Hotel Restaurant Magazine Mart'17

istmagmagazin

http://www.hotelrestaurantmagazine.com

Editör

İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli’ni seçtik

Bu sayımızda turizm sektörünün ilgisini

çekeceğini düşündüğümüz özel bir dosya

konusu ile karşınızdayız. Hotel restaurant & hitech

dergisi olarak İstanbul’un En İyi 5 SPA &

Welness Oteli’ni sizler için seçtik, görüntüledik.

Bu çalışmamızda dergimizin 20 yıllık sektör

tecrübesi ve uzman yayıncılık anlayışı en güçlü

destekçimiz; SPA & Welness olgusunu en

üst seviyede tutan hijyen, misafir karşılama

ve uğurlama, eğitimli personel, kaliteli ürün

tedariki ve doğru atmosfer konumlandırması

kriterleri ana yüklenicilerimiz oldu.

Bu kapsamda konuya ilişkin uzman

görüşlerinin yanı sıra sektörün önde gelen

üretici firmalarının inovatif çalışmalarına,

trendlere yön veren yepyeni ürün, ekipman ve

sistemlerini de inceleme fırsatı bulabileceksiniz.

Dergimizin bu ayki iş’te kadın konuğu Robinson

Club Sarıgerme Park Tatil Köyü’nün sahibi

GBH Turizm’in ortaklarından Zeynep Arca

Şallıel... A Bağcılık Arcadia Vineyards şirketi ile

bir şarap üreticisi aynı zamanda Kırklareli’de

Nisan 2016’dan beri turizme konaklama

hizmeti sunan Bakucha Hotel & SPA’nın da

sahibi olan Şallıel, kendisini turizm gastronomi

alanında Türkiye Kadın Girişimciler Derneği

(KAGİDER)’in Yöresinde Fark Yaratan Kadın

Girişimci ödülüne götüren başarı hikayesini ve

gastronomi turizmine olan tutkusunu anlattı…

Şubat ayı turizm, kongre, etkinlik, yeme içme

ve tedarik buluşmaları anlamında çok verimli

bir ay oldu. Bunlardan biri; kongre, toplantı ve

etkinlik sektörünün buluşma noktası olan ACE

of M.I.C.E. Exhibition by Turkish Airlines idi

ki; gerek sektörün tüm bileşenlerini bir araya

getiren başarılı organizasyonu gerekse yerli ve

yabancı satın alıcıların, katılımcı firmaların

ve konuşmacıların davetli olduğu görkemli

‘Amezing Parti’ ile dördüncü kez sektöre

damgasını vurdu. Bu başarılı organizasyon için

Turizm Medya Grubu Başkanı Volkan Ataman

başta olmak üzere değerli ekibini bir kez daha

kutlamak isterim.

Şubat ayının önemli buluşmala noktalarından

biri de, yine ICC Kongre Merkezi’nde

gerçekleşen World Tourism Forumu oldu.

Dünya turizm sektörünün en önemli konu ve

konuklarını İstanbul’da ağırlayan Forum’a 20

farklı ülkeden 100’lerce davetli katıldı.

Bunlara ek olarak, bu yıl 24. sünü gerçekleştiren

ANFAŞ 24. FoodProduct - Uluslararası Gıda

ve İçecek İhtisas Fuarı ve Avrupa’nın en büyük

tüketim malları, züccaciye ve hediyelik eşya

fuarı Ambinete de sektörün en prestijli buluşma

noktaları arasında yer aldılar. Buradan emek ve

destek veren herkesi tebrik ederim.

Ünlü aşçılar diyarı Bolu’nun mesleğe kattığı

değerli lezzet ustalarından biri, Ünal Cenan.

“Ne iş yapıyorsun değil, nerede çalışıyorsun?”

sorusunun hafızalara mıh gibi yazıldığı Mengen

kökenli bir isim ama aile büyükleri gibi kalbini

ve ellerini çok erken yaşlarda mutfağa teslim

etmiş biri değil o. Her ne kadar çocukluğu

Mengen’in o görkemli yemek festivalleri

ve gündelik aşçılık öyküleriyle geçtiyse de,

anlattığına göre mesleki yolculuğu geç olsa da

güç olmamış...

Taksim ve Sultanahmet Eresin Otelleri’nin

Executive Şefi Ünal Cenan’ın merak uyandıran

aşçılık yolculuğu sizlerle...

Bu ay da turizm, yeme içme sektörüne dair

en güncel haber ve dosya konularımız,

keyifli söyleşilerimiz ve özel çekimlerimiz ile

sizlerleyiz...

Keyifli okumalar dilerim.

Hatice Ünal Bilen

İmtiyaz Sahibi

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK

İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. Adına H. FERRUH IŞIK

GENEL MÜDÜR

SORUMLU MÜDÜR

YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

YAYIN DANIŞMANLARI

MEHMET SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YUSUF OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

HATİCE ÜNAL BİLEN

hatice.unal@img.com.tr

Prof. Dr. HÜSNÜ GÜNDÜZ

Prof. Dr. İSMAİL KAYA

Doç. Dr. Murat Doğdubay

GÜRKAN BOZTEPE

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı

TURGUT AY

Türkiye Aşçılar ve Şefler

Federasyonu Başkan Yrd.

REKLAM KOORDİNATÖRÜ

REKLAM MÜDÜRÜ

EMİR ÖMER ÖCAL

emir.ocal@img.com.tr

VEYSEL BİRDAL

veysel.birdal@img.com.tr

CONSEPT TASARIM FATMA DEMİRBAĞ

fatma.demirbag@img.com.tr

BİLGİ İŞLEM Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

SOSYAL MEDYA Emir YENER

emir.yener@img.com.tr

FOTOĞRAF EDİTÖRÜ HAKKI GÜNERKAN

hakki.gunerkan@img.com.tr

KAPAK MEKANI Radisson Blu Hotel & SPA

İstanbul Tuzla

website

www.hotelrestaurantmagazine.com

e-mail

info@img.com.tr

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ

MUHASEBE ve

FİNANS MÜDÜRÜ

ABONE ve DAĞITIM

CTP - BASKI

İRTİBAT BÜROLARIMIZ

ADRES

EBRU PEKEL

ebru.pekel@img.com.tr

MUSTAFA AKTAŞ

mustafa.aktas@img.com.tr

NURTEN DEMİR

nurten.demir@img.com.tr

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi

İhlas Plaza No:11 A/41

Yenibosna–Bahçelievler / İSTANBUL

Tel: 0212 454 30 00

BURSA +90.224 211 44 50-51

KONYA +90.332 238 10 71

Evren Mah. Bahar Cad.

Polat İş Merkezi B Blok No:1 Kat:4

Güneşli-Bağcılar/İstanbul

Tel: +90 212 604 51 00

Faks: +90 212 604 51 35

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın

hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır.


içindekiler

İstanbul’un En İyİ

5

SPA & Welness Otelİ

dosya

44

antre

10 Sektörden kısa haberler

marka /advertorial

22 Kaliteli, ergonomik ve

ekonomik; DGS Bahçe Mobilya

gündem

24 ACE of M.I.C.E. Exhibition by

Turkish Airlines 4. kez gerçekleşti

28 World Tourism Forum 3. kez

gerçekleşti

32 Timur Bayındır: Anadolu’daki turizm

yatırımlarını inşaat yatırımı gibi

görmeyin

33 Yurt dışında Türkler için global otel

fiyatları 2016’da düştü

34 Jolly Tur ve Kilit Hospitality

Group’tan güç birliği mesajı

35 İstanbul’da düşüş sürdü

36 2017 gemi içi deneyim trendleri

37 Hangzhou, türk turistleri bekliyor

38 Nevgül Bilsel Safkan: Yabancı

turistlerin öncelikli beklentileri neler?

116 72

39 Ferzan Çelikkanat: 5 yıldız

değerindeki bir ülkeyi 3 yıldız

fiyatına satmamalıyız

40 Yaz sezonu öncesi otellerde

online pazarlama yarışı

42 TÜROB’tan ‘Komşunu da al

gel’ kampanyasına destek

43 Kaçak günübirlik evler

İstanbul Anadolu Yakası’nı

sardı

yeni yatırımlar

44 Kempinski, Küba’da ilk

modern beş yıldızlı lüks oteli

açıyor

46 Double Tree by Hilton Elazığ

açıldı

48 AccorHotels ile Rixos Hotels

arasında stratejik ortaklık

50 Hampton by Hilton İzmir’de

açıldı

52 Savoy Grup’tan Kıbrıs’a marina

yatırımı

dosya

54 İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness

Oteli

iş’te kadın

76 Toprağın ‘girişimci’ ruhu: Zeynep

Arca Şallıel

marka

80 Geleneksel Ege Seramik Yetkili

Satıcılar Toplantısı yapıldı

82 Faruk Dural: Slow Food

hareketini destekliyoruz

84 Porland Tiles Koleksiyon ile

geçmişe kapı aralıyor

86 Talha Çizmeci: Bu yıl büyümeden

bahsetmek hayalcilik olur

88 UR-GE ile rekabette bir adım öne

geç!

marka güncel

90 Sektör firmalarından kısa haberler

www.hotelrestaurantmagazine.com


92 124

76

şef’in gözünden

92 Mutfağın tatlı serti: Ünal

Cenan

gastro etkinlik

96 Unilever Food Solutions,

Sokakları İstila etkinliğinde iş

ortaklarıyla buluştu

97 Tadında Anadolu ile 40 yıl

hatırlı kahve sohbeti

98 Cappadox, gastronomi

deneyimi bu yıl doğanın içine

taşıyacak

99 Nestlé Professional Sevgililer

Günü’nde yeni çikolata serisini

tanıttı

100 Fransa Sarayı AmourLAB’de

kırmızıya boyandı

101 Türk-Macar ortak mutfak

kültürü tanıtıldı

hijyen

106 İkbal Yiğitalp; tekstil seçimi,

kullanım ömürleri ve yıkama ile

bağlantılarını yazdı

fuar

108 Frankfurt’ta beş Ambiente

günü

112 Kütahya Porselen ilham

veren tasarımlarıyla

Ambiente Fuarı’ndaydı

14 ANFAŞ FoodProduct 24. sünü

düzenledi

yeni mekan

116 Adını gökyüzünden alan

restoran: ASMANİ

118 İstanbul’un en iddialı

Azerbaycan mutfağı: Zafaran

Restaurant

122 Royal Taj Mahal Hotel’e

Mitsubishi Electric imzası

123 Turizm teknolojilerinde lider

marka: Elektra Otel Yönetim

Sistemleri

ürün

124 Dış mekanda şıklığın adresi:

L‘Unica

126 Geberit’ten yepyeni bir ürün:

Setaplano Duş Zemini

ürünler

128 Yeni ürünler

gastro aktüel

102 Gastronomi sektöründen

kısa haberler

www.hotelrestaurantmagazine.com

otel-tech

120 Ingenico YazarkasaPOS’lar

şimdi ZUBİZU ile uyumlu

22


12

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Atlasglobal’den 2017’ye başarılı

başlangıç

Türkiye’nin doğusuyla batısı arasında köprü oluşturma vizyonu

çerçevesinde 35 ülkede 50’den fazla noktaya uçuş gerçekleştiren

Atlasglobal, bu yılın ilk ay sonuçlarını içeren kapsamlı bir çalışma

açıkladı. Uluslararası bir havayolu şirketi olma hedefiyle büyüme

ivmesini sürdüren Atlasglobal, 2016 yılının Ocak ayıyla karşılaştırmalı

olarak sunduğu raporla başarısını ortaya koydu. Atlasglobal bu yılın

Ocak ayında dış hatlar kapasitesini, Ocak 2016’ya oranla yüzde 38

artırmayı başardı. Şirketin iç hatlar kapasitesinde ise geçen senenin

Ocak ayına kıyasla yüzde 22 oranında artış gerçekleşti.

Elite World Europe Genel Müdürü

Murat Arslan oldu

İstanbul Güneşli Basın Ekspres Yolu’nda ihtişamlı mimarisi ile dikkat çeken,

yeni bir iş modeli ile hizmet vermeye başlayan, 401 oda 802 yatak kapasiteli

Elite World Europe Hotels’in Genel Müdürlük görevine Murat Arslan atandı. 26

yılı aşkın süredir turizm sektörünün içinde bulunan Murat Arslan, Swissotel

The Bosphorus Istanbul, Ceylan Intercontinental Istanbul, Movenpick

Hotel İstanbul, Crowne Plaza Minsk Belarus otellerinde üst düzey yönetici

görevlerinde bulundu. Konaklama endüstrisinde genel yönetim alanında

başarısını kanıtlamış Murat Arslan, 2014 yılında başladığı Kaya Ramada Plaza

Hotel Istanbul’da Genel Müdürlük görevini üstlenmişti.

Emirates’e En İyi

Business Class ödülü

Emirates Havayolu, dünya turizmine yön veren liderleri buluşturan ve bu yıl

üçüncüsü düzenlenen Dünya Turizm Forumu’nda, “En İyi Business Class Hizmeti”

kategorisinde ödüle layık görüldü. Çırağan Palace Kempinski’de gerçekleşen

ödül töreninde, ödülü havayolu adına Emirates Türkiye, Bulgaristan ve Romanya

Genel Müdürü Bahar Birinci teslim aldı. Konu ile ilgili açıklama yapan Emirates

Havayolu Türkiye, Bulgaristan ve Romanya Genel Müdürü Bahar Birinci: “Amacımız

müşterilerimizin yolculukları sırasında her adımda en üst düzeyde hizmet almalarını

ve çok konforlu, keyifli bir yolculuk yapmalarını sağlamak. Uçaklarımızda en yeni

ürün ve teknolojilerin kullanıma sunulması için büyük yatırımlar yapıyoruz. Çok uluslu

kabin görevlilerimiz de çok ayrıcalıklı bir hizmet veriyorlar. Uluslararası saygın bir jüri

tarafından bu gayretlerimizin fark edilmiş olması bizi onurlandırdı” dedi.

Limak Sürdürülebilirlik Raporu’na Gold ödülü

Limak, 2014-2015 Sürdürülebilirlik Raporu, dünyanın en prestijli halkla ilişkiler platformlarından Amerikan İletişim Profesyonelleri Ligi

(League of American Communications Professionals – LACP) tarafından her yıl düzenlenen Uluslararası İletişim Ödülleri (2015/16 Vision

Awards) değerlendirmesi sonucunda ödül aldı. Rapor, 10,000 üzeri çalışan sayılı holding - sürdürülebilirlik raporu kategorisinde 100

üzerinden 98 puanla, ikinci en büyük ödül olan gold ödüle layık görüldü. Ödül; ilk izlenim, rapor kapağı, paydaşlara mesaj, rapor içeriği,

yaratıcılık, mesaj verme, bilgilere erişim, finansal bilgilerin anlaşılabilirliği gibi 8 kriter üzerinden değerlendiriliyor.


14

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Bu yıl en çok uçuş aranan 2. ülke,

Ukrayna

Türkiye ile Ukrayna arasında pasaportsuz seyahat uygulamasına

geçileceğinin duyurulması, iki ülke arasındaki turizm hacmini olumu yönde

etkilemeye başladı. Seyahat sitesi momondo’nın verilerine göre Türk

turistlerin Ukrayna’ya yönelik yaptığı uçuş aramaları, son üç yıldır istikrarlı

bir artış trendi izliyor. 2015 yılı boyunca, en çok uçuş aradığımız 9. yurt dışı

destinasyon olan Ukrayna, 2016 yılında yüzde 186’lık artışla 4. sıraya kadar

yükseldi. Artış trendi 2017’nin ilk ayında da aynı şekilde devam ederken,

Ukrayna, Ocak 2017 itibariyle Almanya’nın ardından en çok uçuş aranan

ikinci ülke oldu.

Sheraton Grand İstanbul Ataşehir

Down Şefler projesini başlattı

Sheraton Grand İstanbul Ataşehir, Down sendromlu gençlerin hayata

katılmasına ve mutfak becerilerini geliştirerek kendi yiyeceklerini

hazırlamalarına destek olmak amacıyla özel bir proje başlatıyor.

İstanbul Down Sendromu Derneği öncülüğünde 23 hafta boyunca

devam etmesi planlanan proje kapsamında, Down sendromlu

gençler, otelin Mutfak Şefi Özkan Acar ve ekibinin mutfak eğitimlerine

katılacak. Gençler, eğitimleri tamamladıklarında hem mutfak

becerileri kazanacak, hem de program sonunda alacakları eğitim

belgesi ile yiyecek-içecek sektöründe iş bulma imkanına kavuşacak.

Wyndham Grand İzmir Özdilek

‘Doğaya Dost’ adımlara devam

Gelecek nesillere daha yaşanabilir hayat bırakmak için ‘sürdürülebilirlik’ ilkesini

tüm iş süreçlerine entegre eden Wyndham Grand İzmir Özdilek, kendi bünyesinde

0,8 MW gücünde Trijenerasyon Sistemi kurarak yeni yılın ilk aylarında doğalgazdan

kendi elektriğini üretmeye başladı. Bu projeyle sürdürülebilir dünya adına sorumluluk

üstlendiğini bir kez daha kanıtlayan Wyndham Grand İzmir Özdilek, Trijenerasyon

Sistemi ile elektrik, ısınma ve soğutma enerjilerinin üçünü birden tek kaynaktan

üretiyor. Böylelikle otel, sadece kendi elektriğini üretmekle kalmıyor aynı zamanda

ısıtma ve soğutma anlamında da fayda sağlıyor.

SunExpress: 2017’de turizmde artış

bekliyoruz

Türk Hava Yolları ile Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, Türk turizminin

önemli bir ortağı olduğunu, olaylı ve zor geçen 2016 sonuçlarıyla bir kez daha

gösterdi. Akdeniz ve Ege bölgelerine tarifeli ve direkt seferlerle en fazla turist taşıyan

SunExpress, 2016’da batı Avrupa’dan gelen her beş turistten birini Türkiye’ye taşıyarak

Türk turizmine önemli bir katkı sağladı. 2016’da Antalya turizminde yüzde 30’luk

bir düşüş yaşanmasına rağmen, SunExpress’in Antalya’da yalnızca yüzde 9’luk bir

düşüş yaşadığını, ancak buna rağmen Antalya’da pazar payını yüzde 36’ya çıkardığını

belirten SunExpress Genel Müdürü Jens Bischof, “Aktarma merkezimiz İzmir’de ise

pazar payımız yüzde 76’ya çıktı. Biz, SunExpress olarak, 2017’de bizim ana pazarımız

Türkiye’ye odaklanmaya ve Almanya, Avusturya ve İsviçre’den haftada 450 tarifeli seferle

turist taşımaya devam edeceğiz” dedi.


16

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Gloria 20. Yıldönümü Turnuvası gerçekleşti

Doğanın kusursuz güzelliğinin, lüks ve konforla buluştuğu Gloria

Hotels & Resorts, kuruluşunun 20. yılı dolayısıyla düzenlenen Gloria

20. Yıldönümü Turnuvası–Golf ve Gastronomi” haftası kapsamında

Avrupa’nın dört bir yanından gelen golf tutkunlarını ağırladı. 11

Şubat’ta başlayan ve 18 Şubat tarihinde sona eren, Gloria Hotels

& Resorts’ e 20 yıldır konaklamaya gelen isimlerin davet edildiği

etkinliğe 200’e yakın katılım sağlandı. Etkinlik haftası boyunca Ünlü

şef Fahir Telli, hazırladığı özel yemek menüleri ile katılımcılara,

unutulmaz tatlar sundu. Etkinlik kapsamında tekler, çiftler ve

takımlar olmak üzere 3 farklı turnuva düzenlendi.

İstanbul Kongre sektörüne, ICCA’dan güçlü destek

ICCA-Uluslararası Kongre ve Konvansiyonlar Birliği Yetkilileri; CEO Martin Sirk, Avrupa Bölge

Direktörü David Bodor ve Yönetim Kurulu Üyesi Marta Gomez desteklerini ve işbirliklerinin devamını

göstermek adına İstanbul’da bulundular. Martin Sirk, İstanbul ziyaretine yönelik açıklamasında,

“Son 20 yılda İstanbul, uluslararası kongre ve toplantı sektöründe ‘premier league’ oyuncusu olarak

yerini aldı. Türkiye de bu çalışmalara destek olarak ülke çapında güçlü bir altyapı geliştirdi. Türk

Hava Yolları ise sahip olduğu iddialı ve küresel uçuş ağıyla bu gelişime büyük katkı sağladı. Türkiye

ve İstanbul; kültürler ve halklar, Doğu ile Batı ve Avrupa ile Ortadoğu arasında paha biçilemez bir

köprü görevi görmektedir. Şu anda Türkiye’nin karşılaştığı zorluklar; küresel endüstrimizde onun

üstlenebileceği hayati rolün önemini görmemizi engellemiş olabilir. Bununla birlikte üyelerimizin,

Türkiye’nin kongre ve toplantı sektöründe uzun vadeli büyüme ve gelişmeyi yeniden kurmalarına

yardımcı olacak bazı pratik çözümler ve fikirler önerebileceğimizi umuyoruz” dedi.

TAV’dan 2016’da

1 milyar 92 milyon avro ciro

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki önemli markası

TAV Havalimanları, 2016 yılında yedi ülkede işlettiği 14 havalimanında

104 milyon yolcuya hizmet verdi. TAV Havalimanları İcra Kurulu

Başkanı Sani Şener: “2016 yılında dünyada güvenlik kaynaklı endişeler

havacılık sektörünü etkiledi. Hem dünyada hem Türkiye’de havacılık

sektörü açısından oldukça zor bir yıl oldu. Buna rağmen TAV olarak

sahip olduğumuz dengeli portföy sayesinde önceki yıla göre hizmet

verdiğimiz yolcu sayısını yüzde 2 artırmayı başardık. 2017 yılında

toplamda hizmet verdiğimiz yolcu sayısının yüzde 4-5 arası artmasını,

ciro ile FAVKÖK’ün yatay seyretmesini ve net karda önemli bir artış

bekliyoruz. 2017 yılı için yatırım harcaması beklentimiz ise yaklaşık 50

milyon avro” diye konuştu.

Türkiye’de bir ilk! Uçakbüs seferleri başladı

Dünyada ve Türkiye’de olmayan karayolu hizmet modeli Vivalines ile İstanbul-

Ankara arasında hizmet vermeye hazırlanıyor. Uluslararası VİP hava yolculuğu

hizmet anlayışını baz alan ve bunu daha ileri götüren Vivalines karayolu seyahati

ile ilkleri ve hizmet anlayışı ile kendinden söz ettirecek. Normal otobüslerde

46 olan koltuk kapasitesi 31 adete düşürülmüş. Ve 31 adet özel tasarım lüks

koltuklar yerleştirilmiş. İçinde tuvaleti ve hizmet mutfağı bulunan Vivalines

otobüsleri ekspres seferleri ile hiçbir yerde durmayarak İstanbul- Ankara arasını

4 saat 15 dk’ya indirecek. Yolculuk sırasında sıcak yemek ikramının olacağı ve

her yolcuya özel tablet bilgisayar ile kesintisiz internet imkanı verecek Vivalines

bitmesi hiç istenmeyecek yolcukları ile anılması bekleniyor. Havalimanı stresi

ve uçak korkusuna son vermeyi hedefleyen Vivalines yolcularını evlerinden özel

araçlar ile alıp sadece yolcularına özel olarak tasarlanmış VİP Lounge’da ağırlıyor.

Yolcu güvenliğini çok önemseyen Vivalines kalkış noktalarına gelen yolcularının

valizlerini X-Ray cihazlarından geçiriyor ve her yolcuya özel olarak hazırlanmış

boarding pass ile otobüse binmesini sağlıyor.


18

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Celestyal Cruises 4 dalda en iyisi

Efsanevi Yunan Adaları Turları’yla kalpleri fetheden, yıl boyunca

düzenlediği otantik turlarıyla gerçek Küba deneyimi sunan Celestyal

Cruises’dan güzel bir haber var. Türkiye pazarında cruise tecrübesini

geniş kitlelere yayarak Türk gezginlerin de memnuniyetini kazanan

Celestyal Cruises’un kalitesi; dünya kruvaziyer yolcuları tarafından

da tescillendi. Celestyal Cruises CEO’su Kyriakos Anastassiadis,

ödülle gelen başarıyı şöyle yorumladı: “Celestyal Cruises, Ege

ve Küba sularında ziyaret ettiği her limanda, bölgenin kimliğine

uygun hareket etmeye, otantikliğe ve hizmet bütünlüğüne kendini

adamıştır. Bütün bu değerleri tek bir fiyata dahil etmekten mutluluk

duyuyoruz: Sabah, öğlen ve akşam yemeklerinin yer aldığı tam

pansiyon konaklama, en iyi markaları içeren herşey dahil konsepti,

en iyi kıyı gezileri, güvertedeki eğlence ve armağanlar. Bu ödülleri

almamız, çalışmalarımızın konuklarımız tarafından takdir edildiğini

göstermektedir.’’

Sosyal projeleriyle otelcilik sektörüne öncülüğe devam!

The Ritz-Carlton, İstanbul, yaşama değer katan sosyal sorumluluk projeleriyle

farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir

Kalkınma Programı’nın 2030 Hedef projesinde ilk kurucu üye şirket olan

The Ritz-Carlton Otel Grubu, proje hedeflerinin ilk iki maddesinde yer alan

yoksulluk ve açlıkla mücadele kapsamında ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmek

adına çalışmalarını sürdürüyor. 2016 yılında tamamen kendi kaynakları

ile birbirinden önemli 10 projeye imza atan kuruluş, bu kapsamda kimi

zaman kimsesiz çocukların dileklerini yerine getirdi, kimi zaman da Suriyeli

göçmenleri ve evsizleri sevindirdi.

Trendy Lounge & Bar Mart’ta çok eğlenceli

Yeşil ve mavinin buluştuğu Sheraton İstanbul Ataköy Hotel’in

içerisinde yer alan Trendy Lounge & Bar, sıcak atmosferi ve keyifli

konsepti ile buluşma noktası oluyor. Eşsiz manzarası ve zengin

menüsü ile özel günlerin adresi olan Trendy Lounge & Bar, Mart

ayında hem farklı DJ Performansları hem de konserleriyle, müzik

alanında her zevke hitap etmeye başlıyor. Haftanın altı günü farklı

konseptlerde eğlenceli performansların sergileneceği mekanda

her Çarşamba 45’likler, Pazartesi, Salı ve Perşembe günleri film

müziklerinden lounge tarzına, 80’ler – 90’lar’dan Oldies But Goldies ve

“Hits Nights”a kadar gibi birçok farklı konseptlerin sunulacağı müzik

ziyafetinde keyfinize keyif katacaksınız.

Marmara Bölgesi 2016 En İyi Toplantı Oteli

ödüllü Wyndham Grand İstanbul Levent

Son sistem işitsel ve görsel ekipmanlarla donatılmış 23 toplantı ve balo salonu

ile misafirlerine sunduğu ayrıcalıklı hizmet anlayışı sayesinde iş toplantılarının

vazgeçilmez adresi olmaya devam eden Wyndham Grand İstanbul Levent, özel

teraslı ve gün ışığı alabilen yapıya sahip salonlarıyla misafirlerine konfor ve lüksü

yaşatmaya 2017 yılında da devam ediyor. İstanbul’un en popüler iş ve alışveriş

merkezlerinin kalbi, Levent bölgesinde bulunan merkezi konumu ve metro

istasyonuna direkt bağlantısı sayesinde misafirlerine kolay ulaşımın rahatlığını da

sunan beş yıldızlı otel, en büyüğü 1270 m2’den 54 m2’ye kadar değişen, aydınlık,

son sistem işitsel ve görsel ekipmanlara sahip balo ve toplantı salonlarıyla başarılı

iş toplantılarının en aranan adreslerinden biri olmanın gururunu yaşıyor.


nouvelle

cuisine

tasarıma yolculuk

www.jumbo.com.tr -

/jumboturkiye


20

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Malaysia Airports, yönetim kadrosunu değiştiriyor

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın (ISG) sahibi Malaysia Airports Holdings

Berhad (Malaysia Airports), havalimanının geleceğine ilişkin planlarını ve yeni yönetim

kadrosunu kamuoyuna duyurdu. Malaysia Airports Genel Müdürü Badlisham Ghazali,

“Havalimanı şehirleri oluşturma alanında global lider olmak, bizi sadece bir havalimanı

işletmecisi olmaktan çıkarıp, dünyadaki trendlerle paralel olarak bir üst seviyeye taşıyacak.

Bununla birlikte grubumuzun bir parçası olan ISG, Türkiye’nin en gelişmiş dört şehrinin

ortasındaki konumu ve sahip olduğu önemli potansiyelle uluslararası büyüme stratejimizde

önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Halihazırda yapmış olduğumuz ve yapacağımız

yatırımlar sayesinde, ISG hem grubumuza hem de Türkiye ekonomisine ve ülkenin

uluslararası itibarına katkı sağlamayı sürdürecek” dedi. Diğer yandan Malaysia Airports

ISG CEO’su Gökhan Buğday’ın 1 Mart 2017 itibariyle görevinden ayrıldığını ve yerini büyüme

hedefi doğrultusunda görev yapacak yeni bir yönetime bırakacağını açıkladı.

Özbekistan Turizm Bakanı’ndan yatırım daveti

Çocuklar duymasın

tatile gidiyoruz!

Türkiye’nin önde gelen tur operatörü Prontotour, hazırladığı özel paket turları

ile seyahat severlere ayrıcalıklı tatil fırsatları sunmaya devam ediyor. Seyahat

severler artık çocukların olduğu turların yanı sıra çocuksuz bir tur seçeneğinden de

faydalanarak muhteşem bir Avrupa seyahatine çıkabilecek. Prontotour ile Avrupa’nın

İtalya, Roma, Floransa, Venedik, Milano ve Napoli gibi gözde şehirlerini, bu kez

çocuklar olmadan görme şansı bulmak mümkün.

Türkiye Otelciler Birliği yönetimi ile görüşen Özbekistan Turizm Bakanı

Kurbanovich, ülkede turizmin geliştirilmesi ve otel standartlarının geliştirilmesi

gibi alanlarda Türkiye’nin tecrübelerinden faydalanmak istediklerini söyledi.

Toplantıda konuşan Özbekistan Turizm Bakanı Sharapov Anvar Kurbanovich,

Özbekistan’da turizmin stratejik sektörlerden biri olarak belirlendiğini belirterek,

ülkede turizmin geliştirilmesi ve otel standartlarının geliştirilmesi gibi alanlarda

Türkiye’nin tecrübelerinden faydalanmak istediklerini söyledi. Yatırım yapmak

isteyen yatırımcılar için her türlü kolaylığın sağlandığını ifade eden Sharapov

Anvar Kurbanovich, Özbekistan’ın özellikle tarihi eserleriyle büyük bir turizm

potansiyeli barındırdığına işaret etti. TÜROB Başkanı Timur Bayındır da her türlü

desteğe hazır olduklarını dile getirdi.

“Happy Hour” buluşmaları Sait Halim

Paşa Yalısı’nda başlıyor

Boğaz’ın en güzel yapılarından Sait Halim Paşa Yalısı

plazalarda geçen yorucu günün ardından çalışanlar için çok

özel bir program hazırladı. Her ay bir kere saat 18.30’da

gerçekleşecek “Happy Hour”lar Executive Şef Oktay Özgün’ün

lezzetli ikramlarıyla başlayacak. 20.00’den itibaren canlı caz

konseriyle devam edecek. Konserler kışın yalının tarihi Selamlık

salonunda, yazınsa deniz üstünde yalının rıhtımında Boğaz’a

karşı gerçekleşecek. Yılın ilk happy houru 16 Mart Perşembe

saat 18.30’da Melis Sökmen & Uğur Güneş’le gerçekleşecek.


22

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Biletall, bu yıl

200 milyon TL

ciro hedefliyor

E ticaret sektörünün güçlü oyuncularından online seyahat

markası Biletall, her yıl bir önceki yıla göre büyüme

gösteriyor. Ar-Ge ekibi ile müşterilerinin seyahatlerini

kolaylaştırmak üzere yenilikler yapan Biletall ortak arama,

sesli bilet arama, fiyat alarmı ve öğrenciler için sen seç

ailen ödesin uygulamaları ile fark ortaya koyuyor. 5 yıl

öncesine göre 50 kat büyüme sağlayan Biletall, 3 milyondan

fazla bilet satışı ile 145 milyon TL ciro elde ederek e-ticaret

sektöründe dikkatleri üzerine çekti. Her geçen yıl sattığı

bilet sayısı ve cirosunu arttıran Biletall, 2017 yılında 200

milyon TL ciro hedefliyor.

İspanya ‘emanet’

turistlerle rekor kırdı

Geçen yıl Türkiye’ye gelemeyen yabancı turistlerin büyük

bölümü İspanya’yı tercih etti. Türkiye Otelciler Birliği’nin

hazırladığı rapora göre, İspanya turizm otoriteleri 2016 yılında

İspanya’yı ziyaret eden 75 milyon yabancı turistin yaklaşık 12

milyonunun ‘emanet turist’ olduğunu, bu turistlerin başta

Türkiye olmak üzere Tunus ve Mısır gibi güvenlik kaygısı

bulunan ülkeler yerine İspanya’yı tercih ettiklerini belirtti. Öte

yandan İspanya’nın konaklama arzı konusunda çok dikkatli

olduğu, Antalya’da İspanya’nın tamamından daha fazla beş

yıldızlı otel olduğu kaydedildi.

İsrail’den 400 bin turist

bekleniyor

Türkiye ve İsrail ilişkilerinde başlayan normalleşmenin

ardından Tel Aviv’de gerçekleştirilen Uluslararası Akdeniz

Turizm Fuarı’nda (IMTM) alınan sonuçlar, İsrail turizm

pazarıyla ilgili beklentileri artırdı. Türkiye’nin 7 yıl aradan

sonra ilk kez Bakanlık düzeyinde katıldığı fuar sonrasında

İsrail’den gelen turist sayısında hızlanma bekleniyor. Türkiye

Otelciler Birliği’nin (TÜROB) yaptığı değerlendirmeye göre,

bu yıl İsrail’den gelen turist sayısı 400 bine ulaşabilir. İsrail,

geçen yıl turizmde artış gösteren nadir ülkeler arasında yer

almıştı. 2016 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısı yüzde 30

düşerken, İsrail’den gelen turist sayısı ise yüzde 30 artarak

294 bin kişiye ulaşmıştı.


22

hotel restaurant

& hi-tech

marka / advertorial

Kaliteli, ergonomik ve

ekonomik

DGS Bahçe Mobilya

Özellikle alüminyum bahçe

mobilyaları konusunda

uzman DGS Bahçe

Mobilya, 14 yıldır kaliteyi

ergonomiyle buluşturuyor.

Horeca sektörüne hitap

eden firma, müşterilerinin

istekleri doğrultusunda

işlevsel ürünler de

tasarlıyor.

Samsun’da otel, plaj ve havuz mobilyaları üretimi yapmak

üzere 2003 yılında kuruluşunu gerçekleştiren DGS Bahçe

Mobilya, 2009 yılı itibari ile üretim faaliyetlerini sektöre

daha yakın olmak adına İzmir’in Menderes ilçesine taşıdı.

Çağın gereklerine uygun teknolojik ekipman ve alt yapısıyla

donatılmış tesislerinde modern bir üretim gerçekleştiren

DGS Bahçe Mobilya, alüminyum bahçe mobilyaları konusunda

sektörün güçlü ve uzman firmaları arasındaki yerini koruyor.

Özellikle alüminyum gövdeli ve dayanıklı file kumaşlı şezlong

firmanın ürettiği önemli ürünlerden. DGS Bahçe Mobilya

sandalye, masa ve sehpa üretimi de gerçekleştiriyor. Ayrıca

firma özel projelerde müşterilerinin istekleri ve beklentileri

doğrultusunda işlevsel ürünler de tasarlıyor.

Hafif, istiflenebilir ürünler

Ürün gamıyla Horeca sektörüne de hitap eden DGS Bahçe

Mobilya’nın misyonu;“kaliteli, ergonomik ve ekonomik

ürünler.” Bu doğrultuda ürünler geliştiriliyor. Ayrıca firma

ürünlerin işlevselliğiyle de müşterilerine büyük avantajlar

sağlıyor. Hafif ve istiflenebilir özelliğe sahip ürünleriyle DGS

Bahçe Mobilya, tesislere stoklama ve saklama konusunda

büyük kolaylık sağlıyor. Sektöre yön veren lider bir kuruluş olan

DGS Bahçe Mobilya, kuruluşundan bugüne turizm ve eğlence

sektörünün önde gelen tesislerini referansları arasına katmayı

başarmıştır.

DGS Bahçe Mobilya

Cem Çakır

Bu kapsamda Aquasis Deluxe Resort&Spa Didim, Flora Garden

Ephesus Hotel Kuşadası, Maxxroyal Belek, Gloria Sports Arena

Belek, Regnum Carya Golf&Spa Belek, Club Alibey Resort

Kızılağaç, Club Alibey Resort Side, Heaven Beach Resort

Kızılağaç, Sezer Hotel Grand Side, Kervansaray Hotel Lara,

Ramada Resort Lara, Grand Şeker Hotel Manavgat, Alkoçlar

Hotels Kemer, Boyalık Beach Hotel Çeşme, Alkoçlar Hotels

Alaçatı, Az-Ka Hotel Bodrum, Ramada Resort Hotel Bodrum,

Hilton Türkbükü, Hapimag Sea Garden Resort Bodrum, İsis

Hotel Bodrum, Armonia Holiday Resort&Spa Bodrum, Diamond

of Bodrum Hotel, İzer Hotel Beach Club Torba, İdeal Premium

Hotel Marmaris,Marmaris Resort&Spa Hotel, Ramada Resort

Hotel Didim, Sealight Resort Hotel Kuşadası, Korumar Hotel

Deluxe Kuşadası, Jiva Beach Resort Fethiye ve birçok değerli

turizm tesisini referansları arasına katmış olmaktan dolayı da

gurur duymaktadır.


26

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

ACE of M.I.C.E. Exhibition by

Turkish Airlines 4. sünü düzenledi

Fotoğraflar: Hakkı Günerkan

Kongre, toplantı ve

etkinlik sektörünün

buluşma noktası

olan ACE of M.I.C.E.

Exhibition by

Turkish Airlines, bu

yıl dördüncüsünü

İstanbul Kongre

Merkezi’nde

gerçekleştirdi.

İstanbul Kongre Merkezi Genel Müdürü

Pervin Zeydanlı, Türk Hava Yolları Satış-

Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı

Ahmet Olmuştur, Beşiktaş Belediyesi

Başkanı Murat Hazinedar, İstanbul

Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı

ve Turizm Atölyesi Başkanı Tülin Ersöz,

Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul İl

Kültür Turizm Müdürü, İstanbul Valiliği

Vali Yardımcısı İsmail Gültekin’in

katılımları ile ACE of M.I.C.E. Exhibition

by Turkish Airlines fuarının açılışı

gerçekleştirildi.

Ataman: “Bu yıl ‘Tüm

renklerimizle bir araya

geliyoruz”

Bu yıl “Tüm renklerimizle bir araya

geliyoruz” mottosuyla Türkiye ve

dünyadan sektör profesyonellerine ev

sahipliği yapan fuarın açılış konuşmasını

gerçekleştiren Turizm Medya Grubu

Başkanı Volkan Ataman; Türkiye’nin

en büyük B2B etkinliği olan ACE of

M.I.C.E. Exhibition by Turkish Airlines

kapsamında 15.000 profesyonel

ziyaretçinin beklendiğini belirtti. Volkan

Ataman, ‘’Fuarın bu sene 4’üncüsünü

düzenliyoruz. Ülkemiz çok zor bir

dönemden geçti. Bütün bunlara rağmen

çok güçlü, içeriği çok yoğun, çok ciddi

ziyaretçini ve satın alıcının geleceği bir

fuar programı bizi bekliyor. Bu sene 220

firma stant ile katılım gösteriyor. Bunlar

kongre, toplantı ve etkinlik sektöründen

firmalar. 15 binin üzerinde profesyonel

ziyaretçi gelecek. Toplam 720 tane satın

alıcı gelecek. Bunların 180 tanesi 39 ayrı

ülkeden geliyor. Kendi ülkelerindeki en


MPI Turkey Chapter fuarda sektör ve

üyeleri ile bir araya geldi

Meeting Professional International Turkey Chapter,

Ace of Mice by Turkish Airlines kongre ve etkinlik

sektörü fuarında aktif katılım gerçekleştirdi. Dünyanın

önde gelen toplantı, kongre ve etkinlik uzmanları,

Global MICE sektörünün geleceğini tartıştığı MICE

profesyonelleri geleceği inşa etmek için bir araya

geliyor’ başlıklı panel MPI Turkey Chapter Başkanı Elif

Balcı Fisunoğlu moderatörlüğünde gerçekleşti.

MPI tarafından hazırlanan “Future of Meetings”

raporundan sunumunda bahseden MPI Turkey Chapter

Başkanı Elif Balcı Fisunoğlu; MPI’ın mottosu olan “Biz

toplandığımızda dünyayı değiştiririz. Toplantılarda

dünyayı değiştirmeye devam etmek istiyoruz. Dünyayı

toplanmaya ve dünyayı değiştirmeye İstanbul’a davet

ediyoruz.” diyerek kapanış konuşmasını gerçekleştirdi.

Kongre, toplantı ve etkinlik sektörü

KasapDöner’le dönere doydu

“Hamburger çocuklarına döner yedirmeye geliyoruz”

sloganıyla bilinen Türkiye’nin sıra dışı döner markası

KasapDöner, kongre, toplantı ve etkinlik sektörünün

en önemli fuarlarından ACE of M.I.C.E. Exhibition

by Turkish Airlines’in yiyecek sponsoru oldu. Fuar

kapsamında 23 Şubat Perşembe günü Feriye

Sarayı’nda yerli ve yabancı sektör profesyoneli 700’ün

üzerinde kişinin katıldığı AMEzing Parti’de katılımcılar

KasapDöner’in sadece bifteklik etten yapılan eşsiz

lezzetiyle dönere doydu.


28

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

büyük kongre organizatörleri ve etkinlik

firmalarının sahiplerini burada ağırlıyoruz.

Bu yaptığımız çalışmalar ile ülkemize

ciddi kongrelerin, ciddi toplantıların

ve büyük grupların gelmesini sağmış

olacağız’’ dedi.

Ödül töreni 3 Nisan akşamı

gerçekleşecek

Her yıl tüm sektörün sabırsızlıkla

beklediği ve çeşitli alanlarda projelerin

belirleneceği ödül töreninin bu yıl 3 Nisan

Pazartesi akşamı Zorlu Performans

Sanatları Merkezi’nde gerçekleşeceğine

de değinen Volkan Ataman Türkiye ve

MICE endüstrisine hayırlı olmasını diledi.

Zeydanlı: “Fuar sektöre sinerji

kattı”

İstanbul Kongre Merkezi Genel Müdürü

Pervin Zeydanlı; Sektör için bu kadar

zor bir dönemde ACE of M.I.C.E.

Exhibition by Turkish Airlines’ etkinliğinin

gerçekleştiriliyor olmasını çok anlamlı

bulduğu ve kendilerinin de böylesi

kapsamlı bir organizasyona ev sahipliği

yapmaktan oldukça mutlu olduklarını,

organizasyonun sektöre ayrı bir sinerji

kattığını söyledi.

Olmuştur: “Fuarın öncü olması

en büyük dileğimiz”

Türk Hava Yolları Satış-Pazarlama Genel

Müdür Yardımcısı Ahmet Olmuştur ise;

‘Türkiye’nin milli bayrak taşıyıcısı olan

Türk Hava Yolları olarak bizleri küresel

ölçekte tanıtan misafirperverliğimiz başta

olmak üzere kültürel değer ve medeniyet

birikimimizi geniş kitlelere duyuran

etkinlik ve faaliyetlere destek vermeyi

sürdürüyoruz. Dünya Turizm Örgütü

verilerine göre; dünya turizm gelirinin

%30’u kongre ve toplantı sektöründen

sağlanmakta. Kongre destinasyonu olmak

bir şehrin marka imajı açısından da

oldukça büyük önem taşırken 40’dan fazla

sektöre de doğrudan veya dolaylı katkı


sağlanıyor.” dedi. İstanbul şehrinin 90’lı yıllardan itibaren kongre ve toplantı

sektöründe aktif olarak yer aldığını, şu an dünyada 8. sırada bulunduğunu

belirten Olmuştur; İstanbul’un bu minvalde uluslararası platformda önemli

bir merkez olduğuna değindi. İstanbul’un ilk 5 içerisinde yer almasında her

bir sektör temsilcisinin büyük önem taşıdığını belirtirken tek MICE fuarını

Türk Hava Yolları olarak organizasyonu uluslararası alanda desteklemenin

gururlandırıcı bir adım olduğunu söyledi. Ve organizasyonun ülkemiz turizm

ve kongre çıtasının yükseltilmesinde öncü olmasının en büyük dilekleri

olduğunu söyleyerek konuşmasını tamamladı.

Beşiktaş Belediyesi Başkanı Murat Hazinedar, İstanbul Büyükşehir

Belediyesi Başkan Danışmanı ve Turizm Atölyesi Başkanı Tülin Ersöz, Kültür

ve Turizm Bakanlığı İstanbul İl Kültür Turizm Müdürü, İstanbul Valiliği Vali

Yardımcısı İsmail Gültekin; Türkiye’nin kongre turizminde diğer ülkelere

göre çok değerli fırsatlar içerdiğini ve maliyetler açısından oldukça uygun

olduğunu ve ACE of M.I.C.E. Exhibition by Turkish Airlines organizasyonunun

söz konusu konuların yurt dışı pazarda da tanıtılması açısından büyük önem

taşıdığını ve İstanbul’un lider marka şehirlerden biri olabilmesi için her türlü

katkıyı sunmaya hazır olduklarını söylediler.

Boğaz ‘AMEzing Parti’ ile coştu

İlk gün katılımcı ve hosted buyer ların birlikte yeni iş bağlantıları da

kurdukları ‘Business Network Party’ ve yerli ve yabancı satın alıcılar,

katılımcı firmalar, konuşmacılar ile basın mensuplarının davetli olduğu 23

Şubat Perşembe gecesi Feriye Sarayı’nda gerçekleşti.


30

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

World Tourism Forum 3. kez gerçekleşti

16-18 Şubat tarihlerinde ICC Kongre Merkezi’nde gerçekleşen World Tourism

Forum dünya turizm sektörünün en önemli konu ve konuklarını İstanbul’da

bir araya getirdi. Bu yıl 3. sü gerçekleşen Forum 20 farklı ülkeden 100’lerce

konuğu ağırladı.

Turizmin Davos’u World Tourism

Forum, İngiltere Eski Dışişleri Bakanı

ve IRC (International Rescue Committee/

Uluslararası Kurtarma Komitesi) Başkanı

David Miliband, İngiltere İçişleri ve

Dışişleri Eski Bakanı Jack Straw ve turizm

bakanlarını ağırladı. Bu yıl üçüncüsü

düzenlenen World Tourism Forum Global

Meeting, dünya turizm sektörünün en

önemli konu ve konuklarını ikinci gününde

de bir araya getirmeye devam etti.

Küresel ölçekte düzenlenen dev forum 16

Şubat Perşembe günü Başbakan Binali

Yıldırım’ın açılış konuşması ile başladı.

World Tourism Forum Yönetim Kurulu

Başkanı Bulut Bağcı’nın turizm vizyonunu

ülke profesyonelleri ile paylaşarak, turizm

potansiyelini artırmak ve ülke ekonomisi

ile uluslararası ekonomilerin bağını

güçlendirmek hedefiyle bu yıl 3. sünü

düzenlediği forum Cuma günü de dev

konuklarını ağırladı.

Ana sponsorları, Denizbank ve

Koral Turizm

Denizbank ve Koral Turizm ana

sponsorluğunda yapılan forumda ilk

gün İngiltere Dışişleri Eski Bakanı,

International Rescue Committee (IRC)’nin

hem Başkanı hem de Yönetim Kurulu

Başkanı David Miliband; İsveç’in en büyük

turizm tanıtım ofisi Visit Stockholm’un

Ceo’su Thomas Andersson; ikinci günde

ise Tony Blair Başbakanlığı süresinde

İçişleri ve Dışişleri Bakanı olan Jack Straw

ve ünlü sosyal medya fenomeni Zach King

konuşmacı olarak yer aldı.

Bağcı: “Türkiye’ ye 75 milyon

dolarlık bir ekonomik ivme

sağladık”

World Tourism Forum Yönetim Kurulu

Başkanı Bulut Bağcı forum ile ilgili yaptığı

açıklamada “Turizmin öncü firmalarını

böylesine ciddi bir organizasyonla bir

araya getirmek Türkiye’nin turizm

geleceği için çok önemli bir etkileşim

sağlamıştır. Her sene büyüyen ve gelişen

World Tourism Forum Global Meeting’in

bu anlamda sektöre yapacağı katkının

farkındayız. World Tourism Forum bu dev

forum ile Türkiye’ ye 75 milyon dolarlık bir

ekonomik ivme kazandırmıştır. Bu vesile

ile dünyaca ünlü konuşmacıların yanı sıra

20’den fazla ülkenin Kültür ve Turizm

Bakanlarını da bir araya getirmekten

son derece mutluyuz. T20 kapsamında

20 ülkeden, 20 Turizm Bakanı ilk kez

bir araya geldi. Azerbaycan, Somali,

Mozambik, Pakistan, Tayvan, Kazakistan,

Kamboçya, Filipinler, Gana, Makedonya,

Benin, Özbekistan, Zimbabve, Ukrayna

katılan ülkeler arasında yer aldı” dedi.

Jack Straw oturumu büyük ilgi

gördü

Tony Blair Başbakanlığı süresinde İçişleri

ve Dışişleri Bakanı olan Jack Straw


güvenlik sorunlarının sadece Türkiye özelinde gerçekleşmediğini

İngiltere’de de bu tarz olayların zaman zaman cereyan ettiğini

belirtti. “Türkiye’de yaşanan her türlü terör olaylarını şiddetle

kınadıklarının altını çizen Straw; İngiltere ve Türkiye pek çok

ortak noktada birleşiyor, her şeyden önemlisi Avrupa Birliği’nin

kenarında duruyoruz. Her iki ülkede denizlerle çevrili.Bu coğrafi

özellik turizm açısından da olukça önemli ve ortak noktamız”

dedi.

Ünlü fenomen Zach King “Türkiye güvenli” dedi

Thy’nin kabin içi güvenlik filmini çeken ve Dünyada takipçi

sayısı 17 milyonu bulan ünlü fenomen Zach King Türkiye’de

olmaktan çok memnun olduğunu belirtti ve bence kimse

korkmasın Türkiye çok güvenli dedi. Oturumu pek çok sosyal

medya profesyoneli ve gençler tarafından yoğun ilgi gören Zach

King; sosyal medyaya giriş hikayesini izleyicilerle paylaştı ve “İlk

kez hayranlıkla izlediğim ve korktuğum Jurassic Park ilham

kaynağım oldu. Bu filmden sonra ailem bana kamera aldı ve ilk

çekim tecrübelerim böyle başladı. Üniversiteden mezun olup ilk

çekimlerimi evin garajında yapmaya başladım.

Youtube üzerinden film yapımı hakkında öğretici videolarla

Sonra Vine ile tanıştım, 6 saniyelik videolara senaryolar ürettik.

Bence sosyal medyada 3 şey çok önemli. Merak uyandırmak,

içeriğin herkesi kapsaması ve beğeni-paylaşım uygunluğu.

Video paylaşmayı seviyorum çünkü eğlenceli ve dil bariyeri yok”

dedi.

Turizm ve Sosyal Medya Raporu 16 Şubat’ta

açıklandı

Nielsen iş birliğiyle yapılan T20 açıklamasının ardından forumun

ilk günü Socialbakers tarafından hazırlanan Turizm ve Sosyal

Medya Raporu 16 Şubat’ta katılımcılar ile ilk kez paylaşıldı.

Bunun yanı sıra STR Global tarafından hazırlanan Özel Resort

Raporu da aynı gün ziyaretçilerin paylaşıma sunuldu.

“World Tourism Awards”

ile turizmin oscarları sahiplerini buldu

World Tourism Forum kapsamında 17 Şubat 2017’de

‘Dünya Turizminin Oscar’ı sayılan turizm endüstrisinin

en prestijli ödülü World Tourism Awards Çırağan Palace

Kempinski’de BBC World News’in usta yorumcusu ünlü

gazeteci Kasia Madera moderatörlüğünde sektörün

en’lerini belirledi. Açılış konuşmasını World Tourism

Forum Başkan’ı Bulut Bağcı ve Bitlis Milletvekili Vedat

Demiröz yaptı. Toplamda 35 kategoride verilen ödüller

arasında En iyi Havayolu Şirketi Qatar Airways, En İyi

Araç Kiralama Şiketi Hertz, En İyi Lüks Otel Çırağan

Palace Kempinski, En Uygun Fiatlı Havayoluu Şirketi

Pegasus, En İyi Dinlenme Salonu Ödülü Etihad Havayolları

AbuDhabi Lounges, En İyi Resort Otel Ödülü Güral Premier

Tekirova’ya, En İyi Butik Otel Ödülü Perdue Butik Otele,

ülke turizmi tanıtımına sağladığı medya katkılarından

dolayı Turkuvaz Grubu’na teşekkür plaketi, dünya

turizmine yaptığı katkılardan dolayı Mükemmel Turizm

Grubu Ödülü Coral Travel’a ve otel yöneticiliğinde üstün

başarısından dolayı Jüri Özel Ödülü Sayın Ralph Radtke’ye

verildi.


32

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Fotoğraf: Ümit Başer Alkaç

World Tourism Forum’da

Gastronomi Turizmi

konuşuldu

Gastronomi Turizmi Derneği, World Tourism Forumu’nun 17

Şubat Cuma günü devam eden ikinci gününde Gastronomi

Turizmi Paneli’ni gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Gastronomi

Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Ömer Kartın’ın yaptığı

panele konuşmacı olarak Nicole Restaurant Kurucusu ve Şefi

Aylin Yazıcıoğlu, Andiamo Travel sahibi Cem Polatoğlu, Brand

Travel sahibi Şef Metin Süerkan katıldılar.

“Kartın: “Türkiye’deki gastronomik ürünleri

derecelendireceğiz”

Panelin açılış konuşmasını yapan Ömer Kartın, derneğin son

dönem çalışmaları ve projeleri hakkında kısa bir bilgilendirme

yaparak, gastronomi turizminin yaygınlaşması ve bir ülke

politikası haline gelmesi için çalışmalarına devam ettiklerini

açıkladı. Bu alanda en etkili kurum ve kuruluşları harekete

geçirmeye başladıklarının da altını çizen Kartın, 6 ay gibi kısa

bir sürede 100 üyeye ulaştıklarını belirtti.

Panelde dernek çalışmalarıyla ilgili bir müjdeyi de paylaşan

Kartın, “Gastronomi Turizmi Derneği olarak Türkiye’deki

gastronomik ürünlerin belli bir standartta derecelendirmeyi

düşünüyoruz. Bununla ilgili yakında bir basın lansmanı

da yapacağız. Maalesef yemeğimiz konusunda yeterli

değerlendirme ve derecelendirme yok. Gastronomi Turizmi

Derneği bu konuda bir ön alarak KALDER ile bir iş birliğiyle bir

proje geliştirdik” diye konuştu.

Süerkan: “Her şehir kendi ürün ve lezzetine

sahip çıkmalı”

Gastronomi Turizmi Paneli’nde konuşan Şef Metin Süerkan’dı.

Her şehrin Gaziantep örneğinde olduğu gibi bir ya da iki ürünle

World Tourism Forumu’nun gastronomi ile ilgili

tek paneli olan oturum 17 Şubat Cuma günü

gerçekleşti. Moderatörlüğünü Gastronomi

Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Ömer

Kartın’ın yaptığı panelde turizm ve gastronomi

sektörünün çok değerli isimleri de yer aldı.

markalaşma serüvenine katılabileceğini ifade eden Süerkan,

marka kent olgusunun yaratılmasında bunun önemli bir adım

olacağına işaret etti. Süerkan ayrıca şehirlerin kendi yöresel

ürün ve tatlarına sahip çıkılmasının da önemine vurgu yaptı.

Yazıcıoğlu: “Daha çok araştırma yapmalıyız”

Türkiye’de ürün ve lezzetlerin çok iyi tanınmadığını dile getiren

Şef Aylin Yazıcıoğlu şöyle konuştu: “Restoran ve yemek

seçimlerimizde trendlere göre hareket ediyoruz. Bir dönem

sevdiğimiz bir yiyecekten kısa süre sonra uzak durarak ya

da sağlıksız olduğunu savunarak kulaktan dolma bilgilerle

sevdiğimizden yiyeceklerden de uzaklaşıyoruz. Ben özellikle bir

mekana gitmeden önce iyi araştırılması gerektiğini öneriyorum.

Yine ayı şekilde mutfağımıza aldığımız ürünlerin seçiminde de

iyi bir araştırma yapmak önemli.”

Polatoğlu: “Türkiye turizmini Japonya modeli

gibi 12 aya yayabiliriz”

Panelin diğer konuşmacılarından biri de, bir gastronomi

turizmcisi olan Cem Polatoğlu’ydu. Konuşmasında turizm

sektörüne ilişkin iyileştirilmesi gereken noktalara temas

eden Polatoğlu, tıpkı Japonya’da olduğu gibi tatil günlerinin

bölgelere göre belirlenmesi gerektiğini, böylece turizmin 12

aya yayılabileceğinin mümkün olabileceğini söyledi.

Ömer Kartın, panelde yaptığı konuşmada Gastronomi Turizmi

Derneği olarak çok yakın bir zamanda KALDER iş birliği

ile Türkiye’deki gastronomik ürünlerin belli bir standartta

derecelendirmeye başlanacağının müjdesini verdi.


34

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

TÜROB Başkanı Bayındır’dan yatırım

yorumu:

“Anadolu’daki turizm

yatırımlarını inşaat yatırımı gibi

görmeyin”

Ocak 2017’de otel yatırımları miktar olarak yüzde 19

azalırken, proje sayısı yüzde 11 arttı. Trabzon başta olmak

üzere Anadolu’daki yatırımların hareketlendiği gözlendi.

TÜROB Başkanı Timur Bayındır, Anadolu’daki yatırımların

memnuniyet verici olduğunu belirtti ve bir uyarıda bulundu:

“Turizm yatırımları bir inşaat yatırımı gibi görülmemesi, sağlıklı

bir pazar analizi yapılması gerekiyor” dedi.

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB)

Başkanı Timur Bayındır, Anadolu’da

yapılan turizm yatırımlarının

bir inşaat yatırımı gibi görülmemesi

gerektiğini belirterek, yatırımları hayata

geçirmeden önce sağlıklı bir pazar analizi

yapılması gerektiğini söyledi. Ocak 2017

döneminde yapılan otel yatırımlarına

yönelik teşvik başvurularını yorumlayan

Başkan Bayındır, ocak ayında ülke

genelinde toplamda 14 şehirde toplam

yatırım bedeli 187.9 milyon TL olan 20

yeni otel projesinin teşvik belgesi, toplam

10.5 milyon TL yatırım tutarı olan 4 otelin

ise yenileme belgesi aldığını hatırlattı.

“Doğru fizibilite önemli”

Turizm yatırımlarında geçen yıldan

itibaren başlayan yavaşlama sürecinin

devam ettiğine işaret eden Bayındır,

“İstanbul ve Antalya gibi turizm

merkezlerinde artık yeni kapasite

yatırımlarına ihtiyaç olmadığı

görüşümüzü sürdürüyoruz. Buralarda

yeni otel değil, mevcut otellerin

yenilenmesine yönelik yatırımlar

yapılmalı. Teşvikler de ona göre

düzenlenmeli. Anadolu’da yapılan yeni

yatırımlardan ise memnuniyet duyuyoruz.

Ancak burada da, sağlıklı pazar analizi

yapmak gerek, turizm yatırımlarını

bir inşaat yatırımı gibi görmemeli. Bu

yatırımların amacına ulaşabilmesi için

doğru bir fizibilite ile işletilmesi önemli.

İhtiyaçlar çerçevesinde uygulanacak

doğru teşvikler sayesinde, yatırımlar

yurt genelinde ihtiyaç duyulan bölgelere

doğru yönlendirilirken, mevcutların da

kârlı ve sağlıklı bir şekilde işletilmesi

sağlanabilir” diye konuştu.

“Trabzon yatak kapasitesinde

ikinci”

Öte yandan Ekonomi Bakanlığı verilerine

göre, ocak ayında ülke genelinde

toplamda 14 şehirde toplam yatırım

bedeli 187.9 milyon TL olan 20 yeni otel

projesinin teşvik belgesi, toplam 10,5

milyon TL yatırım tutarı olan 4 otelin

ise yenileme belgesi aldı. Yatırım tutarı

geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,

proje sayısı yüzde 11 arttı. Geçen yılın

aynı ayında 18 otel için 232.1 milyon

TL’lik teşvik başvurusu yapılmıştı. Ocak

2017’de yapılan teşvik başvurularının

sonuçlanmasıyla yatak kapasitesi 2.543

adet artacak. Ocak 2017’de yapılan

başvurularda yatak sayısı açısından 654

yatak İstanbul ilk sırada yer alırken, 354

yatak ile Trabzon ikinci ve 230 yatak ile

Antalya üçüncü sırada yer aldı. İstanbul,

yeni yatırım yapılacak tesis sayısı

bakımından da 4 otel ile ilk sırada yer

aldı. Teşvik belgesi alan oteller içerisinde

3 yıldızlı oteller 13 otel ilk sırada yer

alırken, kapasite bakımında 1.148 yatak

ile 4 yıldızlı oteller ilk sırayı aldı.

2017 OCAK YATIRIM TEŞVİK LİSTESİ

Sıra No İl Toplam Otel Sayısı Toplam Yatak Sayısı

1 ANTALYA 2 230

2 BURSA 1 108

3 DENZİLİ 1 50

4 ISPARTA 1 216

5 İSTANBUL 4 654

6 KARABÜK 2 214

7 KASTAMONU 1 134

8 KAYSERİ 1 127

9 MANİSA 1 103

10 MUĞLA 2 134

11 ORDU 1 63

12 SİVAS 1 106

13 TOKAT 1 50

14 TRABZON 1 354

Toplam 20 2543

2014- 2015-2016-2017 Yılları Ocak ayı Karşılaştırması

YIL İl Otel Sayısı Yatak Sayısı Ek İstihdam Yatırım Tutarı

2014 15 38 10.970 2.486 641 MİYON TL

2015 10 18 3.134 666 195,4 MİLYON TL

2016 15 18 3.853 1.042 232,1 MİLYON TL

2017 14 20 2.543 544 187,9 MİLYON TL


Yurt dışındaki Türklere

global otel fiyatları

2016’da düştü

Yurt dışında Türk ziyaretçiler için gözde

destinasyonlardaki global otel fiyatları

2016’da düştü.

Son Hotels.com ‘Hotel Price Index’ine göre,

2016 yılında dünyada yaşanan büyük politik

değişimler ve kur oynamalarına rağmen, seyahat

edenler dünya çapında ortalama gecelik otel

konaklaması için 2015’te uygulanan aynı fiyatları

ödediler.

2016’da 114 dolarda kalan global indeks, böylece

üst üste 3 yıl aynı fiyatta sabitlendi. Kuzey Amerika

ve Karayipler yıl boyunca ortalama olarak

küçük fiyat artışları (her ikisi de %1) gösteren

tek bölgeler olarak dikkat çekti. Ancak diğer

bölgelerdeki fiyat düşüşleri genel global fotoğrafı

yumuşattı.

Türkiye’deki seyahat severler, 2016 yılında en

gözde seyahat noktalarında daha uygun fiyatlara

konaklamanın tadını çıkardılar. İngiltere’ye

seyahat edenler, bir önceki yıla oranla oranla %11

daha az fiyat ödedi. 2016’da İzlanda, Mauritus ve

Seyşeller seyahatlerinin maliyeti de bir önceki yıla

göre daha az olurken; ortalama fiyatlar sırasıyla

%23, %46 ve %54 oranında düşüş gösterdi.

Vize olmadan seyahat edilebildiği için Türkiye’deki

seyahat tutkunlarının yurt dışı gezileri için tercih

ettikleri Gürcistan’da da otel konaklamalarına bir

önceki yıla kıyasla %5 daha az ödendi. Türkiye’den

giden ziyaretçiler tarafından ödenen ortalama fiyat

düşüş gösterdi ve bir önceki yıl 315 TL olan bu

rakam, 2016’da 298 TL’ye geriledi.

Yurt dışında en gözde 100 destinasyondaki ilk 5 fiyat düşüşü analizi

Ülke Ortalama Fiyat 2016 (₺) Ortalama Fiyat 2015 (₺) Ortalama Fiyattaki düşüş

İngiltere 486 548 -11%

Vietnam 157 204 -23%

İzlanda 453 587 -23%

Mauritius 664 1,219 -46%

Seyşeller 1,036 2,271 -54%

Türkiye’deki tatilciler yurt içindeki birçok uygun seçenekten yararlandılar

Türkiye’nin gözde beldelerine güzel bir seyahati tercih edenler ise 2016’da, kendilerine

sunulan birçok uygun seçenekten ve yeni açılan tesislerin gerçekleştirdiği özel

kampanyalardan yararlandılar. 2016 yılında Alanya, yerli konukların en çok tercih ettiği

tatil beldesi oldu. Konuklar 2015’te Alanya’da ortalama gecelik otel konaklamalarına 195

TL öderken; bu rakam 2016’da 175 TL olarak gerçekleşti. Dünya turizminin de en gözde

bölgelerinden olan Bodrum’da ise ortalama gecelik otel konaklamaları %3 oranında bir

değişimle 2015’te 363TL iken, 2016’da 373TL olarak gerçekleşti.


36

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Jolly Tur ve Kilit Hospitality Group’tan

güç birliği mesajı!

Jolly Tur ve Kilit Hospitality Group, Rahmi Koç Müzesi’nde basına yönelik

düzenlenen toplantıda güç birliği mesajı vererek, turizmin toparlanmaya

başladığı 2017’de yeni yatırımlara yol alacaklarını açıkladılar.

Turizm sektörünün iki önemli aktörü

Jolly Tur ve Kilit Hospitality Group,

27 Şubat Pazartesi günü Rahmi Koç

Müzesi’nde düzenlenen basın toplantısında

bir araya geldiler. Jolly Tur Yönetim Kurulu

Başkanı Mete Vardar ve Kilit Hospitality

Group Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kilit,

yeni stratejilerle iki grubun ilişkisinin

giderek güçlendiği mesajını verirlerken,

turizmin toparlanmaya başladığı 2017

yılında hedeflere doğru emin adımlarla

ilerleyerek yatırım sürecini devam

ettirdiklerini vurguladılar.

Toplantıda ayrıca Amara World Hotels

CEO’su Korhan Alşan, Crystal Hotels

CEO’su Umman Çetinbaş ve Jolly Tur

Akdeniz Bölge ve Kontrat Müdürü Yavuz

Öztürk de hazır bulundular.

Yeni stratejilerle giderek güçlenen ilişkiler

Turizm sektörünün iki öncü oyuncusu

olarak hız kesmeyen yeni yatırımlar ve

stratejileriyle geleceğe güvenle baktıklarını

vurgulayan Jolly Tur Yönetim Kurulu

Başkanı Mete Vardar, şöyle konuştu:

“Jolly Tur ve Kilit Hospitality Group’un

güvene, müşteri memnuniyetine dayalı

ilişkisi her yıl yeni projeler ve yeni

yaklaşımlarla daha da gelişiyor. Jolly Tur

olarak Türkiye’nin otelcilik sektöründe

yaptığı girişimler kadar müşteri

memnuniyetine odaklı yapısıyla ana

hedefleri doğrultusunda emin adımlarla

ilerleyen Kilit Hospitality Group’un ana

partneri olmaktan büyük bir memnuniyet

duyuyoruz.”

“Yatırımlara ve hedeflere doğru istikrarlı

adımlarla ulaşacak”

Jolly Tur’un 2017 performansının yanı sıra

sektörle ilgili açıklamalarda da bulunan

Mete Vardar, sektörün, kayıplar verdiği

2016 yılını turist sayısında yüzde 26,

ciroda yüzde 23 büyüme oranına erişip

başarılı bir performans sergileyerek

kapattıklarını belirterek, 2017 için

belirledikleri hedeflere de emin adımlarla

ilerlediklerine dikkat çekti. 2017 için yüzde

32’lik büyüme oranı ve 1.000.000 kişilik

tatil hedefi belirlediklerini anımsatan Mete

Vardar, yılın ilk çeyreği itibariyle eriştikleri

erken rezervasyon rakamlarının bu

hedeflere ulaşacaklarını ortaya çıkardığını

kaydetti. Diğer yandan, Jolly Tur’un “global

bir marka olma hedefi” doğrultusunda

yatırımlara devam ettiğine de dikkat çeken

Vardar, bu yatırımlardan biri olarak 3 yıl

içinde teknolojiye yapacakları 10 milyon

dolarlık yatırıma işaret etti. Teknolojiye

yaptıkları yatırımın dünya çapında bir

iddiaya sahip olduğunun altını çizen

Vardar, bu yatırımların sadece Jolly Tur

için değil, Türkiye turizm sektörü açısından

da önem taşıdığını belirtti. Mete Vardar,

30 yıllık turizm geçmişleri boyunca olduğu

gibi bugün ve gelecekte de Türkiye’ye ve

onun dinamiklerine güvenmeye devam

ederek yatırımlara sürdüreceklerini

vurguladı.

Kilit: “İstihdam ve yatak kapasitesinde

Türkiye’nin en büyükleri arasında”

Kilit Hospitality Group (KHG) hakkında bilgi

veren Tolga Kilit, Türkiye’nin en büyük

otel zincirlerinden biri konumunda olan

gruplarının şu anda Crystal Hotels, Nirvana

Lagoon Villas ve Amara World Hotels

markaları ile toplam 16 tesisle hizmet

verdiğini kaydetti. 16 tesisteki yaklaşık 25

bin yatak kapasitesi ile sektörün en hacimli

yatak kapasitesine sahip gruplardan biri

olduklarının altını çizen Kilit, 7 bin 500

kişilik istihdamla sektörde en yüksek

istihdam rakamlarından birini temsil

ettiklerini belirtti. KHG, Antalya Belek

bölgesinde Crystal markalı 5 yıldızlı dört

otel, Antalya Kemer bölgesinde Crystal,

Nirvana ve Amara markalarıyla 5 yıldızlı

altı otel, Antalya Side bölgesinde Crystal

markalı 5 yıldızlı dört otel, Bodrum ve

Kapadokya’da ise yine Crystal markalı 1’er

otelle çalışmalarını sürdürüyor.

“Cazip yatırım fırsatlarını inceliyor”

Tolga Kilit, 2017 yılını turizmde tekrar

bir toparlanma sürecinin başlangıcı

oduğunu düşünerek bu yönde hazırlıklar

ve planlamalar yaptıklarına dikkat

çekti. Özellikle, mevcut yatırımları daha

da geliştirmek ve değişen trendlere

uygun yeni faaliyet alanlarının tesislere

kazandırılması yönünde bir iç yatırım

sürecine odaklarını bildiren Kilit, diğer

yandan dış yatırımlar için de yeni

planlamaları olduğu mesajını verdi.

Kilit, “Şirket yapımız çok dinamik ve

her zaman yeni ve farklı cazip yatırım

fırsatlarını etüd ediyor, inceliyoruz. Ülke

turizminin gelişimi ile doğru orantılı olarak

mutlaka yatırımlarımız devam edecek ve

grubumuzun büyüme ivmesi artacaktır”

dedi.

“Rusya ve BDT ülkelerinin Türkiye talebi ciddi

oranda artacak”

Turizm sektörünün 2017 ve 2018

yıllarındaki olası performansı hakkında

açıklamalarda bulunan Kilit, Rusya

ve Bağımsız Devletler Topluluğu

ülkeleri başta olmak üzere uluslararası

mecralarda Türkiye’ye olan ilginin

arttığının altını çizerek, bu ilginin Akdeniz

Bölgesi odaklı olmak üzere turizm

sektörüne yansımaları hakkında şu

öngörülerde bulundu: “Bu ilgi, mutlaka

yaz satışlarına yansıyacak. Akdeniz Bölgesi

için 2017 yaz sezonunun 2016’ya göre kişi

sayısı olarak minimumda yüzde 25 – 35

büyüyeceğini öngörüyoruz. Bu toparlanma

süreciyle birlikte 2018 ve devam yıllarında

Türkiye turizm sektörü olarak hak ettiğimiz

seviyelere ulaşacağımıza inanıyorum.”


İstanbul’da düşüş sürdü

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) tarafından

açıklanan verilere göre, Türkiye’nin Ocak

2017 otel dolulukları geçen yılın ilk ayına göre

herhangi bir değişiklik olmadan yüzde 47.2

olarak kaydedildi. İstanbul’daki

kayıp ise devam etti.

Yılın ilk ayında Türkiye’nin konaklama sektörü doluluk

rakamları belli oldu. Dünya çapında veri ve analiz

şirketi STR Global’in Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) için

hazırladığı Ocak 2017 Ülke Performans Raporu açıklandı.

TÜROB tarafından değerlendirilen ve 2017 yılına ilişkin ilk

işaretleri de veren Ocak 2017 sonuçlarına göre, Türkiye’nin

Ocak 2017 otel dolulukları, 2016 yılının aynı dönemine

oranla herhangi bir değişiklik olmadan yüzde 47.2 olarak

kaydedildi. Buna karşılık İstanbul destinasyon bazında en

düşük doluluktan kurtulamadı.

İstanbul etkileniyor

TÜROB’un açıkladığı STR verilerine göre, İstanbul’un Ocak

2016’da yüzde 48.9 olan doluluk oranı, Ocak 2017’de yüzde

6.5 düşerek yüzde 45.7 ölçüldü. İstanbul bu düşüş oranı ile

Avrupa destinasyonları arasında Ocak 2017’de en büyük

düşüşü yaşayan destinasyon oldu. İstanbul aynı zamanda,

Ocak 2017’de Average Daily Rate (ADR) olarak adlandırılan

ortalama günlük satılan oda bedelindeki yüzde 29.7’lik

düşüş ve odabaşı elde edilen gelirlerde (RevPAR) yüzde

34.2’lik düşüş ile en büyük gelir kaybı yaşayan Avrupa

destinasyonu oldu. Ocak 2017’de İstanbul’da ortalama

günlük satılan oda bedeli 67.4 Euro’ya geriledi. Ocak

2016’da bu rakam 95.8 Euro olmuştu. Toplam oda sayısı

üzerinden odabaşı elde edilen gelirler ise (RevPAR) 30.8

Euro olarak ölçüldü. Ocak 2016’da bu rakam 46.8 Euro

olmuştu.

Acil önlem şart

İstanbul’a yönelik acil önlemler alınması gerektiğini

belirten Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur

Bayındır, turizmdeki sıkıntının en ağır etkilerine İstanbul’un

maruz kaldığına işaret etti. Bayındır, “Fiyatlardaki

düşüş devam etmesine rağmen Kasım ve Aralık 2016

dönemindeki doluluk verileri geleceğe ilişkin olarak bize

umut vermişti. Ancak Ocak ayı rakamları yine umutlarımızı

kırdı. Özellikle İstanbul turizmi için vakit geçirmeksizin

tedbir almak gerekiyor” diye konuştu.


38

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

2017 gemi içi deneyim trendleri

MSC Cruises, 2017 gemi içi deneyim

trendlerini paylaştı. MSC Cruises

gemilerinde eğlence, yeme içme

imkanlarından teknoloji yatırımlarına,

Wellness-SPA deneyimlerinden aile

odaklı seyahatlere kadar her türlü olanağı

yakalamak mümkün…

Eğlence İmkanları: Gemilerde 4

boyutlu sinema, Formula 1 Ferrari

aracı test simulasyonu, diskodan, jazz

ve canlı popüler müziğe kadar eğlence

alternatifleri, Broadway şovlarını

aratmayan animasyon imkanları ve gemi

içi etkinlikleri, kaptanın gecesi, gala gecesi

gibi balo organizasyonları sunulmakta.

MSC Cruises tarafından 20 Milyon

Euro yatırım yapılarak dünyanın en iyi

animasyon şovlarından biri olan Cirque du

Soleil ile anlaşma yapılıp, diğer muhteşem

animasyon gösterilerine ilave olarak da

yeni nesil gemilerde 2 özel şov seyretme

imkanı sunulacak. 2017 Haziran ayında

suya inecek dünyanın en büyük yeni nesil

gemilerinden MSC Meraviglia ile gemilerde

animasyon kavramı bambaşka bir boyuta

taşınmış olacak.

Yeme-İçme İmkanları: Gemilerde kahvaltı,

öğle ve akşam yemekleri için pek çok

seçenekler sunuluyor. Açık büfeden,

Alakart restaurantlara, değişik konseptte

Cafe’ler, müzikli-eğlenceli barlar, hatta

pastaneye kadar yeme-içme alanında

misafirleri şımartan deneyimler yaşatılıyor.

Çin, İtalyan, Japon, Meksika, Fransız gibi

pek çok Alakart Restaurant seçeneği de

bulunuyor. Artık gemilerde Michelin yıldızlı

dünyanın popüler şefleri de görev yapmaya

başlıyor. Üstelik Füzyon mutfağının en

güzel örneklerini oluşturabilmek için

şimdiden kollar sıvanmış ve dünyaca

ünlü şeflerle anlaşmalar imzalanmış.

2017 Aralık ayından itibaren Asia Füzyon

mutfağının öncülerinden Bay Roy

Yamaguchi MSC Seaside gemisinde,

Füzyon restaurantında hizmet vermeye

başlayacak. Ayrıca artık gemilerde görev

alacak Michelin şefleri ve uluslararası

alanda ödüller kazanmış pek çok şef de

görebileceksiniz.

Teknoloji yatırımları: 2017 yılından

itibaren suya inmeye başlayacak yeni nesil

gemiler, son teknolojilerle donatılmaya

özen gösteriliyor. Dünya devi teknoloji

firmaları ile anlaşmalar yapılıp, LCD

ekranlardan, oda içi teknolojik ürünlerin

tasarımları, kişiye özel aplikasyonlar,

Bar’da içecekleri hazırlayan ve sizinle

sohbet eden Robotlara kadar pek çok

teknoloji gemi seyahatleri içinde hayatınıza

dokunacak.

Wellness-SPA deneyimleri: Dünyanın

SPA konusunda en popüler ülkelerinden

getirilmiş profesyonel çalışanlardan

oluşan ekipler ile gemiler yıllardır

kadrolarını geliştirme çabasında. Sadece

masaj anlamında değil aynı zamanda

tedavi, bakım hizmetleri, vücudu zihni

dinlendirme, zihinsel arınma gibi

konularda da son derece ciddi çalışmalar

yapılmakta. Dünyaca ünlü Wellness

şirketleri ile anlaşmalar yapılıp, cep

telefonlarına indirilebilen uygulamalar

sayesinde MSC gemilerinde kişiye özel

Wellness deneyimleri yaşatılıyor, yoga,

golf, gündoğumu ve batımında özel spor

etkinlikleri, yürüyüş, tırmanma, basketbol

ve golf gibi etkinlikler organize ediliyor.

Diyet programları ve sağlıklı beslenme

konusunda seyahat boyu programlar

çıkarılıyor, en güzeli de seyahat edeceğiniz

şehri arzu ederseniz bisiklet veya yürüyüş

yolu planlamaları ile gezebileceğiniz

Wellness seyahat deneyimleri yaşatılıyor.

Aile odaklı mükemmel seyahat: Gemi

pek çok kişinin düşündüğü gibi yaş almış

kişilerin yaptığı bir seyahat değil. Özellikle

çocuklu aileler için ideal bir seyahat aracı.

Zira bavul açıp kapama derdi olmayan,

her sabah yeni bir limana uyanabildiğiniz

ve çocuklarınıza pedagoglar tarafından

oyunlar oynatılıp, animasyon etkinlikleri

yaptırılan, gelişimlerine katkı sağlamayı

amaçlayan bir seyahat biçimi… Gemilerde

merdiven aralıklarından, animasyon

salonları, basamakların düzenine kadar

her şey çocuklu aileler göz önüne

alınarak hazırlanıyor. Hatta arzu eden

aileler çocuklarını gemide son derece

gelişmiş mini club’lara bırakıp, çocukları

eğlenirken, kendileri de rahatça eşleri ile

şehri keşfedebiliyorlar.


Hangzhou, Türk turistleri bekliyor

Çin’in beş bin yıllık kültürü

bulunan Hangzhou şehri,

Türk turistleri bekliyor.

Çin’in en güzel şehirlerinden biri olarak

bilinen, tarihinin yanı sıra doğal

güzellikleri, zengin mutfağı ve modern

yapılanmasıyla dikkat çeken Hangzhou,

Türkiye’de tanıtım atağı başlattı.

İstanbul’da Hilton Oteli’nde düzenlenen

tanıtım etkinliğine Çinli yetkililerin yanı sıra

çok sayıda Türk turizmci katıldı.

Dorak Itır Tour tarafından organize edilen

tanıtım etkinliğine; Çin Halk Cumhuriyeti

İstanbul Başkonsolosu Zhang Qingyang,

Hangzhou Belediye Başkanı Yardımcısı

Zhang Jianting ve Hangzhou kentinden

gelen turizmcilerin yanı sıra İstanbul Vali

Yardımcısı İsmail Gültekin ile Türk turizm

acentelerinin yetkilileri katıldı.

Qingyan: “Türk kardeşlerimizi

Hangzhou’ya bekliyoruz”

Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul

Başkonsolosu Zhang Qingyan yaptığı

konuşmada, Çin ve Türkiye arasındaki

dostluğun çok eskilere dayandığını

belirterek, “İki ülke arasında turistik

iş birliklerini güçlendirmek ve Türk

kardeşlerimizi şehrimizde ağırlamak

istiyoruz. Yeryüzündeki cennet, zengin

doğası, ipek ve pirinç diyarı Hangzhou

5 bin yıllık bir medeniyeti barındırıyor.

Çin’deki en mutlu kent seçilen Hangzhou,

Marco Polo’nun da belirttiği gibi en güzel

ve en lüks şehir. Türk kardeşlerimizi

Hangzhou’ya bekliyoruz” dedi.

Hangzhou Belediye Başkanı Yardımcısı

ZhangJianting ise, iki nesle başkentlik

yapmış olan Hangzhou’nin dünya

mirası seçilen doğal güzellikleriyle

görülmeye değer bir şehir olduğunu

söyledi. ZhangJianting, “Dünyanın

mutlaka görülmesi gereken şehri seçilen

Hangzhou’ya Türkleri bekliyoruz. Bu

harika destinasyon boyunca dünyanın

başka hiçbir yerinde bulunmayan seviyede

misafirperverliği paylaşmaya istekli,

sıcak ve dost canlısı insanlar sizi bekliyor

olacak” dedi.

Gültekin: “Gökyüzünde cennet var ise

yeryüzünde Hangzhou var’

Toplantıda bir konuşma yapan İstanbul

Vali Yardımcısı İsmail Gültekin de,

Türkiye ile Çin arasındaki turizmin

artırılması için Çin Halk Cumhuriyeti

İstanbul Başkonsolosu ZhangQingyan

ile her hafta toplantı yaptıklarını söyledi.

Vali Yardımcısı Gültekin, “Gökyüzünde

cennet var ise yeryüzünde Hangzhou var’

sözü her şeyi anlatıyor aslında. Bu güzel

kentten misafirlerimizi ağırlamaktan

büyük mutluluk duyuyoruz. Seyahat

acenteleri her türlü iş birliğine hazır. Biz

de kendilerine her türlü desteği vermeye

hazırız” dedi.

Konuşmaların ardından Hangzhou

Belediye Başkanı Yardımcısı

ZhangJianting, İstanbul Vali Yardımcısı

İsmail Gültekin’e kendi yaptığı ve 180

yıllık bir restoranın yer aldığı resmi hediye

etti. Gültekin de, ZhangJianting’e çini bir

tabak takdim etti. Etkinlik, yenen öğlen

yemeğinin ardından sona erdi.


40

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Yabancı turistlerin

öncelikli beklentileri

neler?

Global seyahat sektörü

profesyonellerine teknoloji ve

rezervasyon çözümleri sunan

HotelsPro’nun Genel Müdürü Nevgül

Bilsel Safkan, Türkiye’yi ziyaret eden

ve ülke ekonomisine katma değer

sağlayan yabancı turistlerin otellerden

ve diğer turizm tesislerinden öncelikli

beklentilerini açıkladı. Yarattığı katma

değer, istihdam yaratma kapasitesi

ve döviz getirisi ile ekonomiye önemli

oranda katkı sağlayan turizm sektörünün

geleceği için yabancı turistlerin

beklentilerinin son derece önemli

olduğunu belirten Safkan, Türkiye’yi

ziyaret eden yabancı turistler için önem

taşıyan noktaları şu şekilde sıraladı:

Hizmet sunan kişilerin dil

becerisi

Yabancı dilleri öğrenmek turizm

sektörü açısından bir artı değil, bir

şart ve gereklilik. Bir veya birden fazla

yabancı dil bilen personel sayısı, yabancı

turistlerin beklentilerinin başında geliyor.

Eğitimli personel

Turist davranışlarını ve beklentilerini

yakından bilen, bu noktalar ekseninde

eğitim almış nitelikli insan gücü, tesisturist

ilişkisinde en önemli noktalardan

biri durumunda.

İnternet altyapısı

Sinyal gücü zayıf olmayan, bağlantı

problemi ve kesintisi yaşanmayan oteller

turistler açısından önem taşıyor ve tesisle

ilgili genel beğeniye de birebir etki ediyor.

Rehberlik ve danışmanlık

hizmetleri

Rehberlerin turizm sektöründe büyük

görevleri, katkıları ve aynı oranda da

sorumlulukları söz konusu. Bilgi birikimi

yüksek ve çok yönlü rehberler turistlerin

önem verdiği bir diğer nokta.

Turistik bölgelerdeki altyapı

Konaklanacak tesise kolay ulaşım,

konaklama tesislerinin güvenliği, tesisten

merkez ve tarihi noktalara ulaşım

rahatlığı, toplu taşıma sistemi gibi

detaylar turistler açısından önem taşıyor.

Çocukların eğlenebileceği oyun alanları

Tatil süresince çocukların

sıkılmamalarını sağlamak ebeveynler

açısından önem taşıyan konulardan biri.

Çocukların gün boyu koşuşturabilecekleri

ve eğlenebilecekleri geniş alanlar, tesis

seçimini etkileyen bir diğer faktör.


Ferzan Çelikkanat: “5 yıldız

değerindeki bir ülkeyi 3 yıldız

fiyatına satmaktan vazgeçmeliyiz”

Turizmde sahip olduğu potansiyeli

gelire dönüştürmeyi başaramayan

Türkiye, içinden geçmekte

olduğumuz süreçte daha çok gelir ve

turist kaybı yaşıyor. Geçen yıl turizmden

elde edilen gelir, bir önceki yıla kıyasla

yüzde 29,7 azalarak yaklaşık 22 milyar

dolara düşerken, ülkeye gelen yabancı

ziyaretçi sayısı ise bir önceki yıla yüzde

30,05 azaldı. Son yıllarda, turizm

sektörüne yaptığı yatırımlarla dikkat

çeken ve aynı zamanda Four Points by

Sheraton markasının işletmecisi Er

Yatırım firmasının Genel Müdürlüğünü

yürüten Ferzan Çelikkanat, “Doğal

güzellikleri, tarihi ve jeopolitik konumuyla

dünyanın sayılı ülkelerinden biri olan

Türkiye’nin, turizmdeki potansiyelini

açığa çıkarmamasının en temel nedeni;

sahip olduklarımızın değerinin farkında

olmamamızdır. O nedenle; 5 yıldız

değerindeki bu ülkeyi, 3 yıldız fiyatına

satıyoruz. Bundan vazgeçmeliyiz ” dedi.

“Turizmde, toptan pazarlama

dönemi bitti”

Ferzan Çelikkanat, Türkiye’nin dünya

turizminden hak ettiği payı alması,

turizm gelirlerini artırması için turizme

bakış açımızın değişmesi gerektiğini

vurgulayarak, önerilerini şöyle

sıraladı: “Tanıtım ve pazarlamada yeni

yöntemler geliştirmeliyiz. Toptancı

pazarlama anlayışından

çıkıp perakende pazarlama

anlayışına geçmeliyiz. İspanya,

perakende pazarlama

yöntemini kullanarak, turizm

sezonunu uzattı. Alternatif

turizm enstrümanları ortaya

koymalıyız. Özel temalar,

bölgesel ve destinasyon bazlı

alt markalar oluşturmalıyız.

Mesela Urfa Göbeklitepe,

Nevşehir Kapadokya,

Kastamonu Valla Kanyonu

gibi. Satış stratejisinde

ve satış kanallarındaki

alışkanlıklarımızı dönüştürmeliyiz. IT

altyapısına, online satış kanallarına ve

dijital pazarlamaya yatırım yapılarak,

ülkeyi büyük tur operatörlerinin

güdümünden kurtarmalıyız. Her

şey dahil sistemi kesinlikle ortak bir

konsensüs ile yapısal olarak değiştirmeli

ve ucuz ülke kavramından uzaklaşmalıyız.

Aynı şekilde tur operatörlerinin,

güdümünden de çıkmalıyız. Ürün

çeşitlendirmesi yapmalıyız ve başka

pazarlara yönelmeliyiz. Dünyanın

ekseni Batı’dan Doğu’ya kayıyor.

Ülke stratejilerimizi, geliştireceğimiz

ürünlerimizi hatta okullarda vereceğimiz

dersleri planlarken, bu değişime göre

hazırlanmalıyız. Politikalarımızı bu

realiteye göre oluşturmalı, pazarlamada,

destinasyon yönteminde ve planlarımızda

bu geleceği okuyarak hareket etmeliyiz.

Uzak Doğu, özellikle Çin pazarı dünyayı

ciddi şekilde etkilemeye ve etkisi altına

almaya başladı.” Çelikkanat, içinden

geçmekte olduğumuz süreçte; yeni

yatırımları teşvik etmek yerine, bir

süreliğine de olsa, mevcut işletmelerin

ayakta kalması için destek verilmesi

gerektiğine vurgu yaptı ve “Turizm

Acil Eylem Destek Paketi’nin kapsam

ve içeriği genişletilmeli. Faaliyetteki

işletmelere KDV kolaylıkları sağlanmalı.

Devlet destekli işletme sermayesi

kredileri paketleri oluşturulmalı” dedi.

“Önce insana yatırım

yapmalıyız”

Sektörde en önemli kaynağın insan

olduğunu, ancak sektöre yatırım yapan

firmaların mermere, taşa ve musluğa

yaptığı yatırımı insana yapmamasını

eleştiren Çelikkanat, “İnsan kaynağına

değer verilmemesi, yine sektörü vuruyor.

Kalifiye ara eleman bulmak kolay

olmuyor. Yeni jenerasyon, ara eleman

pozisyonunu meslek olarak görmüyor.

Okuldan mezun olan, hemen genel

müdür olacağını sanıyor. Ne kadar

iyi yatırım yaparsanız yapın, hizmet

veren insan iyi değilse, hiç bir değeri

kalmıyor” diye konuştu. Çelikkanat,

konaklama sektöründeki istihdama

yönelik olarak kamudan beklentilerini

de şöyle anlattı: “Turizm Sektörü

İstihdam Destek Paketi’nin kapsam ve

içeriği genişletilmeli. SGK ve muhtasar

ödemelerini en az 18 ay faizsiz olarak

ertelemeli. 2017 sonuna kadar sosyal

sigorta primlerinin, en azından yarısı

merkezi bütçe tarafından karşılanmalı. İş

ve iş kanundaki düzenlemelerle, özellikle

esnek çalışma modeli en kısa sürede

hayata geçirilmeli.”

“Avrupa’da yatırım

değerlendirmesi yapmayı

planlıyoruz”

Er Yatırım’ın devam etmekte olan

projeleri hakkında da bilgi veren Ferzan

Çelikkanat; “Orta ölçekli şehir içi iş oteli

yatırım modeli oluşturduk. Uluslararası

pazarlama gücü yüksek, fon değeri

yaratmak istiyoruz. Şu anda devam

etmekte olan 6 otel projemiz var. Four

Points by Sheraton markası adı altında

işleteceğimiz otellerden ilkini, haziran

ayında İzmir Bayraklı da hizmete açmaya

hazırlanıyoruz. Aynı zamanda, Avrupa’da

yatırım değerlendirmesi yapmayı

planlıyoruz.”


42

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Ramazan Becer

“Turizmin ivme

kazanması otellerin

kendi pazarlamasını

yapmasına bağlı”

Türkiye’de otelcilik sektörünün dijital pazarlama

kanallarını kullanmada henüz istenilen seviyelere

ulaşmadığını belirten CRM Medya Ajans Başkanı

Ramazan Becer, CRM Medya ve Google Partners

iş birliğiyle düzenlenen Turizmde Dijital Pazarlama

Konferansı’nda; otelcilik sektörü için ‘dijital

pazarlamanın’ önemine bir kez daha dikkat çekti.

Hem tatilcilerin hem

de turizmcilerin aktif

olarak kullanması

nedeniyle dijital kanallar

turizm sektörü içinde klasik

pazarlamanın tanımını da

değiştiriyor. Yaz sezonunun

yaklaşması nedeniyle

turizm sektöründe

online kanallarda da

trafiğin hızlandığını

belirten Ramazan Becer,

“Günümüzde insanların

büyük bir bölümü, internet

üzerinden araştırmalarını

yapıp rezervasyonlarını

gerçekleştiriyor. Bu

noktada internet ve

sosyal medyanın

doğru kullanımının

rezervasyonlara direkt

olarak etkisi var. Ancak bu

alandan pay alabilmek için

öncelikle otellerin kendi

dijital pazarlamalarını

oluşturmaları ve kendi

dinamiklerini çok iyi

bilmeleri lazım. Tanıtım

ayağında doğru sosyal

mecrada olmamak ya

da yanlış stratejiler

oluşturmak firmanın fark

edilmemesine neden

olabiliyor” dedi.

“Turizmde geleceğin

satış ve pazarlama

kanalı, sosyal medya

olacak”

Ramazan Becer, dijital

pazarlama yöntemlerinin

ve sosyal medyanın

rezervasyonlara katkı

sağlayarak turizmcilerin

web sitelerine trafik

çekebildiğini söyledi. Becer,

“Son yıllarda turizmciler

dijital pazarlamanın farkına

vardılar ve etkili bir şekilde

bu alanı kullanmaya

çalışıyorlar. Ancak turizm

sektöründe mevcut

pazarlama kanallarının

doğru kullanılması

gerekiyor” diye açıkladı.

Otel pazarlamasında da

satışın üç temel unsurdan

oluştuğunu ifade eden

Becer; Medyanın tüm

unsurlarının en etkili

şekilde kullanılması, Medya

faaliyetlerinin bir sonucu

olarak elde edilen lead ve

telefonların karşılanması

için call center altyapısının

hazırlanması ve

personellerin eğitilmesi,

CRM sistemi ile gelen

çağrıların sisteme

girilerek elde edilen

datanın anlamlandırılması

ve gelecekte

gerçekleştirilecek

pazarlama faaliyetlerinde

en etkin şekilde

kullanılabilmesi için

altyapının sağlanmalıdır.”

Becer konuşmasında

gerçekleştirilen

pazarlama stratejisinden

sonra sonuçların anlık

değerlendirilmesi

gerektiğini ve sonuçlara

göre yeni stratejiler

geliştirilmesi gerektiğini

ifade etti.

Ramazan Becer’in

ifadelerinden dijital

pazarlamanın avantajları

Bütçe çerçevesinde ihtiyaç kadar satış

yapma imkanı sağlar.

Diğer kanallara göre rekabet azlığı

sebebiyle fiyat politikasında daha pozitif

yol izleyebilir.

Sadık müşteri kitlesi oluşturur.

Loyalty avantajı sağlar; Konaklayan

müşteri artık senin müşterin olur

Shorta (kapasite fazlası rezervasyon

alma) düşmeden ara dönem doluluğu

sağlayabilmek gibi avantajları sağlar.


44

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

TÜROB’tan

‘Komşunu

da al gel’

kampanyasına destek

TÜROB Başkanı Timur Bayındır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Erdoğan’ın yurtdışındaki vatandaşlarımıza çağrıda bulunarak

‘komşunu da al gel’ kampanyası başlatmasını memnuniyetle

karşıladıklarını belirtti.

Turizm sektörü temsilcilerine

seslenen Cumhurbaşkanı Recep

Tayyip Erdoğan’ın, yurt dışındaki

vatandaşlarımıza çağrıda bulunarak

‘komşunu da al gel’ kampanyası

başlatması Türkiye Otelciler Birliği

(TÜROB) tarafından memnuniyetle

karşılandı. Cumhurbaşkanlığı

Külliyesi’deki buluşmaya TÜROB üst

yönetimi de katılırken, TÜROB Başkanı

Timur Bayındır, bu tür bir kampanyanın

olumlu olacağına, yurt dışındaki Türklerin

turizm açısından önemli bir potansiyeli

bulunduğuna dikkat çekti. Bayındır, sektör

olarak bu konuda gerçekleştirilecek her

türlü uygulamaya destek olacaklarını dile

getirdi.

“Turizmci bir danışman faydalı

olur”

Bayındır, bu tip kampanyalarım olumlu

olduğunu, ancak sektörün içinde

bulunduğu sıkıntıları aşabilmek için

başka destekler de beklediklerini ifade

etti. Türkiye, uluslararası arenada

imaj ve itibar yönetimini acele devreye

sokması gerektiğini belirten Bayındır,

turizm sektöründen bir profesyonelin bu

dönemde Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı

görevine getirilmesinin, sektördeki

gelişmelerin ve sektör örgütlerinin de

dahil edilmesi ile yapılacak çalışmaların

doğrudan planlamasına katkı

sağlayacağını vurguladı.

Bayındır, sektörümüzde faaliyet

gösteren işletmelerin SGK primlerinin

en az 1 yıl ertelenmesi, primlerin yüzde

50’sinin İşsizlik Fonu, İŞKUR veya Hazine

tarafından karşılanması sağlanması

ve banka kredileri konusundaki

sorunların çözüme kavuşturulması

gerektiğini kaydetti. Bayındır, sektörde

yaşanan olumsuz gelişmelerin tüm

ülkeyi etkilediği göz önüne alınarak,

açıklanan/açıklanacak desteklerin coğrafi

bölge belirtilmeksizin tüm ülkemizi

kapsamasının önemli olduğunu belirtti.


Kaçak günübirlik evler

İstanbul Anadolu Yakası’nı sardı

Kaçak günübirlik evler, hükümetin hayata geçirdiği yeni

uygulamalar ile kontrol altına alınmaya başladı. Ancak

yine de günübirlik kiralık evler Anadolu Yakası’nda

geniş bir faaliyet alanı buluyor.

İstanbul Anadolu Yakası’nda da

İstanbul’un diğer bölgeleri gibi

konaklama sektöründe aşırı arz

riski oluşurken, bölgedeki kayıt dışı

ve kontrolsüz günübirlik kiralık evler

sektör için tehdit oluşturmaya devam

ediyor. Hem güvenlik hem de mali açıdan

devlete büyük zararı bulunan bu tip

evler, hükümetin hayata geçirdiği yeni

uygulamalar ile kontrol altına alınmaya

başladı. Ancak yine de bu bölgede

günübirlik kiralık evler geniş bir faaliyet

alanı buluyor. Türkiye Otelciler Birliği’nin

(TÜROB), İstanbul Anadolu Yakası’nı

kapsayan araştırmasına göre, bu bölgede

45 adet müstakil bina ‘günübirlik kiralık’

adı altında otelcilik faaliyeti yapıyor. Bu

45 binada toplam yatak kapasitesi 1.800

adet düzeyinde bulunuyor. TÜROB’un

araştırmasına göre, Anadolu Yakası’nda

bu 45 müstakil binanın haricinde 1.732

adet de ‘günü birlik kiralık daire’ yer

alıyor.

Tamamen kayıt dışı

Araştırmayla ilgili bilgi veren TÜROB

Yönetim Kurulu Üyesi Levent Erdoğan, bu

tip evlerin tamamen kayıt dışı çalıştığına

işaret ederek, uyguladıkları fiyatlar ile

tamamen kayıt içindeki otellerle haksız

rekabete neden olduklarını dile getirdi.

Anadolu Yakası’nda yer alan toplam

kayıtlı konaklama tesis sayısının 190,

toplam yatak kapasitesinin ise 22 bin 220

civarında olduğunu hatırlattı. Erdoğan,

Anadolu Yakası’ndaki otellerin müşteri

kitlesinin Avrupa Yakası’nın aksine

ağırlıklı olarak yerli olduğuna dikkat

çekti.

Güvenlik için büyük risk

Erdoğan şunları söyledi: “TÜROB

olarak defalarca dile getirdiğimiz üzere

bu tür yerler terör örgütleri ve kanun

dışı kişilerin kullanımına son derece

müsait. 18 yaş altı gençlerin kanun

gereği otellerde tek başına konaklaması

mümkün olmadığından dolayı bu

tür yerlere yöneldiğini de üzülerek

gözlemlemekteyiz. Hem devletin hem

de sektörün maddi ve manevi büyük

zararına yol açan günlük evler sorununun

çözüme kavuşturulması yönünde kamu

nezdinde girişimlerde bulunduk ve

bulunmaya da devam ediyoruz. En son

geçen Kasım ayında günlük kiralık ev

kiralayanların kimlik bildirimi yapması

zorunlu hale getirilmiş olmasına rağmen

ruhsatlı olmadıklarından ve konut özelliği

taşıdıklarından dolayı denetimi neredeyse

imkansız. Kanuna aykırı hareket etmeleri

halinde ruhsat iptali ile ilgili maddenin

işletilebilmesi mümkün değil, çünkü

zaten ruhsatları yok. İstanbul’a gelen

turist ve otellerde yapılan konaklama

sayıları karşılaştırıldığında, kayıt dışı

konaklamadaki artışın devam ettiği

aşikar. Son yıllarda sayısı 20 bini aşan

kayıt dışı günlük kiralık evler, sektörümüz

açısından bir çok riski beraberinde

getirdiği gibi önemli miktarda vergi

kaybına da neden oluyor.”

Rakamlarla Anadolu

Yakası’nda konaklama

sektörü

• İstanbul’un Anadolu yakasında yer

alan toplam konaklama tesis sayısı

190, toplam yatak kapasitesi 22.220

adet düzeyinde bulunuyor. Bu otellerin

dağılımına bakıldığında; Kültür ve Turizm

Bakanlığı’ndan belgeli tesis sayısı 48 olup

toplam yatak kapasitesi 13.630.

• Bu tesislerin, 19 adedi 5 yıldızlı (yatak

kapasitesi 9.000)

• 14 adedi 4 yıldızlı (yatak kapasitesi 3.000)

• 12 adedi 3 yıldızlı (yatak kapasitesi 1.490)

• 2 adedi 2 yıldızlı (yatak kapasitesi 110)

• 1 adedi özel belgeli (yatak kapasitesi 30)

• Belediye belgeli tesis sayısı 97 (yatak

kapasitesi 6.290)

• Hostel sayısı 8 (yatak kapasitesi 500)

• Bunların haricinde İstanbul Anadolu

yakasında 45 adet müstakil bina

günübirlik kiralık adı altında işletiliyor.

Bunların toplam yatak kapasitesi 1.800.

• 45 adet müstakil binanın haricinde 1.732

adet günübirlik kiralık daire ilanları da

Anadolu Yakası’nda gözlemleniyor.


hotel restaurant

46 & hi-tech

yeni yatırımlar

Kempınskı, Küba’da ilk

modern beş yıldızlı lüks

oteli açıyor

Kempinski Otelleri Küba’nın

ilk modern beş yıldızlı lüks

oteli olacak olan Gran Hotel

Manzana Kempinski La

Habana için kısa bir süre

önce Grupo de Turismo

Gaviota SA ile bir yönetim

sözleşmesi imzaladı.


Kempinski’nin bu yılın ikinci

çeyreğinde Küba’da ilk otelini

açacağını duyurmaktan mutluluk

duyuyoruz. 246 odaya ve süitlere sahip

The Gran Hotel Manzana Kempinski

La Habana, UNESCO tarafından Dünya

Mirası ilan edilen Eski Havana’nın

kalbinde yer alan tarihi Manzana de

Gómez binasında bulunuyor.

Küba’nın ilk modern beş yıldızlı

lüks oteli

“Bu seçkin oteli baharda hizmete

sunacak olmaktan çok mutluyuz,” diyen

Kempinski Otelleri Yönetim Kurulu ve

İcra Kurulu Başkanı Markus Semer

sözlerine şöyle devam etti: “Küba’nın

ilk modern beş yıldızlı lüks oteli olacak

olan Gran Hotel Manzana Kempinski La

Habana açılışımızla öncü olma ilkemiz

devam edecek. Ayrıca lokasyon olarak

ünlü bir tarihi binada yer alması, otelimizi

Eski Havana’nın en özel projesi kılıyor.”

Grupo de Turismo Gaviota SA İcra

Kurulu Başkanı Carlos M. Latuff ise,

“Otellerimizin yönetimini üstlenecek

yeni ortaklarımızın uluslararası

bilinirliğe sahip olması bizim için

büyük önem taşıyor. Bu nedenle,

Havana’daki yeni otelimizi yönetmesi

için Kempinski markası seçildi” dedi ve

ekledi: “Avrupa’nın en köklü lüks otel

grubu Kempinski; 120 yıllık kusursuz

geçmişi, Avrupa’ya özgü lüks anlayışı ve

olağanüstü kalitesiyle Manzana de Gómez

için ideal bir ortak. Bu bina, Küba’da 20.

yüzyılın başlarında Avrupa tarzındaki

ilk alışveriş merkezi olarak inşa edilen

ve önemli bir tarihi bölgede bulunan

simgesel bir yapıdır. İşte bu kıymetli

mücevheri, Kempinski ile birlikte şehrin

lider lüks oteli yapacağız”.

Havana’nın tarihi en derin

bölgesinin merkezinde

The Gran Hotel Manzana Kempinski

La Habana’nın yarattığı heyecan,

daha açılmadan Küba sınırlarını aştı.

Misafirler, tümü dört ila beş metrelik

tavan yüksekliğine sahip, büyüklükleri 40

metrekareden başlayan ve baş döndürücü

Presidential Süit’te 150 metrekareye

ulaşan 246 lüks oda ve süitler arasından

seçim yapabiliyor. Eski şehir manzarasına

hakim çatı terası ve yüzme havuzu, otelin

dikkat çekici noktaları arasında yer alıyor.

Misafirler konaklamaları süresince 1000

metrekarelik alanda Resense tarafından

yönetilen muhteşem bir Spa hizmeti

alabiliyorken; ayrıca üç farklı restoran

seçeneği, bir lobi bar, puro salonu ve bir

iş merkezi ile unutulmaz bir konaklama

için ihtiyacları olan her şeye sahip

olabilecek. Havana’nın tarihi en derin

bölgesinin merkezinde, şehrin en ilgi

çekici noktalarının hemen yanı başında

yer alan bu yeni lüks otelin, Küba’nın

başkentinde deneyim edinilecek yer

haline geleceğinden hiç kuşku yok.

Grupo de Turismo Gaviota SA

Hakkında

Küba’yı tüm boyutlarıyla deneyimlemek

için Grupo de Turismo Gaviota SA bir

çeşitlilik ve konfor evreni sunar: önemli

şehirlerde ve sahil bölgelerinde yer alan

64 otel ve villasındaki 27.000’den fazla oda,

ülkenin toplam kapasitesinin üçte birini

oluşturur. Gaviota, faaliyetlerini çeşitli bağlı

kuruluşları ile güçlendirir; özel ulaşımla

ilgilenen Transgaviota, mükemmel bir dizi

denizcilik hizmeti sunan Marinas Gaviota,

sahip olduğu turizm merkezleri, spa’lar,

dalış merkezleri, yunus akvaryumlarının

yanı sıra çeşitli gezi ve seyahatler

düzenleyen, Gaviota’nın kendi seyahat

acentesi Gaviota Tours. Bu kuruluşlar

Grupo Gaviota’nın Küba turizmindeki en

geniş kapsamlı ve çok yönlü işletmeci

olarak öne çıkmasını sağlamaktadır.


hotel restaurant

48 & hi-tech

yeni yatırımlar

Double Tree

by Hılton

Elazığ açıldı

Hilton’un sektör lideri 14

markasından biri olan DoubleTree

by Hilton, yeni oteli Double

Tree by Hilton Elazığ’ın açılışını

duyurdu. Elazığ’daki otel,

Türkiye’de halihazırda faaliyet

gösteren 11 Double Tree by Hilton

otelinin arasında yerini aldı.

Şehir merkezinde ve belli başlı

turistik merkezlere de yakın

konumda bulunan 110 odalı

Double Tree by Hilton Elazığ, Elazığ

Havalimanı’na 12 km mesafede. Çatı

katındaki Terrace Bar & Cafe, şehrin

en büyük teras kafelerinden biri. All

Day Dining restoranında Türk ve dünya

mutfağından birbirinden leziz yemekler,

Lobby Bar’da atıştırmalıklar sunuluyor.

Hem iş hem eğlence amaçlı

konaklamalar için

DoubleTree by Hilton Global Başkanı

Dianna Vaughan şöyle konuştu:

“DoubleTree by Hilton Elazığ

konuklarını, DoubleTree by Hilton’a

özgü misafirperverlik ve markanın

alametifarikası, check-in sırasında

çikolata parçacıklı sıcak kurabiye

ile karşılıyor, konaklama boyunca

mükemmel hizmet sunuyor. Merkezi

konumu, tarihi alışveriş yerlerine ve

Elazığspor’un kalesi Elazığ Atatürk

Stadyumu’na yakınlığıyla otelimiz Elazığ’a

hem iş hem de eğlence amacıyla gelenler

için mükemmel bir seçim.”

Ayrıca konuklar sauna, hamam, özel

dinlenme alanları, masaj odaları, buhar

odası, kuru ve ıslak sauna, jakuzi, kapalı

havuz ve Vitamin Bar’ın bulunduğu

spa’da stres atıp rahatlayabilir ya da

24 saat açık modern spor merkezinden

yararlanabilirler. İş gezisi veya etkinlik

nedeniyle otelde konaklayanlar içinse,

300 konuğa kadar ağırlayabilecek

şekilde balo salonuna dönüştürülebilen

toplantı alanı ve ücretsiz kapalı otopark

bulunuyor.

Eşsiz tasarım

Double Tree by Hilton Elazığ Genel

Müdürü Sercan Köse ise “Double

Tree by Hilton Elazığ’ın açılışını

gerçekleştirmekten dolayı mutluyuz.

Baştan aşağı yenilenen bu güzel

otelde misafirlerimizi ağırlamak için

sabırsızlanıyoruz. Modern ve tarihi

detayların kombinasyonundan oluşan

tasarımı, eşsiz yemek seçenekleri,

üst sınıf servis ve hizmetleri ile

Elazığ’ı ziyaret eden turistlerin tercihi

olacağımızdan eminiz” dedi.

Otelin her odasında ücretsiz Wi-Fi, mini

bar, kasa ve DoubleTree Sweet Dreams

Sleep Experience yatakları bulunuyor.

Bazı odalarda balkon, ayrıca süit

kategorisindeki geniş odalarda jakuzi ve

elektrikli şömine yer alıyor.

Markanın “sıcak karşılaması” çikolata

parçacıklı Double Tree kurabiyelerinin

yanı sıra otel misafirlerine Wake

Up DoubleTree Breakfast kahvaltı,

oda içi gurme çay-kahve çeşitleri

ve doğal Aroma Actives Essentials

cilt ve vücut bakım ürünleri, kaliteli

buklet malzemeleri ve tabii benzersiz

DoubleTree by Hilton servisini sunuyor.


hotel restaurant

50 & hi-tech

yeni yatırımlar

AccorHotels

ile Rıxos

Hotels

arasında

stratejik

ortaklık

Resort otelcilik segmentinde küresel ölçekte faaliyetlerini geliştirmeye odaklanan

AccorHotels ile Rixos Hotels, lüks pazardaki varlıklarını genişletme hedefleri ve

büyüme stratejileri çerçevesinde stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.

Her iki marka uzun vadeli ortak bu

girişim kapsamında, Rixos marka

çatısı altında çeşitli ülkelerde

faaliyet gösteren resort otellerin

geliştirilmesi ve yönetimi konusunda

işbirliği yapacak. Ortak girişim şirketi,

AccorHotels ve Rixos Hotels’in %50 eşit

ortaklık yapısıyla kuruldu. AccorHotels,

yapılan işbirliği anlaşması ve ortak

girişim sayesinde Türkiye, Birleşik

Arap Emirlikleri, Mısır, Rusya ve

Avrupa’daki önemli destinasyonlarda

en özel konumlara sahip 15 oteli kendi

ağına entegre edecek. Ayrıca, işbirliği

kapsamında Rixos, 5 şehir otelini de

AccorHotels bünyesinde yer alan bir

otel markası ile yönetmeyi planlıyor.

Rixos Hotels, mevcut tesislerine kısa

süre içerisinde Dubai’deki ikinci lüks

oteli ve 2018 yılı sonunda Abu Dabi’de ve

Maldivler’de iki yeni yatırımı ekleyecek.

Bulunduğu destinasyonlarda lüks tatil

anlayışını benimseyen Rixos Hotels,

hem seçkin müşteri kitlesine hem de

grup misafirlerine hitap eden özelliklere

sahip, ender resort markaları arasında

yer alıyor. Tesis kalitesi, sunduğu yeme -

içme hizmetleri ve eğlence konseptleri ile

Türkiye ve Ortadoğu’da önde gelen lüks

destinasyon markalarından biri olarak

kabul ediliyor. Misafirlerine benzersiz

hizmet anlayışı ile özel ve unutulmaz

deneyimler sunan birbirinden ayrıcalıklı

her tesis, çevresindeki geleneklere de

uyum sağlıyor. Rixos Hotels markası

bünyesinde, Antalya’daki Rixos Premium

Belek ve Dubai’deki Rixos The Palm

gibi önemli tesisler bulunuyor. Bunun

yanısıra, Rixos, ülkenin turizm merkezi

Antalya’da kapılarını açan Türkiye’nin

en büyük yaşam ve eğlence parkı The

Land of Legends Theme Park’ı Temmuz

2016’da hayata geçirdi. Yeni kurulan ortak

girişim, park içerisinde yeralan otelin

yönetimini de üstlenecek.

Tamince: “Rixos olarak

yatırımlarımızı genişleteceğiz”

Rixos markasının küresel ölçekte büyüme

ve genişleme hedefinin bir parçası olan

bu stratejik ortaklığın önemini vurgulayan

Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı

Fettah Tamince, “Rixos Hotels olarak

küresel hedeflerimiz doğrultusunda

konaklama sektöründe çok güçlü bir

marka ile işbirliği yapıyoruz. Rixos,

partnerimizin marka gücü ve geniş dijital

pazarlama faaliyetleri ile desteklenen

satış ve rezervasyon ağı ile misafir

kitlesini ve yeni destinasyonlardaki

yatırımlarını genişletecek. Ayrıca,

dünyada 100 milyondan fazla üye

ile sektördeki en güçlü sadakat

programlarından biri olarak bilinen

Le Club AccorHotels’e katılımımız

da misafirlerimize önemli imkanlar

sunacak.” dedi.

Her iki marka

uzun vadeli

ortak bu girişim

kapsamında, Rixos

marka çatısı altında

çeşitli ülkelerde

faaliyet gösteren

resort otellerin

geliştirilmesi

ve yönetimi

konusunda

işbirliği yapacak.


Bazin: “Bu iş birliğiyle en iyi olma hedefimizde

bir adım daha ileri gidiyoruz”

AccorHotels Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Sébastien

Bazin, gerçekleştirdikleri stratejik ortaklığa ilişkin şunları

söyledi: “Bu yeni ortaklık bize pek çok fayda sağlayacak.

Büyüyen bir pazarda önde gelen resort işletmecisi olarak

misafirlerimize ve sadakat programı üyelerimize cazip tatil

destinasyonları sunacağız. Yeni işbirliğimiz ile hem büyüme

stratejisi açısından yeni fırsatlar yakalama hem de müşteri

deneyimi açısından konuklarına farklı hizmetler ve eğlence

konseptleri sunma konusunda en iyi olma hedefimizde bir

adım daha ileri gidiyoruz.”


50

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Hampton

by Hılton

İzmir’de açıldı

Hampton by Hilton İzmir Aliağa ideal konumuyla misafirlerini

ağırlamaya başladı. İzmir Mühendislik Şirketler Grubu’nun sahibi

olduğu 121 odalı otel, markanın Türkiye’de faaliyet gösteren 51 Hilton

oteli arasında yer alıyor.

Hilton’un orta fiyat segmentinde

yer alan, kaliteye önem verenlere

yönelik küresel markası Hampton by

Hilton, en yeni oteli Hampton by Hilton

İzmir Aliağa’yı açtı. İzmir Mühendislik

Şirketler Grubu’nun sahibi olduğu

121 odalı otel, Hilton Garden Inn İzmir

Bayraklı ile birlikte Türkiye’de faaliyet

gösteren 51 Hilton oteli arasında yerini

aldı. İzmir’in demir çelik endüstrisi

merkezi Aliağa ilçesinde bulunan

Hampton by Hilton İzmir Aliağa,

endüstriyel liman ve tesislere, ayrıca

şehrin tarihi bölgelerine de yakın. Halka

açık plaja yürüme mesafesinde bulunan

otele metro, otobüs ve araba ile rahatça

ulaşılabiliyor.

Hampton by Hilton İzmir Aliağa Genel

Müdürü Cihangir Kılıkçı şöyle konuştu:

“Misafirlerimize rahat ve keyifli

bir konaklama sunacağımız İzmir

Aliağa’daki yeni otelimizin açılışından

dolayı mutluyuz. Denize yakın, huzurlu

konumu ve endüstriyel merkezlere

yakınlığı ile otelimiz uluslararası

standartlarda bir konaklama deneyimi

yaşamak isteyenler için ideal bir

alternatif.”

Ücretsiz sıcak kahvaltısı

Hampton by Hilton İzmir Aliağa’da

markanın alametifarikası sıcak

kahvaltı, tüm konuklara ücretsiz

olarak sunuluyor. Atıştırmalıkların ve

içeceklerin satıldığı alan gün boyu açık.

Otelde konaklayanlar ayrıca ücretsiz

Wi-Fi, 24 saat açık spor salonu ve iş

merkezinden faydalanabiliyor. Tüm

odalarda kaliteli buklet malzemeleri,

konforlu sandalyeler, 40-inç LCD

televizyon ve ücretsiz çay/kahve

bulunuyor. Hampton by Hilton,

“Hamptonality” olarak anılan, markaya

has kültürü konuklarına yaşatması ile

biliniyor. “Hamptonality”, tüm otellerde

misafirlere güler yüzle hizmet sunmak

ve onların ihtiyaçlarını anlamaya

çalışarak civarda görülecek yerler,

tarihi mekanlar ve eğlenceli aktiviteler

ile ilgili tavsiyede bulunmak anlamına

geliyor. Hilton’un 14 markası altında

hizmet veren tesislerinde uygulanan

ödülü sadakat programı Hilton Honors,

Hampton by Hilton otellerinde de

uygulanıyor. Doğrudan diledikleri bir

Hilton kanalı üzerinden rezervasyon

yapan Hilton Honors üyeleri, hem

zamandan tasarruf ediyor hem de

avantajlı fiyatlardan yararlanıyor.

Bunun yanı sıra özel üye indirimi,

ücretsiz standart Wi-Fi ve Hilton Honors

Puanları (Points) ile ödeme fırsatı

yakalıyorlar.


hotel restaurant

54 & hi-tech

yeni yatırımlar

Savoy Grup’tan Kıbrıs’a

300 milyon dolar’lık

marina yatırımı

Savoy Grup, Kıbrıs Girne Savoy Ottoman Hotel’den sonra Girne

Merkez’de ilk marinası açılıyor.

Savoy Grup, Kıbrıs Girne Savoy

Ottoman Hotel’den sonra Girne

Merkez’de ilk marinasını açıyor.

Çatalköy bölgesinde yaklaşık 34.800

metrekarelik bir alana sahip Savoy

Luxury Marin Resort Hotel yaklaşık

90.000 metrekare alan üzerinde dünya

standartlarında ultra lüks bir tesis için 24

ayda tamamlanması bekleniyor.

Helikopter pistli oteli de var

Yaklaşık 300 milyon dolar’a mal olması

planlanan marinada bölgenin tek

helikopter pisti olan bir otel de yer

alacak. Yaklaşık 320 tekne kapasiteli

marina, tam donanımlı olarak her

türlü hizmet verecek. Türkiye girişli

tekneler için gümrük kapısı kurularak

yurt dışından gelen yabancı turistler için

ciddi bir ticari geri dönüşüm sağlaması

hedeflenen yatırımın otel kısmında özel

plajı 401 oda, 288 standart oda, 44 deluxe

suit oda, 28 executive oda, 4 king süitin

yanı sıra bölgenin en büyük kongre

salonu ile birlikte 4 havuz, 7 dünya

mutfağına hizmet veren restoran-bar,

spa merkezi ve golf sahası da bulunuyor.


hotel restaurant

56 & hi-tech

İstanbul’un

En İyİ

5SPA

& Welness

Otelİ

Bu sayımızda turizm sektörünün ilgisini çekeceğini düşündüğümüz özel bir

dosya konusu ile karşınızdayız.

Hotel restaurant & hi- tech dergisi olarak İstanbul’un En İyi 5 SPA &

Welness Oteli’ni sizler için seçtik, görüntüledik.

Bu çalışmamızda dergimizin 20 yıllık sektör tecrübesi ve uzman yayıncılık

anlayışı en güçlü destekçimiz; SPA otelciliği olgusunu en üst seviyede

tutan hijyen, misafir karşılama ve uğurlama, eğitimli personel, kaliteli ürün

tedariki ve doğru atmosfer konumlandırması kriterleri ana yüklenicilerimiz

oldu. Dosya konumuz kapsamında uzman görüşlerinin yanı sıra sektörün

önde gelen üretici firmalarının yeni çalışmalarına, trendlere yön veren

yepyeni ürünler, ekipman ve sistemleri de inceleme fırsatı bulabileceksiniz.


İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli

Çırağan Palace Kempinski Sanitas SPA

Hilton İstanbul Kozyatağı Hitclub SPA&Fitness

Radisson Blu Hotel & SPA Istanbul Tuzla

Raffles SPA

The Grand Tarabya Therapia SPA


hotel restaurant

58 & hi-tech

dosya / İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli

Boğaz’ın ‘Saraylı’ SPA’sı

Çırağan Palace Kempinski

Sanitas Spa


Geçen yıl World Travel Awards tarafından Avrupa’nın En İyi

Otel SPA’sı seçilen Çırağan Palace Kempinski Sanitas Spa’da

bedeninizin ve ruhunuzun ihtiyacı olan her türlü bakımı bulmak

mümkün. Sanitas SPA’da ister Uzak Doğu’nun mistik geçmişini

ayağınıza getiren Asian Spell masajı sayesinde vücudun

ihtiyacı olan dinginliği Balili terapistlerin usta dokunuşları ile

sağlayabilir ister geleneksel Türk Hamamı’nda uygulanan

kese ve köpük masajı eşliğinde sultanların ihtişamını gerçek

bir sarayda yaşamanın tarif büyüsüne siz de dahil olabilirsiniz.

Her cilt tipi, her yaş ve her ihtiyaca uygun bakım çözümleri

sunan Sanitas SPA, St. Barth adasında yetişen özel bitkilerin

köklerinden elde edilip özenle işlenmiş St. Barth ürünleri

ve okyanusun derinliklerinden toplanmış yosun özlü Thalgo

ürünleri ile hizmet veriyor.


hotel restaurant

60 & hi-tech

Bir SPA’yı En İyi

Yapan 5 Özellik

Elite World Europe Hotel Fit Life Spa Health Center Sağlık Merkezi Müdürü

Anıl Solmaz

Yetenekli Personel

Tesisin eğitilmiş ve deneyimli kişiler

tarafından çalıştırılması gerekir. Misafirlere

aile gibi davranmak için personelinizi

eğitin. Müşterilerle olan etkileşimlerinin

robotik olmadığına ve genel etkileşimin

olabildiğince insani olduğuna özen gösterin.

Temel ipucu: Mutlu bir çalışan, misafir için

mutlu bir deneyim yaratacaktır. Misafirlerin,

istedikleri hizmetin ayrıntılarını sormasını

beklememek gerekir. Proaktif olun ve

süreçle ilgili her şeyi - kullanacağınız

ürünler, avantajları (veya sınırlamaları),

alınan zaman, bakım sonrası ipuçları -

her şeyi açıklayın. Bilginin paylaşılması

sadece müşteri için değil, aynı zamanda

yeteneklerinize ve tesisinize de güven

oluşturur...

Rahatlatıcı Estetik Görünüm

SPA’nın ambiyansı, ilk izlenimi ortaya

koymada çok önemlidir. Misafirinizin

tesise girdiği anda hissettiği ilk

izlenimler kalıcıdır. Mümkün olduğunca

olumlu olarak bu izlenimleri yapmanız

önemlidir. Misafirlerin kötü deneyimlerine

baktığımızda, atmosfer en çok bahsedilen

sebeptir. Bu çoğunlukla gürültü, sıcaklık,

kalabalık bir duygu, steril veya rahatlatıcı

bir atmosfer eksikliği, rahatsız edici

konuklar veya kötü aydınlatma kaynaklıdır.

SPA’lar, misafirlerin görünüm ve zihinsel

refaha odaklanırken dinlenip gevşemelerini

sağlamak için tasarlanmıştır ve tesisinizin

estetiği bunu yansıtmalıdır. SPA’nın tüm

görünümünü gevşeme ve rahatlığı teşvik

etmek için uygun hale getirin, misafirlerin

tam da aradıkları şey budur. Elbette

yerinizi tasarlamadan önce SPA konusunda

profesyonel bir mimarın yardımını alın.

Kaliteli Ürün

Misafirlerin sıklıkla yaşadığı bir başka

kötü deneyim tesiste olmayan içecek,

atıştırmalıklar, SPA ürünleri, terlik - havlu

servisi gibi özelliklerin olmamasıdır. Elbette

sadece bahsedilen ürünlerin olması yeterli

değildir. Aynı zamanda ürünlerin kaliteleri

misafire verilen değeri gösterir. En iyi

deneyimlerinden bahseden misafirler,

bu ürünlerin gerçekten deneyime değer

kattığını görmüşlerdir.

Hizmet Çeşitliliği

SPA, fitness ve havuz gibi çeşitli hizmetlerin

bir arada olduğu tesisler kullanıcıların

tercih sebebi olabilmektedir. Odaklanmak

istenen sadece SPA ise, o takdirde sadece

o konuda bir tesis açabilirsiniz. Ancak

tüm hizmetlerin bir arada olması birçok

açıdan avantaj sağlar. Müşterilere çeşitli

masajlar ve diğer SPA hizmetleri sunmak,

fitness da farklı stüdyo dersleri yaratmak

yeni müşteriler arasında ilgi uyandırır ve

mevcut müşterilerin kaybedilmemesini

sağlar. Bununla birlikte, daha fazla hizmet

veya ürün sunmak her zaman bir rekabet

avantajı değildir. Daha fazla hizmet

vereceğim derken misafirlerde şaşkınlık

ve karmaşıklık yaratabilirsiniz. Eğer daha

fazla hizmet veya ürün sunmayı seçerseniz,

eklediğiniz menünün karmaşıklığını yöneten

bir sisteme sahip olduğunuzdan emin olun.

Altın Kurallar

Tesisinizdeki altın kuralları oluşturun.

Bunlar Sunum, Bütçe / Finansman,

Operasyon, Pazarlama ve Eğitim.

Sunum: Tesisinize ilişkin sunum,

resepsiyonunuzdan çalışanlarınızın

görünüşüne kadar her şeyi kapsar. Web

siteniz, basılı makbuzlarınız, menüleriniz,

dekorlarınız ve hepsi sunumun bir

parçasıdır. Sunum işinizin imajını etkiler

ve bu genel imaj, iş dünyasında ağızdan

ağıza bilginin, itibarın ve nihai başarının

omurgasıdır.

Bütçe / Finansman: Finansal akışınızı ne

kadar kontrol altına alırsanız o kadar da

başarılı olma olasılığınız artar. Gerçek

rakamları izleyerek, güçlü ve zayıf

noktalarınızın nerede olduğunu görebilir ve

buna göre aksiyon alabilirsiniz.

Operasyon: Tüm çalışanlarınız tesise hakim

olmalıdır. Bunun için görev tanımlamalarını,

standart operasyon prosedürlerini ve

iş akışlarını belirleyin. İhtiyacınız olan

tüm bilgileri verecek bir bilgisayar

sistemi kurun. Doğru bilgilere erişirken,

gerçeklere dayalı olarak yönetebilir ve karar

verebilirsiniz.

Pazarlama: Pazarlama düşünürken bu

sekiz unsuru düşünün – Araştırma,

Konumlandırma, Ambalaj, Sunum,

Fiyatlandırma, Teşvik, Halkla İlişkiler ve

Karlılık.

Eğitim: İdeal olarak, operasyonunuzun

her aşamasının ayrıntılı talimatlarıyla

hazırlanmış bir el kitabınız olmalıdır. Bu

kitapçık başlangıç ​eğitiminizin tümünün

başlangıç ​noktasıdır. Ayrıca, işlemleriniz

genişledikçe ve yeni hizmetler ekledikçe,

değiştirilecek ve güncellenecek bir ‘iş

ilerleyişi’dir. Her çalışanınızı işiniz için

bir elçi olmasını sağlamak çok önemlidir.

Herkes, ürün ve hizmetleri satmak için

eğitilmeli, pazarlama materyalleri, ürünler

ve ekipmanlar konusunda bilgili olmalıdır.

Elite World Europe Hotel Fit Life Spa Health

Center’da fitness bir tarafı havuz diğer bir

tarafı papağanların yer aldığı botanik bahçesi

ile çevrilidir.


hotel restaurant

62 & hi-tech

dosya / İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli

Egzotİk ve geleneksel

Hilton İstanbul Kozyatağı

Hitclub SPA&Fitness


Hilton İstanbul Kozyatağı içerisinde 2 bin metrekarelik alanda

hizmet veren Hitclub Spa& Fitness, Uzakdoğu’nun egzotik

atmosferiyle, Türk geleneklerini birleştiren bir ortamda

hizmet veriyor. Binlerce yıllık geleneklerden esinlenen,

farklı mekanların tatlarını sunan, enerji verici, iç dünyanızı

yeniden keşfedeceğiniz harika masaj ve bakımlarla süslenmiş.

Zengin masaj seçeneklerinin sunulduğu Hitclub’da vücuttaki

yorgunluğu almak için Singapur Masajı, sinir sistemini

rahatlatmak için Zen Shiatsu Masajı, kas ağrılarını yok

etmek için Medikal Masaj gibi farkı masaj uygulamalarıyla

yenilenmek mümkün. SPA bakımlarında La Rose des Sables,

cilt bakımında Aura Chake, hamam terapilerinde ise dalyan

çamuru ve kabak lifinin kullanıldığı Hitclub’ın Technogym

markasıyla donatılmış fitness alanında ise profesyonel

eğitmenler eşliğinde, eğlenceli bir ortamda sağlık yaşamı

yakalayabilirsiniz.


hotel restaurant

64 & hi-tech

dosya / İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli

Mermer/doğaltaş üretiminde 15 yılı aşkın tecrübe

Taşman Mermer

İnşaat sektöründe otel, AVM, hastane gibi ticari projeler ile konut projelerine

mermer/doğaltaş imalat, ithalat, stoklama, dağıtım ve tedarik hizmeti vermek üzere

kurulan Taşman Mermer, 15 yılı aşkın sektör tecrübesiyle faaliyetlerini sürdürüyor.

Ümraniye IMES Organize

Sanayi Bölgesinde

bulunan 3 adet depoda

15 bin metrekare civarı

plaka ve ebatlı mermer/

doğaltaş stoku ile hizmet

veren firma, 50’nin üzerinde

mermer/doğaltaş çeşitliliğine

sahip. Ürün gamı içerisinde

mermer, kireçtaşı, kumtaşı

ve kayrak gibi malzemeler

bulunan firma aynı zamanda

köprü kesmeler ve muhtelif

atölye ekipmanları ile

projelerin ihtiyacı olan tüm

atölye hizmetleri de veriyor.

Geniş kayrak stoku

SPA ve havuz alanlarında

en çok tercih edilen

malzeme kalemi olarak

doğaltaş üretiminde

sektörün önde gelen tedarik

sağlayıcılarından biri olan

Taşman Mermer, Türkiye’de

alanında en tecrübeli ve

donanımlı firmalardan bir

tanesi. Kayraklarda olan

geniş stoku özellikle SPA

girişlerinde dekorasyonda

çeşitlilik yapma imkanı

sağlıyor. Havuz kenarlarında

kaymazlık esas olduğu

için kayraklar hem renk

çeşitliliği hem de kaymazlık

özelliği ile öne çıkıyor.

Ayrıca mermerlerin yüzeyine

uygulanan çeşitli yüzey

çalışmaları da benzer

mekanlarda kullanım imkanı

sağlıyor.


hotel restaurant

66 & hi-tech

dosya / İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli

Çam kokuları arasında

özel bİr SPA

Radisson Blu Hotel & SPA

İstanbul Tuzla


İstanbul şehir merkezinin karmaşasından uzak, sakin ve

huzurlu bir otel deneyimi sunan Radisson Blu Hotel & SPA

Istanbul Tuzla, çam ağaçları ile çevrili bir alan üzerinde

çok özel bir dinlence ve rahatlama adresi. Misafirlerini

tamamen SPA konseptiyle ağırlayan beş yıldızlı otel,

4000 metrekarelik alana yayılan lüks Spa merkezi Elysia

bünyesinde açık havuz, kapalı havuz, performans havuzu,

tam donanımlı fitness merkezi, birbirinden ferah masaj ve

bakım odaları, saunaları, aroma buhar odaları, laconium

odası, Türk hamamları, dış mekan dinlenme jakuzileri

ve eğlenceli macera tüneli ile hizmet veriyor. Vücut ve

ruhunuzu aynı anda bütünsel bir biçimde iyileştirecek

olan özel terapi ve bakımların organik Decléor ürünleri ile

uygulandığı Elysia SPA, özenle hazırlanmış menüsü ile de

ayrıcalıklı!..


hotel restaurant

68 & hi-tech

dosya / İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli

Seramiksan’dan doğal mermer

dokusunu desenlerinde

yaşatan göz alıcı seriler

Asia ve Alaska...

Her ürün grubunda farklı kültürlerden ve tasarım

yaklaşımlarından ilham alan ve yaşam alanlarında

fark ortaya koymak isteyenlere özel seçenekler

sunan Seramiksan, Asia ve Alaska serileriyle doğal

mermer dokusunu yaşam alanlarına taşıyor. Aynı

mekanda kullanılan Asia ve Alaska’nın doğal olarak

yarattığı kontrast etki, son derece etkili tasarımlar

oluşturulmasına olanak tanıyor.

Asia 60x60 ve 60x90, Alaska ise 60x60 ve 30x60 ebatları

ile hem iç hem dış mekanlarda bulundukları alana

değer katıyor. Seriler parlak yüzeyleriyle de dikkat

çekiyor. Serilerin, Seramiksan’ın vitrifiye grubundaki

koleksiyonları ile yakaladığı ahenk göz kamaştırırken,

Asia ve Alaska’nın birbirleriyle olan uyumuyla donatılan

banyolar tasarımın estetiğiyle tanışıyor.

Mekanlarda derinlik zamanı

Seramiksan New Orleans

Dünyadaki en son trendlere uygun olarak ürün

yelpazesini genişleten Seramiksan, yeni serisi New

Orleans ile yaşam alanlarına derinlik katıyor. Mermerin

asaletinin yansıtıldığı seri her mekana kolayca

uyum sağlarken estetik görünümü ile tarz mekanlar

yaratıyor. İç ve dış mekanda rahatlıkla kullanılan seri,

mermer efektinin sadeliği, dekoratif görünümüyle

dikkatleri çekiyor. Beyaz rengiyle dingin ve huzurlu

bir atmosfer sunan yer ve duvar karosu New Orleans,

büyük ebatlarda üretilmesi ve kullanım alanlarının

çeşitliliği sayesinde yoğun ilgi görüyor.

Seramiksan New Orleans serisi 60x60, 60x120, 120x

120 ebatlarında full lappato, leke tutmayan ve bakteri

barındırmayı önleyen nano teknoloji ile üretiliyor.

Estetik tasarımlarını ileri teknoloji ile birleştiren

Seramiksan, her zevke hitap eden New Orleans ile

hayallerdeki yaşam alanlarını gerçeğe dönüştürüyor.


hotel restaurant

70 & hi-tech

dosya / İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli

Şehİrdekİ en kapsamlı

huzur vahası

Raffles SPA


Şehrin kalbinde yer alan ve konuklarını ‘İyi Yaşam’ konsepti

ile ağırlayan; Raffles İstanbul Zorlu Center’ın en önemli

alanlarından biri olan Raffles SPA, şehirdeki en kapsamlı

spa’lardan biri… Dünyanın neresinde olursa olsun, lotus

çiçeğinin sembolize ettiği Raffles Spa’ların her biri, tıpkı

içinde yer aldıkları oteller gibi birer huzur vahası, konukların

kendileri olabildiği mekanlar olarak tasarlanıyor. Raffles

Spa, kapalı havuzu, sauna ve buhar odaları, üç hamamı,

ikisi VIP spa süit olan toplam dokuz masaj odası ile geniş

resepsiyonu, dinlenme alanlarının yanı sıra, kişisel eğitmenle

çalışma olanağı da sunan fitness merkezi, pilates ve yoga

stüdyosu ile hizmet veriyor. SPA ürünlerinin özenle seçildiği

RAffles SPA’da The Organic Pharmacy ve Gazelli Skincare

ürün ve bakımları tercih ediliyor.


hotel restaurant

72 & hi-tech

dosya / İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli

AGON Danışmanlık ve Mümessillik Hizmetleri CEO / Tezer Öner

SPA ve Islak Zemİnlerde Elektronİk ve

Lüks Yaşam Standartları

SPA merkezlerinde ve hayatımıza

renk ve konfor katan dinlenme

ve eğlenme alanlarında ıslak

alanlar çok önemli bir yer tutmaktadır.

Bu alanlarda geleneksel uygulamaların

yapıldığı ortamlarda bile artık konfor

ve lüks diğer taraftan da içinde

artık bütünleştiğimiz teknolojik

uygulamalardan vazgeçmemiz söz

konusu bile olamaz.

Türk hamamı gibi en klasik ve geleneksel

bir ortamda bile en azından aydınlatmada

bir farklılık veya kullanan kişilerin zevk

veya isteklerine göre ışık şiddeti, rengi,

DIM gibi seviye kontrolleri ve müzik

vazgeçilmez olarak sunulmak zorundadır.

Hatta daha ileri giderek göbek taşında

tabletten emaillerinizi okumaya kadar

varacak bir wi-fi, tablet, müzik seçimleri,

ses dağılımı ve şiddeti, aydınlatmaların

ışık şiddeti veya ışık renklerine kadar

ortamı kişiselleştirmek artık çok kolaydır.

Bunun yanı sıra aynı şekilde havuz,

dinlenme alanları, jakuzi, sauna ve masaj

alanlarında da kişiye özel uygulamalar

veya işletmenin teknolojik kapasitesi

tercih sebebi olabilmektedir. Siz

masajınızı alırken ortamdaki müzik, renk,

koku, aydınlatma şiddeti ve bunların

oluşturduğu toplam ambians bir sonraki

ziyaretinizi de etkileyecektir.

Artık geniş hayaller ve efektler

ile zenginleştirilmiş ortamlarda

dinlenebiliyoruz. Şelalelerden duş alıp,

havuzda dalga efektinden tutunda duş

ortamında tropik hava veya fırtınayı ses,

ışık, su şiddeti ve hava akımı olarak

hissederek ortamın sanki içindeymiy

gibi duyularımız bize farklı heyecanlar

hissettirebiliyor.

Yaşadığımız çağın getirdiği tüm teknolojik

alt yapı ve bilgi birikimini dinlenme

ve konfor anlamında olabildiğince

kullanmak elbette en büyük hakkımız.

Dolayısıyla gittiğimiz SPA merkezleri

ve dinlenme – eğlenme tesislerinde bu

özellikleri en üst düzeyde arar olduk.

Aydınlatma bu işteki en önemli

etmenlerden biridir. Müzik ( Ses ) ile

birlikte zihni ve beyni direk etkileyen

faktörlerin başında gelir. Aydınlatma

tekniği, kaliteli ve ekonomik bir aydınlık

seviyesi oluşturmak, aydınlatma

projelerinin tasarımı ve uygulanması

ile ilgilenen bir sanat hem de bir

bilimdir. Bilimdir, çünkü ihtiyaç duyulan

aydınlatma lüksü ve aydınlatmanın

kalitesini belirleyen parametreler

aritmetiksel olarak bulunur. Gözde

kamaşma ve yorgunluk oluşturan ve

uygun olmayan aydınlatma, görme

problemleri oluşturmakta ve iş

kayıplarına sebep olmaktadır. Görme

kalitesi üzerinde ışık kaynaklarının

önemli bir etkisi vardır. Eylemler ve renk

arasındaki ilişkilerin doğru kurulması

sonucu görsel konforun sağlanması

kolaylaşacaktır. Bununla beraber

kişilerin eylemleri daha kolay ve istekle

yerine getirmeleri sağlanacaktır. Bu

etkilerin sağlanabilmesi için uygun

aydınlatma düzeneklerinin ve uygun ışık

kaynaklarının seçilmesi gerekmektedir.

Aydınlatma bir sanattır, çünkü ışık

ancak duyu organları yardımıyla

hissedilir. İnsanları aktif, rahatlamış,

üretken, yaşam dolu yapma yönünde

motive ederek olumlu bir etki yaratan

aydınlatma, mekanın görünürlüğünü,

karakterini ve atmosferini belirlerken

beraber kullanıldığı ortamla da uyumlu

bir ilişki kurulmasını sağlar. Aydınlatma

tasarım tekniklerinde ışık, bir yüzeye

çarpana ve ortamı şekillendirene kadar

aydınlatılacak yüzeyler görünmez,

hissedilmezler.


Işığın yüzeye nasıl ulaştığı, açısı, niteliği,

yoğunluğu gibi özelliklerinin tümü,

objelerin farklı şekillerde görünmesi

için bir araya gelir. Tarihi yapıtların

aydınlatma projelerinde dikkat

edilmesi gereken husus, mimarlarla

paralel hareket edilmesi gerektiğidir.

Aydınlatması yapılacak yapıtın mimarisi

en iyi şekilde yansıtılmalı ve aydınlatma

mimarinin bir branşı olarak ele

alınmalıdır.

Kaliteli bir aydınlatma, kaliteli

bir yaşam ortamını sağlar. Işığın,

insanların bedensel, fizyolojik ve

psikolojik sağlıkları ve özellikle

çalışma alanlarında insan performansı

üzerinde derin etkileri bulunmaktadır.

Bu etkiler dikkate alınarak uygun

aydınlatma şartlarını oluşturmak için

aydınlatma parametreleri, kaliteli

aydınlatma, aydınlatma dizaynı, gün

ışığı ve aydınlatmanın birlikte kullanımı

kavramlarının ele alınması gerekir

SPA ve benzeri ıslak alanlarda neme

dayanaklı, gömme veya sıva üstü armatür

ve etanş aplikler kullanılabilir. Önü

camlı armatür veya kapalı tip lambalar

da bu mekanlarda kullanılabilir. Ayna

önlerinde ışığın göz almasını önlemek

amacıyla, armatürler aynanın iki yanına

konulmalı ve ışığın geliş doğrultusuyla

bakış doğrultusunun geniş açı yapması

sağlanabilir.

Aydınlatmada güvenliğin ve kalitenin en

ihtiyaç duyulduğu bölümlerden olan SPA,

hamam, banyo, nemli ortamlara göre

tasarlanmış sistemlerle aydınlatılmalıdır.

Yoğun hayatın temposuna ara verip

deşarj olabildiğiniz bir alan olan spa

aydınlatması ile kullanıcılarına huzur ve

ferahlığı bir arada vermesi gerekir.

Fonksiyonel olması bakımından ıslak

alan aydınlatmasında yumuşak ve

yaygın ışıklar tercih edilmelidir. Bu tip

ortamlarda genel aydınlatmanın yanı sıra

kullanılması gereken aydınlatmalardan

biri de lavabo aydınlatmasıdır. Lavabo

aydınlatması yüzde gölge oluşturmayacak

şekilde, göz hizasında ve aynanın iki

kenarına eşit yüksekliklerde monte

edilmelidir.

Elbette ortamın ıslak zeminler olarak

tanımlanması, yoğun nem, ısı ve buhar

barındırması elektronik ve teknolojik

cihazlarda özel materyaller veya üretim

şekillerinin kullanılmasını gerektiriyor.

Aksi takdirde cihazların ve sistemlerin

kısa ömürlü olmaları bir yana çok ciddi

sağlık tehdidi ve kaza riski içermesi

de söz konusu olabilir. Bu anlamda

gelişen teknoloji de standartlarını birlikte

getiriyor. Islak zeminlerde kullanılan tüm

ekipmanların gerekli IP standardında, CE,

TSE belgeleri olan ve nitelik bakımından

da özel olarak bu tarz ortamlar için

üretilmiş oldukları belirlenmiş ve

belgelenmiş ürünler olmasına dikkat

edilmelidir. Bu durumda akla gelen ilk

soru IP standartlarının ne olduğudur?

IP Koruma Sınıfları maddesel temasgiriş,

su ve toza karşı koruma sınıfları

olarak ele alınır. Elektronik cihazlar

birçok zorlu ortama göre tasarlanırlar.

IP koruma sınıfı, bir cihazın nerede

nasıl güvenlik riski alınmadan

kullanılabileceğini tanımlar. IEC 60529 ve

NEMA 205 referanslarına göre koruma

derecelerinin karşılaştırılması. IP koruma

sınıfları (Ingress Protection Classes) IEC

60529 a göre tanımlanmıştırlar. Avrupalı

üreticiler IEC standardını kullanırken;

Amerikalı üreticiler NEMA standartlarını

kullanmaktadırlar.

Sonuç olarak seçilen ürünün koruma

sınıfının; ürünün çalışma ortamına ne

kadar uyumlu olduğunu iyice tespit etmek

durumundayız.

Bu anlamda hayatımıza kolaylık ve konfor

veren cihazların hangi ortamda daha

uygun olarak çalıştığını ve sağlık riski

yaratmadan aynı zamanda cihazın da

ömrünü uzatmak ve efektif bir kullanım

süresi yaratmak anlamında ekonomik

verim elde edebilmek adına doğru

ürün ve sistemlerin kullanıldığı alanlar

yaratabilir. Müşteri memnuniyetini

maksimum sağlayabiliriz.

Asgari olarak güvenlik ve doğru ürün

gamını doğru alanda kullandığımız

andan itibaren gerisi tamamen mimari

ve kullanıcı zevkine kalan hayallerimizle

sınırlı bir dinlenme ve eğlenme ortamı

oluşturmak demektir.

Bu aşamada buhar banyolarından, fırtına

duşlarından, tropik orman duşlarından,

tuz odalarından, Türk hamamı veya sauna

ortamlarından hem ambians olarak

hem de azami fayda olarak teknolojik

yatırımlarla her çeşit ambiansı elde

edebiliriz.

Herkese sağlıklı, dinlence ve eğlencesi

bol günler dileriz...


74

hotel restaurant

& hi-tech

dosya / İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli

Boğaz’ın en lüks yaşam ve

yeniden doğuş merkezi

The Grand Tarabya


The Grand Tarabya’nın adını ‘terapiden’ alan 4500 metrekarelik

kullanım alanıyla İstanbul’un Boğaz manzaralı SPA’sı Therapia,

yenilenmeyi keşfetmek isteyenler için ideal… Beş yıldızlı otelin

içinde yer alan SPA merkezinde uygulanmaya başlayan ‘İlk terapi

masajı’ rahat ve sıkıntıdan uzak bir doğum gerçekleştirmek

isteyen anne adayları için oldukça cazip. Cildi gençleştirmek,

yaş ilerledikçe ortaya çıkan deformeleri onarmak, yoğun nem

ihtiyacını gidermek, belirgin kırışıklıklar ve cilt sarkmalarına

karşı yepyeni anti-aging bakımı gibi geniş güzellik ve bakım

olanakları sunan SPA ayrıca dopdolu kamp programıyla da iyi

bir alternatif. Therapia Spa’da stresli ve yorucu hayatın olumsuz

etkilerinden arınmak, ruhunuzu ve vücudunuzu forma sokmak

için fitness koçu ile birebir dersler, Boğaz’da yürüyüş, Belgrad

Ormanı’nda pilates yapmak imkanınız mevcut. Üstelik kişiye özel

beslenme danışmanlığı desteği ile…


hotel restaurant

76 & hi-tech

dosya / İstanbul’un En İyi 5 SPA & Welness Oteli

Su keyfinde devrim

yaratan duş

deneyimi

GROHE AquaSymphony, duşu kişisel

SPA deneyiminin yeni bir boyutu

haline getirerek tüm duyulara

hassasiyet gösteren bir sığınağa

dönüştürüyor.

Tierra del Fuego’nun zarif sisini,

Bali’nin sıcak yaz yağmurlarını ve

Kuzey Işıkları’nın renk yelpazesini

hayal edin. Sydney opera binasından

yükselen zarif seslerin keyfine varırken

İzlanda’nın Skógafoss şelalesinden

çıkan ferahlatıcı su damlacıklarını

deneyimleyin. AquaSymphony, tüm bu

muazzam hisleri tek bir SPA deneyimine

dönüştürerek kendi evinizde size

sunuyor. Dünyanın en lüks ev duşu

AquaSymphony, kullanıcılarını dünyanın

en büyüleyici ve en güzel noktalarında

bir yolculuğa çıkararak evde duş

deneyiminde yeni ve devrimci bir dönemin

gelişini müjdeliyor.

GROHE’nin, Almanya’nın Lahr şehrinde

üretilen lüks duşu, banyo tasarımında

devrim yaparak su keyfini tamamen

kişisel hale getiriyor. AquaSymphony,

en üst düzeyde rahatlama sunan

özelliğiyle gerek doğal gerekse insan

elinden çıkmış en özel SPA ortamlarını

tüm duyular için tek bir bütüncül duş

deneyimi içinde harmanlıyor. 1016 mm

x 762 mm’lik etkileyici boyutlarıyla, suda

sizi canlandırıp tazeleyecek bir karşılıklı

etkileşim yaratıyor.

Farklı akış şekilleriyle farklı

deneyimler

Üzerinize bir perde gibi düşen su

zerreciklerinden oluşan AquaCurtain,

düşsel bir yolculuk yaratıyor.

Gökkuşağından ödünç aldığı renkleriyle

Işık Perdesi’nin kişiye özel ışık gösterisi

rahatlatıcı renk terapisi sağlarken,

birbirinden farklı akışlar sayesinde su

cildiniz üzerinden akıp giderken değişik

hisler oluşturuyor. Ekstra geniş bir su

çıkışından gelen Waterfall XL Akış, bir

şelale hissi yaratıyor. Dinamik olarak

nefes alma efekti sağlayan sekiz su

çıkış noktasından oluşan Bokoma Akışı,

canlandırıcı bir parmak ucu masajından

farksız. Yağmur Akışı lüks duş hissi için

çok büyük ve yumuşak su damlacıkları

sunuyor. Drizzle Akış serin, ince buğusu

ile cildinizi yeniden canlandırıyor. Sade

Akış dimdik düşen su ile taze bir dağ

pınarı gibi stresinizi alıp götürüyor.

Ayrıca, kişisel SPA’nız için opsiyonel

lüks özellik olan Nazik Buhar da, sakin

ve yatıştırıcı bir deneyim için vücudu

toksinlerinden arındıran bir buhar

banyosunun rahatlatıcı hissini yaratıyor.

Bir diğer opsiyonel özellik ise, en

sevdiğiniz ezgileri sıçrayan suyun sesi

ile karıştıran son derece gelişmiş ses

sistemi. Bir Apple veya Android mobil

cihaz ile bağlanabileceğiniz F-digital

Deluxe baz ünite kutusu, GROHE SPA

uygulaması ile ışık, ses ve buharın tam

olarak kontrol edilmesine imkan veriyor.

Bu teknolojik özellikler, duşunuzun

keyfini yeni boyutları ile sürmenize

yardımcı oluyor.

Lüks deneyimi bireyselleşiyor

Geniş özellik yelpazesi, farklı

kombinasyonlar içinde kullanılabiliyor:

AquaSymphony ile herkes kendi renk

tasarımlarını hayata geçirerek en üst

düzeyde kişiselleştirme sağlayabiliyor.

Kullanıcılar en sevdikleri renkli

yüzeyi ekleme seçeneğiyle GROHE

AquaSymphony deneyimini bir duş

senfonisine dönüştürebiliyor. Bu kişiye

özel ev SPA’sı ile rahatlatıcı bir SPA

deneyimi için başka bir yere gitmeye

gerek kalmıyor. Grohe Tasarımdan

Sorumlu Başkan Yardımcısı Michael

Seum, “Müşterilerimiz bize yoğun,

modern yaşam tarzları nedeniyle bir

SPA’ya gitmek gibi geleneksel sağlık ve

sağlıklı yaşam kaçamaklarına daha az

zaman ayırabildiklerini söylüyor. Bunun

yerine kendilerini evlerinde şımartmanın

yollarını arıyorlar. AquaSymphony

duşun çığır açan tasarımı ve lüks özellik

yelpazesi de bir SPA deneyiminin keyif

veren lüksünü banyonuza taşıyarak

doğrudan bu ihtiyaca cevap veriyor” diyor.


hotel restaurant

78 & hi-tech

iş’te kadın

Toprağın

‘girişimci’ ruhu

Zeynep Arca

Şallıel

“Gastronomiye ilgim uzun

seneler hobi boyutundaydı.

Günün birinde bir işe dönüşeceği

aklımın ucundan bile geçmemişti.

Oysaki farkında olmadan bütün

seyahatlerimi gastronomi turizmine

dönüştürmüşüm. Ben öğrenciyken

gastronomi turizmi diye bir bölüm

olsaydı, kesin orada okurdum.”

Dergimizin bu ayki iş’te kadın konuğu

Robinson Club Sarıgerme Park Tatil

Köyü’nün sahibi GBH Turizm’in

ortaklarından Zeynep Arca Şallıel...

Arcadia Vineyards şirketi ile bir şarap

üreticisi aynı zamanda Kırklareli’de Nisan

2016’dan beri turizme konaklama hizmeti

sunan Bakucha Hotel & SPA’nın da sahibi

olan Şallıel, kendisini turizm gastronomi

alanında Türkiye Kadın Girişimciler

Derneği (KAGİDER)’in Yöresinde Fark

Yaratan Kadın Girişimci ödülüne götüren

başarı hikayesini ve gastronomi turizmine

olan tutkusunu anlattı…

Zeynep Hanım, turizm sektörüne

girişiniz ilk nasıl oldu?

Ben Beşiktaş Atatürk Lisesi’nde okudum.

Devlet okuluydu ama müfredatında

yabancı diller dahil birçok seçmeli dersi

vardı. Çocukluğumdan beri tarihi kültürel

gezilere ve yabancı dillere ilgim yoğun

olduğundan seçmeli turizm dersini aldım.

Sağ olsun, öğretmenimiz de bayağı

ilgili bir hanımdı. Hiç unutmuyorum,

bizi bir keresinde Topkapı Sarayı’nı en

bilinmedik yerlerinde gezdirmişti ve ben

çok keyif almıştım. Liseden sonra İstanbul

Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne girdim.

O günlerde de çok belli bir istikametim,

hedefim yoktu. O zamanlar merkezi

sınav sistemiyle yerleştirildiğimiz için

hasbelkader işletme okudum. Ama birinci

sınıftan sonra farklı bir şeyler yapmak

hevesiyle yurt dışında uluslararası ilişkiler

eğitimi gördüm.

İşletme okurken hedef şaşırtıp

yurt dışında uluslararası ilişkiler

okuduğunuzu söylediniz. Bu

kritik kararın sebebi neydi?

Sonrasında kendinize nasıl bir

yol haritası çizdiniz?

Bunun nedeni dünyayı tanıyarak ufkumu

genişletmek istediğiydi sanırım. Hayat

yolumu çizebilmek için biraz daha tecrübe

edinip, yaşayıp görmem gerektiğini

düşündüm. O yüzden de yurt dışındaki

bir okula kaydımı yaptırdım. Bir de

sadece Fransızca biliyordum, amacım

İngilizceyi de öğrenmekti. Bunun üzerine

ilk olarak Amerika’da Clark University’de

dil eğitimi aldım. Ardından eğitimimi

Fransa’da Schiller University’de devam

ettirdim. Farklı kültürleri tanımayı çok

küçük yaşlardan beri hep çok sevdim ve

önemsedim. Uluslararası İlişkiler okumak,

genel kültürümü geliştirmek manasında

çok faydalı oldu. Tamamen bilinçli olmasa

da içgüdüsel olarak bir şekilde kariyer

yolumu çizmiş oldum.

“Gastronomi Turizmi bölümü

olsaydı, orada okurdum”

Okuldayken Fransız Kültürü dersinde

ilk defa peynir ve şarapla tanıştım.

Hatta öğretmenimiz bu dersin

Fransız gastronomisini öğrenmeden

okunamayacağını söyleyerek bize bir

tadım yaptırdı, yemek kültürünü anlattı.

Bu benim için çok ufuk açıcı oldu. O kadar

ki, birkaç arkadaş öğrenci halimizle

bütün bir haftayı evden götürdüğümüz

sandviçleri yiyerek geçirdik ki, cuma

akşamı iyi bir restoranda kaliteli yemekler

yiyebilelim diye. Ben ilk yurt dışı

seyahatimi 16 yaşımda İtalya’ya yaptım.

Dedim ya seyahat ve farklı kültürleri

tanımayı çok küçük yaşlardan beri hep

çok sevdim. O yaşta yurt dışına üstelik de

tek başına giden bir kız çocuğu bavulunda

sizce neyle döner? Kıyafet, ayakkabı değil

mi? Bense ülkeme yarım bavul dolusu

yiyecekle döndüm. Fransa’da yediğim her

şeye aşık oldum. Zamanımın yarısını köylü


pazarlarında geçirdim. Gastronomiye

ilgim bu boyuttaydı ama ben hobim

olduğunu düşünüyordum. Günün birinde

bir işe dönüşeceği aklımın ucundan bile

geçmemişti. Oysaki farkında olmadan

bütün seyahatlerimi gastronomi turizmine

dönüştürüyormuşum. Bu tanımları

bilmiyordum ama o dönem dünya da

bilmiyordu. Şayet öğrenciyken gastronomi

turizmi diye bir bölüm olsaydı kesinlikle

orada okurdum.

“Türkiye’ye dönüşümde altı yıl

reklamcılık yaptım”

1994 yılında okulumu bitirip Türkiye’ye

döndüm. Gastronomi okurken bir iki

yabancı basın kuruluşunda fixer olarak

çalıştım. Gazetecilik çok ilgimi çekti.

Tam da o dönem bir arayış içindeyken

Türkiye’ye dönüşümde karşıma bir iş

fırsatı çıktı ve hiç düşünmediğim bir

şekilde kendimi reklam prodüksiyonunun

içinde buldum. Çok da eğlenceli geldi.

Çünkü reklamcılık çok kısa bir sürede pek

çok şeyi öğrenmeniz gereken bir alan.

Çalıştığım altı yıllık süre bana iş hayatında

esneklik, hızlı sorun çözme yeteneği ve öz

disiplin becerisi kattı.

“Ben iyi bir gastro turisttim”

Bu süre içinde gastronomiyle

bağınız ne şekilde devam etti?

Kendimi ödüllendirmek için yaptığım tek

şey seyahat etmek ve yemek yemekti.

Bunlar da tamamen kişisel isteklerle…

Ben iyi bir gastro turisttim. O dönemde

Güney Fransa’da çok vakit geçirme şansım

oldu. İtalya’ya çok defalar gittim. Sadece

gastronomi gezileri de değil tabii; gençlik

ruhu ve enerjisiyle Afrika’ya seyahatler

yaptım. Aynı şekilde Amerika’da daha önce

görmediğim yerleri gezme fırsatım oldu.

Reklamcılık yaparken bu süreçte

toprakla çalışmak üzerine bir istek oluştu

bende. O sıralar teorik anlamda hobi

olarak toprakla ilgili kitaplar okumaya

başlamıştım. Ben de hep öyle oluyor

zaten. Bir işe bunu yapacağım diye

başlamıyorum… Önce içimde bir his

uyanıyor ve her şey ona doğru giderken

şekilleniyor. Bu arada reklamcılık ile

yollarımızı saygıyla ayırma zamanının

geldiğini fark ettim. Bana göre ritmi,

temposu çok yoğundu. Üstelik karşılıklı

alacağımızı almış, vereceğimizi vermiştik…

Toprağa duyduğunuz bu ilginin

sizce sebebi ne olabilir?

Ben doğma büyüme şehirliyim. Yazları

dedemin Tekirdağ’daki bahçeli yazlık

evinde sebze yetiştirirdik, hepsi o kadar.

Çiftçi geçmişim yok aslında. Ama o günler

hayatımın en mutlu zamanlarıydı. Toprakla

bağım sanırım çok hayata dair olması

ve gastronomiye zaafımdır belki de. Bir

domatesi dalından koparıp yemenin ve

o tadı hiçbir yerde bulamamanın, her

yerde onu aramanın getirdiği bir sonuç da

olabilir. Benimki de tam böyle işte!.. 20’li

yaşların sonuydu. Reklamdan alacağımı

alıp vereceğimi verdiğim noktada

sektörden ayrılarak aile şirketimizde

profesyonel manada turizm hayatım

başladı. Biz Robinson Club Sarıgerme

Park’ın yatırımcısı ve sahibiyiz. Babam

ve geniş aile iki amcamın ortak olduğu

bir şirket. Benim reklamdan sonraki işim

turizm yatırımcılığı oldu. 2000 yılında aile

şirketine girdim.

“Hayalimizde bir lezzet vardı”

O aralar babamla Cihangir’deki ofisimizde

uzun saatler çalışıyorduk. Günün sonunda

ise en büyük keyfimiz, karşılıklı bir iki

kadeh eşliğinde sohbet etmekti. Biz ailece

yeme içme gastronomiyi seven insanlarız.

Dolayısıyla ağırlıklı sohbet konumuz da

ya yemektir ya da pişirme şekilleri… O

yüzden de kimi şeyler tesadüfen olmuyor.

Her ne ise, yine bir akşam babamla

oturmuş konuşuyoruz… Ülkemizde

neden teruar şarabının üretilemediğini

tartıştık bir süre. Derken 2002 yılı oldu

ve Türkiye’de 1 milyon litrenin altında

şarap üretimi serbest kaldı. Günümüzde

bu kadar çok butik üreticinin olmasının

sebebi de budur. Üretim serbest kalınca

bizim gibi iş dünyasından heyecanlı çok

sayıda insan yola çıktı. Yaşanan bu süreç

benim toprakla çalışma isteğime de çok

denk düştü. Bir de şarap, konu olarak

üretiminde köylü tüketiminde şehirli bir

mevzu. O yüzden diğer üretimlerden de

biraz farklı. Baktığınızda sofistike bir alan

aslında. Dolayısıyla hem üretimi hem de

tüketimindeki kombinasyon bana çok ilgi

çekici geldi. Her iki hayatın en iyi tarafını

deneyimleyebileceğim bir paket gibiydi.

Onun üzerine eğitimlerime devam ettim.

Dünyadaki üretim yerlerini gezdim ve

gittiğim yerlerde gördüm ki gastronomi

turizmiyle kol kola giden bir işti bu. Bizim

de hayalimizde bir lezzet olduğu için

birlikte kolları sıvayıp yola çıktık.

Turizm yatırımcılığından

gastronomi turizmine geçiş de

bu şekilde mi gerçekleşti?

Aslında yavaş yavaş oldu o geçiş.

2004’te araziyi bulup satın aldık. Aslına

bakarsanız, 2002-2004 arasındaki süreçte

tüm bu gezmeler ve konuşmalar sırasında

projeyi tamamen tasarlamış olduk. Bunun

sadece bir şarap üretimi değil; bağlar,

üretim ve gastronomi turizmini de içinde

barındıran bir birim olmasına karar verdik.

Tabii çok sabır gerektiren bir iş.

Gastronomi turizmini yapabilmeniz için

önce bağınızın büyüyüp ürününüzün

ortaya çıkması lazım. 2002’de karar

verdik, 2006’da diktik, 2009’da ilk

hasadımızı yaptık. 2010 yılının sonunda

da ilk ürünlerimiz piyasaya çıktı. Tabii çok

eğitici ve geliştirici bir süreç oluyor insan

için. Ben her yerde bir şey öğrendiğimi

düşünüyorum. Ama hiçbir değişim burada

yaşadığım kadar büyük olmadı. Çünkü bu

benim alıştığım ve bildiğim hayattan çok

farklı bir ritim. Esnek olmayı, dışarıdan

gelen veriyi okuyup hareket etmeyi

öğrendim. Sörf yapmak, tango yapmak gibi

bir şey aslında; hedefe kilitlen ama gelen

verileri de oku!..

Sizi dinlerken anlıyorum ki

Arcadia, girişimci ruhunuzu

da açığa çıkaran özel bir proje

olmuş. Hatta üzerine bir de

ödülünüz var, öyle değil mi?


80

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

Tam da öyle. Geçen yıl Garanti Bankası,

KAGİDER ve Ekonomist dergisinin birlikte

verdiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi

ödüllerinde Yöresinde Fark Yaratan Kadın

Girişimci ödülünü aldım. Benim için çok

büyük bir sürpriz ve moral oldu.

Sürpriz diyorum, onun da bende şöyle

tatlı bir anısı var, paylaşmak isterim. 2006

yılıydı. Dikim için Kırklareli’ye çok sık gidip

geliyorum. Çünkü o dönem İstanbul’da

da aktif olarak çalışıyorum. Yolda devamlı

ya radyodan haber dinliyorum ya da

telefonla konuşuyorum. 2006 da Kadın

Girişimci ödüllerinin ilk yılıymış. Çok iyi

hatırlıyorum, NTV Radyo’da sürekli ödül

haberi dönüyordu. Ben de “ya ne kadar

güzel bir şey düşünmüşler, insanlar için

ne büyük bir motivasyon” diyorum kendi

kendime… Ama birgün ödül alacağım

aklımın ucundan bile geçmiyor tabi…

Yarışmaya tamamen başkalarının

yüreklendirmesi ile başvurdum. O kadar

işime gücüme yoğun bir insanım ki, bazen

dışarıya karşı körleşebiliyorum. Bu da

kendime bir özeleştirimdir. O yüzden

dışarıdan objektif bir bakış insana iyi

gelebiliyor. İnsanın iyi dostlarının olması

hem yüreklendirme hem de eleştiri

açısından çok kıymetli. O sebeple hayatım

boyunca değer verdiğim insanların

fikirlerine danışmışımdır, ben danışma

müessesine çok inanırım. Sonuçta

herkesin bakış açısından öğreneceğiniz bir

şey vardır. Neticede başvurumu yaptım ve

ödül benim için çok büyük bir sürpriz oldu.

Çünkü bu sene hem ödüllerin 10. yılıydı

hem de bağların 10. yılını kutladık.

“Bakucha’da lükslerin tamamı

var”

Ödül almak çok keyifli ve teşvik ediciydi.

Çünkü Kırklareli’ndeki Bakucha Hotel &

SPA’yı Nisan 2016’da açtık. En başından

beri zaten orada bir otel açma fikrimiz

vardı. Gelişen süreçte 2012 yılında bölgede

günübirlik turizme başladık. Daha önce

konaklama imkanımız yoktu. Biz o bölgede

belli bir kültür ve beğeni seviyesine hitap

ettiğimiz için yerel ürünlerin daha gelişmiş

beklentisi olan damaklara uyarlanmış

versiyonlarını yaptık. Bu da çok ilgi çekti.

Şu an 11 ay açığız. Otelimizin özelliği şu,

Bakucha’da öyle bir doğanın içindesiniz

ki en yakın köye 4 km mesafedesiniz. Bu

biz şehirliler için hiç alışık olunmadık bir

ortam. En büyük lüksümüz aslında alan,

temiz hava, lezzetli yemek. Şehirli bir

insan için bence bunlar lüks tanımının

en önde giden kriterleri. Oradaysa işte

bu lükslerin tamamı var. Yavaşlamak ve

yapılandırılmamış bir zaman yaşamak

için çok doğru bir adres sunduğumuzu

düşünüyorum.

Arcadia Projesi üretim ve otelle

birlikte hedefine ulaştı mı?

Yoksa yatırım ajandanızda yeni

planlamalar da var mı?

Arcadia’da üç hayalimiz vardı. İlki biraz

önce anlattığım üretim safhasıydı.

İkincisi turizmdi. Projemiz Trakya’da ve

Türkiye’de olmayan bir turizm şeklinin

ilk canlı örneği oldu. Tarlaların ortasında

üst kalite hizmet verebilen bir otel ve çok

şık bir restorandan bahsediyorum. Bu

bölgemizde var olmayan bir çeşitliliğin

sunumuydu. Bildiğiniz üzere Doğu Trakya

çok bakir ve kıymeti anlaşılamamış

bir turizm destinasyonu. Biz aslında

Bakucha’yı hizmete açarak Doğu Trakya’yı

üst düzey bir turizm destinasyonu

olarak da ilan etmiş olduk. Devamında

Arcadia’nın üçüncü etabı da devreye

girecek. Şu an turizmden sonraki adım

olarak üçüncü hayalimiz olan çiftlik

satışlarımıza başlıyoruz. 2 bin dönümlük

arazinin 900 dönümünü çiftliklere ayırdık.

Bu eskiden bir emeklilik hayaliydi ama

artık günümüzde çalışan pek çok insan

toprakla kucaklaşmanın hayalini kuruyor.

Üretim yapmak üzere düşünülmüş

çiftlikler bunlar. Bu çiftlikler sistemden

bakım hizmeti de alabilsinler diye

düşündük. Bizden know how alabilsinler

istedik. Aslında satışlarımız ilkbaharda

başlayacak ama otele gelen misafirlerden

gelenler oldu ve bir tanesi satıldı, iki tanesi

de satılmak üzere.

Bunların dışında hayata dair

kişisel hayalleriniz de var mı?

Ben doğma büyüme şehirliyim ama

kırsalı da çok sevdim. Günümüz modern

insan profilinin de bu iki dünyanın

kombinasyonuna ihtiyacı olduğunu

düşünüyorum. Bunun içinde temiz hava,

doğru yemek ve kültür var. Dolayısıyla

benim gönlümde kırsalda kültür var. Ama

şu an sadece his aşamasında. Dedim ya

bende öyle oluyor, günün birinde bir fikre

dönüşüyor.


Bu kadar yoğun çalışırken

nasıl dinleniyorsunuz? Özel

zamanlarınızda en çok neler

yapmaktan hoşlanıyorsunuz?

Beş yaşımda bir kızım var. Arcadia’da

büyüdü desem yalan olmaz. O yüzden

doğaya ve hayvanlara çok bağlı bir çocuk.

Hatta İstanbul’da biraz zorlanabiliyor.

Kızım ve ailemle Arcadia’da çok keyifli

vakit geçiriyoruz. Onun dışında denizi çok

seviyorum. Ama ne yazık ki bu iş benden

deniz tutkumu elimden aldı. Çünkü

yaz bizim için üretim ayları. Kendimi

topraklamak için toprakla sıkça haşır

neşir oluyorum ama zaman zaman tuzlu

suyla ilişkiye de ihtiyacım oluyor.

Çok ilginçtir, bu işe başladığım 30’lu

yaşlarıma kadar benim doğa ve dünyayla

ilişkim hep deniz üzerinden oldu. Şimdiyse

toprağa dönüştü. Şu sıralar ailece seramik

yapmaya çalışıyoruz. Fırsat buldukça

kitap okurum. Onun dışında birkaç yıldır

Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve

Mutfak Sanatları bölümünde Şarap Bilimi

dersi veriyorum.

Deniz kızı Zeynep Arca 30’undan

sonra toprakla nasıl bir kimliğe

büründü? Hayatınızda neler

değişti? Biraz da kendinizden

bahsederek anlatır mısınız?

Biz insanlar attığımız her bir adımla

değişiyoruz, gelişiyoruz aslında. Ben hiçbir

zaman benim bulunmam gereken yer

tamam burası hissini yaşamadım, ta ki

toprakla çalışmaya başlayana kadar…

O yüzden de mükemmeli aramak için bir

şey yapmayayım mı, hayır. O sırada ne

varsa onu yapayım, oradan öğreneceğimi

öğreneyim. Sonra da yoluma devam

edeyim bakışıyla katıldım hep. İnsanın

kendini tanıması çok zor tabii. Kendimizi

tanıdığımızı zannediyoruz ama kendimizi

tanıdıkça değişiyoruz da. Doğru olan,

o değişimi tanımlayabilmek bence. Bu

herkes için geçerli. Zaten bir insan 20 ila

40 arasında değişmiyorsa bir hata olması

lazım. Benim çalışkan, azimli, meydan

okumayı seven, mücadeleden kaçmayan

bir yapım oldu hep. Biraz da kutunun

dışında düşünmeyi seven bir insanım.

Başka ne yapılabileceği, üzerine ne

koyulabileceğini düşünen bir düşünceye

sahip oldum. Her zaman da böyleydi.

Sorumluluk sahibiyimdir. Şu ana kadar üç

farklı sektörde çalıştım ama her birinden

aldığımı bir sonrakine taşımayı da bildim.

Baktığınız zaman hayat daha çok

disiplinler arası bir yaklaşımla yürüyor

artık. Eskiden bir tek spesiyaliteniz olurdu.

Günümüzde başarı için kimi durumlarda

biraz daha disiplinler arası donanım

gerekiyor. Özellikle de girişimcilik

yapıyorsanız buna çok daha fazla

ihtiyacınız var.

Babanızdan neler öğrendiniz?

Ben babamdan çok şey öğrendim. Aslına

bakarsanız ilk mezun olduğumda aile

şirketimizde çalışmaktan çok çekinmiştim.

Çünkü bir aile şirketinin içinde kendiniz

olarak var olmanız zor. Sonuçta siz o

ailenin bir bireyisiniz ve aile ilişkileri ile iş

ilişkileri bir arada çok zorlayıcı olabiliyor.

Beni çocukluğumdan beri tanıyanlarla

birlikte çalışma fikri iyi gelmemişti. Alan

çok sıkışık kalıyor diye düşünmüştüm.

Ama bir süre tecrübe edindikten sonra aile

şirketine gelmek korktuğum gibi olmadı.

Ve iyi bir zamanlama oldu. O zaman

birbirimizle daha profesyonel ilişkiler

kurabildik. Bu süreçte de babam gerçek

bir mentor oldu benim için. Hiç bilmediğim

bir alanda tecrübelerinden ciddi manada

faydalandım. Çok yaratıcı bir işadamıdır

babam. Onun cesareti ve vizyonundan hala

da yararlanmaktayım.

Son olarak Türk gastronomisinin

gelişimine dair neler

söyleyebilirsiniz?

Biz bu işe başlarken dünyadaki

gastronomi turizmini inceledik. 2007-2008

döneminde gastronomi turizmi, turizmin

kendisinden 30 kat fazla büyüyordu.

Bunu anlamak hiç zor değil. İnsanlar

kişiselleşmiş tatil istemeye başladılar

ve markadan çok tecrübe satın almak

istiyorlar. İşte bizim yaptığımız şey de

tam olarak bu. Çünkü biz otelimizde çok

iyi bir yemek tecrübesi, doğada vakit

geçirme tecrübesi, bir de farklı turizm

alanlarını ziyaret tecrübesi sunuyoruz. Bu

bir turizm projesi ama aslında agro-ekogastronomi

turizmi projesi. Bu aslında

kültür turizmine de bir yandan bulaşan

bir model. Çünkü gastronomi aslında

bir kültür. Disiplinler arası derken bunu

kastediyorum. Avrupa gastronomisinin

temellerinin atıldığı Aşağı Pınar Höyüğü

bizim olduğumuz yere 20 km uzaklıkta

bulunuyor. Avrupa’daki ilk tarım toplumu.

Gastronomi turizmi için ben bunu çok

önemli buluyorum. Çünkü tarım aslında

beslenme şeklinin değişmesi demek.

Dolayısıyla orada bir gastronomi tarihi var.

Bunlar çok kıymetli değerler ve bunları

sadece pazarlamak değil paylaşmak

gerekiyor. Gastronomi turizmi dediğiniz

zaman hem ruha hem zihne hem damağa

hitap edeceksiniz. Biz de bu doğrultuda

arayıp da bulamadığımız oteli yaptık.

Ürünler de de öyle. Tüketmek istediğimiz

ama bulamadığımız şarabı ürettik. O

samimiyet işinize yansıdığında sonuç da

başarılı oluyor.


82

hotel restaurant

& hi-tech

marka

Geleneksel

Ege Seramik Yetkili Satıcılar

Toplantısı yapıldı

Ege Seramik Geleneksel Yetkili Satıcılar Toplantısı 9-11 Şubat 2017

tarihlerinde, kongrelere, iş toplantılarına ve organizasyonlara ev sahipliği

yapan Renaissance Polat İstanbul Hotel’ de gerçekleştirildi.

Kurulduğu günden bu yana sektöre

öncülük eden firmaların başında

gelen Ege Seramik’in 150 bayisinin

katılımı ile düzenlenen geleneksel

yetkili satıcılar toplantısında, 2016 yılı

değerlendirmeleri yapıldı. Toplantının

ikinci bölümünde yapılan panel

görüşmelerde bayilerle birebir iletişim

ve karşılıklı görüş alışverişi sağlandı.

Toplantıda ayrıca 2017 yılı Unicera Fuarı

için özel olarak geliştirilen 30’ a yakın

yeni serinin lansmanı gerçekleştirildi.

Polat: “42. yılımızda yeniden

birlikte olmaktan mutluyuz”

Toplantının açılış konuşmasını İbrahim

Polat Holding ve Ege Seramik A.Ş

Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Polat

gerçekleştirdi. 1975 yılında üretim

faaliyetine başlayan Ege Seramik’in

42. yılında, yeniden bir arada olmaktan

duyduğu memnuniyeti dile getiren

İbrahim Polat, tüm bayilerden toplantının

özellikle panel bölümünde görüş ve

önerilerini detaylı şekilde belirtmelerini

istedi. Uzun yıllar boyunca Ege Seramik

Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Seramik

Federasyonu Başkanlığı yapan Adnan

Polat, toplantının konukları arasındaydı.

Polat konuşmasında, ekonominin genel

durumu, İbrahim Polat Holding grup

şirketlerinden Piyalepaşa Gayrimenkul

AŞ’nin gerçekleştirmekte olduğu

Piyalepaşa Projesi ve Türkiye’de sektör

lideri konumunda oldukları rüzgar

enerjisi projelerine ilişkin bilgiler paylaştı.

Toplantının devamında konuşan İbrahim

Polat Holding CEO’su ve Ege Seramik

Yönetim Kurulu Başkan Vekili Baran

Demir, “Bu şirketlerimiz içerisinde Ege

Seramik ve Ege Vitrifiye, TSE tarafından

verilen Çift Yıldız Belgesi’ne sahipler.

Onun dışında ihracat yaptığımız ülkelerin

tüm standartlarına sahipler, her ikisi de

her sene ticaret odaları, sanayi odaları

ve maliyeden ödüller almaktadırlar.

Ege Seramik yurtdışında bilinen ilk 100

Türk firması arasında yer almaktadır.

İhracata gelince, Ege Seramik’te

%35-%37 arasında ihracatımız var,

Ege Vitrifiye’ de ise bu sene %50, %55

civarına çıkmasını bekliyoruz” dedi.

Ege Seramik ve Ege Vitrifiye olarak

yenileme yatırımlarını sürdürdüklerini

açıklayan Demir, “Renaissance Polat

Istanbul Hotel’de 40 milyon dolar’lık

yatırım yaptık” dedi. Konuşmasında 2017

yılı ile ilgili belirsizliğe dikkat çeken

Demir, ne çok karamsar, ne de çok

iyimser olmadıklarını, ‘temkinli iyimser’

yaklaşımla hareket edeceklerini ifade

ederek sözlerini tamamladı.

2017 yılında da yatırımlara

devam!...

Toplantı ve ödül töreni sonrasında

konuşan Ege Seramik A.Ş. Genel Müdürü

Göksen Yedigüller “2016 yılı içinde 50

den fazla yeni seri geliştirdik ve pazara

sunduk. Bu sayı sektörümüz için çok

büyük bir başarı anlamına gelmektedir.

Sektördeki arz fazlalığına rağmen

geliştirdiğimiz zengin ürün portföyümüzle

şirketimize katma değer sağlamaya

devam edeceğiz” dedi. Konuşmasına,

ürün portföyünde gerçekleştirilen yeni

tasarımlardan bahsederek başlayan Ege

Vitrifiye Genel Müdürü Merter Savaş ise,

fuarların marka ve ürün tanıtım fırsatları

olduğunu belirterek, “2016 yılında ulusal

ve uluslararası birçok fuara katılarak

marka bilinirliğimizi ve satışlarımızı

artırdık, 2017 senesinde de Türkiye,

Almanya, İtalya, Rusya ve Ortadoğu’da

fuar katılımlarımız devam edecektir”

dedi. 2017 yılında orta ve üst segmente

yönelik ürün tasarımları, kanalsız klozet

ürünleri, anti bakteriyel yüzeyler, mat

sırlı çalışmalar ve yardımcı malzeme

çeşitleriyle, yetkili satıcılara yeni ürün

alternatifleri sunduklarını belirtti.


84

hotel restaurant

& hi-tech

marka röportaj

Faruk Dural:

“Slow Food

hareketini

destekliyoruz”

“Dünyadaki ve Türkiye’deki

ekonomik gelişmelere

bağlı olarak gıda, tarım,

hayvancılık ve perakende

sektöründe büyümeyi

arzu ediyoruz. Mısır ve

Türkiye’de yatırımlarımızı

başlattık ve daha da

geliştiriyoruz.”

Faaliyetlerine 2000 yılında Sinpaş

A.Ş. bünyesinde başlayan Üç

Öğün Catering, bugün beş şehirde

toplamda 500 çalışanı ile catering

sektöründeki güçlü konumunu devam

ettiriyor. 2016 yılını 60 milyon TL ciro

ile kapatan firma, 2017 yılında yüzde 20

büyümeyi hedefliyor.

Üç Öğün Catering’in yeni dönem

planlamalarını ve sektörel gelişmeleri

firma Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Faruk Dural ile konuştuk.

Üç Öğün Catering’i kısaca

tanıtarak; cirosu, büyüme

hedefleri ve istihdam sayısı

hakkında bilgi verebilir misiniz?

2000 yılında Sinpaş A.Ş. bünyesinde

kurulan şirketimiz, 2014 yılında Ömer

Faruk Çelik şirketi olan EYG Grup

bünyesine katılmıştır. 2015 yılında

Kuveytli Murabahat fonu ile başlayan

ortaklık görüşmeleri Nisan 2016’da

resmileşmiş ve bugün 5 şehirde 500

çalışanı ile hizmet vermekte olan bir

şirket haline gelmiştir. Şirketimiz geçen

yılı 60 milyon TL ciro ile tamamladı, bu

yıl için de yüzde 20 büyüme hedefliyoruz.

Yılda 10 milyon öğün yemeği 500

personelimiz ile müşterilerimize

sunuyoruz. Tedarikçilerimizden yılda 30

milyon TL değerinde hammadde tedarik

ediyoruz.

Fabrika sayınız nedir? Yeni

planlamalarınız var mı?

Şu an Türkiye’de İstanbul, Ankara,

Bilecik, Eskişehir ve Denizli illerimizde

hizmet veriyoruz. Bilecik fabrikamızı yeni

ve modern yerine taşıdık, kapasitesini

4 kat arttırmış olduk. Önümüzdeki

dönemde Bilecik ve Eskişehir bizim için

stratejik önem taşımaktadır. İstanbul

Avrupa yakasında da Esenyurt fabrikamızı

açtık. Taşıma yemek kategorisinde

Avrupa yakasından gelen yoğun talebi

böylelikle karşılamış olacağız. Gebze’den

Çerkezköy’e kadar taşıma yemek hizmeti

vereceğiz.


Franchise'a olan bakış açınız

nedir? Franchise vererek uzun

vadede ne kadarlık bir şube

ağına çıkarsınız?

Perakende sektöründe 5 ayrı konsept ile

yer alacağız, 2017 yılı Nisan ayında 3 adet

açılış için anlaşma yaptık, şube sayımız

10’a ulaştığında ve doğru yatırımcı profili

ile yollarımız kesiştiğinde franchising

vermeye başlayabiliriz. Özellikle diyet

yemek ve paket yemek konularında

büyümek istiyoruz.

Gündeminizde yeni projeleriniz

var mı?

Geçen yıla göre satışlarımız aynı

olmasına rağmen, re-organizasyon ile

verimlilik artışı sağlayarak karlılığımızı 3

kat arttırdık. 2017 yılı hedeflerimiz ise;

mevcut müşterilerimiz ile işbirliğimizi

güçlendirmek, Türkiye ve yurt dışında

kapsama alanımızı artırarak yeni ve

katma değerli projelere başlamak.

Perakende ve diyet yemek sektöründe

önemli bir oyuncu olmak istiyoruz.

Ayrıca Türkiye’den değerli perakende

markalarının master francheise’nı alarak

Körfez bölgesinde pazarlamak için

görüşmelerimiz devam ediyor.

Dünyadaki ve Türkiye’deki

ekonomikgelişmelere bağlı olarak

gıda, tarım, hayvancılık ve perakende

sektöründe büyümeyi arzu ediyoruz. Mısır

ve Türkiye’de yatırımlarımızı başlattık ve

daha da geliştiriyoruz.

Sektörde yaşadığınız sorunlar

nelerdir?

Toplu yemek sektörünün büyüyüp

gelişebilmesi için eşit rekabet koşullarını

sekteye uğratan faktörlerin ortadan

kaldırılması büyük önem taşıyor. İnsana

hizmet ettiğimiz unutulmamalı. Toplum

sağlığını tehdit eden kurum ve kişilerin

teşhir edilmesi bir nevi “önleyici sağlık

hizmeti” olarak topluma büyük katkı

sağlayacaktır. Ülkemizde, tüm dünyada

arz fazlalığı sebebiyle düşüş trendinde

olan hammadde fiyatlarının yükselişi

de önümüzdeki bir diğer engel. Ayrıca

ülke olarak sosyo-ekonomik refahımızı

yükseltebilmemiz için gıda üretimi ve

tüketiminde bilinçli ve etkin politikalar

yaratmamız gerektiği muhakkak.

Yapılan araştırmalar dünya genelinde en

iyi beslenen ülkeler sıralamasında birinci

olarak Fransa’yı gösteriyor. Fransa’yı

sırasıyla Japonya ve Kanada takip ediyor.

Üzücü ki Türkiye bu endekste 19. sırada

geliyor. Gıda sektörünün gelişmesinde

sürdürülebilir tarıma önem vermek

önemlidir ki, bu noktada da dünya

sıralamasında Almanya, Kanada ve

Japonya yine ön plana çıkıyor. Bir diğer

önemli husus ise, su kaynaklarının etkin

yönetimi hiç kuşkusuz. Bunun için tarım

ilacı ve gübreyi az kullanıyor olmak

mühim ki bu noktada da birinci Almanya.

Tüm bunlara karşın hükümetimizin yeni

tarım ve gıda politikasını yakından takip

etmekte ve desteklemekteyiz. Ucuzlayan

gıda; enflasyonu düşürecek, banka

faizleri düştüğünden faiz giderleri yükü

omuzlarımızda hafifleyecek ve yatırıma

kanalize edeceğimiz kaynaklarımız

artacak. Adım adım sektörel anlamda

refahımız böylece artış gösterecektir

Son olarak eklemek

istedikleriniz…

“Sağlıklı Yemek” en önemli konu olarak

toplumun gündeminde. Dünyadaki

Slow Food hareketinin bir mottosu var

biliyorsunuz, “Ne Yersen O’sun” biz

buna yürekten inanıyor ve destekliyoruz.

Tüketicinin bilinçlenme hızı arttıkça

sektörden beklentileri de artacaktır.

Sağlıklı Yemek servisi sunma konusunda

Kuveytli ortaklarımızla know-how

transferi ile çalışmalarımıza başlamış

bulunmaktayız. Çok yakında AVM, Plaza

ve Cadde konseptleri ile perakende

sektöründe de konumlanmış olacağız.


86

hotel restaurant

& hi-tech

marka

Porland Tiles

Koleksiyon ile

geçmişe kapı

aralıyor

Tasarımda ve üretimde dünyanın sayılı

porselen markalarından biri olan

Porland, yeni sezonda da trend yaratan

koleksiyonlara imza atıyor.

Türkiye'de 20. yüzyıl başlarından itibaren

kullanılan desenli yer karolarından ilhamla

hazırlanan Tiles Koleksiyon, Porland’ın 2017

tasarımları arasında yer alıyor.

Modern çizgilerle geleneksele atıf

Osmanlı - Türk kültürünü yansıtan mimari yapılarda

özellikle eski konaklarda kullanılan karo desenler

günümüz yorumu ile porselende hayat bulurken

nostalji teması sofraları süslüyor. Üç farklı desende

hazırlanan koleksiyon çini renklerle el yapımı çiçekli

ve pastoral çizgileri kombinleyerek geleneksel bir

tasarım havasına bürünüyor. Modern çizgilerle

geleneksele atıf yapan Tiles, çini mavisi, kırmızı

ve yumuşak renk geçişlerinin sağlandığı karma

renkleri ile alternatif sunumlar vadediyor.

Eskitilmiş efektler ile geçmişin bugüne

uyumu

Porland’ın el yapımı ve seri üretimi birleştirerek

modern formlarda ürettiği koleksiyonda; farklı

ölçülerde düz ve kayık tabaklar, çukur tabaklar,

kupa, lokumluk ile çay ve kahve fincanlarının yanı

sıra traverten bardak altlıkları gibi özel parçalar

da yer alıyor. Eskitilmiş efektler ile geçmişin

günümüze uyumunu yansıtan Tiles Koleksiyon’a ait

parçalar bulaşık makinesinde yıkanabilir, fırın ve

mikrodalga fırın kullanımına uygundur.


88

hotel restaurant

& hi-tech

marka röportaj

Talha Çizmeci: “Bu yıl

büyümeden bahsetmek

hayalcilik olur”

“Bu yıl çok çetin geçeceğe benziyor. Bir

büyümeden bahsetmek şu an itibariyle

bence hayalcilik olur. Sektördeki yerimizi

korusak, ne mutlu bize!..”

Sektöründe 25 yıllık tecrübesiyle lüks ve delüks

segmentlerinde hac ve umre programları düzenleyen

Vizyon Turizm’i yeni dönem hedefleri ve 2017 yılı

değerlendirmeleri doğrultusunda Vizyon Grup Yönetim Kurulu

Üyesi Talha Çizmeci ile konuştuk.

faaliyet gösteriyor olmamız ve masrafların yüksek olması

karımızı ciddi oranda azaltıyor. Bunun yanında turizm gibi elle

tutulamayan bir sektörde olmamız ve birçok organizasyonlarda

sadece komisyon veya düşük yüzde ile para kazanmamız

ve ödemeyi organizasyondan en az 1 ay geç almamız ayrıca

Vizyon Turizm hakkında bilgi verir misiniz?

Vizyon Turizm olarak, değişim ve gelişimin

adresi olma adına geleceğin vizyonunu

yakalayabilme çabamızla 1990 yılından itibaren

iç ve dış hatlarda bilet ve vize işlemleri, yurt

içi ve yurt dışı kültür turları, iş adamlarına

yönelik yurt dışı seyahat hizmetleri ve fuar

organizasyonlarında ‘başlangıçta ve bitişte

dost kalabilme’ prensibimiz ile ‘ilkeli bir duruş’

sergileme gayreti içindeyiz. Vizyon olarak

markaların planladıkları organizasyonlar için;

bilet ve vize işlemleri, yurt içi ve yurt dışı otel

rezervasyonları, markaların yurt dışından

gelen misafirlerinin tüm organizasyonları

ile özellikle bayiler için planladığımız Umre,

yurt içi ve yurt dışı bütün gezi programlarıyla

partnerlerimize daha iyi hizmet vereceğimize

inanıyoruz. 25 yıllık tecrübeye sahip profesyonel

kadromuzla iş ortaklarımızı memnun edecek

alt yapı ve birikime sahibiz. Merkezi Taksim’de

bulunan Vizyon Grup olarak bünyemizde; Vizyon

Turizm, Şiar Turizm, Gezonline.com, Gezmice,

Muhafazakarotelim.com, Vizyon Health olmak

üzere 6 ayrı marka bulunmaktadır.

Vizyon Turizm’in ciro, net kar, geçtiğimiz yıla göre

yüzdelik büyüme anlamında 2016 yılı kapanış

rakamlarını öğrenebilir miyiz?

Vizyon Grup olarak yaklaşık 50 milyon ciromuz

var. Tabii kişi sayımızın fazla olması, 4 ayrı ofiste


finansal zorluk da getiriyor. Geçtiğimiz yıla göre açıkçası

küçülmeden yerimizde saydık diyebilirim. Umre sayımız ise

yaklaşık 3.000 civarında, bunun 2.500’ü Vizyon, 500 kişisi Şiar

Tur olarak. Bu yıl umre için konuşmak gerekirse; yaklaşık

2.500 kişi tahmin ediyoruz bunu kadın-erkek oranını yarı yarıya

düşünebiliriz.

Hac için ise Vizyon-Şiar olarak toplamda tahmini 200 kişi

beklemekteyiz.

Türkiye’de inanç turizminin geldiği son noktayı değerlendirebilir

misiniz? Son 5 yılda başvuru sayılarında bir artış yaşandı mı? Bu

artışın nedenleri sizce nelerdir?

Yaklaşık 500 bin civarında umre, 60 bin civarında hac, 15.000

civarında Kudüs yolcusu var Türklerin. Açıkçası delüks

segmentinde sayılar her geçen gün azalıyor. Umre artışı

ağırlıklı olarak orta ve ekonomik gruplarda oluyor. Geçmiş

5 seneye göre umreci sayımız yarı yarıya azaldı diyebilirim.

Artışın nedenleri olarak ise, ulaşım ve konaklama imkanlarının

artması ve ayrıca eskiden acaba başıma bir şey gelir mi

düşüncesinin ortadan kalkmış olmasını gösterebilirim.

Bu yıl Türkiye’den kaç vatandaş kutsal topraklara hacı olmaya

gidecek? Bunun ne kadarı sizin tarafınızdan götürülecek?

Yaklaşık 80 bin kişi Türkiye’den hacca gidecek. Bunun 200

kişisini biz götürmeyi planlıyoruz.

Bu yıl için hedefleriniz neler? Yatırım planlarınız var mı? Bu yıl

yüzde kaç büyümeyi hedefliyorsunuz?

Vizyon health olarak sağlık markamıza biraz yatırım yaptık

açıkçası oradan bir geri dönüş bekliyoruz. Bir de gezonline.com

markamızla yavaş yavaş münferit yurt dışı organizasyonları

satma hedefimiz var. Bu yıl doğrusu çok çetin geçecek

gözüküyor. Bir büyümeden bahsetmek şu an itibariyle

hayalcilik olur. Yerimizi korusak bugün ne mutlu bize.

Son olarak sektörünüzün yaşadığı sıkıntılardan bahseder misiniz?

Sizce sektördeki eksikler neler?

Kaçak acentacılık, sektöre giriş-çıkışlardaki kolaylık, önüne

gelen tur rehberinin acenta açması, piyasayı bilmeyen

rakiplerin her sene sektöre darbe vurması ve karlılığın her

geçen gün azalması sektörün bence en önemli sorunları

arasında geliyor.


90

hotel restaurant

& hi-tech

marka

UR-GE ile rekabette bir

adım öne geç!

Türkiye Ticaret Odaları tarafından düzenlenen UR-GE projeleri ile üretici

firmaların ihracat kapasitesinin geliştirilmesi, firmaları hedef pazarlara

yönlendirme ve ihracatta istikrar sağlanmak hedefleniyor. Bu proje ile Türk

firmaları yurt dışı pazarlarında aktif bir profil çiziyor.

UR-GE projesi kapsamında,

kümelenme yaklaşımı esas

alınarak, iş birliği kuruluşların

önderliğinde yurt dışı fuarlarına katılım

sağlayarak ve hedef ülke pazarlarına

ziyaretler düzenlenerek ihracatta

seferberlik başlatılıyor. Ekonomi

Bakanlığına bağlı olarak düzenlenen

UR-GE projeleri ile Türk firmalar

rekabette bir adım öne geçiyor. Bu proje

ile firmaların rekabet ortamında daha

etkin faaliyette bulunması, kendilerini

geliştirmeleri, markalarıyla uluslararası

arenada aktif bir profil çizmesi ve

ihracatta yeni pazarlara ulaşabilmesi

amaçlanıyor. Bunu sağlayabilmek

adına etkili projeler geliştiriliyor. UR-

GE projesine katılan firmaların, projeyi

hazırlayan kuruluş önderliğinde, ortak

ihtiyaç analizi, ortak öğrenme (eğitim ve

danışmanlık) ve ortak pazarlama (tanıtım,

marka, ticaret heyeti, eşleştirme) gibi

ihracata yönelik eylem ve faaliyetleri

yerine getirerek bu alandaki eksiklerin

tamamlanması planlanıyor. Bu projelerin

maliyetinin %75’i Ekonomi Bakanlığı

kalan %25’lik kısmı ise projeye katılan

firmalar tarafından karşılanıyor.

Yeni pazarlara UR-GE ile ulaşın

Bir araya gelen firmaların kümelenmesi

projede başarıya ulaşmanın anahtarını

oluşturuyor. İhracata teşvik konusunda

da misyon üstlenen proje, yurt dışı

gezileri ve B2B görüşler sayesinde

firmaları yeni pazarlar ve profesyonel

iş ortaklarıyla buluşturuyor. Burada

Ekonomi Bakanlığının sağladığı %75

oranındaki teşvik ihracatta itici güç

unsuru olarak dikkat çekiyor.

UR-GE ile neler yapılıyor?

Proje ile ilk olarak “İhtiyaç Analizi”

gerçekleştirilmektedir. Ön bir hazırlık

evresinin ardından ortak bir vizyon

oluşturuluyor. Belirlenen vizyon

çerçevesinde 3 yıllık bir stratejik

planlama hazırlanıyor. Makro & mikro

rekabetçilik analizleri baz alınıyor ve

sektördeki trendlerin nabzı tutuluyor.

Öte yandan yeni gelişmelere ayak

uydurabilmek ve sürekli gelişmek

için firmaların analizleri yapılıyor.

Eksik noktalar saptanarak, bu yönden

yapılan çalışmalarla fayda sağlamak

adına önemli adımlar atılıyor. Yurt dışı

pazar fırsatları değerlendirilerek tüm

sektörler dünyadaki profesyoneller ve iş

ortaklarıyla buluşturuluyor.

UR-GE projesi kapsamında; Dış

Ticaret Yönetimi, Uluslararası

Pazarlama ve Elektronik Ticaret,

Markalaşma, İnovasyon ve Kümelenme,

Kurumsallaşma ve İnsan Kaynakları

Yönetimi, Bilgi ve İletişim Teknolojileri,

Finansal Yönetim ve Risk Yönetimi,

Kalite ve Verimlilik, Proje Yönetimi ve

Stratejik Yönetim, Moda ve Tasarım,

Bakanlıkça uygun görülen sektöre özgü

konular gibi önemli eğitim ve danışmanlık

faaliyetlerine imza atılıyor.

UR-GE ile Türk firmaları yurt

dışında yeni başarılara imza

atıyor

Devlet teşvikleri ile yurt dışı

fuarlarında boy gösteren Türk firmaları

sundukları özgün tasarımları kaliteyle

harmanlayarak uluslararası arenada yeni

başarılara imza atıyor. UR-Ge ile kümelen

firmalar yurt dışı fuarları ve hedef

olarak belirlenen sektör için potansiyel

oluşturan uluslararası iş gezileri ile Türk

ekonomisine katkı sağlanıyor. Yapılan bu

iş gezileri neticesinde, ihracat için yüksek

potansiyel oluşturan pazarlar, sektörü

buluşturan önemli Türk fuarlarına ve

firmaların üretim tesislerine davet

ediliyor. Böylece iş partnerleri üretimi

yerinde görerek ve sürece yakından tanık

olmaları firmaların elini güçlendiriyor.

UR-GE kapsamında ‘Bilgi ve İletişim

Teknolojileri, Finansal Yönetim ve Risk

Yönetimi, Kalite ve Verimlilik, Üretim

ve Tedarik Zinciri Yönetimi, Bakanlıkça

uygun görülen firma ihtiyaçlarına özgü

diğer konularda danışmanlık alımı’

faaliyetleri destekleniyor.

UR-GE aşağıdaki işbirliği

kuruluşlar aracılığı ile

düzenleniyor:

• İhracatçı Birlikleri

• İl Sanayi / Ticaret Odaları

• TOBB, TİM ve DEİK

• Teknoloji Geliştirme Bölgeleri

• Organize Sanayi Bölgeleri

• Endüstri Bölgeleri

• Sektörel Üretici Dernekleri

• Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ)

• İmalatçıların kurduğu dernek, birlik

ve ya kooperatifler


hotel restaurant

92 & hi-tech

marka güncel

KDV %18’den 8’e indi, mobilya

sektörü kayıt altına girmeye başladı

Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Nuri Öztaşkın,

açıklanan KDV düzenlemesiyle mobilya sektörünün kayıt altına alınacağını

düşündüklerini söyledi. Bu düzenlemeyle mobilya satışlarında ciddi oranda

artış yaşanmaya başladığını belirten Öztaşkın, yakın dönemde de bu artışın

gözle görülür şekilde sektör rakamlarına yansıyacağı söyledi. Öztaşkın öte

yandan yüzde 8 bandına çekilen KDV ile tüketicilerin garantili ürün, satış

sonrası hizmet ve 7/24 ulaşabileceği müşteri hizmetleri gibi sebeplerle

markalı mobilyalara satın alma eğilimi gösterdiğini aktardı.

Nelipide, istihdamda pozitif ayrımcılık

Kadınların iş hayatına katılımının bir tercih değil eşitlik meselesi

olduğunun farkındalığıyla IK süreçlerini yöneten Nelipide Gurme,

2016 yılında74 kadın personeli şirket bünyesine dahil ederek

toplamda 262 kadın çalışanıyla, yoluna daha güçlü devam

ediyor. Nelipide Gurme’nin yüzde 60 kadın çalışanıyla kendi

sektöründe örnek ve öncü olduğunu söyleyen Aktaşlar Lezzet

Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Aktaş, “Fabrikalarımızda

ve restoranlarımızda kadın çalışan ortalamamız yüzde 60 Türkiye

ortalamalarının üstünde kadın istihdam rakamlarımız olmasından

dolayı gurur duyuyoruz. Aslına bakarsanız sadece kadın

çalışanlarımızın değil tüm çalışma arkadaşlarımızın kendileri

geliştirmeleri için uygun ortamlar sunuyoruz” dedi.

Uğur Soğutma

Ege’nin ihracat şampiyonu oldu

Uğur Soğutma, 2016 yılı içerisinde iklimlendirme sektöründeki en fazla

ihracatı gerçekleştirerek, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) arasında birinci firma

oldu. Kurulduğu günden bu yana, Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren

firmaları arasında yer alan Uğur Soğutma, bu başarısı ile ihracat

şampiyonluğu unvanını perçinlendi ve ülke ekonomisine olan katkısını bir kez

daha gösterme imkânı buldu.

Şişecam Topluluğu cam elyaf üretim

tesisi kuracak

Düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve cam elyafı gibi

camın tüm temel alanlarında küresel bir oyuncu olan

Şişecam Topluluğu, 2017 yılında da yatırımlarına hızla

devam ediyor. Türkiye’nin en köklü kuruluşları arasında

yer alan Şişecam Topluluğu, yaklaşık 400 milyon TL’lik

bir yatırımla cam elyafı üretim tesisi kurma kararı aldı.

Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel

Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kırman, “Başlangıçta yıllık 70

bin ton üretim kapasitesine sahip olacak yeni yatırımız

sayesinde ülkemizin cam elyafı ithalatını ikame etmeyi ve

başta bor olmak üzere yerel kaynaklarımızı katma değerli

ürünlere dönüştürmeyi hedefliyoruz” dedi.


​Kayseri Erciyes A.Ş. ve İstikbal

arasında protokol imzalandı

Türkiye tarihinde ikinci kez 4 Mart 2017 tarihinde yine Erciyes Evrensel

Kış Sporları Merkezi’nde düzenlenecek FIS Snowboard Dünya Kupası için

İstikbal ana sponsor oldu. Protokole ilgili konuşan Erciyes A.Ş. Yönetim

Kurulu Başkanı Dr. Murat Cahid Cıngı, “Aslında bu destek sadece sportif

ve reklama dayalı bir destek olmayıp aynı zamanda hem Erciyesimizin hem

Kayserimizin hem de Türkiyemizin yaklaşık 2 milyar insana canlı yayınla

ulaşacak global çapta tanıtımına da yapılan bir destektir” dedi.

LG, Innofest 2017’de stratejik odağını güçlendirdi

Birçok ödüllü tasarımıyla birlikte inovatif teknolojilerin yönünü belirleyen

küresel teknoloji lideri LG Electronics, en yeni ve premium ürünlerini

Barselona’da iki gün süren geleneksel InnoFest 2017 etkinliğinde

kullanıcıların beğenisine sundu. Etkinlikte konuşan LG Electronics

Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Başkanı Kevin Cha şunları söyledi:

“Teknoloji çok daha hızlı bir şekilde ilerliyor ve değişimin etkileri de

gittikçe güçleniyor. İnovasyon kavramı ise günümüzde hayata değer

katmanın ötesinde kullanıcılara çok daha güzel bir hayat tarzı sunmayı

amaçlıyor. LG olarak premium ürün felsefemizin kaynağını da bu eğilim

oluşturuyor. LG Electronics 2017 yılında yine inovatif, enerji tasarruflu ve

birinci sınıf ürünlere odaklanan pazar stratejisiyle, tasarım, rahatlık ve

stil sahibi bir teknoloji üreticisi olarak konumlanıyor.”

Porland, Kayseri’deki 2.

mağazasını açtı

Porland, Kayseri’de BYZ Garage AVM’den sonra Forum Kayseri AVM’de açtığı

bin 425 metrekare alana sahip yeni mağazası ile perakendede büyümeyi

sürdürüyor. Porland Fabrika konseptinde açılan mağazada; günlük kullanım

ve özel davet sofralarının yanı sıra her türlü ikramda kullanılmak üzere çeşit

çeşit porselen takımlar, cam ve çelik ürünler, mutfak araç gereçleri ile tekstil

ürünleri, banyo takımları, ev ve ofis aksesuarları, her zevke ve bütçeye uygun

hediyelik ürünler bulunuyor. Porland Fabrika mağazada, ev kullanıcılarının

yanı sıra horeca kesimi için ayrıcalıklı ürün seçenekleri yer alıyor.

Global Restoran Yatırımları,

2016’da %30 büyüdü

Türkiye’nin en sıra dışı döner markası KasapDöner’i bünyesinde

bulunduran Global Restoran Yatırımları AŞ, 2016 yılını 46 milyon TL

ciroyla kapattı. 2015 yılını 36 milyon TL ciro ile kapattıklarını anlatan

Global Restoran Yatırımları A.Ş. Genel Müdürü Bahar Özürün şunları

söyledi: “2016 yılı, yaşanan birçok olumsuz gelişmeye rağmen başta

KasapDöner olmak üzere tüm Global Restoran Yatırımları A.Ş.

markaları için hızlı bir büyüme süreciyle geçti. 2015 yılını 35, 2016 yılını

da 47 şube ile kapattık. 2017 yılı sonuna kadar bu sayıyı 80’e ulaştırmayı

hedefliyoruz. Geçen yıl iş hayatında daha çok kadın bulunmasını

sağlamak için başlattığımız sosyal sorumluluk projelerine bu yıl da

devam edeceğiz. 2017 yılında en büyük hedefimiz, tüm şubelerimizde en

az 1 kadın döner ustası ve 1 kadın motor-kurye istihdam etmek.”


hotel restaurant

94 & hi-tech

şefin gözünden

Mutfağın

tatlı

serti .

Ünal

Cenan

Fotoğraflar: Ümit Başer Alkaç

“Lezzette elin hüneri çok önemli. “Ben el

lezzetine çok inanırım. Herkes salata yapar

ama salatayı karıştırmak bir maharettir. Sosunu

kıvamında hazırlamak, tabağa yerleştirip

sunmak ayrı bir hüner ister.”

Ünlü aşçılar diyarı Bolu’nun mesleğe

kattığı değerli lezzet ustalarından

biri, Ünal Cenan. “Ne iş yapıyorsun

değil, nerede çalışıyorsun?” sorusunun

hafızalara mıh gibi yazıldığı Mengen

kökenli bir isim ama aile büyükleri gibi

kalbini ve ellerini çok erken yaşlarda

mutfağa teslim etmiş biri değil o. Her ne

kadar çocukluğu Mengen’in o görkemli

yemek festivalleri ve gündelik aşçılık

öyküleriyle geçtiyse de, anlattığına göre

meslekte karar kılışı lise dönemlerine

denk geliyor!.. 1989 yılında ailesi

ile birlikte İstanbul’a yerleştiğini

söyleyen Ünal Şef’in o vakte kadar çok

başka hevesleri olmuş çünkü. “Ben

babam, abim, amcalarım, dayılarım ve

kuzenlerim gibi kendimi hiçbir zaman

mutfağın içinde görmedim. O zamana

kadar kafamda aşçılıkla ilgili hiçbir plan,

istek yoktu. Ben lisedeyken bilgisayar

öğrenmek çok popülerdi. Onun üzerine

ben de bilgisayarlı muhasebe kursuna

yazıldım” diyen Cenan, ilk mesleki

arayışlarını bu sözleriyle anlatıyor.


“Baba beni artık çırak olarak

yerleştirebilirsin”

Ünal Şef’in meslekteki en büyük

şanslarından biri Mengenli olmak gibi

aşçılığın kitabını yazmış bir ailenin bireyi

de olmak şüphesiz. Cenan, babasıyla

yaptığı bir konuşmayı anımsayarak,

mesleğe giriş hikayesini şöyle paylaşıyor:

“Birgün babamla oturmuş konuşuyoruz.

Benim lise bitmiş, kurslarım sona

ermiş. O vakitler ağabeyim de Park

Şamdan’da aşçı yardımcısı olarak

çalışıyor. Hiç unutmam babam, ‘oğlum

sana bir kere söyleyeceğim daha

söylemeyeceğim. Aşçılık gün geçtikçe

gelişiyor, yarınları çok daha aydınlık. Sen

birgün muhasebeci de olursun ama bu

kadar yıldızı parlak bir mesleğe yüzünü

dönersen hem kendine hem de bu işe

hayatını adamış atalarına haksızlık

edersin’ dedi.”

İlk mesleki kıpırdanışlar,

heyecanlanmalar…

Ünal Şef’in mesleğe yönelişinin ilk

adımları bu kıymetli konuşmayla başlar

başlamasına da asıl büyük karar Park

Şamdan’da çalışan ağabeyini ziyareti ile

gerçekleşir. Bir akşam Vural ağabeyinin

çalıştığı mutfaktaki aşçıların yoğun,

heyecanlı koşuşturmaları ile aynı

heyecanı duyduğunu hisseder ve babasına

şu sözleri söyler: “Aşçılık eğitimi

alabileceğim bir arkadaşının yanına beni

çırak olarak verebilirsin artık.” Tencere

yemeklerinin ve türlü çeşit aşçılık

hikayelerinin arasında büyüyen biri için

sanki mesleğe uzanan yolculuk biraz

daha kolay olabilir diye düşünürken,

Ünal Şef’in anlattıklarıyla irkilmiyorum

desem yalan olur. Mutfağa ilk adımı 1997

yılında Bahçeşehir Üniversitesi’nde adım

attığını söyleyen Cenan, ilk deneyimini

2 bin kişilik catering servisleriyle

kazanır. Anlattığına göre bu 16 yaşında

genç bir delikanlı için yükü oldukça

ağır, zahmetli ve ömür törpüsü bir

iştir… Çuval çuval patates, soğanlar, içi

binleri aşan kocaman kocaman küvetler

kurduğu hayallerin bir parçası değildir

asla. “Benim kafamda daha küçük

porsiyonlar vardı. Bu yemekleri küvete

değil de tabağa koysak nasıl durur diye

kendi kendime düşünüyordum hep”

diyen Cenan, okullar kapanana kadar

sabırla çilesini doldurur ve ardından kolej

mutfağına vedasını eder.

Çin işi Japon işi…

Dedim ya bir Mengenli için aşçılığa

uzanan yol bu kadar çetrefilli olmamalı!

Bu kez küçük porsiyonlar hayaliyle soluğu

ağabeyinin de yardımıyla Bebek’teki

Little China’da alır. Ta ki toplu taşıma

araçlarında üzerine sinen sarımsak,

soya kokuları kendine ve çevresine dert

olmaya başlayıncaya kadar çalışır ve 8

ayın sonunda bu defa Nişantaşı’nda bir

sushi restoranında Japon mutfağının

inceliklerini öğrenmeye heves eder.

Ünal Şef o günleri tatlı bir tebessümle

şöyle anlatıyor: “Tencere yemeklerinden

kaçarken benimkisi yağmurdan kaçıp

doluya tutulmak oldu. Ama her ne kadar

catering, Çin ve Japon mutfaklarıyla

çok zor bir işin altına girdiysem de

kendimi geliştirmek, farklı mutfaklardan

beslenmek anlamında faydalı bir deneyim

oldu. İyi ki de çalışmışım diyorum.”

“Askerlik dönüşü 1’dim 2 oldum”

1997 yılına geldiğimizde Ünal Şef için de

artık yerini bulma zamanıdır! Sardunya

Fındıklı’nın mutfağına komi olarak

giren Cenan, restorana askerlik vazifesi

sebebiyle 2001 yılında dömi şef olarak

veda eder. “Her son bir başlangıç”

derler ya hani, Ünal Şef için Ankara’da

geçirdiği 17 aylık vatani görevini bir nevi

ara kapatma gayretleri olur. Jandarma

sosyal tesislerinde dur durak bilmeden

yemek pişirerek aslında mesleki manada

da pişme fırsatı elde ettiğini dile getiren

Cenan, “Ben askere gittiğimde 1’sem 2

olarak döndüm. Çünkü orada kendimi

geliştirme şansım oldu. Artık tam

bir aşçıydım ve İstanbul’da istediğim

restoranın mutfağına girebilirdim” diyor.


96

“Tencere

yemeklerinden

kaçarken benimkisi

yağmurdan kaçıp

doluya tutulmak

oldu. Ama her ne

kadar catering, Çin ve

Japon mutfaklarıyla

çok zor bir işin

altına girdiysem de

kendimi geliştirmek,

farklı mutfaklardan

beslenmek anlamında

faydalı bir deneyim

oldu. İyi ki de

çalışmışım diyorum.”

“Dursun Ustamın bende emeği

çoktur”

Anlattığına göre Ünal Şef’in meslekteki

en büyük şanslarından biri de, Dursun

Ustası olur. Onunla uzun ince bir yolda

uzun seneler birlikte aynı mutfağa baş

koyarlar. İstanbul, Bodrum ve Uludağ

otel ve restoranları olmak üzere…

İstanbul dönüşünde bir arkadaşı

vasıtasıyla Ritz Carlton Otel’in Çintemani

Restaurant’ına aşçı olarak girdiğini

anlatan Cenan için beş yıldızlı otel

mutfağı mesleki kariyeri için adeta

bir dönüm noktası olur. “Keşke daha

öngörülü davranıp o fırsatı layığınca

kullanabilseydim” diyerek bugünden

pişmanlığını dile getiren Ünal Şef,

hayalini kurduğu bir yurt dışı işi

dolayısıyla otele veda etiğini söylüyor.

Birkaç arkadaşıyla kurduğu Londra

hayali gerçekleşmeyince İstanbul’un

birkaç restoranında çalışan Cenan, sonra

sırasıyla Bulgaristan, İstanbul, İran ve

Çanakkale yaptıktan sonra 2013 Ekim

ayı itibari ile İstanbul’a dönerek Eresin

Crowne Sultanahmet’in mutfağını

yönetmeye başlar.

Eresin Otelleri ile ilk

buluşma

Şu an Taksim ve Sultanahmet

otellerinin mutfak şefliğini yapan

Ünal Şef, her iki otelde misafirlere

Türk ve dünya mutfaklarından özel

seçkiler sunduklarını dile getiriyor.

Şefin menüsünden en iddialı

bulduklarımız arasında Bademli

Piliç, Pazıya Sarılmış Buharda

Somon, Kabakçiçeği ile sunulan

Zeytinyağlı Armut Kerevizi, Çıtır

Börek ve Balkabaklı Fondant var.

Mutlaka tatmanızı tavsiye ederim.

“Benimle çalışan rahat

eder”

Benim de kendisini bir miktar

tanıma fırsatı bulduğum Ünal

Cenan’ı size biraz daha yakından

tanıtmak isterim. Hani onunla

çalışan bir daha çalışmak ister


diye tabir edebileceğimiz şahsiyetler vardır

ya, Ünal Şef de hiç abartısız o gruptan. Son

derece yumuşak, sevimli, cana yakın… Bir

o kadar da yardımsever, paylaşımcı… Tablo

bu ama mevzu mutfak olunca şefin kırmızı

çizgileri de yok değil hani. Mutfakta tam

bir temiz bez hastası olduğunu söyleyen

Cenan, temizlik ve hijyen konusunda çalışma

arkadaşlarından da aynı hassasiyeti bekliyor,

bu birincisi. Onun dışında Ünal Şef için ekip

arkadaşlarının sorumluluk sahibi, disiplinli

ve paylaşımcı olmaları da çok önemli.

İnsan ilişkilerinde karşılıklı değer esasını

gözettiğini belirten Cenan, “Çok iyi tartarım.

Ama benimle çalışan rahat eder” diye de

ekliyor.

lezzetini veririm. Ben el lezzetine çok

inanırım. Herkes salata yapar ama salatayı

karıştırmak bir maharettir. Sosunu

kıvamında hazırlamak, tabağa yerleştirip

sunmak ayrı bir hüner ister.”

“Lezzet sabır işidir”

Son olarak değerli şefe lezzet sırlarını

soruyorum. Lezzeti sabırla yakaladığını

dile getiren Ünal Şef, yapılan işi sevmenin

de önemine vurgu yaparak, “Eğer

sevmeden yapıyorsan yemeğe lezzetini

yeterince veremezsin” diyor ve sözlerini

şöyle noktalıyor: “Lezzette elin hüneri

de paha biçilmez. Yemeklerime elimin


hotel restaurant

98 & hi-tech

gastro etkinlik

Unilever Food

Solutions,

Sokakları İstila

etkinliğinde

iş ortaklarıyla

buluştu

Unilever Food Solutions, ‘Geleneksel

Sokakları İstila Günü’nde Türkiye

genelindeki iş ortaklarıyla buluşurken,

Rama Krema ve Knorr Sebzeli Çeşni

ile En Güzel Makarna’yı aradı.

Ev dışı gıda sektöründe her iki noktadan birine ulaşan

Unilever Food Solutions, 2007 yılından beri her yıl

geleneksel olarak düzenlediği ‘Sokakları İstila”

etkinliğinin onuncu yılında iş ortaklarıyla buluşmaya devam

ediyor. Türkiye genelinde müşteriler ve iş ortaklarıyla kendi

ortamlarında bir araya gelmenin amaçlandığı ‘Sokakları

İstila’ etkinliğinde, üretim, satış, pazarlama, insan kaynakları

ve finans başta olmak üzere şirketin tüm departmanlarından

Unilever Food Solutions çalışanları müşterilerinin

mutfaklarını ziyaret etti. Şefler, restoran çalışanları ve

işletmecilerle buluşan Unilever Food Solutions bu kez en

güzel makarna tarifini aradı.

134 noktada buluştu

Bu yılın ilk Sokakları İstila etkinliğinde, Ege, Akdeniz, İç

Anadolu ve Kuzey Marmara Bölgeleri’nden 134 noktada iş

ortakları ile bir araya gelindi. Rama Krema ve Knorr Sebzeli

Çeşni ile lezzetli makarna tariflerinin konuşulduğu etkinlikte,

şefler lezzetli makarnanın sırrının ‘kaliteli malzeme ve her

tabağın arkasında yer alan emek’ olduğu ortak görüşüne

vardı. Sokakları İstila kapsamında düzenlenen yarışmada,

şeflerin Rama Krema ve Knorr Sebzeli Çeşni ile hazırladığı

makarna tariflerini değerlendiren Unilever Food Solutions

Mutfak Yöneticisi Yasemin Ataman ‘En Güzel Makarna’yı

seçti. Etkinlikte menüler birlikte incelendi, daha hesaplı

ve müşteri memnuniyetini arttıran menülerin nasıl olması

gerektiği iş ortakları ile birlikte değerlendirildi. Ev dışı

tüketim sektörüne katkı sağlayacak çözümler iş ortaklarıyla

paylaşıldı.


Tadında Anadolu ile

40 yıl hatırlı

kahve sohbeti

Capitol Tadında Anadolu, kahve

tutkunlarını yiyecek-içecek

danışmanı Osman Serim ile

Türk Kahvesinin Hikayesi

etkinliğinde buluşturdu.

Anadolu mutfağının damak zenginliklerini dünyayla paylaşmak,

kültür mirasımıza sahip çıkmak hedefiyle yola çıkan Tadında

Anadolu, 28 Şubat Salı günü Capitol şubesinde kahve

tutkunlarını Türk Kahvesinin Hikayesi adlı özel bir etkinlikte

buluşturdu. Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği’nin

kurucu üyelerinden, yiyecek-içecek danışmanı Osman Serim’in

konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte, kahvenin tarihçesinden

yapılışına birçok konu ele alındı.

Serim: “İlk kahve Topkapı Sarayı’nda içildi”

Kahveyle 16. yüzyılda Yemen’in fethiyle tanıştığımızı anlatan Osman

Serim, “Kahve ilk defa Kanuni Sultan Süleyman döneminde Topkapı

Sarayı’nda içildi. 1554’te İstanbul’da ilk kahvehane açılmasıyla

yayılmaya başladı. Arap ülkelerinde mırra, İtalya’da espresso denilen

yöntemle yapılan kahve, biz de cezve kahvesi olarak geçiyordu.

Bu yöntem bize has olduğu için Türk kahvesi olarak isimlendirildi.

Osmanlı’da şekerin hem pahalı hem de bulunmasının zor oluşu

nedeniyle kahve sade olarak içiliyor, yanında şeker niyetine lokum ya

da incir, kayısı, üzüm gibi meyveler ikram ediliyordu” dedi.

“Kahve Yemen’den değil, Brezilya’dan geldi”

Kahvenin bilinenin aksine Yemen’den değil, Brezilya Rio Minas’dan

geldiğini de belirten Serim, pişirme tekniklerini ilişkin ise şunları

anlattı: “Lezzetli bir kahve için çekirdeklerin taze öğütülmüş olması

önem taşıyor. Kahve, soğuk suyla hazırlanır ve sadece bir defa

karıştırılarak kısık ateşte yaklaşık 6-7 dakikada pişirilir. Eğer su

sıcak ya da ılık olursa çabuk kaynar ve kahvenin rengi, aroması, tadı

suya düzgün şekilde geçmez.”


100

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Cappadox

gastronomi

deneyimi

bu yıl

doğanın içine

taşıyacak!

“Dünyadan Çıkış Yolları” teması altında 18 – 21 Mayıs 2017 tarihleri arasında Volkswagen ana

sponsorluğunda gerçekleştirilecek Cappadox, bu yıl deneyimlerine bir yenisini daha ekleyerek

gastronomi deneyimi doğanın içine taşıyacak. Programın başındaki isim ise, Şef Mustafa Otar!..

Cappadox Piknik, Gurme Tadımlar

gibi daha önceki yıllarda

gerçekleştirilen ve Cappadoxluların

vazgeçemediği deneyimlere bu yıl bir

yenisi eklendi: Doğada Açık Ateşte

Pişirme. Otar’ın modern pişirme

yöntemlerini bir kenara bırakıp

katılımcıları yakılan büyük bir ateşin

etrafında ağırlayacağı Doğada Açık

Ateşte Pişirme ile Cappadox gastronomi

deneyimi doğanın içine taşınacak. Tüm

pişirme unsurlarının kül, toprak, çamur,

odun, taş gibi organik malzemelerden

oluşturulacağı ve tandır ocağı, odun fırını,

çırpı ocaklarının kullanılacağı etkinlik,

katılımcıları aynı zamanda lezzetin

kökenine doğru bir yolculuğa çıkaracak.

Programın başında Şef Mustafa

Otar var

Edremit’te doğayla iç içe büyüyen

Mustafa Otar’ın açık ateşe olan tutkusu

Kaz Dağları’ndaki Avcılar köyünde zeytin

toplarken ateşte hazırlanan yemeklerle

başlıyor. Ateşin yemeğe kattığı dokunun,

tadın hiçbir şeyde bulunmadığını

söyleyen Otar, Doğada Açık Ateşte

Pişirme’yle katılımcıları doğayla ve

yemeğin kökenleriyle buluşturmayı

hedefliyor. Doğada Açık Ateşte Pişirme

Otar’ın, sabahın erken saatlerinde taze

sebze ve otları doğadan toplamasıyla ve

etleri hazırlamasıyla başlayacak, uzun

şölen masalarında sunulan yemeklerle

devam edecek. Kral Deresi’nin beyaz

dokusunda, orijinal güvercinliklerin

ve organik bahçelerin içinde, peri

bacalarının gölgesinde gerçekleşecek

Doğada Açık Ateşte Pişirme’de, etten,

sebzeye, ottan ekmeğe kadar, ateşin

farklı uygulamalarla yiyeceklere lezzet

kattığı zengin bir menü servis edilecek.

Gün batımına doğru başlayıp, akşam

saatlerine kadar müzik eşliğinde

devam edecek etkinlikte katılımcılar,

doğanın, ateşin ve yemeğin buluştuğu bir

gastronomi deneyimi yaşayacak.

Bu yılki tema, düğün yemekleri

Cappadox Piknik’in bu yılki teması

Anadolu’nun hikayelere konu olan düğün

yemekleri. Adına uygun olarak müzik

ve kır oyunlarının eşliğinde kurgulanan

piknikte, Kapadokya’nın düğün şölenlerini

nesillerdir yaşatan kadınlar, imece usulü

çalışarak yöresel lezzetleri katılımcılara

ikram edecek. Her yıl katılımcıların zevkle

not aldıkları lezzetli bir ders havasında

geçen Gurme Tadımlar, yine Levon

Bağış ile yemek kültürü araştırmacısı,

yazarı Nilhan Aras’ın anlatımıyla

Maara Konak’ta yapılacak. Tadımlar,

Kapadokya’nın karakteristik üzümlerinin

Türkiye’nin peynirleriyle yakaladıkları

uyumu ortaya koyacak.


Nestlé Professional

Sevgililer Günü’nde yeni

çikolata serisini tanıttı

Nestlé Professional, Sevgililer

Günü’nde, aşk tadında yeni bir seriye

imza attı ve geliştirdiği Nestlé Docello

Profesyonel Çikolata Serisi’nin ilk

ürünlerini tanıttı.

Dünyanın lider beslenme, sağlık ve

iyi yaşam şirketi Nestlé’nin ev dışı

tüketim alanında uzman iş birimi Nestlé

Professional, Sevgililer Günü’nde tüm

mutfak profesyonellerinin çikolatalı

tatlılardaki yaratıcı imzası ve ilham

kaynağı olacak yepyeni ürünlerinin

ilk serisini St. Regis Hotel’de tanıttı.

Nestlé Professional, Nestlé’nin 150

yıllık köklü geçmişini, yüzyılı aşkın

uzmanlığını ve ürünlere adanmış

uluslararası tecrübesini yansıtan yeni

Nestlé Docello Profesyonel Çikolata

Serisi ile profesyonel mutfaklarda enfes

bir kakao, kuvertür ve tadı damakta uzun

kalan çikolata deneyimini yaşatmayı

sürdürüyor.

Alibaz: “Yeni serimizle

Nestlé’nin 150 yıllık köklü

geçmişini, uzmanlığını

yansıtıyoruz”

Nestlé Professional Türkiye Ülke Müdürü

Arzu Alibaz, Nestlé Docello Profesyonel

Çikolata Serisi’nin tanıtımında yaptığı

konuşmada şunları söyledi: “Yeni

serimizle, dünyanın lider beslenme,

sağlık ve iyi yaşam şirketi olan Nestlé’nin

150 yıllık köklü geçmişini, yüzyılı aşkın

uzmanlığını ve ürünlere adanmış

uluslararası tecrübesini yansıtıyoruz.

Nestlé Docello Profesyonel Çikolata

serisini kafe, pastane, otel, butik çikolata

ve waffle müşterilerinin ihtiyaçlarına

göre geliştirdik. Bu yeni ürün serimiz

ile birlikte Nestlé Kakao ve Nestlé

Docello markalı mevcut Panna Cotta ve

Crème Brulée ürünlerimizle beraber

profesyonel tatlı çözümleri kategorisini

güçlü-kaliteli-premium ürünlerle

büyütmeye devam ediyoruz.”

Mutfak profesyonellerine

ilham verecek lezzetli çikolata

ürünleri

Nestlé Docello Profesyonel Çikolata

Serisi’nde birbirinden lezzetli bitter,

sütlü, fildişi pul çikolatalar ve bir Nestlé

Professional klasiği olan tekli, bitter

ve sütlü blok kuvertürler var. Küçük

formatlarıyla kolay eriyen pul çikolatalar

2.5 kiloluk ambalajlarında bitter, sütlü

ve fildişi çeşitlerinde üretildi. Kuvertür

ve bitter olarak sunulan tekli bloklar

ise 8 adet tekli paketlerle 2.5 kiloluk

ambalajlarda usta ellerle buluşmaya

hazırlanıyor. Nestlé Professional bu

seri ile premium kuvertür çikolata

kategorisinde, otel, kafe, pastane,

butik çikolata müşterilerine lezzette

farklılaşma fırsatı sunuyor.

Nestlé Docello Waffle Çikolata Serisi, waffle

için özel olarak üretildi. Bitter ve sütlü

çeşitlerindeki sürülebilir çikolatalar çok

daha akışkan bir yapıya sahip olmalarıyla

şeflerin işini kolaylaştırıyor. Serideki

10 kiloluk üründeki pompa, kolay bir

dozajlama sunuyor. Nestlé Docello

Waffle Çikolata Serisi’ndeki 10 kiloluk

Waffle Sütlü çikolata ürünü, Nestlé

Professional’ın AOA Bölgesi Yiyecekler

Kategorisi’nde “Ilham veren büyüme”

ödülünü alan ürünü... Seride 5 kg Waffle

Dark (bitter) çikolata ürünü pazara ilk

kez sunuluyor.


102

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Fransa Sarayı

AmourLAB’de

kırmızıya

boyandı

Fransa Başkonsolosluğu’nda

Amour LAB konseptiyle ikinci

kez düzenlenen İstanbul’un

aşk gecesi Fransa

Sarayı’nın tarihi ve romantik

atmosferinde gerçekleşti.

Fransa Başkonsolosluğu’nda

Amour LAB konseptiyle ikinci

kez düzenlenen İstanbul’un

aşk gecesi, 17 Şubat Cuma günü

Fransa Sarayı’nın tarihi ve romantik

atmosferinde gerçekleşti. Aşkın

kimyasının ön planda olduğu;

müzikten, sunulan ikramlara kadar

afrodizyak detayların yer aldığı

gecede, Fransa Başkonsolosu

Bertrand Buchwalter, Ender

Mermerci, Heves Ekinci, Ayhan

Sicimoğlu, Bedri Baykam ve Güneri

Civaoğlu gibi birçok renkli isim bir

araya geldi.

Saray aşk kırmızısına

boyandı

Renault Koleos ana partnerliğinde

gerçekleşen AmourLAB için, Fransa

Sarayı’nın tüm ışıkları kapatıldı ve

Saray özel ışıklandırma sistemiyle

aşk kırmızısına boyandı. Tüm

duyulara hitap eden Amour LAB

Gecesi; aşkı Fashion LAB, Beauty

LAB, Coffee LAB, Music LAB, Taste

LAB konseptlerine ayırarak Jumbo,

Tiffany Co. Yves Rocher, Air France,

Raffles Patisserie, Fairmont ve Fox

TV partnerliği ile her bir bölümde

farklı bir deneyim yaşattı. Fransa

Başkonsolosu’nun yanı sıra diğer

ülke başkonsolosları ve birçok

önemli davetlinin katıldığı geceye,

özel afrodizyak lezzetler, müzik ve

bol keyif eşlik etti. Amour LAB ile

lezzetli, çarpıcı ve unutulmaz bir

gece yaşandı.


Türk-Macar

ortak mutfak

kültürü

tanıtıldı

Türk-Macar mutfağının ortak mutfak kültürü, Macar Kültür Merkezi’nde düzenlenen

bir etkinlikle tanıtıldı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, iki ülke arasında

gelişmiş olan ortak mutfak gelenekleri ve tarihsel süreçte oluşan

etkileşimler anlatıldı.

Türkiye ile Macaristan arasındaki

ortak mutfak kültürünü tanıtmak

amacıyla gerçekleştirilen “Türk-

Macar Yemekleri Tadım Etkinliği” Macar

Kültür Merkezi’nde düzenledi. Macaristan

İstanbul Başkonsolosluğu işbirliği ve ALX

Hungary sponsorluğunda yapılan etkinlik,

“Elmapaprika” projesi kapsamında

gerçekleştirildi. Renkli görüntülere

sahne olan etkinlikte, iki ülke arasında

gelişmiş olan ortak mutfak gelenekleri

ve tarihsel süreçte oluşan etkileşimler

anlatıldı. Katılımcılar, Kök Projekt’ten

Semi Hakim, Richard Madzar, Ceren

Yalçınkaya ile Macar Aşçı Zsofia Szonja

Illes’in hazırladığı bu iki muhteşem

mutfağın nefis lezzetlerini tadabilme

imkanına da sahip oldu. Etkinlikte

aynı zamanda, konuya uygun, Macar

gelenekleri ve Macar kimliği gösterilen

‘Ulusal Natürmort’ isimli fotoğraf sergisi

de açıldı.

Elmapaprika Projesi Hakkında

Elmapaprika Projesi Macar ve Türk

kültürü arasında tarihsel süreçle

gelişmiş kültürel bağları araştırıyor.

Proje kapsamında tarihsel olarak

birçok kalıcı bağa sahip olan bu iki

coğrafyanın, mutfak kültürüne ve

geleneklerine derinlemesine bakışlar

ile gelişmiş hikâyeler araştırılıyor. Proje

kapsamında araştırmacılar iki mutfak

kültürünün ortak tarifleri, teknikleri,

gelenekleri ve hikayelerinden hareket

ederek, yeni nesil reçeteler geliştirmeyi

hedefliyor. Geliştirilen reçeteler ve bütün

araştırmalar arşivlenerek, iki mutfak

kültürünün anlattığı hikâyeler kayıt

altına alınıyor. Düzenlenen etkinliklerde,

araştırmacıların geliştirdikleri reçeteler

katılımcılara sunularak, bu iki mutfağın

yeni nesil tariflerini oluşturulması,

kültürler arası kalıcı hikâyeler ve arşivler

üretilmesi amaçlanıyor.


hotel restaurant

104 & hi-tech

gastro aktüel

Polonez Türkiye’nin

lezzet haritasını çıkardı

Polonez; Türkiye genelinde sahip olduğu 10 binden fazla satış

noktasından aldığı bilgiye göre, hangi bölgede hangi geleneksel

tatların daha çok tercih edildiğini açıkladı. Türkiye’nin lezzet

haritasına göre, sucuk tüketimi tüm şarküteri et ürünleri arasında

açık ara lider. Türkiye’nin doğusu geleneksel tatlarda daha tutucu

davranırken, batı bölgeleri yeni tatlar ve farklılıklar arayışında.

Polonez Genel Müdürü Andaç Günsoy, “1986 yılından beri şarküteri

et ürünleri alanında Türkiye genelinde 10 binden fazla satış

noktasında tüketicilerinin istek ve ihtiyaçlarını yakından takip

edebilen bir markayız. Pazardaki deneyimizle tüketicilerimizin

damak tadını ve lezzet tercihlerini çok iyi ölçümleyebiliyoruz. Bazı

bölgelerimizde yeni tat arayışları sürekli artarken, bazı bölgelerimiz

farklı tatlara karşı tutucu davranabiliyor. Bizim hedefimiz ise

geleneksel lezzetlerimizi günümüz insanının yaşam ve ihtiyaçlarına

uygun hale getirmek. “ dedi.

Spago,

ünlü şef Murat Bozok’a emanet

St. Regis İstanbul’un teras katında yer alan ve Michelin yıldızlı ünlü şef Wolfgang

Puck’ın Amerika dışındaki ilk restoranı olan Spago İstanbul’un mutfağı, dünya

çapında Michelin yıldızlı birçok restoranın mutfağını deneyimleyen ünlü şef

Murat Bozok’a teslim edildi. Bozok, İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme

Bölümünden mezun olduktan sonra, radikal bir karar ile sevdiği meslek olan

aşçılığı seçti. Mimolett Restaurant ile sayısız ödül alan Bozok, aynı zamanda

uzun süredir düzenli olarak çeşitli gazetelerdeki yeme-içme üzerine yazılarına

devam ediyor. Yeme-içme sektörünün en önemli ayaklarından bir tanesi olan

aşçılık okulları ile ilgili projesini gerçekleştirmek üzere 2014 yılında ‘Murat

Bozok’s Kitchen’ı kurdu.

TAB Gıda Türkiye’de 1.000’inci

restoranı için gün sayıyor

Türkiye’de hızlı servis restoran sektörünün lideri TAB Gıda, hizmete

açtığı restoranlarla hız kesmeden büyümeye devam ediyor. Hızlı

servis restoran zinciri kategorisinde dünyaya örnek olacak bir gıda

ekosistemi yaratmayı başaran TAB Gıda, yeni yıl itibarıyla restoran

sayısını 970’e yükselti. 23 yıllık tecrübesiyle her yıl 400 milyonu

aşkın müşteriye hizmet veren TAB Gıda’nın Burger King, Popeyes,

Sbarro, Arby’s ve Usta Dönerci markalarıyla Türkiye’de 1.000’inci

restorana ulaşmasına ise sadece 30 restoran kaldı. Konuyla ilişkin

değerlendirmede bulunan TAB Gıda Genel Müdürü Caner Dikici,

“1994 yılında sıfırdan kurulan bir sistemle yola çıktık ve bugün, 20

bin çalışanımızla 70’ten fazla ildeki 1.000’e yakın restoranımızda

tüketicilerimizi ağırlamaya devam ediyoruz.” dedi.


BTA misafirleri

Kronotrop ile butik

kahve lezzetini

yudumluyor

Üçüncü dalga kahve akımına uzak kalamayan BTA, kahvelerini yeniledi.

Artık tüm BTA noktalarında, Türkiye’nin en önemli butik kahvecilerinden

Kronotrop tarafından özenle seçilmiş ve taze kavrulmuş çekirdeklerle

hazırlanan kahveler servis edilecek. Konuya ilişkin konuşan BTA

Operasyondan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi İbrahim Demir, “Sekiz

ülkede 16 havalimanında hizmet veriyoruz. Bu noktalarda en çok

tüketilen içeceklere baktığımızda kahve üst sıralarda yer alıyor. Biz de

misafirlerimize butik üretim bir kahve sunmak istedik. Kronotrop’un

en kaliteli çekirdeklerden BTA için özel olarak hazırladığı bu kahveyi

misafirlerimizin de çok beğeneceğine inanıyoruz” dedi.

Mondelēz International

Türkiye’de yeni atama

Mondelez International Türkiye’nin deneyimli isimlerinden Serkan Tekeş, 1 Ocak

2017 tarihi itibarıyla şirketin Kategori Planlama, Aktivasyon ve Satış Operasyon

Direktörü görevine atandı. 10 yılı aşkın süredir Mondelez International Turkiye

bünyesinde görev alan Tekeş, sırasıyla Zincir Mağazalar Satış Yöneticisi, Zincir

Mağazalar Satış Müdürü, Çikolata ve Bisküvi Kategori Ticari Pazarlama Müdürü,

Geleneksel Kanal Satış Müdürü ve son olarak Modern Kanal Satış Müdürü olarak

görev yaptı. Tekeş, Mondelēz International Türkiye’ye katılmadan önce de Metro

Cash&Carry, USA ve Coca-Cola İçecek A.Ş.’de satış ve pazarlama alanında

çeşitli sorumluluklar üstlendi.

Türkiye ve Tunus

zeytin-zeytinyağında iş birliği başlattı

Zeytinyağı üretiminde Avrupa Birliği ülkeleri İspanya, İtalya ve

Yunanistan’dan sonra dünyanın en fazla zeytinyağı üreten iki ülkesi olan

Türkiye ve Tunus zeytincilik sektöründe iş birliği kararı aldı. Türk ve Tunuslu

ihracatçılar iş birliğinde dünyaya daha katma değerli ihracat yapacak

kazanan Türk ve Tunuslu ihracatçı ve üretici olacak. Türkiye ve Tunus’un

dünya zeytin ve zeytinyağı üretiminin yüzde 15’ini karşıladığı bilgisini

paylaşan EZZİB Başkanı Davut Er, Zeytinin anavatanının Anadolu olduğunu,

Anadolu’da zeytin tarımının 6 bin yılı aşan bir tarihinin bulunduğunu, Dost

ve Kardeş Tunuslu Zeytin-Zeytinyağı üreticisi ve ihracatçılarıyla işbirliği

yapmak istediklerini anlattı. Er, zeytin ağacının her yıl aynı seviyede ürün

vermediğini, iki ülkenin işbirliği yaparak ihraç pazarlarındaki konumlarını

güçlü tutabileceklerine dikkati çekti.


hotel restaurant

106 & hi-tech

gastro aktüel

Nişantaşı’nda öğlen yemeklerinin

ideal adresi Nopa Restaurant

İstanbul’da yeme-içmenin merkezlerinden Nişantaşı’nın en gözde mekanı

olan Nopa Restaurant, baştan sona yenilenen menüsü ve mekandaki sürpriz

değişikliklerle iddiasını sürdürüyor. Son dönemde dünyada hızla yükselen

‘comfort food’ akımını menüsündeki yemeklere yansıtan Nopa; hazırladığı özel

menü ile öğlen yemekleri için de benzersiz bir alternatif sunuyor. Nopa’nın öğlen

yemeklerini ‘The House Cafe uygulaması’ ile ödeyenler ise yüzde 20 indirim

avantajından yararlanabiliyor.

Dünyanın En Yenilikçi

Gıda Firması Chobani

Dünyaca ünlü Fast Company Dergisi, Dünyanın En Yenilikçi Şirketleri 2017

listesini açıkladı. Türkiyeli girişimci Hamdi Ulukaya’nın ABD’de kurduğu

Chobani adlı doğal gıda firması, listenin Gıda ve Sosyal Fayda kategorilerinde 1

numaraya yerleşti. Chobani kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya, çalışanlarına

gönderdiği mektupta konuya ilişkin şunları söyledi: “Bu yıl Fast Company’nin

listesinde en yenilikçi gıda firması olarak ilk sırada yer almaktan, hele

de Sosyal Fayda kategorisinde ilk sıraya yerleşmekten çok büyük gurur

duyuyorum. Chobani’yi yenilikçi yapan, bizim farklı özelliklerimiz: Burada

çalışan insanlar, ürettiğimiz gıda, eylemlerimiz ve daima kolay olanı değil

doğru olanı seçerek karar vermemiz. Bundan sonraki girişimlerimizde de

olasılıkların sınırlarını zorlamaya devam edeceğiz. Bana en çok gurur veren,

böyle bir listede yer almak değil, bizi bu noktaya getiren özelliklere yürekten

bağlı bir ekibin parçası olmak aslında.”

S.Pellegrino 3.kez “Dünyanın En İyi

Genç Şefi”ni belirleyecek

Tüm dünyada İtalyan yaşam stilinin ve fine dining konseptinin temsilcisi S.

Pellegrino’nun düzenlediği Genç Şef yarışmasının 3’üncüsü için başvurular

1 Şubat’ta başladı. Yarı final ve finallerin toplam 18 ayda tamamlanacağı

yarışmaya başvuranlar, “S.Pellegrino Young Chef 2018” unvanını almak için

yarışacak. Yoğun ilgi gören ve her yıl 3 bini aşkın genç şefin ilgi gösterdiği

yarışmanın başvuruları 30 Nisan’a kadar devam edecek. Yarışmaya

katılmak için 30 yaş altında olmak ve bir restoranda şef, sous chef veya

chef de partie olarak en az bir yıl çalışmış olmak kriterleri aranıyor.

Torku’nun fabrikası üretime başladı

Ürün portföyünü hızla genişleten ve bölgede ziraatı yapılan veya yapılabilecek

tarımsal ürünleri işlemeye yönelik yatırımlarını sürdüren Konya Şeker, bölgenin

en önemli üretim kalemi olan buğdayın bisküvilik ve gofretlik çeşidini girdi olarak

kullanacak ve buğday üreticisine de teminat oluşturacak yatırımını tamamladı.

Günlük 200 ton bisküvilik ve gofretlik buğday işleme kapasitesine sahip Torku Un

Entegre Tesisi’ni tamamlayarak un üretimine başladı. İlk etapta endüstriyel un

çeşitleri üretecek olan tesis, Torku unlu mamuller, bisküvi, kek, ve gofret üretim

tesislerinin de hammadde ihtiyacını karşılayacak.


Namet’e

Anadolu 500’den İhracat Ödülü

Türk gıda sektörünün öncü kuruluşu, ülkemizin lider et ve et ürünleri üreticisi

Namet Gıda, ihracatını en çok artıran üç şirketten biri oldu. Namet adına ödülü

alan İhracat Müdürü Nihal Kayar, Dünya standartlarına uygun üretim yapan

şirketin, Azerbaycan, KKTC, Afganistan, Çin, Hong Kong, Vietnam, Kuveyt,

Bahreyn, Dubai ve Katar’a ihracat gerçekleştirdiğini dile getirdi ve şunları

söyledi: “İhracatta planlarımız dahilinde kontrollü büyümemizi sürdürüyoruz.

Sahip olduğumuz helal sertifikası ve ürünlerimizin bölge insanının damak tadına

uygunluğu, Ortadoğu ülkelerinin Namet ürünlerine olan ilgisini her geçen

gün artırıyor. Bu nedenle gelecekte dış ticaret portföyümüzün genişlemesini

sürdüreceğini öngörüyoruz.”

AYD Ödülü bu yıl da Baydöner’in

Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneğinin, Akademetre işbirliğiyle

Türkiye genelinde tüketicilere sorarak gerçekleştirdiği araştırma sonucunda

en iyi restoran kategorisinde Baydöner, bu yıl da birinciliğe layık görüldü.

Kurucu Ortağı Levent Yılmaz ödülü alırken; “Halkımızın tercihlerini iyi ve

doğru analiz ederek, onları sağlıklı et ile buluşturmak için ekip arkadaşlarımla

birlikte var gücümüzle çalışıyoruz. Fiyat, ürün kalitesi, servis ve tüketiciye

dokunan reklam çalışmalarımızla Türk dönerini dünya standartlarına

getirmekte öncü olduğumuzu bir kez daha kanıtladık. Türk halkı geçen yıl da

bizi bu ödüle layık görmüştü. İki yıldır bizleri birinciliğe taşıyan Türk halkına,

Baydöner Ailesi olarak tüm kalbimle teşekkür ediyorum’’ dedi.

Su ürünleri sektörü 2023 hedefi için

yol haritasını çizdi

İhracatın yükselen yıldızı su ürünleri sektörü, 2023 hedefi için yol

haritasını belirlemek üzere Çeşme’de bir araya geldi. Ege Su Ürünleri ve

Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan

Kızıltan, Türk balıklarının Omega-3 zengini olduğunu, en fazla Omega-

3’ün hamsi başta Türk balıklarında olduğunu, Karadeniz’de somon

üretiminin başladığını, Norveç Somonunun balığının Türk balıklarından

daha sağlıklı olduğunu ima eden reklamların gerçeği yansıtmadığını

söyledi. Kızıltan, “Balığımızı Norveç somonuna yedirmeyeceğiz.

Önümüzdeki süreçte tanıtım çalışmalarımızda doktorlardan ve

diyetisyenlerden destek alacağız. Türk balıkları tercih edilsin. Döviz

Türkiye’de kalsın. Devletten bundan sonraki süreçte üretim yerine

tüketime destek olması” dedi.

Uluslararası Portakal

Çiçeği Karnavalı

5’inci kez gerçekleşecek

5’incisi 4-9 Nisan 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Her yıl

portakal ağaçlarının çiçek açtığı dönemde düzenlenen, yurt içinden ve

yurt dışından gelen binlerce kişiyi Adana’da buluşturan karnavalda,

eğlenceli etkinliklerin yanında çok sayıda kültürel ve sanatsal aktivite

de yer alacak. Resmi açılışı 8 Nisan Cumartesi günü yapılacak olan

karnavalda geçmiş yıllarda olduğu gibi yine binlerce kişi rengarenk

kostümleriyle Adana’nın meydanlarında olacak.


hotel restaurant

108 & hi-tech

hijyen

Otel F&B ve odalarında kullanılan

tekstillerin seçimi, kullanım

ömürleri, yıkama ile bağlantıları

İkbal Yiğitalp / Yiğitalp Laundry Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Ülkemiz turizm tesisleri ve bu

tesislerde verilen F&B hizmetleri

açısından, sadece Avrupa’nın

değil, dünyanın sayılı merkezlerini

barındırmaktadır. Turizm tesisleri

sadece eğlence ve dinlenme amaçlı

hizmetleri değil, özellikle İstanbul

gibi şehirlerde pek çok kongrenin,

ticari faaliyetin, fuar aktivitelerinin,

kültür ve sanat aktivitelerinin yarattığı

hareketliliği de karşıladığını görmemiz

gerekir. Her ne amaçla olursa olsun,

verilen hizmet kalitesinin en önemli

göstergelerinden biri temizlik ve

hijyen, bu temizlik ve hijyenin de

en çok dikkate alındığı kalem daha

doğrusu parametre, tekstildir. Zira

otel misafirleri vücutları ile direkt

temas eden oda tekstillerinin, otel

restoranlarında kullanılan peçete,

runner ve örtü gibi F&B tekstillerinin

temizliğini sadece görsel olarak

değil, gerek koklayarak gerekse

hissederek de algılamaktadırlar ve

bunu işletmenin genel temizliği ile

bağdaştırmaktadırlar.Otel ve F&B

işletmeleri bu sebeple tekstil seçiminde

ve bu tekstilin temizlenmesinde

çok özenli olmalıdır. Özenden öte,

bilimsel olarak bakarsak, uygun

parametrelerde hareket etmelidir.

Tekstil ve özellikle F&B tekstili

dediğimiz grupla çarşaf ve nevresim

grubu diye adlandırdığımız düz linen

gurubunda, tel sayısı, ip büküm şekli,

dokuma şekli ve ipin harmanı önem

kazanır. Dünya standartları artık %100

pamuğa oturmuştur. Bu olgu, bu

tekstili kullanan insan sağlığı açısından

çok önemlidir. Pamuğun ip haline

dönüştürülmesi esnasındaki bükümü

ayrı bir seçim kriteridir. Kumaşı

oluşturan atkı ve çözgü iplerinin birbiri

arasından geçmesindeki sıralama yani

tahar, kumaşın dokusunu belirler.

Bu atkı ve çözgü iplerinin 1 cm² deki

toplam tel adedi, o tekstilin tel sayısını

verir ki bu da dayanım yani ömrü

için önem kazanır. Yıkama firmaları

yani laundryler için ise her birinin

ayrı önemi vardır. Tekstil alımı yapan

oteller, konuyu sadece satın alma

departmanlarının fiyat mukayese

bazlı inisiyatifine bırakmamalıdırlar.

Seçilen kumaş, aynı zamanda yıkama

firmasının kalitesini ve sunumu ile

direk alakalıdır. İşin yıkama ayağına

gelecek olursak; hijyen ve temizlik

kalitesini belirleyen parametreler

şunlardır; su, kimyasal, mekanik

etki, zaman ve sıcaklık (enerji). Bunu

bir pasta olarak düşünürsek, bu

pastadaki dilimlerin sadece boyutları

farklı olacaktır. Biri küçülürken

diğeri büyüyecektir. Örneğin enerji

maliyeti fazla diyerek yıkama

sıcaklığı düşürülürse, mekanik etki

dilimini artırmak gerekir. Yani, aynı

kalitede temizlik ve hijyen için, bu

parametrelerin oluşturduğu pasta

bellidir, değişmez sadece dilimlerin

büyüklüğü farklıdır, biri azalırken

diğerinin mutlaka artırılması

gerekecektir. Bu ikilinin yani tekstil

ve yıkama ikilisinin birbiri ile olan

etkileşimine bakacak olursak, çok çok

önemli çıkarımların farkına varacağımız

kesindir. Birinin seçimi diğerinin

sonucunu etkiler. Yani birbirlerinin

değişkeni ve sonuçlarıdır. Yanlış tekstil

seçimi kötü yıkama sonucu yaratırken,

yanlış yıkama tekstil ömrünü ve

hijyenini düşürecektir. Özellikle ucuz

diye alınacak eksik tel sayısına sahip

ya da polyester içeren tekstiller, doğal

olarak kendisinden fazla olan tel sayılı

tekstillere göre daha az ömürlü olacak

ve daha çabuk discarta ayrılacaktır.

Oysa yıkama firmaları bu tekstil şu

sayıda bu programı uygulansın, diğeri

şu sayıda bunu uygulansın diyemezler.

Tüm tekstiller, dokusu ne olursa

olsun, iplik harmanı ister polyester

karışımı ister %100 pamuk olsun ve

tel sayısı ne olursa olsun, aynı banyo

ve programda yıkanır. Doğal olarak,

iyi bir yıkama programında farklı doku

ve tel sayılarındaki alacağınız temizlik

görüntüsü ile tekstil ömrü de farklı

olacaktır. Tekstil seçimi bu yüzden

çok önemlidir. F&B tekstili açısından

konunun önemi daha da büyüktür.

Zira F&B tekstili, üzerinde olması

muhtemel yağ, tanen vb çok farklı

lekeleri içerdiği için, yıkama şartları

daha da ağır olacaktır. Gerek sıcaklık,

gerek kullanılacak deterjanın kimyası

gerek bu deterjanın oranı ve gerekse

yıkama ve işlem süresi açısından daha

ağır şartlar içeren bu yıkama, tekstilin

aşınmasını da artırmakta, ömrünü

kısaltmaktadır. Bunların dışında F&B

tekstillerinin bıçak gibi kesici ve çatal

gibi delici eşyalarla kullanılıyor olması,

işi daha da zorlaştırmaktadır. Zira

kullanım esnasında fark edilemeyen

küçük delinmeler veya doku yönündeki

yarım kesilmeler, yıkama esnasında

patlayacak, açılacak ve belirgin

hale gelecektir. Daha sonra yıkama

firması ile F&B işletmesi arasında

kısır döngü haline gelen sizde oldu,

bizde oldu çekişmesi olacaktır. Bu,

önlenemez döngüde seçilecek olan

tekstil ve o tekstili oluşturan ipliğin

yapı ve dokusu, belki de bir nebze

bunu önleyebilecektir. Özetle şunu

söylemekte fayda var, turizm ve F&B

işletmeleri seçecekleri tekstil için,

yıkama, kullanıcı faktörü ve personel

faktörünü dikkate alarak en uygun

harmanı oluşturmalıdırlar.


110

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Frankfurt’ta beş Ambiente günü…

Ambiente, Avrupa’nın en büyük

tüketim malları, züccaciye ve

hediyelik eşya fuarı olup, tam

96 ülkeden 4.454 firmanın katıldığı bir

fuar. Satın almak için insanların sel gibi

aktığı fuarda bir yandan tasarımlar, bir

yandan trendler bir yandan da ticaret için

inanılmaz bir dinamizm ve enerji vardı.

Normal bir sergiden çok öte, yeniliklerin

çılgınca denilebilecek şovunda ilk

defa 144 tane de Türk firma yer aldı ve

bunlardan Aniva Ev Ürünleri firması da

dünya çapında çok prestijli bir yarışma

olan German Design Awards’da ödül alan

bir Türk firması oldu.

Öne çıkan ürünler ve sunumlar

Ambiente’nin üçüncü gününde Speed-

Dating@Ambiente hız ve randevu temalı

sunumlar yapılarak öne çıkarılan ürün

grupları hayli ilgi çekiciydi. El çantalarıyla

ilgili her şey, duvar ile ilgili her şey, ev

aletleriyle ilgili her şey kategorilerinde

öne çıkan ürünlerle alakalı otuza yakın

firma sunum yaptı ve gerçekten yenilikçi,

çağdaş ve katma değerli ürünlerden

bazıları tanıtıldı.

Tasarım turları...

Dünyadan kalabalık bir basın ordusunun

katıldığı fuarda basına özel tasarım

turları düzenlendi. Prof. Hansjerg

Maier-Aichen’in rehberliğinde Living and

Giving (yaşam ve hediyelik eşya) temalı

tasarım turları, Prof. Mark Braun’un

rehberliğinde de Dining (yemek) temalı


tasarım turları yapıldı. Kalabalık bir

basın grubuna sunum yapan profesörler

özgün tasarımlardan, sadeliğin ön plana

çıkmasından, yüzyıllar boyu süregelen

ve hiç ölmeyen tasarım unsurlarından

örnekler göstererek tasarımcılara ilham

veren unsurları yorumladılar.

başarılı bir 2016 yılından sonra ihracattaki

başarısını 2017 yılında da artırabilmek

için sıklıkla yurt dışı fuarlarına katılım

gösteriyor. Bu anlamda zücaciye

Ambiente’de Ho-Re-Ca

hamlesi...

Fuarda bu yıl ilk defa Ho-Re-Ca

sektöründen 270 firma sunum yaptı ve

ağırlama sektörüne yönelik ürünler ön

plana çıktı. Fuarın ilk günü Partnerland

Ülke olan Birleşik Krallık’tan Graven

temsilcisi Ross Hunter Ho-Re-Ca

kapsamında “The Future of Bespoke”

(Ismarlamanın Geleceği) konulu bir

konferans verdi ve farklı olmanın, dikkat

çekmenin, kalitenin ve sürdürülebilirliğin

önemine dikkat çekti.

Ambiente’de Türk rüzgarı esti

2016 yılını yaklaşık 4 milyar dolarlık

bir ihracatla kapatan zücaciye sektörü,

sektörünün en önemli fuarlarından biri

olma özelliğini taşıyan, dünyanın ikinci,

Avrupa’nın ise en büyük zücaciye ve

hediyelik eşya fuarı Almanya “Ambiente

Frankfurt Fuarı”nda Türk rüzgarı

esti. 10-14 Şubat tarihleri arasında

düzenlenen fuarda, 22 yıldır fuara

katılan ZÜCDER de, 91 üye firmasıyla

yerini aldı. İMMİB (İstanbul Maden ve

Metaller İhracatçı Birlikleri) tarafından

milli organizasyonuyla fuara katılan

ZÜCDER’in Başkanı Ömer Ertuğrul

Erdoğan şöyle konuştu: “ZÜCDER olarak

22. kez fuara katılım sağlıyoruz. Salon

3 H50 standımızla fuarda yerimizi aldık.

144 Türk firmasının katıldığı ve 91’inin

ZÜCDER üyesi olduğu Ambiente fuarında,

bu kez yaklaşık 4500 metrekarelik bir


112

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

alanda hem ülkemizi hem de sektörümüzü temsil

ettik. Fuar, üyelerimiz için yenilikleri ve trendleri

yerinde takip etmek ve önemli sözleşmeler yapmak

adına büyük bir fırsat oldu. Yıllık 6,7 milyar dolar

üretim hacmine ulaştığımız zücaciye sektörü,

yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracatla başarılı bir

2016 yılı geçirdi. Birçok sektörde ihracat rakamları

azalırken, zücaciye sektörü olarak ihracatımızda

azalma yaşamayan sektörlerden biri olduk ve

yaklaşık 2.500 Milyar Dolarlık dış ticaret fazlası

verdik. Almanya’ya yaklaşık 350 milyon Dolarlık

bir ihracat gerçekleştiriyoruz ve sektörümüz için

büyük önem taşıyan Ambiente fuarına katılım, hem

Almanya’ya, hem Avrupa Birliği ülkelerine, hem

de diğer ülkelere olan ihracatımızı arttırmak adına

büyük önem arz ediyor.” İhracata yönelik rekabet

gücünü arttırmayı hedefleyen fuarda, cam ürünler,

plastik ürünler, çelik mutfak ürünleri, porselen

grupları, elektrikli küçük ev aletleri, ev tekstili

ürünleri, aksesuar ve hediyelik eşyalar sergilendi.

German Design Awards

Almanya’da marka ve tasarım konusunda uzman

olan Alman Tasarım Konseyi tarafından sunulan

German Design Awards, dünyanın tasarım

konusunda en prestijli organizasyonlarından birisi

olup bu yıl bu büyük rekabette ilginç bir başarı

hikayesi olan Aniva Ev Ürünleri firması da ödül

alan ilk Türk şirketi oldu. Tasarım yoluyla ürünlere

değer katmayı hedefleyen organizasyon, 1953

yılında Alman Parlamentosu’nun alt kanadı olan

German Bundestag’ın teşebbüsüyle kurulmuş.


Gazete baskılarında Türkiye’nin en geniş web ofset makine parkur

ağına sahip olan“İhlas Gazetecilik A.Ş.” bünyesinde, Türkiye

gazetesi başta olmak üzere, günlük olarak çok sayıda ulusal ve yerel

gazeteyi, 6 bölgede bulunan tesislerimizde basmaktayız.

Heatsetlerde (63 kesim günlük 800 bin forma), (58 kesim günlük 800 bin

forma) yüksek üretim kapasitemiz baskı makinelerimizdeki üretim özellikleri

sayesinde siparişlerinizi terminlerine uygun ve kaliteli bir şekilde hazırlayıp

teslim ediyoruz. Modern renk kontrol ve izleme-denetim sistemleri ile

maksimum renk kalitesine ulaşılmakta kokulu sayfalar, özel renkler ve silikon

uygulamaları ile siz müşterilerimize farklılık kazandırmaktadır.

WEB OFSET

İhlas Matbaacılık Baskı Tesisleri, tabaka ofset baskı alanında sektörün önde

gelen isimleri arasındadır. Tabaka ofset baskı makine parkurumuzun zenginliği

ve profesyonel ekibimiz sayesinde tek renkli işlerden, çok renkli işlere

kadar her türlü baskılarınızı uluslararası standartlara göre yapmaktayız.

Mürekkep kontrolü ve renk yönetim sistemleri ile çalışan tabaka ofset

baskı makinelerimiz; laminasyon çeşitleri ile de hizmet vermektedir.

DÜZ OFSET

İhlas Matbaacılık Baskı sonrası tesislerde. Modern makine,

ekipmanları ve kalifiye personelimiz ile hizmet

vermekteyiz. Amerikan cilt, iplik dikiş, mukavva taslama

cilt, iplik dikiş flexi kapaklı cilt, tel dikişli cilt

(tel-omega) spiral cilt, işlere çeşitli fonksiyonlarla

birlikte yapılmaktadır.

MÜCELLİT

İhlas Matbaacılık, ambalaj alanında da faaliyetlerine

başlamıştır. Baskılı ve baskısız dopel

koli, krome karton ve sıvamalı kutu üretimini

bünyesinde toplayarak, ürün yelpazesini daha da

genişletmiştir.

AMBALAJ

“İşi profesyonellerine bırakın”

Merkez Mah. 29 Ekim Caddesi

İhlas Plaza No:11 A / 41

Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 30 00

www.ihlasmatbaacilik.com

Detaylar İçin:


114

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Kütahya

Porselen

ilham veren

tasarımlarıyla

Ambiente

Fuarı’ndaydı

Almanya’da gerçekleşen

Ambiente Frankfurt 2017

Züccaciye ve Ev Aksesuarları

Fuarı’na 4 ayrı standıyla

toplamda 525 metrekareden

oluşan sergi alanı ve eşsiz

koleksiyonlarıyla katılan

Kütahya Porselen ilham veren

tasarımlarıyla fuara damgasını

vurdu.

Dünyanın en büyük üretim

kapasitesine sahip Kütahya

Porselen; Mitterteich Porzellan,

1400 Mitterteich ve Naturaceram

markalarıyla birlikte 4 ayrı standı ile

toplamda 525 metrekareden oluşan

sergi alanı ve eşsiz tasarımlarıyla fuara

damgasını vurdu. Ürünlerde ve stant

genelinde sadelik ve yalınlık ön plandaydı.

Almanya’nın önemli şehirlerinden

Mitterteich’ın Belediye Başkanı Roland

Grillmeier, Kütahya Porselen ve

Mitterteich Porzellan standlarını ziyaret

edip, Kütahya Porselen Yönetim Kurulu

Başkanı Sema Güral Sürmeli ve Yönetim

Kurulu Üyesi Gülden Güral ile görüşerek

sektör ve ürünler hakkında bilgi aldı.

Tasarım ve üretimdeki

ustalığıyla dikkat çekti

Kütahya Porselen’in sektördeki yarım

asırlık tecrübesiyle Türkiye’de bir ilke

imza atarak ürettiği bone porselen

serisi, ince yapısı ve zarifliği ile standa

şıklık kattı. Kütahya Porselen’in usta

ellerinden çıkan bone porselenleri;

şık çizgileri, şeffaflığı, zarafeti ve

dayanıklılığıyla diğer geleneksel sofra

eşyası ürün gruplarından ayrılarak ön

plana çıkıyor. Üretimi ciddi ve maliyetli

bir teknolojik çalışma gerektiren bone

porselenler, Kütahya Porselen’in tasarım

ve üretimdeki ustalığı ile can buluyor.

Dünyaca ünlü tasarımcı Defne Koz’un

1400 Mitterteich için hazırladığı Gurme

Koleksiyonu, 1400 Mitterteich standında

sergilendi. RedDot ve İdea ödülüne

sahip olan Plano, Ala ve Onda serilerin

yanı sıra koleksiyona yeni ilave edilen,

beyaz parlak sırın yanı sıra, renkli mat

dokunuşlar ile hazırlanan ‘Bordo’ serisi

de çok beğenildi. Ho-Re-Ca sektörü

için tasarlanan Zen serisi standın

gözdesiydi. Uzakdoğu’nun Zen bilgeliğini

ve dinginliğini hissettiren seri, insanları

günlük hayatın karmaşasından kurtarıyor.

Her bir parçası, farklı bir taş formundan

esinlenerek tasarlanan seriyle Zen

bahçeleri gibi özgür düşünceleri açığa

çıkaran sofralar kuruluyor. Ho-Re-Ca

sektörünün beklentilerini karşılayan

serilerden ‘Corendon’ ise reaktif sırlı,

rustik ve craft yapısıyla büyük beğeni

topladı. Bu yılın moda renklerinden

oluşan yeni ürünlerin eklendiği

Naturaceram koleksiyonu ise doğanın

canlılığını yaşam alanlarına taşımak

isteyenlerin tercihi oldu.


116

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

ANFAŞ FoodProduct

24. sünü düzenledi

ANFAŞ 24. FoodProduct - Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı sektöre

damgasını vurdu.

başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. 21 ülke katıldı

Fuarın açılış töreni Antalya Valisi

Fuara Türkiye ve 4 farklı ülkeden

Münir Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Azerbaycan, Polonya, Romanya ve

Belediye Başkanı Sayın Menderes Türel, Dubai’den 1000’in üzerinde marka ve

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim 21 farklı ülkeden gelen alım heyetlerine

Kurulu Başkanı Davut Çetin, Türkiye ev sahipliği yaptı. Ekonomi Bakanlığı

Otelciler Federasyonu Osman Ayık, bünyesinde BAİB - Batı Akdeniz

Akdeniz Turistik Otelciler Birliği Yönetim İhracatçılar Birliği ile Kosova, Tunus,

Kurulu Başkanı Erkan Yağcı, ANFAŞ Filistin ve Azerbaycan’dan, BAKA ve

Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Badak ANFAŞ İşbirliği ile Suudi Arabistan

ve ANFAŞ Genel Müdürü Murat ÖZER ve Kazakistan’dan, ANFAŞ’ın yurt dışı

tarafından yapıldı. Konusunda bulunduğu acenteleri aracılığıyla İran, Irak, Birleşik

coğrafyanın tek ihtisas fuarı olan

Arap Emirlikleri, Ürdün ve Katar’dan,

FoodProduct Fuarı, hedef ziyaretçilerin Yeni Avrupa bölgesinden Sırbistan,

katılımcı firmalarla buluştuğu

Makedonya, Arnavutluk, Polonya,

uluslararası bir arena olmuştur. Son Romanya ve Bulgaristan’dan gelen

derece verimli geçen fuar, açılışta tüm alım heyetlerinin yanı sıra Türk – Dünya

kamu ve özel sektör temsilcilerini ilk defa İşadamları Konseyi destekleri ve ANFAŞ

yenilenen fuar alanında ağırlama fırsatı işbirliği ile Almanya, Hollanda, Belçika

elde etti.

ülkelerinde faaliyet göstermekte olan

ANFAŞ’ın düzenlediği 24.

FoodProduct - Uluslararası

Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı,

15-18 Şubat 2017’de başta Gıda Tarım

ve Hayvancılık Bakanlığı, Ekonomi

Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı’nın değerli

destekleri olmak üzere, ortak paydaşları,

TESK – Türkiye Esnaf ve Sanatkârları

Konfederasyonu, TOBB (Türkiye Odalar

ve Borsalar Birliği, Antalya Ticaret

Borsası), TÜROFED (Türkiye Otelciler

Federasyonu), TAFED (Türkiye Aşçılar

Federasyonu), AKTOB (Akdeniz Turistik

Otelciler ve İşletmeciler Birliği), OSMED

– Otel Satın Alma Müdürleri Derneği,

EGD – Ekonomi Gazetecileri Derneği,

POYD (Profesyonel Otel Yöneticileri

Derneği) ve TUYAD’ın (Uydu Elektronik

İletişim İş İnsanları Derneği) iş birlikleri

ve katkılarıyla Antalya Expo Center’da


Türk market zincirleri sahipleri ve gıda

toptancıları da alım heyeti olarak fuardaki

katılımcılarla bir araya geldiler.

Fuar, 2017 hazırlıklarının aşamasında

süregelen verimli görüşmeler neticesinde

TESK, TOBB, Antalya Ticaret Borsası,

TÜROFED, TAFED, AKTOB, OSMED ve

GİMAT ile yürütülen ortak çalışmalarla

Fakültesi’nden profesörlerin ve

Finlandiya – Savonia Üniversitesi’nden

Prof. Dr. Anna-Maria SAARELA,

Hacettepe Üniversitesi’ nden Prof. Dr.

Vural Gökmen, Maltepe Üniversitesi’nden

Prof.Dr.Gonca Telli Yamamoto’nun

konuşmacı olarak katıldığı “Gıda İşleme

Eğilimleri, Riskler, Gıda Üretiminde

alanı kiralanması için gelen talepler

doğrultusunda 2018 yılının satışlarına da

başlayarak önümüzdeki seneye şimdiden

hızlı bir giriş yaptı. FoodProduct Fuarı,

bir sonraki yıl HotelEquipment Fuarı ile

birlikte 17-20 Ocak tarihleri arasında eş

zamanlı olarak düzenlenecektir.

gıda ve gastronomi sektöründe

gerçekleştirilen etkin tanıtım ve

duyurular sayesinde Türkiye’nin dört bir

yanından pek çok sektör profesyonelinin

akınına uğradı. Bununla beraber fuarda

Türkiye’nin dört bir yanından pek çok

şehrin borsa üyeleri, ticaret ve sanayi

odalarının üyeleri, lokantacılar odalarının

üyeleri de ağırlandı. ANFAŞ FoodProduct

Fuarı kapsamında Makedonyalı acentanın

getirdiği ziyaretçi yıllık 1 trilyonluk

anlaşma yaptı.

Sektör etkinlikleri yeni bir soluk

getirdi

24. FoodProduct Fuarı kapsamında

TAFED – Türkiye Aşçılar Federasyonu’yla

ortak düzenlenen Anadolu Mutfakları

etkinlikleri, Anadolu’nun çeşitli

yörelerinden otantik yemeklerle katılımcı

ve ziyaretçilere lezzetli dakikalar yaşattı.

Fuar boyunca Antalya Expo Center’ın

yenilenen toplantı ve kongre salonları

eş zamanlı düzenlenen yerli ve yabancı

kapalı oturum B2B görüşmelerine ev

sahipliği yapmıştır. Ayrıca fuarımız

boyunca katılımcı ve ziyaretçilerden

büyük ilgi gören EGD – Ekonomi

Gazeteciler Derneği’nin “Gıda Sektörü’

ne Ekonomiden Bakış” konulu paneli,

Akdeniz Üniversitesi – Gıda Mühendisliği

Yeni Yaklaşımlar” ve

“Turizm, Beslenme,

Tüketici Davranışları

ve Gıda Pazarlaması”

konulu paneller ve

ASÜD – Ambalajlı

Süt ve Süt Ürünleri

Sanayicileri Derneği’nin

“Akdeniz Bölgesi ve

Sütçülük” ana başlığı

altında düzenlenen

“Çiğ Süt Kalitesini

Belirleyen Unsurlar

ve Alınması Gereken

Tedbirler,” “Süt ve

Süt Ürünleri Mevzuatı

ve Üretim Hijyen

Esasları,” “Hastalıktan

Ari İşletmeler ve

Onaylı Süt Çiftlikleri ve

Sütçülük” ve “Bölgesel

Kalkınmada Süt ve Süt

Ürünleri Üretiminin

Payı Nasıl Arttırılır”

konulu paneller

gerçekleştirildi. Son

derece verimli geçen

FoodProduct Fuarımız

henüz kapılarını

kapatmadan katılımcı

firmalarından rebook

/ tekrar stand


118

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Adını gökyüzünden alan restoran

ASMANİ

Yemeklerin Executive Şef Sertaç Hastürk ve ekibine, müziklerin Suat Ateşdağlı’ya emanet

edildiği, adını gökyüzünden alan ASMANİ, tarladan toplanıp aynı gün servis edilen

taptaze ve doğal lezzetleriyle Antalya’nın çekim merkezi olmayı sürdürüyor.


Urban Social konseptiyle

konaklamada duygu ve

deneyimi ön plana çıkartan

Akra’nın lezzet durakları arasında

özel bir yere sahip Asmani

restoran; casual fine dining

mekan olarak ulaşılabilir lüksü

ve rahatlığı misafirlerine sunuyor.

Otelin 10. katında, etkileyici

panoramasıyla birlikte iyi

yemeği, iyi bir servis ve etkileyici

müziklerle birleştiren Asmani;

misafirlerine tekrar tekrar

gelmek isteyecekleri, günün

koşturması ve stresinden uzak

saatler vadediyor.

Yöresel ve dünya

mutfağından seçkin tatlar

Ülkemize ait yöresel tatlarla

birlikte, dünya mutfağından

çeşitli lezzetlerin de bulunduğu

Asmani menüsünde lezzetiyle

fark yaratan ürünler, bahçeden

toplanarak vakit kaybetmeden

aynı gün tabaklara taşınıyor.

Arkadaşlarınızla, sevdiklerinizle

geçireceğiniz özel zamanların

vazgeçilmezi olan mekan,

iş toplantıları ve kalabalık

kutlamalar için de farklı bir

alternatif...

Lezzet ve eğlence bir

arada

Executive Şef Sertaç Hastürk’ün

hazırladığı turunçgil soslu “Piliç

Çöp Şiş Salatası”, “İstakoz Bisk

Çorbası”, “Karides ve Mantarlı

Volovan”, “Kayısılı Kuzu İncik”,

“Fırında Ördek”, sarımsaklı

fırın sebzeleri ile servis edilen

“Levrek ve Limon çektirmesi”

gibi birbirinden farklı lezzetlere

Asmani’nin özel şarap kavı eşlik

ediyor. Ünü sadece İstanbul

sınırlarını değil, Türkiye sınırlarını

da aşan deneyimli DJ Suat

Ateşdağlı’nın hazırladığı müzikler

tüm yemek boyunca, gecenin

ilerleyen saatlerine kadar

misafirlere eğlenceli zamanlar

geçirtiyor.

Arkadaşlarınızla,

sevdiklerinizle

geçireceğiniz

özel zamanların

vazgeçilmezi olan

mekan, iş toplantıları

ve kalabalık

kutlamalar için de

farklı bir alternatif...


hotel restaurant

120 & hi-tech

yeni mekan

İstanbul’un en iddialı Azerbaycan

mutfağı

Zəfəran Restaurant

Azerbaycan lezzetlerinin en iddialı adresi Zəfəran Restaurant dünyaca ünlü

şef Stalic Khankishiev’in katıldığı lansman gecesiyle kapılarını açtı.

Azerbaycan mutfağının en özgün

lezzetlerini muhteşem bir İstanbul

manzarası eşliğinde sunan Zəfəran

Restaurant 7 Şubat Salı akşamı Rusya

ve Türki Cumhuriyetlerin dünyaca ünlü

şefi ve Gourmand Book Awards ödüllü

yazarı Stalic Khankishiev’in katılımıyla

gerçekleşen çok özel bir lansmanla

kapılarını açtı. Ajwa Hotel Sultanahmet’in

sekizinci katında yer alan restoran,

Azerbaycan coğrafyasının çeşitliliğini ve

lezzetli mutfak kültürünü İstanbul’da

hakkıyla temsil eden en iddialı mekan

olarak öne çıkıyor.

Lansmana katılan seçkin davetlilere ve

basın mensuplarına hitaben bir konuşma

yapan 12 Group Şirketler Grubunun

Turizm ve Eğitim Yatırımlarından

Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Selim

Geçit, “Türk turizminin yaşadığı zor

günlerin ardından yeniden cazibe merkezi

olacağına inanıyoruz. Otelimizin yapımı

aşamasında, kalite her adımda birinci

kriter oldu. Bu felsefenin ayrılmaz

parçası olan restoranda da gelenekseli

gelecekle buluşturuyor, misafirlerimize

kalite, lezzet ve tamamen artizan bir

anlayışla çerçevelenen benzersiz bir

gastronomi deneyimi vaat ediyoruz.

Restoranda dekorasyondan, menüye her

türlü detay sayısız denemeler sonucunda

oluşturuldu ve çalışmalar işine tutkuyla

bağlı bir ekip tarafından gerçekleştirildi.

Zəfəran Restaurant da işte bu eşine zor

rastlanır tutkunun eseri” dedi.


Azerbaycan coğrafyasının

çeşitliliğini ve lezzetli mutfak

kültürünü İstanbul’da en

iddialı şekilde temsil eden

restoranın en özel tatları

arasında Lüle kebabı, Tike

kebabı, Hazar Denizi’nin

bereketini yansıtan balık

yemekleri, kutab, kükü,

düşbere çorbası, 50’den fazla

pilav yemeği yer alıyor.

Göz alan Gastroshow

Lansmanda dünyaca ünlü ödüllü

şef Stalic Khankishiev ve Zəfəran

Restaurant’ın dinamik Executive Şefi

Ramin Nuriyev, birlikte gerçekleştirdikleri

gastroshowla büyük beğeni topladı.

Gastroshowda Türki Cumhuriyetlerin

mutfaklarından yok olmaya yüz tutmuş

“bakhsh plov” (kuzu etli ve otlu pilav)

isimli bir tarifi uygulayan ikili, mutfak

sırlarını da izleyiciler ile paylaştı.

Meslek hayatına Hyatt Regency Bakü’de

başlayan, daha sonra Kazakistan’da ve

Bakü’de butik otellerin executive şefliğini

yapan genç ve yetenekli şef Nuriyev,

geleneksel Azerbaycan mutfağının

inceliklerini yansıtan menüyü hazırlarken

çok titiz bir çalışma gerçekleştirdi.

Lansmanda Nuriyev’in çalışmalarını

yansıtan menüden leziz seçkilerle

hazırlanan ziyafet sofrası, davetlilere

unutulmaz bir gastronomi şöleni

yaşattı. Gecenin sonunda sahneye davet

edilen restoran mutfak ve servis ekibi

sergiledikleri mükemmel performansla

büyük alkış aldı.

Leziz yemeklere ihtişamlı

İstanbul manzarası eşlik edecek

Fenerbahçe burnundan başlayıp

tarihi yarımadayı, Prens adalarını ve

Yeşilköy sahiline kadarki şeridi gören,

muhteşem deniz manzaralı restoran,

haftanın yedi günü 07.00 ile 24.00

saatleri arasında hem otel misafirlerini

hem de dışarıdan gelecek misafirlerini

ağırlıyor. 80 kişi kapasiteli restoranda

Azerbaycan mutfağının farklı bölgelerine

ait birbirinden lezzetli yemekler

sunuluyor. Lüle kebabı, tike kebabı gibi

en geleneksel usulle hazırlanan özel

kebaplar, pilav çeşitleri, Hazar Denizi’nin

bereketini yansıtan balık yemekleri,

kutab, kükü, düşbere çorbası gibi hiçbir

restoranda kolay kolay rastlanmayacak

çeşitlilikteki geleneksel Azerbaycan

yemeklerine Azerbaycan, Osmanlı ve

Anadolu’nun ferahlatıcı şerbetlerinin

yanı sıra taze meyve suları ve alkolsüz

kokteylleri eşlik ediyor.

Artizan bir kahvaltı şöleni

Zəfəran Restaurant, eşi benzeri zor

rastlanır zenginlikteki kahvaltı menüsüyle

de fark yaratıyor. Bu özel kahvaltı

menüsü, Azerbaycan ve Anadolu’nun

değişik yörelerinden uzun araştırmalar

sonucu titizlikle seçilerek doğrudan

üreticisinden temin edilen bol çeşitli

kahvaltılıkları içeriyor. Unutulmaz bir

ziyafet yaşatan bu kahvaltıda Divle obruk

peyniri, Azerbaycan Şamahı yöresine ait

motal peyniri, Kargı tulumu, Kars eski

kaşarı, karakovan balı, manda kaymağı,

Kastamonu pastırması, ev yapımı

tereyağlı katmer, ekmek çeşitleri, kükü,

taze meyve suları, ev yapımı reçeller ve

tatlılar gibi Azerbaycan geleneklerine

uygun olarak masayı yer bırakmayacak

şekilde donatan farklı lezzetler yer alıyor.

Bu çay ritüeli başka yerde yok

Yemeğin tamamlayıcısı ve Azerbaycan

mutfak kültürünün ayrılmaz bir parçası

olan çay ritüeli ise başlı başına bir

estetik gösteri gibi. Çay ritüeline, feyhua

(Azerbaycan’a özgü bir meyve), kayısı,

vişne, çilek, böğürtlen, zeytin gibi

meyvelerden yapılan mürebbe adı verilen

çeşitli reçeller, kuru yemiş ve meyvelerle

çeşitli yöresel hamur işleri eşlik ediyor.

Sıfır atık felsefesi

Azerbaycan ve Anadolu’nun zengin

coğrafyasından beslenen restoranda

malzemeler bizzat üreticisinden temin

ediliyor. Yiyeceklerin mevsiminde

yenmesine çok önem verildiği için artizan

ve sürdürülebilir ürünlerle hazırlanan

yemeklerin sunulduğu restoranda

israftan kaçınma öncelik taşıyor.

Bu nedenle de restoranda “sıfır atık

felsefesi” benimseniyor.

Dekorasyonu da iddialı

Zəfəran’ın yemekleri kadar dekorasyonu

da oldukça iddialı. Türk ağaç işçiliğinin

nadide örnekleri, kehribar renkli kristal

aydınlatmaları, geleneksel el sanatlarının

dokunuşları ve Azerbaycan’ın önemli

ressamlarının orijinal tabloları ile

restoran, görkemli ve eşsiz bir mekana

dönüşmüş durumda. Yemeklerin

Azerbaycan seramik sanatının en nadide

örneklerinden yüz yıllık antika tabak ve

çanaklarda servis edilmesi ise restoranın

sunduğu gastronomi deneyimini özgün

bir ritüele dönüştürüyor.


hotel restaurant

122 & hi-tech

otel-tech

Ingenico YazarkasaPOS’lar

şimdi ZUBİZU ile uyumlu

Uçtan uca ödeme konusunda dünyanın ve Türkiye’nin

lider şirketi Ingenico Group, müşterilerine daha iyi hizmet

verebilmek için yeni nesil yazarkasaPOS cihazlarını yeni

uygulamalarla desteklemeye devam ediyor. Ingenico’nun

en yeni uygulaması ZUBİZU oldu.

Yazar kasalarında çalıştırdığı

uygulama sayısı, donanım zenginliği

ve dayanıklılığı ile ön plana çıkan

Ingenico, yeni nesil yazarkasaPOS

cihazlarını her geçen gün farklılaştırmaya

devam ediyor. Ingenico iWE280 Seyyar

yazarkasaPOS ve iDE280 masaüstü

yazarkasaPOS’lar şimdi tüketicilere

sanat-eğlence, yeme içme, seyahat

otomobil gibi birçok alanda özel

ayrıcalıklar ve hizmetler sağlayan

ZUBİZU ile tam uyumlu çalışıyor.

Sidal: “Kullanıcılara eşsiz bir

kullanım kolaylığı ve deneyimi

sağlıyoruz”

Ingenico Türkiye ve Ortadoğu Genel

Müdürü Alpay Sidal ZUBİZU iş birliği

ile ilgili şunları söyledi: “Yeni nesil

yazarkasaPOS cihazlarımıza entegre

ettiğimiz ZUBİZU uygulaması sayesinde,

ZUBİZU kullanıcıları ödeme sırasında

kendilerine sağlanan tüm ayrıcalıklardan

faydalanabiliyor. Tüm sistem uçtan uca

entegre çalışıyor. Bu sayede hem iş

yerlerine hem de kullanıcılara eşsiz

bir kullanım kolaylığı ve deneyimi

sağlıyoruz. ZUBİZU avantajlarını

sunmak için iş yerlerinin ÖKC dışında

farklı bir tablet cihaz kullanması

gerekliliğini de ortadan kaldırıyoruz.

Tüketici de ödeme sırasında

uygulanan kampanyaların yanında,

ZUBİZU uygulamasına önceden

tanıtılmış kredi kartı ile dilerse mobil

ödeme imkanına da sahip oluyor.

Ingenico YazarkasaPOS’lar ZUBİZU

uygulamasına tam olarak entegre

çalışıyor.”

Kaplan: “Uygulamanın daha

çok iş yerine ulaşmasını

hedefliyoruz”

Doğuş Müşteri Sistemleri CEO’su

Hakan Kaplan ise şunları ekledi.

“Ingenico ile iş birliğimiz sayesinde

ZUBİZU yüklü Ingenico yazar kasalar iş

ortaklarımıza uygulama anında büyük


kolaylık sunuyor. ZUBİZU

kullanımı sırasında hız ise

yazar kasa kullanımının

sunduğu bir diğer

avantaj. Aynı zamanda

ek tablet cihazının

kullanımını kaldırarak

iş yerinin maliyetini

düşürürken operasyonu

hızlandırıp müşterilerin

deneyimini iyileştiriyor.

Ödenecek tutar

entegrasyon vasıtasıyla

ZUBİZU uygulamasına

gönderiliyor. Kullanıcı

ödeyeceği tutarı görüyor

ve tek tuşla, sadece

birkaç saniyede ödemeyi

tamamlıyor. Bu uygulama

ilk olarak Delimonti,

Go Meso, Günaydın

Steakhouse, Lacivert,

Masa ve Mezzaluna’da

başlatıldı. Önümüzdeki

dönemde yeme içme

sektöründeki tüm üye

restoranlara ve diğer

sektörlerden daha çok

iş yerine ulaşmasını

hedefliyoruz.”

ZUBİZU üye iş

yerlerinde, kullanıcının

mobil uygulamasında

yer alan QR kodu,

Ingenico yazarkasaPOS

üzerindeki barkod

okuyucu kullanılarak

veya manuel olarak

girilebiliyor. ZUBİZU’dan

gelen avantajlı alışveriş

seçenekleri kullanıcıya

anında sunuluyor.


hotel restaurant

124 & hi-tech

otel-tech

Royal Taj Mahal Hotel’e

Mitsubishi Electric imzası

Stone Group, Antalya’nın tanınmış otellerinden

Adam & Eve’den sonra Royal Taj Mahal Hotel’in

iklimlendirme sistemleri için de ileri teknolojili

çevreye dost çözümleri ile dikkat çeken Mitsubishi

Electric’i tercih etti.

Temel çalışma politikasını kalite

anlayışı üzerine kurgulayarak

tesislerinde birinci sınıf ürün ve

hizmetler kullanan Stone Group, Antalya

Side’de otantik mimarisi ile fark yaratan

Royal Taj Mahal Hotel’in iklimlendirme

sistemlerini teknoloji öncüsü Mitsubishi

Electric’e emanet etti. Müşteri beklenti

ve taleplerini en ince ayrıntılara kadar

titizlikle değerlendiren Stone Group,

Antalya’nın ses getiren otellerinden

Adam & Eve projesinin iklimlendirmesi

için de tercihini Mitsubishi Electric’ten

yana kullanmıştı. Mitsubishi Electric’in

yüksek teknolojili, sessiz, çevreye duyarlı

ve enerji tasarruflu klimalarının yanı sıra

proje özel çözüm odaklı yaklaşımından

ve servis kalitesinden etkilenen Stone

Group, 40 bin metrekare alan üzerine

kurulu Royal Taj Mahal Hotel’de de

misafirlerine üst düzey iklimlendirme

konforu yaşatıyor.

Her mekan için farklı çözümler

ve tek merkezden kumanda

Turizm sektöründe yenilikçi hizmet

anlayışı ve farklı konseptlere sahip

prestijli otelleri ile dikkat çeken Stone

Group’un Yönetim Kurulu Başkanı

Ramazan Taş, Mitsubishi Electric’in

Royal Taj Mahal Hotel’de hayata geçirdiği

iklimlendirme projesiyle ilgili şu bilgileri

aktardı; “Stone Group olarak bünyemizde

bulunan Royal Taj Mahal Hotel’de

Mitsubishi Electric’in VRF sistemlerini

kullandık. Otel odalarında ince gizli

tavan tipi (VMS) iç ünite cihazlarını tercih

ederken, genel mekânlarda iki yöne ve

dört yöne üflemeli kaset tipi, kompakt

kaset tipi, orta statik basınçlı gizli tavan

tipi ve duvar tipi klimalar kullandık.

Çamaşırhane ve mutfak gibi taze hava

ihtiyacı olan mahaller içinse yüzde yüz

taze havalı gizli tavan tipi VRF iç ünite

klimaları seçtik. Mitsubishi Electric’in

YHA serisi dış ünitelerini kullandığımız

otelimizin SPA bölümünde Heat Recovery

dış üniteleri, güvenlik noktası ve amfi

tiyatro gibi dış mekânlarda split ve

Mr. Slim cihazları tercih ettik. Farklı

cihazların yer aldığı tüm bu sistemi

Mitsubishi Electric’in merkezi kumanda

teknolojisi sayesinde tek merkezden

kolaylıkla kontrol edebiliyoruz.”

İşletme maliyetlerini düşüren

enerji verimli teknoloji

Projelerinde kullandıkları klimalarda

öncelikli olarak enerji tasarrufu ve

sorunsuzluğa önem verdiklerinin

altını çizen Ramazan Taş, Mitsubishi

Electric’in iklimlendirme çözümleriyle

bu beklentilerini karşıladıklarını ifade

etti. Taş, “Enerji verimli ve çevreye dost

Mitsubishi Electric klimalarla işletme

maliyetlerimizde avantaj sağlıyoruz. Aynı

zamanda şantiye sürecinde karşılaşılan

sorunlara karşı sunulan hızlı ve akılcı

çözümler sayesinde çalışmalarımıza hız

kesmeden devam etmenin konforunu

yaşıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.


Turizm

teknolojilerinde

lider marka

Elektra Otel

Yönetim

Sistemleri

2017 yılına yeni versiyonu V5 ile merhaba diyen Elektra Otel Yönetim Sistemleri,

yeni modülleri ile kullanıcılarına artık çok daha kapsamlı çözüm olanakları sunuyor.

Türkiye’nin en kapsamlı otel yönetim

yazılımı olarak, gelişen teknoloji ve

değişen ihtiyaçlar doğrultusunda

daha kapsamlı ve online süreçlere daha

hakim bir Elektra haline dönüşen sistem,

gelişmiş form altyapısıyla büyük veri ile

yüksek hız performansını daha da arttırdı.

Hızın yanı sıra birden fazla kayıt ekranının

aynı anda kullanılabilmesi ve milyonlarca

kayıt listesine tek tuş ile 1-2 saniyede

ulaşılabilir olması V5’in en önemli

avantajları. Finansal ve operasyonel pek

çok işlemin mobil olarak yapılabildiği

Elektra’nın online veri alışverişine uygun

altyapısı değişen ihtiyaçlara ve teknolojiye

kolayca uyum göstermesini sağlıyor.

Yeni modüller eklendi

V5 Versiyonu ile Elektra’ya, Kanal

Yöneticisi, Misafir Yorum Sitelerinin

Entegrasyonu, Grup Rezervasyon Portalı,

Misafirler İçin Mobil Uygulamalar,

Sadakat Yönetimi, Call Center & Satış

CRM Entegrasyonu, Merkezi Veri Tabanı

Yönetimi gibi yeni modüller de eklendi.

Elektra Otel Yönetim Sistemleri, grup

otellerin “Online Merkezi Rezervasyon”

ihtiyaçları için entegrasyona hazır bir

altyapı sunuyor. Bu sistem sayesinde

oteller daha az maliyetle, daha kârlı B2B

ve B2C satışlar yapabildikleri gibi, call

center veya web sitelerinde, otellerini,

uçak ve transfer servisleri ile paketleyip,

online ödeme alarak satabiliyor. Tüm

otellerin aynı portaldan satışa sunularak

hem daha çok satış fırsatı yaratıldığı, hem

de tanıtım bütçelerinin minimize edildiği

çözümün en önemli özelliklerinden biri

de, acentelere doluluk ve fiyatı XML

ile verip XML ile online rezervasyon ve

ödeme alabilmesi. Acentelerin şifre

ile giriş yaptıkları özel bir platform

üzerinden 7 gün 24 saat özel fiyat ve

müsatlik bilgisi alıp, rezervasyon ve

ödeme yapabilmelerine imkan tanınıyor.

Artık çok daha kapsamlı çözüm

olanakları sunuyor

Otellerin misafir ilişkileri konusunda

artan ihtiyaçlarına Elektra OPEX’in

CRM modülü ile uzun bir süredir cevap

veren Elektra, artık call center yönetim

yazılımı ile CRM’i entegre ederek çok

daha kapsamlı bir çözümü kullanıcılarına

sunuyor. Tüm görüşmelerin kayıt alınıp

sınıflandırılabildiği, anında rezervasyon

ve ödeme alınabilen bu sistem ile

arayan kişinin profil bilgilerine hemen

ulaşılabiliyor. Önceki konaklamaları,

doldurduğu anketler, talepleri vb bilgiler

ışığında anında kişiye özel teklifler ve

hediyeler sunulabiliyor. Telefon üzerinden

tuşlama ile ödeme süreçleri de rahatlıkla

tamamlanabiliyor. Raporlama konusunda

da pazarlama departmanlarına benzersiz

veriler sağlayan Elektra OPEX ile

hangi otellerin daha çok sorgulandığı,

rezervasyonların hangi sebeplerle satışa

dönmediği, ücretlendirme, müsaitlik

vb.kriterlerin satış üzerindeki etkileri

rahatlıkla gözlemlenebiliyor.

Bunlara ek olarak, 01.01.2017’den

itibaren KHK ile yayınlanan 1774 sayılı

kanundaki ek düzenleme kapsamında,

pansiyon, yurt, dernek, vakıf benzeri

konaklama imkanı olan kurumların ilgili

Emniyet Müdürlüklerine anlık kimlik

/ konaklama bilgilerinin gönderimi

zorunlu hale geldi. Bu kapsamda Elektra

işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik olarak

“Kimlikbildir” çözümünü sunuyor.

KimlikBildir, herhangi bir tarayıcı, tarayıcı

özelliği olan her tür donanım ve web cam

ile çalışabiliyor. Kimliğin fotoğrafını alıp,

programa aktararak arşivleyen yazılım,

tüm bilgileri otomatik ve zahmetsiz

olarak AKBS’ye gönderebiliyor. Aynı

zamanda bir otel yönetim yazılımı olan

sistem sayesinde rezervasyon, check-in,

check-out, folyo, fatura işlemleri, polis,

maliye, misafir, kasa raporlamaları

rahatlıkla gerçekleştirilebiliyor.


126

hotel restaurant

& hi-tech

ürün

Dış mekanda

şıklığın adresi

L‘unica

Fonksiyonel tasarımlarını

kalite, dayanıklılık, konfor ve

estetikle buluşturan bahçe

mobilyası markası L’unica;

evler, oteller, beach club’lar,

marinalar, restoranlar,

kafeler gibi pek çok ortamda

dış mekanların havasını

değiştiriyor.

Türkiye’nin önde gelen bahçe mobilyaları markası

L’unica’da koltuktan masa ve sandalyeye, sehpadan

servis arabasına, salıncaktan şezlonga, dresuardan

sandığa, gazebodan daybed’e, şömineden barbeküye ve

çok çeşitli aksesuarlara kadar bahçe dekorasyonu için

gerekli her türlü mobilya yer alıyor. Teak ağacı, sentetik

rattan ve alüminyum olmak üzere üç farklı malzemeden

bahçe mobilyaları bulunan L’unica; biçim, renk, derinlik

gibi detayları Türk tüketicisinin tercihlerine uygun şekilde

kurguluyor. Ürünlerinin konsept ve tasarımlarını kendi ekibi

ile gerçekleştiren L’unica, tasarımlarını hayata geçirirken

dünya markalarının kullandığı üst düzey malzemeleri tercih

ediyor. L’unica’nın gerçek teak ağacından ürettiği A kalite

mobilyalarında ağaçlar devlet lisanslı ormanlardan kesiliyor.

Ürünlerinde kullandığı minderleri Türkiye’de kaliteli Türk

işçiliği ile üreten L’unica, kumaş yelpazesinde ise İspanyol

markalı dış mekana uygun 5 yıl dayanıklılık garantili

kumaşları tercih ederek uzun ömürlü bahçe mobilyaları

sunuyor.

buluşturan L’unica, bu yıl Danimarkalı Cane-line ve Houe ile

Amerikalı Big Green Egg’i de Türkiye’ye getiriyor.

El yapımı premium tasarımlar

İnovatif materyalleri estetik ve fonksiyonellikle buluşturan

dünyaca ünlü premium bahçe mobilyaları markası Cane-line,

titizlikle seçtiği Danimarkalı tasarımcılarla çalışarak üstün

kaliteli malzemeler ve benzersiz Cane-line teknolojileriyle

üretim yapıyor. Mobilyalarını üretirken doğaya ve insana

büyük bir özen ve saygı gösteren Cane-line, yıllarca

kullanabilecek zamansız tasarımları ve konforu bir arada

sunuyor. Minimum düzeyde bakım gerektirmesi sayesinde

oteller, restoranlar, kafeler gibi mekanların bahçeleri ve

terasları için ideal olan Cane-line koleksiyonu, el yapımı

benzersiz bahçe mobilyalarından oluşuyor. İskandinavya’nın

yaz günleri ve geceleri düşünülerek yaratılan her bir tasarım,

mobilyanın atmosferi tamamladığı canlı ve dinamik bir dış

mekan deneyimi sağlıyor.

Dış mekanların havası değişecek

Dış mekanda konforun ve şıklığın adresi L’unica bahçe

mobilyaları, 2017 yılının ilkbahar-yaz sezonuna iddialı bir

giriş yapıyor. Yeni sezonda ahşap, metal, kumaş, ip gibi

farklı materyalleri harmanlayarak modern, vintage ve casual

seriler yaratan ve tutkuyla bağlanılacak zamansız tasarımlar

ortaya koyan L’unica, Türkiye’ye getirdiği yeni markalarla

da ürün gamını genişletiyor. Kendi tasarımlarının yanı

sıra Belçikalı Oasiq, Danimarkalı Morso Living, Amerikalı

Weber ve Hollandalı Happy Cocooning’i bahçe tutkunlarıyla


hotel restaurant

128 & hi-tech

ürünler

Geberit’ten

yepyeni bir ürün

Setaplano Duş

Zemini

İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, son

teknolojiyi kullanarak geliştirdiği yeni

duş zemini Setaplano ile konforu kişisel

hijyenle buluşturarak banyolarda hayatı

kolaylaştırıyor. Dokun ve aşık ol…

142 yıllık deneyimini arkasına alarak ürünler geliştiren Geberit,

kullanıcılarının karşısına yepyeni bir ürünle çıkıyor. Geberit mühendisleri

tarafından son teknoloji kullanılarak geliştirilen Geberit Setaplano Duş Zemini;

yüksek kaliteli yüzey malzemesinden üretilmesinin ötesinde kullanıcısına

hissettirdiği ipeksi ve sıcak dokunuş hissiyle büyük beğeni topluyor.

Minimalist

Kusursuz tasarımı optimum hijyenle taçlandıran Geberit Setaplano Duş

Zemini, pürüzsüz ve kesintisiz geçişleriyle banyoları minimalist bir çizgiyle

buluşturuyor. Setaplano, mineral döküm malzemeden üretilen yüzeyi; bakteri,

mikrop veya mantar barındırmazlık, pürüzsüzlük ve kaymazlık özelliğiyle

kullanıcısının hayatında uzun yıllar yer edinebiliyor. Metal, cam veya seramikten

farklı olan yüzey malzemesi sayesinde kullanıcısına ipeksi bir dokunma

hissi veren Geberit Setaplano Duş Zemini, devrim niteliğindeki özellikleriyle

kullanıcısına ilk gün yaşadığı heyecanı ve hayranlığı asla kaybettirmiyor.

Üstün temizlik

Tüm detaylarında maksimum hijyen düşünülerek tasarlanan Setaplano; süzgeç

etrafında kirin toplanacağı hiçbir alan bırakmayarak kullanıcısının hijyenini bir

üst skalaya taşıyor. Ayrıca Setaplano’nun süzgeç kapağının altından kolayca

çıkarılabilen saç tutucu tarak, kullanıcısına kolay temizlik imkanı sunuyor.

Kusursuz montaj

Yeni ve renove edilen yapılar için mükemmel bir tercih olan Geberit Setaplano

Duş Zemini, kolay montaj sağlayan avantajları sayesinde banyoları üst düzey

bir tasarımla buluşturuyor. Öte yandan Setaplano’nun birden çok parçası ön

montajlı olarak kullanıcısına ulaşırken, izolasyon bezi fabrikada entegre edildiği

için özellikle montajda olağanüstü bir güvenlik sağlıyor. Geberit Setaplano Duş

Zemini, kare veya dikdörtgen formdaki farklı boy seçenekleriyle Nisan 2017’de

kullanıcısıyla buluşmaya hazırlanıyor.


hotel restaurant

130 & hi-tech

ürünler

Kahve

keyfinin en

şık hali

Emblama

Profesyonel mutfak donanımlarıyla dünya

çapında tercih edilen İnoksan’ın güvencesiyle

Türkiye’de kullanıcılar ile buluşan Emblama

Kahve Makinesi, göz kamaştıran tasarımının ve

sahip olduğu ergonomik ayrıntıların yanı sıra

kusursuz kahve lezzeti vadediyor. Ferrari’nin de

yaratıcısı olan ünlü İtalyan otomobil tasarımcısı

Giorgetto Giugiaro’nun tarzının, İtalyan kahve

makinesi üreticisi Faema’nın ustalığı ile

buluştuğu Emblama Kahve Makinesi, çarpıcı

stili, üstün teknolojisi ve kullanım kolaylığı ile

kullanıcıların tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor.

Dayanıklı ve güçlü;

KONE’den Transys Yük Asansörü

Enerji etkin KONE EcoDisc asansör makinesine sahip olan, güçlü ve yüksek

performanslı KONE TranSys yük asansörü çözümleri; süpermarketler,

alışveriş merkezleri, havalimanları, depolar, hastaneler, oteller, endüstriyel

tesisler ve ofisler gibi birçok alanda zorlu dikey taşımacılık görevleri için en

doğru seçim olmayı başarıyor. KONE TranSys yük asansörleri, 5 tona kadar

kaldırma gücü, kapsamlı yük kapasitesi aralığı ve her ihtiyaca uyacak kabin

boyutları ile dikkat çekiyor. 3 sinyalizasyon serisi bulunan ürün, farklı stili

ve uzun yıllar kullanılabilmesi için dayanıklı olarak tasarlanmış, iyi seçilmiş

materyal ve aksesuar opsiyonları ile de benzerleri arasından sıyrılıyor.

TP-Link’ten duvar prizi

şeklinde erişim noktası

Kablosuz ağ pazarında dünya lideri olan TP-Link, çok sayıda

kişinin WiFi’a bağlandığı yerler için kolay kurulup kullanılan,

şık ve her ortama uygun, duvar tipi yeni erişim noktasını

satışa sunuyor. Duvar prizi şeklinde tasarlanan EAP115-Wall,

son derece kolay olarak kuruluyor ve ürünle birlikte ücretsiz

verilen Auronet Yönetim Yazılımı sayesinde basit bir şekilde

yönetilebiliyor. Başta oteller, iş merkezleri, AVM’ler olmak üzere

işyerleri için uygun bir WiFi çözümü olan EAP115-Wall, duvar

prizi şeklindeki yapısı ve yüzlerce cihazın tek bir PC’den kontrol

edilebilmesi özellikleri ile WiFi altyapısına sahip konut siteleri

için de uygun bir ağ çözümü.

More magazines by this user
Similar magazines