuyla ilgili “dahafazlas›n›” yapamam›flsa, bunda enönemli etkenlerden biri yine yukar›-da sözünü etti¤imiz anlay›fl›n yaratt›¤›sonuçlard›r. Kürt milliyetçi hareket,milliyetçili¤in dar ufkunda ›srarederek, flovenizme malzeme verenyanl›fllar›nda ›srar ederek, sola36 DTP 19 A¤ustos 2007


u zemini b›rakmam›flt›r. Bu yanl›flanlay›fl, dayan›flman›n, birli¤in zemininide daraltm›fl, yer yer yok etmifltir.Bunlar› tart›flmayan herhangi birözelefltiri, tam bir özelefltiri olamaz.Bu yanl›fl anlay›fl sonucundad›rki, devrimcilik, Mavi Çarfl›lar’laözdefllefltirilebildi. Silahl› mücadele,“girip Kapal›çarfl›’y› taramakla,bombalamakla” özdefllefltirilebildi.Bu “özdefllefltirme”, kitlelerin soldankopmas›n› h›zland›rd›. Sol, bir“meflruluk” sorunuyla karfl› karfl›yab›rak›ld›. Solun Kürt milliyetçi hareketineyönelik uyar› ve elefltirileri,adeta düflmanca karfl›land›, düflmanl›kolarak alg›land› ve sonuçtada kaale al›nmad›. Nitekim bu yanl›flçizgide ›srar edildi¤i, yanl›fl eylemçizgisinin ciddi olarak mahkumedilmemesiyle, benzer eylemlerezaman zaman baflvurulmas›yla görülmektedir.Bu eylemler kime ne kazand›r›-yor flimdi? Ne için yap›l›yor?.. Hangiçözümü zorluyor, demokratikmücadelenin önünü mü aç›yor, konfederalizmimi gelifltiriyor?..Evet, bu eylemler Kürt milliyetçihareketin hangi stratejisini, politikas›n›güçlendiriyor sorusuna,Kürt milliyetçi hareketinin saflar›ndanbile verilen, verilebilecek bircevap yoktur. Kürt milliyetçi hareketinsilahl› eylem çizgisi, sola bubüyük zararlar› vererek, ufkunukaybetmifl, nereye varmak istedi¤ibelirsizleflmifl bir eylem çizgisinedönüflmüfltür... Bu tart›fl›lm›yorsa,as›l sorunlar›n tart›fl›lmas›ndan kaç›l›yordemektir.Net tercihleri olmayanlar,kitlelere net çözümlersunamazlar!DTP özelefltirisinin en önemlieksikliklerinden, en temel zay›fl›klar›ndanbiri, özelefltirinin hiçbirmaddesinde “s›n›fsal”l›k olmamas›d›r.AKP’nin geliflimi tahlil edilirkende, DTP içindeki sorunlar tahliledilirken de, s›n›fsall›k adeta yoksay›lmaktad›r. Oysa tam tersine,bunlar›n aç›klamas›, ancak s›n›fsalbir tahlile ba¤l› olarak yap›labilir.DTP özelefltirisinde “DTH'denDTP'ye geçifl süreciyle bafllayan...iktidar kavgalar›”ndan sözediliyor.Bu kavgalar nedeniyle “politik do¤rultuneredeyse tan›nmaz hale gelmifltir”tespiti yap›l›yor. Bu neyinkavgas›d›r? Nitelik olarak nas›l birkavgad›r, geçifltiriliyor.DTP özelefltirisinin belki de enderinlikli bölümü flu sat›rlard›r:“DTP araya s›k›flan bir pozisyondaolmufltur. Devletçi sistem iletoplumcu sistem aras›na s›k›fl›p kalanpartimiz...”DTP özelefltirisinde bu sorununad› konulamasa da, gerçek bir sorunade¤inildi¤i aç›kt›r. DTP’lileri butespiti yapmak zorunda b›rakan,Kürt milliyetçi hareketin düzenledevrim aras›nda ve nihayetindekapitalizmle sosyalizm aras›ndabir tercihten kaçmas›d›r.Bu tercihten kaçmay› perdelemekiçin de sanki bu alternatifler d›-fl›nda “üçüncü fl›klar” geçerliymiflgibi teoriler gelifltirilmektedir.Üçüncü alan teorisi, ne kapitalist,ne sosyalist olmayan ekolojik toplumteorisi, s›n›rlara dokunmayanama Kürdistan’›n tüm parçalar›n›birlefltiren konfederalizm teorisi,bunlardan baz›lar›d›r.DTP Parti Meclisi’nin özelefltirisinde“somut projelerle halka gidilememesi”tespiti yap›l›yor. Ortadabir strateji mi var ki, o stratejiyi uygunprojelerle halka gidilsin?Ne savunuyoruz, ne istiyoruz,nas›l çözece¤iz, kitlelere anlatamamaktanyak›n›l›yor. Ne anlat›lacakkitlelere? Ekolojik toplum mu, 3.alan m›, komünal demokrasi mi?...Anlatmak için önce anlam›fl olmakgerekmez mi?.. Fakat Kürt milliyetçihareketin yay›nlar›nda kadrolar›nÖcalan’›n bu teorilerini anlamad›-¤›ndan yak›n›ld›¤›n› görüyoruz s›ks›k. Ama suç kadrolar›n m›? Hay›r,sorun nesnel karfl›l›¤› olmayan, iflasetmifl stratejik düflüncelerin yerinekonulmaya çal›fl›lan bu teorilerdedir.Bugün gelinen noktada, bir stratejiyoktur. Kürt milliyetçi hareket,umudunu ABD ve AB çözümüneba¤lam›flt›r. Uzun uzad›ya buradatekrar etmek gerekmez ki, Amerikanve Avrupa emperyalizmi, kendiç›karlar› gere¤i halklar›n özlemleriyle,kaderleriyle oynamaktad›r.Halk›n ç›karlar›n› temsil etti¤ini savunanhiçbir örgütlenme, emperyalizmebu imkan› vermemek durumundad›r.Irak iflgalinin ard›ndan oligarfliyiABD sopas›yla tehdit etmek revaçtahale gelmiflti. Bugün onun yerini“ayr›l›r›z ha” söylemi alm›flt›r.“fiunu yapmazsan›z, bunu kabul etmezsenizbaflka alternatiflerimiz oldu¤unubilin!” Üstelik bu, “s›n›rlar›tart›flm›yoruz” söylemiyle yanyanakullan›l›yor. Bunlar politika de¤ildir.Bir örgüt, flu veya bu ülkeyle ittifak›n›,ayr›l›¤› veya birli¤i savunmay›böylesine söylemler üzerineoturtmaz.Bu yüzeysellik, Kürt milliyetçihareketine, birgün çözümü Türkiyes›n›rlar› içinde ar›yor görünümü verirken,bir baflka gün, tam tersine birgörünüm ortaya ç›karabiliyor. Dolay›s›yla,kendi deyimleriyle “hiçbirtarafa” güven vermeyen, neyi savundu¤uda belli olmayan bir tablosözkonusudur.Bugün DTP oy kaybetmiflse, nedenleriniburada aramal›d›r. Halkumutsuzlaflm›flt›r. fiu veya bu do¤rultudabir “çözüm” ufku gösterilememektedirhalka. Tek çözüm ufku,düzen içidir. Ve iflte bu noktadahalk, düzen partilerine yönelmektedir.Aya¤a kalkm›fl, serhildanlar yaratm›fl,binlerce kiflilik gerilla gücüneo¤ullar›n› k›zlar›n› vermifl birhalk olan Kürt halk›, karfl›s›nda hergün biraz daha ileri giden, kurtuluflagiden bir güç göremedi¤inde, yüzünüburjuvaziye düzene dönüyor.Esas›nda olan bitenin aç›klamas›ndaçok yal›n bir yan var; e¤er siz“çözüm düzenin, oligarflinin meclisindedir”diyorsan›z, o zaman düzeninçözümünü, en iyi düzeninpartileri sa¤lar diye düflünülmesineSay›: 118DTP 37


de zemin haz›rl›yorsunuz demektir.AKP, bölgede Kürt milliyetçi hareketininhaz›rlad›¤› bu zeminde art›rm›flt›roylar›n›.Düzeniçi politikalar› gelifltirerek,düzeniçi çözüm beklentilerininyarat›lmas›yla oluflan siyasi ortamda,oligarflinin as›l temsilcileriningüç kazanaca¤› ortadad›r. Bunugörmek için siyaset bilimci olmayagerek yok. E¤er düzeniçi politikayap›lacaksa, e¤er burjuvazinin çizgisindekal›nacaksa, Kürtler’in“kültürel talepleri” bu çerçevedeal›nacaksa, AKP içindeki burjuvalar,bunu aç›k ki daha baflar›l› yapar.Önceki seçimlere göre DTP çizgisininald›¤› oylarda önemli bir düflüfloldu¤u ortada. Bu düflüfl neyegöre tahlil edilecek? Burjuva siyasetölçüleriyle mi, halktan yana siyasetölçüleriyle mi? Biz soruna sadeceAKP’nin oylar›yla DTP’ninoylar›n›n k›yaslanmas› olarak bakm›yoruz.Burjuvaziyle seçim sand›klar›ndaoy yar›flt›rmak üzerindenyap›lacak tahliller, her durumda isabetlisonuç vermez. Yar›n, ayn› hareket,daha da düzeniçileflmifl birgüç olarak oylar›n› geçici anlamdaart›rabilir de. Bu, onun politikas›n›ndo¤rulu¤unu göstermez. Bu anlamda,salt rakamlar de¤il, sorunun politiközü tart›fl›lmal›d›r.AKP neden teflhir edilmedi, neden“AKP asl›nda Kürt sorununuçözmek istiyor ama ordu engel oluyor!”propagandas› tuttu? DTPAKP karfl›s›ndaki yetersizli¤ininözelefltirisini, ‹CAZETÇ‹ politikalar›mahkûm etmeden, veremez.Hiçbir fley kendili¤inden olmuyor.DTP’yi AKP karfl›s›nda böylesine“tutuklaflt›ran” bir siyasi zeminvar. Bu siyasi zemin, TÜS‹AD’danGenelkurmay’a, YDH’dan MHP’yekadar düzen güçlerini “çözüm gücü”olarak gören, onlardan medetuman bir politikayla olufltu. O olmad›ysaöteki, öteki de olmad›ysabu pragmatizm içinde gele geleAKP’ye kadar dayand›. Evet, gizliveya aç›k Kürt milliyetçi hareketiAKP’den böyle bir beklenti içindeoldu. Dolay›s›yla AKP konusundaStrateji, Türkiye devrimineyönelmedi¤inde, Kürt halk›n›nemperyalizmden, kapitalizmden,faflizmden kurtuluflunu içeren birperspektife yönelmedi¤inde,halklar›n birlikte mücadele veörgütlenmesine yönelmedi¤inde,bugünden flunu söyleyebiliriz ki,sözkonusu özelefltirideki açmazlar,yak›nmalar, sorunlar, daha daderinleflerek sürecektir.yan›lan Kürt halk› de¤il, onlardanönce, Kürt milliyetçi hareketin kendisidir.DTP, yanl›fl siyasi tespitleriyle,Kürt halk›n›n AKP konusundayan›lmas›na da yol açm›flt›r.DTP’lilerin kendi de¤erlendirmelerindenanlafl›l›yor ki, baflta Diyarbak›rolmak üzere, hem AKP,hem dinci örgütlenme karfl›s›ndakelimenin gerçek anlam›yla, anlafl›lmazbir aymazl›k sözkonusudur.Tarikatlar, dinci örgütlenmelerkarfl›s›ndaki bu durumu tespit ederken,bölgede solu yok etme politikas›n›da gözden geçirmek gerekmiyormu acaba? Bilindi¤i gibi,Kürt milliyetçi hareket, kendi d›fl›ndakisol güçlere karfl› benmerkezcive mülkiyetçi bir politika izlemifl vebu politika zaman zaman sol içi fliddetboyutlar›na t›rmanm›flt›r. Ta1970’li y›llar›n ikinci yar›s›ndanbafllayan bu politika, günümüzde deçok çeflitli biçimlerde sürmektedir.Yak›n dönemde, HÖC’lü devrimcileriDiyarbak›r’dan “tasfiye etmek”için Kürt milliyetçili¤inin nas›l seferberoldu¤u, aylarca bunun solungündeminde tutuldu¤u hat›rlanacakt›r.Peki bu politikalar hangi sonucuyaratt›?Kürt milliyetçi hareket, Diyarbak›r’daveya “kendi egemenlik alan›”ilan ettikleri yerlerde Türkiyesoluyla u¤rafl›rken, “buras› bizdensorulur, burada bizim d›fl›m›zdakimse çal›flma yapamaz” diye devrimcilerefiziki olarak sald›r›rken,Hizbullahç›s›, AKP’lisi cirit at›yor,Diyarbak›r’›n en ücra köflelerindeörgütleniyor, yüzbinlik mitingleryap›yordu. Çarp›c›d›r gerçekten,üzerinde mutlaka düflünülmesi gerekir;devrimcilere karfl› pusular kurulurken,iflte burjuvazi cirit at›yor,dinci cirit at›yor. Kim kazand›?Bölgede solu yoketmekle ne eldeedildi? Kendi enerjilerini sola karfl›kullanman›n, devrimcilerin faaliyetleriniengellemenin muhasebesinihiç de¤ilse flimdi yapacak m›Kürt milliyetçi hareketi?Gerek Kürt ilerici, demokratgüçlerine, gerekse de Türkiye solunakarfl› baflvurulan “sol içi fliddet”konusundaki elefltiriler, daha önceleri“siz sonuca bak›n” diye karfl›lan›yordu.Öyle ya, “sonuç”, yanikendi d›fl›ndaki güçleri tasfiye etmiflve tek bafl›na kalm›fl olmas›, tümyanl›fll›klar› “unutturur”du!Evet, sonuçtan bakal›m. Soldanboflalan zemini kimler dolduruyor?Dincili¤in, tarikatlar›n cirit att›¤› buortam, Kürt milliyetçi hareketininbir “cephe” anlay›fl›ndan uzak olmas›n›nsonuçlar›n› da gösteriyor.Kürt milliyetçi hareket, 22 Temmuzseçim sonuçlar› itibariyle bile“solla iliflkilerine” bir baksa, çokciddi sorunlar oldu¤unu görecektir.Bu anlay›fl›n gerçek manada bir birlikve ittifak anlay›fl›na sahip olmad›¤›bu seçimde bir kez daha görüldü.Halen de s›k s›k devrimci demokratikgüçlerin birli¤inden, çat›örgütlenmelerinden sözedilmektedir.Ama ifl prati¤e gelince dayat›lansadece kendilerine tabi olunmas›d›r.Solla kurulan bu iliflkinin böyleflekillenmesinde de yine Kürt miliyetçihareketin stratejisinin ve onaba¤l› oluflan kültürünün etkisi vard›r.Milliyetçi anlay›fl, Kürt sorunununçözümünü emperyalizm cephesinde,düzeniçinde görmeye bafllad›¤›1990’lar›n bafllar›ndan itibarengerçekte sola uzun vadeli, kal›c›,cephe birli¤i yap›lacak bir ittifakolarak bakmam›flt›r. Tam tersine,emperyalizme ve oligarfliye güvenverme politikas›n›n bir parças› olaraksolun ihtilalci kesimine mesafekonulurken, lokalize olmuflluklar›-n›, milliyetçiliklerini bir nebze olsunperdelemek için bir kesim soluda kendilerini yedeklemeye çal›fl-38 DTP 19 A¤ustos 2007


Ahmet ‹nsel’in teorik incileriBask›n Oran’›n hayal dünyas›Türkiye soluna, 1980’lerin sonlar›ndanberi, legalizm empoze ediliyor.Legalizm, bafl›ndan itibarenörgüt, illegalite, fliddet düflmanl›¤›üzerine oturtuldu. Örgüte karfl› bireyyüceltildi. Bu reformist anlay›-fl›n tipik temsilcisi ÖDP oldu. Fakatbugün daha ilginç bir geliflmeylekarfl› karfl›yay›z. Yeni yeni sesiniyükselten bir anlay›fl, ÖDP gibi reformistve tasfiyeci bir anlay›fl› dahi“solda” buluyor, onu “örgüt” gelene¤ininbir devam› say›yor ve onuda tasfiye etmek istiyor. Baflka birdeyiflle, solda 1990’lardaki tasfiyecili¤inbafl›n› çekenler, bugün kendileritasfiye olmakla karfl› karfl›yalar.Dün, devrimci örgütleri “tarikat”olarak adland›ranlar›n örgütü,bugün baflkalar› taraf›ndan “kefliflhane”olarak adland›r›l›yor.Dolay›s›yla bu tablodan da anlafl›laca¤›gibi, reformizmin öncekihalinden ve varolufl biçiminden dahagerici bir anlay›flla karfl› karfl›yay›z.Hep belirtti¤imiz gibi, sa¤c›laflman›nda, düzeniçileflmenin de, tasfiyecili¤inde dibi ve s›n›r› yok.ÖDP’nin teorisyenlerinin açt›¤› yoldan,flimdi daha azg›n tasfiyecilergeçiyor. Bu gerici anlay›fl›n ak›l hocas›olarak Ahmet ‹nsel, Bask›nOran (ve onu “ba¤›ms›z aday” yapanarkas›ndakiler) gibi isimler önplana ç›k›yorBu anlay›fl›n ve sözü edilenlerinsavunduklar›na teorik, politik boyutlar›ylade¤inece¤iz elbette amabunlar›n daha iyi anlafl›lmas› içinönce nas›l bir ruh haliyle, nas›l birmegalomaniyle karfl› karfl›ya oldu-¤umuzun da görülmesi gerek.“Sol sesin içeri¤i de¤iflmeli” diyebuyurmufl Ahmet ‹nsel Radikal-2’deki seçim de¤erlendirmesi yaz›-s›nda. Üzerinde durmamak olmaz.Malum, Ahmet ‹nsel, yeni ak›l hocas›,Ayd›n Do¤an’›n patronlu¤undakiRadikal-2’si de yeni “teorikBu megalomanl›kla, “birey”teorileriyle, parlamenterizmeövgülerle ne bir yere varabilirsiniz,ne bir sorun çözebilirsiniz.Hele hele bunlarla“Türkiye solu” ad›na ortayaç›kmak, abesle ifltigaldir.yay›n organ›” durumundad›r.‹nsel kimin ak›l hocas›, Radikal-2 kimin teorik organ› diyecek olursan›z,cevab›m›z› “ABci-AKPcisol”un diye özetleyebiliriz. Ki birazdanbu özeti açaca¤›z.Ahmet ‹nsel diyor ki:“1970'leri mitlefltirerek varolmayaçal›flanlar›n, emekli olma zaman›geldi. 22 Temmuz seçimleri,Türkiye solu aç›s›ndan bir devrinkapand›¤›, yeni bir devrin bafllad›-¤› bir dönem olacak.”Bask›n Oran da ayn› patronungazetesinde ayn› mütevazilik(!)içinde diyor ki;“Bizim ba¤›ms›z sol hareketimizTürkiye'ye öyle yeni fleyler getirdiki Türkiye'nin art›k buradan geridönmesi imkans›zd›r; buradan devameder...”breh breh...Breh breh breh...Ça¤ aç›p ça¤ kapat›yorlar. Pekinas›l, neyle? Ne var ortada, neyedayanarak konufluyorlar?.. Ça¤lar,devirler bu kadar kolay aç›l›p, kolaym› kapan›yor?Bask›n Oran’›n yine Radikal-2’deki “Neler oldu, neler olacak?”bafll›kl› yaz›s›nda da flu hava var:“Bu ifl burada bitmez... Afla¤›-dan gelen talep o kadar fazla ve kaliteliki, bitiremeyiz....‹nsanlara politikan›nseçimden seçimede¤il, gündelikhayatta yap›ld›¤›n›flimdi gösterece¤iz.”Bir kez daha, brehBiz diyelim otuz y›ld›r, siz deyink›rk y›ld›r kimse bu ülkede politikan›nnas›l yap›ld›¤›n› bilmiyordu.fiimdi Bask›n Oranlar ö¤retecek!Bir: Solda siyaset yapman›nbirinci koflulu, siyasi terbiyeve ahlâka sahip olmakt›r!Ahmet ‹nsel flöyle yaz›yor: “De-¤iflimin birinci ve belki en önemlitezahürü, 12 Eylül sonras›nda esasolarak sivil toplum giriflimleri [hangigiriflimler?] etraf›nda ve tek hedefli[hangi hedef?] biçiminde yo-¤unlaflan genç militan enerjinin[nerede bu enerji?], bu seçimlerde,özellikle ‹stanbul'daki ba¤›ms›z soladay kampanyalar› vesilesiyle siyasalalana dönmesidir.”‹nsel buradan hareketle devamediyor: “1970'leri mitlefltirerek etraflar›ndaiyi kötü bir kadro oluflturmay›al›flkanl›k haline getirenleraç›s›ndan, yeni dönem art›k emekliliklerininbafllang›ç tarihi olacak.Böyle bir geliflme, Türkiye'de solhareketlerin bir nostalji kulübü veyaard arda gelen baflar›s›zl›klardaerdem arayan bir kefliflhane olmaktankurtulmalar› için elzemdir.”Ahmet ‹nseller’in, Bask›n Oranlar’›nyeni bir anlay›fl›, yeni bir kültürütemsil etti¤ine hiç kuflku yok.Bask›n Oran’›n halk›n kurtulufluiçin silah kuflan›p mücadele etmeyi“hayvanl›k” olarak nitelendirensöylemlerini de “kefliflhane” söylemlerineeklerseniz, bu kültürün,siyasi terbiyeden, daha do¤rusu düpedüzterbiyeden nasibini almad›¤›-n› görürsünüz en baflta. Bu kültür,ony›llar›n eme¤ine sayg›s›zd›r.Emek, fedakarl›k, onlar için anlafl›-lan o ki “en yüce de¤er” de¤ildir.‹nseller, Oranlar, belki haklar veözgürlükleri savunurken, bir ayd›n40 SOL 19 A¤ustos 2007


olarak farkl›yd›lar; ama anlafl›l›yorki, siyaset sahnesine, halka ve herkesetepeden bakan, herkese istedi-¤ini söyleyebilece¤ini düflünen tambir siyasi züppelik kültürünün temsilcisiolarak ç›kmaktad›rlar. Onlarcay›ld›r bu ülkede flu veya bu flekildemücadele eden, bunun için bedellerödeyen örgütlülükleri “kefliflhane”diye adland›rmaya kimseninhakk› olamaz. Hele ki bu kavgadahiçbir bedel ödemeyenlerin hiç hakk›olamaz.Ayd›n Do¤an’›n Radikal’indekisat›rlar› yazan bu ak›ldaneler kimdir?Hangi mücadeleyi verdiler bugünekadar, hangi bedelleri ödediler,nereden gelip nereye gidiyorlar?Hangi hakla sola bu hakaretleri edebiliyorlar?Bir ayd›n olarak onlar› farkl› de-¤erlendirebilirdik. Mesela seçimlerdeaday olduklar›nda, diyelim ki insanhaklar› temelinde desteklenebilmeleride anlafl›l›rd›r. Fakat sosyalizmad›na ortaya ç›kt›klar› noktada,bir ayd›n olmakla “yetinmeyip”;“hareket” kurmaya soyunduklar›noktada, bugüne kadar neler yapt›klar›n›sorar›z. Nas›l olup da burjuvamedyan›n holding gazetelerinde bar›nabildiklerinisorar›z. Nas›l olupda baflbakanl›k taraf›ndan oluflturulankomisyonlara seçilebildiklerinisorar›z. Evet, nas›l olmufltur bunlar?Sola dair koca koca laflar etmedenönce bunlar› aç›klamal›d›rlar.Muhtemel ki, bu sorular›n karfl›-lar›na hiç ç›kmayaca¤›n› düflündüler;muhtemel ki, reformist ve örgütsüzçevrelerin pohpohlamalar›nafazla kap›ld›lar ve yüksekten uçmayabafllad›lar. Ama asl›nda suçlubunlar da de¤il; suç, bunlar› sola“ak›l hocas›” olarak lanse edenlerde,suç, bunlar› “sol” ad›na, “sosyalistler”ad›na aday gösterenlerdedir.Bununla beraber flunu da ekleyelimki, Türkiye’de s›n›flar mücadelesikimsenin öyle uzun süre yüksektenuçmas›n› kald›ramayacakkadar keskin ve kat›d›r. Dolay›s›yla,ayaklar› yere basmay›p yüksektenat›p tutanlar›n, yere çak›lmalar› çokuzak de¤ildir.‹ki: AB’cilik ekseninde bir solinfla etmeye çal›flanlar,‘Türkiye solu’ ad›nakonuflamazlar!‹nseller, Oranlar, teori ad›na, politikaad›na ne söylüyorlar sola?Gerçekten üzerinde tart›flmaya de-¤ecek, gerçekten özgünlük tafl›yan,solun karfl› karfl›ya oldu¤u sorunlaradair çözümler bulmaya çal›flanbir muhteva var m›? Yok.Bat›dan ezberlenmifl üç beflcümleden ibaret söyledikleri.Çizdikleri teorik-politik çerçeve,ne yapmak istediklerini de ele veriyor:AKP-AB icazetinde solculukoynamak istiyorlar.“Teori”lerinin birinci ana çizgisi,parlamentoculuktur. “2007 seçimleriTürkiye'de solun kendini bütünüyleyenileyerek büyüyebilece¤inive bu büyümenin hangi yönlerdeolabilece¤ini büyük ölçüde gösterdi”diyor ‹nsel ve ard›ndan seçimlere,parlamentoya yönelik küçümsemeninmutlaka k›r›lmas› gerekti¤indenbahsediyor.K›sacas›, ‹nsel, Türkiye solunatek bir adres gösteriyor: Parlamenterizm.Ki bunda bir yenilik oldu-¤unu iddia etmek mümkün de¤ildir.Peki o sol parlamentoda ne savunacak?O da belli; AB’ye üyelik!Bask›n Oran’›n aç›klamalar›ndanbiliyoruz ki, bunun için o gerici, faflistpartilerle iflbirli¤ine de aç›k!Bask›n Oran kendilerini anlat›-yor: “Askerî darbeler bizi ezdi geçti.Türkiye'nin sol kolunu kopard›att›. Can›m›z› zor kurtard›k; yanikurtarabilenler. O hengame içinde,80'lerle birlikte seslerini duyurmayabafllayan yeni toplumsal güçleri,bu yeni ezilmifllik-d›fllanm›fll›k kategorilerinifark bile edemedik: Aleviler,engelliler, kad›nlar, çevreciler,gayrimüslimler, Romanlar, sokaktak›rm›z› ›fl›kta ka¤›t mendil satan sekizyafl›ndaki çocuklar, Çerkesler,eflcinseller, Lazlar, üniversiteye baflörtülüal›nmayan k›zlar, vicdaniretçiler, daha sayay›m m›?”Çevrecileri, eflcinselleri, az›nl›klar›...keflfetmifl. Asl›nda kendisininkeflfetti¤i bir fley yok. Bunlar,1980’li ‘90’l› y›llar boyunca Avrupaemperyalist burjuvazisi taraf›ndantüm yeni-sömürge ülkelerin “soluna”,ayd›nlar›na empoze edildi. “S›-n›f mücadelesi” tasfiye edilip, bununyerine “kimlik” mücadelesigeçirildi. Evet, dedi¤imiz gibi, Bask›nOran’a özgü bir fley yok söylenende;Bat›’dan afl›r›lm›fl söylemler...O söylemlerle, burjuvazininempoze etti¤i çizgide kurulmak istenenbir solla, 1980 bafl›nda “kolukopar›lan sol” ayn› sol de¤ildir.Bask›n Oran kuflkusuz bununfark›ndad›r; ama Avrupac›l›¤›n› gizlemekiçin bu basit demagojilerebaflvuruyor. Oran, “ba¤›ms›z solhareketimiz” diyerek bir yola giriyorama ortada bir ba¤›ms›zl›k yok.“Hareket” daha ilk ad›m›ndan ideolojikolarak burjuvazinin beynineve politik olarak da AB’ye ba¤l›. Budurumda ne önerebilirler ki Türkiye’ye?Bir fley öneremiyorlar zaten.Emperyalizm diye dertleri yok ki,ba¤›ms›zl›k için bir yöntem önersinler.Demokrasi derdimiz var diyorlar,faflizmden flikayetçiler, amafaflizme karfl› mücadele stratejileride “AB’ye üyeli¤i savunmak” veAB’ye yaslanmaktan ibaret!!!S›n›f mücadelesi yerine kimlikmücadelesi, gerçek örgütlenme yerinesivil toplumculuk; AKP veAB’nin tezleridir bunlar. Bu tezlerleilerici, demokrat muhalefeti sapt›rmayakalk›flman›n ad› ise bellidir.Bunun ad› AKP-AB ajanl›¤›d›r.‹nseller’in, Oranlar’›n ifllevi budur.Devrimcilikle, sosyalistlikle bir ilgileriyoktur.Üç: Siz keyfinize bak›n;devrimcilik, devrimcileriniflidir.‹nsel ve Oran, kimselerin “fark›nda”olmad›¤› güçlerden, enerjilerden,kesimlerden sözediyorlar.Ve onlar›n üzerine de teorik incilerinisaç›yor, “hareket”lerini infla ediyorlar.Bir bölümünü aktaral›m:“... Genç kuflaklar›n, ‘büyükleri-Say›: 118SOL 41


ni’taklit etmeden, birey olmay› unutmadanama toplu biçimde davranman›nkendine özgü kurallar›n› dareddetmeden sürdürecekleri siyasallaflma,Türkiye'de solun gelece¤iaç›s›ndan en büyük umut ›fl›¤›d›r.”Minimum hiyerarfli, birey olmay›unutmamak, afla¤›dan yukar›yahareket... Birey, hiyerarfli, tarikat,mürit... vs. vs. Tabir-i caizse ekflidiart›k bunlar.Murat Belge de 12 A¤ustos günküRadikal’deki 'Ba¤›ms›zlar' bafll›kl›yaz›s›nda, Ufuk Uras’›n örgütolarak ve örgütlü olarak seçime girmesihalinde bu sonucu elde edemeyece¤indenhareketle, örgütsüzlü¤e,bireye utangaç bir methiye düzüyor.Her fleyi baflafla¤› ediyorlar!Fakat bu her fleyi tersine döndürmetavr›, kendini seçim de¤erlendirmesindeflöyle ele veriyor. Bask›nOran, “bu kadar baflar›l› birkampanya yürütülmüflken, neden buseçim yenilgisi?” diye soruyor vecevab›n› flöyle veriyor: DTP bizidesteklemedi.‹flte, dönüp dolafl›p gelinen yer.DTP deste¤i, oylar› olmasa, ortadane seçilmifl bir Ufuk Uras olacak, nede Bask›n Oran...‹nseller, Oranlar bu basit, yal›ngerçe¤i görmüyorlar m›, görüyorda, “politika” m› yap›yorlar, bilmiyoruz.Ama bildi¤imiz o ki, bu yal›ngerçe¤i görmezden geldikleri için,yapt›klar› tüm teorilerin ayaklar›havada kal›yor. Örgütlü gücü (DTPve ÖDP’yi) ç›kartt›¤›n›zda geriyefazla bir fley kalm›yor.Bunlar solun tarihi aç›s›ndan“yeni” de¤il, sadece bir “tekrar”d›r,bugünün legal particilerinin 1980sonlar›ndaki yola ç›k›fl söylemleride bunlard›... Bu söylemlerin onlar›nerelere getirebildi¤i ortada; ‹nseller’inbundan daha ileri gidebilece-¤ine dair de bir gösterge yok...Dünyadan, kitlelerden habersizdirlerasl›nda. Belki de hayatlar› boyuncahiçbir gerçek kitle hareketininiçinde yeralmad›klar› için birseçim kampanyas›yla adeta sarhoflolmufllar ve üst perdeden konuflmaktad›rlar:“Önümüzdeki dönemdebu yeni kuflaklar›n geleneksel solzihniyeti ve davran›fl kal›plar›n› de-¤ifltirerek siyasete daha fazla girmelerinih›zland›racak yol, ba¤›ms›zaday kampanyalar› vesilesiyledaha belirgin biçimde gözüktü.”Ne gözüktü? Bir örgüt olmadanhiçbir sonuç elde edilemeyece¤i gözükmedimi? Bunu görmezden gelseniz,örtbas etmeye çal›flsan›z dagerçek sonuç bu... Bunun d›fl›nda nevar? Hadi bakal›m görelim flu sol“hareketinizi”!Bu ifl, AB’cilerden cümleler ezberlemekleolmuyor. Emekle, fedakarl›kla,cüretle ve bedel ödemekleoluyor.Fakat flimdilik ürettikleri “taktiklere”bakarsak, parlamentoculu-¤un dar ufkundan baflka bir fley görünmüyor.Yani burjuvazinin yasal,demokratik mücadele üzerine Avrupa’daony›llard›r ö¤rettiklerini ezberlemifllerve o ezberden konuflmayadevam ediyorlar. Bak›n mesela,Bask›n Oran’›n “hareketi”, gölgekabine gibi çal›flacakm›fl. “Yasa tasar›lar›”haz›rlayacakm›fl. Sonra?Sonras› çok iddial›: “Bu simülasyonlar,milliyetçi kavgalarla t›kanm›flve parti firavunlar› taraf›ndansindirilmifl bir TBMM'ye yasamafaaliyeti nas›l yap›l›rm›fl, ö¤retecek”mifl!!!Türkiye’nin ve Türkiye devrimcihareketinin temel ihtiyac› buymufl.Bu zeka önünde secdeye durulmazda ne yap›l›r?Hat›rlarsan›z, seçim arifesindeverdi¤i demeçlere göre de, Bask›nOran, meclise girip, meclisteki kendiö¤rencileri ve dostlar›yla -hangipartiden olursa olsun farketmezdibirarayagelip, parti liderlerine, oligarfliyekök söktürecekti.Asl›nda bu kadar siyasi cehalet,ancak e¤itimle mümkün dedirtecekapolitik bir durum var karfl›m›zda;öyle ki, o milletvekillerinin sa¤c›l›-¤›, solculu¤u, faflistli¤i, islamc›l›¤›hiç önemli de¤il; onlar›n niteli¤inibelirleyen tek k›stas “Bask›nOran’la tan›fl›kl›klar› ve yak›nl›klar›”olacak. Bu kadar apolitik birsiyasi proje ve bu kadar megalomancabir yaklafl›m olabilir mi?..Demek ki oluyormufl.Sonuç olarak, bu megalomanl›kla,“birey” teorileriyle, parlamenterizmeövgülerle ne bir yere varabilirsiniz,ne bir sorun çözebilirsiniz.Hele hele bunlarla “Türkiye solu”ad›na ortaya ç›kmak, abesle ifltigaldir.Siz en iyisi k›sa pantolonlar›n›z›giyip Bodrum’a, Alaçat›’ya(*) gidin,keyfinize bak›n; devrimcilik,devrimcilerin iflidir.Gerek Ahmet ‹nsel’in, gereksede ayn› paralelde Murat Belge,Ufuk Uras gibilerin seçim sonras›aç›klamalar›nda “solun yeniden yap›lanmas›”ndan,yeni ba¤›ms›z birhareketten sözediliyor. Bask›nOran’›n ise, bu aflamay› geçmifl oldu¤u,hareketi bizzat oluflturdu¤uanlafl›l›yor. Çünkü konuflmalar›ndaart›k “hareketimiz” diye sözediyor.Ne idü¤ü belirsiz, fakat ne yapmayaçal›flt›klar› ise böylesine belliolan bu kiflilerin sol ad›na ahkâmkesmesi, halk›n karfl›s›na sol ad›naç›kmas›, kabul edilemez ve bunaizin verilemez.‹lerici, devrimci, demokrat güçleride bu vesileyle uyar›yoruz. Solunbafl›na yeni bir “bela” daha sarmay›n,solla, sosyalistlikle ilgisi olmayanbu “hareketleri” sol ad›nameflrulaflt›rmay›n. Bu konudaki ilkesizliklerin,pragmatizmlerin bugünekadar yol açt›¤› sonuçlar› hat›rlay›n.(*) Böyle dedik ama, burjuva bas›ndayeralan bilgilere göre zaten oralardalar.Bask›n Oran tatilden demeçler veriyor.Ufuk Uras, Çeflme’de tatildeymifl, cumhurbaflkanl›¤›naaday olan Abdullah Gül,onunla görüflmek için tatilden dönmesinibeklemek durumunda. Ahmet Türk de tatildeymifl,yeni dönmüfl... Güya parlamentermücadele verecekler, ama düzenpartilerinin liderleri kadar olamay›p,TBMM baflkan›, cumhurbaflkan› seçimi,susuzluk gibi önemli sorunlar›n ortas›nda,tatildeler!Sonra kalk›yor, koca koca laflar edip“Türkiye solunun yeniden yap›lanmas›ndan”sözediyorlar. Siz önce kendinizi yap›land›r›nhele bir!42 SOL 19 A¤ustos 2007


Kad›n›n edilgenli¤ive ‹lhan SelçukSonunda bu da oldu! Kemalist,laik kesimin önemli kalemlerindenCumhuriyet Yazar› ‹lhan Selçuk,AKP’ye muhalefet, elefltiri ad›nakad›nlara hakaret etti ve koskoca birtarihi bir ç›rp›da bir yana b›rakt›.Cumhurbaflkanl›¤› köflküne türbanl›bir kad›n›n ç›kmas›n› elefltirenSelçuk, Avrupa’da kad›nlar›n mücadeleylehaklar›n› kazand›klar›n›, ülkemizdeise Kurtulufl Savafl› sonras›bu haklar›n verildi¤ini yazd›. Kad›n-erkekeflitli¤ine inananlar›n kad›n›ntürban, çarflaf takmas›na karfl›olmas› gerekti¤ini iddia eden Selçuk,devamla flunlar› söyledi:“Yaz›k kad›nlar›m›za... ‹kinci s›-n›f insan olmaya, kad›nlar›m›z›nço¤u, me¤er ne kadar haz›r imifller...”Kim bu “ço¤unluk?”Türban takanlar ve/veya AKP’yeoy verenler. Yani, ‹lhan Selçuk’udinlemeyip, faflist, ›rkç›, floven partilereoy vermeyenler.Diyelim ki, kad›nlar›m›z›nço¤u ikincis›n›f olmaya gönüllü.Peki kim onlar› buhalde b›rakt›, nas›l bu kadar edilgenlefltiler?Senin savundu¤un CHP, MHP,savundu¤un Genelkurmay zihniyetide¤il mi bu sonucu yaratan?Kad›nlar›n edilgenli¤i AKP iktidar›ylabirlikte bafllamad›. AncakSelçuk böyle göstererek, bir tarihi,sosyolojik gerçe¤i, sistemin sorumlulu¤unu,örne¤in tekelci burjuvazininrolünü tümüyle bir kenara b›rak›yor.Baflka bir deyiflle “kad›n›nedilgenli¤i” meselesini salt türban,tesettür meselesine indirgiyor.Oysa bu ülkede kad›nlar›m›z›nezilmesinde, edilgenlefltirilmesindeas›l belirleyici olan kapitalist sistemdir.Kapitalizmin bu anlay›fl›, islamc›zihniyetle bütünleflti¤i içinsonuç daha boyutlu olarak ortayaç›kmaktad›r. ‹slamc› zihniyettenkaynakl› sorunda ise türban, tesettürsadece bir sonuçtur. Yani, türbanakarfl› olup olmamak, kad›n›n özgürlü¤ündenyana olup olmamakla eflde¤erde¤ildir.Yayg›n olarak türban “sorunu”gündeme gelmese, daha do¤rusudin istismarc›s› AKP iktidar olmasa;tekelci burjuvazinin, kapitalizminkad›na biçti¤i role bir itiraz› olmayacakSelçuk vb. “laik” kesimlerin.Selçuk gerçekten kad›n›n özgürlü-¤ünden yanaysa, yaz›s›na daha bafltankapitalizme, bugüne kadar busistemi yürüten, ülkemizi yönetenlerecephe alarak bafllamal›yd›.Kad›n sorununun bu flekilde yüzeyselele al›nmas›n›n alt›nda,‘AKP’ye muhalefet’ anlay›fl› yat›-yor. Elbette bu iktidar›n gerici, iflbirlikçipolitikalar›na muhalefetedilmelidir. Ancak Selçuk birçokkonuda bunu yaparken, özellikleGenelkurmay’›, “laik”, “ulusalc›”maskesi alt›na gizlenen faflist güçleriaklamay› tercih ediyor.Bu anlay›fl birçok konuda O’nugericili¤i, bask›y›, faflizmi savunmayakadar savuruyor. Savundu¤ukesimlerse, kad›n haklar› dahil, buülkede her türlü hak ve özgürlü¤edüflman olanlar›n bafl›nda geliyor.“Halka olan sevgimden dolay›bu çal›flmalara kat›ld›m”Antalya Temel Haklar’›n, 125 insan›n hayat›n› kaybetti¤i6 bin 13 kiflinin sakat kald›¤› Çevre Yolu’nda üstgeçit yap›lmas› için yürüttü¤ü kampanyada, "Bir ÜstGeçit Kaç ‹nsan Eder" yaz›l› afiflleri asan Ömer FarukErceylan, gözalt›na al›nm›fl ve tutuklanm›flt›. Bu olay,iktidar›n demokratik haklara oldu¤u kadar, halk›n cangüvenli¤isorunu konusunda da nas›l aç›kça düflman oldu¤ununkan›t›yd›. Sadece üst geçit istedi¤i için gözalt›ndaiflkenceye maruz kalan Ömer Faruk Erceylan, “görevlimemura hakaret ve direnme” suçlamas›yla tutukland›¤›davadan geçti¤imiz günlerde tahliye oldu. Erceylan’lakampanya ve tutuklanmas›na iliflkin görüfltük.- Hakaret mi ettiniz?Hay›r. Sadece onlara vicdan sorgulamas› yaparak,kendi yak›nlar›n›n da ölebilece¤ini, ölümleri durdurmayaçal›flanlara nas›l böyle insanl›k d›fl› davranabildiklerinisordum.- Kampanyaya kat›lma amac›n›z neydi?Bu kampanya çok can yak›c› bir meseleye parmakbasm›flt›r. Düflününki üst geçit olmad›¤›için 29 senede125 insanölüyor. Ve sonölen ilkokula gitmeyeçal›flan 7 yafl›ndabir çocuk.Biz de, belediyeve karayollar›nadilekçe vererek,mahallelerde afifller asarak,el ilanlar›, bildiriler da¤›taraküst geçidin yap›m›nabafllanmas›n› sa¤lad›k.Erceylan’›n tutukland›¤›, AntalyaTemel Haklar kampanyas› sonucuyap›m›na bafllanan üst geçit125 insan›n ölmesi gibi vicdan› kanatan bir sorunvar. Öte yandan, açl›k, sefalet ve birçok s›k›nt› çeken buülke halk›na olan sevgimden dolay› bu çal›flmalara kat›ld›m.Ayr›ca üniversite ö¤rencisi olarak, bunun gerektirdi¤isosyal sorumlulukla hareket ettim.Bu tarz sorunlar halk›n ezilen bütün kesimlerinin fluya da bu flekilde karfl› karfl›ya oldu¤u sorunlard›r. Duyarl›tüm halk›m›z gibi ben de bu tarz sorunlara karfl›yapabilece¤im her fleyi yapmaya, mücadele etmeye devamedece¤im.Say›: 118KADIN 43


Haf›zaGerçekler unu tulmas›n diyeHac› Bektafl Veli Anma Törenleri’nin44’üncüsü bafllad› bu hafta.44’üncüsü oldu¤una göre, ne zamannas›l bafllad›, bir bakal›m."Hac› Bektafl› Veli'yi Anma Törenleri",16 A¤ustos 1964'te, Hac›Bektafl› Veli'nin yatt›¤› türbe ve dergah›nmüze haline getirilmesiylebirlikte bafllad›. Kesintiler olsa da40 y›l› aflk›n bir süredir her y›l›na¤ustosunda toplan›yoralevi halk›m›z orada.Törenler, uzun y›llarsadece “dini” çerçevedesürdü. Aleviler, kutsalkabul ettikleri türbeyi veçevresindeki ziyaret yerlerinigeziyor, Hac› BektaflDergah›’n›n efli¤ine"yüz sürüyor"lard›. Törenler,zaman içinde,Anadolu'nun dört bir yan›ndanalevi ozanlar›n,gezici afl›klar›n, tiyatro,semah gruplar›n›n, yerelderneklerin kat›l›m›ylabir kültür etkinli¤ine dönüfltü.Bu de¤iflim, biryan›yla da ülkemizdekimücadelenin geliflimine paraleloldu.12 Eylül'le birlikte cunta, törenleridüzenleyen Hac› BektaflDerne¤i’ni kapatt›, törenler decuntan›n müdahalesinden nasibiniald›. Art›k ilerici sanatç›laruzun y›llar orada türkülerini söyleyemeyecekti.Ama ülkemiz ilginçbir ülkedir; Hac› Bektafl Derne¤i 12Eylül Cuntas› taraf›ndan kapat›l›ptörenler rehin al›n›rken, y›llar sonratörenlere cumhurbaflkanlar›, baflbakanlarkat›lmaya bafllayacakt›.HPeki kimdi Hac› Bektafl-› Veli?Veli olmadan önce nereden gelmifl,nereye gidiyordu? Kimdi ki, alevihalk onun etraf›nda toplan›yor, egemenler,onun üzerinde böylesine yasakl›,demagojili politikalar gelifltiriyorlard›?HHac› Bektafl-› Veli,alevili¤in, Anadolu'daoluflan ve bugüne uzanan en büyükkollar›ndan biri olan bektaflili¤inkurucusudur. Alevi halk›n büyükbölümü, yüzy›llard›r onu yol göstericisiolarak kabul eder. O'nun oca-¤›nda yetiflen, O'nun postunda oturandedeleri ve onlar›n soyunu sürdürenlerisahiplenir.Hac› Bektafl-› Veli’nin görüfllerininözü, özeti nedir denirse ve bunuBir Bektafli tekkesinde ayinDevletin, devletçilerinHac› Bektafl’› baflka!bir cümleyle ifade etmek gerekirse,eflitli¤i, kardeflli¤i, paylafl›m› erdemsayan, insana sayg›y›, sevgiyiibadet kabul etmesi, onun felsefesininözetidir. O fleriat›, hac, namazgibi biçimsel ibadetleri reddedip,“gönül ibadeti” düflüncesini gelifltirmifltir.Mesela abdest alarak insan›ntemizlenmeyece¤ini, as›l temizli¤iniçimizdeki fleytan› yenmekleolaca¤›n› söyler. Düflünceleri,onun ölümünden sonra kalemeal›nm›fl olan Malakat’da anlat›lm›flt›r.Malakat, bektaflili¤in, alevili¤inen temel kitaplar›ndan biri olarakkabul edilir.Lakin yaflam› üzerine rivayetlermuhteliftir. Hac› Bektafl-› Veli’nindo¤um tarihi konusunda iki farkl›görüfl var. Fakat sanmay›n ki, sorunsadece tarihi bir belirsizliktir. Öyleolsa, belirsizli¤in sadece do¤um tarihineiliflkin olmas› gerekti. Amaöyle de¤il. Hac› Bektafl’›n Türkmü, Arap m› oldu¤u konusunda darivayetler muhteliftir. Hac› Bektafl,kimine göre isyanc›, kimine göredevletçidir... Hatta kimilerine göre,alevi bile olmay›p, sünnidir. Pekineden bu kadar farkl›l›k, bu kadarspekülasyon neden? En baflta flunubelirtelim ki, Hac›Bektafl’›n tarihineyaklafl›m, alevili-¤in özüne yaklafl›mdanayr› de-¤il..Nas›l ki, alevilerhakk›nda söylenenler“dinsiz,imans›zlar”danbafllay›p “din kardefllerimizdir”ekadaruzayan bir de-¤iflkenlik arzediyorsa,nas›l ki, resmidevlet politikas›,“aleviler birincis›n›f vatandafllar›-m›zd›r” derken,o birinci s›n›fvatandafllar›n›Marafl’ta, Sivas’ta,Gazi’deyak›yorsa, Hac›Bektafl üzerinesöylenenler de iflte birbirine böylesinez›t içerikler kazanabiliyor.HHac› Bektafl-› Veli, Horasan'›nNiflapur Kenti’nde do¤mufltur.1209'da do¤du¤u ve ölüm tarihininde 1271 oldu¤u genel kabul görür.K›rflehir Sulucakarahöyük'de ölmüfltür.(Ki daha sonra Sulucakarahöyük'ünad› Hac› Bektafl olmufltur.)Genç yafl›nda Anadolu’ya gelenHac› Bektafl, Babailer’le ve Amasya'daBabailer’in önderi Baba ‹lyas'laba¤ kurdu. Tarihsel kaynaklar44 TAR‹H 19 A¤ustos 2007


Hac› Bektafl Veli'nin Anadolu'yageldikten sonra Baba ‹lyas'›n halifesioldu¤unu belirtir.Mevlana'n›n halifelerinden UluArif Çelebi'nin müridi Eflaki'nin(1318-1358) yazd›¤› kitapta Hac›Bektafl’›n gelifli flöyle aktar›l›yor:"Faziletle süslenip bezenmifl do¤ruraviler flöyle rivayet ettiler ki: BabaResul’un haslar›ndan olan Hac›Bektafl-› Horasani, Rum ülkesindebelirmiflti. Hac› Bektafl’›n maarifetledolu bir kalbi vard›, fakat fleriata‘Yetmiflikimilletinhepsinebirnazarlabakacaks›n.’uymuyordu."Babailer isyan›, Selçuklular taraf›ndankatliamlarla bast›r›ld›ktansonra (Hac› Bektafl’›n kardefli Menteflde Babailer isyan›nda katledilmiflti),imhadan arta kalanlar, Hac›Bektafl'›n çevresinde topland›lar.Hac› Bektafl'›n çevresinde toplananlararas›nda Baba ‹lyas'›n müritleri,Haydari, Kalenderi, fiemsi gibi döneminönde gelen Bat›niler’i de vard›.Horasan erleri, Rum Abdallaronun çevresinde toplan›rken, onu"Kalenderler piri, Abdallar serveri"olarak adland›rmaya bafllad›lar.‹flte bu aflamadan sonra, AnadoluAlevili¤i onun etraf›nda topland› veyeniden flekillendi.Hac› Bektafl ad›na VEL‹’nin eklenmeside iflte bu aflamadan sonrad›r.Alevi felsefesinde bu ünvan,“velayet yükünü tafl›makla yükümlü”,yani Hz. Ali’nin miras›n› temsiledebilen en ulu kifliye verilir.Alevi tarihinde bu ünvan›n iki kifliiçin kullan›ld›¤› görülüyor; bunlardanbiri Hac› Bektafl; ikincisi de Safeviyolundan fiah ‹brahim’dir.Hac› Bektafl, daha yaflad›¤› dönemde,Anadolu'da "serçeflme" yanip›narlar›n bafl› olarak görülmeyebafllanm›flt›r.HHac› Bektafl'›n do¤um ölüm tarihinifarkl› gösterenler, 1248'de do-¤up, 1337'de öldü¤ünü söylemektedirler.Niçin? Daha fazla merakta b›-rakmadan sadede gelelim.Hac› Bektafl Anadolu’da gerçekleflenBabailer ayaklanmas›na kat›lm›flt›r.Ki bu ayaklanma, onun düflüncelerininflekillenmesinde deönemli etkenlerden biridir. Çünkü,1209-1271 y›llar›nda yaflamas›yla,Babailer ayaklanmas›na kat›lmas›birbirine uygundur.1248-1337 y›llar›n› kabul edenler,Hac› Bektafl’›n Babailer’le veayaklanmalarla iliflkilerini gizlemeyeçal›flan, onu devletin ve yeni birdevletin kurulufluna önderlik edenOsmanl› sultanlar›n›n "yak›n dostu"olarak göstermeye çal›flanlard›r.E¤er do¤um ölüm tarihi olarakbu tarihler kabul edilecek olursa,do¤al olarak Hac› Bektafl'›n Anadoluhalk›n›n sömürüye, zulme karfl›isyan›yla bir ilgisi de kurulamayacakt›r.Bu tezin savunucular›, Çelebiler,Ulusoylar gibi düzenle bütünleflmifl,toplumda meflrulu¤u devlete yamanmaktaarayan "alevi" kesimlerdir.Kimi aleviler de “ alevilerdetoplum liderleri ifllerini k›l›çla görmezler”diyerek zinhar, Hac› Bektafl’›nayaklanmalara kat›lm›fl olamayaca¤›n›kan›tlamak için çabasarfetmektedirler. Anadolu tarihi,bu garip tezin tekzibidir. Çünkü butopraklar›n tan›k oldu¤u ayaklanmalar›nbüyük bölümü alevi ayaklanmalar›d›rve dini, toplumsal önderleride her ayaklanmada bafllar›ndad›r.HK›sa Tarih19 A¤ustos - 25 A¤ustos21 A¤ustos 1944Varflova'da Nazi iflgaline karfl› ayaklanmabafllad›.21 A¤ustos 1990‹stanbul belediyelerinde emperyalist savaflakarfl› 2 saatlik ifl b›rakma eylemi yap›ld›.Merter’de tekstil iflçileri D‹H öncülü¤ündeyürüyüfl düzenledi.21 A¤ustos 1995Karakiraz köylüleri, ‹stanbul Anakent Belediyesi’ninköylerini çöplü¤e dönüfltürmesinekarfl› direnifle geçti.22 A¤ustos 1994Dersim Ovac›k ‹lçesi’nde esnaflar ambargoyuprotesto etmek için kepenk kapatt›.23 A¤ustos 1944Paris halk› ayaklanarak Nazi iflgaline sonverdi.23 A¤ustos 1992fi›rnak bombaland›. Kent harabeye çevrildi.Yeni bir göç dalgas› bafllad›.23 A¤ustos 1995‹flten at›lan Eminönü Belediye iflçilerininDevrimci ‹flçi Hareketi önderli¤inde bafllatt›-¤› ve 3,5 ay boyunca iflgallerle, ölüm oruçlar›yla101 gün süren direnifl, 23 A¤ustos’takazan›mla sonuçland›.24 A¤ustos 1949Emperyalistlerin sosyalist bloka karfl›kurdu¤u NATO Antlaflmas› yürürlü¤e girdi.25 A¤ustos 1948Kore Halk Cumhuriyeti kuruldu.25 A¤ustos 1992Diyarbak›r’da SA⁄LIK-SEN ve E⁄‹T-SEN’li200 memur, “‹nfazlara, Kontrgerilla Katliamlar›nave Sürgünlere Karfl›” açl›k grevibafllatt›.Say›: 118TAR‹H 45


Keza, Hac› Bektafl üzerine yaz›-lan kimi eserlerde, Hac› Bektafl ile‹mam Ali aras›nda bir kan ba¤› oldu¤unukan›tlamaya yönelik tarihizorlamalar, yine Horasan’dan Anadolu’yageldi¤inde yukar›da al›nt›yap›lan metinde de görülece¤i gibiHac› Bektafl-› Horasani olarak an›-lan Hac› Bektafl’›n “Türk” oldu¤unuveya Türk olmad›¤›n› kan›tlamayayönelik eklektik tarih yaz›m›,onun soyunu imamlara ulaflt›ran soykütükleri ç›karma giriflimleri, bektaflili¤inözünü perdeleyen spekülatiftart›flmalard›r ve akademik anlamdaönemi olsa da, siyasal anlamdabir önemi yoktur. Hac› BektaflHorasanl› da olabilir veya kökenioraya uzan›yor olabilir. En az›ndanbugünkü tarihsel belgeler, bunu tart›flmas›zbiçimde a盤a kavuflturmayayetmemektedir. Fakat Hac› Bektafl’›nArap veya Türk olmas›ndanolumlu veya olumsuz sonuçlar ç›karanlar,zaten “72 milletin hepsinebir nazarla bakacaks›n” diyen buönderin düflüncelerinden hiçbir fleyanlamam›fllar demektir.HDemek ki tarih deyip geçmeyin.Önünüze bir “tarihçe” geldi¤inde,en baflka kim yazm›fl bak›n. Yazansömürücülerin dünyas›ndan ise, otarihe de bak›n ama flüpheyle bak›n.HHac› Bektafl’›n düflünceleri azçok sistematik bir hâl al›nca, dergah›çevresinde bir toplumsall›k oluflunca,onun fikirlerini benimseyenmüritleri ve dervifller, Anadolu'nundört buca¤›na da¤›ld› ve bu düflünceleriyayd›lar. Öyle ki, Hac› Bektafltarikat›, Rumeli’ye, Rodos ve Girit'e,Arnavutluk'a, S›rbistan'a, Bulgaristan’a,Romanya'ya, Suriye'ye,Irak'a, M›s›r'a kadar yay›ld›. Dahasonra kimi isyanlar›yla, kimi deyiflleriyle,kimi manevi kiflilikleriyleAnadolu tarihinin bir parças› halinegelecek birçok isim, bu dönem Hac›Bektafl Dergah›’ndan ç›kanlard›r.Hac› Bektafl’›n ard›nda 300’ü aflk›nhalife b›rakt›¤› belirtilir. Akdeniz’deSeyyid Cemaleddin Sultan,Mentefle'de Sar› ‹smail Sultan, Alt›ntafl’daResul Baba Sultan, Bigadiç'deBarak Baba, Elmal›’da AbdalMusa Sultan, Karaca Ahmet Sultan,Taptuk Emre, Sar› Saltuk, BabaMansur, Geyikli Baba bunlardanbaz›lar›d›r. Kaygusuz Sultan, PirSultan, Kazak Abdal, Virani, Yeminigibi birçok ozan da Hac› Bektafl’›nyolundan yürüyen bektafliozanlar›d›r.Aradan 7 as›r› aflk›n zaman geçmifltir.Ama bektaflilik, manevi anlamda,felsefi ve kültürel anlamdahala bu topraklar›n yaflayan gerçeklerindenbiridir. 7 as›r öncesini çarp›tmaya,cumhurbaflkanlar›yla, bakanlar›ylaHac› Bektafl’a toplafl›pHac› Bektafl’› oldu¤undan farkl›göstermeye çal›flsalar da, bektaflilik,insani özüyle, zulme, adaletsizli¤e,eflitsizli¤e karfl› isyanc›l›¤›yla yaflamayada devam ediyor.Hac› Bektafl'ta flenlik bafll›yor16-19 A¤ustos tarihleri aras›nda Nevflehir'in Hac›Bektafl ‹lçesi’nde, 44. Ulusal ve 18. Uluslararas› Hac›Bektafl Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinlikleri bafllad›.Etkinlikler kapsam›nda, Cumhuriyet Meydan›'nda törendüzenlenecek ve 14. Hac› Bektafl Veli Dostluk ve Bar›flÖdülü, Türk Halk Müzi¤i sanatç›s› Sabahat Akkiraz'asunulacak. Hac› Bektafl Veli'nin mezar›n›n bulundu¤u Hac›Bektafl Veli Külliyesi'nin ziyaret edilmesinin ard›ndan,fiakir Keçeli'nin yönetiminde, ‘Laik Türkiye Cumhuriyeti'ndeAlevilik’ konulu panel, Resim Heykel Seramik KarmaSergisi, Ankara Simurg sanatç›lar›n›n ‘Sivas Katliam›n›nBelgesel Oyunu’ gibi etkinlikler ilk gün program›aras›nda yer al›rken, gece ise, Sabahat Akkiraz, OzanEmaneti, Ozan fiahini, Mehmet Konduk, Hüseyin Aslan,Âfl›k Fedai, Mazlum Çimen, Ali Mahzuni, Gülflen Altunve Grup Yenice Yollar›’n›n kat›laca¤› konser yap›lacak.‹kinci gün, Sivas flehitleri için yap›lan an›t›n aç›l›fl› ilebafllayacak ve ‘Enel Hak’ konulu konferans ile yine çeflitlisanatç›lar›n yer ald›¤› konserlerle devam edecek.Etkinliklerin 3. günü ise ADD Genel Baflkan› fienerEruygur'un yönetece¤i ‘‹rtica ve Emperyalizm’ konulupanel, ‘Birlik Cemi’ ve Dedeba¤'da piknik düzenlenecek.Son y›llarda gittikçe içeri¤i boflalt›lan flenlikler, fienerEruygur gibi katillerin at koflturdu¤u, düzen partilerininalevi oylar›n› avlamaya çal›flt›¤› bir alan haline getirildi.Ne panellerde, ne de kürsüye ç›kar›lanlar›n konuflmalar›nda,alevili¤in direnifl tarihi, mazlumdan yana, zalimekarfl› olma gibi özelliklerinden söz edilmemesi de, devletinasimilasyon politikas› paralelinde devam ediyor.‹flbirlikçi Do¤an ve MHP’ninelindeki alevi kan›Aleviler ad›na hareket ettiklerini iddia edenlerin bu tutumunedeniyledir ki, MHP gibi faflist, elinde alevilerinkan› olan bir parti dahi, alevileri örgütlemeyi düflünebiliyor.‹flte bunun son örne¤i, ‹zzettin Do¤an’›n ça¤r›s› veErciyes Kurultay›’ndaki sahne oldu.Cem Vakf› Baflkan› ‹zzettin Do¤an, alevileri faflist, gericidüzen partilerine yönlendirmek için seçimlerde oy verilebilecekpartiler aras›nda Genç Parti, MHP gibi partileride saym›flt›. Bu kez de, MHP’nin Erciyes Zafer Kurultay›’na,davet gelirse alevileri yönlendirebileceklerinisöyledi.MHP de, kurultayda “semah” gösterisi yaparak oyunudevam ettirdi.Aleviler oligarflinin, faflist partilerin ve kendi “içindeki”bu iflbirlikçilerin oyunlar›na aldanmayacaklard›r!46 TAR‹H 19 A¤ustos 2007


Göçmen Yasas›na Karfl›Mücadele SürüyorAlmanya’da yaflayan göçmenlerinhaklar›n›n gasbedilmesinin yolunuaçan Yeni Göçmen Yasas›’nakarfl› Anadolu Federasyonu’nunbafllatm›fl oldu¤u kampanya, Almanya’n›nçeflitli flehirlerinde sürdürülüyor.Köln’de kampanya çerçevesinde10 A¤ustos günü afiflleme çal›flmas›yap›ld›. fiehrin en ifllek caddelerindegerçeklefltirilen afiflleme s›-ras›nda kampanya ile ilgili sorularcevapland› ve kampanyan›n geniflleyerekdevam edece¤i bildirildi.*Berlin’de IKAD çal›flanlar› taraf›ndana¤›rl›kl› olarak Göçmen Yasas›’ylailgili haber ve yorumlar›nyerald›¤› Anadolu FederasyonuGazetesi’nin 3. say›s› da¤›t›ld›. Birsaat süren da¤›t›mda 50 gazete Türkiyeligöçmenlere ulaflt›r›ld›.*Stuttgart fiehri’nde faaliyet yü-Emperyalistler, teknolojinintüm imkanlar›n›kullanarak, “terör” demagojisiylegeçici olarak sa¤lad›klar›“muhalefetsizlik”koflullar›nda, tam bir denetimtoplumu kurmaya çal›fl›yorlar. Büyük ölçüde bencillefltirilmiflve yaflama derdine düflürülmüfl toplumsal yap›sayesinde, emperyalistler “can güvenli¤i” gerekçesiylehemen her fleyi kabul ettirebilir durumdad›rlar. En bafltaABD ve ‹ngiltere, “güvenlik” gerekçesiyle, kameral› yaflam›,polisin ve gizli servislerin her türlü izleme yetkisinesahip olduklar› bir sistemi yerlefltirdiler. Yasal olarakda “teröre karfl› savafl” ad›na, tüm toplumu denetleyip sindirecekdüzenlemelere devam ediyor. Di¤er emperyalistlerde onlar›n yolundan gidiyor. ‹flte son örnek:Bas›na yans›yan bilgilere göre, Amerika’da “terörlemücadele kapsam›nda hayata geçirilen “elektronik seyahatotorizasyonu”nun, AB ülkelerinde de hayata geçirilmesiiçin haz›rl›k yap›l›yor.“Henüz son karar verilmemifl olsa da projenin hayatageçirilmesine kesin gözüyle bak›l›yor”mufl. Yani k›sacas›,kamuoyu al›flt›r›l›yor.rüten AnadoluKültür ve SanatEvi, kampanyakapsam›nda 13A¤ustos günüStuttgart’›n flehirmerkezinde afifllemeyapt›.BerlinAnadolu Kültürve Sanat Evi, Anadolu Federasyonu’nunaçt›¤› kampanyaya kat›ld›-¤›n› ve bu do¤rultuda çal›flmalar›n›ndevam edece¤ini aç›klad›.*Avrupa’daki tüm ilerici demokratörgütlerin bu ve benzeri ›rkç›sald›r›lara karfl› birlikte bir set oluflturmas›flart. Gerçek flu ki, göçmenveya baflka bir deyiflle “yabanc›düflmanl›¤›” sadece Almanya’yla s›-n›rl› olmay›p, tüm Avrupa’y› sarm›fldurumda. ‹flte geçen haftadan iki örnekdaha:*Emperyalist dünyahapishanesiStuttgart‹sviçre’nin CenevreKenti’nde bir grup Neonazi,Afrika kökenlileresald›rd›. Sald›r› askerlertaraf›ndan önlendi.*Danimarka’da DanimarkaHalk Partisi, ülkede yaflayangöçmenlerin evlerinde kendi dillerinikonuflmalar›n›n yasaklanmas›n›istedi. Ailelerin kendi dilleri yerineDanca konuflmas›n› isteyen sözkonusuparti, bunun da çocuklarlaokullarda, krefllerde yap›lacak mülakatlarlave evlere yap›lacak bask›nlarladenetlenmesini öneriyor.Bu ›rkç› politika, flu gerekçeye dayand›r›l›yor:“Danca, uyumun önkoflulu. Ayr›ca, evde kendi dillerinikonuflan göçmenler e¤itim ve ifl hayat›ndabaflar›l› olam›yor.”Ne kadar ulvi gerekçeler!Güya Avrupa’da gümrüks›n›rlar› yok, güya vizezorunlulu¤u yok ama,sisteme göre, “elektroniktarama” yöntemiyle herkesinnereye gitti¤i izlenebilecek.Çünkü, AB üyesi vatandafllar, vizesiz seyahatedebilme “özgürlüklerini” kullanabilmek için seyahatlerindenönce elektronik bir form doldurmak zorundalar.Aksi halde “serbest dolafl›m” hakk›ndan yararlanamayacaklar!Küreselleflmenin “s›n›rlar› kald›rd›¤›” imaj›n›n cilalar›dökülüyor bir kez daha. Schengen Anlaflmas›’yla kald›r›-lan s›n›rlar›n kitleler için nas›l istendi¤inde tekrar yerinekonuldu¤u görülüyor. Amerikan ve Avrupa emperyalizmi,tüm dünyay›, bir hapishaneye çeviriyorlar ad›m ad›m. Buhapishanenin jandarmas› ve gardiyanlar›, emperyalistlerve iflbirlikçiler. Tutsaklar ise tüm dünya halklar›.Ellerinden gelse, tüm dünya halklar›na Guantanamo’dakigibi turuncu tulumlar giydirip numaraland›rmak da isterlerama, güçleri yetmez. Zaten dünyay› hapishaneye çevirmeyede güçleri yetmeyecek. Çünkü halklar nihayetindebuna izin vermeyecek.Say›: 118YURTDIfiI 47


değinmelerUyuflturucu tüccar›‘vatansever Türk’!Susurlukçular bir yandan halk›n kan›n›dökerken, öte yandan uyuflturucu,fuhufl, kumar gibi ifllerden “köfleyi”dönüyor, halka karfl› savafl› finanseetmede bu “kara para”y› dakullan›yorlard›.Anlafl›lan gelenek bozulmam›fl! “Vatansever”çeteler de, meydanlardavatanseverlik nutuklar› atarken, öteyandan uyuflturucu ticaretinin deiçinde yer al›yorlarm›fl.Alman polisinin 2003 y›l›nda yapt›¤›telefon dinlemelerine, Ümraniye’dekibir evde bulunan patlay›c›larlaBAM TELİ çizgilerUTANIN!“yakay› ele veren” MuzafferTekin de tak›lm›fl.Alman polisin raporunda“organizatör”olarak nitelenenTekin için “Türk kökenliuyuflturucu tüccar›ve kaçakç›s›” deniliyor.Olmasayd› flafl›r›rd›k!“Vatanseverlik” k›l›f›n› kullanankim varsa, mutlaka en pis ifllerinve iliflkilerin de içindedirler. Hemhalk›n kan›n› dökerler, hem de keseleriniböyle doldururlar, sonra gelsin“Türk anadan babadan olma” hamasetleri,“vatanseverlik” nutuklar›.Ancak ifl, Tekin’le bitmiyor. Tekin’inelini öptü¤ü E. Tümgeneral Veli Küçük’üve di¤er generalleri araflt›r›n,ayn› sonuç karfl›n›za ç›kacakt›r.Tekin, VeliKüçük’üneliniöpüyorRusya'da, 'Ulusal Sosyalizm/BeyazGüç' adl› ›rkç›örgütün, Nazi bayra¤› alt›ndabiri Da¤›stanl›, di¤eri Tacik iki kiflininbafllar›n› keserek infaz etmesigörüntüleri tart›fl›l›yor. Ruslar görüntülerdendehflete düflmüfller...Asl›nda flafl›lacak bir fley yok! Sosyalizmiy›kanlar,halklar›düflmanlaflt›r›p›rkç›l›¤›n da zemininiyaratt›lar.Eserleriyle gururduyabilirler!Katliamı aklama çabasıIrak’ta iflgal güçlerinin gerçeklefltirdi¤ionlarca katliamdanbiri olan, HadisaKenti’ndeki katliamdan dolay›“yarg›lanan” Justin L.Sharrat isimli Amerikan askeri,“akland›!” Olayda, üçükad›n, yedisi çocuk 24 silahs›z Irakl› katledilmiflti.Bu kaç›nc› aklama; yarg›layan, suçu iflleyenlerinkendisi olunca, baflka türlüsü demümkün de¤ildir. Amerikan emperyalizmi,baflta iflgal alt›nda tuttu¤u halklar olmaküzere, tüm dünyay› adaletsiz b›rakmayadevam ediyor.❉ ❉ ❉Kokuşmuşluk resmiBu y›l›n ilk alt› ay›nda 2 bin 131 ihaleyi inceleyenKamu ‹hale Kurulu, bunlar›n yüzde38’inde usulsüzlük tespit etti.Rantiyenin, hortumculu¤un geçerli oldu-¤u, ihale yolsuzluklar› yapanlar›n baflbakanl›k,bakanl›k koltuklar›nda oturdu¤u birülkede baflka ne bekleniyordu ki!❉ ❉ ❉Kırmızı plaka gidince...Burjuva politikac›lar›n, “k›rm›z› plakal›”araca binmek yani koltuk, mevki sahibi olmakiçin yapamayacaklar› fleyin olmad›¤›-n› gösteren örneklerle doludur ülkenin tarihi.Düflüncenin, ideolojinin, ideallerin hiçbirönemi yoktur. ‹ster “sa¤”, isterse”“sol”dan, fark etmiyor.Bunlara bir yenisi daha eklendi.CHP Milletvekili Erdo¤an Yetenç, partisininmeclis idare amiri seçimlerini kaybedince,CHP’den istifa etti.“Yüksek birmevkiye yerleflenalçak biradamdandaha kötübir fley olamaz.”Claudianus48 DE⁄‹NMELER 19 A¤ustos 2007


Doğruya doğruRessam dostumuz CelalBinzet, günceldir diyebir al›nt› göndermifl:"... Halk›n sa¤l›¤› düflünülmekgerekti¤i için,bu ifl bir ölçüde flehrin eniyi yerde kurulmas›na vedo¤ru yana bakmas›na,bir ölçüde de temiz susa¤lanmas›na ba¤l› oldu-¤undan, buna da büyükbir özen gösterilmelidir.Kurulufl yerini ve su durumunuözellikle söylüyorum,çünkü hava ve su,en s›k ve sürekli olarakkulland›¤›m›z fleyler olduklar›için beden ve sa¤l›¤›m›z›en çok etkilerler.Dolay›s›yla, bütün halk›n“Çarfl›” Sinan Engin’e Karfl›Taraftar derneklerinin mafyan›n “arkabahçesi” oldu¤u günümüzde, “muhalif”tavr› ile bilinen Befliktafl Çarfl› Grubu,mafyac› Sinan Engin’in Befliktaflyönetimine getirilmesine karfl› oldu¤unuaç›klad›.Bu da “liberal-demokrat!”AKP’nin “liberal” ve de pek “demokrat” isimlerindenbiri olarak pazarlanan Vecdi Gönül, “efli türbanl›cumhurbaflkan› istemiyoruz” diyenler taraf›ndan da“aday” olarak ortaya at›lmak istenmiflti. ‹flte size Gönül’ünkad›na bak›fl› ve demokratl›¤›:“Türk kad›n› evinin süsüdür, erke¤inin flerefidir. Bat›kad›nlar› ise maalesef ezilmektedir. Bizim kad›n›m›z›nböyle bir talebi yoktu. ‹nsanlar her zaman kendinde olmayan›ister. Bat› kad›nlar› da 'keflke Türk han›mlar›n›nyerinde olsayd›k' diye düflünürler.”Salla! Kad›n›, “süs” gören islamc› mant›¤›n tipik tezahürüve bunun kad›n› bir pazar metas›, reklam arac›gören kapitalist anlay›flla hiçbir fark› yoktur özünde.Do¤ru söze ne denir?iyili¤ini gerçekten isteyenbir devlette, insanlar›niçecekleri subaflka amaçlarla kullan›-lacak sudan ayr›lmal›d›r,elbette me¤er ki, sular›n›nhepsi ayn› olan ve hepside içilebilen birçok kaynaklarbulunsun..."Al›nt›, milattan önce384-322 aras›nda yaflam›flAristoteles'ten... Aristo,"bütün halk›n iyili¤inigerçekten isteyen bir devletin"nas›l olmas› gerekti¤inianlatm›fl, ta ilkça¤da.Devletin yönetimindekilerbize ça¤ atlatt›lar,biliyorsunuz. Ortaça¤day›zart›k...(Ifl›k Kansu, Cumhuriyet11.08.2007)ABD ‘Say›fltay’›n›n bafl›nda bulunan David Walker,ABD'nin izledi¤i yol ile Roma ‹mparatorlu¤u'nun y›-k›lmaya do¤ru gitti¤i son dönemin "dikkat çekicibiçimde benzedi¤ini" söyledi.Kaç›n›lmaz olan› dile getirmifl.‹STANBULAKP ve iflkence23 Eylül 2002'de PKK üyesi olduklar› iddias›yla gözalt›naal›narak ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü TerörleMücadele fiubesi'nde iflkence gören 27 yafl›ndaki S. ve21 yafl›ndaki Ç., isimli kad›nlar, gözalt›nda makatlar›-na ve cinsel organlar›na hortum sokma, taciz, tazyiklisu gibi iflkencelere tabi tutuldular. Adli T›p Kurumu,'fiziksel ve ruhsal travmaya maruz kald›klar›' yönünderapor verdi. Polislerin yarg›land›¤› davada, iflkenceciavukatlar›, yeniden rapor istediler ve dört y›l sonra bukez Adli T›p, iflkence için 'kesin t›bbi delil' bulamad›.Peki ne de¤iflti bu süre içinde? De¤iflen Adli T›p’aAKP taraf›ndan yap›lan atamalar oldu. Tescilli iflkenceaklay›c›lar›, bu konuda Tabipler Birli¤i taraf›ndan doktorluktanuzaklaflt›r›lm›fl utanç abideleri iflbafl›na getirildi.Ve sonuç iflte ortada.AKP, iflkenceye karfl› hiçbir zaman samimi olmad›, aslaiflkenceciye “s›f›r tolerans” göstermedi.ADANAKatliam protestosuna ceza‹HD Adana fiube Baflkan› Ethem Aç›kal›n ile yöneticilerMustafa Ba¤çicek ve Hüseyin Beyaz, 2005 y›l›ndadüzenlenen 19 Aral›k katliam›n› protesto mitingi nedeniyle2 y›l 8 ay hapis cezas› ald›.Suçlama flu: "Halk› kin ve nefrete tahrik etmek!”Türkiye tarihinin en büyük hapishaneler katliam›n›, diridiri yakma gibi vahfli yöntemlerle gerçeklefltirmekhalk› kin ve nefrete tahrik etmek olmuyor, bunu protestoetmek oluyor.Oligarflinin hukuku, devlet güçlerinin katliamlar›n›, iflkencelerini,infazlar›n› cezas›z b›rak›rken, tüm bunlar›protesto edenleri susturma, sindirme çabalar›na aral›ks›zdevam ediyor.BOLUFaflist sald›r›ya protestoE¤itim-Sen Bolu fiubesi, Abant ‹zzet Baysal ÜniversitesiMeslek Yüksek Okulu’nda artan faflist sald›r›lar›,12 A¤ustos günü sendika binas›nda düzenledi¤i bas›ntoplant›s› ile protesto etti. fiube Baflkan› Ahmet Özkan,kendisine “reis, ülkücü” diyen bir grubun, yaln›z yakalad›klar›iki ö¤renciye sudan bahanelerle sald›r›p birinihastanelik ettiklerini kaydederek, suçlular›n gereken cezayaçarpt›r›lmalar›n› istedi.Say›: 118DE⁄‹NMELER 49


AKP istedi, Do¤an MedyaEmin Çölaflan’› kovdu22 y›ld›r Hürriyet’te yazan EminÇölaflan, gazeteden kovuldu. Do¤anMedya önce AKP’ye muhalif yaz›-lar› ile bilinen Y›lmaz Özdil’i transferedip vitrinine koydu, ard›ndanÇölaflan’a kap›y› gösterdi.S›radan bir “gazeteci k›y›m›” de-¤ildi bu; Do¤an Medya ve AKP’nin“düflünce özgürlü¤ü” konusundakitutumunu, muhalif seslere tahammülünügösteren bir örnekti.Aslolan Ayd›n Do¤an’›nÇ›karlar›Halk gerçekleri bizden ö¤reniyorBirçok burjuva bas›n kuruluflugibi, Hürriyet de bugüne kadar, yazarlar›n›nyaz›lar›na müdahale edilmedi¤ininpropagandas›n› yapm›flt›r.Oysa as›l sansürün, fiili olarakmüdahale de¤il, patronun ç›karlar›do¤rultusunda yönlendirme oldu¤u,yazarlar›n da ço¤unlukla bu ç›karlar›gözeterek yaz› yazd›klar› bilinenbir gerçekti. Aksi, bugüne kadar hepkap› önüne konulmak olmufltur.Bu gerçek bir kez daha görüldü.Ertu¤rul Özkök, Çölaflan’›n kovulmas›n›“izah” etti¤i 16 A¤ustostarihli yaz›s›nda, Sabah’ta da “muhalif”seslerin ifline son verildi¤ini,kendilerinde hâlâ muhalif yazarlaroldu¤unu anlat›yor. Yani demek istiyorki, patronun ç›karlar›yla çat›flmayagirene hiçbir medya kurulufluyer vermez. Do¤rudur!Medyadaki tekelleflmeye, ideolojisizleflmeyeparalel olarak yazarl›k,istisnalar›d›-fl›nda buülkede“patron yalakal›¤›”,en az›ndan patronun ç›-karlar›yla çat›flmama haline geldi.“Sonunda ifl, gazetenin kurumsalkimli¤i ile çat›flma noktas›nageldi” diyor Özkök. Nedir kurumsalkimlik? Çölaflan, “kifli haklar›,hakaret, tak›nt›...” gibi konulardatitiz yay›nc›l›k anlay›fl› ile çat›flmanoktas›na gelmifl. ‹nand›k! Diyelimki, O, kifli haklar›na sayg› göstermiyor,hakaret ediyor. Peki Hürriyetne yap›yor? “Türkiye Türklerindir”logolu Hürriyet’in arflivini aç›n;özellikle devrimcilere, muhaliflereyönelik hakaretler, kan kokan düflmanl›kyaz› ve haberleri, katliamlar›,infazlar› alk›fllayan manfletler,Kürt’ü yok sayma, hakk›nda haberleryapt›¤› devrimci, muhalif kifli vekurumlara asla söz hakk› tan›mamagibi örneklerle doludur.O zaman mesele bu “ilkeler” de-¤il. Do¤an Medya hiçbir zaman savundu¤unuiddia etti¤i “ilkelere”uymam›flt›r. Mesele, patronun ç›karlar›d›r.Çölaflan, laiklik vb. gerekçelerleAKP’ye muhalifti, “sert” yaz›-lar›yla iktidar› rahats›z ediyordu.AKP’liler çeflitli biçimlerde hedefgösterdiler. Ayd›n Do¤an’›n iseAKP’den ç›karlar› var. Bu ç›karlar;ihaleler, POAfi ödemeleri vb. medyad›fl› alanlarda. Tayyip Erdo¤an’›nbizzat konuflmalar›nda aba alt›ndasopa göstererek, kendilerini elefltirenlerinç›karlar›na darbe vuracaklar›n›söylemesi, Çölaflan’›n neden kovuldu¤unuda aç›klamaktad›r.Özkök’ün “ilkeler, kurumsalYürüyüfl’ün toplu tan›t›m› ve sat›fl›,emekçi mahallelerinde, kentlerin meydanlar›ndasürüyor.Bursa’n›n Teleferik ve Millet mahallelerinde11 A¤ustos’ta yap›lan tan›t›mda, megafonlakonuflmalar yap›larak, susuzlu¤un sorumlusununAKP oldu¤u hayk›r›ld›. Teleferik’te polisinkimlik sorma vb.yöntemlerle halk› tedirginetmeye çal›flmas›nakarfl›n, birçok insan›n “bir dergi de bize verin”diyerek sahiplenmesi polise geri ad›m att›rd›.Ankara’da da, Mamak’›n Ege Mahallesive Hüseyingazi’de yap›lan tan›t›mda 50 dergihalka ulaflt›r›l›rken, iktidar›n susuz b›rakt›¤›Ankara halk›, gerçek sorumlular› ve ne-kimlik” teranelerini kimse yutmaz,kimseye yutturamazs›n›z bunlar›.Çölaflan Susmufltu,fiimdi Di¤erleri SusuyorÇölaflan, y›llard›r Hürriyet’inbas›n emekçilerine karfl› her türlüsuçuna ortak oldu, patronun ç›karlar›,pislikleri karfl›s›nda sustu. Aksitek bir örnek yaz›s› yoktur. ‹flten atmalardada ayn› tutumu tak›nd›. Örne¤in,ayn› yerde yazd›¤› ZeynepAtikkan’›n iflten at›lmas› karfl›s›ndatek kelime yazmad›. Radikal veMilliyet’te toplu iflten ç›karmalaronun gündemine bile girmedi.fiimdi de, baflta Hürriyet yazarlar›olmak üzere, birkaç istisna d›-fl›nda köfle yazarlar› adeta olay› görmezdengeliyor. Çölaflan gibi “tan›nm›fl”bir kalemin an›nda kap›önüne konulmas› karfl›s›nda tek kelimekonuflamayan gazeteci, nas›lhalka gerçekleri yazabilir ki! ‹sterDo¤an Medya’da isterse baflka gazetelerdeolsun, istisnalar d›fl›ndatüm köfle yazarlar›nda “patronlar›karfl›s›na almama” anlay›fl›n›n nedüzeyde egemen oldu¤u bir kez dahagörülmüfl oldu.Örne¤in; Çölaflan’›n kovulmas›ndansonra, “istifa edece¤i” yönündenhaberler yap›lan ve güya“ayn› amaç do¤rultusunda yaz›laryazan” Bekir Coflkun, “ey okurlar›msöyleyin ne yapay›m” oportünizminesar›l›yor. Ama öte yandan“kal›p mücadele etme” teorisini yap›yor.Neden? Çünkü köfle yazarl›-¤›, binlerce, onbinlerce dolarl›k maafllarlaifade edilen bir “meslek” halinegelmifl, “ayd›n” olma niteli¤iunutulmufltur.denlerini dergimizden okudu.‹zmir’de ise okurlar›m›z Uzundere veCennetçeflme mahallelerindeydi.Halk›ncenazesine de kat›-lan okurlar›m›z, satt›klar›42 dergiylegerçekleri halkaulaflt›rd›lar.50 MEDYA 19 A¤ustos 2007

More magazines by this user
Similar magazines