10.05.2017 Görüntülemeler

Nalbur Teknik Dergisi Mayıs 2017 Sayısı

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

<strong>Mayıs</strong>/<strong>2017</strong>


“BEKLEYELİM<br />

GÖRELİM”<br />

Türkiye yeni anayasası için<br />

kararını verdi ve anayasal<br />

değişikliğe evet dedi. <strong>2017</strong>’nin<br />

ilk çeyreğini zorlu bir dönemle geçirsek<br />

de, iş dünyası ve yatırımcılar çıkan<br />

sonuç karşısında umutlu olduklarını<br />

belirtiyorlar. Çıkan sonuçta siyasi<br />

anlamda değişiklikler dönüşümsel<br />

nitelikte olsa da ülkenin ekonomik<br />

anlamda izleyeceği yolu nasıl<br />

değiştireceği çok da açık değil aslında.<br />

Bu belirsizlikle birlikte çeşitli olası<br />

senaryolar üretildi ve üretilmeye de<br />

devam ediyor fakat herkesin hem fikir<br />

olduğu nokta; ekonominin canlanacağı<br />

ve yatırımcının rahat bir nefes<br />

alacağı yönünde. Şimdi her zamanki<br />

gibi bekleyelim görelim temelinde<br />

gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz.<br />

Şimdi gelelim <strong>Nalbur</strong> <strong>Teknik</strong><br />

gündemine. <strong>Mayıs</strong> sayısını<br />

hazırladığımız dergimizin içeriğinde<br />

genel ekonomik gelişmelerin yanı<br />

sıra özel haber çalışmaları, ürün<br />

tanıtımları, sektörel haberler ve<br />

röportajlar yer alıyor. Boya sektörünü<br />

dosya konusu olarak işlediğimiz mayıs<br />

sayımızda, sektörün liderlerinden<br />

görüş ve öneriler alarak derinlemesine<br />

analiz etmeye çalıştık. Ayın Toptancısı<br />

bölümümüzde ise Doğu Karadeniz’in<br />

tamamına hakim olan Özgüneş LTD.<br />

ŞTİ. ile röportaj yaparak, Özgüneş<br />

ailesini yakından tanımaya çalıştık.<br />

<strong>Mayıs</strong> sayımız ile yer alacağımız Yapı<br />

Fuarı’nada özel standımızla katılarak<br />

sektörün nabzını tutmaya devam<br />

edeceğiz.<br />

Yeni sayımızda görüşmek dileği ile ..<br />

İmtiyaz Sahibi İSTMAG Magazin Gazetecilik<br />

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına<br />

H. Ferruh Işık<br />

Genel Müdür<br />

Mehmet Söztutan<br />

mehmet.soztutan@img.com.tr<br />

Yayın Editörü<br />

Emine Korkmaz<br />

emine.korkmaz@img.com.tr<br />

Reklam Müdürü<br />

Zülküf Karadayı<br />

zulkuf.karadayi@img.com.tr<br />

Sanat Yönetmeni<br />

İsmail Gürbüz<br />

ismail.gurbuz@img.com.tr<br />

Grafik Tasarım<br />

Berkan Kesgin<br />

berkankesgin@gmail.com<br />

Sorumlu Müdür<br />

Cüneyt Aktürk<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

Dış İlişkiler Müdürü<br />

Yusuf Okçu<br />

yusuf.okcu@img.com.tr<br />

Kurumsal İletişim Müdürü<br />

Ebru Pekel<br />

ebru.pekel@img.com.tr<br />

Muhasebe Müdürü<br />

Mustafa Aktaş<br />

mustafa.aktas@img.com.tr<br />

Bilgi İşlem<br />

Emre Yener<br />

emre.yener@img.com.tr<br />

Sosyal Medya<br />

Songül Çek<br />

songul.cek@img.com.tr<br />

Abone<br />

İsmail Özçelik<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

CTP-Baskı<br />

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza<br />

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL<br />

Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94<br />

www.ihlasmatbaacilik.com<br />

Adres<br />

Evren Mah. Bahar Cad. Polat İş Merkezi<br />

B Blok No:1 Kat:4 Güneşli-Bağcılar / İstanbul<br />

Tel: +90 212 604 50 50 Faks: +90 212 604 50 51<br />

<strong>Nalbur</strong> <strong>Teknik</strong> <strong>Dergisi</strong>’nde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına<br />

aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. <strong>Nalbur</strong> <strong>Teknik</strong><br />

<strong>Dergisi</strong>’nin bütün yayın hakları İSTMAG Magazin Gazetecilik İç ve Dış<br />

Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın<br />

süreli bir yayın olan <strong>Nalbur</strong> <strong>Teknik</strong> <strong>Dergisi</strong> ayda bir yayınlanır.


STANLEYBLACK&DECKER<br />

NEWELL TOOLS’U SATIN ALDI<br />

GF Hakan<br />

Plastik Türkiye<br />

ve Ortadoğu<br />

Bölge Başkanı<br />

Batuhan Besler<br />

GF HAKAN PLASTİK<br />

YÜZDE 20 BÜYÜME HEDEFİ İLE DAHA<br />

ÇOK ÜLKEYE ODAKLANIYOR<br />

DOĞUŞ FIRÇA KALİTESİ İLE<br />

ADINDAN SÖZ ETTİRİYOR<br />

“ÇOK YÖNLÜ ORTAKLIKLAR SEKTÖRE<br />

FARKLI BİR BOYUT KAZANDIRDI”<br />

KALE’DEN<br />

BALIKESİR’E 30 MİLYONLUK YATIRIM<br />

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ’NİN<br />

EN BÜYÜK TOPTAN SATIŞ MAĞAZASI<br />

ÖZGÜNEŞ AİLESİ<br />

ASKAYNAK........................37-39-41<br />

ATEŞ İNŞ......................................55<br />

AYVAZ...........................................21<br />

BOSCH.........................Ö.K.Ö.K.İ.-1<br />

BURLA MAKİNA..........................4-5<br />

ÇELİK HORTUM..................112-113<br />

DERSAN.....................................105<br />

FİLLİ BOYA...................................13<br />

FOSTER...............................120-121<br />

GF HAKAN PLASTİK....................27<br />

HASSAN..................................15-17<br />

HENKEL..................................48-49<br />

KAMA PRES...............................101<br />

KANCA..........................................85<br />

KARBOSAN................................A.K<br />

KARKİM..........69-73-80-81 İNSÖRT<br />

MADE.........................................119<br />

MAGMAVELD...............................29<br />

MANO...........................................97<br />

RİTİM YAPI..............................89-93<br />

SEDA END. ................................6-7<br />

SELSİL.........................................2-3<br />

SİNERJİ FURCILIK.....................123<br />

TİGİAD........................................131<br />

TÜM PLASTİK.........................61-65<br />

TÜRK BARTER...........................125<br />

UGUR HIRDAVATÇILIK.........A.K.İ.K<br />

YAPI FUARI.................................129<br />

YILMAZ MAKİNA..........................33


İNŞAAT MALZEMELERİ İHRACATI<br />

TEKRAR CANLANDI<br />

Türkiye İMSAD tarafından her ay düzenli olarak yayınlanan Sektör Raporu’nun nisan ayı<br />

sonuçlarına göre, yapı ruhsatlarında gerileme yaşanan konut dışı faaliyetlerin zayıfladığına<br />

dikkat çekildi. İnşaat malzemeleri yıllık sanayi ihracatının 15,40 milyar dolara yükseldiği sektörde,<br />

yıllık ihracat büyüklüğünün <strong>2017</strong> genelinde artacağı vurgulandı.<br />

SEKTÖREL HABER<br />

10<br />

Türkiye İMSAD tarafından her ay düzenli olarak yayınlanan<br />

Sektör Raporu’nun nisan ayı sonuçlarına göre, yapı<br />

ruhsatlarında gerileme yaşanan konut dışı faaliyetlerin<br />

zayıfladığına dikkat çekildi. Turizmde yaşanan sıkıntıların<br />

otel yatırımlarını sınırladığı belirtilen raporda, son yıllarda<br />

sürükleyici olan ofis ve AVM yatırımlarının da yavaşladığı ifade<br />

edildi. İnşaat malzemeleri yıllık sanayi ihracatının 15,40 milyar<br />

dolara yükseldiği sektörde, yıllık ihracat büyüklüğünün <strong>2017</strong><br />

genelinde artacağı vurgulandı.<br />

Türkiye İnşaat Malzemesi<br />

Sanayicileri Derneği<br />

(Türkiye İMSAD) Nisan<br />

<strong>2017</strong> Sektör Raporu’nda, son<br />

üç yıldır ekonomide ortaya<br />

çıkan riskler ile siyaset, dış<br />

politika ve jeopolitik alanda<br />

yaşanan gelişmeler nedeniyle<br />

iktisadi faaliyetlerde yavaşlama<br />

görüldüğü, buna bağlı olarak<br />

perakende pazarı, yeni iş<br />

başlangıçları, yeni yatırımlar<br />

ve turizm faaliyetlerinin<br />

olumsuz etkilendiği belirtildi.<br />

Bu alanların aynı zamanda<br />

inşaat sektörü açısından da<br />

önemli olduğunun vurgulandığı<br />

raporda, alışveriş merkezleri,<br />

ofisler, oteller ile sanayi ve<br />

lojistik bina inşaatlarının<br />

sektörde önemli bir iş olanağı<br />

yarattığı ifade edildi.<br />

Yatırım iştahı zayıf kalmaya<br />

devam ediyor<br />

Bu veriler ışığında özellikle<br />

2016 yılında konut dışı binalar<br />

için alınan yapı ruhsatlarında<br />

önemli bir gerileme olduğuna<br />

dikkat çekilen raporda, şu<br />

tespitler yer aldı: “Turizm<br />

sektöründe yaşanan sıkıntılar<br />

otel yatırımlarını sınırladı.<br />

Sektörde son yıllarda<br />

sürükleyici olan ofis yatırımları<br />

da yavaşladı. Hâlihazırda<br />

önemli bir boş ofis stokunun<br />

da bulunduğu sektörde, AVM<br />

yatırımları da perakende<br />

sektöründeki sıkıntılar<br />

nedeniyle yavaşladı. Sanayi ve<br />

lojistik alanında ise yatırım<br />

iştahı zayıf kalmaya devam<br />

ediyor.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Konut Dışı Binalar Alınan Yapı Ruhsatları Milyon Metrekare<br />

Türkiye İnşaat Malzemesi<br />

Sanayicileri Derneği (Türkiye<br />

İMSAD) Nisan <strong>2017</strong> Sektör<br />

Raporu’nda, son üç yıldır<br />

ekonomide ortaya çıkan<br />

riskler ile siyaset, dış politika<br />

ve jeopolitik alanda yaşanan<br />

gelişmeler nedeniyle iktisadi<br />

faaliyetlerde yavaşlama<br />

görüldüğü, buna bağlı olarak<br />

perakende pazarı, yeni iş<br />

başlangıçları, yeni yatırımlar<br />

ve turizm faaliyetlerinin<br />

olumsuz etkilendiği belirtildi.<br />

Bu alanların aynı zamanda<br />

inşaat sektörü açısından da<br />

önemli olduğunun vurgulandığı<br />

raporda, alışveriş merkezleri,<br />

ofisler, oteller ile sanayi ve<br />

lojistik bina inşaatlarının<br />

sektörde önemli bir iş olanağı<br />

yarattığı ifade edildi.<br />

Yatırım iştahı zayıf kalmaya<br />

devam ediyor<br />

Bu veriler ışığında özellikle<br />

2016 yılında konut dışı binalar<br />

için alınan yapı ruhsatlarında<br />

önemli bir gerileme olduğuna<br />

dikkat çekilen raporda, şu<br />

tespitler yer aldı: “Turizm<br />

sektöründe yaşanan sıkıntılar<br />

otel yatırımlarını sınırladı.<br />

Sektörde son yıllarda<br />

sürükleyici olan ofis yatırımları<br />

da yavaşladı. Hâlihazırda<br />

önemli bir boş ofis stokunun<br />

da bulunduğu sektörde, AVM<br />

yatırımları da perakende<br />

sektöründeki sıkıntılar<br />

nedeniyle yavaşladı. Sanayi ve<br />

lojistik alanında ise yatırım<br />

iştahı zayıf kalmaya devam<br />

ediyor.<br />

Mevcut inşaat işleri seviyesi<br />

nisan ayında 10,5 puan sıçradı<br />

7 aylık gerilemenin ardından<br />

<strong>2017</strong> yılı Mart ayında önemli<br />

bir artış gösteren mevcut inşaat<br />

işleri endeksi,<br />

nisan ayında da önemli bir<br />

sıçrama gösterdi. Mevsimsellik<br />

ile birlikte hızlı bir toparlanma<br />

yaşanan inşaat sektörüne<br />

verilen destekler de olumlu<br />

etki yarattı. Mevcut inşaat işleri<br />

seviyesi nisan ayında, mart<br />

ayına göre 10,5 puan arttı.<br />

Böylece nisan ayındaki mevcut<br />

işler seviyesi geçen yılın nisan<br />

ayındaki seviyenin de 3,8 puan<br />

üzerine çıktı.<br />

İnşaat malzemesi yıllık<br />

İhracatı 15,40 milyar dolara<br />

yükseldi<br />

İhracatın 28 aylık bir gerileme<br />

içinde kaldığı ve yıllık ihracatın<br />

2016 yılında 15,24 milyar<br />

dolara kadar gerilediğine dikkat<br />

çekilen raporda, <strong>2017</strong> yılı Ocak<br />

ve Şubat aylarındaki ihracat<br />

artışı ile birlikte yıllık ihracat<br />

iki ay üst üste yeniden artış<br />

gösterdi. İnşaat malzemeleri<br />

yıllık sanayi ihracatının şubat<br />

ayı itibarıyla 15,40 milyar<br />

dolara yükseldiği sektörde,<br />

yıllık ihracat büyüklüğünün<br />

<strong>2017</strong> genelinde artmaya devam<br />

edeceği ifade edildi.<br />

İnşaat malzemesi yıllık ithalat<br />

9,0 milyar dolara geriledi<br />

<strong>2017</strong> yılı ocak ayında son 7<br />

yılın en düşük aylık ithalatı<br />

gerçekleştikten sonra gerileme,<br />

şubat ayında da oldukça yüksek<br />

gerçekleşti. Böylece <strong>2017</strong> yılı<br />

şubat ayında yıllık ihracat<br />

yeniden 9,0 milyar doların<br />

altına indi. Raporda, <strong>2017</strong><br />

yılında ithalatta beklentilerin<br />

ötesinde bir gerileme<br />

yaşanacağı belirtildi.<br />

Yurtdışı müteahhitlik<br />

işlerinde toparlanma arayışı<br />

<strong>2017</strong> yılının ilk çeyrek<br />

döneminde yurtdışında alınan<br />

müteahhitlik işleri proje sayısı<br />

28, proje tutarı ise 2,89 milyar<br />

dolar oldu. <strong>2017</strong> yılının ilk<br />

çeyrek döneminde alınan proje<br />

sayısı ve toplam tutarı 2015 ve<br />

2016 yılı ilk çeyrek döneminin<br />

üzerinde gerçekleşti. Bu<br />

verilere göre bir toparlanma<br />

arayışının görüldüğünün<br />

belirtildiği raporda, yüksek iş<br />

SEKTÖREL HABER<br />

11


Yurtdışı Müteahhitlik İşleri<br />

SEKTÖREL HABER<br />

12<br />

hacmine ulaşılan geçmiş yıllar<br />

ile karşılaştırıldığında alınan<br />

iş hacminin halen oldukça<br />

zayıf olduğu belirtildi. Ayrıca<br />

gerek öncelikli pazarlardaki<br />

koşullar, gerekse ikili ilişkilerde<br />

yaşanan sıkıntılar nedeniyle<br />

yurtdışı müteahhitlik işlerinin<br />

sınırlanmaya devam ettiği ifade<br />

edildi.<br />

İlk 20 inşaat malzemeleri<br />

pazarımızda farklı büyüme<br />

beklentileri<br />

Türkiye’nin, inşaat malzemeleri<br />

ihracatında ilk 20 pazarını<br />

oluşturan ülkelerde <strong>2017</strong> yılında<br />

farklı büyüme beklentilerinin<br />

olduğunun belirtildiği raporda;<br />

geçen yıl en büyük pazar haline<br />

gelen ABD’de büyümenin<br />

<strong>2017</strong> yılında yüzde 2,3 ile<br />

hızlanmasının beklendiği<br />

vurgulandı.<br />

fiyatlarındaki artışa rağmen<br />

Irak ekonomisinde küçülmeye<br />

yol açması bekleniyor. İngiltere<br />

ve Almanya ekonomilerinde<br />

ise Brexit’e ve seçimlere rağmen<br />

göreceli yüksek büyümeler<br />

öngörülüyor.<br />

Türkiye’nin beşinci<br />

büyük pazarı haline gelen<br />

İsrail yüzde 2,9 ile ılımlı<br />

büyümesini sürdürüyor. İki<br />

petrol ihracatçısı pazar olan<br />

BAE ve Suudi Arabistan’da<br />

ise büyümenin <strong>2017</strong>’de<br />

zayıflayacağı öngörülüyor.<br />

Siyasi ilişkiler nedeniyle<br />

sıkıntı yaşanan pazar olan<br />

Mısır’ın da <strong>2017</strong>’da yüzde 3,5<br />

büyümesi, Türkmenistan’ın ise<br />

yüzde 6,5 ile yüksek büyüme<br />

performansını koruması<br />

bekleniyor.<br />

Avrupa Birliği’nde Fransa,<br />

İtalya ve İspanya’da büyümenin<br />

<strong>2017</strong> yılında da süreceği<br />

bilgisinin paylaşıldığı raporda,<br />

Kuzey Afrika’da Fas’ın <strong>2017</strong><br />

yılında daha hızlı büyüyeceği,<br />

Cezayir’de büyümenin<br />

yavaşlayacağı öngörülüyor.<br />

Türkiye İnşaat Malzemeleri İhracatı İlk 20 Pazarında <strong>2017</strong> Yılı Büyüme Beklentileri<br />

Dünya pazarı değerlendirmesi<br />

ABD’de özellikle yeni yönetimin<br />

kamu altyapı yatırımlarını<br />

artırmayı planlamasının inşaat<br />

sektöründe de büyümeyi<br />

hızlandıracağının belirtildiği<br />

rapora göre, Türkiye’nin en<br />

büyük ikinci pazarı olan<br />

Irak’ta <strong>2017</strong> yılında yüzde 3,1<br />

küçülme bekleniyor. Siyasi<br />

ve jeopolitik risklerin petrol<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


HASsan ANA BAYİLERİ MS AMADEUS<br />

SILVER GEMİSİ’ NDE RÜYA GİBİ BİR<br />

AVRUPA TURUNDA BULUŞTU!<br />

SEKTÖREL HABER<br />

14<br />

HASsan, ana bayileri ve değerli eşleri için her yıl<br />

farklı destinasyonlara düzenlediği gezi organizasyonu<br />

kapsamında, bu yıl muhteşem bir nehir turu<br />

ile Avrupa’ daydı. 135 metre uzunluğunda, 90<br />

Kabin/180 yolcu kapasiteli, Ren, Main ve Tuna gibi<br />

Avrupa’ nın en popüler nehirlerinde seyahat imkanı<br />

sunan MS Amadeus Silver gemisi ile düzenlediği<br />

gezisini geçtiğimiz günlerde tamamlayan HASsan ve<br />

değerli iş ortakları oldukça mutlu.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


4 Nisan’17 Salı günü başlayan yolculuk, 7 gece 8 gün sürdü. Tur, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ nde<br />

yer alan 7 şehir olmak üzere, 4 ülke; İsviçre, Fransa, Almanya ve Hollanda gezisi olarak programlanmış.<br />

Geçtiğimiz yıl, düzenlediği nehir turunun 2. kısmı olarak değerlendirilen gezi, ana bayilerin ve değerli<br />

eşlerinin memnuniyetine göre, tam not almışa benziyor.<br />

HASsan tarafından her yıl düzenlenen anket sonucunda, ana bayilerinin belirlediği rotalarda<br />

gerçekleştirilen gezi organizasyonları, diğer firmalar açısından örnek teşkil ediyor.<br />

SEKTÖREL HABER<br />

16<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


STANLEYBLACK&DECKER<br />

NEWELL TOOLS’U SATIN ALDI<br />

SEKTÖREL HABER<br />

18<br />

StanleyBlack&Decker, Newell Tools’u<br />

Ekim 2016’da 1.95 milyar $’a başarıyla<br />

satın alarak IRWIN ve Lenox’u ailesine<br />

katmıştır. Ayrıca IRWIN portföyüne<br />

diğerlerinin yanı sıra Vise-Grip®,<br />

Marathon®, Quick-Grip® ve Speedbor® ürün<br />

gruplarını da eklemiştir. IRWIN ve Lenox<br />

markaları, yüksek performanslı endüstriyel<br />

kesim, el aletleri ve elektrikli alet donanım<br />

çözümleriyle ürün portföyümüzü<br />

tamamlayarak profesyonel ve endüstriyel<br />

markalarımızın ürün yelpazesini stratejik<br />

olarak genişletmiştir. Üstelik Lenox ve<br />

IRWIN, doğrusal kesim gibi alanlardaki<br />

teknik uzmanlığını geliştirerek mekanik,<br />

elektrik ve sıhhi tesisat pazarlarındaki<br />

stratejik konumunu sağlamlaştırıp daha<br />

geniş bir son kullanıcı grubuna hitap etme<br />

fırsatı sağlamıştır.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


StanleyBlack&Decker bu sayede<br />

bugüne kadar sahip olunan en<br />

iyi alet ve depolama portföyünü<br />

genişleterek müşterilerine daha<br />

da kapsamlı ürün teklifleri<br />

sunmaya başlamaktadır.<br />

Bu güçlü birleşmeyle birlikte<br />

StanleyBlack&Decker,<br />

markalarının ve ürünlerinin,<br />

ek kanallara yayılma, çapraz<br />

satış ve perakende satış<br />

fırsatlarının ivme kazanacağını<br />

planlamaktadır.<br />

SEKTÖREL HABER<br />

19


AYVAZ ONLİNE AVANTAJLI<br />

ALIŞVERİŞİ AYAĞINIZA GETİRİYOR<br />

SEKTÖREL HABER<br />

20<br />

Ayvaz Online avantajlı alışveriş sunmaya devam ediyor. Doğal<br />

gaz hortumlarından küresel vanalara uzanan yüzlerce farklı<br />

üründe %50’ye varan indirimlere ek olarak, peşin fiyatına 4<br />

taksit ve ücretsiz kargo ile alışveriş imkanı sunuyor.<br />

Tesisat sektörünün öncü<br />

firmalarından Ayvaz,<br />

e-ticaret sitesi Ayvaz<br />

Online’da her ay belirli bir ürün<br />

grubunda yüzde elliye varan<br />

indirim sunuyor. Ocak ayında<br />

sprinkler bağlantı hortumlarında<br />

%40 indirimle başlayan, Şubat ve<br />

Mart aylarında doğal gaz bağlantı<br />

hortumlarındaki %30 indirimle<br />

devam eden kampanyalar; her ay<br />

farklı bir ürünle devam ediyor.<br />

Ayvaz Online e-ticaret sitesi,<br />

kompansatörlerden esnek metal<br />

hortumlara, kondenstoplardan<br />

yangın ürünlerine uzanan<br />

Ayvaz’ın tüm ürün gamını son<br />

tüketicilerle buluşturuyor. Site,<br />

Türkiye’nin dört bir yanından<br />

özellikle düşük miktarlarda alım<br />

yapmak isteyen kullanıcılar için<br />

hızlı, kolay, güvenli ve taksitli<br />

alışveriş imkanı sunarak sektörde<br />

uzun süredir adından söz<br />

ettiriyor. Kullanıcılara oturdukları<br />

yerden, telefon trafiği yaşamadan,<br />

internete bağlı herhangi bir<br />

cihazdan kolayca alışveriş yapma<br />

imkanı sunan Ayvaz Online,<br />

adedi ve tutarı ne olursa olsun<br />

tüm ürünlerde Türkiye’nin<br />

her tarafına ücretsiz kargo<br />

avantajı sunuyor. Müşterilerin<br />

kredi kartıyla alışveriş sürecini<br />

maksimum güvenlikte<br />

gerçekleştirmesi için 128 bit SSL<br />

güvenlik sertifikasına sahip olan<br />

e-ticaret sitesi, kredi kartına vade<br />

farksız 4 taksit avantajının yanı<br />

sıra havale ile ödeme seçeneği de<br />

sunuyor.<br />

“ Dijital mecrada da ilkleri<br />

gerçekleştirmenin gururunu<br />

yaşıyoruz”<br />

Konuyla ilgili açıklama yapan<br />

Ayvaz İcra Kurulu Başkanı<br />

Serhan Alpagut, Ayvaz Online<br />

ile sektörde yepyeni bir sayfa<br />

açtıklarını ve şirket olarak<br />

dijital mecrada da ilkleri<br />

gerçekleştirmenin gururunu<br />

yaşadıklarını dile getirdi. Ayvaz’ın<br />

kurumsal web sitesindeki<br />

ürünler ile e-ticaret sitesinin<br />

entegre olarak çalıştığını belirten<br />

Alpagut, “Ayvaz Online ile<br />

son kullanıcıları hedefliyoruz.<br />

Türkiye’nin neresinde olursa<br />

olsun, son kullanıcıların Ayvaz<br />

kalitesini uygun fiyat ve şartlarla<br />

sahip olmasını istiyoruz.<br />

Eylül ayında güneş enerjisi<br />

sistemlerinde kullanılan solar<br />

bağlantı hortumlarımızda indirim<br />

yaptık. Bu ay ise sprinkler bağlantı<br />

hortumlarımızı öne çıkarıyoruz”<br />

dedi.<br />

“Dünya hızla değişiyor ve bu<br />

hızı yakalayamayanlar geride<br />

kalıyor. Biz şirket olarak her<br />

zaman olduğu gibi bugün de<br />

geleceğin peşinden gidiyoruz.<br />

Kullanıcı odaklı, erişilebilir ve<br />

pratik çözümlerle dijital mecrayı<br />

maksimum derecede kullanmaya<br />

çalışıyoruz. Ayvaz Online ile<br />

oyunun kurallarını değiştiriyoruz.<br />

Türkiye’nin en ücra köşesindeki<br />

vatandaşlarımızın da oturdukları<br />

yerden, kolayca ve hızlıca Ayvaz<br />

kalitesine sahip olmalarını<br />

istiyoruz.” diyerek sözlerini<br />

tamamladı.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


GF HAKAN PLASTİK YÜZDE 20<br />

BÜYÜME HEDEFİ İLE DAHA ÇOK<br />

ÜLKEYE ODAKLANIYOR<br />

Türkiye genelinde 2 üretim tesisi ve 7 bölge müdürlüğü ile Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen<br />

plastik boru üreticilerinden olan GF Hakan Plastik pazardaki gücünü artırmaya devam ediyor.<br />

İsviçre merkezli Georg Fischer tarafından tüm hisseleri satın alınan Hakan Plastik, GF Hakan<br />

Plastik markası ile <strong>2017</strong> yılında 60 olan ihracat ülke sayısını 70’e çıkarmayı hedeflerken, %20<br />

büyüme hedefi ile de ihracat hedefini artırıyor.<br />

RÖPORTAJ<br />

22<br />

GEORG FISCHER GÜCÜ<br />

HAKAN PLASTİK İLE<br />

BİRLEŞTİ<br />

Kurumunuzun kuruluşu,<br />

bugünlere geliş süreci ve<br />

kurumsal yapısı hakkında<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Hakan Plastik 1965 yılında<br />

kurulmuş Türkiye’nin<br />

önde gelen plastik boru<br />

firmalarından biridir. Ana<br />

ürün gamı plastik boru ve ek<br />

parçalarıdır. Üst yapı, alt yapı<br />

ve tarımsal alanda ürünler<br />

<strong>Nalbur</strong> <strong>Teknik</strong> dergisine özel yaptığımız röportajda<br />

sorularımızı yanıtlayan GF Hakan Plastik Türkiye ve Ortadoğu<br />

Bölge Başkanı Batuhan Besler; GF Hakan Plastik’in gelişim<br />

süreçlerinden, çalışmalarından bahsederken ekonomik ve<br />

sektörel analizlerde de bulundu.<br />

üretmektedir. Bu alanlarda<br />

üst yapı daha ön plana çıkan<br />

gruptur. En önemli ürünümüz<br />

de Türkiye’nin ilk sessiz borusu<br />

olan SİLENTA grubudur. Şu<br />

anda GF Hakan Plastik’in<br />

iki tane fabrikası var. Bir<br />

tanesi Çerkezköy’de, diğeri<br />

ise Urfa’da yer alıyor. Yedi<br />

tane bölgemiz var bir tane de<br />

içinde bulunduğumuz Eğitim<br />

ve Teknoloji merkezimiz var.<br />

Georg Fischer ise 215 yıllık<br />

bir firma, tamamen bir İsviçre<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


sanayi firması. Aslında bir<br />

holding diyebiliriz çünkü<br />

Georg Fischer’in altında da<br />

üç tane şirket var. Bunlardan<br />

bir tanesi bizim de içinde<br />

bulunduğumuz borulama<br />

sistemleri (GF Piping Systems),<br />

diğerleri ise otomotiv (GF<br />

Automotive) ve makina<br />

çözümleri (GF Machining<br />

Solutions). Dolayısıyla Georg<br />

Fischer 215 yıllık tecrübesini<br />

Hakan Plastik’in 52 yıllık<br />

tecrübesiyle üç sene öncesinde<br />

birleştirmeye karar veriyor ve<br />

2013 yılının Temmuz ayında<br />

resmi satın alma gerçekleşiyor.<br />

Böylece Türkiye pazarına<br />

adımını atmış oluyor. Bu<br />

birleşme iki buçuk sene<br />

yönetimsel ortaklık şeklinde<br />

devam ettikten sonra, geçen<br />

yılın Nisan ayından itibaren<br />

Hakan Plastik %100 Georg<br />

Fischer bünyesine geçiyor.<br />

“HEM DEĞİŞİMİ HEM DE<br />

BU BİRLEŞMEYİ DAHA<br />

İLERİYE TAŞIMIŞ OLDUK”<br />

George Fischer firması ile<br />

bir birleşme yaşadınız?<br />

Bu noktada Hakan Plastik<br />

adına neler değişti ne gibi<br />

politikalar benimsendi?<br />

Bu satınalmanın GF Hakan<br />

GF Hakan Plastik Türkiye<br />

ve Ortadoğu Bölge Başkanı<br />

Batuhan Besler<br />

Plastik üzerinde etkisi oldu.<br />

Öncelikle firmamız için çok<br />

büyük bir kurumsallık süreci<br />

başladı ve Georg Fischer’in<br />

gücünü arkamıza aldık.<br />

Diğer taraftan da bir değişim<br />

süreci başladı. Değişim süreci<br />

her zaman için zordur. Bu<br />

dönemde inşaat sektöründe<br />

yaşanan değişimlerle birlikte<br />

şirket içerisinde de dönüşüm<br />

yaşanması tüm paydaşlar için<br />

kolay bir süreç olmadı. Fakat<br />

biz bu değişimi minimum<br />

seviyede yansıtmaya çalıştık.<br />

GF Hakan Plastik bu zaman<br />

zarfında daha çok ürün<br />

kalitesini ve ürün süreçlerini<br />

değiştirme yönüne gitti. Geride<br />

bıraktığımız üç senede her yıl<br />

çift haneli rakamlarla büyüdük.<br />

Hem değişimi hem de bu<br />

birleşmeyi daha ileriye taşımış<br />

olduk.<br />

GF HAKAN PLASTİK<br />

EN BÜYÜK 500 SANAYİ<br />

KURULUŞU ARASINDA<br />

Türkiye’nin en büyük 500<br />

şirketi konumundasınız.<br />

GF Hakan Plastik olarak bu<br />

başarınızı neye borçlusunuz?<br />

GF Hakan Plastik olarak<br />

başarımızın temel sebebi; ürün<br />

segmenti içerisindeki, ürün<br />

gamımızın zenginliği. Üst yapı<br />

özellikli ürün segmentinden<br />

bahsediyorum. Üst yapıda<br />

şu anda temiz su - pis su<br />

boruları, sessiz borularla<br />

beraber, her nalbura inip<br />

de görebileceğiniz çok ufak<br />

ekleme parçalarına kadar<br />

bütünlüklü ürün grubuna<br />

sahibiz. Bu şekilde hem<br />

büyük projelere hem de nihai<br />

tüketiciye kadar ulaşabiliyoruz.<br />

En büyük başarı sebebimiz bu.<br />

Konuyu biraz daha açmamız<br />

gerekirse, özellikle büyük<br />

projelerde Türkiye’nin en<br />

nitelikli projelerinde faaliyet<br />

gösteriyoruz. Büyük projelerin<br />

tercih edilen markalarından<br />

biriyiz. Perakende kanala da<br />

hizmet verebilecek ürünlere<br />

sahibiz. Satış hacmimizin<br />

üçte ikisini üst yapı grubu<br />

ürünleri oluşturuyor. Bununla<br />

beraber alt yapı ürünlerinde<br />

etkinliğimizi artırıyoruz.<br />

Perakendeden ziyade<br />

mevcut ve büyük projeler,<br />

özellikle de devlet projelerine<br />

hizmet veriyoruz. Bunları<br />

bir araya koyduğumuzda<br />

ihracatı da eklersek bir yıllık<br />

performansımız içinde ilk beş<br />

yüz şirket içindeki yerimizi<br />

sağlamlaştırmış vaziyetteyiz.<br />

60 OLAN ÜLKE SAYIMIZI<br />

70’E ÇIKARACAĞIZ<br />

GF Hakan Plastik hangi<br />

ülkelerde?<br />

GF Hakan Plastik 60 ülkede<br />

satılıyor. Bunu doğrudan<br />

ihracat ve Georg Fischer satış<br />

kanalları üzerinden ihracat<br />

olmak üzere ikiye ayırıyoruz.<br />

Hakan Plastik 2013 yılına kadar<br />

kendi ürettiği ürünleri birebir<br />

kendi kanallarından satan bir<br />

firmaydı. 2013 yılındaki satın<br />

almadan sonra satış kanallarına<br />

Georg Fischer’in kendi satış<br />

şirketleri de dâhil oldu.<br />

RÖPORTAJ<br />

23


RÖPORTAJ<br />

24<br />

Özellikle Avrupa’da çok büyük<br />

bir güç birliği yaşandı. Zaten<br />

Georg Fischer de bir Avrupa<br />

şirketi ve Avrupa’da çok aktif.<br />

Dolayısıyla biz Avrupa’daki<br />

satış stratejimizi Georg Fischer<br />

şirketleri üzerinden kurduk.<br />

İngiltere, Almanya ve İspanya<br />

öne çıkan ülkeler arasında yer<br />

alıyor. Ortadoğu ve Afrika<br />

bölgelerinde ise GF Hakan<br />

Plastik zaten geleneksel olarak<br />

çok güçlüydü. Dolayısıyla biz<br />

bu geleneksel kanalımızı da<br />

koruduk ve Afrika’ya ağırlıklı<br />

olarak doğrudan ihracat<br />

ekibimizle hizmet veriyoruz.<br />

Yakın Asya’da ise biraz daha<br />

karışık, hibrit bir modelle<br />

gidiyoruz. Georg Fischer’in<br />

aktif satış ekiplerinin olduğu ve<br />

inşaat sektöründe faal olduğu<br />

ülkelerdeyiz. Diğer ülkelere de<br />

doğal olarak kendi vasıtamızla<br />

gidiyoruz.<br />

Üretim kapasitenizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Üretim kapasitemiz yıllık<br />

ortalama iki yüz bin ton<br />

civarında. Bunun ağırlıklı<br />

kısmı Çerkezköy’de, geri kalanı<br />

ise Urfa’da bulunuyor. Urfa<br />

fabrikamızda ağırlıklı olarak<br />

alt yapı grubunu üretiyoruz.<br />

Çerkezköy’de ise tüm ürün<br />

gruplarımızın üretimi yapılıyor.<br />

“HAKAN PLASTİK’İN<br />

ÖNÜNE GEORG FISCHER’İ<br />

KOYARAK, KALİTEMİZ<br />

VE GÜVENİMİZ İKİYE<br />

KATLANDI”<br />

Ortadadoğu’da yaşanan<br />

siyasi belirsizlikler GF Hakan<br />

Plastik’i etkiledi mi?<br />

Geçen yıl çalışmalarımızı<br />

etkileyen birkaç tane konu<br />

vardı. Bir tanesi Ortadoğu’nun<br />

içindeki politik kriz, diğeri<br />

de Ortadoğu’nun içinde<br />

bulunduğu durumdan dolayı<br />

fiyatların düşmesi ve yaşanan<br />

ekonomik kriz. Bir diğer<br />

önemli konu ise Türkiye ve<br />

Rusya arasında yaşanan sıkıntılı<br />

süreç. Yaşanan bu üç olay<br />

sadece biz değil Türkiye’deki<br />

bütün plastik boru sektörü çok<br />

ciddi etkiledi. Şahsım adına<br />

şunları söyleyebilirim ki Urfa<br />

üretimimize ayrıca bir önem<br />

veriyorduk. Özellikle o bölgeye<br />

hizmet vermek amacıyla<br />

yaptığımız bir yatırım olduğu<br />

için tabii ki bölgesel durumdan<br />

etkilendik. Bu süreçte yeni<br />

tedbirler aldık. Bu önlemler<br />

yeterli mi değil tabii ki, çünkü<br />

Türkiye’de özellikle plastik<br />

boru ihracat pazarı son üç<br />

yıldır dolar bazında çift haneli<br />

düşüyor. Böyle bir atmosferde<br />

bizim en büyük avantajımız<br />

Georg Fischer satış kanallarını<br />

da kullanmamız oldu. Bununla<br />

beraber Georg Fischer ile<br />

Hakan Plastik’in gücüne güç<br />

kattık, kalite ve güvenimizi<br />

ikiye katladık.<br />

“ÜST YAPI GRUBU İLE ÖNE<br />

ÇIKIYORUZ”<br />

Hangi ürün grupları ile öne<br />

çıkıyorsunuz?<br />

Üst yapı grubunda öne<br />

çıktığımızı çok net ifade<br />

edebilirim. Bu noktayı; GF<br />

Hakan Plastik ayağı ve Georg<br />

Fischer ayağı olarak ikiye<br />

ayırabiliriz. GF Hakan Plastik<br />

ayağında SILENTA ürünleriyle<br />

iddialıyız. SILENTA ürünleri<br />

Türkiye’nin ilk sessiz borusu<br />

olmakla beraber bugün<br />

doğrudan üretip Almanya’ya<br />

sattığımız ürün olma özelliğini<br />

de taşıyor. Georg Fischer’e<br />

baktığımızda ise Georg Fischer<br />

aslında endüstriyel, alt yapı, ek<br />

parça ve otomasyon ürünleri<br />

oldukça iddialı ve dünya<br />

çapında da oldukça önemli<br />

bir yerde aynı zamanda da<br />

çok önemli ürünlere sahip.<br />

GF Hakan Plastik olarak o<br />

kısmını henüz istediğimiz<br />

ölçüde Türkiye’de faaliyete<br />

geçiremedik. Gelecek yıldan<br />

itibaren Georg Fischer alt<br />

yapı, ek parça ve otomasyon<br />

ürünlerini, endüstriyel grupta<br />

özellikle otomasyon ürünlerini,<br />

ölçme cihazlarını vs. daha<br />

yoğun şekilde getirmeyi<br />

planlıyoruz.<br />

GF HAKAN PLASTİK SATIŞ<br />

OLARAK TÜRKİYE’NİN<br />

BÜTÜN BÖLGELERİNDE<br />

TEMSİL EDİLİYOR<br />

Türkiye genelinde kaç bayiniz<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


var?<br />

GF Hakan Plastik olarak<br />

binden fazla bayimiz var.<br />

Net bir sayı veremiyorum<br />

çünkü dönemsel olarak,<br />

coğrafyaya bağlı olarak ve<br />

ekonomik durumlara göre<br />

değişebiliyor. Satış kanalları ile<br />

ilgili stratejimiz açıkçası kendi<br />

felsefemize uygun kişilerle<br />

çalışıp kazan kazanı yaratmak.<br />

Nedir bu; projelere gittiğimizde<br />

o projelere hizmet verecek,<br />

bizim kalitemizi oralarda temsil<br />

edip koruyup, daha sonra satış<br />

öncesi ve sonrası hizmetleri<br />

bir arada verebilecek bayilerle<br />

çalışıyoruz. İşin perakende<br />

nalbur ayağında yine bizim<br />

ürünlerimizi stoklarında<br />

taşıyabilecek, yeri geldi mi<br />

müşteriye GF Hakan Plastik<br />

ürünlerinin birebir olarak<br />

faydalarını anlatabilecek<br />

kişilerle çalışmaya özen<br />

gösteriyoruz. Fakat bizim yedi<br />

bölgede de faal olma gibi bir<br />

özelliğimiz var. Bu nedenle<br />

sayıca fazla bayii ile çalışma<br />

şansımız bulunuyor. Şuanda<br />

GF Hakan Plastik satış olarak<br />

Türkiye’nin bütün bölgelerinde<br />

temsil ediliyor.<br />

Bayilere sunduğunuz<br />

avantajlardan bahseder<br />

misiniz?<br />

Öncelikle içinde<br />

bulunduğumuz Eğitim<br />

ve Teknoloji Merkezini<br />

açmadaki birincil<br />

önceliğimiz bayilerimize yani<br />

paydaşlarımıza hem teknolojik<br />

hem de ürün eğitimi vermekti.<br />

Çünkü Georg Fischer olarak<br />

böyle bir vizyona sahibiz ve<br />

Türkiye pazarını da bu vizyon<br />

doğrultusunda geliştirmek<br />

istiyoruz. Sadece tek tek ürün<br />

olarak değil, ihtiyaca uygun<br />

sistem çözümleri sunmayı<br />

hedefliyoruz. İlerleyen<br />

dönemlerde üniversitelerle<br />

ortak çalışmalar yürütüp, ürün<br />

normlarının iyileştirilmesi<br />

üzerinde çalışmak istiyoruz.<br />

GF Hakan Plastik Eğitim<br />

ve Teknoloji Merkezi’nde<br />

bayilerimizden tesisatçılara,<br />

üniversite öğrencilerinden<br />

ihracat müşterilerine kadar<br />

farklı kitlelere eğitimler<br />

vermeyi planlıyoruz.<br />

Showroomumuzda gördüğünüz<br />

üzere ürün sergisinden<br />

ziyade çözüm sergisi odaklı<br />

ilerliyoruz. Bayilerimize<br />

verdiğimiz avantajlardan bir<br />

diğeri de onları kendimize<br />

çözüm ortağı yapıyoruz.<br />

Tabii ki listemizdeki tüm<br />

müşterilerimiz için bunu<br />

yapabilmek mümkün olmasa<br />

da ağırlıklı olarak iş ortaklığı<br />

yaptığımız müşterilerimizi<br />

kendi müşterilerinin isteklerini<br />

doğru anlayıp uygun çözümler<br />

sunabilecek noktaya taşımaya<br />

çalışıyoruz. Bunun dışında<br />

satış pazarlama desteğimiz var.<br />

Fuarlara katılıyoruz. Özellikle<br />

ihracat pazarımızı genişletmek<br />

için yurtdışı fuarlara<br />

katılıyoruz. Bu şekilde hem<br />

bilinirliğimizi hem de onlarla<br />

olan ilişkimizi sıcak tutuyoruz.<br />

İHRACATTA %20’YE YAKIN<br />

BİR BÜYÜME HEDEFİ<br />

KOYDUK<br />

Sektörde karşılaştığınız<br />

sorunlar ve bu sorunlara<br />

dair çözüm önerileri aktarır<br />

mısınız?<br />

Sektördeki en büyük sorun<br />

belirsizlik. Bu belirsizlik<br />

sadece inşaat sektörü için değil<br />

Türkiye’nin makro ortamındaki<br />

en büyük sorun. Bu sorundan<br />

yatırımlar ve kur maalesef<br />

negatif etkileniyor.<br />

Biraz daha mikro seviyeye<br />

inersek bizim sektörümüzde<br />

maalesef çok büyük bir nakit<br />

tıkanıklığı ve riskin yükselmesi<br />

söz konusu. Dönem dönem<br />

karşımıza çıkan problemlerden<br />

bir tanesi bu. Çünkü sektör<br />

bundan sonraki on senede<br />

bizim çok hızlı büyümesini<br />

beklediğimiz bir yapıda.<br />

Dolayısı ile cazip bir pazar<br />

haline gelen boru sektörüne<br />

hazır olmayan firmaların hızlı<br />

giriş yapması ve beraberinde<br />

gelen zor dönemlerle bu<br />

sıkıntılar yaşanıyor.<br />

Ortalama dört beş senede<br />

bir karşımıza çıkan sektörel<br />

krizler var maalesef. Bu yıl<br />

beklentimiz sektörün aynı<br />

kalacağı yönünde. Çok spesifik<br />

RÖPORTAJ<br />

25


RÖPORTAJ<br />

26<br />

alanlarda daralma olacaktır.<br />

Çünkü birçok proje beklemede<br />

ve bazı projelerin de özellikle<br />

önümüzdeki dönemlerde<br />

ertelendiğini görüyoruz.<br />

Bununla beraber tabii ki<br />

geçen yıldan kalma çok güzel<br />

projeler var. Baktığımızda<br />

bu sektör başka bir ülkede<br />

olsaydı belki de çok ciddi<br />

bir krize girebilecekken biz<br />

büyümeyecekti diyoruz.<br />

Aslında kötüyü büyümeyecek<br />

olarak tanımlıyoruz.<br />

O kadar alışmışız ki<br />

büyümesine. Dolayısıyla<br />

<strong>2017</strong>’nin muhtemelen cirosal<br />

anlamda tonaj bazında çok<br />

az büyüyeceğini ama global<br />

bazda baktığımızda ihracatın<br />

biraz zorlanabileceğini<br />

düşünüyorum. Bununla<br />

beraber GF Hakan<br />

Plastik olarak biz ihracata<br />

odaklanacağız. <strong>2017</strong> için<br />

ihracatta %20 civarında<br />

bir büyüme hedefi<br />

koyduk. Hem GF satış<br />

şirketleri hem de doğrudan<br />

ihracat pazarlarımızda<br />

aldığımız ve alacağımız<br />

aksiyonlarla bu büyüme<br />

oranını yakalayacağımızı<br />

düşünüyorum.<br />

Hedeflerimizden bir diğeri<br />

ise altmış olan ülke adetimizi<br />

yetmişe çıkartmak.<br />

Sorunlar çerçevesinde kamu<br />

kurum ve kuruluşlarınızdan<br />

beklentini nelerdir?<br />

Kamu kuruluşlarından<br />

ekonominin dışında tabii<br />

kalite olgusunda çok büyük<br />

beklentimiz var. Çünkü Türkiye<br />

standartlarında ki eskiye göre<br />

çok iyi yere gelmemize rağmen<br />

halen daha geleceğimiz çok yol<br />

var diye düşünüyoruz.<br />

Faal olarak da İMSAD<br />

bünyesinde temsil ediliyoruz.<br />

Daha önce de bahsettiğim gibi<br />

kurumsal firmaların en büyük<br />

dezavantajı merdiven altı<br />

üretimler ile haksız rekabete<br />

girmesi. Bu da tabi dediğim<br />

gibi çok cazip bir sektör olduğu<br />

için tedbir alsanız da yüzde<br />

yüz engelleyemeyeceğiniz<br />

bir nokta. GF Hakan Plastik<br />

olarak bizim özellikle proje<br />

bazında başarımız burada<br />

ortaya çıkıyor. Projelerde<br />

belli standartlara ve spesifik<br />

özelliklere sahip ürünler tercih<br />

ediliyor. Bununla beraber daha<br />

küçük ölçekli yapılara ya da<br />

tekil kullanımlara baktığımızda<br />

teknik özelliklerin ve ürün<br />

standartlarının daha arka<br />

planda kaldığını görüyoruz.<br />

Emtia olarak algılanabiliyor<br />

ve aslında her plastik borunun<br />

aynı olduğu düşünülebiliyor.<br />

Bu noktada biraz daha düşük<br />

maliyetli tercihler yapılabiliyor.<br />

Burada vurgulanması gereken<br />

ucuz ya da pahalı üründen<br />

ziyade fiyat-performans önemli<br />

olduğudur.<br />

Satış sonrası hizmetler<br />

konusunda neler<br />

yapıyorsunuz?<br />

GF Hakan Plastik olarak ürün<br />

kalitemizin tamamen arkasında<br />

duruyoruz. Firmamızın<br />

gelişmiş bir laboratuvarı<br />

var. Herhangi bir problem<br />

yaşanması durumunda<br />

hemen testlerimizi yapıyoruz.<br />

Bizden kaynaklı bir problem<br />

varsa çözümüne gidiyoruz.<br />

Bizden kaynaklı olmasa bile<br />

montajdan ya da uygulamadan<br />

kaynaklı sıkıntılar varsa hemen<br />

kendi ekibimizden birilerini<br />

gönderiyoruz. Kendilerine<br />

yerinde çözüm sunmaya<br />

çalışıyoruz. Ben yine bir adım<br />

öne çıkarak şunu söylemek<br />

isterim ki burada verdiğimiz<br />

eğitimlerle yanlış montajların,<br />

en aza indirilmesi için<br />

çalışıyoruz. Zaten ürün doğru<br />

şekilde uygulandığında da satış<br />

sonrasına daha az iş düşecektir.<br />

Ar-Ge ve İnovasyon<br />

alanındaki faaliyetlerinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Daha önce Hakan Plastik<br />

bünyesinde kendimize ait<br />

bir Ar-Ge fonksiyonumuz<br />

vardı. Fakat Georg Fischer’e<br />

katıldıktan sonra bu global<br />

hale geldi. Dolayısı ile bütün<br />

Georg Fischer ülkelerinde olan<br />

strateji gereği Ar-Ge’mizi global<br />

olarak yapıyoruz. Bu nedenle<br />

üründen ziyade malzeme<br />

geliştirme, çözüm geliştirme<br />

gibi noktalara odaklanıyoruz.<br />

Ürün geliştirme ayağını da<br />

Türkiye’den tamamlıyoruz.<br />

Yani Ar-Ge birimleri iki alana<br />

ayrılmış durumda. Orada<br />

Georg Fischer’in global gücünü<br />

burada da Hakan Plastik’in<br />

pazar gücünü kullanıyoruz.<br />

Son olarak eklemek<br />

istedikleriniz?<br />

Sektör yayınlarının çok<br />

önemli olduğuna inanıyorum.<br />

Bilinçlendirme çalışmalarına<br />

yapılacak katkılar çok önemli.<br />

<strong>Nalbur</strong> ayağında gerçekten<br />

bilgilendirme ihtiyacı çok<br />

yüksek. Dolayısıyla sizlerin<br />

hem makalelerinizde hem<br />

de yaptığınız araştırma ve<br />

haberlerde ürün kalitesini<br />

aynı zamanda ürün<br />

çözümlerini derinlemesine<br />

inceleyip aktarmanız çok<br />

yerinde olacaktır. Ek olarak,<br />

yapı malzemeleri olarak<br />

konuştuğumuzda bu sinerjiyi<br />

yaratmak sadece bizimle değil,<br />

bu sektörde benzer seviyedeki<br />

tüm firmalarla aynı çalışmaları<br />

yaptığınızda artacaktır. Bu<br />

çalışmalarınızı okudukça<br />

memnun oluyor, sektöre katkıda<br />

bulunduğunuza inanıyoruz.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


AHŞAPLARINIZ CAPAWOOD ®<br />

AHŞAP SERİSİ İLE KORUMA ALTINDA<br />

Mekânların korunarak<br />

geleceğe taşınmasında<br />

profesyonel bir bakış<br />

açısı getiren, hem laboratuvar<br />

şartlarında hem de gerçek iklim<br />

koşullarında en dayanıklı sonuçları<br />

veren “CapaWood® Ahşap Serisi”<br />

ürünleri, yaşam alanlarının önemli<br />

bir bölümünü oluşturan ahşap<br />

yüzeyler için zengin bir ürün<br />

yelpazesi sunuyor, farklı kullanım<br />

alanları yaratıyor.<br />

Filli Boya, tüm iç ve dış ahşap yüzeylerde güneşe, suya ve<br />

biyolojik zararlılara karşı maksimum koruma sağlayan<br />

“CapaWood® Ahşap Serisi” ürünlerini sektörün ve<br />

tüketicilerin beğenisine sunuyor.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

28<br />

Ahşabın yıpranmasını hızlandıran<br />

etkiler dikkate alındığında ahşabın<br />

seçimi ve doğru konstrüksiyon<br />

kadar, uygun ürünler kullanılarak<br />

doğru uygulamayla korunması da<br />

büyük önem taşıyor. İleri teknoloji<br />

ile üretilen özel UV filtreleri, üstün<br />

nefes alma ve su itme özellikleriyle<br />

ahşap yüzeylerini güvenle koruyan<br />

“CapaWood® Ahşap Serisi” ürünleri,<br />

ahşabın uzun ömürlü kalmasına ve<br />

ilk günkü görünümünü korumasına<br />

katkı sağlıyor.<br />

Filli Boya’nın “CapaWood® Ahşap<br />

Serisi” ürünleri, ahşabı yapısal,<br />

kimyasal ve fiziksel açıdan<br />

koruma altına alıyor. “CapaWood®<br />

Ahşap Serisi” ürünleri mevsimsel<br />

yağmurlara bağlı olarak suyun<br />

ahşap üzerinde oluşabilecek<br />

olumsuz etkilerini en aza indirir.<br />

Güneş ışınlarının zararlı etkilerinin<br />

minimalize edilmesi için kullanılan<br />

özel UV filtreleri sayesinde güneşin<br />

zararlı ışınlarını ahşap yüzeyinden<br />

yansıtarak uzaklaştırırken, aynı<br />

zamanda su itme kabiliyeti<br />

sayesinde dış cephelerde<br />

oluşabilecek suyun zararlı etkilerine<br />

karşı maksimum koruma sağlanır.<br />

CAPAWOOD® AHŞAP SERİSİ ÜRÜNLERİ<br />

Ahşap yüzeylerde uzun ömürlü, güçlü koruma sağlayan<br />

“CapaWood® Ahşap Serisi” 13 üründen oluşuyor.<br />

• CapaWood® Color Proof® - Su Bazlı Dış Cephe Ahşap<br />

Boyası<br />

• CapaWood® Color Proof® Primer - Su Bazlı Dış Cephe<br />

Ahşap Boyası Astarı<br />

• CapaWood® Universallasur - Dış Cephe Ahşap Verniği<br />

• CapaWood® Aqua Universallasur – Su Bazlı Dış Cephe<br />

Ahşap Verniği<br />

• CapaWood® Teak Oil - Tik Yağı<br />

• CapaWood® Deck Stain – Su Bazlı Ahşap Zemin Verniği<br />

• CapaWood® Deck Restorer – Su Bazlı Ahşap Yüzey<br />

Temizleyici<br />

• CapaWood® Wood Color – Dekoratif Ahşap Renklendirici<br />

• CapaWood® Wood Stain – Dekoratif Ahşap Verniği<br />

• CapaWood® Ahşap Emprenye – Holzimpragniergrund<br />

• CapaWood® Yat Vernik – Yachtlack<br />

• CapaWood® Parke Verniği – Parkettlack<br />

• CapaWood® Parke Dolgu Verniği – Nc Füller Grundlasur<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


MARSHALL SİL-PAK İLE<br />

DUVARLAR İLK GÜNKÜ GİBİ TERTEMİZ<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

“Renklendir Hayatı” sloganı<br />

ile insanların hayatına<br />

renk katan Marshall,<br />

tüketicilerinin hayatına<br />

konfor, özgürlük ve güven<br />

getiriyor. Kolay silinebilir,<br />

leke tutmayan, silerken zarar<br />

görmeyen, rengini ve temiz<br />

görüntüsünü ilk günkü gibi<br />

koruyan Marshall SİL-PAK,<br />

hayatı kolaylaştırıyor.<br />

30<br />

Marshall’ın uzun<br />

soluklu Ar-<br />

Ge çalışmaları<br />

ile geliştirdiği SİL-PAK,<br />

sunduğu temiz kullanım<br />

özelliğiyle tüketicilerinin<br />

beğenisini kazanmaya devam<br />

ediyor. Marshall SİL-PAK,<br />

tüketicilerin ideal boya<br />

tanımına göre oluşturuldu.<br />

Marshall, yaptığı tüketici<br />

ihtiyaçlarına göre, kolay<br />

silinebilir, leke tutmayan,<br />

silerken zarar görmeyen ve<br />

rengini koruyan bir boyaya<br />

ihtiyaç olduğu belirlendi ve<br />

tüm bu ihtiyaçları karşılayan<br />

SİL-PAK’ı geliştirildi.<br />

Leke tutmayan tertemiz<br />

duvarlar<br />

Kolayca temizlenen Marshall<br />

SİL-PAK, yepyeni “Leke<br />

Tutmayan Teknoloji” ile<br />

geliştirildi ve özellikle<br />

çocuklu evler gibi hareketli<br />

mekanlar için çok etkili, temiz<br />

bir kullanım sunuyor. Boya<br />

üzerinde oluşan film tabakası<br />

sayesinde su bazlı lekeler<br />

duvara nüfuz etmiyor. Üstün<br />

su itme özelliği ile de sıvılar<br />

boya üzerinde boncuklanma<br />

efekti oluşturarak yayılmadan<br />

akıyor ve duvar boyası<br />

üzerinde oluşabilecek lekeler<br />

de bu sayede minimuma<br />

düşürülüyor. SİL-PAK’la<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


oyanmış duvarlara dökülen<br />

kahve, çay, kola, meyve suyu<br />

gibi lekelere ek olarak toz,<br />

kir, ketçap ve hatta pastel<br />

boya ve ruj lekeleri de kolayca<br />

temizleniyor.<br />

Ustalar için de en iyi çözüm<br />

Marshall SİL-PAK,<br />

tüketicilerimizin talepleri ile<br />

mekânlara daha fazla canlılık<br />

ve ışıltı kazandırması için<br />

“Yarı Parlak” özelliğinde<br />

geliştirildi. Beyaz ve dilenen<br />

renklerin yapılması için<br />

baz olarak pazara sunuldu.<br />

Yani tüm Marshall satış<br />

noktaları ve yapı marketlerde<br />

bulunan Marshall Anında<br />

Renk Makineleri’nden<br />

renklendirilebiliyor. Marshall<br />

SİL-PAK, yüksek örtücülüğe<br />

sahip yayılma gücü ile de<br />

ustalar için de büyük bir<br />

uygulama kolaylığı sağlıyor.<br />

Marshall Gör&Boya<br />

uygulamasıyla en iyi renge<br />

en kısa yoldan karar verin<br />

Sunduğu boya ürünlerinin<br />

yanında, Marshall’ın akıllı<br />

cihazlar için geliştirdiği<br />

Gör&Boya uygulaması,<br />

renk seçimi konusunda<br />

tüketicilerin yardımına<br />

koşuyor. Bir rengin<br />

duvarlarınızda nasıl<br />

görüneceğinden emin<br />

değilseniz, Marshall<br />

Gör&Boya uygulamasıyla<br />

seçtiğiniz rengi akıllı<br />

cihazınızın ekranında sanal<br />

olarak deneyebilirsiniz.<br />

Türkiye’de tek olan “Artırılmış<br />

Gerçeklik Teknolojisi,<br />

Artırılmış Gerçeklik<br />

teknolojiyle desteklenen<br />

ve iki milyondan fazla<br />

indirilen ‘Marshall Gör&Boya<br />

uygulaması sayesinde,<br />

mekânları boyamadan<br />

önce nasıl görüneceğini<br />

öğrenebilirsiniz.<br />

Evinizdeki tüm alanlar için en<br />

doğru rengi seçerek harikalar<br />

yaratmanızı sağlayacak gerçek<br />

zamanlı ‘Marshall Gör&Boya’<br />

uygulamasıyla, tabletinizi<br />

veya akıllı telefonunuzu oda<br />

içinde hareket ettirirken,<br />

duvar yüzeyi ile mobilya<br />

ve eşyalar ayırt ediliyor.<br />

Bunun sonucunda uygulama,<br />

duvarları seçtiğiniz renge<br />

sanal olarak boyarken,<br />

otomatik olarak algılanan<br />

diğer nesneler orijinal<br />

renkleriyle ve formlarıyla<br />

olduğu gibi kalıyor. Böylece,<br />

tek dokunuşla seçilen rengin<br />

mobilyalarla ve aksesuarlarla<br />

uyumu ekranda görülerek<br />

en doğru tercihi yapmak<br />

mümkün oluyor.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

31


DYO SENKRON SERİSİ, BOYANIN FARKLI<br />

TONLARINI DUVARLARA YANSITIYOR<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

32<br />

DYO Senkron serisi boyalar, teknolojinin gücünü renklerin<br />

dünyasıyla birleştiriyor. Sedef veya yansıma etkisine sahip<br />

Senkron serisi boyalı yüzeylere uygulanıyor. Sedef ve yansıma<br />

etkilerine sahip Senkron, mekanlara büyüleyici tonlar katıyor.<br />

DYO’dan evlerini<br />

renklendirmek<br />

isteyenler için yeni bir<br />

ilham kaynağı! DYO Senkron<br />

serisi, sedef ve yansıma etkili<br />

iki farklı ürünle duvarlarda<br />

renk dönüşümünü başlatıyor.<br />

Modifiye akrilik emülsiyon<br />

esaslı Senkron, birçok desen<br />

seçeneği ile dekorasyonda<br />

yaratıcı fikirler getirmek<br />

isteyenler için ideal.<br />

İnci beyazı renginde üretilen<br />

‘Senkron Sedef Etkili’, DYO<br />

Renk Pınarı makinelerinde<br />

elde edilen 18 farklı rengi ile<br />

sedef etkisini duvarlara taşıyor<br />

ve insanda yüzeye dokunma<br />

hissi yaratıyor. ‘Senkron<br />

Yansıma Etkili’ ise gold rengi ile<br />

boyandığı yüzeye göre rengin<br />

tonunu değiştiriyor. Ürün, açık<br />

renkli zeminde daha yumuşak<br />

bir görünüm kazanırken, siyah<br />

gibi koyu bir zeminde duvara<br />

altın görünümü katıyor.<br />

Serideki tüm ürünler boyalı<br />

yüzeylere uygulanırken<br />

dekoratif, dayanıklı ve silinebilir<br />

özellikleriyle öne çıkıyor.<br />

Leke tutmayan boya, ışıkla<br />

kendini temizleyen boya,<br />

zor lekelerin iz bırakmadan<br />

silindiği boya gibi birçok<br />

yeniliği mekanlara taşıyor.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


“BOYA SEKTÖRÜ<br />

TÜRKİYE’DE AVANTAJLI KONUMDA”<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

34<br />

Uzertaş Genel Müdürü Lalehan Erem Tokcan, <strong>Nalbur</strong> <strong>Teknik</strong>’in<br />

sorularını yanıtladı. Uzertaş faaliyetlerinden bahsederken<br />

sektör ile ilgili de bilgiler veren Tokcan; “Türkiye’de inşaat<br />

sektörü sürekli gelişmekte ve büyümekte, boya sektörü de yeni,<br />

uzun ömürlü ve teknolojik ürünlerle inşaat sektörüne destek<br />

vermektedir. Bu sebeple ülkemizde diğerlerine göre en avantajlı<br />

konumdaki sektördür.” diyerek önemli bilgiler verdi.<br />

Uzertaş hangi alanlarda<br />

faaliyet gösteriyor?<br />

Uzertaş’ın hizmet verdiği<br />

en önemli sektör yapı<br />

sektörüdür. Avrupa’dan<br />

özel boyalar, beton ve ahşap<br />

koruyucular, ahşap ve metal<br />

vernikleri ithal eden iç pazardan<br />

da boya ve yan ürünleri, yapı<br />

kimyasalları, toz boyalar, demir<br />

oksit pigmentler ve birçok<br />

farklı ürünü tedarik edip,<br />

toptan dağıtımını yapan bir<br />

şirketiz. İnşaat ve restorasyon<br />

projelerinde kullanılacak ithal<br />

boya ve yalıtım ürünlerinin<br />

tanıtım ve tedarikini yapıyor,<br />

doğru yerde, doğru ürünün<br />

ne şekilde kullanılacağına dair<br />

ilgili personele eğitimlerimizi<br />

veriyoruz.<br />

Karaköy Perşembepazarı’nda<br />

başlayan ticari faaliyetimizi<br />

1984 yılından 2008’e<br />

kadar Gümüşsuyu’ndaki<br />

merkezimizde sürdürdük. Son<br />

9 yıldır da Tuzla Birlik OSB’de<br />

kendi şirket bina ve depomuz<br />

da çalışmaya devam ediyoruz…<br />

Uzertaş, Türk boya pazarını<br />

ilk Avrupa boya ile tanıştıran<br />

firmadır. Belçika’dan Trimetal<br />

boyalarını ithal ederek Türkiye<br />

ve K.K.T.C. de uzun yıllar<br />

haklı bir başarı elde etmiştir.<br />

Akzo Nobelin Trimetal<br />

markasını satın almasının<br />

ardından Uzertaş; yeni<br />

markaları bünyesine katarak,<br />

Almanya’dan Beeck boyalarını,<br />

Danimarka’dan PPG çatısı<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


altındaki Bondex Ahşap<br />

koruma boya ve verniklerini,<br />

İngiltere’den Incralac ve<br />

yenilikçi dış cephe anti grafiti<br />

sistemlerini Türkiye pazarına<br />

sunmaya devam etmektedir.<br />

Ayrıca iç piyasadan da 2016<br />

yılında ‘’Marshall Tüm<br />

Türkiye Proje Ana Bayiliği<br />

Sorumluluğunu’’ üstlenmiş<br />

bulunuyoruz.<br />

Uzertaş’ın en büyük özelliği<br />

bünyesinde ki markalara kendi<br />

Uzertaş Genel Müdürü<br />

Lalehan Erem Tokcan<br />

markası gibi sahip çıkması ve<br />

marka bilinirliğini sağlamak<br />

için eğitim, fuar, reklam<br />

faaliyetlerine önem vermesidir.<br />

KALİFİYE ELEMAN<br />

YETİŞTİRİLMELİ<br />

Türkiye boya sektörü<br />

hakkında bilgi verir misiniz?<br />

Türkiye’de inşaat sektörü sürekli<br />

gelişmekte ve büyümekte, boya<br />

sektörü de yeni, uzun ömürlü<br />

ve teknolojik ürünlerle inşaat<br />

sektörüne destek vermektedir.<br />

Bu sebeple ülkemizde<br />

diğerlerine göre en avantajlı<br />

konumdaki sektördür. Buna<br />

büyük boya fabrikaları kadar<br />

merdiven altı tabir ettiğimiz<br />

üretim firmaları da dahildir.<br />

İşgücünün diğer sektörlere göre<br />

ucuz oluşu da ayrıca avantajını<br />

artırmaktadır. Kalifiye eleman<br />

yetiştirilirse son teknoloji ürünü<br />

boyalar doğru yerde doğru<br />

şekilde gereği gibi kullanılmış<br />

olacaktır. Bu arada Meslek<br />

Liselerinde Yapı Teknolojisi<br />

Bölümü olan okul sayısının<br />

artırılarak sektöre kalifiye<br />

eleman sağlanması en önemli<br />

hususlardan biridir.<br />

Yatırım planlarınız nelerdir?<br />

Yurt dışına, özellikle Ortadoğu<br />

ve Türk Cumhuriyetlerine<br />

açılma projelerimiz var. Ayrıca<br />

Türkiye’de olmayan inovatif<br />

ürünleri sektöre tanıtmayı da<br />

planlıyoruz<br />

DÜNYADA UYGULANAN<br />

TEKNOLOJİLERİ<br />

YAKINDAN TAKİP<br />

EDİYORUZ<br />

İnovatif ürünleriniz nelerdir?<br />

İnovasyon sadece üretimin<br />

arttırılması için değil sağlık,<br />

konfor ve estetik için de<br />

gereklidir. Biz bu amaçla yapı<br />

sektöründe bütün dünyada<br />

uygulanan teknolojileri<br />

yakından takip ederek en uygun<br />

biçimde Türk firmalarının<br />

kullanımına sunuyoruz. Her<br />

biri inovatif ve teknik üstünlüğe<br />

sahip Beeck,<br />

PPG Architectural Coatings<br />

Bondex, İncralac, Hydron Anti<br />

Graffiti, Marshall Boya ve Aries’<br />

i inşaat firmalarımıza tavsiye<br />

ediyoruz.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

35<br />

KÜÇÜK AYRINTILAR<br />

ÖNEMLİDİR


BOYA SEKTÖRÜ<br />

36<br />

Boya sektörünün ve<br />

firmanızın hedefleri nelerdir?<br />

Milyonlarca lira harcanarak<br />

inşa edilen projelerde yer<br />

alan en küçük ayrıntı bizler<br />

için daha doğrusu ülkemizin<br />

kaynaklarının korunması<br />

için çok önemlidir. Ortaya<br />

konulan ürünlerin sağlıklı ve<br />

uzun ömürlü olarak gelecek<br />

nesillere aktarılabilmesi üstün<br />

teknolojiyle üretilmiş doğa<br />

dostu ürünlerle mümkündür.<br />

Bunların temini, kulanım<br />

eğitimlerinin verilmesi<br />

ve yaygınlaşması başlıca<br />

hedefimizdir.<br />

HER PROJEYE FARKLI<br />

ÜRÜN<br />

Farklılık oluşturan<br />

ürünleriniz var mı?<br />

Projelerine şıklık, değer<br />

ve ömür katmak isteyen<br />

mimarlarımıza teknik<br />

üstünlüğe sahip Beeck, PPG<br />

Architectural Coatings Bondex,<br />

İncralac, Hydron Anti Graffiti,<br />

Marshall Boya, Aries’ i tavsiye<br />

ediyoruz.<br />

Beeck 120 yıllık geçmişe sahip<br />

bir firmadır ve ürünleri karbon<br />

içermez. Mineral bazlı ve su<br />

iticidir. Aktif potasyum silikat<br />

esaslıdır. Buhar geçirgenliği<br />

mükemmeldir. Aynı firmanın<br />

beton ve taş verniklerini de<br />

dış cephede emici mineral<br />

yüzeylerin korunması için<br />

tavsiye ediyoruz.<br />

Ahşap yüzeyler için de<br />

Danimarka’da üretilen dünya<br />

boya devi PPG’nin Bondex<br />

markasının ürün gamını<br />

öneriyoruz.<br />

RESTERASYONDA UZERTAŞ<br />

İMZASI<br />

Uzertaş hangi önemli dini<br />

mekânlarda çalışmalar<br />

gerçekleştirdi?<br />

Dini yapıların gelecek nesillere<br />

sağlıklı bir şekilde nakli<br />

için aktif potasyum silikat<br />

esaslı, mineral bazlı Beeck<br />

boyasını kullanıyor, SP Plus<br />

ile koruyoruz. Bu şekilde<br />

yaptığımız işlere II. Mahmut<br />

Türbesi, Ataşehir Mimar Sinan<br />

Camii, Edirne Büyük Sinagog,<br />

Panayia Rum Kilisesi, Yenikapı<br />

Mevlevihanesi ve Pargalı<br />

İbrahim Paşa Külliyesi, Tarihi<br />

Beyazıt Hamamı ve Hürrem<br />

Sultan Hamamı’nı örnek<br />

verebilirim.<br />

GRAFİTİYE UZERTAŞ’TAN<br />

ÇÖZÜM<br />

Görüntü kirliliği yaratan<br />

duvar yazılarına ve istenmeyen<br />

grafitilere karşı ne tür boyalar<br />

geliştirdiniz?<br />

Gururla tavsiye ettiğimiz<br />

ürünlerden biri de dünyanın<br />

en iyi Anti Grafiti sistemini,<br />

son kat olarak beton, taş, tuğla,<br />

ahşap, alüminyum, seramik,<br />

cam gibi yüzeylere Nu-Guard’ı<br />

tavsiye ediyoruz.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


İSTANBUL YENİ HAVALİMANI’NIN<br />

RENGİ POLİSAN KANSAI OLACAK<br />

Türkiye’nin lider boya<br />

markalarındanı Polisan<br />

Kansai Boya, 2018 yılında<br />

kapılarını açacak olan ve<br />

dünyanın en büyüğü olacak<br />

İstanbul Yeni Havalimanı’nın<br />

(İGA – İstanbul Grand<br />

Airport) su bazlı boya<br />

tedarikçisi oldu.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

38<br />

İlk fazı 2018 yılında devreye<br />

alınacak son yılların en<br />

önemli projesi İstanbul Yeni<br />

Havalimanı’nın boya ihalesini,<br />

katılan üreticiler arasından boya<br />

sektörünün öncü markalarından<br />

Polisan Kansai Boya kazandı.<br />

Böylelikle Polisan Kansai Boya,<br />

İstanbul Yeni Havalimanı’nın su<br />

bazlı boya tedarikçisi oldu.<br />

Yolcu sayısı, kapladığı alan,<br />

terminal binası ve otoparkı<br />

başta olmak üzere birçok alanda<br />

dünyanın en büyüğü olacak<br />

İstanbul Yeni Havalimanı’nın<br />

tüm fazları tamamlandığında<br />

yıllık 200 milyon yolcu<br />

kapasitesi ile 350’den fazla<br />

destinasyona uçuş imkânı<br />

sağlayan, dünyanın en önemli<br />

havacılık merkezi haline gelmesi<br />

bekleniyor.<br />

Polisan Holding CEO’su Erol<br />

Mizrahi: “Uluslararası işlere<br />

imza atıyoruz”<br />

Polisan Holding CEO’su Erol<br />

Mizrahi, projenin tedarikçisi<br />

olacaklarından dolayı gurur<br />

duyduklarını belirterek,<br />

Polisan Holding CEO’su Erol Mizrahi<br />

“İstanbul Yeni Havalimanı,<br />

Türkiye’de hatta dünyada<br />

son yıllarda geliştirilen özel<br />

projelerden belki en önemlisi.<br />

Cumhuriyet Tarihi’nin bu en<br />

büyük ve stratejik projesinde<br />

çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.<br />

Gerek ürün gamımız gerekse<br />

kurumsal yapımız ile bu<br />

denli büyük bir projeye katkı<br />

sağlayacağımızı ve en iyisini<br />

sunacağımızı düşünüyoruz”<br />

dedi. Mizarahi, sözlerine şöyle<br />

devam etti:<br />

“Bu özel projede ürün<br />

gamımızda yer alan astar ve son<br />

kat boyalarla hizmet vereceğiz.<br />

Portföy içerisinde sektörün lider<br />

ve en çok beğenilen iç cephe<br />

ürünü Elegans Extra Yarımat<br />

ürünümüz de bulunmaktadır.<br />

2018 yılı başında açılacak<br />

olan projenin ilk fazında ilk<br />

ön görülere göre 1 milyon<br />

metrekare ve üzeri, farklı<br />

ürün grupları ile birlikte 15<br />

bin kova üzeri bir tüketim<br />

hesaplıyoruz. Geçtiğimiz ay<br />

bir dünya devi olan Japon<br />

Kansai Paint ile gücümüze güç<br />

kattık. Polisan Kansai Boya<br />

olarak, dünya markası olma<br />

yolunda emin adımlarla ilerliyor<br />

ve uluslararası işlere imza<br />

atıyoruz.”<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


DOĞUŞ FIRÇA KALİTESİ İLE<br />

ADINDAN SÖZ ETTİRİYOR<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

40<br />

1980 yılında boya ve<br />

temizlik fırçaları<br />

sektöründe üretime<br />

başlayan Doğuş Fırça 1997<br />

yılında kurumsallaşarak üretim<br />

ağına yeni çeşitler ekledi ve<br />

sektörde önemli bir yer edindi.<br />

Doğuş fırçayı yakından tanımak<br />

amacı ile Fatih Güloğlu ile<br />

gerçekleştirdiğimiz söyleşide<br />

Güloğlu: “Ürünlerimizin<br />

bir kısmını yurt dışına ihraç<br />

etmekteyiz. Son yıllarda<br />

uluslararası piyasada da<br />

kalitemiz ile adından söz<br />

ettirmeye başlayan tanınan ve<br />

istenen bir marka olma yolunda<br />

ilerlemekteyiz.” diyerek Doğuş<br />

Fırça ile ilgili önemli bilgiler<br />

verdi.<br />

“Kalitesi ile adından söz<br />

ettiriyor”<br />

40 yıla yakın tecrübe ve<br />

birikimlerini ürünlerine<br />

yansıtarak müşterilerine en iyi<br />

kalite ve fiyatı sunduklarını<br />

aktaran Fatih Güloğlu Doğuş<br />

Fırça ile ilgili şunları aktardı:<br />

“1997 yılında kurumsallaşarak<br />

DOĞUŞ FIRÇA adını alan<br />

firmamız kendi bünyesinde<br />

imal ettiği çeşitli ürün<br />

guruplarında kalite ve<br />

markalaşmaya önem vererek<br />

geniş bir ürün yelpazesine sahip<br />

oldu. Bugün çok çeşitli faaliyet<br />

alanlarına hitap eden, ihtiyacını<br />

oluşturan ürünlerinin temelini<br />

kendisi imal eden ve her<br />

ürettiği üründe sektörde önde<br />

olan, ürünlerinin rengi modeli<br />

adı taklit edilen bir marka<br />

haline gelmiş bulunmaktadır.<br />

İnşaat sektörü içerisinde<br />

ıspatula & mala grubu ile boya<br />

kısmında boya fırçaları ve<br />

boya rulolarını üretmekteyiz.<br />

Bunun yanında temizlik<br />

sektöründe paspas, mop &<br />

yersil grubu, temizlik kovaları<br />

ve temizlik fırçalarını CLİMAX<br />

alt markamız ile temizlik<br />

malzemeleri üretmekteyiz.<br />

Yurt içinde ve yurt dışındaki<br />

resmi kurumlara hitap<br />

etmekteyiz ve amiral gemimiz<br />

olan oto yıkama fırçaları<br />

ile sektöründe lider olan<br />

ürünleri üretiyoruz. PARFIR<br />

ve FLAŞ markalı oto yıkama<br />

fırçalarımız sektörde zirvede<br />

olan en popüler ürünlerimizdir.<br />

Girdiğimiz sektörlerde üstün<br />

kalite ve hizmet politikasıyla<br />

üretimlerimiz devam<br />

etmektedir. Ürünlerimizin<br />

bir kısmını yurt dışına ihraç<br />

etmekteyiz. Son yıllarda<br />

uluslararası piyasada da<br />

kalitemiz ile adından söz<br />

ettirmeye başlayan tanınan ve<br />

istenen bir marka olma yolunda<br />

ilerlemekteyiz. “ dedi.<br />

“Direkt kullanıcılardan<br />

geribildirim alıyoruz”<br />

Ar-Ge çalışmaları hakkında<br />

bilgi veren Güloğlu: “AR-GE<br />

çalışmaları ile ürünlerimizi<br />

sürekli yenileyerek daha iyi<br />

bir hal alması için sürekli<br />

çalışmaktayız ve sonuçlarını<br />

en iyi şekilde analiz ettikten<br />

sonra imalat kısmımız<br />

ürünlerdeki varsa problem<br />

veya iyileştirmeleri en hızlı<br />

şekilde sonuca ulaştırmaktadır.<br />

Tecrübeli ve işinde profesyonel<br />

olan ekibimiz sayesinde<br />

her zaman başarılı sonuçlar<br />

alıyoruz. Bunun yanı sıra<br />

düzenli olarak ürünlerimizi<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


direkt kullanıcılara ücretsiz<br />

olarak dağıtıp, sonuçlarını<br />

kullanılmış ürünlerle<br />

birlikte rapor alıyoruz.<br />

Boyacılara, inşaat ustalarına,<br />

temizlik elemanlarına ve oto<br />

yıkamacılara dağıttığımız<br />

ürünler daha sonra kullanıcı<br />

raporları ile birlikte toplanarak<br />

inceleniyor. Aldığımız şikâyet<br />

ve talepler bizler için çok<br />

büyük önem arz etmektedir.<br />

Kullanılmış olan ürünler<br />

üzerinde de çalışmalar yaparak<br />

en iyi sonuca ulaşmaya<br />

çalışıyoruz. Bunlara ek olarak<br />

dışarıdan bağımsız test<br />

hizmetleri sağlayan firmalara<br />

yaptırdığımız testler sonucunda<br />

ürünlerin dayanıklılık sökülme<br />

ve kıl bırakma oranlarını<br />

öğrenmekteyiz.” dedi.<br />

“Bizler için önemli olan bayii<br />

sayısından ziyade bayilerimize<br />

vermiş olduğumuz hizmettir”<br />

Mevcut yatırımlarını, gelişen<br />

teknoloji ile doğru orantılı<br />

yaptıklarını yaptıklarını belirten<br />

Güloğlu: “Genellikle mevcut<br />

yatırımlarımızı gelişen teknoloji<br />

ile doğru orantılı şekilde<br />

yapıyoruz ayrıca yatırımları<br />

yenilemek, genişletmek veya<br />

sıfırdan yeni yatırımlar dikkate<br />

alındığında bizim için önemli<br />

olan ilk unsur yapılacak yatırım<br />

ne kadar sürede bize geri<br />

döneceğidir. Bunun dışında<br />

hizmet kalitemizi arttıracak<br />

müşterimizi memnun edecek<br />

her türlü yatırımları zaman<br />

kaybetmeden gerçekleştirmeye<br />

özen göstermeye çalışıyoruz.”<br />

derken bayilik yapılanması<br />

hakkında da bilgiler verdi.<br />

Fatih Güloğlu: “Türkiye<br />

genelinde firmamız ölçeğinde<br />

yeterli sayıda diyebilecek<br />

kadar bayiimiz mevcut<br />

bizler için önemli olan bayii<br />

sayısından ziyade bayilerimize<br />

vermiş olduğumuz hizmettir.<br />

Bayilerimize vermiş olduğumuz<br />

hizmette yaşayacağımız en<br />

ufak bir problem bizim için<br />

çoğu şeylerden daha önemlidir.<br />

Bayilerimizin tamamına yakını<br />

sektörde bilinen, kendini<br />

kanıtlamış, uzun yıllardır<br />

sektörün içerisinde olan<br />

firmalardır. Ağırlıklı olarak<br />

hırdavat ve boya toptancılarıyla<br />

bayilik anlaşması yapmaktayız.”<br />

dedi.<br />

<strong>2017</strong> yılı öngörü ve<br />

beklentilerini ileten Güloğlu:<br />

“İçerisinde bulunduğumuz<br />

<strong>2017</strong> yılı için en önemli etken,<br />

döviz kurları seviyesi olacaktır,<br />

çünkü ithal girdiler üretim<br />

maliyetlerimizde önemli bir<br />

yer tutmaktadır. Değişkenlik<br />

gösteren kur fiyatları da<br />

üretim maliyetlerimizi sürekli<br />

değiştirdiğinden dolayı belirsiz<br />

kur hepimiz için olumsuz<br />

sonuçlanmaktadır.” diyerek<br />

sözlerine son verdi.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

41


BASF AHŞAP VE METAL BOYALARI<br />

İÇİN YENİ IŞIK STABİLİZATÖRLERİNİ<br />

PAZARA SUNDU<br />

oluşturuyor. Tinuvin serisi su<br />

bazlı sistemler için geliştirildi.<br />

Ürünler metilizotiazolinon<br />

(MIT) içermemesi ile dikkat<br />

çekerken, alerjik reaksiyonlara<br />

karşı uyarı amacıyla kullanılan<br />

EUH 208 etiketi gerektirmiyor.<br />

Bu nedenle Tinuvin serisi<br />

ürünler sürdürülebilir ve<br />

çevresel korumaya uygun<br />

ürünler olarak dikkat çekiyor.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

42<br />

BASF su bazlı sistemler için Tinuvin® DW (N) serisinden beş<br />

yeni yüksek performanslı ürün sunarken, dayanıklı ve renk<br />

solmasına dirençli boyaların düşük maliyetle üretilmesini<br />

sağlayan Tinuvin® 249 ile fark oluşturuyor.<br />

BASF, ahşap ve metal<br />

boyaları için ürettiği<br />

yeni ışık stabilizatörleri<br />

Tinuvin® DW (N) serisindeki<br />

beş ürününü tanıtıyor. BASF<br />

ayrıca özel ürünü Tinuvin®<br />

249 ile dış mekanda kullanıma<br />

yönelik, dayanıklı kaplamaların<br />

formüle edilmesi için artan<br />

yüksek performanslı ışık<br />

stabilizatörü talebini de<br />

karşılayacak. BASF, 4-6 Nisan<br />

tarihleri arasında katılacağı<br />

<strong>2017</strong> Avrupa Boya Fuarı’nda<br />

Tinuvin® DW (N) serisi ve diğer<br />

yeni ürünlerini sergileyecek.<br />

Tinuvin DW (N) serisinden<br />

yeni ışık stabilizatörleri<br />

BASF, Tinuvin 123-DW (N),<br />

Tinuvin 400-DW (N), Tinuvin<br />

477-DW (N), Tinuvin 9945-<br />

DW (N) ve Tinuvin 5333-DW<br />

(N) olmak üzere beş Tinuvin<br />

ürününü satışa sundu. Tinuvin<br />

serisi, potansiyel olarak kritik<br />

hammadde içeriği alanında<br />

artan talebe cevap verecek yeni<br />

sıvı ışık stabilizatörleri neslini<br />

Tinuvin 249<br />

Tinuvin serisinin fark yaratan<br />

ürünü Tinuvin 249 ise, bazik<br />

olmayan bir ışık stabilizatörü<br />

(HALS). Tinuvin 249, çok<br />

çeşitli boya sistemleriyle<br />

uyumlu ve yüksek derecede<br />

renk haslığına ve su direncine<br />

sahip kaplamaların üretilmesini<br />

sağlıyor. Ekonomik olması ile<br />

de dikkat çeken Tinuvin 249,<br />

aynı zamanda düşük viskozitesi<br />

sayesinde boya içinde kolay<br />

karışarak zamandan tasarruf<br />

sağlıyor ve atık oranını<br />

azaltıyor. Renge etkisi olmayan<br />

Tinuvin 249 yüksek kaliteli<br />

şeffaf verniklerin üretimi için<br />

de uygun.<br />

BASF EMEA Reçine ve Katkı<br />

Maddeleri Yöneticisi Ulf<br />

Neidlein Tinuvin serisi ile ilgili<br />

olarak “Işık stabilizatörleri<br />

alanında maliyet uygunluğu,<br />

artırılmış performans ve<br />

sürdürülebilirlik gibi trendler<br />

ön planda. Yeni Tinuvin<br />

ürünleriyle müşterilerimize,<br />

bu önemli talepleri karşılayan<br />

yenilikçi çözümler sunuyoruz.”<br />

şeklinde konuştu.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


“ÇOK YÖNLÜ ORTAKLIKLAR SEKTÖRE<br />

FARKLI BİR BOYUT KAZANDIRDI”<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

44<br />

1969 yılında Sadettin<br />

Yeşilkaya ve (oğlu)<br />

Seyfettin Yeşilkaya<br />

tarafından Emek Fırça olarak<br />

kurulan firma, fırça imalatına<br />

getirdiği farklılıklarla ticarî<br />

hayatına devam ediyor. Daha<br />

önceleri (1969-1995) yıllarında<br />

(el işi badana fırçası, inşaat<br />

fırçası, ayakkabı fırçası, makine<br />

fırçası, kozmetik fırçası, oto<br />

fırçası, yer süpürme fırçaları<br />

vs.) üretirken 2008 yıllarında<br />

Yeşil Rulo ve Fırça San. kurup<br />

günümüz ve ileri teknolojisine<br />

uygun ürünler üreten firma,<br />

her geçen gün artan üretim<br />

kapasitesi ile ticari hayatına<br />

devam ediyor.<br />

Yeşil Rulo ve Fırça yetkilileri<br />

yaptığımız röportajda yetkililer;<br />

inşaat ve yapı sektörüne hizmet<br />

verdiklerini belirtirken, Yeşil<br />

markası adı altında boya rulosu<br />

ve boya fırçaları üreterek, boya<br />

sektörüne hizmet verdiklerini<br />

aktardılar.<br />

İnovasyon ve Ar-Ge<br />

alanlarında çalışmalarınızdan<br />

bahseder misiniz?<br />

YEŞİL, olarak yenilikçi ve<br />

buluşçu bir mantık üzerinden<br />

firmamızı yönetmeye<br />

çalışmakla birlikte ARGE<br />

çalışmalarına ciddi bir önem<br />

vermekteyiz, sektörümüzle<br />

ilgili tüm dünyadaki gelişmeleri<br />

dikkatle takip edip, ürettiğimiz<br />

ürünlere farkındalık katmak<br />

için tüm gücümüzle çalışıyoruz<br />

Yatırım planları<br />

oluşturulurken hangi<br />

kriterlere öncelik<br />

veriyorsunuz? Önümüzdeki<br />

dönemler için yatırım<br />

planlarınız var mı, varsa<br />

nelerdir?<br />

YEŞİL, yatırım planları<br />

oluştururken öncelikle<br />

tabii ki de üretimin artması<br />

daha gelişmiş teknolojiler<br />

ve otomasyon sistemleri<br />

önde gelen kriterlerimiz<br />

arasındadır, global dünyada<br />

rekabet edebilmek için hızlı<br />

ve farklı teknoloji planlarımız<br />

en önde gelen düşüncelerimiz<br />

arasındadır<br />

Türkiye genelinde kaç bayiiniz<br />

var? Satış ve pazarlama<br />

alanında ne gibi faaliyetler<br />

yürütüyorsunuz? Bayilere ne<br />

gibi avantajlar sunuyorsunuz?<br />

YEŞİL, Türkiye geneline<br />

çok iyi bir bayi ağına sahip<br />

olmakla birlikte dış piyasalarda<br />

da iyi bir Pazar yakalamış<br />

bir firmadır, satış alanında<br />

bayilerimize ürünlerimizin<br />

özelliklerini ve ince detaylarını<br />

anlatarak onların sahada daha<br />

iyi bir Pazar sahibi olmalarını<br />

ve ürünlerimizi daha iyi<br />

satabilmeleri açısından tüm<br />

kolaylıkları bayilerimize<br />

sunmaktayız.<br />

<strong>2017</strong> yılı için sektörünüz<br />

açısından ön görüleriniz ve<br />

beklentileriniz nelerdir?<br />

YEŞİL olarak <strong>2017</strong> yılı için<br />

öngörülerimiz daha çok<br />

üretim ve Pazar gücümüzü<br />

daha da genişleterek azimle,<br />

sabırla firmamızı daha yerlere<br />

getirmektir.<br />

Sektörün sıkıntıları hakkında<br />

neler söylemek istersiniz? Bu<br />

konuda sunacağınız çözüm<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


ekipmanları sektörünü nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz? Küresel<br />

bazda Türkiye’nin boya<br />

ekipmanları sektöründeki<br />

konumu hakkında neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

Türkiye’de boya ekipmanları<br />

sektörünü giderek yükseldiğini<br />

görmekteyiz, Son 10 yılda hızla<br />

büyüyen boya sektörü oldukça<br />

dikkat çekici bir konuma<br />

geldi. Sektörde uzmanlaşma,<br />

globalleşme ve çok yönlü<br />

ortaklıkların ağırlık kazanması<br />

sektöre farklı bir boyut<br />

kazandırdığını düşünmekteyiz.<br />

önerileri nelerdir?<br />

Sektörümüzdeki sıkıntılardan<br />

birkaç örnek verecek olursak,<br />

kar marjlarının aşırı düşük<br />

olması, Sektördeki hatalı<br />

rekabetin hem firma karlarını<br />

azalttığı, hem de müşterileri<br />

bölerek piyasanın işleyişini<br />

bozduğu, birde Uzakdoğu<br />

mallarının piyasa çok ekonomik<br />

fiyatlarla satılması, yetkililerin<br />

Uzakdoğu mallarının ülkemize<br />

girişi konusunda daha iyi<br />

bir çalışma yapmalarını ve<br />

kota seviyelerinin artması<br />

ülkemizdeki üretici firmaların<br />

faydalarına olacağını<br />

düşünüyoruz.<br />

Türkiye’de boya<br />

Son olarak eklemek<br />

istedikleriniz?<br />

İçinde bulunduğumuz<br />

yüzyılda, ekonomik ve<br />

sosyal alanda yaşanan hızlı<br />

gelişim ve değişimler ile<br />

rekabet şartlarının zorlaşması<br />

organizasyonlara mevcut<br />

kaynaklarını kullanmalarında<br />

hata şansı tanımamaktadır.<br />

Başarısızlıkla sonuçlanan<br />

projeler kıt kaynakları<br />

boşa harcamakta ve<br />

organizasyonların rekabet<br />

avantajını kaybetmesine hatta<br />

organizasyonun devamlılığına<br />

zarar vermektedir. İnşaat<br />

sektörü açısından da durum<br />

farklı değildir. Sektörün yapısı<br />

gereği proje bazlı çalışan<br />

firmalarda proje seçimi daha<br />

da önemli konumdadır.<br />

İnşaat sektöründe faaliyet<br />

gösteren bir çok firma hatalı<br />

proje seçimi yüzünden<br />

projeleri başarısızlıkla<br />

sonuçlandırmış ve zarar<br />

görmüşlerdir. Bu çalışmanın<br />

amacı inşaat sektöründe<br />

faaliyet gösteren firmalar için<br />

proje seçimi ve/veya portföy<br />

yönetiminde kaynakları doğru<br />

yönlendirilirse çok daha iyi<br />

bir konuma geleceğimizi<br />

düşünüyoruz.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

45


“İNSAN YAŞAMININ<br />

STANDARTLARINI ARTIRIYORUZ”<br />

Hem ürün hem de kalite<br />

olarak en üst segmentte<br />

konumlandırılan Geberit,<br />

her geçen gün hedef kitlesini<br />

genişleterek sektörde yükselen<br />

başarı grafiği ile ilerlemeye<br />

devam ediyor. Son dönem<br />

çalışmaları ve yeni ürünleri<br />

ile ilgili bilgi almak adına<br />

röportaj yaptığımız Geberit<br />

Türkiye Genel Müdürü Cengiz<br />

Kazazoğlu sorularımızı<br />

yanıtlayarak önemli<br />

açıklamalarda bulundu.<br />

RÖPORTAJ<br />

46<br />

Firmanız hakkında bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Geberit olarak, iki<br />

ana ürün grubumuz<br />

bulunuyor; sıhhı tesisat<br />

sistemleri ve borular. Sıhhı tesisat<br />

sistemleri, beş ürün grubundan<br />

oluşuyor; gömme rezervuarlar,<br />

rezervuar iç takımları,<br />

bataryalar ve deşarj sistemleri,<br />

süzgeçler, sifonlar, tesisat<br />

montaj ekipmanları ve Geberit<br />

Aquaclean. Borular ise temiz ve<br />

pis su boru ve fittingsleri, bakır<br />

boru ve fittingsler, paslanmaz<br />

çelik ve CuNiFe boru ve<br />

fittigslerinden oluşuyor.<br />

Hedef kitle olarak proje bazında<br />

bakarsak, ağırlıklı olarak 4-5<br />

yıldızlı projeler diyebiliriz.<br />

Çünkü Geberit ürünleri, hem<br />

kalite hem de fiyat olarak en üst<br />

segmentte konumlandırılıyor.<br />

Ancak Geberit olarak piyasada<br />

bulunan ürün portföyünü<br />

genişletip farklı segmentlere<br />

uygun ürünleri piyasaya sunarak<br />

hedef kitlemizi de genişletiyoruz.<br />

Son tüketici bazında bakarsak<br />

da evine, ev dekorasyonuna,<br />

evinde yenilikçi teknolojilere<br />

önem veren, çevreye duyarlı,<br />

su tasarrufunun çevre ve<br />

ev ekonomisi için önemini<br />

kavramış yenilikçi bir kitleye<br />

hitap ediyoruz.<br />

Firmalara sunduğunuz<br />

avantajlar konusunda bilgi<br />

verir misiniz?<br />

Ürünlerimizi seçen firmalara;<br />

tasarım özgürlüğü sağlayan<br />

ürünleri seçme imkanı, güvenilir,<br />

uzun ömürlü ürünler, gömme<br />

rezervuarlarda 10 yıl ürün<br />

garantisi ve 25 yıl yedek parça<br />

temin garantisi sunuyoruz. Bu<br />

sayede onlarda müşterilerine<br />

kaliteli ürünler kullanılmış mülk<br />

edindirmiş oluyorlar.<br />

Pazarda, diğer firmalardan sizi<br />

ayıran noktalar nelerdir?<br />

1874 yılından beri insan<br />

yaşamının standartlarını<br />

artırmak için çalışıyor ve<br />

ödünsüz kalite anlayışımızla<br />

ürünler geliştiriyoruz. Geberit,<br />

Türkiye’ye ilk girdiği yıllardan<br />

beri pazara sunduğu ürünlerle<br />

lider ve inovatif bir marka oldu.<br />

Türkiye, ilk gömme rezervuarı<br />

Geberit ile tanıdı. Aynı şekilde<br />

negatif basınç ile çalışan yağmur<br />

suyu drenaj sistemimiz Geberit<br />

Pluvia ile de bir yenilik sunduk,<br />

profesyonellere. Her iki üründe<br />

de ilk başlarda zorlandık ama<br />

sonrasında o kadar çok tercih<br />

edildik ki rakipler tarafından<br />

hep takip edildi. Bu doğrultuda,<br />

bu yılki mottomuzu da ‘Zaman<br />

geçer, Kalite kalır’ olarak<br />

belirledik. Banyolarda özellikle<br />

duvar arkasındaki ürünlerin<br />

dayanıklılığı ve uzun ömürlülüğü<br />

çok önemli. Geberit’in<br />

ürünlerini geliştirirken en çok<br />

üzerinde durduğu konuların<br />

başında gelen kalite ve hijyen<br />

tüm ürünlerin ana teması<br />

konumunda. Ürünlerimizi<br />

milyonlarca kez testten geçirerek<br />

50 yıldan fazla gömme rezervuar<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Cengiz Kazazoğlu<br />

Geberit Türkiye Genel Müdürü<br />

deneyimi ve 25 yıllık yedek<br />

parça garantisi sunarak uzun<br />

ömürlü bir kullanım garantisi<br />

sağlıyoruz. Bugüne kadar<br />

geliştirilen ürünlerin tamamı<br />

zorlu koşullarda ve kapsamlı bir<br />

şekilde teste tabi tutuluyor.<br />

Gömme rezervuarların 50<br />

yıl boyunca kullanılmasını<br />

garantilemek için simülasyon<br />

çalışmaları sırasında 200.000<br />

kez su doldurulup boşaltılıyor.<br />

Ürünlerimiz, İsviçre’de bulunan<br />

800 metrekarelik hijyen<br />

teknolojileri laboratuvarında<br />

çok sayıda testten geçiyor.<br />

Dayanıklılık, verimlilik,<br />

işlevsellik, kullanım kolaylığı ve<br />

standart uygunluğu olmak üzere<br />

her yönüyle test edildikten sonra<br />

son kullanıcısına ulaşıyor.<br />

Ürün ve malzemelerinizi<br />

belirlerken temel kriterleriniz<br />

nelerdir?<br />

Geberit olarak Ar-Ge<br />

çalışmalarına her sene Avrupa<br />

ortalamalarının üstünde<br />

bir bütçe ayrılmaktadır.<br />

Ürünleri öncelikle ihtiyaçlar<br />

doğrultusunda tasarlamaya özen<br />

göstermekteyiz. Karşılaşılan<br />

sorunların çözümünü sağlayacak<br />

ürünler üretmek ve kullanıcılara<br />

sorunsuz kullanmasını sağlamak<br />

hedefimizdir.<br />

Ürünlerimizde kullanılan<br />

malzemeler ise ürünün öncelikle<br />

kullanıma uygun, dayanıklı ve<br />

çevreci üründen seçilmektedir.<br />

Bu sayede sürdürülebilir bir<br />

ürün üretmek amacımızdır. Aynı<br />

zamanda üretim tesislerimizde<br />

de yenilenebilir enerji<br />

kullanılması ve atık enerjilerin<br />

değerlendirmesi sonucunda<br />

çevreye karşı sorumluluklarımızı<br />

da yerine getirmeye çalışmakta<br />

ve gelecek için daha temiz<br />

bir Dünya bırakmayı<br />

hedeflemekteyiz. Bu konularda<br />

da ISO 9001 Kalite Yönetim<br />

Sistemi ve ISO 14001 Çevre<br />

Yönetim Sistemi sertifikasına<br />

sahibiz.<br />

Sektörde yaşanan sıkıntılar ve<br />

çözüm önerileri konusunda<br />

neler söylemek istersiniz?<br />

İnşaat ve buna bağlı olarak<br />

banyo ve tesisat sektörlerindeki<br />

büyümelerin bazı problemleri<br />

aşılırsa daha sağlıklı olacaktır.<br />

Örneğin, proje alımlarında ana<br />

yüklenici firmalar, perakende<br />

satıcılar yerine direk üretici<br />

firmalar ile iş ilişkisine giriyor.<br />

Yüksek adetli alım yaparken<br />

çoğu zaman üretim fiyatlarını<br />

dahi zorlayan fiyatlara ürün<br />

almaya gayret ediyorlar, bazen<br />

de bunu başarıyorlar. Bu durum<br />

sektörü, hizmet veren firmayı ve<br />

çalışanlarını olumsuz etkiliyor.<br />

Büyümenin sağlıklı bir şekilde<br />

artması, özellikle tüketicinin<br />

haklarının garanti altına alınması<br />

için rekabet ortamının ve kalite<br />

standartlarının korunması<br />

gerekiyor Bu nedenle sektör<br />

büyümesinin yine ağırlıklı<br />

olarak devlet kanadından<br />

olacağını düşünüyor, özel sektör<br />

kanadından ise büyük bir<br />

atılım beklemiyoruz. Daralan<br />

piyasalarda rekabetin daha<br />

yoğun yaşandığını biliyoruz<br />

ve inşaat firmalarının da<br />

çalışmalarını rakiplerinden<br />

farklılaştırmak için kaliteyi<br />

yükseltme çabası içerisine<br />

girdiğini gözlemliyoruz. Öte<br />

yandan hepinizin bildiği<br />

gibi büyük şehirlerde kentsel<br />

dönüşüm projeleri devam ediyor.<br />

Kentsel dönüşüm projelerinin ilk<br />

yıllarında (10 yıl ve daha önce)<br />

inşa edilen yapıların da <strong>2017</strong> ve<br />

daha sonraki yıllarda tadilata<br />

girmelerini ve bu sayede de<br />

oldukça durgun olan perakende<br />

piyasasının canlanmasını<br />

bekliyoruz. Umarım bu<br />

beklentilerimiz karşılıksız<br />

çıkmaz ve Türkiye’nin en önemli<br />

lokomotif sektörlerinin başında<br />

gelen inşaat sektörü, gücünü<br />

katlayarak yoluna devam eder.<br />

2018 yılı içerisinde hedef ve<br />

beklentilerinizden söz eder<br />

misiniz?<br />

Geberit Türkiye olarak,<br />

müşterisine değer yaratmak<br />

ve ortaya çıkan katma değeri<br />

paylaşmak için çalışıyoruz.<br />

Benimsediğimiz pazar ve müşteri<br />

odaklı pazarlama anlayışımızla<br />

müşterilerimizin bizden talep<br />

ettiği ürünleri geliştiriyor,<br />

üretiyor ve pazarlıyoruz. Bu<br />

yıl, satışa sunacağımız 3 yeni<br />

ürünümüz var. Birincisi, bu<br />

yılın gözde ürünü olan en<br />

son teknoloji ile üretilerek<br />

kullanıcısına sınırsız konfor<br />

sunan AquaClean Mera. İkincisi,<br />

mineral döküm teknolojisiyle<br />

üretilen gözeneksiz, pürüzsüz<br />

ve kaymazlık özelliğine sahip<br />

Geberit Setaplano Duş Zemini.<br />

Son olarak hem ankastre hem<br />

de tezgâh üstüne hızlı ve hatasız<br />

olarak montaj yapılabilme<br />

özellikleriyle ön planda olan<br />

Piave ve Brenta fotoselli<br />

bataryalar.<br />

RÖPORTAJ<br />

47


KALE’DEN<br />

BALIKESİR’E 30 MİLYONLUK YATIRIM<br />

Türkiye’nin en köklü kurumlarından olan Kale Grubu; üretim ve satış kapasitesinde Türkiye’de<br />

birinci, Avrupa’da ise 5’inci sırada yer alıyor. 44 yıllık bilgi birikmi ve tecrübesi ile inşaat sektörüne<br />

verdiği hizmetde her geçen gün gücünü artıran Kalekim, <strong>2017</strong> yılının üçüncü çeyreğinde<br />

Balıkesir’e kuracakları yeni fabrika ile de Ege Bölgesi’nde gücünü sağlamlaştıracak.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

50<br />

44 yıllık bilgi birikmi ve tecrübesi ile Türkiye’nin önde gelen<br />

kurumlarından olan Kale Grubu; Kale Boya ve Sıva işletmesinde<br />

yılda 100 bin ton boya ve sıva üreterek Türkiye’nin bir çok noktasına<br />

ve 70 ülkeye hizmet sunuyor. Kalekim’i yakından tanımak, özellikle<br />

boya üretimi ile ilgili bilgi almak adına sorularımızı yönelttiğimiz<br />

Kalekim Genel Müdürü Altuğ Akbaş, önemli açıklamalarda<br />

bulunarak <strong>Nalbur</strong> <strong>Teknik</strong> dergisinin sorularını yanıtladı.<br />

Hangi sektörlere, ne tür<br />

ürünler sağlıyorsunuz? Marka<br />

ve hizmetleriniz hakkında<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Kale Grubu Kurucusu<br />

ve Onursal Başkanı<br />

İbrahim Bodur<br />

tarafından 1973 yılında kurulan<br />

Kalekim, seramik yapıştırıcıları<br />

ve derz dolguları üretimiyle<br />

başladığı faaliyetlerini, bugün,<br />

inşaat sektörünün her türlü<br />

yapı kimyasallarını üreterek<br />

sürdürmektedir.<br />

Yapı kimyasalları sektörünün<br />

jenerik markasını yaratan<br />

Kalekim, 44 yıllık bilgi<br />

birikimi ve tecrübesiyle yeni<br />

ürünler geliştirip, yepyeni<br />

projelere imza atarak, Türk<br />

yapı kimyasalları sektöründe<br />

ilkleri gerçekleştirmeye devam<br />

etmektedir. Bugün Kalekim,<br />

üretim ve satış kapasitesi olarak<br />

Türkiye ve bölgesinde birinci,<br />

Avrupa’da ise 5’inci sıraya yer<br />

almaktadır. Ülkemizde yüzde<br />

50’nin üzerinde pazar payına<br />

ulaşarak sektörde açık ara<br />

önde olan Kalekim, bulunduğu<br />

coğrafyada zirveye çıkmayı<br />

başarmış bir Türk şirketidir.<br />

Kalekim, İstanbul, Yozgat,<br />

Isparta, Mersin, Erzurum ve<br />

Mardin tesislerinde, üretim<br />

faaliyetlerini sürdürüyor. Yapı<br />

kimyasalları fabrikalarında<br />

yıllık toplam 700 bin ton yapı<br />

kimyasalı üretim kapasitesine<br />

sahip olan Kalekim, İstanbul’da<br />

bulunan Kale Boya ve Sıva<br />

işletmesinde yılda 100 bin<br />

ton boya ve sıva üretiyor.<br />

Kalekim, her türlü yapı<br />

kimyasalları, boya-sıva ile ısı<br />

ve su yalıtımı ürünleri üreterek<br />

yapı sektöründe öncülüğünü<br />

sürdürüyor. Bugün 70 ülkeye<br />

ürünlerini sunan Kalekim, ürün<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Kalekim Genel<br />

Müdürü Altuğ Akbaş<br />

gamını, sektördeki trendleri ve<br />

tüketici ihtiyaçlarını gözeterek<br />

yeni ürünler ile genişletiyor.<br />

yıllar öncesine dayanan ve her<br />

geçen gün güçlenen ve büyüyen<br />

bir Ar-Ge bölümümüz var.<br />

Kalekim olarak, Ar-Ge<br />

çalışmalarımızı sadece<br />

performans analizine dayalı<br />

çalışmalarla değil, fiziksel ve<br />

kimyasal çözümlemeye de<br />

dayalı hale getirme vizyonuyla<br />

“Kalekim Uygulamalı<br />

Araştırma Laboratuvarı”nı<br />

oluştuduk ve son teknolojik<br />

cihazlarla donattık. Yarattığımız<br />

bu teknoloji üssünde bir<br />

yandan devlet ve üniversitelerle<br />

projeler yürütebilmeyi<br />

sağlayan enstrümantal analiz<br />

araçları ile çalışmalarımızı<br />

sürdürürken, kalite ve müşteri<br />

memnuniyetini garanti<br />

eden Avrupa Standartlarına<br />

ait tüm testlerimizi de<br />

gerçekleştiriyoruz.<br />

İnovasyon ve Ar-Ge<br />

alanlarında çalışmalarınızdan<br />

bahseder misiniz?<br />

Kalekim’i rakiplerinden ayıran<br />

en önemli özelliklerinden biri<br />

Ar-Ge’ye yaptığı yatırımdır<br />

ve inovasyon en önemli<br />

şirket stratejilerimizdendir.<br />

Ürettiğimiz ürünlerden,<br />

sunduğumuz hizmetlere tüm<br />

süreçlerimizde inovasyonun<br />

önemine inanıyoruz. Bu<br />

anlamda kuruluşu çok uzun<br />

Bugün, Kalekim Araştırma<br />

ve Geliştirme Bölümü’nde,<br />

çimento, akrilik, epoksi,<br />

poliüretan gibi kimyaları<br />

içinde barındıran; seramik<br />

uygulamaları, su yalıtımı, ısı<br />

yalıtımı, zemin sistemleri,<br />

boya, sıva, yüzey hazırlık<br />

malzemeleri gibi oldukça geniş<br />

ürün gamı için geliştirme<br />

ve iyileştirme faaliyetleri<br />

44 yıllık bilgi birikimiyle<br />

gerçekleştiriliyor.<br />

Ar-Ge gücümüzün bir izdüşünü<br />

olan, patenti tamamen<br />

Kalekim’e ait olan ve sektörde<br />

bir ilk olma özelliği taşıyan<br />

KALEKİM ID teknolojisiyle<br />

dünyanın her yerinde bulunan<br />

hammaddelerle aynı kalitede<br />

üretim yapabiliyoruz. Ürünleri,<br />

üretildiği coğrafyadan bağımsız<br />

olarak, farklı iklim koşullarını<br />

simüle eden sıcaklık ve<br />

nem ayarlı özel kabinlerde<br />

test ediyoruz. Uygulama<br />

ve performans testleri<br />

başarıyla sonuçlandırılan<br />

ürünler tüketicilerimizle<br />

buluşturuyoruz.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

51<br />

Ortaya koyduğumuz bilimsel<br />

çalışmalarla ulusal ve<br />

uluslararası birçok platforma<br />

katılımcı olarak davet edilip,<br />

çalışmalarımızı sunmanın, Ar-<br />

Ge gücümüzle dünya çapında<br />

tanınmanın gurunu yaşıyoruz.<br />

Ayrıca Kalekim laboratuvarında<br />

ürünler dünyada sınırlı<br />

sayıda bulunan cihazlarla test<br />

ediliyor. Uygulamalı araştırma


laboratuvarımızda yapılan<br />

temel araştırma çalışmalarıyla<br />

ürün geliştirme çalışmalarına<br />

büyük destek sağlanıyor ve<br />

daha inovatif ürünler yapma<br />

potansiyelimizle birlikte ürün<br />

geliştirme hızımız giderek<br />

artıyor. Ar-Ge yapımız<br />

sadece performans analizine<br />

dayalı değil, performans ile<br />

birlikte fiziksel ve kimyasal<br />

çözümlemeye dayalı ve bu<br />

anlamda çalışan uygulamalı<br />

araştırma laboratuvarımız en<br />

teknolojik cihazlarla donatılmış<br />

durumda.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

52<br />

Çevre politikası ve<br />

sürdürülebilirlik yaklaşımınız<br />

ile ilgili bilgi verir misiniz?<br />

Kalekim olarak, yapı<br />

sektöründeki faaliyet<br />

alanımızda ulusal liderliğimizi<br />

sürdürürken; ülkemizin<br />

bulunduğu bölgede, bilgi<br />

ve teknoloji gücümüz ile<br />

daima en iyi çözümler<br />

üreten bölgesel lider olma<br />

vizyonuyla hareket ediyoruz.<br />

Misyonumuz ise kurumsal<br />

sorumluluğumuzun bilinci<br />

ile profesyonel yeterliliğimizi<br />

işimize yansıtarak daima kaliteli<br />

ve en iyi çözümleri yaratmak ve<br />

bizimle çalışan herkese değer<br />

katmaktır.<br />

Yapı alanında sektöre liderlik<br />

eden bir şirket olarak,<br />

toplumsal sorumluluk<br />

anlayışımız konusunda özenli<br />

olmaya gayret gösteriyoruz.<br />

Müşterilerimizin ihtiyaç ve<br />

beklentilerine en doğru cevabı<br />

verebilmek için tüm faaliyet<br />

alanlarımızda “Daima en iyi”<br />

olmayı prensip ediniyoruz.<br />

Şirket olarak, ülkemizde<br />

sürdürülebilir bir büyümeyi<br />

başarmanın yolunun sürekli<br />

iyileştirme ve geliştirmeden<br />

geçtiğinin bilincindeyiz.<br />

Kalekim olarak, “Başka<br />

bir dünya yok, dünyayı<br />

kurtarabilmek için<br />

yapılacaklar çok” prensibinden<br />

hareketle, doğal kaynak<br />

kullanımında oldukça<br />

duyarlıyız. Atıklarımızı ayırıp<br />

tekrar doğaya kazandırma<br />

çalışmaları yapıyoruz.<br />

Yasal mevzuatlara uyum<br />

çerçevesinde; çevre, eğitim, iş<br />

sağlığı ve güvenliği, müşteri<br />

memnuniyeti konularında<br />

sorumluluğumuzun farkında<br />

olmaya devam ediyoruz.<br />

Yatırım planları<br />

oluşturulurken hangi<br />

kriterlere öncelik<br />

veriyorsunuz? Önümüzdeki<br />

dönemler için yatırım<br />

planlarınız var mı, varsa<br />

nelerdir?<br />

Yapı kimyasalları alanında<br />

özellikle Türkiye’nin yakın<br />

çevresi bizim için çok önemli.<br />

Ortadoğu ve Afrika’da<br />

farklı açılımlarla büyümek<br />

istiyoruz. Bir yandan da<br />

dünyaya entegre olarak,<br />

farklı coğrafyalarda üreten, o<br />

coğrafyanın insanlarına ürün<br />

satan ve onlardan alan bir yapı<br />

oluşturuyoruz.<br />

Bugün dünyanın pek<br />

çok yerinde güçlü bir<br />

dağıtım ağına sahibiz ve<br />

ürünlerimizi tam 70 ülkede<br />

tüketici ve profesyonellerle<br />

buluşturuyoruz. İhracatımızın<br />

yüzde 6’sını Avrupa Birliği<br />

ülkelerine, yüzde 35’ini<br />

Ortadoğu’ya, geri kalanını tüm<br />

dünyaya yapıyoruz. 2016 yılı<br />

dahil önümüzdeki dönemde bu<br />

bölgelerdeki faaliyetlerimizle<br />

birlikte Afrika’da da etkinliğimiz<br />

artacak.<br />

30 milyon TL yatırımla<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Balıkesir’de yeni bir fabrika<br />

kuruyoruz<br />

Balıkesir’e 30 milyon TL<br />

yatırımla yeni bir Kalekim<br />

fabrikası kuruyoruz. İstanbul,<br />

Isparta, Mersin, Yozgat,<br />

Erzurum ve Mardin olmak<br />

üzere 5 coğrafi bölgede üretim<br />

yapan fabrikalarımıza Balıkesir<br />

ile birlikte Ege Bölgesi’ni de<br />

katıyoruz. Böylece bölgedeki<br />

konumumuzu güçlendirecek,<br />

Marmara Bölgesi’ndeki<br />

faaliyetlerimizi de desteklemiş<br />

olacağız. Balıkesir fabrikamızı<br />

<strong>2017</strong>’nin üçüncü çeyreği içinde<br />

açmayı planlıyoruz.<br />

Kalekim olarak faaliyet<br />

gösterdiğimiz tüm iş<br />

kollarında üretim yapabilecek<br />

kapasiteyle hayata geçecek<br />

yeni fabrikamızda, her türlü<br />

yapı kimyasallarını kapsayan;<br />

seramik yapıştırıcıları, derz<br />

dolguları, su ve ısı yalıtım<br />

malzemeleri, iç ve dış cephe<br />

boyaları ve dekoratif dış cephe<br />

sıvaları, en yeni teknolojiyle<br />

üreteceğiz.<br />

Boya ürünlerinin satıldığı<br />

nalbur dükkanlarında,<br />

satıcıların son kullanıcıya<br />

ürün hakkında yeterli bilgi<br />

verebilmesi oldukça önemli.<br />

Bu noktada perakendeci ve<br />

son kullanıcı arasında sağlıklı<br />

bilgi akışını sağlamak için<br />

üreticilere ne gibi görevler<br />

düşüyor? Sizin bu konudaki<br />

çalışmalarınız nelerdir?<br />

Müşterilerimiz ve bayilerimizle<br />

dayanışma, işbirliği ve<br />

uzun süreli güvene dayanan<br />

ilişkiler içinde olmak,<br />

en önemli değerlerimiz<br />

arasında yer alıyor. Gerek iş<br />

alanlarımızdaki operasyonel<br />

ve finansal sonuçlarımız,<br />

gerekse toplumsal alandaki<br />

faaliyetlerimiz için hedef<br />

koyarken, başarma inancımızın<br />

temel noktalarından biri<br />

de, bayilerimizin bu ortak<br />

hedeflerimize katkısı, inancı ve<br />

katılımı olmuştur.<br />

Kalekim olarak, sektörün<br />

kalifiye eleman ihtiyacını<br />

karşılamak ve ustalara yatırım<br />

yapmak amacıyla 2001 yılında<br />

kurduğumuz Kalekim Usta<br />

Kulübü ile sektöre önemli<br />

katkılarda bulunuyoruz.<br />

Bugün üye sayısı 55 bine<br />

yaklaşan Kalekim Usta Kulübü<br />

kapsamında Türkiye’nin<br />

çeşitli il ve ilçe merkezlerinde<br />

seminerler veriyoruz. Bu<br />

seminerlerde ustaları ürün ve<br />

uygulamalar, Kalekim Usta<br />

Kulübü hizmetleri ve yenilikler<br />

hakkında bilgilendirmenin yanı<br />

sıra sunduğumuz hediyelerle<br />

de iş yapma olanaklarını<br />

geliştirmelerine artı değer<br />

katıyoruz.<br />

Zorunlu hale gelen ‘Mesleki<br />

Yeterlilik Belgesi’uygulaması<br />

öncesinde, geçtiğimiz yıllarda,<br />

Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği<br />

ile ustalarımız için Uyum ve<br />

Geliştirme Kursları düzenledik,<br />

kurs sonunda başarılı olanlara<br />

MEB Onaylı Resmi Kurs<br />

Bitirme Belgesi sağladık. Bu<br />

kapsamda gerçekleştirdiğimiz<br />

tüm çalışmaların; seramik<br />

kaplama, boya, sıva, su ve ısı<br />

yalıtım ustalarının mesleki<br />

bilgi ve becerilerini geliştirmek<br />

ve sektöre kalifiye eleman<br />

kazandırmak açısından çok<br />

önemli olduğuna inanıyoruz.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

53<br />

Kalekim olarak, KSV<br />

(Kaleseramik Eğitim Vakfı)<br />

çatısı altında, ‘Mesleki Yeterlilik


Belgesi’ konusunda da ustalara<br />

destek vermeye devam<br />

ediyoruz. Yapı sektörünün<br />

önemli iş kollarından olan<br />

‘Seramik Karo Kaplamacısı’,<br />

‘İnşaat Boyacısı’, ‘Isı Yalıtımcısı’<br />

ve ‘Su Yalıtımcısı’ olmak üzere<br />

4 ayrı dalda ‘Mesleki Yeterlilik<br />

Belgesi’ vermeye yetkili<br />

olan KSV İktisadi İşletmesi;<br />

Kalekim ve Kaleseramik’in<br />

eğitim desteğiyle ustaları sınav<br />

yapıyor, sınavda başarılı olanlar<br />

ise Mesleki Yeterlilik Belgesi<br />

almaya hak kazanıyor.<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

54<br />

Türkiye’de boya sektörünü<br />

nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />

Küresel bazda Türkiye’nin<br />

boya sektöründeki konumu<br />

hakkında neler söylemek<br />

istersiniz?<br />

Türkiye gelişen bir ekonomiye<br />

sahip ve bu inşaat sektörüne de<br />

olumlu yansıyor. Önümüzdeki<br />

yıllarda da sektörün büyümeye<br />

devam edeceğini söyleyebiliriz.<br />

Enerji verimliliği çalışmaları<br />

kapsamında binalarda<br />

zorunlu tutulan ısı yalıtımı,<br />

sektörü canlandıran başka bir<br />

önemli etmen. Boya sektörü<br />

de önümüzdeki süreçte bu<br />

paralelde büyüyecektir.<br />

Boya sektörünün gelişimini<br />

direkt olarak ilgilendiren<br />

bir başka faktör ise konut<br />

kullanıcılarının ev ve<br />

binalarını boyama sıklığıdır.<br />

Araştırmalar ülkemizde<br />

gelişmiş ülkelere kıyasla<br />

daha seyrek boya yapıldığını<br />

ve renovasyona gidildiğini<br />

gösteriyor. Boyama sıklığı alım<br />

gücü ile doğru orantılı olduğu<br />

kadar ağlışkanlık ve boyanın<br />

ulaşılabilir olması ile de ilgili.<br />

Bu konuda sektör temsilcileri<br />

olarak çalışmalarımız devam<br />

ediyor.<br />

Sizce yıllık renk trendlerinde<br />

belirleyici rol oynayan<br />

faktörler nelerdir?<br />

Yeni renk trendlerinde çevreci<br />

anlayış ve doğal renkler<br />

belirleyici rol oynuyor. Daha<br />

huzurlu ve daha ferah bir ortam<br />

yaratan doğal renklerin yanı<br />

sıra, boya seçiminde su bazlı ve<br />

çevreye zarar vermeyen ürünler<br />

tercih ediliyor. Doğadan gelen<br />

renkler daha sade tonlarda<br />

kalırken, modern renkler canlı<br />

ve koyu olarak öne çıkıyor.<br />

Türkiye genelinde kaç bayiiniz<br />

var? Satış ve pazarlama<br />

alanında ne gibi faaliyetler<br />

yürütüyorsunuz? Bayilere ne<br />

gibi avantajlar sunuyorsunuz?<br />

Kalekim olarak, ana ve tali<br />

bayilerimizle, diğer bütün<br />

satış noktalarımızla birlikte<br />

tüm Türkiye’de yaklaşık<br />

7000 noktada bulunuyoruz.<br />

Seramik yapıştırıcısından<br />

derz dolguya, ısı ve su yalıtımı<br />

ürünlerinden dekoratif sıva<br />

ve boyaya, endüstriyel zemin<br />

ürünlerinden her türlü harç<br />

ve katkı malzemelerine kadar<br />

çok geniş yelpazede bir ürün<br />

gamına sahibiz. Bu doğrultuda<br />

bayilerimiz ve bayi çalışanlarına<br />

özel olarak ürünlerimizin<br />

doğru şekilde uygulama<br />

tavsiyeleri sağlayabilmeleri için<br />

teknik eğitimler sunuyoruz.<br />

Bununla beraber düzenli olarak<br />

onlarla bir araya gelip ürün ve<br />

hizmetlerimizle ilgili görüşlerini<br />

almaya özen gösteriyoruz.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ’NİN<br />

EN BÜYÜK TOPTAN SATIŞ MAĞAZASI<br />

ÖZGÜNEŞ AİLESİ<br />

RÖPORTAJ<br />

56<br />

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en büyük toptan satış mağazası<br />

Özgüneş LTD. ŞTİ., 300’e yakın çalışanı ile 32 yıldır Karadeniz<br />

bölgesine hizmet vermeye devam ediyor. Örnek bir başarı<br />

hikayesine sahip olan Özgüneş’i yakından tanımak adına Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Halis Güneş’e sorularımızı yönelttik. Güneş,<br />

sorularımıza içtenlikle yanıt verirken şirketini, Özgüneş ailesi olarak<br />

tanımladı ve en büyük sermayenin insan kaynağı olduğunu belirtti.<br />

Öncelikle firmanızın kurumsal<br />

yapısından ve kuruluş<br />

aşamalarından bahseder<br />

misiniz?<br />

Firmamız aile şirketidir.<br />

1985 yılında seyyar<br />

satıcılıkla başlayıp, her<br />

geçen gün yeniliklere açık,<br />

sistemli, planlı ve programlı<br />

şirketleri örnek alarak<br />

bugünlere Allah (c.c)’ ın izniyle<br />

gelmiştir. Devalüasyonları<br />

yaşamış, yaşayanları görmüş,<br />

başarılı olan firmaları görmüş<br />

başarısız olanları görmüş ve<br />

hepsini biriktirip acele etmeden<br />

istikrarlı bir karar vermiştir.<br />

İstişareye çok önem veriyoruz<br />

ve istişarelerimizin bereketini<br />

çok şükür görüyoruz. Şuan<br />

ikinci kuşak olan çocuklarımız<br />

da tam anlamıyla işin içinde<br />

ve Allah (c.c) nasip ederse<br />

üçüncü kuşakların ve ondan<br />

sonraki kuşakların da bu<br />

şirketi devam ettirmesini ve<br />

ticaretimizi daha iyi yerlere<br />

getirmesi için ailemiz, mesai<br />

arkadaşlarımız, muhasebemiz<br />

ve danışmanlarımız ile birlikte<br />

çalışmalarımıza devam<br />

ediyoruz. Şuan şirketimizde 300’<br />

e yakın kişi istihdam etmektedir.<br />

Firmamız Trabzon merkezli<br />

olup Doğu Karadeniz bölgesinin<br />

tamamına hizmet vermektedir.<br />

Bölgemize kaliteli hizmeti<br />

sunmak, ticaretimizi daha iyi<br />

yerlere gelmesi için imalatçı<br />

ve ithalatçı firmalarımızın da<br />

destekleriyle birlikte bu günlere<br />

geldik inşallah bundan sonra<br />

da ticaretimizin daha iyi yerlere<br />

gelmesi için elimizden geleni<br />

yapmaya devam edeceğiz.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Ürün gruplarınız nelerdir?<br />

Bayiliğini yaptığınız<br />

markalardan bahseder misiniz?<br />

Bu markaları tercih etme<br />

sebepleriniz nelerdir?<br />

Ürün gruplarımızı kısaca<br />

özetlemek gerekirse hırdavat,<br />

kırtasiye, züccaciye, lüks<br />

hırdavat, elektrik elektronik,<br />

plastik, oyuncak ve temizlik gibi<br />

ürünlerin bölgede toptan satış<br />

hizmetini sunmaktayız. Hırdavat<br />

sektöründe Akdemir Makine,<br />

Güzel Metal, Karakuş Hırdavat,<br />

Cansular, Uğur Hırdavat, Güney<br />

Hırdavat, Saraç <strong>Teknik</strong>, Çulha<br />

Hırdavat, Global <strong>Teknik</strong>, Baytaş,<br />

Beşel Madeni Eşya, İtal Hırdavat,<br />

Zimak El Aletleri, Selectron Vida,<br />

Bayramoğlu Hırdavat, Akyüzler<br />

İnşaat, Dima Hırdavat, As İlaç<br />

Sanayi, Fişek Hırdavat, İntratek…<br />

vb.gibi firmaların bölgede yıllarca<br />

ürününü satmaktayız ve her<br />

geçen gün satışının arttığını ve<br />

son tüketicilerin de memnun<br />

olduğunu görmekteyiz.<br />

Özgüneş’ in bölgedeki pazar payı<br />

nedir? Pazarın gelişmesi için<br />

neler yapmak gerekiyor?<br />

Özgüneş’ in bölgedeki pazar<br />

payı her geçen gün büyümekte.<br />

1985 yılında Samsun’da başlayıp<br />

1990 yılında Trabzon’ a gelerek<br />

32 yıldır kazanmış olduğumuz<br />

ticari tecrübelerimizin her<br />

geçen gün arttığını ve piyasanın<br />

büyümesinden daha fazla<br />

hizmetimizin büyüdüğünü<br />

gördük. Çünkü bölgeyi çok iyi<br />

bildiğimizden dolayı hizmetimiz<br />

her geçen gün tatlı bir çıkışla<br />

yola devam etti. Bundan sonraki<br />

dönemler içinde Trabzon<br />

merkezli olup Doğu Karadeniz’<br />

in tamamına en iyi şekilde<br />

kaliteli hizmet sunmak, fuar<br />

organizasyonlarımızla bölgeye<br />

canlılık getirmek, imalatçı ve<br />

ithalatçı firmaların desteklerini<br />

bölgeye en iyi şekilde sunarak<br />

ticaretimize Allah (c.c)’ ın izniyle<br />

devam etmeyi düşünmekteyiz.<br />

Özgüneş olarak bütün Karadeniz<br />

Bölgesine hitap ediyorsunuz. Sizi<br />

bu denli başarılı kılan noktalar<br />

neler oldu?<br />

Biz Özgüneş olarak Karadeniz’de<br />

doğduk 54 yıldır da Karadeniz’ de<br />

yaşıyoruz ve bölgenin ihtiyacını,<br />

havasını, suyunu çok iyi bildiğimiz<br />

için fabrikalara gittiğimizde<br />

fabrikanın her ürettiğini<br />

almıyoruz. Fabrikanın her ürettiği<br />

Türkiye ve dünyaya hitap ediyor<br />

fakat biz bize hitap eden noktadan<br />

yola çıkarak ürünlerimizi<br />

alıp bölgeye sunuyoruz ve<br />

bölgemizdeki müşterilerde<br />

herhangi bir stok maliyetine<br />

girmeden, hangi mevsimde<br />

hangi ürünlerin satılacağını<br />

tecrübelerimizle müşterilerimize<br />

aktarıp uygun fiyatlarda kaliteli<br />

ürünü sunarak, fabrikaların<br />

desteğiyle birlikte ürünlerini alıp<br />

hızlıca satıyor. Bu da bölgemize<br />

hareket getirip piyasayı canlı<br />

tutmasına ve bölgede kaliteli ve<br />

verimli bir ticaret yapmamızı<br />

sağlıyor.<br />

Sektöre yeni adım atan ya da<br />

büyümek isteyen firmalara<br />

tecrübeleriniz doğrultusunda<br />

neler önerirsiniz?<br />

Sektöre yeni açılacak firmalarla<br />

ilgili önce tanışmayı isteriz.<br />

RÖPORTAJ<br />

57


RÖPORTAJ<br />

58<br />

Kendilerini firmamızda ağırlarız<br />

veya biz firmayı ziyarete gideriz<br />

asla telefonda bu konuları<br />

görüşmeyiz. Birbirimizle önce<br />

tanışır ve bugüne kadar hangi<br />

sektörlerde çalıştığını, nerelerde<br />

çalıştığını, ne iş yapmak istediğiyle<br />

alakalı muhabbet eder ve ön<br />

fizibilite çalışması yaparız.<br />

Karşılıklı istişareler sonucu hangisi<br />

hayırlısı olacaksa karar vererek<br />

ticaretimizin yolunu belirleriz.<br />

Bayi seçerken nelere dikkat<br />

ediyorsunuz? Çalışma<br />

prensiplerinizden bahseder<br />

misiniz?<br />

Bizimle çalışmak isteyen firmalar<br />

için ne kravatına ne de altındaki<br />

arabasına asla bakmıyoruz.<br />

Onun hayat tecrübesine,<br />

heyecanına ve bize vermiş<br />

olduğu özgüvenine bakarak 32<br />

yıllık hayat tecrübemizden yola<br />

çıkarak kendisine ne şekilde<br />

faydalı olabiliriz, ticaretimizi<br />

hangi noktalara taşıyabilip<br />

taşımayacağımızla ilgili istişareler<br />

yaparak yol haritası çiziyoruz. Bu<br />

haritadan yola çıkarak ticaretimize<br />

her şeyi en başından konuşarak<br />

başladığımız için ilerleyen<br />

süreçlerde de herhangi bir sorun<br />

yaşamamaktayız. Bu zamana<br />

kadar çok şükür Allah (c.c)’ a<br />

ticaretimiz bu şekilde gerçekleşti<br />

ve bundan sonrada inşallah bu<br />

şekilde ilerlemeyi düşünmekteyiz.<br />

Sizi seçen bayiler ne gibi<br />

avantajlar elde ediyor?<br />

Bizi seçen bayiler bölgede 1985<br />

yılından beri aynı sektörde devam<br />

emekte olduğumuz için merkezi<br />

Trabzon olmak üzere Ordu,<br />

Giresun, Gümüşhane, Bayburt,<br />

Rize, Artvin il ve ilçelerine<br />

yaklaşık 9500 müşteriye hizmet<br />

vermekteyiz. Bu bölgelerde<br />

haftada 1 gün veya 2 gün servis<br />

ve pazarlama ağımızla birlikte<br />

bu bölgelere 90.000 barkod<br />

ürünümüz ile hizmet verdiğimiz<br />

için firmalar bizi tercih etmektedir.<br />

Bölgemizde bizimle anlaşma<br />

yapan firmaların büyüdüğünü,<br />

onlar da bizler de birlikte<br />

görmekteyiz. Çünkü 32 yıllık<br />

ticari tecrübemizin olduğunu ve<br />

bu tecrübemizi de her geçen gün<br />

arttırarak bölgeye daha kaliteli<br />

hizmet vermek müşterilerimizi<br />

memnun ediyor.<br />

Bölgenizdeki nalburiye ve<br />

hırdavat pazarını değerlendirir<br />

misiniz? Pazar yeniliğe açık mı?<br />

Sorunlarınız nelerdir, çözümü<br />

için neler yapılmalı?<br />

Hırdavat ile ilgili pazarda çok<br />

boşluk olduğunu görmekteyiz.<br />

Bu boşluğu hemen yarın<br />

doldurma şansımız yok. Önce<br />

sermaye ve iyi bir altyapı<br />

kurmamız ve firmalardan da<br />

bu konular için destek alarak<br />

fabrikaların bu bölgeye ürün<br />

satabileceğine inanmaktayız.<br />

Ben 32 yıldan beri büyümekte<br />

olduğumuzu görmekteyim yalnız<br />

bu büyümemiz yeterli değil<br />

daha da çok boşluk olduğunu<br />

düşünüyorum. Çünkü sebebi<br />

şu; bölgelerde bir ürünü bir kişi<br />

veya iki kişi sattığı zamanki satış<br />

ile aynı ürünü 20 kişi sattığı<br />

zamanki satış arasında hem<br />

tatlı bir rekabet oluyor hem de<br />

ulaşılamayan yerlere ulaşılmaya<br />

çalışılıyor herkes birbiri ile<br />

tatlı bir yarış içinde son derece<br />

güzel ve bereketli bir ticaret<br />

olacağına inanmaktayım. Aynı<br />

zamanda yeni çıkmış ürünlerin<br />

tanıtımının daha iyi yapılarak,<br />

kataloglar ve ürün numuneleriyle<br />

birlikte dolaşarak bizlerin ziyaret<br />

edilmesinin daha faydalı olacağını<br />

düşünmekteyim.<br />

Son kullanıcılarda ‘doğru<br />

ürün’ algısı oluşması için neler<br />

yapılmalı? Siz bu kapsamda<br />

hangi çalışmaları yapıyorsunuz?<br />

Üreticilere ne gibi görevler<br />

düşüyor?<br />

Bölgemizin mevsim gelmeden<br />

önce ihtiyacını tahlil yapmaktayız.<br />

Bu durumda bir önceki senemizin<br />

satışını dikkate alarak kendi ön<br />

gördüğümüz büyüme hedefine<br />

göre stok bulundurmaktayız.<br />

Bölgede satmış olduğumuz<br />

ürünlerin tüketici tarafından<br />

takdir görmesini devamlılık<br />

arzu etmesini müşterinin aynı<br />

markayı ısrarla istemesine<br />

dikkat ettik ve önem gösterdik.<br />

Firmalardan almış olduğumuz<br />

ürünlerden satışa sunduğumuz<br />

ürünlerin son tüketici tarafından<br />

şikayetleri ve memnuniyetsizlikleri<br />

duyduğumuz an harekete geçerek<br />

bu ürünü geri toplamanın ve iade<br />

etmenin fabrikalara da konuyu<br />

anlatarak bir daha böyle bir<br />

hataların olmamasını sağlamalıyız.<br />

Yapılan bir hatanın tüketiciye<br />

yansımamasına markaların bu<br />

konuda zarar görmemesine<br />

çok dikkat etmekteyiz. Üretim<br />

boyutunda da ürünün daha kaliteli<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


ve ithalatçı firmalarımızın<br />

desteğini bölgemizde kendileri<br />

buradaymış gibi hizmet vermeyi<br />

düşünmekteyiz.<br />

olması için elimizden geleni hep<br />

beraber yaparak doğru ürünü,<br />

doğru kişilere doğru zamanda<br />

tedariğini sağlamamız gerektiğini<br />

düşünmekteyim.<br />

<strong>2017</strong> yılı için yol haritanız ve<br />

hedefleriniz nelerdir?<br />

<strong>2017</strong> yılı için yol haritamızda<br />

şuan ki mevcut olduğumuz<br />

yer Trabzon ili Akçaabat ilçesi<br />

Akçakale beldesinde anayola 500<br />

mt içerde kalan 7500 m2 kapalı<br />

alan yerimizden yine Akçakale’de<br />

anayol üzeri 7 kat toplam 21.000<br />

m2 kullanım alanına sahip<br />

plazamıza Allah (c.c) nasip ederse<br />

en kısa zamanda geçiyoruz. Yeni<br />

yerimizde hem ürün çeşitliliğini<br />

arttırmak hem de daha kaliteli<br />

hizmet sunmayı hedeflemekte ve<br />

4 mevsim 4 fuar organizasyonu<br />

gerçekleştirmeyi düşünmekteyiz.<br />

100’e yakın firmaya reyon vererek<br />

ürün numunelerini koyup, 3<br />

veya 4 gün firmaların kendi<br />

elemanları reyonların başında<br />

durarak, ürününü daha iyi<br />

şekilde sunup, bu bölgede 2014<br />

yılında yaptığımız ve 3.000’in<br />

üzerinde katılımın gerçekleştiği<br />

fuar organizasyonumuzu<br />

kendi yerimizde yılda 4 fuar<br />

organizasyonu düzenleyerek bu<br />

7 ili fabrikalar ile tanıştırmayı<br />

düşünmekteyiz. 2014 yılında<br />

yaptık çok güzel meyvesini<br />

gördük ve bölgeye heyecan ve<br />

hareket getirdi inşallah bundan<br />

sonraki fuarlarımızda daha<br />

neşeli ve bereketli geçeceğini<br />

düşünmekteyim. Fuar<br />

organizasyonumuzun yanı sıra<br />

şuanda 300’e yakın çalışanımız<br />

var aynı zamanda çalışan<br />

sayımızı da artırmayı, imalatçı<br />

Sektörde karşılaştığınız<br />

sorunlar ve bu sorunlara dair<br />

çözüm önerileriniz aktarır<br />

mısınız? Sorunların çözümü<br />

konusunda varsa ilgili kamu<br />

ve kuruluşlardan talep ve<br />

beklentileriniz nelerdir?<br />

Bölgemizde sorunlarla<br />

karşılaşmıyoruz diyebiliriz. Çünkü<br />

görüşmelerimizi yüz yüze karşılıklı<br />

yaptığımız için karşımızdaki<br />

kişiyi iyi tahlil ederek hayat<br />

tecrübemizin de sayesinde çok<br />

şükür Allah (c.c)’ a hiçbir sıkıntı<br />

yaşamamaktayız.<br />

Toparlamak gerekirse son olarak<br />

eklemek istedikleriniz nelerdir?<br />

Biz Özgüneş ailesi olarak <strong>Nalbur</strong><br />

<strong>Teknik</strong> ailesine çok teşekkür<br />

ederiz. Kendileriyle fuarda tanıştık,<br />

muhabbet ettik. Derginizde<br />

bize yer vermek istediğinizi<br />

söylediğinizde 32 yıllık hayat<br />

tecrübemizden elimizden geldiği<br />

kadarıyla en içten bir şekilde<br />

anlatacağımızı söyledik. Bu dergi<br />

çalışmanızda da ayın toptancısı<br />

bölümünüzde bize yer verdiğiniz<br />

için sizlere çok teşekkür ediyor<br />

başarılarınızın devamını diliyor ve<br />

Özgüneş ailesi olarak Trabzon’ dan<br />

kucak dolusu selam ediyoruz.<br />

RÖPORTAJ<br />

59


ÖZKAN MENGENE’NİN<br />

BUNDAN SONRAKİ HEDEFİ İHRACAT<br />

RÖPORTAJ<br />

60<br />

Özkan Makine El Aletleri Genel Müdürü Özkan Ünal; <strong>2017</strong> -<br />

2018 yıllarında tesviyeci tezgah mengenelerinde yeni modeller<br />

çıkaracaklarını aktararak bundan sonraki hedeflerinin dış<br />

pazara açılmak olduğunu belirtti.<br />

43 yılı aşkın süredir sektörde<br />

varlığını sürdüren Özkan<br />

Makine El Aletleri, marka<br />

olma yolunda emin adımlarla<br />

ilerliyor. Özkan Makine<br />

El Aletleri Genel Müdürü<br />

Özkan Ünal ile yaptığımız<br />

söyleşide Ünal: “43.yılı aşkın<br />

süredir sektörün içindeyiz.<br />

Özkan Makine El Aletleri’nin<br />

temellerini bu tecrübeyle 2008<br />

yılında attık. 2008 yılından<br />

günümüze kadar yüksek kaliteli<br />

ürün, müşteri memnuniyeti<br />

ve güveni ön planda tutarak,<br />

Türkiye genelinde marka olma<br />

yolunda ilerledik.” dedi.<br />

Ağırlıklı olarak mengene<br />

üretimi yapılıyor<br />

Sabit tesviyeci mengene, döner<br />

tabla tesviyeci mengene, tesisatçı<br />

mengene, matkap mengeneleri,<br />

boru mengeneleri, büyük tip<br />

işkence ve küçük tip işkenceler<br />

alanında üretim yaptıklarından<br />

bahseden Ünal, ağırlıklı olarak<br />

mengene üretimi yaptıklarının<br />

altını çizdi.<br />

50’yi aşkın toptancı<br />

Hırdavat sektöründe 50’yi aşkın<br />

toptancı firmaya ürün tedarik<br />

ettiklerini aktaran Özkan Ünal;<br />

Türkiye genelinde ürünlerinin<br />

çok yaygın bir pazarda<br />

olduğunu, gerek toptancı<br />

bayileri gerekse son kullanıcı<br />

ile ürünlerinin Türkiye’nin<br />

her il ve ilçesine ulaştıklarını<br />

belirtti. Ünal, satış sonrasında<br />

müşterileri ile sürekli iletişim<br />

halinde kalarak her sorun ve<br />

soruya destek sağladıklarına<br />

değindi.<br />

Yeni modeller yolda<br />

<strong>2017</strong> - 2018 yıllarında tesviyeci<br />

tezgah mengenelerinde yeni<br />

modeller çıkaracaklarını ve<br />

bunun çalışmalarının devam<br />

ettiğini aktaran Ünal; henüz<br />

ihracatlarının bulunmadığını,<br />

bundan sonraki hedeflerinde,<br />

iç pazarda oluşan güven ve<br />

marka oluşumunun dış pazara<br />

aktarılması olduğunu söyledi.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


“GÜVENİLİR İŞ ORTAKLIĞI”<br />

RÖPORTAJ<br />

62<br />

Ticari işlemlerde paradan Barter’a giden süreci ulusal ve küresel<br />

boyutlara taşımayı hedefleyen Türk Barter’ın amacı; ticaret<br />

yaşamında parayı tamamen ortadan kaldırmak değil salt para<br />

olmadan da ticaret yapılabileceği bilincini yaygınlaştırmaktır.<br />

Alternatif ticaret ve<br />

finans modeli olan<br />

Barter sistemi bugün<br />

Türkiye iş dünyasına Türk<br />

Barter tarafından kazandırılmış<br />

önemli bir sektör. Türk Barter,<br />

sunduğu sistemle ekonomik<br />

yaşama artı değer katmanın<br />

yanı sıra tüm sektörlere<br />

yönelik üretimi durdurmayan,<br />

istihdamı koruyan, sermayeyi<br />

güçlendiren, parayı amaç<br />

değil araç yapabilen risksiz<br />

ekonomi çözümü sunuyor.<br />

Barter sisteminin Türkiye’de<br />

benimsenmesini ve yaygın<br />

şekilde kullanılmasını misyon<br />

edindiklerini vurgulayan<br />

Türk Barter Genel Müdürü<br />

M. Sırrı Şimşek, bu amaçla<br />

“Barter Eğitimleri” vererek<br />

gençlere de yol gösterdiklerini<br />

söyledi. Güçlü bir Türkiye’nin,<br />

ekonomik anlamda bağımsız<br />

Türkiye’den geçtiğine<br />

inandıklarını dile getiren<br />

Şimşek, çalışmaları ve sektörle<br />

ilgili sorularımızı cevaplandırdı.<br />

Türk Barter hakkında bilgi<br />

verir misiniz? Kuruluşundan<br />

bu yana geçen süreci anlatır<br />

mısınız? Sektöründeki yeri<br />

nedir?<br />

“Türk Barter, Barter sisteminin<br />

Türkiye’de uygulanmasına<br />

öncülük etmiş ve Barter<br />

deneyimlerini birleştiren bir<br />

grup girişimci profesyonel iş<br />

adamı tarafından kurulmuştur.<br />

Girişimcileri ve çalışanlarının<br />

aynı çatı altında bütünleştiği<br />

aile yapısı, teknolojik altyapı<br />

desteği ve çağdaş yönetim<br />

sistemiyle Türk Barter’ın<br />

bugünkü güçlü yapısını<br />

oluşturmaktadır. Müşterilerine<br />

süratli ve kaliteli hizmet<br />

sunmayı ilke edinen Türk<br />

Barter; gücünü büyük bir<br />

hassasiyetle bünyesine<br />

kattığı üye firmalarından ve<br />

kendisinin de üyesi olduğu<br />

Dünya Barter Birliğine<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Türk Barter Genel Müdürü<br />

M. Sırrı Şimşek<br />

(IRTA) bağlı uluslararası<br />

firmalardan oluşan Barter<br />

Ortak Pazarı’ndan almaktadır.<br />

Ticari işlemlerde paradan<br />

Barter’a giden süreci ulusal<br />

ve küresel boyutlara taşımayı<br />

hedeflemiş Türk Barter’ın<br />

amacı; ticaret yaşamında parayı<br />

tamamen ortadan kaldırmak<br />

değil salt para olmadan da<br />

ticaret yapılabileceği bilincini<br />

yaygınlaştırmaktır. Türk Barter<br />

kurulduğu yıllardan bu yana<br />

çok ciddi anlamda değişiklikler<br />

ve hep yükselen grafikler<br />

çizmiştir. Öncelikle Barter<br />

sisteminin ülke ekonomisine<br />

kazandırılmasında ve ticari bir<br />

model olarak algılanmasında<br />

çok önemli görevler almış ve<br />

yerine getirmiştir. Türkiye’de ilk<br />

Barter şirketi olarak devletin<br />

Barter modellemesindeki<br />

uğraşlarına tecrübelerini<br />

aktarmıştır. Bizler; küresel<br />

ve stratejik düşünce, çevre,<br />

toplum ve müşteri odaklılık,<br />

kaynaklara saygı ve verimlilik,<br />

bilimsellik ve bütünsel kalite,<br />

uzlaşma, değişim ve paylaşım<br />

değerlerini Türk Barter’ın temel<br />

değerleri olarak kabul ediyor<br />

ve bu değerler aracılığı ile<br />

Barter’ın Türk ekonomisine güç<br />

katmasını amaçlıyoruz.”<br />

Barter nedir?<br />

“Barter, alternatif ödeme ve<br />

finansman sistemidir. İhtiyaç<br />

duyulan mal veya hizmetin,<br />

satılan mal veya hizmet<br />

karşılığında satın alınmasına<br />

Barter denir. Barter birebir<br />

mal değiş tokuş işlemi değildir.<br />

Barter birkaç istasyonlu bir<br />

takas işlemidir. İhtiyaç duyulan<br />

mal veya hizmetin, satılan mal<br />

veya hizmet karşılığında satın<br />

alınmasına Barter denir. İlk<br />

uygulamaları takas yöntemi<br />

olan Barter Sistemi, organizatör<br />

bir şirket aracılığı ile çoklu<br />

takas yöntemini geliştirmiştir.<br />

Barter sisteminin en önemli<br />

araçları arz ve talep bilgileridir.<br />

Bu bilgiler ile Barter Ortak<br />

Pazarı’ndan bahsetmek<br />

mümkün olabilir. Barter Ortak<br />

Pazarı bir aidiyet duygusu ile<br />

hareket edebilen firmaları bir<br />

araya getiren Barter şirketi<br />

tarafından oluşturulur. Türk<br />

Barter Ortak Pazarı geniş<br />

açılımlı ve dünyada en kapsamlı<br />

sektör dağılımına sahip bir<br />

pazardır. Barter sistemi, üye<br />

firmaların arzlarının satışı<br />

ve taleplerinin karşılanması<br />

esasında çalışır ve talepler<br />

için ilgili firmaları Barter<br />

Ortak Pazarı’nda birlikte<br />

çalışmaya davet ederek büyür.<br />

Satış yaparak alacaklanan<br />

firma ihtiyaçlarını Barter<br />

Ortak Pazarı’nda bulunan üye<br />

firmaların satışa sundukları mal<br />

veya hizmetlerden karşılar.”<br />

Türk Barter’ın hedefleri<br />

nelerdir? Bu hedefler<br />

doğrultusunda yeni<br />

projeleriniz olacak mı?<br />

“Hedefimiz; en önemli<br />

kaynağımız olan insanı verimli<br />

ve başarılı hale getirecek<br />

sistemleri oluşturmaktır. Tüm<br />

dünyada fırsatları erken görüp<br />

ülke ekonomisine faydalı bir<br />

şekilde değerlendirmektir.<br />

Çağdaş yönetimin gerektirdiği<br />

kurumsal yönetim kurallarını<br />

uygulayarak Türk Barter’ı<br />

uzun yıllar varlığı güvenle<br />

anılan bir grup yapmaktır.<br />

Ana ilkelerimiz; gelir<br />

ve istihdam oluşturarak<br />

ülkemizin, müşterilerimizin ve<br />

çalışanlarımızın menfaatlerini<br />

en üst seviyeye çıkararak<br />

büyümek, yurt içi ve yurt<br />

dışında güvenilir marka<br />

olmayı sürdürmektir. Bizler<br />

Türk Barter olarak tüm<br />

ilişkilerimizde “güvenilir iş<br />

ortaklığı” ilkesini titizlikle<br />

uyguluyoruz. Hedeflerimizi<br />

bu inançtan aldığımız güçle<br />

gerçekleştiriyoruz.”<br />

Türk Barter’a kimler nasıl üye<br />

oluyor?<br />

“Bir şirket Barter sistemiyle<br />

çalışmaya karar verdiği<br />

zaman üyelik süreci, ilgili<br />

brokerler tarafından yapılacak<br />

toplantılarla başlıyor. Bu<br />

toplantılarda şirketin öncelikle<br />

bir projesi hazırlanıyor ve bu<br />

projede şirketin stok yapısı,<br />

atıl kapasitesi, nakit durumu<br />

ve kredi durumu analiz<br />

edilerek şirketin sisteme dâhil<br />

edilmesi sağlanıyor. Türk<br />

Barter, sistemden talep edilen<br />

mal veya hizmetleri veren<br />

şirketleri, talebi olan firmayla<br />

bir araya getiriyor. Firmanın<br />

üye olması için de birtakım<br />

formaliteleri tamamlaması<br />

gerekiyor: Şirketin faaliyette<br />

olması, şirketin arzlarının reel<br />

olması, fiyatlarının reel olması<br />

ve Türk Barter’ın yapmış olduğu<br />

inceleme sonucunda şirketin<br />

Barter sektöründe faaliyeti<br />

bulunacak bir firma olması.”<br />

Üyelerinize kredi veriyor<br />

RÖPORTAJ<br />

63


RÖPORTAJ<br />

64<br />

musunuz?<br />

“Evet, üyelerimize “Barter<br />

Mal ve/veya Hizmet Kredisi”<br />

veriyoruz. Barter Mal ve<br />

Hizmet Kredisi; üyenin, Barter<br />

Ortak Pazar’ında ödemeyi<br />

Barter Çeki ile yaparak mal<br />

veya hizmeti, satın alma<br />

işlemlerinde borçlanabilme<br />

limitidir. Üyelerimizden kredi<br />

talebi geldiğinde, uzmanlarımız<br />

kredi risk analizi yapıyor ve<br />

teminat alımı karşılığında 1<br />

yıl vadeli faizsiz mal ve hizmet<br />

kredisi veriliyor. Bizim kredi<br />

sistemimizin bankalardan<br />

farkı ve avantajı, faizsiz<br />

olması ve aldığınız kredinin<br />

karşılığını kendi ürettiğiniz<br />

mal veya hizmetle ödüyor<br />

olmanızdır. Bankacılık<br />

uygulamalarında krediler,<br />

faiz oranları doğrultusunda<br />

nakden geri ödemeye tabidir.<br />

Oysaki teminat kapsamı ve<br />

kredilendirme Türk Barter’ın<br />

belirlediği oranda yapılır.<br />

Kredi borcu bulunan üye, 1<br />

yıl içerisinde Barter Ortak<br />

Pazarı’nda satış yaparak<br />

borcunu faizsiz olarak Barter ile<br />

öder.”<br />

Kaç şubeniz var?<br />

“Türkiye’de İstanbul’da bulunan<br />

Genel Merkezimiz; yurt içinde<br />

Adana, Ankara, Antalya, Bursa,<br />

İzmir, Kayseri, Konya ve yurt<br />

dışında 9 şubemiz ile hizmet<br />

vermekteyiz.”<br />

Arz ve Talep oluşturmak ne<br />

demek ve nasıl oluyor?<br />

“Üye, Barter sisteminde<br />

çalışabilmesinin yegâne<br />

göstergesi olan arz bilgisini<br />

sisteme kaydetmek ile ya da<br />

bildirmek ile yükümlüdür.<br />

Arz, satıcıların çeşitli fiyat<br />

seviyesinde satmak istedikleri<br />

mal miktarlarını gösteren<br />

tablodur. Bu tablonun sistem<br />

içinde oluşturularak üyelerin<br />

hızlı bir şekilde arzdan haberdar<br />

olması sistemin sağlıklı<br />

büyüme göstermesi için önem<br />

taşımaktadır. Arz bildirim<br />

formu sistem üyelerinin<br />

pazara sunmak istedikleri mal<br />

veya hizmetlerin nitelik ve<br />

özelliklerini belirttikleri matbu<br />

formdur. Üyenin sisteme arz<br />

etmek istediği ürünün miktar,<br />

fiyat vs. özelliklerini gösterir<br />

belgedir. Üyenin, Barter sistemi<br />

ile satın almak istedikleri<br />

malların veya hizmetlerin<br />

bilgilerinden oluşturduğu<br />

listedir. Arz, Barter Online<br />

programına kaydedilerek diğer<br />

üyelere duyurulur. Arz edilen<br />

mal veya hizmet, web sitesi,<br />

e-mail, call center ve dergi gibi<br />

yayın araçları ile diğer üyelere<br />

duyurulur. Arz duyurusu<br />

yapılan mal veya hizmeti talep<br />

eden firma, broker’lar aracılığı<br />

ile ürün alımını gerçekleştirir.”<br />

Yurt dışı üyeliğiniz var mı?<br />

“IRTA ( Dünya Barter<br />

Birliği ) Yönetim Kurulu<br />

üyeliğimiz ve IRTA Avrupa<br />

Etik Komite Yönetim Kurulu<br />

Başkanlığında olmamızdan<br />

dolayı işlemlerimizi uluslararası<br />

anlamda yapmaktayız.<br />

Hedeflerimiz arasında anlaşmalı<br />

olduğumuz ülkelerin sayısını<br />

artırmak ve tüm dünya ülkeleri<br />

ile iş birliği halinde olmak<br />

var. Ayrıca 17 ülke ile iş birliği<br />

anlaşmalarımız bulunmaktadır.<br />

Amerika, İngiltere, Fransa,<br />

Dubai, Singapur, Belçika,<br />

Meksika, Polonya, Hollanda,<br />

Çek Cumhuriyeti, İzlanda,<br />

Rusya, İtalya, Azerbaycan,<br />

Bosna Hersek ve Kanada ile iş<br />

birliğimiz devam etmektedir.”<br />

Çalışanlarınız için<br />

düzenlediğiniz sosyal<br />

etkinlikleriniz var mı? Kısaca<br />

bahseder misiniz?<br />

“Her yıl geleneksel olarak<br />

“Barter Club” etkinlikleri ile<br />

üyelerimiz ve çalışanlarımızı<br />

buluşturuyor, gezi toplantı<br />

vb. sosyal etkinliklerde<br />

bulunuyoruz. Barter Club, gerek<br />

üye ve çalışan diyaloglarının<br />

sağlıklı işlemesi gerekse de üye<br />

adaylarının bilinçlendirme<br />

faaliyetlerini üstlenmiştir.”<br />

Sektöre vermek istediğiniz bir<br />

mesajınız var mı?<br />

“Son zamanlarda uluslararası<br />

literatürde bağlantıları olmayan,<br />

akreditasyonu Dünya Barter<br />

Birliği (IRTA) tarafından<br />

kabul görmemiş ve şirketlere<br />

geri dönüşlerde ciddi zararlar<br />

verebilen Barter şirketlerinin<br />

kurulmakta. Kontrolsüz olarak<br />

kurulan bu tür şirketler sektöre<br />

olan güveni de sarsmaktadır.<br />

Kurulan sözde Barter şirketleri<br />

ile Türk Barter’ın hiçbir şekilde<br />

direkt, endirekt ve stratejik<br />

iş birliği yoktur. Böyle bir<br />

bağlantı kesinlikle söz konusu<br />

olamaz. Amaçları farklı olan<br />

diğer Barter şirketleri, kredi<br />

risk yönetiminden yoksun<br />

olarak müşterilerine karşılıksız<br />

krediler vererek Barter<br />

sektörüne çok ciddi bir darbe<br />

vurmaktadır. Bu maksatla<br />

müşterilerimizi ve Barter<br />

sisteminden fayda bekleyen<br />

potansiyel firmaları uyarıyoruz.<br />

Barter sistemi modelini<br />

kapsayan bir mevzuatın<br />

olmamasından kaynaklanan<br />

yeni oluşum şirketlere zarar<br />

vermektedir. Bu nedenle<br />

sistem, bir mevzuata ihtiyaç<br />

duymaktadır. Bu maksatla<br />

bir an önce Barter Kanunu<br />

çıkarılmalıdır ki bu tarz<br />

girişimler engellensin ve Barter<br />

sistemi güvenle yoluna devam<br />

etsin.”<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


İŞ DÜNYASI REFERANDUM<br />

SONUCUNU DEĞERLENDİRDİ<br />

EKONOMİ<br />

66<br />

Türkiye’nin kaderini değiştirecek referandumda ‘evet’ kazandı.<br />

Ekonomi dünyası referandum sonuçlarını değerlendirdi.<br />

Türkiye İhracatçılar<br />

Meclisi (TİM) Başkanı<br />

Mehmet Büyükekşi,<br />

“Halkımız, güven ve istikrar<br />

ortamının devamı yönünde<br />

görüş bildirmiştir. Çift<br />

başlılığın kalkmasının<br />

önemini kavramış, koalisyon<br />

dönemlerinden kalan<br />

yaraların tekrar açılmaması<br />

için sürece son noktayı<br />

koymuştur. Bugün Türkiye<br />

için bir değişim günüdür.”<br />

ifadelerini kullandı.<br />

TİM ve İstanbul Sanayi<br />

Odası (İSO) yaptıkları yazılı<br />

açıklama ile referandum<br />

sonuçlarını değerlendirdi.<br />

TİM Başkanı Büyükekşi,<br />

halkın kendisi ve geleceği<br />

için en doğru kararı verdiği<br />

yorumunda bulunarak,<br />

şunları kaydetti: “Kararın<br />

tüm halkımız için hayırlara<br />

vesile olması en büyük<br />

temennimizdir. Halkımız,<br />

güven ve istikrar ortamının<br />

devamı yönünde görüş<br />

bildirmiştir. Çift başlılığın<br />

kalkmasının önemini<br />

kavramış, koalisyon<br />

dönemlerinden kalan<br />

yaraların tekrar açılmaması<br />

için sürece son noktayı<br />

koymuştur. Bugün Türkiye<br />

için bir değişim günüdür.<br />

İnşallah, Cumhurbaşkanlığı<br />

Hükümet Sistemi ile birlikte<br />

karşılaştığımız bürokratik<br />

engeller azalacak, karar<br />

alma mekanizması hızlı bir<br />

şekilde gerçekleşecek ve<br />

uygulamada yaşanan sorunlar<br />

azalacak. Aynı zamanda<br />

bakanlıklarımız arasında<br />

koordinasyon artacak<br />

ve kamu verimliliği üst<br />

seviyelere yükselecek. Yine<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


aynı şekilde, yeni sisteminin<br />

sağladığı istikrar ve güven ile<br />

yatırımlar hızlanacak. Böylece<br />

hem üretim, hem istihdam<br />

hem de ihracatımız artacak.<br />

İhracatımızda ‘Atılım Yılı’ ilan<br />

ettiğimiz <strong>2017</strong>, aynı zamanda<br />

Türkiye’nin de atılım yılı<br />

olacak. 2023 hedeflerimize<br />

daha emin adımlarla<br />

yürüyeceğiz.”<br />

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan<br />

da sonuçların hayırlı<br />

olması temennisinde<br />

bulunarak, “Türkiye<br />

anayasa değişikliğiyle<br />

ilgili referandumu büyük<br />

bir olgunluk, huzur ve<br />

demokratik toplumlara örnek<br />

teşkil edecek yüksek bir<br />

katılımla gerçekleştirmiştir.<br />

Anayasa değişikliği milletimiz<br />

tarafından kabul görmüştür.<br />

Referandum sonucu<br />

milletimiz ve ülkemiz için<br />

hayırlı olsun. Ortaya çıkan<br />

sonucun milletimizin birlik<br />

ve beraberliği esas alınarak<br />

tüm sorumlular tarafından<br />

doğru bir şekilde analiz<br />

edilip değerlendirileceğine<br />

inanıyoruz. Önümüzdeki<br />

dönemin ekonominin<br />

ana gündem maddesi<br />

olduğu, seçim atmosferinin<br />

yaşanmayacağı, ülkemizi<br />

yarınlara taşıyacak yapısal<br />

reformların gerçekleştirileceği<br />

bir dönem olmasını<br />

diliyorum.” ifadelerini<br />

kullandı.<br />

CNR Holding Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Ceyda Erem<br />

ise referandumu “refaha<br />

atılan ilk adım” olarak<br />

nitelendirerek, “Yeni ve büyük<br />

Türkiye’nin temelleri ‘evet’le<br />

bugünden atılmış oldu.<br />

Türkiye’nin ihtiyacı temel<br />

hak ve özgürlüklerin yanı<br />

sıra ekonomik özgülüklerin<br />

de önünü açacak, sosyal<br />

refahı artırmayı hedefleyen<br />

bir anayasa değişikliğinin<br />

milletimize hayırlı olmasını<br />

diliyorum. Dileğimiz,<br />

demokrasilerde millet<br />

iradesinin ifade edildiği kabul<br />

edilen sonucun olgunlukla<br />

kabul edilmesidir. Sandıktan<br />

‘evet’ çıkmış olması ülke<br />

ekonomisinde hatırı sayılır<br />

bir iyileşme sağlayacak.”<br />

değerlendirmesini yaptı.<br />

“BU KARARIN<br />

TEK KAZANANI<br />

MİLLETİMİZDİR”<br />

Müstakil Sanayici ve İş<br />

Adamları Derneği (MÜSİAD)<br />

Başkanı Nail Olpak,<br />

referandum sonuçlarına<br />

ilişkin “Bu kararın tek<br />

kazananı milletimizdir.<br />

Milletimiz geleceğine sahip<br />

çıktı ve istikrar ve güven<br />

için sistem değişikliğine<br />

‘evet’ dedi. Milletin kararına<br />

saygı duyuyor ve teşekkür<br />

ediyoruz.” ifadelerini kullandı.<br />

Olpak, yaptığı yazılı açıklama<br />

ile referandum sonuçlarını<br />

değerlendirdi. Daha güçlü bir<br />

Türkiye için milletin üzerine<br />

düşeni yaptığını ve sandıkta<br />

kararını açıkladığını belirten<br />

Olpak, şunları kaydetti:<br />

“Milletimiz vatandaşlık<br />

görevini yaparak sandığa<br />

gitti ve ülkesi için en doğru<br />

EKONOMİ<br />

67


gerçekleştirmek için bütün<br />

gücümüzle çalışmalıyız.<br />

Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin<br />

iş dünyasının bu hedefe<br />

katkısını azami seviyeye<br />

çıkaracak adımları hızlıca<br />

atacağına inanıyoruz. İş<br />

dünyası, yeni dönemin verdiği<br />

coşkuyla üretim, istihdam,<br />

yatırım ve ihracat hamlelerine<br />

daha fazla atılacaktır. Biz<br />

tekstil ihracatçıları olarak son<br />

17 ayın en yüksek seviyesine<br />

getirdiğimiz ihracatımızı,<br />

rekorlara taşımak için şevkle<br />

çalışmayı sürdüreceğiz.”<br />

EKONOMİ<br />

68<br />

olduğuna inandığı şekilde<br />

oyunu kullandı. Sandıktan<br />

hangi karar çıkarsa çıksın,<br />

bunun milletimizin kararı<br />

olacağını vurgulamıştık.<br />

Dolayısıyla, yenen veya<br />

yenilen, kazanan veya<br />

kaybeden yok. Bu kararın<br />

tek kazananı milletimizdir.<br />

Milletimiz geleceğine sahip<br />

çıktı ve istikrar ve güven için<br />

sistem değişikliğine ‘Evet’<br />

dedi. Milletin kararına saygı<br />

duyuyor ve teşekkür ediyoruz.<br />

Bu referandumda da, kayda<br />

değer herhangi bir olayın<br />

yaşanmaması, referanduma<br />

katılım oranının çok yüksek<br />

bir oranda gerçekleşmesi,<br />

ülkemiz adına, önemli<br />

kazanımlarımızdandır.<br />

Önümüzde, uyum yasaları,<br />

AB öncelikli olmak üzere<br />

uluslararası ilişkiler, kamu<br />

personel reformu, seçim ve<br />

siyasi partiler yasası gibi<br />

önemli gündem maddeleri<br />

var. Ekonomi, en önemli<br />

gündem maddelerimizden<br />

olmaya devam edecek.<br />

Bugünden sonra, işlerimize<br />

daha fazla odaklanacağız.<br />

Üretmeye ve güçlenmeye<br />

koşar adımlarla devam etmek<br />

en önemli önceliğimiz.<br />

Milletimizin kararı ülkemize<br />

hayırlı olsun.”<br />

“ARTIK KISIR<br />

TARTIŞMALARI<br />

BIRAKIP, MİLLETÇE<br />

KENETLENEREK<br />

GELECEĞE ODAKLANMA<br />

ZAMANI”<br />

İstanbul Tekstil ve<br />

Hammaddeleri İhracatçıları<br />

Birliği (İTHİB) Başkanı<br />

İsmail Gülle de açıklamasında<br />

yeni dönemde herkese<br />

büyük sorumluluk düştüğü<br />

yorumunda bulundu. Türkiye<br />

ekonomisini dünyada<br />

ilk 10’a sokma hedefinin<br />

gerçekleştirilmesi için<br />

çalışılması gerektiğini belirten<br />

Gülle, şu değerlendirmeleri<br />

yaptı:<br />

“Milletimiz kararını vererek,<br />

yeni bir dönemi başlatmıştır.<br />

Yeni dönemler, yeni<br />

heyecanlar demektir. Artık<br />

kısır tartışmaları bırakıp,<br />

milletçe kenetlenerek geleceğe<br />

odaklanma zamanıdır. Yeni<br />

dönemde hepimize büyük<br />

sorumluluk düşüyor. Ülkemiz<br />

ekonomisini dünyada<br />

ilk 10’a sokma hedefini<br />

“TÜRKİYE, GÜÇLÜ<br />

İSTİKRARA ‘EVET’ DEDİ”<br />

Türkiye Genç İş Adamları<br />

Konfederasyonu (TÜGİK)<br />

Genel Başkanı Erkan Güral<br />

ise referandumda sadece<br />

anayasa değişikliğinin değil,<br />

Türkiye’nin dünyadaki<br />

geleceğinin oylandığını<br />

kaydetti. Türkiye’nin güçlü<br />

istikrara ‘evet’ dediği<br />

ifadelerini kullanan Güral,<br />

“Ülkemiz referandum<br />

sayesinde çok önemli bir<br />

sınavı geride bırakmıştır.<br />

Zafer, ülkemizin, birlik ve<br />

beraberliğimizin zaferidir.<br />

Bugün geldiğimiz aşamada<br />

Türkiye güçlü ekonomik<br />

istikrara oy vermiştir. Gün,<br />

kutuplaşmalara son verip,<br />

el ele verme ve birlik olma<br />

günüdür. Referandum<br />

nedeniyle kritik bir<br />

dönemden geçen Türkiye,<br />

yeni dönemde ekonomik,<br />

sosyal ve siyasi atılımların<br />

yaşanacağı bir döneme<br />

girecektir. Türkiye’nin dünya<br />

ölçeğinde zirve yapacağı<br />

günlerin çok yakında<br />

olduğuna inanıyorum.”<br />

görüşünü paylaştı.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


İŞ KAZALARININ<br />

YÜZDE 34’Ü İNŞAAT SEKTÖRÜNDE<br />

SEKTÖREL HABER<br />

70<br />

İnşaat el aletlerinin jenerik markası Hilti, İş Sağlığı ve Güvenliği<br />

Haftası’nda en çok iş kazası yaşanan sektörler arasında yer<br />

alan inşaatta iş güvenliğinin önemine dikkat çekti. Kullanılan<br />

el aletlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından ileri teknolojiye<br />

uyumlu, ergonomik ve güvenli olması gerektiğini belirten Hilti<br />

Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Sebastian Barth, çalışanların<br />

kendi inisiyatiflerine bırakılmaksızın ürünlerin kaynağında<br />

önlem prensiplerine uygun olmasının önemini vurguladı.<br />

Dünyada olduğu gibi<br />

Türkiye’de de inşaat<br />

sektörü en tehlikeli<br />

iş kollarından biri olarak öne<br />

çıkıyor. Çalışma ve Sosyal<br />

Güvenlik Bakanlığı’nın<br />

verilerine göre; Türkiye’de<br />

bir yılda gerçekleşen iş<br />

kazalarının yüzde 10’u,<br />

sürekli iş göremezliklerin<br />

yüzde 25’i ve ölümlü iş<br />

kazalarının yüzde 34’ü inşaat<br />

işlerinde gerçekleşiyor. İnşaat<br />

sektöründeki kazaların yaklaşık<br />

yüzde 30’u ise el aletlerinin<br />

kullanımı sırasında ortaya<br />

çıkıyor. Bu durum da inşaat el<br />

aletleri sektörünün önemini<br />

gözler önüne seriyor.<br />

İnşaat el aletleri sektörünün<br />

global jenerik markası Hilti’nin<br />

Türkiye ve Orta Asya Genel<br />

Müdürü Sebastian Barth,<br />

4-10 <strong>Mayıs</strong> İş Sağlığı ve<br />

Güvenliği Haftası kapsamında<br />

şu açıklamalarda bulundu;<br />

“İnşaat el aletlerinin iş sağlığı<br />

ve güvenliği açısından ileri<br />

teknolojiye uyumlu, ergonomik<br />

ve güvenli olması gerekiyor.<br />

Ayrıca el aletlerinin çalışanların<br />

kendi inisiyatiflerine<br />

bırakılmaksızın kaynağında<br />

önlem prensiplerine uygun<br />

olması çok önemli.”<br />

İş kazalarının nedenleri<br />

Sebastian Barth, inşaat el<br />

aletlerini kullanırken yaşanan iş<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


ve toz maruziyeti olduğunu<br />

söyledi.<br />

Patentli ve ödüllü sistemler<br />

Ürünleri 1 ila 30 kilo<br />

ağırlıklarında değişen ve el<br />

aletleri sektörüne yüzlerce çeşit<br />

ürün sunan global marka Hilti,<br />

ekstra güvenlik ve kullanıcının<br />

daha uzun süre konforlu bir<br />

şekilde çalışmasını sağlayan<br />

çok sayıda patentli sistem<br />

geliştirirken, her yıl aldığı<br />

ulusal ve uluslararası ödüllerle<br />

de dikkat çekiyor.<br />

Hilti’nin Türkiye ve Orta Asya<br />

Genel Müdürü Sebastian Barth<br />

kazalarının temel nedenlerini;<br />

iş güvenliği eğitimlerinin<br />

eksikliği, kaynağında<br />

tedbirsizlik, toplu koruma<br />

önlemi eksikliği, dikkatsizlik,<br />

kontrolsüz çalışma, malzeme<br />

ve ekipman güvensizliği, kişisel<br />

koruyucu donanım eksikliği,<br />

kontrol ve denetim eksikliği<br />

olarak açıkladı. Barth ayrıca, el<br />

aletlerinden kaynaklı iş kazaları<br />

ve meslek hastalıklarının;<br />

uzuv kayıpları, el ve parmak<br />

yaralanmaları, malzeme<br />

sıçramaları, göze veya cilde<br />

cisim batması, gürültü, titreşim<br />

Delici uç sıkıştığında motoru<br />

durduran teknoloji<br />

Hilti’nin kırıcı-delici ürünleri<br />

için kullandığı Aktif Tork<br />

Kontrol teknolojisi, makinenin<br />

delici ucunun işlem sırasında<br />

demir donatıya denk gelmesi<br />

gibi nedenlerle sıkışması<br />

durumunda anında gücü<br />

keserek motoru durduruyor.<br />

Bu sayede kırıcı-delicinin<br />

gövdesinin kendi ekseni<br />

etrafında dönme riskini ortadan<br />

kaldırıyor. Saniyeler içerisinde<br />

gerçekleşen bu güç kesme<br />

teknolojisi sayesinde çalışmaya<br />

en güvenli şekilde devam<br />

edilebiliyor.<br />

Titreşimi yüzde 70 azaltıyor,<br />

tozun yüzde 99’unu emiyor<br />

Bir diğer patentli özellik<br />

olan Aktif Titreşim Azaltma<br />

özelliği, kırıcı-delicilerin<br />

çalışma sırasındaki titreşimini<br />

yüzde 70’e varan oranlarda<br />

azaltarak çalışanları yoğun<br />

titreşime maruz kalma sonucu<br />

ortaya çıkabilecek mesleki<br />

hastalıklardan koruyor. Yine<br />

kırıcı-delicilerde bulunan toz<br />

toplama sistemleri ise işlem<br />

sırasında oluşan tozun yüzde<br />

99’a varan oranda emilmesini<br />

sağlıyor.<br />

Kablosuz ürünler kaza riskini<br />

azaltıyor<br />

Hilti’nin ürün gamında<br />

önemli bir paya sahip olan<br />

kablosuz akülü ürünler kablo<br />

kopması, kabloya basma ya da<br />

takılma gibi kaza olasılıklarını<br />

minimuma indiriyor. Çelik,<br />

metal ve taş malzemelerin<br />

yüzeyini taşlamak, düzeltmek<br />

ve kesmek için kullanılan Hilti<br />

kesme ve taşlama makinaları ise<br />

zenginleştirilmiş teknolojisiyle<br />

iş sağlığı ve güvenliği<br />

konusunda artı değer yaratırken<br />

kullanışlı tasarımıyla günlük<br />

çalışma performansını artırıyor.<br />

SEKTÖREL HABER<br />

71


PANASONIC ECO SOLUTIONS ELEKTRİK SANAYİ<br />

VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ KURULDU<br />

Elektrik anahtar ve priz sektörünün lider markası VİKO’nun, dünyanın en itibarlı şirketlerinden<br />

Panasonic Corporation bünyesinde yer alan Eco Solutions Grubuna bağlanma sürecinin ikinci<br />

aşaması tamamlandı. Panasonic’in 2014 yılında gerçekleştirdiği ve son dönemlerde ülkemizdeki en<br />

önemli yabancı sermaye girişimi olan yatırımla birlikte Panasonic bünyesinde katılan VİKO, bundan<br />

böyle “Panasonic Eco Solutions Elektrik Sanayi ve Ticaret AŞ” unvanı ile faaliyet gösterecek.<br />

SEKTÖREL HABER<br />

72<br />

Doğuşu 1966 yılında uzanan<br />

ve 2014 yılı Mart ayından<br />

bu yana Dünya Teknoloji<br />

Devi Panasonic Corporation’a<br />

ait Eco Solutions grubuna bağlı<br />

olarak faaliyetlerini yürüten VİKO<br />

markası önümüzdeki süreçte<br />

resmen “Panasonic Eco Solutions<br />

Elektrik Sanayi ve Ticaret AŞ”<br />

unvanı ile faaliyet gösterecek.<br />

Türkiye pazarındaki liderliğini<br />

korurken, 70’ten fazla ülkeye<br />

yaptığı ihracat ile ülkemizi dünya<br />

pazarlarında başarıyla temsil eden<br />

şirket, kurumsal kimlik ve unvan<br />

değişikliğini kapsayan bu değişimi<br />

geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği<br />

bilgilendirme toplantısında<br />

çalışanları ile paylaştı. Toplantıya<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Takaki<br />

Oguri, Genel Müdür Nusret<br />

Kayhan Apaydın, Yönetim Kurulu<br />

üyeleri ile tüm şirket çalışanları<br />

katılım gösterdi.<br />

Türkiye’nin yüksek büyüme<br />

potansiyeline sahip olduğuna<br />

inanıyoruz<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Takaki<br />

Oguri yaptığı konuşmasında “<br />

Bugünden itibaren hepimiz için<br />

yeni bir dönem başlıyor. Elbette<br />

yaklaşık üç yıldır Panasonic<br />

grubuna bağlı olarak faaliyet<br />

göstermekteydik ancak bugün<br />

artık her anlamda bizleri daha<br />

sorumlu kılan ve daha aksiyoner<br />

olmamızı gerektiren bir sürece<br />

girdiğimizi söylemeliyim.<br />

Panasonic olarak Türkiye’nin<br />

sahip olduğu yüksek büyüme<br />

potansiyeline olan inancımız<br />

nedeniyle yatırımlarımızı ve<br />

istihdama olan katkımızı her geçen<br />

gün artırmaktayız. 2014 yılında<br />

750 olan çalışan sayımız bugün<br />

itibarı ile 950’ye ulaşmıştır. Tıpkı<br />

geçmişte olduğu gibi önümüzdeki<br />

süreçte de başarılarımızı üstelik çok<br />

daha büyük bir inançla geleceğe<br />

taşıyacağımıza ve Panasonic çatısı<br />

altında sektörümüzün lider şirketi<br />

olarak güçlü bir gelecek inşa<br />

edeceğimize inanıyorum “ dedi.<br />

Üstün değerler üreterek<br />

sürdürülebilirliğini sağlaması<br />

daima en büyük hedefimiz<br />

Yönetim Kurulu Başkanının<br />

ardından söz alan Genel Müdür<br />

Nusret Kayhan Apaydın ise<br />

“Tüm paydaşlarımızın desteği ile<br />

ortak çaba sarf ederek bugünlere<br />

getirdiğimiz şirketimizin her geçen<br />

gün daha üstün değerler üreterek<br />

sürdürülebilirliğini sağlaması<br />

daima en büyük hedefimiz<br />

olmuştur. 2014 yılında Panasonic<br />

Grubuna dâhil olmamızla başlayan<br />

süreçte ortak ArGe ve teknoloji<br />

çalışmalarımızla endüstriyel<br />

potansiyelimizi geliştirirken<br />

ekonomik, sosyal ve çevresel<br />

konulara daha stratejik ve başarı<br />

odaklı yanıt verme kabiliyetimizi<br />

artırdığımızı görmek, bu<br />

birleşmenin ne kadar doğru bir<br />

adım olduğunu bizlere kanıtlamış<br />

oldu. Bu ay itibarı ile şirketimizin<br />

yeni ticari unvanı Panasonic<br />

Eco Solutions Elektrik Sanayi ve<br />

Ticaret AŞ olarak değişecek ve<br />

kurumsal logomuz Panasonic ile<br />

temsil edilecektir. VİKO bugün<br />

olduğu gibi ait olduğu ürünlerin<br />

markası olarak var olmaya devam<br />

edecek, Thea ise bundan böyle<br />

bir ürün serisi olarak Panasonic<br />

markası altında müşterilerimizle<br />

buluşacaktır” şeklinde sözlerini<br />

tamamladı.<br />

Program, Yönetim Kurulu<br />

Üyelerinin çalışanlarla birlikte<br />

kestiği ve Kurumsal Kimlik<br />

ve Şirket Unvan Değişikliğini<br />

sembolize eden pasta seremonisi ile<br />

birlikte son buldu.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


BÜYÜK BULUŞMALARLA,<br />

GÜÇLÜ HEDEFLERE<br />

SEKTÖREL HABER<br />

74<br />

Metsan, 8 - 25 Mart tarihleri arasında, 18 gün içerisinde üç farklı<br />

fuar organizasyonunda katılımcı olarak yer aldı.<br />

Mart ayı içerisinde<br />

katıldığı fuarlarla<br />

ilgili açıklama yapan<br />

Metsan yetkilileri:<br />

“Sırasıyla katıldığımız Tüyap<br />

Avrasya Pencere Fuarı,<br />

Frankfurt ISH ve İstanbul<br />

Hırdavat Fuarları’nda çok farklı<br />

ülkelerden yeni bağlantılar<br />

edinmemizin yanı sıra, mevcut<br />

bağlantılarımız ile bir araya<br />

gelerek sektördeki yenilikleri<br />

değerlendirme imkanına eriştik.<br />

“Metsan, Avrasya Pencere<br />

Fuarı’ndaydı”<br />

8 - 11 Mart tarihleri arasında<br />

İstanbul Tüyap Fuar<br />

Merkezinde 18.si düzenlenen<br />

Avrasya Pencere Fuarında<br />

ziyaretçilerimiz ile bir araya<br />

geldik. Kimyasal dübel<br />

ürünümüzün tanıtımına yer<br />

verdiğimiz bu fuarda sektörün<br />

en önemli tedarikçileri ve proje<br />

yöneticileri ile ürünlerimizi ve<br />

hizmetlerimizi değerlendirme<br />

fırsatı bulduk. Yabancı<br />

misafirlerimizi de ağırladığımız<br />

Avrasya Pencere Fuarında<br />

Panama, Moldova, Irak, Suudi<br />

Arabistan, İran, Filistin ve<br />

İsrail’den gelen misafirlerimize<br />

ürünlerimizi tanıtmamızın<br />

yanında, ülke temsilcilikleri<br />

talebinde bulunan<br />

bağlantılarımız ile temsilcilik<br />

ön görüşmeleri yapma<br />

imkanı elde ettik. Ayrıca,<br />

ürünlerimizin halihazırda<br />

sahip olduğu sertifikalara ek<br />

olarak, çok yakında ulusal ve<br />

uluslararası sertifikalandırma<br />

kuruluşlarından temin<br />

edilmiş yeni sertifikaların<br />

ilave edileceğinin bilgisini de<br />

ziyaretçilerimizle paylaşmış<br />

olduk.” açıklamalarında<br />

bulundu.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


EMS Dubell markasını<br />

ziyaretçilerimize anlattık<br />

EMS Dubell markası<br />

ile pazara sundukları<br />

kimyasal dübelin yapı<br />

sektöründeki geleceği,<br />

sektöre kazandırdıkları<br />

ve kazandıracakları ile<br />

ilgili zişaretçilerle fikir<br />

alışverişinde bulunan Metsan<br />

şu açıklamaları yaptı:<br />

“Ziyaretçilerimize<br />

vizyonumuzu aktardık.<br />

Kimyasal dübelin yapı<br />

endüstrisi geleceğinde çok<br />

daha önemli bir yer tutacağını<br />

tahmin etmek zor değil. İlk<br />

olarak mekanik ankrajlama<br />

yöntemlerinin alternatifi<br />

olarak pazara giriş yapan<br />

kimyasal dübelin yapısal<br />

kuvvette bağlayıcılık sağlayan<br />

özelliği ile yüzey yapıştırıcısı<br />

olarak yeni kullanım<br />

alanları oluşuyor; kimyasal<br />

dübel artık klasik mermer<br />

yapıştırıcılarının yerini<br />

alıyor ve yapı sektöründe<br />

birçok ürünün yeniden<br />

tasarımının ve yeni ürünlerin<br />

üretilmesinin gerekliliğini<br />

ortaya koyan yönü ile de<br />

“anahtar teknoloji” rolünü<br />

üstleniyor. Bu yönü ile<br />

değerlendirildiğinde, yapı<br />

sektöründe estetiği önceleyen,<br />

çok daha hafif ve çok daha<br />

dayanımlı malzemeler ile<br />

üretilmiş paneller, bölmeler,<br />

çok fonksiyonlu duvarlar,<br />

taşıyıcı sistemler, küpeşte,<br />

korkuluk, cephe sistemleri ve<br />

benzeri birçok yeni ürünün<br />

montajında kullanılmaya<br />

başlanan kimyasal dübelin<br />

hızla yayılarak sektörde çok<br />

daha geniş tüketim hacmiyle<br />

yerini alacağını öngörüyoruz.<br />

Kimyasal dübel ürünümüz<br />

ile iç pazarda açık ara<br />

pazar lideri olduğumuzu<br />

ziyaretçilerimizin ifadeleri<br />

doğrultusunda bir kez daha<br />

teyit etmemize vesile olan<br />

bu fuarda, kalite ve fiyat<br />

rekabeti yönünden doğru bir<br />

çizgide olduğumuzu bildiren<br />

ziyaretçilerimiz bu durumu<br />

gelecekte de muhafaza<br />

etmemiz gerektiğini bizlere<br />

hatırlattı. “<br />

Metsan, ISH Fuarında global<br />

ziyaretçilerini ağırladı<br />

Metsan’dan gelen açıklamada<br />

şunlar yer aldı:<br />

“14 - 18 Mart tarihleri<br />

arasında Frankfurt,<br />

Almanya’da düzenlenmiş<br />

olan ISH Fuarında global<br />

ziyaretçilerimiz ile bir araya<br />

geldik. Dünyanın önde gelen<br />

Banyo, Yapı Hizmetleri,<br />

Enerji, İklimlendirme<br />

Teknolojileri ve Yenilenebilir<br />

Enerji Fuarı olan ISH, su ve<br />

enerji endüstrisinin bir arada<br />

bulunduğu dünyanın en<br />

büyük fuarı olma özelliğine<br />

sahip. Dünyanın farklı<br />

yerlerinden gelen sektöründe<br />

lider firmalar da dahil<br />

SEKTÖREL HABER<br />

75


yapılan uygulamaların çok<br />

daha ekonomik ve pratik<br />

olduğunu, işçilikten ve<br />

zamandan kazandırdığını<br />

dinleyicilerimize vurgularken,<br />

ürünlerimizin boru bağlantı<br />

yüzeylerinde korozyonu<br />

önleyen bir tabaka<br />

oluşturduğunu ve bu yönüyle<br />

korozyonu engellediğini,<br />

teflon bant, keten, macun gibi<br />

klasik ürünler ile mukayese<br />

edildiğinde yarı yarıya<br />

maliyet avantajı da sunmakta<br />

olduğunu ifade eden önemli<br />

noktalara da değindik.<br />

SEKTÖREL HABER<br />

76<br />

olmak üzere 2.500’ü aşkın<br />

firma en yeni ürünlerini,<br />

teknolojilerini ve çözümlerini<br />

ISH Fuarı aracılığıyla dünya<br />

pazarına sunma fırsatını<br />

yakalıyor.<br />

İlk kez katılımcı olarak<br />

yer aldığımız bu fuarda<br />

Almanya temsilcimiz ile<br />

birlikte faaliyet gösterdik;<br />

Almanya temsilcimiz<br />

Almanya içerisinden gelen<br />

müşterilerimizi ağırlarken<br />

biz de global ziyaretçilerimizi<br />

karşıladık. Fransa, İtalya,<br />

İngiltere, Rusya, Belarus, Çin,<br />

Brezilya, Uruguay, Kanada,<br />

Romanya, Macaristan, Çek<br />

Cumhuriyeti, Moldova,<br />

İrlanda, İzlanda, Avustralya,<br />

Hollanda, Danimarka,<br />

Finlandiya, İsveç, Yunanistan,<br />

Ürdün, Filistin, İsrail,<br />

İran, Tunus ve Gürcistan<br />

gibi ülkelerden gelen<br />

ziyaretçilerimizi standımızda<br />

ağırladık.<br />

Ürünlerimizin tanıtımını<br />

yaptığımız ve ziyaretçilerimize<br />

bilgi aktarımında bulunduğumuz<br />

standımızda demo<br />

uygulamalarımız tüm<br />

dikkatleri üzerine topladı.<br />

Klasik boru sızdırmazlık<br />

elemanları ve yöntemlerinin<br />

oluşturduğu sorunları ortadan<br />

kaldıran yeni nesil boru<br />

sızdırmazlık ürünlerimiz ile<br />

Farklı ülkelerden gelen<br />

onlarca ziyaretçi ile<br />

buluştuğumuz platformda,<br />

henüz temsilcimizin<br />

bulunmadığı 25 farklı ülkede<br />

daha bağlantılar edindik.<br />

Bağlantılarımızın bazıları<br />

ile temsilcilik ön görüşmesi<br />

yapma fırsatını elde ettiğimiz<br />

bu fuarda çokuluslu güçlü<br />

organizasyonların kendi<br />

markaları ile firmamızdan<br />

ürün tedarik etme taleplerini<br />

de değerlendirdik. Fuar<br />

sonrası çok hızlı geri dönüşler<br />

almaya başladık. Global bir<br />

marka olma yolunda hızla<br />

ilerlediğimiz bu süreçte<br />

firmamız açısından çok<br />

verimli bir fuar geçirdiğimizi<br />

düşünüyoruz.”<br />

“İstanbul Hırdavat Fuarı<br />

oldukça başarılıydı”<br />

Metsan yetkilileri katıldıkları<br />

İstanbul Hırdavat Fuarı ile<br />

ilgili şunları belirtti: “23 -<br />

25 Mart tarihleri arasında<br />

İstanbul Fuar Merkezi’nde<br />

düzenlenen İstanbul<br />

Hırdavat Fuarı’nda hırdavat<br />

sektörünün takipçileri ile<br />

buluştuk. <strong>Nalbur</strong> <strong>Teknik</strong><br />

dergisinin girişimiyle bu<br />

yıl ilki düzenlenmiş olan<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


İstanbul Hırdavat Fuarı’nın<br />

düzenlenmesi ile ilgili<br />

düşünce bizimle ilk defa<br />

paylaşıldığında sektörümüzde<br />

böyle bir açığın olduğunu<br />

ve bu fikrin arkasında yer<br />

alacağımızı bildirmiştik.<br />

Hiç tereddüt etmeden<br />

katılımcı olarak yer almak<br />

istediğimizi ve Metsan<br />

olarak bu girişimi sonuna<br />

kadar destekleyeceğimizi<br />

ifade ettiğimiz bu fuarı ilk<br />

kez düzenlenmiş olmasına<br />

rağmen oldukça başarılı<br />

bulduğumuzu öncelikle<br />

belirtelim.<br />

Sınırlı sayıda yabancı<br />

ziyaretçinin de yer aldığı<br />

İstanbul Hırdavat Fuarı’nda,<br />

Kıbrıs, Kazakistan, Filistin<br />

ve Ürdün’den gelen yabancı<br />

misafirlerimize ürünlerimizi<br />

tanıttık, kendi pazarları ile<br />

ilgili temsilcilik talepleri<br />

olan bağlantılarımız ile<br />

temsilcilik ön görüşmelerini<br />

gerçekleştirdik. EMS Dubell,<br />

EMS Force Engineering<br />

Adhesive ve EMS Force<br />

Super Glue markalarımız<br />

ile yer aldığımız fuarda<br />

ziyaretçilerimize kimyasal<br />

dübel, anaerobik boru<br />

sızdırmazlık kimyasalları ve<br />

hızlı yapıştırıcılarımız ile ilgili<br />

bilgi aktarımında bulunduk.<br />

Demo uygulamaları ve<br />

teknik bilgi paylaşımının<br />

yanı sıra misafirlerimizin<br />

ürünlerimiz ile ilgili<br />

sorularını cevaplamaya<br />

çalıştık. Ürünlerimizin<br />

sunduğu avantajları detaylı<br />

bir şekilde açıkladığımız<br />

paylaşımlarımızda<br />

ürün sertifikalandırma<br />

süreçlerimiz, marka yönetimi,<br />

Ar-Ge çalışmalarımız,<br />

kalite anlayışımız, rekabet<br />

anlayışımız, vizyonumuz ve<br />

hedeflerimize dair bilgilere de<br />

yer verdik.<br />

Fuar sonrasında katılımcı<br />

firma yetkilileri ve<br />

standımızda ağırladığımız<br />

ziyaretçilerimiz ile fuara dair<br />

memnuniyetimizi karşılıklı<br />

olarak ifade ettik. Yıllardır<br />

çalışmakta olduğumuz, ancak<br />

iş yoğunluğu nedeniyle bir<br />

türlü bir araya gelemediğimiz<br />

birçok müşterimiz ile uzun<br />

yıllar sonrasında tekrar bir<br />

araya gelebilme ve sohbet<br />

etme fırsatını yakaladığımız<br />

organizasyonu bu açıdan<br />

değerlendirdiğimizde<br />

İstanbul Hırdavat Fuarı’nın<br />

bu tür buluşmalara zemin<br />

hazırlamasını çok önemli<br />

bir katkı olarak görüyoruz.<br />

Fuarın düzenlenmesinde<br />

emeği geçen tüm ekibe ayrıca<br />

teşekkürlerimizi iletiyoruz.”<br />

SEKTÖREL HABER<br />

77


İNŞAAT MALZEMELERİNDEKİ KDV<br />

İNDİRİMİ MALİYETLERİ DÜŞÜRECEK<br />

Yeni yapılacak evlerde<br />

kombi, radyatör, küvet gibi<br />

ürünlerde yüzde 18 olan<br />

KDV’nin yüzde 1’e indirilmesi<br />

kararı, hem konut almak<br />

isteyenleri hem de inşaat<br />

sektörünü heyecanlandırdı.<br />

Sektör temsilcileri alınan<br />

kararın Türk inşaatçılığında<br />

bir devrim olduğunu<br />

ifade ederek, maliyetlerin<br />

onumuzdaki dönemde ciddi<br />

anlamda düşeceğinin altını<br />

çizdiler.<br />

SEKTÖREL HABER<br />

78<br />

Yeni yapılacak evlerde<br />

kombi, radyatör, küvet<br />

gibi ürünlerde yüzde<br />

18 olan KDV’nin yüzde 1’e<br />

indirilmesi kararı, hem konut<br />

almak isteyenleri hem de inşaat<br />

sektörünü heyecanlandırdı.<br />

Sektör temsilcileri alınan<br />

kararın Türk inşaatçılığında bir<br />

devrim olduğunu ifade ederek,<br />

maliyetlerin onumuzdaki<br />

dönemde ciddi anlamda<br />

düşeceğinin altını çizdiler.<br />

Türk Ytong Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Fethi Hinginar, ülke<br />

ekonomisine daha çok katkı<br />

sağlayabilmek amacıyla inşaat<br />

sektörünün teşvik gören<br />

sektörler arasında olmasının<br />

önemli olduğunun altını<br />

çizerek, “Konut satışlarının<br />

arttırılması ve sektöre hız<br />

kazandırması amacıyla<br />

konutta KDV indiriminin<br />

doğru şekilde düzenlenmesi<br />

ve uygulanması halinde hem<br />

konut maliyetinin düşeceği<br />

hem de kayıt dışı işlemlerin<br />

azalacağı ve kontrol altına<br />

alınacağı görüsündeyiz. Öte<br />

yandan, inşaat malzemelerinde<br />

KDV indiriminin kapsamının<br />

genişletilerek mevcut<br />

konutlardaki ‘yenileme’<br />

çalışmalarının da bu kapsama<br />

dahil edilmesi, evini yenilemek<br />

isteyecek vatandaşlarımızı<br />

teşvik edecek ve ekonomimizin<br />

canlanmasına da vesile<br />

olacaktır” dedi.<br />

Demir İnşaat Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Hamit Demir:<br />

“İndirim vatandaşa hemen<br />

yansımayacak”<br />

Demir İnşaat Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Hamit Demir de,<br />

KDV iadesinin birkaç ay<br />

Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Fethi Hinginar<br />

içerisinde vatandaşa getirisi<br />

olmadığını belirterek, “Müşteri<br />

kapıdan içeri girdiği zaman<br />

aldığı urunun KDV’sinden<br />

faydalanmak ister. Bu yeni<br />

başlayan projelerin bitiminden<br />

sonra, 20-25-30 ay KDV<br />

iadesi alma talebinde iadeleri<br />

alınacak oranlar. Bu uygulama<br />

ileriye dönük projelerde tabii<br />

ki müteahhitlere bir getiri<br />

sağlayacaktır. Vatandaşa da<br />

bir şekilde yansıması olacaktır<br />

ama bugün olmayacak” dedi.<br />

Ticari alanlarda yüzde 18,<br />

150 metrekarenin altındaki<br />

konutlarda yüzde 1 ve 150<br />

metrekarenin üzerindeki<br />

konutlarda ise yüzde 8 KDV<br />

ödendiğini anımsatan Demir,<br />

şunları kaydetti:“KDV<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


iadesi, 1-2 sene sonra bitecek<br />

binalarda yansıtılacaktır ama<br />

o gün de zamlar geleceği için<br />

konut alıcısı bundan çok<br />

faydalanamayacak. Bugün<br />

başlanılan bir inşaatı iki<br />

senede bitireceksiniz, iki sene<br />

sonra KDV iade talebinde<br />

bulunacaksınız o zaman<br />

bunları alacaksınız. İlk satışta<br />

vatandaşa fayda sağlayacak<br />

bir olay değil. Nisan, mayısa<br />

kadar bir durağanlık var<br />

diyoruz. Allah nasip ederse<br />

referandumun olumlu<br />

sonucuyla beraber nisandan<br />

sonra her şeyin daha pozitif<br />

yöne döneceğini öngörüyoruz.<br />

Bizim amacımız nisan ayının<br />

sonuna kadar durağanlığı biraz<br />

hareketlendirmek ise bugün<br />

kapıdan içeri giren vatandaş<br />

KDV’den faydalanmalı. Ne<br />

olur? 2-3 ay KDV oranları<br />

ticari alanlarda yüzde 3-5’lere<br />

düşürülüp, konutta da<br />

sıfırlanırsa inanın satışı patlatır,<br />

millet kuyruğa girer.”<br />

Yabancıya yapılan KDV<br />

muafiyetinin çok doğru bir<br />

hareket olduğuna dikkati çeken<br />

Demir, “Çünkü ihracat yapan<br />

insanlar KDV’siz ihraç ediyor,<br />

yabancı konut aldığında döviz<br />

getiriyor, ihraç eden de döviz<br />

BESA Grup Yönetim<br />

Kurulu Üyesi<br />

Efe Bezci<br />

getiriyor. Yabancıya verilen<br />

KDV muafiyeti 2-3 aylığına<br />

tüm vatandaşlara ticari alanlar<br />

ve gayrimenkullerde getirilsin<br />

müthiş iş yaparız. KDV<br />

geliri, vergi geliri devletlerin<br />

kalkınmasına sebeptir<br />

ama kısa sureli kaldırılırsa<br />

piyasa hareket kazanır,<br />

ihtiyaç sahipleri alımlarını<br />

hızlandırır” diye konuştu.<br />

Demir, 10-20 bin lira için daire<br />

almayan kişilerin olduğunu<br />

vurgulayarak, “Vatandaş, konut<br />

almaya gittiği zaman 300 bin<br />

liralık gayrimenkulde 4 bin<br />

500 lira indirim oluyormuş<br />

diyecek. Oysaki bu şu anda<br />

vatandaşı ilgilendirmiyor,<br />

vatandaş faydalanamıyor<br />

bundan. Bununla ilgili doğru<br />

bilgilendirme yapılması<br />

gerekiyor” değerlendirmesinde<br />

bulundu.<br />

BESA Grup Yönetim Kurulu<br />

Üyesi Efe Bezci:<br />

“Yapı malzemesinde KDV<br />

indirimi inşaatta devrim”<br />

Son birkaç aydan bu yana<br />

inşaat sektörünün hareketini<br />

sürdürmesi için atılan adımları<br />

dikkatle izlediklerinin altını<br />

çizen BESA Grup Yönetim<br />

Kurulu Üyesi Efe Bezci,<br />

Demir İnşaat Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Hamit Demir<br />

Maliye Bakanlığı’nın inşaat<br />

malzemeleriyle ilgili son<br />

KDV tebliğinin ise sektöre<br />

dair umutlarını daha da<br />

güçlendirdiğini belirtti. Yapı<br />

malzemelerinin konutlara<br />

yüzde 2’ye varan oranlarda ek<br />

maliyet getirdiğini anımsatan<br />

Bezci, şunları söyledi:<br />

“Tek tek bakıldığında koca bir<br />

inşaatın küçük parçaları gibi<br />

görünen kombi, cam balkon,<br />

duş teknesi, duşa kabin, küvet,<br />

mutfak dolabı, evye, batarya,<br />

duş başlığı, panel radyatör gibi<br />

yapı malzemeleri, maliyetleri<br />

çok ciddi artıran ürünler. Konut<br />

fiyatlarının yüksek olmasının<br />

nedenlerinden biri de bu.<br />

Yapı malzemelerine getirilen<br />

KDV indirimini bu yüzden<br />

çok önemsiyoruz. Bu indirim<br />

yakın gelecekte konut alıcısına<br />

kar olarak dönecek. İnşaatta<br />

yapılacak ek vergi indirimleri<br />

gayrimenkul ve inşaat piyasasını<br />

daha da hareketlendirir. Bu<br />

gibi indirimlerin uzun soluklu<br />

olması gerektiğine inanıyorum.”<br />

SEKTÖREL HABER<br />

79


“BİNASAL DEĞİL<br />

KENTSEL DÖNÜŞÜM PLANLANMALI”<br />

SEKTÖREL HABER<br />

82<br />

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye<br />

İMSAD) tarafından düzenlenen <strong>2017</strong> yılının ilk Gündem<br />

Buluşmaları’nda, hedefler, beklentiler ve sektörün büyümesi<br />

için atılması gereken adımlar ele alındı. Türkiye İMSAD Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, “Kentsel dönüşüm sürecini çok<br />

iyi yönetmemiz gerekiyor. Şu an uygulandığı haliyle ‘binasal<br />

dönüşüm’den çıkarıp, daha insan, çevre ve kentsel doku odaklı<br />

bir dönüşüm planlaması yaratmalıyız. Bunun için Türkiye<br />

İMSAD olarak, sorumluluğumuz dahilinde yapmamız gereken<br />

ne varsa yapmaya hazırız” dedi.<br />

Türkiye İMSAD’ın<br />

yılda dört kez çeyrek<br />

periyotlarda düzenlediği<br />

Gündem Buluşmaları<br />

kapsamında gerçekleştirilen<br />

<strong>2017</strong> yılının ilk toplantısı, 26<br />

Nisan Çarşamba günü Ortaköy<br />

Feriye’de yapıldı. Gündem<br />

Buluşmaları toplantısında;<br />

<strong>2017</strong> yılı itibarıyla inşaat ve<br />

inşaat malzemesi sektörlerinin<br />

beklentisi ve çözüm önerileri<br />

konuşuldu. Türkiye İMSAD<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi<br />

Erdoğan’ın açılış konuşmasını<br />

gerçekleştirdiği Gündem<br />

Buluşmaları’na, Türkiye<br />

İMSAD Ekonomi ve Strateji<br />

Danışmanlık Hizmetleri<br />

Başkanı Dr. Can Fuat Gürlesel<br />

ve Gazeteci Metehan Demir<br />

katıldı.<br />

Erdoğan: “Yapı<br />

ruhsatlarındaki artış umut<br />

veriyor”<br />

Konuşmasına, sektörle ilgili<br />

son veri ve değerlendirmeleri<br />

paylaşarak başlayan Türkiye<br />

İMSAD Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Ferdi Erdoğan, “2016<br />

zorlu bir yıl oldu ve hepimizin<br />

<strong>2017</strong>’den beklentisi yüksek.<br />

Döviz kurlarının yukarı<br />

yönlü hareketi üretimde<br />

maliyetlerin artmasına ve<br />

konut sektöründe de talebin<br />

sınırlı kalmasına neden oluyor.<br />

İnşaat Malzemeleri Sanayicileri<br />

açısından bir değerlendirme<br />

yaptığımızda, her ne kadar<br />

piyasalar beklenenden<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Ferdi Erdoğan<br />

daha canlı gözükse de, satış<br />

vadelerinin gittikçe açılması,<br />

tahsilat zorlukları, projelerde<br />

fiyata bağlı rekabetin<br />

malzeme ve uygulama<br />

kalitesini tehdit etmesi,<br />

kayıt dışılığını özendirmesi,<br />

sektörün önündeki en<br />

önemli sorunlardır. Bu da<br />

inşaat sektörünün <strong>2017</strong>’de<br />

düşük tempolu bir büyüme<br />

göstermesine yol açabilir.<br />

Ancak yine de 2016 yılında<br />

alınan yapı ruhsatlarındaki<br />

yüzde 7,3’lük artış sektör için<br />

bir umut teşkil ediyor” dedi.<br />

Sektör zor bir dönemde bile<br />

büyüme ivmesi yakaladı<br />

Ferdi Erdoğan, konuşmasına<br />

şöyle devam etti: “TÜİK’in<br />

milli gelir hesaplamalarında<br />

yaptığı revizyona göre, 2016’da<br />

inşaat sektörünün yüzde<br />

7,2 büyüdüğünü gördük.<br />

Sektörün 2016 gibi zor bir<br />

dönemde bile böyle bir büyüme<br />

ivmesi yakalanmış olması<br />

önemli. 2016 yılında inşaat<br />

harcamaları 431,9 milyar<br />

TL olarak gerçekleşti. İnşaat<br />

sektörünün milli gelir içindeki<br />

payı 2016 yılında yüzde<br />

8,5 ile en yüksek seviyesine<br />

ulaştı. Kamu yatırımlarının<br />

yanı sıra büyük gayrimenkul<br />

şirketlerinin başlattığı<br />

kampanyalar da sektörü ayakta<br />

tutuyor. Özellikle düşük faizli<br />

krediler devam ederse, konut<br />

almaya niyetli vatandaşlar<br />

da taleplerini öne çekebilir.<br />

Hükümetin geçen yıl açıkladığı<br />

destek ve teşvik paketlerinin<br />

de bu yıl sektöre olumlu<br />

yansıyacağını düşünüyorum.”<br />

Ülkemizin istikrarı için<br />

yatırım iklimi sağlanmalı<br />

Referandum sürecinin<br />

ardından ekonomide<br />

bir toparlanma süreci<br />

başlayacağına inandıklarını<br />

ifade eden Ferdi Erdoğan,<br />

“Bir an önce ülkemizi<br />

yukarı taşıyacak projelere<br />

odaklanmalıyız. Gelişmekte<br />

olan bir ülke olarak;<br />

dünya ile entegre olmuş<br />

ekonomimizin bir an evvel<br />

kalıcı sürdürülebilir kalkınma,<br />

büyüme, istihdam artışına ve<br />

milli gelirin orta gelir seviyesini<br />

artık aşmasına ihtiyaç<br />

var. Genel anlamda inşaat<br />

sektörü, özel anlamda inşaat<br />

malzemesi sanayicileri olarak,<br />

kalkınma, büyüme ve istihdam<br />

konularında lokomotif<br />

görevimizi sürdürmeye devam<br />

etmek istiyoruz. Şu anda<br />

ülkemizin istikrara kavuşması<br />

için en önemli çözüm, şüphesiz<br />

ekonomide istikrar, istihdamın<br />

artırılması, bir yatırım<br />

ikliminin tekrar sağlanmasıdır.<br />

Son yıllarda, Türkiye inşaat<br />

sektörü; müteahhitleri, inşaat<br />

malzemeleri, mühendisleri,<br />

teknik elemanları ve ustaları ile<br />

içinde bulunduğu coğrafyanın<br />

imarında ve modern yapılara<br />

ulaşmasında çok önemli<br />

roller üstleniyor. Çevremizde<br />

devam eden savaşların,<br />

terörün sona ermesiyle; bölge<br />

insanlarının yaşamlarının<br />

normalleşmesiyle, biz sektör<br />

olarak, bulunduğumuz<br />

coğrafyanın kalkınmasına,<br />

modernleşmesine katkıda<br />

bulunmaya ve liderlik yapmaya<br />

devam edeceğiz” diye konuştu.<br />

‘Binasal dönüşüm’<br />

değil ‘kentsel dönüşüm’<br />

planlanmalı<br />

Deprem kuşağı üzerinde yer<br />

alan Türkiye için en önemli<br />

gündem maddelerinden<br />

birinin ‘kentsel dönüşüm’<br />

olduğunu vurgulayan Ferdi<br />

Erdoğan, “Nüfusumuzun<br />

neredeyse yüzde 90-95’i<br />

deprem bölgeleri üzerinde<br />

yaşamaktadır. Kentleşme yüzde<br />

85’lere ulaşıncaya kadar devam<br />

edecektir. Depremler ülkemizin<br />

herhangi bir yerinde her an<br />

olabilir ve ülkemizde 7 milyona<br />

yakın konut deprem riskine<br />

karşı güvensiz durumda.<br />

‘Kentsel dönüşüm’ sürecini<br />

çok iyi yönetmemiz gerekiyor.<br />

Şu an uygulandığı haliyle<br />

‘binasal dönüşüm’den çıkarıp,<br />

daha insan, çevre ve kentsel<br />

doku odaklı bir dönüşüm<br />

planlaması yaratmalıyız.<br />

Bunun için Türkiye İMSAD<br />

olarak, sorumluluğumuz<br />

dahilinde yapmamız gereken<br />

ne varsa yapmaya hazırız.<br />

Bunu da sıklıkla kamuda<br />

ilgililerle görüştüğümüzde dile<br />

getiriyoruz” dedi.<br />

Yapı Yasası tüm ülkeyi<br />

kalkındıracak bir hamle<br />

olacak<br />

“Türkiye’de çok acil bir<br />

Yapı Yasası’na ihtiyaç var.<br />

Bu yasanın çıkarılması, bir<br />

sektörü değil, tüm ülkeyi<br />

kalkındıracak bir hamle<br />

olacaktır” diyen Ferdi Erdoğan,<br />

SEKTÖREL HABER<br />

83


SEKTÖREL HABER<br />

84<br />

şunları söyledi: “Çevre ve<br />

Şehircilik Bakanlığı Yüksek<br />

Fen Kurumu ile derneğimiz<br />

tarafından yürütülen<br />

çalışmayla yeni bir “İnşaat<br />

Genel <strong>Teknik</strong> Şartnamesi”nin<br />

hazırlaması için çalışmalara<br />

başlandı. Geçtiğimiz günlerde<br />

Bakanlık yetkilileri ile dernek<br />

üyelerimiz bir araya geldiler.<br />

Bu çalışma gerek içeriği<br />

gerekse de bakanlık-STK-Özel<br />

Sektör işbirliği bakımından<br />

oldukça kıymetli bir çalışma.<br />

Bir an önce tamamlanarak<br />

yeni şartnamenin yürürlüğe<br />

girmesini arzuluyoruz.”<br />

Hinginar: “Dünyadaki<br />

büyüme yavaşladı”<br />

Oturumun moderatörlüğünü<br />

üstlenen Türkiye İMSAD<br />

Yönetim Kurulu Önceki<br />

Dönem Başkanı F. Fethi<br />

Hinginar, dünyanın büyümenin<br />

ciddi bir yavaşlama içine<br />

girdiğini vurgulayarak, “22<br />

milyar dolar ihracatla otomotiv<br />

sektörüyle yarışırken şimdi 15<br />

milyar dolara indik. Geçtiğimiz<br />

yıllarda özellikle Çin’in<br />

katkılarıyla sağlanan büyüme<br />

hızı yüzde 2’lerin altına<br />

indi. Sıfıra doğru gideceği<br />

konuşuluyor. Bunu Türkiye’de<br />

dikkate almak zorundayız.<br />

Trump’ın başkan seçilmesinin<br />

yankıları oldu, olmaya devam<br />

edecek. AB ülkelerindeki<br />

seçimleri de dikkatle takip<br />

etmek zorundayız. Bütün<br />

bunlar Türkiye’yi ciddi şekilde<br />

etkiliyor, etkileyecek” diye<br />

konuştu.<br />

Demir: “Ciddi bir kabine<br />

revizyonu beklenebilir”<br />

Gazeteci Metehan Demir ise<br />

referandum sonrası gündeme<br />

ilişkin değerlendirmelerini<br />

ve öngörülerini paylaştı.<br />

Sözlerine, “Bazen ülke olarak<br />

büyük okyanuslar geçip<br />

küçük derelerde boğulacak<br />

gibi hissediyoruz. Bunu<br />

hak edecek bir ülke değiliz”<br />

diyerek başlayan Demir, “15<br />

Temmuz sonrası herkes büyük<br />

kafa karışıklığı içindeydi ama<br />

ekonominin ana aktörü özel<br />

sektör ilk pazartesi sabahı<br />

işinin başına gitti. Bu ülkenin<br />

geleceğine olan güvenin bir<br />

göstergesidir” diye konuştu.<br />

Demir, “Eskiden beni<br />

gördüklerinde, “Ne haber<br />

var?” derlerdi, şimdi, “Nereye<br />

gidiyoruz?” demeye başladılar.<br />

Bu soru içinde bir umutsuzluk<br />

da barındırıyor. Dünyada<br />

artık ekonomi, dış politika ve<br />

iç politika birbirinden ayrı<br />

hareket edemiyor. Türkiye<br />

de bunu iliklerine kadar<br />

hisseden bir ülke. Son birkaç<br />

yıldaki göstergeler Türkiye’de<br />

durumun çok da iyi olmadığını<br />

gösteriyor. Türkiye’de siyasi<br />

bir kamplaşmanın içine doğru<br />

gidiyoruz. Bunu önemli<br />

bir risk olarak görüyorum.<br />

İyiye iyi, kötüye kötü demeyi<br />

öğrenmemiz lazım” şeklinde<br />

konuştu. Demir, 2019 yılına<br />

kadar seçim yapılmamaya<br />

çalışılacağını ancak<br />

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın,<br />

“Partili Cumhurbaşkanı”<br />

statüsünü aldıktan sonra<br />

ciddi bir kabine revizyonu<br />

yapabileceğini kaydetti.<br />

Erdoğan’ın 15-16 <strong>Mayıs</strong>’ta<br />

yapacağı ABD ziyaretini<br />

hatırlatan Demir, “Sayın<br />

Erdoğan’ın Trump görüşmesi<br />

çok kritik ama size tavsiyem<br />

onun dışında kimlerle<br />

görüşeceğine bakın. Çok ciddi<br />

fonlarla görüşmeler yapıyor.<br />

Geçen sefer Rothschild<br />

Ailesi’yle görüşmüştü” dedi.<br />

Gürlesel: “İnşaat diğer<br />

sektörlere göre yüksek<br />

performans gösterecek”<br />

Türkiye İMSAD Ekonomi<br />

Danışmanı Dr. Can<br />

Fuat Gürlesel, küresel<br />

ve Türkiye ekonomisine<br />

ilişkin değerlendirmelerde<br />

bulundu. Gürlesel, “Dünya<br />

ekonomisindeki büyümede<br />

yavaşlama ilk 4 ayda atlatılmış<br />

görünüyor. Kalıcı olacağı ümidi<br />

veren yüzde 2 civarında bir<br />

büyüme öngörülüyor” dedi.<br />

Gürlesel özetle şunları söyledi:<br />

“Türkiye ekonomisinde yılın<br />

ilk 3-4 ayında göreceli bir<br />

canlanma var. Bu canlanmada<br />

kamunun sağladığı destekler<br />

etkili olmuş görünüyor. Bunun<br />

sürdürülebilir olduğunu<br />

düşünmüyorum. Çünkü ciddi<br />

kamu harcaması söz konusu.<br />

Türkiye’de ekonomik iklimin<br />

normalleşmesi gerekiyor.<br />

Enflasyonda artış trendi<br />

var. Faizler aynı düzeyde<br />

devam etmesi bekleniyor.<br />

Türk Lirası’nda yıl sonuna<br />

kadar bir değerlenme<br />

beklemiyoruz. <strong>2017</strong>’nin<br />

belirleyicisi yapı ruhsatları<br />

ve yapı izinleri olacak. Bu yıl<br />

umut verici görünüyor. Konut<br />

ruhsatlarında artış var. Yapı<br />

izinlerinde bütün zorluklara<br />

rağmen 2016 yılı küçük de olsa<br />

artışla tamamlandı. Yılın ilk 3<br />

ayında hükümetin destekleriyle<br />

325 bin yeni konut satışı var.<br />

Yeni konut satışı ise 145 bin.<br />

İnşaat Malzemeleri üretiminde<br />

yüzde 5.3 gerileme var. Bina<br />

inşaat maliyetleri son dönemde<br />

ciddi artış kaydetti. Fiyat<br />

artışı dışında bir dengeleme<br />

imkanı görünmüyor. İnşaat<br />

sektörü göreceli olarak diğer<br />

sektörlere göre daha yüksek bir<br />

performans gösterecek ancak<br />

bizi tatmin edecek bir düzeyde<br />

olacağını düşünmüyorum.”<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


KOBİ’LER E-TiCARETTEN<br />

YETERiNCE FAYDALANMIYOR<br />

EKONOMİ<br />

86<br />

TÜSİAD Başkanı Bilecik, yaptıkları araştırmayı paylaşarak, “Ülkemizde<br />

klasik perakende firmalarının ve KOBİ’lerin henüz e-ticaretin<br />

nimetlerinden yeterince yararlanmadığını söyleyebiliriz” dedi.<br />

Türk Sanayicileri ve<br />

İşadamları Derneği<br />

(TÜSİAD) Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Erol Bilecik<br />

KOBİ’lerin internetten<br />

yapılan ticarette yeterince<br />

pay almadığını söyledi.<br />

Bilecik, “KOBİ’lerin<br />

e-ticaret ekosistemine daha<br />

fazla dahil olmalarını çok<br />

önemsiyoruz. KOBİ’lerin<br />

gerek tedarikçileriyle ilişkileri<br />

gerekse tanıtım, pazarlama,<br />

satış olanakları bakımından<br />

e-ticaretin sağlayacağı olanaklar<br />

konusunda bilgi ve farkındalık<br />

düzeyini artıracak çalışmalar<br />

mutlaka fayda sağlayacaktır”<br />

değerlendirmesini yaptı.<br />

TÜSİAD Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Erol Bilecik’in<br />

“Dijitalleşen Dünyada<br />

Ekonominin İtici Gücü:<br />

e-Ticaret” Raporu Tanıtım<br />

Toplantısını gerçekleştirdi.<br />

Toplantıda konuşan TÜSİAD<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Erol<br />

Bilecik, rapora ilişkin detayları<br />

paylaştı. Bilecik, “Son yıllarda<br />

dijital ekonomi konusu en<br />

sıklıkla üzerinde durduğumuz<br />

ve altını çizdiğimiz konu…<br />

Bilgi, üretim süreçlerinde bir<br />

destek unsuru değil, bizzat<br />

üretimin yaratıcı ve itici gücü<br />

konumunda. Odak noktası<br />

“bilgi ve iletişim teknolojileri”<br />

olan dijital ekonomi, hem<br />

bireylerin hem de kurumların<br />

yaşamlarında müthiş<br />

değişimlere yol açıyor ve yeni<br />

fırsatları önümüze getiriyor”<br />

dedi.<br />

Rapordan dünya nüfusunun<br />

yaklaşık yarısı internet<br />

kullanıcısı sonucunun çıktığı<br />

bilgisini paylaşan Bilecik, “Bu<br />

muazzam bir oran” bilgisini<br />

paylaşan, ama bir başka bakış<br />

açısı da neredeyse 3.5 milyarın<br />

üzerindeki kişinin hala internet<br />

bağlantısı yok. 2020 yılında<br />

mobil kullanıcı sayısının 5,5<br />

milyara ulaşması ve bunun<br />

dünyada elektrik ve temiz suya<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


ulaşabilen veya araba sahibi<br />

insan sayısından daha fazla<br />

olması öngörülüyor” şeklinde<br />

konuştu.<br />

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik<br />

‘Teknolojik unsurlar baştan<br />

aşağı değiştiriyor’<br />

Bilecik’in rapordan detayları<br />

paylaştığı konuşması şöyle:<br />

“İş dünyası tarafına baktığımızda<br />

yenilikçi iş modelleri ve ticaret<br />

olanakları, günlük iş hayatımıza<br />

giren robotlar, drone’lar gibi<br />

teknolojik unsurlar hem üretimi<br />

ve hizmet sunum süreçlerini,<br />

hem de kurumların yapı<br />

ve işleyişlerini baştan aşağı<br />

dönüştürmekte.<br />

Tüketici tercihlerinin sınır<br />

tanımadığı ve beklentilerin hızla<br />

yükseldiği bir dönemdeyiz.<br />

Ve bu eğilim artarak devam<br />

edecek. Bu koşullarda verimlilik<br />

ve rekabet baskısı yenilikçi<br />

fikirlere yatırım yapmayı ürün<br />

ve hizmetlerin tasarım, üretim<br />

ve sunumunda teknolojiyi odağa<br />

almayı gerektiriyor. Kısacası,<br />

kurumların dijitalleşmesi,<br />

gelecekte hayatta kalabilmeleri<br />

için yaşamsal ve en kritik konu<br />

haline geliyor.<br />

‘Kararlıkla devam etmeliyiz’<br />

Küresel dinamiklerin hızla<br />

değiştiği günümüzde, hedefimiz<br />

dev dijital dönüşüm dalgasında<br />

ayakta kalacak ekonomiler<br />

arasında yer almak olmalıdır. Bu<br />

nedenle, hem rekabet etmekte<br />

olduğumuz ülkelerdeki hem de<br />

ulaşma hedefi güttüğümüz en<br />

ileri ekonomilerdeki gelişmeleri<br />

yakından takip etmeliyiz.<br />

Dijital dönüşümü sağlayacak<br />

tedbirleri eş zamanlı hayata<br />

geçirmeye kararlılıkla devam<br />

etmeliyiz. TÜSİAD olarak biz<br />

de bu anlayışla dijital ekonomiyi<br />

çalışmalarımızın merkezine<br />

koyduk, bu konunun üstünde<br />

ısrarla duruyoruz.<br />

Kurumlarımızın dijital devrimde<br />

ayakta kalmaları için dijital<br />

vizyona sahip liderliğe ve dijital<br />

stratejilere ihtiyaç duyulduğu<br />

konusunda farkındalık<br />

yaratmaya çalışıyoruz. Büyük<br />

ölçekli şirketlerden KOBİ’lere<br />

kadar, dijital dönüşüm için<br />

gerekli altyapı, insan kaynağı<br />

gibi temel gereksinimleri ele alan<br />

çalışmalar yürütüyoruz.<br />

Dijitalleşme süreci içerisinde,<br />

ekonominin itici gücü<br />

olabilecek, son derece güçlü<br />

potansiyele sahip “elektronik<br />

ticaret” de bu anlamda ilgi<br />

alanımızda. Sevgili Esin’in de<br />

belirttiği gibi, TÜSİAD olarak,<br />

ilk e-Ticaret raporumuzu<br />

sevgili Sina Afra’nın katkısıyla<br />

hazırlamıştık. Üç yıl içinde<br />

nereden nereye geldiğimize<br />

bir bakmak istedik. Sevgili<br />

Öget Kantarcı’nın liderliğinde<br />

GittiGidiyor ve the Boston<br />

Consulting Group ile bu yılki<br />

raporumuzu hazırladık.<br />

E-ticaretin önümüze getirdiği<br />

fırsatlarla karşı karşıyayız.<br />

Dünyada e-ticaretin güçlü bir<br />

büyüme trendi sergilediğini<br />

biliyoruz.<br />

Alınan pay dünyanın gerisinde<br />

Dünyada e-Ticaretin toplam<br />

perakendeden aldığı pay yüzde<br />

8.5’lara ulaşmış vaziyette.<br />

Ülkemizde de e-ticaret<br />

büyümesini sürdürüyor.<br />

Yakalanan ivmeye rağmen,<br />

e-ticaretin toplam perakendeden<br />

aldığı pay 2016 itibarıyla yüzde<br />

3.5 seviyesinde.<br />

e-Ticaret sektörümüzün sahip<br />

olduğu güçlü potansiyeli göz<br />

önünde bulundurduğumuzda,<br />

halen önümüzde önemli<br />

bir gelişim alanı mevcut,<br />

gidecek daha çok yolumuz<br />

var diyebiliriz. Bu gelişim<br />

alanındaki fırsatları doğru<br />

şekilde değerlendirdiğimiz<br />

takdirde e-ticaret sektörümüzün<br />

ekonomide hak ettiği payı<br />

alacağına inanıyoruz.<br />

Bunun için neler yapmak<br />

gerektiği, raporumuzda<br />

ayrıntılarıyla ele alınıyor ve<br />

birazdan sizlere sunulacak. Ben<br />

özetle birkaç noktaya temas<br />

etmek isterim.<br />

“E-ticareti bir ekosistem olarak<br />

düşünmek durumundayız.<br />

<strong>Teknik</strong> altyapı ve lojistikten,<br />

internet girişimciliğine finansal<br />

altyapıdan alternatif ödeme<br />

EKONOMİ<br />

87


EKONOMİ<br />

88<br />

sistemlerine ve sağlıklı bir<br />

mevzuat yapısına kadar her<br />

unsur bütünlük içinde ele<br />

alınmalı ve geliştirilmeli.<br />

“Bu kapsamda atılması gereken<br />

adımların, son derece etkin bir<br />

program çerçevesinde, sektörün<br />

ve kamunun katılımıyla ve hızla<br />

hayata geçirilmesini çok önemli<br />

görüyoruz. Sektör ve idari<br />

yapı arasında etkili ve yapıcı<br />

iletişimin ve kamu tarafında<br />

e-ticaret ile ilgili eşgüdümü<br />

güçlendirici bir mekanizmanın<br />

çok faydalı olacağını da<br />

düşünüyoruz.<br />

KOBİ’ler yeterinde<br />

faydalanamıyor<br />

Ülkemizde klasik perakende<br />

firmalarının ve KOBİ’lerin<br />

henüz e-ticaretin nimetlerinden<br />

yeterince yararlanmadığını<br />

söyleyebiliriz. e-ticaret<br />

ekosistemine daha fazla dahil<br />

olmalarını bu anlamda çok<br />

önemsiyoruz. KOBİ’lerin<br />

gerek tedarikçileriyle ilişkileri<br />

gerekse tanıtım, pazarlama,<br />

satış olanakları bakımından<br />

e-ticaretin sağlayacağı olanaklar<br />

konusunda bilgi ve farkındalık<br />

düzeyini artıracak çalışmalar<br />

mutlaka fayda sağlayacaktır.<br />

Ayrıca gerekli altyapı ve işgücü<br />

yatırımlarını yapmaları ve bu<br />

konuda ihtiyaç duyabilecekleri<br />

desteklerin sağlanması da<br />

gerekiyor. Alınacak aksiyonlarla<br />

firmalarımızın dünya çapında<br />

bilinirliğini, pazar payını<br />

ve e-İhracatını artırmasını<br />

sağlayabiliriz.<br />

Konunun şirketler boyutunu<br />

yanında, tüketici tarafına<br />

bakarsak, internete erişimin<br />

yaygınlığı kadar, bireylerin,<br />

internetin nasıl işlediği ve<br />

kendilerine ne gibi fayda ve<br />

hizmetler sağlayacağı hakkında<br />

bilinçli olması da büyük önem<br />

taşıyor. İnternet kullanım<br />

oranının arttığı ülkemizde, bir<br />

yandan e-ticaret ile ilgili tüketici<br />

algısının mutlaka ve mutlaka<br />

güçlendirilmesi, diğer yandan<br />

genel olarak ülkemizde dijital<br />

okuryazarlığın geliştirilmesinin<br />

önemini altını çizerek<br />

vurgulamak isterim.<br />

Elbette e-ticaret sektörümüzü<br />

büyütecek tüm bu unsurlar,<br />

ancak iletişim ve bilgiye erişim<br />

hakkının güvence altına alındığı,<br />

özgür internet ortamının<br />

güçlendirildiği bir iklimde<br />

anlamlıdır.<br />

Sözlerime son verirken,<br />

hazırlanan raporumuzu, e-ticaret<br />

sektörünün tüm paydaşları ve<br />

karar alıcı mercilerin istifadesine<br />

sunuyor olmaktan büyük<br />

memnuniyet duyduğumu ifade<br />

etmek istiyorum. Rapordaki<br />

değerli katkı, işbirliği ve<br />

destekleri için Gittigidiyor<br />

ve BCG ekiplerine, raporun<br />

hazırlık sürecinde görüşleriyle<br />

katkıda bulunan uzmanlara<br />

çok teşekkür ediyorum. Değerli<br />

moderatör ve panelistlerimize,<br />

çalışmanın ve toplantımızın<br />

gerçekleşmesinde emeği geçen<br />

Genel Sekreterlik kadromuza<br />

ve değerli katılımınızdan ötürü<br />

sizlere teşekkür ediyorum.”<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


SAHTE ÜRÜNDEN KAYBIMIZ<br />

26 MİLYAR TL<br />

EKONOMİ<br />

90<br />

Türkiye’de büyüklüğü 17,2 milyar dolara ulaşan kaçak, taklit<br />

ve sahte ürün pazarının vergi kaybıyla da ülkeye zarar verdiği<br />

görülüyor. MKG Sözcüsü Özgür bu konu ile ilgili:<br />

“Çalışmalara göre böyle bir kayıp, 90 bin kişilik istihdama ya<br />

da 6 tane İstanbul-Ankara arasındaki hızlı tren projesine denk<br />

geliyor” diyerek çarpıcı sonucun somut denklemini yaptı.<br />

Marka Koruma Grubu<br />

(MKG), Türkiye’de<br />

kaçak, sahte ve<br />

taklit ürün ticaretinin ulaştığı<br />

boyuta ilişkin raporu açıkladı.<br />

Raporda kaçak, sahte ve taklit<br />

üründe Çin’in ardından dünya<br />

2’ncisi olan Türkiye’nin yıllık<br />

vergi kaybının 7,2 milyar dolar<br />

olduğu bildirildi.<br />

Türkiye’de yatırım yapan<br />

şirketlerin oluşturduğu<br />

MKG’nin Ekonomi Gazetecileri<br />

Derneği (EGD) ile düzenlediği<br />

“Türkiye’de Marka Olmak”<br />

başlıklı çalıştayda, “21. Yüzyılın<br />

Sorunu Kaçak, Taklit ve Sahte<br />

Ürünler” isimli raporun<br />

sonuçları açıklandı.<br />

Namık Kemal Üniversitesi<br />

Uluslararası İlişkiler Bölümü<br />

Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit<br />

İzmen’in OECD endekslerini<br />

kullanarak hazırladığı raporda,<br />

Türkiye’deki kayıt dışı ticaretin<br />

boyutu gözler önüne serildi.<br />

Raporda, Türkiye’de kaçak,<br />

taklit ve sahte ürün piyasasının<br />

büyüklüğü yaklaşık 17,2<br />

milyar dolar, devletin kaçak<br />

ticaret nedeniyle uğradığı vergi<br />

kaybının ise yaklaşık 7,2 milyar<br />

dolar olduğu bildirildi.<br />

Rapora göre Türkiye, dünyada<br />

en çok sahte ürün ele geçirilen<br />

ülkeler sıralamasında Çin’in<br />

ardından ikinci sırada yer<br />

alıyor. Taklit ve sahte ürün<br />

piyasasında ilaçta Hindistan,<br />

gıdada Mısır, parfüm ve<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


İSMMMO Başkanı Yücel Akdemir<br />

kozmetikte Türkiye’nin adı öne<br />

çıkıyor. Kaçak, sahte veya taklit<br />

ürün kullananların yüzde 78’i,<br />

sahte ürün sitesinde buldukları<br />

ürünler yüzünden markayı<br />

suçluyor. G20 ülkelerinde her<br />

yıl sahte ürünler yüzünden 3<br />

bin kişi hayatını kaybediyor.<br />

- “Kaçak olmasaydı 6 tane<br />

daha hızlı tren projesi<br />

yapılırdı”<br />

MKG Sözcüsü Ali Ercan<br />

Özgür, raporun sonuçlarının<br />

tartışıldığı paneldeki<br />

konuşmasında, teknolojideki<br />

gelişmeler ve makro ekonomik<br />

politikalar gibi etkenlerin taklit<br />

ve kaçak ürün piyasasında<br />

artışa yol açtığını belirtti.<br />

Özgür, şunları kaydetti:<br />

“Ülkemizde sahte, kaçak<br />

ve taklit ürünlerin yarattığı<br />

pek çok sorun var. Yasa dışı<br />

ticaret nedeniyle devletin<br />

uğradığı vergi kaybı 7,2<br />

milyar dolar. Çalışmalara<br />

göre böyle bir kayıp, 90 bin<br />

kişilik istihdama ya da 6 tane<br />

İstanbul-Ankara arasındaki<br />

hızlı tren projesine denk<br />

geliyor. Yani kaçak olmasaydı,<br />

6 tane daha hızlı tren projesi<br />

yapılırdı. Ülkemizde taklit,<br />

kaçak ve sahte ürünlerle<br />

mücadelede etkili sonuçlar<br />

almak için yapılacak çok şey<br />

var. Raporda da altı çizildiği<br />

gibi yasal düzenlemelerin yanı<br />

sıra cezaları daha caydırıcı hale<br />

getirmek gerekiyor. Bunun<br />

yanı sıra yetkili merciler,<br />

hak sahipleri birlikleri ve<br />

diğer paydaşlar arasında<br />

etkili diyalog ortamını<br />

oluşturmamız şart. Orjinal<br />

üreticinin ve tüketicinin<br />

desteklenmesine yönelik<br />

programların artırılması,<br />

arz ve talebi şekillendiren<br />

toplumun bilinçlendirilmesi<br />

için çalışmalar yapılması büyük<br />

önem taşıyor. Kaçak, sahte ve<br />

taklide karşı kolluk kuvvetleri<br />

arasındaki iş birliğinin<br />

iyileştirilmesinin yanı sıra fikri<br />

mülkiyetle ilgili idari ve teknik<br />

kapasite oluşturma faaliyetleri<br />

de önceliğimiz olmalıdır.”<br />

- “Küresel marka taklidiyle<br />

ekonomiyi güçlendiremeyiz”<br />

Türk Girişim ve İş<br />

Dünyası Konfederasyonu<br />

(TÜRKONFED) Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Tarkan<br />

TÜRKONFED Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Tarkan Kadooğlu<br />

Kadooğlu da, Türkiye’nin<br />

OECD ülkeleri arasında kayıt<br />

dışı rekortmeni olduğunu<br />

vurgulayarak, “Bugün,<br />

dünyanın en hızlı büyüyen<br />

ekonomileri arasında bulunan,<br />

gücünü üretimden ve nitelikli<br />

genç iş gücünden alan, 350<br />

milyar dolardan fazla dış<br />

ticaret hacmi olan Türkiye’nin<br />

gücüne ve potansiyeline<br />

yürekten inanıyoruz. Ancak<br />

Türkiye’nin, dünyanın en<br />

büyük 10 ekonomisi arasına<br />

girebilmesinin tek yolu, yüksek<br />

katma değerli üretimden ve bu<br />

topraklardan küresel markalar<br />

çıkarmaktan geçmektedir.<br />

Hak ettiğimiz yere de küresel<br />

markaların taklitlerini<br />

yaparak ulaşamayacağımız<br />

ortadadır. Öncelikle zihinsel bir<br />

değişim ve dönüşüm şarttır.”<br />

değerlendirmesinde bulundu.<br />

İstanbul Serbest Muhasebeci<br />

Mali Müşavirleri Odası<br />

(İSMMMO) Başkanı Yücel<br />

Akdemir ise marka meselesinin<br />

ekonominin en ciddi<br />

sorunlarından biri olduğunu<br />

ve bu sorundan dolayı<br />

İSMMMO’nun adını bile tescil<br />

ettirmek zorunda kaldıklarını<br />

ifade etti.<br />

EKONOMİ<br />

91


KALE ENDÜSTRİ HOLDİNG’E YENİ CEO<br />

SEKTÖREL HABER<br />

92<br />

Kale Endüstri Holding CEO’su Zeki Şafak Ozan<br />

Türkiye’nin lider, dünyanın önde gelen entegre güvenlik şirketi<br />

Kale Endüstri Holding’in yeni CEO’su Zeki Şafak Ozan olarak<br />

atandı. Ozan, Kale Endüstri Holding’e ait tüm şirketlerin<br />

yönetim süreçlerine liderlik edecek.<br />

Türkiye’nin güvenlik<br />

markası Kale Endüstri<br />

Holding’de CEO<br />

görevine, 24 Nisan <strong>2017</strong><br />

itibariyle iş dünyasının<br />

deneyimli isimlerinden Zeki<br />

Şafak Ozan getirildi. Kale<br />

Endüstri Holding’e ait tüm<br />

şirketlerin yönetim süreçlerine<br />

liderlik edecek olan Ozan;<br />

globalleşme stratejisi, yeni<br />

yatırımlar ve uluslararası iş<br />

ortaklıklarından da sorumlu<br />

olacak.<br />

Zeki Şafak Ozan, 1968 yılında<br />

İstanbul’da doğdu. İstanbul<br />

Erkek Lisesi’nin ardından,<br />

İstanbul Üniversitesi İşletme<br />

Fakültesi’ni tamamladı. İş<br />

hayatına Türk Ekonomi<br />

Bankası’nda analist olarak<br />

başlayan Ozan, 1992’de<br />

Eczacıbaşı Topluluğu’na katıldı.<br />

1992-1994 yılları arasında<br />

topluluğun İngiltere’de bulunan<br />

şirketi VitrA UK’de, 1994-1997<br />

döneminde ise Almanya’daki<br />

VitrA Bad’da Ticari Müdürlük<br />

görevini üstlendi. 1997’de<br />

VitrA Bad Genel Müdürü<br />

oldu. Eczacıbaşı Yapı Ürünleri<br />

Grubu’nun uluslararası<br />

pazarlardaki büyümesinde<br />

önemli kilometre taşlarını<br />

oluşturan “Engers Keramik”,<br />

Villeroy&Boch’un karo bölümü<br />

“V&B Fliesen” ve Avrupa’nın<br />

önde gelen banyo mobilyası<br />

üreticilerinden “Burgbad”ın<br />

satın alınma ve entegrasyon<br />

süreçlerinde rol oynadı. 2004-<br />

2006 yılları arasında Avrupa<br />

Türk İş Adamları Derneği<br />

Başkanlığı görevini yürüten<br />

Ozan, aynı dönemde ‘Yurt<br />

Dışında Yaşayan Vatandaşlar<br />

Danışma Kurulu’nda da yer<br />

aldı. Ozan, 2006-2008 yılları<br />

arasında VitrA Bad Genel<br />

Müdürlüğü’ nün yanı sıra<br />

Engers Keramik’in Genel<br />

Müdürlüğü’ nü, 2009-2013<br />

yılları arasında ise VitrA Karo<br />

A.Ş.’nin Genel Müdürlüğü<br />

görevlerini yürüttü. Zeki Şafak<br />

Ozan, son olarak 2013-2016<br />

yılları arasında Eczacıbaşı<br />

Yapı Ürünleri Grubu’nda<br />

Başkan Yardımcısı olarak<br />

görev yapıyordu. Almanca ve<br />

İngilizce bilen Ozan, evli ve iki<br />

çocuk babasıdır.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


İNŞAAT YATIRIMLARI<br />

İLK ÇEYREKTE HAREKETLENDİ<br />

SEKTÖREL HABER<br />

94<br />

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay düzenli olarak<br />

hazırladığı ve sektördeki faaliyet, güven ve beklentiyi<br />

ölçümlediği “Hazır Beton Endeksi”nin <strong>2017</strong> Mart Ayı Raporu’nu<br />

açıkladı. Hazır Beton Endeksi, mart ayında 100,56 seviyesine<br />

yükselerek yüzde 0,2 oranında artış gösterdi.<br />

Türkiye Hazır Beton<br />

Birliği, Hazır Beton<br />

Endeksi’yle inşaat ve<br />

bununla bağlantılı imalat ve<br />

hizmet sektörlerindeki mevcut<br />

durum ile beklenen gelişmeleri<br />

ortaya koydu. Raporda,<br />

son 3 aydır toparlanma<br />

gösteren Hazır Beton Faaliyet<br />

Endeksi’nin eşik değerin üstüne<br />

çıkmasının önemli olduğu ve<br />

sektörün beklentisinin halen<br />

yüksek olduğu ifade edildi.<br />

Hazır Beton Güven Endeksi<br />

hariç diğer endekslerin eşik<br />

değerinin üzerine çıkması, hazır<br />

beton ve inşaat sektörlerindeki<br />

hareketlenmenin en net<br />

göstergesi oldu. Ancak Hazır<br />

Beton Faaliyet Endeksi’nin eşik<br />

değerin hemen üzerinde olması,<br />

sektördeki ivmenin yeterli<br />

olmadığını ortaya koydu.<br />

Faaliyet Endeksi<br />

hareketlenmenin yeterli<br />

düzeyde olmadığını gösterdi<br />

Faaliyet Endeksi’ndeki yüzde<br />

0,5 oranındaki artış, mart<br />

ayında inşaat faaliyetlerinde<br />

ve hazır beton üretimindeki<br />

sınırlı da olsa yukarı yönlü<br />

harekete işaret etti. Fakat,<br />

ankete katılan firmaların<br />

ancak yüzde 42’si mart ayında<br />

satışlarının artmış olduğunu<br />

belirtirken, firmaların yüzde<br />

37’si satışlarında geçen aya<br />

kıyasla bir değişme olmadığını<br />

ifade etti. Satışlarının azaldığını<br />

söyleyenlerin oranının yüzde<br />

21 ile sınırlı olması sektördeki<br />

üretimin istenilen düzeyde<br />

olmadığını ortaya koyarken<br />

üreticilerin yarısının kayıtlı<br />

siparişlerin aynı kaldığını<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Avrupa Hazır Beton Birliği<br />

(ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Yavuz Işık<br />

söylemesi bu durumu teyit etti.<br />

Güven Endeksi’ndeki artış<br />

sınırlı kaldı<br />

Mart ayında yüzde 0,1<br />

artan Hazır Beton Güven<br />

Endeksi’nin değeri, hazır<br />

beton sektöründe ekonomiye<br />

olan güvenin oldukça sınırlı<br />

olduğunu gösterdi. Ankete<br />

katılanların %74’ü yeni yatırım<br />

yapmayı düşünmediğini<br />

belirtirken, yeni bir istihdamı<br />

düşünenlerin oranı ise %18’de<br />

kaldı. İstihdamda azalma<br />

yaşanacağını düşünenlerin<br />

oranı ise %11’de kaldı.<br />

olduğunu gösterdi.<br />

Hazır Beton Endeksi mart<br />

ayını artışla kapattı<br />

Bileşik endeks olan Hazır Beton<br />

Endeksi de bu gelişmelerden<br />

olumlu yönde etkilendi.<br />

Hazır Beton Endeksi 100,38<br />

seviyesinden 100,56’ya çıkarak<br />

mart ayını yüzde 0,2 artışla<br />

kapattı.<br />

Önümüzdeki 3 ayda<br />

inşaat yatırımlarında artış<br />

bekleniyor<br />

Hazır Beton Endeksi Mart<br />

Ayı Raporu sonuçları ile ilgili<br />

görüşlerini açıklayan Avrupa<br />

Hazır Beton Birliği (ERMCO)<br />

ve THBB Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Yavuz Işık, son 3 aydır<br />

toparlanma gösteren Hazır<br />

Beton Faaliyet Endeksi’nin<br />

eşik değerin üstüne çıkmasının<br />

önemli olduğunu ve sektörün<br />

beklentisinin halen yüksek<br />

olduğunu söyledi.<br />

Yavuz Işık, <strong>2017</strong> yılı mart<br />

ayı raporu ile ilgili şu<br />

değerlendirmelerde bulundu:<br />

“Hazır Beton Güven Endeksi<br />

hariç diğer endekslerin eşik<br />

değerinin üzerine çıkması, hazır<br />

beton ve inşaat sektörlerindeki<br />

hareketlenmenin en net<br />

göstergesidir. Ancak Hazır<br />

Beton Faaliyet Endeksi’nin eşik<br />

değerin hemen üzerinde olması,<br />

sektördeki ivmenin yeterli<br />

olmadığını ortaya koymaktadır.<br />

Tüm endeks değerleri, <strong>2017</strong><br />

yılının ilk çeyreğinde yükseliş<br />

göstermiştir. Mart ayında Hazır<br />

Beton Faaliyet Endeksi’nin<br />

yükselerek Hazır Beton Güven<br />

Endeksi’ni geride bıraktığı<br />

anlaşılmaktadır. Hazır Beton<br />

Beklenti Endeksi’nin halen<br />

diğer endeks türlerinden<br />

yüksek olması, sektörün<br />

önümüzdeki 3 ayda inşaat<br />

sektörü yatırımlarında<br />

bir artış beklediğinin en<br />

net göstergesidir. Diğer<br />

taraftan Hazır Beton Faaliyet<br />

Endeksi’nin yükselişe rağmen<br />

halen eşik değerinin hemen<br />

üstünde olması, sektördeki<br />

hareketlenmenin yeterli<br />

düzeyde olmadığına işarettir.<br />

Ancak hükûmetimizin<br />

uygulamaya koyduğu<br />

gayrimenkul sertifikası gibi<br />

araçlar ve kamu yatırımlarının<br />

beklendiği şekilde artması ile<br />

birlikte inşaat sektöründeki<br />

gelişme devam edecektir.<br />

Mart ayında tahsilat sürecinde<br />

bozulma yaşandığını dile<br />

getirenlerin oranı %40’dır.<br />

Son iki aydır bu oranın %50<br />

civarında gezinmesi, nakit akışı<br />

açısından sektörde kısmi bir<br />

iyileşmenin olduğunu ortaya<br />

koymaktadır.”<br />

SEKTÖREL HABER<br />

95<br />

Geleceğe yönelik beklenti aynı<br />

düzeyde kaldı<br />

Önümüzdeki dönem gidişatını<br />

göstermesi açısından büyük<br />

önem taşıyan Beklenti Endeksi<br />

bir önceki ayla aynı düzeyde<br />

kaldı. Anket katılımcılarının<br />

yüzde 58’inin önümüzdeki üç<br />

ayda satışlarının artacağını<br />

düşünmesi, yüzde 8’inin ise<br />

azalacağını belirtmesi sektörün<br />

önümüzdeki döneme ilişkin<br />

iyimser beklentilere sahip


GF HAKAN PLASTİK,<br />

BU YIL FUAR KATILIMLARI İLE<br />

İHRACATA DESTEK VERİYOR<br />

SEKTÖREL HABER<br />

96<br />

<strong>2017</strong> yılında ihracata ağırlık vermeyi planlayan GF Hakan<br />

Plastik, çalışmalarını bu doğrultuda sürdürüyor. Önce 21-23<br />

Şubat tarihleri arasında Türkmenistan’da, ardından 14-18<br />

Mart’ta Almanya’ta alt yapı ve üst yapı ürünlerini uluslararası<br />

müşterileri ile buluşturdu.<br />

GF Hakan Plastik, <strong>2017</strong><br />

planları çerçevesinde<br />

ihracata yönelik<br />

çalışmalarını yurtdışı fuar<br />

katılımları ile destekliyor. Bu<br />

doğrultuda, yılın ilk aylarında<br />

biri Türkmenistan’da diğeri<br />

Almanya’da iki fuar katılımı<br />

gerçekleştirdi. GF Hakan<br />

Plastik, Türkmenistan’da<br />

bu yıl 21-23 Şubat tarihleri<br />

arasında gerçekleştirilen<br />

Türk İhraç Ürünleri Fuarı’na<br />

katıldı. Kültürel bağın yanı<br />

sıra ekonomik iş ortaklığı ve<br />

ticaretin gelişmesi açısından<br />

önem taşıyan Türk İhraç<br />

Ürünleri Fuarı, her yıl merakla<br />

beklenen bir fuar organizasyonu<br />

olma özelliği taşıyor. Bu yıl<br />

sekizincisi düzenlenen fuara GF<br />

Hakan Plastik, alt yapı ve üst<br />

yapı ürünleri ile katılarak bu<br />

ürün gruplarını Türkmenistan<br />

pazarında tanıtma imkânı<br />

buldu.<br />

“GF Hakan Plastik de yapı<br />

teknolojisi çözümleri ile ilgi<br />

odağı oldu”<br />

GF Hakan Plastik, Almanya’ nın<br />

Frankfurt kentinde iki senede<br />

bir düzenlenen<br />

ISH <strong>2017</strong>- Uluslararası Isıtma,<br />

Soğutma, Havalandırma<br />

Sistemleri ve Teknolojileri<br />

Fuarı’nda ise GF standında yer<br />

aldı. 14-18 Mart tarihlerinde<br />

gerçekleşen fuarda Silenta<br />

Premium Ses Yalıtımlı Boru<br />

ve Aquasystem PPR Boru<br />

ürünleri müşterilerin beğenisine<br />

sunuldu. “Partner Ülke”nin bu<br />

yıl Türkiye olduğu fuarda GF<br />

Hakan Plastik de yapı teknolojisi<br />

çözümleri ile ilgi odağı oldu.<br />

Silenta Premium ürün grubu,<br />

hem Türkiye hem de yurt<br />

dışında büyük başarı sağlayan<br />

özellikleri ile en dikkat çeken<br />

ürünlerdendi. Silenta Premium,<br />

aynı zamanda GF Hakan<br />

Plastik’in sessiz boru vatanı<br />

olarak bilinen Almanya’ya ihraç<br />

ettiği ürünler içerisinde yer<br />

alıyor.<br />

İhracat pazarında satış alanını<br />

genişletmeyi hedefleyen GF<br />

Hakan Plastik, yıl sonuna kadar<br />

farklı ülkelerde gerçekleşecek<br />

fuarlarla, bu hedefi desteklemeyi<br />

sürdürecek.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


ANAEROBİK YAPIŞTIRICILARIN<br />

PERFORMANSI ARTIYOR<br />

YENİ ÜRÜN<br />

98<br />

Metsan Anarobik<br />

Yapıştırıcıların<br />

performanslarının<br />

arttığını aktaran Metsan<br />

yetkilileri : “EMS FORCE<br />

Engineering Adhesive markası<br />

ile pazara sunmakta olduğumuz<br />

anaerobik yapıştırıcılarımızın<br />

reaktivite ve stabilite<br />

özellikleri geliştiriliyor. Ar-Ge<br />

müdürümüz Şeyma Hanım’ın<br />

bir süredir yürütmekte olduğu<br />

anaerobik yapıştırıcıların<br />

performans geliştirme<br />

çalışmaları sonuçlarını vermeye<br />

başladı. Yeni nesil anaerobik<br />

yapıştırıcılarımızın düşük<br />

sıcaklıklarda bile artık çok<br />

daha hızlı kürleşeceğini ve<br />

raf ömrünün çok daha uzun<br />

olacağı-nı ifade eden Şeyma<br />

Hanım, anaerobik boru<br />

sızdırmazlık ürünlerimiz<br />

ile ilgili üretim süreci<br />

çalışmalarının birkaç ay<br />

içerisinde başlayacağının ve<br />

ürünlerin yıl sonuna kadar<br />

piyasaya sürülebilir konuma<br />

geleceğinin müjdesini verdi.”<br />

açıklamalarında bulundu.<br />

Anaerobik yapıştırıcı nedir?<br />

Birbirine yakın metal yüzeyler<br />

arasına uygulandığında<br />

oksijenle teması kesilip,<br />

polimerize olarak (kürleşerek)<br />

güçlü, plastik, sızdırmaz conta<br />

oluşturan, tek bileşenli ve uçucu<br />

solvent içermeyen yapıştırıcıdır.<br />

Nasıl kürleşir?<br />

Anaerobikc yapıştırıcılar<br />

birbirine yakın, tam oturan<br />

metal yüzeyler arasında<br />

oksijenle olan temasın<br />

kesilmesiyle kürleşmeye<br />

başlar. Oksijenin bulunmadığı<br />

‘anaerobik’ olarak adlandırılan<br />

bu koşullarda metal yüzeyler<br />

katalizör etkisi göstererek<br />

kürleşmeyi sağlar. Anaerobik<br />

yapıştırıcılar oksijenle temasın<br />

bulunduğu normal koşullarda<br />

kürleşmeden, sıvı halde kalırlar.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


YENİ ÜRÜN<br />

Anaerobik boru sızdırmazlık<br />

kimyasalının avantajları<br />

nelerdir?<br />

• Ekonomiktir.<br />

• 700 bar’a kadar basınca<br />

dayanır.<br />

• Mekanik kilitleme ve<br />

contalamaya ihtiyaç bırakmaz.<br />

• Teflon bant, keten ve macuna<br />

göre çok daha ekonomik ve<br />

pratik bir alternatiftir.<br />

• Titreşimlere dayanıklıdır.<br />

• Keten uygulaması pas<br />

oluşumunu engellemez ve pas<br />

oluşumunu hızlandırırken,<br />

yeni nesil anaerobik boru<br />

sızdırmazlık kimyasalları pas<br />

oluşumuna karşı yüzeyleri<br />

korur.<br />

• Boruların açısı ayarlanabilir.<br />

• Çok çeşitli uygulama alanları<br />

sunar.<br />

• Geniş boşlukları doldurur.<br />

• Uygulanırken yüksek kuvvet<br />

gerektirmez; bağlantının<br />

sıkıştırma işlemi sırasında hasar<br />

görme ihtimali ortadan kalkar.<br />

99<br />

Kalite Kontrol Departmanımız bünyesinde geçtiğimiz ay<br />

aramıza katılan Kimyagerimiz Kadir Bey’e ekibe hoş geldin diyor,<br />

Metsan ailesi olarak güçlü bir bağ kurma temennimizi bu vesile<br />

ile bir kez daha ifade ediyoruz.


HAYALİNİZDEKİ GÜVENLİ VE ŞIK<br />

‘KAPI’LAR KALE İLE AÇILIYOR!<br />

Güvenliği, kaliteyi ve şıklığı bir<br />

arada buluşturan Kale Çelik<br />

Kapı, huzur içinde kapısını<br />

çekip çıkmak isteyenlere birçok<br />

seçenek sunuyor. Zengin<br />

ürün yelpazesinde ahşaptan<br />

cama, maviden turuncuya,<br />

vintagedan modern tarzdaki<br />

farklı renk ve modelde<br />

ürün yelpazesi bulunan ve<br />

kişiye özel tasarım yapan<br />

Kale Çelik Kapı, düzenlediği<br />

kampanyalarla ekonomik<br />

kolaylıklar da sağlıyor.<br />

YENİ ÜRÜN<br />

100<br />

Türkiye’de güvenliğin<br />

adresi olan, tam kapsam<br />

güvenlik sağlayan Kale<br />

Çelik Kapı; güvenli, şık ve aynı<br />

zamanda da ekonomik bir kapıya<br />

sahip olmak isteyenlere, geniş<br />

ürün yelpazesiyle ve düzenlediği<br />

kampanyalarla destek oluyor.<br />

Kale Çelik Kapı, “Dekorasyon<br />

Kapıdan Başlar” mottosuyla,<br />

farklı renk ve modeldeki kapıları,<br />

indirim kampanyaları ve ödeme<br />

kolaylıkları ile tüketiciyle<br />

buluşturuyor.<br />

Çelik Kapı sektörünün jenerik<br />

markası Kale Çelik Kapı. mekana<br />

ve kişisel tercihlere uygun<br />

model seçenekleri sunuyor.<br />

Kale Çelik Kapı’nın zengin ürün<br />

yelpazesinde kapalı mekanlar<br />

için Ahşap, Cam, Laminat ve<br />

Amerikan Panel kapı seçenekleri<br />

bulunuyor. Özellikle çelik kapı<br />

ürünlerinde mavi, yeşil, turuncu<br />

renklerdeki Kale Vira, K4291<br />

ve K4230 gibi özgün modeller<br />

güvenliği şıklıkla birleştirmek<br />

isteyenler için farklı ve renkli<br />

alternatifler oluşturuyor.<br />

İsteyene modern isteyene<br />

vintage<br />

Kapıda ‘tarz’ arayanlar için de<br />

Kale’de birçok farklı çelik kapı<br />

alternatifleri bulunuyor. Kale<br />

Deco, Retro, Country Model<br />

ve Twins seçenekleri ile ev<br />

içerisindeki vintage, country<br />

ve modern tarzdaki dekoratif<br />

öğeler kapıya taşınıyor. Anadolu<br />

motiflerini sevenler ise Saray<br />

Kapısı, Antik Kapı ve Anatolia<br />

gibi modellerle Anadolu’nun<br />

zarif öğelerini modern güvenlikle<br />

birleştirebiliyor.<br />

Kale Çelik Kapı’nın ürün<br />

gamında yer alan ve özel siparişle<br />

sınırlı sayıda üretilen 6. Seviye<br />

Çelik Kapı ise hırsızlığa karşı<br />

güvenlik seviyesi en yüksek kapı<br />

olma özelliğini taşıyor. Montaj<br />

ve satış sonrası hizmetleri ile<br />

üstün kalite sunan Kale Çelik<br />

Kapı ev ve işyerleri için uygun<br />

ebat ve renklerde birçok ürün ile<br />

güvenliği ve şıklığı birleştiriyor.<br />

Ekonomik kolaylık sağlıyor<br />

Kale Çelik Kapı; güvenlik<br />

ve şıklığın yanı sıra ödeme<br />

koşullarının da uygun<br />

olmasını isteyen tüketicilere<br />

de farklı kampanyalarla ve<br />

ödeme seçenekleriyle destek<br />

oluyor. Huzur içinde kapısını<br />

çekip çıkmak isteyenler için<br />

dönem dönem kampanyalar<br />

düzenleyen Kale Çelik Kapı;<br />

<strong>Mayıs</strong> ayı boyunca tüm çelik kapı<br />

ürünlerinde, yüzde 10’a varan<br />

indirim yapıyor.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


YAPI SEKTÖRÜ<br />

23-27 MAYIS TARİHLERİNDE<br />

YAPI FUARI – TURKEYBUILD<br />

İSTANBUL’DA BULUŞUYOR<br />

SEKTÖREL HABER<br />

ITE Turkey Yönetim Kurulu Üyesi<br />

ve YEM Fuarcılık Genel Müdürü<br />

Burcu Başer<br />

102<br />

23 - 27 <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> tarihlerinde düzenlenecek ve bu yıl 40.<br />

yılını kutlayacak olan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, ürün<br />

gruplarına göre ayrılmış 100.000 m2 açık ve kapalı alanda,<br />

1.250 katılımcı firmanın en son ürün, hizmet ve teknolojisini<br />

111.000 ziyaretçiyi buluşturacak. Fuarın İş Geliştirme Platformu<br />

kapsamında bu yıl da katılımcı firmalara, sektöre ve Türkiye<br />

ekonomisine katkı sağlayacak etkinlikler gerçekleştirilecek.<br />

YEM Fuarcılık<br />

tarafından 40 yıldır<br />

düzenlenen ‘Yapı<br />

Fuarı- Turkeybuild İstanbul’;<br />

yapı sektörüne yön veren yerli<br />

ve yabancı firmaların <strong>2017</strong><br />

yılında da buluşma noktası<br />

olacak. Yapı malzemeleri<br />

sektörü temsilcilerinin ürün,<br />

hizmet ve teknolojilerinin<br />

sergilenmesinin yanı sıra;<br />

üretici ve satıcı firmalarla,<br />

sektör profesyonellerini<br />

ve yatırımcılarını bir<br />

araya getiren ‘Yapı Fuarı-<br />

Turkeybuild İstanbul’,<br />

Türkiye’nin yapı sektöründeki<br />

en büyük ve en önemli<br />

platformlarını oluşturuyor.<br />

Fuar kapsamında düzenlenen<br />

“İş Geliştirme Platformu”<br />

etkinlikleri sektöre yeni iş ve<br />

işbirliği fırsatları sağlarken;<br />

“Mimarlık ve Mimarlık<br />

Kültürü” etkinlikleri ise<br />

sektör profesyonellerine bilgi<br />

akışı sağlıyor.<br />

Yapı Fuarı – Turkeybuild<br />

İstanbul, “İş Geliştirme<br />

Platformu” etkinlikleri<br />

kapsamında, “Konuk Bölge<br />

Projesi”nde, bu yıl, hızlanan<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


ir ekonomik büyümeye sahip<br />

olan Kuzey Afrika Bölgesi<br />

ülkelerini, “Hedef Pazar<br />

Projesi”nde ise 2030 Ulusal<br />

Vizyon Programı Projeleriyle<br />

büyük potansiyel taşıyan ve<br />

2022 Dünya Kupası’na da ev<br />

sahipliği yapacak olan Katar’ı<br />

ağırlıyor.<br />

“Kuzey Afrika yeniden Türk<br />

yapı sektörünün odağında…”<br />

Arap baharının etkilerini<br />

azaltarak, ekonomik<br />

açıdan giderek hızlanan bir<br />

toparlanma içine girmeye<br />

başlayan ve yeniden Türk yapı<br />

sektörünün odağında yer alan<br />

Kuzey Afrika ülkelerinden<br />

Cezayir ve Fas, Türkiye’nin en<br />

çok inşaat malzemesi ihracatı<br />

gerçekleştirdiği ilk 20 pazar<br />

arasında yer alırken yine<br />

bölgede yer alan Tunus ise<br />

ulaştırma, lojistik, eğitim ve<br />

sağlık alanında artan kamu<br />

yatırımlarıyla ilgi çekiyor.<br />

Hedef Pazar: 2030 Ulusal<br />

Vizyon Programı ve 2022<br />

Dünya Kupası projeleriyle<br />

dikkat çeken Katar…<br />

Fuarın İş Geliştirme<br />

Platformu kapsamında<br />

düzenlenen “Hedef Pazar<br />

Projesi”nde bu yıl Türk<br />

yapı sektörü için güçlü bir<br />

potansiyel oluşturan Katar<br />

değerlendirilecek. Değeri<br />

299,7 milyar dolar olan 2030<br />

Ulusal Vizyon Programı ve<br />

2022 Dünya Kupasına yönelik<br />

spor, turizm, sağlık ve eğitim<br />

alanlarındaki birçok projeyle<br />

dikkat çeken Katar, Türk<br />

yapı sektörü için büyük bir<br />

potansiyel taşıyor.<br />

ITE Turkey Yönetim Kurulu<br />

Üyesi ve YEM Fuarcılık<br />

Genel Müdürü Burcu Başer,<br />

40. Yapı Fuarı – Turkeybuild<br />

İstanbul’da bu yıl “Konuk<br />

Bölge Projesi”nde ağırlanacak<br />

Kuzey Afrika ülkelerinin<br />

ekonomik açıdan hızla<br />

toparlanan, istikrarlı bir<br />

büyüme sergilediğini belirtti.<br />

Başer; bölgenin alt yapı,<br />

ulaştırma, lojistik, sağlık,<br />

turizm gibi alanlarda artan<br />

yatırımlarının önümüzdeki<br />

dönemde de artarak devam<br />

edeceğinin altını çizdi.<br />

“Hedef Pazar” Katar’da ise<br />

<strong>2017</strong>-18 döneminde, inşaat<br />

sektörünün yüzde 9,0 büyüme<br />

göstermesini beklediklerini,<br />

Katar’ın 2030 Ulusal Vizyon<br />

Programı ve özellikle 2022<br />

Dünya Kupası için olmak<br />

üzere spor, turizm, sağlık ve<br />

eğitim alanlarında önemli<br />

projelere sahip olduğunu<br />

belirtti. Başer, bu ülkelerde<br />

açıklanan projelerin<br />

ve olumlu ekonomik<br />

gelişmelerin, Türk yapı<br />

sektörüne yeni iş ve işbirliği<br />

fırsatları doğurduğunu<br />

sözlerine ekledi.<br />

Konuk Bölge ve Hedef Pazar<br />

Projelerinin fuar sırasında<br />

düzenlenecek etkinlikleri<br />

kapsamında; “Kuzey Afrika<br />

- Türkiye İnşaat Forumu”<br />

ve “Katar- Türkiye İnşaat<br />

Forumu”nda Türkiye,<br />

Kuzey Afrika ve Katar’dan<br />

konunun üst düzey yetkilileri<br />

konuşmacı olarak yer alacak.<br />

Türk yapı sektörünün<br />

bölgelerdeki yatırım, işbirliği<br />

ve ihracat potansiyelinin<br />

değerlendirileceği toplantının<br />

ardından düzenlenecek “İkili<br />

İş Görüşmeleri” bölümünde,<br />

katılımcı firmalar ile alım<br />

heyetleri yeni iş ve işbirliği<br />

fırsatları için bir araya<br />

gelecek.<br />

Yapı – Fuarı Turkeybuild<br />

İstanbul, 40. Yaşında!<br />

İlki 1978 yılında düzenlenen<br />

ve Türkiye’nin ilk ihtisas<br />

fuarı olan Yapı Fuarı –<br />

Turkeybuild İstanbul’un bu<br />

yıl 40. yılını kutladıklarını<br />

belirten Burcu Başer, Fuarın<br />

düzenlendiği günden itibaren<br />

sektörle birlikte büyüyüp<br />

gelişerek bugün dünyanın<br />

5 büyük yapı fuarı arasında<br />

yer aldığını belirtti. YEM<br />

Fuarcılık olarak, Yapı Fuarları<br />

– Turkeybuild kapsamında,<br />

Türk yapı sektörüne katkı<br />

sağlayan birçok etkinliğe imza<br />

attıklarını vurgulayan Başer,<br />

sözlerine şöyle devam etti: “40<br />

yıldır Türk yapı sektörünün<br />

en büyük zirvesi olan Yapı<br />

Fuarı – Turkeybuild İstanbul,<br />

sektöre yeni pazarlar ve bilgi<br />

akışı sağlamayı kendine<br />

misyon edindi. Bu bağlamda<br />

Fuar’ın “İş Geliştirme<br />

Platformu” kapsamında 7<br />

yıldır Konuk Ülke/Bölge<br />

Projeleri’ni gerçekleştiriyoruz.<br />

Son iki yıldır bu<br />

etkinliklerimize Hedef Pazar<br />

Projesi’ni de dahil ettik. Bu<br />

yıl tüm bunların yanı sıra,<br />

yine geçtiğimiz yıl fuar<br />

sırasında düzenlediğimiz,<br />

sektöre bilgi akışı sağlamasını<br />

hedeflediğimiz “Mimarlık<br />

ve Mimarlık Kültürü<br />

Etkinlikleri” ile STK’lara<br />

ve katılımcılarımıza<br />

etkinliklerini<br />

gerçekleştirmeleri için tahsis<br />

ettiğimiz “Seminer ve Demo<br />

Alanı Etkinlikleri”ni de<br />

gerçekleştiriyor olacağız.”<br />

SEKTÖREL HABER<br />

103


NEFES KREDİSİNDEN<br />

27 BİN KOBİ FAYDALANDI<br />

TOBB Başkanı<br />

Rifat Hisarcıklıoğlu<br />

EKONOMİ<br />

104<br />

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ‘Nefes kredisi’nden 3 ay içerisinde<br />

27 bin KOBİ’nin yararlandığını bu kapsamda 2,6 milyar lira<br />

kredi kullanıldığını açıkladı.<br />

Türkiye Odalar ve<br />

Borsalar Birliği<br />

(TOBB) Başkanı Rifat<br />

Hisarcıklıoğlu, 12 Aralık<br />

2016’da başlayan ‘Nefes kredisi’<br />

projesinden bugüne kadar 27<br />

bin şirketin faydalandığını bu<br />

kapsamda 2,6 milyar liralık<br />

kredi kullandığını bildirdi.<br />

Hisarcıklıoğlu, “Birliğimizin,<br />

oda ve borsalarımızın sağladığı<br />

ucuz kaynak ve yüzde 85<br />

KGF teminatı ile TOBB üyesi<br />

KOBİ’ler piyasa şartlarının<br />

çok altında olan yüzde 9,90<br />

oranından 150 bin TL’ye kadar<br />

kredi kullanıyor. Üyelerimize<br />

hem kredi veriyor, hem kefil<br />

oluyoruz. Bugün bankalar<br />

piyasada yüzde 12’li rakamlara<br />

mevduat topluyor. Biz ise<br />

yüzde 10’un altında faizle kredi<br />

kullandırıyoruz” diye konuştu.<br />

Nefes Kredisi uygulamasının<br />

KOBİ kredi faizlerini<br />

aşağı çektiğini ifade eden<br />

Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu:<br />

“KGF’nin Portföy Garanti<br />

Sistemi sayesinde Nefes Kredisi<br />

başvuruları saatler içerisinde<br />

onaylanıyor. Eskiden olduğu<br />

gibi haftalarca beklenmiyor.<br />

Nefes Kredisi’nden sonra<br />

bankalar da devreye girdi.<br />

Hemen hemen hepsi KOBİ veya<br />

esnaf kredisi kampanyalarına<br />

başladılar. Yüzde 15-18<br />

bandında seyreden KOBİ kredi<br />

faizlerini yüzde 12’lere kadar<br />

düşürdüler. Nefes Kredisi<br />

projesi, ortaklarımızdan<br />

Denizbank ve Ziraat Bankasına<br />

da özellikle teşekkür ediyorum.”<br />

En çok kredi toptan ve<br />

perakende ticaret sektöründe<br />

kullanıldı<br />

Nefes Kredisi kullanım<br />

istatistikleri incelendiğinde<br />

toptan ve perakende ticaret,<br />

imalat, inşaat ile ulaştırma ve<br />

depolama sektörleri sırasıyla<br />

en çok kredi kullanan sektörler<br />

olarak öne çıktı.<br />

Toptan ve perakende ticaret<br />

sektörü kredinin yarıya<br />

yakınını kullanmış durumda.<br />

İmalat sektörünün alt<br />

kırılımlarına bakıldığında da<br />

gıda ürünlerinin imalatı, metal<br />

ürünleri imalatı ve makine ve<br />

ekipman imalatı sektörleri başı<br />

çekiyor.<br />

İstanbul’da kredi hacmi 400<br />

milyon lira oldu<br />

Öte yandan Türkiye’nin bütün<br />

illerinde kredi kullandırıldı.<br />

En çok kullanım da sırasıyla<br />

İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa<br />

ve Kocaeli’de gerçekleşti.<br />

İstanbul’da 400, Ankara’da 350,<br />

İzmir’de 200 milyon lira kredi<br />

hacmine ulaşıldı.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


KYK’DAN 4 ÜRETİM TESİSİ İLE<br />

600 BİN TON ÜRETİM BAŞARISI<br />

RÖPORTAJ<br />

106<br />

Bugün Türkiye geneli 4 üretim tesisi ile yıllık 600 bin ton üretim<br />

kapasitesi olan KYK, yatırım çalışmalarına hız kesmeden devam<br />

ediyor. KYK Yönetim Kurulu Başkanı C.Onur Sürmeli ile yapı<br />

kimyasalları sektörüne yönelik yaptığımız söyleşide Sürmeli; “Su<br />

yalıtımı ve zemin sistemlerinde ürün gamımızı güçlendirecek yeni<br />

ürün ve yatırım çalışmalarımız sürüyor.” diyerek yakın dönem<br />

projeleri ile ilgili bilgiler verdi ve önemli açıklamalarda bulundu.<br />

KYK hakkında bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Şirketimiz 2001 yılında<br />

%100 yerli sermaye ile<br />

Eskişehir’ de kurulmuştur.<br />

Bugün Eskişehir, Adana,<br />

Samsun ve Diyarbakır olmak<br />

üzere 4 üretim tesisi ile sektöre<br />

hizmet vermekteyiz. 4 üretim<br />

tesisimiz yıllık toplam 600<br />

bin ton üretim kapasitesine<br />

sahiptir. Türkiye’nin<br />

önemli lokasyonlarında<br />

konumlandırılmış<br />

fabrikalarımızla ülkenin dört<br />

bir yanına hızlı ve nakliye<br />

avantajlı ürün sunabilme<br />

özelliğine sahibiz. Yeni ürün<br />

ve yatırımlarla büyürken,<br />

faaliyetlerimizin her<br />

aşamasında sürdürülebilir<br />

mükemmelliği yakalamak adına<br />

EFQM (European Foundation<br />

for Quality Management)<br />

Mükemmellik Modelini<br />

bir yönetim anlayışı olarak<br />

benimsedik. 2012 yılında<br />

“EFQM Mükemmellikte<br />

Yetkinlik 5 Yıldız” belgesini<br />

alan ilk ve tek yapı kimyasalları<br />

firması olduk.<br />

Kaliteyi yönetim felsefemiz<br />

olarak görüyor, ISO 9001 Kalite<br />

Yönetim Sistemi ile uluslar<br />

arası kabul görmüş yönetim<br />

sistemine uygun ürün ve hizmet<br />

sunuyor, bunun sürekliliğinin<br />

garantisini veriyoruz.<br />

Çevreyi geleceğe mirasımız<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


olarak görüyor, ISO 14001<br />

Çevre Yönetim Sistemi ile<br />

faaliyetlerimizi çevreye zarar<br />

vermeden sürdürmek için<br />

gereken özeni gösteriyoruz.<br />

Can güvenliğini önceliğimiz<br />

olarak görüyor, OHSAS<br />

18001 İş Sağlığı ve Güvenliği<br />

Yönetim Sistemi ile en değerli<br />

kaynağımız olan insana<br />

verdiğimiz önemi ortaya<br />

koyuyoruz<br />

Paydaş bilgilerinin güvenliği<br />

için, ISO 27001 Bilgi Güvenliği<br />

Yönetim Sistemi ile bilgi<br />

güvenliğini esas alıyor, paydaş<br />

bilgi varlıklarının korunmasını<br />

ve sürekliliğini sağlıyoruz.<br />

%100 müşteri memnuniyetini<br />

hedefliyoruz. ISO 10002<br />

Müşteri Memnuniyeti Yönetim<br />

Sistemi ile sürdürülebilir<br />

başarıyı amaçlıyor, bunun<br />

artan müşteri memnuniyeti ve<br />

sadakati ile sağlanabileceğine<br />

inanıyoruz. Tüm bu<br />

çalışmalarımız, yaptığımız işe<br />

olan bakış açımızla ve sektöre<br />

sunduğumuz hizmetlerle bizi<br />

ayrıştırıyor.<br />

Ürün gruplarınız nelerdir?<br />

Portföyümüzdeki Seramik<br />

Yapıştırıcıları, Derz Dolguları,<br />

Su Yalıtım Malzemeleri, Isı<br />

Yalıtım Sistemleri, Dış Cephe<br />

Boyaları ve Kaplamaları, Tamir<br />

Harçları, Zemin Sistemleri,<br />

C. Onur Sürmeli<br />

Kyk Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Sıvalar, Astarlar, Katkılar ve<br />

Yardımcı Malzemeler ile inşaat<br />

sektörüne hizmet veriyoruz.<br />

Sahadaki sorunlara, doğru ürün<br />

ve doğru uygulama yöntemleri<br />

ile geliştirdiğimiz sistem<br />

çözümleri sunuyoruz.<br />

Son yıllarda su yalıtımı<br />

ve zemin sistemleri ürün<br />

grubumuzu geliştirmek<br />

adına yoğun ar-ge ve ür-ge<br />

çalışmaları gerçekleştiriyoruz.<br />

Megaİzo markalı su yalıtım<br />

çözümlerimiz içerisinde yer<br />

alan çimento, akrilik, bitüm ve<br />

poliüretan esaslı ürünlerimizle<br />

yüksek performanslı su<br />

yalıtım çözümleri sunuyoruz.<br />

Yeni nesil poliüretan ürünler<br />

konusunda ürün gamımızı<br />

güçlendirme çalışmalarımız<br />

sürüyor. Bununla birlikte<br />

MegaZemin markalı zemin<br />

kaplama çözümlerimiz<br />

içerisinde yer alan epoksi esaslı<br />

zemin kaplama sistemlerimizle<br />

fabrika, üretim tesisi,<br />

depo, hangar, laboratuvar,<br />

ofis, konut, okul, avm gibi<br />

alanların güçlendirilmiş<br />

zemin ihtiyaçlarına çözümler<br />

sunuyoruz.<br />

Türkiye yapı kimyasalları<br />

pazarını global pazarda<br />

değerlendirdiğinizde neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

Global pazarla içinde<br />

bulunduğumuz inşaat<br />

sektörünü değerlendirdiğimizde<br />

ülke olarak kendimizi<br />

geliştirmemiz gereken noktalar<br />

var.<br />

Maalesef piyasada standart dışı,<br />

yada etiket beyanına uygun<br />

olmayan malzemelerle, hiçbir<br />

kural gözetilmeyen uygulamalar<br />

yapılıyor. Bunun üzerine bir de<br />

denetimde eksiklikler eklenince<br />

sektörü olumsuz etkileyen,<br />

haksız rekabeti artıran ve daha<br />

önemlisi bina güvenliğini<br />

doğrudan etkileyen sonuçlar<br />

ortaya çıkıyor. Bu durumun<br />

önüne geçilmesi için gerek<br />

ürünün gerekse uygulamanın<br />

çok iyi denetlenmesi gerekiyor.<br />

Tabi devlet eliyle yapılacak<br />

denetimlerin yanı sıra biz<br />

üreticilerinde taşın altına elini<br />

koyması gerekiyor. En az ulusal<br />

kalite standartları çerçevesinde<br />

üretim yapmaları ve bu ürünleri<br />

tatbik edecek uygulamacıların<br />

doğru yöntemler izlemelerini<br />

sağlayacak eğitimleri vermeleri<br />

gerekiyor. Biz KYK olarak<br />

ürettiğimiz her üründe<br />

ulusal ve uluslararası kalite<br />

standartları belgelerini<br />

alıyoruz. Ürünlerimizde<br />

sahip olduğumuz TSE ve<br />

CE belgelerinin yanı sıra<br />

Mantotherm Dış Cephe Isı<br />

Yalıtım Sistemlerimiz ETAG<br />

004 standardına uygun olup<br />

uluslararası kalite belgesi ETA’ a<br />

sahiptir.<br />

Ürün performans beyanları<br />

yanısıra uygulamacı yetkinliği<br />

konusu da geliştirmemiz<br />

gereken bir diğer önemli nokta.<br />

Bu seneye kadar uygulama<br />

konusunda da bir denetim<br />

eksikliği vardı. Çalışma ve<br />

Sosyal Güvenlik Bakanlığınca<br />

yayımlanan tebliğlerde inşaat<br />

sektörünün içerisinde yer<br />

alan bir çok alt sektörde MYK<br />

Mesleki Yeterlilik Belgesi<br />

RÖPORTAJ<br />

107


RÖPORTAJ<br />

108<br />

zorunlu hale getirildi.<br />

Yıllardır ülke çapında,<br />

uygulamacı eğitimlerini her<br />

yıl düzenli olarak sürdüren tek<br />

üretici firma olarak toplamda<br />

130.000 uygulamacıya ulaştık.<br />

Milli Eğitim Müdürlüğü ve<br />

Baksan Mesleki Eğitim Merkezi<br />

ile ortaklaşa düzenlenen<br />

40 saatlik teorik ve pratik<br />

eğitimler sonucunda kursları<br />

başarı ile bitiren katılımcılara,<br />

uluslararası geçerliliği<br />

olan Seramik Uygulama<br />

ve Dış/İç Cephe Kaplama-<br />

Yalıtım Belgesi kazandırdık.<br />

Yine uygulamacılar için<br />

hazırladığımız “ustalarımız.<br />

com” portal ile uygulama<br />

videolarını izleyerek,<br />

KYK ürünlerini ve<br />

yapısal problemlere karşı<br />

sunduğumuz çözüm<br />

önerilerimizi inceleyebiliyorlar,<br />

e-eğitim portalı ile eğitim<br />

kitaplarına ulaşabiliyorlar.<br />

Bu eğitim materyallerinden<br />

yararlanmanın yanı sıra online<br />

sınav merkezinde ustalara özel<br />

sınavlara katılarak mesleki<br />

bilgilerini ölçebiliyorlar. Şimdi<br />

ise uygulamacı eğitimleri<br />

konusundaki çalışmalarımızı<br />

bir adım daha öteye<br />

taşıyarak Mesleki Yeterlilik<br />

Belgelendirmesi Yetkisini<br />

almayı bekliyoruz. Bu yıl<br />

akreditasyonu almamızla KYK<br />

Sınav ve Belgelendirme Merkezi<br />

KYK BELGEM ile MYK<br />

Belgelendirmelerine başlıyor<br />

olacağız.<br />

Ar-Ge çalışmalarınız<br />

hakkında bilgi verir misiniz?<br />

Sektördeki gelişmeleri ve<br />

ihtiyaçları yakından izleyerek<br />

hızlı bir şekilde yanıt vermek<br />

için Ar -Ge departmanımıza<br />

büyük bütçeler ayırıyoruz.<br />

Alanında uzman Ar-Ge<br />

mühendislerimiz üründe<br />

inovasyonu sağlayacak<br />

çalışmalara imza atıyorlar.<br />

Ar-Ge departmanımız toplam<br />

istihdamımızın %10’unu<br />

oluştururken, departman şirket<br />

faaliyetlerimizin merkezinde<br />

yer alıyor. Mevcut ürünlerin<br />

iyileştirilmesi, ürünlerin<br />

kalitesinin korunmasıyla<br />

maliyet avantajı sağlanması,<br />

yeni ürünler geliştirilmesi,<br />

yeni test metotları ve üretim<br />

teknolojileri bulma çalışmaları<br />

Ar-Ge departmanımızın<br />

başlıca sorumlulukları arasında<br />

yer alıyor, Üniversite ve Sanayi<br />

Destek Projeleri kapsamında<br />

üniversiteler ile proje<br />

çalışmaları yapıyorlar.<br />

KYK çevre hassasiyeti ile ilgili<br />

bilgi almak isteriz?<br />

Sanayileşmenin tüm hızıyla<br />

devam ettiği günümüzde<br />

firmaların başarısında<br />

ürettikleri ürünün kalitesinin<br />

yanında çevreye ve doğal<br />

yaşama verdiği önem de<br />

belirleyici bir unsur olmaktadır.<br />

Bu bilinçle, 2009 yılında ISO<br />

14001 Çevre yönetim sistem<br />

belgesi aldık ve devamlılığını<br />

sağlıyoruz. Çevre mevzuatına<br />

uygun şekilde faaliyetlerimizi<br />

sürdürüyor, çevre<br />

performansını iyileştiriyor ve<br />

çalışanlarımızın da bu bilinçle<br />

hareket etmelerini sağlamak<br />

için çalışmalar yapıyoruz. Her<br />

yıl yapılan denetimlerle de<br />

uygulamalarımızın uygunluğu<br />

kontrol ediliyor.<br />

Faaliyetlerimiz kaynaklı<br />

atıklarımız standartlar ve yasal<br />

mevzuatlara uygun olarak<br />

depolanmakta ve düzenli olarak<br />

ilgili bertaraf firmalarına teslim<br />

edilmektedir. Üretim kaynaklı<br />

mamul atıkların neredeyse<br />

tamamı geri dönüştürülerek,<br />

ürün içerisinde tekrar<br />

kullanılabilir hale getiriliyor.<br />

Doğal kaynak tüketimleri<br />

düzenli olarak izlenmekte<br />

olup, kaynakların doğru ve<br />

verimli kullanılması, israfın<br />

azaltılması için iyileştirme<br />

çalışmaları yapmaktayız.<br />

Örneğin, çatı kaplamalarımızı<br />

şeffaf aydınlatma panelleri<br />

ile donatarak, elektrik<br />

enerjisi tasarrufu sağladık.<br />

Sadece faaliyetlerimizde<br />

değil, çalışanlarımızın özel<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


hayatlarında da bu bilinci<br />

oluşturmak için düzenli<br />

eğitimler veriyoruz.<br />

Hammadde eldesi, enerji<br />

kullanımı ve verimliliği,<br />

malzeme ve kimyasal madde<br />

içeriği, hava, su ve toprağa<br />

verilen emisyonlar, atık<br />

oluşumu kategorilerinde yapılan<br />

tüm değerlendirmeler ardından<br />

temel ürün gruplarımızda EPD<br />

belgelendirme çalışmalarımızı<br />

tamamladık.<br />

Bu çalışma kapsamında<br />

ürünlerin yaşam döngüleri<br />

analiz edilmiş, üretimindeki<br />

süreçleri ve tedarik zincirinden<br />

kaynaklanan çevresel etkileri<br />

irdelenmiş ve bu noktalarda<br />

yapılabilecek iyileştirme<br />

fırsatları tespit edilmiştir.<br />

Yani bizim için EPD belgesini<br />

almak bir amaç değil çevresel<br />

etkilerimizi en aza indirme<br />

noktasında yol gösterici bir araç<br />

olmuştur.<br />

Bununla birlikte sahip<br />

olduğumuz EPD belgesi ile hızla<br />

gelişen yeşil bina çözümlerinde<br />

de paydaşlarımıza alternatif<br />

çözümler sunmuş olacağız.<br />

Yapı kimyasalları sektöründe<br />

birçok ürün ile piyasada olan<br />

firmamız EPD belgesi ile,<br />

LEED, BREEAM, DNGB ve<br />

ÇEDBİK gibi Sürdürülebilir<br />

Bina Sertifikalandırma sürecine<br />

girmiş projelere, ürünleri ile<br />

katkı yapacak ve ilave puan<br />

avantajları sağlayacaktır.<br />

Gelecek dönem<br />

planlamalarınızla ilgili neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

Su yalıtımı ve zemin<br />

sistemlerinde ürün gamımızı<br />

güçlendirecek yeni ürün ve<br />

yatırım çalışmalarımız sürüyor.<br />

Yeni yatırım olarak poliüretan<br />

üretim hattı yatırımımıza<br />

başladık. Mevcut poliüretan<br />

esaslı su yalıtım ürünlerimizin<br />

yanı sıra çalışmalarını<br />

sürdürdüğümüz hibrit<br />

ve poliürea ürünler bu<br />

tesisimizde üretiliyor olacak.<br />

Ayrıca MegaZemin markalı<br />

ürün grubumuza eklenecek<br />

olan poliüretan esaslı zemin<br />

kaplamaları için ar-ge ve ür-ge<br />

çalışmalarımız sürmekte olup,<br />

kendi üretim tesislerimizde<br />

üretimlerini gerçekleştiriyor<br />

olacağız. Böylelikle epoksi esaslı<br />

zemin kaplama çözümlerimizle<br />

birlikte poliüretan esaslı<br />

malzemelerle de komple çözüm<br />

sunabiliyor olacağız.<br />

Ürün kalitesi kadar uygulama<br />

kalitesinin de müşteri<br />

memnuniyetinde büyük önem<br />

taşıdığının ve ayrıca sektördeki<br />

nitelikli işgücü ihtiyacının<br />

bilincindeyiz. “Sağlıklı ve<br />

sağlam yaşam alanları için<br />

güvenilir, çevreci, evrensel<br />

çözümler üretmek ve mesleki<br />

eğitime katkı sağlayarak<br />

sektörde öncü olmak”<br />

misyonumuzla KYK BELGEM<br />

(KYK Sınav ve Belgelendirme<br />

Merkezi ) ile Mesleki<br />

Yeterlilik Belgelendirmesi<br />

yetkisi için başvurduk<br />

ve akreditasyonumuzu<br />

bekliyoruz. KYK BELGEM<br />

olarak belgelendirme kuruluşu<br />

olmaktaki temel amacımız<br />

eğitim ile iş yaşamının nitelik<br />

talepleri arasında işlevsellik<br />

sağlamak ve bu yaklaşımla<br />

Türkiye’nin küresel ekonomide<br />

rekabet edebilmesi için ihtiyaç<br />

duyduğu nitelikli işgücünün<br />

yetiştirilmesine katkıda<br />

bulunmaktır.<br />

RÖPORTAJ<br />

109


VİKO BY PANASONIC’İN YENİ ROLLINA<br />

SERİSİ İLE EVLERDE DEĞİŞİM ZAMANI<br />

YENİ ÜRÜN<br />

110<br />

Günümüzde dekorasyon trendleri, özellikle yaşam alanlarında<br />

kendimizi güvende hissedeceğimiz ve ruhumuza iyi gelecek<br />

ortamlar oluşturmak üzere değişiyor. Uzmanlar da yuvarlak<br />

hatların evlerde çok daha rahat bir atmosfer yaratacağı<br />

konusunda birleşiyor. Elektrik anahtarı ve priz sektörünün lider<br />

ismi VİKO by Panasonic, zarif ve yuvarlak hatlara sahip yeni<br />

Rollina serisi ile evlere sıcaklık ve huzur katıyor.<br />

VİKO by Panasonic’in<br />

yeni Rollina serisi,<br />

yuvarlak hatları ve<br />

zarif görüntüsü ile özellikle<br />

yaşam alanları için en doğru<br />

tercih olduğunu ortaya<br />

koyuyor. Yeni seri, elektrik<br />

anahtarı ve prizlerde farklı<br />

tarzlara uyum sağlayabilen<br />

karakterini kullanıcıların<br />

günlük hayatına da yansıtıyor.<br />

Daha yalın ama konfor ve<br />

kaliteden ödün vermeden<br />

tasarlanan Rollina serisi,<br />

çok özel tasarımı ile sizi<br />

dekorasyonda ilham veren<br />

çizgilerle tanışmaya çağırıyor.<br />

Anahtar ve priz ürünlerinde<br />

beyaz ve krem renk seçeneğini<br />

kendi özel stili ile sunan<br />

Rollina, mobilya ve diğer ev<br />

aksesuarlarına da zarafetle<br />

eşlik ediyor.<br />

VİKO by Panasonic’in,<br />

dimmer anahtarları da geniş<br />

ürün seçeneğinde bulunduran<br />

Rollina serisi, konforu ve<br />

rahatlığı kullanıcılarının<br />

memnuniyetiyle buluşturuyor.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


TASARRUF YAPTIRAN ARMATÜRLER<br />

Artema, çevre sorunlarına<br />

dikkat çekmek amacıyla her<br />

yıl 5 Haziran’da kutlanan<br />

Dünya Çevre Günü vesilesiyle,<br />

su ve enerji tasarruflu armatür<br />

kullanımına dikkat çekiyor.<br />

Artema’nın Q-Line, Minimax S<br />

ve Axe S armatürleri, hem aile<br />

bütçesine hem de kaynakların<br />

korunmasına katkıda<br />

bulunuyor.<br />

Artema, çevre<br />

sorunlarına dikkat<br />

çekmek amacıyla her yıl<br />

5 Haziran’da kutlanan Dünya<br />

Çevre Günü vesilesiyle, su<br />

ve enerji tasarruflu armatür<br />

kullanımına dikkat çekiyor.<br />

Artema’nın Q-Line, Minimax<br />

S ve Axe S armatürleri,<br />

hem aile bütçesine hem de<br />

kaynakların korunmasına<br />

katkıda bulunuyor. Artema’nın<br />

Q-Line, Minimax S ve Axe<br />

S’te kullandığı özel BluEco<br />

kartuş, armatür orta konumda<br />

açıldığında, kombinin<br />

gereksiz yere çalışarak enerji<br />

harcamasına engel oluyor.<br />

Sıcak su tüketimini azaltarak,<br />

konutlarda yüzde 60’a varan<br />

doğalgaz ve elektrik tasarrufu<br />

sağlıyor.<br />

YENİ ÜRÜN<br />

111<br />

Her damlanın kıymetini bilen<br />

Q-Line armatür ayrıca, A sınıfı<br />

su verimliliğini temsil eden<br />

“Avrupa Su Etiketi”ne sahip.<br />

Sertifikayı alan Türkiye’den ilk<br />

marka olan Artema, Q-Line<br />

armatür serisinde kullandığı<br />

özel perlatör sayesinde,<br />

dakikada maksimum 5 litre<br />

su akışıyla, dörtkişilik bir<br />

ailenin yüzde 30* daha az su<br />

tüketmesini sağlıyor.


BTM BITUPROOF<br />

TEMEL BOHÇALAMA SISTEMİ<br />

YENİ ÜRÜN<br />

114<br />

BTM BituProof<br />

Sistemi, yapılaşmanın<br />

yoğun olduğu kent<br />

merkezlerinde bitişik nizam<br />

vaziyette yapılacak yapıların<br />

temellerinde ve kentsel<br />

dönüşüm kapsamında yıkılarak<br />

yeniden yapılacak binaların<br />

temellerinde su yalıtımını<br />

pratik, güvenli, uzun ömürlü ve<br />

ekonomik bir şekilde çözmek<br />

için tasarlanmıştır.<br />

Bitişik nizam yapıların<br />

bulunduğu kesimlerde temel<br />

çukuru dik olarak açıldığı ve<br />

su yalıtım membranlarının<br />

yapıştırılacağı uygun yüzey<br />

elde edilmesi gerektiği için<br />

dıştan bohçalama sistemlerine<br />

göre daha komplikedir. Buna<br />

ek olarak, iksa sistemine<br />

yapıştırılmış olan membranın<br />

yapının statik perde duvarına<br />

da yapışması, statik perde ile<br />

su yalıtım membranı arasında<br />

tam yapışmanın sağlanması<br />

ve böylelikle tam geçirimsiz<br />

bir sistem elde edilmesi yakın<br />

bir zamana kadar mümkün<br />

olamamaktaydı.<br />

BTM BituProof Sistemi,<br />

tüm bu zorlukları elimine<br />

ederek uygulamada sağladığı<br />

kolaylıklara ek olarak gerek<br />

temel tabanında, gerekse<br />

perde duvarda dökülen<br />

taze betona mükemmel bir<br />

yapışma sağlayarak tam bir su<br />

geçirimsizlik elde edilmesini<br />

olanaklı kılmaktadır.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


İSTMARİNA GÜNSAN ELEKTRİK İLE<br />

AYDINLANACAK<br />

YENİ ÜRÜN<br />

Dap Yapı tarafından<br />

Kartal sahil şeridinde<br />

inşa edilmekte olan<br />

ve özgün mimari yapısı ile<br />

yeni bir yaşam alanı sunan<br />

İstmarina projesi, Günsan’ın<br />

Modüler Inox serisi ile<br />

aydınlanacak.<br />

Hayata geçirdiği inovatif<br />

çözümlerle, elektrik bileşenleri<br />

sektörünün önde gelen<br />

çözüm sağlayıcılarından<br />

Günsan, inşaat sektörüne<br />

ve gayrimenkul projelerine<br />

değer katmaya devam ediyor.<br />

Günsan, karma yaşam<br />

konseptli İstmarina projesinde<br />

yer alan toplam 1502 daire ve<br />

258 ticari alanın anahtar, priz<br />

ürünlerini sağlayacak.<br />

Marina alanı, restoranları,<br />

kafeleri, otel ve ofis üniteleri,<br />

geniş sahil bandı, içinden<br />

geçen yüksek hızlı tren<br />

hattı, eşsiz deniz manzarası<br />

ile farklı bir yaşam alanı<br />

sunacak olan İstmarina’da,<br />

Günsan’ın yenilikçi ve modern<br />

tasarımıyla metal şıklık sunan<br />

Eqona Inox serisinin gümüş<br />

renkli modeli kullanılacak.<br />

Günsan Hakkında<br />

1982’de Ümraniye’de anahtar<br />

priz ve elektrik aksesuarları<br />

imalatı yapmak üzere kurulan<br />

Günsan, 1995’te halen<br />

üretiminin devam ettiği<br />

Samandıra’daki endüstriyel<br />

tesisine geçti. Anahtarpriz<br />

üretimi ile Türkiye’nin<br />

sektöründe öncü şirketlerinden<br />

biri olan Günsan, inşaat<br />

sektöründe alçak gerilim<br />

tesisatı ekipmanları olan<br />

elektrik anahtarı, priz,<br />

grup priz, şalt malzemesi,<br />

kompakt şalter, kaçak akım<br />

röleleri, sigorta kutuları ve<br />

aksesuarlarından oluşan 17.000<br />

parçalık ürün portföyünü<br />

distribütörleri ve bayileri<br />

aracılığı ile hem ülke içine hem<br />

de dünyada 50’den fazla ülkeye<br />

ulaştırıyor.<br />

115


YAZLIK EVLERİNİZİ DE<br />

LEGRAND’A EMANET EDİN<br />

YENİ ÜRÜN<br />

116<br />

Baharın gelişiyle yazlık evlerde renovasyon çalışmaları hız<br />

kazandı. Evlerin dekorasyonu kadar kış aylarında zarar gören<br />

evin dış cepheleri de yenilenme sürecinin en yakın tanıkları.<br />

Yoğun yağışla nemlenen dış cepheler, zarar gören anahtarprizler<br />

ve toza ve kire maruz kalan alanlar… Yazlık evlerde bu<br />

etkileri minimize etmek için Forix ve Soliroc’u geliştiren Legrand,<br />

dış cephelerdeki anahtar-prizleri suya, darbelere ve neme karşı<br />

koruyarak yaşam alanlarının yıllara meydan okumasını sağlıyor.<br />

Bahar aylarının gelmesiyle<br />

start alan yazlık<br />

evlerin renovasyon<br />

çalışmaları, genellikle dış<br />

cephelerde oluşan hasarların<br />

tadilatlarıyla başlıyor. Yoğun<br />

yağışla ve denize yakınlıklarıyla<br />

nemlenen dış cephelerde, toza<br />

ve kire maruz kalan alanlar<br />

için son teknolojiyle dizayn<br />

edilmiş ürünleri kullanmak<br />

şart. Yazlık evlerde bu etkileri<br />

minimize etmek için Forix ve<br />

Soliroc’u geliştiren Legrand, dış<br />

cephelerdeki anahtar-prizleri<br />

suya, darbelere ve neme karşı<br />

koruyarak yaşam alanlarının<br />

yıllara meydan okumasını<br />

sağlıyor.<br />

Sade ve dayanıklı…<br />

IK10 - IP55 koruma değerleriyle<br />

suya ve darbelere karşı yüksek<br />

dayanıklılık sağlayan Soliroc; iç<br />

ve dış mekanlara uygun sadeliği<br />

ve dayanıklılığıyla büyük<br />

beğeni topluyor. Görenleri<br />

hayran bırakan tasarımıyla<br />

duvarların vazgeçilmez bir<br />

parçası olan Soliroc; fonksiyonel<br />

kullanımıyla dış cephe<br />

dekorasyonu için metal rengi,<br />

sağlamlığı ve estetik duruşu<br />

ile ideal bir seçim oluyor.<br />

Kullanıcısının güvenliğini<br />

maksimum seviyede tutan<br />

Soliroc, yaşam alanlarına<br />

sofistike bir imaj vadediyor.<br />

Toza ve kire maruz kalan<br />

alanlar için Forix<br />

Forix sıva üstü anahtar-priz<br />

serisi IP44* koruma seviyesiyle<br />

dış ortamda veya toz, kir, nem<br />

gibi etkilerin yoğun olduğu<br />

mekanlarda maksimum kaliteyi<br />

ve güveni garanti ediyor.<br />

Ergonomik tasarımı, beyaz ve<br />

gri renk seçenekleri ve kolay<br />

kurulumuyla kullanıcılara büyük<br />

bir işlevsellik sağlayan Forix,<br />

ayrıca ikili priz haricinde tüm<br />

mekanizmalara özel LED lamba<br />

aksesuarıyla ışıklandırılabiliyor.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


VitrA,<br />

DUVARLARIN TARZINI DEĞİŞTİRİYOR<br />

VitrA’nın kullanıcı tercihlerine ve trendlere cevap veren yeni karo<br />

serileri, duvarların tarzını değiştiriyor.<br />

VitrA’nın kullanıcı<br />

tercihlerine ve trendlere<br />

cevap veren yeni karo<br />

serileri, duvarların tarzını<br />

değiştiriyor. Farklı konseptiyle<br />

dikkat çeken Black Swan, büyük<br />

boyutlu çiçek desenleri, buğulu<br />

görünümü, fantastik renkleri ve<br />

çarpıcı dekorlarıyla, mekanlara<br />

hava katıyor. VitrA’nın yeni duvar<br />

karosu serileri arasında; özgün ve<br />

modern yaşam alanları tasarlayan<br />

Metamarmo, Tundra Sky ve<br />

Nitrium, şık ve sıcak mekanlar<br />

yaratan Opaline, Handcrafted ve<br />

Trifolium ile Stix de yer alıyor.<br />

Duvarlarda <strong>2017</strong> yenilikleri;<br />

Black Swan: Romantizmin<br />

açılmamış kapıları, gizemle<br />

aralanıyor. Black Swan, büyük<br />

boyutlu çiçek desenleri, buğulu<br />

görünümü, fantastik renkleri ve<br />

çarpıcı dekorlarıyla, mekanlara hava<br />

katıyor.<br />

Metamarmo: Mermer görünümlü<br />

duvar serisi Metamarmo ile duvarlar<br />

adeta mücevherleşiyor. Akışkan<br />

mermer damarlarının çarpıcı<br />

renklerini ve gökyüzünün ışıltısını<br />

yansıtan seri, cesur ve gösterişli<br />

yaşam alanları yaratıyor.<br />

Tundra Sky: Tundra grisi mermerin<br />

doğal güzelliği, beton dokusunun<br />

modern estetiğiyle buluşuyor.<br />

Seramik serisi Tundra Sky, mat<br />

ve parlak yüzeylerin uyumunu<br />

duvarlara taşıyor.<br />

Nitrium: Traverten taşının doğal<br />

dokusunu, beton görünümlü<br />

modern bir yüzeyle birleştiren<br />

Nitrium serisi, antik çağın çizgilerini<br />

çağdaş mimarinin endüstriyel<br />

tasarım trendleriyle yeniden<br />

yorumluyor.<br />

Opaline: Agatha mermerinin<br />

doğal güzelliği, platin ve altın<br />

detayların ihtişamıyla buluşuyor.<br />

Opaline seramik serisinin mermer<br />

dokulu parlak yüzeyi, mekanları<br />

aydınlatıyor.<br />

Handcrafted: El işçiliğinin sanatsal<br />

havasını yansıtan beton dokulu<br />

Handcrafted seramik serisi, iki farklı<br />

doğal görünümlü yüzey dokusu<br />

ve dekorlarıyla, tasarım zenginliği<br />

sunuyor.<br />

Trifolium: Dünyaca ünlü Dark Olive<br />

ve Gold Calatta mermerlerinin<br />

doğal güzelliği, Trifolium’da<br />

buluşuyor. Çarpıcı renklere sahip<br />

mermer dokulu seramik serisi,<br />

mekanları zenginleştiriyor.<br />

Stix: Siyahın beyazın tonlarıyla<br />

buluştuğu doğal taş görünümlü Stix<br />

seramik serisi, tribal desenleri, üç<br />

boyutlu estetiği ve doğal güzelliğiyle,<br />

modası geçmeyecek yaşam alanları<br />

tasarlamaya olanak tanıyor.<br />

YENİ ÜRÜN<br />

117


GROHE RED, TEK DOKUNUŞLA<br />

ANINDA KAYNAR SU SAĞLIYOR<br />

YENİ ÜRÜN<br />

118<br />

Ebeveynlere gönül rahatlığı sağlayan elektronik çocuk kilidine<br />

sahip GROHE Red, mükemmel yalıtım ve ‘tatil’ modu ile enerji<br />

maliyetlerini düşürüyor, ihtiyacın üzerinde doldurulan su<br />

ısıtıcılarının yol açtığı su israfına son veriyor<br />

GROHE, tüketicilerin su ile<br />

ilgili her türlü ihtiyacını<br />

karşılamak için inovatif<br />

çözümler sunmayı sürdürüyor.<br />

Tek düğmeye dokunarak anında<br />

kaynar su sağlayan GROHE<br />

Red çay yapmak, yemek pişirme<br />

sürecini hızlandırmak, hazır<br />

içecekler, çorbalar ve diğer gıdalar<br />

için veya tencere ve tavaları<br />

çalkalamak için anında 100<br />

dereceye ısıtılmış su sağlayarak<br />

mutfakta büyük kolaylık ve<br />

tasarruf sağlıyor.<br />

Yeni GROHE Red, açıklama<br />

gerektirmeyen iki simgenin yer<br />

aldığı ve kullanımı son derece<br />

kolay yeni şık kumanda koluyla<br />

tek dokunuşla çalışıyor. Ayrıca,<br />

kumanda kolunda yer alan akıllı<br />

çocuk kilidi sayesinde çocukların<br />

kaynar sudan etkilenmesini<br />

de önlüyor. Tamamen yalıtılan<br />

ve asla rahatsızlık verici<br />

sıcaklıklara ulaşmayan çıkış<br />

ucuna kullanıcılar için de güvenli<br />

kullanım sunuyor.<br />

A Sınıfı Enerji Verimliliği için<br />

Avrupa standartlarına uygun olan<br />

GROHE Red, kendi türü içinde<br />

bir “tatil” modu içeren tek mutfak<br />

sistemi olma özelliğini de taşıyor.<br />

Kazanın içindeki maksimum<br />

su sıcaklığı 60 derece ile<br />

sınırlandırılarak enerji maliyetleri<br />

azaltılıyor. Bu özellik, GROHE’nin<br />

birinci önceliği olarak takip ettiği<br />

sürdürülebilirlik taahhüdünü de<br />

yansıtıyor.<br />

Her mutfak için doğru GROHE<br />

Red<br />

GROHE Red’in birçok çeşidi<br />

bulunuyor böylece farklı kullanıcı<br />

taleplerinin ve ihtiyaçlarının<br />

karşılanması da mümkün oluyor.<br />

Dört litrelik kapasitesi ile küçük<br />

aileler için ideal olan orta boyutlu<br />

kazan, en dar lavabo altlarına<br />

bile sığıyor. Büyük boyutlu kazan<br />

ise, ofis ve daha büyük evlerin<br />

ihtiyaçlarını karşılayabilecek<br />

kapasitede. Her iki kazan da,<br />

yüksek kaliteli titanyumdan<br />

yapılan su haznesi ile korozyona<br />

son derece dayanıklı. Her<br />

GROHE Red başlangıç setinde<br />

bulunan filtre, sistemi kirece ve<br />

kirliliğe karşı korumasının yanı<br />

sıra suyun tadını da iyileştiriyor.<br />

Bu filtrelerin, yerel su şebekesinin<br />

koşulları doğrultusunda seçilen<br />

beş farklı çeşidi bulunuyor.<br />

Yeni GROHE Red, eşsiz<br />

incelikteki tasarımı ve farklı<br />

görünüm çeşitliliği ile hemen her<br />

mutfak dekoruna mükemmel<br />

şekilde uyum sağlıyor. Geleneksel<br />

bir eviye bataryası gibi karışık<br />

soğuk ve sıcak su akıtmanıza da<br />

imkan veren Duo modellerinin<br />

yanı sıra, sadece kaynar su<br />

tedarik eden iki Mono modeli<br />

de bulunuyor. Mono modelleri,<br />

GROHE Blue Home veya eski<br />

mutfak bataryasının yanında<br />

kullanım için ideal.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


TÜRKİYE’NİN ISI VE<br />

SES YALITIMINDA YENİ<br />

DÖNEM‘‘LEGEND SİSTEMİ’’<br />

Egepen Deceuninck tarafından geliştirilen Legend Sistemi,<br />

IFT Rosenheim laboratuvarı tarafından test edildi. Sonuçlar,<br />

Legend Sistemi’nin ısı ve ses yalıtımında Türkiye’deki en iyi<br />

ürünlerden biri olduğunu ortaya koydu<br />

Türkiye’nin öncü PVC<br />

markası Egepen Deceuninck<br />

tarafından geliştirilen Legend<br />

Sistemi, uluslararası arenada da<br />

kalitesini kanıtladı. 1966 yılında<br />

yalıtım sektöründe ürün kalitesini<br />

iyileştirmek amacıyla kurulan ve<br />

ürünleri araştıran, raporlandıran ve<br />

sertifikalandıran IFT Rosenheim,<br />

Legend Sistemi’ni test etti. Sonuçlara<br />

göre, Legend Sistemi’nin ısı iletkenlik<br />

katsayısı, Uf; 0.92 W/m2K olarak<br />

belgelendi.<br />

Yapılan testte bir doğramada, U<br />

pencere değerinin çalışması da IFT<br />

Rosenheim tarafından hesaplanarak<br />

raporlandı. Buna göre, Legend<br />

Sistemi’nin bir doğrama için U<br />

pencere değeri; 0.78 W/m2K olarak<br />

tespit edildi.<br />

Kusursuz ses yalıtımı ve kullanım<br />

kolaylığı<br />

Sonuçlara göre; 76 mm genişliğe, 5<br />

odacıklı kanat yapısına sahip olan<br />

Legend Sistemi, Türkiye’deki en<br />

düşük ısı iletim katsayısına sahip ve<br />

en kullanışlı ürün. Kusursuz ses ve ısı<br />

yalıtımı sağlayan Legend Sistemleri,<br />

bu özelliklerinin yanı sıra, mekanlara<br />

yer kazandırması, kullanım kolaylığı,<br />

geniş açıklıklarda uygulanabilme<br />

özelliğiyle de öne çıkıyor. Sistem,<br />

teknik özelliklerinin yanı sıra mimari<br />

açıdan da farklı renk seçeneklerine<br />

sahip. Legend Sistemleri’nin tasarım<br />

tescil başvuruları Türk Patent<br />

Enstitüsü’ne yapıldı.


ÇİMENTO SEKTÖRÜNDEN<br />

145 MİLYON TL’LİK YATIRIM<br />

SEKTÖREL HABER<br />

122<br />

Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS), 17 bin kişiye<br />

istihdam sağlayan Türk çimento sektörünün iş sağlığı ve güvenliği<br />

dendiğinde akla ilk gelen sektör olmayı hedeflediğini açıkladı.<br />

Çimento sektöründen 145 milyon<br />

TL’lik yatırım<br />

Çimento Endüstrisi<br />

İşverenleri Sendikası<br />

(ÇEİS), 17 bin kişiye<br />

istihdam sağlayan Türk çimento<br />

sektörünün iş sağlığı ve güvenliği<br />

dendiğinde akla ilk gelen sektör<br />

olmayı hedeflediğini açıkladı. ÇEİS<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Tufan<br />

Ünal, 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve<br />

Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı<br />

açıklamada “ÇEİS üyesi çimento<br />

şirketleri son 10 yılda iş sağlığı ve<br />

güvenliğine 145 milyon TL yatırım<br />

yaptı. Sadece ÇEİS olarak son<br />

10 yılda yaptığımız yatırım ise 6<br />

milyon TL’yi buldu. Sektör olarak<br />

hedefimiz sıfır iş kazası” dedi.<br />

Kaza sıklığı yüzde 30, ağırlığı<br />

yüzde 60 azaldı<br />

ÇEİS olarak 32 üye şirkete ait<br />

63 fabrikayla Türk çimento<br />

sektörünün yüzde 98’ini temsil<br />

ettiklerini belirten Tufan Ünal şöyle<br />

konuştu:<br />

“Son 10 yılda Türk çimento sektörü<br />

olarak klinker üretim kapasitemiz<br />

yüzde 90, sektördeki çalışan<br />

sayımız yaklaşık yüzde 40 arttı.<br />

Bu artışa rağmen iş kazalarına<br />

ilişkin uluslararası kıyaslamalarda<br />

kullanılan kaza sıklık oranında<br />

yüzde 30, kaza ağırlık oranında<br />

ise yaklaşık yüzde 60’lık bir düşüş<br />

sağladık.”<br />

Çimentocular iş sağlığı ve<br />

güvenliğinde tüm sektörlere<br />

örnek olacak<br />

Şimdiye kadar belki de hiçbir<br />

sektörün atmadığı bir adımı<br />

attıklarını da sözlerine ekleyen<br />

Tufan Ünal şunları söyledi:<br />

“Üye şirketlerimize ait tüm<br />

fabrikalarda dünyanın lider iş<br />

sağlığı ve güvenliği kuruluşlarından<br />

British Safety Council işbirliğiyle<br />

denetim yaptırdık. Sendika<br />

tarihimizin en yüksek bütçeli<br />

projesiyle, sanırım bir ilke imza<br />

atarak, kendi kendimizi denetledik.<br />

Tüm üye fabrikalarımızdaki<br />

denetimler yeni tamamlandı.<br />

<strong>Mayıs</strong> ayında sektör raporumuzu<br />

kamuoyuyla paylaşacağız.<br />

Amacımız Türk çimento sektörü<br />

olarak tüm sektörlere örnek<br />

olmak.”<br />

“Bize bi’şey oldu abi” fabrikalarda<br />

sahne alacak<br />

Sektörün İş Sağlığı ve Güvenliği<br />

kültürünü daha da geliştirmeyi<br />

hedefleyen ÇEİS, 2013 yılından<br />

bu yana üye şirket fabrikalarında<br />

farkındalığı ve bilinci artırmaya<br />

yönelik tiyatro oyunları sahneliyor.<br />

Tiyatro serisinin yeni oyunu “Bize<br />

bi’şey oldu abi”nin ilk gösterimi 28<br />

Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği<br />

Günü’nde İstanbul’da yapılacak ve<br />

oyun tüm çimento fabrikalarını<br />

dolaşacak. ÇEİS, İş Sağlığı ve<br />

Güvenliği alanında verdiği<br />

eğitimler ve hazırladığı projelerle<br />

alt işveren ve yüklenici firmaların<br />

çalışanlarının da gelişimine destek<br />

oluyor. Sendikamız tarafından<br />

iki ayda bir çıkarılan Çimento<br />

İşveren <strong>Dergisi</strong>’nin <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong><br />

sayısını, iş sağlığı ve güvenliğine<br />

ayırdık. Dergide, iş sağlığı ve<br />

güvenliği alanındaki akademisyen<br />

ve uzmanların yazılarının yanı sıra<br />

konuyla ilgili Yargıtay kararları da<br />

yer alıyor.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


TAKLİDİN ÖNÜNE GEÇİLECEK,<br />

YABANCININ İLGİSİ ARTACAK<br />

EKONOMİ<br />

124<br />

Yeni Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yabancı yatırımcıların Türkiye’ye<br />

ilgisini artırması bekleniyor. Kanunla birlikte Türkiye’nin taklit<br />

cenneti olmasından da kurtulacağı ifade ediliyor.<br />

Dün Resmi Gazete’de<br />

uygulama esasları<br />

yayımlanan Sınai Mülkiyet<br />

Kanunu (SMK) ile birlikte, Türkiye’de<br />

üretilen taklit ürünlere darbe<br />

vurulması ve yabancı yatırımcıların<br />

daha rahat yatırım yapmasının önü<br />

açılması bekleniyor. Kanun ile birlikte<br />

tescil edilmeyen ‘Fast Fashion’ ürünler<br />

de 3 yıl boyunca koruma altına<br />

alınacak. Bunun Çin’in ardından<br />

en fazla taklit ürün üreten ülke<br />

konumunda olan Türkiye’ye güveni<br />

artırması bekleniyor. Yurtdışındaki<br />

bir markanın, patentinin alınarak<br />

markaya zarar verenlere de daha sert<br />

yaptırımlar uygulanacak.<br />

SMK’yı değerlendiren Esin Avukatlık<br />

Ortaklığı avukatlarından Mine<br />

Güner, kanunun pek çok yenilik ve<br />

gelişme getirmesi gibi eleştirildiği<br />

yönleri de olduğunu kaydederek,<br />

bu tip eleştirilerin tüm yasal<br />

düzenlemeler gibi uygulama geliştikçe<br />

açıklığa kavuşturulmuş olacağını<br />

anlattı.<br />

OECD ve EUIPO’nun Sahte ve<br />

Korsan Ürün Ticareti ve Ekonomik<br />

Etkisi isimli raporuna göre, sahte<br />

ürün imalâtının %63.2’sini Çin<br />

oluştururken, Türkiye’nin buradaki<br />

oranının %3.3 olduğunu dile getiren<br />

Güner, “Moda gibi devinimi yüksek<br />

bir sektörde bazen tasarımların<br />

tescil edilmeden kullanılması ve<br />

tescilsiz tasarımların korumadan<br />

yararlanamaması asıl sorundu.<br />

Şimdi SMK ile 3 yıl boyunca,<br />

tescilsiz tasarım sahibinin kanundan<br />

yararlanması ve daha önemlisi fikri ve<br />

sınai haklar hukuk mahkemelerinde<br />

hakkını ileri sürmesinin yolu açıldı”<br />

dedi.<br />

Tescil zırhı kalktı<br />

Türkiye’de, ünlü moda markalarının<br />

en sık karşılaştığı sorunlardan<br />

birinin kötü niyetli marka tescilleri<br />

olduğunu ifade eden Güner, şöyle<br />

devam etti: “Yurt dışında tanınmış<br />

markaların, Türkiye’ye girmesini<br />

engellemek ya da gerçek marka<br />

sahibi Türkiye’ye girerken bu<br />

markayı kendilerine yüksek devir<br />

bedelleri karşılığı satmak amaçlı<br />

marka başvuruları maalesef çok sık<br />

karşılaştığımız anlaşmazlıklardan.<br />

Daha önce bu davalarda öncelikle<br />

kötü niyetli tescilin hükümsüzlüğünü<br />

isteyebiliyorduk. Bu süreç 2 yıl<br />

sürebiliyordu. SMK artık açık olarak<br />

‘tescilli hak sahibi olmanın tecavüz<br />

savunması’ olmadığını düzenliyor.<br />

Yani her nasılsa Türkiye’de tescil<br />

almış bir kişi, o markayı aslında bir<br />

başkasının marka hakkına tecavüz<br />

edecek şekilde kullanıyorsa, artık<br />

tescil olduğuna dayanarak tecavüz<br />

davasından kurtulamayacak.”<br />

143 maddelik yönetmelik<br />

143 maddelik yönetmelik Resmi<br />

Gazete’de yayımlandı. Buna göre,<br />

gerçek ve tüzel kişiler marka tescili,<br />

coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı<br />

model ve geleneksel ürün adlarına<br />

ilişkin başvuruyu Türk Patent ve<br />

Marka Kurumu’na yapacaklar.<br />

Sözcükler, şekiller, harfl er, sayılar,<br />

malların veya ambalajlarının<br />

biçimi gibi görme duyusu ile<br />

algılanabilen işaretler veya bunların<br />

kombinasyonundan oluşan işaretlerin<br />

marka başvurusuna konu edilmesi<br />

halinde marka örneği, başvuru formu<br />

ile kuruma sunulacak. Ses markası<br />

tescili taleplerinde ise bu durum<br />

başvuru formunda açıkça belirtilecek<br />

ve işaret elektronik ortamda<br />

sağlanmaya elverişli kaydı verilecek.<br />

Şartları eksiksiz olarak yerine<br />

getirilmiş başvurular, örnekleriyle<br />

birlikte kurum tarafından bültende<br />

yayınlanacak. Bir marka başvurusu,<br />

kanunda öngörülen aşamaların<br />

2 aylık süre içinde kuruma<br />

sunulmasıyla tescil edilecek. Koruma<br />

süresi sona eren marka, marka<br />

sahibinin talep etmesi koşuluyla<br />

yenilenecek.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


‘KOBİ’LERİN GÜCÜ ARTIYOR’<br />

EKONOMİ<br />

126<br />

KOSGEB Başkanı Recep Biçer KOBİ’lerin gücünü artırmak adına<br />

açıklamalar yaptı. Biçer: “2016 yılında, KGF’nin 25 yılda ulaştığı<br />

işletme sayısı ve kefalet tutarının tam iki katına ulaşılmıştır.” dedi.<br />

İşte o açıklamalar:<br />

KOBİ’lerin en önemli<br />

problemlerinden biri,<br />

bankalardan ve finans<br />

kurumlarından kolayca kredi<br />

temin edememeleridir. Büyük<br />

işletmelerin, geniş kredi elde<br />

edebilme imkânları ve bu<br />

kredileri uygun şartlarda<br />

elde edecek pazarlık güçleri<br />

vardır. Bu gücü oluşturan<br />

temel nedenlerin başında,<br />

büyük işletmelerin kredi<br />

karşılığı verebildiği teminat<br />

garantisi avantajı gelmektedir.<br />

KOBİ’ler ise teminat sunabilme<br />

konusunda kısıtlı olanaklara<br />

sahiptir.<br />

Bu soruna çözüm bulmak<br />

ve KOBİ’lerin teminat<br />

olanaklarını genişletmek<br />

amacıyla 1991 yılında Kredi<br />

Garanti Fonu A.Ş. kurulmuştur.<br />

Bu tarihten itibaren Kredi<br />

Garanti Fonu (KGF) A.Ş.<br />

ekonominin temelini oluşturan,<br />

KOBİ’lere verdiği garanti<br />

ve üstlendiği risk ile bu<br />

işletmelerin daha çok banka<br />

kredisi kullanabilmelerini<br />

sağlamakta, uzun vadeli ve<br />

uygun maliyetli kredilerden<br />

küçük işletmelerimizin de<br />

yararlanmasını mümkün<br />

hale getirmektedir. Bu<br />

sayede girişimcilik teşvik<br />

edilmekte, küçük ve orta<br />

ölçekli işletmelerin lehine<br />

ek bir kredilendirme<br />

sağlanarak ekonomik<br />

büyümeye ve kalkınmaya katkı<br />

sağlanmaktadır.<br />

KGF’de son 1-2 yılda önemli<br />

yenilikler ve değişimler<br />

yaşanmıştır. Kredi onay<br />

komiteleri kaldırılarak,<br />

kurum içsel değerlendirme<br />

sistemi ile objektif kriterler<br />

doğrultusunda talepleri<br />

değerlendirmeye başlanmıştır.<br />

Bu değişimler işlemlerin daha<br />

hızlı ve rasyonel yürütülmesine<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Recep BİÇER<br />

KOSGEB Başkanı<br />

imkan tanımıştır. Öz kaynak<br />

kefaletinde uygulanan “Portföy<br />

Garanti Sistemi” hazine<br />

kaynaklı kefaletlerde de<br />

uygulanmaya başlanmıştır. Bu<br />

uygulama ile 35-40 günü bulan<br />

talep sonuçlandırma süreleri<br />

1 güne kadar düşmüştür. Bu<br />

çalışmalar sonucunda sadece<br />

2016 yılında, KGF’nin 25<br />

yılda ulaştığı işletme sayısı<br />

ve kefalet tutarının tam iki<br />

katına ulaşılmıştır. Bu güne<br />

kadar toplam 25 bin KOBİ’ye<br />

14 milyar TL tutarında kefalet<br />

veren KGF, 2015 sonu toplam<br />

riski 2,6 milyar TL iken, 2016<br />

sonu itibariyle yüzde 144’lük<br />

bir artış sağlayarak 6,3 milyar<br />

TL büyüklüğe erişmiştir. 2016<br />

yılı içinde bir önceki yıla<br />

göre yüzde 91’lik büyüme<br />

sağlanarak, 3.170 KOBİ’nin<br />

Bankacılık Sisteminden 1.199<br />

Milyon TL kredi kullanmalarına<br />

karşılık 1.033 Milyon TL’lik<br />

kefalet ile destek vermiştir.<br />

Bütün bu gelişmelerden sonra<br />

KGF, KOBİ’lerin finansmana<br />

erişimlerinde en öncelikli<br />

Kurum haline gelmiştir.<br />

2023 hedefleri için KOBİ’ler<br />

büyük önem arz ediyor<br />

KOBİ’lerin, istihdam yaratma,<br />

esnek üretim yapısı, teknolojik<br />

yeniliklere yatkınlık, bölgeler<br />

arası dengeli kalkınma ve gelir<br />

dağılımındaki adaleti sağlama<br />

gibi bir takım özellikler onları<br />

ekonominin hayati unsurları<br />

haline getirmektedir. Bu<br />

sebeple Türkiye ekonomisinin<br />

temel taşları olan KOBİ’lerin,<br />

büyümesi ve sağlıklı bir yapıya<br />

kavuşması için gerekli kaynağı<br />

bulmaları halinde, Türkiye<br />

ekonomisinde son yıllarda<br />

yakalanan büyümenin çok daha<br />

yüksek rakamlara çıkacağını<br />

ifade etmek yanlış olmayacaktır.<br />

Ülkemizin 2023 hedeflerine<br />

ulaşabilmesi konusunda en<br />

etkin rolü üstlenecek olan<br />

KOBİ’lerin, finansmana erişim<br />

sorunları öncelikli olmak üzere<br />

tüm sorunlarının çözülmesi<br />

büyük önem arz etmektedir.<br />

KGF, KOBİ’lere verdiği garanti<br />

ve üstlendiği risk ile bu<br />

işletmelerin daha çok banka<br />

kredisi kullanabilmelerini<br />

sağlamakta, uzun vadeli ve<br />

uygun maliyetli kredilerden bu<br />

işletmelerin de yararlanmasını<br />

mümkün hale getirmektedir.<br />

Bu sayede girişimcilik teşvik<br />

edilmekte, KOBİ’ler daha az<br />

teminatla daha çok krediye<br />

ulaşabilmekte ve aldıkları<br />

kredilerle daha çok üretim<br />

daha çok istihdam yaratarak<br />

ülke ekonomisine katkıda<br />

bulunabilmektedirler.<br />

“KGF’yi tüm imkanlarımızla<br />

destekliyoruz”<br />

Kredi garanti sisteminin,<br />

ekonominin temelini oluşturan<br />

işletmelerin ihtiyaç duyduğu<br />

uygun koşullardaki finansal<br />

kaynağın temini yönündeki<br />

kanalları açan destekleyici bir<br />

yapısı olması gerekmektedir. Bu<br />

nedenle KOSGEB, iştiraki olan<br />

KGF’yi, büyüyüp gelişmesi ve<br />

hizmetlerini yaygınlaştırması<br />

için tüm imkânları ile<br />

desteklemektedir.<br />

KOSGEB 2003 yılından<br />

itibaren Türkiye’de faaliyette<br />

bulunan kamu bankaları, özel<br />

bankalar, katılım bankaları ile<br />

yapılan Protokollerle KOBİ’lere<br />

kullandırılacak kredilerin<br />

faiz/kar payı, komisyon vb.<br />

giderlerinin program türüne<br />

göre kısmen ya da tamamen<br />

karşılanması şeklinde Kredi<br />

Faiz Destek Programları<br />

yürütmektedir. Bu destek<br />

programında KOSGEB’in en<br />

önemli paydaşlarından biri<br />

de KGF’dir. KGF, KOSGEB<br />

Kredi Faiz Destek Programları<br />

kapsamında teminat<br />

yetersizliği yaşayan KOBİ’lere<br />

bankalar nezdinde kefalet<br />

vermektedir. Bununla birlikte<br />

KOSGEB Destek Programları<br />

kapsamındaki geri ödemeli<br />

desteklere teminat yetersizliği<br />

nedeniyle erişmekte zorlanan<br />

KOBİ’lerin sorunlarını<br />

çözmek amacıyla KOSGEB<br />

ile KGF arasında “KOSGEB<br />

Geri Ödemeli Desteklerinden<br />

yararlanacak KOBİ’lere<br />

KGF’nin Doğrudan Kefaleti<br />

Protokolü” imzalanmıştır.<br />

Protokol kapsamında<br />

KOSGEB’in;<br />

- Ar-Ge, İnovasyon ve<br />

Endüstriyel Uygulama Destek<br />

Programı,<br />

- Girişimcilik Destek Programı,<br />

Çağrı Esaslı Tematik Proje<br />

Destek Programı,<br />

- İş birliği – Güç birliği Destek<br />

Programı,<br />

Kapsamındaki geri ödemeli<br />

destekleri için KGF A.Ş.<br />

tarafından KOBİ’ler lehine,<br />

KOSGEB’e karşı teminat<br />

oluşturmak üzere gayri nakdi<br />

kredi niteliğinde doğrudan<br />

kefalet sağlanmaktadır.<br />

EKONOMİ<br />

127


KARADAĞ: SERMAYE PİYASALARINA<br />

BAHAR GELECEK<br />

Önümüzdeki dönemde inanmadığımız ürünleri sermaye piyasalarına getirmeyeceğiz diyen Borsa<br />

İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Karadağ, “Sermaye piyasaları için bahar ve başarı döneminin<br />

başlayacağına inanıyorum” dedi.<br />

ölçeği yakalayan popüler projelerin<br />

de borsada işlem göreceğini ifade<br />

etti. Himmet Karadağ, “Faaliyete<br />

geçen Türkiye Varlık Fonu’nun da<br />

Borsa ve sermaye piyasalarımız<br />

için büyük bir fırsat olacağına,<br />

başta kamu yatırımları olmak<br />

üzere menkul kıymet ve sermaye<br />

piyasalarına yeni soluk getireceğine<br />

inanıyoruz. Bu anlamda bütün sektör<br />

paydaşlarımızın desteğini ve ilgisini<br />

bekliyoruz.” değerlendirmesinde<br />

bulundu.<br />

EKONOMİ<br />

128<br />

Borsa İstanbul Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Himmet Karadağ<br />

Borsa İstanbul Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Himmet Karadağ,<br />

sermaye piyasaları için bahar<br />

ve başarı döneminin başlayacağına<br />

inandığını belirterek, “İleriki süreçte<br />

finansal tüketiciye sürdürülebilir,<br />

daha nitelikli ürünler sunabilirsek,<br />

çok ciddi başarılar sermaye<br />

piyasalarını bekliyor.” dedi. Karadağ,<br />

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği<br />

(TSPB) tarafından düzenlenen 2.<br />

Sermaye Piyasaları ödül töreninde<br />

yaptığı konuşmada, 2016’da zor bir<br />

yılı geride bıraktıklarını belirterek,<br />

16 Nisan’daki referandumun başarılı<br />

bir şekilde geçirilmesiyle birlikte,<br />

yaklaşan baharla beraber sermaye<br />

piyasalarında da baharın belirtilerini<br />

görmeye başladıklarını söyledi.<br />

Bu hafta BIST 100 Endeksi’nde<br />

Gezi olaylarından önceki rekorları<br />

yakaladıklarını aktaran Karadağ,<br />

“İleriki süreçte birlikte çalışırsak,<br />

finansal tüketiciye gerçekten<br />

sürdürülebilir, daha nitelikli ürünler<br />

sunabilirsek, çok ciddi başarılar<br />

sermaye piyasalarını bekliyor.” diye<br />

konuştu. Karadağ, <strong>2017</strong> ve sonrasının<br />

sermaye piyasaları açısından atılım<br />

yılı olacağını vurgulayarak, gelecek<br />

dönemde büyük şirketlerin yanı sıra<br />

‘Sertifika benzeri ürünlerin<br />

çoğalmasını bekliyoruz’<br />

Anadolu insanının tercihlerine uygun<br />

yeni tasarruf imkanları olmadığını<br />

gördüklerini kaydeden Karadağ,<br />

gayrimenkul sertifikaları benzeri<br />

ürünlerin daha da çoğalmasını<br />

beklediklerini dile getirdi.<br />

Karadağ, Borsa olarak film<br />

yapımcılarıyla görüştüklerini bildiren<br />

Karadağ, gelecek dönemde başarılı<br />

ve popüler dizilerin borsada işlem<br />

görebileceğini kaydetti.<br />

Borsa İstanbul Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Karadağ, şunları kaydetti:<br />

“Bu süreçte biz önümüzdeki<br />

dönemde inanmadığımız ürünleri<br />

sermaye piyasalarına getirmeyeceğiz.<br />

Mümkün olduğunca sağlam, sağlıklı<br />

ürünlerle, finansal tüketicinin<br />

karşısına çıkacağız. Zor zamanlar<br />

beraberinde fırsatları da getirir.<br />

Sermaye piyasaları için bahar ve<br />

başarı döneminin başlayacağına<br />

inanıyorum. 2000 sonrası<br />

bankacılıkta yakaladığımız doğru<br />

regülasyon ve başarıyı, önümüzdeki<br />

dönemde doğru ürünlerle hareket<br />

edersek, sermaye piyasalarımızda da<br />

yakalayacağımıza inanıyorum.”<br />

‘<strong>Mayıs</strong> ayından itibaren güzel<br />

gelişmeler yaşanacak’<br />

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)<br />

Başkanı Vahdettin Ertaş<br />

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)<br />

Başkanı Vahdettin Ertaş da Türkiye<br />

ekonomisi açısından <strong>2017</strong>’nin 2016<br />

yılından çok daha başarılı bir şekilde<br />

tamamlanacağına inandığını söyledi.<br />

Ertaş, “Rusya ile yeniden başlayan<br />

ticaret, jeopolitik risklerde azalma<br />

eğilimi, KDV ve damga vergisi<br />

indirimleri, istihdam teşvikleri,<br />

Kredi Garanti Fonu aracılığıyla reel<br />

sektöre kredi desteği gibi gelişmeler,<br />

<strong>2017</strong> yılı büyüme, istihdam ve<br />

ihracat rakamlarımıza pozitif olarak<br />

yansıyacaktır.” dedi.Q Ekonomideki<br />

bu olumlu gelişmelerin, sermaye<br />

piyasalarında da yansımasını<br />

bulduğuna dikkati çeken Ertaş,<br />

mayıs ayından itibaren sermaye<br />

piyasalarında çok güzel gelişmeler<br />

yaşanacağını bildirdi. Vahdettin Ertaş,<br />

sermaye piyasalarının büyümesi ve<br />

derinleşmesi için hukuki zeminin<br />

önemine değinerek, “Türkiye olarak<br />

2023 hedeflerimizi ve İstanbul Finans<br />

Merkezi ile çizilen amaçlarımızı hep<br />

birlikte gerçekleştireceğiz. Bundan<br />

hiç kuşku duymuyoruz. Daha fazla<br />

sayıda, daha farklı alanlarda başarılı<br />

olan kurumlarımızı önümüzdeki<br />

yıllarda da ödüllendireceğiz.”<br />

ifadelerini kullandı.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


İZODER’İN YENİ BAŞKANI<br />

LEVENT PELESEN OLDU<br />

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği’nin (İZODER) Olağan<br />

Genel Kurulu’nda, başkanlığa oy birliği ile Levent Pelesen seçildi.<br />

İZODER’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen, “Yalıtım<br />

sektörü için bir başvuru merkezi olarak, yalıtım konusunda kamu<br />

ve kamuoyunu bilinçlendirmeye devam edeceğiz. Sektör adına<br />

çıkması beklenen yasa ve yönetmeliklerin takipçisi olacağız” dedi.<br />

SEKTÖREL HABER<br />

130<br />

Türkiye’de yalıtım<br />

bilincinin ve yalıtım<br />

sektörünün geliştirilmesi<br />

misyonunu başarıyla sürdüren<br />

İZODER’in Olağan Seçimli<br />

Genel Kurul Toplantısı yapıldı.<br />

Genel Kurul öncesi, Çevre ve<br />

Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı<br />

Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün<br />

de katıldığı öğle yemeğinde,<br />

yalıtım sektörünün sorunları ve<br />

çözüm yolları konuşuldu. Prof.<br />

Dr. Mustafa Öztürk, yalıtım<br />

sektörünün öneminin farkında<br />

olduklarını belirterek, enerji<br />

verimliliği ve enerji tasarrufu<br />

için doğru malzemeler ve kaliteli<br />

işçilikle yapılan ısı yalıtımının,<br />

ülke ekonomisine katkılarının<br />

altını çizdi.<br />

“Yeni yönetmelikler mutlaka<br />

çıkacak”<br />

Ayrıca yalıtım sektörünün uzun<br />

zamandır çıkmasını beklediği ses<br />

ve su yalıtımı yönetmeliklerinin<br />

de mutlaka çıkartılacağını<br />

belirten Mustafa Öztürk,<br />

sektördeki kayıt dışı uygulamalar<br />

ve haksız rekabetin önlenmesi<br />

için de sektör dernekleri ve<br />

Bakanlığın birlikte hareket<br />

etmesinin önemini vurguladı.<br />

Genel Kurul’da İZODER<br />

12. Dönem Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Tayfun Küçükoğlu,<br />

başkanlığı süresince İZODER’de<br />

yapılan çalışmaları anlatarak,<br />

yeni yönetim kuruluna başarı<br />

dileklerini iletti. Dernek<br />

üyelikleri sona eren ancak<br />

İZODER’in kuruluş aşamasında<br />

görev alan ve geçmiş yıllarda<br />

derneğin faaliyetlerine önemli<br />

katkılarda bulunan üyelere<br />

İZODER Onur Üyeliği Belgeleri<br />

de takdim edildi. Kurucu Üye<br />

ve 2. Dönem Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Korhan Işıkel, Kurucu<br />

Üye Bülent Kıraç, 7. Dönem<br />

Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Arif Nuri Bulut ve 9. Dönem<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Sedat<br />

Arıman’a Onur Üyeliği Belgeleri<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun<br />

Küçükoğlu tarafından verildi.<br />

İZODER’in yeni başkanı görevi<br />

devraldı<br />

Programın ikinci bölümünde<br />

İZODER’in yeni Yönetim Kurulu<br />

Belirlendi. Yönetim Kurulu<br />

Başkanlığına MARDAV Genel<br />

Müdürü Levent Pelesen’in<br />

seçildiği İZODER’de, Başkan<br />

Vekilliğine İZOCAM Genel<br />

Müdürü Levent Gökçe ve ERYAP<br />

Yönetim Kurulu Üyesi Emrullah<br />

Eruslu getirildi.<br />

“Beklenen yasa ve<br />

yönetmeliklerin takipçisi<br />

olacağız”<br />

Sektörün gelişimine katkıda<br />

bulunmayı hedeflediklerini<br />

vurgulayan Levent Pelesen,<br />

yaptığı konuşmada, İZODER’in<br />

yalıtım sektörü için bir başvuru<br />

merkezi olmaya ve yalıtım<br />

konusunda kamu ve kamuoyunu<br />

bilinçlendirmeye devam<br />

İZODER Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Levent Pelesen<br />

edeceğini belirtti. Sektörün<br />

büyümesi ve gelişimi için yeni<br />

yönetimin de gerekli çalışmaları<br />

aralıksız sürdüreceğini ifade eden<br />

Levent Pelesen, yeni çalışma<br />

döneminde, sektör adına çıkması<br />

beklenen yasa ve yönetmeliklerin<br />

takipçisi olacaklarını söyledi.<br />

İZODER’in yeni yönetimi uzun<br />

bir çalışma dönemine hazır<br />

İZODER Murahhas Üyesi<br />

Ertuğrul Şen’in Başkan<br />

Yardımcısı olarak görevini<br />

sürdüreceği yeni Yönetim Kurulu<br />

Üyeleri şu isimlerden oluşuyor:<br />

KALEKİM Genel Müdürü Altuğ<br />

Akbaş (Sayman), ODE Genel<br />

Müdürü Ali Türker, GÜNEY<br />

YAPI Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Ahmet Bülent Güney, SİNERJİ<br />

YALITIM Genel Müdürü Ahmet<br />

Yaşar, BASAŞ Yönetim Kurulu<br />

Üyesi Erdem Ateş, RAVABER<br />

Genel Müdürü Harun Hasyüncü,<br />

ÖZGÜR ATERMİT Yönetim<br />

Kurulu Üyesi Levent Özgür,<br />

BTM Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Orkun Ürkmez, TRAKYA<br />

CAM Pazarlama ve Satış Başkan<br />

Yardımcısı S. Ebru Şapoğlu,<br />

BETEK Yalıtım Grb. Direktörü<br />

Taner Soner Şahin, DKM İnşaat<br />

Genel Müdürü Volkan Dikmen.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


3. HAVALİMANI’NIN<br />

SU VE MEKANİK YALITIMI ODE’DEN<br />

ODE Yalıtım Genel Müdürü Ali Türker<br />

SEKTÖREL HABER<br />

132<br />

Eskişehir’de 100 milyon TL’ye mal olacak entegre tesisinin ilk fazında<br />

üretime başlayan ODE Yalıtım, Türkiye’nin en büyük projelerinin<br />

ısı ve su yalıtımlarında tercih edilen marka olmaya devam ediyor.<br />

Tamamlandığında dünyanın en büyük havalimanlarından biri<br />

olacak 3. Havalimanı ve birçok şehir hastanesi projelerinde ODE<br />

Yalıtım ürünleri tercih edildi. 3. Havalimanı’nın su ve mekanik tesisat<br />

yalıtımında ODE ürünlerinin kullanılacağını açıklayan ODE Yalıtım<br />

Genel Müdürü Ali Türker, ayrıca başta Ankara Bilkent ve Adana şehir<br />

hastaneleri olmak üzere birçok büyük projede ODE ürünlerinin tercih<br />

edilmesinden büyük memnuniyet duyduklarını söyledi.<br />

Yalıtımda dünya<br />

markası olma vizyonu<br />

doğrultusunda her<br />

alandaki yatırımlarına ara<br />

vermeden devam eden ODE,<br />

tamamlandığında dünyanın<br />

en büyük havalimanlarından<br />

biri olacak olan 3. Havalimanı<br />

başta olmak üzere birçok büyük<br />

projenin tercihi olmaya devam<br />

ediyor. 3. Havalimanı’nın su ve<br />

mekanik ısı yalıtımında ODE<br />

ürünlerinin kullanılacağını<br />

açıklayan ODE Yalıtım Genel<br />

Müdürü Ali Türker, <strong>2017</strong> yılına<br />

Türkiye’nin en büyük projeleriyle<br />

yaptıkları anlaşmalarla<br />

girdiklerini söyledi.<br />

ODE Yalıtım’ın 2015 yılından<br />

beri büyük bir yatırım atağında<br />

olduğunu anlatan Ali Türker,<br />

“ Eskişehir’de yatırımımıza<br />

geçtiğimiz yıl yaşanan tüm<br />

olumsuzluklara rağmen<br />

ara vermeden devam ettik.<br />

Tamamlandığında 100 milyon<br />

TL’ye mal olacak bu tesisimizin<br />

ilk fazında da üretime Mart<br />

ayında başladık. <strong>2017</strong> yılı<br />

ODE açısından oldukça iyi<br />

başladı. Türkiye’nin en büyük<br />

projelerinin tercihi olmaya<br />

devam ediyoruz. Son dönemde<br />

yaptığımız anlaşmalar arasında 3.<br />

Havalimanı, Ankara Bilkent Şehir<br />

Hastanesi, Adana Şehir Hastanesi,<br />

Bursa Ali Osman Sönmez<br />

Devlet Hastanesi ve Çorum<br />

Eğitim ve Araştırma Hastanesi<br />

bulunuyor. 3. Havalimanı’nın su<br />

ve mekanik yalıtımı, Avrupa’nın<br />

en büyük şehir hastanesi olacak<br />

olan Bilkent Şehir Hastanesi’nin<br />

su ve mekanik, Adana Şehir<br />

Hastanesi’nin tüm mekanik<br />

yalıtımı, Bursa Ali Osman<br />

Sönmez Devlet Hastanesi’nin<br />

su yalıtımı, Çorum Eğitim ve<br />

Araştırma Hastanesi’nin ise su ve<br />

mekanik yalıtımı ODE ürünleri<br />

ile yapılacak” dedi.<br />

Türkiye için çok önemli olan bu<br />

dev projelerde ODE ürünlerinin<br />

kullanılmasından büyük<br />

memnuniyet duyduklarını<br />

anlatan Türker şunları söyledi:<br />

“ Yalıtım sektöründe 30 yıllık<br />

bir geçmişimiz var. Bu geçmişin<br />

verdiği güçle yolumuza daha<br />

da büyüyerek devam ediyoruz.<br />

Hem çok büyük projelerde<br />

yine öncelikli tercih olduk hem<br />

de tamamlandığında ODE’yi<br />

teknik yalıtım sektöründe Çin ve<br />

Almanya arasındaki coğrafyanın<br />

en büyük üreticisi konumuna<br />

getirecek Eskişehir fabrikamızın<br />

ilk etabında üretime başladık.<br />

Sektördeki liderliğimizi, Eskişehir<br />

fabrikamızla beraber artan<br />

yüksek üretim kapasitemizle<br />

birleştirerek, ihracatta da atılım<br />

yapmayı ve önümüzdeki 4<br />

yıl içinde ihracatımızı % 100<br />

arttırmayı hedefliyoruz.”<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


MAKİNELER, KİMSESİZ ÇOCUKLAR<br />

İÇİN ÜRETİME GEÇTİ<br />

AİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Erol<br />

(sağ baretli) ve İzmir Büyükşehir Belediyesi<br />

Başvan vekili Sırrı Aydoğan (sol baretli)<br />

AİMSAD ve TÜYAP işbirliğinde bu yıl ilk kez İzmir’de<br />

düzenlenen ve ağaç işleme makineleri ile mobilya ve orman<br />

ürünleri endüstrilerini bir araya getiren İZWOOD <strong>2017</strong> Fuarı,<br />

Fuarizmir’de düzenlendi. Fuarda, Mobilya Üretimi Sosyal Projesi<br />

ile yaklaşık 1000 metrekarelik bir alana üretim bandı kuruldu<br />

ve makineler İzmir’de Çocuk Esirgeme Kurumlarında kalan<br />

çocuklar için dolap üretildi.<br />

Bu yıl ilk kez İzmir’de<br />

düzenlenen ve ağaç işleme<br />

makineleri ile mobilya ve<br />

orman ürünleri endüstrilerini<br />

bir araya getiren İZWOOD<br />

<strong>2017</strong> İzmir Ağaç İşleme<br />

Makineleri, Kesici Takımlar,<br />

El Aletleri Fuarı, AİMSAD<br />

(Ağaç İşleme Makine ve Yan<br />

Sanayisi İş Adamları Derneği)<br />

ve TÜYAP işbirliği ile fuarizmir<br />

Gaziemir’de düzenlendi.<br />

50’nin üzerinde şehirden ve<br />

40’a yakın ülkeden yaklaşık<br />

40 bin civarında ziyaretçinin<br />

katıldığı fuara, Türkiye’nin<br />

en büyük üretici ve ithalatçı<br />

markalarının katıldı. Fuarda,<br />

orman endüstrisi için makine,<br />

teknik donanım ve hizmetler,<br />

ağaç işleme makineleri, yüzey<br />

işlemleri makineleri, ağaç kesme<br />

makineleri, elektrikli ve mekanik<br />

el aletleri ve mobilya üretim<br />

makineleri hem yerli, hem de<br />

yabancı alıcılar için vitrine çıktı.<br />

Anadolu fuarlarının ilk durağı<br />

İzmir<br />

AİMSAD Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Mustafa Erol, İzmir’in<br />

ve çevresinin sektör için çok<br />

önemli bir potansiyele sahip<br />

olması sebebiyle, Anadolu<br />

fuarlarının ilkini İzmir’de<br />

düzenlediklerini söyledi.<br />

Bölgedeki imalat ve ihracat<br />

rakamlarının tüm firmalar için<br />

büyük bir pazar oluşturduğuna<br />

dikkat çeken Erol, “Üyelerimize<br />

anket yaptık ve nerede fuar<br />

düzenlememizi istediklerini<br />

sorduk. İzmir birinci sırada<br />

yer aldı. İzmir’in fuarcılık<br />

altyapısının olması Anadolu<br />

fuarlarının ilk durağı olarak<br />

İzmir’i daha çok ön plana<br />

çıkarttı. Aynı zamanda İzmir’in<br />

yeni fuar alanı da gerek teknik<br />

altyapısı gerekse ölçeğiyle bu<br />

fuarın İzmir’de yapılmasına<br />

vesile oldu. Bu şekilde<br />

Anadolu’daki girişimcinin,<br />

yatırımcının ayağına giderek<br />

artık zorlaşan makine<br />

satışlarının hızlanması, sektörün<br />

satış politikalarını yeniden<br />

gözden geçirmesi hedefleniyor.<br />

Bu yıl İzmir’le başlanan Anadolu<br />

fuarlarını gelecek yıllarda<br />

farklı şehirlerde düzenlemeyi<br />

planlıyoruz” dedi.<br />

SEKTÖREL HABER<br />

133


TÜRKİYE VE<br />

DÜNYADA<br />

BOYA SANAYİ<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

134<br />

Son 10 yılda hızla büyüyen<br />

boya sektörü oldukça dikkat<br />

çekici bir konuma geldi.<br />

Sektörde uzmanlaşma,<br />

globalleşme ve çok yönlü<br />

ortaklıkların ağırlık<br />

kazanması sektöre farklı<br />

bir boyut kazandırdı. Şimdi<br />

rakamlarla boya sektörünü<br />

yakından inceleyelim.<br />

2016 YILI BOYA SEKTÖR PROFİLİ<br />

Firma <strong>Sayısı</strong>......….…….20’si büyük ölçekli yaklaşık 585<br />

İstihdam ………………200.000 (uygulayıcılar ile birlikte)<br />

Üretim………………….540.000 Ton Dekoratif<br />

Tüketim………….…….545.400 Ton Dekoratif<br />

İhracat …………………350,5 Milyon USD<br />

İthalat............................547,4 Milyon USD<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Boya sanayindeki ana trendler<br />

Boya sanayisi; inşaat,<br />

ulaşım, sanayi ürünleri<br />

gibi çok geniş bir alanda<br />

kullanımı olan renkli bir ürün.<br />

Son 10 yılda ana kimya sanayi<br />

içindeki konumunu güçlendiren<br />

Türk boya sanayisi 2015 yılında<br />

gerçekleştirdiği toplam 915.000<br />

ton üretim ile Avrupa’nın<br />

5’inci büyük boya üreticisi<br />

konumunda yer alıyor.<br />

Talep kayması<br />

• Son kullanıcı sektörlerindeki<br />

coğrafi yer değiştirmeler<br />

boya pazarını doğrudan<br />

etkileyecektir.<br />

• Gelişmiş pazarlardaki inşaat<br />

ve diğer sektörlerdeki yatay<br />

gelişimi<br />

• Gelişen pazarlardaki sektörel<br />

büyüme yıllık %4-5 olup,<br />

GSYİH gelişiminin biraz<br />

üzerindedir.<br />

• Yükselen (emerging)<br />

ülkelerdeki sektörel büyüme<br />

yıllık %10’a kadar olup, GSYİH<br />

gelişiminin üzerindedir.<br />

Yeni iş modelleri<br />

• Boya sektörü daha çok<br />

(son) tüketici tarafından<br />

yönlendirilmektedir.<br />

• Ar-Ge ve ürün müşterek<br />

geliştirme çalışmaları<br />

tüketicilerin taleplerine paralel<br />

olarak yapılmaktadır.<br />

• Daha yakın işbirliği daha<br />

istikrarlı ilişkilere yön verir ve<br />

fiyat baskısını rahatlatabilir.<br />

İnovasyon<br />

• Akıllı fonksiyonlar,<br />

nanoyapılar ve çoklu fonksiyon<br />

kombinasyonları katma<br />

değerli özellikler olarak ortaya<br />

çıkmaktadır.<br />

• Endüstriyel boyalarda UV<br />

ile kürlenebilen teknolojiler<br />

geleceğin teknolojisi olarak<br />

görülmektedir.<br />

• Solvent bazlı boyalardan<br />

su bazlı boyalara geçiş<br />

hızlanmıştır.<br />

• İnovasyonun etkisi orta<br />

vadede çok güçlü, uzun vadede<br />

ise hafifleyecek gibidir.<br />

• Yönetmeliklerin tetiklediği,<br />

çevre dostu ‘yeşil boyalar’<br />

sektörün gelecekteki gelişimine<br />

daha da katkıda bulunacaktır.<br />

Türkiye Avrupa’nın en büyük<br />

5. boya üreticisi<br />

Boya sanayisi; inşaat, ulaşım,<br />

sanayi ürünleri gibi çok geniş<br />

bir alanda kullanımı olan<br />

renkli bir üründür. Son 10<br />

yılda ana kimya sanayi içindeki<br />

konumunu güçlendiren Türk<br />

boya sanayisi 2015 yılında<br />

gerçekleştirdiği toplam 915.000<br />

BOYA SEKTÖRÜ<br />

135


BOYA SEKTÖRÜ<br />

136<br />

ton üretim ile Avrupa’nın<br />

5’inci büyük boya üreticisi<br />

konumundadır. Genel olarak<br />

kurulu kapasitenin % 65’ini<br />

kullanan sektörde yıllık boya<br />

üretiminin yaklaşık % 82’sini<br />

büyük ve orta ölçekli firmalar,<br />

% 18’lik kısmını kapsayan<br />

vernik ve tiner üretimini ise<br />

küçük firmalar üretmektedir.<br />

Yurtiçi pazardaki arz fazlası<br />

nedeni ile Afrika ülkeleri<br />

başta olmak üzere yurtdışı<br />

pazarlara yönelim tren-dinin<br />

artması beklenmektedir.<br />

Boya sanayisinde üretim<br />

gerçekleştiren 585 firma<br />

bulunmaktadır. Boya sanayisi<br />

uygulayıcılar ile birlikte 200.000<br />

kişiye istihdam sağlamaktadır.<br />

İnşaat sektöründe kullanılan<br />

dekoratif boyalar, boya<br />

sektörünün lokomotifliğini<br />

sürdürmektedir. 2015 yılında<br />

545.000 ton düzeyinde dekoratif<br />

boya satışı gerçekleştirilmiştir.<br />

Boya sanayisi girdi olarak<br />

kullandığı hammaddelerin<br />

% 80’evaran bölümünü<br />

yurtdışından ithal etmekte<br />

buna karşın kalite ve ürün<br />

çeşitliliğinde Avrupa ile<br />

yarışmaktadır. Bölgesel ihracat<br />

potansiyeli yüksek ve boya<br />

talebinin artış gösterdiği<br />

gelişmekte olan pazarlara<br />

olan yakınlığı dolayısıyla<br />

Türk boya sanayisi önemli<br />

avantajlara sahiptir. Ancak bu<br />

avantajını ölçek olarak değerlen<br />

dirememektedir.<br />

Dünya boya dış ticaretinde ilk<br />

10 ülke<br />

Dünya boya satışları 2015<br />

yılında 130 milyar USD’dır.<br />

Dünyada en çok pazar<br />

payına sahip boya % 43 payı<br />

ile dekoratif boyalardır; %<br />

28’lik payı ile sanayi boyaları<br />

ikinci sırada yer almaktadır.<br />

Dünya boya ihracatı 2015<br />

yılında 2014 yılına göre %<br />

10,7 düşerek 27,2 milyar<br />

USD’ye gerilemiştir. 2015, tüm<br />

dünyada inşaat faaliyetlerinin<br />

hızının yavaşladığı bir sene<br />

olmuştur. Bu nedenle birçok<br />

inşaat malzemesinde yaşanan<br />

gerileme gibi boya ihracatında<br />

da 2010-2014 yılları arasındaki<br />

artış trendi bu sene yerini<br />

gerilemeye bırakmıştır. Dünya<br />

boya malzemeleri ihracatında<br />

Almanya ilk sırayı almaktadır.<br />

Almanya’nın boya ihracatı<br />

4,9 milyar USD’dir. ABD<br />

3,2milyar USD’lik ihracatı ile<br />

2., 1,7 milyar USD ile Japonya<br />

3. Sırada yer almaktadır.<br />

Türkiye 393 milyon USD<br />

boya malzemeleri ihracatı ile<br />

2015 yılında 18. sırada yer<br />

almaktadır. Almanya en çok<br />

ihracat yapan ülke olduğu gibi<br />

en fazla it-halat yapan ülkedir.<br />

2015 yılında 1,5 milyar USD’lik<br />

boya ithalatı yapmıştır. Çin<br />

ve Kanada 1,3 milyar USD’lik<br />

ithalatları ile Almanya’dan<br />

sonra en fazla ithalat yapan<br />

ülkelerdir. Türkiye 2015 yılında<br />

560 milyon USD’lik ithalatı ile<br />

15. sıradadır<br />

Türkiye boya (dekoratif /<br />

inşaat) ihracatı ve ithalatı<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Türkiye dekoratif boya<br />

sektöründe satışlar son beş<br />

yılda % 8<br />

büyüme göstermiştir. 2015<br />

yılında 545 bin ton dekoratif<br />

boya satışı yapılmıştır<br />

Türkiye Boya ihracat pazarı<br />

Boya ihracatımız son iki yıl üst<br />

üste gerileme yaşamıştır. 2014<br />

yılında 458,9 milyon USD’lik<br />

olan ihracat 108 milyon USD<br />

azalarak 350,5 milyon USD’ye<br />

inmiştir. 2016 yılı boya ithalatı<br />

547,4 milyon USD olmuştur.<br />

Türkiye’nin en çok boya<br />

ihracatı yaptığı ilk 4 ülkeye<br />

yapılan ihracat, toplam boya<br />

ihracatından daha fazla<br />

gerilemiştir. Lokomotif pazarlar<br />

olan komşu ve çevre ülkelerin<br />

hepsinde ekonomik, siyasi ve<br />

güvenlik sorunları yaşanmakta,<br />

bu da boya ihracatını zorlaştırmaktadır.<br />

En çok ihracat<br />

yaptığımız ilk 5 ülke; Irak, İran,<br />

Azerbaycan, Türkmenistan ve<br />

Gürcistan’dır<br />

Türkiye’de dekoratif boya<br />

satışı<br />

İnşaat sektöründe kullanılan<br />

dekoratif boya satışları 2010<br />

yılından bu yana 500 Bin<br />

ton seviyesinin üstünde<br />

gerçekleşmektedir. 2014 yılında<br />

549 Bin ton dekoratif boya<br />

satılmıştır. Tamamına yakını<br />

yerli üretimdir. Değer bazında<br />

ise 2014 yılında 893 Milyon<br />

USD’lik satış büyüklüğüne<br />

ulaşılmıştır. Dekoratif boya<br />

segmentinde iç pazarda ısı<br />

yalıtım sistemlerinin daha çok<br />

kullanılmaya başlamasıyla<br />

dış cephe boya tüketimi<br />

artmaktadır. Bina stoğuzun<br />

kentsel dönüşümle yenilenecek<br />

olması, boya bilincinin gitgide<br />

yaygınlaşması yüksek kaliteli<br />

ürün talebinin artmasına yol<br />

açmaktadır. Ahşap boya satışları<br />

da 2010 yılında 86.000 tonluk<br />

seviyesinden 2014 yılında<br />

99.000 tona yükselmiştir. Değer<br />

olarak 2014 yılı satış büyüklüğü<br />

237,5 Milyon USD’dir.<br />

Türk ve dünya boya<br />

sanayisinde alt segment<br />

miktarları<br />

2015 yılında üretilen boyaların<br />

miktar olarak dağılımına<br />

göre inşaat sektörü % 56 pay<br />

ile en çok üretilen boyadır.<br />

Mobilyalarda kullanılan<br />

boyaların payı % 14, sanayide<br />

kullanılan boyaların %<br />

10’dur.2015 yılı itibarıyla<br />

pazarın en büyük tüketim<br />

alanı olan inşa-at pazarında<br />

% 85 su bazlı, % 15 solvent<br />

bazlı ürünler tüketilmiş-tir.<br />

Tüm boya alt sektörlerinde<br />

olduğu gibi OTB sektöründe<br />

de çevreye daha duyarlı ürün<br />

kullanımı artarken, mobilya<br />

sektöründe de solvent bazlı<br />

sistemlerden su bazlı ve UV<br />

sistemlere geçiş yaşanmaktadır.<br />

Diğer taraftan dekorasyonun<br />

artan oranda önem kazanması<br />

ve çeşitlenmesine paralel olarak<br />

dekoratif, koruyucu amaçlı ve<br />

yeni teknikler içeren boyalar ön<br />

plana çıkmaktadır


MARKALAR İÇİN 5 ADIMDA<br />

SOSYAL MEDYADA BAŞARI<br />

MAKALE<br />

138<br />

Müşteri hem yasal çerçevede haklara hem de piyasa standardı<br />

çerçevesinde beklentilere sahiptir. Müşterisinin beklentisiyle ters<br />

düşen markalar artık günümüzde sosyal medyada yerden yere<br />

vuruluyor. Peki markalar sosyal medyayı nasıl yönetecekler.<br />

Geçmişte şirketler<br />

müşterilerinin duygu<br />

ve düşüncelerini çeşitli<br />

yöntemler ile öğrenmeye çalışır,<br />

hatta bunun için mağaza ya<br />

da şubelerinde dilek, istek ve<br />

şikayet kutuları koyarlardı.<br />

Bugünler artık geride kaldı.<br />

Şimdi bunun için sosyal medya<br />

var. Yapılan araştırmalar<br />

müşteri ya da tüketicilerin<br />

memnuniyetlerini en az 7,<br />

memnuniyetsizliklerini ise<br />

en az 25 kişiye anlattığını<br />

gösteriyor. Bu erişim ağızdan<br />

ağıza iletişimde. Şimdi sosyal<br />

medya sayesinde bu rakamlar<br />

on binlere hatta yüz binlere<br />

ulaşabiliyor.<br />

Artık herkes duygu ve<br />

düşüncelerini rahatlıkla sosyal<br />

medya aracılığı ile ifade ediyor<br />

ve çok daha geniş kitlelere<br />

ulaşıyor. Üstelik alınan iyi<br />

hizmetten duyulan mutluluğu<br />

ifade etme konusunda<br />

tereddütler yaşanırken, yaşanan<br />

ufak bir memnuniyetsizliği<br />

ifade etmekten neredeyse hiç<br />

çekinilmiyor.<br />

Bu nedenle kurum ve markalar<br />

için sosyal medya günümüzde<br />

ciddi bir bakış açısı ile<br />

yönetilmesi gereken bir alan.<br />

Peki bir markalar sosyal<br />

medyayı nasıl yönetmeli?<br />

İşte size beş altın anahtar:<br />

1- Olumsuz yorumlar<br />

hevesinizi kırmasın: Hiç<br />

bir marka ya da kurum<br />

mükemmel değildir. Her firma<br />

müşterilerinin memnuniyetsiz<br />

olmasına neden olacak hatalar<br />

yapabilir. Söz konusu hata kimi<br />

zaman o markanın müşteri<br />

kaybetmesine neden olurken<br />

yeni müşteri kazanmasına<br />

da engel olabilir. Markalar<br />

hatalarının farkında olmadığı<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


zamanlarda bunu sağlayan<br />

en önemli şey müşterilerden<br />

gelen olumsuz yorumlardır.<br />

Markalar için digital alemde<br />

olumsuz yorum yapmayan<br />

ama müşteri de olmayan<br />

takipçiler yerine müşteri<br />

olup memnuniyetsizliğini<br />

en acımasızca dile getiren<br />

takipçiler daha kıymetlidir. Bu<br />

nedenle olumsuz yorumlar,<br />

markaların eksiklerini,<br />

yanlışlarını ve hatalarını telafi<br />

edip, hizmetlerini ve müşteri<br />

memnuniyetini üst seviyelere<br />

çıkarma imkanı sunan fırsatlar<br />

olarak görülmelidir.<br />

2- Riski gözardı etmeyin:<br />

Her kurum aslında bir kar<br />

merkezidir ve para kazanmak<br />

için kurulurlar. Ama bu<br />

dünyada “Money talks” yani<br />

para konuşur ve parayı veren<br />

düdüğü çalar. Bu nedenle<br />

marka ve müşteri ilişkilerinde<br />

düdük müşterinin elindedir.<br />

Çünkü parayı veren müşteridir.<br />

Müşteri verdiği paraya karşılık,<br />

firmanın taahhüt ettiği bütün<br />

hizmeti eksiksiz ve kusursuz<br />

olarak almak ister. Taahhüt<br />

edilen hizmette meydana gelen<br />

her hangi bir kusurda müşteri<br />

her daim haklıdır. Dolayısıyla<br />

müşterinin sosyal medyada<br />

yaptığı olumsuz bir yorumda,<br />

marka bir engel ile karşı karşıya<br />

olduğunu unutmamalı ve<br />

mutlaka sorunun çözümüne<br />

yönelik gayreti göstermelidir.<br />

3- Çözüm sizin elinizde: Çok<br />

kaliteli, çok iyi hizmet veren,<br />

sevilen, sosyal medyada yüz<br />

binlerce kişi tarafından takip<br />

edilen markalar bile olumsuz<br />

yorumlarla karşılaşabilir. Bazen<br />

gerçekten aldığı ürün ya da<br />

hizmetten memnun olmayan<br />

bazen de rakip firmaların<br />

prestij kaybettirmek için yaptığı<br />

saldırılar olabilir bu olumsuz<br />

yorumlar. Ama yorum nereden<br />

ve hangi nedenle geliyor<br />

olursa olsun sizi sevenlere,<br />

destekleyenlere güvenip, size<br />

sahip çıkmasını, olumsuz<br />

yorum yapan kişiye karşı sizi<br />

savunmasını beklemeyin.<br />

Çünkü çoğu zaman bu<br />

beklentiniz sizi hayal kırıklığına<br />

uğratabilir. Yorumun üzerine<br />

gidin ve sorunu çözün.<br />

3- Hakaret ve alayları<br />

silin: Hakaretin tahammül<br />

ya da kabul edilebilir bir<br />

tarafı olamaz. Gerekçeli ya<br />

da gerekçesiz olarak sosyal<br />

medya hesaplarınızda yapılan<br />

hakaretlere kesinlikle cevap<br />

vermeyin. Bu tarz durumlarda<br />

yapılabilecek şey; ya yorumu<br />

silip, yorum sahibini<br />

engellemek ya da yorumu silip,<br />

yorum sahibine bu yaptığının<br />

bir yasal suç olduğunu ve<br />

tekrarlanmaması gerektiğini<br />

belirtmektir. Aynı şekilde alaycı<br />

ve aşağılayıcı yorumlarda<br />

çoğu zaman gerekçesiz,<br />

sırf küçük düşürme amacı<br />

taşıyan yorumlardır. Mantıklı<br />

gerekçelere dayanmayan,<br />

sırf küçük düşürme amacı<br />

taşıyan, her hangi bir cevabın<br />

yazılması, herhangi bir şeyi<br />

değiştirmeyecek olan yorumları<br />

silin.<br />

4- Hız önemli: İnternetle<br />

birlikte hız kavramı değiştirdi.<br />

Eskiden bir başvurusunun<br />

yanıtını günlerce sorunsuz<br />

bekleyen insanoğlu, artık<br />

internetten gönderilen bir<br />

mesaja hızlıca dönülmesini<br />

istiyor. Dolayısıyla hızlı olan<br />

kazanıyor. Aynı şekilde, bir<br />

müşterinin sosyal medyada<br />

yaptığı olumsuz bir yoruma<br />

en kısa sürede cevap veren<br />

ve çözen firma, müşterinin<br />

yaşadığı memnuniyetsizliğin<br />

giderilmesini çok daha<br />

kolaylaştırır. Tam tersi, yani<br />

müşterinin sosyal medyada<br />

yaptığı olumsuz bir yoruma<br />

ne kadar geç cevap verilip,<br />

çözüm bulunmaya çalışılırsa,<br />

müşterinin duyduğu<br />

memnuniyetsizliğin telafisi o<br />

kadar zor olur.<br />

5- Kurallar kimin umrunda:<br />

Müşteri hem yasal çerçevede<br />

haklara hem de piyasa standardı<br />

çerçevesinde beklentilere<br />

sahiptir. Yasal hak ve piyasa<br />

standardı nedeniyle oluşan<br />

beklentiye ters düşen hizmet<br />

verdiğinizde olumsuz yorum<br />

alırsınız. Özellikle piyasa<br />

standardı nedeniyle oluşan<br />

beklentilere karşılık yasal<br />

kurallardan bahsetmenizin<br />

bir anlamı yoktur. Müşteriler<br />

yasal kurallar ya da sizin kendi<br />

çapınızda koyduğunuz kurallar<br />

ile ilgilenmez. Rakiplerinizden<br />

aldıkları hizmet ile sizden<br />

aldığı hizmeti kıyaslayarak<br />

memnun ya da memnuniyetsiz<br />

olur. Bu tarz durumlarda<br />

müşterinin yaptığı olumsuz<br />

yoruma cevap olarak, hizmetin<br />

iyileştirileceğinin taahhüt<br />

edilmesi yapılabilecek tek<br />

şeydir.<br />

Sosyal medyada<br />

memnuniyetsizliklerini dile<br />

getiren kişilere, arayarak ya<br />

da mail atarak dile getiren<br />

kişilerden çok daha dikkat<br />

edilmesi gereklidir. Çünkü<br />

arayarak ve mail atarak dile<br />

getirilen memnuniyetsizlik<br />

diyaloğu sadece firma ve<br />

müşteri arasında gerçekleşirken,<br />

sosyal medyada ifade edilen<br />

memnuniyetsizlik herkes<br />

tarafından görülme imkanına<br />

sahiptir. Bu nedenle artık<br />

günümüzde markaların sosyal<br />

medya yönetimi konusunda<br />

profesyonel bir ekibe sahip<br />

olması gereklidir.<br />

MAKALE<br />

139


KIDS MARKETING<br />

ÇOCUKLU PAZARLAMA<br />

PAZAROLA<br />

140<br />

Prof. Dr. İsmail Kaya<br />

Çocukla Pazarlama veya<br />

Çocuklara Pazarlama<br />

olarak da adlandırılabilir.<br />

Çocukların oluşturduğu<br />

pazardaki pazarlama çabaları<br />

kadar, çocuklara yönelik<br />

“değer”lerin pazarlanması ve<br />

çocukla doğrudan ilgili olmayan<br />

alan ve konularda çocuk<br />

etkeninin kullanılması gibi<br />

çağrışımlar da söz konusu.<br />

Konunun bir yönü “Bugünün<br />

çocukları, yarının müşterileri”[1]<br />

başlığı altında özetlenebilir.<br />

Çocukların nasıl iknâ edildikleri<br />

ve nasıl bir müşteri oldukları,<br />

büyüklerin satın alma kararına<br />

olan etkilerinin ötesinde,<br />

çocukluk döneminde kendileriyle<br />

kurulacak marka ilişkisinin uzun<br />

vadedeki muhtemel etkileri de<br />

önem taşıyor.<br />

“Bilişsel psikolojiye göre kişiler<br />

alt beyinlerinde inanç ve<br />

değerlerini taşırlar. Bu değerler<br />

ve inançlar, ön yargıları ve<br />

alışkanlıkları besler. Önyargılar<br />

ve alışkanlıklarımız da sonuçta<br />

davranışlarımızı tetikler.<br />

Satınalma ve seçim yapma<br />

davranışlarının altında, inançlar<br />

ve değerler yatmaktadır. Bu<br />

inanç ve değerler 12 yaşına kadar<br />

şekillenir. Ağacın yaşken eğildiği<br />

gerçeği bu psikolojik temele<br />

dayanır. Çocuklara Pazarlama<br />

da bu sebeple önemlidir. Kısa<br />

vadede çocukları birer müşteri<br />

olarak değerlendirerek onlara<br />

hitâben iletişim yapmak bir<br />

yana, onları geleceğin müşterileri<br />

olarak görmek ve uzun vadeli bir<br />

strateji ile markanızı kalplerine<br />

yerleştirmek, asıl pazarlama<br />

yatırımı olacaktır.”<br />

Pek çok anne-baba için çocuğu<br />

çok özeldir. Bazı çocuklar ise<br />

herkes için özeldir. Bazı aileler<br />

çocuklarının herkes için özel<br />

olmasını ister. Her şeyin ufağı<br />

güzeldir ve insan tabiatı bu<br />

kadar câzip bir varlığı daima<br />

kullanmak istemiştir[2]. Bir<br />

ürünü, bir markayı pazarlamak,<br />

hedef kitlesine sevdirmek,<br />

beğendirmek, satın almaya teşvik<br />

etmek, oldukça zor ve uzun bir<br />

süreç olup, başarıya endekslenmiş<br />

yöneticiler hedef kitleleri<br />

etkileyen “çocuk” faktörünü göz<br />

ardı edemiyorlar.<br />

Çocuğun pazarlama<br />

stratejilerinde kullanılma<br />

şekillerinden başlıcaları arasında<br />

şu hususlar yer alıyor:<br />

1. Çocuğun İçinde Olduğu<br />

Pazarlama Stratejileri (çocukla<br />

birlikte)<br />

1.1. Direkt çocuk ürünleri<br />

(çocuk bezleri, bebe Şampuanı,<br />

krem v.s.) Bu ürünler sadece<br />

çocukların kullanımı için<br />

üretilir. Tanıtımlarında çocuk<br />

kullanılır. Çocukları konu (ve<br />

yetişkinleri hedef) alan bazı<br />

reklâmlar: i. Popolin (Hamamda<br />

çocukların Rus Halk Müziği<br />

Kalinka eşliğinde dans etmeleri),<br />

ii. Evy Baby (Erkek çocukların<br />

tuvalet macerası), iii. Molfix<br />

(Bir kız ve bir erkek bebeğin<br />

şarkı söyleyip dans etmeleri)<br />

iv. Can Bebe (Podyumda<br />

bebek manken: Filmde, bir<br />

defile gerçekleşmektedir.<br />

Podyuma, güzel bir manken<br />

çıkar, yanında ise küçük bir kız<br />

vardır. Küçük kızın üstünde<br />

sadece Can Bebe çocuk bezi<br />

vardır. Gazeteciler fotoğraf<br />

çekmeye çalışırlar. Fotoğrafını<br />

çektikleri manken değil, küçük<br />

kız ve Can Bebe çocuk bezidir.<br />

Film, psikologlar başta olmak<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


üzere, belli kesimlerden tepki<br />

almıştır. Reklâmda, çocuğun<br />

kullanılmasına karşı olan kesim,<br />

bu filmde çocuk cinselliğinin<br />

öne çıkarıldığını ve bunun bir<br />

tür istismar olduğunu iddia<br />

etmişlerdir. Yönetmen Sinan<br />

Çetin’in bu Can Bebe filminde<br />

kızı Tess Sahara Çetin’e rol<br />

vermesi de eleştirilmişti.)<br />

1.2. Çocuk için de olan ürünler<br />

(meyveli yoğurt, sakız, bonbon,<br />

çikolata) Bu ürünlerin pazardaki<br />

hedef kitlesi ağırlıklı olarak<br />

gençler ve çocuklu ailelerdir,<br />

sadece çocuklar değildir. Bu tip<br />

ürünler için farklı pazarlama<br />

stratejileri üzerinde çalışılabilir.<br />

Özellikle görsel medyada bu<br />

tip ürünleri çocukların aktif<br />

televizyon seyrettikleri saatlerde<br />

yayınlamak zaman zaman aileleri<br />

de zor durumda bırakmaktadır.<br />

1.3. Çocuğun “kullanıldığı”<br />

ürünler (ton balığı, makarna,<br />

banka reklâmları, gibi)<br />

Her anne baba için evladı çok<br />

kıymetlidir, onun mutluluğu için<br />

elinden gelen fedakârlığı yapmaya<br />

hazırdır. Bunu çok iyi bilen<br />

reklâmveren, tüketicinin evladına<br />

yönelik bu iyi niyetini kendine bir<br />

fırsat olarak görmektedir.<br />

2. Çocuğu Hedefleyen Pazarlama<br />

Stratejileri<br />

2.1. Çocuğun kullanımına<br />

sunulan ürünler (kırtasiye<br />

malzemeleri, tekstil, çeşitli gıda<br />

maddeleri, oyuncak, bilgisayar)<br />

Ürünler tamamen çocukların<br />

kullanımı için hazırlanmıştır.<br />

Üretici de tabii ki ürününü<br />

çocuk için mümkün olduğunca<br />

albenili bir şekilde pazarlamaya<br />

çalışacaktır.<br />

Çocuklu Pazarlama’da başvurulan<br />

pazarlama uygulamaları özenli<br />

kullanılmadıkları durumda<br />

ailelerin, toplumun ve yasal<br />

organların ciddî tepkilerine sebep<br />

olabilmektedir.<br />

Reklâmların etkisinde kalan<br />

bir çocuk, ailesinin bütçesine<br />

bakmadan ulaşamayacağı bir<br />

ürüne sahip olmak isteyebilir<br />

veya bir anne ailesinin belirli bir<br />

ihtiyacını göz ardı ederek sırf<br />

çocuğunu mahrum etmemek için<br />

elindeki imkânları sonuna kadar<br />

kullanabilir.<br />

Alışveriş merkezlerinde etkileme.<br />

(Özel günlerde çeşitli etkinlikler)<br />

Özel günler öncesi alışveriş<br />

merkezlerindeki çocuklar için<br />

çeşitli etkinlikler anne-babaçocuk<br />

arasında gerginliğe yol<br />

açabiliyor.<br />

Eğitim amacıyla ileriye yönelik<br />

etkileme. Bazı marka, firma ve<br />

kuruluşların belirli bir misyon<br />

için çocukları hedef aldıkları<br />

ve bu uğurda yatırım yaptıkları<br />

da görülüyor. BP’nin ilköğretim<br />

okullarında öğrencilere trafik<br />

eğitimi vermesi, “Yolum da açık<br />

farım da” kampanyası, gibi.<br />

Çocukluğunda beynine yerleşen<br />

marka algısı, çocuk büyüdüğünde<br />

hem kendisini o marka için iyi<br />

bir müşteri yapacak, hem de<br />

çevresindeki büyükleri o markaya<br />

yönlendirmede etkili olacaktır.<br />

Ünlülere özendirme. Çocuklar<br />

şarkı ve müziğe meraklıdırlar,<br />

kolay öğrenirler. Hemen her<br />

çocuk şarkı söylemeyi sever. İşte<br />

bundan faydalanmak isteyen<br />

müzik piyasasında sanatçılar<br />

(Gökhan Özen, Yonca Evcimik<br />

vbg.) çocuklara yönelik şarkılar<br />

söylerler. Bazılarının albümleri<br />

özellikle çocuklar tarafından çok<br />

tutulmaktadır. Bu sanatçılar imaj,<br />

giyim ve tarzlarını çocuklara<br />

göre ayarlarlar. Çocuklar da<br />

sanatçıların giydikleri kıyafetlere<br />

özenirler ve bir sanatçının giydiği<br />

herhangi bir kıyafet çok satar.<br />

Çocukların hayal dünyalarına<br />

girerek etkilemek. Çocuklar<br />

hayal kurmaya, düşlere, masallara<br />

meraklıdırlar. Barbie bebek, Kayıp<br />

Balık Nemo, Örümcek Adam ve<br />

benzeri örneklerde olduğu gibi,<br />

kendileri için tasarlanan marka<br />

dünyalarının çok fazla etkisinde<br />

kalırlar ve hayal ettikleri dünyada<br />

kendilerine yer ararlar. Kız<br />

çocukları yıllardır Barbie bebek<br />

almakta, kollarında Barbie bebek<br />

çantaları taşımakta ve Barbie<br />

bebek ayakkabıları giymektedirler.<br />

Çocukların çevreleriyle ve<br />

dolayısıyla pazarlama dünyasıyla<br />

ilgileri çeşitli araştırmalara konu<br />

olmuştur. Bulgulardan bazılarına<br />

değinelim:<br />

Çocuklar daha 18 aylıkken<br />

markaları tanıyorlar[3]. İki-üç<br />

yaşlarında belli marka isimleri<br />

ile kendi dünyaları arasında<br />

bağlantı kuruyor, marka<br />

çizmeye başlıyorlar. Mesela<br />

Bebeklere Barbie, bilgisayara<br />

Dell diyorlar. Beş yaşındayken<br />

parayı verenler anne babaları<br />

olmakşartıyla kendi alışverişlerini<br />

yapmaya hazır oluyorlar. Yedi<br />

yaşında ise kontrolü tamamen<br />

ele alabiliyorlar. 10 yaşına<br />

geldiklerinde 300–400 markayı<br />

hatırlayabiliyorlar.<br />

Çocuklar tüketim üzerinde<br />

önemli ölçüde etkililer. Satınalma<br />

güçlerinin ilkokuldan sonra<br />

etkili olduğu sanılırdı. Ama<br />

daha yürümeyi bile öğrenmeden<br />

alışveriş ve tüketim tercihleri<br />

üzerinde güçlü etkileri başlıyor.<br />

Ailelerin yüzde 50’si alışverişe<br />

çocuklarıyla birlikte gidiyor.<br />

Özellikle de şehirlerdeki çocuklar<br />

hemen hemen bütün satın alma<br />

kararlarına yüzde elliden daha<br />

yüksek bir oranda etki ediyorlar.<br />

Türkiye’de 0–14 yaş arası için<br />

doğrudan yapılan toplam yıllık<br />

harcama 8 milyar Dolar. 2,5<br />

milyar Dolar eğitime gidiyor,<br />

ardından sırasıyla kıyafet,<br />

gıda, diğer, sağlık ve oyuncak<br />

harcamaları geliyor.<br />

Çocuklar piyasası<br />

pazarlamacıların ilgisini<br />

oldum olası çekmiştir. Ocak<br />

2006 da düzenlenen “0–3 yaş<br />

Bebek Sağlığı Konferansı”nda,<br />

yeni anneler ve anne adayları<br />

hedeflemişti ve bu konferansta<br />

bilgilendirici konuşmaların<br />

yanı sıra pek çok firma değişik<br />

sürprizlerle katılmıştı. Bebeğin<br />

doğumundan hamilelik<br />

süreçlerine, bebek tedavisinden<br />

babanın hamileliğine kadar pek<br />

PAZAROLA<br />

141


PAZAROLA<br />

142<br />

çok konu, eğlenceli deneyimlerle<br />

sunulmuştu.<br />

Çocuklu Pazarlama’da akıllarda<br />

kalan uygulamalardan biri<br />

de Cem Yılmaz’lı Opet<br />

reklâmıdır[4]. Bu kampanya<br />

aynı zamanda, Ortak Pazarlama,<br />

Maskot Pazarlama ve Bütünleşik<br />

Pazarlama iletişimi örnekleri<br />

olarak da dikkat çekmişti.<br />

Reklâmın komikliği, Mayk<br />

rolündeki Cem Yılmaz tiplemesi<br />

ve Mayk’ın Kit’inin GİT adıyla<br />

bir Murat 124 olmasının<br />

ötesinde boyutları vardı.<br />

Reklâmlarda kullanılan Mayk<br />

tiplemesi daha sonra yapılan<br />

“devam reklâmlarında” da başka<br />

hikâyeler üzerinden sürdürüldü,<br />

Çin’le bağlantılı olanında aynı<br />

zamanda Opet kartı ile birlikte<br />

uğurcak olarak Mayk bebekleri<br />

dağıtılıyordu.<br />

Akaryakıt çocuklarla alakalı<br />

bir ürün değil. Monopolistik<br />

sağlayıcıdan ötürü fiyat farklılığı<br />

da yapamıyorsunuz. Dolayısıyla<br />

tüketicinin sizi tercih etmesi için<br />

elinizde birkaç mermi kalıyor.<br />

Bulunurluk, (istasyonunuz ne<br />

kadar işlek caddede ise o kadar<br />

çok müşteri), Kaliteli/güzel yüzlü<br />

hizmet ve promosyon.<br />

Opet promosyonunda verilen<br />

oyuncak, hedef kitle ile hiç alakalı<br />

değil. Koca koca adamlar ne<br />

yapsın oyuncağı? Onlar kontör<br />

ister, bir bedeli olan şeyler ister.<br />

Ama gerçek dünya böyle değil.<br />

Evde ağalayan ve “ben o arabayı<br />

istiyorum” diyen çocuğunuza,<br />

Toys’R Us’tan alacağınız 150<br />

TL’lik uzaktan kumandalı bir<br />

araba bile, Opet’lerde verilen ve<br />

muhtemelen maliyeti 1,5 TL’nin<br />

altındaki o uğurcağın yerini<br />

tutmaz.<br />

“Marketing to Kids” (2006)<br />

Konferansı’nın konuşmacısı<br />

Dr. Daniel S. Acuff ’ın sözlerini<br />

Murat Buyurgan kendi bloğunda<br />

konferanstan canlı yayın yaparak<br />

aktarıyordu[5]: “Çocuk ilk<br />

tanıştığı bir markayı, örneğin<br />

ruj gibi bir ürünü kolay kolay<br />

bırakamıyor. Ama teknolojik<br />

ürünlerde kimde en iyisi varsa<br />

onu alıyor. Yani ürün kategorisine<br />

göre marka sadakati değişiklik arz<br />

ediyor.<br />

Çocuklar 7–8 yaşlarına gelene<br />

kadar geçmişle ve gelecekle fazla<br />

ilgilenmiyor. Ancak dinozorlar<br />

hariç. 8 yaşından sonra gelecekle<br />

ilgilenmeye başlıyor. Ama<br />

geçmiş fazla ilgilerini çekmiyor.<br />

Erkek çocuklar her zaman erkek<br />

kahramanlar istiyor. Kadın<br />

kahramanlar istemiyorlar. Ama<br />

kız çocuklar her iki kahramanı da<br />

tutabiliyorlar.”<br />

“McNeal[6], çocukların gelişim<br />

süreçlerinde beş evreden<br />

geçtiklerini söylüyor; Gözlem,<br />

Talepte bulunma, Seçim yapma,<br />

Yardımlı Alışveriş ve Bağımsız<br />

Alışveriş. Tüm bu işlevler<br />

çocuğun geçeceği üç sosyalleşme<br />

evresi içinde gerçekleşiyor;<br />

Algısal dönem, Analitik dönem<br />

ve Düşünsel dönem[7]. Algısal<br />

dönem (3–7 yaş arası) ismini,<br />

çocuğun bu dönemde soyut ve<br />

sembolik düşünce yerine, algısal<br />

olarak davranması nedeniyle<br />

almıştır. Analitik dönem<br />

(7–11 yaş arası) ise, çocuğun bu<br />

dönemde olaylara daha detaylı<br />

ve analitik yaklaşımının artması<br />

nedeniyle bu ismi almıştır. Son<br />

olarak düşünsel dönem (11–16<br />

yaş arası) ise, çocuğun tüketimin<br />

karmaşık yapısını ve anlamını<br />

kavraması sebebiyle bu isimle<br />

anılmaktadır.<br />

İnsan, neslinin daha kaliteli<br />

biçimde devamını kimi zaman<br />

kendi hayatının kalitesine bile<br />

tercih edebiliyor. Çocuğuna<br />

kendinden daha fazla değer<br />

veriyor. O yüzden olacak,<br />

sorumlu bir ebeveyn olmak,<br />

çocuk yetiştirmek konusunda<br />

kendisine çok sayıda ve ne yazık<br />

ki, birbiriyle zıt bile olabilen çok<br />

çeşitli önerilerde bulunuluyor;<br />

bu alanda çelişen teori, iddia ve<br />

araştırma sonucuyla karşılaşılıyor.<br />

Çocuk yetiştirmeyle ilgili genel<br />

kanılar neredeyse saat başı<br />

değişiyor. Emzirmek, mamayla<br />

beslemek, yüzüstü yatırmak, ciğer<br />

yedirmek vb. konularda uzmanlar<br />

da öneriler de çeşitleniyor, hattâ<br />

bazen söz sahibi uzmanlar<br />

aniden hep beraber eski kanının<br />

yanlış olduğuna ve yeni kanının,<br />

en azından bir süreliğine,<br />

su götürmez biçimde doğru<br />

olduğuna karar verebiliyorlar.”[8]<br />

Bütün bunlar, anne-babaların<br />

kafalarını daha fazla karıştırıyor.<br />

Pazarlamacılar, anne-babalara<br />

bu konularda da gerçekleri<br />

göstermek gibi ayrı bir<br />

yükümlülük daha taşıyorlar.<br />

[1] Alper Akcan, http://<br />

marketingma.blogspot.com/-<br />

2006/10/bugnn-ocuklar-yarnnmterileri.html<br />

[2] Hülya Arıkök, “Pazarlama<br />

stratejileri ve çocuk”, Toyuncak, Yıl<br />

1, Sayı 1, Ocak 2006.<br />

[3] Nora Romi, Hürriyet,<br />

21.01.2006, http://www.-hurriyet.<br />

com.tr/yazarlar/3820801.<br />

asp?yazarid=89&gid=61<br />

[4] Alper Akcan, “Çocuklara<br />

Pazarlama,” http://-marketingma.<br />

blogspot.com/ 09.01. 2006.<br />

[5] Murat Buyurgan, http://www.<br />

muratbuyurgan.-com/2006/09/21/<br />

musteri-olarak-cocuklar-canliyayin<br />

[6] McNeal, James, Herndon, Neil<br />

C, Yeh, Chyon-Hwa, “A study of<br />

children’s consumer socialization<br />

in Hong Kong over a five-year<br />

period: Income, spending and<br />

saving”, Asia Pacific Journal of<br />

Marketing and Logistics; 1998; 10;<br />

3; s:18’den aktaran Zeynep Özata,<br />

http://zeynepozata.word-press.<br />

com/2006/10/15<br />

[7] Valkenburg, Patti M, Cantor,<br />

Joanne, “The development of a<br />

child into a consumer”, Applied<br />

Developmental Psychology; 2001;<br />

22; 61-72’den aktaran Zeynep<br />

Özata, http://zeynepozata.wordpress.com/2006/10/15<br />

[8] Seteven D. Levitt, Stephen J.<br />

Dubner, Görünmeyen Ekonomi<br />

–Dünya Gerçekte Nasıl İşliyor?<br />

(Orijinal adı, Freakonomics),<br />

Boyner Yayınları, İstanbul, 2006,<br />

s.141.<br />

• <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!