26.03.2017 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 036

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

marketing europe & anatolia

Tarih: Aralık 2014 Sayı: 36

retorik

Görünen düşman:

cehalet sarmalı...

kelebeğin

fırtınası

Takip edeni,

takip ederim :)

Teknoloji

mea’dan sorulur...


İçindekiler

marketing

europe & anatolia

Sayı: 36 Tarih: Aralık 2014

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon Reklam ve

Yayıncılık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.

e-mail: eksantrik@eksantrik.com

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvin@eksantrik.com

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Ekim Sölemez

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

Kısa Kısa 04 - 07

Teknoloji 10 - 13

Medya Dünyası 14 - 15

Röportaj 17 - 19

kelebeğin fırtanası 21

Röportaj 22 - 25

İlan Rezervasyon

Ayşe Yılmaz

Yayın Türü

Süreli Yayın

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

Feneryolu Mh. Fahri Açan Cad.

Deniz Ap. No: 21 /15

Kadıköy - İstanbul - Tr.

Tel: +90 555 233 24 41

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon Reklam ve Yayıncılık Hizmetleri

San. ve Tic. Ltd. Şti. aittir. Tamamı ya

da bir bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara, makalelerdeki

görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Reklam dünyası 26 - 27

retorik 29

Kampanyalar 31 - 37

Gezi 38 - 43

Game On 44 - 47

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

mobil: http://m-mea.eksantrik.com

http://www.facebook.com/meadergi

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Kültür Sanat 48 - 49

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

Yeni Yılınız Kutlu Olsun...

Merhaba

Bu ay gündem çok dolu, siz reklamcı, iletişimci, sosyal medyacı tüm marketing

çalışanları bu ay konferansları kaçırmamak için koşturacaksınız :)

Eeee tabi ben ve arkadaşlarım, sizinle beraber, konferanslara akacağız :)

Bu aydan itibaren teknoloji sayfalarımızda siz okuyucularımız için ürün tanıtımlarını

deneyipleyip yazacağız. Ayrıca dergimizin youtube kanalında da deneyimlerimizi

sizinlerle paylaşacağız.

http://www.youtube.com/channel/UCUDykjtNp_Smfkv7_ZGYcFQ

marketing europe & anatolia'nın yeni sayısını yine titiz bir çalışmayla hazırladık.

Yayın hayatına başladığımız ilk günden bu yana her fırsatta dile getirdiğimiz, hiçbir

cemaate hizmet etmeyen, aldığı ilan kadar basılmayan, paylaştıkça çoğalan, tam

bağımsız, tarafsız sadece ve sadece doğru bildiğini yazan bir dergi olma sözümüzün

sadece sözde olmadığını çıkardığımız her sayımızda siz değerli okuyucularımıza

ispat ettiğimizi düşünüyorum.

Dergimizin aylık okuyucuları 5000 ila 7500 aralığına yerleşti. Her biri bizim için çok

değerli. Dergimizin üçüncü yılında gider kalemi biraz daha arttı. Gelir kalemi henüz

sıfırı gösteriyor. :)

Yeni yıl medya planlarınıza bizim dergimizi de dahil edip, temsilcisi olduğunuz

müşterilerinizin ilanlarıyla bizi bu yürüyüşümüzde desteklemenizi, dergimizi bizim

dergimiz olarak değil kendi derginiz olarak paylaşmanızı, yaygınlaştırmanızı

diliyorum.

Herkesin Yeni yılı kutlu olsun:)

Sevgiyle kalın.

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

Marka 2014, 15. kez gerçekleşecek...

Yürekli tarafından bu yıl 15.’si gerçekleştirilecek ve Yapı

Kredi World Ana Sponsorluğu’nda düzenlenecek zirve

MARKA 2014, 18-19 Aralık tarihinde Hilton İstanbul

Bomonti’de gerçekleştirilecek.

Dünya medyasını etkileyen düşünürlerden pazarlama

dehalarına kadar birçok ilgi çeken ismi ağırlayan MARKA

Konferansı’nın bu yılki konukları arasında dünyaca ünlü

mimar Rem Koolhas yer alıyor.

Mimarlık dünyasının en prestijli ödüllerinden Pritzker

Mimarlık Ödülü’nü alan ve Time dergisi tarafından

dünyanın gidişatını en çok etkileyen 100 kişi arasında

gösterilen Rem Koolhas, MARKA 2014 için Türkiye’ye

geliyor. Çağımızın en büyük ve en saygın mimarları

arasında anılan Koolhaas, mimarlık alanındaki benzersiz

yetenekleri kadar büyük bir düşünür olarak da günümüzde

dikkat çekiyor. Sınır tanımayan yaratıcılığın babası olarak

tanınan ünlü mimar ayrıca dünyadaki birçok tehditkar ve

iddialı projenin de sahibi.

8. TEB Akıl Fikir Yarışması...

Geleneksel olarak 8 yıldan bu yana finans alanında yenilikçi

ve yaratıcı fikirlerin ödüllendirildiği TEB Akıl Fikir

Yarışması, bu yıl “İcat Çıkar!” sloganıyla üç ayrı kategoride

başvuruları toplamaya başladı. ‘Üniversite Öğrencisi -

Yeni Mezun’ kategorisinde dereceye girenlerin finansal

ödüller ve MBA bursu, ‘Müşteri’ kategorisinde dereceye

girenlerin finansal ödüllerin yanı sıra dünyanın en prestijli

tenis etkinliği Fransa Açık Tenis Turnuvası Roland

Garros’a bilet hakkı, ‘Teknolojik Girişimci’ kategorisi

kazananlarının ise finansal ödüllerin ödülünün

yanı sıra TEB Girişim Evi’ne katılım önceliği elde

edeceği TEB Akıl Fikir Yarışması’na katılım için

başvurular 15 Ocak’a kadar bekleniyor.

İcat çıkaran en iyi ‘fikir’ler ödüllendiriliyor

Üniversite Öğrencisi - Yeni Mezun Kategorisinin

birincisi 20 bin TL, ikincisi 10 bin TL, üçüncüsü ise

5 bin TL ödül kazanıyor. Aynı zamanda söz konusu

kategoride ilk 3’e girmeyi başaran tüm katılımcılar

Bahçeşehir Üniversitesi’nde ücretsiz MBA eğitimi

almaya da hak kazanıyor.

Müşteri kategorisinde birinci olan yarışmacı 20

bin TL ödülün yanı sıra Fransa Açık Tenis Turnuvası Roland

Garros’a katılmaya hak kazanıyor. İkinci olan TEB

müşterisi 10 bin TL, üçüncü ise 5 bin TL’lik ödülün sahibi

oluyor.

Teknolojik Girişimci kategorisinin birincisi 20 bin TL, ikincisi

10 bin TL, üçüncüsü ise 5 bin TL ödül kazanıyor. Bu

kategoride dereceye giren ilk beş finalist ise TEB Girişim

Evi’ne katılım hakkı elde ediyor.

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Pazarlama Zirvesi 2014…

MCT Danışmanlık, 3 – 4 Aralık 2014 tarihlerinde, üst düzey

yönetici ve pazarlama profesyonellerini Pazarlama Zirvesi

2014’te bir araya getiriyor. Bu yıl 15’incisi düzenlenecek olan

Pazarlama Zirvesi’nin teması: Change The Game / Oyunu

değiştirmeye hazır mısınız?

Kuralları yıkarak geleceği kendi vizyonlarına göre şekillendiren,

dünyanın en iyi düşünürlerini ve girişimcilerini markalardan

inovasyona, pazarlamadan insanlara, farklı alanlardaki

değişim dünyasını keşfetmek üzere bir araya getiren Pazarlama

Zirvesi, pazarlama alanında ses getiren işlere imza atmış

önemli isimleri ağırlayacak. Bu isimler arasında;

Uçan arabanın mucidi Slovakyalı mühendis Stefan Klein,

‘‘How Cool Brands Stay Hot’’ kitabı ile yakın zamanda American

Marketing Association’dan ‘‘Pazarlama Dalında En İyi

Kitap’’ ve Expert Marketer’dan ‘‘Yılın Pazarlama Kitabı’’ ödülünü

alan Joeri Van den Bergh,

Stratejist ve Liderlik Uzmanı ve daha düşük maliyetle daha fazla

müşteri değerini birlikte yaratma sanatı olan “Tutumlu Pazarlama”

konusunda çalışmalar yürüten Navi Radjou,

“Tilt: Shifting Your Strategy from Products to Customers” adlı

kitabı ile strategy+business magazine tarafından yılın “En İyi

İş Kitapları” kategorisinde “En İyi Pazarlama Kitabı” seçilen

Niraj Dawar,

Campaign dergisinin ‘‘Markalaştırma Duayeni’’, Financial

Times’ın ‘‘Marka Gurusu’’ ve Daily Telegraph’ın ‘‘Markalara

Öncülük Eden Marka’’ olarak tanımladığı Rita Clifton gibi isimler

yer alıyor.

Ece Ajandası,

dijital platformda...

104 yıllık efsane marka Ece

Ajandası, İsveçli defter markası

Whitelines Link’in dijital

teknolojisini Türkiye’ye getirdi.

Ece’nin ‘akıllı defterler’ine

yazılan-çizilen her şey, Whitelines

Link’in cep telefonlarına

ücretsiz indirilebilen

uygulaması ile PDF dosyası

olarak dijital dünyaya aktarılabiliyor.

Bir asrı aşkın süredir tarihe tanıklık eden Ece Ajandası,

İsveçli defter markası Whitelines Link’indijitalplatforma

aktarılabilen defterlerini Türkiye’de satışa sunuyor. Ece’nin

yeni defter serisi, mobil cihazlar tarafından kolayca taranarak

dijital platformlara aktarılabiliyor. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki

batılılaşma hareketleriyle birlikte temelleri atılan Ece Ajandası,

bugünkü anlamıyla günlük adını alan ‘muhtıra’lardan dijitalleşen

dünyada kendine yer edinen defterlere uzanan geniş bir

tarihsel dönüşümü temsil ediyor. Marka, 100 yılı aşkın süredir

geleneklerini korumayı başarırken yeni teknolojilerle ürün

portföyünü genişletmeye devam ediyor.

Vodafone Arena, 4G’ye

şimdiden hazır...

Vodafone Türkiye, yapımı devam

eden Vodafone Arena’yı

4G teknolojisine hazırlıyor.

Türkiye’nin ilk akıllı stadyumu

olacak Vodafone Arena,

gelişmiş 4G sistem ve

ekipmanlarıyla donatılıyor. İç

ve dış mekânlarına özel stadyum

sistemleri yerleştirilecek

olan Vodafone Arena,

Türkiye’nin ilk 4G bağlantılı stadyumu olacak.

Beşiktaş JK ile Türk spor tarihinin en büyük sponsorluk

anlaşmasına imza atan Vodafone Türkiye, yapımı

devam eden ve tamamlandığında Türkiye’nin ilk akıllı

stadyumu olacak Vodafone Arena’da taraftarlara ve

ziyaretçilere 4G deneyimi yaşatmaya hazırlanıyor.

Tüm sistem ve ekipmanların 4G-LTE teknolojisini

destekleyecek şekilde tasarlandığı Vodafone Arena’da,

150 Mbps’ye varan hızlarda 4G bağlantısı sunulacak.

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

Avea Kurumsal İletişim

Direktörlüğü’ne atama…

Avea Kurumsal İletişim

Direktörlüğü Görevine Eren

İnançer Luş atandı. Uzun yıllar,

Zarakol İletişim Hizmetleri A.Ş.’de,

Medya İlişkileri Direktörü olarak

görev yapan Eren İnançer Luş; 3

Kasım 2014 tarihi itibariyle Avea

Kurumsal İletişim Direktörlüğü

görevini üstlendi.

Eren İnançer Luş, Avea’ya

katılmadan önce, Zarakol Halkla İlişkiler A.Ş. bünyesinde; finans,

bankacılık, GSM, hızlı tüketim ürünleri, eğitim, enerji,

ilaç gibi farklı sektörlerin lider kurumlarının medya direktörlüğü

görevini yürüttü.

Eren İnançer Luş; Avea’daki görevi kapsamında; kurumsal

iletişim stratejilerinin belirlenmesi, kurumsal sorumluluk projelerinin

yürütülmesi, sponsorluklar gibi alanlardan sorumlu

olacak.

İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu olan Eren

İnançer Luş yüksek lisansını, yine aynı üniversitenin Halka

İlişkiler Bölümü’nde tamamladı.

Emre Turanlı Avrupa’ya Shell

Perakende Satışlar Pazarlama

Müdürü olarak atandı ...

Shell &TurcasTicari Akaryakıtlar Müdürü

Emre Turanlı Avrupa’ya Shell

Perakende Satışlar Pazarlama Müdürü

olarak atandı. Shell & Turcas

bünyesinde 2012 yılından bu yana

Ticari Akaryakıtlar Müdürü olarak

görev yapan Emre Turanlı, Kasım

ayından itibaren Shell’in Almanya-

Avusturya-İsviçre bölgesi Perakende

Satışlar Pazarlama Müdürlüğü görevine getirildi.

Robert Koleji ve Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan Turanlı,

aynı zaman da Manchester Üniversitesi MBA programı mezunu.

Turanlı, Hamburg merkezli yeni görevine 1 Kasım 2014

itibariyle başladı.

İş hayatına 2003 yılında Shell Almanya’da Finansal Danışman

olarak atılan Turanlı, yeni göreviyle ilgili olarak “Yeni görevimde

Almanya, Avusturya ve İsviçre’de bulunan yaklaşık 2

bin 500 akaryakıt istasyonusorumluluk alanımda bulunuyor.

40 kişilik bir ekibi yönetecek olmakla birlikte istasyonlarla ilgili

pazarlama stratejilerinin oluşturulması ve yönetilmesinden de

sorumlu olacağım,” diye konuştu.

Jerry Yang’ın bağımsız danışman

üye olarak Lenovo yönetimde...

Yahoo!’nun kurucusu ve teknoloji

duayeni Jerry Yang da

Lenovo’nun hızlanan büyüme

sürecine katıldı.

Lenovo, teknoloji duayeni,

Yahoo’nun deneyimli kurucusu

ve eski CEO’su Jerry

Yang’ın bağımsız danışman

üye olarak Lenovo yönetime

katıldığını duyurdu. Lenovo

Group Yönetim Kurulu Başkanı

ve CEO’su Yuanqing

Yang, atamanın ardından yaptığı açıklamada düşüncelerini

şöyle ifade etti: “Jerry danışman olduğundan beri şirkete büyük

katkılarda bulundu. Şimdi kendisini tam zamanlı olarak yönetim

kurulunda görmek bizi mutlu ediyor. Jerry, girişimciliği,

kendisini has küresel perspektifi ve Lenovo’da ön plana çıkan

internet çağının inovasyon ruhuözellikleri ile kendini kanıtlamış

bir yöneticidir. Yönetim kadromuza farklı bir ses getirecek

olan Jerry ile Lenovo’yu büyütmeye devam edeceğiz.”

Yapı Kredi’den

Unıcredıt’e atama...

UniCredit Yönetim Kurulu’nun

son toplantısında, halen Yapı

Kredi’de Genel Müdür Vekili

olarak görev yapan Carlo

Vivaldi’nin, 16 Şubat 2015 tarihinden

itibaren geçerli olmak

üzere Orta & Doğu Avrupa

(CEE) Bölümü Başkanı olarak

atanması kararlaştırıldı. Vivaldi,

görevi geçtiğimiz Ağustos

ayında UniCredit Grup Genel

Müdür Vekili ve Kurumsal & Yatırım Bankacılığı (CIB) Bölümü

Başkanı olarak atanan Gianni Franco Papa’dan devralacak.

Yönetim Kurulu kararının ardından, UniCredit CEO’su Federico

Ghizzoni, “Yönetim Kurulumuzun bugün aldığı atama

kararı, Yönetici Geliştirme Planı’nın (EDP) sonuçlarına ve

ilişkili yedekleme planlamasına da uygun. Bu karar aynı zamanda

uluslararası deneyimlerin de yardımıyla grup içinde

yetişmiş şirket içi yetenekler geliştirme ve üst düzey yönetici

yetiştirmeye teşvik etme başarımızı da ortaya koyuyor” dedi.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Intel Eğitim Zirvesi...

Intel’in, geleneksel hale gelen uluslararası etkinliği Intel

Eğitim Zirvesi (Intel Education Summit), ilk kez

İstanbul’da gerçekleşiyor. Bu yıl “Kültürlerin Eğitim ile

Yakınlaşması” teması ile düzenlenecek olan etkinlik, 2-3

Aralık 2014 tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi’nde

kapılarını açacak. 10 yıldır Avrupa’nın farklı şehirlerinde

gerçekleşen zirve, kamu kuruluşlarının, sivil toplumun

ve özel sektörün eğitim alanındaki 21. yüzyıl vizyonlarını

paylaşmalarını amaçlıyor. Avrupa ile Asya arasında bilim

ve kültür köprüsü niteliği taşıyan ve doğu-batı sentezinin

en güzel örneklerinden olan İstanbul’da düzenlenecek Intel

Eğitim Zirvesi’nde; eğitim alanındaki güncel eğilimler,

teknolojik, pedagojik ve regülatif açıdan ele alınacak.

Intel Eğitim Zirvesi kapsamında Intel Türkiye, Orta

Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Çiğdem Ertem, İstanbul

Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ve

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız açılış

konuşmalarını yapacak. Intel Avrupa, Ortadoğu ve Afrika

Kurumsal İlişkiler Direktörü Guenther Juenger ile Intel

Başkan Yardımcısı John Davies’in ana konuşmacı olacak.

Türkiye İnovasyon Haftası İstanbul...

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından; Ekonomi

Bakanlığı desteğinde, Arçelik A.Ş, Sabancı Holding,

Türk Ekonomi Bankası (TEB) ve Türk Hava Yolları (THY)

stratejik ortaklığında bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek olan

ve Hollanda’nın partner ülke olduğu Türkiye İnovasyon

Haftası, adeta geleceğin insanlarını İstanbul’a taşıyacak.

MIT Medya Laboratuvarı Kurucusu Nicholas Negroponte,

Finlandiya Eski Başbakanı Esko Aho, G20 Genç

Girişimciler Birliği Başkanı Jeremy Lıddle, Dijital Medya

Uzmanı Robert Tercek ve dünyaca ünlü Türk tasarımcı

Ayşe Birsel gibi alanında uzman pek çok konuk 3 gün

boyunca katılımcılarla deneyimlerini paylaşacak.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “ Son 3 yıldır inovasyon

konusunda Türkiye’de bir farkındalık yaratmaya

çalışıyoruz ve bunu başardığımızı görüyoruz. İstanbul,

2014’ün final etkinliği olacak”

Hollanda, kendi talebiyle, bu yıl ilk kez inovasyon haftasının

partner ülkesi olacak ve etkinliklere katılacak.

marketing europe & anatolia / 7


Röportaj

Acer’dan tek ciha

Teknoloji

Abdullah Ekşioğlu

Hassas ve Dayanıklı HD Ekran

Gorilla Glass 3 teknolojisi ile çizilmelere

karşı daha dayanıklı hale getirilen ekranın

dokunmatik algılaması ve 178 derece net

görüntüsü oldukça etkileyici.

Lisanslı Office 2013 Yazılımı

Windows 8.1 işletim sitemiyle gelen Acer

Aspire Switch 10'da dosyalarınızı rahatça

oluşturabileceğiniz Office 2013 programları

da lisanslı olarak sunulmuş.


zda 4 kullanım...

Teknoloji Youtube: http://www.youtube.com/channel/UCUDykjtNp_Smfkv7_ZGYcFQ

Akrobatik Tam Klavye

Intel Atom 4 Çekirdek İşlemci

Ekranı iki taraflı olarak da takıp İstediğiniz uygulamayı rahatlıkla

kullanmanızı sağlayan tam ve ergonomik çalıştırmanızı sağlayacak Intel Atom

klavye dosyalarınızı yaratmada oldukça 4 çekirdekli işlemci taşınılabilirlikle

kolaylık sağlıyor.

performansı birleştiriyor.


Teknoloji

Teknoloji sayfalarımızda bu ay ilk

kez yeni ürünleri deneyimleyerek

size tanıtmaya başlıyoruz. Bu ayki

ürünümüz tablet ve dizüstü bilgisayar

deneyimini birleştiren Acer Aspire

Switch 10.

Switch 10, ayrılabilir 10,1” dokunmatik

ekranı, çift yönlü takılabilen akrobatik

klavyesi, Intel Atom 4 çekirdekli

işlemcisi ve windows 8,1 işletim

sistemiyle taşınılabilir bir performans

sunuyor.

Öncelikle Switch 10’un pil ömrünü

test ettik. Tam dolu pille youtube

videoları açtık ve pil ömrü kesintisiz

olarak 4 saat 15 dakika dayandı.

Cihazın Gorilla Glass 3 teknolojisiyle

güçlendirilmiş ekranı çizilmelere karşı

dayanıklı hassas bir dokunmatik

performansa sahip. ayrıca ekrana her

yanından çok dar açılarla baktığınızda

dahi 178 derecelik net bir gürtüntüyle

karşılaşıyorsunuz.

Dilerseniz ekranı klavyeden ayırıp ters

takarak cihazı tamamen dokunmatik

bir tablet olarak kullanabiliyorsunuz.

Ekranı çevirdiğinizde dik ya da yatık

konumda kullanmanızı sağlayan

jiroskopu da oldukça verimli çalışıyor.

Sizin için deneyimleyip

montajladığımız

review videosunu

http://www.youtube.com/channel/

UCUDykjtNp_Smfkv7_ZGYcFQ

adresinden izleyebilirsiniz.

Ekranın üzerinde ön tarafta stereo

ses çıkışı ve bir webcam bulunuyor.

Ekranın sağ kenarında cihazın

32 GB'lık depolama kapasitesini

genişletebileceğiniz bir microSD kart

girişi, miniUSB, mini HDMI ve güç

girişi bulunuyor. Ekranın sol tarafında

ise kulaklık girişi var. Switch 10’da

klavye üzerinde de bir adet normal

USB girişi bulunuyor. Bu kablolu

bağlantılar dışında cihazı bluetooth ya

da wi-fi kullanarak da ağınıza ya da

çevre birimlerine bağlamanız mümkün.

Ancak bizce cihazın çok şık

bulduğumuz aluminyum gövdesinde

bir arka kameraya sahip olmaması

kötü olmuş.

Yazılım olarak windows 8,1 işletim

sistemiyle gelen Switch 10’da Office

2013 programları da lisanslı olarak

bulunuyor. Bu da sunumlarınızı,

tekliflerinizi ve tüm iş dökumanlarınızı

oluşturup, kullanmakta yüksek bir

uyum ve rahatlık sağlıyor.

Ayrıca cihazın kalemle kullanımında

çizim ve yazım sırasında ekranın avuç

içi tanımadığı için bir rahatlık olduğu

da bilgileri arasında yer alıyor. Ancak

bize gelen kutuda herhangi bir kalem

çıkmadığı için biz bunu test edemedik.

1000,- TL sınırının altında fiyatıyla

fiyat, performans olarak da verimli

bulduğumuz Switch 10 ‘u tavsiye

ederiz.

12 / marketing europe & anatolia


Teknoloji

Dell SuperMassive 9800...

Dell, farklı ölçeklerdeki organizasyonlara, kurumsal düzeyde

yüksek güvenlik sağlayan SuperMassive 9800 Next-

GenerationFirewall’u tanıttı.

Dell SuperMassive 9800, hem orta ölçekli şirketlerin hem de

kurumsal organizasyonların kapsamlı tehdit korumasıyla ilgili

acil gereksinimlerine, endüstrinin en düşük toplam sahip

olma maliyetleriyle yanıt veriyor.

Dell’in yeni nesil güvenlik çözümü SuperMassive 9800, en

yüksek performanslı güvenlik duvarını, en uygun maliyet seçenekleriyle

sunuyor. Dell böylelikle, uzun ve orta vadede

kurumların raf, güç ve soğutma giderlerinin azalmasını sağlıyor.

Dell’in üstün güvenlik çözümü, organizasyonlardaki ağ,

mobil, bulut ve internet kaynaklı tehditlere karşı güvenliği de

sağlıyor. Dell SuperMassive 9800, kurumların en karmaşık

ve zorlayıcı veri merkezi operasyonlarını, olabilecek en düşük

toplam sahip olma maliyetiyle karşılamalarını sağlıyor

SuperMassive 9000 serisindeki en güçlü model olan Dell

SuperMassive 9800, hem orta ölçekli kuruluşlarda hem de

büyük ölçekli kurumsal organizasyonlarda, son derece yüksek

bir performansa imza atıyor.

Daha düşük işletim giderleri ve toplam sahip olma maliyetiyle

beraber, üstün teknik özelliklere de sahip olan Super-

Massive 9800, 20 Gbps’ye varan DPI performansına sahip.

Bunun yanı sıra, yüzde 97,9’luk güvenlik etkililiğiyle sınıfının

en iyi güvenlik oranına sahip olan ürün, entegre NGFW, IPS,

SSL inceleme ve uygulama kontrol platformu gibi özellikleri

de bir arada sunuyor.

İki raflı ünite formunda tasarlanan SuperMassive 9800, Watt

başına en uygun bilgi işlem performansını sağlıyor. Ürünün

diğer avantajları ise güç optimizasyonuna sahip tasarım,

endüstri lideri fiyat-performans oranı, enerji tasarrufu, üstün

soğutma ve alandan tasarruf olarak öne çıkıyor.

Michelın’den ‘havasız lastik’...

‘Havasız lastik’ olarak adlandırılan Michelin X Tweel, esnek

ve şekil değiştirebilen poliüretan tellerle bir makaslama

çubuğuna bağlı halde bulunan esnemez bir göbekten

oluşuyor ve tüm bu aksamlar tek bir ünite olarak işlev görüyor.

Bu benzersiz lastik modeli, Michelin’in yılda 600 milyon

Euro’luk bütçe ayırdığı Ar-Ge ekibinin uzun çalışmaları sonucunda

hayata geçirildi.

Michelin, X Tweel modelini üretmek için Amerika’da 135 bin

metrekarelik tesis kurarken, bu üretim tesisi için 50 milyon

dolarlık yatırım yaptı.

Dünyanın en büyük lastik üreticilerinden Michelin, ağır

vasıta araçların taşıdığı en büyük riskler arasında yer alan

‘lastik patlamasını’ ortadan kaldıracak Michelin X Tweel Airless

Radial Tire modelini geliştirdi. Dünya lastik sektöründe

üretilen ilk ‘Havasız radyal lastik’ sayesinde özellikle peyzaj,

inşaat, atık, geri dönüşüm ve tarım endüstrilerinde çalışan

ağır vasıta araçların en büyük sorunu olan lastik patlama

riskini de ortadan kaldırmış oluyor.

marketing europe & anatolia / 13


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

• Mehmet Ali Erbil İpek Medya’nın yeni gazetesi Millet’e

köşe yazarı olarak transfer oldu.

• Cumhuriyet Gazetesi özel haber muhabiri Meltem Yılmaz

, gazete ile yollarını ayırdı. .

• Gazeteci yazar Ece Temelkuran, bundan sonra aylık

edebiyat ve mizah dergisi “OT”ta yazacağını açıkladı.

• Eyüp Can’ın Ekim ayında görevinden alınmasının ardından

bir süredir boş kalan Hürriyet Dünyası Dijital Yayınlar

Direktörlüğü görevine Bülent Mumay getirildi.

• Gazeteci Elif Aktuğ, Yeni Asır Gazetesi köşe yazarlığından

sonra, Turkuvaz Medya bünyesinde yayınlanan

haftalık cemiyet dergisi Şamdan Plus’da editör olarak

çalışmaya başladı.

• Emre Faks, 5 Kasım itibariyle Hürriyet Dünyası Reklam

Direktörlüğü’nde, gazetenin Reklam Grup Koordinatörlüğü

görevine atandı.

• Taraf gazetesi muhabir ve yazarı Tuğba Tekerek 6 yıldır

çalıştığı Taraf gazetesinden ayrıldı.

• Yayın Koordinatörü Deniz Arman, Haber Müdürü Salih

Selçuk,muhabirler Ekrem

Açıkel İhsan Yıldız, Euro D

haber editörü Erhan Songür

Euro D haber spikeri Ahu Uzel

Yapıcı prodüktör Emin Çevik

Tensikatın sadece Kanal D

Haber’le sınırlı olmadığı grup

işten çıkartıldı.

• Sözcü gazetesinde yayın danışmanı

olarak yeralan Mehmet

Şehirli’nin yerine daha

önce Yazı İşleri Müdürü olarak

künyede yeralanSerdal Saraç

ile Neşet Şenizelgetirildi.Bu

iki ismin yerine ise daha önce

Haber Koordinatörlüğü yapan Ferda Öngün ve Kenan

Kurtkaya Yazı İşleri Müdürü olarak künyeye dahil oldu.

• Muzaffer Gülleroğlu 1 Aralık tarihi itibarıyle Hürriyet

bünyesinde (DPC) Üretim Direktörü olarak görevine

başlayacak.

• Yaklaşık 8 yıldan bu yana hurriyet.com.tr Ekonomi Müdürü

olarak çalışan Eren Güler kurumla yollarını ayırdı.

• Taraf gazetesi ekonomi müdürü Oğuz Karamuk, gazete

ile yollarını ayırdı.

• Kutlay Kömürcü, Hürriyet Dünyası Finans

Direktörlüğü’nde Muhasebe ve Kontrol Müdürü olarak

yeni görevine başladı.

• Hürriyet’te Yazı İşleri Müdürlüğü, Ekler Yayın Yönetmenliği,

Mobil-Web Koordinatörlüğü gibi görevleri üstlenen

Emre İskeçeli gazeteyle yollarını ayırdı.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

•Gazeteci ve televizyoncu Savaş Kalafat , atv’de yayınlanan

gündüz kuşağı programı ‘Zahide İle Yetiş

Hayata’nın Genel Yayın Koordinatörü oldu.

•Cem Medya Grubu Genel Müdür yardımcılığı görevine

Nihal Coşkun getirildi.

• Mirgün Cabas, CNN Türk’le anlaştı. Cabas, CNN

Türk’te daha önce +1’de de hazırlayıp sunduğu ‘Her

Şey’ adlı program ile ekrana gelecek .

• TRT Spor’da “Manşetlerde Spor” isimli programda yorumculuk

yapan Uğur Meleke’nin kanal ile yolları ayrıldı.

• Habertürk Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Doğan

Satmış ile gazetenin yolları ayrıldı. .

• ‘Eylül Han Tezel’le Uyan Türkiye’ programı ile 10

Kasım’dan itibaren hafta içi her sabah 7.30’da Cem

TV’de.

• Gökmen Takinacı FB TV ile anlaşma sağladı.

• Beyaz TV’nin ekran yuzu olan Abdullah Adabaş, TRT

Haber’e transfer oldu.

• Tv 8 ekranlarında sabah kuşağında yayınlanan ‘Aramızda

Kalmasın’daJessMolho ve Funda Özkalyoncu ile

birlikte sunuculuk yapan Tuba Ünsal bugün programa

veda etti.

• Belgin Toraman TGRT Haber’den ayrıldı.

• 24 TV kanalının haber spikeri ve haber programları

yapımcılığı yapan Gökçe Bayraktar görevinden ayrıldı.

• Nur Tuğba Algül NTV’deki

arkadaşlarıyla vedalaşarak

kanalla yollarını ayırdı.

Medya Dünyasından Diğer

Haberler

• Hürriyet Gazetesi 5 yıldır

Paris Büro Temsilciliği’ni yürüten

tecrübeli gazeteci Arzu

Çakır Morin ile de yollarını

ayırdı.

• Şair ve yazar Rasim Köroğlu

yaşamını yitirdi.

• Uzun yıllar Kanal D ve

CNN Türk’te spor programlarının

başında olan ve Doğan

Medya Grubu’nda Spor Genel Yayın Yönetmenliği

yapan İlker Yasin, görevinden ayrıldı.

• Hakan Küfündür Joytürk’ten ayrıldığını yaptığı açıklama

ile duyurdu.

• 1999 yıllarında adını duyuran sanatçı ‘Ciguli’(Ahmet)

Bulgaristanda vefat etti..

• Kanal D’nin sevilen dizisi Ankaranın Dikmeni ATV’ye

transfer oldu.

•Star TV, Sil Baştan dizisinin yayın gününü değiştirdi.

Sil Baştan dizisi pazar günü 23.30’da Star TV ekranlarında

yayınlanacak.

• Habertürk’te çalışan Serdar Özbayrak, 25 yaşında

kansere yenik düştü.

• Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Ali Haydar Yurtsever

Viyana’da vefat etti.

• Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, gazeteci Sermet

Altınayar, 15 Kasım Cumartesi günü vefat etti.

•Oyuncu ve sunucu olan Gamze Karaman 17 Kasım

Pazartesi günü itibari ile TV8 Aramızda Kalmasın ekibine

katıldı.

14 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 15


Coca-Cola Tür


Röportaj

kiye 50.Yılında...

Coca-Cola Türkiye

Gazlı İçecekler Genel Müdürü

Sedef Salıngan Şahin

Dünyada 200’den fazla ülkede faaliyet gösteren

bir şirket olarak stratejilerimizi belirlerken

global marka normlarını

yaşadığımız coğrafyanın dinamikleriyle harmanlıyoruz.

Dünyada 128, Türkiye’de ise 50 yıldır

markamızı sevenlerle aynı dili konuşuyor,

aynı sofrayı paylaşıyoruz.

Röportaj Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

- Coca-Cola gibi uluslararası bir markanın

Ancak faaliyet gösterilen ülkenin de dilikli

stratejilerini belirlerken öncenamiklerini

göz önünde bulundurarak

ilkeleriniz nelerdir?

pazarlama stratejilerimizi planlarken de

Dünyada 200’den fazla ülkede faaliyet uygularken de geleneksel yapıdaki tüm

gösteren bir şirket olarak stratejilerimizi

süreçleri geliştiriyoruz. Yeni beceriler,

belirlerken global marka normlarını yeni araçlar ve yeni süreçlerle interaktif

yaşadığımız coğrafyanın dinamikleriyle

medyaya, yeni tüketim alışkanlıklarına

harmanlıyoruz. Dünyada 128, ve düzenine göre tekrar organize olu-

Türkiye’de ise 50 yıldır markamızı sevenlerle

yoruz. Zengin içerik sağlamaya odakyı

aynı dili konuşuyor, aynı sofralanarak,

gerçek zamanlı ve karşılıklı

paylaşıyoruz. Bir içecek olmanın ötesinde;

iletişim araçları gerçekleştirerek, dene-

birlik, beraberlik, paylaşım gibi yimsel pazarlama yöntemlerine yatırım

duyguların getirdiği mutluluk kavramını yaparak ve ağızdan ağıza yayılacak

ön plana çıkartarak kalplere dokunmaya

hikâyeler sunarak her türlü içeriği paykilde

çalışıyoruz. Bu bakış açımız aynı şelaşılabilir

hale getirmeye gayret etmeye

devam edecek.

devam edeceğiz.

- Uluslararası bir markanın ortak genel

- Coca-Cola sponsorluk politikaları

reklam stratejileriyle yerel strate-

nelerdir? Coca Cola en çok hangi

jilerinin dengesini nasıl kuruyorsunuz,

alanlarda sponsorluk çalışmaları

Avrasya ve Afrika gibi geniş ve yapmayı tercih eder?

çeşitli bir coğrafyada uluslararası ve Sponsorluk bizim için marka mesajını

yerel reklam stratejilerini yönetmenin

deneyime dönüştürmenin en önemli

zorlukları nelerdir?

yollarından birisi. Sponsorluk ve akti-

Az önce de belirttiğimiz üzere dünyada

vasyonlar, markalara tüketiciye birebir

200’ün üzerinde faaliyet gösteren dokunabilme ve tek yönlü iletişimden

bir şirket olarak global düşünüp yerel ziyade interaktivite yaratma şansını veriyor.

hareket etmeye çok önem veriyoruz.

Bu sebeple bütçe olarak bakıldı-

marketing europe & anatolia /17


Röportaj

ğında da hem Türkiye’de hem de dünyada

sponsorluk yatırımlarının hızla

artığını görebiliyoruz. Coca-Cola Şirketi

olarak, biz de bu trendin öncülerinden

olmaya ve yatırımlarımızı bu doğrultuda

şekillendirmeye devam ediyoruz.

Bu kapsamda iş ortaklarımızla birlikte

yıllık sponsorluk stratejimizi belirleyerek,

markalarımızın mesajını aynen bir

medya mecrasında olduğu gibi ne/nasıl/ne

zaman sorularından yola çıkarak,

ön plana çıkartacak, doğru alanları ve

etkinlikleri tespit ediyor ve entegre iletişim

planının bir parçası haline getiriyoruz.

- Coca-Cola’nın ülkemizde ve yönettiği

bölgedeki (Avrasya ve Afrika)

sosyal sorumluluk projeleri nelerdir?

Somut örneklerle anlatabilir misiniz?

2009 yılında sivil toplum temsilcileri,

üniversiteler ve kamu kuruluşları ile

birlikte sürdürülebilir toplumsal projeler

geliştirmek üzere Coca-Cola Hayata

Artı Vakfı’nı kurduk ve toplumsal yatırımlarımızı

Vakıf çatısı altında topladık.

Bugüne kadar çevre, fiziksel aktivite,

18 / marketing europe & anatolia

Kadın girişimciliği 58 projeyle

1,2 milyon insana ulaşarak,

toplam 20 milyon TL’lik

yatırım gerçekleştirdik.

kadın girişimciliği ile ilgili yürüttüğümüz

toplam 58 projeyle 1,2 milyon insana

ulaşarak, toplam 20 milyon TL’lik yatırım

gerçekleştirdik.

Coca-Cola Hayata Artı Vakfı çatısında,

çevre ve aktif yaşam alanlarında ulusal

ve yerel iş ortaklarımızla beraber

projeler yürütüyoruz. Çevre alanında

Doğa Koruma Merkezi ve Gıda, Tarım

ve Hayvancılık Bakanlığı ile işbirliğinde

yürüttüğümüz Geleceğin Tarımı Projesi

ile tarımsal uygulamalarda sürdürülebilir

arazi ve su kullanımını esas alarak

topraktaki su miktarını artırmayı hedefliyoruz.

Bugüne kadar yaptığımız uygulamalar

ile Konya Havzasında 1 milyon

ton suyu doğaya geri kazandıracağız.

Önem verdiğimiz bir diğer konu ise; fiziksel

aktivite. Genç yaşlarda aktif bir

yaşam biçiminin benimsenmesi, ileri

yaşlarda daha sağlıklı, daha keyifli ve

kaliteli bir yaşam sürmede önemli bir

yere sahip. Bu noktadan hareketle,

2009 yılında Aktif Yaşam Derneği ve

Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde ilköğretim

okullarına yönelik Çık Dışarıya

Oynayalım Projesi’ne başladık ve çocukların

dünyasını hareketlendiren en

önemli aracı, yani oyunu kullanarak

erken yaşlarda aktif bir yaşam alışkınlığı

kazandırma hedefiyle yola çıktık.

Çık Dışarıya Oynayalım Projesi ile okul

bahçelerinde fiziksel aktivite yapma

imkanı sağlayan oyun alanları kuruyor,

öğrencileri oyun oynamak için dışarıya

çağırıyoruz. Proje kapsamında, 50 ilde,

500 okulda oyun alanları kurularak 1

milyon çocuğa ulaşmayı hedefledik.

Coca-Cola Sistemi olarak fiziksel aktivite

alanında yürüttüğümüz diğer bir

proje de 321 Başla! Bu proje ile faaliyet

gösterdiğimiz ülkelerde okul çağındaki

gençlerin sosyal ve fiziksel gelişimine

katkı sağlamayı hedefliyoruz. Projeye

katılan öğrenciler, çeşitli spor aktivitelerinin

yanı sıra özgüvenlerini ve kendini

ifade etme becerilerini geliştirmeye yönelik

çalışmalarda bulunuyorlar.


Türkiye’deki 50.yılımız

çerçevesindeki kampanyamız,

Türkiye’deki 50. yılımıza

özel adımızı

Türkçe yazmak oldu.

Röportaj

Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF)

‘Türkiye Futbolu Kucaklıyor’ projesinin

en önemli parçası olan ve Türk futboluna

çağdaş ve yenilikçi bir eğitim sağlayarak,

yeni nesil antrenör ve oyuncuların

yetiştirilmesi amacıyla hayata

geçirilen Coca-Cola Gelişim Ligleri’ne

2008 yılında start verildi.

Coca-Cola ailesi olarak, “İyi birey, iyi

vatandaş, iyi futbolcu” felsefesiyle,

Türkiye’nin gözde sporu futbolun geleceğine

yatırım yapıyoruz. Gelişim Liglerinin

önemi, toplumda, sporla iç içe

ve aktif hayatın rol modellerinin daha

sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi

noktasında yatıyor. Ayrıca ülke sporuna

yön verme hedefiyle 2008 yılında TFF

ile yaptığımız ortaklık, maddi katkının

ötesine geçerek, hepimiz için önemli

olan futbol markasına hak ettiği değeri

verme amacını da taşıyor. Böylece yeni

nesle örnek olabilecek ve milli gururumuzu

yaşatacak aktif, sportmen gençler

yetişsin istiyoruz.

- Coca-Cola ülkemizdeki 50. Yılı çerçevesinde

özel bir kampanya yapacak

mı?

Türkiye’deki 50.yılımız çerçevesindeki

kampanyamız, Türkiye’deki 50. yılımıza

özel adımızı Türkçe yazmak oldu.

Bu, markamız açısından oldukça cesur

bir karadı. Coca-Cola’nın meşhur ve

günümüze kadar hiç değiştirilmeden

kullanılan logosunu Türkçe okunduğu

gibi yazmak, Türkiye’nin sistem içinde

ne kadar önemli olduğunun en büyük

göstergesi... Bulunduğumuz bu topraklar,

çok özel tarihi ve kültürel bir zenginliğe

sahip. Duygularını ifade ediş şekliyle

de çok özel, tercüme edilemeyecek

ifadelere sahibiz. Coca-Cola olarak, yarım

asırlık yolculuğumuz boyunca aynı

duyguları paylaştığımız, aynı dili konuştuğumuz

mesajını vermek istedik.

Türkiye’de 1964’te başlayan yolculuğumuzu

çok özel buluyoruz. Çünkü

iyimserlik ve mutluluk anlamında hem

toplumumuzun hem de markamızın birbirine

paralel bir yaklaşıma sahip olduğunu

gördük.

- Karşılaştırmalı reklamlar hakkında

Coca Cola’nın düşünceleri ve stratejileri

nelerdir?

Birçok farklı alanda tüketicilerin haklarını

ve bu hakları ihlal edenler hakkında

uygulanacak yaptırımları düzenleyen

Kanun, reklam sektörü açısından da oldukça

önemli elbette. Biz de Coca-Cola

olarak tüketici haklarına öncelik verme

hedefinden ötürü bu uygulamayı destekliyoruz.

Ancak temennimiz kanun

taslağının detaylarının klavuzlarla belirlenerek,

yurtdışı örneklerinde olduğu

gibi gerçekten gerekli olduğunda ve adil

bir şekilde kanıtlarıyla yapıldığına emin

olunması. Böylece ortaya çıkan sonuçların

hem tüketici açısından aydınlatıcı

olacağını hem de yaratıcı süreçte markalar

için de bir gelişim alanı olacağını

düşünüyoruz.

- Uluslararası bir marka olmanın

Coca-Cola’ya göre olmazsa olmaz

gereklilikleri nelerdir?

Uluslararası bir marka olarak, “konuşan

ve konuşturan” marka hikâyeleri yaratmayı

pazarlama iletişimi stratejimizin

kalbine koyuyor ve çalışmalarımızı da

bu bakış açısı ile yapılandırıyoruz. Ve

DNA’sında “mutluluk” olan bir marka

olarak, tüketicilerimizle kurduğumuz

bağı, tamamen hayatlarımızı şekillendiren

bu kavram, mutluluk üzerine yaratıyoruz.

Bu da bizim hayatı paylaşan,

yenilikleri her alanda tüketiciyle buluşturan

lider bir marka olarak konumlanmamızı

sağlıyor. Aramızdaki bağ da,

tamamen bu doneler ve mutluluk kavramını

olabildiğinde fazla insana yaşatma

içgörüsü üzerine inşa edilen; şeffaf, naif

ve samimi bir bağ diyebiliriz.

marketing europe & anatolia / 19


Sita İletişim’de markanız değerlidir...

Sita İletişim 1993 yılından beri tam

ajan hizmeti vermeye devam ediyor.

• Reklam kampanyaları

• Reklam/tanıtım filmi yapımı

• Konsept oluşturma

• Etkinlik organizasyonu

• Fuar ve etkinlik için stant tasarımı

• Medya planlama ve satın alma

Tel: (0212) 274 85 75

info@sitailetisim.com

www.sitailetisim.com


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Takip edeni, takip ederim :)

Zaman ne garip bir kavram. Haber beklerken saatlerin

geçmek bilmediği, bir şeylere yetişmeye çalışırken de göz

açıp kapayana kadar akşam olduğu tuhaf bir şey. Lafı

nereye mi bağlayacağım, öyle böyle derken bir yıl daha

bitti :)

2014 yılı çok yoğun geçti. Bitmek bilmeyen toplantılarda

çaylar, kahveler içip beyin fırtınaları estirdik. Bir sürü proje

geliştirdik, sayısız bütçe hazırladık. Kongrelere katıldık,

yeni insanlarla tanıştık. Çok değerli bilgiler edindik, güzel

dostluklar kazandık. Sabahlara kadar çalıştık, akşamlara

kadar koşturduk. Terli terli su içtik hastalanmadık, ama öyle

şapşalca durumlarla karşılaştık ki hasta olduk. Güldük,

ağladık, sevindik, üzüldük. Heyecandan zıpladık, sinirden

hopladık derken koskoca bir yılı daha geride bıraktık.

Her ay sizlerle bu köşede beğendiğim ya da ''bu ne böyle!''

dediğim reklamlarla ilgili görüşlerimi paylaşıyorum. Her

geçen gün bu köşeyi daha da büyük bir keyifle yazıyorum.

Takip ettiğiniz, beğendiğiniz, paylaştığınız için bir kez daha

teşekkür ediyorum.

İlk olarak Tadım Kuruyemiş'in Türkiye'nin en büyük sosyal

ağı reklamından bahsetmek istiyorum.

Tek kelimeyle B A Y I L D I M :) Birbirimizle ilgili olayları

sosyal medyadan takip edip Facebook'ta Like'layıp,

share ettiğimiz, ilgimizi çekenleri Twitter'da takip edip,

sıkılınca takibi bıraktığımız dijital çağda, sanal değil

gerçek paylaşımları bize hatırlattığı için Tadım ve reklam

ajansını gönülden kutluyorum. Reklam filmi küçük bir

çocuğun elindeki kuruyemiş paketini yanında oturan kıza

uzatıp arkadaş olmak istemesiyle başlıyor. Ev kadınlarının

meşhur altın günü sohbetlerinde, günün dedikodusunun

trend topik olarak adlandırılması, kızları takip eden

gençlerin kızın abisini görünce hemen geri dönerek takibi

bırakma sahneleri şahane olmuş. Filmi izleyince hiç

alakası olmasa da Twitter'da takip edeni takip ederimciler

aklıma geldi. Neyse biz yine Tadım'a dönelim. Sonuç

olarak fikir, senaryo, film, hepsi 10 numara 5 yıldız :)

McDonalds'ın Emrah'lı reklamını izlediniz mi acaba?

İzlemeyen varsa bence Youtube'dan falan bakıp izlesin.

80'li yılların Acıların Çocuğu, 2000'lerde kendisiyle dalga

geçebilecek kadar olgunlaşmış. Arabesk müzikte çocuk

sanatçıların yıldızının parladığı 80'li yıllarda Emrah

tam bir fenomen olmuştu. Yoksul, hor görülen, hayatın

acımasız çarklarlarıyla mücadele etmeye çalışan rollerin

vazgeçilmez oyuncusu Küçük Emrah ''Acıların Çocuğu''

olarak hafızalarımıza kazındı. Mc Donalds yeni acılı tavuk

menüsü için çok farklı bir strateji izleyip Emrah'ı reklam

filminde oynatmış. ''Emrah koş arabanı çiziyorlar'' matrak

olmuş. Emrah eski filmlerindeki mimikleri yapmaya çalışsa

da kaşlar artık o eski kaşlar olmadığı için aynı etkiyi

yaratmıyor tabi, ama yine de güzel bir reklam olmuş.

Son olarak Ülker'in 70. yıl için hazırladığı ''Mutlu Et, Mutlu

Ol'' reklam filmini paylaşmak istiyorum. İzleyince insanın

''mutlu'' olduğu ekrandan pozitif enerjinin taştığı güzel bir

reklam olmuş. 2000 yılı Amerikan yapımı ''İyilik bul, iyilik

yap'' filminin mottosu tam da filmin Türkçe adı gibiybi.

Dünyayı mükemmel hale getirmek istiyorsan birine onun

işine yarayacak bir iyilik yap. Karşılığında o kişi de başka

3 kişiye iyilik yapsın. Böylece dünya iyilik üzerine kurulmuş

olacak ve sonuçta mükemmel bir dünyada herkes mutlu

olacaktır. Ülker de bu filmin hikayesinden yola çıkarak

sadece küçük bir bisküvi ya da çikolatayla da insanları

mutlu edebilirsin ve sen de mutlu olabilirsin diye sesleniyor.

Bu yazıyı bitirince ben de küçük bir gofret alarak birine

vereceğim, mutlu olursa mutlu olacağım:)

Benim gibi ajerjik bir bünyeye sahip olanlar deterjan

kokusunun nasıl bir eziyete dönüştüğünü iyi bilirler.

Başkası için mis gibi kokan deterjan, astım hastaları

için nefes almakta zorlanmak anlamına gelir. Bingo'nun

ürettiği hipoalerjenik kokusuz detarjanı çok başarılı. Bizi

düşündüğün için teşekkürler Bingo :)

Bu sayıdaki yazım ilk göz ağrımız dünya tatlısı yeğenim,

Ömerciğin annesi Burcu'm ve sevgili dostum Suat için.

Hayatta olduğum sürece hep yanımda olmalarını istediğim

canlarım. İyi ki doğmuşlar. Gelecek yıllarda da hep güzel

günleri, mutlu yaşları olur inşallah :)

marketing europe & anatolia / 21


Röportaj

Hayata anlam kata

Philips Tüketici Ürünleri

Pazarlama Direktörü

Sibel Kara Yıldız

Türkiye’nin pazar payı anlamında bir numaralı

küçük ev aletleri markasıyız.

Tüm bu gurur verici sonuçların yanı sıra,

KALDER’in yaptığı tüketici memnuniyeti araştırmasında,

küçük ev aletleri

sektöründe 2013 yılının birincisi Philips oldu.

Röportaj Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

- Sibel Kara Yıldız kimdir? Kendinizden

kısaca bahseder misiniz?

Philips Tüketici Ürünleri bölümünde

görev yapıyorum, Türkiye ve

Orta Doğu’dan sorumlu Pazarlama

Direktörü’yüm. İTÜ’yü ve ardından Boğaziçi

Üniversitesi’nde Executive MBA

programını bitirdim. 11 yıldır aktif olarak

hızlı tüketim, kimya ve son olarak da

elektronik sektörlerinde satış-pazarlama

bölümlerinde çalıştım.

- Philips’in Türkiye’deki marka konumlandırması

hakkında biraz bilgi

verir misiniz?

Philips olarak, marka vaadimiz insanların

hayatlarına anlam katan inovasyonlar

sunmak. Bu bağlamda tüketicilerimizin

görüşlerine her aşamada yer

vererek, onların ihtiyaç ve beklentilerini

inovasyon sürecine dâhil ediyoruz. En

büyük farkımız, tüketicilerimizin ihtiyaçlarını

en iyi şekilde analiz etmek ve

onları odak noktamız haline getirerek

inovatif ürünler geliştirmek. Gerek ürün

geliştirirken gerekse de iletişim ve pazarlama

stratejilerimizi belirlerken tüketicilerimizden

gelen geri bildirimleri

22 / marketing europe & anatolia

değerlendiriyoruz.

- Türkiye’de hangi ürün gruplarını

satışa sunuyorsunuz?

Küçük ev aletlerinde Philips olarak

süpürge, ütü, mutfak, kadın bakım ve

erkek bakım kategorilerinde ürünler

sunuyoruz. Bunun yanı sıra Avent markamız

ile sunduğumuz ürünlerle de

anneleri ve bebekleri doğumdan oyun

parkına kadar destekleyerek yaşadıkları

her önemli ve değerli ilk deneyimde

yanlarında oluyoruz.

- Markanın 2015 Türkiye hedefleri nelerdir?

2014 yılının ilk 6 ayında Türkiye’de

küçük ev aletleri pazarı yüzde 25 büyüdü.

Philips de bu 6 aylık süreçte pazarın

üzerinde büyüyerek pazar payını

yüzde 18 seviyesine çıkardı. Şu anda

Türkiye’nin pazar payı anlamında bir

numaralı küçük ev aletleri markasıyız.

Tüm bu gurur verici sonuçların yanı

sıra, KALDER’in yaptığı tüketici memnuniyeti

araştırmasında, küçük ev aletleri

sektöründe 2013 yılının birincisi

Philips oldu. Yılın ilk 6 ayında yakaladığımız

büyümeyi ikinci yarısında da


n inovasyonlar...


Röportaj

devam ettiriyoruz. 2014 yılını iki haneli

bir büyüme oranıyla pazar lideri olarak

kapatmayı hedefliyoruz.

- Bulunduğunuz sektörlerde tüketici

güveni ve sadakatini sürdürülebilir

bir şekilde sağlayabilmek için nelere

önem gösteriyorsunuz?

Philips olarak ayrıştığımız en önemli

noktalardan biri, satış sonrası hizmet.

150 civarında servisimiz var. Bunların

38’i Philips markalı. Bu noktalar aynı

zamanda tüketicilerin gidip ürünleri

deneyebileceği –“Tecrübe Merkezi” diyoruz

– yerler. Satış sonrası hizmetler,

memnuniyeti takip ettiğimiz en önemli

nokta. Küçük ev aletleri sektöründe çok

marka var, ancak kaliteli bir servis hizmeti

sunabilmek her markanın yeterli

olduğu bir nokta değil. Bizim kökleşmiş

bir servis ağımız var. Bu ağımızı

sürekli geliştiriyoruz. Geliştirirken en

önemli referansımız yine tüketicilerimiz.

Örneğin süpürge, kazanlı ütü gibi

büyük ürünlerde evde servis garantisi

veriyoruz. Biliyoruz ki, süpürgeyi bir tüketicinin

servise götürmesi çok zor. “Taşımanıza

gerek yok” diyerek, evlerinde

hizmet veriyoruz. Hatta eğer ürün orada

tamir edilemiyorsa yedek bir ürün

veriyor, müşterimizi mağdur etmiyoruz.

Bir diğer uygulamamız da para iade garantisi.

Tüketicilerimiz, bazı ürün gruplarında,

koşulsuz şartsız 30-60 gün içerisinde

üründen memnun kalmadığında

ürünü iade edip parasını geri alabiliyor.

Tüketicilerimizle iletişimi sürdürülebilir

kılmak adına da sosyal medyayı çok

etkin kullanıyoruz. Facebook’ta 450

binin üzerinde takipçiye ulaştık. Tüketicilerimizle

iki yönlü iletişim kuruyoruz.

Onların dönüşlerini çok iyi değerlendiriyoruz.

Mesela Philips Marka Elçileri

Platformu’muz var. Sektörümüzde insanların

birbirine tavsiyeleri çok önemli.

“Philips’i çok seven insanlar var” dedik

ve böyle bir platform oluşturduk. 5

bine yakın gönüllü marka elçimiz var.

Bazı ürünlerimizi piyasaya çıkmadan

24 / marketing europe & anatolia


Röportaj

elçilere gönderiyoruz, onlar deniyorlar.

Bu ürünlerle ilgili birbirleriyle deneyimlerini

paylaşıyorlar ve bu platformda

küçük hediyeler de kazanıyorlar. Marka

elçilerine bu ayın ürünü Çorba Ustası

diyoruz, Çorba Ustası’nı ve tarif kitapçığını

gönderiyoruz. Onlar da kendi videolarını

yapıp Facebook’ta, Youtube’da

yayınlıyorlar. Bu sektörümüz için farklı

bir uygulama. Mutlaka her lansmanımızda

sosyal medyayı kullanıyoruz.

Hem dijital PR’la destekliyoruz, hem

sosyal medyada o lansmanı anlatacak,

tüketici ile buluşturacak farklı aktivasyonlar

gerçekleştiriyoruz. 360 derece

iletişim stratejisiyle, tüketicilerimiz her

yerde bizim ürünlerimizi görmüş oluyor.

- Philips’in sürdürülebilir gelişim,

inovasyon ve enerji verimliliği konularına

bakışı nasıl?

Philips global olarak 10 yıldır ürünlerinin

ve üretim süreçlerinin toplam çevresel

etkilerini azaltmak amacıyla EcoVision

programını oluşturdu. Philips’in bu çabaları,

Dow Jones sürdürülebilirlik endeksi

ile karşılığını aldı diyebiliriz. Philips

olarak Birleşmiş Milletler Küresel

İlkeler Sözleşmesi’ne de dâhil olduk.

Philips çevreci düşünmenin daima en

ön saflarında yer almıştır. Daha çevreci

bir gelecekte yaşayabilmemiz için yüksek

kaliteli tüketici elektroniği teknolojisinde

başı çekiyoruz. Yeşil logolarımızı

gördüğünüzde, çevre açısından en iyi

tercihi yaptığınızdan emin olabilirsiniz.

Philips çevreci ürünleri maliyetleri,

enerji tüketimini ve CO2 emisyonlarını

azaltabiliyor. Bu ürünler, “Enerji verimliliği,

Ambalajlama, Tehlikeli maddeler,

Ağırlık, Geri dönüșüm ve atıklar ve Kullanım

ömrü güvenilirliği” gibi Philips’in

Çevreci Odak Alanlarından en az birinde,

çevre için önemli katkılar sağlıyor

Ürün bazında bir örnek vermek gerekirse,

yüzde 20’ye varan oranda enerji

tasarrufu sağlayan Philips EasyLife

elektrikli süpürge modelimiz, temizlik

sonuçlarından ödün vermeden 300

Philips Araştırma, bu sene

100. yılını kutladı. Philips,

dünyanın en büyük kurumsal

araştırma organizasyonlarından

birine sahip.

Watt emiş gücü sağlıyor.

- ARGE faaliyetlerinizden söz eder

misiniz?

Philips Araştırma, bu sene 100. yılını

kutladı. Philips, dünyanın en büyük

kurumsal araştırma organizasyonlarından

birine sahip. Philips Araştırma dünya

çapında çalışıyor ve Hollanda’nın

Eindhoven kentindeki genel merkeziyle

birlikte Kuzey Amerika, Avrupa ve

Asya’da 6 merkezde hizmet veriyor.

Dünya genelinde 50 ülkeden 1.500’ü

aşkın uzman çalıştırıyor ve 165.000

kabul edilmiş patente sahip. 2012 yılında

Philips, Ar-Ge çalışmalarına 1,8

milyar Euro’dan fazla yatırım yaptı.

Philips, öncü bir model olan Philishave

elektrikli tıraş makinesi 1939 yılında piyasaya

sunulduğundan bu yana ikonik

bir tüketici ürünü haline geldi. Fakat biz

global bir marka olsak da, Türkiye’deki

tüketicilerimizi de iyi dinliyoruz. Onları

anlayarak yerel inovasyonlarda ve iletişimlerde

bulunuyoruz. Örneğin Çay

Ustası gibi Türkiye’nin ihtiyacına uygun,

Türkiye’ye özel bir ürün geliştirdik

ve çok olumlu tepkiler aldık.

- Son olarak tüketicilere vereceğiniz

tüyolar var mı? Elektrikli ev aletleri

alırken nelere dikkat etsinler?

Bir ürünün, kişinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini

ne kadar karşıladığı çok

önemli…Teknoloji sürekli ilerliyor ve

buna paralel olarak da ürün çeşitliliği

her geçen gün artıyor. Bu çeşitlilikte en

doğru ürünü bulmak için araştırma yapmak,

en yeni ve anlamlı yani hayatı kolaylaştıran

teknolojileri takip etmek ve

ürünü deneyimleyenlerin düşüncelerini

de dinlemek gerekiyor. Ama bahsettiğim

gibi satış sonrası destek ağı da en

az bu konu kadar önemli. Ürünü satın

aldıktan sonra o markanın ulaşılabilir

olması ve size ürünle ilgili ihtiyaç duyduğunuzda

destek olması gerekiyor.

marketing europe & anatolia / 25


Reklam Dünyası

Mixx Awards Türkiye’ye başvurular başladı...

IAB Türkiye‘nin düzenlediği, dijital reklamların ödüllendirildiği

en büyük organizasyon

Mixx Awards Türkiye 2014‘e başvurular başladı. Dijital dünyanın

nabzını tutan en prestijli yarışma Mixx Awards Türkiye,

bu sene 5. yılını kutluyor. Her geçen yıl artan katılımlarla

hızla büyüyen Mixx Awards’a geçtiğimiz sene 596 çalışma

başvururken bu çalışmalar pazarlama ve iletişim dünyasının

seçkin isimlerinden oluşan jürinin titizlikle yaptığı değerlendirmeler

sonucunda ödüllendirildi. Kazanan projelerin birçoğu

uluslararası arenalardan da ödüllerle döndü, iki çalışma

ise IAB ABD’nin hazırladığı Global Insights Report raporunda

yer aldı.

Mixx Awards her yıl olduğu gibi bu sene de; dijital reklamları

hedef-sonuç ilişkisiyle incelemeyi, yaratıcı düşünceyi

performansla birlikte değerlendirmeyi, başarı kazanan ajans

ve reklam verenleri uluslararası arenalarda da teşvik etmeyi

hedefliyor.

Dijital pazarlama iletişimi sektöründe yaşanan gelişmelere

paralel olarak, bu sene de başvuru kategorileri ve her bir

kategorinin başarı kriterleri (KPI) revize edildi.

Mixx Awards 2014′e başvurular 9 Ocak’ta sona erecek

Başvurular www.mixxawards-tr.org üzerinden yapılacak

olup ön eleme, ana jüriyle birlikte IAB Türkiye üyelerinden

birer kişinin katkısıyla 16-26 Ocak tarihleri arasında internet

ortamında yapılacak. Finale kalan işleri ana jüri değerlendirecek.

Erken başvuru dönemi 5 Aralık 2014 tarihinde sona erecek

olan Mixx Awards’a son başvuru tarihi ise 9 Ocak 2015. Mixx

Awards 2014′un Ödül Töreni, 18 Şubat 2015′te Four Seasons

Bosphorus’ta yapılacak.

Mixx’te ödül kazanan çalışmalar hakkında bilgi almak için

Mixx Awards Türkiye 2013 Jürisi’nin katkılarıyla hazırlanan

Mixx İçgörü Raporu’nu (www.mixxicgoruraporu.org) inceleyebilir,

başvuru kurallarıyla ilgili ayrıntılı bilgi için Mixx

Awards Türkiye sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Ersel Serdarlı Brandit Group’a Katıldı...

Reklam ajansı Brandit Group bünyesine Kreatif Direktör

olarak Erdel Serdarlı’yı kattı.

Reklamcılık kariyerine 1997’de Cenajans Grey’de reklam

yazarı olarak başlayan Serdarlı, Güzel Sanatlar Bates’te bir

süre yazarlık yaptıktan sonra Cenajans’ta Kreatif Direktör

olarak görevlendirildi. Kariyerine 1,5 yıl araveren Serdarlı,

ABD’de yerleşti ve farklı müzik gruplarıyla sahne alarak

konserler verdi.

Türkiye’ye dönüşünde Meta Communication, Creative Clinic

ve Drive Dentsu’da Kreatif Direktörlik görevini sürdürdü.

Bugüne kadar 200’den fazla marka için bini aşkın reklam

filmi ve kampanya üreten, ulusal ve uluslararası ödüllere

sahip Serdarlı, Kasım 2014 itibarıyla Brandit Group’ta Kreatif

Direktörlük görevini üstlendi.

‘Reklam Yazmak’ adlı kitabı üniversitelerin reklamcılık derslerinde

kaynak olarak okutulan Ersel Serdarlı, üç dönemdir

Reklam Yaratıcıları Derneği Yönetim Kurulu üyesi. Serdarlı

evli ve üç çocuk babası.

Aynı zamanda müzik çalışmaları devam eden Serdarlı’nın

Sertab Erener, Candan Erçetin, Ferhat Göçer, Demir Demirkan,

Enbe ve Müslüm Gürses gibi isimlerin seslendirdiği

bir çok şarkı sözü ve bestesi bulunuyor.

26 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

Avea’nın yeni interaktif reklam filmi...

Yeni imaj filminden yola çıkarak, interaktif bir video oluşturan

Avea, filmin ana fikrini izleyicilere birebir tecrübe ettiren, entegre

bir kampanya yaptı.

Kampanya kapsamında “Youtube annotation” tekniği ile sektörde

ilk defa akışına izleyicinin karar verdiği interaktif bir

video oluşturuldu. “Dokunursun çok şey değişir” konseptli

yeni reklam filminin çekimleri sırasında bu interaktif kurgu

için özel sahneler çekildi ve bu sahnelerden sosyal medyada

yayınlamak üzere yeni bir versiyon hazırlandı.

Tek film, iki ayrı kurgu

Reklam filminde Avea’nın müşterilerine sunduğu hizmetleri

sembolize eden Avea amblemi, oyuncuların ambleme dokunmasıyla,

hayatlarında oluşan olumlu değişimi gösteriyor.

İnteraktif videoda ise oyuncuların ambleme dokunmadığı ve

hayatında hiçbir değişimin olmadığı bir kurguyla başlıyor.

İzleyicinin “Dokun Film Değişsin” yazısıyla birlikte beliren

ambleme tıklamasıyla olumlu değişimi gösteren kurgu ile

devam ediyor.

Video, 31 Ekim’de “avealilarbilir.avea.com.tr” sitesinde yayınlanmaya

başladı ve hali hazırda 70 bin izlenme sayısı ile

kısa zamanda büyük bir viral başarı elde etti.

Özellikle sosyal medya mecralarında izleyiciler tarafından

yoğun ilgiyle karşılanan interaktif video, akışı değiştirebilen

izleyicilerin, reklam filminde anlatılan duyguları birebir yaşamasını

sağlıyor.

Fıc ve Fox Türkiye birleşiyor...

Fox International

Channels bugün

FIC Turkey ve FOX

Türkiye’nin birleşerek

tek bir operasyon

biriminden

yürütüleceğini duyurdu.

Duyuru, şu

anda her iki şirketin

de ortak raporladığı Fox International Channels Avrupa ve

Afrika Başkanı Jan Koeppen tarafından yapıldı.

Koeppen “Türkiye’de Pay TV grubumuzu ve ulusal kanalımızı

birleştirerek dünyanın en dinamik medya şirketlerinden

biri olan 21st Century Fox’a bağlı daha bütünleyici bir operasyon

oluşturuyoruz. Bu operasyonel birleşme sayesinde

reklamverenler ve platformlar için daha güçlü bir partner,

içerik üreticileri için daha yaratıcı bir hedef ve çalışanlarımız

için çalışması çok daha heyecanlı bir iş yeri yaratma amacındayız.”

diye konuştu.

Uzun süredir FIC’nin başında bulunan Adam Theiler, Güneydoğu

Avrupa ve Afrika Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak bu

birleşik operasyonu yönetecek. Theiler’ın önderliğinde FIC,

Türkiye PayTV pazarının en seçkin kanal gruplarından biri

haline geldi. Theiler aynı zamanda FIC’nin İspanya, Portekiz,

Yunanistan ve Afrika’da bulunan tüm televizyon ve online

operasyonların yönetimini yapmaya devam edecek.

Theiler konuyla ilgili şu sözleri söyledi: “Amacım, bu birleşmenin

PayTV ve ulusal kanal operasyonlarımızı büyütecek

alanında uzman yetenekleri cezbettiğini ve motive ettiğini

görmeye devam etmek. Bu birleşme bölgedeki portfolyomuzu

kesinlikle güçlendirecek.

Koeppen aynı zamanda son 5 yıldır Fox Türkiye operasyonunu

yürüten Pietro Vicari’nin görevine SkyItalyDeputyCFO’su

olarak devam edeceğini açıkladı. “Pietro görevde olduğu

süre boyunca operasyon hacmini neredeyse iki katına çıkartarak,

Fox Türkiye’nin hızla büyümesine büyük katkıda bulundu.

Tüm bu zaman boyunca liderliği için teşekkür eder,

Sky’daki yeni pozisyonu ile ilgili kendisini tebrik ederim.”

Önümüzdeki birkaç ay süresince devam edecek yeni operasyonel

birleşme süreci COO görevine atanan Cenk Soner

liderliğinde gerçekleşecek. Mehmet İçağasıoğlu ise tüm

operasyonun reklam satışını yönetecek. FOX TV’nin son dönemdeki

rating başarısına büyük katkısı olan Şebnem Aşkın,

FOX TV’nin yayın yönetmenliği görevini sürdürecek. Doğan

Şentürk ise FOX TV’de Haber ve Spor Yayın Yönetmeni olarak

görevine devam edecek.

marketing europe & anatolia /27


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Görünen düşman: Cehalet sarmalı...

Dün veli toplantısı vardı. Oğlumun okuduğu okula gittim.

Öğretmenleriyle görüştüm. Buraya kadar herşey normal.

Zaten her yıl iki kere veli toplantıları oluyor. Biz de

çocuğumuzun eğitimiyle ilgili olarak bilgilenmek için bu

toplantılara katılıyoruz.

Normal olmayan her gittiğim veli toplantısında yeni bir

eğitim sistemiyle karşılaşıyor olmam. Eğitimde sürekli

olarak sistem değişiyor. Bunda ne var ülkemiz hızla

gelişiyor eğitim sistemimizin de buna ayak uydurması

gerekiyor diyebilirsiniz. Ancak durum pek de öyle değil.

Hükumet her konuda olduğu gibi eğitim gibi ülkemizin

geleceğini ilgilendiren en önemli alanda bile kendilerinin

günlük siyasi çıkarlarına cevap verecek uygulamaları,

çocuklarımızın geleceğini karartmak pahasına devreye

sokuyor.

Uygulamalar gündelik siyasetle ilgili olunca da sık sık

değişmesi, eğitim sisteminin bir yaz boz tahtası haline

gelmesi son derece normal.

Öncelikle cemaat okullarını boşaltıp, kendilerinin

paralel yapı olarak nitelendirdikleri eski partnerlerini

cezalandırma gayreti göze çarpıyor. Bu amaca hizmet

etsin diye tüm okulların kontenjanları arttırılıyor. Zaten

verimli bir eğitim için fazlaca kalabalık olan sınıflar, daha

da kalabalık hale getiriliyor. Peki burada duruyorlar mı?

Hayır. Çocukların ilköğretim hayatlarını cehenneme

çeviren sınavlarla binbir çabayla girdikleri okulların nakil

için taban puanları ortadan kaldırılıyor. Nakillerle başarı

seviyesine bakılmaksızın istediği okula yerleştirilen

yeni öğrenciler, haliyle eğitimde daha geride oldukları

için ya gittikleri okula ayak uyduramayarak daha da

başarısız oluyorlar ya da okulun tüm müfredatı yeni

gelenlerin seviyesine indirmelerine neden oluyorlar. Peki

bu yetiyor mu? Hayır. Sayısal,, Sözel, TM ve Dil sınıfları

olarak ayrılan branşlarda kontenjan arttırmak için karma

eğitime gidiliyor. Böylelikle lisede dil seçtiği için LYS'ye

dilden girmek dışında tüm seçenekler dersanelerin

kapatılmasıyla da ellerinden alınan çocuklar, örneğin

TM'lerle aynı seviyede dil dersini almaya mahkum

edilerek kendi branşlarında bir üniversiteye girmelerinin

önü tamamen kapatılıyor.

Tüm bunlar neden çünkü hükumet ve cemaat kanka

olarak oluşturdukları çarpık devlet yapılanmasında iktidarı

paylaşmakta anlaşamamışlar.

"Ne istediniz de vermedik?" itiraflarıyla kafamıza kazınan

hesaplaşma sürecinde filler tepişirken maalesef çimenler

eziliyor. Hükumet ise eğitimin her kademesinde başörtüsü

serbestliğini bir reforrm olarak taraftarlarına satmaya

devam ediyor.

Bu konuda birşey söyleyenlere niyet okuyuculuğu

yapıyorsunuz yaftası yapıştırmak, algı yönetimi

operasyonu yalanının arkasına saklanmak AKP iktidarının

her defasında işe yarayan en bilindik silahları. Ancak

görünen köy kılavuz istemez. Bu ne niyet okumadır ne de

algı yönetimi.

Bu iktidarın icraatlarının cahil, cinsiyet ayrımcı, erkek

egemen bir toplum yaratmaya hizmet ettiği, eğer iktidar,

kendi şahsi ve siyasi menfaatlerini, toplumun önünde

tutan bu kişilerde kalırsa geleceğimizin pek de aydınlık

olmayacağı artık sır olmaktan çıkmıştır.

Cehalet sarmalı bir kez oluştuktan sonra, sonraki

kuşaklara da aktarıldığı için, çünkü bir kuşak cahil

yetiştiğinde sonraki kuşağı eğitecek olan o cahiller

olacaktır, bu sarmalı aşmak imkansız olmasa da çok

zordur.

Umarım Türk halkı, bu akıl tutulması dönemini de aşacak

feraseti göstermekte çok geç kalmaz ve bir kaç kuşak

bu sorumsuz siyasetin kurbanı olarak cehalet sarmalına

kapılmaz.

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

Her moda göre moda n11.com’da...

n11.com, ‘Her Moda Göre Moda n11.com’da’ ve ‘Çok harcamadan

şık olmak moda’ temalı yeni kampanyasında Tülin

Şahin ile reklam filmi fotoğraf çekim çalışmaları gerçekleştirdi.

Çok harcamadan şık olmanın moda olduğu dönemde,

kaliteli ürünlerin uygun fiyatlarla n11.com’da bulunabileceğini

anlatan reklam filmi Beykoz ayakkabı fabrikasında gerçekleşti

Reklam filmi çekimi boyunca birçok ürünle farklı

kombinler yapan Tülin Şahin’in tüm gün süren çekimlerdeki

enerjisi filme de yansıdı. Filmde , bir önceki reklam filminde

yer alan şarkıcı Halil Sezai de süpriz olarak yer aldı. Nil’in

İşleri tarafından jingle’ı hazırlanan reklam filmi kampanya

TV, radyo, internet, açıkhava ve sinema mecralarında yer

alacak.

Kampanya Künyesi

Marka: n11.com

Ajans: 41? 29!

Yaratıcı Grup: Alperen Altınöz, Gözde Dilek

Ajans Prodüktörü: Emre Telci

Prodüksiyon: Hacıyatmaz Film

Yönetmen: Kağan Erturan

Jingle: nil’in işleri

Seslendirme: Cengiz Küçükayvaz

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

Parmakları yediren lezzet...

Patos’un üç boyutlu cipsi Critos’un yeni reklam filmi izleyiciyle

buluştu. Ali Taran Creative Workshop tarafından hazırlanan

yeni reklamfilmiyle PatosCritos, cips severleri üç boyutlu

cipsin tadını çıkarmaya çağırıyor.

Doğuş Yiyecek ve İçecek’iniddialı bir hamleyle giriş yaptığı

cips sektörünün önemli markalarından Patos’unüç boyutlu

cipsi Critos’un yeni reklam filmi yayına girdi. Ali Taran Creative

Workshop imzasıyla yayınlanmaya başlanan reklam filmi,

cips severleri parmakları yediren ‘lezzete’ davet ediyor.

Cips severlerin vazgeçilmezi PatosCritos’un, ‘Peynirli’, ‘Meksika

Ateşi’ ve ‘Barbekü Heyecanı’ olmak üzere üç çeşidi bulunuyor.

Yıldızın Parlasın...

Kampanya Künyesi

Kampanya Adı: Parmakları Yediren Lezzet

Marka: PATOS

Reklamveren: HarikaKarakanBatallı, Birben Aytemir,

Mustafa Daral

Reklam Ajansı: ATCW

Prodüksiyon Şirketi: Mojo

Medya Planlama: SPEED MEDYA

Kullanılan Mecralar: TV

TEB Yıldız Bankacılığın yeni reklam kampanyası, “Yıldızın

Parlasın” sloganı ile ekranlarda yerini aldı.Yeni reklam kampanyasında

TEB Yıldız Priority Card’ın sunduğu ayrıcalıklar,

Selahattin karakteriyle kullanıcıların yıldız falınıza bakılarak

anlatılıyor.Projede sistem oldukça basit işliyor. www.selahattinleyildizfali.com

adresine giren kullanıcı, doğum tarihini

ve ismini kutucuklara yazıyor. Kampanya Manajans/JWT

imzasını taşıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: TEB

Reklamveren Ekibi: Zeynep Demirkol, İlke Erdener,

Ezgi Canalp

Ajans: Manajans/JWT

Yaratıcı Ekip: Tuğbay Bilbay, Sami Basut,

Murat Yaylagül, Renan Erdener

Müşteri İlişkileri: Fulya Özarı, Barış Alemdar,

Didem Kurt, Ayşenaz Altınöz

Ajans Prodüksiyon: Şafak Serter, Açelya

Ülkümen, Ahmet Bayık

Dijital Ekip: Emre Süvari, Gökhan Akıncı,

Sercan Derin, Aytaç Şahin

Fotoğrafçı: Emre Doğru

Medya Ajansı: OMD

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Ülker 70. yılını kutluyor...

Ülker bu yıl 70. yılını kutluyor. Hayata geçirilen “Mutlu Et

Mutlu Ol” reklam kampanyası markanın senelerdir tüketicilerinin

hayatına kattığı mutlu anları sembolize ediyor. Sözlerini

Nil Karaibrahimgil’in yazdığı, Sertab Erener ve Mustafa

Ceceli’nin yorumladığı reklam jingılı ise bu mutluluk dolu

günün ruhunu temsil eder nitelikte. 600 kişilik bir kadro ile

yapılan çekimlerde 70’e yakın Yıldız Holding çalışanı da rol

aldı.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Ülker

Reklamveren Temsilcisi: Ahad Afridi, Aybüke Saraloğlu

Reklam Ajansı: Alametifarika

Kreatif Direktör: Emrah Karpuzcu, Kenan Ünsal,

Can Çelikbilek

Yaratıcı Grup: Serhat Bayram, Leman Köksal,

Can Dağlı, Erdem Güngör

Stratejik Planlama: Başar Sarıkaya, Serra Akyel,

Ufuk Saygın

Marka Direktörü: Gökhan Akbay, Başak Sarıoğlu

Prodüksiyon: Sertuğ Alptekin, Berkay Tahmaz, Teğin Polat

Prodüksiyon Şirketi: 2012

Yönetmen: Özer Feyzioğlu

Görüntü yönetmeni: Tolga Kutlar

Post Prodüksiyon: İmaj

Müzik: Nilinişleri

Aranjman: Mustafa Ceceli

Vokal: Sertab Erener, Mustafa Ceceli

Hayatı Kolaylaştıran Çözümler...

MetLife’ın Bireysel Emeklilik’e ilişkin merak edilen noktalara

Snoopy aracılığı ile yanıt bulunarak soru işaretlerinin ortadan

kaldırılmasından oluşuyor.

İletişim kampanyasına ilişkin içerikler TV, outdoor ve dijital

mecralarda sergilenmeye başladı.

Kampanya Künyesi

Reklam Ajansı: Güzel Sanatlar

Reklamveren: MetLife

Reklamveren Yetkilisi: Sena Kıstak, Duygu Özgüç Evren,

Burak Çelik

Ürün: MetLife İmaj Kampanyası

Yaratıcı Ekip: Gökhan Atasoy, Latif Çetinkaya,

Volkan Yanık, Dilan Bayar, Özge Akyol

Müşteri İlişkileri: Emine Sarpyener, Gözde Cumur,

Tuğçe Genç

Stratejik Planlama: Tuğay İlyasoğlu, Berra Katlav

Ajans Prodüktörü: Ahmet Varol, Hüseyin Sert

Yapımevi - Yönetmen: Atlantik Film – Aksel Özcan

marketing europe & anatolia / 33


Kampanyalar

UrbaNatureByLumberjack...

Lumberjack’in sonbahar/kış koleksiyonunda yer alan, şehir

ve doğa hayatında kullanılabilecek fonksiyonel ayakkabılar;

yeni reklam filminde tempolu bir tonla ekrana yansıyor. .

ProdüksiyonunuTesla Film’in üstlendiği reklam filmi,

İstanbul’da bir günde çekildi. Film, diğer uygulamalarıyla pek

yakında farklı mecralarda karşınıza çıkacak.

Kampanya Künyesi

Reklamveren:Lumberjack

Reklamveren Temsilcisi: Didem Şavluğ, Abide Turan,

Nuray Yazgan

Reklam Ajansı: Alametifarika

Kreatif Direktör: Emrah Karpuzcu, Kenan Ünsal

Yaratıcı Grup: Can Dağlı, Erkul Yazgan, Nuri Gülver,

Erdem Güngör

Marka Direktörü: Canan Akyıl

Strateji: Başar Sarıkaya, Serra Akyel

Prodüksiyon: Özgür Dağgez, Berkay Tahmaz

Prodüksiyon Şirketi:Tesla Film

Görüntü Yönetmeni: Murat Altınparmak

Post Prodüksiyon: Post43

Mizu.com...

Leo Burnett İstanbul, Mizu’nun yeni lansman kampanyası

için Hazar Ergüçlü ile reklam kuşaklarında romantik diliyle

sıyrılacak ve kadınların kalbini çalacak bir filme imza attı.

Online giyim alışveriş sitesi Mizu.com, bu kampanyayla birlikte

kendi giyim markası olan Mizu Collection’ın da lansmanını

yapıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Mizu.com

Reklamveren Temsilcisi: Ümit Arsoy, Cemil Toksöz,

Muhsine Öcal, Gizem Kaboğlu

Kreatif Direktörler: Emrah Akay, Oktar Akın

Kreatif Ekip: Emrah Akay, Öykü Berberoğlu, Aren

Selvioğlu, Ümit Şentürk

Müşteri İlişkileri: Meltem Gençkırlı, Tuba Karaca Azak

Ajans Prodüktörü: Sevinç Metuçin Öktem,

Erman Karahisarlı, Canan Polat

Stratejik Planlama: İsmail Seval, Berkant Avcı

Yönetmen:Cemal Alpan

Yapım Şirketi: Kala Film

Müzik:Atakan Ilgazdağ

34 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Sonunda, hak ettiğiniz kahve...

Café Breno’nun FCB İstanbul tarafından hazırlanan ilk

reklam filmi 20 Kasım’da yayınlandı. Filmde kullanılan

karakter en iyi kahveye yakışacak kupayı yapmak üzere

çeşitli keşiflere çıkıyor ve filmde bu serüven anlatılıyor.

İstanbul’dan yola çıkılarak Türkiye’nin 7 farklı bölgesinde

10 gün süren çekimlerle hayata geçen filmde su altı

dalışından kaya tırmanışına, soluk kesen görüntülerle

geçen bir yolculuk anlatıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Akyürek Pazarlama –Uğur Özden,

Onur Yerebakan

Reklam Ajansı: FCB İstanbul

Yaratıcı Ekip: Yavuzhan Gel, Çağlar Cengiz, Cem

Haşimi, Pınar Cingöz

Müşteri İlişkileri: Ceren Çubukçu, Yağmur Erengül,

Melis Çubukçuoğlu

Mecra: TV, Outdoor, Dijital ve Sosyal Medya

Prodüksiyon Şirketi: Kala Film

Yönetmen: Eralp Vardar

Medya Planlama: Starcom Mediavest Group

Performansı çok rakibi yok...

Fakir’in yeni reklam filmi ile temizlik için tercih edilen elektrik

süpürgesinde performansın ne kadar önemli olduğunu

vurguluyor.

Yönetmenliğini Fırat Mançuhan’ın yaptığı reklam filminde

2012–2013–2014 Türkiye Ralli Şampiyonası Kadın Pilotlar

Birincisi Simin Bıçakcıoğlurol aldı.Ralli yarışına gönderme

yapan filmin görüntü yönetmenliğini ise Engin Özkaya

üstlendi.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Fakir Elektrikli Ev Aletleri

Reklamveren Temsilcisi: Aslı Şahin

Reklam Ajansı: Reklam Çiftliği

Kreatif Direktör: Timsal Ünsal

Yaratıcı Grup: Timsal Ünsal, Gönç Selen

Müşteri İlişkileri Grubu: Serhat Selçuk, Cenk Selen

Yönetmen: Fırat Mançuhan

Görüntü Yönetmeni: Engin Özkaya

Film Prodüksiyon: Traffic Film

Jingle: Stok

Kullanılan Mecra: TV, internet,billboard, dergi

marketing europe & anatolia / 35


Kampanyalar

Papia ile değişime hazir misiniz?...

Papia yeni reklam kampanyasında, kadınların kendini özel

hissetmek için hayatında hep bir şeylere sahip olmayı beklediği

ve değiştirmeyi istediği içgörüsünden yola çıkıyor. Kadınlara,

en çok kullandıkları şeyleri değiştirerek değişimin bir

parçası olabileceklerinin ve kendilerini özel hissedilebileceklerinin

mesajını veriyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Hayat Kimya - Papia

Reklamveren Temsilcisi: Aysel Aydın, Gül Yeşilay Coşkun,

İdil Önce

Reklam Ajansı: Vietnam

Yaratıcı Yönetmen: Özlem Küçükyılmaz

Yaratıcı Grup: Kenan Çetinkaya, Besime Yıldız,

Özlem Küçükyılmaz

Müşteri İlişkileri: İlknur Taşkıran

Ajans Prodüktörü: Begüm Baran

Yönetmen: Müfit Samık

Görüntü Yönetmeni: Veli Kuzlu

Yapım Şirketi: Shortcut

Post Prodüksiyon Şirketi: Sinefekt

Finansçı’dan Çift Sarılı Hesap...

Ergin Doğanay, Tuba Ulu, Yiğit Karagöz

Strateji: Oğuz Savaşan, Bahar Sümer

Müşteri İlişkileri: Birçim Akfırat, Ezgi Günaydın

Ajans Prodüktörü: Pınar Yazıcıoğlu

Medya Planlama/Satınalma: People

Yapım Evi – Yönetmen: PTT, Ozan Açıktan

Post Prodüksiyon: Post 43

Müzik: Nil’in İşleri

Mecra: TV, Basın, İnternet, Açıkhava

Finansbank’ın, “Çift Sarılı Hesap” reklam filmi vizyona girdi.

Karakterleri Yılmaz Erdoğan’ın canlandırdığı reklam filmi bu

kez bir kahvaltı salonunda geçiyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Finansbank

Reklam Ajansı: Rabarba

Reklamveren Yetkilisi: Armağan Engel, Nilgün Bosum,

Funda Esenç

Yaratıcı Ekip: Pemra Ataç Açıktan, Ozan Yurtsever,

36 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Bir incelik ve ustalık dersi...

Biscolata ailesinin en yeni üyesi Biscolata Veni’nin reklam

filmi izleyicilerle buluştu. Reklam filminde, karizmatik Biscolata

erkeği kadınlara hak ettiği inceliği vermek için mutfağa

giriyor. İncecik, çıtır yaprakları ve yoğun kremasıyla gofret

dünyasında yepyeni bir sayfa açan Biscolata Veni’nin kendisi

kadar incelik dolu reklam filmi yayına girdi.

Biscolata Veni reklam filmlerinin yönetmenliğini Can Ulkay

yapıyor Filmin, yaratıcı ajansı Proximity İstanbul, prodüksiyon

ajansı ise Dijital Sanatlar.

Kampanya Künyesi

Reklam Ajansı: Proximity İstanbul

Kreatif Ekip: Biscolata Kreatif Ekibi

Müşteri İlişkileri: Selen Öngör, Özge Budunç

Yönetmen: Can Ulkay

Prodüksiyon Şirketi: Dijital Sanatlar

Müzik: Mehmet Can Erdoğan

Reklamveren: Şölen

Reklamveren Temsilcisi: Zeki Bilsel, Hayat Kapukaya,

Ülkü Vural, Eyüp Türkoğlu

#SihrinKokunda...

son dokunuşu yaparak tamamlıyor. Bilgisayar ortamında

yaratılan görüntülerde, tıpkı serideki ürün çeşitliliği gibi,

yaşamın çeşitliliğini yansıtan farklı tarzda mekânlar da

dikkat çekiyor.

FCB İstanbul tarafından hazırlanan filmdeki genç kadın, güzel

ve bakımlı görünümü kadar özgüveni, aklı ve cesaretiyle

de dikkat çekiyor. Sahip olduğu nitelikleri ise hem parfüm

hem deodorant olarak kullandığı, kalıcı ve etkileyici 8x4 ile

Kampanya Künyesi

Marka: 8x4

Reklamveren: NIVEA Beiersdorf Türkiye

Marka Ekibi: Mustafa Birhan Hazer, Sevil Taban,

Mustafa Kabakçı, Melis İnce

Reklam Ajansı: FCB İstanbul

Müşteri Temsilcileri: Yağmur Erengül, Ceren Çubukçu,

Melis Çubukçuoğlu

Reklam Yazarı: Pınar Cingöz

Yaratıcı Yönetmen: Yavuzhan Gel

Yaratıcı Ekip Lideri: Çağlar Cengiz

Yapım Şirketi: Atlantik Film

Yönetmen: Umut Aral

Sanat Yönetmeni: Cem Hasimi

Post Prodüksiyon: İmaj

Müzik: Jingle Jungle

marketing europe & anatolia / 37


Kuta;Endonezya’n


Gezi

ın modern yüzü...

Endonezya gezimizin son durağı, Kuta. Kuta ile Ubud arası 32

km ve iki şehrin bir biriyle hiç alakası yok.

Kuta, Endonezya’ nın modern yüzü.

Kuta sahil şeridinde ve modern bir yer. Beton binalar, marka otel,

restaurant ve mağazalar var. Sahil şeridi batıdan güneye doğru

Seminyak, Kuta ve Nusa Dua olarak devam ediyor.

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / seval@sevalduban.com

Endonezya gezimizin son durağı, Kuta.

Kuta ile Ubud arası 32 km ve iki şehrin

bir biriyle hiç alakası yok.

Kuta sahil şeridinde ve modern bir yer.

Beton binalar, marka otel, restaurant

ve mağazalar var. Sahil şeridi batıdan

güneye doğru Seminyak, Kuta ve Nusa

Dua olarak devam ediyor. Kaldığımız

otel Seminyak’ ta en işlek caddenin

üzerindeydi. Ananda Resort Seminyak.

İsmiyle epey dalga geçmiştik:) Otelin

girişi caddeye bakıyor dolayısıyla büyük

bir binada kalacakmışız izlenimi

edindik. Fakat girişinden geçtikten sonra

bambaşka bir yer çıktı karşımıza.

Sanki orası şehrin göbeğinde değil de

Bali’ de hava 17:30’ da karardığı için

karanlıkta vardık otele. Hemen eşyaları

yerleştirdik. Grubun diğer kısmı aç olduğu

için hoş bir İtalyan restaurant’ ına

gitti. Grubumuzda tombiş bir arkadaşımız

var. Bali yemekleri onu kesmediği

için hafiften kilo kaybetti. Modern bir

şehre gelirken de yolda Mc Donals’ lar

görünmeye başladı. Biz sabredemeyip

yolda, bissürü ketçaplı mayonesli hamburger

yedik. O yüzden de aç olmadığımız

için Seminyak’ ı keşfe çıktık. Otelimizin

olduğu cadde Bodrum’ un barlar

sokağını andırıyordu. Mağaza ve mekanlara

bakarak sahile kadar yürüdük.

Sahilde de çok şahane bir mekan keşfettik.

Hazırlıksız gittiğimiz için fotoğraf

çekemedik. Gerçi ben bu bölgede hiç

fotoğraf çekmemişim neredeyse. Nasıl

bir tatil moduna girdiysem:) Fakat belki

oralara yolu düşen olur diye mekanın

link’ i http://www.kudeta.net/

O geceyi otele yakın bir barda kapattık.

Ertesi gün erkenden kalkıp minibüse

doluştuk ve Sukasada bölgesinde bulunan

ikiz göllere gittik. Burada birbilerine

yakın 3 tane göl var . Biz Tamblingan

ve Buyan göllerini yukardan izlemeyi

seçtik. Manzara muhteşemdi ama o

manzara için o kadar uzaklara gitmeye

gerek yokmuş. Aynı manzara Ömerli –

Şile arasında da var. Facebook’ tan göllerin

fotoğraflarını paylaştığımda, arkadaşlarım

“yeme bizi, orası Şile” dediler .

Bali’ de çok güzel eski otomobiller var.

Göl manzarası izlerken bunlardan 3

tanesini gördük. Bu arabaları kiralayıp

gezebiliyorsunuz.

Göl manzarası seyrediyoruz hesabı takılırken

biraz ilerde kocaman bir yarasa

ve iguana gördüm. Yarasa uçurtma kadar

falan, öyle bildiğimiz yarasalardan

falan değil. Alman teyzenin biri almış

yarasayı, kurcalıyor, fotoğraf çektiriyor.

Sonra benim baktığımı görünce, gelip

yarasayı sende sev dedi. Nasıl kaçacağımı

bilemedim. Ik mık ettim hemen

uzaklaştım oradan.

Göl manzarasının keyfini çıkardıktan

sonra Beratan gölünün kenarındaki ,

Bali’ nin en görkemli tapınaklarından

biri olan Pura Ulun Danu Batur’ a gittik.

marketing europe & anatolia / 39


Bir sonraki gün

meşhur tapınak Tanah Lot’ a

gitemeye karar verdik.

Fakat oranın keyfi gün

batımında çıktığı

için biraz geç çıktık.

Gezi

Tapınak, 1633 yılında kral tarafından

yaptırılmış. Batur volkanik yanardağının

eteklerinde kurulan köy ve tapınak,

1926 yılında yanardağın patlaması sonucu

çok hasar görmüş. Sonrasında

yerleşim yeri ve tapınak tekrardan inşa

edilmiş. Bu güzel tapınağı gezmekten

çok keyif aldık. Nefis göl manzarası,

yemyeşil çimenler ve huzur. Hava o

kadar güzeldi ki, insanın saatlerce çimlerin

üzerine oturası geliyor. İnanılmaz

huzurlu ve güzel. Avrupa’ da kiliseleri

gezerken bir sürü kıymetli eşya görüyorsunuz.

Duvar süsleri, ipek halılar,

altın haçlar vs. Bali’ de ki tapınaklarda

hiç böyle şeyler yok. Tapınaklar değil

sadece evler de öyle. Bir döşek, bir iki

mutfak eşyası vs. Sanırım bu hindu dinine

özgü bir şey. Az eşya, az bağımlılık.

Onlarda bizler gibi “sahip olma

duygusu” gelişmemiş. Materyallere bağımlı

değiller. Dolayısıyla da huzurlu ve

mutlular. Tabii bu söylediğim Kuta için

geçerli değil.

İnsanlar sürekli gülümsüyorlar, alırken

değil, verirken teşekkür ediyorlar.

Şükrediyorlar. Televizyon izlemiyorlar.

Hep birlikte ibadet ediyorlar. İnanılmaz

huzurlu ve mutlu görünüyorlar. Güldüklerinde

gözlerinin içi de gülüyor. Ve bu

huzur kısa bir süre sonra sizi de sarıp

sarmalıyor.

Burayı da gezdikten ve çok acıktıktan

sonra yemek yemek için gölün eteklerindeki

bir restaurant’ a gittik. Açık büfe

yemek var. Bali yemeklerinde tatlı ve

tuzlu bir arada. Mesala ahşap çubuklara

dizilmiş köfte var. Adana kebabın

incesini düşünün. Öyle ama hafif tatlı

bir tadı var. Oldukça enteresan yemeklerden

yiyip, hava kararmadan otele

döndük. Hemen bir duş alıp kendimizi

sokağa attık. Akşam, dün keşfettiğimiz

Kudeta’ ya gittik grup olarak. Seminyak

sahilinde denize karşı Cointreau içtim

mutlu mutlu. Her zaman çok sevmişimdir

Cointreau’ yu ama o akşam başka

bir güzel geldi. Bali ister istemez sizi

sukunetinin içine alıyor.

Bir sonraki gün meşhur tapınak Tanah

Lot’ a gitemeye karar verdik. Fakat

oranın keyfi gün batımında çıktığı için

biraz geç çıktık. 15. yüzyılda rahip Nirartha

tarafından yaptırılan Tanah Lot

, Bali dilinde “Denizdeki Toprak/Kara”

anlamına geliyor.

Efsaneye göre, Endonezya kıyılarında

gezen Nirartha, bu güzel kayayı göre-

40 / marketing europe & anatolia


Gezi

Tapınağın olduğu

bölgeye gelince biz de yüzlerce

turistin arasına karıştık.

rek üzerinde gecelemiş. Kendisini görerek

hediyeler sunan balıkçılara, bu

kayanın, Bali deniz tanrılarına tapınmak

için uygun ve kutsal bir yer olduğunu,

bu kayaya bir sunak inşa etmeleri

gerektiğini söylemiş.

Tanah Lot Bali Mitolojisi’nin önemli bir

parçası. Tapınağın altında bulunan

zehirli deniz yılanlarının -ki bu bölgede

gerçekten sıkça bulunuyormuş- tapınağı

kötü ruhlardan koruduğuna,

Nirartha’nın eşarbından meydana gelmiş

dev bir yılanın ise tapınağı fiziksel

olarak koruduğuna inanılır.

Ancak okyanusun güçlü dalgalarından

koruyamamış olacak ki, 1980’lerde yapısal

stabilitesini kaybeden tapınak ve

çevresini restore etmesi için Japonya,

Endonezya’ya 130 Milyon dolarlık bir

yardım yapmış.Tapınağın olduğu bölgeye

gelince biz de yüzlerce turistin

arasına karıştık. Tapınağın karşısındaki

milli parka gidip çimenlerin üzerine

serildik ve güneşin batmasını bekledik.

Gün batımının kızıl ışıkları altındaki tapınak

oldukça büyülü görünüyordu.

Güneşi de batırdıktan sonra yine kürkçü

dükkanına geri döndük. İlk akşam

sahile yakın bir yerde bir mekan keşfetmiştik.

Sepetlerde kalamar, balık,

istakoz olan bir yer. Sen yiyeceklerini

seçiyorsun onlar da ızgarada pişirip

marketing europe & anatolia /41


Gezi

servis yapıyor. Hepsinden birer parça

seçip bira eşliğinde keyif yaptık.

O gece de güzel bir rock barda son

buldu. Tanah Lot’ dan sonra benim için

kültür gezisi sona erdi. Grubun diğer

üyeleri ertesi gün de kültür gezilerine

devam etti. Ben oda arkadaşım Nilüfer’

i de ikna edip Kuta sahillerini keşfe

çıktım. Bir taksiye atlayıp Kuta’ ya gittik.

Her kadın gibi önce mağazaları ve

Bali’ de çok meşhur olan açık pazarları

gezdik. Sonra da Kuta sahillerine attık

kendimizi.

Yanımıza bikinilerimizi almıştık, hemen

soyunma kabinlerine gidip, plaj kızları

olarak çıktık ve havluları serdik sahile.

Güneş bizi ısıtınca da denize girelim

dedik. Fakat çok mümkün olmadı.

Deniz çok sığ ve çok dalgalı. Girerken

dalgalar sizi deviriyor ve uygun dalgayı

yakalamazsanız da çıkamıyorsunuz.

Tabii bu arada bikinilere sahip çıkmak

gerekiyor. Dalgalar onları da üzerinizden

çıkarabiliyor.

Bu kocaman dalgalar yüzünden Kuta

oldukça rağbet gören sörf merkezlerinden

biri. Hemen herkes sörf yapmak

için geliyor bu sahillere.

Siz havluları serip sohbet muhabbet

Deniz çok sığ ve çok dalgalı.

Girerken dalgalar sizi deviriyor

ve uygun dalgayı

yakalamazsanız da çıkamıyorsunuz.

Tabii bu arada

bikinilere sahip çıkmak

gerekiyor.

ederken, kaslı ve havalı abiler gelip

sörf dersi almak ister misiniz diye soruyorlar.

Sağlam piayasa var yani :)

Sadece sörf hocaları değil masaj yapan

ablalar da var. İsterseniz, siz güneşlenirken

plajda ya da palmiye ağaçlarının

altında size masaj yapıyorlar. Çok şahane

bir şey :)

Plaj keyfi yaptıktan sonra yemek için

tekrar Kuta sokaklarına daldık. Bura-

42 / marketing europe & anatolia


Gezi

da yöresel yemeklerden ziyade başka

yemekler de var. Yemek işini hallettikten

sonra Seminyak’ a geri döndük.

Üzerimizi değiştirip duş aldıktan sonra

3 hatun ayak masajı yaptırmaya gittik.

Üçümüzde yan yana oturduk, başladılar

masaja.

Refleksoloji, ayaklarda bedenin tüm

bölgelerine, organlarına ve sistemlerine

karşılık gelen refleks noktaları olduğu

ve bu noktaların beden anatomisinin

aynası olduğu prensibine dayanan bir

Çin tedavi yöntemidir. Uygulanan özel

parmak ve el teknikleriyle, ayrıca baskı

ile stresin azaltılması sağlanıyor ve

bedende meydana getirdiği fizyolojik

değişiklikler ile sağlığınızı olumlu yönde

etkiliyor. Masaj yaparlarken beyine

denk gelen kısımda başım zonklamaya

başladı. Aşırı derecede çok hissettim

kan akışının yoğunluğunu. Bir de mide

kısmına gelince inanılmaz çok midem

bulandı. Sonrasında farklı organları

temsil eden bölgelerde inanılmaz keyif

aldık. Yüzümüzde sırıtık bir ifadeyle dışarı

çıkıp birer sigara yaktık :)

Ertesi gün de Nusa Dua’ yı keşfe çıktık.

Atladık bir taksiye gittik. Orası ayrı

bir yarım ada gibi. Adanın girişinde bir

Hint Okyanusunu

görüyorsunuz, dalgalar

kayalıklara çarparken

muhteşem bir görüntü oluşuyor.

kapı ve güvenlik var. Normal bir şehir

beklerken parçalara bölünmüş bir alan

bulduk. Bu yarımadada kocaman oteller

ve tesisler var. Hepsinin plajı havuzu

ayrı. Bali’ nin en lüks turizm bölgesi burası.

Bizim taksici oraları bilmediğinden

biz ortalık bir yerde inip plajı bulduk.

Buranın denizi Kuta’ ya nazaran daha

sakin. Denize girip güneşlendikten sonra

da adayı keşfe çıktık. Sırayla koylara

göz attık. Nusa Dua yarımadası diye bir

botanik park var. Her ülkeden buraya

ağaç gönderilmiş. Türkiye de var listede.

Yarımadanın ucunda bir tane seyir

terası var. Hint Okyanusunu görüyorsunuz,

dalgalar kayalıklara çarparken

muhteşem bir görüntü oluşuyor. Hatta

dalgalardan dolayı sırılsıklam oluyorsunuz.

Çok eğlenceli :)

Koyları da bitirip, alışveriş merkezini

gezdik. Sonrasında da taksiye atlayıp

otele geri döndük. O akşam benim doğum

günümdü. Hep birlikte bir bara gidip

doğum günümü kutladık. Çok mutlu

oldum. 10 numara 5 yıldız dalış grubuyla

şarap içip doğum günü kutladık.

Tabii gece burada bitmedi. Sokağın sonuna

doğru yürürken bir bardan epey

güzel müzik geliyordu. Sesi duyunca

daldık içeri. İyi ki de dalmışız. Kocaman

bir mekan ve ortalık yıkılıyor. Enteresan

ve eğlenceli tiplerle dolu bir mekan.

Epey bir dansettikten sonra otele döndük.

Çok güzel bir akşam oldu.

Ertesi gün hiç bir yere gitmeyip otelde

takılmaya karar verdim. Önce gidip biraz

alış veriş yaptım. Sonra bikinilerimi

giyip havuz kenarına indim. Lezzetli

kokteyller eşliğinde havuza girip, arada

kitap okudum. 14 günün yorgunluğunu

attım. Akşam öyle sakin olmadı tabii.

Son bir kez sokaktaki barları tavaf ettik.

Ertesi gün de eşyaları toplayıp doğru

havaalanına. Yine uçakta yer olmadığı

için havaalnında mahsur kaldım. Check

in bittikten sonra gidip şansımı denedim.

Ta ta taaaammm. Bir grup geç

kaldığı için bana boş koltuk açıldı. Yine

heyecan ve stres yaşattılar bana. Sanırım

bu stres beni hayatta tutuyor.

Eleştiri ve önerileriniz için:

seval@sevalduban.com

marketing europe & anatolia /43


Röportaj

NBA 2K 15...

Game On

Ali Erdem Ekşioğlu

Kendi Kariyerini Yarat

Kendi karakterini yaratıp ona dünyanın en

elit basketbol liginde bir kariyer ver ve kendi

yıldızını yarat.

Akıcı Haraket

Akıcı top sürüşü ve gerçek hissi veren

animasyonlarla inanılmaz akıcı hareketler.


GameOn Youtube: http://www.youtube.com/user/meaGameOn

Veteran Seslendirmeler

Farklı Oyun Tecrübeleri

Gerçek oyuncuların sesleriyle hayata geçirilen Basketbolu her yönüyle, her şekilde oynama

modellerri rehber al.

şansı. İster sıfırdan başlayan bir oyuncu ol

ya da bir yönetici.


Game On

Spor oyunlarının uzamanı 2k, NBA

2k15 le karşımızda. NBA serisiyler

EA’i geride bırakan ve sorgulanmaz

bir liderlik elde eden 2k bu sene

yine hayranlarını tatmin edicek

inanılmaz bir oyunla karşımızda. Yeni

jenerasyon grafikleri, gerçek oyuncu

seslendirmeleri, yeni şut mekanikleri

ve birçok gelişme ile zaten hatasıza

yakın olan serilerini bir adım ileri

götürmeyi başarmışlar.

Oyun size NBA’de yapmak

isteyebiliceğiniz herşeyi, son

damlasına kadar sunuyor ve bunu

yaparken gösterişten de kaçmıyor.

Kendi hikayenizi yazabiliceğiniz

MyCareer moduyla, lige beklenen

girişini yapamamış “başarısız” bir

genç oyuncu olma fırsatı tanıyor.

Yarattığınız bu oyuncunun ligde

tutunma ve yükselme çabaları

sırasında kariyeri hakkında önemli

kararlar alma ve herşeyiyle hayatını

yönlendirme şansınız var. Takımınızda

size kol kanat geren bir veteran

oyuncu yolculuğunuz boyunca size

rehberlik ediyor, Bu veteranlar 2k

46 / marketing europe & anatolia

Sizin için deneyimleyip

montajladığımız

review videosunu

http://www.youtube.com/user/meaGameOn

adresinden izleyebilirsiniz.

tarafından seçiilip sesleri kaydedilmiş

30 oyuncudan oluşuyor. Hiçbiri elit bir

dublaj sanatçısı olmasa da oyuna hoş

bir etki katıyor.

Bir oyuncu olmaktansa bütün bir

takımı yönetmek isterseniz MyGM ve

MyTeam modları size bu imkanları

sunuyor. MyGM modunda bir takımın

yönetimine geçip, takım sahibi, basın

ve birçok yerde yaptığınız diyaloglarla

kişiliğiinizi ve takımdaki yerinizi

belirlerken aynı zamanda üstünüze

düşen takaslar ve benzeri görevleri

teker teker yerine getirmelisiniz.

Bunlarla uğraşmak istemiyorsanız

biraz kafa karıştırıcı gözükse

de MyTeam modunu daha çok

sevebilirsiniz. Birçok spor oyununun

son yıllarda benimsediği bu mod

size rastgele oyuncularla düşük

seviye bir takım kurmanızı sağlıyor.

Değişik yollarla takımınızı gelişltirip

başta çoğunun adını bile bilmediğniz

oyuncular yerine favori sporcularınızla

kadroyu değiştiriyor ve rüya takımınızı

kuruyorsunuz.

Oyun her 2k oyunu gibi akıcı ve

etkileyici. Grafikler her zamankinden

gerçek ve küçük detaylar oyunun

inandırıcılığını bir üst seviyeye

çıkarıyor.

Basketbolla ilgeleniyor ya da

oynamayı seviyorsanız kesinlikle

öneririm.


Game On

GameX 2014’e geri sayım başladı...

Dünya oyun sektörünü İstanbul’da buluşturacak GameX

2014’e geri sayım başladı.

Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika’nın en büyük dijital oyun

etkinliği GameX 2014 için geri sayım başladı. Dijital

oyun dünyasının en önemli organizasyonlarından biri

olan GameX 2014, kapılarını dünyaca ünlü oyun şirketlerinin

en yeni oyunlarına ve en güncel teknolojilere açarak

katılımcılara sınırsız eğlence vaat ediyor.

4-7 Aralık tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Fuar

Merkezi’nde yapılacak olan GameX 2014 fuarı, dünyanın

en büyük dijital oyun şirketlerini ve oyun dünyasının en

önemli isimlerini bir araya getirecek. Fuarda oyun sektörünün

öncü şirketleri yepyeni oyunlarını ve son teknolojilerini

ilk kez gün yüzüne çıkaracak.

Kendilerini uluslararası oyun sektörüne tanıtmak, fikir

alışverişinde bulunmak ve oyun piyasasındaki fırsatları

yakalamak isteyen katılımcıların ziyaretine sahne olacak

GameX 2014, Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika bölgesinin

en geniş kapsamlı dijital oyun etkinliği olma özelliğini

taşıyor.

GameX 2014 ile ilgili detaylara www.gamex.com.tr adresinden

ulaşabilirsiniz.

PES 2015 Satışa Çıktı...

‘Saha Bizim!’ – KONAMI’nin yeni oyunu PES 2015

bugün piyasaya çıktı. Etkileyici modlar, çevrimiçi ve

çevrimdışı yenilikler ve sahaya odaklı maçlar size bekliyor.KonamiDigital

Entertainment B.V. bugün merakla

beklenen PES 2015’in PlayStation®4, Xbox One,

PlayStation®3, Xbox 360 ve Windows PC için piyasaya

çıktığını duyurdu. Yeni oyun başarılı eleştiriler ve

bir çok uluslararası ödül eşliğinde satışa sunuldu.

PES 2015kutusunda oyundaki genel performansı

yansıtan bir hareketle poz vermiş olan, Alman milli

takımının yıldızı Mario Götze yer alıyor. “PES

2015 piyasadaki en gerçekçi futbol oyunu,” diyor

BayernMunich’inforveti. “Maçın gidiş gelişlerini ve

akışını gerçek anlamda yansıtıyor ve böylesine heyecan

verici bir projede KONAMI ile birlikte çalışmaktan çok

memnunum.

‘Saha bizim’ PES 2015’e damgasını vuran fikrin bir özeti.

Tokyo ve Windsor merkezli PES Productions ekiplerinin

ortak çalışmalarındaki amaç hayati maçların dramını ve

heyecanını yaratmaktı. PES 2015mutlak kontrol, gerçek

anlamda tepkili kontroller oyuncuların oynayış tarzları

üzerinde tamamen kontrol sahibi olduğu kısıtlamasız

oynanış gibi temel PES değerlerine geri dönüş yapıyor.

Her bir pas, şut veya koşu oyunculara PES 2015’in

saha içi aksiyonunda maksimum tatmini yaşatmak üzere

dengelenmiş durumda.

marketing europe & anatolia / 47


Kültür - Sanat

ENKA Piyanist İdil Biret’i Ağırlıyor...

Sanatın tüm renklerine kesintisiz 26 yıldır ev sahipliği yapan

ENKA Kültür Sanat, 2 Aralık akşamı ENKA Sahnesi’nde

dünyaca ünlü piyano sanatçımız İdil Biret’i ağırlayacak.

Sanat çevrelerinde “mucize parmaklar” olarak anılan devlet

sanatçımız Biret, müzikseverlere eşsiz bir piyano resitali

sunacak.

ENKA Kültür Sanat klasik, popüler, alternatif tüm sanat

anlayışlarını ve seçkin sanatçıları sanatseverlerle

buluşturmaya devam ediyor. 26. Yıl ENKA Kültür Sanat

Müzik Buluşmaları kapsamında dünyaca ünlü piyano

sanatçımız İdil Biret, ENKA Sahnesi’ne konuk olacak. 2

Aralık Salı günü saat 20.30’da ENKA İbrahim Betil Oditoryumu,

dünya sanat çevrelerinde “piyanonun mucize

parmakları” olarak anılan İdil Biret’in eşsiz yorumlarına

sahne olacak.

Romantik dönem uzmanlığıyla eleştirmenler tarafından

“çağımızın en önde gelen piyano ustalarından biri” olarak

İdil Biret, konserinin ilk bölümünde Chopin’in eserlerini kendine

özgü yorumuyla sahneye taşıyacak. İkinci bölümde

ise 2015’teki 100. ölüm yıldönümünü onurlandırmak adına

Scriabin’in ölümsüz eserlerini ENKA seyircisi için yorumlayacak.

Dubrovski...

Rus Edebiyatı’nın öncüsü

Puşkin’den bir Robin

Hood hikayesi “Çetenin

lideri zekâsı, cesareti ve

soyluluğuyla ün yaptı.

Onunla ilgili mucizeler

anlatılıyordu; Dubrovski

adı bütün dillerdeydi,

herkes cesur canilere

öncülük edenin ondan

başkası olamayacağına

inanıyordu.”

Rus edebiyatının

kurucularından ve en büyük isimlerinden biri olarak

görülen Aleksandr Puşkin, 1837 yılında bir düello sonucu

vakitsiz ölünce, yapıtları yarıda kalmıştı: Haksızlık

karşısında isyan eden ama aşk karşısında boyun eğen

romantik kahramanıyla Dubrovski de son döneminde

yazdığı, ölümünden sonra basılan bu yapıtlardan biriydi.

Kırmızı Kedi yayınlarından çıkan “Dubrovski” nin satış

fiyatı 9TL.

Kızıl Dosya...

İngiliz yazar Arthur

Conan Doyle’un bizi

Edebiyat Tarihi’nin

en ünlü dedektifi

Sherlock Holmes ve

ortağı Dr. Watson ile

tanıştırdığı ilk yapıt.

“Cinayetin kızıl

ipliği hayatın renksiz

yumağının içinden

geçiyor, bizim

de görevimiz onu

çözmek, bir kenara

ayırmak ve

her karışını ortaya

çıkarmak.” Bir kimya laboratuvarında tanışan

kahramanlarımız, meşhur Baker Sokağı 221B adresindeki

evi tutmalarıyla ayrılmaz bir ikili haline gelir.

Holmes, zamanının büyük kısmını kendisini geliştirmekle

geçirirken bir yandan da emniyet teşkilatına zor davalarda

yardımcı olur. Kızıl Dosya harika çizimlerle birlikte

Kırmızı Kedi etiketiyle 10 TL fiyatıyla raflarda.

48 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

Hayalindeki Tatil...

Pegasus Hava Yolları, bu yıl ‘Dünyanın En Güzel Hediyesi’kampanyası

kapsamında düzenlenen ‘hayalindeki tatil’

temalı resim yarışmasına katılan özgün resimleri,İstanbul

Sabiha Gökçen Havaalanı’nda sergiliyor. Havaalanının giden

misafir katında yer alan sergi, Aralık ayı sonuna kadar

tüm misafirlerin ziyaretine açık olacak

Pegasus’un yeni uçaklarına, Pegasus Aile Bireyleri’nin

son doğan kız çocuklarının isimlerini verme geleneğini,

ilk kez 2011 yılında misafirlerle paylaşmaya başladıklarını

belirten Pegasus Hava Yolları Ticaretten Sorumlu Genel

Müdür Yardımcısı Güliz Öztürk, sergi ile ilgili olarak şunları

söyledi:“Misafirlerimiz tarafından ilgi ile takip edilen kampanyamıza,

bu sene kız çocukları için unutulmayacak bir

sürpriz ekledik ve onlardan hayallerindeki tatili çizmelerini

istedik. İşimizin merkezinde yer alan ‘tatil’ olgusuna yönelik

minik misafirlerimizin hayal güçlerini yansıttıkları yarışmamıza

yaklaşık 7400 resim katıldı. Yarışmaya katılan resimler

arasından özgün olanları derledik ve Dünyanın En

Güzel Hediyesi resim sergisini oluşturduk.

Minik misafirlerimizin resimlerinin, misafirlerimize kendi

hayallerindeki tatili düşünmeleri ve belki de gerçekleştirmeleri

için ilham vereceğine inanıyoruz. Tüm misafirlerimizi

uçuşları öncesinde, ana uçuş terminalimiz Sabiha Gökçen

Havaalanı’nda 31 Aralık’a kadar devam edecek olan

sergimize bekliyoruz.”

Türk Sanayisinin Yarım Asırlık geçmişi...

Fotoğraf sanatının duayen ismi Ersin Alok ‘1966-2014 Sanayi

Fotoğrafları Sergisi’ ile Türkiye’nin dört bir yanında

sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. İstanbul Sanayi

Odası ve Eskişehir Ticaret Odası’nın ardından Kocaeli Sanayi

Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan serginin

açılışı 4 Aralık 2014 tarihinde yapılacak.

Duayen fotoğraf sanatçısı Ersin Alok, Türk Sanayisinin yarım

asırlık geçmişini fotoğraflarıyla anlattığı ‘1966-2014

Sanayi Fotoğrafları Sergisi’ ile 4 Aralık – 19 Aralık 2014

tarihleri arasında Kocaeli Sanayi Odası üyeleri ve sanatseverlerle

buluşacak.

Türk sanayisinin 50 yıllık gelişim evrelerini ve Türkiye’deki

endüstri hareketlerinifotoğraflarla anlatan‘1966-2014 Sanayi

Fotoğrafları Sergisi’,İstanbul Sanayi Odası ve Eskişehir

Ticaret Odası’nın ardından şimdi de sanayinin kalbinin

attığı Kocaeli’nde görücüye çıkmaya hazırlanıyor.

Alok, “Bu sergi 1966 yılında Türkiye’nin ikinci sanayi devriminin

başladığı tarih olarak kabul edilen süreçte Türkiye’deki

sanayi hareketlerinin yeni ve modern anlamada

nasıl kurulduğunu yıl yıl takip ederek günümüze kadar

çektiğim fotoğraflardan düzenlediğim bir sergi. Sergide

Türkiye sanayisini olabildiğince anlatmaya çalıştım. Ayrıca

bu sergiyi sanayinin başkenti olan Kocaeli’nde açmak

konsept ve anlaşabilirlik açısından çok doğru olacak” dedi.

marketing europe & anatolia /49

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!