Yunus Emre Divanı
Yunus Emre Divanı
Yunus Emre Divanı
- Etiket bulunamadı…
PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> Divan›Burhan Toprak
SunuflNerdeyse 700 y›ld›r Türk milleti taraf›ndan dilden dileaktar›lm›fl, türkü ve ilahilere söz olmufl, yer yer atasözü misalidilden dile dolaflm›fl m›sralar›yla Türk kültür vemedeniyetinin teflekkülüne büyük katk›lar sa¤lam›fl bir gönüladam›n›n, ‘<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>’mizin Divan› önünde durmakgerçekten de heyecanlar›n en büyü¤ü.Burhan Toprak’›n bu eseri,ilk defa 1933’te Ahmet Halit Kütüphanesi taraf›ndanBurhan Ümit imzas›yla iki cilt halinde bas›lm›flt›r.Risale-i Nushiyye ileNiyazi-i M›srî’nin ve Bursal› ‹smail Hakk›’n›n incelemeleriniiçine alan üçüncü cilt 1934’teBurhan Toprak ad›ylaAkflam Matbaas›,ve 1960’ta ‹nkilâp Kitabevi taraf›ndanbas›lm›flt›r.Odunpazar› Belediyesi olarak, kültür ve sanat adamlar›n›nyan› s›ra fliire, edebiyata ve bir medeniyet tasavvuru olan tümhemflerilerimizin be¤enisine sundu¤umuz bu k›ymetli ‘<strong>Yunus</strong><strong>Emre</strong> Divan›’ ile, hem y›llar öncesine karfl› omuzlar›m›zdahissetti¤imiz büyük sorumlulu¤u hafifletmifl, hem de y›llarsonras›na bugünkü duyarl›l›¤› iflaret eden nadide bir eserb›rakm›fl oluyoruz.Hangi y›lda do¤du¤u kesin olarak bilinmemekle beraber,Eskiflehir'e ba¤l› Sar›köy'ün, <strong>Yunus</strong>'un memleketi oldu¤usan›s›ndan, <strong>Yunus</strong>’un bir "Sakarya çocu¤u" inanc›ndan yolaç›karak, fliirlerinde ahlak, din, aflk, kardefllik gibi konular›iflleyip günümüzün modern dünyas›nda ihtiyac›m›z olan‘hikmet’lere iflaret eden <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>’nin, bütün insanl›¤ahitap eden m›sralar›ndaki derin manalar› kavrayabilmeçabam›z› bu eserle taçland›r›yoruz.
<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>’nin sadece ülkemiz s›n›rlar› içinde de¤il, bütünbir "Türk ve Türkçe Co¤rafyas›"nda da tan›n›p sevildi¤i vetamam› hikmetli fliirlerinin çok genifl kitleler taraf›ndanokundu¤u bir gerçektir.Türkiye'nin pek çok yerinde <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin mezar›n›n bulundu¤uiddias›yla oluflturulan türbeler de Türk halk›n›n <strong>Yunus</strong>’averdi¤i de¤erin bir iflaretidir. Anadolu'da kargaflan›n egemenoldu¤u bir dönemde birlik düflüncesini iflleyen, söyledikleriniherkesin en kolay anlayabilece¤i halk›n kulland›¤› sözcükler,deyimler, kavramlarla zenginlefltiren ve ar› duru bir Türkçe ilehalk›na seslenen <strong>Yunus</strong>’un benimsenmesinde bu öz ve biçimözelliklerinin de önemi inkar edilemez.Hemen hepimizin bildi¤i hikayeye göre: <strong>Yunus</strong> y›llar y›l›tekkeye a¤›zs›z-dilsiz hizmet eder. Günlerden bir günTaptuk'un sofras›nda bir güzel muhabbet olur. Taptuk sevinçlive de coflkuludur. O gün <strong>Yunus</strong>-› Guyende ad›nda bir ozana;bize bir fleyler söyle der. O ozan›n dili tutulur o gün, hiç birfley bulup söyleyemez. Bunun üzerine Taptuk oduncu <strong>Yunus</strong>'adönüp; Haydi sen söyle der. Ve <strong>Yunus</strong> birden bafllar içindebirikenleri söylemeye, esip savurmaya, incileri dökmeye...Burhan Toprak Bey’in deyimiyle ''<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin bu alt›ndestan› bize kendisi kadar, Anadolu halk›n›n da yüre¤ini veözlemini anlat›r."Çok bildi¤imiz bir baflka söylence de <strong>Yunus</strong>’un fliirlerinibe¤enmeyip yok eden Molla Kas›m’la ilgilidir:<strong>Yunus</strong>'un yaflad›¤› y›llarda Molla Kas›m diye biri yaflar. MollaKas›m'a <strong>Yunus</strong>'un fliirlerini yaz›l› olarak getirirler. MollaKas›m okudu¤u her fliiri yakmaya bafllar. Binlercesiniyakt›ktan sonra kalanlar› da suya atar. Derken;<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> bu sözü e¤ri bü¤rü söylemeSeni sigaya çeken bir Molla Kas›m gelir.m›sralar›yla karfl›lafl›r. Molla Kas›m bunu görür görmezyakmad›¤› ve suya atmad›¤› fliirleri bir hazine gibi saklar.Söylenceye göre bu yüzden, fliirlerinden binlercesini göklerdemelekler, binlercesini denizlerdeki bal›klar, kalan binlercesinide insanlar söylermifl. <strong>Yunus</strong>'un Hak ve halk flairi oldu¤unuanlatmak bak›m›ndan tarihçilerden daha bilimsel, daha ileribir düflünüflle yüklüdür bu kanaat.Taptuk’un kap›s›n›n efli¤ine serilip, "Bizim <strong>Yunus</strong> mu?"sözleriyle cana gelen <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>’nin, Burhan Toprak Beytaraf›ndan haz›rlanan ‘<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> Divan›’n› gündemine alanve yay›nlanmas›n› sa¤layan Odunpazar› Belediyesi KültürMüdürlü¤ü baflta olmak üzere tüm eme¤i geçenlere teflekkürediyorum. ‘Bizim <strong>Yunus</strong>’un, "Bir bahçeye girmek gerek / Hoflteferrüc k›lmak gerek / Bir gülü yaylamak gerek / Hergiz ol gülsolmaz ola" dedi¤i gibi deyip sizleri bu büyük insanl›k afl›¤›n›niklimiyle baflbafla b›rak›yorum.Burhan Sakall›Odunpazar› Belediye Baflkan›
ABAG FOCUS Initiativealong San Pablo Avenue(yellow) and San PabloAvenue Specific Plan in ElCerrito and the adjacentparts of Richmond (red)Jurisdictions:municipalities andcounties105
Ecel ere ölem bir gün / 112‹lminde gark olal› / 113Bana Seni gerek Seni / 114Seni Haktan y›¤an› / 115Canlar feda / 116Ete¤in at edinip / 117Medet / 118Kani arma¤an›n / 119Gözüm Seni görmek için / 120Beklerim bu nazik teni / 121Hiç gönlüne gele mi / 122‹flidirim sözünü / 123Ne gülmen gülmektir / 124Kan yafl ak›t›r aktan karadan / 125Gördü¤üm Seni sanay›n / 126Bunca varl›k var iken / 127Bir gün / 128Aflk gelicek cümle eksikler biter / 129Gelmez ise / 130Bir flaraptan içmek gerek / 131Bana bu ten gerekmez / 133Bafltan aya¤a yâreyim / 134‹zinin tozuna sürsem yüzümü / 135Her kaçan anarsam Seni / 136fiöyle garip bencileyin / 137Allah Sana sundum elim / 139Gördü gözüm / 141Elhamdü-lillâh / 143Sak›ng›l / 144Söyler isem Sensin sözüm / 145Aflk›na düflen kifli / 146Korktu¤umla yâr oldum / 147Nideyim gönlümü / 148Canlar can›n› buldum / 149Ben gelmedim dâva için / 150Anlamadan eyledik / 151Her dem yeni dirliktedir / 152fiol göz ki Seni gördü / 154Cenneten dahi ileri / 155Âfl›k can› ölmeye / 156fiekeri ayru¤a sunup / 157Andan ayr› buçuk saat / 158fiol benim fleyhimi / 159Bir ben vard›r bende / 160E¤er yarl›¤amazsan / 161Acep bu benim halim / 162Aflk›na Muhammedin / 163Kördür münkirin gözü / 164Dost elinden ölürsem / 166Gerçek erin halini / 167Sen viran olmay›nca / 168Ne verirsen elin ile / 169Yalvar / 170fiol Cennetin ›rmaklar› / 171Güzel Kâbetullah / 173Ç›kt›m erik dal›na / 174Bir gez gönül y›kt›n ise / 176Aflk bezirgân› / 177Bu ne acayip u¤r› / 179Muhammed / 180fierh-i gazel-i <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> / 181Sözlük / 195
Yirmi Y›l SonraYUNUS EMRE divan›n›, üçüncü bask› dolay›siyle yeniden gözden ge -çirdim. Son çeyrek yüzy›ldan beri, flahsiyeti etraf›nda büyük ilgiuyand›ran sanatç›n›n, daha kusursuz bir divan›n› haz›rlamay› çokisterdim. Fakat bildiklerimizden baflka bir yazma bulunamad›. Muci -ze yard›m etmezse; bilinen yazma'lar›n de¤erini de¤ifltirecek birkeflfin de olaca¤›n› ummuyorum. Türlü yazma'larda görülen bin ikiyüz fliirden, ona ait olanlar -beklemekten yorulan inanc›ma göreyüzelliyi bulmaz. En halis parçalar›ndan biri ölçü olarak kabul edi -lir ve baz› karfl›laflt›rmalar yap›l›rsa, bu gerçek kendili¤inden belliolur.Birinci ve ikinci bask›larda; o kadar titizlikle seçti¤im üç yüz elli ga -zeli okurken; flimdi azap duyuyorum. ‹ncilerin aras›nda ne kadarsahte inci!Yazd›¤›m önsözde kahraman›m›n dinî olufluna göre tertipledi¤implân›, teferruat düflkünü bir tarihçi ressam gibi, metinde gerçeklefl -tirmek istiyorum. Herhangi bir parças›nda rastlad›¤›m ve bu flahsîolgunlaflmay› tamamlad›¤›n› sand›¤›m beyit, m›sra bütününü <strong>Yunus</strong><strong>Emre</strong>'ye mal etmek için yeter bir sebep olmufltu. Kayg›m ona olabil -di¤i kadar, çok tarafl› bir flahsiyet sa¤lama¤a çal›flmakt›.Oysaki bu davran›fl, <strong>Yunus</strong>'a hizmet de¤ildi. Belki onun mâneviportresini çirkinlefltirmekti.O, ne lâübalidir, ne yobazd›r; ne softa, ne de sahte bilgin. Ve flüp -hesiz söyledi¤i bir avuç söz bile ölmezli¤ine yeter.Tafl bask›s›nda ve benim bask›lar›mla birçok yazma'larda yer alan,meselâ flu meflhur "Münâcât"› flaire mal etmek, flaflk›nl›ktan baflkabir fley de¤ildir. "fiol cennetin ›rmaklar›" ilâhisini verenin, afla¤›dakisaçmalar› yazmas›na imkân var m›d›r?Habs içinde ölmeyeyin deyu açM›sm›l-u murdar yedüm bir iki kaçNesne eksilttüm mü milkinden seninR›zk›n al›p seni muhtac m› kodumYa öynün yiyüp aç m› kodum‹lâh...Bu safsatan›n mahiyetini anlamak için derin bir sanat bilgisine lü -zum yoktur. Lâkin hepimiz buna benzer hatalara düfltük. Baflta ünlübilgin Bursal› ‹smail Hakk› oldu¤u halde...Niyazi-i M›srî:Ç›kt›m erik dal›na anda yedim üzümüdiye bafllayan fliire yazd›¤› tenkidi flöyle bitirir:"Bu kasidenin bir misali buna benzer ki, buza¤›n›n burnuna kirpiderisinden burunsal›k ba¤larlar. Tâ ki anas› depsin; emzirmesin deyu...‹mdi; nâmahrem olanlar, her beytin südünü emmek istedikçe,her beyit hakikî südünü vermez, reddeder. Bu kaside flafl›lacak birfleydir. Misli gelmedi¤inden ancak <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'ye mahsustur. Allahs›rr›n› takdis etsin."‹flte bu kasidenin taklidini, kalp›n› Bursali ‹smail Hakk› gibi 105 eseryazan, ‹slâm âleminde meflhur bir müellif, do¤ru sanacak kadar al -danm›fl, oturup tefsir etmifltir. Taklidin metnini veriyorum:Ç›kt›m badam dal›na anda yedüm üzümüOl dem ki üzüm yedüm varmadan seyran ettümBostanc› bana eydür ne çok yoldun kozumuOl bana u¤ru dedi ben ana bühtan ettüm1213
Bir öküzlü Tatar der, ne bo¤azlad›n kuzumuDikilmedik ba¤çenin bitmedik nar›n yedümYükler ile götürdüm toyurmadum özünü (*)‹lâh...fiöyle böyle bir zevk sahibi, burada, as›l ile kalp› yanyana getirince,hükmünü verir. Oysaki taklitçi, Âfl›kî ad›ndaki zavall›:Âfl›kî bu fele¤in devrinde sema' eylercümlesiyle imzas›n› bile atm›fl bulunmaktad›r.Biraz önce itiraf etti¤im gibi, ben bir peflin hükümle hareket etmifl -tim. K›sacas›, hepimiz aldand›k.Bu sefer her ne pahas›na olursa olsun, bir ilâhiyatç›, bir tarihçiveyahut tenkid yoliyle sanat eseri verme¤e özenen estetikçi gibide¤il; sadece realiteyi ele alan onun de¤erini belirtme¤e didinentenkitçi olarak çal›flt›m. Birinci bask›da bin iki yüzden, üç yüz elliyeindirdi¤im gazelleri, yirmi y›l sonra, yar›dan daha aza indirme¤emecbur oldum. fiüphe uyand›ran›, tereddütsüz karalad›m. Kaliteyibozan çoklu¤u, hiçe sayd›m. Böylece, çoktan beri ayd›nlar aras›nda,hasreti çekilen gerçek nüshan›n meydana ç›km›fl oldu¤unu tahminediyorum. 1934’teki üç cilt, flimdi bir cilde indi. <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'ye aitoldu¤u öne sürülen "Risale-i Nushiyye" ile, Bursal› ‹smail Hakk›'n›ntefsirlerini birinci bask›n›n üçüncü cildine alm›flt›m. Uzmanlardanbaflka kimsenin tecessüsünü kurcalam›yaca¤›n› sand›¤›m için, onlar›bu kitaba almad›m. Ama Niyazi-i M›srî'nin, canl› tefsirine k›yama -d›m, 1934’teki incelemeyi oldu¤u gibi buraya geçirdim.Burhan ToprakFeneryolu, 30 Temmuz 1950Bafllang›çYUNUS EMRE'yi bulmadan önce Türk edebiyat›n›n havas›ndanbunal›yordum. Saz flairlerini lüzumundan fazla tekdüze,lüzumundan fazla sade, bir kelime ile baya¤› buluyordum. Divanedebiyat›na gelince: Bu edebiyat›n kendisine mahsus Cachet'si,bedi ve beyan kaideleriyle tesbit edilmifl teflbih, istiare, mecazvesairesi; klifleleri; gül deyince arkas›ndan bülbül, gülflen, bahar,saba; bâde deyince yine arkas›ndan bezm, sâki, mahbup, cânan,sâgar, piyale kelimelerini s›ralamas›, nihayet biteviye ayn› temalar›,ayn› düflünceleri gevelemesi, en büyüklerinde bile beni deli edecekkadar i¤rendiriyordu. Meselâ Bâki'nin flu cins m›sralar›:Sâkî uzat aya¤›n› sen tâ dehan›ma!*fier'a uymaz nidelüm nâle vü zâr eyler iseGerçi kanuna uyar zemzeme-i musikarNef'inin flu cins beyitleri:Saf-› rezminde Rüstem bir tehi-terkefl sipâhîdirDer-i cûdunda Hâtem bir gedâyi biser ü pâd›rNe afla¤›l›k bir övme!Senin karfl›nda savaflta Rüstem gibi büyük kahraman, ok kuburubofl bir sipahidir. Cömertli¤inin kap›s›nda Hâtem -Arab›n encömerdi- bafls›z ve ayaks›z bir dilencidir.1415
Say›s›n› istedi¤imiz kadar ço¤altabilece¤imiz bu m›sralar›n düflünceve ahlâk baya¤›l›klar› o kadar belli ki üzerinde durma¤a lüzum yok.Divan edebiyat›n›n bu ahlâk sefaletini ve mânevî hiçli¤ini unutmakelden gelse yine sevilecek birçok fliirler, okunup ezberlenecek bir -çok gazeller bulmak mümkün... Fakat onlar›n da müthifl bir yüzkaralar› var: Made in Persia sezgisini veriyorlar. Ben bir eserle ilgi -lenmek için daha önceden de¤ilse bile, hiç olmazsa ayn› zamandave ayn› s›k› ba¤la sanatç›ya sar›lmal›y›m. Oysaki Divan edebiyat›n›nsözde üstadlar›na bir türlü ›s›nam›yorum. Akl-› küllün kendisindenders okuyabilece¤ini naz›mla söyliyen o ma¤rur Nef'î'yi padiflah›nat›n› tasvir ederken yahut biraz önce iflaret etti¤im beyitte oldu¤ugibi alçakça birisini överken görmek, onun hesb›na beni utand›r› -yor. Bu adamlar›n hain, yalanc›, riyakâr olduklar›n› zannediyorum.Âfl›k-› sâd›k benem Mecnun'un ancak ad› vardiyen Fuzulî, meflhur bir gazelinde:Demâdem cevrlerdir çekti¤im bî-rahm bütlerdenBu kâfirler esiri bir müselman olmas›n yâ RâbGörüp endifle-i katlimde ol mâh› budur derdimKi ol endifleden ol meh pefliman olmas›n yâ Râbdiyor. ‹lk beyit düpedüz baya¤› ve bir zampara a¤z›na yak›flacaknazma çekilmifl bir sözdür. Merhametsiz put gibi güzellerdenbiteviye eza ve cefa çekiyor. Sevgili kendisini öldürmek karar›ndandönmese diye titriyor. Bu fliirde zerre kadar samimiyet yok! Hepsiyalan, yapmac›k, uydurma. Hele o Evkaftan kendisine verilen ayl›kdokuz akçenin nereden artt›¤› hikâyesi, nihayet fiikâyetname bu ensevimli divan flairini tahammül edilmez bir derecedeçirkinlefltiriyor.‹flte bu tiksinme, beni edebiyat›m›zdan uzaklaflt›rm›flt›. Sevdi¤imyazarlar›n hemen hepsi yabanc› idiler. Ama onlara da bütün bütünkendimi verecek kadar ›s›nam›yordum. Üzerinde do¤up büyüdü¤ümtoprak, dedelerim ve kan›m beni onlardan ay›r›yordu.Bir gün Alp da¤lar›nda, sanatoryomda, Pascal'› okurken, akl›ma,lisenin son s›n›flar›nda hocam›n aylarca okuttu¤u <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>geldi. Pascal'da fevkalâde önemli buldu¤um fleyleri <strong>Yunus</strong>'ta dagörmüfl gibiydim. ‹stanbul'a yazd›m. On befl gün sonra Divan geldi.O günden itibaren bir dua kitab› gibi <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> Divan›’n›yan›mdan ay›rmad›m.<strong>Yunus</strong> bana hiç kimsenin veremeyece¤ini vermiflti. André Gidetasarlad›¤› ö¤rencisine der ki:"Sana flimdiye kadar hiçbir kimsenin yapmad›¤› kadar içtenve samimî seslenmek istiyorum. Herbirinde önüne serilengerçeklerden daha ço¤unu arayarak birçok kitaplar› birbiri arkas›naaç›p kapatt›¤›n... Yine bekledi¤in ve dayanamayaca¤›n› anl›yarak,coflkunlu¤unu ümitsizli¤e b›rakaca¤›n gece saatinde sana gelmekisterdim. Yaln›z senin için ve yaln›z bu saatler için yaz›yorum. Öylebir kitap yazmak istiyorum ki, onda hiçbir flahsî düflünce veheyecan görünmesin ve sen onda yaln›z kendi coflkunlu¤ununp›r›lt›lar›n› görüyorum sanas›n.Sana yak›nlaflmak ve senin taraf›ndan sevilmek istiyorum."<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> iflte böyle bir flairdi ve böyle bir kitap yazm›flt›. Bana,do¤du¤umdan beri hiç kimsenin seslenmedi¤i gibi samimî ve içtenseslendi. Gece yar›s› birçok kitaplar› aç›p kapatt›ktan sonracoflkunlu¤um ümitsizli¤e dönerken her vakit onun sesini duydum.O, bu kitab›, sanki yaln›z benim için ve böyle kriz saatleri içinyazm›flt›.Ben; o Divanda, yaln›z kendi coflkunlu¤umun yank›s›n› görüyordum.O, benden bana gelen bir ses gibiydi; bu yüzden onu çok sevdim.Gün geldi; yedi as›rdan beri Türkçe konuflulan memleketler üzerine1617
gölgesini yayan bu büyük flairin Azerbaycan'dan Macaristan'akadar; cahil, âlim, fleyh, kâfir, mümin, herkes taraf›ndan, hiçolmazsa, birkaç parças›n›n ezber bilindi¤ini ö¤rendim, flaflmad›m.Âfl›k Pafla'lardan, Kayg›suz'lardan, Necip Faz›l'a kadar say›s›z flairlerüzerinde etkisi oldu¤unu gördüm, yine flaflmad›m. Niyazî-i M›srî;kendisinin dedi¤i gibi, <strong>Yunus</strong>'un bir fliirini tefsir etmek için sekiz aydüflünüp çal›flabilir. Gece rüyas›nda bile fluur alt› <strong>Yunus</strong> ile u¤rafl›r.Ve <strong>Yunus</strong> ona rüyas›nda tefsirinin bir bölümünü de¤ifltirtebilir.Ondan sonra fieyh ‹smail Hakk› da bu fliiri tefsir eder. Ve <strong>Yunus</strong> için"An›n nazmetti¤i marifetler lisan-› Türkî üzre hiç kimseye nasipolmam›flt›r ve cümle andan sonra gelip nazm-› maarif edenler an›nsofras›nda tufeylî olmufllard›r" der. Bundan daha tabiî ne olabilir?O'nun göz yafllariyle yazd›¤› flu m›sralar için:Cennet Cennet dedikleri birkaç köflkle birkaç Huri‹steyene ver sen an› bana seni gerek seni!Son zamanlar›n üstad› fieyh Üftade: "Leyse kema yenbagi—Yolundade¤il, hofl de¤il!" diye dursun. Do¤rulu¤u kesin olan bir fley varsaOlanlar fieyhi ‹brahim Efendi: "Lisan-› kadîm üzre mâna icra eylemifler, <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> Hazretleridir" dedi¤i vakit mübalâ¤a etmemiflti.<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> Türk Ortaça¤›n›n en büyük y›ld›z›d›r. Onun divan› dabizim Divina Commedia'm›zd›r. O kitapta, ruhun büyüklü¤ü, varl›¤›ngeçicili¤i, kendi talihimizi yaratamamak felâketi, varl›¤›m›z›n kad›nve erkek taraflar›n›n -akl›m›zla hassasiyetimizin- mücadelesi, insan -l›¤›n bütün sefalet ve yüksekli¤i, ›st›rap ve tesellisi vard›r. O kitap -taki ›st›rap, baca¤› kesilen adam›n ›st›rab› kadar do¤rudur. Göz yafl›göz yafl›d›r, ifltiyak ifltiyakt›r, heyecan kelimeleri doldurur ve keli -meler karfl›m›zda kuru kafalar gibi s›r›tmaz. Metafizik düflüncelerkarfl›s›nda her zaman kay›ts›z, içgüdüleri çamurunda bo¤ulan adam -lar›n prensibine bu kitapta rasgelinmez. Zira onun her m›sras›n›namac› kendi gerçe¤ine yönelmelidir. Burada sanat oyun de¤ildir vekalb ile kafa facias› bütün fliddetiyle kendisini gösterir. Bu divandazevk f›rt›nalar›, korkular›, ümitleri, piflmanl›klar›, isyanlar›, flüphe -leri, teselli ve imanlar› ile bütün bir insan hayat› vard›r.*Bu kadar büyük bir ihtirasla sevdi¤im bu adam›n hayat›n›, nas›lyaflad›¤›n› ve bu fliirlerini yazarken neler düflündü¤ünü, hangimanzaralarda yorgun gözlerini dinlendirdi¤ini, hangi aile içindeyaflad›¤›n›, yararak bize içini gösterdi¤i yüre¤inin nas›l heyecanlarlaçarpt›¤›n›, nas›l k›r›ld›¤›n›, ümitlerini kaybetti¤ini ne kadarö¤renmek isterdim. Fakat bunlar› inceleyen bilgi bize bu yöndedo¤ru, hattâ ortalama hiçbir fley ö¤retmiyor. Onun do¤du¤u ve ya -flad›¤› memleketten bahsederken Köprülüzade Fuat Bey: "<strong>Yunus</strong><strong>Emre</strong>, Sivrihisar civar›nda, yahut Bolu ilçelerinden Sakarya suyucivar›ndaki köylerden birinde yetiflmifl bir Türkmen köylüsü idi"diyor (‹lk Mutasavv›flar s. 297). Sonra kaynaklar veriyor: "Sivrihisarl›oldu¤u Bektafli gelene¤inde belirtilmektedir. Bolulu oldu¤unu fiekay›kmütercimi söylüyor. fiemseddin Sâmi, Sakarya ve Porsuk nehirlerininbirleflti¤i yerde yaflad›¤›n› gösteriyor" diyor. Ve Kamus-ülA'lâm müellifinin bu bilgileri Lâmiî'nin Nefahat tercümesine yapt›¤›eklerden ald›¤›n› ilâve ederek flu cümle ile meseleyi ba¤l›yor:"<strong>Yunus</strong>'un nereli oldu¤u hakk›nda kesin bir hüküm vermek kabil olmamaklaberaber, onu Bolu ilçelerinden bir yerde do¤mufl saymakpek yanl›fl say›lmaz" s. 297.*Bence <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> Hicrî Yedinci asr›n son çeyre¤i ile, Sekizinciasr›n ilk yar›s› aras›nda yaflam›flt›r. Gibb'in Velet Efendi ile birlikte:Tarih dahi yedi yüz yedi idi,<strong>Yunus</strong> can› bu yolda kodu idi.1819
Beytine dayanarak, onun Yedinci asr›n son ve Sekizinci asr›n ilk se -nelerinde yaflam›fl olmas›na hükmetmesini do¤ru bulmuyorum. E¤erbu fliir <strong>Yunus</strong>'un ise <strong>Yunus</strong> bu fliirinde flüphesiz sade gerçek "Con -version- dine dönüfl - uyanma" tarihini söylemifltir. Oysaki bu Con -version'un ilk gençli¤inde mi, yoksa Tolstoy'da oldu¤u gibi ihtiyar -lad›¤›nda m› oldu¤unu keflfetmek bizim için çok güçtür. Bu konudaMelyoransky'nin görüfllerine tam kat›lmakla beraber, onun da Yu -nus'un hayat›n› yüz sene ileri atmas›n› kabul etmiyorum. Zira Yu -nus <strong>Emre</strong>'nin divan›n› dikkatle okuyan ve idealinin geliflmesini bi -raz titizlikle takip eden, <strong>Yunus</strong>'un tarikate çocukken de¤il, belki birhayli yaflad›ktan sonra girdi¤ini kolayca anlar. Divan›mdaki s›rala -ma bu düflüncemizi isbat etmektedir. Ölümüne gelince; yine Köprü -lüzade Fuat Bey: "Elimizdeki vesikalara göre ölüm tarihini belli olaraksöylemek maatteessüf kabil de¤ildir" diyor.Mezar›Burada sözü Profesör Fuat Beyefendi’ye b›rak›yorum:"Zaman ve mahall-i vefat› hiç malûm olm›yan <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin medfenihakk›nda da çok büyük bir ihtilâf vard›r. Bununla beraber Anadolu'da<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'ye isnat edilen medfen ve makamlar› sayal›m:1—Bursa’da, Çelebi Sultan Mehmet ile Emir Sultan aras›ndaki fiiblimahallesinde Abdürrezzak Dergâh›’nda <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> ve Âfl›k <strong>Yunus</strong>ile Abdürrezzak nam›na üç mezar ve bir de kitabe vard›r. Efsaneyegöre <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> burada medfundur. Lâkin bu medfen kat'iyen<strong>Yunus</strong>'un de¤ildir. Eski tarihî menbalarda buna dair hiçbir kay›tyoktur. Nihayet bir as›rdan beri halk aras›nda flâyi olmufl zay›f birrivayettir. Bahusus <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin Âfl›k <strong>Yunus</strong> adl› bir halifesioldu¤u rivayeti ise tamamiyle as›ls›zd›r.2—Kula ve Salihli kazalar› aras›nda <strong>Emre</strong> adl› yetmifl haneli bir köydekârgir bir türbenin efli¤indeki mezar, keza <strong>Yunus</strong>'a ve türbe deTaptuk <strong>Emre</strong> ile evlâd ü ahfad›na izafe ediliyor. Lâkin medfeni ziyaretetmifl olan Bursal› Tahir Bey, mezar tafllar›n›n hiçbirinde yaz› olmad›¤›n›,yaln›z <strong>Yunus</strong>'un tafl›nda ufak bir balta resmi kaz›lm›fl bulundu¤unuve bu tafl›n altm›fl, yetmifl y›ll›k bir tafl oldu¤unu söylüyor.Gene bu mezar da <strong>Yunus</strong>'a ve <strong>Yunus</strong>'un fleyhine aittir iddias›vârit olamaz.3—Erzurum'a bir buçuk saat mesafede Palandöken silsilesi ete¤indeflarktan Erzurum ovas›na naz›r Dutçu kariyesinde yine Taptuk ile<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin türbeleri vard›r. Dutçu kariyesinde her namazdansonra <strong>Yunus</strong>'un ruhuna müminler Fâtiha ithaf ederler ve yaz›n Erzurum'danbirçok ziyaretçi gelerek "Yemen ellerinde Veys-el-Karanî"ilâhisini okurlarm›fl. Lâkin <strong>Yunus</strong>'un ömrünü daha ziyade GarbîAnadolu'da geçirdi¤ini tahmin etti¤imiz için bu iddia da do¤ru olamaz.4—Bursal› fieyh ‹smail Hakk› da "fierh-i Rümuzat-› <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>"sinde<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> ile fieyhi Taptuk <strong>Emre</strong>'nin ve hattâ onun da fieyhiSinan Efendi’nin kabirleri bir kubbe alt›nda, Keçiborlu kasabas›kurbündeki Gadir-i Âzim'in canib-i flarkîsinde olan Püflte taraf›ndabir kariyede oldu¤unu söylüyor. Yaln›z ‹smail Hakk›'n›n söylemifloldu¤u bu sözü de teyit edecek vesika yoktur.5—Nihayyet Lâmiî Çelebi, Nefahat tercüme ve zeylinde, <strong>Yunus</strong>'unPorsuk suyunun Sakarya'ya kar›flt›¤› yerde medfun oldu¤unu söylüyor."s. 307-309.Fuat Beyefendi, kendi deyimleriyle, tamamiyle müsbet olmamaklaberaber di¤er rivayetlere nazaran daha makul gördü¤ü için bu sonrivayeti benimsiyor.6—Bütün rivayetlerden sonra ben de, bofl araflt›rmac›lara yeni birtart›flma konusu olmak üzere, Hazine-i Evrak›n elenmesinde ç›kanflu son vesikay› -hiç önem vermiyerek- sunuyorum. Devletin resmîkay›tlar› aras›nda olan bu vesikada; <strong>Yunus</strong>'un Medine-i Lârende'degömülü oldu¤u ve kendisinin orada bir zaviyesi bulundu¤u, son2021
mütevelli ve zaviyedar› Seyit Ali'nin çocuksuz öldü¤ü ve yerineSofuzade ‹smail'in tâyin edilmesi için Lârende Kad›s›n›n Sadaretebafl vurdu¤u görülmektedir. Yukar›da yap›lan ifllemler görünüyor.‹fllem 1135 ile 1175 y›llar› aras›ndad›r. Bu vesikaya göre <strong>Yunus</strong> yahuthalifeleri bir tekke kurmufl olacaklar. Yine <strong>Yunus</strong>, Lârende'deömrünün son günlerini geçirmifl olacak. Bu hususta birçokaraflt›rmalar yap›l›p ihtimaller ileri sürülebilir ve belki de bütün buihtimaller hakikat olabilir, meseleyi merakl›lar›na b›rak›yor vesadece vesikan›n metnini veriyorum.“Der-i devletmekine arz-i dâi-i kemine budur ki Medine-iLârende'de medfun merhum ve ma¤furünleh <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>zâviyesinin vazife-i muayyene ile bâ-berât-› flerif-i âliflan zâviyedar›ve vakf›n mütevellisi olan Seyit Ali bilâvelet fevt olup zâviyedarl›kve tevliyeti mahlûl ve hizmet-i lâzimesi hâli ve muattal kalma¤layerine erbab-› istihkaktan iflbu bâis-i arz-› ubudiyet Sofuzade ‹smailHalife daîleri her veçhile lây›k-i ât›fet ve mahall-i merhamet vetevliyet-i merkumenin uhdesinden gelme¤e kadir kimesne olma¤latevliyet ve zâviyedarl›k vezaif-i mersumesiyle müteveffay› mezburSeyit Ali mahlûlünden merkum ‹smail Halife dâilerine tevcih veyedine berât-› flerif-i âliflan sadaka ve ihsan buyurulmak ricasiylevâki-i hal hasbeten lillâh-il-müteal pâye-i serir-i âlâya arz ü ilâmolundu. Bâki emir menleh-ül-emrin-dir.Hurrire fil-yevm-el-hamisafler min fievval-il-mükerrem sene hamsinve seb'ine ve mietin ve elfin.El-Abid-el-dâ-i lid devlet-il aliyye-til-Osmaniyye ‹brahim el-Kad›bimedineti Lûrende.”Lâkin, bütün bunlar gerçekleflse de, <strong>Yunus</strong>'un mezar›n› ortayaç›karsak ne olacak? Hiç. O halde <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin mezar› üzerindeniçin ›srar etmeli? Büyük bir ruhun art›¤› nedir? O öldükten sonratamamiyle kendisinde, yani bizdedir. Padiflahlara, Enderunflairlerine, sultanlara, vezirlerine muhteflem türbeler yap›labilir.Ama bu gölge saltanattan tiksinen insanlar da vard›r. Bu cinsadamlar için -yani gerçek adamlar için- dünyan›n bütün türbeleriküçük ve dard›r. E¤er bugün Ruslar›n, Almanlar›n ve ‹ngilizlerin,sonunda Türklerin yapt›klar› bütün araflt›rmalardan sonra <strong>Yunus</strong><strong>Emre</strong>'nin hiçbir izi bulunmuyorsa, fiüphe etmeyelim ki Büyük Adambu sonu kendisi istemifltir. O, devam› olana ba¤lanm›fl ve ak›pgiden; y›k›l›p, toza, çamura dönenden istiyerek s›yr›lm›flt›r.*<strong>Yunus</strong>’un Ümmili¤i‹lim alt› yüz elli y›ldan beri <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'ye hiçbir hizmet etmemiflsede, onun flahsiyetini ac›nacak bir tarzda déformé etmifltir. ‹lkin Yu -nus <strong>Emre</strong>'nin ümmili¤ini besbelli bir gerçekmifl gibi göstermifl; Yu -nus'u tabiatle bar›flt›rm›fl ve koca flairi halk mürflidi, vâizi yapm›fl,nihayet <strong>Yunus</strong>'u bir tarikat kuracak düflünce kabiliyeti göstereme -mekle suçland›rm›flt›r. Bunlar› birer birer inceleyelim.Köprülüzade Fuat Bey: "Elde mevcut bütün vesikalara göre <strong>Yunus</strong><strong>Emre</strong>'yi ümmî bir dervifl addetmek icap ediyor" s. 302, diyor ve ve -sika sahiplerinin bize baz› cümlelerini naklediyor.fiekay›k mütercimi: "Zahir halde okuma¤a dili varmay›p hâme gibihuruf-i teheccinin edas›nda kas›r" oldu¤unu söyledi¤i gibi, Afl›k Çe -lebi de, okumak kasdetti¤i halde huruf-i tehecciyi ikmale dili dön -medi¤ini iddia etmekte imifl, Gibb, ümmî olup olmad›¤›nda karars›z -m›fl; yaln›z Melyoransky itiraz ediyor ve <strong>Yunus</strong>'un yaz› ve okumabildi¤ini söylüyormufl.Köprülüzade Fuat Bey ise: "Biz <strong>Yunus</strong>'un eline kalem almad›¤› hakk›ndakiitiraf›n› ve eski kaynaklar›n bu husustaki ifadelerin aynenve sarahaten kabul etmiyoruz" dedikten sonra ilave ediyor: "Ondane Celâleddin-i Rumî'nin belâgat-i Acemânesi, ne de Afl›k Pafla'n›nvûkuf-i mütebahhiranesi vard›. Lâkin bu sade Türk dervifli, ‹ranedebiyat›ndaki kavaid-i belâgate pek vâk›f olmamakla beraber, her2223
halde Mevlânâ'n›n Farisî fliirlerinden zevkiyap olacak kadaredebiyat-› Farisiyeye âfliyana idi."Fuat Beyefendi, <strong>Yunus</strong>'un Türkçeden baflka Mevlânâ'n›n Farsçafliirlerini okuyacak kadar Farsça bildi¤ini söylemektedir. Ben buna,<strong>Yunus</strong>'un Arapça da bildi¤ini ve gençli¤inde bütün medrese ilminiö¤rendi¤ini ilave etmek istiyorum. Bu görüflümü isbat için birmucize yapacak de¤ilim. Sadece <strong>Yunus</strong>'un divan›ndan baz› m›srala -r›n Arapçalar›n› bulup karfl› karfl›ya koyaca¤›m, bu karfl›laflt›rmadan<strong>Yunus</strong>'un Arapça, Hadîs, Kur'an, Tefsir, felsefe, tarih ile ne dereceu¤raflm›fl oldu¤u kendili¤inden meydana ç›kacakt›r.<strong>Yunus</strong>:Uçmak hot bir duzakt›r, eblehler can›n dutma¤aHadis:Ekserü ehlil Cennetil bülhüCennet ahalisinden çoklar› sâf ve budala insanlard›r.<strong>Yunus</strong>:Sendedir ass› ziyan ne ifl gele benden banaAyet:Lâmlikü linefsihi nef'an ve lâ darran illâ mâflâallahBen Cenab-› Hak dilemedikçe kendime zarar veya fayda sa¤lama¤a kud -retli de¤ilim.*<strong>Yunus</strong>:Da¤lar yerinde ›r›la, gökler heybetten yar›laY›ld›zlar ba¤› k›r›la, düfle yere galtan olaÜç ayetten al›nm›flt›r:Ve izelcibalü süyyiret. ‹zessemaün feterat. Ve izelkevakibün teseret.Da¤lar yürütüldü¤ü zaman, gök yar›ld›¤› zaman, y›ld›zlar döküldü¤üzaman.*<strong>Yunus</strong>:Seni Haktan y›gan› her ne ise ver giderKelâm-› EvliyaKüllü ma elhâke an mevlâke fehüve dünyakeSeni Allahtan al›koyan her fley senin için dünyal›kt›r.*<strong>Yunus</strong>:Belki ebedî vars›n, ölmek fâsitler râh›d›r!Hadîs:Elmü'minune lâyemutune bel yünkalûne min darilfenâi ilâ dârilbekayi.‹man edenler ölmezler, belki geçici dünyadan, sûren dünyaya götü -rülürler.<strong>Yunus</strong>:Süleyman'a yol gösteren flol bir kar›ncaym›fl*Sure-i Neml'den al›nm›flt›r. Süleyman Aleyhisselâm›n kar›nca ile ko -nuflmas›n› iflaret ediyor.*2425
<strong>Yunus</strong>:Ol benüm sevdi¤im nigâr ol benden fâri¤Ne var›p hofl görünem iki cihanda fâri¤Ayet:‹nnallahe leganiyyün anil'alemineAllah bütün âlemlerden müsta¤nidir.*<strong>Yunus</strong> : Gerekse ‹lliyin de yüz bin gez minber uram<strong>Yunus</strong>:Düz döfledüm bu yerleri, çöksü urdum bu da¤lar›Ayet:Vel arda fereflnâhâ velcibale evtadenYerleri ben döfledim, da¤lar› yer üzerine bask› yapt›m.*<strong>Yunus</strong>:Bile r›zk›n›, nahnü kasemna pinhanAyet: ‹nnel'ebrare lefi ‹lliyine‹yiler ‹lliyyin'e Cennetin en güzel yerine giderler.*<strong>Yunus</strong>:Her kanceru baktum ise, hep görünen cümle HakAyet:Feeynema tüvellû fesemme veçhullahiNereye yüzümü çevirirsen orada Allah›n yüzü vard›r.<strong>Yunus</strong>:Kur'an eydür ki itteku, yine eydür ki tezreuNe kim dersen de bana, koma beni benden yanaHadis:Lâtekilni ilâ nefsiBeni bana koyma, b›rakma**Ayet:Nahnü kasemna beynehüm maifletühümBen dünyada kullar›m›n r›zk›n› taksim ettim.*<strong>Yunus</strong>:Levlâke ana delil oldu, ans›z yer ü gök var olmad›Hadis–i Kudsî:Levlâke levlâke lema halâktül'eflâkeSen olmasayd›n, sen olmasayd›n, gökleri yaratmazd›m.*<strong>Yunus</strong>:‹badetler bafl›d›r terk-i dünyaHadîs:Terkü dünya re'sü külli ibadetinHadîsin tam tercümesidir.Nihayet <strong>Yunus</strong> bir fliirinde:Okursun tasrif, kitap, nice bina, irâp*2627
diyor ki hiç olmazsa bugünki ayd›nlar kadar kültürlü olmasayd›<strong>Yunus</strong> bunlar› nereden bilecekti?Delillerimi böylece bir hayli uzatmak mümkündür. Fakat san›r›m kibu kadar› yeter. fiairlerimizin de¤il, birçok âlimlerimizin bile anadilinden baflka iki dil bilmedikleri bu devirde olsun art›k <strong>Yunus</strong><strong>Emre</strong>'nin ümmîli¤i efsanesini ortadan kald›ral›m.‹htimal ki bu teklifime <strong>Yunus</strong>'un sözlerini harfi harfine alanlar, nas›lolur <strong>Yunus</strong>'un kendisi:Biçare <strong>Yunus</strong> ne bile, ne kara okudu ak!demiyor mu, diye itiraz edeceklerdir. Fakat <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'yi harfiharfine kabul edecek zaman› bilmek lâz›md›r. O burada dünyal›kilimlere karfl› olan kin ve nefretini gösteriyor. Dünya ilimlerini okadar unutmak istiyor ki onlara hiç elini sürmedi¤ine kendisinikand›rma¤a çal›fl›yor. Bildiklerini, kafasiyle ö¤rendiklerini söküpatmak istiyor. Sonsuz bir cahilleflme (Désinstruction) ile ümmili¤e,ruhun o sâf, o bâkir huzuruna ermek için bilgisini biteviye inkârediyor.Do¤rusu ruh atefl içinde yanarken bütün ilm-i simya ve ilm-i cifri,sarf ü nahvi, bitmez tükenmez ulûm-i Arabiye dedikodular›n›,mant›k kaidelerini bilmek neye yarar? fiüphesiz ki, Blaise Pascal'›ndedi¤i gibi: Bât›nî ve mânevî ilimleri bilmek bizi reel'i ilgilendirenbilimlerin cehaletinden her zaman teselli edebilir.Andre Gide bu cahilleflmeyi daha aç›k ifade ile anlat›yor:"Baflkalar› kitaplar›n› bast›r›r veya çal›fl›rken ben aksine kafamlaö¤rendiklerimi unutmak için üç y›l›m› gezi ile geçirdim. Bu cahilleflmegüç ve uzun, ama insanlar›n zorla ö¤rettikleri bütün bilgilerdenfaydal› oldu ve bu gerçekten yeni bir oluflun bafllang›c› idi."Bu cümlelerden sonra, cahilleflmeye çal›flman›n kendisine verdi¤ibüyük hediyeyi, yani hayat aflk›n›, yaflamay›, yaflamay› duymay›anlat›yor:"Hayatla ilgilenmek için yapma¤a mecbur oldu¤umuz gayretleritasarlayamazs›n. Ama flimdi, o bizi ilgilendiriyor, ona sar›l›yoruz -her fleyde oldu¤u gibi- ihtirasla!"Do¤rusu, istedi¤imiz gibi yeni olmak için be¤enmedi¤imiz eskiyiunutmak zorunda de¤il miyiz? O halde flimdiden sonra <strong>Yunus</strong>'unümmili¤i bahse konu olamaz san›r›m.<strong>Yunus</strong> ve TabiatFuat Bey, de¤erli kitab›n›n 331. sahifesinde: "Mutasavv›fâne bir vecdü huflu içinde bazan aflk›n ulvi ve esrarâlût mahiyetinden, bazan k›-yamet gününün hevlengiz velvelesinden, bazan Cennetin sütlü ›rmaklar›ndanve ilâhî bülbüllerin vahdaniyet na¤melerinden bahsedenÂfl›k <strong>Yunus</strong>, bütün Türk mutasavv›flar› gibi tabiate karfl› lâkaytkalamaz. Sakarya ormanlar›nda dolaflan <strong>Yunus</strong>'un eserlerinde azçok bir tabiat zevki mevcuttur" diyor.Son cümle çok yumuflak ise de yine bu hükme uyamam. De¤il Yu -nus gibi gözü sade kendisini gören bir mutasavv›fta, hattâ müslü -man metafizi¤inde, tabiat denilen fley yoktur. Sadece devam› olm› -yan bir kaza ve atom silsilesi vard›r. Nitekim sanatta da figür ve fle -kil süresinin inkâr› görünür. fiekli küçük görme, Müslüman sanat› -n›n en belli karakteridir. <strong>Yunus</strong>'ta maddî, concret hiçbir unsur yok -tur. Her fley mücerrettir ve onlara flekil verilmemifltir. Daha ileri gi -derek diyelim ki, ‹slâm misti¤inde tabiat kelimesi bizim bildi¤imizmânada mevcut olmad›¤› gibi, biz kullan›rsak da yine yerinde de¤il -dir. Müslüman sanatlar›n›n esteti¤i hakk›nda güzel bir etüdündeMassignon, Müslüman bahçe sanat›ndan bahsederken bu noktayadokunuyor:"Bat›'da klâsik bahçe tasavvuru, ufuklara aç›lan genifl plânlar›,uzakl›klar› aksettiren büyük havuzlar›, merkezin idaresi alt›ndakia¤açlar› ile etraf› zaptetmek için hepsine ortadan hâkim olmak iste¤iniaksettirir.""Oysaki Do¤u bahçelerinde mahremiyet aran›r. Önem çevrede de-2829
¤il, ortadad›r. Ekseriya çorak bir alan canland›r›larak yap›l›r. Su getirilirve etraf› tecessüsün aflam›yaca¤› yüksek duvarlarla örtülür.Bahçe içinde üçgen veya beflgen fleklinde y›¤›n y›¤›n s›k a¤açlar veçiçekler vard›r ki çevreden merkeze gidildikçe daha çok s›klafl›r. Nihayetortada köflk vard›r. Burada al›nan int›ba, tabiatin ve maddîâlemin reddi ve inkâr›d›r. Peyzajl› bahçelerin tersine, hülyal› birâlem yaratarak birli¤e ve bütün düflüncelerimizin göbe¤ine, köküneyol gösterir. Bu, nerede ise düflüncenin kendi içinde dinlenmesi,kaybolmas›d›r. Yoksa klâsik bahçelerde oldu¤u gibi tabiati fethetme¤edo¤ru bir ç›k›fl de¤ildir."‹slâm sanatlar›n›n tabiat› ne kadar inkâr ettiklerini isbat için bir ekdaha:Chasterton: "Bir Do¤u hal›s›ndaki çiçekler ve hayvanlar hemen hemeniflkenceye u¤ram›fl gibi görünüyorlar" diyor. Massignondüzeltiyor: "Tamamiyle do¤ru de¤il. Tafl kesilmifl demeliydi."Hakl›d›r. <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'ye gelince, bu flair tabiate de¤il kendisinden,düflüncesinden, aflk›ndan baflka her fleye o kadar kay›ts›z kalm›flt›rki, kocaman divan›ndan maddî hayat› hakk›nda en basit bir bilgiç›karma¤a imkân yoktur.Yanl›fl Anlafl›lman›n S›rlar›Bunun sebepleri bir çoktur. ‹lkönce Do¤u'da tenkid denilen fleyyoktur. Suarès yalan söylemifl de¤ildir. Bundan baflka yapmac›¤›n,süs ve zekân›n, nüktenin daima hâkim bulunmas›, nihayet Do¤u'dadéspotisme dolay›siyle do¤ruyu sembol ile söylemek felâketi,sevenlerin sonsuz ve s›n›rs›z taraftarl›¤› insan› ilâhilefltirmek için -sanki buna lüzum varm›fl gibi- as›l onu insan yapan çizgileri mânevîçehresinden silme¤e çal›flmak ihtiras›; bütün bu ters hükümleresebep olmufltur.<strong>Yunus</strong> Divan›Ömrünün sonunda susman›n ve meçhul kalman›n güzelli¤inianl›yan <strong>Yunus</strong>; divan›n› tertip etmek zahmetine girmedi. Hattâeserini inkâr etmek büyüklü¤ünde bulundu. Belki de bütünhayat›n›n jurnal› olan bu autobiographie'yi kimsenin okumas›n›istemiyordu. Onun; bütün insanl›¤›n denemelerini yapan büyükflahsiyetine âfl›k olanlar belki bir as›r, belki iki as›r sonra eseriniyaz›p meydana ç›kard›lar. Ama bu flahesere neler kar›flmad›?En do¤ru bir yazma olarak Fatih Camii Kütüphanesi’ndeki yazmadabile bulunan flu gazel divan›n ne kadar bozuldu¤unu gösterir:Bu fena mülkünde bir nice nice hayrân olamNice bir handân olam ya nice giryân olamGeh, feleklerde meleklerden dilekler dileyemGâh Arfle flems olam gerdun olam gerdan olamAd›m›m att›m yedi dört on sekizden ben öteDokuzu yolda koyam fiah emrine ferman olamDost ferah k›ld› terahtan ben teberra eyledümSureti insan olam hem can olam hem kân olamGâh bir müfti ü müderris geh mümeyyiz geh temyizGeh bir müdbir-i nâk›s naksile noksan olamGeh batn› Hut içinde <strong>Yunus</strong> ile söyleflemGeh ç›kam Arfl üstünde bin can olam Selman olanaGâh inem esfellere fieytan ile flerler düzemGeh ç›kam Arfl üzre vü seyran idem cevlân olam3031
Geh iflidürem iflitmezem istemezem acepNice bir nisyan olam hayvan olam insan olamGâh ma'kulât ü mahsulât ü takrir ü beyanGâh maksurat olam geh sahib-i keyvan olamNice bir surette insan ü s›fatta cânverNice bir dilkû olam ya kurd ü ya arslan olamNice bir tecrid ü tefrit ü mücerret münferitYa nice cin nice insü nice bir fleytan olamNice bir aflk meydan›nda nefs at›n se¤irttüremYa nice bir bafl›m› top eyleyüp çevgân olamGâh birlik içre birlik eylesem ol bir ileGâh dönem derya olam katre olam umman olamGâh Düzahta yanam Fir'avn ile Hâman ileGâh Cennet'e varam G›lman ile R›dvan olamGâh bir gâzi olam efrenk ile cenk eyleyemGeh dönem efrenk olam nisyan ile isyan olamGeh bir mechul-i merdut olam ü Nemrut olamGeh varam Ca'fer olam Tayyar olam perran olamNice bir âmi olam nâmi olam câmi olamNice bir kâmi olam nakâm olam nâdan olamNice bir dertler ile odlara yanam yak›lamNice bir flakir olam zâkir olam mihman olam‹lâh...Hele o budalaca devriyelere, o S›rdan bahseden fliirlere tahammületmek çok zordur. Fakat bunlar yine neyse; budalal›k an›t› ile zekâeseri karfl› karfl›ya gelince kolayca ayr›l›r. Ama bizdeki divan flekli*her fleyi berbat ediyor. Harf s›rasiyle fliirlerini s›ralamak, yani flairinaltm›fl, doksan ve on befl yafllar›nda yazd›¤› a sonu ile biten fliirleri -ni yan yana koymak, flairin kiflili¤ini yamal› bohça haline getiriyor.Bu gazelleri okuyanlar›n bu kadar garip, z›t int›balar almas› bunoktadan tabiî say›lmal›d›r.*Bu bak›mdan yüzy›llardan beri sürüklenip gelen uygunsuzlu¤udevam ettirmek istemedim. fiairin yirmi üç yafl›ndaki fliiriyle altm›flbefl yafl›ndaki nutkunu yan yana koymay› uygun bulmad›m. fiairinbir idée etraf›ndaki fliirlerini grup halinde, daima geliflmeyidüflünerek bir araya getirmeyi istedim.Bir adam bir fley söyler ve birinci sahifede söyledi¤ini ikinci sahife -de inkâr ve reddederse garip olur. Lâkin yirmi yafl›nda söyledi¤inihayat›n›n ortas›nda reddetmesi pek tabiîdir. Akl›ma gelen ilk ad›söylüyorum: Giovanni Papini. Bu adam›n ilk gençli¤inde yazd›¤›yaz›larla yirmi sene sonraki yaz›lar› bir araya gelse, kendisine delidemek lâz›m gelir. Oysaki o sadece yeni bir geliflmededir.Biz bu kitab›m›zda yazar›n ruh geliflmesini takip ederek, fliirlerinimümkün oldu¤u kadar gerçe¤e göre düzenleme¤e çal›flt›k.*Gâh ola odlar yakam diller y›kam canlar yakamGeh varam arfla ç›kam geh flah geh sultan olam3233
Bast›¤›m›z DivanBu eseri meydana getirmek için ‹stanbul'da, Ankara'da, Konya'da;özel koleksiyonlarda ve kütüphanelerde mevcut olan divanlar›nhepsini inceledik. Tamam veya noksan dokuz yüz kadar fliir toplad›k.Bunlar›n içinde, biraz önce divana yabanc› fliirlerin kar›flt›¤›n› söyler -ken verdi¤imiz örne¤e benziyen, yüzlerce parça vard›. Meselâ:Sanat›n ye¤re¤i namaz imifl hofl ne piflediye bafll›yan fliirde:Evinde helâline befl vakit namaz ö¤retgilÖ¤üdün dutmaz ise yazu¤u yoktur boflahükmünü veren bir beyit vard›r ki; <strong>Yunus</strong>'un düflünceleri ile, üslû -biyle taban tabana z›tt›r. Ankara'da Maarif Vekâleti Kütüphanesin -deki bir mecmuan›n yüz yirmi beflinci sahifesinde bafltan afla¤› kafi -yesi, vezni feci bir tarzda bozuk olan bir gazelde flu beyitleri görü -yoruz:Nefsile dürüflenler H›z›r ile kavuflanlarS›rra kadem basup savuflanlarBizdendir bizdendir bizdenHu deyüp demürleri eriden<strong>Emre</strong>düp kayalar› yürüdenHimmet ile bir tafl do¤du kar›danBizdendir bizdendir bizdenBu cins fliirlerin <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'ye ait olm›yaca¤›n› anlamak her haldebüyük bir zekâ ifli de¤ildir. Tabii bu tak›m tekerlemeleri att›k. Bu -nun için elimizdeki parçalar› ciddi bir elefltirmeye vurunca say›s›bast›¤›m›z miktara düfltü. Belki bulamad›¤›m›z, elimize geçmiyen da -ha eski divanlarda ve göremedi¤imiz cönklerde daha baflka fliirlervard›r. Fakat gerçe¤i çok yak›n ihtimalle <strong>Yunus</strong>'a ait fliirlerin bun -dan fazla olm›yaca¤›na inan›yoruz.Gazellerin seçilmesinde son derece titiz olmakla beraber insaf› daelden b›rakmad›k. Seçmede gazelin tamam, teknik bak›m›ndan do¤ -ru veyahut do¤ruya yak›n olmas›na ve mânas›n›n da <strong>Yunus</strong>'un dü -flünce ve mizac›na ayk›r› olmamas›na dikkat ettik.*Divanlar›n Karfl›laflt›r›lmas›Kitab›m›z›n sahife sonlar›nda hiç not bulunmamas› divanlar› karfl› -laflt›rmad›¤›m›z hissini verecek ve belki de bizi, uzmanlar›n serttenkidlerine u¤ratacakt›r. Ama hemen haber verelim ki, divan›m›z,esasl› surette yazma nüshalarla karfl›laflt›r›lm›flt›r. Bundan baflkam›sra, beyit, variante - de¤ifliklikleri, yahut beyit fazlal›klar› bizcetesbit edilmifltir. Lâkin bu yazma nüshalar› inceleyenler bilirler ki,pek az istisna ile <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin hemen her parças› muhtelif di -vanlarda türlü de¤ifliklikler gösterir. Bazan bir parçada üç befl keli -me yanl›flt›r. Bunlar› do¤rultmak için sahife alt›na notla inmek lâ -z›md›r. Kimi vakit m›sralar de¤iflir, kimi vakit de üç befl beyit fazla -d›r. E¤er bir divan› ele al›p bütün öbür yazmalardaki de¤iflikliklerisahife alt›na koymak lâz›m gelseydi, ciltlerle kitap yazmak, faydas›zbir fantezi için <strong>Yunus</strong>'u okunmaz bir hale getirmek icap edecekti.Ben kestirmeden giderek, kütüphanemde çok eski oldu¤unu tahminetti¤im nüsha ile Fatih Camii Kütüphanesi’ndeki yazmay› esas ola -rak ald›m. Onlarda bulunm›yan fliirleri nerede bulduysam toplad›m.De¤iflik beyitler varsa en uygun olan›n› seçtim ve öbürlerini att›m.Bu kadar kesin davrand›¤›m halde, oldukça hacimli olan bu kitapmeydana geldi. E¤er gazellerin tefsirini baflka bir esere ay›rmasay -3435
d›m ve bütün nüshalardaki variante'lar› da ilâve etseydim, kitab›menstitü ve üniversite kütüphanelerinde tozlanmaktan baflka bir fle -ye yaram›yacakt›. Ben bu hazin âk›beti de¤il, <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin yafla -yan bir flair gibi okunmas›n›, benim sevdi¤im gibi baflkalar› taraf›n -dan da sevilmesini istiyordum.*Gördü¤üm Yazma DivanlarHususî kütüphanemdeki 1 numaral› nüsha:Tarihi ve hattat› belli de¤ildir. Yaz›s› nesihtir ve güzeldir. Üslûp fark› oldu¤u için, iki hattat taraf›ndan yaz›lm›fla benziyor. Bazankelimeler huruf-i imlâ ile yaz›lm›flt›r. Harekelidir, 149 sahifedir.Mesnevisi yoktur, gazeller elifbe üzerine düzenlenmifl de¤ildir. Hersahifede on bir sat›r mevcut olup her sat›ra bir beyit yaz›lm›flt›r.Makta bile bir sat›ra yaz›lm›flt›r. Her gazelde bafll›k vard›r. Yüz dok -san sekiz tanedir. Pek harapt›r. ‹çinden birçok sahifeleri düflmüfl vebaz› gazelleri noksan kalm›flt›r. Sahifelerin üzerlerindeki lekelerden,divan›n ›sland›¤› anlafl›lmaktad›r. Bu nüshadaki gazeller, öteki yaz -malarla birçok kelime ve beyit farklar› gösteriyor. Ekseriya gazelleriöbür yazmalar›n gazellerinden birkaç beyit fazlad›r. Yaz›s›, ifadeninve kulland›¤› kelimelerin çok eski olmas› bu divan›n bütün gördü -¤ümüz divanlardan daha eski oldu¤u inanc›n› veriyor.Fatih Camii Kütüphanesi’ndeki divan:Fihrist numaras› 3889’dur. Tarihi ve hattat›n ad› yoktur. BirinciSultan Mahmut Vakf›’ndan gelmifltir, üzerinde vakfiyesi vard›r. Yaz›nesihtir, fevkalâde güzeldir. Bazan huruf-i imlâl›, bazan huruf-i im -lâs›zd›r. Harekelidir. 209 yaprakt›r. Mesnevisi baflta münâcât son -dad›r. Her sahifede onbir sat›r vard›r. Mesnevisinin ve gazellerininbirinci sahifeleri tezhiplidir. Her sat›rda bir m›sra vard›r. Birincim›sran›n sonunda, ikinci m›sran›n bafl›nda alt›n suyu ile büyüknokta veya çiçek vard›r. Her gazelin bafl›na "Eyzan lehu" gibi bafll›k -lar konmufltur. 202 gazeli vard›r. Ka¤›d› kal›n âbâdidir. K⤛t ve yaz›bak›m›ndan sekiz yüz elli ile dokuz yüz seneleri aras›nda yaz›lm›floldu¤u zannediliyor. Cildi, kabad›r. Anlafl›lan, bu cilt sonradan ya -p›lm›flt›r. En do¤ru yazmalardan biridir. Karfl›laflt›r›lmam›flt›r. Uzun -lu¤u 17, geniflli¤i 12.5 santimdir.Hac› Selim A¤a Kütüphanesindeki divan:Haflim Pafla fihristi No. 55. 28 Recep 1305’te yaz›lm›flt›r. Kâtibi KocaYusuf Pafla torunu fieyhülislâm Ahmet Muhtar Efendi’nin o¤lu fiûrayiDevlet âzas›ndan Ali Haydar bin Ahmet Muhtar'd›r. Yaz› r›k'ad›r.Huruf-i imlâ ile yaz›lm›flt›r. Hareke yoktur. 139 yaprakt›r. Sat›rlar›baz› sahifelerde 25, baz› sahifelerde daha azd›r. Her sat›rda iki m›s -ra vard›r. Son beyitleri iki sat›rd›r. Huruf-i heca üzerine tertiplidir.‹çinde 641 gazel vard›r. Mesnevi sondad›r ve eksiktir. Yanl›fl› çoktur.Karfl›laflt›r›lm›flt›r. Hangi nüshadan kopya edildi¤i söylenmiyor.Uzunlu¤u 25, geniflli¤i 18 santimetredir. F›st›kî renkte Venedikk⤛d› üzerine yaz›lm›flt›r. K⤛t hârelidir.Üsküdar'da Rüfaî Asitanesi fieyhi Hüsnü Efendi divan›:Tarihi yoktur. Elli altm›fl sene önce yaz›lm›flt›r. Yazan belli de¤ildir.Yaz› r›k'ad›r. Harekesiz ve huruf-i imlâd›r. Mesnevi bafltad›r.Mesnevi ile gazeller dört yüzaltm›fl iki sahifedir. Sonuna "Ç›kt›mErik Dal›na" gazelinin Niyazi-i M›srî ile Bursal› ‹smail Hakk›'n›nkritikleri ilâve edilmifltir. Sonuncusu eksiktir. Teknik bak›m›ndanoldukça düzgündür. Öteki nüshalarla karfl›laflt›r›lmam›flt›r. Elifbeüzerine tertiplidir. Maktalar ayr› yaz›lm›fl de¤ildir. Bafll›k yoktur.Yaln›z her gazelin aras› bir iki sat›r aç›k b›rak›lm›flt›r. En çok gazeliolan divand›r. Sekiz yüz k›rk sekiz gazeli vard›r. Bu divan, fieyhHüsnü Efendi’ye Bursal› Tahir Bey taraf›ndan hediye edilmifltir.Cildi âdidir. Uzunlu¤u 20, geniflli¤i 14 santimdir.3637
Çarflamba'da Murat Molla Kütüphanesindeki divan:Dâr'ül- Mesnevi'de, fieyh Murat Efendi bölümünde, 404 numaral›d›r.Hicri 1248’de yaz›lm›flt›r. Hasan Abdülcemil K›r›mî-i Hamuflî hat -tiyledir. Yaz› taliktir. Huruf-i imlâl›d›r. Fatih nüshas› gibidir. Lâkin oyazmadan al›nd›¤› söylenmiyor. Harekelidir. 65 varakt›r. Mesnevibafltad›r. Sahifesi 19 sat›rd›r. Beyitler muhtelif flekilde yaz›lm›flsa da,karfl›laflt›r›lmam›flt›r. Uzunlu¤u 24, geniflli¤i 16 santimetredir.Millet Kütüphanesi’ndeki divan:Emiri Efendi k›sm›nda, Türkçe divanlar aras›nda 616 numaral›d›r.Tarihi ve hattat›n›n ismi yoktur. Bu divan iki defa toplanm›flt›r. ‹lkinbirisi taraf›ndan toplanm›fl elifbe s›rasiyle düzenlenmifl, bütün birsahifeyi kapl›yan "Veyselkaranî" manzumesiyle bittikten sonra, tek -rar toplanan ikinci bir k›s›m divana eklenmifltir. Bu ikinci bölüm:Aflk›n f›rt›nas› aflt› bafl›mdanYeflil tonlu Emir Sultan merhabamanzumesiyle bafll›yor. Bu k›s›m da elifbe üzere tertip edilmifltir.Yaz›, her ikisinde de taliktir. ‹ki elden ç›km›flt›r. Huruf-i imlâl›d›r.Hareke yoktur, 259 varakt›r. Mesnevi bafltad›r. Maktalar ayr› ve birsat›ra bir beyit olarak yaz›lm›flt›r. Her sahifede 17 sat›r vard›r. Yan -l›fllar› çoktur. Karfl›laflt›r›lm›flsa da, onlar da do¤ru de¤ildir. AnkaraMaarif Vekâleti nüshas›ndan çok daha kötüdür. Bazan bir fliir birçokdefalar tekrarlan›yor. Yaln›z "Yemen ellerinde Veyselkaranî" fliiribefl defa tekrarlanm›flt›r. Mesnevi bafltad›r. 829 gazeli vard›r. Uzun -lu¤u 18,5 geniflli¤i 13 santimetredir. Cildi âdidir. K⤛d› âbâdidir, amade¤ifliktir. Bu divan elli altm›fl y›l önce yaz›lm›fla benziyor.Selim Nüzhet Gerçek nüshas›:Tarihi ve hattat›n›n ad› yoktur. Ortalama 200 y›l önce yaz›lm›flt›r.Mesnevisiyle beraber 252 sahifedir. Her sahifede 19 sat›r vard›r veher sat›ra bir m›sra yaz›lm›flt›r. Divan ciltlenirken formlar›n tertibibozulmufl ve mesnevi 39’uncu sahifeden bafllam›fl, 78’inci sahifeninnihayetine kadar devam ettikten sonra tekrar 18’inci sahifeye dön -müfl ve 38’inci sahifeye kadar devam etmifltir. ‹çinde Mesnevi’denbaflka 202 gazel vard›r. Fatih nüshas›n› kopya etmifltir. Kelime veharekedeki yanl›fll›klar çok de¤ildir. Yaz›s› nesihtir.Bas›lm›fl divan:‹ki kere bas›lm›flt›r. Birincisi 1855’te, ikincisi 1924’te Sahaf Raih Yel -kenci taraf›ndan önceki nüshadan kopy ettirilerek tafl basmasiylebast›r›lm›flt›r. 1924’te bas›lan divan›n Mesnevisi bafltad›r. Gazeller36 nc› sahifeden bafll›yor. 188’inci sahifede bitiyor. Her sahifede 19sat›r vard›r. Hiçbir gazele bafll›k konmam›flt›r. Gazeller 333 tanedir.Çok yanl›fl› vard›r. Elifbe tertibi üzeredir ve hareketilidir.Ortaköy'de Yahya Efendi Dergâh›’nda Hac› Mahmut EfendiKütüphanesi’ndeki divan:Numaras› 3480 dir. Tarihi ve yazar›n ad› yoktur. Mesnevisi bafltad›r.Yaz› taliktir, çirkindir. Harekelidir. Huruf-i imlâl›d›r. 107 yaprakt›r.281 gazeli vard›r. 281 inci gazelden sonra <strong>Yunus</strong>'a ait olmayan dörtbeyit yaz›l› bir sahifeden sonra "Ç›kt›m erik dal›na" gazeliyle sözdeonun flerhi olan dört buçuk sahifelik bir yaz› varsa da saçmad›r. Ensonunda Hayalî imzal› bir fliir vard›r. Her sahife 15 sat›rd›r. Mesne -vilerde her sat›ra bir beyit yaz›lm›flt›r. Gazel k›sm›nda bazan iki, ba -zan bir beyit görünüyor. Bafll›k yoktur. K⤛d› hâresiz ve âdidir.Yanl›fl› çoktur. Karfl›laflt›r›lm›flsa da, onlar da yanl›flt›r. Cildi çok ye -nidir. Ortalama bin tarihlerinde yaz›lm›flt›r. Uzunlu¤u 20, geniflli¤i 15santimetredir.Süleymaniye Kütüphanesi’nde Halet Efendi k›sm›ndaki688 numaral› divan:Tarihi ve yazar› belli de¤ildir. Baflta, divan›n d›fl›nda, f›st›kî ka¤›t3839
üzerinde bir gazel ve sonunda da, 94’üncü varaktan sonra baflka birgazel vard›r. Nefeslerin toplam› 162’dir. Bafltan 19 yaprak harekesizolup nesihle yaz›lm›flt›r. 20’nci varaktan 41’inciye kadar harekelidir.Bu k›s›mda nesih isede yaz› ötekiden çok güzeldir. 41vvinci varakta -ki fliirin son iki beyti 93’üncü varaktad›r. 42’den 55’e kadar yaz› yinebafltaki yaz›d›r, harekesizdir. 55’ten sona kadar harekelidir. ‹ki hat -tat taraf›ndan yaz›lm›flt›r. Elifbe üzerine tertiplidir. 19’uncu yapra -¤›n arkas› 42’nci sahifededir. Yanl›fl ciltlenmifltir. Aradan birçok fliir -ler düflmüfltür. Uzunlu¤u 17,5, geniflli¤i 12,5 santimetredir. Mesnevisiyoktur.Karfl›laflt›r›lmam›flt›r. Bafll›klar k›rm›z› mürekkeple yaz›lm›flt›r. K⤛ -d› âbâdidir. Harekeli olan k›s›mlar Fatih yazmas›na yak›n do¤ruluk -tad›r. 200-250 y›l önce yaz›lm›flt›r.Üniversite'de Hâlis Efendi Kütüphanesi bölümünde 4762 numaral›divan:189 yaprakt›r. Uzunlu¤u 19,8, geniflli¤i 13,2 santimetredir. Her sahi -fede 17 sat›r vard›r. Yaz› ince taliktir. Sar›mt›rak Venedik k⤛d› üze -rine yaz›lm›flt›r. <strong>Yunus</strong> isimleri k›rm›z› renkli mürekkeple yaz›lm›fl -t›r. Viflne çürü¤ü meflinle süslüdür. Mesnevi bafltad›r. Mesnevidenbaflka 695 gazel vard›r. Tarihi yoktur. Harekesiz ve huruf-i imlâl›d›r.Elifbe üzerine mürettep de¤ildir. Nüsha oldukça do¤rudur. Bununlaberaber içine <strong>Yunus</strong>'un olm›yan birçok gazeller kar›flm›flt›r. Karfl› -laflt›r›lm›flsa da bunlar her zaman do¤ru de¤ildir.Nuruosmaniye Kütüphanesi’ndeki divan:Numaras› 4904’tür. Sultan Osman Han ibni Mustafa Han vakf›d›r.Mecmuan›n ad› Câmi-ül-Meâni'dir. 940’ta ‹stanbul'da yaz›lm›flt›r. Budergide 41 eser mevcud olup hepsi 313 yaprakt›r. <strong>Yunus</strong> Divan› 173’tebafll›yor, 195’te sona eriyor. 22 yaprak <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'ye ayr›lm›flt›r.Ama her sat›r›na bir beyit yaz›lm›fl olmakla beraber nüsha fleklindeeser tek m›srayla yürütülmüfl ve bundan baflka, ayr›ca ve yinekenarda alt› küçük dikdörtgen ile alt› bölmeye ayr›lm›fl büyükdikdörtgenin her bölmesine birer beyit yaz›lm›flt›r. Esas sahife 33sat›rd›r. Her gazelin sonu ile öbürünün bafllang›c› aras›nda bir sat›rbofl b›rak›lm›flt›r. Mesnevi baflta olup yedi varakt›r. Gazeller elifbeüzerine tertipli de¤ildir. 196 tanedir. Bafll›k yoktur. Maktalar ayr›yaz›lm›fl de¤ildir. Yaz› taliktir. Harekesizdir. Huruf-i imlâ azkullan›lm›flt›r. Yanl›fl› çoktur. Karfl›laflt›r›lmam›flt›r. Sahifenin uzun -lu¤u 23,5, geniflli¤i 14 santimetredir. Sahifelerin kenarlar› bölmelerinetraf› ve içi alt›n suyu ile ince çizgilerle çevrilmifltir.Hususi kütüphanemizdeki 2 numaral› <strong>Yunus</strong> Divan›Tarihi ve yazar› belli de¤ildir. Yaz› nesihtir. Huruf-i imlâ aras›ra kul -lan›lm›flt›r. Harekelidir. 125 sahifedir. Sahifelerdeki sat›rlar 15 ile 17aras›nda de¤ifliyor. Baz› sat›ra bir beyit, baz› sat›rlara yaln›z birm›sra yaz›lm›flt›r. Elifbe üzere tertip edilmifl de¤ildir. 52’nci sahifeile 56’nc› sahife aras›na baflka ilahiler konulmufltur ve yaz› da bafl -kas›n›nd›r. Mesnevi yoktur. Karfl›laflt›r›lmam›flt›r. Yanl›fl› çoktur. Ka -ba, yerli k⤛t üzerine yaz›lm›flt›r. Çok harapt›r. 200 senelik bir ese -re benziyor. Hattat çok cahil oldu¤undan birçok yanl›fllar yapm›flt›r.171 gazel vard›r. Cildi sar› renkte mukavvadand›r. Uzunlu¤u 20,5, ge -niflli¤i 15 santimetredir. 125’nci sahifeden sonra Ümmi Sinan'›n birtak›m kasideleri vard›r.Ankara 'da Maarif Vekâleti Kütüphanesi’ndeki L 2/29 numaral› divan:Hiçbir yerinde yaz›ld›¤› tarihi bildirecek bir iflaret yoktur. Yaz›dan,Hicrî 1150 oldu¤u tahmin edilebilir. Mesnevisi bafltad›r, 770 gazelvard›r. Her sahifesi 34 sat›rd›r. 109 yaprakt›r. Yanl›fllar› çoktur. Bufliirlerin belki 400'ü <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin de¤ildir. ‹çinde birçok saçma -sapan, budalaca fleyler vard›r. Uzunlu¤u 23, geniflil¤i 13 santimetre -dir.4041
Maarif Vekâleti Kütüphanesi’nde F 6/46 numaral› divan:K›rflehir Bektafli Dergâh›’ndan gelmifltir. Birinci sahifeye "Donanmâ -yi M›sriyye Kumandanlar›ndan, Mehmet Emin Bey’in vakf›d›r" kayd›konulmufl ve 1255 tarihi at›lm›flt›r. Maarif Vekâletinin ve Hac› BektaflDergâh›’n›n mühürlerini tafl›maktad›r. Tarihi yoktur. Yazar da bellide¤ildir. Cildi âdidir. Yaz› nesihtir. Huruf-i imlâl›d›r. Harekesizdir.152 yaprakt›r. Mesnevi bafltad›r. Mesnevi birinci sahifeden bafll›ya -cakm›fl, ama sahife bofl b›rak›lm›fl ve dolay›siyle Mesneviden 8 be -yit atlam›flt›r. Mesnevinin her sat›r›nda bir beyit vard›r. Makta vazi -fesini gören beyitlerde her sat›ra bir m›sra konmufltur. Mesnevi 19uncu yaprakta bitiyor ve onu Münacât takip ediyor. 41 inci sahifedenefesler bafll›yor. Elifbe üzerine tertiplidir. 311 gazeli vard›r. Gazel -ler, bir sat›ra bazan bir beyit olarak, bazan bir m›sra olarak yaz›l -m›flt›r. Arada bofl sahifeler ve yapraklar vard›r. Bunlara bazan ya -banc› hattatlar taraf›ndan ilahiler, nefesler yaz›lm›fl, bazan da bafl› -bozuklar›n imza ve adreslerini atmalar›na vesile olmufltur. NitekimXXX. yaprakta bir bafl›bozuk, Hicri 1315 senesi Rebiülevvelinin yirmialt›nc› Çarflamba günü, kerimesi Fatma Fahire ve Konya Maarif San -d›¤› Emini Mustafa Efendi ve bir de Edirneli Dervifl Kâz›mla Hac›Bektafl’›n Dergâh›’na yüz sürdüklerini söylemektedir. Ondan sonra13 sahife bofltur. Nüsha yenidir. Taflbask›s› nüsha ile karfl›laflt›r›l›ncabunun oradan al›nd›¤› meydana ç›k›yor. Demek ki <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'yi ilkdefa bast›ranlar Bektaflilerdir. Karfl›laflt›r›lmam›flt›r. Ka¤›d› ucuzâbâdidir. Nüsha çok y›pranm›flt›r. Bütün bak›m›ndan oldukça iyi birnüsha ise de hattat birçok imlâ ve kelime yanl›fllar› yapm›flt›r. ‹çin -de bazan Emir Seyit mahlâsiyle biten gazeller vard›r. Nüshan›nuzunlu¤u 20, geniflli¤i 15,5 santimetredir.Maarif Vekâleti Kütüphanesinde Y 6/63 numarada yaz›l› divan:Bu nüsha Birinci Dil Encümeni’ne kütüphane taraf›ndan verilmiflsede, Dil Encümeni bu nüshay› geri vermemifltir. Bu nüshan›n kaybe -dildi¤i rivayet edilmekle beraber, çok de¤erli oldu¤u söyleniyor.TasnifYukar›daki söyledi¤im gibi, divan usulü ile fliirleri s›ralamak, flairle -rimizin bütün flahsiyetlerini yamal› bohçaya çeviriyor. Özellikle Yu -nus <strong>Emre</strong> gibi, bir sisteme sahip, belli bir noktadan hareket ederek,birçok duraklardan geçip bir olgunluk tepesine varan adamlar içineski usül, yarat›c›n›n kiflili¤ini s›f›ra indirecek kadar kötüdür. Yu -nus'u belki yüzlerce defa okuduktan sonrad›r ki onun eserini bir s› -raya koyma ihtiyac›n› duydum.Bu s›ralayaca¤›m gazellerin ortaklafla seciyeleri olacakt›. <strong>Yunus</strong>'unmeselâ bir tak›m fliirlerinde büyük bir ölüm korkusu, sürekli birkasvet, hayk›r›fl, günahlar›ndan, hayat›ndan flikâyet, s›tmal› bir ara -y›fl, duaya yak›n bir inilti var. Kendisine âfl›k diyor. Lâkin bu, henüzyolunu bulamam›fl bir âfl›kt›r. Âhireti düflünüyor, korkuyor. Fakatbu korku, henüz hiçbir fleye inanm›yan bir adam›n korkusudur. Sev -gili yârenlerini terketmenin, bir daha dünya güzelli¤ini göremeye -ce¤ini bilmenin azab›, y›lan ve ç›yana nasip olman›n dehfletidir.Arad›¤› fley nedir? Henüz pek iyi bilinmiyor. Belirsiz, fakat çok kuv -vetli bir özdeyiflle k›vran›yor. Ne bulan›k durumda oldu¤unu en gü -zel fliirlerinden birinde flöyle anlat›yor:Bir dem div olur ya peri virâneler olur yeriBir dem uçar Belk›s ile súltan-› ins ü can olurBir dem var›r mescitlere yüz sürer anda yerlereBir dem var›r deyre girer ‹ncil okur ruhban olur.Bu karakterlerdeki fliirler her halde <strong>Yunus</strong>'un kesin inan›fl›ndan önceyaz›lm›flt›r. Bunlar› gerçek müslüman ve ermifl bir dervifl olduktansonraki gazelleri aras›na nas›l koyabiliriz? Bu nutuklar flüphesiz,gençlik devrinin mahsulleridir. Kiliseye giden, ‹ncil okuyup ruhbangörüflünü tafl›ma¤a kalkan <strong>Yunus</strong> ile:4243
Can›m kurban olsun senin yolunaAd› güzel kendi güzel Muhammeddiyen <strong>Yunus</strong> aras›nda ne olursa olsun hiçbir ilgi yoktur. Onun için,Divan›ndaki sözleri, Oluflu göstersin diye, imans›zl›ktan irflada vedidaktik devreye kadar yedi bölüme ay›rd›m. Birinci bölüm ‹man -dan önce yazd›¤› fliirlerdir. Bunlar›n karakterini yukar›da söyledim.‹kinci bölüm fliirleri, üstünkörü teslimiyet devrinin fliirleridir. <strong>Yunus</strong>flimdi, manevî verimi k›t bir ça¤dad›r. Taflk›nl›kla, büyük lâflarla,nefsini feda etti¤ini söylüyor. ‹nsanlara ve kendisine karfl› ac›d›r.Ölüm korkusu azalm›flsa da gene vard›r. Biraz huzur bulmas›na ra¤menruhanî feraha sahip de¤ildir. Tasavvufun diyalekti¤i içinde bo-¤ulmufltur. Estetik ve samimî hiçbir de¤eri olm›yan o mânas›z Devriye'lerihep bu s›rada yaz›lm›fla benziyor.Ulema-y› rüsumu hicveder ve kendisinin vakur, mustarip çehresinehiç yak›flm›yacak lâubali gazeller söyler:Üçüncü bölüm fliirleri flüphenin uyanma¤a bafllad›¤› devre aittir.‹kincinin karakterleri ile birlikte baflka özellikleri de vard›r. Din veimana karfl› kay›ts›zd›r. fiüphe ile beraber melankoli de meydana ç›-kar. Ölüm korkusu da canlan›r. ‹lk hidayet devrindeki huzur ve sükûnkaybolur.Dördüncü grup fliirleri (flaflk›nl›k ve mezalik-i akdam, ayaklar›n kayd›¤›)zamana ait olanlard›r. Bunlarda ç›ld›rtan bir ölüm korkusu, intiharderecesinde ümitsizlik, feryat, yorgunluk, nihayet; kendinisezdiren ve ilâhi rahmetin ya¤aca¤›n› müjdeliyen garip bir havavard›r.Beflinci k›s›m fliirleri tam ve gerçek inan›fl devrinin, hakikî <strong>Yunus</strong>'unmahsulleridir. Art›k <strong>Yunus</strong>, Taptuk <strong>Emre</strong>'yi bulmufltur. Birden, gerginsinirler gevfler, zira Allah'›n istedi¤i her fleyi yerine getirmifltir.O zamana kadar kendisini terkedeceklerinden korktu¤u fleyleri, ac›-madan, ›st›rap çekmeden feda etmifl, ebedî hayata eriflmek için ge-çici hayat›n zevklerine ölmüfltür. Bütün fâni fleylerden, maddî veyamânevî sevgilerden, iptilâ ve ihtiraslardan, fikirlerden, zevklerden,sahip olmaktan, iktidar ve flöhretten vazgeçerek, mümkün oldu¤ukadar sadeleflmifl ve basitleflmifltir. fiikayetsizdir. Önceleri dilindendüflürmedi¤i, ama yapamad›¤› miskinli¤i -kendi deyimince alçakl›¤›-Humilite'yi tatbika bafllad›¤› için, ›st›rab› azalm›flt›r. Art›k Devriyeleriniyazd›¤› zamanlardan çok uzaktay›z. Assize'li San Francesco gibiAllah›n fakirci¤i olmufltur, aç›kt›r. Hiçbir s›rr› kalmam›flt›r. Son nefesiç›k›ncaya kadar insan› rahat b›rakm›yacak olan nefis, aras›rasald›r›fllar›na devam ederse de, geçici buhranlardan baflka bir neticevermez.Alt›nc› grup fliirleri, ‹htiyar sanatç›n›n eserleridir. <strong>Yunus</strong> flimdi d›flhayat›n güzelli¤ini seçme¤e bafllam›flt›r. Bununla beraber ölümdenkorkmaz. Ölüm onun gözünde al›fl›lm›fl bir hal al›r. ‹slâmiyete ve fleriatekarfl› sayg›l›d›r. (Ölmeden önce öl) emrinin yerine getirilmesindenduyulan zevkle sarhofltur. Allah’›n kuzusudur.Yedinci grup fliirleri (Talimî - didactique devre) ad›n› verdi¤imiz sony›llar›n eserleridir. Bu s›rada <strong>Yunus</strong>'un yazd›¤› fliirler Tolstoy'unömrünün sonunda yazd›¤› (Sanat Nedir?) adl› kitab›ndan de¤erlide¤ildir. Baz› menk›belerin, ö¤ütlerin kuru ve so¤uk bir naz›mla ifadesidir.Tafl bask›s› divan›n›n bafl›nda bulunan Mesnevi de bu ça¤aba¤l›d›r san›r›m.4445
<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>’ninAlt›n Destan›Hac› Bektafl, Rum diyar›na geldi¤i s›rada orada "Seyyit MahmutHayranî, Celâleddin-i Rumî, Hac› ‹brahim Sultan" gibi bir tak›m bü -yük mutasavv›flar aras›nda bir de <strong>Emre</strong> adl› kuvvetli velâyet sahibibir fleyh vard›. Hac› Bektafl'›n daveti üzerine bütün Rum erenlerionun nezdine geldikleri halde, bu fleyh her nedense davete gelme -di. Öbür Rum erenleri, Onun gelmedi¤ini Hac› Bektafl'a haber verdi -ler. O da, Sar› ‹smail ad›ndaki derviflini gönderdi. <strong>Emre</strong>'yi yan›naça¤›rtt›. Gelmemesindeki hikmeti sordu. <strong>Emre</strong>, "Perde arkas›ndanç›kan bir elin kendisine nasip verdi¤ini, haz›r bulundu¤u o erenlerbezminde Hac› Bektafl adl› hiç kimesne görmedi¤ini" söyledi. Hac›Bektafl "O elin bir iflareti olup olmad›¤›n›" sorunca, "Ayas›nda yeflilbir ben" gördü¤ünü anlatt›. O vakit Hac› Bektafl elini uzatt›. Ayas›n -daki yeflil beni hayretle gören "<strong>Emre</strong>" , kendisine evvelce el verenmürflit karfl›s›nda bulundu¤unu anlay›nca üç kere heyecanla "TaptukPadiflah›m" dedi. Ve ad› o zamandan sonra Taptuk <strong>Emre</strong> oldu.*O bölge köylerinden birinde, <strong>Yunus</strong> ad›nda, rençberlikle geçinir,çok fakir bir adam vard›. Bir y›l k›tl›k oldu. <strong>Yunus</strong>'un fakirli¤i büs -bütün artt›. Nihayet birçok kehanet ve inayetlerini duydu¤u Hac›Bektafl'a gelip yard›m istemeyi düflündü. S›¤›r›n›n üstüne bir miktaral›ç-yabanî elma-koyup dergâha gitti. Pîrin aya¤›na yüz sürerkenhediyesini verdi; bir miktar bu¤day istedi. Hac› Bektafl ona lûtuflamuamele ederek, birkaç gün dergâhta misafir etti. <strong>Yunus</strong> geri dön -mek için acele ediyordu. Dervifller Pîre,<strong>Yunus</strong>'un acelesini anlatt› -lar. O da: "Bu¤day m› ister, yoksa erenler himmeti mi?" diye habergönderdi, gafil <strong>Yunus</strong>, bu¤day istedi. Bunu duyan Hac› Bektafl, tek -rar haber gönderdi: "isterse o al›c›n her tanesince nefes edeyim! "dedi. <strong>Yunus</strong> bu¤dayda ›srar ediyordu. Hac› Bektafl, üçüncü defa ha -ber gönderdi. "‹sterse her çekirdek say›s›nca himmet edeyim" dedi.<strong>Yunus</strong> yine bu¤dayda ›srar edince; emretti¤i bu¤day› verdiler.<strong>Yunus</strong>dergâhtan uzaklaflt›. Yolda, yapt›¤› kusurun büyüklü¤ünü anlad›.Piflman oldu. Geri dönerek kusurunu itiraf etti. O vakit Hac› Bektafl,onun kilidinin Taptuk <strong>Emre</strong>'ye verildi¤ini, isterse ona gitmesini söy -ledi. <strong>Yunus</strong>, bu cevab› al›r almaz hemen Taptuk Dergâh›’na koflarakbafl›na geleni anlatt›. O da <strong>Yunus</strong>'u dergâh›n odunculu¤una tâyinetti. <strong>Yunus</strong> k›rk y›l bu hizmette bulundu¤u halde dergâha e¤ri ve yaflodun getirmedi. Uzun y›llardan sonra bir erenler meclisi kuruldu.Oradan fleyhi ile beraber oduncu <strong>Yunus</strong> haz›r oldu¤u gibi, <strong>Yunus</strong>-iGûyende adl› tan›nm›fl bir ilahici de vard›. Mecliste Taptuk <strong>Emre</strong>'yeçoflkunluk geldi. "fievkimiz var, haydi sen de biraz terennüm et!" d i y e<strong>Yunus</strong>-i Gûyende'ye seslendi. Ama bunu birkaç defa söyledi¤i halde<strong>Yunus</strong>-i Gûyende'den hiç ses ç›kmad›. Nihayet oduncu <strong>Yunus</strong>’a dö -nerek: "Haydi, dedi, art›k zaman› geldi, kilidin aç›ld›. Hac› Bektafl sözüyerine geldi, durma söyle!" bunun üzerine <strong>Yunus</strong>'un perdesi y›rt› -larak, kilidi aç›ld› ve ârifhane nutuklar, ilahiler söyleme¤e bafllad›.*Hakikate varmak için geçirdi¤i çilekefllik devrinde <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nindergâha hiç e¤ri ve yafl odun getirmedi¤ini farkeden Taptuk <strong>Emre</strong>,bir gün <strong>Yunus</strong>'a, "Da¤da hiç e¤ri odun kalmad› m›?" diye sormufltu.<strong>Yunus</strong>: "Da¤da e¤ri odun çok lâkin senin kap›na odunun bile e¤risiyak›flmaz" diye cevap verdi.*Rivayet ederler ki, her nedense, <strong>Yunus</strong>'a, fleyhi, k›rk y›l seyahat et -mesini emretmifl. O da tam k›rk y›l gezip dolaflt›ktan sonra tekrarfleyhinin dergâh›na gelmifl, "Ana Bac›"y› bularak fleyhin kendi hak -k›ndaki düflüncesini sormufl. Ana Bac› da demifl ki:"Yar›n, sabah namaz›nda, fleyhinin yolu üzerine yat, fleyh senin kimoldu¤unu elbette bana soracak, ben de ona <strong>Yunus</strong> diyece¤im. E¤er,4647
izim <strong>Yunus</strong> mu diyecek olursa anla ki, art›k çilen dolmufltur."Ertesi sabah <strong>Yunus</strong>, bu nasihate uyarak yola uzand›. fieyhi merakedip de, "Bizim <strong>Yunus</strong> mu?" diye sorunca, Taptu¤un ayaklar›nakapand›. Ve o günden bafll›yarak fleyhin müsaadesiyle hayata yenido¤arak ilâhî fliirlerini söyleme¤e bafllad›.Salihli kazas› civar›nda "<strong>Emre</strong>" adl›, yetmifl evli bir köyde, tafltan birtürbenin içinde, Taptuk <strong>Emre</strong> ve çocuklar› ile torunlar› yatmakta -d›r. Türbenin efli¤inde de, bir baflka mezar vard›r. Bu, <strong>Yunus</strong>'un birçok mezarlar›ndan biridir. <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>, kap› efli¤ine kendisiningömülmesini vasiyet etmifl... fieyhini ziyaret edecekler, kendimezar›na basarak geçsinler diye.Miskin <strong>Yunus</strong>, içinden geldi¤i gibi, durmadan ilâhiler ve nutuklarsöylermifl. Onun ilâhileri o kadar çokmufl ki, bir k›sm›n› hayvanlar,bir k›sm›n› insanlar, bir k›sm›n› da melekler söyleyip dururlarm›fl.‹stanbul, 1933Divan48
1Kara Topra¤›n Alt›ndaTeferrüç eyleyu vard›m, sabah›n sinleri gördüm.Kar›flm›fl kara topra¤a, flu nazik tenleri gördümÇürümüfl toprak olmufl ten, sin içinde yatar pinhanBoflanm›fl damar, akm›fl kan, batm›fl kefenleri gördümY›k›lm›fl sinleri dolmufl, evleri belirsiz olmuflKamu endifleden kalm›fl, ne düfl var halleri gördümYaylalar yaylamaz olmufl, k›fllalar k›fllamaz olmuflBar tutmufl, söylemez olmufl, a¤›zda dilleri gördümKimisi zevk ü iflrette, kimi sâz ü beflaretteKimi belâ vü mihnette, dün olmufl günleri gördümSo¤ulmufl flol kara gözler, belirsiz olmufl ay yüzlerKara topra¤›n alt›nda, gül deren elleri gördümKimisi boynunu e¤mifl, tenini topra¤a salm›flAnas›na küsüp gitmifl, boynun buranlar› gördümKimi zarî k›l›p a¤lar, zebaniler can›n da¤larTutuflmufl sinleri oda, ç›kan tütünleri gördüm<strong>Yunus</strong> bunu kanda gördü, gelip bize haber verdiAkl›m vard›, bilim flaflt›; nitekim flunlar› gördü5051
4Bir Dem GelirHak bir gönül verdi bana, ha! demeden hayran olurBir dem gelir fladan olur, bir dem gelir giryan olurBir dem sanas›n k›fl gibi, flol zemheri olmufl gibiBir dem beflaretten do¤ar, hofl ba¤ ile bostan olurBir dem gelir söyleyemez, bir sözü flerh eyleyemezBir dem cehalette kal›r, nesne bilmez nadân olurBir dem div olur ya peri, viraneler olur yeriBir dem uçar Belk›s ile, Sultan-› ins ü can olurBir dem var›r mescidlere, yüz sürer anda yerlereBir dem var›r deyre girer, ‹ncil okur, ruhban olurBir dem gelir ‹sa gibi, ölmüflleri diri k›lurBir dem girer kibr evine, Fir'avn ile Hâman olurBir dem döner Cebrâil'e, rahmet saçar her mahfileBir dem gelir gümrah olur, miskin <strong>Yunus</strong> hayran olur5Ne SöylerlerNe Bir Haber VerirlerYalanc› dünyaya konup göçenlerNe söylerler, ne bir haber verirlerÜzerinde, türlü otlar bitenlerNe söylerler, ne bir haber verirlerKimisinin üstünde biter otlarKiminin bafl›nda s›ra servilerKimi masum, kimi güzel yi¤itlerNe söylerler, ne bir haber verirlerTopra¤a gark olmufl nazik tenleriSöylemeden kalm›fl, tatl› dilleriGelin, duadan unutman bunlar›Ne söylerler, ne bir haber verirler<strong>Yunus</strong> der ki, gör takdirin iflleriDökülmüfltür kirpikleri kafllar›Bafllar› ucunda hece tafllar›Ne söylerler, ne bir haber verirler5455
8Elif’ten Be’yi BilmeyenVaktinize haz›r olun, ecel vard›r, gelir bir günEmanettir kuflça can›n, issi vard›r, al›r bir günNice bin kere kaçarsan, yedi deryalar geçersenPervaz uruben uçarsan, ecel seni bulur bir gün‹flbu meclise gelmeyen, anup nasihat almayanEliften beyi bilmeyen, okur kifli olur bir günTutmaz olur tutan eller, çürür flol söyleyen dillerSevip kazand›¤›n mallar, vârislere kal›r bir gün<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>m bunu söyler, aflk›n deryas›n› boylarfiol yüce köflkler, saraylar, viran olur kal›r bir gün9Gündüzleri Olmufl GeceYer yüzünde gezdim, u¤rad›m nice yi¤itler yat›rKimi ulu, kimi kiçi, key kufla¤› berkler yat›rKimi yi¤it, kimi koca, gündüzleri olmufl geceKimi dervifl, kimi hoca, mümin muhakkikler yat›rDo¤ru var›rd› yollar›, kalem tutard› elleriBülbüle benzer dilleri, daniflment âlimler yat›rUlu, kiçi a¤lam›fllar, server yi¤itler komufllarBafl ucunda yay asm›fllar, dökülüben oklar yat›rAtlar›n›n izi tozlu, eginleri dürlü tonluHüküm eder ay ile güne, flol usullü beyler yat›rElleri dürür k›nal›, hem karavafllu dâyeluKarga gibi kara saçl›, gül yüzlü hatunlar yat›rUflac›klar, o¤lanc›klar, oynar güler bülbül gibiAyr›lm›fllar; analar›, sinlerini bekler yat›rEl ba¤lam›fllar kamusu, hak Çalaptand›r umusuDü¤ürlü k›zd›r kimisi, al›nmad›k haklar yat›r<strong>Yunus</strong> bilmez kendi halin, Hak Çalap söyletir dilinfiol bedir ay gibi aln› ak, münevver yüzler yat›r5859
10Gelen Geçer, Konan GöçerBu dünya kimseye kalmaz, anadur ölümün zinharKaçan kimse gider gelmez, anadur ölümün zinharGelen geçer, konan göçer, nasip oldukça yer içerEcel ömre kefen biçer, anadur ölümün zinharÜstüne çün çöker da¤lar, ecel gelir dilin ba¤larKal›r bu bahçeler ba¤lar, anadur ölümün zinharKefen donun ola toprak, bitiser üstünde yaprakDola gözlerine toprak, anadur ölümün zinharNice cem'ettin ise mal, al›r vârislerin filhalSinde sen çekersin vebal, anadur ölümün zinharPes an› sanma mal›nd›r, haram ise vebalindirHelâl ise sualindir, anadur ölümün zinharKal›r ayruklara mal›n, seninle gider âmâlin‹riflmez bir pula elin, anadur ölümün zinharGeri gelmez varan anda, kal›r ol karannu sindeSevap iflleyugör bunda, anadur ölümün zinharGünahkârs›n günah›n çok, günah için bir ah›n yokVaracak gayr› rah›n yok, anadur ölümün zinhar<strong>Yunus</strong> tak boynuna bendi, sonra halka ver bu pendiCihandan kes bu payvand›, anadur ölümün zinhar11Bencileyin Gülmedik BaflYürü fâni dünya, sana gelende gülmüfl var m›d›rBencileyin gözü yafll›, a¤layu kalm›fl var m›d›rSöylerim bilmezem sözüm, yürürüm görmezem özümBir oldu gecem gündüzüm, hiç böyle olmufl var m›d›rBenim bafltan yüre¤im bafl, göz yumuldu çekildi kaflBencileyin gülmedik bafl, cihana gelmifl var m›d›rDö¤düm bafl›m tafllar ile, kan ak›tt›m yafllar ileYarenler kardefller ile, candan ayr›lm›fl var m›d›rÂh›r halkla helâllafl›p, her biriyle esenleflipBencileyin akl› flafl›p, a¤layu kalm›fl var m›d›rBunca zamanlar biliflip, âh›r dönüp ayr›l›fl›pBöyle bir dertlere düflüp, odlara yanm›fl var m›d›rKanda yürüsem inlerim, hiç sesin gelmez dinlerimGelesin deyu gözlerim, gidende gelmifl var m›d›rBu söyledi¤im sözleri, dertliler için söylerimAcep bu benim sözümden, haberim alm›fl var m›d›rA dostlar esenleflelim, tuz ekmek helâllaflal›mTa ölünce a¤laflal›m, a¤lay›p gülmüfl var m›d›rA¤lay›p bulmad›m çare, çok yalvard›m Peygambere<strong>Yunus</strong> gibi yüzü kare, cihana gelmifl var m›d›r6061
12B›rak ‹kili¤iSen sende iken menzil al›nmazBahrî olmadan gevher bulunmazEr açt› yolu ayan eylediTolun ay do¤du, hergiz tolunmazEr mânas›ndan almayan cahilTafltand›r ba¤r› hergiz delinmezEr urdu yare, zahmi belirmezVar! Bu yareme, merhem bulunmazMa¤ripten meflr›k erin gözüneAyan görüne perde olunmazKo ikili¤i, gel birli¤e yetBir olan canlar ayr› dölenmez<strong>Yunus</strong>, ver can›n› Hak yolunaCan vermeyince canan bulunmaz13Senin Kokun Duydu Can›m‹lâhi bir aflk ver bana, kandal›¤›m bilmeyeyimYavu k›lay›m ben beni, isteyuben bulmayay›mAl gider benden benli¤i, doldur içime senli¤iBu dünyada öldür beni, var›p anda ölmeyeyimfiöyle hayran eyle beni, bilmeyeyim dünden günüDaim isteyeyim seni, ayruk nakfla kalmayay›mSenin kokun duydu can›m, terkini urdu cihan›nHergiz belirmez mekân›n, seni kanda isteyeyimAflk›n bir od urdu cana, üss yürürem yana yanaCi¤erim gark oldu kana, nice zârî k›lmayay›mKo ben yanay›m tüteyim, bülbül olay›m öteyimDost bahçesinde biteyim, aç›luben solmayay›mHalim getirsem dile, kim bana sö¤e, kim güleBâri yanay›m derd ile, ben dillere gelmeyeyimMansurum çek dâra beni, ayan göster anda SeniKurban k›lay›m bu can›, aflka münkir olmayay›mAflkt›r bu derdin derman›, aflk yolunda verem can›<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> eydür bunu, bir dem aflks›z olmayay›m6263
14Sorarlar Bir Eyyam GelirBir gün senin defterini dürerler bir eyyam gelirKamu akl›n› bafl›na dererler bir eyyam gelirTevhide uydur sözünü, Mevlâya döndür yüzünüEynine kefen bezini, sararlar bir eyyam gelirAzrail ala can›n›, unuttura her san›n›Kara topra¤a tenini, kararlar bir eyyam gelirTenha kabrinde kal›cak, amellerin arz olucakMahfler yerine yal›ncak, sürerler bir eyyam gelir<strong>Yunus</strong> eydür evvel bafltan, ay›r›r seni kardafltanNe ettin kurudan yafltan, sorarlar bir eyyam gelir15fiol Kahr ‹le Kazand›¤›nEy dünyay› seven kifli, bir gün koyup gitmek gerekSenin dile¤inle de¤il, nâçard›r ne etmek gerekGözün ile gördü¤ünü, flol hasretin olanlar›Âkil isen an bunlar›, her kimseyi anmak gerekfiol kahr ile kazand›¤›n, bir gün kal›sar körlü¤efiol mal ki körlü¤e kal›r, flayl›¤a harc etmek gerekKudret kandilinden senin destur ile indi can›nBir gün geri gel deniser, flol sözü iflitmek gerekNe hak buyru¤un tutars›n, ne kul sözün iflitirsinHiç bilmezsin ma’nâ nedir, ne dilde ça¤›rmak gerekUydun bu nefsin sözüne, batt›n günah denizineÇirk getirdin can yüzüne, tövbete¤in tutmak gerek<strong>Yunus</strong>; flimdi sen dil ile, ben Hakk› severim demeOl padiflah hazretine, görklü meta'iltmek gerek6465
16Ger Tafl ‹sen EriyesinSana ibret gerek ise, gel göresin bu sinleriGer tafl isen eriyesin, bak›p görücek bunlar›fiunlar ki çoktur mallar›, gör nice oldu hallar›Son ucu bir gömlek imifl, an›n da yoktur yenleriKani mülke benim deyen, köflk ü saray be¤enmeyenfiimdi bir evde yaturlar, tafllar olmufl üstünleriBunlar geri gelmeyeler, zühd-ü tâat k›lmayalarBu beyli¤i bulmayalar, zira geçti devranlar›Kani ol flirin sözlüler, kani ol günefl yüzlülerfiöyle kaybolmufl bunlar, hiç belirmez niflanlar›Bunlar bir vakit beyler idi, kap›c›lar korlar idiGel imdi gör, bilmeyesin, bey hangisidir ya kullar›17Kabre Vard›¤›m GeceYâ Râb nola halim, kabre vard›¤›m geceEyi olmazsa amelim, kabre vard›¤›m geceYâ Râbbena yand›rma, günahlara band›rmaÇ›ra¤›m sö¤ündürme, kabre vard›¤›m geceYâ Râbbena hayr eyle, Muhammed'e yâr eyleMuhammed'e efl eyle, kabre vard›¤›m geceYâ Râbbena flafl›rtma, yüzüm üzre düflürmeZebâniler üflürme, kabre vard›¤›m geceYâ Râbbena eflimden, eflimden yoldafl›mdanAkl› alma bafl›mdan, kabre vard›¤›m geceDervifl <strong>Yunus</strong>'un sözü, kan a¤lar iki gözüMahrum eyleme bizi, kabre vard›¤›m geceNe kap› vard›r giresi, ne yemek vard›r yiyesiNe ›fl›k vard›r göresi, dün olmufltur gündüzleriBir gün senin dahi <strong>Yunus</strong>, benim dediklerin kalaSeni dahi böyle ide, nitekim etti bunlar›6667
18Yüz Bin PeygamberHor bakma sen topra¤a, toprakta neler yaturKani bunca evliya, yüz bin Peygamber yaturCennette bu¤day yiyen, gaflet gömle¤in giyenHem dünyaya meyleden, Âdem Peygamber yaturArkasiyle kum çeken, göz yafliyle yu¤uranKâbeye temel kuran, Halil Peygamber yaturVücudunu kurt yiyen, kurt yedikçe flükredenBelâlara sabreden, Eyyup Peygamber yaturBal›k karn›nda yatan, deryalar› seyredenKabak kökün yastanan, <strong>Yunus</strong> Peygamber yaturKuyuda nihan olan, kul deyüben sat›lanM›s›ra sultan olan, Yusuf Peygamber yaturYusuf'un yavu k›lan, kurt ile dâvi k›lanA¤lay›p gözsüz kalan, Yakup Peygamber yaturAsâs›n ejder eden, bahre urup yol edenFir'avn› helâk eden, Musâ Peygamber yaturOl Allah›n Habibi, dertlilerin tabibiEnbiyalar serveri, Resul Muhammed yaturHayber kal'as›n y›kan, kâfiri oda yakanfiahinler gibi bakan, Ali gibi er yaturAta ana gülleri, Kur'an okur dilleriFatmana o¤ullar›; Hasan, Hüseyin yatur‹¤nesin suya atan, bal›klara getirtenTac›n, taht›n terkeden, ‹brahim Etem yaturGündüzler sâim olan, geceler kaim olanÂrifler sultan›, Bayezit Bestam yaturHakikat erleri, geçti dünyadan, her biriKonyada; ol Mevlânâ Hüdavendigâr yaturÇoktur Hakk›n has kullar›, fikr eyle bunlar›Saysam erenleri, görsen ne sultanlar yatur<strong>Yunus</strong> sen de ölürsün, kara yere girersinKara yer alt›nda, çok günahkâr kullar yatur6869
19Evliyalar Alan Dünyas›nBilirim seni yalan dünyas›nEvliyalar› alan dünyas›nKaçan kurtulsa kufl kurtulayd›fiahin kanad›n k›ran dünyas›nSevdi¤im ald›n beni a¤latt›nDönüp yüzüme gülen dünyas›nSüleyman taht›n sen viran k›ld›nMasumlar boynun buran dünyas›nDünya, bununla yedi gez dolduÂh›r bizden de kalan dünyas›nAfl›k <strong>Yunus</strong>, sema'la çarh ururBu çarh›m›z› bozan dünyas›n20Geçer Bu EyyamlarZikrullah eyleyip tevhit etme¤eGeçer bu eyyamlar, ellere girmezHakk›n do¤ru yollar›na gitme¤eGeçer bu eyyamlar, ellere girmezSen âsan et, do¤ru yolca gitme¤eVar›p anda, kara yere yatma¤aGeceler supha dek, tevhit etme¤eGeçer bu eyyamlar, ellere girmezAldatmas›n seni dünya sefas›Giyesin kefen, koyas›n libas›Vücudun flehrinde, ruhun hümas›Geçer bu eyyamlar, ellere girmezTürlü donlar ile, kendin bezersinKitaplar okuyup, sözler yazars›nBildim dersin, niçin gafil gezersinGeçer bu eyyamlar, ellere girmez<strong>Yunus</strong> eydür, gelin imdi kardafllarDökelim gözümüzden kanl› yafllarNasihatim budur size dervifllerGeçer bu eyyamlar, ellere girmez7071
21Beni ‹rflat EdenA¤la gözüm a¤la, gülmezem ayrukGönül dosta gider, gelmezem ayrukNe gam bunda bana, bin gez ölürsemAnda ölüm olmaz, ölmezem ayrukYans›n can›m, yans›n aflk›n odunaAks›n kanl› yafl›m aks›n, silmezem ayrukGöyündüm aflk ile, tâ kül oluncaBoyand›m rengine, solmazam ayrukBeni irflat eden mürflid-i kâmilYeter, bir el almazam ayrukVarl›¤›m yoklu¤a deniflmiflem ben,Bugün, cana, bafla kalmazam ayrukFenâdan bâkiye göç eyler oldukGüneldim flol yola, dönmezem ayrukMuhabbet bahr›n›n gavvas› oldum,Gerekmez, Ceyhuna dalmazam ayrukDilerim fazl›ndan ay›rmayas›nHocam, senden özge sevmezem ayrukSöyler âfl›k dilinden bunu <strong>Yunus</strong>E¤er âfl›k isem, ölmezem ayruk22Da¤lar ‹le Tafllar ‹leDa¤lar ile, tafllar ile ça¤›ray›m Mevlâm seniSeherlerde kufllar ile ça¤›ray›m Mevlâm seniSular dibinde mâhi ile, sahralarda ahû ileAptal olup yahu ile, ça¤›ray›m Mevlâm seniGök yüzünde ‹sa ile, Tur da¤›nda Musa ileElimdeki asâ ile, ça¤›ray›m Mevlâm seniDerdi öküfl Eyyup ile, gözü yafll› Yakup ileOl Muhammed-i mahbub ile ça¤›ray›m Mevlâm seniHamd ü flükrullah ile, vasf-› Kulhüvallah ileDaima zikrullah ile, ça¤›ray›m Mevlâm seniBilmiflim dünya halini, terk ettim k›yl ü kaliniBafl aç›k, ayak yal›n›, ça¤›ray›m Mevlâm seni<strong>Yunus</strong> okur diller ile, ol kumru bülbüller ileHakk› seven kullar ile, ça¤›ray›m Mevlâm seni7273
23Son UcuSen bu cihan mülkünü Kaftan Kafa tuttun tutYa bu âlem mal›n› oynayuben yuttun tutSüleyman'›n taht›na flâh olup oturdun bilDive, periye düpdüz hükümleri ettin tutFir'avn'›n hazinesin, Nuflirevan'›n genciyleKarûn mal›na kat›p, sen mal›na katt›n tutBu dünya bir lokmad›r, a¤z›nda çi¤nenmifl bilÇi¤nenmifle ne yutmak, ha sen an› yuttun tutÖmrün senin ok bi¤i, yay içinde dopdoluDolmufl oka ne durmak, ha sen an› att›n tutHer bir nefes kim gelir, keseden ömür eksilirÇün kese ortaland›, sen an› tükettin tutÇün denize gark oldun, bo¤az›na geldi suDeli gibi talp›nma, ey biçare batt›n tutÖlüm vard›r bilirsin, niçin gafil olursunKamulardan ayr›l›p, var›p sinde yatt›n tut24Bir Sâkidan ‹çtim fiarapBir sâkiden içitim flarap, Arfltan yüca meyhanesiOl sâkinin mestleriyiz, canlar an›n peymanesiBir meclistir meclisimiz, anda ci¤er kebap olurBir flem'dir bunda yanar, günefl an›n pervanesiAflk oduna yananlar›n küllî vücudu nur olurOl od bu oda benzemez, hiç belirmez zebanesiAndaki mest olanlar›n, olur Enelhak sözleriHallâc-› Mansur gibidir en kemine divanesiOl meclisin bekrîleri, ol flah Ethem gibidirYüzbin olur her köflede, Belh flehrinin viranesiEy sat hezaran Bayezit, anda mugannîler çalarÜtrük nefsek teal olur, ol çalg›n›n teranesi<strong>Yunus</strong> bu cezbe sözlerin cahillere söylemegilBilmezmisin cahillerin niçe geçer zemanesiYüz y›llar hoflluk ile, ömrün olursa <strong>Yunus</strong>Son ucu bir nefestir, geç andan unuttun tut7475
25Ç›ra¤›ma KastedeninAflk›n odu düfltü cana, eritti yürek ya¤›n›Kesti hevasetin kökün, oda yand›rd› ba¤›n›Kazd› kah›r kazmasiyle, canda cefa oca¤›n›Çald› nefsin boynuna himmet eri b›ça¤›n›Himmet suyu ile yudu, gönlün evin ap ar›caHizmet kap›s›ndan ana sundu flükür aya¤›n›Her kim bize yan› yanar, Hak dile¤in versin anaUrmakl›¤a kastedenin düflem öpem aya¤›n›Kim bize tafl atar ise, güller nisar olsun anaÇ›ra¤›ma kastedenin Hak yand›rs›n ç›ra¤›n›Miskin gönlün, aflk elinden iki büküldü vücuduTövbe kap›s›ndan, sundun ana iman dayana¤›n›Gel imdi miskin <strong>Yunus</strong>, hevaseti elden b›rakÇalab›m, sen rûzi eyle bize, kanaat buca¤›n›26Dünyaya Çok Gelip GittimBeni bunda veribiyen, bilir ne ifle geldimKarar›m yok dünyada, giderim yumufla geldimDünyaya çok gelip gittim erenler ete¤in tuttumKudret ününü iflittim, kaynayuben cufla geldimSert söz ile gönül y›kt›m, od oldum canlar› yakt›mS›rr›m› âleme çakt›m, bu halka temafla geldimÂfl›k oldum flol ay yüze, nisar oldum bal a¤›zaNazar k›ld›m kara göze, siyah olup kafla geldimBen oldum ‹dris terzi, fiit oldum dokudum beziDavûd'un görklü âvaz›, âh edip nalifle geldimMusî oldum, Tur'a vard›m, koç oldum kurbana geldimAli olup k›l›ç sald›m, meydana gülefle geldimAy oldum âleme do¤dum, bulut oldum gö¤e a¤d›mYa¤mur olup yere ya¤d›m, nur olup günefle geldimKal-ü k›ylden geçenlere, yolda gözü açanlaraAnlayuben seçenlere, vâk›a olup düfle geldimBenim ol dertler derman›, benim ol marifet kân›Benim Mûsi-i ‹mrâni, Tur da¤›ndan afla geldimYolum sana oldu durak, sabak›n söyleyendir Hak<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'m dilinde, Hak olup dile düfle geldim7677
27Kap›da Kald› fieriatAflk imamd›r bize, gönül cemaatK›blemiz dost yüzü, dâimdir salâtDost yüzün görücek, flirk ya¤maland›An›nçün, kap›da kald› fleriatGönül secde k›lar, dost mihrab›ndaYüzün yere vurup, k›lar münâcatMünâcat için, vakit olmaz aradaKim ola dost ile, bu demde halvetDerildi beflimiz, bir vakte geldiBefli bir eyleyip, kim k›la tâatBiz kimse dinine hilâf demezüzDin tamam olucak do¤ru muhabbetDo¤ruluk bekleyen dost kap›s›ndaGümans›z ol bulur ilâhi devlet<strong>Yunus</strong> ol kap›da kemine kuldurEzelden ebede dektür bu izzetfieriat der, sak›n flart› b›rakmafiart ol kifliye kim, ede hiyanetErenler nefesidir devletimizAn›nla fitneden olduk selâmet(Beli) kavlin dedik evvelki demdeHenüz bir demdir, ol vakt ü bu saat7879
28Gayri Yüze Nice BakarAcep de¤il deli olsa aflk oduna yanan kifliAflka yak›n yürümesin iyi ad›n sanan kifliKim sak›n›r iyi ad›n, b›raks›n elden aflk odunTezcek yoldurur kanad›n, daldan dala konan kifliSald› beni uzak yola, flol gözlerim dola dolaDertli halinden ne bile, yüre¤i sa¤ olan kifliÂfl›klar geçer âr›ndan, dönmez olur ikrar›ndanfiimdi ayr›lm›fl yâr›ndan, yalan dâva k›lan kifliYürek yanar, yafl›m akar, flu gözlerim yola bakarGayri yüze nice bakar, Hak cemalin gören kifliGözüm p›nar olmufl akar, flol zâr›m ki Arfla ç›karMahv eyleyip var›n yakar, mâsivay› koyan kifli<strong>Yunus</strong> kodu yola bafl›, urur müddeiler tafl›Hiçtir münaf›k›n ifli, gelsin aflka doyan kifli29Yetmifl ‹ki MilletteGayr›d›r her milleten bu bizim milletimizHiç dinde bulunmad›, din ü diyanetimizBu din ü diyanette, yetmifl iki milletteDünya vü âhirette, ayr›d›r âyat›m›zTahir suya banmadan, el ayak deprenmedenBafl sücuda inmeden, k›l›n›r tâat›m›zNe rükû vard›r, ne sücut, ne k›ble vard›r, ne mescitDaima ol dostla becit olur münâcat›m›zGerek Kâbeye varal›m, gerek mescide girelimGerek su ile yunal›m, çün bize illetimizSu ne kadar ar›da, yavuz huyun bileMe¤er bizi pâk ide, Haktan inayetimizKimin s›r›n kim bile, çün erilmez bu haleYar›n anda belli ola, Müslüman mürtedimiz<strong>Yunus</strong> can› yenile, kim dostlu¤un an›laAns›z›n bir ün gele, bilesin kudretimiz8081
30‹ncil ‹le Kur’an’›Mâna denizine dald›k, vücut seyrini k›lduk‹ki cihan serteser, cümle vücutta buldukGece ile gündüz, gökte yedi y›ld›z›Levhte yaz›lan sözü, cümle vücutta buldukMusa'›n›n ç›kt›¤› Tur'u, gökteki Beytülmamuru‹srafil'deki Suru, cümle vücutta buldukTevrat ile ‹ncil'i Furkan ile Zebur'uKur'andaki Âyeti nuru, cümle vücutta buldukYüce görünen gökleri, göklerdeki melekleriYetmifl bin hicaplar›, cümle vücutta buldukYedi gö¤ü, yeri yeri, bu da¤lar› denizleriUçmak ile Tamu'yu, cümle vücutta bulduk31Kaçan Suna Azrail ElAcep de¤il, senin için, bin can feda k›lur isemSenin varl›¤›n can yeter, hofltur cans›z kal›r isemSenin derdin olmasa sözüm acep kelecidirNe can›m var, ne eydürem bir dem sensiz olur isemNice ki ben seni sevem, ecel eli ermeyiserKaçan suna Azrail el, ben seni canlan›r isemGer suretim düfler ise, nice zeval ere bileOl kadimî kim sevenin, nice düflüp durur isemDahi Elestü belirmeden, ben âfl›kt›m sen MâflukGözüm yüzüne tutam, yüz bin kaba girer isemDahi cihana gelmeden can›m seni sever idiMinnet de¤il <strong>Yunus</strong>, sana nice tapu k›lur isem<strong>Yunus</strong>'un sözleri hak, cümlemiz dedik sadakKanda istersen anda bak, cümle vücutta bulduk8283
32De¤ilim Kal ü K›yldeCânem ben andan ezeli eflip geldimAflk› k›lavuz tutup, ol yola düflüp geldimDe¤ilim kal ü k›ylde, ya yetmifl iki dildeYâd yok bana bu elde, anda biliflip geldimGeçtim hotbin elinden, el çektim dü¤elindenOl ikilik belinden, birli¤e bitip geldimBen andan geldim bunda, yine varurem andaBen ana varas›m› anda dan›fl›p geldimAzrail ne kiflidir, kast idesi cân›maBen emanet issi ile, anda bitiriflüp geldim‹mdi <strong>Yunus</strong>'a ne gam, âfl›k melâmet bednamKüfrüm imana flol dem, anda deniflip geldimDört kiflidir yoldafl›m, vefadâr râzdafl›mÜçle hofltur bafl›m, birine buflup geldimOl dördün birisi can, biri din, biri imanBiri nefsimdürür düflman, yolda savafl›p geldimBir k›l› k›rk yard›lar, birin yol gösterdilerBu mülke gönderdilen, ol yola düflüp geldimAflk flarab›ndan içtim, on sekiz ›rmak geçtimDenizler bendin defltim, ummandan tafl›p geldim8485
33Ol Sahib-i Kur’an BenemOl kadir-i kün feyekün, lûtf edici Sübhan benemKesmeden r›zk›n› veren, cümlelere Sultan benemNutfedan âdem yaratan, yumurtadan kufl türedenKudret dilini söyleten, zikr eyleten Sübhan benemKimisini zâhit k›lan, kimisine füsk iflletenAy›plar›n› örtücü, ol delil ü bürhan benemBenem ebet, benem beka, ol kadir-i hak mutlakaYar›n H›z›r ola saka, an› k›lan gufran benemEte; deri sügük çatan, ten perdelerini tutanKudret iflim çoktur benim, hem zâhir ü ayan benemHem bât›nem, hem zâhirem, hem evvelem, hem âh›remBu cümlesini yarat›p, tertip eden Yezdan benemYoktur anda tercüman andaki ifl bana ayânBin bir ad› vard›r <strong>Yunus</strong>, ol sahib-i Kur'an benem34Yusuf Bulunur Ken’an BulunmazBu ne derttir ana derman bulunmazYa bu ne yaredir zahm› belirmezYitürdüm Yusuf'um Ken'an elindeYusuf'um bulundu, Ken'an bulunmazBeyim ârif isen, var sen yoluncaBunda bafllar yiter, kanlar sorulmazMânisiz kifliden hiç nesne gelmezKovas› yok, kuyudan su çekilmezKuyu cismindürür mâni kovas›Çekerler kovay› suyu belirmezErenler kap›s› mürüvvet kap›s›S›tk ile gelenler, mahrum günülmez<strong>Yunus</strong> bu mânide gark oldu gittiGeri gelmekli¤e akl› belirmez8687
35Sensin Bize Bizden Yak›nSensin bize bizden yak›n, görünmezsin hicap nedirÇün ayb› yok görklü yüzün, üzerinde nikap nedirSen eyittin ey Padiflah, yehdillâhü limen yeflâfierikin yok senin hâflâ, suçlu kimdir ikap nedirLevh üzre kimdir yazan, azd›ran kim, kimdir azanBu iflleri kimdür düzen, bu suale cevap nedirRahîmdürür senin ad›n, rahîmli¤in bize dedinMürflitlerin mücdeledi, lâtaknetu hitap nedirBu iflleri sen bilirsin, sen verirsin sen al›rs›nNe kim k›ld›m çün bilirsin, ya bu soru hisap nedirKani bu mülkün sultan›, bu ten ise kani can›Bu göz görmek diler an›, bu mebde ü meâd nedir<strong>Yunus</strong> bu göz an› görmez, görenler hot haber vermezBu menzile ho ak›l ermez, bu kovdu¤un serap nedir36Cana K›yan GelsinBugün sohbet bizim oldu, bize bizim diyen gelsinBu aflk zehrin seve seve içübeni kanan gelsinBugün meydan-› aflk içre, ça¤›r›p bir ün eyledimMüezzinlik bizim oldu, imam olduk uyan gelsinKanaat h›rkas›n geydim, selâmet bafl›n› çektimMelâmet gömle¤in biçtim, ârif olup giyen gelsinBu ummanda delim gevher; e¤erçi var, ele girmezBahas› cand›r al›nmaz, bugün cana k›yan gelsin‹flit dervifl bu sözümü, ne etmiflem kendüzümüHiçe satm›flam özümü, bu cefaya doyan gelsinSuret nakfl›n yumak ile, gönül milki temiz olmazAk›p rahmet suyu ça¤lar, gönül çirkin yuyan gelsin<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> an› görmüfl, eline bir divan alm›flÂlimler okuyamam›fl, bu mânadan duyan gelsin8889
37Can› Ya¤maya VerdikNiderüz biz hayat suyun, can› ya¤maya verdikCevherleri sarraflara, madeni ya¤maya verdikBenim ol bezirgân kim, hiçbir ass› gözetmedimÇünkü ass›dan da geçtik, ziyan› ya¤maya verdikBu yolun ârifleri geçirmezler her meta›Biz flöyle uryan gideriz, cihan› ya¤maya verdikKüfür ile iman dahi, hicap imifl bu yoldaSafalaflt›k küfürle, iman› ya¤maya verdikSenlik benlik oluca¤›z, ifl ikilikte kal›rÇ›kt›k ikilik evinden, sen beni ya¤maya verdikBu bizim pazar›m›zda, yokluk olur müflteriGeçtik bitmez sa¤›nçtan, zaman› ya¤maya verdikPâyanl› devr ü zaman, nice anlas›n <strong>Yunus</strong>'uPâyans›z devre erdik, devran› ya¤maya verdik38Hakikatin KâfiriSöylememem harc›s›, söyleme¤in hâs›d›rSöyleme¤in harc›s›, gönüllerin pas›d›rGönüllerin pas›n› ger sileyim der isenfiol sözü söylegil kim, ol söz hulâsas›d›rKulil hak dedi Çalap, sözü do¤ru deyeneBugün yalan söyleyen, yar›n utanas›d›rCümle yarad›lm›fla, bir göz ile bakmayanfier'in evliyas›ysa hakikatte âsidirfieriat haberini flerh ile eydem iflitfieriat bir gemidir, hakikat deryas›d›rOl geminin tahtas› ne denlu muhkem iseDeniz mevci kati olucak uflanas›d›rBundan içeri haber iflit, edeyin ey yarHakikatin kâfiri, fler'in evliyas›d›rBiz talib-ilmiz, aflk kitab›n okuruzÇalap müderris bize, aflk hot medresesidirEvliya safa nazar ideli günden beruHâs›l oldu <strong>Yunus</strong>'a her ne kim olas›d›r9091
39Huri ‹le G›lman›Ben derviflim deyene, bir ün edesim gelirSe¤irdüben sesine, var›p yetesim gelirS›rat k›ldan incedir, k›l›çtan keskincedirVar›p an›n üstüne, evler yapas›m gelirAlt›nda Gayya vard›r, içi nar ile pürdürVaruben ol gölgede, biraz yatas›m gelirOda gölgedir deyu, ta'n eylemen hocalarHat›r›n›z hofl olsun, biraz yanas›m gelirBen günah›mca yanam, rahmet suyundan yunam‹ki kanat tak›nam, biraz uças›m gelirAndan Cennete varam, Cennette Huriler göremHurî ile G›lman›, bir bir koças›m gelirDervifl <strong>Yunus</strong> bu sözü, e¤ri bü¤rü söylemeSeni sigaya çeker, bir Molla Kas›m gelir40Suçumu Örter H›rkamEy bana dervifl diyen, nem ola dervifl benimYa bu ad›ma lây›k, hani elimde ifl benimDervifl derler ad›ma, bakarlar surat›maBilmezler ki dirli¤im, külli sitayifl benimDil ile fleyhim ulu, yolda alûdan alûAkl›m evi kayg›l›, nefsim asâyifl benimSuretim güler halka, ya kani kulluk HakkaBu dirli¤ime bak a, hep iflim yanl›fl benimKendi izimi bilirem, saluslanuben yürüremBu¤z ü kibr ü adâvet, gönlümü alm›fl benimSuçumu örter h›rkam, dirli¤im cümlesi hamBir gün y›rt›l›sar perdem, zehi düflvar ifl benimDervifl deye dolundum, ulu suçta bulundum<strong>Yunus</strong> umdu¤um Haktan, rahmet imifl benim9293
41Göz Aç›p Yummufl GibiGeldi geçti ömrüm benim, flol yel esip geçmifl gibiHele bana flöyle gelir, flol göz aç›p yummufl gibi‹flbu sözü Hak tan›kt›r, bu can gövdeye konukturBir gün ola ç›ka gide, kafesten kufl uçmufl gibiMiskin âdem o¤lan›n›, benzetmifller ekinciyeKimi biter, kimi yiter, yere tohum saçm›fl gibiBu dünyada bir nesneye, yanar içim, göyner özümYi¤it iken ölenlere, gök ekini biçmifl gibiBir hastaya vard›n ise, bir içim su verdin iseYar›n anda karfl› gele, hak flarab›n içmifl gibiBir miskini gördün ise, bir eskice verdin iseYar›n anda karfl› gele, hulle donun biçmifl gibi42Aflk›n ‹le Mest Olal›Aflk›n flarab›n içeli kandal›¤›m bilmezemfiöyle yavu k›ld›m beni, isteyüben bulumazamDerya-vü umman olmuflam, gevherlere kân olmuflamHüsnünde hayran olmuflam, kendüzüme gelimezemZat›na yol bulamad›m, senden niflan al›mad›mÇünki seni bilemedim, kullu¤unu k›l›mazamYoluna basaldan kadem, varl›¤›m› k›ld›m ademGözden ›r›lma sen bir dem ki sensiz ben olumazamAd›n dolal› ellere, senden niflan al›mazamAflk›n ile mesut olal›, Cennet'lere kal›mazamBenim urup bünyad›m›, <strong>Yunus</strong> yazaldan ad›m›Kestim kamudan umudu, aflk›ndan ayr›l›mazam<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> bu dünyada, iki kifli kal›r derlerMe¤er H›z›r ‹lyas ola, âb-› hayat içmifl gibi9495
43Dertliler Buluca¤azAld› benim gönlümü, noldu¤umu bilmezemYavu k›ld›m ben beni, isteyip bul›mazamGönülsüz girdim yola, halim hiç gelmez dileBir dem derdim deme¤e, dertli bul›mazamfiâkirim derdimle, sataflt›m güle güleDertliler buluca¤az, ben beni bul›mazamEydürler ise bana, senin gönlün kim ald›Nice haber vereyim, a¤lar›m eydimezemBu benim gönlüm alan, doludur cümle cihanKanceru bakar isem, ans›z yeri görimezemAy›k olup oturma, ay›k sözün götürmeSeverim aflk esrü¤ün, ben ay›k ol›mazam<strong>Yunus</strong>'a kadeh sunuben, Enelhak demin uranBir yudum sundu bana, içtim ay›l›mazam44Be Dedirme¤il BanaBen bu ile garip geldim, ben bu ilden bezerimBu tutsakl›k tuza¤›n, demi geldi üzerimÇünki ben bunda geldim, ben an› bunda buldumMansur'em dâre geldim, üfl kül oldum tozar›mDört kitab›n okudum, tahsil ettim bitirdimNe hacet kim, karay› ak üstüne yazar›mDört kitab›n mânisi, bellidir bir elifteBe dedirme¤il bana, ben bu yolda azar›mYetmifl iki millete suçum budur hak dedimKorku hiyanetedir ya ben niçin k›zar›mfieriat o¤lanlar› niçin yol keser banaHakikat deryas›nda bahrî oldum yüzerimDost bana gelsin demifl, benim kayd›m› yemiflBen yüzüm karas›ndan teberrükler düzerim<strong>Yunus</strong> bu kufl dilidir, bunu Sülayman bilirGerçek âfl›k bu yolda, ne duydu¤un sezerim9697
45Bir ‹le Bir OlBu s›rr› ne bilsin usanlar, uyalarNe vars›n bu yola az›ks›z yayalarNolayd› ben onu görsem bu göz ileNe doysun bu gözler, doymaz kayalarÂfl›klar elinde, diken yok gülündeCevher çok gönlünde dalanlar bulalarGeliniz varal›m, Yusuf'u görelimYüzünün nurundan, bin açlar doyalar<strong>Yunus</strong> sen bir olgil, bir ile bir olgilBir olan âfl›klar, bu s›rdan duyalar46DolapDolap niçün inilersinDerdim vard›r inilerimBen Mevlâya âfl›k oldumÂn›n için inilerimBenim ad›m dertli dolapSuyum akar yalap yalapBöyle emreylemifl ÇalapDerdim vard›r inilerimBeni bir da¤da buldularKolum kanad›m yoldularDolaba lây›k gördülerDerdim vard›r inilerimBen bir da¤›n a¤ac›y›mNe tatl›y›m ne ac›y›mBen Mevlâya duac›y›mDerdim vard›r inilerimDa¤dan kestiler hezenimBozuldu türlü düzenimBen bir uslanmaz ozan›mDerdim vard›r inilerim9899
47AllahDülgerler beni yonduHer âzam yerine konduBu iniltim Haktan geldiDerdim vard›r inilerimSuyum alçaktan çekerimDönüp yükse¤e dökerimGörün ben neler çekerimDerdim vard›r inilerim<strong>Yunus</strong> bunda gelen gülmezKifli murad›na ermezBu fânide kimse kalmazDerdim vard›r inilerimAflk›n odu ci¤erimi, yaka geldi, yaka giderGarip bafl›m bu sevday›, çeke geldi çeke giderKâr etti firak can›ma, âfl›k oldum ol SultanaAflk zencirin dost boynuma, taka geldi, taka giderSâd›klar durur sözüne, gayr› görünmez gözüneBu gözlerim Dost yüzüne, baka geldi, baka giderArada olmas›n nafl›, onulmaz ba¤r›m›n bafl›Gözlerimin kanl› yafl›, aka geldi, aka giderBülbül eder âh ü figan, hasretle yand› bu canBenim gönülcü¤üm ey can, ç›ka geldi, ç›ka giderÂfl›k <strong>Yunus</strong> söyler bu sözleri, efgan eder bülbülleriDost ba¤çesinde gülleri, koka geldi, koka gider100101
48Âfl›k KifliDin ü millet sorar isen, âfl›klara din ne hacetÂfl›k kifli harap olur; bilmez ne din, ne diyanetÂfl›klar›n gönlü, gözü, mâfluk depe gitmifl olurAyruk surette ne kal›r, nice k›l›sar zühd ü tâatTâat k›lan Uçmak için, din tutan Tamu içinOl ikiden fâri¤ olur, neye benzer bu iflaretHer kim Dost sever ise, Dosttan yana gitmek gerek‹fli gücü Dost olucak, cümle iflten olur âzatAn›n gibi Mâflukan›n haberin kim getirirCebrâil mürsel s›¤maz, flöyle olundu iflaret49Ne Oldu‹ster idim Allah'›, buldum ise ne olduA¤lar idim dün-ü-gün, güldüm ise ne olduErenler meydan›nda, bir yuvarlan›r top idimPadiflah çevgân›nda kald›m ise ne olduErenler meclisinde deste k›z›l gül idimAç›ld›m, ele geldim, soldum ise ne olduDaniflmentler, âlimler medresede buldu iseBen harâbât içinde buldum ise ne oldu‹flit <strong>Yunus</strong>'u iflit, üfl, yine deli olduErenler mânas›na dald›m ise ne olduSoru hesap olmay›sar dünya âhiret koyanaMünker ü Nekir ne sorar, terk olucak cümle muratHavf ü reca gelmez anda, varl›k yokluk b›rakana‹lm ü amel s›¤maz anda, ne terazi ne s›ratOl k›yamet bazar›nda, her kula bafl› kayg›s›<strong>Yunus</strong> sen âfl›klar ile hiç görmeyesin k›yamet102103
50Sen Dervifl Olamazs›nDervifllik der ki banaSen dervifl olamazs›nGel ne deyeyim sanaSen dervifl olamazs›nDervifl ba¤r› bafl gerekGözü dolu yafl gerekKoyundan yavafl gerekSen dervifl olamazs›nDö¤ene elsiz gerekSö¤ene dilsiz gerekDervifl gönülsüz gerekSen dervifl olamazs›nKak›mak varm›flsa gerMuhammed de kak›rd›Bu kak›mak sende varSen dervifl olamazs›nDo¤ruya varmay›ncaMürflide yetmeyinceHak nasip etmeyinceSen dervifl olamazs›nDervifl <strong>Yunus</strong> gel imdiUmmanlara dal imdiUmmana dalmay›ncaSen dervifl olamazs›nDilin ile flak›rs›nÇok mâniler okursunVara yo¤a kak›rs›nSen dervifl olamazs›n104105
51fiöyle San›rlar BeniSofuyum halk içinde tesbih elimden gitmezDilim marifet söyler, gönlüm hiç kabul etmezBoynumda icâzetim, riya ile tâatimEndiflem ayruk yerde, gözüm yolum gözetmezHofl derviflem sabr›m yok, dilimde ezkâr›m çokKula¤›mdan gireni, hergiz içim iflitmezGörenler elim öper, tac ü h›rkama bakarfiöylece san›rlar beni, zerrece günah etmezTafl›mda ibadetim, sohbetim hofl tâatim‹ç pazara gelince, bin y›ll›k ayyar etmezD›fl›m dervifl, içim bofl, dilim tatl›, sözüm hofl‹llâ ben etti¤imi, dinin denflüren etmezGörenler sofu san›r, selâm verir utan›rAnca ifl koparayd›m, el erüben güç yetmez52Bu Bakt›¤›n Irak NedirVuslat eri oldun ise, bu dert ile firâk nedirDostu yak›n gördün ise, bu bakt›¤›n ›rak nedirVuslat eri olan kifli, gerek varl›ktan el yuyaEy bu yola giden kifli, bir görelim yarak nedirVuslat eri oldun ise, göz hicab›n bildin iseDostu ayân gördün ise, bu varl›¤› b›rak, nedir‹lim hot göz hicab›d›r, dünya âhiret hesab›d›rKitap hot aflk kitab›d›r, bu okunan verak nedirZinhar gözünü aça gör, nefis duza¤›n seçe görDost menziline geçe gör, andan ye¤rek durak nedirEydirsim kim gözüm görür, dâva, mânaya erürGündüzün gün flule verir, gece yanan ç›ra¤ nedir<strong>Yunus</strong> der; âflikâre nihan, Hak doludur iki cihanGelsin beru Dosta giden, hûr ü kusur Bürak nedirSöylersem marifeti saluslan›r›m katiMiskinli¤e dönme¤e, gönlümden kibir gitmez<strong>Yunus</strong> eksikli¤ini Çalab›na arzeyleAn›n keremi çoktur, sen etti¤in ol etmez106107
53Bildiklerim UnutmuflumEy yârenler t›rman bana, ben gene noldum bilmezem‹lm ü amel sorman bana, divâne oldum bilmezemAyr›ks› nesne tutmuflam, bildiklerim unutmuflamCan›m› aflka atm›flam, anda ne buldum bilmezemAkl›m yavu vard› benim, da¤›ld› fikrim kamusuBoflald›m üfl doldum veli, ne ile doldum bilmezemAflk›m beni yak›pdürür, gönlüm Dosta ak›pdürürDevflirimezem ben beni, dembeste kald›m bilmezemBen aflks›z›n olumazam, aflk olucak ben olumazamAflkt›r can›m›n hâs›l›, aflka kul oldum bilmezemSen beni fleyh oldu deyu, benden nasihat istemeBen san›r›m ki bilirem, üfl flimdi bildim ki bilmezemÂfl›k <strong>Yunus</strong> sen can›n›, Dost yoluna eyle fedaBu fleyh ile buldum hakk›, ben gayr› nesne bilmezem54Bafltan Aya¤a YareyimGönlüm düfltü bu sevdayaGel gör beni aflk neylediBafl›m› verdim kavgayaGel gör beni aflk neylediBen a¤lar›m yana yanaAflk boyad› beni kanaNe âkilim ne divaneGel gör beni aflk neylediMecnun oluben yürürümDostu düflümde görürümUyan›r melül olurumGel gör beni aflk neylediAflk›n beni mest eylediAld› gönlüm hasteylediÖldürme¤e kast eylediGel gör beni aflk neylediGâh eserim yeller gibiGâh tozar›m yollar gibiGâh akar›m seller gibiGel gör beni aflk neyledi108109
55Vay Ana KimAkan sulay›n ça¤lar›mDertli yüre¤im da¤lar›mYârim için ben a¤lar›mGel gör beni aflk neylediBenzim sar›, gözlerim yaflBa¤r›m pâre, ci¤erim baflHalden bilen dertli kardaflGel gör beni aflk neylediMiskin <strong>Yunus</strong> biçâreyimBafltan aya¤a yâreyimDost elinden âvareyimGel gör beni aflk neylediÂfl›klar› Tamu'su yand›rm›yaUçma¤›na bular bafl indirmiyeYedi Tamu bir âha katlanm›yaYedi deniz aflk odun söndürmiyeBin bir belâ çekmeyince Nuh gibiTufan›nda gemiye bindirmiye‹smail gibi kurban olmay›ncaCebril güzel koçu indirmiyeMusâ gibi çobanl›k etmeyinceKelîmim deyu Tûr'a göndermiye<strong>Yunus</strong> imdi dal bu mâna gencineVay ana kim Allah uyand›rm›ya110111
56Ecel Ere Ölem BirgünEy yarenler, ey kardefller, ecel ere ölem bir gün‹fllerime piflman olup kendüzüme gelem bir günYanlar›ma kona elim, söz söylemez ola dilimKarfl›ma gele amelim, nittüm ise görem bir günO¤lan gider daniflmene, salâd›r dosta düflmenefiol dört tekbir namaz ile, vaktim tamam k›lam bir günBefl kar›fl bezdir donum, y›lan, ç›yan yiye tenimY›l geçe obrula sinim, unutulup kalam bir günBafl›ma dikeler hece, ne irte bilem ne geceÂlemler ümidi Hoca, sana fermân olam bir gün<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>m sen bu sözü, dahi tamam etmemiflsinTek yürüyeyim, neyleyim, üstad›ma gelem bir gün57‹lminde Gark Olal›‹lminde gark olal› üfl ben beni bilimezinDille söyleyüben vasf›na iremezinS›fât›n gelmez dile, kandal›¤›n kim bileSun'un saymak dille, ben hiç kadir olumaz›nHem evvelsin, hem âh›r, kamu yerlerde haz›rHiç mekam yoktur Sensiz, ben niçin görimezinGörmedin deli oldum, yan›ld›m günah k›ld›mUssum, akl›m ald›rd›m, esridüm ay›lmaz›nÇünkü beni esrittün, can ü gönül ilettünAy›rma beni senden, bilifltim yât olmaz›nBana can› sen verdin, Azrâile buyurdunSenden artuk kimseye, emaneti vermezinEy <strong>Yunus</strong>'u yaradan, götür hicab› aradanSâd›k›m yolunda ben, yalan dâva k›lmaz›n112113
58Bana Seni Gerek SeniAflk›n ald› benden beni, bana seni gerek seniBen yanar›m dün-ü günü, bana seni gerek seniNe varl›¤a sevinirim, ne yoklu¤a yerinirimAflk›n ile avunurum, bana seni gerek seniAflk›n âfl›klar› öldürür, aflk denizine dald›r›rTecellî ile doldurur, bana seni gerek seniAflk›n flarab›ndan içem, Mecnun olup da¤a düflemSensin dün-ü gün endiflem, bana seni gerek seniSofilere sohbet gerek, Ahîlere Ahret gerekMecnunlara Leylî gerek, bana seni gerek seniE¤er beni öldüreler, külüm göke savuralarTopra¤›m anda ça¤›ra, bana seni gerek seniCennet Cennet dedikleri birkaç köflkle birkaç huri‹steyene ver sen an›, bana seni gerek seni59Seni Haktan Y›¤an›Seni Haktan y›¤an› her ne ise ver giderNe beslersin bu teni, sinde kurt kufl yer giderÖlümün bak gözün aç, dökülür sakal-ü saçY›lan ç›yan gelir aç, yiyip içip s›r giderBize bizden ulular, haber söyler der giderKesgil haramdan elin, çekgil g›ybetten dilinAzrâil eli ermedin, dükkân› der giderEcel erer kurur bafl, tez tükenir uzun yaflDüpdüz olur da¤-ü tafl, gök dürülür, yer giderÇün can a¤ar Hazret'e, yarak et âhireteTanla duran tâate, Tanr› evine er giderMiskin <strong>Yunus</strong> ölücek, sini nurla dolacak‹man yoldafl olucak, Âhirete flir gider<strong>Yunus</strong>'dürür benim ad›m, gün geçtikçe artar odum‹ki cihanda maksudum, bana seni gerek seni114115
60Canlar FedaCanlar feda olsun sana, bu can kayg›s› de¤ilSen can gerek bana, cihan kayg›s› de¤ilSen bir ganî sultans›n, canlar içinde cans›nÇün âyan gördüm Seni, pinhan kayg›s› de¤ilAflk›n oku demiri, dokunur yüre¤imeAflk için ben öleyim, demir kayg›s› de¤ilDurdu¤um yer Tûr ola, bakt›¤›m didâr olaNe hacet Musâ bana, sen ben kayg›s› de¤ilBu <strong>Yunus</strong>'u and›lar, kervan göçtü dedilerBen uyuyup kalm›fl›m, kervan kayg›s› de¤il61Ete¤in At EdinipSen can›ndan geçmeden, cânan arzu k›lars›nBelden zünnar kesmeden, imân arzu k›lars›nMen arefe nefsehu dersin illâ de¤ilsinMelâikten yukar›, seyran arzu k›lars›nT›fl-› nâreste gibi, ete¤in at edinüpEle çevgân almadan, meydan arzu k›lars›nBilemedin sen seni, sadefte ne cevhersinM›s›ra sultan iken, Ken'an arzu k›lars›n<strong>Yunus</strong> imdi her derde, Eyyup gibi sabr eyleDerde katlan›mazs›n, derman arzu k›lars›n116117
62MedetEy cân›ma cânân›m, ey derdime dermân›mÂlemlere sultan›m, medet Allah'›m medetBu derdim onmaz gibi, Azrail gülmez gibiUmdu¤um olmaz gibi, medet Allah'›m medetDünyay› bakî sand›m, gaflet içinde kald›mÖlüm, var imifl bildim, medet Allah'›m medetGene zâri k›lay›m, Çalab›ma yalvaray›mAllah'a s›¤›nay›m, medet Allah'›m medetÂfl›k <strong>Yunus</strong> k›l zârî, günah›n yusun BârîGöresin Peygamberi, medet Allah'›m medet63Kani Arma¤an›nEcel oku erdi cana, kafle göçtü dur deyelerGâfil olan yolda kal›r, tez yara¤› gör deyelerAnmaz idim ol Sultan›, ne ifle gönderdi beniEmanet verilen an›, gel issine ver deyelerÇün can bedenden çekile, flol elif kamet büküleGözünden gevher döküle, gel merteben sor deyelerfiöyle yürürken nâz ile, ad›n deftere yaz›laKara yerde ev düzüle, gel günahkâr gir deyelerKabrin sual eder sana, kani arma¤an›n banaArma¤ans›z gelen bunda, y›lan ç›yan yer giderMünâf›k›n akl› flafla, Rabbim bilmem deye hâflâKabir dar ola kavufla, Hak buyurdu k›r deyelerMü'min olan gele dile, cevap vere güle güleCennet'ten hûriler gele, kabrin dolu nur deyeler<strong>Yunus</strong> sabret bu mihnete, bir gün eresin rahateYine Hakk›n lûtfu yete, gel Cennet'e gir deyeler118119
64Gözüm Seni Görmek ‹çinGözüm seni görmek için, elim Sana ermek içinBugün can›m yolda kodum, yar›n Seni bulmak içinBugün can›m yolda koyam, yar›n ivaz›n veresinArz eyleme Uçma¤›n›, hiç arzum yok Uçmak içinBenim Uçmak neme gerek, hergiz gönlüm ana bakmaz‹flbu benim zârili¤im, de¤ildirdürür bir ba¤ içinUçmak Uçma¤›m dedi¤in, müminleri yiltedi¤inBir ev ile bir kaç hûrî, hevesim yok koçmak içinBunda dahi verdin bize, ol hûrîlerden çift helâlAndan dahi geçti arzum, arzum Seni görmek içinSofulara ver Sen an›, bana Seni gerek SeniBen nice terk idem Seni, flol bir ala çardak için<strong>Yunus</strong> hasretdürür Sana, hazretini göster ana‹flin zulüm de¤ildürür, dât eyle¤il varmak için65Beslerdim Bu Nazik TeniDosttan haber geldi bana, duray›m anda varay›mMüjdeleyene can›m› vereyim anda varay›mfiol bir iki arfl›n bezin, ne yeni var, ne yakas›Kefen edinip e¤nime, saray›m anda varay›mCan al›c› hot geliser, emaneti ver deyiserBen emaneti issine vereyim anda varay›mYazu¤um çok, günah öküfl yürürüm bu dünyada hoflEttiklerimin hesab›n, vereyim anda varay›mBeslerdim bu nazik teni, terk etmeyem derdim an›Kara topra¤a ben an›, karay›m anda varay›mCan›m gitti üfl ben kald›m, nâçar oldum yola girdimDüflmanlar›m flâd oldu¤un, göreyim anda varay›mÜfl bu ömür harman›n›, derdim devflirdim ben an›<strong>Yunus</strong> eydür bu harman›, yele vereyim anda varay›m120121
66Hiç Gönlüme Gele miNe acep olur flu âdem o¤lan›Ölece¤in hiç gönlüne gele miAzrâil kayna¤›n urup can›naAlaca¤›n hiç gönlüne gele miAzrâil al›r bu cümle canlar›Topra¤a düflürür nazik tenleriGayireler sana yensiz donlar›Giyece¤in hiç gönlüne gele miGelir növbetin dolan› dolan›A¤lasana sen bulan› bulan›Halk›n önünde be¤eni be¤eniYunaca¤›n hiç gönlüne gele miGece gündüz zikreylesin diliGizli de¤il ayân Sana halimizKaranl›k kabirde bir gün yal›n›zKalaca¤›n hiç gönlüne gele mi<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'m eydür hele buradaHeman ömrüm zâyi geçti aradaYar›n Hak yan›nda yüzü karadaOlaca¤›n hiç gönlüne gele mi67‹flidirim Sözünü‹flbu vücudum, flehrine, bir dem giresim gelir‹çindeki Sultan›n, yüzün göresim gelir‹flidirim sözünü, görimezem yüzünüYüzünü görmekli¤e, can›m veresim gelirOl Sultan›m halvetinin, yedi hücresi vard›rYedisinden içeri, var›p giresim gelirHer kap›da bir kifli, yüzbin çerisi vard›rAflk k›l›c›n kuflan›p, cümle k›ras›m gelirErenlerin sohbeti artt›r›r marifetiBî dertleri sohbetten, her dem süresim gelirLeyli vü Mecnun benem, fieyda-yi Rahmen benemLeylî yüzün görme¤e, Mecnun olas›m gelirDost oldu bize mihman, bunca y›l bunca zamanGerçek ‹smail’leyin, kurban olas›m gelirErenlerin nazar› topra¤› gevher eylerErenler kademinde, toprak olas›m gelirMiskin <strong>Yunus</strong>'un nefsi, dört tabiat içindeAflkla can s›rr›na, pinhan varas›m gelir122123
68Ne Gülmen Gülmektir69Kan Yafl Ak›t›r Aktan KaradanEy aflk eri aç gözünü, yer yüzüne eyle nazarGör bu lâtif çiçekleri, bezenüben, geldi geçerBunlar böyle bezenüben, Dost’tan yana uzanubenBir sor Ahî sen bunlara, kancerudur azm-i seferHer bir çiçek bin nâz ile, ö¤er Hakk› niyaz ileBu kufllar hofl âvaz ile, ol Padiflah› zikr ederÖ¤er an›n kadirli¤in, her bir ifle haz›rl›¤›n‹lle ömrü kas›rl›¤›n, an›ca¤›z benzi solarRengi döner günden güne, topra¤a dökülür gene‹bretdürür anlayana, bu ibreti ârif duyarAy›rma beni senden YaradanDüfler ölürüm ben bu yaradanÖldü¤üm için gam mi çekerimAl›r can›m› bir gün YaradanÖldü diyenler, kayd›m yiyelerBir kufl oluben, ç›kam aradanA¤lama derim flol gözlerimeKan yafl ak›t›r, aktan karadanVaram kul olam fleyh efli¤indeH›rka dikinem bin bir pâredenDervifl <strong>Yunus</strong>'un maksudu budurAl›p fleyhini ç›ka aradanNe bilmegün bilmekdürür, ne gülmegün gülmekdürürSon menzilin ölmekdürür, duymad›nsa aflktan eserGer bu s›rr› duyayd›n, ya bu gam› yiyeydinYerinde eriyeydin, gideydi senden bu kâr-ü barBildik gelen geçer imifl, bildik konan göçer imiflAflk flarab›n içer imifl, bu manâdan her kim duyar<strong>Yunus</strong> bu sözleri ko gil, kendüzünden elin yu gilS e n d e n ne gele b i r de gil, ç ü n H a k ' t a n g e l i r h a y r - ü fl e r124125
70Gördü¤üm Seni Sanay›mfiöyle hayran eyle beni aflk›n oduna yanay›mHer kanceru bakar isem, gördü¤üm seni sanay›mHem beni okur Sübhan›m, efli¤indir dün gün yönümAnda ç›kar benim günüm, bunda neye eyleneyimYedi Tamu dedikleri, katlanmaya bir âh›maSekiz Uçmak aldamaya, bunda neye aldanay›mYüz bin Hûri gelir ise aldamaya bu can›m›Aflk›n gönlüm ya¤malad›, Senden nice usanay›mSenin kokun duydu can›m, terkini urdu cihan›nHergiz bilinmez mekân›n, seni kanda arayay›m71Bunca Varl›k Var ‹kenKemdürür yoksulluktan nicelerin varl›¤›Bunca varl›k var iken, gitmez gönül darl›¤›Batm›fl dünya mal›na, bakmaz ölüm halineErmifl Karun mal›na, zehî ifl düflvarl›¤›Bu dünya kime kald›, kimi berhudâr k›ld›Süleyman'a olmad›, an›n berhurdârl›¤›Süleyman zembil ördü, kendi eme¤in yerdiAn›nla buldular anlar Peygamberli¤iGel imdi Miskin <strong>Yunus</strong>, nen var Hak'ka harc eyleGördün elinden gider, bu dünyan›n varl›¤›Her dem söylenir haberin, hergiz bulunmaz eserinGötür yüzünden perdeyi, didâr›na göyünay›m‹lm-ü hikmet okuyanlar, aflktan fakir-dürür bunlarMansur oldum as›n beni, hep dillerde söyleneyim<strong>Yunus</strong> demedi bu sözü, cana doldu Dost özüKördür münaf›k›n gözü, ya ben nicesi göstereyim126127
72BirgünBir gün ol Hazret'e karflu varam a¤layu a¤layuAzraile hem can›m› verem a¤layu a¤layuÇün Azrail ala can›m, geçe benim ömrüm günümKefen ola cümle tonum, geyem a¤layu a¤layuBen yürüyem yana yana, gözüm yafl› döne kanaBir gün flol karanl›k sine, girem a¤layu a¤layuMühür uralar dilime, zincir uralar kolumaAmel defterim elime, alam a¤layu a¤layuÂfl›k <strong>Yunus</strong>'un budur ifli, yoluna fedâd›r bafl›‹man et bize yoldafl›, deyem a¤layu a¤layu73Aflk Gelicek Cümle Eksikler BiterNolur ise ko ki olsun nolusarTek gönül Mevlây› bulsun nolusarAflk denizi gene taflm›fl kan akarÂfl›k-› bi çare dals›n nolusarBir denize düflen ölür dedilerÖlür ise ko ki ölsün nolusarAflk gelicek cümle eksikler biterBitmez ise ko ki kals›n nolusarÂk›bet flol göze toprak dolusarBir gün öndün, ko ki dolsun nolusarDünyan›n mans›plariyle izzetin<strong>Yunus</strong> kodu alan als›n nolusar128129
74Gelmez ‹seOl dost bize gelmez iseBen Dost'a geru varay›nÇekeyim cevr ü cefay›Dost yüzün görüvereyinSermaye bir avuç toprakAn› dahi ald› bu aflkNe sermaye var, ne dükkânBazara neye varay›nKurulmufltur dükkân bazarDost içine girmifl gezerGünah›m çok gönlüm sezerBen Dost'a çok yalvaray›nGönlüm eydür Dost benimdirGözüm eydür Dost benimdirGönlüm eydür göze sabretBir dem haberin soray›nHak nazar k›ld›¤› canaÜfl bin gözle bakmak gerekAna kim Ol nazar k›laBen an› nice yereyin75Bir fiaraptan ‹çmek GerekBir flaha kul olmak gerekHergiz mâzul olmaz olaBir eflik yasdanmak gerekKimse elden almaz olaBir toy toylamak gerekBir soy soylamak gerekBir sözü söylemek gerekMelekler de bilmez olaBir kufl olup uçmak gerekBir kenara geçmek gerekBir flaraptan içmek gerek‹çenler de ay›lmaz olaÇevik bahrî olmak gerekBir denize dalmak gerekBir gevher ç›karmak gerekSarraf an› bilmez olaTaptu¤um eydür <strong>Yunus</strong>'aBu aflk Hak'ka erse gerekKamulardan ol yücedirBen ana nice varay›n130131
76Bir ba¤çeye girmek gerekTeferrücler etmek gerekBir gülü y›ylamak gerekHergiz o gül solmaz olaKifli âfl›k olmak gerekMâflukunu bulmak gerekAflk oduna yanmak gerekAyruk oda yanmaz ola<strong>Yunus</strong> imdi sen tek oturDâva mânas›n› yetürÖzün gibi bir er getürHiç cihana gelmez olaBana Bu Ten GerekmezBana bu ten gerekmez cân gerektirOl bâkî cennet'e iman gerektirZehi mürflit ki bizi Hak'ka iltürÂfl›k can› ana kurban gerektirBular hot geçti Uçmak arzusundanDidâr göstermeye Sultan gerektirNiderim Uçma¤› yahut huriyiBana dergâh›nda seyran gerektirE¤er Muhammed'e ümmet olursanDilinde zikr ile Kur'an gerektirNamaz ü vird ü tesbih, zikr ü Kur'an‹nâyet bunlara Hak’tan gerektirHakikat flerbetin içen âfl›klarBafl› aç›k, teni uryan gerektirÂfl›k <strong>Yunus</strong> bu s›rr› anlayan›nCi¤eri büryan, gözü giryan gerektir132133
77Bafltan Aya¤a YareyimBen Dost ile dost olmuflam, kimseler dost olmaz banaMünkirler bakar gülüflür, selâm dahi vermez banaBen Dost ile dost olay›m, can›m› feda k›lay›mÖlmezden öndün öleyim, dünya bâki kalmaz banaTerkeyledim kamu ifli, Hak yoluna kodum bafl›Dost yüzüne görice¤iz, sabr-ü karar olmaz banaKimseler bilmez halimi, aflk odu yakt› can›m›Seçmezem soldan sa¤›m›, namus-ü âr olmaz banaBen bir âfl›k-› bî çareyim, bafltan aya¤a yâreyimBen bir deli divaneyim, akl›m da yar olmaz banaSan›rlar beni deliyim, Dost ba¤çesi bülbülüyümMevlân›n kemter kuluyum, kimse baha saymaz banaBülbül oluben öterim, Dost ba¤çesinde biterimGül al›r›m, gül satar›m, ba¤üban olmaz banaEy biçare <strong>Yunus</strong> senin, aflk oduna yand› can›nYana yana Dost'a giderin, perde hicap olmaz bana78‹zinin Tozuna Sürsem YüzümüArayu, arayu bulsam izini‹zinin tozuna sürsem yüzümüHak nasip eylese görsem yüzünüYâ Muhammed can›m arzular seniBir mübarek sefer olsa da gitsemKâ'be yollar›nda kumlara batsamHup cemalin bir gez düflte seyretsemYâ Muhammed can›m arzular seniZerrece kalmad› kalbimde hileS›tk ile girmiflim ben hak yolaEbubekir, Ömer, Osman da bileYâ Muhammed can›m arzular seniAli ile Hasan Hüseyin andaSevgisi gönülde, muhabbeti candaYar›n mahfler gününde, ulu divandaYâ Muhammed can›m arzular seniArafat da¤›d›r bizim da¤›m›zAnda kabul olur bizim duam›zMedine'de yatar PeygamberimizYâ Muhammed can›m arzular seni<strong>Yunus</strong> meth eyledi seni dillerdeSevilirsin bütün gönüllerdeA¤laya, a¤laya gurbet ellerdeYa Muhammed can›m arzular seni134135
79Her Kaçan Anarsam SeniHer kaçan anarsam Seni karar›m kalmaz Allah›mSenden gayr› gözüm yafl›n, kimseler silmez Allah›mSensin ismi bâkî olan, Sensin dillerde okunanSenin aflk›na dokunan, kendini bilmez Allah›mSen yaratt›n cism-ü can›, Sen yaratt›n bu cihan›Mülk Senindir kerem kân›, kimsenin olmaz Allah›mOkunur dilde destan›n, aç›l›r ba¤-ü bostan›nSen bakt›¤›n gülistan›n, gülleri solmaz Allah›mAflk›n bahr›na dalmayan, can›n› feda k›lmayanSenin cemalin görmeyen, meydana gelmez Allah›mZâr olur âfl›k›n ifli, durmaz akar gözü yafl›Senden ayr› düflen kifli, didâr›n› görmez Allah›mÂfl›k <strong>Yunus</strong> Seni ister, lûtf eyle cemalin gösterCemalin gören âfl›klar, ebedî ölmez Allah›m80fiöyle Garip BencileyinAcep flu yerde var m› olafiöyle garip bencileyinBa¤r› bafll›, gözü yafll›fiöyle garip bencileyinGezdim Rum ile fiam'›Yukar› elleri kamuÇok istedim, bulamad›mfiöyle garip bencileyinBendeler garip olmas›nFirkat oduna yanmas›nHocam kimseler olmas›nfiöyle garip bencileyinBir garip ölmüfl diyelerÜç günden sonra duyalarSo¤uk su ile yuyalarfiöyle garip bencileyin136137
81Söyler dilim, a¤lar gözümGariplere göyner özümMe¤er ki, gökte y›ld›z›mOla garip bencileyinNice bu dert ile yanamEcel ere bir gün ölemMe¤er ki sinimde bulamfiöyle garip bencileyinHey <strong>Emre</strong>m <strong>Yunus</strong> bîçareBulunmaz derdine çareVar imdi gez flardan flare‹flte garip bencileyinAllah Sana Sundum ElimSensin kerîm, sensin rahîm, Allah sana sundum elimSenden art›k yoktur emim, Allah sana sundum elimEcel geldi vâde erdi, bu ömrüm kadehi dolduKimdir ki içmeden kald›, Allah sana sundum elimGözlerim gö¤e süzüldü, can›m gö¤üsten üzüldüDilim teti¤i bozuldu, Allah sana sundum elimÜfl biçildi kefen donum, Hazret'e yönelttim yönümAcep nice ola halim, Allah sana sundum elimUrdular suyum ›l›d›, kavim kardefl cümle geldiEsen kals›n kavim kardefl, Allah sana sundum elimGeldi salacam sar›l›r, dört yana salâ verilirEl namaz›ma derilir, Allah sana sundum elimSalacam› getirdiler, makberime yetirdilerHalka olup oturdular, Allah sana sundum elimÇün cenazeden flefltiler, üstüme toprak saçt›larHep koyubeni kaçt›lar, Allah sana sundum elim138139
82Gördü GözümYedi Tamu, sekiz Uçmak, her birinin vard›r yoluHer bir yolda yüzbin çarfl›, Allah sana sundum elimGeldi Münker ile Nekir, her birisi sordu bir dil‹lâhi Sen cevap vergil, Allah sana sundum elimGörün acep oldu zaman, gönülden eyleniz figanÖlür çün anadan do¤an, Allah sana sundum elim<strong>Yunus</strong> tap uzat bu sözü, Allah›na dutg›l yüzüDidârdan ay›rma bizi, Allah sana sundum elimEy âfl›klar, ey âfl›klar, aflk mezheb-ü dindir banaGördü gözüm Dost yüzünü, kamu yas dü¤ündür banaEy Padiflah, ey Padiflah üfl ben beni verdim sanaGenc-ü hazinem kamusu, Sensin benim önden sonaEvvel dahi bu akl-ü can, senin ile ey asl-i kânÂh›r yine Sensin mekân, üfl varurem Senden yanaSenden sana var›r yolum Senden Seni söyler dilim‹lle Sana ermez elim, bu hikmete kald›m tanaAyruk bana ben dimeyem, kimesneye sen dimeyemBu kul, o sultan dimeyem, iflitenler kals›n tanaDost aflk›na ulaflaldan, dünya Âhiret bir olduEzel ebet sorar isen, dünle bu gündür banaAyruk bize yas olm›ya, gönlümüzde pas olm›yaZira Haktan gelen avâz, savulmaz dü¤ündür banaBen aflk›mdan ayr›lm›yam, dergâh›ndan ›r›lm›yamBenden dahi gider isem, Seninle varam Sana140141
83El Hamdü-LillahOl Dost beni veribidi, var dünyay› bir gör dediGeldim gördüm hofl ârâyifl, Seni seven kalmaz anaKullar›na vâd eyledi, yar›nki gün görnem dediOl dostlar›n sevindi¤i, yar›n›m bu gündür banaBu ah ile, bu zâr ile, bu hikmeti kim ne bileBilse dahi gelmez dile, tuttum yüzüm Senden yanaSensin bana can-ü cihan, Sensin bana genc-i nihânSenden dürür ass› ziyan, ne ifl gele benden bana<strong>Yunus</strong> Sana tuttu yüzün, unuttu cümle kendüzinCümle Sana söyler sözün, söz söyleten Sensin anaHaktan gelen flerbeti içtik Elhamdü lillâhfiol kudret denizini geçtik Elhamdü lillâhfiu karfl›ki da¤lar›, mefleleri, ba¤lar›Sa¤l›k, safal›kla aflt›k Elhamdü lillâhKuru idik yafl olduk, ayak idik bafl oldukHavaland›k kufl olduk, uçtuk Elhamdü lillâhVard›¤›m›z illere, flol sefa gönüllereHalka Taptuk mânisin, saçt›k Elhamdü lillâhBeri gel bar›flal›m, yâd isen biliflelimAt›m›z e¤erlendi, efltik Elhamdü lillâh‹ndik Rûm'u k›fllad›k, çok hayr-ü fler iflledikÜfl bahar geldi, geri göçtük Elhamdü lillâhDerildik p›nar olduk, irkildik ›rmak oldukAkt›k denize dald›k, taflt›k Elhamdü lillâhTaptu¤un tapusunda, kul olduk kapusunda<strong>Yunus</strong> Miskin çi¤ idik, pifltik Elhamdü lillâh142143
84Sak›ng›lMâna eri bu yolda melûl olas› de¤ilMâna duyan gönüller, hergiz ölesi de¤ilTen fânidir, can ölmez, çün gitti geri gelmezÖlür ise ten ölür, canlar ölesi de¤ilGevher seven gönüller, yüzbin y›l arar iseHaktan nasip olmasa, hergiz bulas› de¤ilSak›ng›l yâr›n gönlün, s›rçad›r s›mayas›nS›rça s›nd›ktan geru, bütün olas› de¤ilÇeflmelerden barda¤›n, doldurmadan kor isenBin y›l durursa, kendüzünden dolas› de¤il85Söyler ‹sem Sensin SözümSensin benim can›m can›, Sensiz karar›m yokdürürUçmak'ta Sen olmaz isen, vallah nazar›m yokdürürBaksam Seni görür gözüm, söyler isem Sensin sözümSeni gözetmekten artuk, ye¤rek flikâr›m yokdürürÇün ben beni unutmuflam, flöyle Sana gitmiflemNe kalde, ne halde isem, bir dem karar›m yokdürürE¤er beni Cercis'leyin, yetmifl gez öldürür isenDönem geru Sana varam, zira ki âr›m yokdürür<strong>Yunus</strong> dahi âfl›k Sana, göster didâr›n› anaYâr›m dahi Sensin benim, ayruk nigâr›m yokdürürfiol H›z›r'la, flol ‹lyas, âb-› hayat içtilerBir kaç y›llar içinde, bunlar ölesi de¤ilYaratt› Hak dünyay›, Peygamber dostlu¤unaDünyaya gelen gider, bâki kalas› de¤il<strong>Yunus</strong> gözün görürken, yara¤›n eyleyu görGelmedi anda varan, geri gelesi de¤il144145
86Aflk›na Düflen KifliEy Dost Senin aflk›n oku, key kat› tafltan geçerAflk›na düflen kifli, canla bafltan geçer‹fli dün-ü gün zâr olan kifli aflk›nla yar olurDerd-i seri Sen olsan, dü¤eli iflten geçerÂriflere bu dünya hayal-ü düfl gibidirKendini Sana veren, hayal-ü düflten geçerBafl›nda akl› olan, ücretle amel k›lmazHurîlere aldanmaz, göz ile kafltan geçerBu dünyan›n sevgisi, a¤ulu afla benzerSonunu sayan kifli, a¤ulu afltan geçerGerçek âfl›k ol ola, can vermez ol eveDostla bazar için, nice bin bafltan geçer87Korktu¤umla Yar OldumNitekim ben beni bildim, yak›n bil kim Hak'k› buldumHakk› buluncayd› korkum, flimdi korkudan kurtuldumAyruk düflünmez korkmazam, bir zerrece kayurmazamBen flimdi kimden korkay›m, korktu¤um ile yâr oldumAzrâil gelmez can›ma, sorucu gelmez sinimeBunlar beni ne sorsunlar, an› sorduran ben oldumYa ben onca kaçan olam, ol buyru¤unu buyuramOl geldi gönlüme doldu, ben ana bir kân oldumAflkl›lar bizden alalar, aflks›zlar hot ne bilelerKimler ala kimler vere, ben bir ulu dükkan oldum<strong>Yunus</strong>'a Hak açt› kapu, <strong>Yunus</strong> Hak'ka k›ld› tapuBâki devlet benimkiymifl, ben kul iken sultan oldumMiskin <strong>Yunus</strong> ol Dostu, hakikat seven kifliUzlet ihtiyar eder, yâd-ü biliflten geçer146147
88Nideyim GönlümüNideyim gönlümü aflktan usanmazVar›r aflka düfler, hiç bana t›nmazDöner gönlüm bana ö¤üt verir hoflÂfl›k olan kifli, aflktan usanmazÂfl›k kim câna kald›, âfl›k olmazCan terkin urmayan Mafluka ermezÂfl›k bir kiflidir, bu dünya mal›nÂhiret gussesin bir pula saymazÂfl›k öldü deyû salâ verirlerÖlen hayvan olur âfl›k ölmezBu dünyadan âhiretten içeruÂfl›k›n yeri vard›r kimse bilmezÂfl›klar meydan› Arfltan yücedirÇalarlar çevgân› topu belirmez<strong>Yunus</strong> bu tevhitte mahv oldukçaGene gelmekli¤e akl› belirmez89Canlar Can›n› BuldumCanlar can›n› buldum, bu can›m ya¤ma olsunAss› ziyandan geçtim, dükkân›m ya¤ma olsunBen benli¤imden geçtim, gözüm hicab›n açt›mDost vasl›na irifltim, güman›m ya¤ma olsun‹kilikten usand›m, birlik hân›na kand›mDerd-i flarab›n içtim, derman›m ya¤ma olsunVarl›k çün sefer k›ld›, Dost andan bize geldiViran gönül nur doldu, cihan›m ya¤ma olsunGeçtim bitmez sa¤›nçtan, usand›m yaz-ü k›fltanBostanlar bafl›n buldum, bostan›m ya¤ma olsun<strong>Yunus</strong> ne hofl demiflsin, bal-ü fleker yemiflsinBallar bal›n› buldum, kovan›m ya¤ma olsun148149
90Ben Gelmedim Dâva ‹çinBenim bunda karar›m yok, ben bunda gitme¤e geldimBezirgânem meta›m çok, alana satma¤a geldimBen gelmedim dâva için, benim iflim sevi içinDost'un evi gönüllerdir, gönüller yapma¤a geldimDost esrü¤ü delili¤im, âfl›klar bilir neli¤imDenflürüben ikili¤im, birli¤e bitme¤e geldimOl hocamd›r ben kuluyum, Dost ba¤çesi bülbülüyümOl hocam›n ba¤çesine, flâd olup ötme¤e geldimBunda bilifl olan canlar, anda biliflirlermiflBiliflüben Hocamla, halim arzetme¤e geldim91Anlamadan EyledikDilsizler haberini, kulaks›z dinleyesiDilsiz kulaks›z sözün, can gerek anlayas›Dinlemeden anlad›k, anlamadan eyledikGerçek erin bu yolda, yokluktur sermayesiBiz sevdik âfl›k olduk, sevildik mafluk oldukHer dem yeni dirlikte, sizden kim usanas›Yetmifl iki dil saçt›, araya s›n›r düfltüEvvel bak›fl› biz bakt›k, yermedik âm-ü hâs›Miskin <strong>Yunus</strong> ol veli, yerde gökte dopdoluHer tafl alt›nda gizli, bin ‹mran o¤lu Musî<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> âfl›k olmufl, Mafluka derdinden ölmüflGerçek erin kap›s›nda, can›m arz etme¤e geldim150151
92Her Dem Yeni DirliktedirBir gez yüzün gören kifli, ömrü geçe unutm›yaTesbihi sen olas›n, dilinde ayruk nesne eyitmiyeNamaza duran zâhidin gözleri Seni görürseUnuda tesbihini, mihraba secde etmiyeA¤z›na fleker aluben, gözleri Sana tufl olanUnuda ol flekerini, ayruk, çi¤neyip yutm›yaBen Seni sevdi¤im içün baha derler ise‹ki cihan milkin virem, dahi bahas› yetmiyeNider âfl›k hân›man›, ya sensiz iki cihan›‹ki cihan feda Sana, kimesne güman dutm›yaSekiz Uçma¤›n hurîsi, e¤er bezenüp gelelerGönlüm sevdi¤inden özkeyi hiç kabul etmiyeÂhirette ne ola kim, dünyada ol olm›yaHurî, g›lman gelicek, âfl›k elin uzatm›ya<strong>Yunus</strong> Seni sevelden, beflaret oldu can›naHer dem yeni dirliktedir, hergiz ömrün eskitmiye‹ki cihan dopdolu, ba¤-ü bostan olursaSenin kokundan yahfli gül bostan içinde bitmiyeGül-ü reyhan›n kokusu, âfl›klara mafluk yeterÂfl›k olan›n mafluku hergiz ü¤ünden gitmiye‹srâfil surun urecek, mahlûkat duru gelicekSenin ününden artuk, hiç kula¤›m iflitmiyeZühre yere inübeni saz›n nüvaht eylerseÂfl›k›n iflreti Sensin, gözü ol yana gitmiye152153
93fiol Göz Ki Seni Gördüfiol göz ki Seni gördü, ol neye nazar etsinfiol can ki Seni duydu, tende ne karar etsinAflk›na düflen âfl›k, derdine yanar dün günVasl›nd›r ana derman, hekim ne t›mar etsinAflk›n ezelî Hâcem, yoklukta komufl var›nBu remzi duyan âfl›k, yoklu¤u flikâr etsinSen bir gani sultans›n, canlar içinde cans›nVasf›n kaleme gelmez, dil kanda flümar etsinGerçek fiaha kul olan, gönlünü Sana verenSeni kendinde bulan, kanceru sefer etsinBu çeflniyi tadana, kim ne vereler kanaDerdine düflen cana, hekim ne t›mar etsinBu s›rr› duyan kani, ger âfl›k ise can›Aç›ld› gevher kân›, alana haber etsinÇün aflk›n ola emelim, sürüle gönülden gam›mVasl›na eren bir dem, bin can› nisar etsin‹mdi ki <strong>Yunus</strong> kalm›fl Hazret'e yüzü karaBir nesnesi yok müflis, neyle bazar etsin94Cennetten Dahi ‹leriSensiz yola girer isem, çarem yok ad›m atma¤aGövdemde kuvvetim Sensin, bafl›m götürüp gitme¤eGönlüm, can›m, akl›m, bilim, Seninle karar ederCan kanad› sevi gerek, uçuben Dost'a gitme¤eKendili¤inden geçeni, do¤an eder Mâfluk an›Örde¤e, kekli¤e salar, süre, irüben tutma¤aBin Hamza'ca kuvvet vermifl, kadir Çalap aflk erineDa¤lar› yolundan ›rar, kast eder Dost'a gitme¤eYüzbin Ferhat külüngünü al›p, kazar da¤lar bünyad›n›Kayalar kesip yol eder, âb-› hayat ak›tma¤aÂb-› hayat›n çeflmesi, âfl›klar›n visalidirKadehi dolu yürütür, susam›fllar› yakma¤aÂfl›k m› derim ben ana, Tanr›'n›n Uçma¤›n seveUçmak hot bir tuzakt›r, eblehler can›n tutma¤aÂfl›k olan miskin olur, hak yoluna teslim olurHer ne dersen boyun tutar, çare yok gönül y›kma¤aHak'k›n gerçek âfl›klar›, istemezler Cennet'leriCennet'ten dahi ileri gider, makam›n tutma¤aBildik gelenler geçtiler, gördük konanlar göçtülerAflk flarab›n içen canlar, uymaz göçme¤e, konma¤aTutulmad› <strong>Yunus</strong> can›, geçti Tamu'dan, Uçmak'tanYola düflüp Dost'a gider, ol asl›na uyakma¤a154155
95Âfl›k Can› ÖlmeyeOl can kaçan ölüser, Sen ana can olas›nÖlmüfl gönül dirile, andaki Sen olas›nÖlme¤i dirlik ola, ölmesiz dirlik bulaÖlmüfl gönül dirile, andaki Sen olas›nSen oldu¤un gönüller, her dem can›n yenilerGüç olmaz ol divanda, hâkimi Sen olas›nCan bedenden uçucak, menziline göçücekOl cihana geçicek, göze ayân olas›nTozunu yel almaya, bir zerre ›r›lm›yaÂfl›k can› ölmeye, mafluku Sen olas›n<strong>Yunus</strong> sen âfl›k isen, aflka muvaf›k isenKorkma ulafl›k isen, ne olursan olas›n96fiekeri Ayru¤a SunupDost ilinin haberin disem iflide misinYoldafl olup ol yola sen bile gide misinOl ilin ba¤› olur, flerbeti a¤u olurKadeh dutmaz ol a¤u, nufl edip yuda m›s›nOl elin zevadesi, cefa duta gidesifiekeri ayru¤a sunup, sen a¤u tada m›s›nOl ilde ay gün olmaz, ay gün gedilip dolmazTertipler terk idüben, hisab›n unuda m›s›nSenlik benlik terk edip, yokluk eline gidipAflktan içip esriyip, varl›k terk ede misin‹flbu tenin tertibi od-ü yel, toprak, sudur<strong>Yunus</strong> sen gör özünü, suda, toprakta m›s›n156157
97Andan Ayr› Buçuk SaatCümle âlem terkin uram, ben Dost terkin ur›mazamAndan ayr› buçuk saat, ben ans›z›n durumazamAndan ayr› dirli¤im, dirlik de¤ildir benimKoyam ol dirgüre beni, bu ölü dirgürimezemHuri gelip eydür ise, gönlün bana vergil deyuDost'tan art›k kimseye, ben gönülümü verimezemDost deyu geçti ömrüm, baflarmad›m Dost kullu¤unKoyam ol baflara beni, ben hiç ifl baflar›mazamBir gezden ol oldum, dahi benden ümit yoktur banaBen ol isem pes ol kanî, bu s›rra erimezemDe¤meler eydür <strong>Yunus</strong>'a katlan bu gün yar›n deyuCeht edüben bu günümü, yar›na irgürimezem98fiol Benim fieyhimifiol benim fieyhimi görme¤e kim gelirZevk ile safalar sürme¤e kim gelirfieyhimin illeri, uzakt›r yollar›Aç›lm›fl gülleri derme¤e kim gelirfieyhimin özünü, severim sözünüOl mübarek yüzünü, görme¤e kim gelirfieyhimin ilini, sorar›m eviniOl sebepli elini öpme¤e kim gelirfieyhimin ilinde, asâs› elindefieyhimin yolunda, ölme¤e kim gelirAht ile vefalar, zevk ile safalarBu yolda cefalar çekme¤e kim gelirfieyhimin flem'ine bu can›m pervaneSalâd›r âfl›klara, yanma¤a kim gelirHak için mal›n›, hep vere var›n›Aflk için âr›n›, atma¤a kim gelirfiehidin donunu, yumazlar kan›n›Dost için can›n› verme¤e kim gelirAh ile göz yafl›, <strong>Yunus</strong>'un haldafl›Zehrile piflen afl›, yeme¤e kim gelir158159
99Bir Ben Vard›r BendeSeverim ben Seni candan içeruYolum vard›r bu erkândan içerufieriat, tarikat yoldur varanaHakikat meyvas› andan içeruDinin terk edenin küfürdür ifliOl ne küfürdür, imandan içeruBeni bende demen, bende de¤ilimBir ben vard›r bende benden içeruBeni benden alana, ermez elimKim kadem basa Sultandan içeru100E¤er Yarl›gamazsanHak Çalab›m, Hak Çalab›m, Sencileyin yok Çalab›mGünahlar›m›z yarl›¤a, ey rahmeti çok Çalab›mKullar senin Sen kullar›n, günahlar› çok bunlar›nUçma¤›na koy bunlar›, binsinler Bürak Çalab›mNe Sultan, ne baylardas›n, ne köflk ü saraylardas›nGirdin Miskinler gönlüne, edindin durak Çalab›mNe zühtüm var, ne tâatim, ne gücüm, ne takatimMe¤er senin inâyetin, k›la yüzüm ak Çalab›mYarl›¤a-g›l Sen <strong>Yunus</strong>'u, günahl› kullar›n ileE¤er yarl›¤amazsan, key kati firak Çalab›mSüleyman kufl dilin bilir dedilerSüleyman var, Süleyman'dan içeruTecelliden nasip erdi kimineKiminin maksudu bundan içeruSenin aflk›n beni benden al›pt›rNe flirin dert bu, dermandan içeruMiskin <strong>Yunus</strong>, gözü tufl oldu SanaKap›nda bir kuldur, Sultandan içeru160161
101Acep Bu Benim HalimAcep bu benim can›m âzat ola m› yâ RâbYoksa yedi Tamu'da yana kala m› yâ RâbAcep bu benim halim, yer alt›nda ahvalimVar›p yatacak yerim, akrep dola m› yâ RâbCan hulkuma geldikte, Azrail'i gördükteYa can›m› ald›kta, âsan ola m› yâ RâbDar oldu bana düzler, gice ile gündüzlerDünyaya bakan gözler, didâr göre mi yâ RâbAllah olucak Kad›, bizden ola m› râz›Görüp Habib'in bizi, flefi' ola m› yâ Râb<strong>Yunus</strong> kabre vard›kta, Münker Nekir geldikteBize sual ettikte, dilim döne mi yâ Râb102Aflk›na Muhammed’inHak yaratt› âlemi, aflk›na Muhammed'inAy ü günü yaratt›, flevkine Muhammed'inOl! dedi oldu âlem, yaz›ld› levh ü kalemOkundu hatm-i kelâm, flan›na Muhammed'inHep Erenler geldiler, dergâha yüz sürdülerZikr-i tevhit ettiler, nuruna Muhammed'inVeysel Karanî kazand›, âh›r yine özendiSekiz Uçmak bezendi, aflk›na Muhammed'inFeriflteler geldiler, saf saf olup durdularBefl vakit namaz k›ld›lar, aflk›na Muhammed'inHavada uçan kufllar, yaflar›p da¤ ü tafllarYemifl verir a¤açlar, aflk›na Muhammed'in‹mans›zlar geldiler, andan iman ald›larBefl vakit namaz k›ld›lar, aflk›na Muhammed'in<strong>Yunus</strong> kim ede methi, över Kur'an âyetiAn! Vergil salâvat›, aflk›na Muhammed'in162163
103Kördür Münkirin GözüMiskinlikte buldular kimde erlik var iseMerdivenden iterler, kim yüksekten bakar iseGönlü yüksekte gezer, dembedem yoldan azarD›fl yüzüne ol s›zar, içinde ne var iseAk sakall› bir koca, bilmez ki hali niceEmek yemesin hacca, bir gönül y›kar iseSa¤›r iflitmez sözü, gece san›r gündüzüKördür münkirin gözü, âlem münevver iseGördün yar›n e¤ridir, nen var ise ver kurtulUlulardan ö¤üttür, iflitti¤in var iseAz söz er yüküdür, çok söz hayvan yüküdürBilire bir söz yeter, sende güher var iseBildik gelenler geçmifl, konanlar geri göçmüflAflk flarab›ndan içmifl, kim mâna duyar ise<strong>Yunus</strong> yolundan ›rmas›n, yüksek yere durmas›nSinle s›rat görmesin, sevdi¤i didâr iseGönül Çalab›n taht›, gönüle Çalap bakt›‹ki cihan bedbaht›, kim bir gönül y›kar iseSen sana ne san›rsan, ayru¤a da an› sanDört kitab›n mânas›, budur e¤er var iseMânada götürmüfller, kardafltan yar ye¤rektirO¤uldan dahi tatl›, e¤er do¤ru yâr iseGördüm yâr›n do¤rudur, bafl kog›l aya¤›naÇ›kar ci¤erim yedir, e¤er çaren var ise164165
104Dost Elinden ÖlürsemDost elinden ölürsem, hiç gümans›z geru gelemGanimet görem bu demi, can flükrane veri gelemCan›n diri tutan kifli, Dost kat›ndan ›rak düflerFeda k›lam yüz bin can›, ›rakl›ktan beru gelemCercis'leyin ol Dost beni, yetmifl gez öldürür iseBin gez dahi ölür isem, yüz bin gez ileru gelemYüz bin gez do¤am uyagam, Dost burcunda cevlân k›lamHem Bunda olam, hem Anda, Bunda Anda var› gelemYavu k›l›nd›m ne çare, yürürem dün gün âvareSorulara cevap budur, ben esrügem deyu gelemBin y›l toprakta yatursam, ben komayam Enelhakk›Ne vakit gerek olursa, aflk nefesin uru gelem105Gerçek Erin HaliniYalan söyler görmeyen, haberi gören bilirGerçek erin halini, yolda can veren bilirTutma gönülde kini, hofl tut gönülde miskiniDünya âhiret ekini, ekip götüren bilirÂdemin topra¤›n dört feriflte götürdüSuyunu neden katt›, yap›p yu¤uran bilir‹srafil, Azrâil, Mikâil, CebrâilK›yamet ne gün kopar, yar›n sur uran bilirDokuz k›rk yaflayan eylenmedi dünyadaSaati bir dem imifl, sohbeti süren bilirÖlmez dirli¤i bulduran, evliya sohbetidir<strong>Yunus</strong> dahi bilmezse, okunan Kur'an bilir‹nanmayan, gel sinime, Dost ad›n› eyit, k›g›rKefen donum pâre k›lup, topra¤›mdan duru gelemBundan böyle nolas›n›, de¤me âkil flerh etmeye<strong>Yunus</strong> eydür âfl›klara, Dost haberin veri gelem166167
106Sen Viran Olmay›ncaGönül kanda dolana, mâflukun bulmay›ncaKifli âfl›k m› olur gönülsüz kalmay›ncaGönüldür anan Onu, esir eyleyen seniKimi âzat eylersin, sen âzat olmay›ncaBoynu zincirli geldik, key kati esir oldukEr nazar eylemedi halimiz bilmeyinceBir yandan överler, aylak nesne verirlerBahâs›n ne bilesin, sen sat›n almay›ncaBahâs› can›n an›n, mal ile davar de¤ilSevdik mi ele girer, sevdiklerin vermeyince107Ne Verir ‹sen Elin ‹leE¤rili¤in koyas›n, do¤ru yola gelesinKibr ü kini ç›karg›l, erden nasip alas›nNe verir isen elin ile, flol var›r senin ileBen disem inanmazs›n, var›ca¤az bulas›nGönülde pas oturur, anda seni yitürür‹çeru fiah oturur, girmezsin kim göresinOn ikidir hücresi, dervâzesi yedidirAnda iki dilber var, bilmezsin ki sorars›nBiçare miskin <strong>Yunus</strong>, aflktan dâva k›lars›nDost'tan haber gelincek, yüz sürüyü varas›nDostu kanda bulas›n, sende durmak ile senOl imâret eylemez, sen viran olmay›ncaSözü <strong>Yunus</strong>'tan iflit, kibir k›lma tut ö¤ütOl seni sora gelmez, sen yavu varmay›nca168169
108YalvarCan ü gönülden seversenYalvar kul, Allah'a yalvarMaksuda ermek dilersenYalvar kul, Allah'a yalvarYalvar a kardefl yalvaraVarm›yas›n yüzü karaÜmmet isen PeygambereYalvar kul, Allah'a yalvarGeceler uykudan uyanGizli s›rlar olsun ayânMahrum olmaz Allah deyenYalvar kul, Allah'a yalvarTan› sen kendini tan›Neden yaratt› Hak seniNolaca¤›n anubeniYalvar kul, Allah'a yalvar<strong>Yunus</strong> nufl eyle belây›Yürü maksudun dile¤iHem inleyi, hem a¤lay›Yalvar kul, Allah'a yalvar109fiol Cennetin Irmaklar›fiol Cennet'in ›rmaklar›Akar Allah deyu deyuÇ›km›fl ‹slâm bülbülleriÖter Allah deyu deyuSal›n›r Tûba dallar›Kur'an okur hem dilleriCennet ba¤›n›n gülleriKokar Allah deyu deyuKimi yiyip kimi içerHep Melekler rahmet saçar‹dris nebi Hulle biçerBiçer Allah deyu deyuAlt›ndad›r direkleriGümüfltendir yapraklar›Uzand›kça budaklar›Biter Allah deyu deyuAydan ar›d›r yüzleriMisk, anberdir sözleriCennet'te hûri k›zlar›Gezer Allah deyu deyu170171
110Güzel KâbetullahHakka âfl›k olan kifliAkar gözlerinin yafl›Pür nur olur içi d›fl›Söyler Allah deyu deyuNe dilersen Hak'tan dileK›lavuzla gir do¤ru yolaBülbül âfl›k olmufl güleÖter Allah deyu deyuAç›ld› gökler kap›s›Rahmetle doldu hepisiSekiz Cennet kap›s›Aç›l›r Allah deyu deyuR›dvan-dürür kap› açan‹dris-dürür hülle biçenKevser flarab›n› içenKanar Allah deyu deyuHak müyesser etse de varsamGüzel Kâbetullah sanaBakuben hayran›n olsamGüzel Kâbetullah sanaKara tonun bürünürArfl'la beraber görünürSana varmayan yerinürGüzel Kâbetullah sanaGümüflten kap› açm›fllarMermerlerle döflemifllerAlt›n kuflak kuflatm›fllarGüzel Kâbetullah sanaKâbenin çevresi da¤larDidâr görmüfl sular ça¤larÂfl›k <strong>Yunus</strong> durmaz a¤larGüzel Kâbetullah sanaMiskin <strong>Yunus</strong> var Yâr›naKoma bu günü yar›naYar›n Hak'k›n divan›naVaram Allah deyu deyu172173
111Ç›kt›m Erik Dal›naÇ›kt›m erik dal›na, anda yedim üzümüBostan issi kak›yup, der ne yersin kozumuKerpiç koydum kazana, poyraz ile kaynatt›mNedir deyip sorana, band›m verdim özünü‹plik verdim, çulhaya, sar›p yumak etmemiflBecit becit ›smarlar, gelsin als›n beziniBir serçenin kanad›n, k›rk ka¤n›ya yüklettimK›rk çift dahi çekmedi, flöyle kald› yaz›l›Bir sinek bir kartal›, sallad› vurdu yereYalan de¤il gerçektir, ben de gördüm tozunuGözsüze çu el eyledim, sa¤›r sözüm anlad›Dilsiz ça¤›r›p söyler, dilimdeki sözümüBir öküz bo¤azlad›m, kaklad›m sere kodumÖküz issi geldi eydür, bo¤azlad›n kaz›m›Anda da kurtulmad›m, nidesimi bilmedimBir çerçi de geldi eydür, kan› ald›n gözgümüGördüm kaplumba¤ay›, yan›n se¤irdüp giderSordum kanda gidersin, Kayseriyedir azimi<strong>Yunus</strong> bir söz söylemifl, hiç bir söze benzemezMünaf›klar elinden, örttü mâna yüzünüBir küt ile gülefltim, elsiz aya¤›m ald›Güleflip basamad›m, göyündürdü özümüKaf da¤›ndan bir tafl› flöyle att›lar banaÖylelik yere düfltü, bozayazd› yüzümüBal›k kava¤a ç›km›fl, zift turflusun yeme¤eLeylek koduk do¤urmufl, bak a! flunun sözünü174175
112Bir Gez Gönül Y›kt›n ‹seBir gez gönül y›kt›n ise, k›ld›¤›n namaz de¤ilYetmifl iki millet dahi, elin yüzün yumaz de¤ilBir gönül yapt›n ise, er ete¤in tuttun iseBir gez hayr ettin ise, birine bin az de¤ilErden sana nazar ola, için d›fl›n nur olaBeli kurtulmufltan ola, flol kifli kim gammaz de¤ilEr odur alçak dura, ay›k odur yola varaGöz odur ki Hak'k› göre, gündüz gören göz de¤il<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'m sözün satar, söze bal ü ya¤ katarAltm›fl bin sarrafa satar, yükü gevherdir koz de¤il113Aflk Bezirgân›Aflk bezirgân›, sermâye can›Bahad›r gördüm, cana k›yan›Zehi bahad›r can terkin ururK›l›ç m› keser himmet giyeniKamusun bir gör, kemterin er görAlu görmegil pelâs giyeniTez ç›kar›rlar fevkal'ulâyaBin ‹sa gibi dünya yakan›Tez indirirler tahtesserâyaBir Karun gibi dünya kovan›Âfl›k olan›n niflan› vard›rMelâmet olur belli beyan›Zühdüm var deyu ta'n eylemegilMerdut ederler ma¤rur olan›‹lmim var deyu ma¤rur olmagilHak kabul etti kefen soyan›Atlas› kodu, abâlar geydi‹brahim Ethem S›rdan duyan›Çün Mansur gördü, Ol benem dediOd'a yakt›lar, iflittik an›Od'a yand›rd›n, külün savurdunÖyle mi gerek Seni seveniZinhar ey <strong>Yunus</strong>, gördüm demegilOd'a yakarlar gördüm deyeni176177
114Bu Ne Acayip U¤r›‹stedi¤imi buldum, aflikâre can içindeTaflra isteyen kendi pinhan içindeKadîmdir hiç ›r›lmaz, ans›z kimse dirilmezAd›m ad›m yer ölçer, hükmü revan içindeTutun deyu ça¤›r›r, u¤r› dahi ça¤›r›rBu ne acaip u¤r›, bu ça¤›ran içindeSiyaset meydan›nda, galebe eden, bakan olSiyaset kendi olmufl, girmifl meydan içindeTakm›fl kudret k›l›c›n, çalm›fl nefsin boynunaNefsini tepelemifl, elleri kan içindeSayru olmufl iniler, Kur'an ünün dinilerKur’an okuyan kendi, kendi Kur’an içindeBu t›ls›m› ba¤layan, cümle dilde söyleyenYere, göke s›¤mayan, girmifl gönül içindeTürlü türlü imâret, köflk ü saray yapan olKara nikap tutunmufl, girmifl külhan içindeBafltan aya¤a de¤in, cümle hükm eden oldurHak'tan ayru ne vard›r, kalma güman içindeBirsen birli¤e gel bak, ikiyi elden b›rakBütün mâna bulas›n, s›dk ü iman içindeOruç, namaz, gusl ü hac, hicabd›r âfl›klaraÂfl›k andan münezzeh, hast›r insan içindeGirdim gönül bahr›na, dald›m an›n ka'r›naSeyr ederken iz buldum, bakt›m bu can içindeBu izimi izledim, sa¤›m solum gözledimÇok acayipler gördüm, yoktur cihan içinde<strong>Yunus</strong> senin sözlerin, mânad›r bilenlereSöyleniser sözlerin, devr ü zaman içindeYüce yüce Aflk düzer, kenduzin anda bezerGör nice cevlân ider, h›rka kaftan içinde178179
115MuhammedCan›m kurban olsun Senin yolunaAd› güzel, kendi güzel Muhammedfiefaat eyle bu kemter kulunaAd› güzel, kendi güzel MuhammedMümin olanlar›n çoktur cefas›Âhirette olur zevk ü safas›On sekiz bin âlemin Mustafa's›Ad› güzel, kendi güzel MuhammedYedi gökleri seyran eyleyenKürsi'nin üstünde cevlân eyleyenMiraçta ümmetini dileyenAd› güzel, kendi güzel Muhammedfierh-i Gazel-i<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>Niyazi-i M›srîÂfl›k <strong>Yunus</strong> neder dünyay› SensizSen Hak Peygambersin fleksiz, gümans›zSana uym›yanlar gider imans›zAd› güzel, kendi güzel Muhammed180181
BismillâhirrahmanirrahîmÇ›kt›m erik dal›na, anda yedim üzümüBostan issi kak›d›, der ne yersin kozumuBu beytten murad oldur ki her amel a¤ac›n›n bir türlü meyvas›ve yemifli olur. Ve zâhirde her meyvan›n bir mahsus a¤ac› oldu¤ugibi kezalik her ilmin bir mahsus âleti vard›r. An›n ile hâs›l olur.Meselâ ilm-i zâhirin husulüne âlet lûgat ve sarf ve nahiv ve âdâb vemant›k ve meani ve hikmet ve hey'et ve kelâm ve hadîs ve usul vef›k›h ve tefsirdir. Ve ilm-i bât›n›n husulüne âlet evvelâ hulûs-i daimve olgun mürflit nefesi ile fâs›las›z zikir ve az yemek ve az konuflmakve az uyumak ve yaln›z kalmakt›r. Ve ilm-i hakikatin husulüneâlet terk-i dünya ve terk-i ukba ve (terki) terketmektir.‹mdi aziz merhum erik ve üzüm ve ceviz ile fleriat ve tarikat vehakikate iflaret ederler. Zira eri¤in taflras› yenür içi yenmez. Erik gibiolan meyvalar›n cümlesi amelin zâhirine misaldir. Ve üzüm gibilerincümlesi amelin bât›n›na misaldir. Zira üzüm hem yenir ve hemnice türlü nimetler andan zuhura gelir. Sucuk ve köfte ve pekmezve turflu ve sirke ve bunlar›n emsali nice türlü nimetler hâs›l olur.Ve lâkin içinde bir miktar riya ve tezkiye çekirde¤i olmakla amel-ibât›na denilir hakikate denilmez. Ve ceviz s›rf hakikate misaldir kiiçinde asla yabana atacak bir fley yoktur. Hem yenir ve hem nicemarazlara ve illetlere flifa hâs›l olur.‹mdi bir kimse erik talep ederse erik a¤ac›ndan ister. Ve üzümtalep ederse ba¤›ndan talep eder ve ceviz talep ederse ceviz a¤ac›ndantalep eder.‹mdi her kim üzümü erik a¤ac›ndan talep ederse ol kimesneahmak ve cahildir. Kuru yere zahmet çeker, külli eme¤i hebad›r, hâs›lve mahsulü ancak zahmettir.Pes imdi bu malûm olduysa bir kimesne zâhir amelinin do¤ruolup olmad›¤›n› bilmek isterse an› fleriatten ve erbab›ndan talepeder. Ve f›k›h kitaplar›na müracaat eder. Andan bilip ö¤renip ameleder. Ve e¤er bât›n amelinin salâh›n› ve fesad›n› ve tenezzülünü veterakkisini bilmek isterse mürflidin telkini ile ve usul-i esmâ ile gönülkitab›na ve ilm-i tâbire müracaat eder. Her gün rüyada ne görürsemürflidine arzeyler. Anlar da ona ahvali beyan eder. Andan olmüflkül hallolur. Sülûk edip pir perver olur.Ve bir kimesne ilm-i hakikatin ki kendini bilmek ve ayni marifet-iRabd›r zevkine ve haline ermek isterse mürflid-i kâmil terbiyesive büyük perhiz atefli ile nefsin cemi-i evsaf›n› ve befleriyetini vebenli¤ini yak›p masivây› reddederek tamamiyle mahv-i vücud-i z›llik›ld›ktan sonra ayn› vücud-i hakikî olup fenas› ayn› beka olma¤ileolur. ‹mdi bu üç ilmin baflka baflka yolu vard›r. Yolu ile talep olunursaümittir ki az müddette maksat hâs›l olur. Nitekim erik ve üzümünve cevizin baflka semereleri olup herbiri kendi a¤ac›ndan talepolundu¤u gibi.‹mdi bir kimesne zâhir amelini ifllerken ben bât›n ilmini veilm-i hakikati zâhir ameli ile ele getirip tahsil ederim dese ve birçokzahmetler çekse, meselâ kendili¤inden esmâullaha müdavemet eyleseve oruçlar tutup halvetler çekse ol kiflinin bu hali erik a¤ac›ndanüzüm talep etme¤e benzer.Bostan issiden murat mürflid-i kâmildir. "Niçin kozumu yersin"deyu çekiflip kak›d›¤› tenbihtir ki "Niçin olmaz yere riyazât ve mü -cahede eder, yorulursun. Üç ilmi bir amel ile ele getürem mi san›r -s›n? Her birinin baflka ameli ve muallimi ve mürflidi vard›r" deyuehl-i kemal olanlar bunlar›n gibi kendince sülûk edenleri gördükteazar edip "Niçin böyle edersin. Sana evvelâ lâz›m olan budur ki varher bir meyva ne a¤ac›ndan bitti¤ini bil, andan amel eyle. Senin mi -salin buna benzer ki bir kimesnenin ba¤çesinde u¤urlay›n erik ve182183
üzüm yeme¤e a¤aca ç›ka, ceviz tafllaya. Bostan issi an› gördükçe ni -çin yersin kozumu dedi¤i gibidir.” Zira hakikat mürflid-i kâmilin ilmive mülküdür. Ve an›n ameli ve âleti onu bilme¤e meleke ve istidathâs›l etmek ve mürflid-i kâmil izni ile terbiyesiyle a¤›r perhizler veona tam teslim ve kendi renginden ç›k›p mürflidin rengi ile hemrenkolmakt›r.‹mdi mürflid görse ki bir kimesne kendili¤inden esmâya ve perhizedevam eder. Ona der ki: “Sahibinden izinsiz bahçeye h›rs›zl›¤aniçin girersin?”Pes imdi tarikat ve hakikat ilmi mürflid-i kâmilin ba¤çesi vemülküdür. Ve Allah› zikretmek ve perhiz ol ba¤çenin kap›s›d›r. Herkim ki kendili¤inden sülûk eyler bir gayri kimsenin ba¤›na h›rs›zl›¤agirmifl gibi olur.Bunun hariçte bir misali de ona benzer ki bir kimesne bir alaydülger aletlerini pazardan alsa ve kendili¤inden dülgerlik etmek isteseol kimesne ol sanat› iflleme¤e bafllad›kta her murat etti¤i ifltekang› alete kang› pusata yap›flaca¤›n bilmez. Bir usta an› gördükte:"Bre sanat u¤rusu, küstah, hâmdest, bizim sanat›m›z› u¤ralamak m›istersin? Bu bizim aletimizi sen niçin ald›n" der. E¤erçi ki ol kimseol aletleri pazardan akçesiyle alm›flt›r.‹mdi Azizin bu beyitten murad› mürflitsiz ben tarikate ve hakikatekendi bildi¤im ile amel etmekle vâs›l olurdum deyu çal›flanlar›nahvalini temsil tariki ile beyand›r. Yani meselâ böyle olan vemürflitsiz yola giden kimsenin hali her meyva kang› a¤açta bitti¤inbilmiyen ve gönlü üzüm istedikte erikte biter sanan ve erik a¤ac›deyu ceviz a¤ac›na ç›kan kimse ve cümle renkleri siyah sanan körgibi olur.<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> (Allah s›rr›n› takdis etsin) bu hali kendine nisbetetti. Câizdir ki kendi bir zaman böyle mürflitsiz çal›fl›p bir fley hâs›ledemeyip sonra mürflide vard› ola. Ve dahi câizdir ki kendisindenmurad› gayrilere tariz ve tenbih ola.Kerpiç koydum kazana poyraz ile kaynatt›mNedir deyip sorana band›m verdim özünü<strong>Yunus</strong> (Allah s›rr›n› tasdis etsin) Hazretlerinin bu beyitten murad›kendili¤inden riyazat edenlerin riyazat›n›n hâs›l›n› temsil tarik›ile beyand›r. Yani bu gibilerin hali hemen poyraz ile çamur kaynat›pyeme¤e ve yedirme¤e benzer. Zira bir kimse kendi her ne yerseisteyene de andan verir. Pes imdi poyraz yeme¤i piflirmek de¤il belkidondurur. Farazâ piflirir oldu¤u takdirde çamur yenme¤e yaramad›¤›gibi bunun gibi perhizden g›da-y› ruh hâs›l olmaz. Ruhun g›-das› olmay›cak marifetullah ve Allah’›n ilham› ve varidat-› ilâhiyehâs›l oldu¤u gibi ol riyazattan da kalb rahats›zl›¤› hâs›l olur ki feniitiyatlar ve dahi versvese-i fleytaniye ve efkâr-› fâside misullûlard›rki bunlar kalbi ve ruhu helâk ederler.Poyraz ile dedi¤i Muhammed’in mayas› ve mürflidin telkini olmad›¤›naiflarettir.‹mdi mürflidin nefesi ateflinden telkin çakma¤› ile tâlibin kalbikav›na bir k›v›lc›m yetiflmezse yahut büyüklerin nazar-› billûrunatâlip kendini teslim-i tam ile mukabil gelmezse eme¤i hebad›r. Herne kadar çal›flsa da bofltur. Ol atefli bulup ci¤erini pifliremez. Nitekimyönün oca¤a dönmiyen her ne kadar üfürse oca¤› yakamaz veyemek pifliremez. Lâz›m gelir ki çamur yiye. Pes imdi bunun emsalikimseler daim çamur yerler. Ve âk›bet küfre düflerler. Ve kendilerinemuhtaç olanlara da daima çamur yedirirler. Allah saklaya.Ekseriya küfre düflenler bunlardan zuhur eder. Bir ehl-i sülûkbunlardan birisine satafl›rsa kar gibi so¤utup buz gibi dondurur. Sülûkehline her bunun gibi so¤uk nefeslilerden kaç›nmak lâz›md›r.184185
Azizin bu beyitten murad› tâlibi indî mücahededen men ve bununemsali kimseler ile yaklaflmaktan önlemektir.‹plik verdim çulhaya sar›p yumak etmemiflBecit becit ›smarlar gelsin als›n beziniBu beyt olgunlaflmam›fl mürflit ahvalini beyan eder. ‹mdi Hak'k›isteyene olgun mürflit lâz›m oldu¤unu bildirdikten sonra her mürflidegönül vermeyip bir üstad-› âk›l ve mürflid-i kâmil bulma¤a çal›flmakda lâz›m oldu¤unu beyan buyururlar. Yani periflan kalbimi birmürflide teslim ettim kalb selâmeti bulmak için, henüz dertleriminbirine derman ve ilâç bulmadan bana "Hilâfet makam›na erdin, iflintamam oldu" der. Bildim ki nâk›st›r. Zira iplik tefrika-i ulâya iflarettir.Yumak cem'e iflarettir. Bez olmak fark bâd-el-cem'e iflarettir kikemal bundad›r.Bu beyt fleyhe teslim olmaktan maksut nedir an› bildirir ki tâ kiarayan bilip maksut ne idü¤in bile, bir mürflide vard›¤› zaman kâmilmi de¤il mi malûm ola. Zira dert bilinmeyince derman bulunmaz.Evvelâ talip bilmek gerek ki mürflide varmaktan maksut kendi vücudundabilkuvve konulan kemalât-› insaniye her ne ise fiile gelmesineçal›flmakt›r. Meselâ bir çekirdek kendisini ba¤ç›vana teslim eder,hal dili ile der ki: "Ey bahç›van, lûtfeyle, bana bir hofl terbiye eyle,benim derunumda konulan bilkuvve kemalât›m taflra gele, birimbin ola ve sen dahi kemal ile yâd olas›n."‹mdi bahç›van›n iyisi terbiyesinden bellidir.Ama azizin iplik verdim çulhaya diye temsili gayet lâtiftir. Ziraher ne kadar insanî olgunlukta tav›rlar ve menziller çoksa da, usulüüçtür. Biri fark ve biri cem ve biri cem-ül-cem ki ona fleyhler farkbâd-el-cem derler. Pes imdi iplik farka iflarettir. Yumak cem'e ifla-rettir. Bez cem-ül-cem'e iflarettir. As›l maksut ise iplik yumak olmakde¤il dühüma ile gayrisinden mahcup olmamakt›r.‹mdi Hakk› anlamak kolayd›r. Zira flahitler ve delilleri çoktur.Hakk’a vard›ktan sonra dönüp halk› bulmak güçtür. Zira müstakilvücudu yoktur. Kemal ise gene dönüp halka gelip Hakk’› halka vehalk› Hakk’a âyine bulup ahadühüma ile âhardan mahcup olmamakt›r.‹mdi benim henüz kalbimin periflanl›¤› dururken ve iflimdendahi bir ifl bitmeden "Sen kâmil oldun" diye beni lâf ü güzaf ile halifeedip kendi gibi flöhret issi edeyim der.Becit becit ›smarlar diye gaip sigasiyle beyan etti¤i mürflidinmurad› ile tâlibin maksudu aras› uzak olup ve mürflidin hali tâlibemalûm olup tâlibin maksudu mürflide malûm olmad›¤›na iflarettir.Zira tâlip yumak olmad›¤›n› bildi, mürflit tâlibin bildi¤ini bilmediveyahut câiz ki bir vas›ta ile teklif etmifl ola, göreyim aldan›r m› diye.Bu fakir biçare M›srî'den <strong>Yunus</strong> Hazretleri’nin bu dokuz beytiniflerh ve beyan etmeyi baz› ihvan iltimas etmekle yaz›l›p sekiz aymiktar› evrak aras›nda flöyle periflan kalm›flt›. Sebep ol idi ki acabaAziz'in murad› üzere oldu mu veya olmad› m›?Bir gece rüyada <strong>Yunus</strong> Hazretleri’ni gördüm. Bu fakire azim beflaflatile iltifat gösterip buyurdular ki: "Benim ol sözlerime yazd›¤›nflerhi ç›kar, f›kara menfaatlensin" dedi. Ve "‹plik verdim çulhayabeytine yazd›¤›n sözü yazma, iflte flu mânay› yaz!" diye bu yaz›lanmânay› beyan buyurdular. Bu beyte bir baflka mâna yaz›lm›fl idi,andan fari¤ olup bu mâna yaz›ld›.Bir serçenin kanad›n k›rk ka¤n›ya yüklettimÇifti dahi çekmedi flöyle kald› kaz›n›186187
Bu beyt tarikat ilminin flerefi ve lüzumu ve sülûk ehlini sülûketeflvik beyan›ndad›r. Ve dahi zâhirin tashihten bât›nî taraf›na ihtimamziyade olmas› lâz›m idü¤in beyan ider. Zira amelin zâhiri kolay,bât›n› ziyade güç oldu¤un bildirir.‹mdi ka¤n› ile yürümek zâhir ameline misaldir. Kanat ile uçmakbât›n ameline misaldir. ‹mdi bât›n ehlinin ameli d›fl› gören riya ehlineziyade a¤›r gelir. Zira riyal› amel kolayd›r. Ve dahi her ne kadarçok olsa bahas› azd›r, saman gibi. Ama hulûs ile olan amel güçtürve a¤›rd›r. Lâkin her ne kadar az olursa da pahas› ziyadedir, alt›ngibi. “Fikrü saatin hayrün min ibadeti senetin ve cezbetün min ce -zebatirrahmani tüvâzi amelessakaleyn”dir. Ve dahi bunlarda terkvar, ka¤n› ile gitmek gibi de¤ildir, zira tarikat ehlinin evvel ameliterk-i dünyad›r. Terk melekût âlemine do¤ru uçma¤a kanatt›r: Muratyakin ile olan ibâdettir."Ve ecnihatün tatirü bigayri riflin ilâ melekûti rabbil âlemina."Yani ehlûllah›n kanatlar› var, tüyü yoktur. Zira nurdand›r. Melekûtâlemine do¤ru uçarlar. Ol kanat bunlarda terkleri sebebiyledir.Ve fleyhlerin telkini ile ve Muhammed’in mayas› ile ve usul-iesmayamüdavemet ile ve a¤›r perhizler ile biter.Hâs›l-› kelâm demek olur ki tarikat ehlinin en ednas›n›n hulûsunuve s›dk›n› ve yakinini ve hüsn-i itikad›n› k›rk âbidin gönlü çekemez.Zira bunlarda terk vard›r: “Hubb-üd-dünya re'sü külli hati -etin ve terk-üd-dünya re'sü küllü ibâdetin”dir.‹mdi bir kimse nohut kadar cevheri k›rk ka¤n›ya yüklettim çekemedidemifl olsa murat onun k›ymetidir ki hadd-i zat›nda yüz alt›neder. Bu surette bir cevheri k›rk elli ka¤n›ya yükletmek kabildir.Bu temsil ehl-i halin edna mertebesinde olanlara göredir. Ziraserçe kufllar›n zaifidir. Uzak sefer edemez. Yüksek mertebede olanlardo¤anlar ve flahinler gibidirler. Onlar›n birinin ameli ve yakinive zevki yüz bin âbidin amellerinden ve yakinlerinden ve zevklerin-den ziyadedir. Onlar›n kanad›n› ka¤n› de¤il belki yer, gök, arfl, kürsiçekemez.Bir sinek bir kartal› sallad› vurdu yereYalan de¤il gerçektir ben de gördüm tozunuBu beyt baz› riyaset ve mevki ve dâva sahipleri olan ve ilimdekâmil geçinen dünya lefli kuzgunlar›n›n ehl-i tarika münkirlerininhallerini ve gözde hor ve hakir ve fakir, miskin gezen âriflerin kemallerinibeyan eder. Yani bunlar›n zâhirlerinin fakr ü fenas›n› vetezellül ü meskenetlerini görüp istihza tarik› ile onlara baz› sual eyleyiponlardan birisi bu gözüne sinek kadar görünmiyen âriflerlesöze ve irfana geldikte sinek misali olan fakir flahin gibi ol kartal›kald›r›p yere vurdu¤unu beyan eder. Yani gözde hor olan derviflazamet ve flöhret issi olan filân efendiye galip olup onu sindirdi."Ben de gördüm tozunu" dedi¤i Aziz kendileri de ümmi ve fakir-ülhâl olup nice zâhidler ve âlimler ona ilzam tarik› ile baz› suallerebafllad›klar›nda suallerine cevaptan sonra kendileri de onlarabaz› fley sorup cevab›nda onlar› âciz etti¤ini beyan eder, yani ol halbana da vâki oldu, onlar gibi kartallara ben de rastgeldim demektir:“Men ahlâsa lillâhi erbaine sabahan zaharet yenâbiül ilmi min kal -bihi alâ lisanihi” Haddi-i zat›nda bir kimse k›rk gün halisen ve muhlisensabaha dahil olsa, yani k›rk gün hulûs üzerine olursa ilim p›-narlar› onun kalbinden lisan üzere cari olur. ‹mdi bunlar›n hod baz›s›k›rk hafta ve baz›s› k›rk y›l hulûs ile sabaha dahil olmufllard›r,ya ömründe k›rk gün hulûs görmiyen gönüle galip olsa acep midir?‹mdi kartal›n, kuzgunun, ar› ile ne münasebeti vard›r? Kartalher ne kadar gözde büyük ise de yedi¤i lefltir ve kendinden ç›kandahi cifedir. Ama ar› her ne kadar gözde küçük ise de yedi¤i güzelkokulu çiçeklerdir, kendinden ç›kan dahi güzel lezzetli bald›r. ‹mdido¤an ve flahin misilliler ile münasebeti olmad›¤› besbellidir.188189
Bir küt ile gürefltim elsiz aya¤›m ald›fiunu da basamad›m göyündürdü özümüBu beyt yukar›ki beytte bir miktar acaiplik anland›¤›ndan yinetâliplere nefsi k›rma yolunu talim edip buyururlar ki: "Bir küt ile gürefltim."Buradaki kütten murat nefstir ki gözü flehvetleri sevme ile tezyinolunmufltur.Elsizden murat fleytan›d›r ki nârdan halk olunmufltur. ‹nsandagazap s›fat› ol ateflin yal›n›ndand›r.Nefs çocuk gibidir. G›das› vermez isen kesilir ve lâkin açl›ktanhararet ve kuruluk hâs›l olur. Bu hararet galip olup so¤ukluk ve rutubetyani nefsin iste¤i olan yemek ve içmek ister. Onun için yinenefsin murad›n› verme¤e muztar olup verir idim. Yani murat üzerenefsimi yenemezdim demektir.Bu beyt yukar›ki beytin z›dd›d›r. Yani der ki sureta her ne kadarzay›f isem de her düflman›ma Hakk›n izni ile galip oldum. Amanefs ile fleytana bilkülliye galip olup ellerinde halâs olamad›m."Özümü göyündürdü" der.Ve bu beytte tenbih var ki sâlik-i ârif her ne kadar nefs ü fleytanagalip olursa da yine kendini nefsin ma¤lûbu bile, ma¤lûp de¤ilise de. Dâva ehli olmaya, fena ehli ve züll ü iftikar ehli ola. Kendinidaima âciz ve zelil göstere ve nefsini ucbe "kötü ihtiraslara" düflürmektensak›na. Zira her kim nefsini be¤endi ve onunla dost oldu,cümleye düflman oldu ve her düflmana ma¤lûp oldu, aziz ise de.Ve her kim ki nefsine düflman oldu ve daim nefse muhalefettenhâli olmad›, cümleye dost oldu. Ve her düflmana galip oldu, her nekadar zelil ise de. Pes imdi kütten murat flehvet s›fat›d›r ki cazibedir.Yani eli var aya¤› yok, murat nefstir. Ve elsizden murat gazaps›fat›d›r ki dafiad›r. Yani aya¤› var eli yok, murat fleytand›r. Yani Al-lah›n murad›na muvafakat ve fleytana muhalefet üzere oldum.Nefse galip olmak vaktinde fleytan nefse yard›m edip gazap s›fatiylenefsime yard›mc› olup, ikisi bir olup bana galip oldular. Ve dahiibadetlere râg›p oldukça fleytan beni men'edip def'ederdi, fâri¤olmazd›m. Nefs fleytana yard›m edip üzerime yorgunluk b›rak›pibadet terkini sevdirir ve lezzet verirdi. Daim bu cenk ile onlara gâhgalip ve gâh ma¤lûp olurdum. Bilkülliye ellerinden halâs bulupflerlerinden emin olamad›m diye sülûk ehlini bu ikisi ile daimmuhalefet üzere olma¤a kand›r›r.Gör imdi dervifl ne acep sinektir ki devler ve periler ile kahramanve Süleyman gibi cenk eder. Ve nefs ü fleytan ne yaman düflmanlard›rki bu ikisinin elinden enbiya ve evliya a¤lay›p inlemektenhâli olmam›fllard›r. Zira bu ikisinin elinden kimse halâs olmaz,me¤er kendili¤inden tamamen fâni ola, ol kurtulur ancak.Kaf da¤›nda bir tafl› flöyle att›lar banaÖ¤lelik yola düfltü bozayazd› yüzümüKaf da¤›ndan murat fler'-i fleriftir ki cümle halk› sar›p dairesineatm›flt›r. Ve büyük âlimler (Kesserehümullahü ve kavvahüm ve refeaflanehüm- Allah onlar› ço¤alts›n, onlar› kuvvetlendirsin, flanlar›-n› yüceltsin) ol da¤ üzere her taraf›ndan ahval-i halka nazar edipdururlar ki her ne cânipten bir halel zuhur edecek olursa etraftanona tafl at›p katil mi icap eder veyahut had mi veyahut tâzir mi veyahuttedip mi icabeder, filhal emri icra edip ol taraf›n y›k›lan yerinitamir ederler. Zira âlemin nizam ü intizam› onlar›n vücutlar› sebebiiledir. Her ne yüzden bu Din-i ‹slâm’a ve fleriate muhalif birkimseyi görseler veya iflitseler min indillâh bunlara gayret-i diniyedüfler, onu önleme¤e çal›fl›rlar.Büyük fleyhlerin sözleri ise ekseriya mutlak olmakla anlafl›lmas›gayet zor olup ulema bunlar›n mutlak kelâmlar›n› fleriate muhalif190191
zannedip ekseriya lânet tafl›n› bunlar›n üzerlerine atarlar. Ve lâkinol sözlerden meflayihin murad› uleman›n anlay›fl›na do¤an mâna olmamaklaonlar›n lânet tafllar› meflayihe dokunmaz. Zira üzerlerinehücum ederlerse ol sözün fleriate muvafakati yüzünü beyan edip ollânetten kurtulurlar.<strong>Yunus</strong> Hazretleri buyururlar ki ulema benim mutlak kelâm›m›anlamakla bana lânet tafl›n› att›lar. Benim murad›m onlar›n anlad›klar›gibi olmamakla tafl yol ortas›nda kald›.“Ö¤lelik yol” demekten murat; ö¤le günün ortas›d›r; ilm-i zâhirde n›sf-› ilimdir. Zira ilmin akidelere ve amellere müteallik olan›ilm-i kelâm ve ilm-i f›k›ht›r ki ilm-i zâhirdir. Ve ahlâka ve içi temizlemeyeait olan› ilm-i ahlâk ve ilm-i hakikattir ki ol ilm-i bât›nd›r.‹mdi ulema-yi zâhirin ziyade iyi anl›yan›n›n ilmi yol ortas›nadektir. Ö¤lelik yol dedi¤i ona iflarettir."Bozayazd› yüzümü" dedi¤i yani az kald› ki murad›m› anl›yalarve saklamas› üzerime farz olan ilmi onlara keflfetmifl olam diyekorktum. Zira rububiyet s›rr›n› keflfetmek küfürdür. Tefsir-i Kadi'de“Ya eyyühherasulü belli¤ mâ ünzile ileyke mim rabbike” âyetinintefsirinde der ki: “Esrar-› ilâhiden baz› s›r vard›r ki ifflas› haramd›r.”Ve ‹hyâ-i Ulûm'da Zeynel Abidin'den nakledip buyurur ki:"Ya rübbe cevheri ilmin lev ebuhü bih ilek›yle lî ente mimmenya'büdül vesenâ- Baz› ilim cevherleri vard›r ki ben onlar› ifa etmiflolsayd›m bana "Sen puta tapanlardans›n" denilirdi."Bu beytin mânas›n› beyan etmek lâz›m de¤il, ehline malûmdur."Bal›k" ilham tarik› ile gönüle vârit olan Allah’› bilmektir ki birlikdenizinde olur. O derya dahi ârifin gönlü fezas›nda olur. Gâhidalgalan›p bal›k gibi derya aras›ndan taflra gelenlerin ârif sahildeolanlara da¤›t›r. Lezzetinden can-ü dil g›day-› ruhaniler bulur."Kavak" bir meyvas›z boyu güzel a¤açt›r. Murat, marifet dâvas›eden softad›r ki esir-i riyasettir. Büyük velilerin düflünce ve sohbet-lerinden baz› kelimeler ezberleyip yan›na gelen gözü ba¤l›lara olhakikatleri kendi hali olmak üzere satar, maksudu dünyay› yemekve yutmakt›r."Zift turflusu" dedi¤i oldur ki ne kendi hazzeder ve ne dinliyenlerhazzederler. Kendi hazzetmez, zira bilir ki kendi hali de¤lidir. Vedinliyenler dahi hazzetmezler, zira candan gelmiyen marifet lezzetsizdir.Bunun misillileri kâmillerden birisi böyle vasf ü beyan etmifltir:"Emmel h›yâmü feinneha kehiyamihim- ve erâ nisâel hayyi gay -re nisâiha- Çad›rlar, o benim dostlar›m›n çad›rlar› gibidir, fakatoban›n kad›nlar›na bak›yorum eski bildi¤im kad›nlar de¤il baflka ka -d›nlard›r. (Tefsiri: Kal›p o kal›p, ruhu baflkad›r.)Yani marifet sözünü cahil diline al›r, dünyay› yemek için. Arifonu görür, bilmemezlikten gelir, maarif sözlerini kor, turflu sözlerebafllar ki sakland›¤›n› kâmiller bilirler. Zira leylek koduk do¤urmuflgibi olur."Leylek"ten murat Allah’›n büyük kullar›d›r. Zira leylek zâhirdeyemek, içmek ve tenasül yüzünden olan halini halka gösterir.Ama bir seferi vard›r, onu kimse bilmez ki ol seferi neredir.Kezalik, arif billâh olan kâmilin de d›fl görünüflü halklad›r. Ama içdünyas›n› kimse bilmez ki nedir. Ve arifin gönlü ne makamdave ne haldedir. Yedi kat gökleri, Arfl'› ve Kürsi’yi arasalar arif billâhnerede idü¤in bilmezler."Leylek koduk do¤urmufl" dedi¤i ekseriya Allah’›n büyük velileritesettür-i hal ile ba¤l›d›rlar. Hususiyle bal›¤›n kava¤a ç›kt›¤›n›gördükçe ziyade tesettür ile belki gayb kubbelerinin alt›nda gizlenir.Hallerini gizlemek için cahilâne sözler söylerler. Nitekim kavakcahil, arifane sözler söyler ki itibar edeler; daima yüksekte ola. Leylekise cahilâne hareket edip kendini öyle gösterir, halk bana iltifatetmesinler, seferimden geri kalmay›m diye. Halk ise kava¤›n sözüne192193
inan›rlar, leyle¤in sözüne ta'nedip "Bak a flunun sözünü" diye ay›plarlar.Ama ehil olanlar ikisinin de sözüne itimat etmeyip "Bak a flu -nun sözüne" diye taaccüp ederler.<strong>Yunus</strong> bir söz söylemifl hiçbir söze benzemezErenler meclisinde bürür mâna yüzünüHadd-i zat›nda <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin bu sözü gibi bir söz gelip geçmiflfleyhler taraf›ndan söylenmemifltir. Gerçi görünüflte alay ve istihzayave çocuk e¤lencelerine benzer; ama bât›nen Allah gelinleriolan ilâhî s›rlar ve hakikat mânas› olan bakirelerin yüzlerine nâmahremdenörtmek için çekilmifl duvak ve nikap gibidir, tâ ki nâmahremgözü görmeye ve eli ermeye.<strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'ye bu beyt sahih olur:SözlükHer bir âfl›k bu yolda bir türlü niflan vermiflBiri niflan vermedi niflan›mdan ileruBu kasidenin bir misali de buna benzer ki buza¤›n›n burnunakirpi derisinden burunsal›k ba¤larlar, tâ ki anas› depsin emzirmesindiye. ‹mdi nâmahrem olanlar her beytin sütünü emmek istedikçeher beyt hakikî sütünü vermez reddeder.Bu kaside a¤reb-ül garaiptendir. Misli gelmedi¤inden ancak <strong>Yunus</strong><strong>Emre</strong>'ye mahsustur. Kuddise s›rr›hül'aziz.194195
Abâ: Babalar, elbise.Adl:AdaletA¤an: YükselenA¤yar: Yabanc›larAh›r: SonAhîler: Kardefller, bu isimde bir cemiyetÂkil: Ak›ll›Aldar: Aldat›rAl›na: HilesineAlûdan alû: Âcizlerin âciziÂ'mâl: ifllerÂm:HerkesArasat: Haflir meydan›Ar›:TemizÂrfl:En yüksek makamArzuman: ArzuAsân: KolayAss›: FaideAflkeretmedüm: Âflikâr etmedimÂvazesin: SesiniAvrattan: Kad›ndanAyân: Aç›k, belliÂyet: Kur'an› Kerim’in cümleleriAyn›ma: GözümeAyruk: BaflkaAyyar: Çok kurnazAz›ks›z: Az›¤› yokBâdeler: fiaraplarBadiyeler: Büyük küplerBâr:A¤›zdaki pas, yükBârî: YaradanBârigâh: Büyüklerin kabul yeriBâru: Hisar kaleBâsîr: GörenBafl:YaraBât›n: ‹çBaydür: ZengindirBecit: ÇabukBednam: Ad› kötüye ç›km›flBegayet: ZiyadesiyleBekadan: Ölümsüz âlemdenBeli: EvetBencileyin: Benim gibiBend: SetBerdâr: As›lm›flBerhudar: BahtiyarBerk: Sa¤lamBeflaret: MüjdeBezminde: MeclisindeBid'at: Dince ekseriya hofl görülmeyenBî dert: DertsizBi¤i: GibiBilüm: ‹lmimBulanu bulanu: BulanarakBünyat: TemelBürc: Burç196197
Busar›k:Duman, sisDaniflment:ÂlimBuflar:K›zar, dar›l›rDâr:Ev, dara¤ac›Buflup:K›z›pDâralt›:DebdebesiBühtan:‹ftiraDa'vi:DâvaBürhan:Kesin delilDegzinme¤e:Dönüp dolaflma¤aBüryan:Ateflte k›zart›lanDekdür:Buraya kadard›rBürak:Cennet at›Delim:ÇokBüt:PutDeme:Nefesi kesilmiflCebbar:Hükmünü yürütenDeniser:DenilecektirCercis:Bir peygamberDenlû:KadarCevlân:DolaflmakDenflürüp:De¤ifltiripCevrin:EziyetiniDepe:Buna do¤ruCezbe:Aflk›n taflmas›Derelüm:ToplayanCezire:AdaDerdüm:DerdimCinan:CennetlerDerildi:Topland›Cür'as›n:Bir yudumunuDeyre:KiliseyeDerzi:TerziÇâha:KuyuyaDidâr:Yüz, görünüflÇardak:Küçük köflkDirgirüp:DiriltipÇengini:Çenk denilen saz›n›Div:DevÇerçi:Gezginci sat›c›Duru:Kalkt›¤› zamanÇeri:AskerDutg›l:TutÇevgân:Top oynamak için ucu e¤ri de¤nekDügeli:BüsbütünÇirk:KirDüraç:Bir kuflÇöksü:A¤›r basan fleyDuzah:CehennemÇukallu:Z›rhl›Dü¤ürlü:Niflanl›Dün:GeceDâd:AdaletDür:‹nciDak›:Dahi, itirazDürür:D›r198199
Dürüfltüm:Düfl:Düflvar:Efgân:Egin:E¤it:Ervah:Erte:Eshab:Esridüm:Esrük:Eflkere:Elestü:Eyâ:Eyyam:Eydem:Eydeyim:Eyit:Eynine:Ezkâr:Fâri¤:Fafl:Farz:Fâsit:Fazl›ndan:Fenâ:Feriflteler:U¤raflt›mRüyaGüçBa¤›r›p ça¤›rmaS›rtSöyleRuhlarSabahPeygamberi görüp iman edenlerSarhofl oldumSarhoflAflikâreAllah›n ruhlara hitab›: De¤il miyim?Ey, heyGünlerSöyleyeyimSöyleyeyimSöyleS›rt›naAllah› anmakVazgeçmiflA盤a vurmakYap›lmas› mecburîBozuk‹hsan›ndanYoklukMeleklerFeramufl: UnutmakFerrafl: DöfleyiciFerfl: Yer yüzüFisk: GünahFeyekün: OlurFilhal: HemenFüzulluk: LüzumsuzlukGavvas: Dalg›çGayya: Cehennemde bir dereGedâ: DilenciGer: E¤erGen: GeniflGevher: CevherGez: Defa, KereGiriftar: Yakalanm›flGiryan: A¤layanGilman: Cennetin genç erkekleriG›ybet: Arkadan söylemekGöglekten: GömlektenGörklü: Güzel, mübarekGöynar: YanarGöynüklerüm: Yan›klar›m›Göyündüm: Yand›mGöynü: Yan›kGufran: Günah›n aff›Gul gul: Hafif sesGussa: KederGüher: Cevahir200201
Gülâp:Gül suyuHotbin:Kendini gören, be¤enenGülbenkini:Bir türlü muayyen na¤mesiniHulle:Cennet elbisesiGüman:fiüpheHumar:Sarhofllu¤un sonuGümrah:Azg›n, yolunu flafl›rm›flHup:GüzelGünüldüm:Yüzümü döndümHûr-ü kusur:Huriler ve köflklerHüccet:Kuvvetli delilHadis:Peygamber’in sözüHurrem:MemnunHâk:ToprakHalây›k:Mahlûklar‹cazet:MüsaadeHalvet:Yaln›z kalmak‹hlâs:Bir fleyi Allah için yapmak, "charite"Harâbât:Meyhane‹kâp:AzapHarir:‹pek‹leyünde:ÖnündeHari:‹pek‹lletümüz:SebebimizHâs-ü-âm:En yak›nlar ve baflkalar›‹ltmek:GötürmekHavf:Korku‹nâyet:Allah›n ihsan›Hayfâ:Yaz›k‹ns-ü can:‹nsanlar ve cinlerHece:Hece, mezar tafl›‹rme¤e:VarmayaHemden:Yak›n arkadafl‹rflât:Do¤ru yola girmeHemifle:Daima‹rte:SabahHergiz:Asla‹sebni:... o¤lu ‹saHeva:Fena arzular‹ssi:SahibiHevasetin:Fena meyillerinIvaz:Karfl›l›kHezaran:BinlerceIr›lma:Ayr›lmaHezen:Büyük dalIrmaz:Ay›rmazHil'at dürür:K›ymetli elbisedirH›rkapufl:H›rka giyenKad:BoyHo:MuhakkakKadem:AyakHonunu:Sofras›n›Kafle:KafileHot:MuhakkakKaftan kafa:Dünyan›n her taraf›na202203
Kak›yup: ÖfkelenipKamusu: HepsiKallâfl: Hilekâr, sahtekârKandayidi: Nerede idiKân›m: Madenim, kayna¤›mKarannu: Karanl›kKaravafllu: CariyeliKarûn: Meflhur zenginKa'r›nda: DibindeKaray›n: Kar›flt›ray›mKar›r: ‹htiyarlarKas›rl›¤›n: K›sal›¤›n›Kati:ZiyadeKatremdürür: Damlamd›rKayd›m yiyeler: Beni düflünürler, "iyi veya fena"Kay›kma: SapmaKeksüz: ‹radesizKelim: Konuflan, musâKelp: KöpekKeleci: SözKem: Az, kötüKemter: Pek afla¤›Kerîm: CömertKemine: KusurluKerâmât: KerametlerKevn: Varl›k, var olmakKey: PekKiçi: KüçükKi-lü-kalini: DedikodusunuK›l›sar:Ko:Kocunmad›k:Koças›m:Kodu:Koduk:Kog›l:Körde:Kulhuvallah:Kulilhak:Kulmafl:Külüng:Kün:Lâtaknetû:Lebbeyk:Ledün:Levhte:Levlâk:Likin:Lillâh:Limen:Ma¤rip:Mahbup:Mahfilinde:Mâhi:Mâsivay›:Mansurum:YapacakB›rakÇekinmedikKucaklamamB›rakt›S›paB›rakMezardaSöyle ki o Allah’t›rDo¤ruyu söyleSahtekârTafl k›racak çekiçOlÜmidinizi kesmeyiniz<strong>Emre</strong> haz›r›mAllah’a mahsus bilgi‹lahî bir âlemdeSen olmasayd›nLâkinAllah içinKimeBat›SevilenMeclisindeBal›kAllah’tan baflkas›n›Ben Hallâc› Mansur’um204205
Ma'zul:‹flinden ç›kar›lm›flMünkir:‹nkâr edenMead:Öbür dünyaMürsel:PeygamberMelekût:Melek âlemiMürted:DinsizMelûl:MahzunMüflküm:MiskimiMen:BenMenzil:Konak yeriNagâh:Ans›z›nMestanesin:Sarhofla benziyorsunNakd›m:Param›Meflrik:Do¤uNakfl:ResimMevç:DalgaNalifl:‹nleyiflMeyinin:fiarab›n›nHâr:Alçak, dikenMeykedeye:MeyhaneyeNafl›:RakîpMihman:MisafirNebiye:PeygambereMiraç:Göklere ç›k›flNefsek:Senin nefsinMir'at:AynaNeligün:Ne oldu¤unuMiskal:En küçük bir ölçüNefsehu:Kendi nefsiniMiskin:Fakir, mütevaziNigâr:Süs, güzel k›zM›sm›l:TemizNihan:GizliMolla:HocaNikap:PeçeMuhakkik:Her fleyi iyi bilenNisar:SaçmakMuhip:SevenNifle:Nas›lMurtat:Dininden dönmüflNitelikten:Nas›ll›ktanMus'tulayam:MüjdeliyeyimNufl:Bal, içmekMüdam:DaimaNutfeden:Meni damlas›ndanMüddeîler:DemagoglarMüderris:ProfesörObrula:ÇökeMülket:MülkOlg›l:OlMü'min:‹nanm›flOnmaz:‹yileflmezMünâcat:Allaha yalvarmaÖküfl:ÇokMünaf›k:Yalanc› dindârÖlefle:Ay›ra206207
Öndün:Özge:Payvand›:Pelas:P e l h e n g i n i :Pendi:Peymanesi:Pinhan:Pür:Rabbül'enam:Râh›:Raht›n›:Razdafl›n›:Raz›m:Rehzen:Revan:Rind:R›dvan:Ruflen:Rûzi:Sadak:Sag›nç:Sâim:Sait:Salât:Saluslanuben:Daha öncedenBaflkaAyak ba¤›Âdi bezDervifllerin kendilerine eza için kulland›klar› ba¤lar›n›NasihatiBüyük kadehiGizliDoluMahlukat›n Tanr›s›YoluTak›m›n›S›rdafl›n›S›rr›mYol kesenCan, gidenGelene¤e pek ald›rmayanCennetin müdürüAç›kNasipDo¤ru söylediZanOruçlu‹yi adamNamazMürailik ederekSarraflay›n: Sarraf gibiSathezaran: Yüz binlerceSatafltum: Çatt›m, u¤rad›mSayru: HastaSayvan›m›z›: Gölgeli¤imiziSebak›m›: DersimiSelâtin: SultanlarSemender: Ateflte yanm›yan hayvanSengini: Tafl›n›Sera: SaraySerhengi: ÇavufluSerteser: Bafltan baflaServer: ReisSermest: SarhoflSergerdan: Bafl› dönmüflSevüye: SevgiyeSegirdüben: KoflarakSeyran: Gezmek, görmekSigaya çekmek: Sorguya çekmekSimürg: Zümrüt Anka kufluSin:MezarSir:TokSitayifl: Ö¤mekS›nd›m: K›r›ld›m, bozuldumS›n›k: K›r›kS›rat: Cehennemin üzerine kurulan köprüS›ym›flam: K›rm›fl›mS›z›n›p: EritipSun'un: Kudretin208209
Supha dek:Sabaha kadarTarac:Ya¤maSur:K›yamet borusuTay›n›r:Aya¤› kayarSuvarmazs›n:Sulamazs›nTeal:GelSücuda:SecdelereTebürrük:HediyeSü¤ük:KemikTecelli:GörünüflSünnet:Peygamberin tuttu¤u yolTeferrüç:GezinmekTehi:Boflfiar:fiehirTengini:Dar olan fleyifiakirüm:fiükrediyorumTeflvifl:Kar›flt›rmafiât:MemnunTevhid:Birlemekfiayl›¤a:SaadeteTiryak:Zehirin z›dd›fiehd:BalTon:Elbisefiekâvet:KötülükToylayan:Doyuranfierh:Aç›klamaTufl:Rastgelmek, taraffieriat:Resmi din yoluTutsakl›k:Esirlikfieybetin:‹htiyarl›¤›nTuyur:Kufllarfieyhem:Ben fleyhimfiirk:Allah’a ortak tutmakUçmak:Cennetfiol:fiuUra:Vurafior:Kar›fl›k, tuzluUmusu:Ümidifiular:fiunlarUruben:VurupUrucek:VuruncaTaat:‹badetUryan:Ç›plakTahir:TemizUs:Ak›lTalab›r:Ç›rp›n›rUsanlar:GafillerTamu:CehennemUssum:Akl›mTa'n:Ay›plamakUflflak:Âfl›klarTapfluray›n:Teslim edeyimUflanas›:K›r›lacakTapu:HuzurUflatt›:K›rd›210211
Uyar: Uyand›rUttun: Kazand›nÜgün: Akl›nÜfl:‹flteÜter: Kazan›rÜtrük: B›rak, terk etVâcip: Yap›lmas› lâz›m olan fleyVeli: Lâkin, evliyaVem: ‹lmek fiilinden mimVeribidim: GönderdimVeribiye: GöndereVird: Muntazam okunan duaVü:VeVühufl-ü: Vahfliler veYâdluk: Yabanc›l›kYargum: Ferman›mYarl›¤amazsan: AffetmezsenYavlak: Ziyade, pekYalap yalap: Par›l par›lYarak: Haz›rl›kYât:Yabanc›Yava: Kaybolmufl, kaçm›fl köle veya kuflYavu: KaybolmuflYegrek: Daha iyiYeksan: Bir eflitYehdillâhü: Allah hidayet ederY›gan›:Y›ylars›n:Y›yüben:Yör:Yumufla:Yur:Zahmi:Zâhit:Zâkir:Zâri:Zebanesi:Zeber:Zebun:Zehi:Zîr:Zühd:Zülcelâl:Zünnar:Ay›ran›Koklars›nYiyipYürüHizmeteY›karYaras›Fazla sofuAllah› çok çok anar‹nleyiflDiliÜstÂcizNe acayip, ne güzelAltSofulukAllah, büyüklük sahibiHristiyanl›k alâmeti olan kuflak212213
BURHAN TOPRAK K‹MD‹RBurhan Toprak 1906’da Manisa’da do¤du. ‹zmir Erkek Lisesive Sorbonne Üniversitesi’ni bitirdi. Türkiye’ye döndüktensonra o zamanki ad› Sanayi-i Nefise Mektebi olan DevletGüzel Sanatlar Akademisi’nde sanat tarihi ö¤retmenli¤i yapt›.1935’de Nam›k ‹smail’in ölümünden sonra müdür oldu. 1948’ekadar süren bu görevi s›ras›nda akademide bölüm flefli¤inegetirdi¤i Leopold Levi, Louis Sue, Rudolp Belling ve BrunoTaut gibi yabanc› uzmanlar arac›l›¤› ile ö¤retim-e¤itimyöntemlerini gelifltirmeye önem verdi. Akademi yang›n›ndansonra müdürlükten ayr›lmas›na ra¤men ö¤retmenlik yapmayadevam etti. Andre Gide’den Dar kap›, Epiktetos’tanDüflünceler ve Sohbetler, Louis Hourticp’ten Sanat fiaheserleriGaston Migeon’dan ‹slam Sanatlar› isimli kitaplar› Türkçe’yeçevirdi. Üç ciltlik <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> Divan›’n› yay›nlad›.Çeflitli yaz›lar›n› ve çevirilerini içeren Ballar Bal›n› Buldumve Sanat Tarihi Kitaplar› da eserleri aras›ndad›r.BURHAN TOPRAK’IN ESERLER‹YUNUS EMRE D‹VANI Üçüncü cilt.Risale-i Nushiyye ve Bursal› ‹smail Hakk› ile Niyazi-i M›srî’ninflerhleri, Remzi Kitabevi, 1934BALLAR BALINI BULDUMA. H. Yaflaro¤lu KitabeviDÜfiÜNCELER VE SOHBETLER (Epiktetos)‹nkilap Kitabevi, 4. Bask›DE FROFUND‹S (Oscar Wilde)A. Gide’nin Wilde’a ait hat›ralar› ile Wilde’›n cezaevinden yollad›¤›dört mektup, ‹nkilâp Kitabevi, 3. Bask›ESTET‹K (Ch. Lalos)‹nkilâp Kitabevi, 2. Bask›D‹N VE SANAT (L. Massignon, F. Mauriac, B. Groethuysen,Montherlant, Suares), Suhulet KitabeviDAR KAPI (Andre Gide)Varl›k Yay›nevi, 4. Bask›SANAT fiAHESERLER‹ (L. Hourticp-Burhan Toprak)(Rönesanstan bugüne kadar), G. S. Akademisi Yay›nlar›, 1958,4. Bask›‹SLAM SANATLARI (G. Migeon)Y. S. A. Yay›nlar›214215