26.03.2017 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 050

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

marketing europe & anatolia

Tarih: Mart 2016 Sayı: 50

retorik

Bakakalırım giden

geminin ardından...

kelebeğin

fırtınası

Hobara hobara

nereye kadar?

Dünya kadınlar

günü kutlu olsun


İçindekiler

Sayı: 50 Tarih: Mart 2016

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvineksioglu@gmail.com

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

aeanews@aeanews.com.tr

aeanews@gmail.com

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Ekim Solemez

Yusuf Yener Günay

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

İlan Rezervasyon

Gözde Öztürk

Yayın Türü

Süreli Yayın

marketing

europe & anatolia

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

Feneryolu Mh. Fahir Açan Sk.

Deniz Ap. No: 21 /15

Kadıköy - İstanbul - Tr.

Tel: +90 555 233 24 41

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon’a aittir. Tamamı ya da bir

bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara,

makalelerdeki görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

http://www.meadergi.com

mobil: http://m.meadergi.com

http://www.facebook.com/meadergi

instagram: meadergi

https://twitter.com/meadergi

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Kısa Kısa 04 - 07

Teknoloji 10 - 11

Medya Dünyası 12 - 13

Röportaj 14 - 17

kelebeğin fırtanası 19

Reklam dünyası 20 - 21

Röportaj 22 - 24

retorik 27

Kampanyalar 29- 35

Gezi 36 - 41

Game On 42 - 43

Kültür Sanat 44 - 45

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

Dünya kadınlar günü kutlu olsun...

Merhaba

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi

çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere

saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin

fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can

verdi.

Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart'ta kutlanan

ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür.

Türkiye'de ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi

Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı.

Tarihçeden de anlaşıldığı gibi 8 mart dünya kadınlar günü emekçi kadınlar günüdür.

Ben çalışma hayatına başladığımdan beri 8 mart'ın gerçek anlamda kutlanması için

tüm dünyada 8 mart'ın kadın çalışanlara resmi tatil olmasını savunuyorum.

Dünya kadınlar gününüz kulu olsun...

Kalın sağlıcakla...

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

Turkcell Teknoloji Zirvesi 2016...

Turkcell Teknoloji Zirvesi 2016; İş ve günlük yaşamınızda

devrim yaratacak en yeni teknolojiler, onlara yön veren

dünyaca ünlü vizyonerler ve interaktif sürprizlerle 9 Mart’

ta düzenlenecek.

Google’ın Otonom Arabalar vizyonuna yön veren Brad

Templeton, McKinsey Londra’nın kıdemli ortaklarından

Richard Dobbs, Strateji diyince, akla ilk gelen oyun

satrançtır. Rakibinizi iyi analiz etmeniz ve 10 hamle

sonrasını düşünmeniz gerekir diyen Martın Reeves,

2006’da uzaya giden ilk sivil kadın Anousheh Ansari,

Rob Dembitz, Reklamın Oskarları sayılan Cannes Lions

Yaratıcılık Festivali ve diğer Lions organizasyonlarının

İnovasyon Direktörü, Barry James, Crowdfunding Centre

adlı kitlesel fonlama organizasyonunun kurucusu gibi

konularında uzman isimlerin katılacağı etkinlik Haliç Kongre

Merkezi’ nde yapılacak.

Turkcell Teknoloji Zirvesi 2016 etkinliğine kaydolmak için

linkini ziyaret edebilirsiniz.

http://www.turkcell.com.tr/tr/kurumsal/form/turkcellteknoloji-zirvesi-kayit-formu

Türkiye’nin ilk ve tek M.I.C.E fuarı...

İstanbul, 16-18 Mart tarihleri arasında Türkiye’nin tek,

dünyanın ise en büyük üçüncü MICE (Meeting, Incentive,

Congress, Events) fuarı ACE of M.I.C.E. Kongre, Toplantı

ve Etkinlik fuarına ev sahipliği yapacak.İstanbul Kongre

Merkezi ve İstanbul Lütfi Kırdar- ICEC’de tüm etkinlik

sektörüne ev sahipliği yapacak fuar; zirveden, görkemli

ödül törenine, seminerden, B2B görüşmelere dolu dolu

içeriğiyle toplam 15 bin kişiyi ağırlamak için geri sayıma

başladı.

Turizm Medya Grubu tarafından 2014 senesinden bugüne

düzenlenen kongre toplantı ve etkinlik sektörünün en

önemli buluşmalarından biri olan ACE of M.I.C.E. Exhibition

bu yıl yine dolu dolu içeriğiyle Türkiye ve dünyadan

sektör profesyonellerine ev sahipliği yapacak. Üç gün

sürecek fuar İspanya’dan Azerbaycan’a, Avusturya’dan

Yunanistan’a 25 ülkeden kongre büroları, etkinlik

planlayıcıları ve kongre organizatörlerini dev buluşmayla

bir araya getirecek. Fuarda oteller, etkinlik yönetimi, sahne

dekor tasarımı, transfer, dönemsel insan kaynakları, ses

– ışık, görüntü, video ve dijital çözümler gibi alanlarda faaliyet

gösteren toplam 330 firma stant açacak.

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

VIII. AVM Yatırımları Konferansı...

52 milyar dolarlık yatırım değerine sahip AVM sektörünün

temsilcisi AYD’nin (Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları

Derneği) gelenekselleşen AVM Yatırımları Konferansı 3

Mart 2016’te Wyndham Grand İstanbul Levent Otel’de

gerçekleştirilecek. AVM sektörüne yön veren AYD ve

sektörün eğitim, bilgi ve gelişim merkezi SOYSAL işbirliği

ile hayata geçirilecek konferans; AVM yatırımcılarını,

merkez yöneticilerini, perakendecileri ve sektöre destek

veren firmaları bir araya getirecek. VIII. AVM Yatırımları

Konferansı’nda sektörel konulardan yeni ufuklar açacak

oturumlara, farklı bilgi ve deneyimlerin aktarılacağı yol

gösterici bir içerik sunulacak.

AVM Yatırımları Konferansı, 8’inci yılında 9 farklı oturuma

ev sahipliği yapacak.Moderatörlüğünü Melda

Yücel Kocaalp’inüstleneceği konferans AYD Başkanı

Hulusi Belgüve Multi Turkey Yönetim Kurulu Başkanı

Kemal Kaya’nın açılış konuşmaları ile başlayacak. Mall

IncomeGroup, Genel Müdürü DamianLewis“Kira Dışı

AVM Gelirlerini Artırmak” başlıklı oturumunda “Kira dışı

gelirler nelerdir, nasıl artırılır?”, “Dünyada ve Türkiye’de

kira dışı gelirin, toplam gelire oranı nedir?”vb. gibi soruları

yanıtlarken AVM gelirleriyle, AVM’nin değeri arasındaki

ilişki, AVM gelirleri artırılırken müşteri memnuniyetini

geliştirmenin yolları gibi önemli konuların da altını

çizecek!“Müşteri Odaklı AVM’ler” başlıklı oturumu yönetecek

isim ise Açıkkart İş Geliştirme ve Müşteri İlişkileri

Direktörü İdil Laslo.Hemen ardından TEPAV İcra Direktörü

Dr. Güven Sak “Türkiye’ye Ezber Bozan Bakış”

başlıklı oturumuyla katılımcıları yol gösterici bir yolculuğa

çıkaracak.

Reklam ve Pazarlama Zirvesi...

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Kulübü

Reklam ve Pazarlama Zirvesi’ni tüm üniversite öğrencilerinin

reklam ve pazarlama alanlarında kendilerini geliştirmesi

amacıyla gerçekleştiriyor.

Unilever, GittiGidiyor eBay, Yıldız Holding gibi dev şirketlerden

gelecek olan üst düzey pazarlama yöneticileri ve

Serdar Erener, Karpat Polat, Alemşah Öztürk gibi reklamcılığın

duayen isimlerini öğrencilerle bir araya geliyor.

Reklam ve Pazarlama Zirvesi bu sene DEĞİŞİM! konseptiyle

gerçekleşecek.

Yeni nesil pazarlama trendleri, reklamcılık ve pazarlama

alanlarında dijitallik,teknoloji, sosyal medya kullanımı ve

inovasyon gibi konuların konuşulacağı Reklam ve Pazarlama

Zirvesi’16, Değişimi “Zirvede” Hisset! Sloganıyla 1

Mart 2016 Salı günü 10:00-17:00 arası Radisson Blu Conference

& Airport Hotel’de düzenlenecek.

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

Eczacıbaşı hijyen

ürünleri’nde atama...

artıran hijyen ürünleri geliştiriyor.

Kişisel bakım ve bebek bakımı sektörünün

önde gelen kuruluşlarından

Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri’nin Pazarlama

Müdürlüğü görevine, aynı

kuruluşta görev yapan Mert Kokulu

getirildi. Eczacıbaşı Hijyen Ürünleri,

Uni ve alt markalarıyla bebek

ve yetişkinlerin yaşam kalitelerini

2007 yılında Eczacıbaşı Girişim bünyesinde Marka Yöneticisi

olarak çalışmaya başlayan Mert Kokulu, 2010 yılında aynı

kuruluşta Uzman Marka Yöneticisi, 2012 senesinde Pazarlama

Yöneticiliğine terfi etti. 2013 yılında Eczacıbaşı Hijyen

Ürünleri’nde Pazarlama Müdür Yardımcısı olan Kokulu,

görevine Pazarlama Müdürü olarak devam edecek.

2007 yılında Eczacıbaşı ailesine katılan Mert Kokulu,

lisans eğitimini 2002 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme

Bölümü’nde tamamladı. İş hayatına 2002 yılında Alcatel

Elektronik’te Ürün Yöneticisi olarak başlayan Kokulu, 2004-

2007 yıllara arasında GıdaSA’da Finansal Planlama ve İş

Geliştirme Uzmanı ve Ürün Müdürü olarak çalıştı.

Destek menkul’de atama...

Destek Menkul Değerler, ekonomi ekranının

isimlerinden İnci Özbek’i bünyesine

kattı. Yıllardır önde gelen farklı

televizyon kanallarında editör ve program

sunucusu olarak önemli görevler

üstlenen İnci Özbek, Destek Menkul

Değerler’de Genel Müdür Yardımcısı

olarak atandı. 2004 yılında Bilkent Üniversitesi

İİSBF İktisat Bölümü’nden mezun olan Özbek, çalışma

hayatına 2005 yılında Fortis Yatırım’da ICM bölümünde

başladı. Burada SPK İleri Düzey Lisansı’nı almaya hak kazanarak

borsa işlemcisi olarak 1,5 yıl görev yapan Özbek daha

sonra Business Channel’da uluslararası piyasalar üzerinde

yayınlar gerçekleştirdi.2007 yılında dönemin Skytürk televizyonuna

geçen başarılı ekonomist, burada ekonomi editörlüğü

ve uluslararası finans piyasaları üzerine program sunuculuğu

yaptı. Daha sonra CNN Türk televizyonuna ekran yüzü olarak

transfer olarak Yeni Gün programını sunan İnci Özbek, daha

sonra Bloomberg HT’ye geçerek kanalın Türkiye’deki ilk yayını

gerçekleştirdi. Özbek, kanalın kuruluşundan itibaren 1 yıl

boyunca İlk Söz Programını hazırladı ve sundu. 2010 yılında

CNBC-e’ye transfer olan Özbek, yıllar boyunca Piyasa Ekranı

Programı’nda yatırımcıları piyasa açılışına hazırladı ve önemli

yayınlara imza attı.

ETİ’de bayrak değişimi...

ETİ’nin pazarlama yönetiminde bayrak

değişimi yaşandı.

Profesyonel yaklaşımı ve tecrübesi ile

15 yıl boyunca ETİ’nin yenilikçi pazarlama

yaklaşımları geliştirmesine öncülük

eden Şule Atabey Şamlı, görevini Zeynep

Dipçin Akdoğan’a devretti. Zeynep

Dipçin Akdoğan’ın sorumluluk alanı,

ETİ ve alt kategori markalarının pazarlama

stratejilerine yön vermek olacak.1995 yılında İstanbul

Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünden mezun olan Akdoğan,

profesyonel kariyerine Colgate’te Marka Müdürü olarak

başladı. 1997’de Johnson & Johnson’da çalışmaya başlayan

Akdoğan, farklı kategorilerde Marka Müdürlüğü yapmasının

ardından 2001 yılında Grup Marka Müdürü görevine getirildi.

2006 yılından itibaren ETİ Gıda bünyesine katılan Akdoğan,

ETİ’de sırasıyla Bisküvi, Kraker ve Kahvaltılık kategorilerinde

Pazarlama Müdürlüğü görevlerini üstlendi. 2012 yılında Kategori

Geliştirme ve Yurtdışı Pazarlama Grup Müdürü olan

Zeynep Dipçin Akdoğan, bu tarihten itibaren ETİ markalarının

uluslararası pazarlarda pazarlama yönetimini üstlenirken, yurtiçinde

yeni kategorilerin geliştirilmesine yönelik projelerde yer

aldı.

Uber, iletişim faaliyetleri için

Marjinal PorterNovelli’yi seçti...

Yolcular ve sürücüler arasında bağlantı sağlayan bir platform

kuran teknoloji şirketi Uber,Türkiye’deki iletişim faaliyetlerini

iletişim ajansı Marjinal PorterNovelli ile yürütecek. Toplam 66

ülkede ve 377 şehirde kullanılan Uber, sürücülere etkinliklerini

artırma ve işlerini büyütme fırsatı verirken, yolcuları da en

güvenilir ulaşım seçeneğine kavuşturuyor. Bu da ulaşım maliyetlerinin

ve belli zamanlarda yaşanan yoğunluğun azalmasına

yardımcı oluyor.

Haziran 2014’te İstanbul’da faaliyet göstermeye başlayan

Uber, bugün 1.000’i aşkın kayıtlı sürücü ortağıyla İstanbullulara

hizmet veriyor. Yolcularla sürücüleri bir araya getirmek için

lisanslı sürücü ortaklarıyla çalışan Uber, uberXL, Uber-

Taksi ve hatta Boğaz’da yolculuk için UberTekne ürünleriyle

İstanbullulara ulaşımı daha konforlu ve kolay bir hale getiriyor.

Uber, Türkiye’de daha çok şehirde, daha çok insana

ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürüyor.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Koç Holding 2015 yılı finansal sonuçları...

Koç Holding, 2015

yılınıtüm zorluklara ve belirsizliklere

rağmen güçlü

bir performans ve finansal

sonuçlara da yansıyan

büyümeyle kapatırken,

konsolide cirosu 69,5 milyar

TL, ana ortaklık payı

net dönem kârı ise bir

önceki yıla oranla yüzde

32 artışla3,6 milyar TL

olarak gerçekleşti.

Merhum Mustafa V.

Koç’u anarak sözlerine başlayan Levent Çakıroğlu,

“Vizyonu, hayırseverliği, liderliği ve en önemlisi insani

değerleri ile silinmeyecek izler bırakan Merhum Mustafa

V. Koç, Ülkemizin geleceğine yürekten inandı.

Küresel bakış açısı, liderliği, kararlılığı, değerleri ve

iş etiği ile ilham kaynağı oldu. İş dünyasındaki etkisi

Ülkemizle sınırlı olmayan Merhum Mustafa V. Koç

uluslararası platformlarda da vizyonu ve görüşleriyle

son derece etkili bir liderdi. Aramızdan zamansız ve

erken ayrılışının tarifsiz üzüntüsünü yaşıyoruz. Bizlere

bıraktığı vizyon ve değerlere sahip çıkarak, bize emanet

edilen bayrağı daha da ileriye taşımak en büyük hedefimizdir.

Bu amaçla Koç Topluluğu olarak gerek ekonomik

gerekse sosyal alanlarda yeni başarı hikayeleri yazarak

Topluluğumuzuuluslararası arenada arzu ettiği seviyeye

çıkarmak için var gücümüzleçalışacağız. Kendisini tekrar

sevgi ve saygıyla anıyorum.”

Levent Çakıroğlu: “Bugünün dünyasında başarıyla yol

alırken, yarının fikirlerine ve hayallerine liderlik edenlerin

arasında olmayı hedefliyoruz.”

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, 2015 yılında Koç

Topluluğu’nun sadece ekonomik alanda değil, toplumsal

fayda yaratmada da öncü rolünü sürdürdüğüne dikkat

çekerek şöyle devam etti: “Vehbi Koç Vakfı; eğitim, sağlık

ve kültür alanlarında öncü çalışmalarıyla her geçen yıl

etkinliğini artırırken, başarılarıyla bizler için gurur kaynağı

olmaya devam etti.

Herkes için Teknoloji...

2000 yılında “Herkes için Teknoloji”

felsefesiyle yola çıkan Türkiye

teknoloji perakendeciliğinin

lider markası TeknoSA, 15’inci

yılını kutluyor. Türkiye genelinde

300’e yakın mağazası ile teknolojiyi

tüketicilere götüren TeknoSA,

geçtiğimiz 15 yılda mağazalarında

1,5 milyar kişiyi ağırlayarak teknoloji perakendeciliğinde ulaşılması

zor bir rakamı teknoloji severlerle birlikte yakaladı.

“Herkes için Teknoloji” felsefesiyle 2000 yılında kurulan ve Türkiye

teknoloji perakendeciliğinin değişmez lideri konumunda

olan TeknoSA, 15’inci yaşını güçlü hedeflerle kutluyor. Geçtiğimiz

15 yılda, 20 milyar TL’lik 130 milyon adet ürünü teknoloji

severlerle buluşturan ve 15 bin kişiye kariyer olanağı sağlayan

TeknoSA, hem büyümeye hem de Türkiye ekonomisine katkı

sağlamaya devam ediyor.

Sabancı Holding Perakende ve Sigorta Grup Başkanı Haluk

Dinçer, teknolojinin değişim hızı düşünüldüğünde TeknoSA’nın

15 yıllık serüveninin yarım asra denk geldiğini belirtti ve “TeknoSA,

teknoloji perakendeciliğinde dünya ölçeğinde bir “benchmark”

oldu.” dedi.

Shell madeni yağ lideri...

Shell hem Türkiye hem de küresel

madeni yağlar pazarındaki liderliğini

dokuzuncu yıla taşıdı. Petrol Sanayi

Derneği’nin (PETDER) Türkiye pazarına

ilişkin sektör raporuna göre Shell &

Turcas Petrol A.Ş Türkiye’nin*, uluslararası

danışmanlık ve araştırma şirketi

Kline’ın her yıl gerçekleştirdiği küresel

madeni yağlar pazar araştırmasına göre de Shell dünyanın**

“1 numaralı Madeni Yağ Tedarikçisi” oldu.

Hem Türkiye hem de küresel pazarda üst üste 9 yıldır pazar lideri

olmanın gurunu yaşadıklarını belirten Shell Madeni Yağlar

Genel Müdürü Seyfettin Uzunçakmak, “Müşteri beklentilerini

karşılamayı ve ötesine geçmeyi hedefleyen hizmet anlayışımızı,

en son teknolojiyle geliştirdiğimiz ürünlerimizle destekliyoruz.

Bu sayede pazar liderliğimizi, tüm dünyada olduğu gibi

Türkiye’de de sürdürüyoruz. Yüksek teknolojimizle enerjinin

geleceğine yön veren küresel bir enerji şirketi olarak, madeni

yağ ürünlerimizle de her sektörtarafından tercih edilen bir iş

ortağıyız”dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Hedefimiz müşterilerimize yüksek performans alacakları

ürünler sunarak liderliğimizi önümüzdeki yıllarda da devam

ettirmek. Başarımıza katkısı olan tüm müşterilerimize, iş ortaklarımıza

ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.”

marketing europe & anatolia / 7


Teknoloji

Yeni LG Stylus 2...

LG Electronics, G4 Stylus’un geliştirilmiş modeli olan yeni

LG Stylus 2’yi Barselona’da düzenlenecek olan MWC 2016

etkinliğinde kullanıcıların beğenisine sunacak. Oldukça dikkat

çekici bir fiyat etiketine sahip olan 5,7 inç boyutundaki

LG Stylus 2, LG’nin amiral gemisi modellerinde yer alan birçok

seçkin özelliği içerecek. LG Stylus 2 aynı zamanda bir

önceki kauçuk uçlu kalemden çok daha isabetli bir kullanım

sunan nano özelliğe sahip bir kalemle gelecek.

Sadece 7.4 mm kalınlığında ve 145 gr ağırlığında olan LG

Stylus 2, bir önceki modele göre daha ince ve hafif. LG

Stylus 2, ön tarafındaki Protruded Flat Display tasarımı, arka

yüzündeki Spin Hairline deseni ve kenarlarında yer alan metal

çerçevesi ile oldukça kuvvetli bir tasarım dili kullanıyor.

LG Stylus 2, 5.7 inçlik ekranı, 3000 mAh’lik çıkarılabilir bataryası

ve SD kart yuvasıyla kullanıcıların birçok multimedya

içeriği zevkle kullanabilmesini sağlıyor.

LG Electronics Mobil İletişim Bölümü Başkanı ve CEO’su

Juno Cho ise konuyla ilgili şunları söyledi: “LG Stylus 2 orta

seviye telefon fiyatına premium kategorisindeki akıllı telefonların

sunduğu büyük ekran ve seçkin not alma fonksiyonlarını

sunabilen bir cihaz. LG Stylus 2, yaratıcılık ve büyüme

bakımından eşsiz fırsatlar sunan genel segmentteki telefonlar

konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor”.

Bushnell backtrack GPS pusula...

size mesafe ve yön bilgileri ile geri dönüşünüz için yardımcı

olacaktır.Her an yanınızda bulundurabileceğiniz kadar

kompakt ve küçük tasarımı ile büyük otopark alanlarında

aracınızın park yerini tespit edebileceğiniz kadar kesin

konumlandırma yeteneği ile Backtrack en büyük yardımcınız

olacak.

www.bushnelltr.com

Dünyanın kullanımı en kolay kişisel konum belirleyici cihazı

olan Backtrack sizi günün sonunda mutlaka evinize geri getirecektir.GPS

teknolojisinin en temel kuralları kullanılarak

oluşturulmuş cihaz. iki butonlu kolay kullanım yapısına

sahip olup üç farklı lokasyonu hafızasına kaydederek geri

dönüşünüz için size rehberlik etmek üzere tasarlanmıştır.

Gün sonunda istediğiniz konumu seçtiğinizde Backtrack

10 / marketing europe & anatolia


Teknoloji

Toshiba Canvıo connect II modeli…

Toshiba CANVIO CONNECT II modeli ile kullanıcılar, 10 GB

kapasiteli ücretsiz bulut depolama alanını kullanarak mobil

cihaz üzerindeki görüntü, video ve müzik dosyalarına tek

bir tuşa dokunarak erişebilecekler. İlave olarak, daha fazla

kullanışlılık için Canvio Connect II şık ve hafif gövdesinin

yanında kullanıcılara 2 TB’a kadar depolama erişimi veriyor.

Beş farklı eğlenceli renkte sunulan Canvio Connect II, her

duruma uygun bir görünüme sahip. Ayrıca 3 TB seçeneği

de mevcut.Her zamankinden daha fazla fotoğraf ve video

çektiğimiz, ayrıca dijital medya koleksiyonlarına geçiş yaptığımız

günümüzün dijital dünyasında dijital kütüphanelerimizi

nerede saklayacağımıza karar vermek büyük önem kazanıyor.

Canvio Connect II ile kullanıcılar 571,000 adete kadar

dijital fotoğrafı, 526,000 adete kadar dijital müzik dosyasını

veya 1,640 adete kadar indirilmiş dijital filmi tek bir yerde

depolayabiliyor; dev koleksiyonları bile organize edip düzen

içinde saklayabiliyorlar.

Canvio Connect II kullanıcılara, sabit disk sürücü üzerindeki

dijital varlıklarından oluşan kütüphanelerine doğrudan akıllı

telefonlarından veya tabletlerinden erişebilme imkanı veriyor.

LenovoVIBE P1m NanoTeknoloji...

VIBE P1m,günlerce süren pil ömrüyle büyük beğeni kazanan

P serisinin devamı olarak Nano Teknolojisi ile üretildi.

VIBE P1m’nin ekranındaki özel Nano kaplaması zırh

görevi görürken, yağmura ve su sıçramalarına karşı koruma

sağlıyor.Bu dayanıklı telefon 4000 mAh’likuzun pil ömrüyle

diğer cihazları daYolda Şarj (On-The-Go) fonksiyonuylaşarj

edebiliyor.

VIBE P1m’ninhızlı şarj fonksiyonu ile birkaç dakikalık

şarjınız saatlerce konuşmaya dönüşebiliyor.Üstelik telefonunuzu

tek tuşta güç tasarrufu moduna aldığınızda SMS,

telefon görüşmesi ve saat gibi temel kullanımlar dışında

tüm özellikleri kapatarak şarjınızın daha da uzun süreler

dayanmasını sağlayabilirsiniz. 5 inçlik HD ekranı olan LenovoVIBE

P1m, 8MP arka ve 5 MP selfie kamerası kullanıyor

ve microSDdesteği ile 32 GB’a kadar çıkarılabilir bir hafızaya

sahip. AndroidLollipop 5.1 işletim sistemi kullanan LenovoVIBE

P1m’nin4G LTE desteği ve çift sim kart özelliği ön

plana çıkıyor.

marketing europe & anatolia / 11


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

• Taraf gazetesinde sanat üzerine yazdığı yazılar ve

yaptığı söyleşilerle tanınan Adnan Yıldız, artık Radikal’in

yazar kadrosunda olacak.

• Akşam Gazetesinde 10 yıl boyunca “Çalışma Hayatı”

ile “Sosyal Güvenlik Köşe”sini yazan Ali Tezel Yeni Yüzyıl

Gazetesi ile anlaştı.

• Yeni Yüzyıl gazetesi, Avrupa Birliği konusunda deneyimli

gazeteci Zeynep Göğüş’ü yazar kadrosuna dahil

etti.

• Habertürk gazetesinden ayrılan Ruşen Çakır’ın yeni

adresi belli oldu. Çakır kendi kurduğu Medyascope.tv

haber sitesinde köşe yazılarını yazmaya devam edecek.

• Taraf Gazetesindeki yazılarına ara veren Hayko Bağdat

sosyal medya hesabından artık Taraf’ta değil @DikenComTr

‘de yazılarına devam edeceğini bildirdi.

• Ekonomi Gazetecileri Derneği üyesi Millet Gazetesi’nde

Ekonomi Editörü olarak çalışan Elif Akın Yeni Yüzyıl Gazetesi

Ekonomi Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaya

başladı.

• Sözcü Grubu’nun çıkardığı AMK Spor (Açık Mert Korkusuz)

Genel Yayın Yönetmenliği ve Sözcü Spor Müdürlüğü

görevine deneyimli gazeteci Bahadır Çokişler

getirildi.

• Nokta Dergisi kadrosuna yeni bir isim

daha eklendi. Uzun zamandır röportajlarını

Radikal’de çıkartan Armağan

Çağlayan, 8 Şubat Pazartesi gününden

itibaren Nokta dergisinde yazmaya

başlayacak.

• Günaydın, Atv, Star TV ve Kanal 6’da

görev alan deneyimli gazeteci Adil

Bali, Yeni Yüzyıl gazetesinin Yayın Danışmanı

olarak göreve başladı.

• Hürriyet gazetesinde yaptığı röportajlarla

tanınan Daphne Barak gazeteye

geri döndü. Gazetenin yenilenen Kelebek ekine yazacak

olan Barak, ABD’den söyleşiler de yapacak.

• Sosyal yardım projeleriyle adından söz ettiren şarkıcı

Gülben Ergen, Hürriyet’in Kelebek ekinde köşe yazarlığına

başlıyor. Ergen, “Kalbimi Koydum” başlıklı köşesinde

çocuklar, gençler ve kadınlarla ilgili sorunları gündeme

getirecek.

• Hürriyet Gazetesi’nde İcra Kurulu Başkanlığı görevinden

ayrılan Ahmet Özer’in yerine, yönetim kurulu üyelerinden

Çağlar Göğüş getirildi.

• Yeni Akit gazetesi Nurettin Veren’i yazar kadrosuna

dahil etti. Veren, 9 Şubat Salı günü ilk yazısıyla okuyucularla

buluştu.

• 16 yıldır Sabah Gazetesi’nin Günaydın ekinde köşe

yazıları kaleme alan Elvan Demirkan görevinden ayrıldı.

• Güneş Gazetesi, uzun süredir spor müdürlüğü görevini

yürüten Orhan Balal ile yollarını ayırarak yerine yardımcısı

Taşkın Çamkıran ile anlaştı.

• Uzun yıllar Hürriyet gazetesinde yaptığı röportajlarla

tanınan Daphne Barak gazeteye geri döndü. Gazetenin

yenilenen Kelebek ekine yazacak olan Barak, ABD’den

söyleşiler de yapacak.

• Fox TV “Çalar Saat” program sunucusu Murat Güloğlu,

Sözcü gazetesinin yazar kadrosuna dahil oldu.

Sözcü’nün Pazar ekinde yazacak olan Güloğlu, gündem,

sosyal yaşam, life style dünyası, gezi, kültür ve

sanat gelişmeleriyle ilgili görüşlerini aktaracak.

• Sosyal yardım projeleriyle adından söz ettiren şarkıcı

Gülben Ergen, Hürriyet’in Kelebek ekinde köşe yazarlığına

başlıyor. Ergen, “Kalbimi Koydum” başlıklı köşesinde

çocuklar, gençler ve kadınlarla ilgili sorunları gündeme

getirecek.

• Sözcü Medya Grubu bünyesinde yayınlanan AMK

Spor gazetesi, Sadi Kemal Yaşar ile yollarını ayırdı.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

• Beyaz TV, ekran kadrosuna, televizyon dünyasının 3

flaş ismi Esra Harmanda, Ömür Varol ve Sinem Yıldız’ı

transfer etti.

• Daha önce birçok TV kanalında sunuculuk ve yapımcılık

tecrübesi olan Hilal ErgenekonUlusal Kanal ile anlaştı.

Deneyimli sunucu “Hilal’le Gecenin Aydınlığı” isminde

bir kültür-sanat programı yapacak.

• TGRT HABER sabah haberlerine uzun süredir ekranlardan

uzak olan spiker Serhan Başbahçıvan’ı getirdi. 8

Şubat Pazartesi gününden itibaren saat 06.00-09.00 saatleri

arasında “Serhan Başbahçıvan’la Güne Merhaba”

adlı programı sunacak.

• Kanal D ekranlarında Fatmagül Fakı’nın sunumuyla,

Magazin dünyasında son yaşanan gelişmeler ekrana

taşınıyordu. Sunucu Fatmagül Fakı

programdan ayrıldı. Programın yeni

sunucusu Asena Erkin oldu.

• TRT Haber ve Spor Yayınları

Dairesi’nin yeni başkanı Kanal 24’ün

kuruluşundan bu yana Ankara temsilciliği

görevini yürüten Yaşar Taşkın

Koç oldu.

• Avrupa Ligi takımlarından son bilgiler,

canlı bağlantılar ve özel konukların

yeraldığı “Avrupa Defteri” , haftanın

tüm maçlarından görüntülerin

yeraldığı “Teknik Analiz” isimli programlarınun

sunucusu Alp Özgen TRT Spor’daki görevinden

ayrıldı.

• Ciner Medya Grubu, Habertürk TV ile Habertürk

Gazetesi’nin iki servisini birleştirme kararı aldı. Habertürk

Televizyonu’nun İstanbul İstihbarat Servisi ile

Gazete’nin Haber Merkezinin birlikte çalışmaya başlaması

üzerine Habertürk Televizyonu’nda görev alan muhabirlerden

Ahmet Örsoğlu, Gökçen Kandemir, Leyla

Ünal, Onur Aksoy ile yol ayrımına girdi.

• Show TV’de kurulduğu günden beri çalışan Tanıtım

Müdürü Akdoğan Gündem kanal ile yollarını ayırdı.

Medya Dünyasından Diğer Haberler

• Yayın hayatına ilk olarak Aralık 2006’da başlayan ve

Doğuş Yayın Grubu bünyesinde bulunan e2 kanalı yayına

veda ediyor. Kanal 31 Ocak Pazar gecesi itibariyle

kapanacağı duyuruldu.

• Yaklaşık 5 ay önce Ciner Grubu bünyesinde yayın hayatına

başlayan HT 7/24 Sporkanalı ile ünlü iş adamı ve

Trabzonspor eski Başkanı Mehmet Ali Yılmaz’ın sahibi

olduğu 4 yıl önce yayın hayatına başlayan TVEM kanalı

önümüzdeki hafta sonu resmi olarak kapanıyor.

• TRT eski Genel Müdürü Şaban Karataş vefat etti. Karataş,

salı günü kılınacak cenaze namazının ardından

Ankara’da toprağa verilecek.

12 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 13


Röportaj

CCR’da yeni iş mo

Call Center Resources Danışmanlık A.Ş.

Türker Erkin – Genel Müdür

Oktay Kemal – Yönetici Ortak

Utku Deriner – Yönetici Ortak

CCR, Türkiye ve Avrupa’da çağrı merkezlerine

teknoloji danışmanlığı ve alt yapı kurulumları yapmaktadır.

Başta finans, telekom, outsource ve enerji sektörleri

olmak üzere, çağrı merkezinin kendileri için

hayati önem arz eden firmalar ile

uzun soluklu bir yolculuğa çıkıyoruz.

Röportaj Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

- Bize kendinizden biraz bahseder gün yazılımları da geliştirip, ürünleştirme

konusuna çok önem veriyoruz.

misiniz?

CCR, Türkiye ve Avrupa’da çağrı merkezlerine

teknoloji danışmanlığı ve alt özelliğiniz nelerdir ?

- Sizi, benzer firmalardan ayıran

yapı kurulumları yapmaktadır. Başta Bu sektörde bir çok teknoloji firması var.

finans, telekom, outsource ve enerji CCR olarak sadece ¨Mission Critical¨

sektörleri olmak üzere, çağrı merkezinin

kendileri için hayati önem arz eden rilerimiz için çağrı merkezlerinin hayati

projeler yapıyor olmamız. Yani müşte-

firmalar ile uzun soluklu bir yolculuğa derecede önem taşıyor olması, bütün

çıkıyoruz.

bir sene boyunca 5 dakikalık bir kesintinin

bile büyük bir para ve ¨reputasyon¨

- Müşterileriniz için çözüm ve ürünleriniz

nelerdir ?

kaybına yol açacak olması bizler için

ININ (Interactive Intelligence) firmasının

Türkiye’deki Elite Partner’ıyız. Müşnilikleri

takip etmek isteyen karmaşık

önemli. Böylesi hassas ve sürekli yeteri

temsilcisi 500’ün üzerinde bir çok alt yapı entegrasyonları olan projelerde

kurumun uçtan uca teknolji çözümlerini rakiplerimizden ayrışıyoruz. Bu yüzden

sağlıyoruz. Bu yıl Yunan’lı iş ortağımız Türkiye’de finans ve telekom sektörlerinde

müşterilerimiz var. Outsource

Voiceweb ile sektörden ciddi talepler

aldığımız Nuance firmasının da temsilcisi

olduk. Böylece call steering, voice arasında.

firmalar da elbette vazgeçilmezlerimiz

biometrics gibi ses tanıma projeleri de - Sizin bu konudaki çalışmalarınız

yapmaya başladık. ININ ve Nuance nelerdir ?

dışında video, sosyal medya entegrasyonu

gibi tamamlayıcı çözümlerimiz de zın dışında kendimizi Avrupa’da da sı-

Yukarıda bahsettiiğimiz çalışmalarımı-

var. Tüm bunların yanı sıra CCR’a öznamak

istedik. İsviçre’nin en büyük özel

14 / marketing europe & anatolia


deli...


Röportaj

telekom firması olan Sunrise’ın 2.500

müşteri temsilcisinin bulunduğu inbound,

outbound, recorder ve diğer tüm

ININ modüllerinin yazılım geliştirme, bakım,

lisans güncelleme projelerini aldık.

Zurih’de bir şirket kurduk, İsviçre’nin en

tanınan,deneyimli bir iş geliştirme uzmanını

ülke müdürü olarak atadık. Bu

yatırımlarımızın karşılığında da köklü

bir İsviçre bankası ve enerji sektörünün

devlerinden biri CCR ile çalışmaya başladı.

Geçen ay da yine büyük bir Japon

markasının İsviçre şubesiyle çalışmaya

başladık. Yurt dışındaki faaliyetlerimiz

sırasında fark ettik ki geliştirilen ürünlerin

çoğu müşterilerin ihtiyaçlarını %100

karşılayama biliyor. Bu durumda ürüne

eğreti yamalar yapmaktansa biz CCR

olarak sektör ihtiyaçlarını önceden analiz

ederek kendi ürünlerimizi geliştirmeye

karar verdik. TEYDEB destekleriyle

kalıcı Ar-Ge departmanımızı kurarak

hem müşteri memnuniyetini maksimize

ettik hem de gelirlerimizi arttırdık. Bu

Teknoloji firmalarının

asıl görevi

müşterilerinin işlerini

daha iyi yapabilmeleri, daha

fazla gelir ve

yeni müşteri etmelerini

sağlamak olmalı.

Örneğin, 5 adet outsource ile çalışan

bir firma tüm raporlamaya kendisi ulaşıyor,

müşteri temsilcisi ekranları bir

kez tasarlanıyor. Ayrıca BTK ve BDDK

gibi kurumların regülasyonlarına %100

uyumlu bir güvenli dış arama yönetimi

yapılıyor. Hem de teknolojiyle neredeyse

hiç uğraşmadan.

- Bize biraz Ar-Ge çalışmalarınızdan

bahseder misiniz?

Teknoloji firmalarının asıl görevi müşterilerinin

işlerini daha iyi yapabilmeleri,

daha fazla gelir ve yeni müşteri etmelerini

sağlamak olmalı. Projeyi aldım,

kurdum ya da destek verdim, problemi

çözdüm ve başardım diye düşünenler

acilen hayal ettikleri yelken ve butik

pansiyon hedeflerine odaklanmalıdır.

Sektörde kalıcı olmayı düşünen bir teknoloji

firmasının bankacıyla bankacı,

sigortacıyla sigortacı ve outsource ile

de outsource’cunun dilinden konuşmalı,

derdine deva olmalı. Her sektöre bir

iki rapor taslağı haricinde aynı kuruluprojelerimizden

en öenmlisi Smart Dialer

oldu. Hem önemli referanslar elde

ettik hem de sektöre yeni bir iş modeli

kazandırdık diye düşünüyoruz.

- Smart Dialer’dan bahsedebilir misiniz,

avantajları nelerdir ?

Bildiğiniz gibi çağrı merkezini firmalar

ya kendi işletir, ya da outsource firmaya

verir. Smart Dialer çözümüyle kurumlara,

outsource iş ortaklarına hiç bir

müşteri bilgisi paylaşmadan ve teknolojiyi

yine outsource ederek çağrı merkezlerini

yönetebilme olanağı sağladık.

16 / marketing europe & anatolia


Bir İsviçre’li gibi planlı

ve

bir Türk gibi pratik,

hızlı ve esnek olabiliyoruz.

Röportaj

mu yapan bir firma ¨box seller¨ dediğimiz

santral üstü az ACD, IVR satıcısı

olmaktan öteye gidemez.

Bu nedenle bizler, CCR ekibi olarak

müşterilerimize her zaman yenilikler

peşinde koşacak fikirler sunmaya çalışıyor,

onlardan gelecek fikirlere de hep

beyaz şapkamızı takarak yaklaşıyoruz.

Örneğin bir tahsilat projesini gerçekleştirirken

999 adet müşteriniz rakiplerinizden

bahsetti, buyrun çağrıları burada

demek küçük bir gayret ama yıllar sürecek

bir bağlılığın nedeni olabilir. Bunun

gibi bir çok ufak dokunuş gelirlerde de

yüzlerin gülmesini sağlayacaktır.

Aynı şekilde iyi bir teknolojinin kullanımı

müşteride güven duygusu uyandıracak,

bilenen ve güvenilir bir marka hem

Türkiye’den hem de yurt dışından proje

alınmasında önemli bir referans parametresi

olacaktır.

Bu amaçla Ar-Ge ekibimizi Yıldız Teknik

Üniversitesi bünyesindeki Teknopark’a

taşıdık. Böylece hem üniversite – sanayii

iş birliğini daha sıcak yaşama imkanımız

oluyor hem de idealist gençlere

yeni iş imkanları sunmuş oluyoruz.

- Bir Türk yazılım firması olarak

Avrupa’ya nasıl açıldınız, orada proje

yapmak size ne kattı?

Avrupa’ya ürün ve hizmetlerimizin satışı

için yaptığımız ilk ziyaretlerde zorlandığımızı

söyleyebilirim. Bizden farklı

sektörlerde yatırımcılar biliniyor ancak

bir Türk şirketi olarak teknoloji desteği

vermeye geldik ya da yazılım ihraç ediyoruz

o yüzden geldik dediğinizde bakışların

pek manidar olduğunu tahmin

edersiniz.

Özellikle ININ ürününe hakimiyet, destek

ve yazılım projeleri konularında

önemli bir memnuniyet seviyesi yakaladık.

Sunrise ile çalışmaya başladıktan

1 yıl sonra yeni müşterilere açılmak gibi

bir hayalimiz vardı. Çok iyi referanslar

alarak bunu başardık. Avrupa’da projeler

asla ötelenmiyor. 1 günlük bir gecikmenin

bile sonuçları çok ağır oluyor. Bu

tecrübe ekibimiz için çok faydalı oldu

ve süreçlerimizin gelişiminde önemli

rol oynadı. Her iki ülkeye destek veren

ekiplerimizdeki bilgi paylaşımı sayesinde

projelerimizde bir İsviçre’li gibi planlı

ve bir Türk gibi pratik, hızlı ve esnek

olabiliyoruz.

marketing europe & anatolia / 17


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Hobara hobara nereye kadar?

Yeni yıl, yeni umutlar derken yılın ilk çeyreğini devirmek

üzereyiz. Dertler, tasalar artarak devam ediyor, koskoca

ülke dev bir cenaze evine döndü. Şehit haberleri günlük

haber başlıklarından biri oldu. Ağlamaktan, üzülmekten,

endişe etmekten yorulduk. Allah sonumuzu hayır etsin!

Gelelim bu ay dikkatimi çeken reklamlara:

Aşağı yukarı aynı zamanda yayına başlayan Aygaz ve

Oba makarna reklamları nasıl olmuşsa olmuş aynı konsept

üzerinden reklamlarını kurgulamışlar. Dünya mutfakları!

Konseptin çıkış noktası aynı olsa da reklamın senaryosu,

çekim, oyunculuk ve prodüksiyon kalitesi açısından

aralarında dağlar kadar fark olmuş.

Bu köşemde daha önceleri de dile getirdiğim gibi

vejetaryenim. yani hiç ama hiç bir hayvanın etini

yemiyorum. O nedenle sebze, makarna ve bulgur

pilavıyla geçiyor hayatım :) Özellikle makarna bizim evin

vazgeçilmez yemeği. Değişik soslarla tatlandırdığımız

efsane makarna yemekleri yapıyoruz:) Makarnaya bu

kadar düşkün bir aile olunca da, reklamın beni çekmesi,

koşarak markete yönlendirmesi gerekiyor. Ama Obaaaa

reklamı, hobaraaaa diye çekilmiş gibi duruyor. Ekranların

en sevilen çöpçatanı Esra Erol Oba makarna satışlarını

artırır mı bilemem ama bu reklama hiç yakışmadığını

söyleyebilirim. Dünyanın çeşitli yerlerinde mutfakta yemek

yapan kadınların arkasında aniden belirip Obaaaa diye

bağırması bana biraz itici geldi :) Yiyecek reklamlarında

başrol yiyeceğimiz besin olması gerekirken, burada

makarna sunumları ikinci plana atılmış gibi duruyor. Sisli,

puslu mutfak dekoru, izlerken ''offf ya keşke olsa da yesek''

duygusu uyandırmayan makarna görüntüleri ile son derece

başarısız bir prodüksiyon. Daha iyi bir projeyle karşımıza

çıkmasını umut ediyorum.

Aygaz'ın yeni reklam filmi ise Oba'nın yanında bundan iyisi

Şam'da kayısı duygusu uyandırıor :)

Reklam filmi özetle şöyle: Aygaz'ın sonradan gurme

tüpçüsü, tek tek restoranları dolaşıp tüp dağıtıyor. O

sırada çok kısa kısa da olsa dünya mutfaklarının en

bilinenlerinin kapısını aralamış oluyoruz. İtalyan, Hint, Çin

ve Türk mutfağı lezzetleri, geleneksel kıyafetli aşçılarıyla

tüpçümüzü selamlıyor. Adeta 23 Nisan dünya çocuk şenliği

havasında geçen reklam biraz abartılı olsa da espirili

olmuş. Daha iyileri için sabırsızlıkla bekliyoruz :)

Yeni Rinso sıvı deterjan reklamını mutlaka izlemişsinizdir.

Hani çamaşır makinesi kapağının içinden köpük adamın

çıktığı reklam. Oradaki köpük adam Michelin lastiklerinin

maskotu olan adama benzemiyor mu? Amca oğulları

galiba :)))))

''Hadi yaaa, yapma yaaa, yok yaaa, bu ne yaaaa. Ne

kadar çok yaa var di mi? Benim kullandığım tek ya var,

o da mutfakta. Orkide yağ!'' Hey gidi İlhan Şeşen! neler

oluyor bize şarkına bayılıyorum. Hatta bir çok şarkına

bayılıyorum. Ama şimdi sana soruyorum: Oldu mu yaaaa?

Ve reklam filmi yaratıcılarına da şöyle sesleniyorum

''şaçmalamayın yaaa!''

Geçen ay en çok sahibinden.com reklamlarını beğendim.

Cemil evlenme teklif etti, ben hemen sahibinden.com'dan

ev bakiyim'le başlayıp etrafındaki herkeste domino etkisi

yaratıp ev baktığı reklam tek kelimeyle şahane olmuş.

Halen izlemediyseniz youtube'dan falan arayıp izleyin.

Tiplemeler, mekanlar, ışık, ses her şey çok güzel, çok

eğlenceli ve en önemlisi çok etkili. İhtiyacım olmasa da

neredeyse ben de sahibinden.com'dan ev bakmaya

başlayacaktım :)

Bu ay Marketing Europe ve Anatolia'nın 50. sayısı

yayınlanıyor. Bu dergide yazmamı teklif ettikleri ve

beni yüreklendirdikleri için Elvin ve Abdullah Ekşioğlu

çiftine çok teşekkür ediyorum. Nice sayılar ve yıllarda

güzel paylaşımlarda bulunmayı, her geçen gün daha

iyiyi aradığımız bu dünyada hep birlikte mükemmele

ulaşmamızı diliyorum.

2016 ikinci çeyreği umarım daha iyi geçer. Dünyaya,

memkeletimize ve hayata dair endişelerimiz yerini bahar

dallarının çiçeklerine bıraksın, hayat bayram olsun.

Bu sayıdaki yazım sevgili arkadaşım, değerli yönetmen

Abdullah Ekşioğlu için :) Doğum günün kutlu, mutlu olsun.

Hayallerin, dileklerin bu yaşında gerçek olsun. En güzel

filmleri, en iyi reklamları çekmeni diliyorum :)

marketing europe & anatolia / 19


Reklam Dünyası

Latin Amerika Programatik satın alıyor...

Latin Amerika’daki markalar, dijital ekonomide büyümenin

önemli bir adımının reklamcılıkta programatik satın alma olduğunu

görüyor, sosyal medya ve akıllı telefon penetrasyonunun

avantajlarını kullanmaya çalışıyor.

Çevrimiçi reklamcılık Latin Amerika’da hızla büyüyor.

Geçtiğimiz yıl bölgedeki reklam harcamaları

7 milyar dolara çıkarak dünya çapında en

hızlı büyüyen bölgelerden biri oldu. 2014 yılında

LATAM’da toplam display harcamalarının yüzde

35’i programatik üzerinden gerçekleşirken, Magna

Global Intelligence’ın verilerine göre 2018 yılında

yüzde 61’e yükselecek. Gerçek zamanlı açık

artırma (RTB) sisteminin kullanımında da 2014

yılında yüzde 7’lik payın 2018’de yüzde 23’e çıkması

bekleniyor. Avrupa’nın genç şirketlerinden

biri olan RTB House, pazarlama profesyonellerine

sunduğu programatik çözümlerle hızla büyürken

Endonezya, Malezya, Tayland ve Singapur’u

kapsayan Asya açılımının ardından şimdi de Latin

Amerika’da faaliyet gösteriyor.

RTB House Bölge Direktörü Ömer Aras, LATAM’daki

programatik çözümlerin kullanımındaki artışın

dünyanın birçok bölgesindeki sebeplere benzediğini

dile getirdi. Aras’ın verdiği bilgilere göre,hangi

bölgede olursa olsun reklamverenler, kendi ihtiyaçlarına

özel terzi usulü çözümlerle karşılaşmaktan

heyecan duyuyorlar. Latin Amerika’nın en büyük

pazarı olan Brezilya’da 2015 yılında 20 milyar dolara

ulaşan toplam reklam harcamalarının 2018 yılında 30

milyar dolara çıkması bekleniyor. Şimdiden Brezilya’da toplam

display harcamalarının neredeyse yarısını programatik

harcamalar oluşturuyor.

Akıllı telefon adaptasyonunun da yüksek olması Latin Amerika’daki

programatik satın alma öngörülerinin yükselmesinde

önem taşıyor. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde Latin Amerika’nın

dünya çapındaki akıllı telefon kullanıcılarının yarısına sahip

olması öngörülüyor. Anlık konum verileri, daha detaylı

ve içgörüye sahip olunabilecek kullanıcı davranışlarını takip

etme olanağı web tabanlı kampanyaların ötesinde seçenekler

de sunuyor.

Yüzde 95 en az bir sosyal ağa üye

Bölgedeki sosyal medya kullanımındaki yükseliş de programatik

satın almanın önemini artırıyor. Latin Amerikalı internet

kullanıcılarının yüzde 95’inin en az bir sosyal medya

üyeliği bulunuyor ve ayda 10 saatini sosyal medyada geçiriyor.

Kişiselleştirilmiş sosyal reklamlar, mobil veriler ve

gerçek zamanlı kampanyaların bir araya gelmesiyle birlikte

doğru marka mesajlarının doğru zamanda doğru kullanıcılara

ulaşması sağlanıyor.

Programatikteki artış, akıllı telefon penetrasyonu ve sosyal

medya penetrasyon oranları Latin Amerika’daki kullanıcılara

ulaşmayı kolaylaştırıyor.

20 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

Kenan Sofuoğlu reklam filmi...

kemmel refleksin önemine değindi. Aynı anda tüm mecralarda

yayınlanmaya başlayan yeni reklam filmi Papyrus Advertising

reklam ajansı tarafından hazırlanırken, yeni reklam

filminin yönetmeni ise Emre Başaran oldu. Filmin müzikleri

ise FFW yapımtarafından hazırlandı.

Faaliyet gösterdiği piyasasının öncü kuruluşu İntegral Menkul

Değerler ile Dünya Supersport Şampiyonası’nı dört kez

kazanan milli motosiklet yarışçısı Kenan Sofuoğlu’nun güçlü

işbirliği, yeni bir reklam kampanyasıyla taçlandırıldı.

İntegral Menkul Değerler’in sponsor olduğu, Dünya

Şampiyonu Motosiklet Yarışçısı milli gururumuz Kenan

Sofuoğlu’nun, ilk reklam filmi Kasım 2015’te yayınlanırken,

ikinci reklam filmi ise bu hafta televizyon kanallarında ve

açıkhava mecralarda yayınlanmaya başladı. Yeni reklam

filminde Kenan Sofuoğlu, İntegral Menkul Değerler’de mü-

Deri tanıtım grubu’nun yüzü Arda Turan...

Deri Tanıtım Grubu (DTG), 2016 yılında Türk derisinin

yurtdışı tanıtım yüzü olarak Arda Turan ile anlaştı. Bu işbirliği

kapsamında, Arda Turansıra dışı bir videodaveDTG’nin

başta Milano olmak üzere yurtdışıhedef pazarlarındaki

tanıtımlarında yer alacak.

Türk derisini iç ve dış pazarlarda tanıtmak, ihracat potansiyelini

arttırmak amacıyla 11 yıldır faaliyet gösteren ve birçok

başarılı projeye imza atan Deri Tanıtım Grubu, 2016 yılında

hedefleri doğrultusunda büyük atılımlar gerçekleştirmeyi

planlıyor. Bu doğrultuda, yurtdışında Türkiye’yi başarıyla

temsil eden, yeteneği ve üstün futbol zekasıylatakdir edilen

Arda Turan, Deri Tanıtım Grubu’nun 2016’daki yüzü oldu.

Video tüm dünya ile eş zamanlı olarak 19 Şubat

Cuma günüDeri Tanıtım Grubu’nun Youtube kanalı

TurkishLeatherCouncil’den yayınlanıyor.

DTG’nin hedef pazarlarından biri olan Çin’e atıfta bulunarak,

yarı Amerikalı, yarı Çinli bir genç kız, Türk derisinden

yapılan darbukayı çalıyor, Arda Turan karşısında Türk derisinden

üretilen ayakkabıları ile step yapıyor. 3 bölümden

oluşan filmde, darbuka ritimleri ve Arda Turan’ın adımlarının

gittikçe hızlandığını görüyoruz. Bu atışmayı Arda kazanıyor.

marketing europe & anatolia /21


Markanız iç


Röportaj

in ritüel yaratın...

Pazarlama yöneticisi

Can Ogan

Fiyatların birbirine yaklaştığı, ürünlerin nitelik açısından

ayrışmakta zorlandığı günümüzde rekabet kolay değil.

Böyle bir ortamda 20. yüzyılın başında kullanılan pazarlama

ilke ve teknikleri yetersiz kalıyor.

Pazarlama yöneticisi Can Ogan, tek seferlik müşterilere

ulaşmaya çalışmak yerine var olan müşterileri

sadık birer marka elçisine dönüştürmeyi öneriyor.

Röportaj Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

- Var olan müşterilerin sadık bir marka

elçisi olmalarını sağlamanın yolları

nelerdir?

Yeni davranış modelleri, yeni teknolojiler

ve artan ürün çeşitliliği bombardımanı

günümüz kullanıcılarını ve onların

marka ile etkileşimlerini yakından etkiliyor.

Tek seferlik “kullan-at” sisteminde,

müşteri kazanmaya çalışmaktan çok,

var olan müşteriyi sadık bir marka elçisi

haline getirmek gerekiyor. Tek boyutlu

CRM datalarıyla tek seferlik yeni müşterilere

ulaşma çabasının hem pahalı

hem de etkisiz bir çözümdür.

Yenilikçi kampanyaları, ürünleri ve pazarlama

aktivitelerini öncelikle markanızın

elçisi olmak için hazır bekleyen

müşterilerinize sunmanızı öneririm.

Sonrasında, sadakat gösteren müşteriler

çevresindekileri markanıza doğru

sürükleyecektir. Var olan müşterilerin

sadık bir marka elçisi olmalarını sağlamanın

yollarından bir tanesi marka ile

ritüelleri birleştirmektir. Marka tarafından

yaratılan değerler etrafında kurgulanmış,

tekrarlanan davranışlar, markayı

müşterinin hayatının tam ortasına

oturtmayı hedefler.

Ritüellerden Vazgeçmek Zor

Pozitif deneyimler sayesinde oluşan

ritüeller, alışkanlıklardan bile daha etkilidirler.

Alışkanlıklar çok daha kolay

değişirken, bireyin ruhuna işlemiş ritüellerden

vazgeçmek zordur. Sinemaya

giderken, hiç düşünmeden yöneldiğimiz

pop-corn standı veya her partide

ilk alınan Coca Cola şişeleri veya sevgilisinden

ayrıldığında acısını unutmak

için bir masada oturan iki arkadaşı gözümüzde

canlandırırken, neredeyse

otomatik olarak masada yer alan rakı

bardakları ve şişesi tesadüf değildir.

Farklı müşterilerin markanızdan beklentileri,

marka değerlerinizi algılaması

ve markanızı kullanımı değişkenlik gösterse

de ürün veya servisinizi bir ritüelin

çevresinde kurgulamak, hem karlılığınızı

hem de potansiyel müşteri sayınızı

arttıracaktır. Ritüelin oluşturulmasında,

müşterilerin davranış ve algılarını

analiz etmek önemlidir. Bu data size

müşterilerinizle nasıl duygusal bir bağ

oluşturabileceğinizin kapılarını açabilir.

Burada anlaşılması gereken, müşteri-

marketing europe & anatolia /23


Röportaj

nin marka hakkındaki hisleri, algısı ve

ürünle iletişim kurarken yaşadığı deneyimdir.

- İlham Verecek Marka Örnekleri verebilir

misiniz?

Lime ve Corana: Corona bira

Meksika’nın bir numaralı markası olsa

da uluslar arası pazara girmekte biraz

zorlandı. Müşteri davranışlarında, barlarda

daha çok açık biraların satıldığı ve

bardaklarda servis edilen biralara eğilim

vardı. Bira tutkunlarının Corona’ya

şans vermesi için bir ritüele ihtiyaç

duyuldu. Corona yaklaşık 10 adımlık,

“Corana nasıl içilir?” konulu mesajlar

yayınlamaya başladı. Hatta popüler

mekanlarda ritüelin başlatılması ve

kopyalanması için barmenler kullanıldı.

Oreo ve Süt: Oreo, dünyanın en çok satan

bisküvilerinden biri. Pazardaki büyük

başarısını ne süslü paketleri ne de

rekabeti arttırıcı fiyat politikası sayesinde

kazandı. Oreo, bütün bisküviler için

Ritüeliniz marka değerleriniz ile

uyumlu olmalıdır. Markanızın

duygusal değerleri yoksa ilk önce

bunları oluşturun.

geçerli olan bisküviyi sütle birlikte yeme

alışkanlığını tekrar paketleyerek bir ritüel

haline getirdi. Böylece bisküvi, kısa

zamanda çocuklara süt içirebilmek için

bir motivasyon kaynağı yetişkinler için

ise içlerindeki çocuğa seslenen bir ödül

haline geldi. Oreo bisküvilerinin nasıl

yenmesi gerektiği konusunda gayet

açık ve detaylı açıklamalar yaparak, bu

ritüelleri farklı konseptler içinde ödüllü

yarışmalar ve sosyal medya uygulamalarıyla

destekledi.

- Ritüel yaratmak için birkaç ipucu

verebilir misiniz?

Marka Değerlerinizi Belirleyin: Ritüeliniz

marka değerleriniz ile uyumlu

olmalıdır. Eğer markanızın duygusal

değerleri yoksa ilk önce bunları oluşturun.

Markanız müşteriniz için ne ifade

ediyor? Ne ifade edecek, temizlik malzemesi

demeyin sakın! Pepsi Amerika

genelinde kör bir lezzet testi yaptırmış,

Amerikan damak tadına göre Pepsi’nin

daha uygun olduğunu kanıtlamış ve

bunu dört bir yanda duyurmuştu. Pepsi

en iyi tat bizim diye dört bir yanı inletirken,

Coca Cola ne yaptı? Paylaşmak,

mutluluk, eğlence gibi değerleri üstlendi.

Günümüzde en popüler gazlı içeceğin

hangisi olduğunu söylemek gerekli

mi?

Kolayca Yapılabilir Ve Tekrarlanabilir Bir

Ritüel Bulun: Ritüel, komplike ve zor olmak

zorunda değil. Mesela Japonya’da

KitKat kelimesinin Japoncadaki “Kito

Katsu” yani “Kesin Başaracaksın” kelimesine

olan benzerliğini kullanarak

öğrencilere sınavdan önce bir KitKat

şans getirir rituelini başlattı. Hatta daha

sonraları bunu bir adım daha öteye taşıyarak

Kitkat’ın ikonik kırmızı rengini

yine şanslı olan yeşile bile çevirdi. Marka

değerleriniz ile nasıl bir ritüelin birleşeceğini

bulmak için hayal gücünüzü

kullanın.

İlan Edin: Bilinmeyen bir ritüel işe yaramaz.

Ritüelin var olduğunu, ne işe

yaradığını ve nasıl yapıldığını elinizden

gelen her mecrada ve her şekilde ilan

edin. Eğer gücünüz yetiyorsa bunu sadece

reklamlarla değil ürün yerleştirme

yöntemiyle de yapın. Bunun için bloggerlar,

vloggerlar ve sosyal medyayı

kullanın.

Ritüelin İşe Yaradığını İspatlayın: Ritüellerin

hepsinin bir sebebi vardır. Lezzeti

arttırır, deneyimi güçlendirir, sanş

getirir, mutlu eder. Her ne yaptığını iddia

ediyorsanız bunun gerçek olduğunu

duyurun.

Ritüeli Besleyin: Eğer bir ritüel yaratacaksanız

bunu tek atımlık bir kampanya

olarak değil, yavaş yavaş büyüyecek

bir ağaç gibi düşünün. Uzun dönemli

yapın. Kampanyalarınıza yedirin.

24 / marketing europe & anatolia


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Bakakalırım giden geminin ardından...

Ülkemizde demokrasi hiç bir zaman yeterince

gelişmedi. Demokrasi karnemiz her zaman kırıklarla

doluydu, ancak darbe dönemleri dahil hiçbir

dönemde bugünkü kadar kötü olmamıştı.

Sadece demokrasi de değil, anayasamıza göre

demokratik sosyal hukuk devleti olan ülkemizde,

yasalar, anayasa, mahkeme ve hatta anayasa

mahkemesi kararları hiç bu kadar ihlal edilmemiş,

devletin en tepesindeki isimler eliyle hiç bu kadar

itibarsızlaştırılmamıştı.

Gizliden gizliye basına baskı her dönemde

uygulanmıştı ama darbe dönemleri dahil hiç bir

dönemde ülkenin cumhurbaşkanı ekrana çıkıp,

"basın özgürlüğü sınırsız değildir" dememişti.

Turgut Özal anayasayı bir kez delmekle bir şey

olmaz dediği zaman tüm ülke bu ayıbını yüzüne

vurmuş, hiçkimse ben anayasaya uymuyorum,

anayasayı bana uydurun demeye cesaret

edememişti. Daha da çarpıcı olanı, bugüne kadar

demokrasiyi, anayasayı bugünkünün yüzde biri

kadar ihlal eden liderler, seçimlerde halkın oylarıyla

cezalandırılmış, hiç bugünkü kadar kamuoyu

desteği bulamamışlardı.

Bu kamuoyu desteği olmasaydı "her dönemde

demokrasiyi, hukuku içine sindirememiş liderler

olabilir, demokrasilerde halk iradesi bu diktatörlük

sevdalılarına geçit vermez" deyip rahatlayabilirdik.

Oysa bugün görüyoruz ki, halk iradesi maalesef

sakat demokrasimizi bize özletecek kadar,

demokrasi bilincine yabancılaşmış. Koca bir

imparatorluğun mirasçısı, bin yılları aşkın devlet

geleneği ile kurulmuş ülkemiz, maalesef cehalet

kıskacında bir ortadoğu ülkesine evrilme yolunda

metamorfozunu tamamlamak üzere.

Durumun daha acı olanı ise hiç bir muhalefet

partisinin henüz bu durumu kavrayıp, hızla

uzaklaşan demokrasimizin ardından benim gibi

bakakalanlara verebilecekleri bir umut kırıntısının da

bulunmaması.

Ne diyeceğimi bilemiyorum. aklıma yalnızca şairin

şu sözleri geliyor.

"Bakakalırım giden geminin ardından

atamam kendimi denize dünya güze.

Serde erkeklik var ağlayamam."

marketing europe & anatolia / 27


Kampanyalar

Çarpıcı Meyve Tadı Seni Alır Götürür...

Yedigün’ün çarpıcı meyve tadını, filmlerdeki sürpriz karakterler

olan “Çalı Adamlar” anlatıyor. “Çalı Adamlar”,

rutinden sıkılıp Yedigün içen gençleri özledikleri doğallığın,

meyvenin ve eğlencenin tam ortasına götürüyor.

ALICE BBDO’nun hazırladığı kampanyada “Çalı Adamlar”,

portakal ve mandalina ağaçlarından esinlenilerek

tasarlandı.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: PEPSICO

Reklamveren yetkilileri: Alpagut Çilingir, Aslı Önder,

Ayfer Tüfekçi, Tuğçe Gamsız, Beste Karık

Reklam Ajansı: ALICE BBDO

Kreatif Direktör: Derya Tambay

Yaratıcı Ekip: Ali Burak Erkan, Cem Öztürk,

Derya Banişta, Kerem Altuntaş, Burcu Gizem Öztürk,

Muhammet Ergül

Stratejik Planlama: Onur Erdoğan, Emir Demirtaş,

Beliz Top, Dilara Çelikkanat

Marka Ekibi: Maria Demir, Aylin Acar, Ali Doğan Güven

Ajans Prodüktörü: Umut Tangör

Yapım şirketi/Yapımcı: Autonomy/Murat Pekin

Yönetmen: Ferit Katipoğlu

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

“Gülmek Sana Yakışıyor”...

Media Markt, “Gülmek Sana Yakışıyor” sloganıyla yeni Kreatif Grup Head: Armağan Ükünç

bir pazarlama iletişimi dönemini başlatıyor. Media Markt Yaratıcı Ekip: Kutsal Bayraktar, Okan Özyörük, Cihat Er

TV’den dijitale, ulusaldan yerele pek çok mecrayı etkin bir Marka Yöneticisi Ekibi: Yeşim Gürsel (Uzman Marka Yöneticisi),

Müge Yıldırım (Marka Yöneticisi)

şekilde kullanmayı hedefliyor.

Prodüksiyon: GoGo Project

Kampanya Künyesi

Yönetmen: Cem Adıyaman

Reklamveren: Media Markt Türkiye

Yapımcı: Gunes Zahid

Reklamveren Yetkilileri: Çağanur Atay Uçtu,

Jingle Yapım Şirketi: Jingleist

Sinem Öztürk, Selda Yıldırım, Selen Bekiroğlu

Beste: Kemal Taşçeşme

Reklam Ajansı: Wanda Digital

Düzenleme: Çağdaş Göktuna

Kreatif Direktör: Enis Baruh

Medya Ajansı: Starcom

Ajans Prodüktörü: Kerem Aygün

“İlk buluşmada yenmez!”...

Yaratıcı Yönetmen: Gökhan Erol, Erdem Köksal,

Ozan Bozkurt,

Yaratıcı Ekip: Hakan Bıçakçı, Burak Kunduracıoğlu,

Buse Şay, Ece Gönenç, Fatma Öcal

Müşteri ilişkileri grubu: Elif Önen Sakin, Ezgi Pedal,

Natali Levi

Stratejik Planlama: Canan Pehlivanoğlu, Merve Alıcı

Ajans prodüktörü: Gülengül Arlıel, Nedret Gürlek

Yapım şirketi: Shortcut

Yönetmen: Ariel Goldenberg

Müzik: Jingledak- Uğur Cümbüşel

İlk buluşmada olduğunu unutup, özüne dönen ve lezzetin

tadını çıkaran gencin sadece KFC kanatlarına odaklandığı

bu anlarda, kız ise olayın şaşkınlığıyla ne yapacağını bilemiyor.

KFC’nin “ilk buluşmada yenmez” uyarısıyla son bulan

film,Medina Turgul DDB imzası taşıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: KFC Türkiye

Reklamveren Yetkilisi: Zeliha Şener, Tuna Canatar,

Kardelen Zengin, Emre Sipahi

Reklam Ajansı: Medina Turgul DDB

30 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Aşk ve Lezzet Bu Filmde Buluştu...

Tat’ın, sevilerek izlenen ve her macerası merakla beklenen

animasyon serisi Tatlı Domatesler’in Sevgililer Günü’ne

özel yeni filmi yayında.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Tat Gıda

Reklamveren Temsilcisi: Banu Demokan, Kübra Ötkür,

Alper Özgür, Serap Sönmez, Gizem Cumalıoğlu

Reklam Ajansı: Tribal Worldwide İstanbul

Ajans Başkanı: Ömür Kula Çapan, Hakan Birgül

Yaratıcı Yönetmen: Arda Erdik, Başar Bellisan

Yaratıcı Grup Başkanı: Barış Sarhan

Sanat Yönetmeni: Zeynep Ordu

Müşteri İlişkileri: Burcu Kavaslıgil, Emir Medina

Sosyal Medya: Emre Hacısalihoğlu

Ajans Yapımcısı: Can Taşkın

Yapım Şirketi: Anima İstanbul

Yönetmen: Ayşe Ünal

Yapımcı: Gizem Ergezgin

Müzik: Jingle House

Medya Planlama: ZER Digital

“Bu Koltuklar Şahit”...

Vodafone Türkiye, 15 yıllığına sponsor olduğu Vodafone

Arenainşaatında koltuk montajı aşamasıylabirlikte gerisayıma

geçti.İnşaatta sona yaklaşılırken, bu süreci Beşiktaş

taraftarıyla kutlamak isteyen Vodafone, #HasretBitiyor kampanyası

altında “Bu Koltuklar Şahit” isimli dijital bir proje

hayata geçirdi.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Vodafone Türkiye

Reklamveren Temsilcileri: Bilge Çiftçi, Onur Gargılı,

Kerem Karacasulu, Ece İrem Arslan

Reklam Ajansı: Tribal Worldwide İstanbul

Ajans Başkanı: Ömür Kula, Hakan Birgül

Yaratıcı Yönetmen: Arda Erdik, Başar Bellisan

Yaratıcı Grup Başkanı: Barış Sarhan, Melih Ediş

Yaratıcı Grup: Selçuk Çelebioğlu, Emre Çil, Furkan Şahin

Müşteri İlişkileri: Nil Gökçe Sanay

Ajans Yapımcısı: Can Taşkın

Yapım Şirketi: Atlantik Yapım

Yönetmen: Umut Aral

Müzik: Jingle Mingle

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

Algida Nogger ailesi twitter filmi...

Nogger ailesi, önceki filmlerde olduğu gibi hazırlanan 3. ve

son dijital filmle sevenlerine yine esprili bir dille sesleniyor.

Yeni dijital filmde Nogger Winner, geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen

Algida’nın “Efsane Lezzet Geri Dönüyor” kampanyası

sırasında oylarıyla kendisine destek veren sevenlerine kışın

da kendisini ve kardeşlerini yalnız bırakmamaları çağrısında

bulunuyor.

Algida’nın sosyal medya üzerindeki eğlenceli içeriklerine eşlik

etmek isteyenler ise #hermevsimalgida hashtagini takip

ediyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Unilever Algida

Reklamveren yetkilisi: Toloy Tanrıdağlı, Özge Onur,

Özge Sönmezöz

Reklam ajansı: Alametifarika

Yaratıcı ekip liderleri: Ozan Özüm Özbey, Handan Tepe

Yaratıcı ekip: Burçin Perçin, Yeliz Civelek, Tuğçe Tekin,

Alican Savaş, Pınar Ulus

Müşteri ilişkileri grubu: Dilek Sezen

Ajans prodüktörü: Sertuğ Alptekin, Berkay Tahmaz,

Övgü Akgürgen

Yapım şirketi: ANIMA/Koray Güzey

Medya ajansı: Mindshare

Medya planlamacı: Aslıhan Anarat, İpek Dorak,

Arda Çölgeçen, Melih Koç, Canan Aktaş

Kullanılan mecralar: Dijital, sinema

‘Dünyanın yemeğine Aygaz yeter’...

Aygaz, “Dünya Mutfakları” başlıklı yeni bir reklam kampanyası

başlattı.“Dünyanın yemeğine Aygaz yeter” sloganı işlenen

reklam filminde bir Aygaz servis görevlisi sırayla farklı

mutfaklardaki deneyimlerini paylaşıyor

Kampanya künyesi

Reklamveren: AYGAZ

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

Aygaz Pazarlama Direktörü: Ercüment Polat

Aygaz Tüpgaz Pazarlama Ekibi: Zeki Kıroğlu,

Özge Ağar Uysal, Sadettin Samrıoğlu, Tunç Demir,

Melis Deniz

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCO: İlkay Gürpınar

ECD: Volkan Karakaşoğlu

Yaratıcı Ekip: Orkun Önal, Cihan Akköse, Tolga Ülkümen,

Ergin Doğanay

Marka Ekibi: Beste Erener, Tuğçe Asrak, Ceren Kaban

Prodüksiyon Ekibi: Ceyda Kayaçetin, Erman Karahisarlı,

Cansu Arcan

Prodüksiyon Şirketi: PToT Film

Post Prodüksiyon Şirketi: ABT

Yönetmen: Ozan Açıktan

Müzik: Jingle Jackson / Emre Irmak

Medya Ajansı: People Communications

Kullanılan Mecralar: TV, internet, sinema, radyo,

açıkhava, ilan

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

“Araban Yakıyor”…

Paraf’ın marka yüzü Murat Boz, yeni reklam filminde Shell

ile yapılan işbirliğini anlatmak için direksiyona geçti.

“Araban Yakıyor” isimli yeni reklam filmi Paraf sahiplerinin

akaryakıt alırken de çok özel ayrıcalıklara sahip olduğunu,

sık sık memleketine arabayla ziyarete giden Murat Boz’un

esprili hikâyesi aracılığıyla anlatıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Halkbank

Reklamveren Temsilcisi: Yalçın Kaya, Ferrin Kolaylı,

Nilüfer Kenar, Beril Olcay, Cansın Dede, Yekta Kutay Tözün

Reklam Ajansı: AndBrand

Yaratıcı Grup: Çağrı Çelik, Saadettin Konukseven,

İlkay Saltık, Fırat Saygın, Nafiz Oksar

Müşteri İlişkileri: Beril Mardin, Özge Şatır, Tutku Top

Medya Ajansı: Skala Medya

Yapım Şirketi: Staff Film

Yönetmen: Ketche

Yapımcılar: Eyüp Üstün, Zafer Yiğit, Eper Marangoz

Müzik: Jingle House

Mecra: TV, radyo, gazete, internet

Deneysel Bankacılık...

Kardeşi Garanti Bankası’nda işe girince daha iyisini yapmak

için hırslanan ve kendi alternatif ürünlerini yaratmak için sıra

dışı icatlar yapan karakterin maceralarını anlatan filmler ilk

yayınlandığı 2014 yılından bugüne kadar rekorlar kırdı

Kampanyasının Künyesi

Reklamveren: Garanti Bankası

Reklamveren Temsilcileri: Burcu Tokcan,

Güneş Arslan Ulus, Ece Gökel, Müge Albayrak,

Tuğçe Ölmez, Ümide Özgen

Reklam Ajansı: Komputer

Yapım Şirketi: Autonomy

Yönetmen: Uygar Kutlu

Yapımcı: Aslı Akkoç

Müzik: Selçuk Alagöz

marketing europe & anatolia / 33


Kampanyalar

Finansçı, şirketin nokta transferi...

Finansbank’ın Yıldız Apartmanı reklam dizisi, beşinci filmiyle

ekranlarda. Rabarba’nın hazırladığı, yönetmenliğini Ozan

Açıktan’ın yaptığı reklam filminin uzun versiyonunu internette

izleyebilirsiniz.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Finansbank

Reklam Ajansı: Rabarba

Reklamveren Yetkilisi: Armağan Engel, Banu Akyıl,

Tuğçe Saka

Yaratıcı Ekip: Pemra Ataç Açıktan, Murat Yaylagül,

Elif Özüdoğru, Volkan Yanık, Şadi Akbudak, Metin Akın

Müşteri İlişkileri: Birçim Akfırat, Ezgi Günaydın,

Melike Orhon

Stratejik Planlama: Oğuz Savaşan

Prodüksiyon: Pınar Johnson, İrem Akalın

MedyaPlanlama/Satınalma: People

YapımEvi – Yönetmen:PTT- Ozan Açıktan

Mecra: TV, Radyo, Basın, Outdoor,İnternet

morhipo.com...

Morhipo.com “Konser Teklifi”, “İş Teklifi” ve “Evlilik Teklifi”

içerikli üç eğlenceli kısa film hazırlandı. Arda Birkiye’nin yönetmenliğini

yaptığı reklam filmlerinde, kendilerine sunulan

muhteşem teklifler karşısında yaşadıkları şaşkınlığın da etkisi

ile ikileme düşen kişilerin kaçırdıkları fırsatlar esprili bir

dil ile ele alınıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Morhipo

Yaratıcı Ajans: Rafineri

Yaratıcı Grup: Müge Pekçetin, Emirhan Dileğe

Ajans Müşteri Grubu: Dilek Uçarlı, Erbek Onur,

Çağla İshak

Reklamveren Yetkilisi: Ethem Şallı, Reysi Sapan,

Öykü Akgürgen

Medya Planlama: Morhipo

Kullanılan mecra: Sosyal Medya

34 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Vivident’ten gülümseten 2 Film…

bir soluk getiriyor.

Özel bir çekim tekniği kullanılarak 6 oyuncunun tek bir smaç

hareketini gerçekleştirdiği ikinci filmde ise bu ortak basketbol

hareketiVivident çiğnenerek, ortak bir gülümsemeye

dönüşüyor.

Vivident, Spor Toto Basketbol Ligi sponsorluğunu desteklemeye,

lansman filminin ardından, basketbolcuların da yer

aldığı iki yeni reklam filmiyle devam ediyor.

İlk filmde oyuncular parke üzerindeki yeteneklerini göstererek

Vivident’in “Çiğne ve Gülümse” cingılına yeni ve dinamik

Kampanyasının Künyesi

Reklamveren: Perfetti Van Melle / Vivident

Reklamveren Yetkilileri: Serkan Ergün, Çiğdem Tüzüner

Serim, Emin Alev

Reklam Ajansı: Being Çözüm

Yaratıcı Ekip: Umut Esin, Soner Aslan, Erce Ulusoy,

İrem Alkan

Marka Ekibi: Yusuf Ziya Erdönmez, İrem Terzi

Stratejik Planlama: Ahmet Yener, Yunuscan Hısımcıl

Prodüksiyon Şirketi: Spark Film

Post Prodüksiyon Şirketi: MOJO Fx

Medya Ajansı: Mediarepublic

Kullanılan Mecralar: TV, Internet, Sinema

tatilsepeti.com...

tatilsepeti.com, Spor Toto Basketbol Ligi’nin Resmi Seyahat

ve Tatil Sponsorluğu görevini tanıtmak ve yeni fırsatlarını

duyurmak için bir reklam kampanyası başlattı.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: tatilsepeti.com

Reklamveren Yetkilisi: tatilsepeti.com Genel Müdür

Koray Küçükyılmaz

tatilsepeti.com Pazarlama Departman Müdürü

Yekta Yenilmez

Reklam Ajansı:ALICE BBDO

Yaratıcı Grup: Derya Tambay, Hasan Çetin,

Mustafa Baripoğlu, Uğur Dündar, Ahmet Nuri Sinan

Müşteri İlişkileri: Maria Demir, Aylin Acar,

Ali Doğan Güven

Stratejik Planlama:Focus4

Ajans Prodüktörü:Umut Tangör, Melis Bircan

Yapımevi:Autonomy

Yönetmen:Turgut Akaçık

Prodüktör:Murat Pekin

Kullanılan Mecra: TV, Internet

marketing europe & anatolia / 35


Jahorina


Gezi

kayak merkezi...

Jahorina, Bosna-Hersek’in Sırp Cumhuriyeti entitesinde,

Dinar Alpleri’ne bağlı, 1916 m. yüksekliğinde bir dağ.

Bosna – Hersek, ülke yönetim açısından iki entiteye, yani

devletçiğe bölünmüş durumda. Bunlar, Bosna-Hersek Federasyonu

ve Sırp Cumhuriyeti. Jahorina, Sırp cumhuriyeti

tarafında bulunuyor.

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / seval@sevalduban.com

Kış bitmeden bir de kayak gezisi yapalım

deyip, Bosna Hersek’ e kayağa gitmeye

karar verdik. Pegasus ile Sabiha

Gökçen’ den direk Saraybosna’ ya gittik.

Saraybosna İstanbul arası uçak ile

2 saat sürüyor.

Bizim uçak 10:05’ teydi. Öğlene doğru

Saraybosna havaalanına indik. Geziyi

kayak gezisi olarak organize ettiğimiz

için direk kayak merkezine gidip kaymaya

başlayalım dedik. Kalacağımız

otel Jahorina Termag Hotel. Oteli

booking.com üzerinden ayarladık.

Jahorina havaalanı arası yaklaşık 40

km. Biz otele gitmek için otelden shuttle

istedik. Uçaktan indiğimizde otelden

biri bizi bekliyordu. Valizleri alıp, hemen

yerleştik arabaya. Sonra da Jahorina’

ya doğru yola koyulduk.

Jahorina, Bosna-Hersek’in Sırp Cumhuriyeti

entitesinde, Dinar Alpleri’ne

bağlı, 1916 m. yüksekliğinde bir dağ.

Bosna – Hersek, ülke yönetim açısından

iki entiteye, yani devletçiğe bölünmüş

durumda. Bunlar, Bosna-Hersek

Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti. Jahorina,

Sırp cumhuriyeti tarafında bulunuyor.

Otele vardığımızda saat 13 civarıydı.

Yol bizi yormuş olacak ki çok acıkmışız.

Check-in için erken olduğundan valizleri,

emanet odasına teslim edip, otelin

restaurant’ ına girdik. Girer girmez

de şaşkına döndük. Açıkçası bu kadar

güzel bir otel beklemiyordum. Otel genel

olarak taş, cam ve ahşaptan inşaa

edilmiş. Dekorasyon muhteşem. Restaurant’

a girince ortam çok hoşumuza

gitti. Üstelik de pistler hemen aşağıda.

O yüzden manzara da muhteşem :)

Bizim ekip 17 kişilik bir grup. Hepimiz

cam kenarındaki masalara dizildik.

Yemekten önce yerel biralar söylendi.

Sonra da yemek kısmına geçildi. Balkanlarda

et yemek en doğru seçim.

Çünkü ülke yemyeşil. Hayvancılıkla uğraşan

insan çok. Dolayısıyla et ve süt

ürünleri 10 numara 5 yıldız.

Ben koskoca menüde yiyecek bir şey

bulamadım. Kararsız bir şekilde etli ve

mantarlı Gnocchi siparişi verdim. Sonuç

harikaydı :) Kocaman et parçalarıyla

pişirilmiş nefis soslu gnocchi. Uzun

zamandır bu kadar lezzetli bir şey yememiştim.

Tabii ki de hepsini bitiremedim.

Biraydı, şaraptı, yemekti derken saat

15:00 oldu. Odaların anahtarlarını alıp

yerleşmek üzere dağıldık. Oda da en

az otel kadar güzel. Tamamen ahşap,

cam ve taş ile dekore edilmiş. Mobilyalar

ağaçlardan yapılmış, çok doğal ve

şıklar. Odamızı çok sevdik. Eşyalarımızı

yerleştirdikten sonra tekrar lobiye

indik. Bizim ekibin bir kısmı kayak için

pistlere çıkmışlar. Ama benim hiç kayak

yapmaya niyetim yok. Biz de geri kalanlarla

etrafı keşif için dışarı çıktık. Hava

marketing europe & anatolia / 37


Gezi

muhteşem. Mis gibi çam ormanları.

Otelin ön tarafı caddeye arka tarafı da

kayak pistlerine bakıyor. Arka tarafa

geçip piste doğru yola koyulduk. Pistlerin

başlangıç yeri otelin arka tarafı.

Oradan teleferiklere binip yukarıya çıkıyorsunuz.

Teleferiklerin etrafında minik

minik bir sürü kafe ve pansiyon var.

Küçük bir köy gibi.

Bir tane kafe masaları sandalyeleri dışarı

çıkarmış, salıncak gibi bir mekanizma

üzerine de ateş yakmış. Ateşin

kenarında da toprak tencerelerde yemekler

pişiyor. Ağır ateşte, yavaş yavaş

pişiyorlar. Orada takıldıktan sonra

bir tanesinin içine girip oturmaya karar

verdik. Girdiğimiz kafede de kocaman

bir şömine ve etrafına dizili toprak tencereler.

Yemekler nefis görünüyor. Biz

tıka basa tok olduğumuz için bira içmekle

yetindik.

Biranın da vermiş olduğu rehavetle

odalarımıza çıkıp biraz kestirdik. Odalarda

çok fantastik bir şey daha vardı.

Yastıklar :) Hani eski bez bebekler vardı

ya, içlerinde mercimek gibi taneli bir

Otelin ön tarafı caddeye arka

tarafı da kayak pistlerine

bakıyor. Arka tarafa geçip piste

doğru yola koyulduk.

şeyler vardı. Yastığın içinde ona benzer

bir şey vardı. İnanılmaz rahatlar. Biz

içinde ne olduğunu çok merak ettiğimiz

için kenarını bi’ lokmacık delip biraz numune

aldık. İçindeki tohum gibi bir şeydi,

tabii ki ne olduğunu çözemedik. Bir

araya aşağıya indiğimizde lobiye sorarız

dedik ama hep unuttuk. Döndükten

sonra otele mail atıp, ne olduğunu öğrendim.

Şimdi aynı yastıktan bulmak

için araştırmalarım sürüyor.

Odadaki kısa süreli şekerlemeden sonra

akşam yemeği için tekrar restaurant’

a indik. Oteldeki yemekler açık büfe.

Mutfakları bize çok yakın. O yüzden

şanslıyız. Yemekler inanılmaz lezzetli.

En güzeli de iste kurutulmuş et. Birayla

birlikte nefis oluyor.

Bosna - Hersek’ te her yerde sigara içmek

serbest. Dolayısıyla restaurantta

da sigara içiliyor. Biz Türkiye’ de sigarasız

ortama çok alışmışız, o yüzden,

orada çocukların yanında sigara içen

ebeveynleri yadırgadık. Oysa biz de bir

zamanlar öyleydik.

Yemekten sonra tekrar dışarı çıkıp

karda yürüyüş yaptık ve etrafta güzel

bar var mı diye bakındık. Fakat umduğumuz

gibi bir yer bulamadık. Biz de

otelin barına gittik. Orada canlı müzik

vardı ama yerel şarkıları çalıyorlar. İlk

bir iki tanesi güzel geliyor da sonra içi

kıyılıyor insanın. Biz de bir iki kadeh şarap

içip kalktık. Bu arada şaraplar da

oldukça lezzetli ve ucuz. Kadehi 3 euro

civarı.

Ertesi gün kayak olayına girişeceğimiz

için çok geç vakte kalmayıp uyuduk.

Sabah nefis kahvaltımızı yaptıktan

sonra kayak odasına gidip kayaklarımızı

kiraladık. Ben kayak taşımak

istemediğim için yanımda getirmedim

ve oradan kiraladım. İki günlük kayak

kirası 25 euro civarında. Kayaklarımızı

aldıktan sonra teleferiklere binebilmek

için skip pass almaya indik. Skipass’ lar

38 / marketing europe & anatolia


Gezi

otelde değil, teleferiklere yakın bir konumdaki

bilet gişelerinde satılıyor. İki

günlük sınırsız çıkış, skipass 30 euro

civarı. Malzeme skipass Türkiye’ ye nazaran

oldukça ucuz.

Skipass’ larımızı da aldıktan sonra teleferiğe

binip zirveye çıktık. Ama yanımıza

harita almayı unuttuk. Daha da kötüsü

pistlerin konumlarına hiç bakmadık.

Teleferikten inip, kayanların peşine takılıp

kaymaya başladık. Pist bitip de

aşağıya indiğimizde bizim otelin orada

olmadığımızı farkettik. Meğerse dağın

diğer yanına kaymışız. Sonra tekrar teleferiğe

binip yine zirveye çıktık. Fakat

bu sefer gittiğimiz yer, ilk çıktığımız yer

değil. Bir türlü başladığımız yere dönemiyoruz

:( Baktık işin içinden çıkamayacağız

bir bilene soralım dedik. Orda

pikniğe gelmiş abilerin yanına yaklaşıp

yolu sorduk. Pistin yanındaki otoyolu

gösterip buradan gideceksiniz dedi.

Kayaklar dedik. Yol yok, ancak buradan

gidersiniz. Kayakları çıkarıp taksiye binin

dediler :(

Baktık işin içinden çıkamayacağız, otelin

hangi yönde olduğunu sorduk. Yönü

öğrenince de o tarafa doğru girmeye

başladık. Ama bir çok yerde geçiş için

pist yok. Kayaklarla yürümek zorunda

kaldık. Saat 10’ da çıktımız pistte ancak

14:00’ te oteli bulabildik. Tabii oteli bulduğumuzda

epey yorgun ve aç vaziyetteyiz.

Dinlenip bir şeyler atıştırmak için

meydandaki nefis yapan kafelerden birinde

oturduk. O sırada da pistlerin haritasını

inceleyip rotaları öğrendik.

Dinlendikten sonra pistlere çıkıp, teleferikler

kapanana kaydık. Ne de olsa

öğrendik pistleri :)

Jahorina’ da 9 adet lift var. Bunlar tüm

dağa serpiştirilmiş durumda. Oteller ve

pansiyonlar da öyle. Mesela pistin orta

kısımlarında pansiyonlar var. Orada

kaldığınızda, minibüslerle odanıza gidebiliyorsunuz.

Liftler çalışmadığında

minibüsler çalışıyor. Bir şekilde yukarılara

veya zirveye çıkma şansınız var.

İki günlük sınırsız çıkış,

skipass 30 euro civarı.

Malzeme skipass Türkiye’ ye

nazaran oldukça ucuz.

Bir Türkiye’ de böyle yerleşime alışık olmadığımız

için bize değişik geldi. Pistin

orta kısımlarında çok güzel pansiyonlar

var, dağ evi şeklinde. Oralarda da kalmak

keyifli olabilir.

Jahorina’ nın en yüksek noktası 1916 m

yükseklikte, adı da Ogorijelica. Pistlerin

toplam uzunluğu 70 km civarı. Bir tanesi

baby lift olmak üzere toplam 9 tane

lift var. Bu liftlerin tamamı saatte 7000

kayakçıya hizmet veriyor. Bu doğa harikası

kayak merkezi, 1984 yılında Kış

Olimpiyatları’ na ev sahipliği yapmış.

Kayak sezonu 15 Aralık başlıyor ve 15

Nisan tarihine kadar sürüyor. Fakat her

zaman kar olmayabiliyor. Pistlerin bir

kısmında suni kar makinası var. Fakat

açık alanlardaki karı rüzgar uçurduğu

için oralar çıplak kalıyor. Bazı yerlerde

zeminde taşlar ve kayalar çıkmıştı.

Pistleri Türkiye’ ye nazaran zor. Oldukça

dik eğimler var. Bazı yerlerde

de ters eğim var. Orayı yürüyerek geçmek

istemiyorsanız, hızlı kaymalısınız

ki, geçebilesiniz.

Genel olarak Jahorina çok güzel ve keyifli

bir kayak merkezi. Akşam olup da

pistler kapanınca biz de otele doluştuk.

Jahorina’ ya gelmeden önce, yapılacaklar

konusunda çalışmıştık. Hotel

Lavina’ da çikolatalı suffle yenmesi gerektiğini

öğrenmiştik, mesela :)

Lobideki arkadaşlara Lavina Hotel’ in

yerini sorduk. Tarif etti fakat taksiyle

gitmemizi önerdi. Mesafeyi sorunca da

10 dakikada yürürsünüz dedi. Aralarındaki

mesafe 2 km. Fakat rampa yukarı

çıkarken ve hava eksi derecelerde

olunca yürümek biraz zorlu oluyor. Ama

biz caymadık, kestirme yol bulup otele

marketing europe & anatolia /39


Pistleri Türkiye’ ye

nazaran zor.

Oldukça dik eğimler var.

Gezi

vardık. Hakikaten de çikolatalı suflesi

nefisti. Ben hiç sevmiyorum. Ama orada

tadına baktığımda fikrim değişebilir

düzeye gelmişti. Sufle’ nin etrafındaki

hamur çıtır çıtırdı. Tatlılarımızı yedikten

sonra da kendi otelimize akşam yemeğine

gittik. Yemek öncesi tatlı yemek,

her zaman iyidir ;)

Jahorina’ da akşamları vakit geçirmek

alternatifler var. Geceleri canlı müzik

yapan barlar var, masa tenisi, bilardo,

hamam, sauna vs. Akşamları sıkılmaca

yok yani :)

Biz o geceyi otelin barında canlı müzik

eşliğinde içerek kapattık.

Ertesi gün kaybolmadan keyifli keyifli

kaydık, öğlen yemek ve şarap mola

vererek günü tamamladık. Ayrıntıya

girmiyorum ki sıkılmayasınız :) Akşam

yine tatlı, sonrasında da eller havaya

muhabbeti. Tatlı sevenler için bir diğer

mekan da Hotel Vucko. Nefis tiramisu

yapıyorlar.

Jahorina gezimizi 3 gece 4 gün şeklinde

planlamıştık. Son günü Saraybosna’

ya gidip, dolaşmak ve alış veriş için

ayırdık. Valizleri bırakmak için booking.

com üzerinden ucuz bir pansiyon ayarladık.

Tüm valizleri ve kayakları oraya

bırakıp eski şehiri gezmeye koyulduk.

Saraybosna, Bosna Hersek’ in başkenti

ve en büyük kenti.Bugünki

Saraybosna’nın yerinde 14. yy başlarında,

Boşnak soylularının şatoları varmış.

1492 yılında Osmanlılar burayı alınca,

şehrin ilk çekirdeğini kurmuşlar. Saraybosna,

önemli ulaşım yolları kavşağı

olması nedeniyle kısa sürede ticari ve

idari merkez olmuş. 1492 - 1878 yılına

kadar Osmanlılar’a bağlı kalmış. 1878

yılında imzalanan Berlin Anlaşması’yla

Avusturya-Macaristan yönetimine bırakılmış.

Sonra Yugoslavya, sonra da

Bosne Hersek olarak tarihte yerini aldı.

Ama biz bu güzel şehri Soykırımla anıyoruz.

II. Dünya Savaşı’nın ardından Josip

Tito’nun liderliğinde kurulan, komünist

Yugoslav Devleti’ nin, barındırdığı etnik

kökenler yüzünden ülkede gerginlikler

çıkmaya başladı. 25 Haziran 1991’de

Slovenya ve Hırvatistan, Almanya ve

İtalya′nın desteklemesi ile bağımsızlıklarını

ilan ettiler. Eylül 1991’de de Makedonya

bağımsızlığını ilan etti. Şubat-

Mart 1992’de Bosna-Hersek Devleti

ülke çapında bağımsızlık ilan edilmesi

konusunda bir referandum yaptı. Bosnalı

Sırpların çoğunun boykot ettiği bu

referandum bağımsızlığın kabul edilmesiyle

sonuçlandı. 5 Nisan 1992’de

Bosna-Hersek Cumhuriyeti hükümeti

bağımsızlığını ilan etti. 6 Nisan’da

da ABD ve Avrupa ülkeleri Bosna-

Hersek’in bağımsızlığını tanıdılar.

Bosnalı Sırplar, Sırbistan’dan aldıkları

askeri yardımlarla Bosna’da bir Sırp

Cumhuriyeti kurduklarını ilan ettiler.

Kendi bölgelerinde bulunan Müslüman

(Boşnaklar) ve Katoliklerden (Hırvatlar)

bu bölgeyi terk etmelerini istediler.

Bunu hızlandırmak içinse, özellikle

dehşet yaratarak halkın dayanma gücünü

kırmak, insanları bölgeden derhal

uzaklaştırmak için insanlık dışı uygulamalara

yöneldiler.

Nisan 1992’de Srebrenitsa’nın hemen

dışında bulunan Bratunac köyünde,

350 Bosnalı Müslüman, Sırp paramiliter

ve özel polis güçleri tarafından

ölümcül işkenceye tabi tutularak katledildi.

Burada yaşananlar hakkındaki

bilgiler, ancak aylar sonra katliam sırasında

çekilen görüntülerin yayınlanması

ile anlaşıldı.

Soykırım sırasında, 1.500’den fazlası

çocuk olmak üzere 11.541 kişi hayatını

kaybetmiş. 15.000’i çocuk olmak üzere

yaklaşık 56.000 kişi yaralanmış. Gerçekte

rakamın çok daha fazla olduğunu

40 / marketing europe & anatolia


Gezi

Özet olarak,

Jahorina’ yı

kayak sporu meraklılarına

öneririm :)

artık hepimiz biliyoruz.

Bunlar ülkenin üzücü geçmiş.

Bunları bir kenara bırakıp geziye devam

edelim. Eşyaları bıraktıktan sonra

Milijacka Nehri’ nin yanından yürüyerek

Başçarşı’ ya (Baščaršija) doğru yola

koyulduk. Yolumuzun üzerinde Latin

Köprüsü ve Tarihi Şarkiyat Kütüphanesi’

ne denk geldik. Saraybosna için gezilecek

yerleri çalışmamıştım. O yüzden

bu muhteşem kütüphane beni çok

şaşırttı. Mimarisi mükemmeldi.

1949 yılında Milli Kütüphane’ye dönüştürülen

bina, 1992’ daki saldırı ve

çatışmalar sonucunda çok fazla hasar

görmüş. Kitapların çoğu zarar görse de

yenileme çalışmaları ile günümüzdeki

haline dönüştürülmüş.

Kütüphanenin hemen kıyısındaki Latin

Köprüsü, tarihi bir Osmanlı köprüsü.

I. Dünya Savaşı’nın başlangıcı olarak

kabul edilen Avusturya Dükü Franz

Ferdinand suikastının burada yapılmış.

Eşiyle birlikte şehri ziyarete gelen Ferdinand

Latin Köprüsü üzerinde öldürülmüş.

1541 yılında inşa edilen köprü,

1791 yılında meydana gelen bir sel felaketinden

sonra yenilenmiş. Köprü trafiği

nedeniyle, yapıya, yayalara ayrılan

kısımlar eklenmiş.

Köprü ve kütüphaneye göz attıktan

sonra Sebil’in olduğu meydana geldik.

Yolcu ve ziyaretçilerin temiz su ihtiyacını

karşılamak için 1753 yılında Mehmet

Paşa tarafından yaptırılan çeşmenin

yeri,1891 yılında değiştirilmiş. Savaş

sırasında zarar gören Sebil günümüzdeki

haline 2006 yılında yapılan yenileme

çalışmaları ile gelmiş.

Biz meydana vardığımızda sağnak yağmur

başladı. Biz de kaçacak yer aranırken

Bakırcılar Çarşısı’ na (Kazandziluk)

sığındık. Metal işlemeciliği buradan babadan

oğula geçerek aile mesleği haline

gelmiş. Çarşıda çok güzel kahve ve

çay takımları var.

Yağmur hafifleyince, ısrarla tavsiye

edilen Buregdzinica Sac’ a börek yemeğe

gittik. Yani kahvaltıya:) Börekleri

tepsiye yapıyorlar sonra üzerine

bir kapak kapatıp onun da üzerine köz

dolduruyorlar. Börek o közlerin içinde

bişiyor. Tadı gerçekten çok nefis. Yanına

da kocaman bardak açık ayran.

Ohhh, mis :) Kahvaltı sonrasında alış

veriş için Frehadija Caddesinde yürümeye

koyulduk. Bu cadde üzerinde bir

çok tarihi yapı var, gezilmesi gereken.

Bizim vaktimiz olmadığı için hiç birini

gezemedik. O yüzden Saraybosna’ ya

tekrar gideceğim, oradan da Mostar.

Geri kalan yerleri o yazımda anlatacağım.

Epey bir yürüdükten sonra BBI Center

diye bir alış verişi bulduk. Oradaki

markete girip bir sürü çeşit peynir aldık.

Veeee bir de iste kurutulmuş et. Alış verişi

yapıp torbaları yüklendikten sonra

pansiyona uğrayıp diğer eşyalarımızı

da aldık. Sonra da taksilerle doğru havaalanına.

Özet olarak, Jahorina’ yı kayak sporu

meraklılarına öneririm :)

marketing europe & anatolia /41


Gameon

3D Oyun Motoru: Amazon Lumberyard...

Yeni oyun motoru, geliştiricilerin en yüksek kaliteli oyunları

yaratması, buluta bağlı oyun özellikleri üretmesi ve Twitch

üzerinde hayran toplulukları oluşturmasına yardımcı olacak.

Lumberyard’ın Beta sürümü ücretsiz olarak indirilebilecek

Amazon Lumberyard geliştiricilerin harika dünyalar inşa

etmesi, gerçekçi karakterler üretmesi ve nefes kesen gerçek

zamanlı efektler yaratmasına yardımcı oluyor. Amazon

Lumberyard’ın görsel komut yazım aracı ile, teknisyen olmayan

oyun geliştiriciler dahi sürükle-bırak grafik kullanıcı

ara yüzü üzerinden dakikalar içinde bir oyuna buluta bağlı

özellikler ekleyebiliyor (topluluk haber akışı, günlük hediyeler

veya sunucu tarafında çatışma çözümü gibi).

AWS aynı zamanda, oturum tabanlı çoklu oyunculu oyunları

konuşlandırmaya, çalıştırmaya ve ölçeklendirmeye yönelik

yeni bir hizmet olan Amazon GameLift’i de duyurdu. Amazon

GameLift ile, Amazon Lumberyard geliştiricileri, oyunculardan

gelen talebi karşılamak üzere yüksek performanslı oyun

sunucularının ölçeğini hızlıca yükseltip düşürebiliyorlar.

Ücretsiz olarak temin edilebilen Amazon Lumberyard’ın beta

sürümü bugünden itibaren PC ve konsol oyunu geliştiricilerinin

kullanımına sunulurken bunu yakında mobil ve sanal

gerçeklik (VR) platformları daizleyecek. Amazon GameLift

için, küçük bir oyuncu başına ücret alınırken, geliştiriciler

hem Amazon GameLift hem de Amazon Lumberyard içinkullanılan

AWS hizmetlerinin standart AWS ücretlerini de

ödüyorlar.

Amazon Lumberyard ile, oyun geliştiriciler:

• Son derece yüksek kaliteli oyunlar yaratabilirler

• Dakikalar içinde canlı, çevrimiçi özellikler inşa edebilirler

• Twitch üzerinde hayranlarına ulaşıp onlar ile temasa geçebilirler

https://aws.amazon.com/lumberyard/

Türkiye’de Bir Milyon Kullanıcı Barajını Geçti...

2015 yılından beri ülkemizde faaliyet gösteren Sala Game

Ejder Yolu Online ve War2 Red Alert oyunlarıyla bir milyondan

fazla kayıtlı kullanıcıya erişti. 2014 yılında Hong

Kong’da kurulan Yuanjie Network’ün oyun platformu Sala

Game, 2015 yılından beri ülkemizde bulunuyor. Sala Game,

2015 yılının sonunda Türkiye’deki oyunseverlerin beğenisine

sunduğu yine tarayıcı tabanlı olan ikinci dünya savaşı temalı

strateji oyunu War2 Red Alert’ün de benzer bir başarıya

imza atarak 200 binden fazla kayıtlı kullanıcıya ulaştığını

duyurdu. Sala Game Türkiye operasyonları sorumlusu Metehan

Aslan, şirketin ülkemizdeki faaliyetleri ile ilgili olarak,

“Türkiye’de kısa süre içerisinde gördükleri ilgiden memnun

olduklarını, yakın zamanda gelecek yeni oyunlarla ve eklenti

paketleriyle Türk oyuncusunu daha fazla memnun edecek

içerikleri sunacakları,” açıklamasını yaptı.

Türkiye’deki faaliyetlerini yeni oyunlar ve etkinliklerle

artırmayı hedefleyen Sala Game’le ilgili tüm gelişmeleri Sala

Game’in resmi web sitesinden takip edebilirsiniz. Ejder Yolu

Online ve War2 Red Alert oyunlarına kayıt olup oynamaya

başlamak içinsehttp://www.salagame.com/ adresini ziyaret

edin.

42 / marketing europe & anatolia


Gameon

Doom®tüm dünyada 13 mayıs 2016’da çıkıyor…

Bir ZeniMax® Media firması olan BethesdaSoftworks® bugün

DOOM’unXbox One, PlayStation® 4 bilgisayar eğlence

sistemi ve PC için tüm dünyada 13 Mayıs 2016 Cuma günü

piyasaya çıkacağını duyurdu. Bir türe damgasını vuran ve

bugüne kadar yapılan en ilham verici oyunlardan biri olarak

görülen DOOM inanılmaz eğlenceli ve zorlayıcı bir modern

shooter deneyimi olarak geri dönüyor.

DOOM birinci şahıs shooter türüne öncülük eden ve Deathmatch

çoklu oyuncu modunu yaratan id Software stüdyosu

tarafından geliştiriliyor. Acımasız iblisler, inanılmaz yıkıcı silahlar

ve hızlı ve akıcı hareketler sıkı bir birinci şahıs savaş

için temelleri atıyor – ister tek kişilik seferde Cehennemin

derinliklerinde iblis sürülerini yok edin, ister çeşitli çokluoyuncumodlarında

arkadaşlarınıza karşı mücadele edin.

DOOMSnapMap oyun editörünü kullanarak içerik yaratın,

oynayın ve dünyayla paylaşayarak oyun deneyiminizi daha

da geliştirin. DOOM E3 2015’te çeşitli ödüller kazanmıştı ve

Game Informer da kısa süre önce yaptığı ön incelemeden

oyunu “tam anlamıyla patlıyor” diye yorumlamıştı.Oyun hakkında

daha fazla bilgi için lütfen www.DOOM.com adresini

ziyaret edin.

League of Legends Şampiyonlar Ligi...

League of Legends Şampiyonlar Ligi, 6. Haftada oynanan

maçlarla heyecanını sürdürdü.6.3 Yaması, şampiyonluk

liginde birçok takımın kaderini belirledi. Yamaya iyi çalışan

Beşiktaş.kullandığı taktiklerle, ligin altıncı haftasında iki

de iki yaptı. Ligde birbirine yakın takımların hepsi bu hafta

rövanş mücadelesine çıktı. Zirve yarışında bulunan 5

takım; AUR, BJK, DP, HWA ve SUP, bu hafta oynanan 8

karşılaşmadan 4’ünde birbirleriyle mücadele etti. League

of Legends Şampiyonlar Ligi taraftarları, rövanş maçlarının

büyük önem taşıdığı haftanın ilk gününde BJK – HWA ve DP

– SUP maçlarını, ikinci gününde ise HWA – AUR ve SUP –

TT maçlarını izleme fırsatı buldu.

Beşiktaş.Oyun hizmetleri, Şampiyonluk Ligi’nde, haftanın ilk

maçını üst sıralarda mücadele veren HWA Gaming ile yaptı.

Beşiktaş .Oyunhizmetleri yeni yamaya uygun farklı tercihleri

ve oyun içindeki doğru kararlarıyla HwaGaming’i yenmeyi

başardı. Pazar günü ise Beşiktaş’ın karşısında bu kez NR1

Esportsvardı.Lige tutunma mücadelesi veren NR1 Esports,

oyunun başından sonuna kadar Beşiktaş.Oyunhizmetlerinin

üstünlüğü kabul etti ve maçı geride oynadı. Beşiktaş bu ezici

üstünlüğünü oyun sonu galibiyetine çevirerek 23 dakika

süren oyunda haftayı 2’de2 yaparak kapattı.

marketing europe & anatolia / 43


Kültür - Sanat

Vodafone Liselerarası Müzik Yarışması...

Vodafone FreeZone Liselerarası Müzik Yarışması bir kez

daha genç müzisyenlere yeteneklerini gösterme fırsatı

sunuyor. Bu yıl 19’uncusu düzenlenen ve Türkiye’nin 81 ilinden

binlerce liseli gence ulaşmayı hedefleyen yarışmaya

başvurular başladı. Mart ve Nisan aylarında İstanbul, Ankara

ve İzmir’de elemeleri yapılacak yarışmanın finali ise

29 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirilecek.

Vodafone Türkiye’nin “Gençlik bir kere yaşanır, özgürce

yaşa” sloganıyla hayata geçirdiği gençlik markası

Vodafone FreeZone’un sponsorluğunda ve Serhat

Hacıpaşalıoğlu’nun önderliğinde End Productions

tarafından düzenlenen Vodafone FreeZone Liselerarası

Müzik Yarışması, bir kez daha gençleri müzik sahnesine

taşımaya hazırlanıyor. 19. Liselerarası Müzik Yarışması’nın

İstanbul elemeleri 25-26 Mart tarihlerinde Bostancı Gösteri

Merkezi’nde, Ankara elemeleri 1-2 Nisan tarihlerinde Selim

Sırrı Tarcan Kapalı Spor Salonu’nda, İzmir elemeleri

ise 8-9 Nisan tarihlerinde İzmir Arena’da seyirciye açık

olarak gerçekleştirilecek. Elemelerde başarılı olan okullar,

29 Nisan’da İstanbul Volkswagen Arena’da gerçekleşecek

finalde yarışma hakkını elde edecek.

Başvuruların devam ettiği yarışma için ayrıntılı bilgiye VodafoneFreezone.com

adresinden ulaşmak mümkün.

Büyükanneler...

Nobel ödüllü Doris

Lessing, bu kitaptaki

dört kısa romanda,

farklı edebiyat türlerinin

en yetkin

örneklerini sunuyor.

Çeşitli insanlık hallerini

olağanüstü

bir duyarlılıkla

betimleyen Lessing,

aşkın ve sadakatin,

yaşanılan ve hayal

edilen hayatların

arasındaki sınırı sorguluyor:

Büyükanneler,

2013 yılında başrollerini Robin Wright ve Naomi

Watts’ın paylaştığı “Yasak Aşk” adıyla sinemaya

uyarlanmıştır.

Kırmızı kedi yayınevi etiketiyle raflara çıkan “Büyükanneler”

344 Sayfa Fiyatı: 25 TL

Adanmak...

Ali Granit tarafından yayına

hazırlanan Adanmak, Yalçın

Granit’in hikâyesi ışığında

büyüyen basketbol tarihimizi

anlatırken bu konuda

yazılamamış, yayımlanmamış

tüm kitaplar adına önemli bir

açığı kapatıyor: Uğraş dolu

beş yıla yayılan araştırma

ve arşiv çalışmalarının

ardından sadece spor tarihi

meraklılarına değil, ilham

verici bir var olma öyküsü okumak isteyen herkese

bu kitabı armağan ediyor. Üstelik sadece basketbol

camiasının ikonik kimlikleri değil, basketbola gönül

vermiş gizli kahramanları da öyküye dahil ederek…

Şimdiye dek hiç bir yerde yayımlanmamış fotoğrafların

yer aldığı kitap, Türk spor ve kültür camiasından bir çok

ünlü ismi de yan yana getiriyor. can yayınevin tarafından

çıkarıtılan “Adanmak” tüm kitabevlerinde.

44 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

Deadpool...

MarvelComics’in en alışılmadık anti-kahramanı DEAD-

POOL, eski bir Özel Kuvvet askeri olan Wade Wilson’un,

üzerinde uygulanan zorlu bir deneyin, onu hızlandırılmış

kendini iyileştirme gücü ve alt egosuyla baş başa bırakmasının

hikayesi. Yeni yetenekleri ile donanmış, karmaşık ve

kara bir mizah anlayışına sahip olan DEADPOOL, hayatını

neredeyse sona erdiren adamı avlıyor.

DEADPOOL’un yıldızı ve yapımcısı RyanReynolds’un en

büyük hayranı ve aynı zamanda filmin yapım yönetmeni

olan MarvelComics’in yıldızı Stan Lee. “Daha önce Deadpool

gibi bir karakter var olmadı veRyanReynolds karakteri

onu oynamak için doğmuş gibi oynadı.” diyor Lee.

“Aynı Robert DowneyJr.’ınIron Man olmak için doğduğu

gibi, Ryan dışında birisi ile Deadpool’uhayal edemezsiniz.”

Reynolds karakterin değişkenlik gösteren bir çok yönünü

benimsemiş. “Çizgi roman dünyasında Deadpool , en kötü

zamanlarda bile, doğru şeyleri yapabilme yeteneğine sahip

” diyor Reynolds. “Bana göre bu özelliği onu çok ilgi

çekici ve aynı zamanda limitleri olmayan bir kahramanyapıyor.”

İş Sağlığı ve Güvenliği temalı kısa film yarışması...

Sürdürülebilir İş Sağlığı ve Güvenliği temalı kısa film yarışması

katılımcılarını bekliyor.

8. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı kapsamında

düzenlenen kısa film yarışmasına katılmak için son

tarih 20 Nisan 2016.

Kısa film yarışması için çağrıda bulunan Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve Sürdürülebilir

İş Sağlığı ve Güvenliği Kısa Film Yarışması Düzenleme

Kurulu Başkanı Dr. Serhat Ayrım, “İş kazaları, meslek

hastalıklarının etkilerini ve alınması gereken önlemleri,

iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili örnek uygulamaları en iyi

şekilde beyaz perdeye aktarmakta iddialı olan herkesi bu

yarışmaya katılmaya davet ediyorum” dedi.

Yarışmanın jürisinde Prof. Dr. Nezih Orhon, Prof.Dr. Aytekin

Can, oyuncu İpek Tuzcuoğlu, Yapımcı Oğuz Peri,

Yönetmen Ebru Çakırkaya Sarıcan, Görüntü Yönetmeni

Mazlum Demirbağ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı’ndan Daire Başkanı Ergün Can yer alıyor.

Detaylı bilgiye http://www.tioshconference.gov.tr/ web adresinden

ulaşılabiliyor.

marketing europe & anatolia /45

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!