26.03.2017 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 060

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

marketing europe & anatolia

Tarih: Şubat 2017 Sayı: 60

retorik

Sonra suç

bende olmasın..

kelebiğin fırtınası

Televizyon

maceram...

satır ayracı

Yeni Kararlar

Ritüeli...

İlelebet

Cumhuriyet...


İçindekiler

Sayı: 60 Tarih: Şubat 2017

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon

P.K.: 112 34725 Fenerbahçe- İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvineksioglu@gmail.com

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

aeanews@aeanews.com.tr

aeanews@gmail.com

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Kübra Nebioğlu

Yusuf Yener Günay

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

İlan Rezervasyon

Gözde Öztürk

Yayın Türü

Süreli Yayın

marketing

europe & anatolia

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon’a aittir. Tamamı ya da bir

bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara,

makalelerdeki görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

http://www.meadergi.com

mobil: http://m.meadergi.com

http://www.facebook.com/meadergi

instagram: meadergi

https://twitter.com/meadergi

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Kısa Kısa 04 - 07

Teknoloji 10 - 11

retorik 13

Medya Dünyası 14 - 15

Konuk yazar 17

Röportaj 18 - 21

kelebeğin fırtanası 23

Reklam dünyası 24 - 25

satır ayracı 27

Kampanyalar 29 - 33

Gezi 34 - 35

Game On 36 - 39

Kültür Sanat 40 - 41

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

Nice 60 sayılara...

Merhaba

Bu ay marketing europe & anatolia'nın 60. sayısını çıkartmaktan gurur duyuyoruz.

Bugüne kadar sektör içerisinde hiçbir ajans, dergimizle ekonomik bir ilişki için

aranmadı ve rahatsız edilmedi. Zaten marketing europe & anatolia'nın ilan yayınlama

konusunda oluşturduğu hedef kitle ajanslar değil, okuyucu kitlesiyle, hedef kitleleri

örtüşen kuruluşlar ki çıkış amacı yayıncılıktan para kazanmak olmayan dergimizde

ilan gelirlerinin oluşması için de hiçbir zaman saldırgan bir politika izlenmeyerek,

süreç doğal mecrasında serbest bırakıldı.

Okuyucu sayımız her geçen gün artıyor ve dergimize olan bu teveccüh bizleri

mutlu ediyor. Reklamcılar Derneği'nin açıklamalarıyla reklam sektöründe 3 bin

kişinin çalıştığını düşünecek olursak, öğrenciler, PR, medya ve reklamveren de

bu rakama ilave edildiğinde ulusal alanda hedef 10 bin okuyucu olabilecekken,

marketing europe & anatolia hiçbir reklam katkısı olmadan şu anda aylık 7.500 bin

okuyucu ortalamasına ulaştı. Bu rakam gün geçtikçe artacak, uluslararası alandaki

atılımlarımız gerçekleştiğinde ise diğer dergilerin hayal edemeyecekleri rakamlara

ulaşacak.

Bu ay dergimizde konuk yazar olarak CRM Medya Ajans Başkanı Ramazan Becer'in

2017 yılı reklam değerlendirmelerini okuyabilirsiniz.

Bir süredir yazılarına ara veren Sevgili köşe yazarımız Nurgül Eryıldır Günay

aramıza yine o keyifli uslubuyla kaleme aldığı yazılarıyla döndü. Kendisine en içten

duygularımızla geçmiş olsun diyoruz.

Sevgiyle kalın.

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

22. İnsan kaynakları zirvesi...

Management Centre Türkiye

(MCT)’nin her yıl geleneksel

olarak düzenlediği

İnsan Kaynakları Zirvesi,

bu yıl da birbirinden önemli

konuşmacıların katılımıyla

15 – 16 Şubat 2017 tarihlerinde

İstanbul Lutfi

Kırdar’da gerçekleştirilecek.

Bu yıl zirve “DNA – Decoding The New Age” – “Yönetim,

Yeni Çağın Kodları ile Yeniden Yazılıyor” temasıyla

gerçekleştirilecek. QNB Finansbank ve Kariyer.net’in Ana

Sponsorluğunu üstlendiği zirvenin dikkat çeken konukları

arasında bu yıl Karsu, İş’te Koro ile Levent Yüksel ve

Yılmaz Erdoğan da yer alıyor.

22.İnsan Kaynakları Zirvesi’nin Konferans Başkanlığını

“Forty Over 40 2015” listesinde yer alan ve dünyada takip

edilmesi gereken 40 kadın arasında gösterilen Management

Centre Türkiye Genel Müdürü Didem Gürcüoğlu

Tekay ile Management Centre Türkiye Yönetim Kurulu

Başkanı Alper Utku üstlenecek.

Zirvenin dikkat çeken isimleri

arasında, Dünya Ekonomik

Forumu tarafından “Dünyayı

Şekillendirenler”den biri

olarak belirlenen, Ekonomi

ve Toplum için Kadınlar Forumu

tarafından “Parlayan Bir

Yetenek” olarak tanımlanan

Stratejist ve Dijital Antropolog

Rahaf Harfoush da bulunuyor. Yükselen teknoloji,

inovasyon ve dijital kültür arasındaki geçişlere odaklanan

bir strateji uzmanı olan Harfoush, deneyimlerini ve

önerilerini katılımcılarla paylaşacak. Kurumsal liderlik ve

değişim alanlarında lider uygulayıcılar ve öğretim üyeleriyle

uzun yıllar çalışan The Right Conversation Araştırma

Direktörü John Higgins de, kişilerin gerçek deneyimleri

ve kendi karakterlerini kullanarak çalışmaları konusunda

konuşacak.

AVM endeksi...

Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) ile

AkademetreResearchCompany işbirliğiyle hazırlanan, 7

yıllık karşılaştırmalı verileri içeren ‘AVM Endeksi’ düzenlenen

basın toplantısı ile açıklandı. AYD Başkanı Hulusi

Belgü’nün ev sahipliğinde ve Prof. Dr. Emre Alkin’in

moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıya Akademetre

Research Company Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim

Zeytin, Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı, Ko-

ton Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan AYD Başkanı

Hulusi Belgü, AVM’lerin ülkemize milli, fonksiyonel ve

toplumsal fayda sağladığını belirterek şunları söyledi:

“Organize perakendeyi besleyen AVM’lerimiz yabancı

yatırımcı ve uluslararası markaları ülkemize çekerken yerli

markalarımızın yabancı markalarla aynı ortamda rekabet

ederek güçlenmesini ve global pazarlar için deneyim

kazanmasını sağlıyor. Bu ülkemiz için ‘milli bir fayda’

niteliği taşıyor.”

Belgü sözlerine şöyle devam etti: “AVM’lerimiz bugün gelinen

noktada 53,5 milyar dolarlık yatırımı ve 450 bin nitelikli

istihdamı temsil ediyor. Bulunduğu bölgenin değerini

%50 ile %100 arasında artırdığı da bir gerçek. Tüm bunları

AVM’lerimizin ülkemize sunduğu ekonomik faydalar olarak

sıralayabiliriz.”

İstanbul yıllık toplam ciro endeksi yıl bazında artış göstererek

2016 yılı son çeyrek periyotta 205 puana yükselmiştir.

Artış oranı belirlenen 7 yıl içerisinde % 105 oranındadır.

Artışın en düşük olduğu yıl 2016 olarak görülürken en yüksek

olduğu yıl 24 puan ile 2011 yılıdır.

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

LG dördüncü çeyrek sonuçları...

LG Electronics (LG) yaptığı açıklamayla 2016 yılının

tamamı ve dördüncü çeyrek dönemine yönelik finansal

sonuçlarını açıkladı. Sonuçlara göre LG, 2016 yılında

beyaz eşya, iklimlendirme çözümleri ve ev eğlence bölümlerinin

güçlü performansı sayesinde2015’e oranla yüzde

12.2’lik bir artışla 1.16 milyar dolarlıkişletme kârı elde

etti.Tüm 2016 ele alındığında ise LG’nin elde ettiği gelirlerinin

47.92 milyar dolar ve net gelirlerinin ise 109.31

milyon dolar olduğu açıklandı. 2016 yılınındördüncü çeyrek

dönemindeki satışların ise bir önceki çeyrek döneme

göre yüzde 11.7 ve geçen yılın aynı dönemine oranla da

yüzde 1.5 oranında artışla 12.79 milyar dolar

seviyesinde gerçekleştiği açıklandı. LG

Beyaz Eşya & İklimlendirme Çözümleri ve

LG Ev Eğlence bölümleri ise 2016 yılındaki

en güçlü işletme kârı rakamlarını açıkladı.

Otomotiv bileşenleri ve mobil iletişim bölümlerindeki

kayıplardan dolayı 223,98 milyon

dolarlık daralma gerçekleşti.LG Beyaz

Eşya&İklimlendirme Çözümleri tüm 2016

yılı için 14.92 milyar dolar, 2016 dördüncü

çeyrek dönemi için de 3.50 milyar dolarlık

gelir bildirdi. Bu rakamlar geçen yıla göre yüzde 5.6’lık

bir artışa denk gelirken, özellikle Kore ve Kuzey Amerika

pazarlarındaki TWINWash çamaşır makineleri ve Pratik

Kapı buzdolaplarının giderek popülerleşmesiyle güçlenen

satış rakamları bu artışta önemli bir rol oynadı.2015 yılına

oranla yüzde 36 artışla 1.15 milyar dolar seviyesinde

gerçekleşen işletme geliri ise tüm LG bölümleri arasındaki

en yüksek rakam olarak öne çıktı.

Boeing dördüncü çeyrek sonuçları...

Boeing, üretim programları ve hizmetlerinin güçlü bir

şekilde yerine getirilmesinin sonucu olarak, 23,3 milyar

dolar seviyesindeki dördüncü çeyrek gelirini, GKGMİ hisse

başına 2,59 dolarlık kazancını ve (GKGMİ dışı) hisse

başına 2,47 dolarlık esas kazancını açıkladı.

Şirket bazında artmakta olan güçlü ticari teslimatlar ve

hizmetlerin yansımalarıyla tüm yıla ilişkin kazanç 94,6 milyar

dolar oldu. GKGMİ hisse başına kazançta 7,61 dolara,

(GKGMİ dışı) hisse başına kazançta ise 7,24 dolara

ulaşıldı.

2017 beklentisi GKGMİ hisse başına kazancı 10,25 ila

10,45 dolar, (GKGMİ dışı) hisse başına kazancı 9,10 ila

9,30 dolar arası olarak belirlenmiştir. Kazanç beklentisi,

760 ila 765 arası ticari teslimat artışı ile 90,5 milyar dolar

ila 92,5 milyar dolar arasında gerçekleşti. Faaliyet nakit

akışının tahmini olarak 250 milyon dolar artarak 10,75 milyar

dolara yükselmesi, sermaye masraflarının ise tahmini

300 milyon dolar azalarak 2,3 milyar dolara gerilemesi

bekleniyor.

Yönetici Genel Başkan CEO Dennis Muilenburg, “Güçlü

bir dördüncü çeyrek faaliyet performansı ve stratejik bir

odaklanma

ile yüzüncü

yılımızda uzay

ve havacılık

pazarındaki önderliğimizi daha da genişlettik ve Boeing’i

ikinci yüzyılında devamlı büyüme ve başarı sağlayacağı

konuma getirdik” dedi.

“Sektöre ticari uçak teslimatlarında art arda 5 yıl boyunca

liderlik ettik. Savunma, uzay ve hizmet alanlarında başarılı

satışlar gerçekleştirdik, yeniliklere ve insana yatırımı

destekleyen rekor faaliyet nakit akışını yarattık ve hissedarlara

önemli geri dönüşler sağladık.”

“İleriye dönük olarak; yeni entegre hizmetler birimimizi

güçlendirerek ve müşterilerimize, hissedarlarımıza ve

çalışanlarımıza daha iyi hizmet vermek için büyümekte

olan küresel uzay ve havacılık sektöründe daha da büyük

bir pay edinerek, 500 milyar dolarlık geniş ve çeşitli sipariş

rezervlerimizden yükselen bir nakit ve karlılık değeri

elde edebilmek için verimliliği ve program yönetimini

hızlandırmakta kararlıyız.”

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

Şirket haberleri...

- Turkcell Global Bilgi’de Bilgi Teknolojileri’nden Sorumlu

Genel Müdür Yardımcılığına Necdet Akyel atandı.

- EWE Turkey Holding şirketlerinden EWE Enerji’nin yeni

Satış ve Pazarlama Direktörü Kadir Bulut oldu.

- Castrol’ünOgilvy PR iletişim danışmanlığını üstlendi.

- Ofton Turizm Grubu otellerinden The Elysium IstanbulM

Gallery by Sofitel ve ibis Styles Taksim’in Yiyecek & İçecek

Müdürlüğü pozisyonuna Erkan Varul atandı.

- OYAK Çimento’nun Satış ve Pazarlama Genel

Koordinatörlüğü’ne Akçansa Genel Müdürü Umut Zenar

atandı.

- Eczacıbaşı İcra Kurulu Başkanı (CEO) olarak görev yapan

Erdal Karamercan, bayrağı Atalay Gümrah’a devrediyor.

- TEB Kurumsal Bankacılık Grup Başkam Gülümser Özgün

Henden, TEB Sanal Hesap ile BBA’dan aldıkları “En

iyi Yeni Ürün/Servis” birincilik ödülünden büyük gurur duyduklarını

söyledi.

- Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş.’nin Genel Müdürlük görevine

Bülent Başaran getirildi.

- Turkcell Global Bilgi’de Bilgi Teknolojileri’nden Sorumlu

Genel Müdür Yardımcılığına Necdet Akyel atandı.

- Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu’nun Başkanlığına Ali

Aköz atandı.

- Billur Tuz ve Fora Zeytin tüm iletişim süreçlerini A İletişim

ile yürütmeye karar verdi.

- Türk Eğitim Derneği’nin Hatay Şubesi TED Hatay

Koleji’nin iletişim ajansı NİŞ PR oldu.

- Doğtaş Kelebek Mobilya’ya, ünlü yatırım gurusu Mark

Mobius’un yönettiği Franklin Templeton Investments ortak

oldu.

- EnerjiSA, The ONE Awards’ta enerji sektöründe itibarını

en çok artıran marka oldu.

- The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde

gazsız içecek sektöründe ‘En Başarılı Marka’ Hayat Su

seçildi.

- Ford Otosan, Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) düzenlediği

“Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı” araştırmasında

“Mühendislik Hizmetleri” alanında birincilik ödülünün

sahibi oldu.

- Doğan Dağıtım A.Ş. İcra Kurulu Başkanlığı görevine Kürşat

Demircioğlu getirildi.

- Nestle Türkiye İK Direktörlüğü görevine Nilüfer Demirkol,

atandı.

- Microsoft Türkiye Kamudan sorumlu Genel Müdür Yar-

dımcılığı görevine Levent Erkan atandı.

- TEB Faktoring Genel Müdürü Çağatay Baydar,

FactorsChainInternational’m (FCI) ikinci kez başkanı

oldu.

- AVON’un yeni genel müdürü, marka bünyesinde iki yıldır

satış direktörü olarak çalışan Orkun Gül oldu.

- Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği’nin (TÜSİAD)

yeni Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik oldu.

- PIRELLI Endüstriyel ve Ticari Lastikler İnsan Kaynakları

Direktörü görevine Alper Tokalp getirildi.

- Tamek, iletişim çalışmalarını Caretta İletişim ile yürütme

kararı aldı.

- Bilyoner.com, tüm iletişim süreçlerini A İletişim ile yürütmeye

karar verdi.

- Garanti Emeklilik, Contact Center World Awards

2016’da kendi kategorisinde ‘Dünyanın En İyi Çağrı

Merkezi’ seçildi.

- Doğtaş Kelebek, İstanbul Mobilya Fuarı (İSMOB) kapsamında

düzenlenen Tasarım Yarışması’nda ‘Genç

Odası’ ve ‘Yemek Odası’ kategorilerinde 2 ödül aldı.

- Arçelik, Enerji Verimliliği Haftası kapsamında Sanayide

Enerji Verimliliğinin Artırılması Projeleri (SEVAP) kategorisinde

birincilik ödülünü aldı.

- Marketing Türkiye ile Akademetre’nin ortaklaşa düzenlediği

“The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödüllerinde,

Gliss ikinci kez TheOneAwards ödülüne layık

görüldü.

- Mikro pr ajansı HeraldJr. ve Medialine ajans iletişim

dünyasına katıldı.

- Four Seasons Hotels İstanbul Genel Müdürlüğü görevine

Tarek Mourad atandı.

- Volvo Car Turkey Pazarlama ve PR Direktörü Ebru

Ekşi, Volvo Cars’ın 3 yönetim bölgesinden biri olan Asya-Pasifik

bölgesine atandı.

- BP Türkiye Akaryakıt Türkiye Bayi Satış Müdürü Erol

Varlık olurken Yiğit Meral ise Akaryakıt Türkiye Yatırım

Müdürü görevini devraldı.

- Vodafone Türkiye Bireysel İş Birimi İcra Kurulu Başkan

Yardımcısı olarak görev alan Ender Buruk‘un yerine Engin

Aksoy getirildi.

Beta Tea iletişim, pazarlama ve marka danışmanlığı çalışmaları

için Inhouse İletişim’i seçti.

- The Boston ConsultingGroup (BCG) yeni iletişim ajansı

olarak Marjinal PorterNovelli seçti.

Kaynak: MTM Medya Takip Merkezi

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

BP enerji görünümü 2017 raporu...

BP’nin, enerji sektöründeki gelişmeleri mercek altına

alan geleneksel “Enerji Görünümü” raporu yayımlandı.

Uzun vadeli enerji trendlerini değerlendirerek dünya

enerji piyasaları için gelecek 20 yıla yönelik tahminler

geliştiren “BP Enerji Görünümü 2017” raporuna göre,

global enerji talebi yılda ortalama yüzde 1,3 artışla

2035’e kadar yüzde 30 civarında yükselecek. Enerji

talebindeki bu artış, global GSYİH’de beklenen yıllık

yüzde 3,4 artıştan daha düşük olacak.Kömür, petrol ve

doğalgaz ise 2035’e kadar ana enerji kaynağı olarak kalacak.

BP CEO’su Bob Dudley,“BP Enerji Görünümü 2017”raporu

ile ilgili olarak “Global enerji görünümü değişiyor. Hızlı

yükselişte olan pazarlar, geleneksel talep merkezlerinin

yerini almış bulunuyor. Teknolojik ilerlemelerin ve çevreyle

ilgili endişelerin yönlendirmesiyle enerji karması değişiklik

gösteriyor. Sektörümüzün bu değişen enerji gereksinimlerine

hiç olmadığı kadar çok uyum sağlaması gerekiyor”

diye konuştu.

Raporda, fosil dışı yakıtların önümüzdeki 20 yılda enerji

kaynaklarındaki artışın yarısına karşılık gelmesi beklenirken,

kömürle birlikte petrol ve doğalgazın dünya ekonomisine

güç veren ana enerji kaynağı olarak kalacağı

ve 2015’te yüzde 86 olan toplam enerji arzı içindeki ana

enerji kaynakları karşılığının 2035’te yüzde 75’in üstünde

olacağı öngörülüyor.

Rapora göre, 2035’e kadar olan dönemde petrolle ilgili talep

artışının tamamı yükselen pazarlardan gelecek ve bu

artışın yarısının kaynağı Çin olacak.

2017 İK’da değişimin yılı olacak...

Dijitalleşme ve yeni neslin kendine has özellikleri son

dönemlerde İnsan Kaynakları alanında radikal sayılabilecek

değişiklikler meydana getirdi. İK profesyonellerinin

daha önceden alışık olmadığı yeni uygulamalar 2017’de

yaygınlık kazanacak. Assessment Systems CEO’su Levent

Sevinç, yeni yılın İK belirleyicilerini açıkladı.

Dijitalleşmenin kendi içerisindeki doğruları insan kaynakları

süreçlerine uyarlandığında köklü sayılabilecek

değişiklikler ortaya çıkıyor. Dijitalleşmenin öne çıkardığı

kitle kaynak kullanımı, büyük veri, duygu analizi gibi

özellikle şirketlerin pazarlama bölümlerinin yakın zamanda

kullanmaya başladığı farklı araç ve yöntemlerin

insan kaynakları alanında kullanımı giderek artıyor.

Yeni neslin kendine has özellikleri ise, insan kaynaklarına

bu yeni neslin bakış açısıyla bakmayı ve bu doğrultuda

uygulamaları dönüştürmeyi içeriyor. Yeni nesil işgücü

içerisinden yetenekleri bulmak, kuruma kazandırmak ve

kalıcı olmalarını sağlamak, klasik İK araçlarını kullananlar

için 2017’de de zorlayıcı bir görev olmaya devam

edecek. Bu nedenle, İK profesyonellerinin dönüşmeye

hazır ve açık olması gerekiyor.

marketing europe & anatolia / 7


Teknoloji

Honeywell akıllı termostat...

Honeywell tarafından gerçekleştirilen kombi kullanım

alışkanlıkları araştırması, Türkiye’deki pekçok kombi

kullanıcısının, daha konforlu ve düşük maliyetli ısıtma

için doğru teknolojiden faydalanmadığını gösteriyor.

Honeywell’in 2016 yılıbaşında açıkladığı araştırmaya göre,

ısıtma giderleri hanedeki harcamaların ortalama yüzde

16’sını oluşturuyor. Buna rağmen katılımcıların yüzde 53’ü

ısıtma giderlerini düşürmek için hiçbir adım atmadıklarını belirtiyor.Katılımcıların

yarıdan fazlası (yüzde 52), kış aylarında

doğalgaz faturalarının “yüksek” ya da “çok yüksek” olduğunu

kaydederken, yüzde 35 oranında evsahibi, enerji giderlerini

ancak kombi ısısını devamlı düşük tutarakkontrol altına

aldıklarını, ama yeterli derecede ısınamadıklarını söylüyor.

Honeywell, evsahiplerine, evdeki odaları sadece ihtiyaç

duydukları oranda ısıtmayı, oda sıcaklığını bir termostatilekontrol

etmeyi ve kullanılmayan odalarda ısının 15oC altına

düşmesini önlemeyi öneriyor. Ev ısıtma alışkanlıklarında

daha istikrarlı ve kontrollü bir yaklaşım sağlandığında,

evsahipleri bu kışı hem sıcak kalarak hem de faturalardan

tasarruf ederek geçirebilecek. Honeywell Akıllı Termostat

ile akıllı telefon ya da tabletleri aracılığıyla evdeki

sıcaklığı kontrol edebilen ev sahipleri, dışarıda oldukları

süre boyunca evin sıcaklığını doğru biçimde yönetebiliyor,

evin sadece gerektiği ölçüde ısınmasını sağlayan düzeyde

enerji tüketimiyle,gereksiz doğalgaz harcamalarının önüne

geçiyor.

Reeder P11SE Art...

Reeder’ın ara tatil döneminde tanıttığı akıllı telefon modelinin

adı P11SE Art. Ana kamera ve ana kameraya daha

geniş bir açı ve netleme özelliği ekleyen yardımcı kamera ile

sunulan modelle çekilen fotoğraflarda geniş bir açı ve güçlü

bir odaklama yakalamak mümkün.

Bu güçlü odaklama, odakladığınız obje dışında kalan alanı

bulanıklaştırırken fotoğraflarınızda ‘’bokeh’’ (Japonca da

bulanıklık ) efekti, oluşturur. Bu sayede sanatsal fotoğraflar

ortaya çıkarmanız mümkün.

Reeder P11SE Art modelinin ana kamerası 13 Megapiksel,

yardımcı kamerası ve ön kamerası ise 8 Megapiksel. Full

HD görüntü kalitesi sunan 5.5 inç multi-touch geniş ekrana

sahip olan cihazda 32 GB dahili hafıza ve 3 GB Ram mevcut.

4 çekirdekli MediaTek işlemcisi ile 1.45 GHz işlemci hızına

ulaşabilen cihazda parmak izi okuyucu özelliği de mevcut.

3300 mAh batarya gücü ile uzun ömürlü bir batarya

performansı sunan P11SE Art 4.5G teknolojisini de destekliyor.

3,5mm kulaklık ve micro USB bağlantı çıkışlarına sahip

olan modelde 4.0 Bluetooth bağlantısı kurmak da mümkün.

Reeder P11SE Art 1149 TL fiyatıyla tüm tekno marketlerde

ve firmanın resmi web sitesi reeder.com.tr üzerinde satışta.

10 / marketing europe & anatolia


Teknoloji

“Global İnovasyon Merkezi” Oksijen...

Vodafone Türkiye,

globalinovasyon

şirketi OKSİJEN

aracılığıylayenilikçi

mobil ve sabit

iletişim teknolojileri

geliştirmeye

devam ediyor.Vodafone

Grubu’nun

ortaklıklarıyla birlikte

26 ülkedeki

400 milyonu aşkın Vodafone abonesi için teknoloji üreten

ve Türkiye’den yurtdışına teknoloji ihraç eden OKSİJEN,

2016yılında geliştirdiği buluşlarla Türk Patent Enstitüsü’ne

125 patent başvurusu gerçekleştirerek rekorunu tazeledi.

Vodafone Türkiye’nin Global İnovasyon Merkezi OKSİJEN

Genel Müdürü Murat Ekşioğlu, şunları söyledi:

“Oksijen olarak, bilgi niteliğindeki fikrin önemli bir şirket varlığı

olduğuna inanan Vodafone Türkiye çatısı altında teknoloji

üretirken global birikimimizi kullanıyor ve yine global müşterilerimizeen

yeni mobil teknolojileri sunmaya çalışıyoruz.

Bu varlığımızdan elde ettiğimiz getirileri artırmak amacıyla

bilgi ve birikimlerimizi daha iyi bir şekilde değerlendirmenin

yollarını arıyoruz. Bu kapsamda, Vodafone’un‘Fikir Hakları

Stratejisi’ doğrultusunda, buluşların tespit edilmesi ve uygun

bulunması durumunda patent başvurusu yapılması gibi çeşitli

yollarla önemli bilgi varlıklarımızı tespit ediyor ve koruyoruz.

Fikir hakkının şirketimize sağladığı değere ve katkıya

verdiğimiz önemin bir göstergesi olarak, yeni buluşların yaratılmasını

destekliyor ve Vodafone Türkiye’nin Global İnovasyon

Merkezi OKSİJEN’e ait patent başvuruları yaparak

bu değerli fikirlerin korunmasını sağlıyoruz.

2016 yılında yaptığımız 125 patent başvurumuzla kendi

rekorumuzu kırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Vodafone

Türkiye’nin dijitalleşmesi vizyonu çerçevesinde ülkemizin bir

teknoloji üretim merkezi olması yolunda çalışmalarımızı devam

ettireceğiz.”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ARI Teknokent’teçalışmalarını

yürüten OKSİJEN, ağırlıklı olarak Lokasyon Bazlı Servisler,

Kurumsal ve Bireysel Çözümler, Akıllı İletişim Çözümleri

gibi alanlarda faaliyet gösteriyor

Spotify ve Samsung Gear S3 işbirliği...

ma, müzik kütüphanesinde dolaşma gibi temel özelliklerden

yararlanmaimkanı sunuyor. Aynı zamanda Samsung’un

imzası niteliğindeki bezel çevrilerek de müzik akışı kontrol

edilebiliyor. İster Gear S3’ün içindeki hoparlör sayesindeister

bir kablosuz kulaklık aracılığıyla Spotify’dansevdiğiniz

müzikleri rahatlıkla dinleyebilirsiniz.

Samsung Gear S3 hakkında daha fazla bilgiyehttp://

www.samsung.com/tr/wearables/gear-s3/ adresinden

ulaşabilirsiniz.

SamsungElectronics, Gear S3 ve Gear S2 akıllı saat modelleri

için, kullanıcıların heyecanla beklediği resmi Spotify

uygulamasının yayınlandığını duyurdu.

GalaxyAppsStore üzerinden ücretsiz olarak indirilebilen

Spotify uygulaması, SamsungGear ailesine özgü benzersiz

özelliklere uyumlu olacak şekilde geliştirildi.

Uygulama, Gear S3 ve Gear S2’nin dokunmatik ekranlarıyla

müzikleri oynatma, listelere göz gezdirme, sanatçıları ara-

marketing europe & anatolia / 11


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Sonra suç bende olmasın...

Enteresan günlerden geçiyoruz. Gündemimizde

bir anayasa değişikliğinin referanduma gidiş süreci

var.Tasarı bir çok eksiklik ve belirsizlik içeriyor.

Referandumda "Hayır" denmesini savunanlar sorgulayıcı

olmamızı önerirken "Evet" cephesini savunanlar ise

mutlak bir güven ve sadakatle tüm eksikliklerin kişisel iyi

niyetle kötüye kullanılmayacağına ve zaman içerisinde

düzeltileceğine iman etmemizi istiyorlar.

Herkes konuya kendi cephesinden bakarken Hayır

cephesi daha gerçekçi bir önermeyle karşımıza çıkıyor.

Evet cephesinin ise bir kişinin istikbalini, ülkenin

istiklalinden üstün tuttuğu ve bu bagajla tüm eksiklikleri

görmezden gelmeye çalıştıp, bizi de "ne var canım, halka

soruyoruz işte" argümanıyla ikna etmeye çalıştıkları

görünüyor.

Ben de konuya kendi zaviyemden yaklaşmak istiyorum.

Kişisel deneyimlerimden yola çıkarak, kişilerden

bağımsız, tarafsız bir sonuca varmak istiyorum.

cevaplanmamış açık bırakılmış onlarca konu olması ve

bir ülkenin istikbalini bu kadar eksik bir anayasayla kim

olursa olsun bir faninin insafına bırakmak bana pek de

mantıklı gelmiyor.

Evet cephesi ısrarla halkın %50 si + 1 kişinin oy

vereceği kişinin mutlak bir güveni hak ettiğini ve hata

yapmayacağını öne sürüyorlar. Benimse aklıma 1982

anayasasına halkın %92'sinin evet oyu verdiği ve o

referandumda bir darbeciyi de cumhurbaşkanı seçtiği

geliyor. Az önce de söylediğim gibi kimin seçileceği

hiç önemli değil, bütün yürütme yetkilerini, yargıda ve

bürokrasideki atama yetkilerini, bir parti genel başkanı

olarak meclisin büyük olasılıkla çoğunluğunu belirleme

yetkisini, hiç bir kriter ve sınırlama koymaksızın

(Örneğin tüm başkan yardımcıları ve bakanları kendi

aile bireylerinden atamasının karşısında hiç bir önlem

düşünülmemiş) bir kişinin eline bırakmak "Evet"çiler

kusuruma bakmasın ama benim bir faniye duyabileceğim

azami güveni kat kat geçiyor.

Öncelikle kendi kişisel deneyimlerime bir bakayım. Ben

reklam filmleri yönetmenliği yapıyorum. Kendime ait

bir prodüksiyon şirketim var. Bir reklam ajansı bana bir

reklam filmi yaptırmak istediği zaman senaryo, storyboard

ya da ön bilgilendirmede neler sunulmuşsa o doğrultuda,

yapımcı, kostümcü, sanat yönetmeni, cast sorumlusu,

location manager vs. çalışmalarını başlatıyor. Yapılan

çalışmalar bir PPM dosyasında derli toplu bir sunum

haline getirilip, ajans ve reklamverenle gerçekleştirilen

PPM'de detaylarıyla tartışılıp karara bağlanıyor. Reklam

filminin operasyon kısmı ise ancak bu PPM'den sonra

gerçekleştirilebiliyor. Yani bütçesi ortalama 30 bin

USD ile 1 milyon 500 bin USD arasında değişen bir

reklam filmi için bile her aşama, her nokta operasyon

öncesinde kesinleştirilip sonra realize ediliyor. Örneğin

ben eksiklerle ve açık noktalarla dolu bir PPM dosyasıyla

toplantıya girip, endişelenmeyin bana güvenin hallederiz

desem, belki müşterilerimin bir kısmı bana olan kişisel

güvenlerinden dolayı bunu kabul edebilirler ama iş

ahlakım ve sektörel gelenekler bu lakayt çalışma şekline

izin vermez. İş ahlakı ve sektörel gelenekleri bir yana

bırakıp böyle belirsiz bir iş modelinde ısrar edersem de

bu modelin sürdürülebilirliği olmayacaktır.

Şimdi bu kişisel deneyimden yola çıkarak anayasa

değişikliği sürecini ele alalım. Ben bir reklam filmi

prodüksiyonu için dahi bu kadar özenle akılda hiç bir

soru bırakmayacak bir ön hazırlık yaparken, bir ülkenin

istikbalini belirleyecek bir anayasa değişikliğinde

"Evet" denmesini savunanlar, seçilecek kişinin tüm insani

zayıflıklarımızdan ari, adeta ilahi bir yaratık olduğuna

inanmamızı istiyorlar. Bense buna bir kıssa ile cevap

vermek istiyorum. Kıssadan hisse çıkarmayı da sizin

ferasetinize bırakıyorm.

Çok eski zamanlarda bir hükumdar yanına tüm servetini

ve dünyalar güzeli eşini alarak en güvendiği kişilerle bir

yolculuğa çıkmış, Yolda düşmanları tarafınan bir baskına

uğrayınca eşini ve servetini en güvendiği adamına

bırakarak "Sen eşime ve servetime göz kulak ol. Ben

teslim olacağım demiş." ve teslim olmuş. Birkaç yıl esir

kaldıktan sonra ülkesine döndüğünde o çok güvendiği

adamının eşi ile evlendiğini, servetine ve devletine

el koyduğunu görmüş. Gördüğü manzara karşısında

sitemini dile getirdiğinde, yeni hükümdar; "Bütün

bunları eşini ve servetini bana bırakıp teslim olurken

düşünecektin. O gün ben eşim ve servetimle kaçayım

sen ölene kadar savaşıp beni koru deseydin senin için

ölmeye hazırdım, sen ise bunun yerine kendin teslim

olup bir faniyi baştan çıkaracak kadar fazla servetini

ve insanın bakmaya kıyamayacağı eşini bana bıraktın.

Bir süre nefsimle mücadele ettim ama devleti başsız

bırakmamak gerektiğine dair bir gerekçeyle vicdanımı

rahatlatınca kaçınılmaz olanı ertelemeyi bıraktım. Suç

benim değil senindir." demiş.

Yarın suçlu ben olmamam için bugün Hayır diyorum.

marketing europe & anatolia / 13


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

- Yeni Asır gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Şebnem

Bursalı, ATV’nin Ankara temsilcisi oldu.

- İzmir merkezli Yeni Asır gazetesinde Genel Yayın Yönetmeni

değişikliği yaşandı. İstanbul’dan atanan Ercan

Demir gazetenin Genel Yayın Yönetmeni olarak atandı.

- Posta Gazetesi Reklam Servisi’nde 9 yıldır görev yapan

Reklam Direktörü Özden Can da grup ile yollarını

ayırdı.

- Habertürk Gazetesi’nin eski

yazarı Soli Özel, Doğan Yayın

İlkeleri Kurulu üyeliğinden istifa

etmesinin ardından yeniden

Habertürk’e geri döndü.

- Şok Gazetesi Yazı İşleri Müdürü

Kaan Özbek, gazetede

Genel Yayın Yönetmeni görevine

getirildi.

- Halk TV’den ayrılan Ayşenur

Arslan, Bir Gün Gazetesi’nde

yeniden yazılarına başlayacağını

duyurdu.

- Hande Fırat’ın Hürriyet’in Ankara Temsilciliği görevine

getirilmesinin ardından boş kalan CNN Türk Ankara

Temsilciliği koltuğuna deneyimli haberci Hakan Çelik

getirildi.

- Uzun yıllardır Akşam Gazetesi reklam departmanının

başında yer alan isim Yasemin Gebeş Reklam Genel

Müdürlüğü görevinden ayrıldı.

- Sözcü Gazetesi’nden ayrılan Oray Eğin, Habertürk ile

anlaştı.

- Atlas Dergisi’nde yayın yönetmenliği görevine Kansu

Şarman getirildi.

- Hürriyet Gazetesi Washington Temsilciliği görevine

Cansu Çamlıbel getirildi.

- Ohal döneminde kapatılan Zaman Gazetesi’nin Genel

Yayın Yönetmenliği görevinde olan Kenan Kıran, şimdi

Sabah Gazetesi ile anlaştı.

- Milliyet Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi ve köşe yazarı

Hamdi Türkmen gazete ile yollarını ayırdı.

- Hürriyet Antalya Bölge Temsilciliği görevine Bikan Karaca

getirildi.

- Ekonomi Gazetecileri Derneği üyesi Nurten Erk, Tosuner

CommunicationPartner’daki Genel Müdür Yardımcılığı

görevinden ayrıldı.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

- 24 TV’nin Haber Müdürlüğü görevine çifte atama yapıldı.

İbrahim Güneş ile Münir Koçarslan Haber Müdürlüğü

görevine getirildiler.

- Show Haber’de 3 yıldır görev yapan muhabir Miray

Meraküm kanal ile yollarını ayırdı.

- Habertürk TV İstihbarat Şefi Umut Tütüncü kanal ile

yollarını ayırdı.

- LİG TV, Maraton programına yorumcu

olarak Hollanda’nın efsane futbolcusu

RuudGullit’i transfer etti.

- 360 TV’nin Genel Yayın Yönetmeni

ve Genel Müdürü İlkin Ündeş Kavukçu,

Yayın Koordinatörü Şeyda Özşan,

Ekonomi Müdürü Uyanış Tuğtaş

Bayar kanalla yollarını ayırdı.

- Spor spikeri İsmail Şenol, 2006 yılından

bu yana görev yaptığı NTV

Spor’dan ayrıldı. Şenol, yılbaşı itibarıyla

Lig TV’de çalışmaya başlayacak.

- Lig TV Haber Müdürlüğü görevine

spor medyasının deneyimli ismi Gökmen Özdemir getirildi.

- LİG TV, Maraton programına yorumcu olarak

Hollanda’nın efsane futbolcusu RuudGullit’i transfer etti.

- TRT 1 Ana Haber, deneyimli haberci Yavuz Oymak ile

anlaştı.

- Gazeteci Ahmet Hakan, Kanal D Haber Dairesi Başkanlığı

görevine getirildi.

- 24 TV’nin haber moderatörü Gökay Kalaycıoğlu, artık

360 TV Ana Haber Bülteni’ni sunacak.

- Selçuk Yöntem’in sunduğu yarışma programı “Kim Milyoner

Olmak İster’i bundan sonra Murat Yıldırım sunacak.

- Eski ismi Lig TV olan beIN Sports, Galatasaray

Kulübü’nün resmi yayın kanalı GSTV’den spiker Çağıl

Özge Özkul’u transfer etti.

- TV 8’de yayınlanan “Aramızda Kalmasın” programından

ayrılan Funda Özkalyoncuoğlu ve Sena Keçeli’nin

yerine Hakan Ural ile Survivor yarışmacılarından Duygu

Çetinkaya getirildi.

- TGRT Haber başarılı anchorman Mustafa Aslaner’i

bünyesine kattı.

Kaynak: MTM Medya Takip Merkezi

14 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 15


Köşe

Ramazan Becer/ CRM Medya Ajans Başkanı

( konuk)

yazar

2017 Yılında reklam sektörü...

Hepinizin bildiği gibi sosyal medya, günün her saatinde

değişkenlik gösterebiliyor. Bir konu sabah en yoğun takibi

ve yorumu alırken akşama kalmadan unutulabiliyor. Hızına

yetişmek için çok çaba gerek. Öte yandan bugün umutla

beklediğimiz bir uygulama yarın yerini başka ve daha

yaratıcı bir uygulamaya bırakabiliyor. Her yeni yıl, büyük

beklenti ve öngörülerle bekleniyor ve bunu bilen uygulama

yapımcıları beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Gelişen

teknolojinin etkisiyle her geçen yıl bir değil, birkaç fazla

adım atıyoruz.

2017 nasıl bir yıl olacak? derseniz ise küçük bir zamanda

büyük bir hızla gelişen sosyal medyanın trendleri sıklıkla

değiştiğini söylemiştim. Geçtiğimiz birkaç yıla dönüp

baktığımızda geldiğimiz nokta; her seferinde, işin içinde

olmamıza rağmen bizi şaşırtıyor. Dolayısıyla 2017’de

aktif olması beklenen çok fazla aplikasyon var. Sosyal

medyanın gücünü bilen markalar, yatırımlarının çoğunu

bu alanda yapıyor. Vine ve benzeri uygulamaları geride

bırakan Snapchat ve Instagram yeni yıl ile beraber

artık tamamen etkileşim üzerine güncellemeler yapıyor

olacak. Snapchat bu konuda bir öncü ve öyle olmaya

devam edecek. Artık kendimize ve arkadaşımıza

uygulayabildiğimiz çeşitli filtreler odamıza, ofislerimize

kadar genişledi. 2017’de ‘izle ve geç’ sistemi tamamen

oturmuş olacak. 2017’de yaygınlaşması en çok beklenen

olaylardan birisi de sanal gerçeklik. Bununla alakalı bir

çok uygulama beta sürümü olarak uygulama dükkanlar da

yerini aldı. Kısacası 2017; canlı yayın, sanal gerçeklik ve

sanal bulut üzerinden pazarlama konusunda hızlı bir adım

atılan bir yıl olacak.

Bu kadar hızlı değişen bir dünyada yeniliklerin olmaması

zaten düşünülemez. Ancak Türkiye’nin bütün sektörel

yatırımlarının büyüme emarelerine rağmen henüz hakettiği

noktada olmadığını söyleyebiliriz. Son rakamlar ve büyüme

oranlarına bakıldığında hala dünyanın gerisinde duruyoruz.

Fakat bu şekilde yüksek oranda büyümeye devam

edersek dünya rakamlarına ulaşmamız hayal olmayacak.

İstikrar bozulmadığı takdirde bu hedefi gerçekleştirmemiz

muhtemel. Günümüzde şirketler reklam yatırımlarının

gücünü görmeye başladılar. Ürün veya hizmet sunumunun

her zaman doğru reklam mecralarında, doğru bütçe, doğru

hedef ve doğru aksiyon planıyla yönetilmesinin getirilerinin

farkındalar. Bu yıl değerlendirilen verilerin analizinde

değişikliğe gidildi ve mobil, format olmaktan çıkarılarak

platform olarak konumlandırıldı.

Dijital çağ son sürat ilerliyor…

Öte yandan son dönemde özellikle dijital alanda mobil

reklamcılık, hızla gelişen dijital çağın gereği olarak

yüzde 22’lik bir oranla yükselişini sürdürüyor. Aslında

genel olarak bütün reklam mecraları bütçelerinde bir

artış olduğunu görüyoruz. Ülkede yaşanan politik veya

sosyal dalgalanmalar direkt olarak ekonomiyi etkiliyor. Bu

nedenle ekonomiye değer katan yatırımcı ve üreticilerin,

tüketicilere kendini doğru anlatması ve güven vermesi için

reklam mecraları çok önemli ve etkili bir araç. Bunu dikkatli

kullanmak uzun vadede kazanç getireceğine inanıyoruz.

Ayrıca dijital reklam yatırımlarını da yani display, mobil ve

search de unutmamamız gerekiyor. Özellikle bu üçlünün

arasında display reklamlar, gelişen her türlü teknolojiye

ayak uydurarak online reklam yatırımlarından önemli bir

pay almayı başardı. Önceden sadece web’le sınırlı olan

display reklamlar, günümüzde ihtiyaçlara ve tercihlere göre

artık farklı mecralarda da önemli yer ediyor.

Aslına bakaranız şirketler, reklam yatırımlarının gücünü

görmeye başladı. Bu nedenle dijital reklam yatırımlarında

Türkiye’nin yılın ilk dokuz aya ilişkin rakamlarının

oldukça başarılı olduğunu söylesek yanılmayız. Çünkü

ülke olarak geçmişten farklıyız ve artık dijital dünyanın

gücünü biliyoruz. O dönemdeki rakamlara göre Facebook

paylaşımları normalin iki katına, Twitter ise 4 katına

çıktı. Periscope üzerinden yapılan canlı yayınlarla haber

paylaşımları yapıldı. Dolayısıyla bu süreçte firmalar reklam

vermekten çekinmedi. Bir diğer konu da günümüzde

şirketler, reklam yatırımlarının gücünü görmeye

başladılar. Ürün veya hizmet sunumunun her zaman

doğru reklam mecralarında, doğru bütçe, doğru hedef

ve doğru aksiyon planıyla yönetilmesinin gerekliliğinin

farkındalar. Çünkü tanıtımını yapmak istedikleri o ‘ürün’

neyse, tüketicilere doğru anlatılması ve güven vermesi

için dijital reklamların çok önemli ve etkili bir araç olarak

görüyorlar. Bu kapsamda markaların teknoloji desteğini

de arkalarına alarak dijitale odaklanması çok önemli bir

konu olarak karşımıza çıkıyor. Dijital reklamlar geleneksel

reklam anlayışından farklı olarak kullanıcıların ilgisini

doğrudan hedefe yönelik olarak çekiyor. Böylece tüketici,

yürütülen pazarlama sürecinin bir parçası haline gelirken,

tüketiciyle marka arasında bir bağ oluşuyor ve marka imajı

kuvvetleniyor. Dijital reklamcılığının gücünü bilen markalar,

yatırımlarının çoğunu bu alanda yapıyor. Bir diğer konuda

konut sektöründe ‘dijital artık olmazsa olmazlar’ arasına

girdi. İlk dönemde işin önemini ve dijitalin kendileri için

sağlayacağı katma değeri konutla ilgilenen müşterilerimize

anlatırken bugün; geldiğimiz noktada müşteriler bize

‘dijitalde yılın 12 ayı olmalıyız’ demeye başladı.

Dolayısıyla küçük bir zamanda büyük bir hızla gelişen

‘dijital’ pazarın trendleri sıklıkla değişiyor. Geçtiğimiz birkaç

yıla dönüp baktığımızda geldiğimiz nokta, her seferinde,

işin içinde olmamıza rağmen bizi şaşırtıyor. Teknolojiye de

arkasına alan dijital pazarın hızına yetişmek için çok çaba

istiyor. Gelişen teknolojinin etkisiyle her geçen yıl bir değil,

birkaç fazla adım atıyoruz. Bu bakış açısıyla 2016 yılında

olduğu gibi 2017 yılında da sektörün büyüme ivmesini

yakalayacağını düşünüyoruz.

marketing europe & anatolia / 17


Röportaj

Gönen’den dünyay

Teksüt Yönetim Kurulu Başkanı

Cevdet Arınık

. Firmamız ilk kurulduğunda yerel ölçekte beyaz peynir üretimiyle

yola çıktı. Süreç içinde hem tesisimizi genişlettik hem de

ürünlerimizi arttırdık.

Zaman içinde firmanın yönetimini

babamdan devraldım. Yıllar içinde gelişimimizi sürdürdük ve

Gönen’de 27 bin metrekaresi kapalı toplam 80 bin metrekare

üzerine kurulu modern bir fabrika kurduk.

elvineksioglu@gmail.com

- Bize biraz kendinizden ve iş yaşamınızdan

bahseder misiniz?

Kuruluş tarihi itibarıyla Türkiye’nin en

köklü süt ve süt ürünleri firması olan

Teksüt Süt Mamülleri A.Ş.’nin Yönetim

Kurulu Başkanlığını yapıyorum. Firmamız

1956 yılında Balıkesir’in Gönen

ilçesinde babam Recep Arınık tarafından

kuruldu. Firmamız ilk kurulduğunda

yerel ölçekte beyaz peynir üretimiyle

yola çıktı. Süreç içinde hem tesisimizi

genişlettik hem de ürünlerimizi arttırdık.

Zaman içinde firmanın yönetimini babamdan

devraldım. Yıllar içinde gelişimimizi

sürdürdük ve Gönen’de 27 bin

metrekaresi kapalı toplam 80 bin metrekare

üzerine kurulu modern bir fabrika

kurduk.

Geldiğimiz noktada, süt ve sütü ürünleri

sektöründe ülkemizin en büyük 10

markası arasındayız ve Türkiye’nin en

büyük kuruluşlarını gösteren İstanbul

Sanayi Odası İSO 500 sıralamasında

da 444’üncü sırada yer alıyoruz.

-Firmanızın diğer şirketlerinden farklılaşmasında

nasıl sağladınız?

Aktardığım gibi kuruluşumuz 1956 yılına

dayanıyor. Dolayısıyla süt ve süt

ürünleri sektöründe 61 yıllık deneyimimiz

var. Bu sektörün bütün gelişim aşamalarında

yer aldık diyebiliriz. Süreç

içinde karşılıklı etkileşim içinde hem süt

ve süt ürünleri sektörü gelişti hem de

biz geliştik.

Bugün günde 550 ton süt işliyoruz

ve 8 kategoride 40’i aşkın ürünümüz

var. Ürünlerimizi süt endüstrisinde uygulanan

en yeni teknolojilerle dünya

standartlarına uygun şekilde güvenilir,

hijyenik, sağlıklı şekilde üretiyor ve dağıtıyoruz.

Teksüt olarak kalitemiz ve lezzetimizle

farklılaştığımızı çok net söyleyebiliriz.

Kalitemiz daha en başta en iyi hammaddeyi

almamızla başlıyor. Bu anlamda

tesisimizin bulunduğu yer olan Gönen

açısından çok şanslı olduğumuzu

söyleyebilirim. Genel olarak Balıkesir,

18 / marketing europe & anatolia


a...


Röportaj

Türkiye’nin önemli gıda ambarlarından

biri. Gönen bölgesi ise süt ve sütçülük

açısından çok verimli bir bölge, süt hayvancılığının

Türkiye’de en iyi yapıldığı

beldelerden biri. Ayrıca yöre insanı, iyi

süt elde etme konusunda son derece

tecrübeli.

Bu nedenle sütü ağırlıklı olarak Gönen

çevresindeki köy ve çiftliklerden temin

etmeyi tercih ediyoruz.

Bu noktadan başlayan kalite yolculuğu,

daha hammadde tesise ulaşmadan

başlayan analiz ve kontrollerle devam

ediyor ve üretim prosesinin her aşamasında

yapılan denetimlerle, ürün

tamamlanıp sevkiyat aşamasına gelinceye

kadar sürüyor.

Uluslar arası standartlar çerçevesinde

gösterdiğimiz titizlik, yüksek kalitemizin

Sütü ağırlıklı olarak

Gönen çevresindeki köy

ve çiftliklerden temin etmeyi

tercih ediyoruz.

oluşmasına, lezzetli yöresel sütlerimiz

ise ürünlerimizin damak tadımızı şenlendirecek

hale dönüşmesini sağlıyor.

- Rekabet açısından çok sayıda

oyuncunun bulunduğu bir sektörde

markalaşma başarısının arkasında

yatan dinamiği bizimle paylaşabilir

misiniz?

Türkiye’de irili-ufaklı 2 binin üzerinde

süt işleme tesisi var. Ulusal, bölgesel,

yerel yüzlerce oyuncu var. Ayrıca bizim

gibi yüksek standartlarda üretim yapan,

çıtayı yukarıya taşıyan sektör öncüleri

var.

Rekabetin hem firmalar hem de ürünler

bazında bu denli yoğun olduğu bir

sektörde, markalaşmanın en temel kriteri,

iyi ürün üretmekten ve bu iyi ürünü

tüketiciye en iyi şekilde sunabilmekten

geçiyor.

Teksüt olarak marka başarımızın altında

da bunları doğru yapabilmemiz

yatıyor. İyi ürün, hatta en iyisini üretme

konusunda iddialıyız. Ürünlerimizi de

tüketiciye en iyi ve en sağlıklı şekilde

sunuyoruz.

Ürün yelpazemiz geniş. Dolayısıyla tüketicilerimize

güçlü ve çok yönlü seçenekler

sunuyoruz. UHT süt, beyaz peynir,

kaşar peyniri, krem peynir, tereyağ,

sürülebilir beyaz peynir, süzme peynir,

labne, kaymak, yoğurt ve ayranın yanı

sıra Mihaliç, Çeçil, Dil, Çerkez, Otlu,

Urfa, Örgü, Üçgen, Misket, Çubuk gibi

yöresel peynir çeşitleri, tüketicilerimize

sunduklarımızın sadece bir bölümü.

Ürünlerimizin oluşturulması noktasında

tüketicilerimizden ve paydaşlarımızdan

gelen öneri ve değerlendirmeler büyük

önem taşıyor. Talep, istek, beğeni ve

önerileri dinliyor ve ürün yelpazemizi

buna göre yönlendiriyoruz.

Elbette ulaşabilirlik de çok önemli. Ulusal,

bölgesel ve yerel, neredeyse tüm

marketlerde varız. Önümüzdeki dönemde

bu konudaki varlığımızı daha

da güçlendirmeyi hedefliyoruz.

- Markalaşma, bilinirlik, tüketici güveni,

sadakati açılarından gelişimini

firmanızı nasıl değerlendirirsiniz?

Kurulduğumuz 1956 yılından bu yana

gelen süreçte hem sektörün en büyüklerinden

biri, hem de Türkiye’nin en büyük

sanayi işletmelerinden biri haline

geldik. Bütün bunlar, tüketicimizin bize

duyduğu güven sayesinde oldu.

Tüketicilerimizin Teksüt’e güven duymasının

altında ise sağlık ve kalite

odaklı üretimimiz yatıyor. Fabrikamızda

bugün 420 kişi çalışıyor. Akademisyen

20 / marketing europe & anatolia


Röportaj

ve uzmanların katkısıyla son 10 yıldır

personelimize hijyen ve gıda güvenliğine

ilişkin sürekli eğitimler veriyoruz. Firma

olarak yüksek kalite, gıda güvenliği,

çevreye ve doğaya saygı, insana yatırım

felsefesiyle hareket ediyoruz. Bu

kapsamda üretimimizi İSO9001 Kalite

Yönetim Sistemi, FSSC 22000 Gıda

Güvenliği Yönetim Sistemi, BRC Food

ve Helal Gıda gibi yönetim sistemleri

ve sertifikaları doğrultusunda gerçekleştiriyoruz.

Bütün bunlar Teksüt’ü, tüketicinin severek

tercih ettiği bir marka haline getirdi

ve getirmeye devam ediyor.

- Kaç ülkeye ihracatınız var? 2017

yılı için hedefleriniz nelerdir?

Ürünlerimizi Amerika Birleşik Devletleri,

Libya, Kuveyt, Irak, Birleşik Arap

Emirlikleri, Azerbaycan, Türkmenistan

ve Kosova’ya gönderiyoruz. 2017 başında

bu listeye Tayvan’ı da ekledik.

Böylece ihracat yaptığımız ülke sayısını

dokuza yükselttik.

Önümüzdeki dönemde hem ülke sayı-

İhracat yaptığımız

ülke sayısını

dokuza

yükselttik.

sını hem de bu ülkelerdeki hacmimizi

artırmak istiyoruz.

- Sizin eklemek istediğiniz bir şey

var mı?

İlginize teşekkür ediyoruz.

marketing europe & anatolia / 21


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Televizyon maceram...

Zor bir kalp ameliyatı süresinin ardından nihayet geri

döndüm. Sevdiklerime geri döndüm, evime geri döndüm,

işime geri döndüm, hayata geri döndüm.

Yeniden doğmuş gibiyim, mutluyum.

Genel olarak işim gereği çok çalışıyorum, gecem

gündüzüm belli değil. Bazen şöyle ayaklarımı uzatıp hiç

bişey düşünmeden akşama kadar televizyon izlesem

derdim. Ameliyat sonrası nihayet bu isteğim gerçekleşti.

Uzat ayağını akşama kadar keyif yap. Ohhh ne güzel

hayat. Ama kazın ayağı öyle değilmiş. İki aydır devam

eden televizyon maceramı sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Öncelikle şunu belirtmeliyim, iki ayda uzun yıllardır

izlemediğim kadar tv izledim. Evlendirme programları ve

akşam dizileri tarafından kuşatılmış durumdayım. Tematik

kanallar dışında kalan ulusal kanalların nerdeyse hepsinde

aynı formatlar var. Sabahları otlarla çöplerin kaynatıldığı

ardından yağlı yemeklerin yapıldığı sağlıklı beslenme

kuşağı, öğleden sonra evlendirme programları, akşam

biribirine çok benzeyen diziler ve kapanış.

Zencefili safrana bulayıp, sarımsakla kaynatın, sonra

da dizlerinize sürün, mide ağrınız geçer gibi (bunu

tamamen uydurdum) acaip formüllerin verildiği sabah

programlarından gına geldi. Koca koca profesörler öyle bir

anlatıyorlar ki, sanki söylediklerini yapınca anında zımba

gibi olacaksın. Ağrı, sızı, dert, keder kalmayacak. Mutlaka

yararı vardır, iyileştirme konusunda katkısı vardır, ama

biraz insaflı olun Allah aşkına. Karıştır, kaynat, iç bitti gitti.

Bu kadar basit mi? Ekran karşısında milyonlarca insan

sizi izliyor, etkileniyor. Sevgili doktorlar sizden ricam lütfen

ekranın büyüsüne kapılıp abartmayın, ölçüyü kaçırmayın.

Öğleden sonra kuşağı evlendirme programları ayrı

bir şenlik. Kendisine talip olan adamları sinir etmek

için çakkıdı çakkıdı göbek atan kızlarla, nasıl bir evlilik

istedikleri belli olmayan adamların bir dargın bir barışık

halleri dedikodu kültürümüzün tavan yapmasını sağlamış.

Millet kendi derdini bir kenara bırakıp Hanife evlenecek mi,

Solmaz Nurullah'a dönecek mi derdine düşmüş. Her gün

aynı insanlar, aynı kavgalar. Kalp sağlığım iyileşti ama akıl

sağlığımı yitirmek üzereyim :)

Eeeeyyy yetkililer, eeeyyy ilgililer lütfen bu konuya acil

bir çözüm bulun. Aile kurmak, evlenmek gibi çok önemli

bir konuyu, pazardan mal almak gibi bir düzeye indiren

bu programlara bir çeki düzen verin. Böyle devam

ederse hergün beynine seviyesizlik pompalanan anneler

çocuklarını nasıl yetiştirecek? Bu pespayelik içinde yetişen

çocuklardan nasıl düzgün insanlar çıkacak?

Akşam oldu çok şükür, artık güzel bir program izlerim

diye düşünüyorsanız yine yanılıyorsunuz. Bu kez de

karşınıza aile içi komploların olduğu diziler çıkıyor. Evli

kadın karakterler ya eski sevgilisinden hamile oluyor, ya da

kocası istemediği halde kandırarak hamile kalıyor. Erkek

karakterler ise ya istemediği biriyle evli, ya da karısına

hastalıklı derecede aşık. Yani bir ortası, normali yok.

Aynı evde oturan kalabalık aileler sabahın köründe 7'den

70'e şık kıyafetler ve full makyajla kahvaltıya oturuyor.

Zannerdersin ki İngiliz Kraliyet ailesi. Ya kardeşim hiç mi

pijamayla kahvaltı eden yok. Hafta sonu eşofman diye

bişey sizin semtlerde bilinmiyor mu? Rahat olun, gerçekçi

olun biraz ya.

Bir diğer saptama da her dizinin mutlaka bir saf salağı

olması. Etrafında kıyamet kopuyor, en yakınındaki

kuyusunu kazıyor, ama bizimkinin dünyadan haberi yok.

Hala lay lay lom dolaşıyor ortalarda.

Genelde zenginler daha ihtiraslı, daha parıltılı ama

entrikalarla dolu mutsuz bir hayat sürerken evlerindeki

hizmetçiler, şoförler zor koşullarda ama daha mutlu. "Para

saadet getirmez" sözünün canlı örnekleri adeta. Subliminal

mesaj: Fakir olun, şükredin. Zenginlik başa bela.

Velhasıl bir an önce iyileşip işe dönmek için daha hevesli

oldum. Kim kiminle çaya çıkacak 4. Murat'ın yeni gözdesi

kim olacak bilmek istemiyorum. Sezon filmlerine, NatGeo

belgeselleri ve açık oturumlara geri dönüyorum.

Yeri gelmişken başta ailem olmak üzere tüm bu süreç

boyunca yanımda olan, arayıp soran herkese sonsuz

şükranlarımı sunuyorum. İyi ki varsınız. Hayat sizlerle

güzel...

marketing europe & anatolia / 23


Reklam Dünyası

Head&Shoulders’ın marka elçisi...

Head&Shoulders’ın kadınlara özel yeni ürünleri için kamera

karşısına geçerek, önümüzdeki günlerde reklam filmi de

olmak üzere pek çok iletişim çalışmalarıyla sevenlerinin karşına

çıkacak. Serenay Sarıkaya’nın Head&Shoulders için

çektiği ilk reklam filmi ise özel bir basın etkinliği sonrası izleyicilerle

buluşacak. Serenay Sarıkaya ve Head&Shoulders

2017’de büyük sürprizlere devam edecek.

Head&Shoulders’ın Türkiye’deki marka elçisi Serenay Sarıkaya

oldu. Ünlü oyuncu, Head&Shoulders markasının

Türkiye’de çalıştığı ilk kadın marka elçisi olacak.

Head&Shoulders 2017’ye büyük sürprizlerle girdi vesadece

kadınlara özel,3 etkili formülüyle yenilenen şampuan ve

saç bakım kremlerini Türkiye’de satışa sundu. Markanın

Türkiye’deki ilk kadın marka elçisi olan Serenay Sarıkaya,

2016’da en çok cep telefonu ve restoran aradık...

Yellow Pages, 2016 yılı boyunca kullanıcıların en çok neleri

aradığını açıkladı. YellowPages’inverilerine göre 2016’daen

çok cep telefonu kategorisinde arama yapıldı. Aramalarda

en göze çarpan sonuçlardan biri de mobil cihazların kullanımı.

Arama yapanların %55’i dijital platformlarda yaptığı aramalarda

akıllı telefon ve tabletlerini kullandı. En çok aramayı

18-34 yaş arası kullanıcılar yaptı.

2016 yılı boyunca hastanelerden restoranlara, devlet dairelerinden

bankalara kadar birçok yeri dijital platformlar üzerinden

aradık. Yaygınlaşan mobil cihazlarla birlikte arama

tercihlerimizde de önemli bir değişim yaşandı. Cep telefonu

ve tabletlerden yapılan aramalar, 2016 yılında masaüstü cihazlardan

yapılan aramaları geçti.

2016’da en çok ‘’cep telefonu’’ aradık

YellowPages’in verilerine göre, 2016’dadijital platformlarda

en çok aranılan kategoriler arasında ilk sırada cep telefonu

aramaları yer aldı.YellowPages.com.tr üzerinde 850

binden fazla firma bulunduran Yellow Pages’ta yapılan

aramaların %5’i cep telefonu kategorisinde gerçekleşti.

Aramaların %55’i mobil cihazlardan yapılırken %45’i masaüstü

cihazlardan yapıldı. Cinsiyet açısından bakıldığında,

aramaların%69’u erkekler %31’i ise kadınlar tarafından ger-

çekleşti.Demografik kriterler bazında bakıldığında da ilginç

veriler dikkat çekiyor. %56’lık oranla en çok arama yapan

yaş aralığı 18-34. 35-53 yaş aralığında bu oran %34, 55 ve

üstü yaş aralığında ise %10. En çok arama yapan şehirler

ise İstanbul (%36), Ankara (15), İzmir (%9), Adana (%4) ve

Bursa (%3).

24 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

Demet Akalın, Çetmen’in marka yüzü oldu...

2017 yılı için marka yüzünü belirleyen Çetmen, ünlü sanatçı

Demet Akalın ile el sıkıştı. Bu işbirliği çerçevesinde,

Çetmen’in reklam çalışmalarında Demet Akalın yer alacak.

Fark yaratan tasarımları ve geniş ürün yelpazesi ile mobilya

sektöründe 55 yılı geride bırakan Çetmen, 2017 yılı marka

yüzünü belirledi. Tüm yıl boyunca gerçekleştirilecek iletişim

çalışmaları için ünlü şarkıcı Demet Akalın ile anlaşan Çetmen,

yeni koleksiyonu ve renkli çekimleriyle fark yaratmaya

devam edecek.

Marka yüzü olarak Demet Akalın’ın seçilmesinde sanatçının;

başarılı, güzel, enerjik, modern, ne istediğini bilen ve

güvenilir olmasının büyük rol oynadığını belirten marka

yetkilileri, Demet Akalın’ın uzun yıllardır işinde göstermiş

olduğu başarı grafiği ve güven veren yapısının da Çetmen

markasıyla bütünleşen önemli unsurlar arasında yer aldığını

söylediler.

Çetmen’in koleksiyon çekimleri için kamera karşısına geçen

ve markanın ilk reklam filminde sevilen şarkısı ‘Koltuk’u

yeniden yorumlayan Demet Akalın, enerjisiyle çekimlere

ayrı bir keyif katarken, reklam filmi de oluşturduğu ritim ve

ahenkle, izleyenlere eğlenceli görüntüler sunuyor.

IAB Türkiye’de yeni yönetim kurulu...

IAB Türkiye’de yeni Yönetim Kurulu seçildi. 2015 yılında

Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devralan Dr. Mahmut

Kurşun yeniden başkan seçildi.

IAB Türkiye 4. Olağan Genel Kurulu’nu 18 Ocak 2017’de

gerçekleştirdi. Faaliyet raporunun sunulmasının ardından

2017-2018 Dönemi’nde görev yapacak yönetim, denetim

ve disiplin kurullarının seçimine geçildi. Genel Kurul sonrası

yapılan ilk Yönetim Kurulu’nda IAB Türkiye’nin Başkanlığını

yürüten 2015-2016 döneminde yürüten Dr. Mahmut Kurşun

yeniden Başkan seçildi. Genel Kurul’da söz alan Kurşun,

geride kalan iki senede yapılan çalışmaları değerlendirirken

önümüzdeki dönem odaklanılacak projelere de değindi.

Konuşmasında iki yıl boyunca Yönetim Kurulu ve Yürütme

Kurullarında görev alan üyelere teşekkür eden Dr.

Mahmut Kurşun, 2016’nın son çeyreğinde yayınlanan Dijital

Reklamın Ekonomiye Katkısı Raporunun önemine

değindi ve 1 TL’lik dijital reklam yatırımının ekonomiye 17,2

TL olarak döndüğünü vurguladı. 2017’nin ilk çeyreğinde

yayınlanması planlanan Dijitalin Marka Değerlerine Etkisi

Araştırması’ndan söz ederken, dijitalin sadece sonuç getiren

değil, aynı zamanda markaların gelişimini sağlayan

bir mecra olduğunun altını çizdi. Başkan aynı zamanda

yeni dönemde İnternet Ölçümleme Araştırması’nda günlük

rapora geçileceğinin müjdesini verdi. Kurşun ayrıca dijital

dünyanın önemli konularından biri olan ad blocking’e

de değinerek, sektörün tüm taraflarını LEAN ve DEAL

reklamcılık anlayışını benimsemeye ve desteklemeye davet

etti. Kurşun sözlerini bitirirken yeni IAB Türkiye yönetimine

başarılı, verimli bir dönem diledi ve “Hep birlikte sektörümüzü

geliştirecek, güçlendirecek çalışmalara imza atmaya

devam edeceğiz. Hedefimiz her zamanki gibi sürdürülebilir

ve kontrollü büyüme olacak.” dedi.

marketing europe & anatolia /25


Köşe

Kübra Nebioglu / nebioglukubra@gmail.com

( satır

) ayracı

Yeni Kararlar Ritüeli...

Her yıl “yeni kararlar”ritüeli ile başlar değil mi? Bu ritüel için

herkesin birbirinden eşsiz yöntemleri olduğununa eminim.

Yılbaşında yeni kararlar alındıktan sonra insanın duruşuda

bir değişiyorsan ki. Yıl ortasına doğru biraz değişiklik

gösterse de duruşumuz, başlarda çene hafif yukarıda,

omuzlar daha bir dik, havalı havalı yürüyen insanlar ile

doluyor sokaklar.

Bazen işler yolunda gitmiyor, kendi yolumuzdan

şaşabiliyoruz. Bazen bir sabah öyle bir haber ile kalkıyoruz

ki yataktan, dünya sanki tam tersine dönüyor. En

yakınımızdakine şöyle derken bulabiliyoruz kendimizi

sonunda; “Artık bunları yapsam ne olacak ki, ne

değişecek, kim görecek, görse ne olacak? Memleketin

haline bak, yapsam ne olur yapmasam ne olur, can

güvenliği bile yok artık, boşver şimdi bunları, bu seneyi sağ

salim atlatalım seneye bakarız, herşey yoluna girerkendi

kendine nasıl olsa…” Belki benzerleri belki de daha farklı

halleri olabilir ama yaşandı ve söylendi değil mi bunlar?

2016 iyiyi kötüyü gördüğüm garip bir yıldı benim için. Kim

için garip değildi desenize. Neler yaşadık neler gördük…

Herkesin gerçekleştirdiği ya da bir şekilde

gerçekleştiremediği onlarca kararı vardır. Benim kendi

keşif yolculuğum ile ilgili en büyük kararım koçluk eğitimine

başlamaktı ve yılsonunda da olsa bunu gerçekleştirdim.

Eğitimime The Performans Coach Türkiye ile başladım.

Bununla birlikte hem koçluk aldığım hem de koç olduğum

2017 için “yenikararlar” ritüelim çok güzel geçti ve en

büyük kararlarımdan biri de çok daha fazla okumak,

daha iyi dinlemek ve daha fazla mutlu olmak için elimden

geleni yapmak oldu. En önemlisi değer bunları yaparsam

kendime ve çevreme daha faydalı olacağıma inanmak…

Okuduğum kitaplarımdan biri Sir John Whitmore’a ait

Performans İçin Koçluk (Coacing for Performance)

J.Whitmore’a ait bir çok ilginç şey yazabilirim fakat ilginizi

çekiyor ise araştırmanızı tavsiye edeceğim. Kitabından

beni çok ama çok etkileyen bir paragrafı paylaşmaki

stiyorum;

"Başkalarının kendisine inanmasını sağlamak, onları

kontro letme ya da bizim üstün becerilerimize duyduklar

ıinancı sürdürme arzusundan vazgeçmeyi gerektirir. Onlar

için yapabileceğimiz en iyi şeylerden biri, bizden üstün

olmaları için onları desteklemek. Çocukların en unutulmaz

ve heyecan verici anları, genellikle bir yetenek oyununda

ebeveynlerini yendikleri ilk seferdir. Işte bu nedenle ilk

zamanda bizi yenmelerine izin veririz. Çocuklarımızın

bizi geride bırakmalarını isteriz ve bunu yaptıklarında

onlarla gurur duyarız. Personelimiz aynı şeyi yaptığında

da duyamaz mıyız! Onların daha üstü nperformansları

ve onların büyümesine yardım edip bunu izlemekten

tatmin olmak bize sadece kazanç sağlar. Ne var ki büyük

bir çoğunlukla, işimizi, otoritemizi, güvenirliliğimizi ya da

kendimize olan inancımızı kaybetmekten korkarız.

Bu paragrafı okuduğumda yaşadığım bir çok şey canlandı

gözümde, eminim sizler içinde aynı şey geçerlidir.

Yazılanları farklı taraflarından düşünmeye davet ediyorum

sizi. Önce kendi durduğunuz yerden bakın etrafınıza sonra

bir de onların gözünden bakmaya çalışın etrafa. Kendi

doğru ve yanlışlarınız ile değil olabilecek tüm seçenekleri

fark etmeye, yaşadığınız dünyayı gerçekten görmeye ve

anlamaya çalışın. İlişkilerinize bakın, nasıl bir annesiniz,

nasıl babasınız ya da nasıl bir çocuksunuz? Nasıl bir

yönetici, nasıl bir lider ya da nasıl bir ekip arkadaşısınız?

Etrafınıza bakın, etrafınızı dinleyin, neler olduğunu fark

edin..

Bunu bir süre yapmak gerekiyor sanırım çünkü hemen

herşeyi anlamlandırmak ve neler olup bittiğini görmek

hiçte yazıldığı kadar kolay değil gibi sanki. Ama daha

göremediğiniz şeyleri fark ettiğinizde de yaşadığınız

şaşkınlık, sevinç, mutluluk, karamsarlık yani o duygu her

ne ise geçmeden, bitmeden ve değişmeden bir şeyler

yapın, gördükleriniz sizin için doğruysa destekleyin,

yanlışsa karşı çıkın!

Başkasının zaferleri sizi mutlu edebildiği anda artık

kendinizi tanıyorsunuz, kendinize inanıyorsunuz demektir.

Eğer biri sizin başarınız ile mutlu olamıyorsa, o kişi de

kendisini tanımıyor ve kendisine olan inancını kaybetmiş

demektir.

“Insanlardan alınabileceken iyiyi almak için, en iyinin orada

olduğuna inanmamız gerekli” diyor kitabında J. Whitmore.

İçimizde ve etrafımızda “en iyinin” orada olduğuna

inanmamızı engelleyecek çok fazla karanlığın olduğunu

biliyorum ama en iyiyi yaşamak için inanmak, daha fazla

okumak, daha derinden dinlemek ve biraz sakin olmak

gerekiyor sanırım. Haklılık payım var mı, siz ne dersiniz?

Sevgiler.

marketing europe & anatolia / 27


Kampanyalar

Biscolata Mood’un yeni reklamı...

Biscolata Mood’un tüm fallara adeta meydan okuyan yeni

reklam filmi izleyiciyle buluştu.

BiscolataMood’un yeni reklam filminde Biscolata erkeği

bu defa gizemli bir falcı olarak karşımızda. Biscolata erkeğinin

Mood’la baktığı faldan ise aşk çıkıyor.

Keyifli reklam filminin yaratıcı ajansı Rabarba. Prodüksiyon

ajansı Dijital Sanatlar olan reklamın yönetmen koltuğunda

Can Ulkay oturuyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Şölen

Reklamveren Temsilcileri: Hayat Kapukaya Turaman,

Ülkü Vural Er, Eyüp Türkoğlu

Reklam Ajansı: Rabarba

Yaratıcı Ekip: Pemra Ataç Açıktan, Murat Yaylagül, Elif

Özüdoğru, Volkan Yanık, Ayça Eriş, Şadi Akbudak

Müşteri İlişkileri: İrem Akbaşak, Ezgi Sezar

Stratejik Planlama: Oğuz Savaşan

Prodüksiyon: Pelin Önal, Duygu Demirkoparan

Medya Planlama/Satınalma: Speed Medya

Yapım Evi: Dijital Sanatlar

Mecra: TV, Sinema, İnternet, Radyo

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

Bizim evde hiçbir şey eskimez...

Bingo’nun ‘Yeni Bingo Sıvı Performans Deterjan Ailesi’ni

sunduğu reklam filmi; “Bizim evde hiçbir şey eskimez!” diyen

küçük bir kız çocuğunun, annesinin yaratıcı fikirlerini

anlatmasıyla başlıyor.

Yönetmenliği Ferit Katipoğlu, prodüksiyonu Autonomy ekibi

tarafından gerçekleştirilen film TV ve dijital platformda

yayınlanacak.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Hayat Kimya

Reklamveren Temsilcisi: Gülhan Eğilmez, Esra Gerek,

Işıl Zorlu

Reklam Ajansı: TBWA GROUP

CCO : İlkay Gürpınar

Kreatif Direktör : Arkın Kahyaoğlu

Yaratıcı Ekip: Can Bilginer, Umut Geliday,

Mustafa Gülsen, Önder Bayraktar, İpek İkizoğlu,

Kerem Şeşen

Dünya tek biz ikimiz”...

Molped, ikinci reklam filminde yepyeni Gece Pedi’ni tanıtıyor.

İki en yakın arkadaşın hikayesinin geçtiği reklam, genç

bir kızın Molped Gece Pedi’ne duyduğu güven sayesinde,

yakın arkadaşının gece onlarda kalma teklifini kabul etmesini

ve tüm geceyi rahat geçirmesini konu alıyor

Kampanya Künyesi

Reklamveren: MOLPED

Reklamveren Temsilcileri: Gülhan Eğilmez, Eda Arslan

Kapanlı, Afife Çelik, Balca Enşenol, Duygu Nazlıbilek

Yaratıcı Ajans: Happy People Project

Yaratıcı Grup: İdil Akoğlu, Alper Tunga Şen, Hasan Çalışkan,

Zeynep Yalçınkaya, Mert Sönmez

Strateji : Mert Soyal, N. Özlem Akbaş, Zeynep Milli, Maral

Karagöz

Müşteri İlişkileri: Pelin Börklüoğlu, Meltem Gençkırlı,

Nagihan Ahlatcı, Gözde Tezbıkmaz

Ajans Prodüktörü : Begüm Baran, Ezgi Soysal

Yapım Şirketi : Anima

Yapımcı : Güzin Savurgan

Yönetmen : Aytuğ Üngör

Görüntü Yönetmeni: Özgür Eken

Post Prodüksiyon : Sinefekt

Demo : Animasyon Cumhuriyeti

Müzik : Model

30 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

#Saçlarınıtaçlandır...

Dove, yeni reklam filmi #SaçlarınıTaçlandır ile bu kez kız

çocuklarına ve kadınlara “ister düz ister bukleli, saçlarınızı

olduğu gibi sevin” diyor. Dove tam da bu nedenle yeni reklam

filminde, “sizi böyle çok seviyorlar, siz de saçlarınızı her

haliyle sevin” mesajı veriyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Dove / Unilever

Reklamveren Temsilcileri: Alper Eroğlu, Nazlı Malatyalı

Yılmaz, Kübra Kandemir, Selin Güneş

Reklam Ajansı: Ogilvy & Mather

Ajans Başkanı: Elif Adalı Erten

Yaratıcı Yönetmen: Selim Ünlüsoy

Sanat Yönetmeni: Burcu Günister

Metin Yazarı: Erşan Develier

Marka Ekibi: Murat Derman, Simge Özgülenç

Ajans Yapımcısı: Fulya Akay, Begüm Özkul

Yapım Şirketi : Voynn

Yönetmen: Emre Başaran

Meyvelerin enerjisi kışın da sizinle...

DİMES, Hayata Başka

Bak reklam filmlerinde

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Dimes

bu etkiye vurgu

Reklamveren Temsilcileri:

yapıyor. Reklam filminin

başrolünde, insana

mutluluk ve enerji

Duygu Süleymanoğlu,

Burcu Karadayı Gülşen, Merve

Güven, Serkan Oğuz, Ayşenur

aşılayan rengarenk

Küçüksipahi

meyveler yer alıyor.

Reklam Ajansı: Medina Turgul

Reklam kampanyasının,

DDB

hayata farklı

Yaratıcı Grup: Gökhan Erol,

bir gözle bakmanın

gücünü vurguladığını

dile getiren DİMES

Erdem Köksal, Ozan Bozkurt,

Hakan Bıçakçı, Buse Say,

Emre Koç, Fatma Öcal, Ece

Pazarlama Müdürü

Gönenç, Aybikem Alemdar, Cihan Metin Üstek

Duygu Süleymanoğlu, “Doğadan ve meyvelerden aldığımız

ilhamla hayatın her anına başka bir gözle bakan bir markayız.

Bu ilhamın ve hayata başka bakmanın gücünü, tüketicilerimizle

paylaşmak bize heyecan veriyor. Filmimizde geçen

bulutları hiç kafana takma, nasıl olsa güneş yine açar mesajımızda

olduğu gibi, tüketicilerimizle birlikte hayatın güzel

yanına odaklanıyoruz.” dedi.

Stratejik Planlama: Canan Pehlivanoğlu, Beliz Top

Müşteri İlişkileri: Lawrence Dupre, Miray Çakın,

Ceylan Delipalta

AjansProdüktörleri: Ümit Bak

ProdüksiyonŞirketi : Lunapark Film

Yönetmen :

Kullanılan Mecra: Tv, internet

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

Herkese tatil lazım...

Tatil.com, karlı günlerde yayına aldığı erken rezervasyon

reklam filmiyle içimizi ısıtmayı başardı. Reklam Ajansı FactoryByKs

tarafından hazırlanan ve yönetmenliğini Alper

Babayağmur’un yaptı.

Kampanya Künyesi

Reklam veren: Tatil.com

Ürün: Erken Rezervasyon Otelleri

Reklam veren Temsilcisi: Esat Dumlupınar

puhutv...

Doğuş Grubu tarafından internetin hızlanması ve akıllı

cihazların yaygınlaşmasıyla değişen televizyon izleme

deneyimini Türkiye’ye getiren puhutv’nin reklam

kampanyası,televizyonun yanı sıra, dijital mecralarda da

aynı anda yayına girdi.

Reklam Ajansı: FactoryByKS

Ajans Başkanı: Kübra Sönmez

Yaratıcı Yönetmen: Mehmet Şen

Yaratıcı Ekip: Selin Kandemir, Özer Aslan, Umut Çelik,

Berke Can Fercan

Müşteri İlişkileri: Özgül Ertüzün, Mina Gökten

Yönetmen: Alper Babayağmur

Yapım Şirketi: CMP Film

Yapımcı: Berna Berdan

Mecra: TV, online, radyo, sinema

Kampanya Künyesi

Reklamveren: puhutv

Reklamveren yetkilisi: Merve Naz Atmaca

Reklam Ajansı : Kompüter

Prodüksiyon şirketi: Autonomy

Yönetmen: Melih Eryılmaz

Post prodüksiyon: Autonomy Post, Node VFX

Medya Ajansı: MAXUS

Kullanılan Mecra : TV, internet, radyo, gazete, dergi

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Tadella reklam filmi...

Yaratıcı Direktörler: Haluk Erkmen

Yaratıcı Ekip: Ömer Onsun, Selim Bekil, Can Karayalçın,

İlker Yalçın, Asena Saklayıcı

Müşteri İlişkileri: Deniz Yaşar, Sevda Ersoy

Yapım Şirketi: Vana Film

Tadelle yeni yıla yeni bir iletişim kampanyası ve dört farklı

reklamla merhaba dedi. İkonik kırmızı paketinin üzerine

“affet”, “çalış”, “haykır”, “ağla” gibi filleri yerleştirerek duygularımıza

tercüman olan Tadelle, kampanyasını 4 farklı

reklam filmiyle tanıtıyor.

Kampanya Künyesi

Yönetmen: Hande Türkel

DOP: Florent Herry

Yapımcı: Seda Özdemir

Kullanılan Mecralar: TV, Gazete, Dergi, Radyo, Açıkhava,

İnternet

Reklamveren: Tadelle

Reklamveren Yetkilisi: Aslı Eren Şengezer,

Nilüfer Rezaie Adli

Reklam Ajansı: Puck Global

Parmak ısırtan lezzet...

Executive Kreatif Direktör: Gökhan Erol

Kreatif Direktör: Erdem Köksal

Yaratıcı Ekip: Hakan Bıçakcı, Cihan Eryılmaz, Ece Gönenç,

Fatma Öcal

Marka Ekibi: Elif Önen Sakin, Zeynep Kızılcan, İltan Gözen

Stratejik Planlama Direktörü: Canan Pehlivanoğlu,

Arda Sesli

Ajans Prodüktörü: Ümit Bak, Nedret Gürlek

Prodüksiyon Şirketi: PtoT

Jingle: Ömer Ahunbay

Yönetmen: Ozan Açıktan

KFC Türkiye, yeni ürünü Duble Çıtır Kova için yeni bir reklam

filmi hazırladı. KFC’nin yeni sloganı “Parmak ısırtan

lezzet”in de ilk kez tavukseverlerle buluştuğu reklam filmi,

“Parmaklarınıza hak ettiği özgürlüğü verin” diyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: KFC Türkiye

Reklamveren yetkilileri: Zeliha Şener, Mert Yener,

Damla Günay, Kardelen Zengin

Reklam Ajansı: Medina Turgul DDB

marketing europe & anatolia / 33


NewG


York ezmelerdeyim...

Newyork...


Game On

Overwatch...

Ali Erdem Ekşioğlu

Arkadaşlarınızla Keyifle Oynayın

Arkadaşlarınızla farklı takımlar ve

stratejiler deneyebileceğiniz zevkli bir oyun.

Renkli Karakterler

Her biri kendi oyununun başrol oyuncusu

olabilecek zengin karakter kadrosu.


GameOn Youtube: http://www.youtube.com/user/meaGameOn

Hareketli ve Hızlı Maçlar Sade ama Asla Yavan Değil

Çekişmeli oyunlar arasında belki de maçları Farklı roller ve haritalarla her maç,

en kısa süren, her saniyesi aksiyonla dolu bir öncekinden farklı.

bir shooter.


Gameon

Çeşitli karakter kadrosu, hızlı,

çekişmeli online oyun tecrübesiyle

oyun dünyasını sarsan FPS aksiyon

oyunu Overwatch farklı haritaları ve

takım rolleriyle oyunculara her maçta

farklı bir tat sunuyor.

İlk görüşte basit ve tek düze duran

oyun 6 kişiden oluşan iki takımın belli

bölgelerde bulunan görev noktaları

veya nesneleri üzerinde birbirlerine

üstünlük kurması üzerine kurulu.

Bu basit gözüken sistem ise farklı

haritalar ve karakterlerle her maç çok

farklı bir tecrübeye dönüşebiliyor.

Oyunda ne kadar belli başlı 4 rol olsa

bile bu rolü üstlenen karakterlerin

her biri birbirinden farklı. Winston

ve Roadhog temelde aynı rolde

gözükselerde bir takıma kattıkları

ve oyun stilleri birbirinden çok daha

farklı. Bu çeşitlilik oyuncuyu her saniye

adepte olmaya itiyor. Yeni haritalara,

amaçlara, yeni takım arkadaşlarına ve

yeni düşmanlara karşı her saniye yeni

stratejiler geliştirmeyi ve bu stratejilere

uygun oynamayı gerektiriyor. Bazen

bu adaptasyon oyuncuya boğucu

gelse de oynadığınız hiçbir maçın bir

öncekine benzememesini sağlıyor.

Birçok insan tarafından Online

Shooter'larla karşılaştıralan oyun

38 / marketing europe & anatolia

Sizin için deneyimleyip

montajladığımız

review videosunu

http://www.youtube.com/user/meaGameOn

adresinden izleyebilirsiniz.

bence tam olarak bu sınıfa uymuyor.

Battleborn'un konseptine benzer bir

şekilde MOBA ve Online Shooterları

ustaca birleştiren Overwatch bütün

bu oyunların ulaşmakta zorlandığı

görev bazlı, takım duygusu yüksek,

hareketli, akıcı ve hızlı oyun

tecrübesine ulaşmayı başarıyor.

7-10 dakika süren maçları sayesinde

yorucu bir yenilgiden çıksanız

bile kendinizi öfkeli ya da yorgun

hissetmiyorsunuz ve bir sonraki

maçınıza ilerliyorsunuz.

Oyunda tek kişilik bir hikayenin

eksikliğini hissetsem de renkli

karakterleriyle Overwatch bu eksikliği

bana hızlı bir şekilde unutturdu.

Online aksiyon oyunu fanları için bir

vazgeçilmez olduğunu düşündüğüm

Overwatch'ı bütün okurlarıma

öneriyorum.


Gameon

Türkiye, oyun fuarı…

PlayStation Türkiye, 2-5 Şubat tarihleri arasında İstanbul

Kongre Merkezi’nde ikincisi gerçekleşecek GIST (Gaming

İstanbul) oyun fuarına katılarak son yeniliklerini ve

PlayStation®VR sistemini oyun severlerle buluşturacak.

Sony, bu yıl ikincisi İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek

olan GIST (Gaming İstanbul) oyun fuarına katılıyor.

2-5 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek fuarda Sony,

oyun severlere PlayStation®VR sistemini, en yeni oyunlarını

veson teknolojilerini tanıtacak. PS4 platformundaki birçok

oyunu deneme imkânı sunacak olan fuarda, katılımcılar, PS

VR ve PS4 temalı özel hediyeler kazanabilecek.

Oyun dünyası ile amatör ya da profesyonel olarak ilgilenen

herkesin davetli olduğu 10.000metrekarelik Gaming

İstanbul Fuarı’na uluslararası ve yerel oyun stüdyoları, oyun

dağıtımcıları, konsol ve donanım üreticileri, mobil oyun üreticileri,

oyun dernekleri, oyun tasarımcıları ve geliştiriciler de

katılacak.

Monster notebook gaming İstanbul’da...

Türkiye’deki tüm oyunseverler bugünlerde heyecanla 2

Şubat’ta kapılarını ikinci kez açması beklenen GIST 2017

için geri sayımın bitmesini bekliyor. Yerli ve yabancı pek

çok firmanın katılacağı fuarda, Monster Notebook da oyun

turnuvası sponsorlukları ve çok özel ödüllerle bu etkinliğin

bir parçası olacak.

Gamecell tarafından düzenlenen League of Legends

turnuvasının teknoloji sponsoru olan Monster Notebook,

GIST 2017’de oynanacak olan turnuvanın final maçlarına

muhteşem oyun bilgisayarlarıyla güç verecek. Monster’ın

performansını merak eden tüm oyun tutkunları fuar boyunca

markanın ürünlerini yakından görebilecekler.

Ayrıca 18 Ocak tarihinde Monster’ın Facebook sayfası üzerinden

başlayan yarışmanın kazananı, ödülü olan Monster

Abra A5 V8.1.2 Oyun Bilgisayarı’na fuarda kavuşacak. Eğer

o şanslı kişi siz olmak isterseniz yarışmaya katılma fırsatı

devam ediyor.

Abra A5 V8.1.2 oyun bilgisayarını kazanmak için

beğendiğiniz bir Monster modelini oyun blokları, oyun

hamuru, toprak, karton gibi farklı malzemeler kullanarak ve

hayal gücünüzü de katarak yapın. Ardından bunu bir videoyla

#monsterlarcanlanıyor etiketiyle Facebook, Twitter

veya Instagram’dan herkese açık olarak paylaşmanız gerekiyor.

Katılımınızın geçerli olması için Monster’ın Facebook

sayfasındaki yarışma duyurusunu herkese açık olarak

paylaşmayı unutmayın. Yarışmaya ilişkin detaylara ve kurallara

https://www.facebook.com/notes/monster-notebook/

adresinden ulaşabilirsiniz.

Oyun ve eğlence dolu 4 gün geçirmek için siz de 2-5 Şubat

arasında Gaming İstanbul 2017 Oyun Fuarı’nı mutlaka ziyaret

edin.

marketing europe & anatolia / 39


Kültür - Sanat

Pınar çocuk resim yarışması...

Pınar, tüm çocuklarımızı 1 Nisan’a kadar resim yapmaya

açmaya davet ediyor. Bu yıl 36. kez düzenlenen

Uluslararası Pınar Çocuk Resim Yarışması’na, Türkiye’nin

yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Almanya, Katar,

Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan

çocuklar katılıyor.

Adaylar yarışmaya 25 cmx35 cm veya 35 cmx50 cm

ölçülerinde resim kâğıdına, her türlü resim ve boya malzemesiyle

(sulu boya, pastel boya, kuru boya, yağlı

boya vb.) yapılmış resimleriyle katılabiliyor. Her okul ve

öğrenci, istediği sayıda resimle 1 Nisan’a kadar yarışmaya

başvurabiliyor. Yarışmacıların resimlerinin arka sağ alt

köşesine adlarını, soyadlarını, e mail adreslerini; sınıflarını,

okullarının ismini, adresini ve okulun telefon numaralarını

yazmaları gerekiyor.

Yarışmaya katılacak çocukların resimlerini 1 Nisan’a kadar

“Yaşar Birleşik Pazarlama Dağıtım Turizm ve Ticaret A.Ş.

-Esenşehir Mahallesi, Kürkçüler Caddesi, Kanuni Sokak,

No: 4 Dudullu-İstanbul’’ adresine göndermesi gerekiyor.

Sosyal medyadan katılım

Tüm çocuklarımız resimlerini #pinarresimyarismasi

hashtag’i ile 1 Nisan’a kadar sosyal medya üzerinden de

paylaşabilecekler. #pinarresimyarismasi hashtag’ine gönderilen

resimler arasında jüri elemeleri sonucunda seçilecek

1 resmin sahibi tablet ve sanat haftasına katılma

hakkı kazanacak.

Son Ütopya...

Koç Üniversitesi

Yayınları (KÜY) Tarih,

Siyaset kategorisinde

Son Ütopya: Tarihte

İnsan Hakları adlı

kitabı yayımladı. Harvard

Üniversitesi’nde

tarih profesörü ve Humanity

dergisi yayın

kurulu üyesi Samuel

Moyn tarafından derlenen

kitap, Firdevs

Ev tarafından Türkçeye

kazandırıldı.

Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) tarafından yayımlanan

ve Harvard Üniversitesi’nde tarih profesörü ve Humanity

dergisi yayın kurulu üyesi Samuel Moyn tarafından derlenen,

Son Ütopya: Tarihte İnsan Hakları kitabı raflardaki

yerini aldı. Siyaset kategorisinde yayımlanan kitap

Firdevs Ev tarafından çevrildi.

Pınar Kür roman ve öyküleri

Can yayınlarında...

Usta yazar Pınar Kür roman

ve öyküleriyle Can

Yayınları’nda

Türkçe edebiyatın büyük

yazarlarından Pınar Kür’ün

klasikleşmiş eserleri Yarın

Yarın, Küçük Oyuncu, Akışı

Olmayan Sular, Bir Deli

Ağaç ve Bitmeyen Aşk,

Can Yayınları etiketiyle tüm

kitapçılarda. Pınar Kür’ün ilk

romanı Yarın Yarın, 1976 yılında yayımlandığında yazın

dünyasında daha önce görülmemiş bir etki yaratmış ve

yazarını bir anda üne kavuşturmuştu. Aradan geçen

onlarca yıl romanın değerini azaltmadı. Yayımlandığı

dönemde soruşturmalara uğrayıp toplatılan bu kitap, o

günden beri okunmayı ve zaman içinde edebiyatımızın

ustaları arasına girmiş olan Pınar Kür’ün ilk kitabı olarak

ilgi çekmeyi sürdürüyor.

40 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

Genç yeteneklerden dev konser...

2009 yılında ÇEV (Çağdaş Eğitim Vakfı) öncülüğünde

başlayan, “Harika Yetenekler”olarak da bilinen “Forte 24

Genç Yetenek” projesi ilk günkü heyecanı ile devam ediyor.

Kültür ve sanat alanında çok değerli isimlerin desteği

ile hayata geçirilen proje, sanatın farklı alanlarındaki

yetenekli öğrencileri, 2017 Gala Konseri ile desteklemeyi

sürdürüyor.

13 Şubat Pazartesi akşamı “Forte 24 Genç Yetenek” Projesi

yararına, Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi

(PSM) ev sahipliğinde, dünyaca ünlü keman sanatçısı

Prof. Cihat Aşkın’ın sanat yönetmenliğinde gerçekleştirilecek

konser, ünlü şef İbrahim Yazıcı’nın yönetimindeki senfoni

orkestrası eşliğinde gerçekleşecek.

Genç yetenekler bu çok özel gecede sahneyi Halit Ergenç

ve Zuhal Olcay ile paylaşacaklar.

Haldun Dormen’in Kutup Yıldızları adına onur konuğu

olarak ev sahipliği yaptığı gecede, Nebil Özgentürk tarafından

geceye özel hazırlanan kısa film gösteriminin yanı

sıra fotoğraf sanatçısı Ebru Ceylan’ın objektifinden yansıttığı

“Kutup Yıldızı” fotoğrafları da sergilenecek.

Sony, özel belgesel yarışması...

Sony, belgesel yapımcılarına, muhteşem bir kamera olan

yeni PXW-FS7M2K’yi kazanma şansı veriyor. Katılımcıların

kendi hikaye anlatma becerilerini sergileyen kısa, bir

dakikalık bir belgeseli göndermeleri gerekiyor. İçerik oluşturucu,

hikayesini anlatırken kullandığı tekniklere göre değerlendirilecektir.

Yarışmaya katılmak için, tüm başvurular YouTube’a yüklenmeli

ve Sony Profesyonel formuyla birlikte 12 Mart’a kadar

gönderilmelidir. 1-12 Mart tarihleri arasında YouTube’da

en çok “beğeni” alan ilk on video finale kalacak ve tanınmış

film yapımcısı Philip Bloom, yarışmanın birincisini

ve ikincisini seçecektir. Yarışmanın birinci ve ikincisi, 22

Mart’taki canlı sinema web semineri sırasında duyurulacaktır.

İkinciye video kamera Sony α7S II verilecektir.

Sony Profesyonel Avrupa’nın Avrupa Ürün Pazarlama Müdürü

James Leach yarışma hakkında şu açıklamayı yaptı:

“Bu yıl yeni bir film yapımı yarışması düzenlemekten,

tutkulu içerik oluşturuculara çalışmalarını sergileyecekleri

bir platform sunmaktan ve onlara yeni FS7 II’yi kazanma

imkanı vermekten çok mutluyuz.

marketing europe & anatolia /41

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!