ANAYASA RÖPORTAJLARI Kim ‹çin, Nas›l Bir Anayasa?

yuruyus.com

ANAYASA RÖPORTAJLARI Kim ‹çin, Nas›l Bir Anayasa?

kalmam›fl, moralmen çökmüfl birtoplulu¤a dönüfltürür. Her durumdakazanan düzendir.Böyle bir dünya düzeninde “islamc›l›k”ve onun bir parças›olarak tarikatlar, kapitalizmle bütünleflmiflfleyhler ve hocalar, sömürücüleriçin bulunmaz bir nimettir.ABD’nin “yeflil kuflak”tan sonra›l›ml› islam› gelifltirmesi tesadüf de-¤ildir. “Yeflil kuflak”, islamc›l›¤›nsosyalizme ve ulusal-sosyal kurtuluflhareketlerine karfl› militan birçizgide kullan›lmas›yd›. “Il›ml›islam” ise yoksullara karfl›, yoksullu¤undo¤uraca¤› tepkilerisistem içinde tutmak için kullan›l›yor.Kuflkusuz bölgesel veuluslararas› çapta baflka ifllev vemisyonlar› da olacakt›r. AmaPakistan’dan Türkiye’ye en etkilikullan›m alanlar›ndan birininyoksullar› denetim alt›ndatutmak oldu¤u aç›kt›r. Büyük biraçl›¤›n yafland›¤› Pakistan’da tarikatlar›nkurdu¤u medreseler,camiler, imaretler, yoksullar›nekmek ve yemek bulabildikleritek yerdir. Neticede ülkemizdede yoksullaflman›n derinleflmesi veyayg›nlaflmas›na paralel olarak benzersonuçlar›n ortaya ç›kmas› kaç›-n›lmazd›r. Bugünlerde bir hayli revaçtaolan Malezya’dan bir örnekyerinde olacakt›r. Bir gazetecininröportaj yapt›¤› Halkla ‹liflkiler Bölümüfiefi ‹dris bin Hüssein yoksullarlaiktidar›n iliflkisini bak›n nas›lanlat›yor:“Yoksul insanlar› bulup onlaraküçük fonlar veriyoruz. Karfl›l›¤›ndaözel merkezlerimizde islami e¤itimal›yorlar. Camiye gitmek flart de¤il,ama fon almaya devam etmek için oe¤itimi almalar› flart. Onlara yaflamaflans› veriyoruz.” (Aktaran EceTemelkuran, 26 Eylül Milliyet)‹slamc› olma karfl›l›¤›nda “yaflamaflans›”... Böyle bir politika elbette,ancak insanlar› aç, yoksul, çaresizb›rakt›¤›n›z koflullarda uygulanabilir.Yoksul b›rak, teslim al. Ve bupolitikay› uygulayabilen iktidarlar,kendileri için en tehlikeli olabilecekkesimleri, yani açlar›, kendilerineyedeklemifl olmaktad›rlar.‹flte kurulan çark budur. Yoksullu-¤u kal›c›laflt›ran ve kurumsallaflt›-ran emperyalist politikan›n özü budur.“Yoksulluk kader de¤ildir” sözü,solun klasik ve fakat y›llard›r dapek de kullan›lmayan slogan›d›r.Oysa bugünü tam ifade eden bir sözdür.Evet, bugün yoksullu¤u kaderolarak kabul ettirmek politikas›, iktidardad›r.Yoksullu¤un “kan›ksat›lmas›nave kal›c›laflt›r›lmas›na” karfl›mücadeleyi gelifltirebilecek tekgüç soldur ve bu mücadelede dininYoksullu¤a dair söyleyeceksözü olmayanlar›n hiçbir sözüyok demektir. ‹ki, yoksullu¤akarfl› çözümü olmayanlar›n siyasiolarak bir iddia sahibi deolmalar› mümkün de¤ildir.etkisi alt›ndaki açlara, yoksullarab›kmadan yoksullu¤un kader olmad›¤›n›anlatmak durumunday›z.Bugün en önemli tehlike, insanlar›ngiderek daha fazla dine inanmalar›de¤il, dini inançlar›n›n kullan›larakyoksullu¤a raz› hale getirilmeleridir.Bu anlamda mücadele dinede¤il, dincilere, halk›n inançlar›-n› kapitalizmi sürdürmek için istismaredenlere yönelmek durumundad›r.Saf dindar müslüman›n kimseyezarar› yoktur. Çünkü o Allah’tangerçekten korkar. Fakat öteki, istismarc›lar,kapitalistlerin iflbirlikçisiolanlar, b›rak›n korkmay›, Allah’›kullan›rlar. Yapt›klar› budur. ‹nançlar›kullanarak büyük vurgunlar vuruyorlar,inançlar› kullanarak ülkemiziemperyalizmin hizmetine kofluyorlarve inançlar› kullanarak halk›vurgunlar, ba¤›ml›l›k, adaletsizlikkarfl›s›nda sessizlefltiriyorlar. Bozmam›zgereken oyun budur.‹flini bileceksin. Böyle düflünüyorAKP’nin tüccar kafas›. Bilemiyorsan,afla¤›lan›r, horlan›rs›n. Aç›kçasöyleseler de söylemeseler de,her yoksul, afla¤›lanmaya, cezaland›r›lmayamüstahakt›r diye düflünüyor"köfleyi dönenler." Yoksullu¤uhalk›n yüzüne ac› bir tokat gibi çarp›yorlar.Ve bu tokat o kadar çokçarp›yor ki, insanlar›n yüzüne, onuda kan›ksat›yorlar. ‹nsanlar, yoksul,aç oldu¤u için neredeyse cezaland›-r›l›yor. Bu afla¤›lama, emperyalistlerin,Bushlar’›n politikas›d›r ve Tayyiplerarac›l›¤›yla uygulanmaktad›r.Yoksulluk, kapitalizm koflullar›ndaflu veya bu partininpolitikalar›n›n sonucu de¤il, sisteminyap›sal bir parças›d›r.Baflka bir deyiflle yoksulluk kapitalizmde“olmazsa olmaz”d›r.Kapitalizmin en geliflkinoldu¤u ülkelerde bile, boyutlar›ve ölçüleri de¤iflse de biryoksulluk vard›r. Marks’›n deyimiyleyoksulluk “faal emekordusunun hastanesi, yedeksanayi ordusunun safras›”d›r.Yoksulluk hemen tüm ülkelerdeiflsizli¤in, yani kapitalistin gözünden“yedek iflgücü ordusu”nunbüyümesiyle birlikte büyür,yayg›nlafl›r. Ki bu anlamda bugünsadece yeni-sömürgelerde de-¤il, bizzat emperyalist ülkelerde deyoksullaflma sorunu gündeme girmifltir.Fakat kapitalizm, ayn› zamandaaçl›¤›, iflsizli¤i, yoksullu¤ukendi içinde s›n›rlayan mekanizmalarada sahipti. Bugün art›k bu mekanizmalargittikçe devre d›fl› b›rak›lmaktave yoksulluk giderek dünyan›n,halklar›n yaflam›n›n gündeminedaha fazla yerleflmektedir.Bütün bunlar›n neticesi olarak diyebilirizki, bugünün dünyas›nda;bir; yoksullu¤a dair söyleyeceksözü olmayanlar›n hiçbir sözü yokdemektir. ‹ki, yoksullu¤a karfl› çözümüolmayanlar›n siyasi olarak biriddia sahibi de olmalar› mümkünde¤ildir. Ve üç; yoksullu¤a karfl›mücadeleyi örgütlemek, s›n›flar mücadelesiniörgütlemektir. Yoksullu-¤a karfl› ekonomik, ideolojik, pratikher alanda mücadelesi olmayanlar,mücadele arenas›nda bir güç olamaz,görevlerini yerine getirmifl say›lmazlar.Say›: 124GÜNDEM 5


Yoksullukkaderde¤ildirHalk› Yoksullu¤a MahkumEtmek D‹N‹N EMR‹ M‹?AKP iktidar› soyuyor, sat›yor,emperyalist tekellere peflkefl çekiyor,sonra halk›n yoksullu¤unu da‘iftar çad›rlar›’, ‘yard›m’ ad› alt›ndasömürerek oya çeviriyor.Bunlar› yaparken AKP’nin temeldayanak noktas›n› ‘din’ oluflturuyor.Din tüccarlar›n›n yaratt›¤› tablonunanlam› fludur: “Siz fakir kal›n,daha da yoksullafl›n, biz çal›pç›rparak, soyarak satarak zenginleflelim,sonra size sadaka verereksevap kazanal›m”...Halk› “iftar” çad›rlar›n›n kuyruklar›ndadilenci gibi bekleten dinbezirganlar›n›n anlay›fl›d›r bu. Buutan›lacak görüntüleri, halk› yoksulb›rakmak marifetmifl gibi uzunuzun TV’lerde, bas›nda kullanmaktad›rlar.Öyle ki, sanki kendileri iktidardade¤illerdir, sanki halk›nyoksullu¤unun, açl›¤›n›n sorumlusubaflkalar›d›r da, kendileri de yoksul,aç b›rak›lm›fl halkla varl›klar›n›paylaflarak dayan›flma içine girmektedirler!..Oysa o iftar çad›rlar›n›n önündes›raya girmifl kitleler, bu düzeninyoksula yapt›¤› yard›m›n de¤il, adaletsizli¤ininbelgesidir. Ayr›ca kiminparas›yla kime yard›m ediyorsun,o belediyelerin geliri do¤rudanhalk›n paras› de¤il midir, MelihGökçekler, Kadir Topbafllar al›nteriak›t›p kazand›klar› paralarla m› halkaiftar çad›rlar› kurmaktad›rlar?Hay›r, din bezirgan›, halktan çal›-yor ve çok küçük bir k›sm›n› tekrarvererek halk› kand›r›yor...Halk› yoksul ve aç b›rak›yor,sonra bunu dini kullanarak halk›ngözünde meflrulaflt›r›yor. Dinci egemenleryüzy›llard›r böyle yönetiyorlar.Dikkat edilirse, dinin egemenoldu¤u ülkelerin tamam› halk›nyoksul b›rak›ld›¤›, yoksullu¤unsonucu olarak ayn› zamanda e¤itimsizb›rak›ld›¤› ülkelerdir. Ülkemizdede tarikatlar›n daha çok örgütlüolduklar› yerler, yoksullu¤un, e¤itimoran›n›n düflük oldu¤u yerlerdir.Dinin Sömürü Arac› OlarakKullan›lmas›na Karfl›Ç›kmak, En BafltaMüslümanlar›n Görevidir...Hiç duydunuz mu, örne¤in camilerdekivaazlarda ya da tarikatfleyhlerinin konuflmalar›nda, “sizyoksul kalmal›s›n›z, siz aç kalmal›-s›n›z, dinimiz sizin yoksul kalman›-z› buyurmufltur”... Hay›r, hiçbir dinhalk›n bir kesiminin yoksul, bir kesimininaç, sömürücü bir avuç az›nl›¤›nise her türlü zenginli¤e sahipolmas›n› ö¤ütleyemez... Kendi dönemlerive koflullar› içinde halk›nçeflitli sorunlar›na, hatta yoksullu-¤una ‘çözümler’ üreterek gündemegelmifl olan dinler, süreç içerisindeegemen s›n›flar›n elinde halka karfl›bask›n›n, sömürünün meflrulaflt›r›ld›¤›araçlar haline getirilmifltir.Örne¤in tekkeler, zaviyeler,medreseler ilk ortaya ç›kt›klar› dönemlerdeekonomik, sosyal, hattae¤itim boyutuyla çeflitli roller üstlenmifllerdir.Toplumsal örgütlenmeninbir arac› olarak de¤erlendirilmifllerdir.O koflullarda dayan›flma yan› daolan bu örgütlenmeler, süreç içerisindehalk›n dini duygular›n›n sömürüldü¤ü,halk›n adaletsizliklere,haks›zl›klara karfl› tepkilerinin eritildi¤iörgütlenmeler haline gelmifltir.‘Sadakayla’ yetinen, hakk›n›aramayan bir halk yaratmay› amaçlam›flve bunu önemli oranda baflarm›fllard›r.Ki bu ifllevleriyle sömürücüegemen güçler taraf›ndan dakullan›lm›fl, iflbirli¤i yap›lacak kesimlerolarak oligarflik yap› içindeyer edinmifllerdir.Bu geliflim seyri içinde din safbir inanç olmaktan, tarikatlar› ‘inananlar›ntanr›yla bütünleflmelerindeHiçbir din “çal›flan›n hakk›n› vermeyin,adaletsiz olun” diyemez. Böyle olmas›dinin kendi örgütlenme mant›¤›na,misyonuna da ayk›r›d›r.Hangi ayet, hangi hadis, din bezirganlar›n›n,kapitalist sömürü düzenininparças› olmas›n›, emperyalizmin iflbirlikçileriolmas›n› aç›klayabilir? Hangiayet, milyonlar›n açl›¤›n›, halk›n eme-¤inin çal›nmas›n› meflrulaflt›rabilir?yol gösteren’ kurumlar olmaktanç›km›fl, egemenlik arac› haline gelmifltir.Öyle ki, birçok düzen partisitarikatlar›n deste¤ini alarak iktidarkoltu¤una oturmufltur. Özellikle 12Eylül’den itibaren bu tablo daha belirleyicibir duruma gelmifltir.Bu yan›yla tarikatlar›n “politikan›niçinde olmad›¤›” söylemleri deyaland›r. Tersine her zaman siyasetindo¤rudan içinde olmufllard›r.12 Eylül’den itibaren ANAP,DYP, RP-SP, AKP, MHP... gibi iktidarkoltu¤una oturan partilerdenarkas›nda tarikat deste¤i olmayanyoktur. Güya ‘laik’ geçinen Ecevit’inDSP iktidar› döneminde FethullahGülen ile iliflkilerinin bas›nayans›yan boyutu bile, bu durumunboyutlar›n› göstermesi aç›s›ndançarp›c›d›r.Tarikatlardan kimilerinin destekverdikleri partiler flöyledir:Kadiriler, geçmifl y›llarda MSPile yak›nken, 12 Eylül sonras› DYPyak›nlaflt›. 1995'te DYP'yi destekledi.Bu nedenle 28 fiubat sürecindeaskerlerin gündeme getirmedi¤i cemaatlerdenbiriydi. Yine, 1980 sonras›hem ticari, hem siyasi olarakpalazlanan Fethullahç›lar, RP’denANAP’tan DYP’ye, DSP’denAKP’ye kadar birçok düzen partisinidesteklemifltir. Fethullahç›lar’›nABD’yle iliflkileri de bu yükselifllerindebelirleyici önemdedir. Siyasitercihleri ç›karlar›na göre s›k s›k de-¤iflmektedir. Cemaat, 28 fiubat süre-6 YOKSULLUK 30 Eylül 2007


cinde Erbakan'a cephe alarak as›l siyasitercihlerinin her koflulda ç›karlar›ndanve ç›karlar›n›n daABD’den yana oldu¤unu gösterdiler.Süleymanc›lar, 1970'ten itibarenAP'yi desteklediler. MSP ile de dirsektemas› içinde oldular. Daha sonralar›seçimlerde DYP ve ANAP'›desteklediler.Menzilciler, MHP, FP ve BBP'yeyak›n durdu, ama ç›karlar› gerektirdi¤indeDYP'yi de destekledi, ‹smailA¤a Cemaati, ANAP’tan milletvekiliç›kard›, Saadettin Tantan’›destekledi...Yukar›da özet bir listesini verdi-¤imiz, tarikat-düzen partileri ba¤lant›s›,halk›n tarikatlar arac›l›¤›ylanas›l kapitalist sisteme yedeklendi-¤inin de göstergesidir.Tarikatlar halk üzerindeki etkilerinikullanarak, bunu adeta pazarlayarakparaya, koltuk ve kariyere çevirirler.Düzen partileriyle kurduklar›iliflkiler de bu çerçevededir. Düzenpartileri için oy deposudurlar,ayn› zamanda halk›n gözünde kapitalizminsömürü düzenini meflrulaflt›rmaktad›rlar.Bu yanlar›yla düzenehizmet etmekte, karfl›l›¤›nda damaddi, örgütsel güç elde etmektedirler.Din bezirganlar›, ‘yoksulluk da,varl›k da tanr›dan gelir’ derler. Oysadüzene bak›n ki, yoksulluk hepeme¤iyle geçinen halka gelirken,zenginlik ise hep sömürücü egemens›n›flarad›r. Peki bu adaletsizli¤intanr›yla, dinle ne alakas› var?Yoksullu¤umuzun kayna¤›n› vedolay›s›yla egemenlerin zenginli¤ininkayna¤›n› sorgulamayal›m isterler.Adaletsizli¤i, haks›zl›¤›, soygunu,talan›, h›rs›zl›klar›, sömürü düzenlerinigörmezden gelmemizi isterler.Oysa kapitalist düzenin sömürüsistemi, dini olarak da aklanamaz.Dinler ortaya ç›kt›klar› tarihselkoflullar›n bir sonucu olarak sömürüyüeflitsizli¤i onaylayan birmuhtevaya sahip olsalar da, kültürelsosyal olarak adaletsizli¤e boyune¤meyi ö¤reten din olamaz. Bunutelkin eden, din bezirganlar›d›r.Bunlar din ad›na, halka, yoksullu¤ukader olarak kabul etmeleriniö¤ütlerler. Oysa halk›n yoksullu¤ununkayna¤› düzenin adaletsizli¤idir.Bu adaletsizli¤i gizlemenin yoludur,‘kader’ söylemi... Sormak gerekir;“Yoksulluk kaderdir” fleklindebir ayet mi var?Hiçbir dinde “fakir fakir kalacak”diye tan›mlama olmaz. Din bezirganlar›“befl parma¤›n befli birolmaz” diye adaletsizli¤i meflrulaflt›rmayaçal›flsa da, hiçbir din “çal›-flan›n hakk›n› vermeyin, adaletsizolun” diyemez. Böyle olmas› dininkendi örgütlenme mant›¤›na, misyonunada ayk›r›d›r.Hangi ayet, hadis din bezirganlar›n›n,kapitalist sömürü düzenininparças› olmas›n›, emperyalizminiflbirlikçileri olmas›n› aç›klayabiliracaba? Hangi ayet, milyonlar›n açl›-¤›n›, halk›n eme¤inin çal›nmas›n›meflrulaflt›rabilir? Böyle bir ayet,hadis yoktur. Dolay›s›yla din bezirganlar›n›ndüzenini aç›klaman›n dinibir temeli olamaz.K›sacas›, emperyalizmin egemenli¤inin,kapitalizmin soygun talandüzeninin dinle aç›klanacak yan›yoktur. Dolay›s›yla yoksullu¤umuzda dinle mazur gösterilemez.Yoksullu¤umuzun kayna¤› sömürüdüzenleridir, sömürü düzenlerinekarfl› mücadele etmek her aç›danmeflrudur.Tüm dinlerde bir flekilde, adaletsizli¤e,zalime, zulme karfl› sessizkal›nmamas› ö¤ütlenmektedir. Kimdirpeki bugünkü yoksullu¤un, açl›-¤›n sorumlusu zalim zorba?.. ‹flte,inanan, inanmayan tüm yoksul halk›nsormas› gereken soru budur.Zalimi ve zorbay› bulmak içinhalk›n yoksullu¤u üzerinden zenginleflenlerebakmak gerekir. Bak›nneredeyse tüm tarikatlar bir holdingdurumuna gelmifltir. fieyhler,ünlü “hoca”lar tekelci burjuvalar gibilüks mercedeslerden inmemekte,villalarda yaflamaktad›rlar. Halka“bir lokma bir h›rka”yla yetinmeyiögütleyenler böyle yafl›yorlar iflte.Bu tablo içinde yoksula yönelik nevard›r? Bunca yoksullu¤un açl›¤›nyafland›¤› bir ülkede, tarikatlar nas›l‹ftar çad›rlar›n›n önünde, birazdan da-¤›t›lacak yeme¤i bekleyen bu insanlar›nresmi; bu düzenin yoksula yapt›¤›yard›m›n de¤il, adaletsizli¤in resmidir...Kald› ki; kimin paras›yla kimeyard›m ediyorlar? O belediyelerin paras›zaten halk›n paras› de¤il mi?Çald›¤›n›z›n küçük bir bölümünü iftarçad›rlar›na harcay›p h›rs›zl›¤›n›z› vegünahlar›n›z› örtbas ediyorsunuz ha?!holdingleflebilmektedirler? Ekonomininbasit kural›d›r, birileri zenginleflirkenbirileri yoksullafl›yorlarsa,orada yoksulun hakk›n›n yenmesivard›r. Yani sömürü vard›r, ‘haram’vard›r.Herhangi bir dinin adaleti, can›ç›kana kadar çal›flanlar›n aç kalmas›n›,bunun karfl›l›¤›nda hiç emekharcamayanlar›n dünyan›n mülküüzerinde tepinmesini nas›l mümkünk›lmaktad›r?Evet tüm bu tablolar din ad› alt›ndameflrulaflt›r›l›yorsa, burada dininbu tarz sömürü arac› olarak kullan›lmas›naizin vermemek gerekir.Ki, bu öncelikli olarak dine saf, ç›-kars›z bir inançla inananlar›n sorumlulu¤udur.AKP’nin Neden Yoksullu¤aÇözüm Üretecek BirEkonomik Projesi Yoktur?Sorgulanmas› gereken di¤er biryan, neden yoksullu¤a karfl› bir projeüretilmedi¤idir. Adeta yoksullu-¤un sürmesi istenmektedir. Yoksulluksürecek, din bezirganlar›yoksulluk üzerinden örgütlenecekler...Bu nedenle halk› yoksul vee¤itimsiz b›rakmak dini düzenlerinbilinçli tercihleridir ayn› zamanda.Di¤er yandan söylemleri neSay›: 124YOKSULLUK 7


olursa olsun, emperyalizm-kapitalizmd›fl›nda bir ekonomik sistemdüflünceleri yoktur. Tersine sömürüyü,soygunu daha üst boyutlardasürdürmektir projeleri. Bunu yaparkendini de kullanarak tepkileri deetkisizlefltirmektedirler.Ekonomi dedikleri halka ait herfleyi sat›p, büyük k›sm›n› emperyalistve oligarflik tekellerle kendilerininkasalar›na ak›t›rken, küçük birk›sm›yla da halka iftar çad›rlar› kurmak,seçim zamanlar› kömür vb.da¤›tarak halk›n oylar›n› sat›n almaktanibarettir. Yüksek faizlerleemperyalist sermayenin ülkeye geliflinisa¤lay›p, emperyalist tekellerinde ülkeyi soyup ya¤malamas›nagöz yummakt›r ekonomiden anlad›klar›...IMF’nin talimatlar›yla ülkeninvarolan üretimini de ya yokolmayaterketmek veya özellefltirmead› alt›nda satmakt›r ekonomidenanlad›klar›. Bunlar nas›l dineinanmaktad›rlar ki, nas›l bir ‘Allahkorkusu’ tafl›maktad›rlar ki, halk›nyoksullu¤uyla, açl›¤›yla alay edercesinetek dertleri kasalar›n› doldurmakoluyor?Sonuçta aç›k olan fludur ki, ülkedeüretimi art›racak, ülkedeki geliriart›racak ve gelirin adaletli bir flekildeda¤›l›m›n› sa¤layacak bir ekonomikprogramlar› yoktur. Halk›nürettiklerinin emperyalist tekellerinkasalar›na, iflbirlikçi tekellerin, tefecitüccar›n kasas›na akmas›n› engelleyecek,h›rs›z›, soyguncuyu, talan›engelleyecek bir ekonomik programlar›yoktur...Özcesi, halk›n yoksullu¤una birçözümleri yoktur. Elbette ki, bununnedeni ne saf haliyle dindir, ne debunu ak›l edememeleridir. Tersinekafalar›n›n halk›n yoksullu¤unungiderilmesine de¤il, kendilerinin vetekellerin kasalar›n› doldurmaya çal›flmas›ndand›r.Dini nas›l sat›p parayaçeviririz, emperyalizmin ve tekellerinhizmetine nas›l sunar›z diyedüflünmelerindendir.Bir Halk Böyle MiYönetilir?Halk›n büyük bölümünün açl›¤ayoksullu¤a mahkum edildi¤i, mühendislerinbile üçte birinin yoksulluks›n›r›n›n alt›nda yaflad›¤› bir ülketablosudur karfl›m›zdaki...Peki, bu durum nas›l oluflmaktad›r,halk›n sorunlar›yla ilgilenmekad›na ne yap›lmaktad›r?Dikkat edilirse, din bezirganlar›zulüm, bask›, adaletsizlik dediklerizaman türbandan, inanç özgürlü-¤ünden sözederler. Sanki bask›n›n,zulmün, adaletsizli¤in tek biçimibudur... Peki neden halk›n eme¤ininzorla ele geçirilmesinden... nedeniflçilerin sigortas›z zorla fazla mesaiyapt›r›larak, düflük ücretlere mahkumedilerek çal›flt›r›lmas›ndan, iflyaflamlar›nda can güvenliklerininolmamas›ndan... sözetmezler? Nedenislamc› bir partinin iktidar›ndamemurlar, iflçiler yasal haklar› olangrev hakk›n› kullanmak istediklerinde,tehditlere, sald›r›lara maruzkal›rlar? Neden, tekellere astronomikrakamlarla sömürü pastas›ndanpay ak›t›l›rken, kendilerine gemileral›p, fabrikalar kurarken, yoksul iflçininmemurun açl›ktan kurtulmakiçin istedi¤i ücretler fazla bulunur?Bunlar›n dinle izah edilecek bir yan›var m›d›r?E¤er bir din, düzenin adaletsizli-¤ine, halk›n ezilip sömürülmesinekarfl› ç›km›yorsa, sömürünün olmad›¤›,herkesin eme¤inin karfl›l›¤›n›alabildi¤i bir ekonomik sistem ö¤ütlemiyorsa,halk›n sorunlar›na çözümaram›yorsa, o zaman bu nas›l birhakkaniyet anlay›fl›d›r? Tayyipler’indin anlay›fl›, emperyalizme, tekellerehizmet eden, ceplerini yoksuluneme¤iyle doldurmay› meflru görenbir din anlay›fl›d›r.Din bezirganlar› için din de sat›-l›k bir meta durumundad›r. Dini satarakservete çevirmektedirler vedinle ilgileri de bundan ibarettir.Bu anlay›fl nas›l bir halk yaratmaktad›r?‹ftar kuyruklar›na bak›n,bir poflet yiyecek için oylar›n›AKP’ye satan kitlelere bak›n, din bezirganlar›n›nyaratmak istediklerihalk tipini görün. Halk›m›z›n bu düflkünlü¤ükabullenmesine engel olmal›y›z.Eme¤inin karfl›l›¤›n› aramayan,hakk›n› bilmeyen, sadakay›, dilenmeyimeflru gören, kiflili¤i, gururuezilmifl, onuru k›r›lm›fl bir halk yaratmakistemektedirler. Elbette, ancakböyle bir halk yaratmay› baflard›-¤›nda, düzenlerinin kal›c›laflabilece-¤ini düflünmektedirler. Halk› yoksulb›rakarak, kendilerine muhtaç halegetirdiklerinde ele geçirdikleri olanaklarlahalk› kendilerine kul halinegetirebileceklerini düflünmektedirler.Bu nedenledir ki, halk için tekörgütlenme kanal› olarak tarikatlar›b›rakmak istemektedirler. Halk›ndernekler, sendikalar tarz›nda haklar›n›arad›¤› örgütlenmeleri engellemektedirler.Bugün için tarikatlard›fl›ndaki tüm örgütlenmeleri aç›ktanyasaklayamamalar› koflullar›ngere¤idir, aksi halde olanak bulduklar›ndatüm bu örgütlenmeleri kapatmaktançekinmeyeceklerdir. Fakatelbette bugün de bu örgütlenmelerinvarl›¤›na sayg› gösterdikleridüflünülemez. Bugün de çeflitli yöntemlerle,dernekleri çal›flamaz halegetirmeye çal›flmakta, f›rsat›n› buldu¤undakapatmaktad›rlar. Sendikalar›tabela sendikas› haline getirmeyeçal›flmakta, Emekli-Sen örne-¤inde oldu¤u gibi f›rsat›n› bulduklar›ndakapatmaya yönelmektedirler.Din bezirganlar› halka, gerçektesorunlar›n›n çözümü olmayan veço¤unlukla da “öteki dünya”ya dairhayallerle kendilerini kand›rmay›ö¤ütlerler. Halk›n sorunlar›n›n sevgiyle,herkesin ahlakl› olmas›ylaçözülece¤ini ö¤ütler. Sistemdenkaynakl› sorunlar›n, halk›n içindekibireylerin tek tek niyetleriyle çözülmeyece¤iaç›kt›r. Dahas› ahlaks›zl›k,bencillik gibi nitelikler de kiflileriniçinde do¤ufltan olan fleyler de-¤il, içinde yaflad›klar› düzendenedindikleri düflünce ve davran›fllard›r.Bu yan›yla sistemi de¤ifltirecekbir mücadele olmad›¤› sürece, hiçbirzaman kifliler kendili¤inden ahlakl›ve sevgi dolu olmayacakt›r.Bu gerçekler ›fl›¤›nda, halk› dinbezirganlar›n›n ideolojik etkisi alt›ndankurtararak, yoksullu¤a karfl›mücadele içinde örgütlemek devrimcilerinönündeki görevdir.8 YOKSULLUK 30 Eylül 2007


Yoksullukkaderde¤ildirAnayasada devletin“sosyal bir hukuk devleti” oldu¤usöylenir. Ve bundan hareketle de,gelir da¤›l›m›ndaki dengesizlikleringiderilmesine ve yoksul kesimlerindesteklenmesine yönelik sosyal politikalar›n“sosyal bar›fl›n(!) korunmas›aç›s›ndan” önemli oldu¤uvurgulan›r. Halk aras›nda Fak- Fuk-Fon olarak da bilinen “Sosyal Yard›mlaflmave Dayan›flmay› TeflvikFonu”, resmi olarak bu amaçla kuruldu¤uiddia edilen bir kurumdur.Sosyal Yard›mlaflma ve Dayan›flmay›Teflvik Fonu, 29 May›s1986’da, Turgut Özal dönemindeTBMM’de kabul edilen bir yasaylakuruldu. 3294 say›l› kanunla oluflturulanfonun kurulufl amac›nda flöyledenilmekteydi:“Fakru zaruret içinde ve muhtaçdurumda bulunan vatandafllar ileher ne suretle olursa olsun Türkiye’yekabul edilmifl veya gelmifl kiflilereyard›m etmek,Sosyal adaleti pekifltirici tedbirleralarak gelir da¤›l›m›n›n adilanebir flekilde tevzi edilmesini sa¤lamak,Sosyal yard›mlaflma ve dayan›flmay›teflvik etmek.”Sosyal Yard›mlaflma ve Dayan›flmay›Teflvik Fonu (SYDTF),bunlar›n yan›s›ra amaçlar› aras›ndadaha ileri “hedefler” de sayar. Sosyalpolitikalar oluflturmak, bunlar›uygulamaya geçirerek yoksulluklamücadele etmek ve yoksullu¤unkuflaklararas› transferini engellemeyihedeflemek bunlar›n en önemlileridir.Temel ‹nsan Haklar›n›‘Sosyal Yard›m’ OlarakGören DüzenSADAKANIN DEVLET TARAFINDANRESM‹LEfiT‹R‹LMES‹:FAK-FUK-FONSa¤l›k, e¤itim, bar›nma, temelinsan haklar›d›r. Bunlar, insanca yaflam›nolmazsa olmazlar›d›r. Halktanyana bir devlet bunlar› anayasalgüvence alt›na al›r. Oysa oligarflikdüzen bunlar› temel insan hakk› olmaktançoktan ç›karm›flt›r. E¤itimparal›d›r. Sa¤l›k paral›d›r. Herkesebar›nma hakk›n› geçelim, evler,içinde oturan halk›n bafllar›na y›k›lmaktad›r.Temel insan haklar›n› ortadankald›ran bu sistem, e¤itim, sa¤l›k vedi¤er temel haklar› sosyal yard›mlarolarak görmektedir. Sözde busosyal yard›mlar›n etkin bir flekildeyürütülmesine katk› sa¤lamak içinsosyal politikalar olufltururlar. Herfleyi paral› hale getiren bu düzeninüretece¤i politika sosyal bir politikade¤il, sömürü, soygun ve zulüm politikas›d›r.Anayasada sözü edilen “sosyaldevlet”, kapitalizmin sosyalist devletkarfl›s›nda, onunla rekabet edebilmekiçin gelifltirdi¤i bir kavramd›r.Fakat hiçbir devlet, sosyalistdevlet kadar sosyal olamaz. Bu biryana, oligarfli, anayasas›nda yerverdi¤i türde bir “sosyal devlet” deolamaz. Çünkü bunun için halk›ntemel haklar›n› asgari düzeyde karfl›lamal›d›r.Halk›n bebeklikten ölümünekadar birtak›m sosyal güvencelerininolmas› gerekir. Ancak oligarflinindevleti, kendisinde böylebir yükümlülük görmüyor. Tersinevarolan sosyal haklar dahi bir birgasbedilmektedir. Emeklilik hakk›-n›n mezarda emeklili¤e dönüfltürülmesindensa¤l›¤›n büyük oranda paral›hale getirilmesine, iflçiler vememurlar için ç›kar›lan kölelik yasalar›nakadar yaflananlar bunun örnekleridir.‹nsanlar› ekonomik imkanlardan,sosyal haklar›ndan mahrumedip, her fleye muhtaç hale getirenbir düzende yafl›yoruz. Öyle bir düzenki, yoksulu hergün artar, aflevlerinde,Ramazan aylar›nda kurulaniftar çad›rlar›nda açlar›n oluflturdu-¤u kuyruklar her gün daha fazlauzar. Çöpten yiyecek toplayan insanlar›m›z›ngörüntüleri istisna olmaktanç›km›flt›r. Mutfa¤›nda aflkaynamayan, kaynayan tencerelereet konulamayan evlerin say›s› milyonlarcad›r.Öyle bir düzen ki,emekçi halk›n ve çocuklar›n›n hiçbirsa¤l›k güvencesi bulunmamakta,hastane kap›lar›nda sürünen insanlarolmaktan kurtulamamaktad›rlar.Öyle bir düzen ki, insanlar›n en do-¤al haklar›ndan biri olan bar›nmahakk› çok görülmektedir.E¤itim insanlar›n temel haklar›ndanbiri olmas›na ra¤men, AKPiktidar› e¤itimi hemen her düzeydeparal› hale getirebilmifltir. Paral› olmayanokullar›n hali ise içler ac›s›-d›r. Ayn› okul içinde paral›lar ve paras›zlarayr›m›n› yapabilen bir anlay›fllae¤itim verilmektedir.Ve tüm bu haklar› halk›n elindenalan devlet, hemen arkas›ndan bukez de “Sosyal Yard›mlaflma ve Dayan›flmay›Teflvik Fonu”yla sahneye“kurtar›c›, kerim, yard›msever”devlet rolüyle ç›kmaktad›r.Bu kurulufl, esas olarak DünyaBankas›’n›n yeni sömürge ülkelerdeartan yoksullu¤a karfl› halk›n tepkileriniyumuflatmak için oluflturulmas›n›önerdi¤i kurumlar›n bir örne¤idir.2000’li y›llar›n bafl›ndanitibaren IMF’nin dayatmalar› nedeniyleülkemizdeki tüm fonlar kapat›ld›¤›halde kapat›lmayan tek fonbudur. Çünkü yoksullu¤un artt›¤›,açlar›n say›s›n›n onmilyona dayand›¤›bir ülke tablosunda, açl›¤›n tepkisiniyumuflatmas› için kurulan veDünya Bankas›’n›n teflvik etti¤i birkuruluflu kimse kapatmaz. Kapat›lmad›¤›gibi, ayn› ifllevi yüklenenvak›flar›n say›s› daha da artm›flt›r.Bir yandan halk›n en temel hak-Say›: 124YOKSULLUK 9


lar›n› elinden alan devlet, öte yandanbu kurulufllar sayesinde bu kezde koruyucu devlet olarak ortaya ç›-k›p “sosyal yard›m”larla gönüllerifethetmeye soyunmaktad›r. Bu fonunyard›mlar›n› balland›ra balland›raanlatmak, bu yüzden oligarflininhükümetlerinin en sevdi¤i ifllerdenbiridir. Fonu en fazla kullananhükümet olmakla övünüp bununüzerinden propaganda yapmaktad›rlar.Oysa bir iktidar için bu, yani bukadar çok insan›n bu tür fonlara ihtiyaçduymas›, ÖVÜNÜLECEKde¤il, UTANILACAK bir sonuçtur.Yoksulluk Açl›k,‹flsizlik, Temel HaklardanYoksunlukturYoksulluk rakamlar›n›n her geçengün büyüdü¤ü bir ülkede yafl›-Fonlar, Yetkililerinin DeKeselerini Doldurdu¤u Yerlerdir!Fakirlere yard›m ad› alt›nda oluflturulan fon veya vak›ftürü kurumlar sadece oligarflinin iktidar›n› sa¤lamlaflt›rma,açl›k ve yoksullu¤u kan›ksat›p, devleti müflfik gösterme ifllevinigörmezler. Bu kurumlar ayn› zamanda birileri içinarpal›k’t›r. Suyun bafl›n› tutanlar›n kendi kasalar›n› doldurdu¤u,fakirlere yard›m gerekçesiyle toplanan paralar›nve malzemelerin birilerine ak›t›ld›¤› yerlerdir. Bu konulardayaflanan yolsuzluk, rüflvet haberleri hemen her dönemç›kar ortaya. Ve bunlar›n ço¤unun da k›sa sürede üstü kapat›l›r.Yani halk› susturmak için oluflturduklar› kurumlardanbile arpal›k olarak faydalanmaya, oralarda dahi bir anlamdahalk› soymaya devam ederler.Çünkü bu düzen soygun ve talan düzenidir. Bu düzeninhalka yard›m diye bir amac› yoktur, olamaz. Bu düzen halk›ancak ve ancak sömürülecek insanlar olarak görür. Yada kendilerinin daha kaba tabiriyle halk› “yolunacak kaz”olarak görürleryoruz. Onüç milyon dörtyüzbin’denfazla insan›nyoksul oldu¤u için yeflil kartald›¤›, Fak Fuk Fon’dan yard›malan insanlar›n say›s›n›n10 milyona ulaflt›¤› bizzatdevlet kurumlar›n›n verilerindeifade edilmektedir. Reelgelirlerin her geçen gün düfltü¤ü,buna karfl›l›k gayri safimilli has›lan›n (GSMH) artt›-¤›yla övünüldü¤ü bir ülke buras›.GSMH’n›n kimlere nas›lda¤›t›ld›¤›, kimin kasalar›n›n nas›ldoldu¤u dünyadaki en zenginler listesinegiren Türkiyeli tekelci burjuvalar›nsay›s›nda a盤a ç›kmaktad›r.Birilerinin kasalar›n› dolduranGSMH, yoksullar›n sadece say›s›n›art›rmaktad›r.Sosyal yard›mlaflma fonundanyararlanan insanlar›n say›s›n›n hergeçen y›l nas›l artt›¤›n› gösterentablo ülkemizdeki yoksullu¤un art›fl›n›nda resmidir ayn› zamanda.1997 - 2 milyon 348 bin kifliyard›m ald›1998 - 2 milyon 793 bin kifli,1999 - 4 milyon 619 bin kifli,2000 - 5 milyon 933 bin kifli,2002 - 6 milyon 300 bin kifliBu say› sonrakiy›llarda daartmaya devametmifltir."Yoksullu¤unkuflaklararas›transferini engellemenin"hedeflendi¤isöylenirken,yoksullu-¤un gerçekte y›llariçinde nas›lartt›¤›n› bu rakamlaraç›kçaortaya koyuyor.Bir fleyi ifade etmekyetmez, onugerçeklefltirmekgerekir. Yoksullu¤uyok etmekiçin de halk içinkurulmufl olanbir yönetim olmak gerek. AKP vedi¤erleri halk için de¤il, tekelleriçin kurulan partiler olduklar› içindirki, ald›klar› tüm önlemler de tekellerinç›kar›nad›r. Böyle oluncada yapt›klar› hiçbir uygulama yoksullu¤ukald›ran de¤il tersine dahada art›ran olmaktad›r. Zira halk›n ç›-kar› ile tekellerin ç›kar› taban tabanaz›tt›r.Bu rakamlar sadece fonlardanyard›m alan insanlar›n say›s›n› göstermektedir.Yoksullar›n ve açlar›ngerçek say›s›n› de¤il. Bugün birçokaraflt›rma, ülkemizde yoksul say›s›-n›n 20 milyonu aflt›¤›nda hemfikirdir.Bunun tart›fl›lmaz göstergelerindenbiri de aflevlerinden yard›malan insanlar›n say›s›d›r:1997 y›l›nda 4 bin 250 kifli olanbu rakam, 2001 y›l›nda 43 bin 169kifliye, 2006 y›l›nda ise 269 bin 605kifliye ç›km›flt›r. On y›lda yüzde700 civar›nda bir art›fl! Bu, ülkemizdekiaçl›¤›n tablosundan baflkabir fley de¤ildir.Bu tablonun bir di¤er göstergesiolarak D‹E verilerine de bakmaktayarar var; 2002 y›l›nda yap›lan araflt›rmada926 bin kiflinin g›da yoksullu¤uçekti¤i aç›klanm›flt›r. Yaniresmi rakamlara göre ülkemizdekiaç say›s›d›r bu. Yine bu verilere göre,18 milyon 441 kifli g›da ve g›dad›fl› yoksulluk çekmektedir.Bu say›lar her geçen gün büyüyor;çünkü, açl›¤› yaratan koflullarsürekli a¤›rlafl›yor. Özellefltirme politikalar›naparalel olarak sürekli artaniflsizlik rakamlar›, yoksul insansay›s›n› art›ran etkenlerin bafl›ndagelmektedir. Özellefltirmelerle övünendevletin buna karfl›l›k yaratt›¤›istihdam hemen hemen yok düzeyindedir.Üretime yönelmeyen, tamamiyleborsada dönen paralar veal›nan borçlar üzerinden yürüyenbir ekonomide, istihdam koflullar›-n›n oluflmas› da mümkün de¤ildir.Tar›mda yaflanan durum da bundanfarkl› de¤ildir. Ürünü yok pahas›naelinden al›nan, söz verilen desteklemeyard›mlar› bir türlü verilmeyen,mazotundan, gübresine girdi fiyat-10 YOKSULLUK 30 Eylül 2007


lar› her geçen gün artan köylülerindurumu da iflsiz kalan di¤er emekçilerdenfarkl› de¤ildir. Onlar›n da aileleriylebirlikte içine sürüklendikleriyoksulluklar› büyümektedir.Yirmi milyona yaklaflan “yoksulluks›n›r›”nda yaflayanlar›n say›-s›, çok genifl bir nüfusun yoksullukyan›nda sosyal haklardan yararlanamad›¤›n›nda ifadesidir. Yoksul halky›¤›nlar› e¤itim, sa¤l›k, bar›nmabaflta olmak üzere insanca yaflamkoflullar›ndan mahrumdur.Bu durumu kapatmak, çeliflkileriyumuflatmak, devletin ne kadarmüflfik oldu¤unu göstermek için g›-da yard›m› yapar gibi, sa¤l›k yard›-m›, e¤itim yard›m›, bar›nmayla ilgiliyard›mlar yap›lmaktad›r.‹flte Sosyal Yard›mlaflma ve Dayan›flmaGenel Müdürlü¤ü`nün2006 Faaliyet Raporu`na göre, AKPhükümetinin yard›mlar›:Kömür Yard›mlar›: 2005 y›l›nda1.773.628 aileye 1.351.514 tonkömür da¤›t›ld›. Kömür yard›mlar›ndanen büyük pay› 291.305 tonile Do¤u Anadolu Bölgesi ald›.Sa¤l›k Yard›mlar›: Fondan1.761 kifli için 3.460.474.41 YTLkaynak aktar›ld›.G›da Yard›mlar›: Fonun katk›-s›yla iflletilen toplam 40 aflevine2006 y›l›nda 34.468 kifli için toplam4.937.500 YTL yard›m aktar›ld›.E¤itim Yard›mlar›: 2006 y›l›ndafondan MEB`e 601.750 ö¤renciiçin 152 milyon YTL`lik kaynakaktard›... Yüksek ö¤renim burslar›için fondan 2006 y›l›nda 45.807 ö¤renciyetoplam 58 milyon YTL tutar›ndaburs ödemesi yap›ld›.Bar›nma Yard›mlar›: 415 kifliye919.900 YTL kaynak aktar›ld›.AKP’nin Politikas›:‹nsanlar› Muhtaç HaleGetir, Sadaka Ver!Yukar›da da belirtti¤imiz gibi,hemen her hükümet, kendi dönemindekisosyal yard›mlar›n fazlal›-¤›ndan kendine pay ç›kararak övünür.Oysa birincisi; bu sosyal yard›mlaröyle söylendi¤i gibi kiflilerinve ailelerin dahi sorununu çözücüboyutlarda de¤ildir, temel ihtiyaçlar›karfl›lamaktan çok uzakt›r. ‹kincisi;bu yard›mlar, köklü bir çözümüde¤il, durumu; yoksullu¤u, açl›¤›,sömürüyü meflrulaflt›rmay› amaçlar.Üçüncüsü; sosyal yard›mlar›n fazlal›¤›yoksullaflman›n ve sömürününfazlal›¤›n› gösterir. Devlet kendiyaratt›¤› iflsizli¤i, açl›¤›, yoksullu¤u,yoksunlu¤u “sosyal yard›m”ad› alt›nda örtmeye çal›fl›r. Yaniyoksullu¤u yaratan, insanlar› muhtaçhale getiren devlet, sonra da onlarayard›m diye sadaka da¤›t›r.Halk›n genifl bir kesimini dilencihaline getiren ve uluorta her yerdehalk› f›rçalamaktan afla¤›lamaktangeri kalmayan AKP iktidar›n›n temelinioluflturmaktad›r bu fon yard›mlar›.Böylece yaratt›klar› tabloyugizlemekle kalmamakta, en yard›mseverhükümet payesini kendilerinevermeye, halk›n artan yoksullu¤una,açl›¤›na karfl› olas› tepkileride yine bu fonlar sayesinde kontrolalt›na almaya çal›flmaktad›r. Bu konuda‹slami motifleri kullan›p halk›ndayan›flma duygular›n› da sömürenAKP iktidar›, çeflitli resmivak›flar ve tarikat kurumlar› eliylede bu sadaka sistemini yayg›nlaflt›rmaktad›r.Bu vak›flar›n ve Fak FukFon denilen sistemin yard›mlar›n›nhepsi de gerçekte halk›n s›rt›ndanç›kan yard›mlard›r. Halktan çeflitlibiçimlerde; dolayl› veya do¤rudanvergiler, makbuz karfl›l›¤› al›nanyard›mlar gibi yollarla toplanan paralar›nbir k›sm›, halk›n en yoksulolan kesimlerine aktar›larak, do¤abilecektepkiler önlenmeye çal›fl›lmaktad›r.Fon SoygunuYoksula diye topluyorlar, bütçe aç›klar›n›kapat›yorlarYard›m amaçl› kurulan Fak Fuk Fon’un gelir kaynaklar› yasada flöylebelirtiliyor: Bakanlar Kurulu taraf›ndan belirlenen bir ödenek ve bununyan› s›ra halk›n ödedi¤i vergiler, trafik cezalar›n›n yar›s› ve RTÜK reklamgelirlerinin yüzde 15 ile baz› kurumlar›n gelirlerinden yap›lan kesintilerile ba¤›fllar.Bu gelirlerin bir k›sm› gerçekten ihtiyac› olan yoksul insanlara ulafl›rken,fon kaynaklar›n›n yolsuzluklarla, çeflitli oyunlarla iç edilmesi de süreklitart›flma konusu olmufl ve bu konuda a盤a ç›kan çeflitli yolsuzluklarvard›r. Fakat esas yolsuzluk bizzat devletin kendisi taraf›ndan yap›lmaktad›r.Fonun gelirinin çok küçük bir bölümü yoksul insanlara yard›mamac›yla da¤›t›l›rken trilyonlar› bulan gelirinin esas k›sm› ise bütçe aç›klar›n›nkapat›lmas›, devletin çeflitli ihtiyaçlar›n›n karfl›lanmas› amac›ylakullan›lmaktad›r. 1995 y›l›nda fonun yüzde 78’lik bölümü bütçeaç›klar›n›n kapat›lmas› amac›yla kullan›labilmifltir. Bu da yoksullar içindiye kurulan bir kuruluflun soyulmas›, talan edilmesinden baflka bir fley de-¤ildir. Yani soyularak yoksullaflt›r›lan insanlara bir de bu flekilde sözdekendileri için kurulan bir fon eliyle ikinci bir soygunu yaflatmaktad›rlar.Say›: 124YOKSULLUK 11


“Türkiye Malezya olur mu, olmaz m›”TARTIfiMASINDAK‹ TUZAK!Son günlerin güncel tart›flmas›“Türkiye’nin Malezya olup olmayaca¤›”!Tart›flmay›, bir yan›yla eskiABD D›fliflleri Bakan› Richard Holbrooke’unTürkiye ile Malezya’y›“dünyadaki iki ›l›ml› ‹slâm ülkesiolarak” örnek göstermesi bafllatt›.AKP’nin islamc› damgal› her giriflimiart›k akla ‹ran ya da Malezya’y›getiriyor. Bugünlerde neredeyse bütünburjuva bas›n Malezya dizileriyap›yor.Bu tür tart›flmalar ülkemizdes›kça baflvurulan bir yöntemdir;“Türkiye Arjantin olur mu?”, “Türkiye‹ran olur mu?”...Bu tart›flmalarda ön kabul Türkiye’ninbu ülkelerden “her aç›dan”daha iyi, daha mükemmel oldu¤udur.Di¤er ülkelerle k›yas içinde ülkemizdekisistem meflrulaflt›r›l›r.Acaba Türkiye Malezya’dan iyimi, acaba Türkiye Arjantin’den iyimi, acaba Türkiye ‹ran’dan daha m›iyi?.. Ve neye göre iyi, neye görekötüdür... Bu sorular yoktur tart›flmalar›niçinde. Tart›flman›n yürütülüflbiçimi bu sorular›n gündemegetirilmemesi üzerine flekillenir.Oysa gerek tart›flt›klar› konuaç›s›ndan, gerek genel ekonomiksiyasiyap›s› aç›s›ndan Türkiyesözü edilen ülkelerle k›yasland›-¤›nda ya ayn› durumdad›r, ya kimiaç›lardan daha kötü durumdad›r,ya da farkl›l›klar görecedir.Mesela, Türkiye ile ekonomikolarak Arjantin k›yaslan›r, özündehalk aç›s›ndan her iki ülke aras›ndabir fark yoktur, her iki ülkeninhalk› da üç afla¤› befl yukar› ayn›ekonomik yoksullu¤u, açl›¤› yaflamaktad›r.Fakat burjuvazinintart›flmas›ndan “bizim durumumuzArjantin’e k›yasla iyi” sonucuç›kar›lmak istenir.“Türkiye ‹ran olur mu?” tart›flmas›da sistemi bir baflka aç›-dan aklaman›n arac› yap›l›r. SankiMad›mak katliam› Türkiye’de de¤ilde ‹ran’da yaflanm›fl, sanki bu katliamyaflan›rken k›l›n› k›p›rdatmadanseyreden Türkiye devleti de¤il de‹ran devletiydi! Sanki Hizbullah’›Türkiye örgütleyip kullanmam›fl...Evet dini aç›dan Türkiye ‹ran de¤ildir,fakat dinin halka karfl› kullan›lmas›ihtiyac› do¤du¤unda, oligarflide ‹ran’dan farkl› bak›fl aç›s›na sahipde¤ildir...Bunun yan›nda tart›fl›lmas› istenmeyenbaflka baz› aç›lardan daTürkiye ‹ran de¤ildir. Mesela, ‹ran,ABD emperyalizminin sömürgecilikdayatmalar›na, tehdidine kendiçap›nda tav›r alabilen bir ülkedir,Türkiye’yi yönetenler ise ekonomikolarak, siyasi olarak emperyalist tekellerinizni, onay› ve dahas› karar›olmadan ad›m bile atamazlar...Fakat iflte tam bu noktada ‘Türkiye‹ran olur mu’ tart›flmas›, bugerçekleri halk›n gözünden saklaman›nbir arac›na dönüflür.Türkiye Malezya olur mu, olmaz m›veya “olsun-olmas›n” tart›flmas›, laiklik-fleriattart›flmas›n›n bir devam›-d›r.Bizi, bu tart›flmayla “faflizm ve fleriatç›l›k”aras›nda s›k›flt›rmaya çal›fl›yor;ikisinden birini seçmeyi dayat›yorlar.AKP, Genelkurmay’a (faflizme) karfl›olma ad›na, kendi dini gericili¤iningörmezden gelinmesini istiyor:Genelkurmay ve müttefikleri ise, fleriatkorkusuyla var olan faflizme r›zagöstermemizi istiyor.Biz ikisine de raz› de¤iliz;‹kisine de mahkum de¤iliz.Faflizmin ve fleriat›n karfl›s›ndaba¤›ms›zl›k ve demokrasi alternatifiniortaya koyuyoruz.fiimdi tart›fl›l›yor, TürkiyeMalezya olur mu? Malezya’da‘oruç tutmayanlar› yakalamakiçin ekipler’ kuruluyormufl. Türkiye’deekipler kurulmuyor amafarkl› bask› mekanizmalar› var.Mesele fludur; tart›fl›lmas› gerekenfludur; ister do¤rudan faflist bir yönetimolsun, ister dincilik temelindekibir fleriat yönetimi olsun; kendibask› mekanizmalar›n› oluflturur,onunla halk kitlesini sindirmeye,uyuflturmaya çal›fl›rlar. Yöntemlerifarkl›, amaçlar› ayn›d›r.Ve bu noktada da fleriatç› birbask› düzeniyle faflist bir bask› düzeniaras›nda bir tercih yapmak,yanl›flt›r. ‹kisinin birbirinin karfl›-s›ndaki konumu “tencere dibin kara...”misalidir.Malezya’da ya da ‹ran’da “dinibask›” yap›l›yor da Türkiye’de dincibask› ve sald›r›lar olmuyor mu?Kim, Marafllar’›n, Çorumlar’›n, Sivaslar’›n,Gazi katliamlar›n›n yafland›¤›Türkiye Cumhuriyeti’nin sicilininMalezya’dan daha iyi oldu-¤unu iddia edebilir?.. Veya kim, türban›nzorunlu hale getirildi¤i, hayat›ndinin boyunduru¤u alt›na al›nd›-¤› Malezya’n›n daha iyi oldu¤unuiddia edebilir?Ülkemizde bu konuyu ele alanlar›nönemli bir kesiminin tart›flmatarzlar› Türkiye’nin mevcuthalinden memnun olanlar›n tart›flmatarz›d›r. Oysa bu ülkede faflizmvar. Türkiye’nin mevcut halimemnun olunacak bir hal de¤ildir.Ve bunu örten bir tart›flma tarz›, ülkemizdekifaflist, gerici güçlerimemnun eden bir tarzd›r.Bu yanlar›yla düflünüldü¤ünde“Türkiye ‹ran olur mu? TürkiyeMalezya olur mu?” tart›flmalar›-n›n samimiyetsizli¤i, bu kesimlerinas›l rahats›zl›¤›n›n ne dini gericilik,ne ekonomik yoksulluk olmad›¤›ortaya ç›k›yor... Bu kesimlerinas›l tart›flma konular›,dinci ak›mlar, kendilerinin düzeninezarar verecek boyuta gelirmi? Ekonomik krizler sömürü düzenlerinietkileyecek boyuta s›çrarm›?.. Biz yak›n tarihimizden12 MALEZYA 30 Eylül 2007


de iyi biliyoruz ki, oligarflinin, meselaHizbullah gibi bir fleriatç› örgütlenmeninhalka karfl› kullan›lmas›naitiraz› yoktur. Oligarflinin önlemalmaya çal›flt›¤› konu, Hizbullah’›niktidar›n› tehdit edecek biryola girmemesi, bu anlamda güçlenmemesidir.fieriatç› gericili¤in güçlenmesinekarfl› mücadele eden de devrimcilerdir.Oligarfli do¤as› gere¤idini gericili¤i engellemek için birmücadele içinde olmam›flt›r. Tersine,ülkemizde dini gericilik devrimcilere,ilericilere, halka karfl› devleteliyle büyütülüp kullan›lm›flt›r.Mesela, AKP’yi bugün destekleyentarikatlar içinde olan FethullahGülen’in bu derece güçlenmesinde,genel olarak dinci gericili¤in geliflipgüçlenmesinde 12 Eylül Cuntas›’n›nve sonra iktidar olan tüm düzenpartilerinin katk›s› büyüktür.Türkiye’de oligarfli her zaman birsosyalist devrim korkusuyla yaflam›flve bunu engellemek için de diniörgütlenmelerin önünü açm›fl,desteklemifl, feodal kal›nt›larla iktidar›n›flu veya bu düzeyde paylaflmaktankaç›nmam›flt›r.Di¤er yandan, halk kitlelerinidinle etkisizlefltirmek, düzenini dinad› alt›nda halk›n gözünde meflrulaflt›rmakda oligarflinin ifline gelmifltir.Bugün de durum burjuvaziaç›s›ndan de¤iflmemifltir. Gericili¤ekarfl› aç›k bir mücadele içinde olamamaktad›rlar.Örne¤in, burjuvazi Diyanet ‹flleriBaflkanl›¤›’n›n konumunu da tart›flmaz.Neden bu kuruma bu kadarbüyük bütçeler ayr›ld›¤›n›, nedençocuklar›m›z›n daha küçükten bellikal›plara sokuldu¤unu tart›flmaz.Ony›llarca alevilerin en do¤al inançve ibadet özgürlüklerinin gasbedilmesinide tart›flmam›flt›r. Bugün detart›flm›yor. Laikli¤i bu yanlar›ylagündemine almaz. Çünkü tüm bunlarifline yarar. Alevili¤i kendisi içinsünnili¤i kullanmaya devam eder.Trabzon’da linç sald›r›lar› oluyor,onu destekliyor, halktaki gericiduygular üzerine devrimcilere karfl›linç sald›r›lar› örgütlüyor, dini gericili¤ifaflizmin kitle zemini olarakkullan›yor. Bu yanlar›yla burjuvazinindine karfl› tavr› ikiyüzlü bir tav›rd›r.Onun as›l derdi iktidar›n› ilelebetsürdürme derdidir. Bu yan›ylada burjuvazi devrim tehlikesine karfl›dini kullanmaya, hatta gerekirsede tercih etmeye devam edecektir.Burjuvazi kendi sömürü düzeninisürdürebildikten sonra, tercihlerikendilerinin do¤rudan iktidarlar›ndanyana olsa da, dinci iktidarlarlada uzlaflabilir. ‹ran bunun da örne-¤idir, ‹ran’da da burjuvalar vard›rve dini gerici düzenle “uyum içinde”sömürülerini sürdürmektedirler.Dolay›s›yla burjuvazi, ‘fleriat tehlikesi’ndenyak›nacak durumda de-¤il, tersine gericili¤in büyümesinin,güçlenmesinin bafl sorumlular›aras›ndad›r ve ülkemizde hiçbir zamandin salt “kulla tanr› aras›nda”kalmam›flt›r. Tersine her zaman politikamaçlar için kullan›lan bir araçolmufltur.Elbette, AKP gibi gerici, islamikökenli bir iktidarla birlikte, faflizminyan›nda dini zeminde halka uygulananbask›lar›n da artt›¤›, artaca-¤› gerçektir. Bunu görmezden gelmek,kendini, halk› bu sald›r› karfl›-s›nda silahs›zland›rmak anlam›nagelecektir. Devrimciler ne dinin iktidararac› olarak kullan›lmas›na, nede ‘din tehlikesi’ korkusu yay›larakmevcut faflist sistemin meflrulaflt›r›lmas›naizin veremezler.Ülkemizin ilericileri, demokratlar›,emekçileri, faflizmin, gericili-¤in hiçbir biçimi karfl›s›nda uyan›kl›¤›ve duyarl›l›¤› elden b›rakmamakdurumundad›r. ‹ran ve Malezya,kuflkusuz tüm ilerici güçleringözönünde bulundurmas› gerekenülkelerdir. Mesela, ‹ran’da yasak m›koydular, “önemli de¤il, önemli de-¤il, münferittir” tavr› tak›n›ld›. Süreçislamc›l›¤›n egemenli¤i yönündegeliflti. Sonra bir referandum;“islam› istiyor musunuz, istemiyormusunuz?”... Tart›flma bitti.Humeyni, fleriat› mutlak hakimhale getirmeden birkaç ay öncesindebile “komünistler dahil, her kesiminörgütlenme hakk› olacak” diyenutuk at›yordu. Takiyyecilik, islam›nruhuna ifllemifltir. ‹slamc›l›¤›ndemokrasiyle uzaktan yak›ndan ilgisiyoktur. Hamas’a bak›n; “seçimlegeldim, istedi¤imi yapar›m” havas›nda,ony›llard›r her türlü zulmedirenmifl bir halk›n üzerinde yenibir zulüm düzeni kurmaya çal›fl›yor.Zihniyette AKP’nin de bir fark›yoktur. Malezya müslümanlar›n›ndini lideri Nik Abdülaziz bak›nAKP’yi nas›l de¤erlendiriyor:“Ben burada, AKP’nin uygulad›¤›birçok stratejiyi örnek al›yorum.Yavafl ve derinden ilerliyorlar.Orduyla ve AB’yle dengeyi kuruyorlar,kimseyi fazla sinirlendirmiyorlar.Çok iyi düflünülmüfl, diplomatikbir stratejileri var. Ben onlar›nkiniHz. Muhammed’in diplomasisinebenzetiyorum.Müslümanlar ve gayri müslimlerHudeybiye Anlaflmas›’n› imzalarken,Hz. Muhammed ilk önce ‘Bismillahirrahmanirrahim’kelimesini kullanmakistemifl. Fakat gayri müslimleritiraz edince, antlaflma, ‘Tanr›’n›nad›yla’ diye bafllam›fl. ‹mzas›-n› da ‘Muhammed Resulahlah’ diyede¤il ‘Muhammed’ olarak atm›fl.AKP bu tarihi çok iyi özümsemifl veayn› diplomatik yöntemi izliyor.Umar›m Türkiye’de AKP sayesindealevlenen islam bilinci, laikli¤i yokeder.” (26 Eylül 2007, Hürriyet)Kuflku yok ki, fleriatç›l›k belli birgüç kazand›¤›nda, -e¤er ki emperyalizmindeste¤i de varsa- AKPiçindeki düzen islamc›l›¤›n› da aflarakveya yan›na alarak, fleriatç›l›¤›ad›m ad›m gerçeklefltirmeye soyunabilir.Kimse, böyle bir ihtimaliçin “olmaz” güvencesi veremez.Ancak s›n›flar mücadelesinde esasolan “fleriat gelir mi, faflizm gidermi?” diye spekülasyonlar yapmakde¤il, emperyalizme, oligarfliye veonlara hizmet eden tüm güçlere veideolojilere karfl› kesintisiz ve kararl›bir biçimde mücadele etmektir.Ülkemizde, faflizm de dini gericilikde, halk›m›z›n s›rt›ndaki sömürücüasalak bir yük olarak durmaktad›r,her ikisine karfl› da mücadeleetmek görevimizdir.Say›: 124MALEZYA 13


Sorunlar / ÇözümlerBurjuvazi y›llard›r sosyalizmin“yoksullu¤u paylaflma”,“yoklukta eflitlik” oldu-¤u demaojisini yapt›. Pekigerçek neydi?.. Somut vegüncel bir örnekle bafllayal›m:Kapitalistler, ‘90’lar›nbafl›ndan itibaren ünlüfaflist propagandac›Göbels’in “bir yalanne kadar çok tekrarlan›rsa,o kadarinand›r›c› olur” düsturunaba¤l› olaraksosyalizme dair söylenmedikyalan b›rakmad›lar. Dev iletiflima¤lar›yla bu yalanlar›b›kmadan binlerce kez tekrarlad›lar.Ama iflte bak›n,daha geçti¤imiz günlerde eskiDemokratik Almanya s›-n›rlar› içinde yeralan flehirlerdeyap›lan bir anketin sonuçlar›,Demokratitk AlmanCumhuriyeti vatandafllar›-n›n yüzde 80’i aflk›n›n›n eskidüzeni kötü bulmad›¤›n›gösteriyordu. Ve yine ayn›anket, insanlar›n mutlulukaç›s›ndan kendilerini o zamandaha mutlu hissetti¤inigösteriyor. Öyle “sadece yafll›larsosyalizmi özlüyor” diyeçarp›t›lacak bir durum dayoktu yani.Asl›nda kapitalizmin vesosyalizmin yoksulluk karfl›-s›ndaki tav›rlar›n›n farkl›l›¤›çok aç›kt›r: Sosyalizmde açlaryoktur, kapitalizmde vard›r!O kadar. Hangi sisteminüstün oldu¤unu göstermeyesadece bu fark yeter.Dünya Bankas› 2004’teaç›klad›¤› bir raporda, “Önümüzdeki25 y›lda 2 milyarkiflinin daha dünya nüfusunakat›laca¤›n›” belirtiyordu.Ama bu noktada önemli ollan,bunlar›n yüzde 97'sinin,yeni-sömürge ülkelerdeve elbette ki yoksulluk içerisindedo¤acak olmas›yd›.Evet, yoksulluk 盤 gibi büyüyorve emperyalizmin, kapitalizminbuna çözümü yok.Olmayacak da. Dahas›, olamazda.Sosyalizm, sadece Marks’›n, Lenin’in kitaplar›nda kalanbir “ütopya” de¤il, dünyan›nbüyük bölümünde fluveya bu ölçüde uygulanmayabafllanm›fl bir gerçektir.O, hala tarihin iflaret etti¤ido¤rultudaki tek kapitalizmalternatifidir.Ve kan›m›zca, bunun eniyi fark›nda olan da bizzatkapitalistlerin kendileridir.E¤er öyle olmasayd›, “sosyalizmöldü” 盤l›klar›n› atmalar›n›nüzerinden yaklafl›k20 y›l geçmifl olmas›na karfl›nhala aç›k ve sinsice yöntemlerlesosyalizme sald›rmaya,sosyalizmi y›pratmayaçal›flmazlard›.Sadece Avrupa’n›n de¤il,tüm dünyan›n üstünde hala“o hayalet” dolafl›yor bizce.Gerçek flu ki, nas›l sosyalizminbirçok ülkede sürdü¤üdönemlerde, sa¤l›ktan konutae¤itime kadar birçok alandakirakamlar, sosyalizminkapitalizm karfl›s›ndaki tart›fl›lmazüstünlü¤ünü kan›tl›-yor idiyse, bugün de sosyalizminy›k›l›p kapitalizminrestore edildi¤i ülkelere bakmakyeter. Bu ülkelerin sosyalizmalt›nda nas›l iken, kapitalizmkoflullar›nda ne halegeldiklerini görmek yeter.Kapitalizmde de eflitliktensözedilir. E¤itimin, sa¤l›¤›n,herkes için bir hak oldu¤uyaz›l›r resmi antetli ka¤›tlarüzerinde. Fakat gerçekte kapitalizmdebu haklar, ancakbaz›lar› için gerçekten kullan›labilirhaklard›r. Sosyalizminfark›, tüm bu haklar›kullan›labilir k›lmas›d›r.AKP Milletvekili Aziz Akgül,2003’de, restoranlardaki,büyük yemekhanelerdekiart›k yemekleri toplay›pyoksullarada¤›tmakYoksulluk karfl›s›ndakapitalizm ve sosyalizmamac›ylabir projebafllatm›flt›.Zenginsofralar›n›nart›klar› yoksullara verilecektik›sacas›. Bu baflka ülkelerdede uygulanan biryöntemdi ve ad›na “G›daBankac›l›¤›” denilmiflti.AKP’li milletvekili bu “sadaka!”yöntemini de Kur’an’dan de¤il, ABD’den alm›flt›.ABD'de üç y›l öncesinde 258adet g›da bankas› kurulmuflbulunuyordu. Muhtemelenbugün say›lar› artm›flt›r.Evet, kapitalizmin dünyaçap›nda yoksullu¤a üretti¤içözüm iflte bu: Art›k yemekler!Savafl zamanlar›nda“dut kurusu süpürge tohumu”yerdi insanlar. Bir kuruasker tay›n› için, bir arpaekme¤i için günlerce kuyruklardabeklenirdi.fiimdi art›k bunlar kapitalizminnormali haline dönüfltü.Yoksullar için yeni tüketimkal›plar›, yeni “ürün”lervar art›k ülkemizde de de¤ilmi; k›r›k peynir, k›r›k yumurta,k›r›k pirinç... bayatekmek, aç›k deterjan, aç›kparfüm... ‹flte kapitalizminyoksullu¤a çözümü; at›k yemekler,iftar çad›rlar›, g›dadestek kredileri... Yani, kapitalizminçözümü yok. Kapitalizminbu konudaki politikas›art›k çözümsüzlük! Açl›¤›nolmad›¤› bir dünya, sosyalizmde!14 SORUN/ÇÖZÜM30 Eylül 2007


fi‹MD‹ ramazan REKLAMLARIGeçen say›m›zda, “flimdi reklamlar”demifltik ve o bafll›¤›n alt›ndademifltik ki; “Reklam, burjuvazinindaha fazla kar elde etmek için,oltaya takt›¤› solucand›r.”Ortal›kta -reklamlar dünyas›ndabugünlerdedaha farkl› türde solucanlardolafl›yor. Geçti¤imiz birkaçhafta içinde o yaz›m›zda örnek olarakpek kullanmad›¤›m›z bir reklamtürü s›k s›k ç›kt› karfl›m›za.Ramazan reklamlar›yd› bunlar.Din sosuna bulanm›flt›. ‹nsanlar›n“inançlar›na” hitap ederek pazarl›-yordu ürününü.*Televizyonlarda, tüm yiyecekler,iftar sofras› ba¤lant›s›yla pazarlan›yordumutlaka.*Hemen her reklamda fonda hafiftenezanlar duyuluyordu.*Mutlu mesut, orucunda namaz›ndaanne baba çocuklar, dedelerve ninelerle “çekirdek” aileler vard›hep: Ve elbette onlar, hep birlikteÜlker Cola içecekler, sucuklar yiyecekler,üstüne minarelerin ›fl›klar›nabaka baka Algida dondurma tüketeceklerdi...*Ramazan onbir ay›n sultan›’yd›;Tansafl indirimi de Ramazan’›nsultan›!... Ve yetiflen al›yor,alan Ramazan’› doya doya yafl›yordu...Böyleydi iflte; Tansafl indirimindenyararlanmayanlar›n orucununkabul edilmeyece¤ini bile iddiaedebilirlerdi belki...Ne de olsa ticaretti bu. Kar içinher fley mübah, her yol geçerliydi.*Gazeteler de Ramazan ay›n›nsundu¤u bu ticari imkandan faydalanacaklard›elbette.Hepsi önce “dini bütün” birersayfa yapmal›yd›lar. O sayfalardasahabelere iliflkin menkibeler, birdin yetkilisinin oruçla ve islamla ilgilisorular› cevaplayaca¤› bir bölümolmal›yd›... Hergün, sözkonususayfan›n tiraj› ne kadar etkiledi¤iölçülmeliydi. Ama sadece bu yetmezdi.Ramazan promosyonlar› dayapmak gerekirdi. Dua kitaplar›,Kur’an mealleri, fleyhlerin hayatlar›n›anlatan ekler verilebilirdi...Bu bir gelenektir burjuva bas›nda.Hergün cinsellik satanlar, bir ayboyunca, ayn› sayfalarda dinselliksatarlar. Kuranlar, ayetler yay›nlarlarpespayelikleri yay›nlad›klar› sütunlarda.Onlar için ikisi de birdir;ikisi de gazeteye “tiraj” kazand›racakticari malzemelerdir.*Kapitalizmin içindeki herkesuyar bu modaya. ‹flte size çarp›c› birmisal daha:“Dünyaca ünlü modac›m›z ErolAlbayrak”, haz›rlad›¤› son kreasyona“Dua” ad›n› vermifl, Rotterdam’dadüzenlenen defilede,“Dua” kreasyonunun mini etekliaç›k göbekli k›yafetlerini de fienayAkay, fiebnem Schaafer, Ça¤la fi›-kel gibi tan›nm›fl mankenler sunmufl.‹frat kelimesinin karfl›l›¤› bu olsagerek... Fakat islamc›lar›n bu ifrataitirazlar› yok.Onlar ahlaks›zlar› türban tesettürdefilelerine ç›karmaktan bile hicapduymayacak kadar kapitalizminkültürünü benimsemifller çünkü. Buyüzden bir modac›n›n “kreasyonu”nadua ad›n› vermesine b›rak›nk›zmay›, pragmatizmleriyle bir modac›y›da kendimize uydurduk diyememnun bile olmufllard›r.Bu uç örne¤i b›rak›p baflka “normal”örneklerle devam edelim.*Bayrampafla Belediyesi, Almanya’n›nRosenheim Kenti’nde 3 binkiflilik iftar çad›r› kurmufl...Bayrampafla Belediyesi’nin hizmetleribununla s›n›rl› de-¤il; “Ramazan boyunca iftarlarorganize edecekekipte, 4 t›r, 2 otobüs, 3minibüs, 3 otomobil ile 150 kifli yeral›yor...”Bu da “Ramazan ticareti”nin birbaflka biçimi olsa gerek. Hem ziyaret,hem din ticareti!*“Dini” pazarlaman›n bir de ekranlardançarfl›ya pazara inen örneklerivard›. Misal:“Pet’te zemzem suyu piyasada! “Evet, muhtemelen “yeflil sermaye”yeait bir flirket, Ramazan’damüslümanlara en büyük hizmeti sunuyorve zemzem suyunu sunuyordu.Litresi 4 YTL.. Normal suyunbirkaç kat›yd› ama o kadar fark olaakt›art›k.. O kadar fark kutsall›kfark›yd›...Acve marka hurmalar da “Peygamberhurmas›” diye pazarlan›-yordu ve onun fiyat› da normal hurmalar›nüç-dört kat›yd›, o da normaldi.*Asl›nda “islamc› holdinglerin”,MÜS‹AD üyesi yeflil sermayedarlar›nreklamlar›nda bu kadar dinimandan sözetmeleri bir yerde anlafl›l›rd›r.Nas›l olsa faiz haramd› ama“reklam haram” diye bir ayet yoktu.Ama MÜS‹AD üyelerinin tersineTÜS‹AD üyelerinin ki biraz garipti.fieriatç›l›ktan flikayetçi olantekelci burjuvalar da, reklamlar›ndaRamazan’›, ezan›, namaz›, niyaz›kullan›yordu.Çünkü para tatl›yd›.fieriatç›yla laiki reklamlar›ndünyas› ne de güzel birlefltirmiflti iflte.Kapitalist pazar, aralar›ndakitüm farkl›l›klar› yokedivermiflti.O halde sözümüzü flöyle ba¤layal›m;tüm islamc› holdinglere, tümyeflil sermayeye, paran›n dini milletiolmaz diyen tüm patronlara, ‘Hay›r’l›Ramazan ticaretleri!Say›: 124KÜLTÜR 15


HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER CEPHES‹OL‹GARfi‹N‹N ANAYASASININ KARfiISINAHALKIN ANAYASASIYLA ÇIKIYOR“Ben umuyorumki halk›n dostlar›bugünden, butoplant›dan itibarenkonuflmaya, butart›flmalara müdahilolmayabafllayacaklard›r.Onlar›n sesinehepimizinihtiyac› var.”Haklar ve Özgürlükler Cephesi26 Eylül günü saat 11.00’da MecidiyeköyKültür Merkezi’ndebir bas›n toplant›s›yaparak “Emperyalizmin veOligarflinin De¤il Halk›nAnayasas›n› Yapal›m” kampanyas›n›nbafllad›¤›n› duyurdu.Halk Anayasas› Tasla¤›’n›ntan›t›ld›¤› ve tart›flmayaaç›ld›¤› toplant›ya SevimBelli, Mihri Belli veHaluk Gerger konuflmac›olarak kat›ld›lar. Aç›klamaHÖC Temisilcisi ÖzgürTürk’ün aç›l›fl konuflmas›ylabafllad›. Türk kat›lan herkesitart›flmaya davet etti.Türk’ün ard›ndan sözalan Doç. Dr. Haluk Gerger“genifl bir anayasa tart›flmas›n›yeniden yafl›yoruz. Üniversiteler,hukukçular ve de-¤iflik kesimler bu tart›flmayaflimdiden kat›lm›fl durumdalar.Biz bu tiyatroyu dahaönce de çok izledik. Silahlar›nve postallar›n gölgesinde yap›-lanlar›n› da izledik. Yüzde 92’lerlekabul edildi¤i varsay›lan anayasalar›da gördük. Bu tart›flmalarda pekçok konuda anlaflan hakim kesimler,›v›r z›v›r konularda fikir ayr›l›-¤›na düflmüfl gibi görünüp, bilinçleriçarp›tmaya, gerçekleri gizlemeyeyönelik bir oyunu sergiliyorlar. Oysabiliyoruz ki temel meselelerdeanlafl›yorlar.(...) Ben umuyorum kihalk›n dostlar› bugünden, bu toplant›danitibaren konuflmaya, bu tart›flmalaramüdahil olmaya bafllayacaklard›r.Onlar›n sesine hepimizinihtiyac› var. Ve taleplerimiz var.Öncelikle halk›n düflünce ve fikirözgürlü¤ünün, örgütlenme hakk›n›ntan›nmas›; sa¤l›k, e¤itim ve di¤ersosyal haklar›n›n temini gibi konular›ntan›nmas› ve elbette ki en genifltan›m›yla tüm hak ve özgürlüklerineksiksiz uygulanmas›, taleplerimizaras›ndad›r” diye konufltu.Hemen ard›ndan söz alan SevimBelli “flu s›ralar tart›fl›lananayasa halk›n anayasas› de-¤il, devletin bizi nas›l yönetece¤ininyasalar küresidir.Ama anayasa halk›n kendininas›l yönetece¤inin yasalarbütünü olmal›d›r. fiu andaelimizde sosyalist sistemegeçiflin bir aflamas› olarakHalk Anayasas› Tasla¤› var.Bu ülkede bizim de sesimizinç›kmas› laz›m. Çünkü bu ülkeningücü biziz. Tart›flmalarakat›l›n. Bu çal›flmaya eme-¤i geçen tüm HÖC üyelerineteflekkürler” dedi.“Çok güzel bir taslakolmufl” diyerek HalkAnayasas› Tasla¤›n› iflareteden Mihri Belli: “Ben dealt›na imza atabilirim. Sosyalizmnihai hedefimizdir.Demokratik Halk Cumhuriyetizorunlu bir aflamad›r.Halk Anayasas› Tasla¤› bütün özlemlerimiziiçeriyor” diyerekdüflüncelerini ifade etti.“Ben de alt›naimza atabilirim.Sosyalizmnihai hedefimizdir.DemokratikHalk Cumhuriyetizorunlubir aflamad›r.Halk Anayasas› Tasla¤›bütün özlemlerimiziiçeriyor.”16 HALK ANAYASASI 30 Eylül 2007


HÖC ad›na aç›klama yapan ÖzgürTürk: “Halk›n ihtiyac› olan veyüzy›llar›n özlemini yans›tan; biravuç sömürücü az›nl›¤›n de¤il, halktanyana bir anayasan›n haz›rlanmas›gerekti¤i ortadad›r. Bu anayasa;HALKIN ANAYASASINI‹ST‹YORUZ!Seçimlerin, parlamentonun göstermelikolmad›¤›,Halk›n seçti¤i vekilleri göreviniyapmad›¤› takdirde vekillikten azletmehakk›n›n oldu¤u,Halk›n örgütlenmesinin önündekitüm engellerin kald›r›ld›¤›,Halk›n adalet özlemini giderecekbir yarg› sisteminin oturtuldu¤u,Düflünce, inanç ve ifade özgürlü-¤ünün oldu¤u ve bunun suç say›lmad›¤›,Kürt halk›n›n kendi kaderini tayinhakk›n› kullanabildi¤i,Halk karfl›s›nda hiç kimsenin ayr›cal›kl›ve "dokunulmaz" olmad›¤›,Okullar›nda halk için, bilimsele¤itimin yap›ld›¤›,E¤itimin, sa¤l›k hizmetlerinin,bar›nma hakk›n›n paras›z oldu¤uTemel hak ve özgürlüklerden halk›nen genifl kesiminin tam olarakyararland›¤› bir ülkeyi tan›mlamal›-d›r.K›sacas›, yap›lmas› gereken anayasa;emperyalizme göbekten ba-¤›ml› de¤il ba¤›ms›z bir Türkiye; tekellerin,toprak a¤alar›n›n, mafya çetelerininde¤il, halk›n yönetti¤i birTürkiye iste¤imizin ifadesi olmal›-d›r” dedi.Türk “Dördüncü bask›s› yap›lanHalk Anayasas› Tasla¤›m›z› bugündenitibaren, halk›n tüm kesimlerininilgisine, bilgisine ve de¤erlendiriptart›flmas›na aç›yoruz. Emperyalizminve yerli iflbirlikçilerinin haz›rlayaca¤›bir anayasay› de¤il, halk›nanayasas›n› sahiplenelim, o anayasan›nuyguland›¤› bir ülke için mücadeleedelim. Bu mücadele, hiç kimseyles›n›rl› de¤ildir, yüre¤i insanl›ktan,yüre¤i halktan yana olan herkesinsorunudur” diye konufltu. Aç›klamaHalk Anayasas› Tasla¤›’n› sahiplenmeça¤r›s›yla son buldu.Birçok ilde gerçeklefltirileneylemlerle Haklar ve ÖzgürlüklerCephesi’nin haz›rlad›¤› HalkAnayasas› Tasla¤› tan›t›ld›.ANTALYA...Antalya’da 25 Eylül’de HalkAnayasas› Tasla¤› tan›t›m› yap›ld›.K›fllahan Meydan›’da biraraya gelenHÖC’lüler, önlükler giyerek,megafonla Halk Anayasas› Tasla-¤›’dan maddeler okuyarak Tasla¤›halka tan›tt›lar.Emperyalizmin ve oligarflinin de-¤il halk›n anayasas›n› yapal›m denilerekhalka mücadele ça¤r›s› yap›ld›.‹ZM‹R...‹zmir Haklar ve ÖzgürlüklerCephesi, 25 Eylül günü tarihi Kemeralt›Girifli’nde bas›n aç›klamas›yaparak halk›n anayasas›n› istedikleriniduyurdular.Aç›klamada “Emperyalizmin veOligarflinin De¤il Halk›n Anayasas›n›Yapal›m!” pankart› aç›l›rken,Halk Anayasas› Tasla¤› tan›t›ld›.Aç›klamay› okuyan Umut Durmaz“Halk›n sorunlar›n› dikkate almadanhaz›rlanan, halk›n kat›l›m›ylahaz›rlanmayan hiçbir anayasa, bugünhak ve özgürlüklerden bahsedemez”dedi.“Halk Biziz Biz Yönetece¤iz,Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z, Emperyalizm‹çin De¤il Halk ‹çinAnayasa ‹stiyoruz” sloganlar›n›nat›ld›¤› aç›klaman›n ard›ndan Kemeralt›Girifli’nde kitlesel olarakHalk Anayasas› Tasla¤› kitab›n›ntan›t›m› yap›ld›. Megafonla yap›-lan konuflmalarda “halk›n anayasas›nasahip ç›kmak, halk›n anayasas›için mücadele etmek, ba¤›ms›z,demokratik bir Türkiye için mücadeleetmek demektir. Ba¤›ms›z olmayanbir ülkede her fley emperyalistleriçindir, anayasalarda onlariçin yap›l›r” denildi. 1 saatlik tan›-t›mda 36 Halk Anayasas› Tasla¤›halka ulaflt›r›ld›.‹zmir Haklar ve ÖzgürlüklerCephesi Temsilcili¤i, 27 Eylül Perflembegünü de Konak BelediyesiKültür Sanat Merkezi’nde anayasatart›flmalar›na iliflkin bir bas›n toplant›s›düzenledi.MERS‹N...Mersin Taflbina önünde 26 Eylül’deHÖC’lüler AKP hükümetininhaz›rlad›¤› anayasay› protesto etmekve Halk›n Anayasas›n› tan›tmak içinbir bas›n aç›klamas› yapt›lar.“Emperyalizmin ve OligarflininDe¤il Halk›n Anayasas›n› Yapal›m”pankart›n›n aç›ld›¤› aç›klamay›okuyan Hasan Biber “Ba-¤›ms›z olmayan bir ülkede her fleyemperyalistler ve iflbirlikçileriiçindir. Anayasalar da onlar içinyap›l›r” diyerek tüm devrimci, demokratve duyarl› halk› halk›n anayasas›nasahip ç›kmaya, ba¤›ms›zl›kve demokrasi mücadelesinekat›lmaya ça¤›rd›.Aç›klamadan sonra Halk Anayasas›Tasla¤› da¤›t›ld›. Tar›m Orkam-Senve Partizan’›n da destekverdi¤i aç›klama “Kahrolsun EmperyalizmYaflas›n Mücadelemiz,Emperyalizm ‹çin De¤il Halk ‹çinAnayasa ” sloganlar›yla ile bitirildi.Say›: 124HALK ANAYASASI 17


ADANA...Halk Anayasa Tasla¤› 27 Eylül günü deAdana’da yap›lan bas›n aç›klamas› ile halkatan›t›ld›.‹nönü Park›’nda yap›lan bas›n aç›klamas›ndaHalk ‹çin Anayasa isteyen pankartve dövizlerin tafl›nd›¤› aç›klamay›okuyan fiemsettin Kalkan, Anayasatart›flmalar›nda halktan yana taraf olduklar›n›söyledi.Halk›n ve bas›n›n ilgisinin yo¤un oldu-¤u aç›klama “Halk için Anayasa ‹stiyoruz,Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z, Yaflas›n ÖrgütlüMücadelemiz” sloganlar› ve alk›fllareflli¤inde bitirildi. Aç›klaman›n sonundaHalk Anayasas› Tasla¤› halka da¤›t›ld›.ANTAKYA...Antakya’da ise, 27 Eylül günü UlusMeydan›’nda bas›n aç›klamas› düzenleyenHÖC’lüler “Anayasa bir ülkenin siyasi,ekonomik ba¤›ms›zl›¤›n› gösteren ve oülkede yaflayan tüm halklar›n haklar›n›nve özgürlüklerinin verilmesi ve tüm yaflamsalihtiyaçlar›n›n karfl›lanmas› demektir.Emperyalizmin ve iflbirlikçilerinin ç›-karlar›n› savunan anayasaya karfl› kendianayasam›zla ç›kal›m” dediler. HalkAnayasas› için pankart dövizlerintafl›nd›¤› aç›klama sloganlarla sona erdi.Aç›klaman›n ard›ndan Halk Anayasas›Tasla¤› yaklafl›k halka da¤›t›ld›. Aç›klamayaSES Hatay fiube Baflkan› ve YönetimKurulu Üyeleri de kat›larak desteksundular.UfiAK...Haklar ve Özgürlükler Cephesi UflakTemsilcili¤i 28 Eylül günü yaz›l› aç›klamayaparak “emperyalizmin ve oligarflininde¤il halk›n anayasas›”n› yapmayaça¤›rd›.‹SKENDERUN...Haklar ve Özgürlükler Cephesi üyeleri28 Eylül’de ‹skenderun Ayakkab› Boyac›-lar Çarfl›s› Meydan›’nda bir aç›klamas›yapt›lar. “Emperyalizmin ve iflbirlikçilerininç›karlar›n› savunan anayasaya karfl›kendi anayasam›zla ç›kal›m” diyen ‹skenderunHÖC’lüler ad›na Canan Yabanc› sorunlar›nsadece Halk Anayasas› ile çözülebilece¤inivurgulad›.“HALK B‹Z‹Z B‹ZYÖNETECE⁄‹Z”Haklar ve Özgürlükler Cephesi22 Eylül günü TaksimTramvay Dura¤›’nda bir bas›naç›klamas› yaparak anayasa tart›flmalar›n›ngündemde oldu¤uflu süreçte alternatif olarak haz›rlad›¤›Halk Anayasas› Tasla-¤›’n› tan›t›p sahiplenmeye ça-¤›rd›. Saat 15.00’de bafllayanaç›klamada “Emperyalizmin veOligarflinin De¤il Halk›n Anayasas›”pankart› aç›l›rken dövizlerde“Her Ulus Kendi KaderiniTayin Etme Hakk›na Sahiptir,Halk› En ‹yi Savunacak GüçKendisidir” sloganlar›na veHalk Anayasas› Tasla¤›’n›n kapa¤›n›ntan›t›m›na yer verildi.S›k s›k “Halk Biziz Biz Yönetece¤iz,Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z,Ne AB Ne ABD Ba-¤›ms›z Türkiye” sloganlar› at›-l›rken bas›n aç›klamas›n› okuyanSalih Ça¤›n Kul “haftalard›ranayasada yap›lan de¤iflikliklertart›fl›l›yor. Henüz ortadabütünlüklü bir taslak olmamas›nara¤men hemen her günanayasa de¤iflikli¤i üzerineaç›klamalar yap›l›yor. Deniliyorki, bu anayasa halk›n kat›l›-m›yla olacak. Yine deniliyor ki,önceki anayasalara göre buanayasa hak ve özgürlüklerigözetecek. Böyle söyleyerekhalk› aldat›yorlar. Her iktidaranayasay› de¤ifltirme vaadindebulundu. Birçok maddesi de-¤ifltirildi de. Ancak milyonlarcaemekçinin hayat›nda köklü birde¤iflim olmad›. Çünkü halk›nç›karlar›n› içeren bir anayasahiçbir zaman gündemleri olmad›.Aksine anayasa üzerindekiher de¤iflim halk› sömürenlerinifline yarad›” dedi. Kul ard›ndan“Çaresiz de¤iliz. Çözümsüzde¤iliz. Emperyalizmin veiflbirlikçilerininç›karlar›n›savunananayasayakarfl›kendi anayasam›zlaç›kal›m. Ancak Halk Anayasas›bizim sorunlar›m›z› çözebilir.Halk Anayasas›, tüm ezilenhalklar›n ekonomik, siyasi, kültürelç›karlar›n›n ifadesidir.Halk Anayasas›, halk›n özgüriradesidir. Türk, Kürt, Arap,Laz, Çerkes, Gürcü... Alevi,Sünni tüm milliyet ve mezheptenhalk›m›z› kendi anayasalar›olan Halk Anayasas› Tasla¤›n›sahiplenmeye ça¤›r›yoruz” diyekonufltu.Aç›klaman›n yap›lmas›n›nard›ndan Tramvay Dura¤›’ndanGalatasaray Lisesi’ne yürünerekHalk Anayasas› Tasla¤› da-¤›t›ld›. Türkiye Cumhuriyetikuruldu¤undan beri halk›n ç›-karlar›n› koruyan, halk›n kat›l›-m›yla yap›lan bir anayasayap›lmad›¤›n› vurgulayanHÖC’lüler sürekli anayasalar›nde¤iflti¤ini fakat halk için de¤iflenbir fley olmad›¤›n› yine halk›nkatledildi¤ini, aç kald›¤›n›,sömürüldü¤ünü ve ülkemizinemperyalizme peflkefl çekildi¤inihalka anlatt›lar. Halk›n yo-¤un ilgisiyle karfl›laflanHÖC’lüler k›sa süre içinde 140adet Halk Anayasas› Tasla¤›’n›halka ulaflt›r›p çözümün “DemokratikHalk ‹ktidar›” oldu-¤unu bir kez daha hayk›rd›lar.18 HALK ANAYASASI 30 Eylül 2007


Siyasette‹LKE15 Eylül’de, çeflitli sol kesimlerinkat›ld›¤› bir toplant›da, bir grubunsözcüsü flöyle diyordu:“Anayasan›n sivilli¤ini garantilemesiiçin akademik tart›flmalaryap›lmal›d›r. AKP taraf›ndanbaflka yerlere çekiliyor. ...Herkesin, her yerde anayasay›tart›flmas› gerekiyor. Tart›fl›lmazsasivillefltirilemez.”Her cephe, kendikavramlar›ylakonuflurBir gazetede, sol bir yazar “Sivilbir anayasa, ciddi bir sivil tart›flmaortam›nda oluflabilir” diye yaz›yordu.Al›nt› Oral Çal›fllar’dan, fakatbenzeri sözler solun çeflitli kesimleritaraf›ndan da kullan›l›yor.Yukar›daki al›nt›lara tekrar bak›-l›rsa görülür ki, asl›nda düflünceleri,beyinleri, düzenin anayasa tart›flmas›nave kavramlar›na hapsolmuflturbafltan.“Sivil anayasa” kavram›ylatart›flan ilericiler, demokratlar, bilmekdurumundad›rlar ki, bu kavram›kullanmakla, hem anayasa tart›flmas›n›nsiyasal, s›n›fsal içeri¤i boflalt›lmakta,hem de AKP’nin “demokratikleflme”manevras›na vepropagandas›na güç verilmektedir.Tüm devrimci, demokrat, ilericikesimlerin anayasa tart›flmas› sürecindeyeralmalar› gerekir. Ancaktart›flmaya müdahil olunurken seçilenkavramlar, yöntemler, istedi¤imizintam tersi sonuçlar daortaya ç›karabilir. “Sivil anayasa”kavram›n› kullanmak, böyle bir fleydir.Düzen cephesinde olanlar, düzeninkavramlar›yla tart›fl›r, yok düzenkarfl›t›ysan, kendi kavramlar›nlatart›flmak durumundas›n. “Sivilanayasa” kavram›, halk›n cephesinin,solun kavram› de¤ildir.2000 y›l›nda da “Ayd›nlar, çeflitliDKÖ’ler ve sendikalardan oluflanbir “Sivil Anayasa Giriflimi”kurulmufltu. Sözkonusu giriflimde o zaman, ayn› yeni oluflturulangiriflim gibi, “12 Eylül Anayasas›’n›nyerine demokratik, insanhaklar›na dayal›, farkl›l›klar› gözeten,özgürlükçü ve sivil bir anayasa...yap›lmal›d›r” diyordu.Bugün -dergimizde haberini bulabilece¤iniz-KESK, D‹SK,TMMOB ve di¤er baz› kurumlar taraf›ndanönerilen taslak da da ayn›kavramlar -sivil yerine ça¤dafl kullan›lm›flt›r-,ayn› yaklafl›m hakimdir.Anayasa önerileri için seçilen adlar,kullan›lan kavramlar, daha bafltandüzenin manevralar›n›n, çizdi¤i ideolojikçerçevenin d›fl›na ç›k›lamad›-¤›n› göstermektedir.Ama en az bunun kadar önemlibir yan da, anayasay›, burjuvazigündemde tuttu¤u sürece aç›klamalarda,giriflimlerde bulunup,burjuvazi kendi gündemindenç›kar›r ç›karmaz,demokratik kurumlar›nda da gündeminden ç›-karmas›d›r.Mesela, yukar›da ad› geçen giriflim2000’den bu yana ne yapt› bukonuda? Ortaya koydu¤u önerilerinne kadar pefline düfltü?Bir ›srar ve takipçilik olmad›¤›nda,bu tarz giriflimler, bir yerde yasaksavmaya dönüflüyor. Yasak sav›ld›¤›için de, ideolojik, politik aç›-dan da alabildi¤ine özensiz ve ilkesizbir flekilde ele al›n›yor.Sonuçta ortaya ç›kan önerilerin,aç›klamalar›n birço¤una “sol” demeyebin flahit ister. Bu konuda gelifltirilenpolitikalar›n halktan,emekten yana oldu¤unu gösterengöstergeler de ya yoktur ya da yokdenecek kadar azd›r, belirsizdir. Düflüncelerinburjuva ideolojisinin etkisindenkurtulamad›¤›, politikalar›noligarflinin icazet s›n›rlar›ndanç›kamad›¤› noktada, baflka bir sonuçda beklenemez zaten.Bu anlamdad›r ki, tüm sol, ilerici,devrimci, demokrat güçleri, anayasatart›flmas› sürecine düzeninanayasas› de¤il, halk›n anayasas›perspektifiyle kat›lmaya; bunauygun kavramlar, yöntemler vearaçlar kullanmaya ça¤›r›yoruz.Demokrasiyi, ba¤›ms›zl›¤› hedefleyenler,demokrasiyi ve ba¤›ms›zl›¤›yokedenlerin çizdi¤i anayasatart›flmas› çerçevesine hapsolmamal›d›r.KEYF‹ K‹ML‹K SORMAYAYAMANLAR HALKININ ÖFKES‹‹zmir’in Yamanlar Mahallesi’ndepolis halka yönelik terör estirmekistedi, fakat halktan gördü¤üsert tepki üzerine mahalleden ayr›lmakzorunda kald›.23 Ekim 2007 Pazar günü polisyoldan geçen mahalle gençlerindenbirisine keyfi bir flekilde kimlik sordu.Gencin kimli¤inin olmad›¤›n›söylemesi üzerine gözalt›na almakistedi. Bunun üzerine olaya müdahaleeden mahalleesnaf›napolisin gaz s›kmas›üzerineolaylar patlak verdi. Halk›n evlerindeninerek polise yönelmesi üzerineolay yerine çok say›da polis ekibigeldi. Halk›, “art›k hiçbir fley eskisigibi olmayacak”, “siz göreceksiniz”fleklinde tehdit eden polislere halk›ntepkisi sert oldu. ‹çlerinde YamanlarTemel Haklar çal›flanlar›n›n da bulundu¤umahalle halk›n›n, gerekencevab› vermesi sonucu, polis hiçbirsonuç alamadan olay yerini terk etti.YURTSEVER CEPHE’N‹NBOLU ‹L TEMS‹LC‹L‹⁄‹’NESALDIRIYurtsever Cephe'nin Bolu ‹lTemsilci¤i'nin bulundu¤u dairekimli¤i belirsiz kiflilerce benzin dökülüpyak›lmak istendi. Benzin dökerekkap›y› tutuflturan kifliler, olayyerinden uzaklafl›rken, gürültüyeuyanan apartman sakinleri, yanankap›y› kendi imkanlar› ile söndürdü.Yak›lmak istenen kap›n›n metalolmas› yang›n›n büyümesini engelledi.Say›: 124‹LKE 19


kurumlar›n görevidüzene anayasa be¤endirmek mi?✗DemokratikAnayasa tart›flmas› s›radan birtart›flma de¤il, AKP’nin gündemegetirdi¤i anayasa de¤iflikli¤i tart›flmas›çerçevesinde, KESK, D‹SK,TMMOB, TÜRMOB, TTB, TDBve TEB taraf›ndan bir anayasa tasla-¤› haz›rlanarak aç›kland›.Yeni bir anayasa için birarayagelen birlik kendilerini flöyle tan›ml›yor:“Sosyal-Kültürel-Eflitlikçi,Ça¤dafl Bir Anayasa ‹çin Demokratik Giriflim.”Giriflim, haz›rlad›klar› tasla¤› dahalka “Özgür ve Demokr atik BirTürkiye Yolunda Yeni Anayasa”slogan›yla sundu.Adland›rmalarda hemen dikkatiçeken iki nokta vard›r; bunlardanbirincisi, emperyalizme ve ba¤›ms›zl›¤adair hiçbir vurgu olmamas›-d›r. Kuflkusuz unutmufl de¤iller. Bubir tercih, ama yanl›fl bir tercihin sonucudur.Bu tercih, ba¤›ms›zl›k vedemokrasiyi birbirinden koparan biranlay›fla tekabül etmektedir ve temelyan›lg›s› da budur. Ba¤›ms›z olmayanbir ülkede demokrasi de olamayaca¤›n›göremedikleri için haz›rlad›klar›anayasa tasla¤›ndaki özgürlük,eflitlik, demokrasi söz ve taleplerininde alt› bofltur.Yukar›daki adland›rmalarda dikkatçeken ikinci nokta; sistemi zorlayacakhiçbir kavramlaflt›rmayayer verilmemifl olmas›d›r. Ne demokratikbir cumhuriyet, ne de halkiçin bir demokrasi tan›mlanmas›sözkonusu de¤ildir.Haz›rlan›fl›nda birçok ö¤retimüyesinin de yerald›¤› 16 sayfal›ktasla¤›n amac› “evrensel ilkelereuygun... Türkiye co¤rafyas›n›n birikimive mozai¤iyle bar›fl›k, demokratik,sosyal, tüm kurallar›n›n temelini‘insan›n onuru’ve hukukun egemenli¤i’nedayand›ran bir anayasan›nkazan›lmas›na katk›da bulunmak”olarak aç›klanm›fl.Ama bu muhtevayla, bu üslupla,bu siyasi çekingenlikle ve böyle biroportünizmle, bu taslak, halklarcephesinden herhangi bir fleyin kazan›lmas›nahizmet edemez.Niçin edemez? Çünkü:Maddeler incelendi¤inde görülenfludur; taslak, halktan yana de-¤il, düzeniçi bir anayasa anlay›fl›ylayaz›lm›fl ve flekillendirilmifltir...Yukar›da adlar› s›ralanan kesimler,kendi üyelerinin, emekçilerin ç›karlar›n›dahi aç›k bir flekilde savunamam›fllard›r.Düzenin kabul edebilece¤i biranayasa nas›l yap›l›r sorusuna kafayoruyorlar. Yapt›klar›n› halka onaylatmade¤il, düzene onaylatma peflindeler...O zaman önce flu sorununcevab›nda net olunmal›d›r: Anayasaiçin kimden onay al›nacak?Halktan m›, oligarfliden mi? Devrimciler,demokratlar, ilericiler hiçkuflku yok ki, düzenin sahiplerininde¤il, halk›n onay›n› esas al›rlar.Demokratlar›n görevi, oligarflininanayasas›na ambalaj m›,ambalaj› söküp atmak m›?Taslakta “sivil anayasa” tan›m›da elefltirilerek bunun yerine “ça¤daflanayasa” tan›m›n›n kullan›lmas›n›ndaha yerinde olaca¤› belirtiliyor...“Sivil” ya da “ça¤dafl”! Neanlat›yor bunlar? Bir fley söylediklerini,muhalefet ettiklerini san›yorlarama maalesef bunda da yan›l›-yorlar. Yan›ld›klar›n› Dengir Mir F›-rat gösterdi zaten. fiu aç›klamay›yapt›:“Sivilin bilimsel karfl›l›¤› uygardemektir. Yani uygar bir anayasadiyoruz biz."“Uygar anayasa” denilmesiyle,ad› geçen demokratik kurulufllar›ntalebi karfl›lanm›fl oluyor. Peki karfl›lay›ncane de¤ifliyor? Sivil veyaça¤dafl denilmesiyle anayasan›nhangi özelli¤i de¤iflmifl olur?Sivil veya militarist, ça¤dafl veyauygar gibi nitelik belirtmeyenhangi tan›m› kullan›rsan›z kullan›n,bir fley de¤iflmeyecektir. Bu demokratikkurumlar›n tan›m konusundabelirtece¤i bir fley varsa, bu, s›n›fsalbir tan›m olmal›d›r. Mevcut anayasan›nambalaj›n› düzeltmekle u¤raflmakda demokrat kifli ve kurumlar›ngörevi de¤ildir. Tam tersine, ilerici,demokratik güçlerin görevi, oligarflininanayasas›n›n faflist, gerici, emperyalistniteli¤ini gizlemek içinsard›¤› ambalajlar› parçalay›p, oambalaj›n içindekini göstermektir.Sivil, ça¤dafl gibi aldat›c› veyanl›fl tan›mlarla u¤raflmak yerine,oligarflinin anayasas› veya halkanayasas› tan›mlar›n› kullanman›nönemi de buradad›r. Mevcut olannedir, siz ne istiyorsunuz? ‹lerici,demokrat güçlerin aç›kça cevapvermesi gereken budur.Taslaktan bölümler aktarmayadevam ediyoruz; bu ülkedekiKürt sorununu ve çözümünü aç›kçakoymak yerine “Türk yerine yurttafldenilebilir” önerisiyle sorun geçifltiriliyor.“Meclisin dengelenmesi için Senato’nunkurulmas›... Baflbakan’›nparti baflkanl›¤›ndan, bakanlar›nmilletvekilli¤inden istifa etmesi...”gibi tamamen burjuva politikas›n›nölçü ve kayg›lar› içinde, oligarflininparlamenter sisteminin sorunlar›na“çözüm!” üretilmeye çal›fl›lm›fl.Demokratik bir muhalefeti temsiletme iddias›ndaki demokratik20 ANAYASA 30 Eylül 2007


TÜRK-‹fi’in ‘Demokratik Anayasa’ Riyakarl›¤›kitle örgütlerinin tasla¤›ndaki birmaddede de flöyle deniyor:“Toplum-devlet aras› denge aray›fl›ndaiktidar, ‘buyurma’dan çok,‘yönetiflim’ anlay›fl›na dayand›r›lmal›,erklerin birbirine ba¤›ml›l›¤›de¤il, iflbirli¤i ve karfl›l›kl› dengelemeesas al›nmal›.”Nedir ‘yönetiflim’ anlay›fl›? Bukavram kimin kavram›d›r?.. Ve birsoru daha: KESK ve D‹SK üyelerininkaçta kaç›, yukar›da aktar›lanparagraf› anlay›p yorumlayabilir?Burjuvazinin “yasa dili”, halk›nanlamas›n› zorlaflt›r›c› bir dildir. Veburjuvazinin neden böyle yapt›¤›bellidir; 16 sayfal›k tasla¤› haz›rlayanDKÖ’ler ve akademisyenlerburjuvazinin böyle bir dili tercihtekiamac›n› kuflkusuz bilirler. Burjuvazi,politikan›n ve ülkeyi yönetmenin“halk› aflan” bir ifl oldu¤unuempoze eder bu dil tercihiyle.Fakat ilerici, demokrat kurumlar›nböyle bir dil tercihi olabilir mi?Kuflkusuz demokratik kurumlar›ntasla¤›ndaki bu dil de, onun düzeniçiniteli¤inden ba¤›ms›z de¤ildir.Sözkonusu tasla¤›, emekçileriçin, halk için de¤il, egemen s›n›flariçin, burjuva politikac›lar için haz›rlam›fllard›r.Onlara seslenmekte, onlara“ak›l vermekte”dirler. Dil’i debuna göre flekillenmifltir.Burjuvazi taraf›ndan “makul”görülmek iste¤i ve kayg›s›ndaki demokratikkurumlar, taslaklar›n›n hermaddesinde oligarflinin çizdi¤i s›-n›rlar› aflmamay› temel alm›fllar.Mesela, “yarg›” bafll›¤› alt›nda“tarafs›z, h›zl›, adil” bir yarg›, “sivil-askeriyarg› ikili¤inin terk edilmesini”istiyor, HSKY’ya yürütmeüyelerinin kat›l›m›na karfl› ç›k›yor,Anayasa Mahkemesi’ne üye seçimindekarma sisteme geçilmesinitalep ediyor vs. Yani esasa, öze iliflkinbir fley yok. Yarg›n›n niteli¤ini,yani asl›nda düzeni tart›flm›yor.“Hak ve Özgürlükler” bölümününilk maddesi ise, bu tasla¤a yönveren bak›fl aç›s›n› daha aç›k gösteriyorbize. Deniyor ki orada: “Gelinennoktada insan haklar›, moderndünyan›n ‘yeni ideolojisi’ konumunukazanm›flt›r. Dolay›s›yla, haklartoplumunun ancak ‘insan haysiyeti’temelinde kurulabilece¤i temel ilkeolarak al›nmal›.”Modern dünyan›n yeni ideolojisidiye bir fley yok. Modern dünyadankas›t, emperyalist ülkeler ise, onlar›nideolojisi burjuva ideolojisidir.Yani bu tasla¤› yazanlar›n, yukar›-daki söylemi ald›klar› ideoloji.Kuflku yok ki, burjuvazinin söylemve kavramlar›yla ve oligarflininihtiyaçlar› esas al›narak yaz›lan birfiimdilerde 12 Eylül Anayasas›’nakarfl› ç›kmak prim yap›yor...Dün 12 Eylül’ün faflist anayasas›’nadestek verenler, bugün demokratikanayasa savunucusu kesildiler.Cuntan›n destekçilerindenbiri de Türk-‹fl’ti. Bugünkü anayasatart›flmalar›na iliflkin Türk-‹flad›na yap›lan aç›klamada ise;“Türk-‹fl, 12 Eylül dönemininanti-demokratik anayasas›n›n, toplumunörgütlü kesimlerinin kat›laca¤›demokratik bir tart›flma sürecinde,evrensel demokrasi ilkelerine,onaylanm›fl uluslararas› sözleflmelereuygun bir biçimde de¤ifltirilmesindenyanad›r” deniyor.Oysa Türk-‹fl, 12 Eylül günlerinde,cunta hükümetine kendi genelsekreteri Sad›k fiide’yi Çal›flmaBakan› olarak veren bir “iflçi sendikas›”yd›.Türk-‹fl, cuntan›n tüm icraatlar›n›nve dolay›s›yla 12 EylülAnayasas›’n›n da meflrulaflt›r›lmas›n›sa¤layanlardand›.Bugün “12 Eylül döneminin anti-demokratikanayasas›” diye konuflanTürk-‹fl, ayn› anayasa için ozamanlar övücü aç›klamalar yapm›fl,iflçilere sand›¤a gitme ça¤r›s›yaparak, 12 Eylül Anayasas›’n›aç›ktan da desteklemiflti...12 Eylül Anayasas› oylamas›öncesinde, 4 Kas›m ‘82'de Türk-‹flBaflkan› fievket Y›lmaz televizyondaflu aç›klamay› yap›yordu:"‹flçi hak ve özgürlüklerinin k›s›tlanmayaca¤›yolunda verilen sözleri,7 Kas›m'da halkoyuna sunulacakanayasa metni ve devlet ad›nasürdürülen resmi tan›tma çal›flmas›teyid etmifltir."‘82 Anayasas›, o zaman Türk-‹fl'e göre iflçi hak ve özgürlüklerinik›s›tlam›yordu! Hiç de anti-demokratikfalan de¤ildi.Peki geçen bunca y›lda Türk-‹fl12 Eylül tavr›ndan piflmanl›k duydu,cunta iflbirlikçisi tavr›n›n özelefltirisinimi yapt›? Hay›r, böylebir fley olmad›. Dahas› Türk-‹fl, 12Eylül’e destek verme misyonunu,bugüne kadar da 12 Eylül’ü devamettiren iktidarlar› do¤rudan ve dolayl›destekleyerek sürdürmüfltür.Durum buyken Türk-‹fl’in 12Eylül Anayasas›’na karfl› yapt›¤›aç›klamalar samimi bulunabilir mi?Örne¤in, Türk-‹fl’in izah etmesigerekmez mi? Cunta neden ötekiiflçi konfederasyonlar›n› kapat›rken,Türk-‹fl’i kapatmam›flt›r? Elbetteki, bu sorunun cevab› Türk-‹fl’in cunta öncesi ve cunta dönemindeoynad›¤› misyondad›r.Türk-‹fl iflçi sendikas› olarak kurulmufltur,fakat özünde iflçilere karfl›kurulmufltur. Bu misyonunu “baflar›l›”bir flekilde yerine getirdi¤iiçin de oligarflinin gözünde her zamanitibarl› bir sendika olmufltur...Türk-‹fl tutarl› ve inand›r›c› olmakistiyorsa, öncesi bir yana, 12Eylül karfl›s›ndaki tavr›n›n ve 12Eylül Anayasas›’na deste¤inin hesab›n›halka ve iflçi s›n›f›na vermelidir.taslak, burjuvazinin hofluna gidebilir.Fakat halk›n ihtiyaçlar›na cevap vermeyece¤ikesindir. Sözkonusu tasla-¤›n sonunda geriye kalan soru fludur:‹flçilerin, memurlar›n konfederasyonlar›nönerece¤i “anayasa tasla¤›” bumudur? Demokrat, ilerici kurumlar›nistedi¤i de¤iflikliklerin kapsam› bukadar m›d›r? Ülkemizin en belli bafll›demokratik kitle örgütlerinin ülkeninve halk›n gelece¤ine dair söyleyeceksözü bu yüzeysel önerilerle, bu burjuvaçerçeveyle mi s›n›rl›d›r?Say›: 124ANAYASA 21


AKP Kendi YÖK’ünü ‹stiyor!AKP’nin anayasa de¤iflikli¤iyleyeniden düzenlemek istedi¤i kurumlar›nbafl›nda YÖK, Cumhurbaflkanl›¤›ve Anayasa Mahkemesigeliyor. Her üç kurum da, oligarfliiçi iktidar kavgalar›nda stratejik kurumlard›r.AKP iktidar çat›flmas›ndabu kurumlar› bir flekilde etkisizlefltirmekve kendi kullanabilece¤i halegetirmek istemektedir.Bu çerçevede Cumhurbaflkan›’n›nyetkileri k›s›tlan›p, yasa incelemesüresi k›salt›larak, AnayasaMahkemesi’nin yap›s› ve karar organlar›de¤ifltirilerek (örne¤in AnayasaMahkemesi’nin meclis ço¤unlu¤una-yani iktidara- ba¤lanmas›),AKP’nin hem içte güç kazanm›fl olmas›,hem de emperyalist tekellerinç›karlar› do¤rultusunda daha h›zl›hareket etmesinin koflullar›n›n oluflturulmas›hesab› yap›l›yor.YÖK üzerinde yap›lacak düzenlemelerlede, AKP, kendi YÖK’ünü yaratmay› planl›yor. YÖK’ü,bilimsel, demokratik e¤itimin önündeengel olan konumuyla birliktekald›rmak yerine denetimine almakisteyen AKP, bu amac›na ulaflmakiçin anayasa tasla¤›nda YÖK’ü BakanlarKur ulu’na ba¤l› bir organhaline getiriyor.Taslaktaki bu düzenlemeden anlafl›l›yorki, YÖK’ün tekellerin vefaflist düzenin ç›karlar› için düzenlenmiflmevcut ifllevine AKP’nin debir itiraz› yoktur. Bu yan›yla asl›ndaAKP, kendi YÖK’ünü, kendiP rof.’lar›n› istemektedir. AKP’ninYÖK’ü, bir yandan emperyalist veiflbirlikçi tekellere hizmet ederkenfarkl› olarak bir yandan da fleriatahizmet edecek. Sonuçta zaten ikiside ayn› kap›ya ç›k›yor.AKP’nin anayasa tasla¤›n›n genelmant›¤› da budur. 12 Eylül tümkurumlar›yla ve elbette YÖK’üylede varl›¤›n› sürdürecek, fakat bu kurumlariçinde AKP gücünü art›racakt›r.Örne¤in YÖK bugüne kadar neleryapm›flt›r ve AKP bunlar›n hangisinekarfl› ç›kmaktad›r?- YÖK, ö¤rencilerin örgütlenmesini,haklar› için mücadele etmesiniengellemek için her türlü bask›-Aralar›ndaki kavga, üniversitelerdekihak ve özgürlüklerigeniflletmek, ö¤renci gençli-¤in gelece¤ini güzellefltirmekiçin de¤il; iktidar kavgas›!y› uygulam›flt›r. YÖK’ün icraatlar›aras›nda say›s›z soruflturmalar,okuldan atma, uzaklaflt›rma cezalar›,ö¤rencilerin ekonomik-demokratiktalepli eylem ve faaliyetlerinekarfl› polisi üniversiteye sokmak veö¤rencileri gözalt›na ald›rmak, tutuklatmak,iflkence yapt›rmak, katlettirmek...vard›r.AKP, bunlara karfl› m›d›r, ö¤rencilerinörgütlenme ve haklar› içinmücadele etme özgürlü¤ünü savunuyormu? Anayasa tasla¤›nda buçerçevede bir düzenleme düflünüyormu? Hay›r! Bunlar yok AKP’ninanayasa tasla¤›nda. Tersine AKPdevrimci-demokrat-ilerici ö¤rencilerüzerindeki bask›lar› yetersiz görüyor,art›r›yor. Dikkat edilirse,AKP iktidar› döneminde ö¤rencilerinhaklar› ve özgürlükleri için, ba-¤›ms›zl›k için yapt›klar› eylemleresald›r›lar azalmam›fl artm›flt›r.- YÖK, okullar› e¤itim kurumuolmaktan ç›kar›p ticarethanelereçevirmifltir. Peki AKP buna karfl›m›d›r? Bunun cevab› da hay›r! TersineAKP tam bir tüccar mant›¤›ylae¤itim kurumlar›n› bütünüyle satmaktanyanad›r, bunun ad›mlar›n›atmaktad›r, planlar› tüm e¤itim sisteminiözellefltirmektir.- YÖK, demokrat-ilerici ö¤retimüyelerini okullardan atm›fl, okullar›gerici-faflist ö¤retim üyeleriyle doldurmufltur...Peki AKP, ne yapmakistemektedir? Okullarda 12 Eylül’ünyaratt›¤› gerici-faflist kadrolaflmay›m› de¤ifltirecektir? Hay›rbunlar› koruyacak, fakat dinci kadrolaflmay›artt›racak, kendi kadrolar›n›YÖK içinde etkili konumlaragetirecektir. Ki zaten flu anda da sürenbir iktidar kavgas›d›r bu.Öz olarak AKP, üniversiteleriemperyalist ve iflbirlikçi tekellerinç›kar›na hizmet eden kurumlar olmaktanç›kar›p, halk için bilim üretenkurumlar haline mi getirecektir?Bunun soru olarak gündeme getirilmesibile gereksizdir. AKP de elbettekimevcut sistemi sürdürecektir.Sorular-cevaplar uzat›labilir. Fakatne kadar uzat›rsak uzatal›m,AKP iktidar› döneminde e¤itimdeve özel olarak da üniversitelerde‘daha iyi’ bir fley bulmak imkans›zd›r.AKP’nin üniversiteler için yapt›¤›tart›flma, kendi kadrolar›n› yerlefltirmetart›flmas›n›n yan›nda ‘türban’tart›flmas›d›r. Bugün AKP’ninyapt›rd›¤› anayasa tasla¤›ndaki s›-k›nt›n›n temel noktalar›ndan birisinide bu oluflturmaktad›r zaten. Nas›lbir formül bulunacakt›r da üniversitelerdetürban serbest b›rak›lacakt›r?AKP’nin ‘demokratl›¤›’n›n s›-n›rlar› ‘türbana serbestlik’ kadard›r.Elbette sadece türbana serbestlik istemek,demokratl›klar›n› de¤il, dintüccar› olduklar›n› göstermektedir.AKP, YÖK’e Karfl›Tepkileri Kullan›p KendiAnayasas›na DestekBulmaya Çal›fl›yorAKP, “YÖK’ü de¤ifltiriyoruz”havas› yaratarak, YÖK’e karfl›tepkilerin gücünü de anayasa de¤iflikli¤itart›flmalar›nda arkas›na almakistemektedir.YÖK bu aç›dan uygun bir malzemedir;12 Eylül kurumlar› içindeen fazla teflhir olmufl kurumlardand›r.Bu nedenle YÖK’e karfl› önemlibir tepki sözkonusudur. 12 Eylül’dengünümüze YÖK’ün kald›r›lmas›ö¤renci gençli¤in temel talepleriaras›nda olmufltur. YÖK’e karfl›mücadelede birçok bedel ödenmifltir.Bu yan›yla YÖK’ün kald›r›lmas›tart›flmalar› halktan büyük destek22 AKP/YÖK 30 Eylül 2007


alacak bir tart›flmad›r. Keza türbannedeniyle ö¤rencilerin okullaraal›nmamas› da YÖK’e yönelik tepkilereeklenmifltir. K›sacas›YÖK’ün kald›r›lmas› ‘demokratikleflme’görüntüsü aç›s›ndan temelkonulardand›r. Ve AKP, YÖK’e karfl›bu birikimi, kendi iktidar kavgas›ndave anayasan›n de¤ifltirilmesindekullanmak istemektedir.AKP’nin YÖK ile çat›flmas›n›n,daha do¤rusu YÖK’ü ele geçirmeoperasyonunun aleni hale gelmesiVan Yüzüncü Y›l Üniversitesi RektörüYücel Aflk›n’›n tutuklat›lmas›ylaolmufltu.O dönemde, 30 Ekim 2005 tarihliYürüyüfl’te bu çat›flmaya solunmüdahalesi aç›s›ndan flunlar› söylemifltik:“Bu çat›flmaya ne YÖK nede AKP cephesinde yeralarak ya dabu sonucu do¤uracak bir üslup vetav›r belirleyerek müdahale edilemez.Tersine, her iki kesimin de gerçekyüzünü gösteren, çat›flman›n niteli¤iniortaya koyan ve alternatifimiziöne ç›karan bir müdahaledebulunmal›y›z...Oligarfli içi çat›flmalardan faydalanmakile, bu kesimlerden birineyedeklenmek aras›ndaki çizgi kal›nçizilmezse, 28 fiubatlar’da, Susurluk’tayap›lan yanl›fllar tekrarlanacakt›r.”Evet, anayasa odakl› çat›flmaaç›s›ndan da durum öz itibariyle de-¤iflmemifltir, AKP-YÖK çat›flmas›ayn› içerikte devam etmektedir.Fark o günden bugüne AKP’nin buçat›flmada yeni mevziler kazanm›flolmas› ve anayasa çerçevesinde debu mevziyi güçlendirmeye çal›fl›yorolmas›d›r.Bu yan›yla solun, devrimci-demokrat,ilerici ö¤rencilerin, ö¤rencive ö¤retim üyesi örgütlülükleriningörevi, bu çat›flmada, taraflardan birisineyedeklenmek, birisinin zeminindehareket ederek “k›smi kazançlarelde etmeyi hedeflemek” olamaz.Bu yaklafl›m tarz› oligarfli içi çeliflkilerdenyararlanamaz, tersine kendisinikulland›r›r. AKP’nin YÖK’ü zay›flatmas›da, YÖK’ün AKP karfl›-s›nda konumunu korumas› da üniversiteleri‘iyilefltirecek’, gençli¤ehaklar›n›, özgürlüklerini kazand›racakgeliflmeler de¤ildir.Yap›lmas› gereken, anayasa tart›flmas›çerçevesinde de YÖK’üntüm sonuçlar›yla tamamen kald›-r›lmas›n› yüksek sesle istemek, bununiçin mücadele etmek, halk içinanayasa talebinin bir parças› olarakhalk için bilim, halk için üniversitetalebini yükseltmek, gençli¤i butalep etraf›nda birlefltirmektir.GENÇL‹⁄‹N HAYALLER‹N‹ DE ÇALDILARGazi, Akdeniz, Atatürk, DokuzEylül, Ticaret, ‹nönü, ‹stanbul,ODTÜ gibi üniversitelerde yap›lanbir araflt›rma gençli¤in dünyas›n›,beklentilerini ortaya koydu. HürriyetGazetesi Yazar› Y›lmaz Özdil’in, 22Eylül tarihli yaz›s›nda aktar›lan araflt›rman›nrakamlar›, gençli¤in hayallerininde nas›l çal›nd›¤›n› göstermesiyan›yla çarp›c›d›r...Araflt›rman›n ortaya koydu¤u rakamlardanbaz›lar› flöyle:“Paras›zl›ktan flikayet edenler”inoran›: Yüzde 90.Ülkedeki gelir da¤›l›m›n› adaletsizbulanlar›n oran›: Yüzde 97.“Ülke demokratik de¤il" diyenlerinoran›: Yüzde 90.Gençli¤in dünyas›:“Umudum yok”:Yüzde 82“Hayallerim, galibahayal olarak kalacak”:Yüzde 84"Eflitlik yok” diyenler, yüzde 98.10’da 8’i sosyal yaflant›s› olmad›¤›n›söylüyor10’da 9’u ifl bulamayaca¤›n›düflünüyorYüzde 75’i mevcut koflullardaevlenemeyece¤ini düflünüyorDeprasyonday›m, asabiyim,mutsuzum, diyenlerin oran›, yüzde55-71 aras›nda...Karamsar›m diyenler, yüzde 65.Ö¤rencilerin 10’da 6’s› sinemayagidemiyor. Yüzde 4’ü hayat›ndabir kez bile sinemaya gitmemifl,hiç tiyatroya gitmeyenlerinoran›, yüzde 23.Okudu¤u mesle¤i be¤enmeyenlerinoran›, yüzde 67.Umudum yok diyenler, yüzde82.... "Hayallerim, galiba hayalolarak kalacak..." diye düflünenlerise: Yüzde 84.Yüzde 32’si "hayat›n de¤eriyok" diyor.Evet, bu tablo kimin tablosudur,bu tablonun sorumlular› kimdir?Bu tablonun sorumlusu düzendir...Emperyalistlerdir,iflbirlikçi tekellerdir,IMF’dir,ordusuyla, polisiyle, tefecisiyle,tüccar›yla bu ülkeyi y›llard›r soyanlard›r.Ve özellikle 12 Eylül’den buyana gençli¤in üzerinde demoklesinK›l›c› gibi sallanan YÖK’tür...Ve en yak›n dönemdeki sorumlusuAKP’dir...AKP iktidar›, sanki kendisi butablonun yarat›c›lar›ndan de¤ilmiflgibi, pembe tablolar çizmeye devamediyor. B›rak›n pembe tablolaranlatmay›, halk› kand›rmay› b›rak›n...Sizin çocuklar›n›z Amerikalar’daokusunlar, gemileri, fabrikalar›olsun, en lüks ürünleri tüketsindiyedir gençli¤in ödedi¤i bu bedel...Ve fakat unutmay›n ki, bir günsoracakt›r bunun hesab›n›...Bu tablo; anayasas›ylaYÖK’üyle 12 Eylül’ünve 12 Eylül’ü 24 y›ld›rsürdüren ANAP’tanAKP’ye kadar tümdüzen partilerininyaratt›¤› tablodur...Say›: 124AKP/YÖK 23


AKP iktidar›n›n yeni iktidar dönemiicraatlar›n›n bafl›na “sivil biranayasa” yapmay› koyarak bunukamuoyunda tart›flmaya açmas›ndanbu yana üniversitelerle-AKPiktidar› aras›nda suni bir tart›flmabafllad›. Özellikle üniversitelerdeinanç özgürlü¤ü kapsam›nda darlaflt›r›lanve darlaflt›r›ld›¤› kadarda k›s›rlaflt›r›lan bir tart›flma YÖK,AKP iktidar›, Cumhurbaflkan› aras›ndasürüp gidiyor. Temelini üniversitelerdekimin söz sahibi olaca¤›n›nbelirlenmesi –siz onu ranttanbüyük pay› kimin alaca¤›n›nbelirlenmesi olarak okuyun- olanbu ç›kar çat›flmas› özellikle türbankonusunda t›kanm›fl durumda.Genelkurmay’›ndan Cumhurbaflkan›’na,Baflbakan’›ndan MilliE¤itim Bakan›’na, YÖK’ünden üniversiterektörlerine kadar herkesbir fleyler söylüyor ve konuyu halk›ngündemine suni olarak sokuyorlar.Sanki üniversitelerin baflkasorunu yokmufl, tüm problemlerihalledilmifl gibi yine sahte bir laikanti-laiktart›flmas› üniversitelercephesinde türban sorunu üzerindenyarat›lmaya çal›fl›l›yor. Böylelikleüniversitelerin gerçek sorunlar›unutturulmaya çal›fl›l›yor.Üniversitelerin hali asl›nda çoksaklanamayacak bir gerçektir. Ülkemizdeüniversite e¤itimi o kadargerileflmifl ve yozlaflm›flt›r kien üst kademesinden en alt kademesinekadar hepsi bu pisliktennasibini alm›flt›r. ODTÜ’de patlakverip gerçek boyutlar› ortaya yavaflyavafl ç›kan son skandal dabunun aç›k bir kan›t›d›r asl›nda.Dünyan›n en ünlü bilim dergilerindenNature’da yay›mlanan veTürk akademisyenlerinin imzalar›-n› tafl›yan 67 makalenin çal›nt› oldu¤ununortaya ç›kmas› üzerineB‹L‹M HIRSIZLI⁄I, ‹NT‹HAL, ANT‹-DEMOKRAT‹KUYGULAMALAR KISKACINDAK‹ ÜN‹VERS‹TELER;VE SAHTE LA‹K ANT‹-LA‹K TARTIfiMALARI ‹LEUYUTULMAYA ÇALIfiILAN GENÇL‹K...patlak veren skandal asl›nda ülkemize¤itim sisteminin bir yans›mas›ndanbaflka bir fley de¤ildir. BafltaODTÜ olmak üzere, Diyarbak›rDicle, ‹çel Mersin ve Çanakkale 18Mart Üniversiteleri’nin ad›n›n kar›flt›¤›intihal skandal›, yeni rastlad›¤›m›zbir durum olmamakla birliktebu kadar yayg›n olmas› YÖKve onun yönetimindeki üniversitelersisteminin yozlaflmada geldi-¤i son noktay› gözler önüne sermektedir.Bu yaflananlar ve ortaya ç›kangerçekler ülkemiz üniversiteleriiçin münferit olaylar de¤il sistemingerçek özüdür. Haf›zalar›m›z›zorlayacak olursak bundan 3 seneönce de üniversitelerimizin bafl›ndabulunan birçok rektör ve dekan›nprofesörlük tezlerinin intihal(çal›nt›)oldu¤u ortaya ç›km›flt›.Bu rektör ve dekanlar›n tüm ünvanlar›n›ngeri al›n›p, üniversitelerdenat›lmalar› gerekirken, halaüniversitelerin bafl›nda yöneticilikgörevlerini sürdürmekteler. K›sacas›böyle idarecilerin yönetti¤iüniversitelerde intihal do¤al birsonuçtur.12 Eylül 1980 askeri darbesininard›ndan gerici ve faflist kadrolar›nüniversite idaresinde hakim olmas›ylabirlikte h›zla yaflanan birsürecin sonuçlar›n› yafl›yoruz asl›nda.YÖK idaresindeki üniversiteler;bilim adamlar› de¤il, gençli-¤in dinamizmini öldürecek psikolojiksavafl uzmanlar› ve kasalar›n›doldurmaya bakan rantiyeler taraf›ndanyönetilmektedir.Ö¤rencilerin manevi geliflimiaç›s›ndan da gelifltirici de¤il aksineyozlaflt›r›c›, bencillefltirici bir etkisivard›r YÖK üniversitelerinin. Yöneticileribilim h›rs›zl›¤› yapan,kendi ceplerini doldurmay› düflünenüniversitelerin ö¤rencileri depek farkl› olamayacakt›r. Meselayap›lan bir araflt›rmaya göre 12Eylül öncesi üniversite gençlerininideallerini halk ve vatan sevgisi,ba¤›ms›zl›k, demokrasi süslerkenYÖK üniversitelerinin ma¤duruolan gençlerin ideallerinisadece daha fazla para kazanmaksüslüyor.Düflünün, size bilimsel bilgiö¤retmesini bekledi¤iniz ya dabilim eti¤i konusunda size örnekolmas› gereken koskoca prof.lar,dekanlar, rektörler o ünvanlar›alabilmek için yapmad›klar›n› b›-rakmam›fllar. Suçlar› ortaya ç›kmas›nara¤men de hala görevlerindeler.Koltuklar›nda rahatçaoturuyorlar. Bizim as›l tart›flmam›zgereken noktalar bunlard›r.Yoksa haftalard›r yaygara kopar›ld›¤›gibi türban sorunu de¤ildir.Zaten dikkat edecek olursak yaygarakoparanlar da tart›flmay› öneç›karanlar da bu pisli¤in içindedirler.Sorun sadece bilim h›rs›zl›¤› dade¤ildir. Birçok üniversitede patlakveren yolsuzluklar, rektör, dekanve idarecilerin h›zla artan malvarl›klar›, daha sayamayaca¤›m›zbinlerce türlü pislik dönmektedirYÖK üniversitelerinde. ‹halelerüniversite yönetimine yak›n flirketlereverilir, tonla paran›n nas›lve nereye gitti¤ini ise kimse bilmez!Bizim, yani üniversite gençli¤ininas›l sorunu türban sorunu de-¤ildir. YÖK’ün yokedilip DemokratikHalk Üniversiteleri’nin yarat›lmas›sorunudur. Üniversitelerimizinve gençlerimizin e¤itimininAKP ve YÖK zihniyetinin yönetimindenkurtar›lmas› sorunudur.Türban takan genç k›zlar›m›z içinde böyledir bu. Ancak DemokratikHalk Üniversiteleri’nde herkesinanc›n›n gereklerini rahatça yaflayabilece¤ibir ortama kavuflabilirçünkü. Peki, bu tart›flmalar›n nedeninedir?Aralar›ndaki rant kavgas›n›böyle maskelemeye çal›fl›yorlar.AKP iktidar›n›n da iste¤i bu dönenpislikleri temizlemek, üniversiteleridemokratikleflmek, inanç özgürlü¤ünüsa¤lamak, bilimsel ahlak›sa¤lamlaflt›rmak de¤il rant›24 GENÇL‹K 30 Eylül 2007


kendine yak›n holdinglerin cebineak›tmakt›r.Ne AKP’nin yönetti¤i ülkemizde,ne de YÖK ve onun zihniyetininuygulay›c›s› rektörlerinyönetti¤i üniversitelerimizde demokrasininzerresi yoktur. Üniversitelery›llard›r bilim adam›yetifltiremiyor. Dünya s›ralamas›ndailk 500’e girebilen tek birüniversitemiz bile yoktur. Tümbunlar yetmezmifl gibi üniversitelerinbilimsel ahlak aç›s›ndandünyada sayg›nl›¤› da yoktur. Busonucu yaratanlar önce bununhesab›n› vermek zorundad›rlar.Bu ülkenin üniversiteleri k›fllayaçevrilmifl durumdad›r, demokrasinin‘d’si bile yoktur.Bu ülkenin üniversitelerindegençlerimize anti-bilimsel, gerici-flovene¤itim verilmektedir.Bu ülkenin üniversiteleri bilimh›rs›zl›¤›yla, intihallerle, yöneticilerininyolsuzluklar›ylaan›lmaktad›r.Tüm bu sayd›klar›m›z bugünaksi iddia edilemeyecek kadarç›plak gerçeklerdir. ‹ktidardakileryani Genelkurmay’›yla,YÖK’üyle, AKP iktidar›yla, Cumhurbaflkan›’ylatüm sömürücülerinbizi sahte tart›flmalarla dahafazla kand›rmas›na izin vermemeliyiz.Ülkemiz üniversiteleri içintek gerçek çözüm, onlar› emperyalistve iflbirlikçilerinin kar vesömürü kap›s› olmaktan kurtarmakve Demokratik Halk Üniversiteleriiçin mücadele etmektir.Gerçek demokrasi ve gerçektenbilimsel bir e¤itim anlay›fl›bu tip üniversitelerde verilir. Bizlerinhak etti¤i üniversiteler debu tip üniversitelerdir. Gelece¤imizikimse bize alt›n tepsidesunmayacakt›r. Bunu hiç unutmayal›m.Kendi gelece¤imizikurmak, kendi üniversitelerimizdee¤itim almak ancak onun içinmücadele edersek elde edebilece¤imizbir kazan›md›r. Aksi haldeNe AKP iktidar› ne de onunanayasas› bizim için hiçbir kazan›mgetirmeyecektir.Gençlik FederasyonuGençlik FederasyonuGelene¤inin38. Y›ldönümünü Kutluyor6 Ekim 2007Sibel Yalç›n Park›Okmeydan›/‹stanbulBAfiBAKANI OECDRAKAMLARI DA YALANLADI“Bu y›l da bütçeden en büyükpay› e¤itime ay›racaklar›”n› söyleyenBaflbakan› OECD Raporutekzip ediyor.Merkezi Paris'te olan Ekonomik‹flbirli¤i ve Kalk›nma Teflkilat›'n›n(OECD) 2007 y›l› e¤itimraporuna göre;-Türkiye üye ülkeler aras›nda,e¤itime pay ayr›lmas› konusundaÜN‹VERS‹TELERDEYEN‹ ZAM SOYGUNUAnkara GençlikDerne¤i’ndeTan›flma Toplant›s›Yo¤un bir yaz dönemindengeçerek okullar›n aç›lmas›yla2007– 2008 e¤itim-ö¤retim y›-l›na bafllayan Ankara GençlikDerne¤i, yeni dönem çal›flmalar›nabafllamak için yemektebiraraya geldi.Ankara Gençlik Derne-¤i’nde verilen yemekte yenidönem çal›flmalar hakk›ndakonufluldu. Konuflmalardagençli¤in sorunlar›na, taleplerinesahip ç›k›laca¤› vurguland›.Yenilen yeme¤in ard›ndan,türküler söylenip halaylar çekildi.yüzde 10'un birazüzerinde oranlason s›rada. Türkiye'yiyüzde 18 ileSlovenya izliyor.-Türkiye lise mezunlar› s›ralamas›ndada yüzde 30'la sondan3'üncü s›rada bulunuyor.-E¤itime, gayri safi milli has›-ladan en fazla pay ay›ran ülkeleraras›nda da Türkiye, sondan ikincis›rada bulunuyor. Türkiye'deGSMH'nin yüzde 4'ü e¤itime harcan›yor.Üniversiteleri ticarethane olarakiflleten AKP iktidar›, harçlarabu y›l da zam yapt›.Ö¤rencilerin, 2007-2008 e¤itim-ö¤retimy›l›nda üniversitelerineödeyecekleri yüzde 5 zaml› “katk›paylar›”, Resmi Gazete'nin 25 Eylültarihli say›s›nda yay›nlanarak,31 Temmuz 2007 tarihinden geçerliolmak üzere yürürlü¤e girdi.Katk› kredisi almayan ö¤rencilere¤er süresi içinde katk›pay› miktar›n› ödemezlersekay›tlar› yap›lmayacak ve yenilenmeyecek.Bir yandan e¤itime bütçeden enyüksek miktar› ay›rd›klar›n›n demagojisiniyaparlar, bir yandanharçlara zam yaparlar. Bir yandan,e¤itim paras›z derler, bir yandanokullara yard›m ad› alt›nda “haraç”vermeyen ö¤rencileri okuldateflhir ederler, “ikinci s›n›f” ö¤rencimuamelesi yaparlar. fiimdilikharçlara yüzde 5 zam, bakal›m devam›nas›l gelecek?Say›: 124GENÇL‹K 25


ANAYASA RÖPORTAJLARIKim ‹çin, Nas›l Bir Anayasa?1982’den bu yana 12 Eylül Cuntas›’n›nhaz›rlad›¤› bir anayasaylayönetiliyor ülkemiz. 1982 Anayasas›’n›nkabul edilmesinden bu yana,de¤ifltirilmesi de hep gündemdeoldu.Tüm düzen partileri, çeflitli dönemlerde12 Eylül Anayasas›’n›de¤ifltirme vaadinde bulundu.Onlarca maddesi de¤ifltirildi de.Fakat ülkemizde hiçbir fley de-¤iflmedi.Çünkü yap›lan de¤ifliklikler yagöstermelikti ya da halk›n talepleride¤il, sömürücü s›n›flar›n taleplerido¤rultusunda yap›lm›fl de¤iflikliklerdi....En temel sorunlar›m›z; ülkemizinba¤›ms›z olmay›fl›d›r. Ülkemizdedemokrasinin olmay›fl›d›r.Halk›m›z›n açl›¤› ve yoksullu¤udur....Emperyalizm ve oligarfli için yap›lananayasalarla hiçbir sorunumuzçözülemez, hiçbir talebimizkarfl›lanmaz.Halk›n anayasas›n› yapal›m!...Düzenin tüm güçleri, bizi statükonund›fl›nda bir çare olmad›-¤›na inand›rmaya çal›fl›yorlar.Ama var! Halk Anayasas› Tasla¤›,halk›m›za bu çareyi gösteriyor.Çarenin ad›, HALKIN ‹KT‹DA-RI‘d›r. Halk›n iktidar›n›n kurulmas›,bugün yaflad›¤›m›z tüm sorunlar›nçözüm zemininin oluflmas›demektir.Halk Anayasas› Tasla¤›, Ba¤›ms›zve Demokratik Türkiye’nin nas›linfla edilebilece¤ini gösteriyor.Böyle bir sistemi kuflku yok ki,egemen s›n›flar infla etmez. Böylebir ülke kendili¤inden gerçekleflmez.Ba¤›ms›z Demokratik Türkiye’yiinfla etme görevi halk›nd›r.Ba¤›ms›z ve demokratik bir gelece¤inve buna uygun düflen biranayasan›n mimar›, ancak halkolabilir.Kendi anayasam›z› yapal›m!Halk›n Anayasas›’n› yapal›m!Halk Anayasas› Tasla¤›’n›n“Dördüncü Bask› ‹çin Sunufl”yaz›s›ndanBu Say›da:Mustafa Ç›nar (BES Genel Baflkan›)Rasim Öz (Avukat)Alaaddin Dinçer (E¤itim-Sen Genel Baflkan›)AKP hükümeti, yeni bir anayasa de¤iflikli¤ini gündemegetirdi. Ancak, sanki bu tart›flma sadece “egemens›n›flar aras› bir tart›flma” gibi yans›t›l›yor. Tayyip Erdo¤an’›nzihniyeti ise “herkes ifline baks›n” cümlesindesomutlan›yor. Ona göre, anayasay› tart›flmak ve yapmak,sadece burjuva siyasetçinin ifli.Oysa, tam tersine, e¤er bu anayasayla bu ülke ve buhalk yönetilecekse, söz hakk› herkesten önce halk›n vehalk örgütlülüklerinindir.Bu say›dan itibaren Yürüyüfl sayfalar›nda anayasaylailgili yapt›¤›m›z röportajlara yer verece¤iz.Sendikac›lardan hukukçulara, çeflitli siyasal örgütlerdenayd›nlara, derneklere kadar çeflitli kesimlere hemAKP’nin gündeme getirdi¤i anayasa hakk›nda, hem olmas›gereken anayasa hakk›nda sorular sorduk. Kimiçin, nas›l bir anayasa tart›flmas›n› gündeme tafl›mayaçal›flt›k. Çünkü, bu sorunun sorulmad›¤› her tart›flma,egemen s›n›flar›n anayasa gündemine eklenir.Bugün egemen s›n›flar, asl›nda 12 Eylül Anayasas›’n›egemen s›n›flar›n yeni ihtiyaçlar› temelinde revizyondangeçiriyorlar. Halktan, emekten yana hiçbir güç,bu manevraya ortak olamaz ve olmamal›.Tüm ilerici demokrat güçler, anayasa mücadelemizikimseye yedeklenmeden kendimiz vermeliyiz. Yapt›¤›-m›z röportajlar, sol güçlerin bu konuda birlikte bir politikaüretmesine ve birlikte bir pratik gelifltirmesine hizmetederse, amac›na ulaflm›fl olacakt›r.*Röportajlar›m›zda sordu¤umuz sorular, istisnalar d›-fl›nda standartt›r; bu sorular› afla¤›da aktar›yoruz.Okunuflu kolaylaflt›rmak için röportajlar›n içinde k›saltarakkulland›¤›m›z sorular›n tam metni afla¤›dad›r:Sorular›m›z:1 ) Bir anayasa sizce neleri içermeli ve bir anayasanas›l yap›lmal›?2) Sizce mevcut anayasa veya AKP'nin gündeme getirdi¤ianayasa, halk›n haklar›n› güvenceye al›yor, taleplerinikarfl›l›yor mu? AKP bu anayasa de-¤iflikli¤iyle neyi amaçl›yor?3) AKP'nin gündeme getirdi¤ianayasan›n "ideolojisiz" oldu¤u iddias›nane diyorsunuz? Keza, anayasan›ngenellikle "demokratik, özgürlükçü"olmas›ndan söz ediliyor, ama ba-¤›ms›zl›k meselesi tali planda b›rak›-l›yor, siz anayasada ba¤›ms›zl›k konusununyer almas› hakk›nda ne düflünüyorsunuz?4) ‹lerici, demokrat güçlerin anayasatart›flmas› sürecine daha güçlübir flekilde müdahale edebilmesi içinneler yap›labilir? Örne¤in nas›l, hangitemelde biraraya gelinebilir? Haklarve Özgürlükler Cephesi'nin sundu¤uHalk Anayasas› Tasla¤›, "Ba-¤›ms›zl›¤›, demokrasiyi ve uluslar›nhaklar›n› ve tüm halk›n özgürlü¤ünüesas alan bir anayasa" olarak tan›mlan›yor.Bu temel tan›m, anayasa konusundabirlikteli¤in zemini olabilir mi?5) Ülkemizde bugüne kadar kitüm anayasalar malum, sömürücüegemen s›n›flar taraf›ndan yap›ld›.Küçük burjuva diktatörlü¤ü için, oligarfliiçin anayasalar yap›ld›. Halkiçin bir anayasam›z olmad›. Sizceböyle bir anayasam›z›n olabilmesiiçin ne yapmal›? Bunun yolu neredengeçiyor?26 RÖPORTAJ 30 Eylül 2007


1)Bir anayasasizce neleri içermeli ve nas›l yap›lmal›?Mustafa Ç›nar: Anayasa kiflininveya kiflilerin de¤il toplumun tümkesimlerinin ç›karlar›n› gözeten olmal›d›r.Yasama, yürütme, yarg›n›nbirbirinden ay›ran kuvvetler ayr›l›¤›ilkesi temelinde demokratik, ça¤dafl,eflitlikçi, özgürlükçü bir pozisyondaolmas› önemsenmelidir.2)AKP bu anayasa de¤iflikli¤iyle neyi amaçl›yor?Mustafa Ç›nar: Madde olarakanayasan›n 30-40 maddesini devred›fl› b›rakm›fl olmas› ya da daha dadaralt›lm›fl olmas› anayasay› zenginlefltirmez.Ama flunu görmek gerekiyor.Siyasi islam›n duygular›n›nsavunucusu pozisyonundaki AKPiktidar› var olan islam›n kökleflmesinehizmet edecek tarzdaki yaklafl›-m›n›n nüvelerini o anayasada bulmakmümkün. Yani kendi taban›n›daha rahat bir atmosfere sokmakiçerisinde oldu¤u düflüncesindeyim.3)BES Gen. Baflk. Mustafa ÇINAR:“Halk›n temsiliyetini esas alan bir anayasa...”AKP'nin anayasas›n›n"ideolojisiz" oldu¤u iddias›nave anayasada ba¤›ms›zl›k konusununyer almamas›na ne diyorsunuz?Mustafa Ç›nar: Anayasan›n birideolojisi var. Egemen olanlar›nideolojisinin yans›malar›n› oradabulmak mümkün. Yani uygulanmaktaolan IMF'nin, Dünya Bankas›'n›n,çok uluslu flirketlerin dayatmalar›n›,ihtiyaçlar›n›n gizli dayatmalar›n›nserpifltirilmiflli¤ini Neoliberalpolitikalar›n ihtiyac›na göredizayn edilmifl. Ba¤›ms›z, özgürlükçübir anayasa de¤ildir. Ama1982 Yasas› ile karfl›laflt›r›nca ilerisinde.Ama yetmez. '82 cunta Anayasas›'naanayasa bile demek gerekmiyor.Bir dayatman›n ürünüdür.Kabul edilifli, yaflama geçirilifli çokfarkl›. Ama kendisini demokratik,laik, sosyal, hukuk devleti diye tan›mlayanbunu anayas›n›n 2. maddesinekoyan aç›l›m bu anayasan›niçerisinde yok. Yani devletin sosyalpozisyonu rafa kald›r›lm›fl durumda.Sosyal taraflar›n katk›lar› gözetlenmemifltir.Sosyal boyutlar› görmeyentoplumdaki DKÖ'leri,STÖ'leri, partileri, odaklar› alg›layamayan,onlar›n yaklafl›m›n› dikkatealmayan bir flekillenifl gelecektede '82 Anayasas›’n›n ç›karm›fl oldu¤urahats›zl›klar›n benzerini süreçiçerisinde yaflama geçirir diyedüflünüyorum.4)‹lerici, demokrat güçleranayasa tart›flmas› sürecinebirlikte nas›l müdahale edebilir,Halk Anayasas› Tasla¤›, birlikteli¤inzemini olabilir mi?Mustafa Ç›nar: Bugün sizinyapm›fl oldu¤unuz çal›flmada oldu-¤u gibi bir alternatif ortada dolaflmal›.Yani sonuca varabilmek ad›namaddelerin üzerinden de¤il anayasan›nbütününü gören bir noktadaele al›nmal›. Yani herhangi bir kitleörgütü, herhangi bir sendika, herhangibir parti var olan anayasan›nbirkaç maddesini genifl gündemegetirebilir. Ama bu bizim ihtiyaçlar›m›z›gören bir nokta olmaz. Anayasan›nbütününü gözeten buna yö-Bugün sizinyapm›fl oldu¤unuzçal›flmada oldu¤ugibi bir alternatifortada dolaflmal›.Yani sonuca varabilmekad›na maddelerinüzerindende¤il anayasan›nbütününü görenbir noktada eleal›nmal›.nelik tasla¤›n› ortaya koyan ve birmerkez oluflturan. Toplumsal birmerkez oluflturan, toplumu anayasan›nmerkezine koyarak oluflantaslak ya da çal›flma birçok dernekleri,sendikalar› vb. biraraya getirirdiye düflünüyorum. Ama müdahilolmak zorunday›z. Yar›n çok geçolabilir. Bu boyutu ile tart›fl›l›r. Amaalternatif olarak ortaya konulmuflolmas› önemsenmesi gereken birayr›nt›d›r.Kendisinde müdahil olma hakk›görenlerin de alternatif seçene¤i ortayakonulmal›d›r. Ama bu ortayakonulmuyorsa sadece belirli maddelerüzerindeki bir uzlafl› aray›fl› özüneters düfler. Böyle bir çal›flman›nönemsenmesi gerekti¤ini düflünüyorum.Bunun üzerinde ortaklafl›lmas›gerekmeyebilir. Ama kim ne istiyorsabuna yönelik bir aç›l›m› da ortayasunmak durumundad›r. Kendi alternatifiniortaya koymad›¤›n sürecevar olan maddeler üzerinden tart›flmakdaralt›r diye düflünüyorum.5)Halk için bir anayasam›z›nolabilmesi için neyapmal›?Mustafa Ç›nar: Demokratik,eflitlikçi, ça¤dafl, bireyleri yurttaflolarak gören, temel hak ve özgürlüklereaç›l›m sunan insan haklar›temelinde demokratik güçlerin birlikteli¤ivarolan salt anayasa içinde¤il varolan sald›r›lar› püskürtmeninde bir arac› olarak da her dönemdeön koflul olarak önümüzdeduruyor.6)Son olarak söylemek istedi¤inizbir fley var m›?Mustafa Ç›nar: 1982 cunta anayasas›n›nbask›c›, otoriter yaklafl›-m›n›n uza¤›nda halk›n temsiliyetiniesas alan, toplumsal uzlafl›n›n mutlakönemsenece¤i, sendikal hak veözgürlüklerin önündeki engellerinkalkt›¤›, grev ve toplu sözleflmeninyaflam buldu¤u bir anayasan›n hayatageçirilmesi dile¤iyle, çal›flmalar›n›zdabaflar›lar diliyorum. Ayr›cabir alternatifin sizler taraf›ndangündeme getirilmifl olmas›n›nönemsenmesi gereken bir çal›flmadiye düflünüyorum.Say›: 124RÖPORTAJ 27


1)Bir anayasa sizce neleriiçermeli ve nas›lyap›lmal›?Rasim Öz: Bir anayasa önceliklefaflizmin anayasas›n› ortadan kald›rmal›,iflçi s›n›f› baflta olmak üzereemekçi halk›n gasbedilen haklar›n›iade etmeli, o da yeterli de¤il evrenseldüzeydeki kazan›lm›fl haklar›daha da geniflletmeli ve bütünüylehalk›n anayasas› olmal›. Sadece birs›n›f›n anayasas› olmamal›. AmaAKP’nin getirece¤i anayasada bununsa¤lanaca¤› umudunda de¤iliz.Bu getirilecek anayasada kamu çal›-flanlar›n›n grevli toplu sözleflmelihaklar› tan›nmal›. ‹flçi s›n›f›n›ns›n›rlamas›z, hak grevi dahil genelgrev dahil bu hakk› tan›nmal› güvencealt›na al›nmal›, sendikalarüzerindeki bask› tamamiyle kald›-r›lmal›. Sendikalara üye olmak üyeliktenç›kmak noter flart›na ba¤l› olmamal›.Baraj s›n›rlar› kald›r›lmal›.Seçim yasas› en baflta de¤ifltirilmeli.Her siyasi düflünce orada temsiledilmeli. En baflta da Mustafa Suphiler’idavet edip katledenler yoklu-¤unda mahkum edilmeli. Devlet komünistlerden,baflta Mustafa Suphilerolmak üzere özür dilemeli. Veonlar›n katledildi¤ini ikrar etmeli.Bugüne kadar 82 y›ld›r Türkiye KomünistPartisi olmak üzere komünistpartiler yasakt›r. En baflta buyasaklar kald›r›lmal› iflçi s›n›f›n›npartisinin de örgütlenmesine olanaktan›nmal›. Burjuva demokrasisi kurallar›içinde dahi bunu yapmak zorundad›r,e¤er tabi demokratik biranayasa yapacaksa.2)Av. Rasim Öz:“Ortak Bir Cephe Oluflturulmal›d›r”AKP bu anayasa de¤iflikli¤iyleneyi amaçl›yor?Rasim Öz: Bence halka hiç sorulmuyor,kapal› kap›lar ard›ndakendi planlar›n› yaflama geçirmekistiyorlar. En baflta bu anayasa Türkiyegerçe¤ini kabul etmeli. Türkiyedevletinin resmi dili Türkçe olabilirelbette ama bu ülkede yaflayanhalklar›n kendi kaderini tayin hakk›dahil güvence alt›na al›nmal›, kültürleridilleri serbest b›rak›lmal›,gönüllü birliktelik teflvik edilmeli.Bask› ve zorla fliddetle, üniter devletyutturmacas› yap›lmamal›.3)AKP'nin anayasas›n›n"ideolojisiz" oldu¤u iddias›nave anayasada ba¤›ms›zl›k konusununyer almamas›na ne diyorsunuz?Rasim Öz: Bu en büyük kuyrukluyaland›r. Bir s›n›f iktidardaysa okendi ideoljisini mutlaka koruyacak,yaflama geçirecektir. Sermaye s›n›f›-n›n iktidara getirdi¤i, Amerikan emperyalizmininiktidara getirdi¤i biriktidard›r AKP. Il›ml› islam modelinidünyaya örnek göstermektedir.Yoksa demokratik anayasa yap›yorum,sivil anayasa yap›yorum diyealdat›yor. Kendileri kendi hesaplar›-na gelecek biçimde kapal› kap›larard›ndan böyle bir tasla¤› haz›rlad›-lar. Sat›r sat›r sunuyorlar tart›fl›yormuflgibi halk› insanlar› aldatacaklar.Parlamentodaki ço¤unluklar›na dayanarakda bunu geçirecekler. Onlar›nba¤›ms›zl›k diye bir derdi olmad›¤›aç›kt›r. Emperyalizmin deste-¤iyle onlar›n onay›yla iktidara gelmiflbir siyasi parti var karfl›m›zda.Amerikadan icazet almadan aday bileolamad›lar, parti bile kuramad›lar.Erdo¤an’›n bafldan›flman› olan adamgitti al›n bunu tepe tepe kullan›n dedi.Yani bunlardan ba¤›ms›zl›¤› beklemekabesle ifltigal olur. Bu sadecebir fleyle de¤iflecektir. ‹flçi s›n›f›n›nOrkam-Sen: AKP Anayasas›’ylaOrmanlar peflkefl çekilecekTar›m ve Ormanc›l›k Hizmet KoluKamu Emekçileri Sendikas› (Tar›mOrkam-Sen) Genel Baflkan› SezaiKaya, yapt›¤› aç›klamada AKPtaraf›ndan haz›rlanan anayasa tasla-¤›n› kendi çal›flma alanlar› aç›s›ndanelefltirerek flöyle dedi: "Haz›rlanananayasa tasla¤›nda tar›m ve tar›msalnüfus yok say›l›yor. Ormanlar›m›z4)güçlenmesi vekendisinin iktidaragelmesiyle.‹lerici, demokrat güçleranayasa tart›flmas› sürecinebirlikte nas›l müdahale edebilir,Halk Anayasas› Tasla¤›, birlikteli¤inzemini olabilir mi?Rasim Öz: Ortak bir cephe oluflturulmal›d›r.Bu da acilen yap›lmal›d›r.Çünkü önümüzde üç ay var.Ocak ay›nda bunlar oldu bittiye getiripflöyle veya böyle bu anayasay›geçirecekler. Ondan evvel ortak bircephede kendi aralar›nda tart›flarakbir metinde netleflip birleflerek bukitlesel eylemlerle demokratik giriflimlerleiktidara tüm Türkiye halk›-na göstermelidir. Bugün Türkiye solubu güçte midir? Maalesef de¤ildir,ama buna ra¤men tüm Türkiyesoluna düflen görev budur. Bencebirlikte olman›n önünde hiçbir engelyoktur hatta buna zorunlulukvard›r. Çünkü burada ç›karlar›m›zortakt›r.Halk için bir anayasam›-z›n olabilmesi için ne yapmal›?5)Rasim Öz: Bunun yolu Türkiye’deiflçi s›n›f›n›n daha da geliflipgüçlenmesi siyasi haklar› üzerindekibask›n›n kald›r›lmas› kendi gerçeköncü partisinin kurulmas›na izinverilmesi, iflçi s›n›f› emekçi halk›nörgütlenmesi ve burjuvaziye kendinidayatmas›d›r. Bu ülkede, emperyalizmingüdümü alt›nda olan birülkede burjuva demokrasisini bilebeklemek fazlaca hayalcilik olur.yerli ve yabanc› sermayenin talan›naaç›l›yor."Tar›m ve tar›mdan geçinen nüfusile ilgili maddelere anayasa tasla¤›ndahemen hiç yer verilmedi¤ini belirtenKaya, bunun ötesinde çok dahavahim bir düzenlemeye dikkat çekerek,yeni taslakta yer alan 131'incimaddenin aynen kabul edilmesiyleormanlar›n ya¤ma, talan ve özellefltirilmesininönünün aç›laca¤›n› vurgulad›.28 RÖPORTAJ 30 Eylül 2007


1)Bir anayasa sizceneleri içermelive nas›l yap›lmal›?Alaaddin Dinçer: Anayasalar rejimleremeflru dayanak sa¤larlar. Enbask›c› rejimlerin dahi birer anayasalar›vard›r ama bunlar, bask›y› meflrulaflt›rmayayararlar. Anayasan›n neleriiçermesi gerekti¤i, nas›l bir anayasaistenildi¤i ile ilgilidir. Bildi¤inizgibi 12 Eylül darbesi bile ilk ifl olarakkendine meflru bir dayanak olarak 12Eylül Anayasas›n› ç›kard›. Eflitsizlikleriortadan kald›rmay›, insanlar›nhaklar›n› ve özgürlüklerini garanti alt›naalmay› istiyorsan›z, anayasan›z›da ona göre yapars›n›z. Bilindi¤i gibiülkemiz anayasalar› -1961 Anayasas›ayr› de¤erlendirme konusu olmaküzere- flimdiye kadar haklar› ve özgürlüklerigüvence alt›na almaktanziyade, onlar›n nas›l k›s›tlanaca¤›nadair düzenlemelere yer vermifltir.Bize göre, sadece bireysel haklarve özgürlükler ile s›n›rl› bir yaklafl›-m›n yetersiz kalaca¤›n› düflünüyoruz.Öte yandan sadece siyasal eflitli¤i gözetenbir eflitlikçilik de yetersiz ve yan›lt›c›olur. Sosyal eflitsizlikleri gözönünde bulundurarak, bunu telafi etmeyeyönelik sosyal haklar›n kapsaml›bir flekilde düzenlenmesi gerekir.Böyle bir anayasa yapmak için desadece muktedirlerin de¤il, toplumunher kesiminin müdahil olaca¤›bir süreç yaflanmal›d›r. Anayasa üzerindeçal›fl›l›rken toplumun çeflitli kesimlerinin,emekçilerin, kad›nlar›n vefarkl› dezavantajl› gruplar›n taleplerininyans›t›lmas› gerekir.2)E¤itim-Sen Gen. Baflk. Alaaddin D‹NÇER:“Statükocu güçlerin yede¤ine düflülmemelidir”AKP bu anayasa de¤iflikli-¤iyle neyi amaçl›yor?Alaaddin Dinçer: 12 Eylül anayasas›topluma giydirilmifl bir deli gömle¤idirve flimdiye kadar de¤ifltirilmemiflolmas› büyük bir ay›pt›r. Ancakburada önemli olan AKP’nin nas›l birde¤ifliklik öngördü¤üdür. Haz›rlanantasla¤›n s›r gibi saklanmas› bir göstergeolarak de¤erlendirilebilir. AKP,seçimlerde ald›¤› yüksek oy deste¤inedayanarak yeni anayasa haz›rlamasürecini tek bafl›na yürütmek niyetindegörünüyor. Bu ise son derece sak›ncal›bir durumdur. AKP’nin hangis›n›fsal kesimlerin ç›karlar›n›n koalisyonuoldu¤una bakt›¤›m›zda, yapaca¤›anayasan›n halk›n haklar›n› güvenceyealmas›n›, taleplerini karfl›lamas›n›beklemek güçtür. Bu haliyleAKP’nin anayasa de¤iflikli¤inin,AKP’nin modern laik ilke ve uygulamalar›nyerini tedrici bir muhafazakarl›¤ab›rakmas›na yönelik düzenlemeleriile Türkiye’deki büyük sermayeve küresel sermaye çevrelerininNeo-liberal taleplerinin yans›mas›kaç›n›lmazd›r.3)AKP'nin anayasas›n›n"ideolojisiz" oldu¤u iddias›nave Anayasada ba¤›ms›zl›k konusununyer almamas›na ne diyorsunuz?Alaaddin Dinçer: Türkiye’deanayasalar; 1924 Anayasas› hariç, askerlertaraf›ndan haz›rlat›ld›¤› için,askeri “birinci güç” olarak öne ç›karm›fl;anayasan›n koruyuculu¤u-kollay›c›l›¤›n›da askeri güç odaklar›navermifltir.AKP’nin “sivil anayasa” söylemiylegündeme getirdi¤i ve haz›rlatt›-¤› taslak, yeni liberalizmin içinde yerald›¤›m›z sürecinde sermayenin ihtiyaçlar›n›karfl›lamak üzere yap›lm›flt›r.Yürürlü¤e girmesi halinde bu anayasan›n,Türkiye Cumhuriyeti’nde“sivillerce” haz›rlanm›fl ilk anayasaolaca¤› do¤rudur. Ancak, içerik olarakbak›ld›¤›nda ve içinde bulundu¤umuzekonomik ve siyasal koflullar da de-¤erlendirildi¤inde, kapitalizmin dönemselkoflullar›na ve sermeye çevrelerininistek ve beklentilerine cevapverecek bir anayasa haz›rland›¤› görülmektedir.Bunun en aç›k kan›t›, yenianayasay› haz›rlatan siyasi kadronuniktidarda bulundu¤u befl y›lda ortayakoydu¤u pratiktir. Geçmifl AKPiktidar› boyunca, Türkiye’de toplumsals›n›flar aras›ndaki uçurum, Cumhuriyettarihinin hiçbir döneminde olmad›¤›kadar sermaye lehine artm›flt›r.Ba¤›ms›zl›k vurgusunun anayasadayer almas› kaç›n›lmaz bir olgudur.4)‹lerici, demokrat güçleranayasa tart›flmas› sürecinebirlikte nas›l müdahale edebilir,Halk Anayasas› Tasla¤›, birlikteli¤inzemini olabilir mi?Alaaddin Dinçer: Türkiye’nin demokratikleflmesini,ifade özgürlü¤ü,sendikal örgütlenmenin önündeki engellerinkald›r›lmas›, Kürt sorununundemokratik çözümü, din ve vicdan özgürlü¤ünüesas alan gerçek bir laiklikanlay›fl›, emekçileri ve onlar›n haklar›-n› koruyan, “Yurtta bar›fl dünyada bar›fl”ilkesini savunan bir anayasa, ancakemek ve demokrasi güçlerininmücadelesiyle, anayasan›n yap›s›namüdahale edecek kadar etkin birmücadele yürütmesi ile mümkündür.Anayasa tart›flmalar›nda ne sürecin d›-fl›nda kal›nmal›, ne de genifl halk kesimleriniçeflitli söylemlerle yedeklemeyeçal›flan statükocu güçlerin yede-¤ine düflülmelidir. Bu yüzden tart›flmalaradaha bafltan müdahale etmek,egemenlerin kendi anayasalar›n› onaylatmamanevralar›n› bozmak, bafltasendikalar›m›z olmak üzere, tümemek ve demokrasi güçlerinin Türkiye’ninnas›l bir anayasaya ihtiyac› oldu¤unubelirlemek için vakit geçirmedenbir ortaklaflma içine girmesi gerekmektedir.Önemli olan böylesi birkolektif iradenin ortaya ç›kart›lmas›-d›r. Bu aç›dan haz›rlanm›fl bir metinüzerinden biraraya gelmek d›fl›nda daseçenekler bulunabilir.5)Halk için bir anayasam›z›nolabilmesi için ne yapmal›?Alaaddin Dinçer: Halk için biranayasan›n olmas›n›n en önemli koflulu,hiç kuflku yok ki halk›n haklar›-na sahip ç›kmas›d›r. Bu da örgütlülüklemümkün olabilir. Dolay›s›ylademokrasiden ve özgürlükten yanaolan güçlerin, örgütlenmeye a¤›rl›kvermesi gerekti¤i belirtilmelidir. Endo¤ru ve hakl› düflünceler bile toplumamal edilemedikten sonra maddibir güce dönüflemez.Say›: 124RÖPORTAJ 29


Sevgili okurlar›m›z, merhaba!Anayasa konulu sohbetimizedevam ediyoruz. Geçen haftasözlerimizin sonunda reformistve oportünist kesimlerin anayasakonusundaki yaklafl›mlar›n›ele alarak devam edece¤imizibelirtmifltik. Oradan bafllayal›m.Mazlum: Biz ‘97’de bunugündeme getirdi¤imizde solun birk›sm›, reformizm gördü bu çal›flmada.Bir k›sm› böyle bir program vetart›flman›n “devrimden sonra”yap›lmas› gerekti¤i görüflündeydi.Bu itirazlar›n bilimseloldu¤u söylenemez.Keza, bu itirazlar› herhangibir stratejik temele oturtmakda mümkün de¤ildir. Çünkühiçbir strateji, böyle bir mücadelearac›n› yads›-maz.Yads›mas› için bir nedenyoktur.Devrim yapmadan, iktidar› almadananayasa m› yap›l›rm›fl diyenler, öncelikle flunu gözönünde bulundurmal›d›rlar:Anayasa bir anlamdabir örgütün, bir ülkenin, birhalk›n p rogr am›n›n de¤iflik bir biçimdekiifadesidir. Örgütlerin birprograma sahip olmalar› ne kadardo¤al, mücadelenin geliflimi aç›s›ndangerekli ve yararl›ysa, bir anayasatasla¤› ortaya koymak da o kadardo¤al, gerekli ve yararl›d›r.Hiçbir parti, “program aç›klamamagerek yok, iktidara gelinceprogram›m› yapar›m, aç›klar›m”demedi¤ine ve diyemeyece¤ine göre,bir anlamda, bir parti program›-n›n de¤iflik bir alan ve biçimde ortayakonulmas› demek olan anayasatasla¤›na itiraz edilmesinin de birmant›¤› yoktur.Halk Anayasas› Tasla¤›’yla yap›lan,bir halk iktidar›n›n program›-na biçim vermektir. Ülkemiz solununbu noktadaki k›s›r ve flabloncuçizgisinin en önemli nedenlerindenbiri, hiç kuflkusuz devrim hedefindenve iddias›ndan yoksun olmakt›r.Çünkü sonuçta bu bir iddiad›r.Böyle bir anayasan›n hayat bulabilece¤ibir Türkiye’yi yaratma iddias›d›r.Hayat›n‹çindekiTEOR‹Konu: Anayasave Sistem -2-Yeni AnayasalarAltüst Olufllar›nSonucudurKuflku yok ki, iddian›n içi alternatifledolar. ‹ddian›n bir yan›, herkoflulda kesintisiz mücadeleyse, biryan›, hayat›n her alan›n› kucaklayacakalternatif düflünce ve politikalarortaya koymakt›r. Anayasa zeminibu anlamda alternatifin bütünlüklüolarak gösterilebilece¤i bir zemindir.Anayasa, halk›n bizim ne yapmakistedi¤imizi, neyi hedefledi¤imizi,niteli¤i tamamen de¤iflecekolan bir iktidar›n –yani halk iktidar›n›nkendisine neler getirece¤inibilmesidir. “‹ktidar bilinci” dedi¤imizolgu bunlar›n ad›m ad›m kitlelerinbilincinde flekillenmesi de¤ilmidir zaten? K›sacas›, anayasa tart›flmas›nadevrimci cepheden yap›-lan bir müdahale, bu düzeni tart›flt›rm›fl,bu düzenin d›fl›nda alternatifleroldu¤unu somutlam›fl olmaktad›r.Özlem: Sohbetimizin ilk bölümünde,Halk Anayasas› Tasla¤› arac›l›¤›yladüzeni teflhir etmenin, ekonomikdemokratik mücadelenin birparças› olarak düflünülmesi gerekti-¤ini belirtmifltik. Konunun demokratikmücadele aç›s›ndan nereyeoturdu¤unu da ben devam ettireyimisterseniz.Halk Anayasas› Tasla¤›’na “reformist”oldu¤u gerekçesiylekarfl› ç›kan mant›¤›n asl›nda,ekonomik demokratik mücadeledentümüyle çekilmesi laz›m.Niye? Çünkü e¤er böyle bir anayasay›gündeme getirmek, kitleleribu do¤rultuda mücadeleyeça¤›rmak “geri” bir politikaysa,reformizmse, mesela DGM’lerin,ACM’lerin kald›r›lmas›, FTiplerinin kapat›lmas›, 8 saatlik iflgünü,sendika grev hakk› gibi taleplerde düzeniçi, bu nedenlegeri, bu nedenle reformisttir...Böyle bak›lamayaca¤›aç›kt›r. O zaman solda,özellikle oportünizmin yaklafl›mlar›,dogmatikli¤in veflablonculu¤un yan›s›ra, solunönemli bir bölümünündemokratik mücadeleyeiliflkin de bir somutlu¤a sahip olmad›¤›n›gösteriyor. Sorun daha genelanlamda demokratik mücadeleninkavranamamas›d›r.Özellikle reformizmin, kimi ayd›nlar›nzaman zaman “küçümseme”amac›yla kulland›klar› “her fleyidevrimden sonraya b›rakma”görünümünün bir nedeni de demokratikmücadele konusundaki bu soyutluktur.Halk Anayasas› gibi somutbir giriflim ve propagandadan,kitlelere “devrim ne getirecek?” sorusununcevab›n› veren bir faaliyettentaklitçi ve flabloncu anlay›fllauzak durmak, demokratik mücadeleyis›¤laflt›rmak ve karikatürlefltirmektir.Kemal: Bir dergide flöyle yazm›flt›mesela o zaman: “[Halk anayasas›’n›n]Tek gerçek ifllevi, y›¤›nlar›ndikkatini gerçek siyasal hedeflerdenhukuksal biçimlere, devrimciçözümlerden anayasal hayallereçekmek, böylece onlar›n bugünkügeri bilincini pekifltirmektir."Bir di¤eri de flöyle diyordu: "...Çünkü, mücadelenin önüne 'demokratikanayasa talebi konursa dahagenifl bir kitle kat›l›m› sa¤layabilir;ama kitlelerde faflist diktatörlüktenkurtulufllar›n›n 'demokratik anayasa'ylayani burjuva demokrasisiyle30 TEOR‹ 30 Eylül 2007


gerçekleflebilece¤i hayali ve bilincigelifltirilmifl olunur."Bu tür itiraz ve elefltiriler, kayna-¤›n› bir yan›yla flabloncu anlay›fllardanal›rken, bir yan›yla da kitlelerinsiyasal durumunu yanl›fl de¤erlendirmektenkaynaklan›yor.Mücadelenin devrimin arifesindeoldu¤u, kitlelerin bilinç düzeyinins›çramalarla do¤rudan kendi iktidar›n›ister hale geldi¤i bir aflamada,kuflkusuz ihtilalin gerçeklefltirilipiktidar›n ele geçirilmesinin d›-fl›ndaki her türlü talep, hedef, mücadeleyigeriletici bir ifllev üstlenebilir.Fakat kimse o aflamay› yaflad›¤›-m›z› iddia edemeyece¤ine göre,mücadele, ekonomik, demokratik,politik, ideolojik çok çeflitli kanallardanve biçimlerden geçerek geliflecektir.Mücadelenin seyri, küçüktenbüyü¤e, basitten karmafl›¤a birseyir izler. Küçük talepler, büyüktaleplere evrilir. Demokratik mücadeledo¤ru bir bak›fl aç›s›yla eleal›nd›¤›nda, bir anayasa talebi de,halk›n kendi iktidar› mücadelesinehizmet eder.Solun önemli bir kesimi, amaesas olarak da Marksist-Leninist oldu¤uiddias›ndakiler için faflizm sorunununbir devrim sor unu oldu¤uaç›kt›r. Daha tam söylersek, faflizminy›k›lmas› ve halk için demokrasinininflas›, bir devrim sorunudur.Bu çerçevede ele al›rsak, diyebilirizki, halk için anayasa da devrim sorunudur.Halk için demokrasiyi tan›mlayanbir anayasan›n, faflizm y›-k›lmadan hayata geçirilebilmesisözkonusu olamaz.Fakat bu do¤rulardan ne sonuçç›karmal›y›z? Bundan ç›kan sonuç,anayasan›n devrim öncesinde gündemimizeal›nmamas› gerekti¤i midir?..Elbette hay›r. Nas›l ki, “demokrasidevrim sorunudur” dememizera¤men bugün haklar ve özgürlüklermücadelesi veriyorsak,anayasa meselesine de bu perspektiftenbakmak durumunday›z.Özlem: Bu konudaki çeflitli yaz›lardade¤inildi¤i gibi, sonuçta yenibir anayasa, hele ki nitelik olarakde¤iflik bir anayasa yapmak, ancakbir alt üst olufl sürecinin sonucudur.Bu noktada isterseniz “kur ucumeclis” konusuna da k›saca de¤insekiyi olur bence. Hani yeni anayasatart›flmalar›nda kimileri diyor ya,bu meclis yapmas›n, kurucu birmeclis yaps›n...Mazlum: Evet, kurucu meclismeselesi anayasalar›n yap›lmas› süreçlerinidaha netlefltirecektir.Birçok tarihsel örnekte, nitelik olarakyeni anayasalar›n yap›lmas›yla,yeni bir devletin kuruluflu içiçe geçmiflsüreçler olarak karfl›m›za ç›kar."Devlet kurmak, –ayn› zamanda yenibir– anayasa yapmak demektir.K›saca, önce yürürlükte olan hukukdüzenini y›karak, yerine yeni bir hukukdüzeni kurmakt›r."Hayat›n‹çindekiTEOR‹Anayasalarda,iki tür de¤iflikliksözkonusu;birincisi niteli-¤i itibar›yla tümüyle öncekindenfarkl› bir anayasayapmak. ‹kincisi ise,mevcut anayasa üzerindek›smi de¤ifliklikler yapmak..bir tür revizyondangeçirmek. ‹flte “kurucumeclis”ler genellikle birincitür de¤iflikliklerdeortaya ç›karlar.Bu arada bir yanl›fl anlafl›lma olmamas›aç›s›ndan belirteyim. S›ks›k anayasa de¤iflikli¤inden sözediyoruz,ama farkl› farkl› de¤iflikliklervar elbette; iki tür de¤ifliklik sözkonusu;birincisi niteli¤i itibar›ylatümüyle öncekinden farkl› bir anayasayapmak. ‹kincisi ise, mevcutanayasa üzerinde baz› de¤ifliklikleryapmak. ‹lki, köklü bir de¤iflikliktir,ikincisi ise, k›smidir, bir tür revizyondangeçirmek, "tadilat" yapmakt›r.‹flte “kur ucu meclis”ler genelliklebirinci tür de¤iflikliklerde ortayaç›karlar.Kurucu meclisler, esas olarak ihtilallerinveya farkl› türde geliflenalt üst olufllar›n sonucuolarak kurulurlar. (Bunlar olmaks›z›nkurulan baz› meclislere de“kurucu meclis” ad› verildi¤i olmuflturfakat bunlar sadece ismenböyledir, tarihi ifllev olarak de¤il.)‹htilallerin, alt üst olufllar›n sonucundakurulan kurucu meclisler, art›k"eski, kendilerinden önceki hukukaba¤l› de¤ildirler." Bu anlamdakurucu meclis, içerdi¤i s›n›fsalbileflimin ideolojisine ve ç›karlar›naparalel olarak, kurucu meclisin kurulmas›n›mümkün k›lan toplumsalhareketin hedeflerine ba¤l› olarak,yeni bir hukuk sistemi kurar. Bu sistemintemel belgesi olarak bir anayasayapar.Kurucu meclisler, önceki hukukaba¤l› de¤illerdir ama tarihte “yasad›fl›”olarak da an›lmazlar. Çünküihtilaller, kurulu düzeni altüst etmelerine,fliddete baflvurmalar›na ra¤men"hukuksuz" de¤illerdir, çünkükendi hukuklar›n› da yaparlar. Bu,tarihsel olarak bir “kurulufl” sürecidir.Yeni anayasalar da bu sürecinürünü olurlar.Anayasalar, sistemin ana belgesidir.Ayn› zamanda sistemin iflleyiflininde güvencesidir. Anayasalar›de¤ifltirmeye kalk›flmak, bu nedenle“en a¤›r” hükümlerle cezaland›r›-lan bir suç olarak görülmüfltür. fiuda enteresand›r ki, sistemin en temelyasas› olan anayasalar, en çokyine bizzat sistemin efendileri taraf›ndançi¤nenir. Kendi ihtiyaçlar›de¤ifltikçe, anayasalarda da bunaparalel de¤ifliklikler yaparlar. Amamuhalif güçler de¤ifltirmeye kalkarsa,o “suç”tur. Meflruluk ve yasall›kmeselesinin birçok durumda kar›flt›-r›lmas›n›n nedenlerinden biri de ifltebu durumdur. Fiili olarak iktidarolan, kanuni olmayabilir. ‹htilal hükümetleriböyledir genellikle. Kanunide¤illerdir fakat meflru olabilirler.‹htilaller sonucu kurulan iktidarlar,y›kt›¤› hukuk düzenine görekanuni say›lmaz. Fakat, bu hükümetlerihtilalle birlikte yeni kurduklar›düzenin hukukunu yarat›r veböylelikle kanunileflirler. Bazen detersine, fiilen iktidar durumundakiler,kanunidirler, ama meflru de¤illerdir...Emperyalizm iflbirlikçisi ik-Say›: 124TEOR‹ 31


tidarlar bu konumdad›r. Bu anlamdad›rki, onlar›n yapt›¤› bir anayasada meflru de¤ildir. Onu meflrulaflt›-racak herhangi bir tav›r, halktan yana,tarihin ileriye do¤ru geliflimindenyana bir tav›r olmaz. ‹flbirlikçilerinanayasas› ne “sivil anayasa”deyimleriyle, ne “kurucu meclis”örtüsüyle meflrulaflt›r›lamaz.Özlem: Yani AKP’nin gündemegetirdi¤i anayasa de¤iflikli¤iyleilgili “kurucu meclis yaps›n” sözlerininbir anlam› yok anlafl›lan. Dahado¤rusu kurucu meclis kavram›n›ntelaffuz edilmesi mevcut durumdabir demagojiden ibaret... Zaten kimileride iflte “kurucu mecliste iflçiler,memurlar da olsun, kurucumeclis toplumsal uzlaflman›n ifadesiolsun” fleklinde ortaya koyuyorlarki, bu da bir çarp›tma.Çünkü, ortaya konuldu¤u gibi,anayasa, sistemin niteli¤inden ba-¤›ms›z olamaz. Anayasan›n “sistem”lebu iliflkisi nedeniyledir ki,sömürücü sistemlerde anayasalar›n“toplumsal uzlaflma” ürünü olmas›da mümkün de¤ildir. Anayasalar›nsunulmas›nda genellikle “sivil” vurgusunubu söylem takip ediyor; toplumunher kesiminin uzlaflmas›ndansözedilip, halk oylamas›yla da anayasan›nbir toplumsal sözleflme’yedönüflmüfl olaca¤› iddia ediliyor.Ç›karlar› birbirinden tamamenayr› kesimlere bölünmüfl, bu kesimlerinaras›ndaki çeliflkilerin uzlaflmazoldu¤u, hakim s›n›f›n tamamengericileflmifl oldu¤u toplumlarda,toplumsal uzlaflmadan sözedilemez.Sözedilmesi tamamen egemens›n›flar›n demagojisi olarak görülmelidir.‹flçiler, köylüler ve burjuvalar,ayn› toplumsal düzen içerisinde yeral›rlarancak ayn› zamanda varl›klar›birbirini yads›ma üzerine kurulmufltur.Bu anlamda da her ikikesimin ç›karlar›n› birden yans›tanbir anayasa yap›lmas› da mümkünde¤ildir. Hukuk sihirbaz› da olsa,kimse bunu beceremez. Çünkü bus›n›fsal olarak mümkün de¤ildir.Anayasalar bilindi¤i gibi, “ Devletinkuruluflunu, bireylerin hak vesorumluluklar›n› düzenler...” Pekibir anayasa devletin kuruluflunu neyegöre belirleyecek? Kuflkusuz odevletin s›n›fsal niteli¤ine göre. Kapitalizminhakim üretim biçimi oldu¤ubir toplumda, devletin kurulufluda, bireylerin hak ve sorumluluklar›da do¤al olarak kapitalist üretiminihtiyaçlar›na ve özelliklerinegöre belirlenecektir. Bu noktada nebir “toplumsal uzlaflma”, ne de bir“orta yol” söz konusu olabilir.Kemal: Buradan ç›kan sonuçfludur; mevcut anayasay› revizyondangeçirmek, düzenin devam›d›r.E¤er niteliksel olarak yeni bir anayasahedefleniyorsa, bu bir devrimsürecidir. Anayasa konusunda küçük-burjuvaayd›nlar›n, reformistkesimlerin yaklafl›mlar› da ilginçtir.Küçük-burjuva ayd›nlar›n önemlibir k›sm›, düzenin açt›¤› tart›flmazemininde tart›flmay› ye¤liyorlar.düzenin anayasas› zemininde “fluolsun, bu olmas›n”dan öteye geçmiyoryaklafl›mlar›.Reformizm gerçek bir anayasaalternatifini gündeme sokmak, nitelikolarak temelden farkl› bir anayasay›savunmak yerine, politikas›n›,egemen s›n›flar›n yapt›¤› anayasalarüzerinde rötufllar yap›lmas›yla s›n›rlamaktad›r.Bu da onun varolufl biçimininbir sonucudur. Ba¤›ms›zl›kdese, kamulaflt›rma dese, halk›n yönetimidese, mevcut ordunun tasviyeedilmesinden sözedip halk›n ordusudese, bütün bunlar egemen s›-n›flarla “cepheden” çat›flmaya girmek;dolay›s›yla daHayat›n‹çindekiTEOR‹Anayasa, sisteminniteli-¤inden ba-¤›ms›z olamaz.Anayasan›n “sistem”lebu iliflkisi nedeniyledirki, sömürücüsistemlerde anayasalar›n“toplumsal uzlaflma”ürünü olmas› da mümkünde¤ildir.düzeniçi konumunu, düzenin icazetinikaybetme riski demektir. Buyüzden halk›n ç›karlar›n› do¤rudandile getiren bir anayasa ortaya koyupbunu savunmak yerine, düzeninanayasas› üzerinde politika yapmay›daha ehven görüyorlar.Her konudaki sorun ve çözümler,mevcut sistemin içinde düflünüldü¤ündeanayasa için de böyle biryaklafl›m›n gelifltirilmesi do¤ald›r.Öcalan, ‹mral› savunmalar›nda,“Kürt sorununun sonuçta bir dil vekültür özgürlü¤ü sorununa indirgenebilece¤i”nisöyledikten, ‘70’lerdenitibaren sürdürülen fliddeti mahkumedip, zor’un art›k ömrünü doldurdu¤unubelirttikten sonra, “anayasalevrim” yolunu öneriyordu:“Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihidemokratik laik hareketlenmesi baflar›yagitmek zorundad›r. Demokratikcumhuriyet sisteminde fliddete yerolamaz.... Bar›fl içinde anayasal evrimyolu geçerlidir. Yirminci yüzy›l›nsonu bunu böyle emretmektedir.”“Anayasal evrim yolu” teorisinigüçlendirmek için de yine Öcalantaraf›ndan 1982 Anayasas›’n›n “temelinsan haklar›, özgürlükleri konusundakapsaml› oldu¤u” belirtiliyordu.Kuflkusuz, Öcalan’a bunlar›söyleten, Kürt sorununun çözümünüdüzen içinde arama tercihidir.Reformist legal partilerin mevcutsistem içinde reformlarla demokratikleflilebilece¤idüflüncesinin kayna¤›da ayn›d›r. Bundan önceki“anayasa de¤iflikli¤i” tart›flmalar›ndaoldu¤u gibi, bu de¤ifliklikte debu teorinin temelsiz oldu¤u görülecektir.Dahas›, salt anayasa, salt düzeninyasal s›n›rlar› içinde bir “evrim”lebu düzenin niteli¤inin de¤iflmeyece¤iaç›kt›r.Özlem: Burada flunu net olarakbelirtmeliyiz ki, “anayasal evrim”teorisi bizim gibi ülkelerde geçerlide¤ildir. Çünkü “evrim”, o anayasan›nniteli¤ini de¤ifltirmeyecektir.Bugün de bir “de¤iflim”le karfl› karfl›yay›z.Ama bu “evrim”in halk›nlehine olmad›¤› aç›kt›r.Anayasa de¤iflikli¤i tart›flmas›32 TEOR‹ 30 Eylül 2007


ilindi¤i gibi büyük ölçüde “türban”meselesine indirgenmifl durumda.Oysa bu de¤ifliklik, emperyalistlerinihtiyaçlar›n›n karfl›lanmas›için gündeme geldi. AKP, buarada kendi iktidar›n›, taban deste-¤ini güçlendirecek kimi de¤iflikliklerde yapmak istemektedir.AKP’nin bu anlamda yapmaya çal›flt›¤›de¤ifliklikler en çok tart›fl›lanyanlar olurken, iflin emperyalistlerboyutu hemen hemen hiç tart›fl›lm›-yor. Çünkü düzenin tüm kesimleribu noktada hemfikirdirler. Bundabir sorun yok. Nitekim, anayasa de-¤iflikli¤inin daha önce gündemegeldi¤i 2000’lerin bafl›nda Cumhurbaflkan›Necdet Sezer flu demecivermiflti: “Uluslararas› sözleflmelerkarfl›s›nda, Anayasa yeniden gözdengeçirilerek evrensel standartlarakavuflturulmal›d›r.” (Yeni Biny›l,30 Haziran 2000)fiimdi AKP’nin yapt›¤› da budur.Yap›lan bu oldu¤u için, iflin bu yan›-na iliflkin egemen s›n›flar cephesindebir ayr›l›k, bir çeliflki yok.“Evrensel standartlar”dan kastedilenlermalum; Kopenhag Kriterleri,TAHK‹M, MAI gibi anlaflmalar,kapitülasyonlar, gümrük duvarlar›-n›n kald›r›lmas›, emperyalist tekellereyat›r›m ve karlar›n› d›flar› ç›karmakolayl›¤› sa¤lanmas›, anayasave yasalardaki ulusal s›n›rlamalar›nkald›r›lmas› ve benzerleridir. Dolay›s›ylabu anayasan›n ülkemiz vehalk›m›z aç›s›ndan “12 Eylül Anayasas›’ndandaha ileri” olaca¤› yönündehiçbir gösterge yoktur. Kald›ki, bas›na yans›d›¤› kadar›yla flunuda biliyoruz art›k; AKP tasla¤›nda,haklar ve özgürlükler aç›s›ndan 12Eylül Anayasas›’n›n ruhu da, biçimide korunmaktad›r.Mazlum: O halde, e¤er anayasatart›flmas› sürecine müdahil olacaksak,ortaya gerçek bir alternatifleç›kmam›z gerekti¤i aç›kt›r.Halk Anayasas› Tasla¤›, bu anlamdasomutlanm›fl bir alternatiftir. Solaç›s›ndan, solun demokratik mücadeleyeortak bir müdahalede bulunmas›aç›s›ndan da uygun bir zemindir.Fakat solun kimi hastal›klar›,subjektivizmi buna engel olmaktad›r.Hedefimiz devrimdir, sosyalizmdir.Solun birçok kesiminde dehedef böyle ifade edilir. Ancak hedefinböyle belirlenmesi ve ifadeedilmesi, “hedefimiz devrim ve sosyalizmdir”diyen güçlerin yapt›¤›her fleyin otomatikman devrime vesosyalizme hizmet edece¤i anlam›-na gelmez. ‹zlenen her politikan›n,baflvurulan eylem ve mücadele biçimlerinin,örgütlenme biçimlerinin,kullan›lan araçlar›n o hareketinereye, –devrime ve sosyalizmemi?– götürdü¤ünü özel olarak siyasalsonuçlar› itibariyle tahlil etmemizgerekir.Herhangi bir örgütlenme biçimiönerisinin, Halk Anayasas› Tasla¤›gibi bir mücadele arac›n›n herkestaraf›ndan hemen ve oldu¤u gibi kabuledilmesi pek mümkün de¤ildir.Bu en az›ndan solun yap›s› itibariyleböyledir. Ancak, önemli olan, olmas›gereken, böyle bir tart›flmayagirmektir. Buna girme karar› verildi¤inde,birliklerin uzlaflma demekoldu¤u hiç unutulmad›¤›nda, Türkiyesolu, asgari anlamda ba¤›ms›zl›-¤›, demokrasiyi, uluslar›n haklar›n›esas alan bir anayasa üzerinde uzlaflabilir.Biz bu noktada soyut tart›flmalarde¤il, somut tart›flmalar yap›lmas›ndanyanay›z. Tart›flaca¤›m›z öncelikleflunlar olmak durumundad›r:Bu anayasas› tasla¤›, kitlelerin taleplerinecevap ve-Hayat›n‹çindekiTEOR‹AKP’ninhaz›rlad›¤› buanayasan›nülkemiz ve halk›m›z aç›-s›ndan “12 Eylül anayasas›ndandaha ileri” olaca¤›yönünde hiçbir göstergeyoktur. O halde, e¤eranayasa tart›flmas› sürecinemüdahil olacaksak,ortaya gerçek bir alternatifleç›kmam›z gerekti¤iaç›kt›r.riyor mu?.. Devrimci mücadeleyigelifltirme potansiyeli tafl›yor mu?..Kitlelerin örgütlenmesinde bir s›çramabasama¤› olabilir mi?.. Kitleleresomut bir hedef gösteriyor mu?.E¤er Halk Anayasas› Tasla¤›aç›s›ndan bu sorulara olumlu cevapverilebiliyorsa, bu taslak, anayasakonusunda birlikte mücadelenin zeminiolabilir. Elbette üzerinde tart›flmalar,de¤ifliklikler de yap›labilir,ama güncel ve somut anlamdaönemli olan, yukar›daki ifllevleriyerine getirmesidir. Çünkü dedi¤imizgibi, soyut ve flabloncu yaklafl›m,“anayasa, devrimi zafere ulaflt›rd›ktansonra gündeme gelmeli”derken, biz, devrimi zafere ulaflt›rmakiçin Halk Anayasas›’n›n mücadeleyigelifltirici bir araç olabilece-¤ini söylüyoruz. “Devrimden sonraolur” denilen bir anayasa, pekaladevrimi yak›nlaflt›ran bir rol de oynayabilir.Bu tamamen bizim bununas›l ele ald›¤›m›za, kitlelere nas›lgötürdü¤ümüze ba¤l›d›r.Kemal: Anayasa sohbetimiziburada toparlayarak noktalayal›m.Ele ald›¤›m›z bölümleri özetlemektenziyade sonuç olarak flunu vurgulamakistiyorum ben. Anayasa de¤iflikli¤itart›flmas›n›n yap›ld›¤› birsüreçte, do¤ru bir politikayla yer almakiçin önce flunu netlefltirece¤iz:Biz ne istiyoruz? 12 Eylül Cuntas›’n›nhaz›rlad›¤› ‘82 Anayasas›'ndabaz› de¤ifliklikler mi, yoksa, mevcutdevletin ve iktidar›n niteli¤ini köktende¤ifltirecek, iktidar›n halkta oldu¤ubir sistemi tan›mlayan yepyenibir halk anayasas› m›? Birincisiniisteyenler için, yap›lmas› gerekentek fley, mevcut düzen partilerini,AKP’yi biraz zorlay›p, onlar›n da“makul” görece¤i önerilerde bulunmak,TÜS‹AD gibi çeflitli düzen kurumlar›n›nönerdi¤i de¤ifliklikleridesteklemektir. Ama e¤er bunu de-¤il de, ikincisini, yani bir halk anayasas›n›istiyorsak, bize halk›noluflturaca¤› bir kurucu meclis ve okurucu meclisin kurulmas› flartlar›n›yaratacak bir ihtilal laz›md›r...Sonraki sohbetimizde buluflmaküzere flimdilik hoflçakal›n.Say›: 124TEOR‹ 33


Geçti¤imizgünlerde de, 19Aral›k 2000’deTürkiye hapishanelerinedüzenlenenkanl› katliamlailgili Zeki Bingöl’ün “BayrampaflaCezaevi Gerçe¤i” ad›ylayay›nlanan kitab›ndaki itiraflar›n›okumufltuk.fiimdi de Emekli Albay ErdalSar›zeybek “an›lar›”n› yazm›fl. Sar›-zeybek’in an›lar›n› yazd›¤› kitab›-n›n ad› “‹haneti Gördüm”...2006 y›l›nda, MHP’nin MYKüyesi Emekli Korgeneral Altay Tokat’›nYeni Aktüel Dergisi’ne verdi-¤i röportaj› hat›rlayal›m:“Ben de bir, iki kritik noktayabomba att›rd›m. Meselem mesajvermek. Bat›’dan gelen memurlar,hakimler iflin ciddiyetini anlam›yor.Çok koordineli ve iyi çal›flt›k. Bakt›m,rastgele dolafl›yorlar. fiunlarbir hizaya gelsin diye evlerine yak›niki yere att›rd›m. Öylece onlar› e¤ittim.”Sar›zeybek’te kitab›nda kontrgerillayöntemlerini nas›l kulland›klar›n›anlat›yor. Kürt halk›na karfl›oligarflinin yürüttü¤ü savaflta kulland›¤›yöntemler asl›nda s›r de¤ildir.Fakat bunlar›n bizzat bu savafl›nEmekli Albay›n ‹tiraflar›YA ANLATMADIKLARI?yürütücüleri taraf›ndan itiraf ediliyorolmas› önemlidir... Ki, Sar›zeybek’inkitab›nda anlatt›klar› bugünde oligarflinin kulland›¤› yöntemlerdir.‹flte kitaptan bir bölüm:"Plan›m fluydu: ‹ki üç gecedebir, 120 mm'lik havanayd›nlatma mermisini ilçemerkezi üzerine atacakt›m.Sonra, önceden belirlenmiflhedeflerin üzerine makinelitüfekle atefl açacak, sonra daroketleri ateflleyip, flehir üzerindetam bir çat›flma havas›yaratacakt›k. Ertesi sabahhalk›, flehir meydan›nda toplay›p,muhtemel bir çat›flmadaflehrin ve halk›n ne denlizarar görebilece¤ini, bu nedenleteröristlerin flehre girmesineizin vermemeleri gerekti¤inianlatacakt›k. Dedi-¤imiz gibi de yapt›k. Haftadaen az bir kez bu uygulamafiemdinli'de yap›l›r oldu, hemde uzunca bir süre. Belki delilikdiyeceksiniz ama sonuçald›k...”1000 OPERASYONLAR PARÇAPARÇA GÜNYÜZÜNE ÇIKIYOR1000 operasyonlar›n sonuçlar›parça parça ortaya ç›kmaya devamediyor. Karakollar›n bahçelerindekitopraklardan insan kemikleri ç›k›yor.Kayap›nar Beldesi MetropolKavfla¤›'nda bir orta refüje dökülenharfiyat›n içinde çok say›da kemikhalk taraf›ndan farkedildi. D‹HAmuhabirinin haberine göre burayadökülen topra¤›n Diyarbak›r 7. KolorduKomutanl›¤›'nda yap›lan kaz›da ç›kan toprak oldu¤u ö¤renildi.Peki 7. Kolordu mu sadece? Elbette ki hay›r, 7. Kolordu y›llarca gizlenmiflolup, bugün a盤a ç›kand›r. Peki binlerce kay›p nerede?Hay›r,elbette ki,delilik diyeaç›klanamazbu durum. Sar›zeybek’in itirafetmedi¤i k›sm›, bu yönteminkendisinin yarat›c›l›¤› olmad›¤›d›r.Sar›zeybek’ler ABD’de kontrgerillasavafl›n›n e¤itimini al›rlar. Dikkatedilirse, ABD’nin Irak’ta kulland›¤›yöntemlerle ayn›d›r. Halk› terörizeederek, mücadeleye kat›l›m›n›, destekvermesini engellemek... NedenSar›zeybek’ler halk› terörize ederler,çünkü karfl›lar›nda yürütülen savaflanlar›nhakl›l›¤›n› bilirler, halk›nbu hakl› savafl› destekleyece¤ini,destekledi¤ini bilirler. Buna karfl›baflka yolla mücadele edemezler.Peki terör nedir, terörist kimdir?Halk› terörize ederek siyasi hedeflerineulaflmak isteyendir.ABD Kara Kuvvetleri Komutanl›¤›’n›nyay›n› olan KontrgerillaOperasyonlar› adl› kitaptan:“Gerillaya aktif destek verenbölgeler, psikolojik faaliyetaç›s›ndan mükemmel hedeflerdir....Etkili bir halk ve kaynakkontrol faaliyeti ve psikolojikfaaliyetlerle halk›n gerillayadeste¤i azalt›labilir.”‹flte Sar›zeybekler’in ald›klar›e¤itimin özü. Psikolojik harekettenkastedilen, tam da Sar›zeybek’inanlatt›klar›d›r.Sar›zeybek’ten aktarmaya devamedelim:"Ülke yan›yordu, gün geçmiyorduki eylem olmas›n.Bir ara çaresiz hale düfltü¤ümüzüitiraf edebilirim. Neleryapmad›k ki, askerlerden sakall›timler kurduk, bu timlerePKK k›yafeti giydirdik, yolgüzergahlar›na geceden ç›kar›pemniyet almaya çal›flt›k.Bir konvoy emniyeti için, yüz-34 KONTRGER‹LLA 30 Eylül 2007


lerce askeri geceden yürütüpkritik yerlerde emniyet almayaçal›flt›k."Elbette ki, salt gerilla k›yafetiniemniyet almak için kullanmad›lar.Gerilla k›yafetleriyle halka yönelikterör estirerek, hem halk› terörizeetmeyi, hem de halk› gerilladanuzaklaflt›rmay› hedeflediler.Albay Tokat, Cem Ersever’indevlet taraf›ndan öldürüldü¤ünü de“ima” ediyor...“Cem Ersever'in teflhislerininne denli do¤ru oldu¤unubiliyorum, zira tan›¤› benim.Ama ne oldu, Cem Erseverdo¤rular› söyledi de ne oldu?Hiç. Öldürüldü. 93'lerdesöylemiflti Cem Ersever amadinleyen olmam›flt›. fiikayetide buydu zaten. 'Bizi dinlemiyorlar'diyordu öldürülmedenönce. Yöneticiler iseonun için, 'çok konufluyor'diyorlard›, onu dinlemedenve de anlamadan. Anlad›¤›-m›z flu ki, onu susturdular.Kim? Konufltu¤u zaman zarargörecek insanlar. Katil yada katiller sizce kim olabilir?Terörü ranta çevirenler." Albay,Ersever’i kimin öldürdü¤ünübiliyor elbette. Ama söylemiyor. Okelimeyi, “devlet”i katil olarak telaffuzetmek istemiyor çünkü.Ayr›ca Sar›zeybek kitab›nda,devrimci örgütlere karfl› M‹T, jandarma,emniyet ve GenelkurmayBakanl›¤›'n›n istihbarat birimlerininuyuflturucu kullanan, kumarbaz,fuhufl yapan ve yapt›ranlar›,karanl›k ifllerle u¤raflan herkesi istihbarateleman› olarak kulland›klar›n›da söylüyor.Evet, emekli albaylar, generalleryaz›p anlat›yorlar bir fleyler. Amahalk düflmanl›klar›n› itiraf etmiyorlar.Kiflisel hesaplaflmalar, kiflisel“kahramanl›k” peflinde koflmalarsonucu yazd›klar›, yaflananlar›nbinde biri bile de¤ildir.Babacanlar ‹stisna Bile De¤ilD›fliflleri Bakan› Ali Babacan’›nuzaktan bir akrabas› bölgedeki çat›flmalardayaflam›n› yitirmifl. Oligarflinintüm medyas› adeta bu haberinüzerine atlad›, “Bu savaflta niye hiçzenginler ölmüyor” sorusunun bask›lanmas›alt›ndaki burjuvazi için bu“bak›n... bakanlar›n yak›nlar› bileölüyor” deme f›rsat›yd›. Ayn› günlerdeAmerika’da bulunan Ali Babacanda görüflmelerinde “kendisininde terör sald›r›lar›nda yak›n akrabalar›n›kaybetti¤ini” söyleyerek budurumu bir f›rsat olarak gördükleriniitiraf etmifl oldu.Egemenler, kendi ç›karlar› içinyürüttükleri savafllarda halk çocuklar›n›kulland›klar›n› gizlemek isterler.Bu durum Türkiye oligarflisininKürt ulusal hareketi ve devrimci hareketlerekarfl› yürüttü¤ü savaflta daböyle olmufltur.Ony›llard›r yürütülen savafltaölen, zengin çocu¤u, yönetenlerin çocuklar›yoktur. Ordu’nun yüksek rütbelisubaylar› TV ekranlar›na ç›k›p‘vatan için’ nutuklar› atarken, di¤eryandan çat›flma bölgesine gönderecekgeneral s›k›nt›s› çektiklerini kendiyazd›klar› kitaplarda itiraf etmifllerdir.Bu nedenledir ki, Ali Babacan’›nakrabas› oldu¤u iddia edilen kiflininçat›flmalarda ölmesi deyim yerindeyseoligarfliyi sevindirmifltir. ÖlenErkut Babacan, Ali Babacan’›n“babas›n›n amcas›-n›n torunu” imifl. Ölmedenönce Ali Babacan böyle bir akrabas›oldu¤unu bile biliyor muydu acaba?Bu da ayr› bir soru iflareti...Fakat, “bakan yak›n›” bile olsa,bu istisna bile olmayan durum gerçe¤inüzerini örtmeye yeter mi? Zira,çeflitli yerlerde kald›r›lan askercenazelerinde halk›n ‘ölen askerlerinhep yoksul halk çocuklar› oldu¤u’nuifade eden tepkilerinin tamam› gizlenememektedir.Halk›n bir bölümü bu yan›ylagerçe¤in fark›ndad›r ve bugün halenoligarflinin kand›rabildi¤i kesimi degerçe¤i er geç görecektir.Bu yan›yla oligarfli halka karfl›yürüttü¤ü savaflta zorlanmaktad›r.Bu nedenledir ki, profesyonel orduvb. tart›flmalar›yla çözüm aray›fl›içindedirler. Fakat bunun kal›c› birçözümü yoktur. Irkç›l›¤› büyütmek,halk›n yoksullu¤unu kullanmak gibiyöntemler de geçici çözümlerdir.Savafl oligarflinin savafl›, ölen iseyoksul halkt›r. Oligarfli ne yaparsayaps›n bu aç›k gerçek onun demagojilerininetkisizleflti¤i en zay›f noktad›r.Halk kitleleri er geç kendi saflar›n›seçmeyi mücadele içinde ö¤renecekve oligarflinin düzeni için de-¤il, kendi düzenleri için gireceklerdirsavafla...ABD’N‹N UYGULADI⁄IKONTRGER‹LLA YÖNTEMLER‹WashingtonPost Gazetesi’nin‘ele geçirdi¤ini’söyleyerek yay›nlad›¤›belgelerle,Amerikan askerlerininsivil halk› öldürmek için özelplan haz›rlad›¤› itiraf edilmifl oldu.Yay›nlanan belgelerde geçenYüzbafl› Matthew Didier yeminli ifadesinegöre, Amerikal› katiller, atefllemekablosu, plastik patlay›c› ve askerimühimmat› yem olarak bir yerlereb›rak›yor. Irakl›lar, cephaneli¤ibulup almaya çal›flt›klar›nda “düflmansavaflç›” olarak görülüp öldürülüyor.Ondan sonra da üzerlerine silahb›rakarak, öldürülenlerin ‘direniflçi’oldu¤unu iddia ediyorlar.“Basitçe yemi bir yerlere b›rak›-yoruz. Bunu düflman› yok etmekiçin kullanacaklar›n› biliyoruz.Sonra o nesneyi izliyoruz. Bir kiflibunu buldu¤unda al›p götürmeyeçal›fl›yor. O zaman biz sald›r›ya geçiyoruz.”Say›: 124KONTRGER‹LLA 35


Bu dünyan›nadaletsizli¤ini,dahas› bu dünyan›nkimindünyas› oldu¤unuher gün gözünüzüniçine sokarakanlat›rlar size...Örne¤in siz hiç gördünüz mü,devletler taraf›ndan öldürülen, bask›gören veya örgütlenmeleri engellenen,dernekleri kapat›lan patronlar...Tersine onlar her zamansözleri, aç›klamalar› neredeyse‘yasa’ kabul edilenler olmufllard›r...Buna karfl›l›k, iflçilerin emekçilerinyaflam› tersidir... Çünkü düzen, patronlar›ndüzenidir... Hele ki, emekçilerpatronlar›na karfl› haklar›n› almakiçin örgütlendilerse...‹flte rakamlar bunu anlat›yor:Uluslararas› Hür ‹flçi Sendikalar›Konfederasyonu (ICFTU), 2006y›l›nda dünyada 144 sendikac›n›nöldürüldü¤ünü aç›klad›. Konfederasyon,sendikal hak ihlallerineiliflkin yay›nlad›¤› y›ll›k raporunda,ICFTU: ‘2006 y›l›nda dünyada144 sendikac› öldürüldü’2005’te 115 sendikac›n›n öldü¤ünühat›rlatarak, yaflanan art›fla dikkatçekti.Dünyada en fazla sendikac› öldürülenülke sömürünün ve sömürüyekarfl› mücadelenin en yo¤unoldu¤u ülkelerden birisi olan Kolombiya...Bu ülkede 78 sendikac›-n›n öldürüldü¤ünü söyleyen ICF-TU Genel Sekreteri Guy Ryder,dünyada katledilen sendikac›lar›nsay›s›n›n yüzde 25 civar›nda artmas›n›nflok edici oldu¤unu ifadeetti.Öldürmek serbest, hesap soranyok... 1994 ve 2006 aras›ndaifllenen 1165 cinayetin sorumlular›ndansadece 56’s›n›n adalet önüneç›kar›ld›¤› ve 14’ünün mahkumedildi¤i belirtildi.Raporda2006’da 138 ülkede800’denfazla sendikac›-n›n yaraland›¤›ya da iflkencegördü¤ü, 5 binkadar›n›n gözalt›na al›nd›¤› ve500’ünün de hapsedildi¤i belirtildi.Türkiye’de çok say›da iflçininsald›r›ya maruz kald›¤›n› belirtenkonfederasyon, “tutuklama ve polisfliddetine karfl› koymak zorundakalan grevcilerin oldu¤u Türkiye’deantisendikal sald›r› yayg›n”ifadesini kulland›.Raporda, Asya’da Filipinler’de33 sendikac›n›n öldü¤ü, SuudiArabistan ve Birleflik Arap Emirlikleri’ndesendikalar›n yasak oldu-¤u, ABD’de milyonlarca iflçinin örgütlenmehakk›ndan mahrum oldu-¤u, Avrupa’da da sendikal özgürlü-¤e gereken sayg›n›n gösterilmedi¤ive toplu görüflmeleri gerçekten ciddiyealan flirketlerin say›s›n›n yüzde10’dan az oldu¤u belirtildi.İZMİR’DE İŞÇİLERE FAŞİST SALDIRI‹zmir’de sendikaya üye olmalar›nedeniyle Akdeniz Selçuk NakliyatKargo fiirketi taraf›ndan iflten ç›kar›ld›klar›için 37 gündür oturma eylemiyapan 5 iflçi, 20 Eylül günü faflistlerintafll› sopal› sald›r›s›na u¤rad›.‹fle sendikal› olarak geri dönmekamac›yla Akdeniz Selçuk NakliyatKargo fiirketi önünde oturma eylemiyapan iflçilere akflam saat 19.00s›ralar›nda sald›r›ld›. Faflistlerin düzenledi¤itafll› sopal› sald›r› esnas›nda,iflçilere destek veren TürkiyeMotorlu Tafl›t ‹flçileri Sendikas›(TÜMT‹S) üyeleri de bulunmaktayd›.Birçok faflist sald›r›da da oldu¤ugibi sald›r›ya u¤rayan iflçilergözalt›na al›nd›. Bir gün gözalt›ndatutulan iflçiler savc›l›k taraf›ndanserbest b›rak›l›rken sald›r›da TÜM-T‹S ‹zmir fiube Baflkan› Cafer Kömürcü,TÜMT‹S ‹zmir fiubesi MaliSekreteri Akif fiahin ve 3 iflçi yaraland›.Yaral› sendikac›lar›n ve iflçilerinTrafik Hastanesi’nde tedavi alt›naal›nd›¤› ö¤renildi. Sald›r›n›nard›ndan Akdeniz Selçuk NakliyatKargo önü polis taraf›ndan ablukaalt›na al›nda.Yaşasın AkdenizKargo Direnişimiz!Akdeniz Selçuk Nakliyat Kargoönünde TÜMT‹S üyelerinin çevikkuvvet ablukas› alt›nda bekleyifllerinisürdürdü¤ü belirtilirken 22 Eylülgünü saat 15.00’de ‹zmir Tüm-Tis Sendikas› yapt›¤› bas›n aç›klamas›ile Akdeniz Nakliyat Kargo iflçilerinindirenifline yap›lan faflistsald›r›y› protesto etti.Sendika binas› önünde yap›lanbas›n aç›klamas›nda “Yaflas›n AkdenizSelçuk Nakliyat Ambar› Direniflimiz”pankart› aç›ld›. Aç›klamay›yapan ‹zmir Tüm-Tis Sendikas›fiube Yönetim Kurulu SekreteriHaydar Dönmez 20 Eylül akflam›saat 19.00’da iflyeri önünde bekleyenüyelerine tafl ve sopalarla sald›-r›ld›¤›n› belirtti. Dönmez “Sald›r›daflube baflkan›m›z ve birçok arkadafl›m›zyaraland›. Bu sald›r›larla bizlerindireniflini bitiremezler!” dedi.Bas›n aç›klamas› “Yaflas›n ÖrgütlüMücadelemiz, Yaflas›n AkdenizKargo Direniflimiz” sloganlar›ile sona erdi.36 EMEK 30 Eylül 2007


Tez-Koop-‹fl’tenOturma EylemiTez-Koop-‹fl Sendikas› ‹stanbul2 No’lu fiube Baflkanl›¤›, 20 Eylülgünü yapt›¤› oturma eylemiyleTüm Bel-Sen Genel Merkezi’nin4’ü Tez-Koop-‹fl üyesi 8 çal›flan›n›‘ekonomik s›k›nt›’ nedeniyle ifltenç›karmas›n› protesto etti.Tüm Bel-Sen 1 ve 5 No’lu fiubeönünde biraraya gelen sendika üyeleri“Sendikas›zlaflt›rmaya, Tafleronlaflt›rmaya,Esnek Çal›flt›rmayaKarfl› Örgütlen S›n›f MücadelesiniYükselt” yaz›l› pankart açt›lar.S›k s›k “Direne Direne Kazanaca-¤›z” sloganlar› atan sendika üyeleriad›na Tez-Koop ‹fl ‹stanbul 2No’lu fiube Baflkan› Reyhan Özkaraca,Tüm Bel-Sen’in iflçilerin ücretleriniödemedi¤ini vurgulayarakiflçilerin haklar›n›n verilmesi gerekti¤inisöyledi. Ankara’da Tüm Bel-Sen önünde, iflten ç›kar›lan arkadafllar›için bir haftadan beri eylemyapt›klar›n› belirten Özkaraca, 21-22-23 Eylül tarihlerinde Tüm Bel-Sen’in Trabzon’da yapaca¤› baflkanlarkurulu toplant›s›na dakat›larak oturma eylemi yapacaklar›n›söyledi.‹flten at›lan çal›flanlara destekolan Tüm Bel-Sen 1 No’lu fiube DisiplinKurulu Üyesi Ali Ifl›k ise aç›klamayaparak 1987’den bu yana sendikadaoldu¤unu ve bugünkü durumdanutanç duydu¤unu ifade etti.Tüm Bel-Sen üyesi Süleymanfiahin ise “çal›flanlar›n ifline son verilmesindensendikay› yönetenlerutanmal› ve emekçilere hesap vermelidir”dedi.NOVAMED ‹fiÇ‹LER‹N‹NGREV‹ 1. YILINDAAntalya Serbest Bölge’de kanseti üreten Novamed medikalfabrikas›nda çal›flan 81 kad›n, 26Eylül 2006 y›l›ndan bu yana taleplerikabul edilmedi¤i içingrevdeler.Antalya Serbest Bölge’de AlmanNovamed medikal fabrikas›ndagreve ç›kan tamam› kad›n81 iflçinin direnifli 366. gününe girerkengrevci kad›n iflçilere ülkeve ülke d›fl›ndan destek ya¤›yor.26 Eylül’de Serbest Bölge’yesokulmayan yüzlerce demokratikkitle örgütü üyesi, davul-zurnaylahalay çekip grevci kad›nlara destekverdiler. Burada bir konuflmayapan Türk-‹fl’e ba¤l› Petrol-‹flSendikas› GenelBaflkan› MustafaÖztaflk›n, Antalya’n›nbir turizmcenneti olmas›nara¤men Novamed’in bir sömürücehennemi oldu¤unu söyledi.“Üretim yaparken maske takmazorunlulu¤u varken, sendikal örgütlenmeninö¤renilmesiyle birlikteiflçilere konuflma yasa¤› getirilerek,maskeleri ç›kar›ld›. ‹flçilerinbirbirleriyle selamlaflmas›bile yasakland›. Bu grev, haklar›nne kadar kullan›ld›¤›n›n çok iyibir örne¤idir. Tamam› kad›nlardanoluflan ilk grev örne¤idir. Novamed’inkad›n iflçisi, örgütlenirkeniflveren ve aile bask›lar›n› tektek aflarak inatla direnerek, örgütlenmebaflar›s›n› göstermifltir” diyenÖztaflk›n grevin ücret de¤ilonur grevi oldu¤unu dile getirdi.NOVAMED’li Kad›nlar aDestekMalatya’da ise, 26 Eylül günüMerkez Postane önünde, HÖC’ün dedestek verdi¤i Malatya Dayan›flmaPlatformu taraf›ndan bir y›ld›r grevdeolan Novamed’li 81 kad›n›n direniflinedestek vermek amac›yla bas›n aç›klamas›yap›ld›.“1 Y›ld›r Grevdeler… Novamed’liKad›n ‹flçiler Yaln›z De¤ildir” pankart›n›naç›ld›¤› eylemde “Novamed ‹flçisiYaln›z De¤ildir, Kapitalizme Hay›r”sloganlar› at›ld›. Sevim Kaptan taraf›ndanyap›lan aç›klamada Novamed’likad›n iflçilerin insanca flartlardaçal›flmak, emeklerinin karfl›l›¤›n› almakve sendikal örgütlülüklerini korumakistedikleri dile getirildi.Aç›klaman›n ard›ndan direnenkad›nlara dayan›flma faks› çekildi.“Emekliyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z!”20 Eylül’de Ankara 17. AsliyeHukuk Mahkemesi’nde görülenEmekli-Sen’in kapatma davas›ndaemekliler tüm Türkiye’den kitleselbir kat›l›m göstermifller, sendikalar›n›sahiplenmifllerdi. 20 Eylül’dekiduruflmada “Hazine vekilidavaya gelmedi¤i için” dava düflmüfltü.Ancak ‹çiflleri Bakanl›¤›avukat›, davan›n görüldü¤ü Ankara17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nebaflvuru yaparak, baflka bir duruflmas›oldu¤u gerekçesiyle davayakat›lamad›¤›n› bildirdi. ‹çiflleri Bakanl›¤›avukat›n›n davan›n yenidengörülmesini talep etmesi üzerinemahkeme, avukat›n talebini yerindebuldu ve Emekli-Sen'in kapat›lmas›nailiflkin davan›n 9 Ekim2007 tarihinde saat 09.15'te yenidenbak›lmas›na karar verdi.Emekli-Sen ise 4 Ekim 2007 tarihindeCumhurbaflkan›, TBMMBaflkan›, Baflbakan, ‹çiflleri Bakan›ve Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakan›’natüm flube ve temsilciliklerindenfaks çekme, kapatmaya karfl›imza kampanyas› ve çeflitli eylemliklerlesendikalar›n› sahiplenmedekararl› olduklar›n› ve mücadeleyedevam edeceklerini gösteriyorlar.Say›: 124EMEK 37


‹K‹TELL‹ TEMEL HAKLAR’A SALDIRI“Çeteler Halka Hesap Verecek”‹kitelli Temel Haklar; mahallelerindekipislik yuvalar›na, çetelere,uyuflturucu satanlara ve yozlaflmayakarfl› mücadele etti¤i için bir kezdaha çetelerin silahl› sald›r›s›na u¤rad›.23 Eylül günü saat22.00’de yaklafl›k 30 kiflilikçeteci güruh ellerinde pompal›silahlar›, sopalar› ve pitpullköpekleriyle ‹kitelli TemelHaklar ve ÖzgürlüklerDerne¤i’ne sald›rd›lar.Sald›r› esnas›nda içeridebulunan üç Temel Haklarüyesi yaraland›. Derne¤incamlar› k›r›ld›, eflyalar› tahripedilerek kullan›lmaz halegetirildi. Sald›r› boyunca ortadaolmayan polis halk›n ve üyelerinsald›r›y› duyup Temel Haklaragelmeye bafllamas›yla ortaya ç›kt›.Dernekte inceleme yapmak içinbekleyen polis avukatlar›n gelmesiyleincelemede bulundu.Ertesi gün ‹kitelli Temel Haklaryapt›¤› yürüyüflle çetelerin sald›r›s›-n› protesto etti. 24 Eylül günü dernekbinas› önünde toplanan TemelHaklar çal›flanlar› “Çeteler HalkaHesap Verecek” pankart› açarak300 kiflinin kat›l›m›yla bir yürüyüflgerçeklefltirdi. Yürüyüfl esnas›ndaçete sald›r›s›nda yeralan Cemal ...adl› kiflinin evinin önünde durularaksözü edilen kiflinin sald›r› da yerald›¤›teflhir edildi.Eylem boyunca mahalle halk›ndankimileri pencereden alk›fllarlakimileri de soka¤a ç›k›p korteje kat›larakdestek sunarak derneklerinisahiplendiler.“Susma Sustukça S›ra Sana Gelecek,Çeteler Halka Hesap Verecek,Mahir Hüseyin Ulafl- KurtuluflaKadar Savafl, Kurtulufl KavgadaZafer Cephede” sloganlar›n›n at›ld›-¤› yürüyüfl tekrarderne¤inönüne gelinmesiylesona erdi.Dernek binas›önünde dernek çal›flan› Murat Trakbir aç›klama yaparak çeteleri, pislikyuvalar›n› rahats›z etmeye devamedeceklerini dile getirdi.Trak “Halk›m›z› açl›¤a ve sefaletemahkum eden iktidar›n yozlaflm›fl,benli¤ini yitirmifl birhalk yaratma arzusunun karfl›s›nday›z.Bunun içindir ki,yozlaflma karfl›t› kampanyam›zsüresi içinde kurumlar›-m›z bas›lm›fl, çal›flanlar›m›ztutuklanm›fl ve defalarca çetelerinsald›r›s›na maruz kalm›fl›zd›r.Bu düzenin sahipleri istiyorki hiç kimse düflünmesin,Böyle bir toplum yarat›ld›¤›ndadüzenleri devamedecek. Bunun için çetelerin;uyuflturucu sat›c›lar›n›n önüaç›l›yor” diyerek sald›r›lanlar›nkimden güç ald›klar›n› dile getirdi.Hiçbir sald›r›n›n mücadeleleriniy›ld›ramayaca¤›n›n vurguland›¤›aç›klamaya ESP’de destek verdi.Çetelerin sald›r›s› Temel HaklarFederasyonu, Malatya Temel Haklarve Ankara Temel Haklar taraf›ndanyap›lan yaz›l› aç›klamalarla daprotesto edildi.Buca’da K›rtasiyeYard›m›Buca Temel Haklar ve ÖzgürlüklerDerne¤i, bafllatm›fl oldu¤u yard›m kampanyas›nadevam ediyor. Çal›flmalar›n›Kuruçeflme Mahallesi’nde devam ettirendernek, okullar›n aç›lmas› ile birliktemahalle halk›n›n bir k›sm›na k›rtasiyeyard›m› yaparak destek olmaya çal›flt›.E¤itim sisteminin bugün halk çocuklar›naokumay› engelledi¤inin deanlat›ld›¤› bu çal›flmalar s›ras›nda, dernektaraf›ndan haklar›n ancak birlik vedayan›flma içinde kazan›labilece¤i vurguland›.‹dilcan KültürMerkezi’ndenÇocuklaraYard›m‹dilcan Kültür Merkezi okula giden 25 çocu¤ak›rtasiye yard›m›ndabulunarak destek olmayaçal›flt›. 25 Eylülgünü gerçeklefltirilenyard›m bencilli¤in büyüdü¤ügünümüzde paylafl›m›ngereklili¤ini göstermekaç›s›ndan önemli.Uflak’ta Dayan›flmaUflak Temel Haklar ve ÖzgürlüklerDerne¤i Giriflimi taraf›ndan yoksul çocuklariçin toplanan defter, kalem, eflofman,çorap gibi okul eflyalar› Uflak Elmal›dereMahallesi ve köylerde da¤›t›ld›. Elmal›dere’deve köylerde, daha önceden tespit edilenailelere yard›mda bulunuldu.***Temel Haklar Dernekleri’nin bu çal›flmalar›tek bafl›na sorunun çözümü de¤ildir.Sorunlar›m›z ortak ve elbette çözümleride ortakt›r. Yeter ki bir araya gelelim, örgütlenelim,sorunlar›n kayna¤›n› kurutmakiçin birlikte mücadele edelim.38HABER30 Eylül 2007


Çiçek Hakk›nda Suç DuyurusuTAYAD’l› Aileler SultanahmetAdliyesi önünde biraraya gelerekAdalet Bakanl›¤›’n›n 45/1Say›l› Genelgesi’nin uygulanmamas›n›nsorumlular› hakk›nda suçduyurusunda bulundu.“F Tipi Hapishanelerde ‘10 SaatlikSohbet Hakk›’ Gasp Ediliyor!45/1 Say›l› Genelge Uygulans›n”yaz›l› pankart açan TA-YAD’l› Aileler bas›n aç›klamas›yaparak 22 Ocak 2007 tarihindeyay›nlanan genelgenin bugüne kadaruygulanmad›¤›n› ifade ettiler.TAYAD’l› Aileler ad›na aç›klamay›okuyan Nagehan Kurt, 2000y›l›ndan genelgenin yay›nlanmas›-na kadarki zamanda tutsaklar›n veailelerinin ödedi¤i bedeli anlatt›.Yay›nlanan genelgenin olumlubir ad›m olarak de¤erlendirilmesiüzerine ölüm orucuna ara verildi¤inihat›rlatan Kurt, genelgede yeralan ve F Tipi hapishanelerde tecritihafifletecek olan 10 saatlik sohbethakk›n›n birçok hapishanede hayatageçirilmedi¤ine dikkat çekti.Aç›klamada “Tutuklu ve Hükümlülerin10 Saatlik SohbetHakk› Tan›nmal›” talebi dile getirilirken,aç›klaman›n ard›ndanTAYAD’l› Aileler, 10 saatlik sohbethakk›n›n uygulat›lmamas›ndansorumlu olan ve görevini kötüyekullanan Cemil Çiçek ve Cezave Tevkifevleri Genel Md. Kenan‹pek’in yan› s›ra Edirne, Tekirda¤2 No’lu, ‹zmit 1 ve 2No’lu, Sincan 1 ve 2 No’lu, AdanaKürkçüler, Van, ‹zmir K›r›klar2 No’lu F Tipi hapishaneleri 1.müdürleri hakk›nda suç duyurusundabulundular.*Tutuklu Yak›nlar› Birli¤i (TU-YAB) üyesi bir grup, TaksimMeydan›'nda yapt›klar› eylemde,'Hapishanelerdeki ‹nsanl›k D›fl›Uygulamalara Son' yaz›l› pankartaçarak, F tipi hapishanelerde tecritinsürdü¤ünü belirttiler. Grupad›na yap›lan aç›klamada, “tecritzulmüne 'dur' diyoruz. Bir an öncekeyfi disiplin cezalar› geri al›nmal›d›r"denildi.SU CEMEVLER‹NEÜCRETS‹Z VER‹LS‹NSultanbeyli Cemevi Ka¤›thane’debulunan ‹SK‹ Genel Müdürlü¤üönünde bir bas›n aç›klamas›yaparak cemevlerinin ibadetyeri olarak kabul edilmesinive suyun ücretsiz olarak verilmesiniistedi.Kiliseyi, camiyi ibadet yeriolarak kabul eden ve suyu ücretsizveren devlet 20 milyon aleviyigörmezden gelerek cemevleriniibadet yeri olarak kabul etmiyor.Bu durumu k›nayan SultanbeyliCemevi ‹SK‹ Genel Müdürlü¤üile 26 Eylül günü bir görüflmeyapt›. Sultanbeyli CemeviBaflkan› Sadegül Çavufl görüflmesonunda bir bas›n aç›klamas› yaparakcemevi yap›m› s›ras›ndaAKP’li belediyenin bask›lar›n›anlatt›. 14 Eylül tarihinde de cemevlerininsuyunun kesildi¤inisöyleyerek “Alevilik kendine özgübir inançt›r ve alevilerin inançmerkezi cemevleridir. Cami,mescit, kilise, havra, sinagog gibicemevinin de ibadethane olarakkabul edilmesini ve suyunücretsiz verilmesini istiyoruz”dedi.‹SMA‹L TÜRÜTVE Z‹HN‹YET‹Hrant Dink katliam›na övgüler dizen,Ogün Samastlar’›, Yasin Hayaller’ikahraman ilan eden faflist kafal›‹smail Türüt’ün “Plan Yapmay›nPlan” flark›s›na tepkiler sürüyor.Trabzon Temel Haklar ve ÖzgürlüklerDerne¤i 22 Eylül’de yaz›l› biraç›klama yaparak ‹smail Türüt’ü veonun zihniyetini protesto etti. Songünlerde Karadeniz’de karanl›k birdalga yarat›lmak istendi¤ini dile getirenTemel Haklar, TAYAD’l›lara yap›-lan linç sald›r›s›n›n, Papaz ve HrantDink cinayetlerinin bu karanl›k dalgan›neseri oldu¤unun alt›n› çizdi.‹smail Türüt, bu dalgay› ranta çevirmederdinde. Türütler Ogünler’i,Yasin Hayaller’i Yasin Sureleriyle kutsarlarkenkendileri göbek büyütürler.Milliyetçi e¤leniyor!Ülkemizin gençlerinin mafla olarakkullan›ld›¤› vurgulanan aç›klamada“onlar hapishanede yatarken ‹smail Türütnas›l özel jipiyle içi rahat cirit at›yormemlekette? Bu nas›l ifl ‹smail Türüt?“VATAN SATSA B‹R K‹fi‹- ANINDAB‹TER ‹fi‹” demifl mesela. Vatan› satansatana ‹smail Türüt. O fakir, demokratErmeni ayd›n› m› vatana fenal›k yapt›yoksa alt›ndaki jipi sana satan uluslararas›tekeller mi?” diye soruldu.Ülkemizin emperyalizmden ba-¤›ms›z hiçbir karar alamad›¤› vurgulanarakTürütler zenginlefltikçe Karadeniz’inyoksullaflt›¤› ifade edildi.“Karadeniz’i bu zihniyete teslim etmemektebizleri tan›mayanlar›n akl›-n›n alamayaca¤› kadar kararl›y›z”diyen Temel Haklar Türütlerin çabas›-n›n bofluna oldu¤u ifade etti.Say›: 124HABER 39


Ulucanlarflehitleri, Ankara’daUlucanlarHapishanesi vemezarlar› bafl›ndaan›l›rkenkatliam bir kez daha lanetlendi.Al›nteri, BDSP, DHP, ESP, HÖC,Kald›raç, Partizan ve ÇHD üyeleri26 Eylül’de saat 12.00’de ZiraatBankas› Hamamönü fiubesi önündebiraraya geldiler.“Ulucanlar fiehitleri Ölümsüzdür,Unutmad›k Unutturmayaca¤›z” pankart›arkas›nda UlucanlarHapishanesi’ne yüründü.Zulme bafle¤meyen 10flehit için sayg› duruflununyap›ld›¤› anmada sözalanHÖC’lü Eray Destegül;“yoldafllar›m›z›n an›s›önünde sayg›yla e¤iliyor,onlar›n bizlere b›rakt›klar›mücadelelerini daha ileriyetafl›yaca¤›m›za söz veriyoruz”dedi.ÇHD Genel MerkezSekreteri Av. Selçuk Koza-¤açl›’da konuflmas›nda:“ÇHD; avukatlar›n› yapma onurunutafl›d›¤› bu kararl› ve fedakar muhalefetinac›mas›zca katledilmesininsorumlular›n›, var oldu¤u sürecekovuflturacak ve izleyecektir. Katledilendostlar›m›z›n an›s› ve bugünULUCANLAR KATL‹AMINIUNUTMADIK UNUTMAYACA⁄IZ!sahip ç›k›ld›¤›ndan emin oldu¤umuzmücadeleleri bize bu gücü vermektedir”dedi.Koza¤açl›’dan sonra HÖC’lü biraile ve ayn› zamanda o dönem UlucanlarHapishanesi’nde gardiyanolarak görev yapan Mehmet Y›lmazsöz alarak flunlar› söyledi:gidildi.“26 Eylül günü bir asker dayanamam›flherhalde bize geldi ‘buradaçok büyük bir haz›rl›k var’ dedi. D›-flar›da da bizi gözalt›na ald›lar. Sabahakarfl› da katliam yapt›lar.”Konuflmalar›n ard›ndan hapishaneninkap›s›-na k›z›l karanfillerb›rak›ld›hep birlikteKarfl›yakaMezarl›¤›’nafiehitlerin Huzurunday›zKarfl›yaka Mezarl›¤›’nda tekrarkortejler oluflturularak ‹smet Kavakl›o¤lu,Mahir Emsalsiz ve ÖnderGençarslan’›n mezar› bafl›na yüründü.Sayg› duruflundan sonraHÖC’lü ailelerden ZeynepYayla “Direnmezsek haklar›-m›z› alamay›z. Evlatlar›m›zbize gösterdi” diyerek duygular›n›paylaflt›. fiehitlerlehapishanede kalm›fl olan FerhatMete’de ‹smet Kavakl›-o¤lu’nu anlatan bir konuflmayapt›.80 kiflinin kat›ld›¤› anma“Yaflas›n Ulucanlar Direniflimiz,Katil Devlet Hesap Verecek,Yaflas›n Devrimci Dayan›flma”sloganlar›yla sona erdi.Ankara’daki bir anma daAnkara Temel Haklar ve ÖzgürlüklerDerne¤i’nde verilen yemeklegerçeklefltirildi. Saat 15.00’da 40kiflinin kat›ld›¤› yemekte katliam›ve direnifli anlatan konuflmalar yap›ld›.fiakirpafla’da‹ftar Yeme¤i Verildifiakirpafla Temel Haklar ve ÖzgürlüklerDerne¤i taraf›ndan, 22Eylül günü mahalle halk›na bir iftaryeme¤i verildi.Mahalle halk›n›n dayan›flmas›fleklinde haz›rlanan yemek, iftarsaatinde dernek önünde verildi.Yemekten önce konuflma yapanDernek Baflkan› Mehmet B›ld›rc›n“Biz, ‘komflusu açken, tok yatanbizden de¤ildir’ diyenlerdeniz” diyerekbafllad› sözlerine. Ard›ndanbirlik ve dayan›flman›n her zamangerekli oldu¤unu ve bu yeme¤inde bunun bir örne¤i olarak verildi-¤ini söyledi.Beraberlik ve dayan›flman›n,sorunlar›m›z› çözmenin en temeldayana¤› oldu¤unu dile getirenB›ld›rc›n, mahalledeki sorunlar›nçözümünün de örgütlenmektengeçti¤ini söyledi. B›ld›rc›n, ‘sonolarak halk›n anayasas›, halk›n sorunlar›n›nçözümü temelinde olur.Biz de haz›rlad›¤›m›z Halk Anayasas›tasla¤›yla bu tart›flmalarahalk cephesinden taraf›z’ dedi.Elliyi aflk›n insan›n beraber oturdu¤usofrada yenilen yemeklerinard›ndan anayasa üzerine ve mahallesorunlar›na iliflkin yap›lansohbetlerle yemek sona erdi.Trakya Kültür MerkeziEtkinliklerini SürdürüyorBabaeski’de faaliyetlerini sürdürenTrakya Kültür Merkezi, TiyatroToplulu¤u ilk gösterimini 18Temmuz 2007 “Kültür Gecesi” etkinli¤indeyapt›¤› “Seni seviyorum”adl› oyunu yo¤un istek üzerine23 Eylül günü ikinci kez sahneledi.Oyun bitiminde Trakya KültürMerkezi oyuncular› uzun sürealk›flland›. Sahnelenen oyunda “tiyatrooyunu sahnelemeye çal›flanbir tiyatro yönetmeninin bafl›ndangeçen trajik-komik durumlar” anlat›l›yordu.40 ULUCANLAR 30 Eylül 2007


Cuntaya Karfl› GösterilerMyanmar'da askeri yönetime karfl›, petrolfiyatlar›na yüzde yüz zam yap›lmas›üzerine, Budist rahip ve rahibeler öncülü-¤ünde bafllat›lan gösteriler sürüyor.Rahipler öncülü¤ünde yap›lan son gösteriyeyüzbine yak›n kat›l›m olurken, yönetimgösterilere sald›rd›; sald›r› sonucunda 5kifli öldü, yüzlerce kifli yaraland›. Bu geliflmelerera¤men göstericiler eylemlerini sürdürüyor.General Motors’da GrevABD’de General Motors fabrikalar›ndagörüflmelerin sonuçsuz kalmas› üzerineUAW sendikas› 25 Eylül günü saat17.00’dan itibaren grev ça¤r›s› yapt›.Detroit merkezli üç otomobil flirketi,General Motors, Ford ve Chrysler geçeny›l 15 milyar dolar› bulan kay›plar›n› telafietmek ve TOYATA ile rekabet ad›na, maliyetleridüflürmeye çal›fl›yor. Bunun temelyolunu ise iflçilerin emeklilik, sa¤l›k sigortas›vb haklar›n› gaspetmek olarak görüyor.General Motors'un Birleflik Otomotiv‹flçileri Sendikas› üyesi 73 bin çal›flan› var.Grevci ‹flçilere Polis Sald›rd›Paris’in Kuzey Gar›’nda 21 Eylül günü,grevde olan tafleron temizlik flirketi çal›-flanlar›na polisin sald›r›s› üzerine çat›flmayafland›. Polisin sald›r›s›nda 10 kifli yaraland›.Polisin yasal eylem yapan grevcileresald›rd›¤›n› belirten CGT, Sud-Rail, CFTCve CFDT sendikalar› ortak aç›klama yaparakpolisin sald›r›s›n› protesto ettiler.Lopez Bir Y›ld›rHalen Kay›pArjantin'de faflist cunta döneminde görevyapan baz› iflkenceci polislerin yarg›land›¤›davalarda tan›kl›k yapan, 77 yafl›ndaki iflçiemeklisi Jorge Julio Lopez’in bir y›l öncekaybedilmesine karfl› tepkiler büyüyor.Lopez verdi¤i ifadeyle, eski polis yetkilisiMiguel Etchecolatz'›n geçen y›l hükümgiymesini sa¤lam›flt›.18 Eylül günü, baflkent Buenos Aires'tedüzenlenen gösteriye binlerce kifli kat›larakLopez’in unutulmayaca¤›n› gösterdi.Fransa’da Hümanite fienli¤i Yap›ld›Her y›l eylül ay›nda Frans›z Komünist Partisitaraf›ndan düzenlenen Hümanite fienli¤i buy›l da yüzbinlerce kiflinin kat›l›m›yla gerçekleflti.DHKC’nin de stand açt›¤› flenlik üç gün sürdü.fienlikte paneller, sergiler ve sanatsal etkinliklerin yan› s›ra konserlerdüzenlendi. Frans›zlar’›n gündeminde, Frans›z burjuvazisininSarkozy ile birlikte emekçilere karfl› bafllatt›¤› yeni sald›r› vard›.DHKC stand› büyük bir bulvar üzerine kurulmufltu. Frans›zca“Tek alternatif sosyalizm” ve “Faflizme, emperyalizme ve kapitalizmekarfl› mücadele etmek için birleflelim” pankartlar› ve Mahir ileChe’nin büyük boy posterleri ile donat›lan stand görselli¤i ile ilgiuyand›r›yordu. fienlikte binlerce bildirinin da¤›t›lmas›n›n yan›nda,stand› ziyarete gelenlere Türkiye’de, ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizmiçin mücadele eden devrimciler anlat›ld›.‹talyan Milletvekili’nden Soru‹talya’da 2004 y›l›ndan bu yana tutuklu bulunanAvni Er ve Zeynep K›l›ç için; koalisyonhükümetinde yer alan Rifondazione ComunistaPartisi milletvekili Francesco Saverio Caruso,Adalet Bakan›’na yaz›l› bir soru önergesi verdi.Sorusunda “Er ve K›l›ç, Türkiye devletininbask›c› politikalar›na ve özellikle F tipi hapishanelerkonusunda muhalif bilgilendirme faaliyetinedeniyle, 20 Aral›k 2006 tarihinde sonuçlanandavada 7 ile 5 sene ceza ald›lar” diyen Caruso,ayn› olayda Türkiye ve Avrupa’da tutuklanan di¤er kiflilerin tamam›n›nserbest b›rak›ld›¤›n› belirterek çeliflkiye dikkat çekiyor.Milletvekili ayr›ca; “Adalet bakan› Clemente Mastella’n›n ZeynepK›l›ç’›n Almanya’ya, Avni Er’in de Türkiye’nin iade talebiniimzalad›¤›n›” belirterek, Türkiye’de halen iflkencenin sürdü¤ü gerekçesiyle,iadelerine karfl› ç›karak, flunu belirtti: “Uluslararas› insanhaklar› kurumlar›n›n ve Uluslararas› Af örgütünün verilerinegöre bu ülkede iflkence halen sistematik flekilde uygulan›yor. (…)Türkiye devleti Avni Er’i, 2000 y›l›nda Brüksel’de Avrupa Parlementosu’ndaTürkiye D›fliflleri Bakan›’n› protesto etmekle suçluyor.Bu protestoda 1999 y›l›nda Ankara hapishanesine yap›lan askerioperasyonda iflkenceyle katledilen 10 siyasi tutsa¤›n foto¤raflar›gösterildi. ... Bakan, Avni Er ve Zeynep K›l›ç için, uluslararas›hukukunun iflkence veya insanl›k d›fl› muamele yasa¤›... kural›n›ihlal etme tehlikesi durumunda iadelerin yasaklanmas›n› öngörenAvrupa toplulu¤u ve uluslararas› hukuk ayg›t›na dayanmay› uygunbulmuyor mu?”Berlin’de Göç Yasas›na Karfl›TepkilerAnadolu Federasyonu Berlin Temsilcili¤i haftadabir Kreuzberg pazar›nda açt›¤› Federasyonpankart› önünde göç yasas›na karfl› bilgilendirmeyapt›lar. Ayn› eylemde, 5 Ekim Cuma günü saat15:00’da SPD önünde SPD’nin ikiyüzlülü¤ünüteflhir edeceklerine iliflkin el ilanlar›n› da¤›tt›lar.Say›: 124DÜNYA 41


Avrupa IRKÇI Yasalarla Kuflat›l›yor◆ Almanya: Göçmen yasas›◆ Fransa: Göçmenlere DNA testi◆ ABD: Irkç› yarg›lamaSon y›llarda, tüm emperyalist ülkelerde›rkç›l›k bilinçli olarak t›rmand›r›l›yor.Emperyalizm, özellikle11 Eylül’den itibaren “yabanc›düflman›l›¤›” zemininde kendisinekitle deste¤i yaratmaya çal›fl›yor...“Güvenlik” bahanesiyle, halklar›n›korkutarak, ülkelerindeki yabanc›larayönelik arka arkaya ›rkç›yasalar ç›karmaya bafllad›lar.Almanya’n›n ›rkç› yasalar›n›narkas›ndan, Fransa’da da göçmenlereyönelik ayn› içerikte ›rkç› yasalarç›kar›ld›.Fransa meclisi, bir süredir tart›-fl›lan Göç Yasas›’n› 21 Eylül günüyap›lan oturumda onaylad›. Muhalefetinaleyhte oy kulland›¤› yasa,buna karfl›n kabul edildi. Irkç› yasayagöre; “Fransa’ya yerleflmek isteyengöçmenlerin efl ve di¤er akrabalar›n›n,Frans›zca bildiklerini veekonomik durumlar›n› kan›tlamalar›gerekecek. 16 yafl›ndan büyükolan tüm aile üyeleri, bulunduklar›ülkede s›nava tabi tutulacak. Frans›zca’ylailgili sorular›n olaca¤› s›-navda ayn› zamanda Frans›z de¤erleriyleilgili sorular da yer alacak.Baz› akrabalardan kan ba¤lar›n› kan›tlamalar›için DNA testi istenebilecek.Testin masraflar› ise baflvurusahipleri taraf›ndan karfl›lanacak.”Bunun yan›nda di¤er emperyalistAvrupa ülkelerinde de de¤iflikdüzeylerde ›rkç›l›k gelifltirilmekte,koflullar› bulundu¤unda yasalaflt›r›lmaktad›r.Irkç›l›k ve faflizm, halk kitleleriiçinde kendili¤inden geliflmemektedir.Kapitalist sistemin sonucu olarakkitleleri iflsizli¤e, yoksullu¤amahkum eden emperyalizm, halkkitlelerinin tepkisini de, ›rkç› zemindeyine kendisine, sömürgecili-¤e kitle taban› oluflturmakta kullanmaktad›r...Bu nedenledirki, son y›llarda›rkç›l›k, devletpolitikas› olarakgelifltirilmektedir.Emperyalist ülkelerin faflizmi tarihinsayfalar›nda b›rakt›¤›na inananlar,emperyalist ülkelerde arkaarkaya ç›kan yasalara bakmal›d›rlarve düflünmelidirler...San›ld›¤› gibi, bu ülkelerde faflizminyükselifli, iktidara gelen Aveya B partisiyle s›n›rl› olaylar de-¤ildir. Bu partilerin iktidara geliflleride, sözkonusu yasalar›n ç›kar›lmas›da sonuçtur. As›l olan bu ülkelerdekive dünya genelinde emperyalisttekellerin ihtiyaçlar›d›r. emperyalisttekellerin ihtiyaçlar› içindirki, bugün emperyalist ülkeleryerleflik hak ve özgürlükleri rafakald›rmakta, alevi, yabanc› düflmanl›¤›içeren yasalar ç›karabilmektedirler.Bu haliyle emperyalist ülkeler,bilimsel düflünceyi unutanlara yenidenbilimi ve bilimsel düflünmeyöntemini hat›rlat›yorlar... Evet, bilimseldüflüncenin gücüyle, y›llard›remperyalizm gerçe¤ini anlatt›k.Emperyalizmin o zaman için gizliABD’de Irkç› Yarg›lamaGeçti¤imiz günlerde, ABD’dede, zencilere yönelik ›rkç› sald›r›-lara yenileri eklendi. ABD’nin LouisianaEyaleti’nde 6 zenci lise ö¤rencisinin,“adam öldürmeye teflebbüs”gerekçesiyle, s›rf zenci olduklar›için tutuklanarak 15 y›lakadar hapis cezas› istemiyle yarg›-lanmas›, 20 Eylül günü ülke çap›ndabinlerce kiflinin kat›ld›¤› gösterilerleprotesto edildi. Protestocularlisede meydana gelen kavgadandolay› zenci ö¤rencilerin tutuklanmas›ve haklar›nda ceza istenmesinin“ö¤rencilerin deri renginden”kaynakland›¤›n› söylediler.olan yüzünü teflhir ettik. Emperyalistsistem ikiyüzlüdür, bir yüzü“burjuva demokrasisi” iken ikinciyüzü faflizmdir. Bugün yaflananlarbu de¤erlendirmeleri do¤rulayan kimiörneklerdir. Ki çok daha fazlas›-n›n yaflanaca¤›ndan kimsenin kuflkusuolmamal›d›r...Emperyalizmin ›rkç› sald›r›lar›-n›n politik hedefi as›l olarak kendihalk›d›r. Kendi halk›n› faflist, ›rkç›bir zihniyetle yeniden flekillendirmektir.Bu yan›yla ›rkç›l›¤›n t›rmand›r›lmas›n›n,göçmenlerle s›n›rlanamayacakamaçlar›n›n olmas›,emperyalizmin do¤as›na uygun olan›d›r.Bu, klasik bir böl-yönet politikas›d›r.“Yerli” ve “yabanc›”halklar birbirine düflürülecek, heriki halk›n tepkileri sisteme de¤il,birbirlerine yönetilecek ve emperyalisttekeller düzenlerini rahatçasürdürebileceklerdir. ‹flte bu yüzdentüm “yabanc›” kökenliler ve Avrupahalklar›, ›rkç›l›¤a karfl› birlikte mücadeleetmek durumundad›rlar.Elbette emperyalizm her istedi¤ipolitikay› hayata geçirebilir diye birkural yoktur. Tarihte ise onlarca örne¤imevcuttur. Emperyalizmin politikalar›n›hayata geçirmesininönündeki engel, halklar›n örgütlü,birleflik ve militan mücadelesidir.Halklar bunu önünde sonunda baflaracakt›r.Irkç› Gösteriye MüdahaleHollanda’n›n baflkenti Amsterdam’dafaflist Milliyetçi Halk Hareketi(NVB)’nin düzenlemek istedi¤iyürüyüfle anti-faflistler müdahaleetti. NVB, Baarsjes semtindebulunan savafl an›t›n›n camiinflaas› nedeniyle baflka yere tafl›nmas›n›protesto etmek istiyordu.Anti-faflistler ve mahalledekigençlerin, faflistlere müdahalesiile Surinam Meydan›’nda ç›kançat›flmada, polisler araya girerek,NVB’lileri alandan ç›kard›lar.Olayda 3 NVB’linin yaraland›-¤› 6 kiflinin de gözalt›na al›nd›¤›ö¤renildi.42 AVRUPA 30 Eylül 2007


Türkiyeli ve Irakl› ÖrgütlerAras›nda Dayan›flma Anlaflmas›Geçti¤imiz günlerde Türkiyelidevrimci örgütlenmelerle, Irak direniflörgütleri aras›nda bir toplant›yap›ld›. Toplant›ya; Türkiye’denHaklar ve Özgürlükler Cephesi,Türkiye Komünist Partisi ve Halkevlerikat›l›rken, Irakl› direnifl örgütlerindenIrak Baas Partisi, IrakKomünist Partisi Halk Birli¤i, UlusalBa¤›ms›zl›k Hareketi, KürdistanÖzgürlük Ve Adalet Partisi temsilcilerikat›ld›lar. Ayr›ca toplant›daAkademik Birlik Hareketi ad›na dakonuflma yap›ld›. Toplant›ya kat›lanIrakl› örgüt temsilcileri Irak UlusalTüm Arap (Panarab) ve MüslümanCephe ad›yla bir cephe örgütlenmesikurduklar›n› anlatt›lar. Sözkonusu Cephe’nin kurulufl ilkeleriflu flekilde aç›kland›:“a) Ulusal Irak direniflinin, Irakhalk›n›n meflru temsilcisi oldu¤unukabul etmeleri. (Halk›n yüzde seksenidirenifli destekliyor.)b) Bütün iflgalcilerin tamamenve koflulsuz çekilmesi.c) Irak halk›n›n kay›plar›n›n karfl›lanmas›.Bir milyondan fazla insanöldü. Devlet ortadan kald›r›ld›.Konutlar yok edildi. ‹flgalden öncekiabluka nedeniyle de bir milyonyediyüzbin insan›m›z öldü. Yani üçmilyona yak›n insan›m›z katledildi.d) ‹flgalde ortaya ç›kan ekonomik,siyasi tüm yap›lar ortadan kald›r›lmal›d›r.e) Bütün tutsaklar›n koflulsuzserbest b›rak›lmas›. Uluslararas› yasan›n1990'dan beri Irak'a dayatt›¤›konseptin ortadan kald›r›lmas›.f) ‹flgalde ortaya ç›kan iflbirlikçilerinteslim edilmesi, bunlar›n mahkemececezaland›r›lmas›.g) ‹flgalden önceki ulusal ordununyeniden kurulmas›. Baasç›l›kkarfl›t› tüm yasalar›n kald›r›lmas›.”Anti-emperyalist bir zeminde birarayagelen örgütler emperyalizmekarfl› dayan›flmay› ve birlikte mücadeleyiiçeren çeflitli kararlar ald›lar.Afla¤›da Türkiyeli örgütlerin veIrakl› cephenin ortak aç›klamalar›n›sunuyoruz:Ulusal, Tüm Arap ve MüslümanCephe, Türkiye’den üç örgütlenmenintemsilcileriyle (Türkiye KomünistPartisi, Halkevleri ve Haklar veÖzgürlükler Cephesi) ile toplant›yapt› ve ayr›nt›l› tart›flmalardansonra flunlar üzerinde anlaflt›;1- ‹ki taraf aras›nda, emperyalizmindünyan›n her taraf›ndaki hakimiyetve iflgaline karfl› ortak görüflve hedefler ve direnme yöntemlerioluflturmak için dönüflümlü ziyaretlerve s›k toplant›lar yapmak.2- Uluslararas› ve bölgesel düzeydeemperyalizmin-siyonizminprojelerine karfl› durmay› ve direnmeyiamaçlayan ortak politik faaliyetve uluslararas› bir sesin temelleriniatmak ve dünyan›n her taraf›nda,özellikle Irak, Lübnan ve Filistin’dedirenifli hedefleyen ve destekleyenhareketleri yürütmek içinyöntemler gelifltirmek.3- Dünyan›n her taraf›nda di¤erhalklar›n iradesini yoketmeyi, haklar›n› çalmay›,ba¤›ms›zl›k ve itibarlar›n›yok etmeyiamaçlayan emperyalistprojelere karfl› direnmekiçin Arap bölgelerindeve tüm dünyada, özellikle LatinAmerika’da di¤er politik güçlerleve hareketlerle ve ulusal, tümArap ve müslüman partilerle enternasyonalbir cephe çekirde¤i oluflturmakiçin mutab›k olmak ve çal›flmak.4- Irak’ta, Lübnan’da ve Filistin’deiflgale karfl› direnen ve direniflidestekleyen kültürel ve çift yönlüçal›flmalarda bulunmak.5- Türkiye’de, farkl› ülkelerdeve Latin Amerika’da, Irak’taki vetüm dünyadaki direniflleri desteklemekiçin, ilk ad›mda emperyalizminprojelerini durdurmaya ve sonra çökertmeyeyard›m edecek bilgi, belge,kültür ve medya deneyimleri de-¤iflimi yapmak, çift tarafl› konferanslar,toplant›lar, seminerler düzenlemekve ortak faaliyetlerde bulunmak.Irak Ulusal Tüm Arap (Panarab)ve Müslüman Cephe temsilcileriTürkiye Komünist PartisiHalkevleriHaklar ve Özgürlükler CephesiUluslararas› Af Örgütü IRAK raporu: 4.2 milyon kifli eviniterketti ve bunlardan 2 milyonu ülke d›fl›na göçetti‹fiGAL NEDEN‹YLE 2 M‹LYONK‹fi‹ ÜLKE DIfiINA GÖÇ ETT‹Irak'taki iflgal nedeniyle yurtd›fl›na kaçan Irakl›-lar'›n say›s›n›n 2,2 milyonu buldu¤u aç›kland›. ‹flgalcimilyonlarca Irakl›’y› topraklar›n› terketmek zorunda b›-rak›yor. BM Mülteciler Yüksek Komiserli¤i'nin aç›klamas›nagöre 1,5 milyon Irakl› Suriye, 750 bin kifli Ürdün, 150 binkifli M›s›r, 50 bin kifli ‹ran ve 20 bin kifli de Türkiye'de bulunuyor. ÖzellikleSuriye ve Irak’taki büyük mülteci kamplar›nda Irakl›lar son derece kötükoflullarda ve yoksunluk içinde yafl›yorlar.Bat› Avrupa, ABD, Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi uzak ülkelerdens›¤›nma isteyen Irakl› say›s› da 1 y›l içinde 2 kattan fazla artt›.Koflullar ise her geçen gün kötülefliyor. Irak K›z›lay’›, aç›klamas›nda, sonaylarda evini terk etmek zorunda kalanlar›n say›s›n›n artt›¤›n› belirtiyor.Say›: 124IRAK 43


Solda fiizofrenik Teoriler“Türkiye’de Demokratik DevrimGerçekleflti”! Teori bu.Geçen y›llarda AKP’nin AB’yegiriyoruz havas›yla peflpefle “AB’yeuyum yasalar›”n›n ç›kar›lmas› üzerine,Melih Pekdemir gibi ÖDP’liler,“6 Ekim'de yukar›dan 'devrim'oldu, ve demokratik devrim sürecitamamland›” de¤erlendirmesi yapm›fllard›.AB’ye üyelik için meydanlarakoflan Altanlar’›n görüflleride bu yöndeydi... Pek kimse ondanböyle bir talepte bulunmasa da solunak›l hocal›¤›na soyunan BirikimciÖmer Laçiner de geçti¤imizgünlerde bir televizyon program›ndatekrarlad› bu teoriyi.Peki kim yapm›fl, Türkiye’de demokratikdevrimi? “‹slamc› AKPiktidar›” yapm›fl. Nas›l yapm›fl,“AB’nin istekleri do¤rultusundayasalar› de¤ifltirerek” yapm›fl.Ne güzel o zaman, demek ki, art›külkemizde faflizm yokedilmifl,feodalizm tasfiye edilmifl. Emperyalizmeba¤›ml› de¤iliz, sömürgede¤iliz art›k, oligarfli yok art›k.AKP tüm bu sorunlar› çözmüfl. Haliyleböylesi bir ülkenin art›k yoksulluk,açl›k sorunu da , emperyalistsömürünün ortadan kalkmas›ylaazalm›fl olmal›. Demokratik Devrimoldu¤una göre haklar ve özgürlüklerleilgili bir sorun da kalmam›flt›r.AKP öncülü¤ünde tüm bu sorunlarçözülmüfltür art›k.Yani sonuç olarak, bu teori do¤ruysae¤er, art›k ülkemizde burjuvademokrasisi var! Art›k bas›n istedi-¤i gibi özgürce yazabiliyor, üzerindebir bask› yok, art›k örgütlenmeözgürlü¤ü var, istedi¤iniz gibi örgütlenebilir,propaganda yapabilir,düzeni istedi¤iniz gibi elefltirebilir,alternatifinizi halka anlatabilirsiniz,bunun için halk› örgütleyebilirsiniz,art›k istedi¤iniz gibi miting yapabilir,yürüyüfller düzenleyebilirsiniz...“Yaflas›n Demokrasi”... Yaflas›nyukar›dan demoknratik devrimigerçeklefltiren AKP... Çok yaflay›nsiz AB’ci ‘sol’cular...8 Mart’ta polis sald›r›s›na u¤rayanlar,siz o gün hayal gördünüz,asl›nda o gün öyle bir sald›r›ya maruzkalmad›n›z, hapishanelerdekitutsaklar siz asl›nda özgürsünüz,kimse bu düzene karfl› mücadele etti¤iiçin hapishanelere at›lm›yor art›k.Zaten bu ülkede 19 Aral›k gibibir katliam da olmad›¤› için, katliam›nsorumlular› niye yarg›lanm›yordiye sormak da anlams›z...Ankara’da ba¤›ms›zl›k mitingiyapan gençlik, size sald›r› olmad›,tutuklanmad›n›z, bu ülkenin hapishanelerindetecrit yok, iflkence olmuyorkarakollar›nda, gözalt›ndainsanlar katledilmiyor, daha dün seçimlerdeAnkara’n›n göbe¤inde insanlarpolisin cephede düflmana sald›rankinle sald›r›s›na maruz kalmad›,komaya girmediniz, kemiklerinizk›r›lmad›...Kürt halk›n›n ulusal haklar› tan›nd›,kim ki Kürt sorunu var diyorsa,AKP-AB ittifak›yla gerçeklefltirilen“yukar›dan demokratik devrimdenbihaber” oldu¤u için böyledüflünüyordur.Burjuva Demokratik Devrim,bunlar› m› yapacak ki diye sorabilirbaz›lar›... Evet, burjuva demokratikdevrim bunlar› yapacakt›r. Yapmam›flsaorada burjuva demokratikdevrim aramak, ancak bir hayaldünyas›nda yaflayanlar›n iflidir. Elbette,burjuva demokratik devrimolan ülkelerde her fley güllük gülistanl›kolmaz, fakat faflizmle belirginfarkl›l›klar içerir. En az›ndan bugünAvrupa’da kendi halklar›na tan›d›klar›haklar› içerir. Var m› böyle birfley ülkemizde? Yok! Öyleyse...fiimdi bunlara -Pekdemirler’e,Laçinerler’e- burjuva demokratikdevrim nedir, demokratik devrimneleri kapsar, demokratik devrimneler gerçekleflirse tamamlanm›flsay›l›r... sorular›n›n cevaplar›n› anlatmayakalkmakta gereksiz bir çabaolur. Çünkü sorun “teorik” de¤ilbizce, sorun, t›bbi bir vaka da say›-labilir: Tam teflhis koymak gerekirse;“flizofrenik” bir sorun.Acaba Laçinerler, Pekdemirlerbaflka ülkelerde mi yafl›yorlar? Gerçektenbunlar yaflad›¤›m›z topraklaraaras›ra bile u¤ram›yorlar m›?fiizofreninin tan›m› sözlükteflöyle yap›l›yor: “Gerçeklerle olaniliflkilerin büyük ölçüde azalmas›,düflünce, duygu ve davran›fl alanlar›ndaönemli bozulmalar›n ortayaç›kmas› gibi belirtiler gösterenbir ruh hastal›¤›.”Tan›m, tam olarak kimi solcular›ndurumunu tan›ml›yor. Zira tambir hayal dünyas›nda yafl›yorlar.Halisünasyonlar görüyorlar. Ayn›ülkede yafl›yoruz ve onlar bizimgörmediklerimizi, 70 milyonun görmediklerinigörüyor ve yafl›yorlar.Fakat maalesef ki, durum birhastal›k durumuyla ayn› belirtilerigösterse de, flizofreni kadar zarars›zbir durum de¤ildir.Çünkü bu kesimlerin “BDD tamamlanm›flt›r”tespitleri, teoriyibilmemekten yap›lm›fl tespitler de-¤il, bir tercih sorunu ve bir tercihsonucudur. Küçük-burjuvazi, oligarflininbask› ve terörü alt›nda, sosyalistsistemin y›k›l›fl› alt›nda çökerekdevrimi, sosyalizmi terketmifl,düzene s›¤›nm›flt›r. Ve yeni oluflturdu¤udüzen içi statükolar› savunmakiçin de bu teorileri ortaya att›-lar..Emperyalizmin flemsiyesi alt›nagiren, burjuvaziden demokrasi bekleyen,devrimi reddeden bu teorilerle,devrimi beyinlerden silmek istediler.Uzlaflmac›l›¤›, düzen içili¤i“devrimcilik, sosyalistlik” diye yutturmayakalk›flt›lar.Emperyalizmi, dolay›s›yla emperyalizminsömürüsünü kitleleriningözünde meflrulaflt›rd›lar.Yani, teoride gördükleri halisünasyonlar,sadece kendilerine zararvermekle kalmad›.Devrimci dinamikleri, devrimcide¤erleri tahrip ettiler. Devrimcilergördükleri haks›zl›¤a, zulme duyar-44 TEOR‹LER 30 Eylül 2007


s›z olamazlar, dayan›flma duygusutafl›rlar... Oysa ne y›llard›r hapishanelerdesüren ölüm orucu direnifllerinde,ne sokaklarda devrimcilerinsald›r›ya u¤ramas›nda, ne devrimcilerinkatledilmesinde bu kesimlerdevrimcilerin yan›nda olmam›flt›r,adeta görmezden gelmifllerdir. Soldan,sosyalizmden kopmufl gitmiflbu tür kiflilerin hala sol ad›na, sosyalizmad›na konuflabilmeleri ise,ülkemiz solunun garabetlerinden vezaaflar›ndan biridir.Bugün solun ad› emperyalizmleyanyana kullan›labiliyorsa, bu zemindefaflizm halk›n zihnini buland›rabiliyorsa,TÜS‹AD’c›lar “demokrasigücü” olarak ilan edilebiliyorsa,bu AB’ci ak›ll› solcular›nbunda pay› önemlidir.Devrimci mücadele, fedakarl›kolmadan, örgütlü olunmadan yürütülemez.Bu kavramlara kitlelerinyabanc›laflmas›nda bu kesimlerinpay› büyüktür. Emperyalizmin ideolojisinin,dilinin, kültürünün solsaflara gelmesindeki tafl›y›c›lard›r...ANAP’lar, AKP’ler bu kadar kolaydemokrasi savunucusu görünümüalt›nda katliamlar›n› meflrulaflt›rabildilerse,bunda bu kesimlerin pay›büyüktür.AB’ye Hay›r m› Evet mi sorusuna“havet” gibi saçma, bilimselli¤iolmayan, burjuva ikiyüzlülü¤ü tafl›-yan cevaplar böyle üretildi.Liste uzay›p gidecektir... Amagerek yok. Sonuç olarak flunu belirtmekyeterli olacakt›r; asl›nda teoriyine kadar bildikleri, çok sözettikleriMarks’› ne kadar kavrad›klar›,dünyadaki geliflmeleri ne kadar tahliledebildikleri tart›flmal›d›r; ony›llard›rhemen hiçbir siyasi öngörüleriningerçekleflmemifl olmas›, butart›flmal› durumun aç›klamas›n› dayap›yor.Bir hayal dünyas›nda yaflad›klar›,bu dünyaya göre teoriler ve politikalarürettikleri için, o teori ve politikalar,gerçek dünyada olup bitenlerehiçbir zaman denk düflmedi.Bu “flizofrenik” teori üreticili¤inisürdürdükleri müddetçe de denkdüflmesi pek mümkün olmayacakt›r.Halklar Aras› Savafla Geçit Verilemez!KCK Yöneticisi Murat Karay›-lan, “Abdullah Öcalan'a yönelikolarak son dönemde artan sald›r›-lar›n sürmesi durumunda halklararas›kin, çat›flma ve savafl›n gündemegelmesinin kaç›n›lmaz olaca¤›n›söyledi.” (21 Eylül 2007, ÖzgürGündem)E¤er bu bir uyar›ysa, bu uyar›n›nmuhatab› oligarfli de¤ildir. Oligarflininhalklar aras› çat›flma ç›kmas›ndiye bir kayg›s› yoktur. Tersine oligarflihalklar aras› çeliflkilerin derinleflmesindengüç kaybetmez, güçkazan›r.Kürt milliyetçi hareketi zamanzaman yapt›¤› halklar aras› çat›flmayakap› aralayan aç›klamalar›yla,yanl›fl bir politika izlemektedir. Butarz aç›klamalar, halklar aras›ndakigüveni tahrip eden aç›klamalard›r.Oligarfli bu aç›klamalar› kullanmakta,flovenizmi, ›rkç›l›¤› körüklemektedir.fiovenizmin bu kadaryüksek olmas›nda bu aç›klamalar›nve politikan›n hiç pay›n›n olmad›¤›söylenemez.Kürt halk›n›n ve bütün olaraktüm milliyetlerden halklar›m›z›n ç›-karlar›n› savunan her ilerici, yurtsever,flu sorular› sormak zorundad›r:Halklar aras› çat›flma kimin ifline gelir,kim halklar aras› çat›flma ister?Oligarflinin korkusu mudur,halklar aras› çat›flma? Hay›r, tersineemperyalistlerin, oligarflilerin yönetmetarz›d›r. Dolay›s›yla böylesibir çat›flman›n ç›kaca¤› üzerine politikayapman›n, bir halk›n ç›karlar›n›savunmaya tekabül etmedi¤i gibi,di¤er yan›, bunun oligarfli içinbir tehdit olmad›¤› gerçe¤idir.Halklar aras› çat›flmalara aç›kkap› b›rakan her söz, Türk halk›ndakarfl› duygu ve düflünceler yarat›rken,Kürt halk›nda da birlik ve dayan›flmaduygular›n› tahrip edecektir.Bu tür taktiklerin yarar›(!) k›savadeli, fakat halklar aras› çat›flmay›bu biçimde telaffuz etmenin tahribatlar›çok kal›c› ve telafisiz boyutlardaolacakt›r. Bugün oligarflininKürt halk›na karfl› savafl›na buldu¤udestek bunun kan›t› olarak görülmelidir.Politikam›z›n temelini, emperyalizmeve oligarfliye karfl› halklar›birlefltirmek, birlikte mücadelesiniörgütlemek oluflturmal›d›r.Kürt Milliyetçi Hareketin önderiÖcalan’›n tutsakl›¤›ndan ve sa¤l›¤›-na yönelik tehditlerden Türk halk›veya ülkemizde yaflayan di¤er halklarsorumlu de¤ildir.Tersine, Türk halk›n›n ç›kar› daKürt halk›n›n ulusal haklar›n›n tan›nmas›ndad›r.Yurtseverlere düflengörev de bunu Türk halk›na da anlatmakt›r.Çat›flma tehditleri bunuanlatman›n yolu de¤ildir. Bugünekadar, çat›flma tehditleriyle politikgerçeklerin halklara anlat›labildi¤ininörne¤i yoktur. Halklar aras› birlikteli¤ingeliflmesi, ortak mücadeleningeliflmesi halklar›n politikgerçekleri kavramas›n›n, ezenlerinkarfl›s›nda saflaflmas›n›n yoludur.Bu zemin hem milliyetçi hareketiçin, hem de devrimci hareketleriçin halklar› kurtulufla götürmenintek yoludur. Bu yolun dinamitlenmesinehizmet edecek politikalardan,söylemlerden kaç›nmak önemlidir.Devrimcilerin, halklar›n Kürthalk›n›n ç›karlar› için mücadele etmeiddias›ndaki bir hareketten beklentileribu sözler de¤ildir. Halklar›nbirlikteli¤ine, dostlu¤una güvenilmeliinan›lmal›d›r. Oligarfli, buyan›yla halklar›n temsilcisi de¤ildir.Ve halklar oligarflinin politikalar›-n›n, savafl›n›n sorumlusu ilan edilemez.Devrimcilerin, yurtseverlerin,ilericilerin görevi halklar aras›ndaoligarflinin yaratt›¤› çeliflkileri çözmek,birlikteli¤ini örgütlemektir.Bu yan›yla Karay›lan flöyle diyebilmelidir:“Oligarflinin politikalar›ne olursa olsun, halklar aras›savafla izin vermeyece¤iz”...Say›: 124TEOR‹LER 45


YIKTIRMAYACA⁄IZ EVLER‹M‹Z‹....En kuytu köflelerde kalan bir hayat›niçinde yaflamay› umut ediyorlard›.Öylesine muthaçlard› ki gülerek,doyas›ya yaflamaya...Ama, hayat›nher an› zindan edilmiflti. fiehirlerinkaranl›k sokaklar›nda kaybolmuflinsan seli, en ücra köflelerdebir yaflam mücadelesinde, zorluklariçinde var olmaya çal›fl›yorlard›.Yaflam koflullar›n›n zorlu¤ualt›nda yani bir hayat› düfllemifllerdihep. Bu yüzdendi, flehirlerin k›y›-s›nda köflesinde s›¤›nacaklar›tu¤lalarla çevrilibarakalarda, yokluklar›niçinde var olma mücadalesinisürdürmeleri.Kimisi devletin yak›py›kt›¤›, harabeyeçevrilmifl köylerinin ac›-s›n›, öfkesini ve kininisakl›yordu içinde gizlidengizliye. Di¤er komflusu,tar›mc›l›¤a kotauygulamas›ndan habersizce,geride b›rakt›¤›verimli topraklar›n› düflünecek.Ve di¤erleri...Fabrikalarda sabahtan akflama bo-¤az toklu¤una çal›flarak sömürü düzeninzorbal›¤›n› iliklerinde hissedecek.Ya da inflaatlarda çal›flarak,kat kat binalar dikecek: “Böyle birkat evim olsun da baflka hiçbir fleyimolmas›n” diyecek kadar kendinibir düflle avutup duracak.Hepsinin ortak noktas› yoksulluksanc›s›, hergün yüreklerini da¤layacakduracakt›. Gecekondu sokaklar›n›nyaz›n tozlu, k›fl›n çamurlu,la¤›m sular› üstlerine do¤rultulacak.Çöp arabas› bir iki sokak ötesindegeri dönerek girmeyecek mahallelerine.Elektri¤i suyu günlerboyu kesilecek. Su ve elektrik faturas›kesmek için ise hiç gecikmeyecekler.Kenarda kalm›fl bir yaflam›nen a¤›r yükü içinde, türlü türlü zorluklarlakarfl›laflacaklard› her an.Yoksul gecekondu mahallelerindenbirinde yafl›yor, mahallenin entepesindeki kondu da oturan iflçiRecep. Her sabah günefl do¤madandüfler fabrika yollar›na. Babas› üçtekerlekli, tahta el arabas›yla, po¤ça,böreklerin duman› tüte tüe çoktaniflçilerin geçece¤i yere yol alm›flt›rRecep’ten önce. Annesininellerinde hala y›rt›k bir önlük, birde i¤ne iplik okula gidecek olan küçükkardefllerinin haz›rl›¤›n›n telafl›ndaçabalay›p duruyordu. Gecekondusokaklar›ndan afla¤›dan yukar›ya,ifl servislerinin fabrika geçiflyolunun kenar›nda ufakl› büyüklügruplar halinde, yani bir sömürü gününüdaha yorgun bedenleriyle karfl›l›yorlar.Yol kenar›nda bekleyenbirkaç servis arabas› fabrikada sankibütün ifller aksam›fl bir telaflla floförlersaatine bak›n›rken, afla¤›dansoluk solu¤a koflturuyordu birkaçemekçi. Servis arabalar›, minibüsler,üst üste doluflmufl insan y›¤›n›yla“iflyeri”lerinin yolunu tutarlar.Recep elindeki gazeteyi kurcalarken,bir aya¤› hala d›flarda olanbir iflçi devam et diye komut verirgibi ba¤›r›r, araba yol al›r. Yolda iflçileriala ala ilerlerken korna sesleribirbirine kar›fl›r durur. Kiminin gözleri,yorgun ve uykusuz bedenlerineyenik düfler. Fabrikaya kadar arabadauyuyakal›r. Recep yar› uykulugözlerini aç›p gazeteyi okumayabafllay›nca, birden gözü bir haberetak›l›r, “24 mevsimlik iflçi feci flekildecan verdi”...Araban›n cam›ndand›flar›, yol kenar›nda birikmiflemekçilere bakarak “iflte hepimizinhali, bir dilim ekmek için yollaradüflmüflüz. Bu afla¤›l›k kapitalistkirli düzen bizleri düflünmeden, birdilim ekme¤e ulaflmadan ölümemahkum etmifl” diyerek h›zl› h›zl›,öfkeyle konuflmaya bafllar Recep.Öfkeli konuflmalar bitmeden arabafabrikaya yanafl›r. Yanafl›r yanaflmazda her sabah oldu¤u gibi “iflbafl›zili” çalar durmadan.Akflam “Paydos zili”çalana kadar 12 saat emekharcayarak günün bütünyorgunlu¤uyla, servis arabalar›n›t›kabasa doldurularakgeri evlerine do¤ruaraba yollar›na koyulacakt›.Uzaktan bak›nca gecekondusokaklar› bir baflkagörünür. Bir ifl dönüflü akflam›nda,karanl›k sokaklar›ad›mlarken Recepad›mlar›n› h›zland›r›r, yineacep ne ola ki diye düflünerek,sokaktaki kalabal›¤ayanafl›r. “Y›kt›rmay›z, baflkagidecek yerimiz yok” seslerini duyuncamesele anlafl›l›r hemen. Recepler’inkomflusu Hasan amca, elleriylesa¤› solu iflaret ederek: “Buradayaflayan insanlar›n hiç mi de-¤eri yok, zaten binbir türlü dert bafl›m›zamusalat edilmifl. Bir de evlerimizy›k›l›rsa sokaklarda yaflayamay›z.”Hasan amcan›n bu dertyan›fl›na durmadan yenileri eklendi...Veayn› ortak noktalarda bir bütünolarak bafla ç›kaca¤› gülen gözlerindekibirlik beraberli¤in anlaml›ifadesiyle, kan›tlanarak gösteriyorlard›!.Direnece¤iz...y›kt›rmayaca-¤›z evlerimizi, baflka yolu yok...Recep bütün bu olanlar› bir biranl›yor. Göç yollar›na düfltükleri ogünü an›ms›yor. Zar zor yapt›klar›,bu eve s›¤›nm›fllard› ancak. ‹fl dönüflümum ›fl›¤›nda, k›fl›n ortas›nda karanl›kve so¤uk oda da yanmayanbir soba bafl›nda, k›vr›l›rken anl›-46 ÖYKÜ 30 Eylül 2007


yordu yoklu¤un ne demek oldu¤unu,yaflam›fll›¤›yla. Karanl›¤›n içindekalman›n ne oldu¤unu, ya¤murve kardan dolay› çat›n›n süreklidamlad›¤›n›, çaresizce her damlan›ndamlad›¤› yere çanak-tabak koydu-¤unu...Bütün bunlar› tekrar an›msay›nca,öyle bir öfkeyle kalkt› ki mahallenintepesindeki bofl arazidebuldu kendini. Yaz akflamlar› herdaim mutlaka birileri vard›r o çimenlikyerde. Her zamanki gibi de-¤ildi bugün. Nas›l olsunlar ki zalimlerinzulmü dayanmaktayd› kap›lar›na.Yukar›dan, afla¤›ya bak›ncagördükleri evlere devlet taraf›ndany›k›m karar› verilmiflti. Sahip olduklar›en gerekli ihtiyaçlar›yd› evleri.Hasan amca hurda toplayarak....elarabas›yla sokak sokak,çöplerden hurda aramakla tükettiömrünün ço¤unu. Ki ancak birkaçtu¤layla çevrili derme çatma barakas›nasahip olabildi. Ya akflama kadarfabrikalarda çal›flan di¤erleri?...Sömürüçarklar›n›n döndü¤üyerlerde bazen hiç uyumadan sabahlarakadar emek harcayarak, bafl›n›sokacaklar› gecekondular›n› yap›pyerleflmifllerdi.Recep’in ayn› durumu yaflad›¤›mahalleli halk›n›n bugünkü dayan›flmalar›n›görünce içi biraz rahatl›yor.fiimdiden haz›rl›kl› olmak laz›md›.Her an zalim düzenin zorbagüçleri, ifl makinalar›yla mahalleyibasabilirler sinsice. ‹flten gelenlery›k›m› duyar duymaz mahallenin entepesindeki alana kofluyor. Çolu¤uçocu¤u, yafll›s›, genci, bütün halkkol kola kenetleniyorlar adeta.Çok geçmeden elbirli¤iyle, büyükbir titizlikle, her ihtimal hesaplanarakbarikatlar kuruluyor. Ço¤ukendi varl›¤›n› bu ülkede yaflam›nen güzel anlam›n› haf›zalar›na kaz›-yacakt›. Zalim sömürücü düzeninkarfl›s›nda gururla barikatlaflacakt›yürekleri.Gün ›fl›madan zulüm düzenininpolisleri sar›yor gecekondu sokaklar›n›.Panzerler, ifl makinalar› diziliyorarka arkaya. Siyonist ‹srail’denithal gaz bombalar›, mermilerya¤d›r›l›yor halk›n üstüne. FaflistDEVR‹MC‹ SOLANADAVA’SI SÜRÜYORnamlular uzan›yor köfle bafllar›ndan.Ama geçit yoktu zulüm düzeninkolcular›na karfl›lar›nda duranFilistinli yüreklerdi, t›pk› “Filistinliküçük generaller” gibi, sapan›na sar›lm›fl,onlar gibi yerini yuvas›n› kuruyorlar.Hakl›n›n haks›zl›¤a karfl›büyük gücüydü. Canla baflla direnenzalime karfl› öfke seliydi. Yay›-l›yordu Irak direniflinin hakl› coflkusugecekondu sokaklar›nda. Bir flahingibi at›l›yor analar, çocuklar›n›nyuvas›na yanaflt›rm›yor sömürü zulmününpolislerini. Y›kamazlard› art›kbu gücü. Geçemezlerdi hakl›n›nyaflamlar›n› savunma mevzilerini.Hep birlikte at›lan tafllar bir 盤 gibiüstlerine y›¤›lm›flt›. Barikatlardayanan ateflin duman› isyan› duyururcas›naflehrin semalar›nda dolafl›-yordu; suskun b›rak›lm›fl flehri kavgayaça¤›r›yordu sanki. Koflmal›y›z,kavgam›za koflmal›y›z diyordu. Öylede oldu. Kofltular, ard›na bakmadanulaflt›lar...Bir iken on oldularsonra bin oldular, ard› s›ra umutolup ço¤ald›lar. Y›kt›rmad›lar gecekondular›n›.Birlikte atan yürekleriyle,yumruklar›n› birlefltirerek kazand›larbar›nma haklar›n›.Belki ço¤u ilk defa böyle görkemlibir direniflin içinde gerçe¤inta kendisi, bilinçlerini daha da ayd›nlatacakt›.Ve iflçi Recep, fabrikayolunda yol kenar›nda birikmiflemekçilere umutla bakarak bir bütünolman›n gücünü daha net görecektir.Yüre¤indeki sevincin güzelli¤ini,çal›flt›¤› fabrikada, oturdu¤umahallede her daim her yerde yan›ndagururla tafl›yacakt›. Hep o birliktegüç olup bar›nma hakk›n› savunduklar›günü hat›rlay›p umutlabakacakt› hayata. K›y›da köflede de-¤il hayat›n içinde olduklar›n› yar›nlaratafl›yacaklard›. Yoksullu¤un olmad›¤›bir dünyay› bilinçlerinde veyüreklerinde bir çocuk büyütür gibiemekle büyüteceklerdi!...12 Eylül Faflist Cuntas›’n›n ürünüolan 1243 kiflinin yarg›land›¤› DevrimciSol Anadavas› devam ediyor.Çeyrek as›rd›r devam eden dava 25Eylül günü Üsküdar Adliyesi’nde görüldü.100’ü aflk›n dosyan›n kay›p oldu¤udavada avukatlar dosyalar›n bulunmas›n›istediler ve süre talep ettiler.San›klardan Hayriye Gündüz, FeridunOsmana¤ao¤lu, Bora Bayo¤lu,Kerim Peflkirli, Efkan fieflen, NevzatÇelebi, Mustafa Buran, Recep AliSur, Hasan Do¤ruöz, Serhan Ar›kano¤lu,Baki Öz, Ali ‹hsan Köse, MustafaKamil Uzuner, Erdal Turgut kat›-l›rken dava 12.02.2008’e b›rak›ld›.Mahkeme ç›k›fl›nda bir bas›naç›klamas› yapan HÖC’lüler 12 EylülFaflist Cuntas›’n›n AKP iktidar›yladevametti¤inivurgulad›-lar. “DevrimciSolAnadavas›12 EylülHukuksuzlu¤ununDevam›d›r”yaz›l› pankart aç›l›rken s›k s›k “Adalet‹stiyoruz, Devrimciler De¤il Cuntac›larYarg›lans›n” slogan›n› at›ld›.Bas›n aç›klamas›n› okuyan Sezai Demirtafl“buras› Türkiye burada iktidarlarde¤iflir ama faflizmin hukukusürer. AKP iktidar› 12 Eylül anayasas›n›naçt›¤› bu davay› sürdürmekte›srar ediyor, di¤er taraftan da 12 Eylülanayasas›n›n de¤iflmesi gerekti¤inisöyleyerek ikiyüzlülü¤ünü ortayakoyuyor. As›l yarg›lanmas› gereken‘asmay›p besleyelim mi?’ diye fetvaveren cunta genarelleridir” dedi.Say›: 124ÖYKÜ 47


değinmelerBaflbakan›n Dan›flman›KonufluyorBaflbakan TayyipErdo¤an’›n dan›flmanlar›ndanHüseyin Tu¤cu,Referans Gazetesi’nesöylefli vermifl.Soruyu “AKP’nin ahlak›n›anlat›r m›s›-n›z?” fleklinde anlam›flolacak ki, bafllam›fl“devletten ihale alman›nincelikleri”ni anlatmaya:"‹nsan bir fley yapacaksa,bir fley becerecekse, baz› konulardauyuma kendini haz›rlamakzorundad›r. ...Tabi bu anlamdainsanda gitti¤inde, o ifliBAM TELİ çizgileralmas› ve sonu ç l a n d › r -mas› için ...karfl›s›ndakiinsana görekendisine çekidüzen verecektir."Anlatt›kça hoflunagitmifl olmal› ki,ahlak dersi vermeyisürdürmüfl; “‹nançs›zlardaha ahlaks›zoluyorlar”... ‹nançl›-s›, inançs›z› AKP’lininahlak› yukar›daanlat›lan gibi oluyor.Dengir Mir MehmetF›rat da durumukurtarmak ad›na demiflki:“(...) Benim milletvekilimbunu söylüyorsa yalan söylüyor.Çünkü sistemi bilmiyordemektir.”Bilmez olur mu yahu, adamsistemi bilmese bu kadar güzelanlatabilir mi?Tekelci burjuvazinin DNA’s›Güler Sabanc› demifl ki: “Laiklik ve demokrasiDNA’m›za ifllenmifltir.”Göstermelik demokrasiyi dahi rafa kald›-ran 12 Eylül Cuntas›’n› onun için mi alk›fllam›flt›n›z?..Yoksa, cuntalar› desteklerkenDNA’n›z farkl› m›yd›? Ya da o zamanDNA’lar›n›z› izne mi göndermifltiniz?Bir yazar›m›z MedyaMarkt adl› marketin aç›-l›fl›nda ortaya ç›kan tabloyuyorumluyor: “Benzerindirim AB’nin herhangibir ülkesinde yap›ld›¤›nda,böyle manzaralaryok.” (Yalç›n Do-¤an, 26 Eylül Hürriyet)Öyle mi gerçekten?Oysa, ayn› günkü gazeteninbaflka bir sayfas›ndaMedya Markt’›n buEn KahramanGülGül, Do¤u’ya “suikastihbar›na ra¤men”gitmifl.Ne büyük kahramanl›k!Yaln›z, hat›rlarsan›z,bir karakolda gece kalmakistemifl de komutanlar›n“güvenli¤inizi sa¤layamay›z”demesi üzeri-tür aç›-l›fllar› biryöntemolarak her yerde uygulad›¤›ve baflka yerlerde de,mesela Avrupa’n›n Berlini’ndekiaç›l›flta da izdihamyafland›¤› yaz›l›yor.Polonya’da da aç›l›fltama¤azan›n yar›s› tahripolmufl.. Ama AB hayranl›¤›,böyle yanl›fllar yapt›r›yorinsana... AB’ci,otomatikman Avrupa’da“böyle fleylerin” olmayaca¤›n›düflünüyor.Ah azizim Avropa, Avropa...ne kalmam›flt›.Hanineredekahramanl›k?!Oysao karakoldaher gece ve hergündüz askerler yok mu?Onlar kurbanl›k koyunmu?Fakirlikihtilallerinve suçlar›nanas›d›r.(Aristoteles)....48 DE⁄‹NMELER 30 Eylül 2007


D‹L!Dil, üslup üzerine yazm›flt›k önceki haftalarda. Geçenhafta solun çeflitli kesimlerinin kat›ld›¤› bir toplant›da,flu veya bu grubu veya “kendini” temsilen gelentemsilcilerin kulland›klar› baz› kavramlar flunlard›:Çavufl solculu¤u... sivil totalizmi... totaliter tehlike...realitik düzlem... Realist olmak... elitizmin çeflitlili¤i...Bir k›sm›n› anlamad›k. Bir k›sm›n› kullan›ld›¤›yerde yerine oturtamad›k.. Solun “dil yaras›” san›landanda büyük görüldü¤ü kadar›yla.Yemekhanelerde tadilatya da takiyyecilikBelediyelerde, devletin çeflitli kurulufllar›ndabirçok yemekhane “tadilat” dolay›s›yla kapal›...AKP’li yetkililer bunun “kas›tl›” olmad›¤›n› söylüyorlar.Hepsinin tadilat zaman› nedense Ramazan’dagelmifl.. Takiyyecilik ruhlar›na ifllemifl...Desene adam gibi “Ramazan vesilesiyle kapat›-yoruz, oruç tutmayanlar da yemek yiyemesin...”ama demiyor, diyemiyor. Alavare dalavere takiyye!Dar›s› Bafl›na!...Peru diktatörü, MRTAmilitanlar›n›n katili Fujimori, tutukland›¤›fiili taraf›ndan Peru’ya iadeedildi. fiimdi hapiste.Dar›s› tüm faflist diktatörlerinbafl›na!Amerikan DemokrasisiNeye “fiok” Oldu?2004'teki ABD baflkan aday› John Kerry'nin FloridaÜniversitesi'ndeki konuflmas› s›ras›nda bir ö¤renci dekonuflmak istemifl. Vay sen misin konuflmak isteyen,ö¤renciye elektrikli flok silah› ile sald›r›p ö¤renciyi önceetkisiz hale getirmifl sonra tutuklam›fllar.Neye u¤rad›¤›n› flafl›ran ö¤renci, ülkesindeki demokrasininnas›l bir fley oldu¤unu halen anlamaya çal›-fl›yor olsa gerek!Gazetelerin yazd›¤›na göre, savunmas›z bir ö¤renciye“flok silah›” kullan›lmas› da, Amerikan toplumunu“flok” etmifl... Bütün televizyon kanallar› elefltirmeyebafllam›fl.. Onca iflgale, ABD askerlerinin yüzbinlerceinsan› katletmesini örtbas edip, bu küçük olay› “vay beABD ne kadar da demokrat” dedirtmenin vesilesi yap›-yorlar anlafl›lan... fiov demokrasisi?!YürüyüflMücadeleye Ça¤›r›yor!Bu hafta da Yürüyüfl tan›t›m ve da¤›t›mlar› devam etti.Antalya’da dergimizin da¤›t›m› 19-21-26 Eylül günlerineyay›ld›. 19 Eylül’de K›fllahanMeydan› ve Kapal›yol’daki da¤›t›mda15 dergi da¤›t›l›rken 21 Eylül’de okurlar›m›zbu kez yoksul gecekondu mahallelerindenHüsnü Karakafl’tayd›lar.Yeni anayasa, e¤itim sistemindeki çürümeve gecekondu y›k›mlar›n›n anlat›ld›¤›tan›t›mda, 25 dergi halka ulaflt›-r›ld›. 26 Eylül’de yine K›fllahan Meydan›’nainen okurlar›m›z› taciz etmeye çal›flan sivil polislerinçabalar›na ra¤men 25 dergi da¤›t›ld›. Okurlar›m›z›n ›srar›ve halk›n sahiplenmesiyle polisin tacizleri sonuçsuzkald›.***Dergi da¤›t›mlar›ndan bir baflkas›da 22 Eylül günü Ankara Mamak’takiMutlu Mahallesi’nde gerçeklefltirildi.“AKP patronlar›n iktidar› oldu-¤unu göstermeye devam ediyor. AKPparan kadar e¤itim politikas›n› sürdürüyor.Paras›z e¤itim hakt›r. Yürüyüfl,halk için e¤itim istemeye ça¤›r›yor!Yürüyüfl, ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm için mücadeleyeça¤›r›yor…” fleklindeki megafonlu anonslarlaMamak halk›na seslenen okurlar›m›z 24 dergi da¤›tt›lar.***Dergimizin da¤›t›m›n›n yap›ld›¤›bir baflka Anadolu ili de ‹zmir. 23Eylül günü Yürüyüfl okurlar› ‹zmir’inUzundere Köyü, Cennetçeflme ve Limontepemahallelerindeydi. Buradamegafonla yap›lan anonslarda “Emperyalizminve oligarflinin anayasas›de¤il halk anayasas›n› istiyoruz” denildi.54 derginin halka ulaflt›r›ld›¤› da¤›t›m akflam saatlerindebitirildi.***‹stanbul’un gecekondular›nda daYürüyüfl da¤›t›mlar› vard›. Okurlar›-m›z bu hafta da Ümraniye EsatpaflaMahallesi'ndeydiler. Geçen hafta polisinmüdahalesinin yafland›¤› EsatpaflaMahallesi’nde bu hafta da topludergi da¤›t›m› yap›ld›. 18 Yürüyüflokuru önlükleriyle da¤›t›m yapt›lar.Bir saat süren da¤›t›m s›ras›nda 53adet dergi sat›ld›. Halk›n olumlu tepkilerinin görüldü¤üda¤›t›m s›ras›nda anayasa tart›flmalar› üzerinden sohbetleredilerek, halk›n anayasas›n› yapal›m ça¤r›s› yap›ld›.Say›: 124DE⁄‹NMELER 49


HALKIMIZINONURLUAYDINLARIANILDIDevrimci ayd›nlar Ruhi Su ve Y›lmaz Güney ölümlerininy›ldönümlerinde yap›lan etkinliklerle an›ld›lar.Halk ozan› Ruhi Su'nun ölümünün 22. y›l› olmas› nedeniylePSAKD Çi¤li fiubesi’nde düzenlenen anma etkinli¤isaat 19.30’da fiube Baflkan› Türkan Do¤an’›n konuflmas›ylabafllad›. Konuflmas›nda Ruhi Su'nun sanatsal hayat›n›nyan›nda emperyalizme karfl› siyasi durufluna da de¤inenTürkan Do¤an’›n konuflmas› sonras›nda program fliir dinletisive Çi¤li fiubesi’nin müzik grubu ''Yaren Türküler''inRuhi Su’nun türkülerini söylemesiyle sona erdi.***‹zmir’de devrimci ayd›nlar›m›z için yap›lan bir baflkaetkinlik de Do¤ançay-Der taraf›ndan gerçeklefltirildi. 21Eylül günü Y›lmaz Güney’in an›s›na “Umut” filmi gösterildi.Y›lmaz Güney Do¤ançay köylüleri için ayr› bir anlamifade ediyormufl. Eskiden bütün köy halk› filmlerin geldi¤igünlerde haz›rlan›p aç›k hava sinemalar›na filmleri izlemeyegiderlermifl. Bu sinemalar›n bafl filmleri ise Y›lmaz Güney’infilmleri oldu¤u için Y›lmaz Güney’in özellikle 35yafl ve üzeri yafltaki köylüler için ayr› bir yeri var. Köylüler,“O filmlerde kendimizi bulurduk. A¤aya, patrona karfl›Y›lmaz Güney silah›n› çekti mi sanki kendimiz çekmiflizgibi olurduk” diyorlar.***Trakya Kültür Merkezi’nde de Ruhi Su ve Y›lmaz Güneyayr› etkinliklerle an›ld›lar.“Duvar” filminin gösterimiyle ölümünün 23. y›l›ndadevrimci sanatç› Y›lmaz Güney an›ld›. Y›lmaz Güney’indevrimci sanatç› kiflili¤ine ve halk›n› anlatt›¤› pek çok filmevurgu yap›ld›. “47 y›ll›k ömrünün 13 y›l›n› hapishanede,3 y›l›n› yurtd›fl›nda geçirerek ömrünün son an›na kadarhalklar›n kurtulufl umudunu yüre¤inde yaflatm›flt›r” denildi.Devrimci sanatç› Ruhi Su’da türkü dinletisi yap›larakan›ld›. Ruhi Su’nun devrimci sanatç› kimli¤inin, hayat›n›nanlat›ld›¤› etkinlik ilgiyle dinlendi.***Halk Ozan› Ruhi Su 22 Eylül günü 20.30’da ‹dil KültürMerkezi taraf›ndan düzenlenen bir etkinlikle an›ld›. RuhiSu’nun sesinden bir türküyle bafllayan anma Ruhi Su’nunhayat›n› anlatan k›sa bir konuflma ile devam etti. AnmayaRuhi Su Dostlar Korosu da kat›ld›. Koro türkülerine bafllamadanönce tarihiyle ilgili k›sa bir anlat›m yap›ld›. VeDostlar Korosu dinleyenlerinde coflkuyla kat›ld›¤› Ruhi Sutürkülerini okumaya bafllad›. Ruhi Su’yla ilgili sinevizyondansonra ise s›ray› Grup Yorum ald›. Yorum Ruhi Su’nunkendileri için ne anlam ifade etti¤ini belirterek “Hocam›z›nyaratt›¤› de¤erlere hep ba¤l› kalaca¤›z” dedi. Yorum dinletisininard›ndan anma sona erdi.5 Ekim1994’tegözalt›naal›narakkaybedildi.Devrimci‹flçiLütfiye KAÇARHareketi'ninyöneticilerindendi. Mücadeleninzorluklar› onu y›ld›ramam›flt›.‹flkenceciler çareyi onukaybetmekte buldular.HAYR‹ KOÇHüsamettin C‹NERAli R›za AKASLAN‹smail GÜVENÇSultan CEN‹KONLAR HALA KAYIP6 Ekim1992’degözalt›naal›nd› vekaybedildi.Y›ld›zÜniversitesiö¤ren-Ayhan EFEO⁄LUcisiydi. ‹YÖ-DER içinde yerald›.Gençli¤in mücadelesinin yöneticikadrolar›ndand›. ‹flkencecilerkarfl›s›nda boyun e¤medi.10 Ekim 1991’de ‹stanbul’da üç iflkencecininöldürülmesinden sonra, Merter’de çat›flmada flehitdüfltü. 1956 do¤umlu Hayri Koç, 1980'lerin sonundaçeflitli görevler üstlendi. At›l›m dönemindeSDB üyesi oldu.5 Ekim 2000’de, Ulucanlar katliam›n›n hesab›n›sormak için bir eylem haz›rl›¤›ndayken tafl›d›¤›bomban›n patlamas› sonucu ‹stanbul-Harbiye'deflehit düfltü.Hüsamettin, 1975, Artvin-Hopa do¤umlu Laz milliyetindendi.1990’da ‹stanbul Liseli Dev-Genç saflar›ndamücadeleye at›ld›. Bir SPB’li olarak flehit düfltü.7 Ekim 1999’da Tokat, Almus ‹lçesi Çamdal› Köyüyak›nlar›nda gerillayla oligarflinin askeri güçleriaras›nda ç›kan çat›flmada flehit düfltü.Ali R›za, 1976 Tokat do¤umluydu. 1993’te, Dev-Genç’lilerle tan›flarak mücadeleye kat›ld›. 1997’deKaradeniz Birli¤i’nde yerald›.3 Ekim'de çal›flt›¤› iflyerinden ‹stanbul polisi taraf›ndangözalt›na al›nd›. Günlerce yo¤un iflkencelerdensonra 6 Ekim 1996’da bafl›ndan kurflunlanarakkatledildi ve cesedi Esenler'de bir inflaatab›rak›ld›...‹smet, 1966 Dersim Pülümür do¤umluydu. Çeflitlialanlarda görevler ald›.10 Ekim 1992’de ‹stanbul Ac›badem’de bulundu¤uüs kuflat›ld›. Sultan direnerek flehit düfltü.1969 Sivas Hafik do¤umlu Sultan, 1988’de birDEMKAD üyesi olarak mücadelede yerald›. 1990Nisan’›nda yeralt›na geçti.50 fiEH‹TLER30 Eylül 2007

More magazines by this user
Similar magazines