01.12.2012 Görüntülemeler

The Rieter Manual of Spinning volume V 1925

The Rieter Manual of Spinning volume V 1925

The Rieter Manual of Spinning volume V 1925

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

<strong>Rieter</strong> İplikcilik El kitabı<br />

Cilt 5<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabı<br />

Cilt 5 – Rotor İplikçiliği<br />

Heinz Ernst


Yayıncı<br />

<strong>Rieter</strong> Machine Works Ltd.<br />

Copyright<br />

©2011 by <strong>Rieter</strong> Machine Works Ltd.,<br />

Klosterstrasse 20, CH-8406 Wintherthur,<br />

www.rieter.com<br />

İceriğin bu kısmı Textile Institute’den izin alınarak kullanılmıştır.<br />

Tercume<br />

Pr<strong>of</strong>. Dr. H. Erhan Kırtay<br />

Mevcut ciltler / Baskı:<br />

Cilt 1 – Kısa Lif İplikçilik Teknolojisi<br />

ISBN 10 3-9523173-1-4 / ISBN 13 978-3-9523173-1-0<br />

Cilt 2 – Harman Hallaç & Tarak<br />

ISBN 10 3-9523173-2-2 / ISBN 13 978-3-9523173-2-7<br />

Cilt 3 – İplik Hazırlık<br />

ISBN 10 3-9523173-3-0 / ISBN 13 978-3-9523173-3-4<br />

Cilt 4 – Ring İplikçiliği<br />

ISBN 10 3-9523172-4-9 / ISBN 13 978-3-9523173-4-1<br />

Cilt 5 – Rotor İplikçiliği<br />

ISBN 10 3-9523173-5-7 / ISBN 13 978-3-9523173-5-8<br />

Cilt 6 – Alternatif Eğirme Sistemleri<br />

ISBN 10 3-9523173-6-5 / ISBN 13 978-3-9523173-6-5<br />

Cilt 7 – Kimyasal Lifler<br />

ISBN 10 3-9523173-8-1 / ISBN 13 978-3-9523173-7-2<br />

Tamamlayıcı Baskı-Tüm Ciltler (Vol. 1-7)<br />

ISBN 10 3-9523173-0-6 / ISBN 13 978-3-9523173-0-3


<strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabı<br />

Cilt 5 – Rotor İplikçiliği<br />

Heinz Ernst<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

3


4<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği


GENEL AÇIKLAMA<br />

Cilt 1 – Kısa Lif İplikçiliği Teknolojisi<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabı serisinin bu ilk cildinde, kısa lif iplikçiliğinde<br />

temel kavramlara ve bu nedenle genellikle kısa lif<br />

iplikçiliğinde geçerli olan, teknolojik ilişkilere değinilmektedir.<br />

Bu serinin sonraki ciltleri, makinalar veya makina gruplarına<br />

göre düzenlenecektir. Böylece genellikle geçerli olan<br />

temel prensipler, makina tasarımı ve konstrüksiyonunda<br />

devam eden gelişmelerden ayrı tutulmuş olacaktır.<br />

Cilt 2 – Harman Hallaç & Tarak<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabı`nın ikinci cildi, açma, temizleme,<br />

karıştırma ve taraklama hakkında detaylı bilgi sağlamakta ve<br />

tarak garnitürlerinin ve regüle sisteminin seçimi ve bakımı<br />

yanında hammaddelerin klimatizasyonu, çeşitli temizlik<br />

derecelerindeki liften beklenen telef, temizleme ve karıştırma<br />

makinalarının seçimi ve ayarlaması, telef geri kazanımı,<br />

taşıma, çeşitli tarak parçalarının işlevleri hakkında bilgiler<br />

içermektedir.<br />

Cilt 3 – İplik Hazırlık<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabı`nın bu cildi, tarak ve ring iplik arasındaki<br />

iplik üretim prosesinin teknik ve teknolojik özelliklerini<br />

kapsamaktadır. Bu aşama, prosesin en önemli kısmıdır,<br />

çünkü iplik kalitesi büyük ölçüde kendisinden önceki ara<br />

ürünlerin kalitesine bağlıdır. Bu cilt, sırasıyla tarama (tarama<br />

hazırlık dahil), cer ve fitil olmak üzere 3 bölümden oluşmaktadır.<br />

Cilt 4 – Ring İplikçiliği<br />

Dördüncü cilt, ring iplikçiliğinin teknik ve teknolojik durumunu<br />

içermektedir. Bu aşama, iplik üretiminin çok önemli<br />

bir alt alanıdır, çünkü ring iplik makinasının iplik üretimi ve<br />

kalitesi üzerine çok temel bir etkisi vardır. Ring ipliği, diğer<br />

eğirme prosesleri ile üretilen iplikler değerlendirilirken<br />

kıyaslamada hala kesin bir standarttır.<br />

Cilt 5 – Rotor İplikçiliği<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Rotor eğirme prosesi, alternatif eğirme sistemleri alanında<br />

yapılan araştırmaların bir sonucu olarak geliştirilmiştir. Devam<br />

eden çalışmalar sayesinde, eğirme elemanları ve koşullarında<br />

optik olarak ring ipliği ile rotor ipliğini birbirinden ayırmayı<br />

neredeyse imkansızlaştıran büyük ilerlemeler sağlanmıştır.<br />

Bu cilt, rotor iplikçilik prosesi ve özellikleri<br />

hakkında detaylı bilgiler içermektedir.<br />

Cilt 6 – Alternatif Eğirme Sistemleri<br />

Alternatif eğirme sistemleri, ring eğirme standartlarından<br />

belirli derecede ayrılan bir kalitede iplik ve dolayısıyla son<br />

ürün üretmektedir. Alternatif eğirme sistemlerinin tüm avantajlarından<br />

yararlanmak için, sistemlerin detaylı bir şekilde<br />

anlaşılması önemlidir. Bu cilt, bu amaca ulaşmak için katkıda<br />

bulunacak şekilde oluşturulmuştur ve en önemli alternatif<br />

eğirme sistemlerini detaylı olarak açıklamaktadır.<br />

Cilt 7 – Kimyasal Lifler<br />

Bu serinin en son cildi, sentetik liflerin önemli alanlarıyla<br />

ilgilenmektedir. Ticari olarak tanıtılmalarından itibaren, sentetik<br />

liflerin pazar payı, etkileyici bir büyüme hızı sergilemiştir.<br />

Farklı özelliklerde sentetik lif çeşitleri gittikçe artmaktadır.<br />

Günümüzde çeşitli uygulamalar için, pratik olarak “isteğe<br />

özel” lifler mevcuttur. Bu nedenle, iplik üreticisinin bu liflerin<br />

özelliklerini ve proseslerini etkileyen belirli faktörleri kapsamlı<br />

bir şekilde anlaması önemlidir.<br />

5


6<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği


EDİTÖRDEN<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabı serisinin bu beşinci cildi, rotor iplikçilik<br />

sisteminin hem teknik hem de teknolojik yönlerini içermektedir.<br />

Son kırk yılda yeni, daha ekonomik eğirme sistemlerinin araştırılması<br />

tekstil sanayinde çok yoğun bir şekilde gerçekleşmiştir. Önemli<br />

başarılardan birisi olarak, 2007 sonu itibariyle dünya çapında<br />

8 milyonu bulan rotor sayısı ile (yaklaşık 48 milyon ring iğine denk<br />

gelen), 70'li yılların başında pazara sunulan ve pazarın önemli bir<br />

kısmını ele geçiren rotor iplikçilik olmuştur.<br />

Bu başarının ana nedenlerinden birisi, rotor iplikçiliğin önemli<br />

ekonomik performansı olmuştur. En başından itibaren, rotor<br />

teknolojisinin proses maliyeti açısından yeni bir kıyaslama kriteri<br />

oluşturabileceği ortaya çıkmıştır. Özellikle iplik sanayinde artan<br />

işçilik maliyetlerinin temel bir problem oluşturduğu pazarda,<br />

kalın numaralı iplik üretimi alanında bu yeni teknoloji piyasayı<br />

ele geçirmiştir. Daha sonraları, tüm rotor iplikçilik prosesinin<br />

otomasyonunun gerçekleşmesiyle bu avantaj çok daha belirgin<br />

hale gelmiş ve işçilik maliyetlerinin payını önemsiz bir konu<br />

haline getirmiştir. Günümüzde rotor iplikçilik prosesi, kısa elyaf<br />

iplikçiliğindeki diğer tüm iplik eğirme sistemlerine göre, rakip<br />

tanımayan avantajları ile, tüm ham madde çeşitlerinin üretiminde<br />

istikrarlı bir alternatif oluşturmaktadır.<br />

Rotor iplikçilik sistemi, belirli bir dereceye kadar ring iplik<br />

standartlarından ayrılan kalitesiyle iplikleri ve dolayısıyla<br />

son ürünlerin üretimini sağlamaktadır. Yeni prosesin tüm<br />

avantajlarından yararlanmak için, detayların kapsamlı bir şekilde<br />

anlaşılması gerekmektedir. <strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabının bu cildi, bu<br />

amaca ulaşmayı hedefleyecek şekilde tasarlanmıştır.<br />

Bazı önemli temel teknolojiler, özellikle rotor iplikçiliğinde açıcı<br />

silindirlerle açma ve iplik oluşum prosesinin Cilt 1, Kısa Elyaf<br />

Eğirme Teknolojisi`nde açıklandığı belirtilmelidir.<br />

Bu cildin yazarı, Heinz Ernst,rotor ürün yönetiminden sorumlu olan,<br />

<strong>Rieter</strong> Ingolstadt`dan yeni emekli olmuş, eski bir <strong>Rieter</strong> elemanıdır.<br />

Tekstil teknolojisi alanındaki deneyimlerini paylaştığı, dünya<br />

çapındaki sayısız seminerlerde ders vermiştir. Heinz Ernst yılların<br />

deneyimine sahiptir.<br />

Bu el kitabının yapısı ve konuların düzenlenmesi, Textile Institute<br />

tarafından yayınlanan oriinal kısa elyaf iplikçilik teknolojisinden<br />

alınmıştır.<br />

Bu ansiklopediden yararlanacak tüm okuyuculara keyifli okumalar<br />

diliyorum.<br />

Heiner Eberli, Pazarlama Müdürü, <strong>Rieter</strong> Spun Yarn Systems<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

7


8<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği


İÇİNDEKİLER<br />

1. Rotor iplikçiliğinin önemi̇ 11<br />

1.1. Tarihi Geçmiş 11<br />

1.2. Rotor iplikçiliğinin gelişimi ve bugünkü durumu 11<br />

1.3. Rotor iplikçiliğinin potansiyeli 14<br />

1.3.1. Rotor iplikçiliğinin teknolojik potansiyeli 14<br />

1.3.2. Rotor iplikçiliğin ekonomik potansiyeli 14<br />

1.4. Rotor iplikçiliğin prensibi 14<br />

1.5. Rotor iplik makinalarının performans<br />

parametreleri machines 15<br />

1.5.1. Teknolojik ayar parametreleri 15<br />

1.5.2. Üretim ile ilgili ayar parametreleri 15<br />

1.5.3. Makina bilgisi 15<br />

2. Ekipman ve proses 17<br />

2.1. Rotor iplik makinasının yapısı 17<br />

2.2. Rotor iplik makinasının çalışma prensibi 18<br />

2.3.1. Şerit besleme 20<br />

2.3. Eğirme kutusu 20<br />

2.3.2. Açıcı ünite 21<br />

2.3.3. Döküntünün uzaklaştırılması 22<br />

2.3.4. Rotora lif transferi 23<br />

2.3.5. Rotor yivine lif transferi 24<br />

2.3.6. İplik oluşumu ve büküm verilmesi 25<br />

2.3.7. Rotor hızı ve rotor çapı 26<br />

2.3.8. Rotor temizliği 27<br />

2.3.9. Rotor yataklama ve tahrik mekanizması 28<br />

2.3.10. İplik çıkışı 32<br />

2.4. Bobin oluşumu 32<br />

2.4.1. Sarım işlemi, duruş hareketi ve kalite kontrol 33<br />

2.4.2. Sarım gerginliğinin dengelenmesi 33<br />

2.4.3. Helis sarımı ve sevk hızı 35<br />

2.4.4. Desen oluşumunu önleyici tertibat 36<br />

2.4.5. Bobin sırtlarında kenar kaydırma 36<br />

2.4.6. Uzunluk ölçümü 36<br />

2.4.7. İplik parafinleme tertibatı 37<br />

2.5. Tahrik mekanizmaları 37<br />

2.6. Emme sistemi 39<br />

2.6.1. Emme sistemi makinesi 39<br />

2.6.2. Emme sistemi robotu 40<br />

2.7. Çalışma ve izleme 40<br />

2.8. Kalite kontrol sistemleri 41<br />

2.8.1. Rotor iplik makinalarının entegre<br />

bileşenleri<br />

olarak Kalite kontrol sistemleri 42<br />

2.8.2. Ölçüm metotlarının karşılaştırılması 42<br />

2.9. Üretim izleme 43<br />

3. Makina ve transport otomasyonu 45<br />

3.1. Rotor iplikçiliğinde makina otomasyonu 45<br />

3.1.1. Robotlar için uygulama opsiyonları 46<br />

3.1.1.1. Tek robotlu makinalar 46<br />

3.1.1.2. İki robotlu makinalar 46<br />

3.1.1.3. Üç robotlu makinalar 48<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

3.1.1.4. Dört robotlu makinalar 48<br />

3.1.2. Otomatik ekleme 48<br />

3.1.2.1. Kopuşlardan ve kalite<br />

duruşlarından sonra<br />

otomatik ekleme 49<br />

3.1.2.2. Bobin değişiminden sonra otomatik ekleme 49<br />

3.1.2.3. Ekleme hızı ve ekleme kalitesi 52<br />

3.1.3. Manuel makinalerdeki yarı-otomatik ekleme sistemi 53<br />

3.1.4. Otomatik bobin değiştirme 54<br />

3.1.4.1. Tek bir işlem olarak bobinin<br />

değiştirilmesi ve eğirme işleminin<br />

boş masura üzerine başlanması<br />

(entegre otomasyon) 54<br />

3.1.4.2. İki farklı işlem olarak bobinin<br />

değişitirilmesi ve takip eden<br />

eğirme işleminin başlaması 54<br />

3.1.4.3. İpli ucunun yerleştirilmesi 54<br />

3.1.5. Lot değişimi 55<br />

3.1.5.1. Her bir eğirme pozisyonunda lot değişimi 55<br />

3.1.5.2. Makinanın tek bir tarafında lot değişimi 55<br />

3.1.5.3. Tüm amkinede bütün olarak lot değişimi 55<br />

3.1.6. Masura tedariki 55<br />

3.1.7. Kova değişiminden sonra otomatik şerit ekleme 55<br />

3.2. Rotor iplik işletmelerinde taşımada otomasyon 56<br />

3.2.1. Otomatik kova değişiminde kova şeklinin önemi 56<br />

3.2.2. Cer makinasi ve eğirme makinasi<br />

arasında kova transferi 57<br />

3.2.3. Rotor iplik makinasi ve ilgili bölgeler<br />

arasında bobin transfer 58<br />

4. Uygulama mühendisliği̇ 61<br />

4.1. Hammadde seçimi 61<br />

4.2. Lif özellikleri 63<br />

4.2.1. Lif inceliği 64<br />

4.2.2. Lif uzunluğu 65<br />

4.2.3. Elyaf mukavemeti ve uzaması 67<br />

4.3. Hammaddenin hazırlanması 67<br />

4.3.1. Pamuktaki rahatsız edici materyaller 68<br />

4.3.1.1. Organik ve anorganik kalıntılar 68<br />

4.3.1.2. İplik artıkları 68<br />

4.3.1.3. Quartz kum ve mineral tozu 68<br />

4.3.1.4. Ballık 68<br />

4.3.2. Sentetik lifler ile çalışma problemleri 68<br />

4.3.2.1. Avivaj maddesi 69<br />

4.3.2.2. Matlaştırıcılar (MMF) 69<br />

4.3.3. İşlem aşamaları 69<br />

4.3.3.1. Harman Hallaç 69<br />

4.3.3.2. Tarak makinaları 69<br />

4.3.3.3. Cer makinası 70<br />

4.3.3.4. Penye işlemi (tarama işlemi) 71<br />

4.4. Eğirme elemanlarının uygulama aralığı 71<br />

4.4.1. Açıcı silindirlerin uygulama aralığı 72<br />

9


10<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

4.4.2. Rotor uygulama aralığı 73<br />

4.4.3. Düzelerin ve düze kanallarının uygulama aralığı 76<br />

4.4.3.1. Düzeler 76<br />

4.4.3.2. Seramik insert’lü büküm<br />

durduruculu (TWISTstop) ve<br />

durdurucusuz çıkış kanalları 78<br />

4.5. Fantezi iplik üretim komponenetleri 79<br />

4.6. İplik bükümünün ve çekimin seçimi ve etkileri 79<br />

4.6.1. Çekim 79<br />

4.6.2. İplik bükümü ve büküm katsayısı (faktörü) 80<br />

4.7. Rotor iplikleri için iplik ve makina bilgileri 82<br />

4.8. İplikhanelerdeki ortam koşulları 84<br />

4.9. Sonraki işlemler ve nihai ürünler 84<br />

4.9.1. İşleme özellikleri 84<br />

4.9.2. Rotor iplikten üretilmiş kumaşlar 85<br />

4.9.2.1. Yatak çarşafları 86<br />

4.9.2.2. Zımpara bezi sırtı 86<br />

4.9.2.3. Denim kumaşlar 86<br />

4.9.2.4. Flanel kumaşlar 86<br />

4.9.2.5. Havlı kumaşlar 87<br />

4.9.2.6. Örme kumaşlar/T-şörtler 87<br />

4.9.2.7. Spor giyim/Gündelik giyim 87<br />

4.9.3. Terbiye/Bitim işlemleri 87<br />

5. Teknoloji̇ 89<br />

5.1. İplik oluşumu 89<br />

5.1.1. Rotora lif akışı 89<br />

5.1.2. Rotor yivinde lif birikmesi (geri dublaj) 89<br />

5.1.3. Büküm verme ve iplik oluşumu 90<br />

5.2. Gerçek ve yalancı büküm 92<br />

5.3. Sarıcı lifler 94<br />

5.4. İplik yapısı ve fiziksel tekstil karakteristikleri 94<br />

5.4.1. İplik numarasına bağlı iplik mukavemeti (cN/tex) 95<br />

5.4.2. Kopma uzaması (%) 95<br />

5.4.3. İplik tüylülüğü 96<br />

5.4.4. İplik düzgünsüzlüğü 96<br />

5.4.5. Sık rastlanan hatalar (ince yerler, kalın<br />

yerler, nepsler) 97<br />

6. Rotor iplikçilik ekonomisi̇ 99<br />

6.1. Karşılaştırılabilir ring ve rotor ipliklerinin maliyet yapıları 99<br />

6.2. Taşımadaki ve bakımdaki avantajlardan<br />

kaynaklanan düşük işçilik maliyetleri 103<br />

6.3. Sonraki işlemlerde azaltılmış işçilik maliyetleri 104<br />

Kaynaklar 105<br />

Tablo ve Şekiller 107


1. ROTOR İPLİKÇİLİĞİNİN ÖNEMİ<br />

1.1. Tarihi Geçmiş<br />

Rotor iplikçiliğinin ring iplikçiliğine kıyasla ayırt edici özelliği<br />

daha yüksek miktarlarda üretim potansiyelidir. Bu potansiyel<br />

rotor ve sarım hızlarının sürekli arttırılması sonucu devamlı<br />

iyileştirilmiştir. Rotor iplikleri ring ipliğe göre daha<br />

ucuz üretilmeleri ve söz konusu uygulama alanlarına uygun<br />

olmaları sebebiyle her zaman başarılı olmuştur. Rotor eğirme<br />

sisteminde iki üretim aşaması – eğirme ve sarım – tek<br />

bir makinada birleştirilmektedir. Böylece ilk aşama olarak<br />

küçük eğirme kopslarına sarım yapılmadan satışa hazır çapraz<br />

sarımlı bobinler hemen elde edilebilmektedir. Entegre<br />

iplik izleme sistemleri ve her eğirme noktasında parafinleme<br />

elemanları sayesinde sonraki aşama olan aktarma işlemini<br />

de elimine eder. Rotor eğirme sisteminde karde veya cer şeritleri<br />

doğrudan işlenebildiği için ring iplikçlikte zorunluluk<br />

olan fitil üretimi aşaması da elemine edilmiştir.<br />

Son olarak, rotor eğirme makinalarında operatör işlemlerinin<br />

otomasyonu ring iplik makinasındakilere kıyasla daha<br />

kolaydır. Artık yüksek performanslı rotor iplik makinalarında<br />

tüm operatör işlemlerinin otomasyonu standartlaştırılmıştır,<br />

pek çok tekstil fabrikasında otomatik kova ve bobin transferi<br />

de zorunluluk haline gelmiştir.<br />

Rotor ipliklerinin sadece piyasaya çıkmasında değil, aynı<br />

zamanda rotor ipliklerinin ring ipliklerin yapısal özelliklerinden<br />

ayırt edilmesinde de teknolojik açıdan bir mücadele<br />

olmuştur. Rotor ipliklerinin daha fazla tercih ediliyor olması,<br />

örneğin dokuma denim kumaşlarda ve örme kumaşlarda,<br />

bunun bazı son ürün gruplarında başarı ile kullanıldığını<br />

göstermektedir. Bir yandan iplik özelliklerinin modifikasyonu<br />

ile diğer yandan eğirme stabilitesinin sürekli geliştirilmesiyle<br />

rotor iplikler için hala yeni uygulama alanları geliştirilmektedir.<br />

Rotor iplikçiliğinin önemli özelliklerinden birisi fonksiyonel<br />

aşamalardan şerit açma ve iplik elde etme işlemlerinin, sırasıyla<br />

büküm verme ve elde edilen ipliğin sarımı işlemlerinin<br />

birbirinden ayrılmasıdır. Bunu başarabilmek için ise<br />

elyaf demetinin en az bir noktada kesintiye uğramalıdır. Bu<br />

işlem cer ya da tarak şeridinin tek bir life dek açılması ve<br />

sonrasında bu liflerin büküm işleminin gerçekleştiği rotor<br />

yivinde toplanması aşamaları arasında gerçekleşir. Her bir<br />

lif, açıcı silindir ile rotor yivi arasındaki transfer esnasında<br />

daha sıkı bir elyaf demetinden geldiği ve yine rotor yivinde<br />

toplandığı için burada açık iplik ucundan bahsedilebilir.<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

1.2. Rotor iplikçiliğinin gelişimi ve bugünkü durumu<br />

Rotor eğirme sistemiyle iplik üretimi hiç de yeni bir işlem<br />

değildir:<br />

• Bu metot için ilk patent başvurusu (Berthelsen tarafından<br />

temel (ilk) rotor patenti) 1937’de yapılmıştır.<br />

• Kullanılabilir ilk tasarım 1951 yılında Spinnbau firmasından<br />

J. Meimberg tarafından önerilmiştir. Ancak performansı<br />

başarısız bulunduğu için bu tasarım geliştirilmemiştir.<br />

• 1960’lı yıllarda fikir Çekoslavakya’da tekrar ele alınmış,<br />

ve sanayi uygulamalarına uygun ilk makina 1965<br />

yılında Brno fuarında sergilenmiştir. Bunu aynı yıl düzenlenen<br />

1967 ITMA’ya paralel bir sergide BD 200 makinasının<br />

sunumu izlemiştir. Bu yıllar aynı zamanda rotor<br />

eğirme işleminin iplikhanelerde ticari olarak kullanımının<br />

gündeme geldiği yıllardır.<br />

• 1970’li yılların başında <strong>Rieter</strong>, Schubert&Salzer ve Platt<br />

firmaları rotor eğirme işlemini geliştirmek için bir konsorsiyum<br />

oluşturmuş ve sonucunda değişik aşamalarda olan<br />

pek çok prototip ITMA 1971’de sergilenmiştir.<br />

Takibeden yıllarda rotor eğirme sisteminin hem teknolojik<br />

hem de ekonomik potansiyelini geliştirme amaçlı yoğun<br />

çalışmalar yapılmıştır. Sistematik olarak gerçekleştirilenbu<br />

çalışmalar aşağıdaki başlıklar altında sürdürülmüştür:<br />

• İplik kalitesine dikkat ederek rotor iplik numarası aralığının<br />

genişletilmesi.<br />

• Rotor ipliklerin aşınma özelliklerinin optimize edilmesi,<br />

örneğin mamüldeki tutumlarının geliştirilmesi.<br />

• Takip eden işlem aşamalarındaki ani performans artışlarını<br />

da dikkate alabilmek için ipliğin fiziksel özelliklerinin<br />

geliştirilmesi.<br />

Sürekli araştırma ve geliştirme sonucunda eğirme elemanlarında<br />

ve koşullarında iyileştirme sağlanmıştır. Böylece<br />

artık rotor iplikler ve ring iplikleri biribirnden ayırt etmek<br />

imkânsız hale gelmiştir.<br />

Rotor iplik makinasının kendisi artık sadece geleneksel anlamda<br />

bir eğirme makinası değildir, şeriti ipliğe çeviren<br />

yüksek üretim kapasitesine sahip, komputerize ve kompleks<br />

bir sistemdir.<br />

11


12<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Ekonomik açıdan sağlanan gelişmeler teknolojik gelişmelere<br />

kıyasla daha dikkat çekicidir. Örneğin, 1960’larda rotor<br />

iplikçiliğin tanıtımından beri rotor hızları 30 000 dev/<br />

dak seviyesinden pratikte 160 000 dev/dak çıkmıştır (Şekil<br />

1). Günümüzde (2005’de) her hangi bir zorlukla karşılaşmadan<br />

teknik olarak 170 000 dev/dak çıkmak mümkündür.<br />

Ring iğlerine kıyasla rotor eğirme birimi 5 ila 10 kat<br />

fazla üretim yapabilmektedir. Ücret seviyeleri yüksek olan<br />

ülkelerde, Ne60 numaraya kadar olan iplikler için rotor<br />

eğirme ring iplikçiliğine kıyasla daha ekonomiktir.<br />

Rotor shızları [dev/dak]<br />

200 000<br />

180 000<br />

160 000<br />

140 000<br />

120 000<br />

100 000<br />

80 000<br />

60 000<br />

40 000<br />

20 000<br />

0<br />

1960 1965 1970 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2020<br />

Şekil 1 – Rotor eğirme sisteminin geliştirilmesinden itibaren ulaşılan<br />

rotor hızları<br />

Dünya çapında 8 milyondan fazla rotor ile (Şekil 2), kesikli<br />

liflerin %20’si eğrilmektedir. Bazı ülkelerde (örn. ABD, Almanya)<br />

rotor ipliklerin toplam iplik hacmine oranı yaklaşık<br />

%50’dir. Moda ve tekstil uygulamalarındaki gelişmeler, eğirme<br />

makinaları imalatındaki gelişmeler gibi, sürekli artmaktadır<br />

ve bu gelişmeler rotor ipliklerinin uygulama alanlarını da<br />

değiştirmektedir. Hava jetli üretim sistemine göre üretilen<br />

Kurulu rotor sayısı<br />

900 000<br />

800 000<br />

700 000<br />

600 000<br />

500 000<br />

400 000<br />

300 000<br />

200 000<br />

100 000<br />

0<br />

3.500.000<br />

3.000.000<br />

2.500.000<br />

2.000.000<br />

1.500.000<br />

1.000.000<br />

500.000<br />

0<br />

0%<br />

1979 1981 1983 1985 1987 1989 1991 1993 1995 1997 1999 2001 2003<br />

Rotordaki yeni yatırımlar<br />

iplikler özellikle ABD’de belirli bir pazar payını garantilemiş<br />

durumdadır. Yoğun geliştirme çalışmalarına rağmen, saf pamuk<br />

uygulamalarındaki belirli sınırlamalar daha geniş aralıkta<br />

uygulama alanları açısından bariyer oluşturmaktadır. Son<br />

yıllarda otomatik rotor iplik makinalarının dünyada payı yaklaşık<br />

%35 civarındadır. Bu rakam Çin’deki otomasyonsuz çok<br />

sayıdaki iplik makinasından etkilenmektedir.<br />

Şekil 2 – 2007 Dünya genelindeki toplam rotor sayısı (toplam 8 milyon<br />

üzerinden)<br />

Dünyanın diğer bölgelerinde oran çok daha yüksektir.<br />

Şekil 3’de bir örnek olarak son yüzyılda rotor iplikçiliğine<br />

büyük yatırımlar yapan Türkiye’deki durum gösterilmektedir.<br />

Otomatik rotor iplik makinalarının piyasaya girmesinden<br />

kısa süre sonra Türkiye’deki payı %80’leri geçmiştir.<br />

Günümüzde ayrıca cer ve rotor iplik makinası arasında<br />

otomatik kova transferi sisteminin yanı sıra depoya ya<br />

da sıradaki diğer aşamalara bobin transfer sistemleri de<br />

vardır. Bu durum rotor iplikçiliğinin ekonomik gelişmesine<br />

katkıda bulunmuştur.<br />

Kurulu rotorlar Satılan makinalardaki otomatik makinaların oranı<br />

Şekil 3 – Kurulu rotor sayısı, otomatik makinaların oranı ve rotorlara yapılan yeni yatırımlar görülmektedir, örnek olarak 1979 – 2003 yılları Türkiye alınmıştır<br />

Rotor adedi<br />

Doğu Asya Kuzey Avrupa Batı Güney Afrika<br />

Avrupa Okyanusya Amerika Diğer Avrupa Amerika<br />

Bölgeler (ITMF)<br />

90%<br />

80%<br />

70%<br />

60%<br />

50%<br />

40%<br />

30%<br />

20%<br />

10%<br />

Otomasyonlu makinalerin oranı<br />

Kaynak: ITMF, <strong>Rieter</strong>


Rotor eğirme işlemi 60 mm (2.25˝) kadar uzunluğa sahip lifler<br />

için uygundur ve bu sebeple klasik kısa elyaf pamuk aralığını<br />

kapsamaktadır. Başka üretici firmaların (Schubert & Salzer,<br />

Duesberg Busson) daha uzun kesikli lifleri işleyebilmek için geliştirdiği<br />

daha büyük rotorlar ne yazık ki piyasada tutunamamıştır.<br />

Kısa kesikli elyaf için rotor iplik numara aralığı Şekil 4<br />

de görülmektedir. Rotor iplikler için iplik numarası aralığı esas<br />

olarak Ne 6 ve Ne 40 arasında olmasına rağmen, Ne 3 – Ne 60<br />

arası genel numara aralığını kapsamaktadır, Ancak yukarıda<br />

belirtilen aralığın dışındaki toplam üretim iplik hacmi küçüktür.<br />

Kurulu rotor kapasitesi<br />

3 000 000<br />

2 500 000<br />

2 000 000<br />

1 500 000<br />

1 000 000<br />

500 000<br />

1 800<br />

1 600<br />

1 400<br />

1 200<br />

1 000<br />

3 6 12 18 24 30 40 50<br />

İplk Numarası [Ne]<br />

Şekil 4 – Kurulu rotor kapasitesi (dünya çapında), iplik numarasına göre (ITMF)<br />

Pamuk lifi. toplam iplik hacmindeki yaklaşık %55’ lik oranı<br />

ile rotor iplik makinalarında işlenen lifler arasında en<br />

baskın olanıdır, ancak tüm kısa kesikli lifler karışım ya da<br />

tek başına bu sistemde eğrilebilir. Pamuk lifinin yanı sıra<br />

poliester (PES) lifleri de rotor iplik üretiminde yüksek miktarda<br />

kullanılmaktadır. Dünya genelinde lif tüketimindeki<br />

yaklaşık %3’lük yıllık artış artan miktarda poliester lifleri<br />

ile karşılanmaktadır.<br />

Üretim [t / yıl]<br />

800<br />

600<br />

400<br />

200<br />

3 6 12 18 24 30 40 50<br />

İplik numarası [Ne]<br />

Döşemelik Denim / İş giyimi Pantalon (Denim dışı) (dokuma)<br />

Havlu<br />

Ev / Sporgiyim (yuvarlak örme)<br />

İçgiyim (yuvarlak örme)<br />

Bluz / Bayan giyim (dokuma)<br />

Şekil 5 – İplik numarasına göre rotor ipliklerden elde edilen mamullerin yıllık üretimi (dünya genelinde ton olarak)<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Viskoz, modal, poliakrilik, birbirleriyle ve pamuk lifiyle karışımları<br />

toplam iplik hacminde belirli bir oranı kaplar. Ancak,<br />

bu ve diğer başka doğal ve sentetik liflerin işlenmesi daha<br />

çok moda eğilimleri ile belirlenmektedir, bu sebeple toplam<br />

iplk hacmindeki oranları sezonsal ve bölgesel olarak değişkendir.<br />

Bazı uygulamalarda ekonomik açıdan ilgi çeken bir<br />

başka nokta ise, daha önceleri kullanımı mümkün olmayan<br />

iplikhane teleflerinin rotor eğirme sisteminde kullanılabiliyor<br />

olmasıdır.<br />

Bu eğirme sisteminin tanıtılmasıyla, rotor iplikleri dokuma<br />

ve örme mamüllerde kullanılmaya başlamıştır. Pek çok durumda<br />

rotor ipliklerin kullanılmasıyla, daha kaliteli mamullerin<br />

üretilmesine olanak veren, ring ipliklere kıyasla avantaj<br />

sağlamaktadır. İlk olarak, rotor iplikler kendilerine has<br />

özellikleri mamülde aranan niteliklerle örtüştüğü durumlarda<br />

başarılı bir şekilde kullanılabilmektedir. Şekil 5’de iplik<br />

numaralarına göre sınıflandırılmış olan rotor ipliklerin kullanıldığı<br />

son ürünler görülebilmektedir. Bu tablodan rotor<br />

ipliklerin konfeksiyon sektöründe daha çok denim dokumalarda,<br />

pantolon kumaşlarında, spor giyimde, bluzlarda ve iç<br />

giyimde, havlı ürünlerde ve döşemelik kumaşlarda kullanıldığı<br />

görülmektedir. Ayrıca bahse değer kullanım alanı olarak<br />

konfeksiyon sektöründe çoraplar ve süveterler, ev tekstilinde<br />

çarşaflar ve döşemelik kumaşlar, teknik tekstil uygulamaları,<br />

örneğin, zımpara bezi tente ve stor kumaşı da belirtilebilir.<br />

13


14<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

1.3. Rotor iplikçiliğinin potansiyeli<br />

Son yıllarda geliştirilen pek çok eğirme sisteminin, örn. Bobtex,<br />

Repco, Twilo, friksiyon, hava jetli, ve sarma, arasından<br />

sadece rotor iplikçilik ve hava jeti iplikçiliği piyasada başarılı<br />

olarak tanımlanabilmektedir. Temelde rotor iplikçiliğinin<br />

hem teknolojik hem de ekonomik potansiyeli bu işlemin başarısında<br />

ikna edici faktörler olmuştur.<br />

1.3.1. Rotor iplikçiliğinin teknolojik potansiyeli<br />

• Rotor iplikçiliği stabil eğirme işlemidir, yani normal<br />

eğirme koşullarında çalışma esnasında ya da iplik kalitesinde<br />

her hangi bir varyasyona neden olmadan sorunsuz<br />

çalışır.<br />

• Standart eğirme ekipmanı ve ayarlamalar ile tekrar edilebilen<br />

ve pek çok eğirme pozisyonuna uygulanabilen bir<br />

işlemdir. Böylece kalite sürekliliği aynı makinanın ve bir<br />

grup makinanın farklı rotorlarında ve uzun bir zaman diliminde<br />

net olarak sağlanabilmektedir.<br />

• Rotor iplikçiliği özgün bir açık-uç işlemidir, yani ipliğe<br />

gerçek büküm verilmektedir ve böylece de iplik hem<br />

yapısı hem de uygulama alanları açısından (ring iplik ile<br />

arasındaki farklılıklar daha detaylı olarak daha sonraki<br />

bölümlerde belirtilecektir) ring iplik ile karşılaştırılabilir<br />

olmaktadır. Böylece rotor iplikler pek çok uygulama alanında<br />

ring iplik yerine kullanılabilmektedir.<br />

• Kural olarak rotor iplikçilikte normal cer şeridi kullanılmaktadır.<br />

Bazı eğirme sistemlerinde (hava jetli) gerekli olan<br />

hazırlık işlemlerine rotor iplikçilikte ihtiyaç duyulmaz.<br />

• Dayanıklı ve basit eğirme elemanlarıyla donatılmış olduğu<br />

için teknolojik açıdan rotor iplikçiliği fabrika operasyonları<br />

için çok uygundur.<br />

• Rotor iplikçiliğin sıcaklık, nem ve havalandırma gibi eğirme<br />

ortamı koşulları açısından her hangi bir özel ortama ihtiyacı<br />

yoktur, hatta pek çok durumda ring veya hava jeti<br />

eğirme sistemlerine kıyasla eğirme ortamı koşulları daha<br />

az önemlidir.<br />

1.3.2. Rotor iplikçiliğinin ekonomik potansiyeli<br />

Rotor iplikçiliğinin ekonomik avantajı kısa sürede tespit<br />

edilmiş ve başa baş noktasını daha ince ipliklere doğru kaydıracak<br />

sonuçlar vermek üzere gelişme göstermiştir. Bu açıdan<br />

aşağıda belirtilmiş olan noktalar önemlidir:<br />

• Rotor iplikçilik cer şeridinden satışa ya da bir soraki aşamada<br />

kullanılmak üzere hazır halde çapraz sarımlı bobin<br />

elde edilen ilk işlemdir. Fitil makinası ve bobin aktarma<br />

işlemleri iş akışından çıkarılmıştır, bu durum rotor<br />

iplikçiliğindeki eğirme pozisyonunun ring iğine kıyasla<br />

çok daha maliyetli olmasıne rağmen ekonomik açıdan<br />

rotor iplikçiliğinin tercih edilmesinde çok özendirici<br />

olmuştur.<br />

• Kilo başına üretim maliyetleri açısından rotor iplikçiliğinde<br />

direkt işçilik maliyetleri sermaye ve enerji maliyetlerinin<br />

altında kalmaktadır.<br />

• Rotor eğirme ring iplikçiliğe kıyasla çok daha yüksek<br />

verimle çalışmaktadır. Makina verimliliği %99’lar civarındadır.<br />

Bobinlerin makinadan alınması için ring iplikçilikte<br />

gerekli olan makina duruşları rotor iplikçiliğinde<br />

olmamaktadır.<br />

• Pek çok durumda dokuma ve örme işletmelerinde uygulanmakta<br />

olan proseslerde avantajlı durum uzun metrajlı<br />

ve hatasız çapraz bobin sarımları ile sağlanmaktadır,<br />

yani işlem aşamalarında daha az sorun ve dah az<br />

duruş olmaktadır.<br />

• Son olarak, ring iplikçiliği ile karşılaştırıldığında daha<br />

yüksek verime rağmen toz ve gürültü kirliliği açısından<br />

rotor iplikçiliği daha çevre dostudur.<br />

1.4. Rotor iplikçiliğinin prensibi<br />

Tüm temel eğirme işlemleri göz önüne alındığında rotor iplik<br />

makinası kısa kesikli elyaf eğiren iplikhanelerdeki diğer her<br />

hangi bir makinaya benzemez:<br />

• Şerit besleme: Tarak ya da cer şeridi besleme silindiri<br />

ve masası aracılığıyla hızlı bir şekilde açıcı silindire<br />

beslenir.<br />

• Şerit açma: açıcı silindirin dönen dişleri besleme masası<br />

ve silindiri arasında kıstırılmış olan şerit tutamındaki lifleri<br />

tarar. Buradan geçen lifler lif kanalına beslenir.<br />

• Rotora lif transferi: rotor yatağındaki merkezkaç kuvveti<br />

ve vakum liflerin açıcı silindirden ayrılmasını sağlar ve<br />

rotor iç duvarına doğru ilerlemelerine neden olur.<br />

• Rotor yivinde liflerin toplanması: hızla dönen rotordaki<br />

merkez kaç kuvvetleri liflerin rotor yivine doğru<br />

ilerlemelerini sağlar ve burada lif halkası oluşturacak<br />

şekilde birikirler.<br />

• İplik oluşumu: eğrilmiş ipliğin ucu düzeden rotor yivine<br />

doğru çıkınca rotorun dönüyor olması sebebiyle büküm<br />

alır ve bu büküm rotorun içine doğru ipliğin üzerinden<br />

aktarılır. İplik ucu kendi ekseni etrafında döner ve<br />

düzenin yardımıyla, (büküm tutucu görevi yapar), rotor<br />

yivine biriken liflerin sürekli büküm almasını sağlar.<br />

• İpliğin sarılması: rotorda oluşan iplik düzeden ve çıkış<br />

borusundan sürekli olarak sevk mili ve baskı silindiri<br />

aracılığıyla alınır ve çapraz sarım yapılır. İpliğin alınmasıyla<br />

sarımı arasında iplik hareketini ve ayrıca iplik<br />

kalitesini pek çok sensör kontrol eder, gerekli olduğu<br />

durumlarda iplik temizleme yapılır.


1.5. Rotor iplik makinalarının performans parametreleri<br />

1.5.1. Teknolojik ayar parametreleri<br />

Lif boyu 60 mm ye kadar doğal ve sentetik lifler<br />

Şerit numarası Nm 0.14 - 0.40; Ne 0.08 - 0.24; ktex 7.0 - 2.5<br />

İplik numara aralığı Nm 5 - 100; Ne 30 - 60; ktex 200 - 10<br />

Çekim aralığı 40 - 400-kat<br />

Büküm aralığı T/m 196 - 1 500/TPI 5 - 38<br />

Sarım açısı 30° ve 40° arasında 1° arttırılarak ayarlanabilir<br />

1.5.2. Üretim ile ilgili ayar parametreleri<br />

Rotor hızı 35 000 – 160 000 dev/dak<br />

Açıcı silindir hızı 6 000 – 10 000 dev/dak<br />

Sevk hızı, silindirik<br />

350 m/dak (240 rotor)<br />

270 m/dak (500 rotor)<br />

Sevk hızı, konik max 60 m/min (500 rotor)<br />

Bobin ağırlığı, silindirik max 6 kg ve ya 350 mm çap<br />

Bobin ağırlığı, konik max 270 mm çap<br />

1.5.3. Makina bilgisi<br />

Rotor sayısı, toplam 500 e kadar<br />

Rotor sayısı/seksiyon<br />

Seksiyon sayısı<br />

Robot sayısı maksimum 4<br />

20 ve ya 24 rotor makina imalatçısına bağlı<br />

olarak<br />

max 25 (20 rotor/seksiyon)<br />

max 20 (24 rotor/seksiyon)<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

15


16<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği


2. EKİPMAN VE PROSES<br />

2.1. Rotor iplik makinasının yapısı<br />

Şekil 6 – Rotor iplik makinasının yapısı<br />

d<br />

Modern rotor iplik makinası iki taraflıdır-her iki tarafında da<br />

eğirme kutuları ve sarım birimleri bulunur-böylece pahalı tahrik<br />

mekanizmaları ve eğirme robotları daha etkin bir şekilde<br />

kullanılabilir. Bir rotor iplik makinası aşağıdaki ünitelerden<br />

oluşmaktadır (Şekil 6):<br />

• rotorlar, besleme ve açıcı silindirler ve sarım üniteleri<br />

için merkezi tahrikli baş (a) ve uç (b) kısımları;<br />

• seksiyonlar halinde birleştirilmiş eğirme ve sarım birimleri<br />

(c);<br />

b<br />

c<br />

e<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

• boş masura magazinli masura besleyici (d) ve boş<br />

masura transport sistemi (makinanın uç kısmında);<br />

• makinanın her iki tarafında temizleme, ekleme ve bobin<br />

değişimi amacıyla 1 - 2 robot (e);<br />

• çapraz sarımlı dolu bobinlerin makinanın diğer ucuna<br />

transferi için bobin konveyör bandı (f);<br />

• her eğirme pozisyonunda kalite kontrol ve izleme sistemleri<br />

(opsiyonel).<br />

f<br />

a<br />

17


18<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

2.2. Rotor iplik makinasının çalışma prensibi<br />

h<br />

Şekil 7 – Şerit besleme aşamasında ipliğin silindirik veya çapraz bobinlere sarılıncaya kadar liflerin izlediği yol<br />

r<br />

q<br />

p<br />

m<br />

n<br />

l<br />

i<br />

o<br />

k<br />

f<br />

d<br />

c<br />

b<br />

e<br />

g<br />

a


İplik makinasına genelde birinci ya da ikinci pasaj cer bandı<br />

(hemen hemen her zaman) ya da tarak şeridi (a) (bkz Şekil 7)<br />

beslenmektedir. Şerit, eğirme biriminin hemen altına yerleştirilmiş<br />

olan dairesel ya da dikdörtgen kovalardan gelerek<br />

besleme silindiri (b) ve besleme masası (c) aracılığıyla şerit<br />

kılavuzundan (d) geçerek dönmekte olan açıcı silindirlere (e)<br />

ulaşır. Dönmekte olan besleme silindiri cer şeridini kıstırır ve<br />

besleme masası üzerinden açıcı silindir muhafazasına doğru<br />

ittirir. Besleme tablasındaki yaprak yay mekanizması sayesinde<br />

cer bandının besleme silindirine doğru sıkı bir şekilde<br />

kıstırılması sağlanır.<br />

İplik kopuşu olması durumunda besleme kavraması ayrılır ve<br />

böylece besleme silindiri durdurularak şerit besleme işlemi<br />

otomatik olarak durdurulur. Bunu sağlayan sinyal, ipliği<br />

yoklayan cihaz (iplik monitörü) tarafından oluşturulur. Geleneksel<br />

ring iplik eğirme işleminde lif demeti-yani cer bandı-besleme<br />

esnasında bir bütün olarak yeterli kohezyona<br />

sahip olarak sağlanır ve eğirme işlemi esnasında sadece inceltilir.<br />

Rotor iplik eğirmede lif demeti tek bir life kadar açılır. Bu<br />

işlem esas olarak açıcı silindir tarafından gerçekleştirilir.<br />

Testere dişlere sahip olan bu silindir besleme silindiri ve<br />

besleme masası arasında kıstırılmış olan lif tutamını tarar;<br />

tutamdan çekilen lifleri lif kanalına(f) aktarır.<br />

Liflerin lif kanalı aracılığıyla açıcı silndirden rotora transferi<br />

için hava akımı gerekmektedir. Bu akım eğirme bölgelerindeki<br />

ana kanal (h) ve sonrasında rotor yuvasındaki (i)<br />

vakum ile sağlanır. Vakum, her rotor yatağındaki küçük kanalların<br />

sağladığı emiş sonucu merkezi fan ile sağlanır. Bu<br />

negatif basıncı oluşturmak için, rotor kutusu mümkün olduğunca<br />

sıkı bir şekilde kapatılmalıdır. Transfer edilen havanın<br />

çoğu döküntünün uzaklaştırıldığı yarıktan ve çok azı da<br />

emiş borusundan girer.<br />

Açıcı silindirin merkezkaç kuvvetinin bir sonucu olarak gelen<br />

şeritteki çepel, açıcı silindir muhafazasındaki bir açıklıktan<br />

uzaklaştırılır. Uzaklaştırılan çepel bir konveyör bandının<br />

(g) üstüne düşer ve makinanın her iki tarafında bulunan emiş<br />

düzeleri ile temizlenebilir. Elyaf kanalındaki emiş havası lifleri<br />

açıcı silindirin yüzeyinden kaldırır ve lifleri rotora (k) doğru sürükler.<br />

Bu hareket esnasında, hem hava hem de lifler besleme<br />

borusunun şekli sebebiyle ivmelenir. Bu sayede kıstırma<br />

bölgesini/açıcı silindirini takiben ikinci bir çekim sağlanmış<br />

olur ve liflerin daha fazla birbirinden ayrılması ile sonuçlanır.<br />

Dahası bu hava akımında liflerin kısmı olarak düzleşmesinde<br />

artış da sağlanır. Rotorun çevresel hızının liflerin hızının birkaç<br />

katı olması sebebiyle liflerin rotor duvarına ulaşmasıyla<br />

üçüncü bir çekim sağlanır.<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Bu çok önemli bir özelliktir, çünkü liflerin oryantasyonunu<br />

bariz bir şekilde olumlu yönde etkiler. Liflerdeki nihai düzleşme<br />

ise liflerin rotor içinde etkili olan muazzam büyüklükteki<br />

merkez kaç kuvvetinin etkisiyle rotor duvarından aşağıya<br />

rotor yivine doğru kayması sonucu sağlanır.<br />

Ortalama olarak bir ila beş lif (bir bölgede) aynı anda lif<br />

kanalından çıkar. Rotor duvarından aşağıya doğru kaydıktan<br />

sonra rotor yivinde uzunlamasına olarak birikir. Sabit<br />

duran lif kanalı çıkışının altında rotorun sürekli dönüyor<br />

olması sebebiyle yivde sürekli lif birikmektedir, lifler sürekli<br />

olarak yive düşmektedir (yani, lif lif üzerine birikmektedir).<br />

Bu şekilde yivde kesiksiz lif halkası elde edilir. Bu<br />

işleme geri dublaj denilmektedir (bkz bölüm 5.1.2. Rotor<br />

yivinde lif birikmesi (geri dublaj).<br />

İlave başka bir şey yapılmazsa, rotor kısa sürede tıkanacaktır.<br />

Ancak, tek amaç bu liflerden iplik elde etmek olduğu<br />

için ipliğin serbest ucunun (I) döner eksenden rotor<br />

çevresine doğru uzamasına izin verilmektedir. Bu noktada<br />

etkiyen merkezkaç kuvveti (liflerin kütlesinin 100 000 katından<br />

fazladır) iplik ucunu sıkıca rotor yivi duvarına doğru,<br />

tıpkı bilezikteki liflere yapıldığı gibi, bastırır. Böylece<br />

iplik ucu rotor duvarına yapışır. Rotor döndükçe ipliği de<br />

beraberinde ilerletir ve iplik düze (o) etrafında bir krank<br />

kolu gibi dönmeye başlar. Rotorun her turu ipliğe bir tur<br />

gerçek büküm verir. İplik, etkiyen kuvvetlerce belirlenmiş<br />

olan maksimum büküm değerine ulaştığında, kendi ekseni<br />

etrafında dönmeye başlar, yani rotor yivinde yuvarlanmaya<br />

başlar. Artık açık iplik ucu paralel liflerden oluşan tutamın<br />

üzerinde birleştirme bölgesinde bulunmaktadır; böylece<br />

fırçaya benzeyen iplik ucunun kendi etrafında dönmesiyle<br />

sonraki lifleri yakalaması ve yeni iplik kısmını oluşturmak<br />

üzere büküm vermesi sağlanır, yeni oluşan kısım da sonraki<br />

lifleri yakalar ve büküm verir ve bu şekilde devam eder.<br />

Böylece iplik sürekli olarak eğrilmeye devam eder. Bu ipliğin<br />

rotordan çekilip alınması bir zorunluluktur, bu işlem<br />

iplik kompenzasyon (dengeleme) çubuğu (p) aracılığıyla<br />

çekim silindirlerince (m+n) gerçekleştirilir ve sarım silindirince<br />

(q) çapraz sarımlı bobin (r) haline getirilir.<br />

Bobin transfer sisteminin yanı sıra robotlarla gerçekleştirilen<br />

makina otomasyonu ile ilgili açıklamalar; “3.1.Rotor<br />

İplikçiliğinde otomasyon” ve transport otomasyonu “3.2.<br />

rotor iplikhanelerinde transport otomasyonu“ bölümlerinde<br />

açıklanmıştır.<br />

19


20<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

2.3. Eğirme kutusu<br />

Eğirme kutusu bağımsız olarak çalışan bir birimdir. Açıcı silindirler<br />

ve rotorlar kayışlar aracılığıyla merkezi olarak tahrik<br />

edilmektedir.<br />

Bazı eğirme sistemlerinde şerit besleme, sürekli besleme<br />

mili aracılığıyla yapılmaktadır. Rotor muhafazaları menteşeli<br />

bir açıcı üniteden hem manuel olarak hem de robot tarafından<br />

ulaşılabilir konumdadır. Dolayısıyla, Operasyon robotu<br />

tarafından rotor ve emiş düzesinin otomatik temizliği kadar<br />

eğirme elemanlarının manuel kontrolü ve değiştirilmesi de<br />

kolay bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Eğirme birimi<br />

aşağıda belirtilen fonksiyonel kısımlardan oluşmaktadır (Şekil.<br />

8 + Şekil. 9):<br />

• Şerit hunisi (a), alıcı silindiri (b) ve besleme tablası (c)<br />

aracılığıyla şerit besleme;<br />

• Açıcı silindir (c) aracılığıyla elyafın tek life dek açılması;<br />

• Çepel temizleme:<br />

• Rotora (d) lif transferi ve beslemesi;<br />

• Rotorda iplik eldesi ve büküm verilmesi (e);<br />

• Düze ve emiş tüpü (f) aracılığıyla ipliğin çekilmesi.<br />

Değişik imalatçıların rotor iplik makinalarındaki farklılık<br />

eğirme geometrisindedir. Bu, şeridin tek bir life dek açılmasıyla,<br />

açıcı silindirlere özel önem verilerek optimum döküntü<br />

ayrıştırarak ve rotorda iplik eldesi ile başlar ve çıkış<br />

borusundan ipliğin alınması geometrisi ile devam eder.<br />

Önemli farklılıkların altı çizilmiştir<br />

Şekil 8 – Eğirme kutusunun önden görünüşü<br />

c<br />

f<br />

b<br />

a<br />

2.3.1. Şerit besleme<br />

Tarak ya da cer şeridi, şerit hunisi ile (a) yönlendirilir ve besleme<br />

mili ile yaprak yaylı besleme tablasının (b) arasından<br />

açıcı silindire (c) beslenir (Şekil 8+Şekil 9). Her eğirme pozisyonunda<br />

besleme mili/besleme tablası ikilisi bulunmaktadır.<br />

Farklı eğirme pozisyonlarına ait her besleme milinin hareketi<br />

merkezi tahrikli dönen sonsuz mil ile sağlanmaktadır.<br />

Kopuş olduğunda ve ya çalıştırılmayan eğirme pozisyonu için<br />

besleme milinin sonsuz mile teması elektromanyetik kavrama<br />

ile kesilir ve þeit beslemesi durdurulur. Ancak eğirme<br />

kutusunun kapağı açılsa bile besleme milinin sonsuz mil ile<br />

teması korunur. Bu şekilde rotor koruması kapalı olduğunda<br />

bile, besleme milinin tahrik mekanizmasının zarar görmesi<br />

engellenir (bu durum kapak acıldığında tahrik milinin ve<br />

besleme milinin birbirinden ayrıldığı sistemlerde görülür).<br />

Çekim ve sevk hızının merkezi ayarlanmasıyla otomatik olarak<br />

besleme milinin hızı ve böylece de tarak ya da cer şeridinin<br />

besleme hızı belirlenir.<br />

Şerit besleme hızının besleme mili ve besleme tablası aracılığıyla<br />

değişitirildiği sistemlerde besleme milinin her eğirme<br />

pozisyonu için fren mekanizması vardır. Böylece kopuşlarda<br />

ya da şeridin beslenmediği durumlarda eğirme pozisyonu<br />

devre dışı burakılabilir.<br />

1 Şerit kılavuzları standart (pamuk, poliester ve viskoz lifleri<br />

için) ya da genişletilmiş (akrilik ve yüksek hacimli lifler<br />

için) ebatlarda tedarik edilir.<br />

e<br />

Şekil 9 – Eğirme kutusunun kesit görünüşü<br />

d<br />

f<br />

c


2.3.2. Açıcı ünite<br />

f<br />

Şekil 10 – Açıcı silindir ve muhafazası (a), şerit girişi (b+c), lif sakalı<br />

desteği (d), çepel temizleme (e) ve ayarlanabilir bypass (f)<br />

a<br />

Eğirme kutusundaki açıcı uç ile tarak makinasındaki brizöre<br />

besleme birbirine benzer. Açıcı silindirin dönen dişleri (Şekil<br />

10) lif tutamının içerisinden yüksek hızla geçer ve besleme<br />

tablası (b) ve besleme silindiri (c) arasında kısıtırlmış olan<br />

şerit içerisinden tek tek lifleri alır. Bu durumda elyaf bandı<br />

besleme silindiri tarafından çok yavaş bir şekilde ileriye<br />

doğru hareket ettirilmektedir. Bu sürekli işlem ile besleme<br />

silindiri ve besleme tablası arasındaki kısıtırma noktasından<br />

dışarıya doğru çıkmış olan tüm lifler sürtünmeyle açıcı silindir<br />

tarafından ileriye taşınır. Sabit lif desteği (d) ile şeritteki<br />

kütle varyasyonlarına rağmen düzenli tarama gerçekleştirilebilir.<br />

Açıcı silindiri terk eden lifler lif kanalına transfer edilir.<br />

Açıcı silindirdeki hava ve lif akımının hızının silindirin çevresel<br />

hızından daha yüksek olması önemlidir. Eğer silindir hızı<br />

hava akımına eşit ya da daha yüksek ise ki bu durum yüksek<br />

silindir hızlarında söz konusu olabilir, liflerin ayrıldığı noktada<br />

lif eğilmesine (çarpılmasına) sebep olabilir, bu durum<br />

iplik kalitesini ve işlem akışını olumsuz yönde etkiler. Açıcı<br />

silindirin tellerinden lifler ayrıldığı zaman, liflerin arasındaki<br />

çepel, açıcı silindirin (c) altındaki açıklıktan uzaklaştırılır.<br />

Ayrılacak olan çepelin derecesi bypass sistemiyle (f) ayarlanabilir.<br />

(ayrıca bkz bölüm „2.3.3. Çepel uzaklaştırma).<br />

e<br />

d<br />

c<br />

b<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Tarama silindirinin yüzeyi uygun diş tasarımına göre bilenmiş<br />

bir çelik halka ya da bir halka etrafına sarılmış dişli tel<br />

olabilir. Açıcı silindirin kendisinin ve garnitür tellerinin şekli,<br />

geometrisi ve malzemesi iplik eldesi işlemi ve kalitesi<br />

açısından çok önemlidir.<br />

İşlenecek olan materyalin hem termal hem de fiziksel özelliklerine<br />

ve iplik özelliklerine uygun her türlü uygulama için<br />

açıcı silindirler bulunmaktadır. Garnitür tellerinin özellikleri<br />

aşağıdaki unsurlar açısından farklılık gösterir:<br />

• dişlerin şekli ve temas açısı, temas noktasında diş yüksekliği<br />

ve eni;<br />

• diş sıklığı;<br />

• dişlerin geometrik yerleşimi; ve<br />

• değişik kaplamalar.<br />

Uygulama alanlarına göre en doğru açıcı silindir seçeneği<br />

için bölüm „4.4.1. Açıcı silindirler için uygulama alanları“<br />

kısmına bakınız.<br />

Açıcı silindir aşınmaya maruz kalan bir parçadır ve peryodik<br />

olarak (aşınma oranına göre) değiştirilmesi gerekmektedir.<br />

Eğer bu çok uzun süre ertelenirse iplik kalitesi ve eğirme<br />

koşulları olumsuz etkilenir. Doğru açıcı silindir tercihine<br />

ek olarak açıcı silindir hızı da dikkatle ayarlanmalıdır. Açıcı<br />

silindirin hız aralığı 6 000 - 10 000 dev/dak dır genelde<br />

6 500 ile 8 000 dev/dak arasındaki hızlar tercih edilir. Çok<br />

yüksek ya da çok düşük olan açıcı silindir hızları iplik oluşumunu<br />

ve iplik kalitesini olumsuz etkileyebilir. Çok düşük<br />

açıcı silindir hızları aşağıda belirtilen problemlere sebep<br />

olur:<br />

• şeritten life yetersiz ayrışma;<br />

• lif nepslerinin ve kümelenmelerinin yetersiz açılması;<br />

• çepel ayrılmasının yetersiz olması;<br />

• açıcı silindir üzerinde vatka oluşumu eğilimi.<br />

Düşük açıcı silindir hızları sebebiyle çepel ayrılmasının yeterli<br />

derecede olmaması eğirme stabilitesini olumsuz etkilemesinin<br />

yanı sıra iplik kopuşlarında da artışa sebep olur<br />

ve elde edilen iplikte daha fazla çepel görülür. İplik düzgünsüzlüğü<br />

de kötüleşir. Ayrıca ince, kalın yerlerin, nepslerin<br />

sayısı ve Classimat hataları da artar.<br />

21


22<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Ancak çok yüksek açıcı silindir hızlarının da negatif etkileri<br />

vardır; yine de açma performansında iyileşme sağlanır. Aşırı<br />

derecede yüksek açıcı silindir hızlarının etkileri şöyledir:<br />

• az ya da çok ciddi hasarlar – örn. Liflerin kısalması ve bu<br />

sebeple<br />

• iplik mukavemetinde ve bu ipliklerden elde edilen kumaşların<br />

mukavemetinde düşüş,<br />

• iplik makinasında ve sonraki işlemlerde uçuntu artışı,<br />

• sentetik liflerde erime noktasına etkiler.<br />

Üretici firmanın açıcı silindir tipi ve hızları üzerine önerileri<br />

istisnai durumlar (özellikle kritik materyallerle çalışırken) ve<br />

denemeler sonucu elde edilmiş veriler dışında mutlaka dikkate<br />

alınmalıdır.<br />

Açıcı silindir muhafazası açık ve kapalı olarak tasarlanmaktadır.<br />

Açık tasarlamanın avantajı açıcı silindirin ön tarafında<br />

lif toplanmasının oluşmamasıdır. Açıcı silindirin kendisi<br />

ikincil hava akımlarından ve ortam etkilerinden aşamalı<br />

olarak sıkıca kapatıldığı için, korunmaktadır. Kapalı sistemlere<br />

kıyasla açık sistemde açıcı silindirler daha kolay bir şekilde<br />

kontrol edilebilir ve değiştirilebilir.<br />

2.3.3. Döküntünün uzaklaştırılması<br />

Temel olarak, rotor iplik makinalarında tüm döküntü uzaklaştırma<br />

tertibatları aynıdır, yani açıcı silindir muhafazasındaki<br />

açıklık tarzındadır ama ebatları değişebilir. Açıcı silindirin<br />

yüksek çevresel hızı liften daha ağır cisimlerin (çepel<br />

ve diğer sıra dışı parçalar) bu açıklıktan uzaklaşmasını sağlar,<br />

bu esnada lifler daha sonra lif kanalına aktarılmak üzere<br />

silindirin üzerinde kalır.<br />

Uzaklaştırılan döküntü bir konveyör bantının üzerine düşer<br />

ve makinanın herhangi bir ucuna doğru taşınır. Makinanın<br />

her iki ucunda toplanan döküntü emilerek vakumla<br />

merkezi filtre bölümüne gider. Konveyör bant üzerindeki<br />

sıyırıcılar sürekli olarak açıcı silindirin altındaki kısmı temizlerler.<br />

„4.3. Hammaddenin hazırlanması“ bölümünde detaylı bir<br />

şekilde anlatıldığı gibi, uygun temizleme olanaklarına sahip<br />

modern eğirme hazırlık makinaları ham pamuktan toz ve<br />

döküntülerin çoğunu uzaklaştırabilmektedir. Ancak, belirli<br />

bir miktarda organik ya da organik olmayan materyal kullanılacak<br />

olan pamuğun toplanma, çırçırlama metodu ve<br />

temizlik işlemlerindeki hassaslığa bağlı olarak harman hallaçtaki<br />

ve cer makinalarındaki bu temizlik işleminden kurtulabilir.<br />

Etkin döküntü uzaklaştırma rotor iplikçilikte eğirme koşullarının<br />

stabilitesi ve yüksek iplik kalitesi için en önemli ön<br />

koşullardan birisidir. Maalesef, rotorun yivine sadece lif değil<br />

toz, çepel, vb. de birikir ki bu da yiv geometrisini dolayısıyla<br />

iplik kalitesini ve eğirme stabilitesini olumsuz etkiler.<br />

Çok yüksek merkezkaç kuvvetleri sebebiyle 0.2mg’lık<br />

çok küçük bir çepel parçası bile elyaf halkasına 15 gramlık<br />

kuvvet uygulayabilir ve böylece de bükümün ilerlemesine<br />

engel olabilir ki bu da iplik kopuşlarına sebep olur. Bu durum<br />

belirgin biçimde etkili döküntü temizlemenin rotor iplik<br />

makinası için önemini ifade etmektedir.<br />

Eğirme kutusunda döküntü temizleme ise elyaf şeridinde<br />

hala bulunabilecek olan ve eğirme işlemini bozabilecek materyalin<br />

uzaklaştırılmasını garantiler. Ancak, eğirme kutusunda<br />

döküntü temizleme kesinlikle eğirme öncesi hazırlık<br />

aşamasında büyük bir özenle yapılan temizlik işlemlerinin yerini<br />

tutmaz. Cer ya da tarak bandında ne kadar az döküntü kalırsa<br />

eğirme kutusunda o kadar etkili temizlik yapılabilir.<br />

Kullanılan hammaddeye göre etkin temizleme yapılabilmesini<br />

sağlayan ayarlanabilir bypass (Şekil 11, 12, 13) birimine<br />

sahip döküntü temizleme sistemleri özellikle daha etkilidir.<br />

Geleneksel eğirme kutularında vakum için gerekli tüm hava,<br />

döküntü uzaklaştırma açıklıklarından sağlanır, yani uzaklaştırılmakta<br />

olan çepele zıt yönde hava girişi ile sağlanır. Bazı<br />

durumlarda, genellikle küçük ve/veya hafif döküntüler söz<br />

konusuysa, döküntü uzaklaştırma engellenebilir.<br />

Bypass ile kullanılan hammaddeye göre döküntü uzaklaştırma<br />

açıklığından gelecek olan hava miktarı ayarlanabilmektedir.<br />

Bypass birimince izin verilen hava ne kadar fazlaysa<br />

döküntü uzaklaştırma açıklığından giriş yapacak olan hava<br />

miktarı o kadar azalır. Böylece döküntünün uzaklaştırılması<br />

da o kadar kolaylaşır. Dahası uzaklaştırılmış olan döküntülerin<br />

tekrar eğirme kutusunun içine çekilmesi de önlenmiş<br />

olur.


Şekil 11 – BYpass açık<br />

(maksimum çepel uzaklaştırma)<br />

2.3.4. Rotora lif transferi<br />

Açma işleminden sonra, lifler rotora beslenmelidir. Bu amaçla,<br />

akış koridoru olarak şekillendirilmiş kapalı bir lif kanalı<br />

kılavuz görevi yapar. Açıcı silindirin merkezkaç kuvveti ve rotor<br />

muhafazasındaki vakum liflerin açıcı silindirden ayrılmasını<br />

sağlar. Bu liflerin lif kanalı aracılığıyla rotora transferi,<br />

sıkıca kapatılmış olan rotor muhafazasındaki emiş ile sağlanan<br />

hava akımından etkilenmektedir.<br />

Delikli rotorlu eğirme sistemlerindeki kısmi eğirme vakumu<br />

rotor tarafından oluşturulmaktadır ve bu yüzden de rotor<br />

ebadına ve hızına bağlıdır. Bu sebeple kısmı eğirme vakumu<br />

rotor çapı küçüldükçe ya da döküntü (çepel, toz, lif artıkları)<br />

rotor tabanındaki açıklıklara birikirse azalır.<br />

Lif kılavuzu kanalının şekli (Şekil 14, a) lif transferi ve liflerin<br />

istenen boyuna oryantasyonu için son derece önemlidir.<br />

Lif kanalının giriş ve çıkış açıklıkları, liflerin açıcı silindirden<br />

transferi, liflerin lif kanalı içerisindeki transferi ve liflerin<br />

rotorun iç kısım duvarlarına transferi (Şekil 14, b), sorunsuz<br />

olacak şekilde tasarlanmalıdır. Lif kanalı rotora doğru<br />

daralır, bu da hava ve lif akımlarının ivmelenmesine neden<br />

olur. ivmelenmenin önemi büyüktür çünkü liflerin ayrışmasını<br />

ve ayrıca liflerin düzleşmesini sağlar. Daralan kısım ikinci<br />

çekim bölgesini (besleme silindiri/açıcı silindiri takiben)<br />

temsil eder.<br />

Şekil 12 – BYpass yarım açık<br />

(orta seviyede çepel uzaklaştırma)<br />

b<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 13 – BYpass kapalı<br />

(minimum seviyede döküntü uzaklaştırma)<br />

Şekil 14 – Lif kılavuz kanalının kesit görünümü (a) ve rotor (b)<br />

a<br />

23


24<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

İşletmelerde tek parçalı ve iki parçalı lif kılavuz kanallarına<br />

sahip eğirme kutusu sistemleri kullanılmaktadır. İki parçalı<br />

lif kılavuz kanalı, rotor kapağını açmayı kolaylaştırmak için<br />

bu sistemlerde gereklidir. İki parçalı lif kılavuz kanalındaki<br />

arayüz ikincil hava girişi engellenecek şekilde sıkıca kapatılmalı<br />

ve ayrıca hava tirbülansı oluşmayacak şekilde tasarlanmalıdır.<br />

Lifler, Lif kanalının çıkış kısmını terk ettikten<br />

sonra, rotor yivinde birikim sağlamaları için doğrudan rotor<br />

duvarına yönlendirilir ve bu esnada hava – geriye kalan<br />

tüm tozla birlikte – rotorun kenarından merkezi filtreleme<br />

kısmına gider. Lifler rotorun kenarına sıkışıp kalmamaları<br />

için lif kılavuzu kanalının çıkış açıklığı rotor duvarına yakın<br />

konumlandırılmalıdır. Değiştirilebilen kanal opsiyonları –<br />

lif kılavuz kanalı bunlara entegredir – bu amaçla tedarik edilebilir<br />

ve verilen rotor çapına bağlı olarak kullanılabilir.<br />

Fabrika ortamında yapılan çeşitli denemeler pek çok rotor<br />

çapının, (gerçi hepsi birbirine çok yakın değerde), tek tip bir<br />

kanal ile çalışabildiğini göstermiştir. Bu durum eğirme parametrelerini<br />

değiştirirken açık bir şekilde esneklik sağlamaktadır<br />

çünkü bu şekilde rotor çapındaki her değişimde tüm<br />

rotor kapağının kaldırılması gerekmemektedir. Kanal, rotor<br />

muhafazasında hava kaçağı olmayacak şekilde, rotor muhafazasına<br />

sıkıca yerleştirilmelidir. Ancak eğer lif kılavuz kanalı<br />

ile rotor duvarı arasındaki mesafe optimum seviyede<br />

ise, örneğin çok küçük kanal yerleştirildiyse, iyi lifler kontrolsüz<br />

bir şekilde atılabilir: bu durum kopuşlardaki artış ile<br />

anlaşılabilir, ayrıca, – ki bu daha ciddi bir durum – iplik numarası<br />

değişir (genelde tespit edilemez) ve hatalı kumaş<br />

üretiminden kaynaklanan maliyet artışları meydana gelir.<br />

Şekil 15 – Lif kılavuz kanalı (a) SPEEDpass ile (b)<br />

a<br />

b<br />

Opsiyonel olarak SPEEDpass (Şekil 15) ile donatılmış kanallar<br />

özeldir. Bu, lif kılavuz kanalında ilave bir açıklıktır ve bu<br />

açıklıktan lif tansferini sağlayan havanın bir kısmı atılır.<br />

Böylece hava hacmi ve dolayısıyle de akış hızı artar. Bu, liflerin<br />

açıcı silindirden ayrılmasında da yardımcı olur ve bu<br />

sebeple özellikle de sentetik liflerinin ve %50’den fazla<br />

sentetik lif içeren karışımların işlenmesinde uygundur. Aynı<br />

zamanda daha yüsek hacimde hava, kalın iplik numaralarının<br />

üretiminde ve yüksek miktarda materyal beslenmesi halinde<br />

üretimde de faydalıdır.<br />

Ayrıca pamuk tozu (sentetik lifler söz konusu olduğunda terbiye<br />

aşınması) bu açıklıktan atılır. Bu sebeple ince toz rotor<br />

yivinde birikmez, iplik karakteristikleri ve iplik değerleri değişmez.<br />

2.3.5. Rotor yivine lif transferi<br />

Lif toplayıcı ve aynı zamanda büküm veren eleman olarak<br />

görev yapan rotorlar iplik eldesinde hem en önemli hem de<br />

en kompleks bileşendir (Şekil 16). Daha önce de bahsedildiği<br />

üzere, rotor yivinde iplik eldesine ek olarak, rotorda lifler<br />

kendilerini taşıyan havadan ayrışır, bu hava, ya rotor duvarından<br />

(indirekt rotor yataklamasına sahip sistemler) ya da<br />

rotor tabanındaki deliklerden (direkt rotor yataklamasına<br />

sahip sistemlerde) yayılır.<br />

Elyaf besleme<br />

İplik çıkışı<br />

Taşıma havası<br />

Şekil 16 – Rotor teğetsel lif besleme ve rotor yivine lif transferi<br />

Lif toplama yivi


Lif kılavuz kanalından rotor yivine lif transferi başka bir ara<br />

evre, rotor duvarı, aracılığıyla gerçekleşir. Bu besleme metodu<br />

düzenli iplik eldesi için kesinlikle gereklidir. Rotor iç duvarının<br />

çevresel hızı liflerin rotor duvarına transfer hızından<br />

bariz bir şekilde yüksek olmalıdır. Hızdaki bu fark liflerin<br />

transfer hızlarına kıyasla çok daha yüksek hızla ivmelenmeyi<br />

garantiler. Lifler rotor duvarına çarpar çarpmaz rotorun<br />

çevresel hızına sahip olmayacağından rotor duvarının kaygan<br />

yüzeyinin arkasında kalırlar ve rotor duvarının eğimi yüzünden<br />

rotor dönüş yönünün tersine helisel bir hat izleyerek<br />

yive doğru ilerler. Rotor yivi yönünde genişleyen rotor<br />

çapının artan merkezkaç kuvvetiyle lifler düzgün bir şekilde<br />

rotor duvarından rotor yivine doğru boyuna yönde yerleşir.<br />

Lifler ve rotorun iç duvarının hızları arasındaki fark da liflerin<br />

rotor duvarına çarptığında boyuna yönde yerleşmesini<br />

sağlar, bu da liflerin rotor yivinde (istenen) paralel yerleşimini<br />

destekler.<br />

2.3.6. İplik oluşumu ve büküm verilmesi<br />

Rotor yivinde biriken lifler bir halka şeklini alarak birleştirme<br />

noktasında (bkz Şekil 17) bükümlü bir ipliğe dönüşür,<br />

bu esnada birleşme noktası iplik çıkış hızında rotor yivine<br />

görece ileriye doğru hareket eder. Birleşme noktası ipliğin<br />

rotor yivinden ayrıldığı noktadan itibaren başlar. Rotorda<br />

elde edilen lif halkası lif tabakalarından oluşur. Rotorun her<br />

dönüşüyle tek liflerden – sayıları geriye dublaja karşılık gelir<br />

– oluşan ince bir tabaka rotor yivine birikir:<br />

rotor çevresi x iplik bükümü<br />

Geriye dublaj =<br />

1 000<br />

Eğrilmiş ipliği oluşturan lif tabakası sayısı rotor çapına, büküm<br />

katsayısına ve iplik numarasına bağlıdır. Geri dublaj rotor<br />

çapına göre doğrusal olarak arttığı ve azaldığı için küçük<br />

rotor çaplarının kullanılması, azalma, büyük rotor çaplarının<br />

kullanılması ipliği oluşturan lif tabakaları sayısında artış<br />

anlamına gelir (bakınız „5.1.2. Rotor yivinde lif toplanması<br />

(geri besleme). Doğrusal elyaf kümelerinin katlanması, yani<br />

birkaç tabakadan bir şerit ya da iplik elde etme, prensipte<br />

geri dublajın rotor çevresinden daha fazla olmayan varyasyonlar<br />

üzerine olumlu etkisiyle elyaf kümesinin düzgünlüğünde<br />

bir gelişmeye işarettir.<br />

Belirli bir iplik numarası için gerekli elyaf sayısı rotor yivine<br />

biriktiğinde eğrilmiş olan ipliğin rotor yivine dek uzanan ve<br />

rotorla birlikte dönen ucu elyaf halkasına bükümü iletir. Sürekli<br />

aşırı yüklemeye maruz kalan birleşme bölgesi “büküm<br />

bölgesi” olarak ve ipliğin rotor yivini terk ettiği nokta ise<br />

“alma noktası” olarak tanımlanır (Şekil 17).<br />

Çıkış düzesi<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Elyaf halkalı rotor<br />

yivi<br />

Şekil 17 – Rotor yivinde iplik eldesi ve büküm verme<br />

İplik çıkışı<br />

İplik ayrılma<br />

noktası<br />

Büküm bölgesi<br />

Rotor iplikçilik gerçek bükümün meydana geldiği bir açık uç<br />

işlemidir. Bu durumda, bükümü sağlayan bileşen kendi ekseni<br />

etrafında dönen rotordur. Sonucunda oluşan iplik bükümü<br />

iplik mukavemetini belirleyen faktördür. Ancak eğirme<br />

işleminin gerçekleştirilebilmesi için, yani liflerin rotor yivinde<br />

birleştirilebilmesi için, kural olarak iplik mukavemeti için<br />

gerekli olan büküm değerinden daha yüksek değerde eğirme<br />

bükümüne ihtiyaç vardır. Bu da ipliğin radyal kısmına ilave<br />

büküm verilmesi (yalancı bukum verilmesi) anlamına gelmektedir.<br />

Bu yalancı büküm ipliğin çıkış düzesinde açılma<br />

hareketi ile sağlanır, bu sebeple de çıkış düzesi iplik kılavuzu<br />

olmaktan daha fazlasıdır. Eğirme koşullarına bağlı olarak,<br />

yalancı büküm değeri, belirlenmiş iplik bükümü değerinin<br />

%60larına kadar olabilir.<br />

25


26<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Çıkış düzesinde ipliğin açılmasıyla oluşan yalancı büküm etkisiyle<br />

çıkış düzesi ve rotor yivi arasında Z büküm, çıkış düzesi<br />

ve çıkış mili-baskı silindiri kıstırma noktası arasında ise<br />

S büküm oluşur. Bu kıstırma noktasında yalancı büküm etkisi<br />

sıfırlanır ve iplikte sadece gerçek Z büküm kalır. Çıkış düzesinin<br />

yalancı büküm etkisi, hemen çıkış düzesini takiben çıkış<br />

borusuna büküm biriktirme elemanı yerleştirilmesiyle arttırılabilir<br />

(bakınız; bölüm „5.2. Gerçek ve yalancı büküm“).<br />

Tüm rotor makinaları Z bükümlü iplik eğirmek için tasarlanmıştır.<br />

Pratikte alışılmış olan büküm Z bükümdür. S bükümlü<br />

ipliklerin üretimi rotor tahrik mekanizmasının, eğirme kutusuna<br />

şerit besleme sisteminin ve rotora lif besleme sisteminin<br />

yeniden tasarlanmasını gerektirir.<br />

Bir rotor daha önce bahsedilmiş olan merkezkaç kuvvetiyle<br />

ve hammadde içerisinde bazen bulunabilen aşındırıcı<br />

materyalle ya da liflerin kendisiyle başa çıkmak zorundadır,<br />

ayrıca rotorlar ve açıcı silindirlerin garnitür telleri doğal<br />

aşınmaya ve hasara da maruz kalmaktadırlar. Genelde bor,<br />

elmas ya da bor/elmas kaplama yüzeylerle aşınmaya karşı<br />

korunan sert çelik rotorlar, materyal yüklemesine bağlı<br />

olarak rotorlar ve açıcı silindirler için 30 000 saate kadar,<br />

sıra dışı uzunlukta kullanım süresi sergilemektedir.<br />

Merkezkaç kuvveti [cN/tex]<br />

3.00<br />

2.50<br />

2.00<br />

1.50<br />

1.00<br />

0.50<br />

0.00<br />

2.3.7. Rotor hızı ve rotor çapı<br />

Rotor hızları gelişme sürecindeki yaklaşık 30 000 dev/dak<br />

lardan günümüzde 160 000 dev/dak kadar çıkmıştır. Ancak<br />

bu rotor çapının küçülmesiyle mümkün olmaktadır. Tüm rotor<br />

hızlarının ve çaplarının birbiriyle yakından ilgili olduğu<br />

aynı merkezkaç kuvvetinin görülebildiği grafikten anlaşılmaktadır.<br />

Şekil 18’de rotor hızının bir fonksiyonu olarak<br />

merkezkaç kuvveti cN/tex olarak ve değişik rotor çapları için<br />

olası eğirme aralığı görülebilmektedir. Rotordaki ipliğe etkiyen<br />

merkezkaç kuvvetinin hiçbir zaman iplik mukavemetinden<br />

fazla olamayacaği varsayımı ile teorik olarak kesin<br />

bir eğirme limiti tanımlanmış olur, ancak bu limite pratikte<br />

asla ulaşılamaz ve de ulaşılmaya çalışılmaz. Eğirme gerilimi<br />

yeterli güvenlik sınırınde olup ipliğin doğal mukavemet değerlerindeki<br />

“normal” varyasyonların mutlaka altında olmalıdır,<br />

aksi halde ekonomik çalışma değerlerine ulaşılamaz.<br />

70 80 90 100 110 120 130 140 150 160 170 175<br />

Rotor hızı [d/dak] x 1 000<br />

Şekil 18 – Rotor çapının ve hızının fonksiyonu olarak merkezkaç kuvveti<br />

Gelecek<br />

Rotor ∅ 40 mm Rotor ∅ 35 mm<br />

Rotor ∅ 32 mm Rotor ∅ 30 mm<br />

Rotor ∅ 28 mm<br />

Eğirme bölgesi


Ancak her bir rotor hızı için sadece maksimum değil ayrıca<br />

olası minimum hız da tanımlanmıştır. Eğer rotor hızı ve dolayısıyla<br />

eğirme gerilimi, rotor yivindeki merkezkaç kuvveti<br />

eğirme stabilitesi için gerekli olan bükümü sağlama ve yalancı<br />

büküm (düze ve rotor yivi arasında) efekti için yeter<br />

seviyede olmayacak şekilde, düşerse rotor yivinde büküm<br />

oluşumu ciddi şekilde aksar ve iplik kopar. Bu durum minimum<br />

büküm katsayısını (αmin), her rotor çapı için belirlenen<br />

optimum hız aralığından, hesaplarken açıkça görülebilir<br />

(bkz Şekil 19).<br />

Daha yüksek rotor hızları ve böylece daha fazla üretim miktarı<br />

için rotor çapının düşürülmesi prensipte gayet iyi sonuçlar<br />

vermektedir. Rotor çapı için tahminlenen (daha düşük)<br />

limitler sağlanan gelişmelerle sürekli olarak aşılmaktadır. ve<br />

sonuç olarak 28 mm çaplı rotorlarda 160 000 dev/dak çıkan<br />

rotor hızlarında (uygun hammaddeyle) kaliteli iplik eğrilebilmektedir.<br />

Bu bağlamda hemen belirtilmelidir ki sıkça ifade<br />

edilen rotor çapı küçülürken büküm değerinin arttırılması<br />

henüz gerçekleştirilememiştir.<br />

Ancak, rotor çapı ve lif boyu arasındaki esas ilişki, her ne kadar<br />

hala geçerli olsa da, rotor teknolojisindeki (bkz bölüm<br />

“5. Teknoloji”) ciddi ilerlemeler sonucu önemli oranda modifiye<br />

edilmiştir.<br />

αmin<br />

150<br />

125<br />

100<br />

75<br />

50<br />

25<br />

0<br />

60 70 80 90 100 110 120 130 140 150<br />

Rotor Ø 40 mm<br />

Rotor Ø 35 mm<br />

Rotor hızı [d/dak] x 1 000<br />

Rotor Ø 32 mm<br />

2.3.8. Rotor temizliği<br />

Şekil 19 – Rotor hızının fonksiyonu olarak farklı rotor çapları için αmin değerleri (kaynak ITV Denkendorf)<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Eğirme ünitesinin önemli bir özelliği otomatik rotor temizleme<br />

kapasitesidir. Eğirme pozisyonunda beslenen materyali<br />

kendiliğinden temizleyemeyen diğer eğirme sistemleriyle<br />

karşılaştırıldığında bu özellik rotor iplikçiliğinin avantajlarındandır.<br />

Her ne kadar bu parçacıkların büyük bir miktarı açıcı silindir<br />

yatağında döküntü uzaklaştırma sistemiyle (bkz bölüm 2.3.3.<br />

Döküntü temizleme) temizleniyor olsa da lifleri taşıyan hava<br />

akımı ile birlikte minik parçaçıklar ve toz rotora ulaşabilmektedir<br />

ve liflerle birlikte rotor yivinde birikebilmektedir. Bu birikimler<br />

rotor yivinde büküm oluşumuna, kopuşlarına sebep<br />

olacak derecede, etkileyebilir ya da iplik kopuşuna sebep olmadan<br />

yivde birikmeye devam eder ama yiv geometrisini sürekli<br />

değiştirirler. Bu da iplik kalitesinde rahatsız edici değişikliklere<br />

sebep olur.<br />

Rotor yivinde rotor çevresine düzenli olarak dağılamamış<br />

ama belirli noktalarda toplanmış birikmeler ise moire etkisi<br />

olarak bilinen peryodik iplik hatalarına neden olur.<br />

Bu birikmelerin negatif etkilerini sınırlamak için rotor yivi belirli<br />

aralıklarla temizlenmelidir. Bu belirli zaman aralıklarında<br />

otomatik olarak eğirme işlemini durdurup robotun eğirme<br />

Rotor Ø 28 mm<br />

27


28<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

bölgesine yaklaşıp rotorun temizlemesi şeklinde gerçekleştirilebilir.<br />

Ancak her temizleme işlemi eğirme işleminin durdurulması<br />

anlamına gelmektedir ve bu da iplikte sürekli bağlama<br />

yerlerinin olmasına sebep olur. Dahası makina verimine<br />

de olumsuz etkiler. Bu sebeple rotorda önleyici temizlik keten<br />

ya da çok kirli materyal çalışılması gibi istisnai durumlarda<br />

gerçekleştirilir.<br />

Fabrika ortamında ve uygulamaların çoğunluğunda rotor temizliği<br />

eğirme esnasındaki her bağlama işleminde otomatik<br />

olarak gerçekleştirilir, yani, her iplik kopuşunda, her parti<br />

değişiminde ve her bobin değişiminde. Temiz rotor başarılı<br />

eğirmenin başlangıcı ve kaliteli bağlamanın ön şartı olduğu<br />

için modern sistemlerde rotor yivi dönen temizlik kafası<br />

aracılığıyla temizlenmektedir. Temizlik kafası rotor yivini<br />

2 sıyırıcı ile temizlerken, rotor duvarını ve yivi temizleyen 3<br />

hava jeti bulunmaktadır. Sorunsuz eğirme için gerekli olan<br />

rotor yivinin ve rotorun temizliği, bağlama işleminin ve dolayısıyla<br />

temizlik aralıklarının sıklığıyla sağlanmaktadır.<br />

Her ne kadar kulağa paradoks gibi gelse de eğirme işlemi<br />

esnasında kopuş olmaması ki pek çok işletmede istenen budur,<br />

her zaman zahmete değmez. Eğer bir bobin iplik kopuşu<br />

olmadan dolduysa, kirli hammadde kullanıldıysa rotor<br />

yivinde birikme olması ve sonucunda da iplik kalitesinde<br />

olumsuz değişiklikler olma riski doğal olarak çok yüksektir.<br />

İşlem akışı içerisinde oluşacak nihai maliyetler, belirli adette<br />

iplik kopuşu dolayısıyla olacak verimlilik düşüşünün sebep<br />

olduğu kayıplardan önemli derecede daha fazla olacaktır.<br />

Zaten otomatik olarak yapılan eklemeler hem kesit alanı<br />

hem de mukavemet açısından normal iplikten pek farklı görünmemektedir<br />

ve az sayıdaki iplik kopuşlarından makinanın<br />

verimliliği de etkilenmemektedir.<br />

Rotor temizliğinde temel olarak iki sistem kullanılmaktadır:<br />

basınçlı hava kullanımıyla pnömatik temizleme ve sıyırıcıların<br />

kullanımıyla mekanik temizleme. Her iki sistem birlikte<br />

kullanılmaktadır (bkz Şekil 20).<br />

Rotor temizleme esnasında, çıkış düzeleri ve kanalı da temizlenmektedir.<br />

İlave modüller düze yüzeyini ve ona bağlı tüpü<br />

bir fırça yardımıyla mekanik olarak ya da hava jetiyle pnömatik<br />

olarak temizler.<br />

Hava jeti memesi<br />

Sıyırıcı<br />

Şekil 20 – Hava jeti memesi ve sıyırıcılarla rotor temizleme modulü<br />

2.3.9. Rotor yataklama ve tahrik mekanizması<br />

Günümüzde, rotor iplik makinalarında rotorlar sürtünmeden<br />

yararlanılarak tahrik edilmektedir, yani makinanın her<br />

iki tarafında rotor miliyle temas halinde olan teğet kayış<br />

kullanılarak tahriklenmektedir. Diğer sistemler, örneğin rotorların<br />

ayrı birer motorla tahrik edilmesi, fabrika uygulamalarında<br />

yer bulamamıştır. İki farklı yataklama sistemi olduğu<br />

tespit edilmiştir:<br />

• Direkt rotor yataklama (Şekil 21), burada teğet olarak<br />

tahrik edilen rotor mili (a) rulman yuvasındadır (b).<br />

Rulman teğet kayış ile döndürülen rotor miliyle aynı<br />

hızda döner. Bu yataklama prensibi rotor hızlarını yaklaşık<br />

110 000 dev/dak değerlerinde sınırlar. Direkt yataklama<br />

ideal olmasına rağmen, ayrı motor uygulaması,<br />

maliyet açısından, bu tip rotor tahrik mekanizmasında<br />

başarılı olamamıştır.<br />

Şekil 21 – Direkt rotor yataklama, rotor mili (a) rulman yuvasında (b)<br />

olmak üzere<br />

b<br />

a


• Indirekt rotor yataklama, burada rotor mili yine teğetsel<br />

olarak tahrik edilmektedir ve yan yana Yerleştirilmiş<br />

destek diskleri üzerinde çalışmaktadır. Böylece rotor<br />

hızları disk çaplarına bağlı olarak 1:8 oranından 1:10 oranına<br />

azaltılabilmiştir, böylece rotor 160 000 dev/dak<br />

ile dönerken diskler (disk çapına bağlı olarak) 16 000-<br />

maksimum 20 000 dev/dak arasında dönmektedir. Bu<br />

yataklama sistemi direkt yataklamaya kıyasla daha yüksek<br />

rotor hızları sağlamaktadır ve aynı zamanda servis<br />

ömürleri de direkt yataklamaya göre bariz derecede yüksektir.<br />

Bu sebeple 160 000 dev/dak gibi yüksek hızlarda<br />

çalışan yüksek performanslı rotor iplik makinaları indirekt<br />

yataklama prensibiyle çalışmaktadır.<br />

Daha önce de belirtildiği gibi, her iki yataklama sisteminde<br />

de rotorlar, makinanın her iki tarafında bulunan ve hızı<br />

kademeli hız kasnakları ya da kademesiz olarak invertör<br />

tahrikiyle ayarlanan teğetsel kayış ile tahrik edilmektedir.<br />

Teğet kayış (a) rotor miline baskı silindirleri (b) ile temas<br />

etmektedir (bkz Şekil 23). Eğer bir eğirme ünitesi durdurulursa<br />

ve rotor kapağı açılırsa baskı silindirlerinin kalkmasıyla<br />

teğet kayışın mile teması kalkar ve rotor mili de destek<br />

disklerine ait frenleme sistemiyle durdurulur. Rotoru konumunda<br />

tutan teğet kayışın disklere yaptığı hafif basınç olduğu<br />

için her hangi bir alet kullanılmadan kolayca inceleme<br />

ya da yerleştirme amacıyla rotor çıkartılabilir.<br />

a<br />

b<br />

Şekil 23 – Teğetsel kayış (b) için baskı silindiriyle (a) destek disk yataklama (İkiz disk yataklama)<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 22 – Rotor yerleştirilmiş olarak destek disk yataklama<br />

(Twin-disk yataklama)<br />

Rotor mili<br />

Tegetsel kayış<br />

Destek disklerin dönüş yönü<br />

Baskı silindiri<br />

Destek<br />

diskleri<br />

29


30<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Rotorların teğet konumlanması rotor tahriki için önemliyken<br />

rotorun eksenel konumu da liflerin rotora beslenmesi ve ipliğin<br />

rotordan alınması işlemlerinin sürekli aynı koşullar altında<br />

gerçekleştirilebilmesi açısından çok önemlidir. Direkt<br />

yataklama sisteminde rotorun hem teğetsel ve hemde eksenel<br />

konumlandırmaları rulman yuvasıyla belirlenirken destek<br />

diski yataklamasında rotorun eksenel pozisyonunun ayarlanması<br />

gerekir. Rotor eksenel pozisyonuna bir çift destek diski<br />

ile yerleştirilerek geriye doğru (eğirme bankına) bastırılır. Bu<br />

geriye doğru olan eksenel baskıyı sönümleyebilecek birkaç<br />

yataklama sistemi bulunmaktadır:<br />

• Çelik bilyeli ya da hibrid yataklar: eksenel basınç yağ<br />

banyosu içerisinde dönebilen bir çelik bilye ile sönümlenmektedir.<br />

Her ne kadar yağlama söz kunusuysa da<br />

mekanik sürtünme yüzünden rotor mili ve bilye ciddi<br />

anlamda aşınmaya maruz kalır. Bu sebeple modern<br />

yataklama sistemlerinde rotor milinin ön tarafı seramik<br />

kaplanmaktadır. Bu eksenel yataklama sistemi neredeyse<br />

tüm makina üreticileri tarafından yüzyıllardır kullanılmaktadır.<br />

Ancak, bu sistemin temel sorunları – yedek<br />

parça tüketiminin yüksek olması, yüksek derecede temizleme<br />

ve bakım gerektirmesi ve eksenel yataklama bölgesindeki<br />

yapışkan birikintiler yüzünden ciddi derecede<br />

kirlenme – şu anda en azından yüksek performanslı rotor<br />

makinalarında kullanılmakta olan modern yataklama sistemlerinin<br />

gelişimini teşvik etmiştir.<br />

• Manyetik yataklama (bkz Şekil. 24 + Şekil 25). Rotor<br />

milinin ucu temas etmeden dairesel mıknatısların yarattığı<br />

manyetik alan içerisinde olacak şekilde sabitlenmiştir.<br />

Rotor milinin radyal pozisyonlamasının doğru<br />

yapılması sistemin işlemesi için ön koşuldur ve bilindiği<br />

kadarıyla bu sistemde hız sınır bulunmamaktadır.<br />

• EC yataklama (Şekil. 26 + Şekil. 27). Rotor milinin bir<br />

ucu (yağ yataklamasının tersi olarak) gres içerisindeki<br />

bir çelik bilye üzerinde hareket etmektedir. Muhafaza<br />

sıkıca kapatılmıştır, gres yağı bir yere gidemez ve yataklama<br />

sistemine bakım yapılması gerekmemektedir.<br />

• AERO yataklama (Şekil 28 + Şekil. 29). Bu sistemde<br />

rotor için eksenel desteği bir hava yatağı sağlar. Bu hava<br />

yatağı her eğirme bölgesinde bulunan 6 barlık kompresör<br />

ile sağlanır. Bu sistemde yağa ya da gres yağına ihtiyaç<br />

yoktur, yapışkan birikintiler oluşmaz ve hava yatağı civarındaki<br />

hava akımı sürekli temizlik sağlar (kendi kendini<br />

temizleme etkisi). Bu sistemin diğer avantajları bakım<br />

ihtiyacının ve yedek parça tüketiminin düşük olmasıdır.<br />

Sorunsuz çalışma için rotor mili ucunun yüzey seviyesinin<br />

düzgün olması gerekmektedir.


<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 24 – Manyetik yataklama ile eksenel rotor yataklama Şekil 25 – Manyetik yataklamanın pozisyonlanması<br />

Şekil 26 – EC yataklama ile eksenel yataklama Şekil 27 – EC yataklamanın sıkıca kapatılmış gres kutusu<br />

Şekil 28 – AERO yataklama ile eksenel rotor yataklama Şekil 29 – AEROyataklamadaki hava akımı; 6 barlık hava basıncı<br />

31


32<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

2.3.10. İplik çıkışı<br />

İplik, rotordan sevk mili ve baskı silindiri (a, Şekil 30) aracılığıyla<br />

alınır, rotorun içine dek uzanan çıkış düzesi (b) tarafından<br />

yön değiştirir ve düzeyi takibeden boru ile (c) dişarı kılavuzlanır.<br />

Ancak, daha önce de belirtildiği gibi, çıkış düzesi<br />

sadece kılavuz görevi yapmaz. İplik rotordan çıkarken rotor<br />

dönmeye devam ettiği için çıkış düzesinin yüzeyinde yuvarlanır.<br />

Bu yuvarlanma dolayısıyla ipliğe geçici olarak ilave büküm<br />

(iplik bükümünün tersi yönünde) verilir, böylece eğirme<br />

stabilitesi için gerekli olan ve iplik bükümünün %60larına<br />

dek çıkabilen yalancı büküm etkisi sağlanmış olur (bkz bölüm<br />

„5.2. Gerçek ve yalancı büküm“). Yalancı büküm efekti ne kadar<br />

fazlaysa eğirme gerilimi o kadar yüksek olur.<br />

Ýplik düzenin yüzeyinde yuvarlanırken, yüzey özelliklerine<br />

bağlı olarak yükselip alçalır. Bu yüksek frekanslı vibrasyon –<br />

yalancı büküm etkisiyle birlikte – rotor yivindeki büküm oluşumuna<br />

destek olur. Düze yüzeyi ne kadar belirgin olursa<br />

iplik o kadar şiddetli titreşir ve böylece büküm ilerlemesi ve<br />

yalancı büküm etkisi rotorun iç kısımlarına dek ulaşır. Bunun<br />

sonucu olarak, yalancı büküm etkisi ne kadar fazla olursa<br />

tercih edilebilecek gerçek büküm o kadar düşük, eğrilebilecek<br />

iplik o kadar hacimli ve yumuşak olur. Çıkış düzeleri<br />

rotor kapağına bir vida ya da manyetik bir kilitle sıkıca tutturulur.<br />

Çıkış düzeleri kolayca ve bazı durumlarda alet kullanmadan<br />

değiştirilebilir. Günümüzde genelde çıkış düzeleri<br />

yüksek kalitede seramikten yapıldığı için normal eğirme koşullarında<br />

uzun seneler boyunca kullanılabilmektedir.<br />

Şekil 30 – Çıkış silindirleriyle (a) ipliğin rotordan çıkışı, çıkış düzesi (b) ve çıkış kanalı (c)<br />

b<br />

„4.4.3. Çıkış düzelerinin ve kanallarının kullanım aralığı”<br />

bölümü değişik düze yüzeylerine göre uygulama alanları, rotor<br />

yivine göre düzenin farklı konumlandırılması ve değişik<br />

çıkış kanallarının iplik kalitesine, yapısına ve eğirme stabilitesine<br />

etkileri konuları ile ilgilidir.<br />

2.4. Bobin oluşumu<br />

Rotor iplik makinaları satışa hazır bobinler üretmektadır.<br />

Bu bobinler daha sonraki işlem aşamalarında aktarma işlemine<br />

gerek olmaksızın doğrudan kullanılabilmektedir. Her<br />

eğirme birimindeki parafinleme aparatı ile kalite izleme<br />

sensörleri ve 2° – 4°20 (USA 3°51) arası silindirik bobin<br />

formatları şekli sayesinde örme, dokuma, iplik boyama ya<br />

da katlama gibi sonraki işlem aşamalarının hepsine uygun<br />

çapraz sarımlı bobinler elde edilebilmektedir.<br />

Günümüzde neredeyse tüm rotor iplik makinaları 150 mm’lik<br />

travers ile bobinler üretmektedir. Bunun sonucunda da değişik<br />

makinaların farklı sarım birimlerine bağlı olarak aşağıda<br />

belirtilmekte olan bobin formatları elde edilebilmektedir:<br />

• silindirik bobinler: maks. çap 350 mm; maks. ağırlık 6 kg;<br />

• konik bobinler (2° – 4°51’): maks. çap 280 mm;<br />

Bobin ağırlığı bobin yoğunluğuna bağlıdır.<br />

Yüksek bobin ağırlıkları ile fabrikalarda boş masuralar için<br />

yapılan yatırım maliyetlerinin yanı sıra taşıma maliyetleri<br />

de azaltılabilmektedir.<br />

c<br />

a


Rotor iplik makinasında elde edilen çapraz sarım bobinleri<br />

için aktarmayla elde edilenlere kıyasla iki ana avantaj belirtilmektedir:<br />

• rotor bobinlerinde iplik ekleme yerlerinin sayısı, aktarma<br />

bobinlerindeki sayının %2–3ü kadardır, çünkü rotor<br />

iplikçilikte iplik üretildikçe kesiksiz bir şekilde bobine<br />

sarılırken aktarma bobini 60–120gr’lik kopsların bir<br />

araya eklenmesi ile oluşur;<br />

• aktarma işlemi 350 m/dak hızlarına kadar çıkılarak<br />

gerçekleştirilirken rotorda sarım işlemi 1 400 m/dak'lık<br />

hızlarda gerçekleştirilir, böylece daha iyi bir bobin<br />

elde edilebilir ve her bir bobinde iplik uzunluğu birbirine<br />

daha yakın olabilmektedir; ancak hemen belirtelim<br />

ki rotor bobinlerinden iplik sağılırken daha büyük balon<br />

oluşumu söz konusudur.<br />

Modern rotor iplik makinalarından çıkan bobinlerin aşağıda<br />

belirtilmekte olan gereksinimleri sağlaması şarttır:<br />

• bobin yoğunluğu her bir bobinde mümkün olduğunca<br />

aynı olmalıdır;<br />

• tüm bobinlerde eşit uzunlukta iplik olmalıdır, iplik uzunluğunu<br />

ölçen cihaz ile bu sağlanabilir;<br />

• iplik gerginliği ve sarımların değişken olan kesişim açısı<br />

vasıtasıyla ulaşılabilen ayarlanabilir sarım sıkılığı;<br />

• desenli bölgelerin olmaması gerekmektedir;<br />

• gerekli olduğu durumlarda parafinleme yapılmalıdır;<br />

• sağılma esnasında bobinde iplik tükenmeden iplik ucu<br />

bir sonraki bobindeki iplik ucuna düğümlenebilmesi<br />

için masura üzerinde erişilebilir iplik rezervinin oluşması<br />

gerekmektedir, böylece duruşlar önlenebilir.<br />

2.4.1. Sarım işlemi, duruş hareketi ve kalite kontrol<br />

Eğrilmiş iplik rotordan çıkış silindirdirleri tarafından, çıkış<br />

düzesi ve kanalı yardımıyla eğirme kutusundan alınır.<br />

Eğirme gerilimi çıkış silindirlerinin altından itibaren efektif<br />

olmasına rağmen, çıkış silindirinin hemen üstünde gerçekleşen<br />

silindirik ya da konik bobinlere sarım işlemi daha düşük<br />

sarım gerginliği altında gerçekleşir.<br />

Bu sarılma gerginliği ayarlanabilmektedir. Sarım gerginliği<br />

ne kadar düşük olursa bobin o kadar yumuşak olur (örneğin<br />

boya bobinleri); gerginlik ne kadar yüksek olursa bobin<br />

o kadar sıkı olur ancak bu esnada iplik uzamasının azalma<br />

riski vardır.<br />

Şekil 31 – Sarım kafası<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

İplik, bobin tutucular arasına sıkıştırılmış masura üzerine sarılır<br />

(Şekil 31). Silindirik bobinler ve 2° konik bobinler tek taraflı<br />

sarım silindiri tarafından hareket ettirilir. 3°50‘ ve 4°20‘<br />

lik konik bobin formatlarında ise sarım silindirinin her iki tarafından<br />

değişik çevresel hızlar için tolerans bırakılmalıdır.<br />

2.4.2. Sarım gerginliğinin dengelenmesi<br />

Homojen bobin yoğunluğu sağlamak amacıyla stroka bağlı<br />

olarak ipliğin çapraz hareketi ve sarım helisi için sarım gerginliği<br />

dengelenmelidir. İleri ve geri hareket eden bir iplik kılavuzu<br />

ile ipliğin bobin üzerinde çapraz hareketi sağlanır. Çıkış<br />

silindirleri ve bobinin sağ ya da sol kenarı arasındaki ipliğin<br />

uzunluğunun bobin ortasına kadar olan mesafeden daha fazla<br />

olması sebebiyle ortaya cıkan yol-uzunluğu varyasyonlarının<br />

duzeltilmesi için dengeleme yayı (Şekil 32, a) ve iplik<br />

gerginliği cubuguna (Şekil 32, b) ihtiyaç vardır. Ancak bu şekilde<br />

yapılan dengeleme sadece silindirik ya da 2° lik konikliğe<br />

sahip bobinlerde yeterli olmaktadır.<br />

33


34<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

b<br />

Şekil 32 – Sarım gerginliğinin dengeleme çubuğu (a) ve gerginlik çubuğu (b) ile dengelenmesi<br />

a


Dengeleme yayı ve iplik gerginlik çubuğu 3°51’ ve ya 4°20’lik<br />

konikliğe sahip bobinlerde yeterli olmamaktadır. Bu sebeple<br />

3 bölgeli diferansiyel sarım silindiri, örneğin küçük bobinden<br />

büyük bobine hız farklılıklarının tekerlek ve disk diferansiyel<br />

dişlileriyle sağlandığı bobin tahrik mekanizmaları<br />

(Şekil 33) için, dengeleme amacıyla kullanılmaktadır.<br />

2.4.3. Helis sarımı ve sevk hızı<br />

Kertiklere sahip bir iplik kılavuzu helis sarımında iplik kesişme<br />

açısını belirler. Çapraz yönlü hareket baş kısımdaki<br />

çapraz dişli ile sağlanır. Her makina tarafına ait birbirine<br />

zıt yönde hareket eden bir çapraz dişlisi vardır. İzin verilen<br />

maksimum sevk hızı sarım helisine, ayrıca masura şekline<br />

ve her bir makinadaki rotor sayısına da bağlıdır.<br />

İplik sarım açısı temel olarak bobin sarım yoğunluğunu ve<br />

sağım performansını etkiler. Bu yüzden iplik kılavuzunun<br />

birim zamandaki travers hareketinin ayarlanmasıyla iplik<br />

sarım açısı istenen şartları en hassas şekilde sağlamalıdır.<br />

d<br />

b<br />

a<br />

b<br />

A<br />

c<br />

d<br />

Kesit A<br />

Şekil 33 – Güçlendirilmiş orta kısma sahip üç-parçalı sarım silindiri (a), güçlendirilmiş iki yan kısım(b),<br />

tekerlek ve disk diferansiyel dişlisi (c) ve bobin tahriki için sürtünme kaplamaları (d)<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Açı 30° ve 40° arasında değiştirilebilmektedir. Açı büyüdükçe<br />

bobin yoğunluğu düşer ve dolayısıyla bobin yumuşaklığı<br />

artar (yüksek basınçlı boyama ekipmanlarındaki<br />

gelişmeler sonucunda çok sıkı bobinler bile başarılı bir şekilde<br />

boyanabilmektedir).<br />

Daha önce de belirtildiği gibi, bobin yoğunluğu (g) sadece<br />

sarım açısına değil aynı zamanda aşağıda belirtilen parametrelere<br />

de bağlıdır:<br />

• (ayarlanabilir) sarım gerginliği,<br />

• sarım silindirinde bobin üzerindeki (ayarlanabilir)<br />

temas basıncı,<br />

• ve iplik numarası.<br />

Daha ince bir iplik her zaman daha yüksek bir yoğunluk verir.<br />

Bu yoğunluk bilinen fizik eşitlikleri kullanılarak hesaplanabilir:<br />

yoğunluk (g) = kütle/hacim,<br />

g = net iplik kütlesi (g)/iplik hacmi (cm 3 )<br />

Pamuk ve benzeri liflerden üretilen iplikler için standart<br />

bobin yoğunlukları:<br />

• bobin boyama için bobinler: g = 0.33 – 0.38 g/cm 3 ;<br />

• sert bobinler: g = 0.38 – 0.42 g/cm 3 .<br />

35


36<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

2.4.4. Desen oluşumunu önleyici tertibat<br />

Normalde, iplik sarımları tüm bobin yüzeyine düzensiz bir<br />

şekilde dağıtılır. Ancak, yeni sarımların bir öncekilerin tam<br />

üzerine denk gelmesi olasıdır ve bu proses birkaç tabaka devam<br />

edebilir. Bu şekilde kesişen sırtlar (paralelkenar şeklinde)<br />

oluşabilir ve bu bölgelere desenli sarım ya da desen<br />

bölgeleri denir. Bunlar, sarım kapasitesini düşürür, sağılma<br />

işlemini zorlaştırırlar ve bu sebeple maliyeti ne olursa olsun<br />

önlenmeleri gerekmektedir. Desen oluşumu, travers sıklığı<br />

ve bobin tur oranı (genelde 1:1, 1:2, 1:3 gibi) arasındaki<br />

matematiksel bağlantıdan belirlenebilir. Desen oluşumunu<br />

engelleyici bir donanım bu şekildeki (belirli sıklıkta birbirine<br />

paralel tabakalar) bir sarımı azaltır. Desenli sarım bazı<br />

bobin çaplarında stroka ve sarım açısına bağlı olarak ortaya<br />

çıkar (bkz Tablo 1). Desen önleme tertibatı sürekli olarak<br />

hareket hızını çapraz dişli vasıtasıyla değiştirir. Böylece üst<br />

üste sarımı önleyecek şekilde bir helis sarımı yapılabilir.<br />

STROK<br />

[mm]<br />

SARIM HELİSİ<br />

30° 32° 34° 37° 40°<br />

152 (384)* (360)* 337 308 283<br />

148** (375)* 350 329 301 276<br />

145** (368)* 344 323 295 271<br />

142** (361)* 337 316 289 266<br />

138 350 328 307 281 258<br />

* Desenli sarım izin verilen maks. Bobin çapı 350mmyi aşmış durumda<br />

**Standart strok kutusu<br />

(bkz bölüm „2.4.5. Bobin sırtında kenar kaydırma„)<br />

Tablo 1 – Desenli sarımlar 1:1 mm cinsinden bobin çapı<br />

Şekil 34 – Konvensiyonel strok kaydırma<br />

Şekil 35 – Değişken strok kaydırma için dişli<br />

2.4.5. Bobin sırtlarında kenar kaydırma<br />

• Çapraz yönlü hareketin geri dönüşlerinde yani bobinlerin<br />

kenarlarında, iplik kılavuzunun hareketinde kısa bir<br />

duraklama olur çünkü bu noktada yavaşlayıp aksi yönde<br />

hızlanması gerekmektedir. Bobin boyunca diğer kısımlara<br />

göre bu noktalarda daha fazla miktarda iplik sarılır.<br />

Bu da aşağıdaki sonuçlara sebep olan iplik birikmeleri<br />

oluşturur:<br />

• aşırı derecede sert ve sıkı bobin kenarları,<br />

• bobin kenarlarında kaymalar (kaymış iplik tabakaları<br />

daha sonraki işlemlerde sorun çıkartır),<br />

• boyama bobnlerinde bobin ortalarında ve kenarlarında<br />

farklı miktarlarda boya alma.<br />

Bobin kenarında sürekli aynı yerde iplik yerleşimini önlemek<br />

için çapraz harekete ayrıca bir öteleme hareketi eklenmiştir<br />

(Şekil 34). Bu öteleme geleneksel dişlilerde 0 – 5 mm arasında<br />

olabilir. Değişik çaprazlama imkanına sahip sonsuz<br />

derecede ayarlanabilir dişliler (Şekil 35 ve 36) 0 – 30 mm<br />

gibi genişletilmiş ayarlama aralığına sahiptir ve bu da bobin<br />

kenarlarında düşük yoğunluklara sahip yumuşak boyama<br />

bobinlerinin üretiminde bazı avantajlar sağlar.<br />

2.4.6. Uzunluk ölçümü<br />

Eğer bobinler belirli bir çapa ulaştıklarında makinadan alınırlarsa<br />

(eski metot) değişken olan iplik gerginliği sebebiyle her<br />

bobine farklı uzunluklarda iplik sarılmış olur. Daha sonraki<br />

aşamalarda kullanım esnasında aynı anda sağılmaları gerekmesine<br />

rağmen bazıları farklı zamanlarda tükenir, örn. Çözgü<br />

hazırlama esnasında. Çağlığın yeniden hazırlanması işgücü<br />

gerektirir ve iplik kaybına sebep olur. Bu sebeplerle bobinlerde<br />

sabit ve aynı iplik miktarını sağlamak üzerine çalışmalar<br />

yapılmıştır. Bu, rotor iplik makinalarında özel ölçüm cihazları<br />

Şekil 36 – Değişken strok kaydırma


kullanımıyla mümkün olmuştur. Her eğirme biriminde sarılan<br />

tam uzunluğu kaydederler ve önceden belirlenmiş uzunluğa<br />

ulaşıldığında eğirme işlemini durdururlar. Sarım uzunluğunda<br />

%±0.5 lik tolerans teknik standartır.<br />

2.4.7. İplik parafinleme tertibatı<br />

Özellikle örme mamullerin (üretim esnasında iplik iğneler etrafında<br />

keskin dönüşler yapmaktadır) üretilmesinde kalın iplikler<br />

iplik kopuşları ve yüksek derecede aşınma gibi sorunlar<br />

yaratabilir. Çalışma performansını iyileştirmek için örme iplikleri<br />

genelde parafinlenir. Rotor iplik makinasında bu işlem<br />

doğrudan eğirme bölgesinde gerçekleştirilebilmektedir.<br />

İşletme sonuçlarına göre sürütnme katsayısındaki %40<br />

50’lere varan maksimum derecede azalma genelde uygulandığı<br />

şekliyle (bir kilo iplik başına 0.5 – 3 g) parafinleme işlemi<br />

ile sağlanmaktadır. Parafinin tipi ve kalitesi optimum parafinleme<br />

işleminde belirleyici olmaktadır. Parafinler sertlik,<br />

erime noktası ve nufuz etme özellikleri açısında farklıdır ve<br />

kullanılan hammade, iplik tipi ve örme işlemi gerekliliklerine<br />

göre seçilmelidir. Parafinleme tertibatları ayrıca kullanılan<br />

parafin blokları açısından farklılık göstermektedir. Daha<br />

uzun çalışma sürelerine ek olarak, daha geniş parafin blokları<br />

parafin yenileme ihtiyacını azaltmaktadır. Bu bağlamda fazla<br />

parafinleme de aynı yetersiz parafinleme gibi zararlıdır ve<br />

her iki durum da yüksek sürtünme katsayılarına sebep olur.<br />

Parafinleme tertibatı (bkz Şekil 37 ve 32) çıkış silindirleri ve<br />

bobin arasına yerleştirilmiştir böylece iplik parafin kütlesinin<br />

üzerinden geçerken yapışan parafin parçaçıkları sayesinde<br />

iplik yağlama işlemi gerçekleşir. İplikler örme makinasının<br />

iğnelerinde keskin bir şekilde eğildiklerinden bu parçacıklar<br />

ovalanarak örme işleminin sorunsuz gerçekleşmesini sağlar.<br />

Rotor<br />

%50<br />

Eğirme için gerekli<br />

negatif basınç<br />

%18<br />

Diğer %9<br />

Sarım<br />

%5<br />

Açıcı silindirler<br />

%18<br />

Şekil 38 – Rotor iplik makinalarında değişik tahrik mekanizmalarının enerji<br />

tüketimi<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 37 – Büyük parafin bloklarıyla parafinleme cihazı<br />

Parafin bloğu bir yay vasıtasıyla sürekli teması sağlayacak<br />

şekilde uygun pozisyona itilmektedir. İplik kopuşlarında<br />

dönmekte olan parafin bloğu durdurulur. Parafinleme tertibatı<br />

her zaman dengeleme yayı ya da iplik gerginlik çubuğu<br />

şeklinde iplik dengeleme tertibatına gerek duyar. Parafinleme<br />

cihazının üstünde ya da altında bulunan değişik<br />

kapaklarla parfinin eğirme kovalarına düşmesi dolayısıyla<br />

besleme bantlarını kirletmesi önlenir.<br />

2.5. Tahrik mekanizmaları<br />

Otomatik rotor iplik makinasının tahrik donanımalrı arasında<br />

yer alan, rotorlar, açıcı silindirler ve eğirme vakumu<br />

için olanlar toplam enerji tüketiminin büyük bir kısmını kullanırlar<br />

Şekil 38’de rotor iplik makinasının ana tahrik mekanizmalarının<br />

enerji tüketim oranları gösterilmektedir.<br />

37


38<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Rotorlar ve açıcı silindirler genelde teğetsel kayışlar ile tahrik<br />

edilmektedir ancak senkronize hareket mekanizmalarına<br />

doğru artan bir eğilim vardır. Bireysel tahrik mekanizmaları<br />

esneklik avantajı sağlamaktadır ancak maliyetleri yüksektir<br />

ve kontrolleri karmaşıktır. Hareket mekanizmaları değerlendirilirken<br />

sorunsuz çalışmaları, maliyetleri ve enerji tüketimleri<br />

dikkate alınır.<br />

Çekim (oran nbesleme silindiri/nsevk silindiri), iplik bükümü (oran nrotorhızı/nsevk<br />

silindiri) ve sarım gerginliği ayarları (oran nsevk silindir/<br />

nsarım nil) besleme silindirinin, çıkış silindirinin ve sarım milinin<br />

hareket mekanizmaları aracılığıyla yapılmaktadır. Çekim<br />

miktarının, bükümün ve sarım gerginliği için hareket<br />

mekanizmaların birbiriyle etkileşimi Şekil 39’da şematize<br />

edilmiştir. Ayarlar sonsuz ayarlanabilir inverter hareket mekanizmaları<br />

ya da konvensiyonel olarak dişli değişimiyle<br />

yapılmaktadır.<br />

Sonsuz ayarlanabilir inverter hareket mekanizmalarının kulanımı<br />

hem ayarların değiştirilmesi esnasında harcanan iş<br />

gücünü hem de makina duruşlarını azaltır, çünkü bu tasarımda<br />

dişlilerin değişitirilmesi gerekmemektedir. Çekim değeri,<br />

büküm ve gerilim ayarları birbirinden ayrı olarak makinanın<br />

kontrol panelinden doğrudan girilebildiği gibi rotor<br />

ve açıcı silindir hızları da (bazı durumlarda opsiyonel) aynı<br />

şekilde belirlenebilir.<br />

Rotor<br />

hızı<br />

Büküm<br />

Sarım mili<br />

Çıkış<br />

silindiri<br />

Sarım gerilimi<br />

Besleme silindiri<br />

Şekil 39 – Çekim, büküm ve sarım gerginliği için sonsuz<br />

ayarlanabilir inverter tahrikleri<br />

Çekim<br />

Bobin konveyör kayışları (makinanın her iki tarafı iki ayrı kayış)<br />

makinanın uş kısmından tahrik edilmektedir. Daha önceden<br />

belirlenmiş sayıda bobin bant üzerinde birikince bobin<br />

konveyör bandı otomatik olarak çalışır. Konveyör bant<br />

bobinleri makinanın ucuna taşır ve buradan da bobinler alınır.<br />

Bobinler alınınca konveyör bant tahriki kapatılır. Bobinlerin<br />

alınması konusunda değişik konseptler önerilmiştir (bkz<br />

bölüm “3.2.3. Rotor iplik makinası ve diğer bölgeler arasında<br />

bobin transferi”).<br />

Boş masuralar çifler halinde bulunan ve ayrı bir motor tarafından<br />

tahrik edilen daha dar konveyör bantlarıyla robotlara<br />

taşınır (Şekil. 40). Makinanın her iki tarafında da birbirinden<br />

bağımsız birer çift konveyör bandı bulunmaktadır.<br />

Sistem tarafından konveyör bantın üzerine boş masura konur<br />

ve eğirme robotunun boş masura istemesi halinde konveyör<br />

bant çalışır ve masurayı robotun boşalan masura yuvasına<br />

götürür.<br />

Döküntü konveyör bandı (makinanın her iki tarafında birer<br />

tane) hareket mekanizması kayışları ileri geri hareket ettirecek<br />

şekilde tasarlanmıştır (Şekil 41). Geri dönüş noktası bir<br />

sensör ile kontrol edilmektedir. Eğirme kutusundan ayrılmış<br />

olan döküntüyü emiş birimi alır ve konveyör bant geri dönme<br />

noktalarında bulunan merkezi filtrelere taşır.<br />

Şekil 40 – Konveyör bant aracılığıyla boş masura besleme


Şekil 42 – Negatif basınç için tahrik mekanizması<br />

Tüm kontrol birimleri için güç jeneratörle haricen tahrik<br />

edilen motordan sağlanır. Motor ve jeneratör makinanın<br />

baş tarafındadır. 3 fazlı motorun volan kütlesi birkaç saniye<br />

süreli güç kayıplarını makinayı durdurmadan tolere edebilecek<br />

miktarda güç üretebilmektedir.<br />

2.6. Emme sistemi<br />

Eğirme işlemi, her eğirme biriminde ekleme işlemi ve döküntü<br />

konveyör bantından döküntünün uzaklaştırılması işlemi için<br />

negatif basınca ihtiyaç duyar. Makina için negatif basınç motor<br />

tarafından tahrik edilen ve makinanın kuyruk kısmında bulunan<br />

bir fan ile sağlanır. Robot için ise negatif basınç yine makinanın<br />

kuyruk kısmında bulunan ayrı bir fandan sağlanır (Şekil 42).<br />

2.6.1. Emme sistemi makinası<br />

Ana fan (Şekil 42, 1) negatif basınç kanalı (2) ve filtre yuvası<br />

(3) üzerinden her eğirme birimindeki havayı emer, böylece<br />

yaklaşık 60 – 85 hPa lık bir negatif basınç eğirme kutusunun<br />

rotor yuvasında elde edilmiş olur. Döküntü, toz ve lif kalıntıları<br />

hava akımıyla taşınarak resimde (4) numara ile gösterilen<br />

filtre tabakasında birikir. Lif, toz ve döküntü tabakası filtre<br />

üzerinde mevcut hava akımıyla tutulur. Ancak, filtre artarak<br />

dolduğundan negatif basınç kaçınılmaz olarak zayıflar. Eğer<br />

negatif basınç ayarlanabililir sınır değerinin (alarm seviyesi)<br />

altına düşerse mevcut hava otomatik olarak bypass'a (5) yönlendirilir.<br />

Filtre üzerindeki materyal daha fazla taşınamaz ve<br />

filtre yuvasının tabanına (6) düşer. Böylece negatif basınç değerine<br />

yeniden ulaşılmış olunur.<br />

6<br />

4<br />

3<br />

5<br />

5<br />

5<br />

1<br />

2<br />

7<br />

8<br />

Şekil 41 – Emiş uniteli döküntü taşıma bandı<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Emiş var Emiş yok<br />

Döküntü uzaklaştırma kayışı<br />

Emilen birikintilerle filtre tabakası kalınlaştıkça eğirme işlemini<br />

sürdürebilmek için negatif basınçtaki düşüşü sıfırlamada<br />

bir başka opsiyon ise negatif basınç değerini sabit tutmaktır,<br />

yani fan hızı ve böylece de negatif basınç filtre kaplandıkça<br />

arttırılır. Eğirme için negatif basınç değerleri sensörlerle<br />

sürekli incelenir ve filtrenin yüküne göre sürekli ayarlanır.<br />

Ancak fan hızındaki artışla güç tüketimi de artar. Bu sebeple<br />

bazı sınırlamalar konulmuştur ve bu değerlere ulaşıldığında<br />

filtre manuel olarak temizlenmelidir. Bu konseptle filtrelerin<br />

manuel olarak temizlenme aralığı görece açıldığı için çalışan<br />

personel üzerindeki yük de kısmen hafifletilmiştir. Eğirme için<br />

negatif basınca ek olarak eğirme kutusundan ayrılan döküntülerin<br />

uzaklaştırılması için gerekli olan emişi de fan sağlar.<br />

Eğirme kutusundan ayrılan döküntü, döküntü konveyör bandı<br />

üzerinde birikir ve makinanın sağında ve solunda bulunan<br />

emme memeleriyle filtrelere iletilir. Emiş düzeleri sadece<br />

konveyör bandın hareket ettiği yöndeki emiş düzeleri çalışacak<br />

şekilde kontrol edilir. Eğer konveyör bant yön değiştirirse<br />

aktif olan emiş düzeleri kapatılarak makinanın karşı tarafındaki<br />

emiş düzeleri açılır.<br />

39


40<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

2.6.2. Emme sistemi robotu<br />

Eğirme robotu için gerekli olan negatif basınç makinanın uç<br />

tarafına yerleştirilmiş ilave bir fan tarafından sağlanır (Şekil<br />

42, 7). Eğirme robotuna ait boşaltma kanalı (8) robotun<br />

iç taraftaki kılavuz rayları arasına yerleştirilmiştir. Boşaltma<br />

kanalı her eğirme biriminin hizasında flaplarla kapatılan bir<br />

açıklığa sahiptir. Robot eğirme unitesine yaklaşınca flaplar<br />

açılır ve negatif basınç robot tarafından kullanıma hazır hale<br />

gelir. Döküntü uzaklaştırma fonksiyonu makina kumanda<br />

sisteminden kontrol edilmektedir. Filtre kutularını açmak<br />

için ve filtre kutularının temizlenmesi esnasında makina kumanda<br />

sistemi robotların konumlanmasını engeller.<br />

2.7. Çalışma ve izleme<br />

Merkezi makina operatör paneli (Şekil 43) kullanıcı ve makina<br />

arasındaki merkezi arayüzdür. Bu operatör paneli bilgi<br />

girişi ve çıkışı dışında daha pek çok amaçla kullanılmaktadır.<br />

Makina ayarları değiştirilir, entegre kalite kontrol sitemleri<br />

için karakteristik değerler belirlenir, makina ve bobin<br />

transfer sistemi başlatılır ya da durdurulur, operasyon robotlarının<br />

çalışma stratejisi belirlenir, makina problemlerinde<br />

ya da duruşlarında hata kaynakları görüntülenir, hem<br />

mevcut olan ve hem de kümülatif olarak makina, üretim,<br />

performans ve kalite verileri ekrandan izlenebilir. Çalışan<br />

ya da çalışmayan eğirme birimlerinin analiziyle izlenmekte<br />

olan makinada çok fazla kopuş gözlemlenen ya da kalite<br />

sorunları yaşanan eğirme birimlerinin hakkında uzmanlara<br />

çalışma koşullarıyla ilgili veri sağlayarak sorunu anında<br />

çözme imkanı sağlar.<br />

Sıklık kontrollü invertör hareket mekanizmalarına sahip<br />

makinalarda eğirme parametreleri makina duruşlarına sebep<br />

olan, zaman alan ve işgücü odaklı dişli ve kasnak değişiklikleri<br />

yerine operatör panelinden direkt olarak ilgili değerler<br />

girilerek değiştirilebilir. Bir başka avantaj ise ayarlama<br />

değerleri makinanın çalışması sırasında değiştirilmesidir.<br />

Bu, numara ve partı değişimlerinde makina duruşlarında<br />

önemli ölçüde azalma sağlar.<br />

Veri girişleri ve sorgulamaları (modern sistemlerde) dokunmatik<br />

ekranlardan yapılmaktadır (Şekil 43), ve kullanıcı menu<br />

asistanı tarafından program içinde yönlendirilmektedir. Aynı<br />

zamanda dokunmatik ekranda bilgiler alfa-sayısal ve/veya grafiksel<br />

olarak görüntülenebilir. Daha basit sistemlerde veri girişleri<br />

ve sorgulamaları klavyeden yapılabilir; veri çıktısı yazıcıdan<br />

ya da monitörden alınabilir.<br />

Fabrikalarda programa giriş izni değişik giriş kodlamalarıyla<br />

(yönetim, bakım/servis personeli, operasyon personeli)<br />

düzenlenebilir.<br />

Makina, üretim ve kalite verilerinin girilmesi ve sorgulanması<br />

esnasında kullanıcılar için çeşitli lisanlarda menüler vardır<br />

(Şekil 43).<br />

Şekil 43 – Dokunmatik ekran paneli şeklinde makina operatör paneli<br />

Her makinaya ait mevcut üretim ve kalite bilgileri temel alındığında,<br />

operasyon ya da bakım personeli, üretim veya kalite<br />

hata uyarıları görüntülendiğinde anında gerekli müdahaleyi<br />

yapabilir. Eğer makinalar daha yüksek seviyede bilgi toplayan<br />

bir sisteme bağlanırsa fabrika yönetimine verimli üretim<br />

ve kalite izlenmesi için kapsamlı bilgiler sağlanabilir (bkz bölüm<br />

“2.9. Üretimin izlenmesi”).<br />

Robot operasyon paneli (Şekil 44) kullanıcı için, aynı merkezi<br />

operatör paneli gibi, bir arayüzdür. Robotlarla ilgili tüm<br />

ayarlamalar ve sorgulamalar butonlara basılarak yapılabilir.<br />

İplik eklemelerin (boy, kütle ve mukavemet) ayarlanması ve<br />

optimize edilmesi işletim personeli için özellikle önemlidir.


Şekil 44 – Robot kumanda paneli<br />

Her bir iplik ekleme işlemi için, ekleme teşebbüslerinin sayısı,<br />

kopuşlardan veya kalite duruşlarından sonra iplik ekleme<br />

ve boş masuraların bağlanmasındaki robot verimlilik rakamları,<br />

ayarların optimize edilmesinde anahtar istatistiklerdir<br />

ve genel olarak eğirme koşullarının (hammade kalitesi, iplik<br />

parametreleri, eğirme elemanları, dev/dak ve hızlar) doğru<br />

şekilde sağlandığının da göstergesidirler.<br />

2.8. Kalite kontrol sistemleri<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Rotor ipliklerinin ring ipliklere kıyasla bariz derecede daha az<br />

iplik hatalarına sahip olduğu gerçeğinin rotor iplikçilik sisteminin<br />

başarılı olmasında büyük katkısı vardır. Uster istatistikleri<br />

ile karşılaştırıldığında kalın, ince yerlerin sayısı ve neps<br />

adetlerinin, rotor iplikçilikte sevk hızının 10 kat daha fazla<br />

olduğu durumlarda bile, ring ipliklerine göre belirgin biçimde<br />

düşük olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra iplik numarası<br />

inceldikçe aradaki fark açılmaktadır. Bunun sebebi rotordaki<br />

geriye dublaj işlemi (ki kütle varyasyonlarını dengeler) (bkz<br />

bölüm „5.1.2. Rotor yivinde lif toplanması (geriye dublaj)“ ve<br />

silindir çekim sistemi olmaksızın lif kılavuzlama ve izleme işlemleridir.<br />

Dahası, rotor iplik bobini, çapraz sarımlı ring iplik<br />

bobinine kıyasla, iplik bağlama (ekleme) noktalarının sadece<br />

bir kısmını içerir. Rotor iplikçiliğinde normal kopuş oranlarına<br />

sahip 4–5 kg'lık çapraz sarım bobini 3–5 adetten fazla ekleme<br />

içermez. Ancak aktarma makinasında üretilmiş 3 kg’lık<br />

çapraz sarımlı ring iplik bobini eğirme sistemi dolayısıyla<br />

mecburen bir sürü kopsun birleştirilmesi ile elde edildiğinden<br />

ve buna ek olarak iplik hatalarının temizlenmesi dolayısıyla<br />

bu bağlamalara ilave eklemeler sebebiyle yaklaşık 30–40<br />

adet ekleme noktası içerir. Bir süre sonra bu rakam 50 eklemeye<br />

kadar çıkar (bobin başına birleştirme ya da düğüm).<br />

Bu, ayrıca rotor ipliklerinin uzun yıllar temizleme işlemine<br />

gerek duymadan kullanılabilmesinin ana sebebi olmuştur.<br />

Ancak, bugünün kalite standartları artık buna izin vermemektedir;<br />

rotor iplikler için kalite standartları önemli ölçüde<br />

artmıştır. Örneğin, markalı denim (pantolon, tisört, vb.)<br />

üreticileri iplik ve kumaşlar için hassas spesifikasyonları<br />

şart koşmaktadır. Bu spesifikasyonlar sadece kalite kontrolleri<br />

yapılmış olan iplikler tarafından sağlanabilecek şekilde<br />

formüle edilmektedir.<br />

Bu sebeple kalite kontrol sistemleri, yüksek performanslı<br />

rotor iplik makinalarında, entegre birimler halini almıştır.<br />

Kalite testlerinden geçmiş ipliklere avantajlı ürün şeklinde ilk<br />

atıfı sözleşmeli fabrikalar yaparken, aynı zamanda artan sayıda<br />

entegre tesis de kalite testlerinde geçirilmiş ve temizlenmiş<br />

iplikleri, özellikle yüksek kaliteli dokuma ve ya örme<br />

kumaş imalatında kullanmaya başlamıştır.<br />

41


42<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Dünya çapında önde gelen kalite kontrol sistemleri tedarikçileri<br />

(örn. Uster Quantum Clearer2® ile Uster Teknoloji ve<br />

BarcoPr<strong>of</strong>ile ile Barco) bazı durumlarda değişik ölçüm sistemleri<br />

kullanmalarına rağmen genelde karşılaştırılabilir performans<br />

aralığı sunmaktadırlar:<br />

• ayarlanabilir temizleme limitleri içerisindeki iplik hatalarını<br />

tespit etme, sayma ve temizleme;<br />

• hata sınıflandırmasındaki temizlenmeyen (rahatsız<br />

edici olmayan) hataları sayma;<br />

• ikincil materyallerin tespiti ve temizlenmesi;<br />

• temel fiziksel iplik özelliklerinin ölçülmesi:<br />

iplik düzgünsüzlüğü, hatalar ve Klasimat değerleri<br />

(iplik mukavemeti ve uzaması hariç).<br />

Tüm partiler için her eğirme birimine ait kalite verileri hazırdır<br />

ve istenmesi halinde her zaman ulaşabilir. Değişim olması<br />

durumunda istenirse anında ve dolayısıyla hiç zaman<br />

kaybetmeden müdahale edilebilir.<br />

2.8.1. Rotor iplik makinalarının entegre bileşenleri<br />

olarak Kalite kontrol sistemleri<br />

Uster Quantum Clearer2® (Şekil 45) ve BarcoPr<strong>of</strong>ile®<br />

(Şekil 46) kalite kontrol sistemleri genelde rotor iplik makinalarına<br />

entegre kalite kontrol sistemleridir. Sistem merkezi<br />

kumanda paneli aracılığıyla ayarlanır ve çalıştırılır, tüm veriler<br />

görüntülenebilir ve geri çağrılabilir.<br />

Uster Quantum Clearer® kalite kontrol için opsiyonel olarak<br />

kapasitif ya da optik ölçüm kafası ile tedarik edilebilir.<br />

Yabancı maddeler optik sensöre entegre kapasitör ve ya optik<br />

ölçüm kafasıyla tespit edilir. BarcoPr<strong>of</strong>ile ise hem kalite<br />

kontrol hem de yabancı maddelerin tespiti için sadece optik<br />

ölçüm prensibine dayanmaktadır. Yabancı maddeleri tespit<br />

edecek sensör ölçüm kafasına değil de ayrı olarak iplik çıkış<br />

kanalına yerleştirilmiştir. Avantajlı yanı ise bu sensör temizleme<br />

modülünden bağımsız olarak ve ayrıca iplik temizleme<br />

modülü olmaksızın çalıştırılabilmekte ve modernize edileblmektedir.<br />

Rotor iplik makinasında her eğirme biriminde direkt olarak<br />

merkezi analiz birimine ve makina kumanda sistemine bağlı<br />

kapasitif ya da optik ölçüm kafası bulunmaktadır. Eğer ölçüm<br />

kafasının ölçüm bölgesinde belirlenmiş temizleme limitlerin<br />

aşan bir hata tespit edilirse, eğirme birimi anında<br />

durdurulur. Hatalı iplik parçası bobinden sağılır ve eğirme<br />

başlamadan eğirme pozisyonundan uzaklaştırılır.<br />

2.8.2. Ölçüm metotlarının karşılaştırılması<br />

Birim uzunluğun ağırlığı, yani ölçüm bölgesindeki lifin kütlesi,<br />

kapasitif ölçüm prensibiyle kaydedilirken, optik ölçüm<br />

prensibindeki sinyal dış hatları yani iplik çapını belirler.<br />

Prensiplerin özellikleri ve arasındaki farklılıklar Tablo 2 ve<br />

Tablo 3’de açıklanmıştır.<br />

Şekil 45 – Uster Quantum Clearer iplik temizleyicisi Şekil 46 – Barco Pr<strong>of</strong>ile iplik temizleyicisi


İplik Kapasitif prensip Optik prensip<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Düzgün iplik %0 temel değer %0 temel değer<br />

Çift enine kesit alanlı kalın yer Kesit alanında artış: +%100 Çapta artış: +%42<br />

Yarım enine kesit alanlı ince yer Kesit alanında azalma: -%50 Çapta azalma: -%29<br />

Tablo 2 – Ölçüm prensiplerinin hassasiyeti<br />

Özellik<br />

• İplik<br />

Etki<br />

• Lif<br />

Tablo 3 – Ölçüm prensibinin özellikleri<br />

Kapasitif prensip Optik prensip<br />

İplik kütlesine yada lif sayısına karşılık<br />

gelir<br />

İplik, elektrik iletken lifler içeriyorsa<br />

ölçüm yapılamaz<br />

İplik çapına, görsel izlenime karşılık gelir<br />

Tüm lifler<br />

• Renk Hayır Koyu renkli iplikler için farklı ayarlar gerekir<br />

• Lif Hayır Hayır<br />

• Nem Nemdeki varyasyonlar etkileyebilir Hiçbir etkisi olmaz; çok kuru iplikler daha yüksek tüylülük sergiler<br />

– büyük çap – tanımlanamayan duruşlar<br />

2.9. Üretim izleme<br />

Tek bir iplik işletmesinde 40 – 50 veya daha fazla rotor iplik<br />

makinasının olması ender rastlanan bir durum değildir. Bu<br />

makinalar geniş bir numara aralığında iplik üretirler. Bu da<br />

kaçınılmaz olarak etkin bir üretim ve kalite izlemesi ihtiyacını<br />

beraberinde getirir. Tersi bir durum olarak, modern, rasyonalize<br />

edilmiş iplik işletmelerinde personel sayısı sürekli<br />

azalmaktadır (operasyon ve bakım personeline, yalın<br />

üretim, vb. nedenlerle daha fazla sayıda makina tahsis<br />

edilmektedir).<br />

Makina sayısı arttıkça, hammade ve ürün çeşitliliği sebebiyle<br />

lojistik ihtiyaçları kompleks hale geldikçe, personelden<br />

bağımsız kapsamlı üretim izleme daha önemli olmaktadır.<br />

Bu ise sadece eğer makina, üretim ve kalite verileri her zaman<br />

ulaşılabilir, güncel ve eksiksiz ise mümkün olailmektedir.<br />

Bu bağlamda eksiklikler ciddi sorunlara neden olur:<br />

üretim esnasında tespit edilemiyen her arıza makina veriminin<br />

azlamasına, üretim kaybına ve dolayısıyla daha yüksek<br />

üretim maliyetlerine sebep olur. Eğer hemen tespit edile-<br />

mezse, modern rotor iplik makinalarının üretim hızında hatalı<br />

iplik üretimi sonucu, yüksek miktarlarda kullanılamaz<br />

ya da ciddi derecede düşük değerde iplik üretimi gerçekleşir.<br />

Eğer hatalı iplik sevk edilirse ve hata sadece mamul kumaşta<br />

belirlenecek olursa nihai mamul açısından ilave telafi talepleri<br />

de doğar.<br />

Bir süredir piyasada üretimi izleme sistemleri kullanılmaktadır<br />

ve bu sistemler hem makina üreticileri ve hem de diğer<br />

tedarikçiler tarafından sağlanmaktadır. Bu sistemler<br />

genelde veri çıktısı almak için gerekli donanıma (yazıcı,<br />

monitör) sahip merkezi işlem bilgisayarından oluşmaktadır.<br />

Her bir rotor iplik makinası veya eğirme işletmelerinde<br />

sensörlerle donatılması gereken her hangi bir başka makina<br />

doğrudan bir kablo ile bu proses bilgisayarına bağlanır (bkz<br />

Şekil 47). Bu işlemcide makinadan ve eğirme biriminden<br />

gelen tüm sinyaller taranır, kaydedilir ve kısa aralıklarla işlenir.<br />

Üretim makinasının tersine, merkezi bilgisayarın depolama<br />

kapasitesi, üretim ve kalite verilerinin uzun dönemli<br />

analizlerine imkân verir.<br />

43


44<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

UNIcommand<br />

Siviç<br />

Tarak makinası<br />

Tarak makinası<br />

Duvar panosu<br />

Penye makinası<br />

Penye makinası<br />

UNIlap<br />

UNIlap<br />

RS485<br />

Terminatör<br />

aktif<br />

Fitil Makinası<br />

<strong>Rieter</strong> ve Marzoli<br />

Fitil makinası<br />

Electro Jet<br />

Şekil 47 Üretim izleminin sistem diyagramı: Çevre birimleri ve üretim makinaları bağlı ana bilgisayar<br />

Hem her bir makina hem de makina grupları için, yukarıda<br />

bahsedilen kriterlere göre düzenlenen basılı raporlar mevcuttur.<br />

Raporlar, otomatik olarak vardiya sonunda ya da<br />

istenildiği zaman yazdırılır. Belirlenen referans verimliliği<br />

sağlayan veya önceden belirlenmiş bazı kriterleri (kopuş,<br />

kalite duruşları gibi) aşan makinalar veya eğirme pozisyonları<br />

ayrı ayrı sıralanır.<br />

İşletme yönetimi, siparişlerde darboğazlar oluştuğunda,<br />

makina tahsisine ve ham madde kalitesindeki hızlı değişikliklere<br />

göre çabuk cevap vermek için makina ayarlarında ve<br />

iplik hazırlık işlemlerinde yapılacak değişiklikler gibi üretimin<br />

teknik yönleri ve personel açısından yapılacaklar hakkında<br />

karar vermede üretim, verimlilik ve kaliteyi analiz etmek<br />

için bu bilgileri kullanır.<br />

Örneğin ham madde alımında (maliyet/kazanç kriterine<br />

göre ham madde kalitesinin seçimi), iplik işletmesindeki<br />

verimliliğe göre materyal akışının planlanmasında, isteni-<br />

Siviç Siviç<br />

Siviç Siviç Siviç<br />

Sonlandırıcı<br />

aktif<br />

Repeater<br />

(1 km'den)<br />

L2<br />

1x2x0.32 mm 2<br />

(max. 1.0 km)<br />

PVI<br />

Client<br />

SPIDERbox<br />

Fitil makinası<br />

SPIDERbox<br />

SPIDERweb<br />

Host<br />

Siviç<br />

Ring iplik makinası<br />

Ring iplik makinası<br />

ISM – Teksel İğ<br />

İzleyici<br />

Müşteri<br />

Network'ü<br />

(Opsiyonel)<br />

Cer Makinası<br />

Cer Makinası<br />

Ethernet<br />

Bükülü çift<br />

SPIDERweb<br />

Client<br />

(Opsiyonel)<br />

ROnet<br />

Rotor iplik makinası<br />

Rotor iplik makinası<br />

len iplik kalitesine göre eğirme parametrelerinin belirlenmesinde<br />

(rotor hızı, iplik bükümü gibi) ve siparişin takip<br />

edilmesinde (üretilen ürün miktarı, tamamlanan bobin sayısı<br />

gibi) Materyal Planlama Bölümü`ne bilgiler aktarılır.<br />

İşçi ya da vardiya şefleri istenilen verimliliğin elde edilmemesi<br />

veya belirli bir kopuşun aşılması veya kalite ile ilgili<br />

belirli sayıda kopuş olması durumunda bu makinalardaki<br />

verilere her zaman ulaşırlar. Böylece işçi ya da bakım elemanı,<br />

yeterli derecede çalışmayan makina ve eğirme birimlerine<br />

konsantre olabilir ve gecikme olmadan gerekli müdahaleyi<br />

yaparlar.<br />

Bakım personeli, duran, yeterli derecede çalışmayan veya<br />

bozuk, yetersiz robot verimliliği olan eğirme birimlerindeki<br />

raporu alır ve gerekli gördüğü müdahaleyi hemen yapar.<br />

Makina ve robotlarda gerçekleştirilecek periyodik bakımlar,<br />

rotor iplik makinalarının çalışma saatlerine göre planlanır,<br />

uygulanır ve kontrol edilir.


3. MAKİNA VE TRANSPORT OTOMASYONU<br />

Maliyetlerin azaltılması, kalitenin ve üretim işlemlerindeki<br />

esnekliğin iyileştirilmesi konularında baskılar söz konusu<br />

olduğunda, üretim makinalarındaki işlem fonksiyonlarının<br />

ve üretim hattında makinalar arası transfer işlemlerinin<br />

otomasyonu için sistemler önermek ve geliştirmek çok<br />

önemlidir. Tekstil sanayiinde de, özellikle iplik işletmelerinde,<br />

durum budur. Bu sebeple üretim ve transport işlemlerinde<br />

otomasyonun senelerdir eğirme işleminin bir<br />

parçası olmasına saşmamalıdır. Özellikle rotor iplikçilikte<br />

– diğer eğirme sistemlerine kıyasla-üretimde otomasyonun<br />

yanı sıra (örn. rotor temizleme, kopukları ekleme, boş<br />

masuraların transferi, bobin değişimi) tarak makinasından<br />

cere, oradan rotor iplik makinasına materyal taşınması ie<br />

ilgili proses bağlantılı otomasyona ve oradan tam otomatik<br />

bobin değişimine ya da makinanın bobinleri kendisinin paletlenmesine<br />

dek otomasyon çok ilerlemiştir. Tarak ve cer<br />

makinaları ile, cer pasajları arasında yapılan transfer otomasyonu<br />

ile ilgili konulardan burada bahsedilmeyecektir.<br />

Bu konu üzerinde daha detaylı bilgiyi bu serinin ilgili ciltlerinde<br />

bulabilirsiniz.<br />

3.1. Rotor iplikçiliğinde makina otomasyonu<br />

Rotor iplik makinalarında işlemlerin otomasyonu için olan<br />

sistemler uzun yıllardır yüksek performanslı rotor iplik makinalarının<br />

entegre bir parçası olmuştur. Değişik aşamalardaki<br />

tüm manuel işlemler için otomasyon sistemleri geliştirilmiştir:<br />

• yeni bir kovadan gelen şerit ucunun otomatik kıstırılması<br />

ve eğirme kutusuna otomatik beslenmesi (bugüne<br />

dek sadece belirli durumlarda kullanılmaktadır);<br />

• iplik kopuşları, kalite duruşları ve bobin değişikliklerinden<br />

sonra rotorun, çıkış düzesinin ve kanalının otomatik<br />

temizlenmesi;<br />

• iplik kopuşlarından, kalite duruşlarından ve masura<br />

değişikliklerinden sonra otomatik ekleme;<br />

• belirlenen iplik uzunluğuna erişen dolu bobinlerin otomatik<br />

olarak alınması ve boş masuraların yerleştirilmesi<br />

• bobin değişikliği yapan robotlara otomatik olarak masura<br />

beslenmesi;<br />

• programlanabilir parti değişimi;<br />

• makinanaın sonunda toplanan bobinlerin otomatik olarak<br />

alınması;<br />

• otomatik ya da yarı otomatik filtre temizliği.<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Bu şekildeki bir otomasyonla manuel işlemler minimuma<br />

iner, izleme ve bir hata durumunda mudahale edebilme<br />

imkanı sağlanır. Ancak, otomasyonun önemi personel ve işgücü<br />

maliyetlerinde azalma ile sınırlı değildir. Otomasyonun<br />

ürün kalitesine de önemli etkisi vardır, örneğin iplik<br />

kopuşlarından sonra otomatik uç ekleme ile:<br />

• Manuel ekleme yüksek rotor hızlarında artık mümkün<br />

değildir (> 100 000 dev/dak).<br />

• Manuel eklemede iplik mukavemetinin yaklaşık %40'ı<br />

kadar mukavemet sağlanırken otomatik eklemede<br />

%100 mukavemet sağlanabilmektedir.<br />

• Günümüzde elektronik iplik temizleyiciler rotor iplik<br />

makinalarında standart ekipman olduğu için manuel<br />

olarak yapılan eklemeden sonra elde edilen temizlenmiş<br />

kısımdan daha düşük kalitede (kalın ve düşük<br />

mukavemetli) bir hata varsa temizlenmeye değerdir.<br />

Sadece kontrollü lif besleme ve senkronize iplik almayı<br />

sağlayan ekleme sistemleri iplikte ve nihai mamulde<br />

görülemeyen eklemeler yapabilirler ve böylece daha<br />

ince temizleme ayarlarına olanak verirler.<br />

• İstikrarlı ekleme kalitesi, rotor ipliklerinin sonraki<br />

işlem aşamalarınin ekonomik olması açısından önemlidir<br />

ve bu ancak proses kontrollü ve tekrarlanabilir<br />

ayarlama parametreleriyle yapılan eklemeler ile sağlanabilir.<br />

• Son fakat aynı zamanda çok önemli olarak, her iplik<br />

kopuşundan ve bobin değişiminden sonra rotor yivinin<br />

mükemmel temizliği otomatik makinalarda mümkündür,<br />

böylece iplikte oluşabilecek kalite bozulması da<br />

önlenir.<br />

Pratikte üretimdeki otomasyon iki farklı konseptle belirtilir:<br />

• Entegre otomasyon, tüm operasyon fonksiyonları (rotor<br />

temizleme, kopuşların onarılması, bobin değişimi) tek<br />

bir robotta birleştirilmiştir. (Şekil 48). Bobin değiştirme<br />

ve peşı sıra eğirme işleminin başlaması tek bir<br />

işlem gibi gerçekleşir.<br />

• Ayrı çalışan birimler aracılığıyla otomasyon, eğirme<br />

başlangıcı (kopuşlarda ve ya bobin değişiminden<br />

sonra) ekleme yapan bir robot ve başlangıç bobinlerin<br />

transferi ve bobin değişimi ikinci bir robot tarafından<br />

gerçekleştirilir. Ayrı olarak çalışan robotlar ve başlangıç<br />

bobinin kullanımı arasında sistemin zorunlu kıldığı<br />

bağ bulunmaz, ama ön sarımlı başlangıç bobiniyle bağlantılı<br />

olarak sistemden kaynaklanan teknik bir güçlük<br />

vardır. Daha önce ayrı çalışan robotları tercih eden<br />

üreticilerin makinalarda entegre otomasyon sistemleri<br />

kullanmalarındaki sebep de budur.<br />

45


46<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 48 – Yüksek performanslı rotor iplik makinalarında robot<br />

Robotlar mekanik/elektronik ya da pnömatik/elektronik<br />

olarak tahriklenirler ve kontrol edilirler. Modüler tasarımlı<br />

robotlar bakımı bariz bir şekilde basitleştirir. Pnömatik<br />

kontrol edilen robotların modüler yapısı bobin değişiminde<br />

ve peşi sıra gerçekleşen eğirme işleminin başlamasında<br />

senkronize fonksiyonel işlemlere izin verir. Ekleme işlemi<br />

iplik kopuşlarından veya kalite nedeniyle olan duruşlardan<br />

sonra 25 saniyeden daha kısa sürede tamamlanır. Robot<br />

0.4 m/san hızla makina boyunca hareket eder.<br />

3.1.1. Robotlar için uygulama opsiyonları<br />

Rotor eğirme makinalarında maksimum 4 robot (her iki tarafta<br />

2’şer adet olmak üzere) bulunabilir. Robotların hareket<br />

stratejisi, robotlar ileriye ve geriye belirli bir çalışma aralığında,<br />

her hareket yönünde hata veren tüm eğirme noktalarına<br />

ulaşacak şekilde koordine edilmiştir. Hareket stratejisi<br />

makinanin işlem durumuna göre optimize edilebilir.<br />

3.1.1.1. Tek robotlu makinalar<br />

Her bir makinada tek bir robot kullanmak sadece çok kısa<br />

makinalarda ekonomiktir. Makina eğirmeye başlarken ya<br />

da kopuşlar veya bobin değişimi sonrası ivmelenme durumunda<br />

tüm eğirme birimleriyle ilgilenmek çok zaman alır.<br />

Eğer robotun bakıma ihtiyacı olursa kopuşlar eklenemez ve<br />

bobinler değiştirilemez. Uzun duruşlar sebebiyle makinaverimliliğindeki<br />

azalma ikinci bir robotun getireceği düşük<br />

yatırım maliyetinin avantajlarından fazladır.<br />

3.1.1.2. İki robotlu makinalar<br />

İki robot (makinanın her bir tarafında bir tane), son zamanlarda<br />

tercih edilen 240–280 iğ uzunluklu makinalar<br />

için genelde yeterli olmaktadır. Her bir robot makinanın<br />

tek tarafında çalışır ve bir robot bakımdayken diğer robot<br />

makinanın her iki tarafına da bakacak şekilde programlanabilir<br />

(Şekil 49). Bu durumda robot makinanın bir tarafından<br />

diğer tarafına makinanın baş tarafında birleşen ray<br />

aracılığıyla geçer. Böylece çalışmayan eğirme birimleri sebebiyle<br />

oluşan duruşlar yarıya indirilmiş olur. Bu uzunluktaki<br />

makinalarda 4 robot kullanmak sadece ekstrem eğirme<br />

koşullarında verimlilikte iyileşme sağlar – örneğin kalın<br />

iplik numaraların kombinasyonu, küçük bobin formatları<br />

ve yüksek sevk hızları – ve ancak bu şekilde iki ilave robotun<br />

sermaye maliyetleri çıkarılabilir.


n ... 3 2 1<br />

Baş kısım Ayak kısmı<br />

n ... 3 2 1<br />

Şekil 49 – Makinanın her iki tarafında birer robotlu hareket stratejisi; ayrıca her robot diğer tarafta da çalışabilir<br />

RB 4<br />

RB 2<br />

n ... 3 2 1<br />

Baş kısım Ayak kısmı<br />

n ... 3 2 1<br />

Çalışma alanı dışı<br />

Şekil 50 – 3 robotla hareket stratejisi. Makinanın her iki tarafında bir robot, 3. robot dönüşümlü olarak her iki tarafta çalışır<br />

Şekil 52 – Makinanın he iki tarafında ikişer robotla hareket stratejisi<br />

RB 4<br />

RB 1<br />

Şekil 53 – 4 robot için bakım istasyonuna sahip rotor iplik makinası<br />

n ... 3 2 1<br />

Baş kısım Ayak kısmı<br />

n ... 3 2 1<br />

Ne 3 Ne 15 Ne 60<br />

2 robots 4 robots<br />

Şekil 51 – 2 ve 4 robotla makina verimliliği<br />

Çalışma alanı<br />

100<br />

95<br />

90<br />

85<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

RB 3<br />

RB 2<br />

RB 2<br />

RB 1<br />

RB 1<br />

RB 2<br />

RB 3<br />

RB 2<br />

RB 1<br />

RB 3<br />

RB 3<br />

RB 1<br />

47


48<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

2 ve 4 robot kullanırken hareket stratejisini optimize etmek<br />

için bir başka seçenek daha vardır. Eğer hareket yönündeki<br />

eğirme noktalarında her hangi bir sorun yoksa robot hareket<br />

yönünün tersine kontrol edilebilir. Robotlar ile ilgili tüm<br />

komutlar makina kontrol panelinden girilir.<br />

3.1.1.3. Üç robotlu makinalar<br />

Teorik olarak her bir makina için üç robot kullanmak mümkündür<br />

(Şekil 50). Makinanın her iki tarafında birer robot<br />

çalışırken (RB 1 and RB 2) üçüncü bir robot (RB 3) makinanın<br />

önce bir tarafında sonra diğer tarafında olmak üzere her<br />

iki tarafta da dönüşümlü çalışarak iki robota destek olur.<br />

Ancak, üçüncü robotun bir ray sistemi aracılığıyla, uzun bir<br />

mesafe olan, makinanin bir ucundan diğer ucuna – çalışma<br />

aralığının dörtte birinden fazlası – gidiyor olması verimlilikte<br />

çok küçük bir artış sağlanabileceği anlamına gelmektedir.<br />

Bu tasarımla ilgili en önemli sakınca makina sonlarında bu<br />

üçüncü robotun ray üzerinde sıklıkla tekrarlanan ileri ve geri<br />

hareketleri yüzünden çalışma düzenini (örn. Bobinlerin değiştirilmesi)<br />

ciddi bir şekilde bozuyor olmasıdır. Bugüne kadar<br />

makina başına 3 robotlu sistem fabrikalarda pek tercih<br />

edilmemektedir.<br />

3.1.1.4. Dört robotlu makinalar<br />

500 eğirme ünitesine kadar eğirme pozisyonuna sahip uzun<br />

makinalar için dört robutun (makinanın her iki tarafında<br />

ikişer adet) kullanılması gereklidir, böylece küçük bobin<br />

boyutlarında, yüksek çıkış hızlarında ve yüksek kopuş<br />

oranlarında çalışırken bile maksimum makina verimliliği<br />

sağlanabilir. Ne kadar fazla materyal beslenirse, bobinlerin<br />

değiştirilme sıklığı o derece yüksek olacaktır, 4 robot<br />

kullanılarak makina verimliliği de arttırılır (bkz Şekil 51).<br />

a<br />

b<br />

Ekleme başlangıcı<br />

10.6 cm<br />

Şekil 54 – Ekleme kalitesi (Ne 30, Büküm faktörü αe = 4.6, %100 Pamuk)<br />

a) Proses kontrollü robotik sistemlerle ekleme kalitesi<br />

b) Mekanik olarak kontrol edilen robotlarla ekleme kalitesi<br />

Makinanın her iki tarafında ikişer robot çalışır. Her robot makina<br />

boyunca belirli mesafelerde hareket eder. Hareket bölgeleri<br />

makinanın ortalarında çakışır. (Şekil 52). Merkezi robot<br />

kontrol sistemi iki robotun çarpışmasına izin vermez. Böylece<br />

makinanın iki tarafına dolaşan bir ray sitemine ve dolayısıyla<br />

makinanın diğer tarafına gidecek olan bir robota ihtiyaç yoktur.<br />

Bir taraftaki robotlardan birisi bakımdayken aynı taraftaki<br />

diğer robot çalışmayı makina boyunca sürdürür. Şekil 53'de<br />

görülebileceği üzere makinanın bir ucunda – hareket bölgesinin<br />

dışında kalacak ve böylece çalışmakta olan robotların hareketlerini<br />

kısıtlamayacak şekilde – her robot için bir bakım birimi<br />

bulunmaktadır.<br />

Robotların her ikisi de bir veya daha fazla seksiyona birlikte<br />

bakabilecek şekilde programlanabilir. Bir bölgede büyük boyutlu<br />

bobinlerin değiştirilmesi gerekiyorsa bu şekildeki çalışma<br />

düzeni her zamana faydalıdır. Ayrıca robotlar eğer hareket yönündeki<br />

eğirme noktalarında her hangi bir sorun yoksa robot<br />

hareket yönünün tersine yön değiştirebilecek şekilde programlanabilirler.<br />

Robotlar ile ilgili tüm komutlar makina kontrol panelinden<br />

girililir.<br />

3.1.2. Otomatik ekleme<br />

İplik kopuşundan ya da bobin değişiminden sonra eğirme işlemi<br />

yeniden başlatılmalıdır. Eğirme teknolojiisi açısından<br />

geri beslenen iplik ucunun rotor yivindeki lif halkası ile üst<br />

üste getirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde bir ekleme işleminin<br />

kalitesinin iplik kalitesi kadar önemi vardır, çünkü her<br />

ikisi de ipliğin piyasadaki değerini belirlemektedir. Bir eklemenin<br />

kalitesi aşağıdaki özellikleriyle belirlenir:<br />

• iplik mukavemeti açısından yüzdesel olarak ifade edilen<br />

ekleme dayanımı;<br />

• eklemeler arası dayanımdaki varyasyon (ekleme mukavemetine<br />

ait %CV);<br />

• ekleme noktasının kalınlığı (çap ve ya kütle);<br />

• ekleme noktası uzunluğu;<br />

• ekleme işleminin tekrarlanabilir hassasiyeti.<br />

Ekleme sonu (a)<br />

Ekleme devam eder (b)<br />

Skala<br />

2 mm


Kütlesi fazla olan her ekleme noktası elde edilen kumaşta<br />

defo olarak algılanır ve değer kaybına sebep olur; kalın yer<br />

ne kadar uzunsa görüntü o kadar bozuk olur. Çok az büküme<br />

sahip olmaları sebebiyle kalın ekleme noktaları genelde düşük<br />

mukavemet sergiler. Bu da daha sonraki işlem aşamalarında<br />

sorunlara sebep olur. Yüksek kalitede bir iplik bu şekilde<br />

hatalı bir eklemeyle çok değer kaybedebilir.<br />

Yüksek mukavemete ve iplik görünümüne sahip ekleme<br />

noktaları işlemcı kontrollü robotik sistemlerle sağlanabilir,<br />

çünkü her bir fonksiyonel işlemin zamanlaması milisaniyeler<br />

içerisinde olmalıdır. Kontrollü lif beslemesi ve senkronize<br />

iplik çıkışı ile elde edilen ekleme noktaları hem iplikte<br />

hem de kumaşta neredeyse görünmezdir. Mekanik/elektronik<br />

kontrollü robotlar yerine proses kontrollü robotların kullanımıyla<br />

ekleme işleminde sağlanan iyileşme Şekil 54’de<br />

açık bir şekilde görülebilmektedir. Ayarların tekrarlanabilirliği<br />

ise rotor hızının ve lif akışının hassas kontrolü ile sağlanmaktadır.<br />

Yüksek rotor hızlarında çalışan ekleme sistemleri<br />

sadece yüksek mukavemete sahip eklemelerin yüksek<br />

eğirme gerilimine dayanmasını sağlar. (bkz bölüm „3.1.2.3.<br />

Ekleme hızı ve kalitesi“).<br />

Kopuşlardan ya da ürün değişimlerinden sonraki ekleme işlemi<br />

(bkz bölüm „3.1.2.1. Kopuşlardan ve kalite duruşlarından<br />

sonra otomatik ekleme“) ve bobin değişimlerinden sonraki<br />

ekleme işlemi (bkz „3.1.2.2. Bobin değişiminden sonra<br />

otomatik ekleme işlemi”) bazı fonksiyonel aşamalarda birbirinden<br />

farklılık gösterir.<br />

3.1.2.1. Kopuşlardan ve kalite duruşlarından sonra<br />

otomatik ekleme<br />

Kopuş ya da kalite değişimi sebebiyle duruş olduğunda rotorda<br />

aşırı birikme olmaması için, şerit, besleme anında<br />

durdurulur (iplik ekranından gelen sinyal ile besleme silindirinin<br />

bağlantısı kesilir). İplik katlarına zarar gelmemesi<br />

için bobin, sarım silindirinden kaldırılır. Robot makina<br />

kontrol sistemi aracılığıyla çağrılır.<br />

Makina kontrol sistemine ürün değişimi alarmı ya da bakım<br />

sebebiyle durdurulduğu iletilen eğirme birimleri, hata sebebi<br />

manuel olarak düzeltilmeden yeniden başlatılmaz. Şerit<br />

beslenmediği için dudurulmuş olan eğirme birimleri robotlar<br />

tarafından sensörler aracılığıyla tespit edilir ve şerit<br />

besleninceye dek çalıştırılmaz.<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Robot tam olarak yerini aldıktan sonra, beslenen şeridin bir<br />

ucu besleme silindiri ve tablası arasındayken ileriye doğru<br />

açıcı silinderlere hafifçe hareketi (böylece kısa ve hasar<br />

görmüş lifler temizlenebilir) esnasında ekleme işlemi başlar.<br />

Bundan sonra şeridin ucundaki liflerde hasar olmaması<br />

için şerit hemen geriye çekilir.<br />

Bir sonraki aşamada rotorun iç duvarı ve rotor yivi hassas<br />

hava akımıyla pnömatik olarak temizlenir ve eğer gerekiyorsa<br />

ilave olarak rotor yivi fırçalar ile temizlenir. Birikmiş<br />

liflere basınçlı hava üflenerek ortamdan uzaklaşmaları sağlanır.<br />

Bobinden iplik ucu alınır ve çıkış borusu aracılığıyla rotora<br />

beslenir (Şekil 55 – adım A). Aynı zamanda şerit beslemeye<br />

başlanır ve lifler kontrollü bir şekilde (rotor hızına bağlı olarak)<br />

rotora beslenir. Rotor yivinde iplik ucu beslenen liflerle<br />

birleştirilir. Rotorun dönüşüyle birleşme bölgesine büküm<br />

verilir. Daha sonra senkronize olarak rotordan iplik çıkışı<br />

başlar (adım B). İpliğin rotorda ne kadar kalacağı ve bu sebeple<br />

ne kadar büküm verileceği iplik çıkış zamanlamasıyla<br />

belirlenebilir.<br />

Ekleme işlemi tamamlandıktan sonra, rotor tam eğirme hızına<br />

ivmelenir ve böylece ekleme işlemi sonlanır. Bobine sarılmadan<br />

önce her ekleme noktası, kütlesine (kapasitif) ya da<br />

çapına (optik) göre, elektronik olarak incelenir (adım C). Eğer<br />

önceden belirlenmiş eğirme işlemi limitlerini geçenler varsa<br />

eğirme işlemi tekrar durdurulur ve ekleme işlemi tekrarlanır.<br />

Otomatik olarak yapılan ekleme işleminin başarısı neredeyse<br />

%100'dür. İlk ekleme teşebbüsünde başarı oranı %80 - %90<br />

olması durumunda ikinci kez ekleme işlemi yapılmaya çalışılır,<br />

ekleme teşebbüslerinin sayısı 1-3 arasında ayarlanablir.<br />

Başarısız ekleme girişimlerinin oranı %1’den fazla değildir<br />

ve eğirme biriminde bir sinyal lambası ile belirtilir.<br />

3.1.2.2. Bobin değişiminden sonra otomatik ekleme<br />

Kopuşlar ve kalite duruşlarındaki eklemelerin tersine, bobin<br />

değişiminden sonra rotora geri beslenebilecek bir iplik<br />

ucu bulunmamaktadır. Bu, eğirme işlemini yeniden başlatabilmek<br />

için ekleme işleminde dışarıdan, ikincil olarak<br />

beslenen “ilave iplik” kullanılması gerektiği anlamına gelmektedir.<br />

49


50<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

A B C<br />

Şekil 55 – İplik kopuşlarından veya kalite duruşlarından sonra otomatik ekleme<br />

A İpliğin ucu bobinden alınır ve lif besleme işlemiyle eş zamanlı olarak rotora beslenir<br />

B İşlemci kontrolü altında ekleme işlemi gerçekleştirir ve iplik çıkışı başlar<br />

C Ekleme noktası elektronik olarak incelenir ve bobine sarım gerçekleşir<br />

A B C<br />

Şekil 56 – Bobin değişiminden sonra otomatik ekleme:<br />

A Robotun taşımakta olduğu bobinden gelen ipliğin ucu rotora beslenir ve ekleme işlemi gerçekleştirilir<br />

B Bağlanan iplik ve ekleme noktası robot tarafından rotordan dışarı çıkartılır<br />

C Elde edilen iplik robot tarafından masuraya sarılır<br />

Boş masura üzerine ekleme işlemi yapılacağı zaman robot tarafından<br />

taşınmakta olan bir iplik bobininden gelen iplik ile<br />

ekleme işlemini gerçekleştirmek için kullanılır. Bobin alınıp<br />

yerine boş masura konulduğunda ve rotor temizlendiğinde,<br />

rotora robottaki bobinden iplik beslenir, rotora lif beslenmeye<br />

başlanır ve ekleme işlemi gerçekleştirilir (Şekil 56 – adım A).<br />

Bu sisteme özgü bir avantaj, ekleme için kullanılan iplik ve<br />

ekleme rotor ile uzaklaştırılır ve filtreye beslenir (adım B).<br />

Yeni orijinal iplik, az da olsa robotun çıkarma tertibatına girer,<br />

sabit iplik rezervi oluşturarak robot tarafından masuraya<br />

transfer edilir (ilk iplik tabakası üzerine diğer tabakalar gelir,<br />

iplik ucu ise boşta kalır) (adım C).


Boş masuraların üzerine ekleme işlemi gerçekleştirmenin<br />

en büyük avantajı:<br />

• Ekleme işleminde kullanılan iplik kesilip atıldığı ve<br />

bobine ulaşmadığı için “ekleme işlemine elverişli” bir<br />

iplik seçilebilir, örn. mukavemeti daha yüksek, pek ince<br />

olmayan, vb.<br />

• ekleme kütlesi ve mukavemeti ayarlanabilir ve böylece<br />

yüksek ekleme mukavemeti ve sonucunda daha yüksek<br />

ekleme başarısı sağlanabilir. Ekleme noktası uzunluğunun<br />

ve kütlesinin bir önemi yoktur çünkü kesilip atılmaktadır.<br />

Pek çok durumda bobin değişimi sonrası yapılan<br />

eklemelerin başarı oranı %100dür.<br />

• yeni başlanan masuraya sadece orijinal ipliğin sarılmasını<br />

sağlar ve böylece daha sonraki işlemlerde başlangıç<br />

ipliği ve ekleme noktalarıyla ilgili sorun yaşanmaz.<br />

Başlangıç bobiniyle ekleme: bobin değişiminden sonra eğirme<br />

işlemini yeniden başlatmak için alternatif yöntem önceden<br />

sarımlı (20 – 50 metrelik orijinal iplik) başlangıç bobini<br />

kullanmak ve bu bobindeki ipliğin ucuyla ekleme işlemini<br />

gerçekleştirmektir. Bu durumda bobin değişimi sonrası ekleme<br />

işlemi, kopuşlar ya da kalite değişimi sonrası ekleme<br />

işlemi ile aynıdır (yukarı bakınız). Bu ekleme konsepti için<br />

gerekli olan başlangıç bobini ayrı bir sarım ünitesinde hazırlanır<br />

ve transfer sistemiyle otomatik bobin değiştirme sistemine<br />

taşınır. Taşınan başlangıç bobinlerinin sayısı bir geçişte<br />

gerçekleştirilebilecek bobin değişimi sayısını belirler.<br />

Tüm başlangıç bobinleri kullanıldığı zaman bobin değiştirici<br />

yeni bobinler almak üzere transfer istasyonuna döner. Eğirme<br />

koşulları sebebiyle sık bobin değişimi yapılması gerekti-<br />

Merkezkaç kuvveti<br />

Eğirme Gerilimi<br />

yüksek<br />

düşük<br />

Şekil 57 – Ekleme hızının eğilme gerilimine ve dolayısıyla ekleme mukavemetine etkisi<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

ği durumlarda (küçük bobinler, örn. Boyama bobinleri, kalın<br />

ipliklerle çabuk dolan bobinler) otomatik takım değiştiriciyle<br />

birlikte bir de başlangıç bobini taşıyan donanım bulunabilir.<br />

Ancak başlangıç bobini kullanımı tartışmasız değildir, şu<br />

sebeplerle:<br />

• Başlangıç bobinlerinde orijinal iplik kullanılmalıdır. Bu<br />

amaçla önceden bu şekilde bobinlerin üretilmesi gerekmektedir<br />

(ki bu zaman alıcıdır) ya da daha önceki eğirme<br />

işlemlerinden kalan rezerve bobinler kullanılabilir.<br />

• Başlangıç bobinlerini üretmek için gösterilen teknik<br />

çabalar görece önemlidir (bakım, servis). Bu boinler için<br />

sarım istasyonu, transfer istasyonu ve bazı durumlarda<br />

bobin taşıyıcı aracı gerekmektedir.<br />

• Başlangıç bobinindeki iplik, eğrilmiş ipliğin sarım yönüne<br />

ters yönde sarılır. Hassas ürünler/boyama metotları söz<br />

konusu olduğunda sarım yönlerindeki bu farklılık görülebilir<br />

olabilmektedir.<br />

• Ciddi bir sakınca ise sistem nedeniyle her bobin, boş<br />

masuraya ekleme ile elde edilen bobinlere kıyasla fazladan<br />

bir ekleme noktasına sahiptir. Kalın iplik numaraları<br />

aralığında, örn. Denim iplikleri, başlangıç bobini ekleme<br />

sayısı eğirme işlemi dolayısıyla (kopuşlar ya da kalite<br />

değişimleri dolayısıyla) gerekli olan ekleme noktası sayısından<br />

fazla olabilir.<br />

• Her ne kadar teknik olarak marifetli ekleme sistemleri<br />

yüksek kalitede ekleme yapılabilseler de bobin başına<br />

ekleme noktası sayısının minimumda tutulması gerekmektedir.<br />

“Kötü” yapılmış bir ekleme işlemi, sebep ne<br />

olursa olsun, iplikte zayıf nokta potansiyeli oluşturur.<br />

düşük yüksek<br />

Rotor hızı<br />

51


52<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

3.1.2.3. Ekleme hızı ve ekleme kalitesi<br />

Yüksek rotor hızlarında, örn. normal eğirme hızının %80 –<br />

%100 ile çalışan ekleme sistemleri, iplik çıkışında oluşan<br />

yüksek gerginlik sebebiyle, mukavemeti yüksek ekleme noktalarının<br />

elde edilmesini sağlar (Şekil 57). Ekleme esnasında<br />

rotor ekleme hızı kullanılan hammadde ve iplik yapısına<br />

bağlı olarak belirlenir. Ekleme hızı ve bu sebeple de eğirme<br />

gerginliği ne kadar düşük olursa zayıf ekleme noktalarının<br />

oluşma ve bobine ulaşma riski de o kadar artmaktadır. Bu şekilde<br />

ekleme işlemini ancak geçebilen bir bağlama noktası<br />

daha sonraki işlem aşamalarında çok maliyetli olarak kendini<br />

gösterecektir. Yüksek ekleme hızlarıyla entegre mukavemet<br />

testleri bu sebeple bir avantajlıdır. Çünkü henüz eğirme<br />

biriminde ekleme noktası dayanımını izleme imkanı bulunmamaktadır.<br />

Ancak, kapasitif veya optik esaslı kalite kontrol<br />

sistemleri ekleme kütlesini incelemek için özel ekranlama<br />

imkanları sağlamaktadır. Eğer bir ekleme noktası önceden<br />

tanımlanmış lif kütlesi veya çapı ile ilgili eğirme limitlerini<br />

aşarsa eğirme işlemi hemen durdurulur. Robot aşırı kalın ekleme<br />

bölgesinin de bulunduğu uzunlukta ipliği bobinden çeker<br />

ve alır. Daha sonra ekleme işlemi yenilenir.<br />

Rotor hızı<br />

%100<br />

%80<br />

>=<br />

Ekleme başlangıcı<br />

Ekleme döngüsü zamanlaması<br />

Eğer yüksek ekleme hızları dayanıklı ekleme noktaları için<br />

bir kriterse, kalınlık ve uzunluk bakımından yüksek ekleme<br />

düzgünlüğü için sabit hızlarda ekleme yapmak ön koşuldur<br />

(Şekil 58). Bu durum rotorun hızlandığı sistemlerde gerçekleştirilen<br />

ekleme işleminin tersine bir sistemdir (Şekil. 59).<br />

Rotor mili teğet kayış aracılığıyla sürtünme sayesinde döndürüldüğü<br />

için eğirme birimleri arasında hız farklılığı oluşması<br />

kaçınılmazdır, (örn. ekleme işlemleri arasında, şaft ve kayış<br />

arasındaki kaymalar sebebiyle, özellikle rotorun ivmelenmesi<br />

esnasında). Bu varyasyonlar kaçınılmaz olarak kütle ve<br />

uzunluk üzerinde, en kötü durumda ekleme dayanımına, direkt<br />

etki eder.<br />

Şekil 60'da yüzdesel olarak otomatik eklemelere ait mukavemet<br />

ve uzama ölçümlerinin sonuçları iplik değerleriyle<br />

karşılaştırmalı olarak görülmektedir. Bireysel ölçümler haricinde,<br />

eklemelerin değişim aralığı genelde normal iplik değerleriyle<br />

neredeyse aynıdır. Dahası, en düşük mukavemetli<br />

eklemelerin sağlamlığı bile daha sonraki işlem aşamalarında<br />

gerekli olan mukavemet değerinin minimum %60 ının<br />

üzerindedir (ortalama iplik dayanımına kıyasla).<br />

Rotor hızı<br />

Şekil 58 – Yüksek, sabit rotor hızında otomatik ekleme Şekil 59 – Rotorun ivmelenmesi esnasında otomatik ekleme<br />

%100<br />

ca.<br />

%50 – 70<br />

Rotor hızının<br />

lazerle tespiti<br />

Toleranslarla<br />

Verilen zaman<br />

Ekleme başlangıcı<br />

Kayma dolayısıyla<br />

ekleme hızı varyasyonları<br />

Ekleme döngüsü zamanlaması


Ekleme noktası uzaması [%]<br />

180<br />

160<br />

140<br />

120<br />

100<br />

80<br />

60<br />

40<br />

20<br />

0<br />

İplik<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

10 20 30 40 50 60 70 80 90 100 110 120 130<br />

Eklemeler İplik<br />

Şekil 60 – İplik değerlerine kıyasla ekleme bölgesi uzaması ve mukavemeti<br />

3.1.3. Manuel makinalardaki yarı-otomatik ekleme<br />

sistemi<br />

< %60<br />

Usta personel tarafından gerçekleştiriliyor olsa da manuel<br />

yapılan eklemelerin kütlesindeki, boyundaki ve mukavemetindeki<br />

varyasyonlar o kadar geniş bir aralıktadır ki artık<br />

uluslararası kalite standartlarını sağlamamaktadır. Bunun<br />

anlamı, yetersiz eklemenın sonucu olarak diğer yönlerden<br />

kaliteli olan bir iplik kabul edilemiyeceği ve daha sonraki<br />

işlemlerde kullanılamıyacağıdır.<br />

Bu sebeple son yıllarda manual makinalar için yarı otomatik<br />

ekleme denilen işlemler geliştirilmiştir ve böylece ekleme<br />

kalitesi açısından otomatik eklemeyle aralarındaki farklılıklar<br />

oldukça daralmıştır. İplik kopuşlarından sonra gerçekleştirilen<br />

ekleme işlemi aşamaları aşağıda belirtildiği şekildedir<br />

(Şekil. 61):<br />

Geriye kalan manuel işlemler sadece iplik ucunun bobinden<br />

alınması, uygun uzunlukta kesilmesi ve ucun daha önceden<br />

temizlenmiş rotora emiş tüpü aracılığıyla geri beslenmesidir.<br />

Rotorda lif halkası oluşumu için elyaf bandının beslenmesi,<br />

rotordan ipliğin çekilmesi ve bobinin başlatılması işlemleri<br />

bir düğmeye basılarak elektronik kontrolle başlatılır. Bir başka<br />

özellik ise lif bandı beslenmeye başladığı ve sonrasında<br />

lifler rotora doğru yönlendirildiği zaman lif bandının ucundaki<br />

ilk taranan liflerin atılmasıdır (ki bazıları hasar görür)<br />

atılmasıdır.<br />

Ekleme mukavemeti [%]<br />

Şekil 61 – AMIspin yarı otomatik ekleme sistemi<br />

53


54<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

3.1.4. Otomatik bobin değiştirme<br />

Otomatik rotor iplik makinalarında belirlenmiş iplik miktarına<br />

ya da bobin çapına ulaşıldığında bobinlerin değiştirilmesi<br />

işlemine başlanır. Elektronik iplik uzunluğu ölçümü o kadar<br />

hassas bir şekilde yapılmaktadır ki bobinden bobine iplik<br />

uzunluğundaki varyasyonlar çok dar bir tolerans aralığında<br />

(genellikle +/-%0.5) olur. Mekanik çapa göre kesme devresi<br />

daha az hassastır çünkü bobin çapı ve dolayısıyla sarılan iplik<br />

miktarı her bir eğirme birimindeki sarılma koşullarındaki<br />

(iplik gerginliğindeki farklılıklar, kaymalar, vb) değişiklikler<br />

yüzünden farklılık gösterebilmektedir.<br />

Otomatik bobin değişimi değişik konsept yaklaşımlarla geçekleştirilmektedir.<br />

Bir sistemde bobinin değiştirilmesi ve<br />

eğirme işleminin boş masura üzerine başlanması tek bir işlem<br />

(entegre otomasyon) olarak gerçekleştirilirken diğer bir<br />

durumda bobinin değiştirilmesi ve takip eden eğirme işleminin<br />

başlaması birbirinden bağımsız çalışan iki robot tarafından<br />

iki ayrı işlem olarak gerçekleştirilir. Eğirme boş masura<br />

üzerine başlatılır ancak makinanin ucundaki önceden sarılmış<br />

başlangıç bobini kullanılarak yapılır. Her ne kadar tüm<br />

otomatik rotor eğirme sistemleri üreticileri entegre otomasyon<br />

sistemleri sunsalar da dünya genelinde çok sayıda makina,<br />

(aralarında yeni olanlarda var), birbirinden bağımsız iki<br />

robotun bulunduğu sistemlerle çalışmaktadır. Bu sebeple burada<br />

her iki sistem de detaylı olarak anlatılacaktır.<br />

3.1.4.1. Tek bir işlem olarak bobinin değiştirilmesi<br />

ve eğirme işleminin boş masura üzerine<br />

başlanması (entegre otomasyon)<br />

Bobinde önceden belirlenmiş iplik uzunluğuna ulaşıldığında<br />

eğirme birimi elektronik iplik uzunluk ölçeri tarafından<br />

durdurulur. Aynı zamanda makina kontrol sistemi aracılığıyla<br />

robot ilgili eğirme birimine gelir. Eğer ilave delta uzunlukları<br />

kullanılıyorsa, robot kontrol amaçlı hareketi esnasında ilgili<br />

eğirme birimine ulaşıncaya dek, referans uzunluğuna ulaşmış<br />

olsa da bobine sarım yapılmaya devam edilir (avantaj: dolu<br />

bobinler sebebiyle durup bekleyen eğirme birimi olmaz). Daha<br />

sonra eğirme birimi durdurulur ve hemen bobin değişimi gerçekleştirilir.<br />

Robot kolu ile dolu bobin makinanin ortasındaki<br />

konveyör bantın üzerine yerleştirilir ve aynı zamanda eğirme<br />

işlemi boş masuraya sarılmak üzere başlatılır (bkz bölüm<br />

„3.1.2.2. Bobin değişiminden sonra otomatik ekleme“).<br />

3.1.4.2. İki farklı işlem olarak bobinin değiştirilmesi<br />

ve takip eden eğirme işleminin başlaması<br />

Eğer “bobin değişimi” ve “bobin değişiminden sonra eğirme<br />

işleminin başlaması” işlemleri birbirinden bağımsız iki robot<br />

tarafından gerçekleştiriliyorsa bu iki işlem ancak birbiri ardına<br />

olursa ve senkronize, yani eşzamanlı değilse gerçekleştirilebilir.<br />

Bobin değişimi için makina kontrol birimince çağrılan robot,<br />

dolu bobini konveyör bantın üzerine koyar ve yerine yanında<br />

getirdiği önceden sarımlı başlangıç masurasını koyar.<br />

Ekleme işlemi için gelen robot eğirme biriminde işlemini tamamlayıncaya<br />

dek eğirme birimi hareketsiz bekler ve yine<br />

bu robot başlangıç bobini üzerindeki iplik ucunu rotorun içine<br />

besleyerek ve lif bandı beslenmesini başlatarak eğirme<br />

birimini tekrar çalıştırır.<br />

Bu konseptte eğirme birimi hem otomatik bobin değişimi<br />

hem de otomatik ekleme işlemi için beklemek zorundadır,<br />

yani entegre otomasyona kıyasla iki bekleme zamanından<br />

etkilenmektedir.<br />

Daha önce açıklandığı üzere, bağımsız robotların kullanıldığı<br />

sistemleri sunan makina üreticileri yeni modellerinde ayrıca<br />

entegre otomasyonlu sistemler de sunmaktadır.<br />

3.1.4.3. İplik ucunun yerleştirilmesi<br />

İplik ucunun yerleştirilmesiyle iplik ucunun bobinin yüzeyinde<br />

doğru yere konumlandırılması sağlanmaktadır. Daha<br />

sonraki işlemlerde iplik ucu kolayca bulunabilir ve operatörler<br />

tarafından bobinden kolayca alınabilir. Bunun sonucunda<br />

daha sonraki işlem aşamalarında bobinlerin kullanımı<br />

açısından %40'lara varan önemli maliyet tasarrufları sağlanmaktadır.<br />

İplik ucunun konumlandırılması bobinin boş masurayla değiştirilmesinden<br />

önce gerçekleştirilir. Robot, hala yerinde<br />

duran bobinden bir miktar ipliği sağar. Bu geri sağılan iplik,<br />

iplik ucunun ve bobinin solunda bir tabaka kalacak şekilde<br />

tekrar bobinin üzerine sarılır.


3.1.5. Parti değişimi<br />

Rotor iplik makinasinin kullanımına bağlı olarak parti değişimi<br />

ayrı ayrı gerçekleştirilebilir.<br />

3.1.5.1. Her bir eğirme pozisyonunda parti değişimi<br />

Belirli parti büyüklüklerinde partiyi tamamlamak için sadece<br />

birkaç tane daha bobin gerekli olabilir. Parti aşamalı olarak<br />

tamamlanırken bu bobinler ayrı eğirme birimlerinde tamamlanabilir.<br />

Her ne kadar rotor iplik makinasi “tüm makina için bobin değişimi”<br />

modunda çalışsa da ayrı ayrı eğirme birimleri bağımsız<br />

şekilde işleme sokulabilir. Bunun için iplik uzunluğunun<br />

girilmesi (makina panelinin dokunmatik ekranından) ve eğirme<br />

kutusunda eğirmenin tekrar başlatılması gerekmektedir.<br />

3.1.5.2. Makinanın tek bir tarafında parti değişimi<br />

Boş masura üzerine ekleme yapan makinalarda, değişik partiler<br />

(örn. farklı hammadde) hem ayrı ayrı bölmelerde hem<br />

de makinanın her iki tarafında çalışılabilir.<br />

Makinanın tek tarafında parti değişikliği yapmak için robotlar<br />

için uygun olan çalışma modunun seçilmesi gerekir.<br />

Robot her dolu bobini boş masurayla değiştirir, ama bu esnada<br />

eğirme birimi durdurulur. Masuralar yerleştirildikten<br />

sonra robot tarafından eğirme işlemi farklı materyalle tekrar<br />

başlatılır.<br />

3.1.5.3. Tüm makinada bütün olarak parti değişimi<br />

Tüm makinada parti değişimi için dokunmatik ekranda robotlar<br />

için uygun işlem modunun seçilmesi gereklidir. Tüm<br />

eğirme birimleri durdurulduktan sonra – tüm bobinler dolduğunda<br />

ya da hemen, bobin ebatlarından bağımsız olarak<br />

– robot bobinlerin hepsini boş masuralarla değiştirir. Makina<br />

yeni partiyle, yeni eğirme elemanlarıyla ve/veya makina<br />

panelinden ilgili çalışma modu seçilerek yeni ayarlarla başlatılabilir.<br />

3.1.6. Masura besleme<br />

Boş masura magazini (a) ve masura yönlendirme sistemiyle<br />

(b) masura yükleme sistemi (Şekil 62) bobin değişiminden<br />

sonra eğirme başlatmanın boş masura üzerine yapıldığı rotor<br />

iplik makinaların da standarttır. Sistem bobin değişiminde<br />

gerekli olan masuraları robotlara besler.<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 62 – Rotor iplik makinasinin sonunda bulunan masura yönlendirme<br />

sistemiyle (b) birlikte boş masura magazini (a)<br />

Makinanin baş tarafına yerleştirilmiş olan masura yönlendirme<br />

sistemi masura magazininden boş masuraları alır ve<br />

makinanin sağında ve solunda bulunan bir çift konveyör<br />

bantın üzerine koyar. Robotun talebiyle boş masuralar konveyör<br />

bant aracılığıyla robota ulaşır. Bu, robotun her bobin<br />

değiştirme işleminde gerçekleşir. Boş masura robotun taşıdığı<br />

bobinle yer değiştirir ve o andaki bobin değiştirme işleminde<br />

kullanılır. Robot boş masuraları konveyör banttan<br />

alır ve böylece bir sonraki bobin değişimine hazırlanır.<br />

3.1.7. Kova değişiminden sonra otomatik şerit ekleme<br />

Bazı durumlarda şerit ekleme işlemi de otomatikleştirilmiştir.<br />

Ön şartlar olarak diktörtgen kova ve robotlar üzerinde<br />

yardımcı cihaz belirtilebilir. Cer makinasından bir kova<br />

dolduğunda şeridin ucu kova dilinin ön tarafında düzgün<br />

bir şekilde konumlandırılmış olmalıdır. Robot üzerindeki<br />

bir emiş kolu yeni gelen kovadan şeridin ucunu yakalar ve<br />

giriş silindiriyle besleme tablası arasına eğirme kutusuna<br />

doğru yönlendirir. Genel olarak şerit ekleme sık kullanılmaz<br />

çünkü bu tip cihazların yatırım maliyetleri yüksektir.<br />

a<br />

b<br />

55


56<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

3.2. Rotor iplik işletmelerinde transport otomasyonu<br />

Modern eğirme işletmelerinde materyalin transfer maliyetleri<br />

direkt işgücü maliyetleri arasında en önemli kalem haline<br />

gelmiştir. Bu sebeple son yıllarda kovaların ve bobinlerin<br />

transferi için otomasyon sistemleri geliştirilmiştir ve piyasaya<br />

sunulmuştur. Ancak, işgücü maliyetlerinde sağlanan<br />

tasarruflar bu sistemlerin otomasyonuna ancak kısmen ekonomik<br />

olarak ayarlanabilen zaman aralığında izin vermektedir.<br />

Bu sistemlerin kullanımında maliyetle alakalı diğer sebepler<br />

aşağıda belirtildiği gibi sıralanabilir:<br />

• bobinlerin ve kovaların manuel transferi sırasında kaçınılmaz<br />

olan hasar gören şeritleri ve iplikleri koruma;<br />

• makina kapasitesinin daha düzgün kullanımı ve duruş<br />

sürelerinin azaltılmasıyla üretim miktarının artması<br />

(kovaların değiştirilmesi ya da makina konveyör bandından<br />

bobinlerin alınması için personele bağımlılık<br />

kalkmıştır);<br />

• materyal (hem eğirme kovalarının hem de iplik bobinlerinin<br />

materyali açısından) hareket miktarının azaltılması<br />

ve böylece depolama alanlarının azalması ya da kaldırılmasır;<br />

• faklı besleme materyallerinin karıştırılmaması (bant<br />

numaraları);<br />

• ve son olarak materyal akışında genel olarak sağlanan<br />

iyileşme ve basit planlama ve materyal çıktısının kontrolü<br />

dolayısıyla maliyet avantajları.<br />

Rotor iplikçilik işletmelerinde işlemleri birleştirme otomasyonu<br />

için gerekli tüm sistemler mevcuttur, örn. ayrı işlem<br />

aşamaları arasında materya transferi için (dolu ve boş kovalar<br />

ve çapraz sarım bobinler) bu sistemler değişik otomasyon<br />

versiyonlarında ve derecelerinde bulunmaktadır. Yine<br />

de makina otomasyonunun tersine olarak yüksek performanslı<br />

rotor iplik makinalarında standarttır, sevk otomasyonu<br />

aynı derecede yaygın değildir. Bunun sebepler pek çoktur<br />

ve çeşitlidir, ve önemi de işletmeden işletmeye değişmektedir.<br />

Ancak kesin olan yarı otomatik ya da tam otomatik taşıma<br />

sistemlerini kullanmak rekabet edebilirliğe, özellikle işgücü<br />

yüksek olan ülkelerde, büyük katkıda bulunmaktadır.<br />

Taşımada otomasyona gitmiş çok sayıda rotor iplik işletmesindeki<br />

tecrübelere dayanarak bu tip bir projenin uygulamasında<br />

başarılı olmak için aşağıda belitilen koşulların sağlanması<br />

ve aşağıdaki prensiplerin gözlenmesi ve uygulanması<br />

gerektiği söylenebilir.<br />

Planlama aşamasında eğirme işletmesinin, yönetimi, otomasyonlu<br />

taşıma sistemi yönünde alınan kararın doğru olduğuna<br />

inandırılmalı ve ayrıca bunun personel tarafından<br />

kabulü de teşvik edilmelidir. İşletme yönetimi operasyon<br />

proseslerini planlama aşamasında incelemiş olmalı ve işlemlerin<br />

uygun reorganizasyonunu hazırlamalıdır. Hazırlık<br />

aşaması ne kadar detaylı olursa giriş o kadar kolay ve başarı<br />

o kadar büyük olur.<br />

Mevcut proseslere optimum adaptasyon manuel ve otomatik<br />

alt işlemler arasındaki arayüzlerin dikkatli seçimi ile mümkündür.<br />

Adım adım devreye alma olanağı veya dereceli uygulanması<br />

incelenmelidir.<br />

Manuel çalışmadan yarı ya da tam otomatik çalışmaya geçişin<br />

geniş kapsamlı sonuçları vardır. Çalışma içeriğindeki değişiklikler<br />

oldukça fazladır. Manuel trasfer işlemleri izleme,<br />

sorun giderme ve bakım aktiviteleri ile değiştirilir. Bu amaçla<br />

daha yetkin ya da farklı niteliklere sahip eleman alınmalıdır.<br />

Bu elemanların yoğun eğitimi sistemin başarılı ve sorunsuz<br />

çalışması için ön şarttır.<br />

Pek çok iş daha önceki birkaç proses aşamasını da kapsar;<br />

makina tahsisi ve çalışma alanları genelde daha geniştir.<br />

Operasyon ve yönetim personeli de eğitilmelidir.<br />

3.2.1. Otomatik kova değişiminde kova şeklinin önemi<br />

Rotor iplikçilik işletmelerinde çoğunlukla rotor iplik makinasında<br />

biri diğerinin arkasında olacak şekilde iki sıra halinde<br />

yerleştirilen yuvarlak kovalar kullanılmaktadır. Arka sırada<br />

bulunan ve boşalmış olan yuvarlak bir kovanın değiştirilmesi<br />

için kova değiştirme sisteminin önemli derecede mekanik ve<br />

kontrol gücü sarfetmesi gerekir. Bu sebeple bu tip tasarımlar<br />

için geliştirilen sistemler kendilerine yer bulamamıştır.<br />

Transfer otomasyonu kapsamında, piyasaya dikdörtgen kovalar<br />

çıkmıştır ve bu sayede rotor iplik makinalarında kova<br />

değişiminde otomasyon yapılabilmiştir (Şekil 63). Dikdötgen<br />

kovalarla mevcut alan net bir şekilde eğirme kovaları ve eğirme<br />

birimleri olarak paylaştırılabilmektedir (her bir birimin<br />

altında sadece bir kova bulunabilir). Rotor iplik makinalarında<br />

basit ve otomatik kova değişimi için önemli ön şartlardan<br />

birisi, kovaların ve eğirme birimlerinin arasındaki mesafede<br />

göz önüne alınarak pozisyonlanmalarıdır.


Dikdörtgen kovaların bir başka avantajı ise rotor iplik makinasının<br />

altındaki yüzeyin çok daha verimli kullanılabilmesidir.<br />

Bu sayede dikdörtgen kovaların hacmi ve dolayısıyla<br />

içerikleri yuvarlak kovalarınkine kıyasla %65 daha<br />

fazladır. Bu da kova başına daha uzun çalışma süreleri ve<br />

eğirme birimlerinde kova değişimleri için daha az duruş<br />

anlamına gelmektedir.<br />

Cer makinalarında dikdörtgen kovalar için kova doldurma ve<br />

değiştirme mekanizmaları birkaç yıldır başarılı bir şekilde<br />

kullanılmaktadır. Bu cer makinalarının ilk nesillerinde sevk<br />

hızlarındaki sınırlamalar kabul edilmek durumunda kalınsa<br />

da artık 1000 m/dak' lara kadar sevk hızları her hangi bir<br />

sıkıntı ile karşılaşmadan gerçekleştirlebilmektedir. Cer makinasinin<br />

çıkış tarafında bir kova arabası boş kovaları hazır<br />

olarak bulundurur ve ayrıca dolu kovaları da alır. Bir düzenek<br />

her defasında bir tane olmak üzere döner tablanın altına<br />

kova arabasından boş kovaları çeker. Kova dolduktan sonra<br />

düzenek dolu kovayı kova arabasındaki boş bir yere çeker ve<br />

bir sonraki boş kovayı doldurulmak üzere bırakır.<br />

Yuvarlak kovalar 18 1/5˝<br />

(18 kg'a kadar)<br />

CUBIcan® (30 kg'a kadar)<br />

Şekil 63 – Rotor iplik işletmelerindeki kova formatları.<br />

Ekonomik transpot otomasyonu için dikdörtgen kovalar þleş<br />

Taşıyıcı Taşıyıcı<br />

Cer makinasi<br />

Kova arabası<br />

Boş kova<br />

Şekil 64 – Cer makinasi ve rotor iplik makinasi arasındaki otomatik kova nakli tasarımı<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

3.2.2. Cer makinası ve eğirme makinasi arasında kova<br />

transferi<br />

Dolu kovalar cer makinasından rotor iplik makinasına ve<br />

boş kovalar tam tersi yönde, proses kontrollü insansız taşıma<br />

araçlarıyla transfer edilir (bkz Şekil 64). Bu araçlar<br />

ayrıca rotor iplik makinasındaki otomatik kova değişimi işleminden<br />

de sorumludur. Araçlar indüktiv olarak tabana yerleştirilmiş<br />

tellerle ya da optik olarak renkli şeritlerle hareket<br />

ettirilir. Bu çeşit hareket konseptlerinin kontrolü için gerekli<br />

güç yüksektir ama yüklemelerdeki değişikliklere adapte olabilen<br />

çok esnek sistemlere olanak verirler. Bunun tersine raylar<br />

üzerinde hareket eden araçların hareket güzergahları sabittir.<br />

Bu sistemler daha az karışıktır ama aynı zamanda<br />

daha az esnektir.<br />

Bir çalışma döngüsü insansız aracın cer makinasındaki kova<br />

arabasından belirli adette dolu kovayı toplamasıyla başlar<br />

ve tabbi ki aynı zamanda aracın izleme süreci de başlar. Bu<br />

araçta bir pozisyon hep boş bırakılır, böylece ilk kova değişimindeki<br />

boş kova – ki takibinde yerine dolu kova konulmaktadır-araca<br />

alınabilir. Bir sonraki boş kova ise giden<br />

dolu kovanın yerine gelir ve bu şekilde devam eder.<br />

Makinanin kontrol birimi şerit sevk/çıkış hızlarını, duruş zamanlarını<br />

ve şerit boyunca baz alarak kovaların çalışma<br />

sürelerini hesaplar. Kova boşalınca yerine dolu kova merkezi<br />

makina kontrol birimince istenir.<br />

Makinanin altındaki boş kova, transfer aracı üzerindeki<br />

emiş cihazıyla araçtaki boş pozisyona çekilir.<br />

Bant dolu kova<br />

Rotor iplik makinasi<br />

57


58<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Daha sonra taşıma aracı kendi konumunu alır, eğirme pozisyonu<br />

ile boşluğu hizalar ve makinanin altına dolu kovayı<br />

iter. Cer makinasında kovanın dili hızasina bantın ucu düzgün<br />

bir şekilde yerleştirildiği için şeridin ucu manuel olarak<br />

ya da robotun emiş kolu ile alınır ve eğirme birimine yönlendirilir.<br />

Tüm dolu kovalar pozisyonlarına yerleştirildikten<br />

sonra boş kovalarla birlikte taşıma aracı cer makinasındaki<br />

kova arabasına geri gider, ve burada boş kovalar dolularıyla<br />

değiştirilir. Böylece bir işlem döngüsü tamamlanmış<br />

ve taşıma aracı bir sonraki seferine hazırlanmış olur.<br />

Taşıma aracı sayısı sadece işletmenin büyüklüğüne yani makina<br />

sayısına, değil ayrıca işlenen materyal miktarına (kalın<br />

ve ya ince numaralar) ve ürün çeşitliliğine de bağlıdır. Taşıma<br />

aracı başına transfer hacmi 500 ve 1 100 kg/saat olarak,<br />

yukarıda belirtilmiş faktörleri de göz önüne alarak, değişir.<br />

Tecrübeler göstermiştir ki eş zamanlı olarak 3 – 5 farklı ürün<br />

çalışılabilmektedir.<br />

İşletmeyi farklı bölgelere ayırmak da mümkündür, örn.<br />

pamuk ve sentetik elyaf bölgesi ve taşıma araçları buna<br />

göre yönlendirilir. Transfer siteminin kontrol yazılımı her<br />

iki bölgenin kova kullanımı, taşıma aracı kullanımı ve cer<br />

makinasından gelen kova depolama konularında kesin olarak<br />

birbirinden ayrılmasını sağlar. Bu şekilde yabancı elyaf<br />

ile hammaddenin kirlenmesi engellenmiş olur.<br />

Her ne kadar dikgörtgen kovalar tam otomatik transfer sistemleri<br />

için geliştirildiyse de özel taşıma arabaları aracılığıyla<br />

manuel olarak da taşınabilirler.<br />

Şekil 65 – Otomatik bobin değiştirme ve paletleme birimlerine bobinlerin transferi<br />

Yuvarlak kovalara kıyasla avantajı şudur: işçi iplik makinasında<br />

kovaların doluluk oranını dikdörtgen kovalarda<br />

daha iyi belirleyebilmektedir (çünkü tüm kovalar görülebilmektedir)<br />

ve böylece zamanında değişim yapabilir. Dikdörtgen<br />

kovaların manuel kullanımıyle bunların istenildiği<br />

zaman otomatik transfer sistemine birleştirilebilme imkanı<br />

vardır.<br />

3.2.3. Rotor iplik makinası ve ilgili bölgeler arasındaki<br />

bobin transferi<br />

Otomatik bobin değişimiyle robot tarafından alınan çapraz<br />

sarımlı bobinler konveyör bantın (makinanin her iki tarafında<br />

birer tane olacak şekilde) üzerine yerleştirilir. Belirli<br />

adette bobin konulduğu zaman konveyör bant otomatik<br />

olarak çalışmaya başlar ve bobinler makinanın ucuna doğru<br />

taşınır. Bobinlerin alınması konusunda pek çok konsept<br />

bulunmaktadır. Daha önce popular olarak kullanılan manuel<br />

bobin taşıma değişik derecelerde otomasyona sahip sistemlerle<br />

değiştirilmektedir.<br />

Makinanin ucuna getirilen bobinler otomatik ya da manuel<br />

olarak makina üzerindeki paletler ya da cağlık arabaları<br />

vasıtasıyla konteynerlere yerleştirilir veya daha sonraki işlemlerde<br />

kullanılmak üzere makina üstündeki konveyörlerle<br />

ya da konveyör bantlarıyla depolara götürülür (Şekil 65).<br />

Depoda taşıma ve sevk lojistiklerine bağlı olarak ambalajlama<br />

amacıyla konterynerlere ya da kutulara istiflenebilir,<br />

doğrudan dokuma, çözgü hazırlama ya da örme işlemlerine<br />

sevk edilebilir.


Rotor iplik makinaları üreticileri, otomatik takım değişimi<br />

için ya kendi sistemlerini ve/veya kullanıcıya üçüncü şahıs<br />

tedarikçilerinin takım değişim sistemlerinin bağlanmasını<br />

sağlayan uygun ara yüzleri sunmaktadır.<br />

Uygulamada, takım değiştirme sistemleri uzman tedarikçilerine<br />

başvurulması gittikçe yaygınlaşmaktadır. Kullanıcı,<br />

örneğin iplik işletmesi yönetimi, böylece daha geniş bir<br />

aralıkta işlem koşulları için uygun sistemi seçebilmektedir.<br />

Üçüncü şahıs sistemlerinin kullanılması, özellikle ilk kurulumda,<br />

makina üreticisi ve bu sistemlerin tedarikçileri<br />

arasında yakın bağlantı gerektirmektedir.<br />

Şekil 66 – Rotor iplik makinasında koruyucu ızgaralı otomatik paletleme ünitesi<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

İplik üretim ve proseslerinin farklı yerlerde yapıldığı iplik<br />

işletmeleri ve tekstil firmaları, rotor iplik makinalarında otomatik<br />

takım değişimini ve paletler üzerine direkt depolamayı<br />

tercih etmektedir. bu sistemler günümüzde, bobinlerin makinadan<br />

alınması, paletlerde depolanması, ara katmanların<br />

yerleştirilmesi ve dolu paletlerin filmle kaplanması otomatik<br />

olarak yapılacak şekilde gelişmiştir. Bobin büyüklüğü, bobin<br />

şekli ve depolama şekli programlanabilmektedir.<br />

59


60<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği


4. UYGULAMA MÜHENDİSLİĞİ<br />

4.1. Hammadde seçimi<br />

Hammadde seçimi açısından rotor eğirme teknolojisi geniş<br />

esneklik sunmaktadır. Rotor iplik makinaları 10 – 60 mm arasında<br />

elyaf boyuna sahip tüm doğal ve sentetik lifleri eğirme<br />

kapasitesindedir. Bu yüzden rotor iplikçilik, ring iplikçilik dışında<br />

diğer eğirme teknolojilerine kıyasla çeşitli uygulama<br />

olasılıkları sunar. Sonraki bölümlerde rotor eğirme işlemine<br />

uygun olan hammaddelerden ve hammadde özelliklerinden<br />

bahsedilecektir, liflerin farklı özellikleri ve değerlerinin eğirme<br />

işlemine, ipliğe ve son ürüne etkileri açıklanacaktır.<br />

Rotor iplikçilikte kullanılan liflerin toplam lif hacmine oranları<br />

şekil 67de gösterilmiştir. Belirtilmesi gereken önemli hususlardan<br />

birisi geri kazanılmış pamuk döküntülerinin bile rotor<br />

iplik makinalarında başarılı bir şekilde işlenebilmesidir. Rotor<br />

eğirme işlemi özellikle “pamuk dostu” olarak ün kazanmıştır.<br />

Bu, ayrıca %100 pamuk veya pamuk ve sentetik elyaf karışımlarının<br />

karde rotor iplikleri olarak üretilmesinin de sebebidir.<br />

Tablo 4’te rotor eğirme işlemi için tercih edilen pamuk<br />

kaliteleri görülmektedir.<br />

Viskoz<br />

%5<br />

Akrilik +<br />

Karışımları<br />

%8<br />

PES/CO<br />

Karışımları<br />

%30<br />

Diğer<br />

%5<br />

Pamuk<br />

%52<br />

Şekil 67 – Rotor ipliklerin üretiminde kullanılan elyafın kullanım oranları<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Penye rotor ipliklerinin üretimi özel bir uygulamadır. Yaygın<br />

bir uygulama olmasa da – ilave tarama işlemi nedeniyle<br />

artan üretim maliyeti sebebiyle – taranmış bant beslenmesiyle<br />

elde edilebilecek sonuçlar oldukça ikna edicidir. Bu<br />

avantajların hem iplik kalitesine (yüksek mukavemet, yüksek<br />

düzgünlük, daha az hata), hem rotor eğirme işlemine ve<br />

hem de sonraki işlemlerde (daha az duruş, örme ve dokuma<br />

süresince daha az uçuntu) etkisi vardır ve dolayısıyla nihai<br />

ürünün de kalitesini etkiler (örn. örme kumaşlarda daha yumuşak<br />

tuşe).<br />

Pamuğa ilave olarak, sentetik lifler ve/ve ya bunların karışımları<br />

başarılı bir şekilde rotor iplik makinalarının iplikçilikte<br />

kullanılmaya başlamasından beri işlenmektedir. Özellikle<br />

poliesterden ve pamuklu karışımlarından (nadir olarak yün,<br />

sap lifleri ve angora) yapılmış iplikler geniş bir aralıktaki<br />

ürün grubunda kullanılmaktadır. Bu dikkat çekici gelişmenin<br />

sebepler:<br />

• giysilerde kullanım açısında poliester lifinin sıra dışı<br />

fiziksel ve kimyasal özellikleri;<br />

• poliester liflerinin düşük üretim maliyetleri ve dolayısıyla<br />

hammadde maliyetlerinin düşmesi;<br />

• artan elyaf tüketimi düşünüldüğünde pamuk lifinin üretim<br />

miktarının sınırlı olması; yıllık elyaf tüketiminde %3lük<br />

bir artış tüm sentetik lifler ve özellikle poliester lifleri için<br />

hesaplanmaktadır.<br />

Amerika’da ve Asya’da ayrıca rayon olarak da bilinen viskoz<br />

lifleri, tek başına ya da pamuk ve poliester ile karışım olarak,<br />

rotor iplikçiliğinde geniş bir oranda kullanılmaktadır. Ancak,<br />

viskoz lifleri modada değişik şekillerde kullanılmaktadır ve<br />

toplam iplik miktarındaki oranları moda trendlerine bağlı olarak<br />

sıfırdan %10'lara çıkabilir.<br />

Tablo 5a) rotor eğirme için düşünülen sentetik lifler ve karışımları<br />

rotor iplik makinalarında işleyebilmek için akılda<br />

tutulması gereken lif özellikleri (Tablo 5b) görülmektedir.<br />

61


62<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

%100 pamuk<br />

• kısa ve orta uzunlukta<br />

• karde ve penye<br />

• bu bileşenlerden iki ya da daha fazlasının karışımı<br />

Sentetik lifler (MMF)<br />

Doğal polimer, selülozik MMF sentetik polimer, sentetik MMF Biyo polimer<br />

• Viskoz (CV)/rayon (Asya ve ABD de kullanılan terim)<br />

• Modal (modifiye viskoz)<br />

• Mikromodal (lif < 1.1 dtex)<br />

• Lyocell (CLY)<br />

• Tencel<br />

• sentetik lif karışımları (genelde PES/CV ve PAN/CV)<br />

• pamuk ve sentetik lif karışımları (çoğunlukla CO/PES ve CO/CV)<br />

1) Bu tip lifler sıra dışı durumlarda kullanılmaktadır<br />

2) Biyo polimer lifler sadece deneysel aşamadadır<br />

Tablo 5a) – Rotor iplikçiliğinde kullanılan sentetik lifler<br />

Pamuk (CO)<br />

Pamuk döküntüsü ≤ 7/8“<br />

• ikincil malzeme, örn. geri kazanılmış<br />

Tablo 4 – Rotor eğirme işlemi için düşünülen pamuk kalitelerinin özellikleri<br />

Mikrolifler<br />

• Poliester (PES)<br />

• Poliakrilik (PAN) ve yüksek hacimli PAN<br />

• Poliamid (PA) 1)<br />

• PA-Aramid (Nomex, Kevlar) 1)<br />

• Polipropilen (PP) 1)<br />

• Polivinil klorid (PVC) 1)<br />

Karışımlar<br />

Lif özellikleri<br />

Lif inceliği < 1.1 dtex<br />

Kesite daha çok lif = daha yüksek mukavemet<br />

Yüksek mukavemetli lifler Yüksek mukavemetli lifler (yaklaşık +5 .. 10%)<br />

Az boncuklanan lifler<br />

Parlak lifler<br />

Düşük lif mukavemeti (-15 .. 25%)<br />

Düşük iplik mukavemeti<br />

Düşük rotor hızı<br />

Yüksek lif/lif sürtünmesi<br />

Yüksek kohezyon<br />

Hafif yüksek çekim kuvveti<br />

Yarı-mat veya mat lifler Eğirme elemanlarının azalan ömrü<br />

Azalan çekim mukavemeti<br />

Yanmaz lifler Klor lifleri<br />

Korozyon tehlikesi<br />

Çekilmiş-/ tutam boyalı lifler Ham beyaz liflere göre daha agresif<br />

Açma silindiri ve rotor hızlarında azalma<br />

Tablo 5b) – Rotor makinalarında işlemek için bilinmesi gereken lif özellikleri<br />

Penye telefi<br />

• rotor-dostu materyal çünkü çoktan temizlenmiş<br />

• (PLA) 2)


Hayvansal lifler 3)<br />

• Angora yünü<br />

• Koyun yünü (kırpılmış ya da soyulmuş, max. 60 mm)<br />

• Yün döküntüsü (tow)<br />

Sak lifleri 4)<br />

• Jüt<br />

• Keten<br />

• Rami<br />

Diğer doğal hammaddeler<br />

• Genelde (birbirlerinin karışımları olarak değilde) pamuk, viskoz ve ya poliester karışımları olarak<br />

3) Yünün kullanılması yoğun temizlik gerektirir (lanolin, çepel, organik yabancı maddeler). Yünde kalan yağ oranı %0.5i geçmemelidir.<br />

4) Tüm sap lifleri yoğun temizlik (kaba lifler ve toz) ve fibrilasyon (pek çok çözücü işlemler) gerektirir.<br />

Tablo 6 – Kullanılan diğer hammaddeler<br />

Hem yün hem de sak liflerinin doğal mukavemetleri düşük<br />

olduğundan, bu lifler genellikle stabilize edici lif görevi yapan<br />

sentetik lifler ve ya pamuk ile karıştırılarak işlenir.<br />

Tablo 6’da listelenen hammaddeler nadiren rotor eğirme<br />

makinalarında kullanılır. Bunların, Tablo 5’de 1,2 ve Tablo<br />

6’da 3,4 numaralı maddelerde belirtilen hammaddelerin,<br />

kullanılmasında özel uzmanlık gerekir; Bu hammaddelerin<br />

işlenmesinde gerekli olan prosesler, bunları işleyen eğirme<br />

işletmelerinin, makina imalatçılarının ve ya tekstil enstitülerinin<br />

işbirliği ile geliştirilmiştir. Bu proses genellikle<br />

hammadde ve pek çok durumda gerekli olan ön işlemlerin<br />

seçimiyle başlar. Eğirme işlemi, özellikle kıstırma ve transfer<br />

noktalarında özel olarak uyarlanmış makina hızları, çıkış<br />

hızları ve ayar parametreleri gerektirir ve pek çok durumda<br />

eğirme ortamının, hem sıcaklık hem de nem açısında, uygun<br />

modifikasyonunu da gerektirir. Bazı durumlarda özel<br />

eğirme elemanları iplik imalatçılarınca kendi insiyatiflerine<br />

göre adapte edilir ve bu, lifler için gerekli olan “zedelemeden”<br />

işleme koşulları göz önüne alınarak gerçekleştirilir.<br />

Bu nedenle biz bu özel uygulamalarla ilgilenmeyeceğiz çünkü<br />

çoğu kez lif ve işlem özellikleri açıklanamaz, yani her bir<br />

eğirme işletmesinin know-how bilgisi olarak değerlendirilir.<br />

4.2. Lif özellikleri<br />

Her hangi bir eğirme sisteminde, lif özellikleri liflerin işlem<br />

görmesinde ve elde edilecek iplik üzerine önemli etkilere<br />

sahiptir. Bu etkiler rotor iplikçiliğinde güçlenir. Bu nedenle<br />

burada hammadde ve hazırlanmasıyla ilgili birkaç noktaya<br />

değinmek gerekir. Her eğirme sistemi için lif özelliklerinde<br />

öncelikler için bakınız Tablo 7.<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

%100 pamuk iplikleri<br />

Öncelik Rotor Ring Air-jet<br />

1 İncelik Uzunluk Uzunluk<br />

2 Mukavemet Mukavemet Temizlik*<br />

3 Uzunluk İncelik Incelik<br />

4 Temizlik* Mukavemet<br />

*bkz “4.3. Hammaddelerin hazırlanması”<br />

Tablo 7 – Rotor ve ring iplikçilik için lif özelliklerinde öncelikler<br />

63


64<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

4.2.1. Lif inceliği<br />

Rotor iplikçiliğinde lif inceliği ve dolayısıyla iplik kesitindeki<br />

lif sayısının iplik ve eğirme sonuçlarına önemli etkileri<br />

vardır. Lif inceliği (mikroner ya da dtex) eğirme limitini<br />

belirler, yani stabil eğirme şartlarının belirlendiği lif inceliğinin<br />

iplik numarasına oranını belirler. Rotor ve ring iplik<br />

yapılarındaki bariz farklılık sebebiyle, rotor iplikte paralelleşme<br />

daha az belirgindir. Rotorç, iplikte lif mukavemeti ve<br />

dolayısıyla iplik mukavemeti (aynı lif inceliğiyle ve kesitte<br />

aynı adette lifle) ring ipliğe kıyasla %15 – 20 daha düşük<br />

olur. Sistemle ilgili farklılıkları kompanse etmek, yani eğirme<br />

şartlarında süreklilik sağlamak ve ayrıca yüksek iplik<br />

mukavemeti için, rotor iplikleri kesitlerinde daha fazla sayıda<br />

lif ile (en az 90-110 (120)) eğrilmelidir. Pamuk ve sentetik<br />

liflerin inceliği ile eğirme limiti arasındaki ilişki Tablo<br />

8 de gösterilmektedir. Eğirme limiti (Nm/Ne/tex) aşağıda<br />

belirtildiği gibi hesaplanabilir:<br />

Eğirme limiti tex (Y) = dtex (F) x nF = Mic x nF<br />

10 25.4<br />

Eğirme limiti Nm (Y) = 10 000 25 400<br />

=<br />

dtex (F) x nF Mic x nF<br />

Eğirme limiti Ne (Y) = 5 917 15 030<br />

=<br />

tex (F) x nF Mic x nF<br />

nF = tablo 8 de verilmiş olan ve eğirme limiti için lif sayısı<br />

(90 – 110 adet lif)<br />

Buradan iplik kesitindeki lif sayısı (n F ) hesaplanabilir:<br />

lif sayısı nF = tex (Y) x 10 5 917<br />

=<br />

dtex (F) Ne (Y) x dtex (F)<br />

= 10 000<br />

Nm (Y) x dtex (F)<br />

lif sayısı nF = tex (Y) x 25.4 15 030<br />

=<br />

Mic Ne (Y) x Mic<br />

= 25 400<br />

Nm (Y) x Mic<br />

nF = iplik kesidindeki lif sayısı<br />

Mic = Microner<br />

Y = iplik<br />

F = lif<br />

Eğirme limiti, %100 karde pamuk<br />

(110 elyaf/iplik enine kesiti1 Mikroner<br />

)<br />

dtex<br />

Eğirme limiti<br />

pamuk<br />

Nm/Ne/tex<br />

3.2 1.26 72/43/14<br />

3.5 1.38 66/40/15<br />

4.0 1.58 57/34/17<br />

4.2 1.65 55/32/18<br />

4.52) 1.77 47/28/21<br />

5.02) 1.97 42/25/24<br />

Eğirme limiti, sentetik lifler ve karışımları<br />

(100 lif/iplik enine kesiti)<br />

dtex den Eğirme limiti<br />

Nm/Ne/tex<br />

0.6 0.7 185/110/5.43) 0.9 1.1 123/73/83) 1.1 1.2 101/60/10<br />

1.3 1.5 85/50/12<br />

1.7 1.9 65/39/15<br />

2.2 2.4 50/30/20<br />

1) Taranmış lif kullanılırsa eğirme limiti 90 – 100 lif/iplik kesiti<br />

2) Kalın lifler (incelik ≥ Mic 4.5) genelde kısadır;<br />

bu durumda eğirme limiti iplik kesitinde en az 120 elyaftır.)<br />

3) İplik numaraları rotor eğirme sisteminde ekonomik olarak üretilemez<br />

Tablo 8 – Pamuk ve sentetik lif iplikleri için lif inceliği cinsinden eğirme limiti<br />

Karışımlarda lif inceliği her bir bileşenin yüzdesine göre aritmetik<br />

ortalama (dtex ve ya Microner) olarak hesaplanır:<br />

Örnek:<br />

%67 poliester 1.3 dtex/%33 pamuk 4.2 Microner =<br />

1.65 dtex (dtex pamuk = Microner x 0.394)<br />

∅ lif inceliği = 100/{[67/1.3] + [33/1.65]} =<br />

100 / [52 + 20] = 1.4 dtex


Rotor ipliklerde kullanılan pamuk lifi inceliği genelde<br />

3.5 - 4.6 mikroner arasındadır, halbuki bazı uygulamalarda<br />

2.8 mikroner civarı çok ince lifler (çok ince iplikler için)<br />

5 mikronerlik kalın lifler (kalın iplikler için) kullanılır. Çok<br />

ince lifler < 3.0 mikroner söz konusu olunca çok dikkat edilmelidir,<br />

çünkü bu incelikte liflerin olgunlaşmamış olması<br />

tehlikesi artmaktadır. Bu bağlamda mikroner değeri üzerine<br />

temel bir yorum olarak: mikroner değerini kullanılırken bu<br />

değerin her zaman tam olarak lif numarasına denk olmadığı<br />

akılda bulundurulmalıdır, çünkü lifin olgunluğundan etkilenmektedir.<br />

Belirli mikroner değerleri için olgunluğa karşılık<br />

gelen lif numarasının değiştiği tespit edilmiştir ve bu sebeple<br />

eğirme limitini de etkilemektedir. Doğru lif numarası değerleri<br />

lif numarasının mtex ya da dtex olarak ölçülmesiyle<br />

elde edilir. Ancak, mikroner değeri hala pratikte çok sık<br />

kullanıldığı için aşağıda belirtilmekte olan değerlerde ona<br />

bağlı olarak ifade edilmiştir. Gerçi görece ince ve olgunlaşmış<br />

tipte liflerin dikkatli seçilmesiyle Ne 60/Nm 100/tex 10<br />

numaralara dek karde pamuk iplikleri de ticari boyutta eğrilebilmektedir,<br />

yani rotor eğirme sistemi kullanılarak stabil<br />

eğirme koşulları ve iyi iplik değerleri ile eğrilebilmektedir.<br />

Sentetik iplik üreticileri rotor iplikçiliği için ince lifilerin<br />

önemini erken fark etmişler ve piyasaya daha ince lif numaraları<br />

sürmüşlerdir. 1980lerin başında 1.5 denye en ince<br />

numarayken sadece birkaç yıl sonra 1.2 denye ve takibeden<br />

birkaç sene içinde de 1.0 denyeden daha küçük numaralarda<br />

mikrolif denilen lifleri piyasada bulmak mümkün olmuştur.<br />

Bu incelikte liflerin bulunabilmesiyle iplik imalatçıları<br />

gelişen iplik kalitesinde ve artan incelikte iplikler üretebilmiştir.<br />

Mikrolifler kullanılarak Ne 60/Nm 100/tex 10 numaralara<br />

kadar sentetik iplikler rotor eğirme sisteminde eğrilebilmektedir.<br />

Eğer daha kalın iplikler için daha ince lifler kullanılırsa, yani<br />

kesitteki lif sayısı artarsa, özellikle iplik bükümü bariz azaltılabilir<br />

ki karşılığında nihai üründe ipliklerin tuşesi iyileşir.<br />

Bu avantajlar giyim konforunun önemli olduğu ürünler için<br />

iplik üreten imalatçılar tarafından geliştirilmiştir. Bu durum<br />

özellikle, örneğin, tişörtlerde (rotor iplikler hem Avrupada<br />

hem de Amerikada yaygın bir şekilde kullanılmaktadır) ama<br />

ayrıca kadın ve erkek hafif dış giysiler, günlük giysiler için<br />

de söz konusudur. Lif inceliğinin, yani iplik kesitindeki lif sayısının<br />

iplik mukavemetine etkisi Şekil 68 açıkça görülebilmektedir.<br />

Yün ve sak liflerinden elde edilen ipliklerin numaraları<br />

pamuk ve ya sentetik ipliklerle karışım olarak<br />

A<br />

1.2<br />

1.1<br />

1<br />

0.9<br />

A<br />

1.3<br />

1.2<br />

1.1<br />

1<br />

0.9<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

eğrilseler bile daha çok lif inceliğine bağlıdır. Ancak, bu<br />

hammadelerin lifleri genelde pamuk ve sentetik liflere kıyasla<br />

daha kalın olduğu için elde edilen eğrilmiş ipliğin numarası<br />

Ne 12/Nm 20/tex 50 değerlerinden daha düşük değerde<br />

kalın numarada olur. Ne 24/Nm 40/tex 25 e kadar olan numaralardaki<br />

iplikler sadece çok ince yün kaliteleriyle ya da<br />

angora yününden, genelde pamuk ve ya PES karışımları olarak<br />

üretilir. (verilen şekiller sadece yaklaşık değerlerdir).<br />

Şekil 68 – Lif inceliği (B) ve iplik mukavemeti (A) arasındaki ilişki<br />

4.2.2. Lif uzunluğu<br />

3.0 4.0 5.0 mic B<br />

Ring iplikçiliğine kıyasla rotor iplikçiliğinde işlem özelliklerine<br />

ve iplik kalitesine lif uzunluğunun etkisi daha az<br />

belirgindir ama yine de hafife alınmamalıdır. Değişik lif<br />

boylarının iplik mukavemetine ve düzgünsüzlüğüne etkileri<br />

Şekil 69 da görülmektedir.<br />

1˝ 1 1/16˝ 1 1/8˝ 1 3/16˝ 1 1/4˝ B<br />

Şekil 69 – İnç olarak kesikli lif uzunluğu (B) – ile iplik mukavemeti (A)<br />

arasındaki ilişki<br />

Tablo 9 da kesikli lif uzunluğu ile iplik numaraları arasındaki<br />

ilişki görülmektedir. Burada belirtilmesi gereken en önemli<br />

husus bu ilişkinin sadece lif boyuna bağlı olmadığı, lif<br />

numarasının da önemli rol oynadığıdır: kısa lifler daha kalın<br />

olurken uzun lifler daha incedirler.<br />

65


66<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

%100 pamuk/geri kazanılmış pamuk döküntüsü/tarama telefi<br />

Pamuk sınıfı Ştapel lif uzunluğu İplik numarası<br />

inç mm Ne Nm tex<br />

kısa 29/32˝ - 15/16˝ 23.0 - 23.8 < 10 < 17 > 59<br />

31/32˝ 24.6˝ < 12 < 20 > 49<br />

1˝ 25.40 ≤ 16 ≤ 27 ≥ 37<br />

orta 1) 1 1/32˝ - 1 3/32˝ 26.2 - 27.9 ≤ 40 ≤ 68 ≥ 14.8<br />

1 1/8˝ - 1 5/32˝ 28.3 - 29.4 < 60 < 100 > 10<br />

uzun > 1 5/32˝ > 30 Rotor iplikçiliğinde uygulama yok<br />

döküntü (gerikazanılmış lif) ≤ 7/8˝ ≤ 22.2 mm 3 - 10 5 - 17 200 - 59<br />

tarama telefi 2) 2) ≤ 20 ≤ 34 ≥ 50<br />

1) Orta uzunluk sınıfında bulunan lifler penye rotor ipliği üretiminde de kullanılmaktadır.<br />

2) Eğrilecek iplik numarası taranmış pamuk kalitesine ve taramadaki döküntü oranına bağlıdır.<br />

İşletmelerde %100 döküntü Nm 34/Ne 20/tex 50 dek eğrilebilmektedir.<br />

Tablo 9 – Pamuk iplikleri için lif uzunluğunun bir fonksiyonu olarak iplik numaraları<br />

Bu tablo da ayrıca, yüksek oranda kısa lif içeriğine (< 1˝/<br />

25.4 mm) sahip pamuk ve pamuk döküntüsünün, rotor eğirme<br />

prensibiyle başarılı bir şekilde eğrilebildiği açıkça görülmektedir.<br />

Dolayısıyla pamuk döküntüsü belirli uygulama<br />

alanlarında kullanılmak üzere talep edilmektedir. Ancak iplik<br />

kalitesinin elyaf boyundaki kısalmayla azaldığı unutulmamalıdır<br />

ve bu özellikle iplik mukavemetine ve sık rastlana<br />

hataların sayılarına (ince yer, kalın yer ve neps) etkiler.<br />

Kısa liflerden elde edilen iplikler genelde yüksek büküm<br />

katsayılarında eğrilmelidir. Ancak kısa liflerden elde edilen<br />

ipliklerin mukavemet ve düzgünlük gibi fiziksel tekstil<br />

özellikleri, nihai ürünlerde daha alt roller üstlenir, örneğin<br />

çok sayıda lif olmasının tüylendirme efektine olumlu etkileri<br />

bulunan tüylendirilmiş çarşaflık kumaşlarda olduğu<br />

gibi (aynı iplik uzunluğunda kısa liflerde üretilmiş ipliklerde,<br />

uzun liflerden üretilmiş ipliklere göre daha fazla sayıda tüy<br />

vardır). Eğer rotor çapı söz konusu lif uzunluğu için çok küçükse<br />

rotorda büküm integrasyonu ciddi derecede bozulur.<br />

Sentetik Lifler (MMF)<br />

Lif uzunluğu İplik numarası<br />

Ancak, tolerans aralığı literatürde bahsedilenden önemli<br />

ölçüde daha geniştir. Ana kural olarak, lif boyu (mm) rotor<br />

çapını (mm) geçmemelidir. Ancak, işletmelerde, örneğin,<br />

40 mm ştapel uzunluğuna sahip lifler 30/32 mm çaplı rotorlarda<br />

başarılı bir şekilde eğrilebilmektedir.<br />

Sonuç olarak, tekrar etmek gerekirse, rotor iplikçiliğinde lif<br />

uzunluğu ring iplikçiliğinde olduğu kadar baskın bir lif karakteristiği<br />

değildir, rotor iplikçiliğindeki baskın karakteristik<br />

elyaf numarası/inceliğidir.<br />

Tablo 10 da sentetik iplikçilikte iplik numarasının lif uzunluğunun<br />

bir fonksiyonu olarak gösterilmektedir.<br />

Ştapel uzunluğunun etkisi lif inceliğine kıyasla, sentetik lifler<br />

de de ikinci plandadır. İplik numarasının lif uzunluğuna<br />

göre derecelendirilmesi, pamuğun aksine, kısa lifler daha<br />

ince numaralarda ve uzun lifler daha kalın numaralarda sağlanmaktadır.<br />

inches mm Ne Nm tex<br />

1.18 - 1.4 30 - 36 24 - 50 40 - 84 25 - 12.0<br />

1.5 - 1.58 38 - 40 20 - 30 34 - 50 29.4 - 20<br />

1.9 - 2.05 48 - 52 8.3 - 18 14 - 30 71.5 - 33.3<br />

≤ 2.36 ≤ 60 ≤ 8.3 ≤ 14 ≤ 71.5<br />

Tablo 10 – Sentetik ipliklerin lif uzunluğunun bir fonksiyonu olarak numaralandırılması


4.2.3. Lif mukavemeti ve uzaması<br />

İhtiyaç duyulan iplik mukameti arttıkça kullanılan liflerin doğal<br />

mukavemeti daha yüksek olmalıdır. Ancak sabit eğirme<br />

koşullarının sağlanabilmesi için yeterli lif mukavemetinin<br />

yanı sıra iplik kesit alanında yeterli sayıda lif olması gerekir<br />

(bkz„4.2.1. Lif inceliği“).<br />

Özellikle yüksek mukavemet aranan ve nihai ürünün izin verdiği<br />

alanlarda kullanılmak üzere pamuk ve poliester karışımlı<br />

rotor iplikler artan miktarlarda üretilmektedir. Tablo 11 de<br />

değişik lif tiplerine ait mukavemet değerlerinden de anlaşılabileceği<br />

gibi PES lifleri pamuk liflerine kıyasla iki kat daha<br />

fazla mukavemete sahiptir. Bu ipliklerin yüksek mukavemeti<br />

çözgü hazırlama, dokuma ve örme işlemleri esnasında stabil<br />

besleme davranışı ve daha yüksek kumaş mukavemeti, dolayısıyla<br />

kullanımda iyileştirilmiş özellikler sağlamaktadır.<br />

Ancak lif özellikleri düşünüldüğünde lif mukavemetinin tek<br />

başına değerlendirilmemesi gerekmektedir. Lif uzaması da<br />

en az mukavemeti kadar önemlidir. Lif mukavemetinin ve<br />

uzamasının çarpımı, yani çalışma kapasitesi, liflerin ve ipliklerin<br />

eğirme işlemi süresince daha ileriki aşamalardaki davranışlarıyla<br />

ilgili olarak bir anlam ifade eder.<br />

A<br />

26<br />

22<br />

18<br />

14<br />

10<br />

Şekil 70 – Lif mukavemeti (B) ve iplik mukavemeti (A) arasındaki ilişki (cN/tex)<br />

Lif mukavemetinden rotor ipliğinde yararlanılma derecesi<br />

iplik numarasına bağlı olarak yaklaşık %40 – 60 dır ve bu<br />

değer ring ipkliklerine kıyasla %15 – 20 daha azdır. Şekil<br />

70 de lif mukavemeti (B) ve iplik mukavemeti (A) arasındali<br />

doğrusal ilişki görülebilmektedir.<br />

Lif Kopma mukavemeti (cN/tex)<br />

Pamuk 15 - 40<br />

Selilozik<br />

Viskoz/rayon<br />

Modal<br />

Lyosell/Tencel<br />

Sentetik<br />

Poliester 1)<br />

Poliakrilik<br />

Poliamid<br />

20 30 40 50 60 B<br />

23 - 30<br />

32 - 38<br />

39 - 50<br />

50 - 71<br />

24 - 35<br />

40 - 70<br />

Tablo 11 – Doğal ve sentetik liflerin kopma mukavemeti (cN/tex)<br />

4.3. Hammaddenin hazırlanması<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Sentetik ve selülozik esaslı yapma lifler genelde “temiz”, yani<br />

çepelden ve yabancı materyallerden (kaba lifler ve bobinleme<br />

kalıntıları dışında) arındırılmışken ham pamuk belirli bir<br />

miktarda organik ve organik olmayan, kalıntılar, tozlar ve bitki<br />

parçaçıkları içerir. Bahsi geçen bu malzemelerin çoğunluğu<br />

eğirme hazırlık ve taraklama işlemleri esnasında uygun sayıda<br />

temizleme pozisyonunda efektif temizleme yapılarak uzaklaştırılabilir<br />

(bkz <strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabı, Cilt 2 – Harman Hallaç<br />

& Taraklama). Modern harman hallaç bölümlerinde %97<br />

lere varan oranlarda çepel temizliği sağlanabilmektedir (beslenmekte<br />

olan ham pamuk içerisindeki çepel miktarına kıyasla<br />

taraklanmış şeritteki döküntü miktarı). Ancak, kullanılan<br />

pamukların toplama metoduna ve temizlenme eğilimine bağlı<br />

olarak bazı materyaller temizleme ve taraklama işlemini geçebilir.<br />

Bu materyaller:<br />

• ince ve çok ince toz (özellikle life yapıştıysa);<br />

• dışarıdan gelen lifler (özellikle balyalama malzemesi);<br />

• bitki kalıntıları (tohum kabukları, yapraklar, pamuk bitkisi<br />

gövdesi);<br />

• pamuk düzgün bir şekilde temizlenmediğinde büyük<br />

çepel.<br />

Rotor iplik makinaları efektif olarak büyük çepel parçacıklarını<br />

ve ikincil lifleri temizlerken tozlar ve diğer daha küçük<br />

ikincil materyaller hava akımıyla rotora ulaşabilir ve rotor<br />

yivinde birikebilir.<br />

Kaba parçalar (özellikle tohum kabuğu kalıntıları) rotor yivinde<br />

takılı kalırlar ve bu noktalarda iplik oluşumunu engelleyebilirler.<br />

Bu durum, özellikle ince iplik numaralarında,<br />

iplik kopuşlarına sebep olur. Diğer yandan, elyaf birikintisi<br />

üzerine lif birikmesi ise peşinden ince bölgenin geldiği kalın<br />

yer oluşumuna sebep olur. Sonuçta oluşan hata (kalın/ince<br />

yer) tamamen peryodiktir ve kumaşta “moire” etkisine neden<br />

olur.<br />

Küçük toz parçacıkları rotor yivinde yavaş ama kalıcı birikim<br />

yapar. Eğer yiv orijinal olarak başlangıçta darsa birikme<br />

ile gittikçe açılır ve genişler. Kompakt bir iplik elde<br />

etmek için dar rotor yivinde sıkışan elyaf demeti giderek<br />

daha az sıkıştırılır ve dolayısla iplik de daha açık ve hacimli<br />

hal alır. İpliğin karakteri ve kalitesi gittikçe değişir ve uzun<br />

bir süre fark edilmez. Aynı etki rotorda avivaj maddesi birikmesi<br />

sonucu sentetik lifler eğrilirken de gözlemlenir.<br />

Dolayısıyla rotor iplikçiliğinde temiz hammade ön koşuldur.<br />

<strong>Rieter</strong> Ingolstadt besleme şeridinin aşmaması gereken çepel<br />

oranı olarak aşağıdaki rakamları tavsiye etmektedir:<br />

• Nm 10/ Ne 6/100 tex numaralarına kadar: % 0.3<br />

• Nm 34/ Ne 20/ 30 tex ‘e kadar : %0.2<br />

• Nm 50/ Ne 30/ 20 tex ‘e kadar : %0.15<br />

• Nm 50/ Ne 30/ 20 tex ‘in üzerinde : %0.1<br />

67


68<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Bu şartlar “olası en temiz” pamuğun satın alınması gerektiğinin<br />

altını çizmekte. ve dahası yüksek temizleme ve toz uzaklaştırma<br />

etkisi olan iyi temizleme ekipmanının rotor iplikçilik<br />

için büyük bir yararlı olduğunu göstermektedir. Ayrıca, pek<br />

çok makina imalatçısı makinalarına çepel temizleme ünitesi<br />

eklemiştir.<br />

4.3.1. Pamuktaki rahatsız edici materyaller<br />

Çepel, toz ve bitkisel kalıntılara ilave olarak pamuk başka<br />

materyallerle de kirlenebilmetedir ve bu materyaller bazen<br />

ciddi işlem ve kalite sorunlarına sebep olabilmektedir.<br />

4.3.1.1. Organik ve anorganik kalıntılar<br />

Bunlar balyalama işlemi sırasında dikkatsizlik sebebiyle liflerin<br />

arasına karışan balyalama artıkları (jüt, polipropulen,<br />

vb.) dır. Ancak, daha fazla kalıntı, örn. Plastik çuvallar ve<br />

diğer atıklar, tarlalarda pamuk toplama işlemi esnasında<br />

lifler arasına karışmaktadır. Bu yabancı maddeler ve paketleme<br />

artıklarının boyutları harman hallaç dairesinde ve taraklama<br />

işlemi sırasında o kadar küçülür ki artık temizlemek<br />

imkansız hale gelir. Sonuç olarak bunlar iplik makinasında<br />

kopuşlara sebep olur, ya da ipliğin yapısına girerler bu ise<br />

daha büyük problemlere neden olur. Yabancı lifler (örneğin<br />

pamuk lifleri arasında jüt) orijinal liflerden farklı boyama<br />

davranışı sergiler ve yabancı lifler iplik boyunca geniş aralıklarla<br />

homojen bir şekilde dağıldığından üretilen kumaşta<br />

önemli miktarda telef oluşmasına sebep olur. Bu sebeple<br />

artan sayıda izleme sistemleri bu yabancı maddeleri tespit<br />

etmek ve temizlemek amacıyla rotor iplik makinalarında<br />

kullanılmaktadır.<br />

4.3.1.2. İplik artıkları<br />

Dokuma ve örme materyalden geri kazanılmış materyal<br />

veya lif döküntüleri, bu uygulama için özellikle uygun oldukları<br />

için, rotor iplik makinasında kullanılabilmektedir.<br />

Ancak, düşük maliyetli bu hammaddelerin başarılı bir şekilde<br />

eğrilmesi için mutlak önşart bu malzemelerin tek bir life<br />

kadar açılmış olmasıdır. Farklı imalatçılara ait değişik makinalar<br />

bu işlem için uygundur. Ayırma işlemi kumaş ya da<br />

iplik kalıntılarının kesilip yırtılmasıyla başlayan birkaç aşamada<br />

gerçekleşir.<br />

Eğer bu işleme gerekli özen gösterilmezse en ufak kumaş ya<br />

da iplik kalıntısı rotora ulaştığında kopuşlara sebep olacaktır.<br />

Çok kaba iplikler söz konusu olduğunda kumaş ya da iplik<br />

kalıntıları kopuşlara sebep olmaz ama ipliğe dahil olabilir<br />

ve kaçınılmaz olarak iplikte kalın yer olarak gözükürler.<br />

4.3.1.3. Quartz kum ve mineral tozu<br />

Quartz kum ve mineral tozu genelde çöl bölgeleri enlemlerindeki<br />

(örn. Batı Teksas) pamuklarda bulunur. Aynı zımpara<br />

kağıdı gibi aşındırıcı bir etkileri vardır ve açıcı silindirler,<br />

rotor, düzeler gibi eğirme elemanlarının daha çabuk<br />

eskimesine sebep olurlar. Eğer mineral tozu da varsa bu<br />

etki güçlenir.<br />

4.3.1.4. Ballık<br />

Ballık eğirme elemanları üzerinde yapışkan izler oluşturur<br />

ve dolayısıyla iplik karakteristiklerinde bozulmaya sebep<br />

olur ve iplik kopuşlarını arttırarak eğirme işlemini zorlaştırır.<br />

Ancak, bu şekilde kirlenmiş olan pamuğun kullanılması kaçınılmaz<br />

ise iplik makinasının hızı düşürülmeli ve ortam şartları<br />

ona göre ayarlanmalıdır. Özellikle bağıl nem %45 -50<br />

değerlerini aşmamalıdır, böylece, iplik kılavuzlama elemanlarının<br />

üzerinde yapışkan birikimler oluşması önlenebilir.<br />

Ayrıca tüm iplik kılavuzlama elemanlarını kirlenmiş pamuk<br />

geçtikten sonra iyice temizlemek (yıkamak) gereklidir. Dolayısıyla<br />

mümkün olduğunca ballık ile kirlenmiş olan pamuk<br />

kullanımından kaçınılmalıdır.<br />

4.3.2. Sentetik lifler ile çalışma problemleri<br />

Sentetik lifler söz konusu olduğunda, daha öncede bahsedildiği<br />

üzere sadece kaba liflere değil ayrıca özellikle avivaj<br />

maddesine ve bazı lif tiplerinde matlaştırıcı olarak kullanılan<br />

titanyum dioksite de çok dikkat etmek gerekmektedir.<br />

4.3.2.1. Avivaj maddesi<br />

Sentetik liflere uygulanan avivaj maddesi miktarı ve kalitesi<br />

eğirme performansı, ağızlık açma ve iplik kalitesi açısından<br />

büyük öneme sahiptir. Bu, ayrıca yüksek hızlı rotor iplikçiliğinde<br />

hızı sınırlayan ana nedenlerdendir. Ring iplikçiliğine<br />

kıyasla rotor iplikçiliğinde liflerin daha az avivaj maddesi<br />

uygulaması görmüş olması gerekmektedir. Ring iplikleri<br />

için avivaj maddesi miktarı %0.18 ile %0.20 arasında değişirken<br />

rotor iplikçiliğine uygun lifler için bu değerler %0.12<br />

ve %0.14 arasında değişir. Bu değerlerin üzerindeki avivaj<br />

maddesi uygulamalarında ya da yetersiz adhezyon olması<br />

durumunda eğirme elemanlarının üzerinde sorunlu birikimler<br />

oluşabilir ve bunlar da iplik kopuşlarına sebep olabilir.<br />

Eğirme unitesinde liflerdeki uzama – açma silindirleri, lif<br />

transferi, vb. sebebiyle – statik elektrik yüklenmesini önleyecek,<br />

lif/metal sürtünmesini azaltacak ve toz oluşumunu<br />

engelleyecek olan düşük sürtünmeli avivaj maddelerini gerektirir.


4.3.2.2. Matlaştırıcılar (MMF)<br />

Silindirik liflerde sentetik liflerin parlaklığı ve pürüzsüzlüğü<br />

bastırılacaksa bu sadece kimyasal olarak yapılabilir. Titanyum<br />

dioksit (TiO2) bu amaçla kullanılır. Ancak, bu matlaştırıcı<br />

madde çok kuvvetlidir, aynı mineral toz gibi ve sonuçta<br />

makina üzerindeki tüm iplik kılavuzlama elemanlarında<br />

ve özellikle eğirme elemanlarında (rotor, bilezik, hava jeti)<br />

aşınmaya neden olur. Temelde matlaştırılmış lifler (titanyum<br />

dioksit miktarı ≥ %0.4) işlenmemelidir, %0.15 den<br />

daha düşük titanyum dioksit içeriğine sahip kısmen matlaştırılmış<br />

lifler doğal ve/ve ya matlaştırılmamış sentetik liflerle<br />

karışımlar halinde kullanılabilir. Makina üreticilerinin<br />

çalışma önerileri tam olarak izlenmelidir. Kural olarak, bu<br />

önerilerden farklı bir şekilde çalışılması durumunda eğirme<br />

elemanları garanti kapsamına girmez.<br />

4.3.3. İşlem aşamaları<br />

Rotor iplikçiliğinde, hammadde karakteristiklerinin yanı<br />

sıra bunların nasıl hazırlandığı da çok önemlidir. Seçilen<br />

makinalar ve işlem hatları hammadde tipine göre uyarlanmalıdır.<br />

Güncel olarak kullanılmakta olan popüler işlem<br />

hatları şekil 71’de görülmektedir.<br />

Pamuk, sentetik liflerle şerit halinde karıştırıldığında üçüncü<br />

cer pasajı gerekmemektedir, çünkü rotorda geriye dublaj ile<br />

yüksek derecede lif/lif çapraz dublaj sağlanır (bkz „4.3.3.3.<br />

Cer makinaları“)<br />

4.3.3.1. Harman Hallaç<br />

Ring ya da hava jeti iplikçiliğine kıyasla, rotor iplikçilikte elyafın<br />

kısa olması daha az önemli olduğu için harman hallaç<br />

makinalarında ana amaç tozu ve çepeli uzaklaştırmaktır. Bu<br />

sebeple, harman hallaç hattı kısa tutulabilir, ama etkili açma<br />

ve temizleme üniteleri gerektirir. (bkz <strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabı,<br />

Cilt 2 – Harman Hallaç ve Taraklama, 1. Harman hallaç).<br />

4.3.3.2. Tarak makinaları<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Tarak makinası çepel oranını %0.1-0.2 nin altına düşürülebilmelidir<br />

ve ayrıca tozun bir kısmını da ayrıştırabilmelidir.<br />

Tarak makinasında belirgin biçimde lif/metal sürtünmesi<br />

nedeniyle liflere yapışan toz temizlenmektedir. Tozun uzaklaştırılmasıyla<br />

ilgili olarak, harman hallaç, taraklama ve cer<br />

makinalarının her birinin tozun üçte birini uzaklaştırması<br />

beklenir. Tarak makinasının çıkışında tülbentin sıkıştırılması,<br />

orta seviyeden yüksek seviyeye çepel içeren pamuk liflerinde<br />

etkin temizlikte bariz bir iyileşme sağlar. (bkz <strong>Rieter</strong> İplikçilik<br />

El Kitabı, Cilt 2 – Harman Halaç ve Taraklama, 2. Tarak<br />

makinası).<br />

Taraklanmış şerit doğrudan rotor iplik makinalarına beslenecekse<br />

(Şekil 71) tarak makinasında regüle cihazı ya da cer<br />

modülü bulunmalıdır (bkz „4.3.3.3. Cer Makinaları“ ve <strong>Rieter</strong><br />

İplikçilik El Kitabı, Cilt 3 – Eğirme Hazırlık, 2. Cer makinası).<br />

69


70<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 71 – İplik gereksinimlerine dayalı şerit hazırlama düzeneğine sahip rotor iplikçilik sistemi<br />

4.3.3.3. Cer makinası<br />

Cer makinası iplik kalitesi ve dolayısıyla dokuma ve örme<br />

kumaş kalitesi açısından da son derece önemlidir. Cer makinasında<br />

regüle edilmeyen hatalar iplikte ortaya çıkar. Modern<br />

cer makinalarının önemli bir görevi maksimum düzgünlüğe<br />

sahip hatasız cer şeritlerini rotor iplik makinasına<br />

beslemektir. Cer makinaları üzerine yerleştirilmiş yüksek<br />

etkili regüle tertibatlarıyla (özellikle acık devre regule prensibiyle)<br />

bu görev yerine getirilmektedir (işletme deneyimleri,<br />

bkz Tablo 12).<br />

Hammadde m/dak CV% (1m) CV% (3m) CV% (5m)<br />

Karde pamuk<br />

Karde pamuk<br />

Viskoz<br />

Poliester<br />

Tarak Regülesiz Cer makinası Regüleli Cer makinası Rotor İplik Makinası<br />

Cer modüllü Tarak<br />

makinası<br />

1 000<br />

700<br />

650<br />

600<br />

0.41<br />

0.32<br />

0.41<br />

0.41<br />

0.21<br />

0.19<br />

0.18<br />

0.25<br />

0.15<br />

0.10<br />

0.06<br />

0.12<br />

Tablo 12 – 1m – 3m- 5mlik şerit uzunlukları için şerit düzgünsüzlüğü<br />

CV% için açık devre regüle prensibi<br />

Günümüz modern yüksek performanslı cer makinalarında<br />

yüksek etkinlikte ekstrasyon sistemleri bulunmaktadır. Bu<br />

sistemler güvenilir bir şekilde önemli bir miktarda tozun liflerden<br />

uzaklaştırılması sağlar. Toz, lif kalıntıları ve çöp, çekim<br />

işlemi sırasında lif/lif sürtünmesiyle liflerden ayrılır ve<br />

dolayısıyla ekstrasyon sistemiyle kolay bir şekilde uzaklaştırılır.<br />

Ring iplikçiliğinde karışımlar çalışılırken 3 cer pasajı<br />

uygulanırken, Rotor iplikçilikte bir ya da en fazla iki cer<br />

pasajı uygulanmaktadır (hatta karışımlarda bile). Rotor ip-<br />

Regüleli Cer makinası Rotor İplik Makinası<br />

Tarak Regüleli Cer makinası<br />

Rotor İplik Makinası<br />

Cer modüllü Tarak<br />

makinası<br />

Rotor İplik Makinası<br />

İplik gereksinimleri<br />

likçilikte bir taraftan lif kancalarınının etkisi ikincil öneme<br />

sahipken, diğer taraftan geriye dublaj nedeniyle rotorda ilave<br />

karıştırma gerçekleşir. Bu sebeple sentetik karışımlı ipliklerde<br />

bile sadece iki cer pasajı kalite kaybı olmadan kullanılır.<br />

Doğrudan regüle edilmiş tarak şeridi de rotor iplik<br />

makinalarına bazı uygulamalarda beslenebilir. Şekil 71 de<br />

iplik kalite ihtiyaçlarına göre kullanılan değişik şerit hazırlama<br />

bölümüne sahip rotor iplikçilik sistemleri karşılaştırılmaktadır.<br />

İki cer pasajı (2. pasajda regülasyon):<br />

• ince numaralardaki rotor iplikleri için (Nm 34/Ne 20/30<br />

tex den daha ince) ve sürekli iplik numarası sabitliği<br />

istenmesi durumunda (örn. düz örme için); 2. pasajda<br />

ilave olarak toz uzaklaştırma işlemi de uygulanır;<br />

• orta ve ince numara aralığındaki cer şeridinde ve harmanda<br />

yapılan karışımların rotor iplik makinalarında<br />

eğrilmesi için ve;<br />

• mukavemet, uzama ve iplik saflığı açısından yüksek<br />

standarda sahip rotor denim ipliklerinin eğrilmesi<br />

(markalı ürünler) için ikinci cer pasajı uygulanır.<br />

Tek cer pasajı (regüleli):<br />

• iplik kalitesi açısından fazla beklentisi olmayan orta<br />

ve kalın numara aralığındaki rotor iplikleri için;<br />

• konfeksiyon üreticileri açısından özel kalite spesifikasyonları<br />

aranmayan rotor iplik makinalarında eğrilmiş<br />

denim iplikleri (düşük fiyatlı ürünler);


• ikinci cer pasajının serit düzgünsüzlüğüne yol açabilecek<br />

kadar (çekim bölgesinde yüzen elyaf kümeleri) yüksek<br />

miktarda kısa elyaf içeriğine sahip rotor iplikleri için;<br />

• penye rotor iplikler için tek er pasajı uygulanır (taramadan<br />

sonra sadece tek bir adet regüle cer pasajı, ring<br />

iplikler için de). Tarama ve yüksek miktarda katlama<br />

dolayısıyla zaten mükemmel paralelleşme elde edilir.<br />

İlave her cer pasajıyla şerit kohezyonu düşer, sonraki<br />

işlem kademesinde yalancı çekim kaçınılmaz hale gelir.<br />

Tarak şeridinin direkt işlenmesi (regüle tarak):<br />

• Nm 20/Ne 12/50 tex değerlerinden daha kalın numara<br />

aralığındaki ve iplik kalitesi açısından özel talep aranmayan<br />

rotor iplikler için;<br />

• çok yüksek miktarda kısa elyaf içeren rotor iplikleri için<br />

(örn. pamuk döküntüsü, geri kazanılmış dokumalar ve ya<br />

örgüler) tarak şeridi regüleli tarakta doğrudan işlenir.<br />

Özel durum: cer modüllü tarak (regüleli):<br />

• regüleli tek cer pasaj gibi uygulamalar. İstisna: penye<br />

rotor ve ya ring iplik, çünkü dublaj bu uygulamalarda<br />

göz ardı edilemez.<br />

4.3.3.4. Penye işlemi (tarama işlemi)<br />

Her ne kadar rotor iplik makinalarında taranmış pamuğun<br />

işlenmesi henüz geniş bir şekilde uygulanmasa da elde<br />

edilen sonuçlar bahsedilmeye değerdir. Rotor iplikçiliğinin<br />

avantajları temelde tohum artıklarının, lif nepslerinin ve tohum<br />

kabuklarının uzaklaştırılmasında olduğu için, kısa elyaf<br />

miktarının azaltılması gerekmemektedir, tarama döküntüsü<br />

oranın %10 – 14 arasında olması, ince iplik numaraları<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

için çepel içeriğinin %0.04 değerinin altında olması yeterli<br />

olmaktadır. Mevcut ve düşük maliyetli pamuğun tarama<br />

aracılığıyla iyileştirilmesinin başlıca avantajı: toplama metotlarından,<br />

çevre ve ortam etkilerinden bağımsız olarak,<br />

pamuk özellikleri (çöp miktarı, kısa lif içeriği) isteğe ve<br />

eğirme şartlarının tekrarlanabilir olmasına göre adapte edilebilir.<br />

Taranmış şeritleri (penye şeritlerini) işlemek makinanın çalışma<br />

davranışını geliştirmesinin (daha az duruşlar ve yüksek<br />

verimlilik) yanı sıra iplik ve nihai ürün kalitesi de iyileşmektedir.<br />

4.4. Eğirme elemanlarının uygulama aralığı<br />

Rotor iplik sistemi dışında başka hiçbir eğirme işlemiyle<br />

Ne 3 – 60/Nm 5 – 100/tex 200 – 10 şeklindeki geniş iplik<br />

numarası aralığında üretim yapılamamaktadır. Eğirme elemanları<br />

burada kalite, yapı ve iplik hacminin hedeflenen nihai<br />

ürüne göre uyarlanmasında önemli rol oynar. Buna ek<br />

olarak, eğirme elemanlarının seçilmesi kullanılan hammadeyle<br />

de ilgili olarak makinanın çalışma davranışının (kopuşlar,<br />

kalite duruşları) optimizasyonuna yardımcı olur.<br />

Bir sonraki bölümde rotor makinaları için piyasada bulunan<br />

eğirme elemanlarının (bkz Şekil 72), uygulama alanının ve<br />

bunun iplik, nihai ürün ve eğirme teknolojisine etkilerinin<br />

özeti bulunmaktadır.<br />

Şekil 72 – Rotor iplik makinası için eğirme elemanları, açma silindirleri (arka sol), rotorlar (arka sağ), düze (ön), kanal plakaları (merkez)<br />

71


72<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

4.4.1. Açıcı silindirlerin uygulama aralığı<br />

Açıcı silindirin görevi eğirme kutusuna beslenen tarak ya<br />

da cer şeritlerini tek bir life kadar açmak ve aynı zamanda<br />

çepeli liflerden ayırmaktır. Açıcı silindirin şekli, geometrisi<br />

ve tasarımı, rotorun yanı sıra hatasız eğirme üzerinde de<br />

önemli etkilere sahiptir. Lif şeridinden tek life inmenin yanı<br />

sıra çepel ayrıştırmaya ve lif kılavuz kanalına lif transferine<br />

olan etkileri detaylı bir şekilde „2.3.2. açıcı ünite“ bölümünde<br />

anlatılmaktadır.<br />

Garnitür tellerinin özellikle uçları ve ön kısımları aşınmaya<br />

maruz kalır. Hammaddeye göre aşınma fazla olabilir, örneğin<br />

mineral tozu içeren pamuk ya da matlaştırıcı materyal<br />

(titanyumdioksit) uygulanmış sentetik lif çalışılırken. Açıcı<br />

silindirlerin tellerinin çalışma ömrü dişlerin kaplanmasıyla<br />

önemli ölçüde uzatılabilmektedir. Bu durumda teller ya nikel<br />

kaplamayla ya da nikel tabakası içerisinde mikron mertebesindeki<br />

parçacıklar halinde elmas tozuyla kaplanarak<br />

aşınma dayanımı arttırılır. Nikel kaplamalı tellerin hizmet<br />

ömrü sadece sertleştirilmiş çelikten imal edilmiş tellere<br />

göre iki kat fazlayken, elmas/nikel uygulanmış teller 4 katı<br />

daha uzun süre dayanır.<br />

Hammadde ve eğirme şartlarında herhengi bir değişiklik<br />

yapılamamasına rağmen iplik kopuşlarının artması, iplik<br />

düzgünsüzlüğünün ve diğer hataların ortaya çıkmasıyla açıcı<br />

silindir tellerinin aşınması görülür hale gelir. Ana kural<br />

olarak, tellerin aşınmış olarak tanımlanabilmesi için iplik<br />

kopuşlarının iki katına çıkmış olması ve iplik düzgünsüzlüğünün<br />

% 1 CV m den fazla olması gerekmektedir. Tellerin<br />

şekli ve açıcı silindirin hızı işlenmekte olan hammaddeye<br />

göre ayarlanmış olmalıdır (bkz Şekil 73). Tellerdeki farklılık<br />

temel olarak dişlerin şekilleri, dişin ön kısmının eğimi ve<br />

diş sıklığı farklılıkları ile sağlanmaktadır:<br />

• Taraklanmış (karde) ve tarama yapılmış (penye) pamuk<br />

ve viskoz için genelde daha geniş ön yüze sahip, yüksek<br />

diş sıklığı ve daha keskin uçları (tip B174) olan garnitür<br />

telleri kullanılır.<br />

• Kritik pamuklar, ayrıca az miktarda ballık içeren olanlar<br />

için B 174-4.8 tipi tellerin kullanılması tavsiye edilmektedir.<br />

Bu tip geliştirilmiş diş şekli ve daha geniş diş<br />

aralıkları ile karakterize edilebilir. (B174 deki 2.5 mm<br />

yerine 4.8 mm).<br />

• S 21 şekli daha az eğime ve dolayısıyla daha az agresif<br />

ön yüze sahip olarak tanımlanabilir, termal açıdan daha<br />

hassas sentetik lifler (özellikle poliester ve karışımları)<br />

için gerekli hassas açma işlemine uygundur.<br />

• Düşük diş sıklığına sahip teller, tip S 43, yüksek metal/<br />

lif kohezyonu yüzünden sarmaya eğilimli sentetik lifler,<br />

örn. poliakrilik, için kullanılır. Bu tel çeşidiyle hassas<br />

açma yapılabilir ve aynı zamanda lifler tellerden daha<br />

rahat ayrılır.<br />

Tel spesifikasyonlarının yanı sıra açma silindirlerinin hızının<br />

da eğirme performansına, hem rotor iplikçilik makinalarının<br />

çalışma davranışına hem de iplik kalitesine, önemli etkileri<br />

vardır. Belirli bir hammade ve iplik çeşidi için ideal hız<br />

değişik hızlarla yapılan denemeler sonucunda belirlenir. En<br />

uygun hız iplik kalitesine göre seçilebilir. Bu şekilde yapılan<br />

denemeler sonucunda çalışma davranışı hakkında bile kabaca<br />

bir fikir edinilebilir. Eğer, 10 eğirme pozisyonunda yarım<br />

saatlik eğirme süresinde 2 ya da 3 iplik kopuşu oluşursa,<br />

bu açma silindirinin hızı stabil eğirme koşullarının sağlanabilmesi<br />

açısından uygun değildir. Temel ayarlamalarla ilgili<br />

ampirik değerler makina üreticileri tarafından verilmektedir.<br />

Açma silindirinin hızını belirlemede aşağıda belirtilmiş olan<br />

faktörler geçerlidir:<br />

• Birim zamanda daha fazla materyal beslenecekse daha<br />

yüksek açma silindiri hızı seçilmelidir, örneğin kaba<br />

iplikler ve/veya yüksek çıkış hızları, veya daha kirli<br />

hammadde ve dolayısıyla olması gerekenden daha fazla<br />

efektif döküntü giderme.<br />

• Mekanik ve termal gerilmelere daha hassas olan ve yüksek<br />

hızlarda zarar görecek olan lifler için açma silindiri<br />

hızı düşük tutulmalıdır.<br />

• Belirli hammade, özellikle çok ince ve/ve ya çok uzun<br />

sentetik lifler veya yüksek lif/metal adhezyonuna sahip<br />

lifler, açma silindiri tellerinde katlanma eğilimine<br />

sahiptir. Bu durumlarda açma silindiri hızının çok dikkatli<br />

olarak belirlenmesi gerekir ve bu da ancak eğirme<br />

denemeleri sonucunda saptanabilir.<br />

Açma silindiri telleri, özellikle de dişler, mekanik hasara<br />

açıktır. Eğer belirli eğirme pozisyonları yüksek iplik kopuş<br />

oranı sergiliyorsa veya özellikle belirli eğirme noktalarında<br />

iplik kalitesi kötüleşiyorsa buna sebep genelde montaj aşamasındaki<br />

veya değiştirme esnasındaki yanlış müdahaleler<br />

sonucu kırılmış ya da eğilmiş dişlerdir. Bakım ve işlem personeli<br />

açma silindirlerine dikkatli ve hassas bir şekilde müdahale<br />

etmesi gerekliliği konusunda eğitilmiş olmalıdır.


Diş şekli Tip Öneriler<br />

c<br />

b<br />

d<br />

B 174 • Tercihen pamuk ve viskoz için kullanılır.<br />

• İyi lif ayırma<br />

• Mükemmel aşınma davranışı<br />

B 174-4.8 • B 174 gibi aynı lif karakteristikleri<br />

• Diş şekli sebebiyle geliştirilmiş lif transferi<br />

• Az miktarda ballık bulaşmış pamuk için uygun<br />

S 21<br />

Şekil 73 – Açıcı silindir tellerinin diş şekilleri ve uygulama aralıkları<br />

4.4.2. Rotor uygulama aralığı<br />

Rotor iplik makinasının ana eğirme elemanı rotordur. İplik<br />

kalitesi, iplik karakteri, işlem performansı, verimlilik, vb.<br />

hepsi esas olarak rotora bağlıdır. Bu anlamda etkisi önemli<br />

rotor parametreler şunlardır (bkz Şekil 74):<br />

• rotor duvarının eğimi (a);<br />

• rotor duvarı ile lifler arasındaki sürtünme katsayısı (b);<br />

• rotor yivi tasarımı ve pozisyonu (c);<br />

• rotor yivi çapı (d) ve rotor hızı.<br />

Şekil 74 – Önemli rotor parametreleri:<br />

rotor duvarı (a), rotor duvarının yüzeyi (b), rotor yivi (c) yiv çapı (d)<br />

a<br />

• Poliester ve poliakrilik için uygun<br />

• Ayrıca poli/pamuk karışımları için uygun<br />

S 43 • Poliakrilik için uygun<br />

• Lif tutamının hassas açılması ve liflerin ayrılması<br />

• Serbest lif bulunmaz<br />

d<br />

c<br />

b<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Geniş aralıktaki etkileri düşünüldüğünde ve oluşan etkinin<br />

ağırlığı da göz önüne alındığında üniversal bir rotorun söz<br />

konusu olmadığıgörülmektedir. Piyasada mevcut çok sayıda<br />

rotor vardır, iplikçiler bu rotorlar arasından hammaddeye,<br />

üretilecek olan ipliğe ve eğirme koşullarına en çok uyan rotoru<br />

seçmelidirler. Tüm rotor iplik makinalarında rotor değiştirebilir<br />

bir elemandır.<br />

Rotor, bkz Şekil 75, bazı durumlarda aşınma korumalı rotor<br />

şaftı (a), rotor yivi (c) ve duvarı (d) bulunan rotor kabından<br />

(b) oluşmaktadır. Duvar eğimi, besleme tübünden çıkan ve<br />

duvara geçen liflerin aşağıya doğru kayması için gereklidir.<br />

Materyale ve kullanılan alana bağlı olarak, rotor duvarının<br />

açısı düşeyle 12° – 50°arasında olacak şekilde değişir. Bu<br />

açı yapıma bağlıdır ancak her durumda rotorun tasarlanmış<br />

olduğu dönme hızı arttıkça küçülmesi gerekmektedir. Rotor<br />

kabının alt kısımlarında iç kısım çevresinde değişik çaplarda<br />

bir yiv bulunur. Bu yiv lifleri toplamaktadır.<br />

Şekil 75 – Rotorun yapısı ve kısımları:<br />

rotor şaftı (a), rotor yivi (c), rotor kabı (b) and rotor duvarı (d)<br />

a<br />

73


74<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Rotorlar çelikten yapılır ve genelde uzun süreli kullanılabilmeleri<br />

için yüzey bitim işlemi uygulanır veya kaplama<br />

yapılır. Aşağıda rotorları aşınmaya karşı korumak macıyla<br />

uygulanan işlemler özetlenmektedir. Bunlar geleneksel olup<br />

pratik uygulamalarla ispatlanmıştır:<br />

• elmas/nikel kaplama;<br />

• bor uygulaması; ve ya<br />

• her iki işlemin birlikte uygulanması.<br />

Elmas kaplama genelde nikel tabakası içerisine emdirilmiş<br />

elmas tozundan oluşmaktadır ve açıcı silindirleri aşınmadan<br />

korumak için uygulandığı gibi uygulanır. Bor uygulamalı<br />

rotorlar ve ilave elmas kaplamalı boronize rotorlar elmas<br />

kaplı rotorlara kıyasla iki kat daha fazla kullanım ömrüne<br />

sahiptir. Ancak rotor duvarının yüzey özellikleri uygulamaya<br />

(bor ya da elmas kaplama) göre değişmektedir ve dolayısıyla<br />

bu da hem iplik kalitesine hem de eğirme stabilitesine<br />

ve yive lif birikme eğilimine azımsanmayacak derecede etki<br />

eder. Uzun kullanım ömrü, iyi iplik kalitesi ve stabil eğirme<br />

şartları arasında sağlanabilecek en iyi denge bor/elmas birlikte<br />

kaplama ile sağlanmaktadır. Rotor aşınmaya maruz bir<br />

parçadır ve dolayısıyla peryodik olarak değiştirilmesi gerekmektedir.<br />

Aşınma daha çok yivi etkiler.<br />

Rotor yivinin konfigurasyonu ipliğin hacimli mi yoksa kompakt<br />

mı, tüylü mü yoksa düz mü, olacağını, iplik kalitesinin<br />

mükemmel mi yoksa yeterli mi olacağını ve eğirme stabilitesinin<br />

düşük mü yoksa yüksek mi olacağını belirler. Yiv ayrıca<br />

tozun ve kirlerin ne derecede rotorda birikeceğini de<br />

etkiler. Kullanılan hammadeye bağlı olarak, pratikte istenen<br />

iplik özellikleri ve değerleri için değişik yiv tasarımları kullanılmaktadır.<br />

56/57 mm<br />

46/47 mm<br />

40/41 mm<br />

33 mm<br />

34 mm<br />

36 mm<br />

40 50 60 70 80 90 100 110 120 130 140 150 160<br />

Rotor hızı [rpm] x 1 000<br />

30 mm<br />

31 mm<br />

Geniş yivler düşük mukavemetli yumuşak, hacimli iplikler<br />

üretir, dar yivler ise sıkı, güçlü ve düşük tüylülük değerlerine<br />

sahip iplikler üretir. Geniş yivler bu sebeple örme kumaşların,<br />

el örgüsü ve kaba kumaşların üretiminde kullanılacak<br />

ipliklerin üretiminde kullanılır; dar yivlere düzgün<br />

yüzeyli mukavim kumaşların üretiminde ihtiyaç duyulur.<br />

Oldukça dar bir yiv yaygın olarak klasik kısa ştapel işletmelerinde<br />

kullanılmaktadır. Moire etkisi dar yivlerle daha fazladır<br />

çünkü oldukça büyük kir parçaları yive sıkışabilir.<br />

Hem teknoloji hem de eğirme stabilitesi ve enerji tüketimi<br />

açısından optimum sonuç elde edilebilen hız aralığı her rotor<br />

çapı için belirlenmiştir. Eşit rotor hızlarında küçük rotor<br />

çapının enerji tüketimi açısından tercih edilir olması sebebiyle<br />

hız aralıkları rotor çapları arasında çakışmaktadır.<br />

Şekil 76 da hız aralığı ve olası en yüksek rotor hızı her rotor<br />

çapı için gösterilmiştir.<br />

Ancak rotor çapları küçüldükçe sistem sebebiyle sarılmışlif<br />

adedi artar. Eskiden ortaya atılan ve o zaman için geçerli<br />

olan bu görüş (rotor çapı küçüldükçe iplik bükümü kaçınılmaz<br />

olarak artar) artık aynı oranda geçerli değildir. Optimize<br />

eğirme elemanları, özellikle rotorlar ve çekim/emme<br />

düzeleri, ayrıca lif kılavuzlarında ve eğirme geometrisinde<br />

yapılan iyileştirmeler ile yumuşak bükümlü örme ipliklerinin<br />

küçük rotor çapları (30 – 33mm) kullanılarak üretilebilmesini<br />

sağlamıştır. Ancak bu eğirme işlemlerinde eğirme gerilimi<br />

fazla yüksek olmamalıdır, yani rotor hızları maksimum değerden<br />

oldukça düşük olmalıdır.<br />

28 mm<br />

Çap – maks. hız<br />

28 mm – 160 000 rpm<br />

30 mm – 145 000 rpm<br />

31 mm – 140 000 rpm<br />

33 mm – 135 000 rpm<br />

34 mm – 130 000 rpm<br />

36 mm – 120 000 rpm<br />

40 mm – 105 000 rpm<br />

46 mm – 90 000 rpm<br />

56 mm – 75 000 rpm<br />

Şekil 76 – Hız aralığı ve rotor çapı cinsinden maksimum rotor hızı (pratikte en yüksek rotor hızları, maksimum değerin yaklaşık %5-8 altındaki değerlerdir)


Rotor çapı, her durumda, yivde teknolojik dezavantaj oluşturmadan<br />

lif oluşumuna izin verecek genişlikte olmalıdır. Lif<br />

kütlesi için belirli bir alana ihtiyaç vardır, yani kalın iplikler<br />

için daha geniş rotor çaplarına ihtiyaç vardır. Ana kural olarak,<br />

rotor çapı ştapel boyunun 1.2 katından fazla olmamalıdır,<br />

aksi halde rotor yivinde liflerin bütünleşmesinde sorun<br />

yaşanabilir. İşletmelerde ştapel boyu olarak 38 ya da 40<br />

mm başarılı bir şekilde 30–32 mm aralığındaki rotorlarda<br />

(sadece belirli durumlarda) eğrilebilmektedir.<br />

Şekil 77de değişik rotor ve yiv şekillerinin konfigurasyonları<br />

ve özellikleri gösterilmektedir. Temelde:<br />

• Dar yiv açıları ve küçük yiv çapları (T ve K rotorları) tüm<br />

hammadde çeşitleri için uygundur ve iyi bir düzgünlüğe<br />

sahip sağlam dokuma ipliklerinin üretiminde kullanılmaktadır.<br />

• Dar yiv açılı geniş yiv çaplı (G rotorlar) olanlar da tüm<br />

hammadde çeşitleri için uygundur ve genelde hacimli<br />

örme iplikleri için kullanılır.<br />

T-Rotor<br />

• Üniversal olarak tüm materyaller için uygun<br />

• İyi iplik değerleri<br />

• Pürüzsüz dokuma iplikleri için<br />

K-Rotor<br />

• Sadece yumuşak dokuma iplikleri için<br />

• Pamuk için<br />

G-Rotor<br />

• Üniversal olarak tüm materyaller için uygun<br />

• Hacimli iplikler için<br />

• Örme için tercih edilir<br />

U-Rotor<br />

• Ne 10’dan kalın iplik numaraları için<br />

• Denim ve örme iplikleri<br />

• Pamuk ve pamuk karışımları için<br />

Şekil 77 – Mevcut rotor/yiv şekillerinin konfigürasyonu ve özellikleri<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

• Geniş yiv açılı rotorlar (U ve DS rotorlar) pamuk ve pamuk<br />

sentetik karışımlarından hacimli örme ve dokuma iplikleri<br />

için uygundur. Farklı yiv şekilleri ve çapları denim<br />

ipliği tipine (atkı ve ya çözgü, halat ya da levent<br />

boyama, vb) göre seçilir.<br />

• TC rotor yüksek kalitede denim iplikleri üretmek için<br />

çok uygundur ve aynı zamanda mükemmel çalışma özelliklerine<br />

sahiptir. T rotora kıyasla, yiv açısı ve çapı daha<br />

büyüktür ama yiv şekli aynı tutulmuştur. TC rotorla sentetik<br />

ve viskoz lifler işlenirken özellikle kayma-dirençli<br />

iplikler elde edilir.<br />

• GM rotor ince numaralarla çalışan iplik sektöründe,<br />

hem dokuma hem de örme ipliklerinin üretiminde<br />

kullanılabilir.G rotora kıyasla, yiv açısı ve yiv çapı daha<br />

geniştir, ama yiv şekli aynıdır.<br />

TC-Rotor<br />

• Ne 12’den kalın iplik numaraları için<br />

• Tercihen denim iplikleri için<br />

• Çok iyi eğirme stabilitesi<br />

• Lif ötelenmesine iyi dayanım<br />

DS-Rotor<br />

• Ne 10’den kalın iplikler için<br />

• Denim ve örme iplikleri<br />

• Pamuk ve karışımları için<br />

GM-Rotor<br />

• tercihen ince pamuk iplikleri için<br />

• dokuma ve örme iplikleri için<br />

T-Rotor a kıyasla TC Rotor:<br />

• Yiv şekli aynıdır ama<br />

• daha geniş yiv ve genişletilmiş yiv açısı<br />

G-Rotora kıyasla GM Rotor:<br />

• Yiv aynı kalır ama<br />

• gelişmiş iplik kalitesi<br />

75


76<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

4.4.3. Düzelerin ve düze kanallarının uygulama aralığı<br />

4.4.3.1. Düzeler<br />

İplik çıkarken rotora doğru olan düze tarafından dik açıyla<br />

saptırılır ve hemen çıkış kanalıyla da dışarıya kılavuzlanır.<br />

Bu arada iplik sürekli düzenin yüzeyine sarılır. Bu esnada<br />

düzenin tasarımı sayesinde iplik tekrar tekrar düze yüzeyinden<br />

kaldırılır. Bu yüksek frekanslı titreşim, sağılma esnasında<br />

oluşan yalancı bükümün de etkisiyle, bükümün rotor yivine<br />

doğru ilerlemesine yardımcı olur. Yalancı büküm etkisi<br />

arttıkça ve rotor yivinde bükümün oluşumu ne kadar yoğun<br />

olursa, ipliğin gerçek bükümü o kadar düşük ve eğrilen iplikler<br />

daha hacimli ve daha yumuşak olur. Tabii ki eğirme stabilitesi<br />

de artan yalancı büküm etkisiyle artar. Böylece düzenin<br />

üst ucunun rotor yivine göre pozisyonu da önem kazanır.<br />

Düze normalde, rotor yivinden çıkan lif uçları çekim düzesince<br />

dik açılarla yönlendirilebilsin diye, rotor çanağının içine<br />

doğru yeterince çıkıntı yapar. Rotor yivine göre düzenin<br />

konumu farklı pulların kullanımıyla değiştirilebilir. Düze ne<br />

kadar rotorun içine doğru yerleştirilirse çekim esnasında ipliğin<br />

sarılma açısı o kadar artar, daha fazla yalancı büküm<br />

elde edilir ve rotor yivindeki bağlantı bölgesi uzar. Bu, bazı<br />

durumlarda ipliğin mukavemetinin artmasına yardımcı olur.<br />

Eğer pullar çıkartılırsa yalancı büküm etkisi azalır, bağlantı<br />

bölgesi kısalır ve bu sebeple iplik mukavemetine pozitif<br />

etki de azalır.<br />

Şekil 78 – Seramik düze kafalı ve metal düze taşıyıcılı düzeler<br />

Düzeler ya seramikten ya da çelikten yapılmıştır. Düzeler genelde<br />

iki bölümden oluşur: aşınma dayanımı yüksek seramik<br />

düze kafası ve metal düze taşıyıcısı (Şekil 78). Seramik ya da<br />

metal düzeler ayrıca düze ve taşıyıcısının tek parça imal edildiği<br />

setler halinde de bulunabilir. Teknolojik bir fark yoktur<br />

ancak seramik düzelerde ısı dagılımı çok düşüktür (seramikler<br />

elektrik hatlarında yalıtım malzemesi olarak kullanılırlar)<br />

ve bu yüzden sentetik liflerin eğrilmesinde kullanılmaları söz<br />

konusu değildir. Tersine, metal düzelerde ısı dağılımı mükemmeldir,<br />

bu yüzden de sentetik lifleri eğirmeye çok uygundurlar<br />

ancak kullanım ömürleri kısa olduğu için sadece<br />

sıcaklığa hassasiyet gösteren sentetik liflerin (yani çok düşük<br />

erime ve yumuşama sıcaklıklarına sahip liflerin) özel durumlarda<br />

eğrilmeleri için kullanılırlar.<br />

Uygun tiplerin seçilmesi ve seramik düze+metal taşıyıcı şeklinde<br />

kombinasyonların kullanılmasıyla ısı dağılımı açısından<br />

uygun koşullar elde edilebilir ve böylece sentetik lifler ve karışımları<br />

etkili bir şekilde eğrilebilir. Seramik düzelerin kullanım<br />

ömrü birkaç yıl olabilir, beslenen hammaddeye ve materyale<br />

bağlı olarak ve açıcı silindirler ile rotorlara kıyasla en uzun kullanım<br />

ömrü olan eğirme elemanlarıdır. Sadece yüksek mineral<br />

kum içeriği olan pamukların ve çok fazla matlaştırıcı içeren<br />

(> 0.15% TiO2) sentetik liflerin eğrilmesi seramik düzenin<br />

kullanım ömrünü azaltabilir. Eğer bu kısıtlamalar gözlenirse<br />

seramik düzenin kullanım ömrü 10 000 saat (PES, CV, PAN)<br />

- 20 000 saat (CO) arasındadır, ancak işletmelerde bu materyallerle<br />

kullanım ömürlerinin 20 000 ile 40 000 arasında olması<br />

sağlanabilmektedir. Pamuk ve sentetil lif karışımlarında<br />

kullanım süreleri bu aralığın ortasındadır.<br />

Eğer rotor yivi iplik kalitesini ve hacmini teknolojik anlamda<br />

önemli miktarda etkilerse, düze yüzeyinin tasarımı ve yapısı<br />

da ipliğin yüzey özelliklerine ve tüylülüğüne önemli miktarda<br />

etkiler.<br />

Şekil 79'dan 85'e çekim düzelerinin değişik yüzey (iplikle temasın<br />

olduğu yüzey) tasarımları görülebilmektedir.


Şekil 79 – Pürüzsüz (düz) seramik düze<br />

Şekil 80 – Spiral düze<br />

Şekil 81 – 3, 4 ve 8 çentikli seramik düzeler<br />

Şekil 82 – Ilave çentik açılmış seramik düze<br />

Şekil 83 – Küçük çaplı ve 3 çentikli seramik düze<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 84 – Normal (solda) ve küçük (sağda) çaplı seramik düze<br />

Şekil 85 – Eddy bağlantı düze boğazı (sağ)<br />

77


78<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Esas olarak geniş aralıktaki rotor ipliklerinin üretiminde<br />

aşağıda belirtilmiş düze tipleri kullanılır:<br />

• Pürüzsüz (düz) yüzeyli düzeler (şekil 79) pürüzsüz ve<br />

tüylülüğü düşük çözgü ipliklerinin üretimine uygundur.<br />

Bu tip düzeler nadir kullanılır çünkü düşük seviyede olan<br />

yalancı büküm yüzünden ipliğe çok yüksek büküm verilmesi<br />

gerekmektedir. Her durumda iplik değerleri diğer<br />

düzelere göre daha kötüdür. Büküm durdurucunun kullanımı<br />

(bkz. bölüm „4.4.3.2. seramik büküm durduruculu<br />

(TWISTstop) ve büküm durdurucusuz kanallar stabil<br />

çalışma koşulları için tavsiye edilir.<br />

• Spiral yüzeyli düzeler (Şekil 80) %100 pamuklu düşük<br />

tüylülüğü olan ve iyi iplik değerlerine sahip kompakt<br />

ve ince çözgü iplikleri için idealdir. Yüksek eğirme stabilitesi.<br />

• 3, 4, 6, 8 veya daha fazla çentikli düzeler (şekil 81)<br />

üniversal olarak hem pamuk hem de sentetik lifler ile<br />

karışımları için kullanılmaktadır. 4 çentikli – genelde<br />

kısa – düzeler üniversal olarak en geniş uygulama aralığına<br />

sahiptir: çözgü ve atkı (örneğin 4 çentikli) ve ya<br />

örme iplikleri (4 - 8 kertikli, istenen tüylülüğe göre)<br />

için kullanılır. Çentikli düzeler genelde yüksek eğirme<br />

stabilitesi sağlar – çentik adedi arttıkça yalancı büküm<br />

etkisi ve eğirme stabilitesi artar ancak iplik tüylülüğü<br />

ve uçuntu oluşumuna olan eğilimi de artar. Dahası, çentik<br />

sayısı arttıkça etkileri keskinleşir ve iplik kalitesine<br />

etkileri artar.<br />

• Çok tüylü, hacimli ve yumuşak bükümlü örme iplikleri<br />

için spiral veya çentikli düze yüzeyleri düze boğazında<br />

eddy bağlantısıyla (Şekil 85) tek başına – ama<br />

gayet başarılı bir şekilde – kullanılır. Düze ayrıca iyi bir<br />

eğirme stabilitesi sağlar. Ancak iplik kalitesi bu düzeler<br />

için birinci öncelik değildir.<br />

• Harici çentikli emiş düzeleri düze çapındaki ilave çentiklerle<br />

(Şekil 82) ve eddy bağlantılı düze boğazıyla<br />

aşırı tüylü, çok hacimli, yumuşak bükümlü ipliklerin<br />

üretimi için önerilir. „İplik kalitesi“ ile iplik yapısı kastedilmektedir.<br />

• Küçük düze çaplı ve 4 kısa çentikli (şekil 83 ve 84) düze<br />

yüzeyleri standart düzeye kıyasla daha küçük temas<br />

yüzeyi oluşturur ve bu yüzden özellikle PES ve karışımlarını<br />

100 000 dev/dak.’nın üzerindeki hızlarda eğirmeye<br />

uygundur. Dolayısıyla rotor hızları, diğer düzelere<br />

kıyasla %15 daha yüksek olur.<br />

4.4.3.2. Seramik insert’lü büküm durduruculu<br />

(TWISTstop) ve durdurucusuz çıkış kanalları<br />

Çıkış kanalı düzenin hemen arkasına yerleştirilmiştir ve<br />

eğirme kutusunu terk eden ipliği yönlendirir. Rotordan yatay<br />

olarak çekilmekte olan ipliğin yönünü rotorun üzerine düşeyde<br />

monte edilmiş sarma ünitesine doğru değiştirebilmek<br />

için çıkış kanalı eğirme kutusuna bağlı olarak 30° ile 60 °<br />

arasında bir açıyla bükülmüştür. Tüpün bu yön değiştirme<br />

bölgesi büküm biriktirme elemanı olarak görev yapar ve<br />

rotorda düze tarafndn sağlanan bükümü korumaya da yardımcı<br />

olur. Kanaldaki bükülme açısı, yani bu yönlendirme<br />

bölgesinin sarım açısı, arttıkça bükümü koruma daha iyi ve<br />

eğirme stabilitesi daha yüksek olur. Büküm birikimi etkisi<br />

seramik büküm durdurma elemanları (TWIST stop ya da<br />

Tork stop – eğilme çapında temas yüzeyine değişik sıklıklarda<br />

yan yana yerleştirilmiş seramik kirişler) kullanılarak güçlendirilebilir.<br />

(Şekil 86)<br />

Şekil 86 – İplik çıkış kanalı (a) değiştirilebilir büküm durdurma elemanı (b)<br />

Yön değiştirme açısı ve ilave seramik insert’ün sebep olduğu<br />

sürtünme ne kadar büyük olursa rotor yivinde büküm durdurma<br />

da o kadar fazla ve eğrilme stabilitesi o kadar yüksek olur.<br />

Bu da, özellikle yumuşak bükümlü örme ipliklerinin üretimine<br />

faydalı olur, çünkü yüksek büküm durdurma, eğirme stabililtesini<br />

olumsuz etkilemeden daha düşük büküm katsayılarının<br />

kullanılmasına imkan verir.<br />

Büküm toplama/biriktirme elemanları klips olarak tasarlanmıştır<br />

ve gerek duyulduğunda değiştirilmeleri çok basittir.<br />

İç pr<strong>of</strong>ilin tasarımı düzeden eğilme çapında 3 yanal çıkıntıya<br />

kadar değişiklik göstermektedir.<br />

İplik kalitesi, yapısı ve eğirme stabilitesi açısından en iyi<br />

eğirme sonuçları, her zaman düze ve tüpün ideal bir şekilde<br />

birbirleri ile koordine edilmesiyle sağlanabilir.<br />

b<br />

a


4.5. Fantezi iplik üretim komponenetleri<br />

Fantezi iplikler toplam iplik üretim miktarında çok küçük<br />

bir orana sahiptir, ama moda akımlarına bağlı olarak önemli<br />

talep de görmektedirler. İplik efektleri iplik enine kesitinde<br />

seçilerek ve kontrollü bir şekilde yapılan değişikliklerle sağlanır.<br />

Bir kural olarak, bunlar nope benzeri şekli, uzunluğu,<br />

kesitteki kalınlığı, oluşum şekli ve sıklığı değiştirilebilen<br />

kalın yerleri kapsar. Fantezi ipliklerin rotor iplik makinalarında<br />

üretilebilmeleri için besleme ve çıkış silindirlerinin<br />

standart tahrik mekanizmaları özel, işlemci kontrolündeki<br />

mekanizmalarla değiştirilir.<br />

Bu fantezi iplik aparatlarıyla elde edilen kalın yerler (bkz<br />

Şekil 87 ve 88) rotordaki geri dublaj ve ring ipliklerine ters<br />

olarak asla rotorun çevresinden daha küçük olamaz. Bu sınırlama<br />

pek çok efekt için önemsizdir. Daha kısa efektler elde<br />

edilmek istenirse özel olarak geliştirilmiş eğirme elemanları<br />

(açıcı silindirler, emiş düzeleri) kullanılır, örneğin ring ipliğe<br />

özgün kesit alanında kısa varyasyonlar elde etmek için (bkz<br />

bölüm„4.9.2. Rotor iplikten imal edilen kumaşlar”).<br />

Efektin boyutu çok sınırlı olduğu için nadir olarak kullanılan<br />

bir metot ise cer şeritlerinin kesit alanını kasıtlı olarak farklılaştırmaktır.<br />

Bu şekilde rotor iplik makinalarındaki yüksek<br />

çekim iplik kesitinde sadece çok uzun değişimlerin gerçekleşmesine<br />

olanak vermektedir.<br />

L<br />

L<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

4.6. İplik bükümünün ve çekimin seçimi ve etkileri<br />

İplik yapısı aşağıda belirtilen özelliklere göre tanımlanır:<br />

a) Nm veya Ne (birim uzunluğun ağırlığı) veya tex (birim<br />

ağırlığın uzunluğu) cinsinden numarası ve<br />

b) ipliğe verilmiş büküm miktarı (T/m ve ya T/inç).<br />

4.6.1. Çekim<br />

Rotor denim ipliği İplik efektleri<br />

Ring iplik görünümlü Rotor denim ipliği<br />

Bir ipliğin numarası tarak ve ya cer şeridine uygulanan çekim<br />

miktarının sonucudur. Bu çekim rotor iplik makinasında<br />

besleme silindiri (şerit besleme) ve çıkış silindiri (iplik çıkışı)<br />

arasında gerçekleşir ve iki tahrik mekanizmasının hız farkı<br />

sonucu oluşur. Bu yüzden çekim, şerit besleme hızının ya da<br />

iplik üretim hızının farklılaştırılmasıyla değiştirilebilir. Ancak<br />

iplik sarım hızı, yani üretim hızı, ipliğe büküm verme işlemini<br />

doğrudan etkilediği için çekim miktarına sadece şerit besleme<br />

hızının değiştirilmesiyle müdahale edilebilir. Pratikte işletmelerde<br />

60 – 400 arası çekim değerleri kullanılmaktadır, ancak<br />

başlangıçta şerit besleme ile lif toplanma yivi arasında daha<br />

yüksek çekim gerçekleşmektedir (yani şeritin tek bir life dek<br />

açılması). Bu 25 000’e kadar çıkan maksimum çekime denk<br />

gelmektedir. İpliğin nihai numarası rotorun lif toplama yivine<br />

biriken tek tek liflerden, yani lif tabakalarından, oluşmaktadır.<br />

Sadece bu oran – iplik numarasının şerit numarasına oranımakina<br />

kontrol biriminde girilen çekim miktarına denk gelir.<br />

L = < Rotor çapı<br />

L = > Rotor çapı<br />

L<br />

L = > Rotor çapı<br />

Şekil 87 – rotor denim ipliği ile dokunmuş kumaş Şekil 88 – Ring ve rotor ipliklerde efektler<br />

Özel açıcı<br />

silindiri ile ring<br />

iplik görünümü<br />

Besleme tahriki<br />

için aparat ile<br />

Flammée<br />

Besleme ve çıkış<br />

tahriği için aparat<br />

ile Multicount<br />

Multitwist (daha<br />

çok ring iplikleri<br />

için)<br />

79


80<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Çekim miktarı şu şekilde hesaplanır:<br />

çekim = Nmiplik = Neiplik = 100<br />

Nmşerit Neşerit (texiplik / ktexşerit)<br />

ya da, makinaya aşağıda belirtildiği gibi aktarılır:<br />

çekim =<br />

Viplik çıkışı m/dak<br />

Vşerit girişi m/dak<br />

İplik ve şerit numaraları aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanır:<br />

Nmiplik = Nmşerit x çekim<br />

Neiplik = Neşerit x çekim<br />

texiplik<br />

ktexşerit<br />

= 1 000 x çekim<br />

ya da<br />

Nmşerit = Nmiplik/çekim<br />

Neşerit = Neiplik/çekim;<br />

texiplik x çekim<br />

ktexsliver =<br />

1 000<br />

Rotor iplik makinalarında çekim değerleri ring iplik makinalarına<br />

ve hava jeti iplik makinalarına (her nekadar burada da<br />

eğirme işlemi beslenen şeritten doğrudan gerçekleştirmekte<br />

ise de) kıyasla daha yüksektir. Ancak her ne kadar ince şeritler<br />

tarak ve cer makinalarında üretim problemlerine sebep<br />

olsa da rotor iplik makinalarına kıyasla hava jetli iplik makinalarına<br />

oldukça ince şeritler in (1 – maks. 3 ktex) beslenmesi<br />

gerekmektedir. Rotor iplik makinalarındaki 400 kata<br />

varan çekim aralığı sayesinde 5 ve 6 ktex (Ne 0.12 to 0.10)<br />

aralığında değişen normal cer şeritlerinin çok ince ipliklerin<br />

üretiminde dahi rotor iplik makinasına beslenebilmektedir.<br />

Şerit numarası [Ne]<br />

Ne 0.12<br />

Ne 0.11<br />

Ne 0.10<br />

Ne 0.09<br />

Ne 0.08<br />

3 10 20 30 40 50<br />

İplik numarası [Ne]<br />

Şekil 89 – 400 kata kadar olan çekimlerle maksimum esneklik<br />

İşletme denemerinin sonuçlarına göre yüksek çekim değerlerinin,<br />

özellikle pamuk eğrilirken, iplik kalitesine ve eğrilme<br />

stabilitesine pozitif etkileri olmaktadır. Bunun sebebi<br />

şerit besleme hızının yüksek çekim değerlerinde çok düşük<br />

olmasıdır ve bu yüzden her bir lif tutamdan ayrılmadan<br />

önce açıcı silindir bölgesinde uzun zaman geçirmektedir.<br />

Toz ve çepel daha etkin bir şekilde ayrışıp uzaklaştırılırken<br />

lif nepsleri daha iyi açılmaktadır.<br />

4.6.2. İplik bükümü ve büküm katsayısı (faktörü)<br />

Ring iplikçiliğinin tersine, rotor eğirme esnasında büküm<br />

içeriden dışarıya doğru gerçekleşir. Dönmekte olan fırça<br />

benzeri açık iplik ucu merkezdeki lifleri yakalar ve dönmeye<br />

devam etmesi sebebiyle lifleri kendi çevresine alır. Liflerin<br />

bükümden kaçamadığı ipliğin iç kısmında lifler daha<br />

sıkı yerleşir. Diğer yandan kompaktlık dışarıya doğru artarak<br />

azalır çünkü burada lifler kısmen bükümden kaçabilmektedir.<br />

Lif özelliklerine (mukavemet, uzama, uzunluk, sürtünme, vb.)<br />

ilave olarak iplik mukavemeti temel olarak ipliğin ne sıklıkta<br />

kendi ekseni etrafında döndürüldüğüne bağlıdır. Bu işlemde<br />

bükülmekte olan liflerin eğim açısı önemli derece mukavemet<br />

değerini etkiler (bkz Şekil 90). Bu kendisinden iki kat daha kalın<br />

iplikle aynı eğim açısını ve dolayısıyla aynı seviyede mukavemet<br />

sağlayabilmek için daha ince ipliğe iki katı büküm<br />

uygulanması anlamına gelir. Dolayısıyla, eğer bu sadece iplik<br />

numarasıyla alakalı ise, büküm miktarı mukavemet derecesinin<br />

bir göstergesidir. Ancak iplik numarasından bağımsız olarak<br />

büküm katsayısı α/m ya da α/e bir iplikteki büküm derecesini<br />

ifade etmek için kullanılabilmektedir. Büküm katsayısı<br />

arttıkça büküm derecesi ve iplik mukavemeti artar. İplik bükümünün<br />

detaylı açıklamaları için <strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabı Cilt<br />

1 – Kısa elyaf iplikçiliği teknolojisi, bölüm „7.3.2.4. Büküm<br />

formülleri“ ne bakınız.<br />

C D C' D'<br />

H f E f' E'<br />

A G A' G'<br />

d I<br />

I II<br />

d II<br />

γ 2<br />

γ 1<br />

A<br />

l<br />

d I π<br />

C C'<br />

B<br />

d II π<br />

Şekil 90 – Farklı kalınlıklardaki iki iplikte liflerin eğim açıları<br />

Ancak belirli bir iplikte maksimum mukavemet için gerekli<br />

büküm katsayısı α/m ve ya α/e eğrilecek olan hammaddeye<br />

göre değişir. Lif tipine ve anahtar fiziksel özelliklerine bağlı<br />

olarak belirli bir durumda belirli bir mukavemet değerine<br />

L<br />

h<br />

B'<br />

H


ulaşmak için ortalama bir büküm katsayısı yeterli olurken diğer<br />

bir durumda daha yüksek bir büküm katsayısının seçilmesi<br />

gerekebilmektedir. Bu, karışım iplikleri (lif mukavemeti 30<br />

– 40 cN/tex karışımı) ve viskoz, poliester ve ya poliakrilik iplikleri<br />

(lif mukavemeti 40 – 60 cN/tex) kıyasla pamuk iplikleri<br />

(lif mukavemeti 20 – 30 cN/tex) için daha yüksek büküm katsayılarının<br />

seçilmesi anlamına gelmektedir.<br />

NOT: iplikleri aşırı bükmek mukavemeti düşürür. Dahası<br />

atkı ve çözgü iplikleri için büküm katsayısı örme ipliklerine<br />

kıyasla daha yüksek olur çünkü örme iplikleri için iplik hacimliliği,<br />

tüylülüğü ve yumuşak tutum mukavemete kıyasla<br />

daha önceliklidir, ancak dokuma ve dokuma hazırlık işlemleri<br />

için ipliklerde yüksek mukavemet aranır.<br />

Büküm katsayısı [αe]<br />

CO karde<br />

5<br />

4.8<br />

4.6<br />

4.4<br />

4.2<br />

4<br />

3.8<br />

3.6<br />

3.4<br />

3.2<br />

3<br />

4.1<br />

4.1<br />

3.7<br />

3.6<br />

Şekil 91 – Rotor dokuma iplikleri için genel olarak kullanılan büküm katsayıları<br />

Büküm Katsayısı [αe]<br />

CO karde<br />

5<br />

4.8<br />

4.6<br />

4.4<br />

4.2<br />

4<br />

3.8<br />

3.6<br />

3.4<br />

3.2<br />

3<br />

BÜKÜM KATSAYISI DOKUMA İPLİĞİ<br />

3.6<br />

3.3<br />

3.2<br />

4.3<br />

4.4 4.5<br />

4.2<br />

3.8<br />

3.8<br />

3.7<br />

3.3<br />

4.2<br />

4.0 4.0<br />

3.9<br />

3.9<br />

3.8<br />

3.4<br />

3.3<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Yüksek büküm katsayılarının kullanım nedenleri:<br />

• iplik mukavemetini ve uzamasına arttırmak;<br />

• düşük tüylülüğe sahip dümdüz iplikler üretmek;<br />

• eğirme stabilitesini artırmak;<br />

• temiz kumaş görüntüsü elde etmek; ve<br />

• ipliklerin kayma direncini arttırmak içindir.<br />

Yeterli iplik mukavemetinin sağlandığı düşük büküm katsayısının<br />

kullanım nedenleri:<br />

• kumaşta yumuşak tuşe elde etmek;<br />

• hacimli ve tüylü iplikler elde etmek için;<br />

• ipliğin serbest konumda kendi üstüne katlanması eğilimini<br />

düşürmek ve<br />

• rotor hızını değiştirmeden üretim miktarını arttırmak.<br />

Ne 10 Ne 20 Ne 24 Ne 30 Ne 36<br />

CO penye<br />

BÜKÜM KATSAYISI ÖRME İPLİĞİ<br />

Şekil 92 – Rotor örme iplikleri için genel olarak kullanılan büküm katsayıları<br />

İplik Numarası<br />

CO/PES 50/50%<br />

Ne 10 Ne 20 Ne 24<br />

Ýplik Numarası<br />

Ne 30 Ne 36<br />

CO penye<br />

CO/PES 50/50%<br />

Viscose 1.3 dtex<br />

Viscose 1.3 dtex<br />

81


82<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Değişik hammadelerden yapılmış iplikler için büküm katsayıları<br />

farklı olduğu gibi dokuma ve örme iplikleri için büküm<br />

katsayıları da doğal olarak farklıdır (bkz pratikte uygulanmakta<br />

olan büküm katsayıları, dokuma iplikleri Şekil 91’de<br />

ve örme iplikleri Şekil 92’de).<br />

İplik bükümünün hesaplanması:<br />

Büküm T/m = Nm x α/m = Ne x α/e x 39.37*<br />

Büküm T/˝ = Ne x α/e = Nm x α/m/39.37*<br />

* dönüşüm faktörü dtex/Mikroner<br />

İpliğe verilen büküm sayısı belirli uzunluktaki ipliğin rotorda<br />

geçirdiği süreye bağlıdır. Eğer bir iplik belirli bir hızdaki<br />

rotordan hızlıca çekiliyorsa, daha yavaş çekilen, bu sebeple<br />

de rotor yivinde daha fazla zaman geçiren bir ipliğe kıyasla<br />

birim zaman içinde daha az sayıda tur atabilir:<br />

Metredeki büküm sayısıi =<br />

rotor hızı dev/dak<br />

çıkış m/dev/dak<br />

Böylece belirli bir iplik için büküm sayısı belirli rotor hızında<br />

çıkış hızı değiştirerek ayarlanabilir. Besleme silindirleri sonsuz<br />

ayarlanabilir mekanizmalarla tahrik edilir.<br />

4.7. Rotor iplikleri için iplik ve makina bilgileri<br />

Değişik rotor iplikleri için makina ve iplik bilgileri iplik numarası<br />

ve kullanılan hammadeye göre Tablo 13 – Tablo 16<br />

da özetlenmektedir. Burada maksimum üretim ve iplik özellikleri<br />

/ kalitesi ilk öncelik olduğu durumlardaki farklılıklar<br />

belirtilmiştir (örn. Özellikle yumuşak iplik tuşesi). Listede<br />

önemli miktarlarda üretilen tipik iplikler bulunmaktadır. Yine<br />

de gösterilmekte olan iplik ve makina bilgileri sadece standart<br />

değerler olarak algılanmalıdır çünkü nihai üründe aranan<br />

özellikler, eğirme ortamı koşulları ve esas olarak iplik<br />

işletmesinin tüm makina portfoyünün bakım ve kullanımına<br />

bağlı teknik durumu ve hammadde kalitesinin de eğirme<br />

bilgileri üzerinde belirleyici etkisi vardır.


%100 pamuk dokuma iplikleri<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

İplik numarası Ne 5.6 Ne 7 Ne 12 Ne 16 Ne 20 1) Ne 24 1) Ne 30 1) Ne 20 2) Ne 24 2) Ne 30 2)<br />

αe 4.1 4.3 4.1 4.2 4.3 4.4 4.5 4.3 4.4 4.5<br />

T/m 382 448 559 662 757 849 971 757 849 971<br />

Rotor ∅ mm 40 40 36 36 28 28 28 31 31 31<br />

Rotor dev/dak 80 000 90 000 105 105 000 140 000 145 000 150 000 125 000 130 000 130 000<br />

Çıkış m/dak 210 201 188 159 185 171 155 165 153 134<br />

Randıman % 95 95 96 96.5 97 97 97.5 97.5 97.5 98<br />

Üretim g/saat 1 295 967 532 339 318 245 178 285 221 155<br />

Tablo 13 – %100 pamuk dokuma iplikleri için eğirme verileri: 1) Öncelik: üretim, 2) Öncelik: iplik kalitesi<br />

%100 pamuk örme iplikleri<br />

İplik numarası Ne 20 1) Ne 24 1) Ne 30 1) Ne 20 2) Ne 24 2) Ne 30 2)<br />

αe 3.6 3.7 3.8 3.6 3.7 3.8<br />

T/m 634 714 820 634 714 820<br />

Rotor ∅ mm 31 31 31 33 33 33<br />

Rotor dev/dak 125 000 125 000 125 000 120 000 120 000 120 000<br />

Çıkış m/dak 197 175 153 189 168 146<br />

Randıman % 96.5 96.5 96.5 97 97 97<br />

Üretim g/saat 337 250 174 325 241 168<br />

Tablo 14 – %100 pamuk örme iplikleri için eğirme verileri: 1) Öncelik: üretim, 2) Öncelik: iplik kalitesi<br />

Dokuma ve örme iplikleri pamuk/PES %50/%50<br />

İplik umarası Ne 20 1) Ne 24 1) Ne 30 1) Ne 20 2) Ne 24 2) Ne 30 2)<br />

αe 3.7 3.8 4.0 3.2 3.3 3.4<br />

T/m 652 733 863 564 637 734<br />

Rotor ∅ mm 31 31 31 31 31 31<br />

Rotor dev/dak 115 000 115 000 115 000 115 000 115 000 115 000<br />

Çıkış hızı m/dak 176 157 133 204 181 157<br />

Randıman % 97 97.5 98 96.5 97 97<br />

Üretim g/saat 303 226 154 349 259 180<br />

Tablo 15 – %50/%50 pamuk/PES karışım iplikleri için eğirme verileri 1) Dokuma iplikleri, 2) Örme iplikleri<br />

Dokuma ve örme iplikleri %100% viskoz 1.3 dtex<br />

İplik numarası Ne 20 1) Ne 24 1) Ne 30 1) Ne 36 1) Ne 20 2) Ne 24 2) Ne 30 2) Ne 36 2)<br />

α/e 3.6 3.8 3.9 4.0 3.6 3.8 3.9 4.0<br />

T/m 634 733 841 945 634 733 841 945<br />

Rotor ∅ mm 30 28 28 28 31 30 28 28<br />

Rotor rpm 125 000 135 000 135 000 135 000 120 000 125 000 130 000 130 000<br />

Çıkış hızı m/min 197 184 160 143 189 171 155 138<br />

Effincy % 97 97.5 97.5 98 97 97.5 97.5 98<br />

Üretim g/saat 339 265 185 138 325 246 178 133<br />

Tablo 16 – %100 viskoz 1.3dtex örme iplikleri için eğirme verileri: 1) Dokuma iplikleri, 2) Örme iplikleri<br />

83


84<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

4.8. İplikhanelerdeki ortam koşulları<br />

Rotor eğirme sisteminin çevresinde sağlanması gereken herhangi<br />

bir koşul ya da ihtiyaç bulunmamaktadır, yani sıcaklık,<br />

nem ve havalandırma açısından iplikhanelerdeki yaygın<br />

ortam koşulları her zaman rotor iplikçiliği için yeterlidir ve<br />

hatta bazı durumlarda ring iplikçiliğine göre daha az önemlidir.<br />

Sadece bağıl nem değerleri ring iplikçiliğine kıyasla daha<br />

yüksektir.<br />

Hammaddeler nem emme davranışları açısından farklılık göstermelerinin<br />

yanı sıra eğirme işletmesindeki nem seviyesi de<br />

bu hammaddelerin eğrilme özelliklerini etkiler. Hammadde<br />

işletmede eğirme işlemi süresince birkaç gün kaldığı için<br />

liflerdeki nem miktarı ortamın nem miktarına bağlıdır. Bu<br />

yüzden havadaki net nem içeriği (g nem/kg havada) eğirme<br />

ortamı üzerinde önemli etkiye sahiptir. Bu nem içeriği hava<br />

sıcaklığı (°C ve ya °F) ve bağıl nemin (%RH) bileşkesi olarak<br />

ortaya çıkar. Tablo 17’de elverişli eğirme ortamı için gerekli<br />

net nem içeriği (g/kg havada) verilmektedir.<br />

Hammadde g su/1 kg hava<br />

pamuk, viskoz ve pamuk/viskoz yaklaşık 11<br />

ballıklı içeren pamuk yaklaşık 9<br />

poliester, poliester/pamuk, poliester/viskoz yaklaşık 10 - 11<br />

poliakrilik yaklaşık 11 - 12<br />

Tablo 17 – Değişik hammadeleri eğirmek için g/kg olarak havadaki net<br />

nem içeriği<br />

Standart ortam, yani bağıl nem, ne kadar sınırlar içerisinde<br />

sağlanabilirse o kadar sorunsuz eğirme yapılabilir. Ortam<br />

klimasındaki değişikliklere pamuk ve viskoz lifleri daha az<br />

tepki verir, sentetik lifler eğrilmeye başladığında ise değişiklikler<br />

daha net gözlemlenebilir.<br />

Eğer bağıl nem çok düşükse, bu, genelde sentetik liflerde<br />

statik elektriklenme ve kopuşlarda artış şeklinde gözlemlenir.<br />

Pamuk lifleri eğrilirken lif hasarı, lif uçuntusu, eğirme<br />

kutusunda ve sarım bölgesinde birikmeler oluşur.<br />

Eğer bağıl nem çok artarsa silindirlerde ve açıcı silindirlerde<br />

lifler sarma yapar. Sentetik liflere uygulanan avivaj maddesi<br />

iplik kılavuzlama elemanları ve lif kılavuzlama kanalı<br />

üzerinde birikintilere sebep olur, bu sebeple de rotora lif<br />

transferini engeller. Bu da sonuç olarak neps ve kalın yer<br />

sayısında artışa neden olur.<br />

4.9. Sonraki işlemler ve nihai ürünler<br />

4.9.1. İşleme özellikleri<br />

Herşeyden önce ve ekonomik açıdan oldukça önemli bir nokta,<br />

rotor ipliklerinde aktarma işleminden vaz geçilebileceğidir.<br />

İlk nesil makinaların tersine, rotor iplik makinaları satışa<br />

hazır halde silindirik ya da konik bobinlerde iplik üretmektedir.<br />

Modern kalite kontrol izleme sistemleriyle henüz eğirme<br />

aşamasında iplik hataları, yabancı maddeler veya kaliteden<br />

herhangi bir sapma tespit edilip doğrudan ortadan kaldırılabilmektedir.<br />

Örme için iplikler eğirme pozisyonunda parafinlenmektedir<br />

ve değişik formatlarda (silindirik, 2°, 3°51 ve<br />

4°20) üretilebilmektedir. Boyamaya elverişli yoğunlukları<br />

düşük (alt limitlerede) bobinler yüksek basınçlı boyama ekipmanlarında<br />

işlem görebilmektedir. (bkz bölüm „2.4.3. Sarım<br />

helisi ve çıkış hızı“).<br />

Kılavuzlar, iplik gerdiriciler, vb. ile gerçekleştirilen her aktarma<br />

işlemi ring iplikçilikte nepsli iplik oluşumuna sebep olur.<br />

Bu da düzgün olmayan kumaş görüntüsüne sebep olacağı<br />

için aktarma işleminden vazgeçilmesi rotor iplikçilikte kalitatif<br />

bir avantajdır.<br />

Rotor ipliklerinin eğirme sonrası işlemelerde çalışma özellikleri<br />

konvansiyonel ring ipliklerine kıyasla daha iyidir. Dokuma<br />

hazırlıkta (çözgü levendi hazırlama, haşıllama) iplik<br />

kaynaklı kopuş sayısı ring iplik kullanımıyla kıyaslandığında<br />

%75 daha azdır. Bunun sebebi rotor ipliklerin daha iyi olan<br />

düzgünlüğü, iplik hatalarının azlığı ve düşük tüylülüklerinin<br />

yanı sıra düğümsüz iplik kısmının önemli uzunlukta olmasıdır.<br />

İplik ekleme noktalarının az olmasının yanı sıra rotor iplik<br />

makinasındaki robotlarca yapılan düğümlemenin yüksek<br />

kalitede olması rotor ipliklerin işlenebilirliklerine olumlu katkıda<br />

bulunmaktadır. Rotor ipliklerdeki ekleme noktaları görsel<br />

olarak orijinal ipliklerle birebir aynıdır ama mukavemet<br />

olarak orijinal ipliğin %90’ı oranında mukavemete sahiptir.<br />

Sadece özel durumlarda robotlar tarafından gerçekleştirilen<br />

eklemeler sonraki işlemlerde oluşan duruşların sebebidir.<br />

Buna ilave olarak avantajları arasında – örneğin, 6 kg’lara varan<br />

bobin ağırlıkları ki böylece 4 çözgü levendi tek bir cağlık<br />

setiyle hazırlanabilmektedir – sayılabilir.<br />

Genelde sonraki işlemlerdeki kopuşların sebebi dokuma ve<br />

örme makinalarında parçalar arasındaki elyaf uçuntusudur<br />

ve ya kumaş yapısındaki hatalardır (tabi ki eğer henüz lif<br />

uçuntusu bir kopuşa sebep olmadıysa). Yuvarlak örme makinalarında<br />

tipik bir hata lif uçuntusu yüzünden kumaşta oluşan<br />

deliktir. İplikle beraber taşınan lif uçuntusu iğnede ilmek<br />

oluşumunu engellemektedir. Rotor iplikleri daha az lif uçuntusuna<br />

sebep olur ve çalışma özelliklerine daha elverişli etkileri<br />

olur. Ring iplik uygulamalarına kıyasla rotor iplik kullanımıyla<br />

dokumada iplik kaynaklı kopuşlar %50 ve yuvarlak<br />

örmede %40 azalmıştır.


Yuvarlak örme makinalarında gerekli olan konik iplik bobinleri<br />

rotor iplik makinalarında 2° den 4°20’ ye kadar koniklik<br />

açılarına sahip halde bobinlenmektedir. Daha fazla<br />

koniklik sadece eski örme makinaları (makina üstü cağlıkları<br />

olup da iplik depolama cihazları bulunmayan) için gerekmektedir<br />

ve rotor iplik makinalarında üretilmemektedir.<br />

Ancak bu yuvarlak örme makinalarına artık piyasada pek<br />

rastlanılmamaktadır.<br />

Diğer yandan, yaklaşık 5 kg bulan 340 mm çapına dek olan<br />

konik yerine silindirik bobinlerin yerleşime izin veren ekonomik<br />

yanal çağlıklı örme makinaları sayıları artarak kullanılmaktadır.<br />

Bu bobinler maksimum 270 – 280 mm çapında ve<br />

maksimum 2.5 – 3 kiloluk konik bobinlere kıyasla nerdeyse<br />

iki katı miktarda iplik taşıma kapasitesine sahiptir. Böylece<br />

sadece cağlık hazırlama ve bağlama için %40 daha az operatör<br />

gücü gerekirken bobinleri birbirine bağlayan düğüm sayısı<br />

da aynı oranda azalmıştır. Dolayısıyla örme kumaştaki düğüm<br />

sayısı da azalmıştır.<br />

Tablo 18’de rotor iplik özellikleri, ring iplik özelliklerine göre<br />

derecelendirilerek (daha düşük, daha yüksek, vb.) karşılaştırılmaktadır.<br />

Rotor iplik özelliklerinin ring ipliği ile kıyaslanması<br />

Kayma direnci Daha düşük -<br />

Sürtünme katsayısı<br />

(örme iplikleri için önemlidir)<br />

Daha yüksek -<br />

Aşınma direnci Daha iyi +<br />

Tüylülük Daha düşük +/-1 İplik bükülme (katlama) eğilimi Daha düşük +<br />

Peryodik yüklemeler altında çalışma<br />

kapasitesi<br />

Daha yüksek +<br />

Boya alma Daha yüksek<br />

(daha az boya kullanımı)<br />

Lif aşınması (uçuntu oluşumu) Daha düşük +<br />

1 Pozitif ve ya negatif, işlem aşamasına bağlı olarak<br />

Tablo 18 – Ring ipliğine göre rotor ipliğin özellikleri<br />

4.9.2. Rotor iplikten üretilmiş kumaşlar<br />

Bu eğirme sisteminin tanıtımından itibaren rotor iplikleri<br />

hem dokuma hem de örme kumaşlar için belirli uygulama<br />

alanlarında kullanılmaktadır.<br />

+<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Pek çok durumda rotor iplikler ring ipliklere kıyasla avantajlar<br />

sağlar, böylece daha yüksek kalitede nihai ürünler<br />

elde edilir. Örneğin, ring iplik üretim sistemiyle eğrilmiş<br />

katlı ipliklerin yerini tek katlı rotor iplikleri almaktadır. İplik<br />

yapıları sebebiyle rotor ipliklerinin kullanımı üzerine<br />

yapılan ilk araştırmalarda rotor iplikten üretilen örme kumaşların<br />

tutumunun sert ve kaba olduğu ifadesinin yanlış<br />

olduğu belirtilmiştir. Ancak işletmelerde dokuma veya örme<br />

makinalarında kullanılan ring ipliklerinin rotor ipliklerle kolayca<br />

değiştirilemiyeceği görülmüştür. Kısa süre sonra hava<br />

jetli dokuma makinalarında hava püskürtme veya yuvarlak<br />

örme makinalarında inme derinliği gibi makina ayarlarının<br />

rotor ipliklerin özelliklerine (tüylülük, iplik yapısı, iplik katlanması,<br />

vb.) göre yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Rotor<br />

ipliklerin işlenebilirliği ve nihai ürünlerde uygunluğu üzerine<br />

olumsuz görüşler tüm iplik üreticileri makina ayarlamalarını<br />

bu yeni iplik tipine göre yapmadan öncesine aittir.<br />

Ancak tabii ki rotor iplikleri ilk olarak kendi özelliklerinin<br />

son kullanımda aranan gerekliliklerle en iyi örtüştüğü ürünlerin<br />

imalatında başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Bu durum<br />

şaşırtacak derece geniş bir ürün aralığında geçerli olmuştur:<br />

• iş giysileri, örn. önlükler ve hastane giysileri;<br />

• hafif (bluzlar, tsörtler) ve ağır (kotlar, montlar) denim<br />

kumaşlar;<br />

• dış giyim için kaba yüzeye sahip kumaşlar (flanel<br />

kumaşlar) ve çarşaflar;<br />

• kaba iplik numarası sektöründe (battaniyeler, perdeler,<br />

tekstil duvar kaplamaları, ev tekstilleri);<br />

• ince iplik sektöründe (karışım ipliklerinden çarşaflar);<br />

• teknik kumaşlar, örn. kaplama yüzeyleri, yüz koruma<br />

laminasyonu;<br />

• el havluları, banyo havluları, vb. atkıda ve çözgüde,<br />

ayrıca havlarda rotor iplikleri;<br />

• dış giyimde, spor giyiminde ve gündelik giyimde örmeler;<br />

• düz örmeden tishörtler (yaygın bir şekilde rotor ipliğinden).<br />

Rotor ipliklerinin yaklaşık %15 – 20 daha düşük olan mukavemet<br />

farklılığı kumaş dayanımında daha azalır. Rotor iplikten<br />

üretilmiş kumaşların kopma ve yırtılma mukavemetleri<br />

ring iplik kumaşlarına kıyasla sadece %10 – 15 daha<br />

azdır. Bu durum kopma uzamalarının daha fazla olması ve<br />

kopma mukavemetinde daha az varyasyon (CV% cN/tex)<br />

göstermeleri sebebiyle rotor ipliklerinin işlenme kapasitelerinin<br />

artmasına bağlanmıştır.<br />

85


86<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Karşılaştırılabilir kumaşların hava geçirgenliği rotor iplikten<br />

üretilmiş kumaşlarda %20 daha fazladır, patlama mukavemeti<br />

ise ring iplik kumaşlarıyla hemen hemen aynıdır. Tüm<br />

bu bildirimler rotor eğirme sistemiyle üretilen 200 – 10 tex,<br />

Ne 3 – 60, Nm 5 – 100 iplik numarası aralığındaki ve sentetik<br />

iplikler söz konusu olduğunda minimum 90 – 100 lif, pamuk<br />

için 100 – 120 lif içeren iplikler için geçerlidir. Özellikle<br />

yüksek kumaş mukavemeti nin istenmesi durumunda rotor<br />

iplik kullanımı hala sınırlıdır(örneğin gömlek üretiminde).<br />

4.9.2.1. Yatak çarşafları<br />

Her ne kadar dokumada rotor iplikler atkı iplikleri olarak<br />

kullanılsa da ayrıca çözgü ipliği olarak da geniş kullanım<br />

alanına sahiptir. Tipik bir örnek olarak Amerika’da yüksek<br />

miktarlarda üretilen yatak çarşafları verilebilir. Pamuk/poliester<br />

rotor iplikleri genelde çözgüde kullanılır ve atkı olarak<br />

da, örneğin, hava jeti iplikleri kullanılır. Bu iplikler Ne 37<br />

- 41/Nm 62 - 70/tex 16 - 14 iplik numarası aralığında çok<br />

ince, düşük tüylülükte ve yüksek kullanım taleplerine sahip,<br />

özellikle kumaş dayanımı, boncuklanması ve aşınma dayanımları<br />

açısından, çok ince rotor iplikleridir.<br />

4.9.2.2. Zımpara bezi takviyesi<br />

Teknik tekstillerde rotor iplikleri zımpara bezi arkası (takviyesi)<br />

için ve genelde kaplama yüzeyleri olarak kullanılır.<br />

Bu kumaşlarda özellikle yüksek standartlarda iplik düzgünlüğü,<br />

saflığı ve iplik mukavemeti istenir. Düşük kütle varyasyonları<br />

sayesinde rotor ipliklerinin bu kumaşlarda kullanılması<br />

kaçınılmazdır. Rotor ipliklerinin düğümsüz olmaları<br />

özellikle avantajdır. Düğümler bu kumaşlarda rahatsızlık<br />

veren hatalardır. Gerekli olan 18 - 20 cN/tex lik mukavemet<br />

pamuk yerine poliester iplikler kullanılarak sağlanır.<br />

4.9.2.3. Denim kumaşlar<br />

Rotor ipliklerin yaygın şekilde kullanıldığı bir başka uygulama<br />

alanı da genelde 3/1 ve ya 2/1 dimi örgülerde denim kumaşlardır.<br />

Rotor iplikler hem atkı hem de çözgü ipliği olarak<br />

kullanılmaktadır. Moda akımlarına bağlı olarak, rotor iplik<br />

oranı, her ne kadar moda ihtiyaçlarını karşılayabilmek için<br />

ring iplik oranı artabilse de, kullanılan tüm iplik hacminin<br />

%70 lerini bulabilir. Denim kumaşların inanılmaz çeşitliliği,<br />

hammadde, renk, son işlem, kumaş ağırlığı ve pek çok başka<br />

parametreler açısından, iki ana sınıfa ayrılabilir. Diğer yandan<br />

“otantik görünüm” diye adlandırılan “sıra dışı” ve rustik<br />

iplik karakteristikleri çözgü ipliklerinde esas olarak tanımlanır.<br />

Ring iplikler bu tip kumaşlara mükemmel derecede uy-<br />

gundur ve ayrıca nihai ürünün yumuşak tuşesine katkıda bulunurlar.<br />

Rotor iplikler bu tip kumaşlar için çok sıradandır.<br />

Özel eğirme elemanları ya da fantazi iplik cihazları kullanılarak<br />

ring ipliklerin sıra dışı karakterleri elde edilebilir ve bu<br />

ipliklere benzetileilir (bkz bölüm 4.5. Fantezi iplik üretimi<br />

için bileşenler). İkinci ana grupta ise hem atkıda hem çözgüde<br />

net bir şekilde tanımlanabilen yapısı olan kumaş üretiminde<br />

kullanılmak üzere çok sıradan olmaları gereken iplikler<br />

vardır. Denim iplikleri mükemmel düzgünlükleri ve bariz<br />

düşük seviyedeki kusurlarıyla bu tip kumaşta belirgin bir şekilde<br />

daha yaygın olarak kullanılır. Ring iplikleri bu uygulamadan<br />

gerçek anlamda silinmiştir.<br />

Rotor iplikler hem atkı hem de çözgüde ya da ring ipliklerle<br />

birlikte – bu durumda daha çok atkı iplikleri olarak-kullanılmaktadır.<br />

Atkı ve çözgü ipliklerinden beklentiler farklıdır.<br />

Atkı iplikleri genelde çözgü ipliklerine (Ne 5 - 7) kıyasla<br />

daha kaba olur, orta seviyede tüylülükleri olur ve ortadan<br />

yükseğe büküm katsayısıyla eğrilirler. Bunun nedeni eğrilen<br />

ipliklerin modern yüksek performanslı otomatik dokuma<br />

makinalarında atkı atma esnasında oluşan yüksek kuvvetlere<br />

dayanabilmeleri içindir. Her zaman boyalı olan daha ince<br />

çözgü iplikleri (Ne 8 - 12) için iki boyama metodu vardır.<br />

Çözgü levendinde boyanan iplikler (uçlar boya banyosundan<br />

birbirine paralel şekilde geçer) düşük – orta seviyede<br />

tüylülüğe sahip olurlar. Ýplikler kendi üzerine katlanmasın<br />

diye orta derecede büküm katsayısı ile eğrilirler. Tam tersi<br />

olarak, halat boyanma sistemi ile boyanan iplikler daha düşük<br />

katlanma eğilimi sergilemelidir çünkü ancak böyle olursa<br />

boyanmış halatın açılmasında ve levende aktarılmasında<br />

sorun yaşanmaz. Dolayısıyla bu uygulama için iplikler düşük<br />

tüylülükte olmalıdır (uçlar arasında havlar boşluk gibi davranır)<br />

ve mümkün olan en düşük büküm katsayısıyla eğrilmelidir<br />

(işlemde iplik mukavemeti belirli bir değerin altına<br />

düşmemelidir).<br />

4.9.2.4. Flanel kumaşlar<br />

Diğer tip kumaşların yanı sıra, rotor iplikler hafifçe tüylendirilmiş<br />

kumaşların üretiminde de kullanılırlar. Bu kumaşlar<br />

hem bay hem de bayan dış giyiminde kullanılır, ayrıca sert<br />

tutumlu kumaşlarda (kaba kumaş) kullanılır. Bahsedilenlerin<br />

hepsi artık yok olmaya yüz tutmuş ve rotor iplikçiliğine yerini<br />

bırakmış olan ştraygarn yün iplikçiliğinin tipik ürünleridir.<br />

Bahsedilen ürünlerin pek çoğu ring iplikçiliğinde değil rotor<br />

iplikçiliğinde başarıyla eğrilebilen rejenere liflerden, düşük<br />

maliyetli hammaddeden elde edilir. Çok yüksek kalitede ve<br />

yüksek fiyatlı nihai ürünler, özellikle flanel sektöründe, çok<br />

ucuza üretilebilien bu kumaşlardan üretilebilmektedir.


4.9.2.5. Havlı kumaşlar<br />

El ve banyo havlusu, bornoz, banyo paspası gibi havlı kumaşlar<br />

bu başlık altında yer almaktadır. Bu kumaşlarda ilmek şeklindeki<br />

hav ipliği normal kumaşa dokunmaktadır. Kurulama esnasındaki<br />

nem emiliminin çoğunu gerçekleştiren hav ipliğidir.<br />

Iyi nem emiliminin sağlanabilmesi için hav ipliği yumuşak bükümlü<br />

olmalı, yüksek tüylülüğe ve hacime sahip olmalıdır. Bu<br />

sebeplerle hav iplikleri genelde örme iplikleri için kullanılanlara<br />

benzer eğirme elemanları kullanılarak eğrilirler. Ancak, rotor<br />

iplikleri bu şekilde havlı kumaşların üretiminde kullanılmak için<br />

uygun değildir, çünkü hav yapısı iplikler tutularak elde edilmektedir<br />

ve rotor ipliklerinde dış katmandaki sargı lifleri ipliği sınırlar<br />

ve düzgün, yoğun hav oluşumunu engeller.<br />

4.9.2.6. Örme kumaşlar/T-şörtler<br />

Örme sektöründe – sert tutumları sebebiyle başlangıçta rotor<br />

ipliklerinin uygun olmadığı düşünülmüştür – rotor iplikleri<br />

tüm sorunlara rağmen kendilerini kanıtlamıştır. Tutumda<br />

hala bazı küçük farklılıklar bulunmaktadır ancak bu farklılıklar<br />

uygun terbiye işlemleriyle giderilebilir. Dahası bazı örme kumaşlar<br />

için tutum çok fazla öneme sahip değildir. Bu tip uygulamalarda<br />

yumuşak bükümlü, tüylü ve hacimli rotor iplikleri<br />

başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Bu uygulamalar arasında<br />

örneğin düz örmeden üretilen t-şörtler sayılabililir. İplik düzgünlüğündeki<br />

ve hatalarındaki farklılıklar hemen ve çok barız<br />

bir şekilde düz örmede görülebilir. Mükemmel düzgünlükleri<br />

ve bariz olarak daha az olan iplik hatalarıyla rotor iplikler bu<br />

uygulama için çok uygundur. İpliğin hacimliliği sayesinde elde<br />

edilebilen yüksek ve iyi hav sıklığıyla oluşan tamamen homojen<br />

kumaş görünümü sayesinde rotor ipliği kullanımıyla örme<br />

mamüller iyileşmektedir. Yumuşak tutum ve yüksek tüylülük<br />

(eğer gerekliyse ya da isteniyorsa) uygun eğirme elemanlarıyla<br />

(çok sayıda kertiği ve eddy bağlantılı düze boğazına sahip<br />

emiş düzeleriyle) güvenilir bir şekilde sağlanabilir. Modern<br />

terbiye metotlar da ayrıca iplik özelliklerinin özellikle örme<br />

kumaşlarının yumuşak tutumu ve esnekliği açısından bariz bir<br />

şekilde geliştirilmesini sağlar. Rotor ipliklerinden üretilmiş yuvarlak<br />

örme kumaşların göz ardı edilemeyecek bir avantajı da<br />

tüp kumaşların ring iplik kullanıldığında oluşan may dönmesi<br />

sorunlarının olmamasıdır. Yani tüp örme kumaşların üretiminde<br />

rotor ipliklerin kullanılmasıyla ring ipliklerin kullanımasına<br />

kıyasla daha az problemle karşılaşılmaktadır.<br />

4.9.2.7. Spor giyim/Gündelik giyim<br />

Rotor iplikler geniş çeşitte spor ve gündelik giyim üretiminde<br />

kullanılmaktadır, örneğin eş<strong>of</strong>man üstleri, spor çorapları,<br />

gündelik ceketler, vb.: rotor iplikler hacimlilikleri<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Rotor ve ring ipliklerinin karşılaştırılması<br />

Kumaş mukavemeti daha düşük -<br />

Hav sıklığı daha yüksek +<br />

Aşınma dayanımı daha yüksek +<br />

Eğilme direnci daha yüksek +<br />

Hava geçirgenliği daha yüksek +/-1 Kumaş tutumu (işlem görmemiş) daha sert -<br />

Kumaş tutumu (bitim işlemi görmüş) virtually identical ≈<br />

Nem emme daha yüksek +<br />

Kumaş çekmesi daha düşük olma eğiliminde +<br />

Yüzey daha düzgün +<br />

Boncuklanma eğilimi daha düşük +<br />

Parlaklık daha mat -<br />

Tüylülük daha düşük +/-1 1 Pozitif ve ya negatif, nihai ürüne bağlı olarak<br />

Tablo 19 – Nihai kumaşta ring ipliklerine göre rotor ipliklerinin özellikleri<br />

sebebiyle belirtilmiş olan ürünlerin özellikle iç tarafında astarlarında<br />

kullanılmaktadır. Buna karşılık düz atkı ve çözgü<br />

örmeciliğinde rotor iplik kullanımı çok dar bir ürün çeşitliliği<br />

ile sınırlıdır.<br />

Nihai üründe (Kumaşta) kullanılan ring ipliklerinin rotor<br />

iplikleri ile karşılaştırılması Tablo 19 da gösterilmiştir. yapılan<br />

karşılaştırmada (daha yüksek, düşük) rotor iplikleri<br />

esas alınmıştır.<br />

4.9.3. Terbiye/Bitim işlemleri<br />

İplik üretiminde olduğu gibi, rotor ipliklerinden üretilmiş<br />

kumaşlar işlem görürken de bazı spesiyal iplik özellikleri<br />

dikkate alınmalıdır. Ancak uygulama metotları ring iplik kumaşları<br />

için kullanılan metotlardan temel olarak pek farklı<br />

değildir.<br />

Eğirme teknolojisindeki gelişmelere ek olarak, rotor ipliklerden<br />

üretilmiş mamuller için geliştirilmiş uygun terbiye sayesinde,<br />

kumaş tutumu da değiştirilebilmektedir. Ring iplikten<br />

üretilmiş kumaşlara kıyasla tutumdaki farklılıklar, bitim işlemlerinden<br />

sonra sadece ufak izler olarak kalır (ancak, bunlar<br />

işlem görmemiş örme mamüllerde uzmanlar tarafından<br />

hala ayırt edilebilir durumdadır).<br />

Rotor ipliklerinden üretilmiş yüksek derecede terbiye işlemlerine<br />

tabi tutulmuş kumaşlar için akılda tutulması gereken<br />

bir husus: bu işlemlerin bazıları (örn. buruşmazlık apresi,<br />

87


88<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

taş yıkama denim) kumaş mukavemetinde azalmaya neden<br />

olur. Ham kumaştaki %10 - 15 mukavemet düşmesiyle mamülün<br />

bitim işlemi sonucu aranan şartları sağlayamaz hale<br />

gelmesine neden olabilir. Dolayısıyla mukavemetteki bu<br />

azalma hammadde seçimi yapılırken ve iplik üretimi esnasında<br />

(uygun yükseklikte mukavemete sahip ipliklerin üretilmesi)<br />

dikkate alınmalıdır.<br />

Sarıcı liflerin sınırlayıcı etkisi sonucu, rotor ipliklerinden üretilmiş<br />

kumaşların havlandırılması söz konusu olduğunda, eşit<br />

derecede havlandırma efekti için ring ipliğinden üretilen kumaşlara<br />

uygulanan pasaj sayısından 1 - 2 pasaj fazla uygulaması<br />

gerekir.<br />

Rotor ipliklerinde nihai boyama daha koyu olarak sonuçlanır;<br />

böylece bazı durumlarda boyarmadde tasarrufu sağlanabilir.<br />

Ancak boyama parlaklığı genelde daha düşüktür;<br />

kumaşların – iplik yapısı sebebiyle- daha mat görünümü<br />

olur.<br />

Rotor ipliğinden üretilmiş kumaşların haşıl alımı ring ipliğe<br />

kıyasla daha iyidir; bu sebeple haşıl konsatrasyonu %15<br />

- 25 daha düşük tutulabilir. Bu, ayrıca şu anlama gelmektedir:<br />

aynı haşıllama etkisi için gerekli olan haşıl tüketimi daha<br />

düşüktür.


5. TEKNOLOJİ<br />

5.1. İplik oluşumu<br />

5.1.1. Rotora lif akışı<br />

Rotor iplikçiliğinin gelişiminin başlarında lifler yanlışlıkla<br />

lif toplama yivine yönlendirilmiştir. Bunun dezavantajı:<br />

gerçekleşmesi zorunlu olan hızlanma sırasında radyal iplik<br />

ucu ile liflerin kaçınılmaz bir şekilde çakışmasıdır. Bu da lif<br />

oryanstasyonunda bozulmaya sebep olmaktadır. Bu şekilde<br />

üretilen iplik düşük mukavemetiyle tipik olarak „sauerkraut<br />

=lahana“ yapısındadır.<br />

Mevcut rotor iplik makinalarında, rotora akan lifler yivin<br />

üzerinde rotor duvarının üst kısmına doğru yönlenmektedir.<br />

Rotorun gelip kendisine çarpan liflere kıyasla daha yüksek<br />

çevresel hızının olması önemlidir. Böylece liflerin düzleşip<br />

dizilmelerini sağlayan çekim işlemi gerçekleşir. Bu noktada<br />

çekim ile işlemin gerçekleşmesi zorunluluğu rotorun dönüş<br />

hızının alt limitini düşürmektedir, böylece rotor hızı hem<br />

maksimum hem de minimum değerlerle sınırlanmaktadır.<br />

Bu bölgedeki hava akımları da önemlidir. Lif kanalı ile rotor<br />

duvarı arasında hava türbülansı olmamalıdır. Amaç düzgün<br />

koşullarla liflerin rotor yüzeyine ilerlemesini sağlayacak<br />

düzgün, dönen hava akımı elde etmektir. Bunların yanı<br />

sıra lif kanalı çıkışı ile rotor duvarı arasındaki mesafeye ve<br />

lif kanalını içeren rotor kanalı bağlantısının şekline bağlıdır.<br />

Bu nedenle, tüm üreticiler rotor (ki bu da değiştirilebilir)<br />

çapı ile uyumlu değiştirilebilir kanal bağlantıları kullanmaktadır.<br />

Elyaf akışı için gerekli olan hava miktarı kanal<br />

bağlatısı ile rotor çanağı arasındaki boşluktan ana fan ile<br />

sağlanır.<br />

Gelen tüm lifler eğimli bir yüzeye çarpar ve çok yüksek merkezkaç<br />

kuvvetiyle (lif ağırlığının neredeyse 100 000 katı)<br />

dışarıya doğru bastırılır. Bu, lifin çevre boyunca hızlanırken<br />

rotor duvarında kaymasına ve toplama yivindeki diğer liflerin<br />

üzerine birikmesine sebep olur.<br />

Liflerin açıcı silindirlerce şeritten alındıkları andan rotor yivine<br />

birikmelerine kadar sürekli hızlanmaları sebebiyle boyları<br />

oldukça uzamıştır. Bu uzama liflerin rotor yivine doğru<br />

bastırılmalarını sağlayan merkezkaç kuvveti sebebiyle elde<br />

edilen ipliktede korunmaktadır. Rotor ipliğinde (core twist)<br />

sadece ipliğin dış tabakalarındaki lifler ring ipliğe kıyasla<br />

daha az doğrusal yerleşmiştir (yüzeysel büküm, bkz bölüm„5.4.<br />

İplik yapısı ve fiziksel tekstil karakteristikleri“).<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

5.1.2. Rotor yivinde lif birikmesi (geri dublaj)<br />

Rotor iplikçiliğinde iplik elde etme işlemi lif tutamının açıcı silindirle<br />

tek bir elyafa veya küçük bir grup elyafa (5 liften daha<br />

az adette) kadar ayrıştırılmasını ve sonrasında hava akımıyla<br />

rotora taşınmasını (burada da rotor duvarından aşağıya kayarlar-)<br />

içerir. İnce lif tabakaları halinde sadece rotor yivinde tekrar<br />

toplanırlar. Rotorun her dönüşüyle bu bireysel liflerin bir<br />

tabakası rotor yivine (ta ki iplik istenen kalınlığa ulaşıncaya kadar)<br />

birikir. Bu lif tabakalarının iplik kalınlığına ulaşılıncaya kadar<br />

birikmesi geri dublaj olarak tanımlanır. Lif tabakası sayısı<br />

gerçek iplik bükümü ve kullanılan rotor çapı/çevresi ile belirlenir.<br />

Yaygın değerler olarak 60 - 90 kat geri dublaj aralığı belirtilebilir.<br />

Doğrusal liflerden oluşan kütlelerin dublajı her zaman<br />

ürünün düzgünlüğünü iyileştirir, cer makinalarında da sağlanan<br />

budur. Eğer bu işlem en ince doğrusal yapı yani tek lif boyutunda<br />

gerçekleştirilecek olursa bariz olarak daha ince ve yoğun<br />

olur. Bu şekilde sağlanan düzgünlük yüksek derecededir ve her<br />

zaman ring ipliklere kıyasla daha iyidir. Ancak, düzgünlüğün<br />

iyileştirilmesinin sadece rotor iç çevresi uzunluğundaki kısımda<br />

sağlanabileceği unutulmamalıdır. Güncel olarak yaygın bir şekilde<br />

kullanılan rotor çapı olan 35 mm ile 33 x 3.14 = 103 mm<br />

uzunluğunda regülasyon sağlanabilir. Bu uzunluktan daha büyük<br />

olan tüm düzgünsüzlük ipliğe geçer.<br />

Geri dublaj yapılmış lif tabakası sayısı aşağıda belirtildiği<br />

gibi hesaplanır:<br />

D =<br />

Rotor ∅ mm x T/m (iplik) x π<br />

1 000<br />

Örnek: İplik Nm 34/Ne 20, αm 135/αe 4.45;<br />

Rotor ∅ 35 mm<br />

T/m = Nm x αm = 34 x 135 = 787<br />

T/˝ = Ne x /αe = 20 x 4.45 = 20<br />

D =<br />

35 mm x 787 T/m x 3.14<br />

= 86 kat<br />

1 000 lif tabakası<br />

D = 35 mm x 20 T/˝ x 30.3 x 3.14 = 86 kat<br />

1 000 lif tabakası<br />

89


90<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

İstenen iplik kalınlığına (-lif tabakalarından elde edilen-) erişildiğinde<br />

iplik rotor yivinden çekilir. Rotor yivine doğru uzanmakta<br />

olan iplik ucunda sürekli çekim işlemi sebebiyle elyaf<br />

kaması formu oluşur. Bu elyaf kamasının boyu tam olarak rotor<br />

yivi kadardır, çapı en geniş halini (-istenen iplik kalınlığı<br />

için gerekli geri dublaj lif tabakalarının tam sayısı-) rotor yivinden<br />

çekildiği anda ve en dar halini ise en son yerleşen lif<br />

tabakasının sonunda alır (Şekil 93,A). Çekilmekte olan iplik<br />

tarafından birikme sırasına göre bir lif tabakasının arkasından<br />

diğeri alınır. Bir lif tabakası tamamen yerleştiği zaman hemen<br />

arkasından yerleşen lif tabakasının altında kalır. Kama şeklindeki<br />

iplik ucu iplik sıyırma noktasının hareketiyle sürekli olarak<br />

ötelenir ve böylece rotorun çevresel hızının önüne geçer.<br />

Şekil 93, A – D ‘de 4 durumda rotor yivinde iplik alım noktasının<br />

konumu ve ilgili lif birikmesi görülmektedir. Alım noktası<br />

rotorun her dönüşüyle birikmekte olan iki lif tabakası arasındaki<br />

mesafe kadar ileriye doğru ötelenir. Örneğin: 35 mm çapındaki<br />

rotor ve 88 lif tabakası ile iplik alım noktası rotorun bir<br />

dönüşüyle 35 mm x 3.14 / 86 = 1.28 mm ilerler. Rotorun 86<br />

dönüşü sonunda ise (86 x 1.28 mm = 110 mm rotor çevresi<br />

ya da 35 mm rotor Ø) iplik alım noktası başlangıç konumuna<br />

dönmüştür (Şekil. 93, A).<br />

5.1.3. Büküm verme ve iplik oluşumu<br />

Bir önceki bölümde anlatıldığı gibi, rotor eğirme işleminde<br />

lifler devamlı olarak rotor yivine beslenir ve iplik de devamlı<br />

olarak rotor yivinden çekilir. Yivde paralel bir şekilde bulunan<br />

bükümsüz liflere, elde edilen ipliğin rotordan çekilmesiyle<br />

gerekli büküm verilir. Dolayısıyla elde edilen ipliğin<br />

ucu eğirme işleminin başında rotora doğru – iplik çekiminin<br />

zıddı yönde – beslenir. İplik ucu aynı zamanda dönmekte<br />

olan rotorca bükülmektedir. İpliğin ucu rotor yivine rotorun<br />

merkezkaç kuvvetiyle bastırılmaktadır ve böylece rotor yivindeki<br />

lif halkasıyla birleşmektedir. İplik bükümü toplama<br />

yivindeki lif halkasına nüfuz eder, burada lifler ipliği oluşturmak<br />

için birbirlerine bağlanır. İpliğin her bir dönüşünde<br />

bir tur büküm verilir.<br />

İplik ucunun lif halkasına büküm verdiği bölge büküm ya da<br />

birleştirme bölgesi olarak adlandırılır (Şekil 94). Bu bölgenin<br />

uzunluğu eğirme koşulları ve iplik özellikleri için önemlidir.<br />

Eğer bu uzunluk çok kısa ise kopuş oranı yüksek olur; eğer çok<br />

yüksek ise büküm çok sıkı olur ve bir sürü sargı lifi oluşur.<br />

Buna göre, rotor iplikçiliğinde verilen şartlar altında iplik<br />

büküm katsayısını belirli bir değerin (αmin) altına indirmek<br />

mümkün değildir çünkü aksi halde birleştirme bölgesinin<br />

uzunluğu sıfıra inmiş olur (bkz „2.3.7. Rotor hızı ve çapı“).<br />

Bu durumda iplik büküm momenti ihmal edilebilir ve bükümün<br />

halkadaki liflere geçmesi sağlanamaz. Bu sebeple αmin<br />

parametresi iplik mukavemetinden bağımsızdır.<br />

İpliğin rotordan çekilmesi iplik alım noktasında gerçekleşir.<br />

Bu noktada iplik sürekli çekilmektedir ve bu sebeple bu nokta<br />

rotor içerisinde rotorun döndüğü yöne doğru sürekli ötelenir,<br />

yani iplik alım noktası rotor çevresel hızından daha yükse<br />

hıza sahiptir. Dolayısıyla iplik için gerçek büküm formülü<br />

aşağıda beklirtildiği şekilde yeniden yazılabilir:<br />

tur/m = iplik alım noktasının dönüş hızı (dev/dak)<br />

çıkış hızı L (m/dak)<br />

Ancak rotor hızıyla lif ucunun hızı arasındaki fark yüzdesel<br />

olarak çok küçük olduğu için ihmal edilebilir ve rotor iplik<br />

makinaları için de her zamanki büküm formülü kullanılabilir:<br />

tur/m = rotor hızı (rpm) = nrotor (dev/dak)<br />

çıkış hızı (m/min) L (m/dak)<br />

Şekil 94 – Rotor yivinde büküm verilmesi<br />

Bükümsüz lifler<br />

Rotor yivi<br />

İplik alım noktası<br />

Büküm bölgesi


A<br />

B<br />

C<br />

D<br />

Rotor yivindeki son<br />

lif tabakası<br />

Rotor yivi<br />

Rotorun bir dönüşüne<br />

eşittir<br />

Rotor yivindeki son<br />

lif tabakası<br />

Rotor yivi<br />

Rotor yivindeki son<br />

lif tabakası<br />

Rotor yivindeki son<br />

lif tabakası<br />

İpliğin rotor yivindeki<br />

hareketi<br />

İplik alım noktası<br />

Rotor yivindeki ilk<br />

lif tabakası<br />

Rotor çapı<br />

Rotor çapı<br />

Geri dublajlanan lif<br />

tabakası sayısı<br />

Rotor çapı<br />

Rotor çapı<br />

İplik alım noktası<br />

Rotor yivindeki ilk lif<br />

tabakası<br />

Şekil 93 – geri dublaj ile rotor yivindeki lif halkasının oluşması ve buna göre iplik alım noktasının pozisyonları<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

İpliğin çekilmesi<br />

İplik alım noktası<br />

Rotor yivindeki ilk lif<br />

tabakası<br />

İplik alım noktası<br />

Rotor yivindeki ilk lif<br />

tabakası<br />

91


92<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

d<br />

Şekil 95 –Ipliğe bükümün verilmesi<br />

c<br />

a<br />

Büküm verme işlemi basit değildir. Ýşlemi anlamakta yardımcı<br />

olması açısından okuyucu el ile hareket ettirilen bir çıkrık<br />

düşünebilir (bkz Şekil 95), burada:<br />

• (a) ile çekim silindirleri,<br />

• gerginlik altındaki iplik (b) ile çıkrık ekseni, ve<br />

• gerdirilmiş iplik (c) ise elle çalıştırılan krank (d) temsil<br />

edilmektedir.<br />

Eğer iplik (c) kısmı kolla (d) krank gibi döndürülürse eksen<br />

(burada (b) kısmı) aynı çıkrıktai gibi döner. Ancak, - çıkrığın<br />

aksine – bu modelde silindirler iplik ekseni etrafında dönemediği<br />

için sadece (b) iplik kısmı bükülmüş olur. Bu şekilde sadece<br />

(b) kısmı tur atar; (c) kısmı sürekli bükümsüz kalır.<br />

(c) kısmı yine de (b) kısmından ilerleyen bükümü alır: (b)<br />

kısmındaki bükümün bir kısmı (c) kısmına geçer (torsiyon<br />

kuvvetlerinin dağılımı).<br />

b<br />

Ring eğirmede olduğu gibi, ipliğe ilerleme yönünün tersine<br />

büküm verilir. Rotor eğirmede düzede ipliğin eğilmesi büküm<br />

ilerlemesini frenler. Bu demektir ki sistem (b) kısmında<br />

oluşan bükümden daha azını (c) kısmına aktarmaktadır.<br />

Bu koşullar altında, yüksek eğirme hızları ve normal büküm<br />

katsayıları mümkün değildir, çünkü iplikten gelen olası büküm<br />

momenti rotor yivindeki lifleri bir arada bükmeye yeterli<br />

olmaz (iplikten transfer olabilecek büküm momenti büküm<br />

katsayısının bir fonksiyonudur).<br />

Ancak pratikte, (c) iplik kısmındaki büküm miktarı (b) kısmındakine<br />

göre daha fazla olmalıdır. Aslında bu durum yalancı<br />

büküm etkisi ve iplikteki gerilme varyasyonlarının etkisiyle<br />

gerçekleşmektedir.<br />

5.2. Gerçek ve yalancı büküm<br />

Rotor iplikçiliği gerçek büküm verilen bir eğirme sistemdir.<br />

İplikte bulunan bu „gerçek“ büküm iplik mukavemetinde<br />

belirleyicidir. Ancak, eğirme işlemini gerçekleştirebilmek<br />

için, yani stabil ve güvenli bağlama bölgesi için, bir önceki<br />

bölümde açıklandığı gibi istenen iplik mukavemetini sağlayacak<br />

iplik bükümü miktarından daha yüksek değerde eğirme<br />

bükümüne ihtiyaç vardır. Bu demektir ki ipliğin emiş düzesinden<br />

rotor içine uzanan radyal uzunluğunda ilave büküm<br />

elde edilmelidir. Bu ilave büküm yalancı büküm diye adlandırılır,<br />

emiş düzesinde ipliğin kendi ekseni etrafında dönmesiyle<br />

elde edilir. Eğirme şartlarına bağlı olarak yalancı<br />

büküm gerçek büküm değerinin %60larına dek olabilir.<br />

Öyleyse yalancı büküm etkisi nasıl oluşur ve gerçek bükümden<br />

farklılıkları nelerdir?


<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 96 – İpliğe büküm verilmesi: Z yönünde gerçek büküm Şekil 97 – İpliğe büküm verilmesi: S ve Z yönlerinde yalancı büküm etkisi<br />

sebebiyle ilave büküm<br />

İplikte istenen gerçek büküm (Şekil 96) ipliğin belirli bir kısmının<br />

bir uçtan kıstırılıp diğer uçtan kendi ekseni etrafında<br />

büküm elemanınca döndürülmesi sonucu elde edilir. Rotor<br />

iplik makinasının eğirme kutusuna akarılması ise şu şeklde<br />

olur: iplik çekim silindirlerince kıstırılmıştır ve dönmekte<br />

olan rotor tarafından da bükülmektedir. Rotorun bir dönüşü<br />

ipliğin bir turuna denk gelir. Dolayısıyla gerçek büküm istenen<br />

büküm değerine karşılık gelir. İpliğe verilebilecek tur<br />

sayısı ipliğin rotor içinde ne kadar süre kalacağına bağlıdır;<br />

bu süre arttıkça büküm sayısı artar. Dolayısıyla çıkış hızının<br />

(m/dak) rotor hızına (dev/dak) oranı büküm sayısını vereceği<br />

sonucuna varılabilir.<br />

1 metre iplikteki büküm sayısı (T/m) =<br />

İplik çıkışı<br />

Kıstırma noktası<br />

(alıcı silindirler)<br />

Gerçek büküm<br />

(Z-büküm)<br />

Büküm noktası<br />

(Rotor)<br />

rotor hızı dev/dak<br />

Çıkış hızı m/dak<br />

Yalancı bükümün oluşması için de bir kıskaç ve büküm elemanına<br />

(Şekil 97), ayrıca bir tane aktif ya da pasif büküm<br />

elemanına daha ihtiyaç vardır. Eğer ilave turlar, yani yalancı<br />

büküm, büküm elemenları tarafından verilirse, bu turlar<br />

büküm elemanının soluna ve sağına olmak üzere karşılıklı<br />

büküm yönlerine dağılır (bkz Şekil 96). İplik kıstırma noktasını<br />

terk ettiğinde ipliğin bu kısmı orijinal haline – tam<br />

olarak ek olarak verilen büküm miktarı kadar-geri bükülür.<br />

Rotorda gerçekleşen tam olarak budur. Çekim silindirleri<br />

ksıtırma işlemini yapar ve rotor yivindeki merkezkaç kuvveti<br />

de büküm elemanı gibi davranır; bu iki kuvvet birbirinin<br />

tersine etkir. Bu durumda pasif büküm elemanı ise emiş düzesidir.<br />

İplik birbirinin tersi çekme kuvvetleriyle çekilirken<br />

İplik çıkışı<br />

Kısıtırma noktası<br />

Yalancı büküm<br />

(S-büküm)<br />

Büküm elemanı<br />

(düze)<br />

Yalancı büküm<br />

(Z-büküm)<br />

Büküm noktası<br />

(Rotor)<br />

düze yüzeyine bastırılmıştır ve bu noktada açılır. İplik düze<br />

yüzeyinde açılırken ipliğe belirli bir sayıda ilave büküm – yalancı<br />

büküm – verilir. Emiş düzesi ve iplik açılma noktası arasında<br />

ipliğe verilen yalancı büküm etkisi emiş düzesi ve rotor<br />

arasında Z büküm ve emiş düzesi ile çekim silindirlerinin kıstırma<br />

noktası arasındaki kısımda ise S büküm olarak ortaya<br />

çıkar. Düze yüzeyindeki sürtünme arttıkça ipliğe verilen ilave<br />

ters büküm sayısı da artar.<br />

Yalancı büküm, örn. eğirme gerginliği:<br />

• düze yüzey çapını daha geniş alarak;<br />

• emiş düzesinin yüzeyine radyal, eksenel veya helisel olarak<br />

ilave kertikler, yivler, çıkıntılar oluşturarak;<br />

• emiş tüpündeki iplik için daha dar bir dönemeç sağlayarak;<br />

ve<br />

• iplik emiş tüpündeki dönemece büküm arttırıcı elemanlar<br />

yerleştirerek arttırılabilir.<br />

Çekim esnasında iplik, düze yüzeyinde saat yönünde ilerler.<br />

Bunun sonucu iplik saat yönü tersine bükülür. İpliğin kısmı<br />

dönüşü liflerin büküm noktasıyla düze arasındaki kısımda<br />

yalancı bükümün artmasına neden olur. Bu sebeple eğirme<br />

bölgesindeki iplik (bölüm b, Şekil 95) eğrilmiş ipliğe kıyasla<br />

daha fazla büküme sahip olur. Dahası, büküm seviyesi düzeden<br />

rotor yivine doğru artar. İplik alım noktasındaki büküm<br />

seviyesi düzedekine kıyasla %20–60 daha fazla olur. Bu<br />

fark iplik boyunca oluşan gerginlik varyasyonları yüzünden<br />

ortaya çıkar.<br />

93


94<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

İplikteki gerginliği, merkezkaç kuvvetine karşı iplik çekimi<br />

esnasında çekim silindirleri yaratır. Gerginlik çekim silindirlerinde<br />

en yüksek seviyesine ulaşır ve rotor duvarına doğru<br />

azalır. Ancak iplik gerginliği ve büküm seviyesi ters orantılıdır,<br />

yani eğer iplikte (c) düşük gerginlikli kısımlar varsa bu<br />

kısımlarda daha fazla büküm olur. Diğer yandan, yüksek gerginliğe<br />

sahip kısımlar (b) daha az büküm alır.<br />

Eğirme işleminin stabil şartlarda gerçekleşmesini yalancı<br />

büküm ve iplik gerginliği varyasyonlarının alım noktasında<br />

yarattığı ilave büküm sağlamaktadır. Yalancı büküm etkisi<br />

düzedeki iplikle taşınmasına bağlıdır, yani temas yüzeyinin<br />

pürüzlülüğüne ve yapısına bağlıdır. Ancak rotor hızının artmasıyla<br />

da artar.<br />

Bükülmekte olan liflerin eğiklik açısı iplik gerginliğini belirleyen<br />

bir parametredir. Aynı yatıklık derecelerini elde etmek<br />

ve dolayısıyla aynı seviyede mukavemeti sağlamak için<br />

numarası diğerinin iki katı olan ince bir ipliğe kalın ipliğe<br />

kıyasla iki katı büküm verilmesi gerekmektedir. Eğer iplik<br />

mukavemeti iplik numarasına bağlıysa büküm sayısı iplik<br />

mukavemeti hakkında sadece fikir verir. Ancak büküm katsayısı<br />

α/m ya da α/e iplik mukavemetinin iplik numarasından<br />

bağımsız olarak tanımlanmasına olanak verir. Büküm<br />

katsayısı arttıkça büküm seviyesi ve iplik mukavemeti artar.<br />

İplikteki büküm sayısı şu şekilde hesaplanabilir:<br />

Büküm sayısı T/m = αtex = Nm x αm = T/˝ x 39.4*<br />

tex<br />

Büküm sayısı T/˝ = Ne x αe =<br />

* dönüştürme katsayısı dtex/Mikroner<br />

T/m x 25.4<br />

1 00 0<br />

Rotor ipliklerde büküm iplik merkezine ilerlemeye doğru<br />

daha yatkın olduğu gerçeğine dayanarak iplik yüzeyi her ne<br />

kadar kötü lif tabakası ve sarıcı liflerden oluşsa da iplik bükümü<br />

ölçümle ancak yaklaşık olarak belirlenebilir. Ring ipliklerinin<br />

tersine rotor iplikleri lifler tamamen birbirine paralel<br />

oluncaya dek bükülemezler. Yani ölçülen büküm sayısı<br />

her zaman makinada verilen büküm sayısından daha düşüktür.<br />

Söz konusu fark -%20 lere kadar çıkabilir ve temel<br />

olarak lif karakteristiğine (dikdörtgen ya da üçgen) ve sarıcı<br />

liflerin sayısına bağlıdır.<br />

5.3. Sarıcı lifler (Sargı lifleri)<br />

Rotor ve dolayısıyla lif halkası sabit lif kanalının altında sürekli<br />

dönmektedir – aynı büküm bölgesindeki iplik gibi. Bir<br />

grup lif, lif kanalından uçar ve yivde birikir.<br />

Normalde gelen lifler henüz büküm almamış liflerin üzerine<br />

birikir, ama büküm bölgesinde gelen lifler kendi ekseni etafında<br />

dönmekte olan bükülmüş iplik kısmına çarpar. Bu bölgeye<br />

gelen liflerin iplik özüne sarılmaları – ki böylece sarıcı<br />

lifler adını alırlar-her zaman engellenemez. Bu rotor ipliklerine<br />

ait tipik bir karakteristiktir ve ayırt edici bir özelliktir.<br />

Sarıcı liflerin sayısı, pek çok şeyin yanı sıra, büküm bölgesinin<br />

uzunluğu arttıkça, rotor hızı arttıkça ve liflerin boyu rotor<br />

çevresine göre kısaldıkça artar.<br />

Sarıcı lifler ipliğin etrafına S ya Z yönünde sarılabilir. Bu<br />

durum rotor ipliğin dış tabakalarındaki düşük büküm değeriyle<br />

birlikte laboratuarda ölçülen büküm değerinin makinade<br />

girişi yapılan büküm değerinden daha düşük çıkmasına<br />

sebep olmaktadır.<br />

Başlangıçta rotor eğirme teknolojisi tam olarak gelişimini tamamlamamış<br />

olduğundan rotor iplikleri çok sayıda sarıcı liflerle<br />

karakterize edilmiştir. yine o zamanlarda rotor ipliklerinin<br />

tutumu “sert” olarak nitelendirilmiş ve dolayısıyla da<br />

özellikle örme sektöründe olmak üzere pek çok kullanım alanı<br />

için uygun olmadığı belirtilmiştir.<br />

Özellikle rotor pr<strong>of</strong>ilindeki ve emiş düzeleri tasarımlarındaki<br />

gelişmelerle, ayrıca eğirme kutusundaki optimize edilmiş lif<br />

ve hava kılavuzlamalarıyla sarıcı liflerin sayısı azaltılmıştır<br />

ve modern rotor iplikleri ilk nesillere göre bariz farklılaşmıştır.<br />

Bugün artık büküm faktörleri ring ipliklere kıyasla çok az<br />

fazladır, böylece bugünün rotor ipliklerinin nihai üründeki<br />

tutumu ring iplik ürünlerininkine daha yaklaşmıştır. Rotor<br />

iplik makinalarında üretilmekte olan örme iplikleri belirli nihai<br />

ürünler için, örn. tişört, artık ring örme ipliklerinin yerine<br />

kullanılmaktadır.<br />

5.4. İplik yapısı ve fiziksel tekstil karakteristikleri<br />

Bir ipliği anlatabilmek için iki kalite kriteri önemlidir. Yapı,<br />

yani iplik kesitindeki ve iplik uzunluğu boyunca liflerin yerleşimi,<br />

ve lif tutamı bütünlüğü, mukavemeti, iplik hataları,<br />

vb. açısından fiziksel tekstil karakteristikleri (Tablo 20).<br />

Nihai üründe görünüm, şekil, aşınma mukavemeti, vb. için<br />

dış yapı önemliyken dokuma hazırlık süresince, dokuma ve<br />

ya örme işlemleri esnasında ve ayrıca kumaşların kullanımı<br />

süresince ipliğin yük taşıma kapasitesi fiziksel tekstil özellikleriyle<br />

belirlenmektedir.


Rotor ipliklerinin ring ipliklerine kıyasla farklı olmayan iplik<br />

yüzeyindeki – tercihen büküm ipliğin öz kısmına verilmektedir<br />

– bükümüyle ve sarıcı liflerle alakalı sistemiyle karakterize<br />

olmuş net bir yapısı vardır. Rotor ipliklerin tersine<br />

ring ipliklerde büküm iplik yüzeyinde verilmektedir ve bükümünün<br />

helisel hattı boyunca tüm lifler homojen bir şekilde<br />

entegre olur. Büküm oluşumu ve sarıcı liflerin ortaya çıkması<br />

önceki iki bölümde anlatılmıştır (bölümler 5.2 ve 5.3).<br />

5.4.1. İplik numarasına bağlı iplik mukavemeti (cN/tex)<br />

Ring ipliğine kıyasla iplik yüzeyindeki liflerin daha az paralelliği<br />

de iplik numarasına bağlı iplik mukavemeti (cN/tex) değerinin<br />

düşük olmasının sebebidir. Eğirme kutusunda lif kılavuzlarının<br />

optimizasyonunun yanı sıra özellikle rotor yivlerinin optimizasyonu<br />

(örn. daha sıkı rotor çapı) ve emiş düzelerinin optimizasyonu<br />

(örn. daha küçük temas yüzeyleri, daha küçük yüzey<br />

çapları) rotor ipliklerinin mukavemetinin sürekli iyileşmesini<br />

sağlar ve ring ipliklerle fark azalır. Ancak hala farklılıklar bulunmaktadır.<br />

Diğer yandan, iplik mukavemetindeki varyasyon katsayısı<br />

(%CV cN/tex), yani iplik boyunca mukavemetteki varyasyon,<br />

rotor ipliklerde daha iyidir, yani ring ipliklere kıyasla daha<br />

düşüktür. Bunun sebebi rotor ipliklerdeki daha küçük aralıkta<br />

olan kısa periyotlu kütle varyasyonlarıdır ve rotordaki geri dublaj<br />

sonucu oluşur.<br />

Bir ipliğin potansiyel mukavemeti lif mukavemetinin kullanılan<br />

kısmıyla, yani lif mukavemetinin yüzde ne kadarının<br />

iplik mukavemetine aktarıldığı anlatılabilir. Ring iplikte bu<br />

oran yaklaşık olarak %50 – 65* iken rotor ipliklerinin de<br />

%45 – 55* arasında değişmektedir. Dolayısıyla ring ipliklerin<br />

kıyasla rotor ipliklerinde numara odaklı mukavemet genellikle<br />

%10 – 20 daha düşük olur (bkz Uster İstatistikleri).<br />

cN/tex iplik = cN/tex lif x lif muk. yararlanma%<br />

100<br />

Örneğin, numara odaklı lif mukavemeti 24cN/tex olan orta<br />

kalitede pamuk ipliği eğrildiğinde ring ve rotor iplikler için<br />

numara odaklı iplik mukavemeti değerleri (cN/tex) aşağıdaki<br />

gibi olur:<br />

rotor-ipliği = 24 cN/tex lif x 45 (%) / 100 veya<br />

24 cN/tex lif x 55 (%) / 100<br />

= 10.8 - 13.2 (cN/tex)<br />

ring-ipliği =24 cN/tex lif x 50 (%) / 100 veya<br />

24 cN/tex lif x 65 (%) / 100<br />

=12.0 - 15.6 (cN/tex)<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

* Hem ring hem de rotor iplikler için hammadde mukavemetinden yararlanma<br />

değeri esas olarak seçilen büküm katsayısına (αm/αe) bağlıdır. Eğer<br />

yararlanma oranı belirtilen aralığın altında kalırsa makina ayarları kaynaklı<br />

sebeplerin iplik mukavemetine olumsuz etkisi olur, örn. aşırı değerlerdeki<br />

çekim silindirleri hızıyla lif hasarları ve ya kirlenmiş rotor yivleri sebebiyle<br />

yetersiz lif entegrasyonu.<br />

5.4.2. Kopma uzaması (%)<br />

İplik mukavemetinin aksine, kopma uzaması (%) açısından<br />

rotor ipliği ring ipliğine kıyasla daha iyidir. Uster istatistiklerine<br />

göre rotor ipliklerin kopma uzması karşılaştırılabilir ring<br />

ipliklerine kıyasla, daha yüksektir. Bu, özellikle rotor ipliklerin<br />

çalışma kapasitesinde pozitif olarak gözlemlenebilmektedir,<br />

şöyle ki ring iplikle farklılıkları numara odaklı mukavemet kıyaslamasında<br />

gözlemlenenden daha azdır. Dokuma makinaları<br />

üreticileri tarafından yapılan çalışmalara göre makinaları<br />

%1 kopma uzaması çalışma kapasitesinde 2cN/tex civarında<br />

daha yüksek mukavemet sağlamaktadır. Yüksek performanslı<br />

modern makinalarda ipliklerin maruz kaldığı yüksek ivmelerde<br />

ve yüklerde ipliğin uzama davranışı iplik mukavemetinden<br />

fazla değil ama en az eşit derecede önemlidir. Proseste sağlanan<br />

avantajlar „4.9.1. İşlem özellikleri“ bölümünde detaylı<br />

bir şekilde belirtilmektedir.<br />

Rotor ipliğinin yük-uzama davranışı ring ipliğin davranışıyla<br />

büyük ölçüde benzerdir.<br />

Ring ipliğe kıyasla rotor iplik<br />

Mukavemet cN/tex daha düşük -<br />

%CV cN/tex daha düşük +<br />

Kopma uzaması % daha yüksek +<br />

Düzgünsüzlük %CV daha düşük +<br />

Hatalar / 1 000 m çok daha düşük ++<br />

İplik hacimliliği daha yüksek +<br />

Aşınma dayanımı daha yüksek +<br />

Sertlik daha yüksek 1)<br />

Tutum daha sert 2) -<br />

Yüzey daha pürüzlü 1)<br />

Tüylülük daha düşük 1)<br />

Parlaklık daha mat -<br />

1) Pozitif veya negatif, son ürüne bağlı<br />

2) Bitim işlemleri sonrası son üründe ring iplikle aynı (bkz Tablo 19)<br />

Tablo 20 – Ring ipliğe göre rotor ipliğinin özellikleri<br />

95


96<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

5.4.3. İplik tüylülüğü<br />

İplik tüylülüğü göz ardı edilemeyecek bir öneme sahiptir.<br />

İplik tüylülüğü olarak kastedilen ipliğe entegre olmamış ve<br />

dolayısıyla iplik gövdesinden dışarıya doğru çıkan lif uçlarının<br />

sıklığı ve uzunluğudur.<br />

Yüksek iplik tüylülüğünün (özellikle 3 mm’nin üzerindeki<br />

tüyler) kumaş görünümüne ve ayrıca makina üzerine birikinti<br />

yaratma ve takılma olasılığı sebebiyle de sonraki işlem<br />

kademelerine negatif etkisi olabilir. Eğer lif birikintileri nihai<br />

kumaşa ulaşırsa rahatsız edici hatalar olarak nitelendirilir.<br />

Ancak, yüksek iplik tüylülüğü (3mm’den kısa tüyler)<br />

yumuşak kumaş tutumuna katkısı sebebiyle pozitif etki yaratır.<br />

İç giyim, tişört ve gündelik giyimde kullanılan örme<br />

kumaşlarda yumuşak, esnek tutum tercih edilir. Halat boyama<br />

metoduyla işlem gören denim ipliklerde yüksek tüylülük<br />

istenir. Ancak bu durumda, yüksek tüylülük tutuma katkıda<br />

bulunmaz, ama boyanmış halat formu açıldığı zaman iplikler<br />

arasında boşluk görevi yapar.<br />

Rotor iplikleri, ring ipliklere kıyasla oldukça düşük tüylülüğe<br />

sahiptir. Buna sebep olarak Bunk/Trommer (bkz referanslar)<br />

tarafından iplik çekim yönünde farklı yöne bakan<br />

lif uçlarının ipliğin içine doğru olması ve bü yüzden serbest<br />

lif uçları sayısının ring ipliğe kıyasla yarı yarıya az olması<br />

gösterilmiştir. Dahası ipliği çaprazlayarak sarılmış olan sarıcı<br />

lifler serbest kalmış lif uçlarının bağlanmasına yardımcı<br />

olur. Aşınma dayanımı ve boncuklanma eğilimleri bu sarıcı<br />

liflerden olumlu yönde etkilenir. Rotor ipliklerinin tutunma/<br />

yapışma eğilimi, lif aşınması ve lif uçuntusu karşılaştırılabilir<br />

ring ipliklerine kıyasla daha az kritiktir. Basitçe ifade<br />

edilirse ring ipliklerinin yüksek tüylülüğünün sebebi uçlardaki<br />

liflerin cer silindirlerinden ve cer çıkışındaki eğirme<br />

üçgeninden kontrolsüz geçişidir.<br />

Ancak, çok sayıda dışarıya doğru çıkan lif ucunun yumuşak<br />

tutuma olumlu katkılarının olduğu bir durumda, örneğin iç<br />

ve gündelik giyim için örme kumaşlarda, düşük tüylülük bir<br />

sorundur. Burada ring ipliğin bir avantajı vardır çünkü sahip<br />

olduğu yüksek tüylülük nihai kumaşda yumuşak tutum açısından<br />

faydalıdır. Ancak, rotor ipliklerin düşük tüylülük dezavantajı<br />

tüylülük miktarı eğirme elemanlarıyla (rotor yivi ve<br />

emiş düzeleri) büyük oranda kontrol edilebildiği için<br />

diğer eğirme sistemlerine kıyasla bir avantaja dönüşebilir.<br />

Öncelikle, rotor iplikler daha düşük büküm faktörleriyle eğirme<br />

stabiletisine negatif etkisi olmadan üretebilmektedir. İplik<br />

tüylülüğü ve hacimliliği doğru teknolojik bileşenlerin seçilmesiyle<br />

nihai ürüne göre ayarlanabilmektedir, örneğin:<br />

• Rotor yiviyle: yiv açısı, çapı ve rotor çapı genişledikçe<br />

iplik hacimliliği ve tüylülüğü artar. Eğer rotor hızı ve<br />

dolayısıyla eğirme gerilimi de azalırsa büküm faktörü<br />

de azaltılabilir – çünkü eğirme gerilimi azalmaktadır<br />

– ki böylece hızdaki düşüş dolayısıyla oluşan üretim<br />

kaybı giderilmiş olur. Tersine olarak, daha dar yiv açıları,<br />

daha küçük yiv çapı ve rotor çapı ile daha düşük<br />

tüylülüğe sahip daha pürüzsüz ve kompakt iplikler üretilebilir.<br />

Rotor hızı ve dolayısıyla eğilme gerilimi arttıkça<br />

etkisi de artar.<br />

• Düze yüzeyinin şekli ve tasarımı ile: düze yüzeyi ne<br />

kadar yapılı olursa ve ipliğin sağıldığı temas yüzeyi (düze<br />

çapı) ne kadar uzun olursa iplik tüylülüğü ve hacimliliği<br />

o kadar fazla olur. Emiş düzesinde düze boğazındaki ek<br />

bağlantılar ve ek TWISTstop elemanları iplik tüylülüğünü<br />

arttırır. Emiş düzesi ne kadar pürüzsüz olursa, düze çapı<br />

ve dolayısıyla temas yüzeyi ne kadar küçük olursa ve<br />

büküm elemanları iplik geçişine ne kadar az etkirse iplik<br />

tüylülüğü ve hacimliliği o kadar düşük olur.<br />

5.4.4. İplik düzgünsüzlüğü<br />

Rotordaki geri dublajın pozitif etkisinden bu kitapta pek<br />

çok kez bahsedilmiştir. Bunun sonucu olarak, diğer ipliklerle<br />

karşılaştırıldığında, lif kütlesi iplik boyunca homojen bir<br />

şekilde dağılır, bu da birim uzunluktaki ağırlığın homojen<br />

dağılımı "düzgünlük" diye adlandırılır. Eğirme işleminde en<br />

ideal lif demeti düzgünlüğü liflerin iplik boyunca rastgele<br />

dağılması sonucu sağlanabilir. Ancak bu ideal dağılım pratikte<br />

ne rotor ne ring ne de herhangi bir başka iplik eğirme<br />

sisteminde sağlanamaz. Makina operasyonlarındaki veya<br />

çekim sistemlerindeki kusurlar enine kesit varyasyonlarının<br />

sebebidir. Kesit alan varyasyonlarının büyüklüğü ortalama<br />

doğrusal düzgünsüzlükle (%U) veya (daha doğru ve yaygın<br />

şekilde fiziksel tekstil özellikleriyle) ortalama düzgünsüzlüğün<br />

karesi (%CV m ) ifade edilebilir.


Rotor eğirme sisteminde proses kaynaklı enine kesit varyasyonları<br />

rotorda lif tabakalarının geri dublajıyla bir dereceye<br />

dek giderilebilir. Bu sebeple rotor ipliklerinin kütle<br />

düzgünlüğü ring ipliklerine kıyasla (eşit makina şartlarında)<br />

daha iyidir.<br />

Brunk/Trommer (bkz referanslar)’a göre, rotor ipliğin düzgünsüzlük<br />

limiti (CV lim ), ring ipliğe ait düzgünsüzlük limitinin<br />

yaklaşık % 75’ i kadardır. Bu yüzden rotor iplikleriyle sağlanabilen<br />

% CV m değerleri diğer eğirme sisteminde elde edilen<br />

ipliklerinkine kıyasla daha iyidir.<br />

5.4.5. Sık rastlanan hatalar (ince yerler, kalın yerler,<br />

nepsler)<br />

Pek çok şeyin yanı sıra rotor iplikleri, iplik hataları sayısı<br />

bakımından, (1 000 m uzunluğundaki iplikteki kalın yer,<br />

ince yer ve neps sayısı – ki bunlara literatürde sık rastlanan<br />

iplik hataları denilmektedir) ring ipliklere kıyasla daha<br />

düşük olmasıyla tanınmaktadır. İplik hataları sonraki işlem<br />

aşamalarında kopuşlara sebep olabildiği gibi ayrıca kumaşta<br />

da istenmeyen görüntüye de sebep olurlar. En son Uster<br />

İstatistiklerine göre, 1 000 m’lik iplikteki kalın yerlerin ve<br />

nepslerin sayısı ring ipliklerine göre rotor ipliklerinde yaklaşık<br />

%60 – 80 daha düşüktür.<br />

Ancak, hata sayısı normal değerlerin üstüne çıkarsa bu hem<br />

hammaddeye ve hem de makina kaynaklı sebeplere bağlanabilir.<br />

Örneğin, olgunlaşmamış pamuğun eğrilme esnasında<br />

neps oluşturma eğilimi yüksektir. Ancak eğirme elemanları<br />

veya diğer lif kılavuzlayan makina parçaları aşındığı ya da<br />

hasar gördüğü zaman da kalın yerler ve nepsler oluşabilir.<br />

Açıcı silindir üzerindeki eğrilmiş, kırılmış ya da çentiklenmiş<br />

garnitür telleri neps ve kalın yer sayısını arttırır. Lif kılavuzu<br />

kanalında aşınma ya da lif birikmesi bu noktalarda<br />

lif birikmesine ve rotora kontrolsüz şekilde büyüklü küçüklü<br />

lif tutamlarının beslenmesine sebep olur. Kütlelerine bağlı<br />

olarak bu tutamlar ya kopuşlara ya da iplikte ve kumaşta kusurlara<br />

sebep olur.<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

97


98<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği


6. ROTOR İPLİKÇİLİĞİNİN EKONOMİSİ<br />

Piyasaya giren her yeni eğirme sistemi ekonomik olarak belli<br />

kriterleri sağlayabiliyorsa ve yerleşmiş eğirme sistemine<br />

karşı bu kriterlerden en azından birinde avantaj sağlayabiliyorsa<br />

başarılı olabilir, bu kriterler:<br />

• daha yüksek kalitede ürün vermesi;<br />

• bütün olarak daha verimli bir sistem olması;<br />

• üretim miktarına göre daha düşük üretim maliyetleri<br />

(işçilik, enerji, kapital);<br />

• proseslerin daha esnek olması, örn. Daha geniş aralıkta<br />

iplik çeşitliliği ya da daha geniş aralıkta hammadde kullanma<br />

olanağıdır.<br />

Eğer bu kriterler geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkan pek çok<br />

eğirme sisteminde aransa, bu sistemlerin pek çoğunun neden<br />

kullanılmadığı, yani kısa sürede neden ortadan kaybolduğu,<br />

açık bir şekilde görülebilir. sadece rotor iplikçiliği<br />

ve – bazı özellikleri sebebiyle-hava jetli eğirme sisteminin,<br />

sınırlı aralıkta iplikler için, bahsedilen kriterleri sağladığı<br />

söylenebilir.<br />

Ekonomik boyutları düşünüldüğünde, yüksek verimlilikte<br />

rotor iplikçilik birinci sıradadır. Rotor iplikler geçmişte<br />

de ring ipliklerine kıyasla daha ucuz ve aynı zamanda nihai<br />

üründe aranan özellikleri karşılayabilir şekilde üretilebilir<br />

olarak kendisini kanıtlamıştır. Gelecekte de bu şekilde olacaktır.<br />

Gelişme süresince ekonomik faktörler açısından ring<br />

iplik sistemiyle karşılaştırıldığında başa baş noktasının gittikçe<br />

ince rotor ipliklerine doğru kaymakta olduğu duruma<br />

gelinmiştir.<br />

Rotor iplikçiliğinin başarısı anlamında verimlilik ilk sırayı<br />

alsa da bugün tek bir iplik imalatçısının bile düşük üretim<br />

maliyetleri adına iplik kalitesinden fedakarlık yapacağı sonucu<br />

çıkarılmamalıdır. İplik kalitesi ve ekonomisi hem birbirini<br />

dışlayan hem de birbiri için gerekli ön şartlardır! Ring<br />

ipliklerinin tersine, geçtiğimiz yıllarda rotor ve üretim hızları<br />

artarken bariz kalite iyileştirmeleri sağlanmıştır.<br />

Aşağıda belirtilmekte olan noktaların ring ipliğine karşı rotor<br />

iplikçiliğinin ekonomik başarısına önemli katkıları olmuştur:<br />

• pek çok uygulamada fitil makinasının devre dışı kalması<br />

ve daha az sayıda cer pasajının uygulanması<br />

(bkz bölüm „4.3.3.3. Cer Makinaları“);<br />

• rotor ipliklerinin doğrudan iplik bobinlerine sarılmasıyla<br />

maliyet arttırıcı aktarma işleminin devre dışı bırakılması;<br />

• katlı ring iplikler yerine tek kat rotor ipliği kullanılmasıyla<br />

katlama işleminin eliminasyonu (bazı uygulamalar için);<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

• rotor iplikçiliği için tarak ve cer makinaları %30 – 50<br />

daha hızlı çalıştırılabilir olması;<br />

• daha kısa olan eğirme işlemi sayesinde daha az enerji<br />

tüketimi; tasarruf oranı %30’lara dek çıkabilir;<br />

• daha kısa olan eğirme hattında materyal akışı basittir<br />

ve bu yüzden organize etmek de daha kolaydır; üretim<br />

süresi daha kısadır;<br />

• Ring iplikçiliğine kıyasla 10 katına çıkan üretim hızları,<br />

azalan kopuşlar ve daha yüksek makina verimliliği sayesinde<br />

işletmede verimlilik artar;<br />

• Özellikle kaba ipliklerin üretiminde daha kısa dolayısıyla<br />

daha ucuz pamuk elyafının kullanılabilmesi,; daha<br />

ince numaralardaki ipliklerin üretiminde hammadde<br />

kalitesiyle ilgili değişiklik yapılamamaktadır;<br />

• daha büyük bobin formatları ve bobinde daha uzun<br />

hatasız iplikle artan verimlilik ve sonucunda ipliklerin<br />

çalışma özelliklerinde iyileşme.<br />

6.1. Karşılaştırılabilir ring ve rotor ipliklerinin maliyet<br />

yapıları<br />

Eğirme işlemlerinin ekonomisi üç büyük maliyet unsuru ile<br />

tanımlanabilir: anapara maliyetleri ve bunlar üzerindeki<br />

faiz, direkt işçilik maliyetleri ve enerji maliyetleri. Maliyetlerin<br />

karşılaştırılabilmesi için üretim maliyetleri genelde<br />

1 kglik iplik üretimi esas alınarak yapılır.<br />

Rotor iplikçilikte üretim maliyetlerinde en büyük kısmı<br />

sermaye maliyetleri almaktadır (Şekil 99), bunu takiben de<br />

enerji maliyetleri gelir. Direkt işçilik maliyetleri üçüncü sıradadır.<br />

Bu durum özellikle düşük işçilik maliyetli ülkelerde<br />

geçerlidir. Daha yüksek işçilik ücretlerinin söz konusu olduğu<br />

ülkelerde ise, kalın numaralarda iplik üretiminde elle<br />

kova ve masura taşıma hareketleri sebebiyle işçilik maliyetleri<br />

enerji maliyetlerinin üstündedir (ince numaralarda böyle<br />

değildir) (Şekil 98).<br />

Ring iplikçilik sisteminde yüksek işçilik ücreti uygulaması<br />

olan ülkelerde işçilik maliyetleri toplamdan daha yüksek<br />

oranlarda pay alır ve hemen hemen sermaye maliyeti ile<br />

başa baştır, bu ikisini enerji maliyetleri takip eder. Bu sıralama<br />

düşük işçilik ücretinin söz konusu olduğu ülkelerde değişir.<br />

Yedek parça maliyetleri ring iplikçiliğine kıyasla rotor<br />

iplikçiliğinde daha büyük paya sahiptir ve yer ihtiyacı toplamda<br />

daha küçük bir oranda pay sahibidir. Bölgesel farklılıklar<br />

farklı maliyet unsurlarının farklı ağırlıklarının olmasına<br />

neden olur.<br />

99


100<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

ROTOR VE RİNG İPLİKLERİNDE MALİYET KARŞILAŞTIRMASI<br />

(NE 8 DENIM İPLİK)<br />

1.4<br />

1.2<br />

1<br />

0.8<br />

0.6<br />

0.4<br />

0.2<br />

0<br />

0.7<br />

0.6<br />

0.5<br />

0.4<br />

0.3<br />

0.2<br />

0.1<br />

0<br />

0<br />

Ring iplik Rotor iplik Ring iplik Rotor iplik<br />

Telef maliyeti İşçilik maliyetleri Enerji maliyetleri<br />

Yardımcı maddeler<br />

maliyeti<br />

Şekil 98 – Maliyet yapısı: yüksek işçilik ücretleri olan ülkelerde ring ipliğe karşı rotor ipliği (Ne 8 solda ve Ne 34 sağda)<br />

ROTOR VE RİNG İPLİKLERİNDE MALİYET<br />

KARŞILAŞTIRMASI (NE 8 DENIM İPLİK)<br />

0<br />

Ring iplik Rotor iplik Ring iplik Rotor iplik<br />

Telef maliyeti İşçilik maliyetleri Enerji maliyetleri<br />

Yardımcı maddeler<br />

maliyeti<br />

Sermaye maliyetleri<br />

Sermaye maliyetleri<br />

Şekil 99 – Maliyet yapısı: düşük işçilik ücretleri olan ülkelerde ring ipliğe karşı rotor ipliği (Ne 8 solda ve Ne 34 sağda)<br />

ROTOR VE RİNG İPLİKLERİNDE MALİYET KARŞILAŞTIRMASI<br />

(NE 34 ÖRME İPLİĞİ )<br />

3<br />

2.5<br />

2<br />

1.5<br />

1<br />

0.5<br />

ROTOR VE RİNG İPLİKLERİNDE MALİYET<br />

KARŞILAŞTIRMASI (NE 34 ÖRME İPLİĞİ )<br />

2<br />

1.5<br />

1<br />

0.5<br />

Telef maliyeti<br />

Yardımcı maddeler<br />

maliyeti<br />

Enerji maliyetleri<br />

Telef maliyeti İşçilik maliyetleri Enerji maliyetleri<br />

Yardımcı madde<br />

maliyeti<br />

İşçilik maliyetleri<br />

Sermaye maliyetleri<br />

Sermaye maliyeti


Son yıllarda rotor ipliklerinin ring ipliklerine kıyasla daha<br />

ekonomik üretilebileceği başabaş noktası ince numaradaki<br />

ipliklere doğru sürekli ilermeketedir (üretim miktarındaki<br />

fazlalık sebebiyle). Rotor ipliklerin üretim miktarı açısından<br />

avantajı o kadar fazladır ki çok ince rotor iplikleri (Ne 60/<br />

Ne 70) bile ring iplikçiliğine göre daha ekonomik üretilebil-<br />

CHF/kg iplik<br />

DÜŞÜK İŞÇİLİK ÜCRETİ OLAN ÜLKELERDE ROTOR VE<br />

RİNG İPLİKLERİNDE MALİYET KARŞILAŞTIRMASI<br />

2<br />

1.5<br />

1<br />

0.5<br />

0<br />

Ne 8 Ne 18 Ne 24 Ne 30 Ne 34 Ne 40<br />

Şekil 100 – Yüksek ve düşük ücretli ülkelerde değişik iplik numaraları için karşılaştırmalı olarak bir kg iplik için üretim maliyetleri<br />

3.5<br />

3<br />

2.5<br />

2<br />

1.5<br />

1<br />

0.5<br />

0<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

mektedir ve hatta düşük işçilik ücretlerinin olduğu ülkelerde,<br />

Ne40’dan daha ince rotor ipliklerin üretim maliyeti bile,<br />

ring ipliklere kıyasla daha düşüktür. Şekil 100’de değişen<br />

bölgesel işçilik ücreti uygulamalarına göre iplik numarasının<br />

bir fonksiyonu olarak ring iplik ve rotor iplik üretim<br />

maliyetleri görülmektedir.<br />

YÜKSEK İŞÇİLİK ÜCRETİ OLAN ÜLKELERDE ROTOR VE<br />

RİNG İPLİKLERİNDE MALİYET KARŞILAŞTIRMASI<br />

Ne 8 Ne 18 Ne 24 Ne 30 Ne 34 Ne 40<br />

Rotor iplik Ring iplik<br />

Rotor iplik<br />

Ring iplik<br />

CHF/kg iplik<br />

101


102<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Bir kilogram iplik için üretim maliyetlerinde sermaye maliyetlerinin<br />

payı azaldıkça rotor iplik daha ekonomik üretilebilmektedir.<br />

Sermaye maliyetlerinin önemi, üretim miktarı,<br />

yani makina ya da eğirme ünitesi başına üretim miktarı arttıkça<br />

azalmaktadır. Kalın iplikler (daha yüksek üretim miktarlarıyla)<br />

ince ipliklere kıyasla (ring ipliğine kıyasla da)<br />

daha ekonomik üretilebilmektedir. Anapara maliyetleri,<br />

makina ve donanımının satın alınmasını da kapsamaktadır.<br />

Yüksek derecedeki otomasyon ve kalite kontrol ile parafinleme<br />

ekipmanları sebebiyle rotor iplik makinasındaki bir<br />

eğirme pozisyonu, ring iplik makinasındaki bir iğe kıyasla 5<br />

katı daha yüksek maliyete sahiptir. Bu durum rotor iplikçilik<br />

sisteminde şerit üretiminin olmaması, bir cer pasajının eksik<br />

yapılması ve aktarma işleminin eleminasyonu ile sağlanan<br />

maliyet avantajlarıyla telafi edilmektedir. Eğer değişik iplikçilik<br />

sistemlerinin sermaye maliyetleri ve üretim potansiyelleri<br />

karşılaştırılacak olursa makina mühendiliğinin mevcut<br />

durumunu gösteren şu durumla karşılaşılır:<br />

• rotor iplik makinasının sevk hızı ring iplik makinasına<br />

kıyasla 7 (ince iplikler) ile 10 (kalın iplikler) kat daha<br />

yüksektir;<br />

• iğ çalışma sürelerine (1 000 iğ saati başına) oranla rotor<br />

iplikçilikte eğirme kaynaklı kopuşlar daha fazladır, ama<br />

1 000 km uzunluktaki iplik göz önüne alındığında ring<br />

iplikçiliğine kıyasla rotor iplikçilikte kopuşlar %75 daha<br />

azdır;<br />

• iyi idare edilen rotor iplik makinalarında verimlilik değerleri<br />

olarak %99 lar pek sıradışı değildir; bu değerler dolayısıyla<br />

ring iplik makinalarıyla elde edilebilecek rakamlardan<br />

daha yüksektir.<br />

120%<br />

110%<br />

100%<br />

90%<br />

80%<br />

70%<br />

ROTOR ÇAPINA VE HIZINA BAĞLI OLARAK ENERJİ TÜKETİMİ<br />

40 60 80 100 120 140 160<br />

Rotor hızı [Dev/dak.] x 1 000<br />

Şekil 101 – Rotor hızının ve çapının fonksiyonu olarak enerji tüketimi<br />

Uzun makinalar eğirme ünitesi başına sermaye maliyetlerini<br />

sınırlı oranda düşmesine yardımcı olur. Rotor iplik makinaları<br />

günümüzde 500 eğirme pozisyonlu olabilmektedir.<br />

Ancak kullanılabilir limitler güvenli çalışma ve ekonomik<br />

tahrik teknolojisi ile belirlenmektedir.<br />

Enerji maliyetleri dünya genelinde her geçen gün daha<br />

önemli hale gelmektedir. Kaynakların sınırlı olması sebebiyle<br />

enerji maliyetleri sürekli artmaktadır. İplik maliyetlerindeki<br />

oranlar pek çok durumda hemen hemen işçilik maliyetleriyle<br />

aynı seviyelerdedir. Bu sebeple belirli miktarda ipliği üretmek<br />

için tüketilen enerji miktarları yakından takip edilmektedir.<br />

Makina üreticileri yüksek enerji çeken parçaların (örn. Rotor<br />

tahriği ve kısmi eğirme vakumunu sağlamak için kullanılan<br />

fan) güç girişini olabildiğince azaltmak için sürekli ve yoğun<br />

bir şekilde çalışmaktadır.<br />

İnce iplikler eğrilirken yüksek rotor hızlarına her zaman<br />

ulaşılabilir. Temelde, rotor iplik makinasında gerekli olan<br />

enerji miktarı artan rotor hızlarıyla yükselmektedir (Şekil<br />

101). Ancak, küçük rotorlar daha az enerjiye ihtiyaç duyarlar.<br />

Rotorların mekanik stabilesi için yüksek hızlara küçük<br />

rotorlarla erişilebilir. Böylece küçük rotorların enerji tüketimi<br />

daha yavaş dönen büyük rotorlarla karşılaştırılabilir<br />

seviyededir. Optimize eğirme elemanları ve geliştirilmiş<br />

eğirme geometrisi geliştirilmiş eğirme stabilitesine katkıda<br />

bulunduğundan, artan rotor hızlarıyla iplik bükümünü de<br />

arttırmak gerekir.<br />

Tam tersi olarak, ring iplik makinasındaki enerji tüketimi<br />

doğrudan iğ hızına bağlıdır. Bilezik çapı masuranın ağırlığını<br />

belirler ve bu yüzden de rotor gibi değiştirilemez.<br />

Rotor çapı<br />

∅ 56 mm<br />

∅ 46 mm<br />

∅ 40 mm<br />

∅ 36 mm<br />

∅ 33 mm<br />

∅ 31 mm<br />

∅ 30 mm<br />

∅ 28 mm


Direkt işçilik maliyetleri açısından rotor iplikçilik ring iplikçiliğine<br />

göre özellikle büyük avantajlar sağlamaktadır. Ekleme<br />

ve bobin değiştirme otomasyonuyla birlikte rotor iplikçiliğindeki<br />

yüksek verimlilik, bir kg. iplik için ihtiyaç duyulan<br />

işçi gücünün ring iplikçiliğe göre rotor iplikçiliğinde daha<br />

az olması anlamına gelmektedir.<br />

Bugün, rotor iplik makinalarında otomasyon sonrası minimum<br />

işçi gücüne ihtiyaç duyulmaktadır. Bir işçiye bakması için pek<br />

çok makina tahsis edilebilmektedir. Bir iplik işletmesini çalıştırmak<br />

için daha az sayıda işçiye ihtiyaç duyulmaktadır. Geri<br />

kalan manuel işlemler için de otomatik çözümler mevcuttur.<br />

Kovalarının değiştirilmesi, þeridin eğirme ünitesine beslenmesi<br />

ve makina sonundaki dolu masuraların değiştirilmesi<br />

(bkz bölüm „3. Makina ve taşıma otomasyonu“).<br />

6.2. Taşımadaki ve bakımdaki avantajlardan kaynaklanan<br />

düşük işçilik maliyetleri<br />

Mümkün olan teknik olasılıklara rağmen, iplikhanelerin<br />

çoğunda yüksek otomasyona sahip rotor iplik makinalarından<br />

kovaların ve masuraların elle taşınması için hala<br />

işçi gücüne ihtiyaç vardır. Ancak, gerekli olan iş gücü bazı<br />

makina üreticilerinin sağladığı gibi daha geniş kovaların<br />

ve çapraz sarım bobinlerinin kullanımıyla önemli derecede<br />

azaltılabilir (Şekil 102*).<br />

Örneğin, 16’’ lik kova yerine 18½˝ lik kova* kullanımıyla cer<br />

makinaları ve rotor iplik makinaları arasındaki uzun mesafelerdeki<br />

taşıma hareketlerinin %12'den daha fazlası tasarruf<br />

edilmiştir. daha uzun çalışma süreleri geniş kovaların daha az<br />

sıklıkta değiştirilmesi anlamına gelmektedir. Yine de uygun<br />

makina tasarımı görece daha kısa taşıma mesafeleriyle alan<br />

tasarrufu sağlayan yerleşim planlarına olanak sağlamaktadır.<br />

Bu, taşıma otomasyonu kapsamında, dikdörtgen kovalar<br />

için de geçerlidir. Bu kovaların dolu ağırlığı 16’’lik kovalara<br />

kıyasla yaklaşık iki katı kadar ve 18½˝ yuvarlak kovalarınkinden<br />

de %70 daha fazladır (Şekil 103).<br />

Benzer şekilde, üretilen ipliklerin taşınması için gerekli iş<br />

gücü de daha büyük uniteler kullanılarak azaltılabilmektedir<br />

(Şekil 103). 5kg ağırlığında bobinler elde edilebilirse 4kg’lik<br />

bobinlere göre taşımada, palet kullanımında ve paketlemede<br />

%20 daha az işçilik anlamına gelmektedir. İplik işletmesinde<br />

sağlanan artıların yanı sıra iş gücünde benzer bir tasarruf<br />

sonraki işlem kademelerinde sağlanır. Buna ilave olarak, kullanılan<br />

boş masura – genelde tek kullanımlık masuralar kullanılır-sayısında<br />

da tasarruf sağlanır. Bu tasarruflar büyük üretimlerde<br />

1 kilo iplik başına 0.05 € olabilir. Uygun otomasyon<br />

çözümleriyle birlikte bu miktar daha da artabilir.<br />

* Kova şekilleri makina tipine bağlı olarak rotor iplik makinasının altına<br />

iki sıra halinde yerleştirilir.<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

KOVA TAŞIMAK İÇİN İŞÇİLİK MALİYETİ<br />

(SAAT BAŞINA 12.00 ABD DOLARI)<br />

USD<br />

10 000<br />

8 000<br />

6 000<br />

4 000<br />

2 000<br />

Şekil 102 – Rotor eğirme makinasi ve geniş kova yılı (18½˝ karşı 16˝)<br />

başına maliyet avantajları<br />

USD<br />

40 000<br />

30 000<br />

20 000<br />

10 000<br />

USD<br />

8 000<br />

6 000<br />

4 000<br />

2 000<br />

Ne 7 Ne 14 Ne 20 Ne 30<br />

Kova taşıma<br />

MAKİNA VE YIL BAŞINA MALİYET TASARRUFLARI<br />

Eğirme<br />

Kova değiştirme<br />

Bobin taşıma (0.2 ABD Doları/bobin)<br />

Ne 7 Ne 20 Ne 30<br />

Masura yatırımı (0.1 ABD Doları/ masura)<br />

Ne 7 Ne 20 Ne 30<br />

Dokuma, Örme<br />

Şekil 103 – Rotor iplik makinası başına yıllık maliyet tasarrufu (büyük<br />

bobinli (5kg karşı 4kg) ve düşük masura yatırımlı)<br />

103


104<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Makinaların ayarlanması ve bakımıyla görevli personelin<br />

işçilik giderleri de bir başka maliyet unsurudur. Optimize<br />

edilmiş ayarlama olanakları, makina duruş zamanlarını,<br />

personelin ayırdığı zamanı ve işgücünü azaltabilmiştir.<br />

Tamamen yada kısmen inverter tahrikleriyle donatılmış<br />

makinalarda, parti değişimlerindeki makina duruşlarına<br />

paralel olarak zaman alıcı bir şekilde ve sürekli tekrarlanan<br />

dişlilerin veya tahrik kasnaklarının değiştirilmesi elemine<br />

edilmiştir. Çekim değeri, iplik bükümü, germe çekmesi<br />

rotor ve açıcı silindirin hızı ile ilgili ayarlamalar makinanın<br />

kontrol panelinden doğrudan kolay bir şekilde yapılabilmektedir.<br />

Eğer akıllı bir makina ve kontrol konsepti bakım işlerini<br />

kolaylaştırırsa ve temizleme işlemlerini kısaltırsa işçilik<br />

maliyetlerinde ilave tasarruflar sağlanabilir. Bu, örneğin,<br />

aşağıda belirtildiği şekilde gerçekleşebilir:<br />

• modüler tasarıma sahip robotların kullanımıyla;<br />

• mümkün olduğunca alet kullanmadan teknolojik parçaların<br />

kolay ve hızlı değiştirilebilmesiyle;<br />

• daha az temizlik gerektiren yağsız ve dolayısıyla daha<br />

az bakım gerektiren rotor yataklarının kullanılmasıyla;<br />

• makina çalışırkende parçaların değiştirilebilir olması ile<br />

(teknolojik bileşenler, rotor yatakları, vb.).<br />

Tüm bu görüşlerin hepsi avro ya da sent şeklinde rakama<br />

dökülemez çünkü makinaların bakımı ve teknik kontrolü<br />

işletmeden işletmeye değişmektedir. Ancak, iplik fabrikasında<br />

harcanan çabalar ne olursa olsun bakımı kolay<br />

makina kavramının üretim maliyetleri üzerine her zaman<br />

olumlu bir etkisi olacaktır.<br />

6.3. Sonraki işlemlerde azaltılmış işçilik maliyetleri<br />

Rotor iplikleri kalın ve orta numara aralığında, ring ipliğine<br />

kıyasla rotor iplikçiliğindeki maliyet avantajlarının<br />

yanı sıra, teknik uygulama avantajlarının üstünlükleriyle,<br />

sonraki işlemlerde de önemli maliyet tasarrufları sağlar (bkz<br />

bölüm „4.9.1. İşlem özellikleri“). İplikhane uygulamalarının<br />

sonuçlarından da görülebileceği gibi aşağıda belirtilen tasarruflar<br />

yapılabilmektedir, örneğin ring ipliğine kıyasla Nm 50/<br />

Ne 30/tex 20 rotor ipliği kullanıldığında:<br />

• Çözgü hazırlama: makina duruşları ring iplikler için olan<br />

4.8 duruş/10 7 metre değerlerinden 1.1 duruş/10 7 metre<br />

değerlerine gerilemiştir. Bir makina duruşunun maliyetinin<br />

0.5 € olduğu düşünülürse bir kg iplik için maliyette<br />

0.02 € tasarruf sağlanır.<br />

• Dokuma: Makina duruşları ring iplikleri ile gerçekleşen<br />

1 – 3 duruş/10 5 atkı değerlerinden rotor iplikleri<br />

kullanımıyla 0.5 – 1.5 duruş/10 5 atkı değerlerine düşmüştür.<br />

Bir makina duruşunun maliyetinin 1.0 € olduğu<br />

varsayılırsa, bir kg iplik için maliyette € 0.25/kg azalma<br />

sağlanır.<br />

• Örme: Rotor iplik kullanımıyla sağlanan uçuntu kaynaklı<br />

kirlenme seviyelerindeki düşüş ile bazı durumlarda<br />

makina duruş süresi azaltılabilmiştir; bu durumun maliyetler<br />

üzerine etkisinin rakamsal ifadesi için ya da rotor<br />

ipliği ile üretilmiş örme mamüllerdeki ilmeklerin dönme<br />

yaratmaması – ki bunun kumaş görünümüne büyük etkisi<br />

bulunmaktadır – üzerine gerekli bilgiler henüz mevcut<br />

değildir.<br />

Özellikle tam entegre fabrikalarda rotor ipliklerinin kullanımıyla<br />

eğirme işleminden sonraki işlemlerde sağlanan<br />

maliyet avantajları kısa sürede ve net bir şekilde üretim<br />

maliyeleri cinsinden görülebilmektedir.


KAYNAKLAR<br />

Bölüm 1<br />

„International Textile Machinery Shipment Statistics“,<br />

appears annually,<br />

International Textile Manufacturer Federation,<br />

Zurich / Schweiz<br />

„International Cotton Industry Statistics“,<br />

appears annually,<br />

International Textile Manufacturers Federation,<br />

Zurich / Schweiz<br />

„International Man-MadeFibre Production Statistics“,<br />

appears annually,<br />

International Textile Manufacturers Federation,<br />

Zurich / Schweiz<br />

„Cotton Varieties by Origins“, appears annually,<br />

Bremer Baumwollborse, Bremen/D<br />

Bölüm 2<br />

<strong>The</strong> <strong>Rieter</strong> <strong>Manual</strong> <strong>of</strong> <strong>Spinning</strong> Volume 1<br />

– Technology <strong>of</strong> Short-staple <strong>Spinning</strong>,<br />

<strong>Rieter</strong> Machine Works Ltd., Winterthur Switzerland<br />

Dr. Gunter Trommer „Rotor <strong>Spinning</strong>“ Edition 1995,<br />

Deutscher Fachbuchverlag, Frankfurt/Main<br />

Internal technical brochures about <strong>Rieter</strong> rotor<br />

spinning machines,<br />

<strong>Rieter</strong> Ingolstadt GmbH, Ingolstadt Germany<br />

Operating manuals quality control systems,<br />

Uster Technology and Barco<br />

Bölüm 3<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Dr. J. Ch. Promoli „Transportautomation in der Spinnerei –<br />

lohnt sich das? – Praxisberichte, Ausgabe 05/2000<br />

(internal publication), available as special print,<br />

<strong>Rieter</strong> Ingolstadt GmbH, Ingolstadt Germany<br />

Bölüm 4<br />

<strong>The</strong> <strong>Rieter</strong> <strong>Manual</strong> <strong>of</strong> <strong>Spinning</strong> Volume 2<br />

– Blowroom & Carding<br />

<strong>Rieter</strong> Machine Works Ltd., Winterthur Switzerland<br />

<strong>The</strong> <strong>Rieter</strong> <strong>Manual</strong> <strong>of</strong> <strong>Spinning</strong> Volume 3<br />

– <strong>Spinning</strong> Preparation,<br />

<strong>Rieter</strong> Machine Works Ltd., Winterthur Switzerland<br />

Bölüm 5<br />

Gunter Trommer: „Rotor <strong>Spinning</strong>“ Edition 1995,<br />

Deutscher Fachbuchverlag, Frankfurt/Main<br />

Bölüm 6<br />

„Europaischer Produktivitatsvergleich“, appears annually,<br />

published by the industry association <strong>of</strong> yarns in Germany,<br />

Italy, France, Austria and Spain<br />

105


106<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği


TABLOLAR VE ŞEKİLLER<br />

Şekil 1 – Rotor eğirme sisteminin geliştirilmesinden<br />

itibaren ulaşılan rotor hızları 12<br />

Şekil 2 – 2007 Dünya genelindeki toplam rotorsayısı<br />

(toplam 8 milyon üzerinden) 12<br />

Şekil 3 – Kurulu rotor adedi, otomatik makinaların oranı<br />

ve rotorlara yapılan yeni yatırımlar görülmektedir,<br />

örnek olarak 1979 – 2003 yılları Türkiye<br />

alınmıştır 12<br />

Şekil 4 – Kurulu rotor kapasitesi (dünya çapında), iplik<br />

numarasına göre (ITMF) 13<br />

Şekil 5 – İplik numarasına göre rotor ipliklerden elde e<br />

dilen mamullerin yıllık üretimi (dünya genelinde<br />

ton olarak) 13<br />

Şekil 6 – Rotor iplik makinasının yapısı 17<br />

Şekil 7 – Beslenen şeritten eğirme kutusuna ve ipliğin<br />

silindirik veya konik bobinlere sarım birimine<br />

kadar liflerin izlediği yol 18<br />

Şekil 8 – Açıcı silindir ve şerit beslemesiyle eğirme<br />

kutusunun önden görünüşü 20<br />

Şekil 9 – Eğirme kutusunun kesit görünüşü 20<br />

Şekil 10 – Açıcı silindir ve muhafazası (a), şerit girişi (b+c),<br />

lif sakalı desteği (d), çepel temizleme (e) ve<br />

ayarlanabilir bypass (f) 21<br />

Şekil 11 – BYpass açık (maksimum çepel uzaklaştırma) 23<br />

Şekil 12 – BYpass yarım açık (orta seviyede çepel<br />

uzaklaştırma) 23<br />

Şekil 13 – BYpass kapalı (minimum seviyede döküntü<br />

uzaklaştırma) 23<br />

Şekil 14 – Lif kılavuz kanalının kesit görünümü (a)<br />

ve rotor (b) 23<br />

Şekil 15 – Lif kılavuz kanalı (a) SPEEDpass ile (b) 24<br />

Şekil 16 – Rotor teğet lif besleme ve rotor yivine lif transferi 24<br />

Şekil 17 – Rotor yivinde iplik eldesi ve büküm verme 25<br />

Şekil 18 – Rotor çapının ve hızının fonksiyonu olarak<br />

merkezkaç kuvveti 26<br />

Şekil 19 – Rotor hızının fonksiyonu olarak farklı rotor çapları<br />

için α min değerleri (kaynak ITV Denkendorf) 27<br />

Şekil 20 – Hava jeti memesi ve kazıyıcılarla rotor temizleme<br />

modulü 28<br />

Şekil 21 – Direkt rotor yataklama, rotor mili (a) rulman<br />

yuvasında (b) olmak üzere 28<br />

Şekil 22 – Rotor yerleştirilmiş olarak destek disk yataklama<br />

(İkiz-disk yataklama) 29<br />

Şekil 23 – Teğet kayış (b) için baskı silindiriyle (a) destek<br />

disk yataklama (İkiz disk yataklama) 29<br />

Şekil 24 – Manyetik yataklama ile eksenel rotor yataklama 31<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 25 – Manyetik yataklamanın pozisyonlanması 31<br />

Şekil 26 – EC yataklama ile eksenel yataklama 31<br />

Şekil 27 – EC yataklamanın sıkıca kapatılmış gres kutusu 31<br />

Şekil 28 – AERO yataklama ile eksenel rotor yataklama 31<br />

Şekil 29 – AEROyataklamadaki hava akımı; 6 barlık hava<br />

basıncı 31<br />

Şekil 30 – Çıkış silindirleriyle (a) ipliğin rotordan çıkışı,<br />

çıkış düzesi (b) ve çıkış kanalı (c) 32<br />

Şekil 31 – Sarım kafası 33<br />

Şekil 32 – Sarım gerginliğinin dengeleme çubuğu (a)<br />

ve gerginlik çubuğu (b) ile dengelenmesi 34<br />

Şekil 33 – Güçlendirilmiş orta kısma sahip üç-parçalı sarım<br />

silindiri (a), güçlendirilmiş iki yan kısım(b),<br />

tekerlek ve disk diferansiyel dişlisi (c) ve bobin<br />

tahriki için sürtünme kaplamaları (d) 35<br />

Şekil 34 – Konvensiyonel strok kaydırma 36<br />

Şekil 35 – Değişken strok kaydırma için dişli 36<br />

Şekil 36 – Değişken strok kaydırma 36<br />

Tablo 1 – Desenli sarımlar 1:1 mm cinsinden bobin çapı 36<br />

Şekil 37 – Büyük parafin bloklarıyla parafinleme cihazı 37<br />

Şekil 38 – Rotor iplik makinalarında değişik tahrik<br />

mekanizmalarının enerji tüketimi 37<br />

Şekil 39 – Çekim, büküm ve sarım gerginliği için sonsuz<br />

ayarlanabilir inverter tahrikleri 38<br />

Şekil 40 – Konveyör bant aracılığıyla boş masura besleme 38<br />

Şekil 41 – Emiş uniteli döküntü taşıma bandı 39<br />

Şekil 42 – Negatif basınç için tahrik mekanizması 39<br />

Şekil 43 – Dokunmatik ekran paneli şeklinde makina<br />

operatör paneli 40<br />

Şekil 44 – Robot kumanda paneli 41<br />

Şekil 45 – Uster Quantum Clearer iplik temizleyicisi 42<br />

Şekil 46 – Barco Pr<strong>of</strong>ile iplik temizleyicisi 42<br />

Tablo 2 – Ölçüm prensiplerinin hassasiyeti 43<br />

Tablo 3 – Ölçüm prensibinin özellikleri 43<br />

Şekil 47 – Üretim izleminin sistem diyagramı: Çevre birimleri<br />

ve üretim makinaları bağlı ana bilgisayar 44<br />

Şekil 48 – Yüksek performanslı rotor iplik makinalarında<br />

robot 46<br />

Şekil 49 – Makinanın her iki tarafında birer robotlu hareket<br />

stratejisi; ayrıca her robot diğer tarafta da<br />

çalışabilir 47<br />

Şekil 50 – 3 robotla hareket stratejisi. Makinanın her iki<br />

tarafında bir robot, 3. robot dönüşümlü olarak<br />

her iki tarafta çalışır 47<br />

Şekil 51 – 2 ve 4 robotla makina verimliliği 47<br />

Şekil 52 – Makinanın he iki tarafında ikişer robotla hareket<br />

stratejisi 47<br />

107


108<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

Şekil 53 – 4 robot için bakım istasyonuna sahip rotor iplik<br />

makinası 47<br />

Şekil 54 – Ekleme kalitesi (Ne 30, Büküm faktörü αe = 4.6,<br />

%100 Pamuk) 48<br />

Şekil 55 – İplik kopuşlarından veya kalite duruşlarından<br />

sonra otomatik ekleme 50<br />

Şekil 56 – Bobin değişiminden sonra otomatik ekleme 50<br />

Şekil 57 – Ekleme hızının eğilme gerilimine ve dolayısıyla<br />

ekleme mukavemetine etkisi 51<br />

Şekil 58 – Yüksek, sabit rotor hızında otomatik ekleme 52<br />

Şekil 59 – Rotorun ivmelenmesi esnasında otomatik<br />

ekleme 52<br />

Şekil 60 – İplik değerlerine kıyasla ekleme bölgesi uzaması<br />

ve mukavemeti 53<br />

Şekil 61 – AMIspin yarı otomatik ekleme sistemi 53<br />

Şekil 62 – Rotor iplik makinasinin sonunda bulunan masura<br />

yönlendirme sistemiyle (b) birlikte boş masura<br />

magazini (a) 55<br />

Şekil 63 – Rotor iplik işletmelerindeki kova formatları.<br />

Ekonomik transpot otomasyonu için dikdörtgen<br />

kovalar þleş. 57<br />

Şekil 64 – Cer makinasi ve rotor iplik makinasi arasındaki<br />

otomatik kova nakli tasarımı 57<br />

Şekil 65 – Otomatik bobin değiştirme ve paletleme<br />

birimlerine bobinlerin transferi 58<br />

Şekil 66 – Rotor iplik makinasında koruyucu ızgaralı<br />

otomatik paletleme ünitesi 59<br />

Şekil 67 – Rotor ipliklerin üretiminde kullanılan elyafın<br />

kullanım oranları 61<br />

Tablo 4 – Rotor eğirme işlemi için düşünülen pamuk<br />

kalitelerinin özellikleri 62<br />

Tablo 5 a) – Rotor iplikçiliğinde kullanılan sentetik lifler 62<br />

Tablo 5 b) – Rotor makinalarında işlemek için bilinmesi<br />

gereken lif özellikleri 62<br />

Tablo 6 – Kullanılan diğer hammaddeler 63<br />

Tablo 7 – Rotor ve ring iplikçilik için lif özelliklerinde<br />

öncelikler 63<br />

Tablo 8 – Pamuk ve sentetik lif iplikleri için lif inceliği<br />

cinsinden eğirme limiti 64<br />

Şekil 68 – Lif inceliği (B) ve iplik mukavemeti (A)<br />

arasındaki ilişki 65<br />

Şekil 69 – İnç olarak kesikli lif uzunluğu (B) – ile iplik<br />

mukavemeti (A) arasındaki ilişki 65<br />

Tablo 9 – Pamuk iplikleri için lif uzunluğunun bir fonksiyonu<br />

olarak iplik numaraları 66<br />

Tablo 10 – Sentetik ipliklerin lif uzunluğunun bir fonksiyonu<br />

olarak numaralandırılması 66<br />

Şekil 70 – Lif mukavemeti (B) ve iplik mukavemeti (A)<br />

arasındaki ilişki (cN/tex) 67<br />

Tablo 11 – Doğal ve sentetik liflerin kopma mukavemeti<br />

(cN/tex) 67<br />

Şekil 71 – İplik gereksinimlerine dayalı şerit hazırlama<br />

düzeneğine sahip rotor iplikçilik sistemi 70<br />

Tablo 12 – 1m – 3m- 5mlik şerit uzunlukları için şerit<br />

düzgünsüzlüğü CV% için açık devre regüle<br />

prensibi 70<br />

Şekil 72 – Rotor iplik makinası için eğirme elemanları, açma<br />

silindirleri (arka sol), rotorlar (arka sağ), düze<br />

(ön), kanal plakaları (merkez) 71<br />

Şekil 73 – Açıcı silindir tellerinin diş şekilleri ve uygulama<br />

aralıkları 73<br />

Şekil 74 – Önemli rotor parametreleri 73<br />

Şekil 75 – Rotorun yapısı ve kısımları 73<br />

Şekil 76 – Hız aralığı ve rotor çapı cinsinden maksimum rotor<br />

hızı (pratikte en yüksek rotor hızları, maksimum<br />

değerin yaklaşık %5-8 altındaki değerlerdir) 74<br />

Şekil 77 – Mevcut rotor/yiv şekillerinin konfigürasyonu ve<br />

özellikleri 75<br />

Şekil 78 – Seramik düze kafalı ve metal düze taşıyıcılı<br />

düzeler 76<br />

Şekil 79 – Pürüzsüz (düz) seramik düze 77<br />

Şekil 80 – Spiral düze 77<br />

Şekil 81 – 3, 4 ve 8 çentikli seramik düzeler 77<br />

Şekil 82 – Ilave çentik açılmış seramik düze 77<br />

Şekil 83 – Küçük çaplı ve 3 çentikli seramik düze 77<br />

Şekil 84 – Normal (solda) ve küçük (sağda) çaplı seramik<br />

düze 77<br />

Şekil 85 – Eddy bağlantı düze boğazı (sağ) 77<br />

Şekil 86 – İplik çıkış kanalı (a) değiştirilebilir büküm<br />

durdurma elemanı (b) 78<br />

Şekil 87 – Rotor denim ipliği ile dokunmuş kumaş 79<br />

Şekil 88 – Ring ve rotor ipliklerde efektler 79<br />

Şekil 89 – 400 kata kadar olan çekimlerle maksimum<br />

esneklik 80<br />

Şekil 90 – Farklı kalınlıklardaki iki iplikte liflerin eğim<br />

açıları 80<br />

Şekil 91 – Rotor dokuma iplikleri için genel olarak kullanılan<br />

büküm katsayıları 81<br />

Şekil 92 – Rotor örme iplikleri için genel olarak kullanılan<br />

büküm katsayıları 81<br />

Tablo 13 – %100 pamuk dokuma iplikleri için eğirme verileri 83<br />

Tablo 14 – %100 pamuk örme iplikleri için eğirme verileri 83<br />

Tablo 15 – %50/%50 pamuk/PES karışım iplikleri için<br />

eğirme verileri 83<br />

Tablo 16 – %100 viskoz 1.3dtex örme iplikleri için eğirme<br />

verileri 83<br />

Tablo 17 – Değişik hammadeleri eğirmek için g/kg olarak havadaki<br />

net nem içeriği 84<br />

Tablo 18 – Ring ipliğine göre rotor ipliğin özellikleri 85<br />

Table 19 – Nihai kumaşta ring ipliklerine göre rotor<br />

ipliklerinin özellikleri 87


Şekil 93 – Geri dublaj ile rotor yivindeki lif halkasının oluşması<br />

ve buna göre iplik alım noktasının pozisyonları 91<br />

Şekil 94 – Rotor yivinde büküm verilmesi 90<br />

Şekil 95 – Ipliğe bükümün verilmesi 92<br />

Şekil 96 – İpliğe büküm verilmesi: Z yönünde gerçek<br />

büküm 93<br />

Şekil 97 – İpliğe büküm verilmesi: S ve Z yönlerinde yalancı<br />

büküm etkisi sebebiyle ilave büküm 93<br />

Tablo 20 – Ring ipliğe göre rotor ipliğinin özellikleri 95<br />

Şekil 98 – Maliyet yapısı: yüksek işçilik ücretleri olan<br />

ülkelerde ring ipliğe karşı rotor ipliği (Ne 8 solda<br />

ve Ne 34 sağda) 100<br />

Şekil 99 – Maliyet yapısı: düşük işçilik ücretleri olan<br />

ülkelerde ring ipliğe karşı rotor ipliği (Ne 8 solda<br />

ve Ne 34 sağda) 100<br />

Şekil 100 – Yüksek ve düşük ücretli ülkelerde değişik iplik<br />

numaraları için karşılaştırmalı olarak bir kg iplik<br />

için üretim maliyetleri 101<br />

Şekil 101 – Rotor hızının ve çapının fonksiyonu olarak<br />

enerji tüketimi 102<br />

Şekil 102 – Rotor eğirme makinasi ve geniş kova yılı<br />

(18½˝ karşı 16˝) başına maliyet avantajları 103<br />

Şekil 103 – Rotor iplik makinası başına yıllık maliyet tasarrufu<br />

(büyük bobinli (5kg karşı 4kg) ve düşük masura<br />

yatırımlı) 103<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

109


110<br />

<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği


<strong>Rieter</strong> İplikçilik El kitabı . Cilt 5 . Rotor İplikçiliği<br />

111


<strong>Rieter</strong> İplikçilik El Kitabı<br />

Cilt 5 - Rotor İplikçilik<br />

Rotor eğirme prosesi, alternatif eğirme sistemleri alanında yapılan araştırmaların bir sonucu olarak<br />

geliştirilmiştir. Devam eden çalışmalar sayesinde, eğirme elemanları ve koşullarında optik olarak<br />

ring ipliği ile rotor ipliğini birbirinden ayırmayı neredeyse imkansızlaştıran büyük ilerlemeler<br />

sağlanmıştır. Bu cilt, rotor iplikcilik prosesi ve özellikleri hakkında detaylı bilgiler icermektedir.<br />

<strong>Rieter</strong> Machine Works Ltd.<br />

Klosterstrasse 20<br />

CH-8406 Winterthur<br />

T +41 52 208 7171<br />

F +41 52 208 8320<br />

sales.sys@rieter.com<br />

parts.sys@rieter.com<br />

www.rieter.com<br />

<strong>Rieter</strong> India Private Ltd.<br />

Gat No 134/1, Off Pune Nagar Road<br />

Koregaon Bhima<br />

Taluka Shirur, District Pune<br />

IN-Maharashtra 412207<br />

T +91 2137 253 071<br />

F +91 2137 253 075<br />

<strong>Rieter</strong> Textile Systems<br />

(Shanghai) Ltd.<br />

12/F, New Town Centre<br />

No. 83 Loushanguan Road<br />

CN-Shanghai 200336<br />

T +86 21 6236 8013<br />

F +86 21 6236 8012<br />

Bu broşürde verilen bilgiler, çizimler ve bunlarla ilgili<br />

tüm veriler basım tarihinden itibaren geçerlidir. <strong>Rieter</strong><br />

daha önceden bilgi vermeksizin değişiklik yapma hakkına<br />

sahiptir. <strong>Rieter</strong> sistemleri ve <strong>Rieter</strong> yenilikleri birçok<br />

sanayi ülkesinde patentlerle korunmaktadır.<br />

<strong>1925</strong>-v1 tr 1203 Printed in CZ<br />

ISBN 3-9523173-5-7<br />

ISBN 978-3-9523173-5-8<br />

9 783952 317358

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!