12.07.2015 Views

1 - Gislab

1 - Gislab

1 - Gislab

SHOW MORE
SHOW LESS
  • No tags were found...

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

Türkiye Kadastrosu / Tarihsel Gelişim658 sayılı Kadastro Kanunu yaklaşık 10 yıl yürürlükte kaldıktan sonra, hem bukanunun uygulanmasında karşılaşılan hukuki ve teknik sorunların giderilebilmesi,hem de 1930 yılında yürürlüğe giren Tapu Sicil Tüzüğüyle uyumlu bir kadastrokanununun oluşturulması amacıyla, 15.12.1934 tarihinde, 2613 sayılı “Kadastro veTapu Tahriri Kanunu” yürürlüğe koyulmuştur. Yaklaşık 53 yıl yürürlükte kalan bukanunda kadastronun amacı; “taşınmaz malların hukuki ve geometrik durumlarınıtesbit etmek ve göstermek” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, bu düzenlemeyletaşınmaz vergilendirmesiyle ilgili ödevler Türkiye kadastrosundan alınmış vekadastro sadece taşınmaz malların mülkiyetlerini belirleme, sınırlandırma veyazım işlerini yürüten bir yapıya dönüştürülmüştür. Kanunda değerlemeyle ilgiliherhangi bir hükmün bulunmamasıyla ilgili olarak ise yasa gerekçesinde özetle;Avrupa’daki kadastro sistemlerinin “tahdit ve tahrir-i emlak”, “taşınmaz mal değertakdiri” ve “nirengi ve poligonların tesisi ile bunlara dayalıarazi ölçümü” olmaküzere üç temel kısımdan oluştuğu, ancak, ülkemizde taşınmazlarındeğerlendirilmesi çalışmalarının ilgili kanunlar gereğince Maliye Bakanlığı GelirlerGenel Müdürlüğü’nce yürütüldüğü, bundan dolayı kadastro ekiplerinin yenidendeğer tespiti ile uğraşmalarının emek ve ekonomi kaybına neden olacağı, buyüzden kadastro ekiplerine bu konuda herhangi bir görev verilmediği ifadeedilmiştir.


Türkiye Kadastrosu / Tarihsel GelişimTapu ve kadastro alanındaki teşkilat yapısını detaylı olarak ilk defa belirleyen yasaldüzenleme ise 29.05.1936 tarih ve 2997 sayılı “Tapu ve Kadastro UmumMüdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun” dur. Buna göre teşkilat MaliyeBakanlığına bağlı müstakil bütçeli bir genel müdürlük olarak kurulmuş, 1939yılında da Adalet Bakanlığı’na bağlanmıştır.2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu, köy-kent ayrımı yapmadan bütünülke topraklarındaki uygulamaları kapsayacak şekilde hazırlanmıştır. Kırsalalandaki kadastro çalışmalarının daha hızlı yürümesini sağlamak amacıyla,15.03.1950 tarihinde 5602 sayılı Tapulama Kanunu yürürlüğe koyulmuştur. 1951yılında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Başbakanlığa bağlanmıştır). 1964yılında 509 sayılı Tapulama Kanunu, bu kanunun Anayasa Mahkemesince şekilyönünden iptal edilmesi üzerine de 1966 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunuyürürlüğe koyulmuştur.Tapu ve kadastro teşkilatı, 26 Eylül 1984 tarihinde çıkarılan 3045 sayılı “Tapu veKadastro Genel Müdürlüğü Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun HükmündeKararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun” ile bugünkü statüsünekavuşmuştur. Bundan sonra 22 Kasım 2002 tarihinde de Bayındırlık ve İskanBakanlığı’na bağlanmıştır. 2010 yılında ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı altındayer alan bir genel müdürlük haline gelmiştir.


Türkiye Kadastrosu / Hukuki Yapı


Türkiye Kadastrosu / Hukuki YapıSadece kanunlar bazında değerlendirme yapıldığında, kadastro ile ilgili 8,tapu ile ilgili 34 yasanın var olduğu görülmektedir. Bunların dışında 3 tüzük ve1000 civarında da genelge bulunmaktadır.Her ne kadar tapu ve kadastro alanındaki faaliyetler bu kadar kapsamlı birmevzuat çerçevesinde düzenlenmişse de, bu alandaki temel yasaların 2644sayılı Tapu Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu olduğu söylenebilir. Bubağlamda ülkemizde tapu ve kadastro alanında Cumhuriyet dönemindeçıkarılmış temel mevzuat, yürürlükte olup olmama durumlarına göre Şekil1.20’de görülmektedir.


Türkiye Kadastrosu /Hukuki Yapı


Türkiye Kadastrosu /Hukuki Yapı


Türkiye Kadastrosu / Kurumsal YapıÜlkemizde kadastro çalışmaları, temeli 1847 yılına dayanan ve bugünküyapısı 1936 yılında 2997 sayılı kanunla belirlenmiş olan “Tapu ve KadastroGenel Müdürlüğü” (TKGM) tarafından yürütülmektedir. 160 yıllık köklü birgeçmişe sahip olan Genel Müdürlük, günün ihtiyaçları çerçevesinde26.09.1984 tarih 3045 sayılı “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuruluşuve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek KabulüHakkında Kanun” ile yeniden yapılandırılmıştır. Çevre ve ŞehircilikBakanlığına bağlı olarak faaliyet yürüten TKGM’nin taşra teşkilatı; 22 bölgemüdürlüğü, 325 kadastro müdürlüğü, 133 kadastro şefliği ve 969 tapu sicilmüdürlüğünden oluşmaktadır. 2010 yılında 6083 sayılı Tapu ve KadastroMüdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile teşkilatlandırmayapısında revizyona gidilmektedir.TKGM dışında, kadastro çalışmaları yürüten iki kurum daha bulunmaktadır.Bunlar;6831 sayılı Orman Kanunu’na göre orman niteliğindeki alanlarınkadastro çalışmalarını yapan Orman Genel Müdürlüğü ile 4342 sayılı MeraKanunu hükümlerine göre bünyesinde oluşturulan komisyonlarca meraniteliğindeki alanların kadastro çalışmalarını yürüten Gıda,Tarım veHayvancılık Bakanlığı’dır.


Türkiye Kadastrosu / Kurumsal YapıOrman kadastrosuçalışmaları, 1937yılından itibarendüzenli olarakOrman GenelMüdürlüğübünyesindeyürütülmüştür.Ancak, 22.02.2005tarih ve 5304 sayılı“KadastroKanunundaDeğişiklik YapılmasıHakkında Kanun”ile bu bağlamdaönemli bir değişiklikyapılmıştır.


Türkiye Kadastrosu / Kurumsal YapıÇevre ve Şehircilik BakanlığıÇevre ve ŞehircilikBakanlığıOrman ve SuBakanlığıGıda, Tarım veHayvancılık Bakanlığı


Türkiye Kadastrosu / Kurumsal YapıBuna göre; 6831 sayılı Orman Kanununa göre kadastro çalışmalarına başlanmışalanlarda çalışmalar orman kadastro komisyonları tarafından sonuçlandırılacak,çalışma alanında orman bulunan ve 6831 sayılı yasaya göre, orman kadastrosunabaşlanılmamış olan yerlerde ise, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde vebitişiğindeki her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini vetespiti kadastro ekibi tarafından yapılacaktır. Orman Genel Müdürlüğü taşrateşkilatınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi veya ormanmühendisi ile tarım müdürlüklerince görevlendirilecek bir ziraat yüksek mühendisiveya ziraat mühendisi de bu komisyonlarda yer alacaktır. Böylece kadastroçalışmalarına 6831 sayılı yasaya göre başlanan alanlardaki çalışmalartamamlandığında, orman kadastrosu ve ormanla müşterek sınırların tespitiçalışmalarının tamamı artık kadastro ekipleri tarafından yürütülecektir.Mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisi ise 4342 sayılı Mera Kanunu’nagöre Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Bukapsamdaki çalışmalar için oluşturulan komisyonda kadastro müdürlüğünden birteknik eleman da yer almaktadır. Ayrıca ihtiyaç duyulan il merkezi ve ilçelerdekomisyona bağlı olarak çalışacak ve tespit, ölçme, harita yapımı ve yer göstermeçalışmalarını gerçekleştirmek üzere “Teknik Ekipler” de oluşturulabilmekte ve yinebu ekiplerde de Kadastro Müdürlüğünden bir teknik eleman bulunmaktadır.


Türkiye Kadastrosu / Teknik YapıKadastro Çalışmalarının Mevcut DurumuÜlkemizde kadastro yapılması planlanan alan; 1962 tarihli Birinci Beş YıllıkKalkınma Planı’nda 560.000 km2, 1972 yılında onaylanan Üçüncü Beş YıllıkKalkınma Planı’nda 430.000 km2, 2000 tarihli Sekizinci Beş Yıllık KalkınmaPlanı’nda ise 480.000 km2 olarak ifade edilmiştir (DPT, 2000; HKMO, 2003). FarklıPlanlarda farklı rakamlar verilmesinin başlıca nedenleri arasında; zaman içindekırsal alanların kentsel alanlara dönüşmesi, orman vasfını yitirmiş alanların ormandışına çıkarılması, ekonomik yarar sağlaması olası bulunan kadastro haricialanların kadastro kapsamına alınması, yeni il ve ilçelerin kurulması ve yeniyerleşim ve kamusal alan gereksinimleri sayılabilir. Bu bağlamda; ülkemizyüzölçümünün 780.000 km2 olduğu düşünüldüğünde, Sekizinci Beş YıllıkKalkınma Planı hedeflerine göre ülkemizde kadastro hizmeti götürülmesi gerekenalan, topraklarımızın yaklaşık % 62’sine karşılık gelmektedir. 1925’liyıllardangünümüze kadar devam eden kadastro çalışmalarında, bu alanların % 88,4’ündekadastro çalışmaları tamamlanmış, % 8,4’ünde ise halen çalışmalara devamedilmektedir. Geri kalan alanların % 1,7’sinde henüz çalışmalara başlanmamış, %1,5’i ise sorunlu alanlar olarak kabul edilmektedir. Bu oranlar kentsel ve kırsalalanlar için farklılık göstermektedir. Kadastronun tamamlanması kentsel alanlarbazında değerlendirildiğinde % 96,3 rakamı ortaya çıkarken, kırsal alanlarda buoran % 84,3’tür.


Türkiye Kadastrosu / Teknik YapıKadastro Çalışmalarının Mevcut Durumu


Türkiye Kadastrosu / Teknik YapıKadastro Çalışmalarının Mevcut DurumuTapu Kadastro GM’nün 2013 yılı hedefleri arasında TAKBİS projesini bitirmekyer almaktadır.2005 yılından bu yanan 11325 birimde kadastro bitirilmiştir. 2005 yılındabaşlayan kadastronun bitirilmesi için hızlandırma çalışmaları 2006-2009 yıllarıarasında diğer yıllara göre daha büyük bir ivme kazanmıştır.413 birimde halen devam etmekte olan kadastro çalışmaları bulunmaktadır. 261birim kadastrosu kalan ve 355 birim de sorunlu birimler olarak yer almaktadır.


Türkiye Kadastrosu / Teknik YapıKadastro İle İlgili Temel ProjelerTapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS): TKGM hizmetlerinin daha sağlıklı,süratli, güvenilir ve etkin bir biçimde planlanması, yönetilmesi ve faaliyetegeçirilmesi, mülkiyet verilerinin diğer kurum ve kuruluşlara daha etkin bir şekildesunulması ve bu çerçevede tapu ve kadastro sisteminin ‘Çok Amaçlı Arazi BilgiSistemine’ dönüştürülmesinin amaçlandığı, bilgi teknolojileri temeline dayalı bir “edevlet”projesidir.TAKBİS’le, kadastro çalışmalarında oluşturulan paftaların ve tapu kütüklerindekimülkiyet kayıtlarının bilgisayar ortamında bütünleştirilmesinin sağlanması, mevcuttapu sicil ve kadastro bilgi, belge ve haritalarının sayısallaştırılması ve Türkiyegenelinde tümKadastro ve Tapu Sicil Müdürlüklerinin tam otomasyona geçirilmesiplanlanmaktadır. TAKBİS, “Merkezi Nüfus İdaresi Bilgi Sistemi” (MERNİS)projesiyle birlikte, e-devlete geçiş sürecindeki en temel iki projeden biri olarakkabul edilmektedir. Nitekim bu proje, ülkemizin Avrupa Birliğine katılımsürecindeki Ulusal Programında da, “orta vadede gerçekleştirecek projeler”arasında yer almaktadır.2013 yılında TAKBİS projesinin tamamlanması hedeflenmektedir.


Türkiye Kadastrosu / Teknik YapıKadastro İle İlgili Temel ProjelerBu projenin temeli, 1980’li yıllarda, harita ve kadastro hizmetlerini tanımlayan vebuna uygun bir Harita-Kadastro Bilgi Sisteminin içerik ve modelini tasarlayanHarita Kadastro Reform Projesi (HAKAR) ile atılmıştır (Köktürk, 2003; Demir veÇoruhlu, 2007). Daha sonra 1990 yılında, TKGM tarafından ilk TAKBİS projesihazırlanmış ve projeye tapu sicilinin otomasyonu ile başlanması öngörülmüştür.Ancak, bu tarihlerde yürütülen çalışmalardan istenen sonuçlar alınamamıştır.2000’li yılların başında TAKBİS’in yeniden geliştirilmesi gündeme gelmiş ve 26Aralık 2000 tarihinde çalışmalara başlanmıştır. Öncelikle analiz çalışmalarıyapılmış, daha sonra da 01.05.2001 tarihinde tasarım safhasına geçilmiştir.Tasarım çalışmaları 3 ayda tamamlanarak, yazılım geliştirme çalışmalarınabaşlanmıştır. Yazılım geliştirme dönemi ise 9 ay sürmüştür. Daha sonraTAKBİS’in pilot çalışmaları Çankaya ve Gölbaşı ilçelerinde uygulanarak Şubat2005’te tamamlanmıştır. TAKBİS sisteminin geliştirilmesi ve tüm il ve büyük ilçemerkezlerini kapsayan 225 tapu sicil müdürlüğü ile 7 kadastro müdürlüğündeyaygınlaştırılması işlerinikapsayan TAKBİS-II projesi Maliye Bakanlığı tarafından22.07.2005 tarihinde vize edilmiş ve proje fiilen başlatılmıştır.


Türkiye Kadastrosu /Kadastro ve Harita Üretim Hizmetlerinde Yaşanan ProblemlerKadastro ile ilgili yaşanan sorunların başında, mevcut kadastral altlıklarıngünümüz ihtiyaçlarına cevap verememesi gelmektedir. Ülkemizdeki mevcutkadastral altlıkların yaklaşık yarısı sayısal ortama aktarılabilecek nitelikten uzakolup, ilgili alanlarda yenileme çalışmalarına ihtiyaç vardır. Keza, mevcut kadastralharitaların problemli yapısıyla sayısallaştırılması, bu altlıkların hukuki geçerliliğiiçin yeterli olmayacaktır. Kadastral altlıklardaki sorunlar, ülkemizdeki konumsalbilgi sistemleri çalışmalarının temel bileşenlerinden olan TAKBİS projesinin hayatageçirilebilmesinin önünde de bir engel olarak durmaktadır. TAKBİS’in tapubileşeninin oluşturulması bağlamında önemli bir engel bulunmazken, kadastralharitalardaki sorunlar düşünüldüğünde, aynı ifadelerin kadastro için söylenmesimümkün görünmemektedir. Bu sebeple, ülkemizde TAKBİS’in tam anlamıylahayata geçirilebilmesi uzun zaman alabilecektir


Türkiye Kadastrosu /Kadastro ve Harita Üretim Hizmetlerinde Yaşanan ProblemlerBaşlangıçtan 01.01.2001 tarihine kadar çok değişik yöntemlerle, farklı doğruluktave standartta kadastro çalışmaları sürdürülmüştür. Öte yandan, kadastroçalışmaları ülke nirengi ağına bağlı ve bir bütün olarak yapılmaması yanındayapılanların %14’ünün grafik yöntemle üretilmiş olması, mevcut kadastronun %60oranında yenilmesini gerektirmektedir. Var olan durumda; eski kadastroçalışmalarının dayanağı olan nirengi, poligon gibi yer kontrol noktalarıkorunamamıştır. Yitirilmiş olanların çoğunun yerlerine konulmaları da olanaklıdeğildir. Eski paftaların çoğunun değişmediği anlaşılan sınırlara göre de uygulamakabiliyeti yoktur. Kadastro sonrasında, planlar üzerindeki değişikliklergereği gibi izlenememiş ve güncelleştirilememiştir. Bu yüzden pafta ile araziçoğunlukla birbirine uymamaktadır. Kullanılan pafta altlıkları ya eskimiştir ya dakalitesizdir. Kullanılmasının sürdürülmesi, yanılma sınırları dışında kalan hatalaraneden olmaktadır. Eski kadastrolarda ölçü ve çizimde yanılma sınırı dışında kalanhatalar vardır. Plan ölçekleri gereksinmelere yanıt vermemektedir. Eski paftalarınbüyütülmeleri durumunda yanılma sınırı dışında kalan hatalar ortaya çıkmaktadır.Bazı paftalar foto-plan olduğu için yetersizdir. Grafik sistemde yapılan paftalargünümüz gereksinmeleri karşısında yetersiz kalmaktadır. Bu sorunlarıngiderilmesinde çözüm olarak yürürlüğe konulan 2859 sayılı Tapulama ve KadastroPaftalarını Yenileme Kanunu, çerçevesinin çok dar olması nedeniyle, çok kısıtlıoranlarda uygulanmış ve beklentilere yanıt verememiştir


Türkiye Kadastrosu /Kadastro ve Harita Üretim Hizmetlerinde Yaşanan ProblemlerKadastro sistemine alınacak tüm verilerde ve üretilecek bilgilerde standartbirliğinin sağlanması gerekmektedir. Bunun için de ISO TC 211 standardı başaolmak üzere uluslar arası mekânsal veri standartlarının kurumun yasal altlıklarındatanımlanması gerekir. Varolan bilgilerin sistem standartlarına dönüştürülmesi;dönüşümü yapılamayacak olanların eksikliklerinin tamamlanması, güncellenmelerive gerekiyorsa yenilenmeleri; yeni bilgilerin, tanımlanan yeni sistemstandartlarında toplanması; sistemin, güncel tutma faaliyetlerini yerine getirecekbiçimde işletilmesi, ancak yaşatılan bir jeodezik ağtemelinde sağlanabilir.3402 sayılı yasanın 41. maddesi ile 2859 sayılı Yenileme Kanunu, daha öncekadastrosu yapılan yerlerdeki haritaların teknik nedenlerle yetersiz kalması,eksikliğinin görülmesi veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekildegöstermediğinin belirlenmesi durumunda, hataların giderilerek haritaların sağlıklıduruma getirilmesinde yetersiz kalmaktadırlar. Bu nedenle 2402 sayılı KadastroKanunun 22. maddesinde yer alan, istisnai (ayrık) durumlar dışındaki “ikinci kezkadastro yapılamaz” hükmünün değiştirilmesi de içinde olmak üzere “yenileme”konusundaki yasal düzenleme seçeneklerini tartışmak gerekmektedir. Yenilemeyasası sadece teknik çalışmaların yapılmasına imkân verdiğinden taksim, ifraz,irtifak hakkı ve kat mülkiyeti tesisi gibi mülkiyet ve mülkiyete ilişkin hakların dikkatealınması mümkün değildir..


Türkiye Kadastrosu /Kadastro ve Harita Üretim Hizmetlerinde Yaşanan ProblemlerBelediye hizmetleri arasında bulunan teknik altyapı tesislerine ilişkin faaliyetlerin,“teknik altyapı kadastrosu” kapsamında tanımlanmasına karşın, TKGM’nün bukonuya yakın bir duruş sergilemediği görülmektedir. Yerel hizmetleringörülmesinde tapu sicili ve kadastro bilgilerinin temel altlık olarak kullanılması vekurumlar arası güncel veri transferinin bir formata bağlanmamış olması birçokaksaklığın kaynağı durumundadır. Harita faaliyetlerinde bugüne kadar önemligelişmeler sağlanmış ise de genelde bu hizmetler hukuki, kurumsal ve teknikanlamda bir dağınıklık içindedir. Çeşitli amaç ve ihtiyaçlar doğrultusunda ve farklıstandartlarda ayrı ayrı kurumlar tarafından birbirinden bağımsız çalışmalaryapılmaktadır. Harita sektöründe ortaya çıkan karmaşanın temel nedeni bugünekadar amacı, içeriği ve standartları tam olarak belirlenmiş bir bilgi sisteminin ortayakonmamış olmasından ve ülkede harita ve kadastro hizmetlerinden sorumlukuruluşlar arasındaki koordinasyon eksikliğinden kaynaklandığı görülmektedir.Diğer taraftan sektörde faaliyet gösteren çeşitli kurum ve kuruluşların kendikuruluş kanunlarına istinaden, ihtiyaç duydukları harita ve harita bilgileri üretimiyapmakta kendilerini yetkili görmeleri de bu karmaşanın diğer bir nedeni olarakgözlenmektedir.

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!