26.03.2017 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 028

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

marketing europe & anatolia

Tarih: Nisan 2014 Sayı: 28

retorik

Özleyeceğimi hiç

düşünmemiştim...

kelebeğin

fırtınası

Savaş ve Barış

şarkıları...

Tam bağımsız

dergi


İçindekiler

marketing

europe & anatolia

Sayı:28 Tarih: Nisan 2014

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon Reklam ve

Yayıncılık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.

e-mail: eksantrik@eksantrik.com

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvin@eksantrik.com

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Ekim Sölemez

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

İlan Rezervasyon

Ayşe Yılmaz

Yayın Türü

Süreli Yayın

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

Feneryolu Mh. Fahri Açan Cad.

Deniz Ap. No: 21 /15

Kadıköy - İstanbul - Tr.

Tel: +90 555 233 24 41

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon Reklam ve Yayıncılık Hizmetleri

San. ve Tic. Ltd. Şti. aittir. Tamamı ya

da bir bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara, makalelerdeki

görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

mobil: http://m-mea.eksantrik.com

http://www.facebook.com/meadergi

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Kısa Kısa 04 - 07

Yeni Ürünler 10 - 11

Medya Dünyası 12 - 13

Röportaj 14 - 17

kelebeğin fırtanası 19

Reklam Dünyası 20 - 23

Röportaj 24 - 27

retorik 29

Kampanyalar 31 - 41

Gezi 42 - 47

Kültür Sanat 48 - 49

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

Tam bağımsız olmak neden önemli?...

Bu dergiyi çıkardığımız günden bugüne tam bağımsız bir dergi çıkardığımızı, hiçbir,

gruba, partiye ya da cemaate hizmet etmediğimizi her fırsatta dile getiriyoruz. Bu

ısrarlı açıklamamız belki bazı okuyucularımız tarafından yersiz bir söylem olarak

değerlendirilmiş olabilir. Son günlerde ortaya çıkan ses kayıtları bizim bu iddiamızı

dile getirirken aslında ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya koydu.

Bağımsızlık neden bu kadar önemli. Çünkü, aksi olduğunda doğruları yazmak için bir

kez daha düşünmek, Ankara'dan ya da deniz aşırı ülkelerden icazet almak ve belki

de doğruları hiç söyleyemeden yalan yanlış bilgilerle dezenformasyon yapmak şart

olacaktı ki sektörel yayınlar da dahil olmak üzere birçok yayın malesef bu kıskaca

kendisini teslim etmiş durumdadır.

marketing europe & anatolia'nın hiç böyle bir kaygısı olmadı. Tek amacımız her ay

doğru haber ve yazılarla hazırlanmış tarafsız, bağımsız bir dergiyi okuyucumuzla

buluşturmak oldu. Bu çalışmalarımız sırasında bizi zora sokacak herhangi bir

ilişkinin içerisine girmemek için iki yılı aşkın süredir, tek kuruş gelir elde etmeden

çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Gönül isterdi ki bu dik duruşumuz, ilan verenler ve ilanları yönlendiren dostlarımız

tarafından da takdir edilsin ve dergimiz, en azından kendini geliştirebilecek bir ilan

gelirine kavuşabilsin. Belki bundan sonra dostlarımız ilanlarını bizimle paylaşıp

yaşamamıza ve gelişmemize katkı vermek için daha duyarlı davranabilirler.

Kalın sağlıcakla...

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

“Ölçümlemeliyiz ve büyümeliyiz”...

Reklamverenler Derneği Yönetim

Kurulu Başkanı Ahmet Pura, Derneğin

13. Olağan Genel Kurulu’nda

yaptığı konuşmada, “Ülkemizdeki

reklam yatırımlarının büyümesi için

küçüğünden büyüğüne her paydaşın

gelişmeye katkı sağlaması gerekir.

Günü kurtarmak yerine, uzun

vadeli stratejiler oluşturmalıyız”

dedi.

Reklamverenler Derneği’nin (RVD)

13. Olağan Genel Kurul Toplantısı,

12 Mart Çarşamba günü gerçekleştirildi. RVD Yönetim Kurulu

Başkanı Ahmet Pura, 2014 yılı başta olmak üzere önümüzdeki

yıllarda da reklam mecrası içinde taşların oynamaya devam

edeceğini belirterek, “Ancak, 10 milyar TL ve ilerisi 20 milyar TL

yatırımı hedeflemesi gereken ülkemizde, küçüğünden büyüğüne,

reklamvereninden mecrasına kadar her paydaşın bu konuda

gelişmeye katkı sağlamak adına çaba göstermesi kurumsal ve

sektörel sorumluluğudur” dedi.

Ayrıca, ölçümün reklamın sağlığı olduğu gerçeğinden hareketle

disipline edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu gerekçeyle, tüm

mecra ölçümlerinin bağımsız tek çatı altında konuşlanması hayalimizi

gerçekleştirmek adına yoğun çaba harcayacağız.”

RVD’nin Yeni Yönetim Kurulu seçildi

13. Olağan Genel Kurul’da seçilen ve Mart 2016 tarihine kadar

görev yapacak Reklamverenler Derneği Yönetim Kurulu, Denetleme

Kurulu ve Disiplin Kurulu üyelerinin listesi şöyle:

Yönetim Kurulu

Ahmet Pura – Colgate Palmolive

Yeşim Koçyiğit - Pınar

Hakan Turalı – B/S/H

Ayşen Akalın - Eczacıbaşı

Gizem Keçeci -Vodafone

Alkan Eraltan –Yıldız Holding

Suat Sözen – İş Bankası

Şule Şamlı - Eti

Asaf Ardak - Oyak

Burak Sevilengül -Turkcell

Caner Tunaman–Reckitt Benckiser

İpek Z.Süel – Coca Cola

Murat Göllü - Akbank

Oya Canbaş – P&G

Aslı Günaydın – Unilever

Gökhan Akça - Koç / Zer

Mehmet A. Akarca–Türk Telekom

A.Dehşan Ertürk – Avea

Deniz Güloğlu – BP

Tunç Berkman – Vestel

Mustafa B. Hazer – Nivea Beiersdorf

Koç Holding’in 50.Olağan Genel Kurul’u yapıldı...

Türk Patent Enstitüsü’nün “2013 yılında En Çok Yerli Koç

Holding’in 50.Olağan Genel Kurul’u gerçekleşti. Genel Kurul’un

açılış konuşmasını yapan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Mustafa V. Koç, Koç Topluluğu’nun 88 yıldır başarılı ve öncü

çizgisini sürdürdüğünü belirterek, “Geçmişimizden aldığımız

güç ile, tüm iş ortaklarımızla birlikte yarınımızı inşa ediyor; uzun

soluklu hedeflerimize, yatırımlarımıza ve istihdam yaratmaya

devam ediyoruz. Tarihimizin en büyük organik yatırım döneminden

geçerken, ülkemiz için çalışmaktan, değer yaratmaktan

mutluluk ve gurur duyuyoruz” dedi. Genel Kurul’da Koç

Holding’in yatırımcıları, pay sahipleri, iş ortakları ve çalışanlarına

seslenen Mustafa V.Koç, Türkiye’nin en köklü sanayi kuruluşu

Koç Holding’in bu yıl 50. Genel Kurul’unu yaptığını vurgulayarak,

“50 yıldır aralıksız olarak genel kurul toplantılarımızda

hissedarlarımızla bir araya geliyoruz. Yarım asırdır başarılı

stratejiler, verimli operasyonel beceriler, sağlam bir bilanço ve etkin

risk yönetimimizle sürdürülebilir bir iș modelini yürütmenin ve

ülkemize sağladığımız katkının haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.

Koç Holding’in yeni yönetim üyeleri şu isimlerden oluşmaktadır:

Rahmi M. Koç – Şeref Başkanı

Mustafa V. Koç – Yönetim Kurulu Başkanı

Temel Atay – Yönetim Kurulu Başkan Vekili

Ömer M. Koç – Yönetim Kurulu Başkan Vekili

Semahat Arsel – Üye

İnan Kıraç – Üye

Ali Y. Koç – Üye

Dr. Bülent Bulgurlu – Üye

Prof. Dr. John H. McArthur – Üye

Prof. Dr. Heinrich V. Pierer – Üye

Muharrem Hilmi Kayhan – Bağımsız Üye

Kutsan Çelebican – Bağımsız Üye

Sanford I. Weill – Bağımsız Üye

Peter Denis Sutherland – Bağımsız Üye

Kwok King Victor Fung – Bağımsız Üye

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Çelik İhracatçıları Birliği

ilk çeyrek...

Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim

Kurulu Başkanı Namık

Ekinci; “Sektörümüz, 2014 yılının

ilk çeyreğini geçen yılın

aynı dönemine göre değerde

yüzde 8,9 ve miktarda yüzde

11’lik oranlarda ihracat kaybı

ile kapattı. 2013 yılında yaşadığımız

olumsuzlukların etkisi

maalesef halen hissediliyor.

Çelik İhracatçıları Birliği tarafından açıklanan 2014 yılı

ilk çeyrek verilerine göre; Türkiye’nin çelik ihracatı değer

bazında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,9

azalış ile 3,4 milyar dolar, miktar bazında ise yüzde 11

düşüş ile 4,6 milyon ton olarak gerçekleşti. Çelik sektörünün

ihracatına, diğer birliklerin faaliyet alanına giren

demir çelik ürünleri de eklendiğinde Türkiye’nin Ocak-

Mart dönemindeki toplam çelik ihracatı; miktar bazında

4,8 milyon ton; değer bazında ise 4 milyar dolara ulaştı.

Avrupa’ya kimya

ihracatı yüzde 6,3 arttı...

İstanbul Kimyevi Maddeler ve

Mamülleri İhracatçıları Birliği

(İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı

Murat Akyüz, ihracat gündemine

yeniden dönme zamanının

geldiğini belirterek şunları

söyledi: “Uzun süredir gündemimizi

seçimler oluşturuyordu.

Yoğun seçim döneminde çoğu

üretici firmamız gelişmelere bağlı olarak uzun vadeli anlaşma

yapmaktan çekiniyordu. Bu süreç sona erdi. Artık

Türkiye’nin kriz senaryosundan çok 2023 yılı ihracat

stratejisine yoğunlaşması gerekiyor.”

Türkiye ihracatını sırtlayan kimya, yılın ilk çeyreğinde ihracatını

4 milyar 326 milyon dolara yükseltti. Bu dönemde

Irak, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri en fazla ihracat

yapılan ülkeler olarak sıralanırken; Malta, Almanya, İtalya,

Rusya, İran, ABD ve Ürdün ise üst sıralarda yer alan

diğer ülkeler oldu. İlk çeyrekte Avrupa ekonomisindeki

canlanmanın kimya ihracatına olumlu etkisi sürdü ve

sektör AB’ye ihracatını yüzde 6,3 oranında artırdı

Nissan, ilk çeyrek...

Yenilikçi teknolojisini

sıradışı tasarımları

ile birleştiren

Nissan, 2014

yılının ilk çeyreğinde

geçen yıla oranla

yüzde 47 büyüyerek

yüzde 4,1’lik

pazar payı elde etti.

Nissan, 2014 yılı için öngördüğü pazar payı ve satış

adedi hedefinde emin adımlarla ilerliyor. Mart ayı sonu

itibariyle, yılın ilk çeyreğinde toplam otomotiv pazarı, bir

önceki yıla göre yüzde 24,46 daralırken Nissan yüzde

4,1 pazar payı elde ederek geçen yıla oranla yüzde 47

büyüme gösterdi.

Mart ayında ise performans ve tasarrufun ön plana çıktığı

yeni Qashqai modelinin gördüğü yoğun talep ile gerçekleşen

2 bin 375 adetlik satış ile yüzde 5’lik tarihi bir

pazar payına sahip oldu.

Otomotiv, zirve yaptı...

Otomotiv Distribütörleri

Derneği’nin (ODD) verilerine

göre, otomobil ve hafif ticari

araç pazarı 2014 yılı Ocak-

Mart döneminde, bir önceki yılın

aynı dönemine göre yüzde

24,46 daralarak 115 bin 272

adete geriledi. Bu rakam 2013

yılının ilk üç ayında 152 bin

604 adet olarak gerçekleşmişti.

İç pazardaki daralma 2014 Mart’ında en yüksek seviyeye

ulaştı, otomobil ve hafif ticari araç pazarında satışlar

yüzde 30,82 oranında azaldı.

Döviz kurlarındaki yükseliş, ÖTV oranlarının artırılması,

BDDK’nın kredi işlemlerine yönelik getirdiği sınırlamalar

ve seçim sürecinin gerekçe gösterildiği daralma ile

sıkıntılı günler yaşayan otomotiv sektörü, çıkış yolunu

ihracatta buldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine

göre 2014 Ocak-Mart döneminde otomotiv sektörünün

ihracatı yüzde 8,1 artışla 5 milyar 132 milyon

dolardan 5 milyar 546 milyon dolara yükseldi.

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

En çok staj imkanı

bilişimde...

Gerek akademik gerekse

mesleki eğitimin önemli bir

parçası olan staj için, bahar ayı

itibariyle öğrencilerin arayışları

başlarken, şirketlerin stajyer

ilanlarında gözle görülür bir

artış yaşanıyor. Eleman.net’in

rakamlarına göre aylık bazda

yüzde 120 artan stajyer ilanları,

geçen yıla göre yüzde 20 artış gösterdi. En çok staj

yayınlayan sektör ve departman ise bilişim oldu.

Bahar aylarıyla beraber, eğitim sezonunun sonuna

yaklaşılırken, öğrencilerin staj arayışları da artıyor. Bu

dönemde özellikle kurumsal şirketlerin stajyer ilanlarında

da önemli bir artış göze çarpıyor.

Eleman.net’in rakamlarına göre, stajyer ilanlarında şubat

ayında bir önceki aya göre yüzde 120 artış yaşanırken,

stajyer ilanları yıl bazında da dikkate değer bir artış

kaydediyor. 2013 yılında Eleman.net üzerinden verilen

staj ilanı 1.370 olurken, bir önceki yıla göre yüzde 20’lik

bir artış söz konusu oldu.

Lokal Enerji 16 adet

Mercedes-Benz Actros...

Lokal Enerji araç parkını

Mercedes-Benz Actros

1841 LSNRA ile genişletti.

Mercedes-Benz

kamyonları

içerisinde

amiral gemisi olarak adlandırılan

Actros çekicilerden

memnuniyetleri

sebebiyle yeniden bir alıma

giden Lokal Enerji firması, 2012 yılında da 100 adet

Mercedes-Benz Actros çekiciyi filosuna dahil etmişti.

Mercedes-Benz Türk ve Lokal Enerji ara-sındaki işbirliğinin

devamı niteliğinde olan bu satış Tuzla’da yapılan

bir teslimat töreniyle kutlandı. Törene Lokal Enerji Yönetim

Kurulu Başkanı Murat Yıldırım, Lokal Enerji Lojistik

Mü-dürü Halil Kadri Tamas, Mercedes-Benz Türk Yetkili

Bayii Gelecek Otomotiv Kamyon Filo Satış Müdürü İsmail

Taşkın ve Mercedes-Benz Türk Kamyon Filo Satış

Danışmanı Cem Demirel katıldılar.

IAB Türkiye Dijital

Reklam Harcamaları...

IAB Türkiye Başkanı Ahmet Pura

dijitalin milyar TL sınırını aştığını

vurgulayarak, “PwC Outlook

2013 raporu, küresel reklam endüstrisinin

2012 ile 2017 arasında

%5.7 büyüyerek 461 milyar

$’dan 609 milyar $’a çıkacağını öngörüyor.

Toplamın içinde özel bir yere sahip olan mecra

ise her zamanki gibi internet. Zira bu dönemde internetin

büyüme oranının %13 olması bekleniyor. Aralarında

Türkiye’nin de bulunduğu 46 ülkenin, 2017’ye kadar çift

haneli rakamlarla büyüyeceği de raporda öngörülenler

arasında. Türkiye, 2013’te %24’lük bir büyüme oranı yakalayarak

beklentileri doğruladı.” dedi. Sözlerini, “Her yıl

internet reklam yatırımlarını açıklarken içinde bulunduğumuz

dönemde öne çıkacak konuları dile getiriyorum.

2014 için yapılan araştırmalardan hareketle bu yıl sektörün

mobil, içerik pazarlaması, insan kaynağı ihtiyacı ve

dijital kanalların entegrasyonu üzerine yoğunlaşacağını

söyleyebilirim.” diyerek tamamladı.

BoraJet Havacılık

Publicis Bold’u Seçti...

BoraJet’in yakın dönemde açtığı ve kreatif ajansını

belirlediği 3 aşamalı konkur süreci tamamlandı. Bora-

Jet, konkur sürecinin son aşamasının ardından tasarım

çalışmaları için küresel bir güç olan Publicis Bold ile

çalışmaya karar verdi. Publicis Bold, 82 ülkedeki 200’ü

aşkın ofisi ve 9.000’den fazla uzman çalışanı bulunan

Publicis network bünyesinde yer alıyor.

Nisan 2014 itibariyle BoraJet’in tüm kreatif süreçleri

Publicis Bold tarafından yürütülecek.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

TARİŞ Kooperatifçilik Strateji Belgesi...

TARİŞ Zeytin

ve Zeytinyağı

Birliği Başkanı

Cahit Çetin,

Türkiye’de

kooperatifçiliğin

AB düzeyine

ulaşabilmesi için

hazırladıkları

Kooperatifçilik

Stratejisi’nin kooperatifçilik

bilincinin tabana yayılması ve kooperatifçiliğin

Türkiye ekonomisine daha etkin katkı yapabilmesi için

etkili bir belge olduğunu söylüyor. Strateji Belgesi’ni

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na da sunduklarını dile getiren

Çetin, Bakanlık’tan da bu çalışmaları nedeniyle bir

Teşekkür Belgesi aldıklarını belirtiyor. Birlik Başkanı Cahit

Çetin: “Yeniden yapılanma stratejisi, kooperatifçiliği

AB düzeyine çıkarma kararlılığımızın belgesidir.

Kooperatifçiliği tabana daha çok yayacak ve daha çok

üreticiyi bu örgütlenmenin içine katacağız. Hedefimiz üreticinin

kazanması, gıda üretiminin de dışa bağımlı hale

gelmemesi.”

Kooperatifleşme, üreticiyi korurken, ulusal sermayenin

güçsüz kalıp, erimesini önleyen ve küresel kriz dönemlerinde

de ekonomiyi domino etkilerinden koruyan bir

örgütlenme modeli. Avrupa Birliği’nin tarımsal ve gıda

alanındaki üretim ve pazarlamasında yüzde 50 ve üzerinde

pay sahibi olan kooperatifçilik, Türkiye’de hala zor

zamanlar yaşıyor. Bazı kooperatifler kapanıyor, etkin

stratejiler geliştiremeyen kooperatifler de küçülüp, gücünü

yitirme riski yaşıyor.

İşte Ege Bölgesi’nde 32 kooperatifte 28 bin ortağa sahip

olan TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birliği de, Türkiye’de

kooperatifçiliğin gelişerek, AB düzeyine ulaşabilmesi için

Strateji Belgesi 2014-2018’i yayınladı. Strateji Belgesi,

TARİŞ özelinde kooperatifleşmenin üreticilere ve Türkiye

ekonomisine katkısının artırılması için çok sayıda önlem

ile adımı içerirken, Türkiye’deki diğer kooperatifler için de

etkili bir yol haritası sunuyor.

TÜGİAD Yunanistan temsilciliği açıldı...

Geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği üyesi 11 ülkeden 300

bin girişimcinin üye olduğu JEUNE’e üye kabul edilen

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) uluslararası

çalışmalarının ivmesini yükseltiyor. Yunanistan’ın

Selanik kentinde Avrupa’daki temsilciliklerine bir yenisini

ekleyen TÜGİAD yeni açılımlarının hazırlıklarını

da sürdürüyor. Öncelikle Türk ve Yunan işadamlarının

sonra da diğer bölge ülke işadamlarının işbirliğinin Ege

Denizinde ve Doğu Avrupa’da kalıcı refah ve barışı getireceğini

söyleyen TÜGİAD Başkanı Ali Yücelen; “Biz

işadamıyız, gelecek için çalışırız. Beraber iş yaparak

Ege denizinin iki yakasını bir araya getireceğiz.”dedi.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) hem Türkiye

hem de uluslararası platformlarda çalışmalarını

güçlü bir şekilde sürdürürken, Yunanistan’ın Selanik

kentindeki TÜGİAD Temsilciliği Türk ve Yunan işadamlarının

geniş katılımıyla açıldı. Temsilcilik protokolü imza

töreninde bulunan işadamları, açılış nedeniyle düzenlenen

etkinliklere ve B2B oturumlarına katılarak işbirliği

olanaklarını tartıştı. TÜGİAD’ın Yunanistan ziyareti kapsamında

aynı zamanda, TÜGİAD ile Kuzey Yunanistan

Yunan-Türk Ticaret Odası arasında işbirliği protokolü imzalandı.

TÜGİAD Başkanı Ali Yücelen, TÜGİAD’ın yeni temsilciliğiyle

ilgili olarak, “Avrupa’daki ağımızı genişletmek hedefiyle

Yunanistan’da temsilcilik açmaya karar verdik ve şehri

de Atatürk’ün emaneti olduğu için Selanik olarak seçtik”

dedi.

Yunanistan temsilciliği açılışı nedeniyle Selanik’e giden

TÜGİAD üyesi işadamları, Yunanlı meslektaşlarıyla

B2B oturumlarında buluşarak iş olanaklarını tartıştı ve

Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ederek ulu önderi saygıyla

andı.

marketing europe & anatolia / 7


Yeni Ürünler

Escort Joye, yeni tablet modeli...

Samsung, Smart fotoğraf makinesi...

Samsung’un yeni Smart fotoğraf makinesi NX mini ile

tarzınızdan ödün vermeden en iyi kareyi yakalayın

Selfie’den sonra fotoğrafseverlerin yeni trendi “wefie”, NX

mini ile hayat buluyor. Stil sahibi renk seçenekleri ile satışa

sunulacak olan NX mini, dünyanın en ince değiştirilebilir

lensli fotoğraf makinesi olma özelliği taşıyor.

Samsung Electronics, dünyanın en ince ve en hafif değiştirilebilir

lensli fotoğraf makinesi* NX mini’yi tanıttı. Şık ve

zarif görünüme sahip NX mini, yüksek kalitede fotoğraflar

çekebilmeyi mümkün kılıyor. NX Mini’nin sunduğu NFC ve

Wi-Fi bağlantı desteği sayesinde, hızlı ve kolayca çekeceğiniz

fotoğrafları sevdiklerinizle eş zamanlı paylaşabilirsiniz.

Beyaz,, nane yeşili, kahverengi ve siyah olmak üzere

4 farklı renk seçeneğine sahip NX mini, Türkiye’de Nisan

ortasında satışa sunulacak.

Başkan Yardımcısı ve Samsung Electronics Görüntüleme

Ekibi Başkanı Myoung Sup Han, NX mini ile ilgili olarak şunları

söyledi: “Trendleri belirleyenlerin, mükemmel fotoğraf

kalitesi ile yaşamlarından kareler yakalamaları için kusursuz

bir cihaz olan NX Mini, hem şık hem de güçlü… Samsung

Bir döneme damgasını vuran ünlü teknoloji markası Escort,

Joye tablet bilgisayar modelleri ile geçtiğimiz ay sektöre yeniden

hızlı bir giriş yapmıştı. Uygun fiyat ile performansı bir

arada sunmaya devam eden Escort Joye ( ES1010G) 10.1”

3G özellikli tabletini satışa sunduğunu duyurdu. Yüksek

performansa ihtiyacı olan kullanıcıların uygulamalarının sorunsuz

bir şekilde çalışmasını sağlayan özellikleri ile Escort

Joye tabletler piyasaya oldukça iddalı bir giriş yaptı .

Çok daha net ve keskin görüntü özelliğine sahip 10.1” IPS2

Ekranı ile 1280x800 piksel çözünürlük sunan bu tablet modelin

de 2 GB RAM bulunuyor. Escort Joye modellerinde

bulunan GPS yani konum belirleme özelliği rakiplerinde

olduğu gibi kablosuz ağ üzerinden (A-GPS) değil gerçek

S-GPS alıcısı üzerinden çalışıyor. Bu sayede cihaz konum

belirlerken birkaç metreye kadar doğrulukla ölçüm yapabiliyor.

Işık sensörü ile ortam ışığına göre ekran parlaklığını

kendi ayarlıyor. Bu sayede hem gözleriniz yorulmuyor hem

de pil kullanım süresi artıyor. Escort Joye 10,1” tabletlerinin,

Akıllı Kılıf ile son kullanıcıların beğenisine sunmaktadır. 10.1

inçlik tablet modelleriyle beraber verilen akıllı kılıf yardımı ile

tablet uyku moduna girmeden ekran kilitleniyor.

2011’de selfie trendinin lideri olarak, ilk döndürülebilir dokunmatik

ekranı tanıttı ve cihazı gelişen tüketici taleplerine göre

tasarladı. Selfie trendinin heyecanına yönelik olarak özel tasarlanan,

3.0 inç döndürülebilir ekranı ve geniş açılı merceği

ile NX Mini bu konuda önemli bir örnek. Hafif tasarımı ise

NX Mini’yi rahatça cebinizde taşımanıza olanak tanıyor ve

böylece her yerde fotoğraf çekmeyi sağlıyor.”

10 / marketing europe & anatolia


Yeni Ürünler

ZyxEL yüksek hız ve güvenli erişim ...

ZyXEL çevre dostu özellikleri ile dikkat çeken Kablosuz

AC1600 VDSL2/ ADSL2+ Multi WAN Gigabit Modem/

Router’ı (VMG8924-B10A) pazara sundu. Vectoring, Bonding

ve Multi WAN özelliklerine de sahip olan ürün, yeni nesil

802.11ac standardının getirdiği üstün kablosuz veri aktarım

hızı ile birlikte yüksek çözünürlüğe sahip videoları, diğer dijital

medya içeriklerini en yüksek performans ve kalitede, güvenli

bir şekilde kablosuz olarak aktarabilmek için optimize

edildi.

İnternet erişim çözümleriyle zengin ürün portföyüne sahip

ZyXEL, yeni ürünleri ile pazardaki iddiasını sürdürüyor.

VMG8924-B10A, eş zamanlı çift bantlı 802.11ac kablosuz ağ

teknolojisine sahip. VMG8924-B10A hem 2.4 GHz, hem de

5 GHz bantlarında eş zamanlı veri paketlerinin taşınabilmesini

sağlayan dual bant teknolojisi ile fark yaratıyor. 5 GHz

bandını tercih eden kullanıcılar, yoğun olarak kullanılan 2.4

GHz bandındaki trafikten uzaklaşarak daha hızlı ve verimli

kablosuz erişimin olanaklarından faydalanabiliyorlar.

Kullanıcı beklentilerini en üst seviyede ve esnek kullanım

avantajıyla karşılayan cihaz, VPN (Virtual Private Network -

Sanal Özel Ağ) avantajı sağlayarak, internet üzerinden farklı

lokasyonlar arasında güvenli bağlantı kurulabilmesine olanak

tanıyor.

Cihaz, Dual Mod VDSL2/ADSL2+ ve Multi WAN (DSL, 3G

Yedekleme ve Gigabit Ethernet bağlantısı) gibi farklı özellikler

de sunuyor. Esnek bir yapıda sunulan bu özelliklere,

kolayca erişebilen aboneler hem ADSL2+ hem de VDSL2

aboneliklerinde ürünü kullanabiliyorlar, FTTH/FTTB/FTTC

gibi değişik fiber optik uygulamalarında da kullanılan cihaz,

birçok erişim tipine birden destek verebiliyor.

Sony, yeni Dijital Ses Kayıt Cihazı...

Sony’nin dijital ses kayıt cihazlarının iki yeni modeli, ses

perdesinde hiçbir değişiklik olmaksızın çalma hızının 0,50

ila 2,00 kat aralığında artırılmasına imkân veren Çalma

Hız Kontrolü gibi fonksiyonları ile rahat ve çok yönlü ses

kaydı sunuyor. İster kişisel olarak not almak için kullanın,

isterse iş veya sınıf ortamında, bu cihazlar düşüncelerinizin

ve ihtiyaç duyduğunuz her türlü bilginin kaydını tutmanıza

yardımcı oluyor.

Profesyoneller için geliştirilen ICD-PX440, kolay

taşınmasını sağlayan kompakt bir tasarıma sahip. Daha

iyi kayıt için dahili stereo mikrofonu olan cihazın, PC’ye

doğrudan USB çıkışından bağlantısı sayesinde dosya

transferi de hiç olmadığı kadar kolaylaşıyor.

Ayrıca, 96 saatlik uzun pil ömrü1 ile, kaydın ortasında

cihazın pilinin biteceğinden endişelenmeye de gerek

kalmıyor. ICD-PX440 aynı zamanda Memory Stick Micro

veya microSD kart yuvası ile medya kartında saklama

imkânı da sunuyor.

USB kablo üzerinden kişisel bilgisayarlara daha kolay

bağlanabilen ve Çalma Hız Kontrolü fonksiyonu da bulunan

kayıt cihazı, tüm profesyoneller, öğrenciler ve hatta şarkıcı

adaylarının temel kayıtları için kullanışlı bir seçenek oluyor.

marketing europe & anatolia / 11


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

Star Gazetesi’nin, kurumsal iletişim müdürü Elif Akdağ oldu.

Taraf gazetesi, Mete Göktürk’ü yazar kadrosuna ekledi.

Markar Esayan, yayın hayatına yeni başlayan Daily Sabah’taki

yazılarına başladı.

Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı Bekir Coşkun ile yayının yolları

ayrıldı.

Hürriyet gazetesi yeni reklam direktörü Zeynep Tandoğan

oldu.

Akşam gazetesi muhabir olarak görev yapan Nebahat Koç ile

yollarını ayırdı.

Yavuz Baydar ve İbrahim Saraçoğlu Bugün gazetesinde köşe

yazarlığı görevlerine başladılar.

Karşı gazetesi, ünlü oyuncu Fırat Tanış’ı yazar kadrosuna dahil

etti. Oyuncu Salı ve Perşembe günleri Selam Çeşmesi adlı

köşesiyle okurlarıyla buluşacak.

Akşam gazetesi kültür sanat servisinde görev yapan Sibel

Oral ile yayının yolları ayrıldı.

Milliyet gazetesi köşe yazarı Nagehan Alçı, Daily Sabah gazetesinde

de yazmaya başladı.

Hürriyet gazetesi web tv müdürü Orhan Can’ın yayın ile yolları

ayrıldı.

Trendsetter dergisi yeni genel yayın yönetmeni Aykun Taşdöner

oldu.

Bekir Coşkun, Sözcü gazetesindeki yazılarına başladı. Coşkun

gazetede Pazartesi hariç her gün yazacak.

Türkiye gazetesi genel yayın yönetmeni Nuh Albayrak gazeteden

ayrıldı, yerine İsmail Kapan getirildi.

Türkiye gazetesi genel müdürü Mustafa

Asım Gök’ün yayın ile yolları ayrıldı, yerine

vekaleten Hamit Arvas getirildi.

Balçiçek İlter, Türkiye gazetesi köşe yazarlığı

görevinden ayrıldı.

Fotomaç gazetesi dış haberler editörü

Çağdaş Doğan’ın yayın ile ilişiği kesildi.

Karşı gazetesi yazı işleri müdürü Oğuzhan

Beyaz gazete ile yollarını ayırdı.

Murat Büyükçelebi, Güneş gazetesindeki

genel yayın yönetmenliği görevinden

ayrıldı, yerine Akşam gazetesi genel

yayın koordinatörü Murat Kelkitoğlu getirildi.

Pınar Hiçdurmaz, Akşam gazetesi hafta

sonu eklerinde yazı işleri müdürlüğü görevine

getirildi.

Daily Sabah gazetesi İlnur Çevik’i yazar kadrosuna kattı.

Karşı gazetesi köşe yazarları içerisinde yer alan R. İhsan Eliaçık,

Ece Zereycan, Şebnem Sönmez ve Emine Arslaner’in

yayın ile yolları ayrıldı.

Birgün gazetesi, Bir Gün Bir Konuk köşesi ile her hafta Çarşamba

ve Cuma günleri ünlü yazar, sanatçı ve siyasetçilere

sayfalarını açıyor. Geçtiğimiz hafta ise Merdan Yanardağ ve

Deniz Bayramoğlu gazeteye konuk oldular.

Zaman gazetesinde uzman olarak görev yapan Salim Gören

ve dış baskılar sayfa editörü Şemsettin Özkan’ın yayın ile yolları

ayrıldı.

Bugün gazetesi ekonomi muhabiri Zeynep Ceylan, gazeteden

ayrıldı.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

Elif Akdağ, Kanal 24’ün kurumsal iletişim müdürü oldu.

Habertürk TV’de haber müdür yardımcısı olarak görev yapan

Hikmet Atansay ve editör Ömer Tekerek’in kanal ile yolları ayrıldı.

Serdar Ali Çelikler Show TV’ye spor koordinatörü olarak atandı.

TRT haber merkezinde adliye muhabiri olarak görev yapan

Seyit Kılıç görevinden alındı.

Elif Akkuş, TRT Haber’deki muhabirlik görevinden alınarak

teknik serviste görevlendirildi.

Habertürk spikeri Firdevs Çavuşoğlu kanal ile yollarını ayırdı.

Ömer Özgüner, Star TV genel müdürlüğü görevine atandı.

TV EM’de daha önceleri Çıdam Yücel’in sunduğu ana haber

bültenini bundan böyle hafta içi her gün Gülay Özdem sunacak.

Hafta sonu haberlerini ise Serhan Başbahçıvan sunacak.

Ümit Zileli’nin bir süreliğine ana haberden ayrılmasının ardından

Ulusal Kanal’ın akşam haberlerini Gülgün Feyman Budak

üstlendi.

Dilhun Gençdal Habertürk TV haber merkezinde göreve başladı.

Medya Dünyasından Diğer Haberler

Survivor yarışması, yeni bölümleriyle her Cumartesi-Pazar

saat 20:00’da yine Star TV ekranlarında başladı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi, sürekli basın kartı sahibi

Semih Yurga hayatını kaybetti.

Show TV’de ekranlara gelen Pis Yedili dizisi yayın hayatına

ara verdi. Dizi, Haziran ayından itibaren yayına devam edecek.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti önceki başkan yardımcılarından,

ilk kadın muhabir Vasfiye Özkoçak hayatını kaybetti.

Show TV, Ana Haber Bülteni’nin süresini kısalttı. Bundan böyle

18:15’te başlayıp 18:45’te sona erecek.

Başrollerini Melis Birkan, Muhammet Uzuner ve Meral

Çetinkaya’nın paylaştığı ‘Saklı Kalan’ dizisi kısa bir aradan

sonra yeni bölümleriyle Pazar akşamları Show TV ekranlarında

olacak.

Kanal D’ de Cumartesi akşamları yayınlanan

Galip Derviş dizisi bundan böyle Pazar akşamları

23:00’de yayınlanacak.

Daha önceleri TRT 1 ekranlarında yayınlanan

Süper Dadı programı bundan sonra Çarşamba

akşamları 23:30’da Star TV ekranlarında.

Kanal D’nin başrollerini Aslıhan Gürbüz, Tayanç

Ayaydın, Salih Bademci, Ayça Varlıer ve

Zerrin Sümer’in paylaştığı Zeytin Tepesi dizisi

bundan böyle Çarşamba akşamları 22:15’te

ekranlarda olacak.

Kanal D ekranlarında yayınlanan X Factor

Star Işığı adlı yarışma programı yayın hayatına

ara verdi. Program, Haziran ayında yeni

bölümleriyle devam edecek.

Sunuculuğunu Yüksel Aytuğ’un üstlendiği,

daha önceleri Kanaltürk ekranlarında yayınlanan

Medyatik programı bundan sonra hafta içi her gün

18:20’de Beyaz TV’de..

Daha önceleri Mucize Lezzetler – Refika’nın Mutfağı adıyla

NTV’de yayınlanan programın yeni bölümleri Mucize Lezzetler

adıyla Cumartesi günleri saat 13:00’te Star TV, Pazar günleri

ise 12:15’te NTV ekranlarında olacak.

İşitsel Basında Görev Değişiklikleri

NTV Spor Radyo genel yayın yönetmenliği görevini yürüten

Mehmet Ayan yayından ayrıldı.

Best FM’de Arzu’nun İnleyen Nağmeleri’nin sunucusu ve yapımcısı

Arzu Çağlan’ın yayın ile yolları ayrıldı.

Seyit Kılıç, bundan böyle TRT İstanbul Radyosu’nda görev

yapacak.

Hopdedik Ayhan, hafta içi her akşam 18:00 – 20:00 saatleri

arasında Radyo Viva’da olacak.

Elektronik Basında Görev Değişiklikleri

Eyüp Can Sağlık, Hürriyet Dünyası dijital yayınlar direktörlüğü

görevine atandı.

Haber Ajansında Görev Değişiklikleri

Cihan Haber Ajansı muhabiri Kübra Kara’nın ajans ile yolları

ayrıldı.

Gazeteci – yazar Köksal Akpınar, Cihan Haber Ajansı’ndan

ayrıldı.

12 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 13


Vars


Röportaj

a Yoksa Kliksa...

Kliksa Genel Müdürü

Nevgül Bilsel Safkan

Sabancı Topluluğu’nun en genç şirketi olan Kliksa, 2012 yılının

Mart ayında kuruldu. Sabancı Topluluğu’nun perakendedeki

gücünü e-ticaret sektörüne taşıyarak, sektörün en önemli

oyuncuları arasında yer alma hedefiyle yola çıktık. Hedefimize

doğru ilerlemek adına teknik altyapımızı kurduk, tedarikçi ağımızı

geliştirdik, lojistik sistemimizi güçlendirdik ve bizim için çok

önemli olan yetkin insan kaynaklarımıza çok ciddi yatırım yaptık.

Röportaj Elvin Ekşioğlu elvineksioglu@gmail.com

- Kliksa ne zaman faaliyetlerine başladı?

metlere verdiğimiz önemle, e-ticarette

Kliksa’nın gelişim sürecinden ilk “Hemen Gelsin” diyen biz olduk.

bahseder misiniz?

Müşterilerimize aynı gün teslimat ve

Sabancı Topluluğu’nun en genç şirketi hızlı teslimat seçeneklerini sunmaya

olan Kliksa, 2012 yılının Mart ayında başladık.

kuruldu. Sabancı Topluluğu’nun perakendedeki

Tüketici odaklı yaklaşımımız sayesinde

gücünü e-ticaret sektörüne yaptığımız hamleler, 2013’ü, Kliksa için

taşıyarak, sektörün en önemli oyuncuları

olağanüstü bir performans yılı haline

arasında yer alma hedefiyle yola getirdi. 2013 yılında ziyaret sayısında

çıktık. Hedefimize doğru ilerlemek adına

6 kat, müşteri adedinde 6 kat, sipariş

teknik altyapımızı kurduk, tedarikçi adedinde 6 kat, sayfa görüntülemede 8

ağımızı geliştirdik, lojistik sistemimizi kat ve ciroda ise 6 kat büyüdük. Sonuç

güçlendirdik ve bizim için çok önemli olarak; ilk tam yılımız olan 2013’ü bir

olan yetkin insan kaynaklarımıza çok önceki yıla göre %500 büyümeyle tamamlayarak,

ciddi yatırım yaptık.

Türkiye’de B2C segmen-

-Kliksa 2013 yılını nasıl geçirdi? tinde çoklu kategoride “en hızlı büyüyen

Kliksa’nın 2014 yılı ve gelecek dönem

online alışveriş şirketi” olduk.

hedefleri neler?

2014 hedeflerimize gelince… Bugün

2013, ilk tam yılımızdı. Geçtiğimiz yıla Kliksa, oto aksesuardan anne&bebek

çok hızlı başladık ve birçok olağanüstü ürünlerine, elektronikten beyaz eşyaya

sıçrama gerçekleştirdik. İnsan kaynaklarına

kadar birçok kategoride yüzbinlerce

yatırımlarımızı 2013’te büyük bir ürünü müşterilerine sunuyor. E-ticaret

ivmeyle artırarak, çalışan sayımızı 3 sektöründe en çok rağbet gören ve bizim

katına çıkardık. Müşterilerimizle daha

de güçlü olduğumuz elektronik ve

iyi iletişim kurabilmek için, 2013 yılı beyaz eşya kategorilerinin dışında da

Kasım ayında 7/24 hizmet veren çağrı

büyüyeceğiz. Büyümeyi hedeflediğimiz

merkezimizi açtık. Satış sonrası hiz-

öncelikli alanlar; “Anne & bebek”, “Spor

marketing europe & anatolia /15


Röportaj

& outdoor”, “Ev düzeni” ve “Oto Aksesuarları”

olacak. 2014’te ciromuzu 3

katına çıkararak 360 milyon TL’ye ulaşmayı

hedefliyoruz. Nihai amacımız ise

Kliksa’yı, ilk akla gelen online alışveriş

sitesi yapmak.

-Kliksa’nın yenilenen yüzü ve yapılanmasından

bahseder misiniz?

Yeni yüzünüz ve yapılanmanız için

nasıl bir iletişimsel altyapı hazırladınız?

Yeni yüzümüzü Kliksa’nın karakterine

uygun olarak tasarladık. Çünkü biz

yenilikçi, güçlü, genç ve çevik bir şirketiz…

Yeni yüzümüzün için, çalışma

alanı strateji ve marka yaratmak olan

BrandSeers ile birkaç ay süren çalışmalar

gerçekleştirdik. Yeni yüzümüzü

ve yapılanmamızı oluştururken, bizi en

iyi şekilde yansıtması amacıyla, şirket

çalışanlarımızın da sürece katılımını

sağladık. Teknik tarafta ise web altyapısının

ve önyüzün geliştirilmesini fazlara

böldük.

Ancak yeniliklere nokta koymuş değiliz.

Gelecek dönemlerde yeni gelişmelerle

müşterilerimizin karşısına çıkacağız.

Özellikle 2. çeyreğin sonu itibariyle

mobil uygulamalarımızı lanse ediyor

Yeni yüzümüzün için,

çalışma alanı

strateji ve marka

yaratmak olan

BrandSeers ile birkaç ay

süren çalışmalar

gerçekleştirdik.

olacağız. Markamızı, yenilenen yüzü

ve gelişmiş hizmet anlayışıyla vazgeçilmez

bir “Lovemark” haline getirmek

istiyoruz.

-Yeni yüzünüz ve yapılanmanız için

ne kadar yatırım yaptınız?

Yeni yüzümüzle birlikte, marka çalışmasına

yaptığımız yatırım söz konusu.

Değerlerimiz; neşe, sadelik, iyimserlik

ve inovasyon… Bu değerleri müşterilerimize

her alanda yansıtarak, onlarla

uzun süreli bir bağ yaratmak istiyoruz.

Bu amaçla müşterilerimize ulaşacağız

tüm iletişim kanallarına da ciddi yatırım

yapıyoruz. Reklam, pazarlama ve iletişim

faaliyetleriyle Kliksa’nın bilinirliğinin

%50 seviyede artırmayı amaçladık.

Ayrıca lojistik, iletişim ve teknik altyapı

gibi birçok alana da yatırım yapmay devam

edeceğiz.

-Kliksa’yı diğer online alışveriş sitelerinden

ayıran özellikler neler?

Biz Kliksa olarak, Sabancı güvenini

Sabancı Topluluğu’nun perakendedeki

alım gücü ile birleştiriyoruz. Y kuşağının

yaratıcı ve yenilikçi yaklaşımını

da “memnuniyete adanmışlık” ilkemizle

harmanlıyoruz. Elbette uygun fiyat,

ürün çeşitliliği gibi yönlerden de kendimizi

geliştirmeye devam edeceğiz;

16 / marketing europe & anatolia


Röportaj

ancak en önemli farklılaşma noktamız

satış sonrası hizmetler... Sektöre girençıkan

çok oyuncu var; her sene tecrübe

ediyoruz. Kliksa olarak biz buna uzun

soluklu bakıyoruz. Bir tarafta Sabancı

sermaye gücü, diğer tarafta harmanladığımız

tüm bu değerlerle satış sonrası

hizmetlerde fark yaratarak müşterilerimize

alışveriş sırasında ve sonrasında

mükemmel bir deneyim sunmayı hedefliyoruz.

-“Satış sonrası destek” konusunun

öncelikli farklılaşma noktanız olduğunu

belirttiniz. “Satış sonrası

destek”te nasıl bir altyapı ve organizasyon

oluşturdunuz?

Farklılaşmak istediğimiz asıl alan, “Satış

Sonrası Hizmetler”… Bu noktada,

müşterilerimiz için fark yaratan çözümler

sunuyoruz. Müşterilerimizin çeşitlenen

ihtiyaçlarına her açıdan cevap

verebiliyor olmak bizim açımızdan son

derece önemli. Sadece fiyat ve çeşitle

değil, sunulan satış sonrası hizmetlerimizle

de fark yaratmayı hedefliyoruz.

Online alışveriş siteleri arasında ilk

“Hemen Gelsin” diyen platform olduk.

Farklılaşmak istediğimiz

asıl alan,

“Satış Sonrası Hizmetler”.

Bu noktada, müşterilerimiz

için fark yaratan çözümler

sunuyoruz.

“Hemen Gelsin” hizmetiyle; müşterilerimiz

belirli bir ücret karşılığında “Aynı

Gün Teslimat” ve “Hızlı Teslimat” fırsatlarından

yararlanabiliyor ve ürünlerini

en kısa sürede teslim alabiliyor. Öncü

olduğumuz hizmetlerden bir diğeri beyaz

eşyayı kapıya kadar çıkararak

teslim etmemiz. E-ticarette sadece biz

bunu sunuyoruz. İptal/iade süreçlerini

müşterilerimizin talebiyle birlikte başlatmak

da bir diğer farklılaşma noktamız.

-Kliksa’da toplam kaç kategori ve

ürün çeşidi yer alıyor? Ve en çok

hangi kategorileri rağbet görüyor?

Günümüz itibariyle Kliksa, televizyon,

görüntü sistemleri, cep telefonu, bilgisayar,

beyaz eşya, spor ve outdoor,

anne, bebek ve oyuncak, oto aksesuarları,

züccaciye ve ev düzeni, saat,

gözlük ve aksesuar gibi kategorilerde

250 bini aşkın ürünü bünyesinde bulunduruyor.

Güçlü olduğumuz ve en çok rağbet gören

kategorilerimiz elektronik ve beyaz

eşya. Ancak dile getirdiğimiz üzere,

“Anne & bebek”, “Spor & outdoor”, “Ev

düzeni” ve “Oto Aksesuarları” kategorilerinde

de büyümeyi ve bu alanları da

en çok rağbet gören kategoriler haline

getirmeyi hedefliyoruz.

Mevcut üye sayınız ne kadar? Yıl sonunda

üye hedefiniz nedir?

500 bini aşkın üyemiz var. Hedefimiz

mevcut üye sayımızı 1.5 milyon seviyesine

taşımak…

Pazar lideri olmak için kaç yıllık bir

perspektif planlıyorsunuz?

Hedefimiz, akla gelen ilk online alışveriş

sitesi olmak… 5 yıl içinde “sektör

lideri” olmayı hedefliyoruz. “Türkiye’nin

Amazon’u olma” yolunda emin adımlarla

ilerliyoruz.

-Yeni yüzünüz ile ilgili reklam filmlerinize

gelen ilk tepkiler nasıl oldu?

Reklam kampanyamızda kreatif ajans

olarak Titrifikir ile çalıştık. Titrifikir yenilenen

Kliksa’mızı “Varsa Yoksa Kliksa”

sloganıyla müşterilerimizle buluşturdu.

Reklam filmlerimiz sayesinde, değerlerimiz;

neşe, sadelik, iyimserlik ve inovasyonu

müşterilerimize aktardığımızı

görüyoruz. Reklamdaki karakterlerimiz

Tolga, Merve ve kargocu Ferdi çok sevildi.

Aldığımız ilk geri bildirimler oldukça

pozitif ve motive edici. Bu da bizi çok

mutlu etti tabii…

-Gelecek dönemde yeni reklam filmleri

görecek miyiz?

Belirttiğim üzere yeniliklere nokta koymuş

değiliz. Yeni yüzümüz ve yapılanmamızın

ardından, gelecek dönemlerde

yeni gelişmelerle ve yeni reklam

filmlerimizle müşterilerimizin karşısına

çıkacağız. Bizi takip etmeye devam

edin…

marketing europe & anatolia / 17


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Savaş ve Barış Şarkıları...

Mart ayı boyunca hepimiz seçimlere kilitlendik. Birbiri

ardına gündeme bomba gibi düşen tapelerin izlenme oranı

tüm dizilerin reytingini geçti. O kadar ki seçim tarihi biraz

daha geç olsaydı tape arası reklam filmleri bile olabilirdi.

Sosyal medya özellikle Twitter seçim yarışında en çok

kullanılan mecra oldu. 140 karakterle nerdeyse herkesin

karakteri ortaya çıktı. O hale geldi ki devlet için tehdit

oluşturduğuna karar verilip Twitter yasaklandı. Ama ileri

demokrasi ülkesi olduğumuz için Cumhurbaşkanı'mız bu

yasaklamayı uygun bulmadığını yasak olan Twitter'dan

açıkladı! Yasaklar karşısında sesini duyurmaya devam

etmek isteyen halkımız bir günde internet teknolojisini

çözdü. Bir yanda trafolara girerek elektrikleri kesen kediler,

diğer yanda DNS uzmanı Ayşe teyzeler. Çok ilginç günler

yaşıyoruz çok.

Gelelim seçim döneminin olmazsa olmazı seçim

şarkılarına...

Ak Parti'nin Dombra'sı orijinal şarkısı müzikal anlamda çok

etkileyici, coşturan, heyecanlandıran bir duygu yaratıyor.

Nogay halk müziği sanatçısı Arslanbek Sultanbekov'un

bu parçası Rus, Alman, Kazak ve Amerikan ortak yapımı

Moğol üçlemesinin ilk filmi olan Cengiz Han filminin savaş

sahnelerinde yer alıyor. Ak Parti'nin paralel devlet olarak

gördüğü cemaate savaş açtığı bu seçim döneminde savaş

filmi müziğini kullanması ''zamanlama manidar'' sözünü

akla getiriyor :)

Ak Parti'nin seçimin son günlerine doğru yayınladığı

bayraklı reklamı da oldukça tartışmalara yol açtı. Göndere

çekilmiş dev Türk bayrağının karanlık biri tarafından

ipleri kesilerek yere indirmeye çalışmasıyla başlayan

film, aşağı inen bayrağın gölgesinin halkın tüm kesimleri

üzerine düşmesi umutsuzluk ve korku yaratıyor. Sonra

birdenbire herkes koşarak bir kule oluşturup bayrağı

göndere çekiyor. Arka fonda Başbakan'ın etkili ses tonuyla

İstiklal Marşı'nı seslendirdiği film devleti yıkmaya çalışan

dış mihraklar ve paralel yapıya karşı kitleleri kenetlemek

konusunda başarıya ulaşmış gibi görünüyor. Birkaç

gün yayınlandıktan sonra Yüksek Seçim Kurulu gelen

başvuruları değerlendirerek reklamın yayınlanmasını

durdurma kararı aldı. Seçimlerin Temel Hükümleri

Kanunu'nda Türk bayrağının propaganda için kullanımını

yasaklayan maddesine istinaden oy birliği ile yayının

durdurulmasına karar verdi. Daha sonraki günlerde Türk

bayrağı yerine Ak parti sloganı olan bayrak kullanılarak film

yayınlanmaya devam etti.

Filmde kullanılan insanların koşturarak yığınlar halinde

kule oluşturduğu sahnenin çalıntı olduğu iddiaları

sosyal medyada çok yankı buldu. Hırsızlık ve yolsuzluk

iddialarıyla gündemin çok sıcak olduğu günlerde, bayraklı

reklamın Sony'nin Playstation 2 reklamına çok benzemesi

filmin başarısına gölge düşürdü.

Ak parti bu filmlerle gündemdeyken CHP, özellikle İstanbul

büyükşehir belediye başkan adayı Mustafa Sarıgül farklı

bir seçim stratejisi izledi. Bölünme noktasına gelen halkı

birleştiren bir kampanya yürüttü. Sarıgül'ün TV'lerde yoğun

olarak gösterilen ''Ötekisi Olmayan Türkiye'' sloganlı

reklamı ''Oyum Sarıgül'e'' diyen Zeynep Teyze'nin sevimli,

içten haliyle geniş kitlelerin diline dolandı.

Seçimin son günlerine doğru CHP'nin hazırladığı diğer bir

reklam filmi yayına girdi: Hayat Bayram Olsa...

Türkiye'nin çeşitli illerindeki büyükşehir belediye başkan

adaylarının birlikte seslendirdikleri şarkı, iyice gerilmiş

olan sinirlerimize iyi geldi. Coşturan, savaşa değil barışa

çağrı yapan, pozitife eden müziği ve sözleri ihtiyacımız

olan sevgi ve saygıyı biraz daha içimizde hissetmemize

yardımcı oldu.

Sırrı Süreyya Önder'in yeni partisi HDP logosuyla dikkatimi

çekti. Gezi olaylarının simgesi ağaçları logosuna taşıyan

HDP, seçmeni ikna etmek için logo göndermesinin yeterli

olmadığını, simgelerin içini doldurmak gerektiğini bize bir

kez daha gösterdi.

Bu sayıdaki yazım canım oğlum, yakışıklı prensim,

olmazsa olmazım Bulut'um için. iyi ki doğmuşsun, iyi ki

varsın. Çok yaşa, güzel yaşa, sağlıklı yaşa...

marketing europe & anatolia / 19


Reklam Dünyası

Activia’nın yeni yüzü Shakira Oldu...

Grammy ödüllü Shakira, Danone markası Activia’nın “Hayatı

İçinden Geldiği Gibi Yaşa” kampanyasının yüzü oldu.

Activia’nın uluslararası çapta başlattığı işbirliği kapsamında

Shakira tüm kadınlara “için rahatsa hayata hep gülümsersin”

diye sesleniyor. Activia’nın Shakira’nın yeni albümündeki

“Dare La La La” adlı şarkısı eşliğinde çektiği reklam filmi

Türkiye dahil 50’den fazla ülkede aynı anda yayına girecek.

Bugüne dek ilk defa global bir pazarlama kampanyası başlatan

Activia’nın “Hayatı İçinden Geldiği Gibi Yaşa” kampanyasının

yüzü Shakira oldu.

Activia’nın başlattığı “Hayatı İçinden Geldiği Gibi Yaşa” kampanyasının

ana teması, kişisel mutluluğun vücut sağlığına

özen göstermekten geçtiği üzerine kurulu. Bu temadan yola

çıkarak Shakira ile bir reklam filmi çeken Activia, reklam

filminde Shakira’nın 25 Mart 2014 tarihinde çıkacak yeni

albümündeki Dare La La La adlı şarkısını izleyicilerle buluşturuyor.

Türkiye dahil 50’den fazla ülkede yayınlanan ve

Barselona’da çekilen yeni reklam filminde Shakira bir hayal

ormanında üzerine yağan altın tozlarının altında kendisini

ne kadar iyi hissettiğini göstermek için dans ediyor.

Total Reklam Atağı......

TOTAL Madeni Yağları dünyada 150’den fazla ülkede, otomotiv,

endüstri, taşımacılık, tarım, inşaat ve denizcilik sektörlerinde

faaliyet göstermektedir.

Yılda 2 milyon tonun üzerindeki ürünü tüketiciler ile buluşturan

TOTAL Madeni Yağları, doğayı koruyan teknolojilere

uyumlu, enerji ve yakıt tasarrufunu ön plana çıkaran yeni

nesil madeni yağlarının üretilmesi hususunda oldukça iddialıdır.

Total Madeni Yağları, sahip olduğu bütün tecrübe ve işbirliklerinin

ürünü olarak üretilen son teknolojiye sahip Total Quartz

Motor Yağlarını keyifli bir reklam kampanyası ile Nisan

ayı itibariyle TV-Radyo ve Dijital Platformlarda tüketicilere

tanıtmayı planlamaktadır.

Üstün özelliklere sahip Total Quartz Motor Yağlarını kullanan

bir motorun RoboQuartz’a dönüştüğü eğlenceli reklam

kampanyası ile 04 Nisan 2014’den itibaren birçok ulusal TV

ve Radyo kanalından tüketicinin dikkatini çekecek olan Total

Madeni Yağları, Türkiye’nin her yerindeki akaryakıt istasyonlarında

ve sanayilerinde yapacağı saha aktiviteleriyle de

kampanyaya destek vermeyi planlamaktadır.

20 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

Cornetto’nun 2014 marka yüzü Yalın...

Yalın, bu yıl da Cornetto’nun marka yüzü olarak farklı projelere

imza atıyor. Cornetto için yeni bir şarkı besteleyerek klip

çeken Yalın, markanın nisan ayında ekranlarda olacak yeni

reklam filminde de rol alacak.

Şarkıcı Yalın ve Cornetto işbirliği bu yıl da devam ediyor.

Cornetto’nun yeni marka yüzü olan Yalın, geçen yaza damgasını

vuran Keyfi Yolunda Aşkı Sonunda’dan sonra Cornetto

için “Yeniden” isimli yeni bir şarkı daha yaptı. Aranjörlüğünü

Ozan Çolakoğlu’nun yaptığı şarkının klip çekimleri

Mallorca’da tamamlandı. Yayınlandığı tüm mecralarda izleyicilerden

büyük ilgi gören ve yıla damga vurması beklenen

Yeniden, Cornetto’nun nisan ayında yayına girecek yeni reklam

filminin de müziği olacak.

Geçtiğimiz yıl dünya çapındaki bir proje için aşk konulu kısa

filmler çeken Cornetto, Türkiye’de Yalın ile işbirliğine gitmiş

ve proje kapsamında ortaya Yalın’ın ilk oyunculuk denemesinin

yanı sıra, geçtiğimiz yazın aşk şarkısı olan “Keyfi

Yolunda Aşkı Sonunda” çıkmıştı. Yayınlandığı tüm platformlarda

büyük ilgi gören şarkının klibi 30 milyonun üzerinde

izlenmeyle, 2013 senesinde Dünya’nın en fazla paylaşılan

6. Viral videosu olmuştu.

Nike #riskeverything 2014...

Nike #riskeverything 2014 futbol kampanyasının ilk kısmını

başlattı. Cristiano Ronaldo, Neymar ve Wayne Rooney’nin

rol aldığı film, dünyanın en iyi oyuncularının dünyanın

en büyük sahnesine çıkmak için hazırlanırken hissettiği

baskıyı gözler önüne seriyor.

Film, Ronaldo’nun düşünceleriyle baş başa hava alanına

giderken, çevresinin kahramanlarını bir an görebilmek

için tezahürat eden coşkulu hayranlarıyla sarılmasıyla

başlıyor. Bu kargaşa, CR formaları ve reklam panolarıyla

çevrelenmiş Lizbon sokaklarında, Ronaldo stada doğru

giderken de devam ediyor. Geçen gecenin yorumu radyoda

duyuluyor: “Ronaldo vurdu gol oldu! Ronaldo atmayacak

da kim atacak!?” Etrafındaki fanatizm kontrol edilemeyecek

noktaya geliyor. Yaratıcı çalışmasını Wieden + Kennedy’nin

yaptığı filmi Jonathan Glazer yönetti.

Nike Pazarlama Başkanı, Davide Grasso “Ülkesi için oynamak

her futbolcunun isteyeceği bir gurur ancak bu gurur

beraberinde çok yoğun bir baskı ve sorumluluk getiriyor”

diyor ve ekliyor, “Film, dünyanın en iyi futbolcularının her

şeyi riske atma isteğiyle yaşadıkları baskıya rağmen nasıl

başarıya ulaştıklarını gösteriyor.”

marketing europe & anatolia /21


Reklam Dünyası

Seçimin Medya Karnesi...

Türkiye’nin dört gözle beklediği 30 Mart yerel seçimleri sona

erdi. Peki, partiler seçmenlerine ulaşırken medyayı ne kadar

ve nasıl kullandı? Seçime dair reklamlar hangi mecralara verildi?

Medya Takip Merkezi (MTM), siyasi partiler, liderler ve

belediye başkan adaylarının medya yansımalarını araştırdı.

Medya Takip Merkezi’nin, 01- 31 Mart tarih aralığındaki yazılı

basın taraması sonucu hazırladığı raporda siyasal partiler,

liderler ve belediye başkan adaylarının medyadaki görünürlükleri

yerel, ulusal ve genel olmak üzere 3 farklı biçimde

incelendi. Araştırmaya göre, ulusal basında en çok ilan veren

parti Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) oldu. Cumhuriyet

Halk Partisi (CHP) ikinci sırada yer alırken, ulusal basına

en çok ilan veren bir diğer parti ise Milliyetçi Hareket Partisi

(MHP) oldu.

Yerel basına baktığımızda da, ilk sıra değişmedi. Ak Parti

yerel basına verdiği 3 bin 911 ilanla listede zirveye oturdu.

Ulusal basında listenin üçüncü sırasında yer alan MHP, yerel

basına verdiği 2 bin 90 ilan adedi ile listede ikinci sırada yer

aldı. MHP’yi Cumhuriyet Halk Partisi izledi. CHP de bin 993

ilanla listede üçüncü oldu.

Yazılı basın ilanlarında AK Parti lider

MTM, 30 Mart yerel seçimleri öncesi parti liderlerinin medyadaki

görünürlüklerini araştırdı. Bu sonuca göre, ulusal basına

en çok ilan veren siyasal parti, AK Parti oldu. Reklamlarında

Başbakan Erdoğan’ı öne çıkartan AK Parti, ulusal

basına 379 ilan verirken; 90 ilan veren MHP ikinci, 65 ilan

veren CHP ise üçüncü oldu.

Yerel basın ilanlarında da AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan

Recep Tayyip Erdoğan, öne çıktığı 144 ilan ile ilk sıraya

oturdu. CHP’nin 55 ilan verdiği yerel basına MHP de 50 ilan

verdi. Çalışmada, ulusal ve yerel basına verilen aday ilanları,

ayrı olarak hesaplandı.

Ulusal basında Sarıgül lider

Medya Takip Merkezi’nin aynı araştırmasına göre, 30 Mart

yerel seçim sürecinde belediye başkan adayları da yazılı basın

ilanlarını yoğun kullandılar. CHP İstanbul Büyükşehir Belediyesi

Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, yazılı basın ilanlarını

en fazla kullanan aday oldu. İstanbul Büyükşehir Belediye

Başkanlığını, kesin olmayan sonuçlara göre yazılı basına

hiç ilan vermeyen Kadir Topbaş’a kaptıran Mustafa Sarıgül,

167 ilan adedi ile listenin ilk sırasında yer aldı. İzmir Konak

Belediye Başkanı Adayı Hakan Tartan, 85 ilan ile listede ikinci

sırada yer aldı. Konak Belediyesi’nin mevcut başkanı olan

Hakan Tartan yerel seçimlerden sonra koltuğunu CHP’den

Sema Pekdaş’a kaptırdı. Ulusal basına en çok ilan veren bir

diğer başkan adayı ise AK Parti Çankaya Belediye Başkan

Adayı Barış Aydın oldu. Barış Aydın, 84 ilan ile listenin üçüncü

sırasında yer aldı. Ulusal basında en çok reklam veren 3

adayın da ortak noktası seçimi kazanamamaları oldu.

Yerel basında Recep Altepe lider

Yerel basında seçmenlerine en çok ilan vererek seslenen

22 / marketing europe & anatolia

başkan adayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep

Altepe oldu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ikinci

kez seçilen Recep Altepe, 144 ilan adedi ile seçmenlerine

ulaşarak yerel basında en çok ilan veren başkan adayı sıralamasında

da ilk sırada yer aldı. AK Parti Afyon Kara Hisar

Belediye Başkan Adayı Burhanettin Çoban yerel basına verdiği

128 ilan ile ikinci sıraya yerleşirken yine AK Parti’li Eskişehir

Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Harun Karacan

ise 108 ilan adedi ile üçüncü oldu. Yerel basını tercih eden 3

adaydan sadece Harun Karacan seçimi kaybederken, diğer

iki aday seçimleri zaferle noktaladı.

CHP ulusal basında Posta, Hürriyet, Milliyet ve Zaman gazetelerine

ilan verirken; yerel basında Haberdar, Gazete İstanbul,

Gerçek ve Karadeniz’den Güne Bakış gazetelerine

ağırlık verdi.

MHP ulusal basında Ortadoğu, Zaman, Posta ve Hürriyet;

yerel basında ise Yeni Haber, Kuzey Ekspres, Yenigün ve

Hakimiyet gazetelerine tercih etti.

Siyasi parti liderlerinin öne çıktığı reklamlara baktığımızda

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 523 ilanla

listede ilk sırada yer alırken, 140 ilan ile MHP Genel Başkanı

ikinci, 120 ilan veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

ise üçüncü oldu. Siyasal partilerin kurumsal ilanlarında liderlerini

kullandıkları dikkat çekti.

Partileri genel olarak ele aldığımızda, ulusal ve yerel

basında ilk sırada yer alan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin,

genel sıralamadaki yeri değişmedi. AK Parti, 4 bin 964 adet

ilan ile seçmenlerine seslendi. CHP’nin toplamda 2 bin 688

ilan ile ikinci olduğu sıralamada 2 bin 559 ilan veren MHP

ise üçüncü oldu.

Büyükşehir Belediye Başkanları ve Belediye Başkan

adaylarının ilanlarını genel tabloda incelediğimizde ise

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa

Sarıgül, 174 ilan ile zirveye oturdu. Bursa Büyükşehir

Belediye Başkanlığı’na ikinci kez seçilen Recep Altepe 171

ilanla ikinci, Antalya Büyükşehir Başkanlığına seçilen Menderes

Türel 152 ilan ile üçüncü sırada yer aldı.

Görsel Medyada AK Parti açık ara önde

Medya Takip Merkezi’nin, 1 – 28 Mart arasında 13 televizyon

kanalı üzerinden yaptığı araştırmada, siyasal partilerin

görsel medya reklamlarını ne ölçüde kullandığı da belirlendi.

AK Parti 4 bin 35 reklam adedi ile en çok reklam veren siyasi

parti olurken, 2 bin 725 reklam veren CHP ikinci, 136 reklam

veren MHP de üçüncü oldu.

Siyasal partilerin en çok tercih ettiği kanalların da belirlendiği

araştırmada en çok tercih edilen NTV’nin bin 348 reklam

aldığı; NTV’yi 752 adet siyasi reklam alan Kanal D ve 737

reklam ile Star TV’nin izlediği ortaya çıktı.

01 – 28 Mart tarihleri arasında toplamda 49 saati aşkın

ekranlarda yer alan AK Parti, ilk sırada tercih ettiği NTV’ye

774 reklam verirken; NTV’yi, 536 reklamla TGRT Haber ve

485 reklamla Kanal 24 izlediler.

Toplamda 23 saatin üzerinde reklam veren CHP’nin de ilk

tercihi NTV oldu. 412 CHP reklamının yayınlandığı NTV’yi

391 reklam ile CNN Türk ve 378 adet reklamla Kanal D

izlediler.Yazılı basın ilanlarını etkili kullanan MHP’nin tv

reklamlarında bu kadar agresif olmadığı gözlendi. , MHP’nin

en fazla reklam verdiği televizyon kanalı 92 reklam ile CNN

Türk olurken; bu kanalı 32 reklam verdiği NTV ve 11 reklam

verdiği Habertürk izledi.


Reklam Dünyası

Digital yasaklardan nasıl etkilenecek...

Ülkemizde internet yasakları devam ederken, Milli piyango

idaresi şöyle bir açıklamada bulundu. “Son günlerde

sosyal paylaşım siteleri ile ilgili olarak ortaya çıkan

hızlı ve ani gelişmelerin, İdaremiz tarafından izin verilen

kampanyalara katılımda yaşanan sıkıntılar başta olmak

üzere kampanyalara ve bu kampanyalara iştirak eden

tüketicilere olumsuz etkileri değerlendirilmekte olup,

herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına, değerlendirme

sürecine bağlı olarak, anılan Yönetmelik hükümlerine

uygun şekilde yapılan karşılığı nakit olmayan piyango

ve çekiliş düzenleme başvurularına, kampanyaların

sosyal paylaşım siteleri yerine kurumsal internet siteleri

üzerinden düzenlenmesi halinde izin verilmektedir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 03/04/2014 ANKARA”

marketing europe & anatolia olarak bu açıklamanın digital

reklamcılık üzerindeki etkilerini Hiperaktif Başkan

yardımcısı Eren Erentay’a sorduk.

“Dijitalciler” için her günün yeni sürprizler getirdiği bir dönemden

geçiyoruz. Önce Youtube ve Twitter yasakları, ardından

da sosyal medya üzerinde yürütülen ödüllü kampanyaların

durdurulması... Üstelik işin en acı tarafı da, bu gelişmelerin

hiçbiri hakkında bilgi almak için bir muhatap bulamamız.

Geçtiğimiz haftaya, gündem zaten yeterince kalabalık değilmiş

gibi, Milli Piyango İdaresi’nin Facebook, Twitter ve

Instagram gibi sosyal ağlarda markaların kampanya başvurularına

olumsuz cevap verdiği iddiasıyla başladık. “İddia”

diyorum zira resmi bir cevap almamız için aradan yaklaşık

bir hafta geçmesi gerekti. Ve aldığımız cevap, iddiaların bürokratik

bir üslupla onaylanmasından başka bir şey değildi.

Haliyle kararın alınma sebepleri ilgili, merkezinde hükümetin

sosyal medyaya karşı son dönemde şiddetlenen tutumunu

içeren pek çok fikir üretilmeye başlandı.

Peki bu karar sosyal medya pazarlama sektörünü nasıl etkileyecek?

Son dönemde gündemi meşgul eden her radikal

kararda olduğu üzere, sebepleri bir kanara koyarak sonuca

odaklanmamız ve yeni aksiyon planları geliştirmemiz

gerekiyor. Sosyal medya kampanyaları, özellikle algoritma

değişikliği sonrasında organik erişimi azaltan Facebook için

etkileşimi artırmanın en etkili yollarından biriydi. Ancak meşru

zeminde çare yolları tükenmez. Kulislerde çare yolları konuşulmaya

başlandı bile. Kampanyaları mikrositelerde düzenlemek

ve o sitelere Facebook ve Twitter ile bağlanmaya

davet etmek bunlardan bir tanesi. İlerleyen aylarda konunun

daha da netlik kazanacağı görüşündeyim.

marketing europe & anatolia /23


Röportaj

Her Çin malı zarar

Gülden Parlak

Uluslararası İlişkiler Müdürü

Sinerji Uluslararası Fuarcılık

Günümüzde dünyaca ünlü birçok markanın

Çin’de fabrikası bulunuyor ve bu fabrikalar

yüksek kalitede üretim yapıyorlar.

Standartlara uygun olarak üretilen hiçbir

Çin malı zararlı değildir.

Doğru hammadde, kaliteli malzeme ve

sağlıklı koşullarda yapılan tüm ürünler sağlıklıdır.

Röportaj Elvin Ekşioğlu elvineksioglu@gmail.com

- Her Çin malı zararlı mıdır?

lar verebilir. Bu ürünler sadece Çin’den

1,5 milyar nüfusuyla dünyanın en kalabalık

değil, dünyanın herhangi bir ülkesinden

ülkesi olan Çin, 2001 yılında Dün-

de ithal edilebilir. Kalite kontrolünden

ya Ticaret Örgütü (WTO)’ne girmesiyle geçmeyen ayakkabılar, sağlık ve kozmetik

ekonomik anlamda büyük bir ivme kazandı.

ürünleri, cep telefonları, banyo ve

Bununla birlikte 0.62 $/saat gibi mutfak malzemeleri, tekstil gibi ürünlerin

en ucuz maliyetle üretim yapan Çin,

yanı sıra kullanılan birçok ithal mal;

Asya’nın en büyük pazarıdır. Günümüzde

kanser, alerji, gibi hastalıklara yol aça-

dünyaca ünlü birçok markanın biliyor.

Çin’de fabrikası bulunuyor ve bu fabrikalar

- Çin’de üretilen her mal Çin malı mı

yüksek kalitede üretim yapıyor-

sayılır?

lar. Standartlara uygun olarak üretilen Bir malın menşei ile bir markanın menşei

hiçbir Çin malı zararlı değildir. Doğru

birbirine karıştırılmamalıdır. Tüm

hammadde, kaliteli malzeme ve sağlıklı

dünyanın bildiği gibi Japonlar elektrolıklıdır.

koşullarda yapılan tüm ürünler sağnikte,

Almanlar ise mekanikte oldukça

Dünyanın en büyük ekonomisi iyidir. Bu iki ülkenin de Çin, sınırları içinde

ABD, ikinci büyük ekonomisi ise Çin

fabrikaları vardır ve kendi standart-

Halk Cumhuriyeti’dir. Made in P.R.C etiketiyle

larında üretim yapmaktadırlar. Dünyaca

piyasada bulunan birçok ürünü ünlü hiçbir marka, marka değerini kaylarında

çoğu kişi kullanıyor. Bu ürünlerin maddi bettirecek, marka değerini sarsacak bir

anlamda uygun ve kolay bulunabilir olması

ürününü piyasaya sürmez. Kalite stan-

tüketiciyi cezbediyor aslında. dartlarına uygun ürünleri tüketiciyle bu-

- Standartlara uygun olarak üretilmeyen

luşturur. Dünyaca ünlü bazı elektronik

mallar hangi hastalıklara yol markaları Made in China etiketi yerine,

açar?

Assembled in China(Çin’de montajı yapılmıştır)

Üretim standartlarına uygun yapılmayan

olarak piyasaya sürüyor.

mallar insan sağlığına ciddi zarar-

24 / marketing europe & anatolia


lı mıdır?...


Röportaj

Çin’de üretimi yapılan her ürün Çin malıdır.

Unutulmamalıdır ki, Çin’de üretimi

gerçekleşen birçok ürün kaliteli ve kullanışlı

bir yapıya sahiptir. Çin’de üretim

yapan Dünyaca ünlü birçok marka, aynı

ürününü farklı ülkelerde de üretebilir.

Bu ürünler arasında kalite olarak hiçbir

fark yoktur. Sadece maliyetten kaynaklanan

satış fiyatları farklı olabilir.

- Ülkemize gelen Çin malı ürünler neden

çok ucuz?

Çin’den ithal edilen ürünler piyasaya ilk

sürüldüğünde ucuz fiyat politikası sayesinde

müşteriye cazip kılındı. Temelde

Çin malları uygun fiyatlıdır. Bunun nedeni

kalitesiz oldukları için değildir. Bu

konunun birçok nedeni vardır. Çalışkan

bir halka sahip olan Çin’de, kişi başına

düşen milli gelir düşüktür ve buna bağlı

olarak da işçilik ucuzdur. Günümüzde

ucuz iş gücü göz önünde bulundurularak

Çin’e ciddi anlamda yabancı sermaye

akışı vardır. Yabancı sermaye ile

birlikte Çin, gelen becerilerden de fazlasıyla

faydalanıyor. Çin’in üretim tesisleri

komple yenileniyor, yeni teknolojiler deneniyor.

Üretim sayısı çok olunca birim

başına düşen maliyet de azalıyor. Kısacası;

Çin malları kalitesiz olduğu için

Yabancı sermaye ile

birlikte Çin,

gelen becerilerden de

fazlasıyla faydalanıyor.

Çin’in üretim tesisleri

komple yenileniyor,

yeni teknolojiler deneniyor.

ucuz değildir. Aynı ürünün pahalısı da

var ucuzu da. Her ürünün maliyeti farklı

olduğundan ucuz olana kalitesiz demek

doğru bir ifade değildir. Bir ürün düşük

fiyata mal edilebilir ve ucuza satılır, yüksek

maliyetli üretilir ve pahalıya satılır.

Son yıllarda Çin mallarına karşı olan

kötü imajı silmek için ciddi adımlar atıldı

ve olumlu sonuçlar alındı. Çin mallarına

karşı kötü imajın oluşmasının en

büyük nedeni ise; taklit mallardı. Yakın

dönemde Apple gibi ünlü markaların

bile bire bir aynısı Çinliler tarafından

üretime geçirildi. Garanti kapsamı bulunmayan

bu ürünleri alan tüketiciler,

daha sonra bu ürünlerin kötülüğünden

ve dayanıksızlığından şikayet etti. Tüm

bunların nedeni ülkemize denetimsiz

bir şekilde sokulan mallar. Bu ürünlerin

ithalatı sadece Çin’den değil dünyadaki

diğer ülkelerden de yapılmaktadır.

- Zararlı ve zararsız malları nasıl

ayırt edebiliriz?

Her malın bir ederi vardır ve bir ürünün

minimum üretim maliyeti söz konusudur.

Kaliteli hammadde ve işgücü

gibi ürünün temel üretim maliyetini

etkileyen faktörler göz önünde bulundurulduğunda

tüketici aldığı ürünün

kalitesini sorgulayabilir. Ortalama 2

bin liralık bir cep telefonu 100 liraya

da alınıyorsa, bu ürünün kalitesiz ve

sağlıksız olması kaçınılmazdır. Bu

anlamda tüketiciler dikkatli olmalı,

ucuz diye her malı sorgulamadan almamalıdır.

Türkiye’ye ithal edilen ürünler yeterli

kontrollerden geçmeden ülkeye

sokulduğunda problemler yaşanabiliyor.

Kontrol edilmeyen ürünlerde kalite

problemi yaşanabilir. Bu ürünler de

hem insan sağlığına zarar verir hem

de dayanıksızdır. Bu mallar sadece

Çin’den değil, dünyanın her yerinden ithal

edilmiş olabilir. Yıllar öncesinde Çin

mallarına karşı oluşan olumsuz eleştirilerde

Çin Halk Cumhuriyeti, stratejik bir

itibar yönetimi gerçekleştiremedi. Tüm

uzak doğu ülkelerinin de belli bir dış ticaret

hacmi vardır. Ama hiç birine Çin

gibi olumsuz düşünce yoktur.

- Made in P.R.C’ ile ‘Made in China’

arasındaki fark nedir? Firmalar neden

böyle bir değişikliğe gitmiştir?

Hangisi daha sağlıklı, kaliteli ve dayanıklı

üretim yapıyor?

Made in China (Çin’de yapılmıştır)

ile Made in P.R.C (Çin Halk

Cumhuriyeti’nde yapılmıştır) arasında

herhangi bir fark yoktur. Artık tüm

dünyada Made in China bir markadır.

Çin’de üretilen kaliteli ürünlerle birlikte

dünyaca ünlü birçok önemli marka

ürünlerinde ‘Made In China’ yazmaktan

çekinmiyor. Sadece Made in P.R.C

daha resmi bir ifadedir. İki etiket arasın-

26 / marketing europe & anatolia


Röportaj

da dayanıklılık, sağlık ve kalite olarak

herhangi bir fark yoktur.

Bazı ürünlerde ürünün menşei hakkında

bir etiket bulunmuyor. Fakat tüketiciler,

barkod numaralarından da o

ürünün nerede üretildiği hakkında bilgi

sahibi olabilir. 690-691-692 ile başlayan

barkod numaraları Çin’e aittir.

2013 ithalat ve ihracat rakamlarına

baktığımız zaman; Çin, dış ticaret hacminde

ilk kez ABD’yi geçti. Çin’in 2013

yılı ihracat ve ithalat toplamı 4,16 trilyon

dolar ile rekor seviyeye ulaştı. ABD

ise 3.57 trilyon dolar ile ikinci sırada yer

aldı. Ticaret hacminin bu kadar yüksek

olduğu bir ülke nasıl kalitesiz ve sağlıksız

ürün üretebilir.

- Her yıl Çin’den ne kadar mal ithal

ediliyor?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK ) verilerine

göre; Türkiye’nin genel ithalat

rakamı 2013 yılı itibariyle 251 milyar

650 milyon 560 bin dolardır. 2012 yılına

oranla yüzde 6.4 büyüme sağlanmıştır.

Bu rakamın 24 milyar 686 milyon 554

bin dolarlık kısmı Çin’den ithalattır.

2012 yılı ile kıyaslandığında %15,9’luk

Fakat tüketiciler,

barkod numaralarından

da o ürünün nerede

üretildiği hakkında

bilgi sahibi olabilir.

690-691-692 ile başlayan

barkod numaraları

Çin’e aittir.

bir artış söz konusudur. Yıllık ithalatımızın

yaklaşık yüzde 10’u Çin’dendir.

- Çin malının ülke ekonomimize zararları

var mıdır?

Tüketicinin ihtiyacına göre üretim yapan

Çin, Türkiye’deki üreticilerin fiyatlarını

aşağıda tutma baskısı yapıyor. Çin

mallarının enflasyonun düşüşüne olumlu

etkisi vardır. Çin malları ile rekabet

etmek durumunda kalan yerli üreticiler

kar marjlarını düşürmek durumunda

kalıyorlar. Tüketici alacağı yerli ya da

yabancı ürünü yüksek kar marjları olmadan

satın alıyor, bütçesini koruyor.

ZOW Essentials ile fuarı ziyaret edenlere

ve eğitim almak isteyenlere inovatif

bir takım ürün ve hizmetlerle ilgili eğitim

seminerleri veriyoruz. Bu çalışmamızla

ayrıca sektörle üniversiteleri bir

araya getirmeye çalışıyoruz. Her sene

kendi alanında dünyanın en iyisini getiriyoruz.

Açılış yılında Karim Rashid’i

getirdik. Sonrasında bizim üretici ve

mimarlarımızın,Amerikalı mimariyle

ilgili bilgi almasını istedik.Bu amaçla

da geçtiğimiz yıl Dror Benshetrit’i getirdik.

Konsept Projeler ile birlikte organize

edeceğimiz Essentials Seminer

Programları’nın bu seneki ana konuşmacısı

ise İtalyan tasarımcı ve mimar

Massimo Iosa Ghini olacak. Iosa Ghini

30 yıllık kariyeri olan ve başta dünyanın

en çok bilinen ve en prestijli tasarım

ödüllerinden Red Dot Tasarım Ödülü

olmak üzere birçok ödüle sahip bir isim.

Kendisi Ferrari gibi dünyanın en bilinen

markalarının store ve showroomlarını

tasarlıyor. Aynı zamanda mobilya parçaları

da tasarlıyor ki asıl güzelliğin

ayrıntıda saklı olduğu düşünülürse tasarımın

en ince detaylarına hakim olduğunu

söyleyebiliriz.

marketing europe & anatolia / 27


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Özleyeceğimi hiç düşünmemiştim...

Demokrasimizin bu kadar gelişmediği, ileri demokrasiye

geçmediğimiz, şimdi iktidar olan partinin yönetiminin

ve tabanının %10'unun temsil ettiği fikirlerin zulme

uğradığının iddia edildiği seçim dönemlerini özlemedim

desem yalan olur. Hiçbir darbeyi onaylamıyorum

ama darbe dönemlerinin o anti demokratik seçim

atmosferlerini bile özledim.

Şimdi o dönemleri ya yaşı müsait olmadığı ya da hafızası

müsait olmadığı için hatırlamayıp, başbakanlık makamını

işgal eden kişiden dinlediklerini gerçek sananlar, benim

ne kadar da "CHP" zihniyetinin seçkinciliği ile halkı

aşaladığımı ileri sürecekler. Birinci yanılgı ben hiç bir

partinin ya da cemaatin üyesi değilim. İkinci yanılgı sizin

kaynağınız yalan söylüyor.

Evet ülkemizde demokrasi hiç yeterince iyi olmadı.

Ne halk ne de yönetim kadroları demokrasiyi hiç bir

zaman yeterince sindiremedi. Ancak şöyle de bir

gerçek var ki 1980 askeri darbe dönemi de dahil olmak

üzere hiç bir dönemde hükumeti temsil eden iktidar

sahipleri demokrasiye hiç AKP kadar tecavüz etmemişti.

Kendisi için özgürlüklerin yolunu açmayı hedefleyen

bir parti, hiç bu kadar pervasızca kendi düşüncelerini

paylaşmayanların haklarını gaspetmemiş, hukuka olan

güveni hiç bu kadar sarsmamıştı.

Evet başörtülü diye birkaç mekana sokulmayan çok

küçük bir azınlık vardı. Ama bir partinin düşüncelerine

itiraz ettiği için polis tarafından öldürülüp, başbakanlık

makamını işgal eden kişi tarafından cenazesi

meydanlarda yuhalatılmamıştı.

Seçim öncesinde iktidar ve muhalefetin devlet kanallarını

kullanma oranları hiç bu kadar mantıksızca iktidar lehine

bozulmamıştı. Darbe döneminde bile her parti TRT'de

eşit miktarda yer alabilmişti.

Benim hatırladığım her dönemde siyasi parti liderleri

seçim dönemlerinde daha fazla demokrasi, daha fazla

özgürlük, refah ve ilerleme vaadederek oy istemişlerdi.

Bugüne kadar hiç bir siyasi parti lideri ben özgürlükleri

kısıtlayacağım, 14 yaşındaki çocukları sokaklarda

öldürttüm, öldürtmeye devam edeceğim, hukuku kendi

çıkarlarıma göre baskı altına alacağım, yolsuzluk

yaptım bunu da hukuka değil, meclisteki çoğunluğuma

dayanarak aklayacağım vaadiyle oy istemek

cürretkarlığını göstermemiş. Kendi seçmenini bu kadar

geri zekalı yerine koymamış, sonra da rakiplerini kendi

seçmenine geri zekalı demekle suçlamamıştı.

İşin en acı tarafı da hiç bir dönemde % 44 seçmen refah,

özgürlük, demokrasi, eşitlik vaadetmeyen hatta bunların

tam tersini vaadeden bir partiye oy vermemişti.

Uzun lafın kısası, devlet imkanlarının iktidar tarafından

babasının malı gibi kullanıldığı, muhalefetin her araçla

susturulduğu, insanlığın 100 bin yıllık tüm değerlerinin

ayaklar altına alındığı bir seçim dönemi yaşadık.

Halkımızın % 44'ü bu kampanya döneminde daha fazla

diktatörlük, daha fazla yobazlık, daha fazla hukuksuzluk,

daha fazla hırsızlık vadeden iktidar partisine oy vermeyi

uygun buldu. Halkın bu tercihine saygı duymamı kimse

beklemesin ama demokrasiye inanan biri olarak bu

sonuçları kabulleniyorum.

Şimdi birileri diyebilir ki bunlar senin dediğin gibi diktatör

olsalar bunları yazamazdın. Evet bunu söyleyecek

kişiler kadar kendi çıkarlarımı toplumun çıkarlarının

önüne koyan biri olsaydım yazamazdım. Onun için bunu

söyleyenlerden beni anlamalarını beklemiyorum.

Hukuki olarak suç teşkil edecek hiçbirşey yazmadım.

Yine de bu yazdıklarımın bir sonucu olacaksa bu

sonuç ancak yazılanların ispatı olabilir. Onun için hiç

kaygılanmıyorum. Bu karanlık dönemlerin bir an önce

geçmesi ve daha demokratik seçim dönemlerinin şölen

gibi yaşandığı bir Türkiye umuduyla yerel seçimlere aday

olarak ya da oy kullanarak katılan herkesi kutluyorum.

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

Biscolata Mood’un yeni fal konsepti...

İçi çikolata kremalı incecik çıtır bisküvisiyle dikkat çeken Biscolata

Mood’un yeni fal konseptli ürünü için çektiği reklam

filminde Biscolata erkekleri yine başrolde yer alıyor. Üzerinde

29 farklı desen bulunan ve her desenin farklı bir yorumu

simgelediği ürünün reklam filmi, kadınların fal baktırma iç

görüsünden yola çıkılarak hazırlandı. Filmde, kutudan çıkan

her Mood’la birlikte farklı bir Biscolata erkeği sürpriz bir

şekilde ekranda beliriyor ve kadınların modunu değiştiriyor.

Yaratıcı ajansı Proximity İstanbul olan filmin, yönetmen koltuğuna

Can Ulkay otururken prodüksiyon ajansı olarak ise

Dijital Sanatlar çalıştı.

Kampanyanın Künyesi

Reklam Ajansı: Proximity İstanbul

Kreatif Ekip: Biscolata Kreatif Ekibi

Müşteri İlişkileri: Selen Öngör, Özge Budunç

Stratejik Planlama: Mehmet Aksu

Yönetmen: Can Ulkay

Müzik: Mehmet Can Erdoğan

Reklamveren: Şölen

Reklamveren Temsilcisi: Uğur Öğlü, Hayat Kapukaya,

Ülkü Vural

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

AXE’la rekabete hazır mısın?

AXE’ın, Dark Temptation’dan sonra şimdi de Gold

Temptation’ı birlikte sunduğu yeni reklam filmi aşk kokan

sahneleriyle dikkat çekiyor. Çikolatanın cazibesinden esinlenilerek

tasarlanan AXE Dark Temptation ile kadınların diğer

tutkusu olan altının karşı konulmazlığından ilham alan

yeni AXE Gold Temptation’un rekabetini aşk temasıyla anlatan

film, erkekler kadar kadınların da ilgisini çekecek bir

senaryo ve kurguya sahip. Reklam filmi, romantik, eğlenceli

ve büyüleyici Dark erkeği ile çekici, baştan çıkarıcı ve karizmatik

Gold erkeğinin rekabetini etkileyici bir biçimde gözler

önüne seriyor.

Altının vazgeçilmez büyüsü ve çikolatanın karşı konulmaz

aromasıyla kadınları etkilemek isteyen erkeklerin artık rekabet

halinde olduklarını vurgulayan reklam filmi, hem erkeklere

hem kadınlara aynı soruyu soruyor: “Dark mı Gold mu?”

Kampanyanın Künyesi

Reklamın başlığı: Axe Dark mı, Axe Gold mu?

Reklamveren: Unilever/Axe

Reklamveren yetkilisi: Özge Özmen, Alperen Özkan

Reklam ajansı: Brandit Group

Yaratıcı yönetmen: Farah Nasser

Yaratıcı grup: Selin Soylu, Cansel Şanlı, Emin Erdem

Müşteri ilişkileri grubu: Burak Bozkaya,

Zeynep Tezerdi

Medya ajansı: Mindshare

Medya planlamacı: Engin Bilaç, Arif Topçu,

Şebnem Çankırı, Hande Civan, Yücel Çilingir

Kullanılan mecralar: TV, Dergi, Gazete, Digjtal,

Outdoor

Kolay ulaşılır, zor vazgeçilir...

Dacia Lodgy’nin geniş hacmiyle şehirli kalabalık ailelerin hayatını

kolaylaştırdığına dikkat çekilen filmde, Roberto Carlos

ilk kez aile içinde görülüyor.

Roberto Carlos ve Nurhayat’ın uyumu da reklam filminin öne

çıkan özellikleri arasında bulunuyor.

Sıradışı cömert boyutlar ve modülerliği bir araya getiren

Lodgy’nin kampanyasında ulaşılabilir fiyatlarına da “Kolay

ulaşılır, zor vazgeçilir” sloganı ile dikkat çekiliyor.

Kampanyada TV reklamının yanı sıra gazete ve dijital mecralar

da kullanılacak. Açıkhavada duvar kullanımları olacak.

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: Dacia

Reklam Ajansı: Publicis Yorum

Yaratıcı Yönetmen: Adnan Elmasoğlu

Reklam Yazarı: Şölen Yücel, Begüm Arduç

Sanat Yönetmeni: Mehtap Korkmaz

Ajans Prodüktörleri: Arzu Köksal, Ceyhun Sevil

Stratejik Planlama: Selda Sedeş, Zeynep Bortaçina

Müşteri Grubu: Yeşim Uzuner, Ezgi Ataseven, Alp Sayınlı,

Sanem Türkmen

Yapım Şirketi: Böcek Yapım

Prodüktör: Tolga Baysal

Yönetmen: Ömer Faruk Sorak

Görüntü Yönetmeni (D.O.P): Klaus Krieger

Medya Planlama: MEC

Mecra: TV, Radyo, Dijital

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

HSBC’den Büyük Adım...

HSBC’nin büyük adımı ve bu büyük adımdan ilham alarak

kendi hayallerini gerçekleştirenlerin, pozitif, enerjik ve duygu

dolu hikayesini anlatan iki ayrı filmle devam ediyor. Grey

İstanbul tarafından hayata geçirilen ve iki farklı televizyon

filmi bulunan kampanyanın çekimleri, yaklaşık 100 kişilik bir

ekiple, HSBC Merkez Şube, İstanbul Erkek Lisesi ve Film

Sokağı stüdyolarında, 3 günde tamamlandı. Dede torun

hikayesini anlatan ilk filminin ardından yayına giren evlilik

teklifi filminin paraşütle atlama planları, profesyonel ekipler

tarafından Antalya’da gerçekleştirildi. Müziklerini Ömer

Ahunbay’ın yaptığı filmlerin yönetmenliğini ise Taylan Biraderler

üstlendi.

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: HSBC Türkiye

Reklamveren Temsilcisi: Ayşegül Şenalp, Didem İzgi,

Aylin Gürsoy Cengiz, Gamze Berkel

Reklam Ajansı: Grey İstanbul

Kreatif Direktör: Engin Kafadar, Erdinç Mutlu

Kreatif Ekip: Taner Ardalı, Deniz Yenihayat, Emre Reisoğlu,

Ece Ok, Ahmet Balaban, Barış Erel

Müşteri İlişkileri: Goncafem Başçelik, Esra Erol,

Suna Gülru Talayman

Strateji: Kerem Sabuncu

Prodüksiyon: Meltem Köse, Dilan Davutoğlu

Yönetmen: Taylan Biraderler

Müzik: Ömer Ahunbay

Prodüksiyon Şirketi : Anima İstanbul

Mecra: TV, Outdoor, Dijital

Ne lazımsa CarrefourSA...

40 kişilik bir cast ekibinin rol aldığı filmde, birçok Carrefour-

SA personeli de yer aldı.

TBWA\ISTANBUL’un hazırladığı yeni reklam kampanyası,

CarrefourSA’nın, işini severek yapan personelini ve mutlu

müşterilerini bir arada görüyoruz. Yıllardır kulaklarımızın en

çok aşina olduğu müziklerden biri bu reklamda karşımıza

çıkıyor. Türk sinemasının en büyük klasiklerinden olan Gülen

Gözler ve Neşeli Günler filmlerinden hatırlayacağımız

Melih Kibar’ın ölümsüz eseri! Bu eser, Emre Irmak tarafından

filmimiz için yeniden düzenlendi.

Ali Taner Baltacı’nın yönettiği filmin prodüksiyon sürecini 25

Film üstlendi. Çekimler gece gündüz toplam 2 gün sürdü.

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: CarrefourSA

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCO/ECD: İlkay Gürpınar

Kreatif Group Head: Zeynep Karakaşoğlu

Yaratıcı Ekip: Emre Gökdemir, Zeynep Orbay, Kerem Çar,

Levent Yalgın

Marka Ekibi: Güler Balta, Denizhan Çakıl

CSO: Toygun Yılmazer

Stratejik Planlama Ekibi: Tuğyan Çelik, Nisan Danışman

Prodüksiyon Ekibi: Ceyda Kayaçetin, Gülşah Batıbeki,

Ceren Özen

Prodüksiyon Şirketi: 25 Film

Yönetmen: Ali Taner Baltacı

Post Prodüksiyon: Telesine Productions

Müzik: Emre Irmak-Jingle Jackson

Medya Ajansı: Mediacom

Kullanılan Mecralar: TV, radyo

marketing europe & anatolia / 33


Kampanyalar

Sek’ten yeni reklam...

menlerin çikolatadan olduğu bir ülkeye düşüyor. Möömu, çikolatalı

çimenleri çok seviyor. Yedikçe yiyor ve sütü çikolatalı

oluyor.Reklam filminde anlatılan masal, origami tekniğiyle

resmedildi. Animasyonu, Anima tarafından yapıldı.

Reklam filminde SEK’in ineği Möömu’nun yolu bir gün çi-

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: TAT Gıda / SEK

Reklamveren Yetkilileri: Banu Pekkoç, Burcu Özbakır Tül,

Elif Eskin

Reklam Ajansı: Medina Turgul DDB

Kreatif Direktör: Gökhan Erol

Yaratıcı Grup Başkanı: Ayşe Aydın

Yaratıcı Ekip: Mehmet Güney, Gizem Hız, Necmi Mutlu

Müşteri İlişkileri: Yiğit Kariş, Selika Özcan, Nazlı Tüzüner

Stratejik Planlama: Pınar Karaatlı, Ayça Eriş

Ajans Prodüktörü: Ümit Bak

Prodüksiyon Şirketi: Anima

Prodüktör: Gizem Ergezgin

Yönetmen: Koray Güzey

Post Prodüksiyon: Anima Müzik: Jingle House

Medya Ajansı: Mindshare

Kullanılan Mecralar: TV, Basın, Dijital

Varsa Yoksa Kliksa...

Kliksa, “Varsa Yoksa Kliksa” sloganıyla lansman kampanyasını

başlattı. Kampanya çerçevesinde yayınlanan reklam

filmlerinde izleyici, eşinin her istediğini almasına rağmen bütün

alkışı Kliksa’ya kaptıran ana karakterin eğlenceli isyanına

şahit oluyor.

Reklam filmlerinde eşini Kliksa’dan kıskanan karakteri, başarılı

oyuncu Ozan Akbaba canlandırıyor. Prodüksiyonunu

FilmColony’nin, yönetmenliğini Can Evrenol’un yaptığı reklam

filmleri Titrifikir tarafından hazırlandı.

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: Kliksa

Reklamveren Yetkilileri: Aylin Daylan, Elçin Kıratlı

Reklam Ajansı: Titrifikir

Kreatif Direktör: Özgür Akpınar

Kreatif Ekip: Bora Adalı, Oğuzhan Dilek, Necati Kaya,

Lina Nil Gürdal, Barış Mirzaei

Müşteri İlişkileri Direktörü: Melda Doyduk

Müşteri İlişkileri Süpervizörü: Seray Hut Demirel

Stratejik Planlama Direktörü: Kerem Sabuncu

Ajans Prodüktörü: Ediz Alptekin

Yapım Şirketi: FilmColony

Yönetmen: Can Evrenol

Medya Planlama/Satınalma: Mediacom

Mecralar: TV, internet, radyo, outdoor

34 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Lipton Ice Tea’den parlak bir fikir...

karakterinin hikayesi de devam ediyor. Kampanya, Doruk ve

kendinden uzun boylu kız arkadaşı Buse üzerinden esprili

bir dille anlatılıyor. Filmin sonunda, Doruk’un içinden çıkamadığı

bir soruya yine Lipton Ice Tea sayesinde bulduğu

parlak bir fikirle cevap verdiği görülüyor.

Lipton Ice Tea, başlattığı büyük kapak altı promosyon kampanyasını

yeni reklam filmiyle duyurdu.

Kampanya için çekilen reklam filminde daha önce Lipton

Ice Tea’nin “Sizin aile kaç litre” filminde gördüğümüz Doruk

Kampanyanın Künyesi

PepsiCo / Lipton Ice Tea

Reklamveren: PepsiCo

Reklamveren Yetkilileri: Zeynep İzgi, Tansu Cimitay,

Yasemin Demiroğlu

Reklam Ajansı: Titrifikir

Kreatif Direktör: Özgür Akpınar

Kreatif Ekip: Bora Adalı, Oğuzhan Dilek, Necati Kaya,

Müşteri İlişkileri Direktörü: Melda Doyduk

Müşteri İlişkileri Süpervizörü: Seray Hut Demirel

Ajans Prodüktörü: Ediz Alptekin

Yapım Şirketi: Böcek Yapım

Yönetmen: Ömer Faruk Sorak

Medya Planlama/Satınalma: MindShare

Mecralar: TV, outdoor

Yok böyle bir sevgi. Varsa Söyle...

Elidor’un yeni reklam filminde Elidor ışıltısı Serenay

Sarıkaya’yla ekranlara yansıyor. Bir zamanların dillere pelesenk

olan şarkısı “Varsa Söyle”ye de yeni bir anlam kazandıran

reklam filminde Serenay Sarıkaya’ya dünyaca ünlü

Kampanyanın Künyesi

Reklamın başlığı: Elidor ve Ben / Yok böyle bir sevgi.

Varsa Söyle!

Reklamveren: Unilever

Reklamveren yetkilisi: Handem Çelenkler, Tarık Bayar,

Bahadır Elezoğlu, Nilay Gözegir

Reklam ajansı:MANAJANS / JWT

Yaratıcı yönetmen: Sami Basut

Yaratıcı grup: Tunçhan Kalkan, Kerem Önuçak

Müşteri ilişkileri grubu: Mehmet Numanoğlu, Mila Telyaz,

Göksu Karaman

Stratejik planlama: Aylin San, Sema Özyurt

Ajans prodüktörü: Şafak Serter

İnteraktif İletişim Direktörü: Emre Süvari

Dijital Proje Yöneticisi: Gökhan Akıncı

Dijital Art Direktör: Aytaç Şahin

Yapım şirketi:Depo Film

Yönetmen: Thor

Medya ajansı: Mindshare

marketing europe & anatolia / 35


Kampanyalar

Doğanın iyiliği ve canlılığı seninle...

hayvan animasyonu konusunda uzman yapım şirketlerinden

İsveçli firma Fido ile çalışıldı.

Erikli yeni iletişim kampanyası, 3 Mart tarihinde televizyondaki

yerini almaya başlarken, dijital medya, sinema ve satış

noktaları desteği ile pazarlama iletişimine devam edecek.

Güney Afrika’da Cape Town’a yakın bir bölgede çekilen,

yönetmenliğini Paulo Henriques üstlendiği reklam filmi, AL-

ICE BBDO tarafından hazırlandı. Filmin en dikkat çeken

bölümü olan sincapların canlandırması için de dünyada

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: Erikli

Reklamveren yetkilileri: Ergin Akman, Begüm Ersoy,

Duygu Özşahin

Reklam Ajansı: ALICE BBDO

Kreatif Direktör: Derya Tambay

Yaratıcı Ekip: Ali Burak Erkan, Cem Öztürk,

Umut Pehlivanoğlu, Mahir Karaçam

Stratejik Planlama: Onur Erdoğan, Beliz Top

Marka Ekibi: Sibel Özgündoğdu, Ecem Güzel

Ajans Prodüktörü: Umut Tangör

Yapım şirketi: Edcommercials- Istanbuldogz

Yönetmen: Paulo Henriques

Müzisyen: Dani Espinet

İkea’dan çocuk odası reklamı...

TBWA\ISTANBUL’un ikea için hayata geçirdiği yeni çocuk

odası filmi yayına girdi.

Emre Irmak’ın yeniden düzenlediği Sezen Aksu’nun “Küçüğüm”

şarkısı eşliğinde, 3 ayrı yaş grubundan çocuğun IKEA

çocuk odalarındaki dünyalarını bu filmde izliyoruz.

IKEA çocuk ürün grubunda her yaştan çocuk için çeşit çeşit

mobilya ve aksesuarın bulunduğunu gösteren ve ürünlerin

farklı tasarımlarıyla çocukların hayal gücüne katkısını anlatan

bu filmin yönetmenliğini Uygar Kutlu gerçekleştirdi. Filmin

prodüksiyon kısmı Autonomy’ye ait.

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: IKEA

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCO: İlkay Gürpınar

Kreatif Direktör: Volkan Karakaşoğlu

Kreatif Ekip: Güney Soykan, Orkun Önal, Serhat Bayram,

Kerem Tüten, Sungu Hacışabanoğlu, Yıldırım Çakmakçıoğlu

Marka Ekibi:Ayşe Erdoğan, Nazlı Tümen, Oya Berk

CSO: Toygun Yılmazer

Stratejik Planlama Ekibi:Tuğyan Çelik, Nisan Danışman

Ajans Prodüksiyon Ekibi: Ceyda Kayaçetin,

Selma Mehmetoğlu, Merve Evirgen

Film Prodüksiyon: Autonomy

Yönetmen: Uygar Kutlu

Müzik: Emre Irmak / Jingle Jackson

Post-Prodüksiyon: İMAJ

Medya Ajansı: MEC

Kullanılan Mecralar: TV, outdoor, gazete

36 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Aras Kargo’dan yeni reklam filmi...

geleneğini sürdüren Yemenici Hayri Usta markası sahibi

Orhan Çakıroğlu’nun Aras Kargo’nun Aras Tahsilatlı hizmetini

kullanarak ürünlerini film setlerine nasıl ulaştırdığı

anlatılıyor.

Aras Kargo’nun yeni reklam filminde Truva, 300 Spartalı ve

Harry Potter gibi Holywood yapımlarına ayakkabı yapan Yemenici

Hayri Usta ile Aras Tahsilatlı başrolü paylaşıyor.

Kargo sektörünün öncü ve yenilikçi markası Aras Kargo Aras

Tahsilatlı hizmeti için Gaziantep’te ve Sarıyer’in Garipçe

Köyü’nde yeni bir reklam filmi çekti. Filmde, Gaziantep’te

Bakırcılar Çarşısı’ndaki küçük dükkânında 4 kuşaktır aile

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Aras Kargo

Reklamveren Yetkilisi: Burçun İmir

Reklam Ajansı: Big

CCO: Güngör Türkömer

Yaratıcı Yönetmen: Kemal Hayit

Reklam Yazarı: Cem Yolal

Sanat Yönetmeni: Gözde Menemenlioğlu

Ajans Prodüktörleri: Tuğba Özkan

Stratejik Planlama: Aslı Eti, Nilay Akhan

Müşteri Grubu: Aslı Seyhan, Cihan Gediz, Aslı Eti

Yapım Şirketi: Otomat

Prodüktör: Arda Erkmen

Yönetmen: Emre Aypar

Medya Planlama: Media Teamwork

Mecra: TV, gazete, dergi, internet, açıkhava, radyo

Joly reklam filmi yayında...

Hızlı tüketim sektöründe, ev bakım, hijyen ve temizlik kağıtları

kategorilerinde faaliyet gösteren Hayat Kimya, yeni girdiği

yetişkin bezi kategorisinde, Joly markasının ilk reklam

filmini yayınladı.

Dermatolojik olarak Alman Dermatest Kurumu tarafından

onaylı Joly, pazardaki güven veren uzman duruşunu

Türkiye’nin önemli ürologlarından biri ile tüketiciye aktarıyor.

Filmde Uzman Operator Dr. Ahmet Gençbay Joly ürün ailesini

tanıtıyor ve inkontinans, yani idrar tutamama sorunu

yaşayan kişilere Joly yetişkin bezini tavsiye ediyor. Pazara

sunduğu en kaliteli ve en yenilikçi ürünlere Joly=Güven konumlandırmasıyla

iletişim desteği veren Joly, reklam kampanyasıyla

yetişkin bezi kategorisinde kısa zamanda farkındalık

yaratmayı hedefliyor.

Yaratıcı Grup: Rıza Çankaya, Kenan Çetinkaya,

Erdem Güngör

Kampanyanın Künyesi

Müşteri İlişkileri: Melike Karamehmetoğlu

Reklamveren: Hayat Kimya – Joly

Ajans Prodüktörü: Begüm Baran

Reklamveren Temsilcisi: Melek Soklangıç Dinçer, Yönetmen: Barış Berberoğlu Görüntü Yönetmeni: Veli Kuzlu

Nilay Özyurt, Zeynep Ersayan

Yapım Şirketi: Ter Film

Reklam Ajansı: Vietnam

Yapımcı: Erhan Orhanoğlu

Yaratıcı Yönetmen: Gürkan Günaydın

marketing europe & anatolia / 37


Kampanyalar

Mini Brownie Cazibesi...

paylaşılan, iki kişilik rüya gibi lezzetler oldukları vurgulanıyor.

Bu yaklaşım, filmdeki iştah açıcı yakın çekim ürün görselleri

ve romantik bir atmosferle tamamlanıyor.

Carte d’Or Selection Mini’nin yeni çeşitlerine özel reklam filmi

de Nisan ayından itibaren ekranlarda yer almaya başladı.

Filmde genç bir adam, bir buket çiçeğin içerisine sakladığı

Carte d’Or Selection Mini Brownie Cazibesi ile sevgilisine

tatlı bir sürpriz yapıyor; dondurmanın karşı konulmaz lezzetiyle

onlar için rüya gibi bir gece başlıyor

Carte d’Or Selection Mini reklam filminde Selection Mini’nin

leziz çeşitlerinin, çiftlerin romantizm yaşadıkları anlarda

Avea inTouch 3...

Avea’nın, kendi markasını taşıyan en yeni akıllı telefonu

Avea inTouch 3, eğlenceli bir reklam filmiyle tanıtılıyor.

Yayınlanmaya başlayan reklam filmiyle, Avea inTouch 3’ün,

hayatın her anını güzelleştirme teknolojisi hayattan sunulan

örneklerle izleyiciye aktarılıyor. Çekimleri Point Otel ve

Esteworld’de gerçekleşen reklam filmi setinde yaklaşık 80

kişi görev aldı. Reklam filmi, Avea reklamlarına sesiyle hayat

veren Okan Bayülgen’in anlatımıyla izleyiciyle buluşuyor.

Kampanyanın Künyesi

Kampanya Adı: Carte d’Or Selection Mini

Reklamveren: Unilever Algida

Reklamveren Yetkilisi: Ayşe Akbudak, Behiye Gurpınar

Reklam Ajansı: Medina Turgul DDB & Adam and Eve DDB

Yaratıcı yönetmen: Gökhan Erol & Simon Learman

Yaratıcı grup: Erçin Sadıkoğlu, Eren Koçaker, Buse Şay,

Serkan Un, Jonathan John, David Mackersey

Müşteri ilişkileri grubu: Elif Önen Sakin, Nesrin Şamlı,

Charlie Elliott, Charlotte Gallagher

Ajans prodüktörü: Ümit Bak, Michael McCarthy

Yapım şirketi: Pulse Films

Prodüktör: Lucy Kelly

Yönetmen: Helen Downing

Medya ajansı: Mindshare

Medya planlamacı: İpek Dorak

Kullanılan mecralar: TV, sinema, mağaza içi, dijital

Kampanyanın Künyesi

Reklam veren: Avea

Reklam Veren Yetkilileri: Gelincik Onan, Beren Akdeniz,

Gözde Sabuncu, Bilge Tütüncü

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

ECD: Emre Kaplan

Yaratıcı Ekip: Ali Şener, Emir Yüksel, Ali Erkmen

Marka Ekibi: Canan Ayvacı, Zeynep Begüm Derinöz,

Sinem Tacir

CSO: Toygun Yılmazer

Stratejik Planlama Ekibi: Tuğyan Çelik, Nisan Danışman,

Emirhan Çelikbilek

Prodüksiyon Ekibi: Ceyda Kayaçetin Schulte,

Gülşah Batıbeki, Ceren Özen

Prodüksiyon Şirketi: Kala Film

Yönetmen: Cemal Alpan

Post Prodüksiyon: Sinefekt

Müzik: Cenk Çelebioğlu

Medya Ajansı: People Communications

Kullanılan Mecralar: TV, dijital, outdoor, basın

38 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Akbank’ın Zıt İkizler kampanyası...

Akbank’ın Zıt İkizler kampanyası, İhtiyaç Kredisi filmiyle devam

ediyor.

TBWA\ISTANBUL’un Akbank için hazırladığı filmde

kahramanlarımız, Olimpiyat Şampiyonu Milli Halterci nam-ı

diğer Cep Herkülü Naim Süleymanoğlu ile karşılaşıyor.

Cep Herkülü’ne verdiği sözü tutamayan Nuri, Naim’in onu

görmesiyle büyük bir korkuya kapılıyor. Bakalım Ali, ikizi

Nuri’yi güçlü haltercinin elinden kurtarabilecek mi? Filmin

yönetmenliğini Mete Özok, yapımını ise Film Park üstlendi.

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: Akbank

Reklamveren Yetkilisi: Murat Göllü, Ayşegül Ögelman,

Banu Harputlu

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCO: İlkay Gürpınar

ECD: Emre Kaplan

Yaratıcı Ekip: Kerim Gürsel, Berat Kösemen, Doğu Göçük,

Gamze İçhedef, Şükran Genç, Ahmet Bülent İlterberk, Metin

Akın, İlker Kayserilioğlu, Cantekin Güngör, Demet Toprak

Marka Ekibi: Ela Bilgisel, Melis İnceer, Yasemin Tolunay,

Melis Şenol, Ece Akbulut

Stratejik Planlama Ekibi: Tuğyan Çelik, Ceren Şehitoğlu,

İdil Açıkalın

Prodüksiyon Ekibi: Ceyda Kayaçetin, Pelin Güneş,

Melis İnceoğlu

Prodüksiyon Şirketi: Film Park

Yönetmen: Mete Özok

Medya Ajansı: Mediacom

Kullanılan Mecralar: TV, sinema, outdoor, basın, internet

Kıllanan Adam, Enpara.com da...

Finansbank Enpara.com kuruluşunun ikinci yılında, Ahmet

Yılmaz’ın geçmişte Leman dergisinde yayınlanan efsane

tiplemesi “Kıllanan Adam” karakteriyle hazırlanan yeni reklam

kampanyasında. Reklam Enpara.com’da hesap işletim,

EFT ve havale ücretlerinin alınmaması, eğlenceli bir dille anlatıyor.

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: Finansbank Enpara.com

Reklam Ajansı: Rabarba

Reklamveren Yetkilisi: Ebru Günal Majoo, Ayşegül Sınar

Yaratıcı Ekip: Ozan Yurtsever, Pemra Ataç Açıktan, Ufuk

Işık, Aslı Filis, Öznur Sönmez Bilgiç, Deniz Yükselci,

Ömer Elver

Müşteri İlişkileri: Birçim Akfırat, Pınar Yazıcıoğlu

Stratejik Planlama: Oğuz Savaşan

Ajans Prodüktörü: Saadet Bektaş

Medya Ajansı: People

Yapım Evi: Anima

Yönetmen: Durul Taylan, Yağmur Taylan

Post Prodüksiyon: Anima

Müzik: Nil İşleri

Vokal: Nil Karaibrahimgil

Mecra: Tv, Sinema, Outdoor, Dijital

marketing europe & anatolia / 39


Kampanyalar

Filenin Sultanları reklamlarda...

Komili’nin yeni saç bakım serisi Volkanik Mineraller reklam

filmi yayına girdi. Türk Milli Bayan Voleybol Takımı’nın ünlü

isimleri Neslihan Demir, Neriman Özsoy ve Buse Kayacan’ın

rol aldığı filmde, enerjik saçlarla gelen güzelliğe vurgu yapılıyor.

Kampanyanın Künyesi

Reklamın başlığı: Komili Volkanik Mineraller

Reklamveren: SCA Yıldız Holding

Reklamveren yetkilisi: Pınar Adabağ

Reklam ajansı: DDB

Yaratıcı yönetmen: Can Ulkay

Yaratıcı grup: Mert Kunç, Erdem Köksal, Hakan Bıçakçı,

Pınar Özkan

Müşteri ilişkileri grubu: Aslı Bleda, Miray Türker, Emre Küçüksöz

Stratejik planlama: Derya Tombuloğlu

Ajans prodüktörü: Nedret Gürlek

Yapım şirketi: Dijital Sanatlar

Medya ajansı: Open

Beyno, Demet Akbağ ile ses buluyor...

Pınar Beyaz, çok sevilen maskotu Beyin’den sonra şimdi de

dişi Beyno ile ekranlara konuk oluyor. “Ben de yiyeceğim,

ben de yiyeceğim” diye çocuklara seslenen Beyno’yu ünlü

oyuncu Demet Akbağ seslendiriyor.

Çocuklara kahvaltıyı sevdiren Pınar Beyaz’ı, çocuklardan

fırsat bulamadığından yiyemeyen Beyno, her reklam filminde

farklı bir aksesuar ile gözüküyor.

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: Pınar Beyaz

Reklamveren Yetkilisi: Serpil Veral, Bahar Zinler,

Can Erdoğan

Reklam Ajansı: Alametifarika

Yaratıcı Yönetmen: Emrah Karpuzcu, Kenan Ünsal

Reklam Yazarı: Güldeniz Şeşen

Sanat Yönetmeni: Kerem Şeşen

Grafiker: Yaşar Ezbider

Marka Direktörü: Dilek Sezen

Ajans Prodüktörü: Berna Bulat, Sertuğ Alptekin

Strateji: Başar Sarıkaya, Serra Akyel

Yapım Şirketi: Anima

Yönetmen: Polat Korkmazel

Müzik: Jingle House

Seslendiren: Demet Akbağ

Post prodüksiyon: Post 43

40 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Trafik Dedektifleri...

Trafikte bilinçli nesiller yetiştirmek için yola çıkan OPET,

Trafik Dedektifleri Projesi’ne özel bir reklam filmi hazırladı.

Türkiye’nin hemen her ilinde milyonlarca çocuk ve gence,

okullarında trafik eğitimi vermek üzere hayata geçirilen projeyle

gelecekte trafik kazalarının büyük oranda engellenmesi

planlanıyor. Proje için hazırlanan şarkı ve dans performansının

öne çıktığı reklam filminde ‘trafik kazalarının

yaşanmadığı, trafik konusunda bilinçli bir Türkiye için tüm

çocuklar ve aileleri projeye davet ediliyor. ‘Trafik Dedektifleri’

şarkısı Emre Irmak tarafından hazırlandı, dans ise genel

sanat yönetmenliğini Mustafa Erdoğan’ın yaptığı Anadolu

Ateşi çocuk dans grubu Kıvılcımlar’ın imzasını taşıyor.

Kampanyanın Künyesi

Marka: OPET

Adı: Opet Trafik Dedektifleri TVC

Reklam Ajansı: RAFİNERİ

Yaratıcı Yönetmen: Ufuk Uslu

Metin Yazarı: Can Erdoğan

Sanat Yönetmeni: Can Güven

Marka Takımı: İlke Güner, Virna Estroti, Gizem Gürzoğlu

Stratejik Planlama: Canan Pehlivanoglu, Can Çalışkan

Ajans Prodüktörü: Kerem İlbeyli, Selin Ceylan

Yapım Şirketi: Anima İstanbul

Yönetmen: Walky Talky

Sofia Ormanları Yok Etmez...

M.A.R.K.A. Reklam Ajansı’nın çektiği ve yönetmenliğini

Dağhan Celayir’in yaptığı ‘Sofia Ormanları Yok Etmez’ reklam

filminde; 80’li yıllarda TRT Çocuk Korosu tarafından

söylenen ve o dönemdeki çocukların her daim tekrarladığı

‘Tohumlar Fidana’ şarkısı söyleniyor. Yok olmak üzere olan

bir ormanda şarkı söyleyen bir çocuğun görüntüsüyle başlayan

filmde, bir öğretmen ve 12 kişiden oluşan bir çocuk

korosu yer alıyor. Tohumlar Fidana şarkı sözlerinin değiştirilerek

söylendiği reklam filminde; bu sırada melodi kesiliyor

ve çocuk korosu isyan eden bir ifadeyle “Ormanlar Kağıt

Havluya Dönmemeli Yurdumda” diyerek kampanyanın asıl

mesajını veriyor.

Kampanyanın Künyesi

Reklamveren: Lila Kağıt / Sofia

Reklamveren Temsilcisi: İlke Tuncay, Sevinç Bilge

Reklam Ajansı: M.A.R.K.A.

Yaratıcı Ekip: Zeynel Özer, Ece Berktav, Can Yalçın,

Nafiz Oksar, Emrehan Gültekin, Senem Öztürk

Stratejist: Engin Tezcan

Müşteri İlişkileri: İlkay Ünlü, Beril Mardin, Ayşenur Baş

Ajans Prodüktörü : Candaş Kaflı

Müzik : Ömer Ahunbay - Jingle House

Prodüksiyon Firması : Digital Sanatlar

Yönetmen: Dağhan Celayir

Kullanılan Mecralar: Televizyon, radyo, outdoor, internet,

POP

marketing europe & anatolia / 41



Gezi

nü birlik Edirne...

Meriç Köprüsü,

Edirne - Karaağaç yolunda,

Meriç Nehri’nin üzerinde.

1842’de Abdülmecit zamanında yapımına

başlanmış 1847’de bitirilmiş. 263 m. uzunluğunda.

7 m. genişliğinde.

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / svldbn@gmail.com

Bizim, doğayı ve yoldan çıkmayı seven

arkadaşlardan oluşan bir grubumuz

var. Aslında bir dernek; Beykoz Off

Road Spor Kulübü Derneği. Bu kulüp

2010 yılında kuruldu ve her yıl 2 tane

10 numara 5 yıldız, off road oyunu düzenledi.

Bu oyunlar sayesinde Türkiye’

nin her yerinden can insanlar tanıdık.

Ortak hobile böyle güzel insanlar katıyor

işte insanların hayatlarına.

Bu etkinlikleri düzenleyen, yani işin

mutfağında olan arkadaşlarla uzun zamandır,

Edirne ve ciğer lafı edip duruyorduk.

En sonunda gözmüzü karartıp

gitmeye karar verdik. Fakat “bizim arabalarla

o yol bitmez” denince minibüs

kiralayalım dedik. O oldu, midibüs, ona

da sığmadık, oldu otobüs.Ömer kardeş

sağolsun bize bir tane en güzelinden

otobüs ayarladı. Fakat kendisi hayırlı

bir iş sebebiyle geziye gelemedi.

Öyleydi böyleydi derken, bizim ekip

9 Mart sabahı saat 06:30’ dan sonra

Maslak İspark’ ta toplaşmaya başladı.

06:45’ de de ekip tamamlanıp yola

koyuldu.

Yol üzerinden geri kalan ekibi de alarak

İstanbul’ u ardımızda bıraktık.

Çoluk çombalak çıktığımız gezi de

bebeler de yolculuğumuz şenlendirdi.

Fırsat bu fırsat bebeleri sevdik :)

Off road aracı sürmekten yorulan Cenk

arkadaşımız da bebe araması sürmenin

tadına vardı.

Keyifli bir yolculuğun ardından Edirne’

de bizi Murat Timurçin arkadaşımız

karşıladı. Minik oğluşu Yalın ve sevgili

eşi de bizleri yalnız bırakmadılar. Otobüsümüz,

Murat’ ı takip ederek Karaağaç’

taki Lalezar restaurant’ a vardı.

Yolda ayakkabıları kemirmeye başlayacaktık

ki, zor bela vardık mekana.

Yalnız nasıl acıktıysak o yol bitmek

bilmedi.

Açlıktan kan sekerimiz düştüğü için

hafif asabi vaziyetteydik, üzerine bir de

mekanın garsonlarının large tavırları

eklenince ekipten bazı arkadaşların

şalter attı. Neyse ki kimse kimseyi

yemedi. O yüzden bu mekanı gidecek

olan arkadaşlara tavsiye etmiyoruz.

Mekanın müşterilere karşı tutumunu

değiştirmesi lazım.

Kahvaltı ve mekan çalışanları kötü

olsa da Meriç Nehri manzarası muhteşemdi.

Kahvaltıdan sonra dışarıda çaylarımızı

içip fotoğraf çekildik. Sonrasında da

yediklerimizi sindirip Meriç Nehrini izlemek

için Meriç Köprüsünde minik bir

yürüyüş yaptıık. Yalnız hava o kadar

soğuktu ki köprünün yarısını yürüyüp

geri döndük.

Meriç Köprüsü, Edirne - Karaağaç

yolunda, Meriç Nehri’nin üzerinde.

1842’de Abdülmecit zamanında yapımına

başlanmış 1847’de bitirilmiş. 263

m. uzunluğunda. 7 m. genişliğinde.

marketing europe & anatolia / 43


Gezi

13 ayak üzerinde. 12 sivri kemerli bir

taş köprü olup yanlara doğru eğimlidir.

Ayaklar arasında ayrıca boşaltma gözleri

de bulunmakta. Ortasındaki yazıtlı

köşkü mermerden. Daha önce kubbesinde

güneş motifi bulunduğu bilinir.

Tekrar otobüse doluşup Karaağaç Tren

İstasyonu’ na vardık.

Karaağaç İstasyonu, Edirne’nin Karaağaç

kasabasında bulunan ve II. Abdülhamit

devrinde yaptırılan istasyon

binası. Edirne Tren Garı olarak inşa

edilmiş olan bina günümüzde Trakya

Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi

olarak kullanılıyor.

Edirne Tren Garı, İstanbul’daki Sirkeci

Garı örnek olarak yapılmış gar binalarından

biri. Şark Demiryolları Şirketi

adına Mimar Kemalettin Bey tarafından

neoklasik üslupta inşa edilmiş. Üç

katlı, dikdörtgen planlı ve 80m. uzunluğunda

bir yapı. İstanbul’u Avrupa’ya

bağlayan demiryolunun en önemli

istasyonlarından birisi imiş.

Bu eski tren bizi direk çocuk moduna

soktu.

Ve burada trene ne kadar hasret kaldığımızı

farkettik. Resmen istila ettik

treni :)

Edirne Tren Garı

olarak inşa edilmiş

olan bina günümüzde

Trakya Üniversitesi Güzel

Sanatlar Fakültesi olarak

kullanılıyor.

Trenin altında girdik üstünden çıktık.

Kurcalamadığımız yeri kalmadı :)

Bir Titanik değil. (“bir Alex değil” repliğinden

aklıma geldi :) )

Bizimkiler gayet mutlu mesut.

Trenin ihtişamı karşısında Lozan Anıtı

pek ilgi görmedi tabii.

Bu müze ve anıt, Trakya Üniversitesinin

öncülüğü ile Rektörlük Kampüsünün

bulunduğu Karaağaç semtinde

kurulmuş. Lozan Zaferi ve dünya barışını

simgeleyen anıt, yanında “Lozan

ve İsmet İnönü’ belgelerini sergileyen

müze ile birlikte önemli bir ziyaret noktası

olmuş ama o soğukta bizden pek

ilgi göremedi.

Trende epey vakit geçirdikten sonra

çil yavrusu gibi dağılan grubu İzzet

ağabey topladı ve donmadan önce

otobüse bindik.

Sıra da Sarayiçi var.

Sarayiçi’ ne vardığımızda rüzgar iyice

artıp bizi epey üşüttü. Ona rağmen

pehlivan heykellerini görmeden geçmedik.

Hızlı adımlarla yürüyüp eskiden Edirne

Sarayı olarak anılan bölgeye geldik.

Sol tarafta bulunan Balkan Şehitliğini

44 / marketing europe & anatolia


Gezi

Selimiye Camii,

yerden yüksekliği 43.28 metre

olan 31.30 metre çapındaki

kubbesiyle ilgi çekiyor.

Kubbe, 6 metre genişliğindeki

kemerlerle birbirine bağlanan 8

büyük payeye oturuyor. Mimar

Sinan’ın yarattığı 8 dayanaklı

cami planının en başarılı örneği.

ziyaret ettik.

1912-1913 Balkan Savaşında kutsal

vatan topraklarının savunulması

uğruna can veren asker-sivil 300 bini

aşkın şehidimizle 1913 yılında Edirne

Sarayiçi’nde aç bırakılarak ölüme terk

edilen 20 bin şehidimizin yüce anılarını

yaşatmak amacıyla yapılmış :)

Soğuk sebebiyle hızlıca dolaşıp Adalet

Kulesinin oraya geri döndük.

Adalet Kasrı (Kulesi), Kanuni Sultan

Süleyman tarafından 1561 yılında

Mimar Sinan’a yaptırılmış. Zeminle

beraber dört katlı olup üst katında

mermer fıskiyeli bir havuz bulunuyor.

Divan-I i-Hümayun (Bakanlar Kurulu)

ve Yargıtay olarak kullanılmaktaymış.

Sarayiçi’ ni de hızlıca gezdikten sonra

tekrar otobüsümüze binip Edirne’ nin

merkezine vardık. Öncelikle Selimiye

Camii’ ni gezdik.

Mimar Sinan‘ın 80 yaşında yarattığı

ve “ustalık eserim“ diye nitelediği yapıt

olan Selimiye Camii, Osmanlı-Türk

mimarlık tarihinin olduğu kadar, dünya

mimarlık tarihinin de başyapıtları arasında

gösterilme. Edirne’nin ve aynı

zamanda Osmanlı Döneminin simgesi

olan cami; 1569-1575 yılları arasında

II. Selim’in emriyle yaptırılmış. Çok

uzaklardan dört minaresi ile göze

çarpan yapı, kurulduğu yerin seçimiyle

Mimar Sinan’ın aynı zamanda usta bir

şehircilik uzmanı olduğunu da gösteriyor.

Kesme taştan yapılan cami iç

bölümüyle 1620 metrekare, tümüyle

ise toplam 2475 metrekarelik bir

alanı kaplamakta. Selimiye Camii,

yerden yüksekliği 43.28 metre olan

31.30 metre çapındaki kubbesiyle ilgi

çekiyor.

Kubbe, 6 metre genişliğindeki kemerlerle

birbirine bağlanan 8 büyük

payeye oturuyor. Mimar Sinan’ın

yarattığı 8 dayanaklı cami planının

en başarılı örneği. Caminin 3.80 cm

çapında, 70,89 m yüksekliğindeki

marketing europe & anatolia /45


Gezi

üçer şerefeli dört zarif minaresi var.

Giriş yönündeki her şerefeye ayrı ayrı

yollardan, diğer ikisine ise tek yolla

çıkılmakta.

Cami, mimari özelliklerinin erişilmezliği

yanında taş, mermer, çini, ahşap ve

sedef gibi süsleme özellikleriyle de

son derece önemli. Mihrap ve mimberi

mermer işçiliğinin başyapıtlarından.

Ortasındaki 12 mermer sütuna oturan

müezzin mahveli, altın varaklı edirnekari

kalem işleriyle klasik dönemin

en güzel örneklerinden. Yapının çini

süslemelerinin, Osmanlı ve dünya sanatında

ayrı bir yeri var. 16. yy. çiniciliğinin

en güzel örnekleri olan bu çiniler,

sıratlı tekniğinde olup İznik’te yapılmış.

Selimiye Camii’nin taş duvarlarla çevrili

geniş dış avlusunda, Dar-ül- Sübyan,

Dar-ül-Kurra ve Dar-ül-Hadis yapıları

bulunmakta. Bu yapılardan Dar-ül-

Hadis bölümü Türk-İslam eserleri

müzesi olarak kullanılmakta. Dar-ül

Kura bölümü ise Vakıf Eserleri müzesi.

Cami terasının altında yer alan

Arasta çarşısı, III.Murat zamanında

Selimiye’ye gelir sağlaması amacıyla

yaptırılmış. İlk sırası Mimar Sinan

tarafından yapılmış, daha sonra Mimar

Selimiye Camii’nin

taş duvarlarla çevrili

geniş dış avlusunda,

Dar-ül- Sübyan, Dar-ül-Kurra

ve Dar-ül-Hadis yapıları

bulunmakta.

Davut Ağa tamamlamış.

Bu muhteşem camiyi de gezdikten

sonra hemen aşağısında ki Eski Cami’

ye çevirdik rotayı.

Eski Cami (Cami-iAtik – Ulu Cami),

Edirne’de Osmanlılardan günümüze

ulaşmış en eski anıtsal yapı. 1403’te

Emir Süleyman zamanında yapımına

başlanmış, Çelebi Sultan Mehmet

zamanında 1414’de bitirilmiş. Mimarı

Konyalı Hacı Alaeddin, kalfası ise

Ömer İbni İbrahim. Çok kubbeli “Ulu

camiler’ tipine giriyo. Mermer kapısı

ve iç kısımdaki dekoratif yazı örnekleri

dikkat çekici.

Edirne mimari eserler olarak çok zengin

bir şehir. Bizim gezemediğimiz Üç

Şerefeli Cami de örnek eserlerden biri.

Onu gezemesek de biraz bilgi verelim.

Üç Şerefeli Cami, 1433-1447 yılları

arasında. II.Murat’ın yaptırdığı Cami

Osmanlı Sanatının erken ve klasik

dönem üslubu arasında yar alıyor.

Burada ilk kez uygulanan bir planla

karşılaşılma. 24 m. çapındaki büyük

merkezi kubbe, ikisi paye, dördü duvar

paye olmak üzere altı dayanağa oturuyor.

Yanında daha küçük ikişer kubbe

ile örtülü kare bölümler var. Yapı, bir

46 / marketing europe & anatolia


Gezi

yenilik olarak enine dikdörtgen bir yapı.

Böylece enine gelişen mekana ulaşılmak

istenmiş. Bu planı Mimar Sinan

İstanbul camilerinde daha gelişmiş

biçimiyle uygulamış. Ayrıca, Osmanlı

mimarisinde revaklı avlu ilk kez bu camide

kullanılmış. Avlunun dört köşesine

minareler yerleştirilmiş. Üç Şerefeli

Cami, bu özellikleriyle sonraki camilere

öncü olan anıtsal bir yapı. Revak

kubbelerindeki özgün kalem işleri

Osmanlı camilerindeki en eski örneklerden.

Camiye adını veren üç şerefeli

anıtsal minare, 67,62 m. yüksekliğinde.

Her şerefeye ayrı yollardan çıkılıyor.

Minare kırmızı taştan zikzaklar ve ak

karelerle devinim kazanmış.

Veeee, sıra geldi gezinin amacına :)

Buz tutmuş burunlar ve ellerle hızlı

hızlı Bizim Ciğer’ e attık kendimizi.

Hemen bizim için ayrılmış en üst kata

çıktık. Üst kata sığmayınca bir kaç

tehlikeli şahış alt kata oturmak zorunda

kaldı. Zaten ne olduysa ondan sonra

oldu. Ciğerler bir türlü gelmek bilmedi.

Meğer bu tehlikeli kişiler alt katta

porsiyon porsiyon ciğerleri mideye

indiyormuş. Dolayısıyla da yukarıdaki

ekip beklemekten zafiyet geçirdi :)

Masaya önce acı biber ve yoğurt geldi.

Yoğurt muteşem görünüyordu ve biz

hemen girişip 1 dakikada hallettik

Edirne ve Trakya

tarafında bol bol

badem ağacı var. Biz de

bu ağaçların nimetlerinden

yararlanmak için

Kahkecizade’ ye

uğradık tabii :)

Önce bir kaç çeşidin tadına

bakıp gevezelik ettik. Sonra da

badem ezmelerimizi alıp

sahlep içmeye gittik.

yoğurdu. Ardında da nefis kelle çorbası

geldi :)

Bir süre bekledikten sonra beklenen an

geldi.

Ciğeri çok seven biri olaraktan tadına

mest oldum. Nerede İstanbul’daki ciğer

nerede bu. Porsiyonlar fazla bir kere.

Bu arada ciğer severlere de bir mekan

önereceğim parantez içinde (Kadıköy’

deki Deniz Yıldızı. Çok güzel yaprak

ciğer yapıyorlar. Yanına rakı veya bira

da eşlik edebiliyor. Sıkıntı yok)

Karnımızı doyurduktan sonra hepimiz

dışarı salındık. Fakat hava o kadar

soğuktu ki kimse şehri gezmemiş.

Ya da Bedesten’ e ya da pastanelere

sığınmış ekip.

Edirne ve Trakya tarafında bol bol

badem ağacı var. Biz de bu ağaçların

nimetlerinden yararlanmak için Kahkecizade’

ye uğradık tabii :) Önce bir kaç

çeşidin tadına bakıp gevezelik ettik.

Sonra da badem ezmelerimizi alıp

sahlep içmeye gittik.

Gezi soğuk sebebiyle tahminimizden

bir saat önce bitti ve otobüste toplanıp

yola koyulmak için hocamızın da

rızasını aldık.

Veeeee, hayırlısıyla yola koyulduk.

Benim son derece eğlenip keyif aldığım

bir gezi oldu. Dönüşte de hala

oldum. O gece minik bir yeğenim oldu.

İnşallah yine bu güzel insanlarla farklı

geziler yapmak kısmet olur :)

marketing europe & anatolia / 47


Kültür - Sanat

GalataPerform’un yeni oyunu “Dil”...

GalataPerform’un yeni oyunu “Dil” 22 Mart’tan itibaren her

Perşembe, Cuma ve Cumartesi akşamları 20:30’da izleyici

ile buluşuyor. GalataPerform’un kaybolmak üzere olan

bir sosyal sınıfın gündelik hayatını grotesk bir çerçevenin

içinden anlatan yeni oyunu ‘Dil’ 22 Mart’ta başlıyor! Gündelik

dille pop kültür dilini, tüketim diliyle politik dili ustaca

melezleyen oyun yarattığı fantastik atmosferde toplumun

tüm kayıplarının izini sürüyor…

GalataPerform tarafından 2006 yılından itibaren yürütülen

Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi kapsamında gerçekleşen

oyun yazarlığı atölyesinin katılımcılarından Şenay

Tanrıvermiş’in yazdığı oyun bu yıl GalataPerform’da sahneleniyor.

Orta sınıf bir ailenin yaşadığı modern bir apartman dairesi,

günlerden sanki bugündür. Oyunun başrol kişisi Arzu

30’larının sonunda hoş bir hanımdır. Marrylou ipek kaşmirli

parmaksız eldiveninin tekini kaybetmiş, hiç durmadan onu

aramaktadır. Bir süre sonra oyunda beliren ve oğlu olduğunu

anladığımız Yiğit’le annesi arasında tüketim, merkeziyetçilik,

şehirleştirme çılgınlığı üzerine gerçeküstü ama

bir yandan bir

o kadar da gerçekçi

anlamda

bir oyunun içine

gireriz.

Orta sınıf bir

ailenin şehir

merkezindeki

yaşamı, tüketim

dışında her şeyi

ötekileştirdiği,

aşağıladığı ve

yok saydığı ortamları,

aslında

kendi içinde

gerçek bir dram

içermektedir.

Özlem Saraç, Şirvan Akan ve Sezer Arıçay’ın yer aldığı

oyunun yönetmenliğini Yeşim Özsoy Gülan yapıyor.

“Kids’ Lab” projesi...

BASF’nin, çocuklara

kimyayı sevdirme misyonuyla

hayata geçirdiği

Kids’ Lab projesi, küçüklerin

yoğun ilgisiyle devam

ediyor. Çocukların özel

eğitmenler eşliğinde, interaktif

deneyler yapmasına

imkan tanıyan Kids’ Lab

Mart ayında İstanbul Modern’de 6-12 yaş arası çocuklarla

buluşmaya basladi. Yıl boyunca devam edecek ve

her ay 4 gün düzenlenecek etkinliğin ikinci fazı 23-27

Nisan tarihleri arasındagerçekleşecek.

BASF, geçen yıl 6 bin çocuğun kimya ve bilimle tanıştığı

Kids’ Lab’te bu yıl da 5 bin çocuğu ağırlamayı hedefliyor.

Kids’ Lab, her ayın 4 günü İstanbul Modern’de,

çocukların özel eğitmenlerle gerçekleştireceği deneylere

ev sahipliği yapacak. Kids’ Lab’te ilk olarak suyun

depolanması (water storage) deneyi yapılacak ve

yıl içinde çocuklara yepyeni deneyler yapma fırsatı

sunulacak.

“Aşk-ı Nebi” sergisi...

Diyanet İşleri Başkanlığı,

2014 yılı Kutlu Doğum Haftası

etkinlikleri kapsamında

Kültür ve Turizm Bakanlığı

ile ortaklaşa büyük bir sergiye

imza atacak. Bugüne kadar

bir arada sergilenmemiş

eşsiz değerdeki eserler, Ülker

markasını da bünyesinde

barındıran Yıldız Holding

sponsorluğunda, “Hicaz’dan İstanbul’a Hz. Peygamber

Sevgisi” temasıyla hazırlanan “Aşk-ı Nebi” sergisinde

sanatseverlerle buluşacak.

Hz. Peygamber’in doğumunun 1443. yılında, 2014 yılı

Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında, ‘Hicaz’dan

İstanbul’a Hz. Peygamber Sevgisi; Aşk-ı Nebi Sergisi’

Topkapı Sarayı Enderun Hazine Koğuşu ve Ayasofya’da

olmak üzere iki aşamalı olarak gerçekleştirilecek. 8 Nisan

Salı günü Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Emrullah

İşler, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ve Diyanet

İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in katılımıyla

resmi açılışı yapılacak olan sergiler 15 Temmuz’a kadar

açık kalacak.

48 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

İnternetin son fenomenleri...

Hayatın farklı yollarından yürüyen, farklı yerlerden gelen,

farklı yeteneklere sahip dört adamın bir tesadüfle birleşip

kurdukları The Piano Guys grubu, 11 Nisan’da Zorlu Center

PSM’de İstanbul seyircisine unutulmayacak bir konser

deneyimi yaşatmaya geliyor. İsmini, Utah’daki bir piyano

mağazasından alan The Piano Guys grubu, bir piyano mağazası

sahibi, bir video-grafiker, bir piyanist ve bir çellistten

oluşuyor. Eski şarkılara yeni bir ekleme, yeni şarkılara

klasik bir dokunuş yapmayı seven grup, klasik müzik, film

notaları, rock ve pop müziğin eklektik bir karışımı olan ve

kıyas kabul etmeyen, kendilerine özgü bir stil yaratıyor.

The Piano Guys grubu, hobi amacıyla yaptıkları videolarını

internete yükledi ve kısa zamanda bir fenomen haline

geldi. Grubun videoları, 1 milyon 800 binden fazla abonesi

olan Youtube kanalından, bugüne kadar 90 milyondan fazla

görüntülendi. Facebook’ta da 600 bini aşkın takipçiye

ulaşan The Piano Guys, kitleleri etkisi altına alan özgün

stilini 11 Nisan akşamı Zorlu Center PSM’de İstanbullularla

paylaşmaya geliyor. Grup ayrıca, Türkiye’deki dinleyicilerine

bir sürpriz yapmaya hazırlanıyor.

“Sizin Perşembeniz”...

Kültür ve sanat etkinliklerini geniş kitlelere ulaştırmak için

bugüne kadar pek çok farklı projeyi destekleyen Yıldız Holding,

İstanbul Modern’in “Sizin Perşembeniz” uygulamasının

da destekçisi oldu. Uygulama kapsamında, Perşembe

günleri ziyaretçiler İstanbul Modern’i Yıldız Holding’in desteği

ile ücretsiz gezebilecek.

İstanbul Modern, sanatı her kesimden ziyaretçinin kültürel

yaşamının bir parçası yapma amacıyla, Perşembe

günleri kapılarını ücretsiz olarak tüm ziyaretçilere açıyor.

Yıldız Holding’in desteği ile, Türkiye’de ikamet eden herkes,

her perşembe 10.00-20.00 saatleri arasında İstanbul

Modern’deki tüm sergileri ücretsiz olarak gezebilecek, etkinliklere

katılabilecek, film gösterimlerini ücretsiz izleyebilecek.

Sizin Perşembeniz Sanatçı Atölyeleri; sanatçıların yaratım

süreçlerini ve sanatsal deneyimlerini katılımcılarla paylaştıkları

atölye çalışmaları, kısa söyleşiler ve sanat uygulamalarından

oluşuyor. Bu etkinliklerle ziyaretçilerini müzeyi,

sanat yapıtlarını ve sanatsal üretim süreçlerini keşfetmeye

davet eden İstanbul Modern, aynı zamanda sanatçıları

tanıyarak, onlarla birlikte üretmenin kazandıracağı zengin

deneyime kapı açıyor.

marketing europe & anatolia / 49

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!