26.03.2017 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 031

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

marketing europe & anatolia

Tarih: Temmuz 2014 Sayı: 31

retorik

Koltuk

sevdası...

kelebeğin

fırtınası

Cumhur

seçimin

farkında mı?

GameOn

sayfalarımız başladı...


İçindekiler

Sayı:31 Tarih: Temmuz 2014

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon Reklam ve

Yayıncılık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.

e-mail: eksantrik@eksantrik.com

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvin@eksantrik.com

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Ekim Sölemez

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

İlan Rezervasyon

Ayşe Yılmaz

Yayın Türü

Süreli Yayın

marketing

europe & anatolia

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

Feneryolu Mh. Fahri Açan Cad.

Deniz Ap. No: 21 /15

Kadıköy - İstanbul - Tr.

Tel: +90 555 233 24 41

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon Reklam ve Yayıncılık Hizmetleri

San. ve Tic. Ltd. Şti. aittir. Tamamı ya

da bir bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara, makalelerdeki

görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

mobil: http://m-mea.eksantrik.com

http://www.facebook.com/meadergi

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Kısa Kısa 04 - 07

Yeni Ürünler 10 - 11

Medya Dünyası 12 - 13

Röportaj 14 - 17

kelebeğin fırtanası 19

Reklam Dünyası 20 - 21

Röportaj 22 - 26

retorik 29

Kampanyalar 31 - 39

Gezi 40 - 45

Game On 46 - 49

Kültür Sanat 50 - 51

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

Biz hep buradayız...

Bilenler biliyor. Beş kuruş geliri olmadan iki yılı aşkın süredir yayınlanan marketing

europe & anatolia'nın arkasındaki güç, Eksantrik Prodüksiyon.

Eksantrik Prodüksiyon'u ilk kurduğumuz yıllarda çok heyecanlıydık. O güne kadar

yapım şirketlerinin reklam ajanslarına yönetmen showreellerini kah VCD, kah VHS,

kah DVD karman çorman sunduklarını görüyorduk.

Biz uluslarası yönetmenlerden anlaştığımız seçme kadromuzun showreellerini

menülü DVD'lerle takım halinde sunduk. Büyük bir ajansın ajans prodüktörü, bizi

siz de nerden çıktınız diyerek karşıladı. Başka büyük bir ajansın ajans prodüktörü

ki sonra kendisi rakip bir prodüksiyon şirketinde yönetmen oldu, Traktor ile çalışan

Fransız yönetmenlerden bir seçkiyi kendisine sunduğumuzda "bunlar Avrupai değil"

dedi. Sonra gerçek amacını anladık.

Nitekim biz de aç kalmadık. Kah yurt dışından, kah ülkemizden reklamcılığı bilerek

yapan kurumlardan aldığımız işlerle ayakta kaldık. Ancak anladık ki, birkaç kurum ve

kişi dışında reklam sektörü, hasbel kader sektöre girmiş ve ahbap çavuş ilişkisiyle

varlıklarını sürdüren cahiller ordusundan oluşuyor.

O nedenle sektörde hak ederek yer alan gerçek reklamcıları çok önemsiyoruz. Bu

sektör ve ekonomi ayakta kalacaksa gerçek reklamcıların tecrübe ve çalışmalarıyla

ayakta kalacak. Olumsuz örneklerin çokluğu ve pervasızlığı, reklamcılığın gerçek

değerlerini küstürmesin diye biz elimizden geleni yapmaya hazırız.

Birlikte daha güçlü olalım. Hem müşteri, hem ajans, hem de prodüksiyon şirketleri

için bol kazançlı, kaliteli işlere imza atalım diye biz hep burada olacağız.

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

Akdeniz Reklamcılar Derneği’nde bayrak değişimi...

ARD (Akdeniz Reklamcılar Derneği) seçim heyecanı yaşadı.

Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan Genel Kurul

Toplantısı’nda yapılan seçimle derneğin yeni başkanı,

Necdet Alkandemir oldu.

Akdeniz Reklamcılar Derneği, yeni başkanını seçti. Yapılan

Genel Kurul Toplantısı’nda Necdet Alkandemir, 2

yıldır sürdürdüğü başkanlık görevini Himmet Öcal’dan

aldı. Graphx Ajans Başkanlığı olan Necdet Alkandemir,

ARD’nin de kurucu üyelerinden.

Yapılan seçiminin ardından

ARD’nin yeni yönetim kurulu şu

isimlerden oluştu: Başkan Yardımcısı

Serdar Karatepe (Panama

Creatı̇ ve Agency), Yönetim Kurulu

Üyesi Serkan Binici (Turuncu

Ajans), Sayman Kunt Hepyücel

(Fı̇ krı̇ bı̇ r Ajans), Genel Sekreter

Emel Erçiftçi (NBE Reklam).

Yeni yönetim kurulu, seçimin ardından

toplanarak, ARD’nin yeni dönem

plan ve stratejilerini belirledi.

Yönetim, bu plan çerçevesinde ARD’nin 10. yılında sektörün

gelişmesi ve eğitimi ile ilgili projeler üretmek için çalışmalarına

başladı. Temel stratejisini Antalya’nın tanıtımı

ve marka değerinin yükseltilmesi olarak belirleyen yönetim

kurulu, bu plan doğrultusunda kente katkı sağlamak isteyen

tüm kurum, kuruluş, STK ve kişilerle birlikte çalışma

ve işbirliği içinde hareket etme kararı aldı.

Doğrudan Satış Derneği’nin yeni başkanı...

1994 yılında kurulan Doğrudan Satış Derneği’nin yeni

başkanı Oriflame Türkiye Genel Müdürü Kemal Kaya

oldu. Kaya, önümüzdeki üç yıl boyunca 800 binden fazla

doğrudan satış temsilcisinin yer aldığı sektörde, dernek

başkanlığı görevini sürdürecek.

Ürün ve hizmetlerin sabit bir perakende noktası olmadan

tüketiciye satılması anlamına gelen “doğrudan satış” yöntemi,

zaman içinde kozmetikten kişisel bakıma, zinde

yaşam ve beslenme destek ürünlerinden ev bakım ve

teknolojilerine kadar farklı ürünlerin ve hizmetlerin satıldığı

dev bir sektöre dönüştü. Türkiye’de son yıllarda sürdürülebilir

bir büyüme kaydederek 800 binden fazla bağımsız

satış temsilcisi ile 1 milyar TL’ye yaklaşan ciroya ulaşan

Doğrudan Satış Sektörü, hem yarattığı katma değer hem

de sunduğu istihdam imkânlarıyla en hızlı büyüyen sektörler

arasında yer alıyor.

Doğrudan satışı geliştirmek, sektör içinde en üst düzeyde

iş ahlakı prensipleri oluşturup korumak ve toplumun

doğrudan satış konusundaki bilgi ve güvenini arttırmak

amacıyla 1994 yılında kurulan Doğrudan Satış Derneği’nde

bayrak değişimi gerçekleşti. Sektörde iki dönem başkanlık

yapan Amway’den sonra Türkiye Doğrudan Satış Derneği

Başkanlığı sırası Oriflame’e geçti. Doğrudan Satış

Derneği’nin yeni başkanı Oriflame Türkiye Genel Müdürü

Kemal Kaya oldu. Kaya, önümüzdeki üç yıl boyunca

dernek başkanlığı görevini sürdürecek.

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Geleceğin Kadın Liderleri Projesi...

KAGİDER ve Sanofi Türkiye işbirliğiyle hayata geçirilen, genç

kadınların toplum ve iş hayatındaki konumlarını güçlendirmeyi

hedefleyen Geleceğin Kadın Liderleri Projesi’nin 5. dönem

eğitimleri başlıyor.

Geleceğin Kadın Liderleri projesi, genç kadınların işgücüne

katılım süreçlerini kolaylaştırarak, onların toplum ve iş hayatındaki

hedeflerine ulaşmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Proje

kapsamında katılımcıların profesyonel iletişim ağlarının genişletilmesi,

teknik eğitimlerinin yanı sıra işgücüne katılımlarının

da sağlanması, sosyal duyarlılıklarının geliştirilmesi hedeflenirken,

çeşitli eğitimler ve danışmanlık desteği de veriliyor.

20-25 yaş arasındaki yeni mezun genç kadınlar için pratik bilgiler

Üniversite son sınıf öğrencisi veya yeni mezun, 20-25 yaş arası

genç kadınların katılımına açık olan Geleceğin Kadın Liderleri

projesi kapsamında düzenlenen dört günlük eğitimler süresince

katılımcılara özgeçmiş yazma, iş aramada teknolojinin kullanımı,

mülakat simülasyonları gibi işe alım sürecinde çok faydalı olacak

pratik bilgiler aktarılıyor. Genç kadınlar ayrıca hedef belirleme,

iş ahlakı, etkin iletişim, kariyer planlaması gibi iş hayatlarına yön

verecek dersleri de içeren bir eğitimden geçerek bankacılık, sağlık,

telekomünikasyon, reklamcılık, hızlı tüketim gibi farklı sektörlerin

temsilcilerinden, o sektörlerle ilgili doğrudan bilgi alma

şansına da sahip oluyor.

Sertifika alan genç kadınlara 6 ay mentorluk desteği

Dört günlük eğitimini tamamlayarak sertifika alacak tüm genç kadınlara,

iş arama süreçlerinde altı ay boyunca KAGİDER ve Sanofi

Türkiye tarafından mentorluk desteği de verilecek. Son dört

yılda toplam 259 genç kadın, Geleceğin Kadın Liderleri Projesi

kapsamında sertifikasını teslim aldı. Projeye dahil olmak isteyen

genç kadınlar, 01 Ağustos 2014 tarihine kadar

www.geleceginkadinliderleri.org adresindeki formu doldurarak

başvurularını yapabilecek.

Unilever, genç girişimciler arıyor...

OMO, Algida, Lipton, Dove gibi markaların üreticisi Unilever,

genç girişimcileri sürdürülebilirlikle ilgili sorunlara

çözümler bulmaya çağırdığı ‘Unilever Sürdürülebilir Yaşam

Genç Girişimciler Ödülü’nü düzenliyor.

Tüm dünyada gençleri, çevresel etkileri azaltan, sağlık

ve esenliği artıran, yaşam koşullarını iyileştiren, sürdürülebilir

ürünler ve hizmetlerle ilgili fikir geliştirmeleri için

teşvik eden yarışmaya başvurular, 1 Ağustos’a kadar

devam edecek. Ekim ayında açıklanacak 7 finaliste, toplamda

200.000 Euro’yu aşan finansman desteği ve özel

danışmanlık hizmeti verilecek.

Finalistler arasından seçilecek ve ‘Galler Prensliği Sürdürülebilir

Yaşam Genç Girişimci Ödülü’nün sahibi olacak

genç girişimci ise Ocak 2015’te açıklanacak.

Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ‘Unilever Sürdürülebilir

Yaşam Genç Girişimciler Ödülleri 30 yaş ve altı gençlerin

katılımına açık olarak gerçekleşiyor. Yarışma, çeşitli

uygulama ve davranış değişiklikleri aracılığıyla, çevresel

etkileri azaltan, sağlık ve esenliği artıran, yaşam koşullarını

iyileştiren, sürdürülebilir ürünler ve hizmetlerle

ilgili fikirleri bulmaya odaklanıyor.

Kazanana 200.000

Euro finansman ve rehberlik

desteği

Cambridge Üniversitesi

Sürdürülebilir Liderlik

Enstitüsü ortaklığında

ve Ashoka işbirliğiyle

gerçekleştirilen ‘Unilever

Sürdürülebilir Yaşam

Genç Girişimciler

Ödülü’nde, finale kalan

7 gence toplamda 200.000 Euro’yu aşan finansman desteği

ve özel rehberlik hizmeti verilecek. Yarışmanın kazananı

aynı zamanda Galler Prensi Charles’ın himayesinde

verilen ‘Galler Prensliği Sürdürülebilir Yaşam Genç Girişimci

Ödülü’nün sahibi olacak.

Son başvuru tarihi 1 Ağustos 2014 olan yarışma ile ilgili

diğer tüm detayları öğrenmek ve başvuru yapmak için

www.changemakers.com/sustliving2014adresini ziyaret

edebilirsiniz.

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

TrafiCaps yarışması…

Trafikte

Sorumluluk

Hareketi’nin, ülkemizdeki trafik

güvenliğine dikkat çekmek

amacıyla düzenlediği TrafiCaps

yarışmasının kazananları belli

oldu.

Ulaştırma, Denizcilik ve

Haberleşme Bakanlığının

koordinasyonunda, TÜVTÜRK

Araç Muayene İstasyonları’nın

desteğiyle ve ilgili paydaş

kuruluşlarla iş birliği içinde

yürütülen Trafikte Sorumluluk Hareketi (TSH) projesi, hedef

gruplarda trafik güvenliği ve bireysel sorumluluklar konusunda

farkındalığı geliştirmeyi amaçlıyor.

Değerlendirme sonucunda, Çağlar Özkahyalar birinci, Samet

Yıldız ikinci, Burak Kalsın da üçüncü oldu. Kazananlar, Samsung

Galaxy Note 3, Apple iPad 4 ve Nokia Lumia 925 ile ödüllendirildi.

Trafikte Sorumluluk Hareketi’nin Facebook sayfasında (trafik.

hareketi) trafik.hareketi’nde sergilenen caps’lerden en çok

beğeni alan caps’in sahibi Pelin Balkanlı da Samsung Galaxy

Note 3 sahibi oldu.

Sana ve Becel’in

tercihi de Edelman oldu...

Edelman, Türkiye pazarındaki

büyümesine hızla devam

ediyor. 2012 yılının Nisan

ayında Türkiye ofisini

açan ve iki yılda dev markaları

müşteri portföyüne katan

Edelman,2014 yılında

UnilevermarkalarındanDove’unPR ve dijital alanlarında

iletişim danışmanlığını üstlenerek, yeni yıla iddialı bir

giriş yapmıştı. Edelman Türkiye,Haziran ayında yaptığı

anlaşmayla, Unilever’ın margarin markaları Sana ve

Becel’e de iletişim danışmanlığı hizmeti vereceğini açıkladı.

Global olarak 35 ülkede, 26 yıla dayanan güçlü bir işbirliği

bulunan Unilever ve Edelman,bugüne kadar dünya

çapında birçok başarılı projeye imza attı. Dove markasının

ardından gıda sektörünün iki önemli markası, Sana

ve Becel’in de iletişim danışmanlığını üstlenen Edelman

Türkiye, böylece Türkiye’de de Unilever ile olan işbirliğini

güçlendirmeye devam ediyor.

Effect İletişim Grubu’nun

Yeni Müşterisi Toyota...

Küresel alanda faaliyet gösteren halkla ilişkiler ve iletişim kuruluşlarından

Burson-Marsteller’ın Türkiye temsilciliğini yürüten

Effect Halkla İlişkiler otomotiv sektörünün devlerinden Toyota

Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş’yi müşteri portföyüne kattı. Türk

otomotiv sektörüne ve ekonomisine yaptığı büyük yatırım ve

geri dönüşlerle faaliyetlerini sürdüren Toyota Otomotiv Sanayi

Türkiye A.Ş. aynı zamanda 2013 yılının ihracat Şampiyonları

arasında yer alıyor. Toyota’nın Avrupa’daki üretim merkezlerinden

biri olarak, ürettiği yüksek kaliteli araçları,dünyanın bir

çok noktasına ihraç eden şirket, yeni yatırım ve üretim hedefleri

ile Türkiye ekonomisine katkısını sürdürmeye devam ediyor.

Effect İletişim Grubu, kurumsal iletişim danışmanlığı, kriz

yönetimi, medya iletişimi, etkinlik yönetimi, finansal yönetim ve

halka arz iletişimi, marka iletişimi, uluslar arası halkla ilişkiler,

kurumsal sosyal sorumluluk yönetimi, sosyal medya yönetimi,

lüks ve sanat yönetimi ile iç müşteri alanlarında müşterilerine

hizmet veriyor.

Gri Creative’e

üç yeni müşteri...

Gri Creative, Romatem Fizik

Tedavi ve Rehabilitasyon

Hastaneleri, Deniz Yatırım

Ortaklığı A.Ş. ve Terakki Vakfı

Okulları’nı müşteri portföyüne

kattı.

markayı müşteri portföyüne kattı.

Dijital pazarlama çözümleri

sunan Gri Creative, üç yeni

Bundan sonraki dönemde; Romatem Fizik Tedavi ve

Rehabilitasyon Hastaneleri, Deniz Yatırım Ortaklığı A.Ş.

(Deniz GYO) ve Terakki Vakfı Okulları’na da hizmet vermeye

başlayacak Gri Creative; Romatem Fizik Tedavi

ve Rehabilitasyon Hastaneleri’ne kreatif, dijital ve sosyal

medya olmak üzere üç farklı alanda entegre iletişim

hizmetleri sunacak.

Deniz GYO ve Terakki Vakfı

Okulları’nın da dijital alanda tercih ettiği Gri Creative, bu

markaların web sitelerini hayata geçirecek.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

İllere Göre Bankacılık Verileri Açıklandı...

Türkiye Bankalar

Birliği’nin (TBB)

hazırladığı “Türkiye

Bankacılık

Sistemi’nde Seçilmiş

Göstergelerin İllere

ve Bölgelere Göre

Dağılımı” raporu ile

bankacılık sisteminin

2013 yılı haritası ortaya

çıktı. İl bazında

şube başına kredi

kullanımında Gaziantep

ilk sırada yer alırken; Türkiye’de kişi başına en çok ATM

düşen şehir Muğla oldu. Kişi başına kredi kullanımında ise

2013 yılında yüzde 22’lik artış yaşandı.

TBB, 2013 Aralık ayı bilgilerini baz alarak hazırladığı “Türkiye

Bankacılık Sistemi’nde Seçilmiş Göstergelerin İllere ve Bölgelere

Göre Dağılımı” raporunu kamuoyu ile paylaştı. Mevduat

bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarını kapsayan raporda,

“finansal erişim, hizmet, kişi başına kredi ve mevduat”a

ilişkin ayrıntılı sonuçlar yer aldı. Raporda Türkiye İstatistik

Kurumu (TÜİK) tarafından 2013 yılı için yapılan adrese kayıtlı

nüfus kayıt sistemi (ADNKS) bilgilerinden de faydalanıldı.

Türkiye’nin şube zengini ilçeleri Çankaya, Kadıköy ve Şişli

Rapora göre Türkiye’de 2013 yıl sonu itibariyle 81 ilde ve 928

ilçede toplamda 45 mevduat, kalkınma ve yatırım bankasına

ait 10 bin 942 şube bulunuyor. 3 bin 114 şubenin bulunduğu

İstanbul yüzde 29 oran ile en yüksek paya sahip bölge olarak

öne çıkıyor. 172 şube bulunan Kuzeydoğu Anadolu ise sahip

olduğu yüzde 2’lik oranla bölge sıralamasında en sonda yer

alıyor.

İlçe bazında şube bilgilerinin de paylaşıldığı raporda, ilçe

sınırları içerisinde bulunan 477 şube ile Çankaya ilk sırada.

Çankaya’yı, 318 şubeyle İstanbul’dan Kadıköy ve 280 şubeyle

Şişli takip etti. Raporda Türkiye genelindeki şubelerin yüzde

45’inin İstanbul, Ankara ve İzmir’de olduğu bilgisi de yer alıyor.

Sektörün istihdam verilerine de değinen rapora göre, 2013 yıl

sonu itibariyle Türkiye bankacılık sektörü 196 bin 735 kişiye

istihdam sağlıyor. Kişi başına en çok ATM’nin düştüğü il Muğla

Raporda, sektörün Aralık 2013 itibariyle yurtiçinde 38 bin 099

ATM’sinin, 2 milyon 421 bin 310 POS cihazının ve 2 milyon

212 bin 867 üye işyerinin bulunduğu belirtiliyor.

Bu veriler doğrultusunda, 10 bin 166 ile İstanbul’un en çok

ATM’ye, Bayburt’un ise 24 ile en az ATM’ye sahip şehirler

olduğu ortaya çıktı. İstanbul 640 bin 742 ile en çok POS

cihazının kullanıldığı şehir olarak da kayda geçti.

TÜİK ADNKS 2013 yıl sonu verilerine göre, 866 bin 665 nüfuslu

Muğla’da her 929 kişiye 1 ATM düştüğü tespit edildi. İlk sırada

yer alan Muğla’yı, her bin 274 kişiye 1 ATM ile 2 milyon 158 bin

265 nüfuslu Antalya takip ediyor. Nüfusu 14 milyon 160 bin 467

olan İstanbul’da ise bin 401 kişiye bir ATM düşüyor.

Toplam mevduatın yüzde 70’i, 3 büyük ilde toplanıyor

Nüfusa göre bankacılık hizmetlerine de değinilen raporda

İstanbul, “her 4 bin 545 kişiye 1 şube” ile ilk sırada yer aldı. İkinci

Muğla’da ise sektör, her 4 bin 608 kişiye 1 şube ile hizmet veriyor.

Türkiye nüfusunun yüzde 30’una sahip üç büyük il olan İstanbul,

Ankara ve İzmir’de, toplam mevduatın yüzde 70’i ve toplam kredilerin

yüzde 59’u bulunuyor.

Kredi ve mevduat kullanım artışında Ağrı ve Muş ilk sırada

2009 yıl sonuyla 2013 yıl sonu verileri karşlılaştırıldığında, kişi

başına mevduat oranının Muş’da yüzde 138 oranında artarak

459 TL’den bin 95 TL’ye; Ağrı’da ise yüzde 123’lük artışla 526

TL’den bin 176 TL’ye yükseldiği göze çarpıyor.

Aynı dönemlerin içerisinde kişi başına kredi oranındaki artış Türkiye

ortalamasında yüzde 188 olarak kayda geçerken; bu veriler

ışığında Muş, Hakkâri ve Ağrı’da talepler Türkiye ortalamasının

oldukça üzerinde. Kişi başına kredi kullanım miktarı Muş’ta yüzde

334’lük artış ile bin 634 TL, Hakkâri’de yüzde 300’lük artış ile

kişi başına bin 541, Ağrı’da ise yüzde 241’lik artış ile kişi başına

bin 706 TL olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ise kişi başına mevduat 2013 yılında 9 bin 576

TL’den 11 bin 506 TL’ye, kişi başına kredi ise 9 bin 532 TL’den

12 bin 501 TL’ye yükseldi. Reel olarak kişi başına mevduat 2013

yılında yüzde 12, krediler ise yüzde 22 oranında arttı.

Şube başına kredi kullanımında Gaziantep lider

Şube başına en yüksek mevduat verilerinin de paylaşıldığı raporda

İstanbul 137,4 milyon TL ile ilk sırada yer aldı. Şube başına

mevduatın en düşük olduğu il ise 19,2 milyon TL ile Ardahan

oldu. İstanbul, şube başına ortalama mevduatta ilk sırada yer

alan bölge olurken, Kuzeydoğu Anadolu 28,9 milyon TL ile son

sırayı alıyor.

İl bazında şube başına en yüksek kredi miktarında Gaziantep

129,9 milyon TL ile 128 milyon 183 bin TL’lik kredi miktarına sahip

İstanbul’u geçerek ilk sıraya yerleşiyor. 2009’dan bu yana

Gaziantep’in kredi kullanım oranı yüzde 288 artış göstererek,

yüzde 149 olan Türkiye ortalamasını neredeyse iki katına çıktı.

Şube başına en düşük kredi kullanım miktarına sahip il ise, 28

milyon 362 bin TL ile Bayburt’a oluyor.

884 milyar TL’lik mevduatın yüzde 37’si tasarruf kalemi

Raporda, yurtiçi şubelere ait mevduatın 2013 yıl sonu itibariyle

882 milyar TL (414 milyar dolar) olduğu belirtilirken; toplamdaki

884 milyar TL’lik mevduatın içinde tasarruf kalemlerinin 330 milyar

TL (yüzde 37) olduğu bilgisi de yer alıyor.

Bölgeler itibariyle bakıldığında, toplam mevduat içerisindeki en

yüksek payı yüzde 49 ile İstanbul’un aldığı dikkat çekti.

marketing europe & anatolia / 7


Yeni Ürünler

Samsung’dan 3D V-NAND’lı SSD...

Seul’de düzenlenen 2014 Samsung SSD Küresel Zirvesi’nde

tanıtılan yeni Samsung 850 PRO katı hal sürücüleri, yeni

bir performans düzeyine taşıyor. Samsung’un yeni SSD’si

Temmuz 2014’ten itibaren dünya genelinde 53 pazarda

ulaşılabilir olacak.

Tescilli V-NAND teknolojisine dayanan yeni 850 PRO, en

son teknolojilerin kullanıldığı kişisel bilgisayarlarda ve iş

istasyonları için son derece ideal. Samsung’un V-NAND

Su geçirmez Sony Walkman®

Sporu yaşam biçimi haline getiren müzikseverler, bu yaz,

su altında bile müzikten mahrum kalmayacak. Sony, fitness

meraklıları için spor salonunda, yürüyüş parkurunda, koşu

bandında, hatta havuz içinde bile rahatlıkla kullanılmak üzere

kompakt ve su geçirmez Sony Walkman® Giyilebilir MP3

Çalar NWZ-W273S’i tasarladı.

Sony Walkman® Giyilebilir MP3 Çalar NWZ-W273S, kristal

gibi net tiz sesleri ve derin basları, olağanüstü bir ses performansı

ile sunuyor. Sony’nin tüm üst düzey kulaklıklarında

bulunan güçlü sese ek olarak, destekleyici şekilde oturması

için yeni bir gerilim bandı da bulunduran oynatıcı ile birlikte

küçük, orta ve büyük kulaklıklar da veriliyor. Bu sayede Sony

Walkman® Giyilebilir MP3 Çalar NWZ-W273S, koşu, bisiklet

sürme veya yüzme sırasında güvenlik ve uzun süreli kullanım

konforu sağlıyor.

Yaklaşık 1.000 şarkı için 4 GB dahili bellek

Sony Walkman® Giyilebilir MP3 Çalar NWZ-W273S, hareket

halindeyken şarkıları oynatmak, dondurmak veya değiştirmek

ve kolaylıkla sesi ayarlamak üzere sezgisel kontrollere

sahip olacak şekilde tasarlandı. Yaklaşık 1.000 şarkı depolama

kapasitesine sahip 4 GB dahili belleği ile kullanıcılar

teknolojisi, tescilli bir dikey hücre yapısı içeriyor ve halihazırda

geleneksel flaş bellekte kullanılan düzlemsel NAND mimarisinin

getirdiği yoğunluk sınırlamasının aşılmasında yeni

bir dönemi temsil ediyor. Teknoloji bu şekilde önemli hız,

dayanıklılık ve enerji verimliliği iyileştirmeleri getiriyor.

Samsung Electronics Ürün Pazarlama Ekibi Kıdemli Başkan

Yardımcısı Unsoo Kim, yeni nesil SSD teknolojisi ile ilgili

olarak; “Samsung, yeni 850 PRO V-NAND SSD ile SSD

teknolojisinin gelişimi açısından önemli bir gelişmeye imza

atıyor. Üstün dayanıklılık, performans ve enerji verimliliği

sağlayan yüksek yoğunluklu SSD’lerle bu alandaki

liderliğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Müşterilere rakipsiz

bir performans sunan lider V-NAND SSD’ler sağlayarak,

inovatif bir bilişim ortamı oluşturmaya büyük bir önem veriyoruz”

dedi.

Sürücü, çalışırken ortam sıcaklığını koruyan ve aşırı

ısınmanın getirebileceği potansiyel veri kaybını önleyen

“Dinamik Sıcaklık Koruyucusu” özelliğine de sahip.Samsung

850 PRO, 128 gigabayt (GB), 256GB, 512GB ve 1 terabayt

(TB) depolama kapasitelerinde piyasaya sunulacak.

kolaylıkla DRM-siz müzik dosyaları ve şarkı listelerini sürükleyip

bırakarak Mac veya PC için iTunes®, Windows® Media

Player veya Windows Explorer üzerinden çalabiliyor. Sony

Walkman® Giyilebilir MP3 Çalar NWZ-W273S tam şarjlıyken

sekiz saate kadar şarkı çalabiliyor. Aynı zamanda kullanımı

kolay bir hızlı şarj fonksiyonu da sunuyor. Piliniz tamamen

bitmiş olsa bile sadece üç dakika boyunca şarj edilmesi halinde,

cihaz 60 dakikaya kadar müzik çalabiliyor. MP3 Çalar

NWZ-W273S’in 179 TL fiyatıyla satışta.

10 / marketing europe & anatolia


Yeni Ürünler

PlayStation®TV ...

Sony’nin E3 Fuarı’nda görücüye çıkardığı uygun fiyatlı

PlayStation®TV sistemi, ultra ince boyutları

(6,5cm × 10,5cm) ile bir televizyona bağlanabilen tüm PlayStation®

platformlarının en küçüğü olma özelliğini taşıyor. PS

TV ile kullanıcılar çeşitli oyunlara ve geniş PlayStation içerik

yelpazesine erişebilecek.

Sony Computer Entertainment Inc.,kullanıcıların çeşitli oyun

içeriklerinin ve PlayStation®4 (PS4TM) Remote Play’in

tadını evlerindeki televizyonlar üzerinde kolaylıkla çıkarmasını

sağlayacak olan PlayStation®TV’yi(PS TV),Kuzey

Amerika’nın en büyük video oyun fuarı olanE3 Fuarı’nda görücüye

çıkardı.Siyah renge sahip olacak olan PS TV, sonbaharda,

Kuzey Amerika, Avrupa ve Pal bölgesinde, bağımsız

sistem olarak piyasaya sürülecek.

Ürün, Kasım 2013’te, PlayStation®Vita TV (PS Vita TV) adı

altında Japonya ve diğer Asya bölgelerinde piyasaya sürülmüş

ve rahat, kullanılması kolay bir oyun sistemi arayan tüketiciler

arasında büyük rağbet görmüştü.

PS TV, ilk piyasaya sürüldüğü tarihten bu yana, sistem yazılım

güncellemeleri ve içerik iyileştirilmeleri ile sürekli olarak

geliştirildi. PlayStation®Vita (PS Vita) taşınabilir eğlence sistemi

ile aynı çip seti ve sistem yazılımının kullanıldığı PS TV,

ultra ince boyutları (6,5cm × 10,5cm) ile bir televizyona bağlanabilen

tüm PlayStation® platformlarının en küçüğü olma

özelliğini taşıyor. Kuzey Amerika, Avrupa ve PAL bölgesindeki

kullanıcılardan gelen talepleri karşılamak üzere, sistemi

yeni bir isim ve renkte piyasaya sürecek olan Sony, sadece

PS TV üzerinde mümkün olan eğlence deneyimleri sunacak.

3 boyutlu yazıcı,

3bFab ile Türkiye’ye Geliyor..

Dünyanın en çok satan 3 boyutlu yazıcı markası MakerBot’unTürkiye

dağıtıcısı 3bFab, 3 boyutlu yazıcıların

Türkiye’de bireylere ve endüstriye sağlayacağı katkılara

dair vizyonunu paylaştı. 3bFab, toplantıda ev kullanıcılarına

hitap eden uygun fiyatlı yeni MakerBot Mini modelinin

önümüzdeki haftalarda Türkiye’de satışa sunulacağının duyurdu.

3bFab Genel MüdürüHakan Güzelgöz, MakerBot’un geniş

vizyonu ve uygun fiyatlı ürünleriyle üç boyutlu yazıcı teknolojilerinin

gelişiminde ve yaygınlaşmasında önemli bir rol

oynadığını söyledi. Güzelgöz, 3bFab henüz 1 yıllık bir şirket

olmasına rağmen sundukları ürün ve hizmetlere beklentilerinin

üstünde bir talep olduğunu söyledi. Dünyanın en çok

satan 3 boyutlu yazıcı markası MakerBot’un dağıtıcılığını

üstlenmenin de bu bilinirliğe olumlu katkıda bulunduğunu

ifade eden Güzelgöz, “Özellikle endüstri, sanayi, mimari, tasarım

gibi sektörlerden yoğun talep görüyoruz. Son 6 ayda

oldukça farklı sektörlerden de talepler gelmeye başladı. Örneğin

tekstil sektöründen talepler aldık, kolej ve üniversiteler

eğitim amaçlı olarak ürünlerimizi kullanmaya başladı. Biz-

den ürün satın alarak evde kendi 3 boyutlu baskılarını yapan

ünlüler de var” diye konuştu.Ürün satışı haricinde baskı ve

tarama hizmeti de sunduklarını söyleyen Güzelgöz, hazır

modellerin seri olarak baskısı gerçekleştirmekten 3 boyutlu

yazıcı kiralamaya kadar birçok hizmet sunduklarını belirtti. 3

boyutlu yazıcı teknolojilerine dair detaylı bilgi edinmek için

http://www.3bfab.comadresini ziyaret edebilirsiniz.

marketing europe & anatolia / 11


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

Zaman Gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, bir

veda yazısıyla gazetesinden ayrıldığını duyurdu.

Müzisyen, yazar, reklamcı Kaan Sezyum ile müzisyen

ve yazar Hüsnü Arkan, Birgün ailesine katıldı.

Vatan Gazetesi yazarı ve enerji editörü Ufuk Şanlı,

uzmanpara.com’un başına getirildi.

Turkuvaz Reklam Grubu’nda yazılı medya satış

genel müdürü Gürcan Korkmaz görevden alındı.

Korkmaz’ın yerine dergilerden sorumlu reklam genel

müdür yardımcısı Ceyda Uzman Başman, Turkuvaz

Reklam Grubu’nun yeni yazılı medya satış

genel müdürü oldu.

Aydınlık Gazetesi’nin yazar kadrosuna gazeteci ve

siyasetçi Can Ataklı, akademisyen, yazar ve siyasetçi

Birgül Ayman Güler, ekonomi yazarı Mustafa

Pamukoğlu, şair, oyuncu ve çevirmen Ülkü Tamer

katıldı.

Akşam Gazetesi’nde Mart 2011’den bu yana muhabirlik

yapan Melis Apaydın ile gazetenin yolları

ayrıldı.

Habertürk Gazetesi Reklam Genel Müdürlüğü’ne

Orçun Çevikoğulları getirildi

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları

Vakfı’nda (SETA) Siyaset Araştırmaları

Direktörü ve Yıldırım Beyazıt

Üniversitesi’nde (YBÜ) öğretim

üyesi olarak görev alan Hatem Ete,

Akşam Gazetesi’nin yazar kadrosuna

katıldı.

Akşam Gazetesi’nde 2005 yılından

bu yana köşe yazarlığı yapan Elif

Aktuğ’un yayın ile yolları ayrıldı.

EtyenMahçupyan Akşam

Gazetesi’nde yazılarına devam

edecek.

Yurt Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Merdan Yanardağ, görevinden

ayrıldı.

Gazeteci ve siyasetçi Can Ataklı,

Aydınlık Gazetesi’nin yazar kadrosuna

katıldı.

Turkuvaz Dergi Genel Müdürü Levent Tayla ile yollar

ayrıldı.

CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, BirGün

Gazetesi’nin yazarları arasına katıldı.

Radikal Gazetesi’nin dijital hayata geçmesinin ardından

Pınar Öğünç, Demet Bilge (editör ve muhabir),

Ömer Şahin’nin (Ankara Temsilcisi)de aralarında

bulunduğu birçok kişinin yayınla yolları ayrıldı.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

Beyaz TV Haber Genel Yayın Yönetmeni Bülent

Çöltekin görevinden ayrıldı.

Oflaz Medya Grubu’nun, Türksat üzerinden şifresiz

olarak yayın yapacak olan yeni kanalı Fil TV yayına

başladı.

Artı 1 TV Genel Reklam Tanıtım Müdürlüğü görevinde

bulunan Hüseyin Kaya’nın kanal ile yolları

ayrıldı.

TGRT Haber’in muhabirlerinden Akın Altay ve Merve

Yakan’ın kanal ile yolları ayrıld

İşitsel Basında Görev Değişiklikleri

Gazeteci Ceyda Karan, 31 Mayıs Cumartesi gününden

itibaren her hafta, haber radyosu RS FM’de

program yapacak.

Gazeteci Ünsal Ünlü, Radyo Avrasya Türk’te sunduğu

programına son verdi.

Halk TV, 100.8nolu frekanstan Radyo Halk adıyla

İstanbul’da yayın hayatına başladı.

Beyaz TV Haber Genel Yayın Yönetmeni Bülent

Çöltekin görevinden ayrıldı.

Oflaz Medya Grubu’nun, Türksat üzerinden şifresiz

olarak yayın yapacak olan yeni kanalı Fil TV yayına

başladı.

Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanlığı’nı yürüten

ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu

üyesi olarak görev yapan Celal Toprak, Artı Bir

TV’de hafta içi her gün saat 13:00’da ‘Yeşil Ekonomi’

programını yapacak.

Artı 1 TV Genel Reklam Tanıtım Müdürlüğü görevinde

bulunan Hüseyin Kaya’nın kanal ile yolları

ayrıldı.

TGRT Haber’in muhabirlerinden Akın Altay ve Merve

Yakan’ın kanal ile yolları ayrıldı.

Medya Dünyasından Diğer Haberler

24 TV’de teknik yönetmenlik yapan 26 yaşındaki

Birol Kıcı, Şile yolunda geçirdiği trafik kazası sonucu

hayatını kaybetti.

Türkiye’de gazete, dergi, televizyon, internet ve

dijital yayıncıların tamamını kapsayan ve otomotiv

alanında faaliyet gösteren; otomobil gazetecilerini

bir araya getirmeyi amaçlayan, Otomotiv Gazetecileri

Derneği kuruldu.

Anadolu Ajansı Kudüs ofisi,

Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosu

Büyükelçi Mustafa

Sarnıç ile AA Yönetim Kurulu

Başkanı ve Genel Müdürü

Kemal Öztürk’ün katılımıyla

26 Mayıs’ta açılacak.

Gezi olaylarını kapağına taşıdığı

Temmuz 2013 sayısı

nedeniyle, yayını durdurulan

NTV Tarih Dergisi, NTV’den

bağımsız olarak Tarih adıyla

yayın hayatına kaldığı yerden

devam edecek.

1 Ekim 2012 tarihinde günlük

gazete olarak yayın hayatına

merhaba diyen Sol Gazetesi, 4 Haziran 2014’te

son sayısını yayınlayarak haftalık olarak yayın hayatına

devam edecek.

Akşam Gazetesi’nde yazılarına devam edecek

olan Etyen Mahçupyan’ın ilk yazısı yayınlandı.

Akşam Gazetesi’nin Ekonomi Bölümü Müdür Yardımcısı

Onur Demirhisar, Güneş Gazetesi’nin Ekonomi

Şefi oldu. Demirhisar, Akşam Gazetesi’ndeki

görevine de devam edecek.

Ahmet Özer, Hürriyet Gazetecilik İcra Kurulu Başkanlığı

görevine atandı.

Levent Tayla’nınTurkuvaz Dergi Genel Müdürlüğü

görevinden ayrılmasının ardından 2005 yılından

beri grupta görev alan Tuncel Sunar, Turkuvaz

Dergi Grubu’na vekaleten atandı.

Radikal Gazetesi yazarı gazeteci Cüneyt Özdemir,

son yazısıyla gazeteden ayrıldığını açıkladı.

Star Gazetesi yazarı Taha Akyol’un da oğlu olan

yazar Mustafa Akyol ve Sedat Laçiner’in yayın ile

yolları ayrıldı. Hürriyet Gazetesi’nde görev yapan

Serhan Yedig, emekliliğini isteyerek gazete ile yollarını

ayırdı.

Alışıldık mizah dergilerinden farklı bir anlatım dili

hedefiyle Tapir’’in ilk sayısı çıktı.

Radikal Gazetesi, yayın hayatına dijital gazete olarak

devam edecek.

12 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 13


Çankaya


Röportaj

sakinini arıyor...

Cumhurbaşkanlığı

seçim kampanyaları başladı.

Ülkemizde ilk defa Cumhurbaşkanı’nı halk seçecek.

Önümüzdeki günlerde demokrasi tarihimizde

ilk kez bir Cumhurbaşkanlığı

seçim kampanyasına tanık olacağız.

Reklamcılara bu kampanya hakkındaki

görüşlerini sorduk.

Röportaj Elvin Ekşioğlu elvineksioglu@gmail.com

Ümit Ülker

İki Ucu Tayyipli

Değnek

10 Ağustos’ta

bir kez daha

sandık başına

gideceğiz,

güya Cumhur,

başkanını ilk

kez kendi seçecek.

Gerçekte böyle mi olacak?..

Siyaseten söyleyeceğim, yazacağım

çok fazla şey var. Ama burada bizden

istenen reklamcılık yönünden yorumlar

yapmamız. Dolayısıyla ben sunulanlara

da ürün gözüyle bakacağım.

Eve çamaşır makinesi alacağız. Alternatiflerden

biri Arçelik, biri Beko. Sonuçta

ikisi de Koç Grubu’nun markası.

Satın aldığınızda evinize Arçelik-Beko

Servisi elemanları getiriyor. Parayı da

Koç Grubu kazanmış oluyor.

Geçen gün Bosch elektrik süpürgemin

plastik aksamı kırılmıştı. Aradım.

Salı sabahı eve teslim olarak üzerinde

Siemens-Bosch servisi yazan araçtan

inen Siemens-Bosch Servisi T-Shirt’lü

eleman tarafından teslim edildi.

Hazır çorba alacaksınız. Markete gittiniz.

Bir ürünün üzerinde Bizim, diğerinin

üzerinde Halk yazıyor ama sonuçta

ikisi de Ülker’in markaları.

Daha fazla pazar payı kapma adına

kendi rakip markanı yaratmak yeni bir

şey değil. Üstelik de satın alma kararını

verecek olana seçim yaptırmış gibi

oluyorsun ama sonuçta karlı olarak sen

çıkıyorsun. Seçimi yapan değil.

Merkez sağ, logolarla, gösterişli ambalaj

ve sunumlarla ortaya koyduğu esas

malını daha fazla parlatırken, diğer

halk tipi ürünü dümdüz bir ambalajla,

reklamını bile doğru dürüst yapmadan,

üstelik de halkın dilinin bile dönmediği

bir marka adıyla ortaya koyunca, güya

Cumhur bunlardan birisini seçmeye

kalkacak.

12 Eylül’den sonra, yeniden demokrasiye

dönerken de aynı şey yapılmadı

mı?.. Askeriye kökenli general eskisi

ve askeri vesayetin temsilcisi Turgut

Sunalp, “köprüyü sattırmam”dan başka

bir şey söyleyemeyen Necdet Calp ve

marketing europe & anatolia /15


Röportaj

Amerika tarafından yaldızlanmış, cilalanmış,

boyanmış Turgut Özal arasında

seçim yapmak zorunda kalmadınız mı?

Liberalleşme ve Ortadirek sözcüklerine

kanıp büyük yolsuzlukların, hayali ihracatların

yolunu açmadınız mı?

10 Ağustos’ta hayırlı alışverişler. Siz

oyunuzu vereceksiniz, onlar istediklerini

alacaklar ve yine karlı çıkacaklar.

Ümit Çelebi

Öncelikle belirtmek

isterim

ki ben bu seçimi

anayasamız

doğrultusunda

salt bir Cumhurbaşkanlığı

seçimi olarak

görüyorum.

Öte yandan, toplum olarak büyük bir

çoğunluğumuzun 12 Eylül anayasasını

artık onaylamadığı aşikar. Ancak hiçbirimizin

benimsemediğimiz hiçbir yasayı

doğrudan, ya da etrafından dolanarak,

hiçe sayma hakımız olamaz. Bu nedenle

ben Cumhurbaşkanlığı seçimini

şu anda yasalarımızın belirlediği üzere

bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olarak

görüyorum ve aksini hukuksuz buluyorum;

değerlendirmemi de bu doğrultuda

yapacağım.

Cumhurbaşkanlığı onursal ve temsili

bir makam; bu nedenle icraata dayalı

yaptırımları olmamakla beraber, yaşam

kalitemiz üzerinde çok önemli etkileri

var. Bir icraat makımından öte söylem

makamı olması, ne söylediği kadar

nasıl söylediğini de çok önemli kılmakta.

Bu da son derece akılcıl ve planlı

bir iletişim becerisi gerektirmektedir.

Toplumun bütününü temsil edecek bu

makamın iletişim üslubu ve yaklaşımı

toplumsal refahımız için önem taşımaktadır.

Bugünlerdeki, sosyal yaşamımızdaki

kutuplaşmışlık, farklılıklarımızı zengin-

lik görmeyen, tahammülsüz ve sürekli

gergin, birbirine karşı kaba ve anlayışsız

bir topluma doğru gidişimiz endişe

verici bir boyuta ulaştı. Cumhurun başının

cumhuru uzlaştırıcı, empati kurma

becerisine sahip, olgun, barışçıl bir

kimliğe sahip olması gerektiği kanısındayım.

Bir toplumun başarılı olmasının

da, birlikte yaşamaktan haz duymasının

ve hatta hayatından memnun olmasının

da her konuda aynı düşünme

ve davranmasına değil, birbirine saygı

duymasına ve birbirinin farklılıklarına

saygı gösterebilen hoşgörülü bir uzlaşma

kültürünü yaşamasına ve yaşatmasına

bağlı olduğu kanısındayım. Cumhurbaşkanlığı

seçiminin birlikte, saygı

ile yaşamaya halk olarak ne kadar gereksinim

duyduğumuzu gösterebildiğimiz,

her kim seçilecekse bu halkın

istediğinin; bölünmek değil, birleşmek

olduğunun kavramasını sağlayabildiğimiz

bir süreç olmasını diliyorum.

Huzursuz, birbirine güvenmeyen, benden

olanlar ve olmayanlar diye bölünmüş

bir topluluğun ekonomi yönetiminin

de başarılı olmayacağı bir gerçek.

Birlikte yaşamayı beceremeyen bir toplumun

birlikte iş başarıları elde etmesi,

birlikte ekonomik sıçramalar yaşaması

da mümkün olmayacaktır.

Cumhurbaşkanı’nın başarısını, kaç

Türk gencine hoşgörü, vatanperverlik,

empati sahibi olmak, katılmadığı fikirleri

adap içinde ifade edebilmek, devlet

adamı olmak anlamında örnek olabildiği

ile bağlantılı görüyorum.

Şüphesiz seçim her oy sahibinin kendi

özgür iradesi ile istediği gibi oyunu

kullanmakta hür olması gereken demokratik

sistemin en önemli aracıdır.

Bu seçimin olması gerektiği gibi, şaibesiz

ve başarı ile tamamlanmasını,

halkın çoğunluk oyları ile seçilecek

Cumhurbaşkanı’nın her kim olursa olsun

çoğunluğun Cumhurbaşkanı olmasını

temmenni ederim.

Nurgül

Eryıldır Günay

Ülke gündemi

her zamanki

gibi hararetli.

Bir günümüz

de olaysız,

sorunsuz geçmiyor.

Şimdi

de cumhurbaşkanlığı

seçimine kilitlendik. Yurdumuzda

ilk kez cumhurbaşkanını halk

seçecek. Adaylar kimler olacak, aday

belirleme sürci nasıl işleyecek, 30 Mart

yerel seçimlerinden beri hepimizin merakla

beklediği konu oldu. Sonunda

CHP ve MHP ortak bir isim üzerinde

uzlaşarak “çatı adayını” açıkladı: Ekmeleddin

İhsanoğlu!

Açıklandığı andan itibaren de gecemiz

gündüzümüz “Ekmeleddin aslında kimdir?”

sorgulamasıyla geçiyor.

Günler Ekmeleddin ne demiş, ne yapmışla

geçerken Ak Parti de Cumhurbaşkanı

adayını açıkladı: Recep Tayyip

Erdoğan! Sürpriz oldu mu? Hayır. Hepimiz

zaten Erdoğan’ın aday olacağını

biliyorduk. Erdoğan’ın adaylık açıklaması

her zamanki gibi çok şaaşalı oldu.

Daha çok dini konulara gönderme yapan

adaylık konuşması sağda kemiklekmiş

olan Ak Parti oylarını sağlama

almak ister gibiydi.

Ekmeleddin CHP için doğru bir aday

mı? Bence CHP çizgisi için çok doğru

bir aday değil, Emine Ülker Tarhan

olsaydı daha mutlu olurdum. Ama bu

seçimler normal bir yerel seçim ya da

milletvekili seçimi değil. Ülkemizin geleceğine

yön verecek bir seçim gibi duruyor.

Demokratik, laik cumhuriyet rejiminin

geleceğini tehlikede gören CHP,

sadece kendi seçmeninin oylarının

yeterli olamayacağını düşündüğü için,

toplumun pek çok kesimini etkileyebilecek

bir aday belirlemek istedi. Muhafazakar

Müslüman kesimin çoğunlukta

16 / marketing europe & anatolia


Röportaj

gibi. Aslında RTE, her zaman gerilim

üreterek bundan yarar sağlayan bir siyaset

izliyor. Çünkü ‘Zekice laf sokma’

gemisiyle muhalefet yürümüyor… Karşısında

örneğin bir Emine Ülker Tarhan

olduğu takdirde işi bundan çok daha

kolay olacaktı. RTE, bu seçimlerde Eİ

ismiyle bu kadar gerilim üretemeyince,

aday isim özelinde değil de ‘gezi zekalılar’,

‘paralel yapı’, ‘darbeciler’, ‘bunlar’

söylemleriyle her zamanki siyasetine

devam edecek gibi görünüyor… da

Eİ’nin söylemlerinin ne olacağını, açıkçası

ben de merak ediyorum. (Bu yazı

dergimize ulaştığında adaylar henüz

açıklanmamıştı)

Gürkan

Günaydın

olduğu bir ülkede, laik cumhuriyet ilkesine

aykırı düşünceleri olmayan, aynı

zamanda halkın geneli üzerinde olumlu

etki yaratacak bir aday belirlediler.

Sonuç olarak Ekmeleddin İhsanoğlu

seçilirse, bugüne kadar seçilmiş olan

cumhurbaşkanları gibi olacak. Çok

fazla yetkisi olmayan, devletin kurumlarının

birbirleriyle uyumlu çalışmasını

sağlamaya çalışan bir devlet adamı

olarak görev yapacak.

Recep Tayyip Erdoğan seçilirse, bütün

yerel seçim çalışmalarında da söylediği

gibi cumhurbaşkanının yetkilerinin artırılmasını

sağlayarak, hükümeti ve dolayısıyla

ülkeyi yönetmeye devam edecek.

Bir adım daha atarak çok istediği

başkanlık sistemini Türkiye’ye getirip

“başkan” olmanın yolunu açacak.

Hayırlısıyla şu seçimi de atlatıp huzura

kavuşsak diye bekliyorum. Umut işte,

hep umut...

Seler

Cebecioğlu

Henüz Ak

Parti’nin adayı

resmi olarak

açıklanmadıysa

da, bu Cumhurbaşkanlığı

seçimi, özellikle

son yerel

seçimlerde olduğu gibi ‘Ak Parti ve

diğerleri’nin (BDP ve HDP hariç) yarışı

halinde geçeceği belli oldu. Çatı adayı

Ekmeleddin İhsanoğlu ismi, oldukça

stratejik bir hamlenin ve tam anlamıyla

reaktif olarak yürütüleceği belli olan bir

kampanyanın aday ismi… ‘RTE ve Ak

Parti kazanmasın da…’ ile başlayan

bir mantığın sonucu… Ama Eİ ismiyle

ilgili ilk baştaki genel olumsuzluk, kendini

gitgide bir kabullenmeye bırakacak

Bu seçim kampanyaları

bize

siyasetçi cumhurbaşkanı

profilinde Tayyip

Erdoğan ile

Ahmet Necdet

Sezer’in daha

mutaasıbı, daha mütedeyyini olan Ekmeleddin

İhsanoğlu’nun karşılaşmasını

gösterecek. Bu durumda şu gerçeğin

altını çizmekten kendimi alamadım. O

da, Erdoğan karşıtı siyaset zihniyetinin

zorunluğu değişikliği, bazı parametreleri

geç de olsa kabul edişi.

Türkiye “değişti” “muhafazakarlaştı”

diyenler kaybediyor.“Türkiye hep buydu

kardeşim” değişmesi gereken siyaset

diyenler kazanıyor. En azından

tek parti döneminden sonraki toplumsal

reaksiyonlar fırsat bulduğu her an

bize bunu gösteriyor. Ahmet Necdet

Sezer’den Ekmeleddin İhsanoğlu’na

dönüşümün haritasını birilerinin çıkarması

lazım. Çünkü o haritanın kıvrımlı

yollarında Erdoğan’ın başarısı saklı!

Cemil Meriç’den bir alıntı ile bitiriyorum:

Uyanışın geç olmadı mı büyücü çırağı?

marketing europe & anatolia / 17


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Cumhur seçimin farkında mı?

Sevgili okurlarım bugün kendimi köşe yazıları merakla

beklenen bir gazeteci gibi hissettim :) Bu satırları bilmem

kaç bin fit yüksekte uçakta yazıyorum. Genel yayın

yönetmenim sevgili Elvin en geç hafta sonu yazılar gelecek

dedi. Yazının yetişmesi lazım, yapacak bir şey yok :)

Ülkenin bitmek tükenmek bilmez sıcak gündemi Ağustos

ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle

daha da sıcak hale geldi. Muhalefet partilerinden CHP ve

MHP'nin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ile Başbakan

Recep Tayyip Erdoğan arasında geçecek olan yarışta

bakalım hangi aday kazanmak için ipi göğüsleyecek.

Adayların açıklanmasının ardından seçim sloganları ve

seçim vaadleri hepimiz için merak konusu oldu. Yürürlükte

olan kanunla cumhurbaşkanı yetkileri çok kısıtlı, doğrudan

halka hizmetle ilgili bir faaliyet yok. O nedenle nasıl bir

seçim kampanyası olacak merak ediyorum.

Başbakan'ın cumhurbaşkanlığı için hazırlattığı logo basına

yansıdığı anda tartışmalara yol açtı. 2008 seçimlerinde

ABD başkanı Obama'nın kullandığı logodan esinlenildiği

çok belli olan logo, bir hayli amatörce uyarlanmış.

Erdoğan'ın bugünlere gelmek için aştığı zorlukları

gösterdiği söylenen kıvrımlı yol, hazır grafiklerden alınmış

gibi. Alttaki Erdoğan yazısının stili ise AKP Beyoğlu

Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'ın 30 Mart yerel

seçimlerindeki kampanya afişlerinde gördüğümüz gibi

bitişik hatta üst üste yazılmış harflerden oluşuyor. Kısacası

üzerinde pek düşünülmemiş, uğraşılmamış bir logo olmuş.

Ekmeleddin İhsanoğlu tarafında ise durum hepten acaip.

Seçime kısa bir zaman olmasına rağmen halen sloganı

ve seçim kampanyası ile ilgili görsel bir çalışmaya

rastlamadım. Facebook ve Twitter'da paylaşılan capsler

dışında resmi olarak hazırlanmış bir afiş göremedim.

Seçime 1 kala dileğim, vatanımıza, milletimize hayırlı,

uğurlu olacak bir seçim sonucuna kavuşmak. Umut işte...

Gelelim tüketim dünyasındaki marka savaşları ve

reklamlara yansımalarına. ING Bank Acun Ilıcalı'dan

kurtularak çok güzel bir adım attı. Acun'un o buz gibi

ifadesiz suratıyla tuhaf aslan animasyonunun biraraya

gelmesiyle oluşan reklamı çok iticiydi. Her izlediğimde

yüzümde ekşi bir ifade oluşuyordu. Kurtulduk çok şükür.

ING Bank'ın yeni reklamlarına bayılıyorum. Faizi kolaya

benzettiği, önceden paranızı çekerseniz gazı kaçar

espri dizisi şahaneydi. Son reklam filmindeki hesabı yan

masadan gönderdiler esprisine kahkahalarla gülüyorum

:)))) Restoranda yemek yiyen bir çiftin yanına yaklaşan

garson hesap pusulasını uzatarak "yan masadan

gönderdiler" diyor. Yemek yiyen çift şaşkınlıkla bakıp nasıl

olur falan derken garson lafa giriyor tekrar. "Onlar hesabı

ödemiyor, biz de size yansıtıyoruz". Müşteri karşı çıkıyor,

bu çok mantıksız diye, cevap çok hoş: "mantık yok, sistem

var" :)))

Uludağ Frutti Ekstra'nın yabancı kız arkadaşlı reklamı da

tam bir sevimsizlik örneği. İki kız, iki erkek dört arkadaş

birlikte Uludağ Frutti Ekstra içiyor. Yabancı uyruklu sarışın

kız maden suyunun tadını çok beğendiğini belli etmek için

"what is this" diye soruyor. Kız pek güzellikten nasibini

almamış, ona rağmen bizim acar Türk gençleri hemen

kıza kur yapmaya başlıyor. Sonunda anlıyoruz ki, kız

aslında Türkçe biliyormuş. Baştan sona keyifsiz, Frutti

içmeye özendirmeyen bir reklam olmuş. Hadi diyelim

ajans böyle bir şey düşünmüş, peki müşteri nasıl ikna

olmuş? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün güzel bir tweetiyle

yorumlamak istiyorum: İnsan gerçekten hayret ediyor :)

Son olarak Garanti Bankası'nın hayvanlı serisinin son

üyesi kaplumbağadan bahsetmek istiyorum. Tavuk

favorimdi, ama zamanla kaplumbağa onu geçebilir diye

düşünüyorum. Animasyonu kadar seslendirmesi de çok

hoş olmuş. Engin Günaydın nam-ı diğer Avrupa Yakası'nın

Burhan Altıntop'u sesiyle kaplumbağayı daha da sevimli

hale getirmiş.

Bu sayıdaki yazım 21 yıl önce 2 Temmuz'da Madımak

Oteli'nde yanarak hayatını kaybeden canlarımız için :(

Ayrıca varlığıyla hepimizin hayatına güzellikler katan

sevgili ablam Eminuş ve bu sayıdaki yazımın editörlüğünü

yapan sevgili Burçin Yaşar Üner için...

marketing europe & anatolia / 19


Reklam Dünyası

Yandex’le, Pek Yakında’nın setine...

Yandex, geçtiğimiz mayıs ayında tanıtımını yaptığı etkinlik

platformu Yandex Sahne’yle 3 kişiyi, uzun süredir beklenen

ve Cem Yılmaz, Ozan Güven, Tülin Özen gibi birçok yıldızın

rol aldığı Pek Yakında filminin setine davet ediyor.

Ekim 2014’te vizyona girecek olan Pek Yakında’nın setine

misafir olmak için yapılması gerekenler çok kolay: yandexsahne.com’a

girip Facebook ile bağlanarak, karşınıza çıkan

ve filmin setinde çekilmiş olan fotoğrafın eksik kısımlarını

Yandex yardımıyla cevaplandıracağımız sorularla tamam-

ElidorSelfie’leri ile Medcezir’de rol...

Elidor’unMedcezir dizisi ile işbirliği, kullanıcılarına çok özel

deneyimler kazandırmaya devam ediyor. Elidor yeni yarışmasıyla,

kullanıcılarına Türkiye’nin sevilen dizisiMedcezir’de

rol alma şansını veriyor.Herhangi bir Elidor ürünüyle çektiği

selfie fotoğrafını Facebook’ta paylaşanlar, Medcezir dizisinde

rol alma şansı kazanacaklar.

Türkiye’nin en sevilen saç bakım markası Elidor,Medcezir

dizisi ile yaptığı işbirliği ile bu özel deneyimlerden birini daha

tüketicilerine sunuyor. Şimdi Elidor ile selfie fotoğrafını çekerek

paylaşıma açanlar Medcezir dizisinde rol alma şansını

yakalayacaklar.

Yarışmaya katılmak için yapılması gerekenler; herhangi

bir Elidor ürünü ile selfie fotoğraf çekmek, Elidor Facebook

sayfasına yüklemek ve fotoğrafın beğeni toplamasını beklemek…

En fazla beğeni toplayan 3 fotoğrafın sahibi yarışmayı

kazanarak büyük ödül olan Medcezir setiyle tanışacaklar.

Temmuz ayında sonuçları açıklanacak olan yarışma hakkında

detaylı bilgi almak için, Elidor’un Facebook sayfasını

ziyarete edebilirsiniz.

lamak. Fotoğrafı tamamladıktan sonra sete neden gitmek

istediklerini karşılarına çıkacak özel paylaşım penceresinden,

yaratıcı bir metin eşliğinde ve #YandexleSeteGelsem

etiketiyle paylaşan kullanıcılar arasından 3 şanslı kişi Yandex

Sahne ile sete gitme hakkı kazanıyor.

Pek Yakında’nın setinde birbirinden ünlü oyuncularla tanışmak

ve Pek Yakında heyecanına herkesten önce ortak olmak

için şimdi yandexsahne.com’u ziyaret edebilirsiniz.

20 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

Volvo Cannes Lions’da destan yazdı...

Volvo Trucks’ın Live Test kampanyası ile The Epic Split filmi,

‘reklamcılığın dünya kupası’ olarak kabul edilen Cannes’da

en iyiler kategorisindeki pek çok ödüle layık bulundu. Yeni

kamyon serisindeki inovasyonların tanıtıldığı kampanyalar 8

Altın Ödül’ün yanı sıra Sanal ile Film kategorilerinde de iki

prestijli Grand Prix ile toplam 20 ödül aldı.

Tüm dünyadan 37 bin başvurunun yapıldığı Cannes Lions,

küresel reklamcılık alanının en önemli yarışmalarından biri

olarak kabul ediliyor. İletişimde yaratıcılığın ödüllendirildiği

yarışmayı kazananlar, sektördeki en iyi 300 isim tarafından

seçiliyor.

Volvo Trucks Halkla İlişkiler Direktörü Per Nilsson, “Elbette,

Live Test kampanyamızın böylesine global bir arenada

ve dünyanın en büyük son kullanıcıya satış gerçekleştiren

şirketlerle doğrudan rekabetin olduğu bir ortamda övgü kazanmış

olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Sadece

çevrimiçi ortamda yayınlanan kamyonlarla ilgili filmlerin bu

tarz bir övgüyü hak etmiş olması, kampanyanın da sıra dışı

karakterini ortaya koyuyor. B2B ürünler için de dünya çapında

iletişim kampanyaları düzenleyebileceğimizi göstermiş

olduk” dedi.

2014 Effie Etkinlik Endeksi...

GLOBAL

AVRUPA

marketing europe & anatolia /21


Röportaj

25 yıllık konut tec

Evra Group

Yönetim Kurulu Başkanı

Hasan TOPALOĞLU

EVRA Group 25 yıllık konut tecrübesini 2012 yılından

sonra yeni bir konsept ile geliştiriyor. Artık müşteriler

sadece başını sokabilecek dört duvar bir mekandan akıllı evlere

kadar değişik ihtiyaçlarını karşılayacak mekansal taleplere geçmiş

durumda. Biz de bu talebe kayıtsız kalmayarak her türlü

konforu içine alan yaşam alanları inşa ediyor, müşterilerimizin

ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz.

Röportaj Elvin Ekşioğlu elvinekşioğlu@gmail.com

-Evra Group hakkında kısaca bilgi rine kuruluyor olan Evra Life 3 blok, 157

verir misiniz?

daire ve 13 dükkandan oluşmakta. 20

EVRA Group 25 yıllık konut tecrübesini

bin m2 inşaat alanı bulunan projemiz,

2012 yılından sonra yeni bir konsept Sabiha Gökçen Havalimanı, Teknopark

ile geliştiriyor. Artık müşteriler sadece Teknoloji Merkezi, Tem Otoyolu, Viaport

başını sokabilecek dört duvar bir mekandan

AVM ve bölgeye değer katan bir-

akıllı evlere kadar değişik ihtiyaçlarını

çok ayrıcalıklara kolay ulaşma imkanı

karşılayacak mekansal talep-

sağlamakta. Tip olarak 1+1, 2+1, 3+1

lere geçmiş durumda. Biz de bu talebe ve 4+1 dairelerimiz mevcut. Dairelerimiz

kayıtsız kalmayarak her türlü konforu

50 m2 - 245 m2 aralığında yer alı-

içine alan yaşam alanları inşa ediyor, yor. Projemizde ön satışlarımız başladı

müşterilerimizin ihtiyacını karşılamaya ve satış rakamlarımız şu an lansmana

çalışıyoruz.

özel fiyatlarda. Metrekare birim fiyatı

- Evra Group’un projeleri hakkında 2.700 ila 3.300 TL arasında değişiyor.

bilgi verir misiniz? Özellikle Statü- İnşaatımıza gayet hızlı başladık ve Aralık

Park, Evra Life, Oto World Asya projelerinin

2015 olarak duyurduğumuz teslim

lokasyonları, hedef kitleleri, tarihini yetiştirebileceğimizi düşünüyoruz.

fiyatları, ödeme koşulları, teslim tarihleri,

sosyal donatı alanları, inşaat Diğer bir projemiz olan StatüPark da

teknikleri konusunda neler söylersiniztı

oldukça iyi ilerliyor. Şu an kaba inşaa-

bitmiş durumda. İnce işleri ve çevre

Evra Group’un en son, en yeni projesi düzenlemesi üzerinde çalışılmaya başlandı.

Evra Life. Evra Life, diğer projelerimiz

Eylül başında oturuma hazır hal-

gibi İstanbul’un yükselen değeri Pendik-

de olmasını planlıyoruz. StatüPark, 8

Kurtköy Bölgesi’nde yer alıyor. Tam bin 529 m2 alan üzerinde 2 blok içinde

olarak Kurtköy Reyhan Caddesi üzerinde

218 daire olarak inşa ediliyor. Ayrıca ön

konuşlanıyoruz. 10 bin m2 alan üze-

kısım market niteliğinde bir ticari birim

22/ marketing europe & anatolia


übesi...


Röportaj

için yer ayrıldı. StatüPark’ın imkanlarını

şöyle sıralayabilirim; 24 saat güvenlik,

fuaye alanı, kapalı otoparkta her daireye

numaralı araç yeri, bahçe kafeteryası,

fitness salonu, kapalı yüzme havuzu,

hamam, sauna, buhar odası, gölet ve

şelale, çocuk parkı ve seyir terası. Seyir

terası artık oldukça çok sayıda projede

var diyeceksiniz ancak emin olabilirsiniz

ki manzaramız projede yer alan

birçok müşterimizi ikna eden etmen.

StatüPark Pendik Residence’ta satışlar

beklediğimiz gibi yüzde 70’e yaklaştı.

Dairelerimiz 1+1 brüt 61,8 m2 ile 4+1

brüt 214 m2 arasında projelendirildi ve

ruhsatları bu şekilde alındı. Liste fiyatlarımız

196.000 TL ile 1.200.000 TL arasında

değişiyor.

Ve en önemli projelerimizden Oto

World Asya. Oto World Asya Anadolu

yakasının “ilk ve tek” Oto AVM’si. Uzunca

bir süre de tek kalacak gibi görünüyor

çünkü İstanbul Büyükşehir Belediye

Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı

ile İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik

İl Müdürlüğü’nden alınan bilgiye

göre Anadolu yakasında başka bir Oto

AVM projesi için adım atılmamış.

Anadolu Yakası’nın ilk ve tek Oto

AVM’si Oto World Asya Projemiz, 365

24 / marketing europe & anatolia

AVM’si Oto World Asya

Projemiz, 365 iş yeriyle hizmet

verecek bir proje. 25 yılı aşan

deneyimlerimiz ile

Evra Group ve Has Şirketler

Grubunun ortaklığında gerçekleştiriliyor.

iş yeriyle hizmet verecek bir proje. 25

yılı aşan deneyimlerimiz ile Evra Group

ve Has Şirketler Grubunun ortaklığında

gerçekleştiriliyor. Oto World Asya’da

otomobile dair ne varsa, neye ihtiyaç

varsa kolaylıkla bulunabilecek. Sıfır ve

2. El oto galerileri, danışma ve müşteri

ilişkileri servisi, araba kiralama şirketleri,

araç aksesuar ve müzik sistemleri

mağazaları, sigorta acenteleri, toplantı

ve seminer salonu, trafik müşavirlikleri,

bankalar, hobi market, lastik ve jant

mağazaları, oto kuaförü, sağlık kabini,

çocuk eğlence alanları, kafe ve restoranlar

Oto World Asya’da yer alacak

bölümler. Oto World Asya, öneminin

gün geçtikçe daha iyi anlaşılacağı ve

benzerlerinin hızlı bir şekilde artacağı

bir marka haline gelecek. Konuyla ilgili

olarak otomotiv sektörü, distribütörleri

ve üreticilerinden de inanılmaz olumlu

dönüşler alıyoruz. Toplamda 365 ticari

birim olduğundan bahsetmiştim daha

önce. Ancak bunların arasından 35’ini

banka, restoran, cafe gibi diğer hizmetlere

yönelik birimlere ayırdık. Yani

galericiler için 330 alan var. Dükkanlarımızın

metrekare birim fiyatı 3 bin 600


Röportaj

TL’den başlıyor. 22 bin 275 m2 arsa alanında

toplamda 95 bin m2 inşaat alanı

üzerinde gerçekleştirilecek projemizde

dükkan büyüklükleri 200 m2 – 600 m2

arasında değişiyor. Projemizin temelleri

Aralık 2012’de atıldı. Bu yılın Aralık

ayında teslim edilmesini planlıyoruz.

Bu zamanlama çok önemli bir zamanlama

aslında. Şöyle ki; Anadolu Yakasında

resmi rakamlara göre 3 bin 500

oto galerisi var ve bu iş yerleri kapanırsa

binlerce insanın işini kaybetmesi söz

konusu. Biz Pendik gibi İstanbul’un en

hızlı gelişen bölgelerinden birinde açacağımız

bu AVM ile galericilerin iş yerlerini

kaybetme endişesine bir çözüm

sunuyoruz. Geçtiğimiz aylarda İçişleri

Bakanlığı’ndan galericilere yönelik şehir

dışına çıkarmayı içeren genelgenin

uygulanmasına dair son uyarı geldi ve

uygulamalar 31 Aralık 2014 tarihine ertelendi.

Aralık 2014’te kapılarını açacak

olan Oto World Asya, genelge uygulanmadan

galericilerin yeni yerlerine geçerek,

taşınma süreci dışında, işlerine

ara vermeden devam etmeleri olanağı

sağlıyor.

Oto World Asya ile ilgili son olarak şunu

söylemek istiyorum: Pendik İstanbul’da

Pendik İstanbul’da tüm ulaşım

araçlarının yer aldığı tek ilçe.

Marinası ve deniz otobüsü deniz

ulaşımını sağlıyor.

tüm ulaşım araçlarının yer aldığı tek

ilçe. Marinası ve deniz otobüsü deniz

ulaşımını sağlıyor. Bu projemizin E-5

ve TEM bağlantılarına yakınlığı en

önemli özelliği. Oto World Asya’nın,

Anadolu’dan gelen ve raylı ulaşımı kullananların

İstanbul’da ilk durağı olan

Pendik’te yer alması da ayrıca bir avantaj.

Çok yakında metro bu önemli ilçeye

kadar uzanmış olacak. Sabiha Gökçen

Havaalanı’na 2 km. kadar yakın mesafede

bulunmak ise bulunmaz nimet.

Bu sayede Oto World Asya’nın sadece

İstanbul değil, çevre iller ve Türkiye genelinden

de ziyaretçi alacağını düşünüyoruz.

Bu sayede Oto World Asya’nın

ülke ekonomisine ve prestijine de ciddi

katkıları olacaktır.

- Evra Group, projeleri için neden

Kurtköy Pendik bölgesini tercih ediyor?

Size göre bu bölgenin hem inşaat

şirketlerine hem de gayrimenkul

alıcısına vaat ettiği avantajlar nelerdir.

Kısacası neden Pendik Kurtköy?

Türkiye’de gayrimenkul çok hızla değer

almakta. Bunun en büyük örneği İstanbul.

Bu durumun Avrupa- Asya ülkelerinde

konuşuluyor olması, uluslar arası

dergi ve gazetelerde haber olması bizim

için çok büyük avantaj. İstanbul’da

gayrimenkul hakikaten çok büyük bir

artış sergilemekte. Gayrimenkule yatırım

yapanlar her zaman altın ya da

dövizden daha karlı hale geliyorlar.

Ancak İstanbul’u belli noktalara ayıracak

olursanız, lokasyon-ulaşım aksları

(havaalanı, demiryolu, hızlı tren, metro,

TEM bağlantı yolu, deniz ulaşımı vs.)

itibariyle en avantajlı yer Pendik’tir. Bu

bağlamda bu bölgeye yatırım yapanların

kısa sürede büyük kar edeceğine

inanıyorum. Tabi İstanbul’da gerçekleştirilecek

2 “Yeni Şehir Projesi”nden

bahsediliyor biliyorsunuz. Bu “Yeni Şehir

Proje”lerinden biri Tuzla’ya kurulacak,

yani bölgeye çok yakın. Bu proje

bölgenin gelişimine çok önemli katkılarda

bulunacak. Söz konusu gelişim bölge

yatırımcısını ziyadesiyle memnun

edecektir.

- Evra Group projelerine ilgi gösteren

gayrimenkul yatırımcısının profili

hakkında bilgi verir misiniz? Bu

profilin içinde yabancı gayrimenkul

yatırımcısının yeri nedir? Bu oranı

artırmak istiyor musunuz? Bunun

için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Bize gelen vatandaşlarımız öncelikle

alacakları konutun lokasyonunu, projeyi

ve imalatını iyice inceledikten sonra

karar veriyor. Hem İstanbul’da hem oldukça

uygun fiyatlı projeler ürettiğimiz

için talep oldukça yoğun. Ayrıca gerek

pazarlıkla indirim, gerek taksitlendirme

konularında müşterilerimizi memnun

edecek çalışmalar yürütüyoruz. Başta

Oto World Asya olmak üzere projelerimizde

bankalarla da ortak çalışmalar

halindeyiz.

Yurt dışından alıcılarımız da tabii mevmarketing

europe & anatolia /25


Röportaj

cut. Özellikle Avrupa’da bulunan gurbetçi

vatandaşlarımız çok büyük ilgi

gösteriyor. Ayrıca biliyorsunuz ki Arap

Ülkeleri’nden de Türkiye’ye yoğun ilgi

var. Bu yoğun ilgi aynı şekilde bizim

projelerimiz için de söz konusu. Bu arada,

yabancı yatırımcıların ilgisi sadece

konuta değil. Yani konut olsa burada

akrabalarını barındıracakları ya da ülkeye

döndüklerinde yaşayacakları bir

yer aradıklarını düşünürüz. Ancak yabancı

yatırımcıların ilgisi aynı zamanda

Oto World Asya’ya da yönelik. Oto

World Asya’dan iş yeri alıyorlar.

- Önümüzdeki dönem için planlarınız

hakkında bilgi verir misiniz? Yeni

proje planlarınız var mı? Varsa bu

projeler hakkında kısaca bilgi verir

misiniz?

Biz EVRA İnşaat olarak istanbulun dışına

inşaat alanında çıkmayı düşünmüyoruz.

Hatta İstanbul içinde bile

semt bazında seçici davranmaya çalışıyoruz.

Daha önce de bahsettiğim gibi

Pendik- Kurtköy Bölgesi’nin çehresinin

değişmesi, “Kentsel Dönüşüm” çalışmalarının

tamamlanması konusunda

önemli bir yerimiz olacak. Şu an bölgede

Oto World Asya, Evra Life, Statü-

Yurt dışından alıcılarımız

da tabii mevcut. Özellikle

Avrupa’da bulunan gurbetçi

vatandaşlarımız çok büyük

ilgi gösteriyor.

Park dışında tamamlanmak üzere olan

3 projemiz daha var (Serenat Park,

Doruk Park, Eviza Konakları). Tabi elimizin

altında yeni dosyalar var, ancak

detaylı tetkikleri yapılmalı, diğerleri tamamlandıkça

portföyümüze yenileri

eklenecektir.

26 / marketing europe & anatolia


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Koltuk sevdası...

Daha lise yıllarındayken 1986 yılında gazetecilik

yapmaya başladım. Bu kadar yoyun çalışılan bir işi

yürütürken aynı zamanda eğitimimi de tamamlamak

oldukça güçtü ama geceleri sadece 2-3 saat uyuyarak

gazetecilik mesleğini yürütürken lisansımı tamamlamayı

da ihmal etmedim.

Ülkemizdeki mesleki örnekler benim için hiçbir zaman

yeterli olmadı. Her zaman uluslararası çalışmaları takip

ettim. Günlük gazetelerde, dergilerde çeşitli kademelerde

çalıştım. Daha 21-22 yaşlarındayken Türkiye'de özel

radyoların kurulmasına öncülük ettim. Özel radyoların

formatlarının belirlenmesinde aktif rol oynadım. Bugün

adı radyo ve TV dünyasında tanınan birçok ismi sektörle

ilk tanıştıran ben oldum. 24 Yaşında ise o güne kadar

dünyada bir örneği olmayan spot haber ajansının

formatını oluşturup hayata geçirdim.

29 Yaşına geldiğimde Basın Konseyi Genel Sekreterliğine

önerildim. Devletin verdiği bir basın kartını taşımayı

reddettiğim için o güne kadar hiç sarı basın kartına

başvurmamıştım. Basın Konseyi Tüzüğü ise Genel

Sekreter adaylarının 10 yıl sarı basın kartı taşımış

olması gerekliliğini içeriyordu. Ben sarı basın kartımın

olmadığını ve gerekçesini Basın konseyi'ne ilettiğimde

olağanüstü bir genel kurul toplantısı gerçekleştirildi ve

tüzükteki "Basın Konseyi Genel Sekreteri10 yıl sarı

basın kartı taşımış gazetecilerden gösterilen adaylar

arasından yüksek kurulun oy birliğiyle seçilir." ibaresi,

"tecrübeli gazetecilerden gösterilen adaylar arasından

yüksek kurulun oy birliği ile seçilir." şeklinde değiştirildi ve

ben ilk yüksek kurul toplantısında oy birliğiyle seçilerek

Basın Konseyi'ne o güne kadar seçilmiş en genç Genel

Sekreter oldum.

Bu görev basına olan inancımı kaybetmeme de yol

açtı. Bir yıl sonunda istifa ettim ve bir daha büyük

sermaye gruplarının basın organlarında çalışmadım.

Sektör değiştirdim. Aslında sinema deneyimim olmasına

rağmen film sektörüne en alttan başladım. Çay taşıdım,

asistanlık yaptım. Hatta terbiyesiz bir yapımcı tiyatrocu

rahmetli Mümtaz Sevinç'e "bak Basın Konseyi eski Genel

Sekreteri benim çayımı getiriyor." diye böbürlenmişti.

Hiç birşey söylemedim sadece gülüp geçtim. 450'nin

üzerinde reklam filminde çeşitli kademelerde çalıştım.

Yönetmenlik yaptım. Ancak piyasa bana yönetmen

diyene kadar kendime yönetmen demedim. Kendimi

hiçbir göreve aday göstermedim. Hep çalıştım, öncülük

ederken bile kimseye peşimden gelin demedim. Sadece

yürüdüm, isteyenler peşimsıra yürüdüler. Onları takipçi

olarak değil, yoldaş olarak gördüm. Aslında anlatacak

şeyler bunlarla sınırlı değil ama sanıyorum meramımı dile

getirmek için bu kadarı yeterli.

Şimdi bütün bunları neden anlattın be adam

övüneceksen bara git diyebilirsiniz. Sadece son günlerde

kendilerini çeşitli makamlara kendileri aday gösterip,

hizmet için kefenleriyle yola çıktıklarını iddia eden koltuk

sevdalılarına ne kadar uzak olduğumu, bu hastalıklı

zihniyeti neden Çankaya'da görmek istemediğimi ifade

etmek istedim.

Her ne kadar sürçü lisan ettiysem affola...

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

Her Duşta Hayata Gülümse...

Duru’nun Beren Saat’li yeni reklam kampanyası büyük ilgi

görürken,kampanyanın kamera arkasında da birbirinden

renkli sahneler yaşandı. Kampanyanın yüzü olarak seçilen

Beren Saat reklam filminde, yoğun ve yorucu bir günün ardından

Duru Duş Jeli ile hayat enerjisini ve neşesini nasıl

geri kazandığını anlatıyor..

Türkiye duş jeli pazarının büyüyen markası Duru, yeni Duru

Perfume duş jeli serisini tanıttığı reklam kampanyasında da

tercihini Beren Saat’ten yana kullandı. Yeni reklam filminde

yoğun günlük temposu nedeniyle enerjisi düşen Beren Saat,

yeni Duru Perfume duş jeli sayesinde tüm yorgunluğunu

atıyor, keyifli ve neşeli haline geri dönüyor. Reklam filminde

Beren Saat’in enerjisi düştüğünde etrafındaki renklerin

kararıp solduğunu, yeni Duru Perfume Lotus Özlü duş jeli

kullanması ile birlikte dünyasının aydınlandığını ve tekrar

renklendiğini görüyoruz. Tazeleyen ve canlandıran bir Duru

duşunun ardından Beren Saat artık kırmızı halıda yürümeye

hazır.

Reklam çekimi İstanbul’da 2 gün boyunca 4 farklı mekanda

gerçekleştirildi, 80 kişilik bir ekiple yaklaşık 35 saat çalışıldı.

Beren Saat’in ve ekibin pozitif enerjisi sayesinde son derece

eğlenceli ve renkli geçen çekimde Beren Saat 3 farklı kostüm

değiştirdi. Kostümler modacı Özgür Masur tarafından

hazırlandı.

Reklam filminin yönetmenliğini ise bir önceki filmde olduğu

gibi dünyaca ünlü yönetmenMarco Pinesi üstlendi.

Pinesi,Beren Saat ile çalışmanın çok keyifli olduğunu vurgularken,

Türkiye’nin en güzel yüzlerinden biri olarak kabul

edilen Beren Saat de, “İki gün süren çekimlerin her dakikasından

büyük zevk aldım; ekiple birlikte eğlendim ve ortaya

muhteşem bir kampanya çıktı” dedi.

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

Biscolata Pia’dan Limon Sorbe...

Yeni reklam filminde Biscolata erkeği, bu kez kadınlarla

‘Lezzete dair keskin bir öngörün olmalı’ kuralını paylaşıyor.

Biscolata erkeği daha sonra Biscolata Pia’nın Limon Sorbe

çeşidini hazırlamak için hızlı ve etkileyici hareketlerle

limonu dilimlere ayırıyor. Kampanyanın üçüncü filminin yönetmenliğini

de Can Ulkay yapıyor. Filmin, yaratıcı ajansı

Proximity İstanbul, prodüksiyon ajansı ise Dijital Sanatlar.

Mehmet Can Erdoğan’ın müziğini hazırladığı reklam filmini

ünlü oyuncu Sinan Tuzcu seslendiriyor.

Kampanya Künyesi

Reklam Ajansı: Proximity İstanbul

Kreatif Ekip: Biscolata Kreatif Ekibi

Müşteri İlişkileri: Selen Öngör, Özge Budunç

Yönetmen: Can Ulkay

Prodüksiyon Şirketi: Dijital Sanatlar

Müzik: Mehmet Can Erdoğan

Reklamveren: Şölen

Reklamveren Temsilcisi: Hayat Kapukaya, Ülkü Vural

Aygaz’dan yeni reklam kampanyası...

AygazOtogaz’ın reklam kampanyasında, önceki kampanyalarda

olduğu gibi mizah unsuru ön planda yer alıyor. Avrupa

Yakası dizisindeki Şesu karakterini de canlandıran Bülent

Polat’ın başrolünü oynadığı reklam filminde, işinin uzmanı

olan yamaç paraşütçüsü, genç müşterilerini otogazlı aracıyla

zorlu ve engebeli bir yoldan tepeye çıkartırken Aygaz

Otogaz’ın sağladığı ekstra performansı sergiliyor, gençlerle

de aralarında seyirciyi gülümsetecek eğlenceli diyaloglar yaşanıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Aygaz

Aygaz Pazarlama Direktörü: Ercüment Polat

AygazOtogaz Pazarlama Müdürü: Burcu Cihan Işık

AygazOtogaz Pazarlama Yöneticisi: Burak Pala

AygazOtogaz Pazarlama Sorumlusu: Aycan Gündüz Varol

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCD: İlkay Gürpınar

CD: Emre Kaplan, Zeynep Karakaşoğlu

Yaratıcı Ekip: Merve Gezer, Zeynep Orbay

CSO: Toygun Yılmazer

Stratejik Planlama Ekibi: Tuğyan Çelik, Ceren Şehitoğlu

Prodüksiyon Ekibi: Ceyda Kayaçetin, Övünç Hitay,

Merve Evirgen

Prodüksiyon Şirketi: KALA Film

Yönetmen: Eralp Vardar

Post Prodüksiyon: Sinefekt

Müzik: Opus Audio

Medya Ajansı: Universal McCann

Kullanılan Mecralar: TVC, radyo, internet

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

I am the Pompacı...

BP ile Mustafa Sandal’ın geçtiğimiz sene başlayan işbirliğinin

son sürprizi “I am the Pompacı” şarkısı oldu. Çekimlerinde

yaklaşık 75 kişinin yer aldığı, BP istasyonunda gerçekleşen

videoda Mustafa Sandal’ın “Bombacı” isimli şarkısını

yeniden yorumlayan bir pompacıyla karşılaşması konu ediliyor.

Kampanya Künyesi

Reklamın Başlığı: I am the Pompacı

Reklamveren: BP Petrolleri A.Ş.

Reklamveren Temsilcisi: Deniz Güloğlu,Görkem Önal,

Sabiha Arabacı

Reklam Ajansı: Ogilvy & Mather ISTANBUL

Prodüksiyon Şirketi: Kala Film

Yönetmen: Hakan Yonat

Post Prodüksiyon: Post Modern

Müzik: Mustafa Sandal / Atakan Ilgazdağ

PR Ajansı: Ogilvy PR

Medya Ajansı: MindShare

Kullanılan Mecralar: Basın, Dijital, Radyo,TV

Coca-Cola’dan Yaz Reklam Filmi...

Coca-Cola yeni reklam filmiyle, mutlu anlarla birleştirerek

bilinç akışı tekniği ile anlatan bir yaklaşımı hayata geçiriyor.

Türkiye dışında Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan

ve Kırgızistan olmak üzere beş farklı ülkede daha

yayınlanacak olan kampanya, izleyenlere bu yazın serinletici

içeceğinin yine Coca-Cola olacağını esprili ve taze bir

söylemle anlatıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Coca-Cola Şirketi

Reklam Ajansı: Fikr’et

Yaratıcı Ekip: Gökçen Yücel, Gökhan Yücel,

Tayga Soysaltürk, Zeynep Başay

Stratejik Planlama / Koordinasyon: Göktuğ Yücekul

Yönetmen: Sercan Çuhadar

Prodüksiyon: İkinci Parti

Müzik: FFW

marketing europe & anatolia / 33


Kampanyalar

HSBC’nin yeni reklam filmi yayında...

Ayşegül Şenalp, “Müşteri odaklı hizmetlerimizin bir yenisini

daha hayata geçirdiğimiz yeni kredi kampanyamızda, hayallerine

HSBC ile kolaylıkla ulaşan genç bir çiftin sıcak hikayesini

konu alıyoruz.” dedi.

HSBC Türkiye’nin, yeni kampanyasının reklam filmi yayına

girdi. Grey İstanbul’un hazırladığı filmde, bütün yıl çalışan

ve güzel bir tatili hak eden genç çiftin, HSBC’nin %0.89 gibi

düşük bir faiz oranıyla sunduğu ihtiyaç kredisi sayesinde,

hayallerindeki tatile ulaşmalarının hikayesi anlatılıyor.

HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık Pazarlama Grup Başkanı

Kampanya Künyesi

Reklamveren: HSBC

Reklamveren Temsilcisi: Ayşegül Şenalp,

Aylin Gürsoy Cengiz, Sinem Alkan

Reklam Ajansı: Grey İstanbul

Kreatif Direktör: Engin Kafadar, Erdinç Mutlu

Kreatif Ekip: Taner Ardalı, Deniz Yenihayat,

Ahmet Balaban, Barış Erel

Müşteri İlişkileri: Goncafem Başçelik, Esra Erol,

Pınar Altınok Sönmez, Suna Gülru Talayman

Strateji: Özgün Özkalay

Prodüksiyon: Meltem Köse

Yönetmen: Emmanuel Bellegarde

Prodüksiyon Şirketi: SugarRush

Müzik Yapım Şirketi: Jingle House

Kullanılan Mecra: TV, Dijital

Ben, … senden öğrendim baba...

Kiğılı’nın Babalar Günü için hazırladığı yeni imaj filmi, babayla

oğlunun hikayesini renkli bir dille ekranlara getiriyor.

Reklam filminde, bir çocuğun babasından neler öğrendiği

ve bu öğrendiklerinin çocuğun hayatına nasıl yansıdığı

mesajı veriliyor. Üstelik Kiğılı reklam filmini www.facebook.

com/KigiliGiyimAS ve www.kigili.com üzerinden izleyip paylaşan

herkese alışverişlerde indirim imkanı sağlayan Kiğılı,

geliştirdiği uygulamada #babamdanogrendim etiketiyle paylaşımlarda

bulunanlara da sürpriz hediyeler kazandıracak.

Türkiye televizyonlarında gösterime giren reklam filmi, gazete,

radyo, televizyon, açık hava reklam panoları ve internet

gibi diğer mecralarla da destekleniyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Kiğılı

Reklamveren Temsilcisi: Didem Paktimur

Reklam Ajansı: Tezahurad

Yaratıcı Grup: Yüksel Barış Dinçer, Handan Dumlu,

Ahmet Caner Ar, Nihan Dinçer, Hakan Aydoğan

Müşteri Temsilcisi: Pınar Narman, Ceren Atasoy

Medya Direktörü: Didem Paktimur

Yönetmen: Metehan Aras

Görüntü Yönetmeni: Tayfun Çetindağ

Jingle: Hasan Çakırsoy

Dublaj: Ali Gür

Kullanılan Mecralar: Televizyon- Gazete- Outdoor –

Radyo – Sosyal Medya

34 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Karagöz ve Hacivat, Algida Keyif’de...

Algida Keyif Kornet, yayınlanmaya başlanan reklamında tüketiciyi

Ramazan denince ilk akla gelen Karagöz ve Hacivat

ellerindeki Algida Keyif Kornetler ile karşılıyor ve Ramazan

coşkusuna renk katıyor.

Pozitif olmak doğanda var...

Kampanya Künyesi

Reklamın başlığı: Algida Keyif Kornet

Reklamveren: Algida

Reklamveren yetkilisi: Leyal Eskin Yılmaz, Eser Lapanta,

Nazlı Özcan

Reklam ajansı: Alametifarika

Yaratıcı yönetmen: Emrah Karpuzcu, Kenan Ünsal

Yaratıcı grup: Ülkünur Arslan, Can Bilginer, Aylin Çelik

Müşteri ilişkileri grubu: Gökhan Akbay.

Stratejik planlama: Başar Sarıkaya, Serra Akyel,

Ufuk Saygın

Ajans prodüktörü: Berkay Tahmaz, Teğin Polat

Yapım şirketi: Dirty Cheap Creative, Post43

Medya ajansı: Mindshare

Medya planlamacı: İpek Durak, Büke Bıçaker,

Burçak Akkan

Leo Burnett yaptığı granini relansman kampanyasını,ajans

yetkilileri böyle tanımlıyor, “meyvelerden aldığımız ilhamla

insanlara aslında özlerinde var olan pozitif ruhu hatırlatmak

için “pozitif reklamlar” yapmaya karar verdik. Bağırıp çağıran

reklam kuşağı içinde granini reklamları, insanlara kendilerini

iyi hissettirecek ve ilham verecek bir mola olsun istedik”.

Kampanya için TV’ye ek olarak outdoor, gazete, dergi başta

olmak üzere birçok farklı mecra kullanıldı; plaza, market,

spor salonu gibi yerlere özel uygulamalar yapıldı.

Kampanya Künyesi

Ürün: granini

Reklamveren: Yıldız Granini

Reklamveren yetkilisi: Yiğit ÇALLI / Guillaume Pecheur

Reklam Ajansı: Leo Burnett İstanbul

Yaratıcı Yönetmenler: Emrah Akay, Oktar Akın

Yaratıcı Grup: Ersin Pekin, Koray Şahan, Aysu Erenuluğ,

Barış Çetin, Arca Ataerkil, Tunç Ersöz

Stratejik Planlama Grup Direktörü: İsmail Seval

Stratejik Planlama: Berkant Avcı

Yönetmen: Ozan Yalabık

Ajans Prodüktörü: Sevinç Öktem, Erman Karahisarlı,

Canan Polat

Produksiyon Şirketi: Kala Film

Müşteri İlişkileri: Meltem Gençkırlı, Gözde Attila

marketing europe & anatolia / 35


Kampanyalar

Molped Soft Care reklam filmi...

Plasenta Conversation Agency tarafından hazırlanan filmde,

özel günlerinde daha fazla rahatlık arayan bir genç kız, hiç

beklemediği bir anda yepyeni bir yumuşaklık anlayışıyla

tanışıyor. Çekimleri 2 gün süren ve 10 ülkede, 10 farklı dilde

gösterilecek olan reklam filmi için 2 ayrı cast grubuyla

çalışıldı.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Hayat Kimya

Reklamveren Temsilcisi: Melek Soklangıç Dinçer,

Gülşen Serin, Gülser Golbazi Karlı,Gizem Güzelce,

Melis Ege

Yaratıcı Ajans: Plasenta Conversation Agency

Prodüksiyon Şirketi: Randomworks

Yönetmen: Arda Birkiye

Yapımcı: Beste Yeniçeri

Post Prodüksiyon: Telesine

Müzik: Tricks

Kullanılan Mecralar: Tüm mecralar, global

Mondi’nin, yeni sloganı...

Reklam Ajansı: Refleks

Yaratıcı Grup Başkanı: Beşir Güvener

Yaratıcı Grup: İhsan Karadağ, Fatih Budak,

Hakan İvgen, Gülsev Avcı

Yapım Şirketi: İstanbul Stüdyoları

Yönetmen: Mustafa Altıoklar

Görüntü Yönetmeni: Veli Kuzlu

Jingle: Müziklab

Medya Ajansı: Mediacom

Mecralar: Televizyon, gazete, radyo, internet

Mondi’nin yeni reklam filminin yönetmen koltuğunda ise

Mustafa Altıoklar oturuyor. Yeni reklam filmiyle 4 kişilik çekirdek

bir ailenin yaşamına değinen Mondi, ev hayatını yenilemeye

talip oluyor. Çekimleri Tem Stüdyoları’nda 4 farklı

mekânda gerçekleştirildi.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Mondi

Reklamveren Yetkililer: Murtaza Durmuş,

Mehmet Emin Çakıcı, Serpil Savaşçı

36 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Yok böyle bir şey...

reklam filminde izleyicilere aktarıyor. Happy People Project

tarafından hazırlanan reklam aracılığıyla seyircilerle

buluşturuyor.

Her hafta değişik bir şeyi, her Çarşamba değişen çok

şeyi nerede bulabilirsiniz sorusunun yanıtını Tchibo yeni

yayınlanan reklam filminde eğlenceli bir şekilde aktarıyor.

Tchibo, her Çarşamba tüm satış noktalarında değişen sürprizlerle

dolu temalarını “yok böyle bir şey” sloganıyla yeni

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Tchibo Türkiye

Reklamveren Temsilcisi: Şenay Küçük Tanşu,

Ceyda Kaptan

Reklam Ajansı: Happy People Project

Yaratıcı Yönetmen: Yaşar Akbaş

Yaratıcı Grup: Atilla Karabay, Selçuk Akyüz, Yasin Yaylı,

Tuğçe Kadıoğlu

Stratejik Planlama: Emel Göker, Mert Soyal

Müşteri İlişkileri: Orçun Onural, Burcu Erenkuş,

Selin Özerman, Çiğdem Ayin, Irmak Altuna

Medya Ajansı: Carat

Ajans Prodüktörü: Mine Işıklar

Prodüksiyon Şirketi: Jaguar Projects

Yönetmen: Emre Akay

Post Prodüksiyon: Telesine

Kullanılan Mecralar: TV, Indoor, BTL

‘Double Ice Tea Kayısı & Şeftali’...

Yaz mevsiminin gözdesi olmaya aday Double Ice Tea Kayısı

& Şeftali’nin reklam filmi de, izleyenlere keyifli anlar yaşatıyor.

Buse’yi eski sevgilisinden kıskanan Doruk, eski sevgililerin

tıpkı ‘kayısı’ ve ‘şeftali’ gibi aynı ortamda bulunmalarının

mümkün olmadığını söylerken, bakkalın ferahlık vermesi

için uzattığı ‘Double Ice Tea Kayısı & Şeftali’ ile küçük bir şok

yaşıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Pepsi Co

Reklamveren Yetkilileri: Zeynep İzgi, Tansu Cimitay,

Yasemin Demiroğlu

Reklam Ajansı: Titrifikir

Kreatif Direktör: Özgür Akpınar

Kreatif Ekip: Bora Adalı, Oğuzhan Dilek, Necati Kaya,

Müşteri İlişkileri Direktörü: Melda Doyduk

Müşteri İlişkileri Süpervizörü: Seray Hut Demirel

Ajans Prodüktörü: Ediz Alptekin

Yapım Şirketi: Böcek Yapım

Yönetmen: Ömer Faruk Sorak

Medya Planlama/Satınalma: MindShare

marketing europe & anatolia / 37


Kampanyalar

Dünya Kupası keyfi Çifte Ekran’da...

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Vestel

Reklam ajansı: Concept

Reklam veren yetkilileri: Feza Turunçoğlu Erim,

Berna Aşkın, Mine Okan, Bengisu Dinçer

Kreatif direktör: Kerem Özkut

Yaratıcı ekip: Ertuğ Tuğalan, Namık Ergin,

Taylan Özgür Akçam, Pınar Ulus, Erhan Dursun

Grafik: Alper Dabak, Mehmet Ögeç

Marka grubu: Arda Görgün, Ekin Kutevu,

Zeynep Kahvecioğlu, Canan Karayılan

Stratejik planlama direktörü: Hakan Demir

Stratejik planlama: Suphi Can Sarıgöllü

Ajans prodüktörü: Mert Turan, Kasım Bektaş

Vestel’in Dünya Kupası’na özel televizyon kampanyası

Prodüksiyon şirketi: Traffic

Dünya Kupası keyfini Çifte Ekran teknolojisi ile buluşturdu.

Yönetmen: Fırat Mançuhan

Vestel, bu büyük buluşmayı “Türkiye Vestelleniyor” iletişim

Müzik: Emre Irmak / Universal

stratejisi kapsamında mizahi bir reklam filmiyle ekranlara

Medya ajansı: Mediacom

taşıdı. Çekimleri 1 günde tamamlanan filmin yönetmenliğini

Kullanılan mecralar: Televizyon, Basın, Radyo, Outdoor,

Fırat Mançuhan, prodüksiyonunu ise Traffic üstlendi.

Dijital

Vestel’in Dünya Kupası’na özel televizyon kampanyası farklı

mecralardaki yeni uygulamalarla devam edecek.

Nestlé Pure Life’ın yeni reklam filmi...

Nestlé Pure Life’ın yeni reklam filmi, Haziran ayı itibariyle izleyicilerle

buluştu. Amerikalı yönetmen Lisa Rubisch tarafından

Barselona’da çekilen reklam filmi, 6 aylık bir ön çalışma

ve çeşitli ülkelerde yapılan araştırmaların sonucunda hayata

geçirildi. Türkiye’deki reklam kampanyası, televizyonun yanı

sıra açık hava ve dijital mecralarla da destekleniyor.

Kampanya Künyesi

Reklam veren: Nestlé Waters Türkiye/ Nestlé Pure Life

Reklam veren Yetkilisi: Ergin Akman, Begüm Ersoy,

Burcu Sever

Yaratıcı Grup: Adnan Elmasoğlu, Şölen Yücel, Anıl Bağcık,

Cem Etyemez

Müşteri İlişkileri: Özlem Öğüt, Gözde Gülşen,

Ceysun Giritli

Stratejik Planlama: Selda Sedes, Zeynep Bortaçina

Medya Planlama ve Satın Alma: Mindshare

Prodüksiyon: Arzu Köksal, Ceyhun Sevil

Kullanılan Mecra: TV, Açıkhava, Dijital

Yönetmen: Lisa Rubisch

Prodüksiyon Şirketi: Les Télécréateurs

38 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Cornetto’dan Aşk Makinesi...

Aynı zamanda Aşk Makinesi ile bir çift karşı karşıya geldikten

sonra ilk görüşte aşkı yaşadı ve kameralar aracılığıyla

anlaşarak birbirlerini ulaştılar.

Aşk Makineleri özel yazılımla çalışıyor

Cornetto Aşk Makinesi, bu projeye özel olarak son teknolojik

sistemlerle geliştirildi. Makineler uzaktan otomatik

olarak birbirini algılıyor ve bir yurttan dondurma alındığında

bedavası diğer makineye düşüyor.

Cornetto, en az aşk kadar eski “İlk görüşte aşk var mı?” sorusunu

cevaplamak için eğlenceli bir projeye imza attı. Son

teknoloji özel bir yazılım ile Cornetto Aşk Makinesi dondurma

otomatını geliştirilmesiyle ilk görüşte aşk sürprizini yapmak

üzere sahaya indi.

Projenin dijitalde yayınlanmaya başlayan videosunda farklı

kişilerin Cornetto Aşk Makinesi karşısında eğlenceli deneyimleri

görülüyor. Cornetto Aşk Makinesi aracılığıyla bazı

çiftler birbirini gördükleri anda etkileniyor ve ilişkileri gelişiyor.

Dijital Uygulama Künyesi

Uygulamanın başlığı: Cornetto Aşk Makinesi

Reklamveren: Algida Cornetto

Reklamveren yetkilisi: Eser Lapanta, Nazlı özcan

Dijital Yaratıcı ajans: Youth Republic

Yaratıcı grup: Kaan Ayce, Gokhan Dinler, Umut Güney,

Cem Mirkelam

Müşteri ilişkileri grubu: Elif Günday, Gülşah Gödek,

Eylül Eygi

Stratejik planlama: Özge Soykan, Emre Meriç

Dijital: Erhan Adsan, Çağrı Erdoğan

Kullanılan mecralar: Dijital

Bu Menü Ayda Bile Yenir...

Little Caesars, Pepsi ve Ruffles işbirliğiyle gerçekleştirdiği

iddialı kampanyasını çok farklı bir promosyon filmiyle tanıttı.

Türkiye’de sahip olduğu içerik ile bir ilk olan Kombine Menü

ile pizza, Pepsi ve Ruffles’ı bir araya getiren Little Caesars,

esprili promosyon filmiyle beğeni topladı.

Bir astronotu ayda ABD bayrağını düzeltirken izlediğimiz

reklam filminde, birden fondaki perde açılıyor ve iki Little Caesars

kuryesi kendilerini bir anda ayın yüzeyinde buluyor.

Elleri kolları ise pizza, Pepsi ve Ruffles’dan oluşan Kombine

menü ile dolu.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Little Caesars

Reklam ajansı: Alice BBDO

Yaratıcı ekip: Derya Banişta, Kerem Altuntaş, Çağrı Oral,

Arda Albayraktar

Prodüksiyon şirketi: Peri İstanbul

Yönetmen: Abdülbaki Yavuz

marketing europe & anatolia / 39


Göz kam


Oldukça eski bir yapı olan tren garının

içinde çok şık kafeler var ve mis gibi

kahve kokuları sarıyor etrafı.

Gardan yürümeye devam edip, Punta

del Arenal köprüsünden karşıya geçiyor

ve 1890 senesinde inşaa edilmiş,

neo-barok bir mimari harikası olanTeatro

Arriaga’ya ulaşıyoruz. Karşısında

ise 15. yy’dan kalma barok kilise San

Anton yer alıyor.

Tiyatro binasına dışarıdan bir göz

attıktan sonra , Casco Viejo’ ya yani

Eski Kent dalıyoruz :) Şehrin kalbi

burada atıyor. Sokaklar cıvıl cıvıl. İnci

gibi dizilmiş binaların arasında daracık

sokaklar var.

Minicik mağazalar, hediyelik eşya dükkanları

ve sabun mağazaları :) Buranın

bitkisel sabunları çok meşhur.

Eski kent, meydanlardan ve nehre

doğru uzanan sokaklardan ibaret.

Nehire doğru inen 7 adet sokaktan

oluştuğu için buraya ‘’siete calles /

yedi cadde’’ diyorlar .Otel, restoran ve

gece kulüplerinin çoğunluğu burada ve

buranın hemen güneyindeki Las Siete

Calles’de bulunuyor.

Ara sokakları dolaştıktan sonra, Bilbao’daki

en eski bina olan ve bugün

İspanya’nın en değerli eserleri arasında

gösterilen Santiago Katedrali’ni

ziyaret ediyoruz.

Ardından bir şeyler yemek ve dinlenmek

için, 18. ve 19. yy neo-klasik tarz-

Gezi

aştıran Bilbao...

Kent tasarımı büyüleyici bir başkent, Bilbao.

İspanya, Bask Bölgesi gezimize Bilbao’ dan

devam ediyoruz. Bilboa İspanya’nın kuzey kıyılarında

Atlantik Okyanusu’nun Biskay Körfezi sahilinde

Bask Bölgesi’nin kuzeydoğusunda konumlanmış.

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / svldbn@gmail.com

İspanya, Bask Bölgesi gezimize Bilbao’

dan devam ediyoruz.

Bilboa İspanya’nın kuzey kıyılarında

Atlantik Okyanusu’nun Biskay Körfezi

sahilinde Bask Bölgesi’nin kuzeydoğusunda

konumlanmış. Tarzı ve enerjisi

ile göz kamaştıran Bilbao eşsiz bir

kültürel kimliğin de temsilcisi olma

özelliğini taşıyor, çünkü Avrupa’nın en

eski ve en gizemli dili burada konuşuluyor.

İspanya’nın kuzeyindeki Bask

Özerk Yönetimini oluşturan üç idari

bölümden Bizkaia’nın (Viskaya) yönetim

merkezi Bilbao, Nervión Irmağı’nın

ağzında yer alıyor. Nehir kenti eski ve

yeni olmak üzere iki bölüme ayırıyor.

Bu nehrin kıyısında Sanayi Devrimi

sırasında bölgeye refah getiren sayısız

fabrika ve işyeri de bulunuyor. Bilboa

aynı zamanda, bu nehrin gelgit ile çok

derin ve bir fiyord gibi çok kara içerisine

girmiş olan “Ria de Bilboa” körfezi

üzerinde bir liman şehri.

Ria de Bilboa körfezinin girişindeki

otelimize yerleştikten sonra elimize haritayı

alıp şehri keşfe çıktık. Şansımıza

hava kapalıydı. Niyetimiz eski şehre gidip

etrafı dolaşmaktı. Fakat kaldığımız

otel oraya epey uzak olduğu için epey

bir yürüdük, sonra da bir otobüze atlayıp

Plaza Circular’ da indik. Meydan’

da bizi Şehirin kurucusu Diego López

anıtı karşılası. Oradan da Bilbao Concordia

Tren Garı’ na yürüdük.

marketing europe & anatolia / 41


Gezi

da inşaa edilmiş mükemmel simetri

örneği evlerle çevrili olan, Plaza Nueva

varıyoruz.

Pizzalarımızı yiyip dinlendik sonra

1622 yılında yapımına başlanmış olan

barok tarzı Santos Juanes kilisesine

dışardan bir göz attıktan sonra nehir

kıyısından yolumuza devam ediyoruz.

Bizimle birlikte bulutlar da yola çıkıyor.

Yağmur geliyor yavaş yavaş :)

Nehir kıyısında bizi ilk Belle Époque

tarzı Belediye Binası karlışıyor. Binalar

gerçekten çok güzel.

Serin havada, nehir kıyısında yolumuza

devam ederken mimar Santiago

Calatrava’nın ödüllü köprüsü Zubizuri

karşımıza çıkıyor.

Hava o kadar serin ki, inceden inceden

üşümeye başladım. Sen tut yaz tatiline

git, yağmur yağsın. Olacak iş değil :(

Köprüden karşıya geçince yolda heykeller

görmeye başlıyoruz, anlıyoruz ki

Guggenheim Müzesi’ ne yaklaşıyoruz.

Dünyadaki 5 Guggenheim Müzesinden

birisi olan Bilbao Guggenheim Müzesi,

kentin en ünlü müzesi. Binanın dış

yüzeyinde kullanılan 3 mm. Kalınlığında,

toplam 60 ton titanyum pırıl pırıl

parlıyor .

Yapının mimarı Frank O.Ghery 20.

Guggenheim Müzesi’ ne

yaklaşıyoruz.

Dünyadaki 5 Guggenheim

Müzesinden birisi olan Bilbao

Guggenheim Müzesi,

kentin en ünlü müzesi.

yüzyılın avant-gard mimari tazını yansıtan

müzede Kandinsky, Dali, Miro,

Klee, Matisse gibi ünlü ressamların

eserleri sergileniyor. Müzede 3 katta

toplam 19 sergi salonu bulunuyor. Bu

salonların her biri farklı sitillerde. New

York, Venedik ve Berlin Guggenheim

müzelerindeki gezici sergiler de

Bilbao’ya geliyor. Yapının girişinde Jeff

Koons’un eseri 20 metre yükseklikte,

çiçek ve yapraklarla süsülü bir köpek

heykeli bulunuyor.

Puppy: Terrier cinsi , 12 m yüksekliğindeki

bu çiçek köpek değişik mevsimlerde

değişik çiçekler açıyor. Guggenheim

Müzesinin ana girişinin önünde

duruyor ve duygusallığı simgeliyor .

3 ayrı eksende birbirine sarılmış, 15

mt yüksekliğinde, ayna yüzeyli 73 adet

küre topları, dünyamızın fani doğasını

, gelip geçen zamanı hatırlatıyormuş .

Louise Bourgeois’in Maman isimli dev

örümcek heykeli ise anneliğe çağrışım

yaptırıyor.

Gugenheim Müzesi’nin hemen yanından

kalkan tekneler Eski Kent merkezine

kadar gidip geri dönüyor.

Müzenin karşısındaki kıyıda da Deusto

Üniversitesi var. Üniversite için oldukça

güzel bir konum :)

Kültür gezisi kısmını bitirdikten sonra

sıra geldi lay lay lom kısmına :)

Müzeden çıkar çıkmaz karşı sokaktaki

dondurmacıya daldım :)

Bu adamlar dondurmadan anlıyorlar;)

Soğuk, yağmur vız gelir. Hatta çivi

çiviyi söker.

Dondurmamızı da aldıktan sonra Bilbao’

nun en eski parkı olan Dona Casilda

Iturrizar Park’ ının yolunu tuttuk.

Parkta dolanıp, temiz hava soluyup

dinlendikten sonra ünlü mağazaların

olduğu Gran Via Don Diego caddesine

çıktık.

Aheste aheste dolandık caddelerde.

Bilbao sokaklarında akşamı ettikten

sonra karnımızı doyurduk ve otele

gidebilmek için tren istasyonuna geri

42 / marketing europe & anatolia


Gezi

döndük. Günün yorgunluğu ve yemek

sonrası uyku bastırması sonucu garda

uyuya kalacaktım neredeyse. Neyse ki

ben uyumadan tren geldi ve bindik. 20

dakikalık bir yolculuktan sonra trenden

indik fakat gardan çıkamadık. Trene

binerken kullandığımız biletleri çıkarken

de turnikeye okutmamız gerekiyormuş.

Biz lazım olmaz diye biletleri

turnikeden almamıştık. Herkes gitti bir

tek biz kaldık istasyonda. Ne yapsak

ne etsek derken turnikelerin üzerinden

atlamaya karar verdik. Neyse ki bir

yerimizi kırmadan sağ salim çıktık.

Etresi gün Segovia’ ya ya doğru yola

çıktık.

Segovia ile Bilbao arası 360 km. Madrid’

e giderken buraya da uğrayalım

dedik, ki burası geziye sonradan dahil

oldu :)

Segovia’ ya gitmek için otobandan

ayrılıp tali yollarda giderken çok

sıkıştım ve bir restaurant’ ın önünde

durduk. Kasaba inanılmaz sakin ve

boş görünüyordu. Sanki terkedilmiş

gibi. Restauranta girdiğimizde bizi

yaşlı bir beyle bayan karşıladı. Surat

ifadeleri “ne işiniz var burada”

der gibiydi. Son derece sevimsiz ve

gergin. O suratları görünce tuvalete

girip gideceğim demek yemedi tabii.

Mecburen oturup yemek söylemek

Segovia İspanya’nın

en ünlü tarihi kentlerinden

biri olup, Roma dönemleri ve

Orta Çağda nüfusu yaklaşık

50.000 kişiymiş.

zorunda kaldık. Amaç sadece tuvaleti

kullanmak olduğu için sadece çorba

söyledik. O sırada ben zar zor cesaret

edip tuvalete gittim. Ona bile “gitmeniz

şart mı, sular akmıyor” falan dediler :)

Neyse, o işi hallettikten sonra çorbalar

geldi. Menü İspanyolca olduğu için ne

sipariş ettiğimi de bilemedim. Koca bir

tasın içinde turuncu yağlı suyun içinde

yüzden ekmek parçaları ve enteresan

et parçaları geldi. Teksas Kasabı filmi

geldi aklıma. İnsanları öldürüp onlardan

yemek yapan adam. Biliyorum

çok iğrenç oldum :) Tamam, hemen

konuyu değiştiriyorum. Bir iki kaşık

aldıktan sonra alelacele hesabı ödeyip

kaçtık. Resmen korku filmi gibiydi :(

Resmen tırstık.

Üzerimizdeki mekanın gerginliğini

atamadan vardık Segovia’ ya ve bizi

şehrin su kemerleri karşıladı.

Segovia İspanya’nın en ünlü tarihi

kentlerinden biri olup, Roma dönemleri

ve Orta Çağda nüfusu yaklaşık 50.000

kişiymiş. O zamandan bu zamana

nüfusunda bir değişiklik olmadığı gibi,

marketing europe & anatolia / 43


Gezi

kentin yapısında da önemli bir değişiklik

olmamış. Herkes yolda görüdüğümüz

amca ve teyze gibiyse nüfusun

artmaması normal tabii :)

Segovia antik kenti 1985 yılında bir

Dünya Mirası olarak kabul edilmiş.

Antik kentin kuzeybatı ucunda Alcazar

Kalesi, güneydoğu ucunda dünyaca

ünlü Roma Su Kemerleri bulunuyor.

Romalılar döneminde inşa edilen

kemerler büyük ölçüde korunmuş.

Guaddarrama Dağları’ndan başlayan

su kemerinin uzunluğu yaklaşık 15 km

olup,toplam 166 kemerden oluşuyor.

Terkedilmiş gibi görünen kasabayı

dolandıktan sonra Santa Cruz La

Real manastırına vardık. Fakat kapalı

olduğu için sadece dışarıdan bakmakla

yetindik.

Segovia’ nin coğrafi yapısı üçgen pirizma

gibi. Prizmanın tepesinde de ünlü

Alcazar Kalesi var. Kalenin aşağısında

kalan şehir ise bir dağın eteğini andıyor.

Şehir minicik ama çok fazla tarihi

yapı var ve hepsi de büyüleyici. Kaleye

tırmanmadan önce Santa Maria del

Parral Manastırını gezdik.

Geçmişi 1454 yıllara dayanan manastır

hakkında çok fazla bilgim yok. Manastırın

etrafında dolanırken bir keşiş

Segovia antik kenti 1985

yılında bir Dünya Mirası

olarak kabul edilmiş. Antik

kentin kuzeybatı ucunda

Alcazar Kalesi, güneydoğu

ucunda dünyaca ünlü Roma Su

Kemerleri bulunuyor.

bizi gördü ve biz de içerisini merak

ediyoruz diyince bizi gezdirdi. Manastır

oldukça büyük bir alana kurulu. Dış

tarafında minik bir süs havuzu var ve

Alcazar Kalesini görüyor. Onun arkasında

halka açık bir avlu ve kilise var.

Burası Katolik Kilisesiymiş.

Diğer kısımlar ise ziyaretçilere kapalı.

Bizi gezdiren keşişle birlikte içeride 26

tane keşiş varmış. fakat onların dışarı

çıkması yasak. Sadece bizi gezdiren

abi çıkabiliyor. İçerideki keşişler

yaşamlarını sürdürmek için mobilyalar

yapıyor ve onları satarak gelir elde

diyor. Başlaıca gelir kaynağı buymuş.

Keşiş abiye teşekkür ederekten tekrar

yola koyulduk ve araç trafiğine kapalı

olan yolu tırmanmaya başladık. Bu yol

bizi Alcazar Kalesine götürecek.

11. yy, VI. Alfonso zamanında Romalılardan

kalma kale kalıntılarının üzerine

inşa edilmeye başlanan bu muhteşem

kale, II. Felipe dönemine (16. yy)

kadar yenilenmiş. Görkemli yapı, Disneyland

logosundaki kale ve kulelerin

de ilham kaynağı olmuş.

Kraliçe Isabel ve Kral II. Fernando’nun

yaşadığı saray olan bu yapının içini

gezip kulelerine çıkmak serbest .

44/ marketing europe & anatolia


Gezi

Alcazar’ın gölgesinde olan,

şehrin hemen dışında yer alan

Vera Cruz kilisesi. 13. yy

kalma Vera Cruz kilisesinin

Ternplier Şövalyeleri tarafından

kurulduğu sanılıyor.

Şatonun içi gerçekten çok büyük.

Bir dönem hapishane, sonra Topçu

okulu ardından da silah müzesi olan

şatonun içinde şovalye giysilerinden

tutun da silah yedek parçalarına kadar

herşey var. Bugün silah müzesini

barındıran şatonun sunduğu güzel

manzarayı görmek için kulenin 152

basamağını tırmanmanız gerekiyor.

Kulenin merdivenleri çok dar olduğu

için yolda rastladığınız göbekli amcalar

çok sıkıntı çekiyor :) Siz yol vermek

için göbeklerini içine çekmek zorunda

kalıyorlar :))

Kulelerden manzara muhteşem görünüyor.

Tüm Segovia ayaklarınızın

altında.

Hayranlıkla şatoyu gezdikten sonra bir

şeyler atıştırmak için Plaza Mayor’ a

yani meydana doğru yürüdük. Burada

hava Bilbao’ dan çok farklıydı. Aşırı sıcak

:( O yüzden de meydana yürüyene

kadar bir dondurmanın da hakkından

geldim :)

Meydana inerken bizi görkemli Segovia

Katedrali karşıladı.

1525-1577 yılları arasında geç Gotik

tarzda inşa edilmiş kilise, o yıllarda

kuşatılmış kraliyet orduları tarafından

savunma amaçlı kullanılmış. Şehirdeki

isyancılar, hem kutsal emanetleri korumak

hem de Alcazar şatosuna karşı

kendilerini korumak için katedrali ele

geçirmişler. Kaçınılmaz olarak da geriye

sadece katedralin yıkıntıları kalmış.

1630 yılında ise katedral, Pedro de

Brizuela tarfından onarılmış.

Segovia, başka güzel kiliselere,

manastırlara ve müzelere de sahip.

Bunların en dikkat çekici olanı, neredeyse

Alcazar’ın gölgesinde olan,

şehrin hemen dışında yer alan Vera

Cruz kilisesi.

13. yy kalma Vera Cruz kilisesinin

Ternplier Şövalyeleri tarafından

kurulduğu sanılıyor. On iki kenarlı

tasarımının Kudüs’teki Kutsal Mezar

Kilisesi’nden alındığına inanılıyor.

Kilisenin İspanya’da bir eşi daha yok,

ancak şövalyelerin Portekiz’de kurduğu

diğer kiliselerle benzerlik taşıyor.

Ve nihayet Plaza Mayor’ a varıyoruz.

Minik bir mekana oturup bira eşliğind

nefis tapasları götürüyoruz. Gezinin en

güzel kısımlarından biri :)

Dinlenip karnımızı da doyurduktan

sonra tekrar su kemerlerine inip arabamızı

alıyoruz.

Su kemerlerinin ardındaki kafelerden

birinde de kahve içtikten sonra Segovia

etrafında bir tur atıp bu muhteşem

şehri son bir kez görmek istiyoruz.

Alcazar Şatosunu farklı bir açıdan

daha görüp hayran hayran seyrettikten

sonra Madrid’ e doğru yola koyulduk.

marketing europe & anatolia / 45


Röportaj Game On

Assassin’s Creed:

Ali Erdem Ekşioğlu

Muhteşem Bir Oyun Tecrübesi

24 saatten fazla oyun süresi

ve multiplayer imkanlarıyla

sizi koltuğunuza kitleyecek

bir macera.

Korsanlar!

Alıştığımız templar ve assassinler

dışında kahramanımız Edward

ayrıca tam zamanlı

bir korsan


Black Flag

Uçsuz Bucaksız Bir Dünya

Tam sonuna geldiğinize inandığınızda

karşınıza çıkacak tonlarca ada, avlayacak

sürülerce hayvan, ele geçirilecek yüzlerce

kale çıkaran büyük bir dünya.

GameOn Youtube: http://youtu.be/GlLNa_Gqz1Y

Heyecan Verici Hikayeler

iki farklı boyut arasında gidip geldiğiniz

oyunda herşeyden büyülenirken

hikayeyi takip etmeyi

unutacaksınız.


Game On

Kasım 2007’den beri oyun dünyasının

en büyük ve en kaliteli serilerinden biri

olan Assassin’s Creed yeni bir oyunla

karşımızda; Assassin’s Creed: Black

Flag. Oyun büyüleyici grafikleri ve göz

dolduran görselleri dışında zengin bir

oyun tecrübesi sunuyor. Heyecan verici

denebilecek hikayesi ve Far Cry’ı andıran

yan görevleriyle sizi koltuğunuza

bağlıyacak bir oyun. Serinin temasına

ne kadar uysa da hala cesur değişimler

ve farklı temellerden oluşan Black

Flag Assassin’s Creed 3’de çoğu kişi

tarafından kötü işlendiği düşünülen deniz

muharabesini bu sefer oyunun temel

etkenlerinden biri olarak kullanmış

ve söylemeliyim ki sadece Assassin’s

Creed 3’ü geçmekle kalmamış diğer

oyunlar için de çıtayı yükseltmiş. Dev

dalgalardan mürettebatını korumaktan,

köpekbalığı avlamaya, gemiler ve kalelerle

savaşmaktan, sakin denizlere

açılmak olsun oyuncuya son anına kadar

haz veren bir macera.

Eski oyunlardan kalan kovalama ve

takip bölümleri ne kadar tepki çekse

48 / marketing europe & anatolia

Sizin için deneyimleyip

montajladığımız

review videosunu

http://youtu.be/GlLNa_Gqz1Y

adresinden izleyebilirsiniz.

de bu sefer de görünümlerini yapmayı

başarıyorlar. Bazıları sıkıcıolaştığını

düşünse de oyuna farklı bir “stealth”

etkeni katıyor. Sizi heyecanlı tutmayı

başarıcak kadar kısa ama gerilimi

azaltmayacak kadar uzun. Bu oyunu

benim için geri çekebilecek birşey

varsa o da kendinizi tam olayın içinde

bulmuşken şimdiki güne yapılan atlamaların

sizi çekip çıkarması. Yaratılan

yeni dünya ve hikaye takdir edilecek

birşey olsa da bence oyunun atmosferini

öldürmüş.

Genel olarak oyun, dünyasına daldığınızda

sizi şaşırtacak bir sürü süpriz ve

farklı faktörler barındırıyor.

Jackdaw’ı geliştirmekten ziyadde kendi

fleetinizi kurabilir ve sulara öyle hakim

olabilirsiniz. Emrinizdeki gemileri

görevlere gönderim para ve kaynaklar

bulabilir ve bir açıdan stratejik bir yaklaşımda

bulunabilirsiniz. Jackdaw ile

ele geçirmeyi başardığınız her gemiyi

emrinize alabilir ya patlatıp geminizi

tamirde kullanbilirsiniz.

Oyun Open World olmasının yanında

gerçekten çok farklı yönleri olan

ve herjkese hitap eden bir ürün. Sizi

sürükleyecek ve zorlayacak bir uğraş

arıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.

Her oyun sever oynamalı.

http://www.aralgame.com


Game On

The Western Front Armies...

SEGA® of America, Inc. veSEGA®

Europe Ltd. başarılı strateji oyunu

Company of Heroes 2 hayranlarının

bu Haziran ayında bağımsız bir

çoklu oyuncu paketine kavuşacaklarını

duyurdu. Her bir ordu ayrıca dijital

indirme yoluyla bağımsız olarak satın

alınabilecek ve yeni oyuncuların Company

of Heroes 2’nin devasa çoklu

oyuncu topluluğuna rahat biçimde

katılabilmeleri sağlanacak.

Company of Heroes 2: The Western

Front Armies oyuncuları ilk kez ödüllü

Company of Heroes’ta sunulan Batı

Cephesine geri götürecek. The Western

Front Armiesiki benzersiz içerik

sunacak - Amerikan ordusu ve Alman

Oberkommando West ordusu. Her iki

ordu da birbirinden farklı taktik oyun

seçeneklerine, yeni piyadelere, takım

silahlarına, araçlara, yeteneklere ve

geliştirmelere sahip olacak ve Batı

Cephesinde geçen sekiz çoklu oyuncu

haritasında savaşacaklar. The Western

Front Armies ayrıca oyuna diğer

benzersiz içerikler de

ekleyen yeni gelişim

sistemine sahip

olacak ve oyuncular

bu sayede kendilerini

oyunun taktik ve

stratejik yönlerine

eskisinden daha da

derin biçimde kaptırabilecekler.

Tüm Company of

Heroes 2 oyuncuları

hangi içeriğe sahip

olurlarsa olsunlar,

yalnızca yeni Western

Front Armies

paketini satın almış

olsalar dahi otomatik

eşleştirmeli çoklu

oyuncu modunda 31

haritada (ve Steam

Workshop üzerinden

sunulan 1000’den

fazla özel haritada) savaşabilecekler.

Company of Heroes 2 hakkında daha

fazla bilgi

http://www.companyofheroes.com

adresinde.

marketing europe & anatolia / 49


Kültür - Sanat

Aşk Bir Masalmış...

Bütün aşk

masallarının

başlangıcı

güzeldir.

Peki ya sonrası?

Darby yirmili

yaşlarının

sonuna

gelene dek

gerçek aşka

olan inancını

yitirmeden

beyaz atlı

prensini aramış

ve sonunda,

onu

bulmanın imkânsızlığını kabul etmiş genç ve güzel bir

içmimardır. Hayatı boyunca yaşadığı ilişkilerden aldığı

dersleri bir deftere not alan genç kadın, daha önce yaptığı

hataları tekrarlamamaya adeta yeminlidir. Tam da aşka ve

sevgiye olan inancını sorguladığı bir dönemde karşısına

çıkan Jake’in etkileyici yaklaşımına rağmen kalbini ona

kaptırmamakta kararlıdır. Genç adamın ise ondan vazgeçmeye

hiç niyeti yoktur ve Darby’nin aşka dair fikirlerini

değiştirmeyi kafasına koymuştur. Fakat bu, sandığı kadar

kolay olmayacaktır. Novella yayınlarından çıkan kitabın

yazarı Cindi Madsen.

“Mutlu sonlara inanmayanlardansanız sizi yanıltması için

bu modern zaman masalına bir şans verin.”

Romantic Times

“Çekici, sevimli ve samimi bir itiraf romanı.”

Booklist

“Romantik-komedi türünde

oldukça esprili bir dille yazılmış, keyifle okunmayı

garanti eden bir roman.”

The New York Times

“Aşk Bir Masalmış!!! Derken için, yetişkinlere adanmış

bir peri masalı diyebiliriz.”

Amazon

Figüratif yaz sergisi...

Dünya Futbolunun

Yeni 10 numarası...

Artnext İstanbul; çağdaş sanatın ilham ve heyecan

verici özgün işlerini bir araya getirdiği, 2013-2014 sanat

sezonunun final sergisinin açılışını 17 Haziran’da

gerçekleştirdi. “FİGÜRATİF YAZ SERGİSİ // FIGURA-

TIVE SUMMER EXHIBITION” başlıklı grup sergisi;

sanatseverler, koleksiyonerler ve çağdaş sanatı takip

eden her kesimden ilgi gördü. Eserler arasında sanatçı

Nurettin Erkan’ın Yaşar Kemal portre çalışması da bulunuyor.

Sergide; sanatçılar Bulut Bagatur, Nurettin Erkan,

Taşkın Esin, Deniz Gökduman, Ayşecan Kurtay,

Kağan Toros, Mert Yavaşca, Çiğdem Yılmaz ve Baysan

Yüksel’in eserleri yer alıyor.

Sergi 30 Ağustos’a kadar Artnext İstanbul Çağdaş Sanat

Alanı’nın Maslak’taki özel mekânında ziyaretçilerini

bekliyor.

Martı yayınlarınından çıkan Dünya

Futbolunun Yeni 10 numarası

Neymar adlı kitabın yazarı Luca

Caioli. Günümüz futbolunun heyecan

verici yeteneği Neymar da

Silva Santos, Brezilya futbolunun

geleneklerini en iyi şekilde kullanan

muhteşem bir top cambazıdır.

2010-2012 yılları arasında Santos

takımıyla birlikte altı şampiyonluk

kazanmış, 21 yaşındayken de Barcelona’ya transfer olmuştur.

Baş döndürücü performansıyla yalnızca Camp

Nou’daki taraftarların değil, dünyadaki futbol severlerin

de kalbini kazanıp iştahını kabartmıştır.

Neymar’ın arkadaşları, teknik direktörleri ve takım arkadaşlarıyla

yapılan çok özel röportajların yer aldığı bu

kitap, futbol meraklılarını yeni yıldızın hayatına ve futbolun

zirvesine doğru yaptığı sıra dışı yolcuğuna davet

ediyor.

50 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

Mercan Dede Ensemble...

Zorlu Center PSM’nin

sunduğu, Mercan

Dede’nin sanat yönetmenliğini

üstlendiği

Mercan Dede

Ensemble Özel Ramazan

Projesi kapsamında

Ludovico

Einaudi’den Anjelika

Akbar’a birçok ünlü sanatçı, Mercan Dede ile birlikte Zorlu

Center PSM sahnesinde izleyicilere unutulmaz anlar yaşatacak.

Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi (PSM), Ramazan

ayı boyunca da İstanbulluları müziğin büyülü dünyası

ile buluşturmaya devam edecek. Geçtiğimiz yıl ONE-

ARTH Records’dan çıkardığı “DÜNYA” albümünün tanıtım

konserleri kapsamında, Heart Factory’nin organize ettiği

Hindistan, Kanada, Brezilya, Meksika ve Avrupa ülkelerinde

gerçekleştirdiği konserlerde müzikseverlerle buluşan,

Haziran’da Toronto, New York, Chicago ve Cleveland şe-

hirlerini içeren Kuzey Amerika turnesinde fırtınalar estiren

Mercan Dede, ayağının tozuyla İstanbul’a gelip; sanat yönetmenliğini

yaptığı çok özel bir Ramazan projesiyle Zorlu

Center PSM’de sahne alıyor. Dünyaca ünlü müzisyenimiz

Mercan Dede’nin farklı tarzlardaki sanatçılarla ortaklaşa

vereceği konserler dizisi, 2 Temmuz’da başlıyor.

Mercan Dede Ensemble feat. Ludovico Einaudi

Tarih: 2 Temmuz 2014

Mercan Dede Ensemble feat. Beyhan Murphy & Göksel

Baktagir & Kadir Amigo Memiş

Tarih: 9 Temmuz 2014

Mercan Dede Ensemble

feat. Borusan Quartet & Anjelika

Tarih: 16 Temmuz 2014

Mercan Dede Ensemble

feat. Azam Ali & Zara

Tarih: 23 Temmuz 2014

Mekan: Zorlu Center PSM,

Ana Tiyatro

Picasso’yu ziyaret için son haftalar...

CerModern’de 6 Mayıs’ta açılan Picasso Doğduğu Evden

Gravürler ve Seramikler başlıklı sergiyi görmek için son

haftalar. Picasso’nun doğduğu evden ve Málaga’daki Museo

Casa Natal Koleksiyonu’ndan seçilen 56 gravür, 8

seramik ve çocukluk dönemine ait özel eşyaları bulunan

bugüne dek binlerce kişinin gezdiği sergi 20 Temmuz tarihine

kadar ziyarete açık olacaktır.

Küratörlüğünü Mario Virgilio M. Arroyo tarafından yapılan

ve Picasso Vakfı ve Picasso Evi Müzesi işbirliğinde yapılan

sanatçının çocukluk döneminden patik, gömlek gibi kişisel

eşyalarının da yer aldığı sergi Picasso’nun sanatçı kimliğinden

önce Malagalı sıradan bir çocuk olduğunun vurgusu

öne çıkmaktadır. Sergide, Picasso’nun hayranı olduğu

antik çağ temalarından kadın figürüne kadar birçok konu

yer almaktadır. Sergi farklı tema ve teknikler göz önünde

bulundurularak 4 ana bölümden oluşmaktadır; iki yeni bakış,

aile meseleleri, sarsıcı güzellik, şövalyenin yola çıkışı.

Sergi, ana sponsorluğunu Pet Holding’in üstlendiği Pablo

Picasso’nun doğduğu evden, Málaga’daki Museo Casa

Natal Koleksiyonu’ndan seçilen gravür, seramik ve kişisel

eşyalarından

oluşuyor. “Picasso:

Doğduğu

Evden

Gravürler

ve Seramikler”

sergisi

Ankara’da

ilk kez

Cermodern’de

sergilenmektedir.

Açıldığı

günden itibaren

Ankaralı

sanatseverlerin

yoğun ilgi

gösterdiği serginin son haftalarına özel hafta içi her gün

saat 15.00’da hafta sonu 13.00, 15.00 ve 17.00 saatlerinde

sergi rehber eşliğinde gezilebilecektir.

marketing europe & anatolia / 51

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!