26.03.2017 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 032

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

marketing europe & anatolia

Tarih: Ağustos 2014 Sayı: 32

retorik

Tercih

meselesi...

kelebeğin

fırtınası

Üstün

teknoloji

kazası...

Önceliğimiz

pazara yön vermek


İçindekiler

marketing

europe & anatolia

Sayı: 32 Tarih: Ağustos 2014

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon Reklam ve

Yayıncılık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.

e-mail: eksantrik@eksantrik.com

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvin@eksantrik.com

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Ekim Sölemez

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

Kısa Kısa 04 - 07

Yeni Ürünler 10 - 11

Medya Dünyası 12 - 13

Röportaj 14 - 17

kelebeğin fırtanası 19

Reklam Dünyası 20 - 21

İlan Rezervasyon

Ayşe Yılmaz

Yayın Türü

Süreli Yayın

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

Feneryolu Mh. Fahri Açan Cad.

Deniz Ap. No: 21 /15

Kadıköy - İstanbul - Tr.

Tel: +90 555 233 24 41

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon Reklam ve Yayıncılık Hizmetleri

San. ve Tic. Ltd. Şti. aittir. Tamamı ya

da bir bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara, makalelerdeki

görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

mobil: http://m-mea.eksantrik.com

http://www.facebook.com/meadergi

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Röportaj 22 - 26

retorik 29

Kampanyalar 31 - 35

Gezi 36 - 41

Reklam arası sinema 42

Game On 44 - 45

Kültür Sanat 46 - 47

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

Midas’ın eşek kulakları...

Medya devlerinin elleri ayaklarına karışmış. Herkeste bir panik havası var. Nedeni ise

demokratik bir ülkede abes ama herkes nedense durumu gayet normal karşılıyor.

Neden bahsettiğimi hepiniz anladınız. Ülkemizde ilk defa cumhurbaşkanı halk

tarafından seçilecek. Oylarının toplamı %10'u geçen meclis dışı kalmış partiler

biraraya gelerek, mecliste grubu olan partiler tek başlarına ya da 20 milletvekili ortak

öneriyle aday sunabiliyordu. Yasalara uygun olarak üç aday ortaya çıktı. Buraya

kadar herşey normal. Ülkenin en üst makamına aday olmak her Türk vatandaşının

yüreğinde yatabilir, 40 yaşın üzerinde olan ve en az dört yıllık lisans mezunu

olanlarsa aday gösterilme hakkına sahipler. Gerçi adaylardan biri üç yıllık okul

mezunu ama diğer adaylar bunu sorun etmediler. Yüksek Seçim Kurulu da sesini

çıkarmadığına göre yapacak birşey yok.

Telaşsa bu üç yıllık üniversite mezununun mutlaka cumhurbaşkanı olmayı istemesi

ve kimsenin ona gerçekleri söylemeye cesaret edememesinden kaynaklanıyor.

Madem ki bu kişi cumhurbaşkanı olmak istiyor, ne olursa olsun kendisine bu

makamın yolunu açmalıyız yoksa kendisi çok üzülecek telaşına kapılmış medya

devleri, ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.

Şımarık zengin çocuğunu mutlu etmek için her türlü kişilik tavizi vermeye hazır

soytarılar gibi hizmet için yarışırken, memnuniyetsizliklerinin sitemi fısıltılarında

kulaktan kulağa dolaşıyor.

Bu fısıltılar "Midas'ın eşek kulakları" gibi saklandığı kuyunun çevresinde çıkan sazlara

rüzgar estikçe güçlenir tüm ülkeyi sarar mı bilemem ama benim bildiğim bir şey var

marketing europe & anatolia'da her yazar ne düşünüyorsa onu yazar. Kulaklara

fısıldanan sitemlerin korkusu ve birilerini mutlu etmenın telaşı bizim dergimize yön

veremez.

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

Vodafone Vakfı’nın “Önce Kadın” projesi...

Türkiye Vodafone Vakfı’nın kadınların teknolojik iş fikirlerini

hayata geçirmeleri için cansuyu sermayesi verdiği

projelerden biri olan www.etkinlikfabrikam.com, Türkiye

Bilişim Derneği tarafından düzenlenen Bilişim Yıldızları

2014 yarışmasında E-eğitimdalında ödüle layık görüldü.

Genç girişimci Ceren Çubukçu’nun “Vodafone Önce Kadın

Programı” kapsamında düzenlenen yarışmada kazandığı

cansuyu sermayesiyle hayata geçirdiği Etkinlik Fabrikam

platformu, herkesin kendi etkinliklerini/organizasyonlarını

internet üzerinden tanıtabilmesini ve etkinlik biletlerini organizasyonun

büyüklüğü veya küçüklüğü fark etmeksizin

www.etkinlikfabrikam.com üzerinden satabilmesini sağlıyor.

Küçük segmentlere hitap etmesiyle diğer dijital biletleme

platformlarından ayrışan www.etkinlikfabrikam.com,

faaliyete geçtiği Eylül 2013’ten bu yana hızlı bir büyüme

gösteriyor.

Projenin yaratıcısı Ceren Çubukçu girişimiyle ilgili şu

şekilde konuştu: “Etkinlik biletlerini internetten kolayca

satmaya başlamak için Türkçe herhangi bir self-servis

dijital biletleme platformu yoktu. Biletlerinizi internetten

satmaya başlamak için mevcut olan biletleme platformlarının

müşteri hizmetlerini arayıp, anlaşmalar yapmanız

gerekiyordu. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak Etkinlik Fabrikam

platformu projesini oluşturdum ve “Vodafone Önce Kadın

Programı” kapsamında düzenlenen yarışmada kazandığım

sermayeyle hayata geçirdim. Etkinlik Fabrikam platformu

kısa sürede güzel gelişmeler kaydetti. Biz daha çok

küçük grupları hedef alan etkinliklerin biletlerinin satışını

gerçekleştiriyoruz. Projenin şu anki başarısından oldukça

memnunum.”

Türkiye’yi ABD’de Temsil Edecek Kadın Girişimci...

23 ülkeden farklı ve yenilikçi girişimlerin bir araya geldiği

Endeavor Uluslararası Seçim Paneli’nde Türkiye’yi temsil

edecek isimlerden birisi Armut.com’un kurucusu Başak

Taşpınar Değim oldu. 2013 yılında toplam 248 milyon TL

değerindeki hizmet alım talebini tekliflerle buluşturan ve

Türkiye’nin en popüler 40 alışveriş sitesi arasında gösterilen

Armut.com dünya çapındaki girişimlerle yarışacak.

Fark yaratan girişimcilere destek veren ve dünyada 23 ülkede

faaliyet gösteren Endeavor’un düzenlediği Endeavor

Uluslararası Seçim Paneli’nde Türkiye’yi temsil edecek

olan girişimlerden biri Armut.com oldu. Armut.com kurucusu

Başak Taşpınar Değim, bir kadın girişimci olarak, New

York’ta düzenlenecek etkinlikte Türkiye’nin temsilcilerinden

biri olacak.

2011 yılında “Hizmet piş, ağzıma düş.” sloganıyla yola çıkan

Armut.com, hizmet sektöründeki en önemli açıklardan birini,

en iyi hizmet vereni müşteriyle buluşturma sorununu

tamamen çözüyor. Çeşitli dallarda uzman 25.000 profesyonelin

üye olup, hizmet sunduğu Armut.com sayesinde

KOBİ’ler İnternet ile tanışmış oluyor.

Alexa.com’un verilerine göre Türkiye’nin en popüler 40

alışveriş sitesi

arasında gösterilen

ve aylık ziyaretçi

sayısı 500.000’i

geçen Armut.com,

2011 yılında 50.000

TL kuruluş sermayesiyle

hayata

geçmesine karşın,

2013 yılında toplam

248 milyon TL

değerindeki hizmet

alım talebini tekliflerle

buluşturarak,

hizmet sektörünün

en önemli

oyuncularından biri oldu. Başak Taşpınar Değim

önderliğindeki Armut.com ekibi bu başarılarını Endeavor

Uluslararası Seçim Panel’inde Türkiye’yi temsil ederek bir

kademe daha yukarı taşıyor.

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

CeBIT Bilişim Eurasia...

CeBIT Bilişim Eurasia’da 2014 yılı hedefi, “Innovasyon ve Geleceğin

Teknolojileri” olarak belirlendi.

Geçtiğimiz yıldan itibaren eş zamanlı düzenlenen “CeBIT Global

Konferansı” ile uluslararası bir boyuta ulaşan CeBIT, bu yıl

da iş dünyası için, içinde bulunduğumuz coğrafyanın en etkili

bilişim ve teknoloji platformunu hazırlıyor.

2014’de Ana Sponsoru Aktifbank olan platformu, dünya liderlerinden

SAP, Innovasyon Sponsoru olarak destekliyor. Resmi

Havayolu Sponsoru ise yine THY oldu.

2014 yılında etkinlik tamamen iş dünyasına odaklı olacak. Uluslararası

Alım Heyetleri, B2B Match Making Etkinlikleri, Yurt İçi

Alım Heyetlerinin yanı sıra içinde bulunduğumuz coğrafyadan

sektörün lider editörleri ve duayenler CeBIT’te tek bir çatı altında

buluşacaklar.

Katılımcılarının yaklaşık yüzde 65’i Kobilerden oluşan fuar, bilişim

ve teknoloji firmalarına bu yıl da çok özel imkânlar sağlıyor.

KOSGEB ten gelen destekle sektörde faaliyet gösteren orta ve

küçük ölçekli tüm firmalara kendini, hizmet ve ürünlerini tanıtma

ve dünyaya açılma imkânını çok düşük maliyetlerle sunuyor.

KOSGEB bu yıl ayrıca B2B ikili iş görüşmeleri programlarını da

CeBIT’te, Hannover Messe Türkiye ekibi ile birlikte yürütüyor olacak.

Hannover Messe Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Murat Özer;

“CeBIT hem Türkiye hem de dünyada BT sektörü için önemli bir

etkinlik. Fuarı ve Zirveyi tek çatı altında toplayan “Sektörün Tek

Bağımsız Platformu”. Bu yıl özellikle yatırımcılar ve genç girişimcilerin

buluşma noktası olacak”dedi.

CeBIT Bilişim Eurasia 11-14 Eylül 2014 tarihleri arasında düzenlenecek.

Özümüzle Üretiyoruz...

“Özümüzle Üretiyoruz” projesi ile 8 yılda 3 bin 201 engelli

bireyin iş sahibi olmasına katkı sağlayan Avea, projenin

9. yılında ise, 162 engelli bireyin daha iş sahibi olmasına

destek oldu.İş sahibi olan yeni engelli vatandaşlarımızla

birlikte, proje kapsamında bugüne kadar, toplamda

3.363 engelli bireye istihdamimkânı sağlanmış oldu.

“Özümüzle Üretiyoruz”dedi, 9 yılda 3 bin 363 engelliye

istihdam sağladı

Türkiye’nin en büyük engelli kariyer planlaması olan

“Özümüzle Üretiyoruz” projesinin, Avea’nın toplumsal

sürdürülebilirlik vizyonunun bir parçası olarak toplumsal

değer yaratmak üzere geliştirildiğini ifade eden Avea

Kurumsal İletişim Grup Direktörü Füsun Feridun; “Fiziksel

Engelliler Vakfı’yla (FEV) birlikte 2005 yılından bu

yana “Türkiye’nin en büyük engelli kariyer planlaması”

projesini yürütmekteyiz.Engelliler ile ilgili yapılan en geniş

kapsamlı sosyal sorumluluk projesini hayata geçirirken

önceliğimiz; engelliler için en büyük sıkıntılardan biri

olan iş bulma sorununa çare olmaktı.Ülkemizde iş bulma

konusunda türlü güçlükler yaşayan engelli bireylerin,

iş arama sürecinde de karşılaştıkları engelleri ortadan

kaldırmaya yönelik gerçekleştirilen “Özümüzle Üretiyoruz”

projesine destek vererek; 2005 yılından bugüne tam

3 bin 363 engelliyi iş sahibi yaptık. Bu sayı neredeyse

Avea’nın mevcut toplam çalışan sayısına eşit. 3 bin 363

değişen hayat… Onlar artık geleceğe daha fazla umutla

bakıp, hayattan daha fazla keyif alıyor. Avea olarak,

bu duygunun bizde yarattığı değeri tarif etmek gerçekten

zor.

Engelli bireylerin toplumda olmaları gereken yere gelmelerini

destekleme yaklaşımıyla toplumumuza ve aynı

zamanda ülke ekonomimize bir katma değer yaratılmasında

pay sahibi olmak, bizler için çok önemli ve gurur

verici” olduğunu söyledi.

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

Görev değişikliği…

hepsiburada.com’un Ticari

Genel Müdürlüğü görevine

Bülent Başaran atandı.

21 Temmuz 2014 tarihinde

hepsiburada.com’da

yeni görevine başlayan

Bülent Başaran, profesyonel

iş hayatına Toys R

Us Satın Alma ve Lojistik

Yöneticisi olarak adım attı.

Başaran, ardından DESA,

UNITIM, Shaya Mağazacılık

firmalarında üst düzey görevler

üstlendi. Son olarak 2009 yılından bu yana Tekin Acar Cosmetics

Genel Müdürü olarak çalışan Başaran, bu dönemde

şirketin dikkate değer büyüme ve gelişim gerçekleştirmesine

öncülük etti.

Bülent Başaran lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi

Endüstri Mühendisliği bölümünde, yüksek lisans eğitimlerini

sırası ile İstanbul Üniversitesi Uluslararası Pazarlama bölümü,

ardından aynı üniversitenin Finansal Yönetim bölümünde

tamamladı.1969 doğumlu olan Bülent Başaran evli ve 3 çocuk

babasıdır.

Red Bull, Ünite iletişim

birlikte çalışacak...

Dünyanın en çok tüketilen enerji içeceği Red Bull,

spor projelerinin iletişim çalışmalarını Ünite İletişim ile

yürütecek.

Tüm dünyada macera sporlarından motor sporlarına

kadar pek çok daldaki etkinlikleriyle sporun geniş kitlelere

duyurulmasında önemli bir görev üstlenen Red Bull,

uluslararası ve Türkiye’de gerçekleştirdiği spor projelerinin

iletişimi için Ünite İletişim ile çalışmaya başladı.

Ünite İletişim, ulusal ve uluslararası şirketlerin yer aldığı

geniş ve itibarlı müşteri portföyüne, kurumsal ve pazarlama

iletişimi alanında stratejik danışmanlık hizmeti

sunuyor.

Apple ve IBM’den yeni bir

stratejik ortaklık ...

Apple ve IBM lider güçlerini

birleştirerek özel bir ortaklık

kurduklarını açıkladı. Bu ortaklık

çerçevesinde IBM’in büyük

veri ve analitik yetenekleri

Apple’ın iPhone ve iPad cihazlarına

taşınıyor ve yeni sınıf iş

uygulamaları, kurumlar için mobil hizmetleri dönüştürüyor.

Pazarda lider konumda bulunan iki büyük güç, Apple

ve IBM, kurumsal mobil alanda çok özel stratejik bir

ortaklığa adım attılar. Bu ortaklık çerçevesinde IBM’in

büyük veri ve analitik yetenekleri Apple’ın iPhone ve

iPad cihazlarına taşınıyor ve yeni sınıf iş uygulamalarıyla

kurumsal mobiliteyi dönüştürüyor.

Dönüm noktası niteliğindeki bu birliktelik dört temel yeteneğe

dayanıyor ve iş yapış şekillerini yeniden tanımlamayı,

iş dünyasının mobilite anlamında karşı karşıya

olduğu başlıca zorluklara yanıt vermeyi ve gerçek anlamda

mobilin yön verdiği bir sektör dönüşümünü başlatmayı

hedefliyor:

Doğtaş ve Kelebek’e

yeni Genel Müdür...

Doğtaş ve Kelebek Mobilya’nın

yeni genel müdürü Hulusi

Acar oldu. Turkcell Bireysel

Satıştan Sorumlu Genel

Müdür Yardımcısı görevinden

ayrılan Acar, Ağustos ayı itibariyle

Doğtaş ve Kelebek

Genel Müdürü olarak görevine

başlıyor. Galatasaray Lisesi’nin

ardından 1995 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme

Bölümü’nden mezun olan Hulusi Acar, Türk Hava Yolları

ve Koçtaş’ta satış alanında farklı pozisyonlarda çalıştı.

Acar, TurkcellBireysel Satıştan Sorumlu Genel Müdür

Yardımcısı pozisyonuna atanmadan önce Bireysel Satış

bünyesinde Satış Yönetimi ve Toptan Satış - Distribütör

Yönetimi Bölüm Başkanlığı görevlerini yürüttü. 2009’da

Bireysel Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olan

Hulusi Acar, Ağustos ayı itibariyle Doğtaş Kelebek’teki

görevine başlıyor.

42 yaşındaki Acar, evli ve iki çocuk babasıdır.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

PIRELLI 2014 yarıyıl finansal sonuçlarını açıkladı...

yasla cirosunu yüzde 10 oranında artıran Türk Pirelli, faiz ve vergi

öncesi karını ise geçen yıla oranla yüzde 100 artırdı.

Premium segmentin lideri Pirelli, ilk yarıyılda 617 milyon TL

ciro elde etti

Premium lastik sektöründeki konumunu güçlendiren Türk Pirelli,

2014 yılının ilk yarıyılında 617 milyon TL’lik ciro elde etti.

Ocak-Haziran döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine kı-

Türk Pirelli CEO’su Mete Ekin, 2014 yılında Türkiye lastik pazarında

yüzde 3’lük bir büyüme öngördüklerini belirtirken, premium

segment ve kış lastiklerindeki büyümenin de etkisiyle 2014 yılını

yüzde 8’lik bir artış ve 1,3 milyar TL’lik bir ciroyla tamamlamayı

hedeflediklerini söyledi.

2014 yarıyıl finansal sonuçlarını açıklayan Türk Pirelli, ilk altı

ayda, bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 10 oranında

artışla, 617 milyon TL ciro elde etti. Son 5 yılda cirosunu yüzde

8, karlılığını da yüzde 57 oranında artıran Türk Pirelli, Haziran

ayı sonu itibariyle faiz ve vergi öncesi karını da 61 milyon TL’ye

çıkardı.

Mete Ekin : “Premium stratejimiz ile doğru yoldayız” Türkiye

lastik pazarının yaklaşık 21 milyon adet olduğunu belirten Türk

Pirelli CEO’su Mete Ekin, “Otomotiv pazarının yüzde 50’lik bir

diliminin 15 inç jant ve üzerindeki araçların oluşturduğunu düşündüğümüzde,

Premium segmente yönelik stratejimizin doğru

olduğunu gördük. İlk altı ay sonunda elde ettiğimiz rakamlar da

bunun bir göstergesi” dedi.

Huawei ilk yarıyılı yüzde 62’lik büyümeyle kapattı...

2014 yılının ilk yarısında toplam 64 milyon 210 binadet

cihaz satan Huawei, bu performansıyla önceki yıla oranla

yüzde 62 büyümeye imza attı. Ortadoğu ve Afrika pazarlarındabu

yıl yüzde 550 daha fazla akıllı cihaz satışı

gerçekleştiren Huawei, bağımsız araştırma şirketi IDC

verilerine göre akıllı telefon pazarının en hızlı büyüyeni

durumunda.

Huawei’nin üst segmente yönelik cihaz üretim stratejisi

cihaz grubunun gösterdiği büyüme eğrisinde önemli

bir etkiye sahip olmanın yanı sıra, Huawei’nin küresel

pazarlarda marka bilinirliğini artmasına da katkıda bulunuyor.

Huawei, ilk yarıyıl boyunca Ortadoğu ve Afrika

pazarlarında yüzde 550’likrekor büyüme sergilerken, cihaz

satışlarını Avrupa’da yüzde 120, Latin Amerika’da

yüzde 275, Asya Pasifik bölgesinde yüzde 180 artırdı.

Kantar WorldpanelComTech’ün araştırma sonuçları

göre,Huawei akıllı telefon satışları, beş büyük Avrupa

pazarı olan İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve

İspanya’da yüzde 123 artış gösterdi. Kantar WorldpanelComTech

Stratejik Araştırma Direktörü DominicSunnebo

konuyla ilgili olarak “Avrupa’da telefon piyasasın-

daki çeşitlenme trendi hız kazanırken, Avrupa pazarına

yeni giren Huawei gibi markalar yerleşik markaları zorluyor”

yorumunu yaptı.Huawei, 2014 yılı ikinci yarısında 4G

LTE pazarındaki büyümeodaklı faaliyetlerine ve tüketiciye

yönelik cihazlarıyla inovatif teknolojikgelişimi sürdürmeye

devam edeceğini açıkladı.

Huawei telekom operatörleri, açık kanal ve çevrimiçi satış

kanallarındaki işbirliklerinin yanı sıra, tüm dünyadaki

tüketicilere orta ve üstü segmentlerde4G LTE’li akıllı ve

giyilebilir cihazlar sunmayı amaçlıyor.

HuaweiAscend P7, Ağustos ayının ilk haftasında Türkiye’deki

tüketicilerle buluşacak.

marketing europe & anatolia / 7


Yeni Ürünler

Dell’den UltraSharp Monitörler...

görüşmeler yapabilmelerine imkân tanıyor. Bu sayede ekran

paylaşımı, sanal tahtalarla işbirliği veya özel görüşmeler

gerçekleştirilebiliyor. Görüntülü görüşmelerde, her iki taraf

da birbirlerini oldukça net görebiliyor. 1920x1080 Full HD

çözünürlüğü, ultra geniş 178/178 görüş açısı ve yankı giderme

özelliği de performansı artırıyor.

Dell 27, 23 ve 21,5 inç’lik yeni Dell Ultrasharp Multimedya

Monitörleri tanıttı. Ultrasharp monitörler özellikle bağlantı

konusundaki yetenekleri ile ilgi çekiyor. Eksiksiz multimedya

konfigürasyonları, Full HD ekran çözünürlüğü,

özelleştirilebilen görünümler ve 2 MP Full HD internet

kamerası, serinin öne çıkan diğer özellikleri arasında. Microsoft

Lync için optimize edilen monitörler, kullanıcıların

bilgisayardan Lync kullanıcılarıyla sesli ve görüntülü

Escort Joye, 4 farklı renk seçenek...

Performansı, taşınabilirliği ve uygun fiyat seçenekleri ile Escort

Joye, her bütçeye hitap eden, 4 farklı renk seçeneği ile

şatışa sundu.

Escort Joye 7 inç (ES702, ES704 ve ES712B) tablet modellerinde

4 çekirdek işlemci ve IPS ekran teknolojisi bulunuyor.

Tabletteki 7 inç ekranın, net görüntüler ve metinler için

1024x600 piksel ekran çözünürlüğü ve 1 GB RAM ile akıllı

kılıf da bulunuyor.

Escort Joye modellerinde bulunan GPS yani konum belirleme

özelliği rakiplerinde olduğu gibi kablosuz ağ üzerinden

(A-GPS) değil gerçek S-GPS alıcısı üzerinden çalışıyor. Bu

sayede cihaz konum belirlerken birkaç metreye kadar doğrulukla

ölçüm yapabiliyor.

Escort Joye ES702 (Siyah – Beyaz –Mavi – Pembe)

satış fiyatı; 219TL kdv dahil

Escort Joye ES704 (Siyah – Beyaz)

satış fiyatı; 249TL kdv dahil

Escort Joye ES712B (Siyah – Beyaz)

satış fiyatı; 369TL kdv dahil

10 / marketing europe & anatolia


Yeni Ürünler

Sony Cyber-shot RX100 III...

BIONZ X işlemci, XAVC S desteği ile 50 Mbps yüksek bit hızlı

Full HD video çekimi, kolay özçekimler için eğilebilir LCD

ekranı ve 4K fotoğraf çekimi gibi özellikleriyle şatısa sunuldu.

Özçekim meraklıları, aynı zamanda aşağıdan veya yukarıdan

çekim yapmak için de birebir olan ve kol mesafesinden portreleri

zahmetsizce çekmek için artık 180 derecelik dönme

açısına sahip çevrilebilir 3.0-tip Xtra Fine LCD’yi de memnuniyetle

karşılayacaklar.

Sony’nin Cyber-shot ailesine yeni eklenen üyesi RX100

III, küçük boyutuna sığdırdığı büyük özellikleri ile profesyonel

çekim kalitesini kompakt bir makinede sunuyor. Cybershot

RX100 III, parlak, geniş açılı ZEISS® Vario-Sonnar

T* 24-70mm F1.8-2.8 lens, ZEISS® T* kaplamalı, net, gizlenebilir

OLED Tru-Finder vizör, 20,1 efektif megapiksellik

arka aydınlatmalı 1.0-tip Exmor R CMOS sensör ve güçlü

LG Electronics’den LG G3...

LG Electronics, akıllı telefon dünyasına sunduğu en son

ürünü LG G3’ün üstün özellikleriyle hayatı çok daha kolay

hale getiriyor. 538 ppi piksel QuadHD teknolojisine ve 4 kat

daha fazla HD kalitesine sahip ekranı ile LG G3 akıllı telefon

ekranlarının standartlarını belirliyor. LG G3, 5,5 inçlik

2560x1440 çözünürlüğe sahip ekranı mükemmel bir görüntü

deneyimi sunuyor. Küçültülen piksel boyutlarıyla çok

daha az batarya tüketimi ve net bir görüntü sağlıyor.

LG G3, kullanıcılarına gelişmiş akıllı güvenlik özellikleri sunuyor.

Knock Code, kullanıcıların LG G3’lerini açmak ya da

kilitlemek için ekranda kendilerinin belirlediği bir şekli çizmelerine

olanak tanıyor. Knock Code bu çizimin kapalı ekran

üzerine 2 ila 8 arası dokunuşla 80 binden fazla farklı şekilde

gerçekleştirilebilmesi sayesinde yüksek bir güvenlik sağlıyor.

LG G3, yazma alışkanlıklarını analiz eden akıllı klavyesi ile

daha hızlı ve hatasız bir şekilde yazmaya imkan tanıyarak

yüzde 75 oranında yazım hatalarını azaltıyor. Emoji tavsiye

özelliğiyle yüzlerce yüz ifadesi arasından yazdığınız kelimeye

en uygun olanı tavsiye ediyor.

marketing europe & anatolia / 11


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

•CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, BirGün

Gazetesi’nin yazarları arasına katıldı.

•Radikal Gazetesi’nin dijital hayata geçmesinin ardından

Pınar Öğünç, Demet Bilge (editör ve muhabir),

Ömer Şahin’nin (Ankara Temsilcisi)de aralarında bulunduğu

birçok kişinin yayınla yolları ayrıldı.

•Milliyet’le yolları ayrılan Derya Sazak, Yurt Gazetesi’nin

başına geçiyor.

•2005 yılından beri Akşam Gazetesi’nde muhabirlik yapan

Zana Yavuz’un gazete ile yolları ayrıldı.

•18 yıldır Akşam Gazetesi’nde basketbol yazarlığı yapan

usta gazeteci Avni Başoğlu’nun gazeteyle yolları

ayrıldı.

•2 yıldır Milliyet Gazetesi’nde köşe yazıları kaleme alan

Pelin Batu, 3 Temmuz Perşembe günü okuyucusuna

veda etti.

•Star Gazetesi yazarı Fehmi Koru, Habertürk’e transfer

oldu. Yazarın ilk yazısı 11 Temmuz Cuma günü okurlarıyla

buluştu.

•Dünyaca ünlü piyanist ve

besteci Fazıl Say’ın müzik

eğitimcisi ve müzik yazarı

olan babası Ahmet Say, Evrensel

Gazetesi’nin yazarları

arasına katıldı.

•Milliyet Gazetesi’ndeki görevine

1989 yılında stajyer

olarak başlayan ve gazetenin

Cadde ekinde editörlük

yapan Feray Öztürk, gazeteden

ayrıldı.

•Sözcü Gazetesi’nde görev

alan Selin Kök’ün yayın ile

yolları ayrıldı.

•Son olarak Taraf

Gazetesi’nde müessese müdürlüğü yapan Erem Ertekin,

Yurt Gazetesi ve Sokak TV ile anlaştı. Ertekin, gazetede

aynı görevi yürütüyor.

•Yeni Şafak Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Fuat Atik’in, 14

yıldır çalıştığı gazete ile yolları ayrıldı.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

•TGRT Haber’in muhabirlerinden Akın Altay ve Merve

Yakan’ın kanal ile yolları ayrıldı.

•NTV’de 12 yıl görev yapan muhabir Yavuz Harani, Headline

iletişim ajansının bünyesine katıldı.

•Ünlü televizyoncu Rıdvan Akar’ın CNN Türk ile yolları

ayrıldı.

•Erhan Çelik, Show TV Ana Haber Genel Yayın Yönetmenliği

görevinin sona erdiğini duyurdu.

•Mart ayında CHA’dan ayrılan Köksal Akpınar, Star

Medya Grubu’na ait 24 televizyonunda göreve başladı.

•Ekranların yeni dizisi Kiraz Mevsimi’nin Yönetmen Gülmen

Pakman ile yoları ayrıldı.

•TRT Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Koyuncu, Teftiş

Kurulu Başkanı Fethi Fırıncı, Hukuk Müşaviri Veysel

Gümüş, Basın Müşaviri Birol Uzunay, Satın Alma Daire

Başkanı Selami Karanfil’in kanal ile ilişiği kesildi.

•Gazeteci Ramazan Kurnaz, Show TV Haber Yayın Yönetmenliği

görevine getirildi.

•NTV haber spikeri Jülide Ateş, kanal ile yollarının ayrıldığını

duyurdu.

•Kanal 24’ün haber merkezinde editör olarak görev

yapan Hüseyin Yıldırım, Albayrak Şirketler Grubu’nun

televizyon kanalı TVNet’in kadrosuna katıldı. Yıldırım,

bülten sorumlusu olarak görev yapıyor.

İşitsel Basında Görev Değişiklikleri

•Halk TV, 100.8nolu frekanstan Radyo Halk adıyla

İstanbul’da yayın hayatına başladı.

Medya Dünyasından Diğer Haberler

•Senarist ve yazar Ayşe Şasa (73) hayatını kaybetti.

•Akdeniz Televizyonu’nun Teknik Müdürü Ender Alp(35)

kansere yenik düşerek hayatını kaybetti.

•Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi Erdoğan Alkan hayata

gözlerini yumdu.

•Radikal Gazetesi, yayın hayatına dijital gazete olarak

devam edecek.

•Üniversiteye hazırlanan öğrencilerin,

üniversite tercihlerine

katkı sağlayan Üniversite

Medya, 11 aylık aradan sonra

Görkem İldaş’ın sunumuyla

360 TV ekranlarında.

•Çok Güzel Hareketler Bunlar

30 Haziran Pazartesi 21.30’da

tv8’de yeniden izleyicisiyle buluşmaya

başladı.

•Emekli gazeteci Agah Murat

Demiray vefat etti.

•AA’nın eski genel müdürlerinden

Turgay Üçöz (83) vefat

etti.

•Fenerbahçeli futbolcu Caner

Erkin’in eşi Asena Erkin, pazartesi akşamları Show

TV’de yayınlanan magazin programı Show Kulüp’ün sunuculuğunu

yapıyor.

•Sinop’un Boyabat ilçesinde gazetecilik yapan Ali Sezer

(85) vefat etti.

•Mersin’in yerel yayın yapan televizyon kanalı Anamur

TV’nin sunucusu Vedat Çelikbaş yaşamını yitirdi.

•Turan Ababey’e ait olan Karşı Gazete’yi (karsigazete.

com) Akis Medya’nın sahibi AlaaddinAkkaşoğlu satın

aldı.

•Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Gazeteci Nezih

Dündar hayatını kaybetti.

•Enver Aysever’in sunumuyla CNN Türk’te yayınlanan

Aykırı Sorular yeni gün ve saatinde, her cuma ve cumartesi

saat 00:00’da ekranlarda.

Elektronik Basında Görev Değişiklikleri

•Akşam Gazetesi’nden ayrılan Esin Gedik, bundan böyle

vivahiba.com adlı internet sitesinde popüler ekonomi,

light siyaset ve gündelik hayata dair yazılar yazacak.

12 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 13


Önceliğimiz paza


Röportaj

ra yön vermek...

LG Electronics

Türkiye Marka Pazarlama Bölüm Başkanı

Gül Cabı

Türkiye’de Ev Eğlencesi bölümü olarak TV,

ev sinema/ses sistemleri gibi ürünleri kullanıcılarımızla

buluşturuyoruz. Diğer yandan, Mobil İletişim bölümümüzde

Türkiye’de büyük ses getiren akıllı telefonlarımızla tüm

tüketicilerimizin hayatlarını kolaylaştırırken, beyaz eşya,

IT ürünlerimiz ve klimalarımızla da tüketicilerimizin evlerine

girerek kolay ve huzurlu bir yaşam sağlıyoruz.

Röportaj Nurgül Günay Eryıldır nurguleryildir@gmail.com

- LG Electronics’in Türkiye’deki marka

leriyle öne çıksak da özellikle premium

konumlandırması hakkında biraz beyaz eşyalarımızla global anlamda

bilgi verir misiniz?

çok iddialıyız. Türkiye pazarında da bu

LG Electronics olarak mobil, TV, beyaz iddiamızı artırmaya başladık. Beyaz

eşya, IT ürünleri, klima ve aydınlatma eşya tüketicileri ürünlerimizi kullanmaya

alanlarında hizmet veriyoruz. Dünyanın

başladıkça farklılığımızı daha net

önde gelen tüketici elektroniği markalarından

algılıyorlar. Bu eğilimin tüketicide yay-

biri olduğumuz için faaliyet gınlık kazanacağını düşünüyoruz.

gösterdiğimiz her alanda, pazara yön - Türkiye’de hangi ürün gruplarını

veren ürün ve hizmetler geliştirmek en satışa sunuyorsunuz?

belli başlı önceliğimiz. Türkiye’de 2008 Türkiye’de Ev Eğlencesi bölümü olarak

yılından bu yana doğrudan hizmet veriyoruz

TV, ev sinema/ses sistemleri gibi ürünrimiz

ancak daha öncesinde ürünleleri

kullanıcılarımızla buluşturuyoruz.

farklı kanallardan tüketiciye ulaşıyordu.

Diğer yandan, Mobil İletişim bölümü-

Dolayısıyla Türk kullanıcısı uzun müzde Türkiye’de büyük ses getiren

zamandır LG’yi tanıyor ve biliyor. Geniş akıllı telefonlarımızla tüm tüketicilerimizin

bir yelpazede tüketiciye ulaştığımız için

hayatlarını kolaylaştırırken, beyaz

farklı segmentlerde gereksinimleri gideriyoruz.

eşya, IT ürünlerimiz ve klimalarımızla

Bu da kullanıcının teknolojinin da tüketicilerimizin evlerine girerek ko-

olduğu her yerde nabzını tutmamızı lay ve huzurlu bir yaşam sağlıyoruz.

sağlıyor. LG Electronics olarak özellikle

- Markanın 2015 Türkiye hedefleri ne-

beyaz eşya ürünlerinde dünyada bir lerdir?

üstünlüğümüz var. Farklı fiyat/performanslarda

LG Electronics olarak çok hızlı, yoğun

inovatif beyaz eşya ürünle-

ve dolu dolu bir yıl geçiriyoruz. 2013’ün

rimizde LG Ar-Ge ekibinin geliştirdiği sonundan itibaren tüm organizasyonumuzu

teknolojileri kullanıyoruz. Türkiye pazarında

saran bu dinamizm rüzgarı

daha çok TV, mobil ve IT ürün-

2014’te iyice hız kazandı. LG ürünlerini

marketing europe & anatolia /15


ve yerelde işbirliklerine büyük önem ve-

Röportaj

takip eden teknoloji meraklılarını sürpriz

ürünlerle şaşırttığımızı ve heyecanlandırdığımızı

düşünüyorum. Buna en

iyi örnek olarak ise akıllı telefonumuz

LG G3’ü verebilirim.

2015 yılında ise, her zaman olduğu gibi

tüketicimizden öğrenerek geliştirdiğimiz

ürünlerimizi pazara sunarak, her

ürün grubunda yer alan pazar payımızı

artırmayı hedefliyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz

tüm alanlarda liderlik elde

etmek en büyük hedefimiz. Bu yolda

kararlı ve yoğun çalışmalarımızı devam

ettirerek yepyeni ürünlerle tüketicilerimizin

karşısına çıkacağız. Özellikle TV

ve mobil iletişim tarafında kullanıcılarımız

inovatif ürünleri bizden beklemeye

devam etsin.

- LG Electronics’in amiral gemisi

hangi ürünler?

2014’ün ilk yarısında pazara sunduğu-

16 / marketing europe & anatolia

2014’ün ilk yarısında

pazara sunduğumuz

LG G3, Curved OLED TV

ve

ULTRA HD TV’lerimiz

şu anda önde gelen

amiral gemilerimiz.

muz LG G3, Curved OLED TV ve ULT-

RA HD TV’lerimiz şu anda önde gelen

amiral gemilerimiz.

- Türkiye’de akıllı telefon pazarında

kıran kırana bir mücadele var. LG ne

kadar süredir Türkiye pazarında ve

bugün geldiğimiz noktada pazar payı

nedir?

LG Electronics olarak global anlamda

riyoruz. Bu ortaklıklar, bizi rakiplerimizden

bir adım öne taşıyan ve başarımızı

artıran nitelikte. LG Innotek, Display ve

Chem ile uyumlu ve başarılı ortaklıklarımız

bulunuyor. LG Chem, özellikle cep

telefonu ürünlerimizde, tüketicilerimiz

için seçim gerekçesi olabilen, pil ömürünü

artıran teknolojiler üzerinde çalışıyor.

LG Display ekran teknolojilerinde

Ar-Ge çalışması yapıyor ve ekran kalitemizi

her üründe artırmamızı sağlıyor.

LG Innotek ise ürünlerin ana maddelerinin

daha iyi şekilde üretilmesine odaklanarak

bileşenlerimizi tamamlıyor.

Akıllı telefon pazarında ise son geldiğimiz

noktayı şu şekilde ifade edebilirim.

İkinci çeyrek finansal sonuçlara baktığımızda,

LG olarak globalde, toplamda

4,94 milyar dolarlık gelir elde edilerek

geçen yılın aynı çeyreğine oranla yüzde

64,9’luk artış elde ettik.

- Geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan

yeni ürününüz LG G3’ün rakiplerinden

farklı olan özellikleri nelerdir?

Akıllı telefonda bilinen tüm klişeleri tüketiciye

sorgulatan ve “Akıllı Sadelik”

kavramıyla hayatı kolaylaştıran bu özel

telefonun 28 Mayıs’ta dünya ile eş zamanlı

olarak lansmanını İstanbul’da

gerçekleştirdik. Kısa bir süre sonra da

Türkiye’de pazara sunduk ve satışa

çıkmasıyla beraber ciddi bir ilgiyle karşılaştık.

Bu da bizi fazlasıyla memnun

etti. Mobilde LG G2’den sonra başlayan

hareketliliğimiz tüm yıl boyunca devam

ediyor. Ve LG G3 ile her zaman dediğimiz

gibi, “Senden Öğreniyorum” konsepti

altında “Akıllı Sadelik” kavramı ile

tüketicinin bu telefonu büyük keyif alarak

kullanmasını ve hayatının en özel

ve önemli anlarını bu telefonla birlikte

yaşayarak saklı tutmasını istedik. Hayatı

tüm sadeliği ile kolay bir şekilde

LG G3 ile yaşamaları bizim için çok

önemli. G3’ü diğer akıllı telefonlardan

ayıran önemli ve dikkat çekici özelliklerini

söyleyecek olursak; örneğin; Quad

HD ekranı ile 4 kat daha canlı bir ekran


Röportaj

kalitesine ulaşabiliyoruz. Dünyadaki

hiçbir akıllı telefonda bu özellik yok. LG

G3, 5,5 inçlik 2560x1440 çözünürlüğe

sahip ekranı mükemmel bir görüntü

deneyimi sunuyor. Ayrıca, küçültülen

piksel boyutlarıyla çok daha az batarya

tüketimi ve net bir görüntü sağlıyor.

Diğer yandan, Knock Code özelliği ile

kullanıcıların LG G3’lerini açmak ya

da kilitlemek için ekranda kendilerinin

belirlediği bir şekli çizmelerine olanak

tanıyor. Knock Code bu çizimin kapalı

ekran üzerine 2 ila 8 arası dokunuşla

80 binden fazla farklı şekilde gerçekleştirilebilmesi

sayesinde yüksek bir

güvenlik sağlıyor. Bunun yanı sıra, bir

diğer önemli bir özelliği ise, 2.1 MP ön

kamerası ile size daha net ve kolay ‘selfie’

çekim imkanı da sunuyor. Telefonun

hiçbir yerine dokunmadan sadece bir el

hareketiyle 3 saniye içinde mükemmel

bir selfie çekebiliyorsunuz.

LG Electronics

olarak her zaman

tüketicilerimizin hayatlarını

kolaylaştıran ve yaşam

kalitesini daha da yükselten

ürünler geliştirip, beğeniye

sunuyoruz.

LG olarak, tüm enerjimizi ve bilgi birikimimizi

akıllı telefonlarımızı geliştirmek

için kullanıyoruz ve buna devam edeceğiz.

Her bir ürünümüz akıllı telefon

pazarında iddiamızı kanıtlayan ve kendimize

olan güvenimizi artıran ürünler

oldu.

- LG akıllı telefonların Türkiye’ye

özel uygulamaları var mı?

Evet, LG’ye özel; LG akıllı telefonlarda

bulunan LG Smart World uygulaması

ile kullanıcılarımız birçok uygulamayı

telefonlarına indirebiliyorlar.

- Şirket, marka ya da ürünlerinizle ilgili

ulaştırmak istediğiniz bir mesajınız

var mı?

LG Electronics olarak her zaman tüketicilerimizin

hayatlarını kolaylaştıran

ve yaşam kalitesini daha da yükselten

ürünler geliştirip, beğeniye sunuyoruz.

Ve gerçekten umduğumuz, beklenen

geri dönüşleri alabiliyoruz. Faaliyet

gösterdiğimiz tüm alanlar bizim için ayrı

önem ve değer taşıyor. Birini diğerinden

ayırmamız mümkün değil. Değişimi

daha sık olduğu ve yaşamın ayrılmaz

bir parçası haline geldiği için akıllı cep

telefonlarının öne çıktığını söylesek de

amacımız ve hedefimiz faaliyet gösterdiğimiz

tüm alanlarda liderliği yakalamak.

marketing europe & anatolia / 17


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Üstün teknoloji kazası...

Uzun bir şeker bayramı tatili ardından tekrar merhaba

Sıcaklardan kavrulduk, aşırı nemden sıvılaştık, arada yağan sağnak

yağmurlardan boğulma tehlikesi atlattık. Sanki şok bir evrim süreci

yaşıyor gibiyiz, dayanıklı olan canlılar hayatta kalır :)

Hava koşullarıyla mücadele ederken, ekranda boy gösteren

reklamlardan dikkatimi çekenlere, sizin de dikkatinizi çekmek

istiyorum. Haydi başlayalım...

Turkcell'in üstün teknoloji ürünü olarak sunduğu T50 cep telefonu

reklamını gördünüz sanıyorum. Bir robot cihazda kullanılan

elektronik malzemeleri tek tek yerlerine yerleştiriyor, o sırada dış

ses bu malzemelerin ileri teknoloji ürünü olduğunu anlatıyor. Benim

gibi teknoloji ürünleri manyakları için "vaaay iyiymiş o zaman"

dedirtecek bazı özellikler sıralanıyor. Ancak reklamda sıradan

tüketicinin bilmesi imkansız bazı ayrıntılar var. Örneğin cihazda

DIP malzeme kullanılmış. "DIP mi, o ne, yani teknolojinin dibi mi,

süper mi?" dediğinizi duyar gibiyim :) Evet nerdeyse teknolojinin

dibi ama süper anlamında değil, eski teknoloji anlamında dibi :)

Uzun yıllardır elektronik cihazlarda SMD malzeme kullanılıyor, DIP

malzeme öğrencilerin eğitim aşamalarında öğrenmeleri açısından

ya da prototip malzemelerde kullanılıyor. Yani DIP, günümüzde

sıradan elektronik cihazlarda bile nerdeyse artık hiç kullanılmayan

bir malzeme. Üstün teknoloji ürünü olduğu iddia edilen T50

telefonunda böyle eski teknoloji ürünü bir malzemenin kullanılması

anlaşılır gibi değil. Buna benzer başka şeyler de var, ama kafanızı

karıştırmak istemediğim için daha fazla ayrıntıya girmiyorum. Şimdi

diyeceksiniz sen bunu nereden biliyorsun :) Yıllardır elektronik

devre dizaynı yapan ve prototiplerini hazırlayan bir adamla evliyim

:) Bir de çok şükür ülkemizde çok sayıda elektronik mühendisi var.

Onlarında dikkatini çekmiştir eminim. Bu sadece bir animasyon

reklam bu kadar abartmaya gerek yok diye düşünenler varsa, onlara

katılmıyorum. Çünkü reklam T50'nin üstün teknoloji ürünü olduğu

üzerine kurgulanmış. Reklam vaadi, reklam içeriğindeki görselle

ters düşemez. Turkcell'den bu konuyla ilgili bir açıklama bekliyorum.

Bakalım işin aslı neymiş.

Bir diğer teknoloji firması Vestel'in Vestelleniyor kampanyası ilk

reklamıyla güzel gelmişti. Ama yeni reklam filmi #kedikazanır beni

şok etti. Bu reklam bize nasıl bir mesaj veriyor. Son yerel seçimlerde

sandık sayımları ve sonuç açıklamaları sıralarında yaşanan elektrik

kesintileri, seçim sonuçlarını değiştirmek için özellikle yapıldı gibi bir

izlenim oluşmasına yol açmıştı. Hatta olay o kadar büyüdü ki, Enerji

Bakanı Taner Yıldız elektrik kesintilerini açıklamak için " trafolara kedi

girdi bu nedenle elektrik kesintileri oldu" diye bir açıklama yapmıştı.

Özürü kabahatinden büyük denebilecek cinsten yapılan bu açıklama

özellikle sosyal medyayı salladı. Ama sallansa da ,yuvarlansa da

bir sonuca ulaşılamadı. İşte bu yüzden 10 Ağustos'ta yapılacak

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Vestel'in #kedikazanır reklam

filmi tam anlamıyla "zamanlama manidar" sözünü aklıma getirdi.

Muhalefet ne yaparsa yapsın, bu seçimlerde de kediler trafolara

girecek ve seçim kazanılacak mı demek istiyorlar acaba? Bu da bir

nevi algı yönetimi. Allahım sen aklımıza ve algımıza mukayyet ol

yarabbim!

Vodafone Red'in Fikret Kuşkan'lı yeni reklam filmi serisi oldukça

başarılı. Fikret-Red ses uyumundan yola çıkmak biraz zorlama gibi

olsa da Fikret Kuşkan bu reklama çok yakışmış. Başarılı oyuncu

markaya daha sağlam bir güç kazandırmış. Yurtdışında internet

kullanımı reklamını kahkahalarla izliyorum. Yurdum insanı olarak

neredeyse her gittiğimiz yerde wifi şifresi öğrenme çabalarımız

takdire şayandır :) Ya internet limitimizi aşarsak, ya internetimiz

kesilirse korkusu hücrelerimize kadar işledi :) Vodafone, Red

kullanıcıları yurtdışında da tarifelerindeki interneti rahatlıkla

kullanabilirler temalı reklamında bu konuyu çok güzel anlatmış.

Hindistan'a giden Türk turistin restoranda garsondan wifi şifresini

öğrenme çabaları çok eğlenceli. Sonlara doğru garsonun wifi şifresi

diye armut getirmesi işleri iyice rayından çıkarıyor. Tam o esnada

kahramanımız Fikred devreye girerek Red tarifesinin avantajlarını

anlatıyor. Mesaj net, anlatım güzel. Bir de D değil T :)

Son olarak Milupa reklamından bahsetmek istiyorum. Geçtiğimiz

Mayıs ayında Milupa'nın tahıllı mamasının Gıda Tarım ve Hayvancılık

Bakanlığı tarafından yapılan analizlerde GDO içerdiği tespit edilmişti.

Bakanlık tarafından gönderilen yazı şöyleydi: ""İnternet sitenizde yer

alan bir bebek maması firmasına ait ithal bebek mamasında GDO

tespit edilmesine yönelik bilginin kamuoyuna açıklanmasına ihtiyaç

duyulmuştur; söz konusu bebek mamasının ithalat kontrollerinde

GDO analizi yaptırılmış GDO tespit edilmediğinden ithalatına izin

verilmiştir. Ancak piyasa denetimlerinde GDO tespit edildiğinden

bebek mamalarının toplatılması sağlanmış ve ilgili firma hakkında

hukuki süreç başlatılmıştır. Bilgilerinize arz ederiz".

Bu açıklamadan sonra Milupa'dan da bir açıklama yapılmış özet

olarak "Ülkemizde GDO analizlerinde kullanılması gereken yöntem

konusunda görüş birliği olmaması nedeniyle; tüm laboratuarlar Gıda

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onaylı ve yetkilendirilmiş

olmasına rağmen, yapılan çalışmaların kalibrasyon dereceleri de

farklı olabilmektedir. Nitekim bu ürüne ait laboratuar analizlerindeki

sonuç farklılıkları da bu durumu göstermektedir. Numune alınırken

ya da laboratuarlarda çalışma yapılırken ya da süreç içerisindeki

tüm aşamalarda meydana gelebilecek bulaşma ihtimali de her

laboratuarın farklı sonuçlara ulaşmasına neden olmaktadır. "

denmiştir. Sonrası ne oldu tam bilmiyoruz. GDO var mı?, yok mu?

Aradan yaklaşık 2 ay gibi bir süre geçti, Milupa yeni reklamlara

başladı. Reklamda Milupa ürünlerinin tamamen doğal, taptaze

malzemelerden büyük bir özenle hazırlandığını öğreniyoruz. Çok

sağlıklı, çok besleyici, müşhiş ürünler. Reklamı izleyince bu mamaları

gönül rahatlığıyla bebeğimize yedirebiliriz diye düşünüyoruz. Ama

reklamın ardındaki gerçek ne? İlgili devlet kurumlarının bu durumla

ilgili tekrar bir inceleme ve kamuoyu bilgilendirmesi yapması

gerekiyor diye düşünüyorum. Çocuklarımız en kıymetlimiz, beslenme

konusunda minicik bir şüphe bile olsa sonuna kadar üzerine gidilmeli.

Bu sayıdaki yazım tamamen kendim için :) iyi ki doğmuşum, dünya

bensiz biraz tatsız tuzsuz olurdu :) Şaka bir yana uzakta ya da

yakında, görebildiğim ya da göremediğim ama varlıklarını hep

yanımda hissettiğim canım ailem, dostlarım, arkadaşlarım hayatımı

güzelleştiren, iyileştiren tüm sevdiklerim, hepinize çok teşekkür

ediyorum. İyi ki varsınız... Tabii ki yazılarımı takip eden, yorumlarıyla

bana güç katan sevgili okurlarım sizlere de çok teşekkür ediyorum :)

Kaç yaşına girdin gibi gereksiz sorular dışında kutlama mesajları ve

mailleriniz her zaman olduğu gibi bu yıl da beni mutlu edecektir :)

Sevgiler...

marketing europe & anatolia / 19


Reklam Dünyası

Kristal Elma Heyecanı Başladı...

Kristal

Festivali

17-18-19 Eylül’de

Santral İstanbul’da

düzenleniyor

2014 Kristal

Elma

Yaratıcılık

100’ün

Elma Yaratıcılık

Festivali’nde

üzerinde

fikir önderi ve endüstri

liderinin konuşmacı

olarak

katılımıyla 80’den

fazla

konferans,

seminer, panel, forum,

çalışma atölyesi ve eğitim yapılması planlanıyor. Kristal

Elma Yaratıcılık Festivali’nde ayrıca networking etkinlikleri,

yarışmaların ödül törenleri, davetler ve endüstrinin tüm

unsurlarını buluşturan yaratıcı endüstriler fuarı yer alıyor.

26. Kristal Elma Türkiye Reklam Ödülleri Yarışması’na

bu yıl rekor katılımla 2715 iş başvurdu. 2066 başvurunun

gerçekleştiği geçen yıla göre, katılım yüzde 23,7 oranında

Re İletişim Grubu Sağlıkla Büyüyor...

Bünyesindeki ajanslarla farklı disiplinleri bir araya getirerek

entegre iletişim hizmetleri sunan Re İletişim Grubu’na, sağlık

iletişimi uzmanlığıyla faaliyet göstermek üzere ReHealth

Ajans da dahil oldu.

artış yaşandı. En fazla başvurunun olduğu kategoriler Basın

(612), Dijital (439) ve Film (342). Kristal Elma Türkiye

Reklam Ödülleri Yarışması’na katılan ajansların sayısı da

184’ten 206’ya çıktı. 26. Kristal Elma Türkiye Reklam Ödülleri

Yarışması’nın kazananları 17 Eylül ve 18 Eylül tarihlerinde

Santral İstanbul’da düzenlenecek iki ayrı törende açıklanacak.

www.kristalelmafestivali.com

Sağlık iletişimi alanındaki uzmanlık ve birikimlerini Re İletişim

Grubu’nun 21 yıllık deneyimi ve yaratıcılığıyla birleştiren

ReHealth, “Sağlık iletişiminde katma değerli entegre çözümler”

sunmak üzere sektörde yerini aldı.

Reçeteli ürünlerden OTC ürünlere, sağlık kurumlarından

sağlıklı yaşam ürünleri ve hizmetlerine, dermokozmetik

ürünlerden gıda takviyesi ürünlerine kadar bir çok ürün ve

markaya 360º hizmet verenRe:Health; İ.E. Ulagay-Menarini

ve Ali Raif İlaç gibi ilaç sektörünün önde gelen markaları ile

çalışırken, portföyüne Eczacıbaşı İlaç Pazarlama’nın Daylong,

Actinica, Vicks First Defence, Imutor veMedigard markalarını

ekleyerek güçlü bir başlangıç yaptı.

ReHealth’e yönetici ortak olarak katılan ve deneyimi ve birikimiyle

ajansa güç katan Ajans Başkan Yardımcısı Tuba Öztürk;

Re İletişim Grubu’nun tüm deneyim ve yeteneklerinden

yararlanarak “Sağlık için çok boyutlu iletişim” yaklaşımıyla

sektöre yepyeni bir soluk getireceklerini ifade ediyor.

Re İletişim Grubu çatısı altında sağlık iletişimi uzmanı olarak

yerini alan ReHealth; reklam ajansıReAjans, dijital ajans

Hiperaktif ve sosyal medya ajansı HiperSosyal ile birlikte entegre

yapıda faaliyetlerini sürdürecek.

20 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

TBWA’ye Yeni Global Başkan ve CEO...

Omnicom Group Inc. (NYSE:OMC) Başkan ve CEO’su

John Wren’in yaptığı duyuruyla, Troy Ruhanen’in TBWA

Worldwide’ın Başkan ve CEO’su görevine getirildiği açıklandı.

Görevini Ruhanen’e devreden Tom Carroll, Yönetim

Kurulu Başkanı olarak TBWA Group’ta görev almaya devam

edecek. Jean-Marie Dru ise TBWA ajans network’ünde Yönetim

Kurulu Başkanı olarak görev yapacak.

Wren, “Tom Carroll’ın liderliğindeki TBWA, dünya çapında

güçlü kültürü ve ödüle doymayan yaratıcılığıyla tanınıyor. Biz

Omnicom’da görev değişimine çok önem veriyoruz. Tom ve

ben, Troy Ruhanen’in TBWA’in dümenine geçecek doğru insan

olduğu konusunda uzun süredir hemfikiriz. Troy’un farklı

coğrafyalardaki ve farklı kategorilerdeki Omnicom ajanslarını

yönetmedeki deneyimi bunu kusursuz bir liderlik değişimi

haline getiriyor ve TBWA’in en iyilerden biri olarak sektördeki

gücüne ve itibarına kuvvet katacak” dedi.

Ruhanen bundan önce Omnicom Group ajanslarında, arasında

BBDO Worldwide the Americas’ın CEO ve Yönetim

Kurulu Başkanlığının da dahil olduğu birçok üst düzey yönetim

pozisyonunda görev aldı.

Ruhanen, “Derin köklere sahip olan yaratıcı kültürü ve benzersiz

strateji metodu Disruption® sebebiyle TBWA’e liderlik

etme imkanı, büyük bir onurdur. Konvansiyonlardan kopma

isteği ile yeni ve taze fikirlere dair beklentisi, daha cesur ve

yenilikçi platformlar için ortam yaratıyor. Bu da diğerlerinden

farklı yetenekleri kendine çekip, rekabette avantajlı olmasını

sağlayan işlerin ortaya çıkmasını sağlıyor” diye konuştu.

Rephair’in Marka Yüzü Tümer Metin...

Eski milli futbolcu Tümer Metin saç dökülmesini önleyici

ürünler pazarına iddialı giren Rephair’in marka yüzü oldu.

Rephair reklam filminde oynayan Tümer Metin’e futbol yorumcusu

Okay Karacan da eşlik etti.

İki yıldır birlikte program yapan Tümer Metin ve Okay Karacan,

çekimler boyunca bir yandan da Dünya Kupası’nı değerlendirdi.

Tümer Metin favori takımının Brezilya olduğunu ancak

Belçika’nın da iddialı olduğunu belirtti. Okay Karacan ise

Almanya’yı favori gördüğünü açıkladı. Reklam filminin senaryosunun

futbol ile ilgili olduğunu söyleyen Tümer Metin

‘Bu saçı alıcaz, başka yolu yok!’ sloganıyla kendisini olayın

içinde hissettiğini ifade etti.

Rephair şampuan, serum ve losyon ürün grubunun marka

yüzü Tümer Metin ayrıca şunları söyledi: “Çevremde birçok

kişinin saçları dökülüyor. Özellikle erkekler için saç dökülmesi

kabusa dönüştü. Bu sorunu yaşamamak için ben de

kişisel saç bakımıma büyük özen gösteriyorum. Saçım için

en uygun ürünleri özenle seçiyorum. Hem firmaya hem de

ürüne güvendiğim için ve reklam filmi de futbolla örtüştüğünden

keyifle bu projede yer aldım. Erkekleri bu sorundan

kurtarmak için benim de bir katkım olacaksa ne mutlu bana.”

marketing europe & anatolia /21


Röportaj

Koç olacak kuzu k

DIZAYN VİP

Yönetim Kurulu Başkanı

Erbakan MALKOÇ

Yeşilköy’de bir otomobil tamirhanesinde çırak olarak çalışmaya

başladığımda otomobillere merakım da başlamış oldu.

Burası o zamana göre lüks bir tamirhaneydi

ve araba hakkında öğrenilebilecek ne varsa burada öğrendim.

Kalfa olduktan sonra fikirlerim gelişti ve

onları hayata geçirmek istedim.

Röportaj Elvin Ekşioğlu elvinekşioğlu@gmail.com

- Erbakan MALKOÇ ismi insanları ken 2. Sınıftan 4. Sınıfa direk geçiş yaptım.

heyecanlandırıyor. İşine yüreğini koyan

İlkokulu bu şekilde erken bitirdim.

MALKOÇ Beyi tanıyabilirmiyiz. O dönemlerde güreş seçmelerinde de

Erbakan Malkoç ismini 8-9 yaşlarında Türkiye şampiyonluğuna kadar giden

değiştirmeye çalışıyorlardı. Babam hep çok ciddi derecelerim oldu. Yeşilköy’de

ismim konusunda ısrarcı oldu. İsim özgürlüğü

bir otomobil tamirhanesinde çırak ola-

var ben istediğim ismi oğluma rak çalışmaya başladığımda otomobil-

verebilirim derdi. Biz 6 erkek kardeşiz lere merakım da başlamış oldu. Burası

hem hepimizin isimlerinin birbiriyle uygunluğu

o zamana göre lüks bir tamirhaneydi

var hem de rahmetli babamın ve araba hakkında öğrenilebilecek ne

Türkiye’nin de çok sevip hayran olduğu varsa burada öğrendim. Kalfa olduktan

Necmettin Erbakan’a olan hayranlığından

sonra fikirlerim gelişti ve onları hayata

dolayı bana bu ismi uygun görmüş. geçirmek istedim. İlk atölyemi yine Ye-

Rahmetli Erbakan’ın ismini taşımaktan şilköy civarında oto müzik sistemleri

gurur duyuyorum. İsmimle yapmış olduğum

üzerine kurdum. Sonra baktım ki her-

iş ancak bu kadar örtüşebilirdi. kes bu işi yapıyor; benim değişik bir

Çok severek çok gurur duyarak taşıdığım

şeyler yapmam gerekliydi. 1992’de ilk

bir isim. Bu isim benim için gerçek-

atölyemi açtım. Nasıl herkesin özel ku-

ten büyük bir onur kaynağı.

aförü ve terzisi olabiliyorsa kendilerine

Babam hep derdi ki; Koç olacak kuzu özel VIP araçları da olabilir düşüncesiyle

kozda belli olur. Babam hep benim için

ilk işimizi yaptık. Sonrasında tasarla-

de böyle derdi. Sen ileride koç olacaksın,

dığım araçlar bambaşka bir hale geldi;

çok önemli bir noktada olacaksın tanınmayacak gibiydi. Bir aracı fuarda

derdi. Babamın benim üzerimde işaret sergiledik; inanılmaz büyük ilgi gördük.

olarak koydu bir isim bu.

Fuarda karşılaştığımız ilgi sonrası siparişlerin

Kars’ın Göle ilçesinin Dengeli (Abur)

gelmeye başlamasıyla Dizayn

köyünde dünya’ya geldim. Okul okur-

VİP’in yol macerası burada başladı.

22/ marketing europe & anatolia


ozda belli olur...


Röportaj

- Sizde iş dünyasının duayen ismi

Nazif ZORLU gibi her söyleşi ve röportajlarınızda

ilkokul mezunu olduğunuzu

yineliyorsunuz.

İlkokul mezunu olduğumu bilinçli olarak

söylüyorum. Lisan-ı hal diye bir şey vardır.

İnsanların önüne kendinizi rol model

olarak koyduğunuz zaman insanlar

sizin başarınızdan bir şeyler alması gerektiğini

hissettiği zaman o insanlara ne

verdiğinizi ancak beden diliniz ile anlatabilirsiniz.

Kimse sizin kafanızın içine

giremez. Sizin görünmeyen taraflarınızı

insanlar hemen göremeyebilir. Bizlerde

anlatıyoruz. İlkokul mezunu olan Erbakan

Malkoç, bu kadar başarıyı elde

edebiliyorsa, üniversite de okuyan

gençlerimizin hayal kırıklığı yaşamaya

hakkı yok.

Neden? İstedikten sonra rabbim nasip

ediyor. Çünkü sen ne istediğini iyi

bilmek zorundasın. Eğer istersen, peşinden

gidersen istediğin işlerini doğru

yapmış insanları rol model olarak alırsan

senin de yapamayacağın hiç bir

şeyin olmadığını görürsün. O yüzden

her yerde ilkokul mezunu olduğumu

söylüyorum. Bundan dolayı da gurur

duyuyorum. Ben ilkokul mezunu olarak

24 / marketing europe & anatolia

İlkokul mezunu olan

Erbakan Malkoç,

bu kadar başarıyı elde

edebiliyorsa, üniversite de

okuyan gençlerimizin

hayal kırıklığı

yaşamaya hakkı yok.

bugün Avrupalıyı şaşırtıyorsam bugünün

üniversite mezunu olan gençlerimizin

yapamayacağı hiçbir şey yok. Yeter

ki iste. İstemek bence yapmanın yüzde

98’idir. Bir şeyi istiyorsan Allah nasip

ediyor. O yüzden istemek lazım. Ticaret

istemek lazım, rızık istemek lazım, imanı

istemek lazım, başarı istemek lazım,

rol model olmayı istemek lazım, ülkeye

faydalı olmayı istemek lazım, insan olmayı

istemek lazım istemek lazım…

- Girişimcilere cesaret veren kırılma

noktanız ve altyapıyı kurmaya yönelik

yatırımlarınız

Biz rol model olmak zorundayız. Bizim

bu ülkeye borcumuz var. Havasına, suyuna,

toprağına, insanlığa borcumuz

var. Biz bu memlekette yaşıyorsak birilerine

rol model olmak zorundayız. İn-

sanların önünde onlara gerçek manada

nasıl girişimci olunuru göstermemiz anlatmamız

lazım. Bizim hayatımız konu

alınırsa görecekler ki insan istedikten

sonra çok şey yapabilir.

Mevlana derki; Kimse tek kanadı ile

uçamaz. Çift kanatlı olmak lazım. Eğer

çift kanatlı olmak istiyorsan çok yönlü

bir insan olacaksın. Kendini açacaksın

Dünya’yı seyredeceksin. İnsanlar ne

yapıyor bakıp göreceksin. Dünyada ki

en iyi zanaatı kullanacaksın taklit zanaatı.

Ama bire bir yapma hırsızlıktır.

Üstüne koymak zanaattır. Ben hayatım

boyunca yaptığı m her şeyde feyz aldım.

Hala daha bakar feyz alırım. Kravatına

bakar feyz alırım bunu nasıl işime

uygularım diye düşünürüm. Bizler

hayatımızdan insanlara feyz verebilmemiz

lazım. Niye? Çünkü bunu rabbim

bize bu ülkede nasip etti. İnsanın

hiçbir şeyi olmasın ama bir tek vatanı

olsun. Vatanı olmayan insan Dünyaya

sığamaz. Eğer bu vatanda yaşıyorsak

burada yaşayan insanlara da örnek insan

olacağız. Girişimci, dürüst esnaf,

sözünün arkasında olmak nasıl bir şeydir,

itibar nedir, itibarın olduğu zaman

nereden nereye gelirsin. Benim hayatımda

ki en büyük yatırımım itibarımdır.

Sözüm asla değişmez. İkincisi de dostlarım.

Bunun ikincisinin de dışında olan

her şey yalan. Ama itibar başka bir şeydir.

Hayatım boyunca yaptığım ticarette

bir kere müşteri itilafı yaşamamışımdır.

Kişiye özel iş yaparım. Öyle işler yaparım

ki insanların aklı durur.

O yüzden benim hayatım arkadaşlarımın

hayatına rol model olabilecek bir

hayat.

Ben hala bir araba yapacağım zaman

heyecanlanırım. Uyuyamam gece saat

3-4 hemen kalkarım not alırım ertesi

gün bakarım.

- Zaman her şeyden önemlidir diyen

İş dünyası, futbol dünyası ve sanat

dünyasına kadar herkes niçin Dizayn

Vip diyor.


Röportaj

İtibarıma, dostluğuma ve kalite anlayışıma

gelirler. Benim için iyi diye bir şey

yoktur. En iyisi diye bir şey vardır. İyiyi

herkes yapabiliyor. Sen en iyisini yapabiliyor

musun? O zaman sensin. Ben

kendi işimde en iyisini yapıyorum. Birileri

karda yürür iz bırakır birileri izi takip

eder. Ben iz bırakan bir insanım.

Bütün samimiyetimle söylüyorum benim

için büyük bir gurur. Bunu söylerken

heyecanlanıyorum.

Neden? Bir zamanlar bırakın fuar

standlarına girmeyi, fuar kapısından

geri döndürülüyorduk. Türküm dediğimde

hep kapıdan çevrildim. Paris oto

show, monoco fuarına, Cenevre fuarını

dolaşamazdık. Bir zamanlar bunları

yaşayan Erbakan Malkoç ah dehti bir

gün gelecek size iş yapmam için sıraya

gireceksiniz. Ve rabbim nasip etti.

Benim tasarımlarımı o fuarlarda gördükleri

zaman budur bundan daha iyisi

asla olamaz diyorlar. O yüzden beni

ödüle götüren her fuarda göstermiş olduğum

performans. Cenevre Otomobil

fuarı, monoco otomobil fuarı, Almanya-

Frankfurt İAA, Hannover Otomobil fuarı,

Rusya Milyonerler, Dubai motoshow

buralarda gösterdim performans wen

araçlar konusunda Avrupa’nın en iyisi

olduğumuz ödülü bize verdi.

“BAŞARI ZORLUKLARLA MÜCADELE

ETME SANATIDIR”

Bu uzun ve meşakatli bir yoldu. Zaten

başarı kolay elde edilebilecek bir şey

olmaması lazım. Başarıda zaten zorluklarla

mücadele etmenin sonucudur.

Eğer zorluk varsa başarı vardır. Ben

çok iyi bir zanaat kullandım. Ben başarıya

ulaşmak için çok zorluk aştım.

Türkiye otomobil konusunda Türkler

hiçbir şey yapamazlar diye gördüklerinde,

şimdi Avrupalılara parmaklarını

ısırtıyoruz. Bu Çılgın Türk yine ne yapmış

diyorlar. Şu an benim yaptığım otomobil,

Dünya da sanal alem de en çok

tıklanan otomobil unvanını aldı. Mercedes

instagram sitesinde 45 bin beğeni

Mercedes bugüne kadar kendi

sitesinde bir tasarım

yayınlamıştır oda

Erbakan Malkoç

imzası taşıyor.

alan arabada benim arabam. Mercedes

bugüne kadar kendi sitesinde bir tasarım

yayınlamıştır oda Erbakan Malkoç

imzası taşıyor.

Ben çok şey aştım. Benim yaptığım

otomobiller ülkeme çok büyük prestij

kazandırıyor. Dolayısıyla ben ülkeme

olan borcumu da bu noktada nispeten

ödediğimi düşünüyorum. Umarım

ülkemde benim gibi düşünen insanlar

olur ve bizi gelişmiş ülke seviyelerine

taşırız. Çünkü ülke marka değeri diye

bir şey var. Bizim ülkemizin marka değerini

yükseklere taşımak ancak bizim

gibi vizyonel insanların yapabileceği bir

şey. O yüzden buradan bütün vizyonel

liderlere sesleniyorum. Gelin ülkemizin

marka değerini yükseltelim. Göreceğiz

ki hepimizin değeri yükselmiş olacak.

- Hedeflerinizin neresindesiniz?

En büyük hedefim otomobil tasarımı

konusunda dünyaya iz bırakabilmek.

Çok samimi bir şey söyleyeyim. Ben tamirci

çırağı olan bir insanım. Büyük bir

tamirci çırağı hedefi ile işe başladım.

Ulaştığım her hedefi yükselttim. En büyük

hedefim Avrupa’ya satış yapmaktı.

Avrupa’ya satışı başlattıktan sonra

Avrupa’nın en iyisi olmayı hedeflemiştim.

Bunu da gerçekleştirdim. Dolayısı

ile bugün ne kadar hayalini kurduğum

ve hedeflediğim her şeye ulaştım. Şu

anki hedefim Dünyada bu işi en iyi yapmak

ve Dünyaya bu konuda iz bırakabilmek.

Herkesin ismim den bahsedebilmesini

sağlamak. Şu an bunlar için

yoldayım. Avrupa’nın en iyisi olduysak,

Dünyanın da en iyisi olmamamız için bir

engel yok.

Ben hayal ettiğim herkes ile çalışma fırsatı

buldum.

-AİTM Seri Tadilat Onay Belgesini

Türkiye’ye getirme serüveniniz

Çok uğraştım onunla. Türkiye’de 2009

yılına kadar trafiğin muayene sistemi

ile yolumuza devam ettik. Yapmış olduğumuz

otomobilleri trafiğin muayene

sistemi ile yürütüyorduk. Ama TÜV gelmarketing

europe & anatolia /25


Röportaj

dikten sonra bizim yapmış olduğumuz

otomobilleri tanımadıklarını söylediler.

Ve Avrupa standartları yeterlilik belgesini

almamız gerektiğini söylediler. Türkiye

de bu kurum ve kuruluş yok. 8.5

ay gece-gündüz uğraştım. İşim batma

noktasına geldi. Çalışanlarımın hepsi

artık hayal kırıklığına uğramıştı. Ama

Allah nasip etti ben bunu da Türkiye’ye

standart olarak yerleştirdim. Biz ATM

Seri Tadilat Sistemi ile bu işi Avrupa

kalite standartlarına uygun olarak yapabileceğiz

dedim. Hiç kimse inanmadı.

Benim inancım hep tamdı. Onu da

Türkiye’ye kazandırdım. ATM Seri Tadilat

Tip Onay belgesi diye bir şey var

artık. Türkiye’de de Dizayn Vip bu tarz

da üretim yapar. Otomobilleri Avrupa’ya

indiği anda gümrükte TÜVE girer, onayını

alır ve trafiğe çıkar. Dolayısı ile

Türkiye’de yapılan bu işlem Avrupa

standartlarına birebir uygunluk belgesi

taşır. Dizayn Vip bu standartlarda çalışır

ve Avrupa standartların üzerinde de

iş yapan bir yapı ile yoluna devam eder.

- Ülkemizde markalaşmanın önemini

yeterince anlaşılmadığından yakı-

26 / marketing europe & anatolia

Benim arabalarımı

Almanya üzerinden satın

alıyorlar. Soruyorum neden?

Senden aldığımızda

Made In Turkey Almanya’dan

aldığımızda Made In Germany

oluyor diyorlar.

nıyoruz. Sizce ülkemizde markalaşmanın

önündeki en büyük engeller

nelerdir?

Benim için en önemlisi önce ülke marka

değeri. Eğer ülke marka değeriniz var

ise, sizin marka değerinizin olmaması

gibi bir durum olamaz. Ben Almanya’ya

da iş yapıyorum, Rusya’ya da iş yapıyorum.

Benim arabalarımı Almanya

üzerinden satın alıyorlar. Soruyorum

neden? Senden aldığımızda Made In

Turkey Almanya’dan aldığımızda Made

In Germany oluyor diyorlar.

O yüzden hepimizin bu ülkeye borcu

var. Bu konu çok önemli. Aynı aracı

alıyorlar, aracın benden çıktığını

benim fabrikamda yapıldığını biliyor.

Almanya’dan benim aracımı daha pahalıya

alıyor. Çünkü Rusya da daha pahalıya

satıyor Almanya’dan aldığını. Bu

yüzden marka değeri çok önemli.

İnsanın marka değeri önce kendinden

başlar, sonra yapmış olduğu üründen

başlar, sonra satış sisteminden başlar,

sonra sattığı ürünün arkasında durmasından

başlar, sonra o ürünü hangi

ülkeden çıkartıp nerelere sattığını ve

o ülkede o ürünü kullanan insanların

memnuniyetiyle devam eder.

O yüzden Türkiye’de Dizayn Vip’i herkes

tercih etmek ister. Neden? Çünkü

Dizayn Vip’in büyük bir marka değeri

var.

Girişimci insan üretebilen, çok değerli

insandır. Sadece üretmek ile olmaz.

Ürettiğine değer katabilen, kattığı değerle

mutlu olan ve mutlu edebilen insandır.

Erbakan Malkoç; değerli bir insanımdır,

ürettiğime değer katarım, var olan işi

alıp 3-5 katı fiyatına çıkartabilirim. Erbakan

Malkoç gerçek bir girişimcidir.


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Tercih meselesi...

Siz ne kadar çok çalışırsanız çalışın. Markalaşmaya,

katma değer üretmeye ne kadar yatırım yaparsanız

yapın eğer işinizi konumlandırdığınız ülkenin bir marka

değeri yoksa yaptığınız tüm çalışmalar iyi niyetli yerel

çabalamaların ilerisine geçemiyor.

Almanya dediğimizde aklımıza Yahudi soykırımından

önce, üstün Alman mühendisliğinin gelmesi, Fransa

dendiğinde Cezayir katliamlarından önce Moda'yı

düşünmemiz, İtalya dendiğinde Libya'yı değil

Michelangelo'yu hatırlamamız tesadüf mü, yoksa yıllarca

süren ülke marka değeri yaratma çalışmasının sonuçları

mı?

Peki Türkiye denince bir Avrupalının aklına ne geliyor.

- Kuşadası

- Burunlarını kapatmadan içemedikleri rakı

- Yunan fesi ve bıyık takmış (ki o bıyığın kimin

mabadından hareketle Türklere yapıştırıldığı bir

muamma) şarlatanlar

- Aslen arap çadır eğlencesi olan dansözler

- İslamda olmadığı halde aslen ortadoğu ve tarım

toplumlarının geleneği olup, musevi ve hristiyanlıktan

ithal edilmiş ve dinin şartı sanılan başörtüsü

- Saptırılarak anlatılan 1915 Ermeni olayları

- Harem, sarık, cüppe

- Cehalet, pislik (Avrupa köylüsüyle, Türk köylüsünü

karşılaştırınca bu konuda pek haksız sayılmazlar

çünkü biz köy enstitülerini yıllar önce kapatmayı

uygun görmüştük. Ayrıca yaşadıkları topluma entegre

olmak yerine ghettolarda çağın çok gerisinde yaşayan

Avrupa'daki Türk işçilerinin büyük bölümünün hangi

kültüre ait olduğunu kestiremediğim yaşam tarzı)

- Deve (ki Türk halkı deveyi tanımaz bile)

- Döner (En başarılı ticari ürünümüz maalesef bu)

- Hakan Şükür (ki yeni kuşak hatırlamaz)

- Recep Tayyip Erdoğan (Yasakçı bir dikdatör olarak

anlamakta zorluk çektikleri bir fenomen)

- Ud ve ney (ki ben ülkemizde çok yaygın dinlendiğine hiç

şahit olmadım)

- Bir de sürekli ya kapatılan siteler ya demokratik hakkını

kullanan vatandaşlarını öldüren polisler ya da orantısız

güçle bastırılmaya çalışan halk. (Dışarıdan bakınca

sokaklar tam bir savaş alanı)

Peki Türkiye'de yaşayan Türkler dahil,

- Tarihte pusulayı, matbaayı ilk bulan ve kullananın

Türkler olduğunu

- Bugun Jumbo Jet'lerin kanatlarının aslen çağının

çok ilerisinde kompozit bir malzemeden yapılmış Türk

yaylarından esinlenilerek yapıldığını

- Demiri, çeliği ilk işleyenlerin, çeliği haddeden geçirerek

çağının çok ilerisinde kılıçlar imal edenlerin Türkler

olduğunu

- Beyaz piramitleri

- Türk dilinin matematiksel mükemmeliyetini

- Türk toplumlarında 10 bin yıla dayanan kadın, erkek

eşitliğini

- Bugün kullanılan 10'luk ordu sistemini geliştiren Mete

Han'ı

- Devlet kurma ve sistematiğini geliştirme geleneğini

- Bilgeliğe verdiği önemi

- Dünya kültürene yaptığı 10 bin yıllık katkıları

daha birçok şeyi bilen var mı?

Hayır bunların teknik olanlarını Çinliler yaptı sanırız.

Birçoğunu bilmeyiz bile. Sosyal yapı ve kadın erkek

eşitliğinde ise Arapların günahlarını sahiplenerek

sürdürmeyi daha kolay görürüz.

10 Bin yıllık kadim Türk kültürünü 36 padişaha sıkıştırıp,

Osmanlı aristokrasisini de sadece Osmanoğulları ve

onların saray hizmetçileri zannederek yozlaşmış bir tarihi

benimsemek, bugünkü cehaletimize kılıf uydurmak için

işimize geldiğinden öyle inanır, ülke tanıtımımızı da bu

sığ yaklaşımla yaparız.

Peki şimdi neden şikayet edebiliriz ki bizi yanlış tanıyorlar

diye mi?

Peki biz değil miyiz, bilgiyi, kültürü, tarihi, bilimi, deneyimi

gözardı edip, bu işleri cahillerin eline teslim eden.

Şimdi de cumhurbaşkanı seçeceğiz. Yine bir cahil bir

bilimadamına meydanlarda hakaretler yağdırıyor. Umarım

bu kez yüce Türk milleti tercihini cahilden yana değil,

bilgiden yana kullanır.

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

“Transparan mı o?”...

Arko Nem, Güneş Bakımı serisinin en yeni ürünü Arko Nem

Transparan’la hem raflarda hem ekranlarda yerini alıyor.

TBWA\ISTANBUL’un Arko Nem için hazırladığı ilk TV filmi

olan “Transparan mı o?”, repliğiyle de hafızalarda yer edecek.

Güneşlenirken sürdükleri güneş kremleriyle başları dertte

olan iki genç kadının, plajda Transparan’ıyla gördükleri Arko

Nem kızı karşısında şaşkınlıklarını ve tatlı kıskançlıklarını

izlediğimiz filmin yönetmenliğini Mehmet Çelebi, yapımını

ise Filmpark üstlendi.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Arko Nem (Evyap)

Reklamveren Yetkilisi: Burç Üstün, Ceylan Kırım,

Merve Esim, Özge Çakar

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCO: İlkay Gürpınar

CD: Zeynep Karakaşoğlu

Yaratıcı Ekip: Levent Yalgın, Bilgin Aydın, Mustafa Gülsen

Marka Ekibi: Ela Bilgisel, Başak Sarıoğlu, Ceren Kaban

CSO: Toygun Yılmazer

Stratejik Planlama Ekibi: Tuğyan Çelik, Ceren Şehitoğlu,

İdil Açıkalın

Prodüksiyon Ekibi: Övünç Hitay, Pelin Güneş,

Melis İnceoğlu

Prodüksiyon Şirketi: Filmpark

Yönetmen: Mehmet Çelebi

Post Prodüksiyon: Sinefekt

Müzik: Jingle Mingle / Mert Tünay

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

Akbank direkt yenilendi, çeşitlendi...

Müşterilerinin farklı ihtiyaçlarına en uygun hizmeti sunmak

için yenilenen ve çeşitlenen Akbank Direkt, “Akbank Direkt

Plus” ve “Akbank Direkt İşim” adlı iki yeni arayüzünü,

TBWA\ISTANBUL’un hazırladığı yeni reklam kampanyasıyla

duyuruyor.

Akbank kahramanları Ali ve Nuri’nin Akbank Direkt’teki yenilikleri

anlattıkları yeni reklam filminde, ikizleri şık bir restoranda

iş adamı arkadaşlarıyla görüyoruz.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Akbank

Reklamveren Yetkilisi: Murat Göllü, Ayşegül Ögelman,

Özge Baran, Yeliz Sönmez

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCO: İlkay Gürpınar

Prodüksiyon Ekibi: Övünç Hitay, Pelin Güneş,

ECD: Volkan Karakaşoğlu

Melis İnceoğlu

Yaratıcı Ekip: Doğu Göcük, Güney Soykan,

Prodüksiyon Şirketi: Filmpark

Berat Kösemen, Yiğit İrde

Yönetmen: Mete Özok

Marka Ekibi: Aslı Ceren Aksak, Yasemin Tolunay Erna, Ayşegül

Altınbaş

Müzik: Jingle Jackson / Emre Irmak

Post Prodüksiyon: Sinefekt

CSO: Toygun Yılmazer

Medya Ajansı: Mediacom

Stratejik Planlama Ekibi: Tuğyan Çelik, Alper Özcan Kullanılan Mecralar: TVC, basın, outdoor, radyo, internet

Algida Maraş Usulü...

Küçük Ağa’nın sevilen ailesi Yaz Ramazanı’nın vazgeçilmezi

Algida Maraş Usulü dondurmanın keyfini iftar sofrasında

çıkarıyor.

Her yaştan dondurma severin zevkle tükettiği, yoğun kıvamı

ve geleneksel lezzetiyle kalabalık iftar sofralarının vazgeçilmez

lezzeti Algida Maraş Usulü, Kanal D’nin sevilen dizisi

Küçük Ağa’nın yıldız oyuncularını yaz Ramazan’ının geleneklerinin

paylaşıldığı iftar sofrasında buluşturdu.

Kampanya Künyesi

Reklamın başlığı: Algida Ramazan

Reklamveren: Algida

Reklamveren yetkilisi: Leyal Eskin, Sevgi Gür, İrem Işık,

Levent Allovi

Reklam ajansı: Alametifarika

Yaratıcı yönetmen: Emrah Karpuzcu, Kenan Ünsal

Yaratıcı grup: Aylin Çelik, Ozan Özüm Özbey, Ozan Küme,

Erkul Yazgan, Berat Pekmezci, Odisseas Sevsevme

Müşteri ilişkileri grubu: Gökhan Akbay

Stratejik planlama: Başar Sarıkaya, Serra Akyel,

Ufuk Saygın

Ajans prodüktörü: Sertuğ Alptekin, Berkay Tahmaz,

Teğin Polat

Yapım şirketi: Erler Film

Medya ajansı: Mindshare

Medya planlamacı: Büke Bıçaker, Burçak Akkan,

İpek Dorak

Kullanılan mecralar: TV, İnternet

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Siemens “Lüksler” reklam filmi...

Medina Turgul DDB tarafından “Lüksler” adıyla hazırlanan

kampanya kapsamında çekilen filmlerin yönetmenliğini Ariel

Goldenberg üstendi. Reklam kampanyası izleyicilere, hayatı

farklılaştıran Siemens Ankastre ürünleri ile “mükemmel bir

mutfak lüks değil” mesajını aktarıyor.

Siemens Ankastre Bulaşık Makinesi’nin yıkama süresini

kısaltan Variospeed özelliği, reklam filminde yine “lüksler”

konseptine uygun esprili bir dille vurgulanıyor. Filmde; ev

sahibesinin tatlı servisi yapacağı esnada, bir çok yardımcının

gelip hemen eski masayı kaldırması ve yerine yeni servislerin

olduğu masayı yerleştirmesi ile kazanılan zamana

dikkat çekiliyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Siemens Beyaz Eşya

Reklamveren Yetkilisi: Ayşe Özkaya, Gamze Su

Reklam Ajansı: Medina Turgul DDB

Yaratıcı Bölüm Başkanı: Kurtcebe Turgul

Kreatif Direktör: Gökhan Erol

Yaratıcı Grup: Eren Koçaker, Engin Erden

Müşteri İlişkileri Grubu: Aslı Bleda, Miray Türker,

Filiz Şahin

Ajans Prodüktörü: Gülengül Arlıel, Nedret Gürlek

Yapım Şirketi: Shortcut

Yönetmen: Ariel Goldenberg

Müzik: Ömer Ahunbay

LC Waikiki’den fark yaratan reklam...

“Mutluluğunuz LC Waikiki’ninmarka yüzü olsun” mesajının

verildiği interaktif kampanyanın ilgi çeken viral filmi ise alışılmışın

dışında bir mecra kullanımı ile televizyoncu Mesut Yar

tarafından gerçekleştiriliyor.

LC Waikiki 2014 yılı yeni reklam kampanyasında alışılmışın

dışında bir kurgu ile tüketicileriyle buluşuyor. Televizyoncu

Mesut Yar’la da işbirliği yapan marka,sevdiklerini mutlu

eden ve o anın görüntülerini sosyal medyada paylaşan tüketicilerine

reklam kampanyasında yer alma ve 10.000TL’lik

para ödülünün sahibi olma fırsatı sunuyor.

Dijital iletişimi İsobar Türkiye tarafından hayata geçirilen

kampanyanın ana mecrası sosyal medya olurken, radyo,

yazılı basın, açık hava, indoorve satış noktalarında da yoğun

bir görünürlük ile desteklenmesi planlanıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: LC Waikiki

Reklamveren Ekibi: Ezel Akıntürk, Mehmet Taha Doğruyol

Dijital Reklam Ajansı: Isobar Türkiye

Yaratıcı Yönetmen: Akif Yılmaz

Sanat Yönetmenleri: Gökhan Kurt, Özge Yıldız

Metin Yazarları: Yağız Patan, Dijle Özdemir

Animasyon: Ufuk Bekdaş

Uygulama ve Geliştirme: Erdem Altıntaş, Selçuk Yücel

Operasyon Yönetimi: İlker Pamukçuoğlu,

Kerimcan Akduman

Müşteri İlişkileri : Kamil Özkan, Feray Uysal

Posterscope Operasyon Sorumlusu: Kerem Akarlar

Prodüksiyon Şirketi: DirtyCheap Creative

Yapımcı: Ömer Abra

Yönetmen: Ege Tül

marketing europe & anatolia / 33


Kampanyalar

Penguen Ailesi Familia Pompomgiller...

Penguen ailesi Pompomgiller, şimdi de Familia kağıt havlu

filminde gönülleri fethetmeye hazırlanıyor.

İlk reklam filminde Pompomgiller Ailesi’ni seyircilerle tanıştıran

Familia , bu defa süper emici özelliğiyle dikkat çeken

kağıt havlu ürününü anlatıyor.

Filmin hikayesi Pompomgiller Ailesi’nin en küçük ve sevimli

üyesi olan Bebiş karakterinin annesiyle beraber mutfakta

görünmesiyle başlıyor. Bebiş, annesine Familia Kağıt

Havlu’nun emici özelliğini yaratıcı bir şekilde kullanarak

yardımcı olurken, annesini şaşırtmayı başarıyor. Film, Pompomgiller

Ailesi`nin hep birlikte dillere pelesenk olan “Mantık

Familia diyor” jingle’ının söylenmesiyle sona ererken izleyenlere

neşe saçmaya devam ediyor.

Eğlence dolu filmin kreatif sürecini Vietnam Reklam Ajansı,

animasyon yapımını ise ünlü Hollywood yapımlarında anime

karakterlere hayat veren Robotika gerçekleştiriyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Hayat Kimya – Familia

Reklamveren Temsilcisi: Aysel Aydın, Gül Yeşilay Coşkun,

Elif Yılmaz

Reklam ajansı: Vietnam

Yaratıcı Yönetmen: Gürkan Günaydın

Yaratıcı Grup Direktörü: Rıza Çankaya

Sanat Yönetmeni: Umut Kısa, Kenan Çetinkaya

Reklam Yazarı: Erdem Güngör, Aslı Sevim, Ayberk Çınar,

Besime Yıldız

Müşteri İlişkileri: İlknur Korkmaz

Ajans Prodüktörü: Begüm Baran

Animasyon Yaratım: Robotika – Coşku Özdemir

Karakter Tasarım: Fayeshu

Bayram Hatırlamaktır...

Kent, yeni reklam filminde bir kez daha bayram hatıralarımızı,

eski geleneklerimizi, çocukluğumuzdaki bayram ziyaretleri

ve en önemlisi bizi bekleyenleri hatırlatmak isteyen

Kent, kamerayı ve mikrofonu bu defa vatandaşlara çeviriyor.

Sevdiklerinden uzakta olup bayramda büyüklerinin yanına

gidemeyenler, en duygusal mesajlarını, Kent aracılığıyla dile

getiriyor.

Kampanya Künyesi

Reklam Ajansı: Güzel Sanatlar

Reklamveren: Mondelēz Türkiye

Reklamveren yetkilisi: Elif Emiroğlu, Salih Ünlü,

Görkem Tengir

Yaratıcı ekip: Gökhan Atasoy, Latif Çetinkaya,

Zafer Külünk, Volkan Yanık, Tolga Suna, Ali Can Savaş,

Özge Akyol, Dilan Bayar, Burçin Perçin, Ahmet Çiçek

Müşteri ilişkileri: Celil Kaya, Sezin Özçelik Güneş

Stratejik planlama: Tuğay İlyasoğlu

Ajans prodüktörü: Neslihan Ateş, Ferhat Düzlü,

Hüseyin Sert

Medya planlama: Starcom

34 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Esnafa, KOBİ’ye finansçı lazım...

Yılmaz Erdoğan’ın iki karakteri birden canlandırdığı sahnelerde,

Türkiye’de ilk kez hareketli kamera tekniği kullanıldı.

Finansbank, yıl boyunca sürdüreceği reklam filmlerinde

“KOBİ’lerin Bankası” olarak markasını konumlandırarak esnaf

ve KOBİ’lere seslenmeye devam edecek.

Yılmaz Erdoğan’ın hem esnafı, hem de esnafın Yılmaz

Abi’sini oynadığı filmde, işyeri sahiplerinin dertlerine esprili

bir dille çözüm sunuluyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Finansbank

Reklam Ajansı: Rabarba

Reklamveren Yetkilisi: Armağan Engel, Banu Akyıl,

Tuğçe Saka

Yaratıcı Ekip: Pemra Ataç Açıktan, Ozan Yurtsever,

Yiğit Karagöz, Ergin Doğanay, Tuba Ulu, Umut Geldiay

Müşteri İlişkileri: Birçim Akfırat, Ezgi Günaydın

Ajans Prodüktörü: Pınar Yazıcıoğlu

Medya Planlama/ Satınalma: People

Yapım Evi – Yönetmen: PTT, Ozan Açıktan

Post Prodüksiyon: Post 43

Müzik: Nil’in İşleri

Mecra: TV, Radyo, Basın, İnternet, Açıkhava

NESTEA ile serinliğe bırak kendini...

“Serinlemek istediğiniz her an, Nestea sizinle buluşuyor”

konseptiyle hazırlananreklam filminde, çölde arabası bozulup

elinde gitarıyla yolda kalan adamınihtiyaç duyduğu anda

karşısına çıkan Nestea ile serinliğe kavuşma hikayesi anlatılıyor.

Publicis Yorum tarafından Türkiye adaptasyonu yapılan reklam

filminin yönetmenliğini Raymond Bark, prodüksiyonunu

ise Gartner yapım şirketi üstlendi. Filmin çekimleri Amerika

Birleşik Devletleri’nde gerçekleşti.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Nestlé Waters Türkiye/Nestea

Reklamveren Yetkilisi: Ergin Akman, Begüm Ersoy,

Bahar Turunç

Kreatifajans: Publicis Yorum

Yaratıcı Grup: Adnan Elmasoğlu, Ali Bozkurt, Emrah Kural,

Cihangir Gümüş

Müşteri İlişkileri: Özlem Öğüt, Eda Altan, Ayla Çaylı

Stratejik Planlama: Selda Sedes, Zeynep Bortaçina

Medya Planlama ve Satın Alma: Mindshare

Prodüksiyon: Arzu Köksal, Ceyhun Sevil

Kullanılan Mecra: Televizyon, Dijital Medya

Yönetmen: Raymond Bark

Prodüksiyon Şirketi: Gartner

marketing europe & anatolia / 35


İspanya’nın b


Gezi

aşkenti Madrid...

Segovia’ nın ardında akşam üstüne doğru

Madrid’e vardık. Navigasyona adresi girdiğimiz

için direk otele vardık.

Otelimiz tren yolunun yanında, ara sokakta,

şirin bir yerdi. Henüz saat çok geç olmadığı

için dışarı çıkıp biraz dolanalım dedik.

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / svldbn@gmail.com

Segovia’ nın ardında akşam üstüne

doğru Madrid’ e vardık. Navigasyona

adresi girdiğimiz için direk otele vardık.

Otelimiz tren yolunun yanında, ara sokakta,

şirin bir yerdi. Henüz saat çok

geç olmadığı için dışarı çıkıp biraz dolanalım

dedik.

Resepsiyondaki abiye Gran Via’ ya nasıl

gideriz diye sorduk. O da otobüs numarasını

söyledi. Biraz ilerideki otobüs

durağına gidip otobüse bindik. Şöför

abiye de ineceğimiz yeri söyledik.

3 - 5 durak sonra abi bizi indirdi. Elimizde

harita İspanya meydanını aramaya

koyulduk. Bulvarda bir iki tura attık. Bulamayınca

da birine haritayı gösterip

Espana meydanını sorduk.

Adam bir suratımıza baktı bir de haritaya,

sonra da dedi ki, burası Madrid

değil, Monclao. Biz de bön bön abinin

suratına baktık. Sonrayı telefondan

bağlanıp da bakınca hakikaten abinin

haklı olduğunu gördük. Sonradan öğrendim

ki gran via, “great way” İspanya’

da her yerde varmış :)

Saat geç olduğu için Madrid’dekine gitmekten

vazgeçip bir mekana oturduk.

Kocaman kovalarla gelen 10 tane yöresel

birayı içtikten sonra yürüyerek otele

gittik. 3 – 5 durak dediğimiz yer bize yürürken

30 – 40 km gibi geldi :(

Ertesi gün otobüsü falan boşverip direk

arabayla gittik Madrid’ e. Arabayı Espana

Meydanı’ na yakın bir yerlere parkedip

meydana çıktık.

Plaza de Espana, Gran Via Caddesi’nin

bitiminde yer alıyor. Meydanda iki tane

kocaman gökdelen var. Madrid’in ilk

gökdelenleri olan Torre de Madrid ve

Edificio de Espana.Meydanda, ünlü

Cervantes Anıtı ile Don Kişot ve Sancho

Panza Heykelleri, süs havuzu da

var. Başka da bir şey yok. Çok oyalanmadan

Bailen Caddesi’nde bulunan

Kraliyet Sarayı’ na doğru yürüdük.

Sarayı gezmeden önce oturup kahvaltı

ettik. İspanya genelinde doğru düzgün

kahvaltılık yok. Ben yine kahve ve tortilla

aldım. Tortilla yemekten yakında

içimde patatesler büyüyebilir.

Karnımızı da doyurduktan sonra biletlerimizi

alıp saraya girdik.

Palacio Real (Kraliyet Sarayı),

Avrupa’nın en büyük ve en dikkat çekici

yapılarından biri. Muhteşem vadi manzarası,

tarihi mimarisi, özgün dekorasyonu

ve görkemli meydanlarla çevrili.

İç avluya girdiğimizde sağ tarafta bulunan

saray eczanesi çarptı gözümüze.

Eski ilaç örneklerinin muhteşem poselenlerde

sergilendiği saray eczanesinin

(Farmacia) içinde restore edilmiş aboratuarlar

da var fakat neyin ne olduğu

hiç anlaşılmıyor.

Eczaneden çıkıp bir yandaki ordu müzesi,

Armeria Real’ e girdik. Sarayın tamamında

fotoğraf çekmek yasak olduğu

için bu muhteşem güzellikleri sizinle

marketing europe & anatolia / 37


Gezi

paylaşamıyorum :(

Armeria Real’ in içinde ortaçağdan kalma

zırh ve silah koleksiyonu var. İnanılmaz

güzeller.

Ordu müzesinden sonra da sarayın

içini gezmeye girdik. İşte o zaman göz

bebeklerim kocaman büyüdü. Şimdiye

kadar gezdiğim saraylar içirisinde en

güzel saray burası. Odalarda, fresko,

porselen, duvar halısı ve madalya gibi

tarihi birçok dekorasyon eşyası mevcut.

İçeride 400 m²’lik geniş yemek

odası, Sala de Porcelana (Çini Odası)

ve Salón del Trono (Taht Odası), sarayın

en muhteşem odaları. Her odanın

tarzı, renkleri farklı. Tek ortak noktaları

var, hepsinin duvarı muhteşem ipeklerle

kaplı. Bir tanesinde Çin motifleri

var. Saraya hayran kalmamak mümkün

değil. Nasıl bir mobilya işçiliği, nasıl bir

mimari, nasıl bir kumaş dokumacılığıdır

bu yaaa, diyerek çıktım.

Sarayın hemen yanındaki Almudena

Katedrali, 1883 – 1993 yılları arasında

yapılmış. Prens Felipe 2004 yılında,

eski TV spikeri Letizia Ortiz ile bu katedralde

evlenmiş ve tören televizyonları

başında 25 milyon kişi tarafından

izlenmiş. Biz katedrale dışardan bakmakla

yetindik.

1619 yılında Juan Gomez de

Mora tarafından inşa edilen

bu meydan, etrafındaki kırmızı

binaları ve atlı Kral III. Philip

heykeliyle zamanla

Madrid’in sembollerinden biri

haline gelmiş.

Sonra da bizi Ana Meydan olarak bilinen

Plaza Mayor meydanına götürecek

olan Calle Mayor’ da yürümeye başladık.

Belediye binasının önünden geçtikten

sonra biraz daha yürüyüp Plaza Mayor’

a vardık.

1619 yılında Juan Gomez de Mora tarafından

inşa edilen bu meydan, etrafındaki

kırmızı binaları ve atlı Kral III.

Philip heykeliyle zamanla Madrid’in

sembollerinden biri haline gelmiş. Etrafındaki

binaların tam bir dikdörtgen

şeklinde çevrelediği bu meydana, binaların

altından geçen 9 kemerli kapıdan

girilebiliyor. Binaların çoğunluğu pansiyon

olarak kullanılıyor. Alt katları ise

küçük ama şirin, “cerveceria”, yani “biracı”

denen çok sayıda kafe ve bar var.

Tekrar yürümeye devam edip Puerta

Del Sol Alanı’ na vardık.

Madrid’in tam merkezinde bulunan Puerta

del Sol, şehrin en kalabalık meydanı.

Madrid’in genellikle ilk ziyaret

edilen yerlerinden biri olan Puerta del

Sol, tarihi yapılarıyla geçmişi; festivalleri,

politik gösterileri, sokak sanatçıları

ve çeşitli etkinlikleriyle dünü ve bugünü

aynı anda yaşayan kendine özgü bir at-

38 / marketing europe & anatolia


Gezi

mosfere sahip. Güneş Kapısı anlamına

gelen Puerta del Sol Meydanı, birçok

ünlü cadde ve karayolunun kesiştiği

merkezi bir konumda. Madrid’in simgesi

ayı ve çilek ağacı bu meydanda yer

alıyor.

Meydanda fazla oyalanmadan muhteşem

binaların önünden yürüyerek yolumuza

devam ediyoruz.

Madrid’deki en ünlü binalardan birisi

olan Metropolis, şehrin iki büyük caddesi,

Gran Via ile Calle de Alcala’nın

tam kesişme noktasında bulunuyor.

1911 yılında ofis binası olarak yapılmış

ve halen ofis olarak kullanılıyor. Kubbesinde

bulunan heykel, 24 ayar altından

yapılmış.

Opera binasından sonra Belediye binasının

önünden geçip, Neptun çeşmesinin

olduğu caddeye çıktık.

Muhteşem binalardan oluşan caddeden

sonra Prado müzesine vardık. Biletlerimizi

alıp içeri girdik.

Madrid’de, görülmesi gereken 3 tane

müze var; Reina Sofia, Prado ve

Thyssen-Bornemizsa. Fakat biz sadece

Prado müzesini gezdik.

Prado İspanya’nın en çok ziyaret edilen

müzesi olmakla birlikte dünyanın da en

çok ziyaret edilen 11. müzesi. 1819 yılında

kurulmuş. Eski İspanyol Kraliyet

koleksiyonuna ait, 12. ila 19. yüzyıllar

Madrid’de, görülmesi

gereken 3 tane müze var;

Reina Sofia, Prado ve

Thyssen-Bornemizsa.

Fakat biz sadece

Prado müzesini gezdik.

arası Avrupa sanatının önemli parçalarına

ev sahipliği yapıyor. El Greco, Velazquez,

Goya gibi İspanyol ve Bosch,

Rubens gibi Hollanda ressamlarının

yapıtlarının yanı sıra, 7600 tablo, 1000

heykel, 4800 baskı, 8200 çizim ve 1000

para ile 2000 adet süs eşyası ve çeşitli

sanat eserlerini barındırıyor. İçeri girişte

fotoğraf makinalarını emate bırakıyorsunuz,

içeride fotoğraf çekmek yasak.

Müzeyi gezip içeride bir kahve içtikten

sonra Retiro parka gitmeye karar verdik.

Uzun süre müze gezince insanın içi

bayılıyor ve hepsi bir birine giriyor sonra

insanın aklında hiç bir şey kalmıyor :)

Madrid’in en fazla yeşil alanına sahip

olan 130 hektarlık Retiro Park; şehrin

hareketliliğinden kaçmak veya ailesiyle

güzel bir pazar günü geçirmek isteyenlerin

uğrak yeri. Şehir merkezinin doğusunda

bulunan bu parkta; sokak müzisyenleri

ve jonglörlerin yanı sıra, ressam

ve falcılara da sıkça rastlanıyor. Parkta

en çok yapılan aktivitelerin başında, bir

kayık kiralayıp Estanque del Retiro adı

verilen yapay gölde gezintiye çıkmak

marketing europe & anatolia /39


Gezi

geliyor. Göl kıyısında bulunan Kral XII.

Alfonso Anıtı bu gezinti sırasında ilk

göze çarpacak yapılar arasında.

Retiro parkı gezip bir şeyler atıştırdıktan

sonra keşfe devam ettik. Yürüyerek,

Kral III. Charles tarafından şehre

giriş kapısı olarak tasarlanıp, neo-klasik

üslupta yaptırılan Alcala Kapısına

vardık.

Oradan da Cibeles Meydanına yürüdük.

O kadar çok yürüdük ki bu gezide,

Gezilecek yerlerin

listesini çıkarmak için

yaptığım araştırmalar

sırasında,

Chocolateria San Gines’ de

çikolata yenmesi gerektiğini

öğrenmiştim.

ben de göbek falan kalmadı. Eridi gitti

hepsi :(

Madrid’in önemli meydanları arasında

yerini alan Plaza de Cibeles, hem

Madrid hem de meydan için sembol haline

gelmiş birçok tarihi yapıyla çevrili.

Bu nedenle Cibele Meydanı, turistler

tarafından çok büyük bir ilgi görüyor.

Meydanın dikkat çeken yapılarından

biri olan Cibele Çeşmesi, ismini Roma

doğa tanrıçası Cibele’den almış.

Meydanı da tavaf ettikten sonra Puerta

Del Sol’ a geri döndük. Havanın da kararmaya

başlamasıyla birlikte insanlar

meydanı doldurmaya başlamışlar.

İyice akşam olmadan yapmam gereken

bir şey daha var. Gezilecek yerlerin listesini

çıkarmak için yaptığım araştırmalar

sırasında, Chocolateria San Gines’

de çikolata yenmesi gerektiğini öğrenmiştim.

Akşamı tatlı bir şeylerle kapatacak

olmanın verdiği mutlulukla Calle

de Arenal’ de Chocolateria San Gines’i

aramaya koyulduk. Yenmesi gereken

şey, chocolate con churros. Nihayet

bulduk ama benim için tam bir hayal

kırıklığı oldu :(

Tulumba tatlısının şerbetsiz halini düşünün,

onu sıcak çikolataya batırıp yi-

40/ marketing europe & anatolia


Gezi

yorsunuz :( Hiç eğlenceli değil. Bu da

yenir mi diyerek oradan uzaklaştım.

Bence en fantastik tatlılar Türkiye’ de.

Türk mutfağı 10 numara 5 yıldız.

Akşamı Madrid sokaklarında dolaşarak

kapattık. Ertesi gün tapınak ziyareti var.

Bugün gezilecek yerler arasında Oeste

Parkı ve Debod Tapınağı var.

Oeste Parkı’na teleferik ile geçerken

aşağıda kalan manzara harika görünüyordu.

Hava çok sıcak olduğu için parkta fazla

oyalanmadan çok merak ettiğim Mısır

Tapınağı’nı görmek istiyordum. Benim

hayalimde kocaman bir tapınak vardı

fakat nasıl olur da görmedik bunca zamandır

diye içim içimi yiyordu. Nihayet

sora sora yerini öğrendik.

Mısırlılar tarafından inşa edilen Debod

Tapınağı, 1968 yılında Mısır Hükümeti

tarafından Madrid’e bağışlanmış. Yaklaşık

2.200 yıl önce Nubia Kralı Adikhalamani

emriyle yaptırılan bu tapınak,

Mısır tanrıları Amon ve Isıs’e adanmış.

Debod Tapınağı,

Mısır’ın Aswan barajı

yapımındaki yardımları

nedeniyle İspanya’ya

hediye edilmiş.

Beklediğim

gibi ihtişamlı olmadığı

için yine hayal kırıklığı

oldu bende.

Halka açılan tapınağın iç kısmında,

yapının nasıl restore edildiğini anlatan

bir sergi, Kral Adikhalamani hakkında

tarihsel bilgiler ve deşifre edilmiş hiyeroglif

yazı örnekleri var.

Debod Tapınağı, Mısır’ın Aswan barajı

yapımındaki yardımları nedeniyle

İspanya’ya hediye edilmiş. Beklediğim

gibi ihtişamlı olmadığı için yine hayal

kırıklığı oldu bende.

Tapınağın yanındaki insanların keyfi

görülmeye değer doğrusu. İspanyol’

ları seviyorum :)

Sırada görülmesi gereken El Rastro

(Bit pazarı) kaldı. Avrupa’nın en büyük

bit pazarı olduğu söylenen El Rastro

sadece pazar günleri kuruyormuş. Biz

Pazar gününe denk getiremediğimiz

için boş sokaklar karşıladı bizi.

17-18. yüzyıllarda esasen et pazarı

(rastro kelimesi kesilen hayvanlardan

akan kanı temsilen leke anlamına geliyormuş)

olarak başlayan ancak şimdilerde

antika ev eşyaları, eski kitaplar,

resimler, giysiler, çin malı döküntüler

de dahil her türlü malın tezgahlarda yer

aldığı; sokaklar boyunca her türden insanı,

genç, yaşlı, hippi, punk, siyah, beyaz,

büyük kalabalıklar halinde çeken

bir bit pazarı oluyormuş Pazar günleri.

Bit pazarının boş halini de dolaştıktan

sonra yeni şehirler keşfetme üzere yola

koyulduk.

marketing europe & anatolia / 41


Sinema

Ali Erdem Ekşioğlu

Guardians of the Galaxy...

(

reklam

arası

sinema)

Marvel'ın bütün fanlarını ilk fragmanından beri deliye çeviren. Vizyona girene kadar

fragmanlarının saniyesi saniyesine her detayını ezberleten filmi sonunda burada. Ne kadar

bu konulara hakim olduğumu zannetsem de daha önce adlarını bile duymadığım bu beşli

sadece dünyayı değil bütün galaksiyi korumakla görevliler. Filmi izledikten sonra üstümdeki

"Captain America" tişörtümden utandığımı söylemem gerek, onun yerine milyonlarca

Guardians of the Galaxy tişörtü alabilirdim. Hayatımı artık tam altı yıldır ortalıkta olan bu

kahramanlara yetişmeye adayacağım. Daha beni hiç yüzüstü bırakmayan karakterlerimizi

siz de filmde beğenir iseniz daha geç olmadan bu evrene katılmalısınız.

Marvel filmlerinde görmeye alıştığımız mükemmel casting bu filmde de etkisini göstermiş.

Uzaylılar tarafından kaçırılıp insanüstü şeyler yapma şansı ve hayal bile edemeyeceği

yerlere gitme şansı sunulan ama yine de 80'lerin Dünya'sını bırakamayan bir çocuğu

canlandıran Chris Pratt hem seyirciyi duygulandırmak da hem de güldürmek de olağan

üstü bir iş çıkarmış. Seyircilerin asıl gözdesi olacak Rocket'a ise sesiyle can veren Bradley

Cooper bize onun sadece bir "rakun" olduğunu unutturuyor. Dünya dışı rollere alışık olan

Zoe Saldana üvey evlat Gamora'yı, WWE güreşcisi Dave Bautista intikam hastası Drax'i,

aksiyon tutkununu Vin Diesel ise aşırı gelişmiş ağaç Groot'u canlandırıyor.

Ayrıca her Marvel filmi gibi ağzımızı açık bırakan görseller ve mükemmel koordine edilmiş

dövüş sahneleriyle dolu olan film hikayenin orijinaline sadık kalarak dünya çapında çizgi

roman fanlarını tatmin etmeyi başardı. Ayrıca bu adamların kimler olduğunu ve ortada neler

döndüğünü bilmeyen kısacası okuyucu olmadan izlemek isteyenler de kendilerini yeni ve

muhteşem bir evrende buldular. Bütün bir galaksinin nasıl yürüdüğünü anlatmak, bu sırada

izleyicinin canını sıkmamak ve kafasını karıştırmamak uyarlama filmlerinin sanatıdır ve bu

film bir başyapıt.

Yavaş yavaş uzayan film süreleri, zorlama "etkileyici" 3 boyut sağma sahneleriyle dolu

bugünün sinemasında diğer filmlerden kendini rahat bir şekilde ayıran Guardians of the

Galaxy tatil kadar hızlı ve büyüleyici. Ne kadar zorlama 3 boyutlu sahneler yok desem

de izleyecek herkesin filmi 3 boyutta görmesini tavsiye ederim. Normalde göz yorduğunu

ve çoğunlukla boşuna olduğunu düşündüğüm bu teknoloji diğer her şey gibi bu filmde

kusursuz bir şekilde uygulanmış.

Hepinize bu beş uyumsuz, uygunsuz gencin evrenin en güçlü askeriyle savaşını izlemeyi

tavsiye ederim.

42 / marketing europe & anatolia


Game On

Ultra Street Fighter IV...

Street Fighter IV serisi, PlayStation 3, Xbox 360 ve PC

için çıkacak olan Ultra Street Fighter IV ile çıtayı yeni bir

seviyeye yükseltiyor. Seriye ün kazandıran mükemmellik

geleneğini sürdüren oyunda beş yeni karakter ve altı

yeni bölüme ek olarak yeniden dengelenmiş oynanış ve

orijinal modlar da bulunuyor.

Yeni Karakterler : Dövüşe tümü de kendine has oyun

tarzına, animasyonlu açılış ve kapanışlara ve alternatif

kostümlere sahip 5 yeni karakter (Poison, Hugo, Elena,

Rolentove Decapre) katılıyor.

Yeni Bölümler: Daha da fazla görsel çeşitlilik için 6 yeni

dövüş ortamı (Pitstop 109, Mad Gear Hideout, CosmicElevator,

BlastFurnace, HalfPipe ve Jurassic EraResearchFacility)

Yeni Dövüş Mekanikleri: Yeni eklenen 3 dövüş sistemi

oyunun dinamiklerini tamamen değiştiriyor ve en sıkı

Street Fighter oyuncularına bile yepyeni bir deneyim

sunuyor.

Team Battle Modu: Yeni çevrimiçi Team Battle Modu ile

3’e 3 dövüşler yapın! Sağlığınız maçlar arasında yenilenmeyeceğinden

bu dövüşler dayanıklılığınızı ve becerilerinizi

sonuna kadar test edecek.

Online Training Modu: Dövüş isteklerini beklerken

arkadaşlarınızla çevrimiçi antrenmanlar yapın ve hiçbir

dakikayı boşa harcamayın! Tamamen yenilenen antrenman

modu oyuncuların oyunlarını geliştirmelerini

daha da kolay hale getirecek.USFIV’teSFxTK, UMVC3

veSFIIIOE’ten en iyi antrenman modu özellikleri bulunacak.

http://www.aralgame.com

Diablo® III: Reaper of Souls...

13 milyonu aşkın oyuncu,DiabloIII’ün melun iblis güruhlarıyla

cenk etti. Şimdi, bu seferde yerini alıp ölümlü diyarlarının

hasımlarıyla mücadele etme sırası artık sende. Bu

Ultimate Evil Edition setinde Diablo III oyunu ve Reaper

of Souls genişleme paketi tek bir sürümde bir arada.

Harekete hazır ol. Bu işittiğin, kötülüğün ayak sesleri…

•Müttefiklerini yardıma çağır - İster tek başına, ister en

fazla dört kahramanla ekip halinde oyna. İster yerel

oyuncularla aynı ekranı paylaş, ister çevrimiçi olarak

diğer PlayStation Network veya Xbox Live oyuncularıyla

birlik ol.

•Şampiyon olarak boy göster - İnsanlığın son fedailerinden

biri -akıncı, barbar, kabile büyücüsü, iblis avcısı,

keşiş ya da sihirbaz- ol; yepyeni yıkıcı güçlerle ve efsanevi

ekipmanlarla seviye atla.

•İblis kuşatmasını kaldır - Diablo III hikâye örgüsünün beş

farklı bölümü boyunca melun iblis güruhlarını yerle bir et

veya Macera Modu’nda (Adventure Mode) açık dünyayı

keşfe çıkarak ölümlü diyarlarında kol gezen kadim iblisleri

avlayıp ganimetlere sahip ol.

Oyun adı: Diablo®III: Reaper of Souls – Ultimate Evil

Edition

Yayıncı: Blizzard Entertainment

Geliştirici: Blizzard Entertainment

Tür: Aksiyon RYO

Platformlar: PlayStation 4, PlayStation 3, Xbox ONE,

Xbox 360

Çıkış tarihi: 19.08.2014

Derecelendirme: PEGI 16

44 / marketing europe & anatolia


Game On

Moto GP 14...

Motor tutkunlarını bilgisayar başına kitleyecek, yepyeni bir

MotoGp deneyimi için hazır olun…

ÇEVRİMİÇİ GRAND PRIX: Çevrimdışı Grand Prix ile aynı

kurallara sahiptir; yarışa birlikte başlar ve Podyumda yer kapmak

için yarışırsınız. Kendi pilotunuzu veya resmi pilotlardan

birini kullanabilirsiniz.

ÇEVRİMİÇİ CHAMPIONSHIP : Tüm Şampiyonayı tamamlamak

için bir dizi yarışta mücadele edin. Sunucu kendine has

bir oyun deneyimi yaratmak için çevrimiçi lobiyi özelleştirebilir.

MOTOGP SPRINT SEZONU: Bu mod 3 sınıfı temsil eden 3

klasman halinde organize edilmiştir. Amacınız mı? MotoGP

klasmanına ulaşmak ve “şampiyonluğu kazanmak”. Bunu

başarmak için de her bölümdeki belli sayıda yarışta gereken

miktarda puanı toplamanız gerekir.

BÖLÜNMÜŞ YARIŞ: Bu oyun modunda özel kuralları olan bir

yarışta yarışırsınız: belli süre içinde mümkün olduğunca çok

tur tamamlamalısınız. Yarışın amacı her bir zaman sektöründe

en iyi süreyi yapmak ve birbirlerinin sektörlerine giren pilotlar

arasında yakın bir mücadele yaratmaktır.

PİLOT DENEYİMİ (Kariyer modu): Pilot deneyimi modu MotoGP

dünyasına yeni ve farklı bir deneyim getirmektedir. En

düşük sınıf olan Moto3’ten başlayarak Moto2’ye ve nihayetince

ünlü bir MotoGP pilotu olmaya giden yoldur ve bunu

başarmak için yarışlar kazanmanız, bazen de farklı ve prestijli

sponsorların desteğiyle takım değiştirmeniz gerekir.

Kariyer modunda aşağıdaki özellikler bulunmaktadır:

MOTORUNUZU GELİŞTİRİN: Sezon sırasında bazı özel test

oturumlarında takımın geliştirdiği yeni motor parçalarını test

edecek ve takımınızın motor performansını geliştirebileceksiniz.

http://www.aralgame.com

Transformers...

Hem TRANSFORMERS: Age of Extinction filminden,

hem de Cybertron evrenlerinden en sevdiğiniz TRANS-

FORMERS karakterleri ile kadim ve güçlü Dark Spark’ı

güvenceye almak için savaşırken iki benzersiz dünyayı

keşfedin. Aynı hikayeye dayanan Nintendo 3DS versiyonu,

daha genç oyuncuları stratejiye dayanan oynanış

ve epik bire bir savaşlar ile zorlayacak.

- FİLMİN ÖTESİNE GEÇİN: Dark Spark’ı güvenceye almak

için unutulmaz bir savaşa girişecek ve ilk defa hem

Dünya, hem de Cybertron evrenlerinde savaşacaksınız.

- 40’TAN FAZLA OYNANABİLİR KARAKTER: OPTI-

MUS PRIME, BUMBLEBEE ve MEGATRON dahil!

- İSTEDİĞİNİZ ZAMAN ŞEKİL DEĞİŞTİRİN: Robot ile

taşıt halleri arasında anında geçiş yapabileceksiniz.

- EPİK ÇOKLUOYUNCU SAVAŞLARI: Yeni geliştirilebilir

savunmalar ve zorlu PowerFoe düşmanları ile dört

kişilik çevrimiçi işbirliği modu sizi bekliyor.

- YENİ ÖDÜL AÇMA SİSTEMİ: Tek kişilik ve Escalationmodlarını

kapsayan level atlama sistemi sayesinde

her iki modda da ilerlemenize yardımcı olacak ödüller

açacaksınız.

marketing europe & anatolia / 45


Kültür - Sanat

Lady Gaga, Doritos ile Türkiye’de...

Günümüzün dünya turnesine çıkmış en ünlü sanatçılarından

Lady Gaga, “Lady Gaga’sartRAVE: the ARTPOP

Ball” turnesi kapsamında, Doritos ana sponsorluğunda ilk

kez Türkiye’ye geliyor. Daha önceki turnelerinde 4 milyonun

üzerinde bilet satışı gerçekleştiren Lady Gaga’nın 16

Eylül’de İTÜ Stadyumu’nda gerçekleşecek olan Türkiye

konseri, Doritos ana sponsorluğunda, Pozitif Live organizasyonu

ve Live Nation Global Touring işbirliği ile gerçekleşiyor.

Şu anda listelerde 1 numaralı en çok satan album

olan ARTPOP’un tanıtımı kapsamında gerçekleşecek konserin

biletleri Biletix’te.

Türkiye’deki ana sponsorluğu Doritos, organizasyonu ise

Pozitif Live tarafından üstlenilen “Lady Gaga’s artRAVE:

the ARTPOP Ball” turnesi kapsamında gerçekleşecek

konser, 4 platin plak sahibi sanatçının Billboard 200 listesine

1 numaradan giriş yapan son albümü ARTPOP’un

dünya turnesi kapsamında düzenleniyor.

16 Eylül’de İTÜ Stadyumu’nda gerçekleşecek olan Lady

Gaga konseriyle ilgili detaylı bilgi için www.pozitiflive.com

adresini ziyaret edebilirsiniz. Biletler Biletix’te.

İlk kez Türkçede...

Thomas Mann, ölmeden

kısa süre

önce yayımladığı

Dolandırıcı Felix

Krull’un İtirafları’nda,

bir sahtekârın toplum

içindeki yükselişine

tanık ediyor okuru.

Mann’ın bir dönemin

ünlü otel hırsızı

Romanyalı Georges

Manolescu’nun

anılarından esinlenerek

kaleme aldığı bu son romanı, ancak sanatçıya

bahşedilmiş olabilecek türden bir hayal gücünü, ironik

bir üslupla suçun konusu haline getiriyor. Mann’ın eserlerinde

sanatçının oyun alanı olarak şekillenen gerçeklik

ile görünüş arasındaki ince sınır çizgisi, Dolandırıcı

Felix Krull’un İtirafları’nda hile, düzen ve entrika

aracılığıyla ihlal ediliyor ve kolayca suça dönüşebilecek

bir yaşantıya dönüşüyor.

Hangi suyu içmeli?...

Bu kitap, insanların su

ile ilgili en temel sorularına

cevap veriyor: Hangi

su iyi, temiz ve sağlıklı?

Hangi suyu içmeli, hangilerinden

uzak durmalı?

Çocuklarımıza hangi suyu

içirmeli? Suları kirleten

unsurlar neler ve nasıl korunuruz?

Musluk suyundan ambalajlı

sulara, zemzemden maden sularına kadar tüm su

çeşitlerini tüm boyutlarıyla ele alıyor, en sıhhî suyu tarif

ediyor. Zemzemi dünyanın en ideal suyu kılan nedenleri

ve iyileştirici gücünü anlatıyor. İbn-i Sina’dan Muhammed

Şirvani’ye İslam’ın, Osmanlı’nın ve gerçek hekimlerin

suya dair görüşlerini aktarıyor. En sık sorulan,

‘Musluk suyu mu, ambalajlı su mu içmeli?’ sorusunun

gerçek cevabını veriyor.

Hayykitap yayınevinden çıkan kitabın yazarı Kemal

Özer.

46/ marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

Çizgiler ve Kaçışlar...

Zorlu Center

PSM’nin sunduğu,

Mercan Dede’nin

sanat yönetmenliğini

üstlendiği Mercan

Dede Ensemble

Özel Ramazan Projesi

kap

Şekerbank Açıkekran

Yeni Medya

Sanatları Galerisi, yaz aylarında sanatseverleri, görsel

sanatlarla müzik ve işitsel sanatlar arasındaki etkileşime

vurgu yapan özel bir video seçkisiyle buluşturuyor. Ali

Akay küratörlüğünde Haluk Akakçe, Christelle Familiari,

Ali Emir Tapan ve Seza Paker’in eserlerini bir araya

getiren“Çizgiler ve Kaçışlar” başlıklı sergi kapsamında,

Haluk Akakçe’nin “Shadow Machine” başlıklı video çalışması

ayrıca Şekerbank’ın Türkiye genelindeki 9 şubesinde

özel monitörler aracılığıyla izlenebilecek.

“Çizgiler ve Kaçışlar” 12 Eylül tarihe kadar devam edecek.

Şekerbank Açıkekran Yeni Medya Sanatları Galerisi bu

kez karma bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Haluk Akakçe,

Christelle Familiari, Ali Emir Tapan ve Seza Paker’in, zaman

algısını “oluş” kavramı ile birlikte irdeleyen çalışmaları,

aynı zamanda, ses, müzik ve görüntü arasındaki ince

gerilimi yansıtıyor.

Görsel sanatların müzik, ses ve sessizlikle kurduğu ilişkiyi

merkezine oturtan sergi kapsamında, Haluk Akakçe’nin

animasyonuna eşlik eden vals ve Seza Paker’in görsel

dünyasına eşlik eden Elle Fitzgerald vokali ile galeri mekanı

izleyicilere disiplinler arası

etkileşimi deneyimleyecekleri

bir alan sunuyor. Christelle

Familiari’nin sessizlik ve

geçişlilik üzerine kurguladığı

video ve Ali Emir Tapan’ın

bir orkestra provasına gönderme

yapan “Prova” başlıklı

çalışması, kullandığı metaforlarla

sergiyi tamamlıyor.

Turkcell Yıldızlı Geceler’de Düetler...

Ağustos boyunca Pera Event organizasyonunda Turkcell’in

20. Yıl etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilecek olan

Turkcell Yıldızlı Geceler konserleri kapsamında kuşkusuz

en çok ilgi çekecek olan performanslar düetler olacak. Birsen

Tezer & Bülent Ortaçgil, Mustafa Ceceli & Lara Fabian,

Yavuz Bingöl & Öykü Gürman ve Nükhet Duru & Timur

Selçuk, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde

hayranları ile buluşmaya hazırlanıyor.

7 Ağustos - Birsen Tezer & Bülent Ortaçgil

Yoğun konser temposuna rağmen yedi yıldır albüm yap-

mayan Ortaçgil, son çalışması Sen’de yer alan yeni şarkılar,

sanatçının sevenlerini ziyadesiyle memnun edeceğe

benziyor. Birsen Tezer, benzersiz sesi ve yorumuyla Bülent

Ortaçgil ile birlikte

13 Ağustos - Mustafa Ceceli & Lara Fabian

Mustafa Ceceli’nin Turkcell Yıldızlı Geceler kapsamında 13

Ağustos’ta Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde

Lara Fabian ile birlikte gerçekleştireceği sürpriz bir bölüm

izleyicileri bekliyor olacak.

18 Ağustos - Yavuz Bingöl & Öykü Gürman

Türk Halk Müziği’nin güçlü yorumcusu Yavuz Bingöl, son

yılların en güçlü kadın vokallerinden Öykü Gürman ve

ünlü klarnet ustası Serkan Çağrı dinleyicilere unutulmaz

bir gece yaşatacak.

27 Ağustos - Nükhet Duru & Timur Selçuk

31 yıl aradan sonra tekrardan “Bizim Şarkılarımız” ile bir

araya gelen Nükhet Duru ve Timur Selçuk, şarkı aralarını

sohbet ve anılarla süsleyerek, izleyicilere keyifli dakikalar

yaşatacaklar.

Tüm Turkcell Yıldızlı Geceler konser biletleri Biletix’te

marketing europe & anatolia / 47

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!