Lucid Lynx Yaklaşıyor... - Tilkinin Dilinden

tilkinindilinden.files.wordpress.com

Lucid Lynx Yaklaşıyor... - Tilkinin Dilinden

Özgürlügün -.Sınırlarını Sen Belirle !Shuttleworth, Icaza & StallmanMono'yla Esen Sert RüzgarlarLucid Lynx Yaklaşıyor...Alfa 3 DuyurulduSecond Lifeİkinci Bir Hayatın Kapısını AralayınMücadele RuhuNasıl Bir İmtihandayız?Ubuntu ISO'nuz güncel kalsınTestDriveAyın [Nasıl] BelgesiLinux'ta Grafik TasarımLinux'ta 2 Boyutlu Tasarım


Lucid Lynx - Alfa 3Ayfer KAYAayferkaya@ymail.comHatırlayacağınız gibi, Canonical'da, 2007'den beri Ubuntu SürümSorumlusu olarak görev yapan Steve Langasek, genelde üç yıl destekverdikleri LTS (Uzun Süreli Destek, Long Term Support) sürümünü,"Lucid Lynx" ismiyle 3 Aralıkta duyurmuştu.İsim konusunda hep ilgi çekenekip yine her zamanki başarısını sürümhakkında püf noktalar içeren isimlerledevam ettirmiş; Lucid, şeffaflığıyla sonkulllanıcı için daha anlaşılırolabileceğinin müjdesini verirken, Lynxile de yine nesli tükenmekle karşıkarşıya olan hayvanları gündemegetirerek, bu konudaki hassasiyetlerinibir kez daha göstermişlerdi. MarkShuttleworth'ün deyimiyle de LucidLynx Ubuntu sürümü, Ubuntu'nunsağduyusu ile Lynx’in akıl yönünübirleştirecekti.Geçtiğimiz günlerde de yani 4 Şubat'ta Lucid Lynx 10.04'ünüçüncü alfa sürümü de S. Langasek tarafından duyruldu. Takip edenlerbilir, son kullanıcılar için birçok yeniliği barındıran Lucid Lynx'in, 3. Alfasürümünde bu yeniliklere eklenen ya da geliştirilen hangi uygulamalarvar, bakalım:Lucid Lynx 3. Alfa Sürümündeki Yenilik ve Değişiklikler:Her şeyden önce yenilenmiş bir kernel: 2.6.32.8 tabanlı 2.6.32-14.20 Linux çekirdeği ile yapılandırılmış bir sistem,Son yeniliklerdenGNOME 2.29 masaüstüyöneticisi/ geliştirme serisi.Kubuntu'da KDE SC 4.4 RCsürümü,Sistemde geliştirilmiş üçtescilli NVIDIA Ekran kartı sürücüdesteği. Bunlar: NVIDIA-Current(190.53), NVIDIA-173 ve NVIDIA-96. Aynı zamanda aynı andakullanılabilirler,Ubuntu Server tarafındagelişmeler devam ediyor. UbuntuEnterprise Cloud (UEC) (kod temelli Eucalypyus (1.6.2)) yükleyicisi,alternatif yükleme unsurunun geliştirilmesiyle şimdi eskisinden dahagüçlü,5


Lucid Lynx - Alfa 3Ayfer KAYAayferkaya@ymail.comPek çok kullanıcının eleştirilerine sebep olan başka bir değişiklikde arama motorunun değişmesi: Yahoo, Lucid Lynx'te artık Firefoxvarsayılan arama motoru. Hatırlayacağınız üzere Canonical, Yahoo ile karpaylaşımı anlaşmasını imzaladıktan sonra bu değişiklik yapıldı. S.Langasek'in de belirttiği üzere tercihinize bağlı Google'a dönebilir ya daYahoo ile devam edebilirsiniz. Ancak belirtmem gerekirse, aramamotorunu Yahoo'dan Google'a geri getirdiğinizde, Yahoo'da aramayapmadığınız için Yahoo'nun Ubuntu'ya bir katkısı olmayacak. Tabii kitercih sizin,Sevindirici başka bir gelişme de Lucid Lynx 10.04'ün açılış hızındakendini gösteriyor. Bütünüyle kaldırılabilen hal kaldırma desteği (halremoval) ile Lucid Lynx artık daha hızlı. Bu sürenin 20 sn. civarındaolması beklenebilir yine de kesin bir şey söylemek için kararlı sürümübeklemek yerinde olacaktır,Son kullanıcıların vazgeçilmezi Sosyal Ağlar Lucid Lynx'teöntanımlı: Lucid Lynx; Facebook, Twitter, Friendfeed, Delicious gibisosyal medyayı tek bir menü altında rahatlıkla kullanabilecek birprogramı öntanımlı olarak son kullanıcıya sunuyor. 'Me Menu' adıverilen bu uygulamada kayıtlı olduğunuz sosyal medyaları tek biruygulama ile kontrol edebiliyorsunuz.Takip edenlerin bildiği gibi Lucid Lynx ile getirilen ya dageliştirilen yenilikler elbette ki bunlarla sınırlı değil ancak daha öncekiAlfa 1 ve Alfa 2 sürümlerinde bu gelişmelerden yeterince bahsedildiğiiçin onlara değinmiyorum.indirilebileceği adresleri de verelim:Sıfırdan kurulum yapmak istemeyenler için yükseltme alternatifisunalım. Eksik paketleri tamamlamak için:Yükseltme yapmak için:ya da:Lucid Lynx Alfa 3 hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için:29 Nisan 2010 tarihinde çıkacak Lucid Lynx'in kararlı Ubuntu10.04 LTS sürümünü gönül rahatlığıyla kullanmaya başlayabilirsiniz. Ozamana kadar bekleyemem diyenler için Lucid Lynx'in 3. Alfa sürümününadresi ziyaret edilebilir.6


Mono'da Esen Sert RüzgarlarAyfer KAYAayferkaya@ymail.comTakip edenlerin bildiği üzere geçen sayımızda Mono Projesi'nin genel özellikleri hakkında bilgi vermeyeçalışmıştım. Ancak gözden kaçırdığım önemli bir nokta vardı ki o da Mono Projesi'nin, tam da çok sert tartışmalarınyaşandığı Linux dünyasının merkezinde bulunduğu gerçeğiydi. Durum böyle iken geçen yazıda verdiğim genelözelliklerden daha önemli olabileceğini düşündüğüm tartışmalara açıklık getirmeyişim ve benim düşündüğümüntam da aksi yönde fikirlerin fazlaca bulunmasından bu yazımı, eski sözümü bir sayı daha erteleyerek sadece Monohakkındaki tartışmalara ayırmak istedim. Çünkü biliyorum ki Mono çok önemli ve anlaşılmaya ihtiyacı olan birproje. Yapılan tartışmaların da büyük çoğunluğu bana göre Mono'nun tam olarak anlaşılmadığı yönünde. Ancak şuda var ki Mono'yu tartışan ve sert bir şekilde eleştirenler sadece ama sadece kullanıcılar ya da uzaktan izleyenlerdeğil. Mono'yu en başta Linux'un önde giden -yazının devamında göreceğimiz gibi- isimler çok sert bir şekildetartışıyor. Öyle ki tartışmaların boyutu Miguel de İcaza'yı hainlikle suçlamalara kadar ilerlemiş durumda.Önce isterseniz hepimizin yakından tanıdığı Özgür Yazılım Vakfı kurucusu Richard Stallman'ın MonoProjesi hakkındaki sert görüşlerine yer verelim. Yalnız belirtmem gereken bir başka önemli ayrıntı da -buna ayrıntıdenilirse- R. Stallman'ın bile tahammül edemediği bir konuyu savunmanın belki de hiçbir mantıklı gerekçesiolamayacağının düşünülebilmesidir. Ancak dilerseniz acele etmeyelim ve buna yazının sonunda karar verelim.R. Stallman, Miguel de Icaza'nın Microsoft'un açtığı Open Source labına katılmasını ağır bir şekilde eleştirmişti ancak ben bu eleştirinin haksız bir eleştiriolduğunu düşünüyor ve bunu da Mark Shuttleworth'ün Microsoft hakkındaki bir düşüncesine katıldığımı belirtererek göstermek istiyorum. Bir nevi GPU kurucusuStallman'ın tepkisine, Canonical'ın kurucusu ve Ubuntu'nun önderliğini yapan Mark Shuttleworth'ün düşünceleri ile cevap vermeye çalışacağım.Bu kapışmaya geçmeden evvel, Ubuntu.com'da belirtildiği üzere, Ubuntu'nun anlaşma maddeleri arasında, çekirdek uygulamalarının hepsinin ücretsiz veaçık kaynak olacağı hakkındaki sözü hatırlatmak istiyorum. Ubuntu'ya verilen destek hem halktan hem de ticari bir şirketten geliyor. Başka hiçbir dağıtımınalmadığı bir destek var Ubuntu'nun arkasında. Bunlara dayanarak da yılların Ubuntu'sunun sözlerini değiştirmesi bana pek mantıklı gelmiyor açıkçası.Stallman yukarıda da belirttiğimiz gibi İcaza'nın bir hain olduğunu vurgulamış ve İcaza'nın Microsoft'un özgür yazılıma karşı savunması olduğunu,Microsoft tarafından açılan Açık Kaynak laboratuvarlarının güven vermediğini vurgulamış hatta C#'ın legal sorunlarından dolayı programlarda kullanılmamasıgerektiğini belirtmişti. Daha da ileriye giderek C# ile yazılmış programların dahi kullanılmaması ve silinmesini önermişti. Burada Stallman'ın tam anlamıyla birÖzgür Yazılım sevdalısı olduğunu görmek sanıyorum ki zor olmasa gerek. M. Shuttleworth'ün Microsoft ile ilgili düşüncelerine yer vermeden evvel bu durumunbende Stallman'a karşı büyük hayranlık uyandırdığını da ayrıca belirtmek istiyorum. Sadece Microsoft ve Mono hakkındaki düşüncelerine katılmadığımı belirteyim.Bu durumun, yazının devamında bir çelişki arz etmediğini anlayabileceğimizi umuyorum.8


Mono'da Esen Sert RüzgarlarAyfer KAYAayferkaya@ymail.comŞimdi de biraz M. Shuttleworth'ün Microsoft ve Microsoft programları hakkındaki düşüncelerine değinelim.M. Shuttleworth, Windows'un çok önemli bir platform olduğunu, Linux ve açık kaynak koda olan düşkünlüğün,Windows ortamında yararlı olacak yazılımları dağıtmanın engel teşkil etmemesi gerektiğini söylüyor, devamında daaslında Windows'un insanlara açık kaynak kodlu kullanışlı yazılımlar sunmanın -tam da benim inandığım vesavunduğum gibi- onları açık kaynak ve Linux karşısında heyacanlandırmanın ve cesaretlendirmenin önemli bir yoluolduğunu vurguluyor. Kısaca açık kaynağın daha geniş alanlara ulaşmasının Microsoft'tan geçtiğinin altını çiziyordememiz sanıyorum yanlış olmayacaktır. Kaldı ki Microsoft'un gücü ortada. Üstelik bu Microsoft kullanıcılarına dayeni bir deneyim sunacak. Sonrasında da Firefox'un bu kadar büyümesinde Windows'un çok büyük etken olduğunudile getiriyor ki bu da benim kesinlikle katıldığım bir başka önemli nokta. Tabii ki M. Shuttleworth'ün sözleribunlarla sınırlı değil. Ayrıca zamanında büyük ün kazanmış "açık kaynak kodlu" yazılımların en büyük özelliğinin de"Windows Sistemler" üzerinde çalışabiliyor olmasının etkili olduğunu vurguluyor.Burada ters bir mantık varmış gibi düşünülebilir. Çünkü M. Shuttleworth açık kaynağın Windows üzerindeçalışmasından bahsediyor, R. Stallman'ın ise asıl eleştirdiği -bana göre- Mono'nun Microsoft ile anlaşmasınınardından Linux ortamlarında çalışabiliyor olması. Aslında Mono'nun da geçen sayıda belirttiğimiz gibi asıl amacıplatformlardan bağımsız çalışabiliyor olması. Platformlardan bağımsızdan kasıtın ne demek olduğunu sanıyorumhepimiz biliyoruz, bütün sistemlerde çalışabilecek olması. Aslında burada program olarak Mono'nun Firefox ilearalarında çok büyük farklar olmadığını düşünüyorum ki Mono'nun da zaten ticari anlamda Microsoft ile biranlaşması yok. Sadece Microsoft'un belirlediği standartları kullanmasının çok da eleştiri almaması gerektiğinidüşünüyorum. Yalnız sorun bunlar değil sorun ortada Microsoft ile yapılan anlaşma yani tek sorun -yine bence- Microsoft. Burada M. Shuttleworth'e katılacağım veaçık kaynağın gelişmesinin yolu Microsoft'tan geçiyorsa bence sonuna kadar değerlendirilmeli. Kaldı ki Özgür Yazılım dünyası ile tanışan, Açık Kaynak'a adım atanherkesin bir daha bu dünyadan vazgeçebileceğini düşünmüyorum. Tek büyük sorun, açık kaynağın bilinmemesi /kullanılmamış /denenmemiş olması. Bu da Monobenzeri programlarla hız kazanır.Şimdi de dilerseniz Icaza'nın Stallman'a verdiği cevabı hatırlatalım: Icaza, "Tanrı tüm yaratıkları sever. Korkunç filden, minnacık karıncaya kadar. Ve buRichard Stallman'ı da kapsamaktadır. Bence her şeyin mümkün olduğu bir dünya var ve eğer Richard açık kaynak/özgür yazılım havuzuna nasıl katkıdabulunacağımızı tartışmak istiyorsa kendinde mail adresim var."Aslında bu cevabın üzerine çok da bir şey eklemek istemiyorum. Zira biliyorum ki açık kaynağa gönülverenler, ona ihanet edemezler. İcaza'nın da açık kaynağa kattıkları ortadadır. O da en az Stallman kadar bir açıkkaynak gönüllüsüdür. Ben de birçokları gibi İcaza'nın katkılarının gözardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.9


Mono'da Esen Sert RüzgarlarAyfer KAYAayferkaya@ymail.comBelki de R. Stallman'ın açık kaynağa daha yakın olduğunu, açık kaynaktan taviz verilmemesi gerektiğinidüşünüyor olabilirsiniz. Açıkçası ben de öyle düşünüyorum. R. Stallman gibi özgür yazılımın %100 savunucularınınolması gerektiğine inanıyorum. Ancak dediğim gibi özgür yazılımın gelişmesi -daha çabuk gelişmesi- Microsoft'tangeçiyorsa bunu değerlendiren insanların da olması -Icaza gibi- gerektiğine inanıyorum. Ayrıca Stallman İcaza gibilerininde olabileceğini kabul etmeli ve saygı duymalı. Herkesin aynı fikirde olması ne beklenebilir ne de kabul edilir bir şey!Kaldı ki İcaza, "Özgür Yazılımı daha çok nasıl yaygınlaştırabiliriz" 'in üzerinde konuşmanın daha faydalıolabileceğini belirtmiş.Konunun sınırlarını biraz daha genişletip farklı bir pencereden bakarsak, özgür yazılım kullanmak isteyip de sırfsöz konusu Microsoft olduğu için vazgeçemeyecek yazılımcıların da varlığı düşünülmeli. Ben yazılımı özgür kullanmakistiyorum ve bunun yolu Mono'dan geçiyorsa kullanabilmeliyim. Ortada çok önemli bir başka nokta daha var ki o da var olan bilginin değerlendirilmesi, çöpeatılmaması. Bir bilgi varsa değerlendirilmeli. Mono da tam anlamıyla bunu yapıyor.Bir diğer nokta da Mono özgür yazılım dünyasını zenginleştirecektir.Ayrıca Microsoft'un patentli noktaları Mono'ya taşımayacağını ya da alternatif yazılımlarla patentleri aşacaklarını ve Mono'nun bir camia yazılımı olduğunukabul etmiş olması yine ayrı bir güzellik.Şimdilik durum belirttiklerimin dahilinde. Ortada endişelenecek herhangi bir durum söz konusu değil. Zamanla ne olur bilemem. Ancak içindebulunduğumuz durumun söz konusu tartışmaları gerekli kıldığını da düşünmüyorum. Ubuntu kullanıcıları biraz daha rahat olmalı ve değişiklikler karşısında nelerolabileceğini Canonical'ın da tahmin ettiğini bilmelerini istiyorum. Ubuntu'nun da verdiği sözlere bir daha dikkat çekmenin faydalı olduğunu düşünüyorum.Gelecek özgür yazılımlarda. Bu Ubuntu ile olur ya da olmaz. Canonical bunu tehlikeye atmak ister mi!?Önemli bir nokta da bu tartışmalarda arkapalana atılmış özgürlük kavramının biraz daha önplana çıkarılması gerektiği. Herkes kararlarında özgür olmalı.Bu kararların eleştirilmesi değil kabul edilmesi gerekir. Buna M. Shuttleworth, Icaza, Mono'yu kabul edenler/ etmeyenler, Canonical, Linux da dahil. Bunu dasanırım en iyi R. Stallman'ın anlaması gerekir diye düşünüyorum.Özgürlüğünüz sizi mutlu kılsın..10


Linux'ta Grafik TasarımRamazan GÜRBÜZramazan@evdoxia.netInkscape'de beni cezbeden ikinci şey vektörel çizim araçları, nedenbilmiyorum ama çizdiğim çizgiler, yaylar sanki benim aklımdan geçeni okuyorgibi doğru ve estetik bir yol izliyor. Bu elbette biraz mü bala olacak amasöylemek istediğim bu çizim araçlarının öğrenim ve kullanım kolaylığı. Vektörelçizim yaparken programda ilk fark ettiğim kısım çizim üzerindeki noktalarınCorelDRAW'daki “smooth” gibi orantılı ya da birbirinden bağımsız yaylar,çizgiler için olan ayarlamalarımızın üst kısımda bir panelde seçenekler olarakgörünmesi ve bu seçeneklerin son derece mantıklı ve kullanışlı olarakayarlanmış olması. Yani kombinasyonlarla değil tek tıklama ile vektörelçizimlerimiz üzerindeki noktaların özelliklerini belirliyoruz. Bu ifadesi zor olanbir kısım benim için, nihayetinde bir öğretmenden ziyade bir kullanıcıyım amahemen her günü vektörel çizimlere ayıran bir kullanıcı olarak Inkscape'devektörel çizim keyfini mutlaka yaşamanızı tavsiye ediyorum.Sudo pengueni ve bu ay içindekiler kısımında görebileceğiniz Kedicikgibi e-dergimiz Sudo'da görebileceğiniz vektörel grafikleri Inkscape ile rahatlıklave keyifle çizdim. Dergimizin daha bir çok kısımda Inkscape çalışmaları olanörnekler görebilirsiniz.Inkscape kendisine özel bir SVG formatı ile kayıt yapıyor, bu formatıdiğer programlarda kullanabileceğiniz gibi Düz SVG olarak da kayıtyapabiliyorsunuz. Inkscape'in diğer kayıt türlerine bakacak olursak başlıca öneçıkan formatları PDF, PNG, EPS, ODG (OpenDocument Çizim), XCF (Gimp)olarak sıralayabiliriz. SVG ve EPS formatları sayesinde özellikle diğer çizimprogramları arasında rahat geçişlere olanak tanıyor Inkscape.Inkscape'in kullanımına bir CorelDRAW kullanıcısı olarak çok kısasürede alışılacağına eminim. Çünkü Inkscape vektörel çizim programlarındanalışık olduğumuz tüm özellikleri barındırıyor. Henüz tam olarak deneme fırsatıbulamadığım için çok fazla detaylandıramayacağım ancak rahatlıkla çok fazlaözellik barındırdığını söyleyebileceğim harika bir program. Inkscape'i ilerleyensayılarda detaylı olarak anlatmaya çalışacağım.Vektörel çizim konusuna gelmişken biraz da Scribus'a değinmedengeçmek olmaz. Scribus'un üretim amacı tam olarak Masaüstü Yayıncılık olaraksöyleniyor. Sudo'yu hazırlarken de kullandığım Scribus için ilk söylememgereken şey e-dergiler hazırlamak için biçilmiş kaftan olmasıdır.Scribus, Masaüstü Yayıncılık için geliştirilmiş olmasına karşın açıkçasıbeni çok da etkilemeyen bir program. Bu durum belki alışkanlıklarımdan belkide programın henüz tam anlamı ile yeterince kullanışlı olmamasından ilerigeliyor olabilir ama net olarak Scribus'ta vektörel çizimler yapmak benceoldukça zor. Vektörel çizim araçları karışık, farklı kombinasyonlar denemeklede çok zaman kaybedebiliyor alışık olmayan kullanıcı. Bir çizgiyi kapatmak,diğerini açmak, arada bir yay oluşturmak derken sıkıntılı bir deneyim yaşadım,yeni bir kullanıcı olarak. Ama diyorsanız ki ben Scribus'ta çizim yaparım,vaktim de var, üzerinde uzun denemeler yapabilirim o halde makaleninbitmesini beklemeden çalışmaya başlayabilirsiniz :) Çizim yapmanın rahatsızedici olduğunu düşünüyorum Scribus'ta.Bence, Scribus çözünürlük konusunda da hem kullanıcının kafasınıkarıştıran hem de kendi kafası da oldukça karışık bir program. Örneğin bir e-dergi çalışmasında 300 DPI üzerinde bir grafik kullanmanızın Scribus için farketmediği, etse bile bunu kayıt esnasında ortaya koymadığı, Scribus için açılmışbir hata kaydında gözüme takılmıştı.24


Linux'ta Grafik TasarımRamazan GÜRBÜZramazan@evdoxia.netBir diğer -tecrübe ettiğim- örnek ise PDF kaydederken eğer çalışmanıziçerisinde 150 DPI altı resimler kullanırsanız daha doğrusu bu şekilde bir tercihile bir resim bulundurmuş olursanız, PDF olarak kaydettikten sonra, örneklerinie-dergilerde görebileceğiniz üzere çözünürlüğü bozuk fotoğraflarlakarşılaşırsınız, bu da bir yere not alınması gereken önemli bir bilgi ve enteresanbir Scribus “özelliği”.Bu bahsettiğim gözüme takılan iki nokta dışında eksik başka araçlar dagözüme takıldı ama bu biraz da programı hangi amaç ile kullandığımıza bağlıbir durum. E-dergi hazırlamak için üzerine başka bir program daha yokdiyebilirim, bu bir gerçek. Bilgisayarınızda sunum hazırlar gibi rahatça e-dergiler hazırlamanıza imkan tanıyor Scribus. PDF kayıt esnasındaki seçeneklerive özellikle en sevdiğim yönü olan başarılı içe aktarma özelliği ile benzeribirçok programdan öne çıkıyor.SVG ve EPS dosyalarını çizim olarak içe aktarmak Scribus'ta işe yararönemli bir özellik ve bu konuda gerçekten başarılı. SVG ve EPS gibi çizimformatları kaydedildiği programa göre version farkı gibi durumlarda zamanzaman bozuk ve problemli aktarılabiliyor ama her nasılsa Scribus bu konudagördüğüm programlar içerisinde içe aktaran en düzgün program. Scribuskullanımı ve ayrıntılarını ilerleyen sayılar için saklayacağım çünkü püf noktalarıile özellikle e-dergiler için kapsamlı bir inceleme gerektirdiğini düşünüyorum.Bu ayki Sudo sayımızda Linux ortamlarında az-çok anlatabildiğim kadarıile hemen her türlü grafik tasarım ihtiyacınız için bir program olduğunugöstermeye; üstelik bu programların lisanslı olan benzerlerinden eksiği değilaksine fazlası ve birçok farklı avantajı da beraberinde getirdiğini anlatmayaçalıştım. Reklam alanında hizmet veren bir ajans olarak biz tasarımçalışmalarımızda Linux ortamları ve bu ortamın dahili, özgür yazılım araçlarınıtercih etmenin huzur ve rahatlığını yaşıyoruz. İster hobi, ister profesyonelolarak grafik tasarım çalışmaları yapmakta olun, Linux ortamında çalışmanınverim ve performansınıza büyük artılar kazandıracağını samimiyet ilesöyleyebilirim yeter ki sizler yeni olana, değişime, keşfetmeye cesaret gösterin.Yazı dizimde Linux'ta iki boyutlu tasarım programları ağırlıklı olmaküzere incelemeler ve anlatımlar olacak. Amacım sadece basit efektlerinyapılışını göstermek değil, yazı dizisini takip eden herkesin bu programlarahakim olmasını sağlamak, temel anlatımlı makaleler ortaya koyabilmek. Balıktutmak olacak kısaca ilerleyen makalelerin amacı.Bu makalelerin ardından ise Pratik Tasarımlar adında bir takım çizim yada manipülasyonları nasıl yapabileceğinizi anlatan derslerin her ay bulunmasınagayret edeceğim. Bu anlatımları da daha önce başarılı çalışmalar ortaya koymuşve Linux'ta grafik tasarım yapan kullanıcılardan seçilmesine özen göstereceğim.Sizler de eğer Linux ortamında grafik tasarım çalışmaları yapıyorsanız vebu çalışmalarınızı da diğer Linux kullanıcıları ile paylaşmak isterseniz,Sudo'nun katkılara her zaman kapıları açık olacaktır ve bizler de buçalışmalarınızı dergimizde yayımlamaktan memnuniyet duyarız.Bu ayki Pratik Tasarımlar bölümümüzde sahneyi Gimp-Tutorials.netbaşta olmak üzere birçok Gimp site ve forumunda anlatımlar yapan DavidWood'un Soyut Dalge Efekti isimli anlatımına bırakıyorum. Orjinali ingilizceolan anlatım Türkçe GIMP'e uyarlanarak tarafımdan çevrilmiştir. Yararlı olmasıdileklerimle.25


GüldürüBekir NALBANTOĞLU- meraba ben şey..."ÇOT" (kamera kapanır)- ama beni tanısan....ahmet.nalbantoğlu@gmail.com33

More magazines by this user
Similar magazines