PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong><br />
YIL : 2 SAYI : 2 ŞUBAT 2014<br />
KİMYASAL<br />
SİLAHLAR<br />
İLAÇ SEKTÖRÜ VE KİMYA<br />
GELECEĞİN MALZEMESİ<br />
AKILLI POLİMERLER<br />
SMART-DRAW KULLANIMI VE<br />
YAPABİLECEKLERİMİZ<br />
İŞ DÜNYASINDA KADIN<br />
GÜNEŞ TERMAL ENERJİSİ<br />
AYIN RÖPORTAJI - CRODA<br />
FİRMASI ÜLKE MÜDÜRÜ<br />
SORUMLUSU MİNE ENÜSTÜN İLE<br />
KİMYA DÜNYASINDAN HABERLER
Sahibi :<br />
<strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong><br />
<strong>Dergisi</strong> Kurucuları<br />
Genel Yayın Yönetmeni :<br />
Yavuz Selim Kart<br />
Yayın Danışmanı :<br />
Sevgili <strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> Okuyucuları,<br />
Dergimiz <strong>Kimya</strong> hakkında bilgiler vermesi, siz okuyucularımızın ufkunu<br />
açması, bildiklerimizin pekiştirilmesi, bilmediklerinizin öğrenilmesi amacıyla<br />
hazırlanmıştır.<br />
Dergimiz sizlerin göndereceği makaleler, yazılar ile oluşacaktır.<br />
Diğer bir deyişle bu derginin içeriğini sizler hazırlayacaksınız. Dergimizin<br />
içeriğinde<br />
* <strong>Kimya</strong> Sektörü ile ilgili bilgiler<br />
* <strong>Kimya</strong> Sektörü ile ilgili yazılar ve makaleler<br />
olacaktır.<br />
Ayrıca çeşitli bulmacalar,hos yazılar ve resimler ile de sıkılmayacağınızı ümit<br />
ediyoruz.<br />
Güzel bir dergi olacağı düşüncesindeyiz. Fayda sağlaması dileklerimizle...<br />
<strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong><br />
Ayşe Emir<br />
Dergi Editörleri :<br />
Ayşe Emir<br />
Caner Kavraz<br />
Gültekin Özdemir<br />
Röportajı Yapan :<br />
<strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong><br />
<strong>Dergisi</strong><br />
Dergi Tasarımı :<br />
Yavuz Selim Kart<br />
Facebook Yönetimi :<br />
Yavuz Selim Kart<br />
Ayşe Emir<br />
Hatile Moumintsa<br />
Bize Ulaşın<br />
facebook.com/Inovatif<strong>Kimya</strong><strong>Dergisi</strong><br />
Twitter Yönetimi :<br />
Yavuz Selim Kart<br />
Caner Kavraz<br />
twitter.com/Inovatif<strong>Kimya</strong><br />
inovatifkimyadergisi@gmail.com
Yazarlarımız<br />
YAVUZ SELIM KART<br />
HAKAN ÇELIK<br />
ELIF NIDA KILIÇ<br />
VAHIT KENAR<br />
GÖKHAN ISIK<br />
ISMAIL BAYRAKTAR<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong><br />
KURALLARI<br />
1. <strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>, yazılarını herhangi bir<br />
makalenizde veya yazınızda kullanmak için yazısını<br />
aldığınız kişiye mail atarak haber vermek durumundasınız.<br />
Ayrıca kullanmış olduğunuz bu yazıların<br />
kaynağını bu dergi olarak belirtmek durumundasınız.<br />
2. Dergide yazılan yazıların sorumluluğu birinci<br />
derece yazara aittir. Bu konu hakkında eğer bir sorun<br />
yaşıyorsanız ilk yazara ulaşacaksınız.<br />
3. Dergide yer alan bilgileri kullanarak başınıza gelebilecek<br />
felaketlerden ya da işlerden dergi sorumlu<br />
değildir.<br />
4. Dergide yazarların kullanmış olduğu resimler kesinlikle<br />
kaynak belirtilmektedir. Aksi durum olduğu<br />
zaman bunu yazarın kendisine ulaşarak hallediniz.<br />
Çünkü bizim yazarlarımızdan ricamız telif haklarına<br />
riayet ederek resimlerini dökümanlarına eklemeleri.<br />
Burdan çıkacak problemlerden direkt yazarlar<br />
sorumludur. Dergi sorumlu değildir.<br />
5. Dergide benim de yazım olsun diyen yazarlarımız<br />
var ise. Yazıları için AYŞE EMİR ile konuşmaları<br />
gerekmektedir.<br />
www.facebook.com/groups/147842018740235/<br />
Grubu aracalığı ile ulaşabilirler.<br />
Bu gruba yanlızca yazarlık yapan ve gerçekten yazmayı<br />
düşünen arkadaşları almaktayız. Burada çeşitli<br />
görüşler fikirler tartışılmaktadır. Bunun harici sayfamızı<br />
takip edenler için girişteki ÖNSÖZ kısmında<br />
gerekli adresler mevcuttur.<br />
6. Aşırı yazar bolluğu olmadığı takdirde her yazıyı<br />
yayınlamaya gayret edeceğiz. Amacımız hem yazan<br />
hem de bilgili güzel bir gençlik sağlamaktır. Ya<br />
benim yazım niye yayınlanmadı tarzı soruları üstte<br />
belirtmiş olduğum isimlere sorabilirsiniz.<br />
7. Sayfamızda yayınlanmasını istediğiniz yazıları<br />
inovatifkimyadergisi@gmail.com mail adresine<br />
göndermeniz rica olunur. Bu mail adresine gönderdiğiniz<br />
yazılarda bir eksiklik var ise editörlerimiz<br />
tarafından incelenecektir. Eksik kısımları var ise size<br />
geri dönüş yapılacaktır. Düzeltmeniz için tavsiyelerde<br />
bulunulacaktır. Lütfen geri dönüş yapılınca<br />
bunu kendinizi küçümsemek olarak görmeyin.<br />
Amaç daha güzel bir dergi çünkü.<br />
8. Dergimizde konu gönderen arkadaşlar, bazı tarz<br />
yazılar bazı kişilere verilmiştir. Misal , Ünlü bir<br />
kimyagerin hayatı ve kimya eğlence tarzı bölümler<br />
bazı arkadaşlarımıza verilmiştir. Bu konuları özellikle<br />
isteyenler olmuştur. Ama bu sizin bu konularda<br />
yazı yazmayacağınız anlamına gelmez. Yazı yazıp<br />
gönderirseniz illaki yayınlanacaktır. Bir yazar arkadaşımızın<br />
olur ya işi olur yazamassa, o zaman o<br />
yazıyı sizin adınız altında ekleriz. Hem dergi zaman<br />
kaybetmemiş olur. Hem de süreklilik sağlanmış olur.<br />
Ayrıca aynı konu hakkında birden fazla yazı dergide<br />
olursa bu seferde dergi amacından sapmış olur.<br />
9. Dergimize göndereceğiniz yazılar en fazla 6 sayfa<br />
olabilir. 6 Sayfayı geçmemeye çalışın. Geçen yazılar<br />
2 bölüm halinde yayınlanabilir. Bu konuda son söz<br />
hakkı dergi yönetimine aittir.<br />
10. Dergimize yapacağınız eleştirileri de arkadaşlarımıza<br />
saygısız bir biçimde değilde ölçülü bir<br />
biçimde sayfalarda yapmaya dikkat ediniz. Bu işi<br />
herkes gönüllü yapıyor. Saygıda lütfen kusur etmeyiniz.<br />
11. Son olarak Dergimizde yazabilecceğiniz konular<br />
aşağıda listelenmiştir.<br />
*Akademik Makaleler<br />
*Endüstriyel Yazılar<br />
*Üniversite Hayatında <strong>Kimya</strong><br />
*İş Hayatında <strong>Kimya</strong><br />
*Laboratuvar Üzerine<br />
*<strong>Kimya</strong> Güvenliği<br />
12. Bu konulardan baska konular olsun istiyorsanız.<br />
Edtörlere ve vermiş olduğumuz gruba ulaşabilirsiniz.Yazılarımız<br />
<strong>Kimya</strong> içeriği dışına çıkmamaya<br />
çalışılacaktır. İş hayatı ve okul hayatnda kişisel<br />
gelişime yönelik ek yazılar olabilir. Bunun hakkında<br />
da çalışmalar yapılacaktır.<br />
13. Dergi tasarım ve yönetiminden sorumlu arkadaş<br />
buraya ek maddeler koyup değiştirme yetkisine<br />
sahiptir.<br />
14. Dergiyi okuyanlar bu kuralları kabul etmiş<br />
sayılırlar.<br />
<strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
“EDİTÖRDEN”<br />
Merhaba <strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong><br />
Okuyucuları<br />
Ülkemizde, <strong>Kimya</strong> ve kimya meslek gurupları yalnız kalmıştı. Türkiye; kimyayı tanımıyordu, bizlerde kimyayı ülkemize<br />
tanıtalım dedik ve ilk girişimimiz <strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong> Dergimiz oldu. Aslında kimyanın bu kadar yalnız kalması bu mesleği<br />
okuyanların ortak sorunuydu. Biz dergiyi çıkartalım dediğimizde, meslektaşlarımız bize güvendiler ve yanımızda oldular.<br />
Çünkü hepimiz bir şeyler yazmak, bildiklerimizi aktarmak, kimyayı ve duygularımızı anlatmak istiyorduk. Sizler<br />
yazılarınızla hala yanımızda olduğunuza göre, hala bizlere güveniyorsunuz. Bizler de ismimizi internet ortamında tanıtacağız<br />
dedik ve bunu başararak sizlerin güvenini sarsmamış olduk. Bir etkinliğe gittiğimizde, <strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>’nin<br />
biliyoruz dediklerinde, sizlerin güvenini boşa çıkarmadığımız için gururlanıyor ve mutlu oluyoruz.<br />
Gelelim bu ay yayınladığımız yazılara;<br />
‘’İş Dünyasında Kadın’’ bu yazıyı sadece bayanlar okumamalı, erkeklerde okumalı. Bu sorun sadece bayanların değil,<br />
hepimizin sorunudur. Kadın istihdamında 135 ülke arasında 120. olduğumuzu hepimiz, düşünmeliyiz. Elif Hanım’ın,<br />
yazılarını 3 aydır okuyorsunuz. Bir öğrenci olarak, yazılarında süreklilik sağladığından ve bu ay önemli bir konuda yazı<br />
yazdığından dolayı, kendisine teşekkür ediyoruz.<br />
‘’<strong>Kimya</strong>sal Silahlar’’ kimyasal silahları bizlere tanıtmış, kimyasal silah olarak kullanılan maddelerin nerede, ne zaman<br />
ve nasıl ortaya çıktığından kısaca bahsedip; kimyasal silah olarak kullanılan maddelere maruz kaldığımızda alabileceğimiz<br />
önlemlerden bahsetmiş. Yaşamımızı ilgilendirdiğinden ve herhangi bir kimyasal silahla karşılaştığımızda<br />
savunma bilinci oluşturduğundan, her vatandaşın bilmesi ve okuması gereken bir yazıdır. Yazarımızın, dergimizde yazmış<br />
olduğu ikinci yazısıdır. Önemli bir konuda insanları bilinçlendirmeye çalıştığından Hakan Bey’e teşekkür ediyoruz.<br />
‘’İlaç Sektörü’’ ilaç sektörünün ithalatının ihracatından neden fazla olduğunu sorgulamış ve ilaç sektöründe kariyer<br />
yapmak isteyenlerin izleyecekleri yollardan bahsedilmiş. Vahit Bey, ilk sayımızdan belli yanımızda olup, bir ay bile aksatmadan<br />
yazı gönderdiği için teşekkür ederiz.<br />
‘’Güneş Termal Teknolojisi’’ yazıda, güneş ışıklarının yaydığı ısıyı kullanarak gece bile elektrik üretebilen bir sistem<br />
anlatılmış. Yazarımız bize Ocak ayında da yazı göndermişti. İki ay üst üste yazı gönderdiğinden dolayı Gökhan Bey’e<br />
teşekkür ederiz.<br />
‘’Smart Draw Programı’’ derginin genel yayın yönetmeninin yazısıdır. Diğer aylar da olduğu gibi bu ayda bizlere,<br />
bilgisayar bilgi ve tecrübesinden bahsetti. Dergiye verdiği emeklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.<br />
‘’Geleceğin Malzemeleri Akıllı Polimerler’’ yazar üç boyutlu polimer olan hidrojellerden bahsetmiş.<br />
Dergimize, yazı gönderen ve göndermek isteyen yazarlarımızdan bir şey rica etmek istiyorum. Yazılarınızı yazmadan<br />
önce, yazmak istediğiniz konuyu bizimle paylaşmanızı istiyoruz.<br />
Ayşe EMİR<br />
Dergi Editörü
İçindekiler<br />
<strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong><br />
10<br />
“İlaç Sektörü ve <strong>Kimya</strong>”<br />
“İş Dünyasında KADIN”<br />
13<br />
18<br />
“Geleceğin Malzemesi Akıllı Polimerler”<br />
“Ayın Röportajı-Croda Firması, Ülke<br />
Müdürü Sorumlusu Mine Enüstün ile”<br />
23<br />
26<br />
“KİMYASAL SİLAHLAR”<br />
“Güneş Termal Enerjisi”<br />
32<br />
38<br />
“SmartDraw Kullanımı ve<br />
Yapabileceklerimiz”
44<br />
“<strong>Kimya</strong> Sektöründen Haberler””<br />
“Her ay sizlere faydalı olabilecek 3<br />
web sitesi”<br />
48<br />
49<br />
“<strong>Kimya</strong> Bulmacası”<br />
“<strong>Kimya</strong> Bulmacası Çözümleri (Geçen<br />
Ay)”<br />
50
Vahit KENAR<br />
vahitkenar@gmail.com<br />
Sakarya<br />
Üniversitesi<br />
KIMYAGER<br />
(MEZUN)<br />
Merhaba Arkadaşlar;<br />
“İLAÇ<br />
SEKTÖRÜ<br />
VE KİMYA”<br />
nedeni ile de stratejik açıdan ülkemiz<br />
için bir kazançtır. [1]<br />
Sektörleri tanımaya kaldığımız yerden<br />
devam ediyoruz. Bu haftaki konumuz<br />
ilaç sektörü.<br />
İlaç sektörü, hayatımızdaki en kritik<br />
sektörler arasındadır. İmalat sanayinde,<br />
kimya sektörünün kapsamında yer alan<br />
ilaç endüstirisinin varlığı, ülkemizde<br />
halkın sağlığının korunmasında ekonomik<br />
ve stratejik açıdan büyük önem<br />
taşımaktadır. Ülkemizde yüksek üretim<br />
kapasitesi, güçlü alt yapısı ve nitelikli<br />
insan kaynakları ile dünyada hacim<br />
bakımından 16. sırada yer alan bir ilaç<br />
sektörümüz var. Ancak, potansiyeli olmasına<br />
rağmen ilaç sektörümüz henüz<br />
dünya ile rekabet edebilen bir konumda<br />
değil.<br />
Üretim yapan bir ilaç endüstrisine sahip<br />
olmamız; istihdamı, katma değeri,<br />
yatırımları ve ihracatı ile ekonomik<br />
açıdan; olası bir ambargo, harp, epidemik<br />
ve pandemik hastalıklar gibi olağan<br />
dışı durumlar karşısında ülkenin ilaç<br />
ihtiyacını karşılayacak yapıda olması<br />
İNOVATİF<br />
Global ilaç sektörü, son yıllarda hızlı<br />
bir büyüme süreci içerisine girmiştir.<br />
Büyümenin sebepleri arasında yaşlı<br />
nüfusun artması, patent sürelerinin<br />
uzaması, bireysel ilaçların gelişmesi, sosyal<br />
güvenlik müesseseleri kapsamının<br />
genişlemesi ve yaygınlaşması, biyolojik<br />
ve biyoteknoloji ürünlerinin artması ve<br />
yaygınlaşması gibi etkenler bulunmaktadır.<br />
[2]<br />
1980-1990 arasında ilaç ihtiyacının<br />
%80’ini yerli üretim ile karşılayan Türkiye’nin,<br />
2010 yılında ihtiyacının %60’ını<br />
ithalatla karşılar hale geleceği ile ilgili<br />
tahminler düşündürücüdür. 1980’li yıllarda<br />
İbrahim Ethem, Eczacıbaşı, Deva,<br />
Fako, İlsan-İltaş vb. gibi lider firmaların<br />
yabancı sermayeli firmalar haline<br />
dönüşmesi ve pozisyonlarını ithalatçı<br />
firmalara bırakması dikkatle izlenmesi<br />
ve değerlendirilmesi gereken bir durumdur.<br />
[3]<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 10
Yerli üretimin güçlü olduğu dönemlerde kişi başına düşen ilaç tüketiminin 35<br />
ABD Doları’ndan (1998) 126 ABD Doları’na (2007) çıkması, ithalatı üretime<br />
tercih eden yanlış bir politikanın sonucudur. 2023 yılında dünyanın en büyük<br />
10 uncu ilaç tüketim pazarı olacağı öngörülen Türkiye’de, kişi başına tüketimin<br />
astronomik boyuta çıkması, günümüzde ödeme sıkıntısı çeken Sosyal Güvenlik<br />
Kurumu’nun sıkıntılı bir geleceğe sürüklendiğinin habercisidir. 2023 yılında<br />
DPT’nin öngördüğü tüketimimizin kişi başına 250 ABD Doları olacağı göz önüne<br />
alınırsa geleceğe dikkatli ve gerçekçi bir ilaç politikası ile yaklaşmamızın önemi<br />
yadsınamaz. [2]<br />
Gelelim işin istihdam boyutuna.<br />
Bu sektörde kariyer yapmak isteyen arkadaşlarımız neler yapmalılar?<br />
Bu konuda Novartis Genel İK direktörü şöyle diyor;<br />
Öncelikle üniversite öğrencileri, hangi sektörde ve hangi pozisyonlarda çalışmak<br />
istediklerine öğrencilik yıllarında veya yaptıkları stajlarda karar vermeliler ki;<br />
sektör ve görev değiştirerek zaman ve motivasyon kaybı yaşamasınlar. Hangi sektörün<br />
kendilerine ve beklentilerine uygun olduğunu iyice analiz etmeliler. İlaç<br />
sektöründe kariyer hedefleyenlere, öğrencilik yıllarında yaptıkları stajlar, çalışmayı<br />
hedefledikleri sektör ve pozisyonlar ile ilgili yeterli bilgiyi sağlayacaktır. Böylece<br />
staj yaparken hangi alanda güçlü olduklarını ve geliştirmeleri gereken yönlerini<br />
görerek, iş hayatına avantajlı başlayabilirler.<br />
11<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Hedefledikleri pozisyona yönelik ne<br />
tür bilgi, beceri ve yetkinlik gerekiyor<br />
bunları araştırmaları, sonrasında da<br />
ilaç sektöründe çalışmaları için güçlü<br />
yönlerinin olup olmadığını tartmaları<br />
gerekiyor. Özellikle ilaç sektöründe<br />
konusuna hakim, başarma azmi yüksek,<br />
entelektüel birikime sahip çalışanların<br />
istihdam edildiği düşünüldüğünde,<br />
kariyer yapmak isteyen adayların kişisel<br />
gelişimlerine önem vermeleri gerektiğini<br />
söyleyebilirim. İlaç sektörü, insan<br />
sağlığı alanında hizmet veren bir sektör<br />
olduğundan, çalışacak kişilerin bu<br />
anlamda motive olması ve bu önemli<br />
sorumluluğun bilincinde olması gerekiyor.<br />
Yani insan ve çözüm odaklı olmalılar.<br />
[3 ]TÜRKİYE KİMYA SEKTÖRÜ<br />
STRATEJİ BELGESİ VE EYLEM PLANI,<br />
2012-2016<br />
Yukarıda Novartis-İnsan Kaynakları<br />
Direktörü Şenay Kızılkaya’nın da belirttiği<br />
gibi eğer bu sektörde kariyer<br />
yapmak isteyen arkadaşlarımız varsa,<br />
bu arkadaşlar kendilerini sürekli<br />
geliştirmeli ve yaratıcılık kabiliyetlerini<br />
artırmalılar. Son olarak bu sektörün<br />
çeşitli departmanlarında özellikle son<br />
yıllarda ağırlıklı olarak kimyager arkadaşlarımızın<br />
tercih edildiğini belirtmek<br />
ister, kariyer ve ideal yolunuzda sizlere<br />
başarılar dilerim. Görüşmek üzere sağlıcakla<br />
kalın.<br />
Kaynaklar:<br />
[1] TÜRKİYE İLAÇ SANAYİ SEKTÖR<br />
RAPORU, TÜRKİYE ODALAR VE<br />
BORSALAR BİRLİĞİ TÜRKİYE İLAÇ<br />
SANAYİ MECLİSİ, EKİM 2008<br />
[2] İlaç Sektörü Vizyon 2023 Raporu-PwC<br />
Türkiye<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 12
Elif Nida KILIÇ<br />
elifnidaklc@gmail.com<br />
KIMYA<br />
MÜHENDISI<br />
(öGRENCI)<br />
Yıldız Teknik<br />
Üniversitesi<br />
“İŞ<br />
DÜNYASINDA<br />
KADIN”<br />
Arkadaşlar Merhaba,<br />
Bu ay sizlerle iş dünyasında kadının<br />
yeri ve kadın iş istihdamı hakkında<br />
bilgiler paylaşmak istiyorum.<br />
Her yıl sadece Mart ayının 8’inde<br />
konuşulan ve ardından unutulan kadınların,<br />
aslında hayatın her alanında<br />
büyük katkıları olduğunu bilmiyoruz<br />
veya çoğunlukla bunu göz ardı ediyoruz.<br />
Hizmet sektörü başta olmak<br />
üzere bugün aklımıza gelebilecek hemen<br />
her alanda kadınlar çalışıyor ve<br />
geleceğimizi şekillendirmeye devam<br />
ediyor. Ancak kadınların iş dünyasında<br />
yaşadığı birçok sorun var. Özellikle de<br />
Türkiye’de. Konuşulacak, tartışılacak<br />
çok şey var aslında. Ama öncelikle<br />
nasıl bir ülkede yaşadığımızı bilmemiz<br />
gerekli. Dikkatimi çeken çok önemli bir<br />
raporla başlamak istiyorum. Türkiye,<br />
Dünya Ekonomik Forumu tarafından<br />
yayınlanan Küresel Cinsiyet Uçurumu<br />
Raporu’na göre kadın - erkek eşitliği<br />
açısından 135 ülke arasından 2012<br />
yılında 124’ncü, 2013 yılında 120’nci<br />
sırada seçildi.<br />
13<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Araştırmada ekonomik katılım, eğitim,<br />
siyaset ve sağlık gibi pek çok kriter<br />
dikkate alınmış durumda. Ekonomi<br />
alanında kadın erkek eşitliği açısından<br />
129’ncu, eğitimde 108’inci, siyasal<br />
güçlenmede 98’inci ve sağlıkta 62’nci<br />
sırada bulunan bir ülkede yaşıyoruz. [1]<br />
Türkiye, her 3 kadından birinin hayatında<br />
en az bir kere şiddet görmüş olduğu<br />
bir ülke. Ne yazık ki her gün onlarca<br />
kadın; şiddet, taciz ve tecavüze maruz<br />
kalıyor. Bunun yanında okumak ve iş<br />
hayatında yer almak isteyen azimli bir<br />
kadın kitlesi var. Peki Türkiye’de kadınların<br />
iş hayatına atılma oranı nedir?<br />
Türkiye’ de işgücüne katılma oranlarının<br />
son 20 yıldaki gelişimi incelendiğinde,<br />
kadın işgücünün dünyanın genelinde<br />
sergilediği artış sürecinin ülkemiz için<br />
geçerli olmadığı görülmektedir. Ülkemizde<br />
kadınlar kentsel emek piyasalarına<br />
çok cılız bir şekilde katılabilirlerken,<br />
katılımlarının daha yüksek olduğu kırsal<br />
emek piyasalarında çalışanların %80’inden<br />
fazlası ücretsiz aile işçisi konumunda<br />
bulunmaktadır.[2]<br />
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK),<br />
yaptığı çalışmalara göre Türkiye’de 15<br />
yaşın üzerinde olan ve çalışmak için bir<br />
engeli bulunmayan 27,8 milyon kadının<br />
sadece 7,3 milyonu çalışıyor. 2012<br />
yılında işgücüne katılım oranı kadınlarda<br />
%29,5 iken, erkeklerde %71’dir. İstihdam<br />
edilen kadın nüfus oranı %26,3,<br />
erkek nüfus oranı ise %65‘tir. Ücretli<br />
veya yevmiyeli olarak çalışan kadınların<br />
oranı %54,3 iken kendi hesabına çalışan<br />
kadınların oranı %10,8’dir. [3]<br />
Yapılan çalışmalara göre kadınlar,<br />
erkek girişimcilerle karşılaştırıldığında,<br />
kârdan çok sosyal itibara önem vermekte,<br />
risk almada erkek girişimcilere<br />
oranla daha temkinli hareket etmekte<br />
ve daha az özgüvenli bulunmaktadır.<br />
Bu bağlamda Türkiye’de işverenler içerisinde<br />
kendi işini kuran ve girişimcilik<br />
faaliyetleri içerisinde olan kadınların<br />
oranı %13 olarak belirlenmiştir. [4]<br />
Görüldüğü gibi Türkiye’de kadın çalışan,<br />
istihdam ve girişimci oranı oldukça<br />
düşük. Bunun en büyük nedeni de ne<br />
yazık ki sosyal eşitsizlik ve ata-erkil<br />
toplum yapısı. Bırakın kız çocuğunu<br />
şehir dışına üniversite okumaya göndermeyen<br />
aileleri; halen ‘’Kız çocukları<br />
okumaz, kocası bakar’’ düşüncesiyle<br />
ilkokullardan, ortaöğretimlerden alınan<br />
kızlarımız var. Bunun yanında öğrenimini<br />
tamamlamış; ancak evlendikten<br />
sonra eş baskısı ile çalışma hayatından<br />
uzaklaşmak zorunda kalan kadınlarımız<br />
var.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 14
ÇOCUK DA YAPARIM,<br />
KARİYER DE<br />
Türkiye’de 0-5 yaş grubunda çocukların<br />
yaşadığı hanelerde, çocuk bakımını<br />
%89,6 oranında anneler üstlenirken,<br />
%1,5’ini babalar üstlenmektedir. Diğer<br />
taraftan, çocukların %4,8’inin bakımını<br />
babaanneler ve %3,5’inin bakımını ise<br />
anneanneler üstlenmektedir. [5]<br />
Bu oranlar, bizlere çalışan bir anne<br />
olmanın zorluğunu anlatan güzel bir<br />
gösterge. İş yaşamının yorgunluğunu<br />
atmak ve biraz olsun dinlenmek için<br />
evlerine gelen kadınlara en büyük<br />
destek eşleri tarafından verilmeli. Ancak<br />
maalesef pek böyle olmuyor. Kadınlar,<br />
hem çalışma hem ev düzenini sağlama<br />
hem de çocuklarına bakma görevini<br />
üstleniyor. Bu koşuşturma da zaman<br />
zaman kadınları tercih yapmak zorunda<br />
bırakıyor. Türk toplum aile yapısından<br />
kaynaklanan bu sorun değişmedikçe<br />
benzer zorluklar yaşanacak gibi.<br />
Çocukken, ‘Büyüyünce ne olmak istersin?’<br />
diye sorar teyzeler, amcalar.<br />
Hepiniz karşılaşmışsınızdır bu soruyla.<br />
Kimimiz ‘Doktor olmak istiyorum.’<br />
diye cevapladık bu soruyu, kimimiz<br />
‘öğretmen’... Bazılarımız ise ‘Ben anne<br />
olmak istiyorum.’ dedi. Peki, hepsi bir<br />
arada mümkün olabilir mi? Hem çocuk,<br />
hem kariyer sahibi olabilir miyiz? Şahsi<br />
fikrimden önce gelin bir istatistiklere<br />
bakalım:<br />
Bir diğer konu da iş yaşamındaki bazı<br />
kurallar ve yasalardır. Zaten pek çok sektörde<br />
işe alımlarda ikinci plana atılan<br />
kadın, bir de doğum yapmak istediğinde<br />
birçok zorlukla karşılaşıyor. Bu noktada<br />
bazı değişiklikler yapılıyor. Geçtiğimiz<br />
yıl düzenlenen ‘‘Türkiye İçin Nüfus ve<br />
Aile Politikaları Kapsamında Yapılan<br />
Mevzuat Çalışmaları” paketinde doğum<br />
yapan kadınlar için doğumdan önce 8<br />
hafta olan izin süresinin toplamda 18<br />
aya çıkarılması, ücretli izni biten kadınların<br />
ilk çocuk sonrası 6 aya kadar yarı<br />
zamanlı esnek çalışması gibi maddeler<br />
yer almış ve tartışmalara neden olmuştu.<br />
15<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Bu maddelerin; kadın istihdamını<br />
artıracağını düşünen de var, düşüreceğini<br />
düşünen de.. İstanbul Ticaret<br />
Odası (ITO) Başkanı Erdal Bahçıvan,<br />
“Son dönemdeki düzenlemeler, kadınların<br />
lehine gibi görünüyor; ama bence<br />
yanlış bir etkisi olabilir. Genişletilen<br />
haklar, kadın istihdamını zorlaştıran<br />
adımlardır. Bence buna kadınlar karşı<br />
çıkmalı. Böyle giderse, işverenler işe<br />
eleman alırken ‘kadın mı erkek mi’<br />
diye düşününce, erkekten yana bir ayrıma<br />
gelebilirler. Türkiye’de kadınların<br />
işgücüne katılım oranı zaten düşük<br />
seviyelerde. Bizim, hem kadın çalışan<br />
sayımızı, hem kadın girişimci sayımızı<br />
artırmamız gerekiyor.” demişti. [6]<br />
Öte yandan kreş konusunda da bakanlıklar<br />
tarafından bazı çalışmalar<br />
yapılıyor. ‘’Devlet memurlarının 25 ile<br />
66 ay arasındaki kreşe giden çocukları<br />
için kamu veya özel kreş ayrımı yapılmaksızın<br />
çocuk sayısına göre en yüksek<br />
devlet memuru aylığının yüzde 50’sine<br />
(365 lira) kadar kreş parası yardımı<br />
yapılması’’ da gündemde olan bir başka<br />
konu. [ 6 ]<br />
Bunların dışında son 10-15 yıldır şirketlerin<br />
de geliştirmiş olduğu kadınerkek<br />
çalışan sayısını dengeleme politikaları<br />
mevcut. Bu politikaların temel<br />
amacı, eşit olanaklar yaratmak ve<br />
maksimum verim elde etmek. Çünkü<br />
kadının iş dünyasında aktif olması demek<br />
gelişmek ve kalkınmak demektir.<br />
Türkiye Ekonomik Politikaları Araştırma<br />
Vakfı’nın (TEVAF), geçen yıl şubat<br />
ayında açıkladığı ‘Türkiye’yi Kadınlar<br />
Büyütebilir mi?’ araştırması da bunları<br />
kanıtlar nitelikte. Araştırmaya göre<br />
İNOVATİF<br />
kadınların işgücüne katılımı %38’e yükseldiğinde,<br />
milli gelir 19 bin doları;<br />
yüzde %61’e yükselmesi durumunda<br />
ise 21 bin doları bulacak. Araştırmanın<br />
bir diğer ilginç bir tarafı da şu: Türkiye<br />
2023 hedefine; ancak kadın istihdamının<br />
artması ile ulaşabilir, erkekler<br />
%100 istihdam edilse bile Türkiye’nin<br />
2023 yılı hedefine ulaşması mümkün<br />
değil. [1]<br />
Sanayi devrimiyle başlayan ve<br />
günümüze kadar süren kadınların iş<br />
dünyasında yer edinme çabası, eminim<br />
ki gelecekte de devam edecek. Hem<br />
kariyer, hem çocuk sahibi birçok kadın<br />
var ve kadınlar, yeterli olanaklar verildiğinde<br />
hayatı şekillendirmekte büyük<br />
rol oynayacak. İyi bir yuva kurmanın ve<br />
çocuk sahibi olmanın çalışma hayatını<br />
engellemeyeceği güzel günler görmek<br />
dileğiyle...<br />
Kaynaklar:<br />
[1] http://www.dunya.com/kadinlarcalismazsa-25-bin-dolar-zor-184163h.<br />
htm<br />
[2] Özer, Mustafa ve Biçerli, Kemal ,<br />
‘‘Türkiye’de Kadın İşgücünün Panel Veri<br />
Analiz ’’, Sosyal Bilimler <strong>Dergisi</strong> 2003-<br />
2004, s.2<br />
[3] Türkiye İstatistik Kurumu, ‘‘İstatistiklerle<br />
Kadın 2012’’, <strong>Sayı</strong> 3904, s. 93-96<br />
[4] Soysal, Abdullah, ‘‘Türkiye’de Kadın<br />
Girişimciler: Engeller Ve Fırsatlar<br />
Bağlamında Bir Değerlendirme’’, Ankara<br />
Üniversitesi SBF <strong>Dergisi</strong> 65-1, s.11-13<br />
16<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
[5] Türkiye İstatistik Kurumu, (Nisan<br />
2013) , ‘İstatistiklerle Çocuk 2012’, <strong>Sayı</strong><br />
13488, s.44<br />
[6] http://www.hurriyet.com.tr/<br />
ekonomi/24915527.asp<br />
Görsel Kaynaklar:<br />
[1] http://hakanozzer.blogspot.<br />
com/2011/11/reklamlar-neden-kadnlara-hitap-eder.html<br />
[2] http://www.yabantv.com/<br />
haber/10369-en-fazla-kadin-istihdami-tarimda<br />
[3] http://www.ailehaber.com/calisma-hayatinda-kadinlar-8210h.htm<br />
17<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
İsmail BAYRAKTAR<br />
ismbyrktr@gmail.com<br />
YÜKSEK<br />
KIMYAGER<br />
(MEZUN)<br />
Adnan Menderes<br />
Üniversitesi<br />
GELECEĞİN MALZEMESİ<br />
“AKILLI<br />
POLİMERLER”<br />
Bütün temel disiplinler içinde en<br />
popüler araştırma ve geliştirmeye Nanoteknoloji<br />
alanı sahiptir. Bu araştırmalarda<br />
polimer bilimi ve teknolojisi büyük<br />
bir önem kazanmıştır.<br />
Günümüzde kaynakları her geçen gün<br />
azalan doğal malzemelere alternatif olan<br />
polimerlerin varlığı, “makromolekül”<br />
tanımlaması ile ilk olarak 1920’li yıllarda<br />
Hermann Staudinger tarafından<br />
öne sürülmüştür. Polimerler; çevre teknolojileri,<br />
nanoparçacıklı ilaç salınım<br />
sistemleri, sensör ve biyosensörler,<br />
biyolojik laboratuar cihazları, yakıt<br />
hücresi polimer elektrotlar, kendinden<br />
düzenlenebilen polimer filmler, polimer<br />
karışımlar, ayırma ve saflaştırma<br />
teknolojileri, tıp, veterinerlik, ziraat<br />
gibi hayatımızın hemen her safhasında<br />
kullanım alanına sahiptir. Polimerlerin<br />
işlenme kolaylığına, mekanik<br />
davranışlara, esnek yapılara ve düşük<br />
yoğunluğa sahip olmaları, kullanım<br />
alanlarının giderek yaygınlaşmasını<br />
sağlayan avantajlardır[1,2,3].<br />
girdiklerinde çözünmezler; ancak çok<br />
miktarda suyu emerek yumuşak bir<br />
hal alırlar. Çok kısa sürelerde(yaklaşık<br />
30 saniye) orijinal ağırlıklarının 10<br />
katından 1000 katına kadar suyu emerek<br />
şişen “süpergözenekli hidrojeller”, özellikle<br />
yeni tür biyomedikal cihazların<br />
geliştirilmesi amacıyla araştırmacılar<br />
tarafından değerlendirilmekte ve diğer<br />
teknolojik uygulamalar açısından da<br />
büyük bir gelecek vaat etmektedirler.<br />
Aşağıda bir hidrojel örneğinin<br />
SEM(Taramalı Elektron Mikroskobu)<br />
görüntüsü, bize polimerin yüzeyi hakkında<br />
çarpıcı sonuçlar vermektedir. Bir<br />
süngeri anımsatan bu yapı; biyouyumlu<br />
olması sebebiyle, ilaç salınımı ve biyoteknoloji<br />
alanında sıkça kullanılmaktadır.<br />
“Hidrojel” olarak adlandırılan üç Şekil 1 : Hidrojel örneğinin gözenekli<br />
boyutlu polimerler, suyla etkileşime yapısı[4]<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 18<br />
İNOVATİF
Yukarıda kısaca bahsetmeye çalıştığım,<br />
çevreden gelen en küçük fiziksel ve<br />
kimyasal uyarılara karşı büyük ve keskin<br />
değişimler gösteren hidrojellere, çevreye<br />
duyarlı hidrojeller, bir başka deyişle<br />
“Akıllı Hidrojeller” denir. Herhangi<br />
bir malzemenin akıllı olması, dış uyarıları<br />
algılayıp yarar sağlayacak şekilde<br />
tepki üretmesi demektir. Hidrojeller,<br />
farklı uyarılar karşısında(sıcaklık, pH,<br />
manyetik alan, elektriksel alan, ışık v.b)<br />
şişme davranışlarında, örgü yapılarında,<br />
geçirgenlik özelliklerinde veya mekanik<br />
mukavemetlerinde değişiklikler göstermektedir[5].<br />
Üzerinde en çok çalışılan polimer, kuşkusuz<br />
poli N-izopropilakrilamid, kısaca<br />
PNIPAM’dır. Bu polimerin en önemli<br />
özelliği, diğer materyallerin aksine sıcaklık<br />
artışı ile büzüşmesidir. Bu polimer,<br />
sıcaklık belli bir değerin üstüne<br />
çıktığında faz ayrımı meydana gelerek<br />
büzülür. Bu sınır sıcaklık değerine,<br />
en düşük kritik çözelti sıcaklığı(lower<br />
critical solution temperature, LCTS)<br />
adı verilir. Bu sıcaklığın altında polimer<br />
zincirleri genleşerek polimer, suda<br />
çözünür. Belli bir sıcaklığın üstünde ise<br />
polimer çözünmez. Bu polimerin diğer<br />
bir önemli özelliği, ise sıcaklığa duyarlı<br />
olması yani sıcaklık değişimlerine karşı<br />
gösterdikleri şişme ve büzüşme tepkileri,<br />
geri dönüşlüdür.<br />
“Akıllı Hidrojeller”<br />
Ne Kadar Akıllı?<br />
T= 15 C T= 20 C T= 25 C T= 30 C T= 35 C T= 40 C T= 45 C<br />
Bu hızlı cevap, jellerin robotlar veya<br />
diğer mekanik aygıtlarda veya insan<br />
protezlerinde, kas olarak kullanılmasını<br />
sağlar. Hızla gelişen teknolojide,<br />
tıp alanındaki en önemli kullanım<br />
alanlarından biri de kontrollü<br />
ilaç salınımıdır. Burada önemli olan,<br />
ilaçların gerekli organlara istenilen<br />
dozlarda ve belli sürede verilmesidir.<br />
Son yıllarda ilaçları sabit hızda salmak<br />
için polimerik, yapıları kullanıyorlar.<br />
19<br />
Akıllı jeller, bu sistemlerin geliştirilmesinde<br />
önemli roller oynarlar. Jel, vücut<br />
içindeki şartlara duyarlı olduğundan,<br />
salım hızını değiştirerek kandaki ilaç<br />
seviyesini uygun düzeyde tutabilecektir.<br />
Sıcaklığa duyarlı ya da diğer fiziksel<br />
koşullara duyarlı jellerin kullanımıyla<br />
ilaç molekülleri, jel örgüsünde hapsedilebilir<br />
ve sıcaklıktaki değişime uygun<br />
olarak ortama salınabilir.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Örneğin; PNIPAM kullanıldığında,<br />
25°C’de jel yapı içerisine dağılır. Bu<br />
ilaç yüklü jel, vücut sıcaklığında ilaçla<br />
birlikte su jelden ayrılır ve jel büzüşür.<br />
Hidrofobik ilaçlarda ise tam tersi olarak<br />
LCTS’nin üzerinde jel, yapısına hapsedilir<br />
ve LCTS’nin altındaki sıcaklıklarda<br />
da dış ortama salınır[6,7].<br />
Akıllı jellerin, diğer bir önemli grubunu<br />
da pH’a duyarlı jeller oluşturur. Bunlar,<br />
pH’a bağlı olarak şişme ya da büzülme<br />
davranışının gözlemlendiği iyonik ağ<br />
yapılardır. Uygun pH ve iyonik güce sahip<br />
sulu ortamda bu gruplar iyonlaşarak,<br />
jelde sabit bir elektriksel yük(negatif<br />
ya da pozitif) oluştururlar ve bu elektrostatik<br />
kuvvetlerin birbirini itmesi<br />
sonucunda ağ yapıya çözücü(su) girişi<br />
artarak yapı şişer.<br />
jel genleşerek kapılar kapanır. Kandaki<br />
şeker(glukoz) seviyesi yükseldiğinde,<br />
zarda hapsedilmiş glukoz oksidaz enzimi,<br />
glukoz ile reaksiyona girerek pH’ın<br />
4’e düşmesine neden olur. Bu düşük<br />
pH’da jel büzüşerek kapılar açılır ve insülin<br />
salınımı gerçekleşir[8,10].<br />
Normal<br />
glukoz pH 7.4<br />
pH 4.0<br />
İnsulin<br />
Gözenekli<br />
materyal<br />
İlaç salınımı ile ilgili bu konuda yapılan<br />
çalışmalardan biri de şudur. İlaçları,<br />
asidik haldeki mide ortamından korumak<br />
için akıllı jellerden yararlanılır.<br />
Akıllı jeller, düşük pH’da büzüşmekte,<br />
yani mideden etkilenmeden geçerken,<br />
bağırsaklarda(pH > 7) şişerek geçirgen<br />
hale gelmektedir. Böylece, içerisindeki<br />
ilacın, uygun koşullarda salınımı sağlanmış<br />
olur. Diğer bir önemli uygulaması<br />
ise şeker hastalığının tedavisinde<br />
kullanılan insülin salınımıdır. Bunun<br />
için hazırlanan jel, insülin içeren bir<br />
rezervuar ve bunun etrafını çevreleyen<br />
poli(metakrilik asit–polietilen glikol)<br />
zardan oluşur. Bu kopolimer zarın<br />
içinde glukoz oksidaz enzimi hapsedilmiş<br />
durumdadır.<br />
Zar, gözenekli bir yapıya sahiptir ve<br />
üzerinde açıklıklar(moleküler kapılar)<br />
mevcuttur. Yüksek pH değerlerinde(örneğin;<br />
normal vücut pH‘ı 7,4’te)<br />
Şekil 4 : Şeker hastalığı için geliştirilen<br />
bir polimer<br />
Akıllı polimerin özellikleri bu kadar mı?<br />
Peki, kemoterapiye alternatif bir yöntem<br />
bulunabilir mi? Nanoteknoloji, bu alanda<br />
çalışmalar sürdürmekte ve en yakın<br />
yöntem yine polimerlerden…<br />
Manyetik alana duyarlı hidrojeller,<br />
manyetik alan etkisiyle şişip büzüşebilen<br />
hidrojellerdir. Kolloidal haldeki<br />
manyetik parçacıkların çapraz bağlı<br />
NIPA ve PVA hidrojelerinin içine<br />
yerleştirilmesiyle oluşur. Hidrojel,<br />
manyetik alana girdiğinde ısınırken<br />
manyetik alan kaldırıldığında soğuyarak<br />
başlangıç haline gelmiştir.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 20
Manyetik<br />
hidrojel<br />
Şekil 5 : Manyetik hidrojel örneğinin mıknatısa cevabı[4]<br />
Yakın bir zamanda yapılan bir çalışmadan bahsetmek istiyorum. Kanser hücreleri<br />
üzerine yapılan bir araştırmada, manyetik duyarlı hidrojeller uzaktan kontrol edilerek(bir<br />
mıknatıs yardımıyla) hasarlı hücreye taşındı ve uygulanan manyetik alan<br />
ile ısınmaya başlandı. Bu ısınma 40-45 oC aralığında yapıldı ve kanser hücresinde<br />
zamanla azalma gözlendi. Bu tedaviye “Hipertermia Tedavisi” denir. Yapılan deneyde,<br />
uygulanan manyetik alan ile jel ısınmış ve jelin üzerindeki bakteriler ısı etkisiyle<br />
ölmüş, diğer tarafta kalan hücreler ise yaşamaya devam etmiştir.<br />
Şekil 6 : S.A. Meenach ve ark., 2010 yılında yaptığı bir çalışma [9]<br />
21<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Kaynaklar :<br />
1. Paul, D. R., Robeson, L. M., 2008. Polymer<br />
nanotechnology: Nanocomposites.<br />
Polymer 49 : 3187-3204.<br />
2. Okay, O., 2010. Polimerlerik Malzemelerin<br />
Bugünü ve Yarını Konferans<br />
Notları.<br />
3. Saçak, M., 2008. Polimer <strong>Kimya</strong>sı<br />
4. Bayraktar, İ., 2012. Manyetik Hidrojellerin<br />
Sentezi, Karakterizasyonu ve<br />
Soğurum Özelliklerinin İncelenmesi.<br />
Yüsksek Lisans Tezi.<br />
5. Gümüşderelioğlu, M., 2010. Yumuşak<br />
ve Akıllı Polimerler, Bilim ve Teknik<br />
<strong>Dergisi</strong>.<br />
6. Zrinyl, M., 2000, Intelligent Polymer<br />
Gels controlled by magnetic fields,<br />
Colloid Polymer Science, 103<br />
7. Mark E. Byrne, 2002, Molecular imprinting<br />
within hydrogels, Advanced<br />
Drug Delivery, 54<br />
8. N. A.Peppas, 1987, Hydogels in Medicine<br />
and Pharmacy, CRC Pres, Boca.<br />
9. Meenach, S. A., Hilt, J. Z., Anderson,<br />
K. W., 2010. Poly(ethylene glycol)-based<br />
magnetic hydrogel nanocomposites for<br />
hyperthermia cancer therapy. Acta Biomaterialia<br />
6 : 1036-1046<br />
10. Özcan, İ., Ö, Ö., 2011. Geleceğin<br />
Polimerleri: Çevresel Faktörlere Duyarlı<br />
Akıllı Polimerler. Türk Farmakoloji<br />
Derneği Klinik Farmakoloji Çalışma<br />
Grubu Bülteni.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 22
AYIN RÖPORTAJI<br />
Öncelikle bize kendinizden söz eder misiniz (Mezun olduğunuz Üniversite<br />
ve Kaç yıldır bu sektörde çalıştığınız hakkında.)? İşinizden ve sorumluluk<br />
alanınızdan kısaca söz edebilir misiniz?<br />
Boğaziçi <strong>Kimya</strong> Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra aynı üniversitede<br />
Polimer üzerine yüksek lisans yaptım. Aynı zamanda öğretim görevlisi olarak da<br />
çalıştım. Akabinde Procter & Gamble, Ciba ve BASF’de farklı görevlerde bulundum.<br />
Yaklaşık 20 yıldır FMCG ve hammadde sektöründe çalışıyorum. İki yıldır<br />
Croda Türkiye’nin ülke müdürlüğü görevini sürdürmekteyim.<br />
Croda <strong>Kimya</strong> Tic. Ltd. Sti. Hakkında bilgi verebilir misiniz? Ürün portföyünüz<br />
nelerdir,firma porfilinizden söz edebilir misiniz?<br />
Croda, 1925 yılında kurulmuş bir İngiliz firmasıdır. Hemen hemen her tür<br />
endüstriye tedarik edilen doğal bazlı özel kimyasallar üreten bir dünya lideridir.<br />
Firmanın 34 farklı ülkede yaklaşık 3400 çalışanı bulunmaktadır. Croda’nın aktiviteleri<br />
genel olarak üç sektörle sınıflandırılabilir:<br />
23<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Tüketici Ürünleri grubu (kişisel bakım, sağlık ve tarım ilaçları hammaddeleri)<br />
Yenilik ve sürdürülebilir malzemeler için artan ihtiyaç olan tüm pazarlar;<br />
Performans Teknolojileri grubu (ev bakım ürünleri, polimer katkıları,<br />
polimer ve boya, lubrikan katkıları ve bitkisel yağlar);<br />
Endüstriyel <strong>Kimya</strong>sallar (oleokimyasallar).<br />
Ek olarak Croda, firmanın global yapısındaki yeni teknolojileri belirleyen ve entegre<br />
eden bir Teknoloji Yatırım Grubu’na sahiptir.<br />
Türkiye pazarındaki yerinizi nasıl ifade edebilirsiniz? Açıklayabilir misiniz ?<br />
Croda, Türkiye’de özellikle kozmetik ve ilaç hammaddeleri alanlarında bilinirliği<br />
yüksek bir firma. Aktif müşteri ziyaretlerimiz sonucunda diğer sektörlerde de<br />
varlığımızı göstermeyi ve bilinirliğimizi artırmayı hedefliyoruz.<br />
Bu konuma gelmek için nasıl bir yol izlediniz?<br />
Türkiye’deki geçmişimiz çok yeni olmasına rağmen global olarak kuvvetli bir firma<br />
olmamız, kaliteli ve ulaşılabilir ürün portföyümüz, ayrıca genç ve enerjik ekibimiz<br />
sayesinde oldukça önemli birçok firmanın tedarikçi listesine girmeyi başardık<br />
Zamanla hem teknik desteğimiz hem de servis kalitemizi daha da ileri götürerek<br />
Türkiye pazararında kalıcı bir başarıya ulaşmayı hedefliyoruz.<br />
Geçen aylarda aldığınız ödülden söz edebilir misiniz?<br />
Bu ödülün tam olarak anlamı ve kapasitesi açısından sizler açısından da önemi<br />
ve katkısı nedir?<br />
Değişen dünya koşullarından ötürü Croda için sürdürülebilirlik oldukça önem<br />
kazanmıştır. Firmanın bu konuda farklı projeleri olmaktadır. İklim değişiklik politikası,<br />
sera gazı emisyonları, emisyon ve su kullanımını azaltma hedefleri bunlar<br />
arasında yer almaktadır.<br />
Croda, sürdürülebilirlik konusuna önem vermektedir, bunun hem kendimiz hem<br />
de iş ortaklarımızın gelecek iş başarıları için öneminin farkındayız. Bu konuda saygın<br />
bir kuruluş olan CDP tarafından verilen bu ödül firmamız için bu nedenle çok<br />
değerlidir.<br />
Bu ödülü almada etkin olan departmanlarınızdan ve nasıl bir çalışma yöntemi<br />
olduklarından kısaca söz edebilir misiniz?<br />
Firma içinde özel bir Sürdürülebilir İş geliştirme bölümü olmakla birlikle her<br />
fonksiyon ve hatta her çalışanımızın da bu konuda eğitimli ve bilinçli olması da bu<br />
ödülü almamızda bir etken olmuştur.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 24
İngiltere’deki Financial Times and Stock Exchange (FTSE)’de yer alan 350 firmadan<br />
sadece 41 firmanın hak kazandığı bir pozisyona sahip oldunuz, bundan<br />
sonra firma olarak nasıl bir yol izlemeyi ve neler yapmayı düşünüyorsunuz.<br />
Firma, zor şartlar altında kazanılan bu başarıların devamını getirmek üzere<br />
yukarıda belirtilen su, iklim değişikliği, sera gaz emisyonları gibi çevresel konularda<br />
kendini daha da geliştirmek için çalışmalara devam edecektir.<br />
Bizlere söylemek istediğiniz eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?<br />
İlginiz ve vaktiniz için teşekkür ederim<br />
Bu ay bu Röportaj için. Croda Ülke Müdürü Sorumlusu Mine Enüstün ’e teşekkür<br />
ediyoruz.<br />
Firma Bilgisi :<br />
Croda, hemen hemen her tür endüstriye tedarik edilen doğal bazlı özel kimyasallar<br />
üreten bir dünya lideridir.<br />
Firmanın 34 farklı ülkede yaklaşık 3400 çalışanı bulunmaktadır.<br />
Croda’nın aktiviteleri genel olarak üç sektörle sınıflandırılabilir:<br />
Tüketici Ürünleri grubu (kişisel bakım, sağlık ve tarım ilaçları hammaddeleri) –<br />
yenilik ve sürdürülebilir malzemeler için artan ihtiyaç olan tüm pazarlar; Performans<br />
Teknolojileri grubu (ev bakım ürünleri, polimer katkıları, polimer ve boya,<br />
lubrikan katkıları ve bitkisel yağlar); Endüstriyel <strong>Kimya</strong>sallar (oleokimyasallar). Ek<br />
olarak Croda, firmanın global yapısındaki yeni teknolojileri belirleyen ve entegre<br />
eden bir Teknoloji Yatırım Grubu’na sahiptir.<br />
25<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Hakan ÇELİK<br />
hakancelik.ksk@hotmail.com<br />
“KİMYASAL<br />
SİLAHLAR”<br />
Ege<br />
Üniversitesi<br />
<strong>Kimya</strong>sal silahlar, fizyolojik etkileri<br />
nedeniyle canlıları kitlesel olarak çok<br />
kısa sürede öldürme veya yaralama<br />
kapasitesine sahip toksisitesi, zehir etkisi<br />
yüksek, çevresel etkenlere dayanıklı,<br />
taşınması ve saklanması kolay kimyasal<br />
zehirlerdir. Hedef ülkede ve toplumda,<br />
asker ve sivilleri saf dışı bırakmak,<br />
hareket kabiliyetini azaltmak, bitkisel<br />
ve hayvansal besinleri zehirleyerek<br />
kullanılmaz hale getirmek amaçlarına<br />
yönelik kullanılmak üzere tehdit unsuru<br />
olarak bulundurulur. Esasında yapımı,<br />
saklanması ve kullanılması milletlerarası<br />
antlaşmalarla yasaklanmıştır. Normal<br />
şartlar altında katı, sıvı ve gaz halinde<br />
bulunurlar. Vücuda ağız burun, boğaz,<br />
göz, cilt, akciğerler ve sindirim sistemi<br />
yoluyla girerler. İklim koşullarına bağlı<br />
olarak kısa ve uzun süreli etki yapabilme<br />
özellikleri vardır.<br />
<strong>Kimya</strong>sal Savaşların Tarihi<br />
<strong>Kimya</strong>sal savaş maddelerinin savaş<br />
alanında kullanımı, ilk defa I. Dünya<br />
Savaşı sırasındadır. Almanlar tarafından<br />
Klorin gazının bulunduğu bidonların<br />
kapaklarının açılması ve rüzgâra<br />
bırakılarak gazın dağılması yöntemi<br />
ile kimyasal savaş başlamıştır. Hemen<br />
arkasından Fransızlar 1915’te Fosgen<br />
gazını cephane içine koymuşlar ve bu<br />
şekilde Alman mevzilerine atmışlardır.<br />
Bu olay kimyasal silahların kullanımına<br />
temel oluşturmuştur.<br />
Haziran 1917’de ise yine bir ilk olarak<br />
Almanlar, kusturucu bir gaz olan Difenilkloroarsin<br />
(DA) maddesini Hardal<br />
gazı ile eş zamanlı olarak kullandı. Difenilkloroarsinin<br />
Hardal gazı ile birlikte<br />
kullanılmasının sebebi olarak; bu gazın,<br />
gaz maskesinin çıkarılmasına neden olması<br />
ve dolayısıyla Hardal gazının daha<br />
etkili olmasını sağlaması gösterilmektedir.<br />
I. Dünya Savaşı süresince bu gazlar,<br />
her iki tarafın da çok önemli kayıplar<br />
vermesine neden olmuştur.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 26
1925 yılında imzalanan Cenevre Anlaşması<br />
ile kimyasal gazların savaş<br />
sırasında kullanılması yasaklandı. Bu<br />
anlaşmada, içinde ABD`nin de bulunduğu<br />
bazı ülkeler, kendisine karşı gaz<br />
kullanılması durumunda misilleme<br />
hakkını kullanmak üzere çekince koydular.<br />
Cenevre Anlaşması’ nı imzalamalarına<br />
rağmen, İtalya, Etiyopya`da ve<br />
Japonya, Mançurya ve Çin´de kimyasal<br />
savaş maddesi kullandı. II. Dünya Savaşı<br />
süresince her iki tarafın elinde büyük<br />
miktarda bulunmasına rağmen kimyasal<br />
silah kullanılmamıştır.<br />
Sinir gazları, Almanlar tarafından 1930<br />
yılında bulunmuş ve II. Dünya Savaşı<br />
esnasında geliştirilmiştir. 1936’da Alman<br />
<strong>Kimya</strong>geri Gerhad Schrader, böcek ilacı<br />
üzerinde çalışırken Tabun (GA) gazını<br />
buldu. Gerhad Schrader, bir iki yıl sonra<br />
daha da zehirli olan Sarin (GB) gazını<br />
keşfetti. Almanların elinde çok büyük<br />
miktarda Tabun doldurulmuş cephane<br />
bulunmasına rağmen bunları kullanmak<br />
yolunu seçmemişlerdir.<br />
Galipler, II. Dünya Savaşı`nın ardından<br />
sinir gazları ile ilgilendiler. İngilizler<br />
özellikle bir miktar Sarin (GB) gazını ele<br />
geçirdi ve bunu inceleme olanağı buldu.<br />
Sovyetler ise Almanların Sarin (GB)<br />
üretim fabrikalarından birini ülkelerine<br />
taşıdı. ABD, Sarin (GB)`nin parçacıklı<br />
bomba ile kullanımını ve bunun cephaneye<br />
uyarlanmasını tasarladı. Topçu<br />
roketleri, mermiler ve püskürtme<br />
tankları üretildi.<br />
1960’larda ise toplum hareketlerini önlemeye<br />
yönelik, ancak öldürücü olmayan<br />
gazların geliştirilmesine devam edildi.<br />
CS ile tanımlanan göz yaşartıcı bu maddeler,<br />
mukozaya yüksek derecede zarar<br />
27<br />
veren maddelerdir. CS maddesi ilk defa<br />
İngiltere tarafından üretilmiş ve kullanılmıştır.<br />
Aynı yıllarda öldürücü olmayan<br />
bir diğer madde olarak uyuşturucu<br />
maddeler ortaya çıktı. Bunların standart<br />
tipi BZ olarak tanımlanmıştır.<br />
Yakın tarihte kimyasal silahların kullanımını,<br />
1982-1987 yılları arasında<br />
İran-Irak Savaşı sırasında, Irak’ın güney<br />
bölgesinde İran kuvvetlerine karşı<br />
görülmüştür. Irak, ayrıca kimyasal silahlarını<br />
Halepçe’de sivil Kürt halkına<br />
karşı da kullanmıştır. Japonya’da Aum<br />
Shinrikyo adlı mezhebin Tokyo metrosuna<br />
karşı giriştiği saldırı ise, kimyasal<br />
silahların terörist amaçla kullanımına<br />
yakın tarihimizden bir örnektir.<br />
<strong>Kimya</strong>sal Silahların Biyolojik<br />
Etkilerine Göre Sınıflandırılması<br />
1.Sinir sistemi zehirleri<br />
(Tabun,Sarin,Soman,Vx )<br />
2.Yakıcı kimyasallar<br />
(Mustard,Azotlu Mustard, Lewisit )<br />
3.Akciğer tahriş edici kimyasallar<br />
(Fosgen,Difosgen,Klorpikrin )<br />
4.Sistemik zehirler<br />
( Hidrojen Siyanür,Hidrojen Sülfür )<br />
5.Kapasite bozucu kimyasallar<br />
(BZ,LSD )<br />
6.Kargaşa kontrol kimyasalları<br />
( Göz yaşartıcıları:CN,CS,CR, Kusturucular<br />
: DM )<br />
7.Bitki öldürücü kimyasallar<br />
( 2,4-D, 2,4,5-T, Kakodilik asit, Pikloram<br />
)<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
<strong>Kimya</strong>sal savaş teknolojisi zaman çizelgesi<br />
Ajanlar Yayılım Korunma Teşhis<br />
Klorin<br />
1900’ler<br />
Chloropicrin<br />
Fosgen<br />
Rüzgarla<br />
Koku<br />
Hardal gazı<br />
1910’lar<br />
Levzit<br />
<strong>Kimya</strong>sal kaplı mermiler<br />
Gaz maskesi<br />
Reçine kaplı giysiler<br />
1920’ler<br />
Projectiles w/ central<br />
bursters<br />
CC-2 clothing<br />
Blister agent dete-<br />
1930’lar<br />
G-serisi sinir<br />
ajanları<br />
Uçaktan atılan bombalar<br />
ctors<br />
Renk değiştiren<br />
kâğıt<br />
1940’lar<br />
Füze başlıkları<br />
Spray tanks<br />
Koruyucu kremler (hardal)<br />
Collective protection<br />
Gaz maskesi / Whetlerite<br />
1950’ler<br />
1960’lar<br />
1970’ler<br />
V-serisi sinir<br />
ajanları<br />
Aerodinamik Gas mask w/ water supply Sinir gazı alarmı<br />
1980’ler<br />
Binary munitions<br />
Geliştirilmiş gaz maskeleri<br />
(korunma, uyum, konfor)<br />
Lazerli algılama<br />
1990’lar<br />
Novichok nerve<br />
agents<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 28
<strong>Kimya</strong>sal Savaş Maddelerini<br />
Atma ve Yayma Vasıtaları<br />
<strong>Kimya</strong>sal Saldırıdan Önce<br />
Yapılacak Hazırlıklar<br />
• <strong>Kimya</strong>sal saldırı hakkındaki gerekli<br />
bilgileri öğrenin, çevrenizdekilere öğretin.<br />
• Ev ve işyerinizin iç kısımlarında,<br />
penceresi en az ve korumaya elverişli bir<br />
odasını sığınma yeri olarak hazırlayın.<br />
a.Hayvanlarla,<br />
b.Top ve Obüslerle,<br />
c.Güdümlü füzelerle,<br />
d.Serbest Roketlerle,<br />
e.Uçaklarla,<br />
f.Çeşitli Bombalarla,<br />
g.Kara Mayınlarıyla<br />
<strong>Kimya</strong>sal Savaş Maddelerini Yayma<br />
Metotları<br />
a.İnfilaklı tip mühimmat,<br />
b.Püskürtme cihazları,<br />
c.Termik tip mühimmat,<br />
d.Saçıcı cihazlar,<br />
<strong>Kimya</strong>sal Savaş Maddelerinin<br />
İmha Şekilleri<br />
• Hazırladığınız sığınma yerine<br />
dışarıdan içeriye gaz sızmasını önlemek<br />
için pencere kenarlarını ve kapı<br />
aralıklarını bant, yapışkan sünger ve<br />
macunu uygun ölçü ve miktarlarda<br />
hazırlayın ve olay sırasında kullanın.<br />
• <strong>Kimya</strong>sal saldırı ektilerine karşı korunma<br />
sağlayan malzemeleri, temin<br />
etmeye çalışın.<br />
• Besinlerinizi, gaz geçirmeyen cam ambalaj<br />
veya kutularda koruyun.<br />
• İkaz ve alarm işaretlerini öğrenin<br />
Saldırı Sırasındaki Önlemler<br />
a.Denize akıtmak,<br />
b.Yakmak,<br />
c.Tahrip kalıpları ile infilak ettirmek,<br />
d.Tahliye,<br />
e.<strong>Kimya</strong>sal maddeler ile tesirsiz hale<br />
getirmek,<br />
f.Açık havada bırakmak,<br />
g.Gömmektir.<br />
29<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Kılavuzda olası bir saldırı sırasındaki<br />
önlemlere de ayrıntılı bir biçimde yer<br />
verildi. Bu önlemler kılavuzda şöyle yer<br />
aldı:<br />
- Evinizde veya işyerinizde iseniz;<br />
önceden hazırlamış olduğunuz sığınma<br />
odasına girin. Kapatılmış pencere ve<br />
kapı aralıklarını, ek önlem olarak sulandırılmış<br />
ve çamaşır suyuna batırılmış<br />
bez, battaniye veya battaniyeye benzer<br />
bir şey ile örtün. Tehlike geçinceye kadar<br />
bekleyin.<br />
- Eğer gözlerinizde yanma varsa bu gaz<br />
sızıntısının belirtisidir. Gözlerinizi bol<br />
suyla yıkayın.<br />
- Sızıntı olduğunu tahmin ettiğiniz<br />
bölgeyi, önce sulandırılmış çamaşır suyu<br />
ile daha sonra sabunlu su ile yıkayın.<br />
- Dışarıda iseniz, sığınma yerlerine<br />
girmeden önce, üzerinize gaz bulaşmış<br />
olabilir. Derhal elbiselerinizi çıkartıp,<br />
bir poşet içine koyun. Cildinizi bol su<br />
ile yıkayın.<br />
- Taşıt araçlarında iseniz; pencere, kalorifer<br />
ve havalandırma sistemlerini<br />
kesinlikle kapalı tutarak, en seri şekilde<br />
sığınma yerine girin.<br />
Saldırıdan Korunma<br />
Kılavuzda kimyasal saldırıdan korunma<br />
ve ilk yardım başlığı ise, “toplu korunma”,<br />
“kişisel korunma” ve “ilk yardım”<br />
olarak üç ayrı başlıkta incelendi. AFAD<br />
bu hususları ise şöyle sıraladı:<br />
- Toplu korunma için tehlike anında<br />
yakınınızdaki güvenli, kapalı bir yere<br />
girin. Paniğe ve heyecana kapılmayın.<br />
Yapılacak uyarılara göre hareket edin.<br />
- Kişisel korunma için, varsa gaz maskesi<br />
takın. Sis ve duman içine girmeyin.<br />
Üzerinize gaz bulaşmışsa çıkartıp poşet<br />
içerisine koyun ve hemen temiz bir<br />
elbise giyin. Elbise dışında kalan çıplak<br />
deriye koruyucu merhem sürün ya da<br />
pudra dökün. Daha önce korumaya almadığınız<br />
yiyecekleri yemeyin. Açık su<br />
kaynaklarındaki suları içmeyin. Alkol ve<br />
sigara kullanmayın.<br />
<strong>Kimya</strong>salın Temizlenmesi<br />
Kılavuzda; saldırıya maruz kalanların,<br />
kimyasal unsurları nasıl temizleyeceği<br />
de şöyle yer aldı:<br />
- <strong>Kimya</strong>sal bir saldırıya maruz kalan bir<br />
kişi ciddi yaralanmalardan hatta ölümden<br />
kaçınmak için mümkün olan süratle<br />
vücudun açıktaki kısımlarını temizler.<br />
Eğer temizlenme çabuk ve tam olarak<br />
yapılmamış ise ilk yardım tedbirleri<br />
lüzumludur. Vücudun temizlenmesi<br />
için uygun malzeme su, sabun veya koruyucu<br />
merhemdir<br />
- <strong>Kimya</strong>sal maddeler, vücudun deri<br />
kısımlarına nazaran gözlerden daha<br />
çabuk emilirler. Zayiattan kaçınmak için<br />
gözlerin, yüzün ve maskenin temizlenmesi<br />
lüzumludur. Temizlenmeye göz,<br />
yüz ve maskenin içerisinde bütün kimyasal<br />
maddelerin temizlendiğine emin<br />
oluncaya kadar devam edilir.<br />
- Ciltten kimyasal maddelerin temizlenmesinde<br />
sürat lüzumludur. Eğer<br />
kimyasal madde cildin içine girerse,<br />
temizlenme veya tesirsiz hale getirme<br />
imkansız olabilir.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 30
Kaynaklar:<br />
https://www.afad.gov.tr/TR/<br />
HbIcerikListele.aspx?ID=296<br />
http://bilheal.bilkent.edu.tr/aykonu/<br />
Ay2003/January03/kimyasalsilah.htm<br />
Görsel Kaynaklar:<br />
http://i1.ytimg.com/vi/qJx0I8yO4XU/<br />
hqdefault.jpg<br />
http://tr.wikipedia.org/wiki/<strong>Kimya</strong>sal_savaş<br />
http://www.bsm.gov.tr/nbc/kimyasalsavas.asp<br />
http://www.turkiyegazetesi.com.tr//Resources/2013/8/21/65496_kimyasal_1.<br />
jpg<br />
31<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Gökhan IŞIK<br />
gokhanisik90@gmail.com<br />
KIMYA<br />
MÜHENDISI<br />
(MEZUN)<br />
Atatürk<br />
Üniversitesi<br />
“GÜNEŞ<br />
TERMAL<br />
ENERJİSİ”<br />
Günümüzde, şüphesiz ki enerji kaynağı<br />
olarak en çok petrol ürünlerini<br />
kullanıyoruz. Herkesin bildiği gibi kullandığımız<br />
bu petrollerin bir gün biteceği<br />
öngörülüyor ve alternatif enerji<br />
kaynakları için çalışmalar hızla devam<br />
ediyor.<br />
Petrolün yerine ne kullanabiliriz diye<br />
şöyle bir çevremize baktığımızda güneşi<br />
görüp de akıllara onu kullanmamak<br />
gelmez herhâlde. Bilim insanlarının<br />
hesaplamalarına göre, güneş çok uzun<br />
bir süre daha (yaklaşık 5 milyar yıl)<br />
dünyamızı aydınlatacak ve en büyük<br />
enerji kaynağı olmaya devam edecek.<br />
Günümüzde, çeşitli yollarla da biz bu<br />
devasa kaynaktan yararlanıyoruz; fakat<br />
henüz tamamıyla petrolün yerini alacak<br />
bir sistem geliştirilemedi.<br />
Son yıllarda kullanılan bir güneş teknolojisinden<br />
sizlere bahsetmek istiyorum.<br />
Bu teknolojinin adı “Güneş<br />
Termal Enerjisi(solar thermal power)”.<br />
Burada amaç, güneş ışığının yaydığı<br />
ısıyı kullanarak elektrik üretmektir.<br />
İNOVATİF<br />
güneş panelleri ile aynı şey olmadığını<br />
söylemeliyim. Güneş panelleri, güneş<br />
ışıklarını direk olarak elektrik enerjisine<br />
dönüştüren bir sistemdir. Güneş termal<br />
teknolojisinde güneş ışıklarının ısı enerjisinden<br />
yararlanılır.[8]<br />
Ayrıca güneş panelleri ile elektrik üretmek<br />
için direk olarak güneşe ihtiyaç<br />
vardır, yani gece olunca elektrik üretemezsiniz.<br />
Güneş termal teknolojisi ise<br />
gündüzleri güneşten aldığı ısı enerjisini<br />
depolayarak geceleri de elektrik üretilebiliyor.[8]<br />
Çalışma Prensibi<br />
Güneş termal teknolojisi ile elektrik üretim<br />
sistemi nükleer ve kömür santralleri<br />
arasındaki tek fark ısı kaynağıdır. Güneş<br />
termal tesislerinde aynalar, güneşten<br />
gelen ışığı toplar. Konsantre hale getirerek<br />
kuleye yansıtır. Burada kullanılan<br />
akışkan, buhar haline getirilerek jeneratöre<br />
gönderilir. Jeneratör de buharın ısı<br />
enerjisini elektrik enerjisine dönüştürür.<br />
Güneş ışığını toplamak için kullanılan 3<br />
Öncelikle, güneş termal teknolojisinin ayna çeşidi var.<br />
32<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Parabolik Aynalar<br />
Parabolik aynalar, güneş ışığını konsantre bir şekilde aynanın odağından geçen<br />
borulara yansıtır. Bu boruların içinde ısı transfer akışkanı (sentetik termal yağ),<br />
sürekli dolaşım halindedir. Sentetik termal yağ, 400 C ‘ye ısıtılarak bir dizi ısı<br />
değiştiriciye kızgın buhar üretmek amacıyla gönderilir. Jeneratöre gelen buhar, burada<br />
elektrik enerjisine dönüştürülür.[3]<br />
Amerika, 1981-84 seneleri arasında<br />
California’nın Mojave Çölü’nde 9 tane<br />
güneş termal sistemi inşa etti. 2008’deki<br />
verilere göre elektrik üretim kapasiteleri<br />
14-80 MW arasında değişen bu tesisler,<br />
toplamda yaklaşık 354 MW enerji üretimi<br />
ile 500.000 California evinin enerji<br />
ihtiyacını sağlamaktadır.[6]<br />
(Parabolik Aynalar İle Elektrik Üretim Proses Şeması)<br />
33<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Heliostat Aynalar (Güneş Kuleleri)<br />
Güneş kulelerinde kullanılan aynalara, heliostat adı verilir. Heliostatlar güneşten<br />
gelen ışığı, içinde ısı transfer sıvısı bulunan kuleye gönderir. Tüm heliostatların<br />
odaklandığı bu kuledeki ısı transfer sıvısı, buharlaştırılarak sisteme gönderilir ve<br />
elektrik üretilir.[3]<br />
Heliostatların her biri,<br />
ayrı olarak güneşin yön<br />
değiştirmesi ile kendi<br />
açılarını ayarlayacak<br />
şekilde tasarlanmıştır.<br />
Böylece, güneş ışınlarını<br />
en verimli şekilde<br />
yansıtabiliyorlar.<br />
Günümüzde üretilen<br />
heliostat çeşitlerinin<br />
fiyatları biraz<br />
pahalı(>$250/m^2). [2]<br />
Tabi fiyatların bu yönde kalacağını düşünmüyorum. Üretilen her ürün de gelişen<br />
teknoloji ile beraber gelişmekte ve fiyatları bu gelişme doğrultusunda azalmaktadır.<br />
Heliostatların fiyatları da güneş enerjisi teknolojisi talebinin artması ile<br />
beraber yapılan çalışmalar doğrultusunda düşürülecektir. Böylece, ilk kurulum<br />
masraflarının azaltılması sağlanarak yavaş yavaş fosil kaynaklı sistemlerinin yerini<br />
alacağı düşünülmektedir.<br />
Yeni yapılan güneş kulelerinde akışkan olarak erimiş tuz -molten salt- (%40 potasyum<br />
nitrat, %60 sodyum nitrat) kullanılmasına rağmen eski sistemde farklı çalışma<br />
akışkanları (su, yağ, hava, nitrojen, helyum, erimiş tuz) ve farklı makine tipleri<br />
(buhar makinası, gaz türbini, stirling motoru) kullanılabiliyor. Bu makineler, kullanılarak<br />
%30-40 arasında bir verimlilik elde etmek mümkün. Bu sistemle üretilen<br />
elektrik 100’lerce MW’a kadar varabiliyor.[8]<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 34
Güneş Termal Tesisler<br />
Güç Çıkışı Isı Transfer Depolama İşletilmeye<br />
Proje adı Ülke<br />
(MWe) Akışkanı Ortamı Başlangıç Tarihi<br />
SSPS İspanya 0,5 Sıvı Sodyum Sodyum 1981<br />
EUROLIOS İtalya 1 Buhar<br />
Nitrat Tuzu/<br />
1981<br />
Su<br />
SUNSHINE Japonya 1 Buhar<br />
Nitrat Tuzu/<br />
1981<br />
Su<br />
Solar One Amerika 10 Buhar Yağ/Kaya 1982<br />
CESA-1 İspanya 1 Buhar Nitrat Tuzu 1983<br />
MSEE/Cat B Amerika 1 Erimiş Nitrat Nitrat Tuzu 1984<br />
THEMIS Fransa 2,5 Hi-Tec Tuzu Hi-Tec Tuzu 1984<br />
SPP-5 Rusya 5 Buhar Su/Buhar 1986<br />
TSA İspanya 1 Hava Seramik 1993<br />
Solar Two Amerika 10<br />
Erimiş Nitrat<br />
Nitrat Tuzu 1996<br />
Tuzu<br />
Güneş Termal Tesisler<br />
Tesis Adı<br />
PS10 Solar<br />
Power Tower<br />
Yıllık Üretimi<br />
Tamamlanma<br />
Kapasitesi (MW)<br />
Ülke Geliştiricisi<br />
(GW)<br />
Tarihi<br />
11 24 İspanya Abengoa 2006<br />
Jülich Solar Tower 1,5 Almanya 2008<br />
Sierra SunTower 5 Amerika eSolar 2009<br />
PS20 Solar Power<br />
Tower<br />
20 44 İspanya Abengoa 2009<br />
Gemasolar 17 100 İspanya Sener 2011<br />
Mersin Solar Plant 5 Türkiye 2013<br />
Ivanpah Solar Power<br />
Facility<br />
Crescent Dunes<br />
Solar Energy<br />
Project<br />
35<br />
392 420 Amerika BrightSource Energy 2013<br />
110 500<br />
Amerika<br />
SolarReserve 2013<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Ivanpah Solar Power Facility, 2013 yılında tamamlanmış olup dünyanın en büyük<br />
güneş termal enerji tesisi olma özelliğine sahiptir. 392 MW enerji üreten bu tesis,<br />
140.000 California evinin enerji ihtiyacını giderdiği gibi yıllık 400,000 ton<br />
CO_2’in atmosfere karışmasının önüne geçiyor. 3,500 dönümlük tesisi saran tam<br />
300,000 heliostat var ve 3 tane 139,9 m’lik kuleye sahip bu tesis Google, NRG Energy,<br />
Bright Source Energy ve Bechtel gibi önemli şirketlerin desteğine sahiptir.[7]<br />
Parabolik Çanak Aynalar<br />
Parabolik çanak şeklindeki aynalar, güneş ışığını aynaların odak noktasında duran<br />
alıcılara yansıtırlar. Diğer aynalarda olduğu gibi alıcılar, ısıyı toplayarak ısı transfer<br />
akışkanına iletir. Yaklaşık 750 C’ye kadar akışkan ısıtılır. Parabolik çanak aynalarda<br />
çanaktaki alıcı, aynı zamanda bir stirling motoru ya da mikro motor içerir.<br />
Bu motor, ısı transfer akışkanı yardımıyla elektrik üretir. Parabolik çanak aynalar,<br />
diğer solar termal sistemlere göre nispeten daha küçüktür. [3]<br />
Mersin Güneş Termal Kulesi<br />
Türkiye’nin ilk güneş termal kulesi Mersin Toroslar’da kuruldu(2013). Greenway<br />
tarafından 50 milyon dolarlık yatırımla kurulan tesis, 1,500 evin enerji ihtiyacını<br />
karşılayabilecek 5 MW’lık güce sahip. AR-GE çalışmalarına 2005 yılında başlanan,<br />
kurulumuna ise 2012 yılında başlanan tesis tamamen Türk mühendislerinden<br />
oluşan ekip tarafından tasarlandı.[4]<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 36
Ülkemizde böyle bir tesisin kurulması,<br />
bizleri mutlu ediyor. Ülke olarak enerji<br />
ihtiyacımızın büyük bir kısmında<br />
(%74) dışa bağımlı olmamızın önüne<br />
bu tarz yatırımlarla geçilebileceğini<br />
düşünüyorum.[5]<br />
Kaynaklar:<br />
http://www.dusunenadamlar.com/<br />
gunes-termal-enerjisi-solar-thermal-power/<br />
Güneş termal teknolojisi, büyük ölçekteki<br />
en etkili güneş teknolojidir. Sistemin<br />
ilk kurulumu, maliyet açısından<br />
diğer fosil yakıtlı sistemlere göre daha<br />
pahalıdır; fakat ileriki yıllarda bu maliyetlerin<br />
gelişen teknoloji ile beraber<br />
düşürülmesi planlanıyor. Ayrıca güneş<br />
termal tesisleri ile fosil kaynaklı (kömür,<br />
doğal gaz vb.) termal santrallerin çalışma<br />
prensipleri aynı olduğundan bu 2<br />
sistemi birlikte kullanmak mümkündür.<br />
Böylece güneşin olduğu zamanlarda<br />
güneş enerjisi, diğer zamanlarda da fosil<br />
kaynaklı yakıtlar kullanılarak elektrik<br />
üretilebilir, bu sayede de fosil kaynakların<br />
kullanımını azaltabiliriz.<br />
Temiz Enerji<br />
Bu teknolojinin yararlarından biride<br />
elbette çevreye CO2 salınımı yapmıyor<br />
olması. Küresel ısınmanın mevcut ve<br />
muhtemel zararlarını dergimizin bir<br />
önceki sayısında Gökben KÖPRÜCÜ<br />
arkadaşımız yazısında anlatmıştı.<br />
Greenpeace’in raporuna göre bu teknoloji<br />
ile 354 MW enerji elde ederek,<br />
424.800 ton CO2 salınımı önlenmiş.<br />
2020 yılında hedefin 21.540 MW enerji<br />
üreterek, 32.749.800 ton CO2 salınımını<br />
önlemek olduğu belirtiliyor. Böylece<br />
2000 yılından 2020 yılına kadar bu teknoloji<br />
ile atmosfere 154.003.500 ton<br />
CO2 salınımı engellenmiş olacak.[3]<br />
37<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Yavuz Selim KART<br />
kim_muhselim@hotmail.com<br />
BAYER ILAÇ<br />
ÜRETIM<br />
SORUMLUSU<br />
“SmartDraw<br />
Kullanımı”<br />
Cumhuriyet<br />
Üniversitesi<br />
Sizlere bu ay ki yazımda Smart Draw-2007 programını anlatacağım.<br />
Çok çeşitli özellikleri olan bu programı, <strong>Kimya</strong> Mühendisliğinde nasıl kullanabiliriz,<br />
birlikte inceleyelim.<br />
Programın ismini duyanlar veya duymayanlar olabilir. Program içerik olarak, sadece<br />
mühendisliğe hitap etmemektedir. İçinde, birçok uygulama mevcuttur. Smart<br />
Draw, Office programları gibi açılır. Programı açtığınız da, aşağıdaki şekilde<br />
gördüğünüz gibi bir sayfa ile karşılaşacaksınız.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 38
Bu açılan sayfada, bazı seçenekler ve bu seçeneklerin içeriği bulunmaktadır. Bunu,<br />
aşağıdaki şekilde biraz daha ayrıntılı inceleyelim.<br />
39<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Şekilde programımızın ne kadar kapsamlı olduğunu görmekteyiz. Burada bizim en<br />
çok kullanacaklarımız:<br />
1-)Engineering<br />
2-)Floor Plans<br />
3-)Forms<br />
4-) Flow Charts<br />
5-) Science & Math<br />
Burada, bu beş seçenek içindekilerin hepsini kullanmıyoruz.(Kullanmak isteyenler<br />
istisna)<br />
Bu 5 seçeneğimizin, <strong>Kimya</strong> Mühendisliğinde nasıl kullanabildiğini inceleyeceğiz.<br />
İlk olarak birinci seçeneğimizi ele alalım.<br />
1.Seçeneğimizde kullanabileceğimiz sadece<br />
Mechanical Diagrams ve Piping seçenekleridir.<br />
Bu seçenekler yardımıyla proses akım şemamızdaki boru boyunun uzunluğunu,<br />
teorik olarak hesaplayabilir ve şemasını çıkartabiliriz. Şekillerimizi, detaylı şekilde<br />
çizmemiz mümkündür. Kullandığınız boruların içeriklerini, şema ile gösterebileceğiniz<br />
gibi bunların açıklamalarını yapabileceğiniz bir tabloda hazırlayabilirsiniz.<br />
Tüm iş sizin yaratıcılığınıza ve işi ne kadar profesyonel yaptığınıza bağlıdır.<br />
Aşağıdaki resimde bunun bir örneğini görebilirsiniz.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 40
2. Seçeneğimizde kullanabileceğimiz sadece<br />
Workplace Layout ve Emergency Planning seçenekleridir.<br />
Bu seçenekler yardımıyla kuşbakışı bir şema çizebilir ve bu şemaları kullanabiliriz.<br />
Kuşbakışı çizim, fabrika düzeninde neyin nerede olduğunu göstermede bize<br />
fikir verecek ve projemizin daha profesyonel görünmesini sağlayacaktır. Yine iş<br />
sizin yaratıcılığınıza kalmış. Kullanacağımız diğer plan, acil çıkış planı şemasıdır.<br />
Bu şema ile de acil çıkış planları çizebiliriz. Bu şemanın da fabrika tasarımında<br />
kullanılması gerekir. Son sınıf tasarım öğrencileri, projelerini böylelikle daha ilgi<br />
çekici hale getirebilirler.<br />
3.Seçeneğimizde kullanabileceğimiz sadece<br />
Acoounting & Finance and Maintenance seçenekleridir.<br />
Bu seçenekler ile finans tabloları hazırlayabiliriz. Ayrıca fabrika tasarımında bu<br />
tabloları kullanarak daha güzel ve profesyonel projeler hazırlayabiliriz. Fabrikada<br />
bozulacak olan ekipmanlara karşı bir liste hazırlayarak bunun maliyetini veya amortisman<br />
süresini hesaplayabiliriz. Tablolarda yaptığımız işi daha düzenli ve daha<br />
prosfesyonel hale getirmiş oluruz. Aşağıdaki şekilde bunu görmekteyiz.<br />
41<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
4. Seçeneğimizde kullanabileceğimiz sadece<br />
Block Diagrams seçeneğidir.<br />
Bu seçenek ile fabrikamızın akış şemasını kutucuklar halinde çizip ne, nereye, nasıl<br />
girmiş gösterebiliriz. Bu şekilde bir gösterim yapmak hem akılda daha kalıcı, hem<br />
projenin kabataslak bir şemasını bize göstermiş olur. Ayrıca projenin de temel halini<br />
bize göstermiş olur. Aşağıdaki şekilde bunun bir örneğini görebiliriz.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 42
5. Seçeneğimizde kullanabileceğimiz sadece<br />
Science Smart Templates seçeneğidir.<br />
Bu seçenek ile Laboratuvar ekipmanları çizebilir ve bunları kullanabiliriz. Ayrıca<br />
çeşitli kimyasal formülleri yazacağımız bir bölüm içermektedir. Bu seçenekler ile<br />
işlerimiz büyük ölçüde kolaylaşacaktır. İçeriği biraz karıştırınca yazdıklarımı daha<br />
kolay anlayacaksınız.<br />
Şimdi bir şekil nasıl çizilir onu anlatayım.<br />
İlk önce, yukarıda anlatacaklarımdan birini seçip ya da kullanacağınız olan formatı<br />
seçip birkaç saniye bekliyoruz ve sayfa açılıyor. Sayfanın sol tarafında kullanacağımız<br />
nesneler ve ortada ise çizim yapacağımız alan bulunmaktadır. Yukarıda<br />
ise kopyala, yapıştır, kes, yeni dosya, yazdırma, kaydetme yeni dosya açma gibi<br />
simgeler bulunmaktadır. Ayrıca metin büyüklüğü ve yazı karakterini ayarlayabileceğiniz<br />
seçeneklerde bulunmaktadır. Şekli çizmek için sol tarafta, sütunda ki<br />
yerde eklemek istediğimiz nesneyi seçip, çizeceğimiz yere tıklıyoruz; seçmiş olduğumuz<br />
yerin üstüne gelip boyutlamalarını, rengini ve istediğimiz diğer özellikleri<br />
tekrar seçerek ayarlar kısımdan ayarlıyoruz. Bu şekilde istediğimiz şekilleri çizmemiz<br />
mümkün.<br />
İşlem bittiğinde, kaydetmek için Save butonuna tıklıyoruz, kaydedeceğimiz yeri<br />
seçip kaydet butonuna tıklayarak kaydetme işlemini tamamlamış oluyoruz.<br />
İstediğiz yere bu dökümanı export edebilir, yani çıkarabiliriz. Bunun içinde sol<br />
üstteki Pdf, Word, PowerPoint, Excel seçeneklerine tıklamamız gerekmektedir.<br />
İşlemin gerisini program kendi yapmaktadır.<br />
Programda anlatacaklarım bu kadar. Program ücretli bir program olup, tek kişilik<br />
kullanım ücreti 99 dolardır. (Akademik versiyon ücreti bu şekildedir) Daha ayrıntılı<br />
bilgi edinmek isteyip, programı merak edenler, programı incelemek<br />
isteyenler smart draw’ın kendi sitesinden inceleyebilirler, ya da Google yardımıyla<br />
araştırıp öğrenebilirler. Bir sonra ki anlatımda görüşmek üzere…<br />
Kaynaklar:<br />
(Anlatım ve Görsel Kaynak Bana Ait)<br />
43<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
iNOVATiF KiMYA DERGiSiİ’NDEN<br />
HABERLER<br />
Asbest Yönetmeliği Tekrar Ertelendi<br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan<br />
‘’Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri<br />
Hakkında Yönetmelik’’ 23 Ocak 2013 yayınlanarak<br />
yürürlüğe girmişti. Yürürlüğün amacı, çalışanların<br />
asbest tozuna maruziyetinin önlenmesi ve asbest<br />
kullanımından doğan sağlık sorunlarından korunmadır.<br />
Asbest yönetmeliğindeki, 9. Maddenin dördüncü<br />
fıkrası ve ‘’ölçüm’’ başlıklı 10. Madde, 25 Ocak 2014<br />
tarihinde yürürlüğe girecekti. Bakanlık bu iki maddenin<br />
yürürlüğe girmesini 1,5 yıl daha uzattı. Bu iki<br />
önemli madde, 20 Temmuz 2015 tarihinde yürürlüğe<br />
girecek.<br />
10. madde şu şekildedir:<br />
‘’Ölçüm için kullanılan numune alma metodu, çalışanların asbest veya asbestli<br />
malzemeden kaynaklanan tozun kişisel maruziyetini gösterecek şekilde uygulanır<br />
ve numune alan kişinin korunması içinde gerekli önlemler alınır.’’<br />
Asbest’i Tanıyalım:<br />
Asbestin, çok iyi bir yalıtım özelliği olması, ısıya ve sürtünmeye dayanıklı olması<br />
gibi özelliklerinden dolayı endüstride çok yaygın kullanım alanı bulur. 1930-1970<br />
yılları arasında çok fazla üretilip kullanılmıştır.<br />
Uluslar arası Kanser Araştırma Ajansı (IARC)’ın, kansorojen listesinde asbest ‘’kesin<br />
kansorojen tanımlaması’’ ile birinci gurupta sınıflandırılmıştır. Ajansın, asbesti<br />
kanserojen listesine aldığında, 1986 yılından itibaren gelişmiş ülkelerde asbest<br />
kullanımı yasaklanmış; gelişmekte olan ülkelerde hala yaygın şekilde kullanılmaktadır.<br />
Ülkemizde 2010 yılında asbest kullanımı ve üretimi yasaklanmış; fakat<br />
hala asbestle temas etmekteyiz. Asbest, Anadolu da bilinçsiz ve yaygın bir şekilde<br />
kullanılmaktadır. Köylerde, evleri badana ve sıva amaçlı asbest kullanılmaktadır.<br />
Köylerde, bebeklerde pudra amaçlı olarak da asbest kullanılmaktadır. Asbest, çevreye<br />
yayıldığından dolayı asbestle doğrudan ve dolaylı olarak temas etmeyenlerde<br />
asbesti akciğerlerine alabilmektedir.<br />
Asbestin sebep olduğu hastalıklar: Akciğerde zar kalınlaşması, akciğer zarında<br />
çepeçevre kalınlaşması, akciğer zarları arasında iyi huylu su toplanması, akciğerlerde<br />
sertleşme ve bozulma, akciğer zarı kanseri ve akciğer kanseridir. Akciğerin<br />
yol açtığı hastalıkların maliyeti ise çok fazladır. Belki ticari olarak, daha ucuz olduğu<br />
için kullanıyoruz; ama bu maliyet bedelini hastane masraflarına ödemeyelim.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 44
Türkiyede ilk defa Organik Kozmetik Üreten<br />
Kadın Girişimci<br />
KOSGEB tarafından desteklenen kadın girişimci Kudret Livaoğlu, Türkiye’de ilk<br />
defa riskli kimyasal ve alüminyum içermeyen makyaj malzemesi üretti. Organik<br />
deodorant, diş macunu, makyaj malzemesi, yüz el ve vucut kremi, şampuan, saç<br />
kremi, dudak nemlendirici, yağlanmalara karşı koruyan ruj, kil maskesi, peeling,<br />
cilt bakım yağı, bebekler için pişik kremi, sıvı el sabunu, toz bulaşık makinesi deterjanı,<br />
toz çamaşır makinesi deterjanı ve leke çıkarıcı üreten Livaoğlu bir yılda<br />
yılın KOBİ’si seçildi.<br />
Livaoğlu, organik kozmetik ürünlerinin Türkiye’de pahalı olduğunu ve ithal<br />
edildiğini, bu alandaki eksikliği görerek, AR-GE çalışması yaptığını söyledi.<br />
Livaoğlu, ilk olarak doğal deodorant stick ürettiklerini ve hızla 18 çeşit ürüne ulaştıklarını<br />
söyledi. Livaoğlu, taleplere göre ülkenin ilk ve tek doğal diş macununu<br />
yaptığını söyledi. Livaoğlu; ürünlerinde alüminyum, paraben, hayvansal yağ,<br />
petrokimyasal madde, sentetik boya ve alkol olmadığını söylüyor. Kadın girişimci,<br />
ihracata başlayarak Azerbeycan ve Kırgızıstan’a ürün satmış; Kuveyt, Sudan ve<br />
Dubai’yle ihracat görüşmeleri başlatmış.<br />
45<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
Kocaeli’nin <strong>Kimya</strong> Sektörü İhracatı Arttı<br />
Kocaeli, Aralık ayındaki ‘’Kimyevi Maddeler ve Mamulleri’’ ihracatını 2012<br />
yılının aynı ayına göre % 7,6 artırdı.<br />
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)’in araştırmalarına göre, ihracatta kimyevi maddeler<br />
ve mamulleri 1’inci, taşıt araçları ve yan sanayi 2’inci, elektrik sektörü 3’üncü<br />
oldu.<br />
Aralık ayında, 492 milyon 611 bin dolar ihracat gerçekleştiren Kocaeli, Türkiye’nin<br />
1 milyar 603 milyon 246 bin dolar ‘’kimyevi maddeler ve mamulleri’’ ihracatının<br />
%30,7’sini karşıladı.<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 46
Yenilenebilir Enerjide Yeni Dönem Ucuz ve<br />
Güvenilir Piller<br />
Harvard üniversitesi, bilim adamları ve mühendisleri, elektrik enerjinin bir şebekede<br />
depolanacağı pil tanıttılar. Pilde güneş ve rüzgâr enerjisinden daha fazla verim<br />
sağlanacak. OPEN 2012 programı altın da Harward ekibi, Amerikan Enerji Bakanlığı<br />
Programı/(ARPA-E) fonuyla yeni bir girid bataryası geliştirdi. Batarya bir iki<br />
yıl sonra piyasaya sürülecek. Pil, metal içermiyor ve pilde ucuz bir organik molekül<br />
olan ’’ kinon’’ molekülü kullanılıyor.<br />
Güneş ve rüzgâr enerjisi iklime bağlı olduğundan, her yerde kullanılabilen enerji<br />
değiller. Bu enerjilerle sürekli ve kesintisiz elektrik üretimi yapılamıyordu. Batarya<br />
teknolojisi ile uygun maliyetli ve yüksek miktarda elektrik enerjisi depolanarak bu<br />
sorun çözülmüş olacak.<br />
Akım pilleri, katı elektrot pillerinin aksine enerjiyi, harici tanklarda kimyasal sıvı<br />
şeklinde depoluyor. Akım pillerindeki, enerji miktarı tanklarda bulunan kimyasal<br />
sıvı miktarı ile doğru orantılıdır. Bu pillerin tercih edilmesinin bir sebebi de, depolanan<br />
enerjinin kullanılan sıvı miktarı ile ayarlanabilmesidir. Diğer pillerde kullanılan<br />
lityum ve vanadyum metalleri pahalı ve maliyeti artıyor. Kinon molekülü<br />
kullanılması hem maliyeti düşürüyor, hem de fazla miktarda enerji depolanmasını<br />
sağlıyor.<br />
Proje ekibinin; hesaplamalarına göre, güneş ve rüzgâr enerjisinden daha fazla verim<br />
almak için bir veya iki günlük enerji depolayabilen bataryalar gerekiyor. Rüzgâr<br />
türbini için daha büyük depolama tankı gerekecek. Bu projede büyük tanklar<br />
yapılabildiği gibi küçük tanklarda yapılabilir. Küçük boyuttaki tanklar, binaların<br />
bodrumlarına yerleştirilerek, evlerde enerji olarak kullanılabilir.<br />
Kaynaklar<br />
1)www.medimagazin.com<br />
2)www.haberler.com<br />
3)www.kimyahaberleri.com<br />
4)www.yazarkafe.hurriyet.com.tr<br />
5)www.yirmidört.tr<br />
6)www.enerjigazetesi.com<br />
7)www.kanser.gov.tr<br />
47<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong><br />
Yararlı Siteler<br />
<strong>Kimya</strong> ile ilgili müfredat hakkında bilgi arıyorsanız bu site<br />
size göre. Öğretmenler için hazırlanmış güzel bir site.<br />
2013-2014 yılına ait kimya müfredatları bu site içinde<br />
mevcut. Ayrıca kimya formülleri diye bir bölümde sitenin<br />
içine yerleştirilmiş. Açık ve güzel bir şekilde site düzenlenmiş.<br />
Sitenin altında ise test soruları mevcut. Bu soruları da<br />
inceleyebilirsiniz. <strong>Kimya</strong> dersi videoları da izlemeniz için<br />
konulmuş. Kısaca güzel bir site özellikle öğretmen arkadaşların<br />
incelemesini öneriyorum.<br />
http://www.kimyasitesi.com/<br />
<strong>Kimya</strong> ile ilgili ders notları arıyorsanız bu site oldukça<br />
güzel. Sitede fizikokimya,organik kimya, enstrümental<br />
analiz, çevre kimyası, endüstriyel organik kimya, anorganik<br />
kimya hakkında notlar düzenli bir şekilde hazırlanmış. Blog<br />
olarak düşünülmüş bir sitede ilerleyen zamanlarda notlar<br />
eklenecek gibi görünüyor. Takip etmenizi öneriyorum.<br />
http://www.kimyam.net/<br />
Doç. Dr. Hüseyin ÇELIKKAN’ın sitesi. Sitede neler var. Site<br />
ders notları içeren güzel bir site. Hocamızın ders notları site<br />
içerisinde mevcut. Bu ders notlarını sıralayacak olursak.<br />
Aletli analiz ve Analitik kimya ders notları site içerisine<br />
konulmuş. Ödev yaparken rapor hazırlarken ya da arşivinize<br />
katmak için ideal bir site. Siteyi inceleyip notları okuyup<br />
başarılı olmanız dileklerimizle.<br />
http://websitem.gazi.edu.tr/site/celikkan/files<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 48
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong><br />
<strong>Kimya</strong> Bulmacasi<br />
1<br />
2 3<br />
4<br />
5<br />
6 7<br />
8<br />
9<br />
Soldan Saga<br />
1. Iki ya da daha fazla cins elementin belirli oranlarda<br />
birlesmesinden olusan saf madde.<br />
2. Atomun merkezinde proton, nötron gibi benzer atom alti<br />
parçaciklar içeren, oldukça küçük ve yogun, pozitif (+)<br />
yüklü bölge<br />
6. Kalsiyum borat minerali<br />
7. Bir sivinin buhar basincinin, ortam basincina esit olmasi.<br />
8. Kristal yapisinda belirli miktarlarda su molekülü içeren<br />
bilesiklerdir.<br />
9. Nötron sayilari ayni proton sayilari farkli olan atomlar<br />
Yukaridan Asagiya<br />
1. Fenol “C6H5-OH” + formaldehit “CH2=O” in<br />
polimerizasyonundan olusan reçineler.<br />
3. Bir ortamda enerji tasiyan egilim<br />
4. Atomlarin bilesik olustururken elektron alarak ya da<br />
vererek en dis enerji seviyelerindeki toplam elektron<br />
sayisinin helyum gibi 2 olmasi hâlidir<br />
5. Asetil salisilik asit<br />
49<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong>
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong><br />
Geçen Ayın Çözümü<br />
<strong>Kimya</strong> Bulmacasi<br />
3<br />
D<br />
1<br />
D<br />
E<br />
R<br />
2<br />
H<br />
i<br />
I A L I Z Z 4 D U B L E T<br />
6<br />
H<br />
S L O 5<br />
F<br />
I D R A T N 7 F L O R E S A N S<br />
M N M E<br />
8<br />
R<br />
9<br />
T<br />
A D Y O A K T I F L I K<br />
i<br />
E R M O K I M Y A N<br />
i<br />
C<br />
i<br />
A<br />
S<br />
Soldan Saga<br />
3. Bir çözelti içerisindeki küçük iyon veya moleküllerin yari<br />
geçirgen bir zardan geçmesi ve büyük iyon veya<br />
moleküllerin geçmemesi islemi. [DIALIZ]<br />
4. Atomlarin bilesik olustururken elektron alarak ya da<br />
vererek en dis enerji seviyelerindeki toplam elektron<br />
sayisinin helyum gibi 2 olmasi hâlidir. [DUBLET]<br />
6. Kristal yapisinda belirli miktarlarda su molekülü içeren<br />
bilesiklerdir. [HIDRAT]<br />
7. Bir maddenin kisa dalga boylu radyasyon ile uyarilmasi<br />
sonucu isik yaymasi uyarici ortamdan uzaklastirildiginda<br />
isik yayma islemi durur. [FLORESANS]<br />
8. Çekirdegin kararsizligindan dolayi bir kendiliginden<br />
çesitli olarak isimalar yapmasi.<br />
[RADYOAKTIFLIK]<br />
9. <strong>Kimya</strong>sal reaksiyonlarda isi degisimini inceleyen kimya<br />
bilimi.<br />
[TERMOKIMYA]<br />
Yukaridan Asagiya<br />
1. Bir maddenin belirli miktardaki bir çözücü veya bir<br />
çözeltinin içindeki göreceli miktari.<br />
[DERISIM]<br />
2. Elektron, proton ve alfa parçacigi gibi yüklü parçaciklara<br />
çok yüksek kinetik enerji kazandiran alet.<br />
[HiZLANDiRiCi]<br />
4. Sivi haldeki bir maddenin kati hale geçmesi. [DONMA]<br />
5. Belirli bir noktada birim zamanda (saniyede) geçen dalga<br />
sayisidir. [FREKANS]<br />
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> 50
İNOVATİF<br />
<strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong><br />
Bende Yazmak İstiyorum<br />
Dergide bende yazmak istiyorum benim de<br />
yazılarım olsun diyorsanız.<br />
***Yazacağınız konuyu belirleyin. (<strong>Kimya</strong> içeriği olan herhangi bir konu olabilir) Örnek: Polimerden<br />
ya da organikten bir konu ya da sanayide gördüğünüz bir şey ile ilgili bir konu. Kendi cümleleriniz<br />
ile olması şart. Alıntı alıyorsanız kesinlikle kaynak belirtmelisiniz.<br />
***Konuda kullanılan resimlerin kaynakları belirtilmeli.<br />
***Yazılar kesinlikle facebook üzerinden bizlere gönderilmemeli. Çünkü bu oldukça işimizi zorlaştırıyor.<br />
Yazılar inovatifkimyadergisi@gmail.com adresine gönderilmeli.<br />
***Dergi editörlerimiz olan<br />
Ayşe Emir, Caner Kavraz,Gültekin Özdemir arkadaşlarımıza ulaşması gerekmektedir.<br />
***Yazıları gönderdikten sonra kendiniz ile ilgili bilgileri de mail ile bize göndermelisiniz. Yoksa<br />
yazınız yayınlanmayacaktır.<br />
***Ad Soyad<br />
Ulaşılabilecek Mail Adresi(Hızlı ulaşılabilecek sık kullanılan bir mail olmalı)<br />
Bitirdiğiniz ya da okumakta olduğunuz Üniversite İsmi<br />
Çalışıyor iseniz çalıştığınız kurumdaki pozisyonunuz.<br />
Dergiye koyabileceğimiz türden bir profil resminiz.<br />
***Mart 2014 ayı sayısı için yazılarınızın son teslim tarihi. 20 Şubat 2014 dür.<br />
Her ayın son yazım tarihi 20. de bitecektir. 20. den sonra göndereceğiniz yazılar<br />
Bir sonraki ay yayınlanacaktır.<br />
***Ve son olarak kopyala-yapıştır ile yazıyı ben yazdım gönderiyorum derseniz yazınız kesinlikle<br />
yayınlanmaz. Bu şekilde yazı olmaz. Böyle uyanıklık yapıp kolaya kaçmak fark edilmeyecek bir şey<br />
değil. Sonuçta yazılarınızı okunuyor araştırılıyor. Bir şeylere emek verip orjinal şeyler çıkarırsanız<br />
rağbet görürsünüz. Lütfen bu konulara dikkat edelim.<br />
***Yazılarınızı word dosyası halinde maile atacaksınız. Resimleriniz varsa da konu içinde aralarda<br />
en az bir tane resim olsun. Fikir düşünce tarzı kimya sektöründe sorun yazıları çözüm yazılarında<br />
olmayabilir ama diğer konularda en az bir tane olmalı çünkü görsellik yazıya çok şey katıyor.<br />
***Şimdilik aklımıza gelenler bunlar sorun olursa eklemeler-çıkarmalar yaparız.<br />
***<strong>İnovatif</strong> <strong>Kimya</strong> <strong>Dergisi</strong> gönderdiğiniz yazıların yayınlanıp yayınlanmaması hakkını elinde tutar.